<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>İstanbul Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Dünya</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rss/category/dunya</link>
<description>İstanbul Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Dünya</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>2025 © MDM Medya Ürünüdür &amp; Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>ABD, İsrail&amp;Suriye görüşmesine aracılık edecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-israil-suriye-goerusmesine-aracilik-edecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-israil-suriye-goerusmesine-aracilik-edecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin, yeni krizleri önleme amacıyla perşembe günü İsrail-Suriye görüşmesine aracılık edeceği öğrenildi.ABD&#039;nin, İsrail ve Suriye&#039;den üst düzey yetkililerin Perşembe günü bir araya gelerek Güney Suriye’deki gerilim hakkında güvenlik temelli bir uzlaşma sağlamayı amaçladığı bildirildi.Axios’a konuşan bir ABD’li yetkiliye göre, bu toplantı, geçen hafta Suriye’nin Süveyda kentinde patlak veren kriz ve ardından İsrail’in Şam’a düzenlediği hava saldırılarından sonra taraflar arasında gerçekleşecek ilk görüşme olacak.TOPLANTIYA BARRACK BAŞKANLIK EDECEKToplantıya ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack başkanlık edecek. Barrack son haftalarda taraflar arasında arabuluculuk yapıyordu. İsrail ve Suriye’den üst düzey isimlerin de toplantıya katılması bekleniyor.  Görüşmenin ana gündem maddesi, Güney Suriye’deki güvenlik düzenlemeleri ile İsrail ve Suriye arasında krizleri önleyecek iletişim ve koordinasyonun güçlendirilmesi olacak.İsrailli üst düzey bir yetkili, &quot;Şu anda görece bir sakinlik var ancak temel sorunlar, ABD, İsrail ve Suriye hükümeti arasında kapsamlı anlaşmalar olmadan çözülemez.&quot; dedi.TOPLANTI YERİ BELLİ DEĞİLToplantının nerede yapılacağı henüz netleşmedi. Daha önce benzer görüşmeler, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, İsrail Ulusal Güvenlik Danışmanı Tzachi Hanegbi ile Suriye Dışişleri Bakanı Esaad El-Şeybani arasında gerçekleşmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jEGxC5nCRECUOAzI2hv_Xg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, İsrail-Suriye, görüşmesine, aracılık, edecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jEGxC5nCRECUOAzI2hv_Xg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'den arabuluculuk hamlesi"><p>ABD'nin, yeni krizleri önleme amacıyla perşembe günü İsrail-Suriye görüşmesine aracılık edeceği öğrenildi.</p><p>ABD'nin, İsrail ve Suriye'den üst düzey yetkililerin Perşembe günü bir araya gelerek Güney Suriye’deki gerilim hakkında güvenlik temelli bir uzlaşma sağlamayı amaçladığı bildirildi.</p><p>Axios’a konuşan bir ABD’li yetkiliye göre, bu toplantı, geçen hafta Suriye’nin Süveyda kentinde patlak veren kriz ve ardından İsrail’in Şam’a düzenlediği hava saldırılarından sonra taraflar arasında gerçekleşecek ilk görüşme olacak.</p><p><strong>TOPLANTIYA BARRACK BAŞKANLIK EDECEK</strong></p><p>Toplantıya ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack başkanlık edecek. Barrack son haftalarda taraflar arasında arabuluculuk yapıyordu. İsrail ve Suriye’den üst düzey isimlerin de toplantıya katılması bekleniyor.  Görüşmenin ana gündem maddesi, Güney Suriye’deki güvenlik düzenlemeleri ile İsrail ve Suriye arasında krizleri önleyecek iletişim ve koordinasyonun güçlendirilmesi olacak.</p><p>İsrailli üst düzey bir yetkili, "Şu anda görece bir sakinlik var ancak temel sorunlar, ABD, İsrail ve Suriye hükümeti arasında kapsamlı anlaşmalar olmadan çözülemez." dedi.</p><p><strong>TOPLANTI YERİ BELLİ DEĞİL</strong></p><p>Toplantının nerede yapılacağı henüz netleşmedi. Daha önce benzer görüşmeler, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, İsrail Ulusal Güvenlik Danışmanı Tzachi Hanegbi ile Suriye Dışişleri Bakanı Esaad El-Şeybani arasında gerçekleşmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD, bir kez daha UNESCO’dan çekiliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-bir-kez-daha-unescodan-cekiliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-bir-kez-daha-unescodan-cekiliyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump’ın ülkesini UNESCO’dan çekme kararı Aralık 2026’nın sonunda yürürlüğe girecek.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, ABD’nin Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nden (UNESCO) çekilme kararı aldığını açıkladı. Sözcü, UNESCO’da kalmanın ABD’nin ulusal çıkarlarına hizmet etmediğini savundu.   Bruce, “UNESCO, ayrıştırıcı toplumsal ve kültürel davaları savunmak için çalışıyor ve Önce Amerika dış politikamızla tezat içinde olan uluslararası kalkınmaya yönelik küreselci, ideolojik gündemiyle BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine fazla odaklanıyor” iddiasında bulundu.  SÖZCÜDEN “WOKE” SAVUNMASI  Bu açıklamanın öncesinde Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, The New York Post gazetesine yaptığı açıklamada, “Başkan Donald Trump, Birleşik Devletler’i UNESCO’dan çekmeye karar verdi” demiş, UNESCO’nun “woke” (duyar kasan), ayrıştırıcı meseleleri desteklediğini, bunların ABD’lilerin kasım ayında oy verdiği makul politikalar ile hiçbir şekilde uyumlu olmadığını” söylemişti.   France 24 haber sitesinin haberine göre, Aralık 2026’da gerçekleşecek UNESCO’dan çekilme hamlesi, başkent Paris merkezli kurum için de bir &quot;darbe&quot; anlamına geliyor.   ABD, İLK KEZ 1984 YILINDA ÇEKİLMİŞTİ  Trump, ilk başkanlık döneminde de ABD’yi UNESCO’dan çekmiş, bunun yanı sıra ülkesini Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), BM İnsan Hakları Konseyi, Paris İklim Anlaşması ve İran ile 2015 yılında yapılan nükleer anlaşmadan çıkarmıştı.   Trump’ın hem halefi hem selefi olan eski başkan Joe Biden ise 2021 yılında göreve geldikten sonra ABD’nin yeniden UNESCO, DSÖ ve Paris Anlaşması’nın parçası olması için gerekli adımları atmıştı.   ABD, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde “eğitim, bilim ve kültür alanında uluslararası işbirliği ile barışı geliştirme” amacıyla kurulan UNESCO’ya 1945 yılında üye olmuştu. Kötü finansal yönetim ve ABD karşıtlığı algısı iddiasıyla ilk olarak 1984’te UNESCO’dan çekilen ABD, 2003 yılında, eski başkan George W. Bush döneminde üyeliğe geri dönmüştü.   ABD, Trump kurumdan ilk çekildiğinde UNESCO’nun toplam bütçesinin yaklaşık yüzde 20’sini karşılıyordu. Bu oran şu anda yaklaşık yüzde 8 seviyesinde.   UNESCO’DAN AÇIKLAMA  ABD’nin çekilme kararının sonrasında açıklama yapan UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay. “Başkan Donald Trump’ın bir kez daha Amerika Birleşik Devletleri’ni UNESCO’dan çekme kararı karşısında derin üzüntü içindeyim. Bu, Aralık 2026’nın sonunda yürürlüğe girecek bir karar” ifadelerini kullandı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1skzkLIX7k6B90Dws0T9zQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, bir, kez, daha, UNESCO’dan, çekiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1skzkLIX7k6B90Dws0T9zQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD, UNESCO’dan çekiliyor"><p>ABD Başkanı Trump’ın ülkesini UNESCO’dan çekme kararı Aralık 2026’nın sonunda yürürlüğe girecek.</p>ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, ABD’nin Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nden (UNESCO) çekilme kararı aldığını açıkladı. Sözcü, UNESCO’da kalmanın ABD’nin ulusal çıkarlarına hizmet etmediğini savundu.   Bruce, “UNESCO, ayrıştırıcı toplumsal ve kültürel davaları savunmak için çalışıyor ve Önce Amerika dış politikamızla tezat içinde olan uluslararası kalkınmaya yönelik küreselci, ideolojik gündemiyle BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine fazla odaklanıyor” iddiasında bulundu.  <strong>SÖZCÜDEN “WOKE” SAVUNMASI</strong>  Bu açıklamanın öncesinde Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, The New York Post gazetesine yaptığı açıklamada, “Başkan Donald Trump, Birleşik Devletler’i UNESCO’dan çekmeye karar verdi” demiş, UNESCO’nun “woke” (duyar kasan), ayrıştırıcı meseleleri desteklediğini, bunların ABD’lilerin kasım ayında oy verdiği makul politikalar ile hiçbir şekilde uyumlu olmadığını” söylemişti.   France 24 haber sitesinin haberine göre, Aralık 2026’da gerçekleşecek UNESCO’dan çekilme hamlesi, başkent Paris merkezli kurum için de bir "darbe" anlamına geliyor.   <strong>ABD, İLK KEZ 1984 YILINDA ÇEKİLMİŞTİ</strong>  Trump, ilk başkanlık döneminde de ABD’yi UNESCO’dan çekmiş, bunun yanı sıra ülkesini Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), BM İnsan Hakları Konseyi, Paris İklim Anlaşması ve İran ile 2015 yılında yapılan nükleer anlaşmadan çıkarmıştı.   Trump’ın hem halefi hem selefi olan eski başkan Joe Biden ise 2021 yılında göreve geldikten sonra ABD’nin yeniden UNESCO, DSÖ ve Paris Anlaşması’nın parçası olması için gerekli adımları atmıştı.   ABD, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde “eğitim, bilim ve kültür alanında uluslararası işbirliği ile barışı geliştirme” amacıyla kurulan UNESCO’ya 1945 yılında üye olmuştu. Kötü finansal yönetim ve ABD karşıtlığı algısı iddiasıyla ilk olarak 1984’te UNESCO’dan çekilen ABD, 2003 yılında, eski başkan George W. Bush döneminde üyeliğe geri dönmüştü.   ABD, Trump kurumdan ilk çekildiğinde UNESCO’nun toplam bütçesinin yaklaşık yüzde 20’sini karşılıyordu. Bu oran şu anda yaklaşık yüzde 8 seviyesinde.   <strong>UNESCO’DAN AÇIKLAMA</strong>  ABD’nin çekilme kararının sonrasında açıklama yapan UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay. “Başkan Donald Trump’ın bir kez daha Amerika Birleşik Devletleri’ni UNESCO’dan çekme kararı karşısında derin üzüntü içindeyim. Bu, Aralık 2026’nın sonunda yürürlüğe girecek bir karar” ifadelerini kullandı. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Yemek için 11 dakika”: Gazze’deki yardım dağıtım noktaları nasıl “ölüm tuzağı” oldu?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yemek-icin-11-dakika-gazzedeki-yardim-dagitim-noktalari-nasil-oelum-tuzagi-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yemek-icin-11-dakika-gazzedeki-yardim-dagitim-noktalari-nasil-oelum-tuzagi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in saldırıları altındaki Gazze&#039;de ABD-İsrail güdümlü vakfın yardım dağıtım noktaları Filistinlilerin hayatını tehlikeye atmaya devam ediyor. Hak örgütleri, Gazze&#039;de silahsız ve askersiz yardım dağıtımına geri dönülmesi çağrısında bulunuyor.İsrail ordusunun saldırı, işgal ve ablukasının 21 aydır sürdüğü Gazze Şeridi’nde Filistinliler İsrail’in saldırılarının yanı sıra açlığı silah olarak kullanma politikası sebebiyle de hayatını kaybediyor. İngiltere’nin The Guardian gazetesi, “Yemek için 11 dakikalık yarış: Gazze’deki yardım noktaları nasıl ‘ölüm tuzağı’ oldu” başlıklı haberinde, Filistinlilerin ABD-İsrail güdümlü Gazze İnsani Yardım Vakfı’nın yardım dağıtım noktalarında yaşadıklarını mercek altına aldı.  Yardım dağıtımlarının bu vakıf tarafından devralınmasından bu yana yüzlerce Filistinlinin hayatını kaybettiği hatırlatılan haberde, “Ancak aşırı açlık ile karşı karşıya olan Filistinlilerin bu riski almaktan başka bir seçeneği yok” denildi.  YARDIM NOKTALARI SÜRGÜN EMRİ VERİLEN ALANLARIN İÇİNDE  Gazze’deki yardım dağıtım noktalarını görsel çalışamalarla inceleyen gazete, vakfın yardım dağıtım noktalarının Tel El Sultan, Suudi mahallesi, Han Yunus ve Gazze Vadisi’nde olduğunu anımsattı.Habere göre, bu noktaların tamamı İsrail’in tahliye emri yayınladığı alanların içinde yer alıyor. Diğer bir deyişle, yemek almak isteyen Filistinlilerin İsrail ordusunun boşaltılmasını istediği bölgelere girmesi gerekiyor.  8 DAKİKA İÇİN SAATLERCE BEKLEYİŞİ  Yardım dağıtım noktalarının yerlerinin yanı sıra açık kaldıkları süre de Filistinliler açısından büyük bir zorluk oluşturuyor. Vakfın Facebook hesabında paylaşılan bilgilere göre, söz konusu noktalar tek seferde 8 dakika açık kalıyor. Haziran ayında Suudi mahallesindeki yardım dağıtım noktasının açık kaldığı süre ortalama 11 dakikaydı. Bu etmenler de çatışma bölgelerinde yardım dağıtma deneyimi olmayan vakfın yardım dağıtım noktalarının tasarımları itibarıyla tehlikeli olduğu değerlendirmesini beraberinde getiriyor.   Habere göre, Gazze’deki Filistinlilere yardım dağıtımı konusunda empoze edilmeye çalışılan bu sistem aynı zamanda “en güçlü olanın” yanında. Belirlenen rotalar üzerinden yardım dağıtım noktalarına gidenlerin çoğu zaman erkekler olduğu ifade edilirken, bu noktalara ulaşan erkeklerin de merkezlerin açılması için saatlerce beklemesi gerekiyor. Yardıma ulaşmak için gösterilen tüm çabalar ise İsrail tanklarının ve savaş uçaklarının gölgesinde gerçekleşiyor. Daha önce İngiltere basınına konuşan iki ABD&#039;li yardım dağıtım noktası çalışanı Filistinlilerin üzerine nasıl keyfi bir şekilde ateş açıldığını anlatmıştı. AÇILIŞ ZAMANINI ÖĞRENMEK İÇİN İNTERNET GEREK  Mayıs ayında açılan bu yardım dağıtım noktalarından önce Birleşmiş Milletler (BM) sistemi altında, asker ve silah bulunmayan 400 yardım noktasından Filistinlilere yardımlar iletilmeye çalışılıyordu. İsrail, Hamas’ın yardımları yönlendirdiğini iddia ederek bu noktaların kapatılması gerektiğini savundu. Bu iddialar için ise hiçbir kanıt sunmadı.   ABD merkezli vakfa ait yardım dağıtım noktalarının açılış zamanları ise çoğu zaman Facebook üzerinden ya da Telegram kanalından yayınlanıyor. Son haftalarda bir WhatsApp kanalı da oluşturulmuş durumda. İnsanlara açılana kadar bu noktalara yaklaşmama uyarısı yapılıyor. Suudi mahallesindeki yardım dağıtım noktasının açılma zamanının duyurulduğu saat ile açıldığı saat arasındaki sürenin de haziran ayında oldukça kısaldığı görülüyor. Bu ise uzak bölgelerden gelen Filistinliler için artan bir zorluk teşkil ediyor.  “BU, İNSANİ YARDIM DEĞİL”  Öte yandan, Gazze İnsani Yardım Vakfı da uluslararası insani yardım kuruluşları tarafından sert bir şekilde eleştirilmeye devam ediyor. Temmuz ayının başında 170’i aşkın sivil toplum kuruluşu, vakfın kapatılması çağrısında bulunmuştu. Kuruluşların ortak açıklamasında, vakfın insani yardım ilkelerini ihlal ettiği belirtilerek Gazze’de askersiz ve silahsız yardım dağıtımına geri dönülmesi gerektiği vurgulanmıştı.   Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Gazze Acil Durum Koordinatörü Aitor Zabalgogeazkoa da konuya ilişkin açıklamasında, “Bu, insani yardım değil… Bunun sadece yardım almaya çalışan insanlara zarar vermek için tasarlanmış olduğunu düşünebiliriz” diye konuştu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kIDY6l5Xz0iAwuyBirhgbw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>“Yemek, için, dakika”:, Gazze’deki, yardım, dağıtım, noktaları, nasıl, “ölüm, tuzağı”, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kIDY6l5Xz0iAwuyBirhgbw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" yemek i dakika><p>İsrail'in saldırıları altındaki Gazze'de ABD-İsrail güdümlü vakfın yardım dağıtım noktaları Filistinlilerin hayatını tehlikeye atmaya devam ediyor. Hak örgütleri, Gazze'de silahsız ve askersiz yardım dağıtımına geri dönülmesi çağrısında bulunuyor.</p><p>İsrail ordusunun saldırı, işgal ve ablukasının 21 aydır sürdüğü Gazze Şeridi’nde Filistinliler İsrail’in saldırılarının yanı sıra açlığı silah olarak kullanma politikası sebebiyle de hayatını kaybediyor. İngiltere’nin The Guardian gazetesi, “Yemek için 11 dakikalık yarış: Gazze’deki yardım noktaları nasıl ‘ölüm tuzağı’ oldu” başlıklı haberinde, Filistinlilerin ABD-İsrail güdümlü Gazze İnsani Yardım Vakfı’nın yardım dağıtım noktalarında yaşadıklarını mercek altına aldı.  Yardım dağıtımlarının bu vakıf tarafından devralınmasından bu yana yüzlerce Filistinlinin hayatını kaybettiği hatırlatılan haberde, “Ancak aşırı açlık ile karşı karşıya olan Filistinlilerin bu riski almaktan başka bir seçeneği yok” denildi.  <strong>YARDIM NOKTALARI SÜRGÜN EMRİ VERİLEN ALANLARIN İÇİNDE</strong>  Gazze’deki yardım dağıtım noktalarını görsel çalışamalarla inceleyen gazete, vakfın yardım dağıtım noktalarının Tel El Sultan, Suudi mahallesi, Han Yunus ve Gazze Vadisi’nde olduğunu anımsattı.</p><p>Habere göre, bu noktaların tamamı İsrail’in tahliye emri yayınladığı alanların içinde yer alıyor. Diğer bir deyişle, yemek almak isteyen Filistinlilerin İsrail ordusunun boşaltılmasını istediği bölgelere girmesi gerekiyor.  <strong>8 DAKİKA İÇİN SAATLERCE BEKLEYİŞİ</strong>  Yardım dağıtım noktalarının yerlerinin yanı sıra açık kaldıkları süre de Filistinliler açısından büyük bir zorluk oluşturuyor. Vakfın Facebook hesabında paylaşılan bilgilere göre, söz konusu noktalar tek seferde 8 dakika açık kalıyor. Haziran ayında Suudi mahallesindeki yardım dağıtım noktasının açık kaldığı süre ortalama 11 dakikaydı. Bu etmenler de çatışma bölgelerinde yardım dağıtma deneyimi olmayan vakfın yardım dağıtım noktalarının tasarımları itibarıyla tehlikeli olduğu değerlendirmesini beraberinde getiriyor.   Habere göre, Gazze’deki Filistinlilere yardım dağıtımı konusunda empoze edilmeye çalışılan bu sistem aynı zamanda “en güçlü olanın” yanında. Belirlenen rotalar üzerinden yardım dağıtım noktalarına gidenlerin çoğu zaman erkekler olduğu ifade edilirken, bu noktalara ulaşan erkeklerin de merkezlerin açılması için saatlerce beklemesi gerekiyor. Yardıma ulaşmak için gösterilen tüm çabalar ise İsrail tanklarının ve savaş uçaklarının gölgesinde gerçekleşiyor. Daha önce İngiltere basınına konuşan iki ABD'li yardım dağıtım noktası çalışanı Filistinlilerin üzerine nasıl keyfi bir şekilde ateş açıldığını anlatmıştı. </p><p><strong>AÇILIŞ ZAMANINI ÖĞRENMEK İÇİN İNTERNET GEREK</strong>  Mayıs ayında açılan bu yardım dağıtım noktalarından önce Birleşmiş Milletler (BM) sistemi altında, asker ve silah bulunmayan 400 yardım noktasından Filistinlilere yardımlar iletilmeye çalışılıyordu. İsrail, Hamas’ın yardımları yönlendirdiğini iddia ederek bu noktaların kapatılması gerektiğini savundu. Bu iddialar için ise hiçbir kanıt sunmadı.   ABD merkezli vakfa ait yardım dağıtım noktalarının açılış zamanları ise çoğu zaman Facebook üzerinden ya da Telegram kanalından yayınlanıyor. Son haftalarda bir WhatsApp kanalı da oluşturulmuş durumda. İnsanlara açılana kadar bu noktalara yaklaşmama uyarısı yapılıyor. Suudi mahallesindeki yardım dağıtım noktasının açılma zamanının duyurulduğu saat ile açıldığı saat arasındaki sürenin de haziran ayında oldukça kısaldığı görülüyor. Bu ise uzak bölgelerden gelen Filistinliler için artan bir zorluk teşkil ediyor.  <strong>“BU, İNSANİ YARDIM DEĞİL”</strong>  Öte yandan, Gazze İnsani Yardım Vakfı da uluslararası insani yardım kuruluşları tarafından sert bir şekilde eleştirilmeye devam ediyor. Temmuz ayının başında 170’i aşkın sivil toplum kuruluşu, vakfın kapatılması çağrısında bulunmuştu. Kuruluşların ortak açıklamasında, vakfın insani yardım ilkelerini ihlal ettiği belirtilerek Gazze’de askersiz ve silahsız yardım dağıtımına geri dönülmesi gerektiği vurgulanmıştı.   Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Gazze Acil Durum Koordinatörü Aitor Zabalgogeazkoa da konuya ilişkin açıklamasında, “Bu, insani yardım değil… Bunun sadece yardım almaya çalışan insanlara zarar vermek için tasarlanmış olduğunu düşünebiliriz” diye konuştu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İtalya&amp;apos;da savaş anketi: Askerlik çağındaki gençlerin yalnızca yüzde 16&amp;apos;sı &amp;quot;Ülkemi savunurum&amp;quot; dedi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/italyada-savas-anketi-askerlik-cagindaki-genclerin-yalnizca-yuzde-16si-ulkemi-savunurum-dedi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/italyada-savas-anketi-askerlik-cagindaki-genclerin-yalnizca-yuzde-16si-ulkemi-savunurum-dedi</guid>
<description><![CDATA[ İtalya&#039;da yapılan bir ankete göre, halkın neredeyse üçte biri ülkenin önümüzdeki beş yıl içinde doğrudan bir savaşa dahil olacağını beklerken, askerliğe uygun yaştakilerin yalnızca yüzde 16’sı silah altına girmeye istekli olduğunu belirtiyor.CENSIS (Toplumsal Yatırımlar Araştırma Merkezi) tarafından yayımlanan araştırmaya göre, 18-45 yaş aralığındaki İtalyanların yüzde 39’u kendini “vicdani retçi pasifist” olarak tanımlarken, yüzde 19’u zorunlu askerliğe başka yollarla karşı koymaya çalışacağını, yüzde 26’sı ise İtalya’nın yabancı paralı askerleri işe almasını tercih ettiğini ifade ediyor.&quot;VATANSEVER BİR COŞKUYLA SİLAHA SARILMAYACAKLAR&quot;Raporda bu durum, &quot;Savaş çıkarsa, İtalya vatansever bir coşku içinde silaha sarılacak bir ülke olmayacak. Özellikle 18-45 yaş aralığındaki genç ve askerlik çağındaki nüfusun büyük çoğunluğu, Silahlı Kuvvetler&#039;in çağrısına yanıt vermeye son derece isteksiz&quot; ifadeleriyle anlatıldı.  Ukrayna ve Ortadoğu’da süren savaşların da etkisiyle artan jeopolitik gerilimler sonucunda, İtalya da diğer NATO ülkeleriyle birlikte savunma harcamalarını artırma sözü veren ülkeler arasında yer almıştı.HALK ASKERİ HARCAMALARA TEMKİNLİAncak halkın büyük bir kısmı bu yeniden silahlanma sürecine temkinli yaklaşıyor. Ankete katılanların sadece yüzde 26’sı askeri caydırıcılığın barışı sağlamak için etkili bir yöntem olduğunu düşünürken, yalnızca yüzde 25’i sosyal harcamalarda kesinti pahasına savunma bütçesinin artırılmasını destekliyor. Nükleer silah sahibi olunmasını isteyenlerin oranı ise sadece yüzde 11.  Ankete göre, son on yılda savunma harcamalarında yüzde 46’lık bir artış yaşanmasına rağmen, kişi başına düşen askeri harcama hala görece düşük seviyede; yıllık kişi başı sadece 586 dolar. Bu rakam, Yunanistan’da 686 dolarken, ABD veya Norveç gibi ülkelerde 2 bin doları aşıyor.  ABD&#039;YE GÜVEN ZAYIFLAMIŞ DURUMDARapora göre ayrıca, İtalyanların yüzde 65’i, kendilerini “savaşçı bir halk” olarak görmüyor ve müttefiklerin desteği olmadan yenileceklerini düşünüyor. Ayrıca halkın yüzde 63’ü, ABD’nin uyguladığı gümrük vergilerini fiilen bir savaş ilanı olarak değerlendiriyor. Bu nedenle, ABD’ye olan güven de zayıflamış durumda: İtalyanların yüzde 46’sı, olası bir savaşta artık ABD&#039;nin otomatik olarak İtalya’nın yanında olacağından emin değil.  HALKIN YARISINDAN FAZLASI &quot;AVRUPA ORDUSU&quot; İSTİYORİtalya’nın güvenliğinin sağlanması konusunda halkın yüzde 49’u NATO’nun güçlendirilmesini desteklerken, yüzde 58’i Avrupa Birliği içinde birleşik bir komuta yapısına sahip, ortak silah tedarik sistemine dayalı bir “Avrupa Ordusu” kurulmasını istiyor.  Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nin geçen ay yayımladığı başka bir ankete göre ise, İtalya savunma harcamalarının artırılmasını destekleyenlerin oranı yüzde 17 ile, araştırmaya katılan 12 Avrupa ülkesi arasında en düşük seviyede yer aldı.  CENSIS NEDİR?CENSIS (Centro Studi Investimenti Sociali), İtalya merkezli, 1964 yılında kurulan bağımsız bir sosyo-ekonomik araştırma enstitüsü. Eğitim, çalışma, sosyal refah, medya, kamu yönetimi, güvenlik gibi alanlarda düzenli veri toplayan enstitü, her yıl ülke gündemiyle ilgili kapsamlı bir “sosyal durum raporu” yayınlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RMKU6cYEEku3qoTIeSSLrQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İtalyada, savaş, anketi:, Askerlik, çağındaki, gençlerin, yalnızca, yüzde, 16sı, Ülkemi, savunurum, dedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RMKU6cYEEku3qoTIeSSLrQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İtalya'da savaş anketi"><p>İtalya'da yapılan bir ankete göre, halkın neredeyse üçte biri ülkenin önümüzdeki beş yıl içinde doğrudan bir savaşa dahil olacağını beklerken, askerliğe uygun yaştakilerin yalnızca yüzde 16’sı silah altına girmeye istekli olduğunu belirtiyor.</p><p>CENSIS (Toplumsal Yatırımlar Araştırma Merkezi) tarafından yayımlanan araştırmaya göre, 18-45 yaş aralığındaki İtalyanların yüzde 39’u kendini “vicdani retçi pasifist” olarak tanımlarken, yüzde 19’u zorunlu askerliğe başka yollarla karşı koymaya çalışacağını, yüzde 26’sı ise İtalya’nın yabancı paralı askerleri işe almasını tercih ettiğini ifade ediyor.</p><p><strong>"VATANSEVER BİR COŞKUYLA SİLAHA SARILMAYACAKLAR"</strong></p><p>Raporda bu durum, "Savaş çıkarsa, İtalya vatansever bir coşku içinde silaha sarılacak bir ülke olmayacak. Özellikle 18-45 yaş aralığındaki genç ve askerlik çağındaki nüfusun büyük çoğunluğu, Silahlı Kuvvetler'in çağrısına yanıt vermeye son derece isteksiz" ifadeleriyle anlatıldı.  Ukrayna ve Ortadoğu’da süren savaşların da etkisiyle artan jeopolitik gerilimler sonucunda, İtalya da diğer NATO ülkeleriyle birlikte savunma harcamalarını artırma sözü veren ülkeler arasında yer almıştı.</p><p><strong>HALK ASKERİ HARCAMALARA TEMKİNLİ</strong></p><p>Ancak halkın büyük bir kısmı bu yeniden silahlanma sürecine temkinli yaklaşıyor. Ankete katılanların sadece yüzde 26’sı askeri caydırıcılığın barışı sağlamak için etkili bir yöntem olduğunu düşünürken, yalnızca yüzde 25’i sosyal harcamalarda kesinti pahasına savunma bütçesinin artırılmasını destekliyor. Nükleer silah sahibi olunmasını isteyenlerin oranı ise sadece yüzde 11.  Ankete göre, son on yılda savunma harcamalarında yüzde 46’lık bir artış yaşanmasına rağmen, kişi başına düşen askeri harcama hala görece düşük seviyede; yıllık kişi başı sadece 586 dolar. Bu rakam, Yunanistan’da 686 dolarken, ABD veya Norveç gibi ülkelerde 2 bin doları aşıyor.  <strong>ABD'YE GÜVEN ZAYIFLAMIŞ DURUMDA</strong></p><p>Rapora göre ayrıca, İtalyanların yüzde 65’i, kendilerini “savaşçı bir halk” olarak görmüyor ve müttefiklerin desteği olmadan yenileceklerini düşünüyor. Ayrıca halkın yüzde 63’ü, ABD’nin uyguladığı gümrük vergilerini fiilen bir savaş ilanı olarak değerlendiriyor. Bu nedenle, ABD’ye olan güven de zayıflamış durumda: İtalyanların yüzde 46’sı, olası bir savaşta artık ABD'nin otomatik olarak İtalya’nın yanında olacağından emin değil.  <strong>HALKIN YARISINDAN FAZLASI "AVRUPA ORDUSU" İSTİYOR</strong></p><p>İtalya’nın güvenliğinin sağlanması konusunda halkın yüzde 49’u NATO’nun güçlendirilmesini desteklerken, yüzde 58’i Avrupa Birliği içinde birleşik bir komuta yapısına sahip, ortak silah tedarik sistemine dayalı bir “Avrupa Ordusu” kurulmasını istiyor.  Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nin geçen ay yayımladığı başka bir ankete göre ise, İtalya savunma harcamalarının artırılmasını destekleyenlerin oranı yüzde 17 ile, araştırmaya katılan 12 Avrupa ülkesi arasında en düşük seviyede yer aldı.  <strong>CENSIS NEDİR?</strong></p><p>CENSIS (Centro Studi Investimenti Sociali), İtalya merkezli, 1964 yılında kurulan bağımsız bir sosyo-ekonomik araştırma enstitüsü. Eğitim, çalışma, sosyal refah, medya, kamu yönetimi, güvenlik gibi alanlarda düzenli veri toplayan enstitü, her yıl ülke gündemiyle ilgili kapsamlı bir “sosyal durum raporu” yayınlıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yarım asır sonra gelen soruşturma: 86 yaşındaki kadın cinayet şüphesiyle gözaltına alındı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yarim-asir-sonra-gelen-sorusturma-86-yasindaki-kadin-cinayet-suphesiyle-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yarim-asir-sonra-gelen-sorusturma-86-yasindaki-kadin-cinayet-suphesiyle-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de 86 yaşındaki bir kadın, 1970&#039;li yıllarda işlendiği iddia edilen bir cinayet soruşturmasında gözaltına alındı.İngiltere’nin Leicester kentinde, 1970’li yıllarda bir evin bahçesine insan kalıntılarının gömüldüğü ihbarı üzerine başlatılan soruşturmada 86 yaşındaki bir kadın gözaltına alındı.  Leicestershire Polisi, Wolverton Road üzerindeki bir adreste yaklaşık 45 yıl önce bir cesedin gömülmüş olabileceği yönünde üçüncü bir şahıstan ihbar aldıklarını belirtti. Bu ihbar üzerine 19 Temmuz Cumartesi günü söz konusu adreste arama emri çıkarılarak geniş çaplı inceleme başlatıldı. Aynı gün, olay yerine yaklaşık yarım mil uzaklıktaki Dumbleton Avenue&#039;de bulunan başka bir adreste de arama yapıldı.  Polis, yaşlı kadının halen gözaltında olduğunu ve dedektifler tarafından sorgulandığını açıkladı. Her iki adreste de detaylı aramaların süreceği belirtildi.  Doğu Midlands Özel Operasyonlar Birimi&#039;nden Başkomiser Neil Holden, soruşturmanın oldukça hassas ve karmaşık olduğunu belirterek, &quot;Soruşturmanın çok erken bir aşamasındayız ve olayın tüm yönlerini anlamaya çalışıyoruz. Yerel halkın bu haberden endişe duyması anlaşılır bir durum, ancak sabırlı olmalarını rica ediyoruz&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y86QtwvWTkO4yE4bt-j6_A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yarım, asır, sonra, gelen, soruşturma:, yaşındaki, kadın, cinayet, şüphesiyle, gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y86QtwvWTkO4yE4bt-j6_A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yaşlı kadın gözaltına alındı"><p>İngiltere'de 86 yaşındaki bir kadın, 1970'li yıllarda işlendiği iddia edilen bir cinayet soruşturmasında gözaltına alındı.</p>İngiltere’nin Leicester kentinde, 1970’li yıllarda bir evin bahçesine insan kalıntılarının gömüldüğü ihbarı üzerine başlatılan soruşturmada 86 yaşındaki bir kadın gözaltına alındı.  Leicestershire Polisi, Wolverton Road üzerindeki bir adreste yaklaşık 45 yıl önce bir cesedin gömülmüş olabileceği yönünde üçüncü bir şahıstan ihbar aldıklarını belirtti. Bu ihbar üzerine 19 Temmuz Cumartesi günü söz konusu adreste arama emri çıkarılarak geniş çaplı inceleme başlatıldı. Aynı gün, olay yerine yaklaşık yarım mil uzaklıktaki Dumbleton Avenue'de bulunan başka bir adreste de arama yapıldı.  Polis, yaşlı kadının halen gözaltında olduğunu ve dedektifler tarafından sorgulandığını açıkladı. Her iki adreste de detaylı aramaların süreceği belirtildi.  Doğu Midlands Özel Operasyonlar Birimi'nden Başkomiser Neil Holden, soruşturmanın oldukça hassas ve karmaşık olduğunu belirterek, "Soruşturmanın çok erken bir aşamasındayız ve olayın tüm yönlerini anlamaya çalışıyoruz. Yerel halkın bu haberden endişe duyması anlaşılır bir durum, ancak sabırlı olmalarını rica ediyoruz" dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İş arkadaşına defalarca &amp;quot;doğruluk serumu&amp;quot; içiren adama hapis cezası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/is-arkadasina-defalarca-dogruluk-serumuicirenadama-hapis-cezasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/is-arkadasina-defalarca-dogruluk-serumuicirenadama-hapis-cezasi</guid>
<description><![CDATA[ Çin&#039;de &quot;sırlarını öğrenebileceğini&quot; zannederek satın aldığı &quot;doğruluk serumunu&quot; iş arkadaşının içeceğine karıştıran adam hapis cezası aldı.Şanghay’da bir adam, iş arkadaşının sırlarını öğrenmek için içkisine defalarca doğruluk serumu karıştırdığı gerekçesiyle üç yıl üç ay hapis ve 10 bin yuan (yaklaşık 1.400 dolar) para cezasına çarptırıldı.  Çin medyasında yer alan haberlere göre, soyadı Li olarak belirtilen sanık, bir iş gezisi sırasında “sadece birkaç damlasıyla insanların tüm sırlarını ifşa etmesini sağladığı” iddia edilen bir doğruluk serumuna rastladı. Bu gizemli maddeye ilgi duyan Li, ürünü satın alarak iş arkadaşı Wang’ın iş planlarını öğrenmek amacıyla kullanmaya karar verdi.İSTEDİĞİ BİLGİLERİ ELDE EDEMEDİİlk deneme 29 Ağustos 2022’de bir akşam yemeği sırasında gerçekleşti. Li, Wang’ın içeceğine birkaç damla serum ekledi. Wang birkaç gün boyunca baş dönmesi ve kafa karışıklığı yaşadı, ancak bu ilk denemede Li istediği bilgileri elde edemedi. Aynı yöntemi 13 Ekim ve 22 Kasım’da iki kez daha deneyen Li, her seferinde Wang’ın benzer şekilde rahatsızlanmasına neden oldu.  Üçüncü olayın ardından Wang şüphelenerek kan ve idrar tahlili yaptırdı. Sonuçlar, güçlü yatıştırıcılar olan klonazepam ve zilazin maddelerinin varlığını ortaya koydu. Wang bu kanıtlarla polise başvurdu. Polis Li’nin evine yaptığı baskında, içinde bu maddeler bulunan “doğruluk serumunu” ele geçirdi.SUÇLAMALARI KABUL ETTİLi, suçlamaları kabul ederek Wang’ın iş planlarını öğrenmek için içkisine ilaç karıştırdığını itiraf etti. Şanghay Jing’an Bölge Halk Mahkemesi, Li’yi aldatma yoluyla uyuşturucu vermek suçundan mahkum etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b4s1_jLI90ecLqjKZR5FgA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İş, arkadaşına, defalarca, doğruluk, serumu içiren adama, hapis, cezası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b4s1_jLI90ecLqjKZR5FgA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İş arkadaşına doğruluk serumu verdi"><p>Çin'de "sırlarını öğrenebileceğini" zannederek satın aldığı "doğruluk serumunu" iş arkadaşının içeceğine karıştıran adam hapis cezası aldı.</p><p>Şanghay’da bir adam, iş arkadaşının sırlarını öğrenmek için içkisine defalarca doğruluk serumu karıştırdığı gerekçesiyle üç yıl üç ay hapis ve 10 bin yuan (yaklaşık 1.400 dolar) para cezasına çarptırıldı.  Çin medyasında yer alan haberlere göre, soyadı Li olarak belirtilen sanık, bir iş gezisi sırasında “sadece birkaç damlasıyla insanların tüm sırlarını ifşa etmesini sağladığı” iddia edilen bir doğruluk serumuna rastladı. Bu gizemli maddeye ilgi duyan Li, ürünü satın alarak iş arkadaşı Wang’ın iş planlarını öğrenmek amacıyla kullanmaya karar verdi.</p><p><strong>İSTEDİĞİ BİLGİLERİ ELDE EDEMEDİ</strong></p><p>İlk deneme 29 Ağustos 2022’de bir akşam yemeği sırasında gerçekleşti. Li, Wang’ın içeceğine birkaç damla serum ekledi. Wang birkaç gün boyunca baş dönmesi ve kafa karışıklığı yaşadı, ancak bu ilk denemede Li istediği bilgileri elde edemedi. Aynı yöntemi 13 Ekim ve 22 Kasım’da iki kez daha deneyen Li, her seferinde Wang’ın benzer şekilde rahatsızlanmasına neden oldu.  Üçüncü olayın ardından Wang şüphelenerek kan ve idrar tahlili yaptırdı. Sonuçlar, güçlü yatıştırıcılar olan klonazepam ve zilazin maddelerinin varlığını ortaya koydu. Wang bu kanıtlarla polise başvurdu. Polis Li’nin evine yaptığı baskında, içinde bu maddeler bulunan “doğruluk serumunu” ele geçirdi.</p><p><strong>SUÇLAMALARI KABUL ETTİ</strong></p><p>Li, suçlamaları kabul ederek Wang’ın iş planlarını öğrenmek için içkisine ilaç karıştırdığını itiraf etti. Şanghay Jing’an Bölge Halk Mahkemesi, Li’yi aldatma yoluyla uyuşturucu vermek suçundan mahkum etti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>South Park ile Paramount arasında dev anlaşma</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/south-park-ile-paramount-arasinda-dev-anlasma</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/south-park-ile-paramount-arasinda-dev-anlasma</guid>
<description><![CDATA[ Animasyon diziler arasında fenomen haline gelen South Park&#039;ın, medya devi Paramount&#039;la 1,5 milyar dolarlık yayın anlaşmasına imza attığı belirtildi.İlk kez 1997 yılında seyirciyle buluşan ve yayınlandığı günden bu yana bir fenomen haline gelen animasyon dizisi South Park yapımcıları Trey Parker ve Matt Stone, medya devi Paramount ile 1,5 milyar dolarlık dev bir yayın anlaşmasına imza attı.Los Angeles Times’ın haberine göre, anlaşma, dizinin küresel yayın haklarının Paramount+ platformuna taşınmasını kapsıyor.HER YIL 300 MİLYON DOLAR Park County Production şirketi aracılığıyla yapılan anlaşma kapsamında, Paramount her yıl South Park’ın yayın hakları için 300 milyon dolar ödeyecek. Beş yıllık anlaşmanın toplam değeri ise 1,5 milyar doları buluyor.  Paramount’tan ya da yapımcı şirketten konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Haberin, South Park’ın bağlı olduğu Comedy Central kanalında 27. sezonunun Çarşamba günü başlayacak olmasıyla aynı döneme denk gelmesi dikkat çekti.  South Park, ilk kez Ağustos 1997’de Paramount’a ait Comedy Central kanalında yayınlanmaya başlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2zN_eity6k2YGSbA07GOBQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>South, Park, ile, Paramount, arasında, dev, anlaşma</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2zN_eity6k2YGSbA07GOBQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="South Park'ta yeni dönem"><p>Animasyon diziler arasında fenomen haline gelen South Park'ın, medya devi Paramount'la 1,5 milyar dolarlık yayın anlaşmasına imza attığı belirtildi.</p><p>İlk kez 1997 yılında seyirciyle buluşan ve yayınlandığı günden bu yana bir fenomen haline gelen animasyon dizisi South Park yapımcıları Trey Parker ve Matt Stone, medya devi Paramount ile 1,5 milyar dolarlık dev bir yayın anlaşmasına imza attı.</p><p>Los Angeles Times’ın haberine göre, anlaşma, dizinin küresel yayın haklarının Paramount+ platformuna taşınmasını kapsıyor.</p><p><strong>HER YIL 300 MİLYON DOLAR </strong></p><p>Park County Production şirketi aracılığıyla yapılan anlaşma kapsamında, Paramount her yıl South Park’ın yayın hakları için 300 milyon dolar ödeyecek. Beş yıllık anlaşmanın toplam değeri ise 1,5 milyar doları buluyor.  Paramount’tan ya da yapımcı şirketten konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Haberin, South Park’ın bağlı olduğu Comedy Central kanalında 27. sezonunun Çarşamba günü başlayacak olmasıyla aynı döneme denk gelmesi dikkat çekti.  South Park, ilk kez Ağustos 1997’de Paramount’a ait Comedy Central kanalında yayınlanmaya başlamıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şara&amp;apos;ya 7 ayda 3 suikast girişimi: Türk güvenlik güçleri sayesinde kurtuldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/saraya-7-ayda-3-suikast-girisimi-turk-guvenlik-gucleri-sayesinde-kurtuldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/saraya-7-ayda-3-suikast-girisimi-turk-guvenlik-gucleri-sayesinde-kurtuldu</guid>
<description><![CDATA[ İsrail medyası Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara&#039;ya 7 ay içinde 3 kez suikast girişiminde bulunulduğunu yazdı. Şara&#039;nın suikastlerden Türk güvenlik güçleri sayesinde kurtuldu belirtildi.Habere göre ilk suikast girişimi geçtiğimiz Mart ayında gerçekleşti. Şara, Halk Sarayı’ndan ayrılırken bir Türk güvenlik birimi şüpheli bir hareketlilik tespit etti. Üç güvenlik görevlisi müdahale ederek saldırganı etkisiz hale getirdi. İkinci suikast girişimi Suriye’nin Dera iline yaptığı ziyarette meydana geldi. Şara&#039;nın koruma ekibinde görev yapan deneyimli Suriyeli ve Türk güvenlik görevlileri iki şüpheli kişiyi fark etti. Güvenlik ekibi, olası bir tehditten kaçınmak için Cumhurbaşkanının güzergahını son anda değiştirdi. Son suikast girişimiyse belki de başarıya ulaşması en muhtemel olandı. Şam&#039;da silahlı bir saldırgan Şara&#039;nın geçtiği güzergahta pusu kurdu. Tam ayrıntıları açıklanmasa da bu girişim de bertaraf edildi. ABD&#039;nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da Şara&#039;ya yönelik suikast girişimlerini doğruladı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7tnYkeVL60ms5ji9N8kT1g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şaraya, ayda, suikast, girişimi:, Türk, güvenlik, güçleri, sayesinde, kurtuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7tnYkeVL60ms5ji9N8kT1g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Şara'ya 7 ayda 3 suikast girişimi"><p>İsrail medyası Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'ya 7 ay içinde 3 kez suikast girişiminde bulunulduğunu yazdı. Şara'nın suikastlerden Türk güvenlik güçleri sayesinde kurtuldu belirtildi.</p><p>Habere göre ilk suikast girişimi geçtiğimiz Mart ayında gerçekleşti. Şara, Halk Sarayı’ndan ayrılırken bir Türk güvenlik birimi şüpheli bir hareketlilik tespit etti. Üç güvenlik görevlisi müdahale ederek saldırganı etkisiz hale getirdi. </p><p>İkinci suikast girişimi Suriye’nin Dera iline yaptığı ziyarette meydana geldi. Şara'nın koruma ekibinde görev yapan deneyimli Suriyeli ve Türk güvenlik görevlileri iki şüpheli kişiyi fark etti. </p><p>Güvenlik ekibi, olası bir tehditten kaçınmak için Cumhurbaşkanının güzergahını son anda değiştirdi. </p><p>Son suikast girişimiyse belki de başarıya ulaşması en muhtemel olandı. Şam'da silahlı bir saldırgan Şara'nın geçtiği güzergahta pusu kurdu. Tam ayrıntıları açıklanmasa da bu girişim de bertaraf edildi. </p><p>ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da Şara'ya yönelik suikast girişimlerini doğruladı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ozzy Osbourne hayatını kaybetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ozzy-osbourne-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ozzy-osbourne-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Dünyaca ünlü Rock yıldızı Ozzy Osbourne hayatını kaybetti.Dünyaca ünlü Rock&amp;Heavy Metal yıldızı Ozzy Osbourne hayatını kaybetti. Osbourne&#039;nun ölümü, SKY News tarafından, ailesinin açıklamasına atıfla paylaşıldı.OZZY OSBOURNE KİMDİR? İngiltere&#039;nin Birmingham kentinde 3 Aralık 1948&#039;de doğan Osbourne, işçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Osbourne, altı kardeşiyle birlikte büyüdü ve eğitim hayatı boyunca pek parlak bir öğrenci olarak görülmedi; öğretmenleri onun öğrenme güçlüğü yaşadığını düşünüyordu. 14 yaşında Beatles sayesinde rock müzikle tanıştı, 15 yaşına geldiğinde ise okulu bırakıp çalışma hayatına atıldı.İnşaat işlerinden otomobil fabrikalarına kadar çeşitli alanlarda iş deneyimi edinen Osbourne, bu dönemde, okuldan arkadaşı Tony Iommi ile ilk müzik grubunu kurdu.Dönemin popüler akımı psychedelic rock olsa da, grup daha çok blues etkili, sert bir rock tarzına yöneldi. Bas gitarist Geezer Butler, İtalyan yönetmen Mario Bava&#039;nın &quot;Black Sabbath&quot; adlı korku filminden esinlenerek gruba bu ismi önerince, grup ismini de böylece bulmuş oldu. ZOR BİR ÇOCUKLUK GEÇİRDİOsbourne, 2002&#039;de Daily Mirror&#039;a verdiği röportajda çocukken istismara uğradığını söylemişti. Fiziksel ve cinsel tacize uğrayan Osbourne ayrıca disleksi ve zorbalıkla mücadele etti. 14 yaşına geldiğinde ise Osbourne alkol ve uyuşturucuda teselli aradı. Şarkıcı, &quot;Kafam açıklayamadığım karanlık, depresif, bulanık düşüncelerle doluydu&quot; demişti.GRUPTAN ATILDI70&#039;li yıllarda Black Sabbath grubunun üyesi olarak ün kazanan Osbourne, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle gruptan atılmıştı.  Osbourne, 2023 yılında Rolling Stones&#039;a verdiği röportajda birçok arkadaşının hayatını bağımlılık yüzünden kaybettiğini söylemiş ve &quot;Çoğundan önce ölmüş olmalıydım. Neden hayatta kalan son kişi benim? Bazen aynaya bakıyorum ve &#039;Bunu neden yaptın?&#039; diyorum. Bin defa ölmeliydim&quot; diye eklemişti.  Osbourne, daha sonra eşi Sharon Osbourne ve gitarist Randy Rhoads&#039;un da teşvikiyle solo kariyerine adım attı. Ancak her şey trajik bir kazayla tepetaklak oldu.UÇAK KAZASI HAYATINI DEĞİŞTİRDİ1982 yılında Rhoads&#039;un ve turne ekibinin bulunduğu uçak, yere yakın uçarken şarkıcının turne otobüsüne çarptı. Uçağın içindeki herkes hayatını kaybederken Osbourne, yakın arkadaşı ve gitaristi Rhoads&#039;un ölümüyle sarsıldı.  Sharon Osbourne, eşinin yaşadığı büyük kayıpla ilgili &quot;Ozzy bugün bile hala suçlu hissediyor. &#039;Uyanık olsaydım, onun uçağa binmesine asla izin vermezdim&#039; diyor.&quot; ifadelerini kullanmıştı. Osbourne &quot;Randy Rhoads&#039;un öldüğü gün, benim de bir yanım öldü.&quot; demişti.  Öte yandan 2003&#039;te evinin bahçesinde ATV kullanırken kaza geçiren Osbourne, köprücük, sekiz kaburga ve ensesinde bir omurunu kırmıştı.HASTALIĞI YÜZÜNDEN SAHNELERİ BIRAKTI2023’te geçirdiği omurga ameliyatı sonrası yürümekte güçlük çeken sanatçı, “Evde benimle çalışan bir antrenörüm var. Ağırlık kaldırıyorum, bisiklete biniyorum&#039;&#039; sözleriyle tüm bu zorluklara rağmen mücadeleyi bırakmadığını vurgulamıştı.Parkinson hastalığıyla mücadele eden 76 yaşındaki Ozzy Osbourne, veda konserini 6 Temmuz&#039;da vermişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/575Xu4-PYUyqBnm2k5Waew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ozzy, Osbourne, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/575Xu4-PYUyqBnm2k5Waew.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ozzy Osbourne hayatını kaybetti"><p>Dünyaca ünlü Rock yıldızı Ozzy Osbourne hayatını kaybetti.</p><p>Dünyaca ünlü Rock&Heavy Metal yıldızı Ozzy Osbourne hayatını kaybetti. </p><p>Osbourne'nun ölümü, SKY News tarafından, ailesinin açıklamasına atıfla paylaşıldı.</p><p><strong>OZZY OSBOURNE KİMDİR?</strong> </p><p>İngiltere'nin Birmingham kentinde 3 Aralık 1948'de doğan Osbourne, işçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. </p><p>Osbourne, altı kardeşiyle birlikte büyüdü ve eğitim hayatı boyunca pek parlak bir öğrenci olarak görülmedi; öğretmenleri onun öğrenme güçlüğü yaşadığını düşünüyordu. 14 yaşında Beatles sayesinde rock müzikle tanıştı, 15 yaşına geldiğinde ise okulu bırakıp çalışma hayatına atıldı.</p><p>İnşaat işlerinden otomobil fabrikalarına kadar çeşitli alanlarda iş deneyimi edinen Osbourne, bu dönemde, okuldan arkadaşı Tony Iommi ile ilk müzik grubunu kurdu.</p><p>Dönemin popüler akımı psychedelic rock olsa da, grup daha çok blues etkili, sert bir rock tarzına yöneldi. Bas gitarist Geezer Butler, İtalyan yönetmen Mario Bava'nın "Black Sabbath" adlı korku filminden esinlenerek gruba bu ismi önerince, grup ismini de böylece bulmuş oldu. </p><p><strong>ZOR BİR ÇOCUKLUK GEÇİRDİ</strong></p><p>Osbourne, 2002'de Daily Mirror'a verdiği röportajda çocukken istismara uğradığını söylemişti. Fiziksel ve cinsel tacize uğrayan Osbourne ayrıca disleksi ve zorbalıkla mücadele etti. 14 yaşına geldiğinde ise Osbourne alkol ve uyuşturucuda teselli aradı. Şarkıcı, "Kafam açıklayamadığım karanlık, depresif, bulanık düşüncelerle doluydu" demişti.</p><p><strong>GRUPTAN ATILDI</strong></p><p>70'li yıllarda Black Sabbath grubunun üyesi olarak ün kazanan Osbourne, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle gruptan atılmıştı.  Osbourne, 2023 yılında Rolling Stones'a verdiği röportajda birçok arkadaşının hayatını bağımlılık yüzünden kaybettiğini söylemiş ve "Çoğundan önce ölmüş olmalıydım. Neden hayatta kalan son kişi benim? Bazen aynaya bakıyorum ve 'Bunu neden yaptın?' diyorum. Bin defa ölmeliydim" diye eklemişti.  Osbourne, daha sonra eşi Sharon Osbourne ve gitarist Randy Rhoads'un da teşvikiyle solo kariyerine adım attı. Ancak her şey trajik bir kazayla tepetaklak oldu.</p><p><strong>UÇAK KAZASI HAYATINI DEĞİŞTİRDİ</strong></p><p>1982 yılında Rhoads'un ve turne ekibinin bulunduğu uçak, yere yakın uçarken şarkıcının turne otobüsüne çarptı. Uçağın içindeki herkes hayatını kaybederken Osbourne, yakın arkadaşı ve gitaristi Rhoads'un ölümüyle sarsıldı.  Sharon Osbourne, eşinin yaşadığı büyük kayıpla ilgili "Ozzy bugün bile hala suçlu hissediyor. 'Uyanık olsaydım, onun uçağa binmesine asla izin vermezdim' diyor." ifadelerini kullanmıştı. Osbourne "Randy Rhoads'un öldüğü gün, benim de bir yanım öldü." demişti.  Öte yandan 2003'te evinin bahçesinde ATV kullanırken kaza geçiren Osbourne, köprücük, sekiz kaburga ve ensesinde bir omurunu kırmıştı.</p><p><strong>HASTALIĞI YÜZÜNDEN SAHNELERİ BIRAKTI</strong></p><p>2023’te geçirdiği omurga ameliyatı sonrası yürümekte güçlük çeken sanatçı, “Evde benimle çalışan bir antrenörüm var. Ağırlık kaldırıyorum, bisiklete biniyorum'' sözleriyle tüm bu zorluklara rağmen mücadeleyi bırakmadığını vurgulamıştı.</p><p>Parkinson hastalığıyla mücadele eden 76 yaşındaki Ozzy Osbourne, veda konserini 6 Temmuz'da vermişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Microsoft, Çinli hackerların hangi açıklardan faydalandığını açıkladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/microsoft-cinli-hackerlarinhangi-aciklardan-faydalandigini-acikladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/microsoft-cinli-hackerlarinhangi-aciklardan-faydalandigini-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li teknoloji devi Microsoft, Çinli siber korsanların &quot;SharePoint&quot; sunucularının güvenlik açıklarından faydalandığını bildirdi.Microsoft&#039;tan paylaşılan yeni blog yazısında, şirketin bazı sunucularına düzenlenen hacker saldırısına ilişkin yeni bir değerlendirme yapıldı.  &quot;Yanıltıcı kimlik&quot; ve &quot;uzaktan kod çalıştırma&quot; açıklarından faydalanan aktif saldırılara yönelik 19 Temmuz&#039;da bir açıklama yapıldığı anımsatılan yazıda, bu güvenlik açıklarının yalnızca şirket içi SharePoint sunucularını etkilediği bildirildi.  Bu açıklara karşı müşterilerin korunması amacıyla, desteklenen tüm SharePoint sunucu sürümleri için kapsamlı güvenlik güncellemeleri yayımladığı aktarılan yazıda, müşterilerin bu güncellemeleri yapmaları önerildi.SHAREPOİNT ÜZERİNDEN SIZIYORLARYazıda, bu güncellemelerin söz konusu güvenlik açıklarını giderdiğine işaret edilerek, &quot;Microsoft, Linen Typhoon ve Violet Typhoon isimli iki Çin devleti destekli aktörün, SharePoint sunucularını hedef alarak bu güvenlik açıklarından faydalandığını gözlemledi&quot; ifadesine yer verildi.  &quot;Storm-2603&quot; isimli başka bir Çin merkezli tehdit aktörünün de bu açıkları kullandığı kaydedilen yazıda, diğer tehdit aktörlerinin de bu açıkları kullanıp kullanmadığına dair soruşturmaların sürdüğü aktarıldı.  Yazıda, Microsoft&#039;un tehdit aktörlerinin yamalanmamış şirket içi SharePoint sistemlerine yönelik saldırılarına devam edeceklerini değerlendirdiği belirtildi.  Hafta sonu Microsoft&#039;un sunucu yazılımındaki güvenlik açığından faydalanan hackerların, ABD&#039;deki kamu kurumları ve dünyadaki özel şirketleri hedef alan siber saldırılar düzenlediğine dair haberler çıkmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9fJWRyLv8EOoMcjrmRsVlg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Microsoft, Çinli, hackerların hangi, açıklardan, faydalandığını, açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9fJWRyLv8EOoMcjrmRsVlg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Microsoft'tan hacker açıklaması"><p>ABD'li teknoloji devi Microsoft, Çinli siber korsanların "SharePoint" sunucularının güvenlik açıklarından faydalandığını bildirdi.</p><p>Microsoft'tan paylaşılan yeni blog yazısında, şirketin bazı sunucularına düzenlenen hacker saldırısına ilişkin yeni bir değerlendirme yapıldı.  "Yanıltıcı kimlik" ve "uzaktan kod çalıştırma" açıklarından faydalanan aktif saldırılara yönelik 19 Temmuz'da bir açıklama yapıldığı anımsatılan yazıda, bu güvenlik açıklarının yalnızca şirket içi SharePoint sunucularını etkilediği bildirildi.  Bu açıklara karşı müşterilerin korunması amacıyla, desteklenen tüm SharePoint sunucu sürümleri için kapsamlı güvenlik güncellemeleri yayımladığı aktarılan yazıda, müşterilerin bu güncellemeleri yapmaları önerildi.</p><p><strong>SHAREPOİNT ÜZERİNDEN SIZIYORLAR</strong></p><p>Yazıda, bu güncellemelerin söz konusu güvenlik açıklarını giderdiğine işaret edilerek, "Microsoft, Linen Typhoon ve Violet Typhoon isimli iki Çin devleti destekli aktörün, SharePoint sunucularını hedef alarak bu güvenlik açıklarından faydalandığını gözlemledi" ifadesine yer verildi.  "Storm-2603" isimli başka bir Çin merkezli tehdit aktörünün de bu açıkları kullandığı kaydedilen yazıda, diğer tehdit aktörlerinin de bu açıkları kullanıp kullanmadığına dair soruşturmaların sürdüğü aktarıldı.  Yazıda, Microsoft'un tehdit aktörlerinin yamalanmamış şirket içi SharePoint sistemlerine yönelik saldırılarına devam edeceklerini değerlendirdiği belirtildi.  Hafta sonu Microsoft'un sunucu yazılımındaki güvenlik açığından faydalanan hackerların, ABD'deki kamu kurumları ve dünyadaki özel şirketleri hedef alan siber saldırılar düzenlediğine dair haberler çıkmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, Obama&amp;apos;yı darbe girişimi yapmakla suçladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpobamayi-darbe-girisimi-yapmakla-sucladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpobamayi-darbe-girisimi-yapmakla-sucladi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, ABD&#039;nin eski Başkanı Barack Obama&#039;yı vatana ihanet ve darbe girişimi yapmakla suçlayarak yargılanmasını istedi. Obama&#039;dan da hakkındaki suçlmalara cevap geldi.ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in kendisini Çin’e davet ettiğini ve muhtemelen çok uzak olmayan bir gelecekte kendisiyle görüşeceğini söyledi.Trump, &quot;Şi beni Çin&#039;e davet etti, muhtemelen yakın gelecekte görüşeceğiz&quot; ifadelerini kullandı.FED BAŞKANINA &quot;MANKAFA&quot; DEDİ  Trump, Beyaz Saray&#039;daki toplantıda ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jerome Powell&#039;a faiz oranlarını düşürmemesi nedeniyle sert eleştiriler de yöneltti. Powell&#039;ın faiz oranlarını düşürmeyi muhtemelen siyasi nedenlerle reddettiğini söyleyen Trump, &quot;Bence kötü bir iş çıkardı. Ama zaten yakında gidecek. Sekiz aya kadar görev süresi dolacak&quot; dedi. FED Başkanına &quot;mankafa&quot; diyerek hakaret eden Trump, faiz oranlarının en az 3 puan düşük olması gerektiğini söyledi.  OBAMA&#039;YI İHANET VE DARBE GİRİŞİMİYLE SUÇLADI  Obama yönetimi dönemindeki üst düzey yetkilileri &quot;ihanete varan komplo&quot; ile suçlayan raporun ardından ABD Adalet Bakanlığı&#039;nın ilk hedef alması gereken kişinin kim olması gerektiği sorusu üzerine Trump, &quot;Çetenin elebaşı Obama&#039;ydı. Barack Hüseyin Obama, duymuşsunuzdur. Gerçi kendisi, hayatı boyunca basın tarafından korundu. O suçlu, burada bir soru işareti yok. Biliyorsunuz, ‘zamana bırakalım&#039; demek isterdim ama durum ortada. O, suçlu. Bu, ülkeye ihanet. Aklınıza gelebilecek her türden bir suç. Seçimi çalmaya çalıştılar.&quot; dedi.  &quot;BU ÜLKEMİZ TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK SKANDAL&quot;  Obama&#039;yı eski Başkan Joe Biden, eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, eski FBI Direktörü James Comey, eski ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper ve eski CIA Başkanı John Brennan&#039;ın dahil olduğu bir çetenin liderliğini üstlenmekle suçlayan Trump, bu grubun kendisinin Rusya ile iş birliği yaptığı yönünde sahte suçlamalar kurguladığını ileri sürdü.Adalet Bakanlığı&#039;nı Obama&#039;yı yargılamaya çağıran Trump, &quot;Obama&#039;nın ihanet içerisinde olduğuna yönelik tartışmasız kanıtlar var. Obama, bir darbe girişimine liderlik etmeye çalışıyordu. Bunu Hillary Clinton ve diğerleriyle birlikte yaptı. Ama başlarında Obama vardı. Her şey belgelerde açıkça yazıyor. Bu ülkemizin tarihindeki en büyük skandal.&quot; dedi.  Trump&#039;ın değindiği rapor geçtiğimiz cuma günü ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard tarafından yayımlanmış ve raporda Obama yönetimi 2016 seçimlerinde Rusya&#039;nın Trump lehine müdahil olduğu yönünde sahte istihbarat üretmekle suçlanmıştı.OBAMA&#039;DAN TRUMP&#039;A YANITABD&#039;nin eski Başkanı Barack Obama, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın hakkındaki &quot;ihanet&quot; ve &quot;darbe&quot; suçlamalarına ofisi aracılığıyla cevap verdi. Obama&#039;nın ofisi tarafından yapılan açıklamada, Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi tarafından yayımlanan belgenin, Rusya&#039;nın 2016 ABD Başkanlık Seçimlerini etkilemeye çalıştığı ancak oyları manipüle edemediği yönündeki genel kabulün geçerliliğini ortadan kaldırmadığı belirtildi.Açıklamada, &quot;Geçen hafta yayımlanan belgede, Rusya&#039;nın 2016 başkanlık seçimlerini etkilemeye çalıştığı ancak herhangi bir oyu manipüle etmekte başarılı olamadığı yönündeki yaygın kabul gören çıkarımın aksini kanıtlayan hiçbir şey bulunmuyor.&quot; denildi. Trump&#039;ın bugün Beyaz Saray&#039;daki basın toplantısı sırasında Obama&#039;ya yönelttiği ağır suçlamalara da değinilen açıklamada, &quot;Bu tuhaf suçlamalar hem saçma hem de dikkatleri başka yöne çekmeye yönelik cılız bir çabadır.&quot; denildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VSIbFrDki0KrvvZC5UVX6Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump,  Obamayı, darbe, girişimi, yapmakla, suçladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VSIbFrDki0KrvvZC5UVX6Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trum'tan Obama'ya darbe suçlaması"><p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin eski Başkanı Barack Obama'yı vatana ihanet ve darbe girişimi yapmakla suçlayarak yargılanmasını istedi. Obama'dan da hakkındaki suçlmalara cevap geldi.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in kendisini Çin’e davet ettiğini ve muhtemelen çok uzak olmayan bir gelecekte kendisiyle görüşeceğini söyledi.</p><p>Trump, "Şi beni Çin'e davet etti, muhtemelen yakın gelecekte görüşeceğiz" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>FED BAŞKANINA "MANKAFA" DEDİ</strong>  Trump, Beyaz Saray'daki toplantıda ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jerome Powell'a faiz oranlarını düşürmemesi nedeniyle sert eleştiriler de yöneltti. Powell'ın faiz oranlarını düşürmeyi muhtemelen siyasi nedenlerle reddettiğini söyleyen Trump, "Bence kötü bir iş çıkardı. Ama zaten yakında gidecek. Sekiz aya kadar görev süresi dolacak" dedi. FED Başkanına "mankafa" diyerek hakaret eden Trump, faiz oranlarının en az 3 puan düşük olması gerektiğini söyledi.  <strong>OBAMA'YI İHANET VE DARBE GİRİŞİMİYLE SUÇLADI</strong>  Obama yönetimi dönemindeki üst düzey yetkilileri "ihanete varan komplo" ile suçlayan raporun ardından ABD Adalet Bakanlığı'nın ilk hedef alması gereken kişinin kim olması gerektiği sorusu üzerine Trump, "Çetenin elebaşı Obama'ydı. Barack Hüseyin Obama, duymuşsunuzdur. Gerçi kendisi, hayatı boyunca basın tarafından korundu. O suçlu, burada bir soru işareti yok. Biliyorsunuz, ‘zamana bırakalım' demek isterdim ama durum ortada. O, suçlu. Bu, ülkeye ihanet. Aklınıza gelebilecek her türden bir suç. Seçimi çalmaya çalıştılar." dedi.  <strong>"BU ÜLKEMİZ TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK SKANDAL"</strong>  Obama'yı eski Başkan Joe Biden, eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, eski FBI Direktörü James Comey, eski ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper ve eski CIA Başkanı John Brennan'ın dahil olduğu bir çetenin liderliğini üstlenmekle suçlayan Trump, bu grubun kendisinin Rusya ile iş birliği yaptığı yönünde sahte suçlamalar kurguladığını ileri sürdü.</p><p>Adalet Bakanlığı'nı Obama'yı yargılamaya çağıran Trump, "Obama'nın ihanet içerisinde olduğuna yönelik tartışmasız kanıtlar var. Obama, bir darbe girişimine liderlik etmeye çalışıyordu. Bunu Hillary Clinton ve diğerleriyle birlikte yaptı. Ama başlarında Obama vardı. Her şey belgelerde açıkça yazıyor. Bu ülkemizin tarihindeki en büyük skandal." dedi.  Trump'ın değindiği rapor geçtiğimiz cuma günü ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard tarafından yayımlanmış ve raporda Obama yönetimi 2016 seçimlerinde Rusya'nın Trump lehine müdahil olduğu yönünde sahte istihbarat üretmekle suçlanmıştı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mcWMWng-MUSlBaEjoyby4A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>OBAMA'DAN TRUMP'A YANIT</strong></p><p>ABD'nin eski Başkanı Barack Obama, ABD Başkanı Donald Trump'ın hakkındaki "ihanet" ve "darbe" suçlamalarına ofisi aracılığıyla cevap verdi. </p><p>Obama'nın ofisi tarafından yapılan açıklamada, Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi tarafından yayımlanan belgenin, Rusya'nın 2016 ABD Başkanlık Seçimlerini etkilemeye çalıştığı ancak oyları manipüle edemediği yönündeki genel kabulün geçerliliğini ortadan kaldırmadığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, "Geçen hafta yayımlanan belgede, Rusya'nın 2016 başkanlık seçimlerini etkilemeye çalıştığı ancak herhangi bir oyu manipüle etmekte başarılı olamadığı yönündeki yaygın kabul gören çıkarımın aksini kanıtlayan hiçbir şey bulunmuyor." denildi. </p><p>Trump'ın bugün Beyaz Saray'daki basın toplantısı sırasında Obama'ya yönelttiği ağır suçlamalara da değinilen açıklamada, "Bu tuhaf suçlamalar hem saçma hem de dikkatleri başka yöne çekmeye yönelik cılız bir çabadır." denildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Barrack: Suriye rejimi başarısız olursa, birileri başarısızlığa teşvik etmiştir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/barrack-suriye-rejimi-basarisiz-olursa-birileri-basarisizliga-tesvik-etmistir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/barrack-suriye-rejimi-basarisiz-olursa-birileri-basarisizliga-tesvik-etmistir</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack, Suriye&#039;deki son durumla ilgili yaptığı açıklamada &quot;Suriye rejimi başarısız olursa, birileri başarısızlığa teşvik etmiştir&quot; ifadelerini kullandı.ABD&#039;nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas J. Barrack, Lübnan ziyareti sırasında Reuters&#039;a verdiği röportajda Suriye&#039;deki gelişmelere değindi.Barrack, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara&#039;ya Suriye&#039;nin Süveyda kentindeki Dürzi ve Bedevi gruplar arasında çıkan çatışmalar nedeniyle politikalarını yeniden düzenlemesi ve daha kapsayıcı bir yaklaşımı benimsemesi çağrısında bulunarak, Şara&#039;nın aksi takdirde uluslararası desteği kaybetme ve ülkesinin parçalanma riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi. Barrack, Şara&#039;ya Suriye ordusunun yapısında bulunan unsurları yeniden gözden geçirmesini ve bölgesel güvenlik yardımı almasını tavsiye ettiğini belirtti. Barrack, Suriye&#039;de savaş sonrası hızlı bir değişim olmazsa Şara&#039;nın iktidara gelmesini sağlayan ivmeyi kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.&quot;SURİYE BİRLİKLERİ ŞEHRE GİRMEDİ&quot;Barrack, Şara hükümetinin azınlıkları yönetim yapısına entegre etme konusunda &quot;daha kapsayıcı ve hızlı&quot; olmayı düşünmesi gerektiğini ifade etti. Süveyda&#039;da Dürzi sivillere yönelik ihlallerden Suriye güvenlik güçlerinin sorumlu olduğu yönündeki haberlere karşı çıkan Barrack, terör örgütü DEAŞ mensuplarının Suriye ordusu üniforması giymiş olabileceğini belirtti. Barrack, &quot;Suriye birlikleri şehre girmedi. Yaşanan bu vahşet Suriye rejim birlikleri tarafından gerçekleştirilmiyor. Şehre girmediler bile çünkü İsrail ile girmeyecekleri konusunda anlaştılar&quot; dedi. &quot;ORTADA BİR HALEF YOK&quot;Suriye&#039;deki risklerin tehlikeli derecede yüksek olduğuna dikkat çeken Barrack, söz konusu Suriye rejiminin halefi ya da alternatifi olmadığını söyledi. Barrack, &quot;Bu Suriye rejimi başarısız olursa, birileri başarısızlığa teşvik etmiştir. Ne amaçla? Ortada bir halef yok&quot; dedi. Suriye&#039;nin Libya ya da Afganistan gibi olup olmayacağına dair soruya Barrack, &quot;Evet, hatta daha da kötüsü&quot; cevabını verdi.&quot;ABD, İSRİL SALDIRILARINI DESTEKLEMİYOR&quot; İsrail&#039;in Suriye&#039;ye yönelik hava saldırılarının Suriye&#039;deki &quot;karışıklığı&quot; daha da arttırdığını aktaran Barrack, İsrail&#039;e mesajının Suriye&#039;nin yeni lideriyle ilgili endişelerini gidermek için diyalog kurması olduğunu ve ABD&#039;nin endişelerin giderilmesine yardımcı olmak için &quot;dürüst bir aracı&quot; rolü üstlenebileceğini belirtti.  ABD&#039;nin istikrar, birlik, adalet ve kapsayıcılık dışında Suriye&#039;nin siyasi formatının ne olması gerektiğini dikte etmediğini ifade eden Barrack, &quot;Eğer federal bir hükümetle sonuçlanırsa, bu onların takdiridir&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j81CK_Jh70eoIoYvcLkscQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Barrack:, Suriye, rejimi, başarısız, olursa, birileri, başarısızlığa, teşvik, etmiştir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j81CK_Jh70eoIoYvcLkscQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Barrack'tan Suriye açıklaması"><p>ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack, Suriye'deki son durumla ilgili yaptığı açıklamada "Suriye rejimi başarısız olursa, birileri başarısızlığa teşvik etmiştir" ifadelerini kullandı.</p><p>ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas J. Barrack, Lübnan ziyareti sırasında Reuters'a verdiği röportajda Suriye'deki gelişmelere değindi.</p><p>Barrack, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'ya Suriye'nin Süveyda kentindeki Dürzi ve Bedevi gruplar arasında çıkan çatışmalar nedeniyle politikalarını yeniden düzenlemesi ve daha kapsayıcı bir yaklaşımı benimsemesi çağrısında bulunarak, Şara'nın aksi takdirde uluslararası desteği kaybetme ve ülkesinin parçalanma riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi. Barrack, Şara'ya Suriye ordusunun yapısında bulunan unsurları yeniden gözden geçirmesini ve bölgesel güvenlik yardımı almasını tavsiye ettiğini belirtti. Barrack, Suriye'de savaş sonrası hızlı bir değişim olmazsa Şara'nın iktidara gelmesini sağlayan ivmeyi kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p><p><strong>"SURİYE BİRLİKLERİ ŞEHRE GİRMEDİ"</strong></p><p>Barrack, Şara hükümetinin azınlıkları yönetim yapısına entegre etme konusunda "daha kapsayıcı ve hızlı" olmayı düşünmesi gerektiğini ifade etti. Süveyda'da Dürzi sivillere yönelik ihlallerden Suriye güvenlik güçlerinin sorumlu olduğu yönündeki haberlere karşı çıkan Barrack, terör örgütü DEAŞ mensuplarının Suriye ordusu üniforması giymiş olabileceğini belirtti. Barrack, "Suriye birlikleri şehre girmedi. Yaşanan bu vahşet Suriye rejim birlikleri tarafından gerçekleştirilmiyor. Şehre girmediler bile çünkü İsrail ile girmeyecekleri konusunda anlaştılar" dedi. </p><p><strong>"ORTADA BİR HALEF YOK"</strong></p><p>Suriye'deki risklerin tehlikeli derecede yüksek olduğuna dikkat çeken Barrack, söz konusu Suriye rejiminin halefi ya da alternatifi olmadığını söyledi. Barrack, "Bu Suriye rejimi başarısız olursa, birileri başarısızlığa teşvik etmiştir. Ne amaçla? Ortada bir halef yok" dedi. Suriye'nin Libya ya da Afganistan gibi olup olmayacağına dair soruya Barrack, "Evet, hatta daha da kötüsü" cevabını verdi.</p><p><strong>"ABD, İSRİL SALDIRILARINI DESTEKLEMİYOR" </strong></p><p>İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarının Suriye'deki "karışıklığı" daha da arttırdığını aktaran Barrack, İsrail'e mesajının Suriye'nin yeni lideriyle ilgili endişelerini gidermek için diyalog kurması olduğunu ve ABD'nin endişelerin giderilmesine yardımcı olmak için "dürüst bir aracı" rolü üstlenebileceğini belirtti.  ABD'nin istikrar, birlik, adalet ve kapsayıcılık dışında Suriye'nin siyasi formatının ne olması gerektiğini dikte etmediğini ifade eden Barrack, "Eğer federal bir hükümetle sonuçlanırsa, bu onların takdiridir" dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;James Bond&amp;quot; olma hayali vardı: 65 yaşındaki adam Rusya adına casusluk girişiminden suçlu bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/james-bond-olma-hayali-vardi-65-yasindaki-adam-rusya-adina-casusluk-girisiminden-suclu-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/james-bond-olma-hayali-vardi-65-yasindaki-adam-rusya-adina-casusluk-girisiminden-suclu-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de &quot;James Bond&quot; gibi olma hayali kuran 65 yaşındaki Howard Phillips, Rus istihbarat servisinin ajanları olduğuna inandığı kişiler adına casusluk yapmaya çalışmaktan suçlu bulundu.Ülke basınında yer alan haberlere göre, Winchester Kraliyet Mahkemesinde görülen davada Phillips, dönemin İngiltere Savunma Bakanı Grant Shapps&#039;ın kişisel bilgilerini paylaşmaya çalıştığı ve yabancı istihbarat servisine yardım teşebbüsünde bulunduğu gerekçesiyle mahkum edildi.  Phillips&#039;in temas kurduğu &quot;Sasha&quot; ve &quot;Dima&quot; adlı kişilerin ise gerçekte İngiliz istihbarat görevlileri olduğu ortaya çıktı.  Mahkeme, Phillips&#039;in sonbaharda açıklanacak karara kadar tutuklu kalmasına hükmetti.  Davada, Phillips&#039;in WhatsApp üzerinden temasa geçtiği kişilerle 9 Mayıs 2024&#039;te Londra ve Essex kentlerindeki alışveriş merkezlerinde buluştuğu belirtildi. Görüşmelerde Moskova yerine &quot;anne&quot; kelimesinin kullanılmasını isteyen sanığın, &quot;Annenin çalışmalarımı tam anlamıyla takdir edeceğini umuyorum.&quot; dediği bildirildi.  Sanığın, eski Savunma Bakanı Shapps&#039;ın ev adresine sahip olduğunu da bu görüşmelerde paylaştığı kaydedildi.  Phillips&#039;in bir ay önce Londra&#039;daki St. Pancras ve Euston tren istasyonları yakınındaki bisikletin üzerine hafıza kartı bıraktığı ve içinde &quot;yabancı bir güce yüzde 100 sadakat ve bağlılık&quot; vadeden belgenin bulunduğu bildirildi. Phillips&#039;in, 16 Mayıs 2024&#039;te King&#039;s Cross Tren İstasyonu&#039;nda sivil polislerce gözaltına alındığı belirtildi.&quot;JAMES BOND GİBİ OLMANIN HAYALİNİ KURUYORDU&quot;İngiltere Kraliyet Savcılığı Terörle Mücadele Birimi Başkanı Bethan David, Phillips&#039;in, &quot;düşman bir devlete hizmet sunmaya hazır olduğunu açıkça belirttiğini&quot; söyledi.  David, &quot;Kamu hizmetine girerek güvenlik izni alma çabaları, ülkesine verebileceği zararı önemsemeyen, maddi kazanç peşinde koşan biri olduğunu gösteriyor.&quot; ifadesini kullandı.  Sanığın eski eşi Amanda Phillips ise duruşmada eşinin istihbarat konularına çok meraklı olduğunu belirterek, İngiliz iç istihbarat servisi MI5 ve dış istihbarat servisi MI6 ile ilgili filmleri izlediğini ve &quot;James Bond&quot; gibi olmanın hayalini kurduğunu anlattı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HhRadlVgfUSBU65ng9E8Ig.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>James, Bond, olma, hayali, vardı:, yaşındaki, adam, Rusya, adına, casusluk, girişiminden, suçlu, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HhRadlVgfUSBU65ng9E8Ig.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="James Bond'a özendi tutuklandı"><p>İngiltere'de "James Bond" gibi olma hayali kuran 65 yaşındaki Howard Phillips, Rus istihbarat servisinin ajanları olduğuna inandığı kişiler adına casusluk yapmaya çalışmaktan suçlu bulundu.</p><p>Ülke basınında yer alan haberlere göre, Winchester Kraliyet Mahkemesinde görülen davada Phillips, dönemin İngiltere Savunma Bakanı Grant Shapps'ın kişisel bilgilerini paylaşmaya çalıştığı ve yabancı istihbarat servisine yardım teşebbüsünde bulunduğu gerekçesiyle mahkum edildi.  Phillips'in temas kurduğu "Sasha" ve "Dima" adlı kişilerin ise gerçekte İngiliz istihbarat görevlileri olduğu ortaya çıktı.  Mahkeme, Phillips'in sonbaharda açıklanacak karara kadar tutuklu kalmasına hükmetti.  Davada, Phillips'in WhatsApp üzerinden temasa geçtiği kişilerle 9 Mayıs 2024'te Londra ve Essex kentlerindeki alışveriş merkezlerinde buluştuğu belirtildi. Görüşmelerde Moskova yerine "anne" kelimesinin kullanılmasını isteyen sanığın, "Annenin çalışmalarımı tam anlamıyla takdir edeceğini umuyorum." dediği bildirildi.  Sanığın, eski Savunma Bakanı Shapps'ın ev adresine sahip olduğunu da bu görüşmelerde paylaştığı kaydedildi.  Phillips'in bir ay önce Londra'daki St. Pancras ve Euston tren istasyonları yakınındaki bisikletin üzerine hafıza kartı bıraktığı ve içinde "yabancı bir güce yüzde 100 sadakat ve bağlılık" vadeden belgenin bulunduğu bildirildi. Phillips'in, 16 Mayıs 2024'te King's Cross Tren İstasyonu'nda sivil polislerce gözaltına alındığı belirtildi.</p><p><strong>"JAMES BOND GİBİ OLMANIN HAYALİNİ KURUYORDU"</strong></p><p>İngiltere Kraliyet Savcılığı Terörle Mücadele Birimi Başkanı Bethan David, Phillips'in, "düşman bir devlete hizmet sunmaya hazır olduğunu açıkça belirttiğini" söyledi.  David, "Kamu hizmetine girerek güvenlik izni alma çabaları, ülkesine verebileceği zararı önemsemeyen, maddi kazanç peşinde koşan biri olduğunu gösteriyor." ifadesini kullandı.  Sanığın eski eşi Amanda Phillips ise duruşmada eşinin istihbarat konularına çok meraklı olduğunu belirterek, İngiliz iç istihbarat servisi MI5 ve dış istihbarat servisi MI6 ile ilgili filmleri izlediğini ve "James Bond" gibi olmanın hayalini kurduğunu anlattı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran, Rusya, Çin&amp;apos;den Tahran&amp;apos;da üçlü nükleer müzakere</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/iran-rusya-cinden-tahranda-uclu-nukleer-muzakere</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/iran-rusya-cinden-tahranda-uclu-nukleer-muzakere</guid>
<description><![CDATA[ İran, Rusya ve Çin&#039;nın üst düzey bürokratları Tahran&#039;da nükleer müzakereleri ve İran&#039;a yönelik yaptırımlar konusunu ele aldı.İsrail&#039;in saldırılarıyla başlayan 12 gün savaşının ABD&#039;nin İran&#039;ın tesislerini vurmasıyla sona ermesi sonrası Tahran&#039;ın nükleer kapasitesi gündemden düşmüyor.İran resmi haber ajansı IRNA&#039;nın haberine göre İran, Rusya ve Çin&#039;in üst düzey diplomatları, ABD ve Avrupa ile İran arasında yapılan nükleer müzakereleri ve İran&#039;a yaptırımlar konusunu ele almak üzere Tahran&#039;da üçlü zirvede bir araya geldi.Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürleri düzeyinde yapılan görüşmede, tarafların üç ülke arasında çeşitli düzeylerde yapılacak bu tür toplantıların gelecek haftalarda da devam etmesi konusunda mutabık kaldığı bildirildi. İran ile İngiltere, Fransa ve Almanya arasındaki nükleer görüşmelerin 25 Temmuz&#039;da İstanbul&#039;da yapılacağı duyurulmuştu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uzCLhOV6WUOp8BnTEU7cVg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İran, Rusya, Çinden, Tahranda, üçlü, nükleer, müzakere</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uzCLhOV6WUOp8BnTEU7cVg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tahran'da üçlü nükleer müzakere"><p>İran, Rusya ve Çin'nın üst düzey bürokratları Tahran'da nükleer müzakereleri ve İran'a yönelik yaptırımlar konusunu ele aldı.</p><p>İsrail'in saldırılarıyla başlayan 12 gün savaşının ABD'nin İran'ın tesislerini vurmasıyla sona ermesi sonrası Tahran'ın nükleer kapasitesi gündemden düşmüyor.</p><p>İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre İran, Rusya ve Çin'in üst düzey diplomatları, ABD ve Avrupa ile İran arasında yapılan nükleer müzakereleri ve İran'a yaptırımlar konusunu ele almak üzere Tahran'da üçlü zirvede bir araya geldi.</p><p>Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürleri düzeyinde yapılan görüşmede, tarafların üç ülke arasında çeşitli düzeylerde yapılacak bu tür toplantıların gelecek haftalarda da devam etmesi konusunda mutabık kaldığı bildirildi. </p><p>İran ile İngiltere, Fransa ve Almanya arasındaki nükleer görüşmelerin 25 Temmuz'da İstanbul'da yapılacağı duyurulmuştu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna&amp;apos;da yolsuzlukla mücadele protestosu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ukraynada-yolsuzlukla-mucadele-protestosu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ukraynada-yolsuzlukla-mucadele-protestosu</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna&#039;da, yolsuzluğa karşı mücadele eden kurumların yetkisini kısıtlayan yasanın kabul edilmesi protesto edildi.Ukrayna Parlamentosu yolsuzlukla mücadele amacıyla faaliyet gösteren Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ile Uzmanlaşmış Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı&#039;nın (SAP) yetkilerini kısıtlayan bir yasayı kabul etti.Ukrayna Parlamentosu Başkanı Ruslan Stefançuk&#039;un da imzaladığı yasayı eleştirenler de başkent Kiev başta olmak üzere sokağa çıkarak protesto gösterisi düzenledi. Yerel basın ve farklı sosyal medya hesaplarına göre Kiev&#039;deki protesto gösterisi devam ediyor. Kiev&#039;deki göstericiler, Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;ye parlamentonun kabul ettiği yasaya yönelik veto yetkisini kullanma çağrısında bulundu.ZELENSKİ DE İMZALADIAncak parlamentonun resmi internet sitesinden geç saatlerde yayımlanan açıklamaya göre, Zelenski de söz konusu yasayı imzaladı.Bu arada Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu&#039;nda görevli bazı kişilere yönelik başlattığı soruşturma kapsamında, Ukrayna&#039;ya karşı Rusya için &quot;casusluk&quot; yaptığı gerekçesiyle iki kişiyi gözaltına aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ohmYLQQ-lUCgeB3bgRVKwQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukraynada, yolsuzlukla, mücadele, protestosu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ohmYLQQ-lUCgeB3bgRVKwQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna'da yolsuzluk protestosu"><p>Ukrayna'da, yolsuzluğa karşı mücadele eden kurumların yetkisini kısıtlayan yasanın kabul edilmesi protesto edildi.</p><p>Ukrayna Parlamentosu yolsuzlukla mücadele amacıyla faaliyet gösteren Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ile Uzmanlaşmış Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı'nın (SAP) yetkilerini kısıtlayan bir yasayı kabul etti.</p><p>Ukrayna Parlamentosu Başkanı Ruslan Stefançuk'un da imzaladığı yasayı eleştirenler de başkent Kiev başta olmak üzere sokağa çıkarak protesto gösterisi düzenledi. </p><p>Yerel basın ve farklı sosyal medya hesaplarına göre Kiev'deki protesto gösterisi devam ediyor. </p><p>Kiev'deki göstericiler, Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'ye parlamentonun kabul ettiği yasaya yönelik veto yetkisini kullanma çağrısında bulundu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8yNGw3991EeWNRvunZmxYQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>ZELENSKİ DE İMZALADI</strong></p><p>Ancak parlamentonun resmi internet sitesinden geç saatlerde yayımlanan açıklamaya göre, Zelenski de söz konusu yasayı imzaladı.</p><p>Bu arada Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu'nda görevli bazı kişilere yönelik başlattığı soruşturma kapsamında, Ukrayna'ya karşı Rusya için "casusluk" yaptığı gerekçesiyle iki kişiyi gözaltına aldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump duyurdu: ABD, Japonya ile anlaştı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-duyurdu-abd-japonya-ile-anlasti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-duyurdu-abd-japonya-ile-anlasti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump, Japonya ile ticaret anlaşmasını tamamladıklarını ve bu ülkenin ABD&#039;ye yüzde 15 gümrük vergisi ödeyeceğini açıkladı.ABD Başkanı Donald Trump, çok sayıda ülkeye karşı ilan ettiği gümrük vergilerinin devreye gireceği 1 Ağustos öncesi, bu konudaki hamlelerine devam ediyor.Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Japonya ile ticaret anlaşmasını tamamladıklarını ve bu ülkenin ABD&#039;ye yüzde 15 gümrük vergisi ödeyeceğini açıkladı. &quot;EN BÜYÜK ANLAŞMA&quot;ABD Başkanı Japonya ile yapılan anlaşmayı &quot;belki de bugüne kadar yapılmış en büyük anlaşma&quot; şeklinde niteledi. Japonya&#039;nın, kendisinin talimatıyla ABD&#039;ye 550 milyar dolar yatırım yapacağını ve karın yüzde 90&#039;ını alacaklarını belirten Trump, &quot;Bu anlaşma yüz binlerce istihdam yaratacak. Daha önce hiç böyle bir şey olmamıştı.&quot; değerlendirmesini yaptı. LNG ANLAŞMASI YOLDAJaponya&#039;nın ABD&#039;ye yüzde 15 oranında karşılıklı gümrük vergisi ödeyeceğinin altını çizen ABD Başkanı Trump &quot;Bu, ABD için ve özellikle de Japonya ile her zaman büyük bir ilişkiye sahip olmaya devam edeceğimiz için çok heyecan verici bir zaman.&quot; ifadesini kullandı.Öte yandan Trump, Beyaz Saray&#039;da yaptığı konuşmada, Japonya ile varılan anlaşmaya değinerek, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) konusunda da bir anlaşma yapılacağını söyledi. YÜZDE 25 OLARAK AÇIKLAMIŞTIABD Başkanı Trump, ülkelere yönelik karşılıklı tarifeleri açıkladığı 2 Nisan&#039;da Japonya&#039;ya yüzde 24 tarife getirileceğini belirtmişti. Bu ay Japonya&#039;ya gönderdiği tarife mektubunda da Trump, bu ülkeye 1 Ağustos&#039;tan itibaren sektörel tarifelerden ayrı olarak yüzde 25 tarife uygulanacağını ifade etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XN3yhfd_MEylVtb0-Gh-Ew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, duyurdu:, ABD, Japonya, ile, anlaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XN3yhfd_MEylVtb0-Gh-Ew.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump duyurdu: ABD, Japonya ile anlaştı"><p>ABD Başkanı Trump, Japonya ile ticaret anlaşmasını tamamladıklarını ve bu ülkenin ABD'ye yüzde 15 gümrük vergisi ödeyeceğini açıkladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, çok sayıda ülkeye karşı ilan ettiği gümrük vergilerinin devreye gireceği 1 Ağustos öncesi, bu konudaki hamlelerine devam ediyor.</p><p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Japonya ile ticaret anlaşmasını tamamladıklarını ve bu ülkenin ABD'ye yüzde 15 gümrük vergisi ödeyeceğini açıkladı. </p><p><strong>"EN BÜYÜK ANLAŞMA"</strong></p><p>ABD Başkanı Japonya ile yapılan anlaşmayı "belki de bugüne kadar yapılmış en büyük anlaşma" şeklinde niteledi. </p><p>Japonya'nın, kendisinin talimatıyla ABD'ye 550 milyar dolar yatırım yapacağını ve karın yüzde 90'ını alacaklarını belirten Trump, "Bu anlaşma yüz binlerce istihdam yaratacak. Daha önce hiç böyle bir şey olmamıştı." değerlendirmesini yaptı. </p><p><strong>LNG ANLAŞMASI YOLDA</strong></p><p>Japonya'nın ABD'ye yüzde 15 oranında karşılıklı gümrük vergisi ödeyeceğinin altını çizen ABD Başkanı Trump "Bu, ABD için ve özellikle de Japonya ile her zaman büyük bir ilişkiye sahip olmaya devam edeceğimiz için çok heyecan verici bir zaman." ifadesini kullandı.</p><p>Öte yandan Trump, Beyaz Saray'da yaptığı konuşmada, Japonya ile varılan anlaşmaya değinerek, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) konusunda da bir anlaşma yapılacağını söyledi. </p><p><strong>YÜZDE 25 OLARAK AÇIKLAMIŞTI</strong></p><p>ABD Başkanı Trump, ülkelere yönelik karşılıklı tarifeleri açıkladığı 2 Nisan'da Japonya'ya yüzde 24 tarife getirileceğini belirtmişti. </p><p>Bu ay Japonya'ya gönderdiği tarife mektubunda da Trump, bu ülkeye 1 Ağustos'tan itibaren sektörel tarifelerden ayrı olarak yüzde 25 tarife uygulanacağını ifade etmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Brezilya: Eski devlet başkanına elektronik kelepçe</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/brezilya-eski-devlet-baskanina-elektronik-kelepce</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/brezilya-eski-devlet-baskanina-elektronik-kelepce</guid>
<description><![CDATA[ Brezilya&#039;nın eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro&#039;nun, darbe girişimi suçlamasıyla yargılandığı dava kapsamında elektronik kelepçe takmasına hükmedildi. Eski başkan sosyal medya da kullanamayacak.Eski devlet başkanı Jair Bolsonaro&#039;nun &quot;darbe girişimi&quot; suçlamasıyla yargılandığı Brezilya Yüksek Mahkemesi&#039;nden çarpıcı bir karar çıktı.  Bolsonaro&#039;ya ülke dışına kaçma riski bulunduğu gerekçesiyle elektronik kelepçe takıldı.   Brezilya Parlamentosu&#039;nda Liberal Parti milletvekilleriyle biraraya gelen Bolsonaro, ayak bileğine takılan kelepçeyi gazetecilere gösterdi.   Bolsonaro, kelepçeyi en büyük aşağılama olarak niteledi.   Mahkeme, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın desteklediği Bolsonaro&#039;nun yabancı yetkilerle temasa geçmesini de yasakladı.   Jair Bolsonaro, mevcut Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva&#039;ya karşı darbe girişiminde bulunmakla suçlanıyor.   Eylül&#039;de sonuçlanması beklenen mahkemede Jair Bolsonaro suçlu bulunursa 40 yıl hapis cezasına çarptırılabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tEMgqxCFLESr2kRy9a8Wtg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Brezilya:, Eski, devlet, başkanına, elektronik, kelepçe</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tEMgqxCFLESr2kRy9a8Wtg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Eski devlet başkanına kelepçe"><p>Brezilya'nın eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun, darbe girişimi suçlamasıyla yargılandığı dava kapsamında elektronik kelepçe takmasına hükmedildi. Eski başkan sosyal medya da kullanamayacak.</p>Eski devlet başkanı Jair Bolsonaro'nun "darbe girişimi" suçlamasıyla yargılandığı Brezilya Yüksek Mahkemesi'nden çarpıcı bir karar çıktı.  Bolsonaro'ya ülke dışına kaçma riski bulunduğu gerekçesiyle elektronik kelepçe takıldı.   Brezilya Parlamentosu'nda Liberal Parti milletvekilleriyle biraraya gelen Bolsonaro, ayak bileğine takılan kelepçeyi gazetecilere gösterdi.   Bolsonaro, kelepçeyi en büyük aşağılama olarak niteledi.   Mahkeme, ABD Başkanı Donald Trump'ın desteklediği Bolsonaro'nun yabancı yetkilerle temasa geçmesini de yasakladı.   Jair Bolsonaro, mevcut Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'ya karşı darbe girişiminde bulunmakla suçlanıyor.   Eylül'de sonuçlanması beklenen mahkemede Jair Bolsonaro suçlu bulunursa 40 yıl hapis cezasına çarptırılabilir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın özel temsilcisi, Gazze&amp;apos;ye yardım koridoru için bölgeye gidecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-oezel-temsilcisi-gazzeye-yardim-koridoru-icin-boelgeye-gidecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-oezel-temsilcisi-gazzeye-yardim-koridoru-icin-boelgeye-gidecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD Dışişleri Bakanlığı, Trump&#039;ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff&#039;un, insani yardımların Gazze&#039;ye ulaşması için bir koridor açma çalışmaları için bölgede olacağını duyurdu.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, Başkan Donald Trump&#039;ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff&#039;un, İsrail&#039;in saldırılarının ve ablukasının devam ettiği Gazze&#039;ye bir &quot;koridor&quot; açma çabaları için Orta Doğu&#039;da olacağını söyledi.Bruce, Washington&#039;daki günlük basın toplantısında, Orta Doğu&#039;daki gelişmelerle ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dışişleri Sözcüsü, Witkoff&#039;un Orta Doğu&#039;ya yapacağı seyahatte, İsrail&#039;in ablukası altındaki Gazze&#039;ye insani yardımların ulaşmasını sağlayacak bir &quot;koridor&quot; oluşturmayı amaçlayan görüşmelere katılacağını açıkladı. &quot;İKİ TARAF DA KABUL ETTİ&quot; Özel Temsilci Witkoff&#039;un &quot;Gazze bölgesine doğru yola çıktığını&quot; belirten Bruce, &quot;Başkan (Trump), Dışişleri Bakanı (Marco Rubio) ve Temsilci (Witkoff) olarak hepimiz, yeni bir ateşkes ve yardımların (Gazze&#039;ye) ulaşması için bir insani koridor açmaya doğru ilerleyeceğimize dair güçlü bir umut besliyoruz.&quot; dedi. Bruce, iki tarafın da (İsrail ve Hamas) bunu kabul ettiğini, söz konusu anlaşma ve ateşkesin çerçevesini oluşturmayı &quot;dört gözle beklediklerini&quot; dile getirdi.  Gazze&#039;deki Filistinlilerin, gıda yardımı almaya çalışırken hedef olmalarıyla ilgili soruya cevap veren Bruce, Gazze&#039;nin kuzeyindeki bir sınır kapısında Brileşmiş Milletler konvoyundan yiyecek almaya çalışırken öldürülen 30 kişi için &quot;derin üzüntü&quot; duyduğunu söyledi.  &quot;İSRAİL ATEŞKES TEKLİFİNE 24 SAAT İÇİNDE YANIT VERECEK&quot; İDDİASIÖte yandan İsrail devlet televizyonu KAN, Tel Aviv yönetiminin Hamas&#039;ın Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası teklifine 24 saat içinde yanıt vermesinin öngördüğünü öne sürdü.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4gdO_ytJrUGf-w-VboQ5xg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, özel, temsilcisi, Gazzeye, yardım, koridoru, için, bölgeye, gidecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4gdO_ytJrUGf-w-VboQ5xg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Witkoff Gazze'ye koridor için devrede"><p>ABD Dışişleri Bakanlığı, Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un, insani yardımların Gazze'ye ulaşması için bir koridor açma çalışmaları için bölgede olacağını duyurdu.</p><p>ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, Başkan Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un, İsrail'in saldırılarının ve ablukasının devam ettiği Gazze'ye bir "koridor" açma çabaları için Orta Doğu'da olacağını söyledi.</p><p>Bruce, Washington'daki günlük basın toplantısında, Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. </p><p>Dışişleri Sözcüsü, Witkoff'un Orta Doğu'ya yapacağı seyahatte, İsrail'in ablukası altındaki Gazze'ye insani yardımların ulaşmasını sağlayacak bir "koridor" oluşturmayı amaçlayan görüşmelere katılacağını açıkladı. </p><p><strong>"İKİ TARAF DA KABUL ETTİ"</strong> </p><p>Özel Temsilci Witkoff'un "Gazze bölgesine doğru yola çıktığını" belirten Bruce, "Başkan (Trump), Dışişleri Bakanı (Marco Rubio) ve Temsilci (Witkoff) olarak hepimiz, yeni bir ateşkes ve yardımların (Gazze'ye) ulaşması için bir insani koridor açmaya doğru ilerleyeceğimize dair güçlü bir umut besliyoruz." dedi. </p><p>Bruce, iki tarafın da (İsrail ve Hamas) bunu kabul ettiğini, söz konusu anlaşma ve ateşkesin çerçevesini oluşturmayı "dört gözle beklediklerini" dile getirdi.  Gazze'deki Filistinlilerin, gıda yardımı almaya çalışırken hedef olmalarıyla ilgili soruya cevap veren Bruce, Gazze'nin kuzeyindeki bir sınır kapısında Brileşmiş Milletler konvoyundan yiyecek almaya çalışırken öldürülen 30 kişi için "derin üzüntü" duyduğunu söyledi.  <strong>"İSRAİL ATEŞKES TEKLİFİNE 24 SAAT İÇİNDE YANIT VERECEK" İDDİASI</strong></p><p>Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN, Tel Aviv yönetiminin Hamas'ın Gazze'de ateşkes ve esir takası teklifine 24 saat içinde yanıt vermesinin öngördüğünü öne sürdü. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan da orman yangınlarıyla boğuşuyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistan-da-orman-yanginlariyla-bogusuyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistan-da-orman-yanginlariyla-bogusuyor</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;ın Mora Yarımadası&#039;ndaki orman yangını evlere ve tarım alanlarına zarar verdi. Parti hazırlığı yaparken yangına neden olduğu iddiasıyla 2 işçi gözaltına alındı.Mora Yarımadası&#039;nda çıkan orman yangını yerleşim birimlerine sıçradı.  Yunan Devlet Televizyonu ERT&#039;nin haberine göre, Korinthias&#039;a bağlı Feneo bölgesindeki ormanlık alanda yangın çıktı.KÖYLER BOŞALTILDIKısa sürede yayılan alevlerin yerleşim birimlerine yaklaşması üzerine Lafka, Karteri, Drosopigi, Kionia, Stimfalia ve Masitza köyleri tahliye edildi. Korinthos Bölge Vali Yardımcısı Anastasios Gölis, yangının ulaşımın zor olduğu ormanlık alanda çıkması sebebiyle itfaiye ekiplerinin müdahalede zorlandığını ifade etti. Yangında bazı evler ve tarım alanları zarar gördü. 2 İŞÇİ GÖZALTINDA Bölgede akşam saatlerinde düzenlenmesi planlanan partinin hazırlıkları için çalışan 2 işçi, yangına sebebiyet verdikleri şüphesiyle gözaltına alındı.RİSK DEVAM EDİYORPazar gününe kadar çöl sıcaklarının yaşanacağı Yunanistan&#039;da Kardiça, Trikala ve Aspropirgos bölgelerinde de gün içinde ormanlık alanlarda yangın çıktı. Yunanistan itfaiye teşkilatından yapılan açıklamada yarın Mora Yarımadası ve İyon Adaları başta olmak üzere ülkedeki yangın riskinin yüksek olduğuna dikkat çekildi. BALKANLAR YANIYORKuzey Makedonya&#039;da da son 1.5 günde açık alanda çıkan 38 yangından 6&#039;sının aktif olduğu, 5&#039;inin kontrol altına alındığını, 27&#039;sinin söndürüldüğü bildirdi.Arnavutluk’ta ise son 24 saatte 21 orman yangını meydana geldi. Hırvatistan ve Sırbistan da orman yangınlarıyla mücadele ediyor.    ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aiVomU0m9kq8XekdbVIhVg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistan, orman, yangınlarıyla, boğuşuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aiVomU0m9kq8XekdbVIhVg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yunanistan da yangınlarla boğuşuyor"><p>Yunanistan'ın Mora Yarımadası'ndaki orman yangını evlere ve tarım alanlarına zarar verdi. Parti hazırlığı yaparken yangına neden olduğu iddiasıyla 2 işçi gözaltına alındı.</p><p>Mora Yarımadası'nda çıkan orman yangını yerleşim birimlerine sıçradı.  Yunan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, Korinthias'a bağlı Feneo bölgesindeki ormanlık alanda yangın çıktı.</p><p><strong>KÖYLER BOŞALTILDI</strong></p><p>Kısa sürede yayılan alevlerin yerleşim birimlerine yaklaşması üzerine Lafka, Karteri, Drosopigi, Kionia, Stimfalia ve Masitza köyleri tahliye edildi. </p><p>Korinthos Bölge Vali Yardımcısı Anastasios Gölis, yangının ulaşımın zor olduğu ormanlık alanda çıkması sebebiyle itfaiye ekiplerinin müdahalede zorlandığını ifade etti. </p><p>Yangında bazı evler ve tarım alanları zarar gördü. </p><p><strong>2 İŞÇİ GÖZALTINDA</strong> Bölgede akşam saatlerinde düzenlenmesi planlanan partinin hazırlıkları için çalışan 2 işçi, yangına sebebiyet verdikleri şüphesiyle gözaltına alındı.</p><p><strong>RİSK DEVAM EDİYOR</strong></p><p>Pazar gününe kadar çöl sıcaklarının yaşanacağı Yunanistan'da Kardiça, Trikala ve Aspropirgos bölgelerinde de gün içinde ormanlık alanlarda yangın çıktı. </p><p>Yunanistan itfaiye teşkilatından yapılan açıklamada yarın Mora Yarımadası ve İyon Adaları başta olmak üzere ülkedeki yangın riskinin yüksek olduğuna dikkat çekildi. </p><p><strong>BALKANLAR YANIYOR</strong></p><p>Kuzey Makedonya'da da son 1.5 günde açık alanda çıkan 38 yangından 6'sının aktif olduğu, 5'inin kontrol altına alındığını, 27'sinin söndürüldüğü bildirdi.</p><p>Arnavutluk’ta ise son 24 saatte 21 orman yangını meydana geldi. Hırvatistan ve Sırbistan da orman yangınlarıyla mücadele ediyor.   </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Elçisi: Lübnan ikinci bir İsrail savaşıyla karşı karşıya kalmayacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-elcisi-lubnan-ikinci-bir-israil-savasiyla-karsi-karsiya-kalmayacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-elcisi-lubnan-ikinci-bir-israil-savasiyla-karsi-karsiya-kalmayacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, &quot;Lübnan&#039;ın ikinci bir İsrail savaşıyla karşı karşıya kalmayacağını&quot; savundu.Lübnan merkezli El-Cedid kanalına konuşan Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack “Lübnan ile İsrail arasında bir ateşkes anlaşması olduğunu ancak tarafların bunu uygulamakta zorlandığını&quot; vurguladı.ABD temsilcisi, &quot;Biz Lübnan’dayız çünkü barışın sağlanmasına yardımcı olmak istiyoruz. Ancak bir takvim var ve zaman daralıyor, bu yüzden bir uzlaşıya varılması için baskı yapıyoruz.&quot; dedi. Barrack, şöyle devam etti: &quot;Ben silahların yalnızca devlette toplanmasını talep etmiyorum ancak Lübnan’da yalnızca bir askeri kurum olması gerektiğini belirten bir yasa var. Lübnan bu yasayı nasıl uygulayacağına kendisi karar vermeli. Silahların mutlaka bırakılması gerekiyor.&quot; Tom Barrack, İsrail’in ateşkese uyacağına dair garanti verilmemesi konusundaki tutumuna ilişkin ise bir müzakereci değil, taraflar arasında olumlu etki yaratmaya çalışan siyasi bir aracı olduğunu söyledi. &quot;Lübnan ikinci bir İsrail savaşıyla karşı karşıya kalmayacak.&quot; diyen Barrack, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın, Lübnan’a bu zorlu zamanlarda yardım etmek isteğini aktardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D50zzXFDyU6Y7Z6Xpee3ew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Elçisi:, Lübnan, ikinci, bir, İsrail, savaşıyla, karşı, karşıya, kalmayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D50zzXFDyU6Y7Z6Xpee3ew.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250723014703411" class="type:primaryImage" alt="" l ikinci sava kar kalmayacak><p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, "Lübnan'ın ikinci bir İsrail savaşıyla karşı karşıya kalmayacağını" savundu.</p><p>Lübnan merkezli El-Cedid kanalına konuşan Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack “Lübnan ile İsrail arasında bir ateşkes anlaşması olduğunu ancak tarafların bunu uygulamakta zorlandığını" vurguladı.</p><p>ABD temsilcisi, "Biz Lübnan’dayız çünkü barışın sağlanmasına yardımcı olmak istiyoruz. Ancak bir takvim var ve zaman daralıyor, bu yüzden bir uzlaşıya varılması için baskı yapıyoruz." dedi. </p><p>Barrack, şöyle devam etti: "Ben silahların yalnızca devlette toplanmasını talep etmiyorum ancak Lübnan’da yalnızca bir askeri kurum olması gerektiğini belirten bir yasa var. Lübnan bu yasayı nasıl uygulayacağına kendisi karar vermeli. Silahların mutlaka bırakılması gerekiyor." </p><p>Tom Barrack, İsrail’in ateşkese uyacağına dair garanti verilmemesi konusundaki tutumuna ilişkin ise bir müzakereci değil, taraflar arasında olumlu etki yaratmaya çalışan siyasi bir aracı olduğunu söyledi. </p><p>"Lübnan ikinci bir İsrail savaşıyla karşı karşıya kalmayacak." diyen Barrack, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Lübnan’a bu zorlu zamanlarda yardım etmek isteğini aktardı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransa&amp;apos;da kültür bakanına &amp;quot;yolsuzluk&amp;quot; davası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/fransada-kultur-bakanina-yolsuzluk-davasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/fransada-kultur-bakanina-yolsuzluk-davasi</guid>
<description><![CDATA[ Fransa Kültür Bakanı Rachida Dati, &quot;yolsuzluk&quot; ve &quot;nüfuz ticareti&quot; suçlamalarıyla Paris Ceza Mahkemesi&#039;nde yargılanacak.Fransa Kültür Bakanı Rachida Dati&#039;nin başı, Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili olduğu dönemdeki faaliyetleriyle dertte.Ulusal basındaki haberlere göre, Dati, AP milletvekili olduğu dönemde otomobil sektöründeki bir gruptan 900 bin avro alarak lobicilik faaliyeti yürütmekle suçlanıyor. Paris&#039;teki soruşturma hakimleri, Dati ve şirketin eski CEO&#039;su Carlos Ghosn&#039;un, &quot;yolsuzluk&quot; ve &quot;nüfuz ticareti&quot; suçlamalarıyla Paris Ceza Mahkemesi&#039;nin karşısına çıkmasına karar verdi. 29 Eylül&#039;de mahkemede yapılacak ilk oturumla davanın tarihleri belirlenecek. Dati&#039;nin avukatı Olivier Pardo, karara itiraz edeceklerini belirtti. BELEDİYE BAŞKANI ADAYI OLACAKGelecek yıl düzenlenecek belediye seçimlerinde Paris&#039;i yönetmek için aday olması beklenen Dati, 2009-2019 yılları arasında AP&#039;de milletvekili olarak görev yapmıştı.Ulusal Mali Savcılık Ofisi (PNF), Dati&#039;nin AP&#039;deki vekilliği süresince lobicilik faaliyeti yürütmek amacıyla para alıp almadığını araştırmak üzere 2019&#039;da soruşturma başlatmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IE55c8IKP0O5ocf3WlR0kA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fransada, kültür, bakanına, yolsuzluk, davası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IE55c8IKP0O5ocf3WlR0kA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fransa Kültür Bakanı'na " yolsuzluk davas><p>Fransa Kültür Bakanı Rachida Dati, "yolsuzluk" ve "nüfuz ticareti" suçlamalarıyla Paris Ceza Mahkemesi'nde yargılanacak.</p><p>Fransa Kültür Bakanı Rachida Dati'nin başı, Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili olduğu dönemdeki faaliyetleriyle dertte.</p><p>Ulusal basındaki haberlere göre, Dati, AP milletvekili olduğu dönemde otomobil sektöründeki bir gruptan 900 bin avro alarak lobicilik faaliyeti yürütmekle suçlanıyor. </p><p>Paris'teki soruşturma hakimleri, Dati ve şirketin eski CEO'su Carlos Ghosn'un, "yolsuzluk" ve "nüfuz ticareti" suçlamalarıyla Paris Ceza Mahkemesi'nin karşısına çıkmasına karar verdi. </p><p>29 Eylül'de mahkemede yapılacak ilk oturumla davanın tarihleri belirlenecek. </p><p>Dati'nin avukatı Olivier Pardo, karara itiraz edeceklerini belirtti. </p><p><strong>BELEDİYE BAŞKANI ADAYI OLACAK</strong></p><p>Gelecek yıl düzenlenecek belediye seçimlerinde Paris'i yönetmek için aday olması beklenen Dati, 2009-2019 yılları arasında AP'de milletvekili olarak görev yapmıştı.</p><p>Ulusal Mali Savcılık Ofisi (PNF), Dati'nin AP'deki vekilliği süresince lobicilik faaliyeti yürütmek amacıyla para alıp almadığını araştırmak üzere 2019'da soruşturma başlatmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ailelere bir acı daha: Uçak kazasında ölenlerin cesetleri karıştı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ailelere-bir-aci-daha-ucak-kazasinda-oelenlerin-cesetleri-karisti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ailelere-bir-aci-daha-ucak-kazasinda-oelenlerin-cesetleri-karisti</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan&#039;da 260 kişinin ölümüne yol açan uçak kazasının ardından İngiltere&#039;ye yanlış cesetlerin gönderildiği anlaşıldı.Hindistan’da 12 Haziran’da kalkış yaptıktan kısa bir süre sonra düşerek bir binaya çarpan uçakta hayatını kaybedenlerin ailelerine yanlış kişilerin cansız bedenlerinin gönderildiği ortaya çıktı.   The Times gazetesinin aktardığına göre, Air India havayolu şirketine ait 171 sefer sayılı Londra uçağında yaşanan kazada ölen İngilizlerin avukatı, ailelere yanlış cesetlerin gönderildiğini açıkladı. Hindistan’daki Ahmedabad havalimanından 242 yolcu ve mürettebat ile kalkan uçaktaki bir kişi hariç herkes kazada ölmüş, kaza sebebiyle karada bulunan 19 kişi de hayatını kaybetmişti. Hayatını kaybeden 52 kişinin İngiltere vatandaşı olduğu açıklanmıştı.   AYNI TABUTTA BİRDEN FAZLA KİŞİ  İngiltere basınına yansıyan haberlere göre, ölen İngilizlerin cansız bedenlerinin kimlikleri ülkelerine gönderilmeden önce yanlış tespit edildi. Ölen kişilerden birinin yakınları Hindistan’dan gelen tabutun içinde başka bir yolcunun bedeninin olduğunun söylenmesi üzerine cenaze törenini iptal etti. Bu kişinin kimliğinin henüz tespit edilmediği belirtildi.   Daily Mail’in haberine göre, bir başka olayda ise kazada ölen birden fazla kişinin kalıntıları aynı tabutun içine konuldu. Cenaze töreninin yapılabilmesi için insan kalıntılarının birbirinden ayrılması gerekti.   İngiltere’ye gönderilen cesetlerle ilgili yaşanan bu durumları başkent Londra’da görev yapan adli tabip Dr. Fiona Wilcox ortaya çıkardı. Wilcox, cesetlerden alınan DNA örneklerini ölenlerin ailelerinden alınan DNA örnekleri ile karşılaştırdı. Konuyla ilgili hem Hindistan’da hem İngiltere’de inceleme başlatıldığı, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın da bu hafta ülkeye yapacağı ziyaret sırasında konuyu Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşmesinin beklendiği ifade edildi.   “BU DURUM HAFTALARDIR SÜRÜYOR”  The Times’ın haberine göre, kazada hayatını kaybeden kişilerden bazıları olaydan kısa bir süre sonra ya Hindu inancına göre yakıldı ya da İslam gibi diğer inançlara göre defnedildi. Yakınlarını kaybeden İngiliz ailelerden bazılarını temsil eden avukat James Healy-Pratt, en az 12 İngiltere vatandaşının naaşlarının ülkeye gönderildiği bilgisini verdi.   Pratt, Daily Mail’e yaptığı açıklamada, “Son bir aydır bu sevgili İngiliz ailelerin evlerinde oturuyorum ve istedikleri ilk şey sevdiklerinin geri gönderilmesi. Ancak bazıları yanlış kalıntıları aldı ve bu konuda açıkça öfkeliler. Bu, birkaç haftadır devam ediyor ve bence aileler bir açıklamayı hak ediyor” dedi.   Bu durumu yaşayan ailelerin İngiliz vekiller ve Dışişleri Bakanlığı ile temas halinde olduğu bilgisi verildi. Hindistan makamları, 28 Haziran’da yaptıkları açıklamada, DNA testi ile 260 kişinin tamamının kimliklerinin tespit edildiğini ileri sürmüştü.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wqRfB5GvEUemPuBAYPPoLA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ailelere, bir, acı, daha:, Uçak, kazasında, ölenlerin, cesetleri, karıştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wqRfB5GvEUemPuBAYPPoLA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uçak kazasında ölenlerin cesetleri karıştı"><p>Hindistan'da 260 kişinin ölümüne yol açan uçak kazasının ardından İngiltere'ye yanlış cesetlerin gönderildiği anlaşıldı.</p>Hindistan’da 12 Haziran’da kalkış yaptıktan kısa bir süre sonra düşerek bir binaya çarpan uçakta hayatını kaybedenlerin ailelerine yanlış kişilerin cansız bedenlerinin gönderildiği ortaya çıktı.   The Times gazetesinin aktardığına göre, Air India havayolu şirketine ait 171 sefer sayılı Londra uçağında yaşanan kazada ölen İngilizlerin avukatı, ailelere yanlış cesetlerin gönderildiğini açıkladı. Hindistan’daki Ahmedabad havalimanından 242 yolcu ve mürettebat ile kalkan uçaktaki bir kişi hariç herkes kazada ölmüş, kaza sebebiyle karada bulunan 19 kişi de hayatını kaybetmişti. Hayatını kaybeden 52 kişinin İngiltere vatandaşı olduğu açıklanmıştı.   <strong>AYNI TABUTTA BİRDEN FAZLA KİŞİ</strong>  İngiltere basınına yansıyan haberlere göre, ölen İngilizlerin cansız bedenlerinin kimlikleri ülkelerine gönderilmeden önce yanlış tespit edildi. Ölen kişilerden birinin yakınları Hindistan’dan gelen tabutun içinde başka bir yolcunun bedeninin olduğunun söylenmesi üzerine cenaze törenini iptal etti. Bu kişinin kimliğinin henüz tespit edilmediği belirtildi.   Daily Mail’in haberine göre, bir başka olayda ise kazada ölen birden fazla kişinin kalıntıları aynı tabutun içine konuldu. Cenaze töreninin yapılabilmesi için insan kalıntılarının birbirinden ayrılması gerekti.   İngiltere’ye gönderilen cesetlerle ilgili yaşanan bu durumları başkent Londra’da görev yapan adli tabip Dr. Fiona Wilcox ortaya çıkardı. Wilcox, cesetlerden alınan DNA örneklerini ölenlerin ailelerinden alınan DNA örnekleri ile karşılaştırdı. Konuyla ilgili hem Hindistan’da hem İngiltere’de inceleme başlatıldığı, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın da bu hafta ülkeye yapacağı ziyaret sırasında konuyu Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşmesinin beklendiği ifade edildi.   <strong>“BU DURUM HAFTALARDIR SÜRÜYOR”</strong>  The Times’ın haberine göre, kazada hayatını kaybeden kişilerden bazıları olaydan kısa bir süre sonra ya Hindu inancına göre yakıldı ya da İslam gibi diğer inançlara göre defnedildi. Yakınlarını kaybeden İngiliz ailelerden bazılarını temsil eden avukat James Healy-Pratt, en az 12 İngiltere vatandaşının naaşlarının ülkeye gönderildiği bilgisini verdi.   Pratt, Daily Mail’e yaptığı açıklamada, “Son bir aydır bu sevgili İngiliz ailelerin evlerinde oturuyorum ve istedikleri ilk şey sevdiklerinin geri gönderilmesi. Ancak bazıları yanlış kalıntıları aldı ve bu konuda açıkça öfkeliler. Bu, birkaç haftadır devam ediyor ve bence aileler bir açıklamayı hak ediyor” dedi.   Bu durumu yaşayan ailelerin İngiliz vekiller ve Dışişleri Bakanlığı ile temas halinde olduğu bilgisi verildi. Hindistan makamları, 28 Haziran’da yaptıkları açıklamada, DNA testi ile 260 kişinin tamamının kimliklerinin tespit edildiğini ileri sürmüştü. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Havalimanında faciadan dönüldü: Çarpışmaya 60 metre</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/havalimaninda-faciadan-doenuldu-carpismaya-60-metre</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/havalimaninda-faciadan-doenuldu-carpismaya-60-metre</guid>
<description><![CDATA[ Meksika’da bir uçak, kalkış yapmaya çalıştığı sırada bir başka uçak hemen önüne, aynı piste indi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.Meksika’nın Mexico City kentinde bir havalimanında iki uçağın birbirleriyle çarpışmaktan son anda kurtulduğu ortaya çıktı. FlightRadar24 uçuş takip verileri, iki uçağın birbirlerine 60 metre kadar yaklaştığını gösterdi.   ABC News haber sitesinin aktardığına göre, olay, pazartesi günü yaşandı. Aeromexico Havayolları&#039;na ait bir uçak, iniş yapmaya çalıştığı sırada Delta Havayolları şirketine ait bir uçakla çarpışmaya çok yaklaştı. Uçuş takip verilerine göre, Aeromexico Havayolları’nın 1631 sefer sayılı uçağı, Benito Juarez Uluslararası Havalimanı’nda önce Delta Havayolları’nın 590 sefer sayılı uçağının üzerinden uçtu, ardından hemen önüne, aynı piste iniş yaptı. İki uçak arasındaki mesafenin 60 metreden biraz daha uzun olduğu tespit edildi.   DELTA UÇAĞI, SAATTE 95 KM HIZLA İLERLİYORDU  Delta, konuya ilişkin açıklamasında, Atlanta uçağının içindeki 150 kişiyle birlikte kalkış yapmak üzere olduğunu, uçuş ekibinin aynı piste, hemen önlerine bir başka uçağın indiğini görmesi üzerine kalkışın iptal edildiğini bildirdi.   Hava trafiği kontrol kayıtlarında da Delta pilotunun pistte olduklarını söylediği, ardından bir başka kişinin İspanyolca “Vay canına, inanılmaz” dediği duyuluyordu. Bu ifadeyi pilotun mu yoksa hava kontrolörünün mü söylediği ise netlik kazanmadı.   Delta uçağının diğer uçağı görerek durmadan önce saatte 95 kilometre hıza ulaştığı ifade edildi. Uçak, ardından önce kapıya döndü, ardından havalandı.  “PARALEL İKİ PİST VAR”  Eski savaş uçağı pilotu ve ABC News yorumcusu Steve Ganyard, Mexico City’de birbirine paralel iki pist olduğunu, kontrolörün Aeromexico uçağına hangi piste inmesini söylediğinin bilinmediğini aktardı. Ganyard, kuledeki kontrolörün bir uçağa kalkış, diğerine iniş için aynı anda onay verildiğini anlamamış olabileceğini de aktardı.   İniş yapan uçağın bağlı olduğu Aeromexico’dan yapılan açıklamada, şirketin olayın detaylı bir şekilde soruşturulması için yetkililer ile yakın bir çalışma içinde olduğu belirtildi.   Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği, havacılık uzmanlarının bir iletişim hatası olup olmadığını değerlendireceği bilgisi verildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J0BDlhIsJEqJnKg9S96b5A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Havalimanında, faciadan, dönüldü:, Çarpışmaya, metre</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J0BDlhIsJEqJnKg9S96b5A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Havalimanında faciadan dönüldü"><p>Meksika’da bir uçak, kalkış yapmaya çalıştığı sırada bir başka uçak hemen önüne, aynı piste indi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p>Meksika’nın Mexico City kentinde bir havalimanında iki uçağın birbirleriyle çarpışmaktan son anda kurtulduğu ortaya çıktı. FlightRadar24 uçuş takip verileri, iki uçağın birbirlerine 60 metre kadar yaklaştığını gösterdi.   ABC News haber sitesinin aktardığına göre, olay, pazartesi günü yaşandı. Aeromexico Havayolları'na ait bir uçak, iniş yapmaya çalıştığı sırada Delta Havayolları şirketine ait bir uçakla çarpışmaya çok yaklaştı. Uçuş takip verilerine göre, Aeromexico Havayolları’nın 1631 sefer sayılı uçağı, Benito Juarez Uluslararası Havalimanı’nda önce Delta Havayolları’nın 590 sefer sayılı uçağının üzerinden uçtu, ardından hemen önüne, aynı piste iniş yaptı. İki uçak arasındaki mesafenin 60 metreden biraz daha uzun olduğu tespit edildi.   <strong>DELTA UÇAĞI, SAATTE 95 KM HIZLA İLERLİYORDU</strong>  Delta, konuya ilişkin açıklamasında, Atlanta uçağının içindeki 150 kişiyle birlikte kalkış yapmak üzere olduğunu, uçuş ekibinin aynı piste, hemen önlerine bir başka uçağın indiğini görmesi üzerine kalkışın iptal edildiğini bildirdi.   Hava trafiği kontrol kayıtlarında da Delta pilotunun pistte olduklarını söylediği, ardından bir başka kişinin İspanyolca “Vay canına, inanılmaz” dediği duyuluyordu. Bu ifadeyi pilotun mu yoksa hava kontrolörünün mü söylediği ise netlik kazanmadı.   Delta uçağının diğer uçağı görerek durmadan önce saatte 95 kilometre hıza ulaştığı ifade edildi. Uçak, ardından önce kapıya döndü, ardından havalandı.  <strong>“PARALEL İKİ PİST VAR”</strong>  Eski savaş uçağı pilotu ve ABC News yorumcusu Steve Ganyard, Mexico City’de birbirine paralel iki pist olduğunu, kontrolörün Aeromexico uçağına hangi piste inmesini söylediğinin bilinmediğini aktardı. Ganyard, kuledeki kontrolörün bir uçağa kalkış, diğerine iniş için aynı anda onay verildiğini anlamamış olabileceğini de aktardı.   İniş yapan uçağın bağlı olduğu Aeromexico’dan yapılan açıklamada, şirketin olayın detaylı bir şekilde soruşturulması için yetkililer ile yakın bir çalışma içinde olduğu belirtildi.   Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği, havacılık uzmanlarının bir iletişim hatası olup olmadığını değerlendireceği bilgisi verildi. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, gözünü 18 bin nüfuslu ada ülkesine dikti: Göçmenler Pasifik&amp;apos;e gönderilecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-goezunu-18-bin-nufuslu-ada-ulkesine-diktigoecmenler-pasifike-goenderilecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-goezunu-18-bin-nufuslu-ada-ulkesine-diktigoecmenler-pasifike-goenderilecek</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere basınına yansıyan haberlere göre, ABD yönetimi Pasifik’teki küçük ada ülkesi Palau’nun sınır dışı edilecek başka ülke vatandaşı göçmenleri kabul etmesini istiyor.ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin halihazırda ABD’de bulunan sığınmacıları kabul etmesi için Palau’ya talepte bulunduğu bildirildi. 18 bin nüfuslu küçük bir Pasifik (Büyük Okyanus) ülkesi olan Palau, şimdi ABD’den gönderilmek istenen “üçüncü ülke vatandaşlarının” ada ülkesine yerleştirilmesi konusundaki anlaşma taslağını inceliyor.  ABD Başkanı Trump, Ocak 2025’te göreve geldiğinden bu yana göç konusunda sert bir politika izlemeye devam ediyor. Ülkelerinin kabul etmediği göçmenlerin vatandaşı olmadıkları ülkelere gönderilmesi de bu bağlamda uygulamaya geçirilmeye çalışılan politikalardan biri. Trump yönetimi, Afrika’daki bir dizi ülkenin ardından Pasifik’teki Palau’ya da üçüncü ülke vatandaşlarını kabul etme teklifinde bulundu.   “TEKLİF NİHAİ OLMAKTAN ÇOK UZAK”  The Guardian gazetesinin haberine göre, Filipinler’in doğusunda yer alan Palau’nun değerlendirmeye aldığı taslak anlaşmada, “koruma isteyebilecek ve ülkelerine dönmeye karşı olan” ve ABD’den gönderilecek “üçüncü ülke vatandaşlarının” Palau’ya yerleştirilmesi öngörülüyor. Anlaşmada kaç kişinin Palau’ya gönderilebileceği ya da Pasifik ülkesinin bunun karşılığında ne alacağı konusunda ayrıntı bulunmuyor.   Gazetenin gördüğü anlaşma taslağında, ABD hükümetinin anlaşma uyarınca yanında yetişkin olmayan çocukları Palau’ya gönderemeyeceği ifade edildi.   Öte yandan, yine gazetenin ulaştığı ve Devlet Başkanı Surangel Whipps Jr’ın taslak anlaşmaya dair kaleme aldığı bir mektup, teklifin nihai olmaktan çok uzak olduğunu ve daha fazla tartışılmaya açık olduğunu ortaya koydu. Mektupta, Palau’nun “herhangi bir kişiyi kabul edip etmeme kararı konusunda tam takdir yetkisine sahip olduğu” belirtildi.  “SEBEP, ÖNCELİKLE KORKUYU ARTIRMAK”  ABD Yüksek Mahkemesi, haziran ayında aldığı bir kararla Trump yönetiminin göçmenleri vatandaşı olmadıkları ülkelere göndermesinin yolunu açmıştı.   Göç Politika Enstitüsü’nün ABD Göç programını yöneten, ABD Göç ve Vatandaşlık Servisi’nin eski çalışanı Doris Meissner, Trump yönetiminin Palau’ya yaptığı teklifin bir benzerini çok sayıda ülkeye de yaptığını anlattı.   Meissner, “Bu ülkelerin çoğu küçük ve ABD’den uzak olduğu ve pek çok Amerikalıya aşina olmadığı için bu tür eylemlerin sebebi öncelikle ABD’deki göçmen toplumu arasında ailelerinin ya da bağlantılarının olmadığı uzak yerlere gönderilme korkusunu artırmak” dedi.   Öte yandan, ABD’nin aksine Palau Birleşmiş Milletler (BM) Mülteci Sözleşmesi’nin taraflarından. Bu uluslararası sözleşme taraf devletlerin zulümden kaçan insanları korumasını şart koşuyor ve ülkelere mülteci ve sığınmacılara nasıl muamele edilmesi gerektiği konusunda bir çerçeve sunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0EAu3_TWdk6ybcAqrp27xA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, gözünü, bin, nüfuslu, ada, ülkesine, dikti: Göçmenler, Pasifike, gönderilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0EAu3_TWdk6ybcAqrp27xA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD, gözünü 18 bin nüfuslu adaya dikti"><p>İngiltere basınına yansıyan haberlere göre, ABD yönetimi Pasifik’teki küçük ada ülkesi Palau’nun sınır dışı edilecek başka ülke vatandaşı göçmenleri kabul etmesini istiyor.</p>ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin halihazırda ABD’de bulunan sığınmacıları kabul etmesi için Palau’ya talepte bulunduğu bildirildi. 18 bin nüfuslu küçük bir Pasifik (Büyük Okyanus) ülkesi olan Palau, şimdi ABD’den gönderilmek istenen “üçüncü ülke vatandaşlarının” ada ülkesine yerleştirilmesi konusundaki anlaşma taslağını inceliyor.  ABD Başkanı Trump, Ocak 2025’te göreve geldiğinden bu yana göç konusunda sert bir politika izlemeye devam ediyor. Ülkelerinin kabul etmediği göçmenlerin vatandaşı olmadıkları ülkelere gönderilmesi de bu bağlamda uygulamaya geçirilmeye çalışılan politikalardan biri. Trump yönetimi, Afrika’daki bir dizi ülkenin ardından Pasifik’teki Palau’ya da üçüncü ülke vatandaşlarını kabul etme teklifinde bulundu.   <strong>“TEKLİF NİHAİ OLMAKTAN ÇOK UZAK”</strong>  The Guardian gazetesinin haberine göre, Filipinler’in doğusunda yer alan Palau’nun değerlendirmeye aldığı taslak anlaşmada, “koruma isteyebilecek ve ülkelerine dönmeye karşı olan” ve ABD’den gönderilecek “üçüncü ülke vatandaşlarının” Palau’ya yerleştirilmesi öngörülüyor. Anlaşmada kaç kişinin Palau’ya gönderilebileceği ya da Pasifik ülkesinin bunun karşılığında ne alacağı konusunda ayrıntı bulunmuyor.   Gazetenin gördüğü anlaşma taslağında, ABD hükümetinin anlaşma uyarınca yanında yetişkin olmayan çocukları Palau’ya gönderemeyeceği ifade edildi.   Öte yandan, yine gazetenin ulaştığı ve Devlet Başkanı Surangel Whipps Jr’ın taslak anlaşmaya dair kaleme aldığı bir mektup, teklifin nihai olmaktan çok uzak olduğunu ve daha fazla tartışılmaya açık olduğunu ortaya koydu. Mektupta, Palau’nun “herhangi bir kişiyi kabul edip etmeme kararı konusunda tam takdir yetkisine sahip olduğu” belirtildi.  <strong>“SEBEP, ÖNCELİKLE KORKUYU ARTIRMAK”</strong>  ABD Yüksek Mahkemesi, haziran ayında aldığı bir kararla Trump yönetiminin göçmenleri vatandaşı olmadıkları ülkelere göndermesinin yolunu açmıştı.   Göç Politika Enstitüsü’nün ABD Göç programını yöneten, ABD Göç ve Vatandaşlık Servisi’nin eski çalışanı Doris Meissner, Trump yönetiminin Palau’ya yaptığı teklifin bir benzerini çok sayıda ülkeye de yaptığını anlattı.   Meissner, “Bu ülkelerin çoğu küçük ve ABD’den uzak olduğu ve pek çok Amerikalıya aşina olmadığı için bu tür eylemlerin sebebi öncelikle ABD’deki göçmen toplumu arasında ailelerinin ya da bağlantılarının olmadığı uzak yerlere gönderilme korkusunu artırmak” dedi.   Öte yandan, ABD’nin aksine Palau Birleşmiş Milletler (BM) Mülteci Sözleşmesi’nin taraflarından. Bu uluslararası sözleşme taraf devletlerin zulümden kaçan insanları korumasını şart koşuyor ve ülkelere mülteci ve sığınmacılara nasıl muamele edilmesi gerektiği konusunda bir çerçeve sunuyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Covid&amp;19&amp;apos;un beyni yaşlandırdığı ortaya çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/covid-19un-beyni-yaslandirdigi-ortaya-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/covid-19un-beyni-yaslandirdigi-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Covid-19 pandemisinin yarattığı belirsizlik ve uzun süreli izolasyonun, beyin sağlığı üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğunu açıkladı.Nottingham Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmada, 15 bin 334 sağlıklı bireyin verileriyle geliştirilen bir beyin yaşlanma modeli kullanıldı. Bu model, 996 sağlıklı kişinin beyin taramaları üzerinde uygulandı. Katılımcıların yarısının taramaları pandemi öncesine aitken, diğer yarısının hem pandemi öncesi hem sonrası taramaları incelendi.Araştırma sonucuna göre, pandemi sırasında insanların beyinleri ortalama 5 buçuk ay daha hızlı yaşlandı. Bazı bireylerde bu fark, 20 aya kadar çıktı. Üstelik bu yaşlanma, Covid-19 enfeksiyonu geçirip geçirmemeye bakılmaksızın gözlemlendi.Ayrıca yaş ilerledikçe enfeksiyon geçirmiş bireylerde beyin yaşlanmasının daha da hızlandığı tespit edildi. Erkeklerde ve sosyal olarak dezavantajlı gruplarda da, beyin yaşlanmasının daha belirgin olduğu görüldü.
Daily Mail&#039;de yer alan habere göre, katılımcıların bilişsel performanslarını değerlendirmek için yapılan testler, özellikle Covid-19 geçirenlerde zihinsel esneklik ve işlem hızında düşüş gösteriyor.Dr. Ali-Reza Mohammadi-Nejad, Nature Communications dergisine verdiği demeçte, “En çok şaşırdığım şey, Covid geçirmemiş bireylerde bile beyin yaşlanma hızının ciddi şekilde artmış olmasıydı. Bu durum, pandemi deneyiminin beyin sağlığımızı ne denli etkilediğini gösteriyor” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YAvC768USEuyE-a-qv_c1Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Covid-19un, beyni, yaşlandırdığı, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YAvC768USEuyE-a-qv_c1Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Covid-19'un beyni yaşlandırdığı ortaya çıktı"><p>Bilim insanları, Covid-19 pandemisinin yarattığı belirsizlik ve uzun süreli izolasyonun, beyin sağlığı üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğunu açıkladı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UhFKayOsakmIF1drtDI1Sw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nottingham Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmada, 15 bin 334 sağlıklı bireyin verileriyle geliştirilen bir beyin yaşlanma modeli kullanıldı. Bu model, 996 sağlıklı kişinin beyin taramaları üzerinde uygulandı. Katılımcıların yarısının taramaları pandemi öncesine aitken, diğer yarısının hem pandemi öncesi hem sonrası taramaları incelendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nji9vkhSdUWs4fZCWTTkMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırma sonucuna göre, pandemi sırasında insanların beyinleri ortalama 5 buçuk ay daha hızlı yaşlandı. Bazı bireylerde bu fark, 20 aya kadar çıktı. Üstelik bu yaşlanma, Covid-19 enfeksiyonu geçirip geçirmemeye bakılmaksızın gözlemlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UPcjDbZbbkOQhG1eJfQIVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayrıca yaş ilerledikçe enfeksiyon geçirmiş bireylerde beyin yaşlanmasının daha da hızlandığı tespit edildi. Erkeklerde ve sosyal olarak dezavantajlı gruplarda da, beyin yaşlanmasının daha belirgin olduğu görüldü.
Daily Mail'de yer alan habere göre, katılımcıların bilişsel performanslarını değerlendirmek için yapılan testler, özellikle Covid-19 geçirenlerde zihinsel esneklik ve işlem hızında düşüş gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jPLUaciX9EmIurS64Y188Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Ali-Reza Mohammadi-Nejad, Nature Communications dergisine verdiği demeçte, “En çok şaşırdığım şey, Covid geçirmemiş bireylerde bile beyin yaşlanma hızının ciddi şekilde artmış olmasıydı. Bu durum, pandemi deneyiminin beyin sağlığımızı ne denli etkilediğini gösteriyor” dedi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İmzalar atıldı! Türkiye ve İngiltere, Eurofighter&amp;apos;da anlaştı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/imzalar-atildi-turkiye-ve-ingiltere-eurofighterda-anlasti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/imzalar-atildi-turkiye-ve-ingiltere-eurofighterda-anlasti</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye ve İngiltere, Avrupa yapımı Eurofighter savaş uçaklarının satışı için ön mutabakata vardı. Almanya da jetlerin teslimatı için onayı verdi. Peki bu uçakları hakkında neler biliniyor?Ankara, Eurofighter Typhoon savaş jetleri için kritik anlaşmayı imzaladı.Savunma Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamaya göre Bakan Yaşar Güler, IDEF Savunma Sanayii Fuarı kapsamında, İngiltere Savunma Bakanı John Healey ile bir araya geldi.Görüşmede, Türkiye&#039;nin Eurofighter Typhoon kullanıcısı olarak kabulüne ilişkin tam kapsamlı bir anlaşmaya yönelik Mutabakat Zaptı imzalandı.Açıklamada, anlaşmanın, Türkiye-Birleşik Krallık ortaklığının gücünü yeniden teyit ettiği belirtildi. Bakanlık, iki ülkenin Eurofighter Typhoon ihracatı konusunda kayda değer ilerleme sağlamaya devam ettiğini ifade ederek, şunları kaydetti: &quot;Türkiye’nin bir Typhoon kullanıcısı olarak kabul edilmesi, NATO’nun kilit müttefikleri arasında onlarca yıl boyunca gelişen dostluk bağlarını daha da güçlendirecek ve Türkiye’nin gelişmiş muharip hava kabiliyetlerini artırma yolunda önemli bir adım olacaktır.&quot;Bu gelişmenin Birleşik Krallık-Türkiye ortaklığında, kabiliyet iş birliğini güçlendirme ve iki ülkenin savunma sanayilerini dünya çapında lider ekipmanların karşılıklı alımı yoluyla destekleme anlamında yeni bir dönemin başlangıcını oluşturacağı da açıklamada belirtildi. İNGİLTERE&#039;DEN İLK AÇIKLAMAReuters haber ajansının bildirdiğine göre İngiltere hükümeti de anlaşmayla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, &quot;Türkiye ile Typhoon savaş jetleri için milyarlarca sterlin değerindeki ihracat anlaşması müzakereleri önümüzde haftalarda devam edecek&quot; denildi.ALMANYA DA YAZILI ONAY GÖNDERDİAlmanya da jetlerin teslimatı için onay verdi. Berlin&#039;de gazetecilere konuşan hükümet sözcüsü Stefan Kornelius, &quot;Savunma Bakanlığı, Türk hükümetine, ihracatın onaylandığını teyit eden yazılı bir belge gönderdi&quot; dedi.ALMAN BASINI YAZMIŞTIAlman basını bugün Almanya federal hükümetinin de Türkiye&#039;ye Eurofighter Typhoon savaş jetlerinin teslimatı için yeşil ışık yaktığını yazmıştı.  Alman Der Spiegel dergisinin bildirdiğine göre, Federal Güvenlik Konseyi, Ankara&#039;dan gelen 40 adet Eurofighter savaş uçağı talebini olumlu karşıladı.  Uçakların Almanya&#039;dan gelen parçalarla İngiltere&#039;de üretileceği belirtildi.  &quot;KESİN SAYI KARARLAŞTIRILMADI&quot;  Cumhurbaşkanı Erdoğan da önceki gün, satın alma görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini belirtmişti. Erdoğan, Almanya ve İngiltere&#039;nin konuyu olumlu karşıladığını dile getirdi.  İngiliz basınına göre, jetlerin kesin sayısı ve özellikleri henüz kesin olarak kararlaştırılmadı. Türkiye 40 jetin tamamını sipariş ederse, sipariş bedelinin yaklaşık 4,75 milyar euro&#039;ya ulaşacağı belirtiliyor.  &quot;BAŞKA BİR NATO ÜYESİNE KARŞI KULLANILAMAZ&quot;  Spiegel&#039;in bilgilerine göre, hem Erdoğan hem de İngiliz hükümeti ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis Alman hükümetinin kararı hakkında bilgilendirildi.  Habere göre Türkiye inceleme sürecinde uçakları sadece NATO ittifakı dayanışması çerçevesinde, yani ittifakın başka bir üyesine karşı kullanmayacağını taahhüt etti. Planlanan izin, federal hükümet tarafından verilmeden önce Miçotakis ile de görüşüldü. Yunanistan ise Fransa&#039;dan 24 adet Rafale savaş uçağı satın aldı ve sonuncusu ocak ayında teslim edildi.&quot;TÜRKİYE SON DERECE DEĞERLİ BİR ORTAK&quot;  Bir önceki hükümet döneminde Almanya, 2024 yılında yıllar sonra ilk kez Türkiye&#039;ye büyük çaplı silah ihracatı izni vermişti.  Geçtiğimiz ekim ayında, dönemin Başbakanı Olaf Scholz, Türkiye ziyaretinde Eurofighter anlaşmasına açık olduğunu belirtmişti. Ancak koalisyonun dağılması, olumlu bir kararın alınmasını engelledi. Merz, mayıs ayında yaptığı açıklamada, Türkiye&#039;nin son derece değerli ve önemli bir NATO ortağı olduğunu söylemişti. EUROFIGHTER TYPHOON NEDİR?  Eurofighter, Avrupa’nın en büyük üç savunma şirketi olan İngiliz BAE Systems, Fransız Airbus ve İtalyan Leonardo’dan oluşan bir konsorsiyum tarafından üretiliyor.  Eurofighter konsorsiyumunda İngiltere, İtalya ve İspanya ile birlikte Almanya da yer alıyor. Alman hükümetinin onayı olmadan, diğer partnerler üçüncü ülkelere satış yapamıyor.  Çift motorlu, delta kanatlı, çok rollü savaş uçağı olarak bilinen jetin tasarımı Fransız Dassault Rafale, İsveçli Saab Gripen ve Rus MiG 1.44 uçakları temel alınarak yapıldı.  Çeviklik ve gelişmiş elektronik sistemleri ise bu uçakların en belirgin özelliklerinden.Eurofighter Typhoon, şu teknik özelliklere sahip:  Uzunluk: 15.96 metre  Mürettebat: 1 (2) Kanat açıklığı: 10.95 metre  Kanat açıklığı: 5.28 metre Kanat alanı: 51.2 m² Boş ağırlık: 11 bin kilogram Yüklü Ağırlığı: 16 bin kilogram Azami kalkış ağırlığı: 23 bin 500 kilogram Motor: 2 x Eurojet EJ200 ard yakma turbofan Motor gücü: 60 KN  Yakıt kapasitesi: 5 bin litre  AZAMİ HIZ Yüksek irtifada: 2 bin 495 kilometre/saat Deniz seviyesinde: Mach 1.25 (1.530 kilometre/saat) Menzil: 2 bin 900 kilometre (1.800 mil) Servis yarıçapı: 19 bin 812 metre (65 bin ft ) Tırmanış: 315 metre/saat  İtiş/Ağırlık oranı: 1.15 ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ih65piummESqqhPvgSeWtQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İmzalar, atıldı, Türkiye, İngiltere, Eurofighterda, anlaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ih65piummESqqhPvgSeWtQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Türkiye ve İngiltere, Eurofighter'da anlaştı!"><p>Türkiye ve İngiltere, Avrupa yapımı Eurofighter savaş uçaklarının satışı için ön mutabakata vardı. Almanya da jetlerin teslimatı için onayı verdi. Peki bu uçakları hakkında neler biliniyor?</p><p>Ankara, Eurofighter Typhoon savaş jetleri için kritik anlaşmayı imzaladı.</p><p>Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Bakan Yaşar Güler, IDEF Savunma Sanayii Fuarı kapsamında, İngiltere Savunma Bakanı John Healey ile bir araya geldi.</p><p>Görüşmede, Türkiye'nin Eurofighter Typhoon kullanıcısı olarak kabulüne ilişkin tam kapsamlı bir anlaşmaya yönelik Mutabakat Zaptı imzalandı.</p><p>Açıklamada, anlaşmanın, Türkiye-Birleşik Krallık ortaklığının gücünü yeniden teyit ettiği belirtildi. </p><p>Bakanlık, iki ülkenin Eurofighter Typhoon ihracatı konusunda kayda değer ilerleme sağlamaya devam ettiğini ifade ederek, şunları kaydetti: "Türkiye’nin bir Typhoon kullanıcısı olarak kabul edilmesi, NATO’nun kilit müttefikleri arasında onlarca yıl boyunca gelişen dostluk bağlarını daha da güçlendirecek ve Türkiye’nin gelişmiş muharip hava kabiliyetlerini artırma yolunda önemli bir adım olacaktır."</p><p>Bu gelişmenin Birleşik Krallık-Türkiye ortaklığında, kabiliyet iş birliğini güçlendirme ve iki ülkenin savunma sanayilerini dünya çapında lider ekipmanların karşılıklı alımı yoluyla destekleme anlamında yeni bir dönemin başlangıcını oluşturacağı da açıklamada belirtildi. </p><p><strong>İNGİLTERE'DEN İLK AÇIKLAMA</strong></p><p>Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İngiltere hükümeti de anlaşmayla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Türkiye ile Typhoon savaş jetleri için milyarlarca sterlin değerindeki ihracat anlaşması müzakereleri önümüzde haftalarda devam edecek" denildi.</p><p><strong>ALMANYA DA YAZILI ONAY GÖNDERDİ</strong></p><p>Almanya da jetlerin teslimatı için onay verdi. Berlin'de gazetecilere konuşan hükümet sözcüsü Stefan Kornelius, "Savunma Bakanlığı, Türk hükümetine, ihracatın onaylandığını teyit eden yazılı bir belge gönderdi" dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3lqvqRw5fkmXSEYXbAybAA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>ALMAN BASINI YAZMIŞTI</strong></p><p>Alman basını bugün Almanya federal hükümetinin de Türkiye'ye Eurofighter Typhoon savaş jetlerinin teslimatı için yeşil ışık yaktığını yazmıştı.  Alman Der Spiegel dergisinin bildirdiğine göre, Federal Güvenlik Konseyi, Ankara'dan gelen 40 adet Eurofighter savaş uçağı talebini olumlu karşıladı.  Uçakların Almanya'dan gelen parçalarla İngiltere'de üretileceği belirtildi.  <strong>"KESİN SAYI KARARLAŞTIRILMADI"</strong>  Cumhurbaşkanı Erdoğan da önceki gün, satın alma görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini belirtmişti. Erdoğan, Almanya ve İngiltere'nin konuyu olumlu karşıladığını dile getirdi.  İngiliz basınına göre, jetlerin kesin sayısı ve özellikleri henüz kesin olarak kararlaştırılmadı. Türkiye 40 jetin tamamını sipariş ederse, sipariş bedelinin yaklaşık 4,75 milyar euro'ya ulaşacağı belirtiliyor.  <strong>"BAŞKA BİR NATO ÜYESİNE KARŞI KULLANILAMAZ"</strong>  Spiegel'in bilgilerine göre, hem Erdoğan hem de İngiliz hükümeti ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis Alman hükümetinin kararı hakkında bilgilendirildi.  Habere göre Türkiye inceleme sürecinde uçakları sadece NATO ittifakı dayanışması çerçevesinde, yani ittifakın başka bir üyesine karşı kullanmayacağını taahhüt etti. Planlanan izin, federal hükümet tarafından verilmeden önce Miçotakis ile de görüşüldü. Yunanistan ise Fransa'dan 24 adet Rafale savaş uçağı satın aldı ve sonuncusu ocak ayında teslim edildi.</p><p><strong>"TÜRKİYE SON DERECE DEĞERLİ BİR ORTAK"</strong>  Bir önceki hükümet döneminde Almanya, 2024 yılında yıllar sonra ilk kez Türkiye'ye büyük çaplı silah ihracatı izni vermişti.  Geçtiğimiz ekim ayında, dönemin Başbakanı Olaf Scholz, Türkiye ziyaretinde Eurofighter anlaşmasına açık olduğunu belirtmişti. Ancak koalisyonun dağılması, olumlu bir kararın alınmasını engelledi. Merz, mayıs ayında yaptığı açıklamada, Türkiye'nin son derece değerli ve önemli bir NATO ortağı olduğunu söylemişti. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WJU6npTZl06yvInwjzTj5g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>EUROFIGHTER TYPHOON NEDİR?  </strong>Eurofighter, Avrupa’nın en büyük üç savunma şirketi olan İngiliz BAE Systems, Fransız Airbus ve İtalyan Leonardo’dan oluşan bir konsorsiyum tarafından üretiliyor.  Eurofighter konsorsiyumunda İngiltere, İtalya ve İspanya ile birlikte Almanya da yer alıyor. Alman hükümetinin onayı olmadan, diğer partnerler üçüncü ülkelere satış yapamıyor.  Çift motorlu, delta kanatlı, çok rollü savaş uçağı olarak bilinen jetin tasarımı Fransız Dassault Rafale, İsveçli Saab Gripen ve Rus MiG 1.44 uçakları temel alınarak yapıldı.  Çeviklik ve gelişmiş elektronik sistemleri ise bu uçakların en belirgin özelliklerinden.</p><p><strong>Eurofighter Typhoon, şu teknik özelliklere sahip:</strong>  Uzunluk: 15.96 metre  Mürettebat: 1 (2) Kanat açıklığı: 10.95 metre  Kanat açıklığı: 5.28 metre Kanat alanı: 51.2 m² Boş ağırlık: 11 bin kilogram Yüklü Ağırlığı: 16 bin kilogram Azami kalkış ağırlığı: 23 bin 500 kilogram Motor: 2 x Eurojet EJ200 ard yakma turbofan Motor gücü: 60 KN  Yakıt kapasitesi: 5 bin litre  <strong>AZAMİ HIZ</strong> </p><p>Yüksek irtifada: 2 bin 495 kilometre/saat Deniz seviyesinde: Mach 1.25 (1.530 kilometre/saat) Menzil: 2 bin 900 kilometre (1.800 mil) Servis yarıçapı: 19 bin 812 metre (65 bin ft ) Tırmanış: 315 metre/saat  İtiş/Ağırlık oranı: 1.15</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Columbia Üniversitesi’nden Filistin’e destek eylemcilerine disiplin cezası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/columbia-universitesinden-filistine-destek-eylemcilerine-disiplin-cezasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/columbia-universitesinden-filistine-destek-eylemcilerine-disiplin-cezasi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’deki Columbia Üniversitesi’nde Filistin’e destek için eylem yapan 80’e yakın öğrenciye disiplin cezaları verildi.ABD’deki Columbia Üniversitesi, İsrail’in saldırıları altındaki Gazze ile dayanışma ve Filistin’e destek için düzenlenen protestolara katılan yaklaşık 80 öğrenci hakkında çeşitli disiplin cezaları uygulama kararı aldı. Verilen cezalar arasında okuldan atılma ya da uzaklaştırılma ve akademik derecelerin iptali gibi yaptırımların olduğu ifade edildi.  El Cezire haber sitesinin aktardığına göre, okulun İsrail ile tüm finansal bağlarını koparması için kampanya yürüten Columbia Üniversitesi Apartheid Divest (CUAD) isimli grup, konuya ilişkin açıklama yaparak yaklaşık 80 öğrencinin 3 yıla kadar süreyle ya okuldan atıldığını ya da uzaklaştırıldığını bildirdi.   Üniversiteden yapılan açıklamada ise öğrencilere verilen cezaların Mayıs 2025’te Butler Kütüphanesi’nde ve 2024 ilkbaharında Mezunlar Haftasonu’nda düzenlenen eylemler dolayısıyla verildiğine işaret edildi. Üniversiteden yapılan açıklamada, “Akademik faaliyetlerin sekteye uğratılması, üniversite politikalarını ve kurallarını ihlal eder ve bu tür ihlaller muhakkak bazı sonuçlar doğurur” denildi.   “MÜCADELEYE BAĞLIYIZ”  CUAD eylem grubu, üniversitenin öğrencilere uyguladığı bu yaptırımların daha önce Filistin ile bağlantılı olmayan protestolar ile ilgili verilen yaptırım kararlarını büyük ölçüde aştığına dikkat çekti. CUAD, bu tür adımlar karşısında yılmayacaklarını belirterek, “Filistin’in özgürleşmesi için mücadeleye bağlıyız” ifadelerini kullandı.   2024 yılında Columbia Üniversitesi’nde başlatılan Filistin’e destek eylem çadır kampları, önce ABD’de, ardından tüm dünyada Filistin’e destek ve İsrail’e tepki eylemlerinin yapılmasının fitilini ateşleyen gelişmelerden biri olmuştu. Üniversite yönetiminin polise izin vermesi üzerine New York polisi Columbia kampüsüne girerek onlarca kişiyi gözaltına almıştı.   Üniversitenin baskılarına karşın eylemci öğrenciler bu sene mayıs ayında final sınavlar sırasında Butler Kütüphanesi’nde bir kez daha eylem yapmış, İsrail ordusu ile bağlantılı şirketlerle yatırım ilişkilerine son verilmesini istemiş ve Gazze’deki Filistinlilerle dayanışmalarını ifade etmişti.   Öte yandan, Columbia Üniversitesi’nden yapılan açıklamada kaç öğrenciye disiplin cezası verildiği belirtilmedi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SHtAHNNHSE-4jQfELqJBcA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Columbia, Üniversitesi’nden, Filistin’e, destek, eylemcilerine, disiplin, cezası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SHtAHNNHSE-4jQfELqJBcA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de Gazze eylemcilerine disiplin cezası"><p>ABD’deki Columbia Üniversitesi’nde Filistin’e destek için eylem yapan 80’e yakın öğrenciye disiplin cezaları verildi.</p>ABD’deki Columbia Üniversitesi, İsrail’in saldırıları altındaki Gazze ile dayanışma ve Filistin’e destek için düzenlenen protestolara katılan yaklaşık 80 öğrenci hakkında çeşitli disiplin cezaları uygulama kararı aldı. Verilen cezalar arasında okuldan atılma ya da uzaklaştırılma ve akademik derecelerin iptali gibi yaptırımların olduğu ifade edildi.  El Cezire haber sitesinin aktardığına göre, okulun İsrail ile tüm finansal bağlarını koparması için kampanya yürüten Columbia Üniversitesi Apartheid Divest (CUAD) isimli grup, konuya ilişkin açıklama yaparak yaklaşık 80 öğrencinin 3 yıla kadar süreyle ya okuldan atıldığını ya da uzaklaştırıldığını bildirdi.   Üniversiteden yapılan açıklamada ise öğrencilere verilen cezaların Mayıs 2025’te Butler Kütüphanesi’nde ve 2024 ilkbaharında Mezunlar Haftasonu’nda düzenlenen eylemler dolayısıyla verildiğine işaret edildi. Üniversiteden yapılan açıklamada, “Akademik faaliyetlerin sekteye uğratılması, üniversite politikalarını ve kurallarını ihlal eder ve bu tür ihlaller muhakkak bazı sonuçlar doğurur” denildi.   <strong>“MÜCADELEYE BAĞLIYIZ”</strong>  CUAD eylem grubu, üniversitenin öğrencilere uyguladığı bu yaptırımların daha önce Filistin ile bağlantılı olmayan protestolar ile ilgili verilen yaptırım kararlarını büyük ölçüde aştığına dikkat çekti. CUAD, bu tür adımlar karşısında yılmayacaklarını belirterek, “Filistin’in özgürleşmesi için mücadeleye bağlıyız” ifadelerini kullandı.   2024 yılında Columbia Üniversitesi’nde başlatılan Filistin’e destek eylem çadır kampları, önce ABD’de, ardından tüm dünyada Filistin’e destek ve İsrail’e tepki eylemlerinin yapılmasının fitilini ateşleyen gelişmelerden biri olmuştu. Üniversite yönetiminin polise izin vermesi üzerine New York polisi Columbia kampüsüne girerek onlarca kişiyi gözaltına almıştı.   Üniversitenin baskılarına karşın eylemci öğrenciler bu sene mayıs ayında final sınavlar sırasında Butler Kütüphanesi’nde bir kez daha eylem yapmış, İsrail ordusu ile bağlantılı şirketlerle yatırım ilişkilerine son verilmesini istemiş ve Gazze’deki Filistinlilerle dayanışmalarını ifade etmişti.   Öte yandan, Columbia Üniversitesi’nden yapılan açıklamada kaç öğrenciye disiplin cezası verildiği belirtilmedi. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;da &amp;quot;gizemli&amp;quot; patlama ve yangınlar: &amp;quot;İsrail&amp;apos;in sabotajı olabilir&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/iranda-gizemli-patlama-ve-yanginlar-israilin-sabotaji-olabilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/iranda-gizemli-patlama-ve-yanginlar-israilin-sabotaji-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD basınına konuşan İranlı ve Avrupalı yetkililer, İran&#039;da son iki haftadır yaşanan yangın ve patlamaların arkasında İsrail&#039;in olabileceğine işaret etti.İsrail ve İran arasında 12 gün boyunca devam eden savaş ABD’nin de arabuluculuğunda sağlanan ateşkesle sona erse de İran’da hemen her gün yaşanan “gizemli” patlama ve yangınlar sabotaj şüphelerini de beraberinde getirdi.   The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, iki haftayı aşkın süredir İran’ın farklı bölgelerinde “gizemli” patlama ve yangınlar meydana geldi, apartmanlar, petrol rafinerileri, havalimanı yolu ve ayakkabı fabrikası gibi yerler alevler içinde kaldı. İranlı yetkililer kamuoyu önünde yaptıkları açıklamalarda yaşananları tesadüf olduğunu söyledi ya da sebebinin eskiyen altyapı olduğunu savundu. Ancak, aralarında İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun bir mensubunun da olduğu üç İranlı yetkili, bu olayların sabotaj eylemi olduğu düşüncesinde. Haberde, İran hükümetinin bocalamasını isteyen pek çok düşmanının olduğu ancak yetkililerin İsrail’den şüphelediği ifade edildi. İsrail daha önce de İran topraklarında patlama ve suikastlar düzenlemiş, ilan edilen ateşkesin ardından İran’da faaliyet göstermeye devam edeceklerini açıklamıştı.   “İSRAİL’İN DAHLİ OLDUĞUNDAN ŞÜPHELENİLİYOR”  İran ile temasları olan Avrupalı bir yetkili de saldırıların sabotaj olduğunu ve bunda İsrail’in dahlinin olduğundan şüphelendiğini belirtti. Gazeteye konuşan dört kaynak da kamuoyuna açıklama yapma yetkileri olmadığı için kimliklerinin gizli kalmasını şart koşarken, İranlı yetkililer sabotaj iddialarına dair herhangi bir kanıt sunmadı. Kamuoyuna açıklama yapan İranlı yetkililer ise yangın ve patlamaları gaz sızıntısı, çöp yangını ya da eskiyen altyapı gibi sebepler bağladı. Fakat ülke çapında bir ya da iki günde bir neden gaz patlamalarının yaşandığı konusunda ikna edici bir izahat sunamadılar.   Yaşanan bazı olaylar stratejik altyapı sahalarında meydana geldi. Bunların arasında cumartesi günü güneydeki Abadan kentinde önemli bir petrol üretim tesisinde çıkan ve bir kişinin ölümüne yol açan yangın da vardı. Apartmanlar ve fabrikalar gibi yerlerde yaşanan diğer patlamalar ise kaos ve istikrarsızlık hissini artırdı.   “OCAĞI VE GAZI AÇARAK BİNADAN ÇIKMIŞLAR”  İran, Meşhed Uluslararası Havalimanı’nda yaşanan yangını “otların kontrollü bir şekilde yakılması” ile açıklamış, başkent Tahran’daki bir başka yangını ise çöp yangını olarak izah etmişti. Diğer çoğu olay için yapılan yaygın açıklama ise gaz sızıntısı oldu.   Fakat apartmanlarda meydana gelen patlamalardan bazıları o kadar güçlüydü ki patlamaların ardından yoğun duman bulutları gökyüzüne yükseldi, binaların duvarları ve tavanları çöktü.   Kum kentinde bir apartmanda yaşanan patlamanın ardından apartmanda bomba patlamış gibi bir görüntü oluştu. Birinci katın duvarları yıkıldı, camlar patladı. Sokakta park halinde olan sarı bir taksi enkaz altında kaldı. Patlamada yedi kişi yaralandı ve olay yerinin etrafındaki geniş bir alan da enkaz altında kaldı.   NYT’ye konuşan iki İranlı yetkili, burada patlamanın yaşandığı birimin ocağı ve fırının gazını açarak sanki kasıtlı olarak yangın başlatmak için bu şekilde binadan ayrılan iki ajan tarafından kiralandığını söyledi.   “PANİK YARATMAK İSTİYORLAR”  Benzer bir olay başkent Tahran’daki çok katlı bir binada da meydana geldi. Söz konusu binada yargı erki çalışanlarına indirimli konut sağlanıyordu. Patlamada duvarlar ve pencereler büyük zarar gördü. Üç İranlı yetkili, bunu yapan sabotajcıların savcı ve hakimler arasında hedef olabileceklerine dair panik yaratmak istediğine inandıklarını anlattı. Bunun İsrail’in İranlı nükleer bilim insanlarını hedef almasına benzer olduğu ifade edildi.   Devrim Muhafızları mensubu, tüm bu olayların kümülatif etkisinin, hem yetkililer hem halk arasında artan bir kaygı olduğu yorumunu yaptı.   İran’ın Kaşan kentinden Muhammed isimli bir kafe ve sanat galerisi yöneticisi de konuya ilişkin olarak “Pek çoğumuz bunu İsrail’in yaptığını ve savaşın yeniden başlayacağını düşünüyor&quot; dedi, Kaşan’ın bazı nükleer tesis ve füze üslerine yakın olması dolayısıyla özellikle “korkmuş ve paranoyak” bir halde olduklarını anlattı.   Habere göre, pek çok İranlı, İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey isimlerinden Gulam Hüseyin Gaybparvar’ın ölümünü de sorguluyor. Devlet basınında çıkan haberlerde, askerin 1980’li yıllarda Irak ile savaşta aldığı kimyasal silah yaralarından kaynaklı komplikasyonlardan öldüğü ifade edilmişti. Haberde, bu yaralanmanın olumsuz etkilerinin İsrail ile savaş sırasında stres sebebiyle kötüleştiği belirtilmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u9LOi7b7vU2mg5d7VYehBg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İranda, gizemli, patlama, yangınlar:, İsrailin, sabotajı, olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u9LOi7b7vU2mg5d7VYehBg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'da " gizemli patlama ve yang><p>ABD basınına konuşan İranlı ve Avrupalı yetkililer, İran'da son iki haftadır yaşanan yangın ve patlamaların arkasında İsrail'in olabileceğine işaret etti.</p><p>İsrail ve İran arasında 12 gün boyunca devam eden savaş ABD’nin de arabuluculuğunda sağlanan ateşkesle sona erse de İran’da hemen her gün yaşanan “gizemli” patlama ve yangınlar sabotaj şüphelerini de beraberinde getirdi.   The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, iki haftayı aşkın süredir İran’ın farklı bölgelerinde “gizemli” patlama ve yangınlar meydana geldi, apartmanlar, petrol rafinerileri, havalimanı yolu ve ayakkabı fabrikası gibi yerler alevler içinde kaldı. İranlı yetkililer kamuoyu önünde yaptıkları açıklamalarda yaşananları tesadüf olduğunu söyledi ya da sebebinin eskiyen altyapı olduğunu savundu. Ancak, aralarında İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun bir mensubunun da olduğu üç İranlı yetkili, bu olayların sabotaj eylemi olduğu düşüncesinde. </p><p>Haberde, İran hükümetinin bocalamasını isteyen pek çok düşmanının olduğu ancak yetkililerin İsrail’den şüphelediği ifade edildi. İsrail daha önce de İran topraklarında patlama ve suikastlar düzenlemiş, ilan edilen ateşkesin ardından İran’da faaliyet göstermeye devam edeceklerini açıklamıştı.   <strong>“İSRAİL’İN DAHLİ OLDUĞUNDAN ŞÜPHELENİLİYOR”</strong>  İran ile temasları olan Avrupalı bir yetkili de saldırıların sabotaj olduğunu ve bunda İsrail’in dahlinin olduğundan şüphelendiğini belirtti. Gazeteye konuşan dört kaynak da kamuoyuna açıklama yapma yetkileri olmadığı için kimliklerinin gizli kalmasını şart koşarken, İranlı yetkililer sabotaj iddialarına dair herhangi bir kanıt sunmadı. </p><p>Kamuoyuna açıklama yapan İranlı yetkililer ise yangın ve patlamaları gaz sızıntısı, çöp yangını ya da eskiyen altyapı gibi sebepler bağladı. Fakat ülke çapında bir ya da iki günde bir neden gaz patlamalarının yaşandığı konusunda ikna edici bir izahat sunamadılar.   Yaşanan bazı olaylar stratejik altyapı sahalarında meydana geldi. Bunların arasında cumartesi günü güneydeki Abadan kentinde önemli bir petrol üretim tesisinde çıkan ve bir kişinin ölümüne yol açan yangın da vardı. Apartmanlar ve fabrikalar gibi yerlerde yaşanan diğer patlamalar ise kaos ve istikrarsızlık hissini artırdı.   <strong>“OCAĞI VE GAZI AÇARAK BİNADAN ÇIKMIŞLAR”</strong>  İran, Meşhed Uluslararası Havalimanı’nda yaşanan yangını “otların kontrollü bir şekilde yakılması” ile açıklamış, başkent Tahran’daki bir başka yangını ise çöp yangını olarak izah etmişti. Diğer çoğu olay için yapılan yaygın açıklama ise gaz sızıntısı oldu.   Fakat apartmanlarda meydana gelen patlamalardan bazıları o kadar güçlüydü ki patlamaların ardından yoğun duman bulutları gökyüzüne yükseldi, binaların duvarları ve tavanları çöktü.   Kum kentinde bir apartmanda yaşanan patlamanın ardından apartmanda bomba patlamış gibi bir görüntü oluştu. Birinci katın duvarları yıkıldı, camlar patladı. Sokakta park halinde olan sarı bir taksi enkaz altında kaldı. Patlamada yedi kişi yaralandı ve olay yerinin etrafındaki geniş bir alan da enkaz altında kaldı.   NYT’ye konuşan iki İranlı yetkili, burada patlamanın yaşandığı birimin ocağı ve fırının gazını açarak sanki kasıtlı olarak yangın başlatmak için bu şekilde binadan ayrılan iki ajan tarafından kiralandığını söyledi.   <strong>“PANİK YARATMAK İSTİYORLAR”</strong>  Benzer bir olay başkent Tahran’daki çok katlı bir binada da meydana geldi. Söz konusu binada yargı erki çalışanlarına indirimli konut sağlanıyordu. Patlamada duvarlar ve pencereler büyük zarar gördü. Üç İranlı yetkili, bunu yapan sabotajcıların savcı ve hakimler arasında hedef olabileceklerine dair panik yaratmak istediğine inandıklarını anlattı. Bunun İsrail’in İranlı nükleer bilim insanlarını hedef almasına benzer olduğu ifade edildi.   Devrim Muhafızları mensubu, tüm bu olayların kümülatif etkisinin, hem yetkililer hem halk arasında artan bir kaygı olduğu yorumunu yaptı.   İran’ın Kaşan kentinden Muhammed isimli bir kafe ve sanat galerisi yöneticisi de konuya ilişkin olarak “Pek çoğumuz bunu İsrail’in yaptığını ve savaşın yeniden başlayacağını düşünüyor" dedi, Kaşan’ın bazı nükleer tesis ve füze üslerine yakın olması dolayısıyla özellikle “korkmuş ve paranoyak” bir halde olduklarını anlattı.   Habere göre, pek çok İranlı, İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey isimlerinden Gulam Hüseyin Gaybparvar’ın ölümünü de sorguluyor. Devlet basınında çıkan haberlerde, askerin 1980’li yıllarda Irak ile savaşta aldığı kimyasal silah yaralarından kaynaklı komplikasyonlardan öldüğü ifade edilmişti. Haberde, bu yaralanmanın olumsuz etkilerinin İsrail ile savaş sırasında stres sebebiyle kötüleştiği belirtilmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya’da başbakan muamması: Seçim hezimeti istifa mı getirecek?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/japonyada-basbakan-muammasi-secim-hezimeti-istifa-mi-getirecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/japonyada-basbakan-muammasi-secim-hezimeti-istifa-mi-getirecek</guid>
<description><![CDATA[ Japonya Başbakanı İşiba, partisi LDP ve koalisyon ortağının meclis seçiminde yaşadığı hezimetin ardından istifa etmeye karar verdiği yönündeki iddiaları reddetti.Japonya’da pazar günü parlamentonun üst kanadı Danışman Meclisi (Sangiin) için yapılan seçimde yaşanan hezimetin ardından Başbakan İşiba Şigeru’nun istifa edeceği ileri sürüldü. 68 yaşındaki Başbakan İşiba ise “halihazırda istifa etmeye karar verdiği” yönündeki haberlerin “tamamen temelsiz” olduğunu söyledi.   İşiba’nın Liberal Demokrat Parti’si (LDP) ve koalisyon ortağı Komeito, seçim öncesi belirlediği 125 sandalyeden en az 50&#039;sini kazanma hedefine ulaşamayarak çoğunluğu elde edememişti. Koalisyonun üst meclisteki sandalye sayısı, 141&#039;den 122&#039;ye düşmüştü. Meclisin iki kanadında da çoğunluğu kaybeden İşiba istifa çağrıları ile karşı karşıya kalmıştı.  “GERÇEĞİ YANSITMIYOR”  Reuters haber ajansına konuşan bir kaynak, Japonya Başbakanı’nın seçimi kaybetmesi üzerine istifa etmeyi planladığını anlattı. Başbakana yakın kaynak, İşiba’nın ABD ile gümrük vergisi tarifesi için belirlenen 1 Ağustos son tarihi yaklaşırken ülkede siyasi istikrarsızlık yaratmak istemediği için hemen istifa etmediğini anlattı.   Japonya basınına yansıyan haberlerde de İşiba’nın istifasını gelecek ay açıklayacağı iddiasına yer verildi.   İşiba, bu iddialar üzerine bugün yaptığı açıklamada, istifa haberlerine işaret ederek, “Niyetime dair medyada çıkan haberler hiçbir şekilde gerçeği yansıtmıyor” dedi.   MECLİSİN İKİ KANADINDA DA ÇOĞUNLUĞU KAYBETTİ  İşiba liderliğindeki iktidar koalisyonu, 20 Temmuz Pazar günü yapılan seçimlerde parlamentonun üst kanadı Sangiin’de çoğunluğu kaybetti.  LDP ve koalisyon ortağı Komeito, meclisin üst kanadında çoğunluğu elde edemedi. Koalisyonun üst meclisteki sandalye sayısı, 141&#039;den 122&#039;ye düştü. Böylece iktidar koalisyonu hem üst mecliste hem de alt mecliste çoğunluğu kaybetmiş oldu. Muhalefet partileri ise LDP ve Komeito ile genişletilmiş bir koalisyona katılmayı reddetti.  “ÖNCE JAPONYA” YÜKSELİŞTE  Seçimlerde, milliyetçi söylemleriyle öne çıkan, &quot;Önce Japonya&quot; sloganını kullanan muhalefet partisi Sanseito sandalye sayısını ikiden 15&#039;e yükseltti.  Öte yandan Sangiin&#039;deki kadın milletvekili sayısı da 2022&#039;deki seçimlerde kaydedilen 35 kişilik rekoru aşarak 42&#039;ye çıktı.  Başbakan İşiba, yenilginin ardından yaptığı açıklamada, seçim sonuçlarını ciddiyetle ele aldığını ancak önceliğinin siyasi bir boşluk oluşmasını önlemek ve ABD ile tarife anlaşması gibi yaklaşan sorunlarla ilgilenmek olduğunu söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xPBp83ZHqE-Jsh0Q-KeMIw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonya’da, başbakan, muamması:, Seçim, hezimeti, istifa, mı, getirecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xPBp83ZHqE-Jsh0Q-KeMIw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Japonya’da başbakan muamması"><p>Japonya Başbakanı İşiba, partisi LDP ve koalisyon ortağının meclis seçiminde yaşadığı hezimetin ardından istifa etmeye karar verdiği yönündeki iddiaları reddetti.</p>Japonya’da pazar günü parlamentonun üst kanadı Danışman Meclisi (Sangiin) için yapılan seçimde yaşanan hezimetin ardından Başbakan İşiba Şigeru’nun istifa edeceği ileri sürüldü. 68 yaşındaki Başbakan İşiba ise “halihazırda istifa etmeye karar verdiği” yönündeki haberlerin “tamamen temelsiz” olduğunu söyledi.   İşiba’nın Liberal Demokrat Parti’si (LDP) ve koalisyon ortağı Komeito, seçim öncesi belirlediği 125 sandalyeden en az 50'sini kazanma hedefine ulaşamayarak çoğunluğu elde edememişti. Koalisyonun üst meclisteki sandalye sayısı, 141'den 122'ye düşmüştü. Meclisin iki kanadında da çoğunluğu kaybeden İşiba istifa çağrıları ile karşı karşıya kalmıştı.  <strong>“GERÇEĞİ YANSITMIYOR”</strong>  Reuters haber ajansına konuşan bir kaynak, Japonya Başbakanı’nın seçimi kaybetmesi üzerine istifa etmeyi planladığını anlattı. Başbakana yakın kaynak, İşiba’nın ABD ile gümrük vergisi tarifesi için belirlenen 1 Ağustos son tarihi yaklaşırken ülkede siyasi istikrarsızlık yaratmak istemediği için hemen istifa etmediğini anlattı.   Japonya basınına yansıyan haberlerde de İşiba’nın istifasını gelecek ay açıklayacağı iddiasına yer verildi.   İşiba, bu iddialar üzerine bugün yaptığı açıklamada, istifa haberlerine işaret ederek, “Niyetime dair medyada çıkan haberler hiçbir şekilde gerçeği yansıtmıyor” dedi.   <strong>MECLİSİN İKİ KANADINDA DA ÇOĞUNLUĞU KAYBETTİ</strong>  İşiba liderliğindeki iktidar koalisyonu, 20 Temmuz Pazar günü yapılan seçimlerde parlamentonun üst kanadı Sangiin’de çoğunluğu kaybetti.  LDP ve koalisyon ortağı Komeito, meclisin üst kanadında çoğunluğu elde edemedi. Koalisyonun üst meclisteki sandalye sayısı, 141'den 122'ye düştü. Böylece iktidar koalisyonu hem üst mecliste hem de alt mecliste çoğunluğu kaybetmiş oldu. Muhalefet partileri ise LDP ve Komeito ile genişletilmiş bir koalisyona katılmayı reddetti.  <strong>“ÖNCE JAPONYA” YÜKSELİŞTE</strong>  Seçimlerde, milliyetçi söylemleriyle öne çıkan, "Önce Japonya" sloganını kullanan muhalefet partisi Sanseito sandalye sayısını ikiden 15'e yükseltti.  Öte yandan Sangiin'deki kadın milletvekili sayısı da 2022'deki seçimlerde kaydedilen 35 kişilik rekoru aşarak 42'ye çıktı.  Başbakan İşiba, yenilginin ardından yaptığı açıklamada, seçim sonuçlarını ciddiyetle ele aldığını ancak önceliğinin siyasi bir boşluk oluşmasını önlemek ve ABD ile tarife anlaşması gibi yaklaşan sorunlarla ilgilenmek olduğunu söyledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>6 Körfez ülkesi kendi “Schengen”ini hayat geçiriyor: Yeni sistem hakkında neler biliniyor?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/6-koerfez-ulkesi-kendi-schengenini-hayat-geciriyor-yeni-sistem-hakkinda-neler-biliniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/6-koerfez-ulkesi-kendi-schengenini-hayat-geciriyor-yeni-sistem-hakkinda-neler-biliniyor</guid>
<description><![CDATA[ Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) tek bir vize ile seyahat etmeyi mümkün kılacak sistemin yıl sonunda ya da 2026 başında hayata geçmesi bekleniyor.Altı Körfez ülkesi, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde geçerli olan Schengen vizesine benzer bir vizeyi hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu vizeyle birlikte Körfez ülkeleri arasında seyahat etmek de kolaylaşacak.   Euronews haber sitesinin haberine göre, bu vizenin amacı, bölgede turizmi kolaylaştırmak ve tek bir seyahatte birden fazla ülkeyi keşfetmeyi daha kolay bir hale getirmek. “Birleşik Turist Vizesi” ya da “Birleşik GCC Vizesi” olarak da bilinen GCC Büyük Turlar Vizesi 2023 yılında onaylanmıştı. Bu, vize uygulaması hayata geçtikten sonra tek bir onay ile Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) ziyaret etmenin mümkün olacağı anlamına geliyor.   NE ZAMAN BAŞLAYACAK?  Birleşik Turist Vizesi, Körfez İşbirliği Konseyi’ne üye altı ülkeye girmeye izin veren tek bir onay işlevi görecek. Şu anda bu ülkelere gitmek isteyen kişilerin her bir ülkeden ayrı ayrı vize başvurusunda bulunması gerekiyor.   Yeni sistem ile birlikte GCC ülkelerinin vatandaşı olmayan kişiler tek bir ülke ya da birden fazla ülke için başvuruda bulunabilecek. Birleşik vizeye tek bir portal üzerinden erişim sağlanabilecek; bu, aynı zamanda seyahat edecek kişiler üzerindeki idari yükün hafifletilmesi anlamına geliyor.   Vizeyi alabilmek için seyahat amacının turizm, kısa vadeli kalış ya da aile ve arkadaş ziyareti olması gerekiyor. Bu yeni vize, çalışma ya da uzun vadeli ziyaretleri kapsamayacak. Vizenin ne kadar süreyle geçerli olacağı konusunda henüz karar verilmemiş olsa da bu sürenin 30 ile 90 gün arasında olması bekleniyor.   Vizenin ücreti de henüz açıklanmış değil. Ancak, yetkililer, mevcut durumda her bir ülke için ayrı ayrı vize başvurusunda bulunmanın maliyetine işaret ederek birden fazla opsiyonunun buna karşı makul bir alternatif olacağını belirtiyor.    Birleşik Turist Vizesi’nin 2025 sonunda ya da 2026 yılının başında hayata geçirilmesi bekleniyor.   NASIL BAŞVURULACAK?  Yeni vizeye başvuru sistemi henüz açılmasa da açıldığında ayrı bir portal üzerinden ilerletilen tamamen çevrimiçi bir süreç olacak. Seyahat edecek kişilerin kişisel bilgilerini ve seyahatlerinin ayrıntılarını paylaşması gerekecek. Turistlerden sağlamaları istenen bilgiler arasında seyahat amaçları, seyahat tarihleri ve ülkeler arasındaki ulaşım ayrıntıları da dahil olmak üzere seyahat rotası yer alacak. Ardından turistlere tek bir ülke ya da birden fazla ülke için vize seçeneği sunulacak.   Başvuruculardan sisteme belge yüklemeleri de istenecek. Bu belgelerin arasında geçerli bir pasaport, biyometrik fotoğraf, ikametgah, seyahat sigortası, seyahatin maddi olarak karşılanabileceğine dair kanıtlar, GCC ülkelerinden çıkış yapılacağına dair doğrulanmış dönüş belgeleri ya da dönüş biletinin yer alması bekleniyor.   Vize, başvuru onaylandığında e-posta yoluyla başvuruculara iletilecek. Ancak, turistlerden seyahatleri boyunca bu belgenin bir kopyasını yanlarında taşımaları istenecek.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LXhrwgynPUq3G6dygFeO5w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Körfez, ülkesi, kendi, “Schengen”ini, hayat, geçiriyor:, Yeni, sistem, hakkında, neler, biliniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LXhrwgynPUq3G6dygFeO5w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Körfez kendi " schengen ba><p>Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) tek bir vize ile seyahat etmeyi mümkün kılacak sistemin yıl sonunda ya da 2026 başında hayata geçmesi bekleniyor.</p>Altı Körfez ülkesi, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde geçerli olan Schengen vizesine benzer bir vizeyi hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu vizeyle birlikte Körfez ülkeleri arasında seyahat etmek de kolaylaşacak.   Euronews haber sitesinin haberine göre, bu vizenin amacı, bölgede turizmi kolaylaştırmak ve tek bir seyahatte birden fazla ülkeyi keşfetmeyi daha kolay bir hale getirmek. “Birleşik Turist Vizesi” ya da “Birleşik GCC Vizesi” olarak da bilinen GCC Büyük Turlar Vizesi 2023 yılında onaylanmıştı. Bu, vize uygulaması hayata geçtikten sonra tek bir onay ile Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) ziyaret etmenin mümkün olacağı anlamına geliyor.   <strong>NE ZAMAN BAŞLAYACAK?</strong>  Birleşik Turist Vizesi, Körfez İşbirliği Konseyi’ne üye altı ülkeye girmeye izin veren tek bir onay işlevi görecek. Şu anda bu ülkelere gitmek isteyen kişilerin her bir ülkeden ayrı ayrı vize başvurusunda bulunması gerekiyor.   Yeni sistem ile birlikte GCC ülkelerinin vatandaşı olmayan kişiler tek bir ülke ya da birden fazla ülke için başvuruda bulunabilecek. Birleşik vizeye tek bir portal üzerinden erişim sağlanabilecek; bu, aynı zamanda seyahat edecek kişiler üzerindeki idari yükün hafifletilmesi anlamına geliyor.   Vizeyi alabilmek için seyahat amacının turizm, kısa vadeli kalış ya da aile ve arkadaş ziyareti olması gerekiyor. Bu yeni vize, çalışma ya da uzun vadeli ziyaretleri kapsamayacak. Vizenin ne kadar süreyle geçerli olacağı konusunda henüz karar verilmemiş olsa da bu sürenin 30 ile 90 gün arasında olması bekleniyor.   Vizenin ücreti de henüz açıklanmış değil. Ancak, yetkililer, mevcut durumda her bir ülke için ayrı ayrı vize başvurusunda bulunmanın maliyetine işaret ederek birden fazla opsiyonunun buna karşı makul bir alternatif olacağını belirtiyor.    Birleşik Turist Vizesi’nin 2025 sonunda ya da 2026 yılının başında hayata geçirilmesi bekleniyor.   <strong>NASIL BAŞVURULACAK?</strong>  Yeni vizeye başvuru sistemi henüz açılmasa da açıldığında ayrı bir portal üzerinden ilerletilen tamamen çevrimiçi bir süreç olacak. Seyahat edecek kişilerin kişisel bilgilerini ve seyahatlerinin ayrıntılarını paylaşması gerekecek. Turistlerden sağlamaları istenen bilgiler arasında seyahat amaçları, seyahat tarihleri ve ülkeler arasındaki ulaşım ayrıntıları da dahil olmak üzere seyahat rotası yer alacak. Ardından turistlere tek bir ülke ya da birden fazla ülke için vize seçeneği sunulacak.   Başvuruculardan sisteme belge yüklemeleri de istenecek. Bu belgelerin arasında geçerli bir pasaport, biyometrik fotoğraf, ikametgah, seyahat sigortası, seyahatin maddi olarak karşılanabileceğine dair kanıtlar, GCC ülkelerinden çıkış yapılacağına dair doğrulanmış dönüş belgeleri ya da dönüş biletinin yer alması bekleniyor.   Vize, başvuru onaylandığında e-posta yoluyla başvuruculara iletilecek. Ancak, turistlerden seyahatleri boyunca bu belgenin bir kopyasını yanlarında taşımaları istenecek. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları vücut yaşını tespit edebilmenin basit bir yolunu buldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlari-vucut-yasini-tespit-edebilmenin-basit-bir-yolunu-buldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlari-vucut-yasini-tespit-edebilmenin-basit-bir-yolunu-buldu</guid>
<description><![CDATA[ Duke Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, basit bir beyin MR’ının, vücudun biyolojik yaşlanma hızını doğru şekilde belirleyebileceğini ortaya koydu.860 kişinin beyin taraması üzerinde eğitilen bu sistem, hızlı yaşlananların önümüzdeki birkaç yıl içinde kronik hastalıklara yakalanma riskinin yüzde 18 daha fazla olduğunu ortaya koydu.
Duke Üniversitesi psikoloji ve sinirbilim profesörü Ahmad Hariri, “Bu çalışmanın en ilginç yanı, orta yaşta topladığımız verilerle insanların ne kadar hızlı yaşlandığını yakalayabilmemiz ve bunun sayesinde yaşlılıkta demans teşhisini tahmin edebilmemiz” dedi.Hızlı yaşlandığı tespit edilen bireyler, hafıza ve düşünme testlerinde daha düşük performans gösterdi. Bu kişilerde, hafıza merkezi olan hipokampüste belirgin küçülme gözlemlendi. Hipokampusun küçülmesi, bilişsel gerilemenin hızlandığına işaret ederken, beynin sıvı dolu boşlukları olan ventriküllerin büyüklüğü ise orta yaş sonrası kötü sağlık durumlarıyla bağlantılı bulundu.
Daily Mail&#039;de yer alan habere göre hızlı yaşlananlar, ilerleyen yaşamlarında halsizlik, kalp krizi, akciğer hastalığı ve felç gibi sağlık sorunlarına da daha fazla yatkındı.Beyin taramalarını işlemek için FreeSurfer adlı yazılım kullanıldı. Bu yazılım, beynin dış tabakası olan korteksin kalınlığı gibi 315 farklı beyin özelliğini ölçtü. Korteksin incelmesi, daha hızlı yaşlanmaya ya da aşınmaya işaret ediyor.
Profesör Hariri, beyin ve beden yaşlanması arasındaki ilişkinin oldukça güçlü olduğunu vurguladı. Ayrıca, yaşlanma hızı ile demans arasındaki bağın, çalışmaya katılan farklı ırk ve ekonomik gruplarda da aynı derece güçlü olduğu belirtildi.Hipokampusun küçülmesi, Alzheimer gibi hastalıklara bağlı olabileceği gibi yaşla birlikte de gerçekleşebiliyor. Bu nedenle, 40’lı yaşlarda küçülen hipokampus, daha hızlı yaşlanma veya yüksek demans riskinin işareti sayılıyor.
Ventriküller ise beyni koruyan sıvı dolu boşluklar olup, etrafındaki beyin dokusu küçüldüğünde genellikle büyüyor. Bu da ileri yaşlanma veya beyin sağlığı sorunlarının göstergesi olarak kabul ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NYRQVPKncUK7f7pOLnMDWA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, vücut, yaşını, tespit, edebilmenin, basit, bir, yolunu, buldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NYRQVPKncUK7f7pOLnMDWA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bilim insanları vücut yaşını tespit edebilmenin basit bir yolunu buldu"><p>Duke Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, basit bir beyin MR’ının, vücudun biyolojik yaşlanma hızını doğru şekilde belirleyebileceğini ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X7QaF75u00WSFWCptc1gXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>860 kişinin beyin taraması üzerinde eğitilen bu sistem, hızlı yaşlananların önümüzdeki birkaç yıl içinde kronik hastalıklara yakalanma riskinin yüzde 18 daha fazla olduğunu ortaya koydu.
Duke Üniversitesi psikoloji ve sinirbilim profesörü Ahmad Hariri, “Bu çalışmanın en ilginç yanı, orta yaşta topladığımız verilerle insanların ne kadar hızlı yaşlandığını yakalayabilmemiz ve bunun sayesinde yaşlılıkta demans teşhisini tahmin edebilmemiz” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F8Vq5lleZ0qXdUhmzpqDvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hızlı yaşlandığı tespit edilen bireyler, hafıza ve düşünme testlerinde daha düşük performans gösterdi. Bu kişilerde, hafıza merkezi olan hipokampüste belirgin küçülme gözlemlendi. Hipokampusun küçülmesi, bilişsel gerilemenin hızlandığına işaret ederken, beynin sıvı dolu boşlukları olan ventriküllerin büyüklüğü ise orta yaş sonrası kötü sağlık durumlarıyla bağlantılı bulundu.
Daily Mail'de yer alan habere göre hızlı yaşlananlar, ilerleyen yaşamlarında halsizlik, kalp krizi, akciğer hastalığı ve felç gibi sağlık sorunlarına da daha fazla yatkındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eQynGsXhj02TWc8oX1q-BA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beyin taramalarını işlemek için FreeSurfer adlı yazılım kullanıldı. Bu yazılım, beynin dış tabakası olan korteksin kalınlığı gibi 315 farklı beyin özelliğini ölçtü. Korteksin incelmesi, daha hızlı yaşlanmaya ya da aşınmaya işaret ediyor.
Profesör Hariri, beyin ve beden yaşlanması arasındaki ilişkinin oldukça güçlü olduğunu vurguladı. Ayrıca, yaşlanma hızı ile demans arasındaki bağın, çalışmaya katılan farklı ırk ve ekonomik gruplarda da aynı derece güçlü olduğu belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mq4he0zZQEq1c4Tkg2Sk2A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hipokampusun küçülmesi, Alzheimer gibi hastalıklara bağlı olabileceği gibi yaşla birlikte de gerçekleşebiliyor. Bu nedenle, 40’lı yaşlarda küçülen hipokampus, daha hızlı yaşlanma veya yüksek demans riskinin işareti sayılıyor.
Ventriküller ise beyni koruyan sıvı dolu boşluklar olup, etrafındaki beyin dokusu küçüldüğünde genellikle büyüyor. Bu da ileri yaşlanma veya beyin sağlığı sorunlarının göstergesi olarak kabul ediliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA, sessiz süpersonik uçağı test etmeye başladı: Ses hızının 1,4 katına çıkabiliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/nasa-sessiz-supersonik-ucagi-test-etmeye-basladi-ses-hizinin-14-katina-cikabiliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/nasa-sessiz-supersonik-ucagi-test-etmeye-basladi-ses-hizinin-14-katina-cikabiliyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA, sonik patlamaların yaşanmasına sebep olmayan ve ses hızının 1,4 katına çıkması beklenen uçağı test etmeye başladı.ABD’nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) “sessiz” süpersonik uçak X-59’u test etmeye başladı. Ses hızının 1,4 katı hızda uçması beklenen uçak, İngiltere’nin başkenti Londra ile ABD’nin New York kenti arasındaki uçuş süresini 4 saatin altına indirebilir.  Independent gazetesinin haberine göre, yaklaşık 30 metre uzunluğa ve 9 metre kanat açıklığına sahip olan X-59 araştırma uçağı, sonik patlamalar olmadan sesten daha hızlı uçmak için tasarlandı. NASA test pilotu Nils Larson, 10 Temmuz tarihinde Kaliforniya’nın Palmdale bölgesindeki ABD Hava Kuvvetleri 42 Numaralı Tesisi’nde uçağın ilk düşük hızda taksi testini gerçekleştirdi. Taksi testi sırasında uçuş ekipleri uçağın pistte manevra yaptığı sırada direksiyon ve fren sistemlerini mercek altına aldı.   LONDRA-NEW YORK 3,5 SAAT  NASA’dan konuya ilişkin yapılan açıklamada, gelecek haftalarda uçağın hızının kademeli olarak artırılacağı, uçağın kalkış yapacağı noktaya kadar yüksek hızda gerçekleştireceği taksi test uçuşlarının da buna dahil olacağı ifade edildi.   X-59 uçağı, NASA’nın Quesst misyonunun bir parçası. Söz konusu misyon, sonik patlama sesi yerine “gümbürdeme” sesi ile sessiz bir süpersonik uçuşu tamamlamayı amaçlıyor.   NASA, uçağın saatte bin 488 kilometre hızda uçmasının beklendiğini, New York ve Londra arasındaki mesafeyi 3,5 saate indirme potansiyelinin olduğunu bildirdi.   NASA, yapılan bu test uçuşlarından elde edilecek verilerin kara üzerinde ticari süpersonik uçuşlar için “kabul edilebilir gürültü eşiklerini” tespit etmek için kullanılacağı bilgisini verdi.   ABD federal hükümeti, 27 Nisan 1973 tarihinde halkın tedirgin olmasını engellemek için sonik patlamalara sebep olan kara üzerindeki tüm sivil süpersonik uçuşları yasaklamıştı.   Son süpersonik yolcu hizmeti, 24 Ekim 2003 tarihinde British Airways havayolu şirketi tarafından New York’taki JFK Havalimanı’ndan Londra’daki Heathrow Havalimanı’na gerçekleştirilmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xDpdaIxJiUuquj5Trl_IKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASA, sessiz, süpersonik, uçağı, test, etmeye, başladı:, Ses, hızının, 1, 4, katına, çıkabiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xDpdaIxJiUuquj5Trl_IKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ses hızının 1,4 katına çıkan uçak test edildi"><p>NASA, sonik patlamaların yaşanmasına sebep olmayan ve ses hızının 1,4 katına çıkması beklenen uçağı test etmeye başladı.</p>ABD’nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) “sessiz” süpersonik uçak X-59’u test etmeye başladı. Ses hızının 1,4 katı hızda uçması beklenen uçak, İngiltere’nin başkenti Londra ile ABD’nin New York kenti arasındaki uçuş süresini 4 saatin altına indirebilir.  Independent gazetesinin haberine göre, yaklaşık 30 metre uzunluğa ve 9 metre kanat açıklığına sahip olan X-59 araştırma uçağı, sonik patlamalar olmadan sesten daha hızlı uçmak için tasarlandı. NASA test pilotu Nils Larson, 10 Temmuz tarihinde Kaliforniya’nın Palmdale bölgesindeki ABD Hava Kuvvetleri 42 Numaralı Tesisi’nde uçağın ilk düşük hızda taksi testini gerçekleştirdi. Taksi testi sırasında uçuş ekipleri uçağın pistte manevra yaptığı sırada direksiyon ve fren sistemlerini mercek altına aldı.   <strong>LONDRA-NEW YORK 3,5 SAAT</strong>  NASA’dan konuya ilişkin yapılan açıklamada, gelecek haftalarda uçağın hızının kademeli olarak artırılacağı, uçağın kalkış yapacağı noktaya kadar yüksek hızda gerçekleştireceği taksi test uçuşlarının da buna dahil olacağı ifade edildi.   X-59 uçağı, NASA’nın Quesst misyonunun bir parçası. Söz konusu misyon, sonik patlama sesi yerine “gümbürdeme” sesi ile sessiz bir süpersonik uçuşu tamamlamayı amaçlıyor.   NASA, uçağın saatte bin 488 kilometre hızda uçmasının beklendiğini, New York ve Londra arasındaki mesafeyi 3,5 saate indirme potansiyelinin olduğunu bildirdi.   NASA, yapılan bu test uçuşlarından elde edilecek verilerin kara üzerinde ticari süpersonik uçuşlar için “kabul edilebilir gürültü eşiklerini” tespit etmek için kullanılacağı bilgisini verdi.   ABD federal hükümeti, 27 Nisan 1973 tarihinde halkın tedirgin olmasını engellemek için sonik patlamalara sebep olan kara üzerindeki tüm sivil süpersonik uçuşları yasaklamıştı.   Son süpersonik yolcu hizmeti, 24 Ekim 2003 tarihinde British Airways havayolu şirketi tarafından New York’taki JFK Havalimanı’ndan Londra’daki Heathrow Havalimanı’na gerçekleştirilmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çelik kubbe nedir, Türkiye&amp;apos;de aktif mi?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/celik-kubbe-nedir-turkiyede-aktif-mi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/celik-kubbe-nedir-turkiyede-aktif-mi</guid>
<description><![CDATA[ Günümüzde artan güvenlik tehditlerine karşı ülkelerin hava savunma sistemlerine olan ihtiyaç giderek artarken, bu alanda öne çıkan teknolojilerden biri de Çelik Kubbe (Iron Dome) sistemidir. İlk olarak İsrail tarafından geliştirilen bu sistem, kısa menzilli roketler, havan mermileri ve topçu saldırılarına karşı yüksek başarı oranıyla çalışan gelişmiş bir hava savunma platformu olarak dikkat çekmektedir. Peki, Çelik kubbe nedir, Türkiye&#039;de aktif mi?Çelik Kubbe, İsrail tarafından geliştirilen, kısa menzilli roketler, top mermileri ve havanları etkisiz hale getirmek amacıyla kullanılan mobil hava savunma sistemidir. Sistem, Rafael Advanced Defense Systems ve Israel Aerospace Industries (IAI) iş birliğiyle geliştirilmiş olup, 2011 yılından bu yana aktif olarak kullanılmaktadır. Başta İsrail olmak üzere, ABD de sistem üzerinde testler gerçekleştirmiştir. ABD, belirli sayıda bataryayı satın almıştır.Çelik Kubbe sistemi; seyir füzeleri, İHA ve SİHA&#039;lar, kamikaze İHA, sürü dronlar ve helikopter gibi hava tehditlerine karşı çok katmanlı savunma sağlamayı hedeflemektedir. SİPER Blok 3 sisteminin, balistik füze savunması kabiliyeti ile 2025 yılı sonuna kadar devreye alınması planlanmaktadır.Etki alanı: Yaklaşık 4–70 km menzilindeki tehditleri imha edebilir.Tepki süresi: Saniyeler içinde hedef belirleyip önleme yapabilir.Başarı oranı: İsrail yetkililerine göre %85–90 üzerinde bir başarı oranına sahiptir.Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye&#039;nin geliştirdiği Çelik Kubbe hava savunma sistemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Görgün, sistemin mevcut unsurlarının aktif olarak kullanıldığını, kritik bileşenlerinin ise seri üretim aşamasına geçtiğini belirtti.2024 yılı Ağustos ayında resmen onaylanan proje, 2025 yılı itibarıyla kademeli olarak sahaya entegre edilmeye başlanmış durumda. Hava savunma alanında yüksek teknolojili çözümler sunan sistem, Türkiye’nin savunma kabiliyetleri açısından stratejik bir güç çarpanı olarak öne çıkıyor.Çelik Kubbe, sahip olduğu radar, komuta-kontrol ve önleme teknolojileri sayesinde, kısa menzilli tehditlere karşı etkin bir koruma sağlayarak, Türkiye&#039;nin hava savunma mimarisinde kilit bir rol üstlenmeye başlamıştır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tKKUPVH4tUq13u7t-55UfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çelik, kubbe, nedir, Türkiyede, aktif, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tKKUPVH4tUq13u7t-55UfA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çelik kubbe nedir, Türkiye'de aktif mi?"><p>Günümüzde artan güvenlik tehditlerine karşı ülkelerin hava savunma sistemlerine olan ihtiyaç giderek artarken, bu alanda öne çıkan teknolojilerden biri de Çelik Kubbe (Iron Dome) sistemidir. İlk olarak İsrail tarafından geliştirilen bu sistem, kısa menzilli roketler, havan mermileri ve topçu saldırılarına karşı yüksek başarı oranıyla çalışan gelişmiş bir hava savunma platformu olarak dikkat çekmektedir. Peki, Çelik kubbe nedir, Türkiye'de aktif mi?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3FpFuogFjEWrn23eZt9u6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çelik Kubbe, İsrail tarafından geliştirilen, kısa menzilli roketler, top mermileri ve havanları etkisiz hale getirmek amacıyla kullanılan mobil hava savunma sistemidir. Sistem, Rafael Advanced Defense Systems ve Israel Aerospace Industries (IAI) iş birliğiyle geliştirilmiş olup, 2011 yılından bu yana aktif olarak kullanılmaktadır. Başta İsrail olmak üzere, ABD de sistem üzerinde testler gerçekleştirmiştir. ABD, belirli sayıda bataryayı satın almıştır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_KFoBVy68kiqs8KupSGFhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çelik Kubbe sistemi; seyir füzeleri, İHA ve SİHA'lar, kamikaze İHA, sürü dronlar ve helikopter gibi hava tehditlerine karşı çok katmanlı savunma sağlamayı hedeflemektedir. SİPER Blok 3 sisteminin, balistik füze savunması kabiliyeti ile 2025 yılı sonuna kadar devreye alınması planlanmaktadır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uN68y9tkgkGEzw5ZwxLQsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Etki alanı: Yaklaşık 4–70 km menzilindeki tehditleri imha edebilir.Tepki süresi: Saniyeler içinde hedef belirleyip önleme yapabilir.Başarı oranı: İsrail yetkililerine göre %85–90 üzerinde bir başarı oranına sahiptir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L8QerSeZ7kmV1MSa1QisTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye'nin geliştirdiği Çelik Kubbe hava savunma sistemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Görgün, sistemin mevcut unsurlarının aktif olarak kullanıldığını, kritik bileşenlerinin ise seri üretim aşamasına geçtiğini belirtti.2024 yılı Ağustos ayında resmen onaylanan proje, 2025 yılı itibarıyla kademeli olarak sahaya entegre edilmeye başlanmış durumda. Hava savunma alanında yüksek teknolojili çözümler sunan sistem, Türkiye’nin savunma kabiliyetleri açısından stratejik bir güç çarpanı olarak öne çıkıyor.Çelik Kubbe, sahip olduğu radar, komuta-kontrol ve önleme teknolojileri sayesinde, kısa menzilli tehditlere karşı etkin bir koruma sağlayarak, Türkiye'nin hava savunma mimarisinde kilit bir rol üstlenmeye başlamıştır.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sessiz kıyamet: Dünyanın gözü önünde açlıktan ölüyorlar</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sessiz-kiyamet-dunyanin-goezu-oenunde-acliktan-oeluyorlar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sessiz-kiyamet-dunyanin-goezu-oenunde-acliktan-oeluyorlar</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in soykırım savaşını sürdürdüğü Gazze&#039;de açlıktan ölümler kitlesel hale geldi. Filistinli çocuklarla birlikte bölgede bulunan gazeteciler, doktorlar ve insani yardım görevlileri de açlığın pençesinde. (Haber: Derya Doğan)İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;nde yürüttüğü açlık savaşı, çocukları hayattan koparıyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı, abluka altındaki Gazze&#039;de yalnızca dünden bu yana 10 Filistinlinin açlıktan hayatını kaybettiğini bildirdi. Açlıktan ölen çocuk sayısı ise 84. Yani 111 Filistinli, İsrail&#039;in gıdaya erişimi engellemesi nedeniyle yemek yiyemediği için hayatını kaybetti.
Birleşmiş Milletler ise en az bin Filistinlinin, gıda yardımlarına ulaşmaya çalışırken İsrail güçleri tarafından öldürüldüğünü bildirdi. Bu yardımlar, tartışmalı ABD ve İsrail destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı adlı kuruluş tarafından dağıtılıyordu.
111 insani yardım örgütü bugün yaptıkları açıklama ile Gazze&#039;de kitlesel açlık ölümlerinin arttığına dikkat çekti. Açıklama, ABD&#039;nin Ortadoğu elçisi Steve Witkoff&#039;un, ateşkes ve yardım koridori görüşmeleri için Roma&#039;ya gitmesinden hemen önce geldi.
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Çocukları Kurtar (Save The Children) ve Oxfam&#039;ın da dahil olduğu bildiride, &quot;Meslektaşlarımız ve hizmet ettiğimiz insanlar giderek zayıflıyor&quot; uyarısı yapıldı.Gruplar, acil ateşkes çağrısında bulunurken, bütün kara geçişlerinin açılmasını ve BM öncülüğündeki mekanizmayla, serbest insani yardım akışının gerçekleşmesini istedi.
Bildiride dikkat çeken noktalardan biri, depoların dokunulmamış tonlarca malzeme ile dolu olduğunun belirtilmesi oldu. Bu depoların açlık bölgesinin hemen dışında yer aldığı, ancak buraya erişimin ve bu yardımların dağıtılmasının engellendiği kaydedildi.
İmzacılar, şunları belirtti: &quot;Filistinliler, umut ve kalp kırıklığı döngüsüne hapsolmuş durumda, yardım ve ateşkes bekliyorlar, ancak uyanınca koşulların daha da kötüleştiğini görüyorlar. Bu sadece fiziksel değil, psikolojik de bir işkence. İnsani yardım sistemi sahte vaatlerle yürütülemez. İnsani yardım çalışanları değişken zaman çizelgeleriyle çalışamaz veya erişim sağlamayan siyasi taahhütleri bekleyemez.&quot;BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün yaptığı açıklamada, İsrail&#039;in askeri saldırısı altında Gazze&#039;deki Filistinlilerin karşı karşıya olduğu “korkunç durumun” son yıllarda eşi benzeri görülmemiş olduğunu söyledi.
Guterres tüm üye devletlere çok taraflılığa ve diplomasi yoluyla anlaşmazlıkların barışçıl çözümü konusundaki taahhütlerini yeniden teyit etmeleri, uluslararası hukuku ve BM Şartını savunarak, dünyada barış ve güvenliği ortaklaşa teşvik etmeleri çağrısında bulundu.
BM Yakın Doğu&#039;daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), İsrail&#039;in ablukayla Gazze Şeridi&#039;ne dayattığı açlık sebebiyle UNRWA personeli de dahil olmak üzere şiddetli açlık ve tükenmişlik nedeniyle insanların baygınlık geçirdiğini belirtti.Filistin Kızılayı Derneği sözcüsü Nebal Farsakh, bölgedeki insanların eşi görülmemiş bir insani felaketle karşı karşıya olduğunu ve durumun giderek kötüleştiğini bildirdi.
Farsakh, sosyal medyada paylaşılan bir videoda, “Dört aydan fazla bir süredir tüm geçişlerin kapatılmasından bu yana Gazze Şeridi&#039;ne gıda, temiz su, ilaç girmiyor. Bu, insanların kelimenin tam anlamıyla açlıktan öldüğü bir felakete yol açtı” dedi.Dünyanın en büyük haber ajanslarından, Fransa merkezli AFP de İsrail&#039;e Gazze&#039;deki serbest gazetecilerinin derhal tahliye edilmesini kolaylaştırması için çağrıda bulunarak, savaşın tahrip ettiği bu bölgede gazetecilerin “korkunç” ve “dayanılmaz” bir durumla karşı karşıya oldukları uyarısında bulundu.
Ajans yaptığı açıklamada, “Aylarca, yaşam koşullarının dramatik bir şekilde kötüleşmesini çaresizce izledik. Örnek cesaretleri, mesleki bağlılıkları ve dayanıklılıklarına rağmen, durumları artık dayanılmaz hale geldi” ifadelerini kullandı.BM Genel Sekreteri Guterres’in New York&#039;taki resmi konutu önünde toplanan bir grup, gösteri düzenleyerek Gazze’deki açlığın sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Göstericiler, Gazze’ye acil, engelsiz ve yeterli insani yardım ulaştırılması için BM&#039;ye somut adım atma çağrısında bulundu. Grup adına yapılan açıklamada, &quot;BM&#039;nin görevi sivilleri korumaktır. Guterres&#039;in, Gazze&#039;de yaşanan kıtlığı durdurmak için yetkisini kullanmaması kabul edilemez&quot; denildi.
Filistin Sağlık Bakanlığı&#039;na göre İsrail&#039;in Gazze&#039;deki soykırım savaşında 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana en az 59 bin 106 Filistinli hayatını kaybetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8ZM4T1EzhUq8jJykTVzbNA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sessiz, kıyamet:, Dünyanın, gözü, önünde, açlıktan, ölüyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8ZM4T1EzhUq8jJykTVzbNA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın gözü önünde açlıktan ölüyorlar"><p>İsrail'in soykırım savaşını sürdürdüğü Gazze'de açlıktan ölümler kitlesel hale geldi. Filistinli çocuklarla birlikte bölgede bulunan gazeteciler, doktorlar ve insani yardım görevlileri de açlığın pençesinde. (Haber: Derya Doğan)</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tZ2nw8RuFEeDSGO29a92Lw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'in Gazze Şeridi'nde yürüttüğü açlık savaşı, çocukları hayattan koparıyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı, abluka altındaki Gazze'de yalnızca dünden bu yana 10 Filistinlinin açlıktan hayatını kaybettiğini bildirdi. Açlıktan ölen çocuk sayısı ise 84. Yani 111 Filistinli, İsrail'in gıdaya erişimi engellemesi nedeniyle yemek yiyemediği için hayatını kaybetti.
Birleşmiş Milletler ise en az bin Filistinlinin, gıda yardımlarına ulaşmaya çalışırken İsrail güçleri tarafından öldürüldüğünü bildirdi. Bu yardımlar, tartışmalı ABD ve İsrail destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı adlı kuruluş tarafından dağıtılıyordu.
111 insani yardım örgütü bugün yaptıkları açıklama ile Gazze'de kitlesel açlık ölümlerinin arttığına dikkat çekti. Açıklama, ABD'nin Ortadoğu elçisi Steve Witkoff'un, ateşkes ve yardım koridori görüşmeleri için Roma'ya gitmesinden hemen önce geldi.
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Çocukları Kurtar (Save The Children) ve Oxfam'ın da dahil olduğu bildiride, "Meslektaşlarımız ve hizmet ettiğimiz insanlar giderek zayıflıyor" uyarısı yapıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yXNQCrp90k6Dv3Xlectd5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gruplar, acil ateşkes çağrısında bulunurken, bütün kara geçişlerinin açılmasını ve BM öncülüğündeki mekanizmayla, serbest insani yardım akışının gerçekleşmesini istedi.
Bildiride dikkat çeken noktalardan biri, depoların dokunulmamış tonlarca malzeme ile dolu olduğunun belirtilmesi oldu. Bu depoların açlık bölgesinin hemen dışında yer aldığı, ancak buraya erişimin ve bu yardımların dağıtılmasının engellendiği kaydedildi.
İmzacılar, şunları belirtti: "Filistinliler, umut ve kalp kırıklığı döngüsüne hapsolmuş durumda, yardım ve ateşkes bekliyorlar, ancak uyanınca koşulların daha da kötüleştiğini görüyorlar. Bu sadece fiziksel değil, psikolojik de bir işkence. İnsani yardım sistemi sahte vaatlerle yürütülemez. İnsani yardım çalışanları değişken zaman çizelgeleriyle çalışamaz veya erişim sağlamayan siyasi taahhütleri bekleyemez."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TfWsPWQgm0G4aD7Hre4oFQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün yaptığı açıklamada, İsrail'in askeri saldırısı altında Gazze'deki Filistinlilerin karşı karşıya olduğu “korkunç durumun” son yıllarda eşi benzeri görülmemiş olduğunu söyledi.
Guterres tüm üye devletlere çok taraflılığa ve diplomasi yoluyla anlaşmazlıkların barışçıl çözümü konusundaki taahhütlerini yeniden teyit etmeleri, uluslararası hukuku ve BM Şartını savunarak, dünyada barış ve güvenliği ortaklaşa teşvik etmeleri çağrısında bulundu.
BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), İsrail'in ablukayla Gazze Şeridi'ne dayattığı açlık sebebiyle UNRWA personeli de dahil olmak üzere şiddetli açlık ve tükenmişlik nedeniyle insanların baygınlık geçirdiğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yv_4vAe1xEOamslbAbFxvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Filistin Kızılayı Derneği sözcüsü Nebal Farsakh, bölgedeki insanların eşi görülmemiş bir insani felaketle karşı karşıya olduğunu ve durumun giderek kötüleştiğini bildirdi.
Farsakh, sosyal medyada paylaşılan bir videoda, “Dört aydan fazla bir süredir tüm geçişlerin kapatılmasından bu yana Gazze Şeridi'ne gıda, temiz su, ilaç girmiyor. Bu, insanların kelimenin tam anlamıyla açlıktan öldüğü bir felakete yol açtı” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aruGHpborUiYu8I-z42UlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyanın en büyük haber ajanslarından, Fransa merkezli AFP de İsrail'e Gazze'deki serbest gazetecilerinin derhal tahliye edilmesini kolaylaştırması için çağrıda bulunarak, savaşın tahrip ettiği bu bölgede gazetecilerin “korkunç” ve “dayanılmaz” bir durumla karşı karşıya oldukları uyarısında bulundu.
Ajans yaptığı açıklamada, “Aylarca, yaşam koşullarının dramatik bir şekilde kötüleşmesini çaresizce izledik. Örnek cesaretleri, mesleki bağlılıkları ve dayanıklılıklarına rağmen, durumları artık dayanılmaz hale geldi” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WbvFCLVezUKONiJ8dZdBKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BM Genel Sekreteri Guterres’in New York'taki resmi konutu önünde toplanan bir grup, gösteri düzenleyerek Gazze’deki açlığın sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Göstericiler, Gazze’ye acil, engelsiz ve yeterli insani yardım ulaştırılması için BM'ye somut adım atma çağrısında bulundu. Grup adına yapılan açıklamada, "BM'nin görevi sivilleri korumaktır. Guterres'in, Gazze'de yaşanan kıtlığı durdurmak için yetkisini kullanmaması kabul edilemez" denildi.
Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre İsrail'in Gazze'deki soykırım savaşında 7 Ekim 2023'ten bu yana en az 59 bin 106 Filistinli hayatını kaybetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BbmwCTG8BkaqGjCyxYLgnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şampiyonlar liginde Filistin bayrağı: Maccabi Tel Aviv&amp;apos;e balonlu protesto</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sampiyonlar-liginde-filistin-bayragi-maccabi-tel-avive-balonlu-protesto</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sampiyonlar-liginde-filistin-bayragi-maccabi-tel-avive-balonlu-protesto</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kıbrıs Rum Yönetimimin Baf FC takımı ile Şampiyonlar Ligi maçına çıkan İsrail&#039;in Maccabi Tel Aviv takımı maç sırasında protesto edildi.Güney Kıbrıs Rum Kesimi&#039;nde (GKRY), Baf FC ile İsrail&#039;in Maccabi Tel Aviv takımları arasında oynan futbol maçına Filistin protestosu damga vurdu.Rum basınında yer alan haberlere göre, GKRY&#039;nin Baf FC takımı ile İsrail&#039;in Maccabi Tel Aviv takımı Limasol kentindeki Alphamega Stadyumu&#039;nda UEFA Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turunda karşı karşıya geldi.  Maçı, GKRY Lideri Nikos Hristodulidis de stadyumdan izliyordu.Maç sırasında stadyumun dışından balona bağlanan bir Filistin bayrağının, seyircilerin üzerinde görüldüğü bildirildi.  GKRY polisini yaptığı açıklamaya göre, eylemi gerçekleştiren 5 kişi gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.  Öte yandan maç, bazı seyircilerin sahaya konfeti atması ve meşaleler yakmaları üzerine kısa süre durduktan sonra devam etti.  GKRY&#039;de Filistin yanlısı Rumlar, maç öncesi Maccabi Tel Aviv takımını istemediklerine dair bildiriler dağıtmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gfbfdW0zqkCf6y03rBYTfg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şampiyonlar, liginde, Filistin, bayrağı:, Maccabi, Tel, Avive, balonlu, protesto</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gfbfdW0zqkCf6y03rBYTfg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="UEFA maçında Filistin bayrağı dalgalandı"><p>Güney Kıbrıs Rum Yönetimimin Baf FC takımı ile Şampiyonlar Ligi maçına çıkan İsrail'in Maccabi Tel Aviv takımı maç sırasında protesto edildi.</p><p>Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde (GKRY), Baf FC ile İsrail'in Maccabi Tel Aviv takımları arasında oynan futbol maçına Filistin protestosu damga vurdu.</p><p>Rum basınında yer alan haberlere göre, GKRY'nin Baf FC takımı ile İsrail'in Maccabi Tel Aviv takımı Limasol kentindeki Alphamega Stadyumu'nda UEFA Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turunda karşı karşıya geldi.  Maçı, GKRY Lideri Nikos Hristodulidis de stadyumdan izliyordu.</p><p>Maç sırasında stadyumun dışından balona bağlanan bir Filistin bayrağının, seyircilerin üzerinde görüldüğü bildirildi.  GKRY polisini yaptığı açıklamaya göre, eylemi gerçekleştiren 5 kişi gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.  Öte yandan maç, bazı seyircilerin sahaya konfeti atması ve meşaleler yakmaları üzerine kısa süre durduktan sonra devam etti.  GKRY'de Filistin yanlısı Rumlar, maç öncesi Maccabi Tel Aviv takımını istemediklerine dair bildiriler dağıtmıştı. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/flkFecmAAkaNWv_tS45x0g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Polonya&amp;apos;da kabine değişikliği: 9 bakan değişti, 2 yeni bakanlık kuruldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/polonyada-kabine-degisikligi-9-bakan-degisti-2-yeni-bakanlik-kuruldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/polonyada-kabine-degisikligi-9-bakan-degisti-2-yeni-bakanlik-kuruldu</guid>
<description><![CDATA[ Polonya&#039;da Tusk başbakanlığındaki koalisyon hükümetinde kabine değişikliğine gidildi. Tusk, enerji ile ekonomi olmak üzere iki yeni bakanlık kurduklarını açıkladı.Polonya&#039;da Donald Tusk başbakanlığındaki Vatandaş Koalisyonu (Koalicja Obywatelska) hükümetinde kabine değişikliği yapıldı. Başbakan Donald Tusk düzenlediği basın toplantısında, genel seçimlerden yaklaşık 19 ay sonra gerçekleştirdikleri kabine değişikliğinin reklam kampanyası olmadığını ifade etti. Başbakan Tusk, &quot;Amacımız güçlü bir ekonomik merkez oluşturmanın yanı sıra hükümetin daha verimli çalışmasını sağlamak. Hükümetimizin gözetmesi gereken kriterler düzen, güvenlik, gelecek olmalı&quot; şeklinde konuştu.&quot;POLİTİK ÇATIŞMALARA, KUTUPLAŞMALARA SON&quot;Tusk, Polonya&#039;da güvenliğin temini için çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Ülkenin doğu sınırında Rusya ve Belarus&#039;tan gelen dış tehditlerin yanı sıra Rus saldırganlığının iç boyutunun da olduğunu ifade eden Tusk, istikrarsızlığa yol açmaya yönelik eylemler, sabotajlar başta olmak üzere her türlü iç tehdidi ortadan kaldıracaklarını vurguladı. Polonya&#039;nın dünyanın 20&#039;nci büyük ekonomisi olduğu, Orta ve Doğu Avrupa&#039;da bölgesel güç olduğu bir anda kabine değişikliğine gittiklerini söyleyen Tusk, &quot;Politik çalışmalara, kutuplaşmalara son. Kimsenin politik dokunulmazlığı bulunmamakta, tüm koalisyon üyeleri bunu anlamalı&quot; şeklinde konuştu. Donald Tusk kabinede yaptıkları değişikle birlikte enerji ile ekonomi olmak üzere iki yeni bakanlık kurduklarını da duyurdu.HANGİ BAKANLIKLARDA DEĞİŞİKLİĞE GİDİLDİ?Buna göre Enerji Bakanı Milosz Motyka olurken, şimdiye kadar Hazine Bakanlığı görevini yürüten Andrzej Domanski ise Hazine ve Ekonomi Bakanlığı görevine atandı. Adalet Bakanlığı görevini Waldemar Zurek devraldı. İçişleri ve İdare Bakanlığı görevine Marcin Kierwinski, Özel Servisler Koordinasyon Bakanlığına Tomasz Siemioniak getirildi. Sağlık Bakanı Jolanta Sobieranska-Grenda, Ulusal Miras ve Kültür Bakanı Marta Cienkowska olurken, Hükümet Politikalarının Uygulanmasından Sorumlu Bakanlığa Maciej Berek atandı. Devlet Varlıkları Bakanı Wojciech Balczun, Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Stefan Krajewski olurken, Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski ise bu görevinin yanı sıra aynı zamanda Başbakan Yardımcılığı&#039;na getirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pg-52Y-o-02SklEBXRf1ig.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Polonyada, kabine, değişikliği:, bakan, değişti, yeni, bakanlık, kuruldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pg-52Y-o-02SklEBXRf1ig.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Polonya'da kabine değişikliği"><p>Polonya'da Tusk başbakanlığındaki koalisyon hükümetinde kabine değişikliğine gidildi. Tusk, enerji ile ekonomi olmak üzere iki yeni bakanlık kurduklarını açıkladı.</p><p>Polonya'da Donald Tusk başbakanlığındaki Vatandaş Koalisyonu (Koalicja Obywatelska) hükümetinde kabine değişikliği yapıldı. </p><p>Başbakan Donald Tusk düzenlediği basın toplantısında, genel seçimlerden yaklaşık 19 ay sonra gerçekleştirdikleri kabine değişikliğinin reklam kampanyası olmadığını ifade etti. </p><p>Başbakan Tusk, "Amacımız güçlü bir ekonomik merkez oluşturmanın yanı sıra hükümetin daha verimli çalışmasını sağlamak. Hükümetimizin gözetmesi gereken kriterler düzen, güvenlik, gelecek olmalı" şeklinde konuştu.</p><p><strong>"POLİTİK ÇATIŞMALARA, KUTUPLAŞMALARA SON"</strong></p><p>Tusk, Polonya'da güvenliğin temini için çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Ülkenin doğu sınırında Rusya ve Belarus'tan gelen dış tehditlerin yanı sıra Rus saldırganlığının iç boyutunun da olduğunu ifade eden Tusk, istikrarsızlığa yol açmaya yönelik eylemler, sabotajlar başta olmak üzere her türlü iç tehdidi ortadan kaldıracaklarını vurguladı. </p><p>Polonya'nın dünyanın 20'nci büyük ekonomisi olduğu, Orta ve Doğu Avrupa'da bölgesel güç olduğu bir anda kabine değişikliğine gittiklerini söyleyen Tusk, "Politik çalışmalara, kutuplaşmalara son. Kimsenin politik dokunulmazlığı bulunmamakta, tüm koalisyon üyeleri bunu anlamalı" şeklinde konuştu. Donald Tusk kabinede yaptıkları değişikle birlikte enerji ile ekonomi olmak üzere iki yeni bakanlık kurduklarını da duyurdu.</p><p><strong>HANGİ BAKANLIKLARDA DEĞİŞİKLİĞE GİDİLDİ?</strong></p><p>Buna göre Enerji Bakanı Milosz Motyka olurken, şimdiye kadar Hazine Bakanlığı görevini yürüten Andrzej Domanski ise Hazine ve Ekonomi Bakanlığı görevine atandı. Adalet Bakanlığı görevini Waldemar Zurek devraldı. </p><p>İçişleri ve İdare Bakanlığı görevine Marcin Kierwinski, Özel Servisler Koordinasyon Bakanlığına Tomasz Siemioniak getirildi. Sağlık Bakanı Jolanta Sobieranska-Grenda, Ulusal Miras ve Kültür Bakanı Marta Cienkowska olurken, Hükümet Politikalarının Uygulanmasından Sorumlu Bakanlığa Maciej Berek atandı. </p><p>Devlet Varlıkları Bakanı Wojciech Balczun, Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Stefan Krajewski olurken, Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski ise bu görevinin yanı sıra aynı zamanda Başbakan Yardımcılığı'na getirildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya Yüksek Mahkemesi&amp;apos;den &amp;quot;Uluslararası Satanist Hareketi&amp;quot;ne yasak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusya-yuksek-mahkemesiden-uluslararasi-satanist-hareketine-yasak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusya-yuksek-mahkemesiden-uluslararasi-satanist-hareketine-yasak</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Yüksek Mahkemesi, savcılığın talebi üzerine &quot;Uluslararası Satanist Hareketi&quot; isimli oluşumu yasakladı.Rusya Yüksek Mahkemesi’nin bugün aldığı bir kararla “Uluslararası Satanist Hareketi” isimli topluluğu yasakladığı açıklandı. Savcılar, daha önce yaptıkları başvuruda söz konusu topluluğun “aşırılıkçı” örgüt kategorisine alınmasını talep etmişti.  Moscow Times haber sitesinin haberine göre, bugün görülen duruşma sırasında hakimler, hareketin faaliyetlerinin Rusya’nın anayasal düzenini baltaladığını, şiddeti teşvik ettiğini ve din temelli nefreti kışkırttığını söyledi. Yüksek Mahkeme’nin kararının derhal yürürlüğe gireceği bilgisi verildi.   “İNSAN DÜŞMANI BİR İDEOLOJİ”  Rusya Parlamentosu’nun alt kanadı Devlet Duması’nda nisan ayında düzenlenen bir yuvarlak masa toplantısında “satanizm” ve yetkililerin Rusya devletine tehdit oluşturduğunu söylediği diğer ideolojiler ile nasıl mücadele edilebileceği mercek altına alınmıştı. Yüksek Mahkeme’nin kararı, bu toplantıdan yaklaşık 3 ay sonra geldi.   O dönemde Devlet Duması’nda gerçekleştirilen oturumda söz alan vekiller, satanizmi “kötülüğün meşrulaştırılmasına dayanan insan düşmanı bir ideoloji” olarak tarif etmiş, bunun “Batı’nın hibrit savaşının bir parçası olarak Rusya’nın geleneksel dinlerini yok etmeyi amaçladığını” ileri sürmüştü.   SAVCILIK TALEP ETTİ, PATRİK DE DESTEKLEDİ  Rusya Başsavcılığı, temmuz ayının başında söz konusu grubun yasaklanması için talepte bulundu. Rus Ortodoks Kilisesi’nin başındaki Patrik Kirill de bu adıma desteğini açıklamıştı.   İngiltere’de aşırı sağcı terör olaylarıyla ilişkilendirilen “Dokuz Açı Düzeni” gibi uluslararası satanist gruplar var olsa da Rusya’nın tanımladığı haliyle resmi olarak tanınmış “Uluslararası Satanist Hareketi” bulunmuyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QiI1nQdRC0W3GpnB9pGH0A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya, Yüksek, Mahkemesiden, Uluslararası, Satanist, Hareketine, yasak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QiI1nQdRC0W3GpnB9pGH0A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'dan " satanistlere yasak><p>Rusya Yüksek Mahkemesi, savcılığın talebi üzerine "Uluslararası Satanist Hareketi" isimli oluşumu yasakladı.</p>Rusya Yüksek Mahkemesi’nin bugün aldığı bir kararla “Uluslararası Satanist Hareketi” isimli topluluğu yasakladığı açıklandı. Savcılar, daha önce yaptıkları başvuruda söz konusu topluluğun “aşırılıkçı” örgüt kategorisine alınmasını talep etmişti.  Moscow Times haber sitesinin haberine göre, bugün görülen duruşma sırasında hakimler, hareketin faaliyetlerinin Rusya’nın anayasal düzenini baltaladığını, şiddeti teşvik ettiğini ve din temelli nefreti kışkırttığını söyledi. Yüksek Mahkeme’nin kararının derhal yürürlüğe gireceği bilgisi verildi.   <strong>“İNSAN DÜŞMANI BİR İDEOLOJİ”</strong>  Rusya Parlamentosu’nun alt kanadı Devlet Duması’nda nisan ayında düzenlenen bir yuvarlak masa toplantısında “satanizm” ve yetkililerin Rusya devletine tehdit oluşturduğunu söylediği diğer ideolojiler ile nasıl mücadele edilebileceği mercek altına alınmıştı. Yüksek Mahkeme’nin kararı, bu toplantıdan yaklaşık 3 ay sonra geldi.   O dönemde Devlet Duması’nda gerçekleştirilen oturumda söz alan vekiller, satanizmi “kötülüğün meşrulaştırılmasına dayanan insan düşmanı bir ideoloji” olarak tarif etmiş, bunun “Batı’nın hibrit savaşının bir parçası olarak Rusya’nın geleneksel dinlerini yok etmeyi amaçladığını” ileri sürmüştü.   <strong>SAVCILIK TALEP ETTİ, PATRİK DE DESTEKLEDİ</strong>  Rusya Başsavcılığı, temmuz ayının başında söz konusu grubun yasaklanması için talepte bulundu. Rus Ortodoks Kilisesi’nin başındaki Patrik Kirill de bu adıma desteğini açıklamıştı.   İngiltere’de aşırı sağcı terör olaylarıyla ilişkilendirilen “Dokuz Açı Düzeni” gibi uluslararası satanist gruplar var olsa da Rusya’nın tanımladığı haliyle resmi olarak tanınmış “Uluslararası Satanist Hareketi” bulunmuyor. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna&amp;apos;da ilk: Fransız Mirage savaş uçağı düştü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ukraynada-ilk-fransiz-mirage-savas-ucagi-dustu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ukraynada-ilk-fransiz-mirage-savas-ucagi-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna ordusundan yapılan açıklamada, Fransa&#039;nın Rusya&#039;ya karşı mücadelesinde ülkeye verdiği &quot;Mirage 2000&quot; tipi bir savaş uçağının ekipman arızası nedeniyle düştüğü ifade edildi.Rusya ve Ukrayna heyetleri bugün 3&#039;üncü kez İstanbul&#039;da bir araya gelmeye hazırlanırken, savaşın devam ettiği Ukrayna&#039;da bir savaş uçağının düştüğü açıklandı.Ukrayna ordusu, Fransa&#039;nın verdiği &quot;Mirage 2000&quot; tipi savaş uçağının görev sırasında ekipman arızası nedeniyle düştüğünü, pilotun fırlatma yoluyla güvenli bir şekilde uçaktan atladığını duyurdu. &quot;EKİPMAN ARIZASI SEBEBİYLE DÜŞTÜ&quot; Ukrayna ordusundan yapılan açıklamada, Fransa&#039;nın Rusya&#039;ya karşı mücadelesinde ülkeye verdiği &quot;Mirage 2000&quot; tipi bir savaş uçağının 22 Temmuz Salı günü görev sırasında ekipman arızası nedeniyle düştüğü ifade edildi. Açıklamada, &quot;Ekipman arızası meydana geldi ve pilot bunu uçuş kontrolörüne bildirdi. Pilot, kriz durumlarında beklendiği gibi yetkin bir şekilde hareket etti ve başarılı bir şekilde fırlatma işlemini gerçekleştirdi. Kurtarma ekibi pilotu stabil durumda buldu. Yerde can kaybı yaşanmadı&quot; ifadeleri kullanıldı. Ukrayna medyası, olayın Volyn bölgesinde meydana geldiğini aktardı. Bu, Ukrayna ordusunun ilk Mirage uçağı kaybı oldu. Ukrayna ordusu, Fransa&#039;da Mirage uçaklarının ilk partisinin şubat ayında geldiğini açıklamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kJ9HqGar70GbSZqRg312ow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukraynada, ilk:, Fransız, Mirage, savaş, uçağı, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kJ9HqGar70GbSZqRg312ow.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna'da bir ilk: Mirage düştü"><p>Ukrayna ordusundan yapılan açıklamada, Fransa'nın Rusya'ya karşı mücadelesinde ülkeye verdiği "Mirage 2000" tipi bir savaş uçağının ekipman arızası nedeniyle düştüğü ifade edildi.</p><p>Rusya ve Ukrayna heyetleri bugün 3'üncü kez İstanbul'da bir araya gelmeye hazırlanırken, savaşın devam ettiği Ukrayna'da bir savaş uçağının düştüğü açıklandı.</p><p>Ukrayna ordusu, Fransa'nın verdiği "Mirage 2000" tipi savaş uçağının görev sırasında ekipman arızası nedeniyle düştüğünü, pilotun fırlatma yoluyla güvenli bir şekilde uçaktan atladığını duyurdu. </p><p><strong>"EKİPMAN ARIZASI SEBEBİYLE DÜŞTÜ"</strong> </p><p>Ukrayna ordusundan yapılan açıklamada, Fransa'nın Rusya'ya karşı mücadelesinde ülkeye verdiği "Mirage 2000" tipi bir savaş uçağının 22 Temmuz Salı günü görev sırasında ekipman arızası nedeniyle düştüğü ifade edildi. </p><p>Açıklamada, "Ekipman arızası meydana geldi ve pilot bunu uçuş kontrolörüne bildirdi. Pilot, kriz durumlarında beklendiği gibi yetkin bir şekilde hareket etti ve başarılı bir şekilde fırlatma işlemini gerçekleştirdi. Kurtarma ekibi pilotu stabil durumda buldu. Yerde can kaybı yaşanmadı" ifadeleri kullanıldı.</p><p> Ukrayna medyası, olayın Volyn bölgesinde meydana geldiğini aktardı. Bu, Ukrayna ordusunun ilk Mirage uçağı kaybı oldu. </p><p>Ukrayna ordusu, Fransa'da Mirage uçaklarının ilk partisinin şubat ayında geldiğini açıklamıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tehlikeli ittifak: İsrail ve Ukrayna el sıkıştı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tehlikeli-ittifak-israil-ve-ukrayna-el-sikisti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tehlikeli-ittifak-israil-ve-ukrayna-el-sikisti</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ve Ukrayna Dışişleri bakanları, Kiev&#039;de bir araya geldi. İki ülke, &quot;İran tehdidine karşı&quot; iş birliğini güçlendirme kararı aldı.Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Kiev&#039;de Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile bir araya geldi.   Ukrayna ve İsrail, güvenlik tehditlerine karşı ikili işbirliğini güçlendirme konusunda anlaşmaya vardı. Ekonomik iş birliğinin de artırılması kararı alındı. Açıklamayı iki ülkenin dışişleri bakanları yaptı.  Sybiha, görüşmenin ardından ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, &quot;Moskova, Tahran ve Pyongyang, birbirlerini destekleyen ve tüm özgür dünyayı tehdit eden tek bir suç rejimleri ittifakı içinde birleşmiş durumdadır&quot; diye konuştu.  Ukraynalı bakan, &quot;Bu tehdide yanıt olarak çok taraflı ve ikili iş birliğini aktif hale getirme konusunda anlaştık. Bugün İran tehdidiyle alakalı ayrı bir diyalog başlatmaya karar verdik&quot; diye ekledi.&quot;BİRLİKTE HAYATA GEÇİRME ZAMANI&quot;  Sybiha, Ukrayna ve İsrail&#039;in, savunma teknolojileri alanında kayda değer potansiyeli olduğunu belirterek, &quot;İki ülkenin güvenliği ve istikrarı adına bunu birlikte hayata geçirmenin zamanı&quot; ifadesini kullandı.  İsrailli Bakan Saar da Ukrayna&#039;ya tam desteğini sundu ve İran üzerine &quot;stratejik diyalog&quot; başlatılması konusunda uzlaştıklarını belirtti.  Saar, &quot;Silahlarına ve teknolojisine karşı eylemlerimiz Avrupa ve Ukrayna güvenliğine katkı sağlıyor&quot; dedi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fV4oBuO-PEqF-Pq9USemjQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tehlikeli, ittifak:, İsrail, Ukrayna, sıkıştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fV4oBuO-PEqF-Pq9USemjQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" tehlikeli ittifak: ve ukrayna el s><p>İsrail ve Ukrayna Dışişleri bakanları, Kiev'de bir araya geldi. İki ülke, "İran tehdidine karşı" iş birliğini güçlendirme kararı aldı.</p><p>Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Kiev'de Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile bir araya geldi.   Ukrayna ve İsrail, güvenlik tehditlerine karşı ikili işbirliğini güçlendirme konusunda anlaşmaya vardı. Ekonomik iş birliğinin de artırılması kararı alındı. Açıklamayı iki ülkenin dışişleri bakanları yaptı.  Sybiha, görüşmenin ardından ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Moskova, Tahran ve Pyongyang, birbirlerini destekleyen ve tüm özgür dünyayı tehdit eden tek bir suç rejimleri ittifakı içinde birleşmiş durumdadır" diye konuştu.  Ukraynalı bakan, "Bu tehdide yanıt olarak çok taraflı ve ikili iş birliğini aktif hale getirme konusunda anlaştık. Bugün İran tehdidiyle alakalı ayrı bir diyalog başlatmaya karar verdik" diye ekledi.</p><p><strong>"BİRLİKTE HAYATA GEÇİRME ZAMANI"</strong>  Sybiha, Ukrayna ve İsrail'in, savunma teknolojileri alanında kayda değer potansiyeli olduğunu belirterek, "İki ülkenin güvenliği ve istikrarı adına bunu birlikte hayata geçirmenin zamanı" ifadesini kullandı.  İsrailli Bakan Saar da Ukrayna'ya tam desteğini sundu ve İran üzerine "stratejik diyalog" başlatılması konusunda uzlaştıklarını belirtti.  Saar, "Silahlarına ve teknolojisine karşı eylemlerimiz Avrupa ve Ukrayna güvenliğine katkı sağlıyor" dedi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuzey İrlanda&amp;apos;da silahlı saldırı: 3 kişi öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kuzey-irlandada-silahli-saldiri-3-kisi-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kuzey-irlandada-silahli-saldiri-3-kisi-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey İrlanda&#039;da İrlanda Cumhuriyeti sınırına yakın bir köyde düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi öldü, bir kişi yaralandı.Birleşik Krallık&#039;a bağlı ülkelerden Kuzey İrlanda&#039;nın Fermanagh bölgesindeki köyde düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.Kuzey İrlanda Polis Teşkilatından (PSNI) yapılan açıklamada, Maguiresbridge köyünde yerel saatle 08.21&#039;de (TSİ 10.21) silahlı saldırı düzenlendiği bildirildi. Saldırıda 2 kişinin olay yerinde, 1 kişinin kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini belirtilen açıklamada, ağır yaralanan 1 kişinin hastanede tedavi gördüğü kaydedildi. Polisin müdahalesiyle riskin ortadan kalktığı, saldırının gerçekleştirildiği yolun trafiğe kapatıldığı ifade edildi.Kuzey İrlanda Ambulans Hizmetlerinden (NIAS) yapılan açıklamada, 3 ambulans ve bir ambulans helikopterin olaya müdahale ettiği, hastaneye kaldırılan yaralılardan birinin helikopterle 120 kilometre uzaklıkta bulunan Belfast&#039;taki hastaneye nakledildiği ifade edildi. Saldırıyla ilgili X&#039;ten paylaşımda bulunan Kuzey İrlanda Bölgesel Başbakanı Michelle O&#039;Neill, &quot;Maguiresbridge&#039;den gelen haberleri üzüntüyle karşıladım. Düşüncelerim kurbanlar, sevdikleri ve bölge halkıyla birliktedir. Maguiresbridge halkının bu zor zamanda bir araya geleceğinden ve olaydan etkilenenlere destek vereceğinden şüphem yok&quot; ifadelerini kullandı. İngiltere Parlamentosunda hem Fermanagh&#039;ı hem de İrlanda milliyetçisi Sinn Fein Partisini temsil eden milletvekili Pat Cullen de, &quot;Halkımızı bu trajik ve şok edici olayın detaylarıyla ilgili spekülasyon yapmamaya çağırıyorum&quot; açıklamasında bulundu. PSNI&#039;den, yerel saatle 15.50&#039;de (TSİ 17.50) yapılan açıklamada, ölü ve yaralıların aynı aileden olduğu duyuruldu. Olaya ilişkin yerel haber siteleri ise katil zanlısının kendi aile üyelerini vurduktan sonra intihar ettiğini öne sürdü.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jreylYWSckixRAijqMtQZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, İrlandada, silahlı, saldırı:, kişi, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jreylYWSckixRAijqMtQZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kuzey İrlanda'da silahlı saldırı"><p>Kuzey İrlanda'da İrlanda Cumhuriyeti sınırına yakın bir köyde düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi öldü, bir kişi yaralandı.</p><p>Birleşik Krallık'a bağlı ülkelerden Kuzey İrlanda'nın Fermanagh bölgesindeki köyde düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.</p><p>Kuzey İrlanda Polis Teşkilatından (PSNI) yapılan açıklamada, Maguiresbridge köyünde yerel saatle 08.21'de (TSİ 10.21) silahlı saldırı düzenlendiği bildirildi. </p><p>Saldırıda 2 kişinin olay yerinde, 1 kişinin kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini belirtilen açıklamada, ağır yaralanan 1 kişinin hastanede tedavi gördüğü kaydedildi. Polisin müdahalesiyle riskin ortadan kalktığı, saldırının gerçekleştirildiği yolun trafiğe kapatıldığı ifade edildi.</p><p>Kuzey İrlanda Ambulans Hizmetlerinden (NIAS) yapılan açıklamada, 3 ambulans ve bir ambulans helikopterin olaya müdahale ettiği, hastaneye kaldırılan yaralılardan birinin helikopterle 120 kilometre uzaklıkta bulunan Belfast'taki hastaneye nakledildiği ifade edildi. </p><p>Saldırıyla ilgili X'ten paylaşımda bulunan Kuzey İrlanda Bölgesel Başbakanı Michelle O'Neill, "Maguiresbridge'den gelen haberleri üzüntüyle karşıladım. Düşüncelerim kurbanlar, sevdikleri ve bölge halkıyla birliktedir. Maguiresbridge halkının bu zor zamanda bir araya geleceğinden ve olaydan etkilenenlere destek vereceğinden şüphem yok" ifadelerini kullandı. </p><p>İngiltere Parlamentosunda hem Fermanagh'ı hem de İrlanda milliyetçisi Sinn Fein Partisini temsil eden milletvekili Pat Cullen de, "Halkımızı bu trajik ve şok edici olayın detaylarıyla ilgili spekülasyon yapmamaya çağırıyorum" açıklamasında bulundu. </p><p>PSNI'den, yerel saatle 15.50'de (TSİ 17.50) yapılan açıklamada, ölü ve yaralıların aynı aileden olduğu duyuruldu. </p><p>Olaya ilişkin yerel haber siteleri ise katil zanlısının kendi aile üyelerini vurduktan sonra intihar ettiğini öne sürdü. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail Meclisi, işgal altındaki Batı Şeria için ilhak çağrısı yapan bildiriyi oylayacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-meclisi-isgal-altindaki-bati-seria-icin-ilhak-cagrisi-yapan-bildiriyi-oylayacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-meclisi-isgal-altindaki-bati-seria-icin-ilhak-cagrisi-yapan-bildiriyi-oylayacak</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Meclisi, bugün Türkiye saatiyle 16.00&#039;da Netanyahu hükümetini işgal altındaki Batı Şeria&#039;nın İsrail&#039;e ilhakını ilan etmeye çağıran bildiriyi oylayacak. Oylamanın yasal bağlayıcılığı bulunmuyor.İsrail Meclisi (Knesset), hükümeti işgal altındaki Batı Şeria&#039;nın İsrail&#039;e ilhakını ilan etmeye çağıran bildiriyi oylayacak.  İsrail basınında yer alan haberlere göre, bugün saat 16:00&#039;da oylanacak bildiriye koalisyon milletvekilleri ile Avigdor Liberman&#039;ın muhalefetteki Evimiz İsrail Partisi destek verecek.YASAL BAĞLAYICILIĞI YOK  Knesset&#039;te Binyamin Netanyahu&#039;nun başbakanlığındaki İsrail hükümetini işgal altındaki Batı Şeria&#039;nın ilhakına çağıracak olan oylamanın yasal bağlayıcılığı olmamasına karşın büyük bir sembolik öneme sahip olduğu aktarıldı.  İsrail Meclis Başkanı Amir Ohana&#039;nın destek verdiği bildiriyi Knesset tatile girmeden oylamak için genel kurul gündemine aldığı kaydedildi.  Haberde, Ultra Ortodoks Yahudi (Haredi) partilerin istifasının ardından azınlık hükümetine dönüşen koalisyonun 50 oyunun garanti olduğu ve İsrail Evimiz Partisi&#039;nin de altı milletvekiliyle destek vereceği belirtildi.TASARI DEĞİL, BİLDİRİÖte yandan hükümetten istifa eden Haredi Şas Partisi&#039;nin zorunlu askerlik yasası nedeniyle boykot etmesine karşın 11 milletvekiliyle oylamaya destek vereceği, istifa eden diğer bir Haredi parti Birleşik Tevrat Yahudiliği&#039;nin de reddetmesinin beklenmediği ifade edildi.Söz konusu oylamanın bildiri olduğu, bir tasarı olmadığı için Knesset&#039;ten geçse dahi sahada somut ve pratik bir sonucunun olmayacağına dikkati çekildi.  Ay başında İsrail&#039;de koalisyon hükümetinin iktidar partisi Likud&#039;un tüm bakanları, Başbakan Binyamin Netanyahu&#039;ya işgal altındaki Batı Şeria&#039;nın ay sonuna kadar İsrail&#039;e ilhakını talep eden bir mektup yazmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z2DtAT55BEySeOVfnDjOdw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, Meclisi, işgal, altındaki, Batı, Şeria, için, ilhak, çağrısı, yapan, bildiriyi, oylayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z2DtAT55BEySeOVfnDjOdw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail Meclisi'nde Batı Şeria oylaması"><p>İsrail Meclisi, bugün Türkiye saatiyle 16.00'da Netanyahu hükümetini işgal altındaki Batı Şeria'nın İsrail'e ilhakını ilan etmeye çağıran bildiriyi oylayacak. Oylamanın yasal bağlayıcılığı bulunmuyor.</p><p>İsrail Meclisi (Knesset), hükümeti işgal altındaki Batı Şeria'nın İsrail'e ilhakını ilan etmeye çağıran bildiriyi oylayacak.  İsrail basınında yer alan haberlere göre, bugün saat 16:00'da oylanacak bildiriye koalisyon milletvekilleri ile Avigdor Liberman'ın muhalefetteki Evimiz İsrail Partisi destek verecek.</p><p><strong>YASAL BAĞLAYICILIĞI YOK</strong>  Knesset'te Binyamin Netanyahu'nun başbakanlığındaki İsrail hükümetini işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakına çağıracak olan oylamanın yasal bağlayıcılığı olmamasına karşın büyük bir sembolik öneme sahip olduğu aktarıldı.  İsrail Meclis Başkanı Amir Ohana'nın destek verdiği bildiriyi Knesset tatile girmeden oylamak için genel kurul gündemine aldığı kaydedildi.  Haberde, Ultra Ortodoks Yahudi (Haredi) partilerin istifasının ardından azınlık hükümetine dönüşen koalisyonun 50 oyunun garanti olduğu ve İsrail Evimiz Partisi'nin de altı milletvekiliyle destek vereceği belirtildi.</p><p><strong>TASARI DEĞİL, BİLDİRİ</strong></p><p>Öte yandan hükümetten istifa eden Haredi Şas Partisi'nin zorunlu askerlik yasası nedeniyle boykot etmesine karşın 11 milletvekiliyle oylamaya destek vereceği, istifa eden diğer bir Haredi parti Birleşik Tevrat Yahudiliği'nin de reddetmesinin beklenmediği ifade edildi.</p><p>Söz konusu oylamanın bildiri olduğu, bir tasarı olmadığı için Knesset'ten geçse dahi sahada somut ve pratik bir sonucunun olmayacağına dikkati çekildi.  Ay başında İsrail'de koalisyon hükümetinin iktidar partisi Likud'un tüm bakanları, Başbakan Binyamin Netanyahu'ya işgal altındaki Batı Şeria'nın ay sonuna kadar İsrail'e ilhakını talep eden bir mektup yazmıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bulgaristan&amp;apos;dan Türk vatandaşlarına vize kolaylığı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bulgaristandan-turk-vatandaslarina-vize-kolayligi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bulgaristandan-turk-vatandaslarina-vize-kolayligi</guid>
<description><![CDATA[ Bulgaristan, Türk vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamasını kolaylaştırdı.Bulgaristan Turizm Bakanı Miroslav Borşoş, Bulgaristan hükümetinin Türk vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamasına kolaylık getirdiğini ve verilecek vize süresini uzattığını bildirdi.  Borşoş, hükümetin olağan oturumunun ardından yayımladığı görüntülü mesajında, &quot;15 Temmuz tarihinden itibaren Türk vatandaşlarına turist vizesi verme konusunda yeni bir düzenleme getirildiğini bildirmekten memnuniyet duyarım&quot; dedi.  Yeni uygulamaya ilişkin bilgi veren Borşoş, &quot;Bu, 3 aylık ve 6 aylık vizelerin yanı sıra artık 1 yıllık, 3 yıllık ve 5 yıllık vizelerin de verilebileceği anlamına geliyor&quot; ifadesini kullandı.&quot;ÖZELLİKLE TURİZM ALANINDA İLİŞKİLERİMİZİ KOLAYLAŞTIRACAK&quot;  Uzun süreli vize alabilmek için daha önce alınan vizelerde herhangi bir ihlal olmaması şartı getirildiğini aktaran Borşoş, şunları kaydetti:  &quot;Yeni uygulama, vize verilmesini tamamen kolaylaştıracak bir gelişmedir. Türkiye ile vize uygulamaları, özellikle turizm alanında bizim için son derece önemlidir. Bu vize uygulamalarının hafifletilmesi, vize süresiyle ülkede kalış süresinin daha kolay ve hızlı bir şekilde düzenlenmesini mümkün kılacak ve bu da özellikle turizm alanında ilişkilerimizi kolaylaştıracaktır.&quot;  Bakan Borşoş ayrıca, 2025&#039;in ilk yarısında 2024&#039;ün aynı dönemine göre Bulgaristan&#039;a gelen Türk turistlerin genel sayısında yüzde 60 artış kaydedildiğini de aktardı.  Borşoş, &quot;Bu etkileyici bir artış. Turizmimiz için önemli olan Türkiye&#039;den gelen turistlerin sayısına bakıldığında, ilişkilerimizin önemli bir hızla geliştiğini görüyoruz. Yıllardır uğraştığımız bir şey artık gerçeğe dönüştü&quot; diye konuştu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s8RLeuqgTUqY1pVpfp6QXg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bulgaristandan, Türk, vatandaşlarına, vize, kolaylığı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s8RLeuqgTUqY1pVpfp6QXg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bulgaristan'dan Türklere vize kolaylığı"><p>Bulgaristan, Türk vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamasını kolaylaştırdı.</p><p>Bulgaristan Turizm Bakanı Miroslav Borşoş, Bulgaristan hükümetinin Türk vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamasına kolaylık getirdiğini ve verilecek vize süresini uzattığını bildirdi.  Borşoş, hükümetin olağan oturumunun ardından yayımladığı görüntülü mesajında, "15 Temmuz tarihinden itibaren Türk vatandaşlarına turist vizesi verme konusunda yeni bir düzenleme getirildiğini bildirmekten memnuniyet duyarım" dedi.  Yeni uygulamaya ilişkin bilgi veren Borşoş, "Bu, 3 aylık ve 6 aylık vizelerin yanı sıra artık 1 yıllık, 3 yıllık ve 5 yıllık vizelerin de verilebileceği anlamına geliyor" ifadesini kullandı.</p><p><strong>"ÖZELLİKLE TURİZM ALANINDA İLİŞKİLERİMİZİ KOLAYLAŞTIRACAK"</strong>  Uzun süreli vize alabilmek için daha önce alınan vizelerde herhangi bir ihlal olmaması şartı getirildiğini aktaran Borşoş, şunları kaydetti:  "Yeni uygulama, vize verilmesini tamamen kolaylaştıracak bir gelişmedir. Türkiye ile vize uygulamaları, özellikle turizm alanında bizim için son derece önemlidir. Bu vize uygulamalarının hafifletilmesi, vize süresiyle ülkede kalış süresinin daha kolay ve hızlı bir şekilde düzenlenmesini mümkün kılacak ve bu da özellikle turizm alanında ilişkilerimizi kolaylaştıracaktır."  Bakan Borşoş ayrıca, 2025'in ilk yarısında 2024'ün aynı dönemine göre Bulgaristan'a gelen Türk turistlerin genel sayısında yüzde 60 artış kaydedildiğini de aktardı.  Borşoş, "Bu etkileyici bir artış. Turizmimiz için önemli olan Türkiye'den gelen turistlerin sayısına bakıldığında, ilişkilerimizin önemli bir hızla geliştiğini görüyoruz. Yıllardır uğraştığımız bir şey artık gerçeğe dönüştü" diye konuştu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan&amp;apos;da yangın söndürme helikopteri denize düştü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistanda-yangin-soendurme-helikopteri-denize-dustu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistanda-yangin-soendurme-helikopteri-denize-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;ın başkenti Atina&#039;da çıkan bir yangını söndürmek için su almaya çalışan helikopter denize düştü.Aşırı sıcakların etkili olduğu komşu Yunanistan’da başkent Atina’da çıkan bir yangını söndürmeye çalışan bir helikopter deniz düştü. Su almaya çalışırken denize düşen helikopterde bulunan üç mürettebatın tamamının kurtarılarak yakınlardaki bir hastaneye kaldırıldığı açıklandı.Euronews haber sitesinin aktardığına göre, Yunanistan’ın güneyindeki Korint kentinin yakınlarında da dün büyük bir orman yangını başladı. Çok sayıda köyün tahliye edilmesine sebep olay yangına 180’den fazla itfaiye personeli müdahale etti. Yangın söndürme çalışmalarına 15 uçak ve 12 helikopterin de katıldığı bilgisi verildi.Korint’in dağlık bir bölgesinde, çam ormanının olduğu bir alanda çıkan yangında ölü ya da yaralı olup olmadığına dair bilgi verilmedi.  Pazar gününe kadar çöl sıcaklarının yaşanacağı Yunanistan&#039;da Kardiça, Trikala ve Aspropirgos bölgelerinde de dün gün içinde ormanlık alanlarda yangın çıktı.Yunanistan İtfaiye Teşkilatı’ndan yapılan açıklamada yarın Mora Yarımadası ve İyon Adaları başta olmak üzere ülkedeki yangın riskinin yüksek olduğuna dikkat çekildi. Sivil Koruma Genel Sekreterliği, açık alanlarda yangına neden olabilecek eylemlerden kaçınılmasını istedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XHtKO9bAVUCNwwkEOyUxjA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistanda, yangın, söndürme, helikopteri, denize, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XHtKO9bAVUCNwwkEOyUxjA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Atina'da yangın söndürme helikopteri denize düştü"><p>Yunanistan'ın başkenti Atina'da çıkan bir yangını söndürmek için su almaya çalışan helikopter denize düştü.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I_V5Nex0MUCaLAsuDmL7QA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aşırı sıcakların etkili olduğu komşu Yunanistan’da başkent Atina’da çıkan bir yangını söndürmeye çalışan bir helikopter deniz düştü. Su almaya çalışırken denize düşen helikopterde bulunan üç mürettebatın tamamının kurtarılarak yakınlardaki bir hastaneye kaldırıldığı açıklandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LroJhBuBfEGJKH_m3a5Ehg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Euronews haber sitesinin aktardığına göre, Yunanistan’ın güneyindeki Korint kentinin yakınlarında da dün büyük bir orman yangını başladı. Çok sayıda köyün tahliye edilmesine sebep olay yangına 180’den fazla itfaiye personeli müdahale etti. Yangın söndürme çalışmalarına 15 uçak ve 12 helikopterin de katıldığı bilgisi verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HUodubbUD0aftEpz_8PIXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Korint’in dağlık bir bölgesinde, çam ormanının olduğu bir alanda çıkan yangında ölü ya da yaralı olup olmadığına dair bilgi verilmedi.  Pazar gününe kadar çöl sıcaklarının yaşanacağı Yunanistan'da Kardiça, Trikala ve Aspropirgos bölgelerinde de dün gün içinde ormanlık alanlarda yangın çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qClFAwQcTE6zJYkc3cpIfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yunanistan İtfaiye Teşkilatı’ndan yapılan açıklamada yarın Mora Yarımadası ve İyon Adaları başta olmak üzere ülkedeki yangın riskinin yüksek olduğuna dikkat çekildi. Sivil Koruma Genel Sekreterliği, açık alanlarda yangına neden olabilecek eylemlerden kaçınılmasını istedi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uçağın kuyruğu inişte alev aldı! Air India’da ikinci facia paniği</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ucagin-kuyrugu-iniste-alev-aldiair-indiada-ikinci-facia-panigi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ucagin-kuyrugu-iniste-alev-aldiair-indiada-ikinci-facia-panigi</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan&#039;da 241 kişinin öldüğü kazanın ardından başka bir Air India uçağında facianın eşiğinden dönüldü.Hindistan&#039;da Air India havayollarına ait bir uçağın kuyruk kısmında, inişinden kısa süre sonra yangın çıktı.  Geçen ay bir başka Air India uçağı, kalkıştan kısa süre sonra Meghani Nagar yerleşim yerine düşerek 241 kişinin ölümüne yol açmıştı.Havayolu şirketinin, sosyal medya platformu X&#039;teki hesabından, yapılan açıklamada,  Hong Kong&#039;dan Yeni Delhi&#039;ye hareket eden &quot;Airbus A321&quot; tipi uçağın kuyruk kısmında bulunan yardımcı güç ünitesinde inişten sonra yangın çıktığı belirtildi.  Yangının, yolcuların uçaktan indiği sırada meydana geldiğini ifade eden şirket,  güç ünite sisteminin, yangın nedeniyle otomatik olarak kapandığını belirtti.Kazada yaralanan olmadığı ancak uçağın hasar aldığı ifade edildi. HİNDİSTAN&#039;DAKİ SON FACİA  Hindistan&#039;ın Gucerat eyaletinin Ahmedabad kentindeki Sardar Vallabhbhai Patel Uluslararası Havalimanı&#039;ndan İngiltere&#039;nin Gatwick Havalimanı&#039;na gitmeye hazırlanan yolcu uçağı, 12 Haziran&#039;da kalkıştan kısa süre sonra Meghani Nagar yerleşim yerinde düşmüştü.  Şirket, uçaktaki 241 kişinin hayatını kaybettiğini, kurtulan tek kişinin tedavi altında olduğunu teyit etmişti. Uçağın, düştüğü sırada asistan doktorların kaldığı yurt binasına da çarpması sonucu ölenlerin olduğu belirtilmişti.  Kazada yolcu ve mürettebat dahil hayatını kaybedenlerin sayısının 260 olduğu duyurulmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mw_yy3BIDEuqXhhYOxWkHg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uçağın, kuyruğu, inişte, alev, aldı Air, India’da, ikinci, facia, paniği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mw_yy3BIDEuqXhhYOxWkHg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250723122047245" class="type:primaryImage" alt="İniş yapan uçağın kuyruğu alev aldı!"><p>Hindistan'da 241 kişinin öldüğü kazanın ardından başka bir Air India uçağında facianın eşiğinden dönüldü.</p><p>Hindistan'da Air India havayollarına ait bir uçağın kuyruk kısmında, inişinden kısa süre sonra yangın çıktı.  Geçen ay bir başka Air India uçağı, kalkıştan kısa süre sonra Meghani Nagar yerleşim yerine düşerek 241 kişinin ölümüne yol açmıştı.</p><p>Havayolu şirketinin, sosyal medya platformu X'teki hesabından, yapılan açıklamada,  Hong Kong'dan Yeni Delhi'ye hareket eden "Airbus A321" tipi uçağın kuyruk kısmında bulunan yardımcı güç ünitesinde inişten sonra yangın çıktığı belirtildi.  Yangının, yolcuların uçaktan indiği sırada meydana geldiğini ifade eden şirket,  güç ünite sisteminin, yangın nedeniyle otomatik olarak kapandığını belirtti.</p><p>Kazada yaralanan olmadığı ancak uçağın hasar aldığı ifade edildi. </p><p><strong>HİNDİSTAN'DAKİ SON FACİA</strong>  Hindistan'ın Gucerat eyaletinin Ahmedabad kentindeki Sardar Vallabhbhai Patel Uluslararası Havalimanı'ndan İngiltere'nin Gatwick Havalimanı'na gitmeye hazırlanan yolcu uçağı, 12 Haziran'da kalkıştan kısa süre sonra Meghani Nagar yerleşim yerinde düşmüştü.  Şirket, uçaktaki 241 kişinin hayatını kaybettiğini, kurtulan tek kişinin tedavi altında olduğunu teyit etmişti. Uçağın, düştüğü sırada asistan doktorların kaldığı yurt binasına da çarpması sonucu ölenlerin olduğu belirtilmişti.  Kazada yolcu ve mürettebat dahil hayatını kaybedenlerin sayısının 260 olduğu duyurulmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;de &amp;quot;Netanyahu&amp;apos;ya suikast planlayan&amp;quot; kadına gözaltı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-netanyahuya-suikast-planlayan-kadina-goezalti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-netanyahuya-suikast-planlayan-kadina-goezalti</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;de bir kadının iki hafta önce Netanyahu&#039;ya suikast planı şüphesiyle gözaltına alındığı açıklandı.İsrail&#039;in iç istihbarat örgütü Şin-Bet, Başbakan Binyamin Netanyahu&#039;ya suikast planı yaptığı iddia edilen bir kadını gözaltına aldı. Gözaltı haberini İsrail&#039;in kamu yayıncısı KAN duyurdu.The Jerusalem Post haber sitesinin aktardığına göre, 70&#039;li yaşlarındaki şüpheli kadın, iki hafta önce, el yapımı patlayıcı ile Netanyahu&#039;ya saldırı düzenleme planı yaptığı şüphesiyle gözaltına alındı. Gözaltına alınan yaşlı kadının &quot;tüm hükümet kurumlarına ve başbakana yaklaşmasının yasaklanması&quot; şartıyla serbest bırakıldığı bilgisi verildi. KAN&#039;ın haberinde, şüpheli kadın hakkında 24 Temmuz Perşembe günü iddianame hazırlanacağı, şüpheliye &quot;suç işlemek ve terör eyleminde bulunmak için komplo&quot; suçlamasının yöneltileceği ifade edildi. İsrail&#039;in Ynet haber sitesi de şüpheli kadının İsrail&#039;in iç bölgelerinde yaşadığı bilgisini verdi. Haberde, kadının önce Şin Bet tarafından, ardından İsrail polisinin özel suçlar birimi tarafından sorgulandığı belirtildi.Olayla ilgili diğer ayrıntıların ise çıkarılan yayın yasağının kapsamında olduğu aktarıldı. Daha geniş yayın yasağının savcıların talebiyle kaldırıldığı, bununla birlikte kadın hakkındaki şüphelerin basına yansıdığı ifade edildi. Polisin iddiasına göre, şüpheli kadın &quot;bilinen hükümet karşıtı bir protestocuydu&quot; ve silah edinmek için diğer protestoculara yaklaşmıştı. Şüpheli kadının Netanyahu için alınan güvenlik önlemleri konusunda d bilgi almaya çalıştığı belirtildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lduu5qZ4akahIqxTXMxxBw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailde, Netanyahuya, suikast, planlayan, kadına, gözaltı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lduu5qZ4akahIqxTXMxxBw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" netanyahu suikast plan g><p>İsrail'de bir kadının iki hafta önce Netanyahu'ya suikast planı şüphesiyle gözaltına alındığı açıklandı.</p><p>İsrail'in iç istihbarat örgütü Şin-Bet, Başbakan Binyamin Netanyahu'ya suikast planı yaptığı iddia edilen bir kadını gözaltına aldı. Gözaltı haberini İsrail'in kamu yayıncısı KAN duyurdu.</p><p>The Jerusalem Post haber sitesinin aktardığına göre, 70'li yaşlarındaki şüpheli kadın, iki hafta önce, el yapımı patlayıcı ile Netanyahu'ya saldırı düzenleme planı yaptığı şüphesiyle gözaltına alındı. </p><p>Gözaltına alınan yaşlı kadının "tüm hükümet kurumlarına ve başbakana yaklaşmasının yasaklanması" şartıyla serbest bırakıldığı bilgisi verildi. KAN'ın haberinde, şüpheli kadın hakkında 24 Temmuz Perşembe günü iddianame hazırlanacağı, şüpheliye "suç işlemek ve terör eyleminde bulunmak için komplo" suçlamasının yöneltileceği ifade edildi. </p><p>İsrail'in Ynet haber sitesi de şüpheli kadının İsrail'in iç bölgelerinde yaşadığı bilgisini verdi. </p><p>Haberde, kadının önce Şin Bet tarafından, ardından İsrail polisinin özel suçlar birimi tarafından sorgulandığı belirtildi.</p><p>Olayla ilgili diğer ayrıntıların ise çıkarılan yayın yasağının kapsamında olduğu aktarıldı. Daha geniş yayın yasağının savcıların talebiyle kaldırıldığı, bununla birlikte kadın hakkındaki şüphelerin basına yansıdığı ifade edildi. </p><p>Polisin iddiasına göre, şüpheli kadın "bilinen hükümet karşıtı bir protestocuydu" ve silah edinmek için diğer protestoculara yaklaşmıştı. Şüpheli kadının Netanyahu için alınan güvenlik önlemleri konusunda d bilgi almaya çalıştığı belirtildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan&amp;apos;da 5.3 büyüklüğünde deprem!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistanda-53-buyuklugunde-deprem</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistanda-53-buyuklugunde-deprem</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;ın Girit Adası&#039;nda 5.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi&#039;nin (EMSC) bildirdiğine göre Yunanistan&#039;ın Girit Adası&#039;nda 5.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.Sarsıntının derinliğinin 45 kilometre olduğu belirtildi.Yunan medyasının bildirdiğine göre sarsıntı, Girit&#039;in yanı sıra Mora ve Attika&#039;da da hissedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ik7lmGM8aESTwUER-7rN9A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistanda, 5.3, büyüklüğünde, deprem</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ik7lmGM8aESTwUER-7rN9A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yunanistan'da 5.3 büyüklüğünde deprem!"><p>Yunanistan'ın Girit Adası'nda 5.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.</p><p>Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi'nin (EMSC) bildirdiğine göre Yunanistan'ın Girit Adası'nda 5.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.</p><p>Sarsıntının derinliğinin 45 kilometre olduğu belirtildi.</p><p>Yunan medyasının bildirdiğine göre sarsıntı, Girit'in yanı sıra Mora ve Attika'da da hissedildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;En cesur cerrah&amp;quot; olarak ünlenmişti: Dolandırıcılık için bacaklarını kesmekle suçlanıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/en-cesur-cerrah-olarak-unlenmisti-dolandiricilik-icin-bacaklarini-kesmekle-suclaniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/en-cesur-cerrah-olarak-unlenmisti-dolandiricilik-icin-bacaklarini-kesmekle-suclaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Bir dönem “Britanya’nın en cesur cerrahı” olarak anılan 49 yaşındaki cerrah Neil Hopper, bacaklarının kesilmesiyle ilgili sigorta dolandırıcılığı suçlamasıyla hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor.İngiltere Devon ve Cornwall Polisi’ne göre, cerrah Neil Hopper, bacaklarının sepsis nedeniyle değil, kendi eylemi sonucu kesildiğini gizleyerek sigorta şirketlerini yanıltmakla suçlanıyor. 3-26 Haziran 2019 tarihleri arasında meydana geldiği öne sürülen olay, “yanıltıcı beyanda bulunarak dolandırıcılık” kapsamında değerlendiriliyor.BAŞKASINI UZUV KESİMİ İÇİN TEŞVİK SUÇLAMASIHopper, yalnızca kendi uzuvlarını aldırmakla değil, başkalarının vücut parçalarının alınmasını teşvik etmekle de suçlanıyor. Polis raporuna göre, 2018 ile 2020 arasında Hopper, &quot;The EunuchMaker&quot; adlı internet sitesinden uzuv kesimini konu alan videolar satın aldı. Bu içeriklerin, başkalarına zarar verme eğiliminde olan Marius Gustavson’u, üçüncü kişilerin uzuvlarını kesmeye teşvik ettiği öne sürülüyor. GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI, SİCİLİ ASKIYA ALINDIHopper, 2013 yılından itibaren Royal Cornwall Hastaneleri’nde görev yapıyordu ancak ilk tutuklamasının ardından Mart 2023&#039;te görevden alındı. Aralık 2023 itibarıyla tıbbi sicili de askıya alındı. Hastane yetkilileri, suçlamaların Hopper’ın hastalara yönelik profesyonel uygulamalarıyla ilgili olmadığını ve hastalar açısından şu ana dek bir risk tespit edilmediğini belirtti.GEÇMİŞTE SEPSİS MAĞDURUYDUNeil Hopper, 2019 yılında ITV’de yayınlanan This Morning programına katılarak, ailesiyle çıktığı bir kamp tatili sonrası sepsise yakalandığını ve bu nedenle bacaklarının kesildiğini anlatmıştı. Yüzlerce ameliyat yerine tek bir operasyonla süreci sonlandırmayı tercih ettiğini açıklamıştı. Hopper’ın adı, Avrupa Uzay Ajansı’nın engelli astronot arayışında kısa listeye girmesiyle de dikkat çekmiş, BBC tarafından hazırlanan bir belgesele konu olmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2GM8sKJPnEG4a_XuOM4Z_g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>En, cesur, cerrah, olarak, ünlenmişti:, Dolandırıcılık, için, bacaklarını, kesmekle, suçlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2GM8sKJPnEG4a_XuOM4Z_g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İngiltere'de cerrah soruşturması"><p>Bir dönem “Britanya’nın en cesur cerrahı” olarak anılan 49 yaşındaki cerrah Neil Hopper, bacaklarının kesilmesiyle ilgili sigorta dolandırıcılığı suçlamasıyla hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor.</p><p>İngiltere Devon ve Cornwall Polisi’ne göre, cerrah Neil Hopper, bacaklarının sepsis nedeniyle değil, kendi eylemi sonucu kesildiğini gizleyerek sigorta şirketlerini yanıltmakla suçlanıyor. 3-26 Haziran 2019 tarihleri arasında meydana geldiği öne sürülen olay, “yanıltıcı beyanda bulunarak dolandırıcılık” kapsamında değerlendiriliyor.</p><h3><strong>BAŞKASINI UZUV KESİMİ İÇİN TEŞVİK SUÇLAMASI</strong></h3><p>Hopper, yalnızca kendi uzuvlarını aldırmakla değil, başkalarının vücut parçalarının alınmasını teşvik etmekle de suçlanıyor. Polis raporuna göre, 2018 ile 2020 arasında Hopper, "The EunuchMaker" adlı internet sitesinden uzuv kesimini konu alan videolar satın aldı. Bu içeriklerin, başkalarına zarar verme eğiliminde olan Marius Gustavson’u, üçüncü kişilerin uzuvlarını kesmeye teşvik ettiği öne sürülüyor. </p><h3><strong>GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI, SİCİLİ ASKIYA ALINDI</strong></h3><p>Hopper, 2013 yılından itibaren Royal Cornwall Hastaneleri’nde görev yapıyordu ancak ilk tutuklamasının ardından Mart 2023'te görevden alındı. Aralık 2023 itibarıyla tıbbi sicili de askıya alındı. Hastane yetkilileri, suçlamaların Hopper’ın hastalara yönelik profesyonel uygulamalarıyla ilgili olmadığını ve hastalar açısından şu ana dek bir risk tespit edilmediğini belirtti.</p><h3><strong>GEÇMİŞTE SEPSİS MAĞDURUYDU</strong></h3><p>Neil Hopper, 2019 yılında ITV’de yayınlanan This Morning programına katılarak, ailesiyle çıktığı bir kamp tatili sonrası sepsise yakalandığını ve bu nedenle bacaklarının kesildiğini anlatmıştı. Yüzlerce ameliyat yerine tek bir operasyonla süreci sonlandırmayı tercih ettiğini açıklamıştı. </p><p>Hopper’ın adı, Avrupa Uzay Ajansı’nın engelli astronot arayışında kısa listeye girmesiyle de dikkat çekmiş, BBC tarafından hazırlanan bir belgesele konu olmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Anormal ödül&amp;quot; İtalya&amp;apos;yı yerinden oynattı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/anormal-oedul-italyayi-yerinden-oynatti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/anormal-oedul-italyayi-yerinden-oynatti</guid>
<description><![CDATA[ İtalya Başbakan Yardımcısı Salvini, &quot;İsrail&#039;in en iyi dostu&quot; ödülü aldı. Muhalefet partileri, hükümeti soykırıma ortak olmakla suçladı.İtalya&#039;da Başbakan Yardımcısı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Matteo Salvini&#039;nin &quot;İsrail&#039;in en iyi dostu&quot; ödülü alması, muhalefet partileri tarafından sert şekilde eleştirildi.  Salvini’ye ödülün, &quot;zor zamanlarda cesaretle İsrail’in yanında yer aldığı&quot; için verildiği belirtilirken, aşırı sağcı siyasetçi de bu ödülü almaktan &quot;onur duyduğunu&quot; kaydetti.  Muhalefet partisi 5 Yıldız Hareketi (M5S) Milletvekili Stefania Ascari, meclis genel kurulunda yaptığı konuşmada, ödüle sert tepki göstererek şöyle konuştu:  &quot;Söylemeliyim ki, bir ödül verildi, anormal bir ödül. Bu kişi, İtalya Cumhuriyeti&#039;nin bakanı ve başbakan yardımcısı; İtalya ile İsrail arasındaki ilişkileri güçlendirdiği için ödüllendirildi. Yani her gün insanları öldüren, açlığı ve susuzluğu bir soykırım aracı olarak kullanan, çocuklar da dahil olmak üzere binlerce insanı katleden terörist ve suçlu bir hükümetle ilişkileri dolayısıyla.&quot;&quot;İSRAİL HÜKÜMETİ İZOLE EDİLMELİ&quot;  Gazze&#039;de çocukların yaşadıklarının insanlık dışı olduğunu belirten Ascari, &quot;Bu, büyük bir utanç. Bu, bir rezalet. 60 bin insan katledildikten, 20 bin çocuk öldürüldükten sonra böyle bir şey yapılması rezaletin daniskası. İtalya, bu soykırımcı terörist hükümetle tüm askeri ve ekonomik ilişkilerini kesmelidir. Bu (İsrail) hükümet izole edilmeli, yaptırıma uğramalı ve işlediği suçlardan dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalıdır. Sizden rica ediyorum, yeniden insan olun&quot; ifadelerini kullandı.  M5S Grup Başkanvekili Riccardo Ricciardi de &quot;Her gün dayanılmaz suçlar işleyen ve çocukları aç bırakan insanlarımız var ama başbakan yardımcısı onlardan ödül almaya gidiyor.&quot; diyerek Salvini&#039;yi eleştirdi.&quot;ÇOCUKLARI ÖLDÜRENLERLE SUÇ ORTAKLIĞI&quot;  Bir diğer muhalefet partisi Yeşil ve Sol İttifak’ın lideri Angelo Bonelli de Salvini&#039;de layık görülen ödül, &quot;Salvini’ye atfedilen cesaret, çocukları öldüren, hastaneleri yerle bir eden, su ve yiyecek almak için sırada bekleyenleri hedef alan bir devlete sessizce suç ortaklığı yapmaktır&quot; dedi.  Sosyal medya platformlarında da çok sayıda Filistin destekçisi kullanıcı, ödülü alan Salvini ve İtalyan hükümetine tepki gösterdi.  Salvini’nin aldığı ödül, koalisyondaki ortağı ve diğer Başbakan Yardımcısı aynı zamanda Dışişleri Bakanı olan Antonio Tajani’ye de sorulurken Tajani, &quot;Salvini&#039;nin ödülleri hakkında yorum yapmamalıyım&quot; yanıtını verdi.  Tajani, hükümet olarak resmi tutumlarının, 21 Temmuz&#039;da 20&#039;den fazla ülkeyle yaptıkları İsrail&#039;e Gazze ve işgal edilmiş Filistin topraklarına yönelik çağrıda bulunan açıklamada ifade edilen hususlar olduğunu belirtti.  Salvini, şubat ayında da İsrail’e resmi bir ziyaret yapmış, burada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile de görüşmüş, o dönemde de bu ziyaret, İtalya’da eleştiri ve tepkiyle karşılanmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MhdWcqlEUUmuBTJS_zm1jA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Anormal, ödül, İtalyayı, yerinden, oynattı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MhdWcqlEUUmuBTJS_zm1jA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" anormal yerinden oynatt><p>İtalya Başbakan Yardımcısı Salvini, "İsrail'in en iyi dostu" ödülü aldı. Muhalefet partileri, hükümeti soykırıma ortak olmakla suçladı.</p><p>İtalya'da Başbakan Yardımcısı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Matteo Salvini'nin "İsrail'in en iyi dostu" ödülü alması, muhalefet partileri tarafından sert şekilde eleştirildi.  Salvini’ye ödülün, "zor zamanlarda cesaretle İsrail’in yanında yer aldığı" için verildiği belirtilirken, aşırı sağcı siyasetçi de bu ödülü almaktan "onur duyduğunu" kaydetti.  Muhalefet partisi 5 Yıldız Hareketi (M5S) Milletvekili Stefania Ascari, meclis genel kurulunda yaptığı konuşmada, ödüle sert tepki göstererek şöyle konuştu:  "Söylemeliyim ki, bir ödül verildi, anormal bir ödül. Bu kişi, İtalya Cumhuriyeti'nin bakanı ve başbakan yardımcısı; İtalya ile İsrail arasındaki ilişkileri güçlendirdiği için ödüllendirildi. Yani her gün insanları öldüren, açlığı ve susuzluğu bir soykırım aracı olarak kullanan, çocuklar da dahil olmak üzere binlerce insanı katleden terörist ve suçlu bir hükümetle ilişkileri dolayısıyla."</p><p><strong>"İSRAİL HÜKÜMETİ İZOLE EDİLMELİ"</strong>  Gazze'de çocukların yaşadıklarının insanlık dışı olduğunu belirten Ascari, "Bu, büyük bir utanç. Bu, bir rezalet. 60 bin insan katledildikten, 20 bin çocuk öldürüldükten sonra böyle bir şey yapılması rezaletin daniskası. İtalya, bu soykırımcı terörist hükümetle tüm askeri ve ekonomik ilişkilerini kesmelidir. Bu (İsrail) hükümet izole edilmeli, yaptırıma uğramalı ve işlediği suçlardan dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalıdır. Sizden rica ediyorum, yeniden insan olun" ifadelerini kullandı.  M5S Grup Başkanvekili Riccardo Ricciardi de "Her gün dayanılmaz suçlar işleyen ve çocukları aç bırakan insanlarımız var ama başbakan yardımcısı onlardan ödül almaya gidiyor." diyerek Salvini'yi eleştirdi.</p><p><strong>"ÇOCUKLARI ÖLDÜRENLERLE SUÇ ORTAKLIĞI"</strong>  Bir diğer muhalefet partisi Yeşil ve Sol İttifak’ın lideri Angelo Bonelli de Salvini'de layık görülen ödül, "Salvini’ye atfedilen cesaret, çocukları öldüren, hastaneleri yerle bir eden, su ve yiyecek almak için sırada bekleyenleri hedef alan bir devlete sessizce suç ortaklığı yapmaktır" dedi.  Sosyal medya platformlarında da çok sayıda Filistin destekçisi kullanıcı, ödülü alan Salvini ve İtalyan hükümetine tepki gösterdi.  Salvini’nin aldığı ödül, koalisyondaki ortağı ve diğer Başbakan Yardımcısı aynı zamanda Dışişleri Bakanı olan Antonio Tajani’ye de sorulurken Tajani, "Salvini'nin ödülleri hakkında yorum yapmamalıyım" yanıtını verdi.  Tajani, hükümet olarak resmi tutumlarının, 21 Temmuz'da 20'den fazla ülkeyle yaptıkları İsrail'e Gazze ve işgal edilmiş Filistin topraklarına yönelik çağrıda bulunan açıklamada ifade edilen hususlar olduğunu belirtti.  Salvini, şubat ayında da İsrail’e resmi bir ziyaret yapmış, burada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile de görüşmüş, o dönemde de bu ziyaret, İtalya’da eleştiri ve tepkiyle karşılanmıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yolsuzluk krizi: Ukrayna&amp;apos;nın AB üyeliği tehlikede</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yolsuzluk-krizi-ukraynanin-ab-uyeligi-tehlikede</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yolsuzluk-krizi-ukraynanin-ab-uyeligi-tehlikede</guid>
<description><![CDATA[ Ukraynalı yetkililerin yolsuzlukla mücadeledeki bağımsızlığını kısıtlayan yeni yasa, hem ülke içinde hem Avrupa&#039;da kriz yarattı.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;nin, &quot;yolsuzlukla mücadele yasası&quot; Avrupa&#039;nın eleştirilerine hedef oldu.Başsavcı Ruslan Kravchenko&#039;ya iki yolsuzlukla mücadele kurumunda daha fazla yetki veren değişiklikler, AB&#039;nin üst düzey yetkililerinden eleştiri aldı ve ülkede savaş zamanında görülen en büyük protestolara yol açtı.Ukraynalı yetkililerin yolsuzlukla mücadeledeki bağımsızlığını kısıtlayan ve yürütme erkinin kontrolünü güçlendiren yasanın kabul edilmesinin ardından Almanya, Ukrayna&#039;nın Avrupa yolundaki geleceği hakkında endişelerini dile getirdi.Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wattefoul, X platformu aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Ukrayna&#039;nın yolsuzlukla mücadele kurumunun bağımsızlığının kısıtlanması, Ukrayna&#039;nın AB&#039;ye doğru ilerleyişini engelliyor” dedi.Wadefoul, Ukrayna&#039;nın yolsuzlukla mücadeleyi sürdürmesini beklediğini vurguladı ve Kiev&#039;de Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ve Özel Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı (SAPO) yetkilileriyle görüşmeler yaptığını belirtti. Alman Dışişleri Bakanı&#039;nın bu açıklaması, Ukrayna&#039;nın Brüksel ile ilk üyelik müzakerelerini başlatmasından sadece birkaç hafta sonra Kiev&#039;e açık bir uyarı niteliğinde.MİLLETVEKİLLERİNDEN &quot;GERİ ALINSIN&quot; ÇAĞRISIUkrayna&#039;da muhalefet milletvekilleri ve Avrupa yetkilileri, Zelenski&#039;nin gece yarısı imzaladığı yasanın geri alınması için çağrıda bulundu. Yasa, güvenlik güçlerinin iki yolsuzlukla mücadele yetkilisini Rusya ile bağlantıları olduğu şüphesiyle tutuklamasından bir gün sonra, dün, parlamentodan aceleyle geçirilmişti.Zelenski, gece televizyonda yaptığı konuşmada, yolsuzlukla mücadele kurumları olan NABU adlı soruşturma kurumu ve SAPO adlı savcılığın “Rusya&#039;nın etkisi olmadan” faaliyetlerine devam edeceğini söyledi. Zelenski, “Her şey temizlenmeli” dedi.ZELENSKİ YENİ BİR PLAN AÇIKLAYACAK  Sabah saatlerinde her iki kurumun başkanları ile bir araya gelen Zelenski, iki hafta içinde yolsuzlukla mücadele için yeni bir plan açıklayacağını dile getirdi.Ukrayna&#039;nın başsavcısı işbirliğini güçlendirme ve verimli bir çalışma ilişkisi sürdürme sözü verdi ve “Hepimiz toplumun ne dediğini duyuyoruz. İnsanların devlet kurumlarından ne beklediğini görüyoruz” dedi.Yine de NABU ve SAPO, bağımsızlıklarının yasalarla geri verilmesi gerektiğini söyledi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tpNiD9f3mUKZj_zRHaSytA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yolsuzluk, krizi:, Ukraynanın, üyeliği, tehlikede</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tpNiD9f3mUKZj_zRHaSytA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna'nın AB üyeliği tehlikede"><p>Ukraynalı yetkililerin yolsuzlukla mücadeledeki bağımsızlığını kısıtlayan yeni yasa, hem ülke içinde hem Avrupa'da kriz yarattı.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin, "yolsuzlukla mücadele yasası" Avrupa'nın eleştirilerine hedef oldu.</p><p>Başsavcı Ruslan Kravchenko'ya iki yolsuzlukla mücadele kurumunda daha fazla yetki veren değişiklikler, AB'nin üst düzey yetkililerinden eleştiri aldı ve ülkede savaş zamanında görülen en büyük protestolara yol açtı.</p><p>Ukraynalı yetkililerin yolsuzlukla mücadeledeki bağımsızlığını kısıtlayan ve yürütme erkinin kontrolünü güçlendiren yasanın kabul edilmesinin ardından Almanya, Ukrayna'nın Avrupa yolundaki geleceği hakkında endişelerini dile getirdi.</p><p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wattefoul, X platformu aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Ukrayna'nın yolsuzlukla mücadele kurumunun bağımsızlığının kısıtlanması, Ukrayna'nın AB'ye doğru ilerleyişini engelliyor” dedi.</p><p>Wadefoul, Ukrayna'nın yolsuzlukla mücadeleyi sürdürmesini beklediğini vurguladı ve Kiev'de Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ve Özel Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı (SAPO) yetkilileriyle görüşmeler yaptığını belirtti. Alman Dışişleri Bakanı'nın bu açıklaması, Ukrayna'nın Brüksel ile ilk üyelik müzakerelerini başlatmasından sadece birkaç hafta sonra Kiev'e açık bir uyarı niteliğinde.</p><p><strong>MİLLETVEKİLLERİNDEN "GERİ ALINSIN" ÇAĞRISI</strong></p><p>Ukrayna'da muhalefet milletvekilleri ve Avrupa yetkilileri, Zelenski'nin gece yarısı imzaladığı yasanın geri alınması için çağrıda bulundu. Yasa, güvenlik güçlerinin iki yolsuzlukla mücadele yetkilisini Rusya ile bağlantıları olduğu şüphesiyle tutuklamasından bir gün sonra, dün, parlamentodan aceleyle geçirilmişti.</p><p>Zelenski, gece televizyonda yaptığı konuşmada, yolsuzlukla mücadele kurumları olan NABU adlı soruşturma kurumu ve SAPO adlı savcılığın “Rusya'nın etkisi olmadan” faaliyetlerine devam edeceğini söyledi. Zelenski, “Her şey temizlenmeli” dedi.</p><p><strong>ZELENSKİ YENİ BİR PLAN AÇIKLAYACAK</strong>  Sabah saatlerinde her iki kurumun başkanları ile bir araya gelen Zelenski, iki hafta içinde yolsuzlukla mücadele için yeni bir plan açıklayacağını dile getirdi.</p><p>Ukrayna'nın başsavcısı işbirliğini güçlendirme ve verimli bir çalışma ilişkisi sürdürme sözü verdi ve “Hepimiz toplumun ne dediğini duyuyoruz. İnsanların devlet kurumlarından ne beklediğini görüyoruz” dedi.</p><p>Yine de NABU ve SAPO, bağımsızlıklarının yasalarla geri verilmesi gerektiğini söyledi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Parkinson&amp;apos;da yeni araştırma: Köpekler kokuyla tespit edebiliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/parkinsonda-yeni-arastirma-koepekler-kokuyla-tespit-edebiliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/parkinsonda-yeni-arastirma-koepekler-kokuyla-tespit-edebiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Birleşik Krallık’ta yapılan yeni bir araştırma, köpeklerin Parkinson hastalığını koklayarak tespit edebileceğini ortaya koydu.Bristol Üniversitesi’nden hayvan davranışları uzmanı Nicola Rooney’nin liderliğinde yürütülen çalışmada, bir Golden Retriever ve bir Labrador, hastalardan alınan deri örneklerinden Parkinson’u yüksek doğrulukla saptamayı başardı. CİLTTEKİ KOKU ELE VERİYORAraştırmada, Parkinson hastalarına özgü bir &quot;koku imzası&quot; olduğu belirlendi. Özellikle ciltteki yağlı salgıların, hastalığa dair ipuçları taşıdığı düşünülüyor. Rooney, köpeklerin %70 ila %80 oranında doğru teşhis koyduğunu ve bunun şansa bağlı olmayacak kadar yüksek bir başarı olduğunu vurguladı. DAHA ÖNCE BİR HEMŞİRE DE KOKUDAN ANLAŞMIŞTIParkinson’un kokusunun fark edilmesi ilk olarak yaklaşık on yıl önce, İskoç hemşire Joy Milne sayesinde gündeme geldi. Milne, &quot;süper-koklayıcı&quot; olarak biliniyor ve eşine Parkinson teşhisi konulmadan 12 yıl önce vücudundaki değişik kokuyu fark ettiğini söylüyor. 2016’da yapılan küçük bir çalışmada, Milne sadece gömlek koklayarak tüm Parkinson hastalarını doğru tespit etti. Hatalı olarak işaret ettiği tek kişi ise bir yıl sonra gerçekten Parkinson tanısı aldı. TIBBİ KÖPEKLER UMUT VAAT EDİYORMedical Detection Dogs programı ile Manchester Üniversitesi’nin ortak yürüttüğü son çalışmada köpeklerin neyi kokladığı ve bu kokunun neden oluştuğu daha ayrıntılı şekilde incelendi. 2019’da Manchester Üniversitesi araştırmacıları, Parkinson hastalarına özgü koku bileşenlerini tespit etmiş ve bu bulgular daha sonra Joy Milne tarafından da doğrulanmıştı. Bu bileşenlerle şu anda test aşamasında olan bir tanı swabı geliştirildi. HER KÖPEK BU İŞE UYGUN DEĞİLAncak eğitim süreci her köpek için uygun değil. Son deneyde eğitilen 10 köpekten yalnızca 2’si testi tamamlayabildi. Köpeklerden biri sağlıklı bireylerin örneklerinin yüzde 10’unu hatalı olarak &quot;Parkinsonlu&quot; olarak işaretledi. Diğeri ise yalnızca yüzde 2 oranında hata yaptı. Buna rağmen genel başarı oranı, köpeklerin hastalığı tesadüfi olmayan bir şekilde tespit edebildiğini kanıtladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XLRQUH1weEC-tB9JbMvObg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Parkinsonda, yeni, araştırma:, Köpekler, kokuyla, tespit, edebiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XLRQUH1weEC-tB9JbMvObg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Parkinson'da yeni umut"><p>Birleşik Krallık’ta yapılan yeni bir araştırma, köpeklerin Parkinson hastalığını koklayarak tespit edebileceğini ortaya koydu.</p><p>Bristol Üniversitesi’nden hayvan davranışları uzmanı Nicola Rooney’nin liderliğinde yürütülen çalışmada, bir Golden Retriever ve bir Labrador, hastalardan alınan deri örneklerinden Parkinson’u yüksek doğrulukla saptamayı başardı. </p><h3><strong>CİLTTEKİ KOKU ELE VERİYOR</strong></h3><p>Araştırmada, Parkinson hastalarına özgü bir "koku imzası" olduğu belirlendi. Özellikle ciltteki yağlı salgıların, hastalığa dair ipuçları taşıdığı düşünülüyor. Rooney, köpeklerin %70 ila %80 oranında doğru teşhis koyduğunu ve bunun şansa bağlı olmayacak kadar yüksek bir başarı olduğunu vurguladı. </p><h3><strong>DAHA ÖNCE BİR HEMŞİRE DE KOKUDAN ANLAŞMIŞTI</strong></h3><p>Parkinson’un kokusunun fark edilmesi ilk olarak yaklaşık on yıl önce, İskoç hemşire Joy Milne sayesinde gündeme geldi. Milne, "süper-koklayıcı" olarak biliniyor ve eşine Parkinson teşhisi konulmadan 12 yıl önce vücudundaki değişik kokuyu fark ettiğini söylüyor. 2016’da yapılan küçük bir çalışmada, Milne sadece gömlek koklayarak tüm Parkinson hastalarını doğru tespit etti. Hatalı olarak işaret ettiği tek kişi ise bir yıl sonra gerçekten Parkinson tanısı aldı. </p><h3><strong>TIBBİ KÖPEKLER UMUT VAAT EDİYOR</strong></h3><p>Medical Detection Dogs programı ile Manchester Üniversitesi’nin ortak yürüttüğü son çalışmada köpeklerin neyi kokladığı ve bu kokunun neden oluştuğu daha ayrıntılı şekilde incelendi. 2019’da Manchester Üniversitesi araştırmacıları, Parkinson hastalarına özgü koku bileşenlerini tespit etmiş ve bu bulgular daha sonra Joy Milne tarafından da doğrulanmıştı. Bu bileşenlerle şu anda test aşamasında olan bir tanı swabı geliştirildi. </p><h3><strong>HER KÖPEK BU İŞE UYGUN DEĞİL</strong></h3><p>Ancak eğitim süreci her köpek için uygun değil. Son deneyde eğitilen 10 köpekten yalnızca 2’si testi tamamlayabildi. Köpeklerden biri sağlıklı bireylerin örneklerinin yüzde 10’unu hatalı olarak "Parkinsonlu" olarak işaretledi. Diğeri ise yalnızca yüzde 2 oranında hata yaptı. Buna rağmen genel başarı oranı, köpeklerin hastalığı tesadüfi olmayan bir şekilde tespit edebildiğini kanıtladı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yemek yemeyi reddedip yalnızca bira tüketen adam öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yemek-yemeyi-reddedip-yalnizca-bira-tuketen-adam-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yemek-yemeyi-reddedip-yalnizca-bira-tuketen-adam-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Tayland&#039;da bir adam, yemek yemeyi reddedip bir ay boyunca yalnızca bira tükettikten sonra hayatını kaybetti.Tayland’ın Rayong kentinde yaşayan 44 yaşındaki bir adam yalnızca bira tüketerek geçirdiği bir ayın ardından yaşamını yitirdi. Olay, Ban Chang bölgesindeki evinde yaşandı. Thaweesak Namwongsa isimli adam, oğlu tarafından yatağında nöbet geçirirken bulundu. Genç çocuk, hemen yardım çağırsa da olay yerine gelen ekipler adamın çoktan hayatını kaybettiğini belirledi. ODASINDA YÜZLERCE BİRA ŞİŞESİ BULUNDUKurtarma ekipleri eve ulaştığında adamın odasında 100&#039;den fazla boş bira şişesiyle karşılaştı. Şişeler özenle dizilmişti ve yatağa ulaşmak için sadece dar bir geçit bırakılmıştı. Namwongsa&#039;nın 16 yaşındaki oğlu, her gün okuldan gelip babası için yemek hazırladığını ama babasının hiçbir şey yemeyip yalnızca bira içtiğini anlattı. BOŞANDIKTAN SONRA ALKOLE YÖNELDİOğlunun ifadesine göre Thaweesak Namwongsa, boşanmasının ardından alkole yönelmişti. Baba, yaşadığı duygusal çöküntü sonrası birayı adeta hayatta kalma aracı hâline getirmişti. Oğul, babasının bilinen bir hastalığı olmadığını ancak alkol bağımlılığı nedeniyle hızla kötüleştiğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PYvMhW6zKk-bGK_LojQj7w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yemek, yemeyi, reddedip, yalnızca, bira, tüketen, adam, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PYvMhW6zKk-bGK_LojQj7w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yalnızca bira içen adam öldü"><p>Tayland'da bir adam, yemek yemeyi reddedip bir ay boyunca yalnızca bira tükettikten sonra hayatını kaybetti.</p><p>Tayland’ın Rayong kentinde yaşayan 44 yaşındaki bir adam yalnızca bira tüketerek geçirdiği bir ayın ardından yaşamını yitirdi. Olay, Ban Chang bölgesindeki evinde yaşandı. Thaweesak Namwongsa isimli adam, oğlu tarafından yatağında nöbet geçirirken bulundu. Genç çocuk, hemen yardım çağırsa da olay yerine gelen ekipler adamın çoktan hayatını kaybettiğini belirledi. </p><h3><strong>ODASINDA YÜZLERCE BİRA ŞİŞESİ BULUNDU</strong></h3><p>Kurtarma ekipleri eve ulaştığında adamın odasında 100'den fazla boş bira şişesiyle karşılaştı. Şişeler özenle dizilmişti ve yatağa ulaşmak için sadece dar bir geçit bırakılmıştı. Namwongsa'nın 16 yaşındaki oğlu, her gün okuldan gelip babası için yemek hazırladığını ama babasının hiçbir şey yemeyip yalnızca bira içtiğini anlattı. </p><h3><strong>BOŞANDIKTAN SONRA ALKOLE YÖNELDİ</strong></h3><p>Oğlunun ifadesine göre Thaweesak Namwongsa, boşanmasının ardından alkole yönelmişti. Baba, yaşadığı duygusal çöküntü sonrası birayı adeta hayatta kalma aracı hâline getirmişti. Oğul, babasının bilinen bir hastalığı olmadığını ancak alkol bağımlılığı nedeniyle hızla kötüleştiğini belirtti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa&amp;apos;da &amp;quot;Afrika alevi&amp;quot; kabusu: Yeni sıcaklık rekoru kırılabilir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/avrupada-afrika-alevi-kabusu-yeni-sicaklik-rekoru-kirilabilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/avrupada-afrika-alevi-kabusu-yeni-sicaklik-rekoru-kirilabilir</guid>
<description><![CDATA[ İtalya’nın güneyindeki Sicilya adası, tarihin en yoğun sıcak hava dalgalarından biriyle boğuşuyor. 2021 yılında Floridia kasabasında kaydedilen Avrupa sıcaklık rekoru olan 48,8 derecenin yeniden kırılabileceği uyarısı yapıldı.Meteoroloji uzmanlarına göre, bölgeyi etkisi altına alan bu aşırı sıcakların nedeni, Kuzey Afrika’dan gelen sıcak ve kuru rüzgarlar ile birlikte oluşan sübtropikal bir antisiklon. İtalyan meteoroloji yetkilileri bu durumu “Afrika alevi” olarak tanımlıyor. Sicilialılar ise alışık oldukları sıcak havalara rağmen, bu yılın olağandışı derecelerinden endişeli. GÖLGEDE 45 DERECECatania, Siracusa ve Caltanissetta üçgeninde sıcaklıklar salı günü 45,7°C’ye ulaştı. 2021’deki rekorun kırıldığı Floridia kasabasında ise öğle saatlerinde eczane önündeki dijital termometre 45°C gösterdi. Bu cihaz, şehirdeki en doğru sıcaklık ölçen yer olarak biliniyor çünkü gölgede bulunuyor. GÜNDÜZ HAYAT DURUYOR, ŞEHİRLER BOŞALIYORAşırı sıcak nedeniyle Sicilya&#039;da, saat 12:30 ile 16:00 arasında açık havada çalışmak yasaklandı. Tarlalar, seralar ve inşaat alanları tamamen boş. Şehir merkezleri öğle saatlerinden itibaren hayalet kente dönüyor, insanlar evlerine çekiliyor. Barlar ve dükkânlar kapanıyor, yaşam akşam serinliğine kadar durma noktasına geliyor.   Sicilyalılar artık klimayı hayatlarının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. Ancak bu konforun bedeli yüksek: evlerde aylık elektrik faturası 300-400 euro, iş yerlerinde ise 600-700 euroya kadar çıkıyor. SU SIKINTISI DA BÜYÜYORÖzellikle Catenanuova gibi bazı yerleşimlerde, yıllardır süregelen kuraklık ve kötü altyapı nedeniyle su temini büyük bir sorun. Şehirde su yalnızca gece birkaç saatliğine veriliyor. Halk sabah ve gece duş alarak günü geçiriyor, gün içinde ise içme suyu için marketten alınan şişe sulara güveniyor. KUZEYDE FIRTINA, GÜNEYDE FIRINİtalya’nın kuzeyinde fırtına ve sel uyarıları yapılırken, güneyi adeta kavruluyor. Aynı ülke sınırları içinde bir yanda seller, diğer yanda çöl sıcakları yaşanıyor. Uzmanlar bu zıtlıkları, iklim değişikliğinin daha da şiddetleneceği bir geleceğin işareti olarak yorumluyor.   Sicilya’da sıcaklıklar şimdilik rekoru geçemese de yaz henüz bitmiş değil. Meteorologlar, asıl tehlikenin ağustos ayında yaşanabileceğini belirtiyor. Avrupa’nın en sıcak bölgesinde termometrelerin önümüzdeki haftalarda tekrar zirve yapması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IIEQySQorUWDpnXqS0VPNw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupada, Afrika, alevi, kabusu:, Yeni, sıcaklık, rekoru, kırılabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IIEQySQorUWDpnXqS0VPNw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Afrika alevi kabusu"><p>İtalya’nın güneyindeki Sicilya adası, tarihin en yoğun sıcak hava dalgalarından biriyle boğuşuyor. 2021 yılında Floridia kasabasında kaydedilen Avrupa sıcaklık rekoru olan 48,8 derecenin yeniden kırılabileceği uyarısı yapıldı.</p><p>Meteoroloji uzmanlarına göre, bölgeyi etkisi altına alan bu aşırı sıcakların nedeni, Kuzey Afrika’dan gelen sıcak ve kuru rüzgarlar ile birlikte oluşan sübtropikal bir antisiklon. İtalyan meteoroloji yetkilileri bu durumu “Afrika alevi” olarak tanımlıyor. Sicilialılar ise alışık oldukları sıcak havalara rağmen, bu yılın olağandışı derecelerinden endişeli. </p><h3><strong>GÖLGEDE 45 DERECE</strong></h3><p>Catania, Siracusa ve Caltanissetta üçgeninde sıcaklıklar salı günü 45,7°C’ye ulaştı. 2021’deki rekorun kırıldığı Floridia kasabasında ise öğle saatlerinde eczane önündeki dijital termometre 45°C gösterdi. Bu cihaz, şehirdeki en doğru sıcaklık ölçen yer olarak biliniyor çünkü gölgede bulunuyor. </p><h3><strong>GÜNDÜZ HAYAT DURUYOR, ŞEHİRLER BOŞALIYOR</strong></h3><p>Aşırı sıcak nedeniyle Sicilya'da, saat 12:30 ile 16:00 arasında açık havada çalışmak yasaklandı. Tarlalar, seralar ve inşaat alanları tamamen boş. Şehir merkezleri öğle saatlerinden itibaren hayalet kente dönüyor, insanlar evlerine çekiliyor. Barlar ve dükkânlar kapanıyor, yaşam akşam serinliğine kadar durma noktasına geliyor.   Sicilyalılar artık klimayı hayatlarının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. Ancak bu konforun bedeli yüksek: evlerde aylık elektrik faturası 300-400 euro, iş yerlerinde ise 600-700 euroya kadar çıkıyor. </p><h3><strong>SU SIKINTISI DA BÜYÜYOR</strong></h3><p>Özellikle Catenanuova gibi bazı yerleşimlerde, yıllardır süregelen kuraklık ve kötü altyapı nedeniyle su temini büyük bir sorun. Şehirde su yalnızca gece birkaç saatliğine veriliyor. Halk sabah ve gece duş alarak günü geçiriyor, gün içinde ise içme suyu için marketten alınan şişe sulara güveniyor. </p><h3><strong>KUZEYDE FIRTINA, GÜNEYDE FIRIN</strong></h3><p>İtalya’nın kuzeyinde fırtına ve sel uyarıları yapılırken, güneyi adeta kavruluyor. Aynı ülke sınırları içinde bir yanda seller, diğer yanda çöl sıcakları yaşanıyor. Uzmanlar bu zıtlıkları, iklim değişikliğinin daha da şiddetleneceği bir geleceğin işareti olarak yorumluyor.   Sicilya’da sıcaklıklar şimdilik rekoru geçemese de yaz henüz bitmiş değil. Meteorologlar, asıl tehlikenin ağustos ayında yaşanabileceğini belirtiyor. Avrupa’nın en sıcak bölgesinde termometrelerin önümüzdeki haftalarda tekrar zirve yapması bekleniyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyaz Saray, ABD&amp;apos;nin &amp;quot;Yapay Zeka Eylem Planı&amp;quot;nı yayımladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/beyaz-saray-abdnin-yapayzekaeylem-planini-yayimladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/beyaz-saray-abdnin-yapayzekaeylem-planini-yayimladi</guid>
<description><![CDATA[ Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın ocak ayında imzaladığı kararname doğrultusunda &quot;Yapay Zeka Eylem Planı&quot;nı açıkladı.Beyaz Saray, &quot;Yapay Zeka Yarışını Kazanmak: Amerika&#039;nın Yapay Zeka Eylem Planı&quot; hakkında açıklamada bulundu. Yapay zeka yarışını kazanmanın Amerikan halkı için refahı, ekonomik rekabet gücünü ve ulusal güvenliği kapsayan yeni bir altın çağ başlatacağına vurgu yapılan açıklamada, planın adımlarının üç temel başlık altında ve 90’ı aşkın federal politika eylemiyle ortaya konduğu belirtildi. Açıklamada, bu temel başlıkların &quot;inovasyonun hızlandırılması&quot;, &quot;Amerikan yapay zeka altyapısının inşası&quot; ve uluslararası diplomasi ve güvenlikte liderlik&quot; olduğu aktarıldı. Yapay Zeka Eylem Planı&#039;ndaki öne çıkan politikalara değinilen açıklamada, Amerikan yapay zekasının ihracı, veri merkezlerinin hızla kurulmasının teşviki, inovasyon ile uygulamanın önünün açılması ve modellerde ifade özgürlüğünün korunması gibi politikalara işaret edildi. &quot;YAPAY ZEKA PAZARLIK KONUSU DEĞİL&quot;Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yapay zeka yarışını kazanmanın pazarlık konusu olamayacağını kaydetti.  Rubio, ABD&#039;nin refahı artırmak, ekonomik ve ulusal güvenliği korumak için yapay zekada baskın güç olmaya devam etmesi gerektiğini belirterek, &quot;Başkan Trump, görev süresinin başında bunun farkına vardı ve bu planı hazırlatarak kararlı bir adım attı. Bu net politika hedefleri, federal hükümetin teknoloji alanında küresel standartları belirlemesi ve dünyanın Amerikan teknolojisiyle dönmeye devam etmesi için bir çerçeve sunuyor&quot; ifadelerini kullandı. Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi Direktörü Michael Kratsios da planın ABD&#039;nin yapay zeka alanında egemenliğini pekiştirmek için kesin bir rota çizdiğini vurguladı. Trump&#039;ın yapay zekayı Amerikan inovasyonunun temel taşı olarak önceliklendirdiğini, bilim, teknoloji ve küresel etki alanlarında Amerikan liderliğinin yeni bir çağı başlattığını kaydeden Kratsios, &quot;Bu plan, inovasyon kapasitemizi artırmak, ileri teknoloji altyapısını kurmak ve küresel liderliği sürdürmek adına federal çabaları harekete geçiriyor. Bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için kararlılıkla ilerliyoruz&quot; değerlendirmesini yaptı. Yapay Zeka ve Kripto Çarı David Sacks ise yapay zekanın, küresel ekonomiyi dönüştürme ve dünyadaki güç dengesini değiştirme potansiyeline sahip devrim niteliğinde bir teknoloji olduğuna dikkati çekti. Ülkenin hem ekonomik hem askeri alanda liderliğini sürdürebilmesi için bu yarışı kazanması gerektiğini vurgulayan Sacks, &quot;Başkan Trump bunu görerek bu planı hazırlamamızı talep etti. Yapay zeka yarışını kazanmak için inovasyon, altyapı ve küresel işbirliklerinde lider olmalıyız.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N9cn98sYtUKW1NQHZdfs5w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beyaz, Saray, ABDnin, Yapay Zeka Eylem, Planını, yayımladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N9cn98sYtUKW1NQHZdfs5w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Beyaz Saray'dan yapay zeka hamlesi"><p>Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın ocak ayında imzaladığı kararname doğrultusunda "Yapay Zeka Eylem Planı"nı açıkladı.</p><p>Beyaz Saray, "Yapay Zeka Yarışını Kazanmak: Amerika'nın Yapay Zeka Eylem Planı" hakkında açıklamada bulundu. </p><p>Yapay zeka yarışını kazanmanın Amerikan halkı için refahı, ekonomik rekabet gücünü ve ulusal güvenliği kapsayan yeni bir altın çağ başlatacağına vurgu yapılan açıklamada, planın adımlarının üç temel başlık altında ve 90’ı aşkın federal politika eylemiyle ortaya konduğu belirtildi. </p><p>Açıklamada, bu temel başlıkların "inovasyonun hızlandırılması", "Amerikan yapay zeka altyapısının inşası" ve uluslararası diplomasi ve güvenlikte liderlik" olduğu aktarıldı. </p><p>Yapay Zeka Eylem Planı'ndaki öne çıkan politikalara değinilen açıklamada, Amerikan yapay zekasının ihracı, veri merkezlerinin hızla kurulmasının teşviki, inovasyon ile uygulamanın önünün açılması ve modellerde ifade özgürlüğünün korunması gibi politikalara işaret edildi. </p><h3><strong>"YAPAY ZEKA PAZARLIK KONUSU DEĞİL"</strong></h3><p>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yapay zeka yarışını kazanmanın pazarlık konusu olamayacağını kaydetti.  Rubio, ABD'nin refahı artırmak, ekonomik ve ulusal güvenliği korumak için yapay zekada baskın güç olmaya devam etmesi gerektiğini belirterek, "Başkan Trump, görev süresinin başında bunun farkına vardı ve bu planı hazırlatarak kararlı bir adım attı. Bu net politika hedefleri, federal hükümetin teknoloji alanında küresel standartları belirlemesi ve dünyanın Amerikan teknolojisiyle dönmeye devam etmesi için bir çerçeve sunuyor" ifadelerini kullandı. </p><p>Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi Direktörü Michael Kratsios da planın ABD'nin yapay zeka alanında egemenliğini pekiştirmek için kesin bir rota çizdiğini vurguladı. </p><p>Trump'ın yapay zekayı Amerikan inovasyonunun temel taşı olarak önceliklendirdiğini, bilim, teknoloji ve küresel etki alanlarında Amerikan liderliğinin yeni bir çağı başlattığını kaydeden Kratsios, "Bu plan, inovasyon kapasitemizi artırmak, ileri teknoloji altyapısını kurmak ve küresel liderliği sürdürmek adına federal çabaları harekete geçiriyor. Bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için kararlılıkla ilerliyoruz" değerlendirmesini yaptı. </p><p>Yapay Zeka ve Kripto Çarı David Sacks ise yapay zekanın, küresel ekonomiyi dönüştürme ve dünyadaki güç dengesini değiştirme potansiyeline sahip devrim niteliğinde bir teknoloji olduğuna dikkati çekti. </p><p>Ülkenin hem ekonomik hem askeri alanda liderliğini sürdürebilmesi için bu yarışı kazanması gerektiğini vurgulayan Sacks, "Başkan Trump bunu görerek bu planı hazırlamamızı talep etti. Yapay zeka yarışını kazanmak için inovasyon, altyapı ve küresel işbirliklerinde lider olmalıyız." ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenski: Rusya&amp;apos;dan geri dönen asker sayısı bini aştı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/zelenskirusyadan-geri-doenen-asker-sayisi-bini-asti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/zelenskirusyadan-geri-doenen-asker-sayisi-bini-asti</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna lideri Zelenski, bir grup savaş esirinin daha getirildiğini açıkladı.Ukrayna, Çarşamba günü Rusya&#039;dan yeni bir grup savaş esirini ülkeye geri getirdiğini duyurdu. Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, bu dönüşle birlikte Türkiye&#039;de yapılan görüşmeler sonucunda anlaşılan şekilde geri dönen asker sayısının bini aştığını belirtti. Zelenskiy, Telegram mesajlaşma uygulamasında yaptığı paylaşımda, dönen askerlerin hasta ya da ağır yaralı olduklarını ifade etti. &quot;Bugün geri dönen askerler, Ukrayna&#039;yı cephe hattının farklı bölgelerinde savunmuştu&quot; diyen Zelenskiy, &quot;Önemli bir kısmı üç yıldan fazla süre esir olarak tutuldu. Hepsi şu anda gerekli desteği ve tıbbi yardımı alıyor&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HpUF21fCdUmUbCKP7ZGwsA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zelenski: Rusyadan, geri, dönen, asker, sayısı, bini, aştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HpUF21fCdUmUbCKP7ZGwsA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zelenski'den esir açıklaması"><p>Ukrayna lideri Zelenski, bir grup savaş esirinin daha getirildiğini açıkladı.</p><p>Ukrayna, Çarşamba günü Rusya'dan yeni bir grup savaş esirini ülkeye geri getirdiğini duyurdu. Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, bu dönüşle birlikte Türkiye'de yapılan görüşmeler sonucunda anlaşılan şekilde geri dönen asker sayısının bini aştığını belirtti. </p><p>Zelenskiy, Telegram mesajlaşma uygulamasında yaptığı paylaşımda, dönen askerlerin hasta ya da ağır yaralı olduklarını ifade etti. </p><p>"Bugün geri dönen askerler, Ukrayna'yı cephe hattının farklı bölgelerinde savunmuştu" diyen Zelenskiy, "Önemli bir kısmı üç yıldan fazla süre esir olarak tutuldu. Hepsi şu anda gerekli desteği ve tıbbi yardımı alıyor" ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pezeşkiyan: Tahran&amp;apos;da su yok, başkenti taşımalıyız</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/pezeskiyan-tahranda-su-yok-baskenti-tasimaliyiz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/pezeskiyan-tahranda-su-yok-baskenti-tasimaliyiz</guid>
<description><![CDATA[ İran&#039;ın başkenti Tahran&#039;da su krizi derinleşiyor. &quot;Tahran&#039;ın gerçekten suyu yok. Böyle devam etmemiz imkansız.&quot; diyen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, başkentin taşınması planını tekrar gündeme getirdi.İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, başkent Tahran&#039;daki su sıkıntısının mevcut hızıyla devam etmesi ve çözüm üretilmemesi halinde halka su ulaştırmanın imkansız hale geleceğini söyledi.
Tahran&#039;da reformist kanadın çatı kuruluşu Reform Cephesi üyelerini kabul ettiği toplantıda konuşan Pezeşkiyan Tahran&#039;daki su krizine değindi, Başkentin taşınması görüşünü tekrar dile getirdi.
Su krizi nedeniyle Tahran&#039;ın bugün tatil edildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, &quot;Enerji dengesizliği ciddi aşamadadır. Tahran&#039;ın gerçekten suyu yok ve eğer böyle devam ederse halka su sağlayamayacağız.&quot; dedi.
&quot;BÖYLE DEVAM ETMEMİZE İMKAN YOK&quot;
Başkentin Tahran&#039;dan taşınması görüşünü tekrar eden Pezeşkiyan, &quot;Ben daha önce başkenti taşımamız gerektiğini söylemiştim.
Bazıları beni eleştirmişti ancak bu şekilde devam etme imkanımız yok.&quot; ifadelerini kullandı.
SON 100 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİİran&#039;da devam eden kuraklık nedeniyle barajlardaki su seviyesinin düştüğü açıklanmıştı.
Tahran Eyaleti Su İdaresi&#039;nden 20 Temmuz&#039;da yapılan açıklamada, Tahran&#039;a su sağlayan barajlardaki rezervlerin son yüz yılın en düşük seviyesine ulaştığı uyarısında bulunularak, halka tasarruf çağrısı yapılmıştı. ​​​​​​ ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aNH0lmbUrECKrRxBGQuoTg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pezeşkiyan:, Tahranda, yok, başkenti, taşımalıyız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aNH0lmbUrECKrRxBGQuoTg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pezeşkiyan: Su yok, başkenti taşımalıyız"><p>İran'ın başkenti Tahran'da su krizi derinleşiyor. "Tahran'ın gerçekten suyu yok. Böyle devam etmemiz imkansız." diyen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, başkentin taşınması planını tekrar gündeme getirdi.</p><p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, başkent Tahran'daki su sıkıntısının mevcut hızıyla devam etmesi ve çözüm üretilmemesi halinde halka su ulaştırmanın imkansız hale geleceğini söyledi.
</p><p>Tahran'da reformist kanadın çatı kuruluşu Reform Cephesi üyelerini kabul ettiği toplantıda konuşan Pezeşkiyan Tahran'daki su krizine değindi, Başkentin taşınması görüşünü tekrar dile getirdi.
</p><p>Su krizi nedeniyle Tahran'ın bugün tatil edildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, "Enerji dengesizliği ciddi aşamadadır. Tahran'ın gerçekten suyu yok ve eğer böyle devam ederse halka su sağlayamayacağız." dedi.
</p><p><strong>"BÖYLE DEVAM ETMEMİZE İMKAN YOK"
</strong></p><p>Başkentin Tahran'dan taşınması görüşünü tekrar eden Pezeşkiyan, "Ben daha önce başkenti taşımamız gerektiğini söylemiştim.
</p><p>Bazıları beni eleştirmişti ancak bu şekilde devam etme imkanımız yok." ifadelerini kullandı.
</p><p><strong>SON 100 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİ</strong></p><p>İran'da devam eden kuraklık nedeniyle barajlardaki su seviyesinin düştüğü açıklanmıştı.
</p><p>Tahran Eyaleti Su İdaresi'nden 20 Temmuz'da yapılan açıklamada, Tahran'a su sağlayan barajlardaki rezervlerin son yüz yılın en düşük seviyesine ulaştığı uyarısında bulunularak, halka tasarruf çağrısı yapılmıştı. <span class="wordIndicator"><b class="charIndicator">​</b>​​​​​</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail, Batı Şeria’nın ilhakını öngören tasarıyı kabul etti, Dışişleri&amp;apos;nden tepki</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-bati-serianin-ilhakini-oengoeren-tasariyi-kabul-etti-disislerinden-tepki</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-bati-serianin-ilhakini-oengoeren-tasariyi-kabul-etti-disislerinden-tepki</guid>
<description><![CDATA[ İsrail meclisinde Batı Şeria’nın ilhakını öngören tasarının oylandığı oturumda 120 milletvekilinden 71’i &quot;evet&quot; oyu kullanırken, 13’ü &quot;hayır&quot; oyu kullandı. Dışişleri Bakanlığı &quot;karar hükümsüzdür&quot; diyerek İsrail&#039;e tepki gösterdi.Batı Şeria bölgesinin ilhakını öngören bir tasarı, bugün işgalci İsrail meclisindeki milletvekillerinin oylamasına sunuldu. Oylamada 120 sandalyeli meclisteki 71 milletvekilinin &quot;evet&quot;, 13’ünün ise &quot;hayır&quot; oyu kullanması ile karar kabul edildi.Oturumdaki Arap partileri ve sol eğilimli Demokrat milletvekilleri &quot;hayır&quot; oyu kullanırken, muhalefetteki Yesh Atid ve Mavi Beyaz partileri oy kullanmadı. Geçtiğimiz haftalarda koalisyondan çekildiğini belirten Ultra-Ortodoks Şas Partisi ise oturumda hükümet yanlısı tavrını koruyarak, &quot;evet&quot; oyu kullandı.Söz konusu tasarıda, &quot;Batı Şeria’nın İsrail devletinin ayrılamaz bir parçası olduğu&quot; ve &quot;İsrail devletinin toprak bütünlüğünü sağlama konusunda doğal, tarihi ve yasal haklarının olduğu&quot; iddia ediliyor. Meclisin aldığı karar yasa niteliği taşımıyor ancak uluslararası hukuka göre işgal altında bulunan Batı Şeria&#039;nın ilhakı için hükümete çağrı yapıyor  &quot;ÜLKELER BUNA KARŞILIK FİLİSTİN DEVLETİNİ TANIMALIDIR&quot; Filistin Devlet Başkanı Yardımcısı Hussein Al-Sheikh, ilhak oylamasını &quot;barış, istikrar ve iki devletli çözümün geleceğini tehlikeye atan tehlikeli bir tırmanış&quot; olarak nitelendirerek, Filistin halkının haklarına doğrudan bir saldırı gerçekleştirildiğini belirtti. Uluslararası toplumu İsrail&#039;in ihlallerini önlemek için müdahale etmeye çağıran Al-Sheikh, &quot;Ülkeler buna karşılık Filistin devletini tanımalıdır&quot; dedi.DIŞİŞLERİ&#039;NDEN TEPKİ: HÜKÜMSÜZDÜR    Dışişleri Bakanlığı, İsrail Meclisi’nde oylanan ve işgal altındaki Batı Şeria’nın İsrail tarafından ilhakını talep eden karara tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu kararın uluslararası hukuk bakımından geçersiz olduğu vurgulanarak, &quot;Herhangi bir hukuki geçerliliği bulunmamaktadır&quot; denildi.  Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, &quot;İsrail Meclisi’nde oylanan ve işgal altındaki Batı Şeria’nın İsrail tarafından ilhakını talep eden karar, uluslararası hukuk bakımından hükümsüzdür ve herhangi bir geçerliliği bulunmamaktadır. Batı Şeria, Filistin toprağıdır ve 1967’den bu yana İsrail’in işgali altındadır. İsrail’in ilhak yönündeki her türlü teşebbüsü, barış çalışmalarını baltalamayı hedefleyen gayrimeşru ve provokatif çabalardan ibarettir. Netanyahu hükümetinin şiddet politikaları ve hukuksuz eylemlerle ayakta kalma çabaları her geçen gün yeni krizlere yol açmakta; uluslararası düzene ve bölgesel güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Soykırımcı İsrail’in saldırganlığına karşı gecikmeksizin bağlayıcı ve caydırıcı önlemler alınmalı; uluslararası sistemin hukuki ve ahlaki yükümlülükleri etkin bir biçimde yerine getirilmelidir&quot; ifadeleri kullanıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7-IJBNzB6kSmi_sMUFAe2Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, Batı, Şeria’nın, ilhakını, öngören, tasarıyı, kabul, etti, Dışişlerinden, tepki</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7-IJBNzB6kSmi_sMUFAe2Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Batı Şeria’nın ilhakını öngören tasarı"><p>İsrail meclisinde Batı Şeria’nın ilhakını öngören tasarının oylandığı oturumda 120 milletvekilinden 71’i "evet" oyu kullanırken, 13’ü "hayır" oyu kullandı. Dışişleri Bakanlığı "karar hükümsüzdür" diyerek İsrail'e tepki gösterdi.</p><p>Batı Şeria bölgesinin ilhakını öngören bir tasarı, bugün işgalci İsrail meclisindeki milletvekillerinin oylamasına sunuldu. Oylamada 120 sandalyeli meclisteki 71 milletvekilinin "evet", 13’ünün ise "hayır" oyu kullanması ile karar kabul edildi.</p><p>Oturumdaki Arap partileri ve sol eğilimli Demokrat milletvekilleri "hayır" oyu kullanırken, muhalefetteki Yesh Atid ve Mavi Beyaz partileri oy kullanmadı. Geçtiğimiz haftalarda koalisyondan çekildiğini belirten Ultra-Ortodoks Şas Partisi ise oturumda hükümet yanlısı tavrını koruyarak, "evet" oyu kullandı.</p><p>Söz konusu tasarıda, "Batı Şeria’nın İsrail devletinin ayrılamaz bir parçası olduğu" ve "İsrail devletinin toprak bütünlüğünü sağlama konusunda doğal, tarihi ve yasal haklarının olduğu" iddia ediliyor. </p><p>Meclisin aldığı karar yasa niteliği taşımıyor ancak uluslararası hukuka göre işgal altında bulunan Batı Şeria'nın ilhakı için hükümete çağrı yapıyor  <strong>"ÜLKELER BUNA KARŞILIK FİLİSTİN DEVLETİNİ TANIMALIDIR"</strong> </p><p>Filistin Devlet Başkanı Yardımcısı Hussein Al-Sheikh, ilhak oylamasını "barış, istikrar ve iki devletli çözümün geleceğini tehlikeye atan tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirerek, Filistin halkının haklarına doğrudan bir saldırı gerçekleştirildiğini belirtti. Uluslararası toplumu İsrail'in ihlallerini önlemek için müdahale etmeye çağıran Al-Sheikh, "Ülkeler buna karşılık Filistin devletini tanımalıdır" dedi.</p><p><strong>DIŞİŞLERİ'NDEN TEPKİ: HÜKÜMSÜZDÜR </strong>   Dışişleri Bakanlığı, İsrail Meclisi’nde oylanan ve işgal altındaki Batı Şeria’nın İsrail tarafından ilhakını talep eden karara tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu kararın uluslararası hukuk bakımından geçersiz olduğu vurgulanarak, "Herhangi bir hukuki geçerliliği bulunmamaktadır" denildi.  Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "İsrail Meclisi’nde oylanan ve işgal altındaki Batı Şeria’nın İsrail tarafından ilhakını talep eden karar, uluslararası hukuk bakımından hükümsüzdür ve herhangi bir geçerliliği bulunmamaktadır. Batı Şeria, Filistin toprağıdır ve 1967’den bu yana İsrail’in işgali altındadır. İsrail’in ilhak yönündeki her türlü teşebbüsü, barış çalışmalarını baltalamayı hedefleyen gayrimeşru ve provokatif çabalardan ibarettir. Netanyahu hükümetinin şiddet politikaları ve hukuksuz eylemlerle ayakta kalma çabaları her geçen gün yeni krizlere yol açmakta; uluslararası düzene ve bölgesel güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Soykırımcı İsrail’in saldırganlığına karşı gecikmeksizin bağlayıcı ve caydırıcı önlemler alınmalı; uluslararası sistemin hukuki ve ahlaki yükümlülükleri etkin bir biçimde yerine getirilmelidir" ifadeleri kullanıldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni geliştirilen ilaç, yaşlanmayı tersine çevirebilir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yeni-gelistirilen-ilac-yaslanmayi-tersine-cevirebilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yeni-gelistirilen-ilac-yaslanmayi-tersine-cevirebilir</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, insan hücrelerinin kendini yok etmesini engelleyerek yaşlanmayı durdurabilecek yeni bir ilaç geliştirdiklerini açıkladı. “Anti-nekrotik” adı verilen bu ilaçla ilgili ilk insan denemelerinin yıl sonunda başlaması bekleniyor.Araştırmayı yöneten isim, daha önce University College London’da genetikçi olarak görev yapan ve şu anda biyoteknoloji firması LinkGevity’nin CEO’su olan Dr. Carina Kern. Kern, yaşlanmanın temel nedenlerini araştırdığı &quot;Yaşlanmanın Plan Teorisi&quot; kapsamında bu ilacı geliştirdi. Teoriye göre yaşlanma süreci, hücresel düzeyde bozulan sinyaller ve özellikle nekroz adı verilen kontrolsüz hücre ölümüyle yakından ilişkili. Nekroz, hücrelerin şişerek patlaması ve içeriklerini çevreye salmasıyla meydana gelen, düzensiz bir hücre ölüm şeklidir. Bu süreç kronik iltihaplanma, genetik dengesizlik ve tümör oluşumu gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.Ayrıca Alzheimer, Parkinson, kanser türleri ve böbrek hastalıkları gibi birçok ciddi hastalıkla da bağlantılı. İLAÇ NASIL ÇALIŞIYOR?Dr. Kern’e göre yaşlanma sürecinin arkasındaki temel mekanizmalardan biri, hücre içi kalsiyum iyonu dengesinin bozulması. Normalde hücre içinde kalsiyum seviyesi, hücre dışına göre 10 bin ila 100 bin kat daha düşüktür. Ancak bu dengenin kaybolması, hücre içindeki düzeni altüst ediyor ve nekrozu tetikliyor. Yeni geliştirilen anti-nekrotik ilaç, bu kalsiyum dengesini koruyarak hücreleri nekroza karşı savunuyor ve yaşlanma etkilerini yavaşlatmayı hatta tersine çevirmeyi hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Xe7orLsVk29PBXwVHMzXw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, geliştirilen, ilaç, yaşlanmayı, tersine, çevirebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Xe7orLsVk29PBXwVHMzXw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yaşlanma karşıtı ilaç bulundu mu?"><p>Bilim insanları, insan hücrelerinin kendini yok etmesini engelleyerek yaşlanmayı durdurabilecek yeni bir ilaç geliştirdiklerini açıkladı. “Anti-nekrotik” adı verilen bu ilaçla ilgili ilk insan denemelerinin yıl sonunda başlaması bekleniyor.</p><p>Araştırmayı yöneten isim, daha önce University College London’da genetikçi olarak görev yapan ve şu anda biyoteknoloji firması LinkGevity’nin CEO’su olan Dr. Carina Kern. Kern, yaşlanmanın temel nedenlerini araştırdığı "Yaşlanmanın Plan Teorisi" kapsamında bu ilacı geliştirdi. Teoriye göre yaşlanma süreci, hücresel düzeyde bozulan sinyaller ve özellikle nekroz adı verilen kontrolsüz hücre ölümüyle yakından ilişkili. </p><p>Nekroz, hücrelerin şişerek patlaması ve içeriklerini çevreye salmasıyla meydana gelen, düzensiz bir hücre ölüm şeklidir. Bu süreç kronik iltihaplanma, genetik dengesizlik ve tümör oluşumu gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p><p>Ayrıca Alzheimer, Parkinson, kanser türleri ve böbrek hastalıkları gibi birçok ciddi hastalıkla da bağlantılı. </p><h3><strong>İLAÇ NASIL ÇALIŞIYOR?</strong></h3><p>Dr. Kern’e göre yaşlanma sürecinin arkasındaki temel mekanizmalardan biri, hücre içi kalsiyum iyonu dengesinin bozulması. Normalde hücre içinde kalsiyum seviyesi, hücre dışına göre 10 bin ila 100 bin kat daha düşüktür. Ancak bu dengenin kaybolması, hücre içindeki düzeni altüst ediyor ve nekrozu tetikliyor. </p><p>Yeni geliştirilen anti-nekrotik ilaç, bu kalsiyum dengesini koruyarak hücreleri nekroza karşı savunuyor ve yaşlanma etkilerini yavaşlatmayı hatta tersine çevirmeyi hedefliyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tesla duyurdu: Daha uygun fiyatlı yeni model geliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tesla-duyurdu-daha-uygun-fiyatli-yenimodel-geliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tesla-duyurdu-daha-uygun-fiyatli-yenimodel-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Tesla, daha uygun fiyatlı yeni bir modelin üretimine başladığını ve yılın ikinci yarısında seri üretime geçmeyi planladığını açıkladı. Ancak şirket, son on yılın en büyük çeyreklik gelir düşüşünü bildirerek ciddi bir finansal gerileme yaşadı.Tesla’nın nisan-haziran dönemine ait geliri, geçen yılın aynı çeyreğinde kaydedilen 25,5 milyar dolardan yüzde 12 düşerek 22,5 milyar dolara geriledi. LSEG tarafından derlenen verilere göre, analistler ortalama 22,74 milyar dolar gelir bekliyordu. Gelirdeki bu düşüş, Tesla’nın en çok satan modeli olan Model Y SUV’nin yenilenmiş versiyonunun piyasaya sürülmesine rağmen gerçekleşti. Yatırımcılar bu yenilemenin talebi canlandırmasını umuyordu. Tesla’nın trilyon dolarlık piyasa değerlemesinin büyük kısmı, şirketin otonom taksi hizmeti ve insansı robot geliştirme hedeflerine bağlı. Geçtiğimiz ay Teksas’ın Austin kentinde küçük çaplı bir robotaksi denemesi başlatılmıştı.YATIRIMCILAR ENDİŞELİAncak yatırımcılar, Elon Musk’ın Tesla’ya yeterince zaman ve dikkat ayırıp ayıramayacağından endişeli. Musk bu ay yeni bir siyasi parti kurarak eski ABD Başkanı Donald Trump’la karşı karşıya gelmişti. Oysa Musk, haftalar önce devletle ilgili çalışmalarını azaltıp şirketlerine odaklanma sözü vermişti.  Tüm bunlara ek olarak, Tesla&#039;da son dönemde yaşanan üst düzey yönetici istifaları da yatırımcı kaygılarını artırıyor. Geçen ay, Elon Musk’a uzun süredir yakın olan ve Kuzey Amerika ile Avrupa’daki satış ve üretim operasyonlarını yöneten üst düzey bir yönetici şirketten ayrıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kNHZJmY2xkaNMqjJ2j3v5Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tesla, duyurdu:, Daha, uygun, fiyatlı, yeni model, geliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kNHZJmY2xkaNMqjJ2j3v5Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tesla'dan yeni model açıklaması"><p>Tesla, daha uygun fiyatlı yeni bir modelin üretimine başladığını ve yılın ikinci yarısında seri üretime geçmeyi planladığını açıkladı. Ancak şirket, son on yılın en büyük çeyreklik gelir düşüşünü bildirerek ciddi bir finansal gerileme yaşadı.</p><p>Tesla’nın nisan-haziran dönemine ait geliri, geçen yılın aynı çeyreğinde kaydedilen 25,5 milyar dolardan yüzde 12 düşerek 22,5 milyar dolara geriledi. LSEG tarafından derlenen verilere göre, analistler ortalama 22,74 milyar dolar gelir bekliyordu. </p><p>Gelirdeki bu düşüş, Tesla’nın en çok satan modeli olan Model Y SUV’nin yenilenmiş versiyonunun piyasaya sürülmesine rağmen gerçekleşti. Yatırımcılar bu yenilemenin talebi canlandırmasını umuyordu. </p><p>Tesla’nın trilyon dolarlık piyasa değerlemesinin büyük kısmı, şirketin otonom taksi hizmeti ve insansı robot geliştirme hedeflerine bağlı. Geçtiğimiz ay Teksas’ın Austin kentinde küçük çaplı bir robotaksi denemesi başlatılmıştı.</p><h3><strong>YATIRIMCILAR ENDİŞELİ</strong></h3><p>Ancak yatırımcılar, Elon Musk’ın Tesla’ya yeterince zaman ve dikkat ayırıp ayıramayacağından endişeli. Musk bu ay yeni bir siyasi parti kurarak eski ABD Başkanı Donald Trump’la karşı karşıya gelmişti. Oysa Musk, haftalar önce devletle ilgili çalışmalarını azaltıp şirketlerine odaklanma sözü vermişti.  Tüm bunlara ek olarak, Tesla'da son dönemde yaşanan üst düzey yönetici istifaları da yatırımcı kaygılarını artırıyor. Geçen ay, Elon Musk’a uzun süredir yakın olan ve Kuzey Amerika ile Avrupa’daki satış ve üretim operasyonlarını yöneten üst düzey bir yönetici şirketten ayrıldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KKTC&amp;apos;den, orman yangınlarıyla boğuşan Güney&amp;apos;e yardım teklifi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kktcden-orman-yanginlariyla-bogusan-guneye-yardim-teklifi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kktcden-orman-yanginlariyla-bogusan-guneye-yardim-teklifi</guid>
<description><![CDATA[ KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&#039;nin (GKRY) Limasol kentinde devam eden orman yangınları için yardım teklifini, Rum muhatapları ve BM Barış Gücü yetkililerine ilettiklerini açıkladı.Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki (GKRY) Limasol bölgesinde devam eden orman yangınında 1 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Rum polisi yaptığı açıklamada, ilk bilgilere göre ölen kişinin Platres-Limasol yolunda bir aracın içinde mahsur kaldığını belirtirken, polis ekiplerinin incelemelerde bulunmak üzere bölgeye gittiği aktarıldı.  Yetkililer, alevlerin yerleşim yerlerine sıçradığı Limasol ve Baf bölgelerindeki orman yangınlarında birçok köyün tahliye edildiğini ve yangınlarda 1 kişinin de ağır yaralandığını belirtmişti. GKRY Adalet Bakanı Marios Hartsiotis ise Malia, Omodos, Kilani, Vasa Kilaniou, Potamiou ve Arsos köylerinde tahliye çalışmalarının sürdüğünü, Vouni köyünün de yangından etkilendiğini açıklamıştı.  TATAR&#039;DAN AÇIKLAMAKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Tatar, GKRY&#039;deki orman yangınlarını yakından takip ettiklerini belirtti.Tatar açıklamada &quot;Limasol&#039;a bağlı köylerde bugün meydana gelen ve hala kontrol altına alınamayan orman yangını nedeniyle çok sayıda yerleşim yerinin tahliye edilmek zorunda kalınması hepimizi üzmüştür.&quot; ifadelerini kullandı.İnsan hayatını ve çevreyi tehdit eden bu tür afetler karşısında, insani sorumluluk gereği, yangınla mücadeleye katkı sağlamaya hazır olduklarını ilgili yerlere ilettiklerini vurgulayan Tatar, Rum muhataplarına da ihtiyaç duyulması halinde ekipman, personel ve teknik katkı sunulabileceğini ekiplerinin hazır durumda bekletildiğini ifade etti.    ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sx0e8N7L20W-BpV2Kb5h8Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>KKTCden, orman, yangınlarıyla, boğuşan, Güneye, yardım, teklifi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sx0e8N7L20W-BpV2Kb5h8Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="KKTC'den, Güney'e yardım teklifi"><p>KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Limasol kentinde devam eden orman yangınları için yardım teklifini, Rum muhatapları ve BM Barış Gücü yetkililerine ilettiklerini açıkladı.</p><p>Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki (GKRY) Limasol bölgesinde devam eden orman yangınında 1 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. </p><p>Rum polisi yaptığı açıklamada, ilk bilgilere göre ölen kişinin Platres-Limasol yolunda bir aracın içinde mahsur kaldığını belirtirken, polis ekiplerinin incelemelerde bulunmak üzere bölgeye gittiği aktarıldı.  Yetkililer, alevlerin yerleşim yerlerine sıçradığı Limasol ve Baf bölgelerindeki orman yangınlarında birçok köyün tahliye edildiğini ve yangınlarda 1 kişinin de ağır yaralandığını belirtmişti. GKRY Adalet Bakanı Marios Hartsiotis ise Malia, Omodos, Kilani, Vasa Kilaniou, Potamiou ve Arsos köylerinde tahliye çalışmalarının sürdüğünü, Vouni köyünün de yangından etkilendiğini açıklamıştı.  <strong>TATAR'DAN AÇIKLAMA</strong></p><p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Tatar, GKRY'deki orman yangınlarını yakından takip ettiklerini belirtti.</p><p>Tatar açıklamada "Limasol'a bağlı köylerde bugün meydana gelen ve hala kontrol altına alınamayan orman yangını nedeniyle çok sayıda yerleşim yerinin tahliye edilmek zorunda kalınması hepimizi üzmüştür." ifadelerini kullandı.</p><p>İnsan hayatını ve çevreyi tehdit eden bu tür afetler karşısında, insani sorumluluk gereği, yangınla mücadeleye katkı sağlamaya hazır olduklarını ilgili yerlere ilettiklerini vurgulayan Tatar, Rum muhataplarına da ihtiyaç duyulması halinde ekipman, personel ve teknik katkı sunulabileceğini ekiplerinin hazır durumda bekletildiğini ifade etti.   </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tayland&amp;Kamboçya sınırında çatışma: Hava saldırısı düzenlendi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tayland-kambocya-sinirinda-catisma-hava-saldirisi-duzenlendi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tayland-kambocya-sinirinda-catisma-hava-saldirisi-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Uzun süredir toprak anlaşmazlığı içinde olan Tayland ve Kamboçya güçleri arasında çatışma çıktı. İki taraf da birbirini suçladı. Çatışmalarda 12 kişi hayatını kaybetti.İki komşu Güneydoğu Asya ülkesi Tayland ve Kamboçya arasında çatışma çıktı. Tayland-Kamboçya sınır hattındaki Khmer tapınağı yakınlarında çıkan çatışmalarda 12 kişi hayatını kaybetti, 14 kişi yaralandı.Taylandlı yerel bir yetkilinin Reuters ile paylaştığı bilgilere göre, Tayland’daki 86 köyde yaşayan 40 bin kadar sivil de güvenli bölgelere tahliye edildi. Taylandlı askeri bir yetkili, Kamboçya ile tüm sınır noktalarının kapatıldığını bildirdi. Tayland kamu yayıncısının aktardığına göre, Kamboçya&#039;nın Tayland&#039;daki sınır vilayeti Siaket&#039;te bir petrol istasyonunda bulunan mağazayı hedef alması sonucu en az beş kişi yaşamını yitirdi. Tayland ordusu, çatışmalarda dokuz sivilin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Yaşanan son çatışmanın Taylandlı bir askerin bir mayın patlaması sonucu bacağını kaybetmesinin ardından geldiği ifade edildi. “TAYLAND ORDUSU KAMBOÇYA GÜÇLERİNE SALDIRDI”Kamboçyalı bir güvenlik kaynağı ise AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, iki ülke sınırındaki iki tapınağın yakınlarında bugün yerel saatle sabah saatlerinde yeniden şiddet olaylarının patlak verdiğini bildirdi.   Kamboçya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Maly Socheata, konuya ilişkin açıklamasında, “Tayland ordusu, ülkenin egemen topraklarını savunmak için konuşlandırılmış Kamboçya güçlerine silahlı saldırı düzenleyerek Kamboçya Krallığı’nın toprak bütünlüğünü ihlal etmiştir” dedi.   Kamboçya silahlı kuvvetlerinin bunun üzerine meşru müdafaa hakkını kullandığını savunan sözcü, eylemlerinin uluslararası hukukla tam uyum içinde olduğunu, Tayland’ın saldırısını püskürtme ve Kamboçya’nın egemenliği ile toprak bütünlüğünü koruma amacı taşıdığını söyledi.   “ÖNCE İHA, SONRA SALDIRI”  Tayland ordusunun paylaştığı bilgilere göre ise olay yerel saatle 07.35’te (Türkiye saatiyle 03.35) sıralarında başladı. Ta Muen tapınağını koruyan Tayland birimi Kamboçya’ya ait bir insansız hava aracının (İHA) uçtuğunu tespit etti. Ordunun açıklamasına göre, biri elinde bomba olmak üzere altı Kamboçya askeri Tayland’a ait askeri noktanın önündeki çite yaklaştı. Tayland askerleri Kamboçyalı askerleri uyarmak için seslendi; Kamboçya güçleri saat 08.20 sıralarında Tayland üssüne yaklaşık 200 metre mesafede bulunan tapınağın doğu tarafından ateş açtı.   Tayland’ın geçici başbakanı Phumtham Wechayachai, “Bu durumun dikkatlice ele alınması gerekiyor. Uluslararası hukuka uygun hareket etmeliyiz. Egemenliğimizi korumak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız” dedi. TAYLAND: HAVA SALDIRISI DÜZENLENDİ  Taylandlı askeri bir yetkili, ülkenin Kamboçya sınırında altı F-16 konuşlandırmak için hazırlık yaptığı bilgisini verdi. Ardından Tayland ordusundan yapılan açıklamada, Tayland&#039;ın Kamboçya&#039;ya ait iki askeri hedefe hava saldırısı düzenlediği belirtildi. Kamboçya Savunma Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamada ise Tayland&#039;ın savaş uçakları ile bir yola iki bomba bıraktığı ifade edildi. Tayland&#039;dan daha sonra yapılan açıklamada, F-16 jetlerinin güvenli bir şekilde ülkeye döndüğü belirtildi. DİPLOMATİK İLİŞKİLER EN DÜŞÜK SEVİYEDE Öte yandan, Kamboçya, bugün yaptığı açıklamada, Tayland ile diplomatik ilişkileri en düşük seviyeye indirdiklerini bildirdi. Ülke basınına yansıyan haberlere göre, Bangkok&#039;taki Kamboçya Büyükelçiliği&#039;nde bulunan tüm Kamboçyalı diplomatik personele ülkelerine dönme emri verildi. Bu adım, yaşanan mayın patlaması dolayısıyla Tayland&#039;ın Kamboçya Büyükelçisi&#039;ni sınırdışı etmesi ve kendi büyükelçisini Phnom Penh&#039;ten geri çekmesinin ardından geldi.   TAYLAND-KAMBOÇYA HATTINDA TOPRAK ANLAŞMAZLIĞI  Güneydoğu Asya bölgesinde yer alan ve 817 kilometrelik sınır telleriyle ayrılan Tayland ile Kamboçya, uzun süredir toprak anlaşmazlığı yaşıyor.  Tayland ile Kamboçya arasındaki sınır anlaşmasının ihlal edilmesi üzerine 28 Mayıs&#039;ta bölgede kısa süreli çatışma yaşanmış, iki ülkenin ordusu, sorunun barışçıl yolla çözüme kavuşturulması konusunda anlaşmaya varmıştı.  Tayland, Kamboçya sınırındaki tüm kontrol noktalarının Bangkok yönetimi tarafından kontrol edileceğini duyurmuştu.  Kamboçya Başbakanı Hun Manet, ülkesinin Tayland ile sınır sorunlarının çözümü için Uluslararası Adalet Divanı’na (UAD) başvurduklarını bildirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bgGX--zoW0av80cxd5XAfQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tayland-Kamboçya, sınırında, çatışma:, Hava, saldırısı, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bgGX--zoW0av80cxd5XAfQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tayland-Kamboçya sınırında çatışma"><p>Uzun süredir toprak anlaşmazlığı içinde olan Tayland ve Kamboçya güçleri arasında çatışma çıktı. İki taraf da birbirini suçladı. Çatışmalarda 12 kişi hayatını kaybetti.</p><p>İki komşu Güneydoğu Asya ülkesi Tayland ve Kamboçya arasında çatışma çıktı. </p><p>Tayland-Kamboçya sınır hattındaki Khmer tapınağı yakınlarında çıkan çatışmalarda 12 kişi hayatını kaybetti, 14 kişi yaralandı.</p><p>Taylandlı yerel bir yetkilinin Reuters ile paylaştığı bilgilere göre, Tayland’daki 86 köyde yaşayan 40 bin kadar sivil de güvenli bölgelere tahliye edildi. Taylandlı askeri bir yetkili, Kamboçya ile tüm sınır noktalarının kapatıldığını bildirdi. </p><p>Tayland kamu yayıncısının aktardığına göre, Kamboçya'nın Tayland'daki sınır vilayeti Siaket'te bir petrol istasyonunda bulunan mağazayı hedef alması sonucu en az beş kişi yaşamını yitirdi. Tayland ordusu, çatışmalarda dokuz sivilin yaşamını yitirdiğini açıkladı. </p><p>Yaşanan son çatışmanın Taylandlı bir askerin bir mayın patlaması sonucu bacağını kaybetmesinin ardından geldiği ifade edildi. </p><p><strong>“TAYLAND ORDUSU KAMBOÇYA GÜÇLERİNE SALDIRDI”</strong></p><p>Kamboçyalı bir güvenlik kaynağı ise AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, iki ülke sınırındaki iki tapınağın yakınlarında bugün yerel saatle sabah saatlerinde yeniden şiddet olaylarının patlak verdiğini bildirdi.   Kamboçya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Maly Socheata, konuya ilişkin açıklamasında, “Tayland ordusu, ülkenin egemen topraklarını savunmak için konuşlandırılmış Kamboçya güçlerine silahlı saldırı düzenleyerek Kamboçya Krallığı’nın toprak bütünlüğünü ihlal etmiştir” dedi.   Kamboçya silahlı kuvvetlerinin bunun üzerine meşru müdafaa hakkını kullandığını savunan sözcü, eylemlerinin uluslararası hukukla tam uyum içinde olduğunu, Tayland’ın saldırısını püskürtme ve Kamboçya’nın egemenliği ile toprak bütünlüğünü koruma amacı taşıdığını söyledi.   <strong>“ÖNCE İHA, SONRA SALDIRI”</strong>  Tayland ordusunun paylaştığı bilgilere göre ise olay yerel saatle 07.35’te (Türkiye saatiyle 03.35) sıralarında başladı. Ta Muen tapınağını koruyan Tayland birimi Kamboçya’ya ait bir insansız hava aracının (İHA) uçtuğunu tespit etti. Ordunun açıklamasına göre, biri elinde bomba olmak üzere altı Kamboçya askeri Tayland’a ait askeri noktanın önündeki çite yaklaştı. Tayland askerleri Kamboçyalı askerleri uyarmak için seslendi; Kamboçya güçleri saat 08.20 sıralarında Tayland üssüne yaklaşık 200 metre mesafede bulunan tapınağın doğu tarafından ateş açtı.   Tayland’ın geçici başbakanı Phumtham Wechayachai, “Bu durumun dikkatlice ele alınması gerekiyor. Uluslararası hukuka uygun hareket etmeliyiz. Egemenliğimizi korumak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız” dedi. </p><p><strong>TAYLAND: HAVA SALDIRISI DÜZENLENDİ</strong>  Taylandlı askeri bir yetkili, ülkenin Kamboçya sınırında altı F-16 konuşlandırmak için hazırlık yaptığı bilgisini verdi. </p><p>Ardından Tayland ordusundan yapılan açıklamada, Tayland'ın Kamboçya'ya ait iki askeri hedefe hava saldırısı düzenlediği belirtildi. Kamboçya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise Tayland'ın savaş uçakları ile bir yola iki bomba bıraktığı ifade edildi. Tayland'dan daha sonra yapılan açıklamada, F-16 jetlerinin güvenli bir şekilde ülkeye döndüğü belirtildi. </p><p><strong>DİPLOMATİK İLİŞKİLER EN DÜŞÜK SEVİYEDE</strong> </p><p>Öte yandan, Kamboçya, bugün yaptığı açıklamada, Tayland ile diplomatik ilişkileri en düşük seviyeye indirdiklerini bildirdi. Ülke basınına yansıyan haberlere göre, Bangkok'taki Kamboçya Büyükelçiliği'nde bulunan tüm Kamboçyalı diplomatik personele ülkelerine dönme emri verildi. </p><p>Bu adım, yaşanan mayın patlaması dolayısıyla Tayland'ın Kamboçya Büyükelçisi'ni sınırdışı etmesi ve kendi büyükelçisini Phnom Penh'ten geri çekmesinin ardından geldi.   <strong>TAYLAND-KAMBOÇYA HATTINDA TOPRAK ANLAŞMAZLIĞI</strong>  Güneydoğu Asya bölgesinde yer alan ve 817 kilometrelik sınır telleriyle ayrılan Tayland ile Kamboçya, uzun süredir toprak anlaşmazlığı yaşıyor.  Tayland ile Kamboçya arasındaki sınır anlaşmasının ihlal edilmesi üzerine 28 Mayıs'ta bölgede kısa süreli çatışma yaşanmış, iki ülkenin ordusu, sorunun barışçıl yolla çözüme kavuşturulması konusunda anlaşmaya varmıştı.  Tayland, Kamboçya sınırındaki tüm kontrol noktalarının Bangkok yönetimi tarafından kontrol edileceğini duyurmuştu.  Kamboçya Başbakanı Hun Manet, ülkesinin Tayland ile sınır sorunlarının çözümü için Uluslararası Adalet Divanı’na (UAD) başvurduklarını bildirmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Adalet Bakanlığı&amp;apos;nın, Trump&amp;apos;a Epstein belgelerinde adının geçtiğini bildirdiği iddia edildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/adalet-bakanliginin-trumpa-epstein-belgelerinde-adinin-gectigini-bildirdigi-iddia-edildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/adalet-bakanliginin-trumpa-epstein-belgelerinde-adinin-gectigini-bildirdigi-iddia-edildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Adalet Bakanlığı yetkililerinin, mayıs ayında Başkan Donald Trump&#039;a, isminin, Jeffrey Epstein&#039;a ilişkin soruşturma belgelerinde birden fazla kez geçtiğini bildirdiği öne sürüldü.Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuyla ilgili bilgi sahibi yetkililere dayandırdığı haberinde, bakanlık yetkililerinin, Epstein&#039;la alakalı belgeleri incelediği esnada Trump&#039;ın ismine defalarca rastladığı ileri sürüldü.  Haberde, Adalet Bakanı Pam Bondi ile yardımcısının bu durumu mayıs ayında Beyaz Saray&#039;da düzenledikleri toplantı aracılığıyla Trump&#039;a ilettiği iddia edildi.  Toplantı kapsamında çok sayıda üst düzey yetkilinin de belgelerde isminin geçtiği ve bu bilginin Trump&#039;la paylaşıldığı belirtildi.  Haberde, bakanlık yetkililerinin, belgelerde birçok kişi hakkında yer alan ifadelerin, doğruluğu teyit edilmemiş duyumlar olduğunu da Trump&#039;a ilettiği öne sürüldü.  Habere göre, aynı toplantıda, belgelerde çocuk istismarı içeren görüntüler ve mağdurların kişisel bilgileri yer aldığı için Adalet Bakanlığı&#039;nın soruşturmaya ilişkin daha fazla belge yayımlamayı planlamadığı da Trump&#039;a iletildi.  Trump&#039;ın, bu karara saygı duyduğunu ve Adalet Bakanlığı&#039;nın bu yöndeki tutumuna müdahale etmeyeceğini söylediği öne sürüldü.BEYAZ SARAY&#039;DAN YALANLAMABeyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, söz konusu iddiayı gündeme taşıyan Wall Street Journal (WSJ) gazetesine konuyla ilgili bir açıklama yaptı.Cheung, açıklamasında, &quot;Bu, The Wall Street Journal&#039;ın önceki haberi gibi bir başka yalan haber.&quot; ifadesini kullandı.JEFFREY EPSTEİN OLAYIEn küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi&#039;ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019&#039;da ölü bulunmuştu.  Açıklanan Epstein dava dosyalarında, aralarında Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.  ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile son günlerde kamuoyunda &quot;Epstein dosyaları&quot; olarak bilinen belgelere yönelik yürüttüğü incelemeyle gündeme gelmişti. Adalet Bakanı Pam Bondi, Epstein&#039;e ait binlerce görüntünün incelendiğini aktarmıştı.  İnceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan bir &quot;müşteri listesi&quot;nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığı; aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein’ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığı açıklanmıştı.  ABD&#039;li gazeteci Tucker Carlson da, Epstein&#039;in, &quot;İsrail için çalıştığını, başkent Washington&#039;da herkesin aynı şekilde düşündüğünü ancak açıkça söyleyemediğini&quot; iddia etmişti.  WSJ ise, Epstein&#039;ın kız arkadaşı Ghislaine Maxwell&#039;in, Epstein&#039;in 50&#039;nci doğum günü vesilesiyle tanıdıklarından ona yönelik bir mektup yazmasını istediğini, bu mektuplardan birinin de Trump&#039;a ait olduğunu iddia etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XN3yhfd_MEylVtb0-Gh-Ew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Adalet, Bakanlığının, Trumpa, Epstein, belgelerinde, adının, geçtiğini, bildirdiği, iddia, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XN3yhfd_MEylVtb0-Gh-Ew.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'la ilgili yeni Epstein iddiası"><p>ABD Adalet Bakanlığı yetkililerinin, mayıs ayında Başkan Donald Trump'a, isminin, Jeffrey Epstein'a ilişkin soruşturma belgelerinde birden fazla kez geçtiğini bildirdiği öne sürüldü.</p><p>Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuyla ilgili bilgi sahibi yetkililere dayandırdığı haberinde, bakanlık yetkililerinin, Epstein'la alakalı belgeleri incelediği esnada Trump'ın ismine defalarca rastladığı ileri sürüldü.  Haberde, Adalet Bakanı Pam Bondi ile yardımcısının bu durumu mayıs ayında Beyaz Saray'da düzenledikleri toplantı aracılığıyla Trump'a ilettiği iddia edildi.  Toplantı kapsamında çok sayıda üst düzey yetkilinin de belgelerde isminin geçtiği ve bu bilginin Trump'la paylaşıldığı belirtildi.  Haberde, bakanlık yetkililerinin, belgelerde birçok kişi hakkında yer alan ifadelerin, doğruluğu teyit edilmemiş duyumlar olduğunu da Trump'a ilettiği öne sürüldü.  Habere göre, aynı toplantıda, belgelerde çocuk istismarı içeren görüntüler ve mağdurların kişisel bilgileri yer aldığı için Adalet Bakanlığı'nın soruşturmaya ilişkin daha fazla belge yayımlamayı planlamadığı da Trump'a iletildi.  Trump'ın, bu karara saygı duyduğunu ve Adalet Bakanlığı'nın bu yöndeki tutumuna müdahale etmeyeceğini söylediği öne sürüldü.</p><p><strong>BEYAZ SARAY'DAN YALANLAMA</strong></p><p>Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, söz konusu iddiayı gündeme taşıyan Wall Street Journal (WSJ) gazetesine konuyla ilgili bir açıklama yaptı.</p><p>Cheung, açıklamasında, "Bu, The Wall Street Journal'ın önceki haberi gibi bir başka yalan haber." ifadesini kullandı.</p><p><strong>JEFFREY EPSTEİN OLAYI</strong></p><p>En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.  Açıklanan Epstein dava dosyalarında, aralarında Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.  ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile son günlerde kamuoyunda "Epstein dosyaları" olarak bilinen belgelere yönelik yürüttüğü incelemeyle gündeme gelmişti. Adalet Bakanı Pam Bondi, Epstein'e ait binlerce görüntünün incelendiğini aktarmıştı.  İnceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan bir "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığı; aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein’ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığı açıklanmıştı.  ABD'li gazeteci Tucker Carlson da, Epstein'in, "İsrail için çalıştığını, başkent Washington'da herkesin aynı şekilde düşündüğünü ancak açıkça söyleyemediğini" iddia etmişti.  WSJ ise, Epstein'ın kız arkadaşı Ghislaine Maxwell'in, Epstein'in 50'nci doğum günü vesilesiyle tanıdıklarından ona yönelik bir mektup yazmasını istediğini, bu mektuplardan birinin de Trump'a ait olduğunu iddia etmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BMGK&amp;apos;da Gazze çağrısı: Uluslararası toplum derhal harekete geçmeli</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bmgkdagazze-cagrisi-uluslararasi-toplum-derhal-harekete-gecmeli</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bmgkdagazze-cagrisi-uluslararasi-toplum-derhal-harekete-gecmeli</guid>
<description><![CDATA[ BM Güvenlik Konseyi, Gazze&#039;deki ağır insani krizi görüşmek üzere toplandı. Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız tarafından sunulan kapsamlı açıklamada, İsrail’in saldırıları &quot;soykırım&quot; olarak nitelendirildi ve uluslararası topluma derhal harekete geçme çağrısı yapıldı.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 23 Temmuz 2025’te Orta Doğu’daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen açık oturumda bir araya geldi. Toplantının ana gündemi, Gazze Şeridi’nde süregelen insani kriz ve kalıcı ateşkes arayışları oldu. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Dönem Başkanı sıfatıyla Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Teşkilat adına Konsey’e kapsamlı bir açıklama sundu.  &quot;GAZZE&#039;DE ACILAR DERİNLEŞİYOR&quot;   Büyükelçi Yıldız konuşmasına, &quot;İslam İşbirliği Teşkilatı&#039;na üye devletler grubu adına, grup başkanlığı sıfatıyla bu açıklamayı sunmaktan onur duyarım&quot; sözleriyle başladı. Yıldız, Gazze’deki insani durumun her geçen gün daha da kötüleştiğini belirtti. Yıldız, &quot;Gazze halkı, dayanılmaz ve hayatı tehdit eden şartlar altında hayatta kalmak için mücadele ederken, her geçen gün daha fazla masum insan hayatını kaybetmektedir. Gazze&#039;de acılar derinleşiyor, çocuklar ölüyor, Konsey görevini yerine getirmeli&quot; dedi. Yıldız’ın aktardığı verilere göre, İsrail tarafından Gazze’de öldürülen kadın ve erkeklerin sayısı 58 bini aşarken, 142 binden fazla kişi yaralandı. Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da ise binden fazla Filistinli öldürüldü.  &quot;30 HAZİRAN&#039;DAKİ SALDIRILAR SAVAŞ SUÇUDUR&quot;  İİT adına yapılan açıklamada, 30 Haziran 2025 tarihinde gerçekleşen ve 85’ten fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırı da dahil olmak üzere, son dönemdeki katliamlar savaş suçu ve insanlığa karşı suç olarak nitelendirildi. Yıldız, &quot;İsrail işgal güçleri, UNRWA okullarına, çadır kamplarına, tıp merkezlerine ve gazetecilere saldırılar düzenlemiş, bu saldırılarda çocuklar dahil siviller acımasızca hedef alınmıştır, bu saldırılar savaş suçudur&quot; ifadelerini kullandı. Batı Şeria’daki yerleşimci saldırılarının ve El-Aksa Camii’ne yönelik baskınların da altını çizen Yıldız, &quot;İİT, Kudüs’teki kutsal yerlerin tarihi statüsüne saygı gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır&quot; dedi.  Yıldız, &quot;İşgalci güç olan İsrail’in, Filistin halkını evlerinden ve topraklarından sürerken, ilhakı sürdürmesi, İİT’yi bir kez daha Güvenlik Konseyi’ni acil eyleme çağırmaya mecbur etmektedir&quot; diyerek Konsey’in Filistin halkını uluslararası hukuk çerçevesinde koruma sorumluluğuna dikkat çekti. İİT, İsrail’in saldırılarını Konsey’in S/RES/2735 sayılı kararına aykırı olarak sürdürdüğünü belirtti. &quot;Bu hesaplı strateji, temel insan haklarının ve uluslararası hukukun kasıtlı ihlalidir,&quot; diyen Yıldız, Filistinlilerin evlerine dönmesinin engellenmesini &quot;zorla yerinden etme stratejisi&quot; olarak tanımladı.  UNRWA’nın bölgedeki rolüne dikkat çeken Yıldız, uluslararası toplumu kuruma siyasi ve mali destek vermeye çağırdı. Ayrıca, Suudi Arabistan ve Fransa&#039;nın eş başkanlığında düzenlenecek olan &quot;Filistin Sorununun Barışçıl Çözümü ve İki Devletli Çözümün Uygulanması&quot; konulu BM Yüksek Düzeyli Konferansı’na destek istedi.  SURİYE, LÜBNAN, İRAN VE GOLAN TEPELERİ  İslam İşbirliği Teşkilatı açıklamasında, İsrail’in Suriye, Lübnan ve İran’a yönelik saldırıları da geniş biçimde yer aldı. Golan Tepeleri’ndeki duruma, 1974 tarihli Ayrılık Anlaşması’na ve 1701 sayılı kararın ihlaline dikkat çekildi. İsrail’in Lübnan’daki iki tampon bölge oluşturma çabası da kınandı. İran’a yönelik saldırılar için &quot;nükleer tesisleri hedef alan, sivil kayıplara yol açan&quot; ifadeleri kullanıldı. Gharibabadi’nin açıklamalarıyla paralel olarak, İsrail’in eylemleri &quot;önceden planlanmış toplu katliam&quot; olarak nitelendirildi. Konuşmasını, &quot;Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının ve Doğu Kudüs’ü başkenti olan bağımsız Filistin Devleti’nin kurulmasının vakti gelmiştir&quot; sözleriyle sonlandıran Yıldız, uluslararası hukuka ve BM kararlarına bağlılıklarını yineledi.  &quot;GAZZE, ULUSLARARASI HUKUKUN MEZARLIĞI HALİNE GELDİ&quot;  Konsey başkanlığını yürüten Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mohammad Ishaq Dar, &quot;Gazze&#039;de yaşananlar sadece bir insani felaket değil, aynı zamanda insanlığın çöküşüdür&quot; diyerek İsrail’i sistematik ve kasıtlı saldırılarla suçladı. Dar, BM kararlarına uyulmasını ve iki devletli çözüm temelinde adil bir barış süreci başlatılmasını talep etti. Pakistan, Gazze&#039;de derhal kalıcı ve şartsız ateşkes ilan edilmesi, UNRWA&#039;ya tam destek verilmesi ve Filistin devletinin tanınması çağrısında bulundu.  &quot;HAMAS ANLAŞMAYI KABUL ETMELİ&quot;  ABD’nin BM Geçici Temsilcisi Dorothy Shea, Hamas’a İsrail tarafından kabul edilen ateşkesi onaylama çağrısında bulundu. Shea, &quot;Hamas anlaşmayı kabul etmeli, rehineleri serbest bırakmalı ve Gazze’yi terk etmelidir&quot; dedi. Washington, sivillerin ölümünden Hamas’ı sorumlu tutarken, &quot;Gazze&#039;de sivillerin hayatını kaybetmesi trajiktir ancak sorumluluk Hamas’a aittir&quot; açıklamasında bulundu.  &quot;KOVBOY TARZI BARIŞ YAKLAŞIMI İŞE YARAMAZ&quot;  Rusya delegesi, Trump yönetiminin &quot;güç yoluyla barış&quot; politikası ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JAPmFvmkNkuUXPsOQeuxhA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>BMGKda Gazze, çağrısı:, Uluslararası, toplum, derhal, harekete, geçmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JAPmFvmkNkuUXPsOQeuxhA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="BMGK'da Gazze çağrısı"><p>BM Güvenlik Konseyi, Gazze'deki ağır insani krizi görüşmek üzere toplandı. Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız tarafından sunulan kapsamlı açıklamada, İsrail’in saldırıları "soykırım" olarak nitelendirildi ve uluslararası topluma derhal harekete geçme çağrısı yapıldı.</p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 23 Temmuz 2025’te Orta Doğu’daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen açık oturumda bir araya geldi. Toplantının ana gündemi, Gazze Şeridi’nde süregelen insani kriz ve kalıcı ateşkes arayışları oldu. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Dönem Başkanı sıfatıyla Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Teşkilat adına Konsey’e kapsamlı bir açıklama sundu.  <strong>"GAZZE'DE ACILAR DERİNLEŞİYOR" </strong>  Büyükelçi Yıldız konuşmasına, "İslam İşbirliği Teşkilatı'na üye devletler grubu adına, grup başkanlığı sıfatıyla bu açıklamayı sunmaktan onur duyarım" sözleriyle başladı. Yıldız, Gazze’deki insani durumun her geçen gün daha da kötüleştiğini belirtti. Yıldız, "Gazze halkı, dayanılmaz ve hayatı tehdit eden şartlar altında hayatta kalmak için mücadele ederken, her geçen gün daha fazla masum insan hayatını kaybetmektedir. Gazze'de acılar derinleşiyor, çocuklar ölüyor, Konsey görevini yerine getirmeli" dedi. Yıldız’ın aktardığı verilere göre, İsrail tarafından Gazze’de öldürülen kadın ve erkeklerin sayısı 58 bini aşarken, 142 binden fazla kişi yaralandı. Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da ise binden fazla Filistinli öldürüldü.  <strong>"30 HAZİRAN'DAKİ SALDIRILAR SAVAŞ SUÇUDUR"</strong>  İİT adına yapılan açıklamada, 30 Haziran 2025 tarihinde gerçekleşen ve 85’ten fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırı da dahil olmak üzere, son dönemdeki katliamlar savaş suçu ve insanlığa karşı suç olarak nitelendirildi. Yıldız, "İsrail işgal güçleri, UNRWA okullarına, çadır kamplarına, tıp merkezlerine ve gazetecilere saldırılar düzenlemiş, bu saldırılarda çocuklar dahil siviller acımasızca hedef alınmıştır, bu saldırılar savaş suçudur" ifadelerini kullandı. Batı Şeria’daki yerleşimci saldırılarının ve El-Aksa Camii’ne yönelik baskınların da altını çizen Yıldız, "İİT, Kudüs’teki kutsal yerlerin tarihi statüsüne saygı gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır" dedi.  Yıldız, "İşgalci güç olan İsrail’in, Filistin halkını evlerinden ve topraklarından sürerken, ilhakı sürdürmesi, İİT’yi bir kez daha Güvenlik Konseyi’ni acil eyleme çağırmaya mecbur etmektedir" diyerek Konsey’in Filistin halkını uluslararası hukuk çerçevesinde koruma sorumluluğuna dikkat çekti. İİT, İsrail’in saldırılarını Konsey’in S/RES/2735 sayılı kararına aykırı olarak sürdürdüğünü belirtti. "Bu hesaplı strateji, temel insan haklarının ve uluslararası hukukun kasıtlı ihlalidir," diyen Yıldız, Filistinlilerin evlerine dönmesinin engellenmesini "zorla yerinden etme stratejisi" olarak tanımladı.  UNRWA’nın bölgedeki rolüne dikkat çeken Yıldız, uluslararası toplumu kuruma siyasi ve mali destek vermeye çağırdı. Ayrıca, Suudi Arabistan ve Fransa'nın eş başkanlığında düzenlenecek olan "Filistin Sorununun Barışçıl Çözümü ve İki Devletli Çözümün Uygulanması" konulu BM Yüksek Düzeyli Konferansı’na destek istedi.  <strong>SURİYE, LÜBNAN, İRAN VE GOLAN TEPELERİ</strong>  İslam İşbirliği Teşkilatı açıklamasında, İsrail’in Suriye, Lübnan ve İran’a yönelik saldırıları da geniş biçimde yer aldı. Golan Tepeleri’ndeki duruma, 1974 tarihli Ayrılık Anlaşması’na ve 1701 sayılı kararın ihlaline dikkat çekildi. İsrail’in Lübnan’daki iki tampon bölge oluşturma çabası da kınandı. İran’a yönelik saldırılar için "nükleer tesisleri hedef alan, sivil kayıplara yol açan" ifadeleri kullanıldı. Gharibabadi’nin açıklamalarıyla paralel olarak, İsrail’in eylemleri "önceden planlanmış toplu katliam" olarak nitelendirildi. Konuşmasını, "Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının ve Doğu Kudüs’ü başkenti olan bağımsız Filistin Devleti’nin kurulmasının vakti gelmiştir" sözleriyle sonlandıran Yıldız, uluslararası hukuka ve BM kararlarına bağlılıklarını yineledi.  <strong>"GAZZE, ULUSLARARASI HUKUKUN MEZARLIĞI HALİNE GELDİ"</strong>  Konsey başkanlığını yürüten Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mohammad Ishaq Dar, "Gazze'de yaşananlar sadece bir insani felaket değil, aynı zamanda insanlığın çöküşüdür" diyerek İsrail’i sistematik ve kasıtlı saldırılarla suçladı. Dar, BM kararlarına uyulmasını ve iki devletli çözüm temelinde adil bir barış süreci başlatılmasını talep etti. Pakistan, Gazze'de derhal kalıcı ve şartsız ateşkes ilan edilmesi, UNRWA'ya tam destek verilmesi ve Filistin devletinin tanınması çağrısında bulundu.  <strong>"HAMAS ANLAŞMAYI KABUL ETMELİ"</strong>  ABD’nin BM Geçici Temsilcisi Dorothy Shea, Hamas’a İsrail tarafından kabul edilen ateşkesi onaylama çağrısında bulundu. Shea, "Hamas anlaşmayı kabul etmeli, rehineleri serbest bırakmalı ve Gazze’yi terk etmelidir" dedi. Washington, sivillerin ölümünden Hamas’ı sorumlu tutarken, "Gazze'de sivillerin hayatını kaybetmesi trajiktir ancak sorumluluk Hamas’a aittir" açıklamasında bulundu.  <strong>"KOVBOY TARZI BARIŞ YAKLAŞIMI İŞE YARAMAZ"</strong>  Rusya delegesi, Trump yönetiminin "güç yoluyla barış" politikasını eleştirerek "Kovboy tarzı çözümler kısa vadeli etki oluşturabilir ama bölgede uzun vadeli istikrar getirmez" dedi. Rusya, İsrail’in Batı Kudüs politikalarının bölgesel barışı tehlikeye attığını belirtti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rus milletvekili, ölüyken 11 kez oy kullanmış</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rus-milletvekili-oeluyken-11-kez-oy-kullanmis</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rus-milletvekili-oeluyken-11-kez-oy-kullanmis</guid>
<description><![CDATA[ Rusya’da Devlet Duması’nda milletvekili olan Tarasenko’nun öldüğünün açıklandığı meclis oturumunda bundan hemen önce 11 kez oy kullandığı ortaya çıktı.Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması’nın milletvekillerinden Mikhail Tarasenko’nun hayatını kaybetmiş olmasına karşın bir meclis oturumunda 11 kez oy kullanmış gibi gösterildiği iddia edildi. Buna göre, Devlet Duması Başkanı, Tarasenko’nun hayatını kaybettiğini duyurmadan hemen önce Rus vekil salı günü düzenlenen meclis oturumunda 11 kez oy kullanmıştı.   The Moscow Times haber sitesinin aktardığına göre, iktidardaki Birleşik Rusya partisine mensup olan Tarasenko “çok hastaydı”. Meclis Başkanı Vyacheslav Volodin, Tarasenko’nun oylarının kayda geçtiği aynı meclis oturumunda vekilinin öldüğünü açıkladı.   BBC’nin Rusça servisine göre, Tarasenko internetteki “aşırılıkçı” içerikleri hedef alan tartışmalı yasa tasarısı için oy kullanmamış olsa da yapılan diğer oylamalarda oy vermiş gibi gösterilmişti. Bu tasarıların arasında Ukrayna’daki savaşta ölen Rus askerlerin eşlerinin resmi intikal süreci tamamlanmadan önce eşlerinin arabalarını kullanabilmesini ve Rusya’nın sulak alanların korunmasını öngören Ramsar Sözleşmesi’nden çekilmesini öngören düzenlemeler de vardı.   “TEKNİK AKSAKLIK SEBEBİYLE SALI GÜNÜ OY VERDİ”  BBC Rusya’ya göre, bu, ölü ya da oy verecek durumda olmayan bir vekilin oy vermiş gibi göründüğü ilk durum değil.   Geçen sene yaşanan benzer bir olayda da Devlet Duması oturumuna katılamayacak kadar hasta olan bir milletvekilinin oy verdiği görülmüştü. Meclis kurallarına göre, mecliste vekaleten oy verme hakkı bir milletvekilinin geçerli bir sebebinin olması ve oy kullanma kartını mevkidaşlarına iletmesiyle mümkün olabiliyor.   BBC Rusya, Tarasenko için de durumun bu olabileceğine işaret etti, oylamalar ile ölüm açıklaması arasında geçen kısa süreye atıfta bulundu.   Devlet Duması Etik Komitesi’nden milletvekili Evgeny Revenko da daha sonra Rusya’nın Kommersant gazetesine verdiği demeçte, Tarasenko’nun oylarının “teknik bir aksaklık” dolayısıyla salı günü atıldığını söyledi. Bu açıklama da oy verme işlemi sırasında vekilin halihazırda ölü olduğu yorumlarını beraberinde getirdi.    1947 yılında Rostov bölgesinde dünyaya gelen Tarasenko, siyasete girmeden önce uzun bir süre boyunca maden ve metalurji sektörlerinde çalışmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ACeXAjtkpEmS-3hRN-XCbg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rus, milletvekili, ölüyken, kez, kullanmış</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ACeXAjtkpEmS-3hRN-XCbg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ölü vekil 11 kez oy kullanmış"><p>Rusya’da Devlet Duması’nda milletvekili olan Tarasenko’nun öldüğünün açıklandığı meclis oturumunda bundan hemen önce 11 kez oy kullandığı ortaya çıktı.</p>Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması’nın milletvekillerinden Mikhail Tarasenko’nun hayatını kaybetmiş olmasına karşın bir meclis oturumunda 11 kez oy kullanmış gibi gösterildiği iddia edildi. Buna göre, Devlet Duması Başkanı, Tarasenko’nun hayatını kaybettiğini duyurmadan hemen önce Rus vekil salı günü düzenlenen meclis oturumunda 11 kez oy kullanmıştı.   The Moscow Times haber sitesinin aktardığına göre, iktidardaki Birleşik Rusya partisine mensup olan Tarasenko “çok hastaydı”. Meclis Başkanı Vyacheslav Volodin, Tarasenko’nun oylarının kayda geçtiği aynı meclis oturumunda vekilinin öldüğünü açıkladı.   BBC’nin Rusça servisine göre, Tarasenko internetteki “aşırılıkçı” içerikleri hedef alan tartışmalı yasa tasarısı için oy kullanmamış olsa da yapılan diğer oylamalarda oy vermiş gibi gösterilmişti. Bu tasarıların arasında Ukrayna’daki savaşta ölen Rus askerlerin eşlerinin resmi intikal süreci tamamlanmadan önce eşlerinin arabalarını kullanabilmesini ve Rusya’nın sulak alanların korunmasını öngören Ramsar Sözleşmesi’nden çekilmesini öngören düzenlemeler de vardı.   <strong>“TEKNİK AKSAKLIK SEBEBİYLE SALI GÜNÜ OY VERDİ”</strong>  BBC Rusya’ya göre, bu, ölü ya da oy verecek durumda olmayan bir vekilin oy vermiş gibi göründüğü ilk durum değil.   Geçen sene yaşanan benzer bir olayda da Devlet Duması oturumuna katılamayacak kadar hasta olan bir milletvekilinin oy verdiği görülmüştü. Meclis kurallarına göre, mecliste vekaleten oy verme hakkı bir milletvekilinin geçerli bir sebebinin olması ve oy kullanma kartını mevkidaşlarına iletmesiyle mümkün olabiliyor.   BBC Rusya, Tarasenko için de durumun bu olabileceğine işaret etti, oylamalar ile ölüm açıklaması arasında geçen kısa süreye atıfta bulundu.   Devlet Duması Etik Komitesi’nden milletvekili Evgeny Revenko da daha sonra Rusya’nın Kommersant gazetesine verdiği demeçte, Tarasenko’nun oylarının “teknik bir aksaklık” dolayısıyla salı günü atıldığını söyledi. Bu açıklama da oy verme işlemi sırasında vekilin halihazırda ölü olduğu yorumlarını beraberinde getirdi.    1947 yılında Rostov bölgesinde dünyaya gelen Tarasenko, siyasete girmeden önce uzun bir süre boyunca maden ve metalurji sektörlerinde çalışmıştı. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beslenme Uzmanı &amp;quot;kahvaltıda asla tüketmeyin&amp;quot; diyor: Lezzetli ama besleyici değil</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/beslenme-uzmani-kahvaltida-asla-tuketmeyin-diyor-lezzetli-ama-besleyici-degil</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/beslenme-uzmani-kahvaltida-asla-tuketmeyin-diyor-lezzetli-ama-besleyici-degil</guid>
<description><![CDATA[ En çok tercih edilen meyveler, bir beslenme uzmanı tarafından sağlık açısından değerlendirildi. Listeye göre, kahvaltı sofralarının vazgeçilmez bazı meyveleri düşük puan aldı.Beslenme uzmanı Nichola Ludlam Raine, en sevilen 18 meyveyi besin değerlerine göre değerlendirdi. Değerlendirmede her meyveye, vitamin mineral içeriği, lif oranı ve doğal şeker düzeyine göre 5 üzerinden puan verildi.Diyetisyen, meyvelerin temel olarak fruktoz gibi doğal şekerler ve lif içerdiğine dikkat çekti. The Telegraph’a konuşan bir uzman, “Lif, sindirimi yavaşlatır ve kan şekerinde ani yükselmeleri önlemeye yardımcı olur” dedi. Ancak diyabet ya da insülin direnci olan bireylerin porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerektiği vurgulandı: “Bir avuç ya da yaklaşık 80 gram yeterlidir.”Ludlam Raine, tam meyvenin ilave şekerle karıştırılmaması gerektiğini ve dengeli beslenmenin sağlıklı bir parçası olduğunu belirtti. Diyetisyen, düzenli olarak tüketilmesi gereken meyveleri sıralarken, bazılarını ise sadece “ödül” olarak görülmesi gerektiği konusunda uyardı.Listenin son sırasında yer alan kavun, yalnızca 1 puan alabildi. Karpuz, bal kavunu  gibi tüm kavun çeşitleri düşük puanla listenin en altında yer aldı.Kavunların yüksek oranda su içerdiğini, C vitamini bakımından zengin olduğunu belirten Ludlam-Raine, “Kavun, diğer meyvelerle karşılaştırıldığında lif ve genel besin değeri açısından oldukça düşük” dedi. Uzman, meyvenin orta düzeyde doğal şeker içerdiğini de ekledi.Sondan ikinci sırada ise 2 puanla ananas yer aldı. Doğal şeker oranının yüksek olması ve asidik yapısının diş etlerinde tahrişe yol açabilmesi, bu düşüklüğün gerekçeleri arasında gösterildi.Yine de Ludlam-Raine, ananasın C vitamini açısından zengin olduğunu ve bromelain adlı enzim sayesinde sindirime yardımcı olduğunu belirtti. Ayrıca manganez içeriğiyle antioksidan işlevi desteklediğini vurguladı.Kahvaltıların vazgeçilmezi muz ise 3 puanla ortalarda yer aldı. “Muzun, potasyum, B6 vitamini ve lif açısından iyi bir kaynak olduğu belirtildi. Ludlam-Raine, “Hızlı enerji sağlar ve kalp sağlığını destekler” ifadelerini kullandı.Listenin zirvesinde, 5 üzerinden 5 puan alan portakal, kivi ve çilek yer aldı. Antioksidan bakımından zengin bu meyveler, bağışıklık sistemini desteklemesiyle öne çıktı. 4 puanlık kategoride ise armut, elma, greyfurt ve mango bulunuyor.Meyvelerin uzun süredir süper gıda olarak kabul edildiğini hatırlatan uzmanlar, içerdiği vitamin, mineral ve liflerle hücre hasarını önlemeye yardımcı olduklarını belirtiyor.Dr. Nadeem, C vitamini açısından zengin üç gıdanın portakal, kivi ve çilek düzenli tüketilmesinin yıllık hastalık izinlerini yarıya indirebileceğini söyledi.“Vücudumuz C vitaminini depolayamaz,” diyen Dr. Nadeem, bu nedenle düzenli alımın şart olduğunu belirtti. “Sık sık soğuk algınlığı yaşıyor, geç iyileşiyor veya sürekli yorgun hissediyorsanız, bunun altında C vitamini eksikliği yatıyor olabilir.” ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WwFjFhFCLkCnFuDdCsQGpA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beslenme, Uzmanı, kahvaltıda, asla, tüketmeyin, diyor:, Lezzetli, ama, besleyici, değil</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WwFjFhFCLkCnFuDdCsQGpA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Beslenme Uzmanı " kahvalt asla t diyor: lezzetli ama besleyici de><p>En çok tercih edilen meyveler, bir beslenme uzmanı tarafından sağlık açısından değerlendirildi. Listeye göre, kahvaltı sofralarının vazgeçilmez bazı meyveleri düşük puan aldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zv2246-YUkGYkJRMcImvMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beslenme uzmanı Nichola Ludlam Raine, en sevilen 18 meyveyi besin değerlerine göre değerlendirdi. Değerlendirmede her meyveye, vitamin mineral içeriği, lif oranı ve doğal şeker düzeyine göre 5 üzerinden puan verildi.Diyetisyen, meyvelerin temel olarak fruktoz gibi doğal şekerler ve lif içerdiğine dikkat çekti. The Telegraph’a konuşan bir uzman, “Lif, sindirimi yavaşlatır ve kan şekerinde ani yükselmeleri önlemeye yardımcı olur” dedi. Ancak diyabet ya da insülin direnci olan bireylerin porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerektiği vurgulandı: “Bir avuç ya da yaklaşık 80 gram yeterlidir.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/91yZszGcmkKDSLPk7rb_Qw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ludlam Raine, tam meyvenin ilave şekerle karıştırılmaması gerektiğini ve dengeli beslenmenin sağlıklı bir parçası olduğunu belirtti. Diyetisyen, düzenli olarak tüketilmesi gereken meyveleri sıralarken, bazılarını ise sadece “ödül” olarak görülmesi gerektiği konusunda uyardı.Listenin son sırasında yer alan kavun, yalnızca 1 puan alabildi. Karpuz, bal kavunu  gibi tüm kavun çeşitleri düşük puanla listenin en altında yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_Bgp-z56w0ypk030pZGmxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kavunların yüksek oranda su içerdiğini, C vitamini bakımından zengin olduğunu belirten Ludlam-Raine, “Kavun, diğer meyvelerle karşılaştırıldığında lif ve genel besin değeri açısından oldukça düşük” dedi. Uzman, meyvenin orta düzeyde doğal şeker içerdiğini de ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zNz8KZCri0Cj9Iya9pnEJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sondan ikinci sırada ise 2 puanla ananas yer aldı. Doğal şeker oranının yüksek olması ve asidik yapısının diş etlerinde tahrişe yol açabilmesi, bu düşüklüğün gerekçeleri arasında gösterildi.Yine de Ludlam-Raine, ananasın C vitamini açısından zengin olduğunu ve bromelain adlı enzim sayesinde sindirime yardımcı olduğunu belirtti. Ayrıca manganez içeriğiyle antioksidan işlevi desteklediğini vurguladı.Kahvaltıların vazgeçilmezi muz ise 3 puanla ortalarda yer aldı. “Muzun, potasyum, B6 vitamini ve lif açısından iyi bir kaynak olduğu belirtildi. Ludlam-Raine, “Hızlı enerji sağlar ve kalp sağlığını destekler” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UQiA9qPXK0u0IUDDLgYqVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Listenin zirvesinde, 5 üzerinden 5 puan alan portakal, kivi ve çilek yer aldı. Antioksidan bakımından zengin bu meyveler, bağışıklık sistemini desteklemesiyle öne çıktı. 4 puanlık kategoride ise armut, elma, greyfurt ve mango bulunuyor.Meyvelerin uzun süredir süper gıda olarak kabul edildiğini hatırlatan uzmanlar, içerdiği vitamin, mineral ve liflerle hücre hasarını önlemeye yardımcı olduklarını belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9PJU5JMNlkmy4Eqq60EyOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Nadeem, C vitamini açısından zengin üç gıdanın portakal, kivi ve çilek düzenli tüketilmesinin yıllık hastalık izinlerini yarıya indirebileceğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VZ8qj-q36U2vTSU0Xagq5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Vücudumuz C vitaminini depolayamaz,” diyen Dr. Nadeem, bu nedenle düzenli alımın şart olduğunu belirtti. “Sık sık soğuk algınlığı yaşıyor, geç iyileşiyor veya sürekli yorgun hissediyorsanız, bunun altında C vitamini eksikliği yatıyor olabilir.”</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump’la uzlaşmanın bedeli: Columbia, 221 milyon dolar ödeyecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpla-uzlasmanin-bedeli-columbia-221-milyon-dolar-oedeyecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpla-uzlasmanin-bedeli-columbia-221-milyon-dolar-oedeyecek</guid>
<description><![CDATA[ Filistin&#039;e destek eylemleri dolayısıyla Trump yönetiminin baskı altına aldığı üniversitelerden Columbia, ABD hükümeti ile 221 milyon dolarlık anlaşmaya vardı.ABD’nin Columbia Üniversitesi, hakkındaki federal incelemeleri çözüme kavuşturmak ve askıya alınan federal fonların büyük bir kısmının yeniden sağlanması için ABD Başkanı Donald Trump ile varılan uzlaşma kapsamında hükümete 200 milyon doları aşkın ödeme yapacak.   Trump, ocak ayında ikinci kez resmen ABD Başkanı olduğu günden bu yana özellikle Filistin’e destek eylemleri dolayısıyla üniversiteleri büyük bir baskı altına aldı. İsrail’in saldırıları altındaki Gazze’yle dayanışma için ABD’de ilk kitlesel eylemlerin başladığı Columbia Üniversitesi’nin yönetimi, protestolara katılan 80’e yakın öğrenci hakkında çeşitli disiplin cezaları verilmesine karar verdi. Bu cezaların basına yansımasından bir gün sonra üniversitenin Trump yönetimine 221 milyon ödeme yapacağı bildirildi. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yönetimi ve üniversite arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını söyledi.   “ÖZERKLİK KORUNDU” İDDİASI  Trump yönetimi, mart ayında yaptığı açıklamada, geçen yıl düzenlenen protestolara karşı tutumu dolayısıyla Columbia’nın 400 milyon dolarlık federal fonunu iptal etmişti. Üniversite, Trump yönetimi ile varılan anlaşmaya dair yaptığı açıklamada, “Bu anlaşma ile birlikte, Mart 2025’te sona erdirilen ya da durdurulan federal fonların büyük bir kısmı yeniden sağlanacak; Columbia’nın mevcut ve gelecekteki milyarlarca dolar büyüklüğündeki fonlara erişimi yeniden sağlanacak” ifadelerini kullandı.   Columbia Üniversitesi, ABD Eşit İstihdam Fırsat Komisyonu’nun açtığı soruşturmada uzlaşmaya varmak için de 21 milyon dolar ödeme yapacağını bildirdi. Üniversitenin açıklamasında, Trump yönetimi ile yapılan anlaşmanın “öğretim görevlilerinin işe alınması, okula kabuller ve akademik karar alma süreçleri üzerindeki özerklik ve yetkilerini” muhafaza ettiği savunuldu.    “ÖĞRENCİLERİ SATTILAR”  Trump yönetiminin fonlarını iptal etmesinin ardından Columbia Üniversitesi, mart ayında hükümetin bir dizi talebini kabul etmişti. Bu taleplerin arasında Ortadoğu konusunda ders veren departmanların mercek altına alınması da vardı. Üniversite, geçen hafta da tartışmalı bir antisemitizm tanımını kabul etmişti. Söz konusu tanım Yahudi düşmanlığını Siyonizm karşıtlığı ile eşdeğer tutuyordu.   Okul, Filistin destekçisi gruplardan Columbia Üniversitesi Apartheid Divest ile artık hiçbir etkileşime girmeyeceklerini açıklarken, gruptan yapılan açıklamada, “Sırf Trump’a 221 milyon dolar ödeyip soykırımı fonlamaya devam edebilmek için öğrencilerinizi sattığınızı hayal edin” ifadelerini kullandı, yapılan anlaşmayı rüşvete benzetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U0nLj0JUMEOshrCUiARkqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump’la, uzlaşmanın, bedeli:, Columbia, 221, milyon, dolar, ödeyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U0nLj0JUMEOshrCUiARkqg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump’la uzlaşmanın bedeli"><p>Filistin'e destek eylemleri dolayısıyla Trump yönetiminin baskı altına aldığı üniversitelerden Columbia, ABD hükümeti ile 221 milyon dolarlık anlaşmaya vardı.</p>ABD’nin Columbia Üniversitesi, hakkındaki federal incelemeleri çözüme kavuşturmak ve askıya alınan federal fonların büyük bir kısmının yeniden sağlanması için ABD Başkanı Donald Trump ile varılan uzlaşma kapsamında hükümete 200 milyon doları aşkın ödeme yapacak.   Trump, ocak ayında ikinci kez resmen ABD Başkanı olduğu günden bu yana özellikle Filistin’e destek eylemleri dolayısıyla üniversiteleri büyük bir baskı altına aldı. İsrail’in saldırıları altındaki Gazze’yle dayanışma için ABD’de ilk kitlesel eylemlerin başladığı Columbia Üniversitesi’nin yönetimi, protestolara katılan 80’e yakın öğrenci hakkında çeşitli disiplin cezaları verilmesine karar verdi. Bu cezaların basına yansımasından bir gün sonra üniversitenin Trump yönetimine 221 milyon ödeme yapacağı bildirildi. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yönetimi ve üniversite arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını söyledi.   <strong>“ÖZERKLİK KORUNDU” İDDİASI</strong>  Trump yönetimi, mart ayında yaptığı açıklamada, geçen yıl düzenlenen protestolara karşı tutumu dolayısıyla Columbia’nın 400 milyon dolarlık federal fonunu iptal etmişti. Üniversite, Trump yönetimi ile varılan anlaşmaya dair yaptığı açıklamada, “Bu anlaşma ile birlikte, Mart 2025’te sona erdirilen ya da durdurulan federal fonların büyük bir kısmı yeniden sağlanacak; Columbia’nın mevcut ve gelecekteki milyarlarca dolar büyüklüğündeki fonlara erişimi yeniden sağlanacak” ifadelerini kullandı.   Columbia Üniversitesi, ABD Eşit İstihdam Fırsat Komisyonu’nun açtığı soruşturmada uzlaşmaya varmak için de 21 milyon dolar ödeme yapacağını bildirdi. Üniversitenin açıklamasında, Trump yönetimi ile yapılan anlaşmanın “öğretim görevlilerinin işe alınması, okula kabuller ve akademik karar alma süreçleri üzerindeki özerklik ve yetkilerini” muhafaza ettiği savunuldu.    <strong>“ÖĞRENCİLERİ SATTILAR”</strong>  Trump yönetiminin fonlarını iptal etmesinin ardından Columbia Üniversitesi, mart ayında hükümetin bir dizi talebini kabul etmişti. Bu taleplerin arasında Ortadoğu konusunda ders veren departmanların mercek altına alınması da vardı. Üniversite, geçen hafta da tartışmalı bir antisemitizm tanımını kabul etmişti. Söz konusu tanım Yahudi düşmanlığını Siyonizm karşıtlığı ile eşdeğer tutuyordu.   Okul, Filistin destekçisi gruplardan Columbia Üniversitesi Apartheid Divest ile artık hiçbir etkileşime girmeyeceklerini açıklarken, gruptan yapılan açıklamada, “Sırf Trump’a 221 milyon dolar ödeyip soykırımı fonlamaya devam edebilmek için öğrencilerinizi sattığınızı hayal edin” ifadelerini kullandı, yapılan anlaşmayı rüşvete benzetti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Sahte büyükelçi&amp;quot; gözaltına alındı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sahte-buyukelci-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sahte-buyukelci-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan&#039;da kendisini büyükelçi olarak tanıtan ve kiraladığı bir mülkü büyükelçilik gibi gösteren şüpheli bir erkek gözaltına alındı.Hindistan polisi, başkent Yeni Delhi yakınlarında kiraladığı bir konutta sahte bir büyükelçilik işlettiği iddia edilen bir erkeği gözaltına aldı. Şüpheli adamın sahte diplomatik plakalar kullandığı da tespit edildi.   Uttar Pradeş eyaletinin özel görev gücüne mensup kıdemli polis memuru Sushil Ghule, konuya ilişkin açıklamasında, şüphelinin bir büyükelçiyi taklit ettiğini ve yurtdışında iş vaadinde bulunarak insanlardan para aldığını bildirdi.   Polisin açıklamasına göre, Harshvardhan Jain isimli 47 yaşındaki adam “Seborga” ya da “Westarctica” isimli oluşumların danışmanı ya da büyükelçisi gibi davrandı.   Ghule, polisin Jain ile dünya liderlerini yan yana gösteren, üzerinde oynanmış fotoğrafların yanı sıra aralarında Hindistan’ın da olduğu yaklaşık 30 ülkenin dışişleri bakanlıklarının sahte mühürlerini bulduğunu açıkladı.   Şüpheli adamın yurtdışındaki paravan şirketler üzerinden yasadışı para akladığı, sahtecilik, taklitçilik ve sahte belge bulundurma suçlarını işlemiş olabileceği ifade edildi.   Polis, Jain’in kiraladığı mülklerde sahte diplomatik plakaları olan dört araç ile yaklaşık 4,5 milyon rupi (52 bin 95 ABD doları) nakit para ele geçirdi. Arama yapılan kiralık mülkün birden fazla ülkenin bayrakları ile donatıldığı bilgisi verildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3k63jzeOgEOc1VXy5jMUcA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sahte, büyükelçi, gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3k63jzeOgEOc1VXy5jMUcA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sahte büyükelçilik işleten adama gözaltı"><p>Hindistan'da kendisini büyükelçi olarak tanıtan ve kiraladığı bir mülkü büyükelçilik gibi gösteren şüpheli bir erkek gözaltına alındı.</p>Hindistan polisi, başkent Yeni Delhi yakınlarında kiraladığı bir konutta sahte bir büyükelçilik işlettiği iddia edilen bir erkeği gözaltına aldı. Şüpheli adamın sahte diplomatik plakalar kullandığı da tespit edildi.   Uttar Pradeş eyaletinin özel görev gücüne mensup kıdemli polis memuru Sushil Ghule, konuya ilişkin açıklamasında, şüphelinin bir büyükelçiyi taklit ettiğini ve yurtdışında iş vaadinde bulunarak insanlardan para aldığını bildirdi.   Polisin açıklamasına göre, Harshvardhan Jain isimli 47 yaşındaki adam “Seborga” ya da “Westarctica” isimli oluşumların danışmanı ya da büyükelçisi gibi davrandı.   Ghule, polisin Jain ile dünya liderlerini yan yana gösteren, üzerinde oynanmış fotoğrafların yanı sıra aralarında Hindistan’ın da olduğu yaklaşık 30 ülkenin dışişleri bakanlıklarının sahte mühürlerini bulduğunu açıkladı.   Şüpheli adamın yurtdışındaki paravan şirketler üzerinden yasadışı para akladığı, sahtecilik, taklitçilik ve sahte belge bulundurma suçlarını işlemiş olabileceği ifade edildi.   Polis, Jain’in kiraladığı mülklerde sahte diplomatik plakaları olan dört araç ile yaklaşık 4,5 milyon rupi (52 bin 95 ABD doları) nakit para ele geçirdi. Arama yapılan kiralık mülkün birden fazla ülkenin bayrakları ile donatıldığı bilgisi verildi. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“First Lady erkek doğdu” yalanı sınırları aştı: Macron çiftinden ABD&amp;apos;de dava</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/first-lady-erkek-dogdu-yalani-sinirlari-asti-macron-ciftinden-abdde-dava</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/first-lady-erkek-dogdu-yalani-sinirlari-asti-macron-ciftinden-abdde-dava</guid>
<description><![CDATA[ Fransa Cumhurbaşkanı&#039;nın eşi Brigitte Macron, &quot;erkek olduğu&quot; yönünde açıklamalarda bulunan bir podcast yayıncısı hakkında eşiyle birlikte ABD&#039;de dava açtı.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un eşi Brigitte Macron’un “erkek doğduğu” iddialarına karşı bir dava da ABD’de açıldı. Macron ve eşi, Brigitte Macron’un erkek olduğunu iddia eden aşırı sağcı influencer ve podcast yayıncısı Candace Owens’ı dava etti.   Delaware’de mahkemeye başvuran Macron çifti, Owens’ın podcast yayınının popülerliğini artırmak ve hayran kitlesini genişletmek için yalanlarla dolu “küresel bir küçük düşürme kampanyası” yürüttüğünü belirtti. Macron çiftine göre, bu yalanların arasında Brigitte Macron’un  Jean-Michel Trogneux adıyla dünyaya gelmiş bir erkek olduğu da vardı. Bu ise esasında Brigitte Macron’un ağabeyinin adıydı.   Macron çiftinin mahkemeye yaptığı başvuruda, Owens’ın çiftin görüntüsü, evliliği, aile ve arkadaşları ile kişisel tarihlerini kullanarak bunları çarpıttığı, bu sayede oluşturduğu söylemi küçük düşürme amaçlı kullandığı belirtildi. Başvuru dilekçesinde, “Bunun sonucu dünya ölçeğinde insafsız bir zorbalık oldu” ifadeleri kullanıldı.   “UMUTSUZ BİR HALKLA İLİŞKİLER STRATEJİSİ”  Owens, bu davaya çarşamba günü yaptığı podcast yayınında yanıt verdi. Davanın yanlışlıklarla dolu olduğunu savunan yayıncı, bunun “aşikar ve umutsuz bir halkla ilişkiler stratejisinin bir parçası olduğunu” ifade etti. Tarafların avukatı ocak ayından bu yana iletişim halinde olsa da Owens hakkında dava açılacağını bilmediğini savundu.  Owens’ın sözcüsü de davaya ilişkin yaptığı açıklamada, bunu Brigitte Macron’un Owens’ın röportaj taleplerini reddettikten sonra kendisine yönelik bir zorbalık çabası olarak yorumladı.   Macron çifti ise davaya ilişkin açıklamalarında Owens’ın açıklamalarını geri çekmesine yönelik üç talebi reddetmesinin ardından dava açtıklarını bildirdi.   Fransa’da iki kişi Brigitte Macron hakkında “erkek doğduğu” iddialarını ortaya atmalarının ardından para cezasına çarptırılmış, fakat istinaf mahkemesi bu kararı bozmuştu. Bunun üzerine Brigitte Macron, bozma kararını Yargıtay’a taşımıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N9chjme510SQ2gvqSR4HeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>“First, Lady, erkek, doğdu”, yalanı, sınırları, aştı:, Macron, çiftinden, ABDde, dava</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N9chjme510SQ2gvqSR4HeQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="“First Lady erkek doğdu” sınırları aştı"><p>Fransa Cumhurbaşkanı'nın eşi Brigitte Macron, "erkek olduğu" yönünde açıklamalarda bulunan bir podcast yayıncısı hakkında eşiyle birlikte ABD'de dava açtı.</p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un eşi Brigitte Macron’un “erkek doğduğu” iddialarına karşı bir dava da ABD’de açıldı. Macron ve eşi, Brigitte Macron’un erkek olduğunu iddia eden aşırı sağcı influencer ve podcast yayıncısı Candace Owens’ı dava etti.   Delaware’de mahkemeye başvuran Macron çifti, Owens’ın podcast yayınının popülerliğini artırmak ve hayran kitlesini genişletmek için yalanlarla dolu “küresel bir küçük düşürme kampanyası” yürüttüğünü belirtti. Macron çiftine göre, bu yalanların arasında Brigitte Macron’un  Jean-Michel Trogneux adıyla dünyaya gelmiş bir erkek olduğu da vardı. Bu ise esasında Brigitte Macron’un ağabeyinin adıydı.   Macron çiftinin mahkemeye yaptığı başvuruda, Owens’ın çiftin görüntüsü, evliliği, aile ve arkadaşları ile kişisel tarihlerini kullanarak bunları çarpıttığı, bu sayede oluşturduğu söylemi küçük düşürme amaçlı kullandığı belirtildi. Başvuru dilekçesinde, “Bunun sonucu dünya ölçeğinde insafsız bir zorbalık oldu” ifadeleri kullanıldı.   <strong>“UMUTSUZ BİR HALKLA İLİŞKİLER STRATEJİSİ”</strong>  Owens, bu davaya çarşamba günü yaptığı podcast yayınında yanıt verdi. Davanın yanlışlıklarla dolu olduğunu savunan yayıncı, bunun “aşikar ve umutsuz bir halkla ilişkiler stratejisinin bir parçası olduğunu” ifade etti. Tarafların avukatı ocak ayından bu yana iletişim halinde olsa da Owens hakkında dava açılacağını bilmediğini savundu.  Owens’ın sözcüsü de davaya ilişkin yaptığı açıklamada, bunu Brigitte Macron’un Owens’ın röportaj taleplerini reddettikten sonra kendisine yönelik bir zorbalık çabası olarak yorumladı.   Macron çifti ise davaya ilişkin açıklamalarında Owens’ın açıklamalarını geri çekmesine yönelik üç talebi reddetmesinin ardından dava açtıklarını bildirdi.   Fransa’da iki kişi Brigitte Macron hakkında “erkek doğduğu” iddialarını ortaya atmalarının ardından para cezasına çarptırılmış, fakat istinaf mahkemesi bu kararı bozmuştu. Bunun üzerine Brigitte Macron, bozma kararını Yargıtay’a taşımıştı. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;da yolcu uçağı düştü: Kurtulan yok</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusyada-yolcu-ucagi-dustu-kurtulan-yok</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusyada-yolcu-ucagi-dustu-kurtulan-yok</guid>
<description><![CDATA[ Rusya&#039;da kuleyle bağlantısı kesilen, 43 yolcu ve 6 mürettebatı taşıyan yolcu uçağının enkazı bulundu. Kazada kurtulan olmadı.Rusya&#039;da An-24 model yolcu uçağının, Amur bölgesinde kuleyle bağlantısının kesilmesinin ardından düştüğü ve enkazının yanarken bulunduğu duyuruldu.Amur bölgesi valisi Vasiliy Orlov, kaybolan uçakta 43 yolcu ve 6 kişilik mürettebatın olduğunu bildirdi. Vali, yolculardan 5&#039;inin çocuk olduğunu söyledi. TASS haber ajansı, düşen uçakta kurtulan olmadığını açıkladı.Rus basınının aktardığına göre gövdesi yanan uçağın enkazı, Tynda Havalimanı&#039;na 15 kilometre uzaklıktaki bir dağ yamacında bulundu.TASS, düşük görüş şartları sırasında inmeye çalışan uçağın, pilotaj hatası sebebiyle kaza yapmış olabileceği üzerinde durulduğunu aktardı. Sibirya merkezli Angara Airline havayolu şirketine ait yolcu uçağı, Rusya&#039;nın Tynda bölgesinden Çin sınırındaki Amur&#039;a uçuyordu. Uçağın, varış noktasından birkaç kilometre mesafede kaybolduğu, uçağı aramak için bögeye kurtarma ekiplerinin gönderildiği bildirilmişti.Kommerstant gazetesine göre uçak emniyet kurallarının ihlali sonucu insanların ölümüne yol açan suçtan dolayı ceza soruşturması başlatıldığı kaydedildi.POPÜLER SOVYET TASARIMIDevlet haber ajansı TASS, uçağın yaklaşık 50 yıl önce üretildiğini bildirdi ve bir havacılık yetkilisini kaynak göstererek, “2021 yılında, uçağın uçuşa elverişlilik sertifikası 2036 yılına kadar uzatıldı” dedi.   Antonov-24 popüler, Sovyet tasarımı, çift pervaneli bir uçak. İlk kez 1959 yılında hizmete girdi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YhDTkOm0AkWdUnayjGdZWg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyada, yolcu, uçağı, düştü:, Kurtulan, yok</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YhDTkOm0AkWdUnayjGdZWg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'da yolcu uçağı düştü!"><p>Rusya'da kuleyle bağlantısı kesilen, 43 yolcu ve 6 mürettebatı taşıyan yolcu uçağının enkazı bulundu. Kazada kurtulan olmadı.</p><p>Rusya'da An-24 model yolcu uçağının, Amur bölgesinde kuleyle bağlantısının kesilmesinin ardından düştüğü ve enkazının yanarken bulunduğu duyuruldu.</p><p>Amur bölgesi valisi Vasiliy Orlov, kaybolan uçakta 43 yolcu ve 6 kişilik mürettebatın olduğunu bildirdi. Vali, yolculardan 5'inin çocuk olduğunu söyledi. </p><p>TASS haber ajansı, düşen uçakta kurtulan olmadığını açıkladı.</p><p>Rus basınının aktardığına göre gövdesi yanan uçağın enkazı, Tynda Havalimanı'na 15 kilometre uzaklıktaki bir dağ yamacında bulundu.</p><p>TASS, düşük görüş şartları sırasında inmeye çalışan uçağın, pilotaj hatası sebebiyle kaza yapmış olabileceği üzerinde durulduğunu aktardı. </p><p>Sibirya merkezli Angara Airline havayolu şirketine ait yolcu uçağı, Rusya'nın Tynda bölgesinden Çin sınırındaki Amur'a uçuyordu. Uçağın, varış noktasından birkaç kilometre mesafede kaybolduğu, uçağı aramak için bögeye kurtarma ekiplerinin gönderildiği bildirilmişti.</p><p>Kommerstant gazetesine göre uçak emniyet kurallarının ihlali sonucu insanların ölümüne yol açan suçtan dolayı ceza soruşturması başlatıldığı kaydedildi.</p><p><strong>POPÜLER SOVYET TASARIMI</strong></p><p>Devlet haber ajansı TASS, uçağın yaklaşık 50 yıl önce üretildiğini bildirdi ve bir havacılık yetkilisini kaynak göstererek, “2021 yılında, uçağın uçuşa elverişlilik sertifikası 2036 yılına kadar uzatıldı” dedi.   Antonov-24 popüler, Sovyet tasarımı, çift pervaneli bir uçak. İlk kez 1959 yılında hizmete girdi. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o2jc729P90GgJnwDEnVvOQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye dahil 10 ülke, Arap Birliği ve İİT&amp;apos;den Batı Şeria&amp;apos;da &amp;quot;İsrail egemenliğini&amp;quot; dayatan bildiriye kınama</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/turkiye-dahil-10-ulke-arap-birligi-ve-iitden-bati-seriada-israil-egemenligini-dayatan-bildiriye-kinama</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/turkiye-dahil-10-ulke-arap-birligi-ve-iitden-bati-seriada-israil-egemenligini-dayatan-bildiriye-kinama</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;nin de aralarında olduğu 10 ülke, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı, işgal altındaki Batı Şeria&#039;da sözde &quot;İsrail egemenliğini&quot; dayatan bildirinin İsrail Meclisi&#039;nce onaylanmasını şiddetle kınadı.Türkiye&#039;nin de aralarında olduğu 10 ülke, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İsrail Meclisi&#039;nin işgal altındaki Batı Şeria&#039;da sözde &quot;İsrail egemenliğini&quot; dayatan bildiriyi onaylamasını şiddetle kınadı.Dışişleri Bakanlığı, İsrail Parlamentosu&#039;nun Batı Şeria&#039;nın ilhakına ilişkin kararı hakkında Bahreyn, Mısır, Endonezya, Ürdün, Nijerya, Filistin, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Arap Birliği ve İİT tarafından imzalanan ortak açıklamayı yayımladı.  Açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria üzerinde sözde &quot;İsrail egemenliğini&quot; dayatan bildirinin İsrail Meclisi tarafından onaylanması şiddetle kınanırken &quot;(Taraflar) Bu bildiriyi, uluslararası hukukun açık ve kabul edilemez bir ihlali ve Bileşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi&#039;nin ilgili kararlarının, özellikle de 1967&#039;den bu yana işgal altında tutulan Filistin topraklarında yerleşim faaliyetleri de dahil olmak üzere işgali meşrulaştırmayı amaçlayan tüm tedbir ve kararların geçersizliğini teyit eden 242 (1967), 338 (1973) ve 2334 (2016) sayılı kararların açık bir ihlali olarak görmektedir&quot; ifadesi kullanıldı.&quot;İSRAİL&#039;İN HİÇBİR SURETTE EGEMENLİĞİ BULUNMUYOR&quot;  İsrail&#039;in tek taraflı hamlesinin hiçbir hukuki etkisi olmadığının ve başta işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olan Doğu Kudüs olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının hukuki statüsünü değiştiremeyeceğinin vurgulandığı açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu:  &quot;(Taraflar) İsrail&#039;in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hiç surette egemenliği olmadığını bir kez daha teyit etmektedirler. Ayrıca İsrail&#039;in bu tür eylemlerinin, İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne yönelik saldırısı ve bunun sonucunda Gazze Şeridi&#039;nde yaşanan insani felaketle daha da şiddetlenen bölgedeki gerginliği artırmaktan başka bir işe yaramadığını vurgulamaktadırlar.&quot;  Açıklamada taraflar, &quot;Güvenlik Konseyi ve ilgili tüm aktörler de dahil olmak üzere uluslararası topluma, yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenme ve İsrail&#039;in güç kullanarak bir oldubittiyi dayatmayı amaçlayan, adil ve kalıcı bir barış ve iki devletli çözüm ihtimalini baltalayan yasa dışı politikalarını durdurmak üzere harekete geçme çağrısında&quot; bulunarak, &quot;Taraflar ayrıca, uluslararası meşruiyet ve Arap Barış Girişimi temelinde iki devletli çözüme ve 4 Haziran 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin gerçekleştirilmesine olan bağlılıklarını bir kez daha teyit ederler&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jiV0vhkQPEukhzykdabjKA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, dahil, ülke, Arap, Birliği, İİTden, Batı, Şeriada, İsrail, egemenliğini, dayatan, bildiriye, kınama</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jiV0vhkQPEukhzykdabjKA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'de kabul edilen Batı Şeria bildirisine kınama"><p>Türkiye'nin de aralarında olduğu 10 ülke, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı, işgal altındaki Batı Şeria'da sözde "İsrail egemenliğini" dayatan bildirinin İsrail Meclisi'nce onaylanmasını şiddetle kınadı.</p><p>Türkiye'nin de aralarında olduğu 10 ülke, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İsrail Meclisi'nin işgal altındaki Batı Şeria'da sözde "İsrail egemenliğini" dayatan bildiriyi onaylamasını şiddetle kınadı.</p><p>Dışişleri Bakanlığı, İsrail Parlamentosu'nun Batı Şeria'nın ilhakına ilişkin kararı hakkında Bahreyn, Mısır, Endonezya, Ürdün, Nijerya, Filistin, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Arap Birliği ve İİT tarafından imzalanan ortak açıklamayı yayımladı.  Açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria üzerinde sözde "İsrail egemenliğini" dayatan bildirinin İsrail Meclisi tarafından onaylanması şiddetle kınanırken "(Taraflar) Bu bildiriyi, uluslararası hukukun açık ve kabul edilemez bir ihlali ve Bileşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarının, özellikle de 1967'den bu yana işgal altında tutulan Filistin topraklarında yerleşim faaliyetleri de dahil olmak üzere işgali meşrulaştırmayı amaçlayan tüm tedbir ve kararların geçersizliğini teyit eden 242 (1967), 338 (1973) ve 2334 (2016) sayılı kararların açık bir ihlali olarak görmektedir" ifadesi kullanıldı.</p><p><strong>"İSRAİL'İN HİÇBİR SURETTE EGEMENLİĞİ BULUNMUYOR"</strong>  İsrail'in tek taraflı hamlesinin hiçbir hukuki etkisi olmadığının ve başta işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olan Doğu Kudüs olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının hukuki statüsünü değiştiremeyeceğinin vurgulandığı açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu:  "(Taraflar) İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hiç surette egemenliği olmadığını bir kez daha teyit etmektedirler. Ayrıca İsrail'in bu tür eylemlerinin, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırısı ve bunun sonucunda Gazze Şeridi'nde yaşanan insani felaketle daha da şiddetlenen bölgedeki gerginliği artırmaktan başka bir işe yaramadığını vurgulamaktadırlar."  Açıklamada taraflar, "Güvenlik Konseyi ve ilgili tüm aktörler de dahil olmak üzere uluslararası topluma, yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenme ve İsrail'in güç kullanarak bir oldubittiyi dayatmayı amaçlayan, adil ve kalıcı bir barış ve iki devletli çözüm ihtimalini baltalayan yasa dışı politikalarını durdurmak üzere harekete geçme çağrısında" bulunarak, "Taraflar ayrıca, uluslararası meşruiyet ve Arap Barış Girişimi temelinde iki devletli çözüme ve 4 Haziran 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin gerçekleştirilmesine olan bağlılıklarını bir kez daha teyit ederler" ifadesini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;de araç otobüs durağına daldı: Sekiz kişi yaralandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-aracotobus-duragina-daldi-sekizkisi-yaralandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-aracotobus-duragina-daldi-sekizkisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Ulusal Ambulans Servisi, bir aracın otobüs durağına dalması sonucu sekiz kişinin yaralandığını açıkladı. Olay yerinden kaçan sürücüyü yakalamak için çalışma başlatıldı.İsrail&#039;de bir araç kalabalığın arasına daldı. İsrail ulusal ambulans servisi MDA, ülkenin iç kesimlerinde yaşanan olayda sekiz kişinin yaralandığını açıkladı. AA&#039;nın aktardığına göre, İsrail polisi de konuya ilişkin açıklamasında, olayın Beit Lid kavşağının yakınlarında yaşandığını ve aracın kalabalığa daldığı bir olay olduğundan şüphelenildiğini belirtti. Polis, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Yaralıların durumu hakkında bilgi veren MDA, iki kişinin yaralarının orta derecede olduğunu, diğer kişilerin ise hafif yaralar aladığını bildirdi. Yaralılar tedavi görmek üzere hastaneye kaldırıldı. İsrail&#039;in Haaretz gazetesine yansıyan habere göre, aracın sürücüsü Kfar Yona kentinin girişine yakın bir noktada, bir otobüs durağında yaşanan olayın ardından olay yerinden kaçtı. Polis, daha sonra aracı terk edilmiş bir halde buldu. İsrail polisi, kaçan şoförün yakalanması için çalışma başlattı. İsrail polisi, olayı &quot;terör saldırısı&quot; şüphesiyle değerlendirdiğini açıkladı.İsrail ordusundan yapılan açıklamada, araçla ezme girişiminde yaralananların tamamının asker olduğu belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8yryLXvOmUe27nn7DGBd6A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailde, araç otobüs, durağına, daldı:, Sekiz kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8yryLXvOmUe27nn7DGBd6A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'de araç kalabalığa daldı"><p>İsrail Ulusal Ambulans Servisi, bir aracın otobüs durağına dalması sonucu sekiz kişinin yaralandığını açıkladı. Olay yerinden kaçan sürücüyü yakalamak için çalışma başlatıldı.</p><p>İsrail'de bir araç kalabalığın arasına daldı. İsrail ulusal ambulans servisi MDA, ülkenin iç kesimlerinde yaşanan olayda sekiz kişinin yaralandığını açıkladı. </p><p>AA'nın aktardığına göre, İsrail polisi de konuya ilişkin açıklamasında, olayın Beit Lid kavşağının yakınlarında yaşandığını ve aracın kalabalığa daldığı bir olay olduğundan şüphelenildiğini belirtti. Polis, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. </p><p>Yaralıların durumu hakkında bilgi veren MDA, iki kişinin yaralarının orta derecede olduğunu, diğer kişilerin ise hafif yaralar aladığını bildirdi. Yaralılar tedavi görmek üzere hastaneye kaldırıldı. </p><p>İsrail'in Haaretz gazetesine yansıyan habere göre, aracın sürücüsü Kfar Yona kentinin girişine yakın bir noktada, bir otobüs durağında yaşanan olayın ardından olay yerinden kaçtı. Polis, daha sonra aracı terk edilmiş bir halde buldu. </p><p>İsrail polisi, kaçan şoförün yakalanması için çalışma başlattı. İsrail polisi, olayı "terör saldırısı" şüphesiyle değerlendirdiğini açıkladı.</p><p>İsrail ordusundan yapılan açıklamada, araçla ezme girişiminde yaralananların tamamının asker olduğu belirtildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cinsel saldırganın dilini koparıp ceza almıştı: Güney Kore’de 60 yıl sonra gelen adalet</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cinsel-saldirganin-dilini-koparip-ceza-almisti-guney-korede-60-yil-sonra-gelen-adalet</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cinsel-saldirganin-dilini-koparip-ceza-almisti-guney-korede-60-yil-sonra-gelen-adalet</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore&#039;de cinsel saldırı girişimine karşı kendisini korumak için saldırgan erkeğin dilini ısırarak kopartan kadın, talebi üzerine yeniden yargılandı. Savcılar, kadından resmi olarak özür diledi.Güney Kore’de kendisine cinsel saldırıda bulunmaya çalışan bir erkeğin dilini ısırarak kopartan ve bu sebeple 1965 yılında 10 ay hapis cezasına çarptırılan kadından resmen özür dilendi. Bugün 80 yaşında olan Choi Mal-ja isimli kadın, olay yaşandığında 18 yaşındaydı. Genç kadın, ülkenin en büyük ikinci kenti olan Busan’da yaşanan cinsel saldırı olayının failinin dilini ısırarak bir kısmını kopartmış, kadına bu sebeple 2 sene ertelemeli hapis cezası verilmişti.  The Guardian gazetesinin haberine göre, on yıllar boyunca hükümlü olarak yaşamayı sürdüren kadın hakkında yeniden yargılama süreci başlatıldı. Kadının beraat etmesini talep eden savcılar, Choi Mal-ja’dan resmen özür diledi.   SALDIRGANA DAHA HAFİF CEZA VERİLDİ  Olay hakkında paylaşılan bilgilere göre, failin dilinin 1,5 santimetrelik kısmını ısırarak koparttığı için “ağırlaştırılmış fiziksel yaralama” suçundan yargılanan kadın, atılı suçtan 10 ay hapis cezası almıştı. Cinsel saldırıda bulunmaya çalışan fail hakkındaki “tecavüz” suçlamasını düşüren savcılar, 21 yaşındaki adam için “mülke izinsiz girme ve gözdağı” gerekçesiyle kadına verilen cezadan daha düşük bir ceza talep etmişti.   Savcı Jeong Myeong-won, çarşamba günü görülen duruşmaya bizzat katılarak kadına “sanık” yerine ismiyle hitap etti. Savcılığın görevini yerine getirmekte başarısız olduğunu ve aksi istikamette hareket ettiğini belirten kıdemli savcı, “cinsel saldırı mağduru olarak korunması gereken kadına ölçüsüz bir acı ve ızdırap verdiklerini” belirterek, “En derin duygularımızla özür diliyoruz” ifadelerini kullandı.   “BİZ KAZANDIK, BİZ KAZANDIK, BİZ KAZANDIK”  Choi de dün görülen duruşmada verdiği beyanda, “61 yıl boyunca bir suçlu olarak yaşadım. Umudum ve hayalim ise şimdi Kore’nin bizden sonraki nesillerin cinsel saldırının olmadığı bir dünyada insan hakları korunarak yaşayabilmesini sağlayacak yasalar yapması” dedi.   Savcılar, yeniden yargılama sırasında mahkeme heyetinden geçmişteki mahkumiyet kararının bozulmasını talep etti. Choi, Busan’daki mahkemede görülen duruşmadan çıktıktan sonra yumruğunu havaya kaldırarak üç kez “Biz kazandık” diye bağırdı.   Choi, bir üniversitede katıldığı toplumsal cinsiyet çalışmaları dersinden ilham alarak, dünya çapında ses getiren “#MeToo” (Ben de) cinsel şiddet ifşa hareketinin de verdiği cesaretle 2020 yılında yeniden yargılanma talebiyle mahkemeye başvurmuştu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bhKdkDbXUU6NwDs4UsWHDQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Cinsel, saldırganın, dilini, koparıp, ceza, almıştı:, Güney, Kore’de, yıl, sonra, gelen, adalet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bhKdkDbXUU6NwDs4UsWHDQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore'de 60 yıl sonra gelen adalet"><p>Güney Kore'de cinsel saldırı girişimine karşı kendisini korumak için saldırgan erkeğin dilini ısırarak kopartan kadın, talebi üzerine yeniden yargılandı. Savcılar, kadından resmi olarak özür diledi.</p>Güney Kore’de kendisine cinsel saldırıda bulunmaya çalışan bir erkeğin dilini ısırarak kopartan ve bu sebeple 1965 yılında 10 ay hapis cezasına çarptırılan kadından resmen özür dilendi. Bugün 80 yaşında olan Choi Mal-ja isimli kadın, olay yaşandığında 18 yaşındaydı. Genç kadın, ülkenin en büyük ikinci kenti olan Busan’da yaşanan cinsel saldırı olayının failinin dilini ısırarak bir kısmını kopartmış, kadına bu sebeple 2 sene ertelemeli hapis cezası verilmişti.  The Guardian gazetesinin haberine göre, on yıllar boyunca hükümlü olarak yaşamayı sürdüren kadın hakkında yeniden yargılama süreci başlatıldı. Kadının beraat etmesini talep eden savcılar, Choi Mal-ja’dan resmen özür diledi.   <strong>SALDIRGANA DAHA HAFİF CEZA VERİLDİ</strong>  Olay hakkında paylaşılan bilgilere göre, failin dilinin 1,5 santimetrelik kısmını ısırarak koparttığı için “ağırlaştırılmış fiziksel yaralama” suçundan yargılanan kadın, atılı suçtan 10 ay hapis cezası almıştı. Cinsel saldırıda bulunmaya çalışan fail hakkındaki “tecavüz” suçlamasını düşüren savcılar, 21 yaşındaki adam için “mülke izinsiz girme ve gözdağı” gerekçesiyle kadına verilen cezadan daha düşük bir ceza talep etmişti.   Savcı Jeong Myeong-won, çarşamba günü görülen duruşmaya bizzat katılarak kadına “sanık” yerine ismiyle hitap etti. Savcılığın görevini yerine getirmekte başarısız olduğunu ve aksi istikamette hareket ettiğini belirten kıdemli savcı, “cinsel saldırı mağduru olarak korunması gereken kadına ölçüsüz bir acı ve ızdırap verdiklerini” belirterek, “En derin duygularımızla özür diliyoruz” ifadelerini kullandı.   <strong>“BİZ KAZANDIK, BİZ KAZANDIK, BİZ KAZANDIK”</strong>  Choi de dün görülen duruşmada verdiği beyanda, “61 yıl boyunca bir suçlu olarak yaşadım. Umudum ve hayalim ise şimdi Kore’nin bizden sonraki nesillerin cinsel saldırının olmadığı bir dünyada insan hakları korunarak yaşayabilmesini sağlayacak yasalar yapması” dedi.   Savcılar, yeniden yargılama sırasında mahkeme heyetinden geçmişteki mahkumiyet kararının bozulmasını talep etti. Choi, Busan’daki mahkemede görülen duruşmadan çıktıktan sonra yumruğunu havaya kaldırarak üç kez “Biz kazandık” diye bağırdı.   Choi, bir üniversitede katıldığı toplumsal cinsiyet çalışmaları dersinden ilham alarak, dünya çapında ses getiren “#MeToo” (Ben de) cinsel şiddet ifşa hareketinin de verdiği cesaretle 2020 yılında yeniden yargılanma talebiyle mahkemeye başvurmuştu. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin&amp;apos;de madende siyanür atık havuzuna düşen altı üniversite öğrencisi öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cinde-madende-siyanur-atik-havuzuna-dusen-alti-universite-oegrencisi-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cinde-madende-siyanur-atik-havuzuna-dusen-alti-universite-oegrencisi-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Çin&#039;in İç Moğolistan Özerk Bölgesi&#039;nde maden ocağında siyanür atık havuzuna düşen altı üniversite öğrencisi hayatını kaybetti.Çin&#039;in kuzeyindeki İç Moğolistan Özerk Bölgesi&#039;nde bir maden ocağında saha ziyareti yapan altı üniversite öğrencisi, siyanür atık havuzuna düşmeleri sonucu yaşamını yitirdi.  Xinhua ajansının haberine göre, Hulunbuir kentinde Çin Ulusal Altın Grubu Limited Şirketi&#039;ne bağlı bir madencilik şirketi tarafından işletilen bakır-molibden madeninde, öğrencilerin incelemeleri sırasında ızgara platformu çöktü.  Platformun çökmesiyle siyanür atık havuzuna düşen Çin&#039;in Kuzeydoğu Üniversitesi&#039;nden altı öğrenci hayatını kaybetti, bir öğretmen de yaralandı.  Maden ocağında üretim durdurulurken kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AmLfeW5smk2-UGAIQV3d-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çinde, madende, siyanür, atık, havuzuna, düşen, altı, üniversite, öğrencisi, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AmLfeW5smk2-UGAIQV3d-w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çin'de maden kazası: Altı öğrenci öldü"><p>Çin'in İç Moğolistan Özerk Bölgesi'nde maden ocağında siyanür atık havuzuna düşen altı üniversite öğrencisi hayatını kaybetti.</p>Çin'in kuzeyindeki İç Moğolistan Özerk Bölgesi'nde bir maden ocağında saha ziyareti yapan altı üniversite öğrencisi, siyanür atık havuzuna düşmeleri sonucu yaşamını yitirdi.  Xinhua ajansının haberine göre, Hulunbuir kentinde Çin Ulusal Altın Grubu Limited Şirketi'ne bağlı bir madencilik şirketi tarafından işletilen bakır-molibden madeninde, öğrencilerin incelemeleri sırasında ızgara platformu çöktü.  Platformun çökmesiyle siyanür atık havuzuna düşen Çin'in Kuzeydoğu Üniversitesi'nden altı öğrenci hayatını kaybetti, bir öğretmen de yaralandı.  Maden ocağında üretim durdurulurken kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yapaz zeka yardımıyla bomba yaptı, patlatacağı sırada yakalandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yapaz-zeka-yardimiyla-bomba-yapti-patlatacagi-sirada-yakalandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yapaz-zeka-yardimiyla-bomba-yapti-patlatacagi-sirada-yakalandi</guid>
<description><![CDATA[ New York’ta yaşayan 55 yaşındaki Michael Gann, yapay zeka yardımıyla bomba yapıp Manhattan’da patlatmayı planladığı suçlamasıyla tutuklandı.ABD’nin New York eyaletinde bomba tehdidi paniği yaşandı. Long Island’da yaşayan 55 yaşındaki Michael Gann, yapay zeka desteğiyle yedi adet el yapımı bomba üretmekle suçlandı. Federal savcılar, Gann’ın bomba yapımını “barut satın almaktan daha kolay” diye tanımladığını aktardı.  Mahkeme belgelerine göre Gann, hazırladığı bombaları Long Island’dan Manhattan’a taşıdı. Beş bomba ve dört av tüfeği fişeği, SoHo’daki bir apartmanın çatısında saklandı. Yetkililer, Gann’ın fişekleri patlayıcılarla birleştirerek daha etkili bir saldırı planladığını belirtti.&quot;BURAYA BİR BOMBA MI ATARDINIZ?&quot;  Gann’ın eylemleri yalnızca fiziksel hazırlıklarla sınırlı kalmadı. 27 Mart’ta, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın resmi X (eski adıyla Twitter) hesabına gönderdiği mesajda, “NYC’de düşünüyorum da… Buraya bir bomba mı atardınız?” ifadelerini kullandı. Yaklaşık beş hafta sonra, Instagram’da “Yarını yokmuş gibi oynamaya çıkmamı isteyen var mı?” paylaşımı yaptıktan sonra güvenlik güçlerince gözaltına alındı.  Sorgusunda, bomba yapımını yapay zekadan öğrendiğini kabul eden Gann, kimyasal malzemeleri internet üzerinden temin ettiğini ve hangi maddeleri karıştıracağını yapay zekadan öğrendiğini itiraf etti. El yapımı bombalardan birinin 30 gram patlayıcı içerdiği ve bunun yasal havai fişek sınırının yaklaşık 600 katı olduğu açıklandı.  FBI New York Bürosu Başkanı Christopher Raia, Gann’ın Manhattan’da sivil halka yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu, ancak emniyet ve federal güçlerin ortak operasyonuyla kimsenin zarar görmediğini vurguladı.BOMBALARLA YAKALANDI   Savcılık kayıtlarına göre, Gann ilk olarak dört bomba üretmiş, bunlardan üçünü Williamsburg Köprüsü üzerinden attı. İki bomba nehre düştü, biri ise metro tren raylarına isabet etti ve güvenlik ekiplerince imha edildi.  5 Haziran’da omuz çantasıyla yürürken yakalanan Gann, o sırada bombaları itfaiyeye teslim etmeye gittiğini söyledi. Ancak yapılan sorgulamada tüm suçlamaları kabul etti ve bomba yapımında yapay zeka kullandığını itiraf etti.  ABD New York Güney Bölgesi Başsavcısı Vekili Jay Clayton, “Gann’ın çatıya yerleştirdiği bombalar ve raylara attığı patlayıcılar, yüzlerce insanın hayatını riske attı,” ifadelerini kullandı.  Gann henüz mahkemeye çıkmadı. Avukatı ise dava süreciyle ilgili basına açıklama yapmayı reddetti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HM7RZV3j7kmstYjGrZwT2g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yapaz, zeka, yardımıyla, bomba, yaptı, patlatacağı, sırada, yakalandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HM7RZV3j7kmstYjGrZwT2g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yapaz zeka yardımıyla bomba yaptı"><p>New York’ta yaşayan 55 yaşındaki Michael Gann, yapay zeka yardımıyla bomba yapıp Manhattan’da patlatmayı planladığı suçlamasıyla tutuklandı.</p><p>ABD’nin New York eyaletinde bomba tehdidi paniği yaşandı. Long Island’da yaşayan 55 yaşındaki Michael Gann, yapay zeka desteğiyle yedi adet el yapımı bomba üretmekle suçlandı. Federal savcılar, Gann’ın bomba yapımını “barut satın almaktan daha kolay” diye tanımladığını aktardı.  Mahkeme belgelerine göre Gann, hazırladığı bombaları Long Island’dan Manhattan’a taşıdı. Beş bomba ve dört av tüfeği fişeği, SoHo’daki bir apartmanın çatısında saklandı. Yetkililer, Gann’ın fişekleri patlayıcılarla birleştirerek daha etkili bir saldırı planladığını belirtti.</p><p><strong>"BURAYA BİR BOMBA MI ATARDINIZ?"</strong>  Gann’ın eylemleri yalnızca fiziksel hazırlıklarla sınırlı kalmadı. 27 Mart’ta, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın resmi X (eski adıyla Twitter) hesabına gönderdiği mesajda, “NYC’de düşünüyorum da… Buraya bir bomba mı atardınız?” ifadelerini kullandı. Yaklaşık beş hafta sonra, Instagram’da “Yarını yokmuş gibi oynamaya çıkmamı isteyen var mı?” paylaşımı yaptıktan sonra güvenlik güçlerince gözaltına alındı.  Sorgusunda, bomba yapımını yapay zekadan öğrendiğini kabul eden Gann, kimyasal malzemeleri internet üzerinden temin ettiğini ve hangi maddeleri karıştıracağını yapay zekadan öğrendiğini itiraf etti. El yapımı bombalardan birinin 30 gram patlayıcı içerdiği ve bunun yasal havai fişek sınırının yaklaşık 600 katı olduğu açıklandı.  FBI New York Bürosu Başkanı Christopher Raia, Gann’ın Manhattan’da sivil halka yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu, ancak emniyet ve federal güçlerin ortak operasyonuyla kimsenin zarar görmediğini vurguladı.</p><p><strong>BOMBALARLA YAKALANDI </strong>  Savcılık kayıtlarına göre, Gann ilk olarak dört bomba üretmiş, bunlardan üçünü Williamsburg Köprüsü üzerinden attı. İki bomba nehre düştü, biri ise metro tren raylarına isabet etti ve güvenlik ekiplerince imha edildi.  5 Haziran’da omuz çantasıyla yürürken yakalanan Gann, o sırada bombaları itfaiyeye teslim etmeye gittiğini söyledi. Ancak yapılan sorgulamada tüm suçlamaları kabul etti ve bomba yapımında yapay zeka kullandığını itiraf etti.  ABD New York Güney Bölgesi Başsavcısı Vekili Jay Clayton, “Gann’ın çatıya yerleştirdiği bombalar ve raylara attığı patlayıcılar, yüzlerce insanın hayatını riske attı,” ifadelerini kullandı.  Gann henüz mahkemeye çıkmadı. Avukatı ise dava süreciyle ilgili basına açıklama yapmayı reddetti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kremlin&amp;apos;den barış görüşmesi değerlendirmesi: &amp;quot;Atılım beklemiyorduk&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kremlinden-baris-goerusmesi-degerlendirmesi-atilim-beklemiyorduk</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kremlinden-baris-goerusmesi-degerlendirmesi-atilim-beklemiyorduk</guid>
<description><![CDATA[ Kremlin Sözcüsü Peskov, Rusya ve Ukrayna arasında Türkiye&#039;nin ev sahipliğinde düzenlenen üçüncü tur barış müzakerelerinde sağlanan anlaşmaların önemli ve olumlu olduğunu söyledi.Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, İstanbul&#039;daki Çırağan Sarayı&#039;nda gazetecilere Rusya ile Ukrayna arasında dün yapılan barış müzakerelerini değerlendirdi.  Müzakerelerde en az bin 200 esir askerin karşılıklı olarak değişiminin ve cenaze takasının yapılması konusunda uzlaşıya varıldığına dikkat çeken Peskov, şunları kaydetti:  &quot;Müzakerelerde atılım beklemiyorduk. Bu mümkün değil. (Rus heyeti başkanı Vladimir) Medinskiy, dün memorandum taslaklarının birbirine zıt olduğunu söyledi. Ancak gündeme getirdiğimiz konular, yapıcı ve somut sonuçlara ulaşılmasını sağlayacak anlamlı çalışmaların yapılmasını gerektiriyor. Takas sürecinin devam etmesi ve cenazelerin teslim edilmesi ise insani açıdan son derece önemli ve olumlu bir gelişme. Bu konunun gündemde kalması lazım.&quot;LİDERLER ZİRVESİ OLACAK MI?  Peskov, Ukrayna tarafının müzakerelerde liderler zirvesinin yapılması konusunu gündeme getirdiğine dikkat çekerek, bunun için gerekli tüm çalışmaların yapılması gerektiğini vurguladı.  Türkiye&#039;nin ev sahipliğinde İstanbul&#039;da 23 Temmuz Çarşamba günü Rusya ile Ukrayna arasında üçüncü tur müzakereler düzenlenmişti.  Rusya&#039;nın müzakerelerde, Ukrayna&#039;ya çevrimiçi çalışacak üç çalışma grubu oluşturmayı teklif ettiği görüşmede, en az bin 200 esir askerin karşılıklı olarak takası ve cenaze değişiminin yapılması konusunda uzlaşıya varılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WdakwCObykaYwoEvf74-5w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kremlinden, barış, görüşmesi, değerlendirmesi:, Atılım, beklemiyorduk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WdakwCObykaYwoEvf74-5w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Peskov: Atılım beklemiyorduk"><p>Kremlin Sözcüsü Peskov, Rusya ve Ukrayna arasında Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen üçüncü tur barış müzakerelerinde sağlanan anlaşmaların önemli ve olumlu olduğunu söyledi.</p><p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, İstanbul'daki Çırağan Sarayı'nda gazetecilere Rusya ile Ukrayna arasında dün yapılan barış müzakerelerini değerlendirdi.  Müzakerelerde en az bin 200 esir askerin karşılıklı olarak değişiminin ve cenaze takasının yapılması konusunda uzlaşıya varıldığına dikkat çeken Peskov, şunları kaydetti:  "Müzakerelerde atılım beklemiyorduk. Bu mümkün değil. (Rus heyeti başkanı Vladimir) Medinskiy, dün memorandum taslaklarının birbirine zıt olduğunu söyledi. Ancak gündeme getirdiğimiz konular, yapıcı ve somut sonuçlara ulaşılmasını sağlayacak anlamlı çalışmaların yapılmasını gerektiriyor. Takas sürecinin devam etmesi ve cenazelerin teslim edilmesi ise insani açıdan son derece önemli ve olumlu bir gelişme. Bu konunun gündemde kalması lazım."</p><p><strong>LİDERLER ZİRVESİ OLACAK MI?</strong>  Peskov, Ukrayna tarafının müzakerelerde liderler zirvesinin yapılması konusunu gündeme getirdiğine dikkat çekerek, bunun için gerekli tüm çalışmaların yapılması gerektiğini vurguladı.  Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da 23 Temmuz Çarşamba günü Rusya ile Ukrayna arasında üçüncü tur müzakereler düzenlenmişti.  Rusya'nın müzakerelerde, Ukrayna'ya çevrimiçi çalışacak üç çalışma grubu oluşturmayı teklif ettiği görüşmede, en az bin 200 esir askerin karşılıklı olarak takası ve cenaze değişiminin yapılması konusunda uzlaşıya varılmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de doğurganlık geçen yıl en düşük seviyeyi gördü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-dogurganlik-gecen-yil-en-dusuk-seviyeyi-goerdu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-dogurganlik-gecen-yil-en-dusuk-seviyeyi-goerdu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de doğurganlık oranının 2024&#039;te kadın başına 1,59 seviyesine gerilediği, bunun kayıtların tutulmaya başlandığı tarihten bu yana en düşük doğurganlık oranı olduğu belirtildi.ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, ülkede doğurganlık oranına ilişkin 2024 verilerini açıkladı.  Buna göre, 2023&#039;te kadın başına 1,62 olan doğurganlık oranı 2024&#039;te 1,59&#039;a geriledi.  Söz konusu oranın, kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana en düşük seviyeye işaret ettiği belirtildi.  Colorado Boulder Üniversitesinden uzman Leslie Root, 1960&#039;lı yılların başında yaklaşık 3,5 olan kadın başına doğurganlık oranının bu denli düşmesine ilişkin, &quot;paniğe gerek olmadığı&quot; değerlendirmesinde bulundu.  Root, &quot;ABD nüfusu halen artış gösteriyor ve ölümden daha fazla doğum gerçekleşiyor.&quot; ifadesini kullandı.  Nüfus artışının sürdürülebilmesi için gerekli doğurganlık oranının kadın başına 2,1 olduğu belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hbpebt17TEmrKP0A5xlgng.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, doğurganlık, geçen, yıl, düşük, seviyeyi, gördü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hbpebt17TEmrKP0A5xlgng.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de doğurganlık geçen yıl en düşük seviyeyi gördü"><p>ABD'de doğurganlık oranının 2024'te kadın başına 1,59 seviyesine gerilediği, bunun kayıtların tutulmaya başlandığı tarihten bu yana en düşük doğurganlık oranı olduğu belirtildi.</p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, ülkede doğurganlık oranına ilişkin 2024 verilerini açıkladı.  Buna göre, 2023'te kadın başına 1,62 olan doğurganlık oranı 2024'te 1,59'a geriledi.  Söz konusu oranın, kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana en düşük seviyeye işaret ettiği belirtildi.  Colorado Boulder Üniversitesinden uzman Leslie Root, 1960'lı yılların başında yaklaşık 3,5 olan kadın başına doğurganlık oranının bu denli düşmesine ilişkin, "paniğe gerek olmadığı" değerlendirmesinde bulundu.  Root, "ABD nüfusu halen artış gösteriyor ve ölümden daha fazla doğum gerçekleşiyor." ifadesini kullandı.  Nüfus artışının sürdürülebilmesi için gerekli doğurganlık oranının kadın başına 2,1 olduğu belirtiliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Paris&amp;apos;te kritik görüşme: ABD, İsrail ve Suriye masaya oturuyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/pariste-kritik-goerusme-abd-israil-ve-suriye-masaya-oturuyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/pariste-kritik-goerusme-abd-israil-ve-suriye-masaya-oturuyor</guid>
<description><![CDATA[ Suriye&#039;de yaşanan çatışmalarla ilgili Paris&#039;te ABD, Suriye ve İsrailli yetkililer bir araya geliyor.Axios haber ajansının bildirdiğine göre ABD&#039;nin Suriye özel temsilcisi Tom Barrack, bugün İsrail Stratejik İşler Bakanı  Ron Dermer ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Paris&#039;te bir araya gelecek.Görüşmenin gündeminin Suriye&#039;nin güneyinde yaşanan gelişmeler olduğu belirtildi.Tarafların &quot;güvenlik toplantısı&quot; gerçekleştireceği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bz6sQvS2J0G2PxgNZ13DjA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pariste, kritik, görüşme:, ABD, İsrail, Suriye, masaya, oturuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bz6sQvS2J0G2PxgNZ13DjA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD, İsrail ve Suriye masaya oturuyor"><p>Suriye'de yaşanan çatışmalarla ilgili Paris'te ABD, Suriye ve İsrailli yetkililer bir araya geliyor.</p><p>Axios haber ajansının bildirdiğine göre ABD'nin Suriye özel temsilcisi Tom Barrack, bugün İsrail Stratejik İşler Bakanı  Ron Dermer ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Paris'te bir araya gelecek.</p><p>Görüşmenin gündeminin Suriye'nin güneyinde yaşanan gelişmeler olduğu belirtildi.</p><p>Tarafların "güvenlik toplantısı" gerçekleştireceği belirtildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazetecilerden İsrail&amp;apos;e çağrı: &amp;quot;Açlıkla karşı karşıyayız&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gazetecilerden-israile-cagri-aclikla-karsi-karsiyayiz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gazetecilerden-israile-cagri-aclikla-karsi-karsiyayiz</guid>
<description><![CDATA[ Reuters, AFP, AP ve BBC News, Gazze&#039;deki gazetecilerin giriş çıkışına izin verilmesi ve bölgeye insani yardımın ulaştırılması için çağrı metni yayınladı.Dünyanın önde gelen haber ajansları, Gazze&#039;deki meslektaşları için çağrı yaptı.İngiliz haber ajansı Reuters, Fransız haber ajansı AFP, Amerikan haber ajansı AP ve İngiliz kamu yayıncısı BBC&#039;nin haber kanalı BBC News, Gazze&#039;deki muhabirlerinin durumuyla ilgili endişelerini ifade eden ortak bir açıklama yayınladı.Gazetecilerin Gazze&#039;de açlıkla karşı karşıya olduğunu belirten ajanslar, &quot;İsrail&#039;i bir kere daha gazetecilerin Gazze&#039;ye girip çıkmasına izin vermeye ve bölgedeki insanlara yeterli yardım malzemesinin ulaşmasını sağlamaya çağırıyoruz&quot; dedi.Açıklamada, &quot;Kendilerini ve ailelerini besleyemez hale gelen Gazze&#039;deki gazetecilerimiz için endişeliyiz. Bu bağımsız gazeteciler, dünyanın aylardır Gazze&#039;deki gözü ve kulağı oldular. Şimdi, haberini yaptıkları insanların yaşadığı vahim koşullarla karşı karşıyalar&quot; ifadeleri kullanıldı.  Gazetecilerin çatışma bölgelerinde birçok zorlukla karşı karşıya olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: &quot;Açlığın bu zorluklardan biri olması bizi derinden endişelendiriyor. İsrail makamlarını bir kere daha gazetecilerin Gazze&#039;ye girip çıkmasına izin vermeye ve bölgedeki insanlara yeterli yardım malzemesinin ulaşmasını sağlamaya çağırıyoruz.&quot;  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hMaGCnL3G0upUecJwgwADg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazetecilerden, İsraile, çağrı:, Açlıkla, karşı, karşıyayız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hMaGCnL3G0upUecJwgwADg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazetecilerden İsrail'e çağrı"><p>Reuters, AFP, AP ve BBC News, Gazze'deki gazetecilerin giriş çıkışına izin verilmesi ve bölgeye insani yardımın ulaştırılması için çağrı metni yayınladı.</p><p>Dünyanın önde gelen haber ajansları, Gazze'deki meslektaşları için çağrı yaptı.</p><p>İngiliz haber ajansı Reuters, Fransız haber ajansı AFP, Amerikan haber ajansı AP ve İngiliz kamu yayıncısı BBC'nin haber kanalı BBC News, Gazze'deki muhabirlerinin durumuyla ilgili endişelerini ifade eden ortak bir açıklama yayınladı.</p><p>Gazetecilerin Gazze'de açlıkla karşı karşıya olduğunu belirten ajanslar, "İsrail'i bir kere daha gazetecilerin Gazze'ye girip çıkmasına izin vermeye ve bölgedeki insanlara yeterli yardım malzemesinin ulaşmasını sağlamaya çağırıyoruz" dedi.</p><p>Açıklamada, "Kendilerini ve ailelerini besleyemez hale gelen Gazze'deki gazetecilerimiz için endişeliyiz. Bu bağımsız gazeteciler, dünyanın aylardır Gazze'deki gözü ve kulağı oldular. Şimdi, haberini yaptıkları insanların yaşadığı vahim koşullarla karşı karşıyalar" ifadeleri kullanıldı.  Gazetecilerin çatışma bölgelerinde birçok zorlukla karşı karşıya olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Açlığın bu zorluklardan biri olması bizi derinden endişelendiriyor. İsrail makamlarını bir kere daha gazetecilerin Gazze'ye girip çıkmasına izin vermeye ve bölgedeki insanlara yeterli yardım malzemesinin ulaşmasını sağlamaya çağırıyoruz." </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İdlib&amp;apos;de silah deposunda patlamalar: 7 kişi öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/idlibde-silah-deposunda-patlamalar-7-kisi-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/idlibde-silah-deposunda-patlamalar-7-kisi-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Suriye&#039;nin kuzeyindeki İdlib&#039;de, 7 kişinin ölmesine yol açan patlamaların nedeni henüz bilinmiyor.Suriye&#039;nin kuzeyindeki İdlib ilinde silah deposunda meydana gelen çok sayıda patlama nedeniyle ilk belirlemelere göre 7 kişi hayatını kaybetti, 157 kişi yaralandı.AA&#039;nın yerel kaynaklardan aktardığı bilgiye göre, Kefraya beldesindeki silah ve mühimmat deposunda, bilinmeyen bir nedenle 15 patlama oldu.  Suriye Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, kentin Maaret Misrin kasabasında bulunan cephanelikte meydana gelen patlamada hayatını kaybedenlerin sayısının 7’ye, yaralananların sayısının da 157’ye yükseldiği bildirildi.Suriye Acil Durumlar ve Afet Yönetimi Bakanı Raed Al-Saleh, Sivil Savunma ekiplerinin patlama yerine hızla ulaştığını, tehlikeli şartlar altında çalıştıklarını söylemişti. Ekiplerin, devam eden patlamalar sırasında da tahliye ve kurtarma operasyonları yürüttüğünü belirten Saleh ayrıca bölge halkına kendi güvenlikleri için olay yerinden uzak durmaları çağrısında bulunmuştu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eEOI2Yz8gkCYmBtqHdTmyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İdlibde, silah, deposunda, patlamalar:, kişi, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eEOI2Yz8gkCYmBtqHdTmyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İdlib'de patlamalar: En az 5 kişi öldü"><p>Suriye'nin kuzeyindeki İdlib'de, 7 kişinin ölmesine yol açan patlamaların nedeni henüz bilinmiyor.</p><p>Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinde silah deposunda meydana gelen çok sayıda patlama nedeniyle ilk belirlemelere göre 7 kişi hayatını kaybetti, 157 kişi yaralandı.</p><p>AA'nın yerel kaynaklardan aktardığı bilgiye göre, Kefraya beldesindeki silah ve mühimmat deposunda, bilinmeyen bir nedenle 15 patlama oldu.  </p><p>Suriye Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, kentin Maaret Misrin kasabasında bulunan cephanelikte meydana gelen patlamada hayatını kaybedenlerin sayısının 7’ye, yaralananların sayısının da 157’ye yükseldiği bildirildi.</p><p>Suriye Acil Durumlar ve Afet Yönetimi Bakanı Raed Al-Saleh, Sivil Savunma ekiplerinin patlama yerine hızla ulaştığını, tehlikeli şartlar altında çalıştıklarını söylemişti. Ekiplerin, devam eden patlamalar sırasında da tahliye ve kurtarma operasyonları yürüttüğünü belirten Saleh ayrıca bölge halkına kendi güvenlikleri için olay yerinden uzak durmaları çağrısında bulunmuştu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batı Nil Virüsü&amp;apos;nde hızlı artış: İtalya&amp;apos;da endişelendiren veriler</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bati-nil-virusunde-hizli-artis-italyada-endiselendiren-veriler</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bati-nil-virusunde-hizli-artis-italyada-endiselendiren-veriler</guid>
<description><![CDATA[ Sivrisinekler aracılığıyla bulaşan Batı Nil Virüsü, İtalya&#039;da hızlıca yayılıyor. Vakaların bir haftada iki katına çıktığı bildirildi.İtalyan basınındaki haberlere göre, sivrisinekler aracılığıyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığı olan Batı Nil Virüsü&#039;ne (BNV) yakalananların sayısı hızlı şekilde artış gösterdi.  ANSA haber ajansı, İtalya Yüksek Sağlık Enstitüsünün verilerini yayınladı.Buna göre ülkede bu yıl için kesin BNV teşhisi konulan kişi sayısı 10 iken 20 Temmuz&#039;da Latina kentinde 82 yaşındaki bir kadının virüs nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi. Ardından Lazio ve Campania bölgelerinde yapılan testler sonucu, vaka sayısının 20&#039;ye yükseldiği aktarıldı.Özellikle Campania bölgesinde yeni tespit edilen 8 BNV vakasından 4&#039;ünün hastanede tedavi gördüğü, Lazio bölgesinde de 2 kişiye BNV teşhisi konulduğu, böylece vaka sayısının bir haftada iki katına çıktığı kaydedildi.ACİL İLAÇLAMA BAŞLATILDI  Campania Bölgesel Yönetim Başkanı Vincenzo De Luca, basına yaptığı açıklamada, vaka sayısının hızla yükselmesine rağmen bölgelerinde durumun kontrol altında olduğunu söyledi.  Vakaların hızlı artış göstermesi nedeniyle özellikle Campania bölgesinin Caserta kenti yakınlarındaki Sessa Aurunca kasabasında acil ilaçlama faaliyetlerinin başlatıldığı da ifade edildi.  Ülkede bu yıl mart ayında da 1 kişi, BNV&#039;den hayatını kaybetmişti. İtalya Yüksek Sağlık Enstitüsünün verilerine göre, ülkede 2024&#039;de 460 BNV vakası ve virüse bağlı 20 can kaybı kaydedildi.  BATI NİL VİRÜSÜ HAKKINDA NE BİLİYORUZ?  Çoğunlukla &quot;Culex&quot; cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan Batı Nil Virüsü&#039;nden korunmak için herhangi bir aşı bulunmazken sivrisinek ısırıklarına karşı korunma tavsiye ediliyor.  Sivrisineğin ısırdığı andan itibaren kuluçka süresinin 2 ile 14 gün arasında değiştiği, bağışıklığı zayıf olanlarda bu sürenin 21 güne çıktığı belirtiliyor.  Virüsün bulaştığı kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde herhangi bir belirti görülmediği, hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde ateş, halsizlik, bulantı-istifra, baş ve kas ağrısı gibi semptomların görüldüğü ifade ediliyor.  BNV vakalarına çoğunlukla Afrika, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Batı Asya&#039;da rastlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QPGDK9bfgEqczwY1U60ljw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Batı, Nil, Virüsünde, hızlı, artış:, İtalyada, endişelendiren, veriler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QPGDK9bfgEqczwY1U60ljw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Batı Nil Virüsü'nde hızlı artış"><p>Sivrisinekler aracılığıyla bulaşan Batı Nil Virüsü, İtalya'da hızlıca yayılıyor. Vakaların bir haftada iki katına çıktığı bildirildi.</p><p>İtalyan basınındaki haberlere göre, sivrisinekler aracılığıyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığı olan Batı Nil Virüsü'ne (BNV) yakalananların sayısı hızlı şekilde artış gösterdi.  ANSA haber ajansı, İtalya Yüksek Sağlık Enstitüsünün verilerini yayınladı.</p><p>Buna göre ülkede bu yıl için kesin BNV teşhisi konulan kişi sayısı 10 iken 20 Temmuz'da Latina kentinde 82 yaşındaki bir kadının virüs nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi. Ardından Lazio ve Campania bölgelerinde yapılan testler sonucu, vaka sayısının 20'ye yükseldiği aktarıldı.</p><p>Özellikle Campania bölgesinde yeni tespit edilen 8 BNV vakasından 4'ünün hastanede tedavi gördüğü, Lazio bölgesinde de 2 kişiye BNV teşhisi konulduğu, böylece vaka sayısının bir haftada iki katına çıktığı kaydedildi.</p><p><strong>ACİL İLAÇLAMA BAŞLATILDI</strong>  Campania Bölgesel Yönetim Başkanı Vincenzo De Luca, basına yaptığı açıklamada, vaka sayısının hızla yükselmesine rağmen bölgelerinde durumun kontrol altında olduğunu söyledi.  Vakaların hızlı artış göstermesi nedeniyle özellikle Campania bölgesinin Caserta kenti yakınlarındaki Sessa Aurunca kasabasında acil ilaçlama faaliyetlerinin başlatıldığı da ifade edildi.  Ülkede bu yıl mart ayında da 1 kişi, BNV'den hayatını kaybetmişti. İtalya Yüksek Sağlık Enstitüsünün verilerine göre, ülkede 2024'de 460 BNV vakası ve virüse bağlı 20 can kaybı kaydedildi.  <strong>BATI NİL VİRÜSÜ HAKKINDA NE BİLİYORUZ?</strong>  Çoğunlukla "Culex" cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan Batı Nil Virüsü'nden korunmak için herhangi bir aşı bulunmazken sivrisinek ısırıklarına karşı korunma tavsiye ediliyor.  Sivrisineğin ısırdığı andan itibaren kuluçka süresinin 2 ile 14 gün arasında değiştiği, bağışıklığı zayıf olanlarda bu sürenin 21 güne çıktığı belirtiliyor.  Virüsün bulaştığı kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde herhangi bir belirti görülmediği, hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde ateş, halsizlik, bulantı-istifra, baş ve kas ağrısı gibi semptomların görüldüğü ifade ediliyor.  BNV vakalarına çoğunlukla Afrika, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Batı Asya'da rastlanıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbek mevkidaşı Mirziyoyev ile görüştü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ozbek-mevkidasi-mirziyoyev-ile-goerustu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ozbek-mevkidasi-mirziyoyev-ile-goerustu</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ın, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkiler, bölgesel ve küresel konular ele alındı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı&#039;ndan yapılan açıklamaya göre; Erdoğan ile Mirziyoyev&#039;in görüşmesinde, Türkiye ile Özbekistan&#039;ın ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.  Erdoğan, görüşmede, iki ülke arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği seviyesindeki ilişkileri geliştirmek için adımlar atmayı sürdüreceklerini belirtti.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev&#039;in doğum gününü de tebrik etti.ERDOĞAN, MALEZYA BAŞBAKANI İLE DE GÖRÜŞTÜCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile de telefon görüşmesi gerçekleştirdi.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı&#039;ndan yapılan açıklamaya göre; görüşmede, Türkiye ile Malezya ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.Erdoğan, Türkiye ile Malezya arasındaki Kapsamlı Stratejik Ortaklığın her alanda geliştiğini, savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini ilerletmek için çalıştıklarını vurguladı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya&#039;nın ASEAN Dönem Başkanlığı&#039;nın başarılı şekilde devam ettiğini, ekim ayında düzenlenecek 47. ASEAN Zirvesi&#039;nde Türkiye&#039;nin Diyalog Ortağı olarak ilan edilmesinin beklendiğini belirtti.İki lider, Gazze&#039;deki insani durumun iyice ağırlaştığını ortaya koyarken, İsrail Hükümeti üzerindeki uluslararası baskının artırılması gerektiğini dile getirdi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vd1SQWgfc0OVUkjDisj8ew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Cumhurbaşkanı, Erdoğan, Özbek, mevkidaşı, Mirziyoyev, ile, görüştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vd1SQWgfc0OVUkjDisj8ew.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Erdoğan, Mirziyoyev ile telefonda görüştü"><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkiler, bölgesel ve küresel konular ele alındı.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; Erdoğan ile Mirziyoyev'in görüşmesinde, Türkiye ile Özbekistan'ın ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.  Erdoğan, görüşmede, iki ülke arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği seviyesindeki ilişkileri geliştirmek için adımlar atmayı sürdüreceklerini belirtti.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev'in doğum gününü de tebrik etti.</p><p><strong>ERDOĞAN, MALEZYA BAŞBAKANI İLE DE GÖRÜŞTÜ</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile de telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; görüşmede, Türkiye ile Malezya ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.</p><p>Erdoğan, Türkiye ile Malezya arasındaki Kapsamlı Stratejik Ortaklığın her alanda geliştiğini, savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini ilerletmek için çalıştıklarını vurguladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya'nın ASEAN Dönem Başkanlığı'nın başarılı şekilde devam ettiğini, ekim ayında düzenlenecek 47. ASEAN Zirvesi'nde Türkiye'nin Diyalog Ortağı olarak ilan edilmesinin beklendiğini belirtti.</p><p>İki lider, Gazze'deki insani durumun iyice ağırlaştığını ortaya koyarken, İsrail Hükümeti üzerindeki uluslararası baskının artırılması gerektiğini dile getirdi.<strong> </strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;da dün görüşmüşlerdi: Rusya&amp;apos;dan Ukrayna&amp;apos;ya yeni saldırı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/istanbulda-dun-goerusmuslerdi-rusyadan-ukraynaya-yeni-saldiri</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/istanbulda-dun-goerusmuslerdi-rusyadan-ukraynaya-yeni-saldiri</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna&#039;nın askeri savunma ve enerji tesislerini uzun menzilli silah ve İHA&#039;larla vurduklarını bildirdi.Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna&#039;ya saldırı düzenlendiğini duyurdu.  Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna&#039;ya yönelik eylemleri hakkında bilgi verildi.  Rus ordusunun, Ukrayna&#039;da askeri unsurlara yönelik saldırılara devam ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:  &quot;Rusya Silahlı Kuvvetleri, gece Ukrayna&#039;nın askeri savunma alanında faaliyet gösteren işletmelerine ve enerji alanındaki tesislerine uzun menzilli yüksek hassasiyetli silah ve İHA&#039;lar ile grup şeklinde saldırı düzenledi. Saldırı hedefine ulaştı ve belirlenen unsurlar vuruldu.&quot; İki ülkenin heyetleri dün üçüncü tur görüşmeler için İstanbul&#039;da bir araya gelmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WoJ8ir5V20itc9kLP4OIfQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbulda, dün, görüşmüşlerdi:, Rusyadan, Ukraynaya, yeni, saldırı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WoJ8ir5V20itc9kLP4OIfQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'dan yeni saldırı"><p>Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın askeri savunma ve enerji tesislerini uzun menzilli silah ve İHA'larla vurduklarını bildirdi.</p><p>Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'ya saldırı düzenlendiğini duyurdu.  </p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'ya yönelik eylemleri hakkında bilgi verildi.  Rus ordusunun, Ukrayna'da askeri unsurlara yönelik saldırılara devam ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:  "Rusya Silahlı Kuvvetleri, gece Ukrayna'nın askeri savunma alanında faaliyet gösteren işletmelerine ve enerji alanındaki tesislerine uzun menzilli yüksek hassasiyetli silah ve İHA'lar ile grup şeklinde saldırı düzenledi. Saldırı hedefine ulaştı ve belirlenen unsurlar vuruldu." </p><p>İki ülkenin heyetleri dün üçüncü tur görüşmeler için İstanbul'da bir araya gelmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya&amp;apos;da İsrail çatlağı: Dışişleri Bakanlığı&amp;apos;nda ayaklanma başladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/almanyada-israil-catlagi-disisleri-bakanliginda-ayaklanma-basladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/almanyada-israil-catlagi-disisleri-bakanliginda-ayaklanma-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Alman basınına göre Berlin&#039;in İsrail politikası diplomatlar arasında hayal kırıklığına yol açtı. Bakanlıktaki bazı odaların kapısında ve kantinde ise Gazze&#039;ye destek afişler asılı.Almanya Dışişleri Bakanlığında görev yapan bazı diplomatların hükümetin İsrail politikasından rahatsız oldukları öne sürüldü.  Spiegel dergisinde &quot;Dışişleri Bakanlığında ayaklanma&quot; üst başlığıyla yer alan habere göre, Almanya&#039;nın İsrail politikası diplomatlar arasında hayal kırıklığına yol açtı.  Şu anda yaklaşık 130 diplomatın kurum içi sohbet grupları kurarak Dışişleri Bakanı Johann Wadephul&#039;dan İsrail&#039;e karşı daha sert önlemler almasını talep ediyor. Bakanlıktaki bazı çalışma odalarının kapılarında ve kantinde Gazze&#039;ye destek veren afişler asılı bulunuyor.&quot;SİLAH DESTEĞİ HUKUKİ SORUMLULUK YARATABİLİR&quot;  Çoğu 30-40 yaşlarında ataşeler, danışmanlar, daire başkan yardımcıları raporlar hazırlıyor ancak karar alma süreçlerine dahil olmuyor. Hiyerarşinin üst kademelerindeki yaşça büyük diplomatlar devletin çıkarlarını savunurken, genç diplomatlar ise Almanya&#039;nın İsrail&#039;e, Rusya ve Myanmar&#039;daki askeri cuntaya davrandığından farklı davranmaması gerektiğini savunuyor.  Diplomatlardan bazıları, Almanya&#039;nın İsrail&#039;e silah desteğinin ileride hukuki sorumluluk doğurabileceğinden endişe ediyor.  Argümanlarını uluslararası hukuka dayandıran diplomatlar, Uluslararası Adalet Divanı, Gazze&#039;de savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve hatta soykırım işlendiğine karar verirse, &quot;Almanya, Gazze&#039;de kullanılan silahları tedarik ederek, koşulların tamamen farkında olarak, buna katkıda bulunduğu suçlamasıyla yüzleşmek zorunda kalacak&quot; diye uyarıyor.SAYILARI GİDEREK ARTIYOR  Mısır ve Pakistan gibi yerlerde büyükelçilik yapmış eski diplomat Martin Kobler, &quot;Dışişleri Bakanlığında, devlet çıkarlarının Almanya&#039;nın uluslararası hukuka bağlılığıyla asla çelişmemesi gerektiğine inanan diplomatların sayısı giderek artıyor&quot; dedi.  Kobler, Dışişleri Bakanlığındaki meslektaşlarının &quot;Almanya&#039;nın AB üye ülkeleri arasında yalnızlaşmasını&quot; endişe verici bulduğunu belirtti.  Geçen ay eski 13 büyükelçi Alman hükümetini &quot;İsrail ile silah ihracatı ve askeri işbirliği konusunda daha kısıtlayıcı bir duruş&quot; benimsemeye çağıran bir mektubu kamuoyuyla paylaşmıştı.  Dışişleri Bakanlığı, diplomatların tepkisini dile getirdiği sohbet grubunun varlığını doğrularken, Bakan Wadephul ile bu konuda bir görüşme yapılmasının gündemde olduğunu belirtmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HC0Kh7L-ykqTNt8RbPYb_w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Almanyada, İsrail, çatlağı:, Dışişleri, Bakanlığında, ayaklanma, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HC0Kh7L-ykqTNt8RbPYb_w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Almanya Dışişleri Bakanlığı'nda ayaklanma"><p>Alman basınına göre Berlin'in İsrail politikası diplomatlar arasında hayal kırıklığına yol açtı. Bakanlıktaki bazı odaların kapısında ve kantinde ise Gazze'ye destek afişler asılı.</p><p>Almanya Dışişleri Bakanlığında görev yapan bazı diplomatların hükümetin İsrail politikasından rahatsız oldukları öne sürüldü.  Spiegel dergisinde "Dışişleri Bakanlığında ayaklanma" üst başlığıyla yer alan habere göre, Almanya'nın İsrail politikası diplomatlar arasında hayal kırıklığına yol açtı.  Şu anda yaklaşık 130 diplomatın kurum içi sohbet grupları kurarak Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'dan İsrail'e karşı daha sert önlemler almasını talep ediyor. Bakanlıktaki bazı çalışma odalarının kapılarında ve kantinde Gazze'ye destek veren afişler asılı bulunuyor.</p><p><strong>"SİLAH DESTEĞİ HUKUKİ SORUMLULUK YARATABİLİR"</strong>  Çoğu 30-40 yaşlarında ataşeler, danışmanlar, daire başkan yardımcıları raporlar hazırlıyor ancak karar alma süreçlerine dahil olmuyor. Hiyerarşinin üst kademelerindeki yaşça büyük diplomatlar devletin çıkarlarını savunurken, genç diplomatlar ise Almanya'nın İsrail'e, Rusya ve Myanmar'daki askeri cuntaya davrandığından farklı davranmaması gerektiğini savunuyor.  Diplomatlardan bazıları, Almanya'nın İsrail'e silah desteğinin ileride hukuki sorumluluk doğurabileceğinden endişe ediyor.  Argümanlarını uluslararası hukuka dayandıran diplomatlar, Uluslararası Adalet Divanı, Gazze'de savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve hatta soykırım işlendiğine karar verirse, "Almanya, Gazze'de kullanılan silahları tedarik ederek, koşulların tamamen farkında olarak, buna katkıda bulunduğu suçlamasıyla yüzleşmek zorunda kalacak" diye uyarıyor.</p><p><strong>SAYILARI GİDEREK ARTIYOR</strong>  Mısır ve Pakistan gibi yerlerde büyükelçilik yapmış eski diplomat Martin Kobler, "Dışişleri Bakanlığında, devlet çıkarlarının Almanya'nın uluslararası hukuka bağlılığıyla asla çelişmemesi gerektiğine inanan diplomatların sayısı giderek artıyor" dedi.  Kobler, Dışişleri Bakanlığındaki meslektaşlarının "Almanya'nın AB üye ülkeleri arasında yalnızlaşmasını" endişe verici bulduğunu belirtti.  Geçen ay eski 13 büyükelçi Alman hükümetini "İsrail ile silah ihracatı ve askeri işbirliği konusunda daha kısıtlayıcı bir duruş" benimsemeye çağıran bir mektubu kamuoyuyla paylaşmıştı.  Dışişleri Bakanlığı, diplomatların tepkisini dile getirdiği sohbet grubunun varlığını doğrularken, Bakan Wadephul ile bu konuda bir görüşme yapılmasının gündemde olduğunu belirtmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrailli bakandan skandal açıklama: &amp;quot;Gazze&amp;apos;yi Yahudileştireceğiz&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilli-bakandan-skandal-aciklama-gazzeyiyahudilestirecegiz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilli-bakandan-skandal-aciklama-gazzeyiyahudilestirecegiz</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Miras Bakanı Eliyahu, Gazze&#039;deki Filistinlileri sürgün edip buraya yerleşimcileri dolduracaklarını savundu.İsrail&#039;in aşırı sağcı Miras Bakanı Amichai Eliyahu, yerel bir radyoda katıldığı programda skandal açıklamalara imza attı.Eliyahu, Tel Aviv yönetiminin Gazze Şeridi&#039;nin yok edilmesi için çabaladığını, bölgedeki Filistinlileri sürgün edip buraya yerleşimcileri dolduracaklarını ve &quot;Gazze&#039;nin tamamını Yahudileştireceklerini&quot; savundu. Daha önce Gazze&#039;ye atom bombası atılmasının &quot;seçenekleri arasında olduğu&quot; açıklaması yapan Eliyahu, İsrail hükümetinin Gazze&#039;nin yok edilmesine yönelik çaba gösterdiğini söyledi.  Bölgedeki Filistinlilerin sürgün edilerek başka ülkelere gönderileceği ve Gazze&#039;ye Yahudi yerleşimcilerin yerleştirileceği yönündeki haberlere de değinen Eliyahu, &quot;Gazze&#039;nin tamamı Yahudi olacak&quot; ifadesini kullandı.  İsrailli bakan ve milletvekilleri sık sık Gazze&#039;nin tamamının işgal edileceği ve buradaki Filistinlilerin başka ülkelere sürgün edileceğini dile getiriyor.  İsrail Meclisi&#039;nde bu hafta bazı aşırı sağcı bakan ve milletvekillerinin katıldığı toplantıda Gazze&#039;deki Filistinlilerin başka ülkelere sürülmesi ve buralara yasa dışı yerleşim birimleri inşa edilmesi ele alınmıştı.  İSRAİL&#039;İN SÜRGÜN PLANI  İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir&#039;e, Filistinlileri başka ülkelere sürmek amacıyla Refah&#039;ta &quot;insani yardım kenti&quot; kurulması için bir plan hazırlama talimatı verdiğini duyurmuştu.  Katz, söz konusu plan kapsamında, ilk etapta 600 bin Filistinlinin, daha sonra ise Gazze Şeridi&#039;ndeki bütün Filistinlilerin bölgeye sürgün edilmesini hedeflediklerini ve bunun için bir &quot;çadır kent&quot; kuracaklarını açıklamıştı.  Uluslararası hak örgütleri, İsrail&#039;in Filistinlileri namlu ucunda, insani yardımı tekeline alarak bu bölgeye toplamasının &quot;insani yardım kenti&quot; değil &quot;toplama kampı&quot; olacağı eleştirisini yöneltmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XJJCCBMgc0e8S7W4MdzisQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailli, bakandan, skandal, açıklama:, Gazzeyi Yahudileştireceğiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XJJCCBMgc0e8S7W4MdzisQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrailli bakandan skandal açıklama"><p>İsrail Miras Bakanı Eliyahu, Gazze'deki Filistinlileri sürgün edip buraya yerleşimcileri dolduracaklarını savundu.</p><p>İsrail'in aşırı sağcı Miras Bakanı Amichai Eliyahu, yerel bir radyoda katıldığı programda skandal açıklamalara imza attı.</p><p>Eliyahu, Tel Aviv yönetiminin Gazze Şeridi'nin yok edilmesi için çabaladığını, bölgedeki Filistinlileri sürgün edip buraya yerleşimcileri dolduracaklarını ve "Gazze'nin tamamını Yahudileştireceklerini" savundu. </p><p>Daha önce Gazze'ye atom bombası atılmasının "seçenekleri arasında olduğu" açıklaması yapan Eliyahu, İsrail hükümetinin Gazze'nin yok edilmesine yönelik çaba gösterdiğini söyledi.  Bölgedeki Filistinlilerin sürgün edilerek başka ülkelere gönderileceği ve Gazze'ye Yahudi yerleşimcilerin yerleştirileceği yönündeki haberlere de değinen Eliyahu, "Gazze'nin tamamı Yahudi olacak" ifadesini kullandı.  İsrailli bakan ve milletvekilleri sık sık Gazze'nin tamamının işgal edileceği ve buradaki Filistinlilerin başka ülkelere sürgün edileceğini dile getiriyor.  İsrail Meclisi'nde bu hafta bazı aşırı sağcı bakan ve milletvekillerinin katıldığı toplantıda Gazze'deki Filistinlilerin başka ülkelere sürülmesi ve buralara yasa dışı yerleşim birimleri inşa edilmesi ele alınmıştı.  <strong>İSRAİL'İN SÜRGÜN PLANI</strong>  İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'e, Filistinlileri başka ülkelere sürmek amacıyla Refah'ta "insani yardım kenti" kurulması için bir plan hazırlama talimatı verdiğini duyurmuştu.  Katz, söz konusu plan kapsamında, ilk etapta 600 bin Filistinlinin, daha sonra ise Gazze Şeridi'ndeki bütün Filistinlilerin bölgeye sürgün edilmesini hedeflediklerini ve bunun için bir "çadır kent" kuracaklarını açıklamıştı.  Uluslararası hak örgütleri, İsrail'in Filistinlileri namlu ucunda, insani yardımı tekeline alarak bu bölgeye toplamasının "insani yardım kenti" değil "toplama kampı" olacağı eleştirisini yöneltmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Macron duyurdu: Fransa, eylülde Filistin&amp;apos;i tanıyacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/macron-duyurdu-fransa-eylulde-filistini-taniyacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/macron-duyurdu-fransa-eylulde-filistini-taniyacak</guid>
<description><![CDATA[ Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkesinin Filistin Devleti&#039;ni resmen tanımasına karar verdiklerini bildirdi.Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkesinin Filistin Devleti&#039;ni tanımasına karar verdiklerini ve eylül ayında resmi bir açıklama yapacağını bildirdi. Macron açıklamasında Fransa&#039;nın Filistin devletini tanımasına karar verdim. Eylülde BM Genel Kurulu&#039;nda ilan edeceğim&quot; ifadelerini kullandı.  Macron, kararını Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas&#039;a bir mektupla bildirdiğini açıkladı.Macron, X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Orta Doğu&#039;da adil ve kalıcı bir barışa yönelik tarihsel taahhüdüne sadık kalarak, Fransa&#039;nın Filistin devletini tanımasına karar verdim&quot; ifadelerini kullandı. &quot;BAŞKA BİR ALTERNATİF YOK&quot;Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas&#039;a yazdığı mektuba da yer verdiği paylaşımında Macron, ülkesinin Filistin devletini tanıma kararını eylül ayında yapılacak BMGK toplantısında resmen ilan edeceğini açıkladı. Macron, bölgede şu an için aciliyet arz eden şeyin “Gazze’deki savaşın sona ermesi ve sivil halkın kurtarılması” olduğunu belirtti. Derhal ateşkes sağlanması, Hamas’ın elindeki esirlerin serbest bırakılması ve Gazze’ye geniş çaplı insani yardımların ulaştırılması çağrısını yineleyen Macron, Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiğini vurguladı. Macron, &quot;Aynı zamanda Hamas’ın silahsızlandırılması garanti edilmeli, Gazze güvenli hale getirilip yeniden inşa edilmeli. Son olarak, Filistin devleti kurulmalı, ayakta kalması sağlanmalı. (Hamas&#039;ın) silahsızlanmayı kabul ederek ve İsrail’i tanıyarak Orta Doğu’da herkesin güvenliğine katkı sunmasına izin verilmeli&quot; dedi. Sorunun çözümü konusunda “başka bir alternatifin olmadığını” kaydeden Macron, “bölgede barışın mümkün olduğunu gösterme sorumlulukları” bulunduğunu söyledi. Fransa ve Suudi Arabistan 28-30 Temmuz tarihlerinde Filistin sorununun barışçıl ve iki devletli çözümünün ele alınacağı &quot;Uluslararası Filistin Konferansı&quot;na eş başkanlık edecek.NETANYAHU&#039;DAN İLK AÇIKLAMA  İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Macron&#039;un Filistin&#039;i tanıyacakları açıklamasına sert tepki gösterdi. Netanyahu, &quot;Filistin devletini tanımak terörü ödüllendirir, İran&#039;a yeni bir vekil güç yaratma riski taşır&quot; ifadelerini kullandı.   İNGİLTERE BAŞBAKANI STARMER: BİZİ TANINMA YOLUNA SOKACAK   Bu arada İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Gazze&#039;de insani felaket yaşandığını belirterek, bir ateşkesin Filistin devletinin tanındığı iki devletli çözüm yoluna girmeyi sağlayacağını vurguladı. Starmer, yaptığı yazılı açıklamada, Gazze&#039;de yaşanan acı ve açlığın, tarif edilemez ve savunulamaz bir durumda olduğunu kaydetti. Keir Starmer, &quot;Durum uzun süredir ciddi olmakla birlikte, artık yeni bir vahamet boyutuna ulaşmıştır ve kötüleşmeye devam etmektedir. Bir insani felakete tanıklık ediyoruz&quot; ifadelerini kullandı. Yarın Alman ve Fransız liderlerle acil durum görüşmesi yapacağını belirten Starmer, &quot;Kalıcı barış için tüm gerekli adımları bir araya getirmek için çalışırken, ölümleri acilen durdurmak ve insanların çaresizce ihtiyaç duyduğu gıdaya ulaşmasını görüşeceğiz. İsrail&#039;in bu gidişatı hemen değiştirmesi ve ihtiyaç duyulan yardımın Gazze&#039;ye girmesini gecikmeden sağlaması gerektiği konusunda hemfikiriz&quot; açıklamasını yaptı. Starmer, böyle dönemlerde umutlu bir gelecek görmenin zor olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: &quot;Yine de tüm tarafları iyi niyetle ve hızlıca bir ateşkes sağlamaya ve Hamas&#039;ı esirleri koşulsuz olarak salıvermeye çağırdığımı yinelemeliyim. ABD, Katar ve Mısır&#039;ın bunu sağlamak için gösterdiği çabaları destekliyoruz. Bir devletin, Filistin halkının devredilemez hakkı olduğunu açıkça ifade ediyoruz. Bir ateşkes bizi, Filistin devletinin tanındığı, İsrailli ve Filistinliler için barış ve güvenliği garanti edecek iki devletli çözüm yoluna sokacaktır.&quot;  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uLzWdUa66UmPjeCA7CcmvA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Macron, duyurdu:, Fransa, eylülde, Filistini, tanıyacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uLzWdUa66UmPjeCA7CcmvA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fransa, eylülde Filistin'i resmen tanıyacak"><p>Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkesinin Filistin Devleti'ni resmen tanımasına karar verdiklerini bildirdi.</p><p>Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkesinin Filistin Devleti'ni tanımasına karar verdiklerini ve eylül ayında resmi bir açıklama yapacağını bildirdi. </p><p>Macron açıklamasında Fransa'nın Filistin devletini tanımasına karar verdim. Eylülde BM Genel Kurulu'nda ilan edeceğim" ifadelerini kullandı.  Macron, kararını Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas'a bir mektupla bildirdiğini açıkladı.</p><p>Macron, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Orta Doğu'da adil ve kalıcı bir barışa yönelik tarihsel taahhüdüne sadık kalarak, Fransa'nın Filistin devletini tanımasına karar verdim" ifadelerini kullandı. </p><p><strong>"BAŞKA BİR ALTERNATİF YOK"</strong></p><p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a yazdığı mektuba da yer verdiği paylaşımında Macron, ülkesinin Filistin devletini tanıma kararını eylül ayında yapılacak BMGK toplantısında resmen ilan edeceğini açıkladı. </p><p>Macron, bölgede şu an için aciliyet arz eden şeyin “Gazze’deki savaşın sona ermesi ve sivil halkın kurtarılması” olduğunu belirtti. </p><p>Derhal ateşkes sağlanması, Hamas’ın elindeki esirlerin serbest bırakılması ve Gazze’ye geniş çaplı insani yardımların ulaştırılması çağrısını yineleyen Macron, Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiğini vurguladı. </p><p>Macron, "Aynı zamanda Hamas’ın silahsızlandırılması garanti edilmeli, Gazze güvenli hale getirilip yeniden inşa edilmeli. Son olarak, Filistin devleti kurulmalı, ayakta kalması sağlanmalı. (Hamas'ın) silahsızlanmayı kabul ederek ve İsrail’i tanıyarak Orta Doğu’da herkesin güvenliğine katkı sunmasına izin verilmeli" dedi. </p><p>Sorunun çözümü konusunda “başka bir alternatifin olmadığını” kaydeden Macron, “bölgede barışın mümkün olduğunu gösterme sorumlulukları” bulunduğunu söyledi. </p><p>Fransa ve Suudi Arabistan 28-30 Temmuz tarihlerinde Filistin sorununun barışçıl ve iki devletli çözümünün ele alınacağı "Uluslararası Filistin Konferansı"na eş başkanlık edecek.</p><p><strong>NETANYAHU'DAN İLK AÇIKLAMA</strong>  İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Macron'un Filistin'i tanıyacakları açıklamasına sert tepki gösterdi. Netanyahu, "Filistin devletini tanımak terörü ödüllendirir, İran'a yeni bir vekil güç yaratma riski taşır" ifadelerini kullandı.   </p><p><strong>İNGİLTERE BAŞBAKANI STARMER: BİZİ TANINMA YOLUNA SOKACAK</strong>   Bu arada İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Gazze'de insani felaket yaşandığını belirterek, bir ateşkesin Filistin devletinin tanındığı iki devletli çözüm yoluna girmeyi sağlayacağını vurguladı. Starmer, yaptığı yazılı açıklamada, Gazze'de yaşanan acı ve açlığın, tarif edilemez ve savunulamaz bir durumda olduğunu kaydetti. </p><p>Keir Starmer, "Durum uzun süredir ciddi olmakla birlikte, artık yeni bir vahamet boyutuna ulaşmıştır ve kötüleşmeye devam etmektedir. Bir insani felakete tanıklık ediyoruz" ifadelerini kullandı. </p><p>Yarın Alman ve Fransız liderlerle acil durum görüşmesi yapacağını belirten Starmer, "Kalıcı barış için tüm gerekli adımları bir araya getirmek için çalışırken, ölümleri acilen durdurmak ve insanların çaresizce ihtiyaç duyduğu gıdaya ulaşmasını görüşeceğiz. İsrail'in bu gidişatı hemen değiştirmesi ve ihtiyaç duyulan yardımın Gazze'ye girmesini gecikmeden sağlaması gerektiği konusunda hemfikiriz" açıklamasını yaptı. </p><p>Starmer, böyle dönemlerde umutlu bir gelecek görmenin zor olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: </p><p>"Yine de tüm tarafları iyi niyetle ve hızlıca bir ateşkes sağlamaya ve Hamas'ı esirleri koşulsuz olarak salıvermeye çağırdığımı yinelemeliyim. ABD, Katar ve Mısır'ın bunu sağlamak için gösterdiği çabaları destekliyoruz. Bir devletin, Filistin halkının devredilemez hakkı olduğunu açıkça ifade ediyoruz. Bir ateşkes bizi, Filistin devletinin tanındığı, İsrailli ve Filistinliler için barış ve güvenliği garanti edecek iki devletli çözüm yoluna sokacaktır." </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD, &amp;quot;Gazze&amp;apos;de ateşkes&amp;quot; görüşmelerinden çekildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-gazzede-ateskes-goerusmelerinden-cekildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-gazzede-ateskes-goerusmelerinden-cekildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD, Katar&#039;da sürdürülen Gazze&#039;de ateşkes görüşmelerinden &quot;Hamas&#039;ın isteksizliği&quot; iddiasıyla çekildi. Trump yönetimi &quot;alternatif seçenekleri değerlendireceklerini&quot; açıkladı.ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, &quot;Hamas&#039;ın ateşkes konusundaki isteksizliğini&quot; gerekçe göstererek, Katar&#039;ın başkenti Doha&#039;da ateşkes görüşmelerini yürüten ekibini &quot;danışma amacıyla&quot; geri çağırma kararı aldıklarını açıkladı.  Özel Temsilci Witkoff, X hesabından, Gazze&#039;de ateşkes görüşmelerine ilişkin açıklama yaptı. Witkoff, &quot;Hamas&#039;ın Gazze&#039;de ateşkes sağlanmasına yönelik isteksizliğini açıkça ortaya koyan son yanıtının ardından, ekibimizi Doha&#039;dan danışma amacıyla geri çağırmaya karar verdik&quot; ifadesini kullandı. Hamas&#039;ı koordineli hareket etmemekle suçlayan Witkoff, &quot;Artık rehineleri eve getirmek için alternatif seçenekleri değerlendireceğiz&quot; ifadesini kullandı. Witkoff, Gazze&#039;de kalıcı barış sağlamak konusunda kararlı olduklarını savundu.  ATEŞKES MÜZAKERELERİNDE NELER YAŞANDI?  ABD Başkanı Trump, İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;nde 60 günlük ateşkesin sağlanması için gerekli şartları kabul ettiğini açıklamış ve teklif ateşkes görüşmelerine arabuluculuk yapan Katar ve Mısır tarafından Hamas&#039;a sunulmuştu.  Hamas, Gazze&#039;de İsrail ile ateşkes ve esir takası anlaşmasına ilişkin teklife &quot;olumlu yanıtını&quot; arabuluculara ilettiğini, ateşkesin uygulanması için müzakerelere hazır olduğunu duyurmuştu.  Tel Aviv yönetimi, Gazze&#039;de ateşkes için Hamas&#039;ın Katar önerisinde yaptığı değişikliğin kabul edilemez olduğunu savunmuş, buna karşın İsrail heyeti, müzakereler için Doha&#039;ya gitmişti.  Tarafların, 60 günlük geçici ateşkes, Gazze&#039;deki 10 sağ esirin serbest bırakılması ve 18 ölü İsrailli esirin cenazesinin teslim edilmesi ile kalıcı ateşkes için müzakerelerin yapılmasına ilişkin olarak Doha&#039;da görüşmeleri sürerken, anlaşmazlıkların büyük ölçüde çözüldüğü ancak İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;nin çeperindeki işgali sürdürme ısrarının aşılamadığı kaydedilmişti.  İsrail, Gazze Şeridi&#039;nin güneyindeki Refah kentinde ateşkes sağlansa bile işgalini sürdürmeyi ve Filistinlileri başka ülkelere sürgün etmek maksadıyla bir &quot;toplama kampı&quot; kurmayı planladığını açıklamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dKq6Uu3iPUyOZNt1H50rMA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Gazzede, ateşkes, görüşmelerinden, çekildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dKq6Uu3iPUyOZNt1H50rMA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD görüşmelerden çekildi"><p>ABD, Katar'da sürdürülen Gazze'de ateşkes görüşmelerinden "Hamas'ın isteksizliği" iddiasıyla çekildi. Trump yönetimi "alternatif seçenekleri değerlendireceklerini" açıkladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, "Hamas'ın ateşkes konusundaki isteksizliğini" gerekçe göstererek, Katar'ın başkenti Doha'da ateşkes görüşmelerini yürüten ekibini "danışma amacıyla" geri çağırma kararı aldıklarını açıkladı.  Özel Temsilci Witkoff, X hesabından, Gazze'de ateşkes görüşmelerine ilişkin açıklama yaptı. </p><p>Witkoff, "Hamas'ın Gazze'de ateşkes sağlanmasına yönelik isteksizliğini açıkça ortaya koyan son yanıtının ardından, ekibimizi Doha'dan danışma amacıyla geri çağırmaya karar verdik" ifadesini kullandı. </p><p>Hamas'ı koordineli hareket etmemekle suçlayan Witkoff, "Artık rehineleri eve getirmek için alternatif seçenekleri değerlendireceğiz" ifadesini kullandı. </p><p>Witkoff, Gazze'de kalıcı barış sağlamak konusunda kararlı olduklarını savundu.  <strong>ATEŞKES MÜZAKERELERİNDE NELER YAŞANDI?</strong>  ABD Başkanı Trump, İsrail'in Gazze Şeridi'nde 60 günlük ateşkesin sağlanması için gerekli şartları kabul ettiğini açıklamış ve teklif ateşkes görüşmelerine arabuluculuk yapan Katar ve Mısır tarafından Hamas'a sunulmuştu.  Hamas, Gazze'de İsrail ile ateşkes ve esir takası anlaşmasına ilişkin teklife "olumlu yanıtını" arabuluculara ilettiğini, ateşkesin uygulanması için müzakerelere hazır olduğunu duyurmuştu.  Tel Aviv yönetimi, Gazze'de ateşkes için Hamas'ın Katar önerisinde yaptığı değişikliğin kabul edilemez olduğunu savunmuş, buna karşın İsrail heyeti, müzakereler için Doha'ya gitmişti.  Tarafların, 60 günlük geçici ateşkes, Gazze'deki 10 sağ esirin serbest bırakılması ve 18 ölü İsrailli esirin cenazesinin teslim edilmesi ile kalıcı ateşkes için müzakerelerin yapılmasına ilişkin olarak Doha'da görüşmeleri sürerken, anlaşmazlıkların büyük ölçüde çözüldüğü ancak İsrail'in Gazze Şeridi'nin çeperindeki işgali sürdürme ısrarının aşılamadığı kaydedilmişti.  İsrail, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde ateşkes sağlansa bile işgalini sürdürmeyi ve Filistinlileri başka ülkelere sürgün etmek maksadıyla bir "toplama kampı" kurmayı planladığını açıklamıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Adalet Bakanlığı&amp;apos;ndan Epstein hamlesi: Kız arkadaşı ile görüşecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-adalet-bakanligindan-epstein-hamlesi-kiz-arkadasi-ile-goerusecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-adalet-bakanligindan-epstein-hamlesi-kiz-arkadasi-ile-goerusecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD Adalet Bakanlığının, kız çocuklarına cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturmaktan tutuklu yargılanırken ölü bulunan Jeffrey Epstein&#039;ın eski kız arkadaşı Ghislaine Maxwell ile görüşeceği iddia edildi.ABD Adalet Bakanlığı yetkilileri bugün, Jeffrey Epstein&#039;in suçlarına yardım ettiği gerekçesiyle mahkum olan eski kız arkadaşı Maxwell ile Florida eyaletinin Tallahassee kentindeki hapishanede bir araya gelecek. ABD medyasına açıklamada bulunan bir diğer kaynak da, Adalet Bakanı Yardımcısı Todd Blanche ile Maxwell arasındaki görüşmenin, Tallahassee şehir merkezinde Adalet Bakanlığına bağlı bir ofiste gerçekleşeceğini söyledi. Maxwell, seks ticareti ve diğer suçlardan dolayı 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.  Öte yandan dün, ABD&#039;de Demokrat Senatör Adam Schiff, ABD Başkanı Donald Trump&#039;a, Epstein&#039;a ilişkin soruşturma belgelerinde adının geçtiği yönündeki haberler üzerine, Adalet Bakanı Pam Bondi&#039;yi Senato&#039;da ifadeye çağırmıştı.  Wall Street Journal (WSJ) gazetesi Epstein&#039;ın kız arkadaşı Ghislaine Maxwell&#039;in, Epstein&#039;in 50&#039;nci doğum günü vesilesiyle tanıdıklarından ona yönelik bir mektup yazmasını istediğini, bu mektuplardan birinin de Trump&#039;a ait olduğunu iddia etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ec-KIMt_oUOzolcJRxOiCQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Adalet, Bakanlığından, Epstein, hamlesi:, Kız, arkadaşı, ile, görüşecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ec-KIMt_oUOzolcJRxOiCQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD Adalet Bakanlığı'ndan Epstein'ın  hamlesi"><p>ABD Adalet Bakanlığının, kız çocuklarına cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturmaktan tutuklu yargılanırken ölü bulunan Jeffrey Epstein'ın eski kız arkadaşı Ghislaine Maxwell ile görüşeceği iddia edildi.</p><p>ABD Adalet Bakanlığı yetkilileri bugün, Jeffrey Epstein'in suçlarına yardım ettiği gerekçesiyle mahkum olan eski kız arkadaşı Maxwell ile Florida eyaletinin Tallahassee kentindeki hapishanede bir araya gelecek. </p><p>ABD medyasına açıklamada bulunan bir diğer kaynak da, Adalet Bakanı Yardımcısı Todd Blanche ile Maxwell arasındaki görüşmenin, Tallahassee şehir merkezinde Adalet Bakanlığına bağlı bir ofiste gerçekleşeceğini söyledi. </p><p>Maxwell, seks ticareti ve diğer suçlardan dolayı 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.  Öte yandan dün, ABD'de Demokrat Senatör Adam Schiff, ABD Başkanı Donald Trump'a, Epstein'a ilişkin soruşturma belgelerinde adının geçtiği yönündeki haberler üzerine, Adalet Bakanı Pam Bondi'yi Senato'da ifadeye çağırmıştı.  Wall Street Journal (WSJ) gazetesi Epstein'ın kız arkadaşı Ghislaine Maxwell'in, Epstein'in 50'nci doğum günü vesilesiyle tanıdıklarından ona yönelik bir mektup yazmasını istediğini, bu mektuplardan birinin de Trump'a ait olduğunu iddia etmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD: &amp;quot;Suriye kritik bir dönüm noktasında, liderlik bekliyoruz&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-suriye-kritik-bir-doenum-noktasinda-liderlik-bekliyoruz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-suriye-kritik-bir-doenum-noktasinda-liderlik-bekliyoruz</guid>
<description><![CDATA[ ABD Dışişleri Bakanlığı, Süveyda bölgesindeki çatışmalarla gündemde olan Suriye&#039;nin &quot;kritik bir dönüm noktasında&quot; olduğunu belirtti.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott, başkent Washington&#039;da düzenlenen günlük basın toplantısında, Orta Doğu&#039;daki gelişmelerle ilgili gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.Suriye ile ilgili olumlu konuşan Sözcü Yardımcısı, &quot;Suriye kritik bir dönüm noktasında ve Suriye hükümetinin bir sonraki adımlarda liderlik etmesini bekliyoruz&quot; değerlendirmesinde bulundu. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack&#039;ın Suriyeli ve İsrailli yetkililerle sürdürdüğü görüşmelerin detayı sorulan Pigott, &quot;(Tom Barrack) Kendisi ve Dışişleri Bakanı (Marco Rubio), günlerdir tüm taraflarla iletişim halinde ve bu çabalar devam ediyor&quot; demekle yetindi. Öte yandan bir soru üzerine Pigott, gelecek hafta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi&#039;nde, daha önce ertelenen Filistin konulu konferansla ilgili ABD&#039;nin tutumunun değişmediğini belirterek, &quot;Konferansa katılmayacağımızı söylemenin ötesinde bir şey yok&quot; dedi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mZWRxm96i0yr66xI5iBS1Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD:, Suriye, kritik, bir, dönüm, noktasında, liderlik, bekliyoruz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mZWRxm96i0yr66xI5iBS1Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'den Suriye açıklaması"><p>ABD Dışişleri Bakanlığı, Süveyda bölgesindeki çatışmalarla gündemde olan Suriye'nin "kritik bir dönüm noktasında" olduğunu belirtti.</p><p>ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott, başkent Washington'da düzenlenen günlük basın toplantısında, Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.</p><p>Suriye ile ilgili olumlu konuşan Sözcü Yardımcısı, "Suriye kritik bir dönüm noktasında ve Suriye hükümetinin bir sonraki adımlarda liderlik etmesini bekliyoruz" değerlendirmesinde bulundu. </p><p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Suriyeli ve İsrailli yetkililerle sürdürdüğü görüşmelerin detayı sorulan Pigott, "(Tom Barrack) Kendisi ve Dışişleri Bakanı (Marco Rubio), günlerdir tüm taraflarla iletişim halinde ve bu çabalar devam ediyor" demekle yetindi. </p><p>Öte yandan bir soru üzerine Pigott, gelecek hafta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde, daha önce ertelenen Filistin konulu konferansla ilgili ABD'nin tutumunun değişmediğini belirterek, "Konferansa katılmayacağımızı söylemenin ötesinde bir şey yok" dedi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rum yönetimi, KKTC&amp;apos;nin yardım teklifini kabul etmedi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rum-yoenetimi-kktcnin-yardim-teklifini-kabul-etmedi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rum-yoenetimi-kktcnin-yardim-teklifini-kabul-etmedi</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&#039;nin (GKRY), halen devam eden orman yangınları için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafından yapılan yardım teklifini kabul etmediği bildirildi.KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Ozanköy ziyareti sırasında vatandaşlara yönelik konuşmasında, GKRY&#039;nin, Limasol ve Baf kentlerinde çıkan orman yangınları ile ilgili KKTC tarafından Birleşmiş Milletler (BM) üzerinden iletilen yardım teklifini kabul etmediğini ifade etti. Üstel, Rum Yönetimi&#039;nin yardımı kabul etmeyen tutumunu eleştirerek, &quot;Biz yardım teklif ettik, Rumlar kabul etmedi. Yanmayı kabul ediyorlar ama yardımı kabul etmiyorlar.&quot; ifadesini kullandı. GKRY&#039;nin Limasol ve Baf kentlerinin kırsal alanlarında çıkan orman yangının ardından KKTC yardım teklifini önce BM&#039;ye ardından da KKTC Başmüzakerecisi tarafından doğrudan Rum Yönetimi&#039;ne iletmişti. İKİ KİŞİ HAYATINI KAYBETTİGüney Kıbrıs Rum Yönetimi&#039;nin (GKRY) Limasol ve Baf kentlerinde çıkan orman yangınları devam ederken, alevler arasında kalan 2 kişinin yaşamını yitirdiği, yaralanan 26 kişinin de tedavi altına alındığı bildirildi.Rum basınında çıkan haberlere göre, dün öğle saatlerinde Limasol&#039;un kırsal bölgelerinde çıkan yangını söndürme çalışmaları devam ederken, Baf&#039;ta çıkan yangın kısmen kontrol altına alındı.  Bazı Rum gazeteleri, polisin Limasol&#039;daki yangının kundaklama sonucu çıkmış olabileceği ihtimalini değerlendirdiği bilgisini verirken, Limasol ve Baf kırsalının büyük bölümüne elektrik verilemediği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cPlzWYpNrEiV6gakKVTmgQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rum, yönetimi, KKTCnin, yardım, teklifini, kabul, etmedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cPlzWYpNrEiV6gakKVTmgQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rum yönetimi yardım teklifini kabul etmedi"><p>Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY), halen devam eden orman yangınları için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafından yapılan yardım teklifini kabul etmediği bildirildi.</p><p>KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Ozanköy ziyareti sırasında vatandaşlara yönelik konuşmasında, GKRY'nin, Limasol ve Baf kentlerinde çıkan orman yangınları ile ilgili KKTC tarafından Birleşmiş Milletler (BM) üzerinden iletilen yardım teklifini kabul etmediğini ifade etti. </p><p>Üstel, Rum Yönetimi'nin yardımı kabul etmeyen tutumunu eleştirerek, "Biz yardım teklif ettik, Rumlar kabul etmedi. Yanmayı kabul ediyorlar ama yardımı kabul etmiyorlar." ifadesini kullandı. </p><p>GKRY'nin Limasol ve Baf kentlerinin kırsal alanlarında çıkan orman yangının ardından KKTC yardım teklifini önce BM'ye ardından da KKTC Başmüzakerecisi tarafından doğrudan Rum Yönetimi'ne iletmişti. </p><p><strong>İKİ KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ</strong></p><p>Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Limasol ve Baf kentlerinde çıkan orman yangınları devam ederken, alevler arasında kalan 2 kişinin yaşamını yitirdiği, yaralanan 26 kişinin de tedavi altına alındığı bildirildi.</p><p>Rum basınında çıkan haberlere göre, dün öğle saatlerinde Limasol'un kırsal bölgelerinde çıkan yangını söndürme çalışmaları devam ederken, Baf'ta çıkan yangın kısmen kontrol altına alındı.  Bazı Rum gazeteleri, polisin Limasol'daki yangının kundaklama sonucu çıkmış olabileceği ihtimalini değerlendirdiği bilgisini verirken, Limasol ve Baf kırsalının büyük bölümüne elektrik verilemediği belirtildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;ye yardım için yola çıkan &amp;quot;Handala&amp;quot; ile iletişim kesildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gazzeye-yardim-icin-yola-cikan-handala-ile-iletisim-kesildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gazzeye-yardim-icin-yola-cikan-handala-ile-iletisim-kesildi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail saldırısı ve ablukası altındaki Gazze&#039;ye insani yardım ulaştırma amacındaki Özgürlük Filosu Koalisyonu&#039;nun &quot;Handala&quot; gemisi ile iletişimin kesildiği bildirildi. Gemide 21 aktivist bulunuyor.Özgürlük Filosu Koalisyonu&#039;nun (Freedom Flotilla Coalition-FFC) Telegram hesabından Handala gemisinin durumuna ilişkin açıklama yapıldı.  Açıklamada &quot;Handala&#039;daki ekibimizle tüm iletişim kesildi ve geminin yakınlarında birçok dron bulunuyor. Bu da yollarının kesilmiş ya da saldırıya uğramış olabilecekleri anlamına geliyor&quot; ifadesine yer verildi.  FFC&#039;nin açıklamasında takipçilere, İsrail&#039;in Handala&#039;nın gitmesine izin vermesi ve Gazze&#039;ye güvenli geçişinin sağlanması konusunda baskı yapılması için &quot;hükümet temsilcilerine ve yerel medyaya mesaj göndermeleri&quot; çağrısı yapıldı.  Handala gemisi, İtalya&#039;nın Syracusa Limanı&#039;ndan 13 Temmuz&#039;da hareket etmiş ancak teknik bazı ihtiyaçların giderilmesi için 15 Temmuz&#039;dan 20 Temmuz&#039;a kadar Gallipoli Limanı&#039;nda son hazırlıkları tamamlamıştı. Daha sonra 20 Temmuz&#039;da yola çıkan gemide 21 aktivist bulunduğu bilgisi paylaşılmıştı.  İSRAİL GEÇEN AY MÜDAHALE ETMİŞTİ&quot;Özgürlük Filosu Koalisyonu&quot; adlı sivil toplum kuruluşunun Gazze&#039;ye yönelik ablukayı kırıp bölgeye yardım götürme amacıyla düzenlediği son misyon çerçevesinde 18 metrelik Madleen gemisi de, 1 Haziran&#039;da İtalya&#039;nın Katanya kentindeki San Giovanni Li Cuti Limanı&#039;ndan Gazze için yola çıkmıştı.İsrail ordusu, Gazze&#039;ye yönelik ablukayı kırmayı amaçlayan Madleen gemisine 9 Haziran&#039;ın ilk saatlerinde müdahale etmiş ve aralarında; Avrupa Parlamentosunun (AP) Fransız üyesi Rima Hassan, Almanya vatandaşı FFC Basın Koordinatörü Yasemin Acar, Türkiye&#039;den Hüseyin Şuayb Ordu, Brezilya&#039;dan Thiago Avila ve İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg&#039;in bulunduğu 12 gönüllüyü alıkoymuştu.  Gönüllüler İsrail&#039;e getirilmiş, 4&#039;ü, 10 Haziran sabahı ülkeden sınır dışı edilmişti.  Özgürlük Filosu Koalisyonu, 16 Haziran&#039;da İsrail&#039;in alıkoyduğu diğer tüm insan hakları savunucularının serbest bırakıldığını duyurmuştu.  İHA&#039;LARLA SALDIRILMIŞTIÖzgürlük Filosu Koalisyonu&#039;nun Mayıs ayında yola çıkarmaya hazırlandığı bir diğer yardım gemisi &quot;Conscience&quot; ise 2 Mayıs&#039;ta Malta açıklarında bulunduğu sırada yerel saatle 00.23&#039;te insansız hava araçlarının saldırısına uğramıştı. Geminin gövdesinde gedik açılmış, pruvasında yangın çıkmıştı.Times of Malta gazetesi, 2 Mayıs&#039;ta Özgürlük Filosu Koalisyonu gemisinin insansız hava araçlarının saldırısına uğramasından önce İsrail&#039;e ait bir C-130 askeri nakliye uçağının, Malta etrafında 3 saat boyunca turladığını yazmıştı. İsrail devlet televizyonu KAN ise haberinde &quot;Conscience&quot;a yapılan saldırıdan saatler önce bir İsrail askeri nakliye uçağının Malta&#039;ya doğru gittiğini doğrulamış ancak bu uçağın &quot;Conscience&quot; gemisine İHA saldırısından çok daha önce ülkenin güneyindeki hava üssüne döndüğünü belirtmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B86zSOjWykqjDcOaFcWQnw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzeye, yardım, için, yola, çıkan, Handala, ile, iletişim, kesildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B86zSOjWykqjDcOaFcWQnw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Handala gemisiyle iletişim kesildi"><p>İsrail saldırısı ve ablukası altındaki Gazze'ye insani yardım ulaştırma amacındaki Özgürlük Filosu Koalisyonu'nun "Handala" gemisi ile iletişimin kesildiği bildirildi. Gemide 21 aktivist bulunuyor.</p><p>Özgürlük Filosu Koalisyonu'nun (Freedom Flotilla Coalition-FFC) Telegram hesabından Handala gemisinin durumuna ilişkin açıklama yapıldı.  Açıklamada "Handala'daki ekibimizle tüm iletişim kesildi ve geminin yakınlarında birçok dron bulunuyor. Bu da yollarının kesilmiş ya da saldırıya uğramış olabilecekleri anlamına geliyor" ifadesine yer verildi.  FFC'nin açıklamasında takipçilere, İsrail'in Handala'nın gitmesine izin vermesi ve Gazze'ye güvenli geçişinin sağlanması konusunda baskı yapılması için "hükümet temsilcilerine ve yerel medyaya mesaj göndermeleri" çağrısı yapıldı.  Handala gemisi, İtalya'nın Syracusa Limanı'ndan 13 Temmuz'da hareket etmiş ancak teknik bazı ihtiyaçların giderilmesi için 15 Temmuz'dan 20 Temmuz'a kadar Gallipoli Limanı'nda son hazırlıkları tamamlamıştı. </p><p>Daha sonra 20 Temmuz'da yola çıkan gemide 21 aktivist bulunduğu bilgisi paylaşılmıştı.  <strong>İSRAİL GEÇEN AY MÜDAHALE ETMİŞTİ</strong></p><p>"Özgürlük Filosu Koalisyonu" adlı sivil toplum kuruluşunun Gazze'ye yönelik ablukayı kırıp bölgeye yardım götürme amacıyla düzenlediği son misyon çerçevesinde 18 metrelik Madleen gemisi de, 1 Haziran'da İtalya'nın Katanya kentindeki San Giovanni Li Cuti Limanı'ndan Gazze için yola çıkmıştı.</p><p>İsrail ordusu, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı amaçlayan Madleen gemisine 9 Haziran'ın ilk saatlerinde müdahale etmiş ve aralarında; Avrupa Parlamentosunun (AP) Fransız üyesi Rima Hassan, Almanya vatandaşı FFC Basın Koordinatörü Yasemin Acar, Türkiye'den Hüseyin Şuayb Ordu, Brezilya'dan Thiago Avila ve İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg'in bulunduğu 12 gönüllüyü alıkoymuştu.  Gönüllüler İsrail'e getirilmiş, 4'ü, 10 Haziran sabahı ülkeden sınır dışı edilmişti.  Özgürlük Filosu Koalisyonu, 16 Haziran'da İsrail'in alıkoyduğu diğer tüm insan hakları savunucularının serbest bırakıldığını duyurmuştu.  <strong>İHA'LARLA SALDIRILMIŞTI</strong></p><p>Özgürlük Filosu Koalisyonu'nun Mayıs ayında yola çıkarmaya hazırlandığı bir diğer yardım gemisi "Conscience" ise 2 Mayıs'ta Malta açıklarında bulunduğu sırada yerel saatle 00.23'te insansız hava araçlarının saldırısına uğramıştı. Geminin gövdesinde gedik açılmış, pruvasında yangın çıkmıştı.</p><p>Times of Malta gazetesi, 2 Mayıs'ta Özgürlük Filosu Koalisyonu gemisinin insansız hava araçlarının saldırısına uğramasından önce İsrail'e ait bir C-130 askeri nakliye uçağının, Malta etrafında 3 saat boyunca turladığını yazmıştı. </p><p>İsrail devlet televizyonu KAN ise haberinde "Conscience"a yapılan saldırıdan saatler önce bir İsrail askeri nakliye uçağının Malta'ya doğru gittiğini doğrulamış ancak bu uçağın "Conscience" gemisine İHA saldırısından çok daha önce ülkenin güneyindeki hava üssüne döndüğünü belirtmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;ye yardım filosu: Hanzala&amp;apos;yla iletişim kuruldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gazzeye-yardim-filosu-hanzalayla-iletisim-kuruldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gazzeye-yardim-filosu-hanzalayla-iletisim-kuruldu</guid>
<description><![CDATA[ Özgürlük Filosu Koalisyonu&#039;nun Gazze&#039;ye insani yardım ulaştırma amacıyla İtalya&#039;dan yola çıkan ikinci gemisi &quot;Hanzala&quot;ylakesilen iletişim yeniden sağlandı.İsrail&#039;in katliam yaptığı abluka altındaki Gazze&#039;ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Özgürlük Filosu Koalisyonu&#039;nun (Freedom Flotilla Coalition-FFC) &quot;Hanzala&quot; gemisi ile kesilen iletişim yeniden kuruldu.FFC&#039;nin Telegram hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, yaklaşık 2 saat boyunca Hanzala ile iletişimin kesildiği ve gemi çevresinde dronların görüldüğü, bunun olası saldırı endişelerini artırdığı ifade edildi. 21 aktivistin bulunduğu gemiyle bağlantının yeniden sağlandığı belirtilen açıklamada, Hanzala&#039;nın görevine devam ettiği ve Gazze&#039;den yaklaşık 349 deniz mili uzaklıkta olduğu vurgulandı. FFC&#039;nin daha önceki açıklamasında &quot;Hanzala&#039;daki ekibimizle tüm iletişim kesildi ve geminin yakınlarında birçok dron bulunuyor. Bu da yollarının kesilmiş ya da saldırıya uğramış olabilecekleri anlamına geliyor.&quot; ifadeleri kullanılmıştı. Hanzala gemisi, 20 Temmuz&#039;da İtalya&#039;nın Gallipoli Limanı&#039;ndan yola çıkmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9l23TB3VykOqOcOk7LcPMA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzeye, yardım, filosu:, Hanzalayla, iletişim, kuruldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9l23TB3VykOqOcOk7LcPMA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hanzala'yla iletişim kuruldu"><p>Özgürlük Filosu Koalisyonu'nun Gazze'ye insani yardım ulaştırma amacıyla İtalya'dan yola çıkan ikinci gemisi "Hanzala"ylakesilen iletişim yeniden sağlandı.</p><p>İsrail'in katliam yaptığı abluka altındaki Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Özgürlük Filosu Koalisyonu'nun (Freedom Flotilla Coalition-FFC) "Hanzala" gemisi ile kesilen iletişim yeniden kuruldu.</p><p>FFC'nin Telegram hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı. </p><p>Açıklamada, yaklaşık 2 saat boyunca Hanzala ile iletişimin kesildiği ve gemi çevresinde dronların görüldüğü, bunun olası saldırı endişelerini artırdığı ifade edildi. </p><p>21 aktivistin bulunduğu gemiyle bağlantının yeniden sağlandığı belirtilen açıklamada, Hanzala'nın görevine devam ettiği ve Gazze'den yaklaşık 349 deniz mili uzaklıkta olduğu vurgulandı. </p><p>FFC'nin daha önceki açıklamasında "Hanzala'daki ekibimizle tüm iletişim kesildi ve geminin yakınlarında birçok dron bulunuyor. Bu da yollarının kesilmiş ya da saldırıya uğramış olabilecekleri anlamına geliyor." ifadeleri kullanılmıştı. </p><p>Hanzala gemisi, 20 Temmuz'da İtalya'nın Gallipoli Limanı'ndan yola çıkmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Terör örgütü PKK/YPG, 11 Suriye askerini alıkoydu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/teroer-oergutu-pkkypg-11-suriye-askerini-alikoydu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/teroer-oergutu-pkkypg-11-suriye-askerini-alikoydu</guid>
<description><![CDATA[ Suriye ordusuyla terör örgütü PKK/YPG arasındaki çatışmalar sürüyor. PKK/YPG, Halep&#039;te 11 Suriye askerini alıkoydu.Suriye güvenlik kaynaklarının verdiği bilgiye göre Suriye&#039;nin kuzeyindeki Halep&#039;in Münbiç ilçesinin güneyinde yer alan Deyr Hafir bölgesindeki PKK/YPG&#039;li teröristler, yolunu kaybedip kontrol noktasına giren 11 Suriye askerini alıkoydu.Ayrıca, Suriye ordusu ile PKK/YPG arasında zaman zaman Deyr Hafir kırsalında çatışmalar yaşanıyor. Terör örgütü PKK/YPG, ülkenin güneyindeki Süveyda ilinde çıkan çatışmalar sırasında işgal altında tuttuğu Rakka&#039;dan Deyr Hafir hattına terörist ve silah sevkiyatı yapmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z_5rOxSZ3kmpWSBwPRahLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Terör, örgütü, PKKYPG, Suriye, askerini, alıkoydu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z_5rOxSZ3kmpWSBwPRahLQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="PKK/YPG, 11 Suriye askerini alıkoydu"><p>Suriye ordusuyla terör örgütü PKK/YPG arasındaki çatışmalar sürüyor. PKK/YPG, Halep'te 11 Suriye askerini alıkoydu.</p><p>Suriye güvenlik kaynaklarının verdiği bilgiye göre Suriye'nin kuzeyindeki Halep'in Münbiç ilçesinin güneyinde yer alan Deyr Hafir bölgesindeki PKK/YPG'li teröristler, yolunu kaybedip kontrol noktasına giren 11 Suriye askerini alıkoydu.</p><p>Ayrıca, Suriye ordusu ile PKK/YPG arasında zaman zaman Deyr Hafir kırsalında çatışmalar yaşanıyor. </p><p>Terör örgütü PKK/YPG, ülkenin güneyindeki Süveyda ilinde çıkan çatışmalar sırasında işgal altında tuttuğu Rakka'dan Deyr Hafir hattına terörist ve silah sevkiyatı yapmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenski geri adım attı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/zelenski-geri-adim-atti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/zelenski-geri-adim-atti</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna&#039;da yolsuzluğa karşı mücadele eden kurumların yetkisini kısıtlayan yasa onaylandı, ülke çapında binlerce kişi sokağa çıktı. Zelenski yeni bir yasa tasarısıyla, kurumların bağımsızlığının korunacağını ilan etmek zorunda kaldı.Rusya&#039;yla savaşı devam eden Ukrayna&#039;da yolsuzluk krizi Ukrayna&#039;da Devlet Başkanı Volodomir Zelenski&#039;ye geri adım attırdı.   Yolsuzluğa karşı mücadele eden kurumların yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik yasa tasarısı halkı sokağa döktü.   &quot;Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu&quot; ve &quot;Özel Yolsuzluk Savcılığı&quot; gibi kurumların, parlamentoda söz konusu yasayla başsavcılık bünyesine alınması ve böylelikle bağımsızlıklarının ortadan kaldırılacak olması nedeniyle hem ülke içinden hem de Avrupa Birliği&#039;nden tepkiler çığ gibi büyüdü.  Ukrayna Devlet Başkanı Volodomir Zelenski tepkilere karşı duramadı, geri adım atmak zorunda kaldı.  &quot;ÖZERKLİKLERİ KORUNACAK&quot;  Yeni bir yasa tasarısı hazırlandığını duyuran Zelenski, yeni tasarıyla bu kurumlara yeniden özerklik verileceğini ilan etti.  Ukrayna&#039;da yetkileri kısıtlanan iki kurum, 2014’te dönemin lideri Viktor Yanukoviç&#039;in devrilmesiyle sonuçlanan olayların ardından kurulmuştu.   İki kurum, son dönemde milletvekilleri, bakanlar ve Zelenski’nin eski yardımcılarından birine kadar uzanan çeşitli yolsuzluk suçlamaları yöneltmişti.  Zelenski bu kurumların Rusya&#039;nın güdümünde hareket ettiğini ve buralarda Rus ajanlarının bulunduğunu iddia ediyordu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oFENAgqaZk2_YotE81ImtQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zelenski, geri, adım, attı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oFENAgqaZk2_YotE81ImtQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zelenski geri adım attı"><p>Ukrayna'da yolsuzluğa karşı mücadele eden kurumların yetkisini kısıtlayan yasa onaylandı, ülke çapında binlerce kişi sokağa çıktı. Zelenski yeni bir yasa tasarısıyla, kurumların bağımsızlığının korunacağını ilan etmek zorunda kaldı.</p>Rusya'yla savaşı devam eden Ukrayna'da yolsuzluk krizi Ukrayna'da Devlet Başkanı Volodomir Zelenski'ye geri adım attırdı.   Yolsuzluğa karşı mücadele eden kurumların yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik yasa tasarısı halkı sokağa döktü.   "Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu" ve "Özel Yolsuzluk Savcılığı" gibi kurumların, parlamentoda söz konusu yasayla başsavcılık bünyesine alınması ve böylelikle bağımsızlıklarının ortadan kaldırılacak olması nedeniyle hem ülke içinden hem de Avrupa Birliği'nden tepkiler çığ gibi büyüdü.  Ukrayna Devlet Başkanı Volodomir Zelenski tepkilere karşı duramadı, geri adım atmak zorunda kaldı.  <strong>"ÖZERKLİKLERİ KORUNACAK"</strong>  Yeni bir yasa tasarısı hazırlandığını duyuran Zelenski, yeni tasarıyla bu kurumlara yeniden özerklik verileceğini ilan etti.  Ukrayna'da yetkileri kısıtlanan iki kurum, 2014’te dönemin lideri Viktor Yanukoviç'in devrilmesiyle sonuçlanan olayların ardından kurulmuştu.   İki kurum, son dönemde milletvekilleri, bakanlar ve Zelenski’nin eski yardımcılarından birine kadar uzanan çeşitli yolsuzluk suçlamaları yöneltmişti.  Zelenski bu kurumların Rusya'nın güdümünde hareket ettiğini ve buralarda Rus ajanlarının bulunduğunu iddia ediyordu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump ve Powell canlı yayında atıştı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-ve-powell-canli-yayinda-atisti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-ve-powell-canli-yayinda-atisti</guid>
<description><![CDATA[ Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell arasındaki gerilim sürüyor. İkili, kameraların önünde Fed binasının inşaatının maliyeti nedeniyle tartıştı.ABD Başkan Donald Trump ile ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell kameralar önünde Federal Rezerv binasının milyarlarca dolarlık yenileme maliyeti nedeniyle tartıştı.  Trump son olarak Merkez Bankasını ziyaret etti, Jerome Powell ile görüştü.   Trump ve Powell görüşmenin ardından Federal Rezerv binasının inşaatında kafalarında baretle bir açıklama yaptı.   Bu sırada cebinden bir kağıt çıkaran Başkan Trump &quot;Fed bina inşaatı için 2.7 milyar dolar istiyordu. Şimdi 3.1 milyara çıktı.&quot; diyerek tepki gösterdi.  Powell &quot;Bu rakamdan benim haberim yok&quot; dedi.  Trump &quot;Burada yazıyor&quot; diyerek kağıdı uzattı.  Kağıdı kontrol eden Powell &quot;5 yıl önce biten binanın ücretini de yazmışlar&quot; karşılığını verdi.  Sinirlenen Başkan Trump ise &quot;Olsun bu kompleksin parçası&quot; dedi.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oUdjnZgOh0CfTcSnp5pwXQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Powell, canlı, yayında, atıştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oUdjnZgOh0CfTcSnp5pwXQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump ve Powell canlı yayında atıştı"><p>Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell arasındaki gerilim sürüyor. İkili, kameraların önünde Fed binasının inşaatının maliyeti nedeniyle tartıştı.</p><p>ABD Başkan Donald Trump ile ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell kameralar önünde Federal Rezerv binasının milyarlarca dolarlık yenileme maliyeti nedeniyle tartıştı.  Trump son olarak Merkez Bankasını ziyaret etti, Jerome Powell ile görüştü.   Trump ve Powell görüşmenin ardından Federal Rezerv binasının inşaatında kafalarında baretle bir açıklama yaptı.   Bu sırada cebinden bir kağıt çıkaran Başkan Trump "Fed bina inşaatı için 2.7 milyar dolar istiyordu. Şimdi 3.1 milyara çıktı." diyerek tepki gösterdi.  </p><p>Powell "Bu rakamdan benim haberim yok" dedi.  </p><p>Trump "Burada yazıyor" diyerek kağıdı uzattı.  </p><p>Kağıdı kontrol eden Powell "5 yıl önce biten binanın ücretini de yazmışlar" karşılığını verdi.  </p><p>Sinirlenen Başkan Trump ise "Olsun bu kompleksin parçası" dedi.  </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YKbe1otCAUCBFLW32vIn4Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mora Yarımadası&amp;apos;nda 12 bin dönüm orman kül oldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/mora-yarimadasinda-12-bin-doenum-orman-kul-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/mora-yarimadasinda-12-bin-doenum-orman-kul-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;ın Mora Yarımadası&#039;nda çıkan Mora Yarımadası&#039;nda çam ağaçlarıyla 12 bin dönüm bakir orman kül oldu.Aşırı sıcak havanın etsikisini sürdürdüğü Avrupa orman yangınlarıyla boğuşuyor.Yunanistan&#039;ın Mora Yarımadası&#039;nda 22 Temmuz&#039;da çıkan orman yangınında yaklaşık 12 bin dönüm çam ormanının yandığı açıklandı. &quot;in.gr1&quot; haber portalına konuşan Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Yunanistan yetkilisi Nikos Yeorgiadis, Mora Yarımadası&#039;nda Korinthias iline bağlı Feneo bölgesindeki yangını &quot;Bu yaz yaşanan en yıkıcı yangın&quot; olarak tanımladı. EVLER, TARIM ALANLARI KÜL OLDU Bakir çam ormanının yandığını belirten Yeorgiadis, bu yangının ülke doğası için önemli bir kayıp olduğunu belirtti.Yunanistan Meteoroloji Dairesinin uydu ölçümlerine dayandırdığı verilerine göre, bölgede yaklaşık 12 bin dönümlük bakir çam ormanı kül oldu.Alevler, 25 ev ve bölgedeki tarım alanlarında zarara yol açtı.RİSK DEVAM EDİYORSivil Savunma Genel Sekreterliği, ülkede hafta boyunca devam eden çöl sıcakları nedeniyle, yangın riskinin yüksek olduğunu kaydederek, yangına neden olabilecek faaliyetlerden kaçınılmasını istedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LN0I4i8luEqtRMRK51nY8g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mora, Yarımadasında, bin, dönüm, orman, kül, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LN0I4i8luEqtRMRK51nY8g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Mora'da 12 bin dönüm orman kül oldu"><p>Yunanistan'ın Mora Yarımadası'nda çıkan Mora Yarımadası'nda çam ağaçlarıyla 12 bin dönüm bakir orman kül oldu.</p><p>Aşırı sıcak havanın etsikisini sürdürdüğü Avrupa orman yangınlarıyla boğuşuyor.</p><p>Yunanistan'ın Mora Yarımadası'nda 22 Temmuz'da çıkan orman yangınında yaklaşık 12 bin dönüm çam ormanının yandığı açıklandı. </p><p>"in.gr1" haber portalına konuşan Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Yunanistan yetkilisi Nikos Yeorgiadis, Mora Yarımadası'nda Korinthias iline bağlı Feneo bölgesindeki yangını "Bu yaz yaşanan en yıkıcı yangın" olarak tanımladı. </p><p><strong>EVLER, TARIM ALANLARI KÜL OLDU</strong> </p><p>Bakir çam ormanının yandığını belirten Yeorgiadis, bu yangının ülke doğası için önemli bir kayıp olduğunu belirtti.</p><p>Yunanistan Meteoroloji Dairesinin uydu ölçümlerine dayandırdığı verilerine göre, bölgede yaklaşık 12 bin dönümlük bakir çam ormanı kül oldu.</p><p>Alevler, 25 ev ve bölgedeki tarım alanlarında zarara yol açtı.</p><p><strong>RİSK DEVAM EDİYOR</strong></p><p>Sivil Savunma Genel Sekreterliği, ülkede hafta boyunca devam eden çöl sıcakları nedeniyle, yangın riskinin yüksek olduğunu kaydederek, yangına neden olabilecek faaliyetlerden kaçınılmasını istedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2 belirtiyi ciddiye almadı: 31 yaşında bağırsak kanseri oldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/2-belirtiyi-ciddiye-almadi-31-yasinda-bagirsak-kanseri-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/2-belirtiyi-ciddiye-almadi-31-yasinda-bagirsak-kanseri-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Henüz 31 yaşında bağırsak kanseri teşhisi konulan üç çocuk babası Chris Kirt, hastalığın fark edilmeyen erken belirtilerine karşıuyardı. Genç yaşına ve sağlıklı yaşamına rağmen kanserle yüzleşmek zorunda kalan Kirt’in yaşadıkları, bağırsak kanserine dair bilinenleri sorgulatıyor.İngiltere&#039;de yaşayan Chris Kirt, 2024 yılı Ağustos ayında düzensiz bağırsak hareketleri ve mide krampları yaşamaya başladı. Ancak bu belirtileri ciddiye almadı ve tıbbi yardım almayı erteledi. Asıl endişe verici durum ise daha sonra ortaya çıktı: Dışkılama sırasında ağrı hissetmeden kan gelmesi.12 bin takipçili TikTok hesabından yaşadıklarını paylaşan Kirt, &quot;Gerçekten beni ürküten şey, dışkılama sırasında hiç acı hissetmememe rağmen kan gelmesiydi. Kalbimde bunun kanser olduğunu biliyordum,&quot; ifadelerini kullandı.Kirt, tanı sürecini şöyle anlattı: &quot;Düzensiz bağırsak hareketleri, kramp, sık tuvalet ihtiyacı gibi tipik semptomlar vardı. Ama beni durduran şey kanamaya rağmen hiç acı olmamasıydı. Bu normal değildi.&quot;NHS’ye göre rektumdan kanama veya dışkıda kan görmek bağırsak kanserinin işareti olabilir ancak bu her zaman ağrıyla birlikte görülmez. Buna karşılık anal fissür gibi daha hafif durumlarda genellikle keskin bir ağrı yaşanır ve kan parlak kırmızı renktedir. Kirt’te ise zamanla açık renkten koyu kırmızıya dönen kanamalar gerçekleşti.Bağırsak kanserinin en yaygın belirtileri arasında rektal kanama, karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, aşırı yorgunluk ve tuvalete gitme alışkanlıklarında değişiklik yer alıyor. Ancak bu belirtiler başka hastalıklarla da karıştırılabildiğinden tanı çoğu zaman gecikebiliyor.Kirt&#039;in kamu sağlığı sistemindeki kolonoskopi randevusu için bekleme süresi uzayınca, özel hastaneye başvurarak süreci hızlandırdı. Kolonoskopi sırasında yaşadıklarını şöyle anlattı:“Sakinleştirici ilaç verilmişti ama ekrana bakabiliyordum. Kalın bağırsağımın yan tarafında büyük, sümüksü bir kitle gördüm. Oda bir anda sessizleşti. Doktorlar konuşmadı. ‘Bu ne? Kanser mi?’ dedim. O an her şey durdu.”Ameliyatla kalın bağırsağının üçte biri alınan Kirt’in durumu şu anda stabil.İngiltere’de her yıl yaklaşık 44.100 kişiye bağırsak kanseri teşhisi konuyor. İngiltere Kanser Araştırmaları Kurumu, bu vakaların yarısından fazlasının önlenebilir olduğunu bildiriyor. Ancak uzmanlar, son yıllarda genç yetişkinler arasında vakaların hızla arttığına dikkat çekiyor.Araştırmalar, bu eğilimin nedenleri arasında modern beslenme alışkanlıklarını, kimyasal maddelere maruz kalmayı ve cep telefonu radyasyonunu gösteriyor. Obezitenin de önemli bir risk faktörü olduğu vurgulanıyor.İngiltere’de obezite, tüm kanser vakalarının yaklaşık %5’inden sorumlu tutuluyor. Bağırsak kanserinde bu oran %11’e kadar çıkıyor. Erkekler bu risk grubunun başında yer alıyor. Araştırmalar, yetişkinlikte alınan her 5 kilogram fazlanın bağırsak kanseri riskini %10 artırdığını ortaya koyuyor.Ancak Kirt gibi sağlıklı ve fit bireylerde de hastalığın görülmesi, başka etkenlerin de rol oynadığına işaret ediyor. Uzmanlar, genç kuşakların önceki nesillere göre daha fazla maruz kaldığı çevresel faktörlerin etkisine dikkat çekiyor. Bunlar arasında mikroplastikler, hava ve gıda kirliliği, gıda katkı maddeleri ve yakın zamanda gündeme gelen E. coli kontaminasyonları da bulunuyor.Chris Kirt’in yaşadıkları, bağırsak kanseriyle ilgili toplumda farkındalık yaratmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Özellikle ağrısız kanama gibi sessiz belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, bu tür şikayetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurmasını öneriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cQUE8zaMqUCYkbQsHJGEiQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>belirtiyi, ciddiye, almadı:, yaşında, bağırsak, kanseri, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cQUE8zaMqUCYkbQsHJGEiQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="2 belirtiyi ciddiye almadı: 31 yaşında bağırsak kanseri oldu"><p>Henüz 31 yaşında bağırsak kanseri teşhisi konulan üç çocuk babası Chris Kirt, hastalığın fark edilmeyen erken belirtilerine karşıuyardı. Genç yaşına ve sağlıklı yaşamına rağmen kanserle yüzleşmek zorunda kalan Kirt’in yaşadıkları, bağırsak kanserine dair bilinenleri sorgulatıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B4zOCW33TE-RyAftBP1ffQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere'de yaşayan Chris Kirt, 2024 yılı Ağustos ayında düzensiz bağırsak hareketleri ve mide krampları yaşamaya başladı. Ancak bu belirtileri ciddiye almadı ve tıbbi yardım almayı erteledi. Asıl endişe verici durum ise daha sonra ortaya çıktı: Dışkılama sırasında ağrı hissetmeden kan gelmesi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rv0VIqD1CEakpUAOzRp2Gw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>12 bin takipçili TikTok hesabından yaşadıklarını paylaşan Kirt, "Gerçekten beni ürküten şey, dışkılama sırasında hiç acı hissetmememe rağmen kan gelmesiydi. Kalbimde bunun kanser olduğunu biliyordum," ifadelerini kullandı.Kirt, tanı sürecini şöyle anlattı: "Düzensiz bağırsak hareketleri, kramp, sık tuvalet ihtiyacı gibi tipik semptomlar vardı. Ama beni durduran şey kanamaya rağmen hiç acı olmamasıydı. Bu normal değildi."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W0NROlBT3UeLw9veLjlvZQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NHS’ye göre rektumdan kanama veya dışkıda kan görmek bağırsak kanserinin işareti olabilir ancak bu her zaman ağrıyla birlikte görülmez. Buna karşılık anal fissür gibi daha hafif durumlarda genellikle keskin bir ağrı yaşanır ve kan parlak kırmızı renktedir. Kirt’te ise zamanla açık renkten koyu kırmızıya dönen kanamalar gerçekleşti.Bağırsak kanserinin en yaygın belirtileri arasında rektal kanama, karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, aşırı yorgunluk ve tuvalete gitme alışkanlıklarında değişiklik yer alıyor. Ancak bu belirtiler başka hastalıklarla da karıştırılabildiğinden tanı çoğu zaman gecikebiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T3rDoRqfZk2rFUPfmvVdcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kirt'in kamu sağlığı sistemindeki kolonoskopi randevusu için bekleme süresi uzayınca, özel hastaneye başvurarak süreci hızlandırdı. Kolonoskopi sırasında yaşadıklarını şöyle anlattı:“Sakinleştirici ilaç verilmişti ama ekrana bakabiliyordum. Kalın bağırsağımın yan tarafında büyük, sümüksü bir kitle gördüm. Oda bir anda sessizleşti. Doktorlar konuşmadı. ‘Bu ne? Kanser mi?’ dedim. O an her şey durdu.”Ameliyatla kalın bağırsağının üçte biri alınan Kirt’in durumu şu anda stabil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_miiQlrJjESBZZCahyrMNw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere’de her yıl yaklaşık 44.100 kişiye bağırsak kanseri teşhisi konuyor. İngiltere Kanser Araştırmaları Kurumu, bu vakaların yarısından fazlasının önlenebilir olduğunu bildiriyor. Ancak uzmanlar, son yıllarda genç yetişkinler arasında vakaların hızla arttığına dikkat çekiyor.Araştırmalar, bu eğilimin nedenleri arasında modern beslenme alışkanlıklarını, kimyasal maddelere maruz kalmayı ve cep telefonu radyasyonunu gösteriyor. Obezitenin de önemli bir risk faktörü olduğu vurgulanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2hB5y8CduUCSi_MUgvCEOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere’de obezite, tüm kanser vakalarının yaklaşık %5’inden sorumlu tutuluyor. Bağırsak kanserinde bu oran %11’e kadar çıkıyor. Erkekler bu risk grubunun başında yer alıyor. Araştırmalar, yetişkinlikte alınan her 5 kilogram fazlanın bağırsak kanseri riskini %10 artırdığını ortaya koyuyor.Ancak Kirt gibi sağlıklı ve fit bireylerde de hastalığın görülmesi, başka etkenlerin de rol oynadığına işaret ediyor. Uzmanlar, genç kuşakların önceki nesillere göre daha fazla maruz kaldığı çevresel faktörlerin etkisine dikkat çekiyor. Bunlar arasında mikroplastikler, hava ve gıda kirliliği, gıda katkı maddeleri ve yakın zamanda gündeme gelen E. coli kontaminasyonları da bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zhu3LAKw70ykXBeF6TFFYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Chris Kirt’in yaşadıkları, bağırsak kanseriyle ilgili toplumda farkındalık yaratmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Özellikle ağrısız kanama gibi sessiz belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, bu tür şikayetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurmasını öneriyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akciğer kanserine yakalandı: Parmakları bu hale geldi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/akciger-kanserine-yakalandi-parmaklari-bu-hale-geldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/akciger-kanserine-yakalandi-parmaklari-bu-hale-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya&#039;da yaşayan 55 yaşındaki bir adamda, agresif türde bir akciğer kanseri, tıp dünyasında son derece nadir görülen bir komplikasyona yol açtı.Metastatik skuamöz hücreli akciğer kanseri tanısı konulan hastanın, parmak ve ayak parmaklarındaki kemikler tümör dokusuyla yer değiştirdi.DailyMail&#039;de yer alan habere göre; Hastaneye başvurmadan altı hafta önce, sağ el orta parmağı ve sağ ayak baş parmağında ağrılı bir şişlik fark eden hasta, parmaklarının anormal şekilde şişip sopa benzeri bir form alması üzerine tıbbi yardım aradı. Doktorlar, etkilenen bölgelerde kızarıklık, hassasiyet ve ülser gelişimi saptarken, ayak parmağı tırnağında belirgin bir renk değişimi görüldü.Yapılan radyolojik incelemelerde, el ve ayak kemiklerinde &#039;yıkıcı litik lezyonlar&#039; olarak adlandırılan doku kayıpları tespit edildi. Boşalan kemik bölgelerinin, kanserli tümörlerle tamamen dolduğu belirlendi. Hastaya, kanserin el ve ayak gibi uç kemiklere yayılması anlamına gelen ve oldukça nadir görülen bir durum olan akrometastaz teşhisi kondu.Tıp literatürüne göre akrometastaz, kemik metastazlarının yalnızca yüzde 0,1’ini oluşturuyor. Bu durum genellikle ileri evre kanserlerde görülüyor ve sıklıkla gut ya da kemik enfeksiyonlarıyla karıştırılabilecek belirtiler veriyor: şişlik, kızarıklık ve ağrı. Özellikle parmak ve ayak parmaklarında az miktarda kemik iliği bulunması ve bu bölgelere kan akışının sınırlı olması, akrometastazların neden bu kadar nadir olduğunu açıklıyor.Akrometastazlar, çoğunlukla erkek hastalarda gözlemleniyor. 2021 yılında yayımlanan bir inceleme, akciğer kanserinin erkeklerde daha sık görülmesinin bu orantısız dağılımda etkili olabileceğini ortaya koydu. Bazı vakalarda ise, bu tür kemik metastazları teşhis edilmemiş akciğer, mide-bağırsak, idrar yolları ve genital sistem kanserlerinin ilk belirtisi olabiliyor.Ne yazık ki, akrometastaz vakaları kötü bir prognozla ilişkilendiriliyor. Teşhis konulan hastaların büyük çoğunluğu, altı ay içinde yaşamını yitiriyor. Uzmanlar bu süreçte, kanserin tedavisinden ziyade semptomların hafifletilmesine odaklanan palyatif yaklaşımlar öneriyor.Avustralyalı hasta için de aynı yöntem izlendi. Doktorlar, kemiğe yayılan tümör kaynaklı ağrıyı hafifletmek amacıyla palyatif radyoterapiye başladı. Ancak üç hafta sonra hasta, kanser hastalarında yaygın ancak ölümcül olabilen, tedaviye dirençli hiperkalsemi nedeniyle yaşamını kaybetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Aowoq5vCDEuIar0GVUr7rQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Akciğer, kanserine, yakalandı:, Parmakları, hale, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Aowoq5vCDEuIar0GVUr7rQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Akciğer kanserine yakalandı: Parmakları bu hale geldi"><p>Avustralya'da yaşayan 55 yaşındaki bir adamda, agresif türde bir akciğer kanseri, tıp dünyasında son derece nadir görülen bir komplikasyona yol açtı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Othfg0_3kEKdTkx_BRAUAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Metastatik skuamöz hücreli akciğer kanseri tanısı konulan hastanın, parmak ve ayak parmaklarındaki kemikler tümör dokusuyla yer değiştirdi.DailyMail'de yer alan habere göre; Hastaneye başvurmadan altı hafta önce, sağ el orta parmağı ve sağ ayak baş parmağında ağrılı bir şişlik fark eden hasta, parmaklarının anormal şekilde şişip sopa benzeri bir form alması üzerine tıbbi yardım aradı. Doktorlar, etkilenen bölgelerde kızarıklık, hassasiyet ve ülser gelişimi saptarken, ayak parmağı tırnağında belirgin bir renk değişimi görüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zP1mOAs7ckyUxBQvWzb6TA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yapılan radyolojik incelemelerde, el ve ayak kemiklerinde 'yıkıcı litik lezyonlar' olarak adlandırılan doku kayıpları tespit edildi. Boşalan kemik bölgelerinin, kanserli tümörlerle tamamen dolduğu belirlendi. Hastaya, kanserin el ve ayak gibi uç kemiklere yayılması anlamına gelen ve oldukça nadir görülen bir durum olan akrometastaz teşhisi kondu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/86HPM4R-8USLpYCl-owXOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tıp literatürüne göre akrometastaz, kemik metastazlarının yalnızca yüzde 0,1’ini oluşturuyor. Bu durum genellikle ileri evre kanserlerde görülüyor ve sıklıkla gut ya da kemik enfeksiyonlarıyla karıştırılabilecek belirtiler veriyor: şişlik, kızarıklık ve ağrı. Özellikle parmak ve ayak parmaklarında az miktarda kemik iliği bulunması ve bu bölgelere kan akışının sınırlı olması, akrometastazların neden bu kadar nadir olduğunu açıklıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_woxmi_naE25tOqw55i1eg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Akrometastazlar, çoğunlukla erkek hastalarda gözlemleniyor. 2021 yılında yayımlanan bir inceleme, akciğer kanserinin erkeklerde daha sık görülmesinin bu orantısız dağılımda etkili olabileceğini ortaya koydu. Bazı vakalarda ise, bu tür kemik metastazları teşhis edilmemiş akciğer, mide-bağırsak, idrar yolları ve genital sistem kanserlerinin ilk belirtisi olabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6y9xOECdIECMVd14fn4GvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ne yazık ki, akrometastaz vakaları kötü bir prognozla ilişkilendiriliyor. Teşhis konulan hastaların büyük çoğunluğu, altı ay içinde yaşamını yitiriyor. Uzmanlar bu süreçte, kanserin tedavisinden ziyade semptomların hafifletilmesine odaklanan palyatif yaklaşımlar öneriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qxM_AyLVFEWuUqag2SGdKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Avustralyalı hasta için de aynı yöntem izlendi. Doktorlar, kemiğe yayılan tümör kaynaklı ağrıyı hafifletmek amacıyla palyatif radyoterapiye başladı. Ancak üç hafta sonra hasta, kanser hastalarında yaygın ancak ölümcül olabilen, tedaviye dirençli hiperkalsemi nedeniyle yaşamını kaybetti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nöroloji uzmanı açıkladı: Kedi tırmığı hayatınızı etkileyebilir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/noeroloji-uzmani-acikladi-kedi-tirmigi-hayatinizi-etkileyebilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/noeroloji-uzmani-acikladi-kedi-tirmigi-hayatinizi-etkileyebilir</guid>
<description><![CDATA[ Michigan Üniversitesi’nden Nörolog Dr. Baibing Chen, genç bir hastasının yürüme yetisini kaybetmesinin ardından, kedi tırmığı hastalığına karşı toplumun bilinçlenmesi gerektiğini vurguladı.Sosyal medya platformu TikTok’ta 124 binden fazla izlenen videosunda Dr. Chen, “Bir kedi tarafından çizildikten, ısırıldıktan ya da yalandıktan sonra olağandışı semptomlar gelişirse mutlaka doktora başvurulmalı” çağrısında bulundu.DailyMail&#039;de yer alan habere göre; Chen, bir hastasında ani gelişen kafa karışıklığı, şiddetli baş ağrısı ve yürüme bozukluğu gibi nörolojik belirtiler gözlemlediğini belirtti. Genç kızda ayrıca aşırı yorgunluk, koordinasyon kaybı ve görme problemleri de mevcuttu. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, kızın bir gözünde optik sinir ve retina iltihabına bağlı görme kaybı olduğu tespit edildi.Başlangıçta felç, menenjit ve otoimmün rahatsızlıklar gibi olasılıklar elense de, doktorlar kızın kolundaki çizikleri fark edince asıl sebep ortaya çıktı: Yakın zamanda sahiplenilen bir yavru kedi. Bu detay, &quot;kedi tırmığı hastalığı&quot; olarak bilinen Bartonella henselae enfeksiyonunun teşhisinde belirleyici oldu.ÇOCUKLAR DAHA SAVUNMASIZKedi tırmığı hastalığı genellikle yavru kedilerin tırmalaması sonucu ortaya çıkıyor. Pire dışkısıyla kontamine olmuş pençeler aracılığıyla bakteri insanlara geçebiliyor. Enfekte kediler ayrıca bir insanın açık yarasını yalayarak da hastalığı bulaştırabiliyor.Uzmanlara göre hastalık en çok 15 yaş altı çocukları etkiliyor. Bunun başlıca nedeni, çocukların evcil hayvanlarla temas sonrası ellerini yıkama alışkanlıklarının zayıf olması.İngiltere&#039;de yaklaşık 12,5 milyon evcil kedi bulunuyor ve hanelerin yaklaşık %30&#039;unda en az bir kedi yaşıyor. ABD’de ise bu oran %37. Ülkede toplam 73,8 milyon kedi olduğu tahmin ediliyor.Dr. Chen, “Vakaların çoğunda hastalık hafif seyrediyor ve ateş, yorgunluk, şişmiş lenf düğümleri gibi belirtilerle sınırlı kalıyor. Ancak nadiren de olsa sinir sistemini, gözleri ve hatta iç organları etkileyebiliyor,” uyarısında bulundu. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne (CDC) göre, bazı durumlarda enfeksiyon karaciğer, dalak, beyin, kemikler ve kalp kapakçıklarında da ciddi hasara yol açabiliyor.Dr. Chen, çoğu çizik ve ısırığın ciddi sonuçlar doğurmadığını ancak tetikte olunması gerektiğini söylüyor: “Yaraları hemen temizlemek, ateş, şişlik, sivilce gibi belirtileri gözlemlemek çok önemli.” Özellikle bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler kanser hastaları, yaşlılar ya da HIV taşıyıcıları daha yüksek risk altında.Ancak bu, evcil kedilerden uzak durulması gerektiği anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre kedileri evde tutmak ve özellikle sokak kedileriyle temastan kaçınmak enfeksiyon riskini azaltmak için etkili önlemler arasında.Dr. Chen, &quot;Bu vaka, oyun amaçlı bir tırmalamanın bile bazı bireylerde ciddi sonuçlara neden olabileceğini gösteriyor,&quot; diyerek şu hatırlatmada bulundu: “Çizik, ısırık veya yalama sonrasında devam eden baş ağrısı, kafa karışıklığı ya da görme değişiklikleri gibi belirtiler yaşanıyorsa mutlaka doktora detaylı bilgi verilmeli.”Dr. Chen’in uyarısı, geçtiğimiz haziran ayında Fas&#039;ta tatildeyken kuduz virüsüne yakalanan bir İngiliz kadının hayatını kaybetmesinin ardından gündeme geldi. 59 yaşındaki Yvonne Ford’un hastalığı, sokak köpeğiyle teması sonucu kaptığı açıklandı.İngiltere’de 2000 yılından bu yana yurtdışından kaynaklanan hayvan temelli kuduz vakalarının sayısı 10’dan az. Yetkililer, kuduzun insanlar arasında bulaştığına dair bir kanıt olmadığını ve geniş halk için riskin düşük olduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rpBTXDF_dUWV9-AKbKJH3g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 08:45:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nöroloji, uzmanı, açıkladı:, Kedi, tırmığı, hayatınızı, etkileyebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rpBTXDF_dUWV9-AKbKJH3g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nöroloji uzmanı açıkladı: Kedi tırmığı hayatınızı etkileyebilir"><p>Michigan Üniversitesi’nden Nörolog Dr. Baibing Chen, genç bir hastasının yürüme yetisini kaybetmesinin ardından, kedi tırmığı hastalığına karşı toplumun bilinçlenmesi gerektiğini vurguladı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E4tOkwYWvUqlgoXM2lXtOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medya platformu TikTok’ta 124 binden fazla izlenen videosunda Dr. Chen, “Bir kedi tarafından çizildikten, ısırıldıktan ya da yalandıktan sonra olağandışı semptomlar gelişirse mutlaka doktora başvurulmalı” çağrısında bulundu.DailyMail'de yer alan habere göre; Chen, bir hastasında ani gelişen kafa karışıklığı, şiddetli baş ağrısı ve yürüme bozukluğu gibi nörolojik belirtiler gözlemlediğini belirtti. Genç kızda ayrıca aşırı yorgunluk, koordinasyon kaybı ve görme problemleri de mevcuttu. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, kızın bir gözünde optik sinir ve retina iltihabına bağlı görme kaybı olduğu tespit edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GPf_HEL7sk6cRbdLsIRGzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başlangıçta felç, menenjit ve otoimmün rahatsızlıklar gibi olasılıklar elense de, doktorlar kızın kolundaki çizikleri fark edince asıl sebep ortaya çıktı: Yakın zamanda sahiplenilen bir yavru kedi. Bu detay, "kedi tırmığı hastalığı" olarak bilinen Bartonella henselae enfeksiyonunun teşhisinde belirleyici oldu.ÇOCUKLAR DAHA SAVUNMASIZKedi tırmığı hastalığı genellikle yavru kedilerin tırmalaması sonucu ortaya çıkıyor. Pire dışkısıyla kontamine olmuş pençeler aracılığıyla bakteri insanlara geçebiliyor. Enfekte kediler ayrıca bir insanın açık yarasını yalayarak da hastalığı bulaştırabiliyor.Uzmanlara göre hastalık en çok 15 yaş altı çocukları etkiliyor. Bunun başlıca nedeni, çocukların evcil hayvanlarla temas sonrası ellerini yıkama alışkanlıklarının zayıf olması.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jxF5cShlck6wWoVduYNB3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere'de yaklaşık 12,5 milyon evcil kedi bulunuyor ve hanelerin yaklaşık %30'unda en az bir kedi yaşıyor. ABD’de ise bu oran %37. Ülkede toplam 73,8 milyon kedi olduğu tahmin ediliyor.Dr. Chen, “Vakaların çoğunda hastalık hafif seyrediyor ve ateş, yorgunluk, şişmiş lenf düğümleri gibi belirtilerle sınırlı kalıyor. Ancak nadiren de olsa sinir sistemini, gözleri ve hatta iç organları etkileyebiliyor,” uyarısında bulundu. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne (CDC) göre, bazı durumlarda enfeksiyon karaciğer, dalak, beyin, kemikler ve kalp kapakçıklarında da ciddi hasara yol açabiliyor.Dr. Chen, çoğu çizik ve ısırığın ciddi sonuçlar doğurmadığını ancak tetikte olunması gerektiğini söylüyor: “Yaraları hemen temizlemek, ateş, şişlik, sivilce gibi belirtileri gözlemlemek çok önemli.” Özellikle bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler kanser hastaları, yaşlılar ya da HIV taşıyıcıları daha yüksek risk altında.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/15lyP9VSxkucYzi1gLtJww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak bu, evcil kedilerden uzak durulması gerektiği anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre kedileri evde tutmak ve özellikle sokak kedileriyle temastan kaçınmak enfeksiyon riskini azaltmak için etkili önlemler arasında.Dr. Chen, "Bu vaka, oyun amaçlı bir tırmalamanın bile bazı bireylerde ciddi sonuçlara neden olabileceğini gösteriyor," diyerek şu hatırlatmada bulundu: “Çizik, ısırık veya yalama sonrasında devam eden baş ağrısı, kafa karışıklığı ya da görme değişiklikleri gibi belirtiler yaşanıyorsa mutlaka doktora detaylı bilgi verilmeli.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nJi0dEIeb0eanGTwJg2RVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Chen’in uyarısı, geçtiğimiz haziran ayında Fas'ta tatildeyken kuduz virüsüne yakalanan bir İngiliz kadının hayatını kaybetmesinin ardından gündeme geldi. 59 yaşındaki Yvonne Ford’un hastalığı, sokak köpeğiyle teması sonucu kaptığı açıklandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rrjHgoZjsU6IRdf3GG8TBw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere’de 2000 yılından bu yana yurtdışından kaynaklanan hayvan temelli kuduz vakalarının sayısı 10’dan az. Yetkililer, kuduzun insanlar arasında bulaştığına dair bir kanıt olmadığını ve geniş halk için riskin düşük olduğunu belirtiyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eğitim ve Rehabilitasyon Dünyasında Öncü Bir İsim: Kenan Sarı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/egitim-ve-rehabilitasyon-dunyasinda-oncu-bir-isim-kenan-sari</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/egitim-ve-rehabilitasyon-dunyasinda-oncu-bir-isim-kenan-sari</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası alanda yürüttüğü çalışmalarla adından sıkça söz ettiren Kenan Sarı, sadece eğitim kurumları kurmakla kalmadı; binlerce kişinin hayatına yön verdi, sayısız başarı hikâyesine ilham oldu. Büyük Avrasya Birliği’nin Genel Başkanı olan Sarı, aynı zamanda Uluslararası Meslek Enstitüsü (UMENS) ve Uluslararası Refleksoloji Enstitüsü’nün (URENS) kurucusu olarak, sağlık ve mesleki gelişim alanlarında çığır açan projelere imza atıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://starmedyahaber.com.tr/uploads/images/202505/image_870x580_68244e6351d85.jpg" length="67323" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 14 May 2025 11:04:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>kenan sarı umens</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="669" data-end="695" class=""><strong data-start="673" data-end="695">Kenan Sarı Kimdir?</strong></h3>
<p data-start="697" data-end="1171" class="">Eğitimci, girişimci ve danışman kimliğiyle tanınan <a href="https://starmedyahaber.com.tr/admin/kenansarı.com.tr" target="_blank" rel="noopener">Kenan Sarı</a>, Türkiye’nin ve Avrasya coğrafyasının önemli vizyoner liderlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kurucusu olduğu iki büyük eğitim markası – <strong data-start="898" data-end="939">UMENS (Uluslararası Meslek Enstitüsü)</strong> ve<a href="https://starmedyahaber.com.tr/admin/urens.com.tr" target="_blank" rel="noopener"> <strong data-start="943" data-end="990">URENS (Uluslararası Refleksoloji Enstitüsü)</strong> </a>– her yıl binlerce öğrenciyi meslek sahibi yapıyor. Kurumlar, hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda geçerli belgelerle eğitim sunarak mezunlarını profesyonel yaşama hazırlıyor.</p>
<hr data-start="1173" data-end="1176" class="">
<h3 data-start="1178" data-end="1209" class=""><strong data-start="1182" data-end="1209">Binlerce Hayata Dokundu</strong></h3>
<p data-start="1211" data-end="1653" class="">Refleksoloji, bütüncül sağlık ve rehabilitasyon alanındaki katkıları ile tanınan Sarı, yıllar içinde sadece kurumlar değil, hayatlar da inşa etti. Rehabilitasyon çalışmaları ve alternatif sağlık eğitimleri sayesinde birçok bireyin yaşam kalitesini artırdı. Danışanları ve öğrencileri tarafından “hayata dokunan adam” olarak anılan Sarı, bilimsel temellere dayalı refleksoloji ve bütüncül sağlık yaklaşımlarıyla sektörde saygın bir yer edindi.</p>
<hr data-start="1655" data-end="1658" class="">
<h3 data-start="1660" data-end="1710" class=""><strong data-start="1664" data-end="1710">Eğitimde Kalite ve Ulaşılabilirlik Vizyonu</strong></h3>
<p data-start="1712" data-end="2016" class=""><a href="https://starmedyahaber.com.tr/admin/kenansarı.com.tr" target="_blank" rel="noopener">Kenan Sarı</a>’nın kurucusu olduğu <strong data-start="1743" data-end="1761">UMENS ve URENS</strong>, yalnızca eğitim vermekle kalmayıp, danışmanlık, kariyer yönlendirme ve etik mesleki bilinç kazandırma konusunda da fark yaratıyor. Bu kurumlar, online ve yüz yüze programlarla Türkiye'nin dört bir yanından ve yurt dışından binlerce katılımcıya ulaşıyor.</p>
<hr data-start="2018" data-end="2021" class="">
<h3 data-start="2023" data-end="2073" class=""><strong data-start="2027" data-end="2073">Marka Kuruculuğu ve Danışmanlık Başarıları</strong></h3>
<p data-start="2075" data-end="2422" class="">Sarı’nın başarıları yalnızca eğitimle sınırlı değil. İş dünyasında da aktif bir danışman olarak görev alan Kenan Sarı, birçok markanın ve girişimin kuruluş aşamasında kritik roller üstlendi. Gerek kurumsal yapılandırma, gerek marka geliştirme konularında sağladığı profesyonel danışmanlık hizmetleriyle girişimcilik ekosistemine de katkı sağlıyor.</p>
<hr data-start="2424" data-end="2427" class="">
<h3 data-start="2429" data-end="2458" class=""><strong data-start="2433" data-end="2458">Büyük Avrasya Vizyonu</strong></h3>
<p data-start="2460" data-end="2859" class="">Kenan Sarı’nın yürüttüğü çalışmalardan biri de <strong data-start="2507" data-end="2532">Büyük Avrasya Birliği</strong>. Genel başkanlık görevini üstlendiği bu oluşum, bölgesel dayanışmayı, kültürel etkileşimi ve uluslararası iş birliklerini teşvik etmeyi hedefliyor. Eğitimden sağlığa, diplomatik ilişkilerden sivil toplum faaliyetlerine kadar geniş bir alanda etki oluşturan Sarı, Avrasya coğrafyasında çok uluslu bir vizyonun öncüsü konumunda.</p>
<hr data-start="2861" data-end="2864" class="">
<h3 data-start="2866" data-end="2903" class=""><strong data-start="2870" data-end="2903">Yeni Nesil İçin İlham Kaynağı</strong></h3>
<p data-start="2905" data-end="3182" class="">Kenan Sarı’nın çok yönlü kariyeri, genç girişimciler ve sağlık sektörü profesyonelleri için ilham verici bir örnek teşkil ediyor. Eğitimde niteliğe, sağlıkta bütüncül yaklaşıma, liderlikte vizyona önem veren Sarı, bugüne kadar attığı her adımda toplumsal faydayı merkeze koydu.</p>
<hr data-start="3184" data-end="3187" class="">
<p data-start="3189" data-end="3360" class=""><strong data-start="3189" data-end="3360">Gerek kurumlarıyla gerek fikirleriyle binlerce kişiye dokunan Kenan Sarı, önümüzdeki dönemde de eğitim ve sağlık dünyasında etkisini artırarak sürdürmeye hazırlanıyor.</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kenan Sarı’nın Küresel Yolculuğu: Türk Dünyasını Buluşturan Stratejik Zekâ</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kenan-sarinin-kuresel-yolculugu-turk-dunyasini-bulusturan-stratejik-zeka</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kenan-sarinin-kuresel-yolculugu-turk-dunyasini-bulusturan-stratejik-zeka</guid>
<description><![CDATA[ Değişen dünya dengelerinde güçlü bir lider olarak öne çıkan Kenan Sarı, yalnızca Türkiye&#039;de değil, Avrasya coğrafyasının tamamında etkili projeleriyle dikkat çekiyor. Eğitimde fırsat eşitliği, uluslararası işbirlikleri ve bölgesel kalkınma vizyonuyla adından söz ettiren Sarı, kurucusu olduğu Uluslararası Meslek Enstitüsü ve liderliğini yürüttüğü Büyük Avrasya Birliği ile küresel düzeyde ilham veren bir başarı hikayesi yazıyor. Peki, Kenan Sarı’yı bu kadar özel kılan ne? İşte vizyoner liderliğin perde arkası... ]]></description>
<enclosure url="http://starmedyahaber.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_67f62a4bdbeff.jpg" length="87236" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 21 Apr 2025 12:32:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>kenan sarı umens</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="638" data-end="725" class=""><strong data-start="657" data-end="725">Kenan Sarı: Vizyoner Liderliğin ve Uluslararası Başarının Mimarı</strong></p>
<p data-start="727" data-end="1028" class="">Günümüz dünyasında değişen dengeler, güçlü liderlik, küresel vizyon ve sürdürülebilir organizasyonlar gerektiriyor. İşte bu noktada Kenan Sarı ismi, Türkiye’de ve Türk Dünyası’nda çok sayıda girişime ilham kaynağı olan, disiplinli ve stratejik düşünceyle hareket eden öncü bir isim olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="1030" data-end="1066" class=""><strong data-start="1030" data-end="1066">Büyük Avrasya Birliği'nin Mimarı</strong></p>
<p data-start="1068" data-end="1575" class="">Kenan Sarı, sadece bir lider değil; aynı zamanda uluslararası ilişkilerde derinlemesine bilgiye sahip, vizyoner bir teşkilatçı olarak tanınıyor. Büyük Avrasya Birliği’nin Genel Başkanı olarak, Avrasya coğrafyasını kapsayan ülkeler arasında ekonomik, kültürel ve sosyal işbirliğini güçlendirme hedefiyle çalışmalar yürütüyor. Sarı’nın öncülüğünde, Birlik; barış, kalkınma ve ortak değerler etrafında güçlü bir dayanışma ağı oluşturmayı başarmış ve uluslararası arenada Türk Dünyası’nın sesi haline gelmiştir.</p>
<p data-start="1577" data-end="1635" class=""><strong data-start="1577" data-end="1635">Uluslararası Meslek Enstitüsü’nün Kurucu Genel Başkanı</strong></p>
<p data-start="1637" data-end="2073" class="">Kenan Sarı’nın en önemli projelerinden biri ise Uluslararası Meslek Enstitüsü (UMENS). Eğitimde fırsat eşitliği, mesleki yeterlilik ve belgelendirme sistemlerini küresel standartlara uygun hale getiren UMENS, Sarı’nın liderliğinde büyük bir atılım göstermiştir. Türkiye’de ve yurtdışında binlerce gencin meslek sahibi olmasına öncülük eden bu vizyoner yapı, Sarı’nın “geleceği meslek sahibi nesiller inşa eder” anlayışının bir eseridir.</p>
<p data-start="2075" data-end="2225" class="">UMENS, MEB onaylı eğitimleriyle istihdama doğrudan katkı sağlarken, girişimcilik ruhunu ve nitelikli işgücünü teşvik eden bir ekosistem inşa etmiştir.</p>
<p data-start="2227" data-end="2279" class=""><strong data-start="2227" data-end="2279">Uluslararası İşbirlikleri ve Danışmanlık Vizyonu</strong></p>
<p data-start="2281" data-end="2641" class="">Kenan Sarı, eğitim dünyasındaki başarılarının yanı sıra hukuk, finans, yönetim danışmanlığı ve network sistemleri üzerine uluslararası çapta projelere imza atmıştır. Çok sayıda uluslararası firma ve kurumun gelişim stratejilerinde rol almış, farklı sektörlerdeki yatırımlara danışmanlık yaparak global ekonomide Türk girişimciliğinin bilinirliğini artırmıştır.</p>
<p data-start="2643" data-end="2679" class=""><strong data-start="2643" data-end="2679">Sonuç: Bir Liderden Daha Fazlası</strong></p>
<p data-start="2681" data-end="3145" class="">Kenan Sarı, sadece bir başkan değil; aynı zamanda bilgiye, vizyona ve insani değerlere yatırım yapan bir gelecek mimarıdır. Onun liderliğinde yürütülen her proje, sürdürülebilir kalkınma, eğitimde fırsat eşitliği ve uluslararası işbirliklerinin başarıya ulaşmasının somut bir örneğidir. Büyük Avrasya Birliği ve Uluslararası Meslek Enstitüsü gibi projeler, Sarı’nın ülkesine ve Türk Dünyası'na olan bağlılığının ve vizyoner bakış açısının en güçlü göstergeleridir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tavşan Adası’nda tavşanlara kötü muameleye hapis cezası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tavsan-adasinda-tavsanlara-koetu-muameleye-hapis-cezasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tavsan-adasinda-tavsanlara-koetu-muameleye-hapis-cezasi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya’da “Tavşan Adası” olarak bilinen adada yedi tavşanı darp ederek öldürdüğü ya da yaralandığı tespit edilen sanığa ertelemeli hapis cezası verildi.Japonya’da “Tavşan Adası” olarak da bilinen Okuno Adası’nda yedi tavşanı öldürdüğü ya da yaraladığı tespit edilen bir sanığa 3 yıl ertelemeli 1 yıl hapis cezası verildi.   Kyodo haber ajansının haberine göre, Japonya’nın batısındaki adada yedi tavşanı öldürmek ya da yaralamak ile suçlanan 25 yaşındaki Riku Hotta’nın karar duruşması bugün görüldü. Hiroşima Bölge Mahkemesi, kararında, sanığın tavşanlara tekme atarak ya da ağızlarına makas sokarak kötü muamelede bulunma suçunu sabit gördü.   Mahkeme Hakimi Wataru Shimazaki, söz konusu eylemi “kötü niyetli” sözleriyle tarif ederek kınadı, sanığın suçlamaları kabul ettiğini ve eylemi üzerine düşündüğünü belirtti.   Hotta, ocak ayında hayvanlara kötü muamele iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Hotte’nin bunun öncesinde bir tavşana tekme attığı görülmüş, tavşan sonrasında hayatını kaybetmişti. Okuno Adası’nda yaklaşık 500 adet yarı yabani tavşan yaşıyor. Japonya Çevre Bakanlığı, yaşanan son olayın ardından adaya ek güvenlik kameraları yerleştirmeyi değerlendiriyor.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RoLxzYEssEuqs6KGpqSRHA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tavşan, Adası’nda, tavşanlara, kötü, muameleye, hapis, cezası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RoLxzYEssEuqs6KGpqSRHA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tavşanlara kötü muameleye hapis"><p>Japonya’da “Tavşan Adası” olarak bilinen adada yedi tavşanı darp ederek öldürdüğü ya da yaralandığı tespit edilen sanığa ertelemeli hapis cezası verildi.</p><p>Japonya’da “Tavşan Adası” olarak da bilinen Okuno Adası’nda yedi tavşanı öldürdüğü ya da yaraladığı tespit edilen bir sanığa 3 yıl ertelemeli 1 yıl hapis cezası verildi.   Kyodo haber ajansının haberine göre, Japonya’nın batısındaki adada yedi tavşanı öldürmek ya da yaralamak ile suçlanan 25 yaşındaki Riku Hotta’nın karar duruşması bugün görüldü. Hiroşima Bölge Mahkemesi, kararında, sanığın tavşanlara tekme atarak ya da ağızlarına makas sokarak kötü muamelede bulunma suçunu sabit gördü.   Mahkeme Hakimi Wataru Shimazaki, söz konusu eylemi “kötü niyetli” sözleriyle tarif ederek kınadı, sanığın suçlamaları kabul ettiğini ve eylemi üzerine düşündüğünü belirtti.   Hotta, ocak ayında hayvanlara kötü muamele iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Hotte’nin bunun öncesinde bir tavşana tekme attığı görülmüş, tavşan sonrasında hayatını kaybetmişti. </p><p>Okuno Adası’nda yaklaşık 500 adet yarı yabani tavşan yaşıyor. Japonya Çevre Bakanlığı, yaşanan son olayın ardından adaya ek güvenlik kameraları yerleştirmeyi değerlendiriyor.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan &amp;quot;Türkiye&amp;apos;ye ayak uydurmak için&amp;quot; Fransa&amp;apos;dan gemisavar füzesi alıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistan-turkiyeye-ayak-uydurmak-icin-fransadan-gemisavar-fuzesi-aliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistan-turkiyeye-ayak-uydurmak-icin-fransadan-gemisavar-fuzesi-aliyor</guid>
<description><![CDATA[ Atina&#039;da imzalanan anlaşma ile Yunanistan Fransa&#039;dan 16 gemisavar füzesi alacak. Reuters&#039;a göre Yunanistan, komşusu Türkiye&#039;ye &quot;ayak uydurmak için&quot; silahlı kuvvetlerini modernize ediyor.Yunanistan, Fransa&#039;dan 16 adet Exocet MM-40 Block 3C gemisavar füzesi almak için Paris hükümeti ile anlaşmaya vardı. Anlaşma, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Atina&#039;yı ziyaret eden Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Sebastien Lecornu tarafından imzalandı. Lecorny, bu sabah Yunanistan Milli Savunma Bakanlığı&#039;nı ziyaret etti. Askerler tarafından törenle karşılanan Fransız bakan, Yunan mevkidaşı Dendias&#039;la özel bir görüşme gerçekleştirdi.Yunanistan&#039;ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini, Fransa Savunma Bakan&#039;nın ziyaretinin sadece ikili alanla sınırlı olmayan, aynı zamanda iki ülkenin Avrupa çerçevesinde izlediği daha geniş stratejik yönelime de uzanan geniş yelpazedeki konuların görüşüleceği bir zamana denk geldiğini yazdı.Fransa ile 2021 yılında imzalanan savunma anlaşması kapsamında Yunanistan 3 Fransız fırkateyni ve 24 adet Dassault yapımı Rafale savaş uçağı almayı kabul etmişti.  2036&#039;ya kadar sürecek 25 milyar euro&#039;luk anlaşma kapsamında Yunanistan, Fransa&#039;dan 4&#039;üncü Belharra fırkateynini ve seyir füzeleri alacağını bildirdi. Reuters haber ajansında göre Yunanistan &quot;Türkiye&#039;ye ayak uydurmak için&quot; silahlı kuvvetlerini modernize ediyor.FÜZELERİN ÖZELLİKLERİKahtimeri&#039;nin bildirdiğine göre Exocet Block 3&#039;ün menzili 200 kilometreye kadar çıkarken, Block 2&#039;nin menzili ise sadece 70 kilometre. Ayrıca, Block 3&#039;ler deniz tesisleri veya stratejik altyapı gibi kıyı hedeflerini vurabilir; bu da eski Exocet&#039;lerin sahip olmadığı bir yetenek.   MM-40 Blok 3C ise daha gelişmiş, elektronik parazit sistemlerine karşı daha dayanıklı ve daha modern hedef tespit sistemi kullanıyor.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CM-nZTLOpUeCKqbEbQuRNA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistan, Türkiyeye, ayak, uydurmak, için, Fransadan, gemisavar, füzesi, alıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CM-nZTLOpUeCKqbEbQuRNA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Atina, Fransa'dan gemisavar alıyor"><p>Atina'da imzalanan anlaşma ile Yunanistan Fransa'dan 16 gemisavar füzesi alacak. Reuters'a göre Yunanistan, komşusu Türkiye'ye "ayak uydurmak için" silahlı kuvvetlerini modernize ediyor.</p><p>Yunanistan, Fransa'dan 16 adet Exocet MM-40 Block 3C gemisavar füzesi almak için Paris hükümeti ile anlaşmaya vardı. </p><p>Anlaşma, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Atina'yı ziyaret eden Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Sebastien Lecornu tarafından imzalandı. </p><p>Lecorny, bu sabah Yunanistan Milli Savunma Bakanlığı'nı ziyaret etti. Askerler tarafından törenle karşılanan Fransız bakan, Yunan mevkidaşı Dendias'la özel bir görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini, Fransa Savunma Bakan'nın ziyaretinin sadece ikili alanla sınırlı olmayan, aynı zamanda iki ülkenin Avrupa çerçevesinde izlediği daha geniş stratejik yönelime de uzanan geniş yelpazedeki konuların görüşüleceği bir zamana denk geldiğini yazdı.</p><p>Fransa ile 2021 yılında imzalanan savunma anlaşması kapsamında Yunanistan 3 Fransız fırkateyni ve 24 adet Dassault yapımı Rafale savaş uçağı almayı kabul etmişti.  2036'ya kadar sürecek 25 milyar euro'luk anlaşma kapsamında Yunanistan, Fransa'dan 4'üncü Belharra fırkateynini ve seyir füzeleri alacağını bildirdi. </p><p>Reuters haber ajansında göre Yunanistan "Türkiye'ye ayak uydurmak için" silahlı kuvvetlerini modernize ediyor.</p><p><strong>FÜZELERİN ÖZELLİKLERİ</strong></p><p>Kahtimeri'nin bildirdiğine göre Exocet Block 3'ün menzili 200 kilometreye kadar çıkarken, Block 2'nin menzili ise sadece 70 kilometre. Ayrıca, Block 3'ler deniz tesisleri veya stratejik altyapı gibi kıyı hedeflerini vurabilir; bu da eski Exocet'lerin sahip olmadığı bir yetenek.   MM-40 Blok 3C ise daha gelişmiş, elektronik parazit sistemlerine karşı daha dayanıklı ve daha modern hedef tespit sistemi kullanıyor.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2 milyar dolarlık dolandırıcılıkla suçlanan kuyumcu Belçika’da yakalandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/2-milyar-dolarlik-dolandiricilikla-suclanan-kuyumcu-belcikada-yakalandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/2-milyar-dolarlik-dolandiricilikla-suclanan-kuyumcu-belcikada-yakalandi</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan’ın hakkında iade talebinde bulunduğu firari kuyumcu Choksi, 1,8 milyar dolarlık banka dolandırıcılığıyla ilgili olarak Belçika’da gözaltına alındı.Hindistanlı kuyumcu Mehul Choksi’nin avukatı, yaklaşık 2 milyar dolarlık bankacılık dolandırıcılığı ile suçlanan müvekkilinin Belçika’da gözaltına alındığını, Choksi’nin gözaltına alınmasına karşı itirazda bulunacaklarını açıkladı. Hindistan hükümetinin gözaltı öncesinde Choksi’nin iadesi için talepte bulunduğu belirtildi.   Hindistan’ın en büyük bankalarından Pencap Ulusal Bankası (PNB), 2018 yılında bir açıklama yaparak Mumbay’daki tek bir şubesinde 1,8 milyar dolarlık dolandırıcılık yapıldığını tespit ettiklerini bildirmişti. Banka, aralarında milyarder mücevherciler Nirav Modi ve Choksi&#039;nin de olduğu isimler hakkında federal soruşturma bürosuna suç duyurusunda bulunmuştu. Hindistan federal polisi, Choksi, Nirav Modi ve diğer şüphelilere “dolandırıcılık” suçlaması yöneltmişti. Söz konusu suçlamaların bankanın büyük kayıplar yaşamasına sebep olan, dolandırıcılık suçunu teşkil eden işlemlerle bağlantılı olduğu belirtilmişti. İki şüpheli ise suçlamaları reddetmişti.   AVUKATI, SERBEST BIRAKILMASI İÇİN İTİRAZDA BULUNACAK  Choksi, 2018 yılında bir mektup yazarak soruşturmayı yürüten makamların “önceden belirlenmiş zihinlerle hareket ettiğini ve hukukun gidişatına müdahalede bulunduğunu” ileri sürmüştü.  Choki’nin avukatı Vijay Aggarwal, pazartesi günü Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, müvekkilinin kanser tedavisi görüyor olması ve kaçma riskinin bulunmaması dolayısıyla serbest bırakılması için itirazda bulunacaklarını söyledi.   Nirav Modi, 2018 yılında, söz konusu dolandırıcılıktaki rolünün detayları kamuoyuna yansımadan önce Hindistan’dan kaçmıştı. 2019 yılında İngiltere’de gözaltına alınan Modi, Hindistan’a iadesine karşı itirazı kabul edilmese de tutuklu kalmaya devam etmişti.   Modi Belçika’nın “elmas cilalama merkezi” Antwerp’te büyümüştü, Choksi de dolandırıcılık suçlamaları ortaya çıkmadan önce sık sık kenti ziyaret ediyordu.   Mumbay’daki elmas tüccarları Antwerp’in Choksi’nin saklanması için ideal bir yer olacağını çünkü orada tanıdıklarının olduğunu ve bu sayede sektördeki isimlerle de temas halinde kalabileceğini savunuyordu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yZ56cMhgvEOOQ_3zr9vshg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>milyar, dolarlık, dolandırıcılıkla, suçlanan, kuyumcu, Belçika’da, yakalandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yZ56cMhgvEOOQ_3zr9vshg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Firari kuyumcu Belçika'da yakalandı"><p>Hindistan’ın hakkında iade talebinde bulunduğu firari kuyumcu Choksi, 1,8 milyar dolarlık banka dolandırıcılığıyla ilgili olarak Belçika’da gözaltına alındı.</p>Hindistanlı kuyumcu Mehul Choksi’nin avukatı, yaklaşık 2 milyar dolarlık bankacılık dolandırıcılığı ile suçlanan müvekkilinin Belçika’da gözaltına alındığını, Choksi’nin gözaltına alınmasına karşı itirazda bulunacaklarını açıkladı. Hindistan hükümetinin gözaltı öncesinde Choksi’nin iadesi için talepte bulunduğu belirtildi.   Hindistan’ın en büyük bankalarından Pencap Ulusal Bankası (PNB), 2018 yılında bir açıklama yaparak Mumbay’daki tek bir şubesinde 1,8 milyar dolarlık dolandırıcılık yapıldığını tespit ettiklerini bildirmişti. Banka, aralarında milyarder mücevherciler Nirav Modi ve Choksi'nin de olduğu isimler hakkında federal soruşturma bürosuna suç duyurusunda bulunmuştu. Hindistan federal polisi, Choksi, Nirav Modi ve diğer şüphelilere “dolandırıcılık” suçlaması yöneltmişti. Söz konusu suçlamaların bankanın büyük kayıplar yaşamasına sebep olan, dolandırıcılık suçunu teşkil eden işlemlerle bağlantılı olduğu belirtilmişti. İki şüpheli ise suçlamaları reddetmişti.   <strong>AVUKATI, SERBEST BIRAKILMASI İÇİN İTİRAZDA BULUNACAK</strong>  Choksi, 2018 yılında bir mektup yazarak soruşturmayı yürüten makamların “önceden belirlenmiş zihinlerle hareket ettiğini ve hukukun gidişatına müdahalede bulunduğunu” ileri sürmüştü.  Choki’nin avukatı Vijay Aggarwal, pazartesi günü Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, müvekkilinin kanser tedavisi görüyor olması ve kaçma riskinin bulunmaması dolayısıyla serbest bırakılması için itirazda bulunacaklarını söyledi.   Nirav Modi, 2018 yılında, söz konusu dolandırıcılıktaki rolünün detayları kamuoyuna yansımadan önce Hindistan’dan kaçmıştı. 2019 yılında İngiltere’de gözaltına alınan Modi, Hindistan’a iadesine karşı itirazı kabul edilmese de tutuklu kalmaya devam etmişti.   Modi Belçika’nın “elmas cilalama merkezi” Antwerp’te büyümüştü, Choksi de dolandırıcılık suçlamaları ortaya çıkmadan önce sık sık kenti ziyaret ediyordu.   Mumbay’daki elmas tüccarları Antwerp’in Choksi’nin saklanması için ideal bir yer olacağını çünkü orada tanıdıklarının olduğunu ve bu sayede sektördeki isimlerle de temas halinde kalabileceğini savunuyordu. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail, Gazze’ye saldırdı: 4 Filistinli hayatını kaybetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-gazzeye-saldirdi-4-filistinli-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-gazzeye-saldirdi-4-filistinli-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ İsrail’in Gazze’ye saldırısında 4 Filistinli öldü. İsrail sağlığı kötüleşen 10 Gazzeliyi serbest bırakırken, Netanyahu’dan esir takasına dair açıklama geldi.İsrail ordusunun ateşkesi bozduğu Gazze Şeridi&#039;ne düzenlediği hava saldırılarında dört Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.  Filistin resmi haber ajansı WAFA&#039;nın hastane kaynaklarına dayandırdığı habere göre, İsrail ordusu Gazze Şeridi&#039;nin kuzeyindeki Gazze kentinin Tuffah Mahallesi&#039;ne hava saldırısı düzenledi. Saldırıda üç Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. İsrail ordusu Gazze Şeridi&#039;nin güneyindeki Han Yunus kentinin batısında yer alan Mevasi bölgesine de hava saldırısı düzenledi. Saldırıda en az bir kişi yaşamını yitirdi, birçok kişi yaralandı.  İSRAİL, SAĞLIK DURUMLARI KÖTÜLEŞEN 10 FİLİSTİNLİYİ SERBEST BIRAKTI  İsrail, daha önce Gazze Şeridi&#039;nden alıkoyduğu 10 Filistinliyi ise &quot;sağlık durumları kötü bir şekilde&quot; serbest bıraktı.  İsrail ordusunun serbest bıraktığı 10 kişi, Han Yunus kentinin doğusundaki &quot;Kisufim&quot; geçidinden Gazze&#039;ye girdi. Salıverilen Filistinlilerin sağlık durumlarının iyi olmadığı görüldü.  İsrail cezaevlerinde gördükleri &quot;işkence&quot; nedeniyle sağlık durumları kötüleşen Filistinliler, Kızılhaç&#039;a ait araçlarla Gazze Şeridi&#039;nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde bulunan Aksa Şehitleri Hastanesi’ne getirildi.  Serbest bırakılanların sağlık kontrolü için hastanede gerekli tahlil ve tetkiklerinin yapıldığı belirtildi.  Hamas&#039;a bağlı Esirler Medya Ofisi&#039;nin Telegram hesabından yapılan açıklamada, salıverilen 10 esirin İsrail askerlerinin Gazze Şeridi&#039;nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı&#039;na 6 ay önce düzenlediği saldırılar sırasında alıkonulduğu kaydedildi.  NETANYAHU: 10 İSRAİLLİ ESİRİN SERBEST BIRAKILMASINI AMAÇLIYORUZ  Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ile süren Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yenilenmesine ilişkin müzakerelerde tek seferde Gazze&#039;deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılmasını amaçladıklarını söyledi.  İsrail&#039;in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, Netanyahu, İsrailli esirlerden Eitan Mor&#039;un ailesiyle görüştü. Netanyahu, Mor&#039;un ailesine &quot;tek seferde Gazze&#039;deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılması amacına yönelik müzakerelerin devam ettiğini&quot; söyledi.  Aile, Netanyahu&#039;ya sağcı hükümete yakın esir ailelerinin oluşturduğu Tikva Forum&#039;un &quot;Gazze&#039;deki tüm esirlerin tek seferde bir otobüsle geri getirilmesi&quot; gerektiğini savunan tutumunu vurguladı.  MISIR’IN ATEŞKES TEKLİFİ MASADA  İsrail basını, Mısır&#039;ın daha önce arabulucuların sunduğu beş İsrailli sağ esirin serbest bırakılmasını içeren teklif ile İsrail&#039;in yalnızca 40 günlük ateşkes karşılığında 11 sağ esirin serbest bırakılmasını istediği teklif arasında yeni bir taslak sunduğunu kaydetmişti.   Teklifin İsrailli dokuz esirin serbest bırakılması ve ikisinin cenazesinin teslim edilmesi karşılığında 70 gün ateşkes ve 2 bin 500 Filistinli esirin serbest bırakılmasını içerdiği öne sürülmüştü.  Daha sonra ise Mısır&#039;ın teklifinin Gazze&#039;de 40 ila 70 gün sürecek bir ateşkes ve Filistinli esirlerin serbest bırakılması karşılığında sekiz İsrailli esirin serbest bırakılmasını içerdiği iddia edilmişti.  Hamas&#039;ın ateşkes müzakereleri için Mısır&#039;ın başkenti Kahire&#039;ye geçtiği açıklanmıştı. Teklifin içeriği konusunda ise resmi bir açıklama yapılmamıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2NIot9UGTE--AAO7ZqTNWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, Gazze’ye, saldırdı:, Filistinli, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2NIot9UGTE--AAO7ZqTNWQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'den Gazze'ye saldırı: 4 ölü"><p>İsrail’in Gazze’ye saldırısında 4 Filistinli öldü. İsrail sağlığı kötüleşen 10 Gazzeliyi serbest bırakırken, Netanyahu’dan esir takasına dair açıklama geldi.</p><p>İsrail ordusunun ateşkesi bozduğu Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında dört Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.  Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın hastane kaynaklarına dayandırdığı habere göre, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Gazze kentinin Tuffah Mahallesi'ne hava saldırısı düzenledi. Saldırıda üç Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. </p><p>İsrail ordusu Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinin batısında yer alan Mevasi bölgesine de hava saldırısı düzenledi. Saldırıda en az bir kişi yaşamını yitirdi, birçok kişi yaralandı.  <strong>İSRAİL, SAĞLIK DURUMLARI KÖTÜLEŞEN 10 FİLİSTİNLİYİ SERBEST BIRAKTI</strong>  İsrail, daha önce Gazze Şeridi'nden alıkoyduğu 10 Filistinliyi ise "sağlık durumları kötü bir şekilde" serbest bıraktı.  İsrail ordusunun serbest bıraktığı 10 kişi, Han Yunus kentinin doğusundaki "Kisufim" geçidinden Gazze'ye girdi. Salıverilen Filistinlilerin sağlık durumlarının iyi olmadığı görüldü.  İsrail cezaevlerinde gördükleri "işkence" nedeniyle sağlık durumları kötüleşen Filistinliler, Kızılhaç'a ait araçlarla Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde bulunan Aksa Şehitleri Hastanesi’ne getirildi.  Serbest bırakılanların sağlık kontrolü için hastanede gerekli tahlil ve tetkiklerinin yapıldığı belirtildi.  Hamas'a bağlı Esirler Medya Ofisi'nin Telegram hesabından yapılan açıklamada, salıverilen 10 esirin İsrail askerlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'na 6 ay önce düzenlediği saldırılar sırasında alıkonulduğu kaydedildi.  <strong>NETANYAHU: 10 İSRAİLLİ ESİRİN SERBEST BIRAKILMASINI AMAÇLIYORUZ</strong>  Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ile süren Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yenilenmesine ilişkin müzakerelerde tek seferde Gazze'deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılmasını amaçladıklarını söyledi.  İsrail'in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, Netanyahu, İsrailli esirlerden Eitan Mor'un ailesiyle görüştü. Netanyahu, Mor'un ailesine "tek seferde Gazze'deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılması amacına yönelik müzakerelerin devam ettiğini" söyledi.  Aile, Netanyahu'ya sağcı hükümete yakın esir ailelerinin oluşturduğu Tikva Forum'un "Gazze'deki tüm esirlerin tek seferde bir otobüsle geri getirilmesi" gerektiğini savunan tutumunu vurguladı.  <strong>MISIR’IN ATEŞKES TEKLİFİ MASADA</strong>  İsrail basını, Mısır'ın daha önce arabulucuların sunduğu beş İsrailli sağ esirin serbest bırakılmasını içeren teklif ile İsrail'in yalnızca 40 günlük ateşkes karşılığında 11 sağ esirin serbest bırakılmasını istediği teklif arasında yeni bir taslak sunduğunu kaydetmişti.   Teklifin İsrailli dokuz esirin serbest bırakılması ve ikisinin cenazesinin teslim edilmesi karşılığında 70 gün ateşkes ve 2 bin 500 Filistinli esirin serbest bırakılmasını içerdiği öne sürülmüştü.  Daha sonra ise Mısır'ın teklifinin Gazze'de 40 ila 70 gün sürecek bir ateşkes ve Filistinli esirlerin serbest bırakılması karşılığında sekiz İsrailli esirin serbest bırakılmasını içerdiği iddia edilmişti.  Hamas'ın ateşkes müzakereleri için Mısır'ın başkenti Kahire'ye geçtiği açıklanmıştı. Teklifin içeriği konusunda ise resmi bir açıklama yapılmamıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan’daki patlamayı “şehir gerillası” üstlendi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistandaki-patlamayi-sehir-gerillasi-ustlendi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistandaki-patlamayi-sehir-gerillasi-ustlendi</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan’da “Devrimci Sınıf Öz Savunma&quot; isimli grup, demiryolları işletmecisi Hellenic Train’e yönelik saldırıyı üstlendi. Polis, konuya ilişkin açıklama yaptı.Yunanistan polisi, terörle mücadele biriminin demiryolu işletmecisi Hellenic Train’e yönelik geçen hafta gerçekleştirilen ve daha önce bilinmeyen bir “gerilla grubu” tarafından düzenlendiği değerlendirilen patlamayı soruşturduğunu açıkladı.   Reuters haber ajansının “şehir gerilla grubu” sözleriyle tarif ettiği &quot;Devrimci Sınıf Öz Savunma&quot; isimli yapılanma, pazar günü Athens Indymedia internet sitesinde yayınlanan açıklamalarında 11 Nisan’da başkent Atina&#039;daki Hellenic Train’e yönelik patlama ile geçen yıl yaşanan bir başka patlamayı üstlendiklerini duyurmuştu. Grubun açıklamasında, söz konusu eylemlerin Yunanistan’ın Tempi bölgesinde 2023 yılında yaşanan ve 57 kişinin öldüğü tren kazasına tepki olarak gerçekleştirildiği belirtilmişti. Bombanın infilak etmesi sonucu yaşandığı belirtilen son patlama, küçük çaplı hasara sebep olurken olayda ölen ya da yaralanan olmamıştı. Polis, iki basın-yayın kuruluşunun saldırıyla ilgili uyarı telefonları alması üzerine bölgeyi tahliye etmişti.   SALDIRILARI GAZZE’DEKİ FİLİSTİNLİLERE ADADILAR  “Devrimci Sınıf Öz Savunma” isimli grup, patlamayı üstlendikleri açıklamalarında, Yunanistan’daki 2009-2018 borç krizi döneminde özelleştirilen demiryollarındaki güvenlik endişeleri ve yatırım eksikliğine tepki gösterdiklerini belirtmişti. İtalya’nın Ferrovie dello Stato şirketine bağlı Hellenic Train, Yunanistan’da yolcu ve yük trenlerini işletiyor.   Grup, aynı zamanda Atina’daki Çalışma Bakanlığı’na yönelik 2024’te düzenlenen saldırıyı da üstlenirken, yapılan açıklamada her iki saldırının da “Gazze savaşındaki Filistinlilere adandığı” belirtildi.   Yunanistan polis sözcüsü Constantina Dimoglidou, devlet kanalı ERT’ye yaptığı açıklamada, terörle mücadele polisinin “yeni bir gerilla grubu” gibi görünen grubun iddiasını soruşturduğunu belirterek geçmişte aktif olan başka gruplarla bağlantıları olabileceği ihtimalini yadsımadıklarını belirtti.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2bDrHoMQyEKbCpUy7ski3A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistan’daki, patlamayı, “şehir, gerillası”, üstlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2bDrHoMQyEKbCpUy7ski3A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yunan polisinden patlama açıklaması"><p>Yunanistan’da “Devrimci Sınıf Öz Savunma" isimli grup, demiryolları işletmecisi Hellenic Train’e yönelik saldırıyı üstlendi. Polis, konuya ilişkin açıklama yaptı.</p><p>Yunanistan polisi, terörle mücadele biriminin demiryolu işletmecisi Hellenic Train’e yönelik geçen hafta gerçekleştirilen ve daha önce bilinmeyen bir “gerilla grubu” tarafından düzenlendiği değerlendirilen patlamayı soruşturduğunu açıkladı.   Reuters haber ajansının “şehir gerilla grubu” sözleriyle tarif ettiği "Devrimci Sınıf Öz Savunma" isimli yapılanma, pazar günü Athens Indymedia internet sitesinde yayınlanan açıklamalarında 11 Nisan’da başkent Atina'daki Hellenic Train’e yönelik patlama ile geçen yıl yaşanan bir başka patlamayı üstlendiklerini duyurmuştu. Grubun açıklamasında, söz konusu eylemlerin Yunanistan’ın Tempi bölgesinde 2023 yılında yaşanan ve 57 kişinin öldüğü tren kazasına tepki olarak gerçekleştirildiği belirtilmişti. </p><p>Bombanın infilak etmesi sonucu yaşandığı belirtilen son patlama, küçük çaplı hasara sebep olurken olayda ölen ya da yaralanan olmamıştı. Polis, iki basın-yayın kuruluşunun saldırıyla ilgili uyarı telefonları alması üzerine bölgeyi tahliye etmişti.   <strong>SALDIRILARI GAZZE’DEKİ FİLİSTİNLİLERE ADADILAR</strong>  “Devrimci Sınıf Öz Savunma” isimli grup, patlamayı üstlendikleri açıklamalarında, Yunanistan’daki 2009-2018 borç krizi döneminde özelleştirilen demiryollarındaki güvenlik endişeleri ve yatırım eksikliğine tepki gösterdiklerini belirtmişti. İtalya’nın Ferrovie dello Stato şirketine bağlı Hellenic Train, Yunanistan’da yolcu ve yük trenlerini işletiyor.   Grup, aynı zamanda Atina’daki Çalışma Bakanlığı’na yönelik 2024’te düzenlenen saldırıyı da üstlenirken, yapılan açıklamada her iki saldırının da “Gazze savaşındaki Filistinlilere adandığı” belirtildi.   Yunanistan polis sözcüsü Constantina Dimoglidou, devlet kanalı ERT’ye yaptığı açıklamada, terörle mücadele polisinin “yeni bir gerilla grubu” gibi görünen grubun iddiasını soruşturduğunu belirterek geçmişte aktif olan başka gruplarla bağlantıları olabileceği ihtimalini yadsımadıklarını belirtti.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenski&amp;apos;den Trump’a çağrı: “Ukrayna’ya gel, gerçeği gör”</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/zelenskiden-trumpa-cagri-ukraynaya-gel-gercegi-goer</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/zelenskiden-trumpa-cagri-ukraynaya-gel-gercegi-goer</guid>
<description><![CDATA[ CBS’e konuşan Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Trump’ı barış planı öncesi Ukrayna’ya davet etti. Zelenski “Halkımızı, yok edilen şehirlerimizi görün, sonra karar verin.” dedi. Rusya’nın Sumy saldırısı ise dünyadan sert tepkiler aldı.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, katıldığı CBS News televizyonunun &quot;60 Minutes&quot; programında Rusya-Ukrayna Savaşı&#039;na ilişkin açıklamalarda bulundu. Rusya&#039;nın sivillere yönelik saldırılarına devam ettiğini kaydeden Zelenskiy, &quot;Gelin, görün ve sonra savaşı nasıl bitireceğimize dair bir planla hareket edelim. Kiminle anlaşma yaptığınızı anlayacaksınız. Putin&#039;in ne yaptığını anlayacaksınız&quot; dedi. ABD Başkanı Donald Trump&#039;a seslenen Zelenskiy, Trump&#039;ı &quot;barış planı&quot; hakkında karar vermeden önce Ukrayna&#039;ya davet ederek, &quot;Lütfen, herhangi bir karar ve herhangi bir müzakereden önce gelip halkımızı, sivilleri, savaşçıları, hastaneleri, kiliseleri ve yok edilen çocukları görün&quot; dedi.Zelenski, &quot;Putin&#039;e güvenilmez. Bunu Başkan Trump&#039;a defalarca söyledim. Ateşkesin neden işe yaramadığını soruyorsanız, işte nedeni bu. Putin hiçbir zaman savaşın bitmesini istemedi. Putin hiçbir zaman bağımsız olmamızı istemedi. Putin bizi tamamen yok etmek istiyor&quot; ifadelerini kullandı.  SUMY&#039;DE CAN KAYBI 34&#039;E YÜKSELMİŞTİ Programın, Rusya&#039;nın Sumy saldırısından önce çekildiği kaydedildi. Rusya&#039;nın Sumy saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısı 34&#039;e yükselmiş, 114 kişinin de yaralandığı açıklanmıştı.  TRUMP: &quot;KORKUNÇ BİR SALDIRIYDI&quot; ABD Başkanı Trump, Rusya&#039;nın Sumy saldırısının &quot;korkunç bir saldırı&quot; olduğunu ifade ederek kendisine bir &quot;hata yapıldığının&quot; söylendiğini dile getirdi. Trump, &quot;Bence korkunç bir saldırıydı bana hata yaptıkları söylendi. Ama bence bu savaş tümüyle korkunç bir şey&quot; ifadelerini kullandı.  LİDERLERDEN KINAMA Almanya&#039;da seçimleri kazanana Friedrich Merz saldırıyı kınayarak, saldırının &quot;ciddi bir savaş suçu&quot; teşkil ettiğini söyledi. Merz, &quot;Bu haince bir eylemdi. ve ciddi bir savaş suçu, kasıtlı ve planlı&quot; ifadelerini kullandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Rusya&#039;yı insan hayatını, uluslararası hukuku ve Başkan Trump&#039;ın diplomatik çabalarını açıkça hiçe saymakla suçladı. Macron, &quot;Rusya&#039;ya ateşkes dayatmak için güçlü tedbirlere ihtiyaç var. Fransa, ortaklarıyla birlikte bu amaç doğrultusunda yorulmadan çalışıyor&quot; dedi.AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise saldırıyı &quot;barbarca&quot; olarak tanımlayarak, &quot;Rusya, uluslararası hukuku açıkça ihlal ederek saldırgan taraftı ve saldırgan taraf olmaya da devam ediyor&quot; açıklamasını yaptı. Ateşkes için ciddi önlemler uygulanması gerektiğini kaydeden Leyen, &quot;Avrupa, akan kan durana ve Ukrayna&#039;nın şartlarına uygun adil ve kalıcı bir barış sağlanana kadar ortaklarına ulaşmaya ve Rusya üzerindeki güçlü baskısını sürdürmeye devam edecektir&quot; dedi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise Rusya&#039;nın Sumy&#039;de sivillere yönelik korkunç saldırıları karşısında dehşete düştüğünü söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0sXrnq4wekK9zrxKbK9bAw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zelenskiden, Trump’a, çağrı:, “Ukrayna’ya, gel, gerçeği, gör”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0sXrnq4wekK9zrxKbK9bAw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zelenski, Trump'ı Ukrayna’ya davet etti"><p>CBS’e konuşan Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Trump’ı barış planı öncesi Ukrayna’ya davet etti. Zelenski “Halkımızı, yok edilen şehirlerimizi görün, sonra karar verin.” dedi. Rusya’nın Sumy saldırısı ise dünyadan sert tepkiler aldı.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, katıldığı CBS News televizyonunun "60 Minutes" programında Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin açıklamalarda bulundu. Rusya'nın sivillere yönelik saldırılarına devam ettiğini kaydeden Zelenskiy, "Gelin, görün ve sonra savaşı nasıl bitireceğimize dair bir planla hareket edelim. Kiminle anlaşma yaptığınızı anlayacaksınız. Putin'in ne yaptığını anlayacaksınız" dedi. ABD Başkanı Donald Trump'a seslenen Zelenskiy, Trump'ı "barış planı" hakkında karar vermeden önce Ukrayna'ya davet ederek, "Lütfen, herhangi bir karar ve herhangi bir müzakereden önce gelip halkımızı, sivilleri, savaşçıları, hastaneleri, kiliseleri ve yok edilen çocukları görün" dedi.</p><p>Zelenski, "Putin'e güvenilmez. Bunu Başkan Trump'a defalarca söyledim. Ateşkesin neden işe yaramadığını soruyorsanız, işte nedeni bu. Putin hiçbir zaman savaşın bitmesini istemedi. Putin hiçbir zaman bağımsız olmamızı istemedi. Putin bizi tamamen yok etmek istiyor" ifadelerini kullandı.  <strong>SUMY'DE CAN KAYBI 34'E YÜKSELMİŞTİ </strong></p><p>Programın, Rusya'nın Sumy saldırısından önce çekildiği kaydedildi. Rusya'nın Sumy saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısı 34'e yükselmiş, 114 kişinin de yaralandığı açıklanmıştı.  </p><p><strong>TRUMP: "KORKUNÇ BİR SALDIRIYDI" </strong></p><p>ABD Başkanı Trump, Rusya'nın Sumy saldırısının "korkunç bir saldırı" olduğunu ifade ederek kendisine bir "hata yapıldığının" söylendiğini dile getirdi. Trump, "Bence korkunç bir saldırıydı bana hata yaptıkları söylendi. Ama bence bu savaş tümüyle korkunç bir şey" ifadelerini kullandı.  <strong>LİDERLERDEN KINAMA </strong></p><p>Almanya'da seçimleri kazanana Friedrich Merz saldırıyı kınayarak, saldırının "ciddi bir savaş suçu" teşkil ettiğini söyledi. Merz, "Bu haince bir eylemdi. ve ciddi bir savaş suçu, kasıtlı ve planlı" ifadelerini kullandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Rusya'yı insan hayatını, uluslararası hukuku ve Başkan Trump'ın diplomatik çabalarını açıkça hiçe saymakla suçladı. Macron, "Rusya'ya ateşkes dayatmak için güçlü tedbirlere ihtiyaç var. Fransa, ortaklarıyla birlikte bu amaç doğrultusunda yorulmadan çalışıyor" dedi.</p><p>AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise saldırıyı "barbarca" olarak tanımlayarak, "Rusya, uluslararası hukuku açıkça ihlal ederek saldırgan taraftı ve saldırgan taraf olmaya da devam ediyor" açıklamasını yaptı. Ateşkes için ciddi önlemler uygulanması gerektiğini kaydeden Leyen, "Avrupa, akan kan durana ve Ukrayna'nın şartlarına uygun adil ve kalıcı bir barış sağlanana kadar ortaklarına ulaşmaya ve Rusya üzerindeki güçlü baskısını sürdürmeye devam edecektir" dedi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise Rusya'nın Sumy'de sivillere yönelik korkunç saldırıları karşısında dehşete düştüğünü söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;dan Sumi savunması: Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısı vuruldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusyadan-sumi-savunmasi-ukraynali-askeri-yetkililerin-toplantisi-vuruldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusyadan-sumi-savunmasi-ukraynali-askeri-yetkililerin-toplantisi-vuruldu</guid>
<description><![CDATA[ Rusya, Ukrayna&#039;nın Sumi kentinde 34 kişinin öldüğü saldırıya ilişkin açıklamasında, Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısının isabet aldığını savundu.Rusya, Ukrayna’nın Sumi kentine düzenlenen ve 34 kişinin öldüğü, 117 kişinin yaralandığı saldırı hakkında açıklama yaptı. Rusya Savunma Bakanlığı, 13 Nisan Pazar günü fırlattıkları füzelerin ikisinin Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısına isabet ettiğini belirtti.   Bakanlık, Ukrayna’yı askeri tesislerini ve askerlerinin katıldığı etkinlikleri yerleşimin yoğun olduğu bölgelere yerleştirerek sivilleri “canlı kalkan” olarak kullanmakla suçladı. Kiev’den ise bu suçlamaya henüz bir yanıt gelmedi.   “60’I AŞKIN UKRAYNA ASKERİ ÖLDÜ”  Rusya Savunma Bakanlığı’nın açıklamasında, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin taktik operasyon grubunun toplantı alanına iki Iskander-M taktik füzesi ile saldırı düzenlendiği belirtildi. Bakanlık, saldırıda 60’ı aşkın Ukrayna askerinin öldüğünü söyledi.   Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, dün saldırının ardından yaptığı açıklamada, Sumi’ye yönelik saldırı dolayısıyla uluslararası topluma Rusya’ya “sert bir yanıt” verme çağrısında bulunmuştu. “Sadece alçaklar sıradan insanların canlarına kıyarak böyle davranır” diyen Zelenski, saldırının insanların kiliseye gittiği “Palmiye Pazarı”nda yaşandığına dikkat çekmişti.   İngiltere, Almanya ve İtalya’dan kınama açıklamaları gelirken, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’nın saldırısına ilişkin soruya yanıtında, bunun “korkunç” olduğunu söylemiş, “Bana bir hata yaptıkları söylendi. Ama bence bu korkunç bir şey” demişti.   KREMLİN: SADECE ASKERİ HEDEFLER SALDIRI DÜZENLENİYOR  Sumi’ye yönelik saldırıya ilişkin olarak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’a da bugün basın mensupları tarafından soru yöneltildi. Kremlin’in savaşın gidişatı hakkında yorum yapmadığını, bunun Savunma Bakanlığı ile ilgili bir mesele olduğunu belirten Peskov, Rusya’nın sadece askeri ve askeriyeyle bağlantılı hedefleri vurduğu açıklamalarını yineledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d6zR_vbPlUyAzTqHG975rw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyadan, Sumi, savunması:, Ukraynalı, askeri, yetkililerin, toplantısı, vuruldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d6zR_vbPlUyAzTqHG975rw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'dan Sumi savunması"><p>Rusya, Ukrayna'nın Sumi kentinde 34 kişinin öldüğü saldırıya ilişkin açıklamasında, Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısının isabet aldığını savundu.</p>Rusya, Ukrayna’nın Sumi kentine düzenlenen ve 34 kişinin öldüğü, 117 kişinin yaralandığı saldırı hakkında açıklama yaptı. Rusya Savunma Bakanlığı, 13 Nisan Pazar günü fırlattıkları füzelerin ikisinin Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısına isabet ettiğini belirtti.   Bakanlık, Ukrayna’yı askeri tesislerini ve askerlerinin katıldığı etkinlikleri yerleşimin yoğun olduğu bölgelere yerleştirerek sivilleri “canlı kalkan” olarak kullanmakla suçladı. Kiev’den ise bu suçlamaya henüz bir yanıt gelmedi.   <strong>“60’I AŞKIN UKRAYNA ASKERİ ÖLDÜ”</strong>  Rusya Savunma Bakanlığı’nın açıklamasında, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin taktik operasyon grubunun toplantı alanına iki Iskander-M taktik füzesi ile saldırı düzenlendiği belirtildi. Bakanlık, saldırıda 60’ı aşkın Ukrayna askerinin öldüğünü söyledi.   Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, dün saldırının ardından yaptığı açıklamada, Sumi’ye yönelik saldırı dolayısıyla uluslararası topluma Rusya’ya “sert bir yanıt” verme çağrısında bulunmuştu. “Sadece alçaklar sıradan insanların canlarına kıyarak böyle davranır” diyen Zelenski, saldırının insanların kiliseye gittiği “Palmiye Pazarı”nda yaşandığına dikkat çekmişti.   İngiltere, Almanya ve İtalya’dan kınama açıklamaları gelirken, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’nın saldırısına ilişkin soruya yanıtında, bunun “korkunç” olduğunu söylemiş, “Bana bir hata yaptıkları söylendi. Ama bence bu korkunç bir şey” demişti.   <strong>KREMLİN: SADECE ASKERİ HEDEFLER SALDIRI DÜZENLENİYOR</strong>  Sumi’ye yönelik saldırıya ilişkin olarak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’a da bugün basın mensupları tarafından soru yöneltildi. Kremlin’in savaşın gidişatı hakkında yorum yapmadığını, bunun Savunma Bakanlığı ile ilgili bir mesele olduğunu belirten Peskov, Rusya’nın sadece askeri ve askeriyeyle bağlantılı hedefleri vurduğu açıklamalarını yineledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin en büyük sınır dışı operasyonu: Trump&amp;apos;ın hedefi 1 milyon</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdnin-en-buyuk-sinir-disi-operasyonu-trumpin-hedefi-1-milyon</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdnin-en-buyuk-sinir-disi-operasyonu-trumpin-hedefi-1-milyon</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, düzensiz göçmenlere yönelik sert politikalarıyla yeniden gündemde. Bu yıl içinde tam 1 milyon kişinin sınır dışı edilmesi hedefleniyor.Amerikan basınından Washington Post’un haberine göre, Trump yönetimi, ABD&#039;deki düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilmesi için kapsamlı bir operasyon hazırlığında. Bu plan, ABD tarihindeki en büyük sınır dışı operasyonlarından biri olmaya aday.  Trump, daha önce Barack Obama döneminde bir yıl içinde sınır dışı edilen 400 bin kişiyle kırılan rekoru geçmeyi hedefliyor. İlgili kurumların bu doğrultuda günlük toplantılar yaptığı, operasyonel hazırlıkların sürdüğü ifade ediliyor.  Trump’ın seçim vaatlerinden biri olan göçmen sayısını azaltma politikası, seçmen tabanı üzerinde etkili olmuştu. Şimdi ise bu vaat, somut bir eylem planına dönüşmüş durumda.  Öncelik, sınır dışı kararı bulunmasına rağmen ülkeleri tarafından geri alınmayan 1 milyon 400 bin kişiye verilecek. Bu doğrultuda Trump yönetimi, bu kişileri kabul edebilecek 30 ülke ile müzakerelere başladı.  Şimdiden Meksika, Kosta Rika ve Panama gibi ülkelere, vatandaşları olmayan göçmenlerin gönderildiği bildiriliyor. Ayrıca, ABD&#039;de kalmaya devam eden düzensiz göçmenlere günlük 998 dolarlık bir ceza uygulanması da planlanıyor.  Trump yönetimi, bazı göçmenleri ise doğrudan üçüncü ülkelere gönderme yöntemini devreye sokmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HwXgXIsQck-zspVUDxS2ww.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDnin, büyük, sınır, dışı, operasyonu:, Trumpın, hedefi, milyon</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HwXgXIsQck-zspVUDxS2ww.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump 1 milyon kişiyi sınır dışı edecek"><p>ABD Başkanı Donald Trump, düzensiz göçmenlere yönelik sert politikalarıyla yeniden gündemde. Bu yıl içinde tam 1 milyon kişinin sınır dışı edilmesi hedefleniyor.</p>Amerikan basınından Washington Post’un haberine göre, Trump yönetimi, ABD'deki düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilmesi için kapsamlı bir operasyon hazırlığında. Bu plan, ABD tarihindeki en büyük sınır dışı operasyonlarından biri olmaya aday.  Trump, daha önce Barack Obama döneminde bir yıl içinde sınır dışı edilen 400 bin kişiyle kırılan rekoru geçmeyi hedefliyor. İlgili kurumların bu doğrultuda günlük toplantılar yaptığı, operasyonel hazırlıkların sürdüğü ifade ediliyor.  Trump’ın seçim vaatlerinden biri olan göçmen sayısını azaltma politikası, seçmen tabanı üzerinde etkili olmuştu. Şimdi ise bu vaat, somut bir eylem planına dönüşmüş durumda.  Öncelik, sınır dışı kararı bulunmasına rağmen ülkeleri tarafından geri alınmayan 1 milyon 400 bin kişiye verilecek. Bu doğrultuda Trump yönetimi, bu kişileri kabul edebilecek 30 ülke ile müzakerelere başladı.  Şimdiden Meksika, Kosta Rika ve Panama gibi ülkelere, vatandaşları olmayan göçmenlerin gönderildiği bildiriliyor. Ayrıca, ABD'de kalmaya devam eden düzensiz göçmenlere günlük 998 dolarlık bir ceza uygulanması da planlanıyor.  Trump yönetimi, bazı göçmenleri ise doğrudan üçüncü ülkelere gönderme yöntemini devreye sokmayı hedefliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyada en çok tüketilen et türü tavuk da değil biftek de</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyada-en-cok-tuketilen-et-turu-tavuk-da-degil-biftek-de</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyada-en-cok-tuketilen-et-turu-tavuk-da-degil-biftek-de</guid>
<description><![CDATA[ ABD Tarım Bakanlığı&#039;na göre dünyada en çok tüketilen et, yüzde 36&#039;lık oranla domuz eti. Peki bu oran neden bu kadar yüksek?Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı&#039;na (USDA) göre, dünya nüfusu diğer tüm etlerden daha fazla domuz eti tüketiyor ve domuz eti toplam et tüketiminin yüzde 36&#039;sını oluşturuyor.Food Republic internet sitesinde yer alan habere göre tavuk yüzde 33 ile ikinci sırada, sığır eti ise yüzde 24 ile üçüncü sırada yer alıyor. Keçi ve koyun çok daha az sıklıkla yenirken, dünyadaki toplam et tüketiminin sadece yüzde 5&#039;ini oluşturuyor.Haberde şu ifadeler yer alıyor: &quot;Bu şaşırtıcı bir bilgiyse, domuz etinin şu anda 1,4 milyar nüfusa sahip olan ve ortalama olarak haftada beş kez domuz eti yiyen Çin&#039;de bir numaralı et kaynağı olduğunu göz önünde bulundurmalısınız. Bu, char siu domuz eti, tatlı ve ekşi domuz eti gibi yemeklerde ve köfte ve dim sum dolgusunun bir parçası olarak yer almaktadır.&quot;GÜNEY KORE VE İTALYA ARKADAN GELİYORDomuz etinin en çok tüketildiği bir diğer ülke de Güney Kore ve İtalya.  Domuz eti ABD&#039;de en çok tüketilen etler arasında üçüncü sırada yer alsa da, ortalama bir Amerikalı yılda 65 kilodan fazla domuz eti tüketiyor.Bu rakam İtalya&#039;da kişi başına 76 kilo ya da Güney Kore&#039;de kişi başına 91 kilo olan rakamın yanına bile yaklaşamıyor. ABD&#039;nin 347 milyonluk nüfusu İtalya&#039;nın yaklaşık 5 katı, Güney Kore&#039;nin ise 6 katı.Bu nedenle Amerika, dünya domuz eti tüketiminde üçüncü sırada yer almakla birlikte, et hala popülerlik açısından tavuk ve sığır etinin gerisinde kalıyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ybA2FmYNCku-VV7yd4rmyg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyada, çok, tüketilen, türü, tavuk, değil, biftek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ybA2FmYNCku-VV7yd4rmyg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyada en çok tüketilen et"><p>ABD Tarım Bakanlığı'na göre dünyada en çok tüketilen et, yüzde 36'lık oranla domuz eti. Peki bu oran neden bu kadar yüksek?</p><p>Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı'na (USDA) göre, dünya nüfusu diğer tüm etlerden daha fazla domuz eti tüketiyor ve domuz eti toplam et tüketiminin yüzde 36'sını oluşturuyor.</p><p>Food Republic internet sitesinde yer alan habere göre tavuk yüzde 33 ile ikinci sırada, sığır eti ise yüzde 24 ile üçüncü sırada yer alıyor. Keçi ve koyun çok daha az sıklıkla yenirken, dünyadaki toplam et tüketiminin sadece yüzde 5'ini oluşturuyor.</p><p>Haberde şu ifadeler yer alıyor: "Bu şaşırtıcı bir bilgiyse, domuz etinin şu anda 1,4 milyar nüfusa sahip olan ve ortalama olarak haftada beş kez domuz eti yiyen Çin'de bir numaralı et kaynağı olduğunu göz önünde bulundurmalısınız. Bu, char siu domuz eti, tatlı ve ekşi domuz eti gibi yemeklerde ve köfte ve dim sum dolgusunun bir parçası olarak yer almaktadır."</p><p><strong>GÜNEY KORE VE İTALYA ARKADAN GELİYOR</strong></p><p>Domuz etinin en çok tüketildiği bir diğer ülke de Güney Kore ve İtalya.  Domuz eti ABD'de en çok tüketilen etler arasında üçüncü sırada yer alsa da, ortalama bir Amerikalı yılda 65 kilodan fazla domuz eti tüketiyor.</p><p>Bu rakam İtalya'da kişi başına 76 kilo ya da Güney Kore'de kişi başına 91 kilo olan rakamın yanına bile yaklaşamıyor. ABD'nin 347 milyonluk nüfusu İtalya'nın yaklaşık 5 katı, Güney Kore'nin ise 6 katı.</p><p>Bu nedenle Amerika, dünya domuz eti tüketiminde üçüncü sırada yer almakla birlikte, et hala popülerlik açısından tavuk ve sığır etinin gerisinde kalıyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya&amp;apos;daki Japonların sayısı azaldı: İki sebebi var</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/japonyadaki-japonlarin-sayisi-azaldi-iki-sebebi-var</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/japonyadaki-japonlarin-sayisi-azaldi-iki-sebebi-var</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;daki Japon vatandaşlarının sayısı önceki yıla göre 898 bin azaldı. Bu şimdiye kadarki en büyük düşüş olarak gösteriliyor.Japonya hükümeti, ülkedeki Japon vatandaşlarının sayısının önceki yıla kıyasla 898 bin azalarak 120,3 milyona gerilediğini açıkladı.  Japonya İçişleri ve İletişim Bakanlığının yayımladığı güncel istatistiklere göre, Ekim 2024 itibarıyla Japon vatandaşlarının sayısında şimdiye kadarki en büyük yıllık düşüş kaydedildi.  Yabancılar dahil ülkenin toplam nüfusu da Ekim 2024 itibarıyla, yıldan yıla 550 bin azalışla 123,8 milyona geriledi.  Çalışma çağı kabul edilen &quot;15-64 yaş aralığındaki nüfus&quot; ise 224 bin azalarak 73,73 milyon olarak kaydedildi.  Nüfus düşüşünde toplumun yaşlanması ve doğum oranlarının gerilemesinin etkili olduğu belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7X3eMLwhPkOx5GobDGehzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonyadaki, Japonların, sayısı, azaldı:, İki, sebebi, var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7X3eMLwhPkOx5GobDGehzQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Japonların sayısı azaldı"><p>Japonya'daki Japon vatandaşlarının sayısı önceki yıla göre 898 bin azaldı. Bu şimdiye kadarki en büyük düşüş olarak gösteriliyor.</p>Japonya hükümeti, ülkedeki Japon vatandaşlarının sayısının önceki yıla kıyasla 898 bin azalarak 120,3 milyona gerilediğini açıkladı.  Japonya İçişleri ve İletişim Bakanlığının yayımladığı güncel istatistiklere göre, Ekim 2024 itibarıyla Japon vatandaşlarının sayısında şimdiye kadarki en büyük yıllık düşüş kaydedildi.  Yabancılar dahil ülkenin toplam nüfusu da Ekim 2024 itibarıyla, yıldan yıla 550 bin azalışla 123,8 milyona geriledi.  Çalışma çağı kabul edilen "15-64 yaş aralığındaki nüfus" ise 224 bin azalarak 73,73 milyon olarak kaydedildi.  Nüfus düşüşünde toplumun yaşlanması ve doğum oranlarının gerilemesinin etkili olduğu belirtiliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suudi Arabistan’dan Dünya Bankası hamlesi: “Riyad, Suriye’nin borçlarını ödemeyi planlıyor”</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/suudi-arabistandan-dunya-bankasi-hamlesi-riyad-suriyenin-borclarini-oedemeyi-planliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/suudi-arabistandan-dunya-bankasi-hamlesi-riyad-suriyenin-borclarini-oedemeyi-planliyor</guid>
<description><![CDATA[ Suudi Arabistan’ın Suriye’nin Dünya Bankası’na olan 15 milyon dolar borcunu kapatmayı planladığı iddia edildi. Bu, Suriye’nin kredi alabilmesi önemli olabilir.Suudi Arabistan’ın Suriye’nin Dünya Bankası’na olan borçlarını ödemeyi planladığı iddia edildi. Konu hakkında Reuters haber ajansına konuşan konu hakkında bilgi sahibi üç kaynak, böyle bir adımın Beşar Esad dönemi sonrası Suriye’nin felce uğramış kamu sektörünü desteklemek ve yeniden inşa çabalarını finanse etmek için milyonlarca dolarlık kredinin onaylanmasının yolunu açabileceğini söyledi. Riyad yönetiminin böyle bir hamlede bulunması, aynı zamanda Suudi Arabistan’ın Suriye’deki yeni yönetime ilk kez finansman sağlaması anlamına gelecek.   KREDİYE ONAY İÇİN ÖNCE BORÇLARIN ÖDENMESİ GEREKİYOR  Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı’ndan bir sözcü, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, “Spekülasyonlar konusunda yorumda bulunmuyoruz ancak resmileşmesi halinde ve zamanında açıklama yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan hükümetinin medya ofisi, Dünya Bankası Sözcüsü ve Suriye hükümet yetkilileri de konuyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi.   Suriye’nin Dünya Bankası’na ödemesi gecikmiş 15 milyon dolar borcu bulunuyor. Uluslararası finans kuruluşlarının kredi başvurularına onay vermesi ve benzer yardımlarda bulunması için bu borcun ödenmiş olması gerekiyor.   Reuters’a konuşan iki kaynak, Suriye’nin yeterli dövizinin olmadığını, yurtdışındaki dondurulmuş varlıklar kullanılarak borçların ödenmesi yönündeki planın ise hayata geçirilmediğini belirtti.   “DÜNYA BANKASI, FİNANSMAN SAĞLAMAYI DEĞERLENDİRDİ”  İki kaynağın verdiği bilgiye göre, Dünya Bankası yetkilileri, Suriye&#039;nin iç savaşta hasar görmüş elektrik şebekesinin yeniden inşasına yardım etmek ve kamu sektöründeki ödemelerin yapılmasına yardımcı olmak amacıyla ülkeye finansman sağlamayı değerlendirdi.   Cumartesi günü basına yansıyan haberlerde Suriye’nin bu ay gerçekleşecek Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) toplantıları için ABD’nin başkenti Washington’a üst düzey bir heyet gönderileceği belirtilmişti. Bu, gerçekleşmesi halinde Esad rejiminin yıkılmasından bu yana Suriyeli yetkililerin ABD’ye yapacağı ilk ziyaret olacak. Heyetin ABD’li yetkililer ile bir araya gelip gelmeyeceği ise netlik kazanmadı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rdd2ISDmGUWOdY90pVqSHw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suudi, Arabistan’dan, Dünya, Bankası, hamlesi:, “Riyad, Suriye’nin, borçlarını, ödemeyi, planlıyor”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rdd2ISDmGUWOdY90pVqSHw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" riyad borcunu><p>Suudi Arabistan’ın Suriye’nin Dünya Bankası’na olan 15 milyon dolar borcunu kapatmayı planladığı iddia edildi. Bu, Suriye’nin kredi alabilmesi önemli olabilir.</p><p>Suudi Arabistan’ın Suriye’nin Dünya Bankası’na olan borçlarını ödemeyi planladığı iddia edildi. Konu hakkında Reuters haber ajansına konuşan konu hakkında bilgi sahibi üç kaynak, böyle bir adımın Beşar Esad dönemi sonrası Suriye’nin felce uğramış kamu sektörünü desteklemek ve yeniden inşa çabalarını finanse etmek için milyonlarca dolarlık kredinin onaylanmasının yolunu açabileceğini söyledi. </p><p>Riyad yönetiminin böyle bir hamlede bulunması, aynı zamanda Suudi Arabistan’ın Suriye’deki yeni yönetime ilk kez finansman sağlaması anlamına gelecek.   <strong>KREDİYE ONAY İÇİN ÖNCE BORÇLARIN ÖDENMESİ GEREKİYOR</strong>  Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı’ndan bir sözcü, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, “Spekülasyonlar konusunda yorumda bulunmuyoruz ancak resmileşmesi halinde ve zamanında açıklama yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan hükümetinin medya ofisi, Dünya Bankası Sözcüsü ve Suriye hükümet yetkilileri de konuyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi.   Suriye’nin Dünya Bankası’na ödemesi gecikmiş 15 milyon dolar borcu bulunuyor. Uluslararası finans kuruluşlarının kredi başvurularına onay vermesi ve benzer yardımlarda bulunması için bu borcun ödenmiş olması gerekiyor.   Reuters’a konuşan iki kaynak, Suriye’nin yeterli dövizinin olmadığını, yurtdışındaki dondurulmuş varlıklar kullanılarak borçların ödenmesi yönündeki planın ise hayata geçirilmediğini belirtti.   <strong>“DÜNYA BANKASI, FİNANSMAN SAĞLAMAYI DEĞERLENDİRDİ”</strong>  İki kaynağın verdiği bilgiye göre, Dünya Bankası yetkilileri, Suriye'nin iç savaşta hasar görmüş elektrik şebekesinin yeniden inşasına yardım etmek ve kamu sektöründeki ödemelerin yapılmasına yardımcı olmak amacıyla ülkeye finansman sağlamayı değerlendirdi.   Cumartesi günü basına yansıyan haberlerde Suriye’nin bu ay gerçekleşecek Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) toplantıları için ABD’nin başkenti Washington’a üst düzey bir heyet gönderileceği belirtilmişti. Bu, gerçekleşmesi halinde Esad rejiminin yıkılmasından bu yana Suriyeli yetkililerin ABD’ye yapacağı ilk ziyaret olacak. Heyetin ABD’li yetkililer ile bir araya gelip gelmeyeceği ise netlik kazanmadı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Seçim tarihi üzerine bahis oynayan eski vekil hakim karşısına çıkacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/secim-tarihi-uzerine-bahis-oynayan-eski-vekil-hakim-karsisina-cikacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/secim-tarihi-uzerine-bahis-oynayan-eski-vekil-hakim-karsisina-cikacak</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere’de erken genel seçim tarihini önceden bilerek bahis piyasasında haksız avantaj sağladığı iddia edilen 15 kişi, temmuzda hakim karşısına çıkacak.İngiltere’de 2024 yılında yapılan erken genel seçimin ne zaman gerçekleştirileceğine dair bahis oynadığı iddia edilen 15 şüpheliye resmi olarak suçlama yöneltildi. İngiltere’deki Muhafazakar Parti iktidarı döneminde yaşanan olayla bağlantılı olarak hakim karşısına çıkmasına karar verilen isimler arasında, Muhafazakar Parti’nin eski milletvekillerinden Craig Williams da yer aldı. Diğer şüphelilerin de Muhafazakar Parti mensubu olduğu, aralarında partiden üst düzey isimlerin de bulunduğu belirtildi.   PARTİ, WILLIAMS’A OLAN DESTEĞİNİ KESMİŞTİ  The Guardian gazetesinin haberine göre, Kumar Komisyonu, 4 Temmuz’da yapılan seçimden günler önce seçim tarihi konusunda bahis oynadıkları iddia edilen 15 kişiye bahisle bağlantılı “hile” suçlaması yöneltti.   Williams, Montgomeryshire milletvekiliydi ve dönemin başbakanı Rishi Sunak’ın meclis özel sekreteriydi. Fakat seçim tarihi ile ilgili bahis oynadığı iddialarının basına yansımasının ardından Williams, partisinin desteğini kaybetmişti. Bu bağlamda hakkında suçlama yöneltilen isimler arasında Galler Meclisi’nden Russell George, temmuzdaki seçimde Muhafazakar Parti’den aday olan ancak benzer şekilde partisinin desteğini kaybeden Laura Saunders ve Saunders’in eşi ve Muhafazakar Parti’nin kampanya direktörü Tony Lee gibi isimler yer aldı. Suçlama yöneltilen 15 kişinin bazılarının Muhafazakar Parti ile mevcut ya da eski bağlantılarının olduğu ifade edildi.   TEMMUZ AYINDA HAKİM KARŞISINA ÇIKACAKLAR  Kumar Komisyonu’nun açıklamasına göre, hakkında suçlama yöneltilen isimler, 13 Temmuz 2025 tarihinde Westminster’daki Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarılacak. Açıklamada, soruşturmada “bahis piyasalarında haksız avantaj elde etmek için gizli bilgi kullandığından şüphelenilen kişilere” odaklanıldığı belirtildi, özellikle “teklif edilen seçim tarihi konusunda önceden edinilmiş olabilecek bilgilere” işaret edildi. Komisyon, bu tür eylemlerin 2005 tarihli Kumar Yasası kapsamında suç olduğunu belirtti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rak56M4vgkiiFPNii3jcGg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Seçim, tarihi, üzerine, bahis, oynayan, eski, vekil, hakim, karşısına, çıkacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rak56M4vgkiiFPNii3jcGg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Eski vekile " se bahisi su><p>İngiltere’de erken genel seçim tarihini önceden bilerek bahis piyasasında haksız avantaj sağladığı iddia edilen 15 kişi, temmuzda hakim karşısına çıkacak.</p><p>İngiltere’de 2024 yılında yapılan erken genel seçimin ne zaman gerçekleştirileceğine dair bahis oynadığı iddia edilen 15 şüpheliye resmi olarak suçlama yöneltildi. </p><p>İngiltere’deki Muhafazakar Parti iktidarı döneminde yaşanan olayla bağlantılı olarak hakim karşısına çıkmasına karar verilen isimler arasında, Muhafazakar Parti’nin eski milletvekillerinden Craig Williams da yer aldı. Diğer şüphelilerin de Muhafazakar Parti mensubu olduğu, aralarında partiden üst düzey isimlerin de bulunduğu belirtildi.   <strong>PARTİ, WILLIAMS’A OLAN DESTEĞİNİ KESMİŞTİ</strong>  The Guardian gazetesinin haberine göre, Kumar Komisyonu, 4 Temmuz’da yapılan seçimden günler önce seçim tarihi konusunda bahis oynadıkları iddia edilen 15 kişiye bahisle bağlantılı “hile” suçlaması yöneltti.   Williams, Montgomeryshire milletvekiliydi ve dönemin başbakanı Rishi Sunak’ın meclis özel sekreteriydi. Fakat seçim tarihi ile ilgili bahis oynadığı iddialarının basına yansımasının ardından Williams, partisinin desteğini kaybetmişti. </p><p>Bu bağlamda hakkında suçlama yöneltilen isimler arasında Galler Meclisi’nden Russell George, temmuzdaki seçimde Muhafazakar Parti’den aday olan ancak benzer şekilde partisinin desteğini kaybeden Laura Saunders ve Saunders’in eşi ve Muhafazakar Parti’nin kampanya direktörü Tony Lee gibi isimler yer aldı. Suçlama yöneltilen 15 kişinin bazılarının Muhafazakar Parti ile mevcut ya da eski bağlantılarının olduğu ifade edildi.   <strong>TEMMUZ AYINDA HAKİM KARŞISINA ÇIKACAKLAR</strong>  Kumar Komisyonu’nun açıklamasına göre, hakkında suçlama yöneltilen isimler, 13 Temmuz 2025 tarihinde Westminster’daki Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarılacak. </p><p>Açıklamada, soruşturmada “bahis piyasalarında haksız avantaj elde etmek için gizli bilgi kullandığından şüphelenilen kişilere” odaklanıldığı belirtildi, özellikle “teklif edilen seçim tarihi konusunda önceden edinilmiş olabilecek bilgilere” işaret edildi. Komisyon, bu tür eylemlerin 2005 tarihli Kumar Yasası kapsamında suç olduğunu belirtti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin lideri Şi, Vietnam’da: Onlarca anlaşma imzalandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cin-lideri-si-vietnamda-onlarca-anlasma-imzalandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cin-lideri-si-vietnamda-onlarca-anlasma-imzalandi</guid>
<description><![CDATA[ Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Vietnam ziyaretinde, iki ülke arasında onlarca işbirliği anlaşması imzalandı.Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güneydoğu Asya turunun ilk durağı olarak Vietnam’da.   Çin ilderi, Vietnam’ın başkenti Hanoi&#039;deki başkanlık sarayında 21 pare top atışı, onur kıtası ve bayrak sallayan çocukların yer aldığı resmi bir törenle karşılandı. Ardından, Vietnam’ın en üst düzey liderlerinden olan Genel Sekreter To Lam ile görüşmeler gerçekleştirdi.  Şi, Vietnam’ı en son Aralık 2023’te ziyaret etmişti.45 ANLAŞMA İMZALANDIİki komşu ülke, tedarik zincirleri, yapay zeka, ortak deniz devriyeleri ve demiryolu geliştirme gibi alanları kapsayan 45 işbirliği anlaşması imzaladı.  Şi’nin ziyareti, Vietnam’ın yılın ilk üç ayında en büyük ihracat pazarı olan Amerika Birleşik Devletleri’nin, küresel çapta ilan ettiği gümrük vergileri kapsamında Vietnam mallarına yüzde 46 oranında vergi koymasından yaklaşık iki hafta sonra gerçekleşti.  Vietnam ve diğer birçok ülkeye yönelik karşılıklı vergiler askıya alınmış olsa da, Çin hâlâ büyük oranlı gümrük vergileriyle karşı karşıya. Bu nedenle Pekin’in, Şi&#039;nin yılın ilk yurtdışı gezisinde bölgesel ticaret bağlarını sıkılaştırarak bu etkileri dengelemeyi hedeflediği belirtiliyor.  Şi, salı günü Vietnam&#039;dan ayrılarak Malezya ve Kamboçya&#039;ya geçecek. Pekin, bu turun &quot;bölge açısından büyük öneme sahip&quot; olduğunu vurguladı.“VİETNAM İLE ÇİN BİRLİKTE İLERLEMELİ”Lam ile yaptığı görüşmede konuşan Şi, “Vietnam ve Çin, tarihin dönüm noktasında duruyor ve birlikte ilerlemeli” ifadelerini kullandı ve iki ülkenin “çok taraflı ticaret sistemini, küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin istikrarını koruması” gerektiğini vurguladı.Şi ayrıca, &quot;Çin&#039;in mega pazarı Vietnam&#039;a her zaman açık&quot; açıklamasında bulundu ve &quot;Stratejik kararlılığı güçlendirmeli, tek taraflı zorbalığa birlikte karşı çıkmalı ve küresel serbest ticaret sisteminin yanı sıra endüstriyel ve tedarik zincirlerinin istikrarını korumalıyız&quot; ifadelerini kullandı.Şi ayrıca pazartesi günü Vietnam’ın büyük devlet gazetesi Nhan Dan’da yayımlanan bir makalesinde, Pekin’in temel görüşünü yineleyerek, “Ticaret ve gümrük vergisi savaşlarının kazananı olmaz, korumacılık bir yere varmaz” ifadelerini kullanmıştı.  Vietnamlı lider Lam ise hükümetin haber portalında yayımlanan yazısında, “Ülkemiz, Çin ile iş birliğini daha somut, derin, dengeli ve sürdürülebilir hale getirmek için her zaman iş birliğine hazırdır” dedi.  Her iki ülke de komünist partiler tarafından yönetiliyor ve halihazırda Vietnam’ın en üst düzey diplomatik statüsü olan “kapsamlı stratejik ortaklık” ilişkisine sahipler.BAMBU DİPLOMASİSİVietnam uzun süredir “bambu diplomasisi” olarak adlandırılan bir yaklaşımı benimseyerek, hem Çin’le hem de ABD’yle iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor.  İki ülke arasında yakın ekonomik ilişkiler bulunsa da, Hanoi, Güney Çin Denizi’ndeki artan Pekin iddiaları konusunda ABD’nin endişelerini paylaşıyor.  Çin, Güney Çin Denizi&#039;nin neredeyse tamamı üzerinde hak iddia ediyor. Ancak bu iddia; Filipinler, Malezya, Vietnam, Endonezya ve Brunei tarafından reddediliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qNaZ1upCgE2N2hUMQRHZlw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çin, lideri, Şi, Vietnam’da:, Onlarca, anlaşma, imzalandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qNaZ1upCgE2N2hUMQRHZlw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çin lideri Vietnam'da"><p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Vietnam ziyaretinde, iki ülke arasında onlarca işbirliği anlaşması imzalandı.</p><p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güneydoğu Asya turunun ilk durağı olarak Vietnam’da.   Çin ilderi, Vietnam’ın başkenti Hanoi'deki başkanlık sarayında 21 pare top atışı, onur kıtası ve bayrak sallayan çocukların yer aldığı resmi bir törenle karşılandı. Ardından, Vietnam’ın en üst düzey liderlerinden olan Genel Sekreter To Lam ile görüşmeler gerçekleştirdi.  Şi, Vietnam’ı en son Aralık 2023’te ziyaret etmişti.</p><h3><strong>45 ANLAŞMA İMZALANDI</strong></h3><p>İki komşu ülke, tedarik zincirleri, yapay zeka, ortak deniz devriyeleri ve demiryolu geliştirme gibi alanları kapsayan 45 işbirliği anlaşması imzaladı.  Şi’nin ziyareti, Vietnam’ın yılın ilk üç ayında en büyük ihracat pazarı olan Amerika Birleşik Devletleri’nin, küresel çapta ilan ettiği gümrük vergileri kapsamında Vietnam mallarına yüzde 46 oranında vergi koymasından yaklaşık iki hafta sonra gerçekleşti.  Vietnam ve diğer birçok ülkeye yönelik karşılıklı vergiler askıya alınmış olsa da, Çin hâlâ büyük oranlı gümrük vergileriyle karşı karşıya. Bu nedenle Pekin’in, Şi'nin yılın ilk yurtdışı gezisinde bölgesel ticaret bağlarını sıkılaştırarak bu etkileri dengelemeyi hedeflediği belirtiliyor.  Şi, salı günü Vietnam'dan ayrılarak Malezya ve Kamboçya'ya geçecek. Pekin, bu turun "bölge açısından büyük öneme sahip" olduğunu vurguladı.</p><h3><strong>“VİETNAM İLE ÇİN BİRLİKTE İLERLEMELİ”</strong></h3><p>Lam ile yaptığı görüşmede konuşan Şi, “Vietnam ve Çin, tarihin dönüm noktasında duruyor ve birlikte ilerlemeli” ifadelerini kullandı ve iki ülkenin “çok taraflı ticaret sistemini, küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin istikrarını koruması” gerektiğini vurguladı.</p><p>Şi ayrıca, "Çin'in mega pazarı Vietnam'a her zaman açık" açıklamasında bulundu ve "Stratejik kararlılığı güçlendirmeli, tek taraflı zorbalığa birlikte karşı çıkmalı ve küresel serbest ticaret sisteminin yanı sıra endüstriyel ve tedarik zincirlerinin istikrarını korumalıyız" ifadelerini kullandı.</p><p>Şi ayrıca pazartesi günü Vietnam’ın büyük devlet gazetesi Nhan Dan’da yayımlanan bir makalesinde, Pekin’in temel görüşünü yineleyerek, “Ticaret ve gümrük vergisi savaşlarının kazananı olmaz, korumacılık bir yere varmaz” ifadelerini kullanmıştı.  Vietnamlı lider Lam ise hükümetin haber portalında yayımlanan yazısında, “Ülkemiz, Çin ile iş birliğini daha somut, derin, dengeli ve sürdürülebilir hale getirmek için her zaman iş birliğine hazırdır” dedi.  Her iki ülke de komünist partiler tarafından yönetiliyor ve halihazırda Vietnam’ın en üst düzey diplomatik statüsü olan “kapsamlı stratejik ortaklık” ilişkisine sahipler.</p><h3><strong>BAMBU DİPLOMASİSİ</strong></h3><p>Vietnam uzun süredir “bambu diplomasisi” olarak adlandırılan bir yaklaşımı benimseyerek, hem Çin’le hem de ABD’yle iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor.  İki ülke arasında yakın ekonomik ilişkiler bulunsa da, Hanoi, Güney Çin Denizi’ndeki artan Pekin iddiaları konusunda ABD’nin endişelerini paylaşıyor.  Çin, Güney Çin Denizi'nin neredeyse tamamı üzerinde hak iddia ediyor. Ancak bu iddia; Filipinler, Malezya, Vietnam, Endonezya ve Brunei tarafından reddediliyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Kıyamet gibi&amp;quot; deprem uyarısı: İran yüksek risk altında</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kiyamet-gibi-deprem-uyarisi-iran-yuksek-risk-altinda</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kiyamet-gibi-deprem-uyarisi-iran-yuksek-risk-altinda</guid>
<description><![CDATA[ İranlı Öğretim Üyesi Feriborz Natıki, başkent Tahran&#039;da &quot;kıyamet gibi&quot; bir deprem riski olduğu uyarısında bulundu.Tahran&#039;daki Uluslararası Sismoloji ve Deprem Mühendisliği Enstitüsü Öğretim Üyesi Natıki, İran Öğrenci Haber Ağı&#039;na (SNN) verdiği röportajda, Tahran başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde ciddi deprem riski bulunduğunu söyledi.  İran&#039;ın neredeyse tamamının ve hatta İran&#039;a komşu ülkelerin birçoğunun yüksek riskli deprem bölgesinde yer aldığına dikkati çeken Natıki, &quot;İran, dünyada depremin en sık görüldüğü ülkelerden biri. Yeni istatistiklere göre İran, depremlerin şiddeti ve sıklığı bakımından dünyada üçüncü sırada yer alıyor&quot; dedi.  Tahran&#039;ın aktif bir fay üzerinde yer aldığından yıkıcı bir deprem riski altında olduğu uyarısında bulunan Natıki, &quot;Son büyük depremin üzerinden yaklaşık 200 yıl geçti ve bu doğal tehdide karşı hazırlıklı olmak ve planlama yapmak her zamankinden daha önemli. Şu anda en büyük endişemiz Tahran depremi. Tahran için gerçek anlamda kıyamet gibi bir deprem&quot; ifadelerini kullandı.&quot;NE ATOM BOMBASI NE SAVAŞ&quot;  Natıki, bölgedeki depremler üzerine yapılan bir çalışmaya göre bu bölgede her 158-160 yılda büyüklüğü 7 civarında şiddetli bir deprem meydana geldiğine dikkat çekerek, &quot;Bu zaman dilimini geçmemiz tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyor, aslında daha şiddetli bir depremin yaşanma ihtimalinin arttığına işaret ediyor. diye konuştu.  Ülkedeki özellikle yeni yapıların birçoğunun mimari açıdan iyi görünüme sahip olsa da tasarruf açısından temellerinin ve iskeletlerinin depreme dayanıklı inşa edilmediğini tespit ettiklerini söyleyen Natıki, &quot;Bu nedenle yeni inşaatlar geçmişe göre beni daha fazla endişelendiriyor. Çalışmalarım sonucunda elde ettiğim, (muhtemel şiddetli bir depremde) ölen, yaralanan, hasar gören, yıkılan binalar gibi kayıplarla ilgili istatistikleri sunsaydım bu kesinlikle kamuoyunda paniğe yol açardı&quot; dedi.  Natiki, &quot;Durum gerçekten hiç iyi değil. Benim kanaatimce, ne atom bombası, ne savaş, ne de başka konular bizim asıl gündemimiz değildir. İran&#039;ı tehdit eden en önemli tehdit Tahran depremidir. Eğer öngördüğümüz deprem Tahran&#039;da olursa egemenlik yıkılacak, ülkenin birliği ortadan kalkacak çünkü ülke her bakımdan Tahran&#039;a bağımlı. Böyle bir durumda ulusal bir felaketle karşı karşıya kalırız.&quot; değerlendirmesinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jJQyhTXTAUaMO4ysE0I34Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kıyamet, gibi, deprem, uyarısı:, İran, yüksek, risk, altında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jJQyhTXTAUaMO4ysE0I34Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" k gibi deprem uyar><p>İranlı Öğretim Üyesi Feriborz Natıki, başkent Tahran'da "kıyamet gibi" bir deprem riski olduğu uyarısında bulundu.</p><p>Tahran'daki Uluslararası Sismoloji ve Deprem Mühendisliği Enstitüsü Öğretim Üyesi Natıki, İran Öğrenci Haber Ağı'na (SNN) verdiği röportajda, Tahran başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde ciddi deprem riski bulunduğunu söyledi.  İran'ın neredeyse tamamının ve hatta İran'a komşu ülkelerin birçoğunun yüksek riskli deprem bölgesinde yer aldığına dikkati çeken Natıki, "İran, dünyada depremin en sık görüldüğü ülkelerden biri. Yeni istatistiklere göre İran, depremlerin şiddeti ve sıklığı bakımından dünyada üçüncü sırada yer alıyor" dedi.  Tahran'ın aktif bir fay üzerinde yer aldığından yıkıcı bir deprem riski altında olduğu uyarısında bulunan Natıki, "Son büyük depremin üzerinden yaklaşık 200 yıl geçti ve bu doğal tehdide karşı hazırlıklı olmak ve planlama yapmak her zamankinden daha önemli. Şu anda en büyük endişemiz Tahran depremi. Tahran için gerçek anlamda kıyamet gibi bir deprem" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"NE ATOM BOMBASI NE SAVAŞ"</strong>  Natıki, bölgedeki depremler üzerine yapılan bir çalışmaya göre bu bölgede her 158-160 yılda büyüklüğü 7 civarında şiddetli bir deprem meydana geldiğine dikkat çekerek, "Bu zaman dilimini geçmemiz tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyor, aslında daha şiddetli bir depremin yaşanma ihtimalinin arttığına işaret ediyor. diye konuştu.  Ülkedeki özellikle yeni yapıların birçoğunun mimari açıdan iyi görünüme sahip olsa da tasarruf açısından temellerinin ve iskeletlerinin depreme dayanıklı inşa edilmediğini tespit ettiklerini söyleyen Natıki, "Bu nedenle yeni inşaatlar geçmişe göre beni daha fazla endişelendiriyor. Çalışmalarım sonucunda elde ettiğim, (muhtemel şiddetli bir depremde) ölen, yaralanan, hasar gören, yıkılan binalar gibi kayıplarla ilgili istatistikleri sunsaydım bu kesinlikle kamuoyunda paniğe yol açardı" dedi.  Natiki, "Durum gerçekten hiç iyi değil. Benim kanaatimce, ne atom bombası, ne savaş, ne de başka konular bizim asıl gündemimiz değildir. İran'ı tehdit eden en önemli tehdit Tahran depremidir. Eğer öngördüğümüz deprem Tahran'da olursa egemenlik yıkılacak, ülkenin birliği ortadan kalkacak çünkü ülke her bakımdan Tahran'a bağımlı. Böyle bir durumda ulusal bir felaketle karşı karşıya kalırız." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB’den İran’a yeni yaptırım kararı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abden-irana-yeni-yaptirim-karari</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abden-irana-yeni-yaptirim-karari</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Konseyi, İran’da “ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu yedi kişi ve iki kuruluşa” yaptırım kararı aldığını açıkladı.Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dışişleri bakanları, olağan toplantıları için Lüksemburg&#039;da bir araya geldi. AB, İran&#039;a yönelik yaptırımlarını genişletirken, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, vatandaşlarına İran&#039;ı seyahat etmeme çağrısında bulundu.  AB KONSEYİ’NDEN YAPTIRIM AÇIKLAMASI  Olağan toplantılarında İran ile ilişkileri ele alan bakanlar, Tahran&#039;a yönelik mevcut yaptırım rejimi kapsamında yeni tedbirler aldı.  AB Konseyi’nden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, &quot;Konsey bugün İran&#039;da yargının keyfi tutuklama aracı olarak kullanılması da dahil olmak üzere ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu yedi kişi ve iki kuruluşa kısıtlayıcı önlemler getirmeye karar verdi&quot; denildi. Açıklamada, &quot;AB, İran&#039;ın siyasi kazanç elde etmek amacıyla AB vatandaşını asılsız gerekçelerle keyfi olarak tutuklamasından derin endişe duymaya devam ediyor&quot; ifadesi kullanıldı.  KİMLER YAPTIRIMA TABİ OLACAK?  Bu bağlamda, Fars eyaletinde bulunan &quot;Şiraz Merkez Hapishanesi, Şiraz Devrim Mahkemesi Birinci Şubesi, Evin Hapishanesi Müdürü Farzadi Hedayatollah ve Fars Hapishaneleri Koruma ve İstihbarat Dairesi Müdürü Mehdi Nemati&#039;nin yanı sıra beş yargı mensubu&quot; yaptırımlar kapsamına alındı.  AB&#039;nin yaptırım rejimi; seyahat yasağı, kişi veya kuruluşlara ait varlıkların dondurulması ve onlara kaynak aktarılmasının yasaklanmasını içeriyor. AB, İran&#039;da toplam 232 kişi ve 44 kuruluşa yaptırım uyguluyor.  FRANSA: İRAN’I UAD’YE ŞİKAYET EDECEĞİZ  Öte yandan, Fransa Dışişleri Bakanı Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin İran yetkililerinin iki Fransız vatandaşının konsolosluğu ziyaret etmelerine izin vermeyi reddetmesi nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı&#039;na (UAD) şikayette bulunacağını bildirdi.  Fransız Bakan, &quot;Fransız vatandaşlarını İran&#039;a seyahat etmemeye ve İran&#039;da bulunanları da mümkün olan en kısa sürede ayrılmaya çağırıyorum&quot; ifadelerine yer verdi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-XLh5c_6n0u1OocKjc6Scw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>AB’den, İran’a, yeni, yaptırım, kararı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-XLh5c_6n0u1OocKjc6Scw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="AB’den İran’a yeni yaptırım kararı"><p>Avrupa Konseyi, İran’da “ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu yedi kişi ve iki kuruluşa” yaptırım kararı aldığını açıkladı.</p><p>Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dışişleri bakanları, olağan toplantıları için Lüksemburg'da bir araya geldi. AB, İran'a yönelik yaptırımlarını genişletirken, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, vatandaşlarına İran'ı seyahat etmeme çağrısında bulundu.  <strong>AB KONSEYİ’NDEN YAPTIRIM AÇIKLAMASI</strong>  Olağan toplantılarında İran ile ilişkileri ele alan bakanlar, Tahran'a yönelik mevcut yaptırım rejimi kapsamında yeni tedbirler aldı.  AB Konseyi’nden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, "Konsey bugün İran'da yargının keyfi tutuklama aracı olarak kullanılması da dahil olmak üzere ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu yedi kişi ve iki kuruluşa kısıtlayıcı önlemler getirmeye karar verdi" denildi. </p><p>Açıklamada, "AB, İran'ın siyasi kazanç elde etmek amacıyla AB vatandaşını asılsız gerekçelerle keyfi olarak tutuklamasından derin endişe duymaya devam ediyor" ifadesi kullanıldı.  <strong>KİMLER YAPTIRIMA TABİ OLACAK?</strong>  Bu bağlamda, Fars eyaletinde bulunan "Şiraz Merkez Hapishanesi, Şiraz Devrim Mahkemesi Birinci Şubesi, Evin Hapishanesi Müdürü Farzadi Hedayatollah ve Fars Hapishaneleri Koruma ve İstihbarat Dairesi Müdürü Mehdi Nemati'nin yanı sıra beş yargı mensubu" yaptırımlar kapsamına alındı.  AB'nin yaptırım rejimi; seyahat yasağı, kişi veya kuruluşlara ait varlıkların dondurulması ve onlara kaynak aktarılmasının yasaklanmasını içeriyor. AB, İran'da toplam 232 kişi ve 44 kuruluşa yaptırım uyguluyor.  <strong>FRANSA: İRAN’I UAD’YE ŞİKAYET EDECEĞİZ</strong>  Öte yandan, Fransa Dışişleri Bakanı Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin İran yetkililerinin iki Fransız vatandaşının konsolosluğu ziyaret etmelerine izin vermeyi reddetmesi nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) şikayette bulunacağını bildirdi.  Fransız Bakan, "Fransız vatandaşlarını İran'a seyahat etmemeye ve İran'da bulunanları da mümkün olan en kısa sürede ayrılmaya çağırıyorum" ifadelerine yer verdi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya&amp;apos;da çarpıcı istismar raporu: Başpiskoposlukta 1945&amp;apos;ten beri en az 226 çocuk istismara uğradı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/almanyada-carpici-istismar-raporu-baspiskoposlukta1945ten-beri-en-az-226-cocuk-istismara-ugradi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/almanyada-carpici-istismar-raporu-baspiskoposlukta1945ten-beri-en-az-226-cocuk-istismara-ugradi</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;da hazırlanan rapor, Bavyera eyaletindeki Würzburg Başpiskoposluğunda 1945-2019 yıllarında en az 226 çocuk ve gencin cinsel istismara uğradığını ortaya koydu.Cinsel İstismarı Araştırma Bağımsız Komisyonu tarafından hazırlanan rapora göre, 43&#039;ü Katolik din adamı olmak üzere 51 şüphelinin en az 449 suç işlemiş olabileceği bildirildi.  Avukat Hendrik Schneider tarafından hazırlanan yaklaşık 800 sayfalık çalışmada, 1945-2019 yıllarında en az 226 çocuk ve gencin cinsel istismara uğradığı, bu suçların 3 bin 53 kez işlendiğinin tahmin edildiği, çok az failin mahkum olduğu belirtildi.Raporda ayrıca, “Kimi durumlarda, bir ya da birden fazla mağdur aleyhine işlenen suç dizileri söz konusu olup, yalnızca mağduriyet süresi ve haftalık ya da aylık sıklık gibi bilgiler mevcuttu. Bu bilgiler temel alınarak yapılan bir projeksiyonda, 51 kişiye atfedilebilecek toplam suç sayısı 3.053 olarak hesaplanmıştır&quot; ifadelerine yer verildi.  Alman basınında yer alan haberlere göre, Würzburg Piskoposu Franz Jung, bu dönemde kendi piskoposluğunda çocuklara ve gençlere yönelik cinsel şiddetin boyutunun dehşet verici olduğunu kaydetti.  2018&#039;den bu yana görevde olan Jung, bu suçtan etkilenenlerin haklarının yeterince korunmamasını eleştirerek, &quot;Bu, hem utanç verici hem de şok edici.&quot; ifadesini kullandı.  Jung&#039;un selefi emekli piskopos Friedhelm Hofmann, yaptığı açıklamada, 2004-2017 yıllarında görev aldığı dönemdeki hataları kabul etti.  Hofmann, &quot;Mağdurlara yeterli ilgi gösterilmediği, saldırı ihbarlarının yeterince hızlı takip edilmediği ve faillerin yeterince tutarlı şekilde adalete teslim edilmediği vakalar için içtenlikle özür dilerim.&quot; açıklamasında bulundu.Jung, “Kişisel görüşmelerde mağdurlar, hayat hikâyeleriyle bana tekrar tekrar gösterdiler ki, kilise ve sorumluluk sahipleri büyük ölçüde başarısız olmuş, İncil’in özgürleştirici mesajını çarpıtmışlardır. Cinsel istismar, kilise ortamında insanlara yapılanların acısını hala çekenler olduğu sürece iyileşmeyen kalıcı bir yaradır&quot; dedi.  Öte yandan, Almanya genelindeki çok sayıda piskoposluğun, istismar vakalarıyla ilgili raporlar hazırladığı ve etkilenenler için danışma konseyleri ve komisyonlar kurduğu bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bc5vaMeivUW8Q9KjVob44w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Almanyada, çarpıcı, istismar, raporu:, Başpiskoposlukta 1945ten, beri, 226, çocuk, istismara, uğradı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bc5vaMeivUW8Q9KjVob44w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Almanya'da çarpıcı rapor"><p>Almanya'da hazırlanan rapor, Bavyera eyaletindeki Würzburg Başpiskoposluğunda 1945-2019 yıllarında en az 226 çocuk ve gencin cinsel istismara uğradığını ortaya koydu.</p><p>Cinsel İstismarı Araştırma Bağımsız Komisyonu tarafından hazırlanan rapora göre, 43'ü Katolik din adamı olmak üzere 51 şüphelinin en az 449 suç işlemiş olabileceği bildirildi.  Avukat Hendrik Schneider tarafından hazırlanan yaklaşık 800 sayfalık çalışmada, 1945-2019 yıllarında en az 226 çocuk ve gencin cinsel istismara uğradığı, bu suçların 3 bin 53 kez işlendiğinin tahmin edildiği, çok az failin mahkum olduğu belirtildi.</p><p>Raporda ayrıca, “Kimi durumlarda, bir ya da birden fazla mağdur aleyhine işlenen suç dizileri söz konusu olup, yalnızca mağduriyet süresi ve haftalık ya da aylık sıklık gibi bilgiler mevcuttu. Bu bilgiler temel alınarak yapılan bir projeksiyonda, 51 kişiye atfedilebilecek toplam suç sayısı 3.053 olarak hesaplanmıştır" ifadelerine yer verildi.  Alman basınında yer alan haberlere göre, Würzburg Piskoposu Franz Jung, bu dönemde kendi piskoposluğunda çocuklara ve gençlere yönelik cinsel şiddetin boyutunun dehşet verici olduğunu kaydetti.  2018'den bu yana görevde olan Jung, bu suçtan etkilenenlerin haklarının yeterince korunmamasını eleştirerek, "Bu, hem utanç verici hem de şok edici." ifadesini kullandı.  Jung'un selefi emekli piskopos Friedhelm Hofmann, yaptığı açıklamada, 2004-2017 yıllarında görev aldığı dönemdeki hataları kabul etti.  Hofmann, "Mağdurlara yeterli ilgi gösterilmediği, saldırı ihbarlarının yeterince hızlı takip edilmediği ve faillerin yeterince tutarlı şekilde adalete teslim edilmediği vakalar için içtenlikle özür dilerim." açıklamasında bulundu.</p><p>Jung, “Kişisel görüşmelerde mağdurlar, hayat hikâyeleriyle bana tekrar tekrar gösterdiler ki, kilise ve sorumluluk sahipleri büyük ölçüde başarısız olmuş, İncil’in özgürleştirici mesajını çarpıtmışlardır. Cinsel istismar, kilise ortamında insanlara yapılanların acısını hala çekenler olduğu sürece iyileşmeyen kalıcı bir yaradır" dedi.  Öte yandan, Almanya genelindeki çok sayıda piskoposluğun, istismar vakalarıyla ilgili raporlar hazırladığı ve etkilenenler için danışma konseyleri ve komisyonlar kurduğu bildirildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş benim savaşım değil</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumprusya-ile-ukrayna-arasindaki-savas-benim-savasim-degil</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumprusya-ile-ukrayna-arasindaki-savas-benim-savasim-degil</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasına, eski Başkan Joe Biden ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;nin izin verdiğini savunarak, &quot;Şimdi bu savaşı durdurmalıyız, hem de çok hızlı bir şekilde&quot; ifadesini kullandı.ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya-Ukrayna savaşı konusunda bir kez daha Biden ile Zelenski&#039;yi suçladı.  Trump, açıklamasında, &quot;Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş benim savaşım değil, Biden&#039;ın savaşı. Ben buraya yeni geldim. (Rusya) Devlet Başkanı (Vladimir) Putin ve diğer herkes Başkanınıza saygı duydu. Eğer 2020 başkanlık seçimleri hileli olmasaydı ki pek çok açıdan öyleydi, bu korkunç savaş asla yaşanmazdı&quot; ifadelerini kullandı.  Bu savaşla hiçbir ilgisinin olmadığını kaydeden Trump, şöyle devam etti:  &quot;Devlet Başkanı Zelenski ve sahtekar Joe Biden bu rezaletin başlamasına izin vererek kesinlikle korkunç bir iş yaptılar. Bu savaşın başlamasını engellemenin birçok yolu vardı. Ama bu geçmişte kaldı. Şimdi bu savaşı durdurmalıyız, hem de çok hızlı bir şekilde.&quot;  Trump&#039;ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçen hafta Moskova&#039;da Putin ile bir araya gelmiş, Beyaz Saray görüşmenin olumlu ve yapıcı geçtiğini açıklamıştı.ZELENSKİ&#039;DEN TRUMP&#039;A ÇAĞRIUkrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de, katıldığı CBS News televizyonunun &quot;60 Minutes&quot; programında Rusya-Ukrayna Savaşı&#039;na ilişkin açıklamalarda bulunarak, Trump&#039;ı Ukrayna&#039;ya çağırmıştı.Rusya&#039;nın sivillere yönelik saldırılarına devam ettiğini kaydeden Zelenski, &quot;Gelin, görün ve sonra savaşı nasıl bitireceğimize dair bir planla hareket edelim. Kiminle anlaşma yaptığınızı anlayacaksınız. Putin&#039;in ne yaptığını anlayacaksınız. Lütfen, herhangi bir karar ve herhangi bir müzakereden önce gelip halkımızı, sivilleri, savaşçıları, hastaneleri, kiliseleri ve yok edilen çocukları görün&quot; demişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZ5WEgcBHUecaPK2J8Hb8A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump: Rusya, ile, Ukrayna, arasındaki, savaş, benim, savaşım, değil</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZ5WEgcBHUecaPK2J8Hb8A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Zelenski'ye suçlama"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasına, eski Başkan Joe Biden ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin izin verdiğini savunarak, "Şimdi bu savaşı durdurmalıyız, hem de çok hızlı bir şekilde" ifadesini kullandı.</p><p>ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya-Ukrayna savaşı konusunda bir kez daha Biden ile Zelenski'yi suçladı.  Trump, açıklamasında, "Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş benim savaşım değil, Biden'ın savaşı. Ben buraya yeni geldim. (Rusya) Devlet Başkanı (Vladimir) Putin ve diğer herkes Başkanınıza saygı duydu. Eğer 2020 başkanlık seçimleri hileli olmasaydı ki pek çok açıdan öyleydi, bu korkunç savaş asla yaşanmazdı" ifadelerini kullandı.  Bu savaşla hiçbir ilgisinin olmadığını kaydeden Trump, şöyle devam etti:  "Devlet Başkanı Zelenski ve sahtekar Joe Biden bu rezaletin başlamasına izin vererek kesinlikle korkunç bir iş yaptılar. Bu savaşın başlamasını engellemenin birçok yolu vardı. Ama bu geçmişte kaldı. Şimdi bu savaşı durdurmalıyız, hem de çok hızlı bir şekilde."  Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçen hafta Moskova'da Putin ile bir araya gelmiş, Beyaz Saray görüşmenin olumlu ve yapıcı geçtiğini açıklamıştı.</p><h3><strong>ZELENSKİ'DEN TRUMP'A ÇAĞRI</strong></h3><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de, katıldığı CBS News televizyonunun "60 Minutes" programında Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin açıklamalarda bulunarak, Trump'ı Ukrayna'ya çağırmıştı.</p><p>Rusya'nın sivillere yönelik saldırılarına devam ettiğini kaydeden Zelenski, "Gelin, görün ve sonra savaşı nasıl bitireceğimize dair bir planla hareket edelim. Kiminle anlaşma yaptığınızı anlayacaksınız. Putin'in ne yaptığını anlayacaksınız. Lütfen, herhangi bir karar ve herhangi bir müzakereden önce gelip halkımızı, sivilleri, savaşçıları, hastaneleri, kiliseleri ve yok edilen çocukları görün" demişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Piyasalarda Trump belirsizliği sürüyor: ABD borsaları hafif yükseldi, dolar ve petrol geriledi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/piyasalarda-trump-belirsizligi-suruyor-abd-borsalari-hafif-yukseldidolar-ve-petrol-geriledi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/piyasalarda-trump-belirsizligi-suruyor-abd-borsalari-hafif-yukseldidolar-ve-petrol-geriledi</guid>
<description><![CDATA[ Piyasalar ABD Başkanı Trump&#039;ın vergi açıklamaları nedeniyle belirsizliğini sürdürürken, ABD borsasında hafif yükselme, dolar ve petrolde ise gerileme meydana geldi.Pazartesi günü ABD borsalarında hafif yükselişler görülürken, dolar ve petrol fiyatlarında düşüş yaşandı. Bu hareket, Beyaz Saray’ın akıllı telefonlar ve bilgisayarları gümrük tarifelerinden muaf tutma kararının ardından geldi. Ancak Başkan Donald Trump, tarifelerin yine de uygulanma olasılığının yüksek olduğunu belirtti.  Dow Jones Endeksi yaklaşık yüzde 0,4 yükselirken S&amp;P 500 %0,5, Nasdaq ise yüzde 0,3 artış kaydetti.Teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan bu artışta özellikle Apple hisselerinin yüzde 2,3 değer kazanması etkili oldu. Geçen hafta S&amp;P 500 yüzde 5,7 oranında artış göstermişti; ancak bu, Nisan başında açıklanan “karşılıklı tarifeler” öncesine göre hala yüzde 5 daha düşük bir seviyede.DOLARDA İSTİKRARSIZLIK SÜRÜYORTrump yönetiminin Çin’den ithal edilen ürünlerin yüzde 23’ünü oluşturan 20 ürün grubunu tarifelerden muaf tutması, üreticiler açısından olumlu bir adım olarak değerlendirildi. Ancak bu gelişme, geçtiğimiz hafta ağır kayıplar yaşayan ABD tahvillerini toparlamak için yeterli olmadı. Dolar da ticaret politikalarındaki tutarsızlık nedeniyle istikrarsız bir seyir izlemeye devam etti, dolar endeksi yüzde 0,2 düştü. Yatırımcıların ABD varlıklarından çıkışı hızlandırdığı yorumları yapılırken, Wells Fargo analistleri, ABD&#039;nin “büyüme üstünlüğünü” kaybettiğini ve dolara olan küresel talebin azaldığını belirtti.ÇİN&#039;DE İHRACAT YÜKSELDİÇin&#039;in Mart ayı ihracatı ise, tarifeler öncesi sipariş artışlarıyla birlikte yüzde 12,4 oranında yükseldi.ABD perakende satışları ve Çin GSYH verileri de bu hafta açıklanacak. Çarşamba günü Fed Başkanı Jerome Powell, ekonomik görünüm hakkında konuşacak. Tahvil piyasasındaki son stres ve olası faiz indirimleri hakkında da sorularla karşılaşması bekleniyor.JAPONYA GÖRÜŞMELERİNDE DÖVİZ POLİTİKALARI GÜNDEMDEJaponya ile ABD arasındaki yaklaşan ticaret görüşmelerinde döviz politikası da gündemde olacak. Tokyo&#039;nun, Washington’un yenden destek istemesi ihtimaline karşı hazırlık yaptığı bildiriliyor. Doların güvenli liman statüsünün zayıflaması ise Japon yenine olan talebi artırmış durumda.   Piyasalar, ticaret savaşlarında kısa vadeli yumuşamaya olumlu tepki verse de Trump yönetiminin tutarsız mesajları, yatırımcı güvenini zedeliyor. Gözler bu hafta açıklanacak ekonomik verilere ve Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarında olacak. Uzmanlar, belirsizlik ortamının süreceğini, bu nedenle piyasalarda sert iniş çıkışların devam edebileceğini öngörüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yZY52-fFG0-SRGRTtVuQkw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Piyasalarda, Trump, belirsizliği, sürüyor:, ABD, borsaları, hafif, yükseldi,  dolar, petrol, geriledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yZY52-fFG0-SRGRTtVuQkw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Piyasalarda Trump belirsizliği"><p>Piyasalar ABD Başkanı Trump'ın vergi açıklamaları nedeniyle belirsizliğini sürdürürken, ABD borsasında hafif yükselme, dolar ve petrolde ise gerileme meydana geldi.</p><p>Pazartesi günü ABD borsalarında hafif yükselişler görülürken, dolar ve petrol fiyatlarında düşüş yaşandı. Bu hareket, Beyaz Saray’ın akıllı telefonlar ve bilgisayarları gümrük tarifelerinden muaf tutma kararının ardından geldi. Ancak Başkan Donald Trump, tarifelerin yine de uygulanma olasılığının yüksek olduğunu belirtti.  Dow Jones Endeksi yaklaşık yüzde 0,4 yükselirken S&P 500 %0,5, Nasdaq ise yüzde 0,3 artış kaydetti.</p><p>Teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan bu artışta özellikle Apple hisselerinin yüzde 2,3 değer kazanması etkili oldu. Geçen hafta S&P 500 yüzde 5,7 oranında artış göstermişti; ancak bu, Nisan başında açıklanan “karşılıklı tarifeler” öncesine göre hala yüzde 5 daha düşük bir seviyede.</p><h3><strong>DOLARDA İSTİKRARSIZLIK SÜRÜYOR</strong></h3><p>Trump yönetiminin Çin’den ithal edilen ürünlerin yüzde 23’ünü oluşturan 20 ürün grubunu tarifelerden muaf tutması, üreticiler açısından olumlu bir adım olarak değerlendirildi. Ancak bu gelişme, geçtiğimiz hafta ağır kayıplar yaşayan ABD tahvillerini toparlamak için yeterli olmadı. Dolar da ticaret politikalarındaki tutarsızlık nedeniyle istikrarsız bir seyir izlemeye devam etti, dolar endeksi yüzde 0,2 düştü. Yatırımcıların ABD varlıklarından çıkışı hızlandırdığı yorumları yapılırken, Wells Fargo analistleri, ABD'nin “büyüme üstünlüğünü” kaybettiğini ve dolara olan küresel talebin azaldığını belirtti.</p><h3><strong>ÇİN'DE İHRACAT YÜKSELDİ</strong></h3><p>Çin'in Mart ayı ihracatı ise, tarifeler öncesi sipariş artışlarıyla birlikte yüzde 12,4 oranında yükseldi.</p><p>ABD perakende satışları ve Çin GSYH verileri de bu hafta açıklanacak. Çarşamba günü Fed Başkanı Jerome Powell, ekonomik görünüm hakkında konuşacak. Tahvil piyasasındaki son stres ve olası faiz indirimleri hakkında da sorularla karşılaşması bekleniyor.</p><h3><strong>JAPONYA GÖRÜŞMELERİNDE DÖVİZ POLİTİKALARI GÜNDEMDE</strong></h3><p>Japonya ile ABD arasındaki yaklaşan ticaret görüşmelerinde döviz politikası da gündemde olacak. Tokyo'nun, Washington’un yenden destek istemesi ihtimaline karşı hazırlık yaptığı bildiriliyor. Doların güvenli liman statüsünün zayıflaması ise Japon yenine olan talebi artırmış durumda.   Piyasalar, ticaret savaşlarında kısa vadeli yumuşamaya olumlu tepki verse de Trump yönetiminin tutarsız mesajları, yatırımcı güvenini zedeliyor. Gözler bu hafta açıklanacak ekonomik verilere ve Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarında olacak. Uzmanlar, belirsizlik ortamının süreceğini, bu nedenle piyasalarda sert iniş çıkışların devam edebileceğini öngörüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan İran&amp;apos;a &amp;quot;askeri müdahale&amp;quot; açıklaması: &amp;quot;Anlaşmayı bilerek geciktiriyorlar&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-irana-askeri-mudahale-aciklamasi-anlasmayi-bilerek-geciktiriyorlar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-irana-askeri-mudahale-aciklamasi-anlasmayi-bilerek-geciktiriyorlar</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ABD ile olası bir nükleer anlaşmayı bilerek geciktirdiğini düşündüğünü ve İran’ın nükleer tesislerine yönelik askerî bir müdahalenin gündeme gelebileceğini söyledi.ABD Başkanı Donald Trump, ABD&#039;nin özel temsilcisi Steve Witkoff’un Cumartesi günü Umman’da üst düzey bir İranlı yetkiliyle gerçekleştirdiği görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bizi oyalıyorlar gibi geliyor” dedi.  Hem İran hem de ABD, Cumartesi günü yapılan görüşmeleri “olumlu” ve “yapıcı” olarak nitelendiren Trump, açıklamasında, “İran, nükleer silah kavramından tamamen vazgeçmeli. Onların nükleer silaha sahip olmasına izin verilemez” dedi.  ABD&#039;nin olası tepkilerinin arasında Tahran’daki nükleer tesislere yönelik askerî bir saldırının bulunup bulunmadığı sorulduğunda ise Trump, “Elbette var” yanıtını verdi.  Trump ayrıca, İran’ın nükleer silah geliştirmeye “oldukça yakın” olduğunu iddia ederek, hızlı hareket etmemeleri hâlinde sert bir karşılıkla karşılaşabilecekleri uyarısında bulundu.  ABD ile İran, önceki Başkan Joe Biden döneminde dolaylı görüşmeler gerçekleştirmiş, ancak bu görüşmelerden kayda değer bir ilerleme sağlanamamıştı.ABD ve İran hükümetleri arasındaki son doğrudan görüşmeler ise, 2015 yılında dönemin başkanı Barack Obama liderliğinde varılan ve Trump’ın daha sonra çekildiği uluslararası nükleer anlaşma döneminde gerçekleşmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dC5FpKZhfkCqBKMWkm0j7Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, İrana, askeri, müdahale, açıklaması:, Anlaşmayı, bilerek, geciktiriyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dC5FpKZhfkCqBKMWkm0j7Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan İran'a sert mesaj"><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ABD ile olası bir nükleer anlaşmayı bilerek geciktirdiğini düşündüğünü ve İran’ın nükleer tesislerine yönelik askerî bir müdahalenin gündeme gelebileceğini söyledi.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin özel temsilcisi Steve Witkoff’un Cumartesi günü Umman’da üst düzey bir İranlı yetkiliyle gerçekleştirdiği görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bizi oyalıyorlar gibi geliyor” dedi.  Hem İran hem de ABD, Cumartesi günü yapılan görüşmeleri “olumlu” ve “yapıcı” olarak nitelendiren Trump, açıklamasında, “İran, nükleer silah kavramından tamamen vazgeçmeli. Onların nükleer silaha sahip olmasına izin verilemez” dedi.  ABD'nin olası tepkilerinin arasında Tahran’daki nükleer tesislere yönelik askerî bir saldırının bulunup bulunmadığı sorulduğunda ise Trump, “Elbette var” yanıtını verdi.  Trump ayrıca, İran’ın nükleer silah geliştirmeye “oldukça yakın” olduğunu iddia ederek, hızlı hareket etmemeleri hâlinde sert bir karşılıkla karşılaşabilecekleri uyarısında bulundu.  ABD ile İran, önceki Başkan Joe Biden döneminde dolaylı görüşmeler gerçekleştirmiş, ancak bu görüşmelerden kayda değer bir ilerleme sağlanamamıştı.</p><p>ABD ve İran hükümetleri arasındaki son doğrudan görüşmeler ise, 2015 yılında dönemin başkanı Barack Obama liderliğinde varılan ve Trump’ın daha sonra çekildiği uluslararası nükleer anlaşma döneminde gerçekleşmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nijerya&amp;apos;da silahlı saldırı: En az 51 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/nijeryada-silahli-saldiri-en-az-51-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/nijeryada-silahli-saldiri-en-az-51-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Nijerya’nın kuzeyinde bulunan Plateau Eyaleti’nde Pazartesi günü sabahın erken saatlerinde silahlı kişiler tarafından düzenlenen saldırılarda en az 51 kişi hayatını kaybetti. Saldırı, eyaletin başka bir bölgesinde yaşanan ve onlarca kişinin ölümüyle sonuçlanan çatışmalardan yalnızca iki hafta sonra meydana geldi.Geçtiğimiz hafta, Nijerya Ulusal Acil Durum Yönetim Ajansı (NEMA), Plateau Eyaleti’nde birkaç gün süren saldırılarda en az 52 kişinin öldürüldüğünü ve yaklaşık 2.000 kişinin yerinden edildiğini açıklamıştı. Eyalet, uzun süredir çiftçiler ile hayvan çobanları arasında yaşanan şiddet olaylarıyla biliniyor.  Pazartesi günü, Plateau’ya bağlı Bassa bölgesindeki Zikke ve Kimakpa köylerinde 51 cesedin bulunduğu bildirildi. Saldırılarda çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi. Saldırının nedeni henüz netlik kazanmadı.  Bölge sakini Joseph Chudu Yonkpa, saldırganların hayvan çobanları olduğunu öne sürerek, “Şu anda toplu cenaze töreni yapılıyor. Halk arasında büyük bir öfke var” dedi.  Polis yetkilileri ise olayla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.  Jere Nation Youths Development Association adlı yerel gençlik örgütünün sözcüsü Albert Garba Samuel, “Hiçbir topluluk böyle bir travma, kan dökümü ve yıkımı yaşamamalı” sözleriyle tepkisini dile getirdi.  Uluslararası Af Örgütü Nijerya Şubesi (Amnesty International Nigeria), saldırganların köylerdeki evleri yaktığını ve yağmaladığını belirtti. Kuruluş yaptığı açıklamada, “İki hafta önce 52 kişinin öldürülmesinin ardından, bu korkunç saldırıya yol açan affedilemez güvenlik açıkları soruşturulmalıdır,” ifadelerine yer verdi.ORTA KUŞAK TEHLİKE ALTINDANijerya&#039;nın özellikle Orta Kuşak olarak bilinen iç bölgelerinde son yıllarda artan topluluklar arası şiddet, ülkenin karşı karşıya olduğu en ciddi güvenlik tehditlerinden biri haline geldi.Çoğunlukla Müslüman çobanlarla ile Hristiyan çiftçiler arasında yaşandığı belirtilen bu çatışmalar, yalnızca etnik ve dini gerilimlerle sınırlı kalmayıp, iklim değişikliği, tarımsal yayılma ve azalan doğal kaynaklar gibi çevresel ve ekonomik nedenlerle de derinleşiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zFI9eaCimkWaVjVHOzJXhw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nijeryada, silahlı, saldırı:, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zFI9eaCimkWaVjVHOzJXhw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nijerya'da saldırılar"><p>Nijerya’nın kuzeyinde bulunan Plateau Eyaleti’nde Pazartesi günü sabahın erken saatlerinde silahlı kişiler tarafından düzenlenen saldırılarda en az 51 kişi hayatını kaybetti. Saldırı, eyaletin başka bir bölgesinde yaşanan ve onlarca kişinin ölümüyle sonuçlanan çatışmalardan yalnızca iki hafta sonra meydana geldi.</p><p>Geçtiğimiz hafta, Nijerya Ulusal Acil Durum Yönetim Ajansı (NEMA), Plateau Eyaleti’nde birkaç gün süren saldırılarda en az 52 kişinin öldürüldüğünü ve yaklaşık 2.000 kişinin yerinden edildiğini açıklamıştı. Eyalet, uzun süredir çiftçiler ile hayvan çobanları arasında yaşanan şiddet olaylarıyla biliniyor.  Pazartesi günü, Plateau’ya bağlı Bassa bölgesindeki Zikke ve Kimakpa köylerinde 51 cesedin bulunduğu bildirildi. Saldırılarda çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi. Saldırının nedeni henüz netlik kazanmadı.  Bölge sakini Joseph Chudu Yonkpa, saldırganların hayvan çobanları olduğunu öne sürerek, “Şu anda toplu cenaze töreni yapılıyor. Halk arasında büyük bir öfke var” dedi.  Polis yetkilileri ise olayla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.  Jere Nation Youths Development Association adlı yerel gençlik örgütünün sözcüsü Albert Garba Samuel, “Hiçbir topluluk böyle bir travma, kan dökümü ve yıkımı yaşamamalı” sözleriyle tepkisini dile getirdi.  Uluslararası Af Örgütü Nijerya Şubesi (Amnesty International Nigeria), saldırganların köylerdeki evleri yaktığını ve yağmaladığını belirtti. Kuruluş yaptığı açıklamada, “İki hafta önce 52 kişinin öldürülmesinin ardından, bu korkunç saldırıya yol açan affedilemez güvenlik açıkları soruşturulmalıdır,” ifadelerine yer verdi.</p><h3><strong>ORTA KUŞAK TEHLİKE ALTINDA</strong></h3><p>Nijerya'nın özellikle Orta Kuşak olarak bilinen iç bölgelerinde son yıllarda artan topluluklar arası şiddet, ülkenin karşı karşıya olduğu en ciddi güvenlik tehditlerinden biri haline geldi.</p><p>Çoğunlukla Müslüman çobanlarla ile Hristiyan çiftçiler arasında yaşandığı belirtilen bu çatışmalar, yalnızca etnik ve dini gerilimlerle sınırlı kalmayıp, iklim değişikliği, tarımsal yayılma ve azalan doğal kaynaklar gibi çevresel ve ekonomik nedenlerle de derinleşiyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamas: &amp;quot;İsrail Gazze&amp;apos;den çekilirse rehineleri tek seferde veririz&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hamas-israil-gazzeden-cekilirse-rehineleri-tek-seferde-veririz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hamas-israil-gazzeden-cekilirse-rehineleri-tek-seferde-veririz</guid>
<description><![CDATA[ Hamas, İsrail&#039;le Mısır arabuluculuğunda yapılan ateşkes görüşmeleri kapsamında, İsrail&#039;in Gazze&#039;den çekilmesi halinde elindeki tüm esirleri &quot;tek severde teslim etmeye hazır olduklarını&quot; açıkladı.Mısır, İsrail’in Gazze Şeridi’nde geçici bir ateşkes sağlanmasına yönelik teklifini aldı ve bu teklif doğrultusunda kalıcı bir ateşkesin sağlanması için müzakerelere başladı.Mısırlı kaynaklar, teklifin Hamas’a iletildiğini ve Mısır’ın en kısa sürede Hamas’tan yanıt beklediğini belirtti.  Reuters&#039;ın aktardığına göre, devlete yakın Al-Qahera News’e konuşan kaynaklar, teklifin detayları hakkında bilgi vermezken, bu adımın kalıcı bir çatışmasızlık süreci için zemin hazırlayabileceği ifade edildi.HAMAS&#039;TAN GAZZE ŞARTIHamas’tan bir yetkili ise İsrail’in sunduğu yeni teklifin “tam bir ateşkes” öngörmediğini, yalnızca İsrailli rehineleri geri almak amacı taşıdığını iddia etti. Aynı yetkili, “İsrail savaşı sona erdirir ve Gazze&#039;den tamamen çekilirse, elimizdeki rehineleri tek seferde teslim etmeye hazırız” ifadelerini kullandı.  Görüşmelerin seyri, bölgedeki çatışmaların sona ermesi açısından kritik önem taşıyor. Mısır, hem İsrail hem de Hamas ile temaslarını sürdürerek diplomatik çözüm arayışında arabulucu rolünü üstleniyor.İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas&#039;a karşı &quot;gittikçe artan askeri güçle&quot; hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aDKp1a_kvkSyYr1BD75SUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamas:, İsrail, Gazzeden, çekilirse, rehineleri, tek, seferde, veririz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aDKp1a_kvkSyYr1BD75SUw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hamas'tan rehine açıklaması"><p>Hamas, İsrail'le Mısır arabuluculuğunda yapılan ateşkes görüşmeleri kapsamında, İsrail'in Gazze'den çekilmesi halinde elindeki tüm esirleri "tek severde teslim etmeye hazır olduklarını" açıkladı.</p><p>Mısır, İsrail’in Gazze Şeridi’nde geçici bir ateşkes sağlanmasına yönelik teklifini aldı ve bu teklif doğrultusunda kalıcı bir ateşkesin sağlanması için müzakerelere başladı.</p><p>Mısırlı kaynaklar, teklifin Hamas’a iletildiğini ve Mısır’ın en kısa sürede Hamas’tan yanıt beklediğini belirtti.  Reuters'ın aktardığına göre, devlete yakın Al-Qahera News’e konuşan kaynaklar, teklifin detayları hakkında bilgi vermezken, bu adımın kalıcı bir çatışmasızlık süreci için zemin hazırlayabileceği ifade edildi.</p><h3><strong>HAMAS'TAN GAZZE ŞARTI</strong></h3><p>Hamas’tan bir yetkili ise İsrail’in sunduğu yeni teklifin “tam bir ateşkes” öngörmediğini, yalnızca İsrailli rehineleri geri almak amacı taşıdığını iddia etti. Aynı yetkili, “İsrail savaşı sona erdirir ve Gazze'den tamamen çekilirse, elimizdeki rehineleri tek seferde teslim etmeye hazırız” ifadelerini kullandı.  Görüşmelerin seyri, bölgedeki çatışmaların sona ermesi açısından kritik önem taşıyor. Mısır, hem İsrail hem de Hamas ile temaslarını sürdürerek diplomatik çözüm arayışında arabulucu rolünü üstleniyor.</p><p>İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas'a karşı "gittikçe artan askeri güçle" hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lübnan başbakanı Şam&amp;apos;da: İkili ilişkilerde yeni bir sayfa hedefleniyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/lubnan-basbakani-samda-ikili-iliskilerde-yeni-bir-sayfa-hedefleniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/lubnan-basbakani-samda-ikili-iliskilerde-yeni-bir-sayfa-hedefleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, Suriye lideri Şara ile bir araya geldi. İki komşu ülke arasındaki ilişkileri yeniden canlandırmayı amaçlayan bu ziyarette Selam, Şaraa’yı Beyrut’a davet etti.Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, Suriye&#039;nin başkenti Şam&#039;da Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir araya geldi.Selam&#039;a dışişleri, savunma ve içişleri bakanları da eşlik etti. Bu ziyaret, Şubat ayında Lübnan&#039;da yeni hükümetin kurulmasından bu yana Şam’a yapılan ilk üst düzey temas oldu.   Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, ziyaretin &quot;karşılıklı saygı, güvenin yeniden tesisi, egemenliğin korunması ve iç işlere müdahale edilmemesi&quot; temelinde iki ülke ilişkilerinde &quot;yeni bir sayfa&quot; açmayı hedeflediği vurgulandı.  Görüşmelerde, sınır güvenliği, kaçakçılığın önlenmesi ile kara ve deniz sınırlarının belirlenmesi gibi konular öne çıktı.Taraflar ayrıca, Suriye’de Esad rejimi döneminde kaybolan Lübnanlılar ile Lübnan’da tutuklu bulunan Suriyelilerin durumunu da ele aldı. Lübnan, bazı adli soruşturmalar için Suriye&#039;den iş birliği ve bazı şüphelilerin iadesini talep etti.  Suriyeli mültecilerin &quot;güvenli ve onurlu bir şekilde&quot; ülkelerine geri dönüşü konusu da gündeme geldi. Lübnan, ekonomik krizle boğuşurken yaklaşık 1.5 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre bu kişilerin yaklaşık 750 bini resmen kayıtlı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RmseLkvj-Um5NULYwjfNNw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Lübnan, başbakanı, Şamda:, İkili, ilişkilerde, yeni, bir, sayfa, hedefleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RmseLkvj-Um5NULYwjfNNw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Lübnan-Suriye hattında yeni dönem"><p>Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, Suriye lideri Şara ile bir araya geldi. İki komşu ülke arasındaki ilişkileri yeniden canlandırmayı amaçlayan bu ziyarette Selam, Şaraa’yı Beyrut’a davet etti.</p><p>Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, Suriye'nin başkenti Şam'da Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir araya geldi.</p><p>Selam'a dışişleri, savunma ve içişleri bakanları da eşlik etti. Bu ziyaret, Şubat ayında Lübnan'da yeni hükümetin kurulmasından bu yana Şam’a yapılan ilk üst düzey temas oldu.   Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, ziyaretin "karşılıklı saygı, güvenin yeniden tesisi, egemenliğin korunması ve iç işlere müdahale edilmemesi" temelinde iki ülke ilişkilerinde "yeni bir sayfa" açmayı hedeflediği vurgulandı.  Görüşmelerde, sınır güvenliği, kaçakçılığın önlenmesi ile kara ve deniz sınırlarının belirlenmesi gibi konular öne çıktı.</p><p>Taraflar ayrıca, Suriye’de Esad rejimi döneminde kaybolan Lübnanlılar ile Lübnan’da tutuklu bulunan Suriyelilerin durumunu da ele aldı. Lübnan, bazı adli soruşturmalar için Suriye'den iş birliği ve bazı şüphelilerin iadesini talep etti.  Suriyeli mültecilerin "güvenli ve onurlu bir şekilde" ülkelerine geri dönüşü konusu da gündeme geldi. Lübnan, ekonomik krizle boğuşurken yaklaşık 1.5 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre bu kişilerin yaklaşık 750 bini resmen kayıtlı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: &amp;quot;Enflasyonu çözdük&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-enflasyonu-coezduk</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-enflasyonu-coezduk</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump, &quot;enflasyonu çözdüklerini&quot; söyledi ve Nvidia&#039;nın ABD&#039;de üretime başlayacağı haberini &quot;Bu büyük bir gelişme&quot; ifadeleriyle yorumladı.ABD Başkanı Donald Trump, Mart ayına ilişkin tüketici fiyat endeksine atıfta bulunarak, enflasyon sorununu çözdüklerini iddia etti.  “Enflasyonu çözdük” diyen Trump’ın sözünü ettiği, ABD’de yıllık bazda yüzde 2,4 olarak açıklanan enflasyon oranı, Pazartesi günü yayımlanan aylık tüketici fiyat raporunda yer aldı. Ancak birçok ekonomist, tek bir verinin genel bir ekonomik trend oluşturmayacağı konusunda temkinli. Ayrıca ekonomistler ve tüketiciler, Trump’ın uyguladığı gümrük tarifelerinin fiyatları artırarak ekonomiye zarar vereceği endişesini taşıyor.TRUMP&#039;TAN NVIDIA YORUMUTrump, ayrıca teknoloji devi Nvidia’nın yapay zekâ süper bilgisayarlarını ilk kez ABD’de üretme kararını memnuniyetle karşıladı.  “Bunun olacağını biliyordum ama bu ölçekte olacağını tahmin etmemiştim,” diyen Trump, “Bu büyük bir gelişme. Ve bunu yapmalarının nedeni 5 Kasım’daki seçimler ve ‘tarifeler’ denilen şey,” ifadelerini kullandı.  Nvidia, Arizona’da özel Blackwell çiplerini üretip test edeceği ve Texas’ta yapay zekâ süper bilgisayarları geliştireceği bir milyon metrekareden fazla üretim alanı tahsis ettiğini açıklamıştı. Şirket, bu yatırımla önümüzdeki dört yıl içinde yarım trilyon dolarlık yapay zekâ altyapısı oluşturmayı hedefliyor.  Bu açıklama, Trump yönetiminin akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar gibi elektronik ürünlere uygulanan gümrük vergilerinden muafiyetin geçici olduğunu ve yetkililerin yarı iletken (çip) endüstrisine özel yeni bir tarife yaklaşımı üzerinde çalıştığını duyurmasının hemen ardından geldi.&quot;OTOMOBİL ÜRETİCİLERİNİN ZAMANA İHTİYACI VAR&quot;Trump ayrıca otomobil üreticilerine yönelik tarifeler konusunda geçici muafiyetler sağlamayı planladığını da belirtti.  “Otomobil üreticilerinin tedarik zincirlerini yeniden düzenlemesi için biraz zamana ihtiyaçları var” diyen Trump, bu firmaların ithalata bağımlılıklarını azaltmaları gerektiğini vurguladı.  Trump, Apple CEO’su Tim Cook ile görüştüğünü ve Çin’den ithal edilen bazı elektronik ürünlerde tarifelerden muafiyet sağlayarak ona “yardımcı olduğunu” da söyledi.  “Kimseye zarar vermek istemiyorum ama nihayetinde ülkemiz için büyük bir başarıya ulaşacağız” ifadelerini kullanan Trump, ticaret politikalarının uzun vadede ABD’yi güçlendireceğini savundu.&quot;BİR ARAYA GELİP &#039;ABD&#039;Yİ NASIL KANDIRIRIZ&quot; DİYE KONUŞUYORLAR&quot;ABD Başkanı ayrıca, Çin ve Vietnam’ın kendi aralarında yaptığı görüşmelere ilişkin spekülatif bir açıklama yaparak, “Bunlar bir araya gelip ‘Amerika Birleşik Devletleri’ni nasıl kandırırız?’ diye konuşuyor olabilir” şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EPP5M-iEGUazODdixbTjHA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, Enflasyonu, çözdük</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EPP5M-iEGUazODdixbTjHA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan enflasyon açıklaması"><p>ABD Başkanı Trump, "enflasyonu çözdüklerini" söyledi ve Nvidia'nın ABD'de üretime başlayacağı haberini "Bu büyük bir gelişme" ifadeleriyle yorumladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Mart ayına ilişkin tüketici fiyat endeksine atıfta bulunarak, enflasyon sorununu çözdüklerini iddia etti.  “Enflasyonu çözdük” diyen Trump’ın sözünü ettiği, ABD’de yıllık bazda yüzde 2,4 olarak açıklanan enflasyon oranı, Pazartesi günü yayımlanan aylık tüketici fiyat raporunda yer aldı. Ancak birçok ekonomist, tek bir verinin genel bir ekonomik trend oluşturmayacağı konusunda temkinli. Ayrıca ekonomistler ve tüketiciler, Trump’ın uyguladığı gümrük tarifelerinin fiyatları artırarak ekonomiye zarar vereceği endişesini taşıyor.</p><h3><strong>TRUMP'TAN NVIDIA YORUMU</strong></h3><p>Trump, ayrıca teknoloji devi Nvidia’nın yapay zekâ süper bilgisayarlarını ilk kez ABD’de üretme kararını memnuniyetle karşıladı.  “Bunun olacağını biliyordum ama bu ölçekte olacağını tahmin etmemiştim,” diyen Trump, “Bu büyük bir gelişme. Ve bunu yapmalarının nedeni 5 Kasım’daki seçimler ve ‘tarifeler’ denilen şey,” ifadelerini kullandı.  Nvidia, Arizona’da özel Blackwell çiplerini üretip test edeceği ve Texas’ta yapay zekâ süper bilgisayarları geliştireceği bir milyon metrekareden fazla üretim alanı tahsis ettiğini açıklamıştı. Şirket, bu yatırımla önümüzdeki dört yıl içinde yarım trilyon dolarlık yapay zekâ altyapısı oluşturmayı hedefliyor.  Bu açıklama, Trump yönetiminin akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar gibi elektronik ürünlere uygulanan gümrük vergilerinden muafiyetin geçici olduğunu ve yetkililerin yarı iletken (çip) endüstrisine özel yeni bir tarife yaklaşımı üzerinde çalıştığını duyurmasının hemen ardından geldi.</p><h3><strong>"OTOMOBİL ÜRETİCİLERİNİN ZAMANA İHTİYACI VAR"</strong></h3><p>Trump ayrıca otomobil üreticilerine yönelik tarifeler konusunda geçici muafiyetler sağlamayı planladığını da belirtti.  “Otomobil üreticilerinin tedarik zincirlerini yeniden düzenlemesi için biraz zamana ihtiyaçları var” diyen Trump, bu firmaların ithalata bağımlılıklarını azaltmaları gerektiğini vurguladı.  Trump, Apple CEO’su Tim Cook ile görüştüğünü ve Çin’den ithal edilen bazı elektronik ürünlerde tarifelerden muafiyet sağlayarak ona “yardımcı olduğunu” da söyledi.  “Kimseye zarar vermek istemiyorum ama nihayetinde ülkemiz için büyük bir başarıya ulaşacağız” ifadelerini kullanan Trump, ticaret politikalarının uzun vadede ABD’yi güçlendireceğini savundu.</p><h3><strong>"BİR ARAYA GELİP 'ABD'Yİ NASIL KANDIRIRIZ" DİYE KONUŞUYORLAR"</strong></h3><p>ABD Başkanı ayrıca, Çin ve Vietnam’ın kendi aralarında yaptığı görüşmelere ilişkin spekülatif bir açıklama yaparak, “Bunlar bir araya gelip ‘Amerika Birleşik Devletleri’ni nasıl kandırırız?’ diye konuşuyor olabilir” şeklinde konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Penguenler Trump&amp;apos;a karşı protesto düzenleyecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/penguenler-trumpa-karsi-protesto-duzenleyecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/penguenler-trumpa-karsi-protesto-duzenleyecek</guid>
<description><![CDATA[ Kar amacı gütmeyen Penguins International, Trump&#039;ın gümrük vergilerinin yarattığı beklenmedik ilgiden yararlanarak bir protesto yürüyüşü düzenliyor. Yürüyüş ile penguen türlerinin neslinin tükenmekte olduğu konusunda farkındalık yaratmak hedefleniyor.ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergileri 90 günlüğüne askıya alınmış olsa da ekonomik kargaşa sürüyor ve penguenler bu durumdan hiç memnun değil.  Trump gümrük vergilerini açıklarken, üzerinde insan yaşamayan ve yalnızca penguenler ile foklara ev sahipliği yapan Avustralya’ya bağlı Heard ve McDonald Adaları’na yüzde 10 gümrük vergisi getirildiğini duyurmuştu.  Bu karara tepki olarak bir sosyal medya hesabı açılırken, #PenguinsAgainstTrump (Penguenler Trump’a Karşı) etiketiyle dijital bir direniş de başlatıldı.  Ancak penguenler burada durmak niyetinde değil. Trump’a karşı &quot;kanat çırpmaktan&quot; vazgeçmeyen bu kararlı kuşlar, direnişin bir sonraki aşamasına geçiyor. Kâr amacı gütmeyen bir kuruluşun açıklamasına göre, 16 Nisan Çarşamba günü adalarda sembolik bir &quot;protesto yürüyüşü&quot; düzenlenecek.  Penguins International, Antarktika penguenlerinin okyanustan üreme alanlarına yıllık göçünü canlı yayınlayacak ve etkinliğe Luc Jacquet&#039;nin 2005 yapımı çarpıcı Fransız belgeseline bir gönderme yaparak &#039;Penguenlerin Protesto Yürüyüşü&#039; adını verecek. Kar amacı gütmeyen kuruluşun icra direktörü David Shutt şunları söyledi: &quot;Heard ve McDonald Adaları’ndaki vahşi penguenler, uygulanan gümrük vergilerinden çok daha büyük tehditlerle karşı karşıya. Bugün, var olan 18 penguen türünden dokuzu ya hassas ya da nesli tükenme tehlikesi altında olarak listelenmiş durumda.&quot;   &quot;Antarktika penguenlerine olan beklenmedik ilgi, bir bütün olarak penguen türlerine dikkat çekmek için kullanabileceğimiz bir fırsat sunuyor. Bu fırsatı, gezegenimizin iyiliği için onları korumaya yönelik bir adım atmak adına değerlendirdiğimiz için minnettarız.&quot;  Protesto yürüyüşü, 16 Nisan Çarşamba günü kar amacı gütmeyen kuruluşun YouTube kanalından canlı olarak yayınlanacak. Ayrıca 25 Nisan’da Dünya Penguen Günü kutlanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7QuTsWf5EkKzPTygTnhRTg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Penguenler, Trumpa, karşı, protesto, düzenleyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7QuTsWf5EkKzPTygTnhRTg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'a karşı penguen yürüyüşü"><p>Kar amacı gütmeyen Penguins International, Trump'ın gümrük vergilerinin yarattığı beklenmedik ilgiden yararlanarak bir protesto yürüyüşü düzenliyor. Yürüyüş ile penguen türlerinin neslinin tükenmekte olduğu konusunda farkındalık yaratmak hedefleniyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergileri 90 günlüğüne askıya alınmış olsa da ekonomik kargaşa sürüyor ve penguenler bu durumdan hiç memnun değil.  Trump gümrük vergilerini açıklarken, üzerinde insan yaşamayan ve yalnızca penguenler ile foklara ev sahipliği yapan Avustralya’ya bağlı Heard ve McDonald Adaları’na yüzde 10 gümrük vergisi getirildiğini duyurmuştu.  Bu karara tepki olarak bir sosyal medya hesabı açılırken, #PenguinsAgainstTrump (Penguenler Trump’a Karşı) etiketiyle dijital bir direniş de başlatıldı.  Ancak penguenler burada durmak niyetinde değil. Trump’a karşı "kanat çırpmaktan" vazgeçmeyen bu kararlı kuşlar, direnişin bir sonraki aşamasına geçiyor. Kâr amacı gütmeyen bir kuruluşun açıklamasına göre, 16 Nisan Çarşamba günü adalarda sembolik bir "protesto yürüyüşü" düzenlenecek.  Penguins International, Antarktika penguenlerinin okyanustan üreme alanlarına yıllık göçünü canlı yayınlayacak ve etkinliğe Luc Jacquet'nin 2005 yapımı çarpıcı Fransız belgeseline bir gönderme yaparak 'Penguenlerin Protesto Yürüyüşü' adını verecek. </p><p>Kar amacı gütmeyen kuruluşun icra direktörü David Shutt şunları söyledi: "Heard ve McDonald Adaları’ndaki vahşi penguenler, uygulanan gümrük vergilerinden çok daha büyük tehditlerle karşı karşıya. Bugün, var olan 18 penguen türünden dokuzu ya hassas ya da nesli tükenme tehlikesi altında olarak listelenmiş durumda."   "Antarktika penguenlerine olan beklenmedik ilgi, bir bütün olarak penguen türlerine dikkat çekmek için kullanabileceğimiz bir fırsat sunuyor. Bu fırsatı, gezegenimizin iyiliği için onları korumaya yönelik bir adım atmak adına değerlendirdiğimiz için minnettarız."  Protesto yürüyüşü, 16 Nisan Çarşamba günü kar amacı gütmeyen kuruluşun YouTube kanalından canlı olarak yayınlanacak. Ayrıca 25 Nisan’da Dünya Penguen Günü kutlanacak.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de Meta&amp;apos;ya &amp;quot;tekel&amp;quot; davası: Zuckerberg ifade verecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-metaya-tekel-davasi-zuckerberg-ifade-verecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-metaya-tekel-davasi-zuckerberg-ifade-verecek</guid>
<description><![CDATA[ Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg, şirketi hakkında açılan antitröst davası kapsamında hakim karşısına çıkacak.Meta Platforms CEO’su Mark Zuckerberg, şirketin Instagram ve WhatsApp’ı rekabeti engellemek amacıyla satın aldığı iddiasıyla ABD&#039;de açılan yüksek profilli antitröst (tekelleşme karşıtı) davasında mahkemede ifade vermesi bekleniyor. Dava, Meta’nın sosyal medya alanındaki rakiplerini ortadan kaldırmak için milyarlarca dolarlık satın alımlar yaptığı iddiasına dayanıyor.  ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Meta’nın bu satın alımlar yoluyla sosyal medya pazarındaki hakimiyetini koruduğunu ve rekabetin önünü kestiğini savunuyor. Davanın amacı, Meta’nın Instagram ve WhatsApp gibi platformlarını elden çıkarmasını sağlamak. Bu, Meta için hayati bir tehdit anlamına geliyor çünkü şirketin ABD reklam gelirlerinin yaklaşık yarısı Instagram’dan geliyor.  FTC’nin avukatı Daniel Matheson, Meta’nın bu satın alımlarla pazara giriş engelleri oluşturduğunu ve kullanıcıların başka makul alternatifleri olmadığını söyledi. Meta ise, kullanıcıların bugün ağırlıklı olarak TikTok benzeri kısa videolar izlediğini ve bu durumun, piyasada güçlü rekabetin sürdüğünü gösterdiğini savundu.  Zuckerberg’in, Instagram’ı potansiyel bir rakip olarak görüp &quot;etkisizleştirmek&quot; amacıyla satın almayı önerdiği e-postalar, davanın önemli belgeleri arasında yer alıyor. Meta, bu satın alımların kullanıcıların lehine olduğunu ve günümüzde TikTok, YouTube ve Apple’ın mesajlaşma uygulaması gibi güçlü rakiplerle karşı karşıya olduklarını belirtiyor.&quot;META TEKEL OLUŞTURUYOR&quot;FTC, Meta’nın &quot;aile ve arkadaşlarla içerik paylaşımı&quot; platformlarında tekel oluşturduğunu savunuyor. Rakip olarak Snapchat ve MeWe gibi daha küçük sosyal medya platformlarını gösterirken, TikTok ve YouTube gibi geniş kitlelere yayın yapılan platformların aynı kategoride olmadığını iddia ediyor.  Mahkeme süreci Temmuz ayına kadar uzayabilir. FTC davayı kazanırsa, ikinci bir aşamada Instagram veya WhatsApp’ın satılmasının rekabeti nasıl yeniden sağlayacağına dair kanıt sunması gerekecek. Özellikle Instagram’ın kaybı, Meta’nın finansal dengeleri açısından yıkıcı olabilir. Araştırma şirketi Emarketer’a göre, Instagram 2025 yılında Meta’nın ABD reklam gelirlerinin yarısından fazlasını sağlayacak.WhatsApp, henüz ciddi bir gelir sağlamasa da günlük kullanıcı sayısı bakımından Meta’nın en büyük uygulaması konumunda. Şirket, WhatsApp üzerinden chatbot ve iş mesajlaşması gibi özelliklerle gelir elde etmeyi planlıyor.  Dava, Trump döneminde başlayan ve büyük teknoloji şirketlerine yönelik sürdürülen daha geniş kapsamlı antitröst hamlelerinin bir parçası. Amazon, Apple ve Google da benzer davalarla karşı karşıya. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HVIUX3SzIUKzgJrJvs9w0Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, Metaya, tekel, davası:, Zuckerberg, ifade, verecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HVIUX3SzIUKzgJrJvs9w0Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zuckerberg hakim karşısında"><p>Meta CEO'su Mark Zuckerberg, şirketi hakkında açılan antitröst davası kapsamında hakim karşısına çıkacak.</p><p>Meta Platforms CEO’su Mark Zuckerberg, şirketin Instagram ve WhatsApp’ı rekabeti engellemek amacıyla satın aldığı iddiasıyla ABD'de açılan yüksek profilli antitröst (tekelleşme karşıtı) davasında mahkemede ifade vermesi bekleniyor. Dava, Meta’nın sosyal medya alanındaki rakiplerini ortadan kaldırmak için milyarlarca dolarlık satın alımlar yaptığı iddiasına dayanıyor.  ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Meta’nın bu satın alımlar yoluyla sosyal medya pazarındaki hakimiyetini koruduğunu ve rekabetin önünü kestiğini savunuyor. Davanın amacı, Meta’nın Instagram ve WhatsApp gibi platformlarını elden çıkarmasını sağlamak. Bu, Meta için hayati bir tehdit anlamına geliyor çünkü şirketin ABD reklam gelirlerinin yaklaşık yarısı Instagram’dan geliyor.  FTC’nin avukatı Daniel Matheson, Meta’nın bu satın alımlarla pazara giriş engelleri oluşturduğunu ve kullanıcıların başka makul alternatifleri olmadığını söyledi. Meta ise, kullanıcıların bugün ağırlıklı olarak TikTok benzeri kısa videolar izlediğini ve bu durumun, piyasada güçlü rekabetin sürdüğünü gösterdiğini savundu.  Zuckerberg’in, Instagram’ı potansiyel bir rakip olarak görüp "etkisizleştirmek" amacıyla satın almayı önerdiği e-postalar, davanın önemli belgeleri arasında yer alıyor. Meta, bu satın alımların kullanıcıların lehine olduğunu ve günümüzde TikTok, YouTube ve Apple’ın mesajlaşma uygulaması gibi güçlü rakiplerle karşı karşıya olduklarını belirtiyor.</p><h3><strong>"META TEKEL OLUŞTURUYOR"</strong></h3><p>FTC, Meta’nın "aile ve arkadaşlarla içerik paylaşımı" platformlarında tekel oluşturduğunu savunuyor. Rakip olarak Snapchat ve MeWe gibi daha küçük sosyal medya platformlarını gösterirken, TikTok ve YouTube gibi geniş kitlelere yayın yapılan platformların aynı kategoride olmadığını iddia ediyor.  Mahkeme süreci Temmuz ayına kadar uzayabilir. FTC davayı kazanırsa, ikinci bir aşamada Instagram veya WhatsApp’ın satılmasının rekabeti nasıl yeniden sağlayacağına dair kanıt sunması gerekecek. Özellikle Instagram’ın kaybı, Meta’nın finansal dengeleri açısından yıkıcı olabilir. Araştırma şirketi Emarketer’a göre, Instagram 2025 yılında Meta’nın ABD reklam gelirlerinin yarısından fazlasını sağlayacak.</p><p>WhatsApp, henüz ciddi bir gelir sağlamasa da günlük kullanıcı sayısı bakımından Meta’nın en büyük uygulaması konumunda. Şirket, WhatsApp üzerinden chatbot ve iş mesajlaşması gibi özelliklerle gelir elde etmeyi planlıyor.  Dava, Trump döneminde başlayan ve büyük teknoloji şirketlerine yönelik sürdürülen daha geniş kapsamlı antitröst hamlelerinin bir parçası. Amazon, Apple ve Google da benzer davalarla karşı karşıya.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran: ABD ile ikinci tur müzakereler Umman&amp;apos;da yapılacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/iran-abd-ile-ikinci-tur-muzakereler-ummanda-yapilacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/iran-abd-ile-ikinci-tur-muzakereler-ummanda-yapilacak</guid>
<description><![CDATA[ İran, ABD ile ikinci tur müzakerelerin Umman&#039;da yapılmasının kararlaştırıldığını açıkladı.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, resmi haber ajansı IRNA&#039;ya yaptığı açıklamada, &quot;Yapılan istişareler sonucunda, Maskat&#039;ın 20 Nisan Cumartesi günü yapılacak olan görüşmelerin ikinci turuna ev sahipliği yapmaya devam etmesine karar verildi&quot; dedi.İran ile nükleer anlaşmadan 2018&#039;de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu geçen ay İran lideri Ayetullah Ali Hamaney&#039;e göndermişti.  Mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vermişti. İran ile ABD, mektup trafiğinin ardından Umman’da 12 Nisan&#039;da dolaylı görüşmeler yaptı.  Görüşmeler sonucunda hem İran hem de ABD tarafı müzakerelerin &quot;olumlu ve yapıcı&quot; olduğunu açıklamıştı. Taraflar, 19 Nisan’da yeniden bir araya geleceğini duyurmuştu. ABD basını, ikinci tur müzakerelerin İtalya&#039;nın başkenti Roma&#039;da yapılacağını yazmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nvL1IVB49UeGRXmhsD1y5w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İran:, ABD, ile, ikinci, tur, müzakereler, Ummanda, yapılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nvL1IVB49UeGRXmhsD1y5w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'dan müzakere açıklaması"><p>İran, ABD ile ikinci tur müzakerelerin Umman'da yapılmasının kararlaştırıldığını açıkladı.</p><p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, resmi haber ajansı IRNA'ya yaptığı açıklamada, "Yapılan istişareler sonucunda, Maskat'ın 20 Nisan Cumartesi günü yapılacak olan görüşmelerin ikinci turuna ev sahipliği yapmaya devam etmesine karar verildi" dedi.</p><p>İran ile nükleer anlaşmadan 2018'de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu geçen ay İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'e göndermişti.  Mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vermişti. İran ile ABD, mektup trafiğinin ardından Umman’da 12 Nisan'da dolaylı görüşmeler yaptı.  Görüşmeler sonucunda hem İran hem de ABD tarafı müzakerelerin "olumlu ve yapıcı" olduğunu açıklamıştı. Taraflar, 19 Nisan’da yeniden bir araya geleceğini duyurmuştu. ABD basını, ikinci tur müzakerelerin İtalya'nın başkenti Roma'da yapılacağını yazmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Hazine Bakanı&amp;apos;ndan Çin açıklaması: &amp;quot;Bir noktada anlaşma yapılabilir&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-hazine-bakanindan-cin-aciklamasi-bir-noktada-anlasma-yapilabilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-hazine-bakanindan-cin-aciklamasi-bir-noktada-anlasma-yapilabilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin&#039;le karşılıklı olarak devam eden vergi gerilimine dair “Bir noktada büyük bir anlaşma yapılabilir” açıklamasında bulundu.ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD ile Çin ekonomilerinin birbirinden kopmak zorunda olmadığını belirtti.Bloomberg TV’ye konuşan Bessent, “Bir noktada büyük bir anlaşma yapılabilir” dedi ve “ayrışmak zorunda değiliz ama bu ihtimal de var” ifadelerini kullandı.  Çin’le bir anlaşmanın diğer ülkelere kıyasla daha zor olacağını vurgulayan Bessent, “Çünkü Çin hem en büyük ekonomik rakibimiz hem de en büyük askeri hasmımız,” dedi.&quot;BUNLAR ŞAKA DEĞİL&quot;Trump yönetiminin uyguladığı yüksek tarifelere de değinen Bessent, “Bunlar şaka değil. Bu rakamlar büyük ve kimsenin bu seviyelerin kalıcı olmasını istediğini sanmıyorum” şeklinde konuştu.  Arka plan: ABD ile Çin arasında, Trump’ın başlattığı gümrük vergileri savaşı nedeniyle gerilim sürüyor. Karşılıklı tarifeler uygulanırken, bazı ürünlerde geçici muafiyetler ilan edilse de taraflar yeni yaptırımlar üzerinde çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TO_o9rgEgEy8M7E5L3CPDA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Hazine, Bakanından, Çin, açıklaması:, Bir, noktada, anlaşma, yapılabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TO_o9rgEgEy8M7E5L3CPDA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bessent'ten Çin açıklaması"><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin'le karşılıklı olarak devam eden vergi gerilimine dair “Bir noktada büyük bir anlaşma yapılabilir” açıklamasında bulundu.</p><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD ile Çin ekonomilerinin birbirinden kopmak zorunda olmadığını belirtti.</p><p>Bloomberg TV’ye konuşan Bessent, “Bir noktada büyük bir anlaşma yapılabilir” dedi ve “ayrışmak zorunda değiliz ama bu ihtimal de var” ifadelerini kullandı.  Çin’le bir anlaşmanın diğer ülkelere kıyasla daha zor olacağını vurgulayan Bessent, “Çünkü Çin hem en büyük ekonomik rakibimiz hem de en büyük askeri hasmımız,” dedi.</p><h3><strong>"BUNLAR ŞAKA DEĞİL"</strong></h3><p>Trump yönetiminin uyguladığı yüksek tarifelere de değinen Bessent, “Bunlar şaka değil. Bu rakamlar büyük ve kimsenin bu seviyelerin kalıcı olmasını istediğini sanmıyorum” şeklinde konuştu.  Arka plan: ABD ile Çin arasında, Trump’ın başlattığı gümrük vergileri savaşı nedeniyle gerilim sürüyor. Karşılıklı tarifeler uygulanırken, bazı ürünlerde geçici muafiyetler ilan edilse de taraflar yeni yaptırımlar üzerinde çalışıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Zelenski&amp;apos;ye: Sizden büyük birine savaş başlatıp, sonra da insanların size füze vermesini umamazsınız</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-zelenskiyesizden-buyuk-birine-savas-baslatip-sonra-da-insanlarin-size-fuze-vermesini-umamazsiniz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-zelenskiyesizden-buyuk-birine-savas-baslatip-sonra-da-insanlarin-size-fuze-vermesini-umamazsiniz</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı&#039;nı eski ABD Başkanı Joe Biden&#039;ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile başlattığını savunarak, &quot;Sizden 20 kat büyük birine karşı savaş başlatıp sonra da insanların size füze vermesini umamazsınız.&quot; dedi.ABD Başkanı Trump, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ile Beyaz Saray&#039;daki görüşmesinde Rusya-Ukrayna Savaşı gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.  Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki sürecin yavaşlayıp yavaşlamadığı konusunda temkinli konuşurken tek amacının bir an önce bu savaşı sona erdirmek ve taraflar arasında anlaşmanın sağlanması olduğunu belirtti.  &quot;Hata, bu savaşın başlamasına izin vermekti. Biden ve Zelenski yetkin kişiler olsaydı bu savaş olmazdı.&quot; diyen Trump, savaşın bu iki isim nedeniyle başladığı savını yineledi.  ABD Başkanı, sözlerini, &quot;Bu, Biden&#039;ın savaşıydı, ben bunu durdurmaya çalışıyorum ve bence iyi bir iş çıkarıyoruz.&quot; diyerek sürdürdü.  Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski&#039;nin ABD&#039;den uzun süredir Patriot hava savunma füzeleri almak istediğini söyleyen Trump, Kiev yönetimini eleştirerek, &quot;Bir savaşı başlattığınızda o savaşı kazanabileceğinizi bilmeniz gerekir. Sizden 20 kat büyük bir ülkeyle savaş başlatıp sonra da insanların size füze vermesini bekleyemezsiniz.&quot; dedi.  &quot;KİMSENİN MELEK OLDUĞUNU DA SÖYLEMİYORUM&quot;  2020 yılındaki seçimleri kazanmış olması halinde Rusya-Ukrayna Savaşı&#039;nın hiç başlamamış olacağını, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;in de kendi başkanlığı döneminde savaşa girişmeyeceğini savunan Trump, &quot;Biden, bunu durdurabilirdi, Zelenski durdurabilirdi, Putin ise bu savaşı asla başlatmamalıydı.&quot; diye konuştu.  Trump, &quot;Zelenski, sürekli daha fazlasını istedi, bu savaşın olmasına asla izin verilmemeliydi. Putin&#039;e bir bakın. Ben başkan olsaydım asla (savaş) girişmezdi ancak ben kimsenin melek olduğunu da söylemiyorum.&quot; değerlendirmesini yaptı.  ABD Başkanı Trump&#039;ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçen hafta Moskova&#039;da Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya gelmiş, Beyaz Saray görüşmenin olumlu ve yapıcı geçtiğini açıklamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/db1M8RIA5E63ceXsdMTb8A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Zelenskiye: Sizden, büyük, birine, savaş, başlatıp, sonra, insanların, size, füze, vermesini, umamazsınız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/db1M8RIA5E63ceXsdMTb8A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" sava zelenski ve biden ba><p>ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı'nı eski ABD Başkanı Joe Biden'ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile başlattığını savunarak, "Sizden 20 kat büyük birine karşı savaş başlatıp sonra da insanların size füze vermesini umamazsınız." dedi.</p>ABD Başkanı Trump, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ile Beyaz Saray'daki görüşmesinde Rusya-Ukrayna Savaşı gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.  Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki sürecin yavaşlayıp yavaşlamadığı konusunda temkinli konuşurken tek amacının bir an önce bu savaşı sona erdirmek ve taraflar arasında anlaşmanın sağlanması olduğunu belirtti.  "Hata, bu savaşın başlamasına izin vermekti. Biden ve Zelenski yetkin kişiler olsaydı bu savaş olmazdı." diyen Trump, savaşın bu iki isim nedeniyle başladığı savını yineledi.  ABD Başkanı, sözlerini, "Bu, Biden'ın savaşıydı, ben bunu durdurmaya çalışıyorum ve bence iyi bir iş çıkarıyoruz." diyerek sürdürdü.  Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'nin ABD'den uzun süredir Patriot hava savunma füzeleri almak istediğini söyleyen Trump, Kiev yönetimini eleştirerek, "Bir savaşı başlattığınızda o savaşı kazanabileceğinizi bilmeniz gerekir. Sizden 20 kat büyük bir ülkeyle savaş başlatıp sonra da insanların size füze vermesini bekleyemezsiniz." dedi.  <strong>"KİMSENİN MELEK OLDUĞUNU DA SÖYLEMİYORUM"</strong>  2020 yılındaki seçimleri kazanmış olması halinde Rusya-Ukrayna Savaşı'nın hiç başlamamış olacağını, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de kendi başkanlığı döneminde savaşa girişmeyeceğini savunan Trump, "Biden, bunu durdurabilirdi, Zelenski durdurabilirdi, Putin ise bu savaşı asla başlatmamalıydı." diye konuştu.  Trump, "Zelenski, sürekli daha fazlasını istedi, bu savaşın olmasına asla izin verilmemeliydi. Putin'e bir bakın. Ben başkan olsaydım asla (savaş) girişmezdi ancak ben kimsenin melek olduğunu da söylemiyorum." değerlendirmesini yaptı.  ABD Başkanı Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçen hafta Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya gelmiş, Beyaz Saray görüşmenin olumlu ve yapıcı geçtiğini açıklamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de ateşkes görüşmeleri: İlk aşama 45 gün sürecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gazzede-ateskes-goerusmeleri-ilk-asama-45-gun-surecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gazzede-ateskes-goerusmeleri-ilk-asama-45-gun-surecek</guid>
<description><![CDATA[ Mısır&#039;ın başkenti Kahire&#039;de İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de ateşkese yönelik görüşmeler düzenleniyor. Müzakerelerde ABD güvencesinde 45 günlük bir ateşkesin görüşüldüğü belirtiliyor. Hamas, öneriyi teslim aldıklarını, direnişin silahlarının kırmızı çizgileri olduğunu ve bırakılmasının söz konusu olmadığını açıkladı.Ateşkesin ilk aşamasında Hamas&#039;ın Gazze&#039;deki 8 İsrailli rehineyi serbest bırakması bekleniyor. Buna karşılık İsrail, hapishanelerdeki 66 Filistinliyi salıverecek ayrıca Gazze&#039;de alıkonulan yüzlerce Filistinli esir de serbest bırakılacak. Ardından Gazze&#039;ye insani yardım sevkiyatı tekrar başlayacak.45 günün sonunda Hamas&#039;ın Gazze&#039;deki İsrailli rehineleri bırakmasıyla ateşkesin uzaması öngörülüyor. Haberlere göre, Hamas&#039;ın anlaşmayı kabul etmesi halinde, İsrail ABD&#039;nin arabuluculuğuyla, saldırıları durdurmaya yönelik ikinci aşama görüşmelere katılacak.İsrail medyasında, İsrail hapishanelerinden yüzlerce Filistinli tutuklunun serbest bırakılması, uzun süreli ateşkes sağlanması ve Gazze Şeridi&#039;ne insani yardımların girmesi karşılığında yaklaşık 10 sağ ve çok sayıda ölü İsrailli esirin serbest bırakılması için görüşmeler yapıldığı haberlerine yer verildi.Haberlere göre, İsrail, &quot;Hamas anlaşmayı kabul ederse ABD&#039;nin arabulucular vasıtasıyla harekete, Tel Aviv&#039;in anlaşmanın ikinci aşamasına, yani saldırıların sona erdirilmesine yönelik müzakerelere katılacağına dair taahhütte bulunduğunu.&quot; kabul etti.  Bu durum, İsrail&#039;in daha önce reddettiği bu talebi artık dikkate alması nedeniyle müzakerelerde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.  HAMAS HEYETİ KAHİRE&#039;DEN AYRILDI  Katar merkezli Arabi el-Cedid gazetesinin haberine göre, İsrail ile ateşkes müzakerelerini yürüten Hamas heyeti, Mısırlı yetkililerle görüştükten sonra istişare için Kahire&#039;den ayrıldı.  Ateşkesin ilk aşamasında Hamas&#039;ın Gazze&#039;deki 8 İsrailli sağ esiri serbest bırakması karşılığında İsrail&#039;in hapishanelerdeki 66 müebbet mahkum ve Gazze&#039;den alıkoyduğu yüzlerce Filistinli esiri serbest bırakacağı ve Gazze&#039;ye insani yardım sevkiyatının başlayacağı belirtildi.  Al Jazeera&#039;ya konuşan Hamas kaynakları, Mısır&#039;ın sunduğu yeni teklifte, anlaşmanın ilk haftasında Gazze Şeridi&#039;ndeki sağ veya ölü İsrailli esirlerin yarısının serbest kalması karşılığında 45 günlük bir ateşkes ve Gazze&#039;ye insani yardım sevkiyatının başlaması yer alıyor.  Teklife göre, 45 günün sonunda Hamas&#039;ın Gazze&#039;deki İsrailli esirleri bırakmasıyla ateşkesin uzaması öngörülüyor.  Mısır&#039;ın sunduğu teklifte, &quot;Hamas&#039;ın silah bırakmasının&quot; açıkça yer alması karşısında şaşkınlık duyduklarını ifade eden Hamas kaynakları, Mısır tarafına bu şartı kabul etmeyeceklerini ilettiklerini belirtti.  Hamas&#039;ın Mısır&#039;ın teklifine karşılık &quot;anlaşmaya giden yolun saldırıların durması ve İsrail ordusunun Gazze&#039;deki işgaline son vermesinden geçtiğini Mısırlılara ilettiği.&quot; aktarıldı.HAMAS&#039;TAN GAZZE ŞARTI  Hamas’tan bir yetkili ise İsrail’in sunduğu yeni teklifin “tam bir ateşkes” öngörmediğini, yalnızca İsrailli rehineleri geri almak amacı taşıdığını iddia etti. Aynı yetkili, “İsrail savaşı sona erdirir ve Gazze&#039;den tamamen çekilirse, elimizdeki rehineleri tek seferde teslim etmeye hazırız.” ifadelerini kullandı.Hamas yetkilisi, &quot;(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu kendi siyasi geleceği için çalışıyor ve (ABD Başkanı Donald) Trump da Gazzelileri öldürmede onun ortağıdır.&quot; ifadelerini kullandı.  &quot;İKİ HAFTA İÇİNDE ANLAŞMA YAPILMASI MUHTEMEL&quot;  İsrail&#039;den Yediot Ahranot gazetesine konuşan kaynaklar, tarafların kaç esir bırakılacağı konusunu geçerek, Hamas&#039;ın savaşın bitmesine ve kalıcı ateşkese ilişkin güvence taleplerinin görüşüldüğünü paylaştı.  İsrail&#039;in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrailli esirlerden Eitan Mor&#039;un ailesine, &quot;Hamas&#039;la süren Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yenilenmesine ilişkin müzakerelerde tek seferde Gazze&#039;deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılmasını amaçladıklarını.&quot; söyledi.  İsrail Başbakanı Netanyahu, &quot;Anlaşmanın henüz kesinleşmediğini ancak hükümetin tüm esirlerin geri getirilmesi konusunda kararlı olduğunu.&quot; ifade etti.  Bu açıklama İsrail’in Hamas&#039;ın son teklif hakkındaki yanıtını beklediğine dair raporlarla örtüşüyor. İsrailli üst düzey kaynaklar &quot;henüz bir ilerleme yaşanmadığını ancak önemli gelişmeler olduğunu&quot; ileri sürüyor.  Ayrıca haberde, son günlerde ABD&#039;li ve İsrailli yetkililerle görüşen İsrailli esirlerin ailelerine de &quot;önemli ilerlemeler sağlandığı ve iki hafta içinde bir anlaşmaya varılabileceği&quot; bilgisi verildiği aktarıldı.  MÜZAKERELERDE ABD GÜVENCESİ  İsrail&#039;in önde gelen gazetelerinden Yediot Aharonot&#039;un haberinde ise &quot;İsrailli yetkililerin esir takası müzakerelerinde somut bir ilerleme kaydedildiğine ve Hamas&#039;ın tutumunda olası bir değişim olduğuna inandığı&quot; ifadesine yer verildi.  Yediot Aharonot&#039;un haberine göre, bu son teklif 9 ila 10 sağ İsrailli esirin serbest bırakılmasını öngörüyor.  Belirtilen rakamlar, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff&#039;un daha ö ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Uvn2lY6nY0a7UuiOA5g1qg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, ateşkes, görüşmeleri:, İlk, aşama, gün, sürecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Uvn2lY6nY0a7UuiOA5g1qg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de ateşkes görüşmeleri"><p>Mısır'ın başkenti Kahire'de İsrail ile Hamas arasında Gazze'de ateşkese yönelik görüşmeler düzenleniyor. Müzakerelerde ABD güvencesinde 45 günlük bir ateşkesin görüşüldüğü belirtiliyor. Hamas, öneriyi teslim aldıklarını, direnişin silahlarının kırmızı çizgileri olduğunu ve bırakılmasının söz konusu olmadığını açıkladı.</p><p>Ateşkesin ilk aşamasında Hamas'ın Gazze'deki 8 İsrailli rehineyi serbest bırakması bekleniyor. Buna karşılık İsrail, hapishanelerdeki 66 Filistinliyi salıverecek ayrıca Gazze'de alıkonulan yüzlerce Filistinli esir de serbest bırakılacak. Ardından Gazze'ye insani yardım sevkiyatı tekrar başlayacak.</p><p>45 günün sonunda Hamas'ın Gazze'deki İsrailli rehineleri bırakmasıyla ateşkesin uzaması öngörülüyor. Haberlere göre, Hamas'ın anlaşmayı kabul etmesi halinde, İsrail ABD'nin arabuluculuğuyla, saldırıları durdurmaya yönelik ikinci aşama görüşmelere katılacak.</p><p>İsrail medyasında, İsrail hapishanelerinden yüzlerce Filistinli tutuklunun serbest bırakılması, uzun süreli ateşkes sağlanması ve Gazze Şeridi'ne insani yardımların girmesi karşılığında yaklaşık 10 sağ ve çok sayıda ölü İsrailli esirin serbest bırakılması için görüşmeler yapıldığı haberlerine yer verildi.</p><p>Haberlere göre, İsrail, "Hamas anlaşmayı kabul ederse ABD'nin arabulucular vasıtasıyla harekete, Tel Aviv'in anlaşmanın ikinci aşamasına, yani saldırıların sona erdirilmesine yönelik müzakerelere katılacağına dair taahhütte bulunduğunu." kabul etti.  Bu durum, İsrail'in daha önce reddettiği bu talebi artık dikkate alması nedeniyle müzakerelerde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.  <strong>HAMAS HEYETİ KAHİRE'DEN AYRILDI</strong>  Katar merkezli Arabi el-Cedid gazetesinin haberine göre, İsrail ile ateşkes müzakerelerini yürüten Hamas heyeti, Mısırlı yetkililerle görüştükten sonra istişare için Kahire'den ayrıldı.  Ateşkesin ilk aşamasında Hamas'ın Gazze'deki 8 İsrailli sağ esiri serbest bırakması karşılığında İsrail'in hapishanelerdeki 66 müebbet mahkum ve Gazze'den alıkoyduğu yüzlerce Filistinli esiri serbest bırakacağı ve Gazze'ye insani yardım sevkiyatının başlayacağı belirtildi.  Al Jazeera'ya konuşan Hamas kaynakları, Mısır'ın sunduğu yeni teklifte, anlaşmanın ilk haftasında Gazze Şeridi'ndeki sağ veya ölü İsrailli esirlerin yarısının serbest kalması karşılığında 45 günlük bir ateşkes ve Gazze'ye insani yardım sevkiyatının başlaması yer alıyor.  Teklife göre, 45 günün sonunda Hamas'ın Gazze'deki İsrailli esirleri bırakmasıyla ateşkesin uzaması öngörülüyor.  Mısır'ın sunduğu teklifte, "Hamas'ın silah bırakmasının" açıkça yer alması karşısında şaşkınlık duyduklarını ifade eden Hamas kaynakları, Mısır tarafına bu şartı kabul etmeyeceklerini ilettiklerini belirtti.  Hamas'ın Mısır'ın teklifine karşılık "anlaşmaya giden yolun saldırıların durması ve İsrail ordusunun Gazze'deki işgaline son vermesinden geçtiğini Mısırlılara ilettiği." aktarıldı.</p><p><strong>HAMAS'TAN GAZZE ŞARTI</strong>  Hamas’tan bir yetkili ise İsrail’in sunduğu yeni teklifin “tam bir ateşkes” öngörmediğini, yalnızca İsrailli rehineleri geri almak amacı taşıdığını iddia etti. Aynı yetkili, “İsrail savaşı sona erdirir ve Gazze'den tamamen çekilirse, elimizdeki rehineleri tek seferde teslim etmeye hazırız.” ifadelerini kullandı.</p><p>Hamas yetkilisi, "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu kendi siyasi geleceği için çalışıyor ve (ABD Başkanı Donald) Trump da Gazzelileri öldürmede onun ortağıdır." ifadelerini kullandı.  <strong>"İKİ HAFTA İÇİNDE ANLAŞMA YAPILMASI MUHTEMEL"</strong>  İsrail'den Yediot Ahranot gazetesine konuşan kaynaklar, tarafların kaç esir bırakılacağı konusunu geçerek, Hamas'ın savaşın bitmesine ve kalıcı ateşkese ilişkin güvence taleplerinin görüşüldüğünü paylaştı.  İsrail'in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrailli esirlerden Eitan Mor'un ailesine, "Hamas'la süren Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yenilenmesine ilişkin müzakerelerde tek seferde Gazze'deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılmasını amaçladıklarını." söyledi.  İsrail Başbakanı Netanyahu, "Anlaşmanın henüz kesinleşmediğini ancak hükümetin tüm esirlerin geri getirilmesi konusunda kararlı olduğunu." ifade etti.  Bu açıklama İsrail’in Hamas'ın son teklif hakkındaki yanıtını beklediğine dair raporlarla örtüşüyor. İsrailli üst düzey kaynaklar "henüz bir ilerleme yaşanmadığını ancak önemli gelişmeler olduğunu" ileri sürüyor.  Ayrıca haberde, son günlerde ABD'li ve İsrailli yetkililerle görüşen İsrailli esirlerin ailelerine de "önemli ilerlemeler sağlandığı ve iki hafta içinde bir anlaşmaya varılabileceği" bilgisi verildiği aktarıldı.  <strong>MÜZAKERELERDE ABD GÜVENCESİ</strong>  İsrail'in önde gelen gazetelerinden Yediot Aharonot'un haberinde ise "İsrailli yetkililerin esir takası müzakerelerinde somut bir ilerleme kaydedildiğine ve Hamas'ın tutumunda olası bir değişim olduğuna inandığı" ifadesine yer verildi.  Yediot Aharonot'un haberine göre, bu son teklif 9 ila 10 sağ İsrailli esirin serbest bırakılmasını öngörüyor.  Belirtilen rakamlar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un daha önce önerdiği plana oldukça yakın. Planda, ABD vatandaşı olan asker Edan Alexander da dahil olmak üzere 11 esirin serbest bırakılması öngörülüyordu. Ayrıca İsrail, yaklaşık 10 esirin naaşının da geri verilmesini talep ediyordu.  <strong>"ATEŞKES ANLAŞMASINI İSRAİL BOZDU"</strong>  Bu bağlamda Haaretz gazetesinin önde gelen analistlerinden Amos Harel, Gazze Şeridi’nde hala 59 İsrailli esirin olduğunu ve bunlardan 21'inin hala hayatta olduğunun varsayıldığına işaret ederken, "Mısır'ın masada yeni bir önerisi var. Bu öneri, İsrail ile Hamas'ın talepleri arasında orta yol buluyor. 8 İsrailli esirin serbest bırakılması karşılığında çok sayıda Filistinli esirin serbest bırakılmasını ve yaklaşık iki aylık ateşkes sağlanmasını öngörüyor." dedi.  Harel, Trump yönetiminin İsrail Başbakanı Netanyahu'yu çıkmaza sürüklemeyi umduğunu belirterek, "Çatışmalar bittikten sonra kendisine o kadar baskı uygulanacak ki tekrar savaşmaya gücü yetmeyecek." ifadelerini kullandı.  Analist Harel, "Ocak ayında varılan ateşkesi ciddi şekilde ihlal edenin Hamas değil, İsrail olduğu belirtilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.  Hamas yetkililerinin de Washington ile Tel Aviv arasında yeniden gerginliğin başladığını hissettiğini ifade eden Harel, İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyinde ve güneyinde giderek daha geniş alanların kontrolünü ele geçirirken, Hamas'ın açıkça İsrail kara güçleriyle çatışmaktan kaçındığını öne sürdü.  Harel, İsrail'in şu süreçte tek taraflı bir savaş yürüttüğüne işaret ederek, "Hamas, daha fazla kaybı önlemek amacıyla Refah'ın kuzey bölgesindeki savaşçılarının bir kısmını, güvenli bölge olduğu söylenen Mevasi'ye gönderdi." iddiasında bulundu.  Hamas'ın birliklerini korurken İsrail askerlerinin konuşlanmasının zaaflarından faydalanmak için beklediğine dikkati çeken Harel, Hamas'ın ABD’nin en kısa zamanda müdahale edip savaşı sona erdirmesini umduğunu belirtti.  Harel, "İsrail de teyakkuzda. Muhtemelen genelkurmay başkanlığının yedek askerlerin operasyonları ne ölçüde destekleyebileceği konusundaki endişelerinden etkilenmiş durumda." ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail eski Genelkurmay Başkanı: Netanyahu tehdit ve tutuklanması gerek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-eski-genelkurmay-baskani-netanyahu-tehdit-ve-tutuklanmasi-gerek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-eski-genelkurmay-baskani-netanyahu-tehdit-ve-tutuklanmasi-gerek</guid>
<description><![CDATA[ İsrail eski Genelkurmay Başkanı Dan Halutz, Başbakan Binyamin Netanyahu&#039;nun &quot;düşman olduğunu ve tutuklanması gerektiğini&quot; söyledi.İsrail&#039;de Kanal12&#039;de bir programda konuşan Halutz, Başbakan Netanyahu&#039;nun &quot;ulusal güvenlik için tehdit ve düşman olduğunu&quot; belirterek tutuklanması gerektiğini ifade etti.  NETANYAHU&#039;NUN PATİSİNDEN YANIT  Halutz&#039;un açıklamaları İsrail&#039;de tartışmaya yol açarken, Başbakan Netanyahu&#039;nun partisi Likud&#039;dan yazılı açıklama yapıldı.  &quot;Halutz&#039;un ülke tarihinin en başarısız genelkurmay başkanı olduğu&quot; savunula açıklamada, &quot;Bu ifade özgürlüğü değildir. Bu demokrasiye karşı bir kışkırtma, aşırı solun Başbakan&#039;a karşı suikast girişimlerini teşvik etmektir.&quot; ifadelerine yer verdi.  Likud Partisi, Halutz&#039;un sözlerinin &quot;İsrail ordusunu, kamuoyunu, demokrasinin üzerine kurulu olduğu değerleri değil, bir grup anarşist, düşmanın sözlerine teslim olan şişman ve geçersiz emeklileri temsil ettiğini&quot; ileri sürdü.  Halutz, daha önceden Gazze&#039;ye yönelik saldırılarda &quot;en büyük zafer fotoğrafının Netanyahu&#039;nun görevden alınmasıyla sağlanabileceğini&quot; dile getirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GCZBgbMsDU6pgsCB7doUMg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, eski, Genelkurmay, Başkanı:, Netanyahu, tehdit, tutuklanması, gerek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GCZBgbMsDU6pgsCB7doUMg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" netanyahu tehdit ve tutuklanmas gerek><p>İsrail eski Genelkurmay Başkanı Dan Halutz, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun "düşman olduğunu ve tutuklanması gerektiğini" söyledi.</p>İsrail'de Kanal12'de bir programda konuşan Halutz, Başbakan Netanyahu'nun "ulusal güvenlik için tehdit ve düşman olduğunu" belirterek tutuklanması gerektiğini ifade etti.  <strong>NETANYAHU'NUN PATİSİNDEN YANIT</strong>  Halutz'un açıklamaları İsrail'de tartışmaya yol açarken, Başbakan Netanyahu'nun partisi Likud'dan yazılı açıklama yapıldı.  "Halutz'un ülke tarihinin en başarısız genelkurmay başkanı olduğu" savunula açıklamada, "Bu ifade özgürlüğü değildir. Bu demokrasiye karşı bir kışkırtma, aşırı solun Başbakan'a karşı suikast girişimlerini teşvik etmektir." ifadelerine yer verdi.  Likud Partisi, Halutz'un sözlerinin "İsrail ordusunu, kamuoyunu, demokrasinin üzerine kurulu olduğu değerleri değil, bir grup anarşist, düşmanın sözlerine teslim olan şişman ve geçersiz emeklileri temsil ettiğini" ileri sürdü.  Halutz, daha önceden Gazze'ye yönelik saldırılarda "en büyük zafer fotoğrafının Netanyahu'nun görevden alınmasıyla sağlanabileceğini" dile getirmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de, ilaç ve yarı iletken ithalatına ulusal güvenlik soruşturması</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-ilac-ve-yari-iletken-ithalatina-ulusal-guvenlik-sorusturmasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-ilac-ve-yari-iletken-ithalatina-ulusal-guvenlik-sorusturmasi</guid>
<description><![CDATA[ ABD yönetimi, ithal ilaçlar ile yarı iletkenler ve yarı iletken üretim ekipmanlarının ulusal güvenliğe etkilerini incelemek üzere iki ayrı soruşturma başlattı.ABD Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, ithal ilaçlara yönelik soruşturma, bitmiş ilaçlar, tıbbi karşı önlemler, aktif ilaç bileşenleri gibi kritik girdiler, temel başlangıç malzemeleri ve bu ürünlerin türevlerini kapsıyor.  Yarı iletkenlere yönelik soruşturmayla da yarı iletkenler, yarı iletken üretim ekipmanları ve bunlara bağlı türev ürünlerin ithalatının ulusal güvenlik üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanıyor.  Her iki soruşturma kapsamında kamuoyundan görüş talep edilirken, söz konusu ürünlerin ithalatının ABD&#039;nin yerli üretim kapasitesi, iş gücü yetkinliği ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisine dair bilgiler paylaşılması isteniyor.  Konuyla ilgili kamuoyu görüşlerinin sunulması için 21 günlük süre tanınıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P6P0vrsjCEaD6WwDauuuhQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, ilaç, yarı, iletken, ithalatına, ulusal, güvenlik, soruşturması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P6P0vrsjCEaD6WwDauuuhQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de, ilaç ithalatına soruşturması"><p>ABD yönetimi, ithal ilaçlar ile yarı iletkenler ve yarı iletken üretim ekipmanlarının ulusal güvenliğe etkilerini incelemek üzere iki ayrı soruşturma başlattı.</p>ABD Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, ithal ilaçlara yönelik soruşturma, bitmiş ilaçlar, tıbbi karşı önlemler, aktif ilaç bileşenleri gibi kritik girdiler, temel başlangıç malzemeleri ve bu ürünlerin türevlerini kapsıyor.  Yarı iletkenlere yönelik soruşturmayla da yarı iletkenler, yarı iletken üretim ekipmanları ve bunlara bağlı türev ürünlerin ithalatının ulusal güvenlik üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanıyor.  Her iki soruşturma kapsamında kamuoyundan görüş talep edilirken, söz konusu ürünlerin ithalatının ABD'nin yerli üretim kapasitesi, iş gücü yetkinliği ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisine dair bilgiler paylaşılması isteniyor.  Konuyla ilgili kamuoyu görüşlerinin sunulması için 21 günlük süre tanınıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doktorlar 2 belirtiyi ciddiye almadı: 10 hafta içinde en ölümcül kanserden öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/doktorlar-2-belirtiyi-ciddiye-almadi-10-hafta-icinde-en-oelumcul-kanserden-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/doktorlar-2-belirtiyi-ciddiye-almadi-10-hafta-icinde-en-oelumcul-kanserden-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ 59 yaşındaki Gary Buesnel, bir yıl boyunca mide ağrısı ve iştahsızlık gibi şikâyetlerle mücadele etti. Ancak doktorlar, bu belirtileri başlangıçta fıtık ya da safra kesesi taşı gibi daha az ciddi durumlarla ilişkilendirerek ciddiye almadı. Kızı Leah, “Bunlar kırmızı alarm olmalıydı ama sürekli onun iyi olduğunu söylediler” dedi.Mart 2020’de ağrılar dayanılmaz bir hâle geldiğinde hastaneye başvuran Buesnel’e nihayet kapsamlı testler yapıldı. Taramalarda karaciğerde bir tümör saptandı. Ardından yapılan testler, bunun pankreastaki ana tümöre bağlı ikincil bir kanser olduğunu ortaya koydu.Dördüncü evredeydi ve doktorlar, artık yapılabilecek hiçbir şey olmadığını söyledi. Leah, “O an odada sadece ağlayarak kalakaldık. Hiçbir umut verilmedi” dedi.Uzmanlara göre pankreas kanseri genellikle geç evrelerde teşhis ediliyor. Bu da tedavi şansını büyük ölçüde azaltıyor. Pancreatic Cancer UK’ye göre, hastaların %50’si teşhisten sonraki üç ay içinde hayatını kaybediyor.Cerrahi müdahale, tedavi için tek şans olarak görülüyor. Ancak çoğu hasta teşhis konulduğunda ameliyat şansı çoktan geçmiş oluyor. Kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler ise sadece semptomları hafifletmeye yönelik uygulanabiliyor.Aile, bir umutla özel bir doktora başvurdu. Ancak Leah için en yıkıcı haber de burada geldi: “Tedavi olmadan 8 ila 12 haftası kaldığını söylediler. Dünya çapında bir çözüm aradım ama hiçbir şey bulamadım.”Durumu hızla kötüleşen Gary Buesnel’e safra kanalındaki tıkanıklığı açmak için bir ameliyat daha yapıldı ve ardından ilk kemoterapi seansı uygulandı. Leah, o dönemi şöyle anlattı: “Yanımıza taşındığında odasında oturmuş çikolatası yiyordu. Her şeyin yoluna gireceğini düşündüm.”Ancak kısa süre sonra durumu ağırlaştı ve bakımevine alındı. Yeme ve içmeyi bıraktı. Leah, “Üç günü kaldığını söylediler. Yanına gittiğimde konuşamayacak kadar kötüydü. Her şey çok hızlı oldu” dedi.Gary Buesnel, 60. yaş gününden bir ay önce, 15 Mayıs 2020’de hayatını kaybetti.Bugün, bir çocuk annesi olan Leah, pankreas kanseri belirtileri konusunda farkındalık yaratmak için mücadele ediyor. “Mide bulantısı, ishal, kabızlık, hazımsızlık, mide üst kısmında ağrı, iştahsızlık ve ani kilo kaybı gibi belirtiler hafife alınmamalı” uyarısında bulunuyor.“Bu semptomlar başka şeylere de işaret edebilir ama pankreas kanserinin habercisi olabileceğini de unutmamalıyız. Erken tarama şart” diyen Leah, şu sözlerle sesleniyor:“Babamın kanseri teşhis edilene kadar pankreasın yerini bile bilmiyordum. İnsanlara mesajım şu: Bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyorsanız, en yüksek sesle bağırın. Çünkü insanlar sizi ancak o zaman duyar. Israr edin, ikinci bir görüş alın.” ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L_oy2f9nwkahQRRqvQmAfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doktorlar, belirtiyi, ciddiye, almadı:, hafta, içinde, ölümcül, kanserden, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L_oy2f9nwkahQRRqvQmAfA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Doktorlar 2 belirtiyi ciddiye almadı: 10 hafta içinde en ölümcül kanserden öldü"><p>59 yaşındaki Gary Buesnel, bir yıl boyunca mide ağrısı ve iştahsızlık gibi şikâyetlerle mücadele etti. Ancak doktorlar, bu belirtileri başlangıçta fıtık ya da safra kesesi taşı gibi daha az ciddi durumlarla ilişkilendirerek ciddiye almadı. Kızı Leah, “Bunlar kırmızı alarm olmalıydı ama sürekli onun iyi olduğunu söylediler” dedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S1SOYArbhkyR5sG_w6p6Gw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mart 2020’de ağrılar dayanılmaz bir hâle geldiğinde hastaneye başvuran Buesnel’e nihayet kapsamlı testler yapıldı. Taramalarda karaciğerde bir tümör saptandı. Ardından yapılan testler, bunun pankreastaki ana tümöre bağlı ikincil bir kanser olduğunu ortaya koydu.Dördüncü evredeydi ve doktorlar, artık yapılabilecek hiçbir şey olmadığını söyledi. Leah, “O an odada sadece ağlayarak kalakaldık. Hiçbir umut verilmedi” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LC5uRh3_IE-L58vG9BOqBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlara göre pankreas kanseri genellikle geç evrelerde teşhis ediliyor. Bu da tedavi şansını büyük ölçüde azaltıyor. Pancreatic Cancer UK’ye göre, hastaların %50’si teşhisten sonraki üç ay içinde hayatını kaybediyor.Cerrahi müdahale, tedavi için tek şans olarak görülüyor. Ancak çoğu hasta teşhis konulduğunda ameliyat şansı çoktan geçmiş oluyor. Kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler ise sadece semptomları hafifletmeye yönelik uygulanabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LwuJz58tLUeMkpjfhFnUQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aile, bir umutla özel bir doktora başvurdu. Ancak Leah için en yıkıcı haber de burada geldi: “Tedavi olmadan 8 ila 12 haftası kaldığını söylediler. Dünya çapında bir çözüm aradım ama hiçbir şey bulamadım.”Durumu hızla kötüleşen Gary Buesnel’e safra kanalındaki tıkanıklığı açmak için bir ameliyat daha yapıldı ve ardından ilk kemoterapi seansı uygulandı. Leah, o dönemi şöyle anlattı: “Yanımıza taşındığında odasında oturmuş çikolatası yiyordu. Her şeyin yoluna gireceğini düşündüm.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KIs-XY4gBkuaZI1G_zQKtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak kısa süre sonra durumu ağırlaştı ve bakımevine alındı. Yeme ve içmeyi bıraktı. Leah, “Üç günü kaldığını söylediler. Yanına gittiğimde konuşamayacak kadar kötüydü. Her şey çok hızlı oldu” dedi.Gary Buesnel, 60. yaş gününden bir ay önce, 15 Mayıs 2020’de hayatını kaybetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CPAM1Ie9YEePy9ULboaJKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bugün, bir çocuk annesi olan Leah, pankreas kanseri belirtileri konusunda farkındalık yaratmak için mücadele ediyor. “Mide bulantısı, ishal, kabızlık, hazımsızlık, mide üst kısmında ağrı, iştahsızlık ve ani kilo kaybı gibi belirtiler hafife alınmamalı” uyarısında bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DvWPwAZUe0aiajmAMAzjbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Bu semptomlar başka şeylere de işaret edebilir ama pankreas kanserinin habercisi olabileceğini de unutmamalıyız. Erken tarama şart” diyen Leah, şu sözlerle sesleniyor:“Babamın kanseri teşhis edilene kadar pankreasın yerini bile bilmiyordum. İnsanlara mesajım şu: Bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyorsanız, en yüksek sesle bağırın. Çünkü insanlar sizi ancak o zaman duyar. Israr edin, ikinci bir görüş alın.”</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna&amp;apos;ya karşı savaşan Çinliler konuştu: &amp;quot;Ruslardan duyduğumuz her şey yalanmış&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ukraynaya-karsi-savasan-cinliler-konustu-ruslardan-duydugumuz-her-sey-yalanmis</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ukraynaya-karsi-savasan-cinliler-konustu-ruslardan-duydugumuz-her-sey-yalanmis</guid>
<description><![CDATA[ Rusya için savaşırken yakalanan iki Çin vatandaşından biri Wang, savaşa Tiktok üzerinden nasıl katıldığını anlattı. Zhang ise “Para kazanmak istiyordum ama kendimi savaşta bulacağımı tahmin etmemiştim” dedi.Rusya için savaşırken yakalanan iki Çin vatandaşı, cephede yaşadıklarını anlattı.Askerler savaşa, Çin hükümeti tarafından gönderilmediklerini belirtti.Kyiv Independent&#039;in haberine göre Ukrayna&#039;nın elinde bulunan Çinli esirlerden Wang Guangjun, Ukraynalı bir asker tarafından yakalandıktan sonra Rusya&#039;nın kimyasal silahıyla hedef alındığını söyledi.Başkent Kiev&#039;deki basın toplantısında konuşan Wang, &quot;Gücümü kaybediyordum ve baygınlık geçiriyordum. Sonra düştüm ve birinin beni yakamdan tutup temiz havaya çıkardığını hissettim&quot; dedi.Wang, Ukrayna birlikleri tarafından ele geçirildiğini ve Rus saldırıları devam ederken kendini bir sığınakta bulduğunu anlattı. Ukraynalı askerlerin, &quot;sprey gaz&quot; saldırısı sonrası hayatta kalmasına yardımcı olduğunu belirtti. Wang, &quot;Ukraynalı askerler bizi korudu ve iyi davrandılar&quot; dedi.&quot;YÜZLERCE ÇİNLİ VAR&quot;1991 doğumlu Wang Guangjun ve 1998 doğumlu Zhang Renbo, Rusya saflarında Ukrayna&#039;ya karşı savaşırken yakalanan ilk Çinliler.Onların ele geçirildiğini ilk olarak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski 11 Nisan&#039;da duyurmuştu. Zelenski, en az yüzlerce Çin vatandaşının Ukrayna&#039;da Rus saflarında savaştığını açıklamıştı.TİKTOK&#039;TA GEZİNİRKEN REKLAMI GÖRMÜŞ  Wang, Çin&#039;de TikTok&#039;ta gezinirken Rus ordusuna katılma reklamı yapan bir ilan gördüğünü anlattı. Geçenyaz işini kaybettikten sonra teklifle ilgilendiğini, özellikle askerlik hizmetinin Çin&#039;de prestijli bir iş olarak görüldüğünü dile getirdi.  Wang&#039;ın irtibata geçtiği bir askere alma görevlisi, ona Çinli bir askerin Rus ordusunda ayda 200 bin ile 250 bin Rus rublesi (2 bin-3 bin dolar) kazanabileceğini söylemiş. Bu, Çin&#039;deki ortalama bir maaştan daha yüksek.  Wang&#039;a göre işe alan kişi ayrıca Rusya&#039;ya seyahatini karşılama ve gerekli belgeleri edinmesine yardımcı olma sözü de vermiş. Ancak Wang, bunun gerçekleşmediğini söyledi. Daha sonra Rusların Wang&#039;ın banka kartını ve telefonunu elinden aldığını, böylece Wang&#039;ın kazandığı parayı yönetemediğini belirtti.  &quot;PARA KAZANMAK İSTİYORDUM&quot;  Yakalanan diğer asker Zhang ise varlıklı bir aileden geldiğini, itfaiyeci ve kurtarıcı olarak çalıştığını anlattı. Aralık ayında Rusya&#039;ya geldiğini ve önce inşaatta bir iş teklifi aldığını, ancak sonunda askerlik hizmeti için askere alındığını söyledi.  Zhang, “Para kazanmak istiyordum ama kendimi savaşta bulacağımı tahmin etmemiştim” dedi.  İki asker de Çin&#039;in neresinden geldiklerini söylemedi. İkili, Çin hükümetiyle hiçbir bağlantıları olmadığını ve Rus ordusuyla kendi özgür iradeleriyle bir sözleşme imzaladıklarını iddia etti.  Savaş alanına ulaşmadan önce güzergahları Moskova, Rostov-on-Don ve Ukrayna&#039;nın doğusunda Rus işgali altındaki Donetsk&#039;ten geçiyordu. Wang&#039;a göre, kendisi de muhtemelen Orta Asya, Gana ve Irak&#039;tan gelen diğer milletlerden insanlarla birlikte kampa yerleştirildi.&quot;HİÇ ASKER ÖLDÜRMEDİM&quot;  Çinli esirler, kendilerine emir vermek için el kol hareketlerine güvenen Rus komutanlara tabi olduklarını söylediler.  Wang askere alındıktan sonra kaçmasının zor olacağını çünkü eğitim alanındaki kontrolün çok sıkı olduğunu söyledi. Wang ayrıca hiçbir Ukraynalı askeri öldürmediğini de iddia etti. Yakalandığında cephede sadece üç gün geçirdiğini söyledi. Zhang ise yakalandığı ana kadar hiç Ukraynalı asker görmediğini belirtti.  &quot;UKRAYNA O KADAR ZAYIF DEĞİLMİŞ&quot;  Her iki Çinli de basın toplantısında Rusya&#039;yı eleştirdi ve yurttaşlarını bu ülke için savaşa girmekten vazgeçirdi. Ancak Kyiv Independent&#039;e göre bu açıklamaları yaparken Ukrayna&#039;nın esareti altında oldukları için iddialarının samimiyetini doğrulamak mümkün değil.  Wang, “Savaşta yer almak isteyen Çin vatandaşlarına bunu yapmamaları gerektiğini söylemek istiyoruz. Çünkü Ruslardan duyduğumuz her şey yalanmış. Rusya&#039;nın o kadar da güçlü olmadığı ve Ukrayna&#039;nın da o kadar zayıf olmadığı ortaya çıktı. Bu yüzden savaşlara hiç katılmamak daha iyi&quot; ifadelerini kullandı. TİKTOK&#039;TA GEZİNİRKEN REKLAMI GÖRMÜŞWang, Çin&#039;de TikTok&#039;ta gezinirken Rus ordusuna katılma reklamı yapan bir ilan gördüğünü anlattı. Geçenyaz işini kaybettikten sonra teklifle ilgilendiğini, özellikle askerlik hizmetinin Çin&#039;de prestijli bir iş olarak görüldüğünü dile getirdi.Wang&#039;ın irtibata geçtiği bir askere alma görevlisi, ona Çinli bir askerin Rus ordusunda ayda 200 bin ile 250 bin Rus rublesi (2 bin-3 bin dolar) kazanabileceğini söylemiş. Bu, Çin&#039;deki ortalama bir maaştan daha yüksek.Wang&#039;a göre işe alan kişi ayrıca Rusya&#039;ya seyahatini karşılama ve gerekli belgeleri edinmesine yardımcı olma sözü de vermiş. Ancak Wang, bunun gerçekleşmediğini söyledi. Daha sonra Rusların Wang&#039;ın banka kartını ve telefonunu elinden aldığını, böylece Wang&#039;ın kazandığı parayı yönetemediğini belirtti.&quot;PARA KAZANMAK İSTİYORDUM&quot; Yakalanan diğer asker Zhang ise varlıklı bir aileden geldiğini, itfaiyeci ve kurtarıcı olarak çalıştığını anlattı. Aral ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4MuR-31-CEmkhwbdBENQVQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukraynaya, karşı, savaşan, Çinliler, konuştu:, Ruslardan, duyduğumuz, her, şey, yalanmış</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4MuR-31-CEmkhwbdBENQVQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" ruslardan duyduklar yalanm><p>Rusya için savaşırken yakalanan iki Çin vatandaşından biri Wang, savaşa Tiktok üzerinden nasıl katıldığını anlattı. Zhang ise “Para kazanmak istiyordum ama kendimi savaşta bulacağımı tahmin etmemiştim” dedi.</p><p>Rusya için savaşırken yakalanan iki Çin vatandaşı, cephede yaşadıklarını anlattı.</p><p>Askerler savaşa, Çin hükümeti tarafından gönderilmediklerini belirtti.</p><p>Kyiv Independent'in haberine göre Ukrayna'nın elinde bulunan Çinli esirlerden Wang Guangjun, Ukraynalı bir asker tarafından yakalandıktan sonra Rusya'nın kimyasal silahıyla hedef alındığını söyledi.</p><p>Başkent Kiev'deki basın toplantısında konuşan Wang, "Gücümü kaybediyordum ve baygınlık geçiriyordum. Sonra düştüm ve birinin beni yakamdan tutup temiz havaya çıkardığını hissettim" dedi.</p><p>Wang, Ukrayna birlikleri tarafından ele geçirildiğini ve Rus saldırıları devam ederken kendini bir sığınakta bulduğunu anlattı. Ukraynalı askerlerin, "sprey gaz" saldırısı sonrası hayatta kalmasına yardımcı olduğunu belirtti. Wang, "Ukraynalı askerler bizi korudu ve iyi davrandılar" dedi.</p><p><strong>"YÜZLERCE ÇİNLİ VAR"</strong></p><p>1991 doğumlu Wang Guangjun ve 1998 doğumlu Zhang Renbo, Rusya saflarında Ukrayna'ya karşı savaşırken yakalanan ilk Çinliler.</p><p>Onların ele geçirildiğini ilk olarak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski 11 Nisan'da duyurmuştu. Zelenski, en az yüzlerce Çin vatandaşının Ukrayna'da Rus saflarında savaştığını açıklamıştı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xCMSZmLvokubwf3A3KeK8A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>TİKTOK'TA GEZİNİRKEN REKLAMI GÖRMÜŞ</strong>  Wang, Çin'de TikTok'ta gezinirken Rus ordusuna katılma reklamı yapan bir ilan gördüğünü anlattı. Geçenyaz işini kaybettikten sonra teklifle ilgilendiğini, özellikle askerlik hizmetinin Çin'de prestijli bir iş olarak görüldüğünü dile getirdi.  Wang'ın irtibata geçtiği bir askere alma görevlisi, ona Çinli bir askerin Rus ordusunda ayda 200 bin ile 250 bin Rus rublesi (2 bin-3 bin dolar) kazanabileceğini söylemiş. Bu, Çin'deki ortalama bir maaştan daha yüksek.  Wang'a göre işe alan kişi ayrıca Rusya'ya seyahatini karşılama ve gerekli belgeleri edinmesine yardımcı olma sözü de vermiş. Ancak Wang, bunun gerçekleşmediğini söyledi. Daha sonra Rusların Wang'ın banka kartını ve telefonunu elinden aldığını, böylece Wang'ın kazandığı parayı yönetemediğini belirtti.  <strong>"PARA KAZANMAK İSTİYORDUM"</strong>  Yakalanan diğer asker Zhang ise varlıklı bir aileden geldiğini, itfaiyeci ve kurtarıcı olarak çalıştığını anlattı. Aralık ayında Rusya'ya geldiğini ve önce inşaatta bir iş teklifi aldığını, ancak sonunda askerlik hizmeti için askere alındığını söyledi.  Zhang, “Para kazanmak istiyordum ama kendimi savaşta bulacağımı tahmin etmemiştim” dedi.  İki asker de Çin'in neresinden geldiklerini söylemedi. İkili, Çin hükümetiyle hiçbir bağlantıları olmadığını ve Rus ordusuyla kendi özgür iradeleriyle bir sözleşme imzaladıklarını iddia etti.  Savaş alanına ulaşmadan önce güzergahları Moskova, Rostov-on-Don ve Ukrayna'nın doğusunda Rus işgali altındaki Donetsk'ten geçiyordu. Wang'a göre, kendisi de muhtemelen Orta Asya, Gana ve Irak'tan gelen diğer milletlerden insanlarla birlikte kampa yerleştirildi.</p><p>"HİÇ ASKER ÖLDÜRMEDİM"  Çinli esirler, kendilerine emir vermek için el kol hareketlerine güvenen Rus komutanlara tabi olduklarını söylediler.  Wang askere alındıktan sonra kaçmasının zor olacağını çünkü eğitim alanındaki kontrolün çok sıkı olduğunu söyledi. Wang ayrıca hiçbir Ukraynalı askeri öldürmediğini de iddia etti. Yakalandığında cephede sadece üç gün geçirdiğini söyledi. Zhang ise yakalandığı ana kadar hiç Ukraynalı asker görmediğini belirtti.  "UKRAYNA O KADAR ZAYIF DEĞİLMİŞ"  Her iki Çinli de basın toplantısında Rusya'yı eleştirdi ve yurttaşlarını bu ülke için savaşa girmekten vazgeçirdi. Ancak Kyiv Independent'e göre bu açıklamaları yaparken Ukrayna'nın esareti altında oldukları için iddialarının samimiyetini doğrulamak mümkün değil.  Wang, “Savaşta yer almak isteyen Çin vatandaşlarına bunu yapmamaları gerektiğini söylemek istiyoruz. Çünkü Ruslardan duyduğumuz her şey yalanmış. Rusya'nın o kadar da güçlü olmadığı ve Ukrayna'nın da o kadar zayıf olmadığı ortaya çıktı. Bu yüzden savaşlara hiç katılmamak daha iyi" ifadelerini kullandı. </p><p>TİKTOK'TA GEZİNİRKEN REKLAMI GÖRMÜŞ</p><p>Wang, Çin'de TikTok'ta gezinirken Rus ordusuna katılma reklamı yapan bir ilan gördüğünü anlattı. Geçenyaz işini kaybettikten sonra teklifle ilgilendiğini, özellikle askerlik hizmetinin Çin'de prestijli bir iş olarak görüldüğünü dile getirdi.</p><p>Wang'ın irtibata geçtiği bir askere alma görevlisi, ona Çinli bir askerin Rus ordusunda ayda 200 bin ile 250 bin Rus rublesi (2 bin-3 bin dolar) kazanabileceğini söylemiş. Bu, Çin'deki ortalama bir maaştan daha yüksek.</p><p>Wang'a göre işe alan kişi ayrıca Rusya'ya seyahatini karşılama ve gerekli belgeleri edinmesine yardımcı olma sözü de vermiş. Ancak Wang, bunun gerçekleşmediğini söyledi. Daha sonra Rusların Wang'ın banka kartını ve telefonunu elinden aldığını, böylece Wang'ın kazandığı parayı yönetemediğini belirtti.</p><p><strong>"PARA KAZANMAK İSTİYORDUM"</strong> Yakalanan diğer asker Zhang ise varlıklı bir aileden geldiğini, itfaiyeci ve kurtarıcı olarak çalıştığını anlattı. Aralık ayında Rusya'ya geldiğini ve önce inşaatta bir iş teklifi aldığını, ancak sonunda askerlik hizmeti için askere alındığını söyledi.</p><p>Zhang, “Para kazanmak istiyordum ama kendimi savaşta bulacağımı tahmin etmemiştim” dedi.</p><p>İki asker de Çin'in neresinden geldiklerini söylemedi. İkili, Çin hükümetiyle hiçbir bağlantıları olmadığını ve Rus ordusuyla kendi özgür iradeleriyle bir sözleşme imzaladıklarını iddia etti.</p><p>Savaş alanına ulaşmadan önce güzergahları Moskova, Rostov-on-Don ve Ukrayna'nın doğusunda Rus işgali altındaki Donetsk'ten geçiyordu. Wang'a göre, kendisi de muhtemelen Orta Asya, Gana ve Irak'tan gelen diğer milletlerden insanlarla birlikte kampa yerleştirildi.</p><p><strong>"HİÇ ASKER ÖLDÜRMEDİM"</strong></p><p>Çinli esirler, kendilerine emir vermek için el kol hareketlerine güvenen Rus komutanlara tabi olduklarını söylediler.</p><p>Wang askere alındıktan sonra kaçmasının zor olacağını çünkü eğitim alanındaki kontrolün çok sıkı olduğunu söyledi. Wang ayrıca hiçbir Ukraynalı askeri öldürmediğini de iddia etti. Yakalandığında cephede sadece üç gün geçirdiğini söyledi. Zhang ise yakalandığı ana kadar hiç Ukraynalı asker görmediğini belirtti.</p><p><strong>"UKRAYNA O KADAR ZAYIF DEĞİLMİŞ"</strong></p><p>Her iki Çinli de basın toplantısında Rusya'yı eleştirdi ve yurttaşlarını bu ülke için savaşa girmekten vazgeçirdi. Ancak Kyiv Independent'e göre bu açıklamaları yaparken Ukrayna'nın esareti altında oldukları için iddialarının samimiyetini doğrulamak mümkün değil.</p><p>Wang, “Savaşta yer almak isteyen Çin vatandaşlarına bunu yapmamaları gerektiğini söylemek istiyoruz. Çünkü Ruslardan duyduğumuz her şey yalanmış. Rusya'nın o kadar da güçlü olmadığı ve Ukrayna'nın da o kadar zayıf olmadığı ortaya çıktı. Bu yüzden savaşlara hiç katılmamak daha iyi" ifadelerini kullandı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;a karşı koyan ilk üniversite: Harvard&amp;apos;a devlet desteği kesildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpa-karsi-koyan-ilk-universite-harvarda-devlet-destegi-kesildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpa-karsi-koyan-ilk-universite-harvarda-devlet-destegi-kesildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Harvard Üniversitesi&#039;ne 2,2 milyar dolarlık devlet desteğini kesti. Nedeni ise üniversitenin Trump yönetiminin taleplerini reddetmesi. Bu sayede Harvard, Trump yönetiminin politikalarını değiştirmesi yönündeki baskıya karşı koyan ilk büyük ABD üniversitesi oldu.ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Harvard Üniversitesi&#039;ne ayrılan 2,2 milyar dolarlık federal fonu dondurduğunu duyurdu. Üniversite, açıklamanın hemen öncesinde Beyaz Saray&#039;ın taleplerini reddetmişti.  Eğitim Bakanlığı yaptığı açıklamada, &quot;Harvard&#039;ın bugün yaptığı duyuru, ülkemizin en prestijli üniversitelerinde yaygın olan rahatsız edici hak sahibi olma zihniyetini güçlendiriyor&quot; dedi.BEYAZ SARAY&#039;IN TALEP LİSTESİ  Beyaz Saray geçen hafta Harvard&#039;a kampüsteki antisemitizmle mücadele etmek için tasarlandığını söylediği bir talep listesi göndermişti. Bu talepler arasında yönetim, işe alım uygulamaları ve kabul prosedürlerinde değişiklikler yer alıyordu.  Harvard, talepleri reddetti ve Beyaz Saray&#039;ın üniversiteleri &quot;kontrol etmeye&quot; çalıştığını öne sürdü.TRUMP&#039;A KARŞI KOYAN İLK ÜNİVERSİTE  Bu sayede üniversite, Trump yönetiminin politikalarını değiştirmesi yönündeki baskıya karşı koyan ilk büyük ABD üniversitesi oldu.Beyaz Saray&#039;ın talep ettiği kapsamlı değişiklikler, üniversitenin faaliyetlerini dönüştürecek ve hükümete büyük miktarda kontrol alanı bırakacaktı.  Trump, geçen yıl Gazze&#039;deki savaşa ve ABD&#039;nin İsrail&#039;e verdiği desteğe karşı düzenlenen protestoların ardından önde gelen üniversiteleri Yahudi öğrencileri korumada başarısız olmakla suçladı.ÜNİVERSİTENİN BAĞIMSIZLIĞI   Harvard Üniversitesi Başkanı Alan Garber, pazartesi günü Harvard topluluğuna yazdığı mektupta, Beyaz Saray&#039;ın &quot;güncellenmiş ve genişletilmiş bir talep listesi&quot; gönderdiğini söylededi. Üniversitenin hükümetle &quot;mali ilişkisini&quot; sürdürebilmesi için listeye uyması gerekiyordu.  Garber, &quot;Hukuk danışmanımız aracılığıyla yönetime, önerilen anlaşmayı kabul etmeyeceğimizi bildirdik. Üniversite bağımsızlığından vazgeçmeyecek veya anayasal haklarından vazgeçmeyecek.&quot; diye konuştu.  Mektup gönderildikten kısa bir süre sonra Eğitim Bakanlığı, Harvard&#039;a yapılan 2,2 milyar dolarlık hibe ve 60 milyon dolarlık sözleşmelerin derhal dondurulduğunu bildirdi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vkq02UVnKU-OK3PNTdXdwQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpa, karşı, koyan, ilk, üniversite:, Harvarda, devlet, desteği, kesildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vkq02UVnKU-OK3PNTdXdwQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Harvard Üniversitesi'ne 2 milyarlık devlet desteği kesildi"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Harvard Üniversitesi'ne 2,2 milyar dolarlık devlet desteğini kesti. Nedeni ise üniversitenin Trump yönetiminin taleplerini reddetmesi. Bu sayede Harvard, Trump yönetiminin politikalarını değiştirmesi yönündeki baskıya karşı koyan ilk büyük ABD üniversitesi oldu.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Harvard Üniversitesi'ne ayrılan 2,2 milyar dolarlık federal fonu dondurduğunu duyurdu. Üniversite, açıklamanın hemen öncesinde Beyaz Saray'ın taleplerini reddetmişti.  Eğitim Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Harvard'ın bugün yaptığı duyuru, ülkemizin en prestijli üniversitelerinde yaygın olan rahatsız edici hak sahibi olma zihniyetini güçlendiriyor" dedi.</p><p><strong>BEYAZ SARAY'IN TALEP LİSTESİ</strong>  Beyaz Saray geçen hafta Harvard'a kampüsteki antisemitizmle mücadele etmek için tasarlandığını söylediği bir talep listesi göndermişti. Bu talepler arasında yönetim, işe alım uygulamaları ve kabul prosedürlerinde değişiklikler yer alıyordu.  Harvard, talepleri reddetti ve Beyaz Saray'ın üniversiteleri "kontrol etmeye" çalıştığını öne sürdü.</p><p><strong>TRUMP'A KARŞI KOYAN İLK ÜNİVERSİTE</strong>  Bu sayede üniversite, Trump yönetiminin politikalarını değiştirmesi yönündeki baskıya karşı koyan ilk büyük ABD üniversitesi oldu.</p><p>Beyaz Saray'ın talep ettiği kapsamlı değişiklikler, üniversitenin faaliyetlerini dönüştürecek ve hükümete büyük miktarda kontrol alanı bırakacaktı.  Trump, geçen yıl Gazze'deki savaşa ve ABD'nin İsrail'e verdiği desteğe karşı düzenlenen protestoların ardından önde gelen üniversiteleri Yahudi öğrencileri korumada başarısız olmakla suçladı.</p><p><strong>ÜNİVERSİTENİN BAĞIMSIZLIĞI </strong>  Harvard Üniversitesi Başkanı Alan Garber, pazartesi günü Harvard topluluğuna yazdığı mektupta, Beyaz Saray'ın "güncellenmiş ve genişletilmiş bir talep listesi" gönderdiğini söylededi. Üniversitenin hükümetle "mali ilişkisini" sürdürebilmesi için listeye uyması gerekiyordu.  Garber, "Hukuk danışmanımız aracılığıyla yönetime, önerilen anlaşmayı kabul etmeyeceğimizi bildirdik. Üniversite bağımsızlığından vazgeçmeyecek veya anayasal haklarından vazgeçmeyecek." diye konuştu.  Mektup gönderildikten kısa bir süre sonra Eğitim Bakanlığı, Harvard'a yapılan 2,2 milyar dolarlık hibe ve 60 milyon dolarlık sözleşmelerin derhal dondurulduğunu bildirdi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bukele, Trump’la görüştü: Yanlışlıkla sınır dışı edilen göçmen geri gönderilmeyecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bukele-trumpla-goerustu-yanlislikla-sinir-disi-edilen-goecmen-geri-goenderilmeyecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bukele-trumpla-goerustu-yanlislikla-sinir-disi-edilen-goecmen-geri-goenderilmeyecek</guid>
<description><![CDATA[ Bukele, ABD Yüksek Mahkemesi’nin sınır dışı edildiği El Salvador’dan geri getirilmesinin kolaylaştırılmasına hükmettiği göçmenin geri gönderilmeyeceğine işaret etti.ABD Başkanı Donald Trump ve Güney Amerika ülkesi El Salvador’un Devlet Başkanı Nayib Bukele, 14 Nisan Pazartesi günü Beyaz Saray’da bir araya geldi. Bukele, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump yönetiminin ABD&#039;ye geri getirilmesini kolaylaştırmasına hükmettiği Kilmar Abrego Garcia hakkında da açıklamada bulundu.   Bukele, Oval Ofis’te yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin “yanlışlıkla” El Salvador’a gönderdiğini kabul ettiği Abrego Garcia’yı ABD’ye geri gönderme planlarının olmadığını belirterek bunun “ülkeye bir teröristi sokmak” gibi bir durum olacağını savundu. ABD’li yetkililer de Yüksek Mahkeme kararına karşın Garcia’yı ABD’ye geri getirme zorunluluklarının olmadığını iddia etti.   BUKELE: BİR TERÖRİSTİ NASIL ABD’YE KAÇIRABİLİRİM?  Trump yönetimi, Bukele’nin de yardımıyla çete üyesi oldukları iddiasıyla yüzlerce kişiyi El Salvador’a sınır dışı etmiş, Güney Amerika ülkesinin bunun karşılığında 6 milyon dolar aldığı belirtilmişti. Göçmenler, El Salvador’da “yeryüzündeki cehennem” olarak da bilinen mega hapishaneye gönderilirken, Garcia’nın “yanlışlıkla” ABD’den El Salvador’a gönderildiği anlaşılmıştı. ABD hükümeti, öncesinde Maryland&#039;de yaşayan Garcia’nın sınır dışı edilmesini “idari hata” sözleriyle tarif etmişti.   Bir ABD İç Güvenlik Bakanlığı yetkilisi, dün mahkemeye sunulan resmi bir belgede “yabancı bir egemen ülkede tutuklu bulunan bir yabancıyı zorla geri alma yetkilerinin olmadığını” savundu.Bukele de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Abrego Garcia’yı ABD’ye geri getirme yetkisi olmadığını iddia etti. Bukele, “Bu, saçma bir soru. Bir teröristi nasıl Birleşik Devletler’e kaçırabilirim?” diye sordu. ABD yönetimi,Garcia’nın MS-13 çetesinin üyesi olduğunu savunuyor. Garcia’nın avukatı ise bu iddiaları reddediyor, ABD’nin elinde bu yönde inandırıcı bir kanıt olmadığını belirtiyor.   TRUMP’TAN CNN’E TEPKİ, CNN’DEN YANIT  ABD Başkanı Trump, dünkü görüşmede söz konusu göçmenin ABD’ye geri getirilmesi yönünde emir verilip verilemeyeceği yönündeki soruyu soranların “hasta insanlar” olduğunu savundu.Trump, Oval Ofis’teki görüşme sırasında CNN’den gazeteci Kaitlan Collins’e de sık sık sözlü tacizde bulundu.  The Independent’ın aktardığına göre, Trump, Collins’in her iki lideri de Garcia’nın durumu hakkında “sıkıştırması” üzerine CNN’in ABD’den nefret ettiği savundu, gazetecinin kendisinin de “düşük seviyeli” olduğunu iddia etti.CNN’den Dana Bash ise Trump’a yanıtında, “Başkan Trump’ın Oval Ofis’te CNN’in ülkemizden nefret ettiğini duyduk. CNN ülkemizden nefret etmiyor” diye konuştu.   Söz konusu basın toplantısı sırasında Collins Trump’a Yüksek Mahkeme kararını hatırlatmış, Trump ise “Neden sadece ‘suçluları ülkemizden uzak tutmamız harika bir şey değil mi?’ demiyorsunuz? Neden sadece bunu söyleyemiyorsunuz? Bu yüzden artık sizi kimse izlemiyor” demişti.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fLQI9XLVoECkXtjaaIL0Qw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bukele, Trump’la, görüştü:, Yanlışlıkla, sınır, dışı, edilen, göçmen, geri, gönderilmeyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fLQI9XLVoECkXtjaaIL0Qw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Oval Ofis'te Trump-Bukele görüşmesi"><p>Bukele, ABD Yüksek Mahkemesi’nin sınır dışı edildiği El Salvador’dan geri getirilmesinin kolaylaştırılmasına hükmettiği göçmenin geri gönderilmeyeceğine işaret etti.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump ve Güney Amerika ülkesi El Salvador’un Devlet Başkanı Nayib Bukele, 14 Nisan Pazartesi günü Beyaz Saray’da bir araya geldi. Bukele, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump yönetiminin ABD'ye geri getirilmesini kolaylaştırmasına hükmettiği Kilmar Abrego Garcia hakkında da açıklamada bulundu.   Bukele, Oval Ofis’te yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin “yanlışlıkla” El Salvador’a gönderdiğini kabul ettiği Abrego Garcia’yı ABD’ye geri gönderme planlarının olmadığını belirterek bunun “ülkeye bir teröristi sokmak” gibi bir durum olacağını savundu. ABD’li yetkililer de Yüksek Mahkeme kararına karşın Garcia’yı ABD’ye geri getirme zorunluluklarının olmadığını iddia etti.   <strong>BUKELE: BİR TERÖRİSTİ NASIL ABD’YE KAÇIRABİLİRİM?</strong>  Trump yönetimi, Bukele’nin de yardımıyla çete üyesi oldukları iddiasıyla yüzlerce kişiyi El Salvador’a sınır dışı etmiş, Güney Amerika ülkesinin bunun karşılığında 6 milyon dolar aldığı belirtilmişti. Göçmenler, El Salvador’da “yeryüzündeki cehennem” olarak da bilinen mega hapishaneye gönderilirken, Garcia’nın “yanlışlıkla” ABD’den El Salvador’a gönderildiği anlaşılmıştı. ABD hükümeti, öncesinde Maryland'de yaşayan Garcia’nın sınır dışı edilmesini “idari hata” sözleriyle tarif etmişti.   Bir ABD İç Güvenlik Bakanlığı yetkilisi, dün mahkemeye sunulan resmi bir belgede “yabancı bir egemen ülkede tutuklu bulunan bir yabancıyı zorla geri alma yetkilerinin olmadığını” savundu.</p><p>Bukele de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Abrego Garcia’yı ABD’ye geri getirme yetkisi olmadığını iddia etti. Bukele, “Bu, saçma bir soru. Bir teröristi nasıl Birleşik Devletler’e kaçırabilirim?” diye sordu. ABD yönetimi,Garcia’nın MS-13 çetesinin üyesi olduğunu savunuyor. Garcia’nın avukatı ise bu iddiaları reddediyor, ABD’nin elinde bu yönde inandırıcı bir kanıt olmadığını belirtiyor.   <strong>TRUMP’TAN CNN’E TEPKİ, CNN’DEN YANIT</strong>  ABD Başkanı Trump, dünkü görüşmede söz konusu göçmenin ABD’ye geri getirilmesi yönünde emir verilip verilemeyeceği yönündeki soruyu soranların “hasta insanlar” olduğunu savundu.</p><p>Trump, Oval Ofis’teki görüşme sırasında CNN’den gazeteci Kaitlan Collins’e de sık sık sözlü tacizde bulundu.  The Independent’ın aktardığına göre, Trump, Collins’in her iki lideri de Garcia’nın durumu hakkında “sıkıştırması” üzerine CNN’in ABD’den nefret ettiği savundu, gazetecinin kendisinin de “düşük seviyeli” olduğunu iddia etti.</p><p>CNN’den Dana Bash ise Trump’a yanıtında, “Başkan Trump’ın Oval Ofis’te CNN’in ülkemizden nefret ettiğini duyduk. CNN ülkemizden nefret etmiyor” diye konuştu.   Söz konusu basın toplantısı sırasında Collins Trump’a Yüksek Mahkeme kararını hatırlatmış, Trump ise “Neden sadece ‘suçluları ülkemizden uzak tutmamız harika bir şey değil mi?’ demiyorsunuz? Neden sadece bunu söyleyemiyorsunuz? Bu yüzden artık sizi kimse izlemiyor” demişti.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>45 yaşındaki kadın sigara bile içmiyordu: Akciğer kanserine yakalandı, tek belirtisi bacaklarındaydı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/45-yasindaki-kadin-sigara-bile-icmiyordu-akciger-kanserine-yakalandi-tek-belirtisi-bacaklarindaydi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/45-yasindaki-kadin-sigara-bile-icmiyordu-akciger-kanserine-yakalandi-tek-belirtisi-bacaklarindaydi</guid>
<description><![CDATA[ Hiç sigara içmemesine ve son derece sağlıklı bir yaşam sürmesine rağmen, ileri evre akciğer kanseri teşhisi konulan 45 yaşındaki Chad Dunbar, hastalığın nadir bir belirtisi sayesinde durumu fark etti: Baldırındaki ağrı ve şişlik.İki çocuk babası Utahlı teknoloji yöneticisi Chad Dunbar, 2023 yılında beynine, karaciğerine, kemiklerine ve kalbine yakın lenf düğümlerine yayılan 4. evre akciğer kanseri olduğunu öğrendi. Doktorların verdiği bilgiye göre, beş yıl hayatta kalma şansı sadece yüzde 5’ti.Dunbar, yaşadığı süreci, genç yaşta akciğer kanseri hastalarına destek olmayı amaçlayan bir videoda paylaştı. Hastalığın tek belirtisinin, baldırındaki ağrı ve şişlik olduğunu söyleyen Dunbar, başlangıçta bunu bisiklet antrenmanlarına bağladığını belirtti. O dönemde sezon boyunca bisikletiyle yaklaşık 4.800 kilometre yol kat ettiğini vurgulayan Dunbar, “Muhtemelen aşırı kullanım sonucu bir kas zorlanmasıdır,” diye düşündüğünü ifade etti.Ancak yapılan testler, durumun göründüğünden çok daha ciddi olduğunu ortaya koydu.“Hemşire odaya girdi ve ‘Akciğer kanseri olduğunuzu düşünüyoruz’ dedi. O an düşündüm ki, bu imkânsız. Her mevsim 3.000 mil dağ bisikleti sürüyorum, akciğerlerim vücudumun en güçlü kısmıydı,” diye konuştu Dunbar.İlk tepkisi inkâr ve öfke olan Dunbar, “Neden ben? Nasıl olur?” sorularıyla boğuştuğunu anlattı.Dunbar, şimdi akciğer kanserinin yalnızca öksürük ve nefes darlığı gibi klasik belirtilerle sınırlı olmadığını, bazı durumlarda baldırda ağrı ya da vücudun farklı yerlerinde şişlik gibi sıra dışı işaretlerle kendini gösterebileceğini vurguluyor.Kanserin lenf düğümlerine yayılması, uzuvlarda şişlik ve lenfödem gibi sorunlara yol açabiliyor. Tümörlerin kan damarlarına baskı yapması veya hayati organların işlevini engellemesi de benzer belirtilere neden olabiliyor.Dunbar’ın akciğer kanseri vakasında, hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına neden olan RET gen mutasyonu tespit edildi. Bu tür mutasyonlar, sigara içmemiş genç hastalar arasında daha sık görülüyor ve akciğer kanseri vakalarının küçük bir kısmını oluşturuyor.Dunbar başlangıçta standart kemoterapi ve hedefe yönelik ilaçlara olumlu yanıt verdi. Temmuz 2023’te yapılan taramalarda, beyin, karaciğer ve kaburgalarda kayda değer iyileşme gözlemlendi.Ancak Mart 2024’te yapılan bir güncellemede, beynindeki ve karaciğerindeki tümörlerin yeniden büyümeye başladığı açıklandı. Bu gelişme, Dunbar’ın yaşam beklentisini yeniden ciddi şekilde etkiledi.Yine de pes etmeyen Dunbar, kısa süren bir “kendine acıma dönemi”nin ardından mücadeleye devam etme kararı aldı:Şu anda eşi Allyson ve oğulları Walker ile Noah’la geçirdiği her anın kıymetini bilen Dunbar, Kaliforniya’ya iki haftada bir giderek deneysel bir tedaviye katılıyor.Araştırmalara göre, akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 70’i sigara kaynaklı olsa da, hiç sigara içmemiş bireylerde de hastalık gizemli bir şekilde artış gösteriyor. Bilim insanları bu durumun, özellikle hava kirliliğine artan maruziyetle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.İngiltere’de her yıl yaklaşık 35.000 kişi akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu da hastalığı ülkedeki en ölümcül kanser türü haline getiriyor.Uzmanlar, üç haftadan uzun süren öksürük, göğüs enfeksiyonları, kanlı balgam, nefes darlığı, açıklanamayan kilo kaybı ve yorgunluk gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca parmaklarda şekil değişikliği, ses kısıklığı, yutma zorluğu ve yüz-boyun bölgesinde şişlik gibi daha az bilinen belirtiler de erken teşhis için önemli ipuçları olabilir.Dunbar’ın hikayesi, sağlıklı bir yaşam tarzının tek başına garanti olmadığını ve akciğer kanserinin herkes için bir risk oluşturabileceğini gözler önüne seriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7oUGj9LWdUaOuD8zHksVxA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:00:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, kadın, sigara, bile, içmiyordu:, Akciğer, kanserine, yakalandı, tek, belirtisi, bacaklarındaydı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7oUGj9LWdUaOuD8zHksVxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sigara bile içmiyordu, akciğer kanserine yakalandı: Tek belirtisi bacaklarındaydı"><p>Hiç sigara içmemesine ve son derece sağlıklı bir yaşam sürmesine rağmen, ileri evre akciğer kanseri teşhisi konulan 45 yaşındaki Chad Dunbar, hastalığın nadir bir belirtisi sayesinde durumu fark etti: Baldırındaki ağrı ve şişlik.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rz4i1l1yj0u4uJN7P-Sxjg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İki çocuk babası Utahlı teknoloji yöneticisi Chad Dunbar, 2023 yılında beynine, karaciğerine, kemiklerine ve kalbine yakın lenf düğümlerine yayılan 4. evre akciğer kanseri olduğunu öğrendi. Doktorların verdiği bilgiye göre, beş yıl hayatta kalma şansı sadece yüzde 5’ti.Dunbar, yaşadığı süreci, genç yaşta akciğer kanseri hastalarına destek olmayı amaçlayan bir videoda paylaştı. Hastalığın tek belirtisinin, baldırındaki ağrı ve şişlik olduğunu söyleyen Dunbar, başlangıçta bunu bisiklet antrenmanlarına bağladığını belirtti. O dönemde sezon boyunca bisikletiyle yaklaşık 4.800 kilometre yol kat ettiğini vurgulayan Dunbar, “Muhtemelen aşırı kullanım sonucu bir kas zorlanmasıdır,” diye düşündüğünü ifade etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A4RAl1gNXkyJ-ki7LuuqCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak yapılan testler, durumun göründüğünden çok daha ciddi olduğunu ortaya koydu.“Hemşire odaya girdi ve ‘Akciğer kanseri olduğunuzu düşünüyoruz’ dedi. O an düşündüm ki, bu imkânsız. Her mevsim 3.000 mil dağ bisikleti sürüyorum, akciğerlerim vücudumun en güçlü kısmıydı,” diye konuştu Dunbar.İlk tepkisi inkâr ve öfke olan Dunbar, “Neden ben? Nasıl olur?” sorularıyla boğuştuğunu anlattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qYBDTb8zP02EYRkETVSo9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dunbar, şimdi akciğer kanserinin yalnızca öksürük ve nefes darlığı gibi klasik belirtilerle sınırlı olmadığını, bazı durumlarda baldırda ağrı ya da vücudun farklı yerlerinde şişlik gibi sıra dışı işaretlerle kendini gösterebileceğini vurguluyor.Kanserin lenf düğümlerine yayılması, uzuvlarda şişlik ve lenfödem gibi sorunlara yol açabiliyor. Tümörlerin kan damarlarına baskı yapması veya hayati organların işlevini engellemesi de benzer belirtilere neden olabiliyor.Dunbar’ın akciğer kanseri vakasında, hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına neden olan RET gen mutasyonu tespit edildi. Bu tür mutasyonlar, sigara içmemiş genç hastalar arasında daha sık görülüyor ve akciğer kanseri vakalarının küçük bir kısmını oluşturuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JFCIe9RZG0W3HYEVpJhH6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dunbar başlangıçta standart kemoterapi ve hedefe yönelik ilaçlara olumlu yanıt verdi. Temmuz 2023’te yapılan taramalarda, beyin, karaciğer ve kaburgalarda kayda değer iyileşme gözlemlendi.Ancak Mart 2024’te yapılan bir güncellemede, beynindeki ve karaciğerindeki tümörlerin yeniden büyümeye başladığı açıklandı. Bu gelişme, Dunbar’ın yaşam beklentisini yeniden ciddi şekilde etkiledi.Yine de pes etmeyen Dunbar, kısa süren bir “kendine acıma dönemi”nin ardından mücadeleye devam etme kararı aldı:Şu anda eşi Allyson ve oğulları Walker ile Noah’la geçirdiği her anın kıymetini bilen Dunbar, Kaliforniya’ya iki haftada bir giderek deneysel bir tedaviye katılıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y_JpgqExDEyKkFcfaw6ywQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmalara göre, akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 70’i sigara kaynaklı olsa da, hiç sigara içmemiş bireylerde de hastalık gizemli bir şekilde artış gösteriyor. Bilim insanları bu durumun, özellikle hava kirliliğine artan maruziyetle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.İngiltere’de her yıl yaklaşık 35.000 kişi akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu da hastalığı ülkedeki en ölümcül kanser türü haline getiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Wp5VfOIhXU6px5CsaC4pHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, üç haftadan uzun süren öksürük, göğüs enfeksiyonları, kanlı balgam, nefes darlığı, açıklanamayan kilo kaybı ve yorgunluk gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca parmaklarda şekil değişikliği, ses kısıklığı, yutma zorluğu ve yüz-boyun bölgesinde şişlik gibi daha az bilinen belirtiler de erken teşhis için önemli ipuçları olabilir.Dunbar’ın hikayesi, sağlıklı bir yaşam tarzının tek başına garanti olmadığını ve akciğer kanserinin herkes için bir risk oluşturabileceğini gözler önüne seriyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya: Ukrayna Kursk’a saldırdı, 1 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusya-ukrayna-kurska-saldirdi-1-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusya-ukrayna-kurska-saldirdi-1-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Rusya’dan yapılan açıklamaya göre, Ukrayna’nın sınırdaki Kursk bölgesine düzenlediği İHA saldırısında yaşlı bir kadın öldü, dokuz kişi yaralandı.Rusya, Ukrayna’nın sınırdaki Kursk bölgesine onlarca insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlediğini, saldırıda yaşlı bir kadının hayatını kaybettiğini, dokuz kişinin yaralandığını açıkladı. Açıklamaya göre, saldırı sebebiyle çok sayıda binada da yangın çıktı.   Rusya Savunma Bakanlığı, gece saatlerinde Ukrayna tarafından fırlatılan 115 İHA’nın imha edildiğini bildirdi. Ukrayna’nın Ağustos 2024’te karadan saldırı başlattığı ancak adım adım çekilmek durumunda kaldığı Kursk’un bölgesel yönetimi tarafından Telegram üzerinden yapılan açıklamada, “Kursk gece saatlerinde çok büyük bir düşman saldırısı ile karşı karşıya kaldı. Maalesef 85 yaşındaki bir kadın öldü” denildi.   “İHA’LAR AMBULANS GARAJINI DA HEDEF ALDI”  Kursk Belediye Başkanı Vekili Sergei Kotlyarov da saldırıya ilişkin Telegram’dan bir açıklama yaptı. Açıklamaya göre, bölgedeki bir apartman İHA saldırısında hasar gördü, bazı dairelerde yangın çıktı. Apartmanda yaşayanlar yakınlardaki bir okula tahliye edildi.   Bölge yönetiminin paylaştığı fotoğraflarda da binanın camlarının patladığı ve dış cephesinin zarar gördüğü görüldü. İHA’ların bir ambulans garajına da zarar verdiği, 11 aracın hasar aldığı belirtildi.   Söz konusu saldırılar, Ukrayna’nın İHA saldırısında aynı bölgede üç kişinin ölmesinin ardından yaşandı. Rusya ise haftasonu Ukrayna’nın Sumi bölgesine saldırmış, Ukrayna’dan yapılan açıklamalara göre saldırıda 35 kişi ölmüş, 119 kişi yaralanmıştı. Rusya’dan dün yapılan açıklamada, saldırının Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısını hedef aldığı, saldırıda 60 Ukrayna askerinin öldüğü iddia edilmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yeXQQFY68kO9TX6bZjo0PA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya:, Ukrayna, Kursk’a, saldırdı, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yeXQQFY68kO9TX6bZjo0PA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna'dan Kursk'a saldırı: 1 ölü"><p>Rusya’dan yapılan açıklamaya göre, Ukrayna’nın sınırdaki Kursk bölgesine düzenlediği İHA saldırısında yaşlı bir kadın öldü, dokuz kişi yaralandı.</p>Rusya, Ukrayna’nın sınırdaki Kursk bölgesine onlarca insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlediğini, saldırıda yaşlı bir kadının hayatını kaybettiğini, dokuz kişinin yaralandığını açıkladı. Açıklamaya göre, saldırı sebebiyle çok sayıda binada da yangın çıktı.   Rusya Savunma Bakanlığı, gece saatlerinde Ukrayna tarafından fırlatılan 115 İHA’nın imha edildiğini bildirdi. Ukrayna’nın Ağustos 2024’te karadan saldırı başlattığı ancak adım adım çekilmek durumunda kaldığı Kursk’un bölgesel yönetimi tarafından Telegram üzerinden yapılan açıklamada, “Kursk gece saatlerinde çok büyük bir düşman saldırısı ile karşı karşıya kaldı. Maalesef 85 yaşındaki bir kadın öldü” denildi.   <strong>“İHA’LAR AMBULANS GARAJINI DA HEDEF ALDI”</strong>  Kursk Belediye Başkanı Vekili Sergei Kotlyarov da saldırıya ilişkin Telegram’dan bir açıklama yaptı. Açıklamaya göre, bölgedeki bir apartman İHA saldırısında hasar gördü, bazı dairelerde yangın çıktı. Apartmanda yaşayanlar yakınlardaki bir okula tahliye edildi.   Bölge yönetiminin paylaştığı fotoğraflarda da binanın camlarının patladığı ve dış cephesinin zarar gördüğü görüldü. İHA’ların bir ambulans garajına da zarar verdiği, 11 aracın hasar aldığı belirtildi.   Söz konusu saldırılar, Ukrayna’nın İHA saldırısında aynı bölgede üç kişinin ölmesinin ardından yaşandı. Rusya ise haftasonu Ukrayna’nın Sumi bölgesine saldırmış, Ukrayna’dan yapılan açıklamalara göre saldırıda 35 kişi ölmüş, 119 kişi yaralanmıştı. Rusya’dan dün yapılan açıklamada, saldırının Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısını hedef aldığı, saldırıda 60 Ukrayna askerinin öldüğü iddia edilmişti. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filistinli aktivist ABD’de vatandaşlık görüşmesine gitti, gözaltına alındı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/filistinli-aktivist-abdde-vatandaslik-goerusmesine-gitti-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/filistinli-aktivist-abdde-vatandaslik-goerusmesine-gitti-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Columbia Üniversitesi’nde Filistin’e destek eylemlerini organize eden öğrencilerden Mahdawi, Vermont&#039;ta vatandaşlık görüşmesine gittiği sırada gözaltına alındı.ABD’nin Columbia Üniversitesi’nde geçen sene Filistin’e destek eylemlerini organize eden isimlerden Mohsen Mahdawi, Vermont’ta vatandaşlık görüşmesine gittiği sırada Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlileri tarafından gözaltına alındı. Mahdawi’nin ABD’de oturma izninin bulunduğu, görüşmenin ABD vatandaşlığı alma yönünde bir adım olduğu ve 10 senedir ABD&#039;de yaşadığı belirtildi. Filistinli öğrenciye herhangi bir suçlama da yöneltilmedi.   The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, Mahdawi’nin ailesi ve avukatları, gözaltına alınan öğrencinin başka bir bölgeye gönderilmesine engel olmak için geçici yasaklama kararı çıkarılması talebiyle başvuruda bulundu. Vermont Federal Hakimi William K. Sessions III, talebi kabul ederek kendisi aksi yönde bir emir verene kadar Mahdawi’nin ABD ve Vermont’tan gönderilemeyeceğine karar verdi. Avukatları da pazartesi sabahı itibarıyla müvekkillerinin halen Vermont’ta olduğunu teyit etti.   10 YILDIR YEŞİL KARTI VARDI  Son 10 yıldır Yeşil Kart sahibi olan Mahdawi, Trump döneminde Filistin’e destek ifadeleri ve eylemleri dolayısıyla gözaltına alınan son Filistinli öğrenci oldu. İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’daki bir mülteci kampında doğup büyüyen Mahdawi, 2014 yılında ABD’ye gitti.Columbia Üniversitesi’nde Felsefe alanında lisans eğitimini tamamlama aşamasında olan Mahdawi, güz döneminde Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans eğitimine başlamayı planlıyordu.   Mahdawi’ye herhangi bir suçlama yöneltilmezken, avukatları, benzer şekilde gözaltına alınan ve ABD’den gönderilmek istenen Filistinli Columbia Üniversitesi öğrencisi Mahmud Halil’i gözaltına almak için kullanılan aynı yasal düzenlemenin kullanılmak istendiğini söyledi. Halil de gözaltına alındıktan sonra ABD’nin “dış politikası ve ulusal güvenlik çıkarlarına tehdit oluşturduğu” ileri sürülmüştü.   ABD’deki göç yetkilileri ise Filistin’e destek eylemcilerinin “antisemitizmin yayılmasını sağladığını” savunuyor ancak bu iddiayı kanıtlamak için herhangi bir delil sunmuyor.   HALİL İLE BİRLİKTE FİLİSTİNLİ ÖĞRENCİ TOPLULUĞUNU KURDULAR  Mahdawi, 7 Ekim’den sonra Halil ile birlikte “Dar: Columbia Üniversitesi’ndeki Filistinli Öğrenci Topluluğu”nu kurmuştu. Avukatlarının verdiği bilgiye göre, topluluğun kurulma amacı “Filistin kültürü, tarihi ve kimliğini kutlamak” idi. Mahdawi ayrıca üniversitenin İsrail’le bağlantılı yatırımlarına son verilmesi için oluşturulan platformun kurulmasına da yardım etmişti.   Mahdawi, Mart 2024’te, kampüslerde eylem çadırlarının kurulmasından önce protestoların organize edilmesinden bir adım geri atmış, o dönemde bunu göç statüsü ve mensubu olduğu Budist inancına bağlamıştı.   RÜMEYSA ÖZTÜRK HALEN GÖZALTINDA  Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesi’nde doktora yapan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk de 25 Mart akşamı arkadaşlarıyla iftara giderken yüzleri maskeli altı ICE görevlisi tarafından gözaltına alınmıştı.  ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Öztürk&#039;ün öğrenci vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini açıklamıştı. Rubio, &quot;Hamas destekçisi&quot; ve (İsrail karşıtı) &quot;deliler&quot; olarak nitelediği 300&#039;den fazla yabancı öğrencinin vizesinin iptal edildiğini belirtmişti.  ABD&#039;de federal yargıç, ICE görevlilerince gözaltına alınan Türk öğrenci Öztürk&#039;ün sınır dışı edilmesine karşı durdurma kararı almıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HOwexWL7q0KtRYnhdd1InQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filistinli, aktivist, ABD’de, vatandaşlık, görüşmesine, gitti, gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HOwexWL7q0KtRYnhdd1InQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de Filistinli aktiviste gözaltı"><p>Columbia Üniversitesi’nde Filistin’e destek eylemlerini organize eden öğrencilerden Mahdawi, Vermont'ta vatandaşlık görüşmesine gittiği sırada gözaltına alındı.</p><p>ABD’nin Columbia Üniversitesi’nde geçen sene Filistin’e destek eylemlerini organize eden isimlerden Mohsen Mahdawi, Vermont’ta vatandaşlık görüşmesine gittiği sırada Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlileri tarafından gözaltına alındı. Mahdawi’nin ABD’de oturma izninin bulunduğu, görüşmenin ABD vatandaşlığı alma yönünde bir adım olduğu ve 10 senedir ABD'de yaşadığı belirtildi. Filistinli öğrenciye herhangi bir suçlama da yöneltilmedi.   The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, Mahdawi’nin ailesi ve avukatları, gözaltına alınan öğrencinin başka bir bölgeye gönderilmesine engel olmak için geçici yasaklama kararı çıkarılması talebiyle başvuruda bulundu. Vermont Federal Hakimi William K. Sessions III, talebi kabul ederek kendisi aksi yönde bir emir verene kadar Mahdawi’nin ABD ve Vermont’tan gönderilemeyeceğine karar verdi. Avukatları da pazartesi sabahı itibarıyla müvekkillerinin halen Vermont’ta olduğunu teyit etti.   <strong>10 YILDIR YEŞİL KARTI VARDI</strong>  Son 10 yıldır Yeşil Kart sahibi olan Mahdawi, Trump döneminde Filistin’e destek ifadeleri ve eylemleri dolayısıyla gözaltına alınan son Filistinli öğrenci oldu. İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’daki bir mülteci kampında doğup büyüyen Mahdawi, 2014 yılında ABD’ye gitti.</p><p>Columbia Üniversitesi’nde Felsefe alanında lisans eğitimini tamamlama aşamasında olan Mahdawi, güz döneminde Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans eğitimine başlamayı planlıyordu.   Mahdawi’ye herhangi bir suçlama yöneltilmezken, avukatları, benzer şekilde gözaltına alınan ve ABD’den gönderilmek istenen Filistinli Columbia Üniversitesi öğrencisi Mahmud Halil’i gözaltına almak için kullanılan aynı yasal düzenlemenin kullanılmak istendiğini söyledi. Halil de gözaltına alındıktan sonra ABD’nin “dış politikası ve ulusal güvenlik çıkarlarına tehdit oluşturduğu” ileri sürülmüştü.   ABD’deki göç yetkilileri ise Filistin’e destek eylemcilerinin “antisemitizmin yayılmasını sağladığını” savunuyor ancak bu iddiayı kanıtlamak için herhangi bir delil sunmuyor.   <strong>HALİL İLE BİRLİKTE FİLİSTİNLİ ÖĞRENCİ TOPLULUĞUNU KURDULAR</strong>  Mahdawi, 7 Ekim’den sonra Halil ile birlikte “Dar: Columbia Üniversitesi’ndeki Filistinli Öğrenci Topluluğu”nu kurmuştu. Avukatlarının verdiği bilgiye göre, topluluğun kurulma amacı “Filistin kültürü, tarihi ve kimliğini kutlamak” idi. Mahdawi ayrıca üniversitenin İsrail’le bağlantılı yatırımlarına son verilmesi için oluşturulan platformun kurulmasına da yardım etmişti.   Mahdawi, Mart 2024’te, kampüslerde eylem çadırlarının kurulmasından önce protestoların organize edilmesinden bir adım geri atmış, o dönemde bunu göç statüsü ve mensubu olduğu Budist inancına bağlamıştı.   <strong>RÜMEYSA ÖZTÜRK HALEN GÖZALTINDA</strong>  Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesi’nde doktora yapan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk de 25 Mart akşamı arkadaşlarıyla iftara giderken yüzleri maskeli altı ICE görevlisi tarafından gözaltına alınmıştı.  ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Öztürk'ün öğrenci vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini açıklamıştı. Rubio, "Hamas destekçisi" ve (İsrail karşıtı) "deliler" olarak nitelediği 300'den fazla yabancı öğrencinin vizesinin iptal edildiğini belirtmişti.  ABD'de federal yargıç, ICE görevlilerince gözaltına alınan Türk öğrenci Öztürk'ün sınır dışı edilmesine karşı durdurma kararı almıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Afganistan&amp;apos;ın yasaklı gücü: Kadınlar ülkeyi ayakta tutuyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/afganistanin-yasakli-gucu-kadinlar-ulkeyi-ayakta-tutuyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/afganistanin-yasakli-gucu-kadinlar-ulkeyi-ayakta-tutuyor</guid>
<description><![CDATA[ Afganistan&#039;da Taliban hükümetinin katı yasakları kadınlar okumasını ve çalışmasını engellemeye devam ediyor. Kadınların yapılmasına izin verilen çok az meslekten biri olan halı dokumacılığı, ülkenin en temel geçim kaynağı. İş gücünün yaklaşık yüzde 90&#039;ını ise kadınlar oluşturuyor.Afganistan&#039;ın başkenti Kabil&#039;de yüzlerce kadın ve kız çocuğu Taliban hükümetinin yasakları altında hayatını sürdürmeye çalışıyor.  Taliban&#039;ın 2021&#039;de iktidarı ele geçirmesinden bu yana 12 yaş üstü kızların eğitim alması, kadınların ise birçok işte çalışması engelleniyor. Kadınlar atölyelere yöneliyor.  2020&#039;de kadınların sadece yüzde 19&#039;u iş gücünün bir parçasıydı - erkeklerden dört kat daha az. Bu sayı Taliban yönetimi altında daha da düştü.  Fırsat eksikliği ve ülkenin karşı karşıya olduğu vahim ekonomik durum, birçok kişiyi uzun ve zahmetli bir iş olan halı dokumaya itti. Bu, Taliban hükümetinin kadınların çalışmasına izin verdiği birkaç meslekten biri.ÜLKE EKONOMİSİNİ KADINLAR AYAKTA TUTUYOR  Birleşmiş Milletler&#039;e göre, yaklaşık 1,2 ila 1,5 milyon Afgan&#039;ın geçim kaynağı halı dokuma sektörüne dayanıyor ve iş gücünün yaklaşık yüzde 90&#039;ını kadınlar oluşturuyor.  BM&#039;nin 2024 raporunda Taliban&#039;ın iktidara gelmesinden bu yana &quot;temel olarak çöktüğü&quot; uyarısında bulunduğu bir ekonomide, halı ihracatı sektörü hızla büyüyor.  Afganistan&#039;da halılar çok daha düşük fiyata satılıyor - metrekare başına 100-150 dolar arasında. Ailelerini geçindirmek için paraya ihtiyaç duyan ve istihdam için çok az seçeneğe sahip olan işçiler düşük ücretli işlerde sıkışıp kalıyor.  Halı dokumacıları metrekare başına yaklaşık 27 dolar kazandıklarını söylüyorlar, ki bu genellikle üretimi yaklaşık bir ay sürüyor.KIZ ÇOCUKLARIN OKULA GİTMESİ  Taliban, müfredatın İslami değerlerle uyumlu hale getirilmesi gibi endişelerinin giderilmesi halinde kızların okula dönmesine izin verileceğini söylüyor.Ancak şu ana kadar bunu gerçekleştirmek için somut bir adım atılmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ApfkiIIOjUODWDP7eTERKA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Afganistanın, yasaklı, gücü:, Kadınlar, ülkeyi, ayakta, tutuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ApfkiIIOjUODWDP7eTERKA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Afganistan'da kadınlar ülke ekonomisini ayakta tutuyor"><p>Afganistan'da Taliban hükümetinin katı yasakları kadınlar okumasını ve çalışmasını engellemeye devam ediyor. Kadınların yapılmasına izin verilen çok az meslekten biri olan halı dokumacılığı, ülkenin en temel geçim kaynağı. İş gücünün yaklaşık yüzde 90'ını ise kadınlar oluşturuyor.</p><p>Afganistan'ın başkenti Kabil'de yüzlerce kadın ve kız çocuğu Taliban hükümetinin yasakları altında hayatını sürdürmeye çalışıyor.  Taliban'ın 2021'de iktidarı ele geçirmesinden bu yana 12 yaş üstü kızların eğitim alması, kadınların ise birçok işte çalışması engelleniyor. Kadınlar atölyelere yöneliyor.  2020'de kadınların sadece yüzde 19'u iş gücünün bir parçasıydı - erkeklerden dört kat daha az. Bu sayı Taliban yönetimi altında daha da düştü.  Fırsat eksikliği ve ülkenin karşı karşıya olduğu vahim ekonomik durum, birçok kişiyi uzun ve zahmetli bir iş olan halı dokumaya itti. Bu, Taliban hükümetinin kadınların çalışmasına izin verdiği birkaç meslekten biri.</p><p><strong>ÜLKE EKONOMİSİNİ KADINLAR AYAKTA TUTUYOR</strong>  Birleşmiş Milletler'e göre, yaklaşık 1,2 ila 1,5 milyon Afgan'ın geçim kaynağı halı dokuma sektörüne dayanıyor ve iş gücünün yaklaşık yüzde 90'ını kadınlar oluşturuyor.  BM'nin 2024 raporunda Taliban'ın iktidara gelmesinden bu yana "temel olarak çöktüğü" uyarısında bulunduğu bir ekonomide, halı ihracatı sektörü hızla büyüyor.  Afganistan'da halılar çok daha düşük fiyata satılıyor - metrekare başına 100-150 dolar arasında. Ailelerini geçindirmek için paraya ihtiyaç duyan ve istihdam için çok az seçeneğe sahip olan işçiler düşük ücretli işlerde sıkışıp kalıyor.  Halı dokumacıları metrekare başına yaklaşık 27 dolar kazandıklarını söylüyorlar, ki bu genellikle üretimi yaklaşık bir ay sürüyor.</p><p><strong>KIZ ÇOCUKLARIN OKULA GİTMESİ</strong>  Taliban, müfredatın İslami değerlerle uyumlu hale getirilmesi gibi endişelerinin giderilmesi halinde kızların okula dönmesine izin verileceğini söylüyor.</p><p>Ancak şu ana kadar bunu gerçekleştirmek için somut bir adım atılmadı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Tıbbi felaket&amp;quot;: 85 sperm donörü binlerce çocuğa baba olmuş</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tibbi-felaket-85-sperm-donoeru-binlerce-cocuga-baba-olmus</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tibbi-felaket-85-sperm-donoeru-binlerce-cocuga-baba-olmus</guid>
<description><![CDATA[ Hollanda&#039;da en az 85 sperm donörünün her birinin 25 veya daha fazla çocuğa babalık yaptığı ortaya çıktı.Hollanda&#039;da ulusal jinekoloji ve obstetrik organizasyonu (NVOG) yeni bir kayıt sisteminin doğurganlık kliniklerinin on yıllardır sperm bağışına ilişkin mevcut kuralları ihlal ettiğini açıkladı.NVOG yaptığı açıklamada, bazı kliniklerin kasıtlı olarak 25&#039;ten fazla kez sperm partileri kullandığını, gerekli evraklar veya donörlerin bilgisi olmadan sperm alışverişi yaptığını ve aynı donörlerin birden fazla klinikte sperm bağışlamasına izin verdiğini bildirdi.En az 85 sperm donörünün her birinin 25 veya daha fazla çocuğa babalık yaptığı belirtildi.Jinekolog Marieke Schoonenberg Nieuwsuur adlı TV programına verdiği demeçte “‘Toplu donör olarak adlandırılan donörlerin sayısı sıfır olmalıdır. Tüm meslek adına özür dilemek istiyoruz. İşleri olması gerektiği gibi yapmadık&quot; dedi.ENSEST VE AKRABA EVLİLİĞİ RİSKİNE KARŞI YASA VARİngiliz The Guardian gazetesinin bildirdiğine göre istemsiz ensest ve akraba evliliği riskini azaltmayı amaçlayan bir yasa, 1992&#039;den beri Hollanda&#039;da donörlerin 25&#039;ten fazla çocuk sahibi olmasını yasaklıyordu, ancak katı gizlilik yasaları nedeniyle bu yasanın uygulanması zordu.Sınır 2018&#039;de 12&#039;ye indirildi, ancak bunu uygulayacak araçlar (aynı donörden alınan spermin 12&#039;den fazla gebelikte kullanılmamasını sağlayan bir kod sistemine sahip ulusal bir donör ve anne kaydı) geriye dönük olarak ancak nisan ayında yürürlüğe girdi.Schoonenberg, “Sonuç olarak artık ilk kez donör başına düşen çocuk sayısını tam olarak biliyoruz. Veriler, donörlerin anonimlik hakkının kaldırıldığı 2004 yılından bu yana Hollanda&#039;da en az 85 &#039;kitlesel donör&#039; (en az 25 gebe kalma olarak tanımlanıyor) olduğunu gösteriyor&quot; diye konuştu.EN AZ 3 BİN ÇOCUK VARÇocukların donör babalarının izini sürmelerine yardımcı olan bir vakıf olan Stichting Donorkind&#039;den Ties van der Meer, bulguların “tıbbi bir felaket” olduğunu söyledi. Verilerin, Hollanda&#039;da muhtemelen 25 ya da daha fazla üvey kardeşi olan en az 3 bin çocuk olduğu anlamına geldiğini söyledi.“İnsanların tıbbi sisteme ve tüm bunların olmasına izin veren hükümetlere olan güvenine verilen zarar sadece bir başlangıç” diyen van der Meer, hem çocukların hem de bazı donörlerin kaçınılmaz olarak daha fazla stres yaşayacağını sözlerine ekledi.  Hollanda gibi küçük ve yoğun nüfuslu bir ülkede, söz konusu çocukların büyüdükçe daha fazla pratik sorunla karşılaşmalarının da muhtemel olduğunu söyledi. Van der Meer, “Biriyle çıkmaya başladıklarında, yakın bir akrabalarıyla çıkmadıklarından emin olmak için DNA testleri yapmak zorunda kalacaklar” dedi.  İlgili herkese mevcut tüm bilgilerin verilmesinin çok önemli olduğunu söyledi. NVOG anneleri, donörleri ve çocukları doğurganlık klinikleri ile temasa geçmeye çağırdı. Hollanda sağlık bakanlığı bu hafta milletvekillerini bulgular hakkında bilgilendireceğini söyledi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zhJSS7jG90SpMAofrAUlWw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tıbbi, felaket:, sperm, donörü, binlerce, çocuğa, baba, olmuş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zhJSS7jG90SpMAofrAUlWw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="85 sperm donörünün binlerce çocuğu"><p>Hollanda'da en az 85 sperm donörünün her birinin 25 veya daha fazla çocuğa babalık yaptığı ortaya çıktı.</p><p>Hollanda'da ulusal jinekoloji ve obstetrik organizasyonu (NVOG) yeni bir kayıt sisteminin doğurganlık kliniklerinin on yıllardır sperm bağışına ilişkin mevcut kuralları ihlal ettiğini açıkladı.</p><p>NVOG yaptığı açıklamada, bazı kliniklerin kasıtlı olarak 25'ten fazla kez sperm partileri kullandığını, gerekli evraklar veya donörlerin bilgisi olmadan sperm alışverişi yaptığını ve aynı donörlerin birden fazla klinikte sperm bağışlamasına izin verdiğini bildirdi.</p><p>En az 85 sperm donörünün her birinin 25 veya daha fazla çocuğa babalık yaptığı belirtildi.</p><p>Jinekolog Marieke Schoonenberg Nieuwsuur adlı TV programına verdiği demeçte “‘Toplu donör olarak adlandırılan donörlerin sayısı sıfır olmalıdır. Tüm meslek adına özür dilemek istiyoruz. İşleri olması gerektiği gibi yapmadık" dedi.</p><p><strong>ENSEST VE AKRABA EVLİLİĞİ RİSKİNE KARŞI YASA VAR</strong></p><p>İngiliz The Guardian gazetesinin bildirdiğine göre istemsiz ensest ve akraba evliliği riskini azaltmayı amaçlayan bir yasa, 1992'den beri Hollanda'da donörlerin 25'ten fazla çocuk sahibi olmasını yasaklıyordu, ancak katı gizlilik yasaları nedeniyle bu yasanın uygulanması zordu.</p><p>Sınır 2018'de 12'ye indirildi, ancak bunu uygulayacak araçlar (aynı donörden alınan spermin 12'den fazla gebelikte kullanılmamasını sağlayan bir kod sistemine sahip ulusal bir donör ve anne kaydı) geriye dönük olarak ancak nisan ayında yürürlüğe girdi.</p><p>Schoonenberg, “Sonuç olarak artık ilk kez donör başına düşen çocuk sayısını tam olarak biliyoruz. Veriler, donörlerin anonimlik hakkının kaldırıldığı 2004 yılından bu yana Hollanda'da en az 85 'kitlesel donör' (en az 25 gebe kalma olarak tanımlanıyor) olduğunu gösteriyor" diye konuştu.</p><p><strong>EN AZ 3 BİN ÇOCUK VAR</strong></p><p>Çocukların donör babalarının izini sürmelerine yardımcı olan bir vakıf olan Stichting Donorkind'den Ties van der Meer, bulguların “tıbbi bir felaket” olduğunu söyledi. Verilerin, Hollanda'da muhtemelen 25 ya da daha fazla üvey kardeşi olan en az 3 bin çocuk olduğu anlamına geldiğini söyledi.</p><p>“İnsanların tıbbi sisteme ve tüm bunların olmasına izin veren hükümetlere olan güvenine verilen zarar sadece bir başlangıç” diyen van der Meer, hem çocukların hem de bazı donörlerin kaçınılmaz olarak daha fazla stres yaşayacağını sözlerine ekledi.  Hollanda gibi küçük ve yoğun nüfuslu bir ülkede, söz konusu çocukların büyüdükçe daha fazla pratik sorunla karşılaşmalarının da muhtemel olduğunu söyledi. Van der Meer, “Biriyle çıkmaya başladıklarında, yakın bir akrabalarıyla çıkmadıklarından emin olmak için DNA testleri yapmak zorunda kalacaklar” dedi.  İlgili herkese mevcut tüm bilgilerin verilmesinin çok önemli olduğunu söyledi. NVOG anneleri, donörleri ve çocukları doğurganlık klinikleri ile temasa geçmeye çağırdı. Hollanda sağlık bakanlığı bu hafta milletvekillerini bulgular hakkında bilgilendireceğini söyledi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Irak&amp;apos;ta kum fırtınası: Havalimanları kapandı, yüzlerce kişi hastaneye kaldırıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/irakta-kum-firtinasi-havalimanlari-kapandi-yuzlerce-kisi-hastaneye-kaldirildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/irakta-kum-firtinasi-havalimanlari-kapandi-yuzlerce-kisi-hastaneye-kaldirildi</guid>
<description><![CDATA[ Irak’ta kum fırtınası sebebiyle binden fazla kişi solunum problemleri yaşadı. İki bölgede havaalanları kapatıldı, görüş mesafesi 1 kilometrenin altına düştü.Irak’ın iç ve güney bölgelerinde etkili olan kum fırtınası sebebiyle binden fazla kişinin solunum problemleri yaşadığı açıklandı. Mutenna kentindeki bir sağlık yetkilisi, en az bin “boğulma” vakasının görüldüğünü söyledi.Irak’tan yansıyan görüntülerde de yoğun turuncu bir sisin kentte etkili olduğu görüldü. Yerel basın, bazı bölgelerde kum fırtınası kaynaklı elektrik kesintilerinin olduğunu, bazı bölgelerde uçuşların ertelendiğini aktardı.Kum fırtınaları Irak’ta sık rastlanır bir durum olsa da söz konusu hava olayının iklim değişikliğinin de etkisiyle son dönemde daha da sıklaştığı düşünülüyor. Yaşanan son kum fırtınası sırasında da Irak sokaklarındaki yayaların ve polis memurlarının kendilerini havadaki kum ve partiküllerden korumak için maske taktığı görüldü. Sağlık ekipleri ve nefes almakta zorlananlara yardım etmek için görev başındaydı.BBC’nin haberine göre, Mutenna’daki yerel bir sağlık yetkilisi, en az “700 boğulma vakasının” kayıtlara geçtiğini belirtirken, Necef’te 250’den fazla kişi hastaneye kaldırıldı. Divaniye’de de aralarında çocukların da olduğu en az 322 kişi hastanelere müracaat etti. Dikar ve Basra’da da 530 kişi nefes almakta zorluk çektiklerini bildirdi.Kum fırtınası ve beraberinde getirdiği “turuncu bulut” sebebiyle ülkenin güneyindeki bölgelerde görüş mesafesi 1 kilometrenin altına düştü. Yetkililer Necef ve Basra’da bulunan havalimanlarını kapatmak durumunda kaldı. Yerel hava durumu servislerine göre, hava şartlarının bu sabah itibarıyla iyileşmeye başlaması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VZDvsTvN906xeNeJhHm9QA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Irakta, kum, fırtınası:, Havalimanları, kapandı, yüzlerce, kişi, hastaneye, kaldırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VZDvsTvN906xeNeJhHm9QA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Irak'ta kum fırtınası hayatı felç etti"><p>Irak’ta kum fırtınası sebebiyle binden fazla kişi solunum problemleri yaşadı. İki bölgede havaalanları kapatıldı, görüş mesafesi 1 kilometrenin altına düştü.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oZjxAWlIWUiB3k05QTHEwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak’ın iç ve güney bölgelerinde etkili olan kum fırtınası sebebiyle binden fazla kişinin solunum problemleri yaşadığı açıklandı. Mutenna kentindeki bir sağlık yetkilisi, en az bin “boğulma” vakasının görüldüğünü söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nf5QJqJRNUmd4MGrVEmNPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak’tan yansıyan görüntülerde de yoğun turuncu bir sisin kentte etkili olduğu görüldü. Yerel basın, bazı bölgelerde kum fırtınası kaynaklı elektrik kesintilerinin olduğunu, bazı bölgelerde uçuşların ertelendiğini aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uKv4hz1KJUeatWZA6d2L9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kum fırtınaları Irak’ta sık rastlanır bir durum olsa da söz konusu hava olayının iklim değişikliğinin de etkisiyle son dönemde daha da sıklaştığı düşünülüyor. Yaşanan son kum fırtınası sırasında da Irak sokaklarındaki yayaların ve polis memurlarının kendilerini havadaki kum ve partiküllerden korumak için maske taktığı görüldü. Sağlık ekipleri ve nefes almakta zorlananlara yardım etmek için görev başındaydı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mj31aNeBXEyQ3s6yq-i6IQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BBC’nin haberine göre, Mutenna’daki yerel bir sağlık yetkilisi, en az “700 boğulma vakasının” kayıtlara geçtiğini belirtirken, Necef’te 250’den fazla kişi hastaneye kaldırıldı. Divaniye’de de aralarında çocukların da olduğu en az 322 kişi hastanelere müracaat etti. Dikar ve Basra’da da 530 kişi nefes almakta zorluk çektiklerini bildirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mYGSO1amFkuynaE0wNsh4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kum fırtınası ve beraberinde getirdiği “turuncu bulut” sebebiyle ülkenin güneyindeki bölgelerde görüş mesafesi 1 kilometrenin altına düştü. Yetkililer Necef ve Basra’da bulunan havalimanlarını kapatmak durumunda kaldı. Yerel hava durumu servislerine göre, hava şartlarının bu sabah itibarıyla iyileşmeye başlaması bekleniyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yanardağ patlamaya hazır: 300 bin kişi felakete hazırlanıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yanardag-patlamaya-hazir-300-bin-kisi-felakete-hazirlaniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yanardag-patlamaya-hazir-300-bin-kisi-felakete-hazirlaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Alaska&#039;da bölge sakinleri, yüksek sismik aktivite ile sarsılan bir yanardağ nedeniyle alarm durumunda. Alaskalılar aylardır artarak devam eden uyarıların ardından koruyucu ekipman stoklamaya başladı.Alaska&#039;da yaşayan yaklaşık 300 bin kişi, patlamak üzere olan bir yanardağ nedeniyle alarm durumunda.  Spurr Dağı, son aylarda yüksek sismik aktivite yaşıyor. Alaska Volkan Gözlemevi (AVO), &quot;Spurr Dağı&#039;nda huzursuzluk devam ediyor&quot; ifadelerini kullandı.  Sismik aktivite uzun süredir yüksek seyrediyor, son bir günde ise yanardağın altında zaman zaman küçük, sığ volkanik depremler tespit edildi.ŞEHRE KÜL YIĞINLARI YAĞACAK  Yetkililer, artan sismik aktivitenin, Spurr Dağı&#039;nın altından yükselen magmanın, çevredeki kayalarda gerilim ve çatlamalara yol açarak depremlere yol açtığının bir işareti olduğunu söylüyor.  Bölge sakinleri devam eden uyarıların ardından koruyucu ekipman stoklamaya başladı. En büyük endişenin patlamadan dolayı şehre savrulacak küller olduğu vurgulanıyor.KORUYUCU EKİPMAN STOKLUYORLAR  Çok sayıda solunum cihazı, gözlük ve hava filtresi stoklayan bölge sakinleri, evcil hayvanları için de koruyucu gözlükler satın alıyor.  Bazı kişiler, küllere karşı koruma sağlamak amacıyla pencere pervazlarına ve kapı açıklıklarına yerleştirecekleri koli bantlarını da stokladı.  Spurr&#039;un sakinleşme ihtimali de var ancak devam eden sismik aktivite her türlü tehlikenin hala ihtimal dahilinde olduğunu vurguluyor.VOLKANİK PATLAMA VE TEHLİKELERİ  Volkanik küller göz, burun ve boğazı tahriş edebilir ve astım, diğer akciğer hastalıkları ve ciddi kalp rahatsızlıkları olan kişilerde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.  Spurr Dağı yakınlarındaki sismik aktivite, Nisan 2024&#039;te başladı ve haftada ortalama 30&#039;dan, Ekim ayı başında haftada ortalama 125&#039;e yükseldi.  Kent yönetimi ayrıca olası patlama öncesinde evcil hayvan sahipleri için güvenlik önerileri yayınladı.  Yetkililer, bölge sakinlerine evcil hayvanlarını mümkün olduğunca içeride tutmalarını, iki hafta yetecek kadar yiyecek ve ilaç bulundurmalarını tavsiye etti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AtXR1UtuXUezEKJhnBOg3g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yanardağ, patlamaya, hazır:, 300, bin, kişi, felakete, hazırlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AtXR1UtuXUezEKJhnBOg3g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Alaska'da 300 bin kişi felakete hazırlanıyor"><p>Alaska'da bölge sakinleri, yüksek sismik aktivite ile sarsılan bir yanardağ nedeniyle alarm durumunda. Alaskalılar aylardır artarak devam eden uyarıların ardından koruyucu ekipman stoklamaya başladı.</p><p>Alaska'da yaşayan yaklaşık 300 bin kişi, patlamak üzere olan bir yanardağ nedeniyle alarm durumunda.  Spurr Dağı, son aylarda yüksek sismik aktivite yaşıyor. Alaska Volkan Gözlemevi (AVO), "Spurr Dağı'nda huzursuzluk devam ediyor" ifadelerini kullandı.  Sismik aktivite uzun süredir yüksek seyrediyor, son bir günde ise yanardağın altında zaman zaman küçük, sığ volkanik depremler tespit edildi.</p><p><strong>ŞEHRE KÜL YIĞINLARI YAĞACAK</strong>  Yetkililer, artan sismik aktivitenin, Spurr Dağı'nın altından yükselen magmanın, çevredeki kayalarda gerilim ve çatlamalara yol açarak depremlere yol açtığının bir işareti olduğunu söylüyor.  Bölge sakinleri devam eden uyarıların ardından koruyucu ekipman stoklamaya başladı. En büyük endişenin patlamadan dolayı şehre savrulacak küller olduğu vurgulanıyor.</p><p><strong>KORUYUCU EKİPMAN STOKLUYORLAR</strong>  Çok sayıda solunum cihazı, gözlük ve hava filtresi stoklayan bölge sakinleri, evcil hayvanları için de koruyucu gözlükler satın alıyor.  Bazı kişiler, küllere karşı koruma sağlamak amacıyla pencere pervazlarına ve kapı açıklıklarına yerleştirecekleri koli bantlarını da stokladı.  Spurr'un sakinleşme ihtimali de var ancak devam eden sismik aktivite her türlü tehlikenin hala ihtimal dahilinde olduğunu vurguluyor.</p><p><strong>VOLKANİK PATLAMA VE TEHLİKELERİ</strong>  Volkanik küller göz, burun ve boğazı tahriş edebilir ve astım, diğer akciğer hastalıkları ve ciddi kalp rahatsızlıkları olan kişilerde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.  Spurr Dağı yakınlarındaki sismik aktivite, Nisan 2024'te başladı ve haftada ortalama 30'dan, Ekim ayı başında haftada ortalama 125'e yükseldi.  Kent yönetimi ayrıca olası patlama öncesinde evcil hayvan sahipleri için güvenlik önerileri yayınladı.  Yetkililer, bölge sakinlerine evcil hayvanlarını mümkün olduğunca içeride tutmalarını, iki hafta yetecek kadar yiyecek ve ilaç bulundurmalarını tavsiye etti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kraliçe gibi yaşayıp kimseyle konuşamıyorlar: Rusya&amp;apos;daki dadıların bilinmeyen hayatı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kralice-gibi-yasayip-kimseyle-konusamiyorlar-rusyadaki-dadilarin-bilinmeyen-hayati</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kralice-gibi-yasayip-kimseyle-konusamiyorlar-rusyadaki-dadilarin-bilinmeyen-hayati</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna- Rusya savaşı, Batı ile Rusya arasındaki ilişkileri kopma noktasına getirirken, Rus milyarderlerin İngiliz dadılara ilgisi bitmedi. Yıllık kazançları 180 bin sterline kadar çıkan dadılar, lüks içinde yaşarken bir yandan da sosyal yalnızlıkla mücadele ediyor.Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;ya başlattığı işgal sonrası birçok Batılı ülke Moskova’ya ağır yaptırımlar uygularken, İngiltere’de yaşayan 43 yaşındaki Catrin Vaughan için hayat pek de değişmedi. Galli dadı, 2007’de köyünü terk ederek bir Rus milyarderin çocuklarına bakmak için ülkeye taşındı. 2022’de savaş başladığında ailesi ondan hemen dönmesini istedi. Babası, &quot;haydutlarla dolu bir ülkede&quot; kızının kalmasını istemiyordu. Ancak Catrin, “Burada kalacağım. Milyarder patronum bana para saçıyor” diyerek kalma kararını verdi.  SAVAŞ MAAŞLARI KATLADI: YILDA 180 BİN STERLİN   Savaşın ardından yaptırımlar nedeniyle Batılıların Rusya&#039;da para kazanması daha da zorlaşsa da İngiliz dadılara olan talep hiç düşmedi. Hatta bu talep, maaşları katladı. İngiltere&#039;de ortalama bir dadı yıllık 32 bin sterlin kazanırken, Rusya&#039;daki İngiliz dadılar yılda 180 bin sterline kadar ücret alabiliyor. Üstelik yemek, konaklama, sağlık ve seyahat gibi giderlerin tamamı ailelerce karşılandığı için, dadılar kazandıkları paranın büyük bölümünü biriktirebiliyor.  SIRADAN HAYATLARDAN SARAYLARA İngiliz dadıların çoğu, lüks yaşama geçmeden önce oldukça sıradan işler yapıyordu. Temizlik görevlisi ya da kreş çalışanı olarak başlayan kariyerler, bugün süper yatlarda tatillere ve özel jetlerde seyahatlere evrildi. Bu değişimi sağlayan ajanslardan biri de Valentin Grogol’a ait. 2009’dan beri faaliyet gösteren İngiliz Dadı ajansı, ultra zengin ailelerin güvenini kazanmış durumda.  YALAN MAKİNESİ İLE İŞE ALIM SÜRECİ Ajans aracılığıyla işe giren dadılar sadece diploma kontrolünden geçmiyor; sosyal medya taramaları, tam sağlık testleri ve hatta bazı durumlarda yalan makinesi testine tabi tutuluyorlar. Catrin, işe alınmadan önce uyuşturucu kullanıp kullanmadığını ve paraya karşı ne kadar “dirençli” olduğunu test eden bir süreçten geçmiş.  &quot;ARTIK BİRKAÇ TEL BEYAZ SAÇIM VAR&quot;Bir başka dadı Firmin Shepherd ise savaşın ardından yaşadığı psikolojik etkileri şu sözlerle anlatıyor: “Birkaç tel beyaz saçım var. Bunlar, ‘nükleer’ kelimesi konuşulmaya başlandığında çıktı.” Shepherd, St. Petersburg’da eğitim aldıktan sonra ultra zenginler için İngilizce eğitimi ve danışmanlık vermeye başlamış. Ancak savaşın tırmanmasıyla birlikte Moskova’daki hava savunma sistemlerinin çıkardığı yüksek seslerden rahatsızlık duyduğunu ifade ediyor.  SİYASET YASAK, GİZLİLİK ŞART Ajansların ve ailelerin ortak beklentisi, dadıların siyasi tarafsızlığını koruması. &quot;Rusya’ya karşı herhangi bir nefret hissediyor musun?&quot; gibi sorularla başlayan işe alım süreçlerinde, politik görüş belirtmek ciddi bir sorun haline gelebiliyor. Aynı şekilde, müşteri gizliliği de oldukça önemli. Tatil fotoğrafı paylaşan bir dadı, anında işinden olabiliyor.  LÜKS İÇİNDE İZOLASYON Tüm bu yüksek gelir, lüks tatiller ve prestije rağmen, bu dadıların çoğu sosyal hayattan uzaklaşmış durumda. Catrin, eski arkadaşlarının onu sosyal medyada engellediğini ve parasını harcayabileceği bir çevresinin kalmadığını söylüyor. “Sürekli yalnızım. Buna alıştım çünkü dışlandım,” diyor.  Konuşan bazı dadılar, çalıştıkları çocukların psikolojik ve davranışsal sorunlarla boğuştuğunu ifade ediyor. “Evlat edinilmiş çocuklarla çalıştım, ultra zengin çocuklarla da. Ve aralarında neredeyse hiçbir fark yok,” diyen bir dadı, şımartmanın çocuk gelişimindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.  Ukrayna işgali sonrası uygulanan ekonomik yaptırımlar, Rusya’da kazanılan paranın Batı’da harcanmasını da zorlaştırıyor. “Bir ev almaya çalışıyorum ama Rusya ile bağlantım olduğu için avukatlar bile bana hizmet vermeye korkuyor,” diyen dadılar, kazandıkları serveti değerlendirmekte güçlük çekiyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vKBIOXk2ukqGzL7xL8yCnA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kraliçe, gibi, yaşayıp, kimseyle, konuşamıyorlar:, Rusyadaki, dadıların, bilinmeyen, hayatı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vKBIOXk2ukqGzL7xL8yCnA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Lüks, yalnızlık ve savaşın gölgesinde dadılık"><p>Ukrayna- Rusya savaşı, Batı ile Rusya arasındaki ilişkileri kopma noktasına getirirken, Rus milyarderlerin İngiliz dadılara ilgisi bitmedi. Yıllık kazançları 180 bin sterline kadar çıkan dadılar, lüks içinde yaşarken bir yandan da sosyal yalnızlıkla mücadele ediyor.</p><p>Rusya'nın Ukrayna'ya başlattığı işgal sonrası birçok Batılı ülke Moskova’ya ağır yaptırımlar uygularken, İngiltere’de yaşayan 43 yaşındaki Catrin Vaughan için hayat pek de değişmedi. Galli dadı, 2007’de köyünü terk ederek bir Rus milyarderin çocuklarına bakmak için ülkeye taşındı. 2022’de savaş başladığında ailesi ondan hemen dönmesini istedi. Babası, "haydutlarla dolu bir ülkede" kızının kalmasını istemiyordu. Ancak Catrin, “Burada kalacağım. Milyarder patronum bana para saçıyor” diyerek kalma kararını verdi.  <strong>SAVAŞ MAAŞLARI KATLADI: YILDA 180 BİN STERLİN</strong>   Savaşın ardından yaptırımlar nedeniyle Batılıların Rusya'da para kazanması daha da zorlaşsa da İngiliz dadılara olan talep hiç düşmedi. Hatta bu talep, maaşları katladı. İngiltere'de ortalama bir dadı yıllık 32 bin sterlin kazanırken, Rusya'daki İngiliz dadılar yılda 180 bin sterline kadar ücret alabiliyor. Üstelik yemek, konaklama, sağlık ve seyahat gibi giderlerin tamamı ailelerce karşılandığı için, dadılar kazandıkları paranın büyük bölümünü biriktirebiliyor.  <strong>SIRADAN HAYATLARDAN SARAYLARA </strong></p><p>İngiliz dadıların çoğu, lüks yaşama geçmeden önce oldukça sıradan işler yapıyordu. Temizlik görevlisi ya da kreş çalışanı olarak başlayan kariyerler, bugün süper yatlarda tatillere ve özel jetlerde seyahatlere evrildi. Bu değişimi sağlayan ajanslardan biri de Valentin Grogol’a ait. 2009’dan beri faaliyet gösteren İngiliz Dadı ajansı, ultra zengin ailelerin güvenini kazanmış durumda.  <strong>YALAN MAKİNESİ İLE İŞE ALIM SÜRECİ </strong></p><p>Ajans aracılığıyla işe giren dadılar sadece diploma kontrolünden geçmiyor; sosyal medya taramaları, tam sağlık testleri ve hatta bazı durumlarda yalan makinesi testine tabi tutuluyorlar. Catrin, işe alınmadan önce uyuşturucu kullanıp kullanmadığını ve paraya karşı ne kadar “dirençli” olduğunu test eden bir süreçten geçmiş.  <strong>"ARTIK BİRKAÇ TEL BEYAZ SAÇIM VAR"</strong></p><p>Bir başka dadı Firmin Shepherd ise savaşın ardından yaşadığı psikolojik etkileri şu sözlerle anlatıyor: “Birkaç tel beyaz saçım var. Bunlar, ‘nükleer’ kelimesi konuşulmaya başlandığında çıktı.” Shepherd, St. Petersburg’da eğitim aldıktan sonra ultra zenginler için İngilizce eğitimi ve danışmanlık vermeye başlamış. Ancak savaşın tırmanmasıyla birlikte Moskova’daki hava savunma sistemlerinin çıkardığı yüksek seslerden rahatsızlık duyduğunu ifade ediyor.  <strong>SİYASET YASAK, GİZLİLİK ŞART </strong></p><p>Ajansların ve ailelerin ortak beklentisi, dadıların siyasi tarafsızlığını koruması. "Rusya’ya karşı herhangi bir nefret hissediyor musun?" gibi sorularla başlayan işe alım süreçlerinde, politik görüş belirtmek ciddi bir sorun haline gelebiliyor. Aynı şekilde, müşteri gizliliği de oldukça önemli. Tatil fotoğrafı paylaşan bir dadı, anında işinden olabiliyor.  <strong>LÜKS İÇİNDE İZOLASYON </strong></p><p>Tüm bu yüksek gelir, lüks tatiller ve prestije rağmen, bu dadıların çoğu sosyal hayattan uzaklaşmış durumda. Catrin, eski arkadaşlarının onu sosyal medyada engellediğini ve parasını harcayabileceği bir çevresinin kalmadığını söylüyor. “Sürekli yalnızım. Buna alıştım çünkü dışlandım,” diyor.  Konuşan bazı dadılar, çalıştıkları çocukların psikolojik ve davranışsal sorunlarla boğuştuğunu ifade ediyor. “Evlat edinilmiş çocuklarla çalıştım, ultra zengin çocuklarla da. Ve aralarında neredeyse hiçbir fark yok,” diyen bir dadı, şımartmanın çocuk gelişimindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.  Ukrayna işgali sonrası uygulanan ekonomik yaptırımlar, Rusya’da kazanılan paranın Batı’da harcanmasını da zorlaştırıyor. “Bir ev almaya çalışıyorum ama Rusya ile bağlantım olduğu için avukatlar bile bana hizmet vermeye korkuyor,” diyen dadılar, kazandıkları serveti değerlendirmekte güçlük çekiyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avustralya&amp;apos;da uçak düştü: Pilot hayatını kaybetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/avustralyada-ucak-dustu-pilot-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/avustralyada-ucak-dustu-pilot-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya&#039;nın New South Wales eyaletinde bir uçağın düşmesi sonucu pilot yaşamını yitirdi.ABC News&#039;in haberine göre acil servis ekipleri, Avustralya&#039;da yerel saatle 07.15 sularında uçak kazasına ilişkin ihbar aldı.  Polis tarafından yapılan açıklamada, uçağın Broken Hill kentinin yaklaşık 260 kilometre kuzeydoğusundaki White Cliffs pistine düştüğü ve pilotun hayatını kaybettiği bildirildi.  Uçakta pilottan başka yolcu olmadığı belirtilen açıklamada, hava aracının modeline ilişkin detaya yer verilmedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XQWZF0shbEWBfwEqDZEFWA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avustralyada, uçak, düştü:, Pilot, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XQWZF0shbEWBfwEqDZEFWA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avustralya'da uçak kazası"><p>Avustralya'nın New South Wales eyaletinde bir uçağın düşmesi sonucu pilot yaşamını yitirdi.</p>ABC News'in haberine göre acil servis ekipleri, Avustralya'da yerel saatle 07.15 sularında uçak kazasına ilişkin ihbar aldı.  Polis tarafından yapılan açıklamada, uçağın Broken Hill kentinin yaklaşık 260 kilometre kuzeydoğusundaki White Cliffs pistine düştüğü ve pilotun hayatını kaybettiği bildirildi.  Uçakta pilottan başka yolcu olmadığı belirtilen açıklamada, hava aracının modeline ilişkin detaya yer verilmedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransız sağlık çalışanları açlık grevinde: &amp;quot;Filistin için adalet&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/fransiz-saglik-calisanlari-aclik-grevinde-filistin-icin-adalet</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/fransiz-saglik-calisanlari-aclik-grevinde-filistin-icin-adalet</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de yaralı Filistinlileri tedavi eden Fransız doktor Pascal Andre&#039;nin de aralarında bulunduğu 3 Fransız sağlık çalışanı, &quot;Filistin&#039;de adalet&quot; için açlık grevinde.İsrail&#039;in Gazze&#039;deki soykırımı devam ederken, bölgeye giderek yaralı Filistinli sivilleri tedavi eden Fransız doktor Pascal Andre&#039;nin de aralarında bulunduğu 3 Fransız sağlık çalışanı, 31 Mart&#039;ta Fransa&#039;nın güneyindeki Marsilya kentinde &quot;Filistin&#039;de adalet için açlık&quot; çağrısıyla açlık grevine başladı.Bu çağrı kapsamında şimdiye kadar Fransa genelinde 15 kişi açlık grevine başlarken, 95 kişi dayanışma orucu tuttu. Söz konusu kişilerden 11&#039;i açlık grevine devam ediyor.Eyleme katılanlar, Fransız ve Avrupa Birliği (AB) makamlarından, soykırımın devam ettiği Gazze&#039;de uluslararası hukukun ve insancıl hukukun uygulanmasını talep ediyor.Fransa&#039;nın farklı kentlerinde seri eylem şeklinde yapılacak açlık grevleri, 24 Nisan&#039;da Belçika&#039;da sona erecek.Strazburg Filistin Topluluğu Başkanı Sihabi, şunları söyledi: &quot;Amaç gerçekten derhal ateşkes sağlanmasını, insani yardımın girmesini, İsrail&#039;e yönelik yaptırım uygulanmasını, Avrupa ile İsrail arasındaki anlaşmaların durdurulmasını ve Filistin devletinin tanınmasını talep etmek.&quot;  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e-PHXpYvG0yhJPRaD_A4_A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fransız, sağlık, çalışanları, açlık, grevinde:, Filistin, için, adalet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e-PHXpYvG0yhJPRaD_A4_A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fransa'da Filistin için açlık grevi"><p>Gazze'de yaralı Filistinlileri tedavi eden Fransız doktor Pascal Andre'nin de aralarında bulunduğu 3 Fransız sağlık çalışanı, "Filistin'de adalet" için açlık grevinde.</p><p>İsrail'in Gazze'deki soykırımı devam ederken, bölgeye giderek yaralı Filistinli sivilleri tedavi eden Fransız doktor Pascal Andre'nin de aralarında bulunduğu 3 Fransız sağlık çalışanı, 31 Mart'ta Fransa'nın güneyindeki Marsilya kentinde "Filistin'de adalet için açlık" çağrısıyla açlık grevine başladı.</p><p>Bu çağrı kapsamında şimdiye kadar Fransa genelinde 15 kişi açlık grevine başlarken, 95 kişi dayanışma orucu tuttu. Söz konusu kişilerden 11'i açlık grevine devam ediyor.</p><p>Eyleme katılanlar, Fransız ve Avrupa Birliği (AB) makamlarından, soykırımın devam ettiği Gazze'de uluslararası hukukun ve insancıl hukukun uygulanmasını talep ediyor.</p><p>Fransa'nın farklı kentlerinde seri eylem şeklinde yapılacak açlık grevleri, 24 Nisan'da Belçika'da sona erecek.</p><p>Strazburg Filistin Topluluğu Başkanı Sihabi, şunları söyledi: "Amaç gerçekten derhal ateşkes sağlanmasını, insani yardımın girmesini, İsrail'e yönelik yaptırım uygulanmasını, Avrupa ile İsrail arasındaki anlaşmaların durdurulmasını ve Filistin devletinin tanınmasını talep etmek." </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Tropik geceler&amp;quot; yaygınlaşıyor: Avrupa, tarihindeki en sıcak yılı yaşadı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tropik-geceler-yayginlasiyor-avrupa-tarihindeki-en-sicak-yili-yasadi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tropik-geceler-yayginlasiyor-avrupa-tarihindeki-en-sicak-yili-yasadi</guid>
<description><![CDATA[ Uydu izleme sistemi Copernicus&#039;a göre 2024, Avrupa tarihindeki en sıcak yıl oldu. Kıtada sıcaklıkların 20 derecenin altına düşmediği çok sayıda gece yaşandı.Copernicus İklim Değişikliği Servisi ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından hazırlanan 2024 Avrupa İklim Durumu (ESOTC 2024) raporuna göre Avrupa, &quot;en hızlı ısınan kıta&quot; olma özelliğini korudu ve en sıcak yılı yaşadı.Kıtanın merkez, doğu ve güneydoğu bölgelerinde rekor sıcaklıklar yaşandı.Yılın tamamı için, Avrupa bölgesinde deniz sıcaklığı, ortalamanın 0,7 derece üzerinde ölçüldü. Söz konusu sıcaklık Akdeniz için ise ortalamanın 1,2 derece üzerinde ölçülürken, bu kayıtlardaki en yüksek değere karşılık geldi.335 CAN KAYBI YAŞANDIBatı Avrupa, 1950&#039;den bu yana analiz edilen dönemde en yağışlı on yıldan birini gördü. Kıta genelinde fırtınalar ve sel felaketleri Avrupa&#039;da tahmini 413 bin kişiyi etkiledi ve en az 335 can kaybı yaşandı.Eylül ayında, Portekiz&#039;deki yangınlar bir haftada yaklaşık 1100 kilometrekarelik alanı tahrip etti ve bu, Avrupa&#039;nın toplam yıllık yanmış alanının yaklaşık dörtte birine denk geldi. Avrupa&#039;daki orman yangınlarından yaklaşık 42 bin kişinin etkilendiği tahmin ediliyor.TROPİK GECELER YAYGINLAŞTIİngiliz Skynews&#039;e göre &quot;tropik&quot; geceler, yani sıcaklıkların 20 derecenin altına düşmediği zamanlar, 1980&#039;lerden bu yana Avrupa&#039;da giderek daha yaygın hale geldi ve hem yaşamları hem de tatilleri beklenmedik şekillerde bozmaya başladı.Yeni verilere göre, geçen yıl Güney İtalya, Hırvatistan, Türkiye ve Yunanistan&#039;ın güneşle ıslanan kıyıları da dahil olmak üzere Güney Avrupa&#039;daki yaz destinasyonları, rekor kıran 23 tropik gece boyunca bunaldı.AB&#039;nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi&#039;ne göre bu sayı, sekiz olan ortalamanın neredeyse üç katı ve 2012&#039;de 16 olan bir önceki rekorun da çok üzerinde.Tropik geceler, terli çarşafların cilde yapıştığı ve pencereleri açmanın hiçbir rahatlama getirmediği uykusuz, yapış yapış bir yatak zamanı anlamına geliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eD5eSLTZwEq9IZrqODsbjQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tropik, geceler, yaygınlaşıyor:, Avrupa, tarihindeki, sıcak, yılı, yaşadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eD5eSLTZwEq9IZrqODsbjQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avrupa en sıcak yılı yaşadı"><p>Uydu izleme sistemi Copernicus'a göre 2024, Avrupa tarihindeki en sıcak yıl oldu. Kıtada sıcaklıkların 20 derecenin altına düşmediği çok sayıda gece yaşandı.</p><p>Copernicus İklim Değişikliği Servisi ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından hazırlanan 2024 Avrupa İklim Durumu (ESOTC 2024) raporuna göre Avrupa, "en hızlı ısınan kıta" olma özelliğini korudu ve en sıcak yılı yaşadı.</p><p>Kıtanın merkez, doğu ve güneydoğu bölgelerinde rekor sıcaklıklar yaşandı.</p><p>Yılın tamamı için, Avrupa bölgesinde deniz sıcaklığı, ortalamanın 0,7 derece üzerinde ölçüldü. Söz konusu sıcaklık Akdeniz için ise ortalamanın 1,2 derece üzerinde ölçülürken, bu kayıtlardaki en yüksek değere karşılık geldi.</p><p><strong>335 CAN KAYBI YAŞANDI</strong></p><p>Batı Avrupa, 1950'den bu yana analiz edilen dönemde en yağışlı on yıldan birini gördü. Kıta genelinde fırtınalar ve sel felaketleri Avrupa'da tahmini 413 bin kişiyi etkiledi ve en az 335 can kaybı yaşandı.</p><p>Eylül ayında, Portekiz'deki yangınlar bir haftada yaklaşık 1100 kilometrekarelik alanı tahrip etti ve bu, Avrupa'nın toplam yıllık yanmış alanının yaklaşık dörtte birine denk geldi. Avrupa'daki orman yangınlarından yaklaşık 42 bin kişinin etkilendiği tahmin ediliyor.</p><p><strong>TROPİK GECELER YAYGINLAŞTI</strong></p><p>İngiliz Skynews'e göre "tropik" geceler, yani sıcaklıkların 20 derecenin altına düşmediği zamanlar, 1980'lerden bu yana Avrupa'da giderek daha yaygın hale geldi ve hem yaşamları hem de tatilleri beklenmedik şekillerde bozmaya başladı.</p><p>Yeni verilere göre, geçen yıl Güney İtalya, Hırvatistan, Türkiye ve Yunanistan'ın güneşle ıslanan kıyıları da dahil olmak üzere Güney Avrupa'daki yaz destinasyonları, rekor kıran 23 tropik gece boyunca bunaldı.</p><p>AB'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi'ne göre bu sayı, sekiz olan ortalamanın neredeyse üç katı ve 2012'de 16 olan bir önceki rekorun da çok üzerinde.</p><p>Tropik geceler, terli çarşafların cilde yapıştığı ve pencereleri açmanın hiçbir rahatlama getirmediği uykusuz, yapış yapış bir yatak zamanı anlamına geliyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Egzotik kedi ticareti çetesi çökertildi: Sosyal medyada 2 milyon TL&amp;apos;ye leopar satıyorlar</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/egzotik-kedi-ticareti-cetesi-coekertildi-sosyal-medyada-2-milyon-tlye-leopar-satiyorlar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/egzotik-kedi-ticareti-cetesi-coekertildi-sosyal-medyada-2-milyon-tlye-leopar-satiyorlar</guid>
<description><![CDATA[ İspanyol yetkililer, sosyal medya üzerinden koruma altındaki egzotik kedi türlerini sattığı iddia edilen bir çifti gözaltına aldı. Operasyon, yasa dışı yaban hayatı ticaretine yönelik Avrupa çapındaki büyük soruşturmanın bir parçası.İspanya’nın Mallorca Adası’nda egzotik kedi ticareti yaptığı öne sürülen bir çift, İspanyol Sivil Muhafız polisinin düzenlediği operasyonla tutuklandı. Çiftin, aralarında beyaz kaplanlar, pumalar ve bulutlu leopar gibi koruma altındaki türlerin de bulunduğu nadir kedileri besleyip sosyal medya aracılığıyla sattığı belirlendi.  Polisin çiftin evine düzenlediği baskında 19 kedi ele geçirildi. Kurtarılan hayvanlar arasında bir karakal, iki serval ve 16 melez kedi bulunuyor. Hayvanlar geçici olarak Mallorca’daki Son Servera Safari Hayvanat Bahçesi’ne yerleştirilirken, ilerleyen günlerde Alicante yakınlarındaki bir kurtarma merkezine nakledilecek.  Sivil Muhafızlar, bu olayın küresel bir suç örgütünün sadece görünen kısmı olduğunu ifade etti. Yasadışı yollardan Avrupa Birliği’ne sokulan hayvanların çoğunun Rusya, Belarus ve Ukrayna’dan getirildiği, Polonya’nın Belarus sınırından kaçırılarak sahte belgelerle dolaşıma sokulduğu belirtildi. HAYVANLARIN REKLAMI YAPILIYOR Yetkililer, çiftin sosyal medya hesaplarının oldukça aktif olduğunu ve farklı ülkelerden insanların bu yolla kendilerine ulaştığını söyledi. Sadece bulutlu leoparın fiyatının 60 bin euro ( Yaklaşık 2 milyon TL) olduğu ve internet üzerinden satışa sunulduğu bildirildi. Aynı hesaplarda sırtlan, çöl vaşağı ve puma gibi diğer hayvanların da reklamı yapıldığı tespit edildi.  Uluslararası Hayvan Refahı Fonu’na (IFAW) göre, Avrupa egzotik yaban hayatı ticaretinin merkezinde yer alıyor ve bu alandaki yasadışı faaliyetler giderek artıyor. Sosyal medyada egzotik hayvanların lüks ve statü göstergesi olarak sunulması da bu talebi körüklüyor.  Ancak uzmanlara göre, bu tür kedilerin bakımının son derece zor olduğu, çok geniş alanlara ihtiyaç duydukları ve saldırgan yapıları nedeniyle hem insanlar hem de diğer hayvanlar için tehlike oluşturdukları vurgulanıyor. Bu nedenle birçok kişi, sahip olduğu hayvanlardan sonradan kurtulmak istiyor.  Bu operasyonun, Mart ayında başlatılan daha geniş çaplı bir soruşturmanın parçası olduğu belirtildi. Aynı soruşturma kapsamında başka bir kişinin de internette egzotik hayvan sattığı gerekçesiyle incelendiği kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2Y8VcrJnxE2L9pJVXt6xhA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Egzotik, kedi, ticareti, çetesi, çökertildi:, Sosyal, medyada, milyon, TLye, leopar, satıyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2Y8VcrJnxE2L9pJVXt6xhA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sosyal medyada yasa sışı kedi satışı"><p>İspanyol yetkililer, sosyal medya üzerinden koruma altındaki egzotik kedi türlerini sattığı iddia edilen bir çifti gözaltına aldı. Operasyon, yasa dışı yaban hayatı ticaretine yönelik Avrupa çapındaki büyük soruşturmanın bir parçası.</p><p>İspanya’nın Mallorca Adası’nda egzotik kedi ticareti yaptığı öne sürülen bir çift, İspanyol Sivil Muhafız polisinin düzenlediği operasyonla tutuklandı. Çiftin, aralarında beyaz kaplanlar, pumalar ve bulutlu leopar gibi koruma altındaki türlerin de bulunduğu nadir kedileri besleyip sosyal medya aracılığıyla sattığı belirlendi.  Polisin çiftin evine düzenlediği baskında 19 kedi ele geçirildi. Kurtarılan hayvanlar arasında bir karakal, iki serval ve 16 melez kedi bulunuyor. Hayvanlar geçici olarak Mallorca’daki Son Servera Safari Hayvanat Bahçesi’ne yerleştirilirken, ilerleyen günlerde Alicante yakınlarındaki bir kurtarma merkezine nakledilecek.  Sivil Muhafızlar, bu olayın küresel bir suç örgütünün sadece görünen kısmı olduğunu ifade etti. Yasadışı yollardan Avrupa Birliği’ne sokulan hayvanların çoğunun Rusya, Belarus ve Ukrayna’dan getirildiği, Polonya’nın Belarus sınırından kaçırılarak sahte belgelerle dolaşıma sokulduğu belirtildi. </p><p><strong>HAYVANLARIN REKLAMI YAPILIYOR </strong></p><p>Yetkililer, çiftin sosyal medya hesaplarının oldukça aktif olduğunu ve farklı ülkelerden insanların bu yolla kendilerine ulaştığını söyledi. Sadece bulutlu leoparın fiyatının 60 bin euro ( Yaklaşık 2 milyon TL) olduğu ve internet üzerinden satışa sunulduğu bildirildi. Aynı hesaplarda sırtlan, çöl vaşağı ve puma gibi diğer hayvanların da reklamı yapıldığı tespit edildi.  Uluslararası Hayvan Refahı Fonu’na (IFAW) göre, Avrupa egzotik yaban hayatı ticaretinin merkezinde yer alıyor ve bu alandaki yasadışı faaliyetler giderek artıyor. Sosyal medyada egzotik hayvanların lüks ve statü göstergesi olarak sunulması da bu talebi körüklüyor.  Ancak uzmanlara göre, bu tür kedilerin bakımının son derece zor olduğu, çok geniş alanlara ihtiyaç duydukları ve saldırgan yapıları nedeniyle hem insanlar hem de diğer hayvanlar için tehlike oluşturdukları vurgulanıyor. Bu nedenle birçok kişi, sahip olduğu hayvanlardan sonradan kurtulmak istiyor.  Bu operasyonun, Mart ayında başlatılan daha geniş çaplı bir soruşturmanın parçası olduğu belirtildi. Aynı soruşturma kapsamında başka bir kişinin de internette egzotik hayvan sattığı gerekçesiyle incelendiği kaydedildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihi uçuşta Türk imzası: Milli gururumuz Canan Dağdeviren’in buluşu uzayda</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tarihi-ucusta-turk-imzasi-milli-gururumuz-canan-dagdevirenin-bulusu-uzayda</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tarihi-ucusta-turk-imzasi-milli-gururumuz-canan-dagdevirenin-bulusu-uzayda</guid>
<description><![CDATA[ Tarihte ilk kez tamamı kadınlardan oluşan uzay ekibi başarıyla yolculuklarını tamamladı. Ekipte yer almasa da, Türk bilim insanı Canan Dağdeviren geliştirdiği giyilebilir ultrason cihazını bu yolculukta uzaya göndererek tarihi misyona katkıda bulundu.Blue Origin’in New Shepard aracı, tamamı kadınlardan oluşan bir ekiple uzaya çıkarak tarihe geçti.   ABD&#039;nin Teksas eyaletinden fırlatılan uzay aracı, aralarında Jeff Bezos’un nişanlısı eski gazeteci Lauren Sanchez, şarkıcı Katy Perry, gazeteci Gayle King, eski NASA roket bilimcisi Aisha Bowe, bilim insanı Amanda Nguyen ve film yapımcısı Kerianne Flynn’in bulunduğu altı kadınla uzaya ulaştı ve başarılı bir şekilde geri döndü.  Bu tarihi yolculukta Türkiye’den de bir bilim insanı dolaylı olarak yer aldı. Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) doçent olarak görev yapan Canan Dağdeviren, geliştirdiği giyilebilir ultrason cihazını uzaya göndererek bu başarıya katkı sundu.  Dağdeviren, erken evre meme kanserinin teşhisinde kullanılmak üzere tasarladığı elektronik sütyeni uzay ortamında test etmek üzere hazırladı. Cihaz, Dağdeviren’in düzenli taramalarına rağmen geç evrede meme kanserine yakalanan ve kısa süre içinde hayatını kaybeden teyzesinden ilham alarak geliştirilmişti.  Başarısını Cumhuriyet’e borçlu olduğunu vurgulayan Dağdeviren, “Atatürk Cumhuriyeti’nin herkes için eşit olan sisteminde eğitim alan bir birey olarak bu başarıya ulaştım” dedi.  Dağdeviren, daha önce de BBC tarafından &quot;2023&#039;ün ilham veren kadınları&quot; arasında gösterilmişti.CANAN DAĞDEVİREN KİMDİR? Canan Dağdeviren, 1985 yılında İstanbul&#039;da doğdu, aslen Sivaslıdır. İlk ve orta eğitimini Kocaeli&#039;de tamamladı. 2007’de Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünden mezun oldu.  Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği programındaki yüksek lisans eğitimini 2009&#039;da tamamladı. Aynı yıl Fulbright bursu kazanarak UIUC&#039;da Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümünde doktora eğitimine başladı. Bu süreçte esnek ve katlanabilir, deri üstüne yapıştırılabilir veya giyilebilir elektronik aletler üzerine çalışmalar yaptı.  Doktora derecesini Aralık 2014’te aldı. Medikal teknoloji alanında çalışarak pilsiz çalışan giyilebilir bir kalp çipi (PZT MEH) ve cilt kanserini teşhis eden bir cihaz geliştirdi. Forbes&#039;in 30 Yaş Altı Bilim İnsanı listesinde de yer aldı.  Kendisi bilime olan merakında iki dönüm noktası olduğunu belirtmektedir. Bunlardan ilki babasının kendisine Marie Curie hakkında hediye ettiği bir kitap, ikincisi ise Erdal İnönü&#039;den bizzat aldığı Anılar ve Düşünceler adlı eserdir.  Özellikle Erdal İnönü ile tanışmasının lisedeki alan seçiminde etkili olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca motivasyonunun düşük olduğu zamanlarda Mustafa Kemal Atatürk&#039;ten ilham aldığını da bir demecinde açıklamıştır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mpF2zSXyM02VSSl8lwt9Gg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tarihi, uçuşta, Türk, imzası:, Milli, gururumuz, Canan, Dağdeviren’in, buluşu, uzayda</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mpF2zSXyM02VSSl8lwt9Gg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kadınların uzay zaferine Türk dokunuşu"><p>Tarihte ilk kez tamamı kadınlardan oluşan uzay ekibi başarıyla yolculuklarını tamamladı. Ekipte yer almasa da, Türk bilim insanı Canan Dağdeviren geliştirdiği giyilebilir ultrason cihazını bu yolculukta uzaya göndererek tarihi misyona katkıda bulundu.</p>Blue Origin’in New Shepard aracı, tamamı kadınlardan oluşan bir ekiple uzaya çıkarak tarihe geçti.   ABD'nin Teksas eyaletinden fırlatılan uzay aracı, aralarında Jeff Bezos’un nişanlısı eski gazeteci Lauren Sanchez, şarkıcı Katy Perry, gazeteci Gayle King, eski NASA roket bilimcisi Aisha Bowe, bilim insanı Amanda Nguyen ve film yapımcısı Kerianne Flynn’in bulunduğu altı kadınla uzaya ulaştı ve başarılı bir şekilde geri döndü.  Bu tarihi yolculukta Türkiye’den de bir bilim insanı dolaylı olarak yer aldı. Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) doçent olarak görev yapan Canan Dağdeviren, geliştirdiği giyilebilir ultrason cihazını uzaya göndererek bu başarıya katkı sundu.  Dağdeviren, erken evre meme kanserinin teşhisinde kullanılmak üzere tasarladığı elektronik sütyeni uzay ortamında test etmek üzere hazırladı. Cihaz, Dağdeviren’in düzenli taramalarına rağmen geç evrede meme kanserine yakalanan ve kısa süre içinde hayatını kaybeden teyzesinden ilham alarak geliştirilmişti.  Başarısını Cumhuriyet’e borçlu olduğunu vurgulayan Dağdeviren, “Atatürk Cumhuriyeti’nin herkes için eşit olan sisteminde eğitim alan bir birey olarak bu başarıya ulaştım” dedi.  Dağdeviren, daha önce de BBC tarafından "2023'ün ilham veren kadınları" arasında gösterilmişti.<p><strong>CANAN DAĞDEVİREN KİMDİR? </strong></p><p>Canan Dağdeviren, 1985 yılında İstanbul'da doğdu, aslen Sivaslıdır. İlk ve orta eğitimini Kocaeli'de tamamladı. 2007’de Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünden mezun oldu.  Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği programındaki yüksek lisans eğitimini 2009'da tamamladı. Aynı yıl Fulbright bursu kazanarak UIUC'da Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümünde doktora eğitimine başladı. Bu süreçte esnek ve katlanabilir, deri üstüne yapıştırılabilir veya giyilebilir elektronik aletler üzerine çalışmalar yaptı.  Doktora derecesini Aralık 2014’te aldı. Medikal teknoloji alanında çalışarak pilsiz çalışan giyilebilir bir kalp çipi (PZT MEH) ve cilt kanserini teşhis eden bir cihaz geliştirdi. Forbes'in 30 Yaş Altı Bilim İnsanı listesinde de yer aldı.  Kendisi bilime olan merakında iki dönüm noktası olduğunu belirtmektedir. Bunlardan ilki babasının kendisine Marie Curie hakkında hediye ettiği bir kitap, ikincisi ise Erdal İnönü'den bizzat aldığı Anılar ve Düşünceler adlı eserdir.  Özellikle Erdal İnönü ile tanışmasının lisedeki alan seçiminde etkili olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca motivasyonunun düşük olduğu zamanlarda Mustafa Kemal Atatürk'ten ilham aldığını da bir demecinde açıklamıştır.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa&amp;apos;nın zehir kokteyli: Ev tozlarında öldüren keşif!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/avrupanin-zehir-kokteyli-ev-tozlarinda-oelduren-kesif</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/avrupanin-zehir-kokteyli-ev-tozlarinda-oelduren-kesif</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa&#039;daki evleri inceleyen yeni bir araştırma, yaklaşık 200 farklı pestisit buldu. Tozda bulunan pestisitlerin yüzde 40&#039;tan fazlasının kanser ve hormon bozuklukları gibi etkilere yol açtığı tespit edildi.Avrupa&#039;daki evlerdeki tozları inceleyen bir çalışmada çok yüksek oranda zehirli maddeler bulundu.   Alanında yapılmış en büyük araştırmanın ön bulgularına göre, 2021 yılında 10 Avrupa ülkesindeki evlerden toplanan ev tozunu inceleyen bilim insanları, toplamda 197 adet pestisit tespit etti.ÖLDÜREN SONUÇLARI VAR  Tozda bulunan pestisitlerin yüzde 40&#039;tan fazlasının, insanlarda kanser ve hormonal sistemin bozulması gibi son derece ciddi etkilere yol açtığı aktarıldı.  Evlerde bulunan pestisit sayısı 25 ile 121 arasında değişirken, çiftçilerin evlerinde pestisit seviyelerinin daha yüksek olduğu görüldü.PESTİSİTLER EVE NASIL GİRİYOR?  Tozdaki pestisitlerin ayakkabılar, kediler ve köpekler aracılığıyla insanların evlerine girdiği tahmin ediliyor.  Hayvanların açık havadan pestisitler de dahil olmak üzere belirli kontaminasyonları topladığına dair birçok çalışma bulunuyor.  Araştırmacılar, yaptıkları çalışmada çevrede hangi pestisit karışımlarının bulunduğunu ortaya koyduklarını, böylece düzenleyicilerin hem bunları hem de daha önce test ettikleri ticari kullanım için üretilen kombinasyonları test edebileceklerini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T8_KR7vajEiZRxsDEZ6nfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupanın, zehir, kokteyli:, tozlarında, öldüren, keşif</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T8_KR7vajEiZRxsDEZ6nfA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avrupa'daki ev tozlarında yüksek oranda pestisit bulundu"><p>Avrupa'daki evleri inceleyen yeni bir araştırma, yaklaşık 200 farklı pestisit buldu. Tozda bulunan pestisitlerin yüzde 40'tan fazlasının kanser ve hormon bozuklukları gibi etkilere yol açtığı tespit edildi.</p><p>Avrupa'daki evlerdeki tozları inceleyen bir çalışmada çok yüksek oranda zehirli maddeler bulundu.   Alanında yapılmış en büyük araştırmanın ön bulgularına göre, 2021 yılında 10 Avrupa ülkesindeki evlerden toplanan ev tozunu inceleyen bilim insanları, toplamda 197 adet pestisit tespit etti.</p><p><strong>ÖLDÜREN SONUÇLARI VAR</strong>  Tozda bulunan pestisitlerin yüzde 40'tan fazlasının, insanlarda kanser ve hormonal sistemin bozulması gibi son derece ciddi etkilere yol açtığı aktarıldı.  Evlerde bulunan pestisit sayısı 25 ile 121 arasında değişirken, çiftçilerin evlerinde pestisit seviyelerinin daha yüksek olduğu görüldü.</p><p><strong>PESTİSİTLER EVE NASIL GİRİYOR?</strong>  Tozdaki pestisitlerin ayakkabılar, kediler ve köpekler aracılığıyla insanların evlerine girdiği tahmin ediliyor.  Hayvanların açık havadan pestisitler de dahil olmak üzere belirli kontaminasyonları topladığına dair birçok çalışma bulunuyor.  Araştırmacılar, yaptıkları çalışmada çevrede hangi pestisit karışımlarının bulunduğunu ortaya koyduklarını, böylece düzenleyicilerin hem bunları hem de daha önce test ettikleri ticari kullanım için üretilen kombinasyonları test edebileceklerini söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransa’da hapishanelere saldırı: Araçlar kundaklandı, otomatik silahla ateş açıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/fransada-hapishanelere-saldiri-araclar-kundaklandi-otomatik-silahla-ates-acildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/fransada-hapishanelere-saldiri-araclar-kundaklandi-otomatik-silahla-ates-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Fransa’nın 6 bölgesinde hapishanelere saldırı düzenlendi. Bir hapishaneye otomatik silahla ateş açıldı, diğer hapishanelerin otoparklarındaki araçlar ateşe verildi.Fransa’da çok sayıda hapishaneye gece saatlerinde saldırılar düzenlediği açıklandı. Fransa Adalet Bakanı Gérald Darmanin, yaşanan saldırı dalgasını doğruladı. Darmanin, X hesabından yaptığı paylaşımda, cezaevlerinin gece saatlerinde karşı karşıya kaldığı “yıldırma teşebbüslerinin” araçların ateşe verilmesinden otomatik silahla ateş açılmasına kadar değiştiğini söyledi.   Fransa’nın La Parisien gazetesi, saldırılara ilişkin haberinde, çok sayıda hapishanede bulunan otoparklardaki araçların kundaklandığını ve Toulon’daki bir hapishanenin otomatik silahtan ateşlenen kurşunlarla hedef alındığını aktardı. Gazetenin haberine göre, Toulon, Aix-en-Provence ve Marseille, Valence ve Nîmes, Luynes, Villepinte ve Nanterre olmak üzere altı bölgedeki hapishaneler hedef alındı.   ADALET BAKANI UYUŞTURUCU KAÇAKÇILARINA İŞARET ETTİ  Adalet Bakanı Darmanin, saldırılara dair açıklamasında, olaylardan etkilenen görevlilere destek olmak için hapishaneye otomatik silahla ateş açılan Toulon’a gittiğini söyledi.Saldırılardan kimin sorumlu olduğu hakkında doğrudan yorum yapmayan bakan, Fransa hükümetinin “uyuşturucu kaçakçılığı sorununa karşı koyduğunu” ve suç ağlarını “büyük ölçüde sekteye uğratacak” önlemler aldıklarını belirtti.   SENDİKADAN HÜKÜMETE ÇAĞRI  Gardiyan sendikası FO Justice de saldırıların ardından yaptığı açıklamada yaşanan olayları “son derece ciddi” sözleriyle tarif ederek “en derin endişe ve öfke” duygularını dile getirdi.Sendika, X hesabından yaptığı paylaşımlarda Toulon hapishanesinin camlarındaki kurşun delikleri ve diğer hapishane otoparklarında kundaklanan araçların görüntülerini paylaştı. Sendika hükümete çağrı yaparak hapishane personelini korumak için harekete geçilmesini talep etti. SALDIRILARI TERÖRLE MÜCADELE SAVCILIĞI SORUŞTURACAKFransa&#039;nın ulusal terörle mücadele savcılığı, saldırılaırın ardından bugün bir açıklama yaparak gece saatlerinde düzenlenen saldırılara ilişkin soruşturmayı devraldığını bildirdi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QcqI2VrAlU63Z7udbt9fdA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fransa’da, hapishanelere, saldırı:, Araçlar, kundaklandı, otomatik, silahla, ateş, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QcqI2VrAlU63Z7udbt9fdA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fransa’da hapishanelere saldırı"><p>Fransa’nın 6 bölgesinde hapishanelere saldırı düzenlendi. Bir hapishaneye otomatik silahla ateş açıldı, diğer hapishanelerin otoparklarındaki araçlar ateşe verildi.</p><p>Fransa’da çok sayıda hapishaneye gece saatlerinde saldırılar düzenlediği açıklandı. Fransa Adalet Bakanı Gérald Darmanin, yaşanan saldırı dalgasını doğruladı. Darmanin, X hesabından yaptığı paylaşımda, cezaevlerinin gece saatlerinde karşı karşıya kaldığı “yıldırma teşebbüslerinin” araçların ateşe verilmesinden otomatik silahla ateş açılmasına kadar değiştiğini söyledi.   Fransa’nın La Parisien gazetesi, saldırılara ilişkin haberinde, çok sayıda hapishanede bulunan otoparklardaki araçların kundaklandığını ve Toulon’daki bir hapishanenin otomatik silahtan ateşlenen kurşunlarla hedef alındığını aktardı. Gazetenin haberine göre, Toulon, Aix-en-Provence ve Marseille, Valence ve Nîmes, Luynes, Villepinte ve Nanterre olmak üzere altı bölgedeki hapishaneler hedef alındı.   <strong>ADALET BAKANI UYUŞTURUCU KAÇAKÇILARINA İŞARET ETTİ</strong>  Adalet Bakanı Darmanin, saldırılara dair açıklamasında, olaylardan etkilenen görevlilere destek olmak için hapishaneye otomatik silahla ateş açılan Toulon’a gittiğini söyledi.</p><p>Saldırılardan kimin sorumlu olduğu hakkında doğrudan yorum yapmayan bakan, Fransa hükümetinin “uyuşturucu kaçakçılığı sorununa karşı koyduğunu” ve suç ağlarını “büyük ölçüde sekteye uğratacak” önlemler aldıklarını belirtti.   <strong>SENDİKADAN HÜKÜMETE ÇAĞRI</strong>  Gardiyan sendikası FO Justice de saldırıların ardından yaptığı açıklamada yaşanan olayları “son derece ciddi” sözleriyle tarif ederek “en derin endişe ve öfke” duygularını dile getirdi.</p><p>Sendika, X hesabından yaptığı paylaşımlarda Toulon hapishanesinin camlarındaki kurşun delikleri ve diğer hapishane otoparklarında kundaklanan araçların görüntülerini paylaştı. Sendika hükümete çağrı yaparak hapishane personelini korumak için harekete geçilmesini talep etti. </p><p><strong>SALDIRILARI TERÖRLE MÜCADELE SAVCILIĞI SORUŞTURACAK</strong></p><p>Fransa'nın ulusal terörle mücadele savcılığı, saldırılaırın ardından bugün bir açıklama yaparak gece saatlerinde düzenlenen saldırılara ilişkin soruşturmayı devraldığını bildirdi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vance’ın Beyaz Saray sakarlığı: Şampiyonluk kupasını düşürdü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/vancein-beyaz-saray-sakarligi-sampiyonluk-kupasini-dusurdu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/vancein-beyaz-saray-sakarligi-sampiyonluk-kupasini-dusurdu</guid>
<description><![CDATA[ Beyaz Saray’da Ohio Eyalet Üniversitesi’nin futbol şampiyonluğu kutlanırken, Başkan Yardımcısı JD Vance şampiyonluk kupasını kazayla yere düşürdü. Vance’in refleksi yetersiz kalınca kupa ikiye ayrıldı, alt kısmı bir sporcunun ayağına isabet etti.ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, bu kez siyasi bir çıkışla değil, sakarlığıyla gündeme geldi. Başkan Donald Trump ile birlikte Üniversite Futbolu Şampiyonu Ohio Eyalet Üniversitesi takımını Beyaz Saray’da ağırlayan Vance, şampiyonluk kupasını elinden düşürdü.  Olay, Beyaz Saray bahçesinde toplu fotoğraf çekimi sırasında yaşandı. İki parçadan oluşan kupa, Vance’in elinde bir anda ikiye ayrıldı. Refleksleri yetersiz kalan Vance’in tutamadığı kaide bölümü, kupayı tutmasına yardım etmeye çalışan bir sporcunun ayağına çarptı.  Yaşanan talihsizliğe rağmen gülümsemesini kaybetmeyen JD Vance, kupanın üst kısmını elinde tutarak poz vermeye devam etti. Ohio Eyalet Üniversitesi mezunu olan ve daha önce Ohio senatörlüğü görevini de üstlenen 40 yaşındaki Vance’in bu anları sosyal medyada da gündem oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KNIxpNUF0027V179KEGxKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vance’ın, Beyaz, Saray, sakarlığı:, Şampiyonluk, kupasını, düşürdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KNIxpNUF0027V179KEGxKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD Başkan Yardımcısı kupayı düşürdü"><p>Beyaz Saray’da Ohio Eyalet Üniversitesi’nin futbol şampiyonluğu kutlanırken, Başkan Yardımcısı JD Vance şampiyonluk kupasını kazayla yere düşürdü. Vance’in refleksi yetersiz kalınca kupa ikiye ayrıldı, alt kısmı bir sporcunun ayağına isabet etti.</p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, bu kez siyasi bir çıkışla değil, sakarlığıyla gündeme geldi. Başkan Donald Trump ile birlikte Üniversite Futbolu Şampiyonu Ohio Eyalet Üniversitesi takımını Beyaz Saray’da ağırlayan Vance, şampiyonluk kupasını elinden düşürdü.  Olay, Beyaz Saray bahçesinde toplu fotoğraf çekimi sırasında yaşandı. İki parçadan oluşan kupa, Vance’in elinde bir anda ikiye ayrıldı. Refleksleri yetersiz kalan Vance’in tutamadığı kaide bölümü, kupayı tutmasına yardım etmeye çalışan bir sporcunun ayağına çarptı.  Yaşanan talihsizliğe rağmen gülümsemesini kaybetmeyen JD Vance, kupanın üst kısmını elinde tutarak poz vermeye devam etti. Ohio Eyalet Üniversitesi mezunu olan ve daha önce Ohio senatörlüğü görevini de üstlenen 40 yaşındaki Vance’in bu anları sosyal medyada da gündem oldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Singapur’da meclis feshedildi, seçim tarihi belli oldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/singapurda-meclis-feshedildi-secim-tarihi-belli-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/singapurda-meclis-feshedildi-secim-tarihi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Singapur Devlet Başkanı’nın parlamentoyu feshetmesinin ardından seçim süreci başladı. Genel seçimin 3 Mayıs’ta yapılacağı açıklandı.Güney Asya’daki ada ve şehir devleti Singapur’da Devlet Başkanı Tharman Shanmugaratnam’ın parlamentoyu feshetmesinin ardından yeni seçim tarihi belli oldu. Singapur Seçim Kurulu, seçimin 3 Mayıs’ta yapılmasına karar verdi. 23 Nisan ise aday listelerinin belirlenmesi gereken son tarih olarak açıklandı. Bu tarihin ardından dokuz gün boyunca seçim kampanyası yapılacak, bir günlük “soğuma” sürecinin ardından ise seçmenler sandık başına gidecek.   PAP, BİR KEZ DAHA KAZANABİLECEK Mİ?  CNBC’nin paylaştığı bilgilere göre, bu, Singapur’da bağımsızlığın ilan edilmesinden bu yana gerçekleştirilecek 14’üncü genel seçim olacak. 3 Mayıs’taki seçim Lawrence Wong için de başbakan olarak gireceği ilk seçim anlamına gelecek. Wong, 2004 yılından bu yana Singapur hükümetine başkanlık eden Lee Hsien Loong’dan başbakanlık görevini devralmıştı.   Yerel basına yansıyan haberlere göre, iktidardaki Halkın Eylem Partisi’ni (PAP) seçimde 97 sandalyeli parlamentonun her bir koltuğu için kıyasıya bir mücadele bekliyor. Hayat pahalılığı ve işsizliğin Singapurlu seçmenlerin temel sorunları olduğu ifade ediliyor.   PAP, bağımsız olduğu 1965 yılından bu yana Singapur’u yönetiyor. Parti, 2020 yılında yapılan son genel seçimde, oyların yüzde 61,24’ünü almıştı. Böylelikle 83 PAP milletvekili parlamentoya girebilmişti.   KÜRESEL ÇALKANTI DÖNEMİNDE SEÇİM  Öte yandan, seçim, ABD Başkanı Donald Trump’ın başta Çin olmak üzere çok sayıda ülkeye yönelik gümrük vergisi tarifesi uygulama kararının yarattığı küresel ve ekonomik çalkantı döneminde gerçekleşecek.   Wong, 8 Nisan’da yaptığı açıklamada, ABD’nin tarife kararı karşısında “büyük hayal kırıklığı” içinde olduklarını belirtmiş, bunun “özellikle iki ülke arasındaki derin ve uzun süreli dostluk düşünüldüğünde” hayal kırıklığı yaratıcı olduğu kaydedilmişti.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MS07eOS_WU2-mTE4J8d4UA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Singapur’da, meclis, feshedildi, seçim, tarihi, belli, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MS07eOS_WU2-mTE4J8d4UA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Singapur’da meclis feshedildi"><p>Singapur Devlet Başkanı’nın parlamentoyu feshetmesinin ardından seçim süreci başladı. Genel seçimin 3 Mayıs’ta yapılacağı açıklandı.</p><p>Güney Asya’daki ada ve şehir devleti Singapur’da Devlet Başkanı Tharman Shanmugaratnam’ın parlamentoyu feshetmesinin ardından yeni seçim tarihi belli oldu. </p><p>Singapur Seçim Kurulu, seçimin 3 Mayıs’ta yapılmasına karar verdi. 23 Nisan ise aday listelerinin belirlenmesi gereken son tarih olarak açıklandı. Bu tarihin ardından dokuz gün boyunca seçim kampanyası yapılacak, bir günlük “soğuma” sürecinin ardından ise seçmenler sandık başına gidecek.   <strong>PAP, BİR KEZ DAHA KAZANABİLECEK Mİ?</strong>  CNBC’nin paylaştığı bilgilere göre, bu, Singapur’da bağımsızlığın ilan edilmesinden bu yana gerçekleştirilecek 14’üncü genel seçim olacak. 3 Mayıs’taki seçim Lawrence Wong için de başbakan olarak gireceği ilk seçim anlamına gelecek. Wong, 2004 yılından bu yana Singapur hükümetine başkanlık eden Lee Hsien Loong’dan başbakanlık görevini devralmıştı.   Yerel basına yansıyan haberlere göre, iktidardaki Halkın Eylem Partisi’ni (PAP) seçimde 97 sandalyeli parlamentonun her bir koltuğu için kıyasıya bir mücadele bekliyor. Hayat pahalılığı ve işsizliğin Singapurlu seçmenlerin temel sorunları olduğu ifade ediliyor.   PAP, bağımsız olduğu 1965 yılından bu yana Singapur’u yönetiyor. Parti, 2020 yılında yapılan son genel seçimde, oyların yüzde 61,24’ünü almıştı. Böylelikle 83 PAP milletvekili parlamentoya girebilmişti.   <strong>KÜRESEL ÇALKANTI DÖNEMİNDE SEÇİM</strong>  Öte yandan, seçim, ABD Başkanı Donald Trump’ın başta Çin olmak üzere çok sayıda ülkeye yönelik gümrük vergisi tarifesi uygulama kararının yarattığı küresel ve ekonomik çalkantı döneminde gerçekleşecek.   Wong, 8 Nisan’da yaptığı açıklamada, ABD’nin tarife kararı karşısında “büyük hayal kırıklığı” içinde olduklarını belirtmiş, bunun “özellikle iki ülke arasındaki derin ve uzun süreli dostluk düşünüldüğünde” hayal kırıklığı yaratıcı olduğu kaydedilmişti.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bebek yataklarındaki gizli tehlike! Bu malzeme zehir saçıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bebek-yataklarindaki-gizli-tehlike-bu-malzeme-zehir-saciyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bebek-yataklarindaki-gizli-tehlike-bu-malzeme-zehir-saciyor</guid>
<description><![CDATA[ Kanadalı bilim insanları, sentetik yataklarda bulunan kimyasal maddelerin çocuk sağlığına etkilerini gözler önüne serdi. Bebek yataklarının beyin sağlığına ve hormon dengesine zarar veren kimyasallar saldığı ortaya çıktı. Peki tehlikenin büyüklüğü ne? Çocukları nasıl koruyabililiriz?Kanada&#039;daki Toronto Üniversitesi&#039;nden araştırmacılar tüm aileleri ilgilendiren bir uyarıda bulundu. Buna göre bebek ve çocuk yataklarında kullanılan sentetik malzemeler zehir saçıyor olabilir.  6 ay ile 4 yaş arası çocukların odasındaki havayı analiz eden bilim insanları, 20&#039;den fazla zararlı kimyasal tespit etti.  Beyin işlevlerini ve hormon seviyelerini olumsuz etkileyen bu maddelerin yataklardaki şiltelerden yayıldığı ortaya çıktı.  Özellikle ateşe dayanıklı ve UV filtreli kumaşlarda kullanılan bazı kimyasalların, çocuğun sıcaklığı ve ağırlığının da etkisiyle havaya karıştığı tespit edildi.CİDDİ GELİŞİM BOZUKLUKLARINA YOL AÇABİLİR  Fitalat adı verilen kimyasalların bebeklerde ciddi gelişim bozukluklarına yol açabileceği ifade ediliyor.Environmental Science &amp; Technology dergisinde yayımlanan araştırmada, Kanada&#039;nın yanı sıra ABD ve Meksika&#039;da üretilen ürünlerde de zararlı kimyasalların tespit edildiği belirtiliyor.ÜRETİM STANDARTLARINI SIKILAŞTIRMA ÇAĞRISI  Kanadalı uzmanlar özellikle çocuk ürünleri için üretim standartlarının sıkılaştırılması çağrısında bulundu.Sentetik malzemelerden uzak durulması ve yüzde 100 pamuk ya da yün gibi malzemelerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.  Yatak takımlarının ve uyku giysilerinin sık sık yıkanması, düzenli havalandırma yapılması ve sentetik içerikli kişisel bakım ürünlerinden kaçınılması da uyarılar arasında.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z3fMGA3BfEehuuSxll3JGg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bebek, yataklarındaki, gizli, tehlike, malzeme, zehir, saçıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z3fMGA3BfEehuuSxll3JGg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bebek yataklarındaki gizli tehlike ortaya çıktı"><p>Kanadalı bilim insanları, sentetik yataklarda bulunan kimyasal maddelerin çocuk sağlığına etkilerini gözler önüne serdi. Bebek yataklarının beyin sağlığına ve hormon dengesine zarar veren kimyasallar saldığı ortaya çıktı. Peki tehlikenin büyüklüğü ne? Çocukları nasıl koruyabililiriz?</p><p>Kanada'daki Toronto Üniversitesi'nden araştırmacılar tüm aileleri ilgilendiren bir uyarıda bulundu. Buna göre bebek ve çocuk yataklarında kullanılan sentetik malzemeler zehir saçıyor olabilir.  6 ay ile 4 yaş arası çocukların odasındaki havayı analiz eden bilim insanları, 20'den fazla zararlı kimyasal tespit etti.  Beyin işlevlerini ve hormon seviyelerini olumsuz etkileyen bu maddelerin yataklardaki şiltelerden yayıldığı ortaya çıktı.  Özellikle ateşe dayanıklı ve UV filtreli kumaşlarda kullanılan bazı kimyasalların, çocuğun sıcaklığı ve ağırlığının da etkisiyle havaya karıştığı tespit edildi.</p><p><strong>CİDDİ GELİŞİM BOZUKLUKLARINA YOL AÇABİLİR</strong>  Fitalat adı verilen kimyasalların bebeklerde ciddi gelişim bozukluklarına yol açabileceği ifade ediliyor.</p><p>Environmental Science & Technology dergisinde yayımlanan araştırmada, Kanada'nın yanı sıra ABD ve Meksika'da üretilen ürünlerde de zararlı kimyasalların tespit edildiği belirtiliyor.</p><p><strong>ÜRETİM STANDARTLARINI SIKILAŞTIRMA ÇAĞRISI</strong>  Kanadalı uzmanlar özellikle çocuk ürünleri için üretim standartlarının sıkılaştırılması çağrısında bulundu.</p><p>Sentetik malzemelerden uzak durulması ve yüzde 100 pamuk ya da yün gibi malzemelerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.  Yatak takımlarının ve uyku giysilerinin sık sık yıkanması, düzenli havalandırma yapılması ve sentetik içerikli kişisel bakım ürünlerinden kaçınılması da uyarılar arasında. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pakistan&amp;apos;da bombalı saldırı: 3 ölü, 19 yaralı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/pakistanda-bombali-saldiri-3-oelu-19-yarali</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/pakistanda-bombali-saldiri-3-oelu-19-yarali</guid>
<description><![CDATA[ Pakistan&#039;ın Belucistan eyaletinde güvenlik personelini taşıyan bir araca saldırı düzenlendi. Saldırıda üç polis öldü, 19 kişi yaralandı.Pakistan&#039;ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinde düzenlenen bombalı saldırıda üç polis hayatını kaybetti, 19 kişi yaralandı.  Bölgesel hükümet yetkilisi Shahid Rind, Belucistan eyaletinin Mastuk bölgesinde bombalı saldırı düzenlendiğini bildirdi.Güvenlik personelini taşıyan araca pusu kurularak gerçekleştirilen saldırıda üç polis öldü, 19 kişi yaralandı.  Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yaptığı açıklamada, saldırıyı kınayarak, &quot;terörle mücadeleyi&quot; sürdüreceklerini vurguladı.  Ulusal basında, saldırıyı, Belucistan Kurtuluş Ordusu&#039;nun (BLA) düzenlemiş olabileceği iddia edilirken, yerel polis, Hayber Pahtunhva eyaletindeki Dera İslamil Han bölgesinde de silahlı kişilerin iki çocuk felci uzmanını kaçırdığını belirtti.  PAKİSTAN&#039;DAKİ SALDIRILAR AFGAN SINIRINDA YOĞUNLAŞIYOR  Pakistan&#039;da silahlı saldırılar, özellikle Afganistan&#039;a sınırı bulunan Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor.  Her iki eyalette de Peştun ve Beluci etnik gruplarının haklarını savunduklarını söyleyen silahlı gruplar, Pakistan güvenlik güçleri ve sivillere yönelik saldırılarda bulunuyor.  İslamabad, Pakistan Talibanı&#039;nın (TTP) Afganistan&#039;da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunurken, Afganistan yönetimi bu iddiaları reddediyor.  Belucistan&#039;da ise BLA saldırıları ön plana çıkıyor. BLA, Belucistan eyaletinin Pakistan&#039;dan ayrılmasını ve Beluc halkının bu bölgeyi yönetmesini istiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CT34X4V5hUurlHqkv6mihw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pakistanda, bombalı, saldırı:, ölü, yaralı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CT34X4V5hUurlHqkv6mihw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pakistan'da bombalı saldırı: 3 ölü"><p>Pakistan'ın Belucistan eyaletinde güvenlik personelini taşıyan bir araca saldırı düzenlendi. Saldırıda üç polis öldü, 19 kişi yaralandı.</p>Pakistan'ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinde düzenlenen bombalı saldırıda üç polis hayatını kaybetti, 19 kişi yaralandı.  Bölgesel hükümet yetkilisi Shahid Rind, Belucistan eyaletinin Mastuk bölgesinde bombalı saldırı düzenlendiğini bildirdi.Güvenlik personelini taşıyan araca pusu kurularak gerçekleştirilen saldırıda üç polis öldü, 19 kişi yaralandı.  Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yaptığı açıklamada, saldırıyı kınayarak, "terörle mücadeleyi" sürdüreceklerini vurguladı.  Ulusal basında, saldırıyı, Belucistan Kurtuluş Ordusu'nun (BLA) düzenlemiş olabileceği iddia edilirken, yerel polis, Hayber Pahtunhva eyaletindeki Dera İslamil Han bölgesinde de silahlı kişilerin iki çocuk felci uzmanını kaçırdığını belirtti.  <strong>PAKİSTAN'DAKİ SALDIRILAR AFGAN SINIRINDA YOĞUNLAŞIYOR</strong>  Pakistan'da silahlı saldırılar, özellikle Afganistan'a sınırı bulunan Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor.  Her iki eyalette de Peştun ve Beluci etnik gruplarının haklarını savunduklarını söyleyen silahlı gruplar, Pakistan güvenlik güçleri ve sivillere yönelik saldırılarda bulunuyor.  İslamabad, Pakistan Talibanı'nın (TTP) Afganistan'da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunurken, Afganistan yönetimi bu iddiaları reddediyor.  Belucistan'da ise BLA saldırıları ön plana çıkıyor. BLA, Belucistan eyaletinin Pakistan'dan ayrılmasını ve Beluc halkının bu bölgeyi yönetmesini istiyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan&amp;apos;da taksiciler &amp;quot;özel şerit&amp;quot; talebiyle greve başladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistanda-taksiciler-oezel-serit-talebiylegreve-basladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistanda-taksiciler-oezel-serit-talebiylegreve-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;da taksiciler, otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden taksilerin de faydalanabilmesi talebiyle 24 saatlik greve başladı.Yunanistan&#039;ın başkenti Atina&#039;da bugün taksiciler 24 saatlik greve gitti.  Attiki Bölgesi Taksiciler Sendikasının (SATA) çağrısıyla yapılan 24 saatlik grev kapsamında taksiciler, bu sabah yerel saatle 06.00&#039;dan itibaren çalışmayı durdurdu.  Taksiciler, otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden taksilerin de faydalanabilmesini talep ediyor.  SATA, taksilerin de otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden istifade etmesi halinde taksi kullanımının artacağını, trafikteki yoğunluğun azalacağını, taksilerin yolcu indirip bindirmek amacıyla sağ şeride ani giriş çıkış yapmak zorunda kalmaması nedeniyle trafik kazalarının da azalacağını savunuyor.  Grev, yarın yerel saatle 06.00&#039;ya kadar devam edecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AhaKQoWNAkeLLWWvrL2UdQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistanda, taksiciler, özel, şerit, talebiyle greve, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AhaKQoWNAkeLLWWvrL2UdQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yunanistan'da taksiciler grevde"><p>Yunanistan'da taksiciler, otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden taksilerin de faydalanabilmesi talebiyle 24 saatlik greve başladı.</p>Yunanistan'ın başkenti Atina'da bugün taksiciler 24 saatlik greve gitti.  Attiki Bölgesi Taksiciler Sendikasının (SATA) çağrısıyla yapılan 24 saatlik grev kapsamında taksiciler, bu sabah yerel saatle 06.00'dan itibaren çalışmayı durdurdu.  Taksiciler, otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden taksilerin de faydalanabilmesini talep ediyor.  SATA, taksilerin de otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden istifade etmesi halinde taksi kullanımının artacağını, trafikteki yoğunluğun azalacağını, taksilerin yolcu indirip bindirmek amacıyla sağ şeride ani giriş çıkış yapmak zorunda kalmaması nedeniyle trafik kazalarının da azalacağını savunuyor.  Grev, yarın yerel saatle 06.00'ya kadar devam edecek.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;yla dostluğun Kuzey Kore&amp;apos;ye faturası belli oldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusyayla-dostlugunkuzey-koreye-faturasi-belli-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusyayla-dostlugunkuzey-koreye-faturasi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kore askerlerinin Rusya&#039;da savaşa dahil olması, çatışmanın seyrini büyük ölçüde değiştirdi. Gönderilen binlerce askerin yanı sıra Pyongyang, Rus dostlarına binlerce konteyner mühimmat ve araç desteği de sağladı. İşte Kuzey Kore&#039;nin Rusya&#039;ya 18 aylık sarsılmaz desteğinin faturası...Son 18 ayda Kuzey Kore, Ukrayna savaşında Moskova&#039;nın bir numaralı müttefiki ve tedarikçisi haline geldi. Yeni bir analiz, bu süre zarfında Kuzey&#039;in Rusya&#039;ya 15 bin 800&#039;den fazla konteyner dolusu mühimmat gönderdiğini ortaya koydu.  İngiliz haber ajansı Reuters, Ağustos 2023 ile Mart 2025 arasında Kuzey Kore&#039;den Rusya&#039;ya en az 64 sevkiyatı tespit etmek için uydu görüntülerini kullandı. Tahminler ayrıca gemilerin ve yüklerinin ayrıntılı üç boyutlu görüntülerine dayanıyor.MİLYONLARCA MÜHİMMAT 4 RUS GEMİSİ İLE TAŞINDI   Uzmanlar, bu sevkiyatların muhtemelen 4,2 milyon ile 5,8 milyon arasında mühimmat taşıdığını tahmin ediyor.   Kuzey Kore mühimmatlarını taşımada dört Rus bayraklı kargo gemisi yer aldı: Angara , Lady R , Maria ve Maia-1.  Kuzey Kore&#039;nin Rusya&#039;ya gönderdiği askeri teçhizat arasında önemli miktarda kısa menzilli balistik füzeler, 170 milimetrelik kundağı motorlu obüsler ve yaklaşık 220 adet 240 milimetrelik çok namlulu roketatar yer alıyor.KUZEY KORE&#039;NİN SARSILMAZ DESTEĞİ  Kuzey Kore&#039;nin Rusya&#039;nın savaşına verdiği desteğin devam etmesi, Moskova&#039;nın savaş alanındaki pozisyonunda önemli bir temel oluşturuyor.  Ukrayna&#039;ya karşı Rusya adına savaşmak üzere binlerce asker de gönderildi. Bu konuşlandırma büyük ölçüde Kiev güçlerinin Kursk bölgesindeki sınır ötesi saldırısını püskürtmesine yardımcı olmak içindi.Bölgede konuşlandırılan en az 12 bin Kuzeyli askerden 4 bini yaralandı veya yaşamını yitirdi. Bu yüksek kayıp oranına rağmen ülke lideri Kim Jong Un&#039;un Rusya&#039;ya asker göndermeye devam etmek konusunda kararlı.  Moskova, Batı&#039;nın cezalandırıcı yaptırımlarının ardından ekonomisini ayakta tutabilmek için ek askeri teçhizat için büyük ölçüde Kuzey Kore ve İran&#039;a, petrol ve diğer kaynaklar için ise Çin&#039;e güvendi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xUY9Rzq7pUe7vkcrPUmjaA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyayla, dostluğun Kuzey, Koreye, faturası, belli, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xUY9Rzq7pUe7vkcrPUmjaA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'yla dostluğun Kuzey Kore'ye faturası belli oldu"><p>Kuzey Kore askerlerinin Rusya'da savaşa dahil olması, çatışmanın seyrini büyük ölçüde değiştirdi. Gönderilen binlerce askerin yanı sıra Pyongyang, Rus dostlarına binlerce konteyner mühimmat ve araç desteği de sağladı. İşte Kuzey Kore'nin Rusya'ya 18 aylık sarsılmaz desteğinin faturası...</p><p>Son 18 ayda Kuzey Kore, Ukrayna savaşında Moskova'nın bir numaralı müttefiki ve tedarikçisi haline geldi. Yeni bir analiz, bu süre zarfında Kuzey'in Rusya'ya 15 bin 800'den fazla konteyner dolusu mühimmat gönderdiğini ortaya koydu.  İngiliz haber ajansı Reuters, Ağustos 2023 ile Mart 2025 arasında Kuzey Kore'den Rusya'ya en az 64 sevkiyatı tespit etmek için uydu görüntülerini kullandı. </p><p>Tahminler ayrıca gemilerin ve yüklerinin ayrıntılı üç boyutlu görüntülerine dayanıyor.</p><p><strong>MİLYONLARCA MÜHİMMAT 4 RUS GEMİSİ İLE TAŞINDI</strong>   Uzmanlar, bu sevkiyatların muhtemelen 4,2 milyon ile 5,8 milyon arasında mühimmat taşıdığını tahmin ediyor.   Kuzey Kore mühimmatlarını taşımada dört Rus bayraklı kargo gemisi yer aldı: Angara , Lady R , Maria ve Maia-1.  Kuzey Kore'nin Rusya'ya gönderdiği askeri teçhizat arasında önemli miktarda kısa menzilli balistik füzeler, 170 milimetrelik kundağı motorlu obüsler ve yaklaşık 220 adet 240 milimetrelik çok namlulu roketatar yer alıyor.</p><p><strong>KUZEY KORE'NİN SARSILMAZ DESTEĞİ</strong>  Kuzey Kore'nin Rusya'nın savaşına verdiği desteğin devam etmesi, Moskova'nın savaş alanındaki pozisyonunda önemli bir temel oluşturuyor.  Ukrayna'ya karşı Rusya adına savaşmak üzere binlerce asker de gönderildi. Bu konuşlandırma büyük ölçüde Kiev güçlerinin Kursk bölgesindeki sınır ötesi saldırısını püskürtmesine yardımcı olmak içindi.</p><p>Bölgede konuşlandırılan en az 12 bin Kuzeyli askerden 4 bini yaralandı veya yaşamını yitirdi. Bu yüksek kayıp oranına rağmen ülke lideri Kim Jong Un'un Rusya'ya asker göndermeye devam etmek konusunda kararlı.  Moskova, Batı'nın cezalandırıcı yaptırımlarının ardından ekonomisini ayakta tutabilmek için ek askeri teçhizat için büyük ölçüde Kuzey Kore ve İran'a, petrol ve diğer kaynaklar için ise Çin'e güvendi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamaney, ABD ile müzakereleri değerlendirdi: &amp;quot;Ne çok iyimser ne çok kötümseriz&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hamaney-abd-ile-muzakereleri-degerlendirdi-ne-cok-iyimser-ne-cok-koetumseriz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hamaney-abd-ile-muzakereleri-degerlendirdi-ne-cok-iyimser-ne-cok-koetumseriz</guid>
<description><![CDATA[ İran’ın dini lideri Hamaney, 19 Nisan’da yapılacak 2. tur görüşmeler öncesinde, ABD ile müzakerlerden ne çok umutlu ne de çok umutsuz olduklarını söyledi.İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, bugün İran’ın yasama, yürütme ve yargı makamlarından yetkililerle yaptığı görüşme sırasında ABD ile Umman’da gerçekleştirilen dolaylı nükleer müzakereleri değerlendirdi.Hamaney, cumartesi günü ikinci turunun yapılması beklenen dolaylı görüşmelerin ilk aşamalarında “iyi” olduğunu ancak karşı tarafa dönük güvensizliğin sürdüğünü söyledi. “İRAN, ABD’YE KARŞI HÂLÂ ÇOK GÜVENSİZ”  Press TV’nin haberine göre, Hamaney, Umman’ın başkenti Maskat’ta 12 Nisan&#039;da gerçekleştirilen ve İran’ı Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin temsil ettiği görüşmelerin “ilk aşamalarında iyi uygulandığını” ancak İran’ın ABD tarafına dönük olarak “çok şüpheli” olduğunu sözlerine ekledi. Hamaney, “Bu görüşmeler konusunda ne son derece iyimser ne de son derece kötümseriz. Elbette karşı tarafa karşı çok güvensiziz” diye konuştu.   ABD ile dolaylı görüşmelerin Dışişleri Bakanlığı tarafından ele alınan pek çok meseleden biri olduğuna dikkat çeken İran’ın dini lideri, “Bu, neticede üzerine karara varılan ve yerine getirilen bir eylem ve önlem olabilir” dedi.   İran’ın farklı meselelerinin görüşmeler konusuna bağlanmaması gerektiğini, ülkenin bu meseleleri bağımsız bir şekilde yürütmesinin ve kendi kaynaklarına güvenmesinin lazım geldiğini kaydeden Hamaney, “Ülke meselelerini görüşmelere bağlamayalım” diyerek İran’ın büyük şüphelerine karşın “kendi kapasiteleri konusunda iyimser olduğunu” söyledi.   İRAN: İKİNCİ TUR MÜZAKERELER DE UMMAN’DA YAPILACAK  İran ve ABD arasında bu cumartesi günü yapılacak ikinci tur görüşmelerin İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleşeceği iddiaları basına yansırken, İran, bugün yaptığı açıklamada, ABD ile ikinci tur müzakerelerin Umman&#039;da yapılmasının kararlaştırıldığını duyurmuştıu.   İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran&#039;ın resmi haber ajansı IRNA&#039;ya yaptığı açıklamada, &quot;Yapılan istişareler sonucunda, Maskat&#039;ın 20 Nisan Cumartesi günü yapılacak olan görüşmelerin ikinci turuna ev sahipliği yapmaya devam etmesine karar verildi&quot; demişti.  TRUMP HAMANEY’E MEKTUP GÖNDERDİ, DOLAYLI MÜZAKERELER BAŞLADI  İran ile nükleer anlaşmadan 2018&#039;de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu geçen ay İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney&#039;e göndermişti.  Mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vermişti. İran ile ABD, mektup trafiğinin ardından Umman’da 12 Nisan&#039;da dolaylı görüşmeler yaptı.  Görüşmeler sonucunda hem İran hem de ABD tarafı müzakerelerin &quot;olumlu ve yapıcı&quot; olduğunu açıklamıştı. Taraflar, 19 Nisan’da yeniden bir araya geleceğini duyurmuştu.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6icZu6LWI06OXwYpX4SF7Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamaney, ABD, ile, müzakereleri, değerlendirdi:, Ne, çok, iyimser, çok, kötümseriz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6icZu6LWI06OXwYpX4SF7Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hamaney'den " abd a><p>İran’ın dini lideri Hamaney, 19 Nisan’da yapılacak 2. tur görüşmeler öncesinde, ABD ile müzakerlerden ne çok umutlu ne de çok umutsuz olduklarını söyledi.</p><p>İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, bugün İran’ın yasama, yürütme ve yargı makamlarından yetkililerle yaptığı görüşme sırasında ABD ile Umman’da gerçekleştirilen dolaylı nükleer müzakereleri değerlendirdi.</p><p>Hamaney, cumartesi günü ikinci turunun yapılması beklenen dolaylı görüşmelerin ilk aşamalarında “iyi” olduğunu ancak karşı tarafa dönük güvensizliğin sürdüğünü söyledi. </p><p><strong>“İRAN, ABD’YE KARŞI HÂLÂ ÇOK GÜVENSİZ”</strong>  Press TV’nin haberine göre, Hamaney, Umman’ın başkenti Maskat’ta 12 Nisan'da gerçekleştirilen ve İran’ı Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin temsil ettiği görüşmelerin “ilk aşamalarında iyi uygulandığını” ancak İran’ın ABD tarafına dönük olarak “çok şüpheli” olduğunu sözlerine ekledi. Hamaney, “Bu görüşmeler konusunda ne son derece iyimser ne de son derece kötümseriz. Elbette karşı tarafa karşı çok güvensiziz” diye konuştu.   ABD ile dolaylı görüşmelerin Dışişleri Bakanlığı tarafından ele alınan pek çok meseleden biri olduğuna dikkat çeken İran’ın dini lideri, “Bu, neticede üzerine karara varılan ve yerine getirilen bir eylem ve önlem olabilir” dedi.   İran’ın farklı meselelerinin görüşmeler konusuna bağlanmaması gerektiğini, ülkenin bu meseleleri bağımsız bir şekilde yürütmesinin ve kendi kaynaklarına güvenmesinin lazım geldiğini kaydeden Hamaney, “Ülke meselelerini görüşmelere bağlamayalım” diyerek İran’ın büyük şüphelerine karşın “kendi kapasiteleri konusunda iyimser olduğunu” söyledi.   <strong>İRAN: İKİNCİ TUR MÜZAKERELER DE UMMAN’DA YAPILACAK</strong>  İran ve ABD arasında bu cumartesi günü yapılacak ikinci tur görüşmelerin İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleşeceği iddiaları basına yansırken, İran, bugün yaptığı açıklamada, ABD ile ikinci tur müzakerelerin Umman'da yapılmasının kararlaştırıldığını duyurmuştıu.   İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya yaptığı açıklamada, "Yapılan istişareler sonucunda, Maskat'ın 20 Nisan Cumartesi günü yapılacak olan görüşmelerin ikinci turuna ev sahipliği yapmaya devam etmesine karar verildi" demişti.  <strong>TRUMP HAMANEY’E MEKTUP GÖNDERDİ, DOLAYLI MÜZAKERELER BAŞLADI</strong>  İran ile nükleer anlaşmadan 2018'de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu geçen ay İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'e göndermişti.  Mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vermişti. İran ile ABD, mektup trafiğinin ardından Umman’da 12 Nisan'da dolaylı görüşmeler yaptı.  Görüşmeler sonucunda hem İran hem de ABD tarafı müzakerelerin "olumlu ve yapıcı" olduğunu açıklamıştı. Taraflar, 19 Nisan’da yeniden bir araya geleceğini duyurmuştu.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tartışmalı LGBTİ+ yasası meclisten geçti: Macaristan yüz tanıma sistemi kullanacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tartismali-lgbti-yasasi-meclisten-gecti-macaristan-yuz-tanima-sistemi-kullanacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tartismali-lgbti-yasasi-meclisten-gecti-macaristan-yuz-tanima-sistemi-kullanacak</guid>
<description><![CDATA[ AB ülkesi Macaristan&#039;da LGBTİ+ etkinlikleri ve Onur Yürüyüşü yasaklandı. Yeni yasa ile bu etkinliklere katılanları tespit etmek ve cezalandırmak için yüz tanıma sistemlerinin kullanması mümkün kılınacak. Muhalefet yasayı &quot;korkuyu yasallaştırma aracı&quot; olarak adlandırıyor.Macaristan&#039;da milletvekilleri, tartışmalı anayasal değişikliği Meclis&#039;ten geçirdi.Başbakan Viktor Orban ve sağ popülist partisi Fidesz tarafından desteklenen tasarı, 140&#039;a karşı 21 oyla kabul edildi.Yeni yasayla hükümet Onur etkinliklerini yasaklıyor. Ayrıca bu etkinliklere katılanları tespit etmek ve cezalandırmak için yetkililerin yüz tanıma sistemlerini kullanmasının önünü açıyor.Orban hükümetinin çocukların fiziksel, mental ve ahlaki gelişmesini korumak için hayata geçirdiğini öne sürdüğü yasa ile ayrıca yalnızca iki cinsiyeti tanıyor, diğer cinsiyet kimliklerini kanunen reddediyor.&quot;VATANDAŞLIKLAR ASKIYA ALINABİLİR&quot;The Guardian gazetesinin bildirdiğine göre Başbakan Orban, ülke siyasetine yabancı müdahalesi olduğu yönündeki iddialarını yinelerken, değişiklik aynı zamanda hükümete, ülkenin güvenliği ya da egemenliğine tehdit oluşturduğu düşünülen çifte vatandaşlar söz konusu olduğunda Macar vatandaşlığını geçici olarak askıya alma yetkisi de veriyor.Bir insan hakları grubu olan Macar Helsinki Komitesi, değişikliği “korkuyu yasallaştırma” aracı olarak nitelendirdi. Komite yaptığı açıklamada, “Bu yasalar hükümetin muhalefeti bastırma, insan haklarının korunmasını zayıflatma ve iktidarını sağlamlaştırma çabalarında önemli bir tırmanışı temsil ediyor” dedi.Muhalefetteki Momentum partisi Rusya&#039;daki kısıtlamalarla benzerliklerin altını çizdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi Orban da kendisini geleneksel aile değerlerinin savunucusu olarak göstermeye çalışırken, eşcinsel çiftlerin evlat edinmesini engellemek ve okul eğitim programlarında LGBTİ+ konularından bahsedilmesini yasaklamak gibi politikaları hayata geçirmişti.&quot;BİZİ PUTİN&#039;İN YOLUNA GÖTÜRMELERİNE İZİN VERMEYELİM&quot;Dünkü oylamadan önce Momentum sosyal medya üzerinden Macarlara, milletvekillerinin yasayı oylamasını engellemek amacıyla parlamentoyu abluka altına alma çağrısında bulundu. Açıklamada,“Gelin hep birlikte bizi Putin yoluna götürmelerini ve özgürlüğümüzden mahrum bırakmalarını engelleyelim” denildi.Muhalif siyasetçiler ve diğer protestocular parlamentonun otopark girişini kapatmaya çalışmış, bazıları kendilerini bağlamak için fermuarlı bağlar kullanmış ve polis tarafından uzaklaştırılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vp-NZTMzLUuotOMk5naedQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tartışmalı, LGBTİ, yasası, meclisten, geçti:, Macaristan, yüz, tanıma, sistemi, kullanacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vp-NZTMzLUuotOMk5naedQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Macaristan'dan LGBTİ+ yasası"><p>AB ülkesi Macaristan'da LGBTİ+ etkinlikleri ve Onur Yürüyüşü yasaklandı. Yeni yasa ile bu etkinliklere katılanları tespit etmek ve cezalandırmak için yüz tanıma sistemlerinin kullanması mümkün kılınacak. Muhalefet yasayı "korkuyu yasallaştırma aracı" olarak adlandırıyor.</p><p>Macaristan'da milletvekilleri, tartışmalı anayasal değişikliği Meclis'ten geçirdi.</p><p>Başbakan Viktor Orban ve sağ popülist partisi Fidesz tarafından desteklenen tasarı, 140'a karşı 21 oyla kabul edildi.</p><p>Yeni yasayla hükümet Onur etkinliklerini yasaklıyor. Ayrıca bu etkinliklere katılanları tespit etmek ve cezalandırmak için yetkililerin yüz tanıma sistemlerini kullanmasının önünü açıyor.</p><p>Orban hükümetinin çocukların fiziksel, mental ve ahlaki gelişmesini korumak için hayata geçirdiğini öne sürdüğü yasa ile ayrıca yalnızca iki cinsiyeti tanıyor, diğer cinsiyet kimliklerini kanunen reddediyor.</p><p><strong>"VATANDAŞLIKLAR ASKIYA ALINABİLİR"</strong></p><p>The Guardian gazetesinin bildirdiğine göre Başbakan Orban, ülke siyasetine yabancı müdahalesi olduğu yönündeki iddialarını yinelerken, değişiklik aynı zamanda hükümete, ülkenin güvenliği ya da egemenliğine tehdit oluşturduğu düşünülen çifte vatandaşlar söz konusu olduğunda Macar vatandaşlığını geçici olarak askıya alma yetkisi de veriyor.</p><p>Bir insan hakları grubu olan Macar Helsinki Komitesi, değişikliği “korkuyu yasallaştırma” aracı olarak nitelendirdi. Komite yaptığı açıklamada, “Bu yasalar hükümetin muhalefeti bastırma, insan haklarının korunmasını zayıflatma ve iktidarını sağlamlaştırma çabalarında önemli bir tırmanışı temsil ediyor” dedi.</p><p>Muhalefetteki Momentum partisi Rusya'daki kısıtlamalarla benzerliklerin altını çizdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi Orban da kendisini geleneksel aile değerlerinin savunucusu olarak göstermeye çalışırken, eşcinsel çiftlerin evlat edinmesini engellemek ve okul eğitim programlarında LGBTİ+ konularından bahsedilmesini yasaklamak gibi politikaları hayata geçirmişti.</p><p><strong>"BİZİ PUTİN'İN YOLUNA GÖTÜRMELERİNE İZİN VERMEYELİM"</strong></p><p>Dünkü oylamadan önce Momentum sosyal medya üzerinden Macarlara, milletvekillerinin yasayı oylamasını engellemek amacıyla parlamentoyu abluka altına alma çağrısında bulundu. Açıklamada,“Gelin hep birlikte bizi Putin yoluna götürmelerini ve özgürlüğümüzden mahrum bırakmalarını engelleyelim” denildi.</p><p>Muhalif siyasetçiler ve diğer protestocular parlamentonun otopark girişini kapatmaya çalışmış, bazıları kendilerini bağlamak için fermuarlı bağlar kullanmış ve polis tarafından uzaklaştırılmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Konuşan karga Hindistan&amp;apos;da üne kavuştu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/konusan-karga-hindistanda-une-kavustu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/konusan-karga-hindistanda-une-kavustu</guid>
<description><![CDATA[ Son araştırmalar kargaların geometri bildiğini ortaya çıkarmıştı, Hindistan&#039;daki bu karga ise konuşuyor.Ülkenin batısındaki Maharastra&#039;daki bir çiftin üç yıl önce yavruyken kurtardığı karganın bazı sözleri papağan gibi taklit ettiği belirtiliyor. &quot;Baba&quot; ve &quot;Anne&quot; diyen karganın yeni gördüğü kişilere &quot;ne yapıyorsun&quot; ve &quot;neden geldin&quot; diye sorduğu ifade ediliyor. &quot;Konuşan&quot; karganın ünü ülke sınırlarını aşarken çok sayıda kişi de kargayı bizzat görmeye geliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-55s2gF_kkOvQZ2IJo-n2A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Konuşan, karga, Hindistanda, üne, kavuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-55s2gF_kkOvQZ2IJo-n2A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hindistan'daki karga konuşuyor"><p>Son araştırmalar kargaların geometri bildiğini ortaya çıkarmıştı, Hindistan'daki bu karga ise konuşuyor.Ülkenin batısındaki Maharastra'daki bir çiftin üç yıl önce yavruyken kurtardığı karganın bazı sözleri papağan gibi taklit ettiği belirtiliyor. "Baba" ve "Anne" diyen karganın yeni gördüğü kişilere "ne yapıyorsun" ve "neden geldin" diye sorduğu ifade ediliyor. "Konuşan" karganın ünü ülke sınırlarını aşarken çok sayıda kişi de kargayı bizzat görmeye geliyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filler, deprem sırasında &amp;quot;uyarı çemberi&amp;quot; oluşturdu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/filler-deprem-sirasinda-uyari-cemberi-olusturdu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/filler-deprem-sirasinda-uyari-cemberi-olusturdu</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kaliforniya&#039;da meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem sırasında, San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı&#039;ndaki fil sürüsü, güvenlik için birbirini çevreleyerek eski bir savunma mekanizmasını sergiledi.San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı&#039;nda meydana gelen deprem sırasında bir fil sürüsünün güvenlik için birbirini çevrelediği görüntülendi.  Bugün sabah saatlerinde Güney Kaliforniya&#039;da meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem sırasında, San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı&#039;ndaki fillerin gösterdiği bir davranış dikkatleri üzerine çekti. Ndlula, Zuli, Mkhaya, Umngani ve Khosi isimli filler, depremin etkilerini hissettikleri an sürülerini korumak amacıyla bilinen ‘uyarı çemberi’ni oluşturdu. Fillerin bu davranışı, hayvanların çevrelerindeki tehditleri algılayarak hızlı bir şekilde toplandıklarında birbirlerini savunmak amacıyla uyguladıkları eski bir savunma mekanizmasının örneği olarak dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2U90dQhR_EGJcumV5CTxCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filler, deprem, sırasında, uyarı, çemberi, oluşturdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2U90dQhR_EGJcumV5CTxCw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fillerden uyarı çemberi"><p>Güney Kaliforniya'da meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem sırasında, San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı'ndaki fil sürüsü, güvenlik için birbirini çevreleyerek eski bir savunma mekanizmasını sergiledi.</p><p>San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı'nda meydana gelen deprem sırasında bir fil sürüsünün güvenlik için birbirini çevrelediği görüntülendi.  Bugün sabah saatlerinde Güney Kaliforniya'da meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem sırasında, San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı'ndaki fillerin gösterdiği bir davranış dikkatleri üzerine çekti. Ndlula, Zuli, Mkhaya, Umngani ve Khosi isimli filler, depremin etkilerini hissettikleri an sürülerini korumak amacıyla bilinen ‘uyarı çemberi’ni oluşturdu.</p><p> Fillerin bu davranışı, hayvanların çevrelerindeki tehditleri algılayarak hızlı bir şekilde toplandıklarında birbirlerini savunmak amacıyla uyguladıkları eski bir savunma mekanizmasının örneği olarak dikkat çekiyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail’den Lübnan’a hava saldırısı: &amp;quot;Hizbullah komutanı öldürüldü&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilden-lubnana-hava-saldirisihizbullah-komutani-oelduruldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilden-lubnana-hava-saldirisihizbullah-komutani-oelduruldu</guid>
<description><![CDATA[ Lübnan, İsrail’in bir araca düzenlediği İHA saldırısında bir kişinin öldüğünü, üç kişinin yaralandığını açıkladı. İsrail, bir Hizbullah komutanının öldürüldüğünü iddia etti.İsrail ordusu, Hizbullah’la çatışma ve karşılıklı saldırıların durması için varılan ateşkesin devam ettiği Lübnan&#039;ın güneyinde bir araca hava saldırısı düzenledi. Saldırıda bir kişi yaşamını yitirdi, biri çocuk üç kişi yaralandı. İsrail, saldırıda bir Hizbullah komutanını öldürdüğünü iddia etti.  Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de Lübnan&#039;da 27 Kasım 2024&#039;te yürürlüğe giren ateşkes itibarıyla en az 71 sivilin İsrail askerleri tarafından öldürüldüğünü açıkladı.  LÜBNAN: İSRAİL, HAFİF TİCARİ ARACA İHA İLE SALDIRDI  Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan Lübnan’ın güneyine yönelik hava saldırısına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun Nebatiye kentine bağlı Aytarun beldesine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediği belirtildi. Hafif ticari aracın hedef alındığı saldırıda bir kişinin öldüğü, biri çocuk üç kişinin yaralandığı kaydedildi.  Lübnan resmi ajansı NNA&#039;nın haberinde, Aytarun beldesine İsrail&#039;e ait İHA&#039;lardan lazer güdümlü üç füze atıldığı belirtildi. Hafif ticari bir aracın vurulduğu, İsrail ordusunun bölge sakinlerini korkutmak için Nebatiye&#039;ye bağlı Meys el-Cebel beldesine doğru ateş açtığı ifade edildi.İSRAİL ORDUSUNDA AÇIKLAMAİsrail ordusu ise Lübnan&#039;ın Aytarun beldesine düzenlenen saldırıda bir Hizbullah komutanının öldürüldüğünü iddia etti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, &quot;İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) bugün erken saatlerde Hizbullah&#039;ın Özel Operasyon Birliği&#039;nden bir komutanı Lübnan&#039;ın güneyindeki Aytarun bölgesinde öldürmüştür&quot; denildi.BM: İSRAİL, ATEŞKESTEN BU YANA EN AZ 71 SİVİLİ ÖLDÜRDÜ  BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan da BM Cenevre Ofisi&#039;nin haftalık basın toplantısında Lübnan’daki duruma ilişkin değerlendirmede bulundu. İsrail&#039;in Lübnan&#039;daki saldırılarının sivilleri öldürmeye, yaralamaya ve sivil altyapıyı tahrip etmeye devam ettiğini dile getiren Al-Kheetan, bu durumun sivillerin korunması konusunda endişelere yol açtığını belirtti.Al-Kheetan, &quot;Lübnan&#039;da 27 Kasım 2024&#039;te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana en az 71 sivil İsrail askerleri tarafından öldürüldü&quot; dedi.  “ŞİDDET DERHAL DURDURULMALI”  Hayatını kaybedenler arasında 14 kadın ve dokuz çocuk olduğuna işaret eden Al-Kheetan, insanların korku içinde olduğunun ve 92 binden fazla kişinin hala evlerine gidemediğinin altını çizdi.  Al-Kheetan, şiddetin derhal durdurulması gerektiğini vurgulayarak, &quot;Çatışmanın tüm tarafları, ayrımcılık, orantılılık ve önlem ilkeleri dahil uluslararası insancıl hukuka saygı göstermeli. Uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerine ilişkin tüm iddialar hakkında derhal, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar yapılmalı ve sorumlu bulunanlar hesap vermelidir&quot; ifadelerini kullandı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zPFaUfX1lke9MG07f15csA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail’den, Lübnan’a, hava, saldırısı: Hizbullah, komutanı, öldürüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zPFaUfX1lke9MG07f15csA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail’den Lübnan’a saldırısı: 1 ölü"><p>Lübnan, İsrail’in bir araca düzenlediği İHA saldırısında bir kişinin öldüğünü, üç kişinin yaralandığını açıkladı. İsrail, bir Hizbullah komutanının öldürüldüğünü iddia etti.</p><p>İsrail ordusu, Hizbullah’la çatışma ve karşılıklı saldırıların durması için varılan ateşkesin devam ettiği Lübnan'ın güneyinde bir araca hava saldırısı düzenledi. Saldırıda bir kişi yaşamını yitirdi, biri çocuk üç kişi yaralandı. İsrail, saldırıda bir Hizbullah komutanını öldürdüğünü iddia etti.  Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de Lübnan'da 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes itibarıyla en az 71 sivilin İsrail askerleri tarafından öldürüldüğünü açıkladı.  <strong>LÜBNAN: İSRAİL, HAFİF TİCARİ ARACA İHA İLE SALDIRDI</strong>  Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan Lübnan’ın güneyine yönelik hava saldırısına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun Nebatiye kentine bağlı Aytarun beldesine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediği belirtildi. Hafif ticari aracın hedef alındığı saldırıda bir kişinin öldüğü, biri çocuk üç kişinin yaralandığı kaydedildi.  Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberinde, Aytarun beldesine İsrail'e ait İHA'lardan lazer güdümlü üç füze atıldığı belirtildi. Hafif ticari bir aracın vurulduğu, İsrail ordusunun bölge sakinlerini korkutmak için Nebatiye'ye bağlı Meys el-Cebel beldesine doğru ateş açtığı ifade edildi.</p><p><strong>İSRAİL ORDUSUNDA AÇIKLAMA</strong></p><p>İsrail ordusu ise Lübnan'ın Aytarun beldesine düzenlenen saldırıda bir Hizbullah komutanının öldürüldüğünü iddia etti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, "İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) bugün erken saatlerde Hizbullah'ın Özel Operasyon Birliği'nden bir komutanı Lübnan'ın güneyindeki Aytarun bölgesinde öldürmüştür" denildi.</p><p><strong>BM: İSRAİL, ATEŞKESTEN BU YANA EN AZ 71 SİVİLİ ÖLDÜRDÜ</strong>  BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan da BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında Lübnan’daki duruma ilişkin değerlendirmede bulundu. İsrail'in Lübnan'daki saldırılarının sivilleri öldürmeye, yaralamaya ve sivil altyapıyı tahrip etmeye devam ettiğini dile getiren Al-Kheetan, bu durumun sivillerin korunması konusunda endişelere yol açtığını belirtti.</p><p>Al-Kheetan, "Lübnan'da 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana en az 71 sivil İsrail askerleri tarafından öldürüldü" dedi.  <strong>“ŞİDDET DERHAL DURDURULMALI”</strong>  Hayatını kaybedenler arasında 14 kadın ve dokuz çocuk olduğuna işaret eden Al-Kheetan, insanların korku içinde olduğunun ve 92 binden fazla kişinin hala evlerine gidemediğinin altını çizdi.  Al-Kheetan, şiddetin derhal durdurulması gerektiğini vurgulayarak, "Çatışmanın tüm tarafları, ayrımcılık, orantılılık ve önlem ilkeleri dahil uluslararası insancıl hukuka saygı göstermeli. Uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerine ilişkin tüm iddialar hakkında derhal, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar yapılmalı ve sorumlu bulunanlar hesap vermelidir" ifadelerini kullandı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Okul yemeklerine düzenleme: Tuz ve şeker sınırlaması</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/okul-yemeklerine-duzenleme-tuz-ve-seker-sinirlamasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/okul-yemeklerine-duzenleme-tuz-ve-seker-sinirlamasi</guid>
<description><![CDATA[ İspanya&#039;da azınlık sol koalisyon hükümeti, okullarda öğrencilere verilen yemeklerde şeker, tuz ve kızartmalara sınırlama ve günlük menülerde sebze ve meyve zorunluluğu getirilmesi kararı aldı.İspanya&#039;da Bakanlar Kurulu&#039;nun haftalık olağan toplantısının ardından açıklama yapan Sosyal Haklar, Tüketim ve 2030 Ajandası Bakanı Pablo Bustinduy, üniversiteler dışındaki tüm eğitim kurumlarındaki öğrenci menülerinde her gün taze meyve ve sebze sunulmasını ve haftada bir ila üç kez balık servis edilmesini zorunlu kılacaklarını bildirdi.  Öğrencilerin daha sağlıklı beslenmesi için dört bakanlık (Eğitim, Tarım, Sağlık, Gençlik) ile birlikte ortak bir çalışma yürüttüklerini aktaran Bustinduy, kızartma, şeker ve tuzlu yiyeceklerin tüketiminin sınırlanacağını, işlenmiş hamur ürünlerinin tamamen kaldırılacağını söyledi.  İspanyol Bakan, öğrencilere daha fazla meyve, sebze, balık ve baklagiller ile mevsimlik ve organik gıdalarla sağlıklı beslenme alışkanlıkları sağlanmasının yasayla garanti edileceğini, bunun tüm kamu, devlet destekli ve özel okulları kapsayacağını ifade etti.  Bakanlar Kurulu&#039;nda kabul edilen kararnameye göre, okul menülerinde meyve ve sebzelerin günlük olarak servis edilmesi, bunların en az yüzde 45&#039;inin mevsimlik olması ve ayda en az iki tabak yemek ile toplam gıda ürünlerinin yüzde 5&#039;inin organik üretim olması gerekiyor.  Ayrıca, okullardaki otomatik makinelerde bulunan gıda ürünlerinde önceden pişirilmiş hamur işlerinin satışı da yasaklanacak.  Amaçlarının &quot;daha sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme modellerini teşvik etmek, aynı zamanda yerel üretimi güçlendirmek&quot; olduğunu kaydeden Bustinduy, &quot;Bu yeni uygulama, ABD&#039;nin başlattığı uluslararası gümrük tarifeleri savaşı nedeniyle içinde bulunduğumuz zor durumda, İspanyol çiftçiler ve çiftlik sahipleri için faydalı olacaktır.&quot; değerlendirmesinde bulundu.  Aladino adlı bir derneğin yayımladığı araştırma sonuçlarını paylaşan Bustinduy, İspanya&#039;da yıllık geliri 18 bin avronun altında olan ailelerden gelen 6-9 yaş aralığındaki öğrencilerin yüzde 47&#039;sinin taze gıda tüketemedikleri veya tam kahvaltı yapamadıkları için aşırı kilolu olduğunu belirterek, &quot;Bu yasa sağlık eşitsizliklerini azaltmayı, ayrıca daha az ambalaj ve atıkla daha sürdürülebilir bir model yaratmayı da hedefliyor.&quot; şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yTFEcQfATE-Au2lk8_eqCQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Okul, yemeklerine, düzenleme:, Tuz, şeker, sınırlaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yTFEcQfATE-Au2lk8_eqCQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İspanya'da okullarda tuz ve şeker yasağı"><p>İspanya'da azınlık sol koalisyon hükümeti, okullarda öğrencilere verilen yemeklerde şeker, tuz ve kızartmalara sınırlama ve günlük menülerde sebze ve meyve zorunluluğu getirilmesi kararı aldı.</p>İspanya'da Bakanlar Kurulu'nun haftalık olağan toplantısının ardından açıklama yapan Sosyal Haklar, Tüketim ve 2030 Ajandası Bakanı Pablo Bustinduy, üniversiteler dışındaki tüm eğitim kurumlarındaki öğrenci menülerinde her gün taze meyve ve sebze sunulmasını ve haftada bir ila üç kez balık servis edilmesini zorunlu kılacaklarını bildirdi.  Öğrencilerin daha sağlıklı beslenmesi için dört bakanlık (Eğitim, Tarım, Sağlık, Gençlik) ile birlikte ortak bir çalışma yürüttüklerini aktaran Bustinduy, kızartma, şeker ve tuzlu yiyeceklerin tüketiminin sınırlanacağını, işlenmiş hamur ürünlerinin tamamen kaldırılacağını söyledi.  İspanyol Bakan, öğrencilere daha fazla meyve, sebze, balık ve baklagiller ile mevsimlik ve organik gıdalarla sağlıklı beslenme alışkanlıkları sağlanmasının yasayla garanti edileceğini, bunun tüm kamu, devlet destekli ve özel okulları kapsayacağını ifade etti.  Bakanlar Kurulu'nda kabul edilen kararnameye göre, okul menülerinde meyve ve sebzelerin günlük olarak servis edilmesi, bunların en az yüzde 45'inin mevsimlik olması ve ayda en az iki tabak yemek ile toplam gıda ürünlerinin yüzde 5'inin organik üretim olması gerekiyor.  Ayrıca, okullardaki otomatik makinelerde bulunan gıda ürünlerinde önceden pişirilmiş hamur işlerinin satışı da yasaklanacak.  Amaçlarının "daha sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme modellerini teşvik etmek, aynı zamanda yerel üretimi güçlendirmek" olduğunu kaydeden Bustinduy, "Bu yeni uygulama, ABD'nin başlattığı uluslararası gümrük tarifeleri savaşı nedeniyle içinde bulunduğumuz zor durumda, İspanyol çiftçiler ve çiftlik sahipleri için faydalı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.  Aladino adlı bir derneğin yayımladığı araştırma sonuçlarını paylaşan Bustinduy, İspanya'da yıllık geliri 18 bin avronun altında olan ailelerden gelen 6-9 yaş aralığındaki öğrencilerin yüzde 47'sinin taze gıda tüketemedikleri veya tam kahvaltı yapamadıkları için aşırı kilolu olduğunu belirterek, "Bu yasa sağlık eşitsizliklerini azaltmayı, ayrıca daha az ambalaj ve atıkla daha sürdürülebilir bir model yaratmayı da hedefliyor." şeklinde konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bin 900 yıllık papirüste vergi kaçırma davası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bin-900-yillik-papiruste-vergi-kacirma-davasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bin-900-yillik-papiruste-vergi-kacirma-davasi</guid>
<description><![CDATA[ Batı Şeria çölünde bulunan bin 900 yıllık parşömen, bir vergi kaçırma davasına ilişkin duruşmanın tutanaklarını içeriyor.Yaklaşık bin 900 yıllık metin, kabaca bugünkü İsrail ve Ürdün&#039;e karşılık gelen bölgede ilgili makamlara vergi ödemekten kaçınmak için belgelerde sahtecilik ve kölelerin yasadışı satışı ve serbest bırakılmasıyla ilgili ayıntılar içeriyordu.Kathimerini gazetesinde yer alan habere göre suçluların ikisi de erkekti. Birinin adı Gadalias&#039;tı ve yerel seçkinlerle bağlantıları olan bir noterin oğluydu. Gasp ve sahtecilik suçlarından aldığı mahkumiyetlerin yanı sıra, sabıka kaydında soygun, isyana teşvik ve dört adalet kaçağı vakası da bulunuyordu. Vergi kaçırma planındaki ortağı, dolandırıcılığın “beyni” olduğu iddia edilen Saulos adında bir adamdı. Her ne kadar milliyetleri açıkça belirtilmese de, isimleri göz önüne alındığında Yahudi olmalarının kuvvetle muhtemel olduğu belirtiliyor.Mahkeme salonu gerilimi İmparator Hadrianus döneminde, MS 130 dolaylarında ortaya çıkmış. Parşömenin şifresini çözen Avusturya Arkeoloji Enstitüsü&#039;nden Roma İmparatorluğu tarihçisi Ana Dolganov, “Parşömen, Romalıların Yahudi tebaalarına karşı besledikleri şüpheyi yansıtıyor. Vergi kaçakçılarının birkaç yıl sonra meydana gelen Bar Kochba (Yahudilerin Roma&#039;ya karşı son dini isyanı) olayına karışmış olmaları mümkündür” diye konuştu.Parşömenin ne zaman ve kim tarafından keşfedildiğini kimse bilmiyor, ancak Dr. Dolganov muhtemelen 1950&#039;lerde Bedevi antika tüccarları tarafından keşfedildiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/24FZ84pltk6WFUEmXz5Wgw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bin, 900, yıllık, papirüste, vergi, kaçırma, davası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/24FZ84pltk6WFUEmXz5Wgw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250415130628033" class="type:primaryImage" alt="Bin 900 yıllık vergi kaçırma davası"><p>Batı Şeria çölünde bulunan bin 900 yıllık parşömen, bir vergi kaçırma davasına ilişkin duruşmanın tutanaklarını içeriyor.</p><p>Yaklaşık bin 900 yıllık metin, kabaca bugünkü İsrail ve Ürdün'e karşılık gelen bölgede ilgili makamlara vergi ödemekten kaçınmak için belgelerde sahtecilik ve kölelerin yasadışı satışı ve serbest bırakılmasıyla ilgili ayıntılar içeriyordu.</p><p>Kathimerini gazetesinde yer alan habere göre suçluların ikisi de erkekti. Birinin adı Gadalias'tı ve yerel seçkinlerle bağlantıları olan bir noterin oğluydu. Gasp ve sahtecilik suçlarından aldığı mahkumiyetlerin yanı sıra, sabıka kaydında soygun, isyana teşvik ve dört adalet kaçağı vakası da bulunuyordu. Vergi kaçırma planındaki ortağı, dolandırıcılığın “beyni” olduğu iddia edilen Saulos adında bir adamdı. Her ne kadar milliyetleri açıkça belirtilmese de, isimleri göz önüne alındığında Yahudi olmalarının kuvvetle muhtemel olduğu belirtiliyor.</p><p>Mahkeme salonu gerilimi İmparator Hadrianus döneminde, MS 130 dolaylarında ortaya çıkmış. Parşömenin şifresini çözen Avusturya Arkeoloji Enstitüsü'nden Roma İmparatorluğu tarihçisi Ana Dolganov, “Parşömen, Romalıların Yahudi tebaalarına karşı besledikleri şüpheyi yansıtıyor. Vergi kaçakçılarının birkaç yıl sonra meydana gelen Bar Kochba (Yahudilerin Roma'ya karşı son dini isyanı) olayına karışmış olmaları mümkündür” diye konuştu.</p><p>Parşömenin ne zaman ve kim tarafından keşfedildiğini kimse bilmiyor, ancak Dr. Dolganov muhtemelen 1950'lerde Bedevi antika tüccarları tarafından keşfedildiğini söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;de Şin Bet krizi: Güvenlik toplantısı iptal edildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-sin-bet-krizi-guvenlik-toplantisi-iptal-edildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-sin-bet-krizi-guvenlik-toplantisi-iptal-edildi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet, Ulusal Güvenlik Bakanlığına yönelik soruşturmasını hükümete ve basına sızdıran ajanı gözaltına aldı. Bu hamleyle tırmanan kriz nedeniyle güvenlik toplantısı iptal edildi.İsrail devlet televizyonu KAN&#039;ın haberine göre, Başbakan Binyamin Netanyahu, hükümet ile güvenlik teşkilatı arasında büyüyen kriz nedeniyle bugün yapılması planlanan güvenlik toplantısını iptal etti.  AŞIRI SAĞCI BAKANDAN BOYKOT KARARI  İsrail&#039;in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Şin-Bet Direktörü Ronen Bar&#039;ın katılması halinde toplantıyı boykot edeceğini duyurdu.  Smotirch, X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Bar, görevinden alınmış ve güvenlik tartışmalarında ortak olamayacak başarısız bir Şin  Bet Direktörü&#039;dür.&quot; ifadelerini kullanarak, Bar&#039;ın istihbarat ve soruşturma mekanizmasını &quot;kişisel çıkarları adına politikacılardan ve gazetecilerden intikam almak için araç olarak kullanan tehlikeli biri&quot; olduğunu öne sürdü.  KAN&#039;ın haberinde, İsrail Yüksek Mahkemesi&#039;nin Bar&#039;ın görevden alınması kararını iptal etmesi halinde bakanların Bar&#039;ı boykot etmeyi planladıkları, Netanyahu&#039;nun da bu fikre sıcak baktığı belirtildi.  SORUŞTURMAYI SIZDIRAN AJANA GÖZALTI  Şin-Bet&#039;in, Ulusal Güvenlik Bakanlığını soruşturduğu bilgisini hükümete ve basına sızdıran ajanı yaklaşık bir hafta önce gözaltına aldığı bugün ortaya çıktı.  Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir&#039;in döneminde bakanlık ve emniyet teşkilatında ABD&#039;nin de terör örgütü olarak tanıdığı Yahudi üstünlükçü Kah hareketine mensup kişilerin arttığına ilişkin Şin-Bet tarafından yürütülen soruşturma ülkede sıkça tartışıldı.  Şin-Bet&#039;in söz konusu soruşturmayı başlattığının basına sızması üzerine, açılan soruşturmada iç istihbarat servisinden &quot;Ajan A&quot; kod adlı bir yetkilinin gözaltına alındığı bildirildi.  İsrail hükümeti yetkilileri ise Netanyahu&#039;nun görevden almaya çalıştığı iç istihbarat teşkilatı Şin Bet Direktörü&#039;ne açılan yeni soruşturma nedeniyle sert tepki gösterdi.  ŞİN BET DİREKTÖRÜNÜ GÖREVDEN ALMA KARARI  İsrail Başbakanı Netanyahu, Şin Bet Direktörü Ronen Bar ile görüşerek hükümetin kendisini görevden alacağını bildirmiş, kararını zaman içinde büyüyen güvensizlikle gerekçelendirmişti.  İsrail Yüksek Mahkemesi Başyargıcı Isaac Amit, iç istihbarat şefi Bar&#039;ın görevden alınmasını ve yerine başkasının atanmasını engelleyen geçici ihtiyati tedbir kararı almıştı.  Başbakan Netanyahu&#039;nun Bar&#039;ı görevden alma kararı, İsrail siyasetinde hararetli tartışmalara yol açmış, muhalefetin yaptığı çağrılarla İsrail genelinde kitlesel gösteriler başlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3dopQ0CpYUOkaVmiTxmvuQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailde, Şin, Bet, krizi:, Güvenlik, toplantısı, iptal, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3dopQ0CpYUOkaVmiTxmvuQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'de yeni kriz güvenlik toplantısını iptal ettirdi"><p>İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet, Ulusal Güvenlik Bakanlığına yönelik soruşturmasını hükümete ve basına sızdıran ajanı gözaltına aldı. Bu hamleyle tırmanan kriz nedeniyle güvenlik toplantısı iptal edildi.</p>İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, Başbakan Binyamin Netanyahu, hükümet ile güvenlik teşkilatı arasında büyüyen kriz nedeniyle bugün yapılması planlanan güvenlik toplantısını iptal etti.  <strong>AŞIRI SAĞCI BAKANDAN BOYKOT KARARI</strong>  İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Şin-Bet Direktörü Ronen Bar'ın katılması halinde toplantıyı boykot edeceğini duyurdu.  Smotirch, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Bar, görevinden alınmış ve güvenlik tartışmalarında ortak olamayacak başarısız bir Şin  Bet Direktörü'dür." ifadelerini kullanarak, Bar'ın istihbarat ve soruşturma mekanizmasını "kişisel çıkarları adına politikacılardan ve gazetecilerden intikam almak için araç olarak kullanan tehlikeli biri" olduğunu öne sürdü.  KAN'ın haberinde, İsrail Yüksek Mahkemesi'nin Bar'ın görevden alınması kararını iptal etmesi halinde bakanların Bar'ı boykot etmeyi planladıkları, Netanyahu'nun da bu fikre sıcak baktığı belirtildi.  <strong>SORUŞTURMAYI SIZDIRAN AJANA GÖZALTI</strong>  Şin-Bet'in, Ulusal Güvenlik Bakanlığını soruşturduğu bilgisini hükümete ve basına sızdıran ajanı yaklaşık bir hafta önce gözaltına aldığı bugün ortaya çıktı.  Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in döneminde bakanlık ve emniyet teşkilatında ABD'nin de terör örgütü olarak tanıdığı Yahudi üstünlükçü Kah hareketine mensup kişilerin arttığına ilişkin Şin-Bet tarafından yürütülen soruşturma ülkede sıkça tartışıldı.  Şin-Bet'in söz konusu soruşturmayı başlattığının basına sızması üzerine, açılan soruşturmada iç istihbarat servisinden "Ajan A" kod adlı bir yetkilinin gözaltına alındığı bildirildi.  İsrail hükümeti yetkilileri ise Netanyahu'nun görevden almaya çalıştığı iç istihbarat teşkilatı Şin Bet Direktörü'ne açılan yeni soruşturma nedeniyle sert tepki gösterdi.  <strong>ŞİN BET DİREKTÖRÜNÜ GÖREVDEN ALMA KARARI</strong>  İsrail Başbakanı Netanyahu, Şin Bet Direktörü Ronen Bar ile görüşerek hükümetin kendisini görevden alacağını bildirmiş, kararını zaman içinde büyüyen güvensizlikle gerekçelendirmişti.  İsrail Yüksek Mahkemesi Başyargıcı Isaac Amit, iç istihbarat şefi Bar'ın görevden alınmasını ve yerine başkasının atanmasını engelleyen geçici ihtiyati tedbir kararı almıştı.  Başbakan Netanyahu'nun Bar'ı görevden alma kararı, İsrail siyasetinde hararetli tartışmalara yol açmış, muhalefetin yaptığı çağrılarla İsrail genelinde kitlesel gösteriler başlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;da ilk kez bir asker teslim olduğu için hapisle cezalandırıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusyada-ilk-kez-bir-asker-teslim-oldugu-icin-hapisle-cezalandirildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusyada-ilk-kez-bir-asker-teslim-oldugu-icin-hapisle-cezalandirildi</guid>
<description><![CDATA[ Bir Rus askeri, Ukrayna ordusuna gönüllü teslim olma suçundan ülkenin ilk hapis cezasını aldı. Astsubay Çavuş Ivanishin&#039;in rütbesi de geri alındı.Rus Kommersant gazetesinin dava hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Rusya&#039;nın Uzak Doğusundaki bir askeri mahkeme, Ukrayna ordusuna gönüllü teslim olma suçundan ülkenin ilk hapis cezasını verdi.Astsubay Çavuş Roman Ivanishin&#039;in rütbesi geri alınırken, firar ve iki kez teslim olmaya teşebbüsten suçlu bulundu.Kommersant daha önce Ivanishin&#039;in Haziran 2023&#039;te Ukrayna&#039;nın doğusunda yakalandığını ve Birleşik Arap Emirlikleri&#039;nin aracılık ettiği bir esir takasının parçası olarak Ocak 2024&#039;te Rusya&#039;ya iade edildiğini bildirmişti.Dönüşünün ardından Sakhalin bölgesindeki motorize piyade tugayının üssüne gönderilen Ivanishin, burada tutuklanmıştı.Ivanishin&#039;in 17 Mart&#039;ta başlayan duruşması kapalı kapılar ardında yapıldı ve dava hakkında çok az bilgi kamuoyuna açıklandı.Kommersant&#039;ın haberine göre Pazartesi günü Yuzhno-Sakhalinsk&#039;teki bir askeri mahkeme Ivanishin&#039;i 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Savcılar 16 yıl hapis cezası talep etmişlerdi.Ivanishin, suçsuz olduğunu savundu.2022 YILINDA YASA ÇIKARILMIŞTIRusya 2022 yılının sonlarında gönüllü teslim olma, firar ve hizmet etmeyi reddetme cezalarını sertleştiren bir yasa çıkarmıştı.Savaş koşulları, seferberlik ve sıkıyönetim, ağırlaştırıcı faktörler olarak kabul ediliyor ve daha ağır cezalar verilmesine olanak tanıyor.Devlet Başkanı Vladimir Putin, Eylül 2022&#039;de, Ukrayna&#039;nın tam ölçekli işgalinden birkaç ay sonra kısmi bir asker seferberliği ilan etti. Bu karar henüz resmen kaldırılmadı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KT628bGP10ixmNJ5ng6mmg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyada, ilk, kez, bir, asker, teslim, olduğu, için, hapisle, cezalandırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KT628bGP10ixmNJ5ng6mmg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'da bir asker hapis cezası aldı"><p>Bir Rus askeri, Ukrayna ordusuna gönüllü teslim olma suçundan ülkenin ilk hapis cezasını aldı. Astsubay Çavuş Ivanishin'in rütbesi de geri alındı.</p><p>Rus Kommersant gazetesinin dava hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Rusya'nın Uzak Doğusundaki bir askeri mahkeme, Ukrayna ordusuna gönüllü teslim olma suçundan ülkenin ilk hapis cezasını verdi.</p><p>Astsubay Çavuş Roman Ivanishin'in rütbesi geri alınırken, firar ve iki kez teslim olmaya teşebbüsten suçlu bulundu.</p><p>Kommersant daha önce Ivanishin'in Haziran 2023'te Ukrayna'nın doğusunda yakalandığını ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin aracılık ettiği bir esir takasının parçası olarak Ocak 2024'te Rusya'ya iade edildiğini bildirmişti.</p><p>Dönüşünün ardından Sakhalin bölgesindeki motorize piyade tugayının üssüne gönderilen Ivanishin, burada tutuklanmıştı.</p><p>Ivanishin'in 17 Mart'ta başlayan duruşması kapalı kapılar ardında yapıldı ve dava hakkında çok az bilgi kamuoyuna açıklandı.</p><p>Kommersant'ın haberine göre Pazartesi günü Yuzhno-Sakhalinsk'teki bir askeri mahkeme Ivanishin'i 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Savcılar 16 yıl hapis cezası talep etmişlerdi.</p><p>Ivanishin, suçsuz olduğunu savundu.</p><p><strong>2022 YILINDA YASA ÇIKARILMIŞTI</strong></p><p>Rusya 2022 yılının sonlarında gönüllü teslim olma, firar ve hizmet etmeyi reddetme cezalarını sertleştiren bir yasa çıkarmıştı.</p><p>Savaş koşulları, seferberlik ve sıkıyönetim, ağırlaştırıcı faktörler olarak kabul ediliyor ve daha ağır cezalar verilmesine olanak tanıyor.</p><p>Devlet Başkanı Vladimir Putin, Eylül 2022'de, Ukrayna'nın tam ölçekli işgalinden birkaç ay sonra kısmi bir asker seferberliği ilan etti. Bu karar henüz resmen kaldırılmadı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aprona girip başbakana sarıldı, para cezasına çarptırıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/aprona-giripbasbakana-sarildi-para-cezasina-carptirildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/aprona-giripbasbakana-sarildi-para-cezasina-carptirildi</guid>
<description><![CDATA[ Frankfurt Havalimanı&#039;nda aprona girerek Almanya Başbakanı Scholz&#039;a sarılan sanık, atılı iki suçtan suçlu bulunarak para cezasına çarptırıldı.Almanya&#039;da bir yıl kadar önce Frankfurt Havalimanı&#039;nda aprona girerek Sosyal Demokrat Partili (SPD) Federal Başbakan Olaf Scholz&#039;a sarılan sanık, 4 bin 500 euro para cezasına çarptırıldı.  Frankfurt yerel mahkemesi, sanık Paschlis D.&#039;ye &quot;trafik güvenliğini tehlikeye atma&quot; ve &quot;konut dokunulmazlığını bozma&quot; suçlarından toplam 4 bin 500 euro para cezası verdi ve 2,5 yıl araç kullanma yasağı getirdi.&quot;OLAY SIRASINDA UYUŞTURUCUNUN ETKİSİ ALTINDAYDI&quot;  Olay sırasında uyuşturucunun etkisinde olduğu belirtilen sanığın mahkemede pişmanlığını dile getirdiği aktarıldı. Paschalis D., bu duruma yanlışlıkla düştüğünü, bunun hem tatlı hem de acı deneyim olduğunu belirterek özür diledi.  Sanık Paschalis D., Mayıs 2023&#039;te yolda Avrupa Merkez Bankası&#039;nın etkinliğinden dönen Başbakan Scholz&#039;un konvoyuna dahil olmuş, aracıyla Frankfurt Havalimanı&#039;nın apronuna girerek Başbakan&#039;a uçuş öncesi sarılmıştı.  Bu olay, o dönemde Almanya&#039;da Başbakan&#039;ın güvenliğine ilişkin tartışmalara yol açmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t4XaMHiHkUmDdM2fKb-kig.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Aprona, girip başbakana, sarıldı, para, cezasına, çarptırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t4XaMHiHkUmDdM2fKb-kig.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Başbakana sarılan sanığa para cezası"><p>Frankfurt Havalimanı'nda aprona girerek Almanya Başbakanı Scholz'a sarılan sanık, atılı iki suçtan suçlu bulunarak para cezasına çarptırıldı.</p><p>Almanya'da bir yıl kadar önce Frankfurt Havalimanı'nda aprona girerek Sosyal Demokrat Partili (SPD) Federal Başbakan Olaf Scholz'a sarılan sanık, 4 bin 500 euro para cezasına çarptırıldı.  Frankfurt yerel mahkemesi, sanık Paschlis D.'ye "trafik güvenliğini tehlikeye atma" ve "konut dokunulmazlığını bozma" suçlarından toplam 4 bin 500 euro para cezası verdi ve 2,5 yıl araç kullanma yasağı getirdi.</p><p><strong>"OLAY SIRASINDA UYUŞTURUCUNUN ETKİSİ ALTINDAYDI"</strong>  Olay sırasında uyuşturucunun etkisinde olduğu belirtilen sanığın mahkemede pişmanlığını dile getirdiği aktarıldı. Paschalis D., bu duruma yanlışlıkla düştüğünü, bunun hem tatlı hem de acı deneyim olduğunu belirterek özür diledi.  Sanık Paschalis D., Mayıs 2023'te yolda Avrupa Merkez Bankası'nın etkinliğinden dönen Başbakan Scholz'un konvoyuna dahil olmuş, aracıyla Frankfurt Havalimanı'nın apronuna girerek Başbakan'a uçuş öncesi sarılmıştı.  Bu olay, o dönemde Almanya'da Başbakan'ın güvenliğine ilişkin tartışmalara yol açmıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Baba Vanga&amp;apos;nın 2025 kehaneti gündemde: Ekonomik felaket kapıda mı?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/baba-vanganin-2025-kehaneti-gundemde-ekonomik-felaket-kapida-mi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/baba-vanganin-2025-kehaneti-gundemde-ekonomik-felaket-kapida-mi</guid>
<description><![CDATA[ Otuz yıl önce hayatını kaybeden Bulgar kahin Baba Vanga’nın kehanetleri bir kez daha dünya gündeminde. Trump’ın yüksek gümrük vergileriyle tetiklenen küresel kriz medyumun 2025 yılına dair “insanlığın çöküşü başlayacak” öngörüsünü hatırlattı.ABD Başkanı Donald Trump, Çin başta olmak üzere birçok ülkeye uyguladığı yüksek gümrük vergileriyle küresel ticareti sarsmaya devam ediyor. Nisan ayında bazı ürünlerde vergiler %145&#039;e kadar çıkarıldı. Kısa süreliğine askıya alınan bazı vergiler, ardından tekrar yürürlüğe girdi. Bu gelişme, hisse senedi ve tahvil piyasalarını derinden etkiledi.  Trump, sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı açıklamada, Çin’in ABD’ye karşı “haksız ticaret” yürüttüğünü söyleyerek sert önlemler almaya devam edeceğini belirtti.  BABA VANGA 2025 İÇİN NE DEDİ?&quot;Balkanlar&#039;ın Nostradamus’u&quot; olarak anılan Baba Vanga, 2025 yılında küresel bir ekonomik felaketin başlayacağını ve insanlığın büyük bir çöküşe sürükleneceğini öngörmüştü. Son yaşanan gelişmeler bu kehaneti yeniden gündeme taşıdı.  Vanga, aynı zamanda dünyanın 5079 yılında sona ereceğini de iddia etmişti. Her ne kadar bu uzak geleceğe dair tahmini spekülatif görünse de, 2024 ve 2025 için söyledikleri daha yakından takip ediliyor.EKONOMİK KRİZ KAPIDA MI?  Baba Vanga’nın küresel bir ekonomik çöküş öngörüsü, bugün yaşanan piyasa dalgalanmaları ve ülkeler arası ticaret gerilimleriyle birlikte daha çok dikkat çekiyor.  Özellikle ABD ve Çin arasındaki gerginlik, dünya ekonomisinin kırılganlığını gözler önüne sererken, birçok kişi artık “Vanga’nın 2025 uyarısı gerçeğe mi dönüşüyor?” sorusunu soruyor.  YIKICI DEPREMLER DE KEHANETLER ARASINDA Baba Vanga’nın 2024 yılına ilişkin kehanetlerinden biri de yıkıcı depremlerdi. Mart ayında Myanmar’da meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremde 3 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Depremin ardından ülke bir haftalık yas ilan etti.  Depremin etkisi Tayland’a kadar uzanırken, Tonga’da yaşanan 7.1 büyüklüğündeki sarsıntı sonrası Pasifik’te tsunami alarmı verildi. Vanga&#039;nın “çok sayıda ülkeyi etkileyecek yer sarsıntıları olacak” kehaneti bir kez daha dikkat çekti.BABA VANGA KİMDİR?   Baba Vanga, 1911 yılında bugün Kuzey Makedonya sınırları içinde kalan Strumica’da doğdu. 12 yaşında bir fırtına sırasında görme yetisini kaybetti ve ardından geleceği görmeye başladığını öne sürdü.  Hayatı boyunca yaptığı birçok kehanet, ölümünden sonra dahi konuşulmaya devam etti. Vanga’nın takipçileri, sözlerinin birebir gerçekleştiğini savunurken, bazı uzmanlar bu kehanetlerin yorumlamaya açık ve muğlak olduğuna dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D-aYGxqByUWid8gOiq8MTQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Baba, Vanganın, 2025, kehaneti, gündemde:, Ekonomik, felaket, kapıda, mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D-aYGxqByUWid8gOiq8MTQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kör medyumun ekonomi kehaneti"><p>Otuz yıl önce hayatını kaybeden Bulgar kahin Baba Vanga’nın kehanetleri bir kez daha dünya gündeminde. Trump’ın yüksek gümrük vergileriyle tetiklenen küresel kriz medyumun 2025 yılına dair “insanlığın çöküşü başlayacak” öngörüsünü hatırlattı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Çin başta olmak üzere birçok ülkeye uyguladığı yüksek gümrük vergileriyle küresel ticareti sarsmaya devam ediyor. Nisan ayında bazı ürünlerde vergiler %145'e kadar çıkarıldı. Kısa süreliğine askıya alınan bazı vergiler, ardından tekrar yürürlüğe girdi. Bu gelişme, hisse senedi ve tahvil piyasalarını derinden etkiledi.  Trump, sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı açıklamada, Çin’in ABD’ye karşı “haksız ticaret” yürüttüğünü söyleyerek sert önlemler almaya devam edeceğini belirtti.  <strong>BABA VANGA 2025 İÇİN NE DEDİ?</strong></p><p>"Balkanlar'ın Nostradamus’u" olarak anılan Baba Vanga, 2025 yılında küresel bir ekonomik felaketin başlayacağını ve insanlığın büyük bir çöküşe sürükleneceğini öngörmüştü. Son yaşanan gelişmeler bu kehaneti yeniden gündeme taşıdı.  Vanga, aynı zamanda dünyanın 5079 yılında sona ereceğini de iddia etmişti. Her ne kadar bu uzak geleceğe dair tahmini spekülatif görünse de, 2024 ve 2025 için söyledikleri daha yakından takip ediliyor.</p><p><strong>EKONOMİK KRİZ KAPIDA MI?</strong>  Baba Vanga’nın küresel bir ekonomik çöküş öngörüsü, bugün yaşanan piyasa dalgalanmaları ve ülkeler arası ticaret gerilimleriyle birlikte daha çok dikkat çekiyor.  Özellikle ABD ve Çin arasındaki gerginlik, dünya ekonomisinin kırılganlığını gözler önüne sererken, birçok kişi artık “Vanga’nın 2025 uyarısı gerçeğe mi dönüşüyor?” sorusunu soruyor.  <strong>YIKICI DEPREMLER DE KEHANETLER ARASINDA </strong></p><p>Baba Vanga’nın 2024 yılına ilişkin kehanetlerinden biri de yıkıcı depremlerdi. Mart ayında Myanmar’da meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremde 3 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Depremin ardından ülke bir haftalık yas ilan etti.  Depremin etkisi Tayland’a kadar uzanırken, Tonga’da yaşanan 7.1 büyüklüğündeki sarsıntı sonrası Pasifik’te tsunami alarmı verildi. Vanga'nın “çok sayıda ülkeyi etkileyecek yer sarsıntıları olacak” kehaneti bir kez daha dikkat çekti.</p><p><strong>BABA VANGA KİMDİR? </strong>  Baba Vanga, 1911 yılında bugün Kuzey Makedonya sınırları içinde kalan Strumica’da doğdu. 12 yaşında bir fırtına sırasında görme yetisini kaybetti ve ardından geleceği görmeye başladığını öne sürdü.  Hayatı boyunca yaptığı birçok kehanet, ölümünden sonra dahi konuşulmaya devam etti. Vanga’nın takipçileri, sözlerinin birebir gerçekleştiğini savunurken, bazı uzmanlar bu kehanetlerin yorumlamaya açık ve muğlak olduğuna dikkat çekiyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lego patronu ve Danimarka Kraliçesinin yakın arkadaşı kayak kazasında öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/lego-patronu-ve-danimarka-kralicesinin-yakin-arkadasi-kayak-kazasinda-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/lego-patronu-ve-danimarka-kralicesinin-yakin-arkadasi-kayak-kazasinda-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Lego&#039;nun yöneticisi ve Danimarka Kraliçesi Mary&#039;nin yakın arkadaşı Michael Halbye, hafta sonu geçirdiği kayak kazasında hayatını kaybetti. Kraliçe, “Michael Halbye ender rastlanan pozitif bir enerjiye, geniş bir bilgi birikimine sahip bir insandı&quot; dedi.Lego&#039;nun yöneticisi ve Danimarka Kraliçesi Mary&#039;nin yakın arkadaşı Michael Halbye, hafta sonu geçirdiği kayak kazasında hayatını kaybetti.64 yaşındaki Halbye, cumartesi günü İsviçre Alplerinin Verbier bölgesinde kayak yaparken pist dışına düşerek ölümcül şekilde yaralandı.Lego&#039;nun ana şirketi Kirkbi&#039;den yapılan açıklamaya göre Halbye hava yoluyla hastaneye kaldırıldı ancak iç kanama nedeniyle hayatını kaybetti. Danimarka Kraliçesi Mary, kendini başkalarına yardım etmeye adadığını söylediği arkadaşını saygıyla anan bir açıklama yayınladı.Kraliçe, “Michael Halbye&#039;nin ani ölüm haberini büyük bir üzüntüyle aldım. Michael Halbye ender rastlanan pozitif bir enerjiye, geniş bir bilgi birikimine ve toplum dışındakiler için bir fark yaratma konusunda güçlü bir kararlılığa sahip bir insandı. O aynı zamanda benim arkadaşımdı ve birçok kişi tarafından özlenecek. Düşüncelerim ailesi ve yakın dostlarıyla birlikte” diye konuştu.LEGO&#039;DAN AÇIKLAMAŞirketten yapılan açıklamada, Halbye&#039;nin 2020 yılından bu yana Kirkbi&#039;nin yönetim kurulu üyesi olduğu ve 2022 yılında başkan yardımcılığına seçildiği belirtildi.Kısa sürede, ailesi Lego Group&#039;un çoğunluğuna sahip olan Yönetim Kurulu Başkanı Thomas Kirk Kristiansen&#039;in güvenilir bir ortağı haline geldi.Kristiansen, “Düşüncelerimiz ve ilgimiz, hayatın her alanında etrafındakiler üzerinde büyük ve olumlu bir etki bırakan bir adamın beklenmedik kaybını kabullenmek zorunda kalan Michael&#039;ın ailesi ve sevdiklerine gidiyor” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-iMCLYRnF0KEsLmxZaJ3-g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Lego, patronu, Danimarka, Kraliçesinin, yakın, arkadaşı, kayak, kazasında, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-iMCLYRnF0KEsLmxZaJ3-g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250415133226321" class="type:primaryImage" alt="Lego patronu kayak kazasında öldü"><p>Lego'nun yöneticisi ve Danimarka Kraliçesi Mary'nin yakın arkadaşı Michael Halbye, hafta sonu geçirdiği kayak kazasında hayatını kaybetti. Kraliçe, “Michael Halbye ender rastlanan pozitif bir enerjiye, geniş bir bilgi birikimine sahip bir insandı" dedi.</p><p>Lego'nun yöneticisi ve Danimarka Kraliçesi Mary'nin yakın arkadaşı Michael Halbye, hafta sonu geçirdiği kayak kazasında hayatını kaybetti.</p><p>64 yaşındaki Halbye, cumartesi günü İsviçre Alplerinin Verbier bölgesinde kayak yaparken pist dışına düşerek ölümcül şekilde yaralandı.</p><p>Lego'nun ana şirketi Kirkbi'den yapılan açıklamaya göre Halbye hava yoluyla hastaneye kaldırıldı ancak iç kanama nedeniyle hayatını kaybetti. Danimarka Kraliçesi Mary, kendini başkalarına yardım etmeye adadığını söylediği arkadaşını saygıyla anan bir açıklama yayınladı.</p><p>Kraliçe, “Michael Halbye'nin ani ölüm haberini büyük bir üzüntüyle aldım. Michael Halbye ender rastlanan pozitif bir enerjiye, geniş bir bilgi birikimine ve toplum dışındakiler için bir fark yaratma konusunda güçlü bir kararlılığa sahip bir insandı. O aynı zamanda benim arkadaşımdı ve birçok kişi tarafından özlenecek. Düşüncelerim ailesi ve yakın dostlarıyla birlikte” diye konuştu.</p><p><strong>LEGO'DAN AÇIKLAMA</strong></p><p>Şirketten yapılan açıklamada, Halbye'nin 2020 yılından bu yana Kirkbi'nin yönetim kurulu üyesi olduğu ve 2022 yılında başkan yardımcılığına seçildiği belirtildi.</p><p>Kısa sürede, ailesi Lego Group'un çoğunluğuna sahip olan Yönetim Kurulu Başkanı Thomas Kirk Kristiansen'in güvenilir bir ortağı haline geldi.</p><p>Kristiansen, “Düşüncelerimiz ve ilgimiz, hayatın her alanında etrafındakiler üzerinde büyük ve olumlu bir etki bırakan bir adamın beklenmedik kaybını kabullenmek zorunda kalan Michael'ın ailesi ve sevdiklerine gidiyor” dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güneş’te iki patlama: Fırtına Dünya’ya doğru ilerliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/guneste-iki-patlama-firtina-dunyaya-dogru-ilerliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/guneste-iki-patlama-firtina-dunyaya-dogru-ilerliyor</guid>
<description><![CDATA[ Güneş parçacıkları 16 Nisan’da Dünya’ya ulaşacak ve gezegenin manyetik alanını vuracak.Bilim insanları Güneş’te nadir görülen türde iki patlama meydana geldi.  Buna göre patlamalarla birlikte Güneş’ten uzaya savrulan radyoaktif parçacık kütlesi 16 Nisan’da Dünya’ya ulaşacak ve gezegenin manyetik alanını vuracak.  Zira bu patlamalar sonucunda koronal kütle atımı (CME) adı verilen plazma fışkırmaları oluşuyor. CME’ler Dünya’ya ulaşırsa gezegeni koruyucu bir kalkan gibi saran manyetik alanla etkileşime giriyor. Manyetik alan, radyoaktif parçacıkların Dünya yüzeyine ulaşmasını engelleyerek canlıları koruyor.  Güneş fırtınası adı verilen bu olay sonucu Dünya’nın orta enlemlerine kadar uzanan bir bölgede aurora da denen kuzey ışıkları meydana gözlemlenebilir.  Ancak CME’ler ynı zamanda Güneş fırtınaları uyduları da etkileyerek GPS sinyallerini ve radyo iletişimi bozarak Dünya yüzeyinde iletişimi felç edebiliyor.  ABD Ulusal Atmosfer ve Okyanus İdaresi (NOAA), Dünya’ya doğru ilerleyen Güneş fırtınasının G2 kategorisine ulaşabileceğini belirtti.  G2 seviyesi, NOAA’nın beşli ölçeğinde orta şiddette bir jeomanyetik fırtına anlamına geliyor. Bu sınıflandırma, G1 (en hafif) ile G5 (en şiddetli) arasında yapılıyor.  G2 şiddetinde bir fırtına sonucu şunlar yaşanabiliyor:  - Kutup bölgelerinde radyo iletişiminde bozulmalar yaşanabilir.  - Yüksek ve orta enlemlerde (örneğin Kanada, İskandinavya, ABD) aurora (kuzey ışıkları) görülebilir.  - Uydu sistemlerinde ve GPS hizmetlerinde küçük sapmalar, bazı durumlarda kısa süreli kesintiler olabilir.  - Elektrik şebekelerinde küçük dalgalanmalar ya da uyarılar oluşabilir, ancak genellikle büyük çaplı hasarlara yol açmaz.  - Uzaydaki astronotlar ve uydular için radyasyon seviyesi artabilir. GÜNEŞ SOLAR MAKSİMUM’DANOAA, kısa süre önce Güneş&#039;in resmen &quot;solar maksimum&quot; evresine girdiğini açıklamıştı.  Güneş böylece 11 yıllık aktivite döngüsünün zirvesine yaklaşmış oldu.  Bu da yakın zamanda yıldızda daha çok patlamanın meydana gelebileceği ve Güneş fırtınalarının sayısının artabileceği anlamına geliyor.  Güneş her 11 yılda bir, sakin veya fırtınalı geçen bir döngüsünü tamamlıyor ve yenisini başlatıyor.  Yıldız, 2019&#039;da 25. döngüsüne girdi.  Söz konusu döngülerden daha sakin olanına, yani yıldızdaki patlamaların ve lekelerin minimum seviyeye indiği dönemlere &quot;solar minimum&quot; deniyor.  Güneş lekelerinin arttığı ve patlamaların da sıklaştığı evrelere ise &quot;solar maksimum&quot; adı veriliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iTZxGtVh4kGZnIYogbi73g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güneş’te, iki, patlama:, Fırtına, Dünya’ya, doğru, ilerliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iTZxGtVh4kGZnIYogbi73g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güneş fırtınası geliyor"><p>Güneş parçacıkları 16 Nisan’da Dünya’ya ulaşacak ve gezegenin manyetik alanını vuracak.</p><p>Bilim insanları Güneş’te nadir görülen türde iki patlama meydana geldi.  Buna göre patlamalarla birlikte Güneş’ten uzaya savrulan radyoaktif parçacık kütlesi 16 Nisan’da Dünya’ya ulaşacak ve gezegenin manyetik alanını vuracak.  Zira bu patlamalar sonucunda koronal kütle atımı (CME) adı verilen plazma fışkırmaları oluşuyor. CME’ler Dünya’ya ulaşırsa gezegeni koruyucu bir kalkan gibi saran manyetik alanla etkileşime giriyor. Manyetik alan, radyoaktif parçacıkların Dünya yüzeyine ulaşmasını engelleyerek canlıları koruyor.  Güneş fırtınası adı verilen bu olay sonucu Dünya’nın orta enlemlerine kadar uzanan bir bölgede aurora da denen kuzey ışıkları meydana gözlemlenebilir.  Ancak CME’ler ynı zamanda Güneş fırtınaları uyduları da etkileyerek GPS sinyallerini ve radyo iletişimi bozarak Dünya yüzeyinde iletişimi felç edebiliyor.  ABD Ulusal Atmosfer ve Okyanus İdaresi (NOAA), Dünya’ya doğru ilerleyen Güneş fırtınasının G2 kategorisine ulaşabileceğini belirtti.  G2 seviyesi, NOAA’nın beşli ölçeğinde orta şiddette bir jeomanyetik fırtına anlamına geliyor. Bu sınıflandırma, G1 (en hafif) ile G5 (en şiddetli) arasında yapılıyor.  G2 şiddetinde bir fırtına sonucu şunlar yaşanabiliyor:  - Kutup bölgelerinde radyo iletişiminde bozulmalar yaşanabilir.  - Yüksek ve orta enlemlerde (örneğin Kanada, İskandinavya, ABD) aurora (kuzey ışıkları) görülebilir.  - Uydu sistemlerinde ve GPS hizmetlerinde küçük sapmalar, bazı durumlarda kısa süreli kesintiler olabilir.  - Elektrik şebekelerinde küçük dalgalanmalar ya da uyarılar oluşabilir, ancak genellikle büyük çaplı hasarlara yol açmaz.  - Uzaydaki astronotlar ve uydular için radyasyon seviyesi artabilir. </p><h3><strong>GÜNEŞ SOLAR MAKSİMUM’DA</strong></h3><p>NOAA, kısa süre önce Güneş'in resmen "solar maksimum" evresine girdiğini açıklamıştı.  Güneş böylece 11 yıllık aktivite döngüsünün zirvesine yaklaşmış oldu.  Bu da yakın zamanda yıldızda daha çok patlamanın meydana gelebileceği ve Güneş fırtınalarının sayısının artabileceği anlamına geliyor.  Güneş her 11 yılda bir, sakin veya fırtınalı geçen bir döngüsünü tamamlıyor ve yenisini başlatıyor.  Yıldız, 2019'da 25. döngüsüne girdi.  Söz konusu döngülerden daha sakin olanına, yani yıldızdaki patlamaların ve lekelerin minimum seviyeye indiği dönemlere "solar minimum" deniyor.  Güneş lekelerinin arttığı ve patlamaların da sıklaştığı evrelere ise "solar maksimum" adı veriliyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenski: İngiltere, Fransa ve Türkiye&amp;apos;den temsilciler İstanbul&amp;apos;da görüşecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/zelenskiingiltere-fransa-ve-turkiyeden-temsilciler-istanbuldagoerusecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/zelenskiingiltere-fransa-ve-turkiyeden-temsilciler-istanbuldagoerusecek</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna lideri Zelenski, İngiltere, Fransa ve Türkiye&#039;den temsilcilerin Türkiye&#039;de bir araya geleceğini duyurdu.NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Odesa’da yaptığı ortak açıklamada konuşan Zelenski, “Bu, Karadeniz güvenliğine odaklanan askeri bir toplantı. Öncelikle, istekli ülkelerin oluşturduğu bir koalisyon ve atılması gereken uygun adımlar konuşulacak” dedi.  Zelenski, görüşmelerin Salı ve Çarşamba günleri boyunca süreceğini belirtti ancak toplantıların halihazırda başlayıp başlamadığına dair net bir bilgi verilmedi. “Bu tür birçok toplantı, farklı formatlarda zaten yapılıyor” ifadelerini kullandı.  NATO Genel Sekreteri Rutte ise Türkiye’nin 2022’de tahıl koridoru anlaşmasında sağladığı başarıya dikkat çekerek, “Türkiye’nin ilgili tüm tarafları yeniden bir araya getirmeye çalışması pozitif bir gelişme. Umarız bu çabalar başarıyla sonuçlanır” dedi.  Zelenskiy, Karadeniz’de bir deniz gücünün varlığının gündemde olduğunu belirterek, “Denizde bir güç bulundurulmasını konuşuyoruz ve Türkiye’nin gelecekte Karadeniz güvenlik garantilerinde ciddi bir rol üstlenebileceğine inanıyoruz” açıklamasında bulundu.  Sürecin savaşın sona erdirilmesiyle değil, olası bir ateşkesin ardından sağlanacak güvenlik garantileriyle ilgili olduğunu vurgulayan Zelenskiy, “Bu toplantıların amacı savaşı bitirmek değil, ateşkesten sonra ne olacağıyla, yani güvenlik garantileriyle ilgilidir” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JiWUY9tYBEKYF6qlb7M2aQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zelenski: İngiltere, Fransa, Türkiyeden, temsilciler, İstanbulda görüşecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JiWUY9tYBEKYF6qlb7M2aQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zelenski'den Türkiye açıklaması"><p>Ukrayna lideri Zelenski, İngiltere, Fransa ve Türkiye'den temsilcilerin Türkiye'de bir araya geleceğini duyurdu.</p><p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Odesa’da yaptığı ortak açıklamada konuşan Zelenski, “Bu, Karadeniz güvenliğine odaklanan askeri bir toplantı. Öncelikle, istekli ülkelerin oluşturduğu bir koalisyon ve atılması gereken uygun adımlar konuşulacak” dedi.  Zelenski, görüşmelerin Salı ve Çarşamba günleri boyunca süreceğini belirtti ancak toplantıların halihazırda başlayıp başlamadığına dair net bir bilgi verilmedi. “Bu tür birçok toplantı, farklı formatlarda zaten yapılıyor” ifadelerini kullandı.  NATO Genel Sekreteri Rutte ise Türkiye’nin 2022’de tahıl koridoru anlaşmasında sağladığı başarıya dikkat çekerek, “Türkiye’nin ilgili tüm tarafları yeniden bir araya getirmeye çalışması pozitif bir gelişme. Umarız bu çabalar başarıyla sonuçlanır” dedi.  Zelenskiy, Karadeniz’de bir deniz gücünün varlığının gündemde olduğunu belirterek, “Denizde bir güç bulundurulmasını konuşuyoruz ve Türkiye’nin gelecekte Karadeniz güvenlik garantilerinde ciddi bir rol üstlenebileceğine inanıyoruz” açıklamasında bulundu.  Sürecin savaşın sona erdirilmesiyle değil, olası bir ateşkesin ardından sağlanacak güvenlik garantileriyle ilgili olduğunu vurgulayan Zelenskiy, “Bu toplantıların amacı savaşı bitirmek değil, ateşkesten sonra ne olacağıyla, yani güvenlik garantileriyle ilgilidir” dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: Zelenski sürekli füze almaya çalışıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-zelenski-surekli-fuze-almaya-calisiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-zelenski-surekli-fuze-almaya-calisiyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin sürekli olarak Amerikan füzeleri satın almaya çalıştığını söyledi.ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ile gerçekleştirdiği görüşmede, Ukrayna’daki savaşla ilgili değerlendirmelerde bulundu.“HERKES SUÇLU”Trump, “Bu, asla başlamasına izin verilmemesi gereken bir savaştı. Biden bunu durdurabilirdi, Zelenski de durdurabilirdi, Putin de hiç başlatmamalıydı. Herkes suçlu” ifadelerini kullandı.“KAZANACAĞINDAN EMİN OLMAN GEREKİR”Trump, bir gazetecinin Zelenski’nin daha fazla Patriot hava savunma sistemi satın alma teklifine dair sorusuna ise şu yanıtı verdi:  “Bilmiyorum, o her zaman füze almaya çalışıyor. Savaşa giriyorsanız, kazanabileceğinizden emin olmanız gerekir, değil mi? Kendi boyutunuzun 20 katı olan birine karşı savaşı başlatıp sonra da birilerinin size füze vermesini umamazsınız.”  Trump ayrıca, Ukrayna savaşını durdurmaya çalıştığını belirterek, “Tek yapabileceğim bunu durdurmaya çalışmak, tek istediğim bu. Öldürmeleri durdurmak istiyorum ve bu konuda iyi ilerlediğimizi düşünüyorum. Çok yakında çok iyi bazı öneriler duyacaksınız” dedi.&quot;SAVAŞ ASLA BAŞLAMAMALIYDI&quot;Kendi başkanlığı döneminde savaşın hiç gündeme gelmediğini vurgulayan Trump, “O savaş başladı ama asla başlamamalıydı. Biden bunu engelleyebilirdi. Putin’e de ‘Yapmayacaksın&#039; demiştim ve yapmadı. Dört yıl boyunca bu konu hiç gündeme bile gelmedi” açıklamasında bulundu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OL9U20xPhkqf5ZLDYO5oUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, Zelenski, sürekli, füze, almaya, çalışıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OL9U20xPhkqf5ZLDYO5oUw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Zelenski'ye eleştiri"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin sürekli olarak Amerikan füzeleri satın almaya çalıştığını söyledi.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ile gerçekleştirdiği görüşmede, Ukrayna’daki savaşla ilgili değerlendirmelerde bulundu.</p><h3><strong>“HERKES SUÇLU”</strong></h3><p>Trump, “Bu, asla başlamasına izin verilmemesi gereken bir savaştı. Biden bunu durdurabilirdi, Zelenski de durdurabilirdi, Putin de hiç başlatmamalıydı. Herkes suçlu” ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>“KAZANACAĞINDAN EMİN OLMAN GEREKİR”</strong></h3><p>Trump, bir gazetecinin Zelenski’nin daha fazla Patriot hava savunma sistemi satın alma teklifine dair sorusuna ise şu yanıtı verdi:  “Bilmiyorum, o her zaman füze almaya çalışıyor. Savaşa giriyorsanız, kazanabileceğinizden emin olmanız gerekir, değil mi? Kendi boyutunuzun 20 katı olan birine karşı savaşı başlatıp sonra da birilerinin size füze vermesini umamazsınız.”  Trump ayrıca, Ukrayna savaşını durdurmaya çalıştığını belirterek, “Tek yapabileceğim bunu durdurmaya çalışmak, tek istediğim bu. Öldürmeleri durdurmak istiyorum ve bu konuda iyi ilerlediğimizi düşünüyorum. Çok yakında çok iyi bazı öneriler duyacaksınız” dedi.</p><h3><strong>"SAVAŞ ASLA BAŞLAMAMALIYDI"</strong></h3><p>Kendi başkanlığı döneminde savaşın hiç gündeme gelmediğini vurgulayan Trump, “O savaş başladı ama asla başlamamalıydı. Biden bunu engelleyebilirdi. Putin’e de ‘Yapmayacaksın' demiştim ve yapmadı. Dört yıl boyunca bu konu hiç gündeme bile gelmedi” açıklamasında bulundu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en bulaşıcı hastalığı: Aşı karşıtı kasaba salgının pençesinde</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-bulasici-hastaligi-asi-karsiti-kasaba-salginin-pencesinde</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-bulasici-hastaligi-asi-karsiti-kasaba-salginin-pencesinde</guid>
<description><![CDATA[ Aşı karşıtı bir ABD kasabası, dünyanın en bulaşıcı hastalığı olan kızamık ile boğuşuyor. Aşı yaptırmama kararında ısrarcı olan yerel halk, aşıların tehlikeli maddeler içerdiğini ve büyük ilaç şirketlerinin bunları yalnızca para kazanmak için ürettiğini iddia ediyor.ABD&#039;deki aşı karşıtı bir kasaba şu anda dünyanın en bulaşıcı hastalığı olan ve iki çocuğun ölümüne yol açan kızamık salgınıyla boğuşuyor.  Teksas&#039;ın Seminole kentinde yaşayan kişiler aşı yaptırmama kararlarında oldukça ısrarlı. Bu kasabanın sakinleri, aşıların &quot;tehlikeli maddeler&quot; içerdiğini ve büyük ilaç şirketlerinin bunları yalnızca para kazanmak için ürettiğini iddia ediyor .  Seminole&#039;u kasıp kavuran kızamık salgınında iki çocuk hayatını kaybetti. Son olarak 8 yaşındaki Daisy Hildebrand&#039;ın ölümü kasaba sakinlerini yasa boğdu.&quot;KIZIM KIZAMIK YÜZÜNDEN ÖLMEDİ&quot;  Perişan baba Peter Hildebrand ise kızının ölümcül salgından dolayı ölmediğine tamamen ikna olmuş durumda.  Hildebrand, &quot;Kızım kızamık yüzünden ölmedi. Bilmeniz gereken tek şey bu.&quot; ifadelerini kullandı. Ancak Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) Daisy&#039;nin ölümünün kızamıktan olduğunu doğruladı.  Acılı baba aşıların hiçbir işe yaramadığı konusunda da kesin konuşarak, &quot;Aşı zerre kadar işe yaramıyor. Kardeşimin ailesi aşı oldu ve yine de hepsi hastalandı. Bu aşıyla ilgili değil.&quot; ifadelerini kullandı.ÇOCUKLARINA AŞI YAPTIRMIYORLAR  Trajedilere rağmen Seminole sakinleri çocuklarının aşılanması konusunda hala tereddütlü.  ABD&#039;deki 700 kızamık vakasından 541&#039;i yalnızca Teksas&#039;ta kaydedildi - ve bu vakaların yüzde 70&#039;i çocuklar ve küçük bebekler arasında.  Ancak Mennonite topluluğundaki birçok kişi, kutsal kitaplarda kesinlikle yasak olmasa da aşıların kişisel bir tercih olması gerektiğine inanıyor. Bu grup modern tıp yerine &quot;doğal ilaçları&quot; tercih eden küçük bir Hristiyan mezhebi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sszWqnPTNE6e0xvp6jH01A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, bulaşıcı, hastalığı:, Aşı, karşıtı, kasaba, salgının, pençesinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sszWqnPTNE6e0xvp6jH01A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Aşı karşıtı kasabaa dünyanın en bulaşıcı hastalığının pençesinde"><p>Aşı karşıtı bir ABD kasabası, dünyanın en bulaşıcı hastalığı olan kızamık ile boğuşuyor. Aşı yaptırmama kararında ısrarcı olan yerel halk, aşıların tehlikeli maddeler içerdiğini ve büyük ilaç şirketlerinin bunları yalnızca para kazanmak için ürettiğini iddia ediyor.</p><p>ABD'deki aşı karşıtı bir kasaba şu anda dünyanın en bulaşıcı hastalığı olan ve iki çocuğun ölümüne yol açan kızamık salgınıyla boğuşuyor.  Teksas'ın Seminole kentinde yaşayan kişiler aşı yaptırmama kararlarında oldukça ısrarlı. Bu kasabanın sakinleri, aşıların "tehlikeli maddeler" içerdiğini ve büyük ilaç şirketlerinin bunları yalnızca para kazanmak için ürettiğini iddia ediyor .  Seminole'u kasıp kavuran kızamık salgınında iki çocuk hayatını kaybetti. Son olarak 8 yaşındaki Daisy Hildebrand'ın ölümü kasaba sakinlerini yasa boğdu.</p><p><strong>"KIZIM KIZAMIK YÜZÜNDEN ÖLMEDİ"</strong>  Perişan baba Peter Hildebrand ise kızının ölümcül salgından dolayı ölmediğine tamamen ikna olmuş durumda.  Hildebrand, "Kızım kızamık yüzünden ölmedi. Bilmeniz gereken tek şey bu." ifadelerini kullandı. Ancak Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) Daisy'nin ölümünün kızamıktan olduğunu doğruladı.  Acılı baba aşıların hiçbir işe yaramadığı konusunda da kesin konuşarak, "Aşı zerre kadar işe yaramıyor. Kardeşimin ailesi aşı oldu ve yine de hepsi hastalandı. Bu aşıyla ilgili değil." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>ÇOCUKLARINA AŞI YAPTIRMIYORLAR</strong>  Trajedilere rağmen Seminole sakinleri çocuklarının aşılanması konusunda hala tereddütlü.  ABD'deki 700 kızamık vakasından 541'i yalnızca Teksas'ta kaydedildi - ve bu vakaların yüzde 70'i çocuklar ve küçük bebekler arasında.  Ancak Mennonite topluluğundaki birçok kişi, kutsal kitaplarda kesinlikle yasak olmasa da aşıların kişisel bir tercih olması gerektiğine inanıyor. Bu grup modern tıp yerine "doğal ilaçları" tercih eden küçük bir Hristiyan mezhebi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Netanyahu Gazze&amp;apos;ye gitti: &amp;quot;Saldırılara devam&amp;quot; mesajı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/netanyahu-gazzeye-gitti-saldirilara-devam-mesaji</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/netanyahu-gazzeye-gitti-saldirilara-devam-mesaji</guid>
<description><![CDATA[ İsrail lideri Netanyahu, Gazze&#039;nin kuzeyine giderek &quot;saldırılara devam&quot; mesajı verdi.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu&#039;nun, Gazze&#039;nin kuzeyine giderek saldırılara devam eden İsrail askerlerini ziyaret ettiği öğrenildi. İsrail Başbakanlık Ofisi&#039;nden yapılan açıklamada, Netanyahu&#039;nun Gazze&#039;ye saldırıların &quot;savaş hedeflerine ulaşana kadar devam edeceğini&quot; vurguladığı açıklandı. SALDIRI TEHDİDİNE DEVAM ETTİNetanyahu, &quot;Burada Savunma Bakanı, komutanlar ve hem düzenli askerlerimiz hem de harika yedek askerlerimizle birlikteyim. Gazze Şeridi’nde düşmana ağır darbeler indiriyorlar ve Hamas, ardı ardına darbeler almaya devam edecek. Rehinelerimizin serbest bırakılmasında ısrarcıyız ve savaş hedeflerimizin tamamına ulaşmakta kararlıyız&quot; ifadelerini kullandı.İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas&#039;a karşı &quot;gittikçe artan askeri güçle&quot; hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı.İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas&#039;a karşı &quot;gittikçe artan askeri güçle&quot; hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/724SGVv0pk22HZu8IyBIcw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Netanyahu, Gazzeye, gitti:, Saldırılara, devam, mesajı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/724SGVv0pk22HZu8IyBIcw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Netanyahu Gazze'ye gitti"><p>İsrail lideri Netanyahu, Gazze'nin kuzeyine giderek "saldırılara devam" mesajı verdi.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Gazze'nin kuzeyine giderek saldırılara devam eden İsrail askerlerini ziyaret ettiği öğrenildi. </p><p>İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, Netanyahu'nun Gazze'ye saldırıların "savaş hedeflerine ulaşana kadar devam edeceğini" vurguladığı açıklandı. </p><h3><strong>SALDIRI TEHDİDİNE DEVAM ETTİ</strong></h3><p>Netanyahu, "Burada Savunma Bakanı, komutanlar ve hem düzenli askerlerimiz hem de harika yedek askerlerimizle birlikteyim. Gazze Şeridi’nde düşmana ağır darbeler indiriyorlar ve Hamas, ardı ardına darbeler almaya devam edecek. Rehinelerimizin serbest bırakılmasında ısrarcıyız ve savaş hedeflerimizin tamamına ulaşmakta kararlıyız" ifadelerini kullandı.</p><p>İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas'a karşı "gittikçe artan askeri güçle" hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı.</p><p>İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas'a karşı "gittikçe artan askeri güçle" hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>OpenAI yeni sosyal medya platformu üzerinde çalışıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/openai-yeni-sosyal-medya-platformu-uzerinde-calisiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/openai-yeni-sosyal-medya-platformu-uzerinde-calisiyor</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI&#039;nin, sosyal akışa sahip yeni bir sosyal medya platformu üzerinde çalıştığı öğrenildi.OpenAI&#039;nin, ChatGPT&#039;nin görsel üretim özelliklerini merkezine alan, sosyal akışa sahip yeni bir sosyal medya platformu üzerinde çalıştığı bildirildi. The Verge’ün birden fazla kaynağa dayandırdığı haberine göre proje henüz erken aşamada, ancak şirketin CEO’su Sam Altman’ın projeye dair dışarıdan görüşler topladığı ifade ediliyor.  Yeni sosyal medya platformunun ChatGPT uygulamasına entegre mi edileceği yoksa tamamen bağımsız bir uygulama olarak mı sunulacağı henüz net değil. Ancak ChatGPT&#039;nin geçen ay dünyanın en çok indirilen uygulaması haline gelmesi, bu yeni platforma olan ilgiyi şimdiden artırmış durumda.MUSK İLE REKABET KIZIŞABİLİRBu hamlenin, Altman ile X’in sahibi Elon Musk arasındaki rekabeti daha da kızıştırabileceği öngörülüyor. Bilindiği üzere Musk, geçtiğimiz Şubat ayında OpenAI’yi 97,4 milyar dolara satın almak için teklif sunmuş, Altman ise bu teklifi “Hayır teşekkürler, ama isterseniz biz Twitter’ı 9,74 milyar dolara alabiliriz” şeklinde yanıtlamıştı.  OpenAI’nin sosyal medya pazarına adım atması, Meta ile olan rekabetini de derinleştirebilir. Meta&#039;nın da kendi yapay zekâ asistanı için sosyal akış özellikli bağımsız bir uygulama hazırlığında olduğu bildiriliyor. OpenAI&#039;nin sosyal medya platformu hayata geçerse, şirket böylece X ve Meta gibi platformların sahip olduğu gerçek zamanlı veriye doğrudan erişim kazanabilecek; bu da yapay zekâ modellerinin eğitilmesinde büyük avantaj sağlayacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q1AzNsuVHUm4AAb2rk0tMQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>OpenAI, yeni, sosyal, medya, platformu, üzerinde, çalışıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q1AzNsuVHUm4AAb2rk0tMQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="OpenAI sosyal medya kuruyor"><p>OpenAI'nin, sosyal akışa sahip yeni bir sosyal medya platformu üzerinde çalıştığı öğrenildi.</p><p>OpenAI'nin, ChatGPT'nin görsel üretim özelliklerini merkezine alan, sosyal akışa sahip yeni bir sosyal medya platformu üzerinde çalıştığı bildirildi. The Verge’ün birden fazla kaynağa dayandırdığı haberine göre proje henüz erken aşamada, ancak şirketin CEO’su Sam Altman’ın projeye dair dışarıdan görüşler topladığı ifade ediliyor.  Yeni sosyal medya platformunun ChatGPT uygulamasına entegre mi edileceği yoksa tamamen bağımsız bir uygulama olarak mı sunulacağı henüz net değil. Ancak ChatGPT'nin geçen ay dünyanın en çok indirilen uygulaması haline gelmesi, bu yeni platforma olan ilgiyi şimdiden artırmış durumda.</p><h3><strong>MUSK İLE REKABET KIZIŞABİLİR</strong></h3><p>Bu hamlenin, Altman ile X’in sahibi Elon Musk arasındaki rekabeti daha da kızıştırabileceği öngörülüyor. Bilindiği üzere Musk, geçtiğimiz Şubat ayında OpenAI’yi 97,4 milyar dolara satın almak için teklif sunmuş, Altman ise bu teklifi “Hayır teşekkürler, ama isterseniz biz Twitter’ı 9,74 milyar dolara alabiliriz” şeklinde yanıtlamıştı.  OpenAI’nin sosyal medya pazarına adım atması, Meta ile olan rekabetini de derinleştirebilir. Meta'nın da kendi yapay zekâ asistanı için sosyal akış özellikli bağımsız bir uygulama hazırlığında olduğu bildiriliyor. OpenAI'nin sosyal medya platformu hayata geçerse, şirket böylece X ve Meta gibi platformların sahip olduğu gerçek zamanlı veriye doğrudan erişim kazanabilecek; bu da yapay zekâ modellerinin eğitilmesinde büyük avantaj sağlayacak.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zuckerberg: “Instagram’ı satın aldım çünkü kamerası daha iyiydi”</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/zuckerberg-instagrami-satin-aldim-cunku-kamerasi-daha-iyiydi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/zuckerberg-instagrami-satin-aldim-cunku-kamerasi-daha-iyiydi</guid>
<description><![CDATA[ Meta CEO’su Zuckerberg,Instagram&#039;ı satın alma sebebinin &#039;daha iyi kameraya sahip olması&#039; olduğunu söyledi.Meta CEO’su Mark Zuckerberg, ABD’de devam tekel davasında verdiği ifadede, Instagram’ı satın alma kararında, uygulamanın Facebook’un o dönem geliştirmeye çalıştığı kamera uygulamasından “daha iyi” olması etkili olduğunu söyledi.   ABD&#039;nin başkenti Washington&#039;da devam eden ve ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Meta’nın Instagram ve WhatsApp satın alımlarını geri aldırmak istediği davanın ikinci gününde Zuckerberg, FTC avukatlarının, Instagram’ın hızla büyüyen bir rakip olarak Meta’yı tehdit edip etmediği sorusuna şu cevabı verdi:“Biz o dönemde kendi kamera uygulamamızı geliştirmeye çalışıyorduk ama Instagram bu konuda bizden daha iyiydi. Bu nedenle satın alma kararı daha mantıklı geldi.”&quot;YENİ UYGULAMA GELİŞTİRMEK ZOR&quot;Zuckerberg ayrıca Meta’nın kendi uygulamalarını geliştirme girişimlerinin çoğunun başarısız olduğunu da itiraf ederek, “Yeni bir uygulama geliştirmek gerçekten zor. Şirket tarihimiz boyunca onlarca uygulama denemesi yaptık ama çoğu hiçbir yere varmadı” dedi.  Meta, davada kendisini savunurken FTC’nin sosyal medya pazarını dar tanımladığını ve TikTok, YouTube ve Apple’ın mesajlaşma hizmeti gibi güçlü rakipleri görmezden geldiğini ileri sürüyor. FTC ise Meta’yı, kullanıcıların arkadaşları ve ailesiyle içerik paylaşmak için kullandığı platformlar üzerinde yasa dışı bir tekel kurmakla suçluyor. Komisyona göre bu alandaki başlıca rakipler yalnızca Snapchat ve küçük ölçekli bir uygulama olan MeWe.  Meta’nın savunmasında, geçmişteki stratejilerinin bugünkü rekabet ortamıyla ilişkilendirilemeyeceği öne sürülse de, Zuckerberg’in yıllar önce gönderdiği &quot;Rekabet etmektense satın almak daha iyidir&quot; şeklindeki iç yazışmalar, şirketin elini zorlaştırıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVzhd939FEq5-cLwN81ncw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zuckerberg:, “Instagram’ı, satın, aldım, çünkü, kamerası, daha, iyiydi”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVzhd939FEq5-cLwN81ncw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zuckerberg'den Instagram itifarı"><p>Meta CEO’su Zuckerberg,Instagram'ı satın alma sebebinin 'daha iyi kameraya sahip olması' olduğunu söyledi.</p><p>Meta CEO’su Mark Zuckerberg, ABD’de devam tekel davasında verdiği ifadede, Instagram’ı satın alma kararında, uygulamanın Facebook’un o dönem geliştirmeye çalıştığı kamera uygulamasından “daha iyi” olması etkili olduğunu söyledi.   ABD'nin başkenti Washington'da devam eden ve ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Meta’nın Instagram ve WhatsApp satın alımlarını geri aldırmak istediği davanın ikinci gününde Zuckerberg, FTC avukatlarının, Instagram’ın hızla büyüyen bir rakip olarak Meta’yı tehdit edip etmediği sorusuna şu cevabı verdi:</p><p>“Biz o dönemde kendi kamera uygulamamızı geliştirmeye çalışıyorduk ama Instagram bu konuda bizden daha iyiydi. Bu nedenle satın alma kararı daha mantıklı geldi.”</p><h3><strong>"YENİ UYGULAMA GELİŞTİRMEK ZOR"</strong></h3><p>Zuckerberg ayrıca Meta’nın kendi uygulamalarını geliştirme girişimlerinin çoğunun başarısız olduğunu da itiraf ederek, “Yeni bir uygulama geliştirmek gerçekten zor. Şirket tarihimiz boyunca onlarca uygulama denemesi yaptık ama çoğu hiçbir yere varmadı” dedi.  Meta, davada kendisini savunurken FTC’nin sosyal medya pazarını dar tanımladığını ve TikTok, YouTube ve Apple’ın mesajlaşma hizmeti gibi güçlü rakipleri görmezden geldiğini ileri sürüyor. FTC ise Meta’yı, kullanıcıların arkadaşları ve ailesiyle içerik paylaşmak için kullandığı platformlar üzerinde yasa dışı bir tekel kurmakla suçluyor. Komisyona göre bu alandaki başlıca rakipler yalnızca Snapchat ve küçük ölçekli bir uygulama olan MeWe.  Meta’nın savunmasında, geçmişteki stratejilerinin bugünkü rekabet ortamıyla ilişkilendirilemeyeceği öne sürülse de, Zuckerberg’in yıllar önce gönderdiği "Rekabet etmektense satın almak daha iyidir" şeklindeki iç yazışmalar, şirketin elini zorlaştırıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölü müzisyen şarkı besteledi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/olu-muzisyen-sarki-besteledi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/olu-muzisyen-sarki-besteledi</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya’da hayata geçirilen “Revivification” adlı sıra dışı sanat projesi, deneysel besteci Alvin Lucier’in DNA’sından üretilen laboratuvar beyniyle müzik yapmaya devam etmesini sağlıyor.Avustralya’da “Revivification” (Yeniden Canlandırma) adlı yeni bir sanat projesinde, 2021’de hayatını kaybeden Amerikalı deneysel besteci Alvin Lucier’in DNA’sı kullanılarak oluşturulan laboratuvar ortamında büyütülmüş bir beyin, gerçek zamanlı olarak müzik üretiyor.SANAT, BİLİM VE FELSEFE BULUŞMASISanatçılar ve bir nörobilimciden oluşan ekip, projeyi “bir insanın varlığını ölümün kesinliğinin ötesine taşımanın karanlık ama düşündürücü olasılıklarını” aydınlatma çabası olarak tanımlıyor. Çalışmanın merkezinde, Lucier’in sağlığında bağışladığı kan örneklerinden elde edilen bir “in-vitro beyin” bulunuyor. Bu mini-beyin, elektroda bağlı bir düzlem üzerinde büyütülmüş ve galerideki 20 büyük pirinç levhaya bağlanmış durumda.SESİ BEYNİN ELEKTRİKSEL SİNYALLERİ ÜRETİYORZiyaretçiler, bu beyin tarafından gönderilen elektriksel sinyallerin, her pirinç levhayı vuran çekiçleri harekete geçirdiği canlı bir ses deneyimi yaşıyor. Bu yaratıcı düzenek, beyin dalgaları ile müzik üretmenin yeni bir biçimi. Beyin ayrıca, galerideki mikrofonlarla yakalanan sesleri elektrik sinyallerine dönüştürerek dış dünyaya tepki de veriyor.ÖLÜM SONRASI “MÜZİKLE VAR OLMA”Lucier’in bu projeye gönüllü olarak katılması dikkat çekici. Zira kendisi, beyin dalgalarını müzik üretmekte kullanan ilk sanatçılardan biriydi. Ölümünden kısa süre önce bile, müziğini sonsuza dek çalacak şekilde bir düzenleme yapmıştı. Sanatçılardan Guy Ben-Ary, Lucier’in kızına projeyi anlattığında “Babamdan tam da beklenilecek bir şey,” diyerek güldüğünü söyledi.BİLİNÇ DEĞİL AMA BİR HATIRA İZİ MÜMKÜN MÜ?Harvard Tıp Fakültesi’nde geliştirilen bu mini-beyin, Lucier’in akyuvarlarından elde edilen kök hücrelerle oluşturuldu. Araştırma ekibi, bu hücreleri gelişmekte olan insan beynini andıran “serebral organoidlere” dönüştürdü. Bilinç taşımasa da, bu yapının çevresiyle etkileşime girmesi ve Lucier’e ait biyolojik materyalden üretilmiş olması, “yaratıcılığın ölüm ötesine geçip geçemeyeceği” sorusunu gündeme getiriyor.Sanatçı Nathan Thompson’a göre, çalışmanın merkezine bakan ziyaretçiler “bir eşiği geçiyor” ve “kendilerine benzemeyen ama yaşayan bir şeye” bakıyorlar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jmr-9DAf5kinQNOmChMPsA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ölü, müzisyen, şarkı, besteledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jmr-9DAf5kinQNOmChMPsA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ölü müzisyen üretmeye devam ediyor"><p>Avustralya’da hayata geçirilen “Revivification” adlı sıra dışı sanat projesi, deneysel besteci Alvin Lucier’in DNA’sından üretilen laboratuvar beyniyle müzik yapmaya devam etmesini sağlıyor.</p><p>Avustralya’da “Revivification” (Yeniden Canlandırma) adlı yeni bir sanat projesinde, 2021’de hayatını kaybeden Amerikalı deneysel besteci Alvin Lucier’in DNA’sı kullanılarak oluşturulan laboratuvar ortamında büyütülmüş bir beyin, gerçek zamanlı olarak müzik üretiyor.</p><h3><strong>SANAT, BİLİM VE FELSEFE BULUŞMASI</strong></h3><p>Sanatçılar ve bir nörobilimciden oluşan ekip, projeyi “bir insanın varlığını ölümün kesinliğinin ötesine taşımanın karanlık ama düşündürücü olasılıklarını” aydınlatma çabası olarak tanımlıyor. </p><p>Çalışmanın merkezinde, Lucier’in sağlığında bağışladığı kan örneklerinden elde edilen bir “in-vitro beyin” bulunuyor. Bu mini-beyin, elektroda bağlı bir düzlem üzerinde büyütülmüş ve galerideki 20 büyük pirinç levhaya bağlanmış durumda.</p><h3><strong>SESİ BEYNİN ELEKTRİKSEL SİNYALLERİ ÜRETİYOR</strong></h3><p>Ziyaretçiler, bu beyin tarafından gönderilen elektriksel sinyallerin, her pirinç levhayı vuran çekiçleri harekete geçirdiği canlı bir ses deneyimi yaşıyor. Bu yaratıcı düzenek, beyin dalgaları ile müzik üretmenin yeni bir biçimi. Beyin ayrıca, galerideki mikrofonlarla yakalanan sesleri elektrik sinyallerine dönüştürerek dış dünyaya tepki de veriyor.</p><h3><strong>ÖLÜM SONRASI “MÜZİKLE VAR OLMA”</strong></h3><p>Lucier’in bu projeye gönüllü olarak katılması dikkat çekici. Zira kendisi, beyin dalgalarını müzik üretmekte kullanan ilk sanatçılardan biriydi. Ölümünden kısa süre önce bile, müziğini sonsuza dek çalacak şekilde bir düzenleme yapmıştı. Sanatçılardan Guy Ben-Ary, Lucier’in kızına projeyi anlattığında “Babamdan tam da beklenilecek bir şey,” diyerek güldüğünü söyledi.</p><h3><strong>BİLİNÇ DEĞİL AMA BİR HATIRA İZİ MÜMKÜN MÜ?</strong></h3><p>Harvard Tıp Fakültesi’nde geliştirilen bu mini-beyin, Lucier’in akyuvarlarından elde edilen kök hücrelerle oluşturuldu. Araştırma ekibi, bu hücreleri gelişmekte olan insan beynini andıran “serebral organoidlere” dönüştürdü. Bilinç taşımasa da, bu yapının çevresiyle etkileşime girmesi ve Lucier’e ait biyolojik materyalden üretilmiş olması, “yaratıcılığın ölüm ötesine geçip geçemeyeceği” sorusunu gündeme getiriyor.</p><p>Sanatçı Nathan Thompson’a göre, çalışmanın merkezine bakan ziyaretçiler “bir eşiği geçiyor” ve “kendilerine benzemeyen ama yaşayan bir şeye” bakıyorlar.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Çin’e Mesaj: “Top Çin’in sahasında, anlaşmak zorundalar&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-cine-mesaj-top-cinin-sahasindaanlasmak-zorundalar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-cine-mesaj-top-cinin-sahasindaanlasmak-zorundalar</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump&#039;ın, Çin&#039;le karşılıklı vergi ilanlarıyla devam eden gerilimle ilgili &quot;Top Çin&#039;in sahasında, Çin bizimle bir anlaşma yapmak zorunda&quot; dediği öğrenildi.Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ile ticaret ilişkilerine dair Oval Ofis’te kendisine ilettiği yeni bir açıklamayı kamuoyuyla paylaştı.Leavitt&#039;in açıklamasına göre Trump, şunları söyledi:“Top Çin’in sahasında. Çin bizimle bir anlaşma yapmak zorunda. Bizim onlarla bir anlaşma yapmamıza gerek yok. Çin ile diğer ülkeler arasında bir fark yok, sadece onlar çok daha büyük. Ama Çin’in bizde olanı istediği açık: Amerikan tüketicisi. Aslında her ülke bunu istiyor. Diğer bir deyişle, bizim paramıza ihtiyaçları var.”  Leavitt, Başkan’ın Çin konusundaki pozisyonunun net olduğunu belirtirken, Trump’ın bu açıklamayla ticaret savaşlarında ABD’nin avantajlı konumda olduğuna vurgu yaptığını söyledi. ABD ile Çin arasında, Trump’ın başlattığı gümrük vergileri savaşı nedeniyle gerilim sürüyor. İki ülke arasında karşılıklı tarifeler uygulanırken, bazı ürünlerde geçici muafiyetler ilan edilse de taraflar yeni yaptırımlar üzerinde çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZ5WEgcBHUecaPK2J8Hb8A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Çin’e, Mesaj:, “Top, Çin’in, sahasında,  anlaşmak, zorundalar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZ5WEgcBHUecaPK2J8Hb8A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Çin'e vergi mesajı"><p>ABD Başkanı Trump'ın, Çin'le karşılıklı vergi ilanlarıyla devam eden gerilimle ilgili "Top Çin'in sahasında, Çin bizimle bir anlaşma yapmak zorunda" dediği öğrenildi.</p><p>Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ile ticaret ilişkilerine dair Oval Ofis’te kendisine ilettiği yeni bir açıklamayı kamuoyuyla paylaştı.</p><p>Leavitt'in açıklamasına göre Trump, şunları söyledi:</p><p>“Top Çin’in sahasında. Çin bizimle bir anlaşma yapmak zorunda. Bizim onlarla bir anlaşma yapmamıza gerek yok. Çin ile diğer ülkeler arasında bir fark yok, sadece onlar çok daha büyük. Ama Çin’in bizde olanı istediği açık: Amerikan tüketicisi. Aslında her ülke bunu istiyor. Diğer bir deyişle, bizim paramıza ihtiyaçları var.”  Leavitt, Başkan’ın Çin konusundaki pozisyonunun net olduğunu belirtirken, Trump’ın bu açıklamayla ticaret savaşlarında ABD’nin avantajlı konumda olduğuna vurgu yaptığını söyledi. </p><p>ABD ile Çin arasında, Trump’ın başlattığı gümrük vergileri savaşı nedeniyle gerilim sürüyor. İki ülke arasında karşılıklı tarifeler uygulanırken, bazı ürünlerde geçici muafiyetler ilan edilse de taraflar yeni yaptırımlar üzerinde çalışıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanlarından tansiyona karşı yeni öneri: Muz ve brokoli</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlarindan-tansiyona-karsi-yeni-oeneri-muz-ve-brokoli</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlarindan-tansiyona-karsi-yeni-oeneri-muz-ve-brokoli</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırmaya göre, sadece tuz tüketimini azaltmak yerine muz ve brokoli gibi besinlerde bulunan potasyum alımını artırmak, yüksek tansiyonu düşürmede daha etkili olabilir.Kanada’daki Waterloo Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, beslenmede potasyum ve sodyum oranının artırılmasının, sadece sodyum (tuz) azaltımına kıyasla yüksek tansiyonu düşürmede daha etkili olabileceğini ortaya koydu. Araştırmayı yürüten ekip, muz ve brokoli gibi potasyum açısından zengin yiyeceklerin kan basıncını olumlu yönde etkileyebileceğini vurguladı. YÜKSEK TANSİYON, DÜNYA ÇAPINDA YAYGIN BİR SORUNDünya genelinde yetişkin nüfusun yüzde 30’undan fazlasını etkileyen yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarının başlıca nedenlerinden biri. Ayrıca böbrek yetmezliği, kalp ritim bozuklukları ve demans gibi rahatsızlıklara da zemin hazırlayabiliyor.“TUZU AZALTMAK YETERLİ DEĞİL”Uygulamalı Matematik, Bilgisayar Bilimleri, Eczacılık ve Biyoloji profesörü Anita Layton, “Yüksek tansiyon sorunu yaşadığımızda genelde daha az tuz tüketmemiz önerilir. Ancak araştırmamız, potasyum açısından zengin besinleri diyete eklemenin daha etkili olabileceğini gösteriyor” dedi.EVRİMSEL YAKLAŞIM: ESKİ DİYETLER, YENİ SORUNLARAraştırmanın başyazarı Melissa Stadt, “İlk insanlar bolca meyve ve sebze tüketirdi. Bu nedenle vücudumuz, yüksek potasyum ve düşük sodyum oranına göre çalışacak şekilde evrimleşmiş olabilir,” dedi. Stadt’a göre modern batı diyetleri genellikle yüksek sodyum ve düşük potasyum içeriyor ve bu da endüstriyelleşmiş toplumlarda yüksek tansiyonun neden daha sık görüldüğünü açıklayabilir.ERKEKLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA AMA DAHA FAZLA YARAR GÖREBİLİRMatematiksel modeller aracılığıyla yapılan çalışma, cinsiyetin de bu etkileşim üzerinde etkili olduğunu ortaya koydu. Bulgulara göre, erkekler yüksek tansiyona daha yatkın ancak potasyum/sodyum oranı artırıldığında bu değişiklikten kadınlara kıyasla daha fazla fayda görebiliyorlar.Araştırmacılar, bu tür matematiksel modeller sayesinde insan vücudu üzerindeki farklı faktörlerin etkilerinin hızlı, ekonomik ve etik yollarla incelenebildiğine dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6bgRWTkwv0C7s0kllEjRug.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanlarından, tansiyona, karşı, yeni, öneri:, Muz, brokoli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6bgRWTkwv0C7s0kllEjRug.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tansiyona karşı yeni önlem"><p>Yeni bir araştırmaya göre, sadece tuz tüketimini azaltmak yerine muz ve brokoli gibi besinlerde bulunan potasyum alımını artırmak, yüksek tansiyonu düşürmede daha etkili olabilir.</p><p>Kanada’daki Waterloo Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, beslenmede potasyum ve sodyum oranının artırılmasının, sadece sodyum (tuz) azaltımına kıyasla yüksek tansiyonu düşürmede daha etkili olabileceğini ortaya koydu. Araştırmayı yürüten ekip, muz ve brokoli gibi potasyum açısından zengin yiyeceklerin kan basıncını olumlu yönde etkileyebileceğini vurguladı. </p><h3><strong>YÜKSEK TANSİYON, DÜNYA ÇAPINDA YAYGIN BİR SORUN</strong></h3><p>Dünya genelinde yetişkin nüfusun yüzde 30’undan fazlasını etkileyen yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarının başlıca nedenlerinden biri. Ayrıca böbrek yetmezliği, kalp ritim bozuklukları ve demans gibi rahatsızlıklara da zemin hazırlayabiliyor.</p><h3><strong>“TUZU AZALTMAK YETERLİ DEĞİL”</strong></h3><p>Uygulamalı Matematik, Bilgisayar Bilimleri, Eczacılık ve Biyoloji profesörü Anita Layton, “Yüksek tansiyon sorunu yaşadığımızda genelde daha az tuz tüketmemiz önerilir. Ancak araştırmamız, potasyum açısından zengin besinleri diyete eklemenin daha etkili olabileceğini gösteriyor” dedi.</p><h3><strong>EVRİMSEL YAKLAŞIM: ESKİ DİYETLER, YENİ SORUNLAR</strong></h3><p>Araştırmanın başyazarı Melissa Stadt, “İlk insanlar bolca meyve ve sebze tüketirdi. Bu nedenle vücudumuz, yüksek potasyum ve düşük sodyum oranına göre çalışacak şekilde evrimleşmiş olabilir,” dedi. Stadt’a göre modern batı diyetleri genellikle yüksek sodyum ve düşük potasyum içeriyor ve bu da endüstriyelleşmiş toplumlarda yüksek tansiyonun neden daha sık görüldüğünü açıklayabilir.</p><h3><strong>ERKEKLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA AMA DAHA FAZLA YARAR GÖREBİLİR</strong></h3><p>Matematiksel modeller aracılığıyla yapılan çalışma, cinsiyetin de bu etkileşim üzerinde etkili olduğunu ortaya koydu. Bulgulara göre, erkekler yüksek tansiyona daha yatkın ancak potasyum/sodyum oranı artırıldığında bu değişiklikten kadınlara kıyasla daha fazla fayda görebiliyorlar.</p><p>Araştırmacılar, bu tür matematiksel modeller sayesinde insan vücudu üzerindeki farklı faktörlerin etkilerinin hızlı, ekonomik ve etik yollarla incelenebildiğine dikkat çekiyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail basını: ABD, Suriye&amp;apos;den çekiliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-basini-abd-suriyeden-cekiliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-basini-abd-suriyeden-cekiliyor</guid>
<description><![CDATA[ İsrail basını, ABD&#039;nin 2 ay içerisinde aşamalı olarak Suriye&#039;den asker çekmeye başlayacağını Tel Aviv yönetimine bildirdiğini öne sürdü. İsrail&#039;in ise &quot;Türkiye&#039;nin yeni Suriye&#039;de daha fazla stratejik varlık devralacağı korkusuyla&quot; bu hamleyi engellemeye çalıştığı belirtildi.İsrail basını, Washington yönetiminin 2 ay içerisinde aşamalı olarak Suriye&#039;den asker çekmeye başlayacağını Tel Aviv yönetimine bildirdiği öne sürüldü.İsrail&#039;in Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail&#039;in ABD&#039;nin Suriye&#039;den askeri varlıklarını çekmesini engelleme teşebbüsünde bulunduğunu aktardı.  Tel Aviv yönetiminin, &quot;Türkiye&#039;nin yeni Suriye&#039;de daha fazla stratejik varlık devralacağı korkusuyla&quot; bu hamleyi engellemeye çalıştığı kaydedildi.  ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Suriye&#039;den asker çekme niyetini daha önce açıkladığı hatırlatılan haberde, uzun süredir çekilme planları üzerinde çalışan ve uygulamaya geçmeye hazırlanan Pentagon&#039;un İsraillileri bu konuda bilgilendirdiği öne sürüldü.&quot;İSRAİL YETKİLİLERİ ENDİŞELERİNİ DİLE GETİRDİ&quot;  İsrailli yetkililerin &quot;ciddi endişelerini dile getirdiği&quot; fakat bunun ABD&#039;nin çekilme kararı konusunda bir etkisinin olmadığı aktarıldı.Üst düzey bir İsrailli yetkiliye göre, ABD&#039;nin Suriye&#039;nin kuzeyinden askerlerini çekmesinin, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimi ve Türkiye&#039;nin &quot;Suriye&#039;deki daha fazla stratejik askeri noktayı kontrol etmek yönündekini iştahını artırma potansiyeli&quot; taşıyor.  Haberde, ABD&#039;nin Suriye&#039;den çekilme süreci ve Başkan Trump&#039;ın, geçen hafta Beyaz Saray&#039;da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldiği toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında söylediklerinin İsrail güvenlik kurumlarını teyakkuza geçirdiği, İsrailli yetkililerin Trump&#039;ın arabuluculuk teklifini &quot;güven verici&quot; bulmadığı belirtildi.  İsrail&#039;in geçtiğimiz haftalarda Suriye&#039;de Türkiye&#039;nin konuşlanacağı belirtilen Humus iline bağlı Tedmur (Palmira) ilçesindeki T4 askeri üssüne düzenlediği saldırıların, ABD çekilmeden önce Türkiye&#039;nin konuşlanmasını geciktirmek için yapıldığı ve ABD asker çekmeye başlamadan önce &quot;zamana karşı yarış&quot; olarak görüldüğü ifade edildi.  Türkiye&#039;nin Suriye&#039;de İsrail&#039;in hareket özgürlüğünü sınırlama ve gelecekte işgal altında tuttuğu Suriye topraklarına yönelik potansiyel bir tehdit oluşturma ihtimalinin İsrail&#039;i korkuttuğu aktarıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UeqX0nMnTEiOMXmulmMg9Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, basını:, ABD, Suriyeden, çekiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UeqX0nMnTEiOMXmulmMg9Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD, Suriye'den çekiliyor iddiası"><p>İsrail basını, ABD'nin 2 ay içerisinde aşamalı olarak Suriye'den asker çekmeye başlayacağını Tel Aviv yönetimine bildirdiğini öne sürdü. İsrail'in ise "Türkiye'nin yeni Suriye'de daha fazla stratejik varlık devralacağı korkusuyla" bu hamleyi engellemeye çalıştığı belirtildi.</p><p>İsrail basını, Washington yönetiminin 2 ay içerisinde aşamalı olarak Suriye'den asker çekmeye başlayacağını Tel Aviv yönetimine bildirdiği öne sürüldü.</p><p>İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail'in ABD'nin Suriye'den askeri varlıklarını çekmesini engelleme teşebbüsünde bulunduğunu aktardı.  Tel Aviv yönetiminin, "Türkiye'nin yeni Suriye'de daha fazla stratejik varlık devralacağı korkusuyla" bu hamleyi engellemeye çalıştığı kaydedildi.  ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den asker çekme niyetini daha önce açıkladığı hatırlatılan haberde, uzun süredir çekilme planları üzerinde çalışan ve uygulamaya geçmeye hazırlanan Pentagon'un İsraillileri bu konuda bilgilendirdiği öne sürüldü.</p><p><strong>"İSRAİL YETKİLİLERİ ENDİŞELERİNİ DİLE GETİRDİ"</strong>  İsrailli yetkililerin "ciddi endişelerini dile getirdiği" fakat bunun ABD'nin çekilme kararı konusunda bir etkisinin olmadığı aktarıldı.</p><p>Üst düzey bir İsrailli yetkiliye göre, ABD'nin Suriye'nin kuzeyinden askerlerini çekmesinin, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimi ve Türkiye'nin "Suriye'deki daha fazla stratejik askeri noktayı kontrol etmek yönündekini iştahını artırma potansiyeli" taşıyor.  Haberde, ABD'nin Suriye'den çekilme süreci ve Başkan Trump'ın, geçen hafta Beyaz Saray'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldiği toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında söylediklerinin İsrail güvenlik kurumlarını teyakkuza geçirdiği, İsrailli yetkililerin Trump'ın arabuluculuk teklifini "güven verici" bulmadığı belirtildi.  İsrail'in geçtiğimiz haftalarda Suriye'de Türkiye'nin konuşlanacağı belirtilen Humus iline bağlı Tedmur (Palmira) ilçesindeki T4 askeri üssüne düzenlediği saldırıların, ABD çekilmeden önce Türkiye'nin konuşlanmasını geciktirmek için yapıldığı ve ABD asker çekmeye başlamadan önce "zamana karşı yarış" olarak görüldüğü ifade edildi.  Türkiye'nin Suriye'de İsrail'in hareket özgürlüğünü sınırlama ve gelecekte işgal altında tuttuğu Suriye topraklarına yönelik potansiyel bir tehdit oluşturma ihtimalinin İsrail'i korkuttuğu aktarıldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Jinekologlar uyardı: Et yiyen cinsel organ enfeksiyonu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/jinekologlar-uyardi-et-yiyen-cinsel-organ-enfeksiyonu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/jinekologlar-uyardi-et-yiyen-cinsel-organ-enfeksiyonu</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere’de yayımlanan bir vaka raporu, nadir görülen ama ölümcül olabilen “et yiyen bakteri” enfeksiyonunun kadın dış genital bölgesini de etkileyebileceğini ortaya koydu.İngiltere’deki Shrewsbury ve Telford Hastanesi’nden doktorlar, dış genital bölgeyi (vulva) etkileyen üç farklı nekrotizan fasiit vakasını raporladı. Bu hastalık, halk arasında &quot;et yiyen bakteri&quot; olarak bilinen son derece agresif bir enfeksiyon türü. Özellikle zayıf bağışıklığa sahip bireylerde görülüyor ve hızla ilerleyerek ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.SADECE SAATLER İÇİNDE ÖLÜMCÜL OLABİLİRIndiana Üniversitesi’nden mikrobiyoloji profesörü Bill Sullivan’a göre, bakteriler cilde girerek kasları, sinirleri ve damarları çevreleyen bağ dokularına ulaşabiliyor ve bu dokuları kısa sürede “eritir” gibi yok edebiliyor. Enfeksiyon kan dolaşımına geçerse sepsis adı verilen sistemik bir bağışıklık tepkisi başlıyor ve bu da organ yetmezliğiyle sonuçlanabiliyor.  Vaka raporunda yer alan ilk hasta, küçük bir deri lezyonuyla başlayan enfeksiyonun hızla yayılması sonucunda, yoğun bakımda tedavi altına alınmasına rağmen 28 saat içinde yaşamını yitirdi.CERRAHİ MÜDAHALE VE ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYORİkinci hasta, labia majorasında başlayan bir apsenin hızla doku kaybına yol açmasıyla üç kez ameliyat edildi, ardından rekonstrüktif cerrahi ile tedavi edildi ve iyileşti. Üçüncü hasta ise rahim ameliyatı sonrası gelişen yara enfeksiyonuyla bu hastalığa yakalandı; enfekte doku çıkarılarak ve güçlü antibiyotiklerle kurtarıldı.JİNEKOLOGLARA UYARI: BELİRTİLERİ ERKEN FARK EDİNUzmanlar, vajinal bölgedeki nekrotizan fasiitin çok nadir görülse de oldukça tehlikeli olduğunu, tanının geç konulmasının ölüm riskini ciddi şekilde artırdığını vurguluyor. Genelde travmatik cilt hasarları, cinsel ilişki, cerrahi işlemler veya piercing sonrası gelişebileceği belirtiliyor.  Hastalığın vajinal formunun tanısının daha zor olabileceğini belirten Sullivan, bu yüzden jinekologların dikkatli olması gerektiğini söylüyor:  “Zaman çok kritik. Erken teşhis hayat kurtarır.”ENFEKSİYONLAR ARTIYOR: YALNIZCA 2 YILDA 20 VAKARapora göre, Shrewsbury ve Telford Hastanesi 2022 ile 2024 arasında 20 et yiyen bakteri vakası gördü. Bu sayı, önceki 10 yılda bildirilen toplam 18 vakayı geçti. Ayrıca Avrupa’daki birçok ülke ve ABD, nekrotizan fasiite yol açabilen A grubu streptokok enfeksiyonlarında artış bildiriyor.  Uzmanlar, bu ölümcül hastalığa karşı daha geniş çaplı farkındalık çağrısında bulunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/InqRzvaPPk2xGQlSIxcYIw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Jinekologlar, uyardı:, yiyen, cinsel, organ, enfeksiyonu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/InqRzvaPPk2xGQlSIxcYIw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Et yiyen bakteri alarmı"><p>İngiltere’de yayımlanan bir vaka raporu, nadir görülen ama ölümcül olabilen “et yiyen bakteri” enfeksiyonunun kadın dış genital bölgesini de etkileyebileceğini ortaya koydu.</p><p>İngiltere’deki Shrewsbury ve Telford Hastanesi’nden doktorlar, dış genital bölgeyi (vulva) etkileyen üç farklı nekrotizan fasiit vakasını raporladı. Bu hastalık, halk arasında "et yiyen bakteri" olarak bilinen son derece agresif bir enfeksiyon türü. Özellikle zayıf bağışıklığa sahip bireylerde görülüyor ve hızla ilerleyerek ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.</p><h3><strong>SADECE SAATLER İÇİNDE ÖLÜMCÜL OLABİLİR</strong></h3><p>Indiana Üniversitesi’nden mikrobiyoloji profesörü Bill Sullivan’a göre, bakteriler cilde girerek kasları, sinirleri ve damarları çevreleyen bağ dokularına ulaşabiliyor ve bu dokuları kısa sürede “eritir” gibi yok edebiliyor. Enfeksiyon kan dolaşımına geçerse sepsis adı verilen sistemik bir bağışıklık tepkisi başlıyor ve bu da organ yetmezliğiyle sonuçlanabiliyor.  Vaka raporunda yer alan ilk hasta, küçük bir deri lezyonuyla başlayan enfeksiyonun hızla yayılması sonucunda, yoğun bakımda tedavi altına alınmasına rağmen 28 saat içinde yaşamını yitirdi.</p><h3><strong>CERRAHİ MÜDAHALE VE ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR</strong></h3><p>İkinci hasta, labia majorasında başlayan bir apsenin hızla doku kaybına yol açmasıyla üç kez ameliyat edildi, ardından rekonstrüktif cerrahi ile tedavi edildi ve iyileşti. Üçüncü hasta ise rahim ameliyatı sonrası gelişen yara enfeksiyonuyla bu hastalığa yakalandı; enfekte doku çıkarılarak ve güçlü antibiyotiklerle kurtarıldı.</p><h3><strong>JİNEKOLOGLARA UYARI: BELİRTİLERİ ERKEN FARK EDİN</strong></h3><p>Uzmanlar, vajinal bölgedeki nekrotizan fasiitin çok nadir görülse de oldukça tehlikeli olduğunu, tanının geç konulmasının ölüm riskini ciddi şekilde artırdığını vurguluyor. Genelde travmatik cilt hasarları, cinsel ilişki, cerrahi işlemler veya piercing sonrası gelişebileceği belirtiliyor.  Hastalığın vajinal formunun tanısının daha zor olabileceğini belirten Sullivan, bu yüzden jinekologların dikkatli olması gerektiğini söylüyor:  “Zaman çok kritik. Erken teşhis hayat kurtarır.”</p><h3><strong>ENFEKSİYONLAR ARTIYOR: YALNIZCA 2 YILDA 20 VAKA</strong></h3><p>Rapora göre, Shrewsbury ve Telford Hastanesi 2022 ile 2024 arasında 20 et yiyen bakteri vakası gördü. Bu sayı, önceki 10 yılda bildirilen toplam 18 vakayı geçti. Ayrıca Avrupa’daki birçok ülke ve ABD, nekrotizan fasiite yol açabilen A grubu streptokok enfeksiyonlarında artış bildiriyor.  Uzmanlar, bu ölümcül hastalığa karşı daha geniş çaplı farkındalık çağrısında bulunuyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İçtikleri &amp;quot;kutsal su&amp;quot; yüzünden koleraya yakalandılar: Ölümcül bakterilerle dolu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ictikleri-kutsal-su-yuzunden-koleraya-yakalandilar-olumcul-bakterilerle-dolu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ictikleri-kutsal-su-yuzunden-koleraya-yakalandilar-olumcul-bakterilerle-dolu</guid>
<description><![CDATA[ Etiyopya’daki bir kuyudan alınan “kutsal su” şişeleri, Almanya ve İngiltere’den turistlerde koleraya yol açtı. Uzmanlar, içinde yüz milyonlara varan bakteri barındıran bu suların ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğunu vurguluyor.Avrupa’ya Etiyopya’dan getirilen kutsal su şişeleri, ölümcül kolera bakterisiyle dolu çıktı. “Eurosurveillance” adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni bir rapora göre, Almanya ve İngiltere’den toplam yedi turist, Etiyopya’nın Sudan sınırındaki Quara bölgesinden getirdikleri bu sulardan içtikten veya yüzlerine sürdükten sonra koleraya yakalandı.BAKTERİLERLE DOLU ŞİŞELER: MİLYONLARCA MİKROPAraştırmaya göre, kutsal su şişelerinde koleraya neden olan Vibrio cholerae bakterisi yoğun şekilde bulundu. Şişelerde mililitre başına 100 binila 100 milyon arasında “koloni oluşturan birim” tespit edildi. Bu, bakterinin uçuş sırasında ve Avrupa’da ortam sıcaklığında canlı kalabildiğini gösteriyor.  İki turist yoğun bakıma alınacak kadar ağır hastalandı, ancak hepsi iyileşti.KOLERA: ÖLÜMCÜL ANCAK ÖNLENEBİLİRABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre kolera, şiddetli ishal, dehidrasyon ve tedavi edilmezse ölüme yol açabiliyor. Koleradan korunmak için temiz su içmek, elleri sabunla yıkamak ve aşı olmak büyük önem taşıyor.“RUHANİ ŞİFA” YERİNDEN BAKTERİ BULAŞTISöz konusu su, yerel Ortodoks Kilisesi tarafından “ruhani aydınlanma, şifa ve inançla derin bağ” sunduğu belirtilen Bermel Giorgis adlı kutsal bir kuyudan alınmıştı. Ancak turistlerin yaşadığı sağlık sorunları, bu tür manevi vaatlerin yanında ciddi fiziksel riskler de taşıdığını gösterdi.  CDC’nin yayımladığı son bültende, bu kuyuya gidecek olan gezginler ve onlardan kutsal su alacak yakınlarının risk altında olduğu belirtildi.KÜRESEL KOLERA SALGININDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞDünya Sağlık Örgütü’ne göre, 2023 yılında kolera vakaları bir önceki yıla göre yüzde 13 artarken, ölüm oranı yüzde 71 yükseldi. Geçen yıl dünya genelinde 4 binden fazla kişi kolera nedeniyle hayatını kaybetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/miBDAP7tbkKkHoyZx5DaIw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İçtikleri, kutsal, su, yüzünden, koleraya, yakalandılar:, Ölümcül, bakterilerle, dolu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/miBDAP7tbkKkHoyZx5DaIw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kutsal su koleraya yol açtı"><p>Etiyopya’daki bir kuyudan alınan “kutsal su” şişeleri, Almanya ve İngiltere’den turistlerde koleraya yol açtı. Uzmanlar, içinde yüz milyonlara varan bakteri barındıran bu suların ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğunu vurguluyor.</p><p>Avrupa’ya Etiyopya’dan getirilen kutsal su şişeleri, ölümcül kolera bakterisiyle dolu çıktı. “Eurosurveillance” adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni bir rapora göre, Almanya ve İngiltere’den toplam yedi turist, Etiyopya’nın Sudan sınırındaki Quara bölgesinden getirdikleri bu sulardan içtikten veya yüzlerine sürdükten sonra koleraya yakalandı.</p><h3><strong>BAKTERİLERLE DOLU ŞİŞELER: MİLYONLARCA MİKROP</strong></h3><p>Araştırmaya göre, kutsal su şişelerinde koleraya neden olan Vibrio cholerae bakterisi yoğun şekilde bulundu. Şişelerde mililitre başına 100 binila 100 milyon arasında “koloni oluşturan birim” tespit edildi. Bu, bakterinin uçuş sırasında ve Avrupa’da ortam sıcaklığında canlı kalabildiğini gösteriyor.  İki turist yoğun bakıma alınacak kadar ağır hastalandı, ancak hepsi iyileşti.</p><h3><strong>KOLERA: ÖLÜMCÜL ANCAK ÖNLENEBİLİR</strong></h3><p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre kolera, şiddetli ishal, dehidrasyon ve tedavi edilmezse ölüme yol açabiliyor. Koleradan korunmak için temiz su içmek, elleri sabunla yıkamak ve aşı olmak büyük önem taşıyor.</p><h3><strong>“RUHANİ ŞİFA” YERİNDEN BAKTERİ BULAŞTI</strong></h3><p>Söz konusu su, yerel Ortodoks Kilisesi tarafından “ruhani aydınlanma, şifa ve inançla derin bağ” sunduğu belirtilen Bermel Giorgis adlı kutsal bir kuyudan alınmıştı. Ancak turistlerin yaşadığı sağlık sorunları, bu tür manevi vaatlerin yanında ciddi fiziksel riskler de taşıdığını gösterdi.  CDC’nin yayımladığı son bültende, bu kuyuya gidecek olan gezginler ve onlardan kutsal su alacak yakınlarının risk altında olduğu belirtildi.</p><h3><strong>KÜRESEL KOLERA SALGININDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞ</strong></h3><p>Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, 2023 yılında kolera vakaları bir önceki yıla göre yüzde 13 artarken, ölüm oranı yüzde 71 yükseldi. Geçen yıl dünya genelinde 4 binden fazla kişi kolera nedeniyle hayatını kaybetti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ortadoğu&amp;apos;da bir ilk: &amp;quot;Parti uçağı&amp;quot; kalkışa hazır</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ortadoguda-bir-ilk-parti-ucagi-kalkisa-hazir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ortadoguda-bir-ilk-parti-ucagi-kalkisa-hazir</guid>
<description><![CDATA[ Dubai&#039;den havalanmaya hazırlanan özel bir uçak, türünün ilk örneği olmak için planlanan bir yolculuğa ev sahipliği yapacak. Yolcularına özel bir deneyim ve eğlence vaat eden proje, Ortadoğu&#039;nun ilk &quot;parti uçağı&quot; olarak kayıtlara geçti.Bu yaz Dubai&#039;den Mısır&#039;daki bir festivale DJ&#039;ler ve içeceklerle dolu bir &quot;parti uçağı&quot; havalanacak.  Ortadoğu&#039;da türünün ilk örneği olacak bu uçuş, bölgenin alışılmış yapısıyla tezat oluşturuyor.YOLCULUK BOYUNCA MÜZİK VE İÇECEK HİZMETİ  AIRBOX Dubai adlı özel tek yönlü uçuş, Sandbox Festival bilet sahiplerine ön parti olarak alkollü içecekler de dahil olmak üzere yolculuk boyunca canlı DJ&#039;ler sunacak. Sandbox&#039;ın resmi web sitesine göre uçuş paketleri 579 dolardan başlıyor.  Uçuş, Mısır merkezli lüks bir seyahat danışmanlık hizmeti olan Escape Code tarafından gerçekleştiriliyor. Uçak tipi ve oturma kapasitesi henüz açıklanmadı.&quot;PARTİ UÇUŞU&quot; DENEYİMLERİ  Kahire merkezli etkinlik şirketi Nacelle tarafından üretilen Kızıldeniz sahil festivali, üç gün boyunca müzik ve sanatla dolu bir dünya çapında kalabalığı bir araya getiriyor.  Benzer &quot;parti uçuşu&quot; deneyimleri Avrupa&#039;da başladı, en dikkat çekeni Tomorrowland&#039;in &quot;Amare&quot; uçağıydı. Brüksel Havayolları ile ortaklaşa işletilen uçakta özel aydınlatma ve temalı müzik vardı. DJ&#039;ler ayrıca İngiltere&#039;den İbiza&#039;ya giden uçuşlarda da çaldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dG8rLmvIGkG_UB_Bzh_M4w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ortadoğuda, bir, ilk:, Parti, uçağı, kalkışa, hazır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dG8rLmvIGkG_UB_Bzh_M4w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ortadoğu'nun ilk " parti u kalk haz><p>Dubai'den havalanmaya hazırlanan özel bir uçak, türünün ilk örneği olmak için planlanan bir yolculuğa ev sahipliği yapacak. Yolcularına özel bir deneyim ve eğlence vaat eden proje, Ortadoğu'nun ilk "parti uçağı" olarak kayıtlara geçti.</p><p>Bu yaz Dubai'den Mısır'daki bir festivale DJ'ler ve içeceklerle dolu bir "parti uçağı" havalanacak.  Ortadoğu'da türünün ilk örneği olacak bu uçuş, bölgenin alışılmış yapısıyla tezat oluşturuyor.</p><p><strong>YOLCULUK BOYUNCA MÜZİK VE İÇECEK HİZMETİ</strong>  AIRBOX Dubai adlı özel tek yönlü uçuş, Sandbox Festival bilet sahiplerine ön parti olarak alkollü içecekler de dahil olmak üzere yolculuk boyunca canlı DJ'ler sunacak. Sandbox'ın resmi web sitesine göre uçuş paketleri 579 dolardan başlıyor.  Uçuş, Mısır merkezli lüks bir seyahat danışmanlık hizmeti olan Escape Code tarafından gerçekleştiriliyor. Uçak tipi ve oturma kapasitesi henüz açıklanmadı.</p><p><strong>"PARTİ UÇUŞU" DENEYİMLERİ</strong>  Kahire merkezli etkinlik şirketi Nacelle tarafından üretilen Kızıldeniz sahil festivali, üç gün boyunca müzik ve sanatla dolu bir dünya çapında kalabalığı bir araya getiriyor.  Benzer "parti uçuşu" deneyimleri Avrupa'da başladı, en dikkat çekeni Tomorrowland'in "Amare" uçağıydı. Brüksel Havayolları ile ortaklaşa işletilen uçakta özel aydınlatma ve temalı müzik vardı. DJ'ler ayrıca İngiltere'den İbiza'ya giden uçuşlarda da çaldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Evsiz adama piyango vurdu: İçki dükkanından aldığı bilet hayatını değiştirdi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/evsiz-adama-piyango-vurdu-icki-dukkanindan-aldigi-bilet-hayatini-degistirdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/evsiz-adama-piyango-vurdu-icki-dukkanindan-aldigi-bilet-hayatini-degistirdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de sokakta yaşayan bir adama piyango vurdu. Ödülün hayatını değiştirdiğini söyleyen adam, parayı ne için kullanacağını açıkladı.ABD&#039;nin Kaliforniya eyaletinde evsiz bir adam, içki dükkanından satın aldığı piyango biletinden 1 milyon dolar kazandı.Basında çıkan haberlere göre, kimliği açıklanmayan talihli, kazı kazan biletini yıllardır müşterisi olduğu dükkandan satın aldı.Mağaza müdürü Wilson Samaan, KSBY&#039;ye yaptığı açıklamada şunları söyledi: &quot;Dükkana geldi, kazıdı ve şöyle dedi: &#039;Aman Tanrım, bu gerçek mi? Dostum, artık evsiz değilim!&#039;. Ben de şöyle dedim: &#039;Dostum, turnayı gözünden vurdun.&quot;The Guardian&#039;ın aktardığına göre adam başlangıçta 100 bin dolar kazandığını düşünürken Samaan aslında 1 milyon dolar kazandığını doğruladı. Samaan daha sonra bileti elden teslim etmek için adamı arabasıyla Fresno&#039;ya götürdü.Kazanan kişi, ödülün hayatını değiştirdiğini ve parayı bölgedeki bir evin peşinatı ve bir araba için kullanmayı planladığını söyledi.Yerel bir işletme sahibi tarafından yayınlanan bir videoda, talihli adam şunları söyledi: “Slo&#039;da Sandy&#039;nin içki dükkanında bir milyon dolar kazandım ve evet, sokaklardan kurtulmak için sabırsızlanıyorum.”Kaliforniya Piyangosu&#039;na göre evsiz adamın aldığı biletle 1 milyon dolar ödül kazanma ihtimali 2 milyon 47 bin 423&#039;te bir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IebJQV7lpkSZPkKQC6QInA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Evsiz, adama, piyango, vurdu:, İçki, dükkanından, aldığı, bilet, hayatını, değiştirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IebJQV7lpkSZPkKQC6QInA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Evsiz adam piyangoyu kazandı"><p>ABD'de sokakta yaşayan bir adama piyango vurdu. Ödülün hayatını değiştirdiğini söyleyen adam, parayı ne için kullanacağını açıkladı.</p><p>ABD'nin Kaliforniya eyaletinde evsiz bir adam, içki dükkanından satın aldığı piyango biletinden 1 milyon dolar kazandı.</p><p>Basında çıkan haberlere göre, kimliği açıklanmayan talihli, kazı kazan biletini yıllardır müşterisi olduğu dükkandan satın aldı.</p><p>Mağaza müdürü Wilson Samaan, KSBY'ye yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Dükkana geldi, kazıdı ve şöyle dedi: 'Aman Tanrım, bu gerçek mi? Dostum, artık evsiz değilim!'. Ben de şöyle dedim: 'Dostum, turnayı gözünden vurdun."</p><p>The Guardian'ın aktardığına göre adam başlangıçta 100 bin dolar kazandığını düşünürken Samaan aslında 1 milyon dolar kazandığını doğruladı. Samaan daha sonra bileti elden teslim etmek için adamı arabasıyla Fresno'ya götürdü.</p><p>Kazanan kişi, ödülün hayatını değiştirdiğini ve parayı bölgedeki bir evin peşinatı ve bir araba için kullanmayı planladığını söyledi.</p><p>Yerel bir işletme sahibi tarafından yayınlanan bir videoda, talihli adam şunları söyledi: “Slo'da Sandy'nin içki dükkanında bir milyon dolar kazandım ve evet, sokaklardan kurtulmak için sabırsızlanıyorum.”</p><p>Kaliforniya Piyangosu'na göre evsiz adamın aldığı biletle 1 milyon dolar ödül kazanma ihtimali 2 milyon 47 bin 423'te bir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nöroloji Uzmanından 70 yaş öncesi demans uyarısı: Bu virüsü geçiren risk altında</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/noeroloji-uzmanindan-70-yas-oencesi-demans-uyarisi-bu-virusu-geciren-risk-altinda</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/noeroloji-uzmanindan-70-yas-oencesi-demans-uyarisi-bu-virusu-geciren-risk-altinda</guid>
<description><![CDATA[ Covid-19 salgınının ardından ortaya çıkan uzun vadeli sağlık sorunlarına dair endişeler artarken, uzmanlar özellikle yaşlı bireylerde bunama riskine dikkat çekiyor. ABD’deki Teksas Üniversitesi Sağlık Merkezi’nde görev yapan nörolog Dr. Gabriel de Erausquin’in öncülüğünde yapılan araştırmalar, uzun süreli Covid semptomları yaşayan kişilerin demans hastalığına yakalanma ihtimalinin 5 kat daha fazla olabileceğini ortaya koydu.Wall Street Journal’a konuşan Dr. Erausquin, özellikle 57 yaş üstü bireylerin, “erken Alzheimer hastası profiline” sahip olduğunu belirtti. Uzmanın açıklamasına göre, bu değişim yaşlı yetişkinlerde kalıcı olabilir.Dr. Erausquin’in, 60 yaş üstü 4.000 hasta üzerinde yürüttüğü geniş çaplı çalışmanın ilk bulguları dikkat çekici: 65 yaş üstü ve uzun süreli Covid semptomları yaşayan bireylerin üçte biri, hafif bilişsel bozukluk belirtileri gösteriyor. Bu oran, aynı yaş grubundaki ve uzun süreli Covid yaşamayan bireylerle kıyaslandığında dört ila beş kat daha yüksek.Her ne kadar hafif bilişsel bozukluk her zaman demansa dönüşmese de, bu hastaların yaklaşık altıda birine bir yıl içinde demans teşhisi konuluyor. Bu bulgular, Covid-19’un sadece solunum yollarını değil, merkezi sinir sistemini de etkileyebileceğini gösteren giderek artan kanıtlara yeni bir halka ekliyor.İngiltere’de son 10 yılda genç başlangıçlı demans vakalarında %69’luk artış kaydedildi. Bu durum, hafıza kaybı gibi belirtilerin sadece yaşlı nüfusu değil, gençleri de etkileyebileceği endişesini doğuruyor.Chicago’daki Northwestern Medicine’dan Dr. Igor Koralnik ise, tedavi ettiği 70 uzun süreli Covid hastasından yarısının bilişsel rehabilitasyon sonrası iyileşme gösterdiğini, ancak üçte birinin tedaviye rağmen herhangi bir gelişme kaydetmediğini aktardı.Nature Medicine dergisinde yayımlanan verilere göre, 2023 sonu itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 409 milyon kişi uzun süreli Covid belirtileri gösterdi. İngiltere’de ise Mart 2023 itibarıyla yaklaşık 2 milyon kişi bu sağlık sorunuyla mücadele ediyor. Bu kişilerin 1,3 milyonu semptomlarını bir yıldan uzun süredir yaşadığını belirtiyor.ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) verilerine göre Amerikalıların %17’si uzun süreli Covid belirtileri yaşadığını ifade ederken, bazı araştırmalar bu oranın gerçekte %3,6 civarında olduğunu öne sürüyor.Uzmanlar, özellikle risk grubunda yer alan kişilerin Covid-19 aşısı ve hatırlatma dozlarını aksatmamaları gerektiği konusunda uyarıyor. Virüsün beyindeki mevcut sorunları hızlandırıp hızlandırmadığı veya yeni patolojik süreçler başlatıp başlatmadığı ise halen araştırılma aşamasında.İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS), uzun süreli Covid’i enfeksiyonun ardından 12 haftadan uzun süren yorgunluk, hafıza ve konsantrasyon sorunları, baş dönmesi ve nefes darlığı gibi belirtilerle tanımlıyor. Şu anda bilinen bir tedavisi bulunmayan bu durum için uygulanan yöntemler, yalnızca semptomları hafifletmeye yönelik. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MhVhmVNxxEeQMBt-4fnukA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nöroloji, Uzmanından, yaş, öncesi, demans, uyarısı:, virüsü, geçiren, risk, altında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MhVhmVNxxEeQMBt-4fnukA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nörologi Uzmanından 70 yaş öncesi demans uyarısı: Bu virüsü geçiren risk altında"><p>Covid-19 salgınının ardından ortaya çıkan uzun vadeli sağlık sorunlarına dair endişeler artarken, uzmanlar özellikle yaşlı bireylerde bunama riskine dikkat çekiyor. ABD’deki Teksas Üniversitesi Sağlık Merkezi’nde görev yapan nörolog Dr. Gabriel de Erausquin’in öncülüğünde yapılan araştırmalar, uzun süreli Covid semptomları yaşayan kişilerin demans hastalığına yakalanma ihtimalinin 5 kat daha fazla olabileceğini ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BZmE5LMBPUCXXxTbeX7TkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Wall Street Journal’a konuşan Dr. Erausquin, özellikle 57 yaş üstü bireylerin, “erken Alzheimer hastası profiline” sahip olduğunu belirtti. Uzmanın açıklamasına göre, bu değişim yaşlı yetişkinlerde kalıcı olabilir.Dr. Erausquin’in, 60 yaş üstü 4.000 hasta üzerinde yürüttüğü geniş çaplı çalışmanın ilk bulguları dikkat çekici: 65 yaş üstü ve uzun süreli Covid semptomları yaşayan bireylerin üçte biri, hafif bilişsel bozukluk belirtileri gösteriyor. Bu oran, aynı yaş grubundaki ve uzun süreli Covid yaşamayan bireylerle kıyaslandığında dört ila beş kat daha yüksek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uempsD8SLE2Eql2qb3qQYA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her ne kadar hafif bilişsel bozukluk her zaman demansa dönüşmese de, bu hastaların yaklaşık altıda birine bir yıl içinde demans teşhisi konuluyor. Bu bulgular, Covid-19’un sadece solunum yollarını değil, merkezi sinir sistemini de etkileyebileceğini gösteren giderek artan kanıtlara yeni bir halka ekliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3Usx5XU_LE2wSB9E4oLvig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere’de son 10 yılda genç başlangıçlı demans vakalarında %69’luk artış kaydedildi. Bu durum, hafıza kaybı gibi belirtilerin sadece yaşlı nüfusu değil, gençleri de etkileyebileceği endişesini doğuruyor.Chicago’daki Northwestern Medicine’dan Dr. Igor Koralnik ise, tedavi ettiği 70 uzun süreli Covid hastasından yarısının bilişsel rehabilitasyon sonrası iyileşme gösterdiğini, ancak üçte birinin tedaviye rağmen herhangi bir gelişme kaydetmediğini aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F7gSkyIxckOz2f7xUMdUzA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nature Medicine dergisinde yayımlanan verilere göre, 2023 sonu itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 409 milyon kişi uzun süreli Covid belirtileri gösterdi. İngiltere’de ise Mart 2023 itibarıyla yaklaşık 2 milyon kişi bu sağlık sorunuyla mücadele ediyor. Bu kişilerin 1,3 milyonu semptomlarını bir yıldan uzun süredir yaşadığını belirtiyor.ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) verilerine göre Amerikalıların %17’si uzun süreli Covid belirtileri yaşadığını ifade ederken, bazı araştırmalar bu oranın gerçekte %3,6 civarında olduğunu öne sürüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZTmQCvGQo0ey-oc7g5MBjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, özellikle risk grubunda yer alan kişilerin Covid-19 aşısı ve hatırlatma dozlarını aksatmamaları gerektiği konusunda uyarıyor. Virüsün beyindeki mevcut sorunları hızlandırıp hızlandırmadığı veya yeni patolojik süreçler başlatıp başlatmadığı ise halen araştırılma aşamasında.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C1KUM4Y8yUWnE5cHcIO-Xw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS), uzun süreli Covid’i enfeksiyonun ardından 12 haftadan uzun süren yorgunluk, hafıza ve konsantrasyon sorunları, baş dönmesi ve nefes darlığı gibi belirtilerle tanımlıyor. Şu anda bilinen bir tedavisi bulunmayan bu durum için uygulanan yöntemler, yalnızca semptomları hafifletmeye yönelik.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanser memesinden tüm vücuduna yayılmış; 35 yaşındaki kadın hastalığın nedenini açıkladı: &amp;quot;Sessiz bir katil&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kanser-memesinden-tum-vucuduna-yayilmis-35-yasindaki-kadin-hastaligin-nedenini-acikladi-sessiz-bir-katil</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kanser-memesinden-tum-vucuduna-yayilmis-35-yasindaki-kadin-hastaligin-nedenini-acikladi-sessiz-bir-katil</guid>
<description><![CDATA[ Yaygın ve agresif bir meme kanseri teşhisi konulan 37 yaşındaki Bisma Lalji, sağlığını kaybetmesinde yaşam tarzının büyük rol oynadığını söylüyor. Kaliforniya’da yaşayan genç kadın, hastalığın omurga, kemikler ve karaciğere kadar yayıldığını belirtiyor.Finans sektöründe yüksek tempolu bir işte çalışan Lalji, Şubat 2023’te omurgasında başlayan ani ve şiddetli bir ağrının ardından kansere yakalandığını öğrendi. Yapılan tetkiklerde, kanserin sağ memesindeki 1 cm’lik bir tümörden yayıldığı ortaya çıktı.Hastalığın teşhisi konulduğunda hamile olduğunu da açıklayan Lalji, “Yaşamak istiyorsam hamileliğimi sonlandırmak zorundaydım” diyerek, yaşadığı zor kararı gözyaşları içinde anlattı.Instagram’da yaklaşık 45 bin takipçiye sahip olan Lalji, kanserin şu anda uygulanan ilaç tedavisiyle stabil durumda olduğunu söylüyor. Ancak onun asıl mesajı, özellikle genç ve yoğun tempoda çalışanlara yönelik: &quot;Durun ve bedeninizi dinleyin.&quot;Lalji, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, stresin sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor:
“Geceler boyu uyanık kalıyordum, kafein ve adrenalinle yaşıyor, yemek yemeye bile zor vakit ayırıyordum. Uyku ise hiç yoktu. Bu yaşam tarzının kanserime katkıda bulunduğunu artık biliyorum.”“Kronik stres, hormonlarınızı altüst eder, bağışıklık sisteminizi çökertebilir. Sürekli ‘savaş ya da kaç’ modunda olduğunuzda, vücudunuzun iyileşme şansı kalmaz.”Lalji, boşanma süreciyle birlikte hem özel hem de iş hayatının baskısının ağırlaştığını ve buna rağmen kendisini dinlendirmek yerine çalışmaya devam ettiğini anlatıyor.“Keşke zamanında yavaşlasaydım. Keşke uykusuzluğu bir başarı gibi görmeseydim. Lütfen beni dinleyin, sağlığınız bu koşturmacaya değmez. Sağlığınıza zaman ayırmazsanız, bir gün hastalığınıza zaman ayırmak zorunda kalırsınız.”Bisma Lalji stresin kansere yol açtığını düşünse de, uzmanlar bu konuda daha temkinli. İngiliz yardım kuruluşu Cancer Research UK, stres ile kanser arasında doğrudan bir bağlantı kuran net bilimsel bulgular olmadığını bildiriyor.100.000 kadın üzerinde yapılan bir araştırmada da stresin kanser riskini artırdığına dair güçlü bir kanıt bulunmadı. Ancak kuruluş, stresin dolaylı etkilerinin altını çiziyor: Artan sigara ve alkol tüketimi ile sağlıksız beslenme alışkanlıkları, kanser riskini ciddi şekilde artırabiliyor.Meme kanseri, Birleşik Krallık’ta en sık görülen kanser türü. Her yıl yaklaşık 56 bin kişiye meme kanseri teşhisi konuyor. Bu da günlük ortalama 150 yeni vaka anlamına geliyor.Vakaların büyük çoğunluğu kadınlarda görülse de, her yıl yaklaşık 370 erkek de meme kanseri tanısı alıyor. Meme kanseri nedeniyle yılda ortalama 11.500 kişi hayatını kaybediyor ve bu rakam, kadınlarda kansere bağlı ölümlerde ikinci sırada yer alıyor.Uzmanlar, özellikle 50-71 yaş aralığındaki kadınların her üç yılda bir yapılan NHS meme taramalarına katılmalarını öneriyor.Meme kanserinde hayatta kalma oranı, teşhis evresine göre değişiklik gösteriyor. Genel verilere göre, her dört kadından üçü, teşhis sonrası en az 10 yıl hayatta kalabiliyor. Bu oran, düzenli tarama programları ve artan farkındalık sayesinde son 50 yılda iki katına çıktı.Uzmanlar, kadınların düzenli olarak memelerini kontrol etmelerini ve şu belirtilere dikkat etmelerini tavsiye ediyor:

Memede veya koltuk altında kitle, şişlik
Meme şeklinde veya boyutunda değişiklik
Meme ucundan gelen kanlı akıntı
Ciltte ya da meme ucunda görünüm değişikliği
Kalıcı ağrılarBu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmese de, erken teşhis için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hXbkk3rfOkKKGFbCjiVuMA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kanser, memesinden, tüm, vücuduna, yayılmış, yaşındaki, kadın, hastalığın, nedenini, açıkladı:, Sessiz, bir, katil</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hXbkk3rfOkKKGFbCjiVuMA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Korkunç bir ağrıyla hastaneye gitti: Kanser memesinden vücuduna yayılmış"><p>Yaygın ve agresif bir meme kanseri teşhisi konulan 37 yaşındaki Bisma Lalji, sağlığını kaybetmesinde yaşam tarzının büyük rol oynadığını söylüyor. Kaliforniya’da yaşayan genç kadın, hastalığın omurga, kemikler ve karaciğere kadar yayıldığını belirtiyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hPdBnlrbRketqeTnM-bAQQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Finans sektöründe yüksek tempolu bir işte çalışan Lalji, Şubat 2023’te omurgasında başlayan ani ve şiddetli bir ağrının ardından kansere yakalandığını öğrendi. Yapılan tetkiklerde, kanserin sağ memesindeki 1 cm’lik bir tümörden yayıldığı ortaya çıktı.Hastalığın teşhisi konulduğunda hamile olduğunu da açıklayan Lalji, “Yaşamak istiyorsam hamileliğimi sonlandırmak zorundaydım” diyerek, yaşadığı zor kararı gözyaşları içinde anlattı.Instagram’da yaklaşık 45 bin takipçiye sahip olan Lalji, kanserin şu anda uygulanan ilaç tedavisiyle stabil durumda olduğunu söylüyor. Ancak onun asıl mesajı, özellikle genç ve yoğun tempoda çalışanlara yönelik: "Durun ve bedeninizi dinleyin."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lCJ3Sw5CUUaiXRHtI31BiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lalji, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, stresin sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor:
“Geceler boyu uyanık kalıyordum, kafein ve adrenalinle yaşıyor, yemek yemeye bile zor vakit ayırıyordum. Uyku ise hiç yoktu. Bu yaşam tarzının kanserime katkıda bulunduğunu artık biliyorum.”“Kronik stres, hormonlarınızı altüst eder, bağışıklık sisteminizi çökertebilir. Sürekli ‘savaş ya da kaç’ modunda olduğunuzda, vücudunuzun iyileşme şansı kalmaz.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vse94MmxWECw7eDwONkQpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lalji, boşanma süreciyle birlikte hem özel hem de iş hayatının baskısının ağırlaştığını ve buna rağmen kendisini dinlendirmek yerine çalışmaya devam ettiğini anlatıyor.“Keşke zamanında yavaşlasaydım. Keşke uykusuzluğu bir başarı gibi görmeseydim. Lütfen beni dinleyin, sağlığınız bu koşturmacaya değmez. Sağlığınıza zaman ayırmazsanız, bir gün hastalığınıza zaman ayırmak zorunda kalırsınız.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N7xlXaaxZ02JGgrf_jpQeQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bisma Lalji stresin kansere yol açtığını düşünse de, uzmanlar bu konuda daha temkinli. İngiliz yardım kuruluşu Cancer Research UK, stres ile kanser arasında doğrudan bir bağlantı kuran net bilimsel bulgular olmadığını bildiriyor.100.000 kadın üzerinde yapılan bir araştırmada da stresin kanser riskini artırdığına dair güçlü bir kanıt bulunmadı. Ancak kuruluş, stresin dolaylı etkilerinin altını çiziyor: Artan sigara ve alkol tüketimi ile sağlıksız beslenme alışkanlıkları, kanser riskini ciddi şekilde artırabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oZjiijALfkmBhCgvWBCX0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meme kanseri, Birleşik Krallık’ta en sık görülen kanser türü. Her yıl yaklaşık 56 bin kişiye meme kanseri teşhisi konuyor. Bu da günlük ortalama 150 yeni vaka anlamına geliyor.Vakaların büyük çoğunluğu kadınlarda görülse de, her yıl yaklaşık 370 erkek de meme kanseri tanısı alıyor. Meme kanseri nedeniyle yılda ortalama 11.500 kişi hayatını kaybediyor ve bu rakam, kadınlarda kansere bağlı ölümlerde ikinci sırada yer alıyor.Uzmanlar, özellikle 50-71 yaş aralığındaki kadınların her üç yılda bir yapılan NHS meme taramalarına katılmalarını öneriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BpaN6AuOWkGXK-Vc7gqQAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meme kanserinde hayatta kalma oranı, teşhis evresine göre değişiklik gösteriyor. Genel verilere göre, her dört kadından üçü, teşhis sonrası en az 10 yıl hayatta kalabiliyor. Bu oran, düzenli tarama programları ve artan farkındalık sayesinde son 50 yılda iki katına çıktı.Uzmanlar, kadınların düzenli olarak memelerini kontrol etmelerini ve şu belirtilere dikkat etmelerini tavsiye ediyor:

Memede veya koltuk altında kitle, şişlik
Meme şeklinde veya boyutunda değişiklik
Meme ucundan gelen kanlı akıntı
Ciltte ya da meme ucunda görünüm değişikliği
Kalıcı ağrılarBu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmese de, erken teşhis için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2 Amerikan askeri Meksika sınırındaki trafik kazasında öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/2-amerikan-askeri-meksika-sinirindaki-trafik-kazasinda-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/2-amerikan-askeri-meksika-sinirindaki-trafik-kazasinda-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li yetkililer, Meksika sınırında meydana gelen trafik kazasında 2 Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu.Meksika sınırında meydana gelen trafik kazasında 2 ABD&#039;li asker hayatını kaybetti, 1 asker ağır yaralandı.  ABD Kuzey Kuvvetleri Komutanlığından (NORTHCOM) yapılan açıklamada, 3 askeri taşıyan aracın New Mexico eyaletine bağlı Santa Teresa bölgesinde kaza yaptığı duyuruldu.  Ağır yaralı askerin bölgedeki bir hastanede tedavisinin sürdüğü aktarılan açıklamada, kazanın nedenine ilişkin soruşturma açıldığı bilgisi paylaşıldı.  Kazada yaşamını yitiren askerlerin ailelerine haber verildikten sonra isimlerinin açıklanacağı belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uXy7u23k8E-qBMMxETIhOA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Amerikan, askeri, Meksika, sınırındaki, trafik, kazasında, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uXy7u23k8E-qBMMxETIhOA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="2 ABD askeri trafik kazasında öldü"><p>ABD'li yetkililer, Meksika sınırında meydana gelen trafik kazasında 2 Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu.</p>Meksika sınırında meydana gelen trafik kazasında 2 ABD'li asker hayatını kaybetti, 1 asker ağır yaralandı.  ABD Kuzey Kuvvetleri Komutanlığından (NORTHCOM) yapılan açıklamada, 3 askeri taşıyan aracın New Mexico eyaletine bağlı Santa Teresa bölgesinde kaza yaptığı duyuruldu.  Ağır yaralı askerin bölgedeki bir hastanede tedavisinin sürdüğü aktarılan açıklamada, kazanın nedenine ilişkin soruşturma açıldığı bilgisi paylaşıldı.  Kazada yaşamını yitiren askerlerin ailelerine haber verildikten sonra isimlerinin açıklanacağı belirtildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>11 yaşında başlayan esaret  32 yaşında bitti: İlk kez doğum gününü kutladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/11-yasinda-baslayan-esaret-32-yasinda-bitti-ilk-kez-dogum-gununu-kutladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/11-yasinda-baslayan-esaret-32-yasinda-bitti-ilk-kez-dogum-gununu-kutladi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Connecticut eyaletinde bir evde 20 yıldan uzun süre esir tutulduğu iddia edilen 32 yaşındaki adam, açıklama yaptı. İlk kez doğum gününü kutlayan adam, &quot;Bugün hayatımı geri alma sürecini başlatıyorum&quot; dedi.ABD&#039;nin Connecticut eyaletinin Waterbury kentinde, 20 yılı aşkın süredir evinde esir tutulduğu öne sürülen bir adam, yaşadığı travmaların ardından ilk kez konuştu. Şubat ayında, evde çıkan yangın sonrası itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan 32 yaşındaki adam, artık daha güçlü olduğunu söyledi.  17 Şubat’ta olay yerine gelen ilk müdahale ekipleri, aktif yangın ihbarı üzerine ulaştıkları evde adamı son derece zayıf bir halde buldu. Yetkililer, 1.75 boyundaki adamın yalnızca 60 lbs (yaklaşık 31 kilogram) ağırlığında olduğunu belirtti. Adam, yangını bilinçli olarak çıkardığını ve 11 yaşından bu yana üvey annesi tarafından esir tutulduğunu söyledi.  &quot;HAYATIMI GERİ ALMAK İSTİYORUM&quot;  Yaptığı açıklamada kendisinden “S” olarak bahseden mağdur, &quot;20 yıldan fazla bir süredir esaret ve aile içi şiddet mağduruyum. 11 yaşında dördüncü sınıftan alındığım zamandan, 31 yaşında beni özgürleştiren yangını bilerek çıkardığım güne kadar evimde tutsak tutuldum&quot; dedi.  Açıklama, mağdura destek veren Survivors Say adlı kuruluşun gönüllü sözcüsü David Guarino aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu.  Gerçek ismini açıklamayan adam “Bu, doğduğumda ailemin verdiği isim değil. Kendime yeni bir isim seçiyorum ve bu, özgürlüğümle yaptığım ilk seçim.&quot;  İLK KEZ DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ YAPTI   İtfaiyecilere, polis ekiplerine ve sağlık çalışanlarına teşekkür eden S, “Hayatımda ilk kez doğum günü partisi yapabildim. Bu benim için büyük bir mutluluk” diyerek duygularını paylaştı.  Ayrıca Safe Haven of Greater Waterbury tarafından başlatılan ve 270 bin dolardan fazla bağış toplanan GoFundMe kampanyasına da teşekkür etti. Toplanan fonlar, tıbbi ve duygusal iyileşme süreci, barınma, yaşam giderleri ve yasal süreçlerde kullanılacak.  &quot;BU SADECE BİR HİKAYE DEĞİL. BU BENİM HAYATIM&quot;  Sözlerine, “Hikayemde yer alan herkesin, adalet arayışımda yetkililerle tam işbirliği yapmasını istiyorum. Medyadan ve halktan da bu süreçte mahremiyetime saygı göstermesini rica ediyorum. Bu sadece bir hikaye değil. Bu benim hayatım” diyerek devam etti.  ÜVEY ANNE SUÇLAMALARI REDETTİ   Olayla ilgili olarak S’nin üvey annesi Kimberly Sullivan tutuklandı. Sullivan, yasa dışı sınırlama, saldırı, kaçırma ve pervasızca tehlikeye atma gibi çeşitli suçlamalarla karşı karşıya. Suçlamaları reddeden Sullivan&#039;ın avukatı, asıl sorumlunun mağdurun merhum babası olduğunu iddia etti.  “Onu hiçbir şekilde kısıtlamadı, ona yiyecek ve barınak sağladı” diyen avukat Ioannis Kaloidis, müvekkilinin suçlamalara şaşırdığını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_PaaSsRMaUmuTRAdl34P9Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşında, başlayan, esaret , yaşında, bitti:, İlk, kez, doğum, gününü, kutladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_PaaSsRMaUmuTRAdl34P9Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="20 yıl esaretin ardından ilk sözler"><p>ABD'nin Connecticut eyaletinde bir evde 20 yıldan uzun süre esir tutulduğu iddia edilen 32 yaşındaki adam, açıklama yaptı. İlk kez doğum gününü kutlayan adam, "Bugün hayatımı geri alma sürecini başlatıyorum" dedi.</p>ABD'nin Connecticut eyaletinin Waterbury kentinde, 20 yılı aşkın süredir evinde esir tutulduğu öne sürülen bir adam, yaşadığı travmaların ardından ilk kez konuştu. Şubat ayında, evde çıkan yangın sonrası itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan 32 yaşındaki adam, artık daha güçlü olduğunu söyledi.  17 Şubat’ta olay yerine gelen ilk müdahale ekipleri, aktif yangın ihbarı üzerine ulaştıkları evde adamı son derece zayıf bir halde buldu. Yetkililer, 1.75 boyundaki adamın yalnızca 60 lbs (yaklaşık 31 kilogram) ağırlığında olduğunu belirtti. Adam, yangını bilinçli olarak çıkardığını ve 11 yaşından bu yana üvey annesi tarafından esir tutulduğunu söyledi.  <strong>"HAYATIMI GERİ ALMAK İSTİYORUM"</strong>  Yaptığı açıklamada kendisinden “S” olarak bahseden mağdur, "20 yıldan fazla bir süredir esaret ve aile içi şiddet mağduruyum. 11 yaşında dördüncü sınıftan alındığım zamandan, 31 yaşında beni özgürleştiren yangını bilerek çıkardığım güne kadar evimde tutsak tutuldum" dedi.  Açıklama, mağdura destek veren Survivors Say adlı kuruluşun gönüllü sözcüsü David Guarino aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu.  Gerçek ismini açıklamayan adam “Bu, doğduğumda ailemin verdiği isim değil. Kendime yeni bir isim seçiyorum ve bu, özgürlüğümle yaptığım ilk seçim."  <strong>İLK KEZ DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ YAPTI</strong>   İtfaiyecilere, polis ekiplerine ve sağlık çalışanlarına teşekkür eden S, “Hayatımda ilk kez doğum günü partisi yapabildim. Bu benim için büyük bir mutluluk” diyerek duygularını paylaştı.  Ayrıca Safe Haven of Greater Waterbury tarafından başlatılan ve 270 bin dolardan fazla bağış toplanan GoFundMe kampanyasına da teşekkür etti. Toplanan fonlar, tıbbi ve duygusal iyileşme süreci, barınma, yaşam giderleri ve yasal süreçlerde kullanılacak.  <strong>"BU SADECE BİR HİKAYE DEĞİL. BU BENİM HAYATIM"</strong>  Sözlerine, “Hikayemde yer alan herkesin, adalet arayışımda yetkililerle tam işbirliği yapmasını istiyorum. Medyadan ve halktan da bu süreçte mahremiyetime saygı göstermesini rica ediyorum. Bu sadece bir hikaye değil. Bu benim hayatım” diyerek devam etti.  <strong>ÜVEY ANNE SUÇLAMALARI REDETTİ</strong>   Olayla ilgili olarak S’nin üvey annesi Kimberly Sullivan tutuklandı. Sullivan, yasa dışı sınırlama, saldırı, kaçırma ve pervasızca tehlikeye atma gibi çeşitli suçlamalarla karşı karşıya. Suçlamaları reddeden Sullivan'ın avukatı, asıl sorumlunun mağdurun merhum babası olduğunu iddia etti.  “Onu hiçbir şekilde kısıtlamadı, ona yiyecek ve barınak sağladı” diyen avukat Ioannis Kaloidis, müvekkilinin suçlamalara şaşırdığını belirtti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Playboy dergisinin eski genel yayın yönetmeni dolandırıcıkla suçlanıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/playboy-dergisinin-eski-genel-yayin-yoenetmeni-dolandiricikla-suclaniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/playboy-dergisinin-eski-genel-yayin-yoenetmeni-dolandiricikla-suclaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Rusya&#039;daki Playboy erkek dergisinin eski genel yayın yönetmeni Vladimir Lyaporov, dolandırıcıkla suçlanıyor. Lyaporov&#039;un hesaplarındaki yaklaşık 30 milyon rubleye el konuldu.Rusya&#039;daki Playboy erkek dergisinin eski genel yayın yönetmeni Vladimir Lyaporov&#039;un hesaplarındaki yaklaşık 30 milyon rubleye (359 milyon dolar) el konuldu.Rus basınının bildirdiğine göre kendisi özellikle 50 milyon rublenin üzerinde büyük çaplı dolandırıcılıkla suçlanıyor. Dava ile ilgili materyaller TASS haber ajansı ile paylaşıldı.Lyaporov, beş dolandırıcılık olayıyla suçlanıyor. Dava materyallerine göre Lyaporov, yabancı şirketlere yatırım yapma bahanesiyle iş ortaklarından para çaldı. Kolluk kuvvetleri, iş ortaklarının kendisini bir piramit şeması oluşturmakla suçlamasının ardından Kasım 2024&#039;te Lyaporov&#039;u gözaltına aldı.Ceza davasının soruşturması tamamlandı ve dava yakında mahkemeye gönderilecek. Lyaporov yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Özellikle büyük ölçekli dolandırıcılıkla ilgili madde uyarınca Rusya&#039;da 10 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor.Vladimir Lyaporov 2007-2009 yılları arasında Playboy&#039;un baş editörlüğünü yapmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZxaBWpnO0-X0x4Kjq_fwQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Playboy, dergisinin, eski, genel, yayın, yönetmeni, dolandırıcıkla, suçlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZxaBWpnO0-X0x4Kjq_fwQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Playboy'un eski şefine suçlama"><p>Rusya'daki Playboy erkek dergisinin eski genel yayın yönetmeni Vladimir Lyaporov, dolandırıcıkla suçlanıyor. Lyaporov'un hesaplarındaki yaklaşık 30 milyon rubleye el konuldu.</p><p>Rusya'daki Playboy erkek dergisinin eski genel yayın yönetmeni Vladimir Lyaporov'un hesaplarındaki yaklaşık 30 milyon rubleye (359 milyon dolar) el konuldu.</p><p>Rus basınının bildirdiğine göre kendisi özellikle 50 milyon rublenin üzerinde büyük çaplı dolandırıcılıkla suçlanıyor. Dava ile ilgili materyaller TASS haber ajansı ile paylaşıldı.</p><p>Lyaporov, beş dolandırıcılık olayıyla suçlanıyor. Dava materyallerine göre Lyaporov, yabancı şirketlere yatırım yapma bahanesiyle iş ortaklarından para çaldı. Kolluk kuvvetleri, iş ortaklarının kendisini bir piramit şeması oluşturmakla suçlamasının ardından Kasım 2024'te Lyaporov'u gözaltına aldı.</p><p>Ceza davasının soruşturması tamamlandı ve dava yakında mahkemeye gönderilecek. Lyaporov yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Özellikle büyük ölçekli dolandırıcılıkla ilgili madde uyarınca Rusya'da 10 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor.</p><p>Vladimir Lyaporov 2007-2009 yılları arasında Playboy'un baş editörlüğünü yapmıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Spor salonunda nitrojen gazı faciası: 1 kişi hayatını kaybetti 4 kişi yaralandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/spor-salonunda-nitrojen-gazi-faciasi-1-kisi-hayatini-kaybetti-4-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/spor-salonunda-nitrojen-gazi-faciasi-1-kisi-hayatini-kaybetti-4-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Paris’te bir spor salonunda kriyoterapi odasında meydana gelen nitrojen sızıntısı bir kadının hayatına mal oldu. Olayda ikinci kadın yoğun bakımda, üç kişi daha hastaneye kaldırıldı.Fransa’nın başkenti Paris’te bir spor salonunda gerçekleşen kriyoterapi seansı facia ile sonuçlandı. Şehrin doğu merkezindeki On Air isimli spor salonunda çalışan 29 yaşındaki bir kadın, nitrojen gazı sızıntısı sonucu boğularak hayatını kaybetti. Olayda 34 yaşındaki başka bir kadın kalp krizi geçirdi ve yoğun bakıma alındı.  Polis soruşturmasına yakın kaynaklar, ölümün sabah saatlerinde tamir edilen soğuk terapi odasında yaşanan bir nitrojen sızıntısından kaynaklandığını belirtti. Renksiz ve kokusuz olan nitrojen gazı, kriyoterapi uygulamalarında aşırı soğuk bir atmosfer yaratmak amacıyla kullanılıyor.  150 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ Olay, Pazartesi günü yerel saatle 18.30 sularında acil ekiplerin spor salonuna ulaşmasıyla ortaya çıktı. İki kadının yere yığıldığını gören çevredekiler tarafından yardım çağrısı yapıldığı, kadınları kurtarmaya çalışan üç kişinin de zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Bina tamamen boşaltılarak 150 kişi tahliye edildi.  OTOPSİ VE TOKSİKOLOJİ ANALİZİ YAPILACAK Paris savcılığı, olayla ilgili iş sağlığı müfettişleri ve polisle birlikte soruşturma başlatıldığını duyurdu. Savcılık, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için otopsi ve toksikolojik analizlerin yapılacağını açıkladı.  KRİYOTERAPİ UYGULAMASI TARTIŞILIYOR Özellikle sporcular arasında kas iyileştirme ve iltihap azaltma amacıyla yaygın olarak kullanılan kriyoterapi, -110 derece ile -140 derece arasında değişen sıcaklıklara maruz kalmayı içeriyor. Ancak uzmanlar, yöntemin faydalarının henüz bilimsel olarak tam anlamıyla kanıtlanmadığına dikkat çekiyor.  DAHA ÖNCE DE ÖLÜMLE SONUÇLANMIŞTI Bu olay, kriyoterapinin ölümle sonuçlanan ilk vakası değil. 2015 yılında Las Vegas’ta benzer bir uygulama sırasında 24 yaşındaki bir kadın kriyoterapi odasında donarak ölmüş, cesedi ertesi gün bulunmuştu.  Avrupa Endüstriyel Gazlar Derneği, 2018 yılında yayınladığı raporda kriyoterapide kullanılan sıvı nitrojenin oksijen tükenmesine ve boğulmaya yol açabileceği uyarısında bulunmuş ve bu tür uygulamaların mutlaka gözetim altında yapılması gerektiğini belirtmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jdM2WNkSu0WLws37VI-h0A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Spor, salonunda, nitrojen, gazı, faciası:, kişi, hayatını, kaybetti, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jdM2WNkSu0WLws37VI-h0A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Spor salonunda nitrojen gazı faciası"><p>Paris’te bir spor salonunda kriyoterapi odasında meydana gelen nitrojen sızıntısı bir kadının hayatına mal oldu. Olayda ikinci kadın yoğun bakımda, üç kişi daha hastaneye kaldırıldı.</p><p>Fransa’nın başkenti Paris’te bir spor salonunda gerçekleşen kriyoterapi seansı facia ile sonuçlandı. Şehrin doğu merkezindeki On Air isimli spor salonunda çalışan 29 yaşındaki bir kadın, nitrojen gazı sızıntısı sonucu boğularak hayatını kaybetti. Olayda 34 yaşındaki başka bir kadın kalp krizi geçirdi ve yoğun bakıma alındı.  Polis soruşturmasına yakın kaynaklar, ölümün sabah saatlerinde tamir edilen soğuk terapi odasında yaşanan bir nitrojen sızıntısından kaynaklandığını belirtti. Renksiz ve kokusuz olan nitrojen gazı, kriyoterapi uygulamalarında aşırı soğuk bir atmosfer yaratmak amacıyla kullanılıyor.  <strong>150 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ </strong></p><p>Olay, Pazartesi günü yerel saatle 18.30 sularında acil ekiplerin spor salonuna ulaşmasıyla ortaya çıktı. İki kadının yere yığıldığını gören çevredekiler tarafından yardım çağrısı yapıldığı, kadınları kurtarmaya çalışan üç kişinin de zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Bina tamamen boşaltılarak 150 kişi tahliye edildi.  <strong>OTOPSİ VE TOKSİKOLOJİ ANALİZİ YAPILACAK </strong></p><p>Paris savcılığı, olayla ilgili iş sağlığı müfettişleri ve polisle birlikte soruşturma başlatıldığını duyurdu. Savcılık, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için otopsi ve toksikolojik analizlerin yapılacağını açıkladı.  <strong>KRİYOTERAPİ UYGULAMASI TARTIŞILIYOR </strong></p><p>Özellikle sporcular arasında kas iyileştirme ve iltihap azaltma amacıyla yaygın olarak kullanılan kriyoterapi, -110 derece ile -140 derece arasında değişen sıcaklıklara maruz kalmayı içeriyor. Ancak uzmanlar, yöntemin faydalarının henüz bilimsel olarak tam anlamıyla kanıtlanmadığına dikkat çekiyor.  <strong>DAHA ÖNCE DE ÖLÜMLE SONUÇLANMIŞTI</strong> </p><p>Bu olay, kriyoterapinin ölümle sonuçlanan ilk vakası değil. 2015 yılında Las Vegas’ta benzer bir uygulama sırasında 24 yaşındaki bir kadın kriyoterapi odasında donarak ölmüş, cesedi ertesi gün bulunmuştu.  Avrupa Endüstriyel Gazlar Derneği, 2018 yılında yayınladığı raporda kriyoterapide kullanılan sıvı nitrojenin oksijen tükenmesine ve boğulmaya yol açabileceği uyarısında bulunmuş ve bu tür uygulamaların mutlaka gözetim altında yapılması gerektiğini belirtmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bahçeye oynamaya çıkmıştı: 6 saat sonra ölü bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bahceye-oynamaya-cikmisti-6-saat-sonra-oelu-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bahceye-oynamaya-cikmisti-6-saat-sonra-oelu-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Mississippi eyaletinde yaşayan 6 yaşındaki Gracelynn Vick, evinin bahçesine oynamak için çıktıktan 6 sonra ölü bulundu.Emniyet görevlilerinin yaptığı açıklamaya göre, Gracelynn Vick 13 Nisan Pazar günü öğle saatlerinde evinin bahçesinde oynamak üzere dışarı çıktı. Ancak kısa bir süre sonra ortadan kayboldu.Ailesinin durumu bildirmesi üzerine başlatılan arama çalışmaları saatlerce sürdü. Yetkililer, aynı gün saat 18.00 civarında küçük kızın evine yakın bir noktada ölü bulunduğunu açıkladı.KİMSE TUTUKLANMADISoruşturma devam ederken, yetkililer olayla ilgili şu anda kimsenin tutuklanmadığını ve bir suç unsuru olup olmadığını söylemek için henüz erken olduğunu belirtti. Otopsi sonuçlarına dair de henüz bir açıklama yapılmadı.PEŞ PEŞE GELEN ÖLÜMLERGracelyn&#039;in 13 yaşındaki kız kardeşi Victoria&#039;nın 1 yıl önce talihsiz bir kazada hayatını kaybettiği, abisi Larry Hart&#039;ın ise 2021 yılında hastalık nedeniyle yaşama veda ettiği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wPmGWI_rN02ixWFHvVs0aQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bahçeye, oynamaya, çıkmıştı:, saat, sonra, ölü, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wPmGWI_rN02ixWFHvVs0aQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bahçeye oynamaya çıktıktan 6 saat sonra ölü bulundu"><p>ABD'nin Mississippi eyaletinde yaşayan 6 yaşındaki Gracelynn Vick, evinin bahçesine oynamak için çıktıktan 6 sonra ölü bulundu.</p><p>Emniyet görevlilerinin yaptığı açıklamaya göre, Gracelynn Vick 13 Nisan Pazar günü öğle saatlerinde evinin bahçesinde oynamak üzere dışarı çıktı. Ancak kısa bir süre sonra ortadan kayboldu.</p><p>Ailesinin durumu bildirmesi üzerine başlatılan arama çalışmaları saatlerce sürdü. Yetkililer, aynı gün saat 18.00 civarında küçük kızın evine yakın bir noktada ölü bulunduğunu açıkladı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gyRnKAMJ-UyU8fURc_-R7Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>KİMSE TUTUKLANMADI</strong></p><p>Soruşturma devam ederken, yetkililer olayla ilgili şu anda kimsenin tutuklanmadığını ve bir suç unsuru olup olmadığını söylemek için henüz erken olduğunu belirtti. Otopsi sonuçlarına dair de henüz bir açıklama yapılmadı.</p><p><strong>PEŞ PEŞE GELEN ÖLÜMLER</strong></p><p>Gracelyn'in 13 yaşındaki kız kardeşi Victoria'nın 1 yıl önce talihsiz bir kazada hayatını kaybettiği, abisi Larry Hart'ın ise 2021 yılında hastalık nedeniyle yaşama veda ettiği belirtildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de katliamın otopsi raporu: &amp;quot;Sağlıkçılar başından vurulmuş&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gazzede-katliamin-otopsi-raporu-saglikcilar-basindan-vurulmus</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gazzede-katliamin-otopsi-raporu-saglikcilar-basindan-vurulmus</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de 23 Mart&#039;ta İsrail tarafından katledilen 15 sağlık çalışanına ait otopsi raporu çıktı. Amerikan basının ulaştığı rapora göre, çalışanlar arasında başından vurulanlar var. Bazıları ise birçok kez kurşunların hedefi olmuş.Amerikan yayın organı The New York Times, geçen ay Gazze Şeridi&#039;nde İsrail askerlerinin kurşunlarıyla öldürülen 15 sağlık çalışanının 14&#039;üne ait otopsi raporuna ulaştı.  Yaralıları kurtarmak için gönüllü olan sağlıkçıların bazılarının başından bazılarınınsa göğsünden vurulduğu açıklandı.  Kimilerinin ise şarapnel yaralanmasıyla hayatını kaybettiği belirlendi.TOPLU MEZARA GÖMÜLDÜLER  Tel es-Sultan&#039;da öldürülen sağlık çalışanlarının toplu şekilde mezara gömüldüğü belirlenmişti. Ardından ambulansları, itfaiye aracı ve bir Birleşmiş Milletler aracı da kullanılamaz hale getirildi.  Rapora göre, çalışanların neredeyse tamamının Sivil Savunma veya Kızıl Haç Örgütü&#039;ne ait üniforma giydikleri doğrulandı.   Hayatını kaybedenlerin birçoğunun birden fazla kez vurulduğu ortaya çıktı. BELDEN AŞAĞISI KAYIP BULUNDUOtopsi raporunda yine birçok kişinin uzvunu kaybettiği belirlendi. Bir sağlık çalışanının belden aşağısının olmadığı görüldü.   Kızılay Sözcüsü Nebal Farsakh ise bir sağlık görevlisinin elleri ve ayakları bağlı şekilde bulunduğunu söylemişti.The New York Times&#039;ın haberindeki raporda ise böyle bir bilgiye yer verilmedi.İSRAİL HATASINI KABUL ETTİ  23 Mart&#039;taki olayın ardından İsrail ordusu şüpheli bir şekilde bölgede ışıklarını yakmadan hareket halinde olduklarını iddia etmişti.  Ancak görüntülerin ortaya çıkmasıyla bundan geri adım atılmıştı.   Sonra da sağlık çalışanları arasında Hamas üyelerinin olduğu iddia edilmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9RoeM6ajT0OERPzRsvJIZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:59:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, katliamın, otopsi, raporu:, Sağlıkçılar, başından, vurulmuş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9RoeM6ajT0OERPzRsvJIZw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de öldürülen sağlıkçıların otopsi raporu yayınlandı"><p>Gazze'de 23 Mart'ta İsrail tarafından katledilen 15 sağlık çalışanına ait otopsi raporu çıktı. Amerikan basının ulaştığı rapora göre, çalışanlar arasında başından vurulanlar var. Bazıları ise birçok kez kurşunların hedefi olmuş.</p><p>Amerikan yayın organı The New York Times, geçen ay Gazze Şeridi'nde İsrail askerlerinin kurşunlarıyla öldürülen 15 sağlık çalışanının 14'üne ait otopsi raporuna ulaştı.  Yaralıları kurtarmak için gönüllü olan sağlıkçıların bazılarının başından bazılarınınsa göğsünden vurulduğu açıklandı.  Kimilerinin ise şarapnel yaralanmasıyla hayatını kaybettiği belirlendi.</p><p><strong>TOPLU MEZARA GÖMÜLDÜLER</strong>  Tel es-Sultan'da öldürülen sağlık çalışanlarının toplu şekilde mezara gömüldüğü belirlenmişti. Ardından ambulansları, itfaiye aracı ve bir Birleşmiş Milletler aracı da kullanılamaz hale getirildi.  Rapora göre, çalışanların neredeyse tamamının Sivil Savunma veya Kızıl Haç Örgütü'ne ait üniforma giydikleri doğrulandı.   Hayatını kaybedenlerin birçoğunun birden fazla kez vurulduğu ortaya çıktı.</p><p> </p><p><strong>BELDEN AŞAĞISI KAYIP BULUNDU</strong></p><p>Otopsi raporunda yine birçok kişinin uzvunu kaybettiği belirlendi. Bir sağlık çalışanının belden aşağısının olmadığı görüldü.   Kızılay Sözcüsü Nebal Farsakh ise bir sağlık görevlisinin elleri ve ayakları bağlı şekilde bulunduğunu söylemişti.</p><p>The New York Times'ın haberindeki raporda ise böyle bir bilgiye yer verilmedi.</p><p><strong>İSRAİL HATASINI KABUL ETTİ</strong>  23 Mart'taki olayın ardından İsrail ordusu şüpheli bir şekilde bölgede ışıklarını yakmadan hareket halinde olduklarını iddia etmişti.  Ancak görüntülerin ortaya çıkmasıyla bundan geri adım atılmıştı.   Sonra da sağlık çalışanları arasında Hamas üyelerinin olduğu iddia edilmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail’in Şucaiyye’ye saldırısında 38 Filistinli öldü: “Dünya bir anda tersine döndü”</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilin-sucaiyyeye-saldirisinda-38-filistinli-oeldu-dunya-bir-anda-tersine-doendu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilin-sucaiyyeye-saldirisinda-38-filistinli-oeldu-dunya-bir-anda-tersine-doendu</guid>
<description><![CDATA[ İsrail’in Gazze’de yerleşim yerine saldırısında can kaybı 38’e yükseldi. Hayatta kalan bir kişi, “Hastanede uyandım, dört torunumun öldüğünü söylediler” dedi.İsrail ordusunun 9 Nisan&#039;da Gazze kentinin Şucaiyye Mahallesi&#039;ndeki bir yerleşim yerini şiddetli bir şekilde bombalaması sonucu, sivillerin bulunduğu sıralı binalar moloz yığınına dönüştü. Şucaiyye&#039;de yan yana sekiz binanın bulunduğu bölgedeki saldırıda 38 Filistinli hayatını kaybetti, 85 kişi yaralandı.   İsrail saldırısının ardından bölgeden dumanlar yükselirken, enkaz altında kalanlar oldu. Saldırı sonrasında moloz yığınına dönüşen bölgede sivil savunma ekipleri enkaz altında kalanları çıkarmak için kısıtlı imkanlarla çalışırken, sevdiklerini kaybedenler İsrail katliamının acısını bir kez daha derinden yaşadı. Yardım çalışanları ve saldırıdan kurtulanlar, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.   “NEREDE İNSAN HAKLARI?”  Sivil savunma görevlisi Muhammed Salim, &quot;Elimizde hiçbir şey yok, sadece ellerimizle ve irademizle çalışıyoruz. Taşları tek tek kaldırarak enkaz altında sağ kalanları arıyoruz&quot; dedi. Şahit olduğu manzara karşısında Salim, &quot;İşte kadın ve çocuklarla dolu evler... Nerede insan hakları?&quot; diye konuştu.   İsrail&#039;in insani yardım, tıbbi malzeme, yakıt ve ekipman girişini engellemesi sebebiyle sivil savunma ekipleri &quot;el yordamıyla&quot; çalışmalarını sürdürürken, sağlık ekipleri yaşanan yakıt ve araç sıkıntısı nedeniyle yaralıları derme çatma araçlarla hastaneye ulaştırmaya çalıştı.  “BANA TORUNLARIMIN ÖLDÜĞÜNÜ SÖYLEDİLER”  Saldırıda hayatını kaybedenler arasında Şucaiyye sakinlerinin tanıdığı Ahmed el-Belbisi ve Receb ailesinin dört kız çocuğu, doğdukları evin enkazında hayatını kaybetti.  Torunlarını kaybeden 67 yaşındaki Umm Sami Receb, saldırı anına ilişkin, &quot;Ben de onlarla birlikte odadaydım, onlar oynuyor ben de onlara su ve hurma veriyordum. Bir anda dünya tersine döndü. Kıyamet koparcasına bir ses geldi, her şey üzerimize düştü. Hastanede uyandım ve kızları bulamadım. Bana öldüğünü söylediler&quot; dedi.  Torunlarının ardından göz yaşlarına hakim olamayan Umm Sami, &quot;Dört canımı elimden aldılar, onlara veda bile edemedim, doyamadım onlara. Evimizin nuruydu onlar. Onlardan sonra bana ne kaldı ki?&quot; ifadelerini kullandı.  “ÇOCUK KAHKAHALARININ OLDUĞU EVLER MEZAR OLDU”  Bölgede yaşayan 34 yaşındaki Muhammed Ebu Ata da &quot;Çocuklarımla birlikte oturuyordum ve bir patlama oldu. Yer sarsıldı, çevremizdeki duvarlar yıkıldı. Hızlıca dışarı çıktım ve dumandan başka bir şey görünmüyordu. Herkes molozların arasında yakınlarını arıyordu. Bina yok oldu, sakinleri sanki hiç var olmamış. Ev hayat doluydu, çocuk kahkahaları vardı şimdi ise kocaman bir mezar haline geldi. Bu masumların suçu ne?&quot; şeklinde konuştu.  Hamas&#039;tan saldırıya ilişkin yapılan açıklamada, İsrail&#039;in Şucaiyye&#039;de sivillerin ve yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı yerleşim alanını bombalamak suretiyle &quot;en iğrenç soykırım suçlarından birini işlediği ve katliam yaptığı&quot; belirtilmişti.  “NE OLDUĞUNU BİLEMEDİM”  El-Ehli Baptist Hastanesi’nde soğuk bir ortamda yüzü kanlı olarak yatakta yatan küçük kız çocuğu Cevri de &quot;Kız kardeşlerimle oynuyorduk. Sonra çok güçlü bir ses duyduk ve bağırdık ne olduğunu bilemedim. Gözlerimi açtığımda yüzümde kan vardı ve ambulanstaydım&quot; dedi. Yaşadığı zor anları anlatan Cevri, &quot;Bizi niye bombaladılar? Biz bir şey yapmadık ki! Eve dönmek istiyorum ama babam dedi ki evimiz gitti (yıkıldı)&quot; diye konuştu.  İSRAİL ATEŞKESİ BOZDU, YENİDEN SALDIRI BAŞLATTI  İsrail, Hamas ile sağlanan ateşkes ve rehine takası anlaşmasının 42 günlük birinci aşamasının sona ermesinin ardından 2 Mart&#039;tan itibaren Gazze Şeridi&#039;ne insani yardımların girişini durdurma kararı aldı.  İsrail ordusunun 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana düzenlediği saldırılarda 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi&#039;nde yaklaşık 2 milyon kişi yerinden edildi. Sivil altyapıyı ve hastaneleri de hedef alan İsrail, Gazze&#039;de insani bir felakete neden oldu.  Bölgeye su ve elektrik tedarikinin kesilmesi ve sınır kapılarının kapalı tutulması Gazze&#039;deki Filistinlilerin yaşadığı zor şartları daha da derinleştiriyor.  İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesi 18 Mart sabahı bozarak şiddetli saldırılarına yeniden başladı. İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1482 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 688 kişi yaralandı.  İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 846’ya yaralıların sayısı 115 bin 729’a yükseldi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UR5rn6lnqkGjuBzh9jn3ZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail’in, Şucaiyye’ye, saldırısında, Filistinli, öldü:, “Dünya, bir, anda, tersine, döndü”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UR5rn6lnqkGjuBzh9jn3ZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail Gazze'ye saldırdı: 38 ölü"><p>İsrail’in Gazze’de yerleşim yerine saldırısında can kaybı 38’e yükseldi. Hayatta kalan bir kişi, “Hastanede uyandım, dört torunumun öldüğünü söylediler” dedi.</p><p>İsrail ordusunun 9 Nisan'da Gazze kentinin Şucaiyye Mahallesi'ndeki bir yerleşim yerini şiddetli bir şekilde bombalaması sonucu, sivillerin bulunduğu sıralı binalar moloz yığınına dönüştü. Şucaiyye'de yan yana sekiz binanın bulunduğu bölgedeki saldırıda 38 Filistinli hayatını kaybetti, 85 kişi yaralandı.   İsrail saldırısının ardından bölgeden dumanlar yükselirken, enkaz altında kalanlar oldu. Saldırı sonrasında moloz yığınına dönüşen bölgede sivil savunma ekipleri enkaz altında kalanları çıkarmak için kısıtlı imkanlarla çalışırken, sevdiklerini kaybedenler İsrail katliamının acısını bir kez daha derinden yaşadı. Yardım çalışanları ve saldırıdan kurtulanlar, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.   <strong>“NEREDE İNSAN HAKLARI?”</strong>  Sivil savunma görevlisi Muhammed Salim, "Elimizde hiçbir şey yok, sadece ellerimizle ve irademizle çalışıyoruz. Taşları tek tek kaldırarak enkaz altında sağ kalanları arıyoruz" dedi. Şahit olduğu manzara karşısında Salim, "İşte kadın ve çocuklarla dolu evler... Nerede insan hakları?" diye konuştu.   İsrail'in insani yardım, tıbbi malzeme, yakıt ve ekipman girişini engellemesi sebebiyle sivil savunma ekipleri "el yordamıyla" çalışmalarını sürdürürken, sağlık ekipleri yaşanan yakıt ve araç sıkıntısı nedeniyle yaralıları derme çatma araçlarla hastaneye ulaştırmaya çalıştı.  <strong>“BANA TORUNLARIMIN ÖLDÜĞÜNÜ SÖYLEDİLER”</strong>  Saldırıda hayatını kaybedenler arasında Şucaiyye sakinlerinin tanıdığı Ahmed el-Belbisi ve Receb ailesinin dört kız çocuğu, doğdukları evin enkazında hayatını kaybetti.  Torunlarını kaybeden 67 yaşındaki Umm Sami Receb, saldırı anına ilişkin, "Ben de onlarla birlikte odadaydım, onlar oynuyor ben de onlara su ve hurma veriyordum. Bir anda dünya tersine döndü. Kıyamet koparcasına bir ses geldi, her şey üzerimize düştü. Hastanede uyandım ve kızları bulamadım. Bana öldüğünü söylediler" dedi.  Torunlarının ardından göz yaşlarına hakim olamayan Umm Sami, "Dört canımı elimden aldılar, onlara veda bile edemedim, doyamadım onlara. Evimizin nuruydu onlar. Onlardan sonra bana ne kaldı ki?" ifadelerini kullandı.  <strong>“ÇOCUK KAHKAHALARININ OLDUĞU EVLER MEZAR OLDU”</strong>  Bölgede yaşayan 34 yaşındaki Muhammed Ebu Ata da "Çocuklarımla birlikte oturuyordum ve bir patlama oldu. Yer sarsıldı, çevremizdeki duvarlar yıkıldı. Hızlıca dışarı çıktım ve dumandan başka bir şey görünmüyordu. Herkes molozların arasında yakınlarını arıyordu. Bina yok oldu, sakinleri sanki hiç var olmamış. Ev hayat doluydu, çocuk kahkahaları vardı şimdi ise kocaman bir mezar haline geldi. Bu masumların suçu ne?" şeklinde konuştu.  Hamas'tan saldırıya ilişkin yapılan açıklamada, İsrail'in Şucaiyye'de sivillerin ve yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı yerleşim alanını bombalamak suretiyle "en iğrenç soykırım suçlarından birini işlediği ve katliam yaptığı" belirtilmişti.  <strong>“NE OLDUĞUNU BİLEMEDİM”</strong>  El-Ehli Baptist Hastanesi’nde soğuk bir ortamda yüzü kanlı olarak yatakta yatan küçük kız çocuğu Cevri de "Kız kardeşlerimle oynuyorduk. Sonra çok güçlü bir ses duyduk ve bağırdık ne olduğunu bilemedim. Gözlerimi açtığımda yüzümde kan vardı ve ambulanstaydım" dedi. </p><p>Yaşadığı zor anları anlatan Cevri, "Bizi niye bombaladılar? Biz bir şey yapmadık ki! Eve dönmek istiyorum ama babam dedi ki evimiz gitti (yıkıldı)" diye konuştu.  <strong>İSRAİL ATEŞKESİ BOZDU, YENİDEN SALDIRI BAŞLATTI</strong>  İsrail, Hamas ile sağlanan ateşkes ve rehine takası anlaşmasının 42 günlük birinci aşamasının sona ermesinin ardından 2 Mart'tan itibaren Gazze Şeridi'ne insani yardımların girişini durdurma kararı aldı.  İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi'nde yaklaşık 2 milyon kişi yerinden edildi. Sivil altyapıyı ve hastaneleri de hedef alan İsrail, Gazze'de insani bir felakete neden oldu.  Bölgeye su ve elektrik tedarikinin kesilmesi ve sınır kapılarının kapalı tutulması Gazze'deki Filistinlilerin yaşadığı zor şartları daha da derinleştiriyor.  İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesi 18 Mart sabahı bozarak şiddetli saldırılarına yeniden başladı. İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1482 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 688 kişi yaralandı.  İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 846’ya yaralıların sayısı 115 bin 729’a yükseldi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;İntihar ettiren site&amp;quot; soruşturması: 50 kişinin ölümüne sebep olmuş</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/intihar-ettiren-site-sorusturmasi-50-kisinin-oelumune-sebep-olmus</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/intihar-ettiren-site-sorusturmasi-50-kisinin-oelumune-sebep-olmus</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere’de insanları intihara teşvik ettiği ileri sürülen bir internet sitesi hakkında soruşturma açıldı. En az 50 ölümün siteyle bağlantılı olduğu düşünülüyor.İngiltere’de insanları kendi canlarını alma konusunda cesaretlendiren anonim bir internet sitesi hakkında Yeni Çevrimiçi Güvenlik Yasası’nın sağladığı yeni yetkiler de kullanılarak soruşturma başlatıldı.İsmi verilmeyen ve Bilgi Ofisi (Ofcom) tarafından soruşturmaya tabi tutulan internet sitesinin İngiltere’deki en az 50 ölüm ile bağlantılı olduğuna inanılıyor. Söz konusu sitede bir uyuşturucu satıcısının hizmetlerinin de tanıtıldığı ifade edildi.   “ÜYELERİNİN ARASINDA ÇOCUKLAR DA VAR”  The Times gazetesinin haberine göre, internet sitesinin binlerce üyesinin arasında çocuklar da bulunuyor, bu kişiler intihar yöntemlerini tartışıyor ve hayatlarına son vermek için ölümcül materyalleri nasıl temin edip kullanacakları konusunda bilgi paylaşımı yapıyor.   Ofcom’un geçen ay yürürlüğe giren yeni yasa ile birlikte “yasadışı materyallerin” bulunduğu internet sitelerine karşı harekete geçme yetkisine sahip olduğu ifade edilirken, söz konusu forumun yöneticilerinin tespit edilebilmesi halinde bu isimler yüksek para cezaları ve mahkeme emirleri ile karşı karşıya kalabilir.Bu kapsamda hizmet sağlayıcıların internet sitesine İngiltere’de erişimi engellemesi de istenebilir. Sitenin ABD merkezli olması ve yöneticilerinin anonim olması ise bu kararın uygulanmasını zorlaştırabilir.   ZEHİR TACİRİ KANADA’DA TUTUKLANMIŞTI  İnternet sitesini ziyaret ettikten sonra intihar edenlerin aileleri, Ofcom tarafından başlatılan soruşturmayı memnuniyetle karşılarken, kuruma çağrıda bulunarak “hayat kurtarmak için hızlı hareket etmelerinin” gerektiğini vurguladı.   Forumda popüler olan bir intihar yöntemi ise daha sonra Kanada’da tutuklanan Kenneth Law’un sattığı zehirdi. Law’un internet sitesine forumda bir kod adı verilmişti ve intihar etmek isteyen gençlere bu site doğrudan mesaj olarak gönderiliyordu.The Times’ın araştırması, 57 yaşındaki Law’un aralarında İngiltere’nin de olduğu ülkelerde intihara meyilli kişilere zehir sattığını ortaya koymuştu. Kanada’da hakkında 14 kez cinayet, 14 kez intihara yardım suçlaması yöneltilen Law’un 40 ülkeye bin 200 paket gönderdiği, İngiltere’deki en az 97 kişinin bu şekilde öldüğü ortaya çıkmıştı.   FORUMDAN OFCOM’A SANSÜR SUÇLAMASI  Law’un tutuklanmasının ardından “intihar forumunun” Greenberg kullanıcı adını kullanan “gizemli bir üyesi” ile Law arasındaki bağlantı da gündeme geldi. Law’un zehirlere ilişkin internet sitesini tanıtan ve ismini intihara meyilli kişilerle paylaşan Greenberg’in Google tarafından yayından kaldırılan ayrı bir intihar yanlısı bloğu olduğu görüldü.   BBC’nin araştırmasına göre, İngiltere’de yaşanan 50’ye aşkın ölümün ise hakkında Ofcom tarafından soruşturma açılan anonim internet sitesi ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Ekim 2023’te ABD’li bir erkeğin 2018 yılında söz konusu siteyi kurduğu iddia edilmişti. Ardından geçen yıl mart ayında Ukrayna’daki başka bir zehir satıcısının da siteyle bağlantısı olduğu ileri sürüldü.Soruşturma dolayısıyla Ofcom’u sansürle suçlayan forumun ise üyelerinden “kripto para kullanarak bağış yapmalarını istediği” belirtildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/peChG0S_h0-q4YHEEj96wQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İntihar, ettiren, site, soruşturması:, kişinin, ölümüne, sebep, olmuş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/peChG0S_h0-q4YHEEj96wQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" forumu soru><p>İngiltere’de insanları intihara teşvik ettiği ileri sürülen bir internet sitesi hakkında soruşturma açıldı. En az 50 ölümün siteyle bağlantılı olduğu düşünülüyor.</p><p>İngiltere’de insanları kendi canlarını alma konusunda cesaretlendiren anonim bir internet sitesi hakkında Yeni Çevrimiçi Güvenlik Yasası’nın sağladığı yeni yetkiler de kullanılarak soruşturma başlatıldı.</p><p>İsmi verilmeyen ve Bilgi Ofisi (Ofcom) tarafından soruşturmaya tabi tutulan internet sitesinin İngiltere’deki en az 50 ölüm ile bağlantılı olduğuna inanılıyor. Söz konusu sitede bir uyuşturucu satıcısının hizmetlerinin de tanıtıldığı ifade edildi.   <strong>“ÜYELERİNİN ARASINDA ÇOCUKLAR DA VAR”</strong>  The Times gazetesinin haberine göre, internet sitesinin binlerce üyesinin arasında çocuklar da bulunuyor, bu kişiler intihar yöntemlerini tartışıyor ve hayatlarına son vermek için ölümcül materyalleri nasıl temin edip kullanacakları konusunda bilgi paylaşımı yapıyor.   Ofcom’un geçen ay yürürlüğe giren yeni yasa ile birlikte “yasadışı materyallerin” bulunduğu internet sitelerine karşı harekete geçme yetkisine sahip olduğu ifade edilirken, söz konusu forumun yöneticilerinin tespit edilebilmesi halinde bu isimler yüksek para cezaları ve mahkeme emirleri ile karşı karşıya kalabilir.</p><p>Bu kapsamda hizmet sağlayıcıların internet sitesine İngiltere’de erişimi engellemesi de istenebilir. Sitenin ABD merkezli olması ve yöneticilerinin anonim olması ise bu kararın uygulanmasını zorlaştırabilir.   <strong>ZEHİR TACİRİ KANADA’DA TUTUKLANMIŞTI</strong>  İnternet sitesini ziyaret ettikten sonra intihar edenlerin aileleri, Ofcom tarafından başlatılan soruşturmayı memnuniyetle karşılarken, kuruma çağrıda bulunarak “hayat kurtarmak için hızlı hareket etmelerinin” gerektiğini vurguladı.   Forumda popüler olan bir intihar yöntemi ise daha sonra Kanada’da tutuklanan Kenneth Law’un sattığı zehirdi. Law’un internet sitesine forumda bir kod adı verilmişti ve intihar etmek isteyen gençlere bu site doğrudan mesaj olarak gönderiliyordu.</p><p>The Times’ın araştırması, 57 yaşındaki Law’un aralarında İngiltere’nin de olduğu ülkelerde intihara meyilli kişilere zehir sattığını ortaya koymuştu. Kanada’da hakkında 14 kez cinayet, 14 kez intihara yardım suçlaması yöneltilen Law’un 40 ülkeye bin 200 paket gönderdiği, İngiltere’deki en az 97 kişinin bu şekilde öldüğü ortaya çıkmıştı.   <strong>FORUMDAN OFCOM’A SANSÜR SUÇLAMASI</strong>  Law’un tutuklanmasının ardından “intihar forumunun” Greenberg kullanıcı adını kullanan “gizemli bir üyesi” ile Law arasındaki bağlantı da gündeme geldi. Law’un zehirlere ilişkin internet sitesini tanıtan ve ismini intihara meyilli kişilerle paylaşan Greenberg’in Google tarafından yayından kaldırılan ayrı bir intihar yanlısı bloğu olduğu görüldü.   BBC’nin araştırmasına göre, İngiltere’de yaşanan 50’ye aşkın ölümün ise hakkında Ofcom tarafından soruşturma açılan anonim internet sitesi ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Ekim 2023’te ABD’li bir erkeğin 2018 yılında söz konusu siteyi kurduğu iddia edilmişti. Ardından geçen yıl mart ayında Ukrayna’daki başka bir zehir satıcısının da siteyle bağlantısı olduğu ileri sürüldü.</p><p>Soruşturma dolayısıyla Ofcom’u sansürle suçlayan forumun ise üyelerinden “kripto para kullanarak bağış yapmalarını istediği” belirtildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Santo Domingo’da bilanço artıyor: Can kaybı 218’e yükseldi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/santo-domingoda-bilanco-artiyor-can-kaybi-218e-yukseldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/santo-domingoda-bilanco-artiyor-can-kaybi-218e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Dominik Cumhuriyeti&#039;nde gece kulübünün çatısının çökmesi sonucu yaşanan can kaybı 218’e yükseldi. Hayatta kalanları bulmak için başlatılan arama çalışması sona erdi.Karayipler ülkesi Dominik Cumhuriyeti&#039;nde bir gece kulübünün çatısının çökmesi sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 218&#039;e yükseldi.  Yerel yetkililer, Santo Domingo&#039;da bulunan &quot;Jet Set&quot; isimli eğlence mekanındaki olaya ilişkin yeni bilgileri paylaştı. Yetkililer, eğlence mekanında ölü sayısının 218&#039;e çıktığını açıkladı.  “HAYATTA KALANLARI BULMA OLASILIĞI TÜKENDİ”  The Guardian gazetesinin aktardığına göre, arama-kurtarma ekipleri, 9 Nisan Çarşamba günü hayatta kalanları bulmak için başlatılan arama çalışmalarına son verildiğini açıkladı.Başkent Santo Domingo İtfaiye Şefi Jose Luis Frometa Herasme, “Bugün arama çalışmasını tamalayacağız” dedi. Yapılan resmi açıklamada, “hayatta kalan başka kişileri bulma konusunda tüm makul olasılıkların tükendiği” ifade edildi. Açıklamada, operasyonun odak noktasının cansız bedenleri çıkarmak olacağı belirtildi.   300’den fazla arama-kurtarma çalışanı ve köpekler, iki gün boyunca çöken eğlence mekanının enkazındaki çalışmalarına devam etmişti. Çalışmalara Porto Riko ve İsrail’den gelen itfaiye ekipleri de destek olmuştu.   “JET SET”İN ÇATISI İÇİNDE 300 KİŞİ VARKEN ÇÖKTÜ  &quot;Jet Set&quot; isimli eğlence mekanının çatısı 8 Nisan&#039;da, içeride 300&#039;e yakın müşterinin bulunduğu sırada çökmüştü. Hayatını kaybedenler arasında, kaza anında sahnede şarkı söyleyen sanatçı Rubby Perez ve Amerikan Beyzbol Ligi&#039;nin (MLB) eski oyuncusu Octavio Dotel&#039;in de olduğu belirtilmişti. Dominik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Luis Abinader, felaketin ardından üç günlük yas ilan etmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Oc5KW1XwKUK_Ftoer48xvg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Santo, Domingo’da, bilanço, artıyor:, Can, kaybı, 218’e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Oc5KW1XwKUK_Ftoer48xvg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Santo Domingo’da bilanço artıyor"><p>Dominik Cumhuriyeti'nde gece kulübünün çatısının çökmesi sonucu yaşanan can kaybı 218’e yükseldi. Hayatta kalanları bulmak için başlatılan arama çalışması sona erdi.</p><p>Karayipler ülkesi Dominik Cumhuriyeti'nde bir gece kulübünün çatısının çökmesi sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 218'e yükseldi.  Yerel yetkililer, Santo Domingo'da bulunan "Jet Set" isimli eğlence mekanındaki olaya ilişkin yeni bilgileri paylaştı. Yetkililer, eğlence mekanında ölü sayısının 218'e çıktığını açıkladı.  <strong>“HAYATTA KALANLARI BULMA OLASILIĞI TÜKENDİ”</strong>  The Guardian gazetesinin aktardığına göre, arama-kurtarma ekipleri, 9 Nisan Çarşamba günü hayatta kalanları bulmak için başlatılan arama çalışmalarına son verildiğini açıkladı.</p><p>Başkent Santo Domingo İtfaiye Şefi Jose Luis Frometa Herasme, “Bugün arama çalışmasını tamalayacağız” dedi. Yapılan resmi açıklamada, “hayatta kalan başka kişileri bulma konusunda tüm makul olasılıkların tükendiği” ifade edildi. Açıklamada, operasyonun odak noktasının cansız bedenleri çıkarmak olacağı belirtildi.   300’den fazla arama-kurtarma çalışanı ve köpekler, iki gün boyunca çöken eğlence mekanının enkazındaki çalışmalarına devam etmişti. Çalışmalara Porto Riko ve İsrail’den gelen itfaiye ekipleri de destek olmuştu.   <strong>“JET SET”İN ÇATISI İÇİNDE 300 KİŞİ VARKEN ÇÖKTÜ</strong>  "Jet Set" isimli eğlence mekanının çatısı 8 Nisan'da, içeride 300'e yakın müşterinin bulunduğu sırada çökmüştü. Hayatını kaybedenler arasında, kaza anında sahnede şarkı söyleyen sanatçı Rubby Perez ve Amerikan Beyzbol Ligi'nin (MLB) eski oyuncusu Octavio Dotel'in de olduğu belirtilmişti. Dominik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Luis Abinader, felaketin ardından üç günlük yas ilan etmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hizbullah: Ulusal savunma stratejisiyle ilgili diyaloğa hazırız</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hizbullah-ulusal-savunma-stratejisiyle-ilgili-diyaloga-haziriz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hizbullah-ulusal-savunma-stratejisiyle-ilgili-diyaloga-haziriz</guid>
<description><![CDATA[ Hizbullah’ın siyasi kanadı olarak bilinen partinin vekili Fadlallah, Hizbullah olarak ulusal savunma stratejisiyle ilgili diyaloğa hazır olduklarına işaret etti.Lübnan&#039;da Hizbullah&#039;ın siyasi kanadı &quot;Direnişe Vefa Bloğu&quot; milletvekili Hasan Fadlallah, başkent Beyrut&#039;taki meclis binasında düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fadlallah, Hizbullah olarak ulusal savunma stratejisiyle ilgili diyaloğa hazır olduklarını söyledi.   Söz konusu açıklama, üst düzey bir Hizbullah yetkilisinin Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın “silahsızlanma” meselesini konuşmak için İsrail’in Lübnan’ın güneyinden çekilmesini ve Lübnanlılara karşı saldırganlığına son vermesini şart koştuğunu söylemesinin ardından geldi.   “HÜKÜMET YOL HARİTASINA BAĞLI KALMALI”  Fadlallah, basın toplantısında yaptığı konuşmada, İsrail&#039;in 27 Kasım&#039;da yürürlüğe giren ateşkesten sonra sürdürdüğü saldırılarda, 7 Nisan itibarıyla 186 kişinin hayatını kaybettiğini, 480 kişinin yaralandığını söyledi.  Lübnan&#039;da hükümetin İsrail ihlalleriyle mücadeleye öncelik vermesi gerektiğini dile getiren Fadlallah, &quot;İsrail&#039;in saldırılarını durdurmak için resmi çabaları sarf etme yükümlülüğü hükümettedir. Hükümet, yol haritasına bağlı kalmalıdır&quot; diye konuştu.  “ÖNCELİKLİ GÜNDEM MADDESİ LÜBNAN’A YÖNELİK İHLALLER OLMALI”  Hizbullah olarak ulusal savunma stratejisiyle ilgili diyaloğa hazır olduklarına işaret eden Fadlallah, Başbakan Nevvaf Selam&#039;ın ülkedeki silahları devletin tekeline alma konusunun yakında Bakanlar Kurulu’nda masaya yatırılacağı yönündeki açıklamalarına işaretle sözlerini şöyle sürdürdü: &quot;Aslında hükümetin çalışma takviminde olması gereken öncelikli ulusal madde, Lübnan&#039;a yönelik ihlallerdir. İsrail saldırılarından muzdarip vatandaşlar, devletlerinin gerçek anlamda sorumluluklarını yerine getirmesini istiyor.&quot;  İsrail ordusunun savunmasız sivillere karşı savaş suçlarını işlediğini dile getiren Fadlallah, Hizbullah&#039;ın Beyrut Limanı üzerinden silah kaçakçılığı yaptığı yönündeki iddiaları da yalanladı.  İSRAİL ASKERLERİ, HALEN LÜBNAN’IN GÜNEYİNDE  İsrail ile Lübnan arasında 27 Kasım 2024&#039;te yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail sıklıkla anlaşmayı ihlal ediyor. Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkes anlaşması kapsamında oluşturulan Ateşkesi Denetleme Komitesi&#039;nde BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) ile Lübnan ve İsrail&#039;in yanı sıra Fransa ile ABD yer alıyor.  İsrail ordusunun ateşkesin sağlanmasının ardından düzenlediği saldırılarda en az 100 kişinin hayatını kaybettiği, 300&#039;ü aşkın kişinin yaralandığı kaydedilmişti.  Lübnan&#039;a yönelik kara saldırıları sırasında sınır hattındaki beldelere giren İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasındaki geri çekilme maddesine rağmen Hamamis Tepesi, Aziyye Tepesi, Uveyda Tepesi, Balat Dağı ve Lebbune Tepesi olmak üzere beş noktada varlığını sürdürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-5DAaSUTYkuqAI33D0dKTQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hizbullah:, Ulusal, savunma, stratejisiyle, ilgili, diyaloğa, hazırız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-5DAaSUTYkuqAI33D0dKTQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hizbullah'tan " savunma a><p>Hizbullah’ın siyasi kanadı olarak bilinen partinin vekili Fadlallah, Hizbullah olarak ulusal savunma stratejisiyle ilgili diyaloğa hazır olduklarına işaret etti.</p>Lübnan'da Hizbullah'ın siyasi kanadı "Direnişe Vefa Bloğu" milletvekili Hasan Fadlallah, başkent Beyrut'taki meclis binasında düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fadlallah, Hizbullah olarak ulusal savunma stratejisiyle ilgili diyaloğa hazır olduklarını söyledi.   Söz konusu açıklama, üst düzey bir Hizbullah yetkilisinin Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın “silahsızlanma” meselesini konuşmak için İsrail’in Lübnan’ın güneyinden çekilmesini ve Lübnanlılara karşı saldırganlığına son vermesini şart koştuğunu söylemesinin ardından geldi.   <strong>“HÜKÜMET YOL HARİTASINA BAĞLI KALMALI”</strong>  Fadlallah, basın toplantısında yaptığı konuşmada, İsrail'in 27 Kasım'da yürürlüğe giren ateşkesten sonra sürdürdüğü saldırılarda, 7 Nisan itibarıyla 186 kişinin hayatını kaybettiğini, 480 kişinin yaralandığını söyledi.  Lübnan'da hükümetin İsrail ihlalleriyle mücadeleye öncelik vermesi gerektiğini dile getiren Fadlallah, "İsrail'in saldırılarını durdurmak için resmi çabaları sarf etme yükümlülüğü hükümettedir. Hükümet, yol haritasına bağlı kalmalıdır" diye konuştu.  <strong>“ÖNCELİKLİ GÜNDEM MADDESİ LÜBNAN’A YÖNELİK İHLALLER OLMALI”</strong>  Hizbullah olarak ulusal savunma stratejisiyle ilgili diyaloğa hazır olduklarına işaret eden Fadlallah, Başbakan Nevvaf Selam'ın ülkedeki silahları devletin tekeline alma konusunun yakında Bakanlar Kurulu’nda masaya yatırılacağı yönündeki açıklamalarına işaretle sözlerini şöyle sürdürdü: "Aslında hükümetin çalışma takviminde olması gereken öncelikli ulusal madde, Lübnan'a yönelik ihlallerdir. İsrail saldırılarından muzdarip vatandaşlar, devletlerinin gerçek anlamda sorumluluklarını yerine getirmesini istiyor."  İsrail ordusunun savunmasız sivillere karşı savaş suçlarını işlediğini dile getiren Fadlallah, Hizbullah'ın Beyrut Limanı üzerinden silah kaçakçılığı yaptığı yönündeki iddiaları da yalanladı.  <strong>İSRAİL ASKERLERİ, HALEN LÜBNAN’IN GÜNEYİNDE</strong>  İsrail ile Lübnan arasında 27 Kasım 2024'te yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail sıklıkla anlaşmayı ihlal ediyor. Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkes anlaşması kapsamında oluşturulan Ateşkesi Denetleme Komitesi'nde BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) ile Lübnan ve İsrail'in yanı sıra Fransa ile ABD yer alıyor.  İsrail ordusunun ateşkesin sağlanmasının ardından düzenlediği saldırılarda en az 100 kişinin hayatını kaybettiği, 300'ü aşkın kişinin yaralandığı kaydedilmişti.  Lübnan'a yönelik kara saldırıları sırasında sınır hattındaki beldelere giren İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasındaki geri çekilme maddesine rağmen Hamamis Tepesi, Aziyye Tepesi, Uveyda Tepesi, Balat Dağı ve Lebbune Tepesi olmak üzere beş noktada varlığını sürdürüyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’li bakan “cehennemi” savundu: Hayatları boyunca orada kalmalılar</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdli-bakan-cehennemi-savundu-hayatlari-boyunca-orada-kalmalilar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdli-bakan-cehennemi-savundu-hayatlari-boyunca-orada-kalmalilar</guid>
<description><![CDATA[ ABD İç Güvenlik Bakanı Noem, çete üyesi oldukları iddiasıyla El Salvador Hapishanesi’ne gönderilen kişilerin orada kalmaları konusunda kararlı olduklarını söyledi.ABD’deki Başkan Donald Trump yönetiminin İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, MS-13 ve Tren de Aragua çetelerinin üyesi oldukları gerekçesiyle El Salvador Hapishanesi’ne gönderilenlerin &quot;hayatları boyunca orada kalması&quot; gerektiğini söyledi.  Trump yönetimi, Latin Amerika&#039;daki en tehlikeli suç örgütlerinden sayılan El Salvador merkezli MS-13 ve Venezuela merkezli Tren de Aragua çetelerinin üyesi oldukları gerekçesiyle gözaltına aldığı kişileri El Salvador Hapishanesi’ne göndermişti. Söz konusu hapishane “yeryüzündeki cehennem” olarak da biliniyor.  “ORADA DURMALARI KONUSUNDA KARARLIYIZ”  Axios&#039;un haberine göre ABD İç Güvenlik Bakanı Noem, Washington&#039;daki Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) etkinliğinin ardından, El Salvador&#039;a gönderilen kişilere ilişkin açıklamalarda bulundu. Çete üyeliği gerekçesiyle gönderilen bu kişilerin orada durmaları konusunda kararlı olduklarını ifade eden Noem, &quot;Hayatları boyunca orada kalmalılar&quot; değerlendirmesinde bulundu. Noem ayrıca, bu değerlendirmenin ICE ve Dışişleri Bakanlığı&#039;nın istihbari çalışmalarına dayandığını aktardı.  TRUMP YÖNETİMİ “ÇETE ÜYELERİNİ” EL SALVADOR’A GÖNDERDİ  ABD yönetimi, MS-13 ve Venezuela merkezli Tren de Aragua çetelerini &quot;yabancı terör örgütleri&quot; listesine eklemişti. Başkan Trump, “düzensiz göçmenlerle mücadele” kapsamında &quot;yabancı terör örgütüyle” bağlantılı göçmenlerin sınır dışı edilmelerini hızlandırmak için daha önce sadece savaş dönemlerinde kullanılan Yabancı Düşmanlar Yasası yetkisini devreye sokmuştu.  Washington yönetimi, MS-13 ve Tren de Aragua üyesi oldukları gerekçesiyle gözaltına aldığı kişileri El Salvador Hapishanesi’ne göndermişti. Trump&#039;ın devreye soktuğu 1798 tarihli &quot;Yabancı Düşmanlar Yasası&quot;, başkana belgesiz göçmenleri hedef alma ve sınır dışı etme konusunda olağanüstü yetkiler veriyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/foa2BGhuu0uzsjPBev9Zdw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD’li, bakan, “cehennemi”, savundu:, Hayatları, boyunca, orada, kalmalılar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/foa2BGhuu0uzsjPBev9Zdw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD’li bakan “cehennemi” savundu"><p>ABD İç Güvenlik Bakanı Noem, çete üyesi oldukları iddiasıyla El Salvador Hapishanesi’ne gönderilen kişilerin orada kalmaları konusunda kararlı olduklarını söyledi.</p><p>ABD’deki Başkan Donald Trump yönetiminin İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, MS-13 ve Tren de Aragua çetelerinin üyesi oldukları gerekçesiyle El Salvador Hapishanesi’ne gönderilenlerin "hayatları boyunca orada kalması" gerektiğini söyledi.  Trump yönetimi, Latin Amerika'daki en tehlikeli suç örgütlerinden sayılan El Salvador merkezli MS-13 ve Venezuela merkezli Tren de Aragua çetelerinin üyesi oldukları gerekçesiyle gözaltına aldığı kişileri El Salvador Hapishanesi’ne göndermişti. Söz konusu hapishane “yeryüzündeki cehennem” olarak da biliniyor.  <strong>“ORADA DURMALARI KONUSUNDA KARARLIYIZ”</strong>  Axios'un haberine göre ABD İç Güvenlik Bakanı Noem, Washington'daki Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) etkinliğinin ardından, El Salvador'a gönderilen kişilere ilişkin açıklamalarda bulundu. </p><p>Çete üyeliği gerekçesiyle gönderilen bu kişilerin orada durmaları konusunda kararlı olduklarını ifade eden Noem, "Hayatları boyunca orada kalmalılar" değerlendirmesinde bulundu. Noem ayrıca, bu değerlendirmenin ICE ve Dışişleri Bakanlığı'nın istihbari çalışmalarına dayandığını aktardı.  <strong>TRUMP YÖNETİMİ “ÇETE ÜYELERİNİ” EL SALVADOR’A GÖNDERDİ</strong>  ABD yönetimi, MS-13 ve Venezuela merkezli Tren de Aragua çetelerini "yabancı terör örgütleri" listesine eklemişti. Başkan Trump, “düzensiz göçmenlerle mücadele” kapsamında "yabancı terör örgütüyle” bağlantılı göçmenlerin sınır dışı edilmelerini hızlandırmak için daha önce sadece savaş dönemlerinde kullanılan Yabancı Düşmanlar Yasası yetkisini devreye sokmuştu.  Washington yönetimi, MS-13 ve Tren de Aragua üyesi oldukları gerekçesiyle gözaltına aldığı kişileri El Salvador Hapishanesi’ne göndermişti. Trump'ın devreye soktuğu 1798 tarihli "Yabancı Düşmanlar Yasası", başkana belgesiz göçmenleri hedef alma ve sınır dışı etme konusunda olağanüstü yetkiler veriyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD ve Rusya anlaştı, balerin Ksenia Karelina serbest kaldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-ve-rusya-anlasti-balerin-ksenia-karelina-serbest-kaldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-ve-rusya-anlasti-balerin-ksenia-karelina-serbest-kaldi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’de tutuklu olan Petrov ve Rusya’da tutuklu olan Karelina Abu Dabi’de serbest bırakıldı. Takasta iki ülke istihbaratlarının önemli rol oynadığı ifade edildi.ABD ve Rusya heyetleri bugün İstanbul’da ikinci kez bir araya gelirken, ABD ve Rusya’nın tutuklu takası yaptığı haberleri ABD basınına yansıdı.  The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, Moskova Ksenia Karelina’yı bu kapsamda serbest bırakırken Washington da Arthur Petrov’u salıverdi. İki ülkenin bugün erken saatlerde Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu Dabi’de tutuklu takası gerçekleştirdiği, bunun iki ülke arasında devam eden “güven inşası” sürecinin bir işareti olduğu belirtildi.   KARELİNA VE PETROV KİMDİR?Rusya’nın serbest bıraktığı ifade edilen, öncesinde Los Angeles&#039;ta amatör olarak balerinlik yaptığı belirtilen Karelina, ABD ve Rusya çifte vatandaşı. Karelina, 2024 yılında Ukrayna merkezli bir hayır kuruluşuna 100 dolardan daha düşük bir meblağ bağışlaması dolayısıyla “ihanet” suçlamasıyla Rusya’da 12 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Karelina&#039;nın cezasının infazının bir ceza kolonisinde gerçekleşmesine hükmedilmişti.  ABD, Karelina’ya karşılık olarak Almanya ve Rusya çifte vatandaşı Petrov’u salıverdi. Petrov, “hassas mikro elektroniklerin” Rusya&#039;ya ihracatını yaptığı iddiasıyla ABD’nin talebiyle Güney Kıbrıs’ta 2023 yılında gözaltına alınmış, ardından ABD&#039;ye sınır dışı edilmişti.  GÖRÜŞMELERİ İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ YÜRÜTTÜ  Bir CIA yetkilisinin verdiği bilgiye göre, CIA Direktörü John Ratcliffe ve üst düzey bir Rus istihbarat yetkilisi tutuklu takası ile ilgili görüşmeleri yürüttü. WSJ’ye göre, bu gelişme, iki ülkenin istihbarat servisleri arasında “derinleşen iletişime” de işaret eder nitelikte.   Konu hakkında bilgi sahibi bir kaynak, Ratcliffe’in tutuklu takasının gerçekleştiği Abu Dabi’deki havalimanında olduğunu ve Karelina’yı burada karşıladığını söyledi.   Ratcliffe de gazeteye yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın bugün “haksız yere tutuklanan bir Amerikalıyı daha evine geri getirdiğini” belirterek “bu çabayı desteklemek için yorulmak bilmeksizin çalışan CIA görevlileriyle gurur duyduğunu” ve BAE hükümetinin “takası mümkün kılmasını” takdirle karşıladıklarını kaydetti.   “İSTİHBARAT DİREKTÖRLERİ PEK ÇOK KEZ TELEFONDA GÖRÜŞTÜ”Rusya hükümetinden yapılan açıklamalara ve konu hakkında bilgi sahibi kişilere göre, Ratcliffe, Rusya’nın Federal Güvenlik Servisi Direktörü ile CIA Başkanı olmasından bu yana pek çok kez telefonda görüştü. CIA Başkanı’nın bu bağlamda Rusya’nın dış istihbarat örgütü başkanı Sergey Naryshkin ile de konuştuğu ifade edildi.   Bir CIA Sözcüsü, konuya ilişkin açıklamasında, “Takas, ikili ilişkimizdeki derin sınamalara rağmen Rusya ile iletişim kanallarını açık tutmanın önemini gösteriyor” diyerek Rusya’daki diğer “haksız yere tutuklu olan Amerikalılar” olması karşısında hayal kırıklığı içinde olduklarını ancak bu son takası olumlu bir adım olarak gördüklerini ve diğer ABD’lilerin de serbest bırakılması için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.   Bu, Trump’ın Ocak 2025’te ikinci kez ABD Başkanı olarak göreve başlamasından bu yana yapılan ikinci tutuklu takası oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ffn2xP5rFUC15soOL_CQcA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Rusya, anlaştı, balerin, Ksenia, Karelina, serbest, kaldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ffn2xP5rFUC15soOL_CQcA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD ve Rusya arasında tutuklu takası"><p>ABD’de tutuklu olan Petrov ve Rusya’da tutuklu olan Karelina Abu Dabi’de serbest bırakıldı. Takasta iki ülke istihbaratlarının önemli rol oynadığı ifade edildi.</p><p>ABD ve Rusya heyetleri bugün İstanbul’da ikinci kez bir araya gelirken, ABD ve Rusya’nın tutuklu takası yaptığı haberleri ABD basınına yansıdı.  The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, Moskova Ksenia Karelina’yı bu kapsamda serbest bırakırken Washington da Arthur Petrov’u salıverdi. İki ülkenin bugün erken saatlerde Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu Dabi’de tutuklu takası gerçekleştirdiği, bunun iki ülke arasında devam eden “güven inşası” sürecinin bir işareti olduğu belirtildi.   <strong>KARELİNA VE PETROV KİMDİR?</strong></p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QuIJAFQU10qjMTyxsutwkw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Rusya’nın serbest bıraktığı ifade edilen, öncesinde Los Angeles'ta amatör olarak balerinlik yaptığı belirtilen Karelina, ABD ve Rusya çifte vatandaşı. Karelina, 2024 yılında Ukrayna merkezli bir hayır kuruluşuna 100 dolardan daha düşük bir meblağ bağışlaması dolayısıyla “ihanet” suçlamasıyla Rusya’da 12 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Karelina'nın cezasının infazının bir ceza kolonisinde gerçekleşmesine hükmedilmişti.  ABD, Karelina’ya karşılık olarak Almanya ve Rusya çifte vatandaşı Petrov’u salıverdi. Petrov, “hassas mikro elektroniklerin” Rusya'ya ihracatını yaptığı iddiasıyla ABD’nin talebiyle Güney Kıbrıs’ta 2023 yılında gözaltına alınmış, ardından ABD'ye sınır dışı edilmişti.  <strong>GÖRÜŞMELERİ İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ YÜRÜTTÜ</strong>  Bir CIA yetkilisinin verdiği bilgiye göre, CIA Direktörü John Ratcliffe ve üst düzey bir Rus istihbarat yetkilisi tutuklu takası ile ilgili görüşmeleri yürüttü. WSJ’ye göre, bu gelişme, iki ülkenin istihbarat servisleri arasında “derinleşen iletişime” de işaret eder nitelikte.   Konu hakkında bilgi sahibi bir kaynak, Ratcliffe’in tutuklu takasının gerçekleştiği Abu Dabi’deki havalimanında olduğunu ve Karelina’yı burada karşıladığını söyledi.   Ratcliffe de gazeteye yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın bugün “haksız yere tutuklanan bir Amerikalıyı daha evine geri getirdiğini” belirterek “bu çabayı desteklemek için yorulmak bilmeksizin çalışan CIA görevlileriyle gurur duyduğunu” ve BAE hükümetinin “takası mümkün kılmasını” takdirle karşıladıklarını kaydetti.   <strong>“İSTİHBARAT DİREKTÖRLERİ PEK ÇOK KEZ TELEFONDA GÖRÜŞTÜ”</strong><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MOSJ3cAkpEiFLrraeHdhlQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Rusya hükümetinden yapılan açıklamalara ve konu hakkında bilgi sahibi kişilere göre, Ratcliffe, Rusya’nın Federal Güvenlik Servisi Direktörü ile CIA Başkanı olmasından bu yana pek çok kez telefonda görüştü. CIA Başkanı’nın bu bağlamda Rusya’nın dış istihbarat örgütü başkanı Sergey Naryshkin ile de konuştuğu ifade edildi.   Bir CIA Sözcüsü, konuya ilişkin açıklamasında, “Takas, ikili ilişkimizdeki derin sınamalara rağmen Rusya ile iletişim kanallarını açık tutmanın önemini gösteriyor” diyerek Rusya’daki diğer “haksız yere tutuklu olan Amerikalılar” olması karşısında hayal kırıklığı içinde olduklarını ancak bu son takası olumlu bir adım olarak gördüklerini ve diğer ABD’lilerin de serbest bırakılması için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.   Bu, Trump’ın Ocak 2025’te ikinci kez ABD Başkanı olarak göreve başlamasından bu yana yapılan ikinci tutuklu takası oldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;deki çocuk pornosu soruşturması: Çete lideri Türkiye&amp;apos;de mi?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abddeki-cocuk-pornosu-sorusturmasi-cete-lideri-turkiyede-mi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abddeki-cocuk-pornosu-sorusturmasi-cete-lideri-turkiyede-mi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de milyonlarca fotoğrafın yer aldığı çocuk pornosu soruşturmasında, çetenin liderinin &quot;John De Vil&quot; lakabını kullanan bir Türk vatandaşı olduğu açıklandı. Adana&#039;da yaşadığı iddia edilen Mehmet B.&#039;nin yakalanması talep edildi. Soruşturma makamları, çetenin 100 dolar karşılığı TikTok üzerinden fotoğraf dağıtımı yaptığını söyledi. Mehmet B.&#039;nin Almanya&#039;da kayıtlı görünen bir internet sitesi de kapatıldı. Soruşturmadaki bir ayrıntı, Mehmet B.&#039;nin, Türkiye&#039;deki kayıp çocuklarla ilgisi olabileceği kuşkusunu yarattı.ABD&#039;de polis yetkilileri, 7 Nisan&#039;da yaptıkları açıklamada, devam eden uluslararası bir çocuk cinsel istismarı soruşturması kapsamında yedi Florida sakininin tutukladığını açıkladı. Çete, aralarında bir Türk&#039;ün de bulunduğu 10 kişiden oluşuyor. Şüphelilerin tümü, çocuk pornosu bulundurmak ve yaymakla suçlanan bir şebekenin üyesi olarak nitelendirildi. Florida Başsavcısı James Uthmeier, soruşturmaya ilişkin bilgi verirken,  söz konusu kişilerin görüntüleri sosyal medya platformu TikTok aracılığıyla satın aldığını belirtti. Şebekenin elebaşının Türkiye&#039;nin Adana şehrinde yaşadığı iddia ediliyor.MİLYONLARCA FOTOĞRAF VE VİDEO  Çetenin elebaşı olarak nitelendirilen Mehmet B. için bir tutuklama emri çıkarıldığı ve Florida&#039;ya iadesi için çalışmaların başlatıldığı aktarıldı.  Soruşturma kapsamında şebekeye sızan gizli ajanlardan biri, yaklaşık 1 milyon 200 bin video ve fotoğraftan oluşan 6,7 terabaytlık çocuk pornosu satın almayı başardı. KAYIP ÇOCUKLARIN FOTOĞRAFLARI Savcılığın soruşturmasını yürüten Rita Peters, video ve fotoğraflarda yer alan çocukların isimlerinin Ulusal Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi&#039;nde bulunan ve insan ticareti mağduru olan çocuklar olduğunu söyledi. Kolluk kuvvetleri, bir belge izi oluşturmak için çok sayıda şirkete celp göndermeye başladı. Peters&#039;in verdiği bilgi, fotoğraf veya videoları paylaşılan çocukların, Türkiye&#039;deki kayıp çocuklar olabileceğini kuşkusunu da yarattı. Bu görüntülerden kayıp çocukların izleri de bulunabilir. Bu ayrıntının soruşturmayla netleşmesi bekleniyor. Adana&#039;daki oturduğu belirtilen Mehmet B.&#039;nin, Almanya&#039;da kurulu görünen bir internet sitesinden de asıl trafiği yürüttüğü belirlendi ve bu site kapatıldı. Çetenin 100 dolar karşılığı video ve fotoğraf sattığı aktarıldı.  ŞEBEKE NASIL BELİRLENDİ?Soruşturma, Temmuz 2024&#039;te, ABD&#039;li bir ajanın çocuklara yönelik cinsel istismar içerikleri satan birini keşfetmesinin ardından başladı.  New Jersey&#039;li 39 yaşındaki şüpheli Krunalkumar Modi, 100 kez çocuğa cinsel ilişki teşviki, beş kez eyalet dışına çocuk cinsel istismarı materyali iletme, beş kez müstehcen materyal dağıtma ve iki kez çift yönlü iletişim cihazının yasadışı kullanımı suçlamasıyla yargılandı.TÜRK ŞÜPHELİ &quot;JOHN DE VIL&quot; LAKABINI ALMIŞ  Daha sonra yetkililer Modi&#039;nin &quot;John De Vil&quot; liderliğindeki daha büyük bir dağıtım şebekesinin parçası olduğunu da ortaya çıktı.  &quot;John De Vil&quot; resmi olarak şu anda Türkiye&#039;nin Adana kentinde ikamet eden Mehmet B. olarak tanımlandı.  ABD&#039;li yetkililer tarafından yayınlanan bir açıklamaya göre, Mehmet B.&#039;nin birkaç çalıntı kimliği bulunuyor.FLORIDA&#039;DAKİ MÜŞTERİLERİ TUTUKLANDI  Soruşturma çocuk istismarı şebekesinin Florida&#039;da ikamet eden yedi &quot;müşterisinin&quot; tutuklanmasıyla sonuçlandı.  &quot;Müşteriler&quot; şu anda çocuk cinsel istismarı materyali satın almak ve iki yönlü iletişim cihazının yasadışı kullanımıyla suçlanıyor.ÇOCUK İSTİSMARI ŞEBEKESİ  Soruşturmayı yürüten Başsavcı James Uthmeier, &quot;Çocuk cinsel istismarı materyallerinin TikTok gibi uygulamalarda açıkça üretilmesi iğrenç. Bu büyük sosyal medya şirketlerinin üzerlerine düşeni yapmaları için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu sapkın ağı ortaya çıkaran ortaklarımıza minnettarım.&quot; diye konuştu.  Adana&#039;da yaşayan Mehmet B.&#039;nin yakalanmasının ardından &quot;gasp, kara para aklama, çocuğun cinsel performansını teşvik etme, çocuk cinsel istismarı materyali satma, çocuk cinsel istismarı materyalini eyalet dışına iletme ve müstehcen materyal dağıtma gibi suçlamalarla yargılanacağı ifade edildi. Mehmet B. için 400 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Çetenin diğer elemanları ise 40 yıl hapis istemiyle yargılanacak.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4xmuUz0N2Em7aEJxiOP3Zg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDdeki, çocuk, pornosu, soruşturması:, Çete, lideri, Türkiyede, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4xmuUz0N2Em7aEJxiOP3Zg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çocuk pornosunun lideri Türk mü?"><p>ABD'de milyonlarca fotoğrafın yer aldığı çocuk pornosu soruşturmasında, çetenin liderinin "John De Vil" lakabını kullanan bir Türk vatandaşı olduğu açıklandı. Adana'da yaşadığı iddia edilen Mehmet B.'nin yakalanması talep edildi. Soruşturma makamları, çetenin 100 dolar karşılığı TikTok üzerinden fotoğraf dağıtımı yaptığını söyledi. Mehmet B.'nin Almanya'da kayıtlı görünen bir internet sitesi de kapatıldı. Soruşturmadaki bir ayrıntı, Mehmet B.'nin, Türkiye'deki kayıp çocuklarla ilgisi olabileceği kuşkusunu yarattı.</p><p>ABD'de polis yetkilileri, 7 Nisan'da yaptıkları açıklamada, devam eden uluslararası bir çocuk cinsel istismarı soruşturması kapsamında yedi Florida sakininin tutukladığını açıkladı. Çete, aralarında bir Türk'ün de bulunduğu 10 kişiden oluşuyor. </p><p>Şüphelilerin tümü, çocuk pornosu bulundurmak ve yaymakla suçlanan bir şebekenin üyesi olarak nitelendirildi. Florida Başsavcısı James Uthmeier, soruşturmaya ilişkin bilgi verirken,  söz konusu kişilerin görüntüleri sosyal medya platformu TikTok aracılığıyla satın aldığını belirtti. Şebekenin elebaşının Türkiye'nin Adana şehrinde yaşadığı iddia ediliyor.</p><p><strong>MİLYONLARCA FOTOĞRAF VE VİDEO</strong>  Çetenin elebaşı olarak nitelendirilen Mehmet B. için bir tutuklama emri çıkarıldığı ve Florida'ya iadesi için çalışmaların başlatıldığı aktarıldı.  Soruşturma kapsamında şebekeye sızan gizli ajanlardan biri, yaklaşık 1 milyon 200 bin video ve fotoğraftan oluşan 6,7 terabaytlık çocuk pornosu satın almayı başardı. </p><p><strong>KAYIP ÇOCUKLARIN FOTOĞRAFLARI </strong></p><p>Savcılığın soruşturmasını yürüten Rita Peters, video ve fotoğraflarda yer alan çocukların isimlerinin Ulusal Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi'nde bulunan ve insan ticareti mağduru olan çocuklar olduğunu söyledi. Kolluk kuvvetleri, bir belge izi oluşturmak için çok sayıda şirkete celp göndermeye başladı. Peters'in verdiği bilgi, fotoğraf veya videoları paylaşılan çocukların, Türkiye'deki kayıp çocuklar olabileceğini kuşkusunu da yarattı. Bu görüntülerden kayıp çocukların izleri de bulunabilir. Bu ayrıntının soruşturmayla netleşmesi bekleniyor. </p><p>Adana'daki oturduğu belirtilen Mehmet B.'nin, Almanya'da kurulu görünen bir internet sitesinden de asıl trafiği yürüttüğü belirlendi ve bu site kapatıldı. Çetenin 100 dolar karşılığı video ve fotoğraf sattığı aktarıldı.  </p><p><strong>ŞEBEKE NASIL BELİRLENDİ?</strong></p><p>Soruşturma, Temmuz 2024'te, ABD'li bir ajanın çocuklara yönelik cinsel istismar içerikleri satan birini keşfetmesinin ardından başladı.  New Jersey'li 39 yaşındaki şüpheli Krunalkumar Modi, 100 kez çocuğa cinsel ilişki teşviki, beş kez eyalet dışına çocuk cinsel istismarı materyali iletme, beş kez müstehcen materyal dağıtma ve iki kez çift yönlü iletişim cihazının yasadışı kullanımı suçlamasıyla yargılandı.</p><p><strong>TÜRK ŞÜPHELİ "JOHN DE VIL" LAKABINI ALMIŞ</strong>  Daha sonra yetkililer Modi'nin "John De Vil" liderliğindeki daha büyük bir dağıtım şebekesinin parçası olduğunu da ortaya çıktı.  "John De Vil" resmi olarak şu anda Türkiye'nin Adana kentinde ikamet eden Mehmet B. olarak tanımlandı.  ABD'li yetkililer tarafından yayınlanan bir açıklamaya göre, Mehmet B.'nin birkaç çalıntı kimliği bulunuyor.</p><p><strong>FLORIDA'DAKİ MÜŞTERİLERİ TUTUKLANDI</strong>  Soruşturma çocuk istismarı şebekesinin Florida'da ikamet eden yedi "müşterisinin" tutuklanmasıyla sonuçlandı.  "Müşteriler" şu anda çocuk cinsel istismarı materyali satın almak ve iki yönlü iletişim cihazının yasadışı kullanımıyla suçlanıyor.</p><p><strong>ÇOCUK İSTİSMARI ŞEBEKESİ</strong>  Soruşturmayı yürüten Başsavcı James Uthmeier, "Çocuk cinsel istismarı materyallerinin TikTok gibi uygulamalarda açıkça üretilmesi iğrenç. Bu büyük sosyal medya şirketlerinin üzerlerine düşeni yapmaları için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu sapkın ağı ortaya çıkaran ortaklarımıza minnettarım." diye konuştu.  Adana'da yaşayan Mehmet B.'nin yakalanmasının ardından "gasp, kara para aklama, çocuğun cinsel performansını teşvik etme, çocuk cinsel istismarı materyali satma, çocuk cinsel istismarı materyalini eyalet dışına iletme ve müstehcen materyal dağıtma gibi suçlamalarla yargılanacağı ifade edildi. Mehmet B. için 400 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Çetenin diğer elemanları ise 40 yıl hapis istemiyle yargılanacak.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>151 kişinin ölümüne neden olan salgın endişe yarattı: Yetkililer 3 belirtiye karşı uyarıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/151-kisinin-oelumune-neden-olan-salgin-endise-yaratti-yetkililer-3-belirtiye-karsi-uyariyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/151-kisinin-oelumune-neden-olan-salgin-endise-yaratti-yetkililer-3-belirtiye-karsi-uyariyor</guid>
<description><![CDATA[ Nijerya&#039;da ilk olarak Ekim ayında tespit edilen menenjit salgını, şimdiye kadar 151 kişinin hayatına mal oldu. Nijeryalı yetkililer, salgının 36 eyaletten 23’üne yayıldığını ve ölümlerin neredeyse yarısının 2025 yılı içinde gerçekleştiğini açıkladı.Ölümlerdeki artışı &quot;endişe verici&quot; olarak değerlendiren uzmanlar, belirtileri taşıyan birçok kişinin, hastaneye geç başvurduğunu veya hiç gitmediğini belirtti.Salgın, Afrika&#039;nın en kalabalık ülkelerinden biri  olan Nijerya&#039;da tehlikeli bir boyuta ulaştı. Şubat ayında ABD tarafından uygulanan yardım kesintileri, Nijerya’nın sağlık sistemini olumsuz etkiledi. Ülke, benzer salgınlarla mücadele etmek için uzun yıllardır dış yardımlara bağımlıydı.Menenjit salgınından en çok etkilenen eyaletlerin neredeyse tamamının kuzeyde yer aldığı belirtilirken; Dünya Sağlık Örgütü, hastalığı özellikle Nijerya için ciddi bir tehdit olarak tanımladı.Yetkililer, salgını durdurmak amacıyla vaka takibi, laboratuvar testleri ve halkı bilinçlendirme kampanyalarına ağırlık verdiklerini vurguladı.
Ayrıca yüksek ateş, ense sertliği ve şiddetli baş ağrısı gibi belirtiler görülmesi halinde derhal sağlık hizmetine başvurulması konusunda uyarı yapıldı.Sınır Tanımayan Doktorlar Nijerya temsilcisi Simba Tirima, sadece birkaç hafta içinde yüzlerce hastanın yatış yaptığını ve çok sayıda ölüm yaşandığını söyledi. &#039;&#039;Menenjit çok hızlı ilerliyor. Hastalar, 24 saat içinde kötüleşebiliyor” diyen Tirima, geniş çaplı aşılama kampanyaları için çağrıda bulundu.Menenjit, beyin ve omuriliği saran zarların (meninks) iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Menenjit; bakteriyel, viral, mantar veya parazitik enfeksiyonlar nedeniyle gelişebilir. En yaygın menenjit türleri bakteriyel ve viral menenjittir.
Bakteriyel menenjit, en ciddi türdür ve hızla tedavi edilmezse hayati tehlike oluşturabilir. Özellikle yeni doğanlar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha yaygındır.Viral menenjit, bakteriyel menenjite göre daha hafif seyreder. Genellikle iyi huylu olup çoğu vakada tedavi gerektirmez. Enfeksiyona neden olan virüsler arasında enterovirüsler, kabakulak virüsü ve herpes virüsleri yer alır.Fungal menenjit, genellikle bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde görülür ve tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara yol açabilir.Parazitik menenjit, çeşitli parazitlerin neden olduğu menenjit türüdür ve nadiren görülür.Menenjit belirtileri, enfeksiyonun türüne, kişinin yaşına ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir ancak en yaygın işaretler şunlardır:

Ateş ve titreme
Baş ağrısı (çok şiddetli olabilir)
Boyun sertliği
Işığa duyarlılık (fotofobi)
Bulantı ve kusma
Zihinsel bulanıklık veya kafada karışıklık
Cilt döküntüleri (özellikle bakteriyel menenjitte)
Yorgunluk ve halsizlik

Menenjit, bebeklerde aşırı huzursuzluk, beslenme zorluğu, başın büyümesi (fontanel), kusma ve uyuşukluk gibi semptomlarla da kendisini ele verebilir.Meningokok, pnömokok ve Haemophilus influenzae tip B (Hib) gibi bakterilere karşı aşılar, bakteriyel menenjitten korunmada etkili olabilir.
El yıkama, öksürme veya hapşırma sırasında ağız ve burun kapama gibi basit hijyenik önlemlerle enfeksiyon riski azaltılabilir.
Sağlıklı yaşam tarzı, dengeli beslenme, yeterli uyku ve egzersiz bağışıklık sistemini destekler.
Menenjit, acil müdahale gerektiren ciddi bir hastalık olduğu için belirtiler başladığında hemen tıbbi yardım alınmalıdır. Erken tedavi ile komplikasyon riski önemli ölçüde azalabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gpjNQ2WFHEuv8Drb3cxxNQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>151, kişinin, ölümüne, neden, olan, salgın, endişe, yarattı:, Yetkililer, belirtiye, karşı, uyarıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gpjNQ2WFHEuv8Drb3cxxNQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="150 kişinin ölümüne neden olan salgın endişe yarattı"><p>Nijerya'da ilk olarak Ekim ayında tespit edilen menenjit salgını, şimdiye kadar 151 kişinin hayatına mal oldu. Nijeryalı yetkililer, salgının 36 eyaletten 23’üne yayıldığını ve ölümlerin neredeyse yarısının 2025 yılı içinde gerçekleştiğini açıkladı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A54epHQ9ckq1sLTI5xISgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ölümlerdeki artışı "endişe verici" olarak değerlendiren uzmanlar, belirtileri taşıyan birçok kişinin, hastaneye geç başvurduğunu veya hiç gitmediğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AZo-aCOoPkmZIzkT-7rt1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Salgın, Afrika'nın en kalabalık ülkelerinden biri  olan Nijerya'da tehlikeli bir boyuta ulaştı. Şubat ayında ABD tarafından uygulanan yardım kesintileri, Nijerya’nın sağlık sistemini olumsuz etkiledi. Ülke, benzer salgınlarla mücadele etmek için uzun yıllardır dış yardımlara bağımlıydı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tr5XgFAIMUWI7fF9wYtPyw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Menenjit salgınından en çok etkilenen eyaletlerin neredeyse tamamının kuzeyde yer aldığı belirtilirken; Dünya Sağlık Örgütü, hastalığı özellikle Nijerya için ciddi bir tehdit olarak tanımladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JodsV_VX70ScWvNTAIn_7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yetkililer, salgını durdurmak amacıyla vaka takibi, laboratuvar testleri ve halkı bilinçlendirme kampanyalarına ağırlık verdiklerini vurguladı.
Ayrıca yüksek ateş, ense sertliği ve şiddetli baş ağrısı gibi belirtiler görülmesi halinde derhal sağlık hizmetine başvurulması konusunda uyarı yapıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IM-HJULQcUuDK_9SHW4xxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sınır Tanımayan Doktorlar Nijerya temsilcisi Simba Tirima, sadece birkaç hafta içinde yüzlerce hastanın yatış yaptığını ve çok sayıda ölüm yaşandığını söyledi. ''Menenjit çok hızlı ilerliyor. Hastalar, 24 saat içinde kötüleşebiliyor” diyen Tirima, geniş çaplı aşılama kampanyaları için çağrıda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IaC8kN6D9ky6cCAx9DFBkw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Menenjit, beyin ve omuriliği saran zarların (meninks) iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Menenjit; bakteriyel, viral, mantar veya parazitik enfeksiyonlar nedeniyle gelişebilir. En yaygın menenjit türleri bakteriyel ve viral menenjittir.
Bakteriyel menenjit, en ciddi türdür ve hızla tedavi edilmezse hayati tehlike oluşturabilir. Özellikle yeni doğanlar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha yaygındır.Viral menenjit, bakteriyel menenjite göre daha hafif seyreder. Genellikle iyi huylu olup çoğu vakada tedavi gerektirmez. Enfeksiyona neden olan virüsler arasında enterovirüsler, kabakulak virüsü ve herpes virüsleri yer alır.Fungal menenjit, genellikle bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde görülür ve tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara yol açabilir.Parazitik menenjit, çeşitli parazitlerin neden olduğu menenjit türüdür ve nadiren görülür.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HtSah8leq0WhGRzUZFdzoA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Menenjit belirtileri, enfeksiyonun türüne, kişinin yaşına ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir ancak en yaygın işaretler şunlardır:

Ateş ve titreme
Baş ağrısı (çok şiddetli olabilir)
Boyun sertliği
Işığa duyarlılık (fotofobi)
Bulantı ve kusma
Zihinsel bulanıklık veya kafada karışıklık
Cilt döküntüleri (özellikle bakteriyel menenjitte)
Yorgunluk ve halsizlik

Menenjit, bebeklerde aşırı huzursuzluk, beslenme zorluğu, başın büyümesi (fontanel), kusma ve uyuşukluk gibi semptomlarla da kendisini ele verebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nOzE_KsVekudlluEaBFmOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meningokok, pnömokok ve Haemophilus influenzae tip B (Hib) gibi bakterilere karşı aşılar, bakteriyel menenjitten korunmada etkili olabilir.
El yıkama, öksürme veya hapşırma sırasında ağız ve burun kapama gibi basit hijyenik önlemlerle enfeksiyon riski azaltılabilir.
Sağlıklı yaşam tarzı, dengeli beslenme, yeterli uyku ve egzersiz bağışıklık sistemini destekler.
Menenjit, acil müdahale gerektiren ciddi bir hastalık olduğu için belirtiler başladığında hemen tıbbi yardım alınmalıdır. Erken tedavi ile komplikasyon riski önemli ölçüde azalabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Titanik kurtarılabilir miydi? Buz dağına çaptığı açı sonunu getirdi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/titanik-kurtarilabilir-miydi-buz-dagina-captigi-aci-sonunu-getirdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/titanik-kurtarilabilir-miydi-buz-dagina-captigi-aci-sonunu-getirdi</guid>
<description><![CDATA[ Döneminin efsane yolcu gemisi Titanik, batmasından 113 yıl sonra tekrar gündemde. Son araştırmalara göre 14 Nisan 1912 gecesi koşullar biraz farklı olsaydı Titanik batmadan kurtulabilirdi. Bilim insanları, buz dağına önden çarpmanın, sıyrılıp çarpmaktan daha az hasara yol açacağını düşünüyor. Peki binlerce can alan kazada Titanik kurtarılabilir miydi?Yolcu gemisi Titanik&#039;in batmasının üzerinden yaklaşık 113 yıl geçmesine rağmen sırları açığa çıkmaya devam ediyor.  Geminin kalıntılarına ait yeni dijital görüntüler, bilim insanlarının geminin batışının çığır açıcı ayrıntılarla yeniden yapılandırmasına olanak tanıyor.   Derin deniz haritalama firması Magellan, Atlas Okyanusu&#039;nun derinliğinde bulunan enkazı araştırmak için su altı araçları gönderdi.   KOŞULLAR FARKLI OLSAYDI KURTULABİLİRDİ  Detaylı 3D modele göre, 14 Nisan 1912 gecesi koşullar biraz farklı olsaydı Titanik batmadan kurtulabilirdi.  Bilim insanları, buz dağına önden çarpmanın, sıyrılıp çarpmaktan daha az hasara yol açacağını düşünüyor.  Oxford Üniversitesi&#039;nde modern tarih profesörü olan Yasmin Khan, &quot;Titanik sırlarını hiçbir zaman kolay kolay ifşa etmedi. Şimdiye kadar onu izlemek karanlığa ışık tutmak gibiydi.&quot; yorumunda bulundu.BİN 517 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ  Titanik, 15 Nisan 1912&#039;nin erken saatlerinde bir buz dağına çarpması sonucu trajik bir şekilde battı. Gemideki 2 bin 224 kişiden yaklaşık bin 517&#039;si hayatını kaybetti.  Çarpışma sırasında Titanik buz dağından hafif bir darbe almış olsa bile geminin sancak cephesinin tamamen sıyrılarak su almasına neden oldu.ALTI SANİYE İÇİNDE OLUŞAN DEVASA YARIK  Buz dağının 6 saniye süren çarpması sonucu gemide 18 metrekarelik bir kesik oluştu. Yarık toplamda geminin altı bölmesini kapsıyordu.   Titanik, dört kompartımanın su basması sonucu hasar görmeyecek şekilde tasarlanmıştı, ancak ne yazık ki altı kompartımanı hasar gördü. Dolayısıyla baş kısmın ve 5 numaralı kazan dairesinin su basması kritik önem taşıyordu.BİRKAÇ SANİYE HER ŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİRDİ  Eğer gözlem yapan kişiler buz dağını birkaç saniye önce görüp uyarı iletmiş olsaydı, gemiyi batıran yarık bu kadar geniş olmayacaktı.Su daha az bölmeye girmiş olurdu ve geminin kaderi çok farklı olabilirdi.   Araştırma, geminin rotasını hiç değiştirmemiş olması durumunda çok daha fazla hayatın kurtarılabileceği inancını da güçlendiriyor.GEMİNİN ÖNDEN ÇARPMASI  Titanik buz dağına önden çarpsaydı, çarpışmanın etkisiyle muhtemelen yüzlerce kişi ölürdü; ancak binlerce kişinin hayatı kurtulurdu. Sadece ön taraftaki birkaç bölmeyi su basardı ve gemi batmak yerine bir kurtarma gemisi gelene kadar su yüzeyinde kalırdı.  Felakette tüm mürettebatın hayatını kaybettiği ancak görevlerinden son ana kadar ayrılmayarak gösterdikleri kahramanca tavrın yüzlerce kişinin hayatını kurtardığı aktarılıyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/22zS_ofP50-H9ov3m_tFZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Titanik, kurtarılabilir, miydi, Buz, dağına, çaptığı, açı, sonunu, getirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/22zS_ofP50-H9ov3m_tFZw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Titanik batmaktan kurtulabilir miydi?"><p>Döneminin efsane yolcu gemisi Titanik, batmasından 113 yıl sonra tekrar gündemde. Son araştırmalara göre 14 Nisan 1912 gecesi koşullar biraz farklı olsaydı Titanik batmadan kurtulabilirdi. Bilim insanları, buz dağına önden çarpmanın, sıyrılıp çarpmaktan daha az hasara yol açacağını düşünüyor. Peki binlerce can alan kazada Titanik kurtarılabilir miydi?</p><p>Yolcu gemisi Titanik'in batmasının üzerinden yaklaşık 113 yıl geçmesine rağmen sırları açığa çıkmaya devam ediyor.  Geminin kalıntılarına ait yeni dijital görüntüler, bilim insanlarının geminin batışının çığır açıcı ayrıntılarla yeniden yapılandırmasına olanak tanıyor.   Derin deniz haritalama firması Magellan, Atlas Okyanusu'nun derinliğinde bulunan enkazı araştırmak için su altı araçları gönderdi.   <strong>KOŞULLAR FARKLI OLSAYDI KURTULABİLİRDİ</strong>  Detaylı 3D modele göre, 14 Nisan 1912 gecesi koşullar biraz farklı olsaydı Titanik batmadan kurtulabilirdi.  Bilim insanları, buz dağına önden çarpmanın, sıyrılıp çarpmaktan daha az hasara yol açacağını düşünüyor.  Oxford Üniversitesi'nde modern tarih profesörü olan Yasmin Khan, "Titanik sırlarını hiçbir zaman kolay kolay ifşa etmedi. Şimdiye kadar onu izlemek karanlığa ışık tutmak gibiydi." yorumunda bulundu.</p><p><strong>BİN 517 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ</strong>  Titanik, 15 Nisan 1912'nin erken saatlerinde bir buz dağına çarpması sonucu trajik bir şekilde battı. Gemideki 2 bin 224 kişiden yaklaşık bin 517'si hayatını kaybetti.  Çarpışma sırasında Titanik buz dağından hafif bir darbe almış olsa bile geminin sancak cephesinin tamamen sıyrılarak su almasına neden oldu.</p><p><strong>ALTI SANİYE İÇİNDE OLUŞAN DEVASA YARIK</strong>  Buz dağının 6 saniye süren çarpması sonucu gemide 18 metrekarelik bir kesik oluştu. Yarık toplamda geminin altı bölmesini kapsıyordu.   Titanik, dört kompartımanın su basması sonucu hasar görmeyecek şekilde tasarlanmıştı, ancak ne yazık ki altı kompartımanı hasar gördü. Dolayısıyla baş kısmın ve 5 numaralı kazan dairesinin su basması kritik önem taşıyordu.</p><p><strong>BİRKAÇ SANİYE HER ŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİRDİ</strong>  Eğer gözlem yapan kişiler buz dağını birkaç saniye önce görüp uyarı iletmiş olsaydı, gemiyi batıran yarık bu kadar geniş olmayacaktı.</p><p>Su daha az bölmeye girmiş olurdu ve geminin kaderi çok farklı olabilirdi.   Araştırma, geminin rotasını hiç değiştirmemiş olması durumunda çok daha fazla hayatın kurtarılabileceği inancını da güçlendiriyor.</p><p><strong>GEMİNİN ÖNDEN ÇARPMASI</strong>  Titanik buz dağına önden çarpsaydı, çarpışmanın etkisiyle muhtemelen yüzlerce kişi ölürdü; ancak binlerce kişinin hayatı kurtulurdu. Sadece ön taraftaki birkaç bölmeyi su basardı ve gemi batmak yerine bir kurtarma gemisi gelene kadar su yüzeyinde kalırdı.  Felakette tüm mürettebatın hayatını kaybettiği ancak görevlerinden son ana kadar ayrılmayarak gösterdikleri kahramanca tavrın yüzlerce kişinin hayatını kurtardığı aktarılıyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları, toprağın derinliklerinde gizemli yeni yaşam formları keşfetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlari-topragin-derinliklerinde-gizemli-yeni-yasam-formlari-kesfetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlari-topragin-derinliklerinde-gizemli-yeni-yasam-formlari-kesfetti</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Dünya’nın yaşam için hayati önem taşıyan toprak katmanlarında daha önce bilinmeyen bir mikrop ailesi keşfettiklerini duyurdu.Michigan Eyalet Üniversitesi’nden araştırmacılar, Dünya’nın ‘kritik bölge’ olarak bilinen ve yaşam için hayati önem taşıyan toprak katmanlarında daha önce bilinmeyen bir mikrop ailesi keşfetti. Bu mikroorganizmaların, su arıtımı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından çığır açabilecek potansiyele sahip olduğu belirtiliyor.Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. James Tiedje liderliğindeki ekip, bu derin toprak katmanlarında ‘CSP1-3’ olarak adlandırılan yeni bir mikrop şubesine rastladı.
Söz konusu mikroorganizmalar, ABD’nin Iowa eyaleti ve Çin’deki derin toprak örneklerinden izole edildi.
AKTİF OLARAK BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORLAR
Araştırmacılar, CSP1-3 ailesinin atalarının milyonlarca yıl önce sıcak su kaynaklarında ve tatlı sularda yaşadığını, zamanla önce yüzey toprağına, ardından da derin toprak katmanlarına adapte olduğunu ortaya koydu.
DNA analizleri sonucunda bu mikropların uykuda değil, aktif olarak büyümeye devam ettkleri belirlendi.Tiedje’nin ekibi, mikropların köken aldığı sıcak su kaynaklarındaki sıcaklık koşullarını yeniden oluşturarak kültürleme denemeleri yapıyor. Başarılı olunması halinde, bu mikroorganizmaların kirleticileri parçalama kapasitesi gibi biyoteknolojik uygulamalara yönelik genetik özellikleri de incelenecek.
Prof. Tiedje, bu yeni keşfin öneminin altını çizerek, “Bu mikroorganizmalarla ilgili henüz bilmediğimiz çok şey var. Ancak bu bilgileri öğrenebilirsek, dünyamızın karşı karşıya olduğu çevresel sorunlara karşı etkili çözümler geliştirebiliriz” dedi ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cmj_CweZ7EugnOYp8r3u2w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, toprağın, derinliklerinde, gizemli, yeni, yaşam, formları, keşfetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cmj_CweZ7EugnOYp8r3u2w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bilim insanları, toprağın derinliklerinde gizemli yeni yaşam formları keşfetti"><p>Bilim insanları, Dünya’nın yaşam için hayati önem taşıyan toprak katmanlarında daha önce bilinmeyen bir mikrop ailesi keşfettiklerini duyurdu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JqV8ehKfEEOvVUiq9WjXng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Michigan Eyalet Üniversitesi’nden araştırmacılar, Dünya’nın ‘kritik bölge’ olarak bilinen ve yaşam için hayati önem taşıyan toprak katmanlarında daha önce bilinmeyen bir mikrop ailesi keşfetti. Bu mikroorganizmaların, su arıtımı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından çığır açabilecek potansiyele sahip olduğu belirtiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g3_xLwHQV0ijwU_F1ruiuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. James Tiedje liderliğindeki ekip, bu derin toprak katmanlarında ‘CSP1-3’ olarak adlandırılan yeni bir mikrop şubesine rastladı.
Söz konusu mikroorganizmalar, ABD’nin Iowa eyaleti ve Çin’deki derin toprak örneklerinden izole edildi.
AKTİF OLARAK BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORLAR
Araştırmacılar, CSP1-3 ailesinin atalarının milyonlarca yıl önce sıcak su kaynaklarında ve tatlı sularda yaşadığını, zamanla önce yüzey toprağına, ardından da derin toprak katmanlarına adapte olduğunu ortaya koydu.
DNA analizleri sonucunda bu mikropların uykuda değil, aktif olarak büyümeye devam ettkleri belirlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3BhHdjZLAUKBGmnL42XlLg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tiedje’nin ekibi, mikropların köken aldığı sıcak su kaynaklarındaki sıcaklık koşullarını yeniden oluşturarak kültürleme denemeleri yapıyor. Başarılı olunması halinde, bu mikroorganizmaların kirleticileri parçalama kapasitesi gibi biyoteknolojik uygulamalara yönelik genetik özellikleri de incelenecek.
Prof. Tiedje, bu yeni keşfin öneminin altını çizerek, “Bu mikroorganizmalarla ilgili henüz bilmediğimiz çok şey var. Ancak bu bilgileri öğrenebilirsek, dünyamızın karşı karşıya olduğu çevresel sorunlara karşı etkili çözümler geliştirebiliriz” dedi</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prostat kanserinde yeni teşhis: Tükürükle tespit ediliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/prostat-kanserinde-yeni-teshis-tukurukle-tespit-ediliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/prostat-kanserinde-yeni-teshis-tukurukle-tespit-ediliyor</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de yapılan bir araştırma prostat kanseri için evde tükürük testinin kan testinden daha iyi olabileceğini ortaya çıkardı. Toplam 6 bin 300 hastada denenen yeni yöntem sayesinde bazı hastaların hayatı kurtuldu.İngiltere&#039;de, uzmanlar prostat kanserinin tespiti için tükürük testi geliştirdi.   Erkek DNA&#039;sındaki genetik varyantları analiz eden testin, prostat kanseri riskini değerlendirmek için mevcut yöntemden daha iyi performans gösterdiği görüldü.130 GENETİK VARYANT DEĞERLENDİRİLİYOR  Yeni geliştirilen testte prostat kanseri riskinin artmasıyla ilişkili olduğu bilinen 130 genetik varyantı değerlendirmek için tükürük inceleniyor. Bu sayede kişinin hastalık açısından yüksek risk altında olup olmadığı belirleniyor.  6 bin 300 erkekte denenen yeni yöntem sayesinde şimdiden iki kardeşin hayatı kurtuldu. TÜKÜRÜK TESTİ HAYATLARINI KURTARDIDheeresh Turnbull, geleneksel test yaptırdığında hastalık riskinin düşük olduğuna dair sonuç aldığını ancak yeni tükürük testini yaptırdığında yaşamını tehdit eden bir tümör olduğunu öğrendiğini söyledi.Kardeşi Joel Turnbull da tükürük testi sonrası agresif bir prostat tümörüne sahip olduğunu öğrendi.   Uzmanlar bu çalışmayla kanser olduğu tespit edilenlerin, yalnızca geleneksel yollarla değerlendirilmesi halinde yüzde 74’ünde kanserin tespit edilemeyeceğini söylüyor.BU ARAŞTIRMAYLA GİDİŞAT DEĞİŞTİRİLEBİLİR  New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan araştırma prostast kanserinde gidişatı değiştirebilir yorumları yapılıyor.   Şu anda prostat kanseri ya da prostat büyümesi gibi rahatsızlıkları kontrol etmek için spesifik antijen PSA kan testi uygulanıyor.   Ulusal Sağlık Servisi rutin testler yapmıyor. ancak Mahalle hekimlikleri prostat kanseri olduğundan şüphelendiği kişilere PSA testi öneriyor.    Uzmanların yeni bulduğu yöntem erken teşhis umutlarını artırdı. Yeni tükürük testi, yanlış pozitif sonuç sayısını azalttığı gibi, PSA testinden daha yüksek oranda agresif kanser tespit edebildiği için bir ek tarama aracı olarak kullanılabilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bbhyJaWkFUmcNZ-jR_L35g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Prostat, kanserinde, yeni, teşhis:, Tükürükle, tespit, ediliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bbhyJaWkFUmcNZ-jR_L35g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Prostat kanseri tükürükle tespit ediliyor"><p>İngiltere'de yapılan bir araştırma prostat kanseri için evde tükürük testinin kan testinden daha iyi olabileceğini ortaya çıkardı. Toplam 6 bin 300 hastada denenen yeni yöntem sayesinde bazı hastaların hayatı kurtuldu.</p><p>İngiltere'de, uzmanlar prostat kanserinin tespiti için tükürük testi geliştirdi.   Erkek DNA'sındaki genetik varyantları analiz eden testin, prostat kanseri riskini değerlendirmek için mevcut yöntemden daha iyi performans gösterdiği görüldü.</p><p><strong>130 GENETİK VARYANT DEĞERLENDİRİLİYOR</strong>  Yeni geliştirilen testte prostat kanseri riskinin artmasıyla ilişkili olduğu bilinen 130 genetik varyantı değerlendirmek için tükürük inceleniyor. Bu sayede kişinin hastalık açısından yüksek risk altında olup olmadığı belirleniyor.  6 bin 300 erkekte denenen yeni yöntem sayesinde şimdiden iki kardeşin hayatı kurtuldu.</p><p> </p><p><strong>TÜKÜRÜK TESTİ HAYATLARINI KURTARDI</strong></p><p>Dheeresh Turnbull, geleneksel test yaptırdığında hastalık riskinin düşük olduğuna dair sonuç aldığını ancak yeni tükürük testini yaptırdığında yaşamını tehdit eden bir tümör olduğunu öğrendiğini söyledi.</p><p>Kardeşi Joel Turnbull da tükürük testi sonrası agresif bir prostat tümörüne sahip olduğunu öğrendi.   Uzmanlar bu çalışmayla kanser olduğu tespit edilenlerin, yalnızca geleneksel yollarla değerlendirilmesi halinde yüzde 74’ünde kanserin tespit edilemeyeceğini söylüyor.</p><p><strong>BU ARAŞTIRMAYLA GİDİŞAT DEĞİŞTİRİLEBİLİR</strong>  New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan araştırma prostast kanserinde gidişatı değiştirebilir yorumları yapılıyor.   Şu anda prostat kanseri ya da prostat büyümesi gibi rahatsızlıkları kontrol etmek için spesifik antijen PSA kan testi uygulanıyor.   Ulusal Sağlık Servisi rutin testler yapmıyor. ancak Mahalle hekimlikleri prostat kanseri olduğundan şüphelendiği kişilere PSA testi öneriyor.    Uzmanların yeni bulduğu yöntem erken teşhis umutlarını artırdı. Yeni tükürük testi, yanlış pozitif sonuç sayısını azalttığı gibi, PSA testinden daha yüksek oranda agresif kanser tespit edebildiği için bir ek tarama aracı olarak kullanılabilecek.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yetenek Sizsiniz yıldızı 18 yaşında hayatını kaybetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yetenek-sizsiniz-yildizi-18-yasinda-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yetenek-sizsiniz-yildizi-18-yasinda-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de katıldığı Yetenek Sizsiniz yarışmasıyla tanınan 18 yaşındaki Oran McConville, geçtiğimiz Cumartesi sabahı gerçekleşen bir trafik kazasında hayatını kaybetti.Babasının ölümünden birkaç hafta sonra yaşama veda eden talihsiz gencin, kaza anında sürücünün yanındaki koltukta oturduğu belirlendi. Sürücü ise olay yerinde gözaltına alındı.McConville&#039;in ölümü, sevenlerini yasa boğdu. 18 yaşındaki gencin kız kardeşinin de 2009 yılında araba çarpması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.
Oran McConville&#039;in cenaze töreninde konuşan bölge rahibi Peder Charles Byrne, &#039;&#039;Şu anda kelimelerle ifade edemeyecek kadar üzgün hissediyoruz&#039;&#039; dedi.Küçük yaşta katıldığı Yetenek Sizsiniz yarışmasıyla akıllara kazınan Oran McConville, müziğe olan ilgisiyle tanınıyordu.
Yakın çevresi, basın mensuplarına Oran McConville&#039;in oldukça pozitif ve kibar bir genç olduğunu anlattı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DaK7_lofOEqQ6fMhNLAzBA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yetenek, Sizsiniz, yıldızı, yaşında, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DaK7_lofOEqQ6fMhNLAzBA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yetenek Sizsiniz yıldızı 18 yaşında hayatını kaybetti"><p>İngiltere'de katıldığı Yetenek Sizsiniz yarışmasıyla tanınan 18 yaşındaki Oran McConville, geçtiğimiz Cumartesi sabahı gerçekleşen bir trafik kazasında hayatını kaybetti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z3xboDY-10apS6nFH5st4w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Babasının ölümünden birkaç hafta sonra yaşama veda eden talihsiz gencin, kaza anında sürücünün yanındaki koltukta oturduğu belirlendi. Sürücü ise olay yerinde gözaltına alındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KknAv3xgEEK1OXtXN1L5MA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>McConville'in ölümü, sevenlerini yasa boğdu. 18 yaşındaki gencin kız kardeşinin de 2009 yılında araba çarpması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.
Oran McConville'in cenaze töreninde konuşan bölge rahibi Peder Charles Byrne, ''Şu anda kelimelerle ifade edemeyecek kadar üzgün hissediyoruz'' dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6xKHZUqkf0OhY8xLSDyTGg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Küçük yaşta katıldığı Yetenek Sizsiniz yarışmasıyla akıllara kazınan Oran McConville, müziğe olan ilgisiyle tanınıyordu.
Yakın çevresi, basın mensuplarına Oran McConville'in oldukça pozitif ve kibar bir genç olduğunu anlattı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Embriyolar karıştı, başka bir kadının bebeğini dünyaya getirdi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/embriyolar-karisti-baska-bir-kadinin-bebegini-dunyaya-getirdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/embriyolar-karisti-baska-bir-kadinin-bebegini-dunyaya-getirdi</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya’da bir tüp bebek merkezinde bir kadına kendilerine ait olmayan bir embriyonun yerleştirildiği ortaya çıktı. Kurum, özür dilediAvustralya’da bir tüp bebek merkezinde yaşanan karışıklık sebebiyle bir kadın, bilmeden bir başka kadının bebeğini dünyaya getirdi. Merkez, yaşanan olay dolayısıyla özür diledi.   The Guardian gazetesinin aktardığına göre, söz konusu olay, Queensland’deki bir tüp bebek merkezinde yaşandı. Ülke çapında faaliyet gösteren Monash IVF isimli merkez, Brisbane’deki kliniklerinden birinde bir kadına “yanlışlıkla” başka bir embriyo transfer edilmesinin, diğer bir deyişle kadının bir başka kadının çocuğunu doğurmasının ardından yaşanan olaydan üzgün olduklarını açıkladı.  “İNSAN HATASI” OLMUŞ  Yapılan hata, şubat ayında, anne-babanın geri kalan embriyoların bir başka tük bebek sağlayıcısına transfer edilmesini talep etmesinin ardından tespit edildi. Kurumdan yapılan açıklamada, bu talebin ardından ebeveynlere ait beklenen sayıda embriyo bulunmadığı, çifte ait fazladan bir embriyonun kaldığının görüldüğü belirtildi.   Monash IVF, yapılan soruşturmanın bir başka ebeveynden alınan embriyonun “çözülerek” yanlışlıkla transfer edildiğini teyit ettiğini aktardı. Söz konusu durumun “insan hatasından” kaynaklandığı ifade edilirken, bu durum çifte, tespit edildikten sonraki hafta içinde bildirildi.   “MÜNFERİT BİR OLAY OLDUĞUNDAN EMİNİZ”  Monash IVF tepe yöneticisi Michael Knaap, yaşanan karışıklık için özür dileyerek şirketin söz konusu anne-babaya destek olmayı sürdüreceğini söyledi. Knaap, açıklamasında, “Monash IVF’de hepimiz yıkıldık; ilgili herkesten özür diliyoruz” diyerek ek denetimlerin yapıldığını ve bunun “münferit bir olay olduğundan emin olduklarını” savundu. Kurum ayrıca olayın araştırılması talebinde bulunarak “her türlü tavsiyeyi tamamıyla uygulamaya bağlı olduklarını” belirtti.   Olay, bunun yanı sıra Queensland’in yardımcı üreme teknolojilerinden sorumlu düzenleyici kurumu olan Üreme Teknolojisi Akreditasyon Komitesi’ne de rapor edildi.   İLK “HATA” DEĞİLMİŞ  Tüp bebek merkezi, ağustos ayında da hatalı bir genetik inceleme sırasında embriyoları yok ettiği iddialarının ardından 700’ü aşkın eski hastası ile 56 milyon dolarlık bir tazminat anlaşmasına varmıştı. Kurumdan yapılan açıklamada arabulucu aracılığıyla anlaşmaya varıldığı belirtilmiş ancak olayın sorumluluğu kabul edilmemişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cPCWDNznYk-zt0YsvGVzjg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Embriyolar, karıştı, başka, bir, kadının, bebeğini, dünyaya, getirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cPCWDNznYk-zt0YsvGVzjg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" kazara ba do><p>Avustralya’da bir tüp bebek merkezinde bir kadına kendilerine ait olmayan bir embriyonun yerleştirildiği ortaya çıktı. Kurum, özür diledi</p>Avustralya’da bir tüp bebek merkezinde yaşanan karışıklık sebebiyle bir kadın, bilmeden bir başka kadının bebeğini dünyaya getirdi. Merkez, yaşanan olay dolayısıyla özür diledi.   The Guardian gazetesinin aktardığına göre, söz konusu olay, Queensland’deki bir tüp bebek merkezinde yaşandı. Ülke çapında faaliyet gösteren Monash IVF isimli merkez, Brisbane’deki kliniklerinden birinde bir kadına “yanlışlıkla” başka bir embriyo transfer edilmesinin, diğer bir deyişle kadının bir başka kadının çocuğunu doğurmasının ardından yaşanan olaydan üzgün olduklarını açıkladı.  <strong>“İNSAN HATASI” OLMUŞ</strong>  Yapılan hata, şubat ayında, anne-babanın geri kalan embriyoların bir başka tük bebek sağlayıcısına transfer edilmesini talep etmesinin ardından tespit edildi. Kurumdan yapılan açıklamada, bu talebin ardından ebeveynlere ait beklenen sayıda embriyo bulunmadığı, çifte ait fazladan bir embriyonun kaldığının görüldüğü belirtildi.   Monash IVF, yapılan soruşturmanın bir başka ebeveynden alınan embriyonun “çözülerek” yanlışlıkla transfer edildiğini teyit ettiğini aktardı. Söz konusu durumun “insan hatasından” kaynaklandığı ifade edilirken, bu durum çifte, tespit edildikten sonraki hafta içinde bildirildi.   <strong>“MÜNFERİT BİR OLAY OLDUĞUNDAN EMİNİZ”</strong>  Monash IVF tepe yöneticisi Michael Knaap, yaşanan karışıklık için özür dileyerek şirketin söz konusu anne-babaya destek olmayı sürdüreceğini söyledi. Knaap, açıklamasında, “Monash IVF’de hepimiz yıkıldık; ilgili herkesten özür diliyoruz” diyerek ek denetimlerin yapıldığını ve bunun “münferit bir olay olduğundan emin olduklarını” savundu. Kurum ayrıca olayın araştırılması talebinde bulunarak “her türlü tavsiyeyi tamamıyla uygulamaya bağlı olduklarını” belirtti.   Olay, bunun yanı sıra Queensland’in yardımcı üreme teknolojilerinden sorumlu düzenleyici kurumu olan Üreme Teknolojisi Akreditasyon Komitesi’ne de rapor edildi.   <strong>İLK “HATA” DEĞİLMİŞ</strong>  Tüp bebek merkezi, ağustos ayında da hatalı bir genetik inceleme sırasında embriyoları yok ettiği iddialarının ardından 700’ü aşkın eski hastası ile 56 milyon dolarlık bir tazminat anlaşmasına varmıştı. Kurumdan yapılan açıklamada arabulucu aracılığıyla anlaşmaya varıldığı belirtilmiş ancak olayın sorumluluğu kabul edilmemişti. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB&amp;apos;den ABD&amp;apos;ye karşı tarife misillemesini askıya alma kararı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abden-abdyekarsi-tarife-misillemesini-askiya-alma-karari</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abden-abdyekarsi-tarife-misillemesini-askiya-alma-karari</guid>
<description><![CDATA[ Trump&#039;ın Çin hariç ek tarifeleri 90 günlüğüne askıya almasının ardından AB de benzer bir adım atacağını duyurdu.Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Çin hariç diğer ticaret ortakları için ek tarifeleri 90 gün süreyle durdurduğunu duyurmasının ardından paylaşımda bulundu.Trump&#039;ın, tarifeler konusundaki açıklamalarını dikkate aldıklarını ve müzakerelere bir şans vermek istediklerini vurgulayan von der Leyen, &quot;Üye ülkelerimizin güçlü desteğini gördüğümüz AB karşı önlemlerinin kabulünü tamamlarken bunları 90 gün süreyle askıya alacağız&quot; ifadelerini kullandı.​​​​​​​&quot;DAHA FAZLA KARŞI ÖNLEM İÇİN HAZRILIKLAR SÜRÜYOR&quot; Müzakerelerin tatmin edici sonuç ortaya çıkarmaması halinde karşı önlemlerin devreye gireceğini bildiren von der Leyen, &quot;Daha fazla karşı önlem için hazırlık çalışmaları devam ediyor. Bütün seçenekler masada.&quot; değerlendirmesinde bulundu.ABD Başkanı Trump, TruthSocial hesabından dün yaptığı açıklamada, Çin menşeli ürünlere uygulanan gümrük vergisini derhal geçerli olmak üzere yüzde 125&#039;e yükselttiğini duyurmuştu.Trump, açıklamasında, &quot;⁠Umarım Çin, ABD ve başka ülkeleri istismar ettiği dönemin artık kabul edilemez olduğunu yakın zamanda anlar&quot; ifadesini kullanmıştı.  ⁠75&#039;ten fazla ülkenin temsilcisinin arayarak gümrük tarifeleri konusunda çözüm için müzakere yürütmek istediğini kaydeden Trump, ABD&#039;ye misilleme yapmayan bu ülkelere iyi niyet göstergesi olarak ek tarifeleri 90 günlüğüne durdurduğunu ve bu süre zarfında karşılıklı tarife oranının alt limit yüzde 10 şeklinde uygulanacağını açıklamıştı.&quot;AB, MÜZAKERE SÜRECİ İLE SONUÇ ALMAYI TERCİH EDİYOR&quot;  Öte yandan, AB üyesi ülkeler 9 Nisan Çarşamba günü ABD&#039;nin çelik ve alüminyuma uyguladığı yüzde 25 tarife nedeniyle ilk karşı önlemleri haftaya uygulamaya başlama kararı aldı.  Komisyondan yapılan açıklamada, tedbirin, ABD&#039;nin AB&#039;den çelik ve alüminyum ithalatına gümrük vergisi koyma kararına yanıt olarak alındığı ifade edilirken, ABD gümrük vergilerinin haksız ve zararlı olduğu, her iki tarafa ve küresel ekonomiye zarar verdiği kaydedildi.  Açıklamada, AB&#039;nin ABD ile dengeli ve karşılıklı olarak faydalı bir müzakere süreci ile sonuç almayı tercih ettiğine işaret edilirken, karşı önlemlerin 15 Nisan&#039;dan itibaren geçerli olacağı kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dCtmwdRzfUqXzb9AYdQoxA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABden, ABDye karşı, tarife, misillemesini, askıya, alma, kararı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dCtmwdRzfUqXzb9AYdQoxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="AB de tarifeleri askıya alıyor"><p>Trump'ın Çin hariç ek tarifeleri 90 günlüğüne askıya almasının ardından AB de benzer bir adım atacağını duyurdu.</p><p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin hariç diğer ticaret ortakları için ek tarifeleri 90 gün süreyle durdurduğunu duyurmasının ardından paylaşımda bulundu.</p><p>Trump'ın, tarifeler konusundaki açıklamalarını dikkate aldıklarını ve müzakerelere bir şans vermek istediklerini vurgulayan von der Leyen, "Üye ülkelerimizin güçlü desteğini gördüğümüz AB karşı önlemlerinin kabulünü tamamlarken bunları 90 gün süreyle askıya alacağız" ifadelerini kullandı.​​​​​​​</p><p><strong>"DAHA FAZLA KARŞI ÖNLEM İÇİN HAZRILIKLAR SÜRÜYOR"</strong> </p><p>Müzakerelerin tatmin edici sonuç ortaya çıkarmaması halinde karşı önlemlerin devreye gireceğini bildiren von der Leyen, "Daha fazla karşı önlem için hazırlık çalışmaları devam ediyor. Bütün seçenekler masada." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>ABD Başkanı Trump, TruthSocial hesabından dün yaptığı açıklamada, Çin menşeli ürünlere uygulanan gümrük vergisini derhal geçerli olmak üzere yüzde 125'e yükselttiğini duyurmuştu.</p><p>Trump, açıklamasında, "⁠Umarım Çin, ABD ve başka ülkeleri istismar ettiği dönemin artık kabul edilemez olduğunu yakın zamanda anlar" ifadesini kullanmıştı.  ⁠75'ten fazla ülkenin temsilcisinin arayarak gümrük tarifeleri konusunda çözüm için müzakere yürütmek istediğini kaydeden Trump, ABD'ye misilleme yapmayan bu ülkelere iyi niyet göstergesi olarak ek tarifeleri 90 günlüğüne durdurduğunu ve bu süre zarfında karşılıklı tarife oranının alt limit yüzde 10 şeklinde uygulanacağını açıklamıştı.</p><p><strong>"AB, MÜZAKERE SÜRECİ İLE SONUÇ ALMAYI TERCİH EDİYOR"</strong>  Öte yandan, AB üyesi ülkeler 9 Nisan Çarşamba günü ABD'nin çelik ve alüminyuma uyguladığı yüzde 25 tarife nedeniyle ilk karşı önlemleri haftaya uygulamaya başlama kararı aldı.  Komisyondan yapılan açıklamada, tedbirin, ABD'nin AB'den çelik ve alüminyum ithalatına gümrük vergisi koyma kararına yanıt olarak alındığı ifade edilirken, ABD gümrük vergilerinin haksız ve zararlı olduğu, her iki tarafa ve küresel ekonomiye zarar verdiği kaydedildi.  Açıklamada, AB'nin ABD ile dengeli ve karşılıklı olarak faydalı bir müzakere süreci ile sonuç almayı tercih ettiğine işaret edilirken, karşı önlemlerin 15 Nisan'dan itibaren geçerli olacağı kaydedildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kongo Nehri&amp;apos;nde tekne alabora oldu: 50 ölü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kongo-nehrinde-tekne-alabora-oldu-50-oelu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kongo-nehrinde-tekne-alabora-oldu-50-oelu</guid>
<description><![CDATA[ Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#039;nin Equateur eyaletinde tekne alabora oldu. Kazada en az 50 kişinin öldüğü açıklandı.Orta Afrika ülkesi Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#039;nin (KDC) Equateur eyaletindeki Kongo Nehri’nde bir teknenin alabora olması sonucu en az 50 kişi hayatını kaybetti.  Kızıl Haç Ekvator Bölgesi Başkanı Maitre Kolomba Mampunia, ulusal televizyon kanalı RTNC&#039;ye yaptığı açıklamada, Equateur eyaletine bağlı Mayita kasabası yakınlarında, Kongo Nehri üzerinde alabora olan teknedeki en az 50 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.ARAMA-KURTARMA ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYORÖlü sayısının artmasından endişe edilirken, bölgede arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.  Ülkede yeterli asfalt yol bulunmaması nedeniyle ulaşım için genellikle nehirler ve göller kullanılıyor.  Özellikle mevsimsel yağışların yoğun olduğu dönemde meydana gelen bu tür kazalara, teknelerin bakımsızlığının yanı sıra kapasitelerinin üstünde yük ve yolcu taşımaları neden oluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/14AjM5Q5y0-wM7ddc7qgYQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kongo, Nehrinde, tekne, alabora, oldu:, ölü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/14AjM5Q5y0-wM7ddc7qgYQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kongo'da tekne alabora oldu: 50 ölü"><p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin Equateur eyaletinde tekne alabora oldu. Kazada en az 50 kişinin öldüğü açıklandı.</p><p>Orta Afrika ülkesi Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) Equateur eyaletindeki Kongo Nehri’nde bir teknenin alabora olması sonucu en az 50 kişi hayatını kaybetti.  Kızıl Haç Ekvator Bölgesi Başkanı Maitre Kolomba Mampunia, ulusal televizyon kanalı RTNC'ye yaptığı açıklamada, Equateur eyaletine bağlı Mayita kasabası yakınlarında, Kongo Nehri üzerinde alabora olan teknedeki en az 50 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.</p><p><strong>ARAMA-KURTARMA ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR</strong></p><p>Ölü sayısının artmasından endişe edilirken, bölgede arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.  Ülkede yeterli asfalt yol bulunmaması nedeniyle ulaşım için genellikle nehirler ve göller kullanılıyor.  Özellikle mevsimsel yağışların yoğun olduğu dönemde meydana gelen bu tür kazalara, teknelerin bakımsızlığının yanı sıra kapasitelerinin üstünde yük ve yolcu taşımaları neden oluyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çinli askerler Ukrayna&amp;apos;da: Esirlerin sorgu görüntüleri ortaya çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cinli-askerler-ukraynada-esirlerin-sorgu-goeruntuleri-ortaya-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cinli-askerler-ukraynada-esirlerin-sorgu-goeruntuleri-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, en az 155 Çin askerinin Ukrayna&#039;da Rusya adına savaştığını iddia etti. Yakaladıkları iki Çin askerinin de sorgu görüntüleri ortaya çıktı. Askerlerden biri ilk kez çatışmada bulunduğunu söyleyerek, &quot;Bundan önce hiç silah bile ateşlememiştim&quot; ifadelerini kullandı.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, en az 155 Çin vatandaşının savaşta Rusya adına çatıştığını iddia etti.
Bu açıklama, bu hafta başında iki Çinli askerin ele geçirilmesinin ardından yapıldı. Kiev böylelikle resmen Çin&#039;in Rusya&#039;ya insan gücü sağladığını iddia etmiş oldu.Zelenski, askerlerin Ukrayna&#039;daki savaş alanına gönderilmeden önce Moskova&#039;da eğitim, göç belgeleri ve ödeme aldıklarını söyledi.
Rusya&#039;nın Çin vatandaşlarını sosyal medya üzerinden savaşa dahil ettiği ve Pekin&#039;in bu durumdan haberdar olduğu iddia ediliyor.Çinli askerin sorgulandığı video, Zelenski tarafından sosyal medyada paylaşıldı. Çince konuşan askerler, geçmişlerini ve nasıl yakalandıklarını anlattı.
İçlerinden biri ilk kez çatışmada bulunduğunu söyleyerek, &quot;Bundan önce hiç silah bile ateşlememiştim&quot; ifadelerini kullandı.
Diğeri, kaos içinde ayrılmadan önce iki Çinli askerin de bulunduğu bir grupta olduğunu belirterek, &quot;Herkes dağıldı, ölüp ölmediklerini bilmiyorum.&quot; dedi.Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Lin Jian ise, &quot;İlgili taraflara Çin&#039;in rolünü doğru bir şekilde anlamalarını ve sorumsuz açıklamalarda bulunmamalarını tavsiye ediyoruz&quot; açıklamasında bulundu.
Jian, &quot;Çin, Ukrayna krizinin ne yaratıcısı ne de tarafıdır. Biz krizin barışçıl çözümünün sadık bir destekçisi ve aktif bir savunucusuyuz&quot; dedi.
Açıklamaya göre Çin, vatandaşlarının özellikle de herhangi bir tarafın askeri operasyonlarına katılmaktan kaçınmasını istiyor.Pekin daha önce vatandaşlarının çoğunun Rusya için savaştığını reddetmiş ve iddianın &quot;hiçbir gerçek temeli olmadığını&quot; söylemişti.
Bu haftanın başlarında Zelenski, güçlerinin Ukrayna&#039;nın doğu Donetsk bölgesinde altı Çin askeriyle savaştığını ve ikisini esir aldığını duyurdu.
Ukrayna lideri, gazetecilere yaptığı açıklamada &quot;Çin meselesi ciddidir&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2MvY0J8G00Gq8gXMwpvNcQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çinli, askerler, Ukraynada:, Esirlerin, sorgu, görüntüleri, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2MvY0J8G00Gq8gXMwpvNcQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zelenski paylaştı: Çinli askerlerin sorgu görüntüleri ortaya çıktı"><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, en az 155 Çin askerinin Ukrayna'da Rusya adına savaştığını iddia etti. Yakaladıkları iki Çin askerinin de sorgu görüntüleri ortaya çıktı. Askerlerden biri ilk kez çatışmada bulunduğunu söyleyerek, "Bundan önce hiç silah bile ateşlememiştim" ifadelerini kullandı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aiFkgEMY9UauhwOVyQiTLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, en az 155 Çin vatandaşının savaşta Rusya adına çatıştığını iddia etti.
Bu açıklama, bu hafta başında iki Çinli askerin ele geçirilmesinin ardından yapıldı. Kiev böylelikle resmen Çin'in Rusya'ya insan gücü sağladığını iddia etmiş oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EntkRwfUpUi2N4TKKHrrMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zelenski, askerlerin Ukrayna'daki savaş alanına gönderilmeden önce Moskova'da eğitim, göç belgeleri ve ödeme aldıklarını söyledi.
Rusya'nın Çin vatandaşlarını sosyal medya üzerinden savaşa dahil ettiği ve Pekin'in bu durumdan haberdar olduğu iddia ediliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nP16DZ4y4Uyl4ea5S6HsqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çinli askerin sorgulandığı video, Zelenski tarafından sosyal medyada paylaşıldı. Çince konuşan askerler, geçmişlerini ve nasıl yakalandıklarını anlattı.
İçlerinden biri ilk kez çatışmada bulunduğunu söyleyerek, "Bundan önce hiç silah bile ateşlememiştim" ifadelerini kullandı.
Diğeri, kaos içinde ayrılmadan önce iki Çinli askerin de bulunduğu bir grupta olduğunu belirterek, "Herkes dağıldı, ölüp ölmediklerini bilmiyorum." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hv3vktyx5Ui7TlBB7-LcJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Lin Jian ise, "İlgili taraflara Çin'in rolünü doğru bir şekilde anlamalarını ve sorumsuz açıklamalarda bulunmamalarını tavsiye ediyoruz" açıklamasında bulundu.
Jian, "Çin, Ukrayna krizinin ne yaratıcısı ne de tarafıdır. Biz krizin barışçıl çözümünün sadık bir destekçisi ve aktif bir savunucusuyuz" dedi.
Açıklamaya göre Çin, vatandaşlarının özellikle de herhangi bir tarafın askeri operasyonlarına katılmaktan kaçınmasını istiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xBUOERgUuUOJKnTgrqK3hQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pekin daha önce vatandaşlarının çoğunun Rusya için savaştığını reddetmiş ve iddianın "hiçbir gerçek temeli olmadığını" söylemişti.
Bu haftanın başlarında Zelenski, güçlerinin Ukrayna'nın doğu Donetsk bölgesinde altı Çin askeriyle savaştığını ve ikisini esir aldığını duyurdu.
Ukrayna lideri, gazetecilere yaptığı açıklamada "Çin meselesi ciddidir" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk fotoğrafçı Alaska&amp;apos;daki Matanuska Buzulu&amp;apos;nu görüntüledi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/turk-fotografci-alaskadaki-matanuska-buzulunu-goeruntuledi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/turk-fotografci-alaskadaki-matanuska-buzulunu-goeruntuledi</guid>
<description><![CDATA[ Foto muhabir Hasan Akbaş, ABD&#039;nin Alaska eyaletinde yer alan eşsiz güzellikteki Matanuska Buzulu&#039;nu görüntüledi.Alaska&#039;nın doğal zenginliklerinden biri olan Matanuska Buzulu, yalnızca yüzeydeki devasa buz kütleleriyle değil, gizemli buz mağaralarıyla da dikkati çekiyor.
Buzulun derinliklerinde zamanla oluşan bu doğal yapılar, ziyaretçilere &quot;başka bir gezegendeymiş&quot; hissi yaşatıyor.Akbaş&#039;ın görüntülediği mavi ve turkuaz tonlarındaki buzul mağaraları, güneş ışığının buz katmanlarından süzülmesiyle görenleri büyülüyor.Ziyaretçiler, bu mağaraları rehberli turlarla keşfederek, doğanın şekillendirdiği buzulları yakından gözlemleyebiliyor.Mağaralar, içerideki düşük sıcaklık, nem ve erime sularının oluşturduğu minik gölcükler sayesinde sürekli değişim halinde.Doğaseverler için eşsiz bir ortam sunan Matanuska Buzulu&#039;ndaki mağaralar, keşif meraklılarına hem görsel hem duygusal derinlik sunuyor. Bu mağaralar, doğanın estetik gücünü ve korunması gereken hassas dengesini bir arada barındırıyor.Matanuska Buzulu&#039;ndaki buz mağaraları, iklim değişikliğinin etkilerini gözler önüne seriyor. Her adımda değişen buz desenleri, tavanlardan sarkan buz sarkıtları ve yankılanan sessizlik, bu alanı Alaska&#039;nın en etkileyici yerlerinden biri haline getiriyor.Giderek derinleşen iklim krizi ve küresel ısınma buz mağaralarının erimesine ve yok olma riskiyle karşılaşmasına yol açıyor.Uzmanlar, buz mağaralarını ziyaret eden kişilerin hem güvenlik önlemlerine dikkat etmelerini hem de doğaya zarar vermeden hareket etmeleri gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d6K2xx31uUa3Ap3wjwnRfQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, fotoğrafçı, Alaskadaki, Matanuska, Buzulunu, görüntüledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d6K2xx31uUa3Ap3wjwnRfQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Türk fotoğrafçı Alaska'da Matanuska Buzulu'nu görüntüledi"><p>Foto muhabir Hasan Akbaş, ABD'nin Alaska eyaletinde yer alan eşsiz güzellikteki Matanuska Buzulu'nu görüntüledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1u02n_oDAkya-M3e7b8pVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alaska'nın doğal zenginliklerinden biri olan Matanuska Buzulu, yalnızca yüzeydeki devasa buz kütleleriyle değil, gizemli buz mağaralarıyla da dikkati çekiyor.
Buzulun derinliklerinde zamanla oluşan bu doğal yapılar, ziyaretçilere "başka bir gezegendeymiş" hissi yaşatıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j7b3gBBVVk-KOoucImhA1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Akbaş'ın görüntülediği mavi ve turkuaz tonlarındaki buzul mağaraları, güneş ışığının buz katmanlarından süzülmesiyle görenleri büyülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ge8NolJfUUGxyMzzoTsk8g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ziyaretçiler, bu mağaraları rehberli turlarla keşfederek, doğanın şekillendirdiği buzulları yakından gözlemleyebiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VbBJyr-150GSRKeSljTY6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mağaralar, içerideki düşük sıcaklık, nem ve erime sularının oluşturduğu minik gölcükler sayesinde sürekli değişim halinde.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a2fmcYK6XEaAbwrzFccIcw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doğaseverler için eşsiz bir ortam sunan Matanuska Buzulu'ndaki mağaralar, keşif meraklılarına hem görsel hem duygusal derinlik sunuyor. Bu mağaralar, doğanın estetik gücünü ve korunması gereken hassas dengesini bir arada barındırıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nBvEAKPgfkeHphxqvxvyMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Matanuska Buzulu'ndaki buz mağaraları, iklim değişikliğinin etkilerini gözler önüne seriyor. Her adımda değişen buz desenleri, tavanlardan sarkan buz sarkıtları ve yankılanan sessizlik, bu alanı Alaska'nın en etkileyici yerlerinden biri haline getiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AsLCpBn6fkCpO4f136_q7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Giderek derinleşen iklim krizi ve küresel ısınma buz mağaralarının erimesine ve yok olma riskiyle karşılaşmasına yol açıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IR6bw2Ffy0S2ib0MxdqyJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, buz mağaralarını ziyaret eden kişilerin hem güvenlik önlemlerine dikkat etmelerini hem de doğaya zarar vermeden hareket etmeleri gerektiğini vurguluyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail’de “savaş bitsin” diyen pilotların ordudan ihracına tepki</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-savas-bitsin-diyen-pilotlarin-ordudan-ihracina-tepki</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-savas-bitsin-diyen-pilotlarin-ordudan-ihracina-tepki</guid>
<description><![CDATA[ İsrail’de bine yakın pilot, Gazze’deki rehinelerin geri getirilmesi ve savaşın bitmesini isteyen bir mektup yazdı. Ordudan atılmalarına muhalefet tepki gösterdi.İsrail&#039;de muhalif liderler, Başbakan Binyamin Netanyahu&#039;yu eleştirerek Gazze&#039;de savaşın sona ermesini isteyen Hava Kuvvetleri pilotlarının kovulmasına tepki gösterdi.  İsrail&#039;de Gazze&#039;ye yönelik saldırıların Netanyahu&#039;nun siyasi ve kişisel çıkarlarına hizmet ettiği için durdurulması talebiyle bir mektup yayınlayan yaklaşık bin Hava Kuvvetleri mensubunun ordudan ihraç edilme kararı, hükümetle muhalefeti bir kez daha karşı karşıya getirdi. Muhalif liderler, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir&#039;in, Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar&#039;ın, Gazze&#039;ye saldırıların sona erdirilmesini isteyen mektubu imzalayan askerlerin ordudan atılması yönündeki kararını onaylaması ve Netanyahu&#039;nun bu karara destek vermesini eleştirdi.  LAPİD: NETANYAHU MEKTUPTAN YANLIŞ ANLAM ÇIKARDIAna muhalefetteki Gelecek Var Partisi lideri Yair Lapid, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ultra-Ortodoks Yahudilerin (Haredilerin) zorunlu askerliği reddetmesiyle ilişki kurarak karara tepki gösterdi.Lapid, mektupta &quot;savaşa karşı çıkılması fakat hizmet etmeyi reddetme çağrısında bulunulmamasına&quot; dikkat çekerek Netanyahu&#039;nun &quot;reddetme&quot; kelimesi geçmeyen bir mektuptan &quot;hizmet etmeyi reddetme&quot; anlamı çıkardığını aktardı.Netanyahu&#039;nun bu konuda gerçekten endişeliyse Haredilerin &quot;kitlesel reddinin&quot; bugün sona erdiğini ilan etmesi gerektiğini belirten Lapid, &quot;Haredilerin kitlesel reddini ve kaçışını teşvik eden ve destekleyenler ahlak vaazı vermemelidir&quot; ifadelerini kullandı.GOLAN: ASIL RETÇİ, NETANYAHU&#039;NUN KENDİSİ Demokratlar Partisi lideri Yair Golan da Netanyahu&#039;yu kastederek &quot;Gerçek retçi, devletin güvenliğini tehlikeye atan, İsrail ordusunun altını oyan ve İsrail&#039;i ahlaki, sivil ve güvenlik açısından yıkıma sürükleyen hükümetin başındaki kişidir&quot; dedi.Golan, Netanyahu&#039;nun esirler için gerçekten mücadele etmeyi, İsrail devletini savunmak için herkesi seferber etmeyi ve 7 Ekim&#039;in sorumluluğunu almayı reddettiğini vurgulayarak &quot;Asıl retçi Netanyahu&#039;dur&quot; diye konuştu.Mektubu imzalayan askerlerin &quot;retçi&quot; olmadığına dikkat çeken Golan, mektubu imzalayanların İsrail devletini savunduğunu aktardı.&quot;GÜVENLİĞE DEĞİL KİŞİSEL ÇIKARLARA HİZMET EDİYOR&quot; İsrailli 1000&#039;e yakın pilot ve yedek asker, Netanyahu hükümetini eleştirerek İsrail ordusunun Gazze&#039;ye yönelik saldırılarının &quot;güvenlik yerine daha çok siyasi ve kişisel çıkarlara hizmet ettiğini&quot; belirttiği mektup, İsrail basınına sızmış ve tartışmalara neden olmuştu.İsrailli 970 pilot ve yedek askerin imzaladığı mektupta, Gazze&#039;ye yönelik saldırıların sonlandırılması ve Hamas&#039;ın elindeki İsrailli esirlerin geri getirilmesi çağrısı yapılmıştı.  Gazze&#039;ye saldırıların Netanyahu hükümetinin belirlediği hedeflere hizmet etmediği aktarılan mektupta, saldırıların İsrailli esir ve askerlerin yanı sıra Gazze&#039;deki sivillerin ölümüne yol açtığına dikkat çekilmişti.  İsrail Eğitim Bakanı Yoav Kisch, mektubu imzalayanların ordudan atılması gerektiğini söylemişti.  İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir&#039;in, Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar&#039;ın, Gazze&#039;ye saldırıların sona erdirilmesini isteyen mektubu imzalayan askerlerin ordudan atılması yönündeki kararını onayladığı bildirilmiş, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da Bar ve Zamir&#039;e mektup hakkında işlem yapma yetkisi vermişti. Netanyahu da kararı desteklediğini açıklamıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kPU6GhM7bEW7Gm0lEhtexg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail’de, “savaş, bitsin”, diyen, pilotların, ordudan, ihracına, tepki</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kPU6GhM7bEW7Gm0lEhtexg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="“Savaş bitsin” diyen pilotlara ihraç"><p>İsrail’de bine yakın pilot, Gazze’deki rehinelerin geri getirilmesi ve savaşın bitmesini isteyen bir mektup yazdı. Ordudan atılmalarına muhalefet tepki gösterdi.</p><p>İsrail'de muhalif liderler, Başbakan Binyamin Netanyahu'yu eleştirerek Gazze'de savaşın sona ermesini isteyen Hava Kuvvetleri pilotlarının kovulmasına tepki gösterdi.  İsrail'de Gazze'ye yönelik saldırıların Netanyahu'nun siyasi ve kişisel çıkarlarına hizmet ettiği için durdurulması talebiyle bir mektup yayınlayan yaklaşık bin Hava Kuvvetleri mensubunun ordudan ihraç edilme kararı, hükümetle muhalefeti bir kez daha karşı karşıya getirdi. Muhalif liderler, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in, Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar'ın, Gazze'ye saldırıların sona erdirilmesini isteyen mektubu imzalayan askerlerin ordudan atılması yönündeki kararını onaylaması ve Netanyahu'nun bu karara destek vermesini eleştirdi.  <strong>LAPİD: NETANYAHU MEKTUPTAN YANLIŞ ANLAM ÇIKARDI</strong></p><p>Ana muhalefetteki Gelecek Var Partisi lideri Yair Lapid, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ultra-Ortodoks Yahudilerin (Haredilerin) zorunlu askerliği reddetmesiyle ilişki kurarak karara tepki gösterdi.</p><p>Lapid, mektupta "savaşa karşı çıkılması fakat hizmet etmeyi reddetme çağrısında bulunulmamasına" dikkat çekerek Netanyahu'nun "reddetme" kelimesi geçmeyen bir mektuptan "hizmet etmeyi reddetme" anlamı çıkardığını aktardı.</p><p>Netanyahu'nun bu konuda gerçekten endişeliyse Haredilerin "kitlesel reddinin" bugün sona erdiğini ilan etmesi gerektiğini belirten Lapid, "Haredilerin kitlesel reddini ve kaçışını teşvik eden ve destekleyenler ahlak vaazı vermemelidir" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>GOLAN: ASIL RETÇİ, NETANYAHU'NUN KENDİSİ</strong> </p><p>Demokratlar Partisi lideri Yair Golan da Netanyahu'yu kastederek "Gerçek retçi, devletin güvenliğini tehlikeye atan, İsrail ordusunun altını oyan ve İsrail'i ahlaki, sivil ve güvenlik açısından yıkıma sürükleyen hükümetin başındaki kişidir" dedi.</p><p>Golan, Netanyahu'nun esirler için gerçekten mücadele etmeyi, İsrail devletini savunmak için herkesi seferber etmeyi ve 7 Ekim'in sorumluluğunu almayı reddettiğini vurgulayarak "Asıl retçi Netanyahu'dur" diye konuştu.</p><p>Mektubu imzalayan askerlerin "retçi" olmadığına dikkat çeken Golan, mektubu imzalayanların İsrail devletini savunduğunu aktardı.</p><p><strong>"GÜVENLİĞE DEĞİL KİŞİSEL ÇIKARLARA HİZMET EDİYOR"</strong> </p><p>İsrailli 1000'e yakın pilot ve yedek asker, Netanyahu hükümetini eleştirerek İsrail ordusunun Gazze'ye yönelik saldırılarının "güvenlik yerine daha çok siyasi ve kişisel çıkarlara hizmet ettiğini" belirttiği mektup, İsrail basınına sızmış ve tartışmalara neden olmuştu.</p><p>İsrailli 970 pilot ve yedek askerin imzaladığı mektupta, Gazze'ye yönelik saldırıların sonlandırılması ve Hamas'ın elindeki İsrailli esirlerin geri getirilmesi çağrısı yapılmıştı.  Gazze'ye saldırıların Netanyahu hükümetinin belirlediği hedeflere hizmet etmediği aktarılan mektupta, saldırıların İsrailli esir ve askerlerin yanı sıra Gazze'deki sivillerin ölümüne yol açtığına dikkat çekilmişti.  İsrail Eğitim Bakanı Yoav Kisch, mektubu imzalayanların ordudan atılması gerektiğini söylemişti.  İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in, Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar'ın, Gazze'ye saldırıların sona erdirilmesini isteyen mektubu imzalayan askerlerin ordudan atılması yönündeki kararını onayladığı bildirilmiş, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da Bar ve Zamir'e mektup hakkında işlem yapma yetkisi vermişti. Netanyahu da kararı desteklediğini açıklamıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;dan e&amp;Vize kararı: Ülkede kalma süresi 30 güne çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusyadan-e-vize-karari-ulkede-kalma-suresi-30-gune-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusyadan-e-vize-karari-ulkede-kalma-suresi-30-gune-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Rusya&#039;ya elektronik vizeyle (e-Vize) gelen yabancı uyrukluların, ülkede kalma süresinin 16&#039;dan 30 güne çıkarıldığını bildirdi.Mişustin, başkent Moskova&#039;da hükümetle yaptığı toplantıda, e-Vize sistemine dair açıklamalarda bulundu.  İki yıldır 64 ülke vatandaşının Rusya&#039;yı e-Vize ile ziyaret edebildiğini dile getiren Mişustin, bu sürede e-Vize&#039;den milyondan fazla kişinin yararlandığını belirtti. Mişustin, &quot;E-Vize ile ülkede kalma süresinin artırılmasıyla ilgili mevzuatta değişiklik yapılacak. Bu süre 16 gün yerine 30 gün olacak.&quot; dedi.  E-Vize&#039;nin geçerlilik süresinin 60 yerine 120 gün olacağı bilgisini paylaşan Mişustin, bunun, yabancı uyruklu vatandaşların Rusya&#039;yı daha fazla gezmelerini sağlayacağını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ew5C97F0lEivItq4O25jSQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyadan, e-Vize, kararı:, Ülkede, kalma, süresi, güne, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ew5C97F0lEivItq4O25jSQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'dan e-Vize kararı"><p>Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Rusya'ya elektronik vizeyle (e-Vize) gelen yabancı uyrukluların, ülkede kalma süresinin 16'dan 30 güne çıkarıldığını bildirdi.</p>Mişustin, başkent Moskova'da hükümetle yaptığı toplantıda, e-Vize sistemine dair açıklamalarda bulundu.  İki yıldır 64 ülke vatandaşının Rusya'yı e-Vize ile ziyaret edebildiğini dile getiren Mişustin, bu sürede e-Vize'den milyondan fazla kişinin yararlandığını belirtti. Mişustin, "E-Vize ile ülkede kalma süresinin artırılmasıyla ilgili mevzuatta değişiklik yapılacak. Bu süre 16 gün yerine 30 gün olacak." dedi.  E-Vize'nin geçerlilik süresinin 60 yerine 120 gün olacağı bilgisini paylaşan Mişustin, bunun, yabancı uyruklu vatandaşların Rusya'yı daha fazla gezmelerini sağlayacağını söyledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Apple&amp;apos;dan vergiden kaçma hamlesi: Hindistan&amp;apos;dan ABD&amp;apos;ye 1,5 milyon iPhone</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/appledan-vergiden-kacma-hamlesihindistandan-abdye-15-milyon-iphone</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/appledan-vergiden-kacma-hamlesihindistandan-abdye-15-milyon-iphone</guid>
<description><![CDATA[ Apple, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın açıkladığı yeni vergilerden etkilenmemek için Hindistan&#039;dan ABD&#039;ye yaklaşık 1,5 milyon adet iPhone getirdi.ABD merkezli teknoloji devi Apple, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın açıkladığı yeni vergilerden etkilenmemek için Hindistan&#039;da üretimi artırarak, ABD&#039;ye 1,5 milyona yakın iPhone getirdi. Apple, Hindistan&#039;ın Tamil Nadu eyaletindeki Chennai Havalimanı&#039;nda gümrük işlemlerini 30 saatten 6 saate düşürmek için yerel yetkililerle görüşmesinin ardından geçtiğimiz ay her biri 100 ton kapasiteli 6 kargo uçağı ile ABD&#039;ye iPhone sevk etti. Apple&#039;ın bu hamle ile ABD pazarında stok oluşturmayı hedeflediği belirtildi.  Üretiminin büyük kısmını Çin&#039;de yapan Apple, yeni vergiler nedeniyle iPhone fiyatlarında sert artışlar olabileceği uyarısında bulunmuştu.   Apple, üretimini Çin dışına kaydırmak amacıyla daha önce Hindistan&#039;da Foxconn ve Tata ile anlaşmış ve üç fabrikada üretime başlamıştı. Foxconn&#039;un Chennai fabrikası, geçen yıl 20 milyon iPhone üretmişti.   Apple, dünya çapında yılda 220 milyondan fazla iPhone satıyor. ABD&#039;ye yapılan iPhone ithalatının yüzde 20&#039;si ise Hindistan&#039;dan geliyor.  Başkan Trump&#039;ın Çin&#039;den ithalata getirdiği vergi oranını yüzde 54&#039;ten yüzde 125&#039;e çıkarması ile ABD&#039;de bin 599 dolara satılan iPhone 16 Pro Max&#039;ın fiyatının 2 bin 300 dolara yükseleceği tahmin ediliyor.  ÇİN HARİÇ DİĞER ÜLKELERE VERGİLERİ ASKIYA ALDI  ABD Başkanı Trump, 2 Nisan&#039;da tüm ülkelere yüzde 10&#039;luk temel gümrük vergisi ve bazı ülkelere özel olarak belirlenen karşılıklı vergi oranları uygulamaya koymuştu. Dün Çin&#039;e yönelik vergi oranını yüzde 54&#039;ten yüzde 125&#039;e çıkaran Trump, 75&#039;ten fazla ülkenin ticari sorunları çözmek için ABD ile iletişime geçtiğini belirtmiş ve gümrük vergilerini 90 gün süreyle askıya aldığını açıklamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6LZlsLCaqEin1zpJY-n5Rw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Appledan, vergiden, kaçma, hamlesi: Hindistandan, ABDye, 1, 5, milyon, iPhone</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6LZlsLCaqEin1zpJY-n5Rw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250410183557271" class="type:primaryImage" alt="Apple'dan vergiden kaçma hamlesi"><p>Apple, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı yeni vergilerden etkilenmemek için Hindistan'dan ABD'ye yaklaşık 1,5 milyon adet iPhone getirdi.</p><p>ABD merkezli teknoloji devi Apple, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı yeni vergilerden etkilenmemek için Hindistan'da üretimi artırarak, ABD'ye 1,5 milyona yakın iPhone getirdi. </p><p>Apple, Hindistan'ın Tamil Nadu eyaletindeki Chennai Havalimanı'nda gümrük işlemlerini 30 saatten 6 saate düşürmek için yerel yetkililerle görüşmesinin ardından geçtiğimiz ay her biri 100 ton kapasiteli 6 kargo uçağı ile ABD'ye iPhone sevk etti. Apple'ın bu hamle ile ABD pazarında stok oluşturmayı hedeflediği belirtildi.  Üretiminin büyük kısmını Çin'de yapan Apple, yeni vergiler nedeniyle iPhone fiyatlarında sert artışlar olabileceği uyarısında bulunmuştu.   Apple, üretimini Çin dışına kaydırmak amacıyla daha önce Hindistan'da Foxconn ve Tata ile anlaşmış ve üç fabrikada üretime başlamıştı. Foxconn'un Chennai fabrikası, geçen yıl 20 milyon iPhone üretmişti.   Apple, dünya çapında yılda 220 milyondan fazla iPhone satıyor. ABD'ye yapılan iPhone ithalatının yüzde 20'si ise Hindistan'dan geliyor.  Başkan Trump'ın Çin'den ithalata getirdiği vergi oranını yüzde 54'ten yüzde 125'e çıkarması ile ABD'de bin 599 dolara satılan iPhone 16 Pro Max'ın fiyatının 2 bin 300 dolara yükseleceği tahmin ediliyor.  <strong>ÇİN HARİÇ DİĞER ÜLKELERE VERGİLERİ ASKIYA ALDI</strong>  ABD Başkanı Trump, 2 Nisan'da tüm ülkelere yüzde 10'luk temel gümrük vergisi ve bazı ülkelere özel olarak belirlenen karşılıklı vergi oranları uygulamaya koymuştu. Dün Çin'e yönelik vergi oranını yüzde 54'ten yüzde 125'e çıkaran Trump, 75'ten fazla ülkenin ticari sorunları çözmek için ABD ile iletişime geçtiğini belirtmiş ve gümrük vergilerini 90 gün süreyle askıya aldığını açıklamıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>CNN: Trump, Orta Doğu turunda Türkiye&amp;apos;yi ziyaret edebilir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cnn-trump-orta-dogu-turunda-turkiyeyi-ziyaret-edebilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cnn-trump-orta-dogu-turunda-turkiyeyi-ziyaret-edebilir</guid>
<description><![CDATA[ Amerikan CNN kanalının Arapça sayfasında Beyaz Saray kaynaklarına dayandırılan haberde, Başkan Donald Trump&#039;ın gelecek ay Türkiye&#039;yi ziyaret edebileceği ancak nihai kararın verilmediği belirtildi.Kanalın, bir Beyaz Saray yetkilisi ile konuya aşina diğer iki kaynağa dayandırdığı haberinde, &quot;Trump önümüzdeki ay Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri&#039;ne yapacağı ziyaretlerin ardından Orta Doğu gezisine Türkiye&#039;yi de katmayı düşünüyor.&quot; ifadesini kullandı.  CNN&#039;e konuşan yetkililerden biri, söz konusu ziyaretin, Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki son telefon görüşmelerinden birinde konuşulduğunu iddia etti.  Haberde ayrıca, Trump&#039;ın, İsrail&#039;i Orta Doğu turu programına katmayı şu an için düşünmediği kaydedildi.  HAKAN FİDAN: TÜRKİYE&#039;DE DE OLABİLİR, ABD&#039;DE DE OLABİLİR  Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da dün akşam CNN Türk yayınında Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;ın olası ABD ziyareti hakkındaki soruya, &quot;Hazırlık şöyle var, liderlerin artık irade beyan ettiği bir konu. Bunun ne zaman ve nerede olacağını şu anda konuşuyoruz.&quot; yanıtını vermişti.  Fidan, &quot;Türkiye&#039;de de olabilir ABD&#039;de de olabilir? Yani Trump da gelebilir, Erdoğan da gidebilir&quot; sorusunu da &quot;İkisi de olabilir.&quot; şeklinde yanıtlamıştı.​​​​​​​ ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EPP5M-iEGUazODdixbTjHA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>CNN:, Trump, Orta, Doğu, turunda, Türkiyeyi, ziyaret, edebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EPP5M-iEGUazODdixbTjHA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="CNN: Trump, Orta Doğu turunda Türkiye'yi ziyaret edebilir"><p>Amerikan CNN kanalının Arapça sayfasında Beyaz Saray kaynaklarına dayandırılan haberde, Başkan Donald Trump'ın gelecek ay Türkiye'yi ziyaret edebileceği ancak nihai kararın verilmediği belirtildi.</p>Kanalın, bir Beyaz Saray yetkilisi ile konuya aşina diğer iki kaynağa dayandırdığı haberinde, "Trump önümüzdeki ay Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yapacağı ziyaretlerin ardından Orta Doğu gezisine Türkiye'yi de katmayı düşünüyor." ifadesini kullandı.  CNN'e konuşan yetkililerden biri, söz konusu ziyaretin, Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki son telefon görüşmelerinden birinde konuşulduğunu iddia etti.  Haberde ayrıca, Trump'ın, İsrail'i Orta Doğu turu programına katmayı şu an için düşünmediği kaydedildi.  <strong>HAKAN FİDAN: TÜRKİYE'DE DE OLABİLİR, ABD'DE DE OLABİLİR</strong>  Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da dün akşam CNN Türk yayınında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olası ABD ziyareti hakkındaki soruya, "Hazırlık şöyle var, liderlerin artık irade beyan ettiği bir konu. Bunun ne zaman ve nerede olacağını şu anda konuşuyoruz." yanıtını vermişti.  Fidan, "Türkiye'de de olabilir ABD'de de olabilir? Yani Trump da gelebilir, Erdoğan da gidebilir" sorusunu da "İkisi de olabilir." şeklinde yanıtlamıştı.​​​​​​​]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Greenpeace, İngiltere’de ABD’nin İsrail’e silah satışını protesto etti: 6 gözaltı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/greenpeace-ingilterede-abdnin-israile-silah-satisini-protesto-etti-6-goezalti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/greenpeace-ingilterede-abdnin-israile-silah-satisini-protesto-etti-6-goezalti</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere’de ABD Büyükelçiliği’ndeki gölete kırmızı boya dökerek İsrail’e silah satışını protesto eden Greenpeace İngiltere Direktörü ve 5 diğer eylemci gözaltında.İngiltere’de Greenpeace eylemcileri, başkent Londra&#039;da bulunan ABD Büyükelçiliği’ndeki bir gölete 300 litre kırmızı boya dökerek ABD’nin İsrail’e silah satışlarını protesto etti. Polisin aralarında Greenpeace İngiltere Direktörü’nün de olduğu altı eylemciyi gözaltına aldığı açıklandı. İsrail, ateşkesi bozarak hem Gazze ve Lübnan’a hem de Suriye’ye saldırılarını sürdürüyor. ABD’nin İsrail’e silah satışları yeni Başkan Donald Trump döneminde de devam ediyor.300 LİTRE BOYAYI GÖLETE BOŞALTTILAR  Greenpeace’in açıklamasına göre, Greenpeace İngiltere’ye başkanlık eden Will McCallum ve beraberindeki eylemciler, küçük römorkların olduğu bisikletler ile birlikte teslimat görevlisi gibi davranarak bölgeye geldi ve kırmızı boyayı büyükelçilikteki gölete boşalttı. McCallum ve beraberindekilerin “suç teşkil eden hasara sebebiyet vermek için komplo” iddiasıyla gözaltına alındığı açıklandı. Söz konusu suç için İngiltere’de 10 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. Metropolitan Polisi ise konuya ilişkin yorum talebine henüz yanıt vermedi.   “EYLEM YAPTIK, ÇÜNKÜ ABD SİLAHLARI SAVAŞI KÖRÜKLEMEYİ SÜRDÜRÜYOR”  Greenpeace Eş İcra Direktörü Areeba Hamid, konuya ilişkin açıklamasında, eylemde kullanılan boyanın “biyo çözünür” olduğunu ve doğal yollardan su ile temizlendiğini belirtti. Hamid, “Bu eylemde bulunduk çünkü ABD silahları, okullara ve hastanelere bombaların yağdırıldığı, mahallelerin tamamen yerle bir edildiği, on binlerce Filistinlinin yaşamlarının yok edildiği, ayrım yapılmaksızın sürdürülen savaşı körüklemeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i7Vc79LuGEmXrF7n_f4oNA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Greenpeace, İngiltere’de, ABD’nin, İsrail’e, silah, satışını, protesto, etti:, gözaltı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i7Vc79LuGEmXrF7n_f4oNA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Londra'da ABD'ye İsrail protestosu"><p>İngiltere’de ABD Büyükelçiliği’ndeki gölete kırmızı boya dökerek İsrail’e silah satışını protesto eden Greenpeace İngiltere Direktörü ve 5 diğer eylemci gözaltında.</p><p>İngiltere’de Greenpeace eylemcileri, başkent Londra'da bulunan ABD Büyükelçiliği’ndeki bir gölete 300 litre kırmızı boya dökerek ABD’nin İsrail’e silah satışlarını protesto etti. Polisin aralarında Greenpeace İngiltere Direktörü’nün de olduğu altı eylemciyi gözaltına aldığı açıklandı. </p><p>İsrail, ateşkesi bozarak hem Gazze ve Lübnan’a hem de Suriye’ye saldırılarını sürdürüyor. ABD’nin İsrail’e silah satışları yeni Başkan Donald Trump döneminde de devam ediyor.</p><p><strong>300 LİTRE BOYAYI GÖLETE BOŞALTTILAR</strong>  Greenpeace’in açıklamasına göre, Greenpeace İngiltere’ye başkanlık eden Will McCallum ve beraberindeki eylemciler, küçük römorkların olduğu bisikletler ile birlikte teslimat görevlisi gibi davranarak bölgeye geldi ve kırmızı boyayı büyükelçilikteki gölete boşalttı. </p><p>McCallum ve beraberindekilerin “suç teşkil eden hasara sebebiyet vermek için komplo” iddiasıyla gözaltına alındığı açıklandı. Söz konusu suç için İngiltere’de 10 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. Metropolitan Polisi ise konuya ilişkin yorum talebine henüz yanıt vermedi.   <strong>“EYLEM YAPTIK, ÇÜNKÜ ABD SİLAHLARI SAVAŞI KÖRÜKLEMEYİ SÜRDÜRÜYOR”</strong>  Greenpeace Eş İcra Direktörü Areeba Hamid, konuya ilişkin açıklamasında, eylemde kullanılan boyanın “biyo çözünür” olduğunu ve doğal yollardan su ile temizlendiğini belirtti. </p><p>Hamid, “Bu eylemde bulunduk çünkü ABD silahları, okullara ve hastanelere bombaların yağdırıldığı, mahallelerin tamamen yerle bir edildiği, on binlerce Filistinlinin yaşamlarının yok edildiği, ayrım yapılmaksızın sürdürülen savaşı körüklemeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Penguen helikopter düşürdü: Kazanın raporu ortaya çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/penguen-helikopter-dusurdu-kazanin-raporu-ortaya-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/penguen-helikopter-dusurdu-kazanin-raporu-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Güney Afrika&#039;da ocak ayında gerçekleşen helikopter kazasının nedeni belli oldu. Helikopterin düşmesine uçuş kurallarına aykırı şekilde kabine alınan bir penguenin sebep olduğu anlaşıldı.Güney Afrika Sivil Havacılık Otoritesi (SACAA), Doğu Cape eyaletinde düşen helikoptere ilişkin rapor yayımladı.  Rapora göre kaza, uçuş kurallarına aykırı şekilde kabine penguen alınması nedeniyle meydana geldi.  Ön koltukta oturan araştırmacının tuttuğu bir kutuda taşınan penguen, kalkış sırasında kutudan kurtulmaya çalıştı.  Bu sırada pilotun önündeki kontrol paneline devrilen kutu, henüz 15 metre yükselen helikopterin keskin bir şekilde sağa yatmasına yol açtı.KALKIŞ NOKTASINDAN 20 METRE UZAKLIĞA DÜŞTÜ  Pilotun kontrolü sağlayamaması sonucu kalkış noktasından 20 metre uzaklığa düşen helikopterde ağır hasar meydana gelirken, kazada penguen dahil ölen ya da yaralanan olmadı.  Raporda pilotun, penguenin sabitlenmiş ve güvenli bir kutuda tutulması konusunda uçuş kurallarını ihmal ettiğine işaret edilerek, &quot;Bu kaza yerleşik güvenlik protokollerine ve havacılık güvenlik prosedürlerine uymanın önemini vurgulamaktadır.&quot; ifadeleri kullanıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7QuTsWf5EkKzPTygTnhRTg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Penguen, helikopter, düşürdü:, Kazanın, raporu, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7QuTsWf5EkKzPTygTnhRTg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Penguen helikopter düşürdü"><p>Güney Afrika'da ocak ayında gerçekleşen helikopter kazasının nedeni belli oldu. Helikopterin düşmesine uçuş kurallarına aykırı şekilde kabine alınan bir penguenin sebep olduğu anlaşıldı.</p><p>Güney Afrika Sivil Havacılık Otoritesi (SACAA), Doğu Cape eyaletinde düşen helikoptere ilişkin rapor yayımladı.  Rapora göre kaza, uçuş kurallarına aykırı şekilde kabine penguen alınması nedeniyle meydana geldi.  Ön koltukta oturan araştırmacının tuttuğu bir kutuda taşınan penguen, kalkış sırasında kutudan kurtulmaya çalıştı.  Bu sırada pilotun önündeki kontrol paneline devrilen kutu, henüz 15 metre yükselen helikopterin keskin bir şekilde sağa yatmasına yol açtı.</p><p><strong>KALKIŞ NOKTASINDAN 20 METRE UZAKLIĞA DÜŞTÜ</strong>  Pilotun kontrolü sağlayamaması sonucu kalkış noktasından 20 metre uzaklığa düşen helikopterde ağır hasar meydana gelirken, kazada penguen dahil ölen ya da yaralanan olmadı.  Raporda pilotun, penguenin sabitlenmiş ve güvenli bir kutuda tutulması konusunda uçuş kurallarını ihmal ettiğine işaret edilerek, "Bu kaza yerleşik güvenlik protokollerine ve havacılık güvenlik prosedürlerine uymanın önemini vurgulamaktadır." ifadeleri kullanıldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’de helikopter Hudson Nehri&amp;apos;ne düştü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-helikopter-hudson-nehrine-dustu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-helikopter-hudson-nehrine-dustu</guid>
<description><![CDATA[ New York&#039;ta bulunan Hudson Nehri&#039;ne bir helikopterin düştüğü bildirildi. New York Polis Departmanı, kazanın nedenine ilişkin bilgi verilmedi. ABD basınında yer alan haberlerde, helikopterin yüksek ihtimalle turistik amaçlarla kullanıldığı belirtilirken, kazada 6 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6up__zZ0O0mWhm4CuCV-tA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD’de, helikopter, Hudson, Nehrine, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6up__zZ0O0mWhm4CuCV-tA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD’de helikopter kazası"><p>New York'ta bulunan Hudson Nehri'ne bir helikopterin düştüğü bildirildi. New York Polis Departmanı, kazanın nedenine ilişkin bilgi verilmedi. ABD basınında yer alan haberlerde, helikopterin yüksek ihtimalle turistik amaçlarla kullanıldığı belirtilirken, kazada 6 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yüksek Mahkeme: “Yanlışlıkla” El Salvador’a gönderilen göçmen ABD’ye geri getirilmeli</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yuksek-mahkeme-yanlislikla-el-salvadora-goenderilen-goecmen-abdye-geri-getirilmeli</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yuksek-mahkeme-yanlislikla-el-salvadora-goenderilen-goecmen-abdye-geri-getirilmeli</guid>
<description><![CDATA[ ABD Yüksek Mahkemesi, Bölge Yargıcı’nın kararını onayarak ABD’nin El Salvador’a sınır dışı ettiği göçmen Garcia’nın ABD’ye geri getirilmesinin sağlanmasına hükmetti.ABD Yüksek Mahkemesi, Donald Trump yönetiminin 15 Mart’ta yanlışlıkla El Salvador’a sınır dışı ettiği göçmenin ABD’ye geri getirilmesine hükmetti. Mahkeme, Washington yönetiminin Kilmar Abrego Garcia isimli El Salvadorlu göçmenin ABD’ye dönüşünü kolaylaştırmasını talep etti.   Trump yönetimi Garcia&#039;nın, MS-13 isimli çete üyesi olduğunu öne sürerken, Garcia&#039;nın avukatları ve ailesi bu suçlamaları reddediyordu. Yüksek Mahkeme’nin kararı, ABD Adalet Bakanlığı’nın Maryland Bölge Yargıcı Paula Xinis’in konu hakkında verdiği ve ABD yönetiminin göçmenin geri getirilmesini sağlamasını talep ettiği kararının bozulmasını istemesinin ardından geldi. Maryland’de yaşayan ve 2019 yılından bu yana ABD’ye çalışma izni olan Garcia ve ailesi de sınır dışı edilmesine itiraz etmişti.   “HÜKÜMET EN KISA SÜRE İÇİNDE ADIM ATMALI”  Yüksek Mahkeme, 10 Nisan Perşembe günü açıkladığı kararında, yargıcın daha önce verdiği kararın, ABD hükümetinin göçmenin El Salvador’daki tutukluluğunun sonra ermesini kolaylaştırlmasını gerektirdiğine işaret etti. Karara göre, ABD yönetiminden de bu esnada “halihazırda attığı adımlar ve atabileceği diğer adımlar konusunda paylaşım yapmaya hazır olması&quot; talep edildi.  Yargıç Sinis, perşembe akşamı Yüksek Mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada, karara göre ABD’nin “Abrego Garcia’nın mümkün olan en kısa süre içinde ABD’ye geri getirilmesini kolaylaştırmak için mevcut adımları atmak durumunda olduğunu” ifade etti. Xinis, bu bağlamda, bugün yerel saatle 13.00’te federal mahkemede bir duruşma görülmesine de karar verdi. Yargıç, Abrego Garcia’nın geri getirilmesi konusunda ABD’nin hangi adımları attığı konusunda ABD’den bilgi almak istediğini belirtti.   “HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ GALİP GELDİ”  Göçmenin avukatlarından Simon Sandoval-Moshenberg de kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek “hukukun üstünlüğünün galip geldiğini” belirtti. Avukat, “Yüksek Mahkeme, bölge yargıcının hükümetin Kilmar’ı evine geri getirmesi konusundaki emrini onadı. Şimdi zaman kaybetmeyi bırakmalı ve harekete geçmeliler” dedi.   EL SALVADOR: SINIR DIŞI EDİLENLER RASTGELE SEÇİLMİYOR  ABD’den El Salvador’a yapılan sınır dışılar hakkında CNN International’a demeç veren El Salvador Güvenlik ve Adalet Bakanı Gustavo Villatoro ise aranan çete üyelerine ilişkin istihbarat sağlandığını, ABD&#039;den sınır dışı edilen kişilerin rastgele seçilmediğini savundu.  Villatoro, El Salvador&#039;da arama kararı bulunan çete üyelerine ilişkin ABD ile veri paylaşımının sürdüğünü vurgulayarak, &quot;Eksiksiz kayıtlar sağlıyoruz. Elimizi kaldırıp &#039;bakın, bu adam&#039; diyoruz. ABD&#039;den sınır dışı edilen kişiler rastgele seçilmiyor&quot; değerlendirmesinde bulundu.  “CEHENNEME” GÖNDERİLENLERİN SABIKA KAYDI VARMIŞ  El Salvador&#039;da bulunan ve “yeryüzündeki cehennem” olarak da bilinen &quot;mega hapishane&quot;ye gönderilen kişilerin sabıka kaydı olduğunu belirten Villatoro, &quot;Hepsini kontrol ediyoruz. Eğer El Salvador&#039;da bir kişinin çete üyesi olduğundan eminsen, onu yakalayıp hapse atıyoruz. Bazı insanlar, &#039;ama o masum&#039; diyebilir. Ancak siciliniz sizin adınıza konuşur. &#039;Ben üye değilim&#039; diyebilirsiniz ama sabıka kaydınız ne olacak?&quot; ifadelerini kullandı.  GARCİA “YAZIM HATASI” SEBEBİYLE Mİ SINIR DIŞI EDİLDİ?  El Salvador&#039;a sınır dışı edilenlerle ilgili tartışmalar, Maryland eyaletindeki metal işçisi ve 3 çocuk babası Kilmar Abrego Garcia&#039;nın yaşadıklarının ardından gündeme geldi. Garcia&#039;nın bir &quot;yazım hatası&quot; nedeniyle sınır dışı edildiği ve El Salvador&#039;daki mega hapishaneye gönderildiği iddia edildi.  ABD&#039;de Donald Trump yönetimi, Garcia&#039;nın MS-13 çete üyesi olduğunu iddia ederken, Garcia&#039;nın avukatları ve ailesi bu suçlamaları reddediyor. Garcia&#039;nın eşi Jennifer Vasquez Sura, CNN&#039;e yaptığı açıklamada, suçlamaların kendilerini oldukça incittiğini dile getirerek, &quot;Çocuklarım her gün &#039;babam ne zaman eve dönecek?&#039; diye soruyor&quot; dedi.  Garcia&#039;nın avukatları ise El Salvador&#039;un iddialarını reddederek, &quot;Kilmar için şeffaflık ve yasal süreç yokluğunda ortaya atılan bu belirsiz iddialar, özellikle de bir ABD göçmenlik yargıcının onun güvenilir olduğunu ve El Salvador’a sınır dışı edilmekten korunması gerektiğini tespit ettiği gerçeğiyle çelişmektedir. Bu nedenle bu iddialar hiçbir ağırlık taşımamalıdır&quot; açıklamasında bulunmıştu.  ABD Yüksek Mahkemesi de 7 Nisan&#039;da Garcia&#039;nın ülkeye iadesiyle ilgili verilen süreyi geçici olarak durdurmuştu. Mahkeme, Trump&#039;ın yargıçlara davayı değerlendirmeleri için daha fazla zaman tanınması yönündeki talebini kabul etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3dsgV487AkumGKi8GpUavA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yüksek, Mahkeme:, “Yanlışlıkla”, Salvador’a, gönderilen, göçmen, ABD’ye, geri, getirilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3dsgV487AkumGKi8GpUavA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de mahkemeden göçmen kararı"><p>ABD Yüksek Mahkemesi, Bölge Yargıcı’nın kararını onayarak ABD’nin El Salvador’a sınır dışı ettiği göçmen Garcia’nın ABD’ye geri getirilmesinin sağlanmasına hükmetti.</p>ABD Yüksek Mahkemesi, Donald Trump yönetiminin 15 Mart’ta yanlışlıkla El Salvador’a sınır dışı ettiği göçmenin ABD’ye geri getirilmesine hükmetti. Mahkeme, Washington yönetiminin Kilmar Abrego Garcia isimli El Salvadorlu göçmenin ABD’ye dönüşünü kolaylaştırmasını talep etti.   Trump yönetimi Garcia'nın, MS-13 isimli çete üyesi olduğunu öne sürerken, Garcia'nın avukatları ve ailesi bu suçlamaları reddediyordu. Yüksek Mahkeme’nin kararı, ABD Adalet Bakanlığı’nın Maryland Bölge Yargıcı Paula Xinis’in konu hakkında verdiği ve ABD yönetiminin göçmenin geri getirilmesini sağlamasını talep ettiği kararının bozulmasını istemesinin ardından geldi. Maryland’de yaşayan ve 2019 yılından bu yana ABD’ye çalışma izni olan Garcia ve ailesi de sınır dışı edilmesine itiraz etmişti.   <strong>“HÜKÜMET EN KISA SÜRE İÇİNDE ADIM ATMALI”</strong>  Yüksek Mahkeme, 10 Nisan Perşembe günü açıkladığı kararında, yargıcın daha önce verdiği kararın, ABD hükümetinin göçmenin El Salvador’daki tutukluluğunun sonra ermesini kolaylaştırlmasını gerektirdiğine işaret etti. Karara göre, ABD yönetiminden de bu esnada “halihazırda attığı adımlar ve atabileceği diğer adımlar konusunda paylaşım yapmaya hazır olması" talep edildi.  Yargıç Sinis, perşembe akşamı Yüksek Mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada, karara göre ABD’nin “Abrego Garcia’nın mümkün olan en kısa süre içinde ABD’ye geri getirilmesini kolaylaştırmak için mevcut adımları atmak durumunda olduğunu” ifade etti. Xinis, bu bağlamda, bugün yerel saatle 13.00’te federal mahkemede bir duruşma görülmesine de karar verdi. Yargıç, Abrego Garcia’nın geri getirilmesi konusunda ABD’nin hangi adımları attığı konusunda ABD’den bilgi almak istediğini belirtti.   <strong>“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ GALİP GELDİ”</strong>  Göçmenin avukatlarından Simon Sandoval-Moshenberg de kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek “hukukun üstünlüğünün galip geldiğini” belirtti. Avukat, “Yüksek Mahkeme, bölge yargıcının hükümetin Kilmar’ı evine geri getirmesi konusundaki emrini onadı. Şimdi zaman kaybetmeyi bırakmalı ve harekete geçmeliler” dedi.   <strong>EL SALVADOR: SINIR DIŞI EDİLENLER RASTGELE SEÇİLMİYOR</strong>  ABD’den El Salvador’a yapılan sınır dışılar hakkında CNN International’a demeç veren El Salvador Güvenlik ve Adalet Bakanı Gustavo Villatoro ise aranan çete üyelerine ilişkin istihbarat sağlandığını, ABD'den sınır dışı edilen kişilerin rastgele seçilmediğini savundu.  Villatoro, El Salvador'da arama kararı bulunan çete üyelerine ilişkin ABD ile veri paylaşımının sürdüğünü vurgulayarak, "Eksiksiz kayıtlar sağlıyoruz. Elimizi kaldırıp 'bakın, bu adam' diyoruz. ABD'den sınır dışı edilen kişiler rastgele seçilmiyor" değerlendirmesinde bulundu.  <strong>“CEHENNEME” GÖNDERİLENLERİN SABIKA KAYDI VARMIŞ</strong>  El Salvador'da bulunan ve “yeryüzündeki cehennem” olarak da bilinen "mega hapishane"ye gönderilen kişilerin sabıka kaydı olduğunu belirten Villatoro, "Hepsini kontrol ediyoruz. Eğer El Salvador'da bir kişinin çete üyesi olduğundan eminsen, onu yakalayıp hapse atıyoruz. Bazı insanlar, 'ama o masum' diyebilir. Ancak siciliniz sizin adınıza konuşur. 'Ben üye değilim' diyebilirsiniz ama sabıka kaydınız ne olacak?" ifadelerini kullandı.  <strong>GARCİA “YAZIM HATASI” SEBEBİYLE Mİ SINIR DIŞI EDİLDİ?</strong>  El Salvador'a sınır dışı edilenlerle ilgili tartışmalar, Maryland eyaletindeki metal işçisi ve 3 çocuk babası Kilmar Abrego Garcia'nın yaşadıklarının ardından gündeme geldi. Garcia'nın bir "yazım hatası" nedeniyle sınır dışı edildiği ve El Salvador'daki mega hapishaneye gönderildiği iddia edildi.  ABD'de Donald Trump yönetimi, Garcia'nın MS-13 çete üyesi olduğunu iddia ederken, Garcia'nın avukatları ve ailesi bu suçlamaları reddediyor. Garcia'nın eşi Jennifer Vasquez Sura, CNN'e yaptığı açıklamada, suçlamaların kendilerini oldukça incittiğini dile getirerek, "Çocuklarım her gün 'babam ne zaman eve dönecek?' diye soruyor" dedi.  Garcia'nın avukatları ise El Salvador'un iddialarını reddederek, "Kilmar için şeffaflık ve yasal süreç yokluğunda ortaya atılan bu belirsiz iddialar, özellikle de bir ABD göçmenlik yargıcının onun güvenilir olduğunu ve El Salvador’a sınır dışı edilmekten korunması gerektiğini tespit ettiği gerçeğiyle çelişmektedir. Bu nedenle bu iddialar hiçbir ağırlık taşımamalıdır" açıklamasında bulunmıştu.  ABD Yüksek Mahkemesi de 7 Nisan'da Garcia'nın ülkeye iadesiyle ilgili verilen süreyi geçici olarak durdurmuştu. Mahkeme, Trump'ın yargıçlara davayı değerlendirmeleri için daha fazla zaman tanınması yönündeki talebini kabul etmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin Ukrayna Büyükelçisi istifa etti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdnin-ukrayna-buyukelcisi-istifa-etti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdnin-ukrayna-buyukelcisi-istifa-etti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD&#039;nin Ukrayna Büyükelçisi Bridget Brink&#039;in görevinden istifa ettiğini açıkladı.ABD-Ukrayna ilişkilerinde yeni gelişme yaşandı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD&#039;nin Ukrayna Büyükelçisi Bridget Brink&#039;in görevinden istifa ettiğini açıklayarak, &quot;Büyükelçi Brink görevinden ayrılıyor. Üç yıldır bir savaş bölgesinde görev yapıyordu ve bu uzun bir süre&quot; dedi. Görevden kendi isteğiyle ayrıldığı aktarılan Brink, ABD&#039;nin eski Başkan Joe Biden tarafından Mayıs 2022&#039;de söz konusu göreve atanmıştı.  Brink&#039;in yerine kimin geleceği henüz belli değil fakat adı açıklanmayan kaynaklar, ABD Dışişleri Bakanlığı&#039;nın Avrupa ve Avrasya İşleri Bürosu&#039;nda Doğu Avrupa&#039;dan Sorumlu Bakan Yardımcısı Vekili Christopher Welby Smith&#039;in adının ön plana çıktığını ifade etti.  ZELENSKİ, BRİNK&#039;İ ELEŞTİRMİŞTİ  Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, memleketi Krivoy Rog&#039;da 9&#039;u çocuk toplam 20 kişinin öldüğü Rus saldırısı sonrası Brink&#039;i yaptığı paylaşımda saldırıdan açıkça Rusya&#039;yı sorumlu tutmaması nedeniyle eleştirmiş, &quot;Bu kadar güçlü bir ülke, bu kadar güçlü bir halk, ama bu kadar zayıf bir tepki. &#039;Rus&#039; kelimesini söylemekten bile korkuyorlar&quot; demişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-9f0aWkc20O6YMGTzVL3xQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDnin, Ukrayna, Büyükelçisi, istifa, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-9f0aWkc20O6YMGTzVL3xQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'nin Ukrayna Büyükelçisi istifa etti"><p>ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD'nin Ukrayna Büyükelçisi Bridget Brink'in görevinden istifa ettiğini açıkladı.</p><p>ABD-Ukrayna ilişkilerinde yeni gelişme yaşandı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD'nin Ukrayna Büyükelçisi Bridget Brink'in görevinden istifa ettiğini açıklayarak, "Büyükelçi Brink görevinden ayrılıyor. Üç yıldır bir savaş bölgesinde görev yapıyordu ve bu uzun bir süre" dedi. </p><p>Görevden kendi isteğiyle ayrıldığı aktarılan Brink, ABD'nin eski Başkan Joe Biden tarafından Mayıs 2022'de söz konusu göreve atanmıştı.  Brink'in yerine kimin geleceği henüz belli değil fakat adı açıklanmayan kaynaklar, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Avrupa ve Avrasya İşleri Bürosu'nda Doğu Avrupa'dan Sorumlu Bakan Yardımcısı Vekili Christopher Welby Smith'in adının ön plana çıktığını ifade etti.  <strong>ZELENSKİ, BRİNK'İ ELEŞTİRMİŞTİ</strong>  Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, memleketi Krivoy Rog'da 9'u çocuk toplam 20 kişinin öldüğü Rus saldırısı sonrası Brink'i yaptığı paylaşımda saldırıdan açıkça Rusya'yı sorumlu tutmaması nedeniyle eleştirmiş, "Bu kadar güçlü bir ülke, bu kadar güçlü bir halk, ama bu kadar zayıf bir tepki. 'Rus' kelimesini söylemekten bile korkuyorlar" demişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin’den ABD’nin tarifelerine “Hollywood” misillemesi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cinden-abdnin-tarifelerine-hollywood-misillemesi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cinden-abdnin-tarifelerine-hollywood-misillemesi</guid>
<description><![CDATA[ Washington-Pekin hattındaki ticaret savaşı Trump’ın açıkladığı yeni tarifelerle tırmanmayı sürdürürken, Çin misilleme olarak Hollywood’dan daha az film ithal edecek.ABD’nin ithal edilecek Çin mallarına yönelik yüzde 145 oranında gümrük vergisi uygulama hamlesine Çin’den yeni bir yanıt geldi. Çin, 10 Nisan Perşembe günü bir açıklama yaparak ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yönelik tarifeleri artırmasına misilleme olarak Hollywood filmlerinin ithalatına derhal geçerli olmak üzere sınırlama getirdiklerini belirtti.   Sektör analistleri, bu adımın yaratacağı mali etkinin küçük olacağını çünkü Hollywood filmlerinin Çin’deki gişe hasılatının son yıllarda ciddi anlamda düştüğünü belirtti.   “İÇ TALEP DAHA DA DÜŞECEK”  Çin, ABD’deki sinema sektörünün kalbi olarak kabul edilen Hollywood’dan son 30 yıldır her yıl 10 film ithal ediyordu. Pekin yönetiminin Ulusal Film İdaresi, Trump’ın tarifelere ilişkin adımlarının Çin’de ABD sinemasına yönelik iç talebi daha da azaltacağını kaydetti.   Kurumun internet sitesinden yapılan açıklamada, “Tüm piyasa kurallarını izleyeceğiz, izleyicilerin seçimlerine saygı duyacağız ve ithal edilen Amerikan filmlerinin sayısını bir dereceye kadar düşüreceğiz” ifadeleri kullanıldı.   TRUMP: DAHA KÖTÜ ŞEYLER DUYDUM  Hollywood’daki stüdyolar, filmlerinin gişe hasılatlarının yükselmesi için dikkatlerini dünyanın en büyük ikinci film piyasası olan Çin’e çevirmişti. Ancak Çin’de son dönemde ülkenin kendi yapımı filmler Hollywood filmlerine nazaran daha iyi performans gösteriyor. Hollywood filmleri, Çin’deki toplam gişe hasılatlarının sadece yüzde 5’ine tekabül ediyor.   Çin’in kısıtlamaları hakkındaki soruya yanıt veren ABD Başkanı Donald Trump ise karar karşısında Hollywood’u savunmayarak “Bence daha kötü şeyler duydum” diye konuştu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M7z_QBkF_EKPaIafK69cGA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çin’den, ABD’nin, tarifelerine, “Hollywood”, misillemesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M7z_QBkF_EKPaIafK69cGA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çin’den ABD’ye Hollwyood misillemesi"><p>Washington-Pekin hattındaki ticaret savaşı Trump’ın açıkladığı yeni tarifelerle tırmanmayı sürdürürken, Çin misilleme olarak Hollywood’dan daha az film ithal edecek.</p><p>ABD’nin ithal edilecek Çin mallarına yönelik yüzde 145 oranında gümrük vergisi uygulama hamlesine Çin’den yeni bir yanıt geldi. </p><p>Çin, 10 Nisan Perşembe günü bir açıklama yaparak ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yönelik tarifeleri artırmasına misilleme olarak Hollywood filmlerinin ithalatına derhal geçerli olmak üzere sınırlama getirdiklerini belirtti.   Sektör analistleri, bu adımın yaratacağı mali etkinin küçük olacağını çünkü Hollywood filmlerinin Çin’deki gişe hasılatının son yıllarda ciddi anlamda düştüğünü belirtti.   <strong>“İÇ TALEP DAHA DA DÜŞECEK”</strong>  Çin, ABD’deki sinema sektörünün kalbi olarak kabul edilen Hollywood’dan son 30 yıldır her yıl 10 film ithal ediyordu. Pekin yönetiminin Ulusal Film İdaresi, Trump’ın tarifelere ilişkin adımlarının Çin’de ABD sinemasına yönelik iç talebi daha da azaltacağını kaydetti.   Kurumun internet sitesinden yapılan açıklamada, “Tüm piyasa kurallarını izleyeceğiz, izleyicilerin seçimlerine saygı duyacağız ve ithal edilen Amerikan filmlerinin sayısını bir dereceye kadar düşüreceğiz” ifadeleri kullanıldı.   <strong>TRUMP: DAHA KÖTÜ ŞEYLER DUYDUM</strong>  Hollywood’daki stüdyolar, filmlerinin gişe hasılatlarının yükselmesi için dikkatlerini dünyanın en büyük ikinci film piyasası olan Çin’e çevirmişti. Ancak Çin’de son dönemde ülkenin kendi yapımı filmler Hollywood filmlerine nazaran daha iyi performans gösteriyor. Hollywood filmleri, Çin’deki toplam gişe hasılatlarının sadece yüzde 5’ine tekabül ediyor.   Çin’in kısıtlamaları hakkındaki soruya yanıt veren ABD Başkanı Donald Trump ise karar karşısında Hollywood’u savunmayarak “Bence daha kötü şeyler duydum” diye konuştu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fas’ın sosyal güvenlik veritabanı hacklendi: “Cezayir’le siber savaşta yeni perde”</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/fasin-sosyal-guvenlik-veritabani-hacklendi-cezayirle-siber-savasta-yeni-perde</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/fasin-sosyal-guvenlik-veritabani-hacklendi-cezayirle-siber-savasta-yeni-perde</guid>
<description><![CDATA[ Fas’ın sosyal güvenlik kurumunun veritabanına düzenlenen siber saldırının sorumluluğunu üstlenen hackerlar, Fas’ın Cezayir’i “taciz etmesini” gerekçe gösterdi.Kuzey Afrika ülkesi Fas’ın sosyal güvenlik veritabanın hacklenmesinin ardından içinde kişisel verilerin de olduğu belgelerin Telegram’da paylaşıldığı ortaya çıktı. Belgeleri paylaşan hackerlar, eylemlerinin “Faslıların Cezayir’i sosyal medya platformlarında taciz etmesine karşılık” gerçekleştirildiğini ve Cezayir merkezli sitelerin hedef alınması halinde başka siber saldırıların da olacağını söyledi. FAS BASINI DA CEZAYİRLİ HACKERLARI SORUMLU TUTTU  Euronews haber sitesinin aktardığına göre, Fas’ın sosyal güvenlik kurumu, bu hafta sistemlerinden büyük miktarda verinin çalındığını açıklamış, kişisel bilgiler Telegram mesajlaşma platformuna sızdırılmıştı. Kurumdan yapılan açıklamada, yapılan ilk incelemelerin hackerların güvenlik sistemlerini aşması sebebiyle söz konusu sızıntının yaşandığına işaret ettiği belirtildi. Açıklamada siber saldırıdan kimin sorumlu olduğu hakkında bilgi verilmezken paylaşılan belgelerden büyük bir kısmının “yanıltıcı, yanlış ya da eksik” olduğu ileri sürüldü. Fas medyası ise saldırıdan Cezayirli hackerların sorumlu olduğu iddiasını aktardı, haberlerde bunun iki ülke arasındaki daha büyük bir “siber savaşın” bir perdesi olduğuna işaret edildi.  SİYASİLERİN MALİ BİLGİLERİ DE SIZDIRILDI  Sızdırılan belgeler arasında vatandaşların maaş bilgilerinin de yer aldığı, bunun ülkede devam eden eşitsizliği gözler önüne serecek nitelikte olduğu belirtildi. Çalınan bilgiler arasında devlet şirketlerindeki yöneticilerin, siyasi partilerin, kraliyet ailesine ait şirketle bağlantılı kişilerin ve Rabat’taki İsrail istihbarat ofisinin mali verileri de yer alıyor.   Fas’ın Ulusal Kişisel Verileri Koruma Komisyonu, perşembe günü bir açıklama yaparak söz konusu sızıntıda hedef alınan kişilerin şikayetlerini incelemeye hazır olduklarını bildirdi.   FAS HÜKÜMETİNDEN AÇIKLAMA  Cezayir ve Fas arasındaki ilişkiler, son dönemde tarihin en kötü durumuna gerilemiş, iki ülke karşılıklı olarak büyükelçilerini geri çekmiş, büyükelçiliklerini ve hava sahalarını kapatmıştı. Bu gerilimin temel sebeplerinden biri olarak Cezayir’in, ihtilaflı Batı Sahra bölgesi ile ilgili olarak Fas’taki bağımsızlık yanlısı Polisario Cephesi’ne olan desteği olarak gösteriliyor.   Fas Hükümet Sözcüsü Mustapha Baitas, saldırının söz konusu çatışmada uluslararası toplumdan Fas’a yönelik artan destekle bağlantılı olduğunu iddia etti, bunun “ülkenin düşmanlarını rahatsız ettiğini” savundu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, hafta başında yaptığı açıklamada, Fas’ın Batı Sahra ile ilgili planını desteklediğini söylemiş, Cezayir ise bu açıklamayı eleştirmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9fJWRyLv8EOoMcjrmRsVlg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fas’ın, sosyal, güvenlik, veritabanı, hacklendi:, “Cezayir’le, siber, savaşta, yeni, perde”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9fJWRyLv8EOoMcjrmRsVlg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fas'a siber saldırıda Cezayir detayı"><p>Fas’ın sosyal güvenlik kurumunun veritabanına düzenlenen siber saldırının sorumluluğunu üstlenen hackerlar, Fas’ın Cezayir’i “taciz etmesini” gerekçe gösterdi.</p><p>Kuzey Afrika ülkesi Fas’ın sosyal güvenlik veritabanın hacklenmesinin ardından içinde kişisel verilerin de olduğu belgelerin Telegram’da paylaşıldığı ortaya çıktı. Belgeleri paylaşan hackerlar, eylemlerinin “Faslıların Cezayir’i sosyal medya platformlarında taciz etmesine karşılık” gerçekleştirildiğini ve Cezayir merkezli sitelerin hedef alınması halinde başka siber saldırıların da olacağını söyledi. </p><p><strong>FAS BASINI DA CEZAYİRLİ HACKERLARI SORUMLU TUTTU</strong>  Euronews haber sitesinin aktardığına göre, Fas’ın sosyal güvenlik kurumu, bu hafta sistemlerinden büyük miktarda verinin çalındığını açıklamış, kişisel bilgiler Telegram mesajlaşma platformuna sızdırılmıştı. </p><p>Kurumdan yapılan açıklamada, yapılan ilk incelemelerin hackerların güvenlik sistemlerini aşması sebebiyle söz konusu sızıntının yaşandığına işaret ettiği belirtildi. Açıklamada siber saldırıdan kimin sorumlu olduğu hakkında bilgi verilmezken paylaşılan belgelerden büyük bir kısmının “yanıltıcı, yanlış ya da eksik” olduğu ileri sürüldü. </p><p>Fas medyası ise saldırıdan Cezayirli hackerların sorumlu olduğu iddiasını aktardı, haberlerde bunun iki ülke arasındaki daha büyük bir “siber savaşın” bir perdesi olduğuna işaret edildi.  <strong>SİYASİLERİN MALİ BİLGİLERİ DE SIZDIRILDI</strong>  Sızdırılan belgeler arasında vatandaşların maaş bilgilerinin de yer aldığı, bunun ülkede devam eden eşitsizliği gözler önüne serecek nitelikte olduğu belirtildi. Çalınan bilgiler arasında devlet şirketlerindeki yöneticilerin, siyasi partilerin, kraliyet ailesine ait şirketle bağlantılı kişilerin ve Rabat’taki İsrail istihbarat ofisinin mali verileri de yer alıyor.   Fas’ın Ulusal Kişisel Verileri Koruma Komisyonu, perşembe günü bir açıklama yaparak söz konusu sızıntıda hedef alınan kişilerin şikayetlerini incelemeye hazır olduklarını bildirdi.   <strong>FAS HÜKÜMETİNDEN AÇIKLAMA</strong>  Cezayir ve Fas arasındaki ilişkiler, son dönemde tarihin en kötü durumuna gerilemiş, iki ülke karşılıklı olarak büyükelçilerini geri çekmiş, büyükelçiliklerini ve hava sahalarını kapatmıştı. Bu gerilimin temel sebeplerinden biri olarak Cezayir’in, ihtilaflı Batı Sahra bölgesi ile ilgili olarak Fas’taki bağımsızlık yanlısı Polisario Cephesi’ne olan desteği olarak gösteriliyor.   Fas Hükümet Sözcüsü Mustapha Baitas, saldırının söz konusu çatışmada uluslararası toplumdan Fas’a yönelik artan destekle bağlantılı olduğunu iddia etti, bunun “ülkenin düşmanlarını rahatsız ettiğini” savundu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, hafta başında yaptığı açıklamada, Fas’ın Batı Sahra ile ilgili planını desteklediğini söylemiş, Cezayir ise bu açıklamayı eleştirmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yaşadığı belirtiler görmezden gelindi: 35 yaşındaki kadın 3 gün sonra aniden öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yasadigi-belirtiler-goermezden-gelindi-35-yasindaki-kadin-3-gun-sonra-aniden-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yasadigi-belirtiler-goermezden-gelindi-35-yasindaki-kadin-3-gun-sonra-aniden-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;nin Essex bölgesinde yaşayan 35 yaşındaki Kerry Joanne Wilkins, herhangi bir kronik sağlık sorunu olmamasına rağmen sadece üç gün içinde ani bir şekilde hayatını kaybetti. Karaciğer yetmezliği teşhisiyle hastaneye kaldırılan Wilkins’in ailesi, hastanede yaşanan süreci “ihmaller zinciri” olarak değerlendiriyor ve olayın aydınlatılmasını talep ediyor.Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında ateş, ciltte kızarıklık ve kusma şikayetleriyle hastaneye başvuran Kerry Wilkins, iddiaya göre altı saat boyunca muayene edilmeden bekletildi. Yapılan testler sonucunda karaciğer fonksiyonlarında ciddi bozulma tespit edildi ancak hastanede yalnızca intravenöz sıvı, morfin ve mide bulantısı ilaçlarıyla müdahale edildi.Kerry’nin kız kardeşi Jessica Matilda Wilkins, yaşananlara isyan ederek şunları söyledi:&quot;Kerry 35 yaşında sağlıklı bir kadındı. Onun bu durumu atlatacağını düşünüyorduk. Ama hastanedeki süreçte her şey yanlış gitti. Karaciğer nakline ihtiyacı vardı, neden yapılmadı bilmiyoruz.&quot;Jessica, kardeşinin hızla kötüleşmesine rağmen sağlık çalışanlarının tepkisiz kaldığını, hatta iletişim kuramadığında bile bunun normal olduğunun söylendiğini aktardı.Jessica Wilkins ayrıca, Kerry&#039;nin hastanedeyken adet gördüğünü ve tampon kullanımına bağlı gelişebilecek toksik şok sendromundan şüphelendiğini belirtti. Ancak hemşirelerin bu konuda herhangi bir kontrol yapmadığını, Kerry’yi tuvalete kendisinin götürdüğünü ve orada daha da kötüleştiğini ifade etti.&quot;Yardım istedim, kimse gelmedi. Kerry gözleriyle bana ‘yardım et’ diyordu. Yere düştü ama kimse onu yatağına geri koymama yardım etmedi.&quot;Kerry&#039;nin ölümünden önceki süreçte aile, doktorlardan antibiyotik tedavisi talep etti ancak doktorlar &quot;diğer ilaçlara verdiği tepkiyi görmek istiyoruz&quot; diyerek beklemeyi tercih etti. Ancak genç kadın bilincini kaybedip yoğun bakıma alındıktan sonra, aile tarafından önerilen antibiyotik kombinasyonu verildi.Jessica Wilkins, kardeşini şöyle anlattı:&quot;O, partinin hayatı ve ruhuydu. Herkes onu severdi, o da herkesi severdi. Odaya girdiğinde ortamı aydınlatırdı. Onu kaybetmek, sağ kolumuzu kaybetmek gibi.&quot;Kerry Wilkins’in ani ölümüyle ilgili resmi soruşturma, 23 Ekim tarihinde yapılacak. Aile, soruşturmada ihmal iddialarına netlik kazandırılmasını ve Kerry’nin ölümüne neyin yol açtığının ortaya çıkarılmasını istiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9wHZvIddykqclqC93Jeqsg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yaşadığı, belirtiler, görmezden, gelindi:, yaşındaki, kadın, gün, sonra, aniden, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9wHZvIddykqclqC93Jeqsg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yaşadığı belirtiler görmezden gelindi: 35 yaşındaki kadın 3 gün sonra aniden öldü"><p>İngiltere'nin Essex bölgesinde yaşayan 35 yaşındaki Kerry Joanne Wilkins, herhangi bir kronik sağlık sorunu olmamasına rağmen sadece üç gün içinde ani bir şekilde hayatını kaybetti. Karaciğer yetmezliği teşhisiyle hastaneye kaldırılan Wilkins’in ailesi, hastanede yaşanan süreci “ihmaller zinciri” olarak değerlendiriyor ve olayın aydınlatılmasını talep ediyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RBxc6Grm-kiljv8_D5xx5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında ateş, ciltte kızarıklık ve kusma şikayetleriyle hastaneye başvuran Kerry Wilkins, iddiaya göre altı saat boyunca muayene edilmeden bekletildi. Yapılan testler sonucunda karaciğer fonksiyonlarında ciddi bozulma tespit edildi ancak hastanede yalnızca intravenöz sıvı, morfin ve mide bulantısı ilaçlarıyla müdahale edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B2c-wypf2keW9VAmjxlF_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kerry’nin kız kardeşi Jessica Matilda Wilkins, yaşananlara isyan ederek şunları söyledi:"Kerry 35 yaşında sağlıklı bir kadındı. Onun bu durumu atlatacağını düşünüyorduk. Ama hastanedeki süreçte her şey yanlış gitti. Karaciğer nakline ihtiyacı vardı, neden yapılmadı bilmiyoruz."Jessica, kardeşinin hızla kötüleşmesine rağmen sağlık çalışanlarının tepkisiz kaldığını, hatta iletişim kuramadığında bile bunun normal olduğunun söylendiğini aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qXcgNoBQ20q-M9f0_-GyRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jessica Wilkins ayrıca, Kerry'nin hastanedeyken adet gördüğünü ve tampon kullanımına bağlı gelişebilecek toksik şok sendromundan şüphelendiğini belirtti. Ancak hemşirelerin bu konuda herhangi bir kontrol yapmadığını, Kerry’yi tuvalete kendisinin götürdüğünü ve orada daha da kötüleştiğini ifade etti."Yardım istedim, kimse gelmedi. Kerry gözleriyle bana ‘yardım et’ diyordu. Yere düştü ama kimse onu yatağına geri koymama yardım etmedi."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CCbDmYxbckeuYsFffhT-rQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kerry'nin ölümünden önceki süreçte aile, doktorlardan antibiyotik tedavisi talep etti ancak doktorlar "diğer ilaçlara verdiği tepkiyi görmek istiyoruz" diyerek beklemeyi tercih etti. Ancak genç kadın bilincini kaybedip yoğun bakıma alındıktan sonra, aile tarafından önerilen antibiyotik kombinasyonu verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-hYhR4t6kU2y3ZTwPysKGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jessica Wilkins, kardeşini şöyle anlattı:"O, partinin hayatı ve ruhuydu. Herkes onu severdi, o da herkesi severdi. Odaya girdiğinde ortamı aydınlatırdı. Onu kaybetmek, sağ kolumuzu kaybetmek gibi."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/49-H0gCfPk-Po2OitEsT_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kerry Wilkins’in ani ölümüyle ilgili resmi soruşturma, 23 Ekim tarihinde yapılacak. Aile, soruşturmada ihmal iddialarına netlik kazandırılmasını ve Kerry’nin ölümüne neyin yol açtığının ortaya çıkarılmasını istiyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın Ortadoğu elçisi Putin&amp;apos;le görüşmek için Rusya&amp;apos;ya gidiyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-ortadogu-elcisi-putinle-goerusmek-icin-rusyaya-gidiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-ortadogu-elcisi-putinle-goerusmek-icin-rusyaya-gidiyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump&#039;ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Stewe Witkoff&#039;un, Rus lider Putin&#039;le görüşmek üzere Rusya&#039;ya gittiği açıklandı.ABD Başkanı Donald Trnmp&#039;ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Stewe Witkoff, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;le görüşmek üzere Rusya&#039;ya gidiyor.  Axios ajansı, haberi, ziyarete ilişkin bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdı.Axios, kaynaklara ek olarak,  Witkoff&#039;un içinde olabileceği uçağın Rusya&#039;ya doğru gittiğini gösteren FlightRadar verileriyle de raporunu destekledi.ABD Dışişleri Bakanlığı ve Rus tarafından da ziyarete ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.  Steve Witkoff, Ukrayna&#039;daki çatışmayı çözmek için ABD&#039;nin müzakere ekibinde yer alıyor. Witkoff daha önce 11 Şubat ve 13 Mart tarihlerinde Moskova&#039;daydı. Axios&#039;un bir diğer kaynağı ise Ukrayna&#039;da nisan ayı sonuna kadar ateşkes sağlanamaması durumunda ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Rusya&#039;ya ek yaptırımlar uygulayabileceğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4Bvlo8Jbqkqk809zYRk8Zw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, Ortadoğu, elçisi, Putinle, görüşmek, için, Rusyaya, gidiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4Bvlo8Jbqkqk809zYRk8Zw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın elçisi Putin'le görüşecek"><p>ABD Başkanı Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Stewe Witkoff'un, Rus lider Putin'le görüşmek üzere Rusya'ya gittiği açıklandı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trnmp'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Stewe Witkoff, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmek üzere Rusya'ya gidiyor.  Axios ajansı, haberi, ziyarete ilişkin bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdı.</p><p>Axios, kaynaklara ek olarak,  Witkoff'un içinde olabileceği uçağın Rusya'ya doğru gittiğini gösteren FlightRadar verileriyle de raporunu destekledi.</p><p>ABD Dışişleri Bakanlığı ve Rus tarafından da ziyarete ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.  Steve Witkoff, Ukrayna'daki çatışmayı çözmek için ABD'nin müzakere ekibinde yer alıyor. </p><p>Witkoff daha önce 11 Şubat ve 13 Mart tarihlerinde Moskova'daydı.</p><p> Axios'un bir diğer kaynağı ise Ukrayna'da nisan ayı sonuna kadar ateşkes sağlanamaması durumunda ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya'ya ek yaptırımlar uygulayabileceğini bildirdi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail’den Gazze’ye saldırı: 10’u aynı aileden 12 Filistinli öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilden-gazzeye-saldiri-10u-ayni-aileden-12-filistinli-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilden-gazzeye-saldiri-10u-ayni-aileden-12-filistinli-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ İsrail, Han Yunus ve Beyt Lahiya’ya saldırılarında 12 kişiyi öldürdü. İsrail basını, yeni ateşkes anlaşması teklifi üzerinden ilerleme kaydedilebileceğini aktardı.İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne yönelik hava saldırılarında 10&#039;u aynı aileden olmak üzere en az 12 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.  Filistin resmi haber ajansı WAFA, Gazze&#039;nin güneyindeki Han Yunus ve kuzeyindeki Beyt Lahya&#039;ya düzenlediği saldırılarda 12 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.  İsrail uçaklarının Han Yunus&#039;ta El-Fera ailesine ait bir evi bombaladığı ve aileden 10 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi. Beyt Lahya&#039;nın batısındaki Atatra bölgesinde de Filistinlilerin toplandığı bir noktaya İsrail ordusuna ait silahlı insansız hava araçlarının yaptığı saldırıda ise iki kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığı bilgisine yer verildi.  İSRAİL BASINI: YENİ ATEŞKES TEKLİFİ ÜZERİNDEN İLERLEME KAYDEDİLEBİLİR  İsrail’in ateşkesi bozarak yeniden saldırı başlattığı Gazze Şeridi’ne saldırıları sürerken, İsrail basını, Gazze&#039;de yeni ateşkes ve esir takası anlaşması sağlanması konusunda Mısır&#039;ın sunduğu yeni teklif üzerinden ilerleme kaydedilebileceğini aktardı.  Devlet televizyonu KAN&#039;ın haberine göre, İsrail ile Mısırlı yetkililer, Gazze&#039;de yeni bir ateşkes ve esir takası anlaşması sağlanması kapsamında görüştü. Mısır&#039;ın teklifinin ABD Devlet Başkanı Donald Trump&#039;ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff&#039;un iki teklifi arasında bağlantı kurmayı amaçladığı belirtildi.  İsrailli yetkililerin görüşmelerde yakın gelecekte ilerleme kaydedilebileceği yönündeki görüşü paylaşıldı. Mısır&#039;ın teklifinin Gazze&#039;de 40 ila 70 gün sürecek bir ateşkes ve Filistinli esirlerin serbest bırakılması karşılığında sekiz İsrailli esirin serbest bırakılmasını içerdiği kaydedildi.  MISIR, ATEŞKES İÇİN YENİ BİR TEKLİF SUNMUŞTU  İsrail basını, 5 Nisan&#039;da Gazze Şeridi&#039;nde ateşkes müzakerelerinin arabulucularından Mısır&#039;ın İsrail ile Hamas&#039;a ateşkes için yeni bir teklif sunduğunu bildirmişti.  Haberde, teklifin arabulucuların sunduğu beş İsrailli sağ esirin bırakılmasını içeren teklif ile İsrail&#039;in yalnızca 40 günlük ateşkes karşılığında 11 sağ esirin serbest bırakılmasını istediği teklif arasında bir yerde olduğu kaydedilmişti.  Daha sonra teklifin İsrailli dokuz esirin serbest bırakılması ve 2&#039;sinin cenazesinin teslim edilmesi karşılığında 70 gün ateşkes ve 2 bin 500 Filistinli esirin salıverilmesini içerdiği öne sürülmüştü. Teklifin içeriği konusunda resmi bir açıklama yapılmamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YBwtQGGdykCF6YgnbutZXw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail’den, Gazze’ye, saldırı:, 10’u, aynı, aileden, Filistinli, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YBwtQGGdykCF6YgnbutZXw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'den Gazze'ye saldırı: 12 ölü"><p>İsrail, Han Yunus ve Beyt Lahiya’ya saldırılarında 12 kişiyi öldürdü. İsrail basını, yeni ateşkes anlaşması teklifi üzerinden ilerleme kaydedilebileceğini aktardı.</p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava saldırılarında 10'u aynı aileden olmak üzere en az 12 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.  Filistin resmi haber ajansı WAFA, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus ve kuzeyindeki Beyt Lahya'ya düzenlediği saldırılarda 12 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.  İsrail uçaklarının Han Yunus'ta El-Fera ailesine ait bir evi bombaladığı ve aileden 10 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi. Beyt Lahya'nın batısındaki Atatra bölgesinde de Filistinlilerin toplandığı bir noktaya İsrail ordusuna ait silahlı insansız hava araçlarının yaptığı saldırıda ise iki kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığı bilgisine yer verildi.  <strong>İSRAİL BASINI: YENİ ATEŞKES TEKLİFİ ÜZERİNDEN İLERLEME KAYDEDİLEBİLİR</strong>  İsrail’in ateşkesi bozarak yeniden saldırı başlattığı Gazze Şeridi’ne saldırıları sürerken, İsrail basını, Gazze'de yeni ateşkes ve esir takası anlaşması sağlanması konusunda Mısır'ın sunduğu yeni teklif üzerinden ilerleme kaydedilebileceğini aktardı.  Devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, İsrail ile Mısırlı yetkililer, Gazze'de yeni bir ateşkes ve esir takası anlaşması sağlanması kapsamında görüştü. Mısır'ın teklifinin ABD Devlet Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un iki teklifi arasında bağlantı kurmayı amaçladığı belirtildi.  İsrailli yetkililerin görüşmelerde yakın gelecekte ilerleme kaydedilebileceği yönündeki görüşü paylaşıldı. Mısır'ın teklifinin Gazze'de 40 ila 70 gün sürecek bir ateşkes ve Filistinli esirlerin serbest bırakılması karşılığında sekiz İsrailli esirin serbest bırakılmasını içerdiği kaydedildi.  <strong>MISIR, ATEŞKES İÇİN YENİ BİR TEKLİF SUNMUŞTU</strong>  İsrail basını, 5 Nisan'da Gazze Şeridi'nde ateşkes müzakerelerinin arabulucularından Mısır'ın İsrail ile Hamas'a ateşkes için yeni bir teklif sunduğunu bildirmişti.  Haberde, teklifin arabulucuların sunduğu beş İsrailli sağ esirin bırakılmasını içeren teklif ile İsrail'in yalnızca 40 günlük ateşkes karşılığında 11 sağ esirin serbest bırakılmasını istediği teklif arasında bir yerde olduğu kaydedilmişti.  Daha sonra teklifin İsrailli dokuz esirin serbest bırakılması ve 2'sinin cenazesinin teslim edilmesi karşılığında 70 gün ateşkes ve 2 bin 500 Filistinli esirin salıverilmesini içerdiği öne sürülmüştü. Teklifin içeriği konusunda resmi bir açıklama yapılmamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’de helikopter nehre düştü! Siemens CEO&amp;apos;su ve ailesi öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-helikopter-nehre-dustu-siemens-ceosu-ve-ailesi-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-helikopter-nehre-dustu-siemens-ceosu-ve-ailesi-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin New York şehrindeki Hudson nehrine bir helikopter düştü, 6 kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında Siemens&#039;in İspanya CEO&#039;su Agustin Escobar ve ailesi de bulunuyor.New York Polis Departmanı (NYPD), sosyal medya platformu hesabından yaptığı bir açıklamayla helikopter kazası yaşandığını duyurdu.  Açıklamada, Hudson Nehri&#039;ne bir helikopter düştüğü, kaza nedeniyle bölgeye ilk yardım ekiplerinin yönlendirildiği belirtildi.  Kazanın nedenine ilişkin bilgi verilmedi.  ABD basınında yer alan haberlerde, helikopterin yüksek ihtimalle turistik amaçlarla kullanıldığı belirtilirken, kazada 6 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi.Bir emniyet yetkilisine göre kurbanlar arasında Siemens&#039;in İspanya CEO&#039;su Agustin Escobar ve ailesi de bulunuyor.Soruşturma hakkında bilgi sahibi bir kişinin Associated Press&#039;e verdiği bilgiye göre kurbanlar arasında pilotun yanı sıra bir enerji teknolojisi şirketinde küresel yönetici olan Escobar&#039;ın eşi Merce Camprubı Montal ve üç çocuğu da bulunuyor.İSPANYA&#039;DAN GELEN BİR AİLE HAYATINI KAYBETTİ New York Belediye Başkanı Eric Adams, düzenlediği basın toplantısında, kazada 3&#039;ü yetişkin, 3&#039;ü çocuk olmak üzere 6 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.  Helikopterde pilotun yanı sıra İspanya&#039;dan New York&#039;u gezmeye gelen bir ailenin bulunduğunu kaydeden Adams, kazanın nedenini tespit etmek için soruşturma başlatıldığını duyurdu.  NYPD Komiseri Jessica Tisch ise 4 kişinin kaza mahallinde, 2 kişinin ise hastanede hayatını kaybettiğinin tespit edildiğini söyledi.  Kurbanların ailelerine bilgi verme sürecinde olduklarını aktaran Tisch, hayatını kaybedenlerin isimlerini açıklamadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y4riXTBYQ0-rrhlzJwDHPQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD’de, helikopter, nehre, düştü, Siemens, CEOsu, ailesi, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y4riXTBYQ0-rrhlzJwDHPQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Siemens CEO'su helikopterde öldü"><p>ABD'nin New York şehrindeki Hudson nehrine bir helikopter düştü, 6 kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında Siemens'in İspanya CEO'su Agustin Escobar ve ailesi de bulunuyor.</p><p>New York Polis Departmanı (NYPD), sosyal medya platformu hesabından yaptığı bir açıklamayla helikopter kazası yaşandığını duyurdu.  Açıklamada, Hudson Nehri'ne bir helikopter düştüğü, kaza nedeniyle bölgeye ilk yardım ekiplerinin yönlendirildiği belirtildi.  Kazanın nedenine ilişkin bilgi verilmedi.  ABD basınında yer alan haberlerde, helikopterin yüksek ihtimalle turistik amaçlarla kullanıldığı belirtilirken, kazada 6 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi.</p><p>Bir emniyet yetkilisine göre kurbanlar arasında Siemens'in İspanya CEO'su Agustin Escobar ve ailesi de bulunuyor.</p><p>Soruşturma hakkında bilgi sahibi bir kişinin Associated Press'e verdiği bilgiye göre kurbanlar arasında pilotun yanı sıra bir enerji teknolojisi şirketinde küresel yönetici olan Escobar'ın eşi Merce Camprubı Montal ve üç çocuğu da bulunuyor.</p><p><strong>İSPANYA'DAN GELEN BİR AİLE HAYATINI KAYBETTİ</strong> </p><p>New York Belediye Başkanı Eric Adams, düzenlediği basın toplantısında, kazada 3'ü yetişkin, 3'ü çocuk olmak üzere 6 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.  Helikopterde pilotun yanı sıra İspanya'dan New York'u gezmeye gelen bir ailenin bulunduğunu kaydeden Adams, kazanın nedenini tespit etmek için soruşturma başlatıldığını duyurdu.  NYPD Komiseri Jessica Tisch ise 4 kişinin kaza mahallinde, 2 kişinin ise hastanede hayatını kaybettiğinin tespit edildiğini söyledi.  Kurbanların ailelerine bilgi verme sürecinde olduklarını aktaran Tisch, hayatını kaybedenlerin isimlerini açıklamadı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lcYtsnWYu0aJpZ28deqJrA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Londra&amp;apos;da sanat projesi: Musk&amp;apos;a öfkelerini Tesla aracı parçalayarak çıkardılar</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/londrada-sanat-projesi-muska-oefkelerini-tesla-araci-parcalayarak-cikardilar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/londrada-sanat-projesi-muska-oefkelerini-tesla-araci-parcalayarak-cikardilar</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de &quot;Herkes Elon&#039;dan nefret ediyor&quot; isimli bir grup, Londralıları sanat projelerine davet ederek tepkilerini Tesla aracı parçalayarak gösterdi.İngiltere’nin başkenti Londra’da “Herkes Elon’dan Nefret Ediyor” isimli kampanya grubu, ABD’li milyarder iş insanı ve Başkan Donald Trump’ın danışmanlarından Elon Musk’a karşı protesto gösterisi düzenledi.Kamuya açık sanat projesi olarak hayata geçirilen eylemde, hurdaya çıkmış Tesla marka bir araç, balyoz ve beyzbol sopaları yardımıyla parçalandı, arabanın üzerine yazılar yazıldı. Protestonun amacı “servet eşitsizliği hakkında kamuoyu yaratmak” olarak açıklandı.The Guardian gazetesinin aktardığına göre, söz konusu sosyal medya kampanya grubu tarafından organize edilen sanat projesi için ismi açıklanmayan bir kişi 2014 Tesla Model S bir araç bağışladı.Eylem için Londra’nın güneyindeki Hardess Stüdyoları’nda toplanan katılımcılar, ellerindeki balyoz ve beyzbol sopalarıyla sırayla araca vurdu. Piyasa değerinin 14 bin pound olduğu belirtilen araç, gelecek haftalarda açık artırmaya çıkarılacak.Kampanya grubu, projeye dair açıklamasında, Londra halkına aşırı sağcı nefret ve milyarderlere karşı ayağa kalkma şansı verdiklerini, böylece dünyanın mevcut durumu hakkındaki hislerini ifade etme şansı bulduklarını kaydetti. Grup, “Terapi pahalı ama bu ücretsiz” ifadelerini kullandı.Eyleme katılanlardan Cambridge Üniversitesi’nden 24 yaşındaki araştırmacı Alice Rogers, kendisinin de Illinois’lı olduğuna işaret ederek, “Musk anayasamızı ihlal eden şekillerde davranıyor. Gördüklerim karşısında çok endişeliyim” dedi. Rogers, Musk’ın USAID kalkınma ajansı da dahil olmak üzere yaptığı kesintiler hakkında endişelerini dile getirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WRwRJBUvj0iWWvWqEJfX3w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Londrada, sanat, projesi:, Muska, öfkelerini, Tesla, aracı, parçalayarak, çıkardılar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WRwRJBUvj0iWWvWqEJfX3w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Londra'da Musk'a Tesla'lı protesto"><p>İngiltere'de "Herkes Elon'dan nefret ediyor" isimli bir grup, Londralıları sanat projelerine davet ederek tepkilerini Tesla aracı parçalayarak gösterdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lk1Rj5NK9UCNWom4_FPn4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere’nin başkenti Londra’da “Herkes Elon’dan Nefret Ediyor” isimli kampanya grubu, ABD’li milyarder iş insanı ve Başkan Donald Trump’ın danışmanlarından Elon Musk’a karşı protesto gösterisi düzenledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xfKV_cDn00O_2p2Z1qZIuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kamuya açık sanat projesi olarak hayata geçirilen eylemde, hurdaya çıkmış Tesla marka bir araç, balyoz ve beyzbol sopaları yardımıyla parçalandı, arabanın üzerine yazılar yazıldı. Protestonun amacı “servet eşitsizliği hakkında kamuoyu yaratmak” olarak açıklandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/95xLVyiLOEu5h2CDbAVIiQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>The Guardian gazetesinin aktardığına göre, söz konusu sosyal medya kampanya grubu tarafından organize edilen sanat projesi için ismi açıklanmayan bir kişi 2014 Tesla Model S bir araç bağışladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JDgSdaQR-kSg4VuY6Oghyg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eylem için Londra’nın güneyindeki Hardess Stüdyoları’nda toplanan katılımcılar, ellerindeki balyoz ve beyzbol sopalarıyla sırayla araca vurdu. Piyasa değerinin 14 bin pound olduğu belirtilen araç, gelecek haftalarda açık artırmaya çıkarılacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bFOaFVuWJEKRTQDfWfk3Kg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kampanya grubu, projeye dair açıklamasında, Londra halkına aşırı sağcı nefret ve milyarderlere karşı ayağa kalkma şansı verdiklerini, böylece dünyanın mevcut durumu hakkındaki hislerini ifade etme şansı bulduklarını kaydetti. Grup, “Terapi pahalı ama bu ücretsiz” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QfoogliCf0GqelBiivQpwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eyleme katılanlardan Cambridge Üniversitesi’nden 24 yaşındaki araştırmacı Alice Rogers, kendisinin de Illinois’lı olduğuna işaret ederek, “Musk anayasamızı ihlal eden şekillerde davranıyor. Gördüklerim karşısında çok endişeliyim” dedi. Rogers, Musk’ın USAID kalkınma ajansı da dahil olmak üzere yaptığı kesintiler hakkında endişelerini dile getirdi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hindistan ve Nepal’de şiddetli yağışlar: 92 kişi öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hindistan-ve-nepalde-siddetli-yagislar-92-kisi-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hindistan-ve-nepalde-siddetli-yagislar-92-kisi-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Güney Asya’da etkili olan şiddetli yağışlar sebebiyle Hindistan’da en az 84 kişi, komşusu Nepal’de ise en az sekiz kişi yaşamını yitirdi.Hindistan ve Nepal’de çarşamba gününden bu yana etkili olan şiddetli yağışlarda en az 92 kişi hayatını kaybetti. Meteorologlar, bölgede etkili olan mevsim normallerinin dışındaki yağışların devam edeceği tahmininde bulundu.   Hindistan’ın batı bölgelerinde sıcak hava dalgası etkili olurken, ülkenin doğu ve iç kesimlerinde gök gürültülü sağanak yağışlar görülüyor. Hindistan Meteoroloji Müdürlüğü (IMD) 9 Nisan Çarşamba günü ülke için tehlike uyarısı yapmıştı. Hindistan’ın doğusundaki Bihar eyaletinde şiddetli yağışlarla bağlantılı yaşanan olaylarda en az 64 kişi hayatını kaybetti. Yerel basına yansıyan haberlere göre, ülkenin en kalabalık eyaleti olan Uttar Pradeş’te de 20’yi aşkın kişi yaşamını yitirdi.   NEPAL’DE EN AZ 8 KİŞİ ÖLDÜ  Nepal Ulusal Afet Kurumu’nun yaptığı açıklamaya göre, komşu ülkede de yıldırım düşmesi ve şiddetli yağışlar sebebiyle en az sekiz kişi öldü.   Hindistan’ın hava durumu ofisi, ülkenin iç ve doğu kesimlerindeki gök gürültülü sağanak yağış, yıldırım ve şiddetli fırtınaların cumartesi gününe kadar devam edeceğini bildirdi. IMD, geçen hafta yaptığı açıklamada, Hindistan’ın mevsim normallerinden çok daha sıcak bir nisan ayı yaşayacağını kaydetmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cvtr7whOhk-45xROCO5ApA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hindistan, Nepal’de, şiddetli, yağışlar:, kişi, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cvtr7whOhk-45xROCO5ApA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hindistan ve Nepal’de şiddetli yağış"><p>Güney Asya’da etkili olan şiddetli yağışlar sebebiyle Hindistan’da en az 84 kişi, komşusu Nepal’de ise en az sekiz kişi yaşamını yitirdi.</p><p>Hindistan ve Nepal’de çarşamba gününden bu yana etkili olan şiddetli yağışlarda en az 92 kişi hayatını kaybetti. Meteorologlar, bölgede etkili olan mevsim normallerinin dışındaki yağışların devam edeceği tahmininde bulundu.   Hindistan’ın batı bölgelerinde sıcak hava dalgası etkili olurken, ülkenin doğu ve iç kesimlerinde gök gürültülü sağanak yağışlar görülüyor. Hindistan Meteoroloji Müdürlüğü (IMD) 9 Nisan Çarşamba günü ülke için tehlike uyarısı yapmıştı. </p><p>Hindistan’ın doğusundaki Bihar eyaletinde şiddetli yağışlarla bağlantılı yaşanan olaylarda en az 64 kişi hayatını kaybetti. Yerel basına yansıyan haberlere göre, ülkenin en kalabalık eyaleti olan Uttar Pradeş’te de 20’yi aşkın kişi yaşamını yitirdi.   <strong>NEPAL’DE EN AZ 8 KİŞİ ÖLDÜ</strong>  Nepal Ulusal Afet Kurumu’nun yaptığı açıklamaya göre, komşu ülkede de yıldırım düşmesi ve şiddetli yağışlar sebebiyle en az sekiz kişi öldü.   Hindistan’ın hava durumu ofisi, ülkenin iç ve doğu kesimlerindeki gök gürültülü sağanak yağış, yıldırım ve şiddetli fırtınaların cumartesi gününe kadar devam edeceğini bildirdi. </p><p>IMD, geçen hafta yaptığı açıklamada, Hindistan’ın mevsim normallerinden çok daha sıcak bir nisan ayı yaşayacağını kaydetmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Putin&amp;apos;in kirli savaşı&amp;quot;na gaz maskeli yanıt: Kimyasal silahların etkisi azaltılabilir mi?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/putinin-kirli-savasina-gaz-maskeli-yanit-kimyasal-silahlarin-etkisi-azaltilabilir-mi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/putinin-kirli-savasina-gaz-maskeli-yanit-kimyasal-silahlarin-etkisi-azaltilabilir-mi</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere, Rusya&#039;nın Ukrayna savaşında kimyasal saldırılar düzenlediği iddiasıyla gaz maskelerini yola çıkardı. The Telegraph gazetesine göre &quot;Putin kirli savaşıyor&quot; ve düşmanlarının da kirli bir ortamda hareket edebilmeleri gerekiyor.İngiliz The Telegraph gazetesine göre İngiltere, Putin&#039;in &quot;savaş suçu kampanyasına&quot; karşı etkili bir koruma sağlayarak Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;da kimyasal silah kullanmasına karşı adıma öncülük ediyor.Habere göre Rusya, Ukrayna&#039;da 18 aydır endüstriyel ölçekte kimyasal silah kullanıyor. Pokrovsk bölgesindeki sağlık görevlilerinin son 7 gündür çok sayıda kimyasal kayıpla uğraştıkları belirtiliyor.Bu durum, Rusya&#039;nın da taraf olduğu 1996 tarihli Kimyasal Silahlar Sözleşmesi kapsamında kimyasal silahların yasaklanmış olmasına rağmen gerçekleşiyor. Habere göre &quot;Putin kirli savaşıyor&quot; ve düşmanlarının da kirli bir ortamda hareket edebilmeleri gerekiyor.Yazıda Putin&#039;in, Suriye&#039;nin devrik başkanı Beşar Esad&#039;ın 13 yıl süren iç savaş boyunca iktidarda kalmasını, kendisine karşı çıkanlara boyun eğdirmek için kimyasal silah kullanmasına borçlu olduğu belirtildi.Ayrıca kimyasal silahların ucuz ve özellikle sivillere ya da korunmasız askerlere karşı oldukça etkili olduğu ifade edildi ve &quot;Putin, Kim Jong Un ve Tahran&#039;daki Mollalar tam da bu kalıba uyuyor gibi görünüyor&quot; denildi.Ancak bu hafta 65 bin İngiliz gaz maskesinin Ukrayna&#039;ya doğru yola çıktığının açıklanmasının, Rusya&#039;nın kimyasal saldırılarının etkisini ciddi ölçüde azaltacağı belirtildi.&quot;TRUMP AMERİKA&#039;YI DAHA ZENGİN YAPMAYACAK&quot;ABD Başkanı Trump İran&#039;a füzelerle, Çin&#039;e de gümrük vergileriyle saldırmaya hazırlandığı kaydedilen haberde, &quot;Bu muhtemelen dünyayı daha güvenli ya da Amerika&#039;yı daha zengin yapmayacaktır. Bu arada Rusya şu anda ABD başkanından herhangi bir tehdit almıyor ki bu da son derece mantıksız görünüyor. Asıl tehdit Rusya&#039;dır: muhtemelen kimyasal ve nükleer silahların diğer haydut devletler arasında yayılmasını sağlamaktadır&quot; ifadelerine yer verildi.İngiliz gaz maskelerinin, topraklarını Rus ordularına karşı savunan Ukraynalı askerler için önemli bir fark yaratacağını belirten The Telegraph, şunları ekledi: &quot;Ancak ihtiyacımız olan şey, dünyanın büyük güçlerinin Putin gibi Kimyasal Silahlar Sözleşmesi gibi anlaşmalara meydan okuyan ve gerçekten iğrenç savaş biçimlerini kullananlara karşı sert önlemler almasıdır.&quot;  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3KlSY2ZX-0umgDfPjcKHJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 10:39:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Putinin, kirli, savaşına, gaz, maskeli, yanıt:, Kimyasal, silahların, etkisi, azaltılabilir, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3KlSY2ZX-0umgDfPjcKHJw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Putin'in savaşına gaz maskeli yanıt"><p>İngiltere, Rusya'nın Ukrayna savaşında kimyasal saldırılar düzenlediği iddiasıyla gaz maskelerini yola çıkardı. The Telegraph gazetesine göre "Putin kirli savaşıyor" ve düşmanlarının da kirli bir ortamda hareket edebilmeleri gerekiyor.</p><p>İngiliz The Telegraph gazetesine göre İngiltere, Putin'in "savaş suçu kampanyasına" karşı etkili bir koruma sağlayarak Rusya'nın Ukrayna'da kimyasal silah kullanmasına karşı adıma öncülük ediyor.</p><p>Habere göre Rusya, Ukrayna'da 18 aydır endüstriyel ölçekte kimyasal silah kullanıyor. Pokrovsk bölgesindeki sağlık görevlilerinin son 7 gündür çok sayıda kimyasal kayıpla uğraştıkları belirtiliyor.</p><p>Bu durum, Rusya'nın da taraf olduğu 1996 tarihli Kimyasal Silahlar Sözleşmesi kapsamında kimyasal silahların yasaklanmış olmasına rağmen gerçekleşiyor. Habere göre "Putin kirli savaşıyor" ve düşmanlarının da kirli bir ortamda hareket edebilmeleri gerekiyor.</p><p>Yazıda Putin'in, Suriye'nin devrik başkanı Beşar Esad'ın 13 yıl süren iç savaş boyunca iktidarda kalmasını, kendisine karşı çıkanlara boyun eğdirmek için kimyasal silah kullanmasına borçlu olduğu belirtildi.</p><p>Ayrıca kimyasal silahların ucuz ve özellikle sivillere ya da korunmasız askerlere karşı oldukça etkili olduğu ifade edildi ve "Putin, Kim Jong Un ve Tahran'daki Mollalar tam da bu kalıba uyuyor gibi görünüyor" denildi.</p><p>Ancak bu hafta 65 bin İngiliz gaz maskesinin Ukrayna'ya doğru yola çıktığının açıklanmasının, Rusya'nın kimyasal saldırılarının etkisini ciddi ölçüde azaltacağı belirtildi.</p><p><strong>"TRUMP AMERİKA'YI DAHA ZENGİN YAPMAYACAK"</strong></p><p>ABD Başkanı Trump İran'a füzelerle, Çin'e de gümrük vergileriyle saldırmaya hazırlandığı kaydedilen haberde, "Bu muhtemelen dünyayı daha güvenli ya da Amerika'yı daha zengin yapmayacaktır. Bu arada Rusya şu anda ABD başkanından herhangi bir tehdit almıyor ki bu da son derece mantıksız görünüyor. Asıl tehdit Rusya'dır: muhtemelen kimyasal ve nükleer silahların diğer haydut devletler arasında yayılmasını sağlamaktadır" ifadelerine yer verildi.</p><p>İngiliz gaz maskelerinin, topraklarını Rus ordularına karşı savunan Ukraynalı askerler için önemli bir fark yaratacağını belirten The Telegraph, şunları ekledi: "Ancak ihtiyacımız olan şey, dünyanın büyük güçlerinin Putin gibi Kimyasal Silahlar Sözleşmesi gibi anlaşmalara meydan okuyan ve gerçekten iğrenç savaş biçimlerini kullananlara karşı sert önlemler almasıdır." </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hizbullah açıkladı: Silahsızlanmayı konuşmak için 2 şart</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hizbullah-acikladi-silahsizlanmayi-konusmak-icin-2-sart</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hizbullah-acikladi-silahsizlanmayi-konusmak-icin-2-sart</guid>
<description><![CDATA[ Üst düzey Hizbullah yetkilisi, İsrail Lübnan’dan çekilmesi ve Lübnanlılara saldırılarına son vermesi halinde silahsızlanmayı konuşmaya hazır olduklarını söyledi.Lübnan’da silahsızlanma çağrılarının yapıldığı Hizbullah’tan üst düzey bir yetkili, İsrail Lübnan’dan çekilirse ve Lübnanlılara karşı saldırganlığına son verirse silahlar konusunu konuşmaya hazır olduklarını söyledi.   Reuters haber ajansına açıklamalarda bulunan Hizbullah yetkilisi, Hizbullah’ın İsrail’in Lübnan’ın güneyinden çekilmesi ve saldırılarını durdurması halinde silahlar konusunda Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile konuşmaya hazır olduklarını belirtti. Üç Lübnanlı kaynak, ocak ayında göreve geldikten sonra silahların kontrolü konusunda devlet tekeli oluşturulacağını söyleyen Avn’ın, Hizbullah ile mühimmatı konusunda yakın zaman için görüşmelere başlamak istediğini aktardı.   “İSRAİL LÜBNAN’DAN ÇEKİLİRSE GÖRÜŞMEYE HAZIRIZ”  İsmi verilmeyen üst düzey Hizbullah yetkilisi, Hizbullah’ın ulusal savunma stratejisi bağlamında silahlar konusunu görüşmeye hazır olduğunu ama bunun İsrail’in Lübnan’ın güneyinde halen askeri varlığını sürdürdüğü beş noktadan çekilmesine bağlı olduğunu anlattı. Yetkili, “Eğer İsrail beş noktadan çekilirse ve Lübnanlılara karşı saldırganlığını durdurursa Hizbullah silahlar meselesini görüşmeye hazır” ifadelerini kullandı.   Hizbullah’ın silahlar konusunda yapılacak olası görüşmelere yaklaşımı daha önce basına yansımazken, üç kaynak “siyasi hassasiyet” gerekçesiyle kimliklerinin paylaşılmaması koşuluyla açıklamada bulundu.  “SİLAHLARI ORDUYA TESLİM ETMEYİ DEĞERLENDİRİYORLAR”  İsrail ve İran destekli Hizbullah arasındaki karşılıklı saldırı ve çatışmaları durdurmak için varılan ateşkes İsrail’in Lübnan’da işgal ettiği topraklardan çekilmesini şart koşsa da İsrail anlaşmanın ortaya koyduğu süre dolmasına karşın güneydeki beş bölgedeki askeri varlığını sürdürüyor. ABD’deki Donald Trump yönetimi ise Hizbullah’ın silahsızlanmasını talep ediyor.Reuters, pazartesi günü, Irak’taki bazı İran destekli silahlı grupların Trump yönetimi ile tırmanan çatışma tehdidini savuşturmak için ilk defa silahsızlanmaya hazırlandığını yazmıştı. Hizbullah ise uzun süredir devam eden silahsızlanma çağrılarına karşı çıkıyor, silahların ülkeyi İsrail’e karşı korumak için hayati öneme sahip olduğunu söylüyordu. Hizbullah’ın “düşünce tarzına aşina” iki kaynak, Hizbullah’ın insansız hava araçları (İHA) ve tanksavar füzeleri de dahil olmak üzere Litani Nehri’nin kuzeyindeki en güçlü silahlarını orduya teslim etmeyi değerlendirdiğini iddia etti.   “CUMHURBAŞKANINA GÖRE KONU DİYALOGLA ÇÖZÜLMELİ”  Kaynaklara göre, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Hizbullah’ın silahları ile ilgili meselenin diyalogla ele alınması gerektiğini, çünkü Hizbullah’ı güç kullanarak silahsızlandırma yönünde yapılacak herhangi bir teşebbüsün çatışmayı tetikleyeceğini düşünüyor. Lübnanlı bir yetkili, silahların devlet kontrolüne geçmesi üzerine çalışmaya başlamak üzere ilgili paydaşlar ile iletişim kanallarının açıldığını, bunun ordu ve güvenlik yetkililerinin Lübnan’daki otoritesini genişletmesinin ardından geldiğini belirtti.   Bunun Avn’ın politikasını uygulamak için bir adım olduğuna işaret eden yetkili, meselenin Hizbullah’ın “önemli bir müttefiki” olan ve farklılıkların giderilmesinde kilit rol oynayan Meclis Başkanı Nebih Berri ile de görüşüldüğünü aktardı.   “BAKANLAR, SİLAHSIZLANMA İÇİN TAKVİM GÖRMEK İSTİYOR”  Lübnan’daki Hizbullah karşıtı Lübnan Güçleri partisiyle bağlantılı bakan Kamal Shehadi de Reuters’a yaptığı açıklamada, pek çok Lübnanlı bakanın silahsızlanma ile ilgili bir takvim olmasını istediğini söyledi. Shehadi, iç savaş sonrası dönemdeki emsaline işaret ederek silahsızlanmanın 6 aydan daha fazla sürmemesi gerektiğini söyledi. Bakan, bir zaman çizelgesinin insanların hayatına mâl olan, ekonomiye zarar veren ve yıkıma yol açan saldırılardan korumanın tek yolu olduğuna dikkat çekti.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ggIdaXdyUEyEum_3OgTicg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hizbullah, açıkladı:, Silahsızlanmayı, konuşmak, için, şart</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ggIdaXdyUEyEum_3OgTicg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hizbullah'tan silah bırakma şartı"><p>Üst düzey Hizbullah yetkilisi, İsrail Lübnan’dan çekilmesi ve Lübnanlılara saldırılarına son vermesi halinde silahsızlanmayı konuşmaya hazır olduklarını söyledi.</p><p>Lübnan’da silahsızlanma çağrılarının yapıldığı Hizbullah’tan üst düzey bir yetkili, İsrail Lübnan’dan çekilirse ve Lübnanlılara karşı saldırganlığına son verirse silahlar konusunu konuşmaya hazır olduklarını söyledi.   Reuters haber ajansına açıklamalarda bulunan Hizbullah yetkilisi, Hizbullah’ın İsrail’in Lübnan’ın güneyinden çekilmesi ve saldırılarını durdurması halinde silahlar konusunda Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile konuşmaya hazır olduklarını belirtti. Üç Lübnanlı kaynak, ocak ayında göreve geldikten sonra silahların kontrolü konusunda devlet tekeli oluşturulacağını söyleyen Avn’ın, Hizbullah ile mühimmatı konusunda yakın zaman için görüşmelere başlamak istediğini aktardı.   <strong>“İSRAİL LÜBNAN’DAN ÇEKİLİRSE GÖRÜŞMEYE HAZIRIZ”</strong>  İsmi verilmeyen üst düzey Hizbullah yetkilisi, Hizbullah’ın ulusal savunma stratejisi bağlamında silahlar konusunu görüşmeye hazır olduğunu ama bunun İsrail’in Lübnan’ın güneyinde halen askeri varlığını sürdürdüğü beş noktadan çekilmesine bağlı olduğunu anlattı. Yetkili, “Eğer İsrail beş noktadan çekilirse ve Lübnanlılara karşı saldırganlığını durdurursa Hizbullah silahlar meselesini görüşmeye hazır” ifadelerini kullandı.   Hizbullah’ın silahlar konusunda yapılacak olası görüşmelere yaklaşımı daha önce basına yansımazken, üç kaynak “siyasi hassasiyet” gerekçesiyle kimliklerinin paylaşılmaması koşuluyla açıklamada bulundu.  <strong>“SİLAHLARI ORDUYA TESLİM ETMEYİ DEĞERLENDİRİYORLAR”</strong>  İsrail ve İran destekli Hizbullah arasındaki karşılıklı saldırı ve çatışmaları durdurmak için varılan ateşkes İsrail’in Lübnan’da işgal ettiği topraklardan çekilmesini şart koşsa da İsrail anlaşmanın ortaya koyduğu süre dolmasına karşın güneydeki beş bölgedeki askeri varlığını sürdürüyor. ABD’deki Donald Trump yönetimi ise Hizbullah’ın silahsızlanmasını talep ediyor.</p><p>Reuters, pazartesi günü, Irak’taki bazı İran destekli silahlı grupların Trump yönetimi ile tırmanan çatışma tehdidini savuşturmak için ilk defa silahsızlanmaya hazırlandığını yazmıştı. Hizbullah ise uzun süredir devam eden silahsızlanma çağrılarına karşı çıkıyor, silahların ülkeyi İsrail’e karşı korumak için hayati öneme sahip olduğunu söylüyordu. Hizbullah’ın “düşünce tarzına aşina” iki kaynak, Hizbullah’ın insansız hava araçları (İHA) ve tanksavar füzeleri de dahil olmak üzere Litani Nehri’nin kuzeyindeki en güçlü silahlarını orduya teslim etmeyi değerlendirdiğini iddia etti.   <strong>“CUMHURBAŞKANINA GÖRE KONU DİYALOGLA ÇÖZÜLMELİ”</strong>  Kaynaklara göre, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Hizbullah’ın silahları ile ilgili meselenin diyalogla ele alınması gerektiğini, çünkü Hizbullah’ı güç kullanarak silahsızlandırma yönünde yapılacak herhangi bir teşebbüsün çatışmayı tetikleyeceğini düşünüyor. Lübnanlı bir yetkili, silahların devlet kontrolüne geçmesi üzerine çalışmaya başlamak üzere ilgili paydaşlar ile iletişim kanallarının açıldığını, bunun ordu ve güvenlik yetkililerinin Lübnan’daki otoritesini genişletmesinin ardından geldiğini belirtti.   Bunun Avn’ın politikasını uygulamak için bir adım olduğuna işaret eden yetkili, meselenin Hizbullah’ın “önemli bir müttefiki” olan ve farklılıkların giderilmesinde kilit rol oynayan Meclis Başkanı Nebih Berri ile de görüşüldüğünü aktardı.   <strong>“BAKANLAR, SİLAHSIZLANMA İÇİN TAKVİM GÖRMEK İSTİYOR”</strong>  Lübnan’daki Hizbullah karşıtı Lübnan Güçleri partisiyle bağlantılı bakan Kamal Shehadi de Reuters’a yaptığı açıklamada, pek çok Lübnanlı bakanın silahsızlanma ile ilgili bir takvim olmasını istediğini söyledi. Shehadi, iç savaş sonrası dönemdeki emsaline işaret ederek silahsızlanmanın 6 aydan daha fazla sürmemesi gerektiğini söyledi. Bakan, bir zaman çizelgesinin insanların hayatına mâl olan, ekonomiye zarar veren ve yıkıma yol açan saldırılardan korumanın tek yolu olduğuna dikkat çekti.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin korkunç nükleer silahı: &amp;quot;Hiroşima&amp;apos;dan 24 kat daha güçlü&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdnin-korkunc-nukleer-silahi-hirosimadan-24-kat-daha-guclu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdnin-korkunc-nukleer-silahi-hirosimadan-24-kat-daha-guclu</guid>
<description><![CDATA[ ABD, 3. Dünya Savaşı korkuları arasında Hiroşima bombasından 24 kat daha güçlü nükleer bomba planlarını hızlandırıyor. Yeni kitle imha silahı, Çin ile savaş endişelerinin artmasıyla planlanandan yedi ay önce üretilmeye başlandı.ABD&#039;nin en yeni nükleer bombası, Çin ile savaş korkularının artmasıyla birlikte planlanandan yedi ay önce üretilmeye başlandı.  İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, New Mexico&#039;daki Sandia Ulusal Laboratuvarları&#039;ndaki bilim insanları, başlangıçta 2026 yılında ABD Hava Kuvvetleri için üretimine başlanması planlanan nükleer yerçekimi bombası B61-13&#039;ün geliştirilmesine başlıyor.YERÇEKİMİ BOMBASI ÜRETİLİYOR  Yeni bir nükleer caydırıcılığa yönelik &quot;kritik zorluk ve acil ihtiyaç&quot; nedeniyle takvim öne çekildi. Bu tehditin, Amerika&#039;nın düşmanlarını ilk saldıran olmaktan caydırmaya yetecek kadar büyük olması umuluyor.  Yerçekimi bombaları, tam olarak adından anlaşılacağı gibi, askeri bir uçaktan atılan ve yerçekiminin tüm işi yapmasına izin veren bir bombadır.LITTLE BOY&#039;DAN 24 KAT DAHA GÜÇLÜ  B61-13, 1945 yılında Japonya&#039;nın Hiroşima kentine atılan atom bombasından 24 kat daha güçlü. &quot;Little Boy&quot; adı verilen ilk atom bombasının gücü yaklaşık 15 kilotondu. Bu da 15 bin ton TNT&#039;nin patlayıcı gücüne eşdeğerdi.  B61-13 ise yaklaşık 360 kiloton, yani 360 bin ton TNT gücünde bir güce sahip olacak şekilde tasarlandı.  Bu özel silahın eski silahların 2028 yılına kadar ABD&#039;nin gizli bombardıman uçakları tarafından taşınan ve uyarı yapılmaksızın hedeflere atılan nükleer bombaların yerine geçmesi bekleniyor.PROGRAM HIZLANDIRILDI  Bombanın yapımında çalışan ekip, hızlandırılan programlarının B61-13 nükleer bombasının toplam üretim süresini de yüzde 25 oranında kısaltacağını açıkladı.  ABD ordusunun yeni nükleer silahların üretimine hızla geçmesine rağmen, hükümet yetkilileri bu adımın ülkenin zaten büyük olan nükleer silah stokunu artırmayacağını belirtti. Yeni bomba, Soğuk Savaş döneminde üretilen B61-7 bombasıyla aynı patlayıcı güce sahip olacak. ABD-ÇİN GERİLİMİ ARTIYOR   Ancak ABD ile Çin ve Rusya gibi büyük güçler arasındaki ekonomik ve askeri gerginliğin artmasıyla birlikte, önemli ölçüde güncellenen zaman çizelgesi, bu yılın sonuna doğru savaş alanına korkunç yeni bir silahın sürülmesine neden olabilir.  Çin, Başkan Donald Trump&#039;ın daha fazla gümrük vergisi koyma sözüne, Pekin&#039;in bir gümrük vergisi savaşına hazır olduğu yönünde sert bir uyarıyla karşılık verdi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L8xtQCyZgkqU_DHP9inCQA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDnin, korkunç, nükleer, silahı:, Hiroşimadan, kat, daha, güçlü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L8xtQCyZgkqU_DHP9inCQA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD nükleer bomba üretimini hızlandırdı"><p>ABD, 3. Dünya Savaşı korkuları arasında Hiroşima bombasından 24 kat daha güçlü nükleer bomba planlarını hızlandırıyor. Yeni kitle imha silahı, Çin ile savaş endişelerinin artmasıyla planlanandan yedi ay önce üretilmeye başlandı.</p><p>ABD'nin en yeni nükleer bombası, Çin ile savaş korkularının artmasıyla birlikte planlanandan yedi ay önce üretilmeye başlandı.  İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, New Mexico'daki Sandia Ulusal Laboratuvarları'ndaki bilim insanları, başlangıçta 2026 yılında ABD Hava Kuvvetleri için üretimine başlanması planlanan nükleer yerçekimi bombası B61-13'ün geliştirilmesine başlıyor.</p><p><strong>YERÇEKİMİ BOMBASI ÜRETİLİYOR</strong>  Yeni bir nükleer caydırıcılığa yönelik "kritik zorluk ve acil ihtiyaç" nedeniyle takvim öne çekildi. Bu tehditin, Amerika'nın düşmanlarını ilk saldıran olmaktan caydırmaya yetecek kadar büyük olması umuluyor.  Yerçekimi bombaları, tam olarak adından anlaşılacağı gibi, askeri bir uçaktan atılan ve yerçekiminin tüm işi yapmasına izin veren bir bombadır.</p><p><strong>LITTLE BOY'DAN 24 KAT DAHA GÜÇLÜ</strong>  B61-13, 1945 yılında Japonya'nın Hiroşima kentine atılan atom bombasından 24 kat daha güçlü. "Little Boy" adı verilen ilk atom bombasının gücü yaklaşık 15 kilotondu. Bu da 15 bin ton TNT'nin patlayıcı gücüne eşdeğerdi.  B61-13 ise yaklaşık 360 kiloton, yani 360 bin ton TNT gücünde bir güce sahip olacak şekilde tasarlandı.  Bu özel silahın eski silahların 2028 yılına kadar ABD'nin gizli bombardıman uçakları tarafından taşınan ve uyarı yapılmaksızın hedeflere atılan nükleer bombaların yerine geçmesi bekleniyor.</p><p><strong>PROGRAM HIZLANDIRILDI</strong>  Bombanın yapımında çalışan ekip, hızlandırılan programlarının B61-13 nükleer bombasının toplam üretim süresini de yüzde 25 oranında kısaltacağını açıkladı.  ABD ordusunun yeni nükleer silahların üretimine hızla geçmesine rağmen, hükümet yetkilileri bu adımın ülkenin zaten büyük olan nükleer silah stokunu artırmayacağını belirtti. Yeni bomba, Soğuk Savaş döneminde üretilen B61-7 bombasıyla aynı patlayıcı güce sahip olacak.</p><p><strong> ABD-ÇİN GERİLİMİ ARTIYOR</strong>   Ancak ABD ile Çin ve Rusya gibi büyük güçler arasındaki ekonomik ve askeri gerginliğin artmasıyla birlikte, önemli ölçüde güncellenen zaman çizelgesi, bu yılın sonuna doğru savaş alanına korkunç yeni bir silahın sürülmesine neden olabilir.  Çin, Başkan Donald Trump'ın daha fazla gümrük vergisi koyma sözüne, Pekin'in bir gümrük vergisi savaşına hazır olduğu yönünde sert bir uyarıyla karşılık verdi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İtalya ve Yunanistan&amp;apos;a seyahat edecekler için önemli uyarı: &amp;quot;Erteleme ve iptallere hazır olun&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/italya-ve-yunanistana-seyahat-edecekler-icin-oenemli-uyari-erteleme-ve-iptallere-hazir-olun</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/italya-ve-yunanistana-seyahat-edecekler-icin-oenemli-uyari-erteleme-ve-iptallere-hazir-olun</guid>
<description><![CDATA[ İtalya ve Yunanistan&#039;da uçuş personellerinin greve çıkıyor. EasyJet ve diğer havayolu şirketleri, yolculara, ertelemeler ve iptallere hazır olmalarını tavsiye etti.İtalya ve Yunanistan&#039;da havacılık sektörü çalışanları iş bırakıyor.Grevlerin, özellikle İngiltere&#039;deki okul tatili nedeniyle Paskalya Bayramı için seyahat edecekler dahil, çok sayıda yolcuyu etkilemesi bekleniyor.Havayolu şirketleri, yolculara uçuş durumlarını düzenli olarak kontrol etmelerini ve ertelemeler ile iptallere hazır olmalarını tavsiye etti.EASYJET&#039;TEN AÇIKLAMAGreek City Times&#039;ın bildirdiğine göre İtalya&#039;da FILT, CGIL ve UIL sendikaları tarafından temsil edilen EasyJet&#039;in uçuş personelleri bugün yarım günlük iş bırakma eylemi yapıyor.Grevin Milan ve Napoli havaalanlarındaki uçuşları etkilemesi bekleniyor. EasyJet, kesintilerin minimize edilmesi için çalıştıklarını, etkilenen yolcuların uçuşlarının yeniden planlanacağını açıkladı.YUNANİSTAN&#039;DA HAVA TRAFİK KONTROLÖRLERİ EYLEMDEYunanistan&#039;da hava trafiği kontrolörleri 24 saatlik greve başlıyor. Kamu sektörü işçi federasyonu ADEDY tarafından organize edilen grevin temel talepleri; bayram ikramiyelerinin geri verilmesi, ücret artışları ve konut krizinin ele alınması.Yunanistan Hava Trafik Kontrolörleri Derneği, Yunanistan&#039;daki hava trafik kontrol hizmetlerinin önemli zorluklarla karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.Devam eden gecikmelere yol açan faktörler olarak personel eksikliği ve eski ekipmanlar gösterildi. Grev süresince hava trafik kontrolü tıbbi, arama ve kurtarma, insani, askeri ve acil durum uçuşlarıyla sınırlandırılacak ve ticari uçuşlar kesintinin en ağır yüküyle karşı karşıya kalacak.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_e28yJi9okCRncz8kdjcBw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İtalya, Yunanistana, seyahat, edecekler, için, önemli, uyarı:, Erteleme, iptallere, hazır, olun</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_e28yJi9okCRncz8kdjcBw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İtalya ve Yunanistan'a uçuş uyarısı"><p>İtalya ve Yunanistan'da uçuş personellerinin greve çıkıyor. EasyJet ve diğer havayolu şirketleri, yolculara, ertelemeler ve iptallere hazır olmalarını tavsiye etti.</p><p>İtalya ve Yunanistan'da havacılık sektörü çalışanları iş bırakıyor.</p><p>Grevlerin, özellikle İngiltere'deki okul tatili nedeniyle Paskalya Bayramı için seyahat edecekler dahil, çok sayıda yolcuyu etkilemesi bekleniyor.</p><p>Havayolu şirketleri, yolculara uçuş durumlarını düzenli olarak kontrol etmelerini ve ertelemeler ile iptallere hazır olmalarını tavsiye etti.</p><p><strong>EASYJET'TEN AÇIKLAMA</strong></p><p>Greek City Times'ın bildirdiğine göre İtalya'da FILT, CGIL ve UIL sendikaları tarafından temsil edilen EasyJet'in uçuş personelleri bugün yarım günlük iş bırakma eylemi yapıyor.</p><p>Grevin Milan ve Napoli havaalanlarındaki uçuşları etkilemesi bekleniyor. EasyJet, kesintilerin minimize edilmesi için çalıştıklarını, etkilenen yolcuların uçuşlarının yeniden planlanacağını açıkladı.</p><p><strong>YUNANİSTAN'DA HAVA TRAFİK KONTROLÖRLERİ EYLEMDE</strong></p><p>Yunanistan'da hava trafiği kontrolörleri 24 saatlik greve başlıyor. Kamu sektörü işçi federasyonu ADEDY tarafından organize edilen grevin temel talepleri; bayram ikramiyelerinin geri verilmesi, ücret artışları ve konut krizinin ele alınması.</p><p>Yunanistan Hava Trafik Kontrolörleri Derneği, Yunanistan'daki hava trafik kontrol hizmetlerinin önemli zorluklarla karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.</p><p>Devam eden gecikmelere yol açan faktörler olarak personel eksikliği ve eski ekipmanlar gösterildi. Grev süresince hava trafik kontrolü tıbbi, arama ve kurtarma, insani, askeri ve acil durum uçuşlarıyla sınırlandırılacak ve ticari uçuşlar kesintinin en ağır yüküyle karşı karşıya kalacak. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>6 ay yetti: Kartellerin peşine düştü, uyuşturucu laboratuvarlarını ortadan kaldırdı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/6-ay-yetti-kartellerin-pesine-dustu-uyusturucu-laboratuvarlarini-ortadan-kaldirdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/6-ay-yetti-kartellerin-pesine-dustu-uyusturucu-laboratuvarlarini-ortadan-kaldirdi</guid>
<description><![CDATA[ Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum, 6 ayda kartellere ait 750&#039;yi aşkın uyuşturucu laboratuvarını ortadan kaldırdı.Meksika Güvenlik Bakanı Omar Garcia Harfuch, günlük basın toplantısında, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum&#039;un görevdeki ilk 6 ayında kartellere yönelik operasyonlara ilişkin açıklama yaptı.Harfuch, Sheinbaum&#039;un görevdeki ilk 6 ayında ülkede kartellere ait 750&#039;yi aşkın uyuşturucu laboratuvarının ortadan kaldırıldığını bildirdi.  Harfuch, bu operasyonların, özellikle metamfetamin üreten suç organizasyonlarında &quot;milyonlarca dolar kayba&quot; yol açtığını belirtti.  Uyuşturucu üretimiyle mücadele kapsamında ülkedeki 17 eyalette metamfetamin üretilen 750&#039;yi aşkın &quot;gizli&quot; laboratuvar ve &quot;toplama bölgesinin&quot; dağıtıldığını belirten Harfuch, &quot;yüksek etkili suçlarla&quot; bağlantılı 17 bin 258 kişinin gözaltına alındığını aktardı.  Yetkililerin operasyon kapsamında 2 milyonu aşkın fentanil tablet, 9 bini aşkın silah ele geçirdiği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lNnfdGPEWEy4AeCnJZ8KeA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yetti:, Kartellerin, peşine, düştü, uyuşturucu, laboratuvarlarını, ortadan, kaldırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lNnfdGPEWEy4AeCnJZ8KeA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kartellerin peşine düştü"><p>Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum, 6 ayda kartellere ait 750'yi aşkın uyuşturucu laboratuvarını ortadan kaldırdı.</p><p>Meksika Güvenlik Bakanı Omar Garcia Harfuch, günlük basın toplantısında, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un görevdeki ilk 6 ayında kartellere yönelik operasyonlara ilişkin açıklama yaptı.</p><p>Harfuch, Sheinbaum'un görevdeki ilk 6 ayında ülkede kartellere ait 750'yi aşkın uyuşturucu laboratuvarının ortadan kaldırıldığını bildirdi.  Harfuch, bu operasyonların, özellikle metamfetamin üreten suç organizasyonlarında "milyonlarca dolar kayba" yol açtığını belirtti.  Uyuşturucu üretimiyle mücadele kapsamında ülkedeki 17 eyalette metamfetamin üretilen 750'yi aşkın "gizli" laboratuvar ve "toplama bölgesinin" dağıtıldığını belirten Harfuch, "yüksek etkili suçlarla" bağlantılı 17 bin 258 kişinin gözaltına alındığını aktardı.  Yetkililerin operasyon kapsamında 2 milyonu aşkın fentanil tablet, 9 bini aşkın silah ele geçirdiği belirtildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tropikal bakteri 26 kişiyi öldürdü! Uzmanlardan enfeksiyon uyarısı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tropikal-bakteri-26-kisiyi-oeldurdu-uzmanlardan-enfeksiyon-uyarisi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tropikal-bakteri-26-kisiyi-oeldurdu-uzmanlardan-enfeksiyon-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya&#039;da ortaya çıkan &quot;melioidoz&quot; salgınında 26 kişi hayatını kaybetti. Uzmanlar, bakteriyel enfeksiyona karşı uyarıda bulundu.Avustralya&#039;nın kuzeydoğusundaki Queensland eyaletinde, yoğun yağışların ardından ortaya çıkan tropikal hastalık &quot;melioidoz&quot; salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 26&#039;ya yükseldi.  Queensland Eyalet Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son verilere göre, son bir haftada biri ölümle sonuçlanan 10 yeni vaka bildirildi.Uzmanlar, şiddetli yağışların ardından bakterilerin havaya karışarak solunum yoluyla bulaşma riskinin arttığını belirtirken yetkililer, bölge halkını özellikle sel sonrası hijyen kurallarına dikkat etmeleri konusunda uyardı.&quot;Burkholderia pseudomallei&quot; adlı bakterinin neden olduğu enfeksiyon, özellikle Güneydoğu Asya ve Kuzey Avustralya’da yaygın olarak görülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6D32WSQpAE65pmIigyRfoQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tropikal, bakteri, kişiyi, öldürdü, Uzmanlardan, enfeksiyon, uyarısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6D32WSQpAE65pmIigyRfoQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250409081905473" class="type:primaryImage" alt="Tropikal bakteri 26 kişiyi öldürdü!"><p>Avustralya'da ortaya çıkan "melioidoz" salgınında 26 kişi hayatını kaybetti. Uzmanlar, bakteriyel enfeksiyona karşı uyarıda bulundu.</p><p>Avustralya'nın kuzeydoğusundaki Queensland eyaletinde, yoğun yağışların ardından ortaya çıkan tropikal hastalık "melioidoz" salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 26'ya yükseldi.  Queensland Eyalet Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son verilere göre, son bir haftada biri ölümle sonuçlanan 10 yeni vaka bildirildi.</p><p>Uzmanlar, şiddetli yağışların ardından bakterilerin havaya karışarak solunum yoluyla bulaşma riskinin arttığını belirtirken yetkililer, bölge halkını özellikle sel sonrası hijyen kurallarına dikkat etmeleri konusunda uyardı.</p><p>"Burkholderia pseudomallei" adlı bakterinin neden olduğu enfeksiyon, özellikle Güneydoğu Asya ve Kuzey Avustralya’da yaygın olarak görülüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Frontex’ten Yunanistan’a &amp;quot;hak ihlali&amp;quot; soruşturması</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/frontexten-yunanistana-hak-ihlali-sorusturmasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/frontexten-yunanistana-hak-ihlali-sorusturmasi</guid>
<description><![CDATA[ Frontex, AB üyesi Yunanistan’ın karıştığı, mültecilerin haklarının ihlal edildiğinin ileri sürüldüğü 12 olay hakkında soruşturma yürütüldüğünü duyurdu.Avrupa Birliği’nin (AB) dış sınırlarından sorumlu kurumu Frontex, Yunanistan hakkında göçmenlere yönelik hak ihlali iddialarıyla alakalı soruşturma yürüttüklerini açıkladı. Özellikle 2023 yılında Yunanistan’ın güney kıyıları açıklarında batan bir mülteci teknesinde yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesinin ardından insan hakları örgütleri Atina&#039;nın mülteci ve göçmenlere yönelik yaklaşım ve politikalarına eleştiri getiriyor.   Euronews haber sitesinin aktardığına göre, Frontex, çoğunluğu 2024 yılında gerçekleşenler olmak üzere 12 “ciddi olayı” incelediklerini söyledi. Açıklamada, başka detaya yer verilmedi.   “HER BİR OLAY ETRAFLICA İNCELENİYOR”  Frontex Sözcüsü Chris Borowski de kurumun son dönemde şikayet mekanizmasını güçlendirdiğini belirterek, “Halihazırda Yunanistan’la bağlantılı olarak 12 aktif Ciddi Olay Raporu, Temel Haklar Ofisi tarafından inceleme altında. Her biri etraflıca inceleniyor” ifadelerini kullanmıştı.   Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Yunanistan’ın mültecilere uyguladığı “geri itmeler” hakkında ocak ayında verdiği kararda bunların “sistematik” olduğuna hükmetmişti. Yunanistan’daki Kiryakos Miçotakis hükümeti ise bu iddiaları reddediyor, Yunanistan Sahil Güvenlik ekiplerinin denizde yaşanan kazalardan etkilenen ya da denizde zor durumda kalan 250 bini aşkın mülteciyi kurtardıklarını savunuyor. Hükümet, hukuka ve uluslararası yükümlülüklere de uyduklarını iddia ediyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_ewDxIHHmES9IKSzmalFMg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Frontex’ten, Yunanistan’a, hak, ihlali, soruşturması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_ewDxIHHmES9IKSzmalFMg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Frontex’ten Yunanistan’a soruşturma"><p>Frontex, AB üyesi Yunanistan’ın karıştığı, mültecilerin haklarının ihlal edildiğinin ileri sürüldüğü 12 olay hakkında soruşturma yürütüldüğünü duyurdu.</p>Avrupa Birliği’nin (AB) dış sınırlarından sorumlu kurumu Frontex, Yunanistan hakkında göçmenlere yönelik hak ihlali iddialarıyla alakalı soruşturma yürüttüklerini açıkladı. Özellikle 2023 yılında Yunanistan’ın güney kıyıları açıklarında batan bir mülteci teknesinde yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesinin ardından insan hakları örgütleri Atina'nın mülteci ve göçmenlere yönelik yaklaşım ve politikalarına eleştiri getiriyor.   Euronews haber sitesinin aktardığına göre, Frontex, çoğunluğu 2024 yılında gerçekleşenler olmak üzere 12 “ciddi olayı” incelediklerini söyledi. Açıklamada, başka detaya yer verilmedi.   <strong>“HER BİR OLAY ETRAFLICA İNCELENİYOR”</strong>  Frontex Sözcüsü Chris Borowski de kurumun son dönemde şikayet mekanizmasını güçlendirdiğini belirterek, “Halihazırda Yunanistan’la bağlantılı olarak 12 aktif Ciddi Olay Raporu, Temel Haklar Ofisi tarafından inceleme altında. Her biri etraflıca inceleniyor” ifadelerini kullanmıştı.   Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Yunanistan’ın mültecilere uyguladığı “geri itmeler” hakkında ocak ayında verdiği kararda bunların “sistematik” olduğuna hükmetmişti. Yunanistan’daki Kiryakos Miçotakis hükümeti ise bu iddiaları reddediyor, Yunanistan Sahil Güvenlik ekiplerinin denizde yaşanan kazalardan etkilenen ya da denizde zor durumda kalan 250 bini aşkın mülteciyi kurtardıklarını savunuyor. Hükümet, hukuka ve uluslararası yükümlülüklere de uyduklarını iddia ediyor. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meme kanserinde çığır açan buluş: &amp;quot;Akıllı bomba&amp;quot; tümörü yok edecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/meme-kanserinde-cigir-acan-bulus-akilli-bomba-tumoeru-yok-edecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/meme-kanserinde-cigir-acan-bulus-akilli-bomba-tumoeru-yok-edecek</guid>
<description><![CDATA[ Araştırmacılar, daha az yan etkiyle agresif meme kanseri hücrelerini hedef alan ve yok eden yeni bir tedavi yöntemi geliştirdi. Umut vaat eden yeni tedavi, ışığa duyarlı kimyasal bileşiklerin kanser hücrelerine saldırmasını sağlıyor.Michigan Eyalet Üniversitesi&#039;nden bir araştırma ekibi, agresif meme kanserini tedavi etmek için yeni bir tedavi yöntemi olan &quot;akıllı bomba&quot; geliştirmek üzere Kaliforniya Üniversitesi&#039;ndeki bilim insanlarıyla ortaklık kuruyor. Bilim insanları birlikte, siyanin-karboran tuzları adı verilen yeni ışığa duyarlı bileşik geliştiriyor.FARELERDE OLUMLU SONUÇ VERDİ  Bu bileşikler fotodinamik terapide (PDT) kullanılıyor ve fareler üzerinde yapılan deneylerde minimal yan etkilerle meme kanseri tümörlerini yok etmede umut vadediyor.Fotodinamik terapi (PDT) sürecinde ışığa duyarlı bileşikler vücuda veriliyor, bu maddeler kanser hücrelerinde birikiyor. Daha sonra vücuda uygulanan yakın kızılötesi ışıkla aktive edilen bileşikler kanser hücrelerini yok ediyor. Bu sırada sağlıklı hücreler zarar görmüyor.AKILLI BOMBA GİBİ DAVRANAN BİLEŞİKLER  İnsan gözüyle görülemeyen kızılötesi ışık, vücudun daha derinlerine nüfuz edebilir ve sağlıklı hücreleri korurken kanser hücrelerini öldüren &quot;akıllı&quot; bir bomba gibi davranan bu tuzları aktive edebilir.  Yeni bileşiklerin yalnızca kanser hücrelerinde birikmesi de tedavi sonrası hastaların ışığa karşı hassasiyet yaşamasını önlüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9QwVFK_5lkGcIT0IcKMWjw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meme, kanserinde, çığır, açan, buluş:, Akıllı, bomba, tümörü, yok, edecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9QwVFK_5lkGcIT0IcKMWjw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Meme kanserinde " ak bomba tedavisi><p>Araştırmacılar, daha az yan etkiyle agresif meme kanseri hücrelerini hedef alan ve yok eden yeni bir tedavi yöntemi geliştirdi. Umut vaat eden yeni tedavi, ışığa duyarlı kimyasal bileşiklerin kanser hücrelerine saldırmasını sağlıyor.</p><p>Michigan Eyalet Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, agresif meme kanserini tedavi etmek için yeni bir tedavi yöntemi olan "akıllı bomba" geliştirmek üzere Kaliforniya Üniversitesi'ndeki bilim insanlarıyla ortaklık kuruyor. </p><p>Bilim insanları birlikte, siyanin-karboran tuzları adı verilen yeni ışığa duyarlı bileşik geliştiriyor.</p><p><strong>FARELERDE OLUMLU SONUÇ VERDİ</strong>  Bu bileşikler fotodinamik terapide (PDT) kullanılıyor ve fareler üzerinde yapılan deneylerde minimal yan etkilerle meme kanseri tümörlerini yok etmede umut vadediyor.</p><p>Fotodinamik terapi (PDT) sürecinde ışığa duyarlı bileşikler vücuda veriliyor, bu maddeler kanser hücrelerinde birikiyor. Daha sonra vücuda uygulanan yakın kızılötesi ışıkla aktive edilen bileşikler kanser hücrelerini yok ediyor. Bu sırada sağlıklı hücreler zarar görmüyor.</p><p><strong>AKILLI BOMBA GİBİ DAVRANAN BİLEŞİKLER</strong>  İnsan gözüyle görülemeyen kızılötesi ışık, vücudun daha derinlerine nüfuz edebilir ve sağlıklı hücreleri korurken kanser hücrelerini öldüren "akıllı" bir bomba gibi davranan bu tuzları aktive edebilir.  Yeni bileşiklerin yalnızca kanser hücrelerinde birikmesi de tedavi sonrası hastaların ışığa karşı hassasiyet yaşamasını önlüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kaybolan 2 yaşındaki çocuk termal kamera ile bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kaybolan-2-yasindaki-cocuk-termal-kamera-ile-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kaybolan-2-yasindaki-cocuk-termal-kamera-ile-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Michigan eyaletinde kaybolan 2 yaşındaki çocuk, polis ekiplerinin termal kamera ile yürüttüğü arama çalışmaları sonucu ormanda bulundu.ABD’nin Michigan eyaletinde kaybolan 2 yaşındaki bir çocuk, polis ekiplerinin termal kamera yardımıyla yaptığı arama sonucu ormanda sağlıklı şekilde bulundu. Aile, cumartesi günü üzerinde sadece bebek bezi olan 2 yaşındaki çocuklarının kaybolduğunu bildirdi. Ailenin ihbarı üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Polisten yapılan açıklamada, arama çalışmalarına gece görüş özelliğine sahip drone ve helikopterlerle destek verildiği bildirildi.Termal kameralar sayesinde çocuğun vücut ısısı tespit edildi. Bulunan çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldığı belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mlUB5S8pbEWdcgV9HRqPLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kaybolan, yaşındaki, çocuk, termal, kamera, ile, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mlUB5S8pbEWdcgV9HRqPLQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kayıp çocuk termal kamera ile bulundu"><p>ABD'nin Michigan eyaletinde kaybolan 2 yaşındaki çocuk, polis ekiplerinin termal kamera ile yürüttüğü arama çalışmaları sonucu ormanda bulundu.</p><p>ABD’nin Michigan eyaletinde kaybolan 2 yaşındaki bir çocuk, polis ekiplerinin termal kamera yardımıyla yaptığı arama sonucu ormanda sağlıklı şekilde bulundu. </p><p>Aile, cumartesi günü üzerinde sadece bebek bezi olan 2 yaşındaki çocuklarının kaybolduğunu bildirdi. Ailenin ihbarı üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SLNLhxuqDk-tNJm_Tp4sZQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Polisten yapılan açıklamada, arama çalışmalarına gece görüş özelliğine sahip drone ve helikopterlerle destek verildiği bildirildi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TNAWZmfliEy002zuKoEZ4Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Termal kameralar sayesinde çocuğun vücut ısısı tespit edildi. Bulunan çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldığı belirtildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanlaon Yanardağı patladı, bölgede yangın çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kanlaon-yanardagi-patladi-boelgede-yangin-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kanlaon-yanardagi-patladi-boelgede-yangin-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Filipinler&#039;in Negros Adası&#039;nda bulunan Kanlaon Yanardağı&#039;nda dün patlama meydana geldi. Patlamanın ardından, yanardağın doğu yamacında orman yangını çıktı.Filipinler&#039;den yayın yapan &quot;Rappler&quot; internet sitesinin haberine göre, Kanlaon Yanardağı&#039;ndaki patlamanın ardından yangın çıktı. Dağın doğu yamacına yayılan yangın, kraterin yakınındaki otları ve ağaçları kül etti.  Yetkililer, devam eden volkanik faaliyetler nedeniyle yangının kontrol altına alınmasında güçlük yaşandığını, itfaiye görevlilerini yangın bölgesine göndermenin de &quot;riskli&quot; olduğunu kaydetti.  Öte yandan, volkanik faaliyetlerin sürmesi nedeniyle yangını söndürmek için hava kuvvetlerine ait helikopterlerin kullanılmasının da mümkün olmadığını belirten yetkililer, yangına müdahale konusunda alternatif yolların arandığını ifade etti.  Filipinler Volkan Bilimi ve Sismoloji Enstitüsü (Phivolcs), dün Kanlaon Yanardağı&#039;nın yerel saatle 05.51&#039;de faaliyete geçtiğini açıklamıştı.  Açıklamada, ilk raporlara göre patlama sırasında yanardağdan 4 bin metre yüksekliğe kül püskürdüğü bildirilmişti.  Bölge istasyonundaki kameralardan, püsküren lavların yamaçlardan aşağı indiği görülmüştü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YFjaJk2vQkmIDw5gekzA0w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kanlaon, Yanardağı, patladı, bölgede, yangın, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YFjaJk2vQkmIDw5gekzA0w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kanlaon Yanardağı patladı, bölgede yangın çıktı"><p>Filipinler'in Negros Adası'nda bulunan Kanlaon Yanardağı'nda dün patlama meydana geldi. Patlamanın ardından, yanardağın doğu yamacında orman yangını çıktı.</p>Filipinler'den yayın yapan "Rappler" internet sitesinin haberine göre, Kanlaon Yanardağı'ndaki patlamanın ardından yangın çıktı. Dağın doğu yamacına yayılan yangın, kraterin yakınındaki otları ve ağaçları kül etti.  Yetkililer, devam eden volkanik faaliyetler nedeniyle yangının kontrol altına alınmasında güçlük yaşandığını, itfaiye görevlilerini yangın bölgesine göndermenin de "riskli" olduğunu kaydetti.  Öte yandan, volkanik faaliyetlerin sürmesi nedeniyle yangını söndürmek için hava kuvvetlerine ait helikopterlerin kullanılmasının da mümkün olmadığını belirten yetkililer, yangına müdahale konusunda alternatif yolların arandığını ifade etti.  Filipinler Volkan Bilimi ve Sismoloji Enstitüsü (Phivolcs), dün Kanlaon Yanardağı'nın yerel saatle 05.51'de faaliyete geçtiğini açıklamıştı.  Açıklamada, ilk raporlara göre patlama sırasında yanardağdan 4 bin metre yüksekliğe kül püskürdüğü bildirilmişti.  Bölge istasyonundaki kameralardan, püsküren lavların yamaçlardan aşağı indiği görülmüştü.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eski çalışanından Meta’ya suçlama: “ABD ulusal güvenliğini tehlikeye attı”</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/eski-calisanindan-metaya-suclama-abd-ulusal-guvenligini-tehlikeye-atti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/eski-calisanindan-metaya-suclama-abd-ulusal-guvenligini-tehlikeye-atti</guid>
<description><![CDATA[ Facebook ve Instagram’ın çatı şirketi Meta’nın Çin pazarına girebilmek için ABD’nin ulusal güvenliğini tehlikeye atan eylemlerde bulunduğu iddia edildi.ABD merkezli teknoloji şirketi Meta&#039;nın eski çalışanı Sarah Wynn-Williams, şirketin Çin pazarına girebilmek için Pekin yönetimine kullanıcı verilerine erişim izni vererek ABD ulusal güvenliğini tehlikeye attığını ileri sürdü.  ‘PEKİN TALEP ETTİ, FACEBOOK’TA SANSÜR UYGULANDI”  Axios haber sitesinin haberinde, şirketin Çin politikalarını yürüten ekipte yer alan eski küresel kamu politikası direktörlerinden Wynn-Williams&#039;ın ABD Senatosu’nun alt komitesine sunacağı ifade incelendi.  İfadesinde, Meta&#039;nın Facebook adlı uygulama üzerinden Çin pazarına girmeyi hedeflediğini belirten Wynn-Williams, şirketin bu süreçte iktidardaki Çin Komünist Partisi’nin talepleri doğrultusunda muhalif içeriklere sansür uyguladığını öne sürdü.  “ABD VATANDAŞLARININ VERİLERİ PEKİN YÖNETİMİYLE PAYLAŞILDI”  Wynn-Williams, şirketi, ABD&#039;de yaşayan Çinli muhaliflerin hesaplarını erişime kapatarak ve aralarında ABD vatandaşlarının da bulunduğu kullanıcıların verilerini Pekin yönetimiyle paylaşarak ABD ulusal güvenliğini tehlikeye atmakla itham etti.  Meta&#039;nın &quot;Aldrin&quot; adını verdiği projeyle, yürürlükteki sansür ve düzenlemeleri aşarak Çin&#039;de &quot;gizli şekilde&quot; operasyon kurmayı hedeflediğini ileri süren Wynn-Williams, bu kapsamda, şirketin üst düzey yöneticilerinin 2015&#039;te Çinli yetkililerle bir araya geldiğini hatta onlara yapay zeka konusunda brifing verdiğini de iddia etti.  META’DAN İDDİALARA YANIT  Diğer yandan, şirketin sözcülerinden Andy Stone, yaptığı açıklamada, Wynn-Williams&#039;ın ifadesinin &quot;gerçeklikten kopuk ve yanlış iddialarla dolu&quot; olduğunu savundu.  Wynn-Williams, bugün Senato&#039;nun suç ve terörle mücadele alt komitesinin oturumunda ifade verecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jGTdi-Nndk6ClGb7ErQ2dg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Eski, çalışanından, Meta’ya, suçlama:, “ABD, ulusal, güvenliğini, tehlikeye, attı”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jGTdi-Nndk6ClGb7ErQ2dg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Eski çalışanından Meta'ya suçlama"><p>Facebook ve Instagram’ın çatı şirketi Meta’nın Çin pazarına girebilmek için ABD’nin ulusal güvenliğini tehlikeye atan eylemlerde bulunduğu iddia edildi.</p>ABD merkezli teknoloji şirketi Meta'nın eski çalışanı Sarah Wynn-Williams, şirketin Çin pazarına girebilmek için Pekin yönetimine kullanıcı verilerine erişim izni vererek ABD ulusal güvenliğini tehlikeye attığını ileri sürdü.  <strong>‘PEKİN TALEP ETTİ, FACEBOOK’TA SANSÜR UYGULANDI”</strong>  Axios haber sitesinin haberinde, şirketin Çin politikalarını yürüten ekipte yer alan eski küresel kamu politikası direktörlerinden Wynn-Williams'ın ABD Senatosu’nun alt komitesine sunacağı ifade incelendi.  İfadesinde, Meta'nın Facebook adlı uygulama üzerinden Çin pazarına girmeyi hedeflediğini belirten Wynn-Williams, şirketin bu süreçte iktidardaki Çin Komünist Partisi’nin talepleri doğrultusunda muhalif içeriklere sansür uyguladığını öne sürdü.  <strong>“ABD VATANDAŞLARININ VERİLERİ PEKİN YÖNETİMİYLE PAYLAŞILDI”</strong>  Wynn-Williams, şirketi, ABD'de yaşayan Çinli muhaliflerin hesaplarını erişime kapatarak ve aralarında ABD vatandaşlarının da bulunduğu kullanıcıların verilerini Pekin yönetimiyle paylaşarak ABD ulusal güvenliğini tehlikeye atmakla itham etti.  Meta'nın "Aldrin" adını verdiği projeyle, yürürlükteki sansür ve düzenlemeleri aşarak Çin'de "gizli şekilde" operasyon kurmayı hedeflediğini ileri süren Wynn-Williams, bu kapsamda, şirketin üst düzey yöneticilerinin 2015'te Çinli yetkililerle bir araya geldiğini hatta onlara yapay zeka konusunda brifing verdiğini de iddia etti.  <strong>META’DAN İDDİALARA YANIT</strong>  Diğer yandan, şirketin sözcülerinden Andy Stone, yaptığı açıklamada, Wynn-Williams'ın ifadesinin "gerçeklikten kopuk ve yanlış iddialarla dolu" olduğunu savundu.  Wynn-Williams, bugün Senato'nun suç ve terörle mücadele alt komitesinin oturumunda ifade verecek.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avustralya hükümeti, Elon Musk’a 2,7 milyon dolar ödemiş</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/avustralya-hukumeti-elon-muska-27-milyon-dolar-oedemis</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/avustralya-hukumeti-elon-muska-27-milyon-dolar-oedemis</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya’daki Albanese hükümetinin Musk’ın X’i satın almasının ardından bir yıl içinde şirkete platformda reklam vermek için 2,7 milyon dolar ödediği ortaya çıktı.Avustralya hükümetinin X sosyal medya platformunu satın aldıktan sonra ilk bir sene içinde milyarder iş insanı Elon Musk’a reklam için 2,7 milyon dolar ödediği açıklandı. Anthony Albanese hükümetinin reklamların “uygunsuz içeriklerin” yanında görünmesi sonrası reklamları bir haftalığına durdurduğu, reklamların daha sonra devam etmesine karar verildiği belirtildi.   The Guardian gazetesinin haberine göre, Avustralya hükümeti, daha sonra reklamların durdurulmasını beraberinde getiren “marka itibar” kaybına karşın, Musk X’i devraldıktan sonraki bir sene boyunca halktan toplanan vergilerin 3 milyon dolarlık kısmını X’te reklam vermek için harcadı.   REKLAMLAR ASKIYA ALINMIŞTI: “X&#039;E DÖNÜLEBİLECEĞİNE KARAR VERİLDİ”  Gazetenin Avustralya ekibinin ortaya çıkardığı bilgilerin federal maliye departmanı içindeki bir “bilgi alma hakkı” mücadelesinin ardından ortaya çıktığı, söz konusu verilere göre Kasım 2022’den Kasım 2023’e kadar 2,7 milyon dolar harcandığı ifade edildi. Musk, 28 Ekim 2022 itibarıyla, o dönemde adı Twitter olan sosyal medya platformunu tamamen satın almıştı.   Söz konusu veriler, sağlık tavsiyeleri ve bütçe inisiyatifleri ile ilgili mesajlar da dahil olmak üzere hükümet departman kampanyalarına yapılan tüm reklam harcamalarını içeriyor. Bunların arasında aşılarla ilgili reklamlar da yer alıyor.   Habere göre, söz konusu harcamalar, markaların reklamlarının “uygunsuz” içeriklerin yanında gösterildiği haberlerinin basına yansıması sonrası hükümetin reklam harcamalarını durdurma kararına karşın yapıldı.   Finans departmanından bir sözcü, söz konusu harcamaların “marka güvenlik önlemlerinin değerlendirilmesi için” askıya alındığını, ardından yeniden devam ettirildiğini belirtti. Sözcünün açıklamasına göre, yapılan incelemelerin ardından hükümetin reklam yerleştirmelerini yöneten medya ajansı “yeterli marka güvenlik önlemlerinin mevcut olduğuna” ve “reklamların 5 Ekim 2022’de, Twitter profilleri hariç olmak üzere platforma dönebileceğine” karar verdi.   “VERİLER 2026 YILINA KADAR AÇIKLANMAYACAK”  Öte yandan, X’in sahibi Elon Musk’ın ABD Başkanı Donald Trump’a olan desteğini açık bir şekilde dile getirdiği bir sonraki yıla dair verilerin Ocak 2026’ya kadar açıklanmayacağı ifade edildi. Departmandan yapılan açıklamada “verileri şimdi açıklamanın hükümetin reklam konusunda medya ile müzakere etme yetisini zayıflatabileceği” savunuldu. Bazı kaynaklar ise The Guardian Australia’ya yaptığı açıklamada, bu dönemdeki toplam reklam harcamasının da 2022-2023 dönemindekine benzer olduğunu söyledi.   Musk, Albanese hükümetini daha sonra vazgeçtiği “yalan haber/mezenformasyon” yasa tasarısı dolayısıyla hükümeti “faşist” sözüyle tarif etmişti. Musk, X’teki içerik moderasyonuyla ilgili olarak Avustralya’nı çevrimiçi güvenlik düzenleyici kurumu ile hukuk mücadelesine girişmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6FN_D-xc9kic4UkTl8avsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avustralya, hükümeti, Elon, Musk’a, 2, 7, milyon, dolar, ödemiş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6FN_D-xc9kic4UkTl8avsw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avustralya, Musk'a 2,7 milyon ödemiş"><p>Avustralya’daki Albanese hükümetinin Musk’ın X’i satın almasının ardından bir yıl içinde şirkete platformda reklam vermek için 2,7 milyon dolar ödediği ortaya çıktı.</p>Avustralya hükümetinin X sosyal medya platformunu satın aldıktan sonra ilk bir sene içinde milyarder iş insanı Elon Musk’a reklam için 2,7 milyon dolar ödediği açıklandı. Anthony Albanese hükümetinin reklamların “uygunsuz içeriklerin” yanında görünmesi sonrası reklamları bir haftalığına durdurduğu, reklamların daha sonra devam etmesine karar verildiği belirtildi.   The Guardian gazetesinin haberine göre, Avustralya hükümeti, daha sonra reklamların durdurulmasını beraberinde getiren “marka itibar” kaybına karşın, Musk X’i devraldıktan sonraki bir sene boyunca halktan toplanan vergilerin 3 milyon dolarlık kısmını X’te reklam vermek için harcadı.   <strong>REKLAMLAR ASKIYA ALINMIŞTI: “X'E DÖNÜLEBİLECEĞİNE KARAR VERİLDİ”</strong>  Gazetenin Avustralya ekibinin ortaya çıkardığı bilgilerin federal maliye departmanı içindeki bir “bilgi alma hakkı” mücadelesinin ardından ortaya çıktığı, söz konusu verilere göre Kasım 2022’den Kasım 2023’e kadar 2,7 milyon dolar harcandığı ifade edildi. Musk, 28 Ekim 2022 itibarıyla, o dönemde adı Twitter olan sosyal medya platformunu tamamen satın almıştı.   Söz konusu veriler, sağlık tavsiyeleri ve bütçe inisiyatifleri ile ilgili mesajlar da dahil olmak üzere hükümet departman kampanyalarına yapılan tüm reklam harcamalarını içeriyor. Bunların arasında aşılarla ilgili reklamlar da yer alıyor.   Habere göre, söz konusu harcamalar, markaların reklamlarının “uygunsuz” içeriklerin yanında gösterildiği haberlerinin basına yansıması sonrası hükümetin reklam harcamalarını durdurma kararına karşın yapıldı.   Finans departmanından bir sözcü, söz konusu harcamaların “marka güvenlik önlemlerinin değerlendirilmesi için” askıya alındığını, ardından yeniden devam ettirildiğini belirtti. Sözcünün açıklamasına göre, yapılan incelemelerin ardından hükümetin reklam yerleştirmelerini yöneten medya ajansı “yeterli marka güvenlik önlemlerinin mevcut olduğuna” ve “reklamların 5 Ekim 2022’de, Twitter profilleri hariç olmak üzere platforma dönebileceğine” karar verdi.   <strong>“VERİLER 2026 YILINA KADAR AÇIKLANMAYACAK”</strong>  Öte yandan, X’in sahibi Elon Musk’ın ABD Başkanı Donald Trump’a olan desteğini açık bir şekilde dile getirdiği bir sonraki yıla dair verilerin Ocak 2026’ya kadar açıklanmayacağı ifade edildi. Departmandan yapılan açıklamada “verileri şimdi açıklamanın hükümetin reklam konusunda medya ile müzakere etme yetisini zayıflatabileceği” savunuldu. Bazı kaynaklar ise The Guardian Australia’ya yaptığı açıklamada, bu dönemdeki toplam reklam harcamasının da 2022-2023 dönemindekine benzer olduğunu söyledi.   Musk, Albanese hükümetini daha sonra vazgeçtiği “yalan haber/mezenformasyon” yasa tasarısı dolayısıyla hükümeti “faşist” sözüyle tarif etmişti. Musk, X’teki içerik moderasyonuyla ilgili olarak Avustralya’nı çevrimiçi güvenlik düzenleyici kurumu ile hukuk mücadelesine girişmişti. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>13 haftada 9 ameliyat geçirdi: Kafatasını midesinde taşıdı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/13-haftada-9-ameliyat-gecirdi-kafatasini-midesinde-tasidi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/13-haftada-9-ameliyat-gecirdi-kafatasini-midesinde-tasidi</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de &quot;kavernom&quot; teşhisi konulan 16 yaşındaki hasta, 13 haftada 9 beyin ameliyatı geçirdi.İngiltere&#039;de yaşayan 16 yaşındaki Ellie Morris-Davies &quot;nadir&quot; görülen beyin kanaması sonrası kafatasının bir kısmını midesinde taşıdı.  İngiltere&#039;nin Liverpool şehrinde geçen yıl nadir görülen &quot;kavernom&quot; teşhisi konulan Ellie Morris-Davies, 13 haftada 9 beyin ameliyatı geçirdi.Tedavi süreci sırasında doktorlar, enfeksiyon riskini azaltmak ve iyileşme sürecini kolaylaştırmak amacıyla kafatasının bir bölümünü geçici olarak karın boşluğuna yerleştirdi.Doktorlar bu tıbbi müdahalenin, genç kızın yaşamını kurtaran önemli bir adım olduğunu ifade etti.Ellie, geçirdiği operasyonların ardından yürümeyi, konuşmayı ve yutmayı yeniden öğrendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kdq9OoyWhUKMMp3DrKv6Nw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>haftada, ameliyat, geçirdi:, Kafatasını, midesinde, taşıdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kdq9OoyWhUKMMp3DrKv6Nw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kafatasını midesinde taşıdı"><p>İngiltere'de "kavernom" teşhisi konulan 16 yaşındaki hasta, 13 haftada 9 beyin ameliyatı geçirdi.</p><p>İngiltere'de yaşayan 16 yaşındaki Ellie Morris-Davies "nadir" görülen beyin kanaması sonrası kafatasının bir kısmını midesinde taşıdı.  İngiltere'nin Liverpool şehrinde geçen yıl nadir görülen "kavernom" teşhisi konulan Ellie Morris-Davies, 13 haftada 9 beyin ameliyatı geçirdi.</p><p>Tedavi süreci sırasında doktorlar, enfeksiyon riskini azaltmak ve iyileşme sürecini kolaylaştırmak amacıyla kafatasının bir bölümünü geçici olarak karın boşluğuna yerleştirdi.</p><p>Doktorlar bu tıbbi müdahalenin, genç kızın yaşamını kurtaran önemli bir adım olduğunu ifade etti.</p><p>Ellie, geçirdiği operasyonların ardından yürümeyi, konuşmayı ve yutmayı yeniden öğrendi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya’da aşırı sağcı AfD ilk kez anketlerde birinci sırada</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/almanyada-asiri-sagci-afd-ilk-kez-anketlerde-birinci-sirada</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/almanyada-asiri-sagci-afd-ilk-kez-anketlerde-birinci-sirada</guid>
<description><![CDATA[ Almanya’da bir anket, son seçimde ikinci olan AfD’nin oy oranının seçimin galibi CDU/CSU’yu geçtiğini ortaya koydu. AfD, ilk defa bir ankette birinci oldu.Almanya’da 23 Şubat’ta yapılan erken genel seçimin ardından sandıktan birinci çıkan Hristiyan Birlik partileri CDU/CSU ve tarihinin en büyük seçim yenilgisini yaşayan Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında kurulacak koalisyon hükümetine dair anlaşmanın bugün açıklanması beklenirken, yapılan bir anket CDU/CSU’nun oylarında devam eden erimeyi bir kez daha gözler önüne serdi.  Ipsos Enstitüsü’nün anketine göre, seçimi ikinci sırada tamamlayan aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, oylarını 3 puan artırarak yüzde 25’e ulaştı. Reuters haber ajansı, CDU/CSU&#039;nun oy oranının yüzde 24 olduğuna işaret ederek, AfD’nin ankette birinci sıraya yerleşmesinin bir ilk olduğunu aktardı.  WEİDEL’DAN ANKET YORUMU: HALK DEĞİŞİM İSTİYOR  Seçimde CDU/CSU toplam yüzde 28,6 oy alırken, AfD yüzde 20,8 ile ikinci sıraya yerleşmişti. Ancak, AfD Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra geleneksel olarak aşırı sağ partilere çekilen “güvenlik duvarı” sebebiyle koalisyon görüşmelerine davet edilmemişti. Ipsos anketine göre, ülkenin yeni başbakanı olacağına kesin gözüyle bakılan Friedrich Merz’in liderliğindeki CDU ile CSU’dan oluşan muhafazakar bloğu, 5 puan kaybederek yüzde 24 oy aldı ve bu sonuçla AfD’nin arkasından ikinci sıraya yerleşti. Ipsos’un anketi, mevcut Federal Başbakan Olaf Scholz’un SPD’sinin oy oranının yüzde 15 seviyesinde olmayı sürdürdüğünü ortaya koydu.   AfD Eş Genel Başkanı ve federal başbakan adayı Alice Weidel, son anket sonuçlarını X hesabından paylaşarak, “İnsanlar siyasi değişim istiyor, CDU/CSU ile SPD’nin ‘işler her zamanki gibi’ koalisyonunu değil” dedi.   BİLD ANKETİNE GÖRE BAŞABAŞLARDI  Bild gazetesinin Pazar Insa anketine göre, seçimde toplam 28,6 oy alan CDU/CSU’nun oy oranı yüzde 24’e gerilerken, AfD’nin de oylarını artırdığı ve CDU/CSU gibi yüzde 24 oy alacağı görülmüştü. İki partinin oylarının eşitlenmesinin de Almanya için bir ilk olduğu değerlendirmesi yapılmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JMelrQ3ZI0iZQP1-9-suiQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Almanya’da, aşırı, sağcı, AfD, ilk, kez, anketlerde, birinci, sırada</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JMelrQ3ZI0iZQP1-9-suiQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Almanya'da AfD ankette ilk sırada"><p>Almanya’da bir anket, son seçimde ikinci olan AfD’nin oy oranının seçimin galibi CDU/CSU’yu geçtiğini ortaya koydu. AfD, ilk defa bir ankette birinci oldu.</p>Almanya’da 23 Şubat’ta yapılan erken genel seçimin ardından sandıktan birinci çıkan Hristiyan Birlik partileri CDU/CSU ve tarihinin en büyük seçim yenilgisini yaşayan Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında kurulacak koalisyon hükümetine dair anlaşmanın bugün açıklanması beklenirken, yapılan bir anket CDU/CSU’nun oylarında devam eden erimeyi bir kez daha gözler önüne serdi.  Ipsos Enstitüsü’nün anketine göre, seçimi ikinci sırada tamamlayan aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, oylarını 3 puan artırarak yüzde 25’e ulaştı. Reuters haber ajansı, CDU/CSU'nun oy oranının yüzde 24 olduğuna işaret ederek, AfD’nin ankette birinci sıraya yerleşmesinin bir ilk olduğunu aktardı.  <strong>WEİDEL’DAN ANKET YORUMU: HALK DEĞİŞİM İSTİYOR</strong>  Seçimde CDU/CSU toplam yüzde 28,6 oy alırken, AfD yüzde 20,8 ile ikinci sıraya yerleşmişti. Ancak, AfD Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra geleneksel olarak aşırı sağ partilere çekilen “güvenlik duvarı” sebebiyle koalisyon görüşmelerine davet edilmemişti. Ipsos anketine göre, ülkenin yeni başbakanı olacağına kesin gözüyle bakılan Friedrich Merz’in liderliğindeki CDU ile CSU’dan oluşan muhafazakar bloğu, 5 puan kaybederek yüzde 24 oy aldı ve bu sonuçla AfD’nin arkasından ikinci sıraya yerleşti. Ipsos’un anketi, mevcut Federal Başbakan Olaf Scholz’un SPD’sinin oy oranının yüzde 15 seviyesinde olmayı sürdürdüğünü ortaya koydu.   AfD Eş Genel Başkanı ve federal başbakan adayı Alice Weidel, son anket sonuçlarını X hesabından paylaşarak, “İnsanlar siyasi değişim istiyor, CDU/CSU ile SPD’nin ‘işler her zamanki gibi’ koalisyonunu değil” dedi.   <strong>BİLD ANKETİNE GÖRE BAŞABAŞLARDI</strong>  Bild gazetesinin Pazar Insa anketine göre, seçimde toplam 28,6 oy alan CDU/CSU’nun oy oranı yüzde 24’e gerilerken, AfD’nin de oylarını artırdığı ve CDU/CSU gibi yüzde 24 oy alacağı görülmüştü. İki partinin oylarının eşitlenmesinin de Almanya için bir ilk olduğu değerlendirmesi yapılmıştı. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Le Pen’i mahkum eden hakime ölüm tehdidine gözaltı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/le-peni-mahkum-eden-hakime-oelum-tehdidine-goezalti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/le-peni-mahkum-eden-hakime-oelum-tehdidine-goezalti</guid>
<description><![CDATA[ Aşırı sağcı siyasetçi Le Pen hakkında siyasi yasak kararı veren hakimi ölümle tehdit ettiği ileri sürülen 76 yaşındaki bir erkek Paris’te gözaltına alındı.Fransa’da aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen hakkında Avrupa Birliği (AB) fonlarının usulsüz kullanıldığı suçlamasıyla siyaset yasağı veren yargıca ölüm tehdidinde bulunduğu iddia edilen şüpheli gözaltına alındı.  Başkent Paris’in kuzeydoğusundaki Bobigny Savcılığı’ndan bugün yapılan açıklamada, şüphelinin 76 yaşındaki bir erkek olduğu kaydedildi ancak ismi belirtilmedi. Şüpheli, sosyal medya platformu X’teki hesabından yaptığı paylaşımda, bir giyotin fotoğrafına yer vermiş ve Le Pen’in mahkum eden Benedicte de Perthuis’ye atıfla hakimin “bunu hak ettiğini” yazmıştı. Hakim De Perthuis, ölüm tehditleri almasının ve ev adresinin internette paylaşılmasının ardından polis korumasına alınmıştı. Hakimin fotoğrafları ayrıca sosyal medyada ve aşırı sağ yayınlar yapan internet sitelerinde de paylaşılmıştı.   LE PEN, ÖLÜM TEHDİTLERİNİ ELEŞTİRMİŞTİ  Söz konusu sosyal medya paylaşımını yapan kişinin 8 Nisan Salı günü yerel saatle 10.30 sıralarında Paris’in La Garenne-Colombes bölgesinde gözaltına alındığı açıklandı. Savcılığın açıklamasına göre, şüphelinin ölüm tehditlerinde bulunduğundan ve bir yargı yetkilisine saygısızlık ve itaatsizlik ettiğinden şüpheleniliyor.   Hakim De Perthuis, mart ayında aralarında Le Pen’in de olduğu, aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisine mensup 20’yi aşkın siyasetçiyi AB fonlarıyla ilgili usulsüzlük ve zimmete geçirme suçlamasıyla mahkum etmişti. Hakim, Le Pen hakkında verilen 5 yıllık siyaset yasağının derhal yürürlüğe girmesine hükmetmişti. Bu kararın istinaf mahkemesi tarafından bozulmaması halinde Le Pen’in 2027’deki cumhurbaşkanı seçiminde yarışması mümkün olmayacak.Le Pen, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada, “cadı avının mağduru olduğunu” savunmuş ve hakimlerin demokrasiye müdahale ettiğini ileri sürmüştü. Yargıçlara yönelik ölüm tehditlerini de eleştiren aşırı sağcı siyasetçi, hakkındaki yasak kararının kaldırılması için tüm hukuki yollara başvuracağını açıklamıştı.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pIi84CR8UkaWyEsKrC9SpA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pen’i, mahkum, eden, hakime, ölüm, tehdidine, gözaltı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pIi84CR8UkaWyEsKrC9SpA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fransa'da ölüm tehdidine gözaltı"><p>Aşırı sağcı siyasetçi Le Pen hakkında siyasi yasak kararı veren hakimi ölümle tehdit ettiği ileri sürülen 76 yaşındaki bir erkek Paris’te gözaltına alındı.</p><p>Fransa’da aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen hakkında Avrupa Birliği (AB) fonlarının usulsüz kullanıldığı suçlamasıyla siyaset yasağı veren yargıca ölüm tehdidinde bulunduğu iddia edilen şüpheli gözaltına alındı.  Başkent Paris’in kuzeydoğusundaki Bobigny Savcılığı’ndan bugün yapılan açıklamada, şüphelinin 76 yaşındaki bir erkek olduğu kaydedildi ancak ismi belirtilmedi. Şüpheli, sosyal medya platformu X’teki hesabından yaptığı paylaşımda, bir giyotin fotoğrafına yer vermiş ve Le Pen’in mahkum eden Benedicte de Perthuis’ye atıfla hakimin “bunu hak ettiğini” yazmıştı. Hakim De Perthuis, ölüm tehditleri almasının ve ev adresinin internette paylaşılmasının ardından polis korumasına alınmıştı. Hakimin fotoğrafları ayrıca sosyal medyada ve aşırı sağ yayınlar yapan internet sitelerinde de paylaşılmıştı.   <strong>LE PEN, ÖLÜM TEHDİTLERİNİ ELEŞTİRMİŞTİ</strong>  Söz konusu sosyal medya paylaşımını yapan kişinin 8 Nisan Salı günü yerel saatle 10.30 sıralarında Paris’in La Garenne-Colombes bölgesinde gözaltına alındığı açıklandı. Savcılığın açıklamasına göre, şüphelinin ölüm tehditlerinde bulunduğundan ve bir yargı yetkilisine saygısızlık ve itaatsizlik ettiğinden şüpheleniliyor.   Hakim De Perthuis, mart ayında aralarında Le Pen’in de olduğu, aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisine mensup 20’yi aşkın siyasetçiyi AB fonlarıyla ilgili usulsüzlük ve zimmete geçirme suçlamasıyla mahkum etmişti. Hakim, Le Pen hakkında verilen 5 yıllık siyaset yasağının derhal yürürlüğe girmesine hükmetmişti. Bu kararın istinaf mahkemesi tarafından bozulmaması halinde Le Pen’in 2027’deki cumhurbaşkanı seçiminde yarışması mümkün olmayacak.</p><p>Le Pen, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada, “cadı avının mağduru olduğunu” savunmuş ve hakimlerin demokrasiye müdahale ettiğini ileri sürmüştü. Yargıçlara yönelik ölüm tehditlerini de eleştiren aşırı sağcı siyasetçi, hakkındaki yasak kararının kaldırılması için tüm hukuki yollara başvuracağını açıklamıştı.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Genç gazeteciyi boğarak öldürmüştü: &amp;apos;&amp;apos;Obez&amp;apos;&amp;apos; katilin son sözleri ortaya çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/genc-gazeteciyi-bogarak-oeldurmustu-obez-katilin-son-soezleri-ortaya-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/genc-gazeteciyi-bogarak-oeldurmustu-obez-katilin-son-soezleri-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ 25 yıl önce Miami&#039;de bir gazeteciyi boğarak öldüren 48 yaşındaki Michael Tanzi, geçtiğimiz Salı günü Florida&#039;da idam edildi. Aşırı yeme alışkanlığı nedeniyle &#039;&#039;obez&#039;&#039; olarak nitelendirilen katilin son sözleri, dikkat çekti.2000 yılında Miami Herald gazetesi çalışanı Janet Acosta&#039;yı kaçıran Michael Tanzi, genç kadını boğduktan sonra cesedini Florida&#039;da bir adaya bırakmıştı.İTİRAZ REDDEDİLDİKatilin avukatları, Michael Tanzi&#039;nin obez olduğunu ve siyatik ağrıları nedeniyle enjeksiyon sırasında acı çekebileceğini belirterek, infazı durdurmaya çalıştı. Ancak Florida Yüksek Mahkemesi, bu itirazı reddetti.Newsweek&#039;in haberine göre cezaevi yetkilileri, Tanzi&#039;nin son yemeğinin domuz pirzolası, pastırma, fırında patates, mısır, soda, dondurma ve bir çikolatadan oluştuğunu söyledi.ÖZÜR DİLEDİKatilin son sözlerinde, yıllar önce öldürdüğü gazetecinin ailesine seslenerek &#039;&#039;Onlardan özür diliyorum&#039;&#039; dediği öğrenildi.Tanzi&#039;nin Acosta&#039;yı bağladıktan sonra genç kadına cinsel saldırıda bulunduğu da ortaya çıkmıştı.&#039;&#039;TEKRAR NEFES ALABİLİYORUM&#039;&#039;Janet Acosta&#039;nın kız kardeşi Julie Andrew, adaletin yerini bulmasından memnun olduğunu söyleyerek, &quot;Kalbim hafifledi, tekrar nefes alabiliyorum&#039;&#039; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FcTOOUHkokaPhCeLF9vHVA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Genç, gazeteciyi, boğarak, öldürmüştü:, Obez, katilin, son, sözleri, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FcTOOUHkokaPhCeLF9vHVA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="''Obez'' katilin son sözleri ortaya çıktı"><p>25 yıl önce Miami'de bir gazeteciyi boğarak öldüren 48 yaşındaki Michael Tanzi, geçtiğimiz Salı günü Florida'da idam edildi. Aşırı yeme alışkanlığı nedeniyle ''obez'' olarak nitelendirilen katilin son sözleri, dikkat çekti.</p><p>2000 yılında Miami Herald gazetesi çalışanı Janet Acosta'yı kaçıran Michael Tanzi, genç kadını boğduktan sonra cesedini Florida'da bir adaya bırakmıştı.</p><p><strong>İTİRAZ REDDEDİLDİ</strong></p><p>Katilin avukatları, Michael Tanzi'nin obez olduğunu ve siyatik ağrıları nedeniyle enjeksiyon sırasında acı çekebileceğini belirterek, infazı durdurmaya çalıştı. Ancak Florida Yüksek Mahkemesi, bu itirazı reddetti.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7Y-jGXjEn0m1xG41ei3OyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Newsweek'in haberine göre cezaevi yetkilileri, Tanzi'nin son yemeğinin domuz pirzolası, pastırma, fırında patates, mısır, soda, dondurma ve bir çikolatadan oluştuğunu söyledi.</p><p><strong>ÖZÜR DİLEDİ</strong></p><p>Katilin son sözlerinde, yıllar önce öldürdüğü gazetecinin ailesine seslenerek ''Onlardan özür diliyorum'' dediği öğrenildi.</p><p>Tanzi'nin Acosta'yı bağladıktan sonra genç kadına cinsel saldırıda bulunduğu da ortaya çıkmıştı.</p><p><strong>''TEKRAR NEFES ALABİLİYORUM''</strong></p><p>Janet Acosta'nın kız kardeşi Julie Andrew, adaletin yerini bulmasından memnun olduğunu söyleyerek, "Kalbim hafifledi, tekrar nefes alabiliyorum'' ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en hızlı internetine sahip ülkeler 2025 belli oldu: Türkiye kaçıncı sırada?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-hizli-internetine-sahip-ulkeler-2025-belli-oldu-turkiye-kacinci-sirada</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-hizli-internetine-sahip-ulkeler-2025-belli-oldu-turkiye-kacinci-sirada</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en hızlı internetine sahip ülkeler sıralaması belli oldu. Türkiye&#039;de internet hızı yıllardır tartışma konusu olmaya devam ederken, dünya genelinde internet hızlarına ilişkin yeni bir rapor yayımlandı. Popüler hız testi platformu Speedtest tarafından paylaşılan veriler, Türkiye’nin dijital altyapı konusundaki konumunu ve diğer ülkelerle karşılaştırmasını yayımladı. Peki Türkiye, internet hızında dünya sıralamasında kaçıncı sırada?Global internet hızı ölçüm platformu Speedtest by Ookla’nın 2025 verilerine göre, Türkiye&#039;nin ortalama sabit genişbant internet hızındaki sıralaması belli oldu. Son yıllarda dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte, hızlı ve kesintisiz internet bağlantısına olan ihtiyaç daha da arttı. Türkiye&#039;de pek çok kullanıcı hâlâ düşük hız, yüksek ping ve kesintiler nedeniyle şikayetlerini dile getiriyor. Peki, dünyanın en hızlı internetine sahip ülkeleri kimler? Türkiye kaçıncı sırada?Türkiye, son yıllarda internet altyapısında önemli adımlar attı. Ancak rakip ülkelerle kıyaslandığında hâlâ istenilenin uzağında yer alıyor.İşte dünyanın en hızlı internetine sahip 20 ülke ve Türkiye&#039;nin global sıralamadaki yeri;Speedtest tarafından paylaşılan güncel küresel internet hızı raporu, hem mobil hem de sabit geniş bant internet hızlarını kapsıyor. Verilere göre:Geniş bant internet hızında Türkiye, ortalama 50,71 Mbps ile 101. sırada yer alıyor.Mobil internet kategorisinde ise ortalama 66,39 Mbps hızla 60. sıraya yerleşmiş durumda. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dPylJ8X2fEuYcQCZwG4zag.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, hızlı, internetine, sahip, ülkeler, 2025, belli, oldu:, Türkiye, kaçıncı, sırada</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dPylJ8X2fEuYcQCZwG4zag.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın en hızlı internetine sahip ülkeler 2025 belli oldu: Türkiye kaçıncı sırada?"><p>Dünyanın en hızlı internetine sahip ülkeler sıralaması belli oldu. Türkiye'de internet hızı yıllardır tartışma konusu olmaya devam ederken, dünya genelinde internet hızlarına ilişkin yeni bir rapor yayımlandı. Popüler hız testi platformu Speedtest tarafından paylaşılan veriler, Türkiye’nin dijital altyapı konusundaki konumunu ve diğer ülkelerle karşılaştırmasını yayımladı. Peki Türkiye, internet hızında dünya sıralamasında kaçıncı sırada?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dIvB2NgC30yIHvX6kuBR8g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Global internet hızı ölçüm platformu Speedtest by Ookla’nın 2025 verilerine göre, Türkiye'nin ortalama sabit genişbant internet hızındaki sıralaması belli oldu. Son yıllarda dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte, hızlı ve kesintisiz internet bağlantısına olan ihtiyaç daha da arttı. Türkiye'de pek çok kullanıcı hâlâ düşük hız, yüksek ping ve kesintiler nedeniyle şikayetlerini dile getiriyor. Peki, dünyanın en hızlı internetine sahip ülkeleri kimler? Türkiye kaçıncı sırada?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SqzEhDdEzkqgnBIa1fU2uw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye, son yıllarda internet altyapısında önemli adımlar attı. Ancak rakip ülkelerle kıyaslandığında hâlâ istenilenin uzağında yer alıyor.İşte dünyanın en hızlı internetine sahip 20 ülke ve Türkiye'nin global sıralamadaki yeri;</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N8tsET5S6kiaxMSiLjx4Sw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qUT1V9MflE6HdWuCttba-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tWlbESoGyEmyiO1SAey9bg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3kE3FTvuNU-KbuTeU4xWvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z-Bbf-5sMkOpOBrboEymNw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tsl6trzoOUOZi7SHcnu6Ig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BjijKRx5oESu3vTM4zdRTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zlxi0kphkEOYYZoajQNxkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vi_z2L41KU6IPuYsSn_dsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1x1zVxY5OUi7fg2y-XFjTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NfZGGLp3lEWx4Jo2IS_3Cg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4Gr1ph9STEGwc71O1QgVrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yO3Nv2aUakSMfvQmvHpYhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mrKut2ezdkCxfS23cMiYoQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/thT7ZwbLiUmPStS33padEA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SwGNHgj9eE6qo17rcdo4_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GAtyBErtBUeKO5kVMP-f-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cO34bc8QBUehgSVroBvaDQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xEHXsTNKDUi_qDk-N7awlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3uaScpE2YUGWcDftMZLyJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h-1P9o7Cjkmio-b1v6rRpw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Speedtest tarafından paylaşılan güncel küresel internet hızı raporu, hem mobil hem de sabit geniş bant internet hızlarını kapsıyor. Verilere göre:Geniş bant internet hızında Türkiye, ortalama 50,71 Mbps ile 101. sırada yer alıyor.Mobil internet kategorisinde ise ortalama 66,39 Mbps hızla 60. sıraya yerleşmiş durumda.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail’den Gazze’de eve hava saldırısı: 29 Filistinli hayatını kaybetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilden-gazzede-eve-hava-saldirisi-29-filistinlihayatini-kaybetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilden-gazzede-eve-hava-saldirisi-29-filistinlihayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusunun Gazze kentindeki Şucaiyye Mahallesi’nde bir eve düzenlediği saldırıda aralarında çocukların da olduğu en az 29 Filistinli öldü, 50 kişi yaralandı.Gazze Şeridi’nde ateşkesi bozarak yeniden saldırı başlatan İsrail ordusu, Gazze kentindeki Şucaiyye Mahallesi’nde bir eve hava saldırısı düzenledi. Sağlık yetkilileri, saldırıda en az 29 Filistinlinin öldüğünü, 50 kişinin yaralandığını açıkladı. Ölenlerin arasında çocukların da olduğu bilgisi verildi.   Bugün Gazze kentinin doğusundaki çok katlı eve düzenlenen saldırıda halen çok sayıda kayıp olduğu, bazı kişilerin enkaz altında olduğu belirtildi. Saldırıda evin yakınındaki diğer evlerin de hasar gördüğü aktarıldı. İsrail ordusu, olaya ilişkin henüz bir açıklama yapmazken, ordu, geçen hafta mahallede yaşayanlara yönelik bir tahliye emri yayınlamıştı.   İSRAİL ATEŞKESİ BOZDU, GAZZE’YE YENİDEN SALDIRI BAŞLATTI  İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı. İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1482 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 688 kişi yaralandı. İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 846&#039;ya yaralıların sayısı 115 bin 729’a yükseldi.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas&#039;a karşı &quot;gittikçe artan askeri güçle&quot; hareket edeceğini duyurdu. Hamas ise &quot;İsrail&#039;in verdiği sözlere uymadığını ve ateşkese arabulucu ülkelerin gözü önünde sorumluluklarını yerine getirmeyerek Gazze Şeridi&#039;nde Filistin halkına karşı soykırımı yeniden başlattığını&quot; açıkladı.  İsrail&#039;in Gazze&#039;ye saldırıları, Başbakan Binyamin Netanyahu&#039;nun iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü&#039;nü görevden alması gibi tartışmalı siyasi adımlarının gölgesinde başlatması dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XXttRfxq40yPaWKKSmnfWw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail’den, Gazze’de, eve, hava, saldırısı:, Filistinli hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XXttRfxq40yPaWKKSmnfWw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail Gazze'de eve saldırdı: 26 ölü"><p>İsrail ordusunun Gazze kentindeki Şucaiyye Mahallesi’nde bir eve düzenlediği saldırıda aralarında çocukların da olduğu en az 29 Filistinli öldü, 50 kişi yaralandı.</p>Gazze Şeridi’nde ateşkesi bozarak yeniden saldırı başlatan İsrail ordusu, Gazze kentindeki Şucaiyye Mahallesi’nde bir eve hava saldırısı düzenledi. Sağlık yetkilileri, saldırıda en az 29 Filistinlinin öldüğünü, 50 kişinin yaralandığını açıkladı. Ölenlerin arasında çocukların da olduğu bilgisi verildi.   Bugün Gazze kentinin doğusundaki çok katlı eve düzenlenen saldırıda halen çok sayıda kayıp olduğu, bazı kişilerin enkaz altında olduğu belirtildi. Saldırıda evin yakınındaki diğer evlerin de hasar gördüğü aktarıldı. İsrail ordusu, olaya ilişkin henüz bir açıklama yapmazken, ordu, geçen hafta mahallede yaşayanlara yönelik bir tahliye emri yayınlamıştı.   <strong>İSRAİL ATEŞKESİ BOZDU, GAZZE’YE YENİDEN SALDIRI BAŞLATTI</strong>  İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı. İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1482 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 688 kişi yaralandı. İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 846'ya yaralıların sayısı 115 bin 729’a yükseldi.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas'a karşı "gittikçe artan askeri güçle" hareket edeceğini duyurdu. Hamas ise "İsrail'in verdiği sözlere uymadığını ve ateşkese arabulucu ülkelerin gözü önünde sorumluluklarını yerine getirmeyerek Gazze Şeridi'nde Filistin halkına karşı soykırımı yeniden başlattığını" açıkladı.  İsrail'in Gazze'ye saldırıları, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü'nü görevden alması gibi tartışmalı siyasi adımlarının gölgesinde başlatması dikkat çekti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;İran görüşmeleri: Müzakere masasında ne var?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-iran-goerusmeleri-muzakere-masasinda-ne-var</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-iran-goerusmeleri-muzakere-masasinda-ne-var</guid>
<description><![CDATA[ İran ile ABD, cumartesi günü Umman&#039;da müzakere masasına oturacak. İranlılar müzakerelerin dolaylı ABD&#039;liler ise doğrudan olacağını söylüyor. Peki hangi konular müzakere edilecek?ABD&#039;de Donald Trump yönetimi, belli taleplerle birlikte İran ile müzakere masasına oturmaya hazırlanıyor.  Bu taleplere göre İran&#039;ın uranyum zenginleştirmeye son vermesi, elindeki uranyum stoğunu devretmesi, nükleer tesislerini tamamen dağıtması ve füze programına son vermesi gerekiyor.  Ayrıca Hamas, Hizbullah ve diğer vekil güçlere desteğin tamamen kesilmesi de ABD&#039;nin talepleri arasında.TRUMP&#039;IN ŞARTLARI ÇOK DAHA SERT  Obama döneminde İran ile 2015&#039;te varılan anlaşma İran&#039;ın zenginleştirilmiş uranyum stoğunun kısıtlanmasını öngörüyordu.  Bu anlaşmadan 2018&#039;de çekilen Donald Trump, şimdi Obama dönemindekinden çok daha sert bir anlaşmayı İran yönetimine kabul ettirmeyi istiyor. Bu taleplerin ise İran için kabul edilmesinin zor olduğuna dikkat çekiliyor.  &quot;TRUMP ESNEKLİK GÖSTEREBİLİR&quot;  Ancak Amerikan New York Times gazetesi, Trump&#039;ın daha önce de bu tür müzakereler öncesinde elini yüksek açtığına dikkat çekerek ilerleyen süreçte bu taleplerle ilgili esneklik gösterebileceğini yazdı.  İran&#039;ın nükleer programını 2015&#039;te Trump yönetiminin çekilmesinin ardından çok daha fazla geliştirmesi de müzakereler için sıkıntılı bir durum olarak niteleniyor. İran şu an yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum üretiyor, bununla bomba yapımına yaklaştığına dikkat çekiliyor.   İran&#039;ın ellinde halen 6 nükleer bomba yapabilecek kadar uranyum bulunduğu belirtiliyor. Ancak belli aşamalardan geçirilerek nükleer bomba elde etmesinin uzun zaman alacağı tahmin ediliyor. Amerikan istihbaratına göre İranlı silah mühendisleri ellerindeki nükleer yakıtın bir yıl ya da daha fazla sürede değil aylar içinde bombaya dönüştürülebilmesi için çalışmalar yürütüyor.  ZAMAN KISITLAMASI DA SORUN  Müzakelerde bir başka sorunsa zaman kısıtlaması.  Nükleer anlaşmada tetik mekanizması olarak adlandırılan ve İran&#039;a anlaşmayı ihlal ettiği gerekçesiyle Birleşmiş Milletler yaptırımlarının yeniden uygulanmasını öngören kararın süresi 18 Ekim&#039;de doluyor.  Nükleer anlaşmanın Avrupalı tarafları İran ile anlaşamazsa tetik mekanizmasını işletecekleri tehdidinde bulundu. İran ise tetik mekanizmasının işletilmesi halinde Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesinin Anlaşması&#039;ndan çekileceğini söylüyor. Bu, İran&#039;ın nükleer programındaki denetimlerin tamamen sona ereceği anlamına geliyor.  ABD VE İSRAİL&#039;İN POTANSİYEL SALDIRISI  Böylesi bir durumun oluşmasını engellemek için ABD ve İsrail&#039;in İran&#039;ın nükleer tesislerini vurabileceği ihtimali konuşuluyor. Saldırının ortaklaşa mı düzenleneceği, yoksa ABD&#039;nin desteğiyle İsrail tarafından mı gerçekleştireleceği tartışılan konular arasında bulunuyor.  İran&#039;a olası saldırıda misilleme yapmasından da endişe ediliyor. İran&#039;ın Amerikan ve İsrail hedeflerinin yanı sıra Suudi Arabistan&#039;ın petrol tesisleri gibi Körfez ülkelerine de saldırılar düzenleyebileceği konuşuluyor.  &quot;MASADA İRAN&#039;IN ELİ ZAYIF&quot;  İran&#039;ın nükleer programını ilerletse de müzakere masasına eli zayıf olarak oturduğu yorumları da yapılıyor.  İsrail&#039;in Geçen Ekim&#039;de İran&#039;daki nükleer tesisleri koruyan hava savunma sistemlerini tamamen etkisiz hale getirdiği belirtiliyor. İran&#039;a olası hava operasyonunda misilleme olarak İsrail&#039;e saldırmasından endişe edilen Hamas ve Hizbullah gibi vekil güçlerinin zayıf düştüğüne de dikkat çekiliyor.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-JTgC3UzyUa981um2bS0ig.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD-İran, görüşmeleri:, Müzakere, masasında, var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-JTgC3UzyUa981um2bS0ig.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD-İran müzakere masasında ne var?"><p>İran ile ABD, cumartesi günü Umman'da müzakere masasına oturacak. İranlılar müzakerelerin dolaylı ABD'liler ise doğrudan olacağını söylüyor. Peki hangi konular müzakere edilecek?</p><p>ABD'de Donald Trump yönetimi, belli taleplerle birlikte İran ile müzakere masasına oturmaya hazırlanıyor.  Bu taleplere göre İran'ın uranyum zenginleştirmeye son vermesi, elindeki uranyum stoğunu devretmesi, nükleer tesislerini tamamen dağıtması ve füze programına son vermesi gerekiyor.  Ayrıca Hamas, Hizbullah ve diğer vekil güçlere desteğin tamamen kesilmesi de ABD'nin talepleri arasında.</p><p><strong>TRUMP'IN ŞARTLARI ÇOK DAHA SERT</strong>  Obama döneminde İran ile 2015'te varılan anlaşma İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoğunun kısıtlanmasını öngörüyordu.  Bu anlaşmadan 2018'de çekilen Donald Trump, şimdi Obama dönemindekinden çok daha sert bir anlaşmayı İran yönetimine kabul ettirmeyi istiyor. Bu taleplerin ise İran için kabul edilmesinin zor olduğuna dikkat çekiliyor.  <strong>"TRUMP ESNEKLİK GÖSTEREBİLİR"</strong>  Ancak Amerikan New York Times gazetesi, Trump'ın daha önce de bu tür müzakereler öncesinde elini yüksek açtığına dikkat çekerek ilerleyen süreçte bu taleplerle ilgili esneklik gösterebileceğini yazdı.  İran'ın nükleer programını 2015'te Trump yönetiminin çekilmesinin ardından çok daha fazla geliştirmesi de müzakereler için sıkıntılı bir durum olarak niteleniyor. İran şu an yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum üretiyor, bununla bomba yapımına yaklaştığına dikkat çekiliyor.   İran'ın ellinde halen 6 nükleer bomba yapabilecek kadar uranyum bulunduğu belirtiliyor. Ancak belli aşamalardan geçirilerek nükleer bomba elde etmesinin uzun zaman alacağı tahmin ediliyor. Amerikan istihbaratına göre İranlı silah mühendisleri ellerindeki nükleer yakıtın bir yıl ya da daha fazla sürede değil aylar içinde bombaya dönüştürülebilmesi için çalışmalar yürütüyor.  <strong>ZAMAN KISITLAMASI DA SORUN</strong>  Müzakelerde bir başka sorunsa zaman kısıtlaması.  Nükleer anlaşmada tetik mekanizması olarak adlandırılan ve İran'a anlaşmayı ihlal ettiği gerekçesiyle Birleşmiş Milletler yaptırımlarının yeniden uygulanmasını öngören kararın süresi 18 Ekim'de doluyor.  Nükleer anlaşmanın Avrupalı tarafları İran ile anlaşamazsa tetik mekanizmasını işletecekleri tehdidinde bulundu. İran ise tetik mekanizmasının işletilmesi halinde Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesinin Anlaşması'ndan çekileceğini söylüyor. Bu, İran'ın nükleer programındaki denetimlerin tamamen sona ereceği anlamına geliyor.  <strong>ABD VE İSRAİL'İN POTANSİYEL SALDIRISI</strong>  Böylesi bir durumun oluşmasını engellemek için ABD ve İsrail'in İran'ın nükleer tesislerini vurabileceği ihtimali konuşuluyor. Saldırının ortaklaşa mı düzenleneceği, yoksa ABD'nin desteğiyle İsrail tarafından mı gerçekleştireleceği tartışılan konular arasında bulunuyor.  İran'a olası saldırıda misilleme yapmasından da endişe ediliyor. İran'ın Amerikan ve İsrail hedeflerinin yanı sıra Suudi Arabistan'ın petrol tesisleri gibi Körfez ülkelerine de saldırılar düzenleyebileceği konuşuluyor.  <strong>"MASADA İRAN'IN ELİ ZAYIF"</strong>  İran'ın nükleer programını ilerletse de müzakere masasına eli zayıf olarak oturduğu yorumları da yapılıyor.  İsrail'in Geçen Ekim'de İran'daki nükleer tesisleri koruyan hava savunma sistemlerini tamamen etkisiz hale getirdiği belirtiliyor. İran'a olası hava operasyonunda misilleme olarak İsrail'e saldırmasından endişe edilen Hamas ve Hizbullah gibi vekil güçlerinin zayıf düştüğüne de dikkat çekiliyor.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Siyonist ordudan tarihte bir ilk: Askerler artık sakal için izin almayacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/siyonist-ordudantarihte-bir-ilk-askerler-artik-sakal-icin-izin-almayacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/siyonist-ordudantarihte-bir-ilk-askerler-artik-sakal-icin-izin-almayacak</guid>
<description><![CDATA[ İsrail askeri tarihinde ilk kez ordu askerlerine özel bir izne gerek kalmadan sakal bırakmaları için onay verildi.İsrail ordusundaki (IDF) yeni düzenlemeye göre, uygun askeri görünümle uyumlu olması ve düzenlemelerde belirtilen kriterleri karşılaması koşuluyla, dini kimliğine bakılmaksızın tüm askerlerin sakal bırakmasına izin verilecek.“IDF bir Yahudi ordusudur” diyen Torat Lehima örgütü, “Uzun yıllar süren mücadelenin ardından, yorulmak bilmeyen meslektaşımız MK Keti Shitrit&#039;in önderliğinde ve ilahi yardımla, sakal bırakmak isteyen askerlere yönelik tuhaf zulme son verecek tarihi ve önemli bir düzeltme yapmayı başardık” ifadelerini kullandı.Yönetmelikte yapılan değişiklik, örgütün &quot;Bağımsızlık Savaşı ve Yahudi halkının düşmanlarına karşı kimliği&quot; olarak adlandırdığı bir zamanda geldi.Torat Lehima, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan böyle sakal, şimdiye kadar alışılageldiği üzere özel kontrollere ya da onaylara gerek kalmaksızın İsrail askerinin kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilecektir.” ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Lo97TCtOEKANQSpvHIaUA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Siyonist, ordudan tarihte, bir, ilk:, Askerler, artık, sakal, için, izin, almayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Lo97TCtOEKANQSpvHIaUA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail ordusundan sakal hamlesi"><p>İsrail askeri tarihinde ilk kez ordu askerlerine özel bir izne gerek kalmadan sakal bırakmaları için onay verildi.</p><p>İsrail ordusundaki (IDF) yeni düzenlemeye göre, uygun askeri görünümle uyumlu olması ve düzenlemelerde belirtilen kriterleri karşılaması koşuluyla, dini kimliğine bakılmaksızın tüm askerlerin sakal bırakmasına izin verilecek.</p><p>“IDF bir Yahudi ordusudur” diyen Torat Lehima örgütü, “Uzun yıllar süren mücadelenin ardından, yorulmak bilmeyen meslektaşımız MK Keti Shitrit'in önderliğinde ve ilahi yardımla, sakal bırakmak isteyen askerlere yönelik tuhaf zulme son verecek tarihi ve önemli bir düzeltme yapmayı başardık” ifadelerini kullandı.</p><p>Yönetmelikte yapılan değişiklik, örgütün "Bağımsızlık Savaşı ve Yahudi halkının düşmanlarına karşı kimliği" olarak adlandırdığı bir zamanda geldi.</p><p>Torat Lehima, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan böyle sakal, şimdiye kadar alışılageldiği üzere özel kontrollere ya da onaylara gerek kalmaksızın İsrail askerinin kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilecektir.”</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Titanik&amp;apos;in sırrı 113 yıl sonra ortaya çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/titanikin-sirri-113-yil-sonra-ortaya-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/titanikin-sirri-113-yil-sonra-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Titanik&#039;in buzdağına çarparak batmasının ardından yüz yılı aşkın süredir görevini ihmal etmekle suçlanan Subay William Murdoch aklandı. Murdoch, yıllardır rüşvet almak ve görev yerini terk etmekle suçlanıyor. Hatta James Cameron&#039;ın Titanic filminde bir yolcuyu vururken bile tasvir edildi.Titanik&#039;in buzdağına çarparak batmasının ve bin 500&#039;den fazla kişinin yaşamını yitirmesinin üzerinden 113 yıl geçti.  Yeni kanıtlar, trajedinin İskoç günah keçisinin yani Birinci Subay William Murdoch&#039;un suçsuz olduğunu sonunda ortaya çıkardı.  Murdoch, yıllardır rüşvet almak, görevini terk etmekle suçlanıyor ve hatta James Cameron filminde bir yolcuyu vururken bile tasvir edildi.SON ANA KADAR GEMİDE KALMIŞ  Yüz yıl sonra gerçekleştirilen 3 boyutlu taramalar Murdoch&#039;un görev yerinden kaçmadığını, yolcuların kaçmasına yardım ederken sonuna kadar gemide kalarak öldüğünü gösteriyor.   Derin deniz tarama şirketi Magellan, Atlas Okyanusu&#039;nun 12 bin 500 fit altında bulunan Titanik batığının 715 bin fotoğrafını çekti.FİLİKALARI SUYA İNDİRMEYE HAZIRLANIYORMUŞ  National Geographic&#039;in yeni belgeselinde Titanic analisti Parks Stephenson, bu devasa dijital modelin Murdoch&#039;un masumiyetini nasıl desteklediğini açıkladı.  Taramalar, Titanik batarken Murdoch&#039;un filikaları suya indirmeye hazırlandığını gösteriyor.&quot;DALGA TARAFINDAN SÜRÜKLENDİ&quot;  Bu kanıtlar, öldüğünde 39 yaşında olan Murdoch&#039;un, yolcuları güvenli bir yere ulaştırmaya çalışırken bir dalga tarafından sürüklendiğine dair ifadeleri destekliyor.  Titanik, 14 Nisan 1912 akşamı saat 23.40&#039;ta buzdağına çarptığında, Murdoch geminin sancak tarafındaki tahliyelerden sorumlu tutuldu.  Ancak sonraki saatlerde yaşananlar yıllardır gizem ve tartışma konusuydu.  YOLCULARI VURUP İNTİHAR ETTİ İDDİASI  Hayatta kalan birkaç görgü tanığı, bir polis memurunun cankurtaran botuna yetişmeye çalışan bir veya iki kişiyi vurduğunu ve ardından intihar ettiğini ileri sürdü.  Yıllarca bu ismi açıklanmayan memurun Memur Murdoch olduğuna inanılmıştı. Bu düşünce James Cameron&#039;ın film uyarlamasında da tekrarlandı.TANIK İFADELERİ TERSİNİ SÖYLÜYORAncak tanık ifadeleri bu olumsuz yorumla uyuşmuyor. İkinci Kaptan Charles Lightoller, Murdoch&#039;un denize sürüklenirken güvertenin tepesinden gördüğünü iddia etti.Lightoller&#039;ın anlatımına göre, Murdoch son bir cankurtaran botu hazırlarken gemi aniden yan yattı ve güverteye bir dalga yayıldı.  Bazı yolcular cankurtaran botuna binmeyi başarsa da, Memur Murdoch akıntıya kapıldı ve cesedi bir daha bulunamadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W3OEKnox-E6mgHrR_Cvq3Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Titanikin, sırrı, 113, yıl, sonra, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W3OEKnox-E6mgHrR_Cvq3Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Titanik'in sırrı 113 yıl sonra ortaya çıktı"><p>Titanik'in buzdağına çarparak batmasının ardından yüz yılı aşkın süredir görevini ihmal etmekle suçlanan Subay William Murdoch aklandı. Murdoch, yıllardır rüşvet almak ve görev yerini terk etmekle suçlanıyor. Hatta James Cameron'ın Titanic filminde bir yolcuyu vururken bile tasvir edildi.</p><p>Titanik'in buzdağına çarparak batmasının ve bin 500'den fazla kişinin yaşamını yitirmesinin üzerinden 113 yıl geçti.  Yeni kanıtlar, trajedinin İskoç günah keçisinin yani Birinci Subay William Murdoch'un suçsuz olduğunu sonunda ortaya çıkardı.  Murdoch, yıllardır rüşvet almak, görevini terk etmekle suçlanıyor ve hatta James Cameron filminde bir yolcuyu vururken bile tasvir edildi.</p><p><strong>SON ANA KADAR GEMİDE KALMIŞ</strong>  Yüz yıl sonra gerçekleştirilen 3 boyutlu taramalar Murdoch'un görev yerinden kaçmadığını, yolcuların kaçmasına yardım ederken sonuna kadar gemide kalarak öldüğünü gösteriyor.   Derin deniz tarama şirketi Magellan, Atlas Okyanusu'nun 12 bin 500 fit altında bulunan Titanik batığının 715 bin fotoğrafını çekti.</p><p><strong>FİLİKALARI SUYA İNDİRMEYE HAZIRLANIYORMUŞ</strong>  National Geographic'in yeni belgeselinde Titanic analisti Parks Stephenson, bu devasa dijital modelin Murdoch'un masumiyetini nasıl desteklediğini açıkladı.  Taramalar, Titanik batarken Murdoch'un filikaları suya indirmeye hazırlandığını gösteriyor.</p><p><strong>"DALGA TARAFINDAN SÜRÜKLENDİ"</strong>  Bu kanıtlar, öldüğünde 39 yaşında olan Murdoch'un, yolcuları güvenli bir yere ulaştırmaya çalışırken bir dalga tarafından sürüklendiğine dair ifadeleri destekliyor.  Titanik, 14 Nisan 1912 akşamı saat 23.40'ta buzdağına çarptığında, Murdoch geminin sancak tarafındaki tahliyelerden sorumlu tutuldu.  Ancak sonraki saatlerde yaşananlar yıllardır gizem ve tartışma konusuydu.  <strong>YOLCULARI VURUP İNTİHAR ETTİ İDDİASI</strong>  Hayatta kalan birkaç görgü tanığı, bir polis memurunun cankurtaran botuna yetişmeye çalışan bir veya iki kişiyi vurduğunu ve ardından intihar ettiğini ileri sürdü.  Yıllarca bu ismi açıklanmayan memurun Memur Murdoch olduğuna inanılmıştı. Bu düşünce James Cameron'ın film uyarlamasında da tekrarlandı.</p><p><strong>TANIK İFADELERİ TERSİNİ SÖYLÜYOR</strong></p><p>Ancak tanık ifadeleri bu olumsuz yorumla uyuşmuyor. İkinci Kaptan Charles Lightoller, Murdoch'un denize sürüklenirken güvertenin tepesinden gördüğünü iddia etti.</p><p>Lightoller'ın anlatımına göre, Murdoch son bir cankurtaran botu hazırlarken gemi aniden yan yattı ve güverteye bir dalga yayıldı.  Bazı yolcular cankurtaran botuna binmeyi başarsa da, Memur Murdoch akıntıya kapıldı ve cesedi bir daha bulunamadı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Teknoloji devleri, gözünü dünyanın en su yoksunu bölgelerine dikti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/teknoloji-devleri-goezunu-dunyanin-en-su-yoksunu-boelgelerine-dikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/teknoloji-devleri-goezunu-dunyanin-en-su-yoksunu-boelgelerine-dikti</guid>
<description><![CDATA[ Amazon, Google ve Microsoft’un soğutma için yüksek miktarda suya ihtiyaç duyan veri merkezlerini dünyanın en su yoksunu bölgelerinde kurduğunu ortaya çıktı.Yapılan yeni bir araştırma, dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden olan Amazon, Google ve Microsoft’un veri merkezlerini beş kıtadaki en su yoksunu bölgelere kurduğunu ortaya koydu. Söz konusu merkezlerin çok yüksek miktarlarda su gerektirmesi dolayısıyla şirketlerin bu hamlesi tepki çekti.  The Guardian ve SourceMaterial’ın ortak araştırmasına göre, üç şirketin veri merkezleri halihazırda dünyanın en kurak bölgelerinde faaliyet gösterirken, başka merkezler de kurulmaya devam ediyor.   “3 ŞİRKET, YÜZLERCE VERİ MERKEZİ AÇMAYI PLANLIYOR”  ABD Başkanı Donald Trump, üç teknoloji devine destek taahhüdünde bulunurken, söz konusu şirketlerin hem ABD’de hem de dünyanın farklı bölgelerinde yüzlerce veri merkezi kurmayı planladığı öğrenildi. Bunun ise halihazırda su sıkıntısı yaşanan bölgelerin sakinleri üzerinde çok büyük bir olumsuz etkisinin olması bekleniyor.   Etik Teknoloji Derneği Kurucusu Lorena Jaume-Palasí, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Su meselesi hayati öneme sahip bir hal alacak. Kaynak açısından direnç, bu toplumlar için çok zor olacak” ifadelerini kullandı.   Dünyanın en büyük çevrimiçi perakendecisi konumunda bulunan Amazon’un su kullanımını azaltma çabaları, şirket içinde itirazlara sebep olurken, bu planların “etik olmadığı” yorumları yapılmıştı. SourceMaterial ve The Guardian’ın araştırması kapsamında sorulan sorulara yanıt veren Google ve Amazon sözcüleri yaşanan gelişmeleri savunurken, Microsoft yorum yapmayı reddetti.   “38 MERKEZ, SU KITLIĞININ OLDUĞU BÖLGELERDE”  Uzaktan depolama ve verilerin işlenmesi için kullanılan sunucular için ve ChatGPT gibi yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla bilgi teknolojisi şirketleri tarafından kullanılan veri merkezleri, soğutma için su kullanıyor. SourceMaterial’ın analizi, halihazırda aktif olan ve üç teknoloji devi tarafından kullanılan 38 veri merkezinin su sıkıntısı yaşanan bölgelerde bulunduğunu, benzer 24 merkezin ise inşa aşamasında olduğunu ortaya koydu.   Veri merkezlerinin yerleri çoğu zaman “sektör sırrı” olarak biliniyor. SourceMaterial, yerel haberler ile Baxtel ve Data Center Map gibi sektör kaynaklarını kullanarak 632 veri merkezinin olduğu bir harita oluşturdu. Bu merkezlerin söz konusu üç teknoloji şirketine ait olduğu, ya aktif oldukları ya da inşa aşamasında oldukları ifade edildi.   “SENİN BULUTUN BENİM NEHRİMİ KURUTUYOR”  Yapılan araştırmaya göre, üç şirketin planları, veri merkezleri sayısında yüzde 78’lik bir artışı planladıklarını gösterdi. Bu planların Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Asya, Afrika ve Avustralya kıtalarını ilgilendirdiği belirtildi. Suyun fazla olduğu bölgelerde veri merkezlerinin yüksek su kullanımı daha az sorunlu olarak kabul edilirken, Microsoft, 2023 yılında kullandığı suyun yüzde 42’sinin “su stresinin olduğu bölgelerden” geldiğini belirtmişti. Google’ın açıklamasına göre, şirketin kullandığı suyun yüzde 15’i de “yüksek su azlığının” olduğu bölgelerden geliyordu. Amazon, bu konuda bir veri paylaşmadı.   İspanya’da su sıkıntısı sebebiyle yeni veri merkezlerinin kurulmasının durdurulması için kampanya yürüten “Senin bulutun benim nehrimi kurutuyor” (Tu Nube Seca Mi Río) isimli gruptan Aurora Gómez, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Çok fazla su kullanıyorlar. Çok fazla enerji kullanıyorlar” ifadelerini kullandı.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gnC_ed5T00aTVgYfEoUaNg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Teknoloji, devleri, gözünü, dünyanın, yoksunu, bölgelerine, dikti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gnC_ed5T00aTVgYfEoUaNg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="3 şirket gözünü kurak alanlara dikti"><p>Amazon, Google ve Microsoft’un soğutma için yüksek miktarda suya ihtiyaç duyan veri merkezlerini dünyanın en su yoksunu bölgelerinde kurduğunu ortaya çıktı.</p><p>Yapılan yeni bir araştırma, dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden olan Amazon, Google ve Microsoft’un veri merkezlerini beş kıtadaki en su yoksunu bölgelere kurduğunu ortaya koydu. Söz konusu merkezlerin çok yüksek miktarlarda su gerektirmesi dolayısıyla şirketlerin bu hamlesi tepki çekti.  The Guardian ve SourceMaterial’ın ortak araştırmasına göre, üç şirketin veri merkezleri halihazırda dünyanın en kurak bölgelerinde faaliyet gösterirken, başka merkezler de kurulmaya devam ediyor.   <strong>“3 ŞİRKET, YÜZLERCE VERİ MERKEZİ AÇMAYI PLANLIYOR”</strong>  ABD Başkanı Donald Trump, üç teknoloji devine destek taahhüdünde bulunurken, söz konusu şirketlerin hem ABD’de hem de dünyanın farklı bölgelerinde yüzlerce veri merkezi kurmayı planladığı öğrenildi. Bunun ise halihazırda su sıkıntısı yaşanan bölgelerin sakinleri üzerinde çok büyük bir olumsuz etkisinin olması bekleniyor.   Etik Teknoloji Derneği Kurucusu Lorena Jaume-Palasí, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Su meselesi hayati öneme sahip bir hal alacak. Kaynak açısından direnç, bu toplumlar için çok zor olacak” ifadelerini kullandı.   Dünyanın en büyük çevrimiçi perakendecisi konumunda bulunan Amazon’un su kullanımını azaltma çabaları, şirket içinde itirazlara sebep olurken, bu planların “etik olmadığı” yorumları yapılmıştı. SourceMaterial ve The Guardian’ın araştırması kapsamında sorulan sorulara yanıt veren Google ve Amazon sözcüleri yaşanan gelişmeleri savunurken, Microsoft yorum yapmayı reddetti.   <strong>“38 MERKEZ, SU KITLIĞININ OLDUĞU BÖLGELERDE”</strong>  Uzaktan depolama ve verilerin işlenmesi için kullanılan sunucular için ve ChatGPT gibi yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla bilgi teknolojisi şirketleri tarafından kullanılan veri merkezleri, soğutma için su kullanıyor. SourceMaterial’ın analizi, halihazırda aktif olan ve üç teknoloji devi tarafından kullanılan 38 veri merkezinin su sıkıntısı yaşanan bölgelerde bulunduğunu, benzer 24 merkezin ise inşa aşamasında olduğunu ortaya koydu.   Veri merkezlerinin yerleri çoğu zaman “sektör sırrı” olarak biliniyor. SourceMaterial, yerel haberler ile Baxtel ve Data Center Map gibi sektör kaynaklarını kullanarak 632 veri merkezinin olduğu bir harita oluşturdu. Bu merkezlerin söz konusu üç teknoloji şirketine ait olduğu, ya aktif oldukları ya da inşa aşamasında oldukları ifade edildi.   <strong>“SENİN BULUTUN BENİM NEHRİMİ KURUTUYOR”</strong>  Yapılan araştırmaya göre, üç şirketin planları, veri merkezleri sayısında yüzde 78’lik bir artışı planladıklarını gösterdi. Bu planların Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Asya, Afrika ve Avustralya kıtalarını ilgilendirdiği belirtildi. </p><p>Suyun fazla olduğu bölgelerde veri merkezlerinin yüksek su kullanımı daha az sorunlu olarak kabul edilirken, Microsoft, 2023 yılında kullandığı suyun yüzde 42’sinin “su stresinin olduğu bölgelerden” geldiğini belirtmişti. Google’ın açıklamasına göre, şirketin kullandığı suyun yüzde 15’i de “yüksek su azlığının” olduğu bölgelerden geliyordu. Amazon, bu konuda bir veri paylaşmadı.   İspanya’da su sıkıntısı sebebiyle yeni veri merkezlerinin kurulmasının durdurulması için kampanya yürüten “Senin bulutun benim nehrimi kurutuyor” (Tu Nube Seca Mi Río) isimli gruptan Aurora Gómez, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Çok fazla su kullanıyorlar. Çok fazla enerji kullanıyorlar” ifadelerini kullandı.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihin en sinsi saldırısı: 800 Rus askeri, 15 kilometre boyunca süründü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tarihin-en-sinsi-saldirisi-800-rus-askeri-15-kilometre-boyunca-surundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tarihin-en-sinsi-saldirisi-800-rus-askeri-15-kilometre-boyunca-surundu</guid>
<description><![CDATA[ Rusya&#039;nın Kursk bölgesini geri alabilmek için düzenlediği gizli operasyonun ayrıntıları ortaya çıktı. Rus askerlerinin düşman mevzilerine sızmak için 15 km boyunca uzayan zifiri karanlık doğalgaz boru hattında iki gün aralıksız süründüğü belirtildi. Sürpriz saldırıda neler yaşandığını Ukrayna farklı, Kremlin farklı anlattı.Rusya, Ukrayna tarafından sürpriz bir saldırıyla büyük bölümü ele geçirilen Kursk bölgesine gizli bir operasyon düzenledi.  Özel kuvvetler askerleri, Suca şehrine sızmak amacıyla 15 km boyunca uzayan zifiri karanlık doğalgaz boru hattında iki gün aralıksız sürünerek ilerledi.  Telegraph gazetesinde yer alan habere göre, Rusça &quot;sel&quot; anlamına gelen &quot;Potok Operasyonu&quot;ndan habersiz Ukraynalı askerler, Rus birliklerinin bu ani saldırısına hazırlıksız yakalandı.  Boru hattından çıkan yüzlerce asker, Suca&#039;nın kuzeyindeki Ukrayna mevzilerine saldırarak, askerleri Rusya&#039;dan geri püskürttü.  Özellikle seçilmiş Rus askerleri, &quot;kirli ve bitkin bir halde, şeytanlar gibi beklenmedik bir şekilde&quot; ortaya çıktı.  OPERASYON RUSYA&#039;DA EFSANELEŞTİRİLDİ  Rusya&#039;da &quot;borudan çıkan askerler&quot; efsane haline geldi ve geri dönenler savaş kahramanları olarak karşılandı.  Kursk operasyonu destansı bir hale bürünürken Rusya&#039;daki bir kilisenin önüne, boru hattının 50 metrelik maketi konuldu ve “Korkudan tüm borularınızı havaya uçurun... Biz yine de yerin altından size geleceğiz” şarkısı seslendirildi. UKRAYNA ASKERLERİ TAMAMEN FARKLI ANLATTI  Ancak Ukrayna ordusunun anlattığı hikaye tamamen farklıydı. Baskının bir katliama dönüştüğünü söylediler- katılan Ruslar kahraman değil, kötü ve dikkatsiz askeri planlamanın kurbanlarıydı. Ukrayna askerleri, Rus askerlerinin geldiğini zaten görmüşlerdi.  Ukrayna, geçen ağustos ayında Rusya&#039;nın batı sınırındaki Kursk bölgesine ani bir saldırı başlatmıştı . Bu, İkinci Dünya Savaşı&#039;ndan bu yana Rus topraklarına yapılan ilk yabancı işgaliydi.  ABD İSTİHBARATININ KESİLMESİ VE OPERASYONA GİDEN SÜREÇ  Ukrayna, geçen ağustos ayında Rusya&#039;nın batı sınırındaki Kursk bölgesine ani bir saldırı başlatmıştı. Bu, İkinci Dünya Savaşı&#039;ndan bu yana Rus topraklarına yapılan ilk yabancı işgaliydi.  Kursk&#039;ta karşılıklı saldırılar sürerken, ABD yönetimi 5 Mart&#039;ta Kiev&#039;e sağladığı istihbarat destğini kesti. &quot;Potok Operasyonu&quot;, 11 Mart&#039;a kadar süren istihbarat kesintisi sırasında gerçekleşti.  Rus ordusunda görevli &quot;Zombi&quot; kod adlı bir komutan, hazırlıkların 3 hafta sürdüğünü aktardı.  BORU HATTINDAN NASIL SÜRÜNDÜLER?  Zombi kod adlı komutan operasyon sürecini, &quot;Gazı dışarı pompalamak, oksijeni içeri pompalamak, yüzeye ekstra çıkışlar inşa etmek, mühimmatı, yiyeceği, suyu, askeri personeli taşımak zorundaydık&quot; ifadeleriyle anlattı.  Tamamen karanlıkta hareket eden birlikler, oksijen eksikliğinden, yoğun gazdan ve dondurucu soğuktan şikayet ediyordu.  Boru hattına 600 ila 800 arasında asker gönderildiği iddia edildi.  CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI YAŞANDI  Boru hattına giren askerler, yüksek miktarda metan gazı soludu ve askerlerin akciğerlerinde ciddi kimyasal yanıklar oluştu. Sağlık taramalarında, akciğerlerinin tıkalı ve şişmiş olduğu belirlendi.  Bir sağlık görevlisi ise, hızla kötüleşen askerlerin sağlık durumlarına ilişkin &quot;Bunu ilk kez görüyoruz. Belki de dünyada bir ilk&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9W8KdsnDeE2XGXKiz6WqTQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tarihin, sinsi, saldırısı:, 800, Rus, askeri, kilometre, boyunca, süründü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9W8KdsnDeE2XGXKiz6WqTQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'nın sinsi operasyonu: " gibi ortaya><p>Rusya'nın Kursk bölgesini geri alabilmek için düzenlediği gizli operasyonun ayrıntıları ortaya çıktı. Rus askerlerinin düşman mevzilerine sızmak için 15 km boyunca uzayan zifiri karanlık doğalgaz boru hattında iki gün aralıksız süründüğü belirtildi. Sürpriz saldırıda neler yaşandığını Ukrayna farklı, Kremlin farklı anlattı.</p><p>Rusya, Ukrayna tarafından sürpriz bir saldırıyla büyük bölümü ele geçirilen Kursk bölgesine gizli bir operasyon düzenledi.  Özel kuvvetler askerleri, Suca şehrine sızmak amacıyla 15 km boyunca uzayan zifiri karanlık doğalgaz boru hattında iki gün aralıksız sürünerek ilerledi.  Telegraph gazetesinde yer alan habere göre, Rusça "sel" anlamına gelen "Potok Operasyonu"ndan habersiz Ukraynalı askerler, Rus birliklerinin bu ani saldırısına hazırlıksız yakalandı.  Boru hattından çıkan yüzlerce asker, Suca'nın kuzeyindeki Ukrayna mevzilerine saldırarak, askerleri Rusya'dan geri püskürttü.  Özellikle seçilmiş Rus askerleri, "kirli ve bitkin bir halde, şeytanlar gibi beklenmedik bir şekilde" ortaya çıktı.  <strong>OPERASYON RUSYA'DA EFSANELEŞTİRİLDİ</strong>  Rusya'da "borudan çıkan askerler" efsane haline geldi ve geri dönenler savaş kahramanları olarak karşılandı.  Kursk operasyonu destansı bir hale bürünürken Rusya'daki bir kilisenin önüne, boru hattının 50 metrelik maketi konuldu ve “Korkudan tüm borularınızı havaya uçurun... Biz yine de yerin altından size geleceğiz” şarkısı seslendirildi. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F9GTGYLFK0ekIqHHxVdqlw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>UKRAYNA ASKERLERİ TAMAMEN FARKLI ANLATTI</strong>  Ancak Ukrayna ordusunun anlattığı hikaye tamamen farklıydı. Baskının bir katliama dönüştüğünü söylediler- katılan Ruslar kahraman değil, kötü ve dikkatsiz askeri planlamanın kurbanlarıydı. Ukrayna askerleri, Rus askerlerinin geldiğini zaten görmüşlerdi.  Ukrayna, geçen ağustos ayında Rusya'nın batı sınırındaki Kursk bölgesine ani bir saldırı başlatmıştı . Bu, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Rus topraklarına yapılan ilk yabancı işgaliydi.  <strong>ABD İSTİHBARATININ KESİLMESİ VE OPERASYONA GİDEN SÜREÇ</strong>  Ukrayna, geçen ağustos ayında Rusya'nın batı sınırındaki Kursk bölgesine ani bir saldırı başlatmıştı. Bu, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Rus topraklarına yapılan ilk yabancı işgaliydi.  Kursk'ta karşılıklı saldırılar sürerken, ABD yönetimi 5 Mart'ta Kiev'e sağladığı istihbarat destğini kesti. "Potok Operasyonu", 11 Mart'a kadar süren istihbarat kesintisi sırasında gerçekleşti.  Rus ordusunda görevli "Zombi" kod adlı bir komutan, hazırlıkların 3 hafta sürdüğünü aktardı.  <strong>BORU HATTINDAN NASIL SÜRÜNDÜLER?</strong>  Zombi kod adlı komutan operasyon sürecini, "Gazı dışarı pompalamak, oksijeni içeri pompalamak, yüzeye ekstra çıkışlar inşa etmek, mühimmatı, yiyeceği, suyu, askeri personeli taşımak zorundaydık" ifadeleriyle anlattı.  Tamamen karanlıkta hareket eden birlikler, oksijen eksikliğinden, yoğun gazdan ve dondurucu soğuktan şikayet ediyordu.  Boru hattına 600 ila 800 arasında asker gönderildiği iddia edildi.  <strong>CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI YAŞANDI</strong>  Boru hattına giren askerler, yüksek miktarda metan gazı soludu ve askerlerin akciğerlerinde ciddi kimyasal yanıklar oluştu. Sağlık taramalarında, akciğerlerinin tıkalı ve şişmiş olduğu belirlendi.  Bir sağlık görevlisi ise, hızla kötüleşen askerlerin sağlık durumlarına ilişkin "Bunu ilk kez görüyoruz. Belki de dünyada bir ilk" dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya’da CDU/CSU ve SPD, koalisyon hükümetinde anlaştı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/almanyada-cducsu-ve-spd-koalisyon-hukumetinde-anlasti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/almanyada-cducsu-ve-spd-koalisyon-hukumetinde-anlasti</guid>
<description><![CDATA[ Almanya’da seçimin galibi CDU/CSU ve yarışı 3. bitiren SPD’nin hükümet kurmak için anlaşmaya vardığı açıklandı. Bu, ülke tarihinin 5. “Büyük Koalisyonu” olacak.Almanya&#039;da koalisyon hükümeti kurmak için müzakere yürüten seçimin galibi Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) mutabakat sağladı.  Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi Genel Başkanı Friedrich Merz, Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) lideri Markus Söder ile SPD Eş Genel Başkanları Lars Klingbeil ve Saskia Esken başkanlığındaki partilerin müzakere heyetleri, koalisyon görüşmelerinin son turu için CDU Genel Merkezi&#039;nde bir araya geldi. Alman kamu yayıncısı ARD&#039;nin haberine göre, taraflar hükümet kurmak için anlaşmaya vardı. Böylelikle 23 Şubat&#039;ta yapılan erken genel seçimden 45 gün sonra yeni hükümetin kurulmasının yolu açıldı.  ALMANYA TARİHİNİN BEŞİNCİ “GROKO”SU OLACAK  Bu anlaşmayla birlikte Almanya tarihinde 5&#039;inci kez CDU/CSU-SPD koalisyon hükümeti kurulacak. Bu koalisyon, Almanya&#039;da &quot;Büyük Koalisyon&quot; ya da bu ifadenin Almanca kısaltması olan &quot;GroKo&quot; olarak biliniyor.Taraflar bugün yerel saatle 15.00&#039;te basın toplantısıyla mutabakata varılan koalisyon sözleşmesinin ayrıntılarını paylaşacak.KOALİSYON PROTOKOLÜ ONAYA SUNULACAK  CDU/CSU ile SPD arasında varılan anlaşmanın ardından hemen koalisyon kurulmuyor. SPD, tarafların üzerinde anlaştığı koalisyon protokolünü üyelerinin oylamasına sunacak. Tüm üyeler oylamaya ilişkin posta yoluyla bilgilendirilecek, oylama ise dijital ortamda gerçekleştirilecek. Oylamaya 23 Mart 2025&#039;e kadar partiye üye olanlar katılabilecek. Dijital ortamda oy kullanma imkanı olmayanlar parti merkezlerinde oylarını kullanabilecek. Bu sürecin 10-14 gün süreceği ifade edildi.  CDU ise koalisyon protokolünü, düzenleyeceği &quot;küçük kurultayda&quot; delegelerin oylarına sunacak. CDU&#039;nun Baverya eyaletinde siyaset yapan kardeş partisi CSU da protokolün partinin yönetim kurulunda kabul edilmesini öngörüyor. Taraflar daha sonra koalisyon protokolünü imzalayacak. Almanya&#039;da 7 Mayıs&#039;ta, yeni koalisyon hükümetinin kurulması ve Federal Meclis&#039;te başbakanın seçilmesi bekleniyor.​​​​​​​  ORTAK METİNDE ANLAŞMAYA VARILMIŞTI  CDU/CSU ve SPD temsilcileri 23 Şubat&#039;ta yapılan genel seçimlerin ardından hükümeti kurmak için ön görüşmeler yapmıştı. Taraflar 8 Mart&#039;ta ön görüşmeleri tamamlayarak koalisyon müzakerelerine temel oluşturacak ortak bir metin konusunda anlaşmış ve koalisyon müzakerelerine başlamıştı.  Almanya&#039;da 23 Şubat&#039;ta yapılan genel seçimlerde, CDU/CSU yüzde 28,5 oy oranıyla birinci çıkmıştı. SPD ise yüzde 20,8 oy oranıyla ikinci sırada yer alan aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin ardından yüzde 16,4 ile üçüncü olmuştu. Toplam 630 sandalyeli yeni mecliste CDU/CSU&#039;nun 208, SPD&#039;nin de 120 milletvekili bulunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R0ojz23ipU2gsoBiPLpWqw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Almanya’da, CDUCSU, SPD, koalisyon, hükümetinde, anlaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R0ojz23ipU2gsoBiPLpWqw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="CDU/CSU ve SPD koalisyonda anlaştı"><p>Almanya’da seçimin galibi CDU/CSU ve yarışı 3. bitiren SPD’nin hükümet kurmak için anlaşmaya vardığı açıklandı. Bu, ülke tarihinin 5. “Büyük Koalisyonu” olacak.</p><p>Almanya'da koalisyon hükümeti kurmak için müzakere yürüten seçimin galibi Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) mutabakat sağladı.  Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi Genel Başkanı Friedrich Merz, Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) lideri Markus Söder ile SPD Eş Genel Başkanları Lars Klingbeil ve Saskia Esken başkanlığındaki partilerin müzakere heyetleri, koalisyon görüşmelerinin son turu için CDU Genel Merkezi'nde bir araya geldi. Alman kamu yayıncısı ARD'nin haberine göre, taraflar hükümet kurmak için anlaşmaya vardı. Böylelikle 23 Şubat'ta yapılan erken genel seçimden 45 gün sonra yeni hükümetin kurulmasının yolu açıldı.  <strong>ALMANYA TARİHİNİN BEŞİNCİ “GROKO”SU OLACAK</strong>  Bu anlaşmayla birlikte Almanya tarihinde 5'inci kez CDU/CSU-SPD koalisyon hükümeti kurulacak. Bu koalisyon, Almanya'da "Büyük Koalisyon" ya da bu ifadenin Almanca kısaltması olan "GroKo" olarak biliniyor.</p><p>Taraflar bugün yerel saatle 15.00'te basın toplantısıyla mutabakata varılan koalisyon sözleşmesinin ayrıntılarını paylaşacak.</p><p><strong>KOALİSYON PROTOKOLÜ ONAYA SUNULACAK</strong>  CDU/CSU ile SPD arasında varılan anlaşmanın ardından hemen koalisyon kurulmuyor. SPD, tarafların üzerinde anlaştığı koalisyon protokolünü üyelerinin oylamasına sunacak. Tüm üyeler oylamaya ilişkin posta yoluyla bilgilendirilecek, oylama ise dijital ortamda gerçekleştirilecek. Oylamaya 23 Mart 2025'e kadar partiye üye olanlar katılabilecek. Dijital ortamda oy kullanma imkanı olmayanlar parti merkezlerinde oylarını kullanabilecek. Bu sürecin 10-14 gün süreceği ifade edildi.  CDU ise koalisyon protokolünü, düzenleyeceği "küçük kurultayda" delegelerin oylarına sunacak. CDU'nun Baverya eyaletinde siyaset yapan kardeş partisi CSU da protokolün partinin yönetim kurulunda kabul edilmesini öngörüyor. </p><p>Taraflar daha sonra koalisyon protokolünü imzalayacak. Almanya'da 7 Mayıs'ta, yeni koalisyon hükümetinin kurulması ve Federal Meclis'te başbakanın seçilmesi bekleniyor.​​​​​​​  <strong>ORTAK METİNDE ANLAŞMAYA VARILMIŞTI</strong>  CDU/CSU ve SPD temsilcileri 23 Şubat'ta yapılan genel seçimlerin ardından hükümeti kurmak için ön görüşmeler yapmıştı. Taraflar 8 Mart'ta ön görüşmeleri tamamlayarak koalisyon müzakerelerine temel oluşturacak ortak bir metin konusunda anlaşmış ve koalisyon müzakerelerine başlamıştı.  Almanya'da 23 Şubat'ta yapılan genel seçimlerde, CDU/CSU yüzde 28,5 oy oranıyla birinci çıkmıştı. SPD ise yüzde 20,8 oy oranıyla ikinci sırada yer alan aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin ardından yüzde 16,4 ile üçüncü olmuştu. Toplam 630 sandalyeli yeni mecliste CDU/CSU'nun 208, SPD'nin de 120 milletvekili bulunuyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lyon belediye başkanı yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına alındı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/lyon-belediye-baskani-yolsuzluk-suclamasiyla-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/lyon-belediye-baskani-yolsuzluk-suclamasiyla-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Fransa&#039;nın Lyon kentinin Belediye Başkanı Gregory Doucet, kamu paralarını zimmetine geçirme suçlamasıyla gözaltına alındı.Fransa&#039;nın Lyon şehri Belediye Başkanı Gregory Doucet, yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına alındığı bildirildi.  Doucet&#039;in, kamu paralarını zimmetine geçirme suçundan yürütülen ön soruşturma kapsamında gözaltına alındığı açıklandı.Ayrıntılar geliyor... ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/szeS_ahwaEuQjqRXGtcoZg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Lyon, belediye, başkanı, yolsuzluk, suçlamasıyla, gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/szeS_ahwaEuQjqRXGtcoZg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Lyon belediye başkanı gözaltında"><p>Fransa'nın Lyon kentinin Belediye Başkanı Gregory Doucet, kamu paralarını zimmetine geçirme suçlamasıyla gözaltına alındı.</p><p>Fransa'nın Lyon şehri Belediye Başkanı Gregory Doucet, yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına alındığı bildirildi.  Doucet'in, kamu paralarını zimmetine geçirme suçundan yürütülen ön soruşturma kapsamında gözaltına alındığı açıklandı.</p><p>Ayrıntılar geliyor...</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5qTGHK0Rwk2AFixwmNUxqA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ordusunun Refah planı: &amp;quot;Kent yok edilecek&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-ordusunun-refah-plani-kent-yok-edilecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-ordusunun-refah-plani-kent-yok-edilecek</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusunun Gazze Şeridi&#039;nin güneyinde &quot;tampon bölgeyi&quot; genişletme bahanesiyle Mısır sınırındaki Refah kentini işgal etmeyi planladığı iddia edildi. Söz konusu planın &quot;Refah kentinin yok edilmesi anlamına geldiği&quot; belirtiliyor.Haaretz gazetesinin haberine göre, İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nin güneyinde Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayıran Morag Koridoru ile Mısır sınırındaki Philadelphi Koridoru arasında 75 kilometrekarelik bir alanda &quot;tampon bölge&quot; kurmayı planlıyor.  İsrail ordusunun kurmayı planladığı &quot;tampon bölgeyle&quot; Refah kentinin tamamı İsrail işgali altında kalmış oluyor.  Söz konusu &quot;tampon bölgeyle&quot; yüz ölçümü ortalama 360 kilometrekare olan Gazze Şeridi&#039;nin 5&#039;te biri ve daha önce yardımların ulaştırıldığı Mısır sınırının Gazze tarafı İsrail ordusunun kontrolüne girmiş oluyor.  Gazze Şeridi&#039;nde İsrail&#039;in &quot;tampon bölge&quot; olarak isimlendirdiği alanlara Filistinlilerin girişine izin verilmiyor.  İsrail ordusu söz konusu bölgeyi işgal ederek &quot;Refah&#039;tan zorla göç ettirilen Filistinlilerin kente geri dönüşüne izin vermemeyi ve bölgedeki binaları yıkmayı&quot; planlıyor.  Söz konusu planın &quot;Refah kentinin yok edilmesi anlamına geldiği&quot; belirtiliyor.  Refah kentinin işgal edilerek &quot;tampon bölgeye&quot; dahil edilmesi Gazze&#039;nin Mısır sınırını kaybetmesine ve &quot;sadece İsrail içinde bir yerleşim birimi&quot; haline gelmesine yol açacağı belirtiliyor.  Kentin &quot;tampon bölgeye&quot; dahil edilmesi konusu, Başbakan Binyamin Netanyahu&#039;nun İsrail&#039;in &quot;Gazze&#039;de geniş alanları kontrol edeceği&quot; yönündeki açıklamasının ardından, siyasi kesimin geçen ay Gazze&#039;ye saldırıları yeniden başlatma kararı alması sonrası ortaya çıktı.  Haaretz&#039;in askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde, Refah ve çevresi için hazırlanan planın &quot;Gazze Şeridi&#039;nin kuzeyinde yapılanların tekrarı&quot; olduğu ifade edildi.  Haberde, &quot;İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde uzun süreli bir faaliyet için ABD dahil olmak üzere uluslararası destek almasının pek mümkün olmadığını anladı. Hükümet üyelerinin insani yardımları engelleme yönündeki tehditlerinin fiili bir politikaya dönüşmesi pek mümkün görünmüyor. Bu nedenle İsrail ordusu, Hamas&#039;a baskı uygulayacağına inandığı yerlere yönelik operasyonlarını yoğunlaştırmaya hazırlanıyor.&quot; ifadeleri kullanıldı.  Netanyahu, Gazze&#039;nin güneyindeki Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayıran &quot;Morag&quot; isimli yeni bir koridor inşa edilmeye başlandığını açıklamıştı.  REFAH&#039;I YOK ETME PLANI  İsrail ordusunun Refah&#039;ı Han Yunus&#039;tan ayırma hazırlıkları kapsamında &quot;Morag Koridoru&#039;nu genişletmek ve koridor boyunca binaları yıkmak için halihazırda çalıştığı&quot; belirtilen haberde, koridorun bazı bölgelerinin bir kilometreden daha geniş olacağı kaydedildi.  İsrail güvenlik teşkilatından kaynaklara dayandırılan haberde, Refah&#039;ın tamamının diğer tampon bölgeler gibi Filistinlilerin girmesinin engellendiği bir yer mi olacağı yoksa tüm binaların yıkılarak kentin &quot;fiilen ortadan kaldırılmasının&quot; planlandığı bir yer haline mi getirileceğinin henüz kararlaştırılmadığı ileri sürüldü.  İsrail ordusunun bölgede yürüttüğü faaliyetlerin Morag ve Philadelphi koridorları arasında sınırlı kalmadığına işaret edilen haberde, konuya ilişkin fazla ayrıntı verilmedi.  Haberde ayrıca İsrail askerlerinin yakın zamanda Refah çevresinde konuşlanmaya başladığı ve bunun Refah&#039;ı Gazze&#039;den tamamen ayırmaya yönelik &quot;ön adım&quot; olduğu savunuldu.  ÖLÜM BÖLGELERİ  Gazze&#039;nin Mısır sınırındaki Philadelphi Koridoru&#039;nun yanı sıra İsrail&#039;in, 7 Ekim 2023&#039;te şiddetli saldırılarını başlatmasının ardından Gazze Şeridi içinde İsrail sınırı boyunca tampon bölgeler oluşturduğu belirtildi.  İsrail&#039;in, Filistinlilerin bu bölgelere girmesini engellediği ve bu bölgeleri, İsrail askerlerinin kendilerine yaklaşan herkese ateş ettiği bir &quot;ölüm bölgesi&quot; olarak tanımladığı kaydedildi.  İsrail ordusunun uzunluğu 800 metre ila 1,5 kilometreyi bulan, işgal ettiği bu &quot;tampon bölgelerle&quot; Gazze sınırı yakınında yer alan yerleşimleri korumayı hedeflediği savunuldu.  Gazze Şeridi&#039;nin dünyaya açılan tek kapısı olan ve Mayıs 2024&#039;ten bu yana İsrail işgali altında bulunan Refah Sınır Kapısı da bu kentte yer alıyor.  Refah Sınır Kapısı&#039;ndan Gazze Şeridi&#039;ne insani ve tıbbi yardımlar, ticari ürünler getiriliyordu ve yaralıların tahliyesi de bu kapı üzerinden yapılıyordu.  İsrail ordusu 2 Mart&#039;tan bu yana Gazze&#039;ye insani yardımların girişini engelliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R29KQoP1ZkyVlELlVH0CTA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ordusunun, Refah, planı:, Kent, yok, edilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R29KQoP1ZkyVlELlVH0CTA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail ordusu Refah kentini işgal etmeyi planlıyor"><p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyinde "tampon bölgeyi" genişletme bahanesiyle Mısır sınırındaki Refah kentini işgal etmeyi planladığı iddia edildi. Söz konusu planın "Refah kentinin yok edilmesi anlamına geldiği" belirtiliyor.</p>Haaretz gazetesinin haberine göre, İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin güneyinde Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayıran Morag Koridoru ile Mısır sınırındaki Philadelphi Koridoru arasında 75 kilometrekarelik bir alanda "tampon bölge" kurmayı planlıyor.  İsrail ordusunun kurmayı planladığı "tampon bölgeyle" Refah kentinin tamamı İsrail işgali altında kalmış oluyor.  Söz konusu "tampon bölgeyle" yüz ölçümü ortalama 360 kilometrekare olan Gazze Şeridi'nin 5'te biri ve daha önce yardımların ulaştırıldığı Mısır sınırının Gazze tarafı İsrail ordusunun kontrolüne girmiş oluyor.  Gazze Şeridi'nde İsrail'in "tampon bölge" olarak isimlendirdiği alanlara Filistinlilerin girişine izin verilmiyor.  İsrail ordusu söz konusu bölgeyi işgal ederek "Refah'tan zorla göç ettirilen Filistinlilerin kente geri dönüşüne izin vermemeyi ve bölgedeki binaları yıkmayı" planlıyor.  Söz konusu planın "Refah kentinin yok edilmesi anlamına geldiği" belirtiliyor.  Refah kentinin işgal edilerek "tampon bölgeye" dahil edilmesi Gazze'nin Mısır sınırını kaybetmesine ve "sadece İsrail içinde bir yerleşim birimi" haline gelmesine yol açacağı belirtiliyor.  Kentin "tampon bölgeye" dahil edilmesi konusu, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun İsrail'in "Gazze'de geniş alanları kontrol edeceği" yönündeki açıklamasının ardından, siyasi kesimin geçen ay Gazze'ye saldırıları yeniden başlatma kararı alması sonrası ortaya çıktı.  Haaretz'in askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde, Refah ve çevresi için hazırlanan planın "Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yapılanların tekrarı" olduğu ifade edildi.  Haberde, "İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde uzun süreli bir faaliyet için ABD dahil olmak üzere uluslararası destek almasının pek mümkün olmadığını anladı. Hükümet üyelerinin insani yardımları engelleme yönündeki tehditlerinin fiili bir politikaya dönüşmesi pek mümkün görünmüyor. Bu nedenle İsrail ordusu, Hamas'a baskı uygulayacağına inandığı yerlere yönelik operasyonlarını yoğunlaştırmaya hazırlanıyor." ifadeleri kullanıldı.  Netanyahu, Gazze'nin güneyindeki Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayıran "Morag" isimli yeni bir koridor inşa edilmeye başlandığını açıklamıştı.  REFAH'I YOK ETME PLANI  İsrail ordusunun Refah'ı Han Yunus'tan ayırma hazırlıkları kapsamında "Morag Koridoru'nu genişletmek ve koridor boyunca binaları yıkmak için halihazırda çalıştığı" belirtilen haberde, koridorun bazı bölgelerinin bir kilometreden daha geniş olacağı kaydedildi.  İsrail güvenlik teşkilatından kaynaklara dayandırılan haberde, Refah'ın tamamının diğer tampon bölgeler gibi Filistinlilerin girmesinin engellendiği bir yer mi olacağı yoksa tüm binaların yıkılarak kentin "fiilen ortadan kaldırılmasının" planlandığı bir yer haline mi getirileceğinin henüz kararlaştırılmadığı ileri sürüldü.  İsrail ordusunun bölgede yürüttüğü faaliyetlerin Morag ve Philadelphi koridorları arasında sınırlı kalmadığına işaret edilen haberde, konuya ilişkin fazla ayrıntı verilmedi.  Haberde ayrıca İsrail askerlerinin yakın zamanda Refah çevresinde konuşlanmaya başladığı ve bunun Refah'ı Gazze'den tamamen ayırmaya yönelik "ön adım" olduğu savunuldu.  ÖLÜM BÖLGELERİ  Gazze'nin Mısır sınırındaki Philadelphi Koridoru'nun yanı sıra İsrail'in, 7 Ekim 2023'te şiddetli saldırılarını başlatmasının ardından Gazze Şeridi içinde İsrail sınırı boyunca tampon bölgeler oluşturduğu belirtildi.  İsrail'in, Filistinlilerin bu bölgelere girmesini engellediği ve bu bölgeleri, İsrail askerlerinin kendilerine yaklaşan herkese ateş ettiği bir "ölüm bölgesi" olarak tanımladığı kaydedildi.  İsrail ordusunun uzunluğu 800 metre ila 1,5 kilometreyi bulan, işgal ettiği bu "tampon bölgelerle" Gazze sınırı yakınında yer alan yerleşimleri korumayı hedeflediği savunuldu.  Gazze Şeridi'nin dünyaya açılan tek kapısı olan ve Mayıs 2024'ten bu yana İsrail işgali altında bulunan Refah Sınır Kapısı da bu kentte yer alıyor.  Refah Sınır Kapısı'ndan Gazze Şeridi'ne insani ve tıbbi yardımlar, ticari ürünler getiriliyordu ve yaralıların tahliyesi de bu kapı üzerinden yapılıyordu.  İsrail ordusu 2 Mart'tan bu yana Gazze'ye insani yardımların girişini engelliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan&amp;apos;da grev: &amp;quot;Hükümet hayat pahalılığına karşı önlem almalı&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistanda-grev-hukumet-hayat-pahaliligina-karsi-oenlem-almali</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistanda-grev-hukumet-hayat-pahaliligina-karsi-oenlem-almali</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;da işçi ve memurlar Miçotakis hükümetinin hayat pahalılığına karşı önlem alması talebiyle 24 saatlik greve gitti.Yunanistan&#039;da Başbakan Kiryakos Miçotakis hükümetinin hayat pahalılığına karşı önlem almasını isteyen işçi ve memurlar, bugün 24 saatlik greve gitti. İşçi Sendikaları Konfederasyonu (GSEE) ve Memur Sendikaları Konfederasyonu&#039;nun (ADEDY) çağrısıyla işçi ve memurlar bir günlüğüne iş bıraktı. Greve Yunanistan Komünist Partisi&#039;ne (KKE) bağlı PAME işçi sendikası da destek verdi.Grev nedeniyle başta başkent Atina olmak üzere birçok şehirde toplu ulaşım sekteye uğradı. Demiryolu ve denizyolu ulaşımı tamamen durdu. Tren seferleri iptal edildi. Gemiler limanlarda aborda kaldı. Havaalanlarında uçuşlar iptal edildi.Grev kapsamında başkent Atina&#039;da eylem düzenlendi. Atina&#039;da bir araya gelen binlerce işçi ve memur parlamento binası önüne yürüdü. Eylemciler hükümetin hayat pahalılığına çözüm bulması ve maaşların artırılmasına ilişkin taleplerini dile getirdi.Emekliler ise 2009&#039;da başlayan ekonomik kriz sürecinde iptal edilen 13&#039;üncü ve 14&#039;üncü maaş uygulamasının geri getirilmesini talep etti. İsrail saldırılarına karşı Filistin&#039;e destek için Filistin bayrakları da eylemde yer aldı.Benzer eylemler, başta Selanik olmak üzere ülkenin birçok farklı kentinde de düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wYqT6fg2p0Os674cckFwrw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistanda, grev:, Hükümet, hayat, pahalılığına, karşı, önlem, almalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wYqT6fg2p0Os674cckFwrw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yunanistan'da 1 günlük grev"><p>Yunanistan'da işçi ve memurlar Miçotakis hükümetinin hayat pahalılığına karşı önlem alması talebiyle 24 saatlik greve gitti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gVOgoChlqEq4DDgtbz7k1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yunanistan'da Başbakan Kiryakos Miçotakis hükümetinin hayat pahalılığına karşı önlem almasını isteyen işçi ve memurlar, bugün 24 saatlik greve gitti. İşçi Sendikaları Konfederasyonu (GSEE) ve Memur Sendikaları Konfederasyonu'nun (ADEDY) çağrısıyla işçi ve memurlar bir günlüğüne iş bıraktı. Greve Yunanistan Komünist Partisi'ne (KKE) bağlı PAME işçi sendikası da destek verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PPrAHTLCf0OURx2LjS8kFw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Grev nedeniyle başta başkent Atina olmak üzere birçok şehirde toplu ulaşım sekteye uğradı. Demiryolu ve denizyolu ulaşımı tamamen durdu. Tren seferleri iptal edildi. Gemiler limanlarda aborda kaldı. Havaalanlarında uçuşlar iptal edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6KcG7Nagr0e0aob0hwrFmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Grev kapsamında başkent Atina'da eylem düzenlendi. Atina'da bir araya gelen binlerce işçi ve memur parlamento binası önüne yürüdü. Eylemciler hükümetin hayat pahalılığına çözüm bulması ve maaşların artırılmasına ilişkin taleplerini dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NJcpErSjLU2kSSklSG1aAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Emekliler ise 2009'da başlayan ekonomik kriz sürecinde iptal edilen 13'üncü ve 14'üncü maaş uygulamasının geri getirilmesini talep etti. İsrail saldırılarına karşı Filistin'e destek için Filistin bayrakları da eylemde yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mQqPK1fVWEubK3lDt9QbKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Benzer eylemler, başta Selanik olmak üzere ülkenin birçok farklı kentinde de düzenlendi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ay mı Mars mı? Trump’ın NASA Başkanı adayı Senato karşısında</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ay-mi-mars-mi-trumpin-nasa-baskani-adayi-senato-karsisinda</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ay-mi-mars-mi-trumpin-nasa-baskani-adayi-senato-karsisinda</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump’ın NASA başkanlığına aday gösterdiği girişimci Jared Isaacman, Trump’ın Mars’a odaklanma hedefiyle NASA’nın Ay programı arasındaki görüş ayrılıklarının ortasında Senato karşısına çıktı.Shift4 Payments adlı ödeme sistemi şirketinin CEO’su Jared Isaacman, ABD’li astronotların hedefinin Ay mı yoksa Mars mı olması gerektiğine dair karşıt görüşlerin bulunduğu bir zeminde ABD Senatosu Ticaret, Bilim ve Ulaştırma Komitesi önüne çıktı.MUSK İLE YAKIN İLİŞKİLERE SAHİPTesla ve SpaceX CEO’su ve Hükümet Verimliliği Bakanlığı&#039;nın (DOGE) başkanlığını yürüten Elon Musk’la yakın ilişkileriyle tanınan Isaacman, şirketin uzay aracıyla iki kez özel astronot olarak uzaya uçmuş bir isim.  Isaacman’ın onaylanması halinde, NASA bünyesindeki 18 bin çalışandan ve yaklaşık 25 milyar dolarlık bir bütçeden sorumlu olacak. Bu bütçe büyük ölçüde, astronotları Ay yüzeyine geri döndürmeyi amaçlayan ve Trump’ın ilk döneminde başlatılan Artemis programına ayrılmış durumda.TED CRUZ’DAN AY VURGUSUSenatör Ted Cruz ise, Senato oturumu açılış konuşmasında Ay’da Çin rekabeti konusunda uyarılarda bulundu. Cruz, “Uzayda Komünist Çin’e, ‘Ay sizin, Amerika liderlik etmeyecek’ demekten daha feci bir hata düşünemiyorum” ifadelerini kullandı.Ancak Başkan Trump ve adaylığını güçlü bir şekilde destekleyen, seçim kampanyasına 250 milyon dolar katkı sağlayan Elon Musk, Mars’ı ulusal bir öncelik haline getirmiş durumda. Bu da, halihazırda milyarlarca dolar yatırım yapılan NASA’nın Ay programıyla ilgili soru işaretlerini beraberinde getiriyor.ISAACMAN DENGEYİ KURABİLECEK Mİ?Mars’a yönelik bu güçlü ilgi, Isaacman’ın Senato’dan onay alma sürecini zorlaştırabilir. Isaacman, bir yandan Ay programını sürdürmesi için NASA ve Kongre’den gelen baskıyla, diğer yandan Trump ve Musk’tan gelen Mars önceliği yönündeki taleplerle denge kurmak zorunda kalacak.  Isaacman da, hazırladığı açılış metninde şunları söyledi:  “Amerikalı astronotları Mars’a göndermeyi öncelik haline getireceğiz. Bu süreçte, Ay’a dönme kabiliyetini doğal olarak elde edecek ve Ay yüzeyinde kalıcı bir varlık sürdürmenin bilimsel, ekonomik ve ulusal güvenlik açısından faydalarını değerlendireceğiz.” ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hXVEfWrR_UqzNm01y-TCow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>mı, Mars, mı, Trump’ın, NASA, Başkanı, adayı, Senato, karşısında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hXVEfWrR_UqzNm01y-TCow.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Senato'da Ay mı Mars mı tartışması"><p>ABD Başkanı Donald Trump’ın NASA başkanlığına aday gösterdiği girişimci Jared Isaacman, Trump’ın Mars’a odaklanma hedefiyle NASA’nın Ay programı arasındaki görüş ayrılıklarının ortasında Senato karşısına çıktı.</p><p>Shift4 Payments adlı ödeme sistemi şirketinin CEO’su Jared Isaacman, ABD’li astronotların hedefinin Ay mı yoksa Mars mı olması gerektiğine dair karşıt görüşlerin bulunduğu bir zeminde ABD Senatosu Ticaret, Bilim ve Ulaştırma Komitesi önüne çıktı.</p><h3><strong>MUSK İLE YAKIN İLİŞKİLERE SAHİP</strong></h3><p>Tesla ve SpaceX CEO’su ve Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nın (DOGE) başkanlığını yürüten Elon Musk’la yakın ilişkileriyle tanınan Isaacman, şirketin uzay aracıyla iki kez özel astronot olarak uzaya uçmuş bir isim.  Isaacman’ın onaylanması halinde, NASA bünyesindeki 18 bin çalışandan ve yaklaşık 25 milyar dolarlık bir bütçeden sorumlu olacak. Bu bütçe büyük ölçüde, astronotları Ay yüzeyine geri döndürmeyi amaçlayan ve Trump’ın ilk döneminde başlatılan Artemis programına ayrılmış durumda.</p><h3><strong>TED CRUZ’DAN AY VURGUSU</strong></h3><p>Senatör Ted Cruz ise, Senato oturumu açılış konuşmasında Ay’da Çin rekabeti konusunda uyarılarda bulundu. Cruz, “Uzayda Komünist Çin’e, ‘Ay sizin, Amerika liderlik etmeyecek’ demekten daha feci bir hata düşünemiyorum” ifadelerini kullandı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0V9cMeYnJUqJPh2l5PRcNQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Ancak Başkan Trump ve adaylığını güçlü bir şekilde destekleyen, seçim kampanyasına 250 milyon dolar katkı sağlayan Elon Musk, Mars’ı ulusal bir öncelik haline getirmiş durumda. Bu da, halihazırda milyarlarca dolar yatırım yapılan NASA’nın Ay programıyla ilgili soru işaretlerini beraberinde getiriyor.<h3><strong>ISAACMAN DENGEYİ KURABİLECEK Mİ?</strong></h3><p>Mars’a yönelik bu güçlü ilgi, Isaacman’ın Senato’dan onay alma sürecini zorlaştırabilir. Isaacman, bir yandan Ay programını sürdürmesi için NASA ve Kongre’den gelen baskıyla, diğer yandan Trump ve Musk’tan gelen Mars önceliği yönündeki taleplerle denge kurmak zorunda kalacak.  Isaacman da, hazırladığı açılış metninde şunları söyledi:  “Amerikalı astronotları Mars’a göndermeyi öncelik haline getireceğiz. Bu süreçte, Ay’a dönme kabiliyetini doğal olarak elde edecek ve Ay yüzeyinde kalıcı bir varlık sürdürmenin bilimsel, ekonomik ve ulusal güvenlik açısından faydalarını değerlendireceğiz.”</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>PKK/YPG&amp;apos;li teröristler Halep kent merkezinden çekiliyor: İkinci konvoy, kentten çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/pkkypgli-teroeristler-halep-kent-merkezinden-cekiliyor-ikinci-konvoy-kentten-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/pkkypgli-teroeristler-halep-kent-merkezinden-cekiliyor-ikinci-konvoy-kentten-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Suriye&#039;de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG, Şam yönetimiyle imzaladığı anlaşma gereği Halep kent merkezinden çekilmeyi sürdürüyor. Teröristleri taşıyan ikinci konvoy, kentten çıktı.Halep&#039;teki Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerini işgal eden PKK/YPG&#039;li teröristleri taşıyan ikinci konvoy, kentten çıktı.  Suriye yönetimi ve PKK/YPG arasında 1 Nisan&#039;da imzalanan anlaşma gereği, Fırat&#039;ın doğusuna giden 60 araçlık bu konvoyda yaklaşık 500 terörist yer aldı.  Teröristler, Genel Güvenlik İdaresine bağlı güçlerin himayesinde Halep&#039;ten çıktı. Teröristlerin çekilmesinin ilerleyen günlerde de devam etmesi bekleniyor.  Teröristleri taşıyan ilk konvoy 4 Nisan&#039;da Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerinden çekilmişti.TERÖRİSTLER, MAKSUD VE EŞREFİYYE&#039;Yİ TERÖR ÜSSÜNE ÇEVİRDİ  Devrik Baas rejimi, 2012&#039;de kendisine karşı silahlı eyleme girmemesi koşuluyla ülkenin kuzeyindeki bazı bölgeleri PKK/YPG&#039;ye bırakırken örgüt, Halep&#039;teki Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerini &quot;terör&quot; üssü olarak kullandı.  Öldürme, kaçırma, zorla silah altına alma gibi suçlar işleyen teröristler, esnaftan da vergi adı altında haraç topluyordu. Örgütün Halep&#039;te çocukları okul çıkışı kaçırarak zorla silahlı kadrosuna katması, birçok rapora yansıdı.  Örgüt, 2016&#039;da rejim ve Rusya&#039;nın Halep&#039;i kuşatıp ele geçirmesine Şeyh Maksud Mahallesi üzerinden stratejik destek verdi.  Baas rejiminin yıkılmasının ardından Halep&#039;teki işgalini sürdüren teröristler, geçen ayın başında devrik rejim unsurlarının sahil bölgesindeki saldırılarıyla eş zamanlı harekete geçerek Halep&#039;te ordu güçlerine saldırı girişiminde bulunmuştu.  Rejimin yıkılmasının ardından PKK/YPG söz konusu mahallelere keskin nişancılar yerleştirdi. Suriye İnsan Hakları Ağının (SNHR) raporuna göre, keskin nişancıların 30 Kasım 2024-30 Ocak 2025&#039;teki saldırılarında en az 65 sivil yaşamını yitirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nDKiPI2R20qBXuV8Tw94Zw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>PKKYPGli, teröristler, Halep, kent, merkezinden, çekiliyor:, İkinci, konvoy, kentten, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nDKiPI2R20qBXuV8Tw94Zw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="PKK/YPG Halep'ten çekiliyor"><p>Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG, Şam yönetimiyle imzaladığı anlaşma gereği Halep kent merkezinden çekilmeyi sürdürüyor. Teröristleri taşıyan ikinci konvoy, kentten çıktı.</p>Halep'teki Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerini işgal eden PKK/YPG'li teröristleri taşıyan ikinci konvoy, kentten çıktı.  Suriye yönetimi ve PKK/YPG arasında 1 Nisan'da imzalanan anlaşma gereği, Fırat'ın doğusuna giden 60 araçlık bu konvoyda yaklaşık 500 terörist yer aldı.  Teröristler, Genel Güvenlik İdaresine bağlı güçlerin himayesinde Halep'ten çıktı. Teröristlerin çekilmesinin ilerleyen günlerde de devam etmesi bekleniyor.  Teröristleri taşıyan ilk konvoy 4 Nisan'da Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerinden çekilmişti.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/seDHJFww5U6GWxNnebZDKA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>TERÖRİSTLER, MAKSUD VE EŞREFİYYE'Yİ TERÖR ÜSSÜNE ÇEVİRDİ</strong>  Devrik Baas rejimi, 2012'de kendisine karşı silahlı eyleme girmemesi koşuluyla ülkenin kuzeyindeki bazı bölgeleri PKK/YPG'ye bırakırken örgüt, Halep'teki Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerini "terör" üssü olarak kullandı.  Öldürme, kaçırma, zorla silah altına alma gibi suçlar işleyen teröristler, esnaftan da vergi adı altında haraç topluyordu. Örgütün Halep'te çocukları okul çıkışı kaçırarak zorla silahlı kadrosuna katması, birçok rapora yansıdı.  Örgüt, 2016'da rejim ve Rusya'nın Halep'i kuşatıp ele geçirmesine Şeyh Maksud Mahallesi üzerinden stratejik destek verdi.  Baas rejiminin yıkılmasının ardından Halep'teki işgalini sürdüren teröristler, geçen ayın başında devrik rejim unsurlarının sahil bölgesindeki saldırılarıyla eş zamanlı harekete geçerek Halep'te ordu güçlerine saldırı girişiminde bulunmuştu.  Rejimin yıkılmasının ardından PKK/YPG söz konusu mahallelere keskin nişancılar yerleştirdi. Suriye İnsan Hakları Ağının (SNHR) raporuna göre, keskin nişancıların 30 Kasım 2024-30 Ocak 2025'teki saldırılarında en az 65 sivil yaşamını yitirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BMGK’da acil oturum: İsrail’in Suriye’ye saldırıları görüşülecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bmgkda-acil-oturum-israilin-suriyeye-saldirilari-goerusulecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bmgkda-acil-oturum-israilin-suriyeye-saldirilari-goerusulecek</guid>
<description><![CDATA[ BM Güvenlik Konseyi&#039;nin İsrail&#039;in Suriye&#039;ye saldırılarını görüşmek üzere 10 Nisan sabahı acil oturumda bir araya geleceği açıklandı.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), İsrail&#039;in Suriye&#039;ye yönelik saldırılarını görüşmek üzere yarın acil oturumda bir araya gelecek. Cezayir&#039;in BM Daimi Temsilciliği, toplantıya ilişkin AA muhabirine yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, acil oturumu halihazırda BMGK üyeleri olan Cezayir ve Somali&#039;nin talep ettiği kaydedildi. Acil oturumda İsrail&#039;in Suriye&#039;ye yönelik saldırılarının ele alınacağı belirtilen açıklamada, oturumun 10 Nisan Perşembe günü yerel saatle 10.00&#039;da gerçekleşeceği bildirildi.NETANYAHU&#039;DAN &quot;İŞGAL KALICI OLACAK&quot; MESAJI İsrail ordusu, 1967 yılından bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri&#039;nde, buraya bitişik tampon bölgeyi 8 Aralık 2024&#039;te işgal etmişti. İsrail birlikleri, işgali tampon bölgenin de ilerisine taşıyarak başkent Şam&#039;ın 20 kilometre yakınına ulaşmıştı.  İki ülke arasında 1974&#039;te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması ile Golan Tepeleri&#039;ndeki tampon bölge ve silahtan arındırılmış bölgenin sınırları belirlenmişti.  İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye&#039;nin güneyindeki işgalin kalıcı olacağı mesajını vermiş ve Suriye&#039;nin egemenliğine aykırı olarak güney bölgesinin silahsızlandırılması talebinde bulunmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AjI_6TSFY0q1k3t4UHwnCg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>BMGK’da, acil, oturum:, İsrail’in, Suriye’ye, saldırıları, görüşülecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AjI_6TSFY0q1k3t4UHwnCg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="BMGK'da " acil oturumu><p>BM Güvenlik Konseyi'nin İsrail'in Suriye'ye saldırılarını görüşmek üzere 10 Nisan sabahı acil oturumda bir araya geleceği açıklandı.</p><p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını görüşmek üzere yarın acil oturumda bir araya gelecek. </p><p>Cezayir'in BM Daimi Temsilciliği, toplantıya ilişkin AA muhabirine yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, acil oturumu halihazırda BMGK üyeleri olan Cezayir ve Somali'nin talep ettiği kaydedildi. Acil oturumda İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının ele alınacağı belirtilen açıklamada, oturumun 10 Nisan Perşembe günü yerel saatle 10.00'da gerçekleşeceği bildirildi.</p><p><strong>NETANYAHU'DAN "İŞGAL KALICI OLACAK" MESAJI</strong> </p><p>İsrail ordusu, 1967 yılından bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri'nde, buraya bitişik tampon bölgeyi 8 Aralık 2024'te işgal etmişti. İsrail birlikleri, işgali tampon bölgenin de ilerisine taşıyarak başkent Şam'ın 20 kilometre yakınına ulaşmıştı.  İki ülke arasında 1974'te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması ile Golan Tepeleri'ndeki tampon bölge ve silahtan arındırılmış bölgenin sınırları belirlenmişti.  İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye'nin güneyindeki işgalin kalıcı olacağı mesajını vermiş ve Suriye'nin egemenliğine aykırı olarak güney bölgesinin silahsızlandırılması talebinde bulunmuştu.<br data-mce-bogus="1"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bill Gates, &amp;quot;muhteşem&amp;quot; servetinden çocuklarına ne kadar bırakacağını  açıkladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bill-gates-muhtesem-servetinden-cocuklarina-ne-kadar-birakacagini-acikladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bill-gates-muhtesem-servetinden-cocuklarina-ne-kadar-birakacagini-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Teknoloji devi Microsoft&#039;un eski CEO&#039;su Bill Gates, &quot;akıl almaz&quot; servetinden çocuklarına bırakacağı miktarı açıkladı.Teknoloji devi Microsoft&#039;un kurucuğu ortağı Bill Gates, çocuklarına bazılarının beklediği kadar çok para bırakmıyor.Forbes&#039;a göre, 28 yaşındaki Jennifer, 25 yaşındaki Rory ve 22 yaşındaki Phoebe adlı çocuklarını eski eşi Melinda French Gates ile paylaşan Microsoft&#039;un kurucu ortağı, 101,2 milyar dolar gibi göz kamaştırıcı bir servete sahip.Ancak teknoloji devinin çocukları, onun &quot;akıl almaz&quot; servetinin yalnızca küçük bir kısmını görecek.69 yaşındaki Gates, “Figuring Out With Raj Shamani” podcast&#039;inde “Bence buna herkes karar verir” dedi.Gates, şunları ekledi: “Çocuklarım harika bir terbiye ve eğitim aldılar, ancak toplam servetin yüzde 1&#039;inden daha azını aldılar çünkü bunun onlara bir iyilik olmayacağına karar verdim.” New York Post&#039;a göre yine de 101,2 milyar doların yüzde 1&#039;i hala 1 milyar doların üzerinde olduğu için Gates&#039;in çocukları yüklü bir ödeme günü bekliyor.  &quot;Bu bir hanedanlık değil&quot; diyen Gates, şöyle konuştu: &quot;Onlardan Microsoft&#039;u yönetmelerini istemiyorum. Onlara kendi kazançlarını ve başarılarını elde etmeleri için bir şans vermek istiyorum. Bilirsiniz, önemli olsunlar ve benim sahip olduğum inanılmaz şans ve talihin gölgesinde kalmasınlar&quot; diye devam etti.  Gates, &quot;Farklı aileler bunu farklı şekilde görüyor. Bence teknolojiden servet kazanan insanlar daha az hanedan... Hatta sermayelerini alıp çoğunu dağıtıyorlar&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IUsS0vGrEEmHWlPt664zWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bill, Gates, muhteşem, servetinden, çocuklarına, kadar, bırakacağını , açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IUsS0vGrEEmHWlPt664zWQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bill Gates'in çocuklarına kalan para"><p>Teknoloji devi Microsoft'un eski CEO'su Bill Gates, "akıl almaz" servetinden çocuklarına bırakacağı miktarı açıkladı.</p><p>Teknoloji devi Microsoft'un kurucuğu ortağı Bill Gates, çocuklarına bazılarının beklediği kadar çok para bırakmıyor.</p><p>Forbes'a göre, 28 yaşındaki Jennifer, 25 yaşındaki Rory ve 22 yaşındaki Phoebe adlı çocuklarını eski eşi Melinda French Gates ile paylaşan Microsoft'un kurucu ortağı, 101,2 milyar dolar gibi göz kamaştırıcı bir servete sahip.</p><p>Ancak teknoloji devinin çocukları, onun "akıl almaz" servetinin yalnızca küçük bir kısmını görecek.</p><p>69 yaşındaki Gates, “Figuring Out With Raj Shamani” podcast'inde “Bence buna herkes karar verir” dedi.</p><p>Gates, şunları ekledi: “Çocuklarım harika bir terbiye ve eğitim aldılar, ancak toplam servetin yüzde 1'inden daha azını aldılar çünkü bunun onlara bir iyilik olmayacağına karar verdim.” </p><p>New York Post'a göre yine de 101,2 milyar doların yüzde 1'i hala 1 milyar doların üzerinde olduğu için Gates'in çocukları yüklü bir ödeme günü bekliyor.  "Bu bir hanedanlık değil" diyen Gates, şöyle konuştu: "Onlardan Microsoft'u yönetmelerini istemiyorum. Onlara kendi kazançlarını ve başarılarını elde etmeleri için bir şans vermek istiyorum. Bilirsiniz, önemli olsunlar ve benim sahip olduğum inanılmaz şans ve talihin gölgesinde kalmasınlar" diye devam etti.  Gates, "Farklı aileler bunu farklı şekilde görüyor. Bence teknolojiden servet kazanan insanlar daha az hanedan... Hatta sermayelerini alıp çoğunu dağıtıyorlar" ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın gümrük vergilerine Rusya&amp;apos;dan üst düzey tepkiler</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-gumruk-vergilerine-rusyadan-ust-duzey-tepkiler</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-gumruk-vergilerine-rusyadan-ust-duzey-tepkiler</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova ve Merkez Bankası Başkanı Nabiullina, ABD Başkanı Trump’ın açıkladığı gümrük vergileri konusunda endişelerini dile getirdi.Rusya, ABD Başkanı Donald Trump’ın kapsamlı gümrük vergilerinin “Uluslararası ticaretin temellerine saygısızlık” olduğunu belirterek küresel bir ticaret savaşı konusunda endişelerini dile getirdi.  Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Moskova’da düzenlediği televizyon yayınıyla canlı verilen basın toplantısında, söz konusu vergilerin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarının açıkça ihlali olduğunu belirtti ve şu ifadeleri kullandı:  “Washington, artık kendisini uluslararası ticaret hukukunun normlarına bağlı hissetmediğini açıkça ortaya koymaktadır.”  Zaharova ayrıca, “Küresel ekonomiye yönelik herhangi bir şok, büyümede yavaşlama ve genel tüketimde düşüş tehdidi anlamına gelir ki, bu da birçok küresel süreç üzerinde olumsuz bir etki yaratır. Bu tür gelişmeler, dünyanın iki büyük ekonomisi arasında yaşandığında çok daha ciddi endişelere yol açıyor.” ifadelerini kullandı.  RUSYA MERKEZ BANKASI BAŞKANI: CİDDİ BİR RİSKAynı gün konuşan Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina da gelişen ticaret savaşını önemli bir risk olarak nitelendirdi ve şu ifadeleri kullandı:  “Küresel ticarette tektonik değişimler yaşanıyor. Bunların dünya ekonomisini nereye götüreceğini ve Rusya’yı nasıl etkileyeceğini öngörmek şu aşamada oldukça zor. Ancak bu, dikkate almamız gereken yeni ve ciddi bir risk.” ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XLrTNtROyUOPkVBJSALCDg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, gümrük, vergilerine, Rusyadan, üst, düzey, tepkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XLrTNtROyUOPkVBJSALCDg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'dan Trump'a vergi tepkisi"><p>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova ve Merkez Bankası Başkanı Nabiullina, ABD Başkanı Trump’ın açıkladığı gümrük vergileri konusunda endişelerini dile getirdi.</p><p>Rusya, ABD Başkanı Donald Trump’ın kapsamlı gümrük vergilerinin “Uluslararası ticaretin temellerine saygısızlık” olduğunu belirterek küresel bir ticaret savaşı konusunda endişelerini dile getirdi.  Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Moskova’da düzenlediği televizyon yayınıyla canlı verilen basın toplantısında, söz konusu vergilerin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarının açıkça ihlali olduğunu belirtti ve şu ifadeleri kullandı:  “Washington, artık kendisini uluslararası ticaret hukukunun normlarına bağlı hissetmediğini açıkça ortaya koymaktadır.”  Zaharova ayrıca, “Küresel ekonomiye yönelik herhangi bir şok, büyümede yavaşlama ve genel tüketimde düşüş tehdidi anlamına gelir ki, bu da birçok küresel süreç üzerinde olumsuz bir etki yaratır. Bu tür gelişmeler, dünyanın iki büyük ekonomisi arasında yaşandığında çok daha ciddi endişelere yol açıyor.” ifadelerini kullandı.  </p><strong>RUSYA MERKEZ BANKASI BAŞKANI: CİDDİ BİR RİSK</strong><p>Aynı gün konuşan Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina da gelişen ticaret savaşını önemli bir risk olarak nitelendirdi ve şu ifadeleri kullandı:  “Küresel ticarette tektonik değişimler yaşanıyor. Bunların dünya ekonomisini nereye götüreceğini ve Rusya’yı nasıl etkileyeceğini öngörmek şu aşamada oldukça zor. Ancak bu, dikkate almamız gereken yeni ve ciddi bir risk.”</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya&amp;apos;nın müstakbel Başbakanı Merz’den Trump’a: Almanya geri döndü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/almanyanin-mustakbel-basbakani-merzden-trumpa-almanya-geri-doendu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/almanyanin-mustakbel-basbakani-merzden-trumpa-almanya-geri-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Almanya’nın bir sonraki başbakanı olması beklenen Friedrich Merz, ülkeyi yeniden ileriye taşımak için ekonomi ve savunma alanlarında atılım yapacaklarını söyledi ve ABD Başkanı Trump’a “Almanya geri döndü” mesajını gönderdi.Almanya seçimlerinin galibi Hristiyan Birlik Partisi (CDU/CSU) lideri Friedrich Merz, hükümet kurmak için Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile yapılan anlaşmanın ardından basın mensıplarının sorularını yanıtladı.   Düzenlediği basın toplantısında Trump’a bir mesajı olup olmadığı sorulan Merz, İngilizce yanıt vererek Almanya’nın savunma yükümlülüklerini yerine getireceğini ve ekonomik rekabet gücünü yeniden inşa edeceğini söyleyerek, “Almanya geri döndü” ifadelerini kullandı.   Şubat ayında yapılan seçimleri yüzde 28,5 oyla kazanan CDU/CSU ittifakının lideri Merz, seçim sonrası Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile koalisyon anlaşmasına vardı.  “KOALİSYON YENİ BİR BAŞLANGIÇ” “Koalisyon anlaşması ülkemiz için yeni bir başlangıcın sinyali” diyen Merz, yeni hükümetin savunma harcamalarını &quot;önemli ölçüde&quot; artırma taahhüdünde bulundu.   Merz, SPD ile yapılan koalisyon anlaşmasında 3 yılı aşkın süredir Rusya ile devam eden savaşta Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesinde mutabık kalındığını söyledi.   Düzenlediği basın toplantısında anlaşmayı tanıtan Merz, Almanya’nın “istikrarı koruyacak, güvenliği artıracak ve ekonomiyi yeniden güçlendirecek şekilde reform ve yatırım” yapacağını vurguladı ve “Avrupa Almanya’ya güvenebilir” dedi.  Koalisyon anlaşmasına göre, dışişleri ve ekonomi bakanlıkları muhafazakârlara bırakılacak; maliye ve savunma bakanlıkları ise SPD’ye verilecek. Savunma Bakanı Boris Pistorius’un görevde kalması bekleniyor.  SPD, anlaşmayı üyelerinin onayına sunmayı planlarken, CDU yalnızca üst düzey parti yetkililerinin onayını alacak.  “GERİ GÖNDERME ATAĞI” BAŞLAYACAKMerz ayrıca, düzensiz göçü büyük ölçüde sona erdirme ve seçim sürecinde büyük tartışma yaratan göç meselesine yanıt olarak “geri gönderme atağı” başlatma sözü verdi.   Almanya, mevcut geçici Başbakan Olaf Scholz’un liderlik ettiği üçlü koalisyonunun 6 Kasım 2024’te çökmesinin ardından 23 Şubat’ta erken seçime gitmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/64YIWZyDgU6ViHhkcNDHLA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Almanyanın, müstakbel, Başbakanı, Merz’den, Trump’a:, Almanya, geri, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/64YIWZyDgU6ViHhkcNDHLA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Merz'den Trump'a mesaj"><p>Almanya’nın bir sonraki başbakanı olması beklenen Friedrich Merz, ülkeyi yeniden ileriye taşımak için ekonomi ve savunma alanlarında atılım yapacaklarını söyledi ve ABD Başkanı Trump’a “Almanya geri döndü” mesajını gönderdi.</p><p>Almanya seçimlerinin galibi Hristiyan Birlik Partisi (CDU/CSU) lideri Friedrich Merz, hükümet kurmak için Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile yapılan anlaşmanın ardından basın mensıplarının sorularını yanıtladı.   Düzenlediği basın toplantısında Trump’a bir mesajı olup olmadığı sorulan Merz, İngilizce yanıt vererek Almanya’nın savunma yükümlülüklerini yerine getireceğini ve ekonomik rekabet gücünü yeniden inşa edeceğini söyleyerek, “Almanya geri döndü” ifadelerini kullandı.   Şubat ayında yapılan seçimleri yüzde 28,5 oyla kazanan CDU/CSU ittifakının lideri Merz, seçim sonrası Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile koalisyon anlaşmasına vardı.  </p><strong>“KOALİSYON YENİ BİR BAŞLANGIÇ” </strong><p>“Koalisyon anlaşması ülkemiz için yeni bir başlangıcın sinyali” diyen Merz, yeni hükümetin savunma harcamalarını "önemli ölçüde" artırma taahhüdünde bulundu.   Merz, SPD ile yapılan koalisyon anlaşmasında 3 yılı aşkın süredir Rusya ile devam eden savaşta Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesinde mutabık kalındığını söyledi.   Düzenlediği basın toplantısında anlaşmayı tanıtan Merz, Almanya’nın “istikrarı koruyacak, güvenliği artıracak ve ekonomiyi yeniden güçlendirecek şekilde reform ve yatırım” yapacağını vurguladı ve “Avrupa Almanya’ya güvenebilir” dedi.  Koalisyon anlaşmasına göre, dışişleri ve ekonomi bakanlıkları muhafazakârlara bırakılacak; maliye ve savunma bakanlıkları ise SPD’ye verilecek. Savunma Bakanı Boris Pistorius’un görevde kalması bekleniyor.  SPD, anlaşmayı üyelerinin onayına sunmayı planlarken, CDU yalnızca üst düzey parti yetkililerinin onayını alacak.  </p><strong>“GERİ GÖNDERME ATAĞI” BAŞLAYACAK</strong><p>Merz ayrıca, düzensiz göçü büyük ölçüde sona erdirme ve seçim sürecinde büyük tartışma yaratan göç meselesine yanıt olarak “geri gönderme atağı” başlatma sözü verdi.   Almanya, mevcut geçici Başbakan Olaf Scholz’un liderlik ettiği üçlü koalisyonunun 6 Kasım 2024’te çökmesinin ardından 23 Şubat’ta erken seçime gitmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Savunma Bakanı Hegseth: ABD Askerleri yeniden Panama’ya dönebilir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-savunma-bakani-hegseth-abd-askerleri-yeniden-panamaya-doenebilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-savunma-bakani-hegseth-abd-askerleri-yeniden-panamaya-doenebilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD Savunma Bakanı Hegseth, Panama ziyaretinde yaptığı açıklamada, ABD askerlerinin &quot;yeniden bölgeye gelebileceğini&quot; söyledi.Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Pete Hegseth, Çin ile savaş arayışında olmadıklarını ancak Çin’in “Amerika kıtası üzerindeki tehditlerine karşı” güçlü bir caydırıcılık sergileyeceklerini söyledi.  “SAVAŞI BİRLİKTE ÖNLEMELİYİZ”Hegseth, Panama ziyaretinin ikinci gününde yaptığı açıklamada, “Çin’le savaş istemiyoruz. Ancak bu yarımkürede Çin’in tehditlerini kararlılıkla ve güçlü biçimde caydırarak savaşı birlikte önlemeliyiz” ifadelerini kullandı.  Bakan Hegseth’in bu sözleri, Çin ile ABD arasında stratejik öneme sahip Panama Kanalı üzerindeki gerilimin sürdüğü bir döneme denk geldi. Kanalın kontrolü ve etkisi konusunda iki ülke arasında yaşanan anlaşmazlık, bölgedeki tansiyonu artırmış durumda.&quot;DAVET ÜZERİNE GELEBİLİRİZ&quot;Hegseth ayrıca, ABD askerlerinin ülkeye yeniden konuşlandırılabileceğini ve eski askeri üslerin “davet yoluyla” yeniden canlandırılabileceğini söyledi.Panama&#039;daki eski ABD askeri üslerinin, dönüşümlü görev yapan birliklerle yeniden kullanılabileceğini söyleyen Bakan, bunun iki ülke arasında ortak tatbikatlara zemin hazırlayabileceğini de belirtti.  Hegseth&#039;in ziyareti, Trump yönetiminin Panama Kanalı’na erişimi güvence altına almak için ABD ordusundan çeşitli seçenekler talep ettiğine dair haberlerin gölgesinde gerçekleşti.  ABD, bir asırdan fazla bir süre önce inşa ettiği kanalı 1999 yılında Panama’ya devretmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4kt219GO8ESSrur7PE3ICw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Savunma, Bakanı, Hegseth:, ABD, Askerleri, yeniden, Panama’ya, dönebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4kt219GO8ESSrur7PE3ICw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hegseth'ten Çin mesajı"><p>ABD Savunma Bakanı Hegseth, Panama ziyaretinde yaptığı açıklamada, ABD askerlerinin "yeniden bölgeye gelebileceğini" söyledi.</p><p>Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Pete Hegseth, Çin ile savaş arayışında olmadıklarını ancak Çin’in “Amerika kıtası üzerindeki tehditlerine karşı” güçlü bir caydırıcılık sergileyeceklerini söyledi.  </p><strong>“SAVAŞI BİRLİKTE ÖNLEMELİYİZ”</strong><p>Hegseth, Panama ziyaretinin ikinci gününde yaptığı açıklamada, “Çin’le savaş istemiyoruz. Ancak bu yarımkürede Çin’in tehditlerini kararlılıkla ve güçlü biçimde caydırarak savaşı birlikte önlemeliyiz” ifadelerini kullandı.  Bakan Hegseth’in bu sözleri, Çin ile ABD arasında stratejik öneme sahip Panama Kanalı üzerindeki gerilimin sürdüğü bir döneme denk geldi. Kanalın kontrolü ve etkisi konusunda iki ülke arasında yaşanan anlaşmazlık, bölgedeki tansiyonu artırmış durumda.</p><h3><strong>"DAVET ÜZERİNE GELEBİLİRİZ"</strong></h3><p>Hegseth ayrıca, ABD askerlerinin ülkeye yeniden konuşlandırılabileceğini ve eski askeri üslerin “davet yoluyla” yeniden canlandırılabileceğini söyledi.</p><p>Panama'daki eski ABD askeri üslerinin, dönüşümlü görev yapan birliklerle yeniden kullanılabileceğini söyleyen Bakan, bunun iki ülke arasında ortak tatbikatlara zemin hazırlayabileceğini de belirtti.  Hegseth'in ziyareti, Trump yönetiminin Panama Kanalı’na erişimi güvence altına almak için ABD ordusundan çeşitli seçenekler talep ettiğine dair haberlerin gölgesinde gerçekleşti.  ABD, bir asırdan fazla bir süre önce inşa ettiği kanalı 1999 yılında Panama’ya devretmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İspanya’dan ABD’ye Çin resti: İlişkilerimizi derinleştireceğiz</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ispanyadan-abdye-cin-resti-iliskilerimizi-derinlestirecegiz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ispanyadan-abdye-cin-resti-iliskilerimizi-derinlestirecegiz</guid>
<description><![CDATA[ İspanya Tarım Bakanı Luis Planas, ABD&#039;nin aksi yöndeki uyarılarına rağmen Çin ile daha yakın ticari ilişkiler kuracaklarını açıkladı.İspanya Tarım Bakanı Luis Planas, ABD’nin “Çin’e yaklaşmak kendi boğazını kesmektir” uyarısına karşı, İspanya’nın ve Avrupa Birliği’nin (AB) çıkarları doğrultusunda Çin ile daha yakın ticari ilişkiler kurmayı sürdüreceklerini söyledi.   İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in Vietnam ziyaretinde kendisine eşlik eden Planas, Ho chi Minh şehrinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Çin ile mükemmel ticari ilişkilerimiz var ve bunları sürdürmekle kalmayıp daha da geliştirmeyi amaçlıyoruz.” dedi.   ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İspanya Ekonomi Bakanı Carlos Cuerpo’nun Avrupa’nın Çin’le daha yakın çalışması gerektiğine dair açıklamasını eleştirmiş ve “Bu, kendi boğazını kesmek olur.” ifadelerini kullanmıştı.  “DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA ORTAKLARIMIZ VAR”İspanya’nın çıkarlarını Avrupa Birliği çatısı altında savunduklarını belirten Planas ayrıca, AB’nin ABD ile görüşerek anlaşmazlıkları diyalog yoluyla çözmek istediğini ifade etti.  “Dünyanın dört bir yanında ticaret ortaklarımız var. Kurallara dayalı çok taraflı ticaret sistemine inanıyoruz.” diyen Planas, Vietnam ve Çin ile ilişkilerin güçlendirilmesinin AB’nin ticaret ilkeleriyle çelişmediğini de sözlerine ekledi.SONRAKİ DURAKLARI ÇİN  İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve Bakan Planas’ın Vietnam’dan sonraki durağı ise Çin.  Ziyaretin amacı, İspanya’nın Çin ile AB arasında bir arabulucu rolü üstlenmesini sağlamak ve Çin yatırımlarını ülkeye çekmek.  Trump’ın, ABD’nin birçok ülke ile olan dış ticaret açıklarını kapatmak amacıyla hayata geçirdiği yüksek tarifeler, küresel ticaret düzenini sarsmış; bu durum küresel durgunluk korkularını artırmış ve büyük şirketlerin piyasa değerlerinden trilyonlarca doları silmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r4XXijGv9UidcC7C2lq-wg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İspanya’dan, ABD’ye, Çin, resti:, İlişkilerimizi, derinleştireceğiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r4XXijGv9UidcC7C2lq-wg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İspanya'dan ABD'ye rest"><p>İspanya Tarım Bakanı Luis Planas, ABD'nin aksi yöndeki uyarılarına rağmen Çin ile daha yakın ticari ilişkiler kuracaklarını açıkladı.</p><p>İspanya Tarım Bakanı Luis Planas, ABD’nin “Çin’e yaklaşmak kendi boğazını kesmektir” uyarısına karşı, İspanya’nın ve Avrupa Birliği’nin (AB) çıkarları doğrultusunda Çin ile daha yakın ticari ilişkiler kurmayı sürdüreceklerini söyledi.   İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in Vietnam ziyaretinde kendisine eşlik eden Planas, Ho chi Minh şehrinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Çin ile mükemmel ticari ilişkilerimiz var ve bunları sürdürmekle kalmayıp daha da geliştirmeyi amaçlıyoruz.” dedi.   ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İspanya Ekonomi Bakanı Carlos Cuerpo’nun Avrupa’nın Çin’le daha yakın çalışması gerektiğine dair açıklamasını eleştirmiş ve “Bu, kendi boğazını kesmek olur.” ifadelerini kullanmıştı.  </p><strong>“DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA ORTAKLARIMIZ VAR”</strong><p>İspanya’nın çıkarlarını Avrupa Birliği çatısı altında savunduklarını belirten Planas ayrıca, AB’nin ABD ile görüşerek anlaşmazlıkları diyalog yoluyla çözmek istediğini ifade etti.  “Dünyanın dört bir yanında ticaret ortaklarımız var. Kurallara dayalı çok taraflı ticaret sistemine inanıyoruz.” diyen Planas, Vietnam ve Çin ile ilişkilerin güçlendirilmesinin AB’nin ticaret ilkeleriyle çelişmediğini de sözlerine ekledi.</p><p><strong>SONRAKİ DURAKLARI ÇİN</strong>  İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve Bakan Planas’ın Vietnam’dan sonraki durağı ise Çin.  Ziyaretin amacı, İspanya’nın Çin ile AB arasında bir arabulucu rolü üstlenmesini sağlamak ve Çin yatırımlarını ülkeye çekmek.  Trump’ın, ABD’nin birçok ülke ile olan dış ticaret açıklarını kapatmak amacıyla hayata geçirdiği yüksek tarifeler, küresel ticaret düzenini sarsmış; bu durum küresel durgunluk korkularını artırmış ve büyük şirketlerin piyasa değerlerinden trilyonlarca doları silmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın yeni vergi kararı sonrası ABD borsaları uçtu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-yeni-vergi-karari-sonrasi-abd-borsalari-uctu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-yeni-vergi-karari-sonrasi-abd-borsalari-uctu</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump’ın Çin&#039;e ek vergi ve bazı ülkelere 90 günlük durdurma kararı ABD borsaları ve Bitcoin&#039;de ani yükselişe yol açtı.ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük tarifelerine 90 gün süreyle ara verilmesi kararının ardından ABD borsalarında güçlü bir yükseliş yaşandı.  Nasdaq Composite endeksi 1.229,20 puan artarak yüzde 8,04’lük bir yükselişle 16.497,11 seviyesine çıktı.  S&amp;P 500 endeksi 321,89 puan kazanarak yüzde 6,46 yükseldi ve 5.304,66 puana ulaştı.  Dow Jones Sanayi Endeksi ise 2.169,93 puanlık artışla yüzde 5,76 değer kazandı ve 39.801,82 seviyesine yükseldi.  RALLİYLE KAPANDIKapanışta Dow Jones endeksi, 3000 puana yakın değer kazandı ve yüzde 7,87 artarak 40.608,45 puana ulaştı.  S&amp;P 500 endeksi, yüzde 9,51 artışla 5.456,80 puana ve Nasdaq endeksi yüzde 12,16 kazançla 17.124,97 puana yükseldi.  Dow Jones endeksi, Mart 2020&#039;den bu yana en büyük oranda artış gösterirken, S&amp;P 500 endeksi 2008&#039;den bu yana en büyük günlük kazancını elde etti.  Nasdaq endeksi de Ocak 2001&#039;den bu yana en büyük günlük artışını ve tarihindeki ikinci en yüksek kazancını kaydetti.  DOLAR GÜÇ KAZANDIGün içerisinde daha zayıf seyreden ABD doları da, Trump’ın açıklamasının ardından Japon yeni ve diğer para birimleri karşısında güç kazandı.Öte yandan, 10 yıllık Hazine tahvillerinin ihalesinde güçlü talep görülmesinin ardından tahvil faizlerindeki artış sınırlı kaldı. BİTCOİN 82 BİN DOLARIN ÜZERİNE ÇIKTIAnaliz şirketi Coinmarketcap&#039;in verilerine göre, Bitcoin dahil küresel kripto para piyasasının değeri 2 trilyon 630 milyar dolara ulaştı.  En büyük kripto para birimi olan Bitcoin&#039;in fiyatı, son 24 saatte Trump&#039;ın Çin hariç diğer ticaret ortakları için ek tarifelerin 90 gün süreyle durdurulduğunu duyurmasıyla yüzde 7’den fazla artarak 82 bin doların üzerine çıktı.  TSİ 21.31 itibarıyla 82 bin 662 dolardan işlem gören Bitcoin&#039;in haftalık değer kaybı ise yüzde 5’in altında geriledi.Trump&#039;ın tarifelere ilişkin son açıklamaları ABD&#039;nin ticaret politikasının ekonomik etkileri konusunda endişeli olan yatırımcıları bir miktar rahatlattı.  Truth Social sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Trump, ticaret, ticaret engelleri, tarifeler, kur manipülasyonu ve parasal olmayan tarifeler gibi konularda çözüm bulmak için 75&#039;ten fazla ülkenin kendileriyle iletişime geçtiğini aktardı.  Trump, bu ülkelerin ABD&#039;ye karşı hiçbir şekilde misillemede bulunmadığını belirterek, ek tarifelerin 90 gün süreyle durdurulmasını, bu sürede yüzde 10&#039;luk temel tarife oranının uygulanmasını onayladığını kaydetti.  Ancak Trump, Çin&#039;e uyguladığı tarifeyi ise yüzde 125&#039;e çıkardığını açıkladı.  ABD Başkanı Donald Trump, “kurtuluş günü” olarak nitelendirdiği 2 Nisan&#039;da ABD&#039;nin ticaret partnerlerine uygulanacak karşılıklı tarife oranlarını açıklamıştı. Temel tarife oranının yüzde 10 olacağını belirten Trump, diğer ülkelerin uyguladığı tarifeler ve tarife dışı engelleri hesaba katarak ülkeye göre değişen orandaki gümrük vergisi oranlarını paylaşmıştı. Tarifelerin neden olduğu ticaret savaşı endişesiyle pay piyasalarında sert düşüşler görülmüştü.  Analistler, Trump&#039;ın tarife politikasına ilişkin belirsizliklerin halen devam ettiğini ancak 90 günlük ertelemenin müzakerelere imkan tanıması açısından olumlu karşılandığını belirtti.  Bu gelişmelerle &quot;korku endeksi&quot; olarak da bilinen VIX Endeksi yüzde 35&#039;ün üzerinde düşüşle 33,62 değerine geriledi. ABD&#039;nin 10 yıllık tahvili ise yüzde 4,33 seviyesine yükseldi.MUHTEŞEM YEDİLİ&#039;NİN HİSSELERİ DE YÜKSELİŞE GEÇTİ  &quot;Muhteşem yedili&quot; olarak adlandırılan şirketlerin hisseleri de Trump&#039;ın açıklamasıyla yükselişe geçti. Amazon&#039;un hisseleri yüzde 11,98, Meta&#039;nın hisseleri yüzde 14,76, Nvidia&#039;nın hisseleri yüzde 18,72, Alphabet&#039;in hisseleri yüzde 9,88, Microsoft&#039;un hisseleri yüzde 10,13, Apple&#039;ın hisseleri yüzde 15,33 ve Tesla&#039;nın hisseleri yüzde 22,69 değer kazandı.  Öte yandan ABD Merkez Bankasının (Fed) son toplantısına ilişkin tutanaklar da yatırımcılar tarafından takip edilirken, Banka&#039;nın tutanakları tarifelere ilişkin endişeleri ortaya koydu.  Tutanaklarda, Fed yetkililerinin, istihdam ve ekonomik büyümeye yönelik aşağı yönlü risklerin, enflasyona yönelik ise yukarı yönlü risklerin arttığı görüşünde olduğu aktarıldı.  Fed&#039;in tutanaklarında, &quot;Para politikasının görünümünü tartışırken yetkililer, bir dizi hükümet politikasının ekonomik görünüm üzerindeki net etkisine ilişkin belirsizliğin yüksek olduğunu, ihtiyatlı bir yaklaşım benimsenmesini uygun kıldığını belirtti.&quot; ifadesi yer aldı.  Analistler, ABD&#039;de enflasyonun gidişatına ilişkin daha fazla bilgi için yarın açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin yakından takip edileceğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ewvs1CZNpkGamWw98tuX0w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, yeni, vergi, kararı, sonrası, ABD, borsaları, uçtu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ewvs1CZNpkGamWw98tuX0w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD borsalarında ani yükselme"><p>ABD Başkanı Trump’ın Çin'e ek vergi ve bazı ülkelere 90 günlük durdurma kararı ABD borsaları ve Bitcoin'de ani yükselişe yol açtı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük tarifelerine 90 gün süreyle ara verilmesi kararının ardından ABD borsalarında güçlü bir yükseliş yaşandı.  Nasdaq Composite endeksi 1.229,20 puan artarak yüzde 8,04’lük bir yükselişle 16.497,11 seviyesine çıktı.  S&P 500 endeksi 321,89 puan kazanarak yüzde 6,46 yükseldi ve 5.304,66 puana ulaştı.  Dow Jones Sanayi Endeksi ise 2.169,93 puanlık artışla yüzde 5,76 değer kazandı ve 39.801,82 seviyesine yükseldi.  <strong>RALLİYLE KAPANDI</strong></p><p>Kapanışta Dow Jones endeksi, 3000 puana yakın değer kazandı ve yüzde 7,87 artarak 40.608,45 puana ulaştı.  S&P 500 endeksi, yüzde 9,51 artışla 5.456,80 puana ve Nasdaq endeksi yüzde 12,16 kazançla 17.124,97 puana yükseldi.  Dow Jones endeksi, Mart 2020'den bu yana en büyük oranda artış gösterirken, S&P 500 endeksi 2008'den bu yana en büyük günlük kazancını elde etti.  Nasdaq endeksi de Ocak 2001'den bu yana en büyük günlük artışını ve tarihindeki ikinci en yüksek kazancını kaydetti.  </p><strong>DOLAR GÜÇ KAZANDI</strong><p>Gün içerisinde daha zayıf seyreden ABD doları da, Trump’ın açıklamasının ardından Japon yeni ve diğer para birimleri karşısında güç kazandı.</p><p>Öte yandan, 10 yıllık Hazine tahvillerinin ihalesinde güçlü talep görülmesinin ardından tahvil faizlerindeki artış sınırlı kaldı. </p><p><strong>BİTCOİN 82 BİN DOLARIN ÜZERİNE ÇIKTI</strong></p><p>Analiz şirketi Coinmarketcap'in verilerine göre, Bitcoin dahil küresel kripto para piyasasının değeri 2 trilyon 630 milyar dolara ulaştı.  En büyük kripto para birimi olan Bitcoin'in fiyatı, son 24 saatte Trump'ın Çin hariç diğer ticaret ortakları için ek tarifelerin 90 gün süreyle durdurulduğunu duyurmasıyla yüzde 7’den fazla artarak 82 bin doların üzerine çıktı.  TSİ 21.31 itibarıyla 82 bin 662 dolardan işlem gören Bitcoin'in haftalık değer kaybı ise yüzde 5’in altında geriledi.</p><p>Trump'ın tarifelere ilişkin son açıklamaları ABD'nin ticaret politikasının ekonomik etkileri konusunda endişeli olan yatırımcıları bir miktar rahatlattı.  Truth Social sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Trump, ticaret, ticaret engelleri, tarifeler, kur manipülasyonu ve parasal olmayan tarifeler gibi konularda çözüm bulmak için 75'ten fazla ülkenin kendileriyle iletişime geçtiğini aktardı.  Trump, bu ülkelerin ABD'ye karşı hiçbir şekilde misillemede bulunmadığını belirterek, ek tarifelerin 90 gün süreyle durdurulmasını, bu sürede yüzde 10'luk temel tarife oranının uygulanmasını onayladığını kaydetti.  Ancak Trump, Çin'e uyguladığı tarifeyi ise yüzde 125'e çıkardığını açıkladı.  ABD Başkanı Donald Trump, “kurtuluş günü” olarak nitelendirdiği 2 Nisan'da ABD'nin ticaret partnerlerine uygulanacak karşılıklı tarife oranlarını açıklamıştı. Temel tarife oranının yüzde 10 olacağını belirten Trump, diğer ülkelerin uyguladığı tarifeler ve tarife dışı engelleri hesaba katarak ülkeye göre değişen orandaki gümrük vergisi oranlarını paylaşmıştı. Tarifelerin neden olduğu ticaret savaşı endişesiyle pay piyasalarında sert düşüşler görülmüştü.  Analistler, Trump'ın tarife politikasına ilişkin belirsizliklerin halen devam ettiğini ancak 90 günlük ertelemenin müzakerelere imkan tanıması açısından olumlu karşılandığını belirtti.  Bu gelişmelerle "korku endeksi" olarak da bilinen VIX Endeksi yüzde 35'ün üzerinde düşüşle 33,62 değerine geriledi. ABD'nin 10 yıllık tahvili ise yüzde 4,33 seviyesine yükseldi.</p><p><strong>MUHTEŞEM YEDİLİ'NİN HİSSELERİ DE YÜKSELİŞE GEÇTİ</strong>  "Muhteşem yedili" olarak adlandırılan şirketlerin hisseleri de Trump'ın açıklamasıyla yükselişe geçti. Amazon'un hisseleri yüzde 11,98, Meta'nın hisseleri yüzde 14,76, Nvidia'nın hisseleri yüzde 18,72, Alphabet'in hisseleri yüzde 9,88, Microsoft'un hisseleri yüzde 10,13, Apple'ın hisseleri yüzde 15,33 ve Tesla'nın hisseleri yüzde 22,69 değer kazandı.  Öte yandan ABD Merkez Bankasının (Fed) son toplantısına ilişkin tutanaklar da yatırımcılar tarafından takip edilirken, Banka'nın tutanakları tarifelere ilişkin endişeleri ortaya koydu.  Tutanaklarda, Fed yetkililerinin, istihdam ve ekonomik büyümeye yönelik aşağı yönlü risklerin, enflasyona yönelik ise yukarı yönlü risklerin arttığı görüşünde olduğu aktarıldı.  Fed'in tutanaklarında, "Para politikasının görünümünü tartışırken yetkililer, bir dizi hükümet politikasının ekonomik görünüm üzerindeki net etkisine ilişkin belirsizliğin yüksek olduğunu, ihtiyatlı bir yaklaşım benimsenmesini uygun kıldığını belirtti." ifadesi yer aldı.  Analistler, ABD'de enflasyonun gidişatına ilişkin daha fazla bilgi için yarın açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin yakından takip edileceğini belirtti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hz. İsa&amp;apos;nın &amp;quot;gerçek yüzü&amp;quot; yapay zekayla yeniden oluşturuldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hz-isanin-gercek-yuzu-yapay-zekayla-yeniden-olusturuldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hz-isanin-gercek-yuzu-yapay-zekayla-yeniden-olusturuldu</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zeka, Torino Kefeni üzerinden Hz. İsa’nın nasıl göründüğüne dair yeni bir portre sundu.İngiltere merkezli Daily Express gazetesi, Midjourney adlı yapay zekâ görüntü oluşturucusunu kullanarak Hristiyan dünyasının en tartışmalı kutsal emanetlerinden biri olan Torino Kefeni’ndeki izleri analiz etti.   Ortaya çıkan görüntüler sosyal medyada &quot;Hz. İsa’nın gerçek yüzü&quot; olarak lanse edilirken, bazı kullanıcılar figürün fazla beyaz tenli olduğunu söyleyerek eleştiride bulundu.Uzmanlara göre, tarihî ve antropolojik veriler Hz. İsa’nın kahverengi gözlü, koyu tenli, kısa kıvırcık saçlı ve sakallı bir Orta Doğulu olduğunu gösteriyor. Sheffield Üniversitesi&#039;nden Dr. Meredith Warren, İsa&#039;nın muhtemel görünümüne dair en gerçekçi örneklerin Mısır’daki mumya portreleri olduğunu belirtiyor.  Benzer bir çalışma 2015’te adli sanatçı Richard Neave tarafından yapılmıştı. Neave, dönemin Yahudi toplumuna ait kafataslarından yola çıkarak daha geniş yüzlü, koyu tenli ve kıvırcık saçlı bir erkek yüzü ortaya koymuştu.TORİNO KEFENİ NEDİR?Torino Kefeni, İsa&#039;nın çarmıha gerilmesinden sonra bedeninin sarıldığına inanılan bir keten kumaş. Kumaşta, yaralı, zayıf düşmüş ve elleri göğsünde birleşmiş bir adamın silueti yer alıyor. Baştaki diken yaraları, sırt ve omuzlardaki darp izleri, çarmıh izleri gibi bazı izler, İncil’deki betimlemelerle de örtüşüyor:.  Bu kutsal emanetin gerçek olup olmadığı ise hala tartışmalı. 1988’de karbon testi, kumaşın Orta Çağ’dan kaldığını gösterse de, 2022’de yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, kefenin yaklaşık 2 bin yıllık olduğunu savunuyor. Bu da kefenin gerçekten İsa’nın bedenine sarılmış olabileceği ihtimalini yeniden gündeme getirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/upCXOepF0UCJl_fNcFbUwA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hz., İsanın, gerçek, yüzü, yapay, zekayla, yeniden, oluşturuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/upCXOepF0UCJl_fNcFbUwA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hz. İsa yeniden resmedildi"><p>Yapay zeka, Torino Kefeni üzerinden Hz. İsa’nın nasıl göründüğüne dair yeni bir portre sundu.</p><p>İngiltere merkezli Daily Express gazetesi, Midjourney adlı yapay zekâ görüntü oluşturucusunu kullanarak Hristiyan dünyasının en tartışmalı kutsal emanetlerinden biri olan Torino Kefeni’ndeki izleri analiz etti.   Ortaya çıkan görüntüler sosyal medyada "Hz. İsa’nın gerçek yüzü" olarak lanse edilirken, bazı kullanıcılar figürün fazla beyaz tenli olduğunu söyleyerek eleştiride bulundu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B_d3kj3RVUyGWKYizp5tdA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Daily Express" in midjourney ile g><p>Uzmanlara göre, tarihî ve antropolojik veriler Hz. İsa’nın kahverengi gözlü, koyu tenli, kısa kıvırcık saçlı ve sakallı bir Orta Doğulu olduğunu gösteriyor. Sheffield Üniversitesi'nden Dr. Meredith Warren, İsa'nın muhtemel görünümüne dair en gerçekçi örneklerin Mısır’daki mumya portreleri olduğunu belirtiyor.  Benzer bir çalışma 2015’te adli sanatçı Richard Neave tarafından yapılmıştı. Neave, dönemin Yahudi toplumuna ait kafataslarından yola çıkarak daha geniş yüzlü, koyu tenli ve kıvırcık saçlı bir erkek yüzü ortaya koymuştu.</p><p><strong>TORİNO KEFENİ NEDİR?</strong></p><p>Torino Kefeni, İsa'nın çarmıha gerilmesinden sonra bedeninin sarıldığına inanılan bir keten kumaş. Kumaşta, yaralı, zayıf düşmüş ve elleri göğsünde birleşmiş bir adamın silueti yer alıyor. Baştaki diken yaraları, sırt ve omuzlardaki darp izleri, çarmıh izleri gibi bazı izler, İncil’deki betimlemelerle de örtüşüyor:.  Bu kutsal emanetin gerçek olup olmadığı ise hala tartışmalı. 1988’de karbon testi, kumaşın Orta Çağ’dan kaldığını gösterse de, 2022’de yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, kefenin yaklaşık 2 bin yıllık olduğunu savunuyor. Bu da kefenin gerçekten İsa’nın bedenine sarılmış olabileceği ihtimalini yeniden gündeme getirdi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’den İran’ın nükleer programına yaptırım</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdden-iranin-nukleer-programina-yaptirim</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdden-iranin-nukleer-programina-yaptirim</guid>
<description><![CDATA[ ABD, İran’ın nükleer programını destekleyen İran merkezli beş kuruluş ile bir kişiyi yaptırım listesine aldı.ABD, Umman&#039;daki görüşme öncesi İran’ın nükleer programına yeni yaptırım açıkladı.   ABD Dışişleri Bakanlığı, Hazine Bakanlığı’nın İran&#039;ın nükleer programını yöneten ve denetleyen kilit kuruluşların faaliyetlerini destekleyen İran merkezli beş kuruluş ile bir kişiyi yaptırım listesine aldığını açıkladı.   Dışişleri Bakanlığı, &quot;Bu adım, Başkan Trump&#039;ın İran&#039;a yönelik ‘maksimum baskı politikası’nı desteklemek amacıyla atıldı. Hedefte, TESA (İran Santrifüj Teknolojisi Şirketi) ve AEOI (İran Atom Enerjisi Kurumu) için kritik teknolojiler tedarik eden veya üreten şahıs ve kuruluşlar bulunuyor.   ABD, İran&#039;ın nükleer programını, özellikle de uranyum zenginleştirme faaliyetlerini desteklemeye çalışanları sorumlu tutmaya devam edecektir.&quot; açıklamasını yaptı.Hazine Bakanlığı&#039;nın söz konusu yaptırımları Kitle İmha Silahlarının Yayılmasıyla Mücadele Kararnamesi (Executive Order 13382) kapsamında gerçekleştirdiği ifade edilen açıklamada, &quot;Bu kararname, kitle imha silahlarının yayılmasına yardım edenleri ve destekçilerini hedef almaktadır.&quot; denildi.  İRAN VE ABD 12 NİSAN&#039;DA UMMAN&#039;DA GÖRÜŞECEK  İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın, &quot;İran ile doğrudan görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve görüşmeler cumartesi devam edecek&quot; açıklamasının ardından yaptığı paylaşımda, 12 Nisan Cumartesi günü ABD ile görüşmelerin gerçekleştirileceğini duyurmuştu.   Arakçi, &quot;İran ve ABD, cumartesi günü Umman’da dolaylı üst düzey görüşmeler gerçekleştirecek. Bu görüşme hem bir fırsat hem de bir sınav niteliğinde. Top artık ABD’nin sahasında&quot; ifadelerini kullanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c7CMJNEAD0W99rwbdQ36KA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD’den, İran’ın, nükleer, programına, yaptırım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c7CMJNEAD0W99rwbdQ36KA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD’den İran'a yeni yaptırım"><p>ABD, İran’ın nükleer programını destekleyen İran merkezli beş kuruluş ile bir kişiyi yaptırım listesine aldı.</p><p>ABD, Umman'daki görüşme öncesi İran’ın nükleer programına yeni yaptırım açıkladı.   ABD Dışişleri Bakanlığı, Hazine Bakanlığı’nın İran'ın nükleer programını yöneten ve denetleyen kilit kuruluşların faaliyetlerini destekleyen İran merkezli beş kuruluş ile bir kişiyi yaptırım listesine aldığını açıkladı.   Dışişleri Bakanlığı, "Bu adım, Başkan Trump'ın İran'a yönelik ‘maksimum baskı politikası’nı desteklemek amacıyla atıldı. Hedefte, TESA (İran Santrifüj Teknolojisi Şirketi) ve AEOI (İran Atom Enerjisi Kurumu) için kritik teknolojiler tedarik eden veya üreten şahıs ve kuruluşlar bulunuyor.   ABD, İran'ın nükleer programını, özellikle de uranyum zenginleştirme faaliyetlerini desteklemeye çalışanları sorumlu tutmaya devam edecektir." açıklamasını yaptı.</p><p>Hazine Bakanlığı'nın söz konusu yaptırımları Kitle İmha Silahlarının Yayılmasıyla Mücadele Kararnamesi (Executive Order 13382) kapsamında gerçekleştirdiği ifade edilen açıklamada, "Bu kararname, kitle imha silahlarının yayılmasına yardım edenleri ve destekçilerini hedef almaktadır." denildi.  <strong>İRAN VE ABD 12 NİSAN'DA UMMAN'DA GÖRÜŞECEK</strong>  İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın, "İran ile doğrudan görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve görüşmeler cumartesi devam edecek" açıklamasının ardından yaptığı paylaşımda, 12 Nisan Cumartesi günü ABD ile görüşmelerin gerçekleştirileceğini duyurmuştu.   Arakçi, "İran ve ABD, cumartesi günü Umman’da dolaylı üst düzey görüşmeler gerçekleştirecek. Bu görüşme hem bir fırsat hem de bir sınav niteliğinde. Top artık ABD’nin sahasında" ifadelerini kullanmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran’da 5 siyasi mahkum idam edildi: Ailelerine haber verilmedi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/iranda-5-siyasi-mahkum-idam-edildi-ailelerine-haber-verilmedi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/iranda-5-siyasi-mahkum-idam-edildi-ailelerine-haber-verilmedi</guid>
<description><![CDATA[ Norveç merkezli İran İnsan Hakları (IHR) örgütünün açıklamasına göre, İran&#039;da yasaklı Sünni Müslüman gruplara üye olmakla suçlanan beş kişi idam edildi.İdamlar, ülkenin doğusundaki Meşhed kentinde bulunan Vakilabad Hapishanesi’nde gerçekleştirildi. IHR’nin verdiği bilgiye göre, ailelere önceden bilgi verilmedi ve son bir ziyaret hakları tanınmadı.  İdam edilenlerden dört kişi İran’daki azınlık Sünni Müslüman topluluğuna mensuptu; biri ise Şii idi. Beşi de 2015 yılında, on yıl öncesine dayanan bir dava kapsamında gözaltına alınmış ve İran İslam Ceza Kanunu uyarınca “isyan” suçundan ölüm cezasına çarptırılmıştı.  Aynı davada yargılanan üç kişi daha Aralık 2020&#039;de idam edilmişti.  Mahkûmlar arasında, aralarında “İranlı Sünnilerin Ulusal Dayanışma Cephesi” adlı örgütün de bulunduğu Selefi gruplara üyelik suçlaması yöneltilmişti.  IHR’ye göre, Çin’den sonra en fazla idam cezası uygulayan ülke olan İran, sadece bu yıl şimdiye kadar 245 kişiyi idam etti. Kuruluş, infazlardaki artışın endişe verici bir seviyeye ulaştığını vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H2gUTxkk1EaXBb5hhnvB2w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İran’da, siyasi, mahkum, idam, edildi:, Ailelerine, haber, verilmedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H2gUTxkk1EaXBb5hhnvB2w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'da 5 mahkuma idam"><p>Norveç merkezli İran İnsan Hakları (IHR) örgütünün açıklamasına göre, İran'da yasaklı Sünni Müslüman gruplara üye olmakla suçlanan beş kişi idam edildi.</p>İdamlar, ülkenin doğusundaki Meşhed kentinde bulunan Vakilabad Hapishanesi’nde gerçekleştirildi. IHR’nin verdiği bilgiye göre, ailelere önceden bilgi verilmedi ve son bir ziyaret hakları tanınmadı.  İdam edilenlerden dört kişi İran’daki azınlık Sünni Müslüman topluluğuna mensuptu; biri ise Şii idi. Beşi de 2015 yılında, on yıl öncesine dayanan bir dava kapsamında gözaltına alınmış ve İran İslam Ceza Kanunu uyarınca “isyan” suçundan ölüm cezasına çarptırılmıştı.  Aynı davada yargılanan üç kişi daha Aralık 2020'de idam edilmişti.  Mahkûmlar arasında, aralarında “İranlı Sünnilerin Ulusal Dayanışma Cephesi” adlı örgütün de bulunduğu Selefi gruplara üyelik suçlaması yöneltilmişti.  IHR’ye göre, Çin’den sonra en fazla idam cezası uygulayan ülke olan İran, sadece bu yıl şimdiye kadar 245 kişiyi idam etti. Kuruluş, infazlardaki artışın endişe verici bir seviyeye ulaştığını vurguluyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>480 kilometre derinlikteki okyanus incelendi: Satürn’ün en büyük uydusunda yaşam olabilir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/480-kilometre-derinlikteki-okyanus-incelendi-saturnun-en-buyuk-uydusunda-yasam-olabilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/480-kilometre-derinlikteki-okyanus-incelendi-saturnun-en-buyuk-uydusunda-yasam-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Satürn&#039;ün en büyük uydusu Titan&#039;da 480 kilometre derinlikteki okyanus üzerinde yaptıkları araştırmada, yaşamın oluşma koşullarını inceledi.Satürn’ün en büyük uydusu olan Titan, yoğun atmosferi, yüzeyindeki sıvı metan gölleri ve is benzeri &quot;kum&quot; tepeleriyle uzun süredir bilim insanlarının ilgisini çekiyor.   Arizona Üniversitesi&#039;nden Antonin Affholder ve Harvard Üniversitesi&#039;nden Peter Higgins liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, bu gizemli uyduda yaşam olasılığını yeniden ele aldı.  “YAŞAM BARINDIRABİLİR”Araştırmacılar, Titan’ın yaklaşık 480 kilometre derinliğindeki yer altı okyanusunu biyolojik enerji modellemeleri ile inceledi. Bulgular, bu okyanusun organik maddelerle beslenen basit mikrobiyal yaşam formlarını barındırabileceğini gösteriyor. Ancak, bu tür bir yaşamın yalnızca çok sınırlı miktarda biyokütle ile var olabileceği belirtildi.  Affholder, Titan’daki bol miktardaki organik maddenin daha önce yaşam için büyük bir fırsat olarak değerlendirildiğini belirterek şu açıklamada bulundu:  “Organik maddelerin bolluğu, sanki yaşam için sınırsız bir besin kaynağı varmış gibi yorumlanıyordu. Ama tüm organik moleküller yaşam tarafından kullanılabilir değil ve yüzey ile yer altı okyanusu arasındaki etkileşim çok sınırlı.”  Bu durum, NASA’nın Titan’a yönelik planladığı Dragonfly görevini daha da önemli hâle getiriyor.  YAŞAMIN ANAHTARI FERMANTASYON OLABİLİRAraştırmacılar, Titan’da yaşamın oksijen gibi oksitleyicilere ihtiyaç duymayan, yalnızca organik moleküllerle işleyen fermantasyon gibi basit bir metabolizma yoluyla var olabileceğini öne sürdü.  Affholder, &quot;Fermantasyon, Dünya’daki yaşamın erken dönemlerinde gelişmiş olabilir. Aynı türden mikroplar Titan’da da var olabilir mi, diye sorduk.” ifadelerini kullandı.TİTAN’DAKİ MİKROPLARIN ENERJİ KAYNAĞIEkip ayrıca, en basit aminoasit olan glisinin, Titan’daki varsayımsal mikroplar için enerji kaynağı olup olamayacağını da inceledi. Ancak simülasyonlar, Titan’daki bol organik maddenin yalnızca küçük bir kısmının bu tür mikroorganizmalar tarafından kullanılabileceğini gösterdi.  Yer altı okyanusuna glisin taşınabilmesi için, Titan’ın kalın buz tabakası aracılığıyla bir yüzeyden-alta geçişin olması gerekiyor. Meteor çarpmaları gibi nadir olayların, geçici erime havuzları oluşturarak bu aktarımı sağlayabileceği düşünülüyor.  Araştırma sonunda, glisin kaynaklarının ancak toplamda birkaç kilogramlık mikrobiyal biyokütleyi destekleyebileceği ortaya kondu. Bu, Titan’ın tüm okyanusunda ortalama olarak litre başına bir hücreden daha az mikrop bulunabileceği anlamına geliyor.  Affholder, “Yeni çalışmamız, bu kaynakların sadece çok küçük bir mikrobiyal nüfusu desteklemeye yeteceğini gösteriyor.” dedi.  Bu sonuçlar, Titan’daki yaşam olasılığını tamamen dışlamasa da, bu yaşamın son derece sınırlı ve zorlu koşullar altında var olabileceğini ortaya koyuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0Wd0W4S-NUq6HcxYsm1hUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>480, kilometre, derinlikteki, okyanus, incelendi:, Satürn’ün, büyük, uydusunda, yaşam, olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0Wd0W4S-NUq6HcxYsm1hUw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Satürnde yaşam var mı?"><p>Bilim insanları, Satürn'ün en büyük uydusu Titan'da 480 kilometre derinlikteki okyanus üzerinde yaptıkları araştırmada, yaşamın oluşma koşullarını inceledi.</p><p>Satürn’ün en büyük uydusu olan Titan, yoğun atmosferi, yüzeyindeki sıvı metan gölleri ve is benzeri "kum" tepeleriyle uzun süredir bilim insanlarının ilgisini çekiyor.   Arizona Üniversitesi'nden Antonin Affholder ve Harvard Üniversitesi'nden Peter Higgins liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, bu gizemli uyduda yaşam olasılığını yeniden ele aldı.  </p><strong>“YAŞAM BARINDIRABİLİR”</strong><p>Araştırmacılar, Titan’ın yaklaşık 480 kilometre derinliğindeki yer altı okyanusunu biyolojik enerji modellemeleri ile inceledi. Bulgular, bu okyanusun organik maddelerle beslenen basit mikrobiyal yaşam formlarını barındırabileceğini gösteriyor. Ancak, bu tür bir yaşamın yalnızca çok sınırlı miktarda biyokütle ile var olabileceği belirtildi.  Affholder, Titan’daki bol miktardaki organik maddenin daha önce yaşam için büyük bir fırsat olarak değerlendirildiğini belirterek şu açıklamada bulundu:  “Organik maddelerin bolluğu, sanki yaşam için sınırsız bir besin kaynağı varmış gibi yorumlanıyordu. Ama tüm organik moleküller yaşam tarafından kullanılabilir değil ve yüzey ile yer altı okyanusu arasındaki etkileşim çok sınırlı.”  Bu durum, NASA’nın Titan’a yönelik planladığı Dragonfly görevini daha da önemli hâle getiriyor.  </p><strong>YAŞAMIN ANAHTARI FERMANTASYON OLABİLİR</strong><p>Araştırmacılar, Titan’da yaşamın oksijen gibi oksitleyicilere ihtiyaç duymayan, yalnızca organik moleküllerle işleyen fermantasyon gibi basit bir metabolizma yoluyla var olabileceğini öne sürdü.  Affholder, "Fermantasyon, Dünya’daki yaşamın erken dönemlerinde gelişmiş olabilir. Aynı türden mikroplar Titan’da da var olabilir mi, diye sorduk.” ifadelerini kullandı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4Fx3PSbD8E-CB06GKUyENw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Titan" kum tepeleri><strong>TİTAN’DAKİ MİKROPLARIN ENERJİ KAYNAĞI</strong><p>Ekip ayrıca, en basit aminoasit olan glisinin, Titan’daki varsayımsal mikroplar için enerji kaynağı olup olamayacağını da inceledi. Ancak simülasyonlar, Titan’daki bol organik maddenin yalnızca küçük bir kısmının bu tür mikroorganizmalar tarafından kullanılabileceğini gösterdi.  Yer altı okyanusuna glisin taşınabilmesi için, Titan’ın kalın buz tabakası aracılığıyla bir yüzeyden-alta geçişin olması gerekiyor. Meteor çarpmaları gibi nadir olayların, geçici erime havuzları oluşturarak bu aktarımı sağlayabileceği düşünülüyor.  Araştırma sonunda, glisin kaynaklarının ancak toplamda birkaç kilogramlık mikrobiyal biyokütleyi destekleyebileceği ortaya kondu. Bu, Titan’ın tüm okyanusunda ortalama olarak litre başına bir hücreden daha az mikrop bulunabileceği anlamına geliyor.  Affholder, “Yeni çalışmamız, bu kaynakların sadece çok küçük bir mikrobiyal nüfusu desteklemeye yeteceğini gösteriyor.” dedi.  Bu sonuçlar, Titan’daki yaşam olasılığını tamamen dışlamasa da, bu yaşamın son derece sınırlı ve zorlu koşullar altında var olabileceğini ortaya koyuyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vergi duyurusundan önce “Satın alın” demişti: Trump’a manipülasyon suçlaması</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/vergi-duyurusundan-oence-satin-alin-demisti-trumpa-manipulasyon-suclamasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/vergi-duyurusundan-oence-satin-alin-demisti-trumpa-manipulasyon-suclamasi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medyada “hisse manipülasyonu” yapmakla suçlandı. Trump, tarifelerin ertelenmesi açıklamasının öncesinde takipçilerine hisse senedi alım uyarısında bulunmuştu.ABD Başkanı Donald Trump, bazı ülkelere yönelik 90 günlük gümrük vergisi duraklamasını duyurmadan saatler önce takipçilerine &quot;alım yapmalarını&quot; önermesi, hisse senedi manipülasyonuyla suçlanmasına neden oldu.  Trump&#039;ın açıklamalarının ardından Trump Media &amp; Technology Group Corp hisseleri dahil olmak üzere birçok hisse büyük değer kazandı.  Trump, Çarşamba sabahı yerel saatle 09:37’de Truth Social adlı sosyal medya platformunda “Alım yapmak için harika bir zaman” paylaşımında bulunmuştu.   Bu paylaşımdan yaklaşık beş saat sonra, Trump tarifelerin bazı ülkeler için 90 gün süreyle askıya alındığını duyurdu. Bu açıklamanın hemen ardından piyasalarda hızlı bir yükseliş yaşandı ve S&amp;P 500 endeksi yüzde 8,2 arttı, Dow Jones Sanayi Endeksi 2.631 puan yükselerek yüzde 7 artış gösterdi, Nasdaq Bileşik Endeksi ise yüzde yüzde 10,4’lük bir sıçrama yaşadı.  Çok sayıda sosyal medya kullanıcısı da, Trump’ın “alım” çağrısı ile piyasalardaki ani yükseliş arasındaki zamanlamaya dikkat çekerek bunun yatırımcıları yönlendirmeye yönelik bilinçli bir adım olabileceğini savundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZDfzvzlFnkmOChYTvZH6HA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vergi, duyurusundan, önce, “Satın, alın”, demişti:, Trump’a, manipülasyon, suçlaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZDfzvzlFnkmOChYTvZH6HA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'a manipülasyon suçlaması"><p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medyada “hisse manipülasyonu” yapmakla suçlandı. Trump, tarifelerin ertelenmesi açıklamasının öncesinde takipçilerine hisse senedi alım uyarısında bulunmuştu.</p>ABD Başkanı Donald Trump, bazı ülkelere yönelik 90 günlük gümrük vergisi duraklamasını duyurmadan saatler önce takipçilerine "alım yapmalarını" önermesi, hisse senedi manipülasyonuyla suçlanmasına neden oldu.  Trump'ın açıklamalarının ardından Trump Media & Technology Group Corp hisseleri dahil olmak üzere birçok hisse büyük değer kazandı.  Trump, Çarşamba sabahı yerel saatle 09:37’de Truth Social adlı sosyal medya platformunda “Alım yapmak için harika bir zaman” paylaşımında bulunmuştu.   Bu paylaşımdan yaklaşık beş saat sonra, Trump tarifelerin bazı ülkeler için 90 gün süreyle askıya alındığını duyurdu. Bu açıklamanın hemen ardından piyasalarda hızlı bir yükseliş yaşandı ve S&P 500 endeksi yüzde 8,2 arttı, Dow Jones Sanayi Endeksi 2.631 puan yükselerek yüzde 7 artış gösterdi, Nasdaq Bileşik Endeksi ise yüzde yüzde 10,4’lük bir sıçrama yaşadı.  Çok sayıda sosyal medya kullanıcısı da, Trump’ın “alım” çağrısı ile piyasalardaki ani yükseliş arasındaki zamanlamaya dikkat çekerek bunun yatırımcıları yönlendirmeye yönelik bilinçli bir adım olabileceğini savundu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Michelle Obama gerçeği açıkladı: Boşanıyorlar mı?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/michelle-obama-gercegi-acikladi-bosaniyorlar-mi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/michelle-obama-gercegi-acikladi-bosaniyorlar-mi</guid>
<description><![CDATA[ Eski ABD First Lady&#039;si Michelle Obama, kendisi ve eşi eski ABD Başkanı Barack Obama&#039;nın boşanacağına dair çıkan söylentilere yanıt verdi.Michelle Obama, gündemden bir adım geri atma kararı aldığını ve bunun birkaç etkinliği kaçırmasına neden olduğunu belirtti.   Eski Başkan Barack Obama&#039;nın bazı resmi etkinliklere yalnız katılması, ayrılık dedikodularını körüklemişti.  Sophia Bush&#039;un &quot;Work in Progress&quot; podcast&#039;ine konuşan Michelle Obama, geri adım atmasının, evliliklerinde problem olduğu algısını yarattığını söyledi ve şu açıklamalarda bulundu:  “İlginç olan şey şu ki, &#039;hayır&#039; dediğimde, çoğu insan &#039;anlıyorum&#039; diyor ama kadınlar olarak biz bu konuda zorlanıyoruz. O kadar ki, insanlar, kendim için bir seçim yapıyor olabileceğimi düşünemediler ve bu yüzden bizim boşanıyor olduğumuzu varsaydılar.”  Boşanma söylentilerini gülerek karşılayan Michelle Obama, “Yetişkin bir kadın olarak kendisi için kararlar aldığını.&quot; söyledi. Michelle Obama, “Sonunda gerçekten &#039;Ne yapıyorum? Bunu kimin için yapıyorum?&#039; demeye başlıyoruz. Ve eğer bu, insanların ne yapmamız gerektiğine dair oluşturdukları kalıplara uymazsa, olumsuz ve korkunç bir şey olarak etiketleniyor.” ifadelerini kullandı.“HER KADIN GİBİ SUÇLULUKLA HAREKET EDİYORUM”Beyaz Saray’daki görev dönemleri ve kızları büyüdükten sonra daha fazla özgürlüğe kavuştuğunu belirten Michelle, zamanını kendisinin yönetme şansına sahip olduğunu söyledi ve “Takvimime bakabiliyorum, bu yıl bunu yaptım. Bu, aslında benim kendim için bir şeyler yapmamın büyük bir örneğiydi. Bir şeyi yapmam gerektiğini düşündüğümde, kendim için en iyi olanı seçtim. Bu benim için gerçekten önemli bir sınavdı, sadece bir kadın olarak, bağımsız bir insan olarak. Çünkü her kadın gibi suçlulukla hareket ediyorum.” dedi.  Bu açıklamalar, Michelle Obama’nın Başkan Trump’ın yemin töreni ve Başkan Jimmy Carter’ın cenazesi gibi önemli etkinliklerde eşinin yalnız katılmasının ardından geldi.   “EŞİMİ İHMAL ETTİM”Michelle’in bu etkinliklere katılmaması, boşanma söylentilerini güçlendirmişti.  Eski Başkan Barack Obama da, bir süre önce “Eşimi ihmal ettim&quot; itirafında bulunmuştu ve “Bazen eğlenceli şeyler yaparak bunu telafi etmeye çalışıyorum.” demişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h9jm57pNjECk0u7LXNy33g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Michelle, Obama, gerçeği, açıkladı:, Boşanıyorlar, mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h9jm57pNjECk0u7LXNy33g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Michelle Obama boşanıyor mu?"><p>Eski ABD First Lady'si Michelle Obama, kendisi ve eşi eski ABD Başkanı Barack Obama'nın boşanacağına dair çıkan söylentilere yanıt verdi.</p><p>Michelle Obama, gündemden bir adım geri atma kararı aldığını ve bunun birkaç etkinliği kaçırmasına neden olduğunu belirtti.   Eski Başkan Barack Obama'nın bazı resmi etkinliklere yalnız katılması, ayrılık dedikodularını körüklemişti.  Sophia Bush'un "Work in Progress" podcast'ine konuşan Michelle Obama, geri adım atmasının, evliliklerinde problem olduğu algısını yarattığını söyledi ve şu açıklamalarda bulundu:  “İlginç olan şey şu ki, 'hayır' dediğimde, çoğu insan 'anlıyorum' diyor ama kadınlar olarak biz bu konuda zorlanıyoruz. O kadar ki, insanlar, kendim için bir seçim yapıyor olabileceğimi düşünemediler ve bu yüzden bizim boşanıyor olduğumuzu varsaydılar.”  Boşanma söylentilerini gülerek karşılayan Michelle Obama, “Yetişkin bir kadın olarak kendisi için kararlar aldığını." söyledi. Michelle Obama, “Sonunda gerçekten 'Ne yapıyorum? Bunu kimin için yapıyorum?' demeye başlıyoruz. Ve eğer bu, insanların ne yapmamız gerektiğine dair oluşturdukları kalıplara uymazsa, olumsuz ve korkunç bir şey olarak etiketleniyor.” ifadelerini kullandı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8bwuIQyY0EiX_n_cwTxkmw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>“HER KADIN GİBİ SUÇLULUKLA HAREKET EDİYORUM”</strong><p>Beyaz Saray’daki görev dönemleri ve kızları büyüdükten sonra daha fazla özgürlüğe kavuştuğunu belirten Michelle, zamanını kendisinin yönetme şansına sahip olduğunu söyledi ve “Takvimime bakabiliyorum, bu yıl bunu yaptım. Bu, aslında benim kendim için bir şeyler yapmamın büyük bir örneğiydi. Bir şeyi yapmam gerektiğini düşündüğümde, kendim için en iyi olanı seçtim. Bu benim için gerçekten önemli bir sınavdı, sadece bir kadın olarak, bağımsız bir insan olarak. Çünkü her kadın gibi suçlulukla hareket ediyorum.” dedi.  Bu açıklamalar, Michelle Obama’nın Başkan Trump’ın yemin töreni ve Başkan Jimmy Carter’ın cenazesi gibi önemli etkinliklerde eşinin yalnız katılmasının ardından geldi.   </p><strong>“EŞİMİ İHMAL ETTİM”</strong><p>Michelle’in bu etkinliklere katılmaması, boşanma söylentilerini güçlendirmişti.  Eski Başkan Barack Obama da, bir süre önce “Eşimi ihmal ettim" itirafında bulunmuştu ve “Bazen eğlenceli şeyler yaparak bunu telafi etmeye çalışıyorum.” demişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: İran&amp;apos;a karşı saldırıya İsrail liderlik edebilir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-irana-karsi-saldiriya-israil-liderlik-edebilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-irana-karsi-saldiriya-israil-liderlik-edebilir</guid>
<description><![CDATA[ Trump, İran&#039;a karşı askeri seçeneğin kullanılması durumunda sürece İsrail&#039;in de dahil edileceğini belirtti.Beyaz Saray&#039;daki Oval Ofis&#039;te gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, Tahran&#039;ın nükleer programından vazgeçmediği durumda İran&#039;a yönelik bir saldırının mümkün olduğunu ve böyle bir saldırıya İsrail&#039;in liderlik edeceğini söyledi.  Trump&#039;ın yorumları bu haftasonu ABD ve İran arasında Umman&#039;da yapılması planlanan görüşmelere sayılı saatler kala geldi.ABD Başkanı söz konusu görüşmelerin &quot;doğrudan&quot; yapılacağını söylerken İran, görüşmenin &quot;dolaylı&quot; gerçekleşeceğinde ısrar etmişti.ABD uzun süredir Tahran&#039;ın pratikte kullanılabilir bir nükleer silaha sahip olmasından endişe duyuyor.  ABD öncülüğünde ülkeler, 2015&#039;te, Tahran&#039;a yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılması karşılığında ülkenin uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlayan uzun vadeli, kapsamlı bir nükleer anlaşmaya varmıştı.Ancak Trump 2018&#039;de ABD&#039;yi bu nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekerek anlaşmayı &quot;şimdiye kadarki en kötü anlaşma&quot; olarak nitelendirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FYOdVFE9m0G6_1Kl093hFQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, İrana, karşı, saldırıya, İsrail, liderlik, edebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FYOdVFE9m0G6_1Kl093hFQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250405131548917" class="type:primaryImage" alt="İran'a karşı saldırıya İsrail liderlik edebilir"><p>Trump, İran'a karşı askeri seçeneğin kullanılması durumunda sürece İsrail'in de dahil edileceğini belirtti.</p><p>Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın nükleer programından vazgeçmediği durumda İran'a yönelik bir saldırının mümkün olduğunu ve böyle bir saldırıya İsrail'in liderlik edeceğini söyledi.  Trump'ın yorumları bu haftasonu ABD ve İran arasında Umman'da yapılması planlanan görüşmelere sayılı saatler kala geldi.</p><p>ABD Başkanı söz konusu görüşmelerin "doğrudan" yapılacağını söylerken İran, görüşmenin "dolaylı" gerçekleşeceğinde ısrar etmişti.</p><p>ABD uzun süredir Tahran'ın pratikte kullanılabilir bir nükleer silaha sahip olmasından endişe duyuyor.  ABD öncülüğünde ülkeler, 2015'te, Tahran'a yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılması karşılığında ülkenin uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlayan uzun vadeli, kapsamlı bir nükleer anlaşmaya varmıştı.</p><p>Ancak Trump 2018'de ABD'yi bu nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekerek anlaşmayı "şimdiye kadarki en kötü anlaşma" olarak nitelendirmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;Romanya krizi büyüyor: Kremlin iki diplomatı sınır dışı edecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusya-romanya-krizi-buyuyor-kremlin-iki-diplomati-sinir-disi-edecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusya-romanya-krizi-buyuyor-kremlin-iki-diplomati-sinir-disi-edecek</guid>
<description><![CDATA[ Rusya, Romanya’nın Mart ayında iki Rus diplomatla ilgili aldığı sınır dışı kararına karşılık olarak Bükreş&#039;in askeri ataşesi ile yardımcısını sınır dışı ettiğini duyurdu.Rusya Dışişleri Bakanlığı, Romanya&#039;nın Moskova’daki diplomatik misyonunda görev yapan savunma ataşesi ile yardımcısının &quot;istenmeyen kişi (persona non grata)&quot; ilan edildiğini, bu kararın Romanya maslahatgüzarına bildirildiğini açıkladı.Bakanlık açıklamasında, “Bu adım, Romanya’nın daha önce Rusya’nın Bükreş Büyükelçiliği’nde görev yapan askeri ataşe ve yardımcısını hiçbir gerekçe göstermeksizin sınır dışı etmesine verilen bir cevaptır” denildi.  ROMANYA&#039;DA &quot;RUS PARMAĞI&quot; TARTIŞMASIRomanya&#039;nın Rus diplomatlara yönelik sınır dışı kararı, Rusya&#039;nın Romanya’da &quot;iç siyasete müdahale ettiği&quot; iddiaları üzerine alınmıştı. Romanya&#039;da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turundan galibiyetle ayrılan NATO ve AB karşıtı aday Calin Georgescu&#039;nun zaferi iptal edilmiş ve cumhurbaşkanlığı adaylığından men edilmişti. Romanya makamları, Georgescu&#039;nun Rusya tarafından desteklendiğine inanıyor.  Son yıllarda Rusya ile Batılı ülkeler, çoğunlukla casusluk suçlamaları nedeniyle birbirlerinin diplomatlarını karşılıklı olarak sınır dışı etmeye devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v4xaZhSW_kmxCnFh5h2CwQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya-Romanya, krizi, büyüyor:, Kremlin, iki, diplomatı, sınır, dışı, edecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v4xaZhSW_kmxCnFh5h2CwQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'dan Romanya'ya rest"><p>Rusya, Romanya’nın Mart ayında iki Rus diplomatla ilgili aldığı sınır dışı kararına karşılık olarak Bükreş'in askeri ataşesi ile yardımcısını sınır dışı ettiğini duyurdu.</p><p>Rusya Dışişleri Bakanlığı, Romanya'nın Moskova’daki diplomatik misyonunda görev yapan savunma ataşesi ile yardımcısının "istenmeyen kişi (persona non grata)" ilan edildiğini, bu kararın Romanya maslahatgüzarına bildirildiğini açıkladı.</p><p>Bakanlık açıklamasında, “Bu adım, Romanya’nın daha önce Rusya’nın Bükreş Büyükelçiliği’nde görev yapan askeri ataşe ve yardımcısını hiçbir gerekçe göstermeksizin sınır dışı etmesine verilen bir cevaptır” denildi.  </p><strong>ROMANYA'DA "RUS PARMAĞI" TARTIŞMASI</strong><p>Romanya'nın Rus diplomatlara yönelik sınır dışı kararı, Rusya'nın Romanya’da "iç siyasete müdahale ettiği" iddiaları üzerine alınmıştı. </p><p>Romanya'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turundan galibiyetle ayrılan NATO ve AB karşıtı aday Calin Georgescu'nun zaferi iptal edilmiş ve cumhurbaşkanlığı adaylığından men edilmişti. Romanya makamları, Georgescu'nun Rusya tarafından desteklendiğine inanıyor.  Son yıllarda Rusya ile Batılı ülkeler, çoğunlukla casusluk suçlamaları nedeniyle birbirlerinin diplomatlarını karşılıklı olarak sınır dışı etmeye devam ediyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ay’a çarpacak &amp;quot;Şehir Katili&amp;quot; ile ilgili sürpriz keşif</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/aya-carpacaksehir-katili-ile-ilgili-surpriz-kesif</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/aya-carpacaksehir-katili-ile-ilgili-surpriz-kesif</guid>
<description><![CDATA[ Ay&#039;a çarpma ihtimali bulunan 2024 YR4 asteroiti, nadir şekliyle bilim insanlarını şaşırttı. Asteroitin ilk olarak yüksek bir oranla Dünya’ya çarpması bekleniyordu.Yeni araştırmalara göre, 2024 YR4 asteroiti, bilim insanlarını şaşırtan düz bir disk şekliyle dikkat çekti. Bu asteroit, 2032 yılında Ay’a çarpma ihtimaliyle gündeme geldi. Başlangıçta Dünya’ya çarpma riski olan asteroit, şu anda Ay’a çarpma olasılığı taşıyor.  2024 YR4 asteroiti, Mars ile Jüpiter arasındaki asteroit kuşağından gelmiş olabilir ve alışılmadık şekilde düz bir yapıya sahip. Genellikle asteroitler, patates ya da oyuncak top gibi şekillerde olurken, bu asteroit bir hokey diskine benziyor.  Araştırma ekibinin lideri Bryce Bolin, asteroitle ilgili &quot;Bu keşif beklenmedikti çünkü çoğu asteroit patates veya oyuncak top şeklinde kabul edilir, düz disk şeklinde olanlar nadirdir.” dedi.  DÜNYAYA ÇARPMASI BEKLENİYORDU2024 YR4 asteroiti, 2024 yılında keşfedildi ve başlangıçta Dünya’ya çarpma riski yüzde 3,1 gibi yüksek bir oranla kaydedildi. Ancak yapılan yeni araştırmalarla, bu risk sıfıra indi. Bununla birlikte, Ay’a çarpma ihtimali devam ediyor; bu çarpma Ay’ı önemli ölçüde zarar vermese de bilim insanları için değerli bir araştırma fırsatı sunuyor.  Araştırmacılar, asteroitin ışık yansıma deseninden, 2024 YR4’ün S-tipi bir asteroit olduğunu ve silikat mineralleri bakımından zengin olduğunu belirledi. Ayrıca, asteroitin çok hızlı döndüğünü ve boyutunun 30 ile 65 metre arasında olduğunu tahmin ettiler.  Bu asteroit, Ay’a çarpma potansiyeli taşıyan en büyük nesnelerden biri olarak kabul ediliyor. Ay’a çarpması durumunda, bu olay bilim insanlarına, asteroitin büyüklüğünün oluşturduğu kraterle nasıl ilişkilendiğini inceleme fırsatı verecek.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pxnQmSWGl0mJKnPaXLulYw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ay’a, çarpacak Şehir, Katili, ile, ilgili, sürpriz, keşif</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pxnQmSWGl0mJKnPaXLulYw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Şehir Katili Ay'a çarpacak"><p>Ay'a çarpma ihtimali bulunan 2024 YR4 asteroiti, nadir şekliyle bilim insanlarını şaşırttı. Asteroitin ilk olarak yüksek bir oranla Dünya’ya çarpması bekleniyordu.</p><p>Yeni araştırmalara göre, 2024 YR4 asteroiti, bilim insanlarını şaşırtan düz bir disk şekliyle dikkat çekti. Bu asteroit, 2032 yılında Ay’a çarpma ihtimaliyle gündeme geldi. Başlangıçta Dünya’ya çarpma riski olan asteroit, şu anda Ay’a çarpma olasılığı taşıyor.  2024 YR4 asteroiti, Mars ile Jüpiter arasındaki asteroit kuşağından gelmiş olabilir ve alışılmadık şekilde düz bir yapıya sahip. Genellikle asteroitler, patates ya da oyuncak top gibi şekillerde olurken, bu asteroit bir hokey diskine benziyor.  Araştırma ekibinin lideri Bryce Bolin, asteroitle ilgili "Bu keşif beklenmedikti çünkü çoğu asteroit patates veya oyuncak top şeklinde kabul edilir, düz disk şeklinde olanlar nadirdir.” dedi.  </p><strong>DÜNYAYA ÇARPMASI BEKLENİYORDU</strong><p>2024 YR4 asteroiti, 2024 yılında keşfedildi ve başlangıçta Dünya’ya çarpma riski yüzde 3,1 gibi yüksek bir oranla kaydedildi. Ancak yapılan yeni araştırmalarla, bu risk sıfıra indi. Bununla birlikte, Ay’a çarpma ihtimali devam ediyor; bu çarpma Ay’ı önemli ölçüde zarar vermese de bilim insanları için değerli bir araştırma fırsatı sunuyor.  Araştırmacılar, asteroitin ışık yansıma deseninden, 2024 YR4’ün S-tipi bir asteroit olduğunu ve silikat mineralleri bakımından zengin olduğunu belirledi. Ayrıca, asteroitin çok hızlı döndüğünü ve boyutunun 30 ile 65 metre arasında olduğunu tahmin ettiler.  Bu asteroit, Ay’a çarpma potansiyeli taşıyan en büyük nesnelerden biri olarak kabul ediliyor. Ay’a çarpması durumunda, bu olay bilim insanlarına, asteroitin büyüklüğünün oluşturduğu kraterle nasıl ilişkilendiğini inceleme fırsatı verecek. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;in Gazze&amp;apos;yi parçalama planı: Refah&amp;apos;taki bütün Filistinliler sürgün edilecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilin-gazzeyi-parcalama-plani-refahtaki-butun-filistinliler-surgun-edilecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilin-gazzeyi-parcalama-plani-refahtaki-butun-filistinliler-surgun-edilecek</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, 18 Mart’ta ateşkesi bozarak saldırıları başlattığı Gazze Şeridi&#039;nin güneyindeki Refah kentini işgal ederek bütün Filistinlileri sürgün edeceklerini duyurdu.Yedioth Ahronot gazetesinin haberine göre, Gazze&#039;deki Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayırmak ve parçalara bölmek için oluşturduğu &quot;Morag Koridoru&#039;na&quot; düzenlediği ziyarette, &quot;Geniş alanlar ele geçiriliyor ve İsrail&#039;in güvenlik bölgelerine ekleniyor, bu da Gazze&#039;yi daha küçük ve daha izole hale getiriyor.” açıklamasında bulundu.  Bakan Katz, İsrail ordusunun Morag Koridoru ile Mısır sınırındaki Philadelphi Koridoru arasındaki bölgede &quot;tam kontrol sağlayacağını&quot; ve Refah&#039;ı &quot;tampon bölgeye&quot; dönüştüreceklerini açıkladı.  Katz, ABD Başkanı Donald Trump’ın şubat ayında duyurduğu Gazze’deki Filistinlileri zorla yerinden etme planını uygulamak için adımlar attıklarını da öne sürdü.  İSRAİL&#039;İN GAZZE&#039;Yİ İŞGAL EDEREK PARÇALAMA PLANI  İsrail ordusu, 18 Mart&#039;a kadar geçerli ateşkeste tampon bölge olarak ilan ettiği Gazze Şeridi&#039;nin çevresinde yüzde 18&#039;lik bir alanı işgal ediyordu.  Ateşkesi 18 Mart&#039;ta bozarak Gazze Şeridi&#039;ne yeniden saldırılarına başlayan İsrail ordusu, çok sayıda kent ve mahallede Filistinlileri &quot;tahliye emirleri” tekrar zorunlu göçe tabi tutmaya başladı. Gazze Şeridi çevresinde tampon bölge olarak açıkladığı alanda da hakimiyetini genişleten İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;ni ortadan ikiye ayıran Netzarim Koridoru&#039;nu yeniden işgal etti.  İsrail ordusu bunun yanı sıra Gazze&#039;nin güneyindeki Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayıran &quot;Morag&quot; isimli yeni bir koridor inşa ettiğini açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XXttRfxq40yPaWKKSmnfWw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailin, Gazzeyi, parçalama, planı:, Refahtaki, bütün, Filistinliler, sürgün, edilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XXttRfxq40yPaWKKSmnfWw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'in Gazze'yi parçalama planı: Refah'taki bütün Filistinliler sürgün edilecek"><p>İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, 18 Mart’ta ateşkesi bozarak saldırıları başlattığı Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentini işgal ederek bütün Filistinlileri sürgün edeceklerini duyurdu.</p>Yedioth Ahronot gazetesinin haberine göre, Gazze'deki Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayırmak ve parçalara bölmek için oluşturduğu "Morag Koridoru'na" düzenlediği ziyarette, "Geniş alanlar ele geçiriliyor ve İsrail'in güvenlik bölgelerine ekleniyor, bu da Gazze'yi daha küçük ve daha izole hale getiriyor.” açıklamasında bulundu.  Bakan Katz, İsrail ordusunun Morag Koridoru ile Mısır sınırındaki Philadelphi Koridoru arasındaki bölgede "tam kontrol sağlayacağını" ve Refah'ı "tampon bölgeye" dönüştüreceklerini açıkladı.  Katz, ABD Başkanı Donald Trump’ın şubat ayında duyurduğu Gazze’deki Filistinlileri zorla yerinden etme planını uygulamak için adımlar attıklarını da öne sürdü.  <strong>İSRAİL'İN GAZZE'Yİ İŞGAL EDEREK PARÇALAMA PLANI</strong>  İsrail ordusu, 18 Mart'a kadar geçerli ateşkeste tampon bölge olarak ilan ettiği Gazze Şeridi'nin çevresinde yüzde 18'lik bir alanı işgal ediyordu.  Ateşkesi 18 Mart'ta bozarak Gazze Şeridi'ne yeniden saldırılarına başlayan İsrail ordusu, çok sayıda kent ve mahallede Filistinlileri "tahliye emirleri” tekrar zorunlu göçe tabi tutmaya başladı. Gazze Şeridi çevresinde tampon bölge olarak açıkladığı alanda da hakimiyetini genişleten İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ni ortadan ikiye ayıran Netzarim Koridoru'nu yeniden işgal etti.  İsrail ordusu bunun yanı sıra Gazze'nin güneyindeki Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayıran "Morag" isimli yeni bir koridor inşa ettiğini açıkladı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gözaltına alınan Lyon Belediye Başkanı serbest bırakıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goezaltina-alinan-lyon-belediye-baskani-serbest-birakildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goezaltina-alinan-lyon-belediye-baskani-serbest-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Fransa’da yolsuzluk iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Lyon Belediye Başkanı Doucet, polis sorgusunun ardından serbest bırakıldı.Fransa’da devam eden yolsuzluk soruşturmasında gözaltına alınan Lyon Belediye Başkanı Gregory Doucet, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.  Fransız basının emniyet kaynaklarına dayandırdığı habere göre, yolsuzluk suçlamasıyla açılan ön soruşturma kapsamında yerel saatle 08.00&#039;de gözaltına alınan Doucet, mali polislerce yürütülen sorgulamasının ardından serbest kaldı.  Lyon Cumhuriyet Savcılığı, Doucet’nin kamu fonlarını zimmetine geçirme iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında sorgulanmak üzere gözaltına alındığını ve belediye başkanı hakkındaki gözaltı kararının gün sonunda kaldırıldığını duyurdu.  NEYLE SUÇLANIYOR?  Fransa&#039;nın üçüncü büyük kenti Lyon&#039;un Belediye Başkanı Doucet, kamu paralarını zimmetine geçirme iddiasıyla yürütülen ön soruşturma kapsamında 9 Nisan Çarşamba günü sabah yerel saat ile 08.00’de gözaltına alınmıştı.  Belediye yetkilileri basına yaptığı açıklamada, Doucet&#039;nin yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına alınmasının soruşturma sürecinin normal bir aşaması olduğunu ve Belediye Başkanı&#039;nın yargı makamlarıyla tam işbirliği içinde bulunduğunu belirtmişti.  Lyon Belediyesi tarafından 2016-2020 yıllarında 24 kişinin usulsüz şekilde işe alındığı suçlamasının da soruşturma kapsamında olduğu belirtiliyor.  İzin verilen sayının üzerinde işe alımların, uzun yıllar boyunca Lyon Belediyesinde devam ettiği tespit edilirken soruşturma kapsamında bunun, kamu paralarını zimmete geçirme amaçlı olduğu iddiası araştırılıyor.  Yeşiller partisinden Doucet, 2020&#039;den bu yana Lyon&#039;un belediye başkanı olarak görev yapıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JvYVb3CRMECn104FSIw81w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gözaltına, alınan, Lyon, Belediye, Başkanı, serbest, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JvYVb3CRMECn104FSIw81w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Lyon Belediye Başkanı serbest kaldı"><p>Fransa’da yolsuzluk iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Lyon Belediye Başkanı Doucet, polis sorgusunun ardından serbest bırakıldı.</p>Fransa’da devam eden yolsuzluk soruşturmasında gözaltına alınan Lyon Belediye Başkanı Gregory Doucet, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.  Fransız basının emniyet kaynaklarına dayandırdığı habere göre, yolsuzluk suçlamasıyla açılan ön soruşturma kapsamında yerel saatle 08.00'de gözaltına alınan Doucet, mali polislerce yürütülen sorgulamasının ardından serbest kaldı.  Lyon Cumhuriyet Savcılığı, Doucet’nin kamu fonlarını zimmetine geçirme iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında sorgulanmak üzere gözaltına alındığını ve belediye başkanı hakkındaki gözaltı kararının gün sonunda kaldırıldığını duyurdu.  <strong>NEYLE SUÇLANIYOR?</strong>  Fransa'nın üçüncü büyük kenti Lyon'un Belediye Başkanı Doucet, kamu paralarını zimmetine geçirme iddiasıyla yürütülen ön soruşturma kapsamında 9 Nisan Çarşamba günü sabah yerel saat ile 08.00’de gözaltına alınmıştı.  Belediye yetkilileri basına yaptığı açıklamada, Doucet'nin yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına alınmasının soruşturma sürecinin normal bir aşaması olduğunu ve Belediye Başkanı'nın yargı makamlarıyla tam işbirliği içinde bulunduğunu belirtmişti.  Lyon Belediyesi tarafından 2016-2020 yıllarında 24 kişinin usulsüz şekilde işe alındığı suçlamasının da soruşturma kapsamında olduğu belirtiliyor.  İzin verilen sayının üzerinde işe alımların, uzun yıllar boyunca Lyon Belediyesinde devam ettiği tespit edilirken soruşturma kapsamında bunun, kamu paralarını zimmete geçirme amaçlı olduğu iddiası araştırılıyor.  Yeşiller partisinden Doucet, 2020'den bu yana Lyon'un belediye başkanı olarak görev yapıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Macron’dan Filistin devletini tanıma sinyali: Haziran ayına işaret etti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/macrondan-filistin-devletini-tanima-sinyali-haziran-ayina-isaret-etti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/macrondan-filistin-devletini-tanima-sinyali-haziran-ayina-isaret-etti</guid>
<description><![CDATA[ Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Filistin devletini gelecek aylarda tanıyabileceklerinin sinyalini verdi. İsrail Dışişleri Bakanı Saar, Macron’un açıklamasını eleştirdi.Fransa CumhurbaşkanıEmmanuel Macron, Mısır&#039;a yaptığı iki günlük ziyaretin ardından France 5 kanalına verdiği röportajda, ükesinin Filistin devletini tanıyabileceğini belirterek haziran ayına işaret etti.   Filistin devletinin “tanınmasına doğru hareket etmeleri gerektiğini” belirten Macron, “Gelecek birkaç ay için de bunu yapacağız. Bunu kimsenin hoşuna gitmek için yapmıyorum. Bunu yapıyorum çünkü bir noktada bu doğru olacak” ifadelerini kullandı. Fransa Cumhurbaşkanı, bunu aynı zamanda “Filistin’i savunanların da İsrail’i tanımasını sağlayacak kolektif bir dinamiğin içinde yer almak için istediğini” belirterek söz konusu ülkelerin bir çoğunun bunu yapmadığını belirtti.Macron, “Amacımız, haziran ayında bir zamanda, Suudi Arabistan ile birlikte pek çok ülke tarafından karşılıklı tanıma hareketini nihayete erdirebilecek bu konferansa başkanlık etmek” diye konuştu.   İSRAİL’DEN MACRON’A TEPKİ  Macron’un bu sözlerine ise İsrail’den tepki geldi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Macron&#039;un haziran ayında eş başkanlık edecekleri iki devletli çözüme ilişkin uluslararası konferansta Filistin devletini tanıyabileceklerine dair açıklamasına tepki gösterdi.  Saar, &quot;Bu tür eylemler bölgemize barışı, güvenliği ve istikrarı yakınlaştırmayacak, tam tersine daha da uzaklaştıracak. Hayali Filistin devletinin tek taraflı olarak tanınması, teröre destek vermek ve Hamas&#039;ı ödüllendirmekten başka bir şey olmayacaktır” ifadelerini kullandı.  Filistin yaklaşık 150 ülke tarafından egemen bir devlet olarak tanınsa da bu ülkelerin arasında ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve Japonya bulunmuyor. İsrail’i tanımayan ülkelerin arasında ise Suudi Arabistan, İran, Irak, Suriye ve Yemen var.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xeezersCM0eDu273O80E8Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Macron’dan, Filistin, devletini, tanıma, sinyali:, Haziran, ayına, işaret, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xeezersCM0eDu273O80E8Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Macron’dan Filistin'i tanıma sinyali"><p>Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Filistin devletini gelecek aylarda tanıyabileceklerinin sinyalini verdi. İsrail Dışişleri Bakanı Saar, Macron’un açıklamasını eleştirdi.</p><p>Fransa CumhurbaşkanıEmmanuel Macron, Mısır'a yaptığı iki günlük ziyaretin ardından France 5 kanalına verdiği röportajda, ükesinin Filistin devletini tanıyabileceğini belirterek haziran ayına işaret etti.   Filistin devletinin “tanınmasına doğru hareket etmeleri gerektiğini” belirten Macron, “Gelecek birkaç ay için de bunu yapacağız. Bunu kimsenin hoşuna gitmek için yapmıyorum. Bunu yapıyorum çünkü bir noktada bu doğru olacak” ifadelerini kullandı. Fransa Cumhurbaşkanı, bunu aynı zamanda “Filistin’i savunanların da İsrail’i tanımasını sağlayacak kolektif bir dinamiğin içinde yer almak için istediğini” belirterek söz konusu ülkelerin bir çoğunun bunu yapmadığını belirtti.</p><p>Macron, “Amacımız, haziran ayında bir zamanda, Suudi Arabistan ile birlikte pek çok ülke tarafından karşılıklı tanıma hareketini nihayete erdirebilecek bu konferansa başkanlık etmek” diye konuştu.   <strong>İSRAİL’DEN MACRON’A TEPKİ</strong>  Macron’un bu sözlerine ise İsrail’den tepki geldi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Macron'un haziran ayında eş başkanlık edecekleri iki devletli çözüme ilişkin uluslararası konferansta Filistin devletini tanıyabileceklerine dair açıklamasına tepki gösterdi.  Saar, "Bu tür eylemler bölgemize barışı, güvenliği ve istikrarı yakınlaştırmayacak, tam tersine daha da uzaklaştıracak. Hayali Filistin devletinin tek taraflı olarak tanınması, teröre destek vermek ve Hamas'ı ödüllendirmekten başka bir şey olmayacaktır” ifadelerini kullandı.  Filistin yaklaşık 150 ülke tarafından egemen bir devlet olarak tanınsa da bu ülkelerin arasında ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve Japonya bulunmuyor. İsrail’i tanımayan ülkelerin arasında ise Suudi Arabistan, İran, Irak, Suriye ve Yemen var.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Plajda güneşlenirken üzerinden cip geçti! &amp;quot;Başımı ezen lastikle uyandım&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/plajda-guneslenirken-uzerinden-cip-gecti-basimi-ezen-lastikle-uyandim</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/plajda-guneslenirken-uzerinden-cip-gecti-basimi-ezen-lastikle-uyandim</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Florida eyaletinde plajda güneşlenen bir adam, ciple ezildi. Aracın 4 bin tondan fazla ağırlıkta olduğu belirtildi.Polise ve raporlara göre, plajda &quot;huzur içinde&quot; güneşlenen Floridalı bir adamın üzerinden cip geçti.New York Post&#039;un bildirdiğine göre adam bir anda kendini çığlık atarken buldu.Volusia Şerif Ofisi&#039;ne göre 33 yaşındaki Coleson Janey, cumartesi sabahı güneşlenmek için gittiği Ormond Plajı&#039;nda, iddiaya göre araıcını park etmeye çalışan 61 yaşındaki bir kadın tarafından öldürülmekten mucizevi bir şekilde kurtuldu.WESH 2&#039;nin haberine göre bu dehşet verici olay Ocala&#039;lı adamın acı içinde kıvranmasına ve acil ameliyat geçirmesine neden oldu.Janey, pazartesi günü hastane yatağından yayın kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Sanırım biraz uyuyakalmıştım ve sonra başımın üzerinden geçen bir lastikle uyandım. Sadece çığlık atıyordum. Avazım çıktığı kadar bağırıyordum, cinayet çığlıkları atıyordum elbette çünkü çok acı çekiyordum.&quot;Şerife göre cip sürücüsü park yerine girmeye çalışırken şeritten çıkarak kuma saplanmış ve bir havlu üzerinde yatan Janey&#039;nin üzerine düştü.&quot;İKİ BEYNİ VARMIŞ GİBİYDİ&quot;Janey, 4 bin 100 kilodan fazla ağırlığa sahip araç tarafından ezildikten sonra “iki beyni” varmış gibi hissettiğini hatırlıyor; bir beyni acı içinde feryat ederken, diğeri vücudunun aldığı hasar hakkında mantıklı bir şekilde düşünüyordu.Janey daha sonra dönüp baktığında ön kolunun “dümdüz” ve bacağının “ezilmiş” olduğunu gördüğünü söyledi.Yerel yayın organına verdiği demeçte, “Şimdi ön kolum iki yerden kırılmış durumda. Ön kolumdaki iki kemik de kırıldı. Uyluk kemiğim de kırılmıştı, dün titanyum bir çubuk takmak zorunda kaldılar&quot; dedi. Ayrıca yüzünde ve vücudunda morluklar oluştu.Olay yerinde bekleyen ve müfettişlerle işbirliği yapan cip sürücüsünün dikkatsiz araç kullanmaktan ceza aldığını belirten polis memurları, sürücünün alkollü olduğuna dair herhangi bir işaret bulunmadığını kaydetti.Neredeyse felakete dönüşen kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kNPN8YsZh0e0W692bXlEBw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Plajda, güneşlenirken, üzerinden, cip, geçti, Başımı, ezen, lastikle, uyandım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kNPN8YsZh0e0W692bXlEBw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Plajda güneşlenirken ciple ezildi"><p>ABD'nin Florida eyaletinde plajda güneşlenen bir adam, ciple ezildi. Aracın 4 bin tondan fazla ağırlıkta olduğu belirtildi.</p><p>Polise ve raporlara göre, plajda "huzur içinde" güneşlenen Floridalı bir adamın üzerinden cip geçti.</p><p>New York Post'un bildirdiğine göre adam bir anda kendini çığlık atarken buldu.</p><p>Volusia Şerif Ofisi'ne göre 33 yaşındaki Coleson Janey, cumartesi sabahı güneşlenmek için gittiği Ormond Plajı'nda, iddiaya göre araıcını park etmeye çalışan 61 yaşındaki bir kadın tarafından öldürülmekten mucizevi bir şekilde kurtuldu.</p><p>WESH 2'nin haberine göre bu dehşet verici olay Ocala'lı adamın acı içinde kıvranmasına ve acil ameliyat geçirmesine neden oldu.</p><p>Janey, pazartesi günü hastane yatağından yayın kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Sanırım biraz uyuyakalmıştım ve sonra başımın üzerinden geçen bir lastikle uyandım. Sadece çığlık atıyordum. Avazım çıktığı kadar bağırıyordum, cinayet çığlıkları atıyordum elbette çünkü çok acı çekiyordum."</p><p>Şerife göre cip sürücüsü park yerine girmeye çalışırken şeritten çıkarak kuma saplanmış ve bir havlu üzerinde yatan Janey'nin üzerine düştü.</p><p><strong>"İKİ BEYNİ VARMIŞ GİBİYDİ"</strong></p><p>Janey, 4 bin 100 kilodan fazla ağırlığa sahip araç tarafından ezildikten sonra “iki beyni” varmış gibi hissettiğini hatırlıyor; bir beyni acı içinde feryat ederken, diğeri vücudunun aldığı hasar hakkında mantıklı bir şekilde düşünüyordu.</p><p>Janey daha sonra dönüp baktığında ön kolunun “dümdüz” ve bacağının “ezilmiş” olduğunu gördüğünü söyledi.</p><p>Yerel yayın organına verdiği demeçte, “Şimdi ön kolum iki yerden kırılmış durumda. Ön kolumdaki iki kemik de kırıldı. Uyluk kemiğim de kırılmıştı, dün titanyum bir çubuk takmak zorunda kaldılar" dedi. Ayrıca yüzünde ve vücudunda morluklar oluştu.</p><p>Olay yerinde bekleyen ve müfettişlerle işbirliği yapan cip sürücüsünün dikkatsiz araç kullanmaktan ceza aldığını belirten polis memurları, sürücünün alkollü olduğuna dair herhangi bir işaret bulunmadığını kaydetti.</p><p>Neredeyse felakete dönüşen kazayla ilgili soruşturma devam ediyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: TikTok’un durumu hala masada</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-tiktokun-durumu-hala-masada</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-tiktokun-durumu-hala-masada</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump, TikTok’un ABD’deki statüsüne dair durumunun “hala masada” olduğunu söyledi.ABD Başkanı Donald Trump, TikTok’un ABD’deki varlıklarının devredilmesine ilişkin olası bir anlaşmanın hâlâ “masada” olduğunu açıkladı. Bu açıklama, anlaşmanın birkaç gün önce askıya alındığı yönündeki haberlerin ardından geldi.“ÇİN’LE NELER OLACAĞINI BEKLEYİP GÖRMEMİZ GEREKECEK”Trump, Beyaz Saray’daki gazetecilere yaptığı açıklamada, “Çok iyi insanlar ve çok zengin şirketlerle bir anlaşmamız var. Bu şirketler bu işi çok iyi yapar. Ancak Çin’le neler olacağını bekleyip görmemiz gerekecek” dedi. “Anlaşma hâlâ masada, hem de fazlasıyla.”“ÇİN’LE ÇOK İYİ BİR ANLAŞMA YAPACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM”Trump ayrıca Çin’le ilişkiler konusunda iyimser mesajlar vererek, “Çin’le çok iyi bir anlaşma yapacağımızı düşünüyorum,” ifadelerini kullandı.  TikTok’un ABD’deki faaliyetleri, uzun süredir ulusal güvenlik tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Trump yönetimi, uygulamanın Çin merkezli olması nedeniyle kullanıcı verilerinin güvenliği konusunda endişe duyuyor ve bu nedenle uygulamanın ABD varlıklarının Amerikalı şirketlere satılmasını talep ediyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nFkGyxD8bkGZYt2hPzEM8w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, TikTok’un, durumu, hala, masada</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nFkGyxD8bkGZYt2hPzEM8w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan TikTok açıklaması"><p>ABD Başkanı Trump, TikTok’un ABD’deki statüsüne dair durumunun “hala masada” olduğunu söyledi.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, TikTok’un ABD’deki varlıklarının devredilmesine ilişkin olası bir anlaşmanın hâlâ “masada” olduğunu açıkladı. Bu açıklama, anlaşmanın birkaç gün önce askıya alındığı yönündeki haberlerin ardından geldi.</p><h3><strong>“ÇİN’LE NELER OLACAĞINI BEKLEYİP GÖRMEMİZ GEREKECEK”</strong></h3><p>Trump, Beyaz Saray’daki gazetecilere yaptığı açıklamada, “Çok iyi insanlar ve çok zengin şirketlerle bir anlaşmamız var. Bu şirketler bu işi çok iyi yapar. Ancak Çin’le neler olacağını bekleyip görmemiz gerekecek” dedi. “Anlaşma hâlâ masada, hem de fazlasıyla.”</p><h3><strong>“ÇİN’LE ÇOK İYİ BİR ANLAŞMA YAPACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM”</strong></h3><p>Trump ayrıca Çin’le ilişkiler konusunda iyimser mesajlar vererek, “Çin’le çok iyi bir anlaşma yapacağımızı düşünüyorum,” ifadelerini kullandı.  TikTok’un ABD’deki faaliyetleri, uzun süredir ulusal güvenlik tartışmalarının merkezinde yer alıyor. </p><p>Trump yönetimi, uygulamanın Çin merkezli olması nedeniyle kullanıcı verilerinin güvenliği konusunda endişe duyuyor ve bu nedenle uygulamanın ABD varlıklarının Amerikalı şirketlere satılmasını talep ediyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın ilk sperm nakli: Devrim niteliğinde bir tedavi olabilir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-ilk-sperm-nakli-devrim-niteliginde-bir-tedavi-olabilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-ilk-sperm-nakli-devrim-niteliginde-bir-tedavi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Menisinde hiç sperm bulunmayan 26 yaşındaki genç adama, ABD&#039;li doktorlar tarafından sperm nakli yapıldı.Jaiwen Hsu, çocuk sahibi olmasını engelleyen azospermi hastalığına sahipti. Araştırmalar, azosperminin dünya genelindeki erkeklerin yaklaşık yüzde birini etkilediğini ortaya koyuyor.Azospermi, çoğunlukla hormonal bozukluklar, üreme sistemindeki tıkanıklıklar veya genetik faktörlerden kaynaklanıyor. Jaiwen&#039;in kısırlığının nedeni ise çocukluk döneminde kemik kanseri tedavisi için aldığı kemoterapiydi; bu tedavi, üreme sistemini ciddi şekilde etkilemişti.Yapılan klinik deneyde, Jaiwen&#039;in daha genç yaşlarda toplanıp dondurulmuş kök hücrelerinden yararlanıldı. Doğuştan testislerde bulunan sperm oluşturan kök hücreler, tekrar hastaya verilerek üreme sistemine nakledildi.Pittsburgh Üniversitesi Tıp Merkezi&#039;nde görevli doktorlar, küçük bir iğneyi skrotumun tabanındaki rete testis adı verilen testis kısmına yönlendirebilmek için ultrason kullandılar. Bu işlem, ergenlik döneminde gerçekleşen doğal süreci taklit etmeyi amaçlıyor. Nakil başarılı olursa, Jaiwen’in sperm üretmeye başlaması bekleniyor.Henüz menisinde sperm tespit edilmese de, uzmanlar işlemin testis dokusuna zarar vermediğini doğruladı. Bilim insanları, sperm hücrelerinin gelişip gelişmediğini görmek amacıyla yılda iki kez sperm örneği almayı planlıyor.Birçok doktor, bu işlemi umut verici bir gelişme olarak değerlendiriyor. Dr. Justin Houman, &quot;Eğer bu teknik geliştirilip güvenliği kanıtlanırsa, spermatogonial kök hücre nakli, sperm üretme yeteneğini kaybetmiş erkekler için devrim niteliğinde bir tedavi olabilir&quot; dedi. 
Şimdiye kadar yalnızca hayvanlar üzerinde denenen bu yöntem, erkek fareler ve maymunların baba olmasına olanak tanımıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t2b9E8pYF0uwRwPrxXtIUg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, ilk, sperm, nakli:, Devrim, niteliğinde, bir, tedavi, olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t2b9E8pYF0uwRwPrxXtIUg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın ilk sperm nakli 26 yaşındaki gence yapıldı"><p>Menisinde hiç sperm bulunmayan 26 yaşındaki genç adama, ABD'li doktorlar tarafından sperm nakli yapıldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8Osi7ErnVU-WpcmH3J02fA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jaiwen Hsu, çocuk sahibi olmasını engelleyen azospermi hastalığına sahipti. Araştırmalar, azosperminin dünya genelindeki erkeklerin yaklaşık yüzde birini etkilediğini ortaya koyuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZawgHhl4JE6ECJxkJRSaKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Azospermi, çoğunlukla hormonal bozukluklar, üreme sistemindeki tıkanıklıklar veya genetik faktörlerden kaynaklanıyor. Jaiwen'in kısırlığının nedeni ise çocukluk döneminde kemik kanseri tedavisi için aldığı kemoterapiydi; bu tedavi, üreme sistemini ciddi şekilde etkilemişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-hbIH5Vw5Uuhwom7QxJ79A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yapılan klinik deneyde, Jaiwen'in daha genç yaşlarda toplanıp dondurulmuş kök hücrelerinden yararlanıldı. Doğuştan testislerde bulunan sperm oluşturan kök hücreler, tekrar hastaya verilerek üreme sistemine nakledildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XJKv-MavSE6ShnVQ1sZODg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pittsburgh Üniversitesi Tıp Merkezi'nde görevli doktorlar, küçük bir iğneyi skrotumun tabanındaki rete testis adı verilen testis kısmına yönlendirebilmek için ultrason kullandılar. Bu işlem, ergenlik döneminde gerçekleşen doğal süreci taklit etmeyi amaçlıyor. Nakil başarılı olursa, Jaiwen’in sperm üretmeye başlaması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5WVsBsiUIkeXHJz73XnJbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Henüz menisinde sperm tespit edilmese de, uzmanlar işlemin testis dokusuna zarar vermediğini doğruladı. Bilim insanları, sperm hücrelerinin gelişip gelişmediğini görmek amacıyla yılda iki kez sperm örneği almayı planlıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4XIKUrDq00myJFipkTvLbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birçok doktor, bu işlemi umut verici bir gelişme olarak değerlendiriyor. Dr. Justin Houman, "Eğer bu teknik geliştirilip güvenliği kanıtlanırsa, spermatogonial kök hücre nakli, sperm üretme yeteneğini kaybetmiş erkekler için devrim niteliğinde bir tedavi olabilir" dedi. 
Şimdiye kadar yalnızca hayvanlar üzerinde denenen bu yöntem, erkek fareler ve maymunların baba olmasına olanak tanımıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Koleksiyonu için çocuğunu maymunla takas etti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/koleksiyonu-icin-cocugunu-maymunla-takas-etti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/koleksiyonu-icin-cocugunu-maymunla-takas-etti</guid>
<description><![CDATA[ ABD’de bir kadının evlat edindiği kız çocuğu maymun ile takas ettiği, koruması altındaki başka çocukları da istismar ettiği ileri sürüldü.ABD’de 70 yaşındaki bir kadına evlat edindiği bir çocuğu egzotik hayvan koleksiyonuna eklemek istediği bir maymunla takas etme suçlaması yöneltildi.  Mirror’ın haberine göre, Brenda Deutsch isimli kadın, evlat edindiği bir kız çocuğu Teksas eyaletinde bir maymunla takas etti, yıllar içinde evlat edindiği ya da koruyucu annelik yaptığı başka çocuklara da kötü muamelede bulundu.Deutsch’a söz konusu iddialar ile bağlantılı olarak çocuk istismarı, ihmal ve çocuğu tehlikeye atma suçlamaları yöneltildi. Polis iddiaları soruşturmayı sürdürürken kadının 10 yılı aşkın süredir yaklaşık 200 çocuğa koruyucu annelik yaptığı ya da evlat edindiği düşünülüyor. Savcı Mike Wood, kadının Teksas’taki kız çocuk da dahil olmak üzere bu çocukların bazılarını fiziksel ve duygusal istismara maruz bıraktığını söyledi.   “İKİ GÖRGÜ TANIĞI DA İDDİALARI DESTEKLİYOR”  ABD’de yayın yapan KSDK haber sitesinde görüşlerine yer verilen Savcı Wood, kadının evinde devam ettiği ileri sürülen sistematik istismara dair bir görgü tanığının bilgi sahibi olduğuna işaret ederek Deutsch’un maymun karşılığında kız çocuğu verdiği iddia edilen kadını tanıdığını söyledi. Savcı, en az iki görgü tanığının da bunun yaşandığına dair iddiaları destekleyen beyanlarda bulunduğunu söyledi.   Wood, “Kulağa ne kadar çılgın gelirse gelsin, geçmişte birkaç insan kaçakçılığı vakamız olmuştu. Dolayısıyla bunu da ciddi bir şekilde ele alıyoruz… Durumun bu olduğunu söyleyen en az iki görgü tanığı var” diye konuştu.   Emekli olduğu belirtilen şüpheliye ihmal, çocuk istismarı ve çocuğu tehlikeye atma suçlaması yöneltilirken, Wood’un ofisinden yapılan açıklamada, soruşturma sürecinde daha fazla suçlama yöneltilmesinin beklendiği belirtildi.   Savcı, Missouri Sosyal Hizmetler Departmanı Çocuk Birimi ile konuyla bağlantılı olarak kurulan iletişime dair “sistematik bir zaaf” da olduğuna inandığını, yetkililerin bunu da inceleyeceğini söyledi.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0fXtZ45LzUCvOtGcZLeVxA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Koleksiyonu, için, çocuğunu, maymunla, takas, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0fXtZ45LzUCvOtGcZLeVxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çocuğu maymunla takas etmiş"><p>ABD’de bir kadının evlat edindiği kız çocuğu maymun ile takas ettiği, koruması altındaki başka çocukları da istismar ettiği ileri sürüldü.</p><p>ABD’de 70 yaşındaki bir kadına evlat edindiği bir çocuğu egzotik hayvan koleksiyonuna eklemek istediği bir maymunla takas etme suçlaması yöneltildi.  Mirror’ın haberine göre, Brenda Deutsch isimli kadın, evlat edindiği bir kız çocuğu Teksas eyaletinde bir maymunla takas etti, yıllar içinde evlat edindiği ya da koruyucu annelik yaptığı başka çocuklara da kötü muamelede bulundu.</p><p>Deutsch’a söz konusu iddialar ile bağlantılı olarak çocuk istismarı, ihmal ve çocuğu tehlikeye atma suçlamaları yöneltildi. Polis iddiaları soruşturmayı sürdürürken kadının 10 yılı aşkın süredir yaklaşık 200 çocuğa koruyucu annelik yaptığı ya da evlat edindiği düşünülüyor. Savcı Mike Wood, kadının Teksas’taki kız çocuk da dahil olmak üzere bu çocukların bazılarını fiziksel ve duygusal istismara maruz bıraktığını söyledi.   <strong>“İKİ GÖRGÜ TANIĞI DA İDDİALARI DESTEKLİYOR”</strong>  ABD’de yayın yapan KSDK haber sitesinde görüşlerine yer verilen Savcı Wood, kadının evinde devam ettiği ileri sürülen sistematik istismara dair bir görgü tanığının bilgi sahibi olduğuna işaret ederek Deutsch’un maymun karşılığında kız çocuğu verdiği iddia edilen kadını tanıdığını söyledi. Savcı, en az iki görgü tanığının da bunun yaşandığına dair iddiaları destekleyen beyanlarda bulunduğunu söyledi.   Wood, “Kulağa ne kadar çılgın gelirse gelsin, geçmişte birkaç insan kaçakçılığı vakamız olmuştu. Dolayısıyla bunu da ciddi bir şekilde ele alıyoruz… Durumun bu olduğunu söyleyen en az iki görgü tanığı var” diye konuştu.   Emekli olduğu belirtilen şüpheliye ihmal, çocuk istismarı ve çocuğu tehlikeye atma suçlaması yöneltilirken, Wood’un ofisinden yapılan açıklamada, soruşturma sürecinde daha fazla suçlama yöneltilmesinin beklendiği belirtildi.   Savcı, Missouri Sosyal Hizmetler Departmanı Çocuk Birimi ile konuyla bağlantılı olarak kurulan iletişime dair “sistematik bir zaaf” da olduğuna inandığını, yetkililerin bunu da inceleyeceğini söyledi.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump’tan yeni kararnameler: Bu kez kendisini eleştirenleri hedef aldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-yeni-kararnameler-bu-kez-kendisini-elestirenleri-hedef-aldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-yeni-kararnameler-bu-kez-kendisini-elestirenleri-hedef-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Trump, ilk başkanlık döneminde kendisine yönelik eleştirileri ile bilinen iki eski hükümet yetkilisi hakkında kararnameye imza atarak güvenlik izinlerini kaldırdı.ABD Başkanı Donald Trump, 9 Nisan Çarşamba günü iki yeni kararname imzalayarak ilk başkanlık döneminde kendisini eleştiren iki eski hükümet yetkilisini hedef aldı.Kararnamelerin ilki, aynı zamanda kendisinin eski siber güvenlik şefi olarak görev almış olan Christopher Krebs’e yönelik oldu. Kararnamede, Krebs’in her türlü güvenlik izninin kaldırılacağı belirtildi.   Trump’ın ilk döneminde İç Güvenlik Bakanlığı’nda görev yapmış olan Miles Taylor da ABD Başkanı Trump tarafından benzer şekilde hedef alındı. Taylor, 2019 yılında Trump’ı eleştiren bir kitap kaleme almış, Ekim 2020’de kimliğini kamuoyuna açıklamıştı. Dün imzalanan kararname ile birlikte Taylor’ın hem güvenlik izinlerinin geri alınmasına hem de Adalet Bakanlığı’nın kendisi hakkında soruşturma başlatmasına karar verildi.   TAYLOR’DAN TRUMP’IN “İHANET” SUÇLAMASINA YANIT  Taylor’a dair kararnameyi imzaladığı sırada konuşan Trump, “Bence bu çok önemli bir dava, gerçeği bilmek isterseniz bence o ihanet suçlusu. Ama anlayacağız” ifadelerini kullandı.  Bu sözlere kısa mesajla yanıt veren Taylor ise “Ben bunun olacağını söylemiştim. Muhalefet (etmek) hukuksuz değildir. Kesinlike haince de değildir. Amerika, karanlık bir yola doğru ilerliyor” dedi.   KREBS, SEÇİM HİLESİ İDDİALARINA KARŞI ÇIKMIŞTI  Krebs, 2020 yılında Joe Biden’ın kazandığı başkanlık seçimine dair Trump’ın öne sürdüğü “seçim hilesi” iddialarını sorgulamıştı. Dün imzalanan kararname ile birlikte, Krebs’in Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Kurumu Direktörlüğü de dahil olmak üzere hükümet yetkilisi olarak gösterdiği faaliyetlerin incelenmesine karar verildi.   Trump, dün yaptığı açıklamada, Krebs’in bir “yüz karası” olduğunu iddia ederek “Bu adam hakkında da bilgi edineceğiz çünkü bu adam akıllı bir adam” diye konuştu.   Trump, başkanlık ettiği kurumun 2020’deki seçimin “Amerika tarihinin en güvenli seçimi olduğu” yönündeki açıklamasından beş gün sonra, 17 Kasım 2020’de Krebs’i görevden almıştı.SENTINELONE ŞİRKETİ DE HEDEFTE Krebs, hükümetteki görevinden ayrıldıktan sonra Facebook’un eski CSO’su Alex Stamos ile birlikte siber güvenlik danışmanlık şirketi Krebs Stamos Grubu’nu kurmuştu. SentinelOne, Kasım 2023’te danışmanlık şirketini aldı ve Krebs de SentinelOne’ın istihbarat ve kamu politikasından sorumlu baş görevlisi oldu.Trump’ın son kararnamesi, SentinelOne’daki kişilerin güvenlik izinlerinin de inceleme sürerken kaldırılmasını öngörüyor.Kararın ardından şirketten yapılan açıklamada, şirketin odak noktasının “sektörde ve dünyada iyilik için bir güç olmak” olmayı sürdüreceğini ve ABD hükümeti, ordusu ve istihbarat örgütleri ile ortaklıklar kurmaya devam edeceklerini belirtti.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tVm4kP5z1kiamS3g9SNzvQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump’tan, yeni, kararnameler:, kez, kendisini, eleştirenleri, hedef, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tVm4kP5z1kiamS3g9SNzvQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan yeni kararnemeler"><p>Trump, ilk başkanlık döneminde kendisine yönelik eleştirileri ile bilinen iki eski hükümet yetkilisi hakkında kararnameye imza atarak güvenlik izinlerini kaldırdı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 9 Nisan Çarşamba günü iki yeni kararname imzalayarak ilk başkanlık döneminde kendisini eleştiren iki eski hükümet yetkilisini hedef aldı.</p><p>Kararnamelerin ilki, aynı zamanda kendisinin eski siber güvenlik şefi olarak görev almış olan Christopher Krebs’e yönelik oldu. Kararnamede, Krebs’in her türlü güvenlik izninin kaldırılacağı belirtildi.   Trump’ın ilk döneminde İç Güvenlik Bakanlığı’nda görev yapmış olan Miles Taylor da ABD Başkanı Trump tarafından benzer şekilde hedef alındı. Taylor, 2019 yılında Trump’ı eleştiren bir kitap kaleme almış, Ekim 2020’de kimliğini kamuoyuna açıklamıştı. Dün imzalanan kararname ile birlikte Taylor’ın hem güvenlik izinlerinin geri alınmasına hem de Adalet Bakanlığı’nın kendisi hakkında soruşturma başlatmasına karar verildi.   <strong>TAYLOR’DAN TRUMP’IN “İHANET” SUÇLAMASINA YANIT</strong>  Taylor’a dair kararnameyi imzaladığı sırada konuşan Trump, “Bence bu çok önemli bir dava, gerçeği bilmek isterseniz bence o ihanet suçlusu. Ama anlayacağız” ifadelerini kullandı.  Bu sözlere kısa mesajla yanıt veren Taylor ise “Ben bunun olacağını söylemiştim. Muhalefet (etmek) hukuksuz değildir. Kesinlike haince de değildir. Amerika, karanlık bir yola doğru ilerliyor” dedi.   <strong>KREBS, SEÇİM HİLESİ İDDİALARINA KARŞI ÇIKMIŞTI</strong>  Krebs, 2020 yılında Joe Biden’ın kazandığı başkanlık seçimine dair Trump’ın öne sürdüğü “seçim hilesi” iddialarını sorgulamıştı. Dün imzalanan kararname ile birlikte, Krebs’in Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Kurumu Direktörlüğü de dahil olmak üzere hükümet yetkilisi olarak gösterdiği faaliyetlerin incelenmesine karar verildi.   Trump, dün yaptığı açıklamada, Krebs’in bir “yüz karası” olduğunu iddia ederek “Bu adam hakkında da bilgi edineceğiz çünkü bu adam akıllı bir adam” diye konuştu.   Trump, başkanlık ettiği kurumun 2020’deki seçimin “Amerika tarihinin en güvenli seçimi olduğu” yönündeki açıklamasından beş gün sonra, 17 Kasım 2020’de Krebs’i görevden almıştı.</p><p><strong>SENTINELONE ŞİRKETİ DE HEDEFTE</strong></p><p> </p><p>Krebs, hükümetteki görevinden ayrıldıktan sonra Facebook’un eski CSO’su Alex Stamos ile birlikte siber güvenlik danışmanlık şirketi Krebs Stamos Grubu’nu kurmuştu. SentinelOne, Kasım 2023’te danışmanlık şirketini aldı ve Krebs de SentinelOne’ın istihbarat ve kamu politikasından sorumlu baş görevlisi oldu.</p><p>Trump’ın son kararnamesi, SentinelOne’daki kişilerin güvenlik izinlerinin de inceleme sürerken kaldırılmasını öngörüyor.</p><p>Kararın ardından şirketten yapılan açıklamada, şirketin odak noktasının “sektörde ve dünyada iyilik için bir güç olmak” olmayı sürdüreceğini ve ABD hükümeti, ordusu ve istihbarat örgütleri ile ortaklıklar kurmaya devam edeceklerini belirtti.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>225. Alay telsizde fark etti: Korece konuşup Ruslar gibi savaşıyorlardı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/225-alay-telsizde-fark-etti-korece-konusup-ruslar-gibi-savasiyorlardi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/225-alay-telsizde-fark-etti-korece-konusup-ruslar-gibi-savasiyorlardi</guid>
<description><![CDATA[ Rus toprağı Kursk&#039;ta savaşa dahil olan Kuzey Koreli askerler, modern savaş taktiklerini öğrendi. Ukraynalı birlikler için başta &quot;kolay hedef&quot; olarak görülen Kuzeyliler, zaman içerisinde Ruslarla koordine çalışmayı öğrenerek savaşın gidişatını değiştirdi. Ukraynalı komutan, eve götürmek için kazandıkları deneyimin bedelini &quot;kanla ödediklerini&quot; söylüyor.Ukrayna&#039;nın elindeki en büyük koz, ağustos ayında büyük bölümünü ele geçirdiği Rus toprağı Kursk&#039;tu.   Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre, burada savaşa dahil olan Kuzey Koreli askerler, modern savaş taktiklerini öğrendi.DÜŞMANLARI KORECE KONUŞUYORDU  Ukraynalılar rakiplerinin radyo kanallarına girdiler ve anlayamadıkları bir dil duydular. Düşmanları Korece konuşuyordu.  Ukrayna ordusunun büyük oranda çekildiği Kursk bölgesindeki belirleyici çatışmalar, Kuzey Kore güçlerinin modası geçmiş taktiklerini, 2. Dünya Savaşı&#039;ndan bu yana Avrupa&#039;nın en büyük savaşına nasıl yıldırım hızıyla uyarladıklarını gösteriyor.ÖNCE KOLAY HEDEF SONRA TEHDİT OLDULAR  Aralık ayında savaş alanına ilk girişleri, topçu, insansız hava aracı veya zırhlı araç desteği olmaksızın büyük gruplar halinde gerçekleşti ve bu da onları Ukraynalı birlikler için kolay hedef haline getirdi. Bu dönemde drone, zırhlı araç ve topçu birliklerinin desteğini alamadılar.   Şubat ayına gelindiğinde, büyük sayıları, fiziksel dayanıklılıkları ve ateş altında ilerleme istekleri, Rus silah cephaneliğinden destekle birleşti.   Rus güçleriyle daha fazla bütünleştiler. Artık Kuzey Koreliler saldırılarını tamamladığında, Ruslar genellikle mevzilerini devralıyordu.ÖĞRENDİKLERİNİ EVE GÖTÜRECEKLER  Kursk cephesinde savaşan 225. Alay&#039;ın komutanı Yüzbaşı Oleh Şiriayiev, Kuzey Koreli askerlere karşı deneyimlerini, &quot;Hızla ilerlemeye devam ettiler. Onlar taburlar halinde saldırırken bizim orada konuşlanmış tek bir bölüğümüz vardı.&quot; ifadeleriyle anlattı.  Kuzey Kore’nin Ukrayna’da elde ettiği savaş deneyimi ve öğrendiği stratejiler, cepheden dönen askerler aracılığıyla ülkede eğitim amaçlı kullanılacak. Çatışmalar Kuzey Korelilere eşsiz bir savaş alanı deneyimi kazandırdı. Bu beceriler artık eve götürülebilir ve ülkenin devasa ordusuna yayılabilir.  GERÇEK SAVAŞ DENEYİMİ KAZANMAK  Son aylarda, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, askeri okullara yaptığı ziyaretler sırasında ordusuna gerçek savaş deneyimi kazandırma çağrısında bulundu.  Güney Koreli yetkililer, Kuzey Kore birliklerinin Moskova&#039;dan drone operasyonları ve taktikleri öğrendiğine dair işaretler tespit ettiklerini söyledi.  &quot;BEDELİNİ KANLA ÖDÜYORLAR&quot;  Ukraynalı komutan Şiriayiev, &quot;Saldıran taraf neden Koreliler? Çünkü psikolojik ve fiziksel açıdan çok daha iyi hazırlanmışlar. Kursk&#039;taki görevlerini tamamladılar. Bedelini kanla ödüyorlar. Ama bu deneyim boşa gitmeyecek.&quot; diye konuştu.  Ukraynalı yetkililere göre Kuzey Kore, Rus ordusuna destek için yaklaşık 12 bin asker gönderdi. Güney Kore istihbaratı, Kuzey Koreli askerlerden 300&#039;ünün öldüğünü, yaklaşık 3 bininin de yaralandığını iddia etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d5tr69anwUyPr8qW87COSw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>225., Alay, telsizde, fark, etti:, Korece, konuşup, Ruslar, gibi, savaşıyorlardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d5tr69anwUyPr8qW87COSw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="225. Alay telsizdeki konuşmada fark etti: Gelenler Ruslar değildi"><p>Rus toprağı Kursk'ta savaşa dahil olan Kuzey Koreli askerler, modern savaş taktiklerini öğrendi. Ukraynalı birlikler için başta "kolay hedef" olarak görülen Kuzeyliler, zaman içerisinde Ruslarla koordine çalışmayı öğrenerek savaşın gidişatını değiştirdi. Ukraynalı komutan, eve götürmek için kazandıkları deneyimin bedelini "kanla ödediklerini" söylüyor.</p><p>Ukrayna'nın elindeki en büyük koz, ağustos ayında büyük bölümünü ele geçirdiği Rus toprağı Kursk'tu.   Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre, burada savaşa dahil olan Kuzey Koreli askerler, modern savaş taktiklerini öğrendi.</p><p><strong>DÜŞMANLARI KORECE KONUŞUYORDU</strong>  Ukraynalılar rakiplerinin radyo kanallarına girdiler ve anlayamadıkları bir dil duydular. Düşmanları Korece konuşuyordu.  Ukrayna ordusunun büyük oranda çekildiği Kursk bölgesindeki belirleyici çatışmalar, Kuzey Kore güçlerinin modası geçmiş taktiklerini, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'nın en büyük savaşına nasıl yıldırım hızıyla uyarladıklarını gösteriyor.</p><p><strong>ÖNCE KOLAY HEDEF SONRA TEHDİT OLDULAR</strong>  Aralık ayında savaş alanına ilk girişleri, topçu, insansız hava aracı veya zırhlı araç desteği olmaksızın büyük gruplar halinde gerçekleşti ve bu da onları Ukraynalı birlikler için kolay hedef haline getirdi. Bu dönemde drone, zırhlı araç ve topçu birliklerinin desteğini alamadılar.   Şubat ayına gelindiğinde, büyük sayıları, fiziksel dayanıklılıkları ve ateş altında ilerleme istekleri, Rus silah cephaneliğinden destekle birleşti.   Rus güçleriyle daha fazla bütünleştiler. Artık Kuzey Koreliler saldırılarını tamamladığında, Ruslar genellikle mevzilerini devralıyordu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zlpQVkHnxUa7qfbgH2kWAw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Ukrayna İHA" s taraf kursk kovalanan bir kuzey kore askeri.><strong>ÖĞRENDİKLERİNİ EVE GÖTÜRECEKLER</strong>  Kursk cephesinde savaşan 225. Alay'ın komutanı Yüzbaşı Oleh Şiriayiev, Kuzey Koreli askerlere karşı deneyimlerini, "Hızla ilerlemeye devam ettiler. Onlar taburlar halinde saldırırken bizim orada konuşlanmış tek bir bölüğümüz vardı." ifadeleriyle anlattı.  Kuzey Kore’nin Ukrayna’da elde ettiği savaş deneyimi ve öğrendiği stratejiler, cepheden dönen askerler aracılığıyla ülkede eğitim amaçlı kullanılacak. Çatışmalar Kuzey Korelilere eşsiz bir savaş alanı deneyimi kazandırdı. Bu beceriler artık eve götürülebilir ve ülkenin devasa ordusuna yayılabilir.  <strong>GERÇEK SAVAŞ DENEYİMİ KAZANMAK</strong>  Son aylarda, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, askeri okullara yaptığı ziyaretler sırasında ordusuna gerçek savaş deneyimi kazandırma çağrısında bulundu.  Güney Koreli yetkililer, Kuzey Kore birliklerinin Moskova'dan drone operasyonları ve taktikleri öğrendiğine dair işaretler tespit ettiklerini söyledi.  <strong>"BEDELİNİ KANLA ÖDÜYORLAR"</strong>  Ukraynalı komutan Şiriayiev, "Saldıran taraf neden Koreliler? Çünkü psikolojik ve fiziksel açıdan çok daha iyi hazırlanmışlar. Kursk'taki görevlerini tamamladılar. Bedelini kanla ödüyorlar. Ama bu deneyim boşa gitmeyecek." diye konuştu.  Ukraynalı yetkililere göre Kuzey Kore, Rus ordusuna destek için yaklaşık 12 bin asker gönderdi. Güney Kore istihbaratı, Kuzey Koreli askerlerden 300'ünün öldüğünü, yaklaşık 3 bininin de yaralandığını iddia etmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su kısıtlamaları kalkıyor: Trump, duşları &amp;quot;yeniden harika&amp;quot; yapacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/su-kisitlamalari-kalkiyor-trump-duslari-yeniden-harika-yapacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/su-kisitlamalari-kalkiyor-trump-duslari-yeniden-harika-yapacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, su tasarrufu kısıtlamalarını kaldıran kararnameye imza attı. ABD lideri, &quot;Amerika&#039;nın duşlarını yeniden harika yapacağız.&quot; diye konuştu.ABD Başkanı Donald Trump, eski başkanlar Barack Obama ve Joe Biden dönemlerinde alınan ve yıllardır eleştirdiği düşük su basıncı kararını tersine çevirdi.  Beyaz Saraydan yapılan yazılı açıklamada, kararnameyle piyasadaki duş başlıklarında su basıncını dakikada 9,5 litreyle sınırlayan düzenlemenin kaldırılacağı, ayrıca tuvaletler ve bulaşık makineleri gibi su kullanan cihazlardaki kısıtlamaların da iptal edileceği duyuruldu.&quot;AMERİKA&#039;NIN DUŞLARINI YENİDEN HARİKA YAPACAĞIZ&quot;  Açıklamada, &quot;Obama-Biden döneminin su basıncı savaşına son vererek Amerika&#039;nın duşlarını yeniden harika yapacağız.&quot; ifadesine yer verildi.  Trump da imza törenindeki konuşmasında, &quot;Güzel saçlarıma iyi bakmak için güzel bir duş almayı seviyorum.&quot; diyerek bu düzenlemeler nedeniyle duşta 15 dakika geçirmek zorunda kaldığını ve bunun saçma olduğunu söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4kCvWOOHtkyBGysrqvl0Qg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>kısıtlamaları, kalkıyor:, Trump, duşları, yeniden, harika, yapacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4kCvWOOHtkyBGysrqvl0Qg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump, Amerika'nın duşlarını yeniden harika yapacak"><p>ABD Başkanı Donald Trump, su tasarrufu kısıtlamalarını kaldıran kararnameye imza attı. ABD lideri, "Amerika'nın duşlarını yeniden harika yapacağız." diye konuştu.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, eski başkanlar Barack Obama ve Joe Biden dönemlerinde alınan ve yıllardır eleştirdiği düşük su basıncı kararını tersine çevirdi.  Beyaz Saraydan yapılan yazılı açıklamada, kararnameyle piyasadaki duş başlıklarında su basıncını dakikada 9,5 litreyle sınırlayan düzenlemenin kaldırılacağı, ayrıca tuvaletler ve bulaşık makineleri gibi su kullanan cihazlardaki kısıtlamaların da iptal edileceği duyuruldu.</p><p><strong>"AMERİKA'NIN DUŞLARINI YENİDEN HARİKA YAPACAĞIZ"</strong>  Açıklamada, "Obama-Biden döneminin su basıncı savaşına son vererek Amerika'nın duşlarını yeniden harika yapacağız." ifadesine yer verildi.  Trump da imza törenindeki konuşmasında, "Güzel saçlarıma iyi bakmak için güzel bir duş almayı seviyorum." diyerek bu düzenlemeler nedeniyle duşta 15 dakika geçirmek zorunda kaldığını ve bunun saçma olduğunu söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya’dan Ukrayna’ya İHA saldırıları: 12 yaralı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusyadan-ukraynaya-iha-saldirilari-12-yarali</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusyadan-ukraynaya-iha-saldirilari-12-yarali</guid>
<description><![CDATA[ Ukraynalı yetkililer, Rusya’nın 145 İHA ile düzenlediği saldırılarda 12 kişinin yaralandığını açıkladı. Rusya, Ukrayna’ya ait 48 İHA’nın imha edildiğini bildirdi.Ukraynalı yetkililer, Rusya’nın başkent Kiev ile güneydeki Mykolaiv kentine gece saatlerinde insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediğini açıkladı. Saldırılarda en az 12 kişinin yaralandığı belirtildi.   Kiev kentinin askeri idaresinden yapılan açıklamada, başkente yönelik saldırıda iki kadının yaralandığı, saldırı sebebiyle bir depolama tesisinde de yangın çıktığı ve konutların hasar gördüğü belirtildi.  HAVA KUVVETLERİ: 145 İHA’DAN 85’İ DÜŞÜRÜLDÜ  Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya’nın 145 İHA fırlattığını, bunların 85’inin vurularak düşürüldüğünü, 49 İHA’nın ise elektronik savaş yöntemleri kullanılarak hedefe ulaşmamalarının sağlandığını belirtti. Geri kalan 11 İHA’nın akıbeti hakkında ise bilgi verilmedi.   Yetkililer, 30 İHA’nın başkentin hava sahasında tespit edildiğini, bunların 16’sının imha edildiğini, geri kalanların ise ya hava sahasından ayrıldığını ya da “kaybolduğunu” belirtti.   Mykolaiv Valisi Vitalii Kim, saldırılar sebebiyle kentte 10 kişinin yaralandığını açıkladı. Valinin açıklamasına göre, dokuz apartman, 30 garaj ve bir idare binası da zarar gördü.   RUSYA: 48 UKRAYNA İHA’SI DÜŞÜRÜLDÜ  Rusya Savunma Bakanlığı da bugün sabah saatlerinde bir açıklama yaparak Ukrayna’nın fırlattığı 48 İHA’nın Rusya toprakları üzerinde imha edildiğini açıkladı. Buna göre, 13’er İHA Bryansk ve Kursk bölgeleri üzerinde, 12 İHA Kaluga üzerinde, diğer İHA’lar ise Belgorod, Moskova, Oryol ve Rusya’nın yasadışı şekilde ilhak ettiği Kırım üzerinde imha edildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9y9-njOsqkinFk5F0JQLyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya’dan, Ukrayna’ya, İHA, saldırıları:, yaralı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9y9-njOsqkinFk5F0JQLyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya’dan Ukrayna’ya İHA saldırıları"><p>Ukraynalı yetkililer, Rusya’nın 145 İHA ile düzenlediği saldırılarda 12 kişinin yaralandığını açıkladı. Rusya, Ukrayna’ya ait 48 İHA’nın imha edildiğini bildirdi.</p><p>Ukraynalı yetkililer, Rusya’nın başkent Kiev ile güneydeki Mykolaiv kentine gece saatlerinde insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediğini açıkladı. Saldırılarda en az 12 kişinin yaralandığı belirtildi.   Kiev kentinin askeri idaresinden yapılan açıklamada, başkente yönelik saldırıda iki kadının yaralandığı, saldırı sebebiyle bir depolama tesisinde de yangın çıktığı ve konutların hasar gördüğü belirtildi.  <strong>HAVA KUVVETLERİ: 145 İHA’DAN 85’İ DÜŞÜRÜLDÜ</strong>  Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya’nın 145 İHA fırlattığını, bunların 85’inin vurularak düşürüldüğünü, 49 İHA’nın ise elektronik savaş yöntemleri kullanılarak hedefe ulaşmamalarının sağlandığını belirtti. Geri kalan 11 İHA’nın akıbeti hakkında ise bilgi verilmedi.   Yetkililer, 30 İHA’nın başkentin hava sahasında tespit edildiğini, bunların 16’sının imha edildiğini, geri kalanların ise ya hava sahasından ayrıldığını ya da “kaybolduğunu” belirtti.   Mykolaiv Valisi Vitalii Kim, saldırılar sebebiyle kentte 10 kişinin yaralandığını açıkladı. Valinin açıklamasına göre, dokuz apartman, 30 garaj ve bir idare binası da zarar gördü.   <strong>RUSYA: 48 UKRAYNA İHA’SI DÜŞÜRÜLDÜ</strong>  Rusya Savunma Bakanlığı da bugün sabah saatlerinde bir açıklama yaparak Ukrayna’nın fırlattığı 48 İHA’nın Rusya toprakları üzerinde imha edildiğini açıkladı. </p><p>Buna göre, 13’er İHA Bryansk ve Kursk bölgeleri üzerinde, 12 İHA Kaluga üzerinde, diğer İHA’lar ise Belgorod, Moskova, Oryol ve Rusya’nın yasadışı şekilde ilhak ettiği Kırım üzerinde imha edildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Alzheimer babadan mı geçiyor? Kanadalı bilim insanları ezber bozdu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/alzheimer-babadan-mi-geciyor-kanadali-bilim-insanlari-ezber-bozdu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/alzheimer-babadan-mi-geciyor-kanadali-bilim-insanlari-ezber-bozdu</guid>
<description><![CDATA[ Kanadalı bilim insanları tarafından yapılan yeni bir araştırma, Alzheimer hastası bir babaya sahip olmanın, hastalığa yakalanma riskini artırabileceğini ortaya koydu.Uzun zamandır Alzheimer’ın kadınlarda daha yaygın görüldüğü düşünülüyordu. Ancak güncel bir araştırma, babası Alzheimer hastası olan çocukların, beyinde tau adlı toksik bir proteinin yayılmasına daha yatkın olduklarını belirledi.Tau proteini, amiloid adlı başka bir proteinle birlikte birikerek plaklar ve düğümler oluşturabilir. Bu birikintiler, Alzheimer’ın en belirgin semptomlarının ardındaki neden olarak kabul edilir.
McGill Üniversitesi&#039;nden bir ekip, Alzheimer hastası bir babaya sahip kişilerin beyindeki tau proteininin yayılmasına karşı daha hassas olduklarını açıkladı. Ancak bazı uzmanlar, bu konuda net bir kanıya varılabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunun altını çiziyor.Çalışmada, ailelerinde Alzheimer öyküsü bulunan ancak kendilerinde herhangi bir hafıza veya düşünme sorunu olmayan, yaşları ortalama 68 olan 243 kişi incelendi. 
Katılımcılara beyin taramaları ve hafıza ile düşünme testleri uygulandı. Yedi yıllık takip sonucunda, 71 katılımcıda Alzheimer hastalığının erken belirtisi olan hafif bilişsel bozukluk tespit edildi.Neurology dergisinde yayınlanan makaleye göre, babası Alzheimer hastası olan kişilerin beyinlerinde daha fazla tau proteininin yayıldığı gözlemlendi. Ancak bilim insanları, bu durumun daha ileri çalışmalarla doğrulanması gerektiğini vurguladı.Alzheimer, İngiltere&#039;de bunamanın en yaygın nedeni olarak biliniyor. Alzheimer&#039;s Research UK&#039;ın verilerine göre, 2022 yılında demans nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısı 74 bin 261&#039;e yükseldi, bu sayı bir yıl önce 69 bin 178 idi.Alzheimer hastalığı, beyindeki sinir hücrelerinin ölümüne bağlı olarak hafıza kaybı ve bilişsel işlevlerde azalma ile kendisini gösteren ilerleyici bir nörolojik hastalıktır. Başlıca belirtileri arasında yakın geçmişteki olayları hatırlamakta güçlük, günlük aktivitelerde zorlanma, kelime bulmada zorluk ve zaman-mekan algısında karışıklık yer alır. ​
Kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, Alzheimer&#039;ın ilerlemesini yavaşlatmaya ve semptomları yönetmeye yönelik çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Bu tedaviler arasında:

Kolinesteraz inhibitörleri ve memantin gibi ilaçlar
Bilişsel ve davranışsal terapiler
Düzenli fiziksel ve zihinsel aktiviteler
Sağlıklı beslenme alışkanlıkları bulunur.

Erken teşhis ve tedavi, hastaların yaşam kalitesini artırmada önemli rol oynar. ​ ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MNyrmrYE9UetlCpHqnL5xQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Alzheimer, babadan, mı, geçiyor, Kanadalı, bilim, insanları, ezber, bozdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MNyrmrYE9UetlCpHqnL5xQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Alzheimer babadan mı geçiyor?"><p>Kanadalı bilim insanları tarafından yapılan yeni bir araştırma, Alzheimer hastası bir babaya sahip olmanın, hastalığa yakalanma riskini artırabileceğini ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bFwDL8fVVUa5vkBU6hT1-A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzun zamandır Alzheimer’ın kadınlarda daha yaygın görüldüğü düşünülüyordu. Ancak güncel bir araştırma, babası Alzheimer hastası olan çocukların, beyinde tau adlı toksik bir proteinin yayılmasına daha yatkın olduklarını belirledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tCtbPPNJ1k-39dDxDGD2iA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tau proteini, amiloid adlı başka bir proteinle birlikte birikerek plaklar ve düğümler oluşturabilir. Bu birikintiler, Alzheimer’ın en belirgin semptomlarının ardındaki neden olarak kabul edilir.
McGill Üniversitesi'nden bir ekip, Alzheimer hastası bir babaya sahip kişilerin beyindeki tau proteininin yayılmasına karşı daha hassas olduklarını açıkladı. Ancak bazı uzmanlar, bu konuda net bir kanıya varılabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunun altını çiziyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8gWTBZoSo0mn_hf-NgNvBw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmada, ailelerinde Alzheimer öyküsü bulunan ancak kendilerinde herhangi bir hafıza veya düşünme sorunu olmayan, yaşları ortalama 68 olan 243 kişi incelendi. 
Katılımcılara beyin taramaları ve hafıza ile düşünme testleri uygulandı. Yedi yıllık takip sonucunda, 71 katılımcıda Alzheimer hastalığının erken belirtisi olan hafif bilişsel bozukluk tespit edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hxLKhKQjx0-WY5ko_scN0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Neurology dergisinde yayınlanan makaleye göre, babası Alzheimer hastası olan kişilerin beyinlerinde daha fazla tau proteininin yayıldığı gözlemlendi. Ancak bilim insanları, bu durumun daha ileri çalışmalarla doğrulanması gerektiğini vurguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fGnshoMn40u4stXCQjpaeg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alzheimer, İngiltere'de bunamanın en yaygın nedeni olarak biliniyor. Alzheimer's Research UK'ın verilerine göre, 2022 yılında demans nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısı 74 bin 261'e yükseldi, bu sayı bir yıl önce 69 bin 178 idi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kHYvL4yjzEmWzmc1C8unhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alzheimer hastalığı, beyindeki sinir hücrelerinin ölümüne bağlı olarak hafıza kaybı ve bilişsel işlevlerde azalma ile kendisini gösteren ilerleyici bir nörolojik hastalıktır. Başlıca belirtileri arasında yakın geçmişteki olayları hatırlamakta güçlük, günlük aktivitelerde zorlanma, kelime bulmada zorluk ve zaman-mekan algısında karışıklık yer alır. ​
Kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, Alzheimer'ın ilerlemesini yavaşlatmaya ve semptomları yönetmeye yönelik çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Bu tedaviler arasında:

Kolinesteraz inhibitörleri ve memantin gibi ilaçlar
Bilişsel ve davranışsal terapiler
Düzenli fiziksel ve zihinsel aktiviteler
Sağlıklı beslenme alışkanlıkları bulunur.

Erken teşhis ve tedavi, hastaların yaşam kalitesini artırmada önemli rol oynar. ​</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin&amp;apos;den vatandaşlarına ABD&amp;apos;ye seyahat uyarısı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cinden-vatandaslarina-abdye-seyahat-uyarisi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cinden-vatandaslarina-abdye-seyahat-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ Çin hükümeti vatandaşlarına ABD&#039;ye seyahatlerinde güvenlik risklerine karşı dikkatli olmaları uyarısında bulundu. İki ülke arasında karşılıklı tarife artışı nedeniyle gerilim tırmanmaya devam ediyor.Çin Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamada, &quot;Çin ile ABD arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin bozulması ve ülkedeki güvenlik durumu nedeniyle Çinli turistler ABD&#039;ye seyahatin risklerini değerlendirmeli ve seyahatlerinde dikkatli olmalıdır.&quot; ifadesine yer verildi.  Çin Eğitim Bakanlığı da ABD&#039;nin Ohio eyaletinde Temsilciler Meclisinde kabul edilen yasa tasarısında yer alan; Çin vatandaşı öğrencilere yönelik negatif hükümlere işaret ederek &quot;Yurt dışındaki öğrencilere, ABD&#039;deki söz konusu eyalette öğrenim görmeyi seçerken güvenlik riski değerlendirmesini yapmalarını hatırlatıyoruz.&quot; denildi.  Ohio Temsilciler Meclisinde görüşülüp kabul edilen yasa, eyalet bütçesinden fon alan üniversitelere, Çin&#039;in faaliyetlerine işaret ederek &quot;yabancı etkisini kısıtlamaya yönelik önlemler&quot; alma zorunluluğu getirilmesini öngörüyor.TRUMP&#039;IN KARŞILIKLI TARİFE ARTIŞI VE ÇİN TEPKİSİ  ABD Başkanı Donald Trump, 2 Nisan&#039;da &quot;karşılıklı tarifeler&quot; kapsamında Çin&#039;e yüzde 34 ek gümrük tarifesi getireceğini açıklamıştı.  Çin, ABD&#039;nin tarife artışına tepki göstermiş, yüzde 34&#039;lük tarife artışına karşı aynı oranda ek tarife uygulayacağını duyurmuştu.  Başkan Trump da buna karşılık, Çin&#039;in, karşılıklı tarifelere misilleme olarak getirdiği yüzde 34 ek tarife artışını geri çekmediği takdirde yüzde 50 ek tarife daha getireceğini ve Çin ile planlanan görüşmeleri iptal edeceğini bildirmişti.  Yeni tarife artışıyla ABD&#039;nin Çin&#039;den ithal ürünlere uyguladığı asgari gümrük tarifesi yüzde 104&#039;e çıkmıştı.  Çin, Trump&#039;ın ek tarife tehdidine de aynı oranda karşılık vererek ABD&#039;den ithal ürünlere gümrük tarifesini yüzde 84&#039;e yükselttiği ilan etmişti.  Trump da buna karşılık gümrük tarifesine yüzde 125&#039;e çıkardığını duyurmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/64B04H4ndk2oh8h52Zdozw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çinden, vatandaşlarına, ABDye, seyahat, uyarısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/64B04H4ndk2oh8h52Zdozw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çin'den ABD için seyahat uyarısı"><p>Çin hükümeti vatandaşlarına ABD'ye seyahatlerinde güvenlik risklerine karşı dikkatli olmaları uyarısında bulundu. İki ülke arasında karşılıklı tarife artışı nedeniyle gerilim tırmanmaya devam ediyor.</p><p>Çin Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamada, "Çin ile ABD arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin bozulması ve ülkedeki güvenlik durumu nedeniyle Çinli turistler ABD'ye seyahatin risklerini değerlendirmeli ve seyahatlerinde dikkatli olmalıdır." ifadesine yer verildi.  Çin Eğitim Bakanlığı da ABD'nin Ohio eyaletinde Temsilciler Meclisinde kabul edilen yasa tasarısında yer alan; Çin vatandaşı öğrencilere yönelik negatif hükümlere işaret ederek "Yurt dışındaki öğrencilere, ABD'deki söz konusu eyalette öğrenim görmeyi seçerken güvenlik riski değerlendirmesini yapmalarını hatırlatıyoruz." denildi.  Ohio Temsilciler Meclisinde görüşülüp kabul edilen yasa, eyalet bütçesinden fon alan üniversitelere, Çin'in faaliyetlerine işaret ederek "yabancı etkisini kısıtlamaya yönelik önlemler" alma zorunluluğu getirilmesini öngörüyor.</p><p><strong>TRUMP'IN KARŞILIKLI TARİFE ARTIŞI VE ÇİN TEPKİSİ</strong>  ABD Başkanı Donald Trump, 2 Nisan'da "karşılıklı tarifeler" kapsamında Çin'e yüzde 34 ek gümrük tarifesi getireceğini açıklamıştı.  Çin, ABD'nin tarife artışına tepki göstermiş, yüzde 34'lük tarife artışına karşı aynı oranda ek tarife uygulayacağını duyurmuştu.  Başkan Trump da buna karşılık, Çin'in, karşılıklı tarifelere misilleme olarak getirdiği yüzde 34 ek tarife artışını geri çekmediği takdirde yüzde 50 ek tarife daha getireceğini ve Çin ile planlanan görüşmeleri iptal edeceğini bildirmişti.  Yeni tarife artışıyla ABD'nin Çin'den ithal ürünlere uyguladığı asgari gümrük tarifesi yüzde 104'e çıkmıştı.  Çin, Trump'ın ek tarife tehdidine de aynı oranda karşılık vererek ABD'den ithal ürünlere gümrük tarifesini yüzde 84'e yükselttiği ilan etmişti.  Trump da buna karşılık gümrük tarifesine yüzde 125'e çıkardığını duyurmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, duş başlıklarındaki tazyik sınırlamasını kaldırdı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-dus-basliklarindaki-tazyik-sinirlamasini-kaldirdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-dus-basliklarindaki-tazyik-sinirlamasini-kaldirdi</guid>
<description><![CDATA[ Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, duş başlıklarındaki tazyik sınırlamasını kaldıran kararnameyi imzaladı. &quot;Mükemmel saçımı yıkamak istediğimde duşa giriyorum. Vücudum dahi ıslanmıyor.&quot; dedi. Bu ilginç kararın ayrıntılarını NTV Washington Temsilcisi Hüseyin Günay anlattı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zFpXQvJFUUipm7ASfWjKVQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, duş, başlıklarındaki, tazyik, sınırlamasını, kaldırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zFpXQvJFUUipm7ASfWjKVQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump, duş başlığı kararı aldı"><p>Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, duş başlıklarındaki tazyik sınırlamasını kaldıran kararnameyi imzaladı. "Mükemmel saçımı yıkamak istediğimde duşa giriyorum. Vücudum dahi ıslanmıyor." dedi. Bu ilginç kararın ayrıntılarını NTV Washington Temsilcisi Hüseyin Günay anlattı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya ve ABD, ikinci kez İstanbul&amp;apos;da bir araya geldi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusya-ve-abd-ikinci-kez-istanbulda-bir-araya-geldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusya-ve-abd-ikinci-kez-istanbulda-bir-araya-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Rusya ve ABD heyetleri, ikinci kez İstanbul&#039;da bir araya geldi. Heyetler görüşme için art arda Rusya&#039;nın İstanbul Başkonsolosluğu&#039;na giriş yaptı.ABD ve Rusya heyetleri, İstanbul&#039;da ikinci kez bir araya geliyor. Kritik temas, Rusya&#039;nın İstanbul Başkonsolosluğu&#039;nda gerçekleşecek. Rus heyetinin ardından ABD heyeti de konsolosluğa ulaştı. Basına tamamen kapalı olan görüşmelerin en önemli gündem maddesinin büyükelçiliklerin açılması ve bağların kuvvetlendirilmesi olması bekleniyor.Görüşmenin akşam saatlerine kadar sürmesi bekleniyor.TRUMP&#039;IN ARDINDAN ABD-RUSYA İLİŞKİLERİDünyanın iki süper gücü arasındaki ilişkiler uzun süredir kopma noktasındaydı. ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın göreve gelmesinin ardından buzlar yavaş yavaş erimeye başladı.İlk görüşme Suudi Arabistan&#039;ın başkenti Riyad&#039;da dışişleri bakanları seviyesinde gerçekleştirildi. İki ülke ilk etapta karşılıklı olarak büyükelçiliklerinin açılması yönünde adımlar atma kararı almıştı.Bu görüşmeler İstanbul&#039;da ikinci kez gerçekleşiyor. İstanbul&#039;daki ilk görüşme 27 Şubat&#039;ta iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi kapsamında büyükelçilik faaliyetlerini ele almak üzere ABD&#039;nin İstanbul Başkonsolosluğu lojmanında gerçekleştirilmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7QRW7PZ_10CdWgINM5TL9w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya, ABD, ikinci, kez, İstanbulda, bir, araya, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7QRW7PZ_10CdWgINM5TL9w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya ve ABD, İstanbul'da bir araya geldi"><p>Rusya ve ABD heyetleri, ikinci kez İstanbul'da bir araya geldi. Heyetler görüşme için art arda Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'na giriş yaptı.</p><p>ABD ve Rusya heyetleri, İstanbul'da ikinci kez bir araya geliyor. Kritik temas, Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'nda gerçekleşecek. Rus heyetinin ardından ABD heyeti de konsolosluğa ulaştı. </p><p>Basına tamamen kapalı olan görüşmelerin en önemli gündem maddesinin büyükelçiliklerin açılması ve bağların kuvvetlendirilmesi olması bekleniyor.</p><p>Görüşmenin akşam saatlerine kadar sürmesi bekleniyor.</p><p><strong>TRUMP'IN ARDINDAN ABD-RUSYA İLİŞKİLERİ</strong></p><p>Dünyanın iki süper gücü arasındaki ilişkiler uzun süredir kopma noktasındaydı. ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve gelmesinin ardından buzlar yavaş yavaş erimeye başladı.</p><p>İlk görüşme Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da dışişleri bakanları seviyesinde gerçekleştirildi. İki ülke ilk etapta karşılıklı olarak büyükelçiliklerinin açılması yönünde adımlar atma kararı almıştı.</p><p>Bu görüşmeler İstanbul'da ikinci kez gerçekleşiyor. İstanbul'daki ilk görüşme 27 Şubat'ta iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi kapsamında büyükelçilik faaliyetlerini ele almak üzere ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu lojmanında gerçekleştirilmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Santo Domingo’da bilanço artıyor: Can kaybı 184’e yükseldi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/santo-domingoda-bilanco-artiyor-can-kaybi-184e-yukseldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/santo-domingoda-bilanco-artiyor-can-kaybi-184e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Dominik Cumhuriyeti&#039;nde gece kulübünün çatısının çökmesi sonucu yaşanan can kaybı 184’e yükseldi. Hayatta kalanları bulmak için başlatılan arama çalışması sona erdi.Karayipler ülkesi Dominik Cumhuriyeti&#039;nde bir gece kulübünün çatısının çökmesi sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 184&#039;e yükseldi.  Acil Durum Operasyon Merkezi (COE) Direktörü Juan Manuel Mendez, Santo Domingo&#039;da bulunan &quot;Jet Set&quot; isimli eğlence mekanındaki olaya ilişkin yeni bilgileri paylaştı. Mendez, eğlence mekanındaki ölü sayısının 184&#039;e çıktığını açıkladı.  “HAYATTA KALANLARI BULMA OLASILIĞI TÜKENDİ”  The Guardian gazetesinin aktardığına göre, arama-kurtarma ekipleri, 9 Nisan Çarşamba günü hayatta kalanları bulmak için başlatılan arama çalışmalarına son verildiğini açıkladı. Başkent Santo Domingo İtfaiye Şefi Jose Luis Frometa Herasme, “Bugün arama çalışmasını tamalayacağız” dedi. Yapılan resmi açıklamada, “hayatta kalan başka kişileri bulma konusunda tüm makul olasılıkların tükendiği” ifade edildi. Açıklamada, operasyonun odak noktasının cansız bedenleri çıkarmak olacağı belirtildi.   300’den fazla arama-kurtarma çalışanı ve köpekler, iki gün boyunca çöken eğlence mekanının enkazındaki çalışmalarına devam etmişti. Çalışmalara Porto Riko ve İsrail’den gelen itfaiye ekipleri de destek olmuştu.   “JET SET”İN ÇATISI İÇİNDE 300 KİŞİ VARKEN ÇÖKTÜ  &quot;Jet Set&quot; isimli eğlence mekanının çatısı 8 Nisan&#039;da, içeride 300&#039;e yakın müşterinin bulunduğu sırada çökmüştü. Hayatını kaybedenler arasında, kaza anında sahnede şarkı söyleyen sanatçı Rubby Perez ve Amerikan Beyzbol Ligi&#039;nin (MLB) eski oyuncusu Octavio Dotel&#039;in de olduğu belirtilmişti. Dominik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Luis Abinader, felaketin ardından üç günlük yas ilan etmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Oc5KW1XwKUK_Ftoer48xvg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Santo, Domingo’da, bilanço, artıyor:, Can, kaybı, 184’e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Oc5KW1XwKUK_Ftoer48xvg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Santo Domingo’da bilanço artıyor"><p>Dominik Cumhuriyeti'nde gece kulübünün çatısının çökmesi sonucu yaşanan can kaybı 184’e yükseldi. Hayatta kalanları bulmak için başlatılan arama çalışması sona erdi.</p><p>Karayipler ülkesi Dominik Cumhuriyeti'nde bir gece kulübünün çatısının çökmesi sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 184'e yükseldi.  Acil Durum Operasyon Merkezi (COE) Direktörü Juan Manuel Mendez, Santo Domingo'da bulunan "Jet Set" isimli eğlence mekanındaki olaya ilişkin yeni bilgileri paylaştı. Mendez, eğlence mekanındaki ölü sayısının 184'e çıktığını açıkladı.  <strong>“HAYATTA KALANLARI BULMA OLASILIĞI TÜKENDİ”</strong>  The Guardian gazetesinin aktardığına göre, arama-kurtarma ekipleri, 9 Nisan Çarşamba günü hayatta kalanları bulmak için başlatılan arama çalışmalarına son verildiğini açıkladı. </p><p>Başkent Santo Domingo İtfaiye Şefi Jose Luis Frometa Herasme, “Bugün arama çalışmasını tamalayacağız” dedi. Yapılan resmi açıklamada, “hayatta kalan başka kişileri bulma konusunda tüm makul olasılıkların tükendiği” ifade edildi. Açıklamada, operasyonun odak noktasının cansız bedenleri çıkarmak olacağı belirtildi.   300’den fazla arama-kurtarma çalışanı ve köpekler, iki gün boyunca çöken eğlence mekanının enkazındaki çalışmalarına devam etmişti. Çalışmalara Porto Riko ve İsrail’den gelen itfaiye ekipleri de destek olmuştu.   <strong>“JET SET”İN ÇATISI İÇİNDE 300 KİŞİ VARKEN ÇÖKTÜ</strong>  "Jet Set" isimli eğlence mekanının çatısı 8 Nisan'da, içeride 300'e yakın müşterinin bulunduğu sırada çökmüştü. Hayatını kaybedenler arasında, kaza anında sahnede şarkı söyleyen sanatçı Rubby Perez ve Amerikan Beyzbol Ligi'nin (MLB) eski oyuncusu Octavio Dotel'in de olduğu belirtilmişti. Dominik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Luis Abinader, felaketin ardından üç günlük yas ilan etmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İngiltere&amp;apos;de “intihar forumu” soruşturması: 50 kişinin ölümüne sebep olmuş</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ingilterede-intihar-forumu-sorusturmasi50-kisinin-oelumune-sebep-olmus</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ingilterede-intihar-forumu-sorusturmasi50-kisinin-oelumune-sebep-olmus</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere’de insanları intihara teşvik ettiği ileri sürülen bir internet sitesi hakkında soruşturma açıldı. En az 50 ölümün siteyle bağlantılı olduğu düşünülüyor.İngiltere’de insanları kendi canlarını alma konusunda cesaretlendiren anonim bir internet sitesi hakkında Yeni Çevrimiçi Güvenlik Yasası’nın sağladığı yeni yetkiler de kullanılarak  soruşturma başlatıldı. İsmi verilmeyen ve Bilgi Ofisi (Ofcom) tarafından soruşturmaya tabi tutulan internet sitesinin İngiltere’deki en az 50 ölüm ile bağlantılı olduğuna inanılıyor. Söz konusu sitede bir uyuşturucu satıcısının hizmetlerinin de tanıtıldığı ifade edildi.   “ÜYELERİNİN ARASINDA ÇOCUKLAR DA VAR”  The Times gazetesinin haberine göre, internet sitesinin binlerce üyesinin arasında çocuklar da bulunuyor, bu kişiler intihar yöntemlerini tartışıyor ve hayatlarına son vermek için ölümcül materyalleri nasıl temin edip kullanacakları konusunda bilgi paylaşımı yapıyor.   Ofcom’un geçen ay yürürlüğe giren yeni yasa ile birlikte “yasadışı materyallerin” bulunduğu internet sitelerine karşı harekete geçme yetkisine sahip olduğu ifade edilirken, söz konusu forumun yöneticilerinin tespit edilebilmesi halinde bu isimler yüksek para cezaları ve mahkeme emirleri ile karşı karşıya kalabilir. Bu kapsamda hizmet sağlayıcıların internet sitesine İngiltere’de erişimi engellemesi de istenebilir. Sitenin ABD merkezli olması ve yöneticilerinin anonim olması ise bu kararın uygulanmasını zorlaştırabilir.   ZEHİR TACİRİ KANADA’DA TUTUKLANMIŞTI  İnternet sitesini ziyaret ettikten sonra intihar edenlerin aileleri, Ofcom tarafından başlatılan soruşturmayı memnuniyetle karşılarken, kuruma çağrıda bulunarak “hayat kurtarmak için hızlı hareket etmelerinin” gerektiğini vurguladı.   Forumda popüler olan bir intihar yöntemi ise daha sonra Kanada’da tutuklanan Kenneth Law’un sattığı zehirdi. Law’un internet sitesine forumda bir kod adı verilmişti ve intihar etmek isteyen gençlere bu site doğrudan mesaj olarak gönderiliyordu. The Times’ın araştırması, 57 yaşındaki Law’un aralarında İngiltere’nin de olduğu ülkelerde intihara meyilli kişilere zehir sattığını ortaya koymuştu. Kanada’da hakkında 14 kez cinayet, 14 kez intihara yardım suçlaması yöneltilen Law’un 40 ülkeye bin 200 paket gönderdiği, İngiltere’deki en az 97 kişinin bu şekilde öldüğü ortaya çıkmıştı.   FORUMDAN OFCOM’A SANSÜR SUÇLAMASI  Law’un tutuklanmasının ardından “intihar forumunun” Greenberg kullanıcı adını kullanan “gizemli bir üyesi” ile Law arasındaki bağlantı da gündeme geldi. Law’un zehirlere ilişkin internet sitesini tanıtan ve ismini intihara meyilli kişilerle paylaşan Greenberg’in Google tarafından yayından kaldırılan ayrı bir intihar yanlısı bloğu olduğu görüldü.   BBC’nin araştırmasına göre, İngiltere’de yaşanan 50’ye aşkın ölümün ise hakkında Ofcom tarafından soruşturma açılan anonim internet sitesi ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Ekim 2023’te ABD’li bir erkeğin 2018 yılında söz konusu siteyi kurduğu iddia edilmişti. Ardından geçen yıl mart ayında Ukrayna’daki başka bir zehir satıcısının da siteyle bağlantısı olduğu ileri sürüldü. Soruşturma dolayısıyla Ofcom’u sansürle suçlayan forumun ise üyelerinden “kripto para kullanarak bağış yapmalarını istediği” belirtildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/peChG0S_h0-q4YHEEj96wQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:04:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İngilterede, “intihar, forumu”, soruşturması: 50, kişinin, ölümüne, sebep, olmuş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/peChG0S_h0-q4YHEEj96wQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" forumu soru><p>İngiltere’de insanları intihara teşvik ettiği ileri sürülen bir internet sitesi hakkında soruşturma açıldı. En az 50 ölümün siteyle bağlantılı olduğu düşünülüyor.</p><p>İngiltere’de insanları kendi canlarını alma konusunda cesaretlendiren anonim bir internet sitesi hakkında Yeni Çevrimiçi Güvenlik Yasası’nın sağladığı yeni yetkiler de kullanılarak  soruşturma başlatıldı. </p><p>İsmi verilmeyen ve Bilgi Ofisi (Ofcom) tarafından soruşturmaya tabi tutulan internet sitesinin İngiltere’deki en az 50 ölüm ile bağlantılı olduğuna inanılıyor. Söz konusu sitede bir uyuşturucu satıcısının hizmetlerinin de tanıtıldığı ifade edildi.   <strong>“ÜYELERİNİN ARASINDA ÇOCUKLAR DA VAR”</strong>  The Times gazetesinin haberine göre, internet sitesinin binlerce üyesinin arasında çocuklar da bulunuyor, bu kişiler intihar yöntemlerini tartışıyor ve hayatlarına son vermek için ölümcül materyalleri nasıl temin edip kullanacakları konusunda bilgi paylaşımı yapıyor.   Ofcom’un geçen ay yürürlüğe giren yeni yasa ile birlikte “yasadışı materyallerin” bulunduğu internet sitelerine karşı harekete geçme yetkisine sahip olduğu ifade edilirken, söz konusu forumun yöneticilerinin tespit edilebilmesi halinde bu isimler yüksek para cezaları ve mahkeme emirleri ile karşı karşıya kalabilir. </p><p>Bu kapsamda hizmet sağlayıcıların internet sitesine İngiltere’de erişimi engellemesi de istenebilir. Sitenin ABD merkezli olması ve yöneticilerinin anonim olması ise bu kararın uygulanmasını zorlaştırabilir.   <strong>ZEHİR TACİRİ KANADA’DA TUTUKLANMIŞTI</strong>  İnternet sitesini ziyaret ettikten sonra intihar edenlerin aileleri, Ofcom tarafından başlatılan soruşturmayı memnuniyetle karşılarken, kuruma çağrıda bulunarak “hayat kurtarmak için hızlı hareket etmelerinin” gerektiğini vurguladı.   Forumda popüler olan bir intihar yöntemi ise daha sonra Kanada’da tutuklanan Kenneth Law’un sattığı zehirdi. Law’un internet sitesine forumda bir kod adı verilmişti ve intihar etmek isteyen gençlere bu site doğrudan mesaj olarak gönderiliyordu. </p><p>The Times’ın araştırması, 57 yaşındaki Law’un aralarında İngiltere’nin de olduğu ülkelerde intihara meyilli kişilere zehir sattığını ortaya koymuştu. Kanada’da hakkında 14 kez cinayet, 14 kez intihara yardım suçlaması yöneltilen Law’un 40 ülkeye bin 200 paket gönderdiği, İngiltere’deki en az 97 kişinin bu şekilde öldüğü ortaya çıkmıştı.   <strong>FORUMDAN OFCOM’A SANSÜR SUÇLAMASI</strong>  Law’un tutuklanmasının ardından “intihar forumunun” Greenberg kullanıcı adını kullanan “gizemli bir üyesi” ile Law arasındaki bağlantı da gündeme geldi. Law’un zehirlere ilişkin internet sitesini tanıtan ve ismini intihara meyilli kişilerle paylaşan Greenberg’in Google tarafından yayından kaldırılan ayrı bir intihar yanlısı bloğu olduğu görüldü.   BBC’nin araştırmasına göre, İngiltere’de yaşanan 50’ye aşkın ölümün ise hakkında Ofcom tarafından soruşturma açılan anonim internet sitesi ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Ekim 2023’te ABD’li bir erkeğin 2018 yılında söz konusu siteyi kurduğu iddia edilmişti. Ardından geçen yıl mart ayında Ukrayna’daki başka bir zehir satıcısının da siteyle bağlantısı olduğu ileri sürüldü. </p><p>Soruşturma dolayısıyla Ofcom’u sansürle suçlayan forumun ise üyelerinden “kripto para kullanarak bağış yapmalarını istediği” belirtildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antibiyotik dirençli &amp;quot;süper bakteri&amp;quot; tespit edildi: Bilim insanlarından &amp;quot;ölümcül&amp;quot; uyarı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/antibiyotik-direncli-super-bakteri-tespit-edildibilim-insanlarindan-oelumculuyari</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/antibiyotik-direncli-super-bakteri-tespit-edildibilim-insanlarindan-oelumculuyari</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, yüksek derecede antibiyotik dirençli ve ölümcül bir &quot;Acinetobacter baumannii&quot; türü tespit etti. Uzmanlar, bakterinin halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit teşkil ettiğini belirtti.Malezya’nın Terengganu kentindeki bir hastanede, yüksek derecede antibiyotik dirençli ve ölümcül bir &quot;Acinetobacter baumannii&quot; türü tespit edildi.Bilim insanları, bu bakterinin küresel ölçekte yaygın olan &quot;GC2&quot; soyuna ait olduğunu ve halk sağlığı açısından tehdit oluşturduğunu duyurdu.  Araştırmacılar, 2011 ile 2020 yılları arasında bölgede toplanan 126 bakteri örneğini inceledi. Sonuçlar, bakterinin çok sayıda antibiyotiğe karşı direnç geliştirdiğini ortaya koydu.Özellikle &quot;A. Baumannii&quot; enfeksiyonlarında genellikle ilk tercih edilen &quot;karbapenem&quot; grubu antibiyotiklere karşı yüksek düzeyde direnç saptandı.Uluslararası araştırma ekibi, inceledikleri örneklerin yüzde 97’sinde antibiyotik direncini yaymakla görevli plazmid DNA larının bulunduğunu belirtti.&quot;HASTANELERDE YAYILMAYA DEVAM EDİYOR&quot;  Araştırmanın ortak yazarlarından Birmingham Üniversitesi’nden Dr. David Cleary, çalışmayla ilgili açıklamasında, “Bu tehlikeli A. baumannii ailesinin hastanelerde yayılmaya devam ettiğine dair yeni kanıtlar elde ettik. Ancak düşük ve orta gelirli ülkelerden gelen veri çok yetersiz. Hastalığın nasıl evrildiğini anlamak, yayılmasını önlemek ve etkili tedaviler geliştirmek açısından kritik önemde” dedi.  Antibiyotik direnciyle mücadele edebilmek için bu ülkelerde daha etkili takip sistemlerine ve yeni tedavi protokollerine ihtiyaç duyulduğunu belirten Cleary, “GC2 soyunun baskınlığı ve karbapenem direncinin yüksekliği, halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit teşkil ediyor” ifadelerini kullandı.  Araştırmanın başyazarı ve Malezya’daki Sultan Zainal Abidin Üniversitesi’nden Prof. Chew Chieng Yeo ise “Çalışmamız, çoklu ilaç direncine sahip bakterilerin yayılımına karşı uluslararası araştırma iş birliğinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Özellikle bazı bölgelerden veri eksikliği varken bu iş birliği daha da kritik hale geliyor” değerlendirmesinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/InqRzvaPPk2xGQlSIxcYIw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antibiyotik, dirençli, süper, bakteri, tespit, edildi: Bilim, insanlarından, ölümcül uyarı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/InqRzvaPPk2xGQlSIxcYIw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Antibiyotik dirençli ölümcül bakteri"><p>Bilim insanları, yüksek derecede antibiyotik dirençli ve ölümcül bir "Acinetobacter baumannii" türü tespit etti. Uzmanlar, bakterinin halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit teşkil ettiğini belirtti.</p><p>Malezya’nın Terengganu kentindeki bir hastanede, yüksek derecede antibiyotik dirençli ve ölümcül bir "Acinetobacter baumannii" türü tespit edildi.</p><p>Bilim insanları, bu bakterinin küresel ölçekte yaygın olan "GC2" soyuna ait olduğunu ve halk sağlığı açısından tehdit oluşturduğunu duyurdu.  Araştırmacılar, 2011 ile 2020 yılları arasında bölgede toplanan 126 bakteri örneğini inceledi. </p><p>Sonuçlar, bakterinin çok sayıda antibiyotiğe karşı direnç geliştirdiğini ortaya koydu.</p><p>Özellikle "A. Baumannii" enfeksiyonlarında genellikle ilk tercih edilen "karbapenem" grubu antibiyotiklere karşı yüksek düzeyde direnç saptandı.</p><p>Uluslararası araştırma ekibi, inceledikleri örneklerin yüzde 97’sinde antibiyotik direncini yaymakla görevli plazmid DNA larının bulunduğunu belirtti.</p><p><strong>"HASTANELERDE YAYILMAYA DEVAM EDİYOR"</strong>  Araştırmanın ortak yazarlarından Birmingham Üniversitesi’nden Dr. David Cleary, çalışmayla ilgili açıklamasında, “Bu tehlikeli A. baumannii ailesinin hastanelerde yayılmaya devam ettiğine dair yeni kanıtlar elde ettik. Ancak düşük ve orta gelirli ülkelerden gelen veri çok yetersiz. Hastalığın nasıl evrildiğini anlamak, yayılmasını önlemek ve etkili tedaviler geliştirmek açısından kritik önemde” dedi.  Antibiyotik direnciyle mücadele edebilmek için bu ülkelerde daha etkili takip sistemlerine ve yeni tedavi protokollerine ihtiyaç duyulduğunu belirten Cleary, “GC2 soyunun baskınlığı ve karbapenem direncinin yüksekliği, halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit teşkil ediyor” ifadelerini kullandı.  Araştırmanın başyazarı ve Malezya’daki Sultan Zainal Abidin Üniversitesi’nden Prof. Chew Chieng Yeo ise “Çalışmamız, çoklu ilaç direncine sahip bakterilerin yayılımına karşı uluslararası araştırma iş birliğinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Özellikle bazı bölgelerden veri eksikliği varken bu iş birliği daha da kritik hale geliyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nüfus haritası yeniden çiziliyor! 2100 yılında en kalabalık olacak ülkeler belli oldu: Türkiye kaçıncı sırada?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/nufus-haritasi-yeniden-ciziliyor-2100-yilinda-en-kalabalik-olacak-ulkeler-belli-oldu-turkiye-kacinci-sirada</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/nufus-haritasi-yeniden-ciziliyor-2100-yilinda-en-kalabalik-olacak-ulkeler-belli-oldu-turkiye-kacinci-sirada</guid>
<description><![CDATA[ 2100 yılında dünyanın en kalabalık ülkelerinin hangileri olacağı, yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmaya başladı. Geleceğe yönelik yapılan nüfus projeksiyonları, 2100 yılına gelindiğinde dünya demografisinin köklü bir dönüşüm yaşayacağını gösteriyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası araştırma kuruluşlarının verilerine göre, gelişmekte olan ülkeler nüfus yarışında hızla öne çıkarken, bazı gelişmiş ülkelerde ise belirgin bir azalma öngörülüyor. Peki, 2100 yılında en kalabalık ülkeler hangileri olacak? Türkiye’nin bu tabloda yeri ne?2100 yılı, yalnızca ekonomik ve teknolojik değil, aynı zamanda demografik güçlerin de yeniden dağıldığı bir dönem olacak. Özellikle Afrika kıtası, dünya nüfus dengesini yeniden şekillendirecek gibi görünüyor. Peki, 2100 yılında en kalabalık ülkeler hangileri olacak? Türkiye kaçıncı sırada?İşte yüzyılın sonunda dünya sahnesinde nüfus açısından öne çıkacak ülkeler ve tahmini rakamlar:Tarihsel mirasıyla dikkat çeken Mısır, Kuzey Afrika’nın en kalabalık ülkesi olmaya devam edecek.Nüfus artışıyla Afrika’nın önemli demografik güçlerinden biri haline geliyor.Afrika’nın doğusundan güçlü bir oyuncu daha: Etiyopya.Güneydoğu Asya’nın en kalabalık ülkesi olarak konumunu koruyacak.Afrika’nın kalbinde yer alan bu ülke, büyük potansiyeliyle ön plana çıkacak.Güney Asya’nın hızla büyüyen ülkesi Pakistan, demografik gücüyle dikkat çekiyor.Göçmen politikaları sayesinde istikrarını koruyan Amerika, yüzyılın sonunda da kalabalık bir nüfusa sahip olacak.Çin, yaşlanan nüfusu ve düşük doğum oranları nedeniyle düşüşte. Yine de ilk üçte kalmayı sürdürecek.Afrika kıtasının yükselen gücü Nijerya, genç nüfusu ve yüksek doğurganlık oranlarıyla zirveye doğru ilerliyor.Hindistan, liderlik koltuğunu bırakmıyor. Nüfus artış hızında yavaşlama yaşansa da dünyanın en kalabalık ülkesi olmaya devam edecek.Birleşmiş Milletler tarafından yapılan araştırmalara göre, Türkiye’nin 2100 yılına kadar nüfusu yaklaşık 89 milyon civarında olması öngörülüyor.Son yıllarda doğum oranlarında görülen düşüş ve yaşlanan nüfus, ülkenin demografik yapısını yeniden şekillendiriyor. Ancak Türkiye’nin en büyük avantajı, dinamik ve genç iş gücü potansiyeli ile stratejik göç politikaları olacak.Bu faktörler, Türkiye’yi her ne kadar ilk 10 içerisine sokmasa da, bölgesel bir güç ve ekonomik merkez olarak konumlandırmaya devam edecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bX1_CJw130GRIuBj2TMzLg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nüfus, haritası, yeniden, çiziliyor, 2100, yılında, kalabalık, olacak, ülkeler, belli, oldu:, Türkiye, kaçıncı, sırada</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bX1_CJw130GRIuBj2TMzLg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nüfus haritası yeniden çiziliyor! 2100 yılında en kalabalık olacak ülkeler belli oldu: Türkiye kaçıncı sırada?"><p>2100 yılında dünyanın en kalabalık ülkelerinin hangileri olacağı, yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmaya başladı. Geleceğe yönelik yapılan nüfus projeksiyonları, 2100 yılına gelindiğinde dünya demografisinin köklü bir dönüşüm yaşayacağını gösteriyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası araştırma kuruluşlarının verilerine göre, gelişmekte olan ülkeler nüfus yarışında hızla öne çıkarken, bazı gelişmiş ülkelerde ise belirgin bir azalma öngörülüyor. Peki, 2100 yılında en kalabalık ülkeler hangileri olacak? Türkiye’nin bu tabloda yeri ne?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L9RCFyXBcEyHTwbUdWPjcw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2100 yılı, yalnızca ekonomik ve teknolojik değil, aynı zamanda demografik güçlerin de yeniden dağıldığı bir dönem olacak. Özellikle Afrika kıtası, dünya nüfus dengesini yeniden şekillendirecek gibi görünüyor. Peki, 2100 yılında en kalabalık ülkeler hangileri olacak? Türkiye kaçıncı sırada?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zwqdzA731Eyw-dg0EsYWEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İşte yüzyılın sonunda dünya sahnesinde nüfus açısından öne çıkacak ülkeler ve tahmini rakamlar:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2q283SanLkqnF1sDtVksdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarihsel mirasıyla dikkat çeken Mısır, Kuzey Afrika’nın en kalabalık ülkesi olmaya devam edecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f4-V8lTg1kOCvxZmX-sgXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nüfus artışıyla Afrika’nın önemli demografik güçlerinden biri haline geliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mBtZYXonsU6DcSmB0LGfsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Afrika’nın doğusundan güçlü bir oyuncu daha: Etiyopya.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OAwJsOpKFE6pmSOrRwXQMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güneydoğu Asya’nın en kalabalık ülkesi olarak konumunu koruyacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dk4EZBEOy06SJTcXND4mdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Afrika’nın kalbinde yer alan bu ülke, büyük potansiyeliyle ön plana çıkacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HP2fv4DqIk-lF8yzUKOdtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Asya’nın hızla büyüyen ülkesi Pakistan, demografik gücüyle dikkat çekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A4-1yknTRUmSp_JKyO72sg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Göçmen politikaları sayesinde istikrarını koruyan Amerika, yüzyılın sonunda da kalabalık bir nüfusa sahip olacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VMTyyTHomkubqv8-FpNIdw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çin, yaşlanan nüfusu ve düşük doğum oranları nedeniyle düşüşte. Yine de ilk üçte kalmayı sürdürecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MzjDw8eBrkKuVRzaKfvhtw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Afrika kıtasının yükselen gücü Nijerya, genç nüfusu ve yüksek doğurganlık oranlarıyla zirveye doğru ilerliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oCBejkyqkE-Dh8v6lfN-uA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hindistan, liderlik koltuğunu bırakmıyor. Nüfus artış hızında yavaşlama yaşansa da dünyanın en kalabalık ülkesi olmaya devam edecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A0KaSV0C00ydzZ0Cqy2oaw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birleşmiş Milletler tarafından yapılan araştırmalara göre, Türkiye’nin 2100 yılına kadar nüfusu yaklaşık 89 milyon civarında olması öngörülüyor.Son yıllarda doğum oranlarında görülen düşüş ve yaşlanan nüfus, ülkenin demografik yapısını yeniden şekillendiriyor. Ancak Türkiye’nin en büyük avantajı, dinamik ve genç iş gücü potansiyeli ile stratejik göç politikaları olacak.Bu faktörler, Türkiye’yi her ne kadar ilk 10 içerisine sokmasa da, bölgesel bir güç ve ekonomik merkez olarak konumlandırmaya devam edecek.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ordusu gazetecilerin çadırına saldırdı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-ordusu-gazetecilerin-cadirina-saldirdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-ordusu-gazetecilerin-cadirina-saldirdi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusu ateşkesi bozarak Gazze Şeridi&#039;ne yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Son olarak gazetecilerin kaldığı çadırı hedef alan hava saldırısında Filistinli gazeteci Hilmi el-Fakavi yaşamını yitirdi. Aynı saldırıda 9&#039;u gazeteci olmak üzere 10 kişi de yaralandı.İsrail ordusu, orta kesimde yer alan Deyr el-Belah bölgesi başta olmak üzere Gazze Şeridi&#039;nin çeşitli bölgelerine saldırılar düzenledi.  Saldırılarda hedef alınan yerler arasında Han Yunus kentindeki Nasır Hastanesi yakınında gazetecilerin kaldığı çadır da vardı.9&#039;U GAZETECİ 10 KİŞİ YARALANDI  Gazetecilerin kaldığı çadırı hedef alan hava saldırısında Filistinli gazeteci Hilmi el-Fakavi yaşamını yitirirken, 9&#039;u gazeteci 10 kişi de yaralandı.  Bombardıman sonrası Filistinli gazeteci Fakavi&#039;nin çadırda yanarak can verdiği aktarıldı.ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLERİN SAYISI 210&#039;A YÜKSELDİ  İsrail&#039;in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze&#039;ye düzenlediği saldırılarda öldürülen gazetecilerin sayısı 210’a yükseldi.  Bölgedeki sağlık kaynakları, gece boyunca düzenlenen diğer saldırılarda 15 Filistinlinin yaşamını yitirdiğini aktardı.  Saldırılarda ölen Filistinlilerden 6&#039;sının kadın, 4&#039;nün de çocuk olduğu ifade edildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vq4loSvZzE2E0Qh9jVSGOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ordusu, gazetecilerin, çadırına, saldırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vq4loSvZzE2E0Qh9jVSGOQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail ordusu gazetecilere saldırdı"><p>İsrail ordusu ateşkesi bozarak Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Son olarak gazetecilerin kaldığı çadırı hedef alan hava saldırısında Filistinli gazeteci Hilmi el-Fakavi yaşamını yitirdi. Aynı saldırıda 9'u gazeteci olmak üzere 10 kişi de yaralandı.</p><p>İsrail ordusu, orta kesimde yer alan Deyr el-Belah bölgesi başta olmak üzere Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine saldırılar düzenledi.  Saldırılarda hedef alınan yerler arasında Han Yunus kentindeki Nasır Hastanesi yakınında gazetecilerin kaldığı çadır da vardı.</p><p><strong>9'U GAZETECİ 10 KİŞİ YARALANDI</strong>  Gazetecilerin kaldığı çadırı hedef alan hava saldırısında Filistinli gazeteci Hilmi el-Fakavi yaşamını yitirirken, 9'u gazeteci 10 kişi de yaralandı.  Bombardıman sonrası Filistinli gazeteci Fakavi'nin çadırda yanarak can verdiği aktarıldı.</p><p><strong>ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLERİN SAYISI 210'A YÜKSELDİ</strong>  İsrail'in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze'ye düzenlediği saldırılarda öldürülen gazetecilerin sayısı 210’a yükseldi.  Bölgedeki sağlık kaynakları, gece boyunca düzenlenen diğer saldırılarda 15 Filistinlinin yaşamını yitirdiğini aktardı.  Saldırılarda ölen Filistinlilerden 6'sının kadın, 4'nün de çocuk olduğu ifade edildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İş insanı çocuklarını kaçırmak için İsrailli ajan tutmuş</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/is-insani-cocuklarini-kacirmak-icin-israilli-ajan-tutmus</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/is-insani-cocuklarini-kacirmak-icin-israilli-ajan-tutmus</guid>
<description><![CDATA[ Almanya’da ünlü bir restoran zincirinin varisinin 2 çocuğunu Danimarka’daki babalarının yanından kaçırmak için özel bir güvenlik şirketi ile çalıştığı ortaya çıktı.Almanya’nın ünlü Block House et restoran zincirinin varisi Christina Block’un iki yıl önce iki çocuğunun kaçırılmasıyla ilgili yeni bilgiler ortaya çıktı. Almanya basınına yansıyan haberlere göre, Block, çocuklarını babalarının yanından kaçırması için özel bir güvenlik firması ile anlaştı.Die Zeit gazetesinin haberine göre, çocukların velayeti için taraflar arasında devam eden mücadelede, ünlü restoran zincirinin varisi, Danimarka’daki babalarının yanındaki çocuklarını kaçırmak için İsrailli ajan tuttu. Buna göre, Avrupa çapında 53 restoranı bulunan zincirin varisi Block, eski İsrail askeri David Barkay ve yaklaşık 20 kişinin idaresindeki özel güvenlik şirketi Cyber Cupula ile anlaştı. Anlaşma, iki çocuğun 2023 yılında, yılbaşı öncesi çocukların Danimarka’daki Gråsten kasabasından kaçırılmasını öngörüyordu. BLOCK, ŞİDDET İDDİALARINI REDDETTİİki çocuğun Danimarka’da babalarını ziyaret ettikten sonra annelerinin yanına dönmek istemedikleri, bunun da ikili arasında çetin bir hukuk mücadelesi başlattığı ifade edilirken, çift, dört çocuklarının anneleriyle yaşaması ve haftasonları babalarını görmeleri konusunda anlaşmıştı. Fakat zaman geçtikçe iki küçük çocuk hakime annelerinin kendilerine şiddet uyguladığını ve babalarının yanında yaşamak istediklerini söyledi. Mahkeme önce Block’un aleyhine karar verse de bu karar daha sonra istinaf aşamasında bozuldu.  2021 yılında babaları Stephan Hensel’i ziyaret eden iki çocuk, daha sonra Almanya’ya, annelerinin yanına dönmeyi reddetti. Çocuklar annelerinin kendilerine şiddet uyguladığını söylerken, anne Block bu iddiaları reddetti. “KAÇIRILMA ENDİŞESİYLE SIK SIK YER DEĞİŞTİRİYORLAR”Die Zeit, yüzlerce sayfalık mahkeme belgelerine dayandırdığı haberinde, bir güvenlik şirketinin de dahil olduğu, Hensel’lerin takip edildiği “uzun bir operasyonun” ardından çocukların bir havai fişek gösterisi sırasında kaçırıldığını aktardı. Şirket kayıtları da 22 Eylül 2021 - 2 Ekim 2021 tarihleri arasında toplam 40 bin euro karşılığında 300 saatlik çalışmayı ortaya koydu. Gazeteye göre, Block, bu iş için toplam 1,4 milyon euro harcamıştı.  Çocukların kaçırıldığı sırada Hensel maskeli kişiler tarafından etkisiz hale getirilmiş, çocuklar ise bir araca konularak sınıra götürülmüştü. Burada bir başka araca transfer edilen çocuklar, sonrasında söz konusu güvenlik şirketine ait olan, Almanya’nın güneyinde bulunan bir çiftliğe götürülerek sonunda Block’a teslim edilmişti.  Bu planda Block’un yeni partner, eski televizyon sunucusu Gerhard Delling’in ve çok sayıda eski Hamburg emniyet mensubunun da dahlinin olduğu ifade edildi. Çocuklar kaçırıldıktan kısa bir süre sonra Hamburg mahkemesinin kararıyla babalarının yanına geri gönderilmişti. Bild gazetesi, Hensel ailesinin Danimarka’da sahte bir soyadı ile yaşadığını ve kaçırılma endişesiyle sık sık yer değiştirdiğini yazdı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IVWG43GCCkuofYmMrT5isw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İş, insanı, çocuklarını, kaçırmak, için, İsrailli, ajan, tutmuş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IVWG43GCCkuofYmMrT5isw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ajan tutup çocuklarını kaçırmış"><p>Almanya’da ünlü bir restoran zincirinin varisinin 2 çocuğunu Danimarka’daki babalarının yanından kaçırmak için özel bir güvenlik şirketi ile çalıştığı ortaya çıktı.</p><p>Almanya’nın ünlü Block House et restoran zincirinin varisi Christina Block’un iki yıl önce iki çocuğunun kaçırılmasıyla ilgili yeni bilgiler ortaya çıktı. Almanya basınına yansıyan haberlere göre, Block, çocuklarını babalarının yanından kaçırması için özel bir güvenlik firması ile anlaştı.</p><p>Die Zeit gazetesinin haberine göre, çocukların velayeti için taraflar arasında devam eden mücadelede, ünlü restoran zincirinin varisi, Danimarka’daki babalarının yanındaki çocuklarını kaçırmak için İsrailli ajan tuttu. Buna göre, Avrupa çapında 53 restoranı bulunan zincirin varisi Block, eski İsrail askeri David Barkay ve yaklaşık 20 kişinin idaresindeki özel güvenlik şirketi Cyber Cupula ile anlaştı. Anlaşma, iki çocuğun 2023 yılında, yılbaşı öncesi çocukların Danimarka’daki Gråsten kasabasından kaçırılmasını öngörüyordu. </p><p><strong>BLOCK, ŞİDDET İDDİALARINI REDDETTİ</strong></p><p>İki çocuğun Danimarka’da babalarını ziyaret ettikten sonra annelerinin yanına dönmek istemedikleri, bunun da ikili arasında çetin bir hukuk mücadelesi başlattığı ifade edilirken, çift, dört çocuklarının anneleriyle yaşaması ve haftasonları babalarını görmeleri konusunda anlaşmıştı. Fakat zaman geçtikçe iki küçük çocuk hakime annelerinin kendilerine şiddet uyguladığını ve babalarının yanında yaşamak istediklerini söyledi. Mahkeme önce Block’un aleyhine karar verse de bu karar daha sonra istinaf aşamasında bozuldu.  2021 yılında babaları Stephan Hensel’i ziyaret eden iki çocuk, daha sonra Almanya’ya, annelerinin yanına dönmeyi reddetti. Çocuklar annelerinin kendilerine şiddet uyguladığını söylerken, anne Block bu iddiaları reddetti. </p><p><strong>“KAÇIRILMA ENDİŞESİYLE SIK SIK YER DEĞİŞTİRİYORLAR”</strong></p><p>Die Zeit, yüzlerce sayfalık mahkeme belgelerine dayandırdığı haberinde, bir güvenlik şirketinin de dahil olduğu, Hensel’lerin takip edildiği “uzun bir operasyonun” ardından çocukların bir havai fişek gösterisi sırasında kaçırıldığını aktardı. Şirket kayıtları da 22 Eylül 2021 - 2 Ekim 2021 tarihleri arasında toplam 40 bin euro karşılığında 300 saatlik çalışmayı ortaya koydu. Gazeteye göre, Block, bu iş için toplam 1,4 milyon euro harcamıştı.  </p><p>Çocukların kaçırıldığı sırada Hensel maskeli kişiler tarafından etkisiz hale getirilmiş, çocuklar ise bir araca konularak sınıra götürülmüştü. Burada bir başka araca transfer edilen çocuklar, sonrasında söz konusu güvenlik şirketine ait olan, Almanya’nın güneyinde bulunan bir çiftliğe götürülerek sonunda Block’a teslim edilmişti.  </p><p>Bu planda Block’un yeni partner, eski televizyon sunucusu Gerhard Delling’in ve çok sayıda eski Hamburg emniyet mensubunun da dahlinin olduğu ifade edildi. Çocuklar kaçırıldıktan kısa bir süre sonra Hamburg mahkemesinin kararıyla babalarının yanına geri gönderilmişti. Bild gazetesi, Hensel ailesinin Danimarka’da sahte bir soyadı ile yaşadığını ve kaçırılma endişesiyle sık sık yer değiştirdiğini yazdı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya&amp;apos;da okullara Nazi göndermeli tehdit mesajı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/almanyada-okullara-nazi-goendermeli-tehdit-mesaji</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/almanyada-okullara-nazi-goendermeli-tehdit-mesaji</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;nın Duisburg kentinde, bazı okullara tehdit içerikli elektronik postalar gönderildi. Gönderilen elektronik postalarda &quot;temizlikten&quot; söz edildiği ve bu kelimenin Nazi döneminde &quot;etnik temizlik&quot; anlamını taşıdığı aktarıldı. Tehdit mesajları nedeniyle 15 ilk ve ortaokulda eğitime bir gün ara verildiği bildirildi.Almanya&#039;da Duisburg polisinden yapılan açıklamada, henüz ismi belirlenemeyen aşırı sağcıların, bazı okullara tehdit içerikli elektronik postalar gönderdiği belirtildi.  Açıklamada, tehdit nedeniyle 15 ilk ve ortaokulda eğitime bir gün ara verildiği ve bu kapsamda 18 bin öğrencinin okula gidemediği kaydedildi.NASYONAL SOSYALİZM DÖNEMİNE GÖNDERME  Gönderilen elektronik postalarda &quot;temizlikten&quot; söz edildiği, bu kelimenin Nasyonal Sosyalizm döneminde Yahudilere, Sintilere, Romanlara ve engelli insanlara yönelik zulmü tanımlamak için de kullanıldığı ifade edildi.  SİVİL SAVUNMA TATBİKATI ÇAĞRISIİçişleri Bakanlığından, Handelsblatt gazetesine yapılan açıklamada, okullardaki çocukların savaş ve kriz durumlarına hazır olması istendi.  Açıklamada, &quot;Güvenlik durumundaki son gelişmeler ışığında, okul eğitimi de dahil olmak üzere sivil savunmaya daha fazla odaklanılmalıdır.&quot; ifadelerine yer verildi.&quot;72 SAAT YETECEK MALZEME TEDARİK EDİN&quot;Acil durum malzemelerinin stoklanması tavsiye edilen açıklamada, &quot;En az 72 saatlik bir tedarikle, geçici kriz durumları iyi yönetilebilir. Acil bir durumda başkalarına yardımcı olmak ve hayat kurtarmak amacıyla evde acil durum tedarikine sahip olmaları önemlidir.&quot; denildi.  Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) milletvekili Roderich Kiesewetter, aynı gazeteye yaptığı açıklamada, &quot;Acil durum tatbikatı yapılması zorunludur, çünkü öğrenciler acil durumlarda özellikle savunmasızdır.&quot; dedi.  Kiesewetter, afet durumlarında davranış konusunda da temel eğitim verilmesini isteyerek, bunun toplum açısından akıllıca olacağını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bc5vaMeivUW8Q9KjVob44w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Almanyada, okullara, Nazi, göndermeli, tehdit, mesajı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bc5vaMeivUW8Q9KjVob44w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Almanya'da eğitime " tehdit mesaj aras><p>Almanya'nın Duisburg kentinde, bazı okullara tehdit içerikli elektronik postalar gönderildi. Gönderilen elektronik postalarda "temizlikten" söz edildiği ve bu kelimenin Nazi döneminde "etnik temizlik" anlamını taşıdığı aktarıldı. Tehdit mesajları nedeniyle 15 ilk ve ortaokulda eğitime bir gün ara verildiği bildirildi.</p><p>Almanya'da Duisburg polisinden yapılan açıklamada, henüz ismi belirlenemeyen aşırı sağcıların, bazı okullara tehdit içerikli elektronik postalar gönderdiği belirtildi.  Açıklamada, tehdit nedeniyle 15 ilk ve ortaokulda eğitime bir gün ara verildiği ve bu kapsamda 18 bin öğrencinin okula gidemediği kaydedildi.</p><p><strong>NASYONAL SOSYALİZM DÖNEMİNE GÖNDERME</strong>  Gönderilen elektronik postalarda "temizlikten" söz edildiği, bu kelimenin Nasyonal Sosyalizm döneminde Yahudilere, Sintilere, Romanlara ve engelli insanlara yönelik zulmü tanımlamak için de kullanıldığı ifade edildi.  <strong>SİVİL SAVUNMA TATBİKATI ÇAĞRISI</strong></p><p>İçişleri Bakanlığından, Handelsblatt gazetesine yapılan açıklamada, okullardaki çocukların savaş ve kriz durumlarına hazır olması istendi.  Açıklamada, "Güvenlik durumundaki son gelişmeler ışığında, okul eğitimi de dahil olmak üzere sivil savunmaya daha fazla odaklanılmalıdır." ifadelerine yer verildi.</p><p><strong>"72 SAAT YETECEK MALZEME TEDARİK EDİN"</strong></p><p>Acil durum malzemelerinin stoklanması tavsiye edilen açıklamada, "En az 72 saatlik bir tedarikle, geçici kriz durumları iyi yönetilebilir. Acil bir durumda başkalarına yardımcı olmak ve hayat kurtarmak amacıyla evde acil durum tedarikine sahip olmaları önemlidir." denildi.  Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) milletvekili Roderich Kiesewetter, aynı gazeteye yaptığı açıklamada, "Acil durum tatbikatı yapılması zorunludur, çünkü öğrenciler acil durumlarda özellikle savunmasızdır." dedi.  Kiesewetter, afet durumlarında davranış konusunda da temel eğitim verilmesini isteyerek, bunun toplum açısından akıllıca olacağını belirtti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya&amp;apos;da köpek vergisinde artış: 421 milyon euro toplandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/almanyadakoepek-vergisinde-artis-421-milyon-euro-toplandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/almanyadakoepek-vergisinde-artis-421-milyon-euro-toplandi</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;da köpek sahiplerinden toplanan köpek vergisi bir yılda yüzde 1,6 arttı. Rehber köpekler için muafiyet sağlanırken, vergiyi ödemeyene ceza veriliyor.Köpek sahiplerinin yıllık vergi ödediği Almanya&#039;da köpek vergilerinin 2025 yılında arttığı bildirildi. Ülkede 2023 yılında toplanan köpek vergisi miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 1,6&#039;lık artışla 421 milyon euroya ulaştı.   Almanya&#039;da köpek sahipleri, yerel yönetimlerce uygulanan yıllık köpek vergisini (Hundesteuer) ödemekle yükümlü. 2023 verilerine göre evlerde yaklaşık 10,5 milyon köpeğin yaşadığı Almanya&#039;da köpek sahiplerinin ödediği vergi miktarı; eyaletlere, şehirlere hatta belediyelere göre değişiklik gösteriyor. Bu uygulama, köpek nüfusunu kontrol altına almak ve düzenleyici vergi politikalarını hayata geçirmek amacıyla yürütülüyor.  Almanya Federal Maliye Bakanlığı, köpek vergisinin amacının, köpek sayısını düzenlemek ve kontrol altında tutmak olduğunu belirterek, köpek beslemenin temel yaşam ihtiyaçlarının ötesine geçtiğini ve bu nedenle ek uygulamaların gerekli olduğunu ifade etti.TOPLANAN VERGİ HER YIL ARTIYOR: 3 İSTİSNA VARFederal İstatistik Dairesi&#039;nin verilerine göre, Almanya&#039;da köpek vergisinden elde edilen gelir yıllardır düzenli bir şekilde artıyor. Ülkede 2023 yılında toplanan köpek vergisi miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 1,6 artış göstererek 421 milyon euroya ulaştı. 2013 yılında toplanan vergi miktarı 299 milyon euro iken son 10 yılda yüzde 41&#039;e varan bir artış kaydedildi.2025 yılında pek çok belde köpek vergilerini artırdı. Özellikle Bavyera&#039;da bulunan Landshut beldesinde vergiler 30 eurodan 60 euroya ve Westmünsterland/Bocholt&#039;ta 42 eurodan 84 euroya yükseltilirken buralarda yüzde 100&#039;lük keskin bir vergi artışı yaşandı. Kuzey Ren-Vestfalya&#039;da bulunan Löhne beldesinde vergiler yüzde 95 oranında artışla 40 eurodan 78 euroya, Gütersloh&#039;da yüzde 71&#039;lik bir artışla 70 eurodan 120 euroya yükseldi.Kuzey Ren-Vestfalya&#039;ya bağlı Lage&#039;de yüzde 37 düşüşle vergi 75 euroya geriledi. Saksonya&#039;da bulunan Zwickau&#039;da ise vergiler 120 eurodan 108 euroya, Saarland&#039;daki Merzig&#039;de vergi 72 eurodan 69 euroya düşürüldü.KÖPEK VERGİSİ ŞEHİRLERE GÖRE DEĞİŞİYORHer yıl alınan köpek vergisi, yaşanılan şehre göre farklılık gösteriyor. Berlin&#039;de ilk köpek için yıllık 120 euro, Hamburg&#039;da 90 euro, Münih&#039;te 100 euro, Köln&#039;de 176 euro, Bremen&#039;de 150 euro, Paderborn&#039;da 72 euro ve Ingolstadt&#039;ta 65 euro ödeniyor. Stuttgart&#039;ta ise ilk köpek için 108 euro ödenirken, ikinci köpek için bu miktar 216 euroya çıkıyor. Bazı eyaletlerde ikinci ve üçüncü köpekler için ek vergiler de uygulanabiliyor.&quot;TEHLİKELİ&quot; KÖPEK IRKLARINA DAHA YÜKSEK VERGİ  &quot;Tehlikeli&quot; olarak sınıflandırılan köpek ırkları için ise çok daha yüksek vergiler ödenmesi gerekiyor. Rottweiler, Pitbull gibi bazı ırklar tehlikeli kabul edilerek sahiplerinden yıllık 600 euroya kadar vergi talep edilebiliyor. Tehlikeli ırkların belirlenmesi ise eyaletlerin kendi yönetmeliklerine göre değişiklik gösteriyor.  Bretten beldesi tehlikeli köpek ırkları için yıllık bin 660 euro vergi alırken, Bretten&#039;i bin 440 euro ile Monheim am Rhein, bin 200 euro ile Solingen ve bin 100 euro ile Siegburg takip ediyor.REHBER KÖPEKLERE MUAFİYET, VERGİ ÖDEMEYENLERE CEZA  Engellilere yardımcı olan rehber köpekler, vergiden muaf tutuluyor. Ayrıca, bazı belediyeler, hayvan barınaklarından sahiplenilen köpekler için belirli bir süre vergi muafiyeti sağlayabiliyor.  Almanya&#039;da köpek sahiplerinin vergilerini zamanında ödemeleri gerekiyor. Vergi ödemeyenler, 10 bin euroya kadar para cezalarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Ancak istisnai bir durum olarak Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Ahlen şehrinde köpek sahipleri herhangi bir vergi ödemek zorunda değil.  MAİNZ, KÖPEK VERGİSİNDE ZİRVEDE  2025 yılında Mainz, ilk köpek için yıllık 186 euroluk köpek vergisi ile köpek sahipleri için en pahalı şehir olmaya devam ediyor. Mainz&#039;ı, 180 euro vergi uygulayan Hagen ve Wiesbaden kentleri takip ediyor. Almanya&#039;da ilk köpek için uygulanan köpek vergisinin 160 euronun üzerinde olduğu toplam 7 şehir bulunuyor. Bu şehirler arasında 168 euro ile Bochum ve 162 euro ile Bonn da bulunuyor.  Başkent Berlin&#039;de köpek sahipleri 120 euro öderken, Hamburg 90 euro ile orta sıralarda yer alıyor. Münih de 100 euro ile vergi oranlarının orta sıralarda yer alıyor. Bu durum, köpek vergisi miktarının şehrin büyüklüğü ile ilişkili olmadığını, daha ziyade yerel vergi yönergelerine ve belediye politikalarına bağlı olduğunu gösteriyor.  2025 yılı itibarıyla bazı büyük şehirlerdeki yıllık köpek vergisi miktarları şöyle: Berlin 120 euro, Dortmund 156 euro, Köln 156 euro, Bremen 150 euro, Hannover 150 euro, Nürnberg 132 euro, Karlsruhe 132 euro.  İKİNCİ KÖPEK İÇİN DAHA FAZLA VERGİ  Birden fazla köpek besleyenler ikinci köpekleri için daha fazla vergi ödemek durumunda. Ülke genelinde birinci köpekler için 90 euro olan vergi ortalaması, ikinci köpekler için 140 euroya kadar yükseliyor. İkinci köpekler için en pahalı kentler, sırasıyla 312 euro Ludwigsburg, 288 euroyla Wuppertal ve ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PrFAE44V8EqFne71LZtxNA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Almanyada köpek, vergisinde, artış:, 421, milyon, euro, toplandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PrFAE44V8EqFne71LZtxNA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Almanya'da köpek vergisi arttı"><p>Almanya'da köpek sahiplerinden toplanan köpek vergisi bir yılda yüzde 1,6 arttı. Rehber köpekler için muafiyet sağlanırken, vergiyi ödemeyene ceza veriliyor.</p><p>Köpek sahiplerinin yıllık vergi ödediği Almanya'da köpek vergilerinin 2025 yılında arttığı bildirildi. Ülkede 2023 yılında toplanan köpek vergisi miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 1,6'lık artışla 421 milyon euroya ulaştı.   </p><p>Almanya'da köpek sahipleri, yerel yönetimlerce uygulanan yıllık köpek vergisini (Hundesteuer) ödemekle yükümlü. 2023 verilerine göre evlerde yaklaşık 10,5 milyon köpeğin yaşadığı Almanya'da köpek sahiplerinin ödediği vergi miktarı; eyaletlere, şehirlere hatta belediyelere göre değişiklik gösteriyor. Bu uygulama, köpek nüfusunu kontrol altına almak ve düzenleyici vergi politikalarını hayata geçirmek amacıyla yürütülüyor.  Almanya Federal Maliye Bakanlığı, köpek vergisinin amacının, köpek sayısını düzenlemek ve kontrol altında tutmak olduğunu belirterek, köpek beslemenin temel yaşam ihtiyaçlarının ötesine geçtiğini ve bu nedenle ek uygulamaların gerekli olduğunu ifade etti.</p><p><strong>TOPLANAN VERGİ HER YIL ARTIYOR: 3 İSTİSNA VAR</strong></p><p>Federal İstatistik Dairesi'nin verilerine göre, Almanya'da köpek vergisinden elde edilen gelir yıllardır düzenli bir şekilde artıyor. Ülkede 2023 yılında toplanan köpek vergisi miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 1,6 artış göstererek 421 milyon euroya ulaştı. 2013 yılında toplanan vergi miktarı 299 milyon euro iken son 10 yılda yüzde 41'e varan bir artış kaydedildi.</p><p>2025 yılında pek çok belde köpek vergilerini artırdı. Özellikle Bavyera'da bulunan Landshut beldesinde vergiler 30 eurodan 60 euroya ve Westmünsterland/Bocholt'ta 42 eurodan 84 euroya yükseltilirken buralarda yüzde 100'lük keskin bir vergi artışı yaşandı. Kuzey Ren-Vestfalya'da bulunan Löhne beldesinde vergiler yüzde 95 oranında artışla 40 eurodan 78 euroya, Gütersloh'da yüzde 71'lik bir artışla 70 eurodan 120 euroya yükseldi.</p><p>Kuzey Ren-Vestfalya'ya bağlı Lage'de yüzde 37 düşüşle vergi 75 euroya geriledi. Saksonya'da bulunan Zwickau'da ise vergiler 120 eurodan 108 euroya, Saarland'daki Merzig'de vergi 72 eurodan 69 euroya düşürüldü.</p><p><strong>KÖPEK VERGİSİ ŞEHİRLERE GÖRE DEĞİŞİYOR</strong></p><p>Her yıl alınan köpek vergisi, yaşanılan şehre göre farklılık gösteriyor. Berlin'de ilk köpek için yıllık 120 euro, Hamburg'da 90 euro, Münih'te 100 euro, Köln'de 176 euro, Bremen'de 150 euro, Paderborn'da 72 euro ve Ingolstadt'ta 65 euro ödeniyor. Stuttgart'ta ise ilk köpek için 108 euro ödenirken, ikinci köpek için bu miktar 216 euroya çıkıyor. Bazı eyaletlerde ikinci ve üçüncü köpekler için ek vergiler de uygulanabiliyor.</p><p><strong>"TEHLİKELİ" KÖPEK IRKLARINA DAHA YÜKSEK VERGİ</strong>  "Tehlikeli" olarak sınıflandırılan köpek ırkları için ise çok daha yüksek vergiler ödenmesi gerekiyor. Rottweiler, Pitbull gibi bazı ırklar tehlikeli kabul edilerek sahiplerinden yıllık 600 euroya kadar vergi talep edilebiliyor. Tehlikeli ırkların belirlenmesi ise eyaletlerin kendi yönetmeliklerine göre değişiklik gösteriyor.  Bretten beldesi tehlikeli köpek ırkları için yıllık bin 660 euro vergi alırken, Bretten'i bin 440 euro ile Monheim am Rhein, bin 200 euro ile Solingen ve bin 100 euro ile Siegburg takip ediyor.</p><p><strong>REHBER KÖPEKLERE MUAFİYET, VERGİ ÖDEMEYENLERE CEZA</strong>  Engellilere yardımcı olan rehber köpekler, vergiden muaf tutuluyor. Ayrıca, bazı belediyeler, hayvan barınaklarından sahiplenilen köpekler için belirli bir süre vergi muafiyeti sağlayabiliyor.  Almanya'da köpek sahiplerinin vergilerini zamanında ödemeleri gerekiyor. Vergi ödemeyenler, 10 bin euroya kadar para cezalarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Ancak istisnai bir durum olarak Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Ahlen şehrinde köpek sahipleri herhangi bir vergi ödemek zorunda değil.  <strong>MAİNZ, KÖPEK VERGİSİNDE ZİRVEDE</strong>  2025 yılında Mainz, ilk köpek için yıllık 186 euroluk köpek vergisi ile köpek sahipleri için en pahalı şehir olmaya devam ediyor. Mainz'ı, 180 euro vergi uygulayan Hagen ve Wiesbaden kentleri takip ediyor. Almanya'da ilk köpek için uygulanan köpek vergisinin 160 euronun üzerinde olduğu toplam 7 şehir bulunuyor. Bu şehirler arasında 168 euro ile Bochum ve 162 euro ile Bonn da bulunuyor.  Başkent Berlin'de köpek sahipleri 120 euro öderken, Hamburg 90 euro ile orta sıralarda yer alıyor. Münih de 100 euro ile vergi oranlarının orta sıralarda yer alıyor. Bu durum, köpek vergisi miktarının şehrin büyüklüğü ile ilişkili olmadığını, daha ziyade yerel vergi yönergelerine ve belediye politikalarına bağlı olduğunu gösteriyor.  2025 yılı itibarıyla bazı büyük şehirlerdeki yıllık köpek vergisi miktarları şöyle: Berlin 120 euro, Dortmund 156 euro, Köln 156 euro, Bremen 150 euro, Hannover 150 euro, Nürnberg 132 euro, Karlsruhe 132 euro.  <strong>İKİNCİ KÖPEK İÇİN DAHA FAZLA VERGİ</strong>  Birden fazla köpek besleyenler ikinci köpekleri için daha fazla vergi ödemek durumunda. Ülke genelinde birinci köpekler için 90 euro olan vergi ortalaması, ikinci köpekler için 140 euroya kadar yükseliyor. İkinci köpekler için en pahalı kentler, sırasıyla 312 euro Ludwigsburg, 288 euroyla Wuppertal ve Schorndorf, 282 euroyla Kirchheim ve 264 euroyla Eslingen/Neckar oldu.</p><p><strong>"HEM MADDİ HEM MANEVİ SORUMLULUK ALMAK GEREK"</strong></p><p>Köpek sahibi olan Aydilek Sabır, köpek almayı düşünenlerin hem maddi hem de manevi sorumluluk alması gerektiğini belirtiyor. "Maddiyattan çok maneviyat benim için daha önemli. Köpek alıyorum diye düşünmeye gerek yok, eve girdikten sonra kısa sürede ailenin bir parçası haline geliyor. Artık köpek olarak değil, bir aile üyesi olarak düşünülmesi gerekiyor. Maddiyatına gelince maddi sorunları da oluyor. Bir çok şeyi ile kendimiz ilgilenemiyoruz. Mecburen veterinere götürmemiz gerekiyor. Almanya'da veteriner masrafları yüksek olduğu için bir sağlık sigortası yerine her gün küçük 1-2 euro birikim yaparak köpeğin sağlık masraflarını karşılamayı tercih ediyoruz. Dikkatli ve iyi bakım olduğu sürece köpeğin çok fazla hastalanması mümkün değil. Köln'de köpek vergisi yıllık 170-176 euro arasında değişiyor ve iki taksitte ödeme imkânı sunuluyor. Daha küçük yerlerde ise bu miktar 70-80 euroya kadar düşebiliyor" dedi.  Elif Kale ise köpeği Bulut'u 3 aylıkken sahiplendiğini ve 4 aydır birlikte olduklarını belirterek, "Köpek sahiplenmek büyük bir sorumluluk. Çok ilgi göstermemiz, sevgi vermemiz ve zaman ayırmamız gerekiyor. Küçük yaşlarda aşılarını yaptırıyoruz, çip takılıyor, sigortası ve vergisi var ama en önemlisi köpeğe sevgi göstermek ve onunla zaman geçirmek" dedi.  <strong>"VERGİLERİ NORMAL KARŞILIYORUM"</strong></p><p>Son 20 senedir aralıksız evinde köpek besleyen Berlinli Florian Rahmel, bu süre zarfında düzenli bir şekilde vergilerini ödüyor. Berlin şehir idaresinin öngördüğü miktar olan 120 euroyu her yıl ödeyen Rahmel, şehirde köpek beslemenin vergilendirilmesini anlayışla karşıladığını dile getirdi. Rahmel, "20 yıldır köpek besliyorum. Köpekler için ayda 10 euro olmak üzere, yılda 120 euro köpek vergisi veriyorum. Bu vergilerle şehirler köpek dışkılarından ve diğer atıklardan temizleniyor. O nedenle ben vergileri normal karşılıyorum" ifadelerini kullandı.  Köpek beslemenin son yıllarda pahalı bir hobi haline geldiğini de söyleyen Rahmel, "Köpek mamalarında, artan enflasyona paralel olarak özellikle korona salgını döneminden bu yana artış oldu. Hatta köpeklerin veteriner masraflarındaki artış ne yazık ki 3 katına kadar çıktı. Bunu doğru bulmuyorum. Özellikle yıllardır köpek besleyen, dar gelirli yaşlı insanlar, köpeklerinin bakımını yaptırmakta zorlanıyorlar veya gerektiğinde tıbbı operasyon masraflarını karşılayamıyorlar" ifadesini kullandı.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DSÖ&amp;apos;den dikkat çeken rapor: &amp;quot;Her 2 dakikada 1 hamile kadın ölüyor&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dsodendikkat-ceken-rapor-her-2-dakikada-1-hamile-kadin-oeluyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dsodendikkat-ceken-rapor-her-2-dakikada-1-hamile-kadin-oeluyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü&#039;nün (DSÖ) açıkladığı veriler, dünya genelinde her iki dakikada bir kadınının hamilelikte yeterli bakımı görmediği için öldüğünü ortaya koydu. Ölümlerin çoğu ise Afrika ülkelerinde kaydedildi.Dünya Sağlık Örgütü, hamile ölümleriyle ilgili yeni ve dikkat çeken bir rapor yayınladı.  Bu rapora göre hamilelikte gerekli bakımı alamadığı için her iki dakikada bir kadın yaşamını yitiriyor.  2023&#039;te hamileyken veya doğum yaptıktan sonra 6 hafta içinde dünya genelinde 260 bin kadın hayatını kaybetti.BİR SAATTE 30 HAMİLE KADIN ÖLÜYOR  Bu da günde 712 kadının hayatını kaybettiği anlamına geliyor. Her saat 30 hamile veya yeni doğum yapmış kadın, yeterli bakımı göremediği için ölüyor. Ölümlerin çoğu Sahra Altı Afrika ülkelerinde meydana geliyor.Dünya Sağlık Örgütü 2030&#039;a kadar hamile ölümlerini her 100 binde 71&#039;e düşürülmesi için belirlenen hedefin çok gerisinde kalındığına dikkat çekti. 2000 yılına göre yüzde 40&#039;lık bir ilerleme kaydedilse de halen her 100 bin hamileden 197&#039;si hayatını kaybediyor.AFRİKA ÜLKELERİNDE ÖLÜMLER ARTTI  Sahra Altı Afrika ülkelerinde hamilelikte ölümlerde artış görülüyor.   Hamilelikte ölümlerin Amerikan yönetiminin uluslararası yardımlarını kesmesiyle daha da artacağına dikkat çekiliyor.TRUMP YÖNETİMİ KÜRESEL YARDIMI KESTİ  Trump yönetimi, hamilelik dönemi ve aile planlaması için harcadığı 770 milyon dolarlık uluslararası yardımı kesme kararı almıştı.Dünya gelende yaklaşık 60 ülke ABD&#039;nin bu yardımlarından faydalanıyordu. Bu ülkelerin çoğu Afrika ve Güney Asya&#039;da yer alıyordu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7muy7Bqe9ECo8g3d7co2yw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>DSÖden dikkat, çeken, rapor:, Her, dakikada, hamile, kadın, ölüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7muy7Bqe9ECo8g3d7co2yw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Her 2 dakikada 1 hamile kadın ölüyor"><p>Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) açıkladığı veriler, dünya genelinde her iki dakikada bir kadınının hamilelikte yeterli bakımı görmediği için öldüğünü ortaya koydu. Ölümlerin çoğu ise Afrika ülkelerinde kaydedildi.</p><p>Dünya Sağlık Örgütü, hamile ölümleriyle ilgili yeni ve dikkat çeken bir rapor yayınladı.  Bu rapora göre hamilelikte gerekli bakımı alamadığı için her iki dakikada bir kadın yaşamını yitiriyor.  2023'te hamileyken veya doğum yaptıktan sonra 6 hafta içinde dünya genelinde 260 bin kadın hayatını kaybetti.</p><p><strong>BİR SAATTE 30 HAMİLE KADIN ÖLÜYOR</strong>  Bu da günde 712 kadının hayatını kaybettiği anlamına geliyor. Her saat 30 hamile veya yeni doğum yapmış kadın, yeterli bakımı göremediği için ölüyor. Ölümlerin çoğu Sahra Altı Afrika ülkelerinde meydana geliyor.</p><p>Dünya Sağlık Örgütü 2030'a kadar hamile ölümlerini her 100 binde 71'e düşürülmesi için belirlenen hedefin çok gerisinde kalındığına dikkat çekti. 2000 yılına göre yüzde 40'lık bir ilerleme kaydedilse de halen her 100 bin hamileden 197'si hayatını kaybediyor.</p><p><strong>AFRİKA ÜLKELERİNDE ÖLÜMLER ARTTI</strong>  Sahra Altı Afrika ülkelerinde hamilelikte ölümlerde artış görülüyor.   Hamilelikte ölümlerin Amerikan yönetiminin uluslararası yardımlarını kesmesiyle daha da artacağına dikkat çekiliyor.</p><p>TRUMP YÖNETİMİ KÜRESEL YARDIMI KESTİ  Trump yönetimi, hamilelik dönemi ve aile planlaması için harcadığı 770 milyon dolarlık uluslararası yardımı kesme kararı almıştı.</p><p>Dünya gelende yaklaşık 60 ülke ABD'nin bu yardımlarından faydalanıyordu. Bu ülkelerin çoğu Afrika ve Güney Asya'da yer alıyordu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türünün tek örneği: 130 bin yıllık yavru mamut bulundu!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/turunun-tek-oernegi-130-bin-yillik-yavru-mamut-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/turunun-tek-oernegi-130-bin-yillik-yavru-mamut-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Rus bilim insanları, 130 bin yıl önce yaşamış olan bebek mamut “Yana” üzerinde çalışıyor. Şimdiye kadar bulunan en iyi korunmuş mamut örneği olarak tanımlanan Yana&#039;nın iç organları ve yumuşak dokuları da oldukça iyi korunmuş durumda. Bu keşif, bilim insanlarına mamutun yaşadığı dönemi anlamak için büyük bir fırsat sunuyor.Rus bilim insanları, 130 bin yıl önce yaşamış yavru bir mamut buldu.
Geçtiğimiz yıl keşfedilen ve bulunduğu nehir havzasından dolayı Yana lakabını alan yavru, olağanüstü bir şekilde korunmuş durumda bulundu.Yana&#039;nın kalın derisi, gri-kahverengi rengini ve kırmızımsı postunu geçen yıllar içinde korumayı başarmıştı.
Buruşuk hortumu ise ağzına doğru kıvrılmış şekilde günümüze ulaşmıştı. Gözleri ve bacakları modern bir filin bacaklarını andırıyordu.Yavru, Sibirya&#039;nın Sakha bölgesinde binlerce yıl boyunca donmuş toprak altında kalarak geçen zamanın yaratacağı tahribattan büyük ölçüde kurtuldu.
Rus bilim insanları iki metre uzunluğunda ve 180 kilogram ağırlığındaki Yana&#039;nın, iç organları ve yumuşak dokuları ile birlikte şimdiye kadar bulunan en iyi korunmuş mamut örneği olabileceğini söyledi.
Bilim insanları, Yana&#039;nın yaşadığı yer ve zaman hakkında daha fazla bilgi edinmek için antik bakteriler bulmayı ve yediği bitkilerden genetik analiz yapmayı umuyor.Zoologlar ve biyologlar, yaklaşık 4 bin yıl önce nesli tükenen bir tür olan mamutun üzerinde çalışarak birkaç saat geçirdi.
Bu çalışma sonucunda birçok organ ve dokunun çok iyi korunduğu ortaya çıktı.
Özellikle sindirim sisteminin ve midenin kısmen korunduğu, başta kolon olmak üzere bağırsak parçalarının yerinde olduğu anlaşıldı.Bilim insanları, mamutun içinde korunan &quot;antik mikroorganizmaları&quot; aradıklarını, böylece &quot;modern mikroorganizmalarla olan evrimsel ilişkilerini&quot; inceleyebileceklerini aktardı.
Yana&#039;nın ilk başta yaklaşık 50 bin yıl önce öldüğünün tahmin ediliyordu.
Ancak içinde bulunduğu donmuş toprak tabakasının analizi sonucunda ölümünün &quot;130 bin yıldan daha eski&quot; olduğu belirlendi.Ölüm yaşı ise bir yaşın üzerinde olarak belgelendi, çünkü öldüğünde bebek mamutun süt dişleri çıkmıştı.
Hem fillerin hem de mamutların süt dişleri vardır ve bunlar daha sonra düşer.
Bilim insanları Yana&#039;nın neden bu kadar genç yaşta öldüğünü henüz belirleyemedi. Bu otçul memelinin yaşadığı dönemde, Yakutistan topraklarında henüz insan yoktu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IcpMMT3giEG0JxU983wzDw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türünün, tek, örneği:, 130, bin, yıllık, yavru, mamut, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IcpMMT3giEG0JxU983wzDw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="130 bin yıllık mamut yavrusu keşfedildi"><p>Rus bilim insanları, 130 bin yıl önce yaşamış olan bebek mamut “Yana” üzerinde çalışıyor. Şimdiye kadar bulunan en iyi korunmuş mamut örneği olarak tanımlanan Yana'nın iç organları ve yumuşak dokuları da oldukça iyi korunmuş durumda. Bu keşif, bilim insanlarına mamutun yaşadığı dönemi anlamak için büyük bir fırsat sunuyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FhidNKOomE2prP49YF9i7A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus bilim insanları, 130 bin yıl önce yaşamış yavru bir mamut buldu.
Geçtiğimiz yıl keşfedilen ve bulunduğu nehir havzasından dolayı Yana lakabını alan yavru, olağanüstü bir şekilde korunmuş durumda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PYwpW-Y2DkCvArRPXpiY9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yana'nın kalın derisi, gri-kahverengi rengini ve kırmızımsı postunu geçen yıllar içinde korumayı başarmıştı.
Buruşuk hortumu ise ağzına doğru kıvrılmış şekilde günümüze ulaşmıştı. Gözleri ve bacakları modern bir filin bacaklarını andırıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c5z5s1kQq0uO1EK8QroICA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yavru, Sibirya'nın Sakha bölgesinde binlerce yıl boyunca donmuş toprak altında kalarak geçen zamanın yaratacağı tahribattan büyük ölçüde kurtuldu.
Rus bilim insanları iki metre uzunluğunda ve 180 kilogram ağırlığındaki Yana'nın, iç organları ve yumuşak dokuları ile birlikte şimdiye kadar bulunan en iyi korunmuş mamut örneği olabileceğini söyledi.
Bilim insanları, Yana'nın yaşadığı yer ve zaman hakkında daha fazla bilgi edinmek için antik bakteriler bulmayı ve yediği bitkilerden genetik analiz yapmayı umuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S7UlER6-kkeDYt-5qwg3EA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zoologlar ve biyologlar, yaklaşık 4 bin yıl önce nesli tükenen bir tür olan mamutun üzerinde çalışarak birkaç saat geçirdi.
Bu çalışma sonucunda birçok organ ve dokunun çok iyi korunduğu ortaya çıktı.
Özellikle sindirim sisteminin ve midenin kısmen korunduğu, başta kolon olmak üzere bağırsak parçalarının yerinde olduğu anlaşıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9TXhKlO2OUGMD_kI-r-O6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları, mamutun içinde korunan "antik mikroorganizmaları" aradıklarını, böylece "modern mikroorganizmalarla olan evrimsel ilişkilerini" inceleyebileceklerini aktardı.
Yana'nın ilk başta yaklaşık 50 bin yıl önce öldüğünün tahmin ediliyordu.
Ancak içinde bulunduğu donmuş toprak tabakasının analizi sonucunda ölümünün "130 bin yıldan daha eski" olduğu belirlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VogUryIZUEiYz4VmArIw0g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ölüm yaşı ise bir yaşın üzerinde olarak belgelendi, çünkü öldüğünde bebek mamutun süt dişleri çıkmıştı.
Hem fillerin hem de mamutların süt dişleri vardır ve bunlar daha sonra düşer.
Bilim insanları Yana'nın neden bu kadar genç yaşta öldüğünü henüz belirleyemedi. Bu otçul memelinin yaşadığı dönemde, Yakutistan topraklarında henüz insan yoktu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Macron, Sisi&amp;apos;yle buluştu: &amp;quot;Fransa Gazze&amp;apos;nin ilhakına karşı&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/macron-sisiyle-bulustu-fransa-gazzenin-ilhakina-karsi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/macron-sisiyle-bulustu-fransa-gazzenin-ilhakina-karsi</guid>
<description><![CDATA[ Kahire&#039;de bir araya gelen Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Gazze&#039;deki duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ilişkileri stratejik ortaklık düzeyine yükseltme anlaşması imzaladı.  Mısır resmi ajansı MENA&#039;nın haberine göre, Mısır&#039;ın başkent Kahire&#039;deki İttihadiyye Sarayı&#039;nda bir araya gelen Sisi ile Macron, iki ülke ilişkilerini stratejik ortaklık seviyesine yükseltme yönünde ortak bir deklarasyona imza attı.  İmza töreninin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Sisi, Kahire ile Paris arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini belirtti.  Konuşmasında Filistin meselesine değinen Sisi, &quot;Filistin meselesine adil bir çözüm bulunmadıkça, Ortadoğu&#039;da barış ve istikrar hayal olarak kalacaktır&quot; dedi.  Mevkidaşı Macron ile Gazze&#039;de ateşkese geri dönülmesi gerektiğini vurguladıklarını kaydeden Sisi, Filistinlilerin topraklarından zorla göç ettirilmesine yönelik tüm çağrıları reddetme konusunda mutabık kaldıklarını söyledi.  Macron ile İsrail işgalinin Suriye topraklarında sona ermesi gerektiğini vurguladıklarını ifade eden Sisi, Gazze&#039;deki ateşkesin sağlanmasının ardından Kahire&#039;de Gazze&#039;nin yeniden inşası için uluslararası bir konferans düzenleme kararlılıklarını vurguladı.  MACRON: &quot;GAZZE VE BATI ŞERİA&#039;DA İLHAKA KARŞIYIZ&quot;Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise konuşmasında Fransa’nın &quot;tarihi ve stratejik ortağı&quot; olarak tanımladığı Mısır’da olmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirdi.  &quot;Mısır’ın bölgesel ve ulusal istikrar ve refah yoluna&quot; eşlik etmek için Mısır’a geldiğini ve iki ülke arasında imzalanan Stratejik Ortaklık Anlaşmasının güçlü ilişkilerin bir göstergesi olduğunu ifade eden Macron, Fransa&#039;nın, özellikle bölgesel koşulların kötüleştiği ve Mısır ekonomisinin sınandığı bir ortamda, Mısır&#039;ın istikrarına olan bağlılığını vurguladı.  Sisi ile ikili ilişkilerin yanı sıra &quot;ortak bölgesel vizyonu&quot; da değerlendirdiklerini kaydeden Macron, İsrail’in ateşkes sürecini bozarak Gazze’ye saldırılarını yeniden başlatmasını barışın tesisi yolunda bir &quot;geriye gidiş&quot; olarak niteleyerek, &quot;Sivil halk, rehineler ve aileleri ile tüm bölge için büyük bir gerileme niteliğinde olan İsrail&#039;in Gazze&#039;ye yönelik saldırılarının yeniden başlamasını kınıyoruz. Ateşkesin derhal yeniden sağlanmasını ve Hamas’ın Gazze’de tuttuğu rehinelerin salıverilmesini talep ediyoruz&quot; dedi.  Ayrıca Macron, &quot;Gazze ve Batı Şeria&#039;nın herhangi bir şekilde ilhak edilmesine ve halkın yerinden edilmesine kesinlikle karşı&quot; olduklarını ve Gazze&#039;nin ilhakının &quot;uluslararası hukukun ihlali ve İsrail de dahil olmak üzere tüm bölgenin güvenliğine yönelik ciddi bir tehdit&quot; oluşturacağını vurguladı.  Öte yandan Hamas’ın gelecekte kurulacak Filistin yönetiminde &quot;herhangi bir rol üstlenmemesi ve İsrail için bir tehdit oluşturmaması gerektiği&quot; yorumunda bulunan Macron, &quot;sadece siyasi cevabın, Gazze’de ve bölgedeki güvenlik ve barışı garanti altına alabileceğini&quot; belirtti.  Bu bağlamda Macron, gelecek aylarda Suudi Arabistan ile eş başkanlığını yapacakları iki devletli çözüme yönelik bir konferansın düzenleneceğini duyurdu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6kckx9-jKE22--8NbUsY2A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Macron, Sisiyle, buluştu:, Fransa, Gazzenin, ilhakına, karşı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6kckx9-jKE22--8NbUsY2A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Macron, Sisi'yle buluştu"><p>Kahire'de bir araya gelen Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Gazze'deki duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ilişkileri stratejik ortaklık düzeyine yükseltme anlaşması imzaladı.  Mısır resmi ajansı MENA'nın haberine göre, Mısır'ın başkent Kahire'deki İttihadiyye Sarayı'nda bir araya gelen Sisi ile Macron, iki ülke ilişkilerini stratejik ortaklık seviyesine yükseltme yönünde ortak bir deklarasyona imza attı.  İmza töreninin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Sisi, Kahire ile Paris arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini belirtti.  Konuşmasında Filistin meselesine değinen Sisi, "Filistin meselesine adil bir çözüm bulunmadıkça, Ortadoğu'da barış ve istikrar hayal olarak kalacaktır" dedi.  Mevkidaşı Macron ile Gazze'de ateşkese geri dönülmesi gerektiğini vurguladıklarını kaydeden Sisi, Filistinlilerin topraklarından zorla göç ettirilmesine yönelik tüm çağrıları reddetme konusunda mutabık kaldıklarını söyledi.  Macron ile İsrail işgalinin Suriye topraklarında sona ermesi gerektiğini vurguladıklarını ifade eden Sisi, Gazze'deki ateşkesin sağlanmasının ardından Kahire'de Gazze'nin yeniden inşası için uluslararası bir konferans düzenleme kararlılıklarını vurguladı.  <strong>MACRON: "GAZZE VE BATI ŞERİA'DA İLHAKA KARŞIYIZ"</strong></p><p>Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise konuşmasında Fransa’nın "tarihi ve stratejik ortağı" olarak tanımladığı Mısır’da olmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirdi.  "Mısır’ın bölgesel ve ulusal istikrar ve refah yoluna" eşlik etmek için Mısır’a geldiğini ve iki ülke arasında imzalanan Stratejik Ortaklık Anlaşmasının güçlü ilişkilerin bir göstergesi olduğunu ifade eden Macron, Fransa'nın, özellikle bölgesel koşulların kötüleştiği ve Mısır ekonomisinin sınandığı bir ortamda, Mısır'ın istikrarına olan bağlılığını vurguladı.  Sisi ile ikili ilişkilerin yanı sıra "ortak bölgesel vizyonu" da değerlendirdiklerini kaydeden Macron, İsrail’in ateşkes sürecini bozarak Gazze’ye saldırılarını yeniden başlatmasını barışın tesisi yolunda bir "geriye gidiş" olarak niteleyerek, "Sivil halk, rehineler ve aileleri ile tüm bölge için büyük bir gerileme niteliğinde olan İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının yeniden başlamasını kınıyoruz. Ateşkesin derhal yeniden sağlanmasını ve Hamas’ın Gazze’de tuttuğu rehinelerin salıverilmesini talep ediyoruz" dedi.  Ayrıca Macron, "Gazze ve Batı Şeria'nın herhangi bir şekilde ilhak edilmesine ve halkın yerinden edilmesine kesinlikle karşı" olduklarını ve Gazze'nin ilhakının "uluslararası hukukun ihlali ve İsrail de dahil olmak üzere tüm bölgenin güvenliğine yönelik ciddi bir tehdit" oluşturacağını vurguladı.  Öte yandan Hamas’ın gelecekte kurulacak Filistin yönetiminde "herhangi bir rol üstlenmemesi ve İsrail için bir tehdit oluşturmaması gerektiği" yorumunda bulunan Macron, "sadece siyasi cevabın, Gazze’de ve bölgedeki güvenlik ve barışı garanti altına alabileceğini" belirtti.  Bu bağlamda Macron, gelecek aylarda Suudi Arabistan ile eş başkanlığını yapacakları iki devletli çözüme yönelik bir konferansın düzenleneceğini duyurdu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nijerya’da silahlı saldırılar: 52 kişi öldürüldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/nijeryada-silahli-saldirilar-52-kisi-oelduruldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/nijeryada-silahli-saldirilar-52-kisi-oelduruldu</guid>
<description><![CDATA[ Nijerya’nın Plateau eyaletindeki 6 köyde son günlerde yaşanan saldırılarda en az 52 kişinin öldüğü tespit edildi, 2 bine yakın kişi zorla yerinden edildi.Nijerya’nın kuzeyindeki Plateau eyaletinde son günlerde düzenlenen silahlı saldırılarda en az 52 kişi öldürüldü, yaklaşık 2 bin kişi yerinden edildi. Eyaletin Bokkos bölgesindeki altı köyde düzenlenen saldırıların sebebi henüz netlik kazanmazken bunun aynı bölgede 100’ü aşkın kişinin öldürüldüğü Aralık 2023’ten bu yana en büyük şiddet olayı olduğu ifade edildi.   Ulusal Acil Durum İdare Kurumu (NEMA), şiddetin boyutunun hafta sonu netleştiğini, 52 kişinin öldürüldüğünün teyit edildiğini, 22 kişinin ise hastaneye kaldırıldığını bildirdi. Pazar günü açıklama yapan NEMA, “silahlı kişilerin vahşi saldırılar” düzenlediğine işaret ederek bunun çok sayıda can ve mal kaybına sebep olduğunu belirtti. Açıklamada, “Bin 820’yi aşkın kişi yerinden edildi. Yerinden edilmiş kişiler için üç kamp kuruldu” ifadeleri kullanıldı. DEVLET BAŞKANLIĞI&#039;NDAN AÇIKLAMA  Nijerya Devlet Başkanı Bola Tinubu’nun ofisinden yapılan açıklamaya göre, faillerin yakalanması ve “sert bir şekilde cezalandırılması” için talimat verildi.   Etnik ve dini çeşitliliğin olduğu Plateau eyaletinde yaşanan çatışmaların çoğunlukla Müslüman çobanlar ve Hristiyan çiftçiler arasında meydana geldiği haberleri basına yansısa da iklim değişikliği ve tarım alanlarının genişletilmesi dolayısıyla otlakların azalması da önemli faktörler olarak öne çıkıyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zFI9eaCimkWaVjVHOzJXhw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nijerya’da, silahlı, saldırılar:, kişi, öldürüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zFI9eaCimkWaVjVHOzJXhw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nijerya’da silahlı saldırılar"><p>Nijerya’nın Plateau eyaletindeki 6 köyde son günlerde yaşanan saldırılarda en az 52 kişinin öldüğü tespit edildi, 2 bine yakın kişi zorla yerinden edildi.</p><p>Nijerya’nın kuzeyindeki Plateau eyaletinde son günlerde düzenlenen silahlı saldırılarda en az 52 kişi öldürüldü, yaklaşık 2 bin kişi yerinden edildi. Eyaletin Bokkos bölgesindeki altı köyde düzenlenen saldırıların sebebi henüz netlik kazanmazken bunun aynı bölgede 100’ü aşkın kişinin öldürüldüğü Aralık 2023’ten bu yana en büyük şiddet olayı olduğu ifade edildi.   Ulusal Acil Durum İdare Kurumu (NEMA), şiddetin boyutunun hafta sonu netleştiğini, 52 kişinin öldürüldüğünün teyit edildiğini, 22 kişinin ise hastaneye kaldırıldığını bildirdi. Pazar günü açıklama yapan NEMA, “silahlı kişilerin vahşi saldırılar” düzenlediğine işaret ederek bunun çok sayıda can ve mal kaybına sebep olduğunu belirtti. Açıklamada, “Bin 820’yi aşkın kişi yerinden edildi. Yerinden edilmiş kişiler için üç kamp kuruldu” ifadeleri kullanıldı. </p><p><strong>DEVLET BAŞKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA</strong>  Nijerya Devlet Başkanı Bola Tinubu’nun ofisinden yapılan açıklamaya göre, faillerin yakalanması ve “sert bir şekilde cezalandırılması” için talimat verildi.   Etnik ve dini çeşitliliğin olduğu Plateau eyaletinde yaşanan çatışmaların çoğunlukla Müslüman çobanlar ve Hristiyan çiftçiler arasında meydana geldiği haberleri basına yansısa da iklim değişikliği ve tarım alanlarının genişletilmesi dolayısıyla otlakların azalması da önemli faktörler olarak öne çıkıyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batı Şeria&amp;apos;da halk &amp;quot;Gazze için&amp;quot; grevde</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bati-seriada-halk-gazze-icin-grevde</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bati-seriada-halk-gazze-icin-grevde</guid>
<description><![CDATA[ İşgal altındaki Batı Şeria&#039;nın tüm kentlerinde Filistinliler Gazze ile dayanışma amacıyla genel greve gitti.Filistinliler, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde işlediği katliamlara karşı seslerini duyurmak amacıyla bugün kepenk indirdi. Batı Şeria’da yaşayanlar Gazze ile dayanışma ve soykırımın sona ermesi için tüm kent, kasaba ve mülteci kamplarında genel greve gitti. Grev nedeniyle sokaklarda sessizlik hakim olurken, eğitime ara verildi, market ve dükkanlar kapatıldı, ulaşım, resmi işler durdu.Filistinli Imad Ebu Shamsiya yaptığı açıklamada, &quot;Grev, İsrail’in politikalarına ve Filistin halkına yönelik canlı yayında işlenen katliama karşı çıkmak, işgalin planlarına karşı Filistin topraklarından çıkıncaya kadar direnişe destek vermek için yapılıyor&quot; dedi.&quot;SAVAŞTA MASUM İNSANLAR ÖLÜYOR&quot;Karim El-Avivi de yaptığı açıklamada, &quot;Gazze Şeridi&#039;nde çocukların, kadınların ve yaşlıların öldürülmeye devam etmesi nedeniyle tüm Filistinliler greve gitti. Gazze Şeridi&#039;ndeki ve tüm dünyadaki çatışmaların ve savaşların sona ermesini istiyoruz, çünkü savaşta masum insanlar ölüyor&quot; ifadesini kullandı.Radi İsa ise savaşın sona ermesini istediğini söyleyerek, &quot;İnşallah her yerde Filistinlilere karşı yapılan adaletsizlik sona erecek. Grev, Gazze Şeridi&#039;ndeki çocukların öldürülmesini durdurmak ve Filistin&#039;e güven, barış ve özgürlük getirmek için yapılıyor&quot; şeklinde konuştu.Filistinli gruplar ve Hamas, işgal altındaki Filistin topraklarında, mülteci kamplarında yaşamın her alanını kapsayan genel grev çağrısında bulunmuştu. Batı Şeria&#039;nın yanı sıra Doğu Kudüs&#039;te de Gazze ile dayanışma için greve gidildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7nMNMW5t2E6Oa8N60ektZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Batı, Şeriada, halk, Gazze, için, grevde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7nMNMW5t2E6Oa8N60ektZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Batı Şeria halkı Gazze için grevde"><p>İşgal altındaki Batı Şeria'nın tüm kentlerinde Filistinliler Gazze ile dayanışma amacıyla genel greve gitti.</p><p>Filistinliler, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde işlediği katliamlara karşı seslerini duyurmak amacıyla bugün kepenk indirdi. </p><p>Batı Şeria’da yaşayanlar Gazze ile dayanışma ve soykırımın sona ermesi için tüm kent, kasaba ve mülteci kamplarında genel greve gitti. Grev nedeniyle sokaklarda sessizlik hakim olurken, eğitime ara verildi, market ve dükkanlar kapatıldı, ulaşım, resmi işler durdu.</p><p>Filistinli Imad Ebu Shamsiya yaptığı açıklamada, "Grev, İsrail’in politikalarına ve Filistin halkına yönelik canlı yayında işlenen katliama karşı çıkmak, işgalin planlarına karşı Filistin topraklarından çıkıncaya kadar direnişe destek vermek için yapılıyor" dedi.</p><p><strong>"SAVAŞTA MASUM İNSANLAR ÖLÜYOR"</strong></p><p>Karim El-Avivi de yaptığı açıklamada, "Gazze Şeridi'nde çocukların, kadınların ve yaşlıların öldürülmeye devam etmesi nedeniyle tüm Filistinliler greve gitti. Gazze Şeridi'ndeki ve tüm dünyadaki çatışmaların ve savaşların sona ermesini istiyoruz, çünkü savaşta masum insanlar ölüyor" ifadesini kullandı.</p><p>Radi İsa ise savaşın sona ermesini istediğini söyleyerek, "İnşallah her yerde Filistinlilere karşı yapılan adaletsizlik sona erecek. Grev, Gazze Şeridi'ndeki çocukların öldürülmesini durdurmak ve Filistin'e güven, barış ve özgürlük getirmek için yapılıyor" şeklinde konuştu.</p><p>Filistinli gruplar ve Hamas, işgal altındaki Filistin topraklarında, mülteci kamplarında yaşamın her alanını kapsayan genel grev çağrısında bulunmuştu. Batı Şeria'nın yanı sıra Doğu Kudüs'te de Gazze ile dayanışma için greve gidildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>3 ülkeden gövde gösterisi: Nükleer için Rusya&amp;apos;yı seçtiler</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/3-ulkeden-goevde-goesterisi-nukleer-icin-rusyayi-sectiler</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/3-ulkeden-goevde-goesterisi-nukleer-icin-rusyayi-sectiler</guid>
<description><![CDATA[ Çin, Rusya ve İran, yarın Moskova&#039;da Tahran&#039;ın nükleer programını ele alacak. ABD Başkanı Trump, Hamaney&#039;e nükleer anlaşma için iki ay süre vermişti. (Haber: Derya Doğan)Rusya, İran ve Çin arasında İran&#039;ın nükleer programına ilişkin üçlü görüşmeler yarın Moskova&#039;da gerçekleştirilecek.Konuyla ilgili açıklama Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova tarafından yapıldı. RIA Novosti&#039;ye yaptığı açıklamada Zaharova, görüşmelerin uzmanlar düzeyinde gerçekleştirileceğini söyledi.Yaklaşan toplantı İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bageri tarafından da duyuruldu. İran devlet haber ajansı IRNA&#039;nın bildirdiğine göre Bageri, “Bugün ve yarın Moskova&#039;da Çin, Rusya ve İran&#039;ın nükleer mesele, anlaşma ve 2231 sayılı kararla ilgili çeşitli hususları ele alacağı bir üçlü toplantı daha yapacağız” dedi.TRUMP MEKTUP GÖNDERMİŞTİABD Başkanı Donald Trump, mart ayında İran&#039;ın dini lideri Ali Hamaney&#039;e gönderdiği mektupta yeni bir nükleer anlaşma için iki aylık bir süre tanımıştı.İran ise bir mektupla yanıt vererek sadece dolaylı olarak müzakere etmeye istekli olduğunu belirtti. Amerikan Başkanı, işbirliği yapmayı reddettiği için İran&#039;ı “eşi benzeri görülmemiş bombardımanlarla” tehdit ederken İran, buna uygun şekilde karşılık vereceğine söz verdi.Dünya basını, Washington&#039;un Moskova&#039;dan bu konuda arabuluculuk yapmasını istediğini yazdı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xyiMLoH00EqbJLngjNpyTg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ülkeden, gövde, gösterisi:, Nükleer, için, Rusyayı, seçtiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xyiMLoH00EqbJLngjNpyTg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nükleer için Rusya'yı seçtiler"><p>Çin, Rusya ve İran, yarın Moskova'da Tahran'ın nükleer programını ele alacak. ABD Başkanı Trump, Hamaney'e nükleer anlaşma için iki ay süre vermişti. (Haber: Derya Doğan)</p><p>Rusya, İran ve Çin arasında İran'ın nükleer programına ilişkin üçlü görüşmeler yarın Moskova'da gerçekleştirilecek.</p><p>Konuyla ilgili açıklama Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova tarafından yapıldı. RIA Novosti'ye yaptığı açıklamada Zaharova, görüşmelerin uzmanlar düzeyinde gerçekleştirileceğini söyledi.</p><p>Yaklaşan toplantı İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bageri tarafından da duyuruldu. İran devlet haber ajansı IRNA'nın bildirdiğine göre Bageri, “Bugün ve yarın Moskova'da Çin, Rusya ve İran'ın nükleer mesele, anlaşma ve 2231 sayılı kararla ilgili çeşitli hususları ele alacağı bir üçlü toplantı daha yapacağız” dedi.</p><p><strong>TRUMP MEKTUP GÖNDERMİŞTİ</strong></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, mart ayında İran'ın dini lideri Ali Hamaney'e gönderdiği mektupta yeni bir nükleer anlaşma için iki aylık bir süre tanımıştı.</p><p>İran ise bir mektupla yanıt vererek sadece dolaylı olarak müzakere etmeye istekli olduğunu belirtti. Amerikan Başkanı, işbirliği yapmayı reddettiği için İran'ı “eşi benzeri görülmemiş bombardımanlarla” tehdit ederken İran, buna uygun şekilde karşılık vereceğine söz verdi.</p><p>Dünya basını, Washington'un Moskova'dan bu konuda arabuluculuk yapmasını istediğini yazdı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hastanedeki korkunç hata genç kadının hayatını değiştirdi: Acile gitti, uyandığında bacağı yoktu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hastanedeki-korkunc-hata-genc-kadinin-hayatini-degistirdi-acile-gitti-uyandiginda-bacagi-yoktu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hastanedeki-korkunc-hata-genc-kadinin-hayatini-degistirdi-acile-gitti-uyandiginda-bacagi-yoktu</guid>
<description><![CDATA[ Korkunç bir sağlık hatası, 26 yaşındaki Molly Harbron’ın hayatını değiştirdi. Genç kadın, Acil Servis’te 16 saat süren acı dolu bir bekleyişin ardından, uyanıp bacağının kesildiğini öğrendi. O andan önce hiçbir şey hatırlamayan Molly, hayatının en karanlık dönemine adım atmıştı.Molly Harbron, 25 Nisan 2020’de, ayağı uyuşmuş, bacağı soğumuş ve rengini kaybetmiş bir şekilde Acil Servis&#039;e başvurdu. Genç kadın, o dönemde henüz 22 yaşındaydı ve büyük bir acı içinde hastaneye geldi. Sağlık görevlileri, bacağındaki derin ven trombozu (DVT) şüphesini taşısalar da gerekli testleri yapmadan, Molly’nin acı içinde 16 saat beklemesine neden oldular.Sağlık yetkilileri, bacakta kan akışının geri sağlanması için yeterli zamanın geçmesine izin verdi ve Molly&#039;nin bacağına müdahale etmeyi ertelendi. 16 saatlik gecikme, bacağın kesilmesiyle sonuçlandı. Hastane yönetimi, eğer bacak 21:00’a kadar ameliyat edilseydi, Molly&#039;nin bacağının kesilmesinin önlenebileceğini kabul etti. Ancak, bir gün daha beklemek zorunda kalan genç kadın, bacağı olmadan uyanarak büyük bir travma yaşadı.Bacağının kaybı, Molly için sadece fiziksel değil, psikolojik bir yıkım da oldu. Fiziksel olarak zorlayıcı bir işte çalışan ve haftada üç gün koşan bir genç kadınken, artık tek bacakla hayatını devam ettirme fikri ona dayanılmaz geliyordu. Ancak, zamanla kendini toparladı ve hayatına yeni bir yön verme kararı aldı.Molly, hastaneden çıktıktan sonra bir ay kadar sonra sevgilisi Daniel’le tanıştı. Çift, evlendi ve Molly, protez bacağıyla nikah masasına oturmayı başardı. Ancak ilk protez, vücuduna uygun olmadığı için büyük bir rahatsızlık veriyordu. Zamanla özel olarak tasarlanmış bir protez kullanmaya başlayan Molly, eski hayatına dönmeye başladı. Artık rahatça yürüyebiliyor, alışveriş yapabiliyor ve araba kullanabiliyor.Molly, yaşadığı travmanın ardından tıbbi ihmalkarlık konusunda dava açtı. Avukatlar, Molly’nin bakımını yeniden incelemeye aldı. Avukat Ashlee Coates, &quot;Molly&#039;nin davası, hastaların karşılaşabileceği hayat değiştiren sonuçları gözler önüne seriyor. Molly, fiziksel ve psikolojik olarak büyük bir mücadele verdi, ancak her zaman iyileşmek için çaba sarf etti&quot; dedi.Richard Robinson ise, &quot;Molly&#039;nin başına gelenlerden dolayı çok üzgünüz. Aldığı bakımın hak ettiği standartların altında kaldığını kabul ediyoruz. Özür dilerim&quot; ifadelerini kullandı.Molly’nin hikayesi, hem sağlık sistemindeki büyük eksiklikleri gözler önüne seriyor hem de benzer bir durumda olanlara umut veriyor. Hayatını yeniden kurmayı başaran Molly, başkalarının aynı hatalarla karşılaşmaması için mücadele etmeye devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E5_vXF5ihEe3j0JCPn-_gQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hastanedeki, korkunç, hata, genç, kadının, hayatını, değiştirdi:, Acile, gitti, uyandığında, bacağı, yoktu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E5_vXF5ihEe3j0JCPn-_gQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hastanede korkunç hata: Acile gitti, 16 saat sonra bacağı kesilmişti"><p>Korkunç bir sağlık hatası, 26 yaşındaki Molly Harbron’ın hayatını değiştirdi. Genç kadın, Acil Servis’te 16 saat süren acı dolu bir bekleyişin ardından, uyanıp bacağının kesildiğini öğrendi. O andan önce hiçbir şey hatırlamayan Molly, hayatının en karanlık dönemine adım atmıştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eYdHaT9laEGOsoLxTcjYFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Molly Harbron, 25 Nisan 2020’de, ayağı uyuşmuş, bacağı soğumuş ve rengini kaybetmiş bir şekilde Acil Servis'e başvurdu. Genç kadın, o dönemde henüz 22 yaşındaydı ve büyük bir acı içinde hastaneye geldi. Sağlık görevlileri, bacağındaki derin ven trombozu (DVT) şüphesini taşısalar da gerekli testleri yapmadan, Molly’nin acı içinde 16 saat beklemesine neden oldular.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8aRbEgst0UmWA9xNe5X0Vg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sağlık yetkilileri, bacakta kan akışının geri sağlanması için yeterli zamanın geçmesine izin verdi ve Molly'nin bacağına müdahale etmeyi ertelendi. 16 saatlik gecikme, bacağın kesilmesiyle sonuçlandı. Hastane yönetimi, eğer bacak 21:00’a kadar ameliyat edilseydi, Molly'nin bacağının kesilmesinin önlenebileceğini kabul etti. Ancak, bir gün daha beklemek zorunda kalan genç kadın, bacağı olmadan uyanarak büyük bir travma yaşadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L10ELidrMUqzzHytBpDMvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bacağının kaybı, Molly için sadece fiziksel değil, psikolojik bir yıkım da oldu. Fiziksel olarak zorlayıcı bir işte çalışan ve haftada üç gün koşan bir genç kadınken, artık tek bacakla hayatını devam ettirme fikri ona dayanılmaz geliyordu. Ancak, zamanla kendini toparladı ve hayatına yeni bir yön verme kararı aldı.Molly, hastaneden çıktıktan sonra bir ay kadar sonra sevgilisi Daniel’le tanıştı. Çift, evlendi ve Molly, protez bacağıyla nikah masasına oturmayı başardı. Ancak ilk protez, vücuduna uygun olmadığı için büyük bir rahatsızlık veriyordu. Zamanla özel olarak tasarlanmış bir protez kullanmaya başlayan Molly, eski hayatına dönmeye başladı. Artık rahatça yürüyebiliyor, alışveriş yapabiliyor ve araba kullanabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NNqkTz3FXEa49tErfG15Tg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Molly, yaşadığı travmanın ardından tıbbi ihmalkarlık konusunda dava açtı. Avukatlar, Molly’nin bakımını yeniden incelemeye aldı. Avukat Ashlee Coates, "Molly'nin davası, hastaların karşılaşabileceği hayat değiştiren sonuçları gözler önüne seriyor. Molly, fiziksel ve psikolojik olarak büyük bir mücadele verdi, ancak her zaman iyileşmek için çaba sarf etti" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w0rjaKJ0VU2F5sPF3e2HSQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Richard Robinson ise, "Molly'nin başına gelenlerden dolayı çok üzgünüz. Aldığı bakımın hak ettiği standartların altında kaldığını kabul ediyoruz. Özür dilerim" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nn2cxH0FdUOK8-zAA55axQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Molly’nin hikayesi, hem sağlık sistemindeki büyük eksiklikleri gözler önüne seriyor hem de benzer bir durumda olanlara umut veriyor. Hayatını yeniden kurmayı başaran Molly, başkalarının aynı hatalarla karşılaşmaması için mücadele etmeye devam ediyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Musk&amp;Trump hattında tarife çatlağı: “İşler, çirkin bir hal alıyor”</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/musk-trump-hattindatarife-catlagi-isler-cirkin-bir-hal-aliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/musk-trump-hattindatarife-catlagi-isler-cirkin-bir-hal-aliyor</guid>
<description><![CDATA[ Musk ve Trump’ın danışmanı Navarro arasındaki “tarife çatlağının” çirkin bir hal aldığı ABD basınına yansıdı. Musk, tarife konusunda Trump yönetiminden ayrı düşüyor.ABD Başkanı Donald Trump’ın 2 Nisan “Kurtuluş Günü”nde açıkladığı yeni gümrük vergisi tarifeleriyle birlikte tırmanan “ticaret savaşının” piyasalarda yarattığı dalgalanma sürerken, ABD basınına yansıyan haberlerde, Trump yönetiminde tarifeler konusunda çatlak olduğu ifade edildi.  Business Insider’ın “Elon Musk’ın Trump’ın kıdemli ticaret danışmanı ile yaşadığı tarife çatlağı çirkin bir hal alıyor” başlıklı haberine göre, Trump’ın danışmanlarından milyarder iş insanı Elon Musk, tarife yanlısı bir tutum izleyen Beyaz Saray Baş Strateji Uzmanı ve Trump’ın Kıdemli Danışmanı Peter Navarro’nun fikirlerine katılmıyor. Musk, cumartesi günü kendisine ait sosyal medya platformu X&#039;teki hesabından yaptığı paylaşımda, “Harvard’da ekonomi doktorası yapmış olmak kötü bir şey, iyi değil” diye yazarak Navarro’nun akademik geçmişine atıfta bulundu. Musk, ayrıca “bu durumun egoya sebep olduğunu, bunun da bir sorun olduğunu” söyledi. Navarro, Tufts Üniversitesi’nden mezun olmuş, ardından Harvard Üniversitesi’nde kamu yönetimi alanında yüksek lisans ve ekonomi alanında doktora yapmıştı.   NAVARRO: MUSK ARABA SATIYOR VE KENDİ ÇIKARLARINI KORUYOR  Navarro, Elon Musk’ın sözlerine Fox News kanalında pazar günü yayınlanan bir programda yanıt verdi. Elon Musk’ın sahibi olduğu Tesla’ya işaret ederek iş insanının “araba sattığını” hatırlatan Navarro, Musk’ın da her iş insanının yaptığı gibi kendi çıkarlarını koruduğunu savundu. Navarro, Musk ile arasının iyi olduğunu ve herhangi bir “çatlağın” olmadığını da sözlerine ekledi.  MUSK AVRUPA İLE “SERBEST TİCARET BÖLGESİ” İSTİYOR  Elon Musk’ın gümrük vergisi tarifeleri ve serbest ticaret konusunda Trump ve yönetiminden farklı bir görüşe sahip olduğu biliniyor. Musk, cumartesi günü İtalya’nın Lig Partisi’nin toplantısında yaptığı açıklamada, “sıfır tarifenin olduğu bir durum görmek istediğini” ve Avrupa ile ABD arasında “serbest ticaret bölgesi olması” gerektiğini ifade etti. Musk ayrıca Trump’a Avrupa ve ABD arasında daha fazla göçe izin vermesi konusunda öneride bulunduğunu aktardı. Musk, “Eğer insanlar Avrupa’da ya da Kuzey Amerika’da çalışmak istiyorsa, benim görüşüme göre buna izin verilmeli” diye konuştu.   MUSK, TRUMP YÖNETİMİNDEN AYRILACAK MI?  Musk, halihazırda Trump yönetiminin Hükümet Verimliliği Departmanı’nda hizmet veriyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, perşembe günü Fox News’e yaptığı açıklamada, Musk’ın departmandaki görevinin tamamlamasının ardından danışmanlık görevini sürdüreceğini söyledi. Trump da aynı gün gazetecilere yaptığı açıklamada, Musk’ın “birkaç ay içinde” yönetimdeki görevinden ayrılmasını beklediğini ancak “mümkün olan en uzun süre boyunca” kalmasını istediğini belirtti.Beyaz Saray, şubat ayında yaptığı açıklamada, Musk’ın ABD yönetiminde “özel hükümet çalışanı” olarak hizmet verdiğini söylemişti. Bu statüde çalışanlar, federal kanunlar uyarınca bir yıl içinde 130 günden fazla görevde kalamıyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RSTa8axW80KErS0FKo3mfw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Musk-Trump, hattında tarife, çatlağı:, “İşler, çirkin, bir, hal, alıyor”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RSTa8axW80KErS0FKo3mfw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump yönetiminde tarife çatlağı"><p>Musk ve Trump’ın danışmanı Navarro arasındaki “tarife çatlağının” çirkin bir hal aldığı ABD basınına yansıdı. Musk, tarife konusunda Trump yönetiminden ayrı düşüyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump’ın 2 Nisan “Kurtuluş Günü”nde açıkladığı yeni gümrük vergisi tarifeleriyle birlikte tırmanan “ticaret savaşının” piyasalarda yarattığı dalgalanma sürerken, ABD basınına yansıyan haberlerde, Trump yönetiminde tarifeler konusunda çatlak olduğu ifade edildi.  Business Insider’ın “Elon Musk’ın Trump’ın kıdemli ticaret danışmanı ile yaşadığı tarife çatlağı çirkin bir hal alıyor” başlıklı haberine göre, Trump’ın danışmanlarından milyarder iş insanı Elon Musk, tarife yanlısı bir tutum izleyen Beyaz Saray Baş Strateji Uzmanı ve Trump’ın Kıdemli Danışmanı Peter Navarro’nun fikirlerine katılmıyor. Musk, cumartesi günü kendisine ait sosyal medya platformu X'teki hesabından yaptığı paylaşımda, “Harvard’da ekonomi doktorası yapmış olmak kötü bir şey, iyi değil” diye yazarak Navarro’nun akademik geçmişine atıfta bulundu. Musk, ayrıca “bu durumun egoya sebep olduğunu, bunun da bir sorun olduğunu” söyledi. Navarro, Tufts Üniversitesi’nden mezun olmuş, ardından Harvard Üniversitesi’nde kamu yönetimi alanında yüksek lisans ve ekonomi alanında doktora yapmıştı.   <strong>NAVARRO: MUSK ARABA SATIYOR VE KENDİ ÇIKARLARINI KORUYOR</strong>  Navarro, Elon Musk’ın sözlerine Fox News kanalında pazar günü yayınlanan bir programda yanıt verdi. Elon Musk’ın sahibi olduğu Tesla’ya işaret ederek iş insanının “araba sattığını” hatırlatan Navarro, Musk’ın da her iş insanının yaptığı gibi kendi çıkarlarını koruduğunu savundu. Navarro, Musk ile arasının iyi olduğunu ve herhangi bir “çatlağın” olmadığını da sözlerine ekledi.  <strong>MUSK AVRUPA İLE “SERBEST TİCARET BÖLGESİ” İSTİYOR</strong>  Elon Musk’ın gümrük vergisi tarifeleri ve serbest ticaret konusunda Trump ve yönetiminden farklı bir görüşe sahip olduğu biliniyor. Musk, cumartesi günü İtalya’nın Lig Partisi’nin toplantısında yaptığı açıklamada, “sıfır tarifenin olduğu bir durum görmek istediğini” ve Avrupa ile ABD arasında “serbest ticaret bölgesi olması” gerektiğini ifade etti. Musk ayrıca Trump’a Avrupa ve ABD arasında daha fazla göçe izin vermesi konusunda öneride bulunduğunu aktardı. Musk, “Eğer insanlar Avrupa’da ya da Kuzey Amerika’da çalışmak istiyorsa, benim görüşüme göre buna izin verilmeli” diye konuştu.   <strong>MUSK, TRUMP YÖNETİMİNDEN AYRILACAK MI?</strong>  Musk, halihazırda Trump yönetiminin Hükümet Verimliliği Departmanı’nda hizmet veriyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, perşembe günü Fox News’e yaptığı açıklamada, Musk’ın departmandaki görevinin tamamlamasının ardından danışmanlık görevini sürdüreceğini söyledi. Trump da aynı gün gazetecilere yaptığı açıklamada, Musk’ın “birkaç ay içinde” yönetimdeki görevinden ayrılmasını beklediğini ancak “mümkün olan en uzun süre boyunca” kalmasını istediğini belirtti.</p><p>Beyaz Saray, şubat ayında yaptığı açıklamada, Musk’ın ABD yönetiminde “özel hükümet çalışanı” olarak hizmet verdiğini söylemişti. Bu statüde çalışanlar, federal kanunlar uyarınca bir yıl içinde 130 günden fazla görevde kalamıyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran saldırılara hazır: Radar sistemleri konuşlandırıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/iran-saldirilara-hazir-radar-sistemleri-konuslandirildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/iran-saldirilara-hazir-radar-sistemleri-konuslandirildi</guid>
<description><![CDATA[ Ortadoğu&#039;da bölgesel gerilim uzun süredir artarak devam ediyor. Son olarak İran, büyüyen ABD ve İsrail tehdidine karşın radar ağını genişleterek askeri savunma kabiliyetlerini geliştirmeye başladı. Çeşitli hava tehditlerini izleme yeteneğine sahip bu gelişmiş radarlar, bölgedeki dinamikleri ciddi oranda değiştirebilir.Açık kaynaklı analistlere göre İran, uzun menzillerden gelen uçakları, füzeleri ve insansız hava araçlarını tespit etmek üzere tasarlanan Ghadir radar ağını genişleterek askeri savunma kabiliyetlerini güçlendiriyor.  Newsweek&#039;in haberine göre İran, bu yeni radarları Tebriz yakınlarındaki kuzeybatı ve Basra Körfezi kıyısı gibi kilit bölgelere yerleştirerek ABD ve İsrail&#039;den gelebilecek olası saldırılara karşı hava savunmasını güçlendirmeyi amaçlıyor.  Ghadir radar sisteminin genişletilmesi, İran&#039;ın Ortadoğu&#039;da artan gerginlik ortamında askeri altyapısını modernize etme yönündeki çabalarının altını çiziyor.  Çeşitli hava tehditlerini izleme yeteneğine sahip bu gelişmiş radarlar, bölgenin güvenlik ortamının giderek daha istikrarsız hale geldiği dönemde İran&#039;ın geniş kapsamlı savunma stratejisinin kritik bir bileşenini temsil ediyor.  GHADIR RADARI NEDİR?  Ufuk ötesi yüksek frekanslı bir sistem olan Ghadir radarı, görüş hattının ötesindeki tehditleri tespit edebilir. Bu da gelen uçakları, seyir füzelerini ve balistik füzeleri 680 mil ve uçaklar için 370 mil mesafeden takip edebileceği anlamına geliyor.  Radarın alçaktan uçan ve gizli hedefleri tespit etme yeteneği onu İran&#039;ın savunma altyapısının zorlu bir parçası haline getiriyor. Ayrıca sistem elektronik harbe karşı dirençli olduğundan, çekişmeli ortamlarda bile operasyonel kalabiliyor.  İlk kez 2011&#039;de tanıtılan Ghadir radarı, Rusya&#039;nın tedarik ettiği S-300 sistemleri ve yerli üretim füze bataryalarını da içeren İran&#039;ın hava savunma ağının temel taşıdır.   Bu radarlar, İran&#039;ın sınırları ve hayati Basra Körfezi nakliye hatları da dahil olmak üzere önemli deniz bölgeleri boyunca stratejik olarak konumlandırılmıştır. Konumları, İran&#039;ın hem havadan hem de denizden gelen tehditleri izlemesini ve bunlara yanıt vermesini sağlar.  İSRAİL SALDIRILARI  Geçtiğimiz yıl İsrail, İran&#039;ın derinliklerine hava saldırıları düzenledi ve önemli askeri tesisleri hedef aldı.   Uydu görüntüleri daha sonra İsrail saldırılarının İran&#039;ın askeri altyapısına önemli hasar verdiğini gösterdi. O zamandan beri, iki rakip arasındaki gerginlik yüksek kaldı ve her iki taraf da savunmalarını güçlendirdi.  ABD ve İsrail ile gerginlikler giderek artarken, İran&#039;ın radar ağının genişlemesi bölgesel güvenlik dinamiklerinin şekillenmesine yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NKj2srN3NUqpWH0eB_Gqzg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İran, saldırılara, hazır:, Radar, sistemleri, konuşlandırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NKj2srN3NUqpWH0eB_Gqzg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran, ABD tehdidine karşı radar sistemlerini genişletiyor"><p>Ortadoğu'da bölgesel gerilim uzun süredir artarak devam ediyor. Son olarak İran, büyüyen ABD ve İsrail tehdidine karşın radar ağını genişleterek askeri savunma kabiliyetlerini geliştirmeye başladı. Çeşitli hava tehditlerini izleme yeteneğine sahip bu gelişmiş radarlar, bölgedeki dinamikleri ciddi oranda değiştirebilir.</p>Açık kaynaklı analistlere göre İran, uzun menzillerden gelen uçakları, füzeleri ve insansız hava araçlarını tespit etmek üzere tasarlanan Ghadir radar ağını genişleterek askeri savunma kabiliyetlerini güçlendiriyor.  Newsweek'in haberine göre İran, bu yeni radarları Tebriz yakınlarındaki kuzeybatı ve Basra Körfezi kıyısı gibi kilit bölgelere yerleştirerek ABD ve İsrail'den gelebilecek olası saldırılara karşı hava savunmasını güçlendirmeyi amaçlıyor.  Ghadir radar sisteminin genişletilmesi, İran'ın Ortadoğu'da artan gerginlik ortamında askeri altyapısını modernize etme yönündeki çabalarının altını çiziyor.  Çeşitli hava tehditlerini izleme yeteneğine sahip bu gelişmiş radarlar, bölgenin güvenlik ortamının giderek daha istikrarsız hale geldiği dönemde İran'ın geniş kapsamlı savunma stratejisinin kritik bir bileşenini temsil ediyor.  <strong>GHADIR RADARI NEDİR?</strong>  Ufuk ötesi yüksek frekanslı bir sistem olan Ghadir radarı, görüş hattının ötesindeki tehditleri tespit edebilir. Bu da gelen uçakları, seyir füzelerini ve balistik füzeleri 680 mil ve uçaklar için 370 mil mesafeden takip edebileceği anlamına geliyor.  Radarın alçaktan uçan ve gizli hedefleri tespit etme yeteneği onu İran'ın savunma altyapısının zorlu bir parçası haline getiriyor. Ayrıca sistem elektronik harbe karşı dirençli olduğundan, çekişmeli ortamlarda bile operasyonel kalabiliyor.  İlk kez 2011'de tanıtılan Ghadir radarı, Rusya'nın tedarik ettiği S-300 sistemleri ve yerli üretim füze bataryalarını da içeren İran'ın hava savunma ağının temel taşıdır.   Bu radarlar, İran'ın sınırları ve hayati Basra Körfezi nakliye hatları da dahil olmak üzere önemli deniz bölgeleri boyunca stratejik olarak konumlandırılmıştır. Konumları, İran'ın hem havadan hem de denizden gelen tehditleri izlemesini ve bunlara yanıt vermesini sağlar.  <strong>İSRAİL SALDIRILARI</strong>  Geçtiğimiz yıl İsrail, İran'ın derinliklerine hava saldırıları düzenledi ve önemli askeri tesisleri hedef aldı.   Uydu görüntüleri daha sonra İsrail saldırılarının İran'ın askeri altyapısına önemli hasar verdiğini gösterdi. O zamandan beri, iki rakip arasındaki gerginlik yüksek kaldı ve her iki taraf da savunmalarını güçlendirdi.  ABD ve İsrail ile gerginlikler giderek artarken, İran'ın radar ağının genişlemesi bölgesel güvenlik dinamiklerinin şekillenmesine yardımcı olabilir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuduz salgını 3 can aldı: Kapı kapı gezip sağlık kontrolü yapacaklar</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kuduz-salgini-3-can-aldi-kapi-kapi-gezip-saglik-kontrolu-yapacaklar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kuduz-salgini-3-can-aldi-kapi-kapi-gezip-saglik-kontrolu-yapacaklar</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan&#039;da görülen kuduz salgınından yüzlerce kişi etkilendi, 3 kişi ise hayatını kaybetti. Evcil hayvanların ve sahipsiz köpeklerin belli bölgelerde dolaşımı yasaklandı.Hindistan&#039;ın kuzeydoğusunda görülen kuduz salgını nedeniyle en az 3 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı.Hindistan medyasındaki haberlere göre yüzlerce kişi de salgından etkilendi.Yetkililer, salgının yayılmasını önlemek için belirli alanlarda kısıtlama uygulamaya başladıklarını duyurdu.Salgının, Churachandpur Alt Bölgesi&#039;ndeki New Zoveng Köyü&#039;nün birincil sıcak nokta olarak belirlendiği belirli alt bölümlerde yoğunlaştığı belirtildi. Köy, derhal geçerli olmak üzere “Kontrol Bölgesi” ilan edildi.Bölge Sulh Hakimi Dharun Kumar S, kuduzun yayılmasını önlemek için alınacak tedbirleri özetleyen resmi bir bildirim yayınladı. Evcil hayvanların ve sahipsiz köpeklerin Yeni Zoveng Köyü içinde ve dışında dolaşımı yasaklandı.Hem evcil hem de sahipsiz tüm köpeklerin, Bölge Veteriner Dairesi&#039;nin gözetimi altında kuduza karşı aşılanacağı bildirildi.Bölge Veteriner Dairesi&#039;nin, köy sakinleri ve hayvanlar için kapı kapı sağlık denetimi yapacağı aktarıldı.Ayrıca evcil köpeklerin ve diğer hayvanların satışına ve nakline, kontrol altına alma süresi boyunca izin verilmeyeceği kaydedildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LY4vfTP9sU6mLd8WS1FkTQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuduz, salgını, can, aldı:, Kapı, kapı, gezip, sağlık, kontrolü, yapacaklar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LY4vfTP9sU6mLd8WS1FkTQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kuduz salgını 3 can aldı"><p>Hindistan'da görülen kuduz salgınından yüzlerce kişi etkilendi, 3 kişi ise hayatını kaybetti. Evcil hayvanların ve sahipsiz köpeklerin belli bölgelerde dolaşımı yasaklandı.</p><p>Hindistan'ın kuzeydoğusunda görülen kuduz salgını nedeniyle en az 3 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı.</p><p>Hindistan medyasındaki haberlere göre yüzlerce kişi de salgından etkilendi.</p><p>Yetkililer, salgının yayılmasını önlemek için belirli alanlarda kısıtlama uygulamaya başladıklarını duyurdu.</p><p>Salgının, Churachandpur Alt Bölgesi'ndeki New Zoveng Köyü'nün birincil sıcak nokta olarak belirlendiği belirli alt bölümlerde yoğunlaştığı belirtildi. Köy, derhal geçerli olmak üzere “Kontrol Bölgesi” ilan edildi.</p><p>Bölge Sulh Hakimi Dharun Kumar S, kuduzun yayılmasını önlemek için alınacak tedbirleri özetleyen resmi bir bildirim yayınladı. </p><p>Evcil hayvanların ve sahipsiz köpeklerin Yeni Zoveng Köyü içinde ve dışında dolaşımı yasaklandı.</p><p>Hem evcil hem de sahipsiz tüm köpeklerin, Bölge Veteriner Dairesi'nin gözetimi altında kuduza karşı aşılanacağı bildirildi.</p><p>Bölge Veteriner Dairesi'nin, köy sakinleri ve hayvanlar için kapı kapı sağlık denetimi yapacağı aktarıldı.</p><p>Ayrıca evcil köpeklerin ve diğer hayvanların satışına ve nakline, kontrol altına alma süresi boyunca izin verilmeyeceği kaydedildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazzeliler, hapishanede işkenceyi anlattı: &amp;quot;İsrail askerleri beni ateşe verdi&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gazzeliler-hapishanedeiskenceyi-anlatti-israil-askerleri-beni-atese-verdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gazzeliler-hapishanedeiskenceyi-anlatti-israil-askerleri-beni-atese-verdi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de İsrail askerlerince alıkonulan ve gözaltında işkence gördüklerini anlatan Filistinliler, her aşamada kötü muameleye maruz bırakıldıklarını söyledi.İsrail hapishanelerinden serbest bırakıldıktan sonra Gazze’ye dönen Filistinliler, gözaltında maruz bırakıldıkları işkence ve kötü muameleyi İngiltere basınına anlattı.   Tahliye edilen beş Filistinliyle konuşan BBC’nin haberine göre, Gazzeliler, İsrail güçlerinin kendilerini alıkoyduğu süre boyunca İsrail askerleri ve gardiyanlar tarafından işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldıklarını söyledi.   GÖZALTINDA ELEKTRİK VERİLDİ, BAŞLARI KİMYASAL MADDEYE SOKULDU  36 yaşındaki Filistinli teknisyen Mohammad Abu Tawileh, kendisine kimyasallarla saldırıldığını ve ateşe verildiğini anlattı. Tawileh, “(Vücudumdaki) ateşi söndürmek için etrafta yuvarlanmak zorunda kaldım” diye konuştu.   İsrail’in “Yasadışı Savaşçılar Yasası” güvenlik riski oluşturduğu iddia edilen kişilerin belirsiz bir süre boyunca haklarında herhangi bir suçlama olmadan alıkonulmasına izin veriyor. BBC’nin konuştuğu Gazzeliler de kendilerinin Hamas ile bağlantıları olduğu iddiasıyla hapishanede tutulduğunu söyledi. Bu kişilerin hepsi, üzerlerindeki kıyafetlerin çıkarıldığını, gözlerinin, el ve ayaklarının bağlandığını anlattı, darp edildiklerini söyledi. Bazı Filistinliler kendilerine elektrik verildiğini, köpeklerle korkutulduklarını ve tıbbi bakıma erişimlerinin engellendiğini belirtti. Beş Gazzeliden bazıları gözaltında başka kişilerin öldüğüne şahitlik ettiğini söylerken, bir kişi cinsel istismar olayına şahit olduğunu kaydetti. Bir başka Gazzeli eski tutuklu ise başının kimyasalların içine daldırldığını ve sırtının ateşe verildiğini anlattı. BBC’nin iddialar hakkında yanıt hakkını kullanması için ulaştığı İsrail ordusu ise cevabında doğrudan belirli bir iddiaya değinmeden “gözaltında sistematik istismar suçlamalarını tamamıyla reddettiklerini” belirtti. Açıklamada, BBC’nin gündeme getirdiği iddiaların bazılarının “ilgili makamlar tarafından inceleneceği” kaydedildi, diğerlerinin ise “yeterli kanıttan yoksun olduğu” iddia edildi.   “HER AŞAMADA KÖTÜ MUAMELEYE MARUZ BIRAKILDIK”  Yaşadıklarını anlatan beş Filistinli, bu yılın başında İsrail ve Hamas arasında varılan ancak İsrail’in bozduğu ateşkes ve rehine takası anlaşması kapsamında serbest bırakılmıştı. Beş Filistinli de Gazze’de gözaltına alındıklarını, hapishaneye götürülmednen önce askeri bir kışlada alıkonulduklarını ve aylar sonra Gazze’ye serbest bırakıldıklarını anlattı, bu sürecin her bir aşamasında kötü muameleye maruz bırakıldıklarını vurguladı.   Beş erkeğin hepsi, maruz bırakıldıkları kötü muamelenin gözaltına alındıkları anda başladığını, kıyafetlerinin çıkarıldığını, gözlerinin bağlandığını ve darp edildiklerini söyledi. Bu kişilerden biri olan Mohammad Abu Tawileh, günlerce işkence gördüğünü aktardı.   “SIRTIMI ATEŞE VERMEK İÇİN ODA SPREYİ KULLANDILAR”  Tawileh’nin paylaştığı bilgilere göre, İsrail askerleri, Filistinli adamı, Mart 2024’te gözaltına alındığı bölgeden çok da uzakta olmayan bir binaya götürdü. Tawileh, burada alıkonulan tek kişiydi ve İsrail askerleri tarafından üç gün boyunca sorgulandı. Askerler, temizlik için kullanılan kimyasal maddeleri bir kapta karıştırarak Filistinli adamın başını bu maddelerin içine soktu. Tawileh, kendisini sorgulayanların kendisine yumruk attığını, bunun üzerine molozların üzerine düştüğünü ve gözünün yaralandığını anlattı. Askerler bunun üzerine gözünün üzerine bir kumaş yerleştirdi ama bu da “yarasını daha da kötüleştirdi”.  Tawileh, İsrail askerlerinin kendisini ateşe verdiğini de sözlerine ekledi. Filistinli adam, “Sırtımı ateşe vermek için oda spreyi kullandılar. Ateşi söndürmek için bir hayvan gibi yerlerde yuvarlandım. (Ateş) boynumdan bacaklarıma yayıldı. Sonra bana tüfeklerinin alt kısmıyla defalarca vurdular; yanlarında sopalar da vardı, bunları bana vurmak için kullandılar” diye konuştu. Askerlerin üzerine asit döktüğünü kaydeden Filistinli, bunun bir buçuk gün boyunca devam ettiğini, askerlerin sonunda vücuduna su döktüğünü, kendisi sandalyede otururken suyun üzerinden süzüldüğünü anlattı.   “HASTANEDE ÇIPLAK BİR ŞEKİLDE YATAĞA BAĞLANDIM”  Tawileh, tedavisinin büyük bir kısmının Sde Teiman askeri kışlasındaki bir sahra hastanesinde gerçekleştiğini, çıplak bir biçimde yatağa bağlandığını, tuvalete götürülmek yerine kendisine bez bağlandığını kaydetti. BBC de Tawileh ile serbest bırakılmasından kısa bir süre sonra röportaj yaptıklarını, Filistinli adamın sırtında bu esnada da kırmızıkların olduğunu aktardı. Gazze’ye döndükten sonra Tawileh’i muayene eden bir doktor da gözünde kimyasal kaynaklı bir yanma olduğunu ve göz çevresindeki derinin zarar gördüğünü teyit etti. Doktor, Filistinli adamın kimyasallar ya da başka bir travma sebebiyle görme yetisinin azaldığını da tespit etti.   “İSRAİL ASKERLERİ KÖPEKLERİ DE KULLANDI”  Kendisi de İsrail hapishanesinden serbest bırakılan 33 yaşındaki mezbaha çalışanı Abdul Karim Mushtaha da ellerinin bağlandığını, darp edildiklerini ve ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C0V2rEeLPk6uonb7tcmwrA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzeliler, hapishanede işkenceyi, anlattı:, İsrail, askerleri, beni, ateşe, verdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C0V2rEeLPk6uonb7tcmwrA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail hapishanelerinde işkence"><p>Gazze'de İsrail askerlerince alıkonulan ve gözaltında işkence gördüklerini anlatan Filistinliler, her aşamada kötü muameleye maruz bırakıldıklarını söyledi.</p><p>İsrail hapishanelerinden serbest bırakıldıktan sonra Gazze’ye dönen Filistinliler, gözaltında maruz bırakıldıkları işkence ve kötü muameleyi İngiltere basınına anlattı.   Tahliye edilen beş Filistinliyle konuşan BBC’nin haberine göre, Gazzeliler, İsrail güçlerinin kendilerini alıkoyduğu süre boyunca İsrail askerleri ve gardiyanlar tarafından işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldıklarını söyledi.   <strong>GÖZALTINDA ELEKTRİK VERİLDİ, BAŞLARI KİMYASAL MADDEYE SOKULDU</strong>  36 yaşındaki Filistinli teknisyen Mohammad Abu Tawileh, kendisine kimyasallarla saldırıldığını ve ateşe verildiğini anlattı. Tawileh, “(Vücudumdaki) ateşi söndürmek için etrafta yuvarlanmak zorunda kaldım” diye konuştu.   İsrail’in “Yasadışı Savaşçılar Yasası” güvenlik riski oluşturduğu iddia edilen kişilerin belirsiz bir süre boyunca haklarında herhangi bir suçlama olmadan alıkonulmasına izin veriyor. BBC’nin konuştuğu Gazzeliler de kendilerinin Hamas ile bağlantıları olduğu iddiasıyla hapishanede tutulduğunu söyledi. </p><p>Bu kişilerin hepsi, üzerlerindeki kıyafetlerin çıkarıldığını, gözlerinin, el ve ayaklarının bağlandığını anlattı, darp edildiklerini söyledi. Bazı Filistinliler kendilerine elektrik verildiğini, köpeklerle korkutulduklarını ve tıbbi bakıma erişimlerinin engellendiğini belirtti. Beş Gazzeliden bazıları gözaltında başka kişilerin öldüğüne şahitlik ettiğini söylerken, bir kişi cinsel istismar olayına şahit olduğunu kaydetti. Bir başka Gazzeli eski tutuklu ise başının kimyasalların içine daldırldığını ve sırtının ateşe verildiğini anlattı. BBC’nin iddialar hakkında yanıt hakkını kullanması için ulaştığı İsrail ordusu ise cevabında doğrudan belirli bir iddiaya değinmeden “gözaltında sistematik istismar suçlamalarını tamamıyla reddettiklerini” belirtti. Açıklamada, BBC’nin gündeme getirdiği iddiaların bazılarının “ilgili makamlar tarafından inceleneceği” kaydedildi, diğerlerinin ise “yeterli kanıttan yoksun olduğu” iddia edildi.   <strong>“HER AŞAMADA KÖTÜ MUAMELEYE MARUZ BIRAKILDIK”</strong>  Yaşadıklarını anlatan beş Filistinli, bu yılın başında İsrail ve Hamas arasında varılan ancak İsrail’in bozduğu ateşkes ve rehine takası anlaşması kapsamında serbest bırakılmıştı. Beş Filistinli de Gazze’de gözaltına alındıklarını, hapishaneye götürülmednen önce askeri bir kışlada alıkonulduklarını ve aylar sonra Gazze’ye serbest bırakıldıklarını anlattı, bu sürecin her bir aşamasında kötü muameleye maruz bırakıldıklarını vurguladı.   Beş erkeğin hepsi, maruz bırakıldıkları kötü muamelenin gözaltına alındıkları anda başladığını, kıyafetlerinin çıkarıldığını, gözlerinin bağlandığını ve darp edildiklerini söyledi. Bu kişilerden biri olan Mohammad Abu Tawileh, günlerce işkence gördüğünü aktardı.   <strong>“SIRTIMI ATEŞE VERMEK İÇİN ODA SPREYİ KULLANDILAR”</strong>  Tawileh’nin paylaştığı bilgilere göre, İsrail askerleri, Filistinli adamı, Mart 2024’te gözaltına alındığı bölgeden çok da uzakta olmayan bir binaya götürdü. Tawileh, burada alıkonulan tek kişiydi ve İsrail askerleri tarafından üç gün boyunca sorgulandı. Askerler, temizlik için kullanılan kimyasal maddeleri bir kapta karıştırarak Filistinli adamın başını bu maddelerin içine soktu. Tawileh, kendisini sorgulayanların kendisine yumruk attığını, bunun üzerine molozların üzerine düştüğünü ve gözünün yaralandığını anlattı. Askerler bunun üzerine gözünün üzerine bir kumaş yerleştirdi ama bu da “yarasını daha da kötüleştirdi”.  Tawileh, İsrail askerlerinin kendisini ateşe verdiğini de sözlerine ekledi. Filistinli adam, “Sırtımı ateşe vermek için oda spreyi kullandılar. Ateşi söndürmek için bir hayvan gibi yerlerde yuvarlandım. (Ateş) boynumdan bacaklarıma yayıldı. Sonra bana tüfeklerinin alt kısmıyla defalarca vurdular; yanlarında sopalar da vardı, bunları bana vurmak için kullandılar” diye konuştu. Askerlerin üzerine asit döktüğünü kaydeden Filistinli, bunun bir buçuk gün boyunca devam ettiğini, askerlerin sonunda vücuduna su döktüğünü, kendisi sandalyede otururken suyun üzerinden süzüldüğünü anlattı.   <strong>“HASTANEDE ÇIPLAK BİR ŞEKİLDE YATAĞA BAĞLANDIM”</strong>  Tawileh, tedavisinin büyük bir kısmının Sde Teiman askeri kışlasındaki bir sahra hastanesinde gerçekleştiğini, çıplak bir biçimde yatağa bağlandığını, tuvalete götürülmek yerine kendisine bez bağlandığını kaydetti. BBC de Tawileh ile serbest bırakılmasından kısa bir süre sonra röportaj yaptıklarını, Filistinli adamın sırtında bu esnada da kırmızıkların olduğunu aktardı. Gazze’ye döndükten sonra Tawileh’i muayene eden bir doktor da gözünde kimyasal kaynaklı bir yanma olduğunu ve göz çevresindeki derinin zarar gördüğünü teyit etti. Doktor, Filistinli adamın kimyasallar ya da başka bir travma sebebiyle görme yetisinin azaldığını da tespit etti.   <strong>“İSRAİL ASKERLERİ KÖPEKLERİ DE KULLANDI”</strong>  Kendisi de İsrail hapishanesinden serbest bırakılan 33 yaşındaki mezbaha çalışanı Abdul Karim Mushtaha da ellerinin bağlandığını, darp edildiklerini ve kendilerine kimsenin bir damla su dahi vermediğini belirtti. İsrail ordusunun tahliye emri sonrası ailesiyle birlikte yola çıktığı sırada bir kontrol noktasında İsrail askerleri tarafından alıkonulan Mushtaha’nın gözaltına alındığı sırada, hapishaneye transfer edilene kadar şiddetli darpa, küçük düşürücü muamele ve sözlere maruz bırakıldığı belirtildi. İki Filistinli de saatlerce dışarıda soğukta bekletildiklerini, İsrail askerlerinin eşyalarını çaldığını aktardı.   BBC’ye konuşan beş Filistinliden üçü kendilerini korkutmak için İsrail askerleri tarafından köpeklerin kullanıldığını belirtirken, Filistinliler ayrıca bazı günler sabah saat 05.00’ten akşam saat 18.00’e kadar dizlerinin üzerinde oturmaya zorlandıklarını anlattı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, Japonya Başbakanı’yla görüştü: “Bize çok kötü muamele ettiler”</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-japonya-basbakaniyla-goerustu-bize-cok-koetu-muamele-ettiler</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-japonya-basbakaniyla-goerustu-bize-cok-koetu-muamele-ettiler</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı İşiba ile görüştüğünü belirterek, “ABD’ye ticaret konusunda çok kötü muamele ettiler” diye konuştu.ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından paylaşım yaparak bir dizi ülkeye getirdikleri yeni gümrük vergilerini ve Japonya ile ekonomik ilişkileri değerlendirdi.  Truth Social hesabından bir mesaj paylaşan Trump, “Dünyanın her yerinden ülkeler bizimle konuşuyor” diyerek “sert ama adaletli parametrelerin belirlendiğini” savundu. ABD yerel saatiyle bu sabah Japonya Başbakanı İşiba Şigeru ile konuştuğunu söyleyen ABD Başkanı, “Müzakere etmek için üst düzey bir ekip gönderiyor. ABD’ye ticaret konusunda çok kötü muamele ettiler. Arabalarımızı almıyorlar; ama biz onlardan milyonlarca araba alıyoruz. Tarımda ve pek çok diğer ‘şeyde’ olduğu gibi. Bunun değişmesi gerek, ama özellikle de Çin ile” ifadelerini kullandı.   “BİR HAFTADA MİLYARLARCA DOLAR GELİR ELDE ETTİK”  Trump, bugün Truth Social sosyal medya platformunda yaptığı bir diğer paylaşımda ise ABD&#039;de petrol ve gıda fiyatlarının, faiz oranları ile enflasyonun düştüğünü savunarak, uyguladığı gümrük tarifeleri sayesinde ülkesinin &quot;bir haftada milyarlarca dolar gelir&quot; elde ettiğini öne sürdü.  Trump, ekonomisi &quot;çöküşte&quot; olan Çin&#039;in ABD&#039;ye yüzde 34 ek gümrük vergisi koymasına rağmen bu geliri elde ettiklerini belirtti. Ülkelerin ABD&#039;nin &quot;nimetlerinden yıllardır yararlanıp yeterince kazandıklarını&quot; ifade eden Trump, eski ABD yönetimlerinin &quot;buna izin verdikleri için suçlanmaları&quot; gerektiğini savundu.  TRUMP’TAN EK GÜMRÜK VERGİLERİ  Trump, 2 Nisan&#039;da ABD&#039;ye ithal edilen tüm ürünlere ek gümrük vergileri getiren kararnameyi imzalamıştı. Kararname kapsamında ABD&#039;nin birçok ticaret partnerine uyguladığı tarife oranları, yüzde 10 ila yüzde 50 arasında değişiyor. Pek çok ülke ve Avrupa Birliği (AB), Trump&#039;ın tarifelerine tepki göstermiş, bu oranların ABD ile müzakere edileceğini bildirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bR0tJbi9G0-rOhCMHlf94A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Japonya, Başbakanı’yla, görüştü:, “Bize, çok, kötü, muamele, ettiler”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bR0tJbi9G0-rOhCMHlf94A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump, Japonya Başbakanı ile görüştü"><p>ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı İşiba ile görüştüğünü belirterek, “ABD’ye ticaret konusunda çok kötü muamele ettiler” diye konuştu.</p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından paylaşım yaparak bir dizi ülkeye getirdikleri yeni gümrük vergilerini ve Japonya ile ekonomik ilişkileri değerlendirdi.  Truth Social hesabından bir mesaj paylaşan Trump, “Dünyanın her yerinden ülkeler bizimle konuşuyor” diyerek “sert ama adaletli parametrelerin belirlendiğini” savundu. ABD yerel saatiyle bu sabah Japonya Başbakanı İşiba Şigeru ile konuştuğunu söyleyen ABD Başkanı, “Müzakere etmek için üst düzey bir ekip gönderiyor. ABD’ye ticaret konusunda çok kötü muamele ettiler. Arabalarımızı almıyorlar; ama biz onlardan milyonlarca araba alıyoruz. Tarımda ve pek çok diğer ‘şeyde’ olduğu gibi. Bunun değişmesi gerek, ama özellikle de Çin ile” ifadelerini kullandı.   <strong>“BİR HAFTADA MİLYARLARCA DOLAR GELİR ELDE ETTİK”</strong>  Trump, bugün Truth Social sosyal medya platformunda yaptığı bir diğer paylaşımda ise ABD'de petrol ve gıda fiyatlarının, faiz oranları ile enflasyonun düştüğünü savunarak, uyguladığı gümrük tarifeleri sayesinde ülkesinin "bir haftada milyarlarca dolar gelir" elde ettiğini öne sürdü.  Trump, ekonomisi "çöküşte" olan Çin'in ABD'ye yüzde 34 ek gümrük vergisi koymasına rağmen bu geliri elde ettiklerini belirtti. Ülkelerin ABD'nin "nimetlerinden yıllardır yararlanıp yeterince kazandıklarını" ifade eden Trump, eski ABD yönetimlerinin "buna izin verdikleri için suçlanmaları" gerektiğini savundu.  <strong>TRUMP’TAN EK GÜMRÜK VERGİLERİ</strong>  Trump, 2 Nisan'da ABD'ye ithal edilen tüm ürünlere ek gümrük vergileri getiren kararnameyi imzalamıştı. Kararname kapsamında ABD'nin birçok ticaret partnerine uyguladığı tarife oranları, yüzde 10 ila yüzde 50 arasında değişiyor. Pek çok ülke ve Avrupa Birliği (AB), Trump'ın tarifelerine tepki göstermiş, bu oranların ABD ile müzakere edileceğini bildirmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Berlin’de protesto: “Filistin&amp;apos;e destek eylemcileri sınır dışı edilemez”</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/berlinde-protesto-filistine-destek-eylemcileri-sinir-disi-edilemez</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/berlinde-protesto-filistine-destek-eylemcileri-sinir-disi-edilemez</guid>
<description><![CDATA[ Almanya’da Filistin’e destek eylemleriyle bağlantılı olarak dört kişinin sınır dışı edilmek istenmesine karşı protesto gösterisi düzenlendi.Almanya&#039;nın başkenti Berlin&#039;de üçü Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke vatandaşı olmak üzere dört Filistin eylemcisinin sınır dışı edilmek istenmesine karşı gösteri yapıldı. Berlin Eyalet Meclisi&#039;nin yakınlarında bulunan Stresemann Caddesi&#039;nde toplanan 100&#039;ün üzerinde gösterici, Filistin&#039;e destek gösterilerine katılan biri ABD, ikisi İrlanda ve diğeri Polonya vatandaşı dört kişi hakkında sınır dışı edilme kararı alınmasını protesto etti.   Gösteride, üzerinde &quot;Berlin onları sınır dışı edemezsin&quot;, &quot;Dava yapılmadan sınır dışı mı?&quot;, &quot;Polisteki Naziler nereye?&quot; ve &quot;Almanya&#039;nın AfD&#039;ye ihtiyacı yok, faşistler zaten iktidarda&quot; yazan dövizler ile Filistin bayrakları taşındı.  ÜNİVERSİTEDEKİ EYLEMLERE KATILMIŞLARDI  Almanya ve İsrail hükümetleri aleyhine sloganlar atılan gösteride, dört Filistin destekçisinin sınır dışı edilmesinin hukuka aykırı olduğu ve ifade özgürlüğünün serbest olması gerektiği vurgulandı.  Berlin Eyaleti İçişleri Bakanlığı, AA muhabirine, Göçmenlik Dairesinin 17 Ekim 2024&#039;te Berlin Hür Üniversitesi’nde meydana gelen olaylarla bağlantılı olarak Mart 2025&#039;te yabancı uyruklu dört kişi hakkında oturumlarının sonlandırılması kararını verdiği açıklaması yapmıştı. The Intercept internet sayfasının haberinde de Berlin&#039;de Filistin&#039;e destek gösterilerine katılan söz konusu dört aktivistin 21 Nisan&#039;a kadar ülkeyi terk etmeleri gerektiği, ülkeden ayrılmamaları durumunda ise zorla sınır dışı edilecekleri belirtilmişti.  “KAMU DÜZENİ İÇİN TEHLİKE” İDDİASI  &quot;Kamu düzeni için tehlike&quot; oluşturduğu gerekçesiyle sınır dışı edilmek istenen Cooper Longbottom, Kasia Wlaszczyk, Shane O’Brien ve Roberta Murray&#039;a &quot;mala zarar verme, başka bir eylemcinin gözaltına alınmasını engelleme, polise &#039;faşist&#039; denmesi, üniversitede protesto gösterisinde yer alma ve yasak sloganlar atma&quot; gibi suçlar isnat edildiği aktarılan haberde, sınır dışı kararlarının siyasi baskılar üzerine alındığı ifade edilmişti.  Söz konusu kişilerin avukatı Alexander Gorski ise müvekkilleri hakkındaki sınır dışı edilme kararına karşı dava açtığı bilgisini paylaşmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TcyCvU9s_E21_jRoQT9Tag.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Berlin’de, protesto:, “Filistine, destek, eylemcileri, sınır, dışı, edilemez”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TcyCvU9s_E21_jRoQT9Tag.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Berlin'de sınır dışı kararına tepki"><p>Almanya’da Filistin’e destek eylemleriyle bağlantılı olarak dört kişinin sınır dışı edilmek istenmesine karşı protesto gösterisi düzenlendi.</p>Almanya'nın başkenti Berlin'de üçü Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke vatandaşı olmak üzere dört Filistin eylemcisinin sınır dışı edilmek istenmesine karşı gösteri yapıldı. Berlin Eyalet Meclisi'nin yakınlarında bulunan Stresemann Caddesi'nde toplanan 100'ün üzerinde gösterici, Filistin'e destek gösterilerine katılan biri ABD, ikisi İrlanda ve diğeri Polonya vatandaşı dört kişi hakkında sınır dışı edilme kararı alınmasını protesto etti.   Gösteride, üzerinde "Berlin onları sınır dışı edemezsin", "Dava yapılmadan sınır dışı mı?", "Polisteki Naziler nereye?" ve "Almanya'nın AfD'ye ihtiyacı yok, faşistler zaten iktidarda" yazan dövizler ile Filistin bayrakları taşındı.  <strong>ÜNİVERSİTEDEKİ EYLEMLERE KATILMIŞLARDI</strong>  Almanya ve İsrail hükümetleri aleyhine sloganlar atılan gösteride, dört Filistin destekçisinin sınır dışı edilmesinin hukuka aykırı olduğu ve ifade özgürlüğünün serbest olması gerektiği vurgulandı.  Berlin Eyaleti İçişleri Bakanlığı, AA muhabirine, Göçmenlik Dairesinin 17 Ekim 2024'te Berlin Hür Üniversitesi’nde meydana gelen olaylarla bağlantılı olarak Mart 2025'te yabancı uyruklu dört kişi hakkında oturumlarının sonlandırılması kararını verdiği açıklaması yapmıştı. The Intercept internet sayfasının haberinde de Berlin'de Filistin'e destek gösterilerine katılan söz konusu dört aktivistin 21 Nisan'a kadar ülkeyi terk etmeleri gerektiği, ülkeden ayrılmamaları durumunda ise zorla sınır dışı edilecekleri belirtilmişti.  <strong>“KAMU DÜZENİ İÇİN TEHLİKE” İDDİASI</strong>  "Kamu düzeni için tehlike" oluşturduğu gerekçesiyle sınır dışı edilmek istenen Cooper Longbottom, Kasia Wlaszczyk, Shane O’Brien ve Roberta Murray'a "mala zarar verme, başka bir eylemcinin gözaltına alınmasını engelleme, polise 'faşist' denmesi, üniversitede protesto gösterisinde yer alma ve yasak sloganlar atma" gibi suçlar isnat edildiği aktarılan haberde, sınır dışı kararlarının siyasi baskılar üzerine alındığı ifade edilmişti.  Söz konusu kişilerin avukatı Alexander Gorski ise müvekkilleri hakkındaki sınır dışı edilme kararına karşı dava açtığı bilgisini paylaşmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyaz Saray&amp;apos;a yeni komşu: En pahalı üçüncü evi satın aldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/beyaz-saraya-yeni-komsu-en-pahali-ucuncu-evi-satin-aldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/beyaz-saraya-yeni-komsu-en-pahali-ucuncu-evi-satin-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;in Beyaz Saray yakınlarında 23 milyon dolar değerinde lüks bir ev satın aldığı iddia edildi. Beyaz Saray&#039;a arabayla yaklaşık 15 dakika uzaklıkta bulunan malikane, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance&#039;in resmi konutuna da yürüme mesafesinde yer alıyor.New York Post gazetesinin, ismi açıklanmayan Meta sözcüsüne dayandırdığı habere göre, Mark Zuckerberg, başkent Washington DC&#039;de 23 milyon dolara ev satın aldı.  Sözcü, Meta Amerikan teknoloji liderliğine ilişkin politikalar üzerinde çalıştığı sürece Zuckerberg&#039;in bu malikanede daha fazla zaman geçireceğini belirtti.BAŞKAN YARDIMCISINA YÜRÜME MESAFESİNDE  Beyaz Saray&#039;a arabayla yaklaşık 15 dakika uzaklıkta bulunan malikane, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance&#039;in resmi konutuna da yürüme mesafesinde yer alıyor.  Amerikan Politico dergisinde, 15 bin 400 metrekarelik malikane, &quot;Washington tarihinde satılan en pahalı üçüncü ev&quot; olarak nitelendirildi.İŞ İNSANLARININ MİLYON DOLARLIK EVLERİ  ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın 20 Ocak&#039;taki yemin törenine katılan iş insanları arasında yer alan Amazon&#039;un kurucusu Jeff Bezos dahil birçok ABD&#039;li teknoloji devinin, Washington&#039;da milyon dolarlık evlere sahip olduğu biliniyor.  Trump&#039;ın 6 Ocak 2021&#039;deki Kongre baskını nedeniyle Facebook hesabının kapatılmasının ardından kendisine &quot;sansür uygulandığı&quot; gerekçesiyle açtığı davada Meta ile anlaşmaya varıldığı ve Meta&#039;nın yaklaşık 25 milyon dolar ödemeyi kabul ettiği bildirilmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVzhd939FEq5-cLwN81ncw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beyaz, Saraya, yeni, komşu:, pahalı, üçüncü, evi, satın, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVzhd939FEq5-cLwN81ncw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zuckerberg, Beyaz Saray'a komşu oldu"><p>Meta CEO'su Mark Zuckerberg'in Beyaz Saray yakınlarında 23 milyon dolar değerinde lüks bir ev satın aldığı iddia edildi. Beyaz Saray'a arabayla yaklaşık 15 dakika uzaklıkta bulunan malikane, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in resmi konutuna da yürüme mesafesinde yer alıyor.</p><p>New York Post gazetesinin, ismi açıklanmayan Meta sözcüsüne dayandırdığı habere göre, Mark Zuckerberg, başkent Washington DC'de 23 milyon dolara ev satın aldı.  Sözcü, Meta Amerikan teknoloji liderliğine ilişkin politikalar üzerinde çalıştığı sürece Zuckerberg'in bu malikanede daha fazla zaman geçireceğini belirtti.</p><p><strong>BAŞKAN YARDIMCISINA YÜRÜME MESAFESİNDE</strong>  Beyaz Saray'a arabayla yaklaşık 15 dakika uzaklıkta bulunan malikane, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in resmi konutuna da yürüme mesafesinde yer alıyor.  Amerikan Politico dergisinde, 15 bin 400 metrekarelik malikane, "Washington tarihinde satılan en pahalı üçüncü ev" olarak nitelendirildi.</p><p><strong>İŞ İNSANLARININ MİLYON DOLARLIK EVLERİ</strong>  ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 Ocak'taki yemin törenine katılan iş insanları arasında yer alan Amazon'un kurucusu Jeff Bezos dahil birçok ABD'li teknoloji devinin, Washington'da milyon dolarlık evlere sahip olduğu biliniyor.  Trump'ın 6 Ocak 2021'deki Kongre baskını nedeniyle Facebook hesabının kapatılmasının ardından kendisine "sansür uygulandığı" gerekçesiyle açtığı davada Meta ile anlaşmaya varıldığı ve Meta'nın yaklaşık 25 milyon dolar ödemeyi kabul ettiği bildirilmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Netanyahu: Türkiye ile çatışma istemiyoruz</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/netanyahu-turkiye-ile-catisma-istemiyoruz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/netanyahu-turkiye-ile-catisma-istemiyoruz</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump ile İsrail lideri Netanyahu Oval Ofis&#039;te görüştü. Netanyahu burada yaptığı açıklamada &quot;Türkiye ile çatışma istemiyoruz. ABD&#039;nin ilişkileri çok iyi&quot; dedi. ABD Başkanı Trump ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok iyi ilişkilere sahip olduğunu belirterek &quot;Erdoğan&#039;ı seviyorum, o da beni seviyor. Türkiye’yi tebrik ederim. Erdoğan’a dedim ki, 2 bin yıldır kimsenin yapamadığını yaptın, Suriye’nin kontrolünü ele aldın.&quot; ifadelerini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail lideri Binyamin Netanyahu Oval Ofis&#039;te görüştü.Trump, İsrail başbakanını samimi bir şekilde el sıkışarak karşıladı.  &quot;TÜRKİYE İLE SURİYE&#039;DE KARŞI KARŞIYA GELMEK İSTEMİYORUZ&quot;  İki isim Oval Ofis&#039;ta gazetecilerin sorularına yanıt verdi. İsrail Başbakanı Netanyahu Suriye ile ilgili bir soruya, &quot;Türkiye ile Suriye&#039;de çatışma istemiyoruz. Karşı karşıya gelmemek için neler yapılacağını konuştuk.&quot; yanıtını verdi.   Trump, gazetecilerin küresel piyasalardaki düşüş ve İsrail&#039;e uygulanan gümrük vergilerini kaldırıp kaldırmayacağına ilişkin sorularını görmezden geldi.Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek üzere ABD&#039;ye giden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Trump’la gerçekleştireceği basın toplantısının iptal edildiğini açıklamıştı.Ancak Beyaz Saray tarafından yapılan diğer açıklamada, iki liderin Oval Ofis&#039;te küçük bir gruptan oluşan gazetecilerin sorularını yanıtlayacakları belirtildi.Netanyahu’nun programında, Trump’la görüşmesinin ardından Trump&#039;ın Orta Doğu Temsilcisi Steve Witkoff&#039;un da dahil olduğu her iki taraftan yetkililerin katılacağı genişletilmiş bir toplantı vardı.&quot;YENİ BİR ANLAŞMA ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ&quot;Netanyahu ayrıca, İsrail yönetiminin Gazze&#039;de esirlerin serbest bırakılamasına ilişkin yeni bir anlaşma üzerinde çalıştığını söyledi ve &quot;Şu anda başarılı olmasını umduğumuz başka bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz ve rehinelerin hepsini kurtarmaya kararlıyız&quot; ifadelerini kullandı.&quot;TÜRKİYE İLE SORUNLARI VARSA ÇÖZEBİLİRİM&quot;Trump ise, gazetecilere yaptığı açıklamada &quot;İsrail&#039;e, eğer Türkiye ile bir sorunları varsa, bunu çözüme kavuşturabileceğimi düşündüğümü söyledim&quot; ifadelerini kullandı.&quot;ERDOĞAN&#039;I SEVİYORUM O DA BENİ SEVİYOR&quot;Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;la çok iyi ilişkilere sahip olduğunu söyleyen Trump, sözlerini şöyle sürdürdü:&quot;Erdoğan&#039;ı seviyorum, o da beni seviyor. Bu durum medyayı kızdırıyor.  Türkiye’yi tebrik ederim. Erdoğan’a dedim ki, &#039;2 bin yıldır kimsenin yapamadığını yaptın, Suriye’nin kontrolünü ele aldın&#039;. Erdoğan gerçekten sağlam ve çok zeki biri. Başkasının başaramadığı şeyi başardı.  Netanyahu’ya da İsraillilerin, Türkiye ile yaşanabilecek sorunları çözmek için aklıselimle hareket etmeleri gerektiğini söyledim.&quot;&quot;GAZZE&#039;Yİ ELE GEÇİRMEK İYİ OLUR&quot;Trump ise, gazetecilere yaptığı açıklamada &quot;Gazze Şeridi&#039;ni kontrol etmek ve ona sahip olmak iyi bir şey olur&quot; ifadelerini kullandı.   İsrail&#039;le ticari ilişkilere de değinen Trump, &quot;İsrail&#039;le tamamen yeni bir ticaretten söz ediyoruz&quot; açıklamasında bulundu. RUSYA&#039;YA TARİFE AÇIKLAMASITrump, ilan edilen gümrük tarifeleri arasında Rusya&#039;nın bulunmamasına ilişkin sorulan bir soruyu ise, &quot;Rusya&#039;yla ilgili tarifelerden bahsetmiyoruz çünkü Rusya&#039;yla ticaret yapmıyoruz&quot; ifadeleriyle yanıtladı.&quot;UKRAYNA&#039;DA OLANLARDAN MEMNUN DEĞİLİM&quot;Öte yandan Trump, yönetiminin Ukrayna’daki çatışmalara son vermeye yönelik müzakerelere katıldığı bir dönemde, Rusya’nın Ukrayna’yı bombalamasına karşı olduğunu bir kez daha yineledi. “Rusya ile görüşüyoruz, Ukrayna ile görüşüyoruz ve bir çözüme yaklaşıyoruz gibi görünüyor, ama son bir haftadır süren bombardımandan memnun değilim,” diyen Trump, “Bu korkunç bir şey,” ifadelerini kullandı. &quot;TARİFELERİ DURDURMAYI DÜŞÜNMÜYORUM&quot;Trump ayrıca, bugün ABD basınına yansıyan haberlere atıfla, yeni ve kapsamlı gümrük tarifelerine ara verilmesinin gündemlerinde olmadığını söyledi.  ABD Başkanı, &quot;Böyle bir şeyi düşünmüyoruz. Bizimle anlaşma yapmak isteyen çok sayıda ülke var ve bunlar adil anlaşmalar olacak&quot; ifadelerini kullandı.&quot;İRAN&#039;LA DOĞRUDAN GÖRÜŞMELERE BAŞLADIK&quot;Trump ayrıca İran’la nükleer programı konusunda “neredeyse en üst düzeyde” &quot;doğrudan görüşmelere&quot; başladığını açıkladı.&quot;Cumartesi günü çok önemli bir toplantımız var ve kendileriyle doğrudan temas halindeyiz&quot; diyen Trump, &quot;Belki bir anlaşma yapılır, bu harika olur&quot; dedi.Trump ayrıca, &quot;İran&#039;ın nükleer silahı olamaz ve eğer görüşmeler başarılı olmazsa, aslında İran için çok kötü bir gün olacağını düşünüyorum&quot; ifadelerini kullandı.NETANYAHU TRUMP İLE NE GÖRÜŞTÜ?İki liderin görüşmesindeki önemli başlıklardan birinin, Trump&#039;ın İsrail&#039;e uyguladığı yüzde 17&#039;lik ek gümrük vergisi olması bekleniyor.Netanyahu &quot;Rehineler, Gazze&#039;de zafer elde etme ve tabii ki İsrail&#039;e de uygulanan gümrük rejimini görüşmeye gidiyorum&quot; demişti.&quot;SUSTURULMASI GEREKEN PEK ÇOK ŞEY OLUYOR&quot;Trump ise Netanyahu ile Beyaz Saray&#039;da yapacakları görüşmeye ilişkin açıklamasında, &quot;Şu anda Orta Doğu&#039;da susturulması gereken pek çok şey oluyor&quot; ifadelerini kullanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rQgR_vNqg0-s2_3bhQDHhw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Netanyahu:, Türkiye, ile, çatışma, istemiyoruz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rQgR_vNqg0-s2_3bhQDHhw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Netanyahu'dan Türkiye açıklaması"><p>ABD Başkanı Trump ile İsrail lideri Netanyahu Oval Ofis'te görüştü. Netanyahu burada yaptığı açıklamada "Türkiye ile çatışma istemiyoruz. ABD'nin ilişkileri çok iyi" dedi. ABD Başkanı Trump ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok iyi ilişkilere sahip olduğunu belirterek "Erdoğan'ı seviyorum, o da beni seviyor. Türkiye’yi tebrik ederim. Erdoğan’a dedim ki, 2 bin yıldır kimsenin yapamadığını yaptın, Suriye’nin kontrolünü ele aldın." ifadelerini kullandı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail lideri Binyamin Netanyahu Oval Ofis'te görüştü.</p><p>Trump, İsrail başbakanını samimi bir şekilde el sıkışarak karşıladı.  <strong>"TÜRKİYE İLE SURİYE'DE KARŞI KARŞIYA GELMEK İSTEMİYORUZ"  </strong>İki isim Oval Ofis'ta gazetecilerin sorularına yanıt verdi. İsrail Başbakanı Netanyahu Suriye ile ilgili bir soruya, "Türkiye ile Suriye'de çatışma istemiyoruz. Karşı karşıya gelmemek için neler yapılacağını konuştuk." yanıtını verdi.   Trump, gazetecilerin küresel piyasalardaki düşüş ve İsrail'e uygulanan gümrük vergilerini kaldırıp kaldırmayacağına ilişkin sorularını görmezden geldi.</p><p>Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek üzere ABD'ye giden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Trump’la gerçekleştireceği basın toplantısının iptal edildiğini açıklamıştı.</p><p>Ancak Beyaz Saray tarafından yapılan diğer açıklamada, iki liderin Oval Ofis'te küçük bir gruptan oluşan gazetecilerin sorularını yanıtlayacakları belirtildi.</p><p>Netanyahu’nun programında, Trump’la görüşmesinin ardından Trump'ın Orta Doğu Temsilcisi Steve Witkoff'un da dahil olduğu her iki taraftan yetkililerin katılacağı genişletilmiş bir toplantı vardı.</p><h3><strong>"YENİ BİR ANLAŞMA ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ"</strong></h3><p>Netanyahu ayrıca, İsrail yönetiminin Gazze'de esirlerin serbest bırakılamasına ilişkin yeni bir anlaşma üzerinde çalıştığını söyledi ve "Şu anda başarılı olmasını umduğumuz başka bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz ve rehinelerin hepsini kurtarmaya kararlıyız" ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>"TÜRKİYE İLE SORUNLARI VARSA ÇÖZEBİLİRİM"</strong></h3><p>Trump ise, gazetecilere yaptığı açıklamada "İsrail'e, eğer Türkiye ile bir sorunları varsa, bunu çözüme kavuşturabileceğimi düşündüğümü söyledim" ifadelerini kullandı.</p><h3>"ERDOĞAN'I SEVİYORUM O DA BENİ SEVİYOR"</h3><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la çok iyi ilişkilere sahip olduğunu söyleyen Trump, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Erdoğan'ı seviyorum, o da beni seviyor. Bu durum medyayı kızdırıyor.  Türkiye’yi tebrik ederim. Erdoğan’a dedim ki, '2 bin yıldır kimsenin yapamadığını yaptın, Suriye’nin kontrolünü ele aldın'. Erdoğan gerçekten sağlam ve çok zeki biri. Başkasının başaramadığı şeyi başardı.  Netanyahu’ya da İsraillilerin, Türkiye ile yaşanabilecek sorunları çözmek için aklıselimle hareket etmeleri gerektiğini söyledim."</p><h3><strong>"GAZZE'Yİ ELE GEÇİRMEK İYİ OLUR"</strong></h3><p>Trump ise, gazetecilere yaptığı açıklamada "Gazze Şeridi'ni kontrol etmek ve ona sahip olmak iyi bir şey olur" ifadelerini kullandı.   İsrail'le ticari ilişkilere de değinen Trump, "İsrail'le tamamen yeni bir ticaretten söz ediyoruz" açıklamasında bulundu. </p><h3><strong>RUSYA'YA TARİFE AÇIKLAMASI</strong></h3><p>Trump, ilan edilen gümrük tarifeleri arasında Rusya'nın bulunmamasına ilişkin sorulan bir soruyu ise, "Rusya'yla ilgili tarifelerden bahsetmiyoruz çünkü Rusya'yla ticaret yapmıyoruz" ifadeleriyle yanıtladı.</p><h3><strong>"UKRAYNA'DA OLANLARDAN MEMNUN DEĞİLİM"</strong></h3><p>Öte yandan Trump, yönetiminin Ukrayna’daki çatışmalara son vermeye yönelik müzakerelere katıldığı bir dönemde, Rusya’nın Ukrayna’yı bombalamasına karşı olduğunu bir kez daha yineledi. </p><p>“Rusya ile görüşüyoruz, Ukrayna ile görüşüyoruz ve bir çözüme yaklaşıyoruz gibi görünüyor, ama son bir haftadır süren bombardımandan memnun değilim,” diyen Trump, “Bu korkunç bir şey,” ifadelerini kullandı. </p><h3><strong>"TARİFELERİ DURDURMAYI DÜŞÜNMÜYORUM"</strong></h3><p>Trump ayrıca, bugün ABD basınına yansıyan haberlere atıfla, yeni ve kapsamlı gümrük tarifelerine ara verilmesinin gündemlerinde olmadığını söyledi.  ABD Başkanı, "Böyle bir şeyi düşünmüyoruz. Bizimle anlaşma yapmak isteyen çok sayıda ülke var ve bunlar adil anlaşmalar olacak" ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>"İRAN'LA DOĞRUDAN GÖRÜŞMELERE BAŞLADIK"</strong></h3><p>Trump ayrıca İran’la nükleer programı konusunda “neredeyse en üst düzeyde” "doğrudan görüşmelere" başladığını açıkladı.</p><p>"Cumartesi günü çok önemli bir toplantımız var ve kendileriyle doğrudan temas halindeyiz" diyen Trump, "Belki bir anlaşma yapılır, bu harika olur" dedi.</p><p>Trump ayrıca, "İran'ın nükleer silahı olamaz ve eğer görüşmeler başarılı olmazsa, aslında İran için çok kötü bir gün olacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>NETANYAHU TRUMP İLE NE GÖRÜŞTÜ?</strong></h3><p>İki liderin görüşmesindeki önemli başlıklardan birinin, Trump'ın İsrail'e uyguladığı yüzde 17'lik ek gümrük vergisi olması bekleniyor.</p><p>Netanyahu "Rehineler, Gazze'de zafer elde etme ve tabii ki İsrail'e de uygulanan gümrük rejimini görüşmeye gidiyorum" demişti.</p><h3><strong>"SUSTURULMASI GEREKEN PEK ÇOK ŞEY OLUYOR"</strong></h3><p>Trump ise Netanyahu ile Beyaz Saray'da yapacakları görüşmeye ilişkin açıklamasında, "Şu anda Orta Doğu'da susturulması gereken pek çok şey oluyor" ifadelerini kullanmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vergi fırtınası Muhteşem Yedili&amp;apos;yi harap etti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/vergi-firtinasi-muhtesem-yediliyi-harap-etti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/vergi-firtinasi-muhtesem-yediliyi-harap-etti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump’ın ilan ettiği gümrük tarifeleri nedeniyle piyasalarda yaklaşık 2 trilyon dolarlık değer kaybı yaşanırken, “Muhteşem Yedili” hisseleri haftaya sert düşüşle başladıABD Başkanı Donald Trump&#039;ın açıkladığı gümrük vergilerinin ardından, &quot;Muhteşem Yedili&quot; diye anılan büyük teknoloji şirketlerinin piyasa değeri hızla düşüyor.  Aralarında Apple, Google ve Microsoft&#039;un da yer aldığı şirketler, 2024 sonundaki zirveden bu yana toplamda 6 trilyon dolardan fazla piyasa değeri kaybetti.  Trump, Pazar günü gümrük vergilerini iki katına çıkararak yatırımcıların sonuçlara katlanması gerektiğini söylemiş ve Çin ile ticaret görüşmelerini şimdilik rafa kaldırmıştı.  Apple, Alphabet ve Microsoft hisseleri bir yıllık dip seviyelere yaklaşırken, Apple yüzde 4,8 değer kaybederken, diğer “Muhteşem Yedili” üyeleri ise yüzde 1,5 ila yüzde 4,8 arasında düşüş yaşadı. Tesla hisseleri ise, yüzde 7 düşüşle 223 dolara gerileyerek “Muhteşem Yedili” arasında en büyük kaybı yaşayan şirket oldu.TESLA’YI DAHA ZOR GÜNLER BEKLİYORWedbush analisti Dan Ives, Apple’ın Çin’de montajlanan iPhone’lar nedeniyle Amerikan gümrük vergilerine en çok maruz kalan teknoloji şirketi olduğunu söyledi. Ives, ticaret savaşının Tesla’nın mevcut zorluklarını daha da derinleştireceğini ve CEO Elon Musk’ın Trump’a ve Avrupa’daki aşırı sağa verdiği destek nedeniyle markanın zarar gördüğünü belirtti.Ives ayrıca, Tesla için hedef fiyatını 550 dolardan 315 dolara çekti. Bu rakam, hala hisse fiyatının yaklaşık 100 dolar üzerinde olsa da, önceki iyimser tahminine göre ciddi bir düşüş anlamına geliyor.“IPHONE FİYATLARI ARTABİLİR”Apple için hedef fiyatını 75 dolar indirerek 250 dolara çeken Ives, gümrük vergilerini “tam bir felaket” olarak tanımladı. Bu vergiler, şirketin yüksek kâr marjlarını koruyabilmek için ABD’de iPhone fiyatlarını artırmak zorunda kalmasına neden olabilir.Apple, Trump’ın ilk döneminde Çin’e uygulanan gümrük vergilerinden muaf tutulmuştu. Ancak bu kez 500 milyar dolarlık ABD yatırımı açıklamasına rağmen aynı muafiyeti alıp alamayacağı belirsiz.Apple, yıllardır iPhone Pro modelinin başlangıç fiyatını 1.000 dolarda tutuyor. Ives bu konuda, “iPhone’ların ABD’de üretilmesi fikri, 1.000 dolarlık fiyat noktasında bizim açımızdan gerçekçi değil. Fiyatlar öyle çarpıcı şekilde artar ki, bunu düşünmesi bile zor” ifadelerini kullandı.“ÇİNLİ ALICI YEREL MARKAYA YÖNELECEK”Tesla cephesinde ise Ives, yılın ilk çeyreğinde gelen zayıf teslimat raporunun ardından şirketin satışlarının bu yıl da düşmeye devam edebileceğini söyledi. Ticaret geriliminin Çinli alıcıları yerli markalara yöneltebileceğini vurgulayan Ives, “Trump’ın gümrük vergisi politikalarının Çin’deki etkileri ve Musk’la özdeşleşme durumu hafife alınamaz. Bu durum, Çinli tüketicileri BYD gibi yerel markalara yönlendirecek” değerlendirmesinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/72F72sqGlE6MCb8FP0LaNQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vergi, fırtınası, Muhteşem, Yediliyi, harap, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/72F72sqGlE6MCb8FP0LaNQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Vergiler Muhteşem Yedili'yi vurdu"><p>ABD Başkanı Trump’ın ilan ettiği gümrük tarifeleri nedeniyle piyasalarda yaklaşık 2 trilyon dolarlık değer kaybı yaşanırken, “Muhteşem Yedili” hisseleri haftaya sert düşüşle başladı</p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı gümrük vergilerinin ardından, "Muhteşem Yedili" diye anılan büyük teknoloji şirketlerinin piyasa değeri hızla düşüyor.  Aralarında Apple, Google ve Microsoft'un da yer aldığı şirketler, 2024 sonundaki zirveden bu yana toplamda 6 trilyon dolardan fazla piyasa değeri kaybetti.  Trump, Pazar günü gümrük vergilerini iki katına çıkararak yatırımcıların sonuçlara katlanması gerektiğini söylemiş ve Çin ile ticaret görüşmelerini şimdilik rafa kaldırmıştı.  Apple, Alphabet ve Microsoft hisseleri bir yıllık dip seviyelere yaklaşırken, Apple yüzde 4,8 değer kaybederken, diğer “Muhteşem Yedili” üyeleri ise yüzde 1,5 ila yüzde 4,8 arasında düşüş yaşadı. Tesla hisseleri ise, yüzde 7 düşüşle 223 dolara gerileyerek “Muhteşem Yedili” arasında en büyük kaybı yaşayan şirket oldu.</p><h3><strong>TESLA’YI DAHA ZOR GÜNLER BEKLİYOR</strong></h3><p>Wedbush analisti Dan Ives, Apple’ın Çin’de montajlanan iPhone’lar nedeniyle Amerikan gümrük vergilerine en çok maruz kalan teknoloji şirketi olduğunu söyledi. Ives, ticaret savaşının Tesla’nın mevcut zorluklarını daha da derinleştireceğini ve CEO Elon Musk’ın Trump’a ve Avrupa’daki aşırı sağa verdiği destek nedeniyle markanın zarar gördüğünü belirtti.</p><p>Ives ayrıca, Tesla için hedef fiyatını 550 dolardan 315 dolara çekti. Bu rakam, hala hisse fiyatının yaklaşık 100 dolar üzerinde olsa da, önceki iyimser tahminine göre ciddi bir düşüş anlamına geliyor.</p><h3><strong>“IPHONE FİYATLARI ARTABİLİR”</strong></h3><p>Apple için hedef fiyatını 75 dolar indirerek 250 dolara çeken Ives, gümrük vergilerini “tam bir felaket” olarak tanımladı. Bu vergiler, şirketin yüksek kâr marjlarını koruyabilmek için ABD’de iPhone fiyatlarını artırmak zorunda kalmasına neden olabilir.</p><p>Apple, Trump’ın ilk döneminde Çin’e uygulanan gümrük vergilerinden muaf tutulmuştu. Ancak bu kez 500 milyar dolarlık ABD yatırımı açıklamasına rağmen aynı muafiyeti alıp alamayacağı belirsiz.</p><p>Apple, yıllardır iPhone Pro modelinin başlangıç fiyatını 1.000 dolarda tutuyor. Ives bu konuda, “iPhone’ların ABD’de üretilmesi fikri, 1.000 dolarlık fiyat noktasında bizim açımızdan gerçekçi değil. Fiyatlar öyle çarpıcı şekilde artar ki, bunu düşünmesi bile zor” ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>“ÇİNLİ ALICI YEREL MARKAYA YÖNELECEK”</strong></h3><p>Tesla cephesinde ise Ives, yılın ilk çeyreğinde gelen zayıf teslimat raporunun ardından şirketin satışlarının bu yıl da düşmeye devam edebileceğini söyledi. Ticaret geriliminin Çinli alıcıları yerli markalara yöneltebileceğini vurgulayan Ives, “Trump’ın gümrük vergisi politikalarının Çin’deki etkileri ve Musk’la özdeşleşme durumu hafife alınamaz. Bu durum, Çinli tüketicileri BYD gibi yerel markalara yönlendirecek” değerlendirmesinde bulundu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyaz Saray&amp;apos;dan açıklama: Trump gümrük vergilerini erteleyecek mi?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/beyaz-saraydan-aciklama-trump-gumruk-vergilerini-erteleyecek-mi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/beyaz-saraydan-aciklama-trump-gumruk-vergilerini-erteleyecek-mi</guid>
<description><![CDATA[ Beyaz Saray, Trump’ın yeni tarifeleri 90 gün süreyle askıya almayı düşündüğüne dair haberleri reddetti.ABD Başkanı Donald Trump’ın, Çin hariç diğer tüm ülkelere uygulanan gümrük tarifelerini 90 günlüğüne geçici olarak askıya almayı değerlendirdiğine yönelik iddialar, Beyaz Saray tarafından yalanlandı.Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt, CNBC muhabiri Eamon Javers’a yaptığı açıklamada, erteleme iddiaları ile ilgili “Yalan haber” ifadesini kullandı.  Söz konusu iddialar, Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett’in basına yaptığı açıklamalar üzerine ortaya çıkmıştı.  Hassett daha önce Fox News&#039;e yaptığı açıklamada, Trump&#039;ın ABD&#039;nin ticaret ortaklarının &quot;harika anlaşmalar&quot; için sözlerini dinleyeceğini ancak nihayetinde &quot;işe yaradığını bildiği bir şeye odaklanacağını&quot; söylemişti.S&amp;P 500 YENİDEN DÜŞÜŞTECNBC&#039;nin haberine göre Hassett, Trump&#039;ın Çin hariç tüm ülkelere yönelik gümrük vergilerinde 90 günlük bir ara vermeyi düşündüğünü söyledi. Haberin etkisiyle hisse senetleri fırladı.  Daha sonra CNBC, Beyaz Saray yetkililerinin Trump&#039;ın Çin hariç tüm ülkelere yönelik 90 günlük gümrük vergilerini askıya almayı düşündüğünden haberdar olmadığını ve hisse senetlerinin yeniden düşmeye başladığını bildirdi.AB’DEN MÜZAKERE MESAJIÖte yandan, Avrupa Birliği (AB) de, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen liderliğinde, ABD ile tarifeler konusunda müzakereye hazır olduğunu açıkladı. Brüksel&#039;de konuşan von der Leyen, mevcut ABD tarifelerinin özellikle gelişmekte olan ülkeler üzerinde ciddi etkiler yarattığını belirtti.GÖREV GÜCÜ KURULDUMüzakere planlarının yanı sıra AB, ithalatı izlemek amacıyla bir gözetim görev gücü kurduğunu da duyurdu. Bu adım, AB&#039;nin ticaretinin büyük bir kısmını ABD dışındaki ülkelerle gerçekleştirmesi nedeniyle daha geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor. Von der Leyen, AB ticaretinin yüzde 83’ünün ABD dışındaki ülkelerle yapıldığını vurguladı.  Trump&#039;ın gümrük vergilerinin ardından piyasalar altüst olmuştu. Hisse senetleri, kripto paralar gibi riskli varlıklarda rekor düşüşler yaşanmıştı.TRUMP VE TARİFE POLİTİKASITrump&#039;ın 5 Kasım 2024&#039;teki ABD Başkanlık seçimlerinde seçilmesinin ardından 20 Ocak 2025&#039;te göreve başlamasıyla ABD&#039;nin küresel ticaret stratejisi değişerek daha korumacı bir hal aldı.  Trump&#039;ın adaylık zamanlarında dış ticaret açığını düşürme vaadine paralel olarak yatırımcıların gündemi tarife söylemleriyle meşgul olmaya başladı. 20 Ocak sonrası dönemde ise ardı ardına gelen tarife söylemleri küresel piyasalarda risk algısının fitilini ateşledi. Yatırımcılar için sık sık tekrarlanan tarife söylemleri piyasaların ve varlık fiyatlamalarının ana gündem maddesi oldu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bR0tJbi9G0-rOhCMHlf94A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beyaz, Saraydan, açıklama:, Trump, gümrük, vergilerini, erteleyecek, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bR0tJbi9G0-rOhCMHlf94A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gümrük vergileri ertelenecek mi?"><p>Beyaz Saray, Trump’ın yeni tarifeleri 90 gün süreyle askıya almayı düşündüğüne dair haberleri reddetti.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump’ın, Çin hariç diğer tüm ülkelere uygulanan gümrük tarifelerini 90 günlüğüne geçici olarak askıya almayı değerlendirdiğine yönelik iddialar, Beyaz Saray tarafından yalanlandı.</p><p>Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt, CNBC muhabiri Eamon Javers’a yaptığı açıklamada, erteleme iddiaları ile ilgili “Yalan haber” ifadesini kullandı.  Söz konusu iddialar, Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett’in basına yaptığı açıklamalar üzerine ortaya çıkmıştı.  Hassett daha önce Fox News'e yaptığı açıklamada, Trump'ın ABD'nin ticaret ortaklarının "harika anlaşmalar" için sözlerini dinleyeceğini ancak nihayetinde "işe yaradığını bildiği bir şeye odaklanacağını" söylemişti.</p><h3><strong>S&P 500 YENİDEN DÜŞÜŞTE</strong></h3><p>CNBC'nin haberine göre Hassett, Trump'ın Çin hariç tüm ülkelere yönelik gümrük vergilerinde 90 günlük bir ara vermeyi düşündüğünü söyledi. Haberin etkisiyle hisse senetleri fırladı.  Daha sonra CNBC, Beyaz Saray yetkililerinin Trump'ın Çin hariç tüm ülkelere yönelik 90 günlük gümrük vergilerini askıya almayı düşündüğünden haberdar olmadığını ve hisse senetlerinin yeniden düşmeye başladığını bildirdi.</p><h3><strong>AB’DEN MÜZAKERE MESAJI</strong></h3><p>Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) de, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen liderliğinde, ABD ile tarifeler konusunda müzakereye hazır olduğunu açıkladı. Brüksel'de konuşan von der Leyen, mevcut ABD tarifelerinin özellikle gelişmekte olan ülkeler üzerinde ciddi etkiler yarattığını belirtti.</p><h3><strong>GÖREV GÜCÜ KURULDU</strong></h3><p>Müzakere planlarının yanı sıra AB, ithalatı izlemek amacıyla bir gözetim görev gücü kurduğunu da duyurdu. Bu adım, AB'nin ticaretinin büyük bir kısmını ABD dışındaki ülkelerle gerçekleştirmesi nedeniyle daha geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor. Von der Leyen, AB ticaretinin yüzde 83’ünün ABD dışındaki ülkelerle yapıldığını vurguladı.  Trump'ın gümrük vergilerinin ardından piyasalar altüst olmuştu. Hisse senetleri, kripto paralar gibi riskli varlıklarda rekor düşüşler yaşanmıştı.</p><h3><strong>TRUMP VE TARİFE POLİTİKASI</strong></h3><p>Trump'ın 5 Kasım 2024'teki ABD Başkanlık seçimlerinde seçilmesinin ardından 20 Ocak 2025'te göreve başlamasıyla ABD'nin küresel ticaret stratejisi değişerek daha korumacı bir hal aldı.  Trump'ın adaylık zamanlarında dış ticaret açığını düşürme vaadine paralel olarak yatırımcıların gündemi tarife söylemleriyle meşgul olmaya başladı. 20 Ocak sonrası dönemde ise ardı ardına gelen tarife söylemleri küresel piyasalarda risk algısının fitilini ateşledi. Yatırımcılar için sık sık tekrarlanan tarife söylemleri piyasaların ve varlık fiyatlamalarının ana gündem maddesi oldu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eski Mossad yetkilisi: &amp;quot;İsrail Suriye&amp;apos;de Türkiye ile çarpışmaktan korkuyor&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/eski-mossad-yetkilisi-israil-suriyede-turkiye-ile-carpismaktan-korkuyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/eski-mossad-yetkilisi-israil-suriyede-turkiye-ile-carpismaktan-korkuyor</guid>
<description><![CDATA[ İsrail basını için bir yazı yazan Eski Mossad Terörle Mücadele Daire Başkanı Oded Eilam, İsrail&#039;in Türkiye&#039;nin askeri kapasitesinden çekindiğini ve Suriye&#039;de çarpışmaya girmekten korktuğunu ifade etti.Eski Mossad Terörle Mücadele Daire Başkanı Oded Eilam, İsrail&#039;in Türkiye ile askeri kapasitesinden dolayı Suriye&#039;de bir çarpışmaya girmekten korktuğunu belirtti.  Eilam, Israel Hayom&#039;da yayınlanan yazısında, Türkiye ile İsrail&#039;in Suriye&#039;de çatışma yolunda ilerlediğini öne sürdü.  Suriye&#039;de Baas rejimi sonrası dönemin çok hızlı başladığını kaydeden Eilam, Gazze Şeridi&#039;nde katliamlar gerçekleştirirken Lübnan ve Suriye topraklarının bir kısmını işgal altında tutan İsrail açısından &quot;çok sorunlu bir stratejik gerçekliğin ortaya çıktığını&quot; belirtti ve &quot;İsrail odağını değiştiriyor, çarpışmadan korkuyor&quot; dedi.  Eilam, yazısında Tel Aviv yönetiminin bugüne kadar İran&#039;a odaklandığına işaret ederek, &quot;Artık yeni bir oyuncu söz konusu. Türkiye NATO&#039;daki en güçlü ikinci orduya sahip. İstihbarat ve hava yetenekleri İran&#039;dan çok daha üst düzeyde olan iyi donanımlı bir ordu&quot; ifadelerine yer verdi.  &quot;ZAMANI MERAK KONUSU&quot;  İsrail ordusunun son haftalarda Suriye&#039;de bazı bölgelere hava saldırıları düzenlediğini anımsatan Eilam, İsrail&#039;in Türkiye&#039;nin Suriye&#039;de askeri üs kuracağı yönündeki iddiaların gerçekleşmesinden ve Türk Silahlı Kuvvetleri&#039;nin ülkenin kuzey sınırına yakın bir noktada bulunmasından büyük endişe duyduğunu aktardı.  Eilam, İsrail&#039;in, Türkiye&#039;nin Suriye&#039;ye hava savunma sistemi konuşlandırmasını önlemek için köklü taktik değişikliklere gitmesi gerektiğini ileri sürerek, İsrail açısından en endişe verici senaryonun Türkiye&#039;nin Suriye&#039;ye bir F-16 filosu ile HİSAR ve S-400 hava savunma sistemleri yerleştirme ihtimali olduğunu, bunun İsrail&#039;in eylemlerinin karşılık bulacağı anlamına geldiğini savundu.   Askeri endişenin ötesinde, &quot;İsrail&#039;in Türkiye ile doğrudan karşı karşıya gelmesi artık teorik bir senaryo değildir&quot; fikrinde olduğunu aktaran Eilan, &quot;çatışmanın olup olmayacağı değil, ne zaman yaşanacağının merak konusu&quot; olduğunu kaydetti.  Eilam, Türkiye&#039;nin Azerbaycan, Katar, Libya gibi ülkeler için de askeri olarak önemli bir aktör olduğunun altını çizerek &quot;Türkiye artık Suriye&#039;de misafir değil, ev sahibi&quot; diye yazdı.  &quot;İSRAİL ABD&#039;DEN YARDIM İSTEMELİ&quot;  ABD&#039;nin Türkiye&#039;nin etkinliği konusunda sessiz olduğuna dikkat çeken Eilam, İsrail&#039;in ABD&#039;den Türkiye&#039;yi durdurmak için yardım istemesi gerektiğini savunarak, şunları belirtti: &quot;Böyle bir durumda dengeyi sadece bir süper güç bozabilir: ABD. Tek başına köprü kurabilecek, arabuluculuk yapabilecek ve sakinleştirebilecek olan Sam Amca, hiçbir şekilde müdahil olmuyor. İsrail, Washington&#039;u kolları sıvamaya ve derhal olaya müdahil olmaya çağırmalıdır.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cnfxsO80iUmqsOyCkQlFJg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Eski, Mossad, yetkilisi:, İsrail, Suriyede, Türkiye, ile, çarpışmaktan, korkuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cnfxsO80iUmqsOyCkQlFJg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250407135610597" class="type:primaryImage" alt="İsrail'in Suriye'de Türkiye korkusu"><p>İsrail basını için bir yazı yazan Eski Mossad Terörle Mücadele Daire Başkanı Oded Eilam, İsrail'in Türkiye'nin askeri kapasitesinden çekindiğini ve Suriye'de çarpışmaya girmekten korktuğunu ifade etti.</p>Eski Mossad Terörle Mücadele Daire Başkanı Oded Eilam, İsrail'in Türkiye ile askeri kapasitesinden dolayı Suriye'de bir çarpışmaya girmekten korktuğunu belirtti.  Eilam, Israel Hayom'da yayınlanan yazısında, Türkiye ile İsrail'in Suriye'de çatışma yolunda ilerlediğini öne sürdü.  Suriye'de Baas rejimi sonrası dönemin çok hızlı başladığını kaydeden Eilam, Gazze Şeridi'nde katliamlar gerçekleştirirken Lübnan ve Suriye topraklarının bir kısmını işgal altında tutan İsrail açısından "çok sorunlu bir stratejik gerçekliğin ortaya çıktığını" belirtti ve "İsrail odağını değiştiriyor, çarpışmadan korkuyor" dedi.  Eilam, yazısında Tel Aviv yönetiminin bugüne kadar İran'a odaklandığına işaret ederek, "Artık yeni bir oyuncu söz konusu. Türkiye NATO'daki en güçlü ikinci orduya sahip. İstihbarat ve hava yetenekleri İran'dan çok daha üst düzeyde olan iyi donanımlı bir ordu" ifadelerine yer verdi.  <strong>"ZAMANI MERAK KONUSU"</strong>  İsrail ordusunun son haftalarda Suriye'de bazı bölgelere hava saldırıları düzenlediğini anımsatan Eilam, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'de askeri üs kuracağı yönündeki iddiaların gerçekleşmesinden ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülkenin kuzey sınırına yakın bir noktada bulunmasından büyük endişe duyduğunu aktardı.  Eilam, İsrail'in, Türkiye'nin Suriye'ye hava savunma sistemi konuşlandırmasını önlemek için köklü taktik değişikliklere gitmesi gerektiğini ileri sürerek, İsrail açısından en endişe verici senaryonun Türkiye'nin Suriye'ye bir F-16 filosu ile HİSAR ve S-400 hava savunma sistemleri yerleştirme ihtimali olduğunu, bunun İsrail'in eylemlerinin karşılık bulacağı anlamına geldiğini savundu.   Askeri endişenin ötesinde, "İsrail'in Türkiye ile doğrudan karşı karşıya gelmesi artık teorik bir senaryo değildir" fikrinde olduğunu aktaran Eilan, "çatışmanın olup olmayacağı değil, ne zaman yaşanacağının merak konusu" olduğunu kaydetti.  Eilam, Türkiye'nin Azerbaycan, Katar, Libya gibi ülkeler için de askeri olarak önemli bir aktör olduğunun altını çizerek "Türkiye artık Suriye'de misafir değil, ev sahibi" diye yazdı.  <strong>"İSRAİL ABD'DEN YARDIM İSTEMELİ"</strong>  ABD'nin Türkiye'nin etkinliği konusunda sessiz olduğuna dikkat çeken Eilam, İsrail'in ABD'den Türkiye'yi durdurmak için yardım istemesi gerektiğini savunarak, şunları belirtti: "Böyle bir durumda dengeyi sadece bir süper güç bozabilir: ABD. Tek başına köprü kurabilecek, arabuluculuk yapabilecek ve sakinleştirebilecek olan Sam Amca, hiçbir şekilde müdahil olmuyor. İsrail, Washington'u kolları sıvamaya ve derhal olaya müdahil olmaya çağırmalıdır."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Reuters: ABD, üst düzey NATO Amiralini görevden aldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/reuters-abd-ust-duzey-natoamiralinigoerevden-aldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/reuters-abd-ust-duzey-natoamiralinigoerevden-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Reuters&#039;a konuşan kaynaklar, NATO&#039;da üst düzey görevde bulunan bir Koramiralin görevden alındığını açıkladı.ABD&#039;de Başkan Donald Trump yönetiminin, NATO&#039;da üst düzey bir görevde bulunan kadın Koramiral Shoshana Chatfield&#039;i görevden aldığı iddia edildi. Reuters&#039;a konuşan 3 kaynak tarafından verilen bilgiye göre, söz konusu görevden alma, Trump yönetiminin üst düzey yetkililere yönelik &quot;ulusal güvenlik tasfiyesini&quot; genişlettiği bir sürecin parçası. Pentagon, konuyla ilgili olarak henüz resmi bir doğrulamada bulunmadı. Ancak kaynaklar, Chatfield’ın görevden alındığına dair müttefik ülkelere bilgilendirme yapıldığını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xMvAKW1tx0KE5CSjQzgsNw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Reuters:, ABD, üst, düzey, NATO Amiralini görevden, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xMvAKW1tx0KE5CSjQzgsNw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NATO Amirali görevden alındı"><p>Reuters'a konuşan kaynaklar, NATO'da üst düzey görevde bulunan bir Koramiralin görevden alındığını açıkladı.</p><p>ABD'de Başkan Donald Trump yönetiminin, NATO'da üst düzey bir görevde bulunan kadın Koramiral Shoshana Chatfield'i görevden aldığı iddia edildi. </p><p>Reuters'a konuşan 3 kaynak tarafından verilen bilgiye göre, söz konusu görevden alma, Trump yönetiminin üst düzey yetkililere yönelik "ulusal güvenlik tasfiyesini" genişlettiği bir sürecin parçası. </p><p>Pentagon, konuyla ilgili olarak henüz resmi bir doğrulamada bulunmadı. Ancak kaynaklar, Chatfield’ın görevden alındığına dair müttefik ülkelere bilgilendirme yapıldığını belirtti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;li Cumhuriyetçiler korku içinde: 2026&amp;apos;da &amp;quot;kan banyosu&amp;quot; gelecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdli-cumhuriyetciler-korku-icinde-2026da-kan-banyosu-gelecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdli-cumhuriyetciler-korku-icinde-2026da-kan-banyosu-gelecek</guid>
<description><![CDATA[ Teksas Senatörü Ted Cruz, Trump’ın ilan ettiği gümrük vergilerinin Cumhuriyetçiler için “kan banyosuna dönüşebileceği” uyarısında bulundu.Teksas Senatörü Ted Cruz, Başkan Donald Trump’ın “Kurtuluş Günü” olarak adlandırdığı gümrük vergilerinin bir resesyona yol açması durumunda, 2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin “tam anlamıyla bir felaket” yaşayabileceği uyarısında bulundu.  Cruz, ayrıca bu tarifelerin uzun süre yürürlükte kalması ve diğer ülkelerin Amerikan ürünlerine misilleme yapması durumunda tam kapsamlı bir ticaret savaşının başlayabileceğini ve bunun “ABD ekonomisine ciddi zarar verebileceğini” söyledi.  Cruz, “Yüz yıl önce ABD ekonomisinin bu denli etkili olma gücü yoktu. Ama endişeliyim; yönetimde, bu tarifelerin sonsuza dek sürmesini isteyen sesler var” ifadelerini kullandı.CUMHURİYETÇİ SAFLARDA TARİFE HUZURSUZLUĞUCruz’un bu açıklamaları, ithal ürünlere yönelik küresel çapta “karşılıklı” gümrük vergileri getirilmesinin Cumhuriyetçi saflarda huzursuzluk yarattığının bir başka göstergesi oldu.  Cruz, podcast programı Verdict’te yaptığı açıklamada, uzun vadede tarifeler ve ticaret misillemelerinin ABD’yi “özellikle sert bir resesyona” sürükleyebileceğini belirtti ve “2026 yılı politik açıdan tam bir kan banyosu olur” ifadelerini kullandı.“BEYAZ SARAY’LA AYNI GÖRÜŞÜ PAYLAŞMIYORUM”“Demokratların çoğunlukta olduğu bir Temsilciler Meclisi’yle, belki de Demokrat bir Senato’yla karşı karşıya kalırız. Eğer ekonomik bir durgunluk içindeysek ve insanlar ciddi sıkıntılar yaşıyorsa, iktidardaki partiyi cezalandırırlar” diyen Cruz ayrıca, Beyaz Saray’ın tarifelerin “patlayan bir ekonomi” yaratacağı yönündeki görüşünü paylaşmadığını vurguladı.  Cumhuriyetçi Senatör ayrıca, dünyadaki her ülke ABD’ye karşı misilleme tarifeleri uygularsa ve Trump’ın “karşılıklı” gümrük vergileri yürürlükte kalırsa, bunun “çok kötü bir sonuç olacağını” ve “ABD ekonomisine ciddi zarar vereceğini” söyledi.  Cruz ayrıca, “hükümetle çalışmayı istese de” başarı ölçütünü “yurt dışında tarifelerin ciddi şekilde düşürülmesi ve bunun sonucunda ABD’deki tarifelerin de önemli ölçüde azaltılması” şeklinde nitelendirdi:  “Bu Amerikan işçileri, işletmeleri, büyümesi ve refahı için bir zafer olur,” diye ekledi. “İşte o, harika bir sonuç olur.”CUMHURİYETÇİLER ARASINDA TARİFE BÖLÜNMESİÖte yandan, Cumhuriyetçiler içerisinde, Trump’ın 2017 yılında hayata geçirdiği vergi indirimlerinin uzatılması ve yeni göçmenlik denetimleri ile askeri harcamalar gibi Trump’ın gündemindeki diğer maddelere kaynak sağlanması konusunda genel bir uzlaşı bulunuyor. Ancak, tarafsız bütçe analistlerinin söz konusu düzenlemenin önümüzdeki on yıl içinde ülke borcuna yaklaşık 5,7 trilyon dolar ekleyeceğini öngörmesine rağmen bu giderlerin nasıl finanse edileceği konusunda hâlâ derin bir görüş ayrılığı var.  Iowa’dan Cumhuriyetçi Senatör Chuck Grassley de, ABD’nin ticaret ortaklarına yönelik tarifelerin belirlenmesinde Kongre’ye daha fazla yetki verilmesini öngören iki partili bir yasa tasarısı sundu. Demokrat Senatör Maria Cantwell’in eş sponsorluğunu üstlendiği yasa tasarısı, ticaret politikasının belirlenmesi ve onaylanmasında Kongre’nin rolünü “yeniden teyit” etmeyi amaçlıyor.  Cumhuriyetçi senatörler Lisa Murkowski, Mitch McConnell, Jerry Moran ve Thom Tillis’in de destek verdiği yasa tasarısı büyük ölçüde sembolik olarak değerlendirilse de, iki gün içinde borsada yaşanan 5,4 trilyon dolarlık kayıp ve Wisconsin Yüksek Mahkemesi seçimlerinde Trump’ın danışmanı Elon Musk’ın desteklediği adayın sandıkta yenilgiye uğraması gibi gelişmeler, seçmenin yönetimin politikalarına tepkisini artırdığı şeklinde yorumlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p1WE7yu6W0mRifmTCFEhGg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDli, Cumhuriyetçiler, korku, içinde:, 2026da, kan, banyosu, gelecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p1WE7yu6W0mRifmTCFEhGg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Cumhuriyetçilere kan banyosu korkusu"><p>Teksas Senatörü Ted Cruz, Trump’ın ilan ettiği gümrük vergilerinin Cumhuriyetçiler için “kan banyosuna dönüşebileceği” uyarısında bulundu.</p><p>Teksas Senatörü Ted Cruz, Başkan Donald Trump’ın “Kurtuluş Günü” olarak adlandırdığı gümrük vergilerinin bir resesyona yol açması durumunda, 2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin “tam anlamıyla bir felaket” yaşayabileceği uyarısında bulundu.  Cruz, ayrıca bu tarifelerin uzun süre yürürlükte kalması ve diğer ülkelerin Amerikan ürünlerine misilleme yapması durumunda tam kapsamlı bir ticaret savaşının başlayabileceğini ve bunun “ABD ekonomisine ciddi zarar verebileceğini” söyledi.  Cruz, “Yüz yıl önce ABD ekonomisinin bu denli etkili olma gücü yoktu. Ama endişeliyim; yönetimde, bu tarifelerin sonsuza dek sürmesini isteyen sesler var” ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>CUMHURİYETÇİ SAFLARDA TARİFE HUZURSUZLUĞU</strong></h3><p>Cruz’un bu açıklamaları, ithal ürünlere yönelik küresel çapta “karşılıklı” gümrük vergileri getirilmesinin Cumhuriyetçi saflarda huzursuzluk yarattığının bir başka göstergesi oldu.  Cruz, podcast programı Verdict’te yaptığı açıklamada, uzun vadede tarifeler ve ticaret misillemelerinin ABD’yi “özellikle sert bir resesyona” sürükleyebileceğini belirtti ve “2026 yılı politik açıdan tam bir kan banyosu olur” ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>“BEYAZ SARAY’LA AYNI GÖRÜŞÜ PAYLAŞMIYORUM”</strong></h3><p>“Demokratların çoğunlukta olduğu bir Temsilciler Meclisi’yle, belki de Demokrat bir Senato’yla karşı karşıya kalırız. Eğer ekonomik bir durgunluk içindeysek ve insanlar ciddi sıkıntılar yaşıyorsa, iktidardaki partiyi cezalandırırlar” diyen Cruz ayrıca, Beyaz Saray’ın tarifelerin “patlayan bir ekonomi” yaratacağı yönündeki görüşünü paylaşmadığını vurguladı.  Cumhuriyetçi Senatör ayrıca, dünyadaki her ülke ABD’ye karşı misilleme tarifeleri uygularsa ve Trump’ın “karşılıklı” gümrük vergileri yürürlükte kalırsa, bunun “çok kötü bir sonuç olacağını” ve “ABD ekonomisine ciddi zarar vereceğini” söyledi.  Cruz ayrıca, “hükümetle çalışmayı istese de” başarı ölçütünü “yurt dışında tarifelerin ciddi şekilde düşürülmesi ve bunun sonucunda ABD’deki tarifelerin de önemli ölçüde azaltılması” şeklinde nitelendirdi:  “Bu Amerikan işçileri, işletmeleri, büyümesi ve refahı için bir zafer olur,” diye ekledi. “İşte o, harika bir sonuç olur.”</p><h3><strong>CUMHURİYETÇİLER ARASINDA TARİFE BÖLÜNMESİ</strong></h3><p>Öte yandan, Cumhuriyetçiler içerisinde, Trump’ın 2017 yılında hayata geçirdiği vergi indirimlerinin uzatılması ve yeni göçmenlik denetimleri ile askeri harcamalar gibi Trump’ın gündemindeki diğer maddelere kaynak sağlanması konusunda genel bir uzlaşı bulunuyor. Ancak, tarafsız bütçe analistlerinin söz konusu düzenlemenin önümüzdeki on yıl içinde ülke borcuna yaklaşık 5,7 trilyon dolar ekleyeceğini öngörmesine rağmen bu giderlerin nasıl finanse edileceği konusunda hâlâ derin bir görüş ayrılığı var.  Iowa’dan Cumhuriyetçi Senatör Chuck Grassley de, ABD’nin ticaret ortaklarına yönelik tarifelerin belirlenmesinde Kongre’ye daha fazla yetki verilmesini öngören iki partili bir yasa tasarısı sundu. Demokrat Senatör Maria Cantwell’in eş sponsorluğunu üstlendiği yasa tasarısı, ticaret politikasının belirlenmesi ve onaylanmasında Kongre’nin rolünü “yeniden teyit” etmeyi amaçlıyor.  Cumhuriyetçi senatörler Lisa Murkowski, Mitch McConnell, Jerry Moran ve Thom Tillis’in de destek verdiği yasa tasarısı büyük ölçüde sembolik olarak değerlendirilse de, iki gün içinde borsada yaşanan 5,4 trilyon dolarlık kayıp ve Wisconsin Yüksek Mahkemesi seçimlerinde Trump’ın danışmanı Elon Musk’ın desteklediği adayın sandıkta yenilgiye uğraması gibi gelişmeler, seçmenin yönetimin politikalarına tepkisini artırdığı şeklinde yorumlanıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan’daki AB fonlu göçmen kampında çocuklar yetersiz besleniyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistandaki-ab-fonlu-goecmen-kampinda-cocuklar-yetersiz-besleniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yunanistandaki-ab-fonlu-goecmen-kampinda-cocuklar-yetersiz-besleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan’ın Sisam Adası’nda bulunan AB fonlu mülteci kampında çocukların yetersiz beslenmeden muzdarip olduğu ortaya çıktı.Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Örgütü, Yunanistan&#039;ın Sisam (Samos) Adası’ndaki bir göçmen kampında, yetersiz beslenmiş çocuklara dair ilk vakaların tespit edildiğini duyurdu. Sisam Adası’ndaki göçmen kampı, insan hakları gruplarının tehlikeli yaşam koşulları nedeniyle eleştirdiği bölgeler arasında bulunuyor.MSF doktorları, Suriye ve Afganistan’dan gelen, altı ay ile altı yaş arasındaki altı çocuğun akut yetersiz beslenmeden muzdarip olduğunu ve acil tıbbi müdahale gerektiğini belirtti.  Çocukların yetersiz beslenmelerinin doğrudan kamp koşullarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı henüz kesin olarak bilinmese de, MSF kampta yetersiz gıda ve sağlık hizmetleri gibi koşulların çocukların sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.  MSF ayrıca, yetersiz beslenme teşhisi konulan altı çocuğun bu yıl kampa ulaştığını bildirdi ve Yunanistan ve Avrupa Birliği’ne yeterli çocuk sağlığı hizmeti ve beslenme desteği sağlanması çağrısında bulunarak, geçen Haziran ayında askıya alınan maddi desteğin de yeniden başlatılmasını talep etti.  MSF Yunanistan Genel Direktörü Christina Psarra, kamp sakinlerinin dörtte birinin çocuklardan oluştuğunu hatırlatarak, derhal harekete geçilmesi çağrısında bulundu ve “Hiçbir çocuk sistematik ihmal nedeniyle yetersiz beslenme yaşamamalı” ifadelerini kullandı.YUNANİSTAN: VAKALAR MÜNFERİTYunanistan Göç Bakanlığı ise vakaların münferit olduğunu savundu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, sığınmacılara günde üç öğün yemek sağlandığı belirtilerek, “Kamp koşulları nedeniyle genel bir yetersiz beslenme durumu söz konusu değildir” ifadelerine yer verildi.  Avrupa’nın 2015-2016 göç krizinin ön saflarında yer alan Yunanistan, Birleşmiş Milletler verilerine göre 2024 yılında yeni bir sığınmacı akını yaşadı. Bu yıl, Orta Doğu ve Afrika’dan Güney Avrupa’ya ulaşan göçmenlerin yaklaşık üçte biri Yunanistan’a geldi.KAMP AB TARAFINDAN FİNANSE EDİLİYORAvrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen Sisam kampı, bir zamanlar 7 bin kişinin yaşadığı, aşırı kalabalık ve fare istilasına uğrayan çadır kenti Vathy kampının yerine 2021’de açıldı.“İNSANLIK DIŞI VE AŞAĞILAYICI”Uluslararası Af Örgütü de, kampın kalabalık dönemlerinde su sıkıntısı ve temel hizmet eksiklikleri nedeniyle koşullarını “insanlık dışı ve aşağılayıcı” olarak nitelendirmişti.  Aynı zamanda, bir Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanı, Yunanistan’ı kampta insan ticareti mağdurlarını tespit etmekte yetersiz kalmakla suçlamıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fFB2jGabY0a4U9pGxCKIag.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistan’daki, fonlu, göçmen, kampında, çocuklar, yetersiz, besleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fFB2jGabY0a4U9pGxCKIag.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Mülteci kampında beslenme krizi"><p>Yunanistan’ın Sisam Adası’nda bulunan AB fonlu mülteci kampında çocukların yetersiz beslenmeden muzdarip olduğu ortaya çıktı.</p><p>Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Örgütü, Yunanistan'ın Sisam (Samos) Adası’ndaki bir göçmen kampında, yetersiz beslenmiş çocuklara dair ilk vakaların tespit edildiğini duyurdu. Sisam Adası’ndaki göçmen kampı, insan hakları gruplarının tehlikeli yaşam koşulları nedeniyle eleştirdiği bölgeler arasında bulunuyor.</p><p>MSF doktorları, Suriye ve Afganistan’dan gelen, altı ay ile altı yaş arasındaki altı çocuğun akut yetersiz beslenmeden muzdarip olduğunu ve acil tıbbi müdahale gerektiğini belirtti.  Çocukların yetersiz beslenmelerinin doğrudan kamp koşullarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı henüz kesin olarak bilinmese de, MSF kampta yetersiz gıda ve sağlık hizmetleri gibi koşulların çocukların sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.  MSF ayrıca, yetersiz beslenme teşhisi konulan altı çocuğun bu yıl kampa ulaştığını bildirdi ve Yunanistan ve Avrupa Birliği’ne yeterli çocuk sağlığı hizmeti ve beslenme desteği sağlanması çağrısında bulunarak, geçen Haziran ayında askıya alınan maddi desteğin de yeniden başlatılmasını talep etti.  MSF Yunanistan Genel Direktörü Christina Psarra, kamp sakinlerinin dörtte birinin çocuklardan oluştuğunu hatırlatarak, derhal harekete geçilmesi çağrısında bulundu ve “Hiçbir çocuk sistematik ihmal nedeniyle yetersiz beslenme yaşamamalı” ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>YUNANİSTAN: VAKALAR MÜNFERİT</strong></h3><p>Yunanistan Göç Bakanlığı ise vakaların münferit olduğunu savundu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, sığınmacılara günde üç öğün yemek sağlandığı belirtilerek, “Kamp koşulları nedeniyle genel bir yetersiz beslenme durumu söz konusu değildir” ifadelerine yer verildi.  Avrupa’nın 2015-2016 göç krizinin ön saflarında yer alan Yunanistan, Birleşmiş Milletler verilerine göre 2024 yılında yeni bir sığınmacı akını yaşadı. Bu yıl, Orta Doğu ve Afrika’dan Güney Avrupa’ya ulaşan göçmenlerin yaklaşık üçte biri Yunanistan’a geldi.</p><h3><strong>KAMP AB TARAFINDAN FİNANSE EDİLİYOR</strong></h3><p>Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen Sisam kampı, bir zamanlar 7 bin kişinin yaşadığı, aşırı kalabalık ve fare istilasına uğrayan çadır kenti Vathy kampının yerine 2021’de açıldı.</p><h3><strong>“İNSANLIK DIŞI VE AŞAĞILAYICI”</strong></h3><p>Uluslararası Af Örgütü de, kampın kalabalık dönemlerinde su sıkıntısı ve temel hizmet eksiklikleri nedeniyle koşullarını “insanlık dışı ve aşağılayıcı” olarak nitelendirmişti.  Aynı zamanda, bir Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanı, Yunanistan’ı kampta insan ticareti mağdurlarını tespit etmekte yetersiz kalmakla suçlamıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, tarifeleri durdurmayı değerlendirmediklerini söyledi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-tarifeleri-durdurmayi-degerlendirmediklerini-soeyledi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-tarifeleri-durdurmayi-degerlendirmediklerini-soeyledi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, müzakere görüşmeleri için tarifeleri durdurmayı değerlendirmediklerini belirtti. Her ülkeyle adil ve iyi anlaşmalar yapacaklarını belirten Trump, &quot;Yapmazsak onlarla hiçbir işimiz olmayacak.&quot; diye konuştu.Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu ile Oval Ofis&#039;te yaptıkları görüşmede basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.  Müzakerelere imkan sağlamak için tarifelerin durdurulmasına açık olup olmadığının sorulması üzerine Trump, &quot;Bunu düşünmüyoruz.&quot; yanıtını verdi.  Trump, &quot;Bizimle anlaşma yapmak için gelen çok sayıda ülke var ve bunlar adil anlaşmalar olacak ve bazı durumlarda önemli tarifeler ödeyecekler.&quot; dedi.  Japonya Başbakanı İşiba Şigeru ile bu sabah çok iyi bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Trump, İşiba&#039;ya ülkelerini &quot;açmaları gerekeceğini&quot; söylediğini aktardı.  Trump, Japonya&#039;ya neredeyse hiç otomobil satmadıklarını ama bu ülkenin ABD&#039;ye otomobil sattığını dile getirerek, ABD&#039;nin tarım ürünlerini de pek almamalarından yakındı.  ABD Başkanı Trump, Çin&#039;in karşılıklı tarifelere misilleme olarak açıkladığı yüzde 34&#039;lük gümrük vergilerini geri çekmemesi halinde bu ülkeye yüzde 50 ek tarife uygulayacaklarını da yineledi.  Tarifelerin bir müzakere stratejisi mi yoksa kalıcı mı olduğuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, &quot;Kalıcı tarifeler olabileceği gibi müzakereler de olabilir çünkü tarifelerin ötesinde ihtiyaç duyduğumuz şeyler var.&quot; dedi.  &quot;HER ÜLKEYLE ADİL VE İYİ ANLAŞMALAR YAPACAĞIZ&quot;  Trump, &quot;Her ülkeyle adil ve iyi anlaşmalar yapacağız ve eğer yapmazsak onlarla hiçbir işimiz olmayacak.&quot; diye konuştu.  Avrupa Birliği&#039;nin (AB) ABD&#039;ye ve ticarete zarar vermek için kurulduğu görüşünü yineleyen Trump, &quot;AB ile 350 milyar dolarlık bir açığımız var ve bu hızla ortadan kalkacak. Bunun nedeni ve hızlı bir şekilde ortadan kalkmasının yollarından biri de bizden enerji almak zorunda kalacak olmaları çünkü buna ihtiyaçları var. Bizden almak zorundalar. Alabilirler de. Bir hafta içinde 350 milyar doları ortadan kaldırabiliriz.&quot; dedi.  Trump, ABD&#039;nin İsrail&#039;den ithalatına getirdiği yüzde 17 oranındaki tarifeleri düşürmeyi planlayıp planlamadığının sorulması üzerine ise &quot;Burada tamamen yeni bir ticaretten bahsediyoruz. Belki de hayır.&quot; yanıtını verdi ve İsrail&#039;e çok yardım ettiklerini sözlerine ekledi.  Netanyahu ise ABD ile ticaret açığını ortadan kaldıracaklarını, bunu çok hızlı şekilde yapmayı planladıklarını ifade ederek, ticaret engellerini de gidereceklerini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nFkGyxD8bkGZYt2hPzEM8w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, tarifeleri, durdurmayı, değerlendirmediklerini, söyledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nFkGyxD8bkGZYt2hPzEM8w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın tarife ısrarı"><p>ABD Başkanı Donald Trump, müzakere görüşmeleri için tarifeleri durdurmayı değerlendirmediklerini belirtti. Her ülkeyle adil ve iyi anlaşmalar yapacaklarını belirten Trump, "Yapmazsak onlarla hiçbir işimiz olmayacak." diye konuştu.</p>Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu ile Oval Ofis'te yaptıkları görüşmede basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.  Müzakerelere imkan sağlamak için tarifelerin durdurulmasına açık olup olmadığının sorulması üzerine Trump, "Bunu düşünmüyoruz." yanıtını verdi.  Trump, "Bizimle anlaşma yapmak için gelen çok sayıda ülke var ve bunlar adil anlaşmalar olacak ve bazı durumlarda önemli tarifeler ödeyecekler." dedi.  Japonya Başbakanı İşiba Şigeru ile bu sabah çok iyi bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Trump, İşiba'ya ülkelerini "açmaları gerekeceğini" söylediğini aktardı.  Trump, Japonya'ya neredeyse hiç otomobil satmadıklarını ama bu ülkenin ABD'ye otomobil sattığını dile getirerek, ABD'nin tarım ürünlerini de pek almamalarından yakındı.  ABD Başkanı Trump, Çin'in karşılıklı tarifelere misilleme olarak açıkladığı yüzde 34'lük gümrük vergilerini geri çekmemesi halinde bu ülkeye yüzde 50 ek tarife uygulayacaklarını da yineledi.  Tarifelerin bir müzakere stratejisi mi yoksa kalıcı mı olduğuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, "Kalıcı tarifeler olabileceği gibi müzakereler de olabilir çünkü tarifelerin ötesinde ihtiyaç duyduğumuz şeyler var." dedi.  <strong>"HER ÜLKEYLE ADİL VE İYİ ANLAŞMALAR YAPACAĞIZ"</strong>  Trump, "Her ülkeyle adil ve iyi anlaşmalar yapacağız ve eğer yapmazsak onlarla hiçbir işimiz olmayacak." diye konuştu.  Avrupa Birliği'nin (AB) ABD'ye ve ticarete zarar vermek için kurulduğu görüşünü yineleyen Trump, "AB ile 350 milyar dolarlık bir açığımız var ve bu hızla ortadan kalkacak. Bunun nedeni ve hızlı bir şekilde ortadan kalkmasının yollarından biri de bizden enerji almak zorunda kalacak olmaları çünkü buna ihtiyaçları var. Bizden almak zorundalar. Alabilirler de. Bir hafta içinde 350 milyar doları ortadan kaldırabiliriz." dedi.  Trump, ABD'nin İsrail'den ithalatına getirdiği yüzde 17 oranındaki tarifeleri düşürmeyi planlayıp planlamadığının sorulması üzerine ise "Burada tamamen yeni bir ticaretten bahsediyoruz. Belki de hayır." yanıtını verdi ve İsrail'e çok yardım ettiklerini sözlerine ekledi.  Netanyahu ise ABD ile ticaret açığını ortadan kaldıracaklarını, bunu çok hızlı şekilde yapmayı planladıklarını ifade ederek, ticaret engellerini de gidereceklerini söyledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları “holografik evren” teorisini savunuyor: Gerçekten Matrix&amp;apos;te mi yaşıyoruz?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlari-holografik-evren-teorisini-savunuyor-gercekten-matrixte-mi-yasiyoruz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlari-holografik-evren-teorisini-savunuyor-gercekten-matrixte-mi-yasiyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Bazı bilim insanları insanlığın, Dünya’nın ve evrendeki her şeyin devasa bir “holografik projeksiyonun” parçası olduğunu iddia ediyor.Birmingham Üniversitesi&#039;nden teorik fizikçi Profesör Marika Taylor&#039;a göre, evren aslında iki boyutlu.  Ancak düz bir ekranda izlenen 3D bir filmde olduğu gibi, o 2D yüzeydeki görüntüler derinlik hissi veriyor çünkü nasıl yansıtıldıklarına bağlı olarak üç boyutlu görünüyorlar.  Yani etrafımızdaki dünyayı karmaşık, üç boyutlu bir yapı olarak görsek de Profesör Taylor, bunun yalnızca bir illüzyon olduğu görüşünde.  Bu durum hayatlarımızın ya da evrenin daha az “gerçek” olduğu anlamına gelmiyor; sadece evrenin düşündüğümüzden çok daha tuhaf olabileceğini gösteriyor.HOLOGRAFİK EVREN TEORİSİ NEDİR?Evrenin bir hologram olduğu fikri, akıllara bilimkurgu filmlerini getirse de, fizikçilerin kastettiği hologram, iki boyutlu bir yüzeye sahip olan ancak üç boyutluymuş gibi görünen bir yapıya sahip.  Daily Mail&#039;e konuşan Profesör Taylor ve aynı fikirdeki diğer bilim insanları, evrenin tamamının iki boyutlu bir yüzey, ama üç boyutluymuş gibi görünen bir yapıya sahip olduğunu düşünüyor.  Teoriye göre, katı bir kütle yerine daha çok işi boş bir küre gibi düşünülmesi gereken evrende Güneş sistemleri ve galaksiler, bu kürenin içindeki 3 boyutlu boşlukta bulunuyor, ama evrenin yüzey yapısı yalnızca iki boyuttan oluşuyor.  “Holografik ilkeye” göre, gezegenlerin ve yıldızların hareketlerini açıklamak için yalnızca bu iki boyutlu yüzeyde olup bitenleri bilmek yeterli.  Profesör Taylor, görüşlerini şu ifadelerle savunuyor:  “Bunu görselleştirmek çok zor. Ancak bir atomun içinde ne olduğunu hayal etmek de zor. 20. yüzyılın başlarında, atomların kuantum kurallarına uyduğunu öğrendik. Bu da günlük gerçekliğimizden oldukça farklıydı. Holografi bizi daha da uç bir dünyaya götürüyor: Sadece kuvvetler kuantum doğalı değil, boyut sayısı da algıladığımız gerçeklikten farklı.”BU, EVRENİN GERÇEK OLMADIĞI ANLAMINA MI GELİYOR?Holografik teoriyle ilgili en büyük yanlış anlamalardan biri, evrenin gerçek olmadığı ya da bir simülasyon olduğu düşüncesi.   Günlük yaşamımızdaki hologramlar genellikle biri tarafından yansıtılır ve isteğe bağlı olarak açılıp kapatılabilir, ancak bilim insanlarının kastettiği şey bu değil.   Profesör Taylor, bunu “Matrix filmleri düşündürücü ama holografiyi tam anlamıyla yansıtmıyor” ifadeleriyle açıklarken, ABD Enerji Bakanlığı&#039;na bağlı Fermilab laboratuvarı da, evrenin bir &#039;simülasyon&#039; olduğu düşüncesinin yanıltıcı olduğunu belirtiyor:  “Evrenimizin üç boyutlu gibi görünmesinin iki boyutlu bir temel düzeyde kodlandığı anlamına gelmesi, bu yansımayı yapan bir varlık olduğu anlamına gelmez.”  Yani, eğer evren gerçekten holografikse bile, Matrix’teki gibi bir simülasyonun varlığı kastedilmiyor.  Bilim insanlarına göre yerçekimi ve üçüncü boyut, ‘ortaya çıkan’ özellikler. Southampton Üniversitesi&#039;nden matematiksel fizikçi Profesör Kostas Skenderis, bu tezi sıcaklığa benzetiyor:  “Sıcaklık gibi düşünün. Her bir atomun sıcaklığı yoktur; yalnızca konumu ve hızı vardır. Ancak yeterli sayıda atom bir araya geldiğinde ve etkileşime girdiğinde, sıcaklık dediğimiz özellik ortaya çıkar. Sıcaklık, temel parçacıkların doğasında yoktur. Ama topluca ortaya çıkan bir özelliktir. Bu, sıcaklığı daha az gerçek yapmaz; aksine açıklar.”  Bu teze göre, yerçekimi ve üçüncü boyut da, 2D evrenin parçalarının belirli şekillerde etkileşimi sonucu ortaya çıkıyor.BİLİM İNSANLARI NEDEN EVRENİN HOLOGRAM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR?Bu sorunun cevabı, Stephen Hawking’in ortaya attığı “bilgi paradoksuna” dayanıyor. Bu paradoks, kara deliklerin fiziğin temel yasalarından birini ihlal ettiğini öne sürüyor.  Fiziğin bir yasasına göre madde yoktan var edilemez veya yok edilemez.  Benzer şekilde, kuantum fiziğinde de bilgi yoktan var edilemez ya da tamamen yok edilemez.  Bilgi paradoksuna göre, parçalarına ayrılan bir not, parçaları bir araya getirildiğinde yeniden okunabilirken, kara deliğe atılan bir nota bir daha ulaşılamaz.   Bilim insanları 1970&#039;lerin sonlarında bu sorunu aşmanın yolunun kara deliklere iki boyutlu olarak bakmak olduğunu fark ettiler.  Bu görüşe göre, not kara deliğe atıldığında bilgi yok edilmez, kara deliğin iki boyutlu sınırına &quot;yayılır&quot;.  Bu, bilgi paradoksunu keşfeden Stephen Hawking’in de hayatının son yıllarında benimsediği görüştü.  Dünyaya iki boyutlu bakmanın bazı durumlarda fiziği anlamayı kolaylaştırdığını savunan bilim insanları, bu perspektifin özellikle Büyük Patlama&#039;nın ilk saniyeleri veya kara deliklerin içi gibi yerçekiminin çok güçlü olduğu anlarda çok işe yarayacağı görüşünde.  Profesör Skenderis, söz konusu perspektifi “Kara delik fiziği bize 3D evreni açıklamak için yalnızca 2D bilgiye ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor” ifadeleriyle açıklıyor. BU TEORİNİN KANITI VAR MI?Profesör Taylor, bu teoriye dair henüz “kesin kanıt” bulunamadığını söylese de, bilim insanları teori üzerinde çalışmaya devam ediyor.   Bunun için en iyi yerin ise, evrenin en erken anlarının izlerini taşıyan Kozmik Mikrodalga Ark ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L7M-gTqmnE-vKPzVihaoWw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, “holografik, evren”, teorisini, savunuyor:, Gerçekten, Matrixte, yaşıyoruz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L7M-gTqmnE-vKPzVihaoWw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Matrix'te mi yaşıyoruz?"><p>Bazı bilim insanları insanlığın, Dünya’nın ve evrendeki her şeyin devasa bir “holografik projeksiyonun” parçası olduğunu iddia ediyor.</p><p>Birmingham Üniversitesi'nden teorik fizikçi Profesör Marika Taylor'a göre, evren aslında iki boyutlu.  Ancak düz bir ekranda izlenen 3D bir filmde olduğu gibi, o 2D yüzeydeki görüntüler derinlik hissi veriyor çünkü nasıl yansıtıldıklarına bağlı olarak üç boyutlu görünüyorlar.  Yani etrafımızdaki dünyayı karmaşık, üç boyutlu bir yapı olarak görsek de Profesör Taylor, bunun yalnızca bir illüzyon olduğu görüşünde.  Bu durum hayatlarımızın ya da evrenin daha az “gerçek” olduğu anlamına gelmiyor; sadece evrenin düşündüğümüzden çok daha tuhaf olabileceğini gösteriyor.</p><h3><strong>HOLOGRAFİK EVREN TEORİSİ NEDİR?</strong></h3><p>Evrenin bir hologram olduğu fikri, akıllara bilimkurgu filmlerini getirse de, fizikçilerin kastettiği hologram, iki boyutlu bir yüzeye sahip olan ancak üç boyutluymuş gibi görünen bir yapıya sahip.  Daily Mail'e konuşan Profesör Taylor ve aynı fikirdeki diğer bilim insanları, evrenin tamamının iki boyutlu bir yüzey, ama üç boyutluymuş gibi görünen bir yapıya sahip olduğunu düşünüyor.  Teoriye göre, katı bir kütle yerine daha çok işi boş bir küre gibi düşünülmesi gereken evrende Güneş sistemleri ve galaksiler, bu kürenin içindeki 3 boyutlu boşlukta bulunuyor, ama evrenin yüzey yapısı yalnızca iki boyuttan oluşuyor.  “Holografik ilkeye” göre, gezegenlerin ve yıldızların hareketlerini açıklamak için yalnızca bu iki boyutlu yüzeyde olup bitenleri bilmek yeterli.  Profesör Taylor, görüşlerini şu ifadelerle savunuyor:  “Bunu görselleştirmek çok zor. Ancak bir atomun içinde ne olduğunu hayal etmek de zor. 20. yüzyılın başlarında, atomların kuantum kurallarına uyduğunu öğrendik. Bu da günlük gerçekliğimizden oldukça farklıydı. Holografi bizi daha da uç bir dünyaya götürüyor: Sadece kuvvetler kuantum doğalı değil, boyut sayısı da algıladığımız gerçeklikten farklı.”</p><h3><strong>BU, EVRENİN GERÇEK OLMADIĞI ANLAMINA MI GELİYOR?</strong></h3><p>Holografik teoriyle ilgili en büyük yanlış anlamalardan biri, evrenin gerçek olmadığı ya da bir simülasyon olduğu düşüncesi.   Günlük yaşamımızdaki hologramlar genellikle biri tarafından yansıtılır ve isteğe bağlı olarak açılıp kapatılabilir, ancak bilim insanlarının kastettiği şey bu değil.   Profesör Taylor, bunu “Matrix filmleri düşündürücü ama holografiyi tam anlamıyla yansıtmıyor” ifadeleriyle açıklarken, ABD Enerji Bakanlığı'na bağlı Fermilab laboratuvarı da, evrenin bir 'simülasyon' olduğu düşüncesinin yanıltıcı olduğunu belirtiyor:  “Evrenimizin üç boyutlu gibi görünmesinin iki boyutlu bir temel düzeyde kodlandığı anlamına gelmesi, bu yansımayı yapan bir varlık olduğu anlamına gelmez.”  Yani, eğer evren gerçekten holografikse bile, Matrix’teki gibi bir simülasyonun varlığı kastedilmiyor.  Bilim insanlarına göre yerçekimi ve üçüncü boyut, ‘ortaya çıkan’ özellikler. Southampton Üniversitesi'nden matematiksel fizikçi Profesör Kostas Skenderis, bu tezi sıcaklığa benzetiyor:  “Sıcaklık gibi düşünün. Her bir atomun sıcaklığı yoktur; yalnızca konumu ve hızı vardır. Ancak yeterli sayıda atom bir araya geldiğinde ve etkileşime girdiğinde, sıcaklık dediğimiz özellik ortaya çıkar. Sıcaklık, temel parçacıkların doğasında yoktur. Ama topluca ortaya çıkan bir özelliktir. Bu, sıcaklığı daha az gerçek yapmaz; aksine açıklar.”  Bu teze göre, yerçekimi ve üçüncü boyut da, 2D evrenin parçalarının belirli şekillerde etkileşimi sonucu ortaya çıkıyor.</p><h3><strong>BİLİM İNSANLARI NEDEN EVRENİN HOLOGRAM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR?</strong></h3><p>Bu sorunun cevabı, Stephen Hawking’in ortaya attığı “bilgi paradoksuna” dayanıyor. Bu paradoks, kara deliklerin fiziğin temel yasalarından birini ihlal ettiğini öne sürüyor.  Fiziğin bir yasasına göre madde yoktan var edilemez veya yok edilemez.  Benzer şekilde, kuantum fiziğinde de bilgi yoktan var edilemez ya da tamamen yok edilemez.  Bilgi paradoksuna göre, parçalarına ayrılan bir not, parçaları bir araya getirildiğinde yeniden okunabilirken, kara deliğe atılan bir nota bir daha ulaşılamaz.   Bilim insanları 1970'lerin sonlarında bu sorunu aşmanın yolunun kara deliklere iki boyutlu olarak bakmak olduğunu fark ettiler.  Bu görüşe göre, not kara deliğe atıldığında bilgi yok edilmez, kara deliğin iki boyutlu sınırına "yayılır".  Bu, bilgi paradoksunu keşfeden Stephen Hawking’in de hayatının son yıllarında benimsediği görüştü.  Dünyaya iki boyutlu bakmanın bazı durumlarda fiziği anlamayı kolaylaştırdığını savunan bilim insanları, bu perspektifin özellikle Büyük Patlama'nın ilk saniyeleri veya kara deliklerin içi gibi yerçekiminin çok güçlü olduğu anlarda çok işe yarayacağı görüşünde.  Profesör Skenderis, söz konusu perspektifi “Kara delik fiziği bize 3D evreni açıklamak için yalnızca 2D bilgiye ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor” ifadeleriyle açıklıyor. </p><h3><strong>BU TEORİNİN KANITI VAR MI?</strong></h3><p>Profesör Taylor, bu teoriye dair henüz “kesin kanıt” bulunamadığını söylese de, bilim insanları teori üzerinde çalışmaya devam ediyor.   Bunun için en iyi yerin ise, evrenin en erken anlarının izlerini taşıyan Kozmik Mikrodalga Arka Plan (CMB) radyasyonu olduğu belirtiliyor.   Chicago Üniversitesi’nden astrofizikçi ve Fermilab Parçacık Astrofiziği Merkezi direktörü Profesör Craig Hogan, bu radyasyonun “holografik gürültü” taşıması gerektiğini görüşünde.  “CMB ve büyük ölçekli tüm yapılar, kuantum-yerçekimsel gürültüden doğmuş olmalı” diyen Hogan, “Eğer evren holografikse, CMB deseninde bunun izlerini görmeliyiz. Evrenin yaratılış sürecinin bir yansımasını taşır” ifadelerini kullanıyor.   Profesör Hogan ayrıca, CMB’nin gökyüzünde “şaşırtıcı simetriler” gösterdiğini ve bunların holografik evrende beklenek işaretler olduğu görüşünde.  Skenderis ise, verileri “Holografik modellerin öngörülerini, CMB'nin gözlemlenen özellikleriyle test ettik ve mükemmel bir uyum bulduk. Bu, bugüne kadar holografiye dair tek doğrudan gözlemsel test” diyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB’nin misilleme vergileri 15 Nisan’da yürürlüğe girecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abnin-misilleme-vergileri-15-nisanda-yururluge-girecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abnin-misilleme-vergileri-15-nisanda-yururluge-girecek</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği&#039;nin ABD’nin gümrük tarifelerine karşı misilleme tedbiri olarak aldığı vergilerin ilk bölümü 15 Nisan’da yürürlüğe girecek.Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic ve AB dönem başkanı Polonya’nın Ekonomi Bakanı Yardımcısı Michal Baranowski, ABD’nin gümrük tarifelerine birliğin vereceği yanıtın ertelenemeyeceğini duyurdu. ABD ile görüşmelerin erken aşamalarında bulunduklarını ifade eden Sefcovic, &quot;ABD, tarifeleri taktiksel değil düzeltici bir önlem olarak kullandı. Amerikalı ortaklarımız hazır olduğu anda müzakere masasına oturmaya tamamıyla hazırız&quot; dedi.     Tüm üye ülkelerin ticaret bakanlarının birlik içerisinde hareket ettiklerini belirten Sefcovic, Avrupa Komisyonu’nun önceliğinin müzakere yoluyla çözüm olduğunu ancak ABD’yi sonsuza dek bekleyemeyeceklerini belirtti.     380 MİLYAR EUROLUK İHRACAT ETKİLENECEK    ABD’nin uygulamaya koyduğu gümrük tarifelerinin AB’nin ihracatının önemli bir kısmını etkilediğini vurgulayan Sefcovic, &quot;Aslında burada ABD’ye yapılan 380 milyar euroluk ihracattan bahsediyoruz. Yani toplam ihracatımızın yüzde 70’i, yüzde 20, yüzde 25 ya da mevcut tarifelerle birleştiğinde yüzde 27,5 gibi daha yüksek oranlarda gümrük vergilerine tabi tutuluyor. Örneğin binek otomobiller için. Biz ise otomobiller ve tüm sanayi ürünleri için sıfıra karşı sıfır gümrük tarifesi teklifinde bulunduk&quot; dedi.    ABD’nin çelik ve alüminyum tarifelerine yanıt olarak üye ülkelerle gerçekleştirilen görüşmelerin ardından misilleme tedbirleri üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Sefcovic, &quot;Oylama 9 Nisan’da yapılacak, nihai liste 15 Nisan’da kabul edilecek ve ürünlere yönelik gümrük vergileri aynı gün yürürlüğe girecek&quot; dedi.     15 MAYIS&#039;TA İKİNCİ BÖLÜM YÜRÜRLÜĞE GİRECEK    Sefcovic, &quot;Tüm tarihler hukuki süreçle açık bir şekilde belirlenmiş durumda. Bu çerçevede nihai listeyi bu akşam sunacağız. Oylamanın çarşamba günü yapılmasını bekliyoruz ve bunun tamamlanmasının ardından 15 Nisan itibarıyla gümrük vergilerinin tahsilatına başlanacak. Bu, sürecin ilk kısmı için. Dünya Ticaret Örgütü metodolojisine tam uyum çerçevesinde sürecin ikinci kısmı ise 30 gün sonra yani 15 Mayıs’ta devreye girecek&quot; dedi.     Sefcovic, &quot;Er ya da geç ABD ile müzakere masasına oturacak ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir uzlaşı sağlayacağız&quot; ifadelerini kullandı.   Polonyalı Bakan Yardımcısı Baranowski ise ABD’li ortaklarına durumu enine boyuna düşünmeleri için zaman tanımak istediklerini söyledi. Baranowski, &quot;Bu çözümlerin ABD ekonomisi için de pek faydalı olmadığı görülebiliyor&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IeC2_lcRzUu0IhV8U4JA-A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>AB’nin, misilleme, vergileri, Nisan’da, yürürlüğe, girecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IeC2_lcRzUu0IhV8U4JA-A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="AB’den misilleme vergileri devrede"><p>Avrupa Birliği'nin ABD’nin gümrük tarifelerine karşı misilleme tedbiri olarak aldığı vergilerin ilk bölümü 15 Nisan’da yürürlüğe girecek.</p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic ve AB dönem başkanı Polonya’nın Ekonomi Bakanı Yardımcısı Michal Baranowski, ABD’nin gümrük tarifelerine birliğin vereceği yanıtın ertelenemeyeceğini duyurdu. ABD ile görüşmelerin erken aşamalarında bulunduklarını ifade eden Sefcovic, "ABD, tarifeleri taktiksel değil düzeltici bir önlem olarak kullandı. Amerikalı ortaklarımız hazır olduğu anda müzakere masasına oturmaya tamamıyla hazırız" dedi.     Tüm üye ülkelerin ticaret bakanlarının birlik içerisinde hareket ettiklerini belirten Sefcovic, Avrupa Komisyonu’nun önceliğinin müzakere yoluyla çözüm olduğunu ancak ABD’yi sonsuza dek bekleyemeyeceklerini belirtti.     <strong>380 MİLYAR EUROLUK İHRACAT ETKİLENECEK</strong>    ABD’nin uygulamaya koyduğu gümrük tarifelerinin AB’nin ihracatının önemli bir kısmını etkilediğini vurgulayan Sefcovic, "Aslında burada ABD’ye yapılan 380 milyar euroluk ihracattan bahsediyoruz. Yani toplam ihracatımızın yüzde 70’i, yüzde 20, yüzde 25 ya da mevcut tarifelerle birleştiğinde yüzde 27,5 gibi daha yüksek oranlarda gümrük vergilerine tabi tutuluyor. Örneğin binek otomobiller için. Biz ise otomobiller ve tüm sanayi ürünleri için sıfıra karşı sıfır gümrük tarifesi teklifinde bulunduk" dedi.    ABD’nin çelik ve alüminyum tarifelerine yanıt olarak üye ülkelerle gerçekleştirilen görüşmelerin ardından misilleme tedbirleri üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Sefcovic, "Oylama 9 Nisan’da yapılacak, nihai liste 15 Nisan’da kabul edilecek ve ürünlere yönelik gümrük vergileri aynı gün yürürlüğe girecek" dedi.     <strong>15 MAYIS'TA İKİNCİ BÖLÜM YÜRÜRLÜĞE GİRECEK</strong>    Sefcovic, "Tüm tarihler hukuki süreçle açık bir şekilde belirlenmiş durumda. Bu çerçevede nihai listeyi bu akşam sunacağız. Oylamanın çarşamba günü yapılmasını bekliyoruz ve bunun tamamlanmasının ardından 15 Nisan itibarıyla gümrük vergilerinin tahsilatına başlanacak. Bu, sürecin ilk kısmı için. Dünya Ticaret Örgütü metodolojisine tam uyum çerçevesinde sürecin ikinci kısmı ise 30 gün sonra yani 15 Mayıs’ta devreye girecek" dedi.     Sefcovic, "Er ya da geç ABD ile müzakere masasına oturacak ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir uzlaşı sağlayacağız" ifadelerini kullandı.   Polonyalı Bakan Yardımcısı Baranowski ise ABD’li ortaklarına durumu enine boyuna düşünmeleri için zaman tanımak istediklerini söyledi. Baranowski, "Bu çözümlerin ABD ekonomisi için de pek faydalı olmadığı görülebiliyor" dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Husiler, Kızıldeniz’de ABD’ye ait 2 savaş gemisini hedef aldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/husiler-kizildenizde-abdye-ait-2-savas-gemisini-hedef-aldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/husiler-kizildenizde-abdye-ait-2-savas-gemisini-hedef-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Yemen&#039;deki İran destekli Husiler, Kızıldeniz&#039;de ABD’ye ait destroyer tipi iki savaş gemisini füze ve İHA’larla hedef aldıklarını açıkladı.Yemen&#039;deki İran destekli Husiler, ABD savaş gemilerini hedef almaya devam ediyor. Husilerin silahlı kanadının sözcüsü Yahya Saree, Kızıldeniz&#039;de ABD’ye ait destroyer tipi iki savaş gemisini füze ve İHA’larla hedef aldıklarını açıkladı. Saree, ayrıca İsrail’in Yafa bölgesine de İHA saldırısı düzenlediklerini aktardı.  Saldırılardaki can ve mal kaybına ilişkin ise henüz açıklama yapılmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TViE-TbhRkaOL3ZUbI9MKg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Husiler, Kızıldeniz’de, ABD’ye, ait, savaş, gemisini, hedef, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TViE-TbhRkaOL3ZUbI9MKg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Husiler, Kızıldeniz’de ABD’ye ait 2 savaş gemisini hedef aldı"><p>Yemen'deki İran destekli Husiler, Kızıldeniz'de ABD’ye ait destroyer tipi iki savaş gemisini füze ve İHA’larla hedef aldıklarını açıkladı.</p>Yemen'deki İran destekli Husiler, ABD savaş gemilerini hedef almaya devam ediyor. Husilerin silahlı kanadının sözcüsü Yahya Saree, Kızıldeniz'de ABD’ye ait destroyer tipi iki savaş gemisini füze ve İHA’larla hedef aldıklarını açıkladı. Saree, ayrıca İsrail’in Yafa bölgesine de İHA saldırısı düzenlediklerini aktardı.  Saldırılardaki can ve mal kaybına ilişkin ise henüz açıklama yapılmadı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ordusu 21 günde Gazze&amp;apos;de 500&amp;apos;den fazla çocuğu öldürdü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-ordusu-21-gunde-gazzede-500den-fazla-cocugu-oeldurdu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-ordusu-21-gunde-gazzede-500den-fazla-cocugu-oeldurdu</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusunun ateşkesi bozarak 18 Mart&#039;tan bu yana Gazze&#039;ye düzenlediği saldırılarda 505 çocuğun hayıtını kaybettiği, bin 249 çocuğun yaralandığı bildirildi.Gazze&#039;deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail ordusunun Gazze&#039;ye düzenlediği şiddetli saldırıların sonuçlarına ilişkin bilgi verildi.  İsrail&#039;in 18 Mart&#039;tan bu yana düzenlediği saldırılarda 505 çocuğun hayatını kaybettiği, 1249 çocuğun da yaralandığı belirtildi.  Açıklamada, 271 kadın ile 86 yaşlının İsrail saldırılarında yaşamını yitirdiği ifade edildi.  İsrail&#039;in Gazze&#039;ye düzenlediği saldırılarda 18 Mart&#039;tan bu yana 1391 kişinin, 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana ise 50 bin 752 kişinin öldüğü kaydedildi.  ATEŞKESİ BOZAN İSRAİL, SALDIRILARIN ŞİDDETİNİ ARTIRDI  İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1391 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 434 kişi yaralandı.  İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 752&#039;ye, yaralıların sayısı ise 115 bin 475&#039;e yükseldi.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas&#039;a karşı &quot;gittikçe artan askeri güçle&quot; hareket edeceğini duyurdu.  Hamas ise &quot;İsrail&#039;in verdiği sözlere uymadığını ve ateşkese arabulucu ülkelerin gözü önünde sorumluluklarını yerine getirmeyerek Gazze Şeridi&#039;nde Filistin halkına karşı soykırımı yeniden başlattığını&quot; açıkladı.  İsrail&#039;in Gazze&#039;ye saldırıları, Başbakan Binyamin Netanyahu&#039;nun iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü&#039;nü görevden alması gibi tartışmalı siyasi adımlarının gölgesinde başlatması dikkati çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rPHj-6J-1E2BaGkdzo1SlA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ordusu, günde, Gazzede, 500den, fazla, çocuğu, öldürdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rPHj-6J-1E2BaGkdzo1SlA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail ordusu 21 günde Gazze'de 500'den fazla çocuğu öldürdü"><p>İsrail ordusunun ateşkesi bozarak 18 Mart'tan bu yana Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 505 çocuğun hayıtını kaybettiği, bin 249 çocuğun yaralandığı bildirildi.</p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail ordusunun Gazze'ye düzenlediği şiddetli saldırıların sonuçlarına ilişkin bilgi verildi.  İsrail'in 18 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 505 çocuğun hayatını kaybettiği, 1249 çocuğun da yaralandığı belirtildi.  Açıklamada, 271 kadın ile 86 yaşlının İsrail saldırılarında yaşamını yitirdiği ifade edildi.  İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 18 Mart'tan bu yana 1391 kişinin, 7 Ekim 2023'ten bu yana ise 50 bin 752 kişinin öldüğü kaydedildi.  <strong>ATEŞKESİ BOZAN İSRAİL, SALDIRILARIN ŞİDDETİNİ ARTIRDI</strong>  İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1391 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 434 kişi yaralandı.  İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 752'ye, yaralıların sayısı ise 115 bin 475'e yükseldi.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas'a karşı "gittikçe artan askeri güçle" hareket edeceğini duyurdu.  Hamas ise "İsrail'in verdiği sözlere uymadığını ve ateşkese arabulucu ülkelerin gözü önünde sorumluluklarını yerine getirmeyerek Gazze Şeridi'nde Filistin halkına karşı soykırımı yeniden başlattığını" açıkladı.  İsrail'in Gazze'ye saldırıları, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü'nü görevden alması gibi tartışmalı siyasi adımlarının gölgesinde başlatması dikkati çekti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de Rümeysa Öztürk davası: Federal yargıç, ek delil istedi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-rumeysa-ozturk-davasi-federal-yargic-ek-delil-istedi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-rumeysa-ozturk-davasi-federal-yargic-ek-delil-istedi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de, Filistin&#039;e destek verdiği gerekçesiyle gözaltına alınan doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk&#039;le ilgili görülen davada Federal Bölge Yargıcı, yargılamanın devamı için taraflardan ek delil sunmalarını istedi.Vermont Bölge Yargıcı Sessions, 25 Mart&#039;ta, Massachusetts eyaletinde gözaltına alınarak Louisiana eyaletine götürülen Öztürk&#039;le ilgili davanın ilk duruşmasında iki tarafın savunmalarını dinleyerek bilgi edindi.  Massachusetts’teki federal yargıcın kararı üzerine hafta sonu, yaklaşık iki haftadır gözaltında tutulduğu Louisiana’dan yaşadığı bölgeye daha yakın Vermont’a getirilen Öztürk, buradaki ilk duruşmaya çıkarılmadı.  Federal Yargıç William Sessions, iki tarafın avukatlarını dinledikten sonra bu davanın alışılmışın dışında içeriğe sahip olduğunu belirterek, taraflara daha fazla belge ve bilgi toplamalarını tavsiye etti.  Duruşmaya telefonla katılan Öztürk’ün avukatı Ramzi Kassem, müvekkilinin kaçma veya topluma zarar verme riskinin bulunmadığını savunarak tutuksuz yargılanmasını talep etti.  ABD yönetiminin avukatı ise Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası&#039;nı ihlal ettiğini öne sürdüğü Türk öğrencinin davasının görülmesi konusunda acele edilmemesi gerektiğini savundu.  Avukatları dinleyen Sessions, iki tarafın da toplayacağı ek delilleri 11 Nisan&#039;a kadar mahkemeye sunmalarını isteyerek 14 Nisan&#039;da ikinci duruşmanın yapılmasına karar verdi.  Federal yargıç, ayrıca taraflardan birinin talebi durumunda Rümeysa Öztürk’ün mahkemede savunma yapmasını isteyebileceğini belirtti.ÖZTÜRK&#039;ÜN GÖZALTINA ALINMASI  Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesinde doktora eğitimi alan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk, 25 Mart akşamı arkadaşlarıyla iftar yapmaya giderken yüzleri maskeli 6 Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlisi tarafından gözaltına alınmıştı.  ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Öztürk&#039;ün öğrenci vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini açıklamıştı.  Rubio, &quot;Hamas destekçisi&quot; ve (İsrail karşıtı) &quot;deliler&quot; olarak nitelediği 300&#039;den fazla yabancı öğrencinin vizesinin iptal edildiğini belirtmişti.  ABD’de federal yargıç, ICE görevlilerince gözaltına alınan Türk öğrenci Öztürk&#039;ün sınır dışı edilmesine karşı durdurma kararı almıştı.  Massachusetts Bölge Yargıcı Denise Casper, 4 Nisan Cuma geç saatlerde avukatların dilekçelerini incelemesinin ardından hazırladığı raporda, Louisiana&#039;da tutulan Öztürk&#039;ün yargılanmasının Vermont eyaletinde yapılmasının uygun olduğunu belirtmişti.  Casper, kararına gerekçe olarak Öztürk&#039;ün avukatlarının 25 Mart gecesi mahkemeye dilekçe sunduğu saatlerde Türk öğrencinin ICE görevlileri tarafından Vermont&#039;ta tutuluyor olmasını, henüz Louisiana&#039;ya transfer edilmemiş olmasını göstermişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5eGdpT7XhEy_Gh7Kqck36g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, Rümeysa, Öztürk, davası:, Federal, yargıç, delil, istedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5eGdpT7XhEy_Gh7Kqck36g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de Rümeysa Öztürk davası"><p>ABD'de, Filistin'e destek verdiği gerekçesiyle gözaltına alınan doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk'le ilgili görülen davada Federal Bölge Yargıcı, yargılamanın devamı için taraflardan ek delil sunmalarını istedi.</p>Vermont Bölge Yargıcı Sessions, 25 Mart'ta, Massachusetts eyaletinde gözaltına alınarak Louisiana eyaletine götürülen Öztürk'le ilgili davanın ilk duruşmasında iki tarafın savunmalarını dinleyerek bilgi edindi.  Massachusetts’teki federal yargıcın kararı üzerine hafta sonu, yaklaşık iki haftadır gözaltında tutulduğu Louisiana’dan yaşadığı bölgeye daha yakın Vermont’a getirilen Öztürk, buradaki ilk duruşmaya çıkarılmadı.  Federal Yargıç William Sessions, iki tarafın avukatlarını dinledikten sonra bu davanın alışılmışın dışında içeriğe sahip olduğunu belirterek, taraflara daha fazla belge ve bilgi toplamalarını tavsiye etti.  Duruşmaya telefonla katılan Öztürk’ün avukatı Ramzi Kassem, müvekkilinin kaçma veya topluma zarar verme riskinin bulunmadığını savunarak tutuksuz yargılanmasını talep etti.  ABD yönetiminin avukatı ise Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası'nı ihlal ettiğini öne sürdüğü Türk öğrencinin davasının görülmesi konusunda acele edilmemesi gerektiğini savundu.  Avukatları dinleyen Sessions, iki tarafın da toplayacağı ek delilleri 11 Nisan'a kadar mahkemeye sunmalarını isteyerek 14 Nisan'da ikinci duruşmanın yapılmasına karar verdi.  Federal yargıç, ayrıca taraflardan birinin talebi durumunda Rümeysa Öztürk’ün mahkemede savunma yapmasını isteyebileceğini belirtti.<strong>ÖZTÜRK'ÜN GÖZALTINA ALINMASI</strong>  Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesinde doktora eğitimi alan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk, 25 Mart akşamı arkadaşlarıyla iftar yapmaya giderken yüzleri maskeli 6 Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlisi tarafından gözaltına alınmıştı.  ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Öztürk'ün öğrenci vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini açıklamıştı.  Rubio, "Hamas destekçisi" ve (İsrail karşıtı) "deliler" olarak nitelediği 300'den fazla yabancı öğrencinin vizesinin iptal edildiğini belirtmişti.  ABD’de federal yargıç, ICE görevlilerince gözaltına alınan Türk öğrenci Öztürk'ün sınır dışı edilmesine karşı durdurma kararı almıştı.  Massachusetts Bölge Yargıcı Denise Casper, 4 Nisan Cuma geç saatlerde avukatların dilekçelerini incelemesinin ardından hazırladığı raporda, Louisiana'da tutulan Öztürk'ün yargılanmasının Vermont eyaletinde yapılmasının uygun olduğunu belirtmişti.  Casper, kararına gerekçe olarak Öztürk'ün avukatlarının 25 Mart gecesi mahkemeye dilekçe sunduğu saatlerde Türk öğrencinin ICE görevlileri tarafından Vermont'ta tutuluyor olmasını, henüz Louisiana'ya transfer edilmemiş olmasını göstermişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de ateşkes olacak mı? İsrail basını, Mısır&amp;apos;ın yeni teklifinin detaylarını duyurdu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gazzede-ateskes-olacak-mi-israil-basini-misirin-yeni-teklifinin-detaylarini-duyurdu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gazzede-ateskes-olacak-mi-israil-basini-misirin-yeni-teklifinin-detaylarini-duyurdu</guid>
<description><![CDATA[ İsrail basını, Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası müzakerelerinin arabulucularından Mısır&#039;ın daha önce taraflara ilettiği iddia edilen ateşkes teklifinin detaylarını aktardı.Basındaki haberlere göre, Mısır, İsrail saldırıları altındaki Gazze Şeridi&#039;nde ateşkese varılması için İsrailli 9 esirin serbest bırakılması karşılığında 70 gün ateşkes ve 2 bin 500 Filistinli esirin salıverilmesini önerdi.  Söz konusu teklif, Hamas&#039;ın aralarında ABD-İsrail çifte vatandaşı Idan Alexander&#039;ın da bulunduğu 9 İsrailli esiri salıvermesi ve ABD-İsrail çifte vatandaşı 2 esirin naaşlarının teslim etmesini öngörüyor.  Gazze&#039;de tutulan İsrailli esirlerin serbest bırakılması karşılığında İsrail&#039;in ise hapishanelerinde tuttuğu toplamda 2 bin 500 Filistinli esiri serbest bırakması ve Gazze&#039;ye düzenlediği saldırılarını 70 gün süreyle sona erdirmesi şart koşuluyor.  İsrail&#039;in, kabul edilmesi halinde, serbest bırakması gereken Filistinli esirlerden 2 bin 200&#039;ünün Gazze&#039;de alıkonduğu, 150&#039;sinin müebbet hapis cezasına çarptırıldığı bildirildi.  Mısır&#039;dan taraflara ilettiği iddia edilen yeni ateşkes teklifine hakkında açıklama yapılmadı.  MISIR&#039;IN, İSRAİL VE HAMAS&#039;A YENİ TEKLİF SUNDUĞU AKTARILMIŞTI  İsrail devlet televizyonu KAN, 5 Nisan&#039;da Gazze Şeridi&#039;nde ateşkes müzakerelerinin arabulucularından Mısır&#039;ın, İsrail ile Hamas&#039;a ateşkes için yeni bir teklif sunduğunu bildirmişti.  KAN&#039;ın haberinde, Mısır&#039;ın, geçen hafta Katar&#039;la birlikte önerdiği, Hamas&#039;ın kabul ettiği İsrail&#039;in ise reddettiği ateşkes önerisinin revize edilmiş halini taraflara ilettiği aktarılmıştı.  Haberde, yeni ateşkes önerisinin detaylarına ilişkin bilgi paylaşılmazken, teklifin, arabulucuların geçen hafta sunduğu 5 İsrailli sağ esirin bırakılmasını içeren teklif ile İsrail&#039;in yalnızca 40 günlük ateşkes karşılığında 11 sağ esirin serbest bırakılmasını istediği teklif arasında bir yerde olduğu kaydedilmişti.  Mısır&#039;dan taraflara sunulduğu aktarılan yeni ateşkes teklifine ilişkin açıklama yapılmadı.  ATEŞKESİ BOZAN İSRAİL, ŞİDDETLİ SALDIRILARI YENİDEN BAŞLATTI  İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1335 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 297 kişi yaralandı.  İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 695&#039;a, yaralıların sayısı ise 115 bin 338&#039;e yükseldi.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas&#039;a karşı &quot;gittikçe artan askeri güçle&quot; hareket edeceğini duyurdu.  Hamas ise &quot;İsrail&#039;in verdiği sözlere uymadığını ve ateşkese arabulucu ülkelerin gözü önünde sorumluluklarını yerine getirmeyerek Gazze Şeridi&#039;nde Filistin halkına karşı soykırımı yeniden başlattığını&quot; açıkladı.  İsrail&#039;in Gazze&#039;ye saldırıları, Başbakan Binyamin Netanyahu&#039;nun iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü&#039;nü görevden alması gibi tartışmalı siyasi adımlarının gölgesinde başlatması dikkati çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zLHDsQOIB0ShQCAgc4zzQw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, ateşkes, olacak, mı, İsrail, basını, Mısırın, yeni, teklifinin, detaylarını, duyurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zLHDsQOIB0ShQCAgc4zzQw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Mısır'ın Gazze'de ateşkes teklifi"><p>İsrail basını, Gazze'de ateşkes ve esir takası müzakerelerinin arabulucularından Mısır'ın daha önce taraflara ilettiği iddia edilen ateşkes teklifinin detaylarını aktardı.</p>Basındaki haberlere göre, Mısır, İsrail saldırıları altındaki Gazze Şeridi'nde ateşkese varılması için İsrailli 9 esirin serbest bırakılması karşılığında 70 gün ateşkes ve 2 bin 500 Filistinli esirin salıverilmesini önerdi.  Söz konusu teklif, Hamas'ın aralarında ABD-İsrail çifte vatandaşı Idan Alexander'ın da bulunduğu 9 İsrailli esiri salıvermesi ve ABD-İsrail çifte vatandaşı 2 esirin naaşlarının teslim etmesini öngörüyor.  Gazze'de tutulan İsrailli esirlerin serbest bırakılması karşılığında İsrail'in ise hapishanelerinde tuttuğu toplamda 2 bin 500 Filistinli esiri serbest bırakması ve Gazze'ye düzenlediği saldırılarını 70 gün süreyle sona erdirmesi şart koşuluyor.  İsrail'in, kabul edilmesi halinde, serbest bırakması gereken Filistinli esirlerden 2 bin 200'ünün Gazze'de alıkonduğu, 150'sinin müebbet hapis cezasına çarptırıldığı bildirildi.  Mısır'dan taraflara ilettiği iddia edilen yeni ateşkes teklifine hakkında açıklama yapılmadı.  <strong>MISIR'IN, İSRAİL VE HAMAS'A YENİ TEKLİF SUNDUĞU AKTARILMIŞTI</strong>  İsrail devlet televizyonu KAN, 5 Nisan'da Gazze Şeridi'nde ateşkes müzakerelerinin arabulucularından Mısır'ın, İsrail ile Hamas'a ateşkes için yeni bir teklif sunduğunu bildirmişti.  KAN'ın haberinde, Mısır'ın, geçen hafta Katar'la birlikte önerdiği, Hamas'ın kabul ettiği İsrail'in ise reddettiği ateşkes önerisinin revize edilmiş halini taraflara ilettiği aktarılmıştı.  Haberde, yeni ateşkes önerisinin detaylarına ilişkin bilgi paylaşılmazken, teklifin, arabulucuların geçen hafta sunduğu 5 İsrailli sağ esirin bırakılmasını içeren teklif ile İsrail'in yalnızca 40 günlük ateşkes karşılığında 11 sağ esirin serbest bırakılmasını istediği teklif arasında bir yerde olduğu kaydedilmişti.  Mısır'dan taraflara sunulduğu aktarılan yeni ateşkes teklifine ilişkin açıklama yapılmadı.  <strong>ATEŞKESİ BOZAN İSRAİL, ŞİDDETLİ SALDIRILARI YENİDEN BAŞLATTI</strong>  İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1335 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 297 kişi yaralandı.  İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 695'a, yaralıların sayısı ise 115 bin 338'e yükseldi.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas'a karşı "gittikçe artan askeri güçle" hareket edeceğini duyurdu.  Hamas ise "İsrail'in verdiği sözlere uymadığını ve ateşkese arabulucu ülkelerin gözü önünde sorumluluklarını yerine getirmeyerek Gazze Şeridi'nde Filistin halkına karşı soykırımı yeniden başlattığını" açıkladı.  İsrail'in Gazze'ye saldırıları, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü'nü görevden alması gibi tartışmalı siyasi adımlarının gölgesinde başlatması dikkati çekti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;İran görüşmeleri 12 Nisan&amp;apos;da Umman&amp;apos;da yapılacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-iran-goerusmeleri-12-nisanda-ummanda-yapilacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-iran-goerusmeleri-12-nisanda-ummanda-yapilacak</guid>
<description><![CDATA[ İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İran ile ABD arasında dolaylı görüşmelerin 12 Nisan&#039;da Umman&#039;da başlayacağını duyurdu.Erakçi, X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, &quot;İran ve ABD, cumartesi Umman&#039;da üst düzey dolaylı görüşmelerde bir araya gelecek. Bu bir fırsat olduğu kadar bir testtir de. Top ABD&#039;nin sahasında.&quot; ifadelerini kullandı.  İran ile nükleer anlaşmadan 2018&#039;de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu geçen ay İran lideri Ayetullah Ali Hamaney&#039;e göndermişti. Tehditleri de içeren mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vererek tehdit ve baskı altında doğrudan müzakere etmeyeceklerini yalnızca dolaylı görüşmelere hazır olduklarını duyurmuştu.  İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, dün Tahran&#039;da düzenlediği basın toplantısında, önerdikleri dolaylı müzakere formatı için Washington&#039;un kararını beklediklerini bildirmişti. Bekayi, arabuluculuk için Umman&#039;ın öncelikli aday olduğunu söylemişti.  &quot;İRAN&#039;LA DOĞRUDAN GÖRÜŞMELERE BAŞLADIK&quot;  ABD Başkanı Trump ise İran’la nükleer programı konusunda neredeyse en üst düzeyde doğrudan görüşmelere başladığını açıkladı.  &quot;Cumartesi günü çok önemli bir toplantımız var ve kendileriyle doğrudan temas halindeyiz&quot; diyen Trump, &quot;Belki bir anlaşma yapılır, bu harika olur&quot; dedi.  Trump ayrıca, &quot;İran&#039;ın nükleer silahı olamaz ve eğer görüşmeler başarılı olmazsa, aslında İran için çok kötü bir gün olacağını düşünüyorum&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bzQo-cNEjEybEYVX5gckug.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD-İran, görüşmeleri, Nisanda, Ummanda, yapılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bzQo-cNEjEybEYVX5gckug.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD-İran görüşmeleri 12 Nisan'da Umman'da yapılacak"><p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İran ile ABD arasında dolaylı görüşmelerin 12 Nisan'da Umman'da başlayacağını duyurdu.</p>Erakçi, X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "İran ve ABD, cumartesi Umman'da üst düzey dolaylı görüşmelerde bir araya gelecek. Bu bir fırsat olduğu kadar bir testtir de. Top ABD'nin sahasında." ifadelerini kullandı.  İran ile nükleer anlaşmadan 2018'de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu geçen ay İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'e göndermişti. Tehditleri de içeren mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vererek tehdit ve baskı altında doğrudan müzakere etmeyeceklerini yalnızca dolaylı görüşmelere hazır olduklarını duyurmuştu.  İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, dün Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, önerdikleri dolaylı müzakere formatı için Washington'un kararını beklediklerini bildirmişti. Bekayi, arabuluculuk için Umman'ın öncelikli aday olduğunu söylemişti.  <strong>"İRAN'LA DOĞRUDAN GÖRÜŞMELERE BAŞLADIK"</strong>  ABD Başkanı Trump ise İran’la nükleer programı konusunda neredeyse en üst düzeyde doğrudan görüşmelere başladığını açıkladı.  "Cumartesi günü çok önemli bir toplantımız var ve kendileriyle doğrudan temas halindeyiz" diyen Trump, "Belki bir anlaşma yapılır, bu harika olur" dedi.  Trump ayrıca, "İran'ın nükleer silahı olamaz ve eğer görüşmeler başarılı olmazsa, aslında İran için çok kötü bir gün olacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail, gazetecilerin çadırını hedef aldığını doğruladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-gazetecilerin-cadirini-hedef-aldiginidogruladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-gazetecilerin-cadirini-hedef-aldiginidogruladi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nin güneyindeki Han Yunus kentinde gazetecilerin kaldığı çadıra saldırı düzenlediğini kabul etti. Hava saldırısında Filistinli gazeteci Hilmi el-Fakavi yaşamını yitirdi. Aynı saldırıda 9&#039;u gazeteci olmak üzere 10 kişi de yaralandı.Ordudan yapılan yazılı açıklamada, &quot;Ordu ile iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) dün gece Han Yunus&#039;ta, Hamas&#039;a mensup olup gazeteci kisvesi altında çalışan ve medya şirketi olan Hasan Abdulfettah Muhammed Islih&#039;i hedef aldı.&quot; ifadesine yer verildi.  Açıklamada, saldırının, &quot;Hamas&#039;ın Han Yunus&#039;taki Tugay&#039;ına mensup olan Islih&#039;i hedef alma gayesiyle&quot; gerçekleştirildiği iddia edildi.  Saldırıda yaralanan 9 gazeteciden biri olan Islih ise İsrail&#039;in iddialarıyla ilgili henüz açıklama yapmadı.  İsrail savaş uçakları, Han Yunus kentinde Nasır Hastanesi yakınında gazetecilerin kaldığı bir çadırı bombalamış, saldırı sonrası çadırda yangın çıkmıştı. Saldırıda ilk belirlemelere göre bir gazetecinin öldüğü, 9&#039;u gazeteci 10 kişinin de yaralandığı bildirilmişti.  İsrail ordusu, uluslararası sözleşmelere göre dokunulmazlığı olan basın mensuplarını Gazze&#039;de düzenlediği saldırılarla sık sık hedef almaya devam ediyor.  Gazetecilerin kaldığı çadıra düzenlenen saldırıda 1 gazetecinin yanarak hayatını kaybetmesiyle 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana öldürülen gazetecilerin sayısı 210&#039;a çıkmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vq4loSvZzE2E0Qh9jVSGOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, gazetecilerin, çadırını, hedef, aldığını doğruladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vq4loSvZzE2E0Qh9jVSGOQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail gazetecilerin çadırına saldırdı"><p>İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde gazetecilerin kaldığı çadıra saldırı düzenlediğini kabul etti. Hava saldırısında Filistinli gazeteci Hilmi el-Fakavi yaşamını yitirdi. Aynı saldırıda 9'u gazeteci olmak üzere 10 kişi de yaralandı.</p>Ordudan yapılan yazılı açıklamada, "Ordu ile iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) dün gece Han Yunus'ta, Hamas'a mensup olup gazeteci kisvesi altında çalışan ve medya şirketi olan Hasan Abdulfettah Muhammed Islih'i hedef aldı." ifadesine yer verildi.  Açıklamada, saldırının, "Hamas'ın Han Yunus'taki Tugay'ına mensup olan Islih'i hedef alma gayesiyle" gerçekleştirildiği iddia edildi.  Saldırıda yaralanan 9 gazeteciden biri olan Islih ise İsrail'in iddialarıyla ilgili henüz açıklama yapmadı.  İsrail savaş uçakları, Han Yunus kentinde Nasır Hastanesi yakınında gazetecilerin kaldığı bir çadırı bombalamış, saldırı sonrası çadırda yangın çıkmıştı. Saldırıda ilk belirlemelere göre bir gazetecinin öldüğü, 9'u gazeteci 10 kişinin de yaralandığı bildirilmişti.  İsrail ordusu, uluslararası sözleşmelere göre dokunulmazlığı olan basın mensuplarını Gazze'de düzenlediği saldırılarla sık sık hedef almaya devam ediyor.  Gazetecilerin kaldığı çadıra düzenlenen saldırıda 1 gazetecinin yanarak hayatını kaybetmesiyle 7 Ekim 2023'ten bu yana öldürülen gazetecilerin sayısı 210'a çıkmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ürdün, Mısır ve Fransa&amp;apos;dan Gazze&amp;apos;de ateşkes çağrısı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/urdun-misir-ve-fransadan-gazzede-ateskes-cagrisi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/urdun-misir-ve-fransadan-gazzede-ateskes-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ Ürdün, Mısır ve Fransa liderleri, Gazze&#039;de ateşkes sağlanması ve sivillere yönelik saldırıların durdurulması çağrısında bulundu.Ürdün Kralı 2’nci Abdullah, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Gazze konulu üçlü zirve için Mısır&#039;ın başkenti Kahire&#039;de bir araya geldi. Ürdün, Mısır ve Fransa liderlerinin bir araya geldiği toplantıda, uluslararası toplumun, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını durdurma yönünde baskı yapması, ateşkes anlaşmasına derhal geri dönülmesi ve bu anlaşmanın uygulanması için adım atılması gerektiği kaydedildi.  İsrail’in tüm tedarik yollarını kapaması ve insani yardım girişini engellemesi nedeniyle Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı krizin her geçen gün derinleştiğini vurgulanan toplantıda, acilen bölgeye yeterli insani yardımın ulaştırılmasının gerekliliğine dikkat çekildi.  Ürdün ve Mısırlı liderler, özellikle Fransa&#039;nın da içinde yer aldığı Avrupa Birliği (AB) ülkeleri tarafından uluslararası çabaların birleşmesinin önemine değinerek, Gazze Şeridi&#039;nin yeniden inşası için ortak çaba gösterilmesi gerektiğini bildirdi.  Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise Ürdün ve Mısır&#039;ın Filistin halkının haklarını destekleyen tutumlarının önemini anımsatarak, “Fransa&#039;nın Filistin meselesine siyasi çözüm bulunması ve sükunetin sağlanması için gereken her şeyi yapmaya hazır olduğunu” belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U_JoxfZLLUqL3vWnkRARbg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ürdün, Mısır, Fransadan, Gazzede, ateşkes, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U_JoxfZLLUqL3vWnkRARbg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ürdün, Mısır ve Fransa'dan Gazze'de ateşkes çağrısı"><p>Ürdün, Mısır ve Fransa liderleri, Gazze'de ateşkes sağlanması ve sivillere yönelik saldırıların durdurulması çağrısında bulundu.</p>Ürdün Kralı 2’nci Abdullah, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Gazze konulu üçlü zirve için Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya geldi. Ürdün, Mısır ve Fransa liderlerinin bir araya geldiği toplantıda, uluslararası toplumun, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını durdurma yönünde baskı yapması, ateşkes anlaşmasına derhal geri dönülmesi ve bu anlaşmanın uygulanması için adım atılması gerektiği kaydedildi.  İsrail’in tüm tedarik yollarını kapaması ve insani yardım girişini engellemesi nedeniyle Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı krizin her geçen gün derinleştiğini vurgulanan toplantıda, acilen bölgeye yeterli insani yardımın ulaştırılmasının gerekliliğine dikkat çekildi.  Ürdün ve Mısırlı liderler, özellikle Fransa'nın da içinde yer aldığı Avrupa Birliği (AB) ülkeleri tarafından uluslararası çabaların birleşmesinin önemine değinerek, Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için ortak çaba gösterilmesi gerektiğini bildirdi.  Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise Ürdün ve Mısır'ın Filistin halkının haklarını destekleyen tutumlarının önemini anımsatarak, “Fransa'nın Filistin meselesine siyasi çözüm bulunması ve sükunetin sağlanması için gereken her şeyi yapmaya hazır olduğunu” belirtti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sınırda durdurulan minibüsten 2 zebra, 6 maymun, antilop ve kuğu çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sinirda-durdurulan-minibusten-2-zebra-6-maymun-antilop-ve-kugu-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sinirda-durdurulan-minibusten-2-zebra-6-maymun-antilop-ve-kugu-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Alman polisi, Hollanda sınırında kontrol için durdurduğu bir minibüste egzotik hayvanlarla karşılaştı.Alman polisi, Hollanda sınırında durdurduğu bir minibüste 2 zebra, 6 maymun ve diğer egzotik hayvanlarla karşılaştı.Federal polis tarafından yapılan açıklamada minibüste ayrıca bir antilop, bir kuğu, bir şahin ve bir serval (Afrika&#039;ya özgü küçük bir yaban kedisi) bulunduğu belirtildi.Polis, Polonya plakalı aracı cuma günü Almanya&#039;nın kuzeybatısında, Hollanda sınırındaki Bunde üzerinden giriş yapmaya çalışırken kontrol etti.Araçta bulunan 23 ve 31 yaşlarındaki iki Polonyalı&#039;nın, hayvanların nereden geldiğine dair herhangi bir kanıt ya da gerekli belgeleri sunamadığı kaydedildi.Polis ayrıca hayvanların minibüse güvenli bir şekilde yüklenmediğini belirterek, hayvan koruma ve yaban hayatı koruma kurallarının ihlal edildiğine dair şüpheleri araştırdıklarını bildirdi.Polis, minibüsün Almanya&#039;ya girişinin durdurulduğunu ve hayvanların Hollanda&#039;daki yetkililere teslim edilerek bir barınakta bakılmaya başlandığını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FeXb4Lqy2kuufbh5XpTp-Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sınırda, durdurulan, minibüsten, zebra, maymun, antilop, kuğu, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FeXb4Lqy2kuufbh5XpTp-Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Minibüsten egzotik hayvanlar çıktı"><p>Alman polisi, Hollanda sınırında kontrol için durdurduğu bir minibüste egzotik hayvanlarla karşılaştı.</p><p>Alman polisi, Hollanda sınırında durdurduğu bir minibüste 2 zebra, 6 maymun ve diğer egzotik hayvanlarla karşılaştı.</p><p>Federal polis tarafından yapılan açıklamada minibüste ayrıca bir antilop, bir kuğu, bir şahin ve bir serval (Afrika'ya özgü küçük bir yaban kedisi) bulunduğu belirtildi.</p><p>Polis, Polonya plakalı aracı cuma günü Almanya'nın kuzeybatısında, Hollanda sınırındaki Bunde üzerinden giriş yapmaya çalışırken kontrol etti.</p><p>Araçta bulunan 23 ve 31 yaşlarındaki iki Polonyalı'nın, hayvanların nereden geldiğine dair herhangi bir kanıt ya da gerekli belgeleri sunamadığı kaydedildi.</p><p>Polis ayrıca hayvanların minibüse güvenli bir şekilde yüklenmediğini belirterek, hayvan koruma ve yaban hayatı koruma kurallarının ihlal edildiğine dair şüpheleri araştırdıklarını bildirdi.</p><p>Polis, minibüsün Almanya'ya girişinin durdurulduğunu ve hayvanların Hollanda'daki yetkililere teslim edilerek bir barınakta bakılmaya başlandığını söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gıda güvenliği uzmanları uyardı: 60 ürün geri çağrıldı, 9 kişi böbrek yetmezliği yaşadı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gida-guvenligi-uzmanlari-uyardi-60-urun-geri-cagrildi-9-kisi-boebrek-yetmezligi-yasadi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gida-guvenligi-uzmanlari-uyardi-60-urun-geri-cagrildi-9-kisi-boebrek-yetmezligi-yasadi</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de Sağlık Güvenliği Ajansı, 2023 yılında yaşanan yedi listeria salgınının, füme balık, yumuşak peynirler ve sığır eti ürünlerinden kaynaklandığını duyurdu. Sağlık yetkilileri, özellikle savunmasız gruplar için ölümcül olabilen listeria ve Shiga toksini üreten E. coli bakterilerinin tehlikesine karşı alarmda. Bu bakterilerin, son yıllarda hazırlanan sandviçler ve salatalarda arttığı bildirilirken, enfeksiyonlar arasında yüksek risk taşıyan ürünlere yönelik farkındalığın artırılması gerektiği vurgulandı.Listeria, genellikle ateş, kas ağrıları ve mide bulantısı gibi gribe benzeyen belirtilere yol açıyor, ancak bazı vakalarda menenjit gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonlar gelişebiliyor.İngiltere&#039;deki 2023 listeriosis vakalarının yüzde 13 oranında arttığı, bunun büyük bir kısmının hamilelikle ilişkili olduğu ve ölü doğum ya da düşükle sonuçlandığı belirtildi.Öte yandan, E. coli salgını, İngiltere&#039;deki büyük mağazalarda satılan 60’tan fazla sandviç, dürüm ve salatanın bu bakteriyi taşıyabileceği endişesiyle geri çağrılmasına neden oldu.288 kişiyi hasta eden ve dokuz kişide böbrek yetmezliğine yol açan bu salgın, ikisi ölümle sonuçlanan vakalarla ciddi bir tehdit oluşturdu. Uzmanlar, marul gibi bazı gıdaların bakterilere daha yatkın olduğunu belirtiyor.Gıda güvenliği uzmanları, listeria ve E. coli gibi patojenlerin hızla tespit edilip kontrol altına alınmasının kritik önem taşıdığını vurgularken, bu patojenlerin yayılmasının engellenmesi için kamuoyunun ve sektörün daha dikkatli olması gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, Clostridium perfringens, Yersinia ve Campylobacter gibi diğer bakteriyel enfeksiyonların da arttığı kaydedildi. Özellikle Campylobacter, gıda zehirlenmesinin yaygın bir nedeni olarak, düşük maliyetle tedavi edilebilse de, hassas gruplar için ciddi riskler taşıyor.Sağlık yetkilileri, gıda güvenliği konusunda daha fazla önlem alınması ve toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini belirtiyor.Hastalık meydana getiren kontamine yiyecek ve içeceklerin tüketimiyle ortaya çıkan gıda zehirlenmesi vücutta aniden başlar. En yaygın belirtileri arasında bulantı, ishal ve kusma yer alır. Gıda zehirlenmesinin sebebine bağlı olarak meydana gelen semptomlar değişkenlik gösterebilir.Gıda zehirlenmesi belirtileri şöyle özetlenebilir:

Mide rahatsızlığı
İshal
Kusma
Kanlı dışkı ile birlikte gelen ishal
Mide ağrısı ve kramp
Baş ağrısı
Ateş
Bulanık veya çift görme
Uzuvlarda hareket kısıtlılığı
Cilt uyuşması
Şiddetli halsizlik
Ses değişikliği ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V58ykjAmikaD0d681b9Ufw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gıda, güvenliği, uzmanları, uyardı:, ürün, geri, çağrıldı, kişi, böbrek, yetmezliği, yaşadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V58ykjAmikaD0d681b9Ufw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="60 ürün geri çağrıldı, 9 kişi böbrek yetmezliği yaşadı"><p>İngiltere'de Sağlık Güvenliği Ajansı, 2023 yılında yaşanan yedi listeria salgınının, füme balık, yumuşak peynirler ve sığır eti ürünlerinden kaynaklandığını duyurdu. Sağlık yetkilileri, özellikle savunmasız gruplar için ölümcül olabilen listeria ve Shiga toksini üreten E. coli bakterilerinin tehlikesine karşı alarmda. Bu bakterilerin, son yıllarda hazırlanan sandviçler ve salatalarda arttığı bildirilirken, enfeksiyonlar arasında yüksek risk taşıyan ürünlere yönelik farkındalığın artırılması gerektiği vurgulandı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UnvHMI8lwUaeGBPkx7EFBA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Listeria, genellikle ateş, kas ağrıları ve mide bulantısı gibi gribe benzeyen belirtilere yol açıyor, ancak bazı vakalarda menenjit gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonlar gelişebiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aVdWoSSgiEyjVyI2DJiU4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere'deki 2023 listeriosis vakalarının yüzde 13 oranında arttığı, bunun büyük bir kısmının hamilelikle ilişkili olduğu ve ölü doğum ya da düşükle sonuçlandığı belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r6qM7DzNREyBB9wnz3_-xQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öte yandan, E. coli salgını, İngiltere'deki büyük mağazalarda satılan 60’tan fazla sandviç, dürüm ve salatanın bu bakteriyi taşıyabileceği endişesiyle geri çağrılmasına neden oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gQmWFH1LHUyVPkUB2zaGXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>288 kişiyi hasta eden ve dokuz kişide böbrek yetmezliğine yol açan bu salgın, ikisi ölümle sonuçlanan vakalarla ciddi bir tehdit oluşturdu. Uzmanlar, marul gibi bazı gıdaların bakterilere daha yatkın olduğunu belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pFTUkA1sg0CwzSFqA9fjxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gıda güvenliği uzmanları, listeria ve E. coli gibi patojenlerin hızla tespit edilip kontrol altına alınmasının kritik önem taşıdığını vurgularken, bu patojenlerin yayılmasının engellenmesi için kamuoyunun ve sektörün daha dikkatli olması gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, Clostridium perfringens, Yersinia ve Campylobacter gibi diğer bakteriyel enfeksiyonların da arttığı kaydedildi. Özellikle Campylobacter, gıda zehirlenmesinin yaygın bir nedeni olarak, düşük maliyetle tedavi edilebilse de, hassas gruplar için ciddi riskler taşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8AHq7W-PT0azouW6Jq-vaw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sağlık yetkilileri, gıda güvenliği konusunda daha fazla önlem alınması ve toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JHtS1n04J0yXtGTacLuu0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hastalık meydana getiren kontamine yiyecek ve içeceklerin tüketimiyle ortaya çıkan gıda zehirlenmesi vücutta aniden başlar. En yaygın belirtileri arasında bulantı, ishal ve kusma yer alır. Gıda zehirlenmesinin sebebine bağlı olarak meydana gelen semptomlar değişkenlik gösterebilir.Gıda zehirlenmesi belirtileri şöyle özetlenebilir:

Mide rahatsızlığı
İshal
Kusma
Kanlı dışkı ile birlikte gelen ishal
Mide ağrısı ve kramp
Baş ağrısı
Ateş
Bulanık veya çift görme
Uzuvlarda hareket kısıtlılığı
Cilt uyuşması
Şiddetli halsizlik
Ses değişikliği</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karaciğer kanseri işareti olabilir: Uzmanı ciltte ortaya çıkan belirtilerini açıkladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/karaciger-kanseri-isareti-olabilir-uzmani-ciltte-ortaya-cikan-belirtilerini-acikladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/karaciger-kanseri-isareti-olabilir-uzmani-ciltte-ortaya-cikan-belirtilerini-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Karaciğer, vücudun en büyük organlarından biri olup, kanı filtreleyerek toksinlerin atılmasında önemli bir rol oynar. Ancak, aşırı alkol tüketimi, kimyasal maddeler, ilaçlar veya besin takviyeleri gibi toksik maddelere maruz kalması durumunda karaciğer iltihaplanabilir ve bu duruma toksik hepatit denir. Toksik hepatit, karaciğerde kalıcı hasar, siroz ve hatta karaciğer yetmezliğine yol açabilir.Yorgunluk, karın ağrısı, ateş ve sarılık gibi yaygın karaciğer sorunları belirtilerinin yanı sıra, bazı daha az dikkat çeken cilt problemleri de karaciğerin işlev bozukluğunun habercisi olabilir.Fonksiyonel tıp uzmanı Dr. Jaban Moore, karaciğerin işlev bozukluğunun ciltte ortaya çıkan beklenmedik belirtileri konusunda uyarılarda bulundu. Dr. Moore, karaciğerin sağlıklı çalışmadığını gösteren yaygın ancak çoğu zaman gözden kaçan cilt semptomlarını paylaştı.Dr. Moore, Instagram&#039;da paylaştığı videoda, &quot;Safra akışı yavaşladığında, karaciğer aşırı yükleniyor, hormonlar dengesizleşiyor ve toksinler birikiyor; bu da gözle görülür cilt semptomlarına yol açabiliyor.&quot; diyerek bu semptomlara dikkat çekti.Karaciğer toksisitesi, vücudun B2 vitamini ve çinko gibi besinleri yeterince emememesine yol açabilir. 2022 yılında Nutrients Journal&#039;da yayımlanan bir incelemeye göre, çinko eksikliği, ağız çevresindeki kızarıklık, iltihaplanma ve döküntüye neden olan dermatite yol açabilir. Dr. Moore, yüzdeki dermatit ile ilgili olarak, karaciğerin işlevini yerine getirebilmesi için B2 vitamini ve çinko gibi besinlere ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.Göğüs, karın, yüz veya kaburgalarda görülen genişlemiş kan damarları, karaciğer fonksiyon bozukluğunun ilk belirtilerinden biridir. Karaciğerin kanın kimyasını temizleyerek düzenleme görevini üstlendiği için, karaciğer sorunları kan basıncında dengesizliklere yol açabiliyor. Bu durum, ciltte kırmızı veya mavi çizgiler şeklinde görülen örümcek damarlarına (teleanjiektazi) neden olabilir. Örümcek damarları, alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığının (NAFLD) erken belirtisi de olabilir.Hasar gören bir karaciğer, toksinleri ve safrayı işlemekte zorlanabilir, bu da safra tuzlarının vücutta birikmesine yol açar. Bu durum, sinirlerde tahrişe ve vücudun her yerinde kaşıntıya neden olabilir. Dr. Moore, kaşıntı bölgesinin kaşınmaması gerektiğini çünkü bu durumun tahrişi artırarak durumu kötüleştirebileceğini belirtiyor. Kaşıntının şiddetine bağlı olarak, tedavi seçenekleri arasında hafif sabunlar ve reçeteli ilaçlar yer alabilir.Karaciğerde yağ birikimi, akantozis nigrikans adı verilen bir duruma yol açabilir. Bu rahatsızlık, boyun ve koltuk altı gibi vücut kıvrımlarında koyu renkli, kadifemsi deri lekeleri oluşturur. Ayrıca, karaciğerdeki yağ birikimi insülin direncine yol açarak, glikoz ve insülini işleme yeteneğini bozabilir. Aşırı insülin üretimi, deri hücrelerinin büyümesini hızlandırarak cildin kalınlaşmasına ve koyulaşmasına neden olabilir.Gül hastalığı, ciltte kızarıklık ve küçük şişliklere yol açan bir rahatsızlıktır. Bu durum, doğrudan karaciğer toksisitesine bağlı olmasa da, yağlı karaciğer hastalıklarıyla ilişkilendirilmektedir. Yağlı karaciğer hastalığı, karaciğerde hasara ve iltihaplanmaya neden olabilir.
Dr. Moore, Amerikan Dermatoloji Akademisi&#039;nin 2017 tarihli bir makalesinde rosaceanın karaciğer fonksiyon bozukluğunun bir göstergesi olabileceğini belirtmiştir, ancak bu hastalığa sahip kişilerin mutlaka karaciğer sorunları yaşadığı anlamına gelmediğini de eklemektedir.Karaciğer, vücudun toksinlerden arındırılmasında hayati bir rol oynar. Ancak, karaciğer fonksiyonlarındaki aksaklıklar ciltte farklı şekillerde kendini gösterebilir. Dr. Moore&#039;un önerisi, bu tür belirtileri fark edenlerin bir sağlık uzmanına başvurarak erken teşhis almasıdır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eaaU3Vt0H0mvWy--B9vYXg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karaciğer, kanseri, işareti, olabilir:, Uzmanı, ciltte, ortaya, çıkan, belirtilerini, açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eaaU3Vt0H0mvWy--B9vYXg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Karaciğer kanseri işareti olabilir: Uzmanı ciltte ortaya çıkan belirtilerini açıkladı"><p>Karaciğer, vücudun en büyük organlarından biri olup, kanı filtreleyerek toksinlerin atılmasında önemli bir rol oynar. Ancak, aşırı alkol tüketimi, kimyasal maddeler, ilaçlar veya besin takviyeleri gibi toksik maddelere maruz kalması durumunda karaciğer iltihaplanabilir ve bu duruma toksik hepatit denir. Toksik hepatit, karaciğerde kalıcı hasar, siroz ve hatta karaciğer yetmezliğine yol açabilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/40zjePSalkOaRS4UqrHFWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yorgunluk, karın ağrısı, ateş ve sarılık gibi yaygın karaciğer sorunları belirtilerinin yanı sıra, bazı daha az dikkat çeken cilt problemleri de karaciğerin işlev bozukluğunun habercisi olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/No3iRC1oEEe4BJ9Kv_y4eg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fonksiyonel tıp uzmanı Dr. Jaban Moore, karaciğerin işlev bozukluğunun ciltte ortaya çıkan beklenmedik belirtileri konusunda uyarılarda bulundu. Dr. Moore, karaciğerin sağlıklı çalışmadığını gösteren yaygın ancak çoğu zaman gözden kaçan cilt semptomlarını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j5M860LjB0CsjDK3hPLHPw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dr. Moore, Instagram'da paylaştığı videoda, "Safra akışı yavaşladığında, karaciğer aşırı yükleniyor, hormonlar dengesizleşiyor ve toksinler birikiyor; bu da gözle görülür cilt semptomlarına yol açabiliyor." diyerek bu semptomlara dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EpwKDzHbQEqH9OAt2TD4iQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Karaciğer toksisitesi, vücudun B2 vitamini ve çinko gibi besinleri yeterince emememesine yol açabilir. 2022 yılında Nutrients Journal'da yayımlanan bir incelemeye göre, çinko eksikliği, ağız çevresindeki kızarıklık, iltihaplanma ve döküntüye neden olan dermatite yol açabilir. Dr. Moore, yüzdeki dermatit ile ilgili olarak, karaciğerin işlevini yerine getirebilmesi için B2 vitamini ve çinko gibi besinlere ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MB6m3urSwk6wHo7O6hB_BA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Göğüs, karın, yüz veya kaburgalarda görülen genişlemiş kan damarları, karaciğer fonksiyon bozukluğunun ilk belirtilerinden biridir. Karaciğerin kanın kimyasını temizleyerek düzenleme görevini üstlendiği için, karaciğer sorunları kan basıncında dengesizliklere yol açabiliyor. Bu durum, ciltte kırmızı veya mavi çizgiler şeklinde görülen örümcek damarlarına (teleanjiektazi) neden olabilir. Örümcek damarları, alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığının (NAFLD) erken belirtisi de olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VAXIyd5pkUKNAoWKn8gnfg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hasar gören bir karaciğer, toksinleri ve safrayı işlemekte zorlanabilir, bu da safra tuzlarının vücutta birikmesine yol açar. Bu durum, sinirlerde tahrişe ve vücudun her yerinde kaşıntıya neden olabilir. Dr. Moore, kaşıntı bölgesinin kaşınmaması gerektiğini çünkü bu durumun tahrişi artırarak durumu kötüleştirebileceğini belirtiyor. Kaşıntının şiddetine bağlı olarak, tedavi seçenekleri arasında hafif sabunlar ve reçeteli ilaçlar yer alabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mVIE4ZG8zkuFtpLJgrYlgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Karaciğerde yağ birikimi, akantozis nigrikans adı verilen bir duruma yol açabilir. Bu rahatsızlık, boyun ve koltuk altı gibi vücut kıvrımlarında koyu renkli, kadifemsi deri lekeleri oluşturur. Ayrıca, karaciğerdeki yağ birikimi insülin direncine yol açarak, glikoz ve insülini işleme yeteneğini bozabilir. Aşırı insülin üretimi, deri hücrelerinin büyümesini hızlandırarak cildin kalınlaşmasına ve koyulaşmasına neden olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H5F9_PQLnEqERNBxWNII0g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gül hastalığı, ciltte kızarıklık ve küçük şişliklere yol açan bir rahatsızlıktır. Bu durum, doğrudan karaciğer toksisitesine bağlı olmasa da, yağlı karaciğer hastalıklarıyla ilişkilendirilmektedir. Yağlı karaciğer hastalığı, karaciğerde hasara ve iltihaplanmaya neden olabilir.
Dr. Moore, Amerikan Dermatoloji Akademisi'nin 2017 tarihli bir makalesinde rosaceanın karaciğer fonksiyon bozukluğunun bir göstergesi olabileceğini belirtmiştir, ancak bu hastalığa sahip kişilerin mutlaka karaciğer sorunları yaşadığı anlamına gelmediğini de eklemektedir.Karaciğer, vücudun toksinlerden arındırılmasında hayati bir rol oynar. Ancak, karaciğer fonksiyonlarındaki aksaklıklar ciltte farklı şekillerde kendini gösterebilir. Dr. Moore'un önerisi, bu tür belirtileri fark edenlerin bir sağlık uzmanına başvurarak erken teşhis almasıdır.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna askerleri Rus sınırında: Kursk&amp;apos;tan sonra sıra Belgorod&amp;apos;da mı?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ukrayna-askerleri-rus-sinirinda-kursktan-sonra-sira-belgorodda-mi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ukrayna-askerleri-rus-sinirinda-kursktan-sonra-sira-belgorodda-mi</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, askerlerinin Rusya&#039;nın Belgorod bölgesinde olduğunu doğruladı. Zelenski, &quot;Düşman topraklarındaki sınırlarda operasyonlarımıza devam ediyoruz&quot; açıklamasında bulundu. Bu cümleler, Ukrayna birliklerinin Kursk&#039;un ardından sınırdaki bir diğer Rus toprağı Belgorod&#039;da faaliyet gösterdiğini doğrulayan ilk açıklama oldu.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, askerlerinin Rusya&#039;nın Belgorod bölgesinde faaliyet gösterdiğini ilk kez kamuoyuna açıkladı.  Ukrayna lideri yaptığı açıklamada, &quot;Düşman topraklarındaki sınır bölgelerinde aktif operasyonlar yürütmeye devam ediyoruz. Bu kesinlikle adildir - savaş geldiği yere geri dönmelidir&quot; dedi.  Ukrayna&#039;nın geçen yıl Ağustos ayındaki büyük saldırıdan sonra hala küçük bir alanı elinde tuttuğu Kursk bölgesine de atıfta bulundu. Moskova o zamandan beri bölgenin çoğunu geri aldı.ASIL HEDEF BASKIYI HAFİFLETMEKZelenski, &quot;asıl hedefin&quot; Ukrayna&#039;nın Sumi ve Harkov sınır bölgelerini korumak ve özellikle doğu Donetsk bölgesindeki geniş cephe hattında &quot;baskıyı hafifletmek&quot; olduğunu söyledi.  Rus ordusu geçen ay Ukrayna&#039;nın Belgorod bölgesine geçmeye çalıştığını bildirmiş, ancak bu tür saldırıların geri püskürtüldüğünü ileri sürmüştü.ASKERLERE TEŞEKKÜR ETTİ  Zelenski, Belgorod bölgesinde konuşlu 225. Hücum Alayı da dahil olmak üzere Ukrayna&#039;yı savunan çok sayıda ordu birliğine teşekkür ederek, &quot;Aferin çocuklar! Ukrayna için savaşan her biriyle gurur duyuyorum!&quot; dedi.  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2022 yılında Ukrayna&#039;ya tam kapsamlı bir işgal başlattı ve Moskova şu anda Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20&#039;sini kontrol ediyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sYyeXA3_fkGPsc1ba--CTQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna, askerleri, Rus, sınırında:, Kursktan, sonra, sıra, Belgorodda, mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sYyeXA3_fkGPsc1ba--CTQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna askerleri Kursk'un ardından Belgorod'da"><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, askerlerinin Rusya'nın Belgorod bölgesinde olduğunu doğruladı. Zelenski, "Düşman topraklarındaki sınırlarda operasyonlarımıza devam ediyoruz" açıklamasında bulundu. Bu cümleler, Ukrayna birliklerinin Kursk'un ardından sınırdaki bir diğer Rus toprağı Belgorod'da faaliyet gösterdiğini doğrulayan ilk açıklama oldu.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, askerlerinin Rusya'nın Belgorod bölgesinde faaliyet gösterdiğini ilk kez kamuoyuna açıkladı.  Ukrayna lideri yaptığı açıklamada, "Düşman topraklarındaki sınır bölgelerinde aktif operasyonlar yürütmeye devam ediyoruz. Bu kesinlikle adildir - savaş geldiği yere geri dönmelidir" dedi.  Ukrayna'nın geçen yıl Ağustos ayındaki büyük saldırıdan sonra hala küçük bir alanı elinde tuttuğu Kursk bölgesine de atıfta bulundu. Moskova o zamandan beri bölgenin çoğunu geri aldı.</p><p><strong>ASIL HEDEF BASKIYI HAFİFLETMEK</strong></p><p>Zelenski, "asıl hedefin" Ukrayna'nın Sumi ve Harkov sınır bölgelerini korumak ve özellikle doğu Donetsk bölgesindeki geniş cephe hattında "baskıyı hafifletmek" olduğunu söyledi.  Rus ordusu geçen ay Ukrayna'nın Belgorod bölgesine geçmeye çalıştığını bildirmiş, ancak bu tür saldırıların geri püskürtüldüğünü ileri sürmüştü.</p><p><strong>ASKERLERE TEŞEKKÜR ETTİ</strong>  Zelenski, Belgorod bölgesinde konuşlu 225. Hücum Alayı da dahil olmak üzere Ukrayna'yı savunan çok sayıda ordu birliğine teşekkür ederek, "Aferin çocuklar! Ukrayna için savaşan her biriyle gurur duyuyorum!" dedi.  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2022 yılında Ukrayna'ya tam kapsamlı bir işgal başlattı ve Moskova şu anda Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20'sini kontrol ediyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir Amerikalı ve iki Rus uzaya gönderildi: Soyuz MS&amp;27 yola çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bir-amerikali-ve-iki-rus-uzaya-goenderildisoyuz-ms-27-yola-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bir-amerikali-ve-iki-rus-uzaya-goenderildisoyuz-ms-27-yola-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Bir NASA astronotu ve iki Rus kozmonotu taşıyan Soyuz MS-27 uzay aracı Kazakistan&#039;dan fırlatıldı. Uzay görevinin 8 ay sürmesi bekleniyor.Bir Amerikalı NASA astronotu ve iki Rus kozmonotu taşıyan Soyuz MS-27 uzay aracı Kazakistan&#039;daki Baikonor Kozmodrom&#039;undan Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;na gitmek üzere fırlatıldı.  İkinci Dünya Savaşı&#039;nın bitmesinin 80&#039;inci yılı için dekore edilen araç, yerel saatle 10.47&#039;de yola çıktı.  Uzay aracının görüntüleri Rusya&#039;nın Roscosmos uzay ajansı tarafından yayınlandı.  Jonny Kim, Sergey Ryzhikov ve Alexey Zubritsky&#039;nin, görevde 8 ay kalması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VoTB8vhF006D5cod1d2qvw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bir, Amerikalı, iki, Rus, uzaya, gönderildi: Soyuz, MS-27, yola, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VoTB8vhF006D5cod1d2qvw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bir Amerikalı ve iki Rus uzayda"><p>Bir NASA astronotu ve iki Rus kozmonotu taşıyan Soyuz MS-27 uzay aracı Kazakistan'dan fırlatıldı. Uzay görevinin 8 ay sürmesi bekleniyor.</p>Bir Amerikalı NASA astronotu ve iki Rus kozmonotu taşıyan Soyuz MS-27 uzay aracı Kazakistan'daki Baikonor Kozmodrom'undan Uluslararası Uzay İstasyonu'na gitmek üzere fırlatıldı.  İkinci Dünya Savaşı'nın bitmesinin 80'inci yılı için dekore edilen araç, yerel saatle 10.47'de yola çıktı.  Uzay aracının görüntüleri Rusya'nın Roscosmos uzay ajansı tarafından yayınlandı.  Jonny Kim, Sergey Ryzhikov ve Alexey Zubritsky'nin, görevde 8 ay kalması bekleniyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanlı saldırıyı yapan Türk çete üyelerinden firar girişimi: Koğuş basıldı, plan bozuldu!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kanli-saldiriyi-yapan-turk-cete-uyelerinden-firar-girisimi-kogus-basildi-plan-bozuldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kanli-saldiriyi-yapan-turk-cete-uyelerinden-firar-girisimi-kogus-basildi-plan-bozuldu</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;da Barış Boyun&#039;un adamları olduğu ileri sürülen altı Türk&#039;ün öldürüldüğü çete savaşında tutuklanan 20 mahkum, cezaevinden kaçma girişiminde bulundu. Planın deşifre olmasıyla polis koğuşa baskın düzenledi. Baskında silah ve çok sayıda mermi ele geçirildi.Yunanistan&#039;ın başkenti Atina&#039;da 13 Eylül 2023 günü, suç örgütü lideri Barış Boyun&#039;un adamları olduğu iddia edilen altı Türk&#039;ün ölümüyle ilgili olarak tutuklanan 12&#039;si Türk vatandaşı 20&#039;ye yakın mahkum, cezaevinden firar etme girişiminde bulundu.Yunan Proto Thema gazetesinin haberine göre, mahkumlar Korydallos Hapishanesi&#039;nden kaçış planı yapmak üzereyken yakalandı.POLİS KOĞUŞU BASTI  İhbarı değerlendiren Yunan polisi, geçen cumartesi günü sabah saatlerinde mahkumların kaldığı koğuşa baskın yaptı.  Koğuşta yapılan aramada Glock marka suikast silahı ve çok sayıda mermi ele geçirildi. Ele geçirilen silahın, elektrikli bir ocağın içine gizlendiği görüldü.  Polis, mahkumların görevli gardiyanları rehin alarak cezaevinde isyan çıkarıp firar etme planı yaptıklarını belirledi.6 TÜRK ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ  Yunanistan&#039;ın başkenti Atina, 13 Eylül 2023&#039;te kanlı bir hesaplaşmaya sahne olmuştu.İtalya&#039;da tutuklu bulunan Barış Boyun&#039;a bağlı oldukları belirtilen altı Türk vatandaşı, sahte Alman plakalı bir otomobille ilerlerken yaylım ateşine tutulmuştu.Silahlı saldırıda altı kişi yaşamını yitirmişti.Ölen isimler arasında yer alan Doruk B. ve Oğuzhan H.&#039;nin saldırıdan birkaç ay önce İstanbul&#039;da polis takibinden kaçarak izini kaybettirdiği öne sürülmüştü.Bu iki isim de, Türkiye&#039;de bir dizi silahlı eyleme karışan ve İtalya&#039;da firari olarak yaşayan suç örgütü elebaşı Barış Boyun&#039;un yakın adamları olduğu iddia edilmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hjvVIXxTYEq-YUa_PNUNiQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kanlı, saldırıyı, yapan, Türk, çete, üyelerinden, firar, girişimi:, Koğuş, basıldı, plan, bozuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hjvVIXxTYEq-YUa_PNUNiQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çete üyelerinin cezaevinden firar planı"><p>Yunanistan'da Barış Boyun'un adamları olduğu ileri sürülen altı Türk'ün öldürüldüğü çete savaşında tutuklanan 20 mahkum, cezaevinden kaçma girişiminde bulundu. Planın deşifre olmasıyla polis koğuşa baskın düzenledi. Baskında silah ve çok sayıda mermi ele geçirildi.</p><p>Yunanistan'ın başkenti Atina'da 13 Eylül 2023 günü, suç örgütü lideri Barış Boyun'un adamları olduğu iddia edilen altı Türk'ün ölümüyle ilgili olarak tutuklanan 12'si Türk vatandaşı 20'ye yakın mahkum, cezaevinden firar etme girişiminde bulundu.</p><p>Yunan Proto Thema gazetesinin haberine göre, mahkumlar Korydallos Hapishanesi'nden kaçış planı yapmak üzereyken yakalandı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z9SY0lN_C0eIJnSckw0R2A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>POLİS KOĞUŞU BASTI</strong>  İhbarı değerlendiren Yunan polisi, geçen cumartesi günü sabah saatlerinde mahkumların kaldığı koğuşa baskın yaptı.  Koğuşta yapılan aramada Glock marka suikast silahı ve çok sayıda mermi ele geçirildi. Ele geçirilen silahın, elektrikli bir ocağın içine gizlendiği görüldü.  Polis, mahkumların görevli gardiyanları rehin alarak cezaevinde isyan çıkarıp firar etme planı yaptıklarını belirledi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6HCz6IbRk0e9TDi8Q5yD7Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Yunan polisi ele geçirilen silah ve mermilerin fotoğraflarını paylaştı"><p><strong>6 TÜRK ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ</strong>  Yunanistan'ın başkenti Atina, 13 Eylül 2023'te kanlı bir hesaplaşmaya sahne olmuştu.</p><p>İtalya'da tutuklu bulunan Barış Boyun'a bağlı oldukları belirtilen altı Türk vatandaşı, sahte Alman plakalı bir otomobille ilerlerken yaylım ateşine tutulmuştu.</p><p>Silahlı saldırıda altı kişi yaşamını yitirmişti.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YFwRQl4jQUK0zD06E3-66g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Kanlı saldırıda öldürülenler"><p>Ölen isimler arasında yer alan Doruk B. ve Oğuzhan H.'nin saldırıdan birkaç ay önce İstanbul'da polis takibinden kaçarak izini kaybettirdiği öne sürülmüştü.</p><p>Bu iki isim de, Türkiye'de bir dizi silahlı eyleme karışan ve İtalya'da firari olarak yaşayan suç örgütü elebaşı Barış Boyun'un yakın adamları olduğu iddia edilmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın Erdoğan övgüsü Yunanistan manşetlerinde: &amp;quot;Oval Ofis&amp;apos;te, Netanyahu&amp;apos;nun yanında...&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-erdogan-oevgusu-yunanistan-mansetlerinde-oval-ofiste-netanyahunun-yaninda</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-erdogan-oevgusu-yunanistan-mansetlerinde-oval-ofiste-netanyahunun-yaninda</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump&#039;ın, İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüşmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;dan övgüyle söz etmesi Yunanistan basınının manşetlerine yerleşti.Beyaz Saray&#039;daki kritik görüşme Yunan basınında geniş yer buldu.ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a yönelik övgü dolu ifadeler kullandı.Yunanistan&#039;ın önde gelen gazetelerinden Kathimeri&#039;nin internet sitesinde habere geniş yer verildi.Haber şu ifadelerle başladı: &quot;Beyaz Saray&#039;da Netanyahu&#039;nun yanında açıklamalarda bulunan ABD Başkanı, Erdoğan için şunları söyledi: Ben onu seviyorum, o da beni seviyor.&quot;Netanyahu ise resmi bir ziyaret için bulunduğu Washington&#039;dan yaptığı açıklamada Ankara ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin iyi bir seviyede olmadığını söyledi.“Türkiye ile ilişkilerimiz kötüleşti, Ankara&#039;nın Suriye topraklarını İsrail&#039;e karşı saldırılar düzenlemek için bir üs olarak kullanmasını istemiyoruz&quot; diyen Netanyahu, “Türkiye ile çatışmayı nasıl önleyebileceğimizi görüştük ve Başkan Trump bu konuda yardımcı olabilir” diye ekledi.&quot;NETANYAHU F-35&#039;E KARŞI LOBİ YAPIYOR&quot;Kathimeri&#039;nin haberinde, Netanyahu&#039;nun ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Türkiye&#039;ye F-35 çok rollü savaş uçağı satışına karşı lobi yaptığı aytıntısına yer verildi.Middle East Eye internet sitesi, İsrail başbakanının son iki aydır Marco Rubio ile yaptığı görüşmelerde savaş uçakları konusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.Kathimerini bu ziyaretin, İsrail&#039;in Humus&#039;un doğusunda bulunan ve Türkiye&#039;ye devredilmesi planlanan T4 hava üssü de dahil olmak üzere Suriye içindeki hedefleri bombalamasının ardından gerçekleştiğine dikkat çekti.Naftempoiriki haber sitesi de &quot;ABD Başkanı Donald Trump, Washington&#039;u ziyaret eden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Oval Ofis&#039;te yaptığı ortak açıklamada Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;ı övdü&quot; ifadeleriyle kritik görüşmeyi haberleştirdi.Haberde Trump&#039;ın şu sözlerine yer verildi: &quot;Hatırlarsınız, vaizi Türkiye&#039;den geri aldık. Bu çok büyük bir olaydı. Bunu Başbakan Netanyahu&#039;ya da söyledim. Türkiye&#039;nin ve liderlerin sorun olmayacağını söyledim. Bakın, Erdoğan güçlü ve akıllı bir adam. (İsrail) Başbakanına söyledim: Eğer Türkiye ile bir sorununuz varsa, bunu gerçekten çözebileceğimi düşünüyorum.&quot;   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Eru9Zf-Y9Uup1x0Xn92imQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, Erdoğan, övgüsü, Yunanistan, manşetlerinde:, Oval, Ofiste, Netanyahunun, yanında...</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Eru9Zf-Y9Uup1x0Xn92imQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Erdoğan övgüsü Yunan basınında"><p>ABD Başkanı Trump'ın, İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüşmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan övgüyle söz etmesi Yunanistan basınının manşetlerine yerleşti.</p><p>Beyaz Saray'daki kritik görüşme Yunan basınında geniş yer buldu.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik övgü dolu ifadeler kullandı.</p><p>Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimeri'nin internet sitesinde habere geniş yer verildi.</p><p>Haber şu ifadelerle başladı: "Beyaz Saray'da Netanyahu'nun yanında açıklamalarda bulunan ABD Başkanı, Erdoğan için şunları söyledi: Ben onu seviyorum, o da beni seviyor."</p><p>Netanyahu ise resmi bir ziyaret için bulunduğu Washington'dan yaptığı açıklamada Ankara ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin iyi bir seviyede olmadığını söyledi.</p><p>“Türkiye ile ilişkilerimiz kötüleşti, Ankara'nın Suriye topraklarını İsrail'e karşı saldırılar düzenlemek için bir üs olarak kullanmasını istemiyoruz" diyen Netanyahu, “Türkiye ile çatışmayı nasıl önleyebileceğimizi görüştük ve Başkan Trump bu konuda yardımcı olabilir” diye ekledi.</p><p><strong>"NETANYAHU F-35'E KARŞI LOBİ YAPIYOR"</strong></p><p>Kathimeri'nin haberinde, Netanyahu'nun ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Türkiye'ye F-35 çok rollü savaş uçağı satışına karşı lobi yaptığı aytıntısına yer verildi.</p><p>Middle East Eye internet sitesi, İsrail başbakanının son iki aydır Marco Rubio ile yaptığı görüşmelerde savaş uçakları konusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.</p><p>Kathimerini bu ziyaretin, İsrail'in Humus'un doğusunda bulunan ve Türkiye'ye devredilmesi planlanan T4 hava üssü de dahil olmak üzere Suriye içindeki hedefleri bombalamasının ardından gerçekleştiğine dikkat çekti.</p><p>Naftempoiriki haber sitesi de "ABD Başkanı Donald Trump, Washington'u ziyaret eden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Oval Ofis'te yaptığı ortak açıklamada Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı övdü" ifadeleriyle kritik görüşmeyi haberleştirdi.</p><p>Haberde Trump'ın şu sözlerine yer verildi: "Hatırlarsınız, vaizi Türkiye'den geri aldık. Bu çok büyük bir olaydı. Bunu Başbakan Netanyahu'ya da söyledim. Türkiye'nin ve liderlerin sorun olmayacağını söyledim. Bakın, Erdoğan güçlü ve akıllı bir adam. (İsrail) Başbakanına söyledim: Eğer Türkiye ile bir sorununuz varsa, bunu gerçekten çözebileceğimi düşünüyorum."  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlardan ölümcül senaryo: Japonya&amp;apos;daki mega depremde 300 bin kişi ölebilir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/uzmanlardan-oelumcul-senaryo-japonyadaki-mega-depremde-300-bin-kisi-oelebilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/uzmanlardan-oelumcul-senaryo-japonyadaki-mega-depremde-300-bin-kisi-oelebilir</guid>
<description><![CDATA[ Japon bilim insanları, 30 yıllık bir süreç içerisinde ülkenin Pasifik kıyısında ölümcül bir deprem gerçekleşmesini bekliyor. Bu deprem sonucunda dev tsunamiler oluşabileceği, can kaybının 300 bini bulabileceği ve  2,35 milyon yapının yerle bir olabileceği tahmin ediliyor. Geçtiğimiz yıl, Japonya&#039;yı vuran 7.1 büyüklüğündeki depremin ardından ilk kez megadeprem uyarısı yapıldı.Japonya hükümeti, yaklaşan büyük depremin yol açabileceği büyük hasar konusunda acil uyarıda bulundu.  Uzmanlar, önümüzdeki 30 yıl içerisinde Japonya&#039;nın Pasifik kıyısındaki Nankai Çukuru&#039;nda 9 büyüklüğünde bir sarsıntı yaşanma ihtimalinin yüzde 80 olduğuna inanıyor.  Hükümetin yeni tahminlerine göre bu felaket en kötü senaryoda 300 bin kişinin ölümüne yol açacak. Bu rakamlara bazı bölgelerde 30 metreyi aşan tsunami dalgalarının neden olduğu 215 bin ölüm de dahil ediliyor.100 İLE 200 YIL ARASINDA GERÇEKLEŞİYOR  Nankai Çukuru, iki tektonik plakanın sınırıyla oluşmuş, her 100 ila 200 yılda bir büyük depremin meydana geldiği derin bir okyanus çukurudur.  Raporda, en ölümcül senaryoda 2,35 milyon binanın çökme, su baskını ve yangın nedeniyle yıkılacağı öngörülüyor.  Yıkım, 1,44 trilyon sterlin değerinde hasara yol açacak ve yaklaşık 12,3 milyon kişi tahliye edilecek. Bu tahmin, depremden sonraki bir hafta içinde Japonya nüfusunun en az yüzde 10&#039;unun yerinden edileceği anlamına geliyor. Japonya, Pasifik Ateş Çemberi olarak bilinen geniş bir sismik aktivite kuşağının üzerinde yer aldığı için ölümcül depremlere karşı özellikle savunmasız.  Bu bölge, birden fazla tektonik plakanın birleşmesi nedeniyle dünyadaki büyük depremlerin yaklaşık yüzde 81&#039;inin kaynağı olarak biliniyor.EN TEHLİKELİ DEPREM BÖLGESİ  En tehlikeli bölgelerden biri de Filipin Denizi Plakası&#039;nın Avrasya Plakası&#039;nın altına itildiği Nankai Çukuru.  900 kilometrelik bu hendek, mega deprem olarak bilinen son derece büyük ve son derece ölümcül sarsıntılar üretme potansiyeline sahip.YILLAR SONRA İLK KEZ ALARM VERİLDİ  Geçtiğimiz yıl Japonya hükümeti, güneybatı Japonya&#039;yı vuran 7.1 büyüklüğündeki depremin ardından ilk kez Nankai Çukuru megadepremi uyarısında bulunmuştu.  Yakın gelecekte büyük bir deprem yaşanma riski artarken, Japonya Kabine Ofisi, 2013 yılından bu yana ilk kez etki tahminlerini güncelledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/32z9supC2Uy_Kzc4wyMlNw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlardan, ölümcül, senaryo:, Japonyadaki, mega, depremde, 300, bin, kişi, ölebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/32z9supC2Uy_Kzc4wyMlNw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Japonya'daki mega depremde 300 bin kişi ölebilir"><p>Japon bilim insanları, 30 yıllık bir süreç içerisinde ülkenin Pasifik kıyısında ölümcül bir deprem gerçekleşmesini bekliyor. Bu deprem sonucunda dev tsunamiler oluşabileceği, can kaybının 300 bini bulabileceği ve  2,35 milyon yapının yerle bir olabileceği tahmin ediliyor. Geçtiğimiz yıl, Japonya'yı vuran 7.1 büyüklüğündeki depremin ardından ilk kez megadeprem uyarısı yapıldı.</p><p>Japonya hükümeti, yaklaşan büyük depremin yol açabileceği büyük hasar konusunda acil uyarıda bulundu.  Uzmanlar, önümüzdeki 30 yıl içerisinde Japonya'nın Pasifik kıyısındaki Nankai Çukuru'nda 9 büyüklüğünde bir sarsıntı yaşanma ihtimalinin yüzde 80 olduğuna inanıyor.  Hükümetin yeni tahminlerine göre bu felaket en kötü senaryoda 300 bin kişinin ölümüne yol açacak. Bu rakamlara bazı bölgelerde 30 metreyi aşan tsunami dalgalarının neden olduğu 215 bin ölüm de dahil ediliyor.</p><p><strong>100 İLE 200 YIL ARASINDA GERÇEKLEŞİYOR</strong>  Nankai Çukuru, iki tektonik plakanın sınırıyla oluşmuş, her 100 ila 200 yılda bir büyük depremin meydana geldiği derin bir okyanus çukurudur.  Raporda, en ölümcül senaryoda 2,35 milyon binanın çökme, su baskını ve yangın nedeniyle yıkılacağı öngörülüyor.  Yıkım, 1,44 trilyon sterlin değerinde hasara yol açacak ve yaklaşık 12,3 milyon kişi tahliye edilecek. Bu tahmin, depremden sonraki bir hafta içinde Japonya nüfusunun en az yüzde 10'unun yerinden edileceği anlamına geliyor. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rsqNRzGgGk-U-b4_6jEWpA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Japonya, Pasifik Ateş Çemberi olarak bilinen geniş bir sismik aktivite kuşağının üzerinde yer aldığı için ölümcül depremlere karşı özellikle savunmasız.  Bu bölge, birden fazla tektonik plakanın birleşmesi nedeniyle dünyadaki büyük depremlerin yaklaşık yüzde 81'inin kaynağı olarak biliniyor.</p><p><strong>EN TEHLİKELİ DEPREM BÖLGESİ</strong>  En tehlikeli bölgelerden biri de Filipin Denizi Plakası'nın Avrasya Plakası'nın altına itildiği Nankai Çukuru.  900 kilometrelik bu hendek, mega deprem olarak bilinen son derece büyük ve son derece ölümcül sarsıntılar üretme potansiyeline sahip.</p><p><strong>YILLAR SONRA İLK KEZ ALARM VERİLDİ</strong>  Geçtiğimiz yıl Japonya hükümeti, güneybatı Japonya'yı vuran 7.1 büyüklüğündeki depremin ardından ilk kez Nankai Çukuru megadepremi uyarısında bulunmuştu.  Yakın gelecekte büyük bir deprem yaşanma riski artarken, Japonya Kabine Ofisi, 2013 yılından bu yana ilk kez etki tahminlerini güncelledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de uçak pistten kayarak suya düştü: 5 kişi yaralandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-ucak-pistten-kayarak-suya-dustu-5-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-ucak-pistten-kayarak-suya-dustu-5-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Oregon eyaletinde küçük uçak pistten kayarak suya düştü. Uçakta bulunan 5 kişi yaralandı.ABD&#039;nin Oregon eyaletinde bulunan Southwest Oregon Bölge Havaalanı, Facebook üzerinden açıklama yaparak gerçekleşen kazayı duyurdu.  Açıklamada, Oregon&#039;dan Utah&#039;a gitmek için hazırlanan 2019 model &quot;HA-420&quot; tipi uçağın, sabah saatlerinde havalimanının pistinden kayarak suya düştüğü bildirildi.  Uçağın daha sonra sudan çıkarıldığı aktarılan açıklamada, kazada yaralanan 5 kişinin hastaneye kaldırıldığı belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WAtlBl3FaUyBXpIUF1JkQQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, uçak, pistten, kayarak, suya, düştü:, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WAtlBl3FaUyBXpIUF1JkQQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de uçak pistten kayarak suya düştü: 5 kişi yaralandı"><p>ABD'nin Oregon eyaletinde küçük uçak pistten kayarak suya düştü. Uçakta bulunan 5 kişi yaralandı.</p>ABD'nin Oregon eyaletinde bulunan Southwest Oregon Bölge Havaalanı, Facebook üzerinden açıklama yaparak gerçekleşen kazayı duyurdu.  Açıklamada, Oregon'dan Utah'a gitmek için hazırlanan 2019 model "HA-420" tipi uçağın, sabah saatlerinde havalimanının pistinden kayarak suya düştüğü bildirildi.  Uçağın daha sonra sudan çıkarıldığı aktarılan açıklamada, kazada yaralanan 5 kişinin hastaneye kaldırıldığı belirtildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Arkeologlar, Hz. İsa&amp;apos;nın mezarını bulduklarını iddia etti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/arkeologlar-hz-isanin-mezarini-bulduklarini-iddia-etti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/arkeologlar-hz-isanin-mezarini-bulduklarini-iddia-etti</guid>
<description><![CDATA[ Arkeologlar, Hz. İsa&#039;nın çarmıha gerilmesi ve gömülmesiyle ilgili İncil’deki anlatılanları destekleyen kanıtlara ulaştıklarını öne sürdü.İsa peygamberin yaşamı ve ölümüne dair detaylar, dünya çapından inananlar için büyük bir merak konusu olmaya devam ediyor.  Hz. İsa’nın tam olarak nerede gömüldüğüne dair yıllar boyunca pek çok tartışma yaşansa da son olarak İtalya’daki bir üniversiteden bir grup arkeolog, bu konuda bir kanıt bulduklarını iddia etti.  Söz konusu keşfin merkezinde fosilleşmiş bitkiler yer alıyor.  İncil’deki anlatıya göre Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği yerin yakınında Kudüs’teki Kutsal Kabir Kilisesi bulunuyor. Ölümünden sonra Hz. İsa’nın bedeninin bu bölgeye yakın bir yere gömüldüğü belirtiliyor.  Yuhanna İncili 19:41’de, konuyla ilgili “İsa’nın çarmıha gerildiği yerde bir bahçe vardı ve o bahçede, daha önce hiç kimsenin gömülmediği yeni bir mezar bulunuyordu. Oraya İsa’yı yatırdılar” ifadeleri yer alıyor.  Roma’daki Sapienza Üniversitesi’nden arkeologlar, 2 bin yıl öncesine tarihlenen zeytin ağaçları ve asmalara ait fosil kalıntıları buldu. Bu da İncil’de bahsedilen “bahçe”ye dair bir kanıt olarak görülüyor.“ARKEOBOTANİK BULGULAR İLGİ ÇEKİCİ”Çalışmadaki baş arkeolog Francesca Romana Stasolla, Times of Israel ile yaptığı röportajda, bulgulara dair “Arkeobotanik bulgular bizim için özellikle ilgi çekici oldu. Yuhanna İncili’nde belirtilen bilgiler, dönemin Kudüs’üne hâkim biri tarafından yazılmış ya da derlenmiş gibi görünüyor. İncil, Golgota (Çarmıh Tepesi) ile mezar arasında yeşil bir alan bulunduğundan bahsediyor ve biz bu alanda tarım yapılan bir bölgeyi tespit ettik” ifadelerini kullandı.  “Gerçek hazine, bu bölgeyi inançlarıyla şekillendiren insanların tarihini ortaya çıkarıyor olmamızdır” diyen Stasolla, “Bir kişinin Kutsal Kabir’in tarihsel gerçekliğine inanıp inanmaması önemli değil. Nesiller boyunca insanların buna inanmış olduğu bir gerçek. Bu yerin tarihi, Kudüs’ün tarihidir” dedi.  Arkeologlar, şu anda bölgedeki Paskalya kutlamaları nedeniyle kazı çalışmalarına ara verdiklerini, ancak kutlamaların ardından yeniden başlayacaklarını söyledi. Hedefleri, bölge ve şehrin kadim tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/upCXOepF0UCJl_fNcFbUwA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Arkeologlar, Hz., İsanın, mezarını, bulduklarını, iddia, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/upCXOepF0UCJl_fNcFbUwA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsa'nın mezarı bulundu"><p>Arkeologlar, Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesi ve gömülmesiyle ilgili İncil’deki anlatılanları destekleyen kanıtlara ulaştıklarını öne sürdü.</p><p>İsa peygamberin yaşamı ve ölümüne dair detaylar, dünya çapından inananlar için büyük bir merak konusu olmaya devam ediyor.  Hz. İsa’nın tam olarak nerede gömüldüğüne dair yıllar boyunca pek çok tartışma yaşansa da son olarak İtalya’daki bir üniversiteden bir grup arkeolog, bu konuda bir kanıt bulduklarını iddia etti.  Söz konusu keşfin merkezinde fosilleşmiş bitkiler yer alıyor.  İncil’deki anlatıya göre Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği yerin yakınında Kudüs’teki Kutsal Kabir Kilisesi bulunuyor. Ölümünden sonra Hz. İsa’nın bedeninin bu bölgeye yakın bir yere gömüldüğü belirtiliyor.  Yuhanna İncili 19:41’de, konuyla ilgili “İsa’nın çarmıha gerildiği yerde bir bahçe vardı ve o bahçede, daha önce hiç kimsenin gömülmediği yeni bir mezar bulunuyordu. Oraya İsa’yı yatırdılar” ifadeleri yer alıyor.  Roma’daki Sapienza Üniversitesi’nden arkeologlar, 2 bin yıl öncesine tarihlenen zeytin ağaçları ve asmalara ait fosil kalıntıları buldu. Bu da İncil’de bahsedilen “bahçe”ye dair bir kanıt olarak görülüyor.</p><h3><strong>“ARKEOBOTANİK BULGULAR İLGİ ÇEKİCİ”</strong></h3><p>Çalışmadaki baş arkeolog Francesca Romana Stasolla, Times of Israel ile yaptığı röportajda, bulgulara dair “Arkeobotanik bulgular bizim için özellikle ilgi çekici oldu. Yuhanna İncili’nde belirtilen bilgiler, dönemin Kudüs’üne hâkim biri tarafından yazılmış ya da derlenmiş gibi görünüyor. İncil, Golgota (Çarmıh Tepesi) ile mezar arasında yeşil bir alan bulunduğundan bahsediyor ve biz bu alanda tarım yapılan bir bölgeyi tespit ettik” ifadelerini kullandı.  “Gerçek hazine, bu bölgeyi inançlarıyla şekillendiren insanların tarihini ortaya çıkarıyor olmamızdır” diyen Stasolla, “Bir kişinin Kutsal Kabir’in tarihsel gerçekliğine inanıp inanmaması önemli değil. Nesiller boyunca insanların buna inanmış olduğu bir gerçek. Bu yerin tarihi, Kudüs’ün tarihidir” dedi.  Arkeologlar, şu anda bölgedeki Paskalya kutlamaları nedeniyle kazı çalışmalarına ara verdiklerini, ancak kutlamaların ardından yeniden başlayacaklarını söyledi. Hedefleri, bölge ve şehrin kadim tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmek.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nuh&amp;apos;un Gemisi Türkiye&amp;apos;de mi? Bilim insanları kazı planlarını açıkladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/nuhun-gemisi-turkiyede-mi-bilim-insanlari-kazi-planlarini-acikladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/nuhun-gemisi-turkiyede-mi-bilim-insanlari-kazi-planlarini-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Ağrı Dağı yakınlarında bulunan ve Nuh&#039;un Gemisi&#039;nin kalıntılarını barındırdığına inanılan alan, yıllar süren araştırmanın ardından ilk kez kazı çalışmaları için hazırlanıyor. Yer altını görmek ve gemiyi tespit etmek için radar taramaları yapan araştırmacılar, uygun bir koruma planı oluşturulduktan sonra kazı sürecini planlamaya başlayacak.İncil&#039;deki en meşhur hikayelerden birine ilham kaynağı olan Nuh&#039;un Gemisi, antik bir tufan sırasında insanlığı ve hayvanları kurtarmasıyla biliniyor.
Araştırmacılar, dinler tarihine yön veren ahşap geminin kaslıntılarının Türkiye&#039;de saklı olduğuna inanıyor.Kaliforniya merkezli Noah&#039;s Ark Scans firmasının uzmanları, ülkenin doğusunda bulunan 160 metre uzunluğundaki tekne biçimli jeolojik oluşum Durupınar Oluşumu&#039;nu kazmaya hazırlanıyor.
Limonit adı verilen bir demir cevheri türünden oluşan sahada öncelikle odun izlerine yönelik toprak örneklemesi yapılacak.
Ayrıca &quot;yer altını görmek&quot; ve Gemi şeklindeki bir cismin belirtilerini tespit etmek amacıyla radar dalgaları gönderilmeye devam edilecek.Araştırma ekibinden Andrew Jones, İngiliz gazetesi The Sun&#039;a yaptığı açıklamada, &quot;Bu bölge sert kışların yaşandığı aktif bir coğrafyanın ortasında yer alıyor, dolayısıyla bölgeyi korumak bizim en büyük önceliğimiz&quot; dedi.
Jones, &quot;Önümüzdeki birkaç yıl içinde, Türk üniversite ortaklarımız, tespit ettiğimiz yapıların gerçekten insan yapımı mı yoksa sadece doğal oluşumlar mı olduğunu belirlemek için toprak örneklemesi ve radar taramaları gerçekleştirecek.&quot; ifadelerini kullandı.
Yeterli kanıt toplandıktan ve uygun bir koruma planı oluşturulduktan sonra kazı süreci planlanmaya başlayacak.Durupınar Oluşumu, şekli ve yapısının neredeyse İncil&#039;de anlatılan Gemi&#039;ye benzemesi nedeniyle uzun zamandır araştırmacıların ilgisini çekiyor.
Türkiye&#039;nin en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı&#039;nın sadece 30 km güneyinde bulunan Durupınar, bir asırdan az bir süredir biliniyor.1948 yılının mayıs ayında şiddetli yağışlar ve depremler sonucu çevredeki çamurdan oluşan oluşum ortaya çıkmış ve daha sonra bir çoban tarafından keşfedilmiş.
O zamandan beri alan, Gemi&#039;ye inananların ilgisini çekiyor. Proje kapsamında Durupınar&#039;da 22 adet toprak numunesi üzerinde testler yapılmış ve kayda değer sonuçlar elde edilmişti.Radar teknikleri, oluşumun derinliklerinde, bir geminin iç bölümlere ayrıldığının kanıtı olabilecek dikdörtgen şekilleri ortaya çıkardı.
Yapılan testlerde toprakta kil benzeri maddeler, deniz tortuları ve hatta yumuşakçalar gibi deniz canlılarına ait kalıntıların bulunduğu görüldü.
Bu örneklerin tarihlendirilmesi, 3 bin 500 ila 5 bin yıllık olduğunu gösterdi.
Bu durum, Durupınar ve çevresinin, İncil&#039;deki anlatımla tutarlı bir zaman diliminde sular altında kaldığını düşündürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7sy_gOnJ9Uqi60lPjoYsHA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nuhun, Gemisi, Türkiyede, mi, Bilim, insanları, kazı, planlarını, açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7sy_gOnJ9Uqi60lPjoYsHA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nuh'un Gemisi Ağrı Dağı'nda aranacak"><p>Ağrı Dağı yakınlarında bulunan ve Nuh'un Gemisi'nin kalıntılarını barındırdığına inanılan alan, yıllar süren araştırmanın ardından ilk kez kazı çalışmaları için hazırlanıyor. Yer altını görmek ve gemiyi tespit etmek için radar taramaları yapan araştırmacılar, uygun bir koruma planı oluşturulduktan sonra kazı sürecini planlamaya başlayacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uC6XfVCemUGZNXGtVuXxPw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İncil'deki en meşhur hikayelerden birine ilham kaynağı olan Nuh'un Gemisi, antik bir tufan sırasında insanlığı ve hayvanları kurtarmasıyla biliniyor.
Araştırmacılar, dinler tarihine yön veren ahşap geminin kaslıntılarının Türkiye'de saklı olduğuna inanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LTxD0C8Fdk6NU4BV0eLtaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaliforniya merkezli Noah's Ark Scans firmasının uzmanları, ülkenin doğusunda bulunan 160 metre uzunluğundaki tekne biçimli jeolojik oluşum Durupınar Oluşumu'nu kazmaya hazırlanıyor.
Limonit adı verilen bir demir cevheri türünden oluşan sahada öncelikle odun izlerine yönelik toprak örneklemesi yapılacak.
Ayrıca "yer altını görmek" ve Gemi şeklindeki bir cismin belirtilerini tespit etmek amacıyla radar dalgaları gönderilmeye devam edilecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZNiADV6hGEa4ZacCCGUT6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırma ekibinden Andrew Jones, İngiliz gazetesi The Sun'a yaptığı açıklamada, "Bu bölge sert kışların yaşandığı aktif bir coğrafyanın ortasında yer alıyor, dolayısıyla bölgeyi korumak bizim en büyük önceliğimiz" dedi.
Jones, "Önümüzdeki birkaç yıl içinde, Türk üniversite ortaklarımız, tespit ettiğimiz yapıların gerçekten insan yapımı mı yoksa sadece doğal oluşumlar mı olduğunu belirlemek için toprak örneklemesi ve radar taramaları gerçekleştirecek." ifadelerini kullandı.
Yeterli kanıt toplandıktan ve uygun bir koruma planı oluşturulduktan sonra kazı süreci planlanmaya başlayacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lWThqWF22Ue2-1mti4fKJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Durupınar Oluşumu, şekli ve yapısının neredeyse İncil'de anlatılan Gemi'ye benzemesi nedeniyle uzun zamandır araştırmacıların ilgisini çekiyor.
Türkiye'nin en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı'nın sadece 30 km güneyinde bulunan Durupınar, bir asırdan az bir süredir biliniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/74m7RWfYgU2l8ucySNxt0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1948 yılının mayıs ayında şiddetli yağışlar ve depremler sonucu çevredeki çamurdan oluşan oluşum ortaya çıkmış ve daha sonra bir çoban tarafından keşfedilmiş.
O zamandan beri alan, Gemi'ye inananların ilgisini çekiyor. Proje kapsamında Durupınar'da 22 adet toprak numunesi üzerinde testler yapılmış ve kayda değer sonuçlar elde edilmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ezrl8BjrrUmS6W0LJoFzkQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Radar teknikleri, oluşumun derinliklerinde, bir geminin iç bölümlere ayrıldığının kanıtı olabilecek dikdörtgen şekilleri ortaya çıkardı.
Yapılan testlerde toprakta kil benzeri maddeler, deniz tortuları ve hatta yumuşakçalar gibi deniz canlılarına ait kalıntıların bulunduğu görüldü.
Bu örneklerin tarihlendirilmesi, 3 bin 500 ila 5 bin yıllık olduğunu gösterdi.
Bu durum, Durupınar ve çevresinin, İncil'deki anlatımla tutarlı bir zaman diliminde sular altında kaldığını düşündürüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sahte doktorun kalp ameliyatı yaptığı 7 hasta öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sahte-doktorun-kalp-ameliyati-yaptigi-7-hasta-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sahte-doktorun-kalp-ameliyati-yaptigi-7-hasta-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan&#039;da kalp ameliyatı yaptığı 7 kişinin ölümünün ardından tutuklanan doktorun tıp diplomasında sahtecilik yaptığı ortaya çıktı.Hindistan&#039;ın Madya Pradeş eyaletinde sahte doktor, ocak-şubat döneminde kalp ameliyatı yaptığı 15 kişiden 7&#039;sinin ölümünün ardından gözaltına alındı.  Hindustan Times&#039;ın haberine göre, eyalet polisi, başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklamasında, Narendra John Camm adıyla bilinen sahte doktorun, gerekli evraklarını teslim etmemesi nedeniyle şüpheli olduğuna ilişkin şikayette bulunulduğunu aktardı.  &quot;Sahte doktorun&quot; asıl isminin Narendra Vikramaditya Yadav olduğunu belirten polis, bu kişiyi gözaltına aldıklarını kaydetti.  Polis, Yadav&#039;ın &quot;tıp diplomasında ve evraklarda sahtecilik yapmak, bu evrakları başkalarına zarar verme veya kandırma amacıyla kullanmakla suçlandığını&quot; ifade etti.  Öte yandan, Chhattisgarh eyaletinde eski meclis üyesi Rajendra Prasad Shukla&#039;nın oğlu Pradeep Shukla, babasının da 2006&#039;da Yadav tarafından ameliyat edildiğini, daha sonra hayatını kaybettiğini ileri sürdü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3VDado3Wr0-6v42AO9JDyg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sahte, doktorun, kalp, ameliyatı, yaptığı, hasta, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3VDado3Wr0-6v42AO9JDyg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sahte doktor 7 hastayı öldürdü"><p>Hindistan'da kalp ameliyatı yaptığı 7 kişinin ölümünün ardından tutuklanan doktorun tıp diplomasında sahtecilik yaptığı ortaya çıktı.</p>Hindistan'ın Madya Pradeş eyaletinde sahte doktor, ocak-şubat döneminde kalp ameliyatı yaptığı 15 kişiden 7'sinin ölümünün ardından gözaltına alındı.  Hindustan Times'ın haberine göre, eyalet polisi, başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklamasında, Narendra John Camm adıyla bilinen sahte doktorun, gerekli evraklarını teslim etmemesi nedeniyle şüpheli olduğuna ilişkin şikayette bulunulduğunu aktardı.  "Sahte doktorun" asıl isminin Narendra Vikramaditya Yadav olduğunu belirten polis, bu kişiyi gözaltına aldıklarını kaydetti.  Polis, Yadav'ın "tıp diplomasında ve evraklarda sahtecilik yapmak, bu evrakları başkalarına zarar verme veya kandırma amacıyla kullanmakla suçlandığını" ifade etti.  Öte yandan, Chhattisgarh eyaletinde eski meclis üyesi Rajendra Prasad Shukla'nın oğlu Pradeep Shukla, babasının da 2006'da Yadav tarafından ameliyat edildiğini, daha sonra hayatını kaybettiğini ileri sürdü.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail saldırısında ağır yaralanan bir gazeteci daha hayatını kaybetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-saldirisinda-agir-yaralanan-bir-gazeteci-daha-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-saldirisinda-agir-yaralanan-bir-gazeteci-daha-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in Gazze&#039;de gazetecilerin kaldığı çadırı hedef aldığı saldırıda ağır yaralanan gazeteci Ahmed Mansur hayatını kaybetti.Filistin resmi haber ajansı WAFA&#039;ya göre, İsrail ordusunun dün Han Yunus kentinde gazetecilerin kaldığı çadıra düzenlediği saldırıda yaralanan ve vücudunda ağır yanıklar olan gazeteci Ahmed Mansur yaşamını yitirdi.  İsrail&#039;in dün Gazze Şeridi&#039;nin güneyindeki Han Yunus kentinde gazetecilerin kaldığı çadıra düzenlediği saldırıda 1 gazeteci ölmüş, 9&#039;u gazeteci 10 kişi yaralanmıştı.  Bombardıman sonrası Filistinli gazeteci Hilmi el-Fakavi&#039;nin çadırda yanarak can verdiği aktarılmıştı.  Ahmed Mansur&#039;un ölümüyle İsrail&#039;in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze&#039;ye düzenlediği saldırılarda öldürülen gazetecilerin sayısı 211&#039;e yükseldi.  İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PuEvnAgBfEiGSDV0Bl9pvQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, saldırısında, ağır, yaralanan, bir, gazeteci, daha, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PuEvnAgBfEiGSDV0Bl9pvQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gaze'de yaralanan bir gazeteci daha öldü"><p>İsrail'in Gazze'de gazetecilerin kaldığı çadırı hedef aldığı saldırıda ağır yaralanan gazeteci Ahmed Mansur hayatını kaybetti.</p>Filistin resmi haber ajansı WAFA'ya göre, İsrail ordusunun dün Han Yunus kentinde gazetecilerin kaldığı çadıra düzenlediği saldırıda yaralanan ve vücudunda ağır yanıklar olan gazeteci Ahmed Mansur yaşamını yitirdi.  İsrail'in dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde gazetecilerin kaldığı çadıra düzenlediği saldırıda 1 gazeteci ölmüş, 9'u gazeteci 10 kişi yaralanmıştı.  Bombardıman sonrası Filistinli gazeteci Hilmi el-Fakavi'nin çadırda yanarak can verdiği aktarılmıştı.  Ahmed Mansur'un ölümüyle İsrail'in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze'ye düzenlediği saldırılarda öldürülen gazetecilerin sayısı 211'e yükseldi.  İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İki ülke arasında diplomatik kriz: Tüm uçuşlar yasaklandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/iki-ulke-arasinda-diplomatik-kriz-tum-ucuslar-yasaklandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/iki-ulke-arasinda-diplomatik-kriz-tum-ucuslar-yasaklandi</guid>
<description><![CDATA[ Cezayir&#039;de hava sahasını ihlal eden Mali&#039;ye ait silahlı bir gözlem dronu düşürüldü. Bu olayın ardından Cezayir Dışişleri Bakanlığı, tekrarlanan ihlalleri nedeniyle Cezayir hava sahasının Mali&#039;ye ve Mali&#039;den uçuşlara yasakladığını duyurdu.Cezayir Savunma Bakanlığı, 1 Nisan’da silahlı bir gözlem dronunun, Sahra kırsalındaki Tinzaouaten bölgesi yakınlarında ülke hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle silahlı bir gözetleme insansız hava aracını düşürdüğünü açıklamış, dronun enkazının sınırın 9.5 kilometre güneyinde bulunduğu belirtilmişti.Cezayir Dışişleri Bakanlığı ise dün yaptığı açıklamada, radar fotoğraflarını içeren olaya ilişkin verilerin Cezayir hava sahasının 1.6 km ihlal edildiğini gösterdiğini bildirdi. Bakanlık açıklamasında, Cezayir hava sahasının tekrarlayan ihlalleri nedeniyle Mali&#039;ye ve Mali&#039;den uçuşları yasakladığını söyledi. Mali’den misillemeCezayir’in bu hamlesine Mali’den misilleme geldi. Mali Ulaştırma Ve Alt Yapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Cezayir’in &quot;uluslararası terörü desteklemeye ısrar ettiği&quot; gerekçesiyle Mali hava sahasının tüm Cezayir uçaklarına kapatıldığı kaydedildi.Öte yandan, Mali ve Mali ile ilişkileri iyi olan Burkina Faso ve Nijer, yaşanan dron olayını görüşmek üzere Cezayir ‘deki Büyükelçiliklerini çağırmıştı. Cezayir de bu adıma karşılık Mali ve Nijer’deki Büyükelçilerini çağırarak, Burkina Faso’daki büyükelçisinin göreve başlama tarihini erteleyerek karşılık vermişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tNe3BpmmEk64kQKOfO_QAw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İki, ülke, arasında, diplomatik, kriz:, Tüm, uçuşlar, yasaklandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tNe3BpmmEk64kQKOfO_QAw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Cezayir ve Mali arasındatüm uçuşlar yasaklandı"><p>Cezayir'de hava sahasını ihlal eden Mali'ye ait silahlı bir gözlem dronu düşürüldü. Bu olayın ardından Cezayir Dışişleri Bakanlığı, tekrarlanan ihlalleri nedeniyle Cezayir hava sahasının Mali'ye ve Mali'den uçuşlara yasakladığını duyurdu.</p><p>Cezayir Savunma Bakanlığı, 1 Nisan’da silahlı bir gözlem dronunun, Sahra kırsalındaki Tinzaouaten bölgesi yakınlarında ülke hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle silahlı bir gözetleme insansız hava aracını düşürdüğünü açıklamış, dronun enkazının sınırın 9.5 kilometre güneyinde bulunduğu belirtilmişti.</p><p>Cezayir Dışişleri Bakanlığı ise dün yaptığı açıklamada, radar fotoğraflarını içeren olaya ilişkin verilerin Cezayir hava sahasının 1.6 km ihlal edildiğini gösterdiğini bildirdi. </p><p>Bakanlık açıklamasında, Cezayir hava sahasının tekrarlayan ihlalleri nedeniyle Mali'ye ve Mali'den uçuşları yasakladığını söyledi. Mali’den misilleme</p><p>Cezayir’in bu hamlesine Mali’den misilleme geldi. Mali Ulaştırma Ve Alt Yapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Cezayir’in "uluslararası terörü desteklemeye ısrar ettiği" gerekçesiyle Mali hava sahasının tüm Cezayir uçaklarına kapatıldığı kaydedildi.</p><p>Öte yandan, Mali ve Mali ile ilişkileri iyi olan Burkina Faso ve Nijer, yaşanan dron olayını görüşmek üzere Cezayir ‘deki Büyükelçiliklerini çağırmıştı. Cezayir de bu adıma karşılık Mali ve Nijer’deki Büyükelçilerini çağırarak, Burkina Faso’daki büyükelçisinin göreve başlama tarihini erteleyerek karşılık vermişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nesli 10 bin yıl önce tükenmişti: Ulukurtlar hayata döndürüldü!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/nesli-10-bin-yil-oence-tukenmisti-ulukurtlar-hayata-doenduruldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/nesli-10-bin-yil-oence-tukenmisti-ulukurtlar-hayata-doenduruldu</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, nesli tükenmiş ulukurtlara benzer beyaz tüylü kurtlar üretmeyi başardı. Peki bunu nasıl yaptılar?Kayıp türleri geri getirmeyi amaçlayan şirkete göre, soyu tükenmiş ulukurtlara benzeyebilecek genetiği değiştirilmiş üç kurt, ABD&#039;de açıklanmayan güvenli bir yerde yaşıyor.   Colossal Biosciences araştırmacılarının bildirdiğine göre, yaşları 3 ile altı ay arasında değişen kurt yavrularının uzun beyaz tüyleri, kaslı çeneleri ve şimdiden yaklaşık 80 kilo ağırlıkları var. Olgunlaştıklarında 140 kiloya kadar çıkmaları bekleniyor.  Soyları 10 bin yıldan daha uzun bir süre önce tükenen ulukurtlar, günümüzde yaşayan en yakın akrabaları olan gri kurtlardan çok daha büyük.  Bağımsız bilim insanları, bu son çabanın ulukurtların yakın zamanda Kuzey Amerika otlaklarına geri döneceği anlamına gelmediğini söyledi.  Buffalo Üniversitesi&#039;nde biyolog olan ve araştırmada yer almayan Vincent Lynch, “Şu anda yapabileceğiniz tek şey bir şeyi yüzeysel olarak başka bir şeye benzetmektir, soyu tükenmiş türleri tamamen canlandırmak değil” dedi.  NASIL BAŞARDILAR?  Colossal bilim insanları, fosillerden elde edilen antik DNA&#039;ları inceleyerek ulukurtların sahip olduğu belirli özellikleri öğrendi.   Araştırmacılar Ohio&#039;da bulunan 13 bin yıllık bir kurt dişi ile Idaho&#039;da bulunan ve her ikisi de doğal tarih müzesi koleksiyonlarının bir parçası olan 72 bin yıllık bir kafatası parçasını inceledi.  Colossal&#039;ın baş bilim insanı Beth Shapiro, daha sonra bilim insanlarının canlı bir gri kurttan kan hücreleri aldıklarını ve CRISPR kullanarak 20 farklı bölgede genetik olarak değiştirdiklerini söyledi.   Bu genetik materyali evcil bir köpekten alınan yumurta hücresine aktardılar. Hazır olduklarında, embriyolar yine evcil köpekler olan taşıyıcı annelere transfer edildi ve 62 gün sonra genetiği değiştirilmiş yavrular doğdu.  Colossal daha önce de soyu tükenmiş yünlü mamutlara, dodolara ve diğerlerine benzeyen hayvanlar yaratmak için yaşayan türlerden alınan hücreleri genetik olarak değiştirmeye yönelik benzer projeler duyurmuştu.  Colossal&#039;ın baş hayvan bakım uzmanı Matt James, &quot;Yavrular fiziksel olarak genç yaban kurtlarına benzeseler de muhtemelen hiçbir zaman dev bir geyiği ya da büyük bir geyiği nasıl öldüreceklerini öğrenemeyecekler, çünkü vahşi yaban kurdu ebeveynlerini izleme ve öğrenme fırsatları olmayacak&quot; dedi.  Colossal ayrıca bugün, ABD&#039;nin güneydoğusundaki kritik tehlike altındaki kızıl kurt popülasyonundaki vahşi kurtlardan alınan kanı kullanarak dört kızıl kurt klonladığını bildirdi. Amaç, bilim insanlarının üremek ve türün kurtarılmasına yardımcı olmak için kullandıkları küçük tutsak kızıl kurt popülasyonuna daha fazla genetik çeşitlilik kazandırmak.  &quot;SAKİNLEŞTİRİLMELERİ GEREKLİ&quot;Araştırmada yer almayan Montana Üniversitesi&#039;nden yaban hayatı uzmanı Christopher Preston, bu teknolojinin diğer türlerin korunması için daha geniş bir uygulamaya sahip olabileceğini çünkü hayvanları klonlamak için kullanılan diğer tekniklerden daha az istilacı olduğunu söyledi. Ancak yine de vahşi bir kurdun kan almak için sakinleştirilmesini gerektirdiğini ve bunun basit bir başarı olmadığını da sözlerine ekledi.  Colossal CEO&#039;su Ben Lamm, ekibin Mart ayı sonunda ABD İçişleri Bakanlığı yetkilileriyle proje hakkında görüştüğünü belirtti. İçişleri Bakanı Doug Burgum çalışmayı “bilimsel mucizenin heyecan verici yeni bir çağı” olarak tanımlarken, dışarıdan bilim insanları geçmişi restore etmenin sınırlamaları olduğunu söyledi.  Buffalo&#039;dan Lynch, “Korkunç kurt soyu tükenmeden önce hangi ekolojik işlevi yerine getirmiş olursa olsun, bugünün mevcut manzaralarında bu işlevleri yerine getiremez” dedi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QGMEzjPiSku7OTL9mEOyqQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nesli, bin, yıl, önce, tükenmişti:, Ulukurtlar, hayata, döndürüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QGMEzjPiSku7OTL9mEOyqQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nesli tükenen kurtlar hayata döndü"><p>Bilim insanları, nesli tükenmiş ulukurtlara benzer beyaz tüylü kurtlar üretmeyi başardı. Peki bunu nasıl yaptılar?</p><p>Kayıp türleri geri getirmeyi amaçlayan şirkete göre, soyu tükenmiş ulukurtlara benzeyebilecek genetiği değiştirilmiş üç kurt, ABD'de açıklanmayan güvenli bir yerde yaşıyor.   Colossal Biosciences araştırmacılarının bildirdiğine göre, yaşları 3 ile altı ay arasında değişen kurt yavrularının uzun beyaz tüyleri, kaslı çeneleri ve şimdiden yaklaşık 80 kilo ağırlıkları var. Olgunlaştıklarında 140 kiloya kadar çıkmaları bekleniyor.  Soyları 10 bin yıldan daha uzun bir süre önce tükenen ulukurtlar, günümüzde yaşayan en yakın akrabaları olan gri kurtlardan çok daha büyük.  Bağımsız bilim insanları, bu son çabanın ulukurtların yakın zamanda Kuzey Amerika otlaklarına geri döneceği anlamına gelmediğini söyledi.  Buffalo Üniversitesi'nde biyolog olan ve araştırmada yer almayan Vincent Lynch, “Şu anda yapabileceğiniz tek şey bir şeyi yüzeysel olarak başka bir şeye benzetmektir, soyu tükenmiş türleri tamamen canlandırmak değil” dedi.  <strong>NASIL BAŞARDILAR?</strong>  Colossal bilim insanları, fosillerden elde edilen antik DNA'ları inceleyerek ulukurtların sahip olduğu belirli özellikleri öğrendi.   Araştırmacılar Ohio'da bulunan 13 bin yıllık bir kurt dişi ile Idaho'da bulunan ve her ikisi de doğal tarih müzesi koleksiyonlarının bir parçası olan 72 bin yıllık bir kafatası parçasını inceledi.  Colossal'ın baş bilim insanı Beth Shapiro, daha sonra bilim insanlarının canlı bir gri kurttan kan hücreleri aldıklarını ve CRISPR kullanarak 20 farklı bölgede genetik olarak değiştirdiklerini söyledi.   Bu genetik materyali evcil bir köpekten alınan yumurta hücresine aktardılar. Hazır olduklarında, embriyolar yine evcil köpekler olan taşıyıcı annelere transfer edildi ve 62 gün sonra genetiği değiştirilmiş yavrular doğdu.  Colossal daha önce de soyu tükenmiş yünlü mamutlara, dodolara ve diğerlerine benzeyen hayvanlar yaratmak için yaşayan türlerden alınan hücreleri genetik olarak değiştirmeye yönelik benzer projeler duyurmuştu.  Colossal'ın baş hayvan bakım uzmanı Matt James, "Yavrular fiziksel olarak genç yaban kurtlarına benzeseler de muhtemelen hiçbir zaman dev bir geyiği ya da büyük bir geyiği nasıl öldüreceklerini öğrenemeyecekler, çünkü vahşi yaban kurdu ebeveynlerini izleme ve öğrenme fırsatları olmayacak" dedi.  Colossal ayrıca bugün, ABD'nin güneydoğusundaki kritik tehlike altındaki kızıl kurt popülasyonundaki vahşi kurtlardan alınan kanı kullanarak dört kızıl kurt klonladığını bildirdi. Amaç, bilim insanlarının üremek ve türün kurtarılmasına yardımcı olmak için kullandıkları küçük tutsak kızıl kurt popülasyonuna daha fazla genetik çeşitlilik kazandırmak.  <strong>"SAKİNLEŞTİRİLMELERİ GEREKLİ"</strong></p><p>Araştırmada yer almayan Montana Üniversitesi'nden yaban hayatı uzmanı Christopher Preston, bu teknolojinin diğer türlerin korunması için daha geniş bir uygulamaya sahip olabileceğini çünkü hayvanları klonlamak için kullanılan diğer tekniklerden daha az istilacı olduğunu söyledi. Ancak yine de vahşi bir kurdun kan almak için sakinleştirilmesini gerektirdiğini ve bunun basit bir başarı olmadığını da sözlerine ekledi.  Colossal CEO'su Ben Lamm, ekibin Mart ayı sonunda ABD İçişleri Bakanlığı yetkilileriyle proje hakkında görüştüğünü belirtti. İçişleri Bakanı Doug Burgum çalışmayı “bilimsel mucizenin heyecan verici yeni bir çağı” olarak tanımlarken, dışarıdan bilim insanları geçmişi restore etmenin sınırlamaları olduğunu söyledi.  Buffalo'dan Lynch, “Korkunç kurt soyu tükenmeden önce hangi ekolojik işlevi yerine getirmiş olursa olsun, bugünün mevcut manzaralarında bu işlevleri yerine getiremez” dedi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Teknoloji devi Microsoft&amp;apos;tan İsrail&amp;apos;i sevindirecek haber</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/teknoloji-devi-microsofttanisraili-sevindirecek-haber</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/teknoloji-devi-microsofttanisraili-sevindirecek-haber</guid>
<description><![CDATA[ Teknoloji devi Microsoft&#039;un 50. yıl partisinde şirketin İsrail&#039;le yaptığı anlaşmaları protesto eden yazılım mühendisinin işine son verildi.ABD&#039;li teknoloji devi Microsoft&#039;un, İsrail&#039;e hizmet sağlamasını protesto eden Faslı çalışanı Ibtihal Aboussad&#039;ı işten çıkardığı belirtildi.Şirket tarafından Aboussad&#039;a gönderilen e-postada, şunlar ifade edildi: &quot;Microsoft AI CEO&#039;su Mustafa Süleyman&#039;ın, şirketin 50. yıl dönümü etkinliğinde yaptığı bir konuşmada binlerce katılımcının bulunduğu canlı bir izleyici kitlesi önünde bağırıp çağırarak ve parmağınızı ona doğrultarak, ayrıca CEO&#039;ya, şirkete ve genel olarak Microsoft&#039;a karşı düşmanca, sebepsiz ve son derece uygunsuz suçlamalarda bulunarak konuşmasını böldünüz.&quot; CEO&#039;nun sakinliğini koruyup konuyu yatıştırmaya çalıştığı, Aboussad&#039;ın ise saldırgan tavırlar sergilediği için dışarı çıkarıldığı belirtildi.E-postada, &quot;Şirket, sizin uygunsuz davranışınızın ün kazanmak ve bu çok beklenen etkinliğe azami zarar vermek için tasarlandığı sonucuna vardı. Şirketten özür dilememiş olmanız da endişe verici ve aslında eylemlerinizin yol açtığı ve açacağı etki için hiçbir pişmanlık göstermediniz&quot; denildi.E-postaya göre Kanada&#039;daki şirkette çalışan yazılımcı Aboussad, pazartesi günü işten çıkarıldı.Protestodan önce istifa kararı alan ve 11 Nisan&#039;da işinden ayrılmaya hazırlanan diğer bir yazılım mühendisi Hindistanlı Vaniya Agrawal&#039;ın ise istifasının 7 Nisan Pazartesi günü derhal işleme konulduğu ifade edildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F1H_iQ_t80mntjcjquHvow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Teknoloji, devi, Microsofttan İsraili, sevindirecek, haber</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F1H_iQ_t80mntjcjquHvow.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Microsoft'tan İsrail'e güzel haber"><p>Teknoloji devi Microsoft'un 50. yıl partisinde şirketin İsrail'le yaptığı anlaşmaları protesto eden yazılım mühendisinin işine son verildi.</p><p>ABD'li teknoloji devi Microsoft'un, İsrail'e hizmet sağlamasını protesto eden Faslı çalışanı Ibtihal Aboussad'ı işten çıkardığı belirtildi.</p><p>Şirket tarafından Aboussad'a gönderilen e-postada, şunlar ifade edildi: "Microsoft AI CEO'su Mustafa Süleyman'ın, şirketin 50. yıl dönümü etkinliğinde yaptığı bir konuşmada binlerce katılımcının bulunduğu canlı bir izleyici kitlesi önünde bağırıp çağırarak ve parmağınızı ona doğrultarak, ayrıca CEO'ya, şirkete ve genel olarak Microsoft'a karşı düşmanca, sebepsiz ve son derece uygunsuz suçlamalarda bulunarak konuşmasını böldünüz." </p><p>CEO'nun sakinliğini koruyup konuyu yatıştırmaya çalıştığı, Aboussad'ın ise saldırgan tavırlar sergilediği için dışarı çıkarıldığı belirtildi.</p><p>E-postada, "Şirket, sizin uygunsuz davranışınızın ün kazanmak ve bu çok beklenen etkinliğe azami zarar vermek için tasarlandığı sonucuna vardı. Şirketten özür dilememiş olmanız da endişe verici ve aslında eylemlerinizin yol açtığı ve açacağı etki için hiçbir pişmanlık göstermediniz" denildi.</p><p>E-postaya göre Kanada'daki şirkette çalışan yazılımcı Aboussad, pazartesi günü işten çıkarıldı.</p><p>Protestodan önce istifa kararı alan ve 11 Nisan'da işinden ayrılmaya hazırlanan diğer bir yazılım mühendisi Hindistanlı Vaniya Agrawal'ın ise istifasının 7 Nisan Pazartesi günü derhal işleme konulduğu ifade edildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Genç bilim insanının cesedi bavulda parçalanmış halde bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/genc-bilim-insaninin-cesedi-bavulda-parcalanmis-halde-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/genc-bilim-insaninin-cesedi-bavulda-parcalanmis-halde-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Londra&#039;da görev yapan İtalyan asıllı bilim insanı Alessandro Coatti&#039;nin cesedi, bir bavulun içinde parçalanmış halde bulundu.Genç bilim insanının cesedinin yer aldığı bavulun, Karayipler&#039;deki Santa Marta şehrine yakın bir dereye atılmış olduğu bildirildi. Polis, Alessandro Coatti&#039;nin ellerine, ayaklarına ve başına ulaşıldığını, vücudunun diğer kısımlarının ise henüz bulunamadığını açıkladı.BELEDİYE&#039;DEN PARA ÖDÜLÜSanta Marta Belediye Başkanı Carlos Pinedo Cuello, cinayet faillerinin yakalanmasına yardım eden kişilere para ödülü verileceğini duyurdu. Cuello, &#039;&#039;Bu suç cezasız kalmayacak. Adalet sağlanana kadar katilleri arayacağız&#039;&#039; ifadelerini kullandı.Bölgeye tatile geldiği tahmin edilen Alessandro Coatti&#039;nin kimliği, vücudunda bulunan otel bilekliği sayesinde tespit edildi.  Alessandro Coatti&#039;nin çalışmaları, özellikle hayvan hakları ve biyomedikal alandaki inovasyon konularına odaklanıyordu. 2017 yılından beri Kraliyet Biyoloji Derneği&#039;nde çalışan genç bilim insanının, daha önce University College London&#039;da nörobilim alanında lisansüstü araştırmalar yaptığı belirlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Qc4h84gcXk6WGNDWXpBtlw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Genç, bilim, insanının, cesedi, bavulda, parçalanmış, halde, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Qc4h84gcXk6WGNDWXpBtlw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bilim insanının cesedi bavulda bulundu"><p>Londra'da görev yapan İtalyan asıllı bilim insanı Alessandro Coatti'nin cesedi, bir bavulun içinde parçalanmış halde bulundu.</p><p>Genç bilim insanının cesedinin yer aldığı bavulun, Karayipler'deki Santa Marta şehrine yakın bir dereye atılmış olduğu bildirildi. Polis, Alessandro Coatti'nin ellerine, ayaklarına ve başına ulaşıldığını, vücudunun diğer kısımlarının ise henüz bulunamadığını açıkladı.</p><p><strong>BELEDİYE'DEN PARA ÖDÜLÜ</strong></p><p>Santa Marta Belediye Başkanı Carlos Pinedo Cuello, cinayet faillerinin yakalanmasına yardım eden kişilere para ödülü verileceğini duyurdu. Cuello, ''Bu suç cezasız kalmayacak. Adalet sağlanana kadar katilleri arayacağız'' ifadelerini kullandı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L20h8rkwCECA8m5bJO0rvQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Santa Marta, Kolombiya">Bölgeye tatile geldiği tahmin edilen Alessandro Coatti'nin kimliği, vücudunda bulunan otel bilekliği sayesinde tespit edildi.  Alessandro Coatti'nin çalışmaları, özellikle hayvan hakları ve biyomedikal alandaki inovasyon konularına odaklanıyordu. 2017 yılından beri Kraliyet Biyoloji Derneği'nde çalışan genç bilim insanının, daha önce University College London'da nörobilim alanında lisansüstü araştırmalar yaptığı belirlendi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mucize bebek: Kardeşinin rahmini aldı, kız çocuk dünyaya getirdi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/mucize-bebekkardesinin-rahmini-aldi-kiz-cocuk-dunyaya-getirdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/mucize-bebekkardesinin-rahmini-aldi-kiz-cocuk-dunyaya-getirdi</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de bir ilk gerçekleşti. Kız kardeşinin rahmi kendisine nakledilen İngiliz kadın, sağlıklı bir kız bebek doğurdu. Kız çocuğu İngiliz basını tarafından &quot;mucize bebek&quot; olarak tanımlandı.İngiltere&#039;de rahmi olmadan doğan 36 yaşındaki Grace Davidson, 27 Şubat&#039;ta rahim nakli sayesinde doğum yaptı.  Bebeğin annesi Grace&#039;e 2023 yılında kız kardeşinin rahmi nakledilmişti. Bu, o dönem İngiltere&#039;de başarılı olan tek rahim nakliydi.  Bebeğe, rahmini kız kardeşine bağışlayan iki çocuk annesi 42 yaşındaki Amy Purdie&#039;nin ismi verildi.OPERASYON 17 SAAT SÜRDÜ  Amy, kardeşine rahmini bağışlamak için sekiz saatlik bir ameliyat geçirdi ve haftalarca süren bir iyileşme süreci atlattı.  Amy&#039;nin rahmini çıkarmak ve Grace&#039;e nakletmek için 30&#039;dan fazla sağlık görevlisinden oluşan bir ekip yaklaşık 17 saat boyunca çalıştı.  Fedakar kadın, bu süreçten hiç rahatsız olmadığını hatta kardeşine bebek sahibi olma şansı vermeyi &quot;büyük bir ayrıcalık&quot; olarak gördüğünü söyledi.İKİNCİ KEZ ANNE OLMAYI UMUYOR  Yeni anne Grace, yaklaşık iki kilo ağırlığındaki bebeği Amy&#039;yi ilk kez kucağına almanın &quot;inanılmaz ve gerçeküstü&quot; olduğunu aktardı.  Kuzey Londra&#039;da yaşayan ve aslen İskoç olan Grace ve Angus çifti, nakledilen rahim aracılığıyla ikinci çocuk sahibi olmayı umuyor.  Grace&#039;in kanser riskini artırabilen bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçları almayı bırakabilmesi için rahim beş yıl içinde alınacak. Bu ilaçlar, Grace&#039;in şu anda vücudunun kız kardeşinin rahmini reddetmemesini sağlamak için kullanılıyor.  GÖBEK ADINI DOKTORUNDAN ALDI  Bebeğin göbek adı, 17 saatlik operasyonu yöneten Oxford Churchill Hastanesi&#039;nde transplantasyon ve endokrin cerrahı olan Isabel Quiroga&#039;dan alındı.  Rahim nakli sonucu doğan ilk bebek 2014 yılında İsveç&#039;teydi. O zamandan beri ABD, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan ve Türkiye dahil olmak üzere bir düzineden fazla ülkede yaklaşık 135 nakil gerçekleştirildi. Yaklaşık 65 bebek doğdu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Dep7_DvokeD0OrO08lpJA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mucize, bebek: Kardeşinin, rahmini, aldı, kız, çocuk, dünyaya, getirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Dep7_DvokeD0OrO08lpJA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kardeşinin rahmini aldı, kız çocuk dünyaya getirdi"><p>İngiltere'de bir ilk gerçekleşti. Kız kardeşinin rahmi kendisine nakledilen İngiliz kadın, sağlıklı bir kız bebek doğurdu. Kız çocuğu İngiliz basını tarafından "mucize bebek" olarak tanımlandı.</p><p>İngiltere'de rahmi olmadan doğan 36 yaşındaki Grace Davidson, 27 Şubat'ta rahim nakli sayesinde doğum yaptı.  Bebeğin annesi Grace'e 2023 yılında kız kardeşinin rahmi nakledilmişti. Bu, o dönem İngiltere'de başarılı olan tek rahim nakliydi.  Bebeğe, rahmini kız kardeşine bağışlayan iki çocuk annesi 42 yaşındaki Amy Purdie'nin ismi verildi.</p><p><strong>OPERASYON 17 SAAT SÜRDÜ</strong>  Amy, kardeşine rahmini bağışlamak için sekiz saatlik bir ameliyat geçirdi ve haftalarca süren bir iyileşme süreci atlattı.  Amy'nin rahmini çıkarmak ve Grace'e nakletmek için 30'dan fazla sağlık görevlisinden oluşan bir ekip yaklaşık 17 saat boyunca çalıştı.  Fedakar kadın, bu süreçten hiç rahatsız olmadığını hatta kardeşine bebek sahibi olma şansı vermeyi "büyük bir ayrıcalık" olarak gördüğünü söyledi.</p><p><strong>İKİNCİ KEZ ANNE OLMAYI UMUYOR</strong>  Yeni anne Grace, yaklaşık iki kilo ağırlığındaki bebeği Amy'yi ilk kez kucağına almanın "inanılmaz ve gerçeküstü" olduğunu aktardı.  Kuzey Londra'da yaşayan ve aslen İskoç olan Grace ve Angus çifti, nakledilen rahim aracılığıyla ikinci çocuk sahibi olmayı umuyor.  Grace'in kanser riskini artırabilen bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçları almayı bırakabilmesi için rahim beş yıl içinde alınacak. Bu ilaçlar, Grace'in şu anda vücudunun kız kardeşinin rahmini reddetmemesini sağlamak için kullanılıyor.  <strong>GÖBEK ADINI DOKTORUNDAN ALDI</strong>  Bebeğin göbek adı, 17 saatlik operasyonu yöneten Oxford Churchill Hastanesi'nde transplantasyon ve endokrin cerrahı olan Isabel Quiroga'dan alındı.  Rahim nakli sonucu doğan ilk bebek 2014 yılında İsveç'teydi. O zamandan beri ABD, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan ve Türkiye dahil olmak üzere bir düzineden fazla ülkede yaklaşık 135 nakil gerçekleştirildi. Yaklaşık 65 bebek doğdu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nesli tükenmekte olan kaplumbağalar, 100 yaşında ilk kez ebeveyn oldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/nesli-tukenmekte-olan-kaplumbagalar-100-yasinda-ilk-kez-ebeveyn-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/nesli-tukenmekte-olan-kaplumbagalar-100-yasinda-ilk-kez-ebeveyn-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Philadelphia Hayvanat Bahçesi’nde yaşayan iki dev kaplumbağa, 100 yaşında ilk kez ebeveyn oldu.ABD&#039;nin Pensilvanya eyaletindeki Philadelphia Hayvanat Bahçesi, nesli tükenmekte olan ‘Batı Santa Cruz Galapagos’ kaplumbağaları Abrazzo ve Mommy&#039;nin dört yavru dünyaya getirdiğini duyurdu.BİLİNEN EN YAŞLI ANNE1932 yılında hayvanat bahçesine getirilen Mommy, bu türün bilinen en yaşlı annesi olarak kaydedildi. Dört yavru kaplumbağanın Philadelphia Hayvanat Bahçesi&#039;nin ‘Sürüngen ve Amfibi Evi’nde, uygun koşullarda beslenip büyütüldüğü açıklanırken, yavru kaplumbağaların kamuoyuna tanıtılacağı tarih ise Mommy&#039;nin hayvanat bahçesine gelişiyle aynı gün olan 23 Nisan Çarşamba olarak belirlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q2X_IDQ7UEW2IxdYZezOGg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nesli, tükenmekte, olan, kaplumbağalar, 100, yaşında, ilk, kez, ebeveyn, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q2X_IDQ7UEW2IxdYZezOGg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="100 yaşında ilk kez ebeveyn oldu"><p>Philadelphia Hayvanat Bahçesi’nde yaşayan iki dev kaplumbağa, 100 yaşında ilk kez ebeveyn oldu.</p><p>ABD'nin Pensilvanya eyaletindeki Philadelphia Hayvanat Bahçesi, nesli tükenmekte olan ‘Batı Santa Cruz Galapagos’ kaplumbağaları Abrazzo ve Mommy'nin dört yavru dünyaya getirdiğini duyurdu.</p><p><strong>BİLİNEN EN YAŞLI ANNE</strong></p><p>1932 yılında hayvanat bahçesine getirilen Mommy, bu türün bilinen en yaşlı annesi olarak kaydedildi. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/00J8MoM8LkiHqbEy4AsuwA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Dört yavru kaplumbağanın Philadelphia Hayvanat Bahçesi'nin ‘Sürüngen ve Amfibi Evi’nde, uygun koşullarda beslenip büyütüldüğü açıklanırken, yavru kaplumbağaların kamuoyuna tanıtılacağı tarih ise Mommy'nin hayvanat bahçesine gelişiyle aynı gün olan 23 Nisan Çarşamba olarak belirlendi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sınırda tansiyon yükseldi: Güney Kore, Kuzeyli askerlere ateş açtı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sinirda-tansiyon-yukseldi-guney-kore-kuzeyli-askerlere-ates-acti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sinirda-tansiyon-yukseldi-guney-kore-kuzeyli-askerlere-ates-acti</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore ordusu, Kuzey Kore askerlerinin askeri sınır çizgisini ihlal etmesinin ardından uyarı ateşi açtığını duyurdu.Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, sınırı geçen 10 Kuzey Koreli askere uyarı ateşi açıldığı bildirildi. Açıklamada, &quot;Ordumuz, yerel saatle 17.00 civarında 10 Kuzey Kore askerinin silahsızlandırılmış bölgenin doğu kesimindeki askeri sınır hattını geçmesinin ardından uyarı anonsu ve uyarı atışları yaptı. Ordumuz, Kuzey Kore ordusunun faaliyetlerini yakından izliyor ve operasyonel prosedürlere göre gerekli önlemleri alıyor&quot; ifadelerini kullandı. Kuzey Kore askerlerinin daha sonra ülkelerine geri döndüğü aktarıldı.Güney Kore ordusundan dün yapılan açıklamada, Kuzey Kore&#039;nin askeri tatbikatlar düzenlediği sırada bin 500 civarında Kuzey Koreli askerinin dikenli tel döşeme ve askerden arındırılmış bölgede arazi çalışmaları yürüttüğünü belirtmişti.Güney Kore ve Kuzey Kore, 1950-53 savaşlarının barış antlaşmasıyla değil, ateşkesle sona ermesinin ardından teknik olarak hala savaş halinde. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ufxZSOlTikuTkRuFDpnwvQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sınırda, tansiyon, yükseldi:, Güney, Kore, Kuzeyli, askerlere, ateş, açtı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ufxZSOlTikuTkRuFDpnwvQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore, sınırı geçen Kuzey askerlerine ateş açtı"><p>Güney Kore ordusu, Kuzey Kore askerlerinin askeri sınır çizgisini ihlal etmesinin ardından uyarı ateşi açtığını duyurdu.</p><p>Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, sınırı geçen 10 Kuzey Koreli askere uyarı ateşi açıldığı bildirildi.</p><p> Açıklamada, "Ordumuz, yerel saatle 17.00 civarında 10 Kuzey Kore askerinin silahsızlandırılmış bölgenin doğu kesimindeki askeri sınır hattını geçmesinin ardından uyarı anonsu ve uyarı atışları yaptı. Ordumuz, Kuzey Kore ordusunun faaliyetlerini yakından izliyor ve operasyonel prosedürlere göre gerekli önlemleri alıyor" ifadelerini kullandı.</p><p> Kuzey Kore askerlerinin daha sonra ülkelerine geri döndüğü aktarıldı.</p><p>Güney Kore ordusundan dün yapılan açıklamada, Kuzey Kore'nin askeri tatbikatlar düzenlediği sırada bin 500 civarında Kuzey Koreli askerinin dikenli tel döşeme ve askerden arındırılmış bölgede arazi çalışmaları yürüttüğünü belirtmişti.</p><p>Güney Kore ve Kuzey Kore, 1950-53 savaşlarının barış antlaşmasıyla değil, ateşkesle sona ermesinin ardından teknik olarak hala savaş halinde.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa, en sıcak mart ayını yaşadı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/avrupa-en-sicak-mart-ayini-yasadi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/avrupa-en-sicak-mart-ayini-yasadi</guid>
<description><![CDATA[ Mart 2025, Avrupa&#039;da &quot;en sıcak mart&quot; olarak kayıtlara geçti. Avrupa birliği&#039;nin Kopernik İklim Değişikliği Servisi&#039;nin açıkladığı verilere göre mart ayı dünya genelinde ise &quot;en sıcak ikinci mart&quot; oldu.Geçen ay; Avrupa&#039;da ölçümlerin başlandığı günden bu yana en sıcak Mart olarak kayıtlara geçti.  Açıklama Avrupa Birliği&#039;nin Kopernik İklim değişikliği servisinden geldi.  Avrupa&#039;da Mart 2025&#039;te ortalama sıcaklık 6,03 derece ölçüldü. Bu, 1991-2020 mart ayı ortalamasının 2,41 derece üzerine çıktı. Böylece geçen ay, Avrupa için en sıcak mart oldu.  En büyük sıcaklık değişimleri doğu Avrupa ve güneybatı Rusya&#039;da kaydedilirken, İber Yarımadası&#039;nda ortalamadan daha düşük sıcaklıklar hissedildi.  Yağışlar da Avrupa genelinde farklılık gösterdi.  birçok bölge &quot;en kurak mart ayını&quot; yaşarken, bazı bölgelerse son 47 yıldır rekor seviyedeki en yağışlı mart ayını yaşadı.  Mart 2025, dünya genelindeyse 14,06 derecelik ortalamayla küresel olarak ikinci en sıcak mart ayı oldu.  Mart 2025&#039;te sıcaklık, 2024&#039;ün rekor kırılan mart ayından 0,08 daha az ölçüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NHJwspzF2EWHu6cjYtJKFg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa, sıcak, mart, ayını, yaşadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NHJwspzF2EWHu6cjYtJKFg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avrupa'da en sıcak mart ayı kayıtlara geçti"><p>Mart 2025, Avrupa'da "en sıcak mart" olarak kayıtlara geçti. Avrupa birliği'nin Kopernik İklim Değişikliği Servisi'nin açıkladığı verilere göre mart ayı dünya genelinde ise "en sıcak ikinci mart" oldu.</p>Geçen ay; Avrupa'da ölçümlerin başlandığı günden bu yana en sıcak Mart olarak kayıtlara geçti.  Açıklama Avrupa Birliği'nin Kopernik İklim değişikliği servisinden geldi.  Avrupa'da Mart 2025'te ortalama sıcaklık 6,03 derece ölçüldü. Bu, 1991-2020 mart ayı ortalamasının 2,41 derece üzerine çıktı. Böylece geçen ay, Avrupa için en sıcak mart oldu.  En büyük sıcaklık değişimleri doğu Avrupa ve güneybatı Rusya'da kaydedilirken, İber Yarımadası'nda ortalamadan daha düşük sıcaklıklar hissedildi.  Yağışlar da Avrupa genelinde farklılık gösterdi.  birçok bölge "en kurak mart ayını" yaşarken, bazı bölgelerse son 47 yıldır rekor seviyedeki en yağışlı mart ayını yaşadı.  Mart 2025, dünya genelindeyse 14,06 derecelik ortalamayla küresel olarak ikinci en sıcak mart ayı oldu.  Mart 2025'te sıcaklık, 2024'ün rekor kırılan mart ayından 0,08 daha az ölçüldü.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;de Trump fırtınası: &amp;quot;Netanyahu eve eli boş dönüyor&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-trump-firtinasi-netanyahu-eve-eli-bos-doenuyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-trump-firtinasi-netanyahu-eve-eli-bos-doenuyor</guid>
<description><![CDATA[ İsrail medyası, Netanyahu&#039;nun Beyaz Saray ziyaretinin başarısızlıkla sonuçlandığı yorumlarına yer veriyor. &quot;Times Of İsrael&quot; isimli haber sitesi vergiler, İran ve Türkiye konusunda Netanyahu&#039;nun Trump&#039;tan istediğini alamadığını yazdı. Trump&#039;ın Netanyahu&#039;nun yanında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ı övdüğüne dikkat çekildi.&quot;Netahyahu, eve eli boş dönüyor&quot;  İsrail&#039;de yayımlanan Yedioth Ahronot gazetesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu&#039;nun Washington ziyaretini böyle özetledi.   Ziyaretin Netanyahu açısından planlandığı gibi geçmediğini vurguladı  ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın vergi konusunda anlaşmak için değil İran&#039;la nükleer krizde diplomasiye öncelik vereceğini iletmek için Netanyahu&#039;yu Beyaz Saray&#039;a çağırdığı belirtildi.&quot;VERGİ İNDİRİMİ SAĞLAYAMADI&quot;  Trump&#039;ın, İsrail&#039;in ABD-İran arasındaki görüşmeleri sabote etmesini ve İran&#039;a saldırmasını önlemeyi amaçladığı vurgulandı.Yedioth Ahronot gazetesi, Netanyahu&#039;nun vergiler konusundaysa Trump&#039;tan daha aşağılayacı bir yanıt aldığını yazdı. Netanyahu&#039;nun vergi indirimi sağlayamadığı ve bu konuda eve eli boş döneceği vurgulandı. Beyaz Saray&#039;daki görüşmede Gazze&#039;deki rehinelerin serbest bırakılması konusunda da somut bir karar çıkmadığına dikkat çekildi. TÜRKİYE VE İSRAİL ARASINDA DENGE ÇABASI  Trump&#039;ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili sözlerinin ABD&#039;nin Türkiye ve İsrail arasında çatışmayı önlemeye çalışacağını gösterdiği belirtildi.  Times Of Israel haber sitesi ise, vergileri yükseltmesinin ardından Netanyahu&#039;nun Trump ile Beyaz Saray&#039;da görüşen ilk lider olarak tavizler almayı hedeflediğini yazdı. Ancak bu hedefine ulaşamadığı, Trump&#039;ın vergi indirimine gitmeyi kabul etmediği aksine İsrail&#039;e yılda milyarca dolar yardım yapıldığını hatırlattığı belirtildiCUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ÖVGÜSÜ DİKKAT ÇEKTİ  Times of İsrael, Trump&#039;ın İran ile doğrudan müzakerelere başlayacakları açıklamasının Netanyahu ve ekibi için süpriz olduğuna da dikkat çekti. Trump&#039;ın İsrail&#039;i sert dile eleştiren ve Hamas&#039;ı destekleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ı Netanyahu&#039;nun yanında övdüğüne de vurgu yaptı. Hatta Trump&#039;ın Netanyahu&#039;ya Türkiye ile sorunları için &quot;makul ol&quot; dediğine dikkat çekildi.  Netanyahu&#039;nun Trump&#039;ın iktidarı döneminde önümüzdeki 4 yılı rahat geçireceği algısının bu ziyaretle boşa çıktığı belirtildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m8iTpDe1HE-xwJtkbV54gQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailde, Trump, fırtınası:, Netanyahu, eve, eli, boş, dönüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m8iTpDe1HE-xwJtkbV54gQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail basını yazdı: " netanyahu eve eli bo d><p>İsrail medyası, Netanyahu'nun Beyaz Saray ziyaretinin başarısızlıkla sonuçlandığı yorumlarına yer veriyor. "Times Of İsrael" isimli haber sitesi vergiler, İran ve Türkiye konusunda Netanyahu'nun Trump'tan istediğini alamadığını yazdı. Trump'ın Netanyahu'nun yanında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı övdüğüne dikkat çekildi.</p><p>"Netahyahu, eve eli boş dönüyor"  İsrail'de yayımlanan Yedioth Ahronot gazetesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington ziyaretini böyle özetledi.   Ziyaretin Netanyahu açısından planlandığı gibi geçmediğini vurguladı  ABD Başkanı Donald Trump'ın vergi konusunda anlaşmak için değil İran'la nükleer krizde diplomasiye öncelik vereceğini iletmek için Netanyahu'yu Beyaz Saray'a çağırdığı belirtildi.</p><p><strong>"VERGİ İNDİRİMİ SAĞLAYAMADI"</strong>  Trump'ın, İsrail'in ABD-İran arasındaki görüşmeleri sabote etmesini ve İran'a saldırmasını önlemeyi amaçladığı vurgulandı.</p><p>Yedioth Ahronot gazetesi, Netanyahu'nun vergiler konusundaysa Trump'tan daha aşağılayacı bir yanıt aldığını yazdı. Netanyahu'nun vergi indirimi sağlayamadığı ve bu konuda eve eli boş döneceği vurgulandı. Beyaz Saray'daki görüşmede Gazze'deki rehinelerin serbest bırakılması konusunda da somut bir karar çıkmadığına dikkat çekildi.</p><p><strong> TÜRKİYE VE İSRAİL ARASINDA DENGE ÇABASI</strong>  Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili sözlerinin ABD'nin Türkiye ve İsrail arasında çatışmayı önlemeye çalışacağını gösterdiği belirtildi.  Times Of Israel haber sitesi ise, vergileri yükseltmesinin ardından Netanyahu'nun Trump ile Beyaz Saray'da görüşen ilk lider olarak tavizler almayı hedeflediğini yazdı. Ancak bu hedefine ulaşamadığı, Trump'ın vergi indirimine gitmeyi kabul etmediği aksine İsrail'e yılda milyarca dolar yardım yapıldığını hatırlattığı belirtildi</p><p><strong>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ÖVGÜSÜ DİKKAT ÇEKTİ</strong>  Times of İsrael, Trump'ın İran ile doğrudan müzakerelere başlayacakları açıklamasının Netanyahu ve ekibi için süpriz olduğuna da dikkat çekti. Trump'ın İsrail'i sert dile eleştiren ve Hamas'ı destekleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Netanyahu'nun yanında övdüğüne de vurgu yaptı. Hatta Trump'ın Netanyahu'ya Türkiye ile sorunları için "makul ol" dediğine dikkat çekildi.  Netanyahu'nun Trump'ın iktidarı döneminde önümüzdeki 4 yılı rahat geçireceği algısının bu ziyaretle boşa çıktığı belirtildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin savaşa dahil: Ukrayna&amp;apos;da iki asker esir alındı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cin-savasa-dahil-ukraynada-iki-asker-esir-alindi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cin-savasa-dahil-ukraynada-iki-asker-esir-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabından cephede Rusya adına savaşan Çin askerlerine ait olduğunu iddia ettiği görüntüleri paylaştı. Zelenski, iki Çinli askerin esir alındığını iddia etti.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Çin askerlerinin Rusya&#039;nın saflarına katıldığını, bunlardan ikisinin Ukrayna güçleri tarafından esir alındığını iddia etti.  Ukrayna lideri, Kiev güçlerinin Ukrayna&#039;da altı Çin askeriyle çatışmaya girdiğini belirterek &quot;çok daha fazla Çin askerinin bulunduğuna&quot; inandığını söyledi.KUZEY KORE DE SAVAŞA DAHİL OLMUŞTU  Kuzey Kore&#039;nin, Rusya&#039;nın Kursk bölgesindeki savaş çabalarına destek olmak için asker göndermesinden aylar sonra, Moskova&#039;nın Ukrayna&#039;dan geniş toprak parçalarını geri aldığı bildirilmişti.  Yakalanan askerlerden birinin videosunu yayınlayan Zelenski, Çin&#039;den resmi bir açıklama talep etti.Ukraynalı lider, Çin&#039;in artık Rusya&#039;nın Ukrayna ile savaşının bir parçası haline geldiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_xhUuo5PeU2dOcZKqBogBA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çin, savaşa, dahil:, Ukraynada, iki, asker, esir, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_xhUuo5PeU2dOcZKqBogBA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna'da iki Çin askeri esir alındı"><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabından cephede Rusya adına savaşan Çin askerlerine ait olduğunu iddia ettiği görüntüleri paylaştı. Zelenski, iki Çinli askerin esir alındığını iddia etti.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Çin askerlerinin Rusya'nın saflarına katıldığını, bunlardan ikisinin Ukrayna güçleri tarafından esir alındığını iddia etti.  Ukrayna lideri, Kiev güçlerinin Ukrayna'da altı Çin askeriyle çatışmaya girdiğini belirterek "çok daha fazla Çin askerinin bulunduğuna" inandığını söyledi.</p><p><strong>KUZEY KORE DE SAVAŞA DAHİL OLMUŞTU</strong>  Kuzey Kore'nin, Rusya'nın Kursk bölgesindeki savaş çabalarına destek olmak için asker göndermesinden aylar sonra, Moskova'nın Ukrayna'dan geniş toprak parçalarını geri aldığı bildirilmişti.  Yakalanan askerlerden birinin videosunu yayınlayan Zelenski, Çin'den resmi bir açıklama talep etti.</p><p>Ukraynalı lider, Çin'in artık Rusya'nın Ukrayna ile savaşının bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kongo&amp;apos;da 50 su aygırı şarbondan zehirlendi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kongoda-50-su-aygiri-sarbondan-zehirlendi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kongoda-50-su-aygiri-sarbondan-zehirlendi</guid>
<description><![CDATA[ Kongo&#039;nun doğusundaki Virunga Milli Parkı’nda en az 50 su aygırı ve çok sayıda büyük hayvanın şarbon zehirlenmesi sonucu öldüğü bildirildi.Virunga Milli Parkı Müdürü Emmanuel De Merode bugün yaptığı açıklamada, Kongo&#039;daki parkta en az 50 su aygırı ve diğer büyük hayvanların şarbon zehirlenmesi sonucu öldüğünü belirterek, Afrika&#039;nın en büyük göllerinden birini besleyen nehir boyunca yüzerken görüldüğünü söyledi. Yapılan testler şarbon zehirlenmesini doğrularken, zehirlenmenin kesin nedeninin henüz belirlenemediği ve olayla ilgili detaylı incelemelerin sürdüğü kaydedildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EJgs9uVweEiuzeV9gvRtjw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kongoda, aygırı, şarbondan, zehirlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EJgs9uVweEiuzeV9gvRtjw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="50 su aygırı zehirlendi"><p>Kongo'nun doğusundaki Virunga Milli Parkı’nda en az 50 su aygırı ve çok sayıda büyük hayvanın şarbon zehirlenmesi sonucu öldüğü bildirildi.</p><p>Virunga Milli Parkı Müdürü Emmanuel De Merode bugün yaptığı açıklamada, Kongo'daki parkta en az 50 su aygırı ve diğer büyük hayvanların şarbon zehirlenmesi sonucu öldüğünü belirterek, Afrika'nın en büyük göllerinden birini besleyen nehir boyunca yüzerken görüldüğünü söyledi. </p><p>Yapılan testler şarbon zehirlenmesini doğrularken, zehirlenmenin kesin nedeninin henüz belirlenemediği ve olayla ilgili detaylı incelemelerin sürdüğü kaydedildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Birinci Dünya Savaşı&amp;apos;nda batırılan Fransız savaş gemisi Paris 2&amp;apos;nin kalıntıları görüntülendi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/birinci-dunya-savasinda-batirilan-fransiz-savas-gemisi-paris-2nin-kalintilari-goeruntulendi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/birinci-dunya-savasinda-batirilan-fransiz-savas-gemisi-paris-2nin-kalintilari-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ Birinci Dünya Savaşı&#039;nda Antalya&#039;nın Kemer ilçesi açıklarında batırılan Fransız savaş gemisi &quot;Paris 2&quot;, su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan tarafından görüntülendi.Ceylan&#039;a dalış eğitmeni Suat Karaman, Adnan Şeker, Kaan Karaman ve Boğaç Dağhan Günöz eşlik etti. Ekip, Kemer Yat Limanı&#039;nın yaklaşık bir buçuk kilometre açığındaki Fransız savaş gemisi Paris 2&#039;nin bulunduğu noktaya ulaştı.Dalış sırasında, batığın son hali ve etrafında oluşan zengin ekosistem detaylı şekilde gözlemlendi. Çekilen görüntülerde batığın üzerindeki mühimmat ile etrafındaki çok sayıda deniz canlısı kayda alındı.Antalya&#039;nın 222 dalış noktası ile su altı tutkunlarına ev sahipliği yaptığını belirten Tahsin Ceylan, şu ifadeleri kullandı:
&quot;Birinci Dünya Savaşı&#039;nda Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker komutasındaki topçu bataryası tarafından batırılan &#039;Paris 2&#039; bir Fransız savaş gemisidir. 50 metre boyunda ve yaklaşık 30 metrede derinlikte. Üzerindeki birçok askeri mühimmat maalesef alınmış hatta fayanslar bile birkaç tane kalmış olsa da yine de cazip olmaya devam ediyor. Sualtı kültürel varlıklarımızın arasında her zaman birinci sırayı alan bir batık.&#039;&#039;Düz zemindeki batığın yerinin 1995&#039;te tespit edildiğini hatırlatan Ceylan, batığın yaz sezonunda çok sayıda kişi tarafından ziyaret edildiğini dile getirdi.Dünyada en iyi 100 dalış bölgesinden birisi olarak gösterilen Paris 2&#039;nin üstünde 6 uçaksavar top ve 2 torpil kovanı bulunuyor. 50 metre boyunda, 8 metre eninde ve 551 groston ağırlığındaki batık, 30 metre derinlikte yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H3mDB35F7Uu35LB9sVdKjg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Birinci, Dünya, Savaşında, batırılan, Fransız, savaş, gemisi, Paris, 2nin, kalıntıları, görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H3mDB35F7Uu35LB9sVdKjg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fransız savaş gemisi Paris 2'nin kalıntıları görüntülendi"><p>Birinci Dünya Savaşı'nda Antalya'nın Kemer ilçesi açıklarında batırılan Fransız savaş gemisi "Paris 2", su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan tarafından görüntülendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h5Enu7njfECH_EBQQLr2QQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ceylan'a dalış eğitmeni Suat Karaman, Adnan Şeker, Kaan Karaman ve Boğaç Dağhan Günöz eşlik etti. Ekip, Kemer Yat Limanı'nın yaklaşık bir buçuk kilometre açığındaki Fransız savaş gemisi Paris 2'nin bulunduğu noktaya ulaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BhJkqOiN60SQjv6WvJ5NlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dalış sırasında, batığın son hali ve etrafında oluşan zengin ekosistem detaylı şekilde gözlemlendi. Çekilen görüntülerde batığın üzerindeki mühimmat ile etrafındaki çok sayıda deniz canlısı kayda alındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WeFwt2_maESN3F8LCB05FA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Antalya'nın 222 dalış noktası ile su altı tutkunlarına ev sahipliği yaptığını belirten Tahsin Ceylan, şu ifadeleri kullandı:
"Birinci Dünya Savaşı'nda Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker komutasındaki topçu bataryası tarafından batırılan 'Paris 2' bir Fransız savaş gemisidir. 50 metre boyunda ve yaklaşık 30 metrede derinlikte. Üzerindeki birçok askeri mühimmat maalesef alınmış hatta fayanslar bile birkaç tane kalmış olsa da yine de cazip olmaya devam ediyor. Sualtı kültürel varlıklarımızın arasında her zaman birinci sırayı alan bir batık.''</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KkO7WzuLjU-JQxQXwO5Z3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Düz zemindeki batığın yerinin 1995'te tespit edildiğini hatırlatan Ceylan, batığın yaz sezonunda çok sayıda kişi tarafından ziyaret edildiğini dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yQ9Iz-jGSU6PysTHpFHwTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyada en iyi 100 dalış bölgesinden birisi olarak gösterilen Paris 2'nin üstünde 6 uçaksavar top ve 2 torpil kovanı bulunuyor. 50 metre boyunda, 8 metre eninde ve 551 groston ağırlığındaki batık, 30 metre derinlikte yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dlow1CmPWEymW83NosmZ8g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RjXbo1MaLkeEV8hkX8Qa5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qhZPDffZj06cTobo2gBaUA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aVuh60EKk0G9GBfqcqZjkQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tNV8v4zI1kCLAf3OFikk8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nooHI4IV7USmhjcGD76fOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l3QjP5NwR0yD5slZQ2LNnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MC0YRMHIzESwNgg1ehiLUA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RudszzXiR0-6PtuP229Jdw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zW4Ccwq3KEeZQVDTNp2RSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PrKu6P3MskW_S6B1Fx-h9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/urZSeAtEN0WRRDcUZPvl8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TwCQ3XQWoUizjiNiL9U6bg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9-9EjJ5cDUOIr7C6YKggpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hlDclrD6xUKRHq1TKdX3aQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Titanik’in bir sırrı daha gün yüzüne çıktı: Son ana kadar dayandılar</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/titanikin-bir-sirri-daha-gun-yuzune-cikti-son-ana-kadar-dayandilar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/titanikin-bir-sirri-daha-gun-yuzune-cikti-son-ana-kadar-dayandilar</guid>
<description><![CDATA[ 1912 yılında bir buzdağına çarparak batan ünlü yolcu gemisi Titanik hakkındaki sırlar ortaya çıkmaya devam ediyor.Derin deniz haritalama şirketi Magellan Ltd, Titanik’in enkazını 3.800 metre derinlikte dijital olarak tarayarak çarpıcı yeni görüntüler elde etti.  Yapılan taramalarda, geminin ikiye ayrıldığı noktaya yakın olan kazan dairesi detaylı şekilde görüntülendi. Bazı kazanların içe doğru çökmüş olması, çarpışma anında hâlâ çalışır durumda olduklarını gösteriyor. Bu da, gemi mürettebatının kazadan hemen önce bile ışıkları açık tutmak için mücadele ettiğini doğrulayan bir bulgu olarak değerlendiriliyor.  BBC’ye konuşan Titanic uzmanı Parks Stephenson, “Titanik, felaketin hayatta kalan son tanığı ve hâlâ anlatacak hikâyeleri var” diyerek bu yeni taramaların tarihsel önemine dikkat çekti.MÜHENDİSLERİN HİKAYESİ YENİDEN GÜNDEMDETarama görüntüleri, İngiliz mühendis Joseph Bell liderliğindeki mühendis ekibinin, gemi batarken ışıkları açık tutmak için kazanlara kömür atmaya devam ettiğini gösteriyor. Bell ve ekibinin bu çabasının, birçok yolcunun cankurtaran botlarına güvenle binmesine olanak sağladığına inanılıyor.  Stephenson’a göre, “Onlar kaosu olabildiğince geciktirdi. Bu da, kıç bölümde hâlâ açık duran bir buhar vanasıyla sembolize edilmişti.”KÜÇÜK DELİKLERİN BÜYÜK ETKİSİUniversity College London’dan Jeom-Kee Paik, Titanik’in buzdağına sadece hafifçe çarptığını ancak gövdede A4 boyutunda delikler oluştuğunu belirtti. Bu delikler altı bölmeye yayıldı ve su yavaş ama sürekli bir şekilde gemiye dolarak batışa yol açtı.  Newcastle Üniversitesi&#039;nden deniz mühendisi Simon Benson da, “Delikler küçük ama uzun bir alana yayılmıştı. Su yavaşça tüm bölmeleri doldurdu ve sonunda Titanik battı” dedi.DİJİTAL BELGESELE İLHAM OLDUBu dijital taramalar, National Geographic ve Atlantic Productions ortak yapımı olan “Titanic: The Digital Resurrection” (Titanik: Dijital Diriliş) adlı yeni belgeselde incelendi. Daha önce yayımlanan 3D rekonstrüksiyon görüntüleri üzerine inşa edilen belgesel, Titanik’in batışına dair yepyeni bir perspektif sunuyor.ENKAZ HIZLA YOK OLUYORTitanik’in enkazı, Kanada’nın Newfoundland kıyısından yaklaşık 650 kilometre açıkta bulunuyor. Ancak uzmanlara göre enkaz o kadar hızlı çürüyor ki, önümüzdeki 40 yıl içinde tamamen yok olabilir. Gemi batarken ikiye ayrıldığı için baş ve kıç kısımları deniz tabanında 800 metre uzaklıkla bulunuyor.  Baş kısmı, hâlâ tanınabilir durumda olsa da büyük oranda çamura gömülmüş durumda. Kıç kısmı ise okyanus tabanına saat yönünün tersine dönerek çarptığı için metal yığınına dönüşmüş.  Enkazın çevresinde mobilya parçaları, metal yığınları, açılmamış şampanya şişeleri ve hatta yolculara ait ayakkabılar yer alıyor.   Titanik, 15 Nisan 1912 tarihinde Southampton&#039;dan New York&#039;a yaptığı ilk seferinde bir buzdağına çarptıktan sonra sulara gömülen White Star Line şirketine ait bir transatlantik yolcu gemisiydi.   Kazanın ardından, 2 bin 200 yolcudan sadece 705&#039;i hayatta kaldı.   Enkazı, 1985 yılında Robert D. Ballard tarafından Atlantik deniz dibinin birkaç kilometre derinliğinde tespit edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PytTePtdnkuvJHx3hDqTyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Titanik’in, bir, sırrı, daha, gün, yüzüne, çıktı:, Son, ana, kadar, dayandılar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PytTePtdnkuvJHx3hDqTyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Titanik'in bir sırrı daha çözüldü"><p>1912 yılında bir buzdağına çarparak batan ünlü yolcu gemisi Titanik hakkındaki sırlar ortaya çıkmaya devam ediyor.</p><p>Derin deniz haritalama şirketi Magellan Ltd, Titanik’in enkazını 3.800 metre derinlikte dijital olarak tarayarak çarpıcı yeni görüntüler elde etti.  Yapılan taramalarda, geminin ikiye ayrıldığı noktaya yakın olan kazan dairesi detaylı şekilde görüntülendi. Bazı kazanların içe doğru çökmüş olması, çarpışma anında hâlâ çalışır durumda olduklarını gösteriyor. Bu da, gemi mürettebatının kazadan hemen önce bile ışıkları açık tutmak için mücadele ettiğini doğrulayan bir bulgu olarak değerlendiriliyor.  BBC’ye konuşan Titanic uzmanı Parks Stephenson, “Titanik, felaketin hayatta kalan son tanığı ve hâlâ anlatacak hikâyeleri var” diyerek bu yeni taramaların tarihsel önemine dikkat çekti.</p><h3><strong>MÜHENDİSLERİN HİKAYESİ YENİDEN GÜNDEMDE</strong></h3><p>Tarama görüntüleri, İngiliz mühendis Joseph Bell liderliğindeki mühendis ekibinin, gemi batarken ışıkları açık tutmak için kazanlara kömür atmaya devam ettiğini gösteriyor. Bell ve ekibinin bu çabasının, birçok yolcunun cankurtaran botlarına güvenle binmesine olanak sağladığına inanılıyor.  Stephenson’a göre, “Onlar kaosu olabildiğince geciktirdi. Bu da, kıç bölümde hâlâ açık duran bir buhar vanasıyla sembolize edilmişti.”</p><h3><strong>KÜÇÜK DELİKLERİN BÜYÜK ETKİSİ</strong></h3><p>University College London’dan Jeom-Kee Paik, Titanik’in buzdağına sadece hafifçe çarptığını ancak gövdede A4 boyutunda delikler oluştuğunu belirtti. Bu delikler altı bölmeye yayıldı ve su yavaş ama sürekli bir şekilde gemiye dolarak batışa yol açtı.  Newcastle Üniversitesi'nden deniz mühendisi Simon Benson da, “Delikler küçük ama uzun bir alana yayılmıştı. Su yavaşça tüm bölmeleri doldurdu ve sonunda Titanik battı” dedi.</p><h3><strong>DİJİTAL BELGESELE İLHAM OLDU</strong></h3><p>Bu dijital taramalar, National Geographic ve Atlantic Productions ortak yapımı olan “Titanic: The Digital Resurrection” (Titanik: Dijital Diriliş) adlı yeni belgeselde incelendi. Daha önce yayımlanan 3D rekonstrüksiyon görüntüleri üzerine inşa edilen belgesel, Titanik’in batışına dair yepyeni bir perspektif sunuyor.</p><h3><strong>ENKAZ HIZLA YOK OLUYOR</strong></h3><p>Titanik’in enkazı, Kanada’nın Newfoundland kıyısından yaklaşık 650 kilometre açıkta bulunuyor. Ancak uzmanlara göre enkaz o kadar hızlı çürüyor ki, önümüzdeki 40 yıl içinde tamamen yok olabilir. Gemi batarken ikiye ayrıldığı için baş ve kıç kısımları deniz tabanında 800 metre uzaklıkla bulunuyor.  Baş kısmı, hâlâ tanınabilir durumda olsa da büyük oranda çamura gömülmüş durumda. Kıç kısmı ise okyanus tabanına saat yönünün tersine dönerek çarptığı için metal yığınına dönüşmüş.  Enkazın çevresinde mobilya parçaları, metal yığınları, açılmamış şampanya şişeleri ve hatta yolculara ait ayakkabılar yer alıyor.   Titanik, 15 Nisan 1912 tarihinde Southampton'dan New York'a yaptığı ilk seferinde bir buzdağına çarptıktan sonra sulara gömülen White Star Line şirketine ait bir transatlantik yolcu gemisiydi.   Kazanın ardından, 2 bin 200 yolcudan sadece 705'i hayatta kaldı.   Enkazı, 1985 yılında Robert D. Ballard tarafından Atlantik deniz dibinin birkaç kilometre derinliğinde tespit edildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail basını: Netanyahu, Trump&amp;İran müzakerelerini canlı yayında öğrendi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-basini-netanyahu-trump-iran-muzakerelerini-canli-yayinda-oegrendi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-basini-netanyahu-trump-iran-muzakerelerini-canli-yayinda-oegrendi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail basınına yansıyan haberlere göre, Netanyahu ile birlikte ABD’ye giden İsrail heyetinin Trump’ın &quot;İran’la doğrudan temas&quot; planından haberi yoktu.İsrailli yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump ile İranlı yetkililer arasında müzakerelerin başlatılması yönünde varılan anlaşmadan İsrail’in önceden haberdar edilmediğini açıkladı. Washington’a gelen İsrail heyetinde yer alan bir kaynak, “İnsanların yüzlerindeki şok ifadesi açıkça görülüyordu,” dedi.  Israel Hayom’un haberine göre, yetkililer yine de şaşkınlıklarını hafifletmeye çalışarak, “Böyle bir gelişmenin olasılığını biliyorduk” dedi. Çünkü Trump, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin sorunları müzakereyle çözmek istediğini defalarca dile getirmişti. İsrailli bir diplomatik kaynak ise, Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yapılan bilgilendirmeyi ve İsrail’in müzakerelerin içeriğine dahil edilme niyetini “son derece olumlu unsurlar” olarak değerlendirdi.“BU JCPOA 2 OLMAYACAK”Diplomatik kaynak ayrıca, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde İsrail’den özellikle gizlenerek İran’la yürütülen ve nükleer anlaşmaya zemin hazırlayan JCPOA (Ortak Kapsamlı Eylem Planı) anlaşmasına atıfla,  “Bu, JCPOA 2 olmayacak,” dedi.  İRAN HENÜZ DOĞRULAMADIÖte yandan, İran henüz doğrudan müzakerelerin başlayacağını resmen doğrulamadı. İran Dışişleri Bakanı, görüşmelerin İslam Cumhuriyeti’nin geleneksel tutumuna uygun olarak dolaylı biçimde gerçekleşeceğini belirtti. İran hükümetine yakınlığıyla bilinen Nour News ajansı ise üst düzey yetkililere dayandırdığı haberinde, görüşmelerin Umman’da yapılacağını ve ilk etapta dolaylı olacağını aktardı. Ajansa göre ayrıca, ilk tur başarılı olursa doğrudan görüşmelere geçilecek.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m8iTpDe1HE-xwJtkbV54gQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, basını:, Netanyahu, Trump-İran, müzakerelerini, canlı, yayında, öğrendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m8iTpDe1HE-xwJtkbV54gQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail basınından ABD-İran kulisi"><p>İsrail basınına yansıyan haberlere göre, Netanyahu ile birlikte ABD’ye giden İsrail heyetinin Trump’ın "İran’la doğrudan temas" planından haberi yoktu.</p><p>İsrailli yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump ile İranlı yetkililer arasında müzakerelerin başlatılması yönünde varılan anlaşmadan İsrail’in önceden haberdar edilmediğini açıkladı. Washington’a gelen İsrail heyetinde yer alan bir kaynak, “İnsanların yüzlerindeki şok ifadesi açıkça görülüyordu,” dedi.  Israel Hayom’un haberine göre, yetkililer yine de şaşkınlıklarını hafifletmeye çalışarak, “Böyle bir gelişmenin olasılığını biliyorduk” dedi. Çünkü Trump, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin sorunları müzakereyle çözmek istediğini defalarca dile getirmişti. İsrailli bir diplomatik kaynak ise, Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yapılan bilgilendirmeyi ve İsrail’in müzakerelerin içeriğine dahil edilme niyetini “son derece olumlu unsurlar” olarak değerlendirdi.</p><h3><strong>“BU JCPOA 2 OLMAYACAK”</strong></h3><p>Diplomatik kaynak ayrıca, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde İsrail’den özellikle gizlenerek İran’la yürütülen ve nükleer anlaşmaya zemin hazırlayan JCPOA (Ortak Kapsamlı Eylem Planı) anlaşmasına atıfla,  “Bu, JCPOA 2 olmayacak,” dedi.  </p><h3><strong>İRAN HENÜZ DOĞRULAMADI</strong></h3><p>Öte yandan, İran henüz doğrudan müzakerelerin başlayacağını resmen doğrulamadı. İran Dışişleri Bakanı, görüşmelerin İslam Cumhuriyeti’nin geleneksel tutumuna uygun olarak dolaylı biçimde gerçekleşeceğini belirtti. İran hükümetine yakınlığıyla bilinen Nour News ajansı ise üst düzey yetkililere dayandırdığı haberinde, görüşmelerin Umman’da yapılacağını ve ilk etapta dolaylı olacağını aktardı. Ajansa göre ayrıca, ilk tur başarılı olursa doğrudan görüşmelere geçilecek. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Binlerce Kuzey Koreli yazılımcının ABD&amp;apos;li rolü yaparak Fortune 500 şirketlerinde işe girdiği ortaya çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/binlerce-kuzey-koreli-yazilimcinin-abdli-rolu-yaparak-fortune-500-sirketlerinde-ise-girdigi-ortaya-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/binlerce-kuzey-koreli-yazilimcinin-abdli-rolu-yaparak-fortune-500-sirketlerinde-ise-girdigi-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ ABD’li yetkililer ve uzmanların araştırmasına göre, binlerce Kuzey Koreli yazılımcı, Amerikalı rolü yaparak Fortune 500 şirketlerinde işe girdi ve yüz milyonlarca dolar kazandı.Fortune 500 listesinde yer alan bazı şirketlerin, Amerikalı yazılım geliştirici gibi görünen ancak sahte ya da çalıntı kimliklerle çalışan Kuzey Koreli mühendisleri farkında olmadan işe aldıkları ortaya çıktı.   ABD Hazine Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve FBI’ın ortak tahminlerine göre, bu yazılımcı dolandırıcılığı 2018’den bu yana her yıl yüz milyonlarca dolar gelir sağladı.  Kripto para girişimi g8keep’in kurucusu Harrison Leggio’ya göre, iş ilanlarına gelen özgeçmişlerin yaklaşık yüzde 95’i Amerikalı gibi davranan Kuzey Koreli mühendislere ait. Br keresinde kendisiyle aynı dönemde Manhattan merkezli bir kripto para borsasında çalıştığını iddia eden bir adayla iş görüşmesi yaptığını söyleyen Leggio, adayın belirttiği programlama dillerinin yanlış ve şirketin hiçbir zaman uygulamadığı bir çalışma biçiminden söz ettiğine dikkat çekti.  Bunun üzerine Leggio, umut verici görünen adaylarla bile görüşmeden önce “Kim Jong-un testi” yaptığını açıkladı.“KİM JONG-UN HAKKINDA OLUMSUZ BİR ŞEY SÖYLE”Kuzey Kore’de lidere hakaret etmenin yasak olduğu ve bu tür davranışların ciddi cezaları olduğunu öğrenen Leggio, iş görüşmesi yaptığı adaylara “Kim Jong-un hakkında olumsuz bir şey söyle” demeye başladığını belirtti.   Leggio, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un hakkında olumsuz bir şey söylemesini istediği ilk adayın ise bir anda kendisine küfür edip tüm sosyal medya hesaplarından engellediğini açıkladı.   Leggio, artık her görüşmeden önce aynı istekte bulunduğunu, tanıdığı diğer girişimcilerin de aynı yöntemi uygulamaya başladığını söyledi.  Birleşmiş Milletler (BM), Kuzey Koreli bilişimciler tarafından uygulanan bu yöntemin 2018’den bu yana yılda 250 milyon ile 600 milyon dolar arasında gelir sağladığını tahmin ediyor. Bu nedenle siber güvenlik uzmanları, kullanılan stratejiler, profiller, VPN’ler ve diğer işaretleri paylaşmak üzere birlikte çalışıyor. Ancak yapay zekâ, Kuzey Kore planını daha da güçlendirdi: Mühendisler artık yapay zekâyla yazılmış senaryolar sayesinde aynı anda altı-yedi işte çalışabiliyor, dış görünümlerini gizleyebiliyor, seslerini değiştirerek aksanlarını kapatabiliyor ya da cinsiyetlerini değiştirebiliyor.  Uzmanlar, bu taktiklerin 2025’te Avrupa ve Asya’ya da yayılacağını ve özellikle savunma ve devlet kurumlarına yönelik işe başvuru yöntemlerinin görüleceğini öngörüyor.“YAT MI FÜZE Mİ?”Google Cloud istihbarat lideri Michael Barnhart, yıllardır Kuzey Kore tehditlerini takip ediyor.  “Bazı suçlular paranızı çalıp yat alır, burada ise paranız füze yapımına gidiyor. Yat mı füze mi, bu fark çok önemli” diyen Barnhart’a göre plan şu şekilde işliyor:  Çin ve Rusya’da konuşlanmış Kuzey Koreli mühendisler, yapay zekâ kullanarak dikkat çekici geçmişlere sahip sahte özgeçmişler oluşturuyor. ABD&#039;de veya yurtdışında bulunan aracılarla birlikte çalışıyor, hatta bazen sahte şirketler kurarak kendilerini işe alım firması ya da web tasarım ajansı gibi gösteriyorlar.   Şirketler ise bu tehditleri tespit etmek ve çalışanlarını denetlemek için çeşitli sistemler ve stratejiler uygulamaya başladı. FBI, bu planın nükleer silahlar ve diğer operasyonları finanse ettiğini, ayrıca mühendislerin çaldığı veri ve bilgilerin gasp, casusluk ve veri hırsızlığı için kullanıldığını bildirdi.ÖZEL ÜRÜN GELİŞTİRİLDİKimlik doğrulama firması Hypr’ın CEO’su Bojan Simic, kendi şirketinde de bu sorunla karşılaştığını belirterek, buna karşı özel bir ürün geliştirdiğini açıkladı.   Mülakatta başarılı olan bir mühendisi işe alan Simic, konum doğrulama yöntemiyle işe aldığı kişinin Polonya’da olduğunu söylese de İspanya’da olduğunu ortaya çıkarmış.   Gartner kıdemli analisti Emi Chiba, güvenlik uzmanlarının insan kaynakları ekipleriyle işbirliği yaparak kimlikleri periyodik olarak yeniden doğrulaması gerektiği görüşünde. Chiba, amera açık video mülakatları, coğrafi konum doğrulama özellikleri olan kimlik doğrulama araçları ve selfie eşleşmeleri gibi yöntemlerin işe alımlarda sahtekârlığı engelleyebileceğini ifade ediyor.2024’TE 304 OLAYIN ARKASINDA KUZEY KORELİLER VARDICrowdStrike adlı siber güvenlik firması da, Kuzey Koreli IT çalışanlarının 2024 yılında 304 olayın arkasında olduğunu ve yılın ikinci yarısında faaliyetlerinin arttığını raporladı. “Famous Chollima” adını verdikleri bu grubun 2025’te de faaliyetlerine devam edeceği öngörülüyor.  CrowdStrike’ın kıdemli başkan yardımcısı Adam Meyers’a göre, Famous Chollima iki temel kola sahip: Birincisi, istihbarat toplama ve kripto hırsızlığına odaklanan kötü amaçlı yazılım operasyonu; ikincisi ise IT çalışanı dolandırıcılığı. Bu iki kol birbirleriyle veri paylaşımı yaparak daha da güçleniyor.  Bu planın bir parçası olarak, mülakatlara katılan adaylar genellikle uzaktan masaüstü araçlarıyla Kuzey Koreli kişiler tarafından yönlendiriliyor.HEPSİNİN ADI “BEN&quot;Farnsworth Intelligence’ın kurucusu Aidan Raney de, bir müşterisinin  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Drnfsf-F5EK0D_6NHh-bXg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Binlerce, Kuzey, Koreli, yazılımcının, ABDli, rolü, yaparak, Fortune, 500, şirketlerinde, işe, girdiği, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Drnfsf-F5EK0D_6NHh-bXg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kuzey Koreli IT'cilerin yeni taktiği"><p>ABD’li yetkililer ve uzmanların araştırmasına göre, binlerce Kuzey Koreli yazılımcı, Amerikalı rolü yaparak Fortune 500 şirketlerinde işe girdi ve yüz milyonlarca dolar kazandı.</p><p>Fortune 500 listesinde yer alan bazı şirketlerin, Amerikalı yazılım geliştirici gibi görünen ancak sahte ya da çalıntı kimliklerle çalışan Kuzey Koreli mühendisleri farkında olmadan işe aldıkları ortaya çıktı.   ABD Hazine Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve FBI’ın ortak tahminlerine göre, bu yazılımcı dolandırıcılığı 2018’den bu yana her yıl yüz milyonlarca dolar gelir sağladı.  Kripto para girişimi g8keep’in kurucusu Harrison Leggio’ya göre, iş ilanlarına gelen özgeçmişlerin yaklaşık yüzde 95’i Amerikalı gibi davranan Kuzey Koreli mühendislere ait. Br keresinde kendisiyle aynı dönemde Manhattan merkezli bir kripto para borsasında çalıştığını iddia eden bir adayla iş görüşmesi yaptığını söyleyen Leggio, adayın belirttiği programlama dillerinin yanlış ve şirketin hiçbir zaman uygulamadığı bir çalışma biçiminden söz ettiğine dikkat çekti.  Bunun üzerine Leggio, umut verici görünen adaylarla bile görüşmeden önce “Kim Jong-un testi” yaptığını açıkladı.</p><h3><strong>“KİM JONG-UN HAKKINDA OLUMSUZ BİR ŞEY SÖYLE”</strong></h3><p>Kuzey Kore’de lidere hakaret etmenin yasak olduğu ve bu tür davranışların ciddi cezaları olduğunu öğrenen Leggio, iş görüşmesi yaptığı adaylara “Kim Jong-un hakkında olumsuz bir şey söyle” demeye başladığını belirtti.   Leggio, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un hakkında olumsuz bir şey söylemesini istediği ilk adayın ise bir anda kendisine küfür edip tüm sosyal medya hesaplarından engellediğini açıkladı.   Leggio, artık her görüşmeden önce aynı istekte bulunduğunu, tanıdığı diğer girişimcilerin de aynı yöntemi uygulamaya başladığını söyledi.  Birleşmiş Milletler (BM), Kuzey Koreli bilişimciler tarafından uygulanan bu yöntemin 2018’den bu yana yılda 250 milyon ile 600 milyon dolar arasında gelir sağladığını tahmin ediyor. Bu nedenle siber güvenlik uzmanları, kullanılan stratejiler, profiller, VPN’ler ve diğer işaretleri paylaşmak üzere birlikte çalışıyor. Ancak yapay zekâ, Kuzey Kore planını daha da güçlendirdi: Mühendisler artık yapay zekâyla yazılmış senaryolar sayesinde aynı anda altı-yedi işte çalışabiliyor, dış görünümlerini gizleyebiliyor, seslerini değiştirerek aksanlarını kapatabiliyor ya da cinsiyetlerini değiştirebiliyor.  Uzmanlar, bu taktiklerin 2025’te Avrupa ve Asya’ya da yayılacağını ve özellikle savunma ve devlet kurumlarına yönelik işe başvuru yöntemlerinin görüleceğini öngörüyor.</p><h3><strong>“YAT MI FÜZE Mİ?”</strong></h3><p>Google Cloud istihbarat lideri Michael Barnhart, yıllardır Kuzey Kore tehditlerini takip ediyor.  “Bazı suçlular paranızı çalıp yat alır, burada ise paranız füze yapımına gidiyor. Yat mı füze mi, bu fark çok önemli” diyen Barnhart’a göre plan şu şekilde işliyor:  Çin ve Rusya’da konuşlanmış Kuzey Koreli mühendisler, yapay zekâ kullanarak dikkat çekici geçmişlere sahip sahte özgeçmişler oluşturuyor. ABD'de veya yurtdışında bulunan aracılarla birlikte çalışıyor, hatta bazen sahte şirketler kurarak kendilerini işe alım firması ya da web tasarım ajansı gibi gösteriyorlar.   Şirketler ise bu tehditleri tespit etmek ve çalışanlarını denetlemek için çeşitli sistemler ve stratejiler uygulamaya başladı. FBI, bu planın nükleer silahlar ve diğer operasyonları finanse ettiğini, ayrıca mühendislerin çaldığı veri ve bilgilerin gasp, casusluk ve veri hırsızlığı için kullanıldığını bildirdi.</p><h3><strong>ÖZEL ÜRÜN GELİŞTİRİLDİ</strong></h3><p>Kimlik doğrulama firması Hypr’ın CEO’su Bojan Simic, kendi şirketinde de bu sorunla karşılaştığını belirterek, buna karşı özel bir ürün geliştirdiğini açıkladı.   Mülakatta başarılı olan bir mühendisi işe alan Simic, konum doğrulama yöntemiyle işe aldığı kişinin Polonya’da olduğunu söylese de İspanya’da olduğunu ortaya çıkarmış.   Gartner kıdemli analisti Emi Chiba, güvenlik uzmanlarının insan kaynakları ekipleriyle işbirliği yaparak kimlikleri periyodik olarak yeniden doğrulaması gerektiği görüşünde. Chiba, amera açık video mülakatları, coğrafi konum doğrulama özellikleri olan kimlik doğrulama araçları ve selfie eşleşmeleri gibi yöntemlerin işe alımlarda sahtekârlığı engelleyebileceğini ifade ediyor.</p><h3><strong>2024’TE 304 OLAYIN ARKASINDA KUZEY KORELİLER VARDI</strong></h3><p>CrowdStrike adlı siber güvenlik firması da, Kuzey Koreli IT çalışanlarının 2024 yılında 304 olayın arkasında olduğunu ve yılın ikinci yarısında faaliyetlerinin arttığını raporladı. “Famous Chollima” adını verdikleri bu grubun 2025’te de faaliyetlerine devam edeceği öngörülüyor.  CrowdStrike’ın kıdemli başkan yardımcısı Adam Meyers’a göre, Famous Chollima iki temel kola sahip: Birincisi, istihbarat toplama ve kripto hırsızlığına odaklanan kötü amaçlı yazılım operasyonu; ikincisi ise IT çalışanı dolandırıcılığı. Bu iki kol birbirleriyle veri paylaşımı yaparak daha da güçleniyor.  Bu planın bir parçası olarak, mülakatlara katılan adaylar genellikle uzaktan masaüstü araçlarıyla Kuzey Koreli kişiler tarafından yönlendiriliyor.</p><h3><strong>HEPSİNİN ADI “BEN"</strong></h3><p>Farnsworth Intelligence’ın kurucusu Aidan Raney de, bir müşterisinin sahte bir mühendisi işe alma tehlikesiyle karşı karşıya kalması üzerine olayı araştırmak için Amerikalı gibi davranarak Kuzey Korelilerle iletişime geçti. Raney, iki video görüşmesinde, hepsi “Ben” adını kullanan üç-dört kişiyle konuştu. “Ben”ler, Raney’e sahte bir LinkedIn profili oluşturdu, dikkat çekici bir biyografi yazdı ve yeni bir Gmail hesabı ile onlarca işe başvuru yaptı.  Hatta Raney’in profil fotoğrafını değiştirip siyah-beyaz hale getirerek gerçek fotoğrafını değiştirdiler. Eğer Raney işe alınsaydı, toplantılara katılacak, günlük iş akışını takip edecek ama işi Kuzey Koreli mühendisler yapacaktı. Maaşın yüzde 70’ini kripto para, PayPal veya Payoneer yoluyla “Ben”lere göndermesi gerekiyordu.  Raney görüşmeye girdiğinde, masaüstünde bir not defteri uygulaması üzerinden Kuzey Koreliler kendisine cevapları yazdı. İşe alım yetkilisiyle mülakat sırasında bu sayede sorulara yanıt verdi ve yıllık 80 bin dolarlık bir sözlü iş teklifi aldı.   “Artık kimlikler, belgeler, yüzler gerçek. Görüntüde her şey doğru. Onları işe almamak için hiçbir engel yok” diyen Raney, mülakatın hemen ardından şirkete gerçeği söyleyerek teklifi reddetmek ve vakitlerini aldığı için özür dilemek zorunda kaldı.  Son iki yılda, ABD Adalet Bakanlığı onlarca Kuzey Koreliyi ve onlarla işbirliği yapan Amerikalıyı, kimlik hırsızlığı, ABD yaptırımlarını ihlal, dolandırıcılık ve kara para aklama nedeniyle suçladı. FBI’ın siber suçlar listesinde halen aranan en az 14 Kuzey Koreli mühendis bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı ise bu kişilere dair bilgi sağlayanlara 5 milyon dolara kadar ödül verileceğini duyurdu.</p><h3><strong>“LAPTOP ÇİFTLİKLERİ”</strong></h3><p>Bu dolandırıcılıkla bağlantılı olarak, Nashville'de bir adam tutuklandı, Arizona'da bir kadın ise suçunu kabul etti. Bu kişiler “laptop çiftlikleri” işleterek çeşitli ABD şirketlerinden gelen dizüstü bilgisayarları Kuzey Koreliler adına barındırıyor ve bu cihazlara uzaktan masaüstü yazılımı kuruyorlardı.  Arizona’daki davaya göre 49 yaşındaki kadın, 60 sahte kimlik kullanarak çeşitli şirketlere, bir televizyon kanalında, bir uzay-havacılık şirketinde, bir otomobil üreticisinde ve bir Silikon Vadisi teknoloji firmasında Kuzey Korelilerin iş bulmalarına yardım etti. Mahkeme belgelerine göre Kuzey Koreliler bu sayede yaklaşık 300 şirkette çalıştılar ve milyonlar kazandılar.  FBI Phoenix Ofisi’nden Özel Ajan Akil Davis, konuyu “Sessiz bir yaşam süren biri bile böylesine karmaşık bir yapının parçası olabiliyorsa, düşmanlarımızın ne kadar sofistike ve sinsi hale geldiği ortada. Bu yüzden şirketlerin ve vatandaşların dijital dünyada son derece dikkatli olması şart” yorumunu yaptı.  Fortune’a açıklama yapan Payoneer ise, dolandırıcılık ve mali suçlarla mücadele için güçlü uyum sistemlerine sahip olduklarını, düzenleyiciler ve kolluk kuvvetleriyle yakın işbirliği yürüttüklerini belirtti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın Cumhurbaşkanı Erdoğan&amp;apos;a övgüleri dünya manşetlerinde yer buldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-cumhurbaskani-erdogana-oevguleri-dunya-mansetlerinde-yer-buldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-cumhurbaskani-erdogana-oevguleri-dunya-mansetlerinde-yer-buldu</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu&#039;yu kabulünde Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;a yönelik övgüleri dünya basınında ses getirdi.Bir çok kanal ve gazetede, Trump&#039;ın Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;a yönelik övgüleri geniş yer aldı.   BBC, &quot;Trump, Türkiye&#039;nin Cumhurbaşkanı ile çalışabileceğinden emin.&quot; başlığıyla haberi kullandı. İngiltere merkezli Middle East Eye haber sitesi ise Trump&#039;ın Erdoğan ve Türkiye&#039;ye övgülerini &quot;Trump, Netanyahu ile ABD ve İran arasındaki doğrudan görüşmeleri duyurdu.&quot; şeklindeki haberinde kendisinin Erdoğan&#039;ı oldukça sevdiğini yazdı.  CNBC kanalının internet sitesinde, &quot;Oval Ofis&#039;te Netanyahu ile bir araya gelen Trump, kendisinden Türkiye ile olan anlaşmazlıklarda &#039;makul&#039; olmasını istedi. En yakın müttefiklerinden biriyle birlikte konuşan Trump, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile olan ilişkisini övdü ve iki ülke arasında arabulucu olmaya gönüllü oldu.&quot; ifadeleri kullanıldı.  Axios haber portalı, &quot;Trump, Türkiye&#039;deki &#039;çok zeki&#039; ve güçlü bir kişi olan Erdoğan&#039;ı övdü.&quot; başlığını kullandı.  The Times of Israel, görüşme &quot;Trump, İsrail ve Türkiye arasında arabuluculuk yapabileceğini ve Erdoğan ile çok iyi bir ilişkisi olduğunu söyledi.&quot; şeklinde yer aldı.  Israel Hayom gazetesi haberinde, &quot;Türkiye konusunda ise Trump, kendisinin Türk lideriyle şahsi ilişkileri sayesinde Suriye konusunda ülkeler arasındaki problemleri çözebileceğini iddia ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a övgüden başka bir şeyi olmadığını söyledi.&quot; denildi.  Al Arabiya, Trump&#039;ın övgülerinden &quot;Trump, Türkiye ve İsrail&#039;in Suriye hakkındaki gerilimini &#039;çözebileceğini&#039; söylüyor.&quot; şeklinde bahsetti.  Hindistan&#039;da Hindustan Times gazetesi, &quot;Netanyahu, Beyaz Saray&#039;da Türkiye&#039;yi eleştirdi, ardından Trump&#039;ın Erdoğan&#039;a övgü yağdırmasını izledi.&quot; başlığını verirken, The Economic Times da &quot;Trump, Suriye konusunda İsrail ve Türkiye arasında arabuluculuk yapmayı teklif etti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;ı çok sevdiğini söyledi.&quot; ifadesini kullandı.  Pakistan merkezli The Express Tribune gazetesi, &quot;Trump, Netanyahu&#039;nun Türkiye&#039;ye karşı &#039;makul&#039; davranmasını istedi, Erdoğan&#039;ı övdü.&quot; başlığını attı.  Greek Reporter isimli haber portalında, &quot;Trump Beyaz Saray&#039;da Netanyahu ile görüşmesi esnasında, Türkiye&#039;ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;a olan güçlü desteğini dile getirdi.&quot; ifadelerine yer verildi.  ABD Başkanı Trump, dün Beyaz Saray&#039;da ağırladığı Netanyahu ile görüşmesinde, Türkiye&#039;nin Suriye&#039;deki rolünün önemini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çok iyi ilişkileri olduğunu vurgulayarak, &quot;O, çok güçlü ve zeki biri.&quot; ifadelerini kullanmıştı.  ABD Başkanı, &quot;Erdoğan adında bir adamla çok iyi ilişkilerim var. Basının, Erdoğan&#039;ı sevmeme kızdığını biliyorum ama ben seviyorum, o da beni seviyor ve hiçbir sorunumuz olmadı.&quot; şeklinde konuşmuştu.  Türkiye&#039;nin Suriye&#039;de kimsenin yapamadığını yaptığını ifade eden Trump, &quot;Erdoğan çok güçlü ve zeki bir adam. (Suriye&#039;de) Başka kimsenin yapamadığı bir şeyi yaptı. Hakkını vermek lazım.&quot; demişti.  İsrail Başbakanı Netanyahu&#039;nun &quot;Suriye&#039;de Türkiye ile sorunları olduğu&quot; yönündeki ifadelerine de yanıt veren Trump, &quot;(Suriye konusunda) Türkiye ile yaşadığınız her sorunu çözebileceğimi düşünüyorum. (Netanyahu&#039;yu işaret ederek) Siz makul olduğunuz sürece; bu konuda siz de biz de makul olmalıyız.&quot; değerlendirmesini yapmıştı.  Trump, &quot;Türkiye ve lideriyle çok ama çok iyi bir ilişkim var ve bu sorunu çözebileceğimizi düşünüyorum. Şu anda bunun bir sorun olacağını sanmıyorum.&quot; şeklinde konuşmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rQgR_vNqg0-s2_3bhQDHhw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, Cumhurbaşkanı, Erdoğana, övgüleri, dünya, manşetlerinde, yer, buldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rQgR_vNqg0-s2_3bhQDHhw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın Erdoğan sözleri ses getirdi"><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu kabulünde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik övgüleri dünya basınında ses getirdi.</p>Bir çok kanal ve gazetede, Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik övgüleri geniş yer aldı.   BBC, "Trump, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı ile çalışabileceğinden emin." başlığıyla haberi kullandı. İngiltere merkezli Middle East Eye haber sitesi ise Trump'ın Erdoğan ve Türkiye'ye övgülerini "Trump, Netanyahu ile ABD ve İran arasındaki doğrudan görüşmeleri duyurdu." şeklindeki haberinde kendisinin Erdoğan'ı oldukça sevdiğini yazdı.  CNBC kanalının internet sitesinde, "Oval Ofis'te Netanyahu ile bir araya gelen Trump, kendisinden Türkiye ile olan anlaşmazlıklarda 'makul' olmasını istedi. En yakın müttefiklerinden biriyle birlikte konuşan Trump, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile olan ilişkisini övdü ve iki ülke arasında arabulucu olmaya gönüllü oldu." ifadeleri kullanıldı.  Axios haber portalı, "Trump, Türkiye'deki 'çok zeki' ve güçlü bir kişi olan Erdoğan'ı övdü." başlığını kullandı.  The Times of Israel, görüşme "Trump, İsrail ve Türkiye arasında arabuluculuk yapabileceğini ve Erdoğan ile çok iyi bir ilişkisi olduğunu söyledi." şeklinde yer aldı.  Israel Hayom gazetesi haberinde, "Türkiye konusunda ise Trump, kendisinin Türk lideriyle şahsi ilişkileri sayesinde Suriye konusunda ülkeler arasındaki problemleri çözebileceğini iddia ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a övgüden başka bir şeyi olmadığını söyledi." denildi.  Al Arabiya, Trump'ın övgülerinden "Trump, Türkiye ve İsrail'in Suriye hakkındaki gerilimini 'çözebileceğini' söylüyor." şeklinde bahsetti.  Hindistan'da Hindustan Times gazetesi, "Netanyahu, Beyaz Saray'da Türkiye'yi eleştirdi, ardından Trump'ın Erdoğan'a övgü yağdırmasını izledi." başlığını verirken, The Economic Times da "Trump, Suriye konusunda İsrail ve Türkiye arasında arabuluculuk yapmayı teklif etti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı çok sevdiğini söyledi." ifadesini kullandı.  Pakistan merkezli The Express Tribune gazetesi, "Trump, Netanyahu'nun Türkiye'ye karşı 'makul' davranmasını istedi, Erdoğan'ı övdü." başlığını attı.  Greek Reporter isimli haber portalında, "Trump Beyaz Saray'da Netanyahu ile görüşmesi esnasında, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan güçlü desteğini dile getirdi." ifadelerine yer verildi.  ABD Başkanı Trump, dün Beyaz Saray'da ağırladığı Netanyahu ile görüşmesinde, Türkiye'nin Suriye'deki rolünün önemini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çok iyi ilişkileri olduğunu vurgulayarak, "O, çok güçlü ve zeki biri." ifadelerini kullanmıştı.  ABD Başkanı, "Erdoğan adında bir adamla çok iyi ilişkilerim var. Basının, Erdoğan'ı sevmeme kızdığını biliyorum ama ben seviyorum, o da beni seviyor ve hiçbir sorunumuz olmadı." şeklinde konuşmuştu.  Türkiye'nin Suriye'de kimsenin yapamadığını yaptığını ifade eden Trump, "Erdoğan çok güçlü ve zeki bir adam. (Suriye'de) Başka kimsenin yapamadığı bir şeyi yaptı. Hakkını vermek lazım." demişti.  İsrail Başbakanı Netanyahu'nun "Suriye'de Türkiye ile sorunları olduğu" yönündeki ifadelerine de yanıt veren Trump, "(Suriye konusunda) Türkiye ile yaşadığınız her sorunu çözebileceğimi düşünüyorum. (Netanyahu'yu işaret ederek) Siz makul olduğunuz sürece; bu konuda siz de biz de makul olmalıyız." değerlendirmesini yapmıştı.  Trump, "Türkiye ve lideriyle çok ama çok iyi bir ilişkim var ve bu sorunu çözebileceğimizi düşünüyorum. Şu anda bunun bir sorun olacağını sanmıyorum." şeklinde konuşmuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Savunma Bakanı: &amp;quot;Panama&amp;apos;yı Çin etkisinden kurtaracağız&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-savunma-bakani-panamayi-cin-etkisinden-kurtaracagiz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-savunma-bakani-panamayi-cin-etkisinden-kurtaracagiz</guid>
<description><![CDATA[ ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Panama&#039;ya düzenlediği ziyarette &quot;ABD, Panama Kanalı&#039;nı Çin&#039;in etkisinden kurtaracak&quot; dedi.ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, onlarca yıl sonra Panama’yı ziyaret eden ilk ABD savunma bakanı olarak Panama Kanalı’na bir inceleme ziyareti düzenledi.Hegseth, burada yaptığı açıklamada &quot;ABD, Panama Kanalı&#039;nı Çin&#039;in etkisinden kurtaracak&quot; ifadelerini kullandı.Hegseth, Panama Kamu Güvenliği Bakanı Frank Abrego tarafından karşılandı ve Devlet Başkanı Jose Raul Mulino ile diğer yetkililerle kapalı kapılar ardında görüşmeler yaptı. Hegseth&#039;in ziyareti, Trump yönetiminin Panama Kanalı’na erişimi güvence altına almak için ABD ordusundan çeşitli seçenekler talep ettiğine dair haberlerin gölgesinde gerçekleşti.ABD, bir asırdan fazla bir süre önce inşa ettiği kanalı 1999 yılında Panama’ya devretmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w_Cbz3r0M06LQLfAFG-Kag.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Savunma, Bakanı:, Panamayı, Çin, etkisinden, kurtaracağız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w_Cbz3r0M06LQLfAFG-Kag.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'den kritik Panama ziyareti"><p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Panama'ya düzenlediği ziyarette "ABD, Panama Kanalı'nı Çin'in etkisinden kurtaracak" dedi.</p><p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, onlarca yıl sonra Panama’yı ziyaret eden ilk ABD savunma bakanı olarak Panama Kanalı’na bir inceleme ziyareti düzenledi.</p><p>Hegseth, burada yaptığı açıklamada "ABD, Panama Kanalı'nı Çin'in etkisinden kurtaracak" ifadelerini kullandı.</p><p>Hegseth, Panama Kamu Güvenliği Bakanı Frank Abrego tarafından karşılandı ve Devlet Başkanı Jose Raul Mulino ile diğer yetkililerle kapalı kapılar ardında görüşmeler yaptı. </p><p>Hegseth'in ziyareti, Trump yönetiminin Panama Kanalı’na erişimi güvence altına almak için ABD ordusundan çeşitli seçenekler talep ettiğine dair haberlerin gölgesinde gerçekleşti.</p><p>ABD, bir asırdan fazla bir süre önce inşa ettiği kanalı 1999 yılında Panama’ya devretmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump ABD&amp;apos;nin iPhone üretebileceğine inanıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-abdnin-iphone-uretebilecegine-inaniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-abdnin-iphone-uretebilecegine-inaniyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, ilan ettiği yüksek gümrük vergileriyle ABD şirketlerini ülke içinde üretim yapmaya teşvik etmeye çalışıyor.ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın geçen hafta Asya ve Avrupa ülkelerine rekor düzeylerde gümrük vergisi açıklamasının ardından üretimini büyük ölçüde yurtdışında gerçekleştiren Amerikalı teknoloji şirketlerinin ne yapacağı merak konusu olmuştu.  Trump, söz konusu vergilerle şirketleri ABD&#039;de üretim yapmaya teşvik etmeyi amaçlıyor. Ancak şirketlerin fabrikalarını ABD&#039;ye taşıyıp tanımayacağı bilinmiyor.  Söz konusu şirketlerin başında ABD&#039;li teknoloji devi Apple geliyor.  Salı günü Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt&#039;e iPhone üretiminin ABD&#039;ye taşınıp taşınamayacağı soruldu.  Leavitt, &quot;Kesinlikle. Başkan bunu başarmak için işgücümüzün, kaynaklarımızın, emeğimizin olduğuna inanıyor&quot; dedi.  &quot;Ve bildiğiniz gibi, Apple ABD&#039;ye 500 milyar dolar yatırım yaptı. Yani Apple ABD&#039;nin bunu başarabileceğini düşünmeseydi, muhtemelen bu kadar büyük bir değişim yaratmazdı.&quot;  Apple Şubat ayında dört yıl boyunca 500 milyar dolar yatırım yapacağını açıklamıştı. Beklenen 500 milyar dolarlık harcama, ABD&#039;li tedarikçilerden satın alımlardan Apple TV+ hizmeti için dizi ve filmlerinin ABD&#039;de çekilmesine kadar her şeyi kapsıyor.   Beyaz Saray sözcüsünün açıklamasının ardından Apple hisseleri yüzde 3,5 düştü.Apple Nisan 2024&#039;e kadar Hindistan&#039;da 14 milyar dolar değerinde iPhone üretti ve tahminlere göre 2028&#039;e kadar iPhone&#039;ların yüzde 25&#039;ini orada üretmeyi planlıyor. Teknoloji firması, iPad ve MacBook üretimi de kısmen Vietnam&#039;a taşımış durumda. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nFkGyxD8bkGZYt2hPzEM8w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, ABDnin, iPhone, üretebileceğine, inanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nFkGyxD8bkGZYt2hPzEM8w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan ABD içi üretim hamlesi"><p>ABD Başkanı Donald Trump, ilan ettiği yüksek gümrük vergileriyle ABD şirketlerini ülke içinde üretim yapmaya teşvik etmeye çalışıyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen hafta Asya ve Avrupa ülkelerine rekor düzeylerde gümrük vergisi açıklamasının ardından üretimini büyük ölçüde yurtdışında gerçekleştiren Amerikalı teknoloji şirketlerinin ne yapacağı merak konusu olmuştu.  Trump, söz konusu vergilerle şirketleri ABD'de üretim yapmaya teşvik etmeyi amaçlıyor. Ancak şirketlerin fabrikalarını ABD'ye taşıyıp tanımayacağı bilinmiyor.  Söz konusu şirketlerin başında ABD'li teknoloji devi Apple geliyor.  Salı günü Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'e iPhone üretiminin ABD'ye taşınıp taşınamayacağı soruldu.  Leavitt, "Kesinlikle. Başkan bunu başarmak için işgücümüzün, kaynaklarımızın, emeğimizin olduğuna inanıyor" dedi.  "Ve bildiğiniz gibi, Apple ABD'ye 500 milyar dolar yatırım yaptı. Yani Apple ABD'nin bunu başarabileceğini düşünmeseydi, muhtemelen bu kadar büyük bir değişim yaratmazdı."  Apple Şubat ayında dört yıl boyunca 500 milyar dolar yatırım yapacağını açıklamıştı. Beklenen 500 milyar dolarlık harcama, ABD'li tedarikçilerden satın alımlardan Apple TV+ hizmeti için dizi ve filmlerinin ABD'de çekilmesine kadar her şeyi kapsıyor.   Beyaz Saray sözcüsünün açıklamasının ardından Apple hisseleri yüzde 3,5 düştü.</p><p>Apple Nisan 2024'e kadar Hindistan'da 14 milyar dolar değerinde iPhone üretti ve tahminlere göre 2028'e kadar iPhone'ların yüzde 25'ini orada üretmeyi planlıyor. Teknoloji firması, iPad ve MacBook üretimi de kısmen Vietnam'a taşımış durumda.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Piyasalar yeniden çakıldı: Yatırımcının müzakere umudu kalmadı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/piyasalar-yeniden-cakildi-yatirimcinin-muzakere-umudu-kalmadi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/piyasalar-yeniden-cakildi-yatirimcinin-muzakere-umudu-kalmadi</guid>
<description><![CDATA[ Güçlü bir toparlanmayla güne başlayan ABD piyasaları gün sonunda yeniden tepetaklak oldu.Wall Street, ABD Başkanı onald Trump&#039;ın açıkladığı rekor düzeydeki gümrük vergileri üzerinde diğer ülkelerle anlaşma sağlayabileceğine dair umutların azalmasının ardından yeniden düşüşe geçti.Salı gününe iyimser bir tabloyla ve güçlü bir toparlanmayla başlayan piyasalar, kapanmaya yakın yeniden tepetaklak oldu.Trump&#039;ın ABD saatiyle bu gece yarısı (TSİ 07.00) Çin&#039;e yönelik yüzde 104 oranında gümrük vergisi uygulanacağını açıklamasının ardından yatırımcıların olası bir anlaşmaya yönelik umudunun kalmadığı yorumları yapılıyor.S&amp;P 500 endeksi, sabah saatlerindeki toparlanmanın ardından neredeyse bir yıl sonra ilk kez 5.000&#039;in altına düştü. Endeks, 75,85 puan (yüzde 1,49 düşüş) kaybederek 4.986,40 puanla kapandı.Nasdaq Composite de 335,35 puan (yüzde 2,15) kaybederek 15.267,91&#039;e geriledi.Dow Jones Industrial Average da 319,58 puan kaybıyla (yüzde 0,84) 37.657,76 puana ulaştı.Günün erken saatlerinde 36,48 puana kadar gerileyen CBOE Volatilite Endeksi ise gün sonuna doğru 54&#039;ün üzerine çıktı. Bu endeks, Wall Street&#039;in &quot;korku göstergesi&quot; olarak görülüyor.Öte yandan Trump, iddialı gümrük vergilerinden günde 2 milyar dolar kazandıklarını öne sürüyor.SABAH SAATLERİNDE TOPARLANMA GÖRÜLMÜŞTÜS&amp;P 500 endeksi sabah saatlerinde yüzde 3,7 artarken, Dow Jones Sanayi Endeksi 1.363 puan (yaklaşık yüzde 3,6) yükselmişti. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise yüzde 4,2’lik artışla dikkat çekmişti.SAĞLIK SİGORTASI ŞİRKETLERİ YÜKSELİŞTEWall Street&#039;te özellikle sağlık sigortası şirketleri güçlü performans sergiledi. Humana hisseleri yüzde 13,5 artarken, United Health yüzde 8,9, Elevance ise yüzde 6,6 oranında değer kazanmıştı.LEVI STRAUSS’TA YÜKSELİŞGiyim devi Levi Strauss da yüzde 5 oranında yükselmişti.  ABD borsalarındaki bu sert toparlanma, yatırımcıların olumsuz haberlere rağmen piyasalarda hâlâ iyimserlik olduğunu ve özellikle belirli sektörlerde fırsat gördüklerini düşündürmüştü.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z_mjS9yEn0WpUSj15j15ZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Piyasalar, yeniden, çakıldı:, Yatırımcının, müzakere, umudu, kalmadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z_mjS9yEn0WpUSj15j15ZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Piyasalar tarife şokunu atlattı"><p>Güçlü bir toparlanmayla güne başlayan ABD piyasaları gün sonunda yeniden tepetaklak oldu.</p><p>Wall Street, ABD Başkanı onald Trump'ın açıkladığı rekor düzeydeki gümrük vergileri üzerinde diğer ülkelerle anlaşma sağlayabileceğine dair umutların azalmasının ardından yeniden düşüşe geçti.</p><p>Salı gününe iyimser bir tabloyla ve güçlü bir toparlanmayla başlayan piyasalar, kapanmaya yakın yeniden tepetaklak oldu.</p><p>Trump'ın ABD saatiyle bu gece yarısı (TSİ 07.00) Çin'e yönelik yüzde 104 oranında gümrük vergisi uygulanacağını açıklamasının ardından yatırımcıların olası bir anlaşmaya yönelik umudunun kalmadığı yorumları yapılıyor.</p><p>S&P 500 endeksi, sabah saatlerindeki toparlanmanın ardından neredeyse bir yıl sonra ilk kez 5.000'in altına düştü. Endeks, 75,85 puan (yüzde 1,49 düşüş) kaybederek 4.986,40 puanla kapandı.</p><p>Nasdaq Composite de 335,35 puan (yüzde 2,15) kaybederek 15.267,91'e geriledi.</p><p>Dow Jones Industrial Average da 319,58 puan kaybıyla (yüzde 0,84) 37.657,76 puana ulaştı.</p><p>Günün erken saatlerinde 36,48 puana kadar gerileyen CBOE Volatilite Endeksi ise gün sonuna doğru 54'ün üzerine çıktı. Bu endeks, Wall Street'in "korku göstergesi" olarak görülüyor.</p><p>Öte yandan Trump, iddialı gümrük vergilerinden günde 2 milyar dolar kazandıklarını öne sürüyor.</p><h3><strong>SABAH SAATLERİNDE TOPARLANMA GÖRÜLMÜŞTÜ</strong></h3><p>S&P 500 endeksi sabah saatlerinde yüzde 3,7 artarken, Dow Jones Sanayi Endeksi 1.363 puan (yaklaşık yüzde 3,6) yükselmişti. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise yüzde 4,2’lik artışla dikkat çekmişti.</p><h3><strong>SAĞLIK SİGORTASI ŞİRKETLERİ YÜKSELİŞTE</strong></h3><p>Wall Street'te özellikle sağlık sigortası şirketleri güçlü performans sergiledi. Humana hisseleri yüzde 13,5 artarken, United Health yüzde 8,9, Elevance ise yüzde 6,6 oranında değer kazanmıştı.</p><h3><strong>LEVI STRAUSS’TA YÜKSELİŞ</strong></h3><p>Giyim devi Levi Strauss da yüzde 5 oranında yükselmişti.  ABD borsalarındaki bu sert toparlanma, yatırımcıların olumsuz haberlere rağmen piyasalarda hâlâ iyimserlik olduğunu ve özellikle belirli sektörlerde fırsat gördüklerini düşündürmüştü. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Donald Trump’ın çocukluk evini kediler istila etti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/donald-trumpin-cocukluk-evini-kediler-istila-etti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/donald-trumpin-cocukluk-evini-kediler-istila-etti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump’ın 4 yaşına kadar yaşadığı evi kedilerin bastığı ve sahipsiz evin büyük bir indirimle satıldığı ortaya çıktı.ABD Başkanı Donald Trump, dört yaşına kadar New York, Queens&#039;teki Jamaica Estates semtinde yaşamıştı. Ancak, Trump’ın daha önce de 2017 yılında 2.14 milyon dolara satılan evi, bu kez bu miktarın çok altında bir bedele, 828.445 dolara satıldı.   Avukat ve Çinli emlakçı Michael X. Tang’a göre, ev bir önceki satışından sonra boş kaldı ve sokak kedilerinin istilasına uğradı.   Son zamanlarda yapılan bir ziyaret sırasında kaydedilen görüntüler, evin ön kapısının açık olduğunu ve duvar kağıtlarının soyulmuş olduğunu gösterdi. Ev ve bahçesinde biriken atıkları temizleyen ekipten bir işçi de, komşulardan birine evin yeni sahibinin “ev alıp satmayı seven biri” olduğunu söyledi.  New York Post, satış hakkında bilgisi olan bir kaynağa atıfla, satıcının &quot;sadece paraya ihtiyacı olduğunu&quot; yazdı.  İki katlı ev, Trump’ın babası, emlakçı Fred C. Trump tarafından 1940 yılında inşa edilmişti.  Komşulardan bir diğer ise, evle ilgili &quot;Güzel bir ev, terk edildi ve kimse ona bakmadı. Hiç kimse yaşamıyordu ve kullanılmıyordu” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bR0tJbi9G0-rOhCMHlf94A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Donald, Trump’ın, çocukluk, evini, kediler, istila, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bR0tJbi9G0-rOhCMHlf94A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın evini kediler bastı"><p>ABD Başkanı Trump’ın 4 yaşına kadar yaşadığı evi kedilerin bastığı ve sahipsiz evin büyük bir indirimle satıldığı ortaya çıktı.</p>ABD Başkanı Donald Trump, dört yaşına kadar New York, Queens'teki Jamaica Estates semtinde yaşamıştı. Ancak, Trump’ın daha önce de 2017 yılında 2.14 milyon dolara satılan evi, bu kez bu miktarın çok altında bir bedele, 828.445 dolara satıldı.   Avukat ve Çinli emlakçı Michael X. Tang’a göre, ev bir önceki satışından sonra boş kaldı ve sokak kedilerinin istilasına uğradı.   Son zamanlarda yapılan bir ziyaret sırasında kaydedilen görüntüler, evin ön kapısının açık olduğunu ve duvar kağıtlarının soyulmuş olduğunu gösterdi. Ev ve bahçesinde biriken atıkları temizleyen ekipten bir işçi de, komşulardan birine evin yeni sahibinin “ev alıp satmayı seven biri” olduğunu söyledi.  New York Post, satış hakkında bilgisi olan bir kaynağa atıfla, satıcının "sadece paraya ihtiyacı olduğunu" yazdı.  İki katlı ev, Trump’ın babası, emlakçı Fred C. Trump tarafından 1940 yılında inşa edilmişti.  Komşulardan bir diğer ise, evle ilgili "Güzel bir ev, terk edildi ve kimse ona bakmadı. Hiç kimse yaşamıyordu ve kullanılmıyordu” ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meksika’da H5N1 kaynaklı ilk ölüm</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/meksikada-h5n1-kaynakli-ilk-oelum</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/meksikada-h5n1-kaynakli-ilk-oelum</guid>
<description><![CDATA[ Meksika, ülkede H5N1 kuş gribine bağlı ilk ölümün gerçekleştiğini açıkladı.Coahuila eyaleti sağlık sekreteri Eliud Aguirre, kuzeydeki Coahuila eyaletinde üç yaşındaki bir kız çocuğunun, yüksek patojenik kuş gribi (H5N1) nedeniyle çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiğini açıkladı.Aguirre, başka şüpheli vakaya rastlanmadığını söyledi.INFLUENZA (H5N1) NEDİR?İnfluenza, başlıca burun, boğaz, bronşlar ve bazen akciğerleri etkileyen, A, B, C olmak üzere 3 tip varyasyona sahip hafif veya ağır bir seyir gösterebilen, bulaşıcı viral bir hastalık. INFLUENZA BULAŞMA YOLLARIGrip, hasta bir insanın öksürük ve hapşırıkla havaya attığı enfekte partiküllerin sağlam insanlar tarafından solunum yoluyla alınmasıyla bulaşır. Kirli ellerle de yayılım mümkün. Kalabalık ortamlarda kolayca insandan insana geçiş gösterir ve ılıman bölgelerde kışın yıllık salgınlar meydana getirir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_zQnPpljt0u_kobskggWOg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meksika’da, H5N1, kaynaklı, ilk, ölüm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_zQnPpljt0u_kobskggWOg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Meksika'da kuş gribi ölümü"><p>Meksika, ülkede H5N1 kuş gribine bağlı ilk ölümün gerçekleştiğini açıkladı.</p><p>Coahuila eyaleti sağlık sekreteri Eliud Aguirre, kuzeydeki Coahuila eyaletinde üç yaşındaki bir kız çocuğunun, yüksek patojenik kuş gribi (H5N1) nedeniyle çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiğini açıkladı.</p><p>Aguirre, başka şüpheli vakaya rastlanmadığını söyledi.</p><h3><strong>INFLUENZA (H5N1) NEDİR?</strong></h3><p>İnfluenza, başlıca burun, boğaz, bronşlar ve bazen akciğerleri etkileyen, A, B, C olmak üzere 3 tip varyasyona sahip hafif veya ağır bir seyir gösterebilen, bulaşıcı viral bir hastalık. </p><h3><strong>INFLUENZA BULAŞMA YOLLARI</strong></h3><p>Grip, hasta bir insanın öksürük ve hapşırıkla havaya attığı enfekte partiküllerin sağlam insanlar tarafından solunum yoluyla alınmasıyla bulaşır. Kirli ellerle de yayılım mümkün. Kalabalık ortamlarda kolayca insandan insana geçiş gösterir ve ılıman bölgelerde kışın yıllık salgınlar meydana getirir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elon Musk&amp;apos;tan Trump&amp;apos;ın ticaret danışmanına: &amp;quot;Moron, aptal&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/elon-musktan-trumpin-ticaret-danismanina-moron-aptal</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/elon-musktan-trumpin-ticaret-danismanina-moron-aptal</guid>
<description><![CDATA[ Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) Başkanı Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret danışmanı Peter Navarro’ya &quot;moron&quot; dedi.Tesla CEO’su ve Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) Başkanı Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret danışmanı Peter Navarro’ya yönelik sert açıklamalarda bulundu.Musk, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Navarro için “moron” (geri zekalı) dedi ve &quot;Bir torba taştan daha aptal” ifadelerini kullandı.Musk’ın tepkisi, Navarro’nun Tesla&#039;yı bir otomobil üreticisi değil, &quot;montajcı&quot; olarak nitelendirdiği bir röportaja yanıt olarak geldi.Navarro, CNBC’de katıldığı programda, Tesla’nın yabancı parça kullanımı nedeniyle bu tanımı hak ettiğini savunmuş ve Trump’ın gümrük vergisi politikasını destekleyerek bu tür parçaların ABD’de üretilmesi gerektiğini belirtmişti.  Elon Musk ise bu iddiaların “kanıtlanabilir şekilde yanlış” olduğunu ifade etti.  Trump yönetimi, üretimi ABD’ye geri getirme hedefiyle küresel çapta gümrük tarifeleri uygulamaya devam ederken, Navarro da “Amerika yeniden üretim yapacak, gerçek ücretler ve karlar artacak” diyerek Trump&#039;ın politikasını savunuyor.Beyaz Saray&#039;dan açıklama: &quot;Çocuklar çocuktur&quot;İkili arasındaki münakaşanın dikkat çekmesi üzerine gazetecilerin konuyla ilgili bir sorusuna yanıt veren Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, &quot;Bu ikisi açıkça ticaret ve vergiler konusunda çok farklı görüşlere sahip&quot; dedi.&quot;Çocuklar çocuktur; onların kamuoyu önündeki çekişmelerinin devam etmesine izin vereceğiz. Hepiniz tarihin en şeffaf yönetimine sahip olduğumuz için çok minnettar olmalısınız.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wbAcl_A4kkOJL66zXJ3gJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Musktan, Trumpın, ticaret, danışmanına:, Moron, aptal</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wbAcl_A4kkOJL66zXJ3gJw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Musk'tan Navarro'ya 'aptal' çıkışı"><p>Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) Başkanı Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret danışmanı Peter Navarro’ya "moron" dedi.</p><p>Tesla CEO’su ve Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) Başkanı Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret danışmanı Peter Navarro’ya yönelik sert açıklamalarda bulundu.</p><p>Musk, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Navarro için “moron” (geri zekalı) dedi ve "Bir torba taştan daha aptal” ifadelerini kullandı.</p><p>Musk’ın tepkisi, Navarro’nun Tesla'yı bir otomobil üreticisi değil, "montajcı" olarak nitelendirdiği bir röportaja yanıt olarak geldi.</p><p>Navarro, CNBC’de katıldığı programda, Tesla’nın yabancı parça kullanımı nedeniyle bu tanımı hak ettiğini savunmuş ve Trump’ın gümrük vergisi politikasını destekleyerek bu tür parçaların ABD’de üretilmesi gerektiğini belirtmişti.  Elon Musk ise bu iddiaların “kanıtlanabilir şekilde yanlış” olduğunu ifade etti.  Trump yönetimi, üretimi ABD’ye geri getirme hedefiyle küresel çapta gümrük tarifeleri uygulamaya devam ederken, Navarro da “Amerika yeniden üretim yapacak, gerçek ücretler ve karlar artacak” diyerek Trump'ın politikasını savunuyor.</p><h3><strong>Beyaz Saray'dan açıklama: "Çocuklar çocuktur"</strong></h3><p>İkili arasındaki münakaşanın dikkat çekmesi üzerine gazetecilerin konuyla ilgili bir sorusuna yanıt veren Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, "Bu ikisi açıkça ticaret ve vergiler konusunda çok farklı görüşlere sahip" dedi.</p><p>"Çocuklar çocuktur; onların kamuoyu önündeki çekişmelerinin devam etmesine izin vereceğiz. Hepiniz tarihin en şeffaf yönetimine sahip olduğumuz için çok minnettar olmalısınız."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meloni Washington yolcusu: Vergi müzakereleri başlıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/meloni-washington-yolcusu-vergi-muzakereleri-basliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/meloni-washington-yolcusu-vergi-muzakereleri-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ İtalya Başbakanı Meloni, Trump’ın açıkladığı yüksek gümrük vergilerini görüşmek üzere 17 Nisan’da Washington’a gideceğini açıkladı.İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, gelecek hafta Washington’a giderek ABD Başkanı Donald Trump ile yeni gümrük vergilerini görüşeceğini açıkladı.  Meloni, Trump’ın geniş kapsamlı yeni vergilerinin etkisini hafifletmek amacıyla mevcut AB fonlarından 25 milyar euroya kadar bir kaynağı yeniden yapılandırmayı planladıklarını belirtti.  Krize müzakere yoluyla bir çözüm bulunması yönündeki AB girişimlerini desteklediğini vurgulayan Meloni, “Bu, hepimizin her düzeyde dâhil olması gereken bir müzakere. Bu nedenle ben de 17 Nisan’da Washington’da olacağım ve elbette bu konuyu ABD Başkanı ile ele almayı planlıyorum” ifadelerini kullandı.  Aşırı sağcı İtalya&#039;nın Kardeşleri (Fratelli d’Italia) partisinin lideri Meloni, Ocak ayında Trump’ın başkanlık yemin törenine davet edilen tek AB lideriydi ve Trump yönetimiyle ilişkileri sürdürme konusunda kararlı bir tutum sergiliyor.BEYAZ SARAY, YAKLAŞIK 70 ÜLKENİN MÜZAKERE ETMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLÜYORBeyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt de, Trump’ın ilan ettiği gümrük vergilerinin ardından yaklaşık 70 ülkenin müzakere etmek istediğini açıklamıştı:  &quot;Toplamda, Kurtuluş Günü duyurusundan bu yana, yaklaşık 70 ülke müzakere başlatmak için başkana ulaştı. Ülkeler, haksız ticaret uygulamalarını düzeltmek ve pazarlarını ülkemize açmak için birbirleriyle yarışıyor.&quot;  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0aSZEGFfZEedrMsLPxWh6A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meloni, Washington, yolcusu:, Vergi, müzakereleri, başlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0aSZEGFfZEedrMsLPxWh6A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Meloni ABD'ye gidiyor"><p>İtalya Başbakanı Meloni, Trump’ın açıkladığı yüksek gümrük vergilerini görüşmek üzere 17 Nisan’da Washington’a gideceğini açıkladı.</p><p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, gelecek hafta Washington’a giderek ABD Başkanı Donald Trump ile yeni gümrük vergilerini görüşeceğini açıkladı.  Meloni, Trump’ın geniş kapsamlı yeni vergilerinin etkisini hafifletmek amacıyla mevcut AB fonlarından 25 milyar euroya kadar bir kaynağı yeniden yapılandırmayı planladıklarını belirtti.  Krize müzakere yoluyla bir çözüm bulunması yönündeki AB girişimlerini desteklediğini vurgulayan Meloni, “Bu, hepimizin her düzeyde dâhil olması gereken bir müzakere. Bu nedenle ben de 17 Nisan’da Washington’da olacağım ve elbette bu konuyu ABD Başkanı ile ele almayı planlıyorum” ifadelerini kullandı.  Aşırı sağcı İtalya'nın Kardeşleri (Fratelli d’Italia) partisinin lideri Meloni, Ocak ayında Trump’ın başkanlık yemin törenine davet edilen tek AB lideriydi ve Trump yönetimiyle ilişkileri sürdürme konusunda kararlı bir tutum sergiliyor.</p><h3><strong>BEYAZ SARAY, YAKLAŞIK 70 ÜLKENİN MÜZAKERE ETMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLÜYOR</strong></h3><p>Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt de, Trump’ın ilan ettiği gümrük vergilerinin ardından yaklaşık 70 ülkenin müzakere etmek istediğini açıklamıştı:  "Toplamda, Kurtuluş Günü duyurusundan bu yana, yaklaşık 70 ülke müzakere başlatmak için başkana ulaştı. Ülkeler, haksız ticaret uygulamalarını düzeltmek ve pazarlarını ülkemize açmak için birbirleriyle yarışıyor." </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Azınlık Raporu gerçek oldu: Cinayetleri tahmin eden araç geliştirildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/azinlik-raporu-gercek-oldu-cinayetleri-tahmin-eden-arac-gelistirildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/azinlik-raporu-gercek-oldu-cinayetleri-tahmin-eden-arac-gelistirildi</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere hükümetinin kişisel verilerden faydalanarak cinayet işleme potansiyeli olan kişileri belirlemeyi amaçlayan bir &quot;cinayet tahmin&quot; programı geliştirmesi tartışma yarattı.İngiltere hükümeti, kişisel verilerden faydalanarak cinayet işleme potansiyeli olan kişileri belirlemeyi amaçlayan bir &quot;cinayet tahmin&quot; programı geliştiriyor. Programla birlikte araştırmacıların, suç mağdurları da dahil olmak üzere binlerce kişinin verilerini analiz ettiği ve şiddet içeren suçları işleme riski taşıyan kişileri tespit etmeye çalıştığı iddia ediliyor.  Başlangıçta &quot;cinayet tahmini projesi&quot; olarak adlandırılan bu programın adı, şimdi &quot;risk değerlendirmesini iyileştirmek için veri paylaşımı&quot; olarak değiştirildi. Adalet Bakanlığı, bu projenin kamu güvenliğini artırmaya yardımcı olacağını umuyor ancak projeyi &quot;ürkütücü ve distopik&quot; olarak tanımlayanlar da var.  Projenin varlığı, Statewatch adlı baskı grubunun keşfiyle ve Bilgi Edinme Yasası kapsamında elde edilen belgelerle ortaya çıktı.  Statewatch, herhangi bir suçtan mahkûm olmamış kişilerin verilerinin de proje kapsamında kullanılacağını öne sürüyor; bu veriler arasında intihar eğilimi bilgileri ve aile içi şiddetle ilgili detaylar da yer alıyor. “YALNICA ARAŞTIRMA AMAÇLI”Hükümet ise, projenin bu aşamada sadece araştırma amaçlı olduğunu açıkladı. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada da, programın &quot;cinayet işleme riskini artıran suçlu özelliklerini gözden geçireceği” ve &quot;cinayetle ilgili risk değerlendirmesini yapmak için alternatif ve yenilikçi veri bilim tekniklerinin keşfedileceği” belirtildi.  Bakanlık sözcüsü, projenin &quot;ciddi suçların risk değerlendirmesini iyileştirmek için kanıt sağlamak&quot; amacı taşıdığını söyleyerek şu açıklamalarda bulundu:  &quot;Bu proje yalnızca araştırma amaçlı. Cezaevi ve Denetimli Serbestlik Servisi ile polis kuvvetleri tarafından tutuklu suçlulara dair mevcut veriler kullanılarak, denetimli serbestlikteki kişilerin ciddi şiddet suçları işlemeye ne kadar yatkın olduğunu daha iyi anlamamıza yardımcı olmak için tasarlandı. Konuya dair bir rapor, zamanında yayınlanacak.”  Ancak projeyi eleştirenler, kullanılan verilerin tahminlerin azınlık etnik gruplar ve fakir insanlar aleyhine önyargı oluşturacağı görüşünde.  Başbakanlık tarafından, Rishi Sunak döneminde başlatılan proje, 2015 öncesine ait Greater Manchester polisi verileri ve çeşitli resmi kaynaklardan alınan suç verilerini kullanıyor.  İşlenen veri türleri arasında isimler, doğum tarihleri, cinsiyet, etnik köken ve polis ulusal bilgisayarında kişileri tanımlayan numaralar yer alıyor.ÖZEL BİLGİLER PAYLAŞILIYOR MU?Statewatch’ın, masum insanların ve polise yardım için başvurmuş kişilerin verilerinin kullanılacağına dair iddiaları, Adalet Bakanlığı ile Greater Manchester Polisi arasında yapılan veri paylaşımı anlaşmasındaki bir bölüme dayanıyor. Bu anlaşmanın &quot;paylaşılacak kişisel veri türleri&quot; başlıklı kısmında, çeşitli suç mahkûmiyetlerinin yanı sıra, bir kişinin ilk kez mağdur olarak göründüğü yaş da listeleniyor. Ayrıca, kişinin polise ilk başvurduğu yaş da paylaşılacak veriler arasında yer alıyor.SAĞLIK VERİLERİ DE GÜNDEMDEProgramdaki  &quot;kişisel veri kategorileri&quot; altında ayrıca, &quot;öngörücü gücü yüksek olan sağlık verileri&quot; de yer alıyor; bunlar arasında ruh sağlığı, bağımlılık, intihar, engellilik gibi durumlar yer alıyor.“ÜRKÜTÜCÜ VE DİSTOPİK”Statewatch araştırmacısı Sofia Lyall, programla ilgili açıklamasında &quot;Adalet Bakanlığı’nın bu cinayet tahmin sistemini kurma çabası, hükümetin &#039;suç tahmini&#039; sistemleri geliştirme niyetinin ürkütücü ve distopik bir örneği&quot; dedi.  Lyall ayrıca, &quot;Defalarca yapılan araştırmalar, suç &#039;tahmin&#039; etmek için kullanılan algoritmaların doğası gereği hatalı olduğunu gösteriyor. Bu yeni model, ceza hukuk sisteminin temelindeki yapısal ayrımcılığı pekiştirecek ve büyütecektir” ifadelerini kullandı.AZINLIK RAPORU FİLMİ NEYİ ANLATIYOR?Tartışma yaratan teknoloji, Tom Cruise&#039;un başrolde, Steven Spielberg&#039;in de yönetmen koltuğunda olduğu Azınlık Raporu (Minority Report / 2002) filmine benzetildi.  Ünlü bilimkurgu yazarı Philip K. Dick&#039;in kısa hikâyesinden aynı adla uyarlanan filmde, kahinler ve bazı teknolojik aygıtlar sayesinde cinayetleri daha işlenmeden önce fark edip suçluları yakalayan özel bir polis birimi konu ediliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p0V4aXXc5kC5fqFkdPa_yQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Azınlık, Raporu, gerçek, oldu:, Cinayetleri, tahmin, eden, araç, geliştirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p0V4aXXc5kC5fqFkdPa_yQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İngiltere'de 'katil tespit' programı"><p>İngiltere hükümetinin kişisel verilerden faydalanarak cinayet işleme potansiyeli olan kişileri belirlemeyi amaçlayan bir "cinayet tahmin" programı geliştirmesi tartışma yarattı.</p><p>İngiltere hükümeti, kişisel verilerden faydalanarak cinayet işleme potansiyeli olan kişileri belirlemeyi amaçlayan bir "cinayet tahmin" programı geliştiriyor. Programla birlikte araştırmacıların, suç mağdurları da dahil olmak üzere binlerce kişinin verilerini analiz ettiği ve şiddet içeren suçları işleme riski taşıyan kişileri tespit etmeye çalıştığı iddia ediliyor.  Başlangıçta "cinayet tahmini projesi" olarak adlandırılan bu programın adı, şimdi "risk değerlendirmesini iyileştirmek için veri paylaşımı" olarak değiştirildi. Adalet Bakanlığı, bu projenin kamu güvenliğini artırmaya yardımcı olacağını umuyor ancak projeyi "ürkütücü ve distopik" olarak tanımlayanlar da var.  Projenin varlığı, Statewatch adlı baskı grubunun keşfiyle ve Bilgi Edinme Yasası kapsamında elde edilen belgelerle ortaya çıktı.  Statewatch, herhangi bir suçtan mahkûm olmamış kişilerin verilerinin de proje kapsamında kullanılacağını öne sürüyor; bu veriler arasında intihar eğilimi bilgileri ve aile içi şiddetle ilgili detaylar da yer alıyor. </p><h3><strong>“YALNICA ARAŞTIRMA AMAÇLI”</strong></h3><p>Hükümet ise, projenin bu aşamada sadece araştırma amaçlı olduğunu açıkladı. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada da, programın "cinayet işleme riskini artıran suçlu özelliklerini gözden geçireceği” ve "cinayetle ilgili risk değerlendirmesini yapmak için alternatif ve yenilikçi veri bilim tekniklerinin keşfedileceği” belirtildi.  Bakanlık sözcüsü, projenin "ciddi suçların risk değerlendirmesini iyileştirmek için kanıt sağlamak" amacı taşıdığını söyleyerek şu açıklamalarda bulundu:  "Bu proje yalnızca araştırma amaçlı. Cezaevi ve Denetimli Serbestlik Servisi ile polis kuvvetleri tarafından tutuklu suçlulara dair mevcut veriler kullanılarak, denetimli serbestlikteki kişilerin ciddi şiddet suçları işlemeye ne kadar yatkın olduğunu daha iyi anlamamıza yardımcı olmak için tasarlandı. Konuya dair bir rapor, zamanında yayınlanacak.”  Ancak projeyi eleştirenler, kullanılan verilerin tahminlerin azınlık etnik gruplar ve fakir insanlar aleyhine önyargı oluşturacağı görüşünde.  Başbakanlık tarafından, Rishi Sunak döneminde başlatılan proje, 2015 öncesine ait Greater Manchester polisi verileri ve çeşitli resmi kaynaklardan alınan suç verilerini kullanıyor.  İşlenen veri türleri arasında isimler, doğum tarihleri, cinsiyet, etnik köken ve polis ulusal bilgisayarında kişileri tanımlayan numaralar yer alıyor.</p><h3><strong>ÖZEL BİLGİLER PAYLAŞILIYOR MU?</strong></h3><p>Statewatch’ın, masum insanların ve polise yardım için başvurmuş kişilerin verilerinin kullanılacağına dair iddiaları, Adalet Bakanlığı ile Greater Manchester Polisi arasında yapılan veri paylaşımı anlaşmasındaki bir bölüme dayanıyor. Bu anlaşmanın "paylaşılacak kişisel veri türleri" başlıklı kısmında, çeşitli suç mahkûmiyetlerinin yanı sıra, bir kişinin ilk kez mağdur olarak göründüğü yaş da listeleniyor. Ayrıca, kişinin polise ilk başvurduğu yaş da paylaşılacak veriler arasında yer alıyor.</p><h3><strong>SAĞLIK VERİLERİ DE GÜNDEMDE</strong></h3><p>Programdaki  "kişisel veri kategorileri" altında ayrıca, "öngörücü gücü yüksek olan sağlık verileri" de yer alıyor; bunlar arasında ruh sağlığı, bağımlılık, intihar, engellilik gibi durumlar yer alıyor.</p><h3><strong>“ÜRKÜTÜCÜ VE DİSTOPİK”</strong></h3><p>Statewatch araştırmacısı Sofia Lyall, programla ilgili açıklamasında "Adalet Bakanlığı’nın bu cinayet tahmin sistemini kurma çabası, hükümetin 'suç tahmini' sistemleri geliştirme niyetinin ürkütücü ve distopik bir örneği" dedi.  Lyall ayrıca, "Defalarca yapılan araştırmalar, suç 'tahmin' etmek için kullanılan algoritmaların doğası gereği hatalı olduğunu gösteriyor. Bu yeni model, ceza hukuk sisteminin temelindeki yapısal ayrımcılığı pekiştirecek ve büyütecektir” ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>AZINLIK RAPORU FİLMİ NEYİ ANLATIYOR?</strong></h3><p>Tartışma yaratan teknoloji, Tom Cruise'un başrolde, Steven Spielberg'in de yönetmen koltuğunda olduğu Azınlık Raporu (Minority Report / 2002) filmine benzetildi.  Ünlü bilimkurgu yazarı Philip K. Dick'in kısa hikâyesinden aynı adla uyarlanan filmde, kahinler ve bazı teknolojik aygıtlar sayesinde cinayetleri daha işlenmeden önce fark edip suçluları yakalayan özel bir polis birimi konu ediliyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Netanyahu: İran&amp;apos;ın nükleer tesisleri yok edilmezse askeri seçenek gündeme gelir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/netanyahu-iranin-nukleer-tesisleri-yok-edilmezse-askeri-secenek-gundeme-gelir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/netanyahu-iranin-nukleer-tesisleri-yok-edilmezse-askeri-secenek-gundeme-gelir</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, olası bir anlaşmada İran&#039;ın nükleer tesislerinin ABD gözetiminde yok edilmemesi halinde &quot;askeri seçeneğin gündeme geleceğini&quot; ileri sürdü.Netanyahu, Washington&#039;da görüntülü bir mesaj yayımladı. İran&#039;ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini söyleyen Netanyahu, bunun ya anlaşma ya da &quot;askeri seçenekle&quot; sağlanabileceğini savundu. Trump ile İran&#039;ın nükleer silaha sahip olmaması konusunda hemfikir olduklarını belirten Netanyahu, Tahran&#039;ın söz konusu silahlara sahip olmasının anlaşma yoluyla da sağlanabileceğini ifade etti.  Netanyahu, olası bir anlaşmada İran&#039;ın nükleer tesislerinin ABD gözetiminde tamamen yok edilmesi ve bu tesislerdeki ekipmanların sökülmesi gerektiğini ileri sürdü.  İsrail Başbakanı, İran&#039;ın nükleer tesislerinin yok edilmemesi halinde veya Tahran&#039;ın ABD ile müzakereleri uzatması durumunda askeri seçeneğin gündeme geleceğini söyledi. Netanyahu, Gazze Şeridi&#039;ndeki Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi konusunu da Trump ile ele aldıklarını belirtti. Netanyahu, plan kapsamında bazı ülkelerle bu Filistinlileri kabul etmeleri için görüşmeler yaptıklarını ileri sürdü.  İsrail Başbakanı, Trump&#039;ın açıkladığı bu planın &quot;eninde sonunda hayata geçirilmesi gerektiğini&quot; savundu.  Netanyahu ayrıca Türkiye&#039;nin Suriye&#039;de askeri üsler kurmak istediğini bunun da &quot;İsrail&#039;e tehdit oluşturduğunu&quot; iddia etti.  Türkiye&#039;nin Suriye&#039;de askeri üsler kurmasına karşı olduklarını söyleyen Netanyahu, &quot;Dostum ve aynı zamanda Erdoğan&#039;ın dostu olan Başkan Trump&#039;a, &#039;Yardımınıza ihtiyacımız olursa sizinle bu konuyu konuşuruz&#039; dedim.&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M5tlKUa9FkyvJYED-URLuQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Netanyahu:, İranın, nükleer, tesisleri, yok, edilmezse, askeri, seçenek, gündeme, gelir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M5tlKUa9FkyvJYED-URLuQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Netanyahu'dan İran açıklaması"><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, olası bir anlaşmada İran'ın nükleer tesislerinin ABD gözetiminde yok edilmemesi halinde "askeri seçeneğin gündeme geleceğini" ileri sürdü.</p>Netanyahu, Washington'da görüntülü bir mesaj yayımladı. İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini söyleyen Netanyahu, bunun ya anlaşma ya da "askeri seçenekle" sağlanabileceğini savundu. Trump ile İran'ın nükleer silaha sahip olmaması konusunda hemfikir olduklarını belirten Netanyahu, Tahran'ın söz konusu silahlara sahip olmasının anlaşma yoluyla da sağlanabileceğini ifade etti.  Netanyahu, olası bir anlaşmada İran'ın nükleer tesislerinin ABD gözetiminde tamamen yok edilmesi ve bu tesislerdeki ekipmanların sökülmesi gerektiğini ileri sürdü.  İsrail Başbakanı, İran'ın nükleer tesislerinin yok edilmemesi halinde veya Tahran'ın ABD ile müzakereleri uzatması durumunda askeri seçeneğin gündeme geleceğini söyledi. Netanyahu, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi konusunu da Trump ile ele aldıklarını belirtti. Netanyahu, plan kapsamında bazı ülkelerle bu Filistinlileri kabul etmeleri için görüşmeler yaptıklarını ileri sürdü.  İsrail Başbakanı, Trump'ın açıkladığı bu planın "eninde sonunda hayata geçirilmesi gerektiğini" savundu.  Netanyahu ayrıca Türkiye'nin Suriye'de askeri üsler kurmak istediğini bunun da "İsrail'e tehdit oluşturduğunu" iddia etti.  Türkiye'nin Suriye'de askeri üsler kurmasına karşı olduklarını söyleyen Netanyahu, "Dostum ve aynı zamanda Erdoğan'ın dostu olan Başkan Trump'a, 'Yardımınıza ihtiyacımız olursa sizinle bu konuyu konuşuruz' dedim." ifadesini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>JD Vance, Çinlilere &amp;quot;köylü&amp;quot; dedi: Çin&amp;apos;den sert tepki geldi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/jd-vance-cinlilere-koeylu-dedi-cinden-sert-tepki-geldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/jd-vance-cinlilere-koeylu-dedi-cinden-sert-tepki-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Vance, Trump&#039;ın piyasayı vuran gümrük vergilerini savunarak Çinliler için &quot;köylüler&quot; ifadesini kullanmıştı.Çinli yetkililer, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance&#039;in &quot;köylü&quot; yorumuna tepki gösterdi.Perşembe günü Fox News&#039;e konuşan Vance, Başkan Donald Trump&#039;ın piyasayı vuran gümrük vergilerini savunarak Çinliler için &quot;köylüler&quot; ifadesini kullanmıştı.Vance, &quot;Küreselci ekonomi ABD&#039;ye ne kazandırdı? Diğer ülkelerin bizim için ürettiği şeyleri satın almak için büyük miktarda borçlanmak. Yani Çinli köylülerden borç alıp Çinli köylülerin ürettiği şeyleri satın alıyoruz&quot; sözlerini sarf etmişti.Salı günü yapılan bir basın toplantısında Vance&#039;in yorumları hakkında konuşan Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Lin Jian ise &quot;Bu başkan yardımcısının bu kadar cahilce ve saygısızca açıklamalarda bulunması hem şaşırtıcı hem de üzücü&quot; dedi.Vance&#039;in yorumları hafta boyunca Çinli sosyal medya uygulamalarında paylaşılmış ve eleştirilmişti.ABD&#039;li başkan yardımcısının sözlerine tepki gösteren Çinli sosyal medya kullanıcıları, dünyanın önde gelen teknolojilerine sahip olduklarını savunmuştu.İki ülke arasında Trump&#039;ın gümrük vergileri nedeniyle başlayan gerilim bu hafta daha da tırmandı.Trump&#039;ın önceki hafta açıkladığı son gümrük tarifelerine ülkelerden peş peşe tepkiler gelmişti. Söz konusu tarifeler, Çin&#039;e yüzde 34 yeni gümrük vergisi uygulanmasını öngörüyordu.  Buna karşılık Çin de misilleme yapmakta gecikmemiş, ABD&#039;ye aynı oranda misilleme vergi uygulayacağını açıklamıştı.  Trump ise Çin&#039;in bu misillemeden vazgeçmediği durumda yüzde 50 ek vergi getirmekle tehdit etmişti. Böylece ABD Başkanı&#039;nın Çin&#039;e uyguladığı toplam vergi yüzde 104&#039;e ulaşmış oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qTRGalDd006wZR8NBWX0UQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vance, Çinlilere, köylü, dedi:, Çinden, sert, tepki, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qTRGalDd006wZR8NBWX0UQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Vance Çinlilere " k dedi><p>Vance, Trump'ın piyasayı vuran gümrük vergilerini savunarak Çinliler için "köylüler" ifadesini kullanmıştı.</p><p>Çinli yetkililer, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in "köylü" yorumuna tepki gösterdi.</p><p>Perşembe günü Fox News'e konuşan Vance, Başkan Donald Trump'ın piyasayı vuran gümrük vergilerini savunarak Çinliler için "köylüler" ifadesini kullanmıştı.</p><p>Vance, "Küreselci ekonomi ABD'ye ne kazandırdı? Diğer ülkelerin bizim için ürettiği şeyleri satın almak için büyük miktarda borçlanmak. Yani Çinli köylülerden borç alıp Çinli köylülerin ürettiği şeyleri satın alıyoruz" sözlerini sarf etmişti.</p><p>Salı günü yapılan bir basın toplantısında Vance'in yorumları hakkında konuşan Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Lin Jian ise "Bu başkan yardımcısının bu kadar cahilce ve saygısızca açıklamalarda bulunması hem şaşırtıcı hem de üzücü" dedi.</p><p>Vance'in yorumları hafta boyunca Çinli sosyal medya uygulamalarında paylaşılmış ve eleştirilmişti.</p><p>ABD'li başkan yardımcısının sözlerine tepki gösteren Çinli sosyal medya kullanıcıları, dünyanın önde gelen teknolojilerine sahip olduklarını savunmuştu.</p><p>İki ülke arasında Trump'ın gümrük vergileri nedeniyle başlayan gerilim bu hafta daha da tırmandı.</p><p>Trump'ın önceki hafta açıkladığı son gümrük tarifelerine ülkelerden peş peşe tepkiler gelmişti. Söz konusu tarifeler, Çin'e yüzde 34 yeni gümrük vergisi uygulanmasını öngörüyordu.  Buna karşılık Çin de misilleme yapmakta gecikmemiş, ABD'ye aynı oranda misilleme vergi uygulayacağını açıklamıştı.  Trump ise Çin'in bu misillemeden vazgeçmediği durumda yüzde 50 ek vergi getirmekle tehdit etmişti. Böylece ABD Başkanı'nın Çin'e uyguladığı toplam vergi yüzde 104'e ulaşmış oldu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de silahlı saldırı: 3 ölü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-silahli-saldiri-3-oelu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-silahli-saldiri-3-oelu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Virginia eyaletindeki gerçekleşen silahlı saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti. 3 kişi ise yaralandı.Eyaletin Spotsylvania bölgesinde Şerif Ofisi Sözcüsü Elizabeth Scott&#039;ın açıklamasına göre, yerel saatle 17.30&#039;da silahlı saldırı ihbarı yapıldı.  Ulusal basındaki haberlere göre, olay yerine kolluk kuvvetleri sevk edilirken, saldırıda 3 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.  Yaralananların hastaneye kaldırıldığı ve halka bölgeden uzak durulması çağrısı yapıldığı bildirildi.  Suç mahalline çok sayıda müfettişin görevlendirildiği ve şüphelilerin arandığı belirtildi.  Spotsylvania, ABD&#039;nin başkenti Washington&#039;un yaklaşık 100 kilometre güneybatısında yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i3OtCJVgFUGvpFP-k8WarA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, silahlı, saldırı:, ölü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i3OtCJVgFUGvpFP-k8WarA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de silahlı saldırı: 3 ölü"><p>ABD'nin Virginia eyaletindeki gerçekleşen silahlı saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti. 3 kişi ise yaralandı.</p>Eyaletin Spotsylvania bölgesinde Şerif Ofisi Sözcüsü Elizabeth Scott'ın açıklamasına göre, yerel saatle 17.30'da silahlı saldırı ihbarı yapıldı.  Ulusal basındaki haberlere göre, olay yerine kolluk kuvvetleri sevk edilirken, saldırıda 3 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.  Yaralananların hastaneye kaldırıldığı ve halka bölgeden uzak durulması çağrısı yapıldığı bildirildi.  Suç mahalline çok sayıda müfettişin görevlendirildiği ve şüphelilerin arandığı belirtildi.  Spotsylvania, ABD'nin başkenti Washington'un yaklaşık 100 kilometre güneybatısında yer alıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanlarını şaşırtan gizemli vaka: Diz ameliyatından sonra farklı bir dille konuşmaya başladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlarini-sasirtan-gizemli-vaka-diz-ameliyatindan-sonra-farkli-bir-dille-konusmaya-basladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlarini-sasirtan-gizemli-vaka-diz-ameliyatindan-sonra-farkli-bir-dille-konusmaya-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Bir genç kızın, rutin bir diz ameliyatı sonrasında farklı bir dil konuşmaya başlaması, bilim dünyasında büyük bir şaşkınlık yarattı. Felemenkçe konuşan 17 yaşındaki lise öğrencisi, Hollanda’da geçirdiği bir futbol sakatlığının ardından ortopedik bir operasyon geçirdi. Ancak, ameliyatın ardından yaşadığı olağanüstü durum, tüm tıbbi çevreleri derinden etkiledi.2022 yılında Hollanda’daki bir hastaneye kaldırılan genç kız, başarılı geçen ameliyatın ardından uyanıp, İngilizce konuşmaya başladı. Dahası, Amerika’nın Utah eyaletinde olduğunu iddia ediyordu. Oysa, genç kız daha önce yalnızca okulda ders sırasında İngilizce konuşmuştu. Ancak ameliyat sonrası, ana dili olan Felemenkçeyi konuşamaz hale geldi ve ailesini tanıyamıyordu.Durum, tıbbi literatüre göre son derece nadir olan bir sendromun belirtisi olarak kayıtlara geçti. Yapılan incelemelere göre, gencin hiçbir psikiyatrik geçmişi bulunmuyor ve ailesinde benzer bir tıbbi durum da görülmemişti. Ancak, anestezinin ardından yaşanan bu garip değişim, medikal dünyada büyük bir merak konusu oldu.Bu olağan durum, &quot;Yabancı Dil Sendromu&quot; (FLS) olarak bilinen nadir bir nörolojik hastalığa işaret ediyor. FLS, bir kişinin, bilinçli bir şekilde ana dilinden uzaklaşıp, ikinci bir dile yönelmesi durumudur. Bazı vakalarda, hastalar yalnızca dil değiştirir, ancak aksanlarında da bariz bir değişiklik gözlemlenebilir.FLS’nin yanı sıra, &quot;Yabancı Aksan Sendromu&quot; (FAS) da oldukça nadir bir durumdur. Her iki sendrom da, beyin hasarları, felç, kafa travmaları veya beyin tümörleri gibi durumlarla ilişkilendirilebilir. Bu sendromlar, beynin &quot;Broca alanı&quot; adı verilen, konuşma ve dil merkezinin zarar görmesi sonucu gelişir. Bu alan, frontal lobda bulunur ve dilin doğru şekilde kullanılması için son derece önemlidir.1917 yılından bu yana yalnızca 100 kadar FLS ve FAS vakası rapor edilmiştir. Bu vakaların çoğu, büyük beyin travmaları, felç ya da beyin kanamaları sonrası ortaya çıkmıştır.Genç kızın yaşadığı vakada ise daha önceki vakalardan farklı bir durum gözlemlendi. Ameliyatın ardından 18 saat boyunca Hollandacayı anlamayan genç kız, ancak bir gün sonra, arkadaşlarının ziyaretinden sonra ana dilini yeniden konuşmaya başladı. Fakat, bu süreçte sadece İngilizce iletişim kurmaya devam etti.Hastane çıkışından sonra, yapılan takip muayenelerinde, genç kızın durumu giderek iyileşti. Felemenkçeyi konuşmada hiçbir zorluk yaşamadığını belirten genç, bir süre sonra eski dil becerilerine kavuştu. Doktorlar, bu süreçte tıbbi bir açıklama bulamadıklarını, ancak genç kızın tamamen iyileştiğini ve psikolojik ya da nörolojik bir sorunun olmadığını rapor ettiler.Uzmanlar, FLS&#039;nin genellikle yetişkinlerde görülen bir sendrom olduğunu, ancak ergenlik çağındaki bireylerde de nadiren ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Genç kızın vakası, bu alandaki ilk resmi kayıt olma potansiyeline sahip. Şu ana kadar, çocuklarda FLS görülen toplamda sadece sekiz vaka bildirilmiş durumda.Tıbbi literatürde, FLS’nin gelişiminde anestezinin önemli bir rol oynayabileceği öne sürülüyor. Anestezi, beynin iletişim merkezlerini geçici olarak kapatabilir, bu da bireyin bilinçli düşünme ve konuşma yeteneklerini etkileyebilir. Ancak, FLS’nin kesin mekanizması hâlâ tam olarak anlaşılabilmiş değil. Bazı uzmanlar, anestezinin uzun süreli etkilerinin kafa karışıklığına yol açabileceğini ve bunun da konuşma bozukluklarına yol açabileceğini düşünüyor.Genç kız şu anda normal bir yaşam sürdürüyor, ancak doktorlar, benzer bir durumu daha iyi anlayabilmek ve tedavi sürecini daha sağlıklı bir şekilde yönlendirebilmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.Bu gizemli vakalar, bilim dünyasında araştırmaların ve gözlemlerin devam etmesi gerektiğini gösteriyor. Anestezi ile ilgili yapılan son çalışmalar, beynin dil ve iletişim merkezlerini nasıl etkilediğini daha derinlemesine anlamamıza olanak tanıyabilir. Ancak, bu fenomenin tam olarak nasıl geliştiğini ve nasıl tedavi edilebileceğini anlamak için hala çok şey öğrenilmesi gerekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tjmvCROluk-rDna8-uuCsA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanlarını, şaşırtan, gizemli, vaka:, Diz, ameliyatından, sonra, farklı, bir, dille, konuşmaya, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tjmvCROluk-rDna8-uuCsA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Diz ameliyatından sonra farklı bir dille konuşmaya başladı"><p>Bir genç kızın, rutin bir diz ameliyatı sonrasında farklı bir dil konuşmaya başlaması, bilim dünyasında büyük bir şaşkınlık yarattı. Felemenkçe konuşan 17 yaşındaki lise öğrencisi, Hollanda’da geçirdiği bir futbol sakatlığının ardından ortopedik bir operasyon geçirdi. Ancak, ameliyatın ardından yaşadığı olağanüstü durum, tüm tıbbi çevreleri derinden etkiledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eItp5T8HR0aa1U-vp2ZYRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2022 yılında Hollanda’daki bir hastaneye kaldırılan genç kız, başarılı geçen ameliyatın ardından uyanıp, İngilizce konuşmaya başladı. Dahası, Amerika’nın Utah eyaletinde olduğunu iddia ediyordu. Oysa, genç kız daha önce yalnızca okulda ders sırasında İngilizce konuşmuştu. Ancak ameliyat sonrası, ana dili olan Felemenkçeyi konuşamaz hale geldi ve ailesini tanıyamıyordu.Durum, tıbbi literatüre göre son derece nadir olan bir sendromun belirtisi olarak kayıtlara geçti. Yapılan incelemelere göre, gencin hiçbir psikiyatrik geçmişi bulunmuyor ve ailesinde benzer bir tıbbi durum da görülmemişti. Ancak, anestezinin ardından yaşanan bu garip değişim, medikal dünyada büyük bir merak konusu oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2UMpLhy2UUKwSyzEVXM21A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu olağan durum, "Yabancı Dil Sendromu" (FLS) olarak bilinen nadir bir nörolojik hastalığa işaret ediyor. FLS, bir kişinin, bilinçli bir şekilde ana dilinden uzaklaşıp, ikinci bir dile yönelmesi durumudur. Bazı vakalarda, hastalar yalnızca dil değiştirir, ancak aksanlarında da bariz bir değişiklik gözlemlenebilir.FLS’nin yanı sıra, "Yabancı Aksan Sendromu" (FAS) da oldukça nadir bir durumdur. Her iki sendrom da, beyin hasarları, felç, kafa travmaları veya beyin tümörleri gibi durumlarla ilişkilendirilebilir. Bu sendromlar, beynin "Broca alanı" adı verilen, konuşma ve dil merkezinin zarar görmesi sonucu gelişir. Bu alan, frontal lobda bulunur ve dilin doğru şekilde kullanılması için son derece önemlidir.1917 yılından bu yana yalnızca 100 kadar FLS ve FAS vakası rapor edilmiştir. Bu vakaların çoğu, büyük beyin travmaları, felç ya da beyin kanamaları sonrası ortaya çıkmıştır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FYw2HseunUuSEHaTTZ9b2Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genç kızın yaşadığı vakada ise daha önceki vakalardan farklı bir durum gözlemlendi. Ameliyatın ardından 18 saat boyunca Hollandacayı anlamayan genç kız, ancak bir gün sonra, arkadaşlarının ziyaretinden sonra ana dilini yeniden konuşmaya başladı. Fakat, bu süreçte sadece İngilizce iletişim kurmaya devam etti.Hastane çıkışından sonra, yapılan takip muayenelerinde, genç kızın durumu giderek iyileşti. Felemenkçeyi konuşmada hiçbir zorluk yaşamadığını belirten genç, bir süre sonra eski dil becerilerine kavuştu. Doktorlar, bu süreçte tıbbi bir açıklama bulamadıklarını, ancak genç kızın tamamen iyileştiğini ve psikolojik ya da nörolojik bir sorunun olmadığını rapor ettiler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FBVMlz9KaESzPTB6VZyVHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, FLS'nin genellikle yetişkinlerde görülen bir sendrom olduğunu, ancak ergenlik çağındaki bireylerde de nadiren ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Genç kızın vakası, bu alandaki ilk resmi kayıt olma potansiyeline sahip. Şu ana kadar, çocuklarda FLS görülen toplamda sadece sekiz vaka bildirilmiş durumda.Tıbbi literatürde, FLS’nin gelişiminde anestezinin önemli bir rol oynayabileceği öne sürülüyor. Anestezi, beynin iletişim merkezlerini geçici olarak kapatabilir, bu da bireyin bilinçli düşünme ve konuşma yeteneklerini etkileyebilir. Ancak, FLS’nin kesin mekanizması hâlâ tam olarak anlaşılabilmiş değil. Bazı uzmanlar, anestezinin uzun süreli etkilerinin kafa karışıklığına yol açabileceğini ve bunun da konuşma bozukluklarına yol açabileceğini düşünüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u3cODlUHwU-AD4_1RRWGBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genç kız şu anda normal bir yaşam sürdürüyor, ancak doktorlar, benzer bir durumu daha iyi anlayabilmek ve tedavi sürecini daha sağlıklı bir şekilde yönlendirebilmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/al3_pRU2WEua_aOQg8Zdug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu gizemli vakalar, bilim dünyasında araştırmaların ve gözlemlerin devam etmesi gerektiğini gösteriyor. Anestezi ile ilgili yapılan son çalışmalar, beynin dil ve iletişim merkezlerini nasıl etkilediğini daha derinlemesine anlamamıza olanak tanıyabilir. Ancak, bu fenomenin tam olarak nasıl geliştiğini ve nasıl tedavi edilebileceğini anlamak için hala çok şey öğrenilmesi gerekiyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD, Yemen&amp;apos;de yerleşim yerini hedef aldı: 6 ölü, 16 yaralı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-yemende-yerlesim-yerini-hedef-aldi-6-oelu-16-yarali</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-yemende-yerlesim-yerini-hedef-aldi-6-oelu-16-yarali</guid>
<description><![CDATA[ Yemen’e saldırılarını sürdüren ABD, bu kez Hudeyde şehrine bağlı bir yerleşim bölgesini hedef aldı. Saldırılarda 6 kişi öldü,  16 kişi yaralandı.ABD’nin Yemen’deki Hudeyde şehrine bağlı bir yerleşim bölgesine gerçekleştirdiği saldırılarda en az 6 kişinin öldüğü, 16 kişinin yaralandığı bildirildi. Yemen&#039;deki İran destekli Husilere yönelik saldırılarını sürdüren ABD ordusu, bu kez ülkenin Hudeyde şehrine bağlı el-Hevak ilçesinde bulunan Emin Mukbil adlı yerleşim bölgesini hedef aldı.Husilere bağlı Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, saldırılarda 3’ü kadın 2’si çocuk olmak üzere en az 6 kişinin hayatını kaybettiği, 16 kişinin ise yaralandığı bildirildi. Saldırıların hedefi olan bölgede oluşan enkazda arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, ölü sayısının artabileceği aktarıldı.TRUMP HUSİLERE SALDIRI TALİMATI VERMİŞTİABD Başkanı Donald Trump, 15 Mart&#039;ta yaptığı açıklamada, ABD ordusuna Yemen&#039;deki İran destekli Husilere karşı büyük bir saldırı başlatma talimatı verdiğini duyurmuştu.Gelişmenin ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Yemen&#039;in farklı bölgelerine çok sayıda hava saldırısı gerçekleştirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5V0PWANxzUuZ3MSOkwrMSw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Yemende, yerleşim, yerini, hedef, aldı:, ölü, yaralı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5V0PWANxzUuZ3MSOkwrMSw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'den Yemen'e saldırı: 6 ölü"><p>Yemen’e saldırılarını sürdüren ABD, bu kez Hudeyde şehrine bağlı bir yerleşim bölgesini hedef aldı. Saldırılarda 6 kişi öldü,  16 kişi yaralandı.</p><p>ABD’nin Yemen’deki Hudeyde şehrine bağlı bir yerleşim bölgesine gerçekleştirdiği saldırılarda en az 6 kişinin öldüğü, 16 kişinin yaralandığı bildirildi. </p><p>Yemen'deki İran destekli Husilere yönelik saldırılarını sürdüren ABD ordusu, bu kez ülkenin Hudeyde şehrine bağlı el-Hevak ilçesinde bulunan Emin Mukbil adlı yerleşim bölgesini hedef aldı.</p><p>Husilere bağlı Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, saldırılarda 3’ü kadın 2’si çocuk olmak üzere en az 6 kişinin hayatını kaybettiği, 16 kişinin ise yaralandığı bildirildi. Saldırıların hedefi olan bölgede oluşan enkazda arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, ölü sayısının artabileceği aktarıldı.</p><p><strong>TRUMP HUSİLERE SALDIRI TALİMATI VERMİŞTİ</strong></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 15 Mart'ta yaptığı açıklamada, ABD ordusuna Yemen'deki İran destekli Husilere karşı büyük bir saldırı başlatma talimatı verdiğini duyurmuştu.</p><p>Gelişmenin ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Yemen'in farklı bölgelerine çok sayıda hava saldırısı gerçekleştirmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump’tan yeni kararname: “Temiz Kömür”</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-yeni-kararname-temiz-koemur</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-yeni-kararname-temiz-koemur</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump, kömür endüstrisini destekleme amacıyla yeni bir kararname imzaladı.ABD Başkanı Donald Trump, ülkenin gerileyen kömür endüstrisini destekleme amacıyla yeni bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Bu kararlar, kömür madenciliği, kiralama ve ihracat üzerindeki kısıtlamaları gevşetecek.   Trump, kararnameyi kömür madencileriyle birlikte sahneye çıkarak “Güzel, temiz kömür” ifadeleriyle duyurdu. KAPATILMASI PLANLANAN KÖMÜR SANTRALLERİ AÇIK KALACAKYeni düzenlemelerle, kapatılması planlanan bazı kömür santralleri açık kalacak, kamu arazilerinde kömür kiralaması yeniden başlayacak ve Enerji Bakanlığı’na kömür santrallerinin yapay zekâ kaynaklı artan elektrik talebini nasıl karşılayabileceği konusunda çalışma yapması talimatı verilecek.KÖMÜR SEKTÖRÜ DÜŞÜŞTEABD’de kömür sektörü uzun süredir gerileme yaşıyor. 2010’da ülkenin elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 45’i kömürden sağlanırken, bu oran 2023 itibarıyla yüzde 16’ya düştü. Güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının yükselişi, kömüre olan bağımlılığı büyük ölçüde azalttı.  Yale Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, Amerikalıların üçte ikisi 2050 yılına kadar kömür gibi fosil yakıtlardan tamamen temiz enerjiye geçişi destekliyor. Katılımcıların yüzde 74’ü ise karbon dioksitin kirletici olarak düzenlenmesinden yana.  Trump yönetimi, geçen hafta Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı’nda yaptığı toplu işten çıkarmalarla birlikte, madencilik çalışanlarının güvenliğini izleyen bazı birimleri de kapatmıştı.   Trump’ın kararlarına çevrecilerden sert tepki geldi. Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminin Beyaz Saray İklim Danışmanı Gina McCarthy, “Temiz kömür diye bir şey yok. Trump’ın politikaları Amerikan halkına pahalıya mal oluyor ve kirli bir sektörü desteklemek için vergi mükelleflerinin parası harcanıyor” diyerek kararı hem iklim hem halk sağlığı açısından tehlikeli bulduğunu söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ifn0npxpH0CvlYAyY8mLYA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump’tan, yeni, kararname:, “Temiz, Kömür”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ifn0npxpH0CvlYAyY8mLYA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan kömür hamlesi"><p>ABD Başkanı Trump, kömür endüstrisini destekleme amacıyla yeni bir kararname imzaladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ülkenin gerileyen kömür endüstrisini destekleme amacıyla yeni bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Bu kararlar, kömür madenciliği, kiralama ve ihracat üzerindeki kısıtlamaları gevşetecek.   Trump, kararnameyi kömür madencileriyle birlikte sahneye çıkarak “Güzel, temiz kömür” ifadeleriyle duyurdu. </p><h3><strong>KAPATILMASI PLANLANAN KÖMÜR SANTRALLERİ AÇIK KALACAK</strong></h3><p>Yeni düzenlemelerle, kapatılması planlanan bazı kömür santralleri açık kalacak, kamu arazilerinde kömür kiralaması yeniden başlayacak ve Enerji Bakanlığı’na kömür santrallerinin yapay zekâ kaynaklı artan elektrik talebini nasıl karşılayabileceği konusunda çalışma yapması talimatı verilecek.</p><p><strong>KÖMÜR SEKTÖRÜ DÜŞÜŞTE</strong></p><p>ABD’de kömür sektörü uzun süredir gerileme yaşıyor. 2010’da ülkenin elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 45’i kömürden sağlanırken, bu oran 2023 itibarıyla yüzde 16’ya düştü. Güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının yükselişi, kömüre olan bağımlılığı büyük ölçüde azalttı.  Yale Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, Amerikalıların üçte ikisi 2050 yılına kadar kömür gibi fosil yakıtlardan tamamen temiz enerjiye geçişi destekliyor. Katılımcıların yüzde 74’ü ise karbon dioksitin kirletici olarak düzenlenmesinden yana.  Trump yönetimi, geçen hafta Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı’nda yaptığı toplu işten çıkarmalarla birlikte, madencilik çalışanlarının güvenliğini izleyen bazı birimleri de kapatmıştı.   Trump’ın kararlarına çevrecilerden sert tepki geldi. Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminin Beyaz Saray İklim Danışmanı Gina McCarthy, “Temiz kömür diye bir şey yok. Trump’ın politikaları Amerikan halkına pahalıya mal oluyor ve kirli bir sektörü desteklemek için vergi mükelleflerinin parası harcanıyor” diyerek kararı hem iklim hem halk sağlığı açısından tehlikeli bulduğunu söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin’de yaşlı bakımevinde yangın: 20 kişi öldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cinde-yasli-bakimevinde-yangin-20-kisi-oeldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cinde-yasli-bakimevinde-yangin-20-kisi-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Çin’in kuzeyinde bir bakımevinde çıkan yangında 20 kişi hayatını kaybetti. Bakımevinde kalan diğer yaşlıların hastaneye sevk edildiği açıklandı.Çin’in Hebei eyaletinde bir yaşlı bakımevinde çıkan yangında 20 kişi hayatını kaybetti. Çin devlet haber ajansı Xinhua, yangının Longhua’daki bakımevinde 8 Nisan Salı günü yerel saatle 21.00 sıralarında çıktığını aktardı.   Başkent Pekin’in yaklaşık 180 kilometre kuzeydoğusunda yer alan bakımevinde çıkan yangında, bugün saat 03.00 itibarıyla 20 kişinin öldüğünün teyit edildiği belirtildi. Xinhua, bakımevindeki diğer yaşlıların müşahede altında tutulmak ve tedavi altına alınmak üzere yakınlardaki hastanelere kaldırıldığı bilgisini verdi. Yangının sebebinin halen araştırıldığı ifade edildi.   Çin’in Zhangjiakou kentinde bir pazar alanında ocak ayında çıkan yangında da sekiz kişi ölmüş, 15 kişi yaralanmıştı. Bundan dokuz ay önce doğudaki Rongcheng kentindeki bir inşaat alanında çıkan yangında ise dokuz kişi yaşamını yitirmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I7dgE-6oEkqZxL1OZ-dY9w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çin’de, yaşlı, bakımevinde, yangın:, kişi, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I7dgE-6oEkqZxL1OZ-dY9w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yaşlı bakım evinde yangın: 20 ölü"><p>Çin’in kuzeyinde bir bakımevinde çıkan yangında 20 kişi hayatını kaybetti. Bakımevinde kalan diğer yaşlıların hastaneye sevk edildiği açıklandı.</p>Çin’in Hebei eyaletinde bir yaşlı bakımevinde çıkan yangında 20 kişi hayatını kaybetti. Çin devlet haber ajansı Xinhua, yangının Longhua’daki bakımevinde 8 Nisan Salı günü yerel saatle 21.00 sıralarında çıktığını aktardı.   Başkent Pekin’in yaklaşık 180 kilometre kuzeydoğusunda yer alan bakımevinde çıkan yangında, bugün saat 03.00 itibarıyla 20 kişinin öldüğünün teyit edildiği belirtildi. Xinhua, bakımevindeki diğer yaşlıların müşahede altında tutulmak ve tedavi altına alınmak üzere yakınlardaki hastanelere kaldırıldığı bilgisini verdi. Yangının sebebinin halen araştırıldığı ifade edildi.   Çin’in Zhangjiakou kentinde bir pazar alanında ocak ayında çıkan yangında da sekiz kişi ölmüş, 15 kişi yaralanmıştı. Bundan dokuz ay önce doğudaki Rongcheng kentindeki bir inşaat alanında çıkan yangında ise dokuz kişi yaşamını yitirmişti. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin de yarışa dahil: Altıncı nesil savaş uçağı görüntülendi!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cin-de-yarisa-dahil-altinci-nesil-savas-ucagigoeruntulendi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cin-de-yarisa-dahil-altinci-nesil-savas-ucagigoeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ Çin&#039;in kuyruksuz, üç motorlu savaş uçağının yeni videosu askeri havacılık camiasında yankı uyandırdı. J-36 adı verilen bu yeni uçak sayesinde Çin, altıncı nesil savaş jeti üretme yarışında ABD ile aynı seviyeye gelebilir, hatta önüne geçebilir.Çin&#039;in J-36 adı verilen üç motorlu, kuyruksuz fütüristik savaş uçaklarından birine ait yeni görüntüler ortaya çıktı.  Görüntülerin ne zaman çekildiği belirsiz ancak uçağın Sichuan eyaletindeki Chengdu Uçak Endüstrisi Grubu fabrikasının pistinin yakınındaki bir otoyol üzerinde uçtuğu görülüyor.  J-36&#039;nın görüntüleri ilk olarak geçen yılın sonlarında Çin sosyal medyasında ortaya çıktı ve uçak meraklılarının ve askeri analistlerin dikkatini hızla çekti.  Jetin, en son gizlilik teknolojisi, güç ünitesi ve gövde mühendisliğini bünyesinde barındıran altıncı nesil bir uçak olduğu düşünülüyor.SAVAŞ JETİ YARIŞINDA ABD&#039;Yİ SOLLAYABİLİR  J-36 sayesinde Çin, altıncı nesil savaş uçağı üretme yarışında ABD ile aynı seviyeye gelebilir, hatta belki de onun önüne geçebilir.  ABD ordusunun beşinci nesil jetleri -çift motorlu F-22 ve tek motorlu F-35- şu anda genel olarak dünyanın en iyileri olarak kabul ediliyor. Ancak Çin&#039;in de J-20 ve J-35 olmak üzere iki beşinci nesil modeli var. Ancak bu Çin jetlerinin hiçbiri, iki ABD savaş uçağı gibi kanıtlanmış bir savaş deneyimi ve etkinliğe sahip değil.  ABD Başkanı Donald Trump, geçen ay ABD Hava Kuvvetleri&#039;nin F-47 olarak adlandırılan altıncı nesil savaş uçağı için Boeing ile sözleşme imzalandığını duyurdu. Trump, uçağın prototipinin beş yıldır uçtuğunu söyledi.  ASKERİ HAVACILIK GÜNDEMİNE DAMGA VURDU  Çin&#039;in J-36&#039;sı bu hafta askeri havacılık gündemine damga vururken, Pekin&#039;in üzerinde çalıştığı tek altıncı nesil jet bu değil gibi görünüyor.  Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA), J-36 veya J-50&#039;nin varlığını henüz kamuoyuna açıklamadı.  Bir savaş uçağının konsept aşamasından kamuoyuna tanıtılmasına, hatta konuşlandırılmasına kadar yıllar geçebilir.  Çin&#039;in J-35&#039;i ilk kez geçen kasım ayında Zuhai&#039;de düzenlenen Çin Havacılık Fuarı&#039;nda kamuoyuna tanıtılmıştı ancak analistlere göre uçağın geliştirilmesi 10 yıldan fazla sürdü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/okS7X7EYt0ugat4D1itUhQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çin, yarışa, dahil:, Altıncı, nesil, savaş, uçağı görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/okS7X7EYt0ugat4D1itUhQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çin'in altıncı nesil savaş uçağı görüntülendi!"><p>Çin'in kuyruksuz, üç motorlu savaş uçağının yeni videosu askeri havacılık camiasında yankı uyandırdı. J-36 adı verilen bu yeni uçak sayesinde Çin, altıncı nesil savaş jeti üretme yarışında ABD ile aynı seviyeye gelebilir, hatta önüne geçebilir.</p><p>Çin'in J-36 adı verilen üç motorlu, kuyruksuz fütüristik savaş uçaklarından birine ait yeni görüntüler ortaya çıktı.  Görüntülerin ne zaman çekildiği belirsiz ancak uçağın Sichuan eyaletindeki Chengdu Uçak Endüstrisi Grubu fabrikasının pistinin yakınındaki bir otoyol üzerinde uçtuğu görülüyor.  J-36'nın görüntüleri ilk olarak geçen yılın sonlarında Çin sosyal medyasında ortaya çıktı ve uçak meraklılarının ve askeri analistlerin dikkatini hızla çekti.  Jetin, en son gizlilik teknolojisi, güç ünitesi ve gövde mühendisliğini bünyesinde barındıran altıncı nesil bir uçak olduğu düşünülüyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3fESxtA36Uycmdv2oKWyRQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Yeni jet, Sichuan eyaletindeki Chengdu Uçak fabrikası üzerinde uçarken görüntülendi."><strong>SAVAŞ JETİ YARIŞINDA ABD'Yİ SOLLAYABİLİR</strong>  J-36 sayesinde Çin, altıncı nesil savaş uçağı üretme yarışında ABD ile aynı seviyeye gelebilir, hatta belki de onun önüne geçebilir.  ABD ordusunun beşinci nesil jetleri -çift motorlu F-22 ve tek motorlu F-35- şu anda genel olarak dünyanın en iyileri olarak kabul ediliyor. Ancak Çin'in de J-20 ve J-35 olmak üzere iki beşinci nesil modeli var. Ancak bu Çin jetlerinin hiçbiri, iki ABD savaş uçağı gibi kanıtlanmış bir savaş deneyimi ve etkinliğe sahip değil.  ABD Başkanı Donald Trump, geçen ay ABD Hava Kuvvetleri'nin F-47 olarak adlandırılan altıncı nesil savaş uçağı için Boeing ile sözleşme imzalandığını duyurdu. Trump, uçağın prototipinin beş yıldır uçtuğunu söyledi.  <strong>ASKERİ HAVACILIK GÜNDEMİNE DAMGA VURDU</strong>  Çin'in J-36'sı bu hafta askeri havacılık gündemine damga vururken, Pekin'in üzerinde çalıştığı tek altıncı nesil jet bu değil gibi görünüyor.  Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA), J-36 veya J-50'nin varlığını henüz kamuoyuna açıklamadı.  Bir savaş uçağının konsept aşamasından kamuoyuna tanıtılmasına, hatta konuşlandırılmasına kadar yıllar geçebilir.  Çin'in J-35'i ilk kez geçen kasım ayında Zuhai'de düzenlenen Çin Havacılık Fuarı'nda kamuoyuna tanıtılmıştı ancak analistlere göre uçağın geliştirilmesi 10 yıldan fazla sürdü.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gece yaşadığı bu yaygın belirti hastalığın habercisiydi: 25 yaşındaki gencin hayatını değiştiren olay</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gece-yasadigi-bu-yaygin-belirti-hastaligin-habercisiydi-25-yasindaki-gencin-hayatini-degistiren-olay</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gece-yasadigi-bu-yaygin-belirti-hastaligin-habercisiydi-25-yasindaki-gencin-hayatini-degistiren-olay</guid>
<description><![CDATA[ Michael Stone, 20&#039;li yaşlarının başında sol ayağında yaşadığı sıkışma ve ani seğirmelerin, garsonluk yaptığı işin getirdiği zorluklardan kaynaklandığını düşündü. Ancak zamanla bu rahatsızlıkların, hayatını tamamen değiştirecek bir hastalığın belirtileri olduğu ortaya çıktı.Teksas&#039;ın San Marcos kentinden 25 yaşındaki Stone&#039;a, üç yıl süren bir belirsizliğin ardından, bu yılın Şubat ayında amiyotrofik lateral skleroz (ALS) teşhisi kondu. ALS, dünya çapında pek çok ünlü ismin de mücadelesini verdiği ölümcül bir motor nöron hastalığı. Ünlü oyuncu Sandra Bullock’un partneri Bryan Randall’ın yaşamını kaybetmesine yol açan bu hastalık, aynı zamanda ünlü fizikçi Stephen Hawking’in de yıllarca mücadele ettiği bir rahatsızlık olarak biliniyor.Stone, 20 bin&#039;den fazla izleyiciye ulaşan Instagram videolarında, hastalığının erken belirtilerini paylaştı. Özellikle uykuya dalarken yaşadığı istemsiz kas seğirmeleri, çoğunlukla stres ve kafeinle ilişkilendirilen yaygın bir durum olarak bilinse de, Stone’un durumu farklı bir boyuttaydı. Seğirmeler, zamanla daha belirgin hale gelerek, vücudunun farklı bölgelerine yayıldı.Stone, 2022’de garsonluk yaptığı bir restoranda ilk kez sol ayağında hissettiği gerginliği fark ettiğini belirtiyor. &quot;Bir süre sonra ayağımda bir seğirme hissettim ve bu durum bana garip geldi,&quot; diyor. O dönemde 12 saatlik vardiyalarda çalışan Stone, bu belirtileri fazla ayakta kalmasından kaynaklanan yorgunluk olarak değerlendirmişti. Ancak belirtiler giderek artınca, vücudunun her yerinde istemsiz kas seğirmeleri olmaya başladı.Birçok doktora başvuran ve yıllarca doğru tanıyı alamayan Stone, sonunda Arizona&#039;daki bir genetik uzmanı tarafından, nadir bir genetik mutasyon nedeniyle ALS gelişimi riski taşıdığına dair bir teşhis aldı. Bu genetik mutasyon, beynin nörotransmitteri olan glutamatın aşırı miktarda birikmesine ve sinir hücrelerine zarar vermesine yol açan bir süreç olarak biliniyor.Stone, bu teşhisi öğrendikten sonra yaşadığı korku ve belirsizliği şu şekilde ifade ediyor: &quot;Her ne zaman geleceğimi, başıma gelecekleri düşündüm, bu düşünceler beni korkutuyordu. Ama korkunun hayatımı kontrol etmesine izin vermemeye karar verdim. Korkuya yenik düşersem bunu başaramam.&quot;Motor nöron hastalığının tanısı, genellikle 50-70 yaşları arasındaki bireylerde konulsa da, Stone&#039;un durumu bunun dışında. Genetik faktörler ve çevresel etkenlerin etkisiyle daha genç yaşlarda da ALS gelişebiliyor. Bu hastalığın kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, semptomları hafifletmeye yönelik tedavi yöntemleri bulunuyor. Ancak ALS&#039;nin hızla ilerleyebilen doğası, bu hastalığı yaşayan bireylerin yaşam beklentisini genellikle sadece 2-5 yıl arasında tutuyor.İngiltere&#039;de yaklaşık 5.000 yetişkinde görülen motor nöron hastalığının erken belirtileri arasında kas güçsüzlüğü, kramplar, konuşma bozuklukları ve kilo kaybı bulunuyor. Uzmanlar, bu tür semptomlar yaşayan kişilerin bir nöroloğa başvurmasını tavsiye ediyor. Ayrıca, ALS&#039;nin genetik yatkınlıkla bağlantılı olduğu durumlar da var.Michael Stone’un hikayesi, genç yaşta bu hastalıkla mücadele etmek zorunda kalanların da olduğunu ve insanların hayatta karşılaştıkları zorluklarla nasıl başa çıktıklarını gösteriyor. &quot;Hayatımı nasıl yaşadığımı, tabakta ne olduğunu değil, artıkları ne yaptığımı düşünerek yönlendireceğim,&quot; diyen Stone, bu süreçte öğrendiği yeni başa çıkma yöntemleriyle umut ışığı olmaya devam ediyor.Motor nöron hastalığı ve ALS, hayatı değiştiren ciddi hastalıklar arasında yer alıyor. Fakat, bu hastalıkla ilgili yapılan araştırmalar, genetik, çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin karmaşık etkileşimini gözler önüne seriyor. Stone’un hikayesi, bu tür hastalıkların, sağlıklı görünen insanları bile nasıl etkileyebileceğini ve hayatın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SvNi_gIfV0SUgcv9Pya8nQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gece, yaşadığı, yaygın, belirti, hastalığın, habercisiydi:, yaşındaki, gencin, hayatını, değiştiren, olay</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SvNi_gIfV0SUgcv9Pya8nQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="25 yaşındaki gencin hayatını değiştiren hastalık"><p>Michael Stone, 20'li yaşlarının başında sol ayağında yaşadığı sıkışma ve ani seğirmelerin, garsonluk yaptığı işin getirdiği zorluklardan kaynaklandığını düşündü. Ancak zamanla bu rahatsızlıkların, hayatını tamamen değiştirecek bir hastalığın belirtileri olduğu ortaya çıktı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/10iRIFncQkyvmc2IO1rkqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teksas'ın San Marcos kentinden 25 yaşındaki Stone'a, üç yıl süren bir belirsizliğin ardından, bu yılın Şubat ayında amiyotrofik lateral skleroz (ALS) teşhisi kondu. ALS, dünya çapında pek çok ünlü ismin de mücadelesini verdiği ölümcül bir motor nöron hastalığı. Ünlü oyuncu Sandra Bullock’un partneri Bryan Randall’ın yaşamını kaybetmesine yol açan bu hastalık, aynı zamanda ünlü fizikçi Stephen Hawking’in de yıllarca mücadele ettiği bir rahatsızlık olarak biliniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J-FhdVXtZU2WjuSw-WZyEQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Stone, 20 bin'den fazla izleyiciye ulaşan Instagram videolarında, hastalığının erken belirtilerini paylaştı. Özellikle uykuya dalarken yaşadığı istemsiz kas seğirmeleri, çoğunlukla stres ve kafeinle ilişkilendirilen yaygın bir durum olarak bilinse de, Stone’un durumu farklı bir boyuttaydı. Seğirmeler, zamanla daha belirgin hale gelerek, vücudunun farklı bölgelerine yayıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l3TYCfjAlEeNPD9YDdBgXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Stone, 2022’de garsonluk yaptığı bir restoranda ilk kez sol ayağında hissettiği gerginliği fark ettiğini belirtiyor. "Bir süre sonra ayağımda bir seğirme hissettim ve bu durum bana garip geldi," diyor. O dönemde 12 saatlik vardiyalarda çalışan Stone, bu belirtileri fazla ayakta kalmasından kaynaklanan yorgunluk olarak değerlendirmişti. Ancak belirtiler giderek artınca, vücudunun her yerinde istemsiz kas seğirmeleri olmaya başladı.Birçok doktora başvuran ve yıllarca doğru tanıyı alamayan Stone, sonunda Arizona'daki bir genetik uzmanı tarafından, nadir bir genetik mutasyon nedeniyle ALS gelişimi riski taşıdığına dair bir teşhis aldı. Bu genetik mutasyon, beynin nörotransmitteri olan glutamatın aşırı miktarda birikmesine ve sinir hücrelerine zarar vermesine yol açan bir süreç olarak biliniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AHed9sX1X0ueyUAdSuX14A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Stone, bu teşhisi öğrendikten sonra yaşadığı korku ve belirsizliği şu şekilde ifade ediyor: "Her ne zaman geleceğimi, başıma gelecekleri düşündüm, bu düşünceler beni korkutuyordu. Ama korkunun hayatımı kontrol etmesine izin vermemeye karar verdim. Korkuya yenik düşersem bunu başaramam."Motor nöron hastalığının tanısı, genellikle 50-70 yaşları arasındaki bireylerde konulsa da, Stone'un durumu bunun dışında. Genetik faktörler ve çevresel etkenlerin etkisiyle daha genç yaşlarda da ALS gelişebiliyor. Bu hastalığın kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, semptomları hafifletmeye yönelik tedavi yöntemleri bulunuyor. Ancak ALS'nin hızla ilerleyebilen doğası, bu hastalığı yaşayan bireylerin yaşam beklentisini genellikle sadece 2-5 yıl arasında tutuyor.İngiltere'de yaklaşık 5.000 yetişkinde görülen motor nöron hastalığının erken belirtileri arasında kas güçsüzlüğü, kramplar, konuşma bozuklukları ve kilo kaybı bulunuyor. Uzmanlar, bu tür semptomlar yaşayan kişilerin bir nöroloğa başvurmasını tavsiye ediyor. Ayrıca, ALS'nin genetik yatkınlıkla bağlantılı olduğu durumlar da var.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-IuXBM76_kipR-YzKOsoLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Michael Stone’un hikayesi, genç yaşta bu hastalıkla mücadele etmek zorunda kalanların da olduğunu ve insanların hayatta karşılaştıkları zorluklarla nasıl başa çıktıklarını gösteriyor. "Hayatımı nasıl yaşadığımı, tabakta ne olduğunu değil, artıkları ne yaptığımı düşünerek yönlendireceğim," diyen Stone, bu süreçte öğrendiği yeni başa çıkma yöntemleriyle umut ışığı olmaya devam ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6OI0qNkZsUOKZ7Q_yUlwGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Motor nöron hastalığı ve ALS, hayatı değiştiren ciddi hastalıklar arasında yer alıyor. Fakat, bu hastalıkla ilgili yapılan araştırmalar, genetik, çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin karmaşık etkileşimini gözler önüne seriyor. Stone’un hikayesi, bu tür hastalıkların, sağlıklı görünen insanları bile nasıl etkileyebileceğini ve hayatın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuzey Kore &amp;quot;nükleer silah devleti&amp;quot; statüsünü savundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kuzey-kore-nukleer-silah-devleti-statusunu-savundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kuzey-kore-nukleer-silah-devleti-statusunu-savundu</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kore, &quot;nükleer silah devleti&quot; statüsünden vazgeçmeyeceklerini belirtti. ABD, Japonya ve Güney Kore dışişleri bakanlarının bu yöndeki açıklamalarına tepki gösterildi.Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un&#039;un kız kardeşi Kim Yo Jong, yaptığı açıklamada, &quot;ülkesinin nükleer silahlardan arındırılması&quot; açıklamalarını kınadı.  Ülkesinin nükleer silahlardan arındırılmasının &quot;asla gerçekleşemeyecek bir hayalden başka bir şey olmadığını&quot; belirten Kim, &quot;nükleer devlet&quot; seçeneğinden vazgeçmeyeceklerini bildirdi.  ABD, Japonya ve Güney Kore&#039;nin &quot;Kuzey Kore&#039;nin nükleer silahlardan arındırılmasına&quot; yönelik açıklamalarını kınadıklarını kaydeden Kim, bunları &quot;Kuzey Kore&#039;nin egemenliğini inkar eden en düşmanca eylem&quot; olarak niteledi.&quot;SEÇENEĞİMİZİ ASLA DEĞİŞTİRMİYORUZ&quot;  Kim, &quot;Kimsenin inkarını veya tanımasını umursamıyoruz ve seçeneğimizi asla değiştirmiyoruz. Bu, hiçbir fiziksel güç veya sinsi hileyle asla tersine çevrilemeyecek kararlı seçimimiz.&quot; dedi.  Kim, ülkesinin nükleer kapasitelerinin, dışarıdan gelebilecek &quot;saldırı ve tehditleri caydırma&quot; ile devletin egemenliği ve güvenliğini savunmada önemli bir rol oynadığını savundu.  Söz konusu tepkinin, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Japonya Dışişleri Bakanı İvaya Takeşi ve Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Tae-yul&#039;un geçen hafta Brüksel&#039;de görüşmesi sonrası gelmesi dikkati çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/glhwML8XlkepZJrARopLKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Kore, nükleer, silah, devleti, statüsünü, savundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/glhwML8XlkepZJrARopLKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250321053314336" class="type:primaryImage" alt="Kuzey Kore " n silah konusunda><p>Kuzey Kore, "nükleer silah devleti" statüsünden vazgeçmeyeceklerini belirtti. ABD, Japonya ve Güney Kore dışişleri bakanlarının bu yöndeki açıklamalarına tepki gösterildi.</p><p>Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un kız kardeşi Kim Yo Jong, yaptığı açıklamada, "ülkesinin nükleer silahlardan arındırılması" açıklamalarını kınadı.  Ülkesinin nükleer silahlardan arındırılmasının "asla gerçekleşemeyecek bir hayalden başka bir şey olmadığını" belirten Kim, "nükleer devlet" seçeneğinden vazgeçmeyeceklerini bildirdi.  ABD, Japonya ve Güney Kore'nin "Kuzey Kore'nin nükleer silahlardan arındırılmasına" yönelik açıklamalarını kınadıklarını kaydeden Kim, bunları "Kuzey Kore'nin egemenliğini inkar eden en düşmanca eylem" olarak niteledi.</p><p><strong>"SEÇENEĞİMİZİ ASLA DEĞİŞTİRMİYORUZ"</strong>  Kim, "Kimsenin inkarını veya tanımasını umursamıyoruz ve seçeneğimizi asla değiştirmiyoruz. Bu, hiçbir fiziksel güç veya sinsi hileyle asla tersine çevrilemeyecek kararlı seçimimiz." dedi.  Kim, ülkesinin nükleer kapasitelerinin, dışarıdan gelebilecek "saldırı ve tehditleri caydırma" ile devletin egemenliği ve güvenliğini savunmada önemli bir rol oynadığını savundu.  Söz konusu tepkinin, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Japonya Dışişleri Bakanı İvaya Takeşi ve Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Tae-yul'un geçen hafta Brüksel'de görüşmesi sonrası gelmesi dikkati çekti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hasta deniz aslanları dehşet saçtı: &amp;quot;Cinlenmiş gibi görünüyordu&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hasta-deniz-aslanlari-dehset-sacti-cinlenmis-gibi-goerunuyordu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hasta-deniz-aslanlari-dehset-sacti-cinlenmis-gibi-goerunuyordu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Kaliforniya eyaletinde deniz aslanları plaja giden insanlara saldırdı. Deniz aslanlarının, zararlı bir alg patlamasının neden olduğu nörolojik bir durum sonucunda hastalandığı ortaya çıktı. Saldırıya uğrayan insanlar, hayvanların &quot;vahşi, neredeyse şeytani&quot; olduğunu belirterek, &quot;Cin çarpmış gibi görünüyordu&quot; ifadelerini kullandı.Güney Kaliforniya açıklarında deniz aslanları plaj ziyaretçilerine saldırdı. Rj LaMendola isimli sörfçü, yaşadıklarını sosyal medya hesabında paylaştı.  LaMendola, Facebook&#039;ta paylaştığı gönderide, Los Angeles&#039;ın hemen kuzeyinde yaşanan olayda adı geçen hayvanın &quot;vahşi, neredeyse şeytani&quot; olduğunu belirterek, &quot;Cin çarpmış gibi görünüyordu&quot; ifadelerini kullandı.ALG PATLAMASI BEYİNLERİNİ ETKİLİYOR  Sörfçü daha sonra hayvanın domoik asit toksisitesinden muzdarip olduğunu öğrendi - zararlı bir alg patlamasının neden olduğu nörolojik bir durum.  Saldırgan hayvan son zamanlarda Kaliforniya sahillerinde görülen onlarca hasta hayvandan biri- birçoğu nöbet veya yoğun uyuşukluk gibi semptomlardan muzdarip.  Bu özel yosun patlaması Kaliforniya&#039;da dört yıl üst üste görüldü ve bunun yıllık bir olaya dönüşebileceği endişelerini artırdı.&quot;AVLANIYORMUŞUM GİBİ HİSSETTİM&quot;  Yosun patlaması bu yıl normalden daha erken başladı ve Güney Kaliforniya&#039;nın kıyı şeridinin oldukça uzağına yayıldı. LaMenolda, &quot;Avlanıyormuşum gibi hissettim&quot; dedi.  15 yaşındaki Phoebe Beltran da cankurtaran olmak için Long Beach&#039;te ders alırken bir deniz aslanı tarafından defalarca ısırıldı.  Genç kız, yerel ABD medyasına yaptığı açıklamada, &quot;Çok korkmuştum, şok olmuştum ama yine de kollarımda tekrar tekrar o yoğun acıyı hissediyordum.&quot; dedi.HASTALANAN HAYVAN SAYISI ARTIYOR  Ardışık iki saldırı dünya basınında geniş yer buldu. Kaliforniya&#039;yı ve simgesel plajlarını evleri olarak adlandıranlar arasında bir miktar kaygıya neden oldu.  Saldırılar nadir olsa da uzmanlar, toksik alg patlamasından hastalanan hayvan sayısının artıyor gibi göründüğünü söylüyor.  Uzmanlara göre bu hayvanlar saldırılarını nöbet feçirdikleri sırada gerçekleştiriyor. Bu yüzden duyuları normalde olduğu gibi tam olarak işlevsel değil ve korkudan hareket ediyorlar  HASTALIK NASIL YAYILIYOR?  Domoik asit, yunus, fok ve deniz aslanı gibi deniz yırtıcıları tarafından büyük miktarlarda yenen sardalya ve hamsi gibi küçük balıklarda birikerek onların hastalanmasına neden olur.  Deniz aslanlarında asitlere maruz kalmanın ciddi nörolojik sorunlara yol açtığı belirtiliyor. Bunlar arasında nöbetler, yönelim bozukluğu ve &quot;yıldızlara bakma&quot; olarak bilinen baş eğme davranışı yer alıyor.  Bazı hayvanlar uyuşuk ve koma halinde kalabilirken, bazıları da saldırganlaşabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Wkz2JV7mMUisaNcNjotaLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hasta, deniz, aslanları, dehşet, saçtı:, Cinlenmiş, gibi, görünüyordu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Wkz2JV7mMUisaNcNjotaLQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hasta deniz aslanları plajdaki insanlara saldırdı"><p>ABD'nin Kaliforniya eyaletinde deniz aslanları plaja giden insanlara saldırdı. Deniz aslanlarının, zararlı bir alg patlamasının neden olduğu nörolojik bir durum sonucunda hastalandığı ortaya çıktı. Saldırıya uğrayan insanlar, hayvanların "vahşi, neredeyse şeytani" olduğunu belirterek, "Cin çarpmış gibi görünüyordu" ifadelerini kullandı.</p><p>Güney Kaliforniya açıklarında deniz aslanları plaj ziyaretçilerine saldırdı. Rj LaMendola isimli sörfçü, yaşadıklarını sosyal medya hesabında paylaştı.  LaMendola, Facebook'ta paylaştığı gönderide, Los Angeles'ın hemen kuzeyinde yaşanan olayda adı geçen hayvanın "vahşi, neredeyse şeytani" olduğunu belirterek, "Cin çarpmış gibi görünüyordu" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>ALG PATLAMASI BEYİNLERİNİ ETKİLİYOR</strong>  Sörfçü daha sonra hayvanın domoik asit toksisitesinden muzdarip olduğunu öğrendi - zararlı bir alg patlamasının neden olduğu nörolojik bir durum.  Saldırgan hayvan son zamanlarda Kaliforniya sahillerinde görülen onlarca hasta hayvandan biri- birçoğu nöbet veya yoğun uyuşukluk gibi semptomlardan muzdarip.  Bu özel yosun patlaması Kaliforniya'da dört yıl üst üste görüldü ve bunun yıllık bir olaya dönüşebileceği endişelerini artırdı.</p><p><strong>"AVLANIYORMUŞUM GİBİ HİSSETTİM"</strong>  Yosun patlaması bu yıl normalden daha erken başladı ve Güney Kaliforniya'nın kıyı şeridinin oldukça uzağına yayıldı. LaMenolda, "Avlanıyormuşum gibi hissettim" dedi.  15 yaşındaki Phoebe Beltran da cankurtaran olmak için Long Beach'te ders alırken bir deniz aslanı tarafından defalarca ısırıldı.  Genç kız, yerel ABD medyasına yaptığı açıklamada, "Çok korkmuştum, şok olmuştum ama yine de kollarımda tekrar tekrar o yoğun acıyı hissediyordum." dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LIiGhPM6gEahR256gJXzBg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>HASTALANAN HAYVAN SAYISI ARTIYOR</strong>  Ardışık iki saldırı dünya basınında geniş yer buldu. Kaliforniya'yı ve simgesel plajlarını evleri olarak adlandıranlar arasında bir miktar kaygıya neden oldu.  Saldırılar nadir olsa da uzmanlar, toksik alg patlamasından hastalanan hayvan sayısının artıyor gibi göründüğünü söylüyor.  Uzmanlara göre bu hayvanlar saldırılarını nöbet feçirdikleri sırada gerçekleştiriyor. Bu yüzden duyuları normalde olduğu gibi tam olarak işlevsel değil ve korkudan hareket ediyorlar  <strong>HASTALIK NASIL YAYILIYOR?</strong>  Domoik asit, yunus, fok ve deniz aslanı gibi deniz yırtıcıları tarafından büyük miktarlarda yenen sardalya ve hamsi gibi küçük balıklarda birikerek onların hastalanmasına neden olur.  Deniz aslanlarında asitlere maruz kalmanın ciddi nörolojik sorunlara yol açtığı belirtiliyor. Bunlar arasında nöbetler, yönelim bozukluğu ve "yıldızlara bakma" olarak bilinen baş eğme davranışı yer alıyor.  Bazı hayvanlar uyuşuk ve koma halinde kalabilirken, bazıları da saldırganlaşabiliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump’a bağış da kurtaramadı: Dünya devlerinin hisselerinde büyük değer kaybı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpa-bagis-da-kurtaramadidunya-devlerinin-hisselerinde-buyuk-deger-kaybi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpa-bagis-da-kurtaramadidunya-devlerinin-hisselerinde-buyuk-deger-kaybi</guid>
<description><![CDATA[ Trump’ın seçilmesi öncesinde ve sonrasında kampanyasına bağış yapan sekiz dev şirketin hisselerinde büyük değer kaybı yaşandı. İlk sırayı, Musk’ın Tesla’sı aldı.ABD Başkanı Donald Trump, göreve geldiği ocak ayından bu yana art arda aldığı gümrük vergisi kararları ile ticaret savaşını tırmandırırken, bu kararların olumsuz etkilerinden Trump’ın kampanyasına bağış yapan şirketler de kurtulamadı. Trump’ın 2 Nisan “Kurtuluş Günü”nde açıkladığı yeni tarife kararları sonrası teknoloji ve finans hisseleri de düşüşe geçerken, kendileri ya da tepe yöneticileri Trump’a bağış yapmış olan Apple, Amazon, Google, Meta, Tesla, Uber, Goldman Sachs ve Oracle şirketleri de bu durumdan etkilendi.   Business Insider’ın aktardığına göre, Trump’ın ikinci kez ABD Başkanı olarak resmen göreve geldiği 20 Ocak tarihinden 8 Nisan 2025’e kadar bu sekiz şirketin hisselerindeki değer kaybını mercek altına alan Yahoo Finance, en büyük kayba uğrayan firmanın Trump yönetiminde de görev alan Elon Musk’a ait otomotiv şirketi Tesla olduğunu ortaya koydu.   APPLE  ABD merkezli teknoloji şirketi Apple’ın CEO’su Tim Cook, Trump’ın göreve başlamasıyla bağlantılı işlerden sorumlu komiteye 1 milyon dolar bağışlamış, kendisi de yemin törenine katılmıştı. Apple ayrıca gelecek dört yıl içinde ABD’de 500 milyar doların üzerinde harcama ve yatırım yapmayı taahhüt etmişti. Apple’ın 21 Ocak-8 Nisan’da hisselerinde yaşadığı değer kaybı yüzde 23 oldu.   AMAZON  Trump’ın ABD Kongresi’ndeki yemin törenine katılan isimlerden biri de Amazon’un kurucusu ve tepe yöneticisi Jeff Bezos olmuştu. Amazon da tören komitesine 1 milyon dolar bağışlamıştı. Amazon hisselerinin ilgili dönemdeki değer kaybı yüzde 26 olarak kayıtlara geçti.   GOOGLE  Apple ve Amazon CEO’larına benzer bir şekilde Google CEO’su Sundar Pichai de Trump’ın yemin törenine katıldı, komiteye 1 milyon dolar bağışladı. Pichai, Trump’ın seçim zaferini kutladığı mesajında da “Amerikan inovasyonunun altın çağındayız” demişti. Google’ın 21 Ocak-8 Nisan dönemindeki hisse değer kaybı yüzde 27 oldu.   META  Facebook, Instagram ve WhatsApp gibi sosyal medya ve çevrimiçi mesajlaşma uygulamalarının çatı şirketi Meta’nın CEO’su Mark Zuckerberg ve eşi Priscilla Chan de Trump’ın yemin törenine katılanlardandı. Meta’nın Trump’ın yemin töreni fonuna yaptığı bağış da 1 milyon dolar düzeyindeydi. Meta’nın hisseleri Trump&#039;ın göreve başladığı günden bu yana yüzde 17 değer kaybetti.   UBER  Uber ve CEO’su Dara Khosrowshahi, Trump’ın yemin töreni fonuna ayrı ayrı 1 milyon dolar bağışladı. Khosrowshahi, Trump’ın seçim zaferinin ardından sosyal medyada paylaşım yaparak ABD Başkanı’nın zaferini tebrik etti. Şirketin hisselerindeki değer kaybı yüzde 4 oldu.   GOLDMAN SACHS  Bankacılık devi Goldman Sachs, Trump’ın yemin töreni fonuna bağış yapsa da bağışın miktarı kamuoyuna açıklanmadı. Şirket, Trump’ın “Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık” (DEI) programlarına karşı hamleleri sürerken kendi bünyesinde çeşitlilik ve kapsayıcılıktan sorumlu bölümü lağvetti. Goldman Sachs CEO’su David Solomon, daha önce de Trump’ı öven açıklamalar yapmıştı. Şirketin hisselerindeki değer kaybı yüzde 27 oldu.   TESLA  Söz konusu dönemde hisselerinde en büyük değer kaybı yaşayan ise yüzde 48 ile Elon Musk’ın Tesla’sı oldu. Kendisi de Trump yönetiminde “Hükümet Verimliliği Departmanı”nda (DOGE) görev alan Musk, Trump için en az 260 milyon dolar bağış yapmıştı.   ORACLE  Son olarak, Oracle şirketinin kurucusu ve başkanı Larry Ellison, 2020 yılında Trump’ı açıkça destekleyen, teknoloji sektöründe tepe yöneticiliği yapan az sayıda isimden biri olmuştu. Ellison, Şubat 2020’de Kaliforniya’da Trump için yapılan bir bağış etkinliğine ev sahipliği yaptı. Şirketin ilgili dönemdeki değer kaybı yüzde 28 oldu.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Wl_0wqkikkGrpQbuQzy37g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump’a, bağış, kurtaramadı: Dünya, devlerinin, hisselerinde, büyük, değer, kaybı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Wl_0wqkikkGrpQbuQzy37g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump’a bağış şirketleri kurtaramadı"><p>Trump’ın seçilmesi öncesinde ve sonrasında kampanyasına bağış yapan sekiz dev şirketin hisselerinde büyük değer kaybı yaşandı. İlk sırayı, Musk’ın Tesla’sı aldı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, göreve geldiği ocak ayından bu yana art arda aldığı gümrük vergisi kararları ile ticaret savaşını tırmandırırken, bu kararların olumsuz etkilerinden Trump’ın kampanyasına bağış yapan şirketler de kurtulamadı. </p><p>Trump’ın 2 Nisan “Kurtuluş Günü”nde açıkladığı yeni tarife kararları sonrası teknoloji ve finans hisseleri de düşüşe geçerken, kendileri ya da tepe yöneticileri Trump’a bağış yapmış olan Apple, Amazon, Google, Meta, Tesla, Uber, Goldman Sachs ve Oracle şirketleri de bu durumdan etkilendi.   Business Insider’ın aktardığına göre, Trump’ın ikinci kez ABD Başkanı olarak resmen göreve geldiği 20 Ocak tarihinden 8 Nisan 2025’e kadar bu sekiz şirketin hisselerindeki değer kaybını mercek altına alan Yahoo Finance, en büyük kayba uğrayan firmanın Trump yönetiminde de görev alan Elon Musk’a ait otomotiv şirketi Tesla olduğunu ortaya koydu.   <strong>APPLE</strong>  ABD merkezli teknoloji şirketi Apple’ın CEO’su Tim Cook, Trump’ın göreve başlamasıyla bağlantılı işlerden sorumlu komiteye 1 milyon dolar bağışlamış, kendisi de yemin törenine katılmıştı. Apple ayrıca gelecek dört yıl içinde ABD’de 500 milyar doların üzerinde harcama ve yatırım yapmayı taahhüt etmişti. Apple’ın 21 Ocak-8 Nisan’da hisselerinde yaşadığı değer kaybı yüzde 23 oldu.   <strong>AMAZON</strong>  Trump’ın ABD Kongresi’ndeki yemin törenine katılan isimlerden biri de Amazon’un kurucusu ve tepe yöneticisi Jeff Bezos olmuştu. Amazon da tören komitesine 1 milyon dolar bağışlamıştı. Amazon hisselerinin ilgili dönemdeki değer kaybı yüzde 26 olarak kayıtlara geçti.   <strong>GOOGLE</strong>  Apple ve Amazon CEO’larına benzer bir şekilde Google CEO’su Sundar Pichai de Trump’ın yemin törenine katıldı, komiteye 1 milyon dolar bağışladı. Pichai, Trump’ın seçim zaferini kutladığı mesajında da “Amerikan inovasyonunun altın çağındayız” demişti. Google’ın 21 Ocak-8 Nisan dönemindeki hisse değer kaybı yüzde 27 oldu.   <strong>META</strong>  Facebook, Instagram ve WhatsApp gibi sosyal medya ve çevrimiçi mesajlaşma uygulamalarının çatı şirketi Meta’nın CEO’su Mark Zuckerberg ve eşi Priscilla Chan de Trump’ın yemin törenine katılanlardandı. Meta’nın Trump’ın yemin töreni fonuna yaptığı bağış da 1 milyon dolar düzeyindeydi. Meta’nın hisseleri Trump'ın göreve başladığı günden bu yana yüzde 17 değer kaybetti.   <strong>UBER</strong>  Uber ve CEO’su Dara Khosrowshahi, Trump’ın yemin töreni fonuna ayrı ayrı 1 milyon dolar bağışladı. Khosrowshahi, Trump’ın seçim zaferinin ardından sosyal medyada paylaşım yaparak ABD Başkanı’nın zaferini tebrik etti. Şirketin hisselerindeki değer kaybı yüzde 4 oldu.   <strong>GOLDMAN SACHS</strong>  Bankacılık devi Goldman Sachs, Trump’ın yemin töreni fonuna bağış yapsa da bağışın miktarı kamuoyuna açıklanmadı. Şirket, Trump’ın “Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık” (DEI) programlarına karşı hamleleri sürerken kendi bünyesinde çeşitlilik ve kapsayıcılıktan sorumlu bölümü lağvetti. Goldman Sachs CEO’su David Solomon, daha önce de Trump’ı öven açıklamalar yapmıştı. Şirketin hisselerindeki değer kaybı yüzde 27 oldu.   <strong>TESLA</strong>  Söz konusu dönemde hisselerinde en büyük değer kaybı yaşayan ise yüzde 48 ile Elon Musk’ın Tesla’sı oldu. Kendisi de Trump yönetiminde “Hükümet Verimliliği Departmanı”nda (DOGE) görev alan Musk, Trump için en az 260 milyon dolar bağış yapmıştı.   <strong>ORACLE</strong>  Son olarak, Oracle şirketinin kurucusu ve başkanı Larry Ellison, 2020 yılında Trump’ı açıkça destekleyen, teknoloji sektöründe tepe yöneticiliği yapan az sayıda isimden biri olmuştu. Ellison, Şubat 2020’de Kaliforniya’da Trump için yapılan bir bağış etkinliğine ev sahipliği yaptı. Şirketin ilgili dönemdeki değer kaybı yüzde 28 oldu.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;da Satanizm endişesi: &amp;quot;Şeytani seks alemleri hakkında raporlar geliyor&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusyada-satanizm-endisesi-seytani-seks-alemleri-hakkinda-raporlar-geliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusyada-satanizm-endisesi-seytani-seks-alemleri-hakkinda-raporlar-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Devlet Duması&#039;nda düzenlenen toplantıda, Satanizmin Rusya&#039;nın ulusal güvenliğini tehdit ettiği sonucuna varıldı.Kommerstant&#039;ın aktardığına göre Rus milletvekilleri özellikle satanist seks partilerinin sayısının artmasından endişe duyuyor. Rusya Duma Savunma Komitesi Başkanı Andrei Kartapolov, Satanizm&#039;in “birleşik Batı tarafından ülkeye karşı yürütülen bir mücadele biçimi” olduğuna inanıyor.Panelistlere göre Satanizm, psikologların, beslenme uzmanlarının, tarologların, sihirbazların ve koçların faaliyetlerinden gençlik alt kültürlerine kadar çok geniş bir yelpazede kendini gösteriyor.8 Nisan&#039;da Duma Sivil Toplumu Geliştirme Komitesi “Satanizm ve Diğer Yıkıcı Kült ve İdeolojilerin Yayılmasına Karşı Mücadele” konulu bir yuvarlak masa toplantısı düzenledi.Milletvekili Nikolai Burlyaev, &quot;Bugün geleneksel manevi ve ahlaki temellerin çöküşüne ilişkin dünya senaryosu durdurulamaz bir şekilde gerçekleşmektedir” dedi. Bu nedenle parlamentoya Moskova ve diğer Rus şehirlerinde “şeytani seks alemleri hakkında” çok sayıda rapor geldiğini belirten Burlyaev, &quot;Sinemada satanist yönelimli filmler gösteriliyor ve Gostiny Dvor&#039;daki kitap fuarında Satanizm üzerine yüzlerce renkli kitap satılıyor&quot; diye konuştu.Burlyaev ayrıca “Geleneksel değerlerden ve ahlaki ideallerden uzaklaşma, devlet-medeniyetimizin çöküşüne yol açabilir” ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mrjP-rDw7kmVmgaNpGtg9Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyada, Satanizm, endişesi:, Şeytani, seks, alemleri, hakkında, raporlar, geliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mrjP-rDw7kmVmgaNpGtg9Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'da Satanizm endişesi"><p>Rusya Devlet Duması'nda düzenlenen toplantıda, Satanizmin Rusya'nın ulusal güvenliğini tehdit ettiği sonucuna varıldı.</p><p>Kommerstant'ın aktardığına göre Rus milletvekilleri özellikle satanist seks partilerinin sayısının artmasından endişe duyuyor. </p><p>Rusya Duma Savunma Komitesi Başkanı Andrei Kartapolov, Satanizm'in “birleşik Batı tarafından ülkeye karşı yürütülen bir mücadele biçimi” olduğuna inanıyor.</p><p>Panelistlere göre Satanizm, psikologların, beslenme uzmanlarının, tarologların, sihirbazların ve koçların faaliyetlerinden gençlik alt kültürlerine kadar çok geniş bir yelpazede kendini gösteriyor.</p><p>8 Nisan'da Duma Sivil Toplumu Geliştirme Komitesi “Satanizm ve Diğer Yıkıcı Kült ve İdeolojilerin Yayılmasına Karşı Mücadele” konulu bir yuvarlak masa toplantısı düzenledi.</p><p>Milletvekili Nikolai Burlyaev, "Bugün geleneksel manevi ve ahlaki temellerin çöküşüne ilişkin dünya senaryosu durdurulamaz bir şekilde gerçekleşmektedir” dedi.</p><p> Bu nedenle parlamentoya Moskova ve diğer Rus şehirlerinde “şeytani seks alemleri hakkında” çok sayıda rapor geldiğini belirten Burlyaev, "Sinemada satanist yönelimli filmler gösteriliyor ve Gostiny Dvor'daki kitap fuarında Satanizm üzerine yüzlerce renkli kitap satılıyor" diye konuştu.</p><p>Burlyaev ayrıca “Geleneksel değerlerden ve ahlaki ideallerden uzaklaşma, devlet-medeniyetimizin çöküşüne yol açabilir” ifadesini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yüksek Mahkeme, Netanyahu’nun Şin Bet kararına &amp;quot;dur&amp;quot; dedi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yuksek-mahkeme-netanyahunun-sin-bet-kararina-dur-dedi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yuksek-mahkeme-netanyahunun-sin-bet-kararina-dur-dedi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Yüksek Mahkemesi, Başbakan Netanyahu&#039;nın iç istihbarat örgütü Şin Bet Direktörü Bar&#039;ı görevden alma kararının yürütmesini durdurdu.İsrail Yüksek Mahkemesi, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun iç istihbarat örgütü Şin Bet’in Direktörü Ronen Bar’ı görevden alma hamlesine ilişkin ara kararını 8 Nisan Salı günü açıklandı. Mahkeme, kararın yürütmesini durdurdu.   Haaretz gazetesinin haberine göre, Yüksek Mahkeme hakimleri, 12-20 Nisan tarihleri arasında kutlanacak Hamursuz Bayramı sonrasında nihai bir karar verilene kadar Bar’ın görevden alınamayacağına hükmetti. Mahkeme hakimlerinden biri, Netanyahu hükümeti ve başsavcıya çağrıda bulunarak “uzlaşmaya varmalarını” istedi.   HÜKÜMETE “YARATICI ÇÖZÜM” ÇAĞRISI  Yüksek Mahkeme, Netanyahu hükümetinin Şin Bet Direktörü’nü görevden alma kararına karşı yapılan itirazları dinledikten sonra dün ara kararını açıkladı. Kararda, Ronen Bar görevine devam ederken hükümet ve başsavcının “yaratıcı bir çözüm” bulması için Hamursuz Bayramı’nın sonrasına kadar beklenmesi gerektiği belirtildi.   Söz konusu mahkeme kararı, Hakim Noam Sohlberg’ün hükümeti temsil eden avukat Zion Amir’e çağrıda bulunarak tüm taraflar ve kamuoyu adına gerilimi hafifletmek adına Üst Düzey Atamalar Danışma Komitesi’ne başvurmanın “değerlendirmeye değer bir fikir” olduğunu söylemesinin ardından geldi. İsrail hükümetinin 2016 yılında kabul ettiği bir karar, ataması daha önce onaylanan bir yetkilinin görevden alınmasının tavsiye edilmesi için söz konusu komiteye başvurulmasını şart koşuyor.   Mahkeme, dünkü kararında ayrıca Bar’ın davada nihai bir karar verilene kadar görevden alınamayacağına da hükmetti. Bu karar, Netanyahu hükümetinin Bar’ın yerine bir yeni bir ismi atamasının da önüne geçiyor. Bar’ın görevden alınmasına karşı çıkanlar, bu hamlenin Netanyahu’ya yakın isimlerin Katar ile olan bağlarına ilişkin Şin Bet tarafından yürütülen ve basına “Katargate” olarak yansıyan soruşturma sürerken geldiğine dikkat çekmişti.   MAHKEME KARARI DONDURDU, İTİRAZLAR İÇİN 8 NİSAN’A KADAR SÜRE VERİLDİ  Yüksek Mahkeme, daha önce de 21 Mart tarihli kararında, hükümetin Şin Bet Direktörü&#039;nü görevden alma kararını dondurmuştu. Mahkeme, konuya itiraz dilekçelerinin en geç 8 Nisan&#039;a kadar gerçekleştirilecek duruşma dinleneceğini açıklamıştı.  İsrail hükümeti, iç istihbarat teşkilatı Şin Bet Direktörü Ronen Bar&#039;ın görevden alınmasını mart ayında onaylamıştı. Bar&#039;ın görev süresinin 10 Nisan&#039;da ya da yeni bir Şin Bet Direktörü atanınca sona ereceği bildirilmişti.  İsrail Başbakanı Netanyahu, iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü Bar&#039;ı görevden alma kararını, &quot;süregelen ve zaman içinde artan güvensizlikle&quot; gerekçelendirmişti. Bar ise Netanyahu&#039;yu &quot;kişisel&quot; davranmakla suçlamıştı. İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara, Başbakan&#039;ın Şin-Bet Direktörü&#039;nü &quot;keyfi olarak görevden alamayacağını&quot; ifade etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qm0L8iwduUyQKN-zq5EtIw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yüksek, Mahkeme, Netanyahu’nun, Şin, Bet, kararına, dur, dedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qm0L8iwduUyQKN-zq5EtIw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yüksek Mahkeme Netanyahu'ya dur dedi"><p>İsrail Yüksek Mahkemesi, Başbakan Netanyahu'nın iç istihbarat örgütü Şin Bet Direktörü Bar'ı görevden alma kararının yürütmesini durdurdu.</p>İsrail Yüksek Mahkemesi, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun iç istihbarat örgütü Şin Bet’in Direktörü Ronen Bar’ı görevden alma hamlesine ilişkin ara kararını 8 Nisan Salı günü açıklandı. Mahkeme, kararın yürütmesini durdurdu.   Haaretz gazetesinin haberine göre, Yüksek Mahkeme hakimleri, 12-20 Nisan tarihleri arasında kutlanacak Hamursuz Bayramı sonrasında nihai bir karar verilene kadar Bar’ın görevden alınamayacağına hükmetti. Mahkeme hakimlerinden biri, Netanyahu hükümeti ve başsavcıya çağrıda bulunarak “uzlaşmaya varmalarını” istedi.   <strong>HÜKÜMETE “YARATICI ÇÖZÜM” ÇAĞRISI</strong>  Yüksek Mahkeme, Netanyahu hükümetinin Şin Bet Direktörü’nü görevden alma kararına karşı yapılan itirazları dinledikten sonra dün ara kararını açıkladı. Kararda, Ronen Bar görevine devam ederken hükümet ve başsavcının “yaratıcı bir çözüm” bulması için Hamursuz Bayramı’nın sonrasına kadar beklenmesi gerektiği belirtildi.   Söz konusu mahkeme kararı, Hakim Noam Sohlberg’ün hükümeti temsil eden avukat Zion Amir’e çağrıda bulunarak tüm taraflar ve kamuoyu adına gerilimi hafifletmek adına Üst Düzey Atamalar Danışma Komitesi’ne başvurmanın “değerlendirmeye değer bir fikir” olduğunu söylemesinin ardından geldi. İsrail hükümetinin 2016 yılında kabul ettiği bir karar, ataması daha önce onaylanan bir yetkilinin görevden alınmasının tavsiye edilmesi için söz konusu komiteye başvurulmasını şart koşuyor.   Mahkeme, dünkü kararında ayrıca Bar’ın davada nihai bir karar verilene kadar görevden alınamayacağına da hükmetti. Bu karar, Netanyahu hükümetinin Bar’ın yerine bir yeni bir ismi atamasının da önüne geçiyor. Bar’ın görevden alınmasına karşı çıkanlar, bu hamlenin Netanyahu’ya yakın isimlerin Katar ile olan bağlarına ilişkin Şin Bet tarafından yürütülen ve basına “Katargate” olarak yansıyan soruşturma sürerken geldiğine dikkat çekmişti.   <strong>MAHKEME KARARI DONDURDU, İTİRAZLAR İÇİN 8 NİSAN’A KADAR SÜRE VERİLDİ</strong>  Yüksek Mahkeme, daha önce de 21 Mart tarihli kararında, hükümetin Şin Bet Direktörü'nü görevden alma kararını dondurmuştu. Mahkeme, konuya itiraz dilekçelerinin en geç 8 Nisan'a kadar gerçekleştirilecek duruşma dinleneceğini açıklamıştı.  İsrail hükümeti, iç istihbarat teşkilatı Şin Bet Direktörü Ronen Bar'ın görevden alınmasını mart ayında onaylamıştı. Bar'ın görev süresinin 10 Nisan'da ya da yeni bir Şin Bet Direktörü atanınca sona ereceği bildirilmişti.  İsrail Başbakanı Netanyahu, iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü Bar'ı görevden alma kararını, "süregelen ve zaman içinde artan güvensizlikle" gerekçelendirmişti. Bar ise Netanyahu'yu "kişisel" davranmakla suçlamıştı. İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara, Başbakan'ın Şin-Bet Direktörü'nü "keyfi olarak görevden alamayacağını" ifade etmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın ilk sperm nakli gerçekleşti! Bilim insanları &amp;apos;&amp;apos;umut verici&amp;apos;&amp;apos; buluyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-ilk-sperm-nakli-gerceklesti-bilim-insanlari-umut-verici-buluyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-ilk-sperm-nakli-gerceklesti-bilim-insanlari-umut-verici-buluyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li doktorlar, menisinde hiç sperm bulunmayan 26 yaşındaki genç adama sperm nakli yaptılar.Jaiwen Hsu, çocuk sahibi olmasını engelleyen azospermi hastalığına sahipti. Araştırmalar, azosperminin dünya genelindeki erkeklerin yaklaşık yüzde birini etkilediğini ortaya koyuyor.Azospermi, çoğunlukla hormonal bozukluklar, üreme sistemindeki tıkanıklıklar veya genetik faktörlerden kaynaklanıyor. Jaiwen&#039;in kısırlığının nedeni ise çocukluk döneminde kemik kanseri tedavisi için aldığı kemoterapiydi; bu tedavi, üreme sistemini ciddi şekilde etkilemişti.Yapılan klinik deneyde, Jaiwen&#039;in daha genç yaşlarda toplanıp dondurulmuş kök hücrelerinden yararlanıldı. Doğuştan testislerde bulunan sperm oluşturan kök hücreler, tekrar hastaya verilerek üreme sistemine nakledildi.Pittsburgh Üniversitesi Tıp Merkezi&#039;nde görevli doktorlar, küçük bir iğneyi skrotumun tabanındaki rete testis adı verilen testis kısmına yönlendirebilmek için ultrason kullandılar. Bu işlem, ergenlik döneminde gerçekleşen doğal süreci taklit etmeyi amaçlıyor. Nakil başarılı olursa, Jaiwen’in sperm üretmeye başlaması bekleniyor.Henüz menisinde sperm tespit edilmese de, uzmanlar işlemin testis dokusuna zarar vermediğini doğruladı. Bilim insanları, sperm hücrelerinin gelişip gelişmediğini görmek amacıyla yılda iki kez sperm örneği almayı planlıyor.Birçok doktor, bu işlemi umut verici bir gelişme olarak değerlendiriyor. Dr. Justin Houman, &quot;Eğer bu teknik geliştirilip güvenliği kanıtlanırsa, spermatogonial kök hücre nakli, sperm üretme yeteneğini kaybetmiş erkekler için devrim niteliğinde bir tedavi olabilir&quot; dedi. 
Şimdiye kadar yalnızca hayvanlar üzerinde denenen bu yöntem, erkek fareler ve maymunların baba olmasına olanak tanımıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t2b9E8pYF0uwRwPrxXtIUg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, ilk, sperm, nakli, gerçekleşti, Bilim, insanları, umut, verici, buluyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t2b9E8pYF0uwRwPrxXtIUg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın ilk sperm nakli gerçekleşti!"><p>ABD'li doktorlar, menisinde hiç sperm bulunmayan 26 yaşındaki genç adama sperm nakli yaptılar.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8Osi7ErnVU-WpcmH3J02fA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jaiwen Hsu, çocuk sahibi olmasını engelleyen azospermi hastalığına sahipti. Araştırmalar, azosperminin dünya genelindeki erkeklerin yaklaşık yüzde birini etkilediğini ortaya koyuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZawgHhl4JE6ECJxkJRSaKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Azospermi, çoğunlukla hormonal bozukluklar, üreme sistemindeki tıkanıklıklar veya genetik faktörlerden kaynaklanıyor. Jaiwen'in kısırlığının nedeni ise çocukluk döneminde kemik kanseri tedavisi için aldığı kemoterapiydi; bu tedavi, üreme sistemini ciddi şekilde etkilemişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-hbIH5Vw5Uuhwom7QxJ79A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yapılan klinik deneyde, Jaiwen'in daha genç yaşlarda toplanıp dondurulmuş kök hücrelerinden yararlanıldı. Doğuştan testislerde bulunan sperm oluşturan kök hücreler, tekrar hastaya verilerek üreme sistemine nakledildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XJKv-MavSE6ShnVQ1sZODg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pittsburgh Üniversitesi Tıp Merkezi'nde görevli doktorlar, küçük bir iğneyi skrotumun tabanındaki rete testis adı verilen testis kısmına yönlendirebilmek için ultrason kullandılar. Bu işlem, ergenlik döneminde gerçekleşen doğal süreci taklit etmeyi amaçlıyor. Nakil başarılı olursa, Jaiwen’in sperm üretmeye başlaması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5WVsBsiUIkeXHJz73XnJbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Henüz menisinde sperm tespit edilmese de, uzmanlar işlemin testis dokusuna zarar vermediğini doğruladı. Bilim insanları, sperm hücrelerinin gelişip gelişmediğini görmek amacıyla yılda iki kez sperm örneği almayı planlıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4XIKUrDq00myJFipkTvLbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birçok doktor, bu işlemi umut verici bir gelişme olarak değerlendiriyor. Dr. Justin Houman, "Eğer bu teknik geliştirilip güvenliği kanıtlanırsa, spermatogonial kök hücre nakli, sperm üretme yeteneğini kaybetmiş erkekler için devrim niteliğinde bir tedavi olabilir" dedi. 
Şimdiye kadar yalnızca hayvanlar üzerinde denenen bu yöntem, erkek fareler ve maymunların baba olmasına olanak tanımıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump için ölüm kehaneti: 3’üncü dönemini görebilecek mi?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-icin-oelum-kehaneti-3uncu-doenemini-goerebilecek-mi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-icin-oelum-kehaneti-3uncu-doenemini-goerebilecek-mi</guid>
<description><![CDATA[ Trump’ın ikinci kez ABD Başkanı seçilmesiyle ilgili bir kitap yazan Wolf, Trump’ın ölümünün “MAGA” hareketinin de sonunu getirebileceği kehanetinde bulundu.ABD Başkanı Donald Trump ikinci döneminde dış politika, ekonomi ve göç gibi konularda aldığı tartışmalı kararlarla gündeme gelmeye devam ederken, Trump’ın ikinci kez göreve gelmesiyle ilgili olarak “Hepsi ya da Hiçbiri” (All or Nothing) isimli bir kitap kaleme alan yazar Michael Wolf, Trump hakkında bir ölüm kehanetinde bulundu.  İngiltere’nin Mirror gazetesinin haberine göre, Anayasa’ya aykırı olmasına karşın üçüncü kez ABD Başkanı olmak isteyen Trump, büyük olasılıkla Anayasa’ya karşı gelip üçüncü kez başkanlığa aday olamadan hayatını kaybedebilir. 78 yaşındaki Trump, Demokrat Partili selefi Joe Biden’ın 2021 yılında ikinci dönemine başladığı yaşta.   “TRUMP ÖLECEK, MAGA’NIN SONU GELECEK”  Kitabı için ABD hükümetinden ismi verilmeyen çok sayıda kişiyle konuşan yazar Wolf, The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada, Trump’ın ölümünün “Amerika’yı Yeniden Büyük Kıl” (Make America Great Again) döneminin de sonunu getireceğine işaret etti. Wolf, “Donald Trump öldüğünde sona erecek. (Trump) 78 yaşında. Öleceğini söyleyebiliriz” dedi.  ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ya da herhangi başka bir kişinin görevi devralmayacağını savunan yazar, “MAGA bir hareket olarak devam edebilir ama pek çoklarının arasında bir siyasi hareket olarak devam edecek” ifadelerini kullandı. Wolf, “Trump olmadan o hız, kişilik, insanların idrak edebileceği o şey olmayacak” diye konuştu. Yazar, “Trump sonrası dönemde MAGA’nın enerji ve ivmesinin söneceğine” de işaret etti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZDfzvzlFnkmOChYTvZH6HA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, için, ölüm, kehaneti:, 3’üncü, dönemini, görebilecek, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZDfzvzlFnkmOChYTvZH6HA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump için ölüm kehaneti"><p>Trump’ın ikinci kez ABD Başkanı seçilmesiyle ilgili bir kitap yazan Wolf, Trump’ın ölümünün “MAGA” hareketinin de sonunu getirebileceği kehanetinde bulundu.</p>ABD Başkanı Donald Trump ikinci döneminde dış politika, ekonomi ve göç gibi konularda aldığı tartışmalı kararlarla gündeme gelmeye devam ederken, Trump’ın ikinci kez göreve gelmesiyle ilgili olarak “Hepsi ya da Hiçbiri” (All or Nothing) isimli bir kitap kaleme alan yazar Michael Wolf, Trump hakkında bir ölüm kehanetinde bulundu.  İngiltere’nin Mirror gazetesinin haberine göre, Anayasa’ya aykırı olmasına karşın üçüncü kez ABD Başkanı olmak isteyen Trump, büyük olasılıkla Anayasa’ya karşı gelip üçüncü kez başkanlığa aday olamadan hayatını kaybedebilir. 78 yaşındaki Trump, Demokrat Partili selefi Joe Biden’ın 2021 yılında ikinci dönemine başladığı yaşta.   <strong>“TRUMP ÖLECEK, MAGA’NIN SONU GELECEK”</strong>  Kitabı için ABD hükümetinden ismi verilmeyen çok sayıda kişiyle konuşan yazar Wolf, The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada, Trump’ın ölümünün “Amerika’yı Yeniden Büyük Kıl” (Make America Great Again) döneminin de sonunu getireceğine işaret etti. Wolf, “Donald Trump öldüğünde sona erecek. (Trump) 78 yaşında. Öleceğini söyleyebiliriz” dedi.  ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ya da herhangi başka bir kişinin görevi devralmayacağını savunan yazar, “MAGA bir hareket olarak devam edebilir ama pek çoklarının arasında bir siyasi hareket olarak devam edecek” ifadelerini kullandı. Wolf, “Trump olmadan o hız, kişilik, insanların idrak edebileceği o şey olmayacak” diye konuştu. Yazar, “Trump sonrası dönemde MAGA’nın enerji ve ivmesinin söneceğine” de işaret etti. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan yakışıksız açıklama</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-yakisiksiz-aciklama</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-yakisiksiz-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ Bağış gecesinde konuşan ABD Başkanı Trump, dünya liderleriyle dalga geçti. Trump,  bazı ülkelerin kendisine yalvardığını ileri sürerek, &quot;Bu ülkeler bizi arıyorlar, k.çımı öpüyorlar&quot; dedi.ABD Başkanı Donald Trump, dün gece Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri için düzenlenen bir bağış toplama galasında bir konuşma yaptı.Konuşmasında dünya liderleriyle dalga geçen Trump, bazı ülkelerin kendisine yalvardığını ileri sürerek, &quot;Bu ülkeler bizi arıyorlar, k.çımı öpüyorlar&quot; dedi.Ülkelerin anlaşma yapmaya çalıştığını söyleyen Trump, taklit yaparak şunları söyledi: &quot;Lütfen, lütfen efendim anlaşma yapalım. Her şeyi yaparım efendim.&quot;Ardından Kongre&#039;nin müzakereleri devralması gerektiğini öne süren asi Cumhuriyetçilerle alay etmeye devam etti. Trump, “Size şunu söyleyeyim, benim müzakere ettiğim gibi müzakere etmiyorsunuz” diye konuştu.Trump&#039;ın yorumları, Beyaz Saray&#039;ın ABD&#039;nin Çin&#039;den ithal edilen mallara uyguladığı gümrük vergisinin 9 Nisan 2025 Çarşamba gününden itibaren yüzde 104&#039;e yükseleceğini teyit etmesinin ardından geldi. ABD Başkanı ayrıca ilaç sektörüne yönelik büyük gümrük vergilerini de yakında açıklayacağını söyledi.  Trump, şöyle konuştu: &quot;İlaç tarifeleri olacak çünkü ilaçlarımızı kendimiz üretmiyoruz, başka ülkelerde üretiliyorlar. ABD&#039;de aynı paketin fiyatı bazen 10 kat daha fazla olabiliyor. İlaca öyle bir gümrük tarifesi uygulayacağız ki çok yakında bize koşarak gelecekler.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yim2UAUczUWHTVYOe7sZLg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, yakışıksız, açıklama</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yim2UAUczUWHTVYOe7sZLg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan yakışıksız açıklama"><p>Bağış gecesinde konuşan ABD Başkanı Trump, dünya liderleriyle dalga geçti. Trump,  bazı ülkelerin kendisine yalvardığını ileri sürerek, "Bu ülkeler bizi arıyorlar, k.çımı öpüyorlar" dedi.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, dün gece Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri için düzenlenen bir bağış toplama galasında bir konuşma yaptı.</p><p>Konuşmasında dünya liderleriyle dalga geçen Trump, bazı ülkelerin kendisine yalvardığını ileri sürerek, "Bu ülkeler bizi arıyorlar, k.çımı öpüyorlar" dedi.</p><p>Ülkelerin anlaşma yapmaya çalıştığını söyleyen Trump, taklit yaparak şunları söyledi: "Lütfen, lütfen efendim anlaşma yapalım. Her şeyi yaparım efendim."</p><p>Ardından Kongre'nin müzakereleri devralması gerektiğini öne süren asi Cumhuriyetçilerle alay etmeye devam etti. Trump, “Size şunu söyleyeyim, benim müzakere ettiğim gibi müzakere etmiyorsunuz” diye konuştu.</p><p>Trump'ın yorumları, Beyaz Saray'ın ABD'nin Çin'den ithal edilen mallara uyguladığı gümrük vergisinin 9 Nisan 2025 Çarşamba gününden itibaren yüzde 104'e yükseleceğini teyit etmesinin ardından geldi. </p><p>ABD Başkanı ayrıca ilaç sektörüne yönelik büyük gümrük vergilerini de yakında açıklayacağını söyledi.  Trump, şöyle konuştu: "İlaç tarifeleri olacak çünkü ilaçlarımızı kendimiz üretmiyoruz, başka ülkelerde üretiliyorlar. ABD'de aynı paketin fiyatı bazen 10 kat daha fazla olabiliyor. İlaca öyle bir gümrük tarifesi uygulayacağız ki çok yakında bize koşarak gelecekler."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump yönetimi, 2 üniversitenin federal fonlarını dondurdu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-yoenetimi-2-universitenin-federal-fonlarini-dondurdu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-yoenetimi-2-universitenin-federal-fonlarini-dondurdu</guid>
<description><![CDATA[ ABD’li yetkililer, New York Times’a yaptıkları açıklamada, Cornell ve Northwestern üniversitelerinin 2 milyar dolara yakın federal fonunun dondurulduğunu söyledi.ABD&#039;de Cornell Üniversitesi’nin 1 milyar dolardan fazla, Northwestern Üniversitesi’nin ise 790 milyon dolarlık federal fonlarının &quot;insan hakları soruşturmaları&quot; gerekçesiyle dondurulduğu bildirildi.  The New York Times (NYT) gazetesinin yetkililere dayandırdığı haberine göre, &quot;insan hakları ihlalleri kaynaklı soruşturmalar&quot; gerekçesiyle iki üniversitenin hibe ve sözleşmeleri kapsayan fonları donduruldu. Cornell&#039;in 1 milyar dolardan fazla ve Northwestern&#039;in 790 milyon dolarlık fonlarının sağlık, eğitim ve tarım dahil federal bakanlıklarla mevcut hibe ve sözleşmeleri kapsadığı belirtildi. NORTHWESTERN: SORUŞTURMALARA İLİŞKİN İŞBİRLİĞİ YAPIYORUZ  Northwestern Üniversitesi’nden yapılan açıklamada, fon dondurma kararına ilişkin haberlerin farkında olduklarını ve söz konusu soruşturmalara ilişkin işbirliği gerçekleştirildiği ifade edildi.  Kalp pilleri dahil teknolojik ilerlemelere dikkat çekilen açıklamada, &quot;Northwestern&#039;in federal fonları yenilikçi ve hayat kurtarıcı araştırmaları teşvik ediyor. Bu tür araştırmalar artık tehlike altında&quot; ifadeleri yer aldı.  Cornell Üniversitesi Başkanı Michael Kotlikoff, geçen hafta NYT&#039;de yayınlanan yazısında, &quot;İsrail-Filistin çatışması dahil, üniversitenin, kamuoyu tartışmalarına izin vermekten korkmadığını&quot; belirtmişti.  3 ÜNİVERSİTE DAHA HEDEFTE  Son dönemde üniversitelere yönelik, başta Filistin yanlısı kampüs protestoları ile çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programları gerekçe gösterilerek, federal fonların dondurulması gündemde.  ABD hükümeti, Harvard Üniversitesi’ne çeşitli kuruluşlar tarafından verilen 8,7 milyar doları aşkın hibenin &quot;sivil haklar yasalarına uygun şekilde kullanıldığından emin olmak amacıyla&quot; soruşturma açıldığını duyurmuştu.  Donald Trump yönetiminin &quot;antisemitizmle mücadele&quot; politikası kapsamında hedef aldığı Columbia Üniversitesi de okulun 400 milyon dolarlık fonunun kesilmemesi için hükümetin taleplerine uyma kararı aldığını açıklamıştı.  Pensilvanya Üniversitesine (UPenn) ayrılan 175 milyon dolarlık federal fonun ise okulun yüzme takımında yer alan bir transseksüel sporcu nedeniyle geçen ay askıya alındığı belirtilmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4RUnUHJEm0Oa7PfgWsGLyg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, yönetimi, üniversitenin, federal, fonlarını, dondurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4RUnUHJEm0Oa7PfgWsGLyg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de üniversite fonları donduruldu"><p>ABD’li yetkililer, New York Times’a yaptıkları açıklamada, Cornell ve Northwestern üniversitelerinin 2 milyar dolara yakın federal fonunun dondurulduğunu söyledi.</p><p>ABD'de Cornell Üniversitesi’nin 1 milyar dolardan fazla, Northwestern Üniversitesi’nin ise 790 milyon dolarlık federal fonlarının "insan hakları soruşturmaları" gerekçesiyle dondurulduğu bildirildi.  The New York Times (NYT) gazetesinin yetkililere dayandırdığı haberine göre, "insan hakları ihlalleri kaynaklı soruşturmalar" gerekçesiyle iki üniversitenin hibe ve sözleşmeleri kapsayan fonları donduruldu. Cornell'in 1 milyar dolardan fazla ve Northwestern'in 790 milyon dolarlık fonlarının sağlık, eğitim ve tarım dahil federal bakanlıklarla mevcut hibe ve sözleşmeleri kapsadığı belirtildi. <strong></strong></p><p><strong>NORTHWESTERN: SORUŞTURMALARA İLİŞKİN İŞBİRLİĞİ YAPIYORUZ</strong>  Northwestern Üniversitesi’nden yapılan açıklamada, fon dondurma kararına ilişkin haberlerin farkında olduklarını ve söz konusu soruşturmalara ilişkin işbirliği gerçekleştirildiği ifade edildi.  Kalp pilleri dahil teknolojik ilerlemelere dikkat çekilen açıklamada, "Northwestern'in federal fonları yenilikçi ve hayat kurtarıcı araştırmaları teşvik ediyor. Bu tür araştırmalar artık tehlike altında" ifadeleri yer aldı.  Cornell Üniversitesi Başkanı Michael Kotlikoff, geçen hafta NYT'de yayınlanan yazısında, "İsrail-Filistin çatışması dahil, üniversitenin, kamuoyu tartışmalarına izin vermekten korkmadığını" belirtmişti.  <strong>3 ÜNİVERSİTE DAHA HEDEFTE</strong>  Son dönemde üniversitelere yönelik, başta Filistin yanlısı kampüs protestoları ile çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programları gerekçe gösterilerek, federal fonların dondurulması gündemde.  ABD hükümeti, Harvard Üniversitesi’ne çeşitli kuruluşlar tarafından verilen 8,7 milyar doları aşkın hibenin "sivil haklar yasalarına uygun şekilde kullanıldığından emin olmak amacıyla" soruşturma açıldığını duyurmuştu.  Donald Trump yönetiminin "antisemitizmle mücadele" politikası kapsamında hedef aldığı Columbia Üniversitesi de okulun 400 milyon dolarlık fonunun kesilmemesi için hükümetin taleplerine uyma kararı aldığını açıklamıştı.  Pensilvanya Üniversitesine (UPenn) ayrılan 175 milyon dolarlık federal fonun ise okulun yüzme takımında yer alan bir transseksüel sporcu nedeniyle geçen ay askıya alındığı belirtilmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;dan 3 Ukrayna kentine İHA saldırısı: 22 yaralı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rusyadan-3-ukrayna-kentine-iha-saldirisi-22-yarali</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/rusyadan-3-ukrayna-kentine-iha-saldirisi-22-yarali</guid>
<description><![CDATA[ Ukraynalı yetkililer, Rusya&#039;nın düzenlediği insansız hava aracı saldırılarında en az 22 yaralı olduğunu, saldırılar sebebiyle yangınlar çıktığını açıkladı.Ukrayna, Rusya güçlerinin ülkenin doğusuna insansız hava araçlarıyla (İHA) büyük bir saldırı başlattığını duyurdu. Saldırılar sebebiyle yangınlar çıkarken, saldırılarda en az 22 kişinin yaralandığı açıklandı.3 yılı aşkın süredir devam eden savaşta yaklaşık 1000 kilometrelik bir cephe hattı bulunan Donetsk’in Kramatorsk kentinde bir yerleşim yerine düzenlenen saldırıda aralarında bir çocuğun da olduğu üç kişi yaralandı.Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya tarafından gece saatlerinde fırlatılan 55 İHA’dan 32’sinin vurularak düşürüldüğünü bildirdi. Diğer sekiz İHA’nın ise elektronik harp yöntemleriyle hedeflerine ulaşamamasının sağlandığına işaret edildi. Diğer 15 İHA’nın akıbeti konusunda ise bilgi verilmedi.Dnipropetrovsk Bölge Valisi Serhiy Lysak, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki Dnipro’ya yönelik saldırı sebebiyle yangın çıktığını, evlerin ve araçların hasar gördüğünü ve 15 kişinin yaralandığını aktardı. Yaralananların yarısı hastaneye kaldırılırken, bir kadının durumunun ciddi olduğu açıklandı. Lysaki bir idare binası ve altyapının yanı sıra 4 çok katlı konutun ve 15 özel konutun zarar gördüğünü bildirdi.Kuzeydoğudaki Harkiv’in Belediye Başkanı Ihor Terekhov, son bir hafta içinde neredeyse her gece İHA saldırılarına hedef olan kente yönelik 20’yi aşkın saldırı daha düzenlendiğini açıkladı. Terekhov, basına yaptığı açıklamada, “Bu, düşmanın sivilleri korkutmak için yeni taktiği. Bu (saldırılan nesneler) kentin sivil altyapısı, üretim tesisleri; bunlar Harkiv’in iş insanları. Elbette korkuyorlar” diye konuştu.Vali Oleh Syniehubov da kentte dört kişinin yaralandığı bilgisini verdi. Saldırı sebebiyle binaların yanı sıra birden fazla konut ve depolama tesisinin hasar gördüğü belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7pX2EZMyC0S3150CalXGtw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyadan, Ukrayna, kentine, İHA, saldırısı:, yaralı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7pX2EZMyC0S3150CalXGtw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'dan Ukrayna'ya İHA saldırısı"><p>Ukraynalı yetkililer, Rusya'nın düzenlediği insansız hava aracı saldırılarında en az 22 yaralı olduğunu, saldırılar sebebiyle yangınlar çıktığını açıkladı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/42VWlvURU0-gUUoEacCSVg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna, Rusya güçlerinin ülkenin doğusuna insansız hava araçlarıyla (İHA) büyük bir saldırı başlattığını duyurdu. Saldırılar sebebiyle yangınlar çıkarken, saldırılarda en az 22 kişinin yaralandığı açıklandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DvrTPsmvS0CIin3wda7O3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>3 yılı aşkın süredir devam eden savaşta yaklaşık 1000 kilometrelik bir cephe hattı bulunan Donetsk’in Kramatorsk kentinde bir yerleşim yerine düzenlenen saldırıda aralarında bir çocuğun da olduğu üç kişi yaralandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/n0NWSkFUEkGi-2dVy1NpHQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya tarafından gece saatlerinde fırlatılan 55 İHA’dan 32’sinin vurularak düşürüldüğünü bildirdi. Diğer sekiz İHA’nın ise elektronik harp yöntemleriyle hedeflerine ulaşamamasının sağlandığına işaret edildi. Diğer 15 İHA’nın akıbeti konusunda ise bilgi verilmedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BUvy7CDQOEWNm2YfGOKEPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dnipropetrovsk Bölge Valisi Serhiy Lysak, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki Dnipro’ya yönelik saldırı sebebiyle yangın çıktığını, evlerin ve araçların hasar gördüğünü ve 15 kişinin yaralandığını aktardı. Yaralananların yarısı hastaneye kaldırılırken, bir kadının durumunun ciddi olduğu açıklandı. Lysaki bir idare binası ve altyapının yanı sıra 4 çok katlı konutun ve 15 özel konutun zarar gördüğünü bildirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nqEJVNEsQ02FnD-zzHdMEA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzeydoğudaki Harkiv’in Belediye Başkanı Ihor Terekhov, son bir hafta içinde neredeyse her gece İHA saldırılarına hedef olan kente yönelik 20’yi aşkın saldırı daha düzenlendiğini açıkladı. Terekhov, basına yaptığı açıklamada, “Bu, düşmanın sivilleri korkutmak için yeni taktiği. Bu (saldırılan nesneler) kentin sivil altyapısı, üretim tesisleri; bunlar Harkiv’in iş insanları. Elbette korkuyorlar” diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VLFYkhyYc02Jym70UdX2cA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vali Oleh Syniehubov da kentte dört kişinin yaralandığı bilgisini verdi. Saldırı sebebiyle binaların yanı sıra birden fazla konut ve depolama tesisinin hasar gördüğü belirtildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyaz Saray&amp;apos;dan tartışma yorumu: &amp;quot;Erkeklerin her zamanki hali&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/beyaz-saraydan-tartisma-yorumu-erkeklerin-her-zamanki-hali</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/beyaz-saraydan-tartisma-yorumu-erkeklerin-her-zamanki-hali</guid>
<description><![CDATA[ Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) Başkanı Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret danışmanı Peter Navarro’ya &quot;moron&quot; dedi. Beyaz Saray, tartışmayı &quot;erkeklerin her zamanki hali&quot; diye niteledi.Tesla CEO’su ve Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) Başkanı Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret danışmanı Peter Navarro’ya yönelik sert açıklamalarda bulundu.  Musk, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Navarro için “moron” (geri zekalı) dedi ve &quot;Bir torba taştan daha aptal” ifadelerini kullandı.  BEYAZ SARAY&#039;DAN AÇIKLAMA  Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Musk-Navarro atışması hakkında açıklama yaptı.  Leavitt, &quot;Musk ve Navarro ticaret ve tarifeler konusunda açıkça çok farklı görüşlere sahip iki kişi. Erkeklerin her zamanki hali. Biz de onların kamuoyu önündeki atışmalarını sürdürmelerine izin vereceğiz.&quot; dedi.  Sözcü Leavitt, insanların &quot;tarihteki en şeffaf yönetime sahip oldukları için minnettar olması gerektiğini&quot; savundu.  &quot;ARABA ÜRETİCİSİ DEĞİL, MONTAJCI&quot;  Trump&#039;ın ticaret ve üretimden sorumlu kıdemli danışmanı Peter Navarro, röportajında Tesla arabalarının parçalarının çeşitli ülkelerden getirilerek ABD&#039;de birleştirildiğini ve Musk&#039;ın bir &quot;araba üreticisi değil, montajcısı&quot; olduğunu söylemişti.  Bunun üzerine Musk da Navarro&#039;nun açıklamalarına &quot;Gerçekten bir geri zekalı.&quot; şeklinde cevap vermişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/os87C9UMH06W50lfAjC0hg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beyaz, Saraydan, tartışma, yorumu:, Erkeklerin, her, zamanki, hali</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/os87C9UMH06W50lfAjC0hg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250409070520164" class="type:primaryImage" alt="Beyaz Saray'dan Musk-Navarro açıklaması"><p>Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) Başkanı Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret danışmanı Peter Navarro’ya "moron" dedi. Beyaz Saray, tartışmayı "erkeklerin her zamanki hali" diye niteledi.</p>Tesla CEO’su ve Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) Başkanı Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret danışmanı Peter Navarro’ya yönelik sert açıklamalarda bulundu.  Musk, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Navarro için “moron” (geri zekalı) dedi ve "Bir torba taştan daha aptal” ifadelerini kullandı.  <strong>BEYAZ SARAY'DAN AÇIKLAMA</strong>  Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Musk-Navarro atışması hakkında açıklama yaptı.  Leavitt, "Musk ve Navarro ticaret ve tarifeler konusunda açıkça çok farklı görüşlere sahip iki kişi. Erkeklerin her zamanki hali. Biz de onların kamuoyu önündeki atışmalarını sürdürmelerine izin vereceğiz." dedi.  Sözcü Leavitt, insanların "tarihteki en şeffaf yönetime sahip oldukları için minnettar olması gerektiğini" savundu.  <strong>"ARABA ÜRETİCİSİ DEĞİL, MONTAJCI"</strong>  Trump'ın ticaret ve üretimden sorumlu kıdemli danışmanı Peter Navarro, röportajında Tesla arabalarının parçalarının çeşitli ülkelerden getirilerek ABD'de birleştirildiğini ve Musk'ın bir "araba üreticisi değil, montajcısı" olduğunu söylemişti.  Bunun üzerine Musk da Navarro'nun açıklamalarına "Gerçekten bir geri zekalı." şeklinde cevap vermişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dans ederken felaketi yaşadılar: Gece kulübü mezarlığa döndü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dans-ederken-felaketi-yasadilar-gece-kulubu-mezarliga-doendu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dans-ederken-felaketi-yasadilar-gece-kulubu-mezarliga-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Dominik Cumhuriyeti&#039;ndeki popüler bir gece kulübünün çatısı, canlı performans sırasında çöktü. Olayda en az 98 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.Dominik Cumhuriyeti&#039;nin başkenti Santo Domingo&#039;da bulunan &quot;Jet Set&quot; isimli eğlence mekanının çatısı dün, içeride en az 300&#039;e yakın müşteri varken çöktü.  Acil Durum Operasyon Merkezi (COE) Direktörü Juan Manuel Mendez&#039;in açıklamasına göre, çökme sonucu enkaz altında kalan 98 kişi öldü.  Enkazda arama faaliyeti sürerken, çıkarılan yaklaşık 160 yaralı hastanelere kaldırıldı.  Mekanın yakınına geçici bir morg ve kan bağış merkezi kuruldu.  İnsanların yardım çığlıklarının duyulduğunu söyleyen Mendez, &quot;Yaşam umudu olduğu sürece, tüm yetkililer bu insanları kurtarmaya çalışacak&quot; dedi.PEREZ SAHNEDEYDİ  Amerikan Beyzbol Ligi&#039;nin (MLB) eski oyuncusu Octavio Dotel&#039;in de ölenler arasında bulunduğu belirtildi.  Çökme esnasında sanatçı Rubby Perez ile orkestrasının sahnede performans sergilediği kaydedildi.  Gün doğumu sonrası havadan çekilen görüntülerde, binanın ortasında geniş bir deliğin oluştuğu görüldü.  Çökmenin nedeninin soruşturulduğu bildirildi.3 GÜNLÜK YAS  Dominik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Luis Abinader, açıklamasında, felaketin ardından üç günlük yas ilan ettiğini bildirdi.  Eğlence mekanına giderek incelemelerde bulunan Abinader, trajediden dolayı derin bir üzüntü duyduğunu söyledi.  Abinader, &quot;Tüm kurtarma kuruluşları gerekli yardımı sağladı ve kurtarma çalışmalarında yorulmadan çalışıyor&quot; dedi.  &quot;Jet Set&quot;, pazartesi geceleri etkinliklerine katılım açısından Dominik Cumhuriyeti&#039;nin en ünlü eğlence mekanlarından biri olarak gösteriliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ccCfi23FdkmEjOXeUxaEFQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:45:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dans, ederken, felaketi, yaşadılar:, Gece, kulübü, mezarlığa, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ccCfi23FdkmEjOXeUxaEFQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gece kulübü mezarlığa döndü"><p>Dominik Cumhuriyeti'ndeki popüler bir gece kulübünün çatısı, canlı performans sırasında çöktü. Olayda en az 98 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p><p>Dominik Cumhuriyeti'nin başkenti Santo Domingo'da bulunan "Jet Set" isimli eğlence mekanının çatısı dün, içeride en az 300'e yakın müşteri varken çöktü.  Acil Durum Operasyon Merkezi (COE) Direktörü Juan Manuel Mendez'in açıklamasına göre, çökme sonucu enkaz altında kalan 98 kişi öldü.  Enkazda arama faaliyeti sürerken, çıkarılan yaklaşık 160 yaralı hastanelere kaldırıldı.  Mekanın yakınına geçici bir morg ve kan bağış merkezi kuruldu.  İnsanların yardım çığlıklarının duyulduğunu söyleyen Mendez, "Yaşam umudu olduğu sürece, tüm yetkililer bu insanları kurtarmaya çalışacak" dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oH4FFXbYi0OvUW9jY6lLtA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>PEREZ SAHNEDEYDİ</strong>  Amerikan Beyzbol Ligi'nin (MLB) eski oyuncusu Octavio Dotel'in de ölenler arasında bulunduğu belirtildi.  Çökme esnasında sanatçı Rubby Perez ile orkestrasının sahnede performans sergilediği kaydedildi.  Gün doğumu sonrası havadan çekilen görüntülerde, binanın ortasında geniş bir deliğin oluştuğu görüldü.  Çökmenin nedeninin soruşturulduğu bildirildi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WvpjyhlZCESIH4ggtSh6Jw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>3 GÜNLÜK YAS</strong>  Dominik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Luis Abinader, açıklamasında, felaketin ardından üç günlük yas ilan ettiğini bildirdi.  Eğlence mekanına giderek incelemelerde bulunan Abinader, trajediden dolayı derin bir üzüntü duyduğunu söyledi.  Abinader, "Tüm kurtarma kuruluşları gerekli yardımı sağladı ve kurtarma çalışmalarında yorulmadan çalışıyor" dedi.  "Jet Set", pazartesi geceleri etkinliklerine katılım açısından Dominik Cumhuriyeti'nin en ünlü eğlence mekanlarından biri olarak gösteriliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ordusunun Refah&amp;apos;ta bıraktığı yıkım görüntülendi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-ordusunun-refahta-biraktigi-yikim-goeruntulendi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-ordusunun-refahta-biraktigi-yikim-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de tam 471 gün sonra silahlar sustu. Ateşkes planlanan zamandan yaklaşık 3 saat sonra, dün saat 12.15&#039;te resmen başladı. Ateşkesin ardından Refah kentinin saldırılardan önceki ve sonraki hali, yıkımın boyutunu ortaya koydu.... ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jx0Su7nrdkef4rnLo8-eZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ordusunun, Refahta, bıraktığı, yıkım, görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jx0Su7nrdkef4rnLo8-eZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail ordusunun Refah'ta bıraktığı yıkım görüntülendi"><p>Gazze'de tam 471 gün sonra silahlar sustu. Ateşkes planlanan zamandan yaklaşık 3 saat sonra, dün saat 12.15'te resmen başladı. Ateşkesin ardından Refah kentinin saldırılardan önceki ve sonraki hali, yıkımın boyutunu ortaya koydu....</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Taliban&amp;apos;da kadın çatışması: &amp;quot;İslam hukuku değil, insan doğası&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/talibanda-kadin-catismasi-islam-hukuku-degil-insan-dogasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/talibanda-kadin-catismasi-islam-hukuku-degil-insan-dogasi</guid>
<description><![CDATA[ Afganistan&#039;daki Taliban yönetimi, yıllardır kadınlara yönelik art arda getirdiği katı yasaklarla adından söz ettiriyor. Kadınların önce eğitim hakkını elinden alan, daha sonra ise seslerini yükseltmesini ve erkeklere bakmasını yasaklayan kurallar, ilk kez içeriden bir ses tarafından eleştirildi. Üst düzey bir Taliban yetkilisi, ülkenin her yerinde hissedilen eşi benzeri görülmemiş baskı ortamına karşı nadir görülen bir tepki ile tarihe geçti. Kız çocuklarını hedef alan eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyen yetkili, grup liderine çağrıda bulunarak bu yasakların kaldırılmasını istedi.Taliban&#039;ın üst düzey isimlerinden Dışişleri Bakanlığı Siyasi Yardımcısı Abbas Stanikzai, Afgan kadın ve kız çocuklarına yönelik eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyerek, grup liderinden bu yasakların kaldırılmasını istedi.
Bu istek, hükümet politikalarına karşı nadir görülen bir tepki olarak tarihe geçti.Dini bir okul töreninde yaptığı konuşmada, kadınlara ve kız çocuklarına eğitim hakkının reddedilmesi için ne geçmişte ne de günümüzde hiçbir neden olmadığını söyledi.
Afganistan&#039;da Taliban yönetimi, kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra eğitim almasını yasakladı.Geçtiğimiz eylül ayında ise, kadınlar için tıbbi eğitim ve kursların durdurulduğuna dair raporlar yayınlandı.
Afganistan&#039;da kadınlar ve kız çocukları yalnızca kadın doktorlar ve sağlık profesyonelleri tarafından tedavi edilebiliyor. Yetkililer henüz tıbbi eğitim yasağını doğrulamadı.Stanikzai, sosyal medya platformu X&#039;teki resmi hesabından paylaştığı bir videoda, &quot;Liderliği eğitimin kapılarını tekrar açmaya çağırıyoruz. 40 milyonluk bir nüfusun 20 milyonuna karşı haksızlık yapıyoruz, onları tüm haklarından mahrum bırakıyoruz. Bu İslam hukukunda değil, kişisel tercihimizde veya doğamızda var.&quot; ifadelerini kuulandı.
Stanikzai, bir zamanlar Afganistan&#039;daki yabancı birliklerin tamamen çekilmesine yol açan görüşmelerde Taliban ekibinin başında yer alıyordu.
Siyasetçinin son açıklamaları, Taliban&#039;ın politikasında değişiklik yapılması yönündeki ilk çağrı oldu.Afganistan&#039;da son olarak kadınlara hem sivil toplum kuruluşu, hem de pencere yasağı geldi.
Taliban yönetimi, kadınları istihdam eden tüm yerli ve yabancı sivil toplum kuruluşlarının kapatılacağını duyurdu.Taliban yönetimi, binaların çoğunlukla kadınların bulunduğu oda ve alanlarına pencere yapılmasını yasakladı.
Karara gerekçe olarak erkeklerin ev içi alanlardaki kadınları görmesinden kaynaklanabilecek &quot;ahlak dışı ve müstehcen eylemlerden endişe duyulduğu&quot; gösterildi.Taliban yönetimi, geçtiğimiz aylarda kadınlara sokakta yüksek sesle konuşmayı da yasaklamıştı.
Memurlar, otobüs duraklarında ve alışveriş merkezlerinde dolaşarak kıyafet yönetmeliği ihlal edenleri veya seslerini yükseltebilecek kadınları arıyor.
Artan baskı ve art arda getirilen kısıtlamalarla Taliban kendi içinden gelen tüm çağrılara rağmen, dini kadınlara karşı bir silah olarak kullanmaya devam edecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DeF9nvrGdUym3ujDZ-Gg7A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Talibanda, kadın, çatışması:, İslam, hukuku, değil, insan, doğası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DeF9nvrGdUym3ujDZ-Gg7A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Taliban'da kadın çatışması: " hukuku de insan do><p>Afganistan'daki Taliban yönetimi, yıllardır kadınlara yönelik art arda getirdiği katı yasaklarla adından söz ettiriyor. Kadınların önce eğitim hakkını elinden alan, daha sonra ise seslerini yükseltmesini ve erkeklere bakmasını yasaklayan kurallar, ilk kez içeriden bir ses tarafından eleştirildi. Üst düzey bir Taliban yetkilisi, ülkenin her yerinde hissedilen eşi benzeri görülmemiş baskı ortamına karşı nadir görülen bir tepki ile tarihe geçti. Kız çocuklarını hedef alan eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyen yetkili, grup liderine çağrıda bulunarak bu yasakların kaldırılmasını istedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RbRj2FzpW0qIPykIGaJRwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Taliban'ın üst düzey isimlerinden Dışişleri Bakanlığı Siyasi Yardımcısı Abbas Stanikzai, Afgan kadın ve kız çocuklarına yönelik eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyerek, grup liderinden bu yasakların kaldırılmasını istedi.
Bu istek, hükümet politikalarına karşı nadir görülen bir tepki olarak tarihe geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZkN3DjBNkqnKyroGFu9cg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dini bir okul töreninde yaptığı konuşmada, kadınlara ve kız çocuklarına eğitim hakkının reddedilmesi için ne geçmişte ne de günümüzde hiçbir neden olmadığını söyledi.
Afganistan'da Taliban yönetimi, kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra eğitim almasını yasakladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lu5mII0RyUCPHbwYB3UbTw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz eylül ayında ise, kadınlar için tıbbi eğitim ve kursların durdurulduğuna dair raporlar yayınlandı.
Afganistan'da kadınlar ve kız çocukları yalnızca kadın doktorlar ve sağlık profesyonelleri tarafından tedavi edilebiliyor. Yetkililer henüz tıbbi eğitim yasağını doğrulamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2QI0Hk9gp02HvSBos9akYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Stanikzai, sosyal medya platformu X'teki resmi hesabından paylaştığı bir videoda, "Liderliği eğitimin kapılarını tekrar açmaya çağırıyoruz. 40 milyonluk bir nüfusun 20 milyonuna karşı haksızlık yapıyoruz, onları tüm haklarından mahrum bırakıyoruz. Bu İslam hukukunda değil, kişisel tercihimizde veya doğamızda var." ifadelerini kuulandı.
Stanikzai, bir zamanlar Afganistan'daki yabancı birliklerin tamamen çekilmesine yol açan görüşmelerde Taliban ekibinin başında yer alıyordu.
Siyasetçinin son açıklamaları, Taliban'ın politikasında değişiklik yapılması yönündeki ilk çağrı oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iB_8P3aYbE6qi5GL9z45Tg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Afganistan'da son olarak kadınlara hem sivil toplum kuruluşu, hem de pencere yasağı geldi.
Taliban yönetimi, kadınları istihdam eden tüm yerli ve yabancı sivil toplum kuruluşlarının kapatılacağını duyurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HAIb-1nYiUK-xfZckoDglw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Taliban yönetimi, binaların çoğunlukla kadınların bulunduğu oda ve alanlarına pencere yapılmasını yasakladı.
Karara gerekçe olarak erkeklerin ev içi alanlardaki kadınları görmesinden kaynaklanabilecek "ahlak dışı ve müstehcen eylemlerden endişe duyulduğu" gösterildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-GWaL336Mk6lZquObyt4dQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Taliban yönetimi, geçtiğimiz aylarda kadınlara sokakta yüksek sesle konuşmayı da yasaklamıştı.
Memurlar, otobüs duraklarında ve alışveriş merkezlerinde dolaşarak kıyafet yönetmeliği ihlal edenleri veya seslerini yükseltebilecek kadınları arıyor.
Artan baskı ve art arda getirilen kısıtlamalarla Taliban kendi içinden gelen tüm çağrılara rağmen, dini kadınlara karşı bir silah olarak kullanmaya devam edecek.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Reuters analizi: Esad sonrası Suriye&amp;apos;de Türkiye neden bu kadar etkili?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/reuters-analizi-esad-sonrasi-suriyede-turkiye-neden-bu-kadar-etkili</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/reuters-analizi-esad-sonrasi-suriyede-turkiye-neden-bu-kadar-etkili</guid>
<description><![CDATA[ Muhalif güçlerin geçen ay Beşar Esad&#039;ı devirerek rejime son vermesinin ardından Türkiye, Suriye&#039;deki en etkili güç odaklarından biri olarak ortaya çıktı.

NATO üyesi Türkiye, komşusunun geleceğini diplomatik, ekonomik ve askeri olarak etkileyebilecek bir konumda. İngiltere merkezli Reuters haber ajansı, Türkiye&#039;nin Suriye&#039;nin yeni dönemindeki rolüne ilişkin analizini paylaştı.Suriye ile 911 kilometrelik bir sınırı paylaşan Türkiye, Esad&#039;a karşı 14 yıl süren ayaklanma sırasında Suriye Milli Ordusu bayrağı altında savaşan muhalif grupları destekliyordu. Türkiye, 2012 yılında Şam ile diplomatik ilişkilerini kesmişti.
Reuters’a göre Suriye&#039;nin yeni yönetimiyle güçlü bağları olan Türkiye, yeniden yapılanma, enerji ve savunma gibi alanlarda yoğunlaşan ticaret ve işbirliğinden fayda sağlayabilir.
Esad&#039;ın düşüşü Ankara&#039;ya, sınırları boyunca terör örgütü PKK/YPG’nin varlığını sona erdirmek için yeni bir alan açtı. 
Türkiye, iç savaştan kaçan Suriyelilere ev sahipliği yapan en büyük ülke, yaklaşık 3 milyon kişiyi kabul ediyor ve yardımların ana giriş noktası.
Türkiye, 2016&#039;dan bu yana Suriyeli müttefikleriyle birlikte, Suriye&#039;nin kuzeydoğusundaki terör noktalarına karşı birçok sınır ötesi askeri harekât düzenledi.Suriye&#039;nin Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) liderliğindeki yeni yönetimi Ankara&#039;ya dostça yaklaşıyor.
Öte yandan Washington&#039;un uzun zamandır terör örgütü YPG’ye verdiği destek Ankara ile arasında bir gerilim kaynağı oldu ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump&#039;ın farklı bir yaklaşım sergileyeceğine inandığını söyledi.
Trump planlarının ne olabileceğini kamuoyuna açıklamadı ancak “Türkiye&#039;nin Suriye&#039;nin anahtarını elinde tutacağını” düşündüğünü söyledi.
HTŞ&#039;nin başındaki Suriye&#039;nin fiili lideri Ahmed El Şara, Suriye&#039;nin terör örgütü PKK&#039;nın Türkiye&#039;ye karşı saldırılar düzenleyebileceği bir platform haline gelmesini istemediğini belirtti.Şara liderliğindeki muhalifler, geçen ay Şam&#039;ın kontrolünü ele geçirirken, kuzeydoğuda Türkiye destekli güçler ile terör örgütü liderliğindeki gruplar arasında çatışmalar alevlendi.
PKK/YPG’nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Ankara&#039;nın ateşkesi kabul etmesi halinde terör örgütü PKK üyeleri de dahil olmak üzere yabancı grupların Suriye&#039;yi terk edeceğini söyledi.
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Esad&#039;ın devrilmesinden günler sonra Şam&#039;daydı ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Şam&#039;ı ziyaret eden ilk Dışişleri bakanıydı. Türkiye aynı zamanda Suriye’deki büyükelçiliğini yeniden açan ilk ülke oldu.
Fidan, Türkiye&#039;nin Suriye&#039;de “tarihin doğru tarafında” yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.Ankara, Suriye&#039;nin yeniden inşasını destekleme sözü vererek altyapının yeniden inşasına, yeni bir anayasa hazırlanmasına, elektrik sağlanmasına ve uçuşların yeniden başlatılmasına yardımcı olmayı teklif etti.
Türkiye, ev sahipliği yaptığı Suriyelilerin evlerine dönmeye başlamasını umuyor ancak onları gitmeye zorlamayacağını vurguluyor.
Türkiye ayrıca terör örgütü YPG&#039;nin dağıtılması için defalarca çağrıda bulunurken, Şam&#039;daki yetkililerin konuyu ele almaması halinde yeni bir askeri saldırı uyarısında bulundu. Yetkililer konuyla ilgili olarak ABD&#039;li ve Suriyeli muhataplarıyla defalarca bir araya geldi.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak&#039;ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG&#039;nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.
Şam&#039;daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, &quot;Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye&#039;deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye&#039;yi terk etmesi gerek&quot; diye konuştu.
Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. da Türkiye&#039;nin Suriye halkının &quot;zorlu yolunu kolaylaştırmak&quot; için üzerine düşeni yapacağını söylemişti.
SDG, Suriye Savunma Bakanlığı ile bütünleşmeye istekli olduğunu ancak bunu sadece “askeri bir blok” olarak yapabileceğini söyledi.
Ancak bakanlık bu öneriyi reddetti.Suriye&#039;deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, geçtiğimiz hafta TRT Haber&#039;e konuşmuştu.
Türkiye&#039;nin, tutumundan dolayı 2011 den bu yana &quot;tarihi miras&quot; olduğunu söyleyen Şeybani, şunlraı söylemişti: &quot;Türkiye bazı sıkıntılar yaşadı. Ancak Suriye&#039;nin kurtuluşu her iki halkın da yararına olacaktır.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DNQqxIxKxEO-GkWRAhsY0A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Reuters, analizi:, Esad, sonrası, Suriyede, Türkiye, neden, kadar, etkili</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DNQqxIxKxEO-GkWRAhsY0A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Reuters analizi: Esad sonrası Suriye'de Türkiye neden bu kadar etkili?"><p>Muhalif güçlerin geçen ay Beşar Esad'ı devirerek rejime son vermesinin ardından Türkiye, Suriye'deki en etkili güç odaklarından biri olarak ortaya çıktı.

NATO üyesi Türkiye, komşusunun geleceğini diplomatik, ekonomik ve askeri olarak etkileyebilecek bir konumda. İngiltere merkezli Reuters haber ajansı, Türkiye'nin Suriye'nin yeni dönemindeki rolüne ilişkin analizini paylaştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_pnx0eIxZUmZ8GzfO7Yn_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye ile 911 kilometrelik bir sınırı paylaşan Türkiye, Esad'a karşı 14 yıl süren ayaklanma sırasında Suriye Milli Ordusu bayrağı altında savaşan muhalif grupları destekliyordu. Türkiye, 2012 yılında Şam ile diplomatik ilişkilerini kesmişti.
Reuters’a göre Suriye'nin yeni yönetimiyle güçlü bağları olan Türkiye, yeniden yapılanma, enerji ve savunma gibi alanlarda yoğunlaşan ticaret ve işbirliğinden fayda sağlayabilir.
Esad'ın düşüşü Ankara'ya, sınırları boyunca terör örgütü PKK/YPG’nin varlığını sona erdirmek için yeni bir alan açtı. 
Türkiye, iç savaştan kaçan Suriyelilere ev sahipliği yapan en büyük ülke, yaklaşık 3 milyon kişiyi kabul ediyor ve yardımların ana giriş noktası.
Türkiye, 2016'dan bu yana Suriyeli müttefikleriyle birlikte, Suriye'nin kuzeydoğusundaki terör noktalarına karşı birçok sınır ötesi askeri harekât düzenledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ho9Broog9UaB2Ec2YKrK-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'nin Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) liderliğindeki yeni yönetimi Ankara'ya dostça yaklaşıyor.
Öte yandan Washington'un uzun zamandır terör örgütü YPG’ye verdiği destek Ankara ile arasında bir gerilim kaynağı oldu ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin yeni başkanı Donald Trump'ın farklı bir yaklaşım sergileyeceğine inandığını söyledi.
Trump planlarının ne olabileceğini kamuoyuna açıklamadı ancak “Türkiye'nin Suriye'nin anahtarını elinde tutacağını” düşündüğünü söyledi.
HTŞ'nin başındaki Suriye'nin fiili lideri Ahmed El Şara, Suriye'nin terör örgütü PKK'nın Türkiye'ye karşı saldırılar düzenleyebileceği bir platform haline gelmesini istemediğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VK2RP1-B3UCgG9109IM0QA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şara liderliğindeki muhalifler, geçen ay Şam'ın kontrolünü ele geçirirken, kuzeydoğuda Türkiye destekli güçler ile terör örgütü liderliğindeki gruplar arasında çatışmalar alevlendi.
PKK/YPG’nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Ankara'nın ateşkesi kabul etmesi halinde terör örgütü PKK üyeleri de dahil olmak üzere yabancı grupların Suriye'yi terk edeceğini söyledi.
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Esad'ın devrilmesinden günler sonra Şam'daydı ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Şam'ı ziyaret eden ilk Dışişleri bakanıydı. Türkiye aynı zamanda Suriye’deki büyükelçiliğini yeniden açan ilk ülke oldu.
Fidan, Türkiye'nin Suriye'de “tarihin doğru tarafında” yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PTJfARAfTEinFJdU2MrWeg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ankara, Suriye'nin yeniden inşasını destekleme sözü vererek altyapının yeniden inşasına, yeni bir anayasa hazırlanmasına, elektrik sağlanmasına ve uçuşların yeniden başlatılmasına yardımcı olmayı teklif etti.
Türkiye, ev sahipliği yaptığı Suriyelilerin evlerine dönmeye başlamasını umuyor ancak onları gitmeye zorlamayacağını vurguluyor.
Türkiye ayrıca terör örgütü YPG'nin dağıtılması için defalarca çağrıda bulunurken, Şam'daki yetkililerin konuyu ele almaması halinde yeni bir askeri saldırı uyarısında bulundu. Yetkililer konuyla ilgili olarak ABD'li ve Suriyeli muhataplarıyla defalarca bir araya geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wUa8QgU05Ey3in3-x4WMhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak'ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG'nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.
Şam'daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, "Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye'deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye'yi terk etmesi gerek" diye konuştu.
Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. da Türkiye'nin Suriye halkının "zorlu yolunu kolaylaştırmak" için üzerine düşeni yapacağını söylemişti.
SDG, Suriye Savunma Bakanlığı ile bütünleşmeye istekli olduğunu ancak bunu sadece “askeri bir blok” olarak yapabileceğini söyledi.
Ancak bakanlık bu öneriyi reddetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/knbndU0Tl0upN5_aiqY4pw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, geçtiğimiz hafta TRT Haber'e konuşmuştu.
Türkiye'nin, tutumundan dolayı 2011 den bu yana "tarihi miras" olduğunu söyleyen Şeybani, şunlraı söylemişti: "Türkiye bazı sıkıntılar yaşadı. Ancak Suriye'nin kurtuluşu her iki halkın da yararına olacaktır."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tsl_A9pqSEug2Z7vrCtIMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına giren iki kişi gözaltına alındı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/los-angeles-yanginlarinda-itfaiyeci-kiligina-giren-iki-kisi-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/los-angeles-yanginlarinda-itfaiyeci-kiligina-giren-iki-kisi-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Oregon eyaletinden iki kişi, Los Angeles&#039;taki Palisades yangınında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı. Yetkililer, araçlarındaki sahte itfaiye ekipmanları ve yanlış bilgi verdikleri için ikiliye suç duyurusunda bulundu.ABD’nin Oregon eyaletinde 2 kişi Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı.Los Angeles polisinden yapılan açıklamada, Palisades yangınında 2 kişinin itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındığı ifade edildi.Açıklamada, “Bir devriye birimi, itfaiye personeliyle birlikte Palisades yangın alanından geçiyordu ve meşru görünmeyen bir itfaiye aracı gözlemledi.Kamyonun iki yolcusuyla temas kuran şerif yardımcıları, her ikisinin de koruma kıyafeti giydiğini fark etti. Araçtakiler Oregon&#039;daki ‘Roaring River İtfaiye Departmanı’ndan olduklarını iddia ettiler.Ekipler, departman adının yasal bir kurum olmadığını ve kamyonun bir açık artırmadan satın alındığını öğrendi. Araçtaki iki kişinin üzerinde CAL-Fire tişörtleri, kaskları ve telsizleri vardı.İkili 17 Ocak 2025 Cuma günü tahliye bölgesinde olduklarını itiraf etti. Polis memurları 31 yaşındaki Dustin Nehl ve 44 yaşındaki Jennifer Nehl&#039;i itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına aldı” denildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PNKOcBC9LEOKv6apXfqhuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Los, Angeles, yangınlarında, itfaiyeci, kılığına, giren, iki, kişi, gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PNKOcBC9LEOKv6apXfqhuA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına giren iki kişi gözaltına alındı"><p>ABD'nin Oregon eyaletinden iki kişi, Los Angeles'taki Palisades yangınında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı. Yetkililer, araçlarındaki sahte itfaiye ekipmanları ve yanlış bilgi verdikleri için ikiliye suç duyurusunda bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/de4rKx9FckSE4seB_rmt3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’nin Oregon eyaletinde 2 kişi Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wZPXBcNcUECwqGijj77K7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Los Angeles polisinden yapılan açıklamada, Palisades yangınında 2 kişinin itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındığı ifade edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vGXueT8T20inSoZm3HfkQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Açıklamada, “Bir devriye birimi, itfaiye personeliyle birlikte Palisades yangın alanından geçiyordu ve meşru görünmeyen bir itfaiye aracı gözlemledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rwNEYf88KkCpFhlubVIy3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kamyonun iki yolcusuyla temas kuran şerif yardımcıları, her ikisinin de koruma kıyafeti giydiğini fark etti. Araçtakiler Oregon'daki ‘Roaring River İtfaiye Departmanı’ndan olduklarını iddia ettiler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6RA8CBj-QkapUSEUL3h5yw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ekipler, departman adının yasal bir kurum olmadığını ve kamyonun bir açık artırmadan satın alındığını öğrendi. Araçtaki iki kişinin üzerinde CAL-Fire tişörtleri, kaskları ve telsizleri vardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/agnsn_RkKU-dmP6fCI2pQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İkili 17 Ocak 2025 Cuma günü tahliye bölgesinde olduklarını itiraf etti. Polis memurları 31 yaşındaki Dustin Nehl ve 44 yaşındaki Jennifer Nehl'i itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına aldı” denildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sınırda gerilim büyüyor: Kuzey Kore korkusu &amp;quot;Demir Kubbe&amp;quot; geliştirtti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sinirda-gerilim-buyuyor-kuzey-kore-korkusu-demir-kubbe-gelistirtti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sinirda-gerilim-buyuyor-kuzey-kore-korkusu-demir-kubbe-gelistirtti</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi (DAPA), Kuzey Kore tehdidine karşı İsrail&#039;in Demir Kubbe&#039;sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığını açıkladı. Kuzey Kore, geçtiğimiz ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.Kuzey Kore’nin ardı ardına gerçekleştirdiği füze denemeleri Kore Yarımadası ve çevresinde güvenlik endişelerini artırırken, Güney Kore’den yeni bir savunma hamlesi geldi.Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi’nden (DAPA) yapılan açıklamada, İsrail&#039;in Demir Kubbe&#039;sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığı bildirildi.Pyongyang’ın saldırılarını önlemeyi amaçlayan Alçak İrtifa Füze Savunma Sistemi (LAMD) için 2028&#039;e kadar 479,8 milyar won (yaklaşık 329 milyon dolar) harcanacağı belirtilen açıklamada, projeye devlete ait Savunma Geliştirme Ajansı’nın (ADD) yanı sıra LIG Nex1, Hanwha Aerospace ve Hanwha Systems gibi savunma şirketlerinin destek vereceği aktarıldı.LAMD’in, kullanıma girdiğinde önemli askeri tesislerin Kuzey Kore tehdidine karşı savunulmasına yardımcı olacağı kaydedildi.  KUZEY KORE SINIRA FÜZE YIĞDIKuzey Kore, geçtiğimiz Ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, gelişmeyi “ülkenin prestijini önemli ölçüde arttıran bir başka kararlı adım” olarak nitelendirerek silah sistemlerinin ülkesinin egemenliğini ve barışı savunma görevini layıkıyla yerine getireceğini söylemişti.Kuzey Kore’nin adımının başkent Seul bölgesi için güvenlik riski oluşturduğu yorumları yapılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ngx-sEAEukOwllIoiielyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sınırda, gerilim, büyüyor:, Kuzey, Kore, korkusu, Demir, Kubbe, geliştirtti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ngx-sEAEukOwllIoiielyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sınırda gerilim büyüyor: Kuzey Kore korkusu " demir kubbe geli><p>Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi (DAPA), Kuzey Kore tehdidine karşı İsrail'in Demir Kubbe'sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığını açıkladı. Kuzey Kore, geçtiğimiz ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.</p><p>Kuzey Kore’nin ardı ardına gerçekleştirdiği füze denemeleri Kore Yarımadası ve çevresinde güvenlik endişelerini artırırken, Güney Kore’den yeni bir savunma hamlesi geldi.</p><p>Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi’nden (DAPA) yapılan açıklamada, İsrail'in Demir Kubbe'sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığı bildirildi.</p><p>Pyongyang’ın saldırılarını önlemeyi amaçlayan Alçak İrtifa Füze Savunma Sistemi (LAMD) için 2028'e kadar 479,8 milyar won (yaklaşık 329 milyon dolar) harcanacağı belirtilen açıklamada, projeye devlete ait Savunma Geliştirme Ajansı’nın (ADD) yanı sıra LIG Nex1, Hanwha Aerospace ve Hanwha Systems gibi savunma şirketlerinin destek vereceği aktarıldı.</p><p>LAMD’in, kullanıma girdiğinde önemli askeri tesislerin Kuzey Kore tehdidine karşı savunulmasına yardımcı olacağı kaydedildi.  <strong>KUZEY KORE SINIRA FÜZE YIĞDI</strong></p><p>Kuzey Kore, geçtiğimiz Ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.</p><p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, gelişmeyi “ülkenin prestijini önemli ölçüde arttıran bir başka kararlı adım” olarak nitelendirerek silah sistemlerinin ülkesinin egemenliğini ve barışı savunma görevini layıkıyla yerine getireceğini söylemişti.</p><p>Kuzey Kore’nin adımının başkent Seul bölgesi için güvenlik riski oluşturduğu yorumları yapılmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kapıdan geçmek hafızayı siliyor: &amp;quot;Kapı Eşiği Etkisi&amp;quot; nedir?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kapidan-gecmek-hafizayi-siliyor-kapi-esigi-etkisi-nedir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kapidan-gecmek-hafizayi-siliyor-kapi-esigi-etkisi-nedir</guid>
<description><![CDATA[ Hiç başka bir odaya geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz oldu mu? Mutfakta bir şey almak için kalktınız, ancak mutfağa vardığınızda neden orada olduğunuzu hatırlamıyorsunuz. Bilim insanları bu durumu, “kapı eşiği etkisi” ya da “konum güncelleme etkisi” adı verilen ilginç bir nörolojik durumla açıklıyor.  Peki &quot;Kapı Eşiği Etkisi&quot; nedir?Bir odadan diğerine geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz anlar, bilimsel bir açıklamaya dayanıyor. &quot;Kapı aralığı etkisi&quot; adı verilen bu durum, beynimizin hafızayı nasıl işlediğine dair çarpıcı detaylar sunuyor.Notre Dame Üniversitesi&#039;nde 2011 yılında yapılan bir araştırma, kapı aralığı etkisinin hafızamızı nasıl etkilediğini anlamaya yönelik önemli bulgular ortaya koydu.
Araştırmaya göre, bir odadan diğerine geçtiğimizde, beynimiz o anda taşıdığı bilgileri yeni bir bölüme ayırıyor. Bu, “olay ufku modeli” olarak adlandırılan bir mekanizmanın devreye girmesiyle gerçekleşiyor.
Araştırmacılardan Gabriel Radvansky, kapılardan geçmenin zihnimizde bir “olay sınırı” işlevi gördüğünü ve anıları farklı bölümlere ayırdığını belirtiyor. Bu, o anda yaptığınız işi unutmanıza neden olabiliyor.2014 yılında yapılan bir başka çalışmada, ilginç bir bulgu daha ortaya çıktı: Kapı aralığı etkisi, fiziksel bir kapı olmasa bile ortaya çıkabiliyor. Araştırmacılar, sadece bir kapı aralığından geçtiğinizi hayal etmenin bile hafızayı etkilediğini keşfetti. Bu, beynimizin algısal bilgiye değil, zihinsel bağlam değişikliklerine göre çalıştığını gösteriyor.Ancak, kapı aralığı etkisi her zaman tutarlı bir şekilde görülmeyebilir. 2021 yılında yapılan bir başka çalışmada, katılımcılar sanal bir ortamda odalar arasında gezinirken hafıza testlerine tabi tutuldu. İlk deneyde, kapıların hafıza üzerinde bir etkisi olmadığı gözlemlendi.
Ancak ikinci deneyde, katılımcılar bir yandan sayma gibi ek bir görevle meşgul edildiğinde kapı aralığı etkisi daha sık ortaya çıktı.
Bu, hafızanın sadece bağlam değişikliğiyle değil, zihinsel yükle de doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.Psikolog Tom Stafford, bu etkilerin yalnızca fiziksel geçişlerden değil, zihinsel ortam değişikliklerinden de kaynaklandığını belirtiyor. Ona göre, bir odadan diğerine geçerken bir planın parçalarını hatırlamaya çalışmak, dikkatin dağılmasına neden oluyor.
&quot;Kapı eşiği etkisi, çevirdiğiniz tabaklardan birinin düştüğü o an gibidir,&quot; diyen Stafford, dikkatimizin bölünmesiyle küçük ama önemli detayların unutulabileceğine dikkat çekiyor.
Bir dahaki sefere, bir kapıdan geçerken aklınızdakini unuttuğunuzda, belki de beyninizin bağlam değiştirmeye çalıştığını hatırlayın! ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjpIpjxYZUS4ISmgavUiRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kapıdan, geçmek, hafızayı, siliyor:, Kapı, Eşiği, Etkisi, nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjpIpjxYZUS4ISmgavUiRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kapıdan geçmek hafızayı siliyor: " kap e etkisi nedir><p>Hiç başka bir odaya geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz oldu mu? Mutfakta bir şey almak için kalktınız, ancak mutfağa vardığınızda neden orada olduğunuzu hatırlamıyorsunuz. Bilim insanları bu durumu, “kapı eşiği etkisi” ya da “konum güncelleme etkisi” adı verilen ilginç bir nörolojik durumla açıklıyor.  Peki "Kapı Eşiği Etkisi" nedir?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/su70al8BokuUvopxvkEuoA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir odadan diğerine geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz anlar, bilimsel bir açıklamaya dayanıyor. "Kapı aralığı etkisi" adı verilen bu durum, beynimizin hafızayı nasıl işlediğine dair çarpıcı detaylar sunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SjT_Z1tehk6qMP3vUnIxJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Notre Dame Üniversitesi'nde 2011 yılında yapılan bir araştırma, kapı aralığı etkisinin hafızamızı nasıl etkilediğini anlamaya yönelik önemli bulgular ortaya koydu.
Araştırmaya göre, bir odadan diğerine geçtiğimizde, beynimiz o anda taşıdığı bilgileri yeni bir bölüme ayırıyor. Bu, “olay ufku modeli” olarak adlandırılan bir mekanizmanın devreye girmesiyle gerçekleşiyor.
Araştırmacılardan Gabriel Radvansky, kapılardan geçmenin zihnimizde bir “olay sınırı” işlevi gördüğünü ve anıları farklı bölümlere ayırdığını belirtiyor. Bu, o anda yaptığınız işi unutmanıza neden olabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EH6Ge9a9x0irDx3sZcDtXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2014 yılında yapılan bir başka çalışmada, ilginç bir bulgu daha ortaya çıktı: Kapı aralığı etkisi, fiziksel bir kapı olmasa bile ortaya çıkabiliyor. Araştırmacılar, sadece bir kapı aralığından geçtiğinizi hayal etmenin bile hafızayı etkilediğini keşfetti. Bu, beynimizin algısal bilgiye değil, zihinsel bağlam değişikliklerine göre çalıştığını gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IGpGuZbrlU-z30YOs2Gizg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak, kapı aralığı etkisi her zaman tutarlı bir şekilde görülmeyebilir. 2021 yılında yapılan bir başka çalışmada, katılımcılar sanal bir ortamda odalar arasında gezinirken hafıza testlerine tabi tutuldu. İlk deneyde, kapıların hafıza üzerinde bir etkisi olmadığı gözlemlendi.
Ancak ikinci deneyde, katılımcılar bir yandan sayma gibi ek bir görevle meşgul edildiğinde kapı aralığı etkisi daha sık ortaya çıktı.
Bu, hafızanın sadece bağlam değişikliğiyle değil, zihinsel yükle de doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ENIOyquxb0-vCJZDvt9wNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Psikolog Tom Stafford, bu etkilerin yalnızca fiziksel geçişlerden değil, zihinsel ortam değişikliklerinden de kaynaklandığını belirtiyor. Ona göre, bir odadan diğerine geçerken bir planın parçalarını hatırlamaya çalışmak, dikkatin dağılmasına neden oluyor.
"Kapı eşiği etkisi, çevirdiğiniz tabaklardan birinin düştüğü o an gibidir," diyen Stafford, dikkatimizin bölünmesiyle küçük ama önemli detayların unutulabileceğine dikkat çekiyor.
Bir dahaki sefere, bir kapıdan geçerken aklınızdakini unuttuğunuzda, belki de beyninizin bağlam değiştirmeye çalıştığını hatırlayın!</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Koyun sürüsü gibi değiller”: Acemi Kuzey Kore askerleri, Ukrayna birlikleri karşısında nasıl bir sınav veriyor?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/koyun-surusu-gibi-degiller-acemi-kuzey-kore-askerleri-ukrayna-birlikleri-karsisinda-nasil-bir-sinav-veriyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/koyun-surusu-gibi-degiller-acemi-kuzey-kore-askerleri-ukrayna-birlikleri-karsisinda-nasil-bir-sinav-veriyor</guid>
<description><![CDATA[ Ukraynalı askerler, Rus ordusu saflarında savaşa dahil olan Kuzeey Kore birlikleri ile karşılaşma anlarını anlattı. Öldürülen Kuzey Kore askerlerinin üzerinden çıkan notlar, birliklerin ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.“Direnmek nafile.” “Teslim olun.” “Etrafınız sarıldı.”
Bu ifadeler, Ukraynalı askerlerin bu ay ölen bir Kuzey Koreli askerin üzerinden çıkardıkları yıpranmış bir kâğıt parçasının üzerine kaba Rusça çevirileriyle birlikte Korece olarak basılmıştı.
Kağıtlar, Rusya&#039;nın yeni müttefiklerini cephede saldırıları sırasında Ukraynalı esirleri almaya nasıl hazırladığına dair dikkate değer bir fikir veriyor.
Ukraynalı askerler, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın son küresel tırmanışında, son haftalarda mevzilerine saldıran binlerce Kuzey Koreli askeri daha iyi anlamak için bu tür belgeleri ve savaş alanından kurtardıkları diğer eşyaları kullanıyorlar.Bu belgeler ve Ukraynalı askerlerin Kuzey Kore güçleriyle karşılaşmalarına ilişkin anlattıkları, Kuzey Kore birliklerinin, ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.
Amerikan The Washington Post’a konuşan Ukrayna özel kuvvetler birlikleri, Kim&#039;e atfedilen el yazması yeni yıl mektuplarının yanı sıra son haftalarda ölen Kuzey Koreli askerlerden alınan vücut zırhı, ekipman, ilk yardım kitleri, askeri kimlikler, bir kürek, Ukrayna yapımı bir bıçak ve iki modern Rus saldırı tüfeği ile birlikte 23 Korece ve Rusça ifadenin listesini gösterdi.
Ukrayna 8. Özel Harekat Kuvvetleri Alayı 1. Tabur üyesi 31 yaşındaki Vlad, Rusya&#039;nın müttefiklerini savaşa hazırlarken “misafir için en iyisi” zihniyetini izlediğini söyledi.
Vlad, “Rusların donanımı çok daha zayıftı. Ruslar Kuzey Korelilere hava atmaya çalıştılar” dedi.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, bu ay yaptığı açıklamada son haftalarda 4 bin kadar Kuzey Kore askerinin öldürüldüğünü ya da yaralandığını ve sadece iki kişinin sağ ele geçirildiğini söyledi. Her iki kişi de yaralı olarak Kiev&#039;de gözetim altına alındı ve Zelenski, yaralıların sorgulanmakta ve tedavi edilmekte olduğunu söyledi.
Kuzey Kore saldırıları şu ana kadar Rusya&#039;nın batısındaki Kursk bölgesinde, Ukrayna birliklerinin geçen yılın ağustos ayından bu yana kontrol ettiği küçük bir bölgede sınırlı kaldı.
Ukraynalı birlikler, haftalar süren aralıksız saldırıların ardından son günlerde Kuzey Kore birliklerinin, Rus saldırıları devam ederken bile savaş alanında neredeyse hiç görünmediğini söylüyor.
Geçen ay Kuzey Kore birlikleriyle sekiz saat süren bir çatışmaya giren özel kuvvetler taburundaki bir başka asker olan 25 yaşındaki Vitalii, “Yaralarını sarıyorlar” dedi.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un&#039;un mesajlarını içeren el yazısıyla yazılmış iki sayfa 31 Aralık ve 1 Ocak tarihlerini taşıyor.Mesajlardan birinde “Anavatandan çok uzakta, yürek parçalayıcı fedakârlıklar ve pahalı savaş zaferlerinin sevinçlerini, birçok asil savaş deneyimini, gerçek yoldaşlık ve vatanseverliğin paha biçilmez duygusunu yaşadınız” deniyordu.
Mektupta ayrıca şu ifadeler yer alıyordu: “Adanmışlığınız ve yorulmak bilmeyen çabalarınız için minnettarlığımı ifade edecek ve sizi cesaretlendirecek kelimeleri nasıl bulacağımı bile bilmiyorum. Sizi gerçekten özlüyorum yoldaşlar.”
Geçtiğimiz hafta bir askerde bulunan ayrı bir küçük kitapçık, vatansever Kuzey Kore şarkılarının el yazısıyla yazılmış sözleriyle doluydu. Sözlerden birinde &quot;Kaderim her zaman anavatanla paylaşılır&quot; yazıyordu.Askerlerin görev sırasında ceplerinde bu mesajları taşımaları, Ukraynalı askerlere, çoğunlukla yüksek maaşlar karşılığında sözleşmeli olarak savaşan Rus askerlerinden çok daha ideolojik olarak motive olduklarını düşündürdü.
Kuzey Kore birlikleri geçen ay ilk kez savaş alanına çıktığında, Ukraynalı askerler büyük gruplar halinde nasıl hareket ettikleri ve Ukraynalı insansız hava araçlarından saklanmaya bile çalışmadıkları karşısında şaşkına dönmüştü. Birçoğu bu ilk dalgalarda kolayca öldürüldü, ancak Ukraynalılar, sonraki çatışmalarda yeni gelenlerin savaşa hazır, fiziksel olarak formda ve yetenekli nişancılar olduğunu kanıtladıklarını söyledi.Aralık ayının ortalarında Vitalii ve taburundan sekiz asker, iki görevle Kursk&#039;a gönderildi: birincisi, ağaç hattı boyunca Ukrayna mevzilerinin kontrolünü sağlamak; diğeri ise bir Kuzey Koreliyi esir almaktı.
İçeri giren 24 yaşındaki Dmytro, 20 metre uzaklıktaki Kuzey Kore birlikleriyle görsel temas kurdu ve ateş etti.
Sonraki sekiz saat boyunca, karla uyum sağlamak için beyaz kamuflaj giyen Kuzey Korelilerin karşılık vermeyi bırakmadıklarını söyledi.
Ukraynalılar, Korece emir veren belirgin bir ses duyabiliyorlardı, “Tonu zaman zaman daha da çaresizleşiyordu” dediler. Sadece bir kez, &quot;Dur! Gitme!&quot; diye bağıran bir Rus sesi duydular.
Savaşa katılan askerler, daha önce Kursk&#039;ta başka Ukrayna mevzilerini ele geçiren Kuzey Kore birliklerinin, mevzideki 9 Ukr ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/biwQsh_6NEauX4_YE0IThw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>“Koyun, sürüsü, gibi, değiller”:, Acemi, Kuzey, Kore, askerleri, Ukrayna, birlikleri, karşısında, nasıl, bir, sınav, veriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/biwQsh_6NEauX4_YE0IThw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="“Koyun sürüsü gibi değiller”: Acemi Kuzey Kore askerleri, Ukrayna birlikleri karşısında nasıl bir sınav veriyor?"><p>Ukraynalı askerler, Rus ordusu saflarında savaşa dahil olan Kuzeey Kore birlikleri ile karşılaşma anlarını anlattı. Öldürülen Kuzey Kore askerlerinin üzerinden çıkan notlar, birliklerin ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mjU3kVESrUe83X3MpK2aYA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Direnmek nafile.” “Teslim olun.” “Etrafınız sarıldı.”
Bu ifadeler, Ukraynalı askerlerin bu ay ölen bir Kuzey Koreli askerin üzerinden çıkardıkları yıpranmış bir kâğıt parçasının üzerine kaba Rusça çevirileriyle birlikte Korece olarak basılmıştı.
Kağıtlar, Rusya'nın yeni müttefiklerini cephede saldırıları sırasında Ukraynalı esirleri almaya nasıl hazırladığına dair dikkate değer bir fikir veriyor.
Ukraynalı askerler, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın son küresel tırmanışında, son haftalarda mevzilerine saldıran binlerce Kuzey Koreli askeri daha iyi anlamak için bu tür belgeleri ve savaş alanından kurtardıkları diğer eşyaları kullanıyorlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wv6Kd--BH0-TOBpEAZAMKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu belgeler ve Ukraynalı askerlerin Kuzey Kore güçleriyle karşılaşmalarına ilişkin anlattıkları, Kuzey Kore birliklerinin, ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.
Amerikan The Washington Post’a konuşan Ukrayna özel kuvvetler birlikleri, Kim'e atfedilen el yazması yeni yıl mektuplarının yanı sıra son haftalarda ölen Kuzey Koreli askerlerden alınan vücut zırhı, ekipman, ilk yardım kitleri, askeri kimlikler, bir kürek, Ukrayna yapımı bir bıçak ve iki modern Rus saldırı tüfeği ile birlikte 23 Korece ve Rusça ifadenin listesini gösterdi.
Ukrayna 8. Özel Harekat Kuvvetleri Alayı 1. Tabur üyesi 31 yaşındaki Vlad, Rusya'nın müttefiklerini savaşa hazırlarken “misafir için en iyisi” zihniyetini izlediğini söyledi.
Vlad, “Rusların donanımı çok daha zayıftı. Ruslar Kuzey Korelilere hava atmaya çalıştılar” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xUEs4upKZUqh6IiLMh_GEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, bu ay yaptığı açıklamada son haftalarda 4 bin kadar Kuzey Kore askerinin öldürüldüğünü ya da yaralandığını ve sadece iki kişinin sağ ele geçirildiğini söyledi. Her iki kişi de yaralı olarak Kiev'de gözetim altına alındı ve Zelenski, yaralıların sorgulanmakta ve tedavi edilmekte olduğunu söyledi.
Kuzey Kore saldırıları şu ana kadar Rusya'nın batısındaki Kursk bölgesinde, Ukrayna birliklerinin geçen yılın ağustos ayından bu yana kontrol ettiği küçük bir bölgede sınırlı kaldı.
Ukraynalı birlikler, haftalar süren aralıksız saldırıların ardından son günlerde Kuzey Kore birliklerinin, Rus saldırıları devam ederken bile savaş alanında neredeyse hiç görünmediğini söylüyor.
Geçen ay Kuzey Kore birlikleriyle sekiz saat süren bir çatışmaya giren özel kuvvetler taburundaki bir başka asker olan 25 yaşındaki Vitalii, “Yaralarını sarıyorlar” dedi.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un mesajlarını içeren el yazısıyla yazılmış iki sayfa 31 Aralık ve 1 Ocak tarihlerini taşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-TN6PZzHrkKoeBkeQzxP1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mesajlardan birinde “Anavatandan çok uzakta, yürek parçalayıcı fedakârlıklar ve pahalı savaş zaferlerinin sevinçlerini, birçok asil savaş deneyimini, gerçek yoldaşlık ve vatanseverliğin paha biçilmez duygusunu yaşadınız” deniyordu.
Mektupta ayrıca şu ifadeler yer alıyordu: “Adanmışlığınız ve yorulmak bilmeyen çabalarınız için minnettarlığımı ifade edecek ve sizi cesaretlendirecek kelimeleri nasıl bulacağımı bile bilmiyorum. Sizi gerçekten özlüyorum yoldaşlar.”
Geçtiğimiz hafta bir askerde bulunan ayrı bir küçük kitapçık, vatansever Kuzey Kore şarkılarının el yazısıyla yazılmış sözleriyle doluydu. Sözlerden birinde "Kaderim her zaman anavatanla paylaşılır" yazıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ynxhM8ZYakWS7iKmPOjVsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Askerlerin görev sırasında ceplerinde bu mesajları taşımaları, Ukraynalı askerlere, çoğunlukla yüksek maaşlar karşılığında sözleşmeli olarak savaşan Rus askerlerinden çok daha ideolojik olarak motive olduklarını düşündürdü.
Kuzey Kore birlikleri geçen ay ilk kez savaş alanına çıktığında, Ukraynalı askerler büyük gruplar halinde nasıl hareket ettikleri ve Ukraynalı insansız hava araçlarından saklanmaya bile çalışmadıkları karşısında şaşkına dönmüştü. Birçoğu bu ilk dalgalarda kolayca öldürüldü, ancak Ukraynalılar, sonraki çatışmalarda yeni gelenlerin savaşa hazır, fiziksel olarak formda ve yetenekli nişancılar olduğunu kanıtladıklarını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2gGepB6K4kWr3vhxGVjLNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aralık ayının ortalarında Vitalii ve taburundan sekiz asker, iki görevle Kursk'a gönderildi: birincisi, ağaç hattı boyunca Ukrayna mevzilerinin kontrolünü sağlamak; diğeri ise bir Kuzey Koreliyi esir almaktı.
İçeri giren 24 yaşındaki Dmytro, 20 metre uzaklıktaki Kuzey Kore birlikleriyle görsel temas kurdu ve ateş etti.
Sonraki sekiz saat boyunca, karla uyum sağlamak için beyaz kamuflaj giyen Kuzey Korelilerin karşılık vermeyi bırakmadıklarını söyledi.
Ukraynalılar, Korece emir veren belirgin bir ses duyabiliyorlardı, “Tonu zaman zaman daha da çaresizleşiyordu” dediler. Sadece bir kez, "Dur! Gitme!" diye bağıran bir Rus sesi duydular.
Savaşa katılan askerler, daha önce Kursk'ta başka Ukrayna mevzilerini ele geçiren Kuzey Kore birliklerinin, mevzideki 9 Ukraynalı özel kuvvet askeri ve dört piyadenin direnişi karşısında şaşkın göründüklerini söyledi. Ancak Kuzey Koreliler de şiddetli ve saldırgan bir şekilde savaşarak gelişmiş savaş taktikleri sergilediler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pBL_OUjAtE-KJTcbttWjKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı askerler Vitalii ve Volodymyr, sonunda yakalayabileceklerine inandıkları bir askeri tespit ettiler. Onu vurup yaraladılar, sonra Vitalii onu Ukrayna mevzisine sürükledi, burada bir sağlık görevlisi onu stabilize etti. Dört saat boyunca onu hayatta tuttular, ilk Kuzey Koreli savaş esirleri olmasını umdular.
Ancak Ukraynalılar o günün ilerleyen saatlerinde geri çekilirken, Kuzey Koreliler tekrar saldırdı. İnsansız hava araçları, top mermileri ve silah ateşi altında kaotik bir geri çekilme sırasında, esirleri ve Ukraynalı askerlerden biri öldürüldü. 
Askerler, cesedin yerli ve yabancı yetkililer tarafından ilgiyle incelendiğini belirterek, hem İngiliz hem de Güney Koreli yetkililerin, Kuzey Kore'nin savaş alanındaki varlığına dair DNA kanıtı bulmak için cesetten örnek aldığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HcePFrkMtUWPlNlwOvgvnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Savaşa katılan özel kuvvetler grubunun komutanı 30 yaşındaki Viktor, gruplarının o zamandan beri doğrudan Kuzey Kore askerleriyle karşılaşmadığını ancak savaş alanına nasıl "uyum sağladıklarını" görebildiklerini söyledi.
Viktor, "Daha akıllı olmaya çalışıyorlar, bir noktada koyun sürüsü gibi olmaya çalışmıyorlar" dedi.
Kuzey Kore belgelerinin ayrı bir bölümü, birliklerin savaş deneyimlerini ayrıntılı olarak kaydettiğini ve savaş alanındaki deneyimlerini yeni teknolojileri daha iyi anlamak için kullandıklarını gösteriyor. Ukrayna, Pyongyang'ın bu fırsatı Batı ile olası gelecekteki çatışmalar için pratik savaş alanı deneyimi kazanma şansı olarak değerlendirdiği konusunda uyardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EBpjfRdpOEuyKeuuwdH1zg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belgelerden birinde, "Gerçek zamanlı keşif ve insansız hava aracı saldırılarının gerçekleştirildiği modern savaşta, muharebe ekiplerinin iki veya üç kişilik daha küçük birimlere dağıtılmaması, düşman insansız hava araçları ve topçularından önemli kayıplara yol açabilir" ifadeleri yer alıyor.
Belgeler ayrıca bazı Kuzey Kore birliklerinin davranışlarını eleştirel bir şekilde anlatarak, teslim olmaya çalışan bazı Ukraynalı askerleri öldürdüklerini, bunun Ukraynalıları kızdıran ve nihayetinde "savaşı uzatan" bir taktik olduğunu ortaya koydu.
Belgelerde, bazı Kuzey Kore birliklerinin, düşman saldırıları riskine rağmen yaralı askerlerini kurtarmak için defalarca koştukları ve daha fazla can kaybına neden oldukları belirtildi.
Ayrıca bazı Kuzey Kore askerlerinin "düşman kaleleri, insansız hava aracı fırlatma üsleri veya topçu mevzileri gibi kritik bilgilerin kendilerine verilmemesi ve bu nedenle savaş alanına hazırlıksız girmeleri" nedeniyle zorluk yaşadıkları belirtiliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;den geriye enkaz kaldı! Cibaliye Mülteci Kampı görüntülendi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilden-geriye-enkaz-kaldi-cibaliye-multeci-kampi-goeruntulendi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilden-geriye-enkaz-kaldi-cibaliye-multeci-kampi-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze’de İsrail ile Hamas arasında ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Reuters’ın drone ile çektiği görüntüler, Cibaliye Mülteci Kampındaki büyük yıkımı gözler önüne serdi. Yerle bir olmuş binalar arasında yürüyen Filistinliler, İsrail’in 15 aylık bombardımanları sonucu enkaz haline gelen mahallelerine dönüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ANj26iiPeUudKDMpgbCaPg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailden, geriye, enkaz, kaldı, Cibaliye, Mülteci, Kampı, görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ANj26iiPeUudKDMpgbCaPg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'den geriye enkaz kaldı! Cibaliye Mülteci Kampı görüntülendi"><p>Gazze’de İsrail ile Hamas arasında ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Reuters’ın drone ile çektiği görüntüler, Cibaliye Mülteci Kampındaki büyük yıkımı gözler önüne serdi. Yerle bir olmuş binalar arasında yürüyen Filistinliler, İsrail’in 15 aylık bombardımanları sonucu enkaz haline gelen mahallelerine dönüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Joe Biden hafızalara gaflarıyla kazındı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/joe-biden-hafizalara-gaflariyla-kazindi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/joe-biden-hafizalara-gaflariyla-kazindi</guid>
<description><![CDATA[ Bazen ülkeleri karıştırdı bazen de isimleri... Joe Biden&#039;ın başkanlığı peş peşe yaptığı gaflarıyla da hafızalara kazındı. Biden&#039;ın başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda akılda kalanlar... ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IXJVGiFeA0uotJn5rZTSuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Joe, Biden, hafızalara, gaflarıyla, kazındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IXJVGiFeA0uotJn5rZTSuA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Joe Biden hafızalara gaflarıyla kazındı"><p>Bazen ülkeleri karıştırdı bazen de isimleri... Joe Biden'ın başkanlığı peş peşe yaptığı gaflarıyla da hafızalara kazındı. Biden'ın başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda akılda kalanlar...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya Hamas&amp;apos;ı konuşuyor: &amp;quot;Tünellerden çıktı, kontrolü sağladı&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunya-hamasi-konusuyor-tunellerden-cikti-kontrolu-sagladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunya-hamasi-konusuyor-tunellerden-cikti-kontrolu-sagladi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de ateşkes anlaşması, dünden itibaren yürürlüğe girdi. Anlaşma kapsamında üç İsrailli rehine Filistinli mahkumlar karşılığında serbest bırakıldı. Dikkat çeken ayrıntı, İsrail&#039;in 15 ay süren saldırılarına rağmen onlarca Hamas üyesinin, ellerinde silahlarla, adeta gövde gösterisi yapması oldu. Bu görüntü, İsrail&#039;de büyük yankı uyandırdı. Hamas&#039;ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu. İsrail basını, Hamas&#039;ın tünellerden çıkarak Gazze&#039;de kontrolü yeniden sağladığını yazdı, &quot;Hamas nasıl yok edilemedi?&quot; sorusuna yanıt aradı.Ateşkes yürürlüğe girdi. Maskeli Hamas üyeleri araçlarla Gazze sokaklarında tur atmaya başladı.
Üç İsrailli rehinenin teslimi sırasında bölgede çok sayıda bulunan Hamas üyeleri dikkat çekti.İsrail ve ABD basını Hamas&#039;ın gövde gösterisi yaptığı yorumunu yaptı.
Amerikan New York Times gazetesi Hamas&#039;ın 15 ay süren savaşta ağır kayıplar vermesine rağmen Gazze&#039;de hala hakim güç olduğunu kanıtladığını yazdı.
Hamas&#039;ın Gazze&#039;nin geleceğinin bir parçası olması gerektiği mesajını da iletmeye çalıştığı belirtildi.Hamas&#039;ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu.
Bakanlıkların ve kurumların savaş sonrası hayatın normale dönmesi için çalışmaya başladıkları vurgulandı.
Peki Hamas, 15 ay boyunca İsrail&#039;in karadan ve havadan yoğun saldırılarına karşın nasıl ayakta kalabildi?İsrail&#039;de yayınlanan Jerusalem Post gazetesi, bu konuyla ilgili analizinde, &quot;Hamas tünellerden çıkarak Gazze&#039;de kontrolü hiçbir zaman kaybetmediğini gösterdi&quot; başlığını kullandı.
Gazete, Hamas&#039;ın Gazze&#039;de yerel medya, hastane ve okullar dahil hayatın her alanını hakimiyeti altında tuttuğunu ve bunun sayesinde kendini savaşın galibi olarak gösterebildiğini yazdı.Jerusalem Post gazetesi, Hamas&#039;ın kaybettiği üyelerinin yerine yenilerinin aldığını ve komuta kontrol yapısını koruyabildiğini belirtti.
Haberde, İsrail&#039;in Hamas üyelerinin saklandığı Gazze&#039;deki tünneleri tam olarak yok edemediğine dikkat çekildi.
Hamas, Gazze&#039;nin genç nüfusu arasından kendine yeni üyeler bulmakta zorlanmadığının altı çizildi.Amerikan New York Times gazetesi, Hamas&#039;ın Gazze&#039;yi hala kontrol altında tutmasına karşın geleceğinin belirsiz olduğu değerlendirmesine yer verdi.İsrail&#039;in Hamas&#039;ı yok etme hedefini bırakmadığı ve bazı rehinelerin serbest kalmasının ardından savaşı yeniden başlatabileceği vurgulandı.İsrail&#039;de yayımlanan Haarezt gazetesi bu noktada serbest bırakılan rehinelerin anlatacaklarının kilit önem taşıdığını yazdı.
Bu rehinelerin yaşadıklarını anlatmalarıyla İsrail kamouyunda tüm rehinelerin kurtarılması için yoğun baskı oluşabileceği, ateşkesin diğer aşamalarının bozulmadan yürütülmesinin oluşacak bu baskıya bağlı olduğu belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oH0EPxmsTU6Zwyg8rIYMsQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, Haması, konuşuyor:, Tünellerden, çıktı, kontrolü, sağladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oH0EPxmsTU6Zwyg8rIYMsQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünya Hamas'ı konuşuyor: " t kontrol sa><p>Gazze'de ateşkes anlaşması, dünden itibaren yürürlüğe girdi. Anlaşma kapsamında üç İsrailli rehine Filistinli mahkumlar karşılığında serbest bırakıldı. Dikkat çeken ayrıntı, İsrail'in 15 ay süren saldırılarına rağmen onlarca Hamas üyesinin, ellerinde silahlarla, adeta gövde gösterisi yapması oldu. Bu görüntü, İsrail'de büyük yankı uyandırdı. Hamas'ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu. İsrail basını, Hamas'ın tünellerden çıkarak Gazze'de kontrolü yeniden sağladığını yazdı, "Hamas nasıl yok edilemedi?" sorusuna yanıt aradı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k9KmAw_mNkOcmvNP-YJu4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkes yürürlüğe girdi. Maskeli Hamas üyeleri araçlarla Gazze sokaklarında tur atmaya başladı.
Üç İsrailli rehinenin teslimi sırasında bölgede çok sayıda bulunan Hamas üyeleri dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BCZ210Lyp0epBMb1BxvVbQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ve ABD basını Hamas'ın gövde gösterisi yaptığı yorumunu yaptı.
Amerikan New York Times gazetesi Hamas'ın 15 ay süren savaşta ağır kayıplar vermesine rağmen Gazze'de hala hakim güç olduğunu kanıtladığını yazdı.
Hamas'ın Gazze'nin geleceğinin bir parçası olması gerektiği mesajını da iletmeye çalıştığı belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eTRQkCJhcEKsGFW6WUjccw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas'ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu.
Bakanlıkların ve kurumların savaş sonrası hayatın normale dönmesi için çalışmaya başladıkları vurgulandı.
Peki Hamas, 15 ay boyunca İsrail'in karadan ve havadan yoğun saldırılarına karşın nasıl ayakta kalabildi?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/swD2SS_5DkugIhhV069d3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'de yayınlanan Jerusalem Post gazetesi, bu konuyla ilgili analizinde, "Hamas tünellerden çıkarak Gazze'de kontrolü hiçbir zaman kaybetmediğini gösterdi" başlığını kullandı.
Gazete, Hamas'ın Gazze'de yerel medya, hastane ve okullar dahil hayatın her alanını hakimiyeti altında tuttuğunu ve bunun sayesinde kendini savaşın galibi olarak gösterebildiğini yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BhScTIG_FkiZUe6jx12v9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jerusalem Post gazetesi, Hamas'ın kaybettiği üyelerinin yerine yenilerinin aldığını ve komuta kontrol yapısını koruyabildiğini belirtti.
Haberde, İsrail'in Hamas üyelerinin saklandığı Gazze'deki tünneleri tam olarak yok edemediğine dikkat çekildi.
Hamas, Gazze'nin genç nüfusu arasından kendine yeni üyeler bulmakta zorlanmadığının altı çizildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aPggQROJkk6QRPODISt67w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan New York Times gazetesi, Hamas'ın Gazze'yi hala kontrol altında tutmasına karşın geleceğinin belirsiz olduğu değerlendirmesine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IaYAhWm6fkad-fvYYAjRAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'in Hamas'ı yok etme hedefini bırakmadığı ve bazı rehinelerin serbest kalmasının ardından savaşı yeniden başlatabileceği vurgulandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kT1MD0NP-02t_MTKDM1jOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'de yayımlanan Haarezt gazetesi bu noktada serbest bırakılan rehinelerin anlatacaklarının kilit önem taşıdığını yazdı.
Bu rehinelerin yaşadıklarını anlatmalarıyla İsrail kamouyunda tüm rehinelerin kurtarılması için yoğun baskı oluşabileceği, ateşkesin diğer aşamalarının bozulmadan yürütülmesinin oluşacak bu baskıya bağlı olduğu belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zxtdUg1sOEyYpqanC061hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meyve bahçelerinden molozlara: Gazze’nin kuzeyine dönüş | “Kalbimi evde bıraktım”</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/meyve-bahcelerinden-molozlara-gazzenin-kuzeyine-doenus-kalbimi-evde-biraktim</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/meyve-bahcelerinden-molozlara-gazzenin-kuzeyine-doenus-kalbimi-evde-biraktim</guid>
<description><![CDATA[ Gazze’de ateşkesin sağlanmasının ardından yerinden edilen Filisinliler kuzeydeki evlerine dönmeye başladı. İsrail’in 15 ayda yarattığı yıkım sonucu bölge enkaza dönerken, çok sayıda meyve bahçesi moloz yığınlarıyla kaplandı. Ancak Filistinliler umutlarını yitirmedi. Gazzeliler, aylar sonra eve dönmenin hissettirdiklerini anlattı...İsrail ile Hamas arasında uzun zamandır beklenen ateşkes dün başladı.
İngiliz The Guardian gazetesi, Gazze&#039;nin kuzeyindeki Beyt Hanun&#039;u en son 7 Ekim 2023&#039;teki İsrail saldırıları başlamadan üç gün önce ziyaret etmişti. O zaman bölgedeki çok sayıda meyve bahçesi guava ve sezonun son narlarıyla doluydu.
15 ay sonra Beyt Hanun&#039;dan geriye kalan tek şey beyaz molozların üzerinde yükselen siyah dumanlar oldu.
Yine de bunca ölüm, acı ve yıkımın ortasında ateşkesin, Gazze halkının yaşadığı kabusların nihayet sona erdirmesi bekleniyor.
GAZZE&#039;DEKİ YIKIMIN DRON GÖRÜNTÜLERİ“Kalbimi evde, kuzeyde bıraktım. Her gün kalbime &#039;Eve döneceğim&#039; diye fısıldıyordum” diyen Gazzeli öğretmen Asma Mustafa, şu anda iki kızıyla birlikte Nuseyrat mülteci kampında yaşıyor.
38 yaşındaki kadın, “Her şeyimi kaybettim; arabamı, evimi, işimi, paramı. İyi beslenemiyorum, iyi uyuyamıyorum, temiz su içemiyorum, yiyecek bulmakta zorlanıyorum... Hayatta kaldığıma inanamıyorum. Kendimi Filistin tarihine bir satır yazmış gibi hissediyorum” diye konuştu.
Mustafa, bir çadırda yaşadığı günleri saymış: Çocuklarıyla birlikte beşinci kez İsrail kara birliklerinden kaçarak Gazze&#039;nin merkezindeki Nuseyrat&#039;a 115 gün önce ulaşmışlar.Mustafa&#039;nın hikayesi Gazze Şeridi boyunca defalarca tekrarlandı.
2,3 milyonluk nüfusun yüzde 90&#039;ı evlerinden oldu ve İsrail saldırılarında yaklaşık 47 bin Filistin kişi öldürüldü.
Açlık, kalacak yer yetersizliği ve sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle ölenler henüz resmi rakamlara dahil edilmedi.İsrail&#039;in ateşkes sonrası Gazze Şeridi&#039;ne düzenlediği hava saldırıları nedeniyle sonraki birkaç saat içinde en az 19 kişi hayatını kaybetti.
Daha sonra anlaşmanın yürürlüğe girdiği açıklandı.
Ardından 28 yaşındaki Damari, 24 yaşındaki Romi Gonen ve 31 yaşındaki Doron Steinbrecher&#039;in serbest bırakılacak ilk rehineler olarak isimlerinin yer aldığı liste teslim edildi.Ateşkesin uygulanmasındaki gecikmeden habersiz olan Gazze&#039;deki bazı insanlar dün erken saatlerde kutlamalara başladı.
Bölge sakinleri, erkek, kadın ve çocukların ağlayıp şarkı söylediğini, şeker dağıttığını ve harap olmuş evlerine dönmek için eşyalarını toplamaya başladığını söyledi.
Öğleden sonra, ateşkes resmen başladıktan sonra şeritte coşku hakimdi.Merkezdeki Deyr el-Belah kasabasında bulunan El Aksa Şehitleri hastanesi çalışanları, kutlamalara katılmak için dışarı çıktı.
Tesisin 10 saatten fazla süredir tek bir yaralı kabul etmediğini söylediler. Bu, savaşın başlamasından bu yana yaralı kabul edilmeyen en uzun süre.Gece çökerken Doğu Kudüs ve Batı Şeria da kutlamalara hazırlanıyordu.
Üç rehine karşılığında İsrail hapishanelerinden salıverilecek 90 kadın ve çocuğun aileleri Ramallah&#039;ta onları karşılamak için heyecanla toplandı.Evi yıkılan ve ailesiyle birlikte geçen aralıktan beri çadırda yaşayan Deyr el-Belahlı muhasebeci 34 yaşındaki Nasser Qudeimat, şunları söyledi: “Çok fazla şey hissediyorum. Artık geceleri çocuklarımı nasıl güvende tutacağım konusunda endişelenmeme gerek kalmadığı için çok mutluyum... Ama şimdi onlara nasıl bir hayat verebileceğimi bilmiyorum”Ateşkes anlaşmasının birinci aşaması, Gazze Şeridi&#039;ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak.
Üç aşamalı karmaşık anlaşmanın, altı haftalık ilk aşamadan sonra uluslararası arabulucuların savaşa kalıcı bir ateşkes getirmesine yetecek kadar uzun süre devam edip etmeyeceği henüz belli değil. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T7ujxs9vdEGoMZ1YC5-eqA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meyve, bahçelerinden, molozlara:, Gazze’nin, kuzeyine, dönüş, “Kalbimi, evde, bıraktım”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T7ujxs9vdEGoMZ1YC5-eqA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Meyve bahçelerinden molozlara: Gazze’nin kuzeyine dönüş | “Kalbimi evde bıraktım”"><p>Gazze’de ateşkesin sağlanmasının ardından yerinden edilen Filisinliler kuzeydeki evlerine dönmeye başladı. İsrail’in 15 ayda yarattığı yıkım sonucu bölge enkaza dönerken, çok sayıda meyve bahçesi moloz yığınlarıyla kaplandı. Ancak Filistinliler umutlarını yitirmedi. Gazzeliler, aylar sonra eve dönmenin hissettirdiklerini anlattı...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6I82Ab0KM0221BphmhB-Hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ile Hamas arasında uzun zamandır beklenen ateşkes dün başladı.
İngiliz The Guardian gazetesi, Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Hanun'u en son 7 Ekim 2023'teki İsrail saldırıları başlamadan üç gün önce ziyaret etmişti. O zaman bölgedeki çok sayıda meyve bahçesi guava ve sezonun son narlarıyla doluydu.
15 ay sonra Beyt Hanun'dan geriye kalan tek şey beyaz molozların üzerinde yükselen siyah dumanlar oldu.
Yine de bunca ölüm, acı ve yıkımın ortasında ateşkesin, Gazze halkının yaşadığı kabusların nihayet sona erdirmesi bekleniyor.
GAZZE'DEKİ YIKIMIN DRON GÖRÜNTÜLERİ</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N40MEj4TU0CmR0Y9vJ0L8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Kalbimi evde, kuzeyde bıraktım. Her gün kalbime 'Eve döneceğim' diye fısıldıyordum” diyen Gazzeli öğretmen Asma Mustafa, şu anda iki kızıyla birlikte Nuseyrat mülteci kampında yaşıyor.
38 yaşındaki kadın, “Her şeyimi kaybettim; arabamı, evimi, işimi, paramı. İyi beslenemiyorum, iyi uyuyamıyorum, temiz su içemiyorum, yiyecek bulmakta zorlanıyorum... Hayatta kaldığıma inanamıyorum. Kendimi Filistin tarihine bir satır yazmış gibi hissediyorum” diye konuştu.
Mustafa, bir çadırda yaşadığı günleri saymış: Çocuklarıyla birlikte beşinci kez İsrail kara birliklerinden kaçarak Gazze'nin merkezindeki Nuseyrat'a 115 gün önce ulaşmışlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-m_Pk3U4OEmBvhsYNUtoTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mustafa'nın hikayesi Gazze Şeridi boyunca defalarca tekrarlandı.
2,3 milyonluk nüfusun yüzde 90'ı evlerinden oldu ve İsrail saldırılarında yaklaşık 47 bin Filistin kişi öldürüldü.
Açlık, kalacak yer yetersizliği ve sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle ölenler henüz resmi rakamlara dahil edilmedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IcXc6H2uvkqKsi3U2sX3iA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'in ateşkes sonrası Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırıları nedeniyle sonraki birkaç saat içinde en az 19 kişi hayatını kaybetti.
Daha sonra anlaşmanın yürürlüğe girdiği açıklandı.
Ardından 28 yaşındaki Damari, 24 yaşındaki Romi Gonen ve 31 yaşındaki Doron Steinbrecher'in serbest bırakılacak ilk rehineler olarak isimlerinin yer aldığı liste teslim edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QWNE5T37FUKv7IQy7-txcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkesin uygulanmasındaki gecikmeden habersiz olan Gazze'deki bazı insanlar dün erken saatlerde kutlamalara başladı.
Bölge sakinleri, erkek, kadın ve çocukların ağlayıp şarkı söylediğini, şeker dağıttığını ve harap olmuş evlerine dönmek için eşyalarını toplamaya başladığını söyledi.
Öğleden sonra, ateşkes resmen başladıktan sonra şeritte coşku hakimdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NSKNMeDPqkua8KeMmSqi5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merkezdeki Deyr el-Belah kasabasında bulunan El Aksa Şehitleri hastanesi çalışanları, kutlamalara katılmak için dışarı çıktı.
Tesisin 10 saatten fazla süredir tek bir yaralı kabul etmediğini söylediler. Bu, savaşın başlamasından bu yana yaralı kabul edilmeyen en uzun süre.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b3t-CBwhEU20smhCMpDtsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gece çökerken Doğu Kudüs ve Batı Şeria da kutlamalara hazırlanıyordu.
Üç rehine karşılığında İsrail hapishanelerinden salıverilecek 90 kadın ve çocuğun aileleri Ramallah'ta onları karşılamak için heyecanla toplandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OKTFR2wcWkyul9Cs1-hkpg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Evi yıkılan ve ailesiyle birlikte geçen aralıktan beri çadırda yaşayan Deyr el-Belahlı muhasebeci 34 yaşındaki Nasser Qudeimat, şunları söyledi: “Çok fazla şey hissediyorum. Artık geceleri çocuklarımı nasıl güvende tutacağım konusunda endişelenmeme gerek kalmadığı için çok mutluyum... Ama şimdi onlara nasıl bir hayat verebileceğimi bilmiyorum”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SzaBcbK2bEWWthTIM17fZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkes anlaşmasının birinci aşaması, Gazze Şeridi'ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak.
Üç aşamalı karmaşık anlaşmanın, altı haftalık ilk aşamadan sonra uluslararası arabulucuların savaşa kalıcı bir ateşkes getirmesine yetecek kadar uzun süre devam edip etmeyeceği henüz belli değil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kC-Yg7XYnkmWm0neYqZLlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>First Lady&amp;apos;yi giydirmek: Melania Trump&amp;apos;ın kıyafetleri ne anlatıyor?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/first-ladyyi-giydirmek-melania-trumpin-kiyafetleri-ne-anlatiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/first-ladyyi-giydirmek-melania-trumpin-kiyafetleri-ne-anlatiyor</guid>
<description><![CDATA[ Amerikan başkanının eşi olmak, tarih boyunca bazı sorumlulukları ve meraklı gözleri beraberinde getirdi. First Lady&#039;ler için moda, bireysel olarak arkasında durdukları değerleri gösteren önemli bir iletişim aracı oldu. Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullanırken, son başkan Joe Biden&#039;ın eşi Jill Biden, daha geleneksel bir duruş benimsedi. Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump&#039;ın ise giydikleriyle bu kez hangi hikayeyi anlatacağı belirsizliğini koruyor. Kocasının ilk döneminde, birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu: Amerikan moda devlerinin ise Trump ile çalışıp çalışmayacağı merak konusu.Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde First Lady&#039;ler için moda, uzun yıllardır bireysel olarak neyi temsil ettiklerini gösteren önemli bir iletişim aracı oldu.Tek bir fotoğrafla bir tasarımcının kariyerini değiştirebilen Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullandı.
Eski Başkan Barack Obama&#039;nın döneminde, Jason Wu, Fe Noel, Jonathan Simkhai, Pyer Moss ve Isabel Toledo (Küba asıllı Amerikalı tasarımcı, Obama&#039;nın 2009&#039;daki yemin töreni elbisesini tasarladıktan sonra herkesin bildiği bir isim haline geldi) gibi gelecek vaat eden yeteneklerin görünümlerini giydi.Doktor Jill Biden son dört yılda daha geleneksel markalara yönelmiş olsa da (Oscar de la Renta, Tom Ford ve Ralph Lauren bunlardan birkaçı) sembolizm, zaman zaman kıyafetlerine tam anlamıyla işlendi.2021&#039;de kocasının yemin töreni sırasında Biden, ABD&#039;nin her eyaletinden ve bölgesinden federal çiçeklerle işlenmiş özel bir Gabriela Hearst elbisesi giydi.Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump, henüz giyim tarzıyla hikaye anlatma konusunda aynı yolu izlemedi.
Başkan seçilen Donald Trump&#039;ın ilk döneminde, Slovenya doğumlu eski model, Louboutin stilettoları ve özel dikim Christian Dior takımlarıyla heykel gibi görünüyordu.Birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu.
ABD-Meksika sınırındaki bir göçmen çocuk sığınma evini ziyaret etmek için giydiği &quot;Gerçekten Umurumda Değil, Ya Senin?&quot; yazılı ceketi büyük tartışmaları tetikledi.First Lady&#039;yi giydirmek, çoğu Amerikan markasının ancak hayalini kurabileceği, kariyer tanımlayan bir başarı.
Sekiz yıl sonra moda endüstrisi Melania Trump hakkında ne düşünüyor sorusu ise henüz cevapsız.Tarih boyunca, First Lady&#039;ler kıyafet seçimleriyle herkesi memnun etmek için mücadele etti.
Her biri en az bir First Lady giydirmiş olan birkaç üst düzey Amerikalı tasarımcı, Trump ile çalışmaya açık olup olmadıkları üzerine yorum yapmayı reddediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/52QiFn9pGU6Al7LZ-X9Lmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>First, Ladyyi, giydirmek:, Melania, Trumpın, kıyafetleri, anlatıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/52QiFn9pGU6Al7LZ-X9Lmw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="First Lady'yi giydirmek: Melania Trump'ın kıyafetleri ne anlatıyor?"><p>Amerikan başkanının eşi olmak, tarih boyunca bazı sorumlulukları ve meraklı gözleri beraberinde getirdi. First Lady'ler için moda, bireysel olarak arkasında durdukları değerleri gösteren önemli bir iletişim aracı oldu. Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullanırken, son başkan Joe Biden'ın eşi Jill Biden, daha geleneksel bir duruş benimsedi. Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump'ın ise giydikleriyle bu kez hangi hikayeyi anlatacağı belirsizliğini koruyor. Kocasının ilk döneminde, birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu: Amerikan moda devlerinin ise Trump ile çalışıp çalışmayacağı merak konusu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ikngULXvw0-EO8DBnJJHgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerika Birleşik Devletleri'nde First Lady'ler için moda, uzun yıllardır bireysel olarak neyi temsil ettiklerini gösteren önemli bir iletişim aracı oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fCLw4CFMDkCGwAexKxuUiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tek bir fotoğrafla bir tasarımcının kariyerini değiştirebilen Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullandı.
Eski Başkan Barack Obama'nın döneminde, Jason Wu, Fe Noel, Jonathan Simkhai, Pyer Moss ve Isabel Toledo (Küba asıllı Amerikalı tasarımcı, Obama'nın 2009'daki yemin töreni elbisesini tasarladıktan sonra herkesin bildiği bir isim haline geldi) gibi gelecek vaat eden yeteneklerin görünümlerini giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KL5YyrWkhUyJBhM3e4-oVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doktor Jill Biden son dört yılda daha geleneksel markalara yönelmiş olsa da (Oscar de la Renta, Tom Ford ve Ralph Lauren bunlardan birkaçı) sembolizm, zaman zaman kıyafetlerine tam anlamıyla işlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mEGxnUTA_U-pPGXlyHLSWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2021'de kocasının yemin töreni sırasında Biden, ABD'nin her eyaletinden ve bölgesinden federal çiçeklerle işlenmiş özel bir Gabriela Hearst elbisesi giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KobcNlNUzEODxSy-TngkxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump, henüz giyim tarzıyla hikaye anlatma konusunda aynı yolu izlemedi.
Başkan seçilen Donald Trump'ın ilk döneminde, Slovenya doğumlu eski model, Louboutin stilettoları ve özel dikim Christian Dior takımlarıyla heykel gibi görünüyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjS9ou9J9USzFc4CJtsn_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu.
ABD-Meksika sınırındaki bir göçmen çocuk sığınma evini ziyaret etmek için giydiği "Gerçekten Umurumda Değil, Ya Senin?" yazılı ceketi büyük tartışmaları tetikledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QR0cp-J3aUC-uESoCMiG5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>First Lady'yi giydirmek, çoğu Amerikan markasının ancak hayalini kurabileceği, kariyer tanımlayan bir başarı.
Sekiz yıl sonra moda endüstrisi Melania Trump hakkında ne düşünüyor sorusu ise henüz cevapsız.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i_M70CqyiUyqFwdiDZBJgw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarih boyunca, First Lady'ler kıyafet seçimleriyle herkesi memnun etmek için mücadele etti.
Her biri en az bir First Lady giydirmiş olan birkaç üst düzey Amerikalı tasarımcı, Trump ile çalışmaya açık olup olmadıkları üzerine yorum yapmayı reddediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CNi6PRE6xUOhcqlqP5jH3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MMejZl4BFESXYLa8N8CoMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rcnoR4FMbE260t-ZJn3D4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD harcamaları dünyanın en zengin insanına emanet: Yeni hükümette Musk neler yapacak?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abd-harcamalari-dunyanin-en-zengin-insanina-emanet-yeni-hukumette-musk-neler-yapacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abd-harcamalari-dunyanin-en-zengin-insanina-emanet-yeni-hukumette-musk-neler-yapacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump,  hükümetinde dünyanın en zengin insanı Elon Musk&#039;a da kritik bir görev verdi. Elon Musk, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak için çalışacak.ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak amacıyla dünyaca ünlü iş insanı Elon Musk’ı kritik bir görevle görevlendirdi.Musk, yeni kurulan &quot;Hükümet Verimliliği Bakanlığı&quot;nı yönetecek ve hükümetin daha verimli, bürokrasiden arındırılmış bir şekilde çalışması için çalışacak.Bakanlık, hükümetin iç işleyişini yeniden düzenlemeyi ve federal kurumlarda personel azaltmayı hedefliyor.
Elon Musk’a, aynı zamanda biyoteknoloji girişimcisi ve milyarder iş insanı 39 yaşındaki Vivek Ramaswamy de eşlik edecek.Ancak, hükümetin bu yeni girişiminin nasıl finanse edileceği veya tam olarak nasıl uygulanacağı henüz netleşmedi.
Yine de, Musk’ın “DOGE” adıyla bilinen kripto para birimi ve girişimcilik kariyerinde sağladığı verimlilik, bu projede de önemli bir rol oynayabilir.
Trump yönetimi, daha verimli bir hükümet yapısı için adımlar atmayı ve federal harcamaları azaltmayı amaçlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eA4XNT6AokSgeRF8prHhdg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, harcamaları, dünyanın, zengin, insanına, emanet:, Yeni, hükümette, Musk, neler, yapacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eA4XNT6AokSgeRF8prHhdg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD harcamaları dünyanın en zengin insanına emanet: Yeni hükümette Musk neler yapacak?"><p>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump,  hükümetinde dünyanın en zengin insanı Elon Musk'a da kritik bir görev verdi. Elon Musk, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak için çalışacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dO9_I9P3ik69enaO_ZnzKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak amacıyla dünyaca ünlü iş insanı Elon Musk’ı kritik bir görevle görevlendirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3vjaTgd7ekKRJARVEL9jjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Musk, yeni kurulan "Hükümet Verimliliği Bakanlığı"nı yönetecek ve hükümetin daha verimli, bürokrasiden arındırılmış bir şekilde çalışması için çalışacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DK5RkyiSCEWpFAG9Ol6eXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bakanlık, hükümetin iç işleyişini yeniden düzenlemeyi ve federal kurumlarda personel azaltmayı hedefliyor.
Elon Musk’a, aynı zamanda biyoteknoloji girişimcisi ve milyarder iş insanı 39 yaşındaki Vivek Ramaswamy de eşlik edecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J97l1NqtqUKCHjuo7JuARQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak, hükümetin bu yeni girişiminin nasıl finanse edileceği veya tam olarak nasıl uygulanacağı henüz netleşmedi.
Yine de, Musk’ın “DOGE” adıyla bilinen kripto para birimi ve girişimcilik kariyerinde sağladığı verimlilik, bu projede de önemli bir rol oynayabilir.
Trump yönetimi, daha verimli bir hükümet yapısı için adımlar atmayı ve federal harcamaları azaltmayı amaçlıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sırbistan’da huzurevi kundaklandı: 8 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sirbistanda-huzurevi-kundaklandi-8-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sirbistanda-huzurevi-kundaklandi-8-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Sırbistan&#039;da bir huzurevi kundaklandı. Kundaklama sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı bildirildi.Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a bağlı Barajevo’da yer alan bir huzurevinde yerel saatle 03.30 sıralarında yangın çıktı.Yangında 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı belirtildi.Acil Durumlar İdaresi Başkanı Luka Causevic yaptığı açıklamada, 30 kişinin bulunduğu huzurevinde çıkan yangının kısa süre içerisinde söndürüldüğünü söyledi.Causevic, yangında yaralananların hastaneye kaldırıldığını ve bir kadının durumunun ağır olduğunu ifade etti.Savcılık tarafından yapılan açıklamada, yangını huzurevinde yaşayan bir kişinin kasıtlı olarak çıkardığı ve hayatını kaybettiği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kIpr2tltZkKhPG0F1z2XeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sırbistan’da, huzurevi, kundaklandı:, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kIpr2tltZkKhPG0F1z2XeQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sırbistan’da huzurevi kundaklandı: 8 kişi hayatını kaybetti"><p>Sırbistan'da bir huzurevi kundaklandı. Kundaklama sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı bildirildi.</p><p>Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a bağlı Barajevo’da yer alan bir huzurevinde yerel saatle 03.30 sıralarında yangın çıktı.</p><p>Yangında 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı belirtildi.</p><p>Acil Durumlar İdaresi Başkanı Luka Causevic yaptığı açıklamada, 30 kişinin bulunduğu huzurevinde çıkan yangının kısa süre içerisinde söndürüldüğünü söyledi.</p><p>Causevic, yangında yaralananların hastaneye kaldırıldığını ve bir kadının durumunun ağır olduğunu ifade etti.</p><p>Savcılık tarafından yapılan açıklamada, yangını huzurevinde yaşayan bir kişinin kasıtlı olarak çıkardığı ve hayatını kaybettiği belirtildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Esad rejimi el koymuştu: Binlerce araç sahiplerini bekliyor!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/esad-rejimi-el-koymustu-binlerce-arac-sahiplerini-bekliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/esad-rejimi-el-koymustu-binlerce-arac-sahiplerini-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Suriye&#039;de vatandaşlarını hapse atarak binlerce aracı bir bölgede toplayan Esad rejimi askerleri, araçları kullanılamayacak hale getirdi. Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı. Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.Suriye&#039;de 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası vatandaşlarına zulmeden Esad rejimi tarafından vatandaşların sivil araçlarına da çeşitli bahanelerle el konulmuştu.Rejimin devrilmesinin ardından özgürlüğüne kavuşan Suriyeli siviller, rejim askerleri tarafından hapse atılan yakınlarının yanı sıra rejimin el koyduğu eşyalarına, mallarına da kavuşuyor.
Yol uygulama noktalarında durdurularak rejim askerleri tarafından el konan araçlar konuldukları garajda sahiplerini bekliyor.Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı.
Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.Kardeşlerinin araçlarını aramak için geldiğini ifade eden Ramazan İbrahim Süleyman, “2013 yılında kontrol noktasında 2 kardeşimi de alıp cezaevine attılar ve araçlarına el koydular Sednaya ve tüm cezaevlerine baktım ama onları bulamadım. Şimdi ise belki araçları bulurum diye araçların toplandığı yere geldim ama araçları da bulamadım. Alıkonulan araçların tüm parçalarını söküp satmışlar. Aracı bulsam dahi araçların tüm parçalarını sökmüşler. Gidip yeni bir araç alsam daha karlıyım” dedi.Alıkonulan araçların tutulduğu garajın kontrolünü sağlayan Abu El Bara, “Buradaki araçların çoğu, kontrol noktasında insanları suçsuz yere alıp cezaevine attıkları kimselerin araçları. Sahiplerini cezaevine atıp araçlarını askeri birliklerde kullanmışlar. Araç sahiplerinin çoğu şehit olmuş, bu nedenle genelde eşi veya kardeşi gelip araçları teslim alıyor. &quot; dedi.Suriye özgürleştikten sonra garajın kapılarını açtıklarını kaydeden Abu El Bara, &quot;Getirilen evrakları kontrol ettikten sonra araçları yakınlarına teslim ediyoruz. Burada nöbet tutan askerler araçlardaki parçaları söküp satıyorlardı” ifadelerine yer verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bI8PkdJfb0iVPDUyDMjrxA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Esad, rejimi, koymuştu:, Binlerce, araç, sahiplerini, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bI8PkdJfb0iVPDUyDMjrxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Esad rejimi el koymuştu: Binlerce araç sahiplerini bekliyor!"><p>Suriye'de vatandaşlarını hapse atarak binlerce aracı bir bölgede toplayan Esad rejimi askerleri, araçları kullanılamayacak hale getirdi. Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı. Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/srLHU_1gj06uP6l9e6pUCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'de 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası vatandaşlarına zulmeden Esad rejimi tarafından vatandaşların sivil araçlarına da çeşitli bahanelerle el konulmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-iTOPpe_ZUOwVXMAKfwHaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rejimin devrilmesinin ardından özgürlüğüne kavuşan Suriyeli siviller, rejim askerleri tarafından hapse atılan yakınlarının yanı sıra rejimin el koyduğu eşyalarına, mallarına da kavuşuyor.
Yol uygulama noktalarında durdurularak rejim askerleri tarafından el konan araçlar konuldukları garajda sahiplerini bekliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/doUHTRn3s0-zj6ghpdmM1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı.
Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EPYTr1zt2UmP5duMjtNTHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kardeşlerinin araçlarını aramak için geldiğini ifade eden Ramazan İbrahim Süleyman, “2013 yılında kontrol noktasında 2 kardeşimi de alıp cezaevine attılar ve araçlarına el koydular Sednaya ve tüm cezaevlerine baktım ama onları bulamadım. Şimdi ise belki araçları bulurum diye araçların toplandığı yere geldim ama araçları da bulamadım. Alıkonulan araçların tüm parçalarını söküp satmışlar. Aracı bulsam dahi araçların tüm parçalarını sökmüşler. Gidip yeni bir araç alsam daha karlıyım” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g7AKOTKqUU-ine-iu36TGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alıkonulan araçların tutulduğu garajın kontrolünü sağlayan Abu El Bara, “Buradaki araçların çoğu, kontrol noktasında insanları suçsuz yere alıp cezaevine attıkları kimselerin araçları. Sahiplerini cezaevine atıp araçlarını askeri birliklerde kullanmışlar. Araç sahiplerinin çoğu şehit olmuş, bu nedenle genelde eşi veya kardeşi gelip araçları teslim alıyor. " dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6QQopoL0WU-MeBoeQQsZCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye özgürleştikten sonra garajın kapılarını açtıklarını kaydeden Abu El Bara, "Getirilen evrakları kontrol ettikten sonra araçları yakınlarına teslim ediyoruz. Burada nöbet tutan askerler araçlardaki parçaları söküp satıyorlardı” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wREdMlYjskK312zBUuOrIA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kcOIqHh6tE2NaeEFfsGMWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8At0v_LPFkap2jdbjZkYcw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ar9Nt7Cv-kmWW52F7xGHhQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin’de ölümcül saldırı düzenleyen iki kişi idam edildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cinde-oelumcul-saldiri-duzenleyen-iki-kisi-idam-edildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cinde-oelumcul-saldiri-duzenleyen-iki-kisi-idam-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Çin’de Kasım ayında bir haftada yaşanan iki ölümcül saldırıyı gerçekleştiren iki kişi idam edildi.Çin&#039;in Zhuhai kentindeki Zhuhai Spor Merkezi&#039;nin dışında aracını kalabalığa süren ve 35 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan 62 yaşındaki Fan Weiqiu ile söz konusu olaydan günler sonra Wuxi şehrinde bir üniversitenin kampüsüne saldırarak 8 kişiyi öldüren ve 17 kişiyi de yaralayan 21 yaşındaki Xu Jiajin’ın bugün idam edildiği açıklandı.Saldırıyı gerçekleştirdiği 11 Kasım’da olay yerinde gözaltına alınan ve Aralık ayında “kamu güvenliğini tehlikeye atmaktan” suçlu bulunan Fan’ın aldığı idam cezası bir ay sonra yerine getirildi. Fan’ın gerçekleştirdiği saldırının son yıllarda Çin topraklarında gerçekleştirilen en ölümcül saldırı olduğu ifade ediliyor.Suçunu 16 Kasım’da tereddüt etmeden itiraf eden Xu, 17 Aralık’ta idam cezasına çarptırılmıştı.  ÜÇÜNCÜ SALDIRGANA ERTELENMİŞ İDAM CEZASI Söz konusu iki saldırıdan günler sonra ülkenin Hunan eyaletindeki Changde şehrinde yer alan bir ilkokulun önünde araç kalabalığa dalmış, 30 kişinin yaralanmasına neden olmuştu. Huang Wen adlı saldırgan, maddi kayıplar ve ailesi ile yaşadığı tartışmanın ardından öfkesini atmak için aracını kalabalığa sürdüğünü itiraf etmişti. Huang&#039;a geçen ay verilen ertelenmiş bir idam cezası önümüzdeki 2 yıl içinde başka bir suç işlememesi durumunda ömür boyu hapis cezasına dönüştürülebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uco8Aax5sU-u-yhflOhZ-g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çin’de, ölümcül, saldırı, düzenleyen, iki, kişi, idam, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uco8Aax5sU-u-yhflOhZ-g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çin’de ölümcül saldırı düzenleyen iki kişi idam edildi"><p>Çin’de Kasım ayında bir haftada yaşanan iki ölümcül saldırıyı gerçekleştiren iki kişi idam edildi.</p><p>Çin'in Zhuhai kentindeki Zhuhai Spor Merkezi'nin dışında aracını kalabalığa süren ve 35 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan 62 yaşındaki Fan Weiqiu ile söz konusu olaydan günler sonra Wuxi şehrinde bir üniversitenin kampüsüne saldırarak 8 kişiyi öldüren ve 17 kişiyi de yaralayan 21 yaşındaki Xu Jiajin’ın bugün idam edildiği açıklandı.</p><p>Saldırıyı gerçekleştirdiği 11 Kasım’da olay yerinde gözaltına alınan ve Aralık ayında “kamu güvenliğini tehlikeye atmaktan” suçlu bulunan Fan’ın aldığı idam cezası bir ay sonra yerine getirildi. </p><p>Fan’ın gerçekleştirdiği saldırının son yıllarda Çin topraklarında gerçekleştirilen en ölümcül saldırı olduğu ifade ediliyor.</p><p>Suçunu 16 Kasım’da tereddüt etmeden itiraf eden Xu, 17 Aralık’ta idam cezasına çarptırılmıştı.  <strong>ÜÇÜNCÜ SALDIRGANA ERTELENMİŞ İDAM CEZASI </strong></p><p>Söz konusu iki saldırıdan günler sonra ülkenin Hunan eyaletindeki Changde şehrinde yer alan bir ilkokulun önünde araç kalabalığa dalmış, 30 kişinin yaralanmasına neden olmuştu. </p><p>Huang Wen adlı saldırgan, maddi kayıplar ve ailesi ile yaşadığı tartışmanın ardından öfkesini atmak için aracını kalabalığa sürdüğünü itiraf etmişti. </p><p>Huang'a geçen ay verilen ertelenmiş bir idam cezası önümüzdeki 2 yıl içinde başka bir suç işlememesi durumunda ömür boyu hapis cezasına dönüştürülebilir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Time dergisinden dikkat çeken kapak: &amp;quot;Trump geri döndü&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/time-dergisinden-dikkat-ceken-kapak-trump-geri-doendu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/time-dergisinden-dikkat-ceken-kapak-trump-geri-doendu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump&#039;ın dört yıl sürecek ikinci başkanlık döneminin ilk günü. Time dergisinin animasyonunda, Trump oval ofisteki masanın üzerinde ne varsa, adeta elinin tersiyle iterken resmedildi. Time&#039;ın animasyonu ve kullandığı son kapak, ABD&#039;nin önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor. Peki Trump&#039;ın yeniden başkanlık koltuğuna oturacak olmasına Amerikan basını ne diyor?Amerikan Time dergisi, sosyal medya hesabından bir animasyon paylaştı.
Animasyonda, ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, oval ofisteki masasının üzerinde ne varsa elinin tersiyle iterken görülüyor.
Time&#039;ın animasyonu, ABD&#039;nin  önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor.Trump, 35 kelimeden oluşan yemin metnini, Yüksek Yargıç karşısında İncil&#039;e el basıp tekrarlayarak göreve başlayacak.
Time, George Washington&#039;dan bu yana başkanların, değişimin öngörülemez gücüne karşı hukukun üstünlüğüne bağlılık yemini ettiğine dikkat çekti.
Ancak Trump&#039;ın bizzat kendisinin &quot;değişimin öngörülemez gücü&quot; olduğu yorumunu yaptı.Time&#039;a göre Trump, Amerika Birleşik Devletleri&#039;ni, 10 yıl önce hayal dahi edilemeyecek şekilde değiştirdi.
Önceki başkanlar, seçilmiş liderlerin gücünü kişisel çıkarları için kullanmasından koruduğu için yargı bağımsızlığına riayet ediyordu.75 yıl boyunca Başkomutan olarak Amerika Birleşik Devletleri&#039;nin NATO müttefikleriyle karşılıklı savunma vaadinin arkasında durdular.
Ancak Trump bu normları bir kenara attı ve sonuçları tüm dünyaya yayılıyor.
Dergi, Trump&#039;ın Roosevelt&#039;ten bu yana Beyaz Saray&#039;a yerleşen en etkili değişim aktörü olduğunu iddia etti.Washington Post, Trump&#039;ı imzalaması beklenen başkanlık kararnamelerini manşetine taşıdı.
Gazete, &quot;Trump&#039;ın ilk kararnameleri muhtemelen sınır, sondaj ve cinsiyet politikalarını kapsayacak&quot; başlığını attı.New York Times gazetesi ise &quot;Trump İktidara Geri Dönerken Güç Gösterisi Yapmayı Hedefliyor&quot; yorumunu yaptı.
Yeni başkanın ilk döneminde yaptığı yanlışlardan kaçınmak istediğine dikkat çekildi.Wall Street Journal gazetesi, yemin töreni arifesinde Washington&#039;da yaptığı mitingi manşetine taşıdı.
&quot;Trump ikinci döneminde geniş ölçekli değişim sözü verdi&quot; başlığını attı.USA Today gazetesi de mitingi manşetine taşıdı.
Trump&#039;ın &quot;kazanmayı seviyoruz&quot; sözünü başlığa çıkaran gazete, yeni Başkan&#039;ın hızlı icraat sözü verdiğine vurgu yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dC4XZ1wA00-iDgVMeEqJCQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Time, dergisinden, dikkat, çeken, kapak:, Trump, geri, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dC4XZ1wA00-iDgVMeEqJCQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Time dergisinden dikkat çeken kapak: " trump geri d><p>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump'ın dört yıl sürecek ikinci başkanlık döneminin ilk günü. Time dergisinin animasyonunda, Trump oval ofisteki masanın üzerinde ne varsa, adeta elinin tersiyle iterken resmedildi. Time'ın animasyonu ve kullandığı son kapak, ABD'nin önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor. Peki Trump'ın yeniden başkanlık koltuğuna oturacak olmasına Amerikan basını ne diyor?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RlNAeQRoo0epkE_COksX1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan Time dergisi, sosyal medya hesabından bir animasyon paylaştı.
Animasyonda, ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, oval ofisteki masasının üzerinde ne varsa elinin tersiyle iterken görülüyor.
Time'ın animasyonu, ABD'nin  önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8vsTDsP4hU2yObZ_5gtowg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, 35 kelimeden oluşan yemin metnini, Yüksek Yargıç karşısında İncil'e el basıp tekrarlayarak göreve başlayacak.
Time, George Washington'dan bu yana başkanların, değişimin öngörülemez gücüne karşı hukukun üstünlüğüne bağlılık yemini ettiğine dikkat çekti.
Ancak Trump'ın bizzat kendisinin "değişimin öngörülemez gücü" olduğu yorumunu yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rs-oUy5wl0ifZaXYtlrlrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Time'a göre Trump, Amerika Birleşik Devletleri'ni, 10 yıl önce hayal dahi edilemeyecek şekilde değiştirdi.
Önceki başkanlar, seçilmiş liderlerin gücünü kişisel çıkarları için kullanmasından koruduğu için yargı bağımsızlığına riayet ediyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0FLJQjsLakaIXLm3iR9_2A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>75 yıl boyunca Başkomutan olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin NATO müttefikleriyle karşılıklı savunma vaadinin arkasında durdular.
Ancak Trump bu normları bir kenara attı ve sonuçları tüm dünyaya yayılıyor.
Dergi, Trump'ın Roosevelt'ten bu yana Beyaz Saray'a yerleşen en etkili değişim aktörü olduğunu iddia etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9AwG7Y5umkG3hyyDdwLKCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Washington Post, Trump'ı imzalaması beklenen başkanlık kararnamelerini manşetine taşıdı.
Gazete, "Trump'ın ilk kararnameleri muhtemelen sınır, sondaj ve cinsiyet politikalarını kapsayacak" başlığını attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lo1Xj8Wu90mrFeEChgLcig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New York Times gazetesi ise "Trump İktidara Geri Dönerken Güç Gösterisi Yapmayı Hedefliyor" yorumunu yaptı.
Yeni başkanın ilk döneminde yaptığı yanlışlardan kaçınmak istediğine dikkat çekildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P8bLkmg8A0WOHWjhiAb7Og.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Wall Street Journal gazetesi, yemin töreni arifesinde Washington'da yaptığı mitingi manşetine taşıdı.
"Trump ikinci döneminde geniş ölçekli değişim sözü verdi" başlığını attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h-Qt-KmD-k2oc0hgR36BaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>USA Today gazetesi de mitingi manşetine taşıdı.
Trump'ın "kazanmayı seviyoruz" sözünü başlığa çıkaran gazete, yeni Başkan'ın hızlı icraat sözü verdiğine vurgu yaptı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Piyango hilesini buldular; 6 milyon dolarlık vurgun yaptılar: Şans mı, strateji mi?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/piyango-hilesini-buldular-6-milyon-dolarlik-vurgun-yaptilar-sans-mi-strateji-mi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/piyango-hilesini-buldular-6-milyon-dolarlik-vurgun-yaptilar-sans-mi-strateji-mi</guid>
<description><![CDATA[ Princeton Üniversitesi mezunu 4 girişimci, piyango sistemini çözerek 6 milyon dolarlık ( yaklaşık 215 milyon Türk Lirası)  büyük bir kazanç elde etti. Dört eyaletten binlerce bilet alan grup, yalnızca şans ile değil, aynı zamanda akılcı stratejileri ile de konuşuluyor.ABD&#039;de Princeton Üniversitesi’nden dört mezun, piyango sistemini yenerek 6 milyon dolardan fazla kazanç sağladı. Manuel Montori IV, Matthew Gibbons, Hannah Davinroy ve Zoë Buonaiuto, sıra dışı bir yöntemle milyoner olmayı başardı.
Grup, kazı kazan biletlerinde kazananları belirlemeye yarayan bir sistem geliştirdi. Eylül 2020’de Montori, bir günde tam 61 kazanan bileti nakde çevirdi ve bu başarı dikkatleri üzerlerine çekmesine neden oldu.Grup, Indiana, Missouri, Washington ve District of Columbia gibi eyaletlerdeki farklı mağaza ve benzin istasyonlarından topladığı biletlerle toplam 6 milyon dolar kazandı.
Ancak işin sırrı sadece şans değil gibi görünüyor. Cal Berkeley Üniversitesi’nden İstatistik Profesörü Philip Stark, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:“Ya dünyanın en şanslı insanlarıyla karşı karşıyayız ya da piyango sistemini yenmenin bir yolunu buldular.”Grup, kazı kazan biletlerini toplamak için mağazalardaki tüm stokları satın aldı. Bazı kaynaklara göre bu süreçte 2 milyon dolardan fazla yatırım yaptıkları tahmin ediliyor. Indiana’daki bir mağaza sahibi, grubun bilet almak için kendi dükkânında toplam 48 bin dolar harcadığını belirtti.Uzmanlar, grubun kazanma olasılığını artırmak için kamuya açık piyango verilerini analiz etmiş olabileceğini öne sürüyor. Bir diğer teori ise, grubun büyük ödül çıkma ihtimali yüksek olan serilere odaklandığı yönünde.
YASAL MI? Kazançlarının kaynağı merak konusu olan grup, yöntemlerini açıklamaktan kaçındı. Ancak şu ana kadar herhangi bir yasayı ihlal ettiklerine dair bir bulguya rastlanmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C6A82HQ53E-8HBJirIVP5w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Piyango, hilesini, buldular, milyon, dolarlık, vurgun, yaptılar:, Şans, mı, strateji, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C6A82HQ53E-8HBJirIVP5w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Piyango hilesini buldular; 6 milyon dolarlık vurgun yaptılar: Şans mı, strateji mi?"><p>Princeton Üniversitesi mezunu 4 girişimci, piyango sistemini çözerek 6 milyon dolarlık ( yaklaşık 215 milyon Türk Lirası)  büyük bir kazanç elde etti. Dört eyaletten binlerce bilet alan grup, yalnızca şans ile değil, aynı zamanda akılcı stratejileri ile de konuşuluyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a7ZSSDYkRkS7lc-n_Ovcag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de Princeton Üniversitesi’nden dört mezun, piyango sistemini yenerek 6 milyon dolardan fazla kazanç sağladı. Manuel Montori IV, Matthew Gibbons, Hannah Davinroy ve Zoë Buonaiuto, sıra dışı bir yöntemle milyoner olmayı başardı.
Grup, kazı kazan biletlerinde kazananları belirlemeye yarayan bir sistem geliştirdi. Eylül 2020’de Montori, bir günde tam 61 kazanan bileti nakde çevirdi ve bu başarı dikkatleri üzerlerine çekmesine neden oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ua3iip3AskCocSFwaVIJAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Grup, Indiana, Missouri, Washington ve District of Columbia gibi eyaletlerdeki farklı mağaza ve benzin istasyonlarından topladığı biletlerle toplam 6 milyon dolar kazandı.
Ancak işin sırrı sadece şans değil gibi görünüyor. Cal Berkeley Üniversitesi’nden İstatistik Profesörü Philip Stark, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:“Ya dünyanın en şanslı insanlarıyla karşı karşıyayız ya da piyango sistemini yenmenin bir yolunu buldular.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tWwvDfjOV0OW3SZYtLxEQQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Grup, kazı kazan biletlerini toplamak için mağazalardaki tüm stokları satın aldı. Bazı kaynaklara göre bu süreçte 2 milyon dolardan fazla yatırım yaptıkları tahmin ediliyor. Indiana’daki bir mağaza sahibi, grubun bilet almak için kendi dükkânında toplam 48 bin dolar harcadığını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dq_NmWHQwUuydIx3mfX0dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, grubun kazanma olasılığını artırmak için kamuya açık piyango verilerini analiz etmiş olabileceğini öne sürüyor. Bir diğer teori ise, grubun büyük ödül çıkma ihtimali yüksek olan serilere odaklandığı yönünde.
YASAL MI? Kazançlarının kaynağı merak konusu olan grup, yöntemlerini açıklamaktan kaçındı. Ancak şu ana kadar herhangi bir yasayı ihlal ettiklerine dair bir bulguya rastlanmadı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;da hava kirliliği 50 bin can aldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/iranda-hava-kirliligi-50-bin-can-aldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/iranda-hava-kirliligi-50-bin-can-aldi</guid>
<description><![CDATA[ İran’da geçen yıl hava kirliliği nedeniyle ülkede yaklaşık 50 bin kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.İran Sağlık Bakanı Muhammed Rıza Zaferkandi, Ulusal Temiz Hava Günü Konferansı&#039;nda konuştu. Zaferkandi, hava kirliliğinin geçen yıl ülkede yaklaşık 50 bin kişinin ölümüne neden olduğunu belirterek, hava kirliliğinin yol açtığı ekonomik zararın 12 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.  Uluslararası standartların, her metreküp havada 5 mikrogramdan fazla partiküllerin varlığını kirlilik olarak kabul ettiğini vurgulayan Zaferkandi, “Biz bunu 12 mikrogram olarak belirliyoruz. Kendi kriterlerimize göre bile ülkemizdeki şehirler yılda ortalama 247 gün kirli hava solumaktadır. Bu süre, başkent Tahran için 353 güne kadar çıkmaktadır.” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eMpkD5cqOEe1rSJ4MdZeow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İranda, hava, kirliliği, bin, can, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eMpkD5cqOEe1rSJ4MdZeow.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'da hava kirliliği 50 bin can aldı"><p>İran’da geçen yıl hava kirliliği nedeniyle ülkede yaklaşık 50 bin kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p><p>İran Sağlık Bakanı Muhammed Rıza Zaferkandi, Ulusal Temiz Hava Günü Konferansı'nda konuştu. </p><p>Zaferkandi, hava kirliliğinin geçen yıl ülkede yaklaşık 50 bin kişinin ölümüne neden olduğunu belirterek, hava kirliliğinin yol açtığı ekonomik zararın 12 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.  Uluslararası standartların, her metreküp havada 5 mikrogramdan fazla partiküllerin varlığını kirlilik olarak kabul ettiğini vurgulayan Zaferkandi, “Biz bunu 12 mikrogram olarak belirliyoruz. Kendi kriterlerimize göre bile ülkemizdeki şehirler yılda ortalama 247 gün kirli hava solumaktadır. Bu süre, başkent Tahran için 353 güne kadar çıkmaktadır.” dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ateşkesle serbest bırakılan Filistinli mahkumlara baskı: Sevinirlerse tutuklanabilirler!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ateskesle-serbest-birakilan-filistinli-mahkumlara-baski-sevinirlerse-tutuklanabilirler</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ateskesle-serbest-birakilan-filistinli-mahkumlara-baski-sevinirlerse-tutuklanabilirler</guid>
<description><![CDATA[ Ateşkesin 6 haftalık ilk aşamasında, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı. bazılarının sağlık durumlarının kötü olduğu, solgun ve çok zayıf göründükleri belirtildi. İsrail, serbest bırakılan Filistinlilerin, evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarını söyledi.  (Haber: Derya Doğan)Gazze&#039;de 15 ay süren İsrail bombardımanının ardından nihayet beklenen ateşkes sağlandı.
İsrail, 417 gün boyunca Gazze&#039;de büyük bir yıkım yaratırken, 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana en az 47 bin Filistinli&#039;yi öldürdü.
Ateşkesin altı haftalık ilk aşaması başladı. Dün, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı.
Peki Filistinliler, İsrail hapishanelerinde ne yaşadı?7 ay sonra serbest bırakılan Filistinli kadın akademisyen Hedil Şattara, özgürlüğün bedelini Gazze halkının ağır şekilde ödediğini, bu nedenle sevinç ve hüzün arasında karmaşık duygular yaşadıklarını belirtti.
AA’ya konuşan Şattara İsrail cezavlerindeki durumlara ilişkin şunları anlattı:
&quot;Hapishanelerdeki şartlar çok kötü. Kaldığımız odadaki herşey elimizden alındı. Kıyafetlerimizden başka hiçbir şey kalmadı. Cezaevindeki diğer Filistinli kadınlar da benzer sıkıntıları yaşıyor. Ama bunlar bizim gücümüzü ve direncimizi daha da artırdı.&quot;İşgal altındaki Batı Şeria&#039;da Aralık 2023&#039;te gözaltına alınan Yasemin ise şunları söyledi:
&quot;İsrail serbest bırakılana kadar sinirlerimizle oynadı. Bir haftadır haber alamıyoruz, dışarıda neler olup bittiğini bilmiyoruz. Öyle ki bu sabahın (dün sabah) bizim için özgürlük günü olduğunu da bilmiyorduk.&quot;
AA&#039;ya göre Yasemin de İsrail hapishanesinde tutulan diğer kadınlar gibi, herhangi bir sevinç gösterisinde bulunma durumunda İsrail istihbaratınca yeniden tutuklanma tehdidiyle karşı karşıya.Batı Şeria&#039;daki Birzeit Üniversitesi&#039;nden araştırmacı Basil Farraj, Filistinli mahkumların Ofer Cezaevi&#039;nden teslim alınışına ve aile üyeleriyle sevinçli buluşmalarına katıldı.
El Cezire&#039;ye konuşan Farraj, otobüslerden inen mahkumların sağlık durumlarının kötü olduğunu söyledi.&quot;Solgun ve çok zayıf göründüklerini gördük&quot; diyen Farraj, &quot;Bence bu, İsraillilerin Filistinlileri uzun süredir hangi koşullarda tuttuğunun bir kanıtı” dedi.
İsrailli yetkililerin savaş öncesinden bu yana mahkumların aileleriyle her türlü iletişimi yasakladığını vurgulayan Farraj, &quot;Dolayısıyla pek çok kişi savaşın başlamasından bu yana sevdiklerini ilk kez görmüş oldular” diye ekledi.Farraj, İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs&#039;te yaşayan bazı mahkum yakınlarının İsrailli yetkililer tarafından arandığını ve serbest bırakılan aile üyelerinin evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarının söylendiğini belirtti.
Serbest bırakılan 90 mahkûmun çoğu kadın ve çocuktu.
İsrail askeri mahkemelerinin çocuklara çocuk muamelesi yapmadığını belirten Farraj, &quot;Onlara yetişkin muamelesi yapıyorlar. Bir çocuk olarak bu kadar ağır koşullarda 15 aydan fazla hapsedilmenin ne demek olduğunu tahmin edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) dün Gazze&#039;den İsrail&#039;e üç esirin ve İsrail&#039;den işgal altındaki Filistin topraklarına 90 Filistinli tutuklunun serbest bırakıldığı ve transfer edildiği operasyonda yer aldı.
ICRC operasyonu “karmaşık” ve “titiz güvenlik önlemleri” gerektiren bir operasyon olarak tanımladı.
Kızılhaç, şu bilgileri paylaştı: “Büyük kalabalıklar ve artan duygular arasında gezinmek transferler sırasında zorluklar yarattı ve Gazze&#039;de ICRC ekipleri patlamamış mühimmat ve tahrip edilmiş altyapının yarattığı tehlikeleri yönetmek zorunda kaldı” diye ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FAAy_KmxbkKSxwndiTSgaQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ateşkesle, serbest, bırakılan, Filistinli, mahkumlara, baskı:, Sevinirlerse, tutuklanabilirler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FAAy_KmxbkKSxwndiTSgaQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ateşkesle serbest bırakılan Filistinli mahkumlara baskı: Sevinirlerse tutuklanabilirler!"><p>Ateşkesin 6 haftalık ilk aşamasında, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı. bazılarının sağlık durumlarının kötü olduğu, solgun ve çok zayıf göründükleri belirtildi. İsrail, serbest bırakılan Filistinlilerin, evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarını söyledi.  (Haber: Derya Doğan)</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sv-f7CIqPEqDB1j_9KPVkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'de 15 ay süren İsrail bombardımanının ardından nihayet beklenen ateşkes sağlandı.
İsrail, 417 gün boyunca Gazze'de büyük bir yıkım yaratırken, 7 Ekim 2023'ten bu yana en az 47 bin Filistinli'yi öldürdü.
Ateşkesin altı haftalık ilk aşaması başladı. Dün, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı.
Peki Filistinliler, İsrail hapishanelerinde ne yaşadı?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BeWTRsm4wE2Q02sfqidx1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>7 ay sonra serbest bırakılan Filistinli kadın akademisyen Hedil Şattara, özgürlüğün bedelini Gazze halkının ağır şekilde ödediğini, bu nedenle sevinç ve hüzün arasında karmaşık duygular yaşadıklarını belirtti.
AA’ya konuşan Şattara İsrail cezavlerindeki durumlara ilişkin şunları anlattı:
"Hapishanelerdeki şartlar çok kötü. Kaldığımız odadaki herşey elimizden alındı. Kıyafetlerimizden başka hiçbir şey kalmadı. Cezaevindeki diğer Filistinli kadınlar da benzer sıkıntıları yaşıyor. Ama bunlar bizim gücümüzü ve direncimizi daha da artırdı."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5_slk93ZoUCpmikdOYyyZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İşgal altındaki Batı Şeria'da Aralık 2023'te gözaltına alınan Yasemin ise şunları söyledi:
"İsrail serbest bırakılana kadar sinirlerimizle oynadı. Bir haftadır haber alamıyoruz, dışarıda neler olup bittiğini bilmiyoruz. Öyle ki bu sabahın (dün sabah) bizim için özgürlük günü olduğunu da bilmiyorduk."
AA'ya göre Yasemin de İsrail hapishanesinde tutulan diğer kadınlar gibi, herhangi bir sevinç gösterisinde bulunma durumunda İsrail istihbaratınca yeniden tutuklanma tehdidiyle karşı karşıya.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VbebJEzq5Em6tV0sSxinow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Batı Şeria'daki Birzeit Üniversitesi'nden araştırmacı Basil Farraj, Filistinli mahkumların Ofer Cezaevi'nden teslim alınışına ve aile üyeleriyle sevinçli buluşmalarına katıldı.
El Cezire'ye konuşan Farraj, otobüslerden inen mahkumların sağlık durumlarının kötü olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aH1ZbGO0LEml1J7eN9nNnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Solgun ve çok zayıf göründüklerini gördük" diyen Farraj, "Bence bu, İsraillilerin Filistinlileri uzun süredir hangi koşullarda tuttuğunun bir kanıtı” dedi.
İsrailli yetkililerin savaş öncesinden bu yana mahkumların aileleriyle her türlü iletişimi yasakladığını vurgulayan Farraj, "Dolayısıyla pek çok kişi savaşın başlamasından bu yana sevdiklerini ilk kez görmüş oldular” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ISZNxkNZpESlEWO5AUDcOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Farraj, İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşayan bazı mahkum yakınlarının İsrailli yetkililer tarafından arandığını ve serbest bırakılan aile üyelerinin evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarının söylendiğini belirtti.
Serbest bırakılan 90 mahkûmun çoğu kadın ve çocuktu.
İsrail askeri mahkemelerinin çocuklara çocuk muamelesi yapmadığını belirten Farraj, "Onlara yetişkin muamelesi yapıyorlar. Bir çocuk olarak bu kadar ağır koşullarda 15 aydan fazla hapsedilmenin ne demek olduğunu tahmin edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1bF0sSEBy0O_y9Xk4nAgrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) dün Gazze'den İsrail'e üç esirin ve İsrail'den işgal altındaki Filistin topraklarına 90 Filistinli tutuklunun serbest bırakıldığı ve transfer edildiği operasyonda yer aldı.
ICRC operasyonu “karmaşık” ve “titiz güvenlik önlemleri” gerektiren bir operasyon olarak tanımladı.
Kızılhaç, şu bilgileri paylaştı: “Büyük kalabalıklar ve artan duygular arasında gezinmek transferler sırasında zorluklar yarattı ve Gazze'de ICRC ekipleri patlamamış mühimmat ve tahrip edilmiş altyapının yarattığı tehlikeleri yönetmek zorunda kaldı” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zG6l0oA8eEalzqCZFyD-Hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ateşkeste 2. gün: Yardım tırları Gazze&amp;apos;nin kuzeyinde</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ateskeste-2-gun-yardim-tirlari-gazzenin-kuzeyinde</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ateskeste-2-gun-yardim-tirlari-gazzenin-kuzeyinde</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ile Hamas arasında dün başlayan ateşkesin ilk gününde 630&#039;dan fazla insani yardım taşıyan tırın Gazze Şeridi&#039;ne girdiğini bildirdi. Ateşkes kapsamında her gün Gazze&#039;ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor.Birleşmiş Milletler İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Gazze&#039;ye yönelik insani yardım çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı.Fletcher, ateşkesin ilk gününde Gazze&#039;ye 630&#039;dan fazla insani yardım taşıyan tırın gönderildiğini belirtti.
Bu yardım tırlarından en az 300&#039;ünün Gazze&#039;nin kuzeyine gönderileceğini ve yardımların bir an önce bölgeye ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Fletcher, &quot;15 ay süren amansız savaştan sonra insani ihtiyaçlar şaşırtıcı boyutlara ulaştı. Kaybedecek zaman yok&quot; dedi.İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de esir takası ve ateşkes içerenanlaşma dün 12.15&#039;te yürürlüğe girmişti.
İsrail&#039;in 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana devam eden saldırıları ve Tel Aviv&#039;in çıkardığı zorluklar nedeniyle Gazze&#039;de yaşayan 2,3 milyon Filistinli açlık ve gıda kriziyle karşı karşıya kalmıştı.
Ateşkes kapsamında her gün Gazze&#039;ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ctxgHpbzYEOIctwlnkyyZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ateşkeste, gün:, Yardım, tırları, Gazzenin, kuzeyinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ctxgHpbzYEOIctwlnkyyZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ateşkeste 2. gün: Yardım tırları Gazze'nin kuzeyinde"><p>Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ile Hamas arasında dün başlayan ateşkesin ilk gününde 630'dan fazla insani yardım taşıyan tırın Gazze Şeridi'ne girdiğini bildirdi. Ateşkes kapsamında her gün Gazze'ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QHjgFYOAEk-2uKUwn0HXeA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birleşmiş Milletler İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Gazze'ye yönelik insani yardım çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6q3fIvFTG0CJBGx6tc3dKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fletcher, ateşkesin ilk gününde Gazze'ye 630'dan fazla insani yardım taşıyan tırın gönderildiğini belirtti.
Bu yardım tırlarından en az 300'ünün Gazze'nin kuzeyine gönderileceğini ve yardımların bir an önce bölgeye ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Fletcher, "15 ay süren amansız savaştan sonra insani ihtiyaçlar şaşırtıcı boyutlara ulaştı. Kaybedecek zaman yok" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZCoTlXFyCE2Gt0fmClDFWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ile Hamas arasında Gazze'de esir takası ve ateşkes içerenanlaşma dün 12.15'te yürürlüğe girmişti.
İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırıları ve Tel Aviv'in çıkardığı zorluklar nedeniyle Gazze'de yaşayan 2,3 milyon Filistinli açlık ve gıda kriziyle karşı karşıya kalmıştı.
Ateşkes kapsamında her gün Gazze'ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KuO-5BotFki3dZWD-D53mA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;de sıkıyönetim krizi: Üst düzey komutanlar görevden alındı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/guney-korede-sikiyoenetim-krizi-ust-duzey-komutanlar-goerevden-alindi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/guney-korede-sikiyoenetim-krizi-ust-duzey-komutanlar-goerevden-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore&#039;de devlet başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve dün resmen tutuklanan Yoon Suk Yeol&#039;un 3 Aralık 2024&#039;teki başarısız sıkıyönetim ilanında rol oynamakla suçlanan 4 üst düzey komutan görevden alındı.Yonhap&#039;ın haberine göre, Güney Kore Savunma Bakanlığı&#039;nın disiplin komitesi, görevden alınan devlet başkanı Yoon Suk Yeol&#039;un 3 Aralık 2024&#039;te başarısızlıkla sonuçlanan sıkıyönetim girişiminde yer aldığından şüphelenilen komutanlara karşı harekete geçti.  Bakanlık, Yeo In-hyung, Moon Sang-ho, Lee Jin-woo ve Kwak Jong-keun isimli 4 üst düzey komutanın resmi olarak görevden alındığını duyurdu.  Başarısız sıkıyönetim ilanı sırasında, &quot;sıkıyönetim komutanı&quot; olarak atanan Genelkurmay Başkanı Park An-su için de disiplin süreci devam ediyor.YOON TUTUKLANMIŞTIGüney Kore Ulusal Meclisinin, sıkıyönetim ilanının anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle azlini istediği ve bu sebeple görevden uzaklaştırılan Yoon, sıkıyönetim soruşturması kapsamında 15 Ocak&#039;ta gözaltına alınmıştı.  İlk gün 10 saatten fazla sorgulanan Yoon&#039;un ifade vermeyi reddettiği bildirilmişti. Güney Kore tarihinde gözaltına alınan ilk devlet başkanı olan Yoon, sorgunun ardından gözaltı merkezine nakledilmişti.  Yoon, dün Seul Batı Bölge Mahkemesinin kararı üzerine, &quot;ayaklanmaya liderlik etme&quot; ve &quot;yetkisini kötüye kullanma&quot; suçlarından tutuklanmıştı.  Yoon hakkındaki 3 Aralık 2024&#039;teki sıkıyönetim ilanı nedeniyle başlatılan soruşturma sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GyUOL8yn3kiBjxHz3A5SnQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korede, sıkıyönetim, krizi:, Üst, düzey, komutanlar, görevden, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GyUOL8yn3kiBjxHz3A5SnQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore'de sıkıyönetim krizi: Üst düzey komutanlar görevden alındı"><p>Güney Kore'de devlet başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve dün resmen tutuklanan Yoon Suk Yeol'un 3 Aralık 2024'teki başarısız sıkıyönetim ilanında rol oynamakla suçlanan 4 üst düzey komutan görevden alındı.</p><p>Yonhap'ın haberine göre, Güney Kore Savunma Bakanlığı'nın disiplin komitesi, görevden alınan devlet başkanı Yoon Suk Yeol'un 3 Aralık 2024'te başarısızlıkla sonuçlanan sıkıyönetim girişiminde yer aldığından şüphelenilen komutanlara karşı harekete geçti.  Bakanlık, Yeo In-hyung, Moon Sang-ho, Lee Jin-woo ve Kwak Jong-keun isimli 4 üst düzey komutanın resmi olarak görevden alındığını duyurdu.  Başarısız sıkıyönetim ilanı sırasında, "sıkıyönetim komutanı" olarak atanan Genelkurmay Başkanı Park An-su için de disiplin süreci devam ediyor.</p><p><strong>YOON TUTUKLANMIŞTI</strong></p><p>Güney Kore Ulusal Meclisinin, sıkıyönetim ilanının anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle azlini istediği ve bu sebeple görevden uzaklaştırılan Yoon, sıkıyönetim soruşturması kapsamında 15 Ocak'ta gözaltına alınmıştı.  İlk gün 10 saatten fazla sorgulanan Yoon'un ifade vermeyi reddettiği bildirilmişti. Güney Kore tarihinde gözaltına alınan ilk devlet başkanı olan Yoon, sorgunun ardından gözaltı merkezine nakledilmişti.  Yoon, dün Seul Batı Bölge Mahkemesinin kararı üzerine, "ayaklanmaya liderlik etme" ve "yetkisini kötüye kullanma" suçlarından tutuklanmıştı.  Yoon hakkındaki 3 Aralık 2024'teki sıkıyönetim ilanı nedeniyle başlatılan soruşturma sürüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir gecede yeni ada oluştu: Jeologlar bile şaşkına döndü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bir-gecede-yeni-ada-olustu-jeologlar-bile-saskina-doendu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bir-gecede-yeni-ada-olustu-jeologlar-bile-saskina-doendu</guid>
<description><![CDATA[ &#039;&#039;Kumani Bank&#039;&#039; adıyla da bilinen çamur volkanları, su yüzeyinde kısa sürede ada oluşmasına neden olabilir. &#039;&#039;Hayalet ada&#039;&#039; şeklinde tanımlanabilen bu doğa olayına özellikle İtalya, Japonya ve Azerbaycan gibi tektonik ülkelerde rastlanır. Daha önce Hazar Denizi yüzeyinde de ortaya çıkan Kumani Bank, jeologları bile heyecanlandırmıştı. Peki bu çamur volkanları nasıl oluşur?Dünya üzerinde volkanlar, kırmızı ve gri olmak üzere iki ana grupta incelenir. Kırmızı volkanlar, lavların akışkanlığı nedeniyle sürekli aktifken; gri volkanlar, daha patlayıcı türdeki volkanlar arasında yer alır. Gri volkanlara Washington&#039;daki St. Helens Dağı örnek gösterilebilir. Bazı gezegen uydularında sıvı su, amonyak ve hidrokarbonlar püskürten &quot;kriyovolkanlar&quot; da bulunur. Ancak, bu volkanik etkinlikler arasında çamur volkanları, en hafif ve sakin olanlarıdır. Çamur volkanları Kuzey Amerika&#039;da nadiren görülseler de, İtalya, Japonya, Trinidad ve Azerbaycan gibi tektonik plaka sınırlarına yakın bölgelerde daha yaygındır.Çamur volkanları genelde sakin bir şekilde patlar ancak büyük bir yıkım gücüne sahiptirler. Çamur, gaz ve sıvılardan oluşan bu püskürmeler, yerin derinliklerinde basınç birikmesi sonucu meydana gelir. Yer kabuğunda bir &quot;delik&quot; oluştuğunda, bu basınç hızla dışarı çıkarak patlamalara yol açar. Teksas Üniversitesi&#039;nden jeolog Michael Hudec, bu durumu, içinde hava bulunan bir araba lastiğine benzetiyor. Hudec, lastiğin sağlam olduğu sürece içindeki havanın güvenle tutulduğunu fakat lastik patladığında havanın hızla dışarı çıkmaya başladığını ifade ediyor.Adelaide Üniversitesi&#039;nden jeolog Mark Tingay, 2014 yılında Kumani Bank adlı çamur volkanının &quot;hayalet ada&quot; şeklinde beliren görüntülerini paylaştı. Hazar Denizi&#039;nde, Azerbaycan&#039;ın doğu kıyısından yaklaşık 25 kilometre açıkta bulunan bu volkan, uydu görüntülerine göre Ocak ile Şubat 2023 arasında ortaya çıkmış olabilir.Kumani Bank, normalde deniz seviyesinin birkaç metre altında bulunur ancak şiddetli bir patlama sırasında zirvesi yüzeye çıkacak kadar büyük bir malzeme püskürebilir. Bu patlamalar kısa sürse de son derece güçlüdür ve Azerbaycan&#039;daki patlamalar, genellikle alev sütunlarıyla ilişkilendirilir.NASA, geçtiğimiz hafta Kumani Bank&#039;ın gelişimini gösteren uydu görüntülerini paylaştı. OLI-2, Landsat 8 ve Landsat 9 uyduları, Kumani Bank&#039;ın 2023 başında su yüzeyine çıkarak 400 metreye kadar genişlediğini ve 2024&#039;ün sonlarına doğru kaybolduğunu gösterdi. Daha önce kaydedilen verilere göre, Kumani Bank&#039;ta en büyük patlama 1950&#039;de gerçekleşmişti ve bu patlama, 700 metre genişliğinde, 6 metre yüksekliğinde bir ada oluşturmuştu.Jeolog Mark Tingay, şaşırtıcı doğa olayı hakkında &#039;&#039;Yaklaşık 400 metre genişliğinde bir adanın birkaç saat içinde ortaya çıkması gerçekten şaşırtıcı. Birçok balıkçı, &#039;Dün burada bir ada yoktu&#039; diye hayret edebilir çünkü bir anda 10 hektarlık bir ada belirebiliyor&#039;&#039; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lWonVpfCUE-PYul3KRLPEQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bir, gecede, yeni, ada, oluştu:, Jeologlar, bile, şaşkına, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lWonVpfCUE-PYul3KRLPEQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bir gecede yeni ada oluştu: Jeologlar bile şaşkına döndü"><p>''Kumani Bank'' adıyla da bilinen çamur volkanları, su yüzeyinde kısa sürede ada oluşmasına neden olabilir. ''Hayalet ada'' şeklinde tanımlanabilen bu doğa olayına özellikle İtalya, Japonya ve Azerbaycan gibi tektonik ülkelerde rastlanır. Daha önce Hazar Denizi yüzeyinde de ortaya çıkan Kumani Bank, jeologları bile heyecanlandırmıştı. Peki bu çamur volkanları nasıl oluşur?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pmKcjOa15UucW3irnU3Qmw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya üzerinde volkanlar, kırmızı ve gri olmak üzere iki ana grupta incelenir. Kırmızı volkanlar, lavların akışkanlığı nedeniyle sürekli aktifken; gri volkanlar, daha patlayıcı türdeki volkanlar arasında yer alır. Gri volkanlara Washington'daki St. Helens Dağı örnek gösterilebilir. Bazı gezegen uydularında sıvı su, amonyak ve hidrokarbonlar püskürten "kriyovolkanlar" da bulunur. Ancak, bu volkanik etkinlikler arasında çamur volkanları, en hafif ve sakin olanlarıdır. Çamur volkanları Kuzey Amerika'da nadiren görülseler de, İtalya, Japonya, Trinidad ve Azerbaycan gibi tektonik plaka sınırlarına yakın bölgelerde daha yaygındır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hZBZR1BFiEy76NJ1TPfOEg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çamur volkanları genelde sakin bir şekilde patlar ancak büyük bir yıkım gücüne sahiptirler. Çamur, gaz ve sıvılardan oluşan bu püskürmeler, yerin derinliklerinde basınç birikmesi sonucu meydana gelir. Yer kabuğunda bir "delik" oluştuğunda, bu basınç hızla dışarı çıkarak patlamalara yol açar. Teksas Üniversitesi'nden jeolog Michael Hudec, bu durumu, içinde hava bulunan bir araba lastiğine benzetiyor. Hudec, lastiğin sağlam olduğu sürece içindeki havanın güvenle tutulduğunu fakat lastik patladığında havanın hızla dışarı çıkmaya başladığını ifade ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8az66t4zqkydomWSNa4ADg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Adelaide Üniversitesi'nden jeolog Mark Tingay, 2014 yılında Kumani Bank adlı çamur volkanının "hayalet ada" şeklinde beliren görüntülerini paylaştı. Hazar Denizi'nde, Azerbaycan'ın doğu kıyısından yaklaşık 25 kilometre açıkta bulunan bu volkan, uydu görüntülerine göre Ocak ile Şubat 2023 arasında ortaya çıkmış olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1MqJHTm59ESpumV8GgzgFg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kumani Bank, normalde deniz seviyesinin birkaç metre altında bulunur ancak şiddetli bir patlama sırasında zirvesi yüzeye çıkacak kadar büyük bir malzeme püskürebilir. Bu patlamalar kısa sürse de son derece güçlüdür ve Azerbaycan'daki patlamalar, genellikle alev sütunlarıyla ilişkilendirilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZjoaQcQY4Uiu_vwVun_cIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA, geçtiğimiz hafta Kumani Bank'ın gelişimini gösteren uydu görüntülerini paylaştı. OLI-2, Landsat 8 ve Landsat 9 uyduları, Kumani Bank'ın 2023 başında su yüzeyine çıkarak 400 metreye kadar genişlediğini ve 2024'ün sonlarına doğru kaybolduğunu gösterdi. Daha önce kaydedilen verilere göre, Kumani Bank'ta en büyük patlama 1950'de gerçekleşmişti ve bu patlama, 700 metre genişliğinde, 6 metre yüksekliğinde bir ada oluşturmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I-8GHIEjlE6buFs1ttxAcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jeolog Mark Tingay, şaşırtıcı doğa olayı hakkında ''Yaklaşık 400 metre genişliğinde bir adanın birkaç saat içinde ortaya çıkması gerçekten şaşırtıcı. Birçok balıkçı, 'Dün burada bir ada yoktu' diye hayret edebilir çünkü bir anda 10 hektarlık bir ada belirebiliyor'' ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Slovakya Başbakanı Fico ile bir araya geldi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-slovakya-basbakani-fico-ile-bir-araya-geldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-slovakya-basbakani-fico-ile-bir-araya-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Slovak Başbakanı Robert Fico’yu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#039;nde resmi törenle karşıladı. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#039;nde, Slovak Cumhuriyeti Başbakanı Robert Fico&#039;yu resmi törenle karşıladı.İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından anlaşmaların imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.  BÖLGESEL VE KÜRSEL KONULAR ELE ALINACAK  Ayrıca Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri dahil olmak üzere güncel bölgesel ve küresel konularda görüş alışverişinde bulunulacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7-S0zcbhoUqr55DKXAY8vw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Cumhurbaşkanı, Erdoğan, Slovakya, Başbakanı, Fico, ile, bir, araya, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7-S0zcbhoUqr55DKXAY8vw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250120130632923" class="type:primaryImage" alt="Cumhurbaşkanı Erdoğan, Slovakya Başbakanı Fico ile bir araya geldi"><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Slovak Başbakanı Robert Fico’yu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Slovak Cumhuriyeti Başbakanı Robert Fico'yu resmi törenle karşıladı.</p><p>İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından anlaşmaların imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.  <strong>BÖLGESEL VE KÜRSEL KONULAR ELE ALINACAK</strong>  Ayrıca Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri dahil olmak üzere güncel bölgesel ve küresel konularda görüş alışverişinde bulunulacak.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ateşkesin ardından Gazze’de can kaybı 47 bin 35’e yükseldi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ateskesin-ardindan-gazzede-can-kaybi-47-bin-35e-yukseldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ateskesin-ardindan-gazzede-can-kaybi-47-bin-35e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ile Hamas’ın vardığı ateşkes anlaşmasının dün yürürlüğe girdiği Gazze Şeridi’nde İsrail saldırıları nedeniyle hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 47 bin 35’e, yaralananların sayısı 111 bin 91’e yükseldi.İsrail ile Hamas arasında uzun müzakereler sonucu varılan ateşkes ve esir anlaşması dün yaklaşık 3 saat gecikmeyle TSİ 12.15’te yürürlüğe girdi. Hamas’ın serbest bırakılacak esirlerin listesini iletmediğini belirterek ateşkesin olmayacağını açıklayan İsrail, anlaşma yürürlüğe girene dek Gazze Şeridi’nde saldırılarına devam etti.Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada son 24 saatte Gazze Şeridi’ndeki hastanelere 60 kişinin cansız bedeni ve 341 yaralının getirildiğini getirildi. Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından enkaz altında kalanları çıkarma çalışmalarına başlanmasıyla 62 kişinin cansız bedeni de enkaz altından çıkarıldı.İsrail’in 7 Ekim 2023’te bölgede başlattığı saldırıların toplam bilançosunun da aktarıldığı açıklamada, can kaybının 47 bin 35’e, yaralı sayısının da 111 bin 91’e yükseldiği ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NXcOBIrlBEWLoXbtXBUeMQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ateşkesin, ardından, Gazze’de, can, kaybı, bin, 35’e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NXcOBIrlBEWLoXbtXBUeMQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ateşkesin ardından Gazze’de can kaybı 47 bin 35’e yükseldi"><p>İsrail ile Hamas’ın vardığı ateşkes anlaşmasının dün yürürlüğe girdiği Gazze Şeridi’nde İsrail saldırıları nedeniyle hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 47 bin 35’e, yaralananların sayısı 111 bin 91’e yükseldi.</p><p>İsrail ile Hamas arasında uzun müzakereler sonucu varılan ateşkes ve esir anlaşması dün yaklaşık 3 saat gecikmeyle TSİ 12.15’te yürürlüğe girdi. </p><p>Hamas’ın serbest bırakılacak esirlerin listesini iletmediğini belirterek ateşkesin olmayacağını açıklayan İsrail, anlaşma yürürlüğe girene dek Gazze Şeridi’nde saldırılarına devam etti.</p><p>Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada son 24 saatte Gazze Şeridi’ndeki hastanelere 60 kişinin cansız bedeni ve 341 yaralının getirildiğini getirildi. </p><p>Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından enkaz altında kalanları çıkarma çalışmalarına başlanmasıyla 62 kişinin cansız bedeni de enkaz altından çıkarıldı.</p><p>İsrail’in 7 Ekim 2023’te bölgede başlattığı saldırıların toplam bilançosunun da aktarıldığı açıklamada, can kaybının 47 bin 35’e, yaralı sayısının da 111 bin 91’e yükseldiği ifade edildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk bayrağı göndere çekildi: Türkiye&amp;apos;nin Halep Başkonsolosluğu 13 yıl sonra yeniden açıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/turk-bayragi-goendere-cekildi-turkiyenin-halep-baskonsoloslugu-13-yil-sonra-yeniden-acildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/turk-bayragi-goendere-cekildi-turkiyenin-halep-baskonsoloslugu-13-yil-sonra-yeniden-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Suriye&#039;de Beşar Esad rejiminin devrilmesi sonrası yeni dönem inşa ediliyor. Halep&#039;teki Türkiye Başkonsolosluğu 13 yıl aranın ardından yeniden açıldı.2012&#039;de iç savaş sırasında faaliyetleri durdurulan Türkiye&#039;nin Halep Başkonsolosluğu, Türk bayrağının göndere çekilmesiyle diplomatik faaliyetlerine yeniden başladı.Türkiye&#039;nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Büyükelçi Burhan Köroğlu, törenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Halep Başkonsolosluğunun açılmasının Türkiye için gurur verici olduğunu belirterek, Suriye halkına ve Türk vatandaşlığı alan Suriyelilere hizmet sağlayacağını söyledi.Türkiye&#039;nin, tarih içinde çok önemli ilişkileri olan Halep kentinin kalkınması için Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Türk Kızılay, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarla faaliyetler yürüteceğini belirten Köroğlu, elektrik, su, okul, hastane gibi altyapı sorunlarının çözülmesi için çalışılacağını vurguladı.ŞAM BÜYÜKELÇİLİĞİ DE ARALIKTA AÇILDI2012&#039;de faaliyetleri durdurulan Türkiye&#039;nin Şam Büyükelçiliği de 14 Aralık 2024&#039;de faaliyetlerine yeniden başlamıştı. Büyükelçilik, rejimin barışçıl göstericilere karşı şiddete başvurduğu süreçte hizmet vermeye bir süre devam etmiş, ancak 26 Mart 2012&#039;de günlük faaliyetlerini durdurmuştu.Büyükelçilik çalışanları ve aileleri de bu kararla Türkiye&#039;ye dönmüştü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tss0T8QquE6FpfR9ICgKgg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, bayrağı, göndere, çekildi:, Türkiyenin, Halep, Başkonsolosluğu, yıl, sonra, yeniden, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tss0T8QquE6FpfR9ICgKgg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Türk bayrağı göndere çekildi: Türkiye'nin Halep Başkonsolosluğu 13 yıl sonra yeniden açıldı"><p>Suriye'de Beşar Esad rejiminin devrilmesi sonrası yeni dönem inşa ediliyor. Halep'teki Türkiye Başkonsolosluğu 13 yıl aranın ardından yeniden açıldı.</p><p>2012'de iç savaş sırasında faaliyetleri durdurulan Türkiye'nin Halep Başkonsolosluğu, Türk bayrağının göndere çekilmesiyle diplomatik faaliyetlerine yeniden başladı.</p><p>Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Büyükelçi Burhan Köroğlu, törenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Halep Başkonsolosluğunun açılmasının Türkiye için gurur verici olduğunu belirterek, Suriye halkına ve Türk vatandaşlığı alan Suriyelilere hizmet sağlayacağını söyledi.</p><p>Türkiye'nin, tarih içinde çok önemli ilişkileri olan Halep kentinin kalkınması için Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Türk Kızılay, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarla faaliyetler yürüteceğini belirten Köroğlu, elektrik, su, okul, hastane gibi altyapı sorunlarının çözülmesi için çalışılacağını vurguladı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uKSp_a_9f02-nzh6Xv-onw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>ŞAM BÜYÜKELÇİLİĞİ DE ARALIKTA AÇILDI</strong></p><p>2012'de faaliyetleri durdurulan Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği de 14 Aralık 2024'de faaliyetlerine yeniden başlamıştı.</p><p> Büyükelçilik, rejimin barışçıl göstericilere karşı şiddete başvurduğu süreçte hizmet vermeye bir süre devam etmiş, ancak 26 Mart 2012'de günlük faaliyetlerini durdurmuştu.Büyükelçilik çalışanları ve aileleri de bu kararla Türkiye'ye dönmüştü.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filistinli kadın esir anlattı: &amp;quot;Serbest bırakmadan önce saçımızdan sürüklediler&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/filistinli-kadin-esir-anlatti-serbest-birakmadan-oence-sacimizdan-suruklediler</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/filistinli-kadin-esir-anlatti-serbest-birakmadan-oence-sacimizdan-suruklediler</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ile Hamas arasında varılan esir takası kapsamında serbest bırakılan Filistinli Rağad Amru, İsrail güçlerinin Filistinli kadınları serbest bırakmadan hemen önce saçlarından sürükleyerek darbettiğini söyledi. Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğunu da anlattı.Esir takasının ilk gününde İsrail&#039;in serbest bıraktığı Filistinlilerden 23 yaşındaki Rağad Amru,  Filistinli kadınların serbest bırakılmadan önce İsrail güçlerince maruz kaldıkları kötü muameleyi ve hapishane şartlarını anlattı.
Amru, serbest bırakıldıkları günün sabahı, İsrail hapishane müdürünün 14 gün boyunca hiç kimsenin serbest bırakılmayacağını söylediğini, öğleden sonra ise müdür yardımcısının gelerek kendilerine hakaretler ettiğini dile getirdi.Amru şunları söyledi:
&quot;Öğle vaktinde hapishane müdür yardımcısı geldi, saldırgan ifadelerle &#039;Beni bir daha denemeyin, herhangi bir tesettürlü elbise giymeniz yasak&#039; dedi ve sonrasında darp, küfürler ve saatlerce süren sorgu başladı.&quot;
Amru, İsrail&#039;in Damon Hapishanesi&#039;nden demir kafesli otobüslere bindirilerek 4 saat bekletildiklerini, ardından da Ofer Hapishanesi&#039;ne götürüldüklerini aktardı.
&quot;Otobüs, hapishaneden daha kötüydü. Klimaları soğuk çalıştırdılar. Ofer Hapishanesi&#039;ne vardık, İsrailli gardiyanların Filistinli esirleri çığlık çığlığa saçlarından sürüklediğini gördük. Başımızı kaldırmamıza dahi müsaade etmediler&quot; diyen Amru, Ofer Hapishanesi&#039;ne vardıklarında İsrail güçlerinin Filistinlileri otobüsten sürükleyerek çakıl taşlarıyla dolu bir alana fırlattığını söyledi.Ofer Hapishanesi&#039;nde yarı çıplak vaziyette darbedildiklerini ve hakarete uğradıklarını anlatan Amru, ardından yanlarına durumları çok kötü halde olan bir grup Filistinli çocuğun getirildiğini ifade etti.
Amru, &quot;Bütün bu acılar halkımız ve Gazze uğruna yaşanıyor, Allah bunların ecrini bize yazsın. Filistinli direnişçiler İsrailli kadın esirlere hediyeler sunarken biz saçımızdan, başörtümüzden sürüklendik&quot; ifadelerini kullandı.
Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğuna dikkat çekerek, &quot;(İsrail) hapishanelerinde iyi bir şeyin olması mümkün değil. Yemekler miktar ve kalite olarak çok kötü ve muamele şekli son derece kötü&quot; dedi.Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak&#039;ta İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15&#039;te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde İsrailli 33 esir serbest bırakılacak.
Anlaşma, Gazze Şeridi&#039;ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OnN4ZA8-k0Cc5XNnPMO_JA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filistinli, kadın, esir, anlattı:, Serbest, bırakmadan, önce, saçımızdan, sürüklediler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OnN4ZA8-k0Cc5XNnPMO_JA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Filistinli kadın esir anlattı: " serbest b sa s><p>İsrail ile Hamas arasında varılan esir takası kapsamında serbest bırakılan Filistinli Rağad Amru, İsrail güçlerinin Filistinli kadınları serbest bırakmadan hemen önce saçlarından sürükleyerek darbettiğini söyledi. Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğunu da anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dXjYYfRd70uyvmMhlrkrLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Esir takasının ilk gününde İsrail'in serbest bıraktığı Filistinlilerden 23 yaşındaki Rağad Amru,  Filistinli kadınların serbest bırakılmadan önce İsrail güçlerince maruz kaldıkları kötü muameleyi ve hapishane şartlarını anlattı.
Amru, serbest bırakıldıkları günün sabahı, İsrail hapishane müdürünün 14 gün boyunca hiç kimsenin serbest bırakılmayacağını söylediğini, öğleden sonra ise müdür yardımcısının gelerek kendilerine hakaretler ettiğini dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UcCouCXS5EGTf6mC16SbKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amru şunları söyledi:
"Öğle vaktinde hapishane müdür yardımcısı geldi, saldırgan ifadelerle 'Beni bir daha denemeyin, herhangi bir tesettürlü elbise giymeniz yasak' dedi ve sonrasında darp, küfürler ve saatlerce süren sorgu başladı."
Amru, İsrail'in Damon Hapishanesi'nden demir kafesli otobüslere bindirilerek 4 saat bekletildiklerini, ardından da Ofer Hapishanesi'ne götürüldüklerini aktardı.
"Otobüs, hapishaneden daha kötüydü. Klimaları soğuk çalıştırdılar. Ofer Hapishanesi'ne vardık, İsrailli gardiyanların Filistinli esirleri çığlık çığlığa saçlarından sürüklediğini gördük. Başımızı kaldırmamıza dahi müsaade etmediler" diyen Amru, Ofer Hapishanesi'ne vardıklarında İsrail güçlerinin Filistinlileri otobüsten sürükleyerek çakıl taşlarıyla dolu bir alana fırlattığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EFcYLEPj10qo2mKdpLx-xQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ofer Hapishanesi'nde yarı çıplak vaziyette darbedildiklerini ve hakarete uğradıklarını anlatan Amru, ardından yanlarına durumları çok kötü halde olan bir grup Filistinli çocuğun getirildiğini ifade etti.
Amru, "Bütün bu acılar halkımız ve Gazze uğruna yaşanıyor, Allah bunların ecrini bize yazsın. Filistinli direnişçiler İsrailli kadın esirlere hediyeler sunarken biz saçımızdan, başörtümüzden sürüklendik" ifadelerini kullandı.
Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğuna dikkat çekerek, "(İsrail) hapishanelerinde iyi bir şeyin olması mümkün değil. Yemekler miktar ve kalite olarak çok kötü ve muamele şekli son derece kötü" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7881uKiGQ0OVNrEx1l1XiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak'ta İsrail ile Hamas arasında Gazze'de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15'te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde İsrailli 33 esir serbest bırakılacak.
Anlaşma, Gazze Şeridi'ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yiBOnfpN_kKBhYn1mvpLdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tahran&amp;apos;da 2 yargıç öldürüldü: Cenaze namazını Hamaney kıldırdı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tahranda-2-yargic-oelduruldu-cenaze-namazini-hamaney-kildirdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tahranda-2-yargic-oelduruldu-cenaze-namazini-hamaney-kildirdi</guid>
<description><![CDATA[ İran&#039;da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde öldürülen iki yargıç için cenaze töreni düzenlendi. Hakimlerin cenaze namazlarını İran&#039;ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı. Yargıçların neden öldürüldükleri araştırılıyor.İran&#039;da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde iki yargıç suikaste uğradı. Yargıçların öldürülmesinin ardından posterleri meydana asıldı, cenaze namazlarını ise İran&#039;ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı  İran halkı ise Yüksek Mahkeme yargıçlarına düzenlenen saldırının şokunda.  Yüksek Mahkeme&#039;nin önünde düzenlenen saldırıda ölen iki yargıç Ali Razini ve Muhammed Mukise için cenaze töreni yapıldı.   Yargıçların cenaze namazını İran&#039;ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı.ADLİYE ÇAYCISI İNTİHAR ETTİ  İki yargıcı vurarak öldüren adliye çaycısı intihar etmişti. Saldırıyı neden gerçekleştirdiği araştırılıyor.  Razini ve Mukise, &quot;ulusal güvenliğe karşı işlenen suçlar, casusluk ve terörizmle mücadele&quot; davalarına bakıyordu.  İki yargıcın fotoğrafının bulunduğu dev poster meydanlara asıldı.  Yargıçlardan birinin 10 yıl önce de saldırıya uğradığı, bu saldırıdan kurtulduğu belirtiliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CHPtPTE8sEmtlOLupjJCjg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tahranda, yargıç, öldürüldü:, Cenaze, namazını, Hamaney, kıldırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CHPtPTE8sEmtlOLupjJCjg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tahran'da 2 yargıç öldürüldü: Cenaze namazını Hamaney kıldırdı"><p>İran'da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde öldürülen iki yargıç için cenaze töreni düzenlendi. Hakimlerin cenaze namazlarını İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı. Yargıçların neden öldürüldükleri araştırılıyor.</p><p>İran'da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde iki yargıç suikaste uğradı. Yargıçların öldürülmesinin ardından posterleri meydana asıldı, cenaze namazlarını ise İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı  İran halkı ise Yüksek Mahkeme yargıçlarına düzenlenen saldırının şokunda.  Yüksek Mahkeme'nin önünde düzenlenen saldırıda ölen iki yargıç Ali Razini ve Muhammed Mukise için cenaze töreni yapıldı.   Yargıçların cenaze namazını İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı.</p><p><strong>ADLİYE ÇAYCISI İNTİHAR ETTİ</strong>  İki yargıcı vurarak öldüren adliye çaycısı intihar etmişti. Saldırıyı neden gerçekleştirdiği araştırılıyor.  Razini ve Mukise, "ulusal güvenliğe karşı işlenen suçlar, casusluk ve terörizmle mücadele" davalarına bakıyordu.  İki yargıcın fotoğrafının bulunduğu dev poster meydanlara asıldı.  Yargıçlardan birinin 10 yıl önce de saldırıya uğradığı, bu saldırıdan kurtulduğu belirtiliyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;dan vatandaşlarına &amp;quot;Suriye&amp;apos;ye seyahat etmeyin&amp;quot; çağrısı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/irandan-vatandaslarina-suriyeye-seyahat-etmeyin-cagrisi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/irandan-vatandaslarina-suriyeye-seyahat-etmeyin-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını, şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran&#039;dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.  Bekayi, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen haftalık basın toplantısında, ülkesinin dış politika gündemi ve bölgesel gelişmelere ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Nükleer anlaşmanın Avrupalı taraflarının Birleşmiş Milletler yaptırımlarının geri getirilmesini sağlayacak &quot;tetik mekanizmasını&quot; hayata geçirmesi halinde İran&#039;ın atacağı adımların sorulması üzerine Bekayi, bu durumda İran&#039;ın bazı anlaşmalarda kalmasının bir anlamı olmayacağını belirtti.  Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran&#039;dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye seyahat etmesini tavsiye etmediklerini dile getirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xC3d9viYAU-4eioqEGTupw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İrandan, vatandaşlarına, Suriyeye, seyahat, etmeyin, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xC3d9viYAU-4eioqEGTupw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'dan vatandaşlarına " suriye seyahat etmeyin><p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını, şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.</p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran'dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.  Bekayi, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen haftalık basın toplantısında, ülkesinin dış politika gündemi ve bölgesel gelişmelere ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Nükleer anlaşmanın Avrupalı taraflarının Birleşmiş Milletler yaptırımlarının geri getirilmesini sağlayacak "tetik mekanizmasını" hayata geçirmesi halinde İran'ın atacağı adımların sorulması üzerine Bekayi, bu durumda İran'ın bazı anlaşmalarda kalmasının bir anlamı olmayacağını belirtti.  Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran'dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye seyahat etmesini tavsiye etmediklerini dile getirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TikTok fenomeninden dört yıl süren şiddet: Eşini bayıltıp bacağını kesti!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tiktok-fenomeninden-doert-yil-suren-siddet-esini-bayiltip-bacagini-kesti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tiktok-fenomeninden-doert-yil-suren-siddet-esini-bayiltip-bacagini-kesti</guid>
<description><![CDATA[ TikTok&#039;ta 25 binden fazla takipçisi olan Hollie Hanson, dört yıldır evli olduğu Lauren Hanson’a yıllar süren dehşeti yaşattı. Cani fenomen genç kadını boğmaya çalıştı, cam şişeyle yaraladı ve bayılınca bacağını kesti. TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesini engellenmek amacıyla uzaklaştırma kararı da çıkarıldı.TikTok fenomeninin akıl almaz istismarı sosyal medyaya damga vurdu. 26 yaşındaki Hollie Hanson, partneri Lauren Hanson&#039;a dört yıl boyunca fiziksel ve duygusal şiddet uyguladı.
TikTok&#039;ta 25 binden fazla takipçisi bulunan fenomenin, eşini iki dakika boyunca boğduğu anlar kameraya yansıdı.Hanson ayrıca genç kadının telefonunu kullanmasını, sevdikleriyle görüşmesini engelledi ve ortak banka hesaplarını kontrol altına aldı.
Eşine sistematik olarak şiddet uyguladığı aktarılan fenomen, genç kadına alkol şişesiyle saldırdı ve bayılınca bacağını kesti.Hanson ayrıca partnerinin üzerine benzin döküp sigara yaktı. Bu sırada genç kadının vücudunda yanıklar oluştu ve giysileri alev aldı.
TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Dava dosyalarına göre TikTok fenomeni, 2020-2024 yılları arasında &quot;saplantılı&quot; davranışlar sergileyerek partnerine istismar uyguladı.Mahkemede ifade veren mağdur Lauren, &quot;Hayatımda asla geçmeyecek bir iz bıraktı. Beni bir insan olarak mahvetti. Savunmasız ve kırgın bir insanım ve bu Hollie Hanson&#039;dan kaynaklanıyor.&quot; diye konuştu.
Sonunda sevgilisinin kendisini hiç sevmediğini anladığını söyleyen genç kadın, &quot;Hollie Hanson benim tacizcim. Bana çektirdiği acının üstesinden asla gelemeyeceğim. Umarım onu ​​bir daha asla görmem.&quot; ifadelerini kullandı.Fiziksel şiddetin yanı sıra Lauren&#039;ın kendi çocuğuyla görüşmesini engelledi ve bebeğin kıyafetlerini yaktı.
TikTok fenomenine hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesinin engellenmesi yönünde bir uzaklaştırma kararı da verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J3b4e75dv0yaMoLq_7ceWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TikTok, fenomeninden, dört, yıl, süren, şiddet:, Eşini, bayıltıp, bacağını, kesti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J3b4e75dv0yaMoLq_7ceWQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="TikTok fenomeninden dört yıl süren şiddet: Eşini bayıltıp bacağını kesti!"><p>TikTok'ta 25 binden fazla takipçisi olan Hollie Hanson, dört yıldır evli olduğu Lauren Hanson’a yıllar süren dehşeti yaşattı. Cani fenomen genç kadını boğmaya çalıştı, cam şişeyle yaraladı ve bayılınca bacağını kesti. TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesini engellenmek amacıyla uzaklaştırma kararı da çıkarıldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3qwMKWW-hEuh4Ok0M5j3bQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>TikTok fenomeninin akıl almaz istismarı sosyal medyaya damga vurdu. 26 yaşındaki Hollie Hanson, partneri Lauren Hanson'a dört yıl boyunca fiziksel ve duygusal şiddet uyguladı.
TikTok'ta 25 binden fazla takipçisi bulunan fenomenin, eşini iki dakika boyunca boğduğu anlar kameraya yansıdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uTGgDhqyWEadGXZJwKWzxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hanson ayrıca genç kadının telefonunu kullanmasını, sevdikleriyle görüşmesini engelledi ve ortak banka hesaplarını kontrol altına aldı.
Eşine sistematik olarak şiddet uyguladığı aktarılan fenomen, genç kadına alkol şişesiyle saldırdı ve bayılınca bacağını kesti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AwFBOof9TUWg3C6Xs9PboA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hanson ayrıca partnerinin üzerine benzin döküp sigara yaktı. Bu sırada genç kadının vücudunda yanıklar oluştu ve giysileri alev aldı.
TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Dava dosyalarına göre TikTok fenomeni, 2020-2024 yılları arasında "saplantılı" davranışlar sergileyerek partnerine istismar uyguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hPo1dYQhZkO7l7vWym2ntw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mahkemede ifade veren mağdur Lauren, "Hayatımda asla geçmeyecek bir iz bıraktı. Beni bir insan olarak mahvetti. Savunmasız ve kırgın bir insanım ve bu Hollie Hanson'dan kaynaklanıyor." diye konuştu.
Sonunda sevgilisinin kendisini hiç sevmediğini anladığını söyleyen genç kadın, "Hollie Hanson benim tacizcim. Bana çektirdiği acının üstesinden asla gelemeyeceğim. Umarım onu ​​bir daha asla görmem." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bfQTeiH82U2y3YeE0qRd7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fiziksel şiddetin yanı sıra Lauren'ın kendi çocuğuyla görüşmesini engelledi ve bebeğin kıyafetlerini yaktı.
TikTok fenomenine hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesinin engellenmesi yönünde bir uzaklaştırma kararı da verildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bazen ülkeleri, bazen isimleri karıştırdı: Biden&amp;apos;ın başkanlık dönemindeki unutulmaz gafları</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bazen-ulkeleri-bazen-isimleri-karistirdi-bidenin-baskanlik-doenemindeki-unutulmaz-gaflari</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bazen-ulkeleri-bazen-isimleri-karistirdi-bidenin-baskanlik-doenemindeki-unutulmaz-gaflari</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Joe Biden, dört yıl boyunca devam eden görev süresince yaptığı gaflarla adından sıkça söz ettirdi. Karıştırdığı ülkeler, yanlış telaffuzlar ve şaşkınlık yaratan anlarla başkanlık dönemini unutulmaz kıldı. İşte Joe Biden’ın başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anları.ABD Başkanı Joe Biden, Başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda, imzaladığı tasarılar kadar yaptığı gaflarla da hafızalara kazındı. Biden&#039;ın, sıkça yaptığı dil sürçmeleri ve hatalı açıklamaları zaman zaman gündeme geldi. İşte Joe Biden’ın Başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anlar.Birçok kez ülkeleri ve isimleri karıştıran Biden&#039;ın, en dikkat çeken gaflarından biri, Ukrayna’daki savaşa “Irak’taki savaş” demesiydi. 
Konuşmasında “Enflasyon, Irak savaşı nedeniyle dünya genelinde bir sorun ve petrol üzerindeki etkisiyle Rusya’nın yaptığı... Affedersiniz, Ukrayna’daki savaş,” diyerek düzeltmişti eski başkan. Öte yandan daha önce Ukrayna&#039;yla İran&#039;ı karıştırmıştı,.ABD&#039;nin 46. Başkanı&#039;nın ölmüş bir parlamentere seslendiği de oldu. Biden, Kongre üyesi Jackie Walorski’ye, “Jackie burada mı? Jackie nerede? Sanırım burada olacaktı” şeklinde seslendi. Ancak Walorski, Biden’ın seslenişinden bir ay önce bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti.
Joe Biden, prompterdan konuşma yaptığı sırada hızını alamadı ve kendisi için düşülen notları da okudu.Biden’ın gafları, başkanlık döneminin sonlarına doğru daha sık hale geldi. Bir konuşmasında Başkan Yardımcısı Kamala Harris’e “Başkan” diye hitap etti.
Ayrıca Beyaz Saray’da bir toplantı sırasında elinde görüntülenen notlar, Amerikan basınında geniş yankı uyandırdı. Notlarda, Biden’a yapması gereken her şeyin adım adım yazıldığı görüldü: “Merhaba de”, “Otur”, “Kısa açıklama yap” gibi net talimatların yanı sıra soru soracağı kişiye kadar her şeyin yazılı olduğu notlar dikkat çekti.Biden, zaman zaman konuşmalarında zorlandı. Bir keresinde, kürsüden inememesi ve birkaç kez aynı şeyi tekrarlaması sosyal medyada dalga konusu oldu. Ayrıca yönünü şaşırarak sahneden inmek için merdiveni bulamadı.Bisiklet sürerken dengesini kaybedip düşmesi de, görev süresinin unutulmaz anlarından biri oldu. Biden’ın sağlık sorunları ve yaşı gündeme gelince, bazı kişiler onun demans hastası olduğunu iddia etti.
Bu iddialar, Biden’a büyük bir baskı yarattı ve sağlık durumu nedeniyle adaylıktan çekilmesi istendi.Biden’ın ev sahipliği yaptığı NATO zirvesi de dikkat çekti. Burada, Ukrayna Devlet Başkanı ile Rusya liderini karıştırması ve yardımcısı Kamala Harris’i “Trump” diye çağırması büyük şaşkınlık yarattı. “Şimdi sözü, kararlılığı kadar cesareti de olan Ukrayna Devlet Başkanı’na bırakıyorum. Bayanlar ve baylar, Başkan Putin,” diyerek bir gaf daha yaptı.Biden’ın seçim yarışındaki rakibi Donald Trump’la yaptığı ilk münazara da büyük bir yankı uyandırdı. Biden’ın anlamsız sözleri ve zaman zaman duraksaması, sadece Trump’ın değil, kamuoyunun da tepkisini çekti.
Münazaradaki belirsiz ifadeleri, “Tam bir inisiyatif, sınır devriyeleri ve daha fazla sığınma görevlisi konusunda…” gibi cümleler, izleyiciler tarafından anlaşılmadı.Joe Biden’ın başkanlık dönemindeki gafları, pek çok kişiye göre, onun zayıflığını ve zihinsel kapasitesini sorgulatan anlar arasında yer aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8lSiByWSEUuOvVJnpyvGeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bazen, ülkeleri, bazen, isimleri, karıştırdı:, Bidenın, başkanlık, dönemindeki, unutulmaz, gafları</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8lSiByWSEUuOvVJnpyvGeQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bazen ülkeleri, bazen isimleri karıştırdı: Biden'ın başkanlık dönemindeki unutulmaz gafları"><p>ABD Başkanı Joe Biden, dört yıl boyunca devam eden görev süresince yaptığı gaflarla adından sıkça söz ettirdi. Karıştırdığı ülkeler, yanlış telaffuzlar ve şaşkınlık yaratan anlarla başkanlık dönemini unutulmaz kıldı. İşte Joe Biden’ın başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anları.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DeGDqEHKE2ZGfQG8xzuKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Joe Biden, Başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda, imzaladığı tasarılar kadar yaptığı gaflarla da hafızalara kazındı. Biden'ın, sıkça yaptığı dil sürçmeleri ve hatalı açıklamaları zaman zaman gündeme geldi. İşte Joe Biden’ın Başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/atNksXBOt0Chkxi98RPfbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birçok kez ülkeleri ve isimleri karıştıran Biden'ın, en dikkat çeken gaflarından biri, Ukrayna’daki savaşa “Irak’taki savaş” demesiydi. 
Konuşmasında “Enflasyon, Irak savaşı nedeniyle dünya genelinde bir sorun ve petrol üzerindeki etkisiyle Rusya’nın yaptığı... Affedersiniz, Ukrayna’daki savaş,” diyerek düzeltmişti eski başkan. Öte yandan daha önce Ukrayna'yla İran'ı karıştırmıştı,.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Eng7k3Vh-kWcOc18MeNDvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin 46. Başkanı'nın ölmüş bir parlamentere seslendiği de oldu. Biden, Kongre üyesi Jackie Walorski’ye, “Jackie burada mı? Jackie nerede? Sanırım burada olacaktı” şeklinde seslendi. Ancak Walorski, Biden’ın seslenişinden bir ay önce bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti.
Joe Biden, prompterdan konuşma yaptığı sırada hızını alamadı ve kendisi için düşülen notları da okudu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wwv_TrnJTkOu3GfFCZPjfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden’ın gafları, başkanlık döneminin sonlarına doğru daha sık hale geldi. Bir konuşmasında Başkan Yardımcısı Kamala Harris’e “Başkan” diye hitap etti.
Ayrıca Beyaz Saray’da bir toplantı sırasında elinde görüntülenen notlar, Amerikan basınında geniş yankı uyandırdı. Notlarda, Biden’a yapması gereken her şeyin adım adım yazıldığı görüldü: “Merhaba de”, “Otur”, “Kısa açıklama yap” gibi net talimatların yanı sıra soru soracağı kişiye kadar her şeyin yazılı olduğu notlar dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Eu3f_9QFE2RCcpG9mDYfA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden, zaman zaman konuşmalarında zorlandı. Bir keresinde, kürsüden inememesi ve birkaç kez aynı şeyi tekrarlaması sosyal medyada dalga konusu oldu. Ayrıca yönünü şaşırarak sahneden inmek için merdiveni bulamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S_f7XOALykeH6ippbwiQ_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bisiklet sürerken dengesini kaybedip düşmesi de, görev süresinin unutulmaz anlarından biri oldu. Biden’ın sağlık sorunları ve yaşı gündeme gelince, bazı kişiler onun demans hastası olduğunu iddia etti.
Bu iddialar, Biden’a büyük bir baskı yarattı ve sağlık durumu nedeniyle adaylıktan çekilmesi istendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/49BKSI9wQk-kUFSHNn_vAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden’ın ev sahipliği yaptığı NATO zirvesi de dikkat çekti. Burada, Ukrayna Devlet Başkanı ile Rusya liderini karıştırması ve yardımcısı Kamala Harris’i “Trump” diye çağırması büyük şaşkınlık yarattı. “Şimdi sözü, kararlılığı kadar cesareti de olan Ukrayna Devlet Başkanı’na bırakıyorum. Bayanlar ve baylar, Başkan Putin,” diyerek bir gaf daha yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wnDPye9vUUaqS3N9ZMJZ1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden’ın seçim yarışındaki rakibi Donald Trump’la yaptığı ilk münazara da büyük bir yankı uyandırdı. Biden’ın anlamsız sözleri ve zaman zaman duraksaması, sadece Trump’ın değil, kamuoyunun da tepkisini çekti.
Münazaradaki belirsiz ifadeleri, “Tam bir inisiyatif, sınır devriyeleri ve daha fazla sığınma görevlisi konusunda…” gibi cümleler, izleyiciler tarafından anlaşılmadı.Joe Biden’ın başkanlık dönemindeki gafları, pek çok kişiye göre, onun zayıflığını ve zihinsel kapasitesini sorgulatan anlar arasında yer aldı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sıradışı bir liderin portresi: Geçmişten bugüne Donald Trump kimdir?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/siradisi-bir-liderin-portresi-gecmisten-bugune-donald-trump-kimdir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/siradisi-bir-liderin-portresi-gecmisten-bugune-donald-trump-kimdir</guid>
<description><![CDATA[ ABD tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza atan Donald Trump, bugün yemin ederek Beyaz Saray&#039;da ikinci kez göreve başlayacak. &quot;Amerika&#039;yı yeniden büyük yapalım&quot; sloganını benimseyen Trump&#039;ın 2017-2020 yılları arasındaki liderliği, tartışmalı birçok olaya sahne oldu. Yeni dönem için de birçok tartışmalı vaatte bulundu. İşte ABD&#039;nin 47&#039;inci başkanı Donald Trump&#039;ın portresi...Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri&#039;nin 45&#039;inci başkanı olarak Beyaz Saray&#039;a çıktığında 70 yaşındaydı.
Siyasette hiçbir kariyeri olmayan Trump, ABD&#039;nin gördüğü en zengin başkan oldu.
Halefi Barack Obama&#039;nın umut veren &quot;evet yapabiliriz&quot; sloganını, &quot;Amerika&#039;yı yeniden büyük yapalım&quot; sloganıyla değiştirdi.
 ABD dış politikasını &quot;Önce Amerika&quot; eksenine oturttu. İç siyasette azledilme noktasına kadar geldi.
Trump, ülke tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza attı.Donald Trump, 1946&#039;da New York&#039;ta doğdu. Babası emlak ve inşaat işleriyle uğraşıyordu. Gençlik yıllarından itibaren o da emlak dünyasına merak saldı.
İnşa ettiği otellerle kısa sürede adını duyurdu. Oteller zinciri ve eğlence sektöründeki atılımlarıyla bir imparatorluk kurdu.
İmparatorluğunun başkenti de Manhattan beşinci caddedeki Trump Tower&#039;dı.Trump&#039;ın aklı hep başkanlıktaydı.
1987&#039;de Cumhuriyetçi Parti&#039;ye kaydoldu ama siyasi duruşu çok istikrarlı değildi. Beş kere parti üyeliği değiştirdi. Üye oldukları arasında Demokrat Parti de vardı.
2000&#039;de yapılan seçimlere Reform Partisi başkan adayı olarak katıldı fakat kısa süre sonra adaylıktan çekildi.
2009&#039;da yeniden Cumhuriyetçi Parti eksenine döndü.Trump&#039;ın hayatında dönüm noktalarından biri, 2004 yılında yayınlanmaya başlayan &quot;Çırak&quot; adlı yarışma programıydı.
Ününe ün, servetine servet kattı. 14 sezon süren programla binlerce Amerikalının evine girdi. &quot;Kovuldun&quot; sözü fenomene dönüştü.
Bu popülerliği başkanlık yarışında avantaj olarak kullandı.
Kimilerine göre başkanlık için &quot;çıraklığı&quot; siyaset sahnesinden önce televizyon dünyasında yaptı.Donald Trump&#039;ın Başkanlığı protestolarla başladı.
Onu Beyaz Saray&#039;da görmek istemeyenler günlerce eylem yaptı.
Seçilmesinden kısa süre sonra göçmenlikle ilgili düzenlemeleri sıkılaştırdı, nüfusununun büyük bir bölümü Müslüman olan bazı ülke vatandaşlarının ABD&#039;ye girişini yasakladı.
İlk yurt dışı seyahatini Suudi Arabistan&#039;a yaptı.
O ziyarette 350 milyar dolarlık askeri anlaşma imzalandı.
Trump, gazeteci Cemal Kaşıkçı&#039;nın Suudi Arabistan Konsolosluğunda öldürülmesiyle ilgili açıklamalar yapsa da Veliaht Prensi hep korudu.Başkanlığı döneminde bazı uluslararası anlaşmalardan çekildi.
İran ile yapılan nükleer anlaşma ve iklim değişikliğiyle ilgili 2015 yılında imzalanan Paris Anlaşması onlar arasındaydı.
ABD&#039;nin İsrail Büyükelçiliği&#039;ni Tel Aviv&#039;den Kudüs&#039;e taşıdı.
İsrail&#039;in Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Sudan ile diplomatik ilişkiler kurmasını öngören anlaşmaların da arabulucusuydu.
Belki de en büyük sürprizi, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile masaya oturarak yaptı. 
Başkanlığının ilk döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un&#039;a hakaretler yağdıran Trump, Temmuz 2019&#039;da Kuzey Kore toprağına ayak basan görevdeki ilk Amerikan Başkanı oldu.İç siyasette ona yöneltilen eleştirilerin başında göçmenlere yönelik sert politikaları yer aldı.
&quot;Siyahların hayatı değerlidir&quot; eylemleri dalga dalga yayılırken, ırkçılığı açık bir dille kınamaması tepki çekti.
Donald Trump, başkanlığında azil süreciyle de karşı karşıya kaldı.  Hakkındaki suçlamalar &quot;görevi kötüye kullanmak&quot; ve &quot;kongrenin işleyişini engellemek&quot;ti.
Tıpkı eski başkanlar Andrew Johnson ve Bill Clinton gibi azil sürecini atlattı. Donald Trump, medyayla da savaş halindeydi.
&quot;Fake news&quot; yani &quot;yalan haber&quot; ifadesini dilinden hiç düşürmedi.
CNN muhabiriyle yaşadığı polemik unutulmazlar arasına girdi.Başkanlığının son yılında ise koronavirüs salgınıyla uğraştı.
Yüzbinlerce Amerikalının öldüğü, kendisi de dahil milyonlarca kişinin virüs kaptığı salgınla yeterince mücadele etmemekle eleştirildi.
Trump, koltuğa oturmadan önce dünyanın en zenginlerinden biriydi; sonra da en güçlü ülkesinin lideri oldu.
Üç evliliğinden beş çocuğu bulunan Trump, umursamaz tavırlarıyla ve özellikle de Twitter&#039;dan polemiğe yol açan açıklamalarıyla sıradışı bir profil olarak Amerikan başkanlık tarihine geçti.Trump Beyaz Saray&#039;dan ayrıldıktan sonra da ülke gündeminden hiç düşmedi. En çok da hakkında açılan davalarla konuşuldu.
Eski porno yıldızına sus payı vermekle itham edildiği davada suçlu bulundu.
Donald Trump,, Beyaz Saray&#039;da ikinci dönemi için yarışırken, kurşunların da hedefi oldu.
Pensilvanya&#039;daki bir mitingi sırasında, çatıdan açılan ateşle kulağından yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4VDIHfNMlkO-9KcQFYNpUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sıradışı, bir, liderin, portresi:, Geçmişten, bugüne, Donald, Trump, kimdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4VDIHfNMlkO-9KcQFYNpUw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sıradışı bir liderin portresi: Geçmişten bugüne Donald Trump kimdir?"><p>ABD tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza atan Donald Trump, bugün yemin ederek Beyaz Saray'da ikinci kez göreve başlayacak. "Amerika'yı yeniden büyük yapalım" sloganını benimseyen Trump'ın 2017-2020 yılları arasındaki liderliği, tartışmalı birçok olaya sahne oldu. Yeni dönem için de birçok tartışmalı vaatte bulundu. İşte ABD'nin 47'inci başkanı Donald Trump'ın portresi...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/10kvkZ5cm0y_oqYCL-5rCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri'nin 45'inci başkanı olarak Beyaz Saray'a çıktığında 70 yaşındaydı.
Siyasette hiçbir kariyeri olmayan Trump, ABD'nin gördüğü en zengin başkan oldu.
Halefi Barack Obama'nın umut veren "evet yapabiliriz" sloganını, "Amerika'yı yeniden büyük yapalım" sloganıyla değiştirdi.
 ABD dış politikasını "Önce Amerika" eksenine oturttu. İç siyasette azledilme noktasına kadar geldi.
Trump, ülke tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0L8nKRO0rUC-hjoP2g0cKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, 1946'da New York'ta doğdu. Babası emlak ve inşaat işleriyle uğraşıyordu. Gençlik yıllarından itibaren o da emlak dünyasına merak saldı.
İnşa ettiği otellerle kısa sürede adını duyurdu. Oteller zinciri ve eğlence sektöründeki atılımlarıyla bir imparatorluk kurdu.
İmparatorluğunun başkenti de Manhattan beşinci caddedeki Trump Tower'dı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T563YEKvmU-OV6izCjFFZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'ın aklı hep başkanlıktaydı.
1987'de Cumhuriyetçi Parti'ye kaydoldu ama siyasi duruşu çok istikrarlı değildi. Beş kere parti üyeliği değiştirdi. Üye oldukları arasında Demokrat Parti de vardı.
2000'de yapılan seçimlere Reform Partisi başkan adayı olarak katıldı fakat kısa süre sonra adaylıktan çekildi.
2009'da yeniden Cumhuriyetçi Parti eksenine döndü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qzRotJu0ykuaO4tc4VcRnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'ın hayatında dönüm noktalarından biri, 2004 yılında yayınlanmaya başlayan "Çırak" adlı yarışma programıydı.
Ününe ün, servetine servet kattı. 14 sezon süren programla binlerce Amerikalının evine girdi. "Kovuldun" sözü fenomene dönüştü.
Bu popülerliği başkanlık yarışında avantaj olarak kullandı.
Kimilerine göre başkanlık için "çıraklığı" siyaset sahnesinden önce televizyon dünyasında yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e8xHTsWJKkSIetos615tpg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump'ın Başkanlığı protestolarla başladı.
Onu Beyaz Saray'da görmek istemeyenler günlerce eylem yaptı.
Seçilmesinden kısa süre sonra göçmenlikle ilgili düzenlemeleri sıkılaştırdı, nüfusununun büyük bir bölümü Müslüman olan bazı ülke vatandaşlarının ABD'ye girişini yasakladı.
İlk yurt dışı seyahatini Suudi Arabistan'a yaptı.
O ziyarette 350 milyar dolarlık askeri anlaşma imzalandı.
Trump, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan Konsolosluğunda öldürülmesiyle ilgili açıklamalar yapsa da Veliaht Prensi hep korudu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h0ZELOvCy0mWut3CQaCeUg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başkanlığı döneminde bazı uluslararası anlaşmalardan çekildi.
İran ile yapılan nükleer anlaşma ve iklim değişikliğiyle ilgili 2015 yılında imzalanan Paris Anlaşması onlar arasındaydı.
ABD'nin İsrail Büyükelçiliği'ni Tel Aviv'den Kudüs'e taşıdı.
İsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Sudan ile diplomatik ilişkiler kurmasını öngören anlaşmaların da arabulucusuydu.
Belki de en büyük sürprizi, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile masaya oturarak yaptı. 
Başkanlığının ilk döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'a hakaretler yağdıran Trump, Temmuz 2019'da Kuzey Kore toprağına ayak basan görevdeki ilk Amerikan Başkanı oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XSkn4mbRMk-mtSgBWKdMog.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İç siyasette ona yöneltilen eleştirilerin başında göçmenlere yönelik sert politikaları yer aldı.
"Siyahların hayatı değerlidir" eylemleri dalga dalga yayılırken, ırkçılığı açık bir dille kınamaması tepki çekti.
Donald Trump, başkanlığında azil süreciyle de karşı karşıya kaldı.  Hakkındaki suçlamalar "görevi kötüye kullanmak" ve "kongrenin işleyişini engellemek"ti.
Tıpkı eski başkanlar Andrew Johnson ve Bill Clinton gibi azil sürecini atlattı. Donald Trump, medyayla da savaş halindeydi.
"Fake news" yani "yalan haber" ifadesini dilinden hiç düşürmedi.
CNN muhabiriyle yaşadığı polemik unutulmazlar arasına girdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DTVmBb_LqUqKTvOsxpxNfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başkanlığının son yılında ise koronavirüs salgınıyla uğraştı.
Yüzbinlerce Amerikalının öldüğü, kendisi de dahil milyonlarca kişinin virüs kaptığı salgınla yeterince mücadele etmemekle eleştirildi.
Trump, koltuğa oturmadan önce dünyanın en zenginlerinden biriydi; sonra da en güçlü ülkesinin lideri oldu.
Üç evliliğinden beş çocuğu bulunan Trump, umursamaz tavırlarıyla ve özellikle de Twitter'dan polemiğe yol açan açıklamalarıyla sıradışı bir profil olarak Amerikan başkanlık tarihine geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jz_SfM_57ki5TJ2G0btOEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump Beyaz Saray'dan ayrıldıktan sonra da ülke gündeminden hiç düşmedi. En çok da hakkında açılan davalarla konuşuldu.
Eski porno yıldızına sus payı vermekle itham edildiği davada suçlu bulundu.
Donald Trump,, Beyaz Saray'da ikinci dönemi için yarışırken, kurşunların da hedefi oldu.
Pensilvanya'daki bir mitingi sırasında, çatıdan açılan ateşle kulağından yaralandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuzey Kore&amp;apos;nin gizli oyunu: Nükleer silahlar ülkeye nasıl sokuldu?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kuzey-korenin-gizli-oyunu-nukleer-silahlar-ulkeye-nasil-sokuldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kuzey-korenin-gizli-oyunu-nukleer-silahlar-ulkeye-nasil-sokuldu</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kore&#039;nin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadığı iddia ediliyor.  Buna göre ülke, nükleer silah üretiminde kullanılan önemli ve tehlikeli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden geçirerek topraklarına soktu. Kuzey Kore&#039;ye ihracatı yasak olan aracın, &quot;nükleer silah programının temel direği&quot; olabileceği belirtiliyor. Kuzey&#039;in gizli oyunu kapsamında İspanya&#039;dan yola çıkan sevkiyatın, önce Meksika&#039;ya ardından da Güney Afrika ve Çin&#039;e gönderilerek gizlice ülkeye sokulduğu öne sürülüyor.ABD&#039;li bir düşünce kuruluşuna göre Kuzey Kore, ülkenin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadı.
Buna göre ülke, nükleer savaş başlıklarının üretiminde kullanılan önemli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden nakletmek suretiyle ele geçirdi.İddiaya göre Meksika, Güney Afrika ve Çin&#039;deki yetkililer, nükleer savaş başlıkları için uranyum yakıtı üretmede kullanılabilen bir vakum fırını için sahte belgeleri tespit edemedi.
Bu durum, Kuzey Kore&#039;ye karşı uluslararası yaptırımları uygulamanın giderek zorlaştığını gösteriyor.Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü&#039;nün ismi açıklanmayan hükümet kaynaklarına dayandırdığı raporunda, vakum fırınının 2022 yılında İspanya&#039;dan gönderildiği belirtiliyor.
Bu tür ekipmanlar, Birleşmiş Milletler yaptırımları uyarınca &quot;çift kullanımlı&quot; olarak sınıflandırılıyor.
Yani meşru sivil kullanımları olmasına rağmen nükleer silah üretiminde de önemli bir işlevi var ve Kuzey Kore&#039;ye ihracatı yasak.Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı&#039;nın eski silah müfettişi ve fizikçi David Albright raporda, &quot;Bu tür fırınlar, özellikle Kuzey Kore&#039;nin patlayıcı madde olarak silah sınıfı uranyum kullandığı bir nükleer silah programının temel direğidir.&quot; ifadelerini kullandı.Kuzey&#039;in gizli oyunu kapsamında sevkiyat Meksika&#039;ya ulaştı ve burada uluslararası ticareti yapılan ürünleri etiketlemek için kullanılan &quot;uyumlu sistem&quot; kapsamında yeni bir kod verildi.Sevkiyat daha sonra Güney Afrika&#039;ya gönderildi ve burada &quot;hurda metal&quot; olarak yeniden adlandırıldı.
Ardından Çin&#039;e gönderildi ve oradan da Kuzey Kore&#039;ye geçti.Pekin, BM Güvenlik Konseyi&#039;nin (BMGK) Kuzey Kore&#039;ye yönelik yaptırımlarını kabul etmesine rağmen, Batı ile ilişkilerinin kötüleşmesi nedeniyle yaptırımları uygulama konusunda daha hoşgörülü davranmaya başladı.Düşünce kuruluşunun raporunda, &quot;Çin&#039;in yasaklanan ihracatların Kuzey Kore , Rusya ve diğer yaptırım uygulanan ülkelere gitmesini engelleme konusundaki zayıf sicili göz önüne alındığında, Çin&#039;e yapılan her türlü ihracat şüpheli kabul edilmeli ve ek incelemeye tabi tutulmalıdır.&quot; uyarısı yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fKdutO27AEqxFSLTDwlZSw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Korenin, gizli, oyunu:, Nükleer, silahlar, ülkeye, nasıl, sokuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fKdutO27AEqxFSLTDwlZSw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kuzey Kore'nin gizli oyunu: Nükleer silahlar ülkeye nasıl sokuldu?"><p>Kuzey Kore'nin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadığı iddia ediliyor.  Buna göre ülke, nükleer silah üretiminde kullanılan önemli ve tehlikeli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden geçirerek topraklarına soktu. Kuzey Kore'ye ihracatı yasak olan aracın, "nükleer silah programının temel direği" olabileceği belirtiliyor. Kuzey'in gizli oyunu kapsamında İspanya'dan yola çıkan sevkiyatın, önce Meksika'ya ardından da Güney Afrika ve Çin'e gönderilerek gizlice ülkeye sokulduğu öne sürülüyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K1SFqnib1UWQhG-6o2gBCA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'li bir düşünce kuruluşuna göre Kuzey Kore, ülkenin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadı.
Buna göre ülke, nükleer savaş başlıklarının üretiminde kullanılan önemli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden nakletmek suretiyle ele geçirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ARvRl2sXwkmStjXiQ9EGSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İddiaya göre Meksika, Güney Afrika ve Çin'deki yetkililer, nükleer savaş başlıkları için uranyum yakıtı üretmede kullanılabilen bir vakum fırını için sahte belgeleri tespit edemedi.
Bu durum, Kuzey Kore'ye karşı uluslararası yaptırımları uygulamanın giderek zorlaştığını gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WbIhfmh6X0y2FtI8fkIiPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü'nün ismi açıklanmayan hükümet kaynaklarına dayandırdığı raporunda, vakum fırınının 2022 yılında İspanya'dan gönderildiği belirtiliyor.
Bu tür ekipmanlar, Birleşmiş Milletler yaptırımları uyarınca "çift kullanımlı" olarak sınıflandırılıyor.
Yani meşru sivil kullanımları olmasına rağmen nükleer silah üretiminde de önemli bir işlevi var ve Kuzey Kore'ye ihracatı yasak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xQB1s7nDL0atsi2amh5cBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın eski silah müfettişi ve fizikçi David Albright raporda, "Bu tür fırınlar, özellikle Kuzey Kore'nin patlayıcı madde olarak silah sınıfı uranyum kullandığı bir nükleer silah programının temel direğidir." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/duUfDCdBZ0OnOmmelgrHfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey'in gizli oyunu kapsamında sevkiyat Meksika'ya ulaştı ve burada uluslararası ticareti yapılan ürünleri etiketlemek için kullanılan "uyumlu sistem" kapsamında yeni bir kod verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1e3l6tzrY0m0tyqkllsZ-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sevkiyat daha sonra Güney Afrika'ya gönderildi ve burada "hurda metal" olarak yeniden adlandırıldı.
Ardından Çin'e gönderildi ve oradan da Kuzey Kore'ye geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/blWrwmL-lkKoUBEfyrYmhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pekin, BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımlarını kabul etmesine rağmen, Batı ile ilişkilerinin kötüleşmesi nedeniyle yaptırımları uygulama konusunda daha hoşgörülü davranmaya başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sFepAi7m7ka6_DZdE-4uqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Düşünce kuruluşunun raporunda, "Çin'in yasaklanan ihracatların Kuzey Kore , Rusya ve diğer yaptırım uygulanan ülkelere gitmesini engelleme konusundaki zayıf sicili göz önüne alındığında, Çin'e yapılan her türlü ihracat şüpheli kabul edilmeli ve ek incelemeye tabi tutulmalıdır." uyarısı yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4m3hZf1lcEKAUUvf7G6clQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın açılış konuşmasından alıntılar: &amp;quot;Sağduyu devrimini başlatacağım!&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-acilis-konusmasindan-alintilar-sagduyu-devrimini-baslatacagim</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-acilis-konusmasindan-alintilar-sagduyu-devrimini-baslatacagim</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin yeni Başkanı Donald Trump, bir dizi kararname imzalayacağını söyledi ve açılış konuşmasından alıntılara göre “Amerika&#039;nın tam restorasyonunu ve sağduyu devrimini” başlatma sözü verdi.ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump, bu akşam yemin ederek göreve başlayacak.
Trump&#039;ın Washington&#039;daki yemin törenine eski ABD başkanları ve çok sayıda tanınmış isim katılacak.Açılış konuşmasından yapılan alıntılara göre Trump bir dizi kararname imzalayacağını belirtti.
Trump, “Amerika&#039;nın tam restorasyonuna ve sağduyu devrimine” başlayacağını söyledİ.Trump bugün başkent Washington’da büyük bir miting düzenleyerek yasadışı göçle mücadele kapsamında büyük sınır dışı operasyonları başlatacağını duyurdu.
Hayata geçirilirse bu plan, ülke tarihinin en kapsamlı sınır dışı etme girişimi olacak. Planlanan girişimin ABD sınırlarındaki milyonlarca göçmeni etkilemesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gWEgqQ4vzUGCW24COqDoTw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, açılış, konuşmasından, alıntılar:, Sağduyu, devrimini, başlatacağım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gWEgqQ4vzUGCW24COqDoTw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250120130909511" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın açılış konuşmasından alıntılar: " sa devrimini ba><p>ABD'nin yeni Başkanı Donald Trump, bir dizi kararname imzalayacağını söyledi ve açılış konuşmasından alıntılara göre “Amerika'nın tam restorasyonunu ve sağduyu devrimini” başlatma sözü verdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/n1gXMeKKQkKMcYhYIA3QsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin yeni başkanı Donald Trump, bu akşam yemin ederek göreve başlayacak.
Trump'ın Washington'daki yemin törenine eski ABD başkanları ve çok sayıda tanınmış isim katılacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RBu4FISyUkiQlK7_7E6f2Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Açılış konuşmasından yapılan alıntılara göre Trump bir dizi kararname imzalayacağını belirtti.
Trump, “Amerika'nın tam restorasyonuna ve sağduyu devrimine” başlayacağını söyledİ.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HNnGWz9bTkWGE5b0Wbwhwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump bugün başkent Washington’da büyük bir miting düzenleyerek yasadışı göçle mücadele kapsamında büyük sınır dışı operasyonları başlatacağını duyurdu.
Hayata geçirilirse bu plan, ülke tarihinin en kapsamlı sınır dışı etme girişimi olacak. Planlanan girişimin ABD sınırlarındaki milyonlarca göçmeni etkilemesi bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zhajLmpotECal5ydwvR3RQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Gazze&amp;apos;de ateşkes mesajı: Devam edeceğinden emin değilim</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-gazzede-ateskes-mesaji-devam-edeceginden-emin-degilim</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-gazzede-ateskes-mesaji-devam-edeceginden-emin-degilim</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Gazze&#039;de sağlanan ateşkesin devam edeceğinden emin olmadığını belirterek, &quot;Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı.&quot; dedi.ABD Başkanı Trump, Oval Ofis&#039;te birçok başkanlık kararnamesine imza attığı imza töreninde basın mensuplarına gündeme ilişkin kısa açıklamalar yaptı.  Trump, Gazze&#039;de ateşkesin sürdürüleceğinden emin olup olmadığına ilişkin bir soruya, &quot;Emin değilim. Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı.&quot;. Diğer tarafın (Hamas&#039;ın) çok zayıfladığını düşünüyorum.” yanıtını verdi.  &quot;Gazze’nin bir fotoğrafına baktım. Gazze, çok büyük bir yıkım alanı. Aslında orasının gerçekten farklı bir şekilde yeniden inşa edilmesi gerekiyor.&quot; diyen Trump, Gazze&#039;nin yeniden inşasına yardım edebileceğini belirtti.  Trump, sözlerine, “Gazze ilginç bir yer. Deniz kenarında muhteşem bir konumu ve harika bir havası var. Orada çok güzel şeyler yapılabilir, Gazze ile gerçekten güzel şeyler yapılabilir.” şeklinde devam etti.TRUMP GÖREVE BAŞLADIAmerika Birleşik Devletleri&#039;nde 47&#039;nci Başkan Donald Trump yemin ederek resmen göreve başladı. Trump konuşmasında &quot;önceliğim ABD olacak&quot; dedi. &quot;ABD&#039;nin altın çağı başlıyor&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bcUj6IuMB0G3x8M8kvJGGA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Gazzede, ateşkes, mesajı:, Devam, edeceğinden, emin, değilim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bcUj6IuMB0G3x8M8kvJGGA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Gazze'de ateşkes mesajı: Devam edeceğinden emin değilim"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Gazze'de sağlanan ateşkesin devam edeceğinden emin olmadığını belirterek, "Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı." dedi.</p>ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te birçok başkanlık kararnamesine imza attığı imza töreninde basın mensuplarına gündeme ilişkin kısa açıklamalar yaptı.  Trump, Gazze'de ateşkesin sürdürüleceğinden emin olup olmadığına ilişkin bir soruya, "Emin değilim. Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı.". Diğer tarafın (Hamas'ın) çok zayıfladığını düşünüyorum.” yanıtını verdi.  "Gazze’nin bir fotoğrafına baktım. Gazze, çok büyük bir yıkım alanı. Aslında orasının gerçekten farklı bir şekilde yeniden inşa edilmesi gerekiyor." diyen Trump, Gazze'nin yeniden inşasına yardım edebileceğini belirtti.  Trump, sözlerine, “Gazze ilginç bir yer. Deniz kenarında muhteşem bir konumu ve harika bir havası var. Orada çok güzel şeyler yapılabilir, Gazze ile gerçekten güzel şeyler yapılabilir.” şeklinde devam etti.<p><strong>TRUMP GÖREVE BAŞLADI</strong></p><p>Amerika Birleşik Devletleri'nde 47'nci Başkan Donald Trump yemin ederek resmen göreve başladı. Trump konuşmasında "önceliğim ABD olacak" dedi. "ABD'nin altın çağı başlıyor" ifadesini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump göreve başladı: İlk başkanlık kararnamelerini imzaladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-goereve-basladi-ilk-baskanlik-kararnamelerini-imzaladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-goereve-basladi-ilk-baskanlik-kararnamelerini-imzaladi</guid>
<description><![CDATA[ Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, 4 yıl aradan sonra Beyaz Saray&#039;a döndü. Oval Ofis&#039;te gazetecilerin sorularını yanıtlarken; çok sayıda kararname imzaladı. Biden döneminden 78 kararnameyi iptal eden Trump, Kongre baskınına karışmaktan ceza alan yaklaşık 1600 kişi için af çıkardıABD Başkanı Trump, Kongrede gerçekleştirilen yemin töreninin ardından gittiği Capital One Arena spor kompleksinde, binlerce destekçisiyle bir araya geldi.
Soğuk hava nedeniyle dış mekanda düzenlenecek geçit törenini kapalı alana aldıran Trump, burada yaptığı teşekkür konuşmasının ardından bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.ABD Başkanı Donald Trump, görevinin ilk gününde eski başkan Joe Biden yönetiminin iç politikadan dış politikaya kadar birçok alandaki icraatlarını geçersiz kılan çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı.
Biden&#039;ın son saatlerinde kendi aile üyelerini affetmesine de tepki gösteren Trump, bu konu hakkında daha çok eleştiri yapacağını söyledi.Trump, seçim kampanyaları sırasında dile getirdiği vaadini tutarak, 6 Ocak Kongre baskını olaylarına karışmakla suçlanarak yargılanması devam eden veya ceza almış yaklaşık 1600 kişi için af kararnamesi çıkardı.
6 Ocak olaylarıyla ilgili suçlanan kişiler için “bunlar rehine” diyen Trump, kararnameyi imzalarken “Açıkçası, bu geceden itibaren dışarı çıkmalarını umuyoruz, onlar da bunu bekliyor.” diye konuştu.Trump’ın af çıkardığı mahkumlar arasında 22 yıl hapis cezası alan Proud Boys adlı grubun lideri Enrique Tarrio da bulunuyor.
42 yaşındaki Tarrio, Kongre baskınındaki rolü nedeniyle kışkırtıcı komplo ve diğer suçlardan yargılanarak 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Tarrio, 6 Ocak baskını davalarında en uzun hapis cezası alan kişi olarak kayıtlara geçmişti.Trump, konuşmasının bir bölümünde Biden yönetiminin Ukrayna ve İsrail politikalarını da eleştirerek kendisi başkan olsaydı, Ukrayna savaşının ve 7 Ekim 2023 saldırılarının hiç yaşanmayacağını ileri sürdü.Beyaz Saray&#039;a geçince Oval Ofis&#039;te çok sayıda başka kararnameleri de imzalayacağını söyleyen Trump&#039;ın imza koyduğu kararnameler şöyle:
- Biden dönemine ait 78 idari eylem, kararname ve genelgenin iptali
- Paris İklim Anlaşması&#039;ndan çekilme kararnamesi ve anlaşmadan çekilindiğine dair Birleşmiş Milletlere iletilecek mektup
- Hükümetin kontrolü tamamen alınana kadar bürokratların daha fazla düzenleme yapmasını engellemeye yönelik düzenlemelerin durdurulması kararı- Hükümetin tam kontrolü sağlanana ve ileriye dönük hedefler anlaşılana kadar, ordu ve diğer bazı istisnai kategoriler hariç tüm federal işe alımların dondurulması
- Federal çalışanların derhal tam zamanlı fiziki olarak işlerine dönmeleri şartı
- Amerikalıların hayat pahalılığı krizini ele almak için federal hükümetteki her bakanlık ve kuruma yönelik talimat- Federal hükümette ifade özgürlüğünün yeniden tesis edilmesini ve bundan böyle ifade özgürlüğünün hükümet tarafından sansürlenmesinin önlenmesine yönelik talimat
- Federal hükümette, önceki yönetimin siyasi muhaliflerine karşı hükümetin &quot;silahlandırılmasına&quot; son verilmesi yönünde talimat.Söz konusu kararnamelerden birinde Biden, işgal altındaki Batı Şeria&#039;da Filistinlilere şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım uygulanmasını öngörüyordu.
Biden&#039;ın bu kararnamesini iptal eden Trump, böylece görevinin ilk gününde aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yönelik ABD yaptırımlarını tamamen kaldırmış oldu.
Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024&#039;te, işgal altındaki Batı Şeria&#039;da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria&#039;daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimciye yaptırım kararı almıştı.-Trump, güney sınırında ulusal acil durum ilan etti. Suç çetelerini uluslararası terör organizasyonu olarak tanıdı.
-Video uygulaması TikTok&#039;un yasaklanmasını engelleyen kararnameyi de imzaladı.Yeni Amerikan Başkanı, &quot;İlk günden diktatör mü oldunuz?&quot; sorusuna &quot;Hayır&quot; yanıtını verdi.Trump, annesi babası vatandaş olmayıp ABD’de doğan çocuklara vatandaşlık hakkı tanıyan uygulamayı da imzaladığı başkanlık kararnamesi ile sonlandırdı.
İmza sırasında bir gazetecinin, Anayasa&#039;nın 14. Ek Maddesindeki “ABD sınırları içinde doğan her kişi ABD vatandaşıdır” hükmünce bu kararnamenin yasal engellerle karşılaşabileceğini hatırlatması üzerine Trump, &quot;Haklı olabilirsiniz ama bizim de itirazlara karşı iyi gerekçelerimiz var.” şeklinde cevap verdi.Oval Ofis&#039;teki konuşmasında, Meksika ve Kanada&#039;nın sınırdan çok sayıda insanın geçmesine izin verdiğini öne süren Trump, &quot;Meksika ve Kanada için yüzde 25&#039;lik (tarife) bir oran düşünüyoruz. 1 Şubat&#039;ta uygulayacağımızı düşünüyorum.&quot; dedi.
Trump, BRICS ülkelerine de yüzde 100 tarife uygulama planına dair sözlerini yinelerken dünyanın her yerinden gelen mallara evrensel bir gümrük vergisi uygulamaya henüz hazır olmadığını kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3gwqCj1lR0GfORbgZFrkSg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, göreve, başladı:, İlk, başkanlık, kararnamelerini, imzaladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3gwqCj1lR0GfORbgZFrkSg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump göreve başladı: İlk başkanlık kararnamelerini imzaladı"><p>Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, 4 yıl aradan sonra Beyaz Saray'a döndü. Oval Ofis'te gazetecilerin sorularını yanıtlarken; çok sayıda kararname imzaladı. Biden döneminden 78 kararnameyi iptal eden Trump, Kongre baskınına karışmaktan ceza alan yaklaşık 1600 kişi için af çıkardı</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TSP6IseI3Eqin_s2lB1TWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Trump, Kongrede gerçekleştirilen yemin töreninin ardından gittiği Capital One Arena spor kompleksinde, binlerce destekçisiyle bir araya geldi.
Soğuk hava nedeniyle dış mekanda düzenlenecek geçit törenini kapalı alana aldıran Trump, burada yaptığı teşekkür konuşmasının ardından bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a7KbfYIgyEGPdfr5WYeXCA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump, görevinin ilk gününde eski başkan Joe Biden yönetiminin iç politikadan dış politikaya kadar birçok alandaki icraatlarını geçersiz kılan çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı.
Biden'ın son saatlerinde kendi aile üyelerini affetmesine de tepki gösteren Trump, bu konu hakkında daha çok eleştiri yapacağını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/60LVJ9K07UW1N8mx-jJ8OQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, seçim kampanyaları sırasında dile getirdiği vaadini tutarak, 6 Ocak Kongre baskını olaylarına karışmakla suçlanarak yargılanması devam eden veya ceza almış yaklaşık 1600 kişi için af kararnamesi çıkardı.
6 Ocak olaylarıyla ilgili suçlanan kişiler için “bunlar rehine” diyen Trump, kararnameyi imzalarken “Açıkçası, bu geceden itibaren dışarı çıkmalarını umuyoruz, onlar da bunu bekliyor.” diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dlqOiijdSk6Vvgs_OVcagw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump’ın af çıkardığı mahkumlar arasında 22 yıl hapis cezası alan Proud Boys adlı grubun lideri Enrique Tarrio da bulunuyor.
42 yaşındaki Tarrio, Kongre baskınındaki rolü nedeniyle kışkırtıcı komplo ve diğer suçlardan yargılanarak 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Tarrio, 6 Ocak baskını davalarında en uzun hapis cezası alan kişi olarak kayıtlara geçmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B5nEEOkr6kSObRP1acbsVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, konuşmasının bir bölümünde Biden yönetiminin Ukrayna ve İsrail politikalarını da eleştirerek kendisi başkan olsaydı, Ukrayna savaşının ve 7 Ekim 2023 saldırılarının hiç yaşanmayacağını ileri sürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2v7fnOBUXES5iPdG44F53w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beyaz Saray'a geçince Oval Ofis'te çok sayıda başka kararnameleri de imzalayacağını söyleyen Trump'ın imza koyduğu kararnameler şöyle:
- Biden dönemine ait 78 idari eylem, kararname ve genelgenin iptali
- Paris İklim Anlaşması'ndan çekilme kararnamesi ve anlaşmadan çekilindiğine dair Birleşmiş Milletlere iletilecek mektup
- Hükümetin kontrolü tamamen alınana kadar bürokratların daha fazla düzenleme yapmasını engellemeye yönelik düzenlemelerin durdurulması kararı</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Va5Tcrof20KhEIc18atbug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>- Hükümetin tam kontrolü sağlanana ve ileriye dönük hedefler anlaşılana kadar, ordu ve diğer bazı istisnai kategoriler hariç tüm federal işe alımların dondurulması
- Federal çalışanların derhal tam zamanlı fiziki olarak işlerine dönmeleri şartı
- Amerikalıların hayat pahalılığı krizini ele almak için federal hükümetteki her bakanlık ve kuruma yönelik talimat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/konDb1kqt0CxZbmkWRLNgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>- Federal hükümette ifade özgürlüğünün yeniden tesis edilmesini ve bundan böyle ifade özgürlüğünün hükümet tarafından sansürlenmesinin önlenmesine yönelik talimat
- Federal hükümette, önceki yönetimin siyasi muhaliflerine karşı hükümetin "silahlandırılmasına" son verilmesi yönünde talimat.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m1hkQNHIU0-_gdrClKYYXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Söz konusu kararnamelerden birinde Biden, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım uygulanmasını öngörüyordu.
Biden'ın bu kararnamesini iptal eden Trump, böylece görevinin ilk gününde aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yönelik ABD yaptırımlarını tamamen kaldırmış oldu.
Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024'te, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria'daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimciye yaptırım kararı almıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S7b8hAlLXEqKGrEqvHs6tg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>-Trump, güney sınırında ulusal acil durum ilan etti. Suç çetelerini uluslararası terör organizasyonu olarak tanıdı.
-Video uygulaması TikTok'un yasaklanmasını engelleyen kararnameyi de imzaladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UGLNo74eW0eywJ3Rihcakg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni Amerikan Başkanı, "İlk günden diktatör mü oldunuz?" sorusuna "Hayır" yanıtını verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1OWA-4uP0iGUY9GwSZ5ZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, annesi babası vatandaş olmayıp ABD’de doğan çocuklara vatandaşlık hakkı tanıyan uygulamayı da imzaladığı başkanlık kararnamesi ile sonlandırdı.
İmza sırasında bir gazetecinin, Anayasa'nın 14. Ek Maddesindeki “ABD sınırları içinde doğan her kişi ABD vatandaşıdır” hükmünce bu kararnamenin yasal engellerle karşılaşabileceğini hatırlatması üzerine Trump, "Haklı olabilirsiniz ama bizim de itirazlara karşı iyi gerekçelerimiz var.” şeklinde cevap verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s1ZYIyzKP0m_RYWwmEEK3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oval Ofis'teki konuşmasında, Meksika ve Kanada'nın sınırdan çok sayıda insanın geçmesine izin verdiğini öne süren Trump, "Meksika ve Kanada için yüzde 25'lik (tarife) bir oran düşünüyoruz. 1 Şubat'ta uygulayacağımızı düşünüyorum." dedi.
Trump, BRICS ülkelerine de yüzde 100 tarife uygulama planına dair sözlerini yinelerken dünyanın her yerinden gelen mallara evrensel bir gümrük vergisi uygulamaya henüz hazır olmadığını kaydetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9BgC7IpCwkCNnUtJaXryMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elon Musk&amp;apos;ın Trump&amp;apos;ın yemin töreninde Nazi selamı mı verdi?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/elon-muskin-trumpin-yemin-toereninde-nazi-selami-mi-verdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/elon-muskin-trumpin-yemin-toereninde-nazi-selami-mi-verdi</guid>
<description><![CDATA[ Donald Trump yemin ederek ABD&#039;nin 47. Başkanı olarak yeniden koltuğuna oturdu. Törende, X, SpaceX ve Tesla&#039;nın sahibi Amerikalı milyarder Elon Musk, Donald Trump&#039;ın destekçilerine hitabında Nazi selamına benzetilen hareketi tartışma konusu oldu. Peki Elon Musk&#039;un bu hareketi Nazi selamı mıydı?ABD&#039;de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD&#039;nin başkanlık koltuğuna oturdu.
ABD&#039;DE İKİNCİ TRUMP DÖNEMİYemin töreninin ardından Trump&#039;ın kabinesinde yer alacak isimlerden biri olan milyarder iş insanı Elon Musk, Washington&#039;da bulunan Capital One Arena Spor Salonu&#039;nda düzenlenen etkinlikte konuştu.&quot;(Seçim zaferi) Bunun gerçekleşmesini sağladığınız için teşekkür ederim&quot; diyen ve sonrasında Nazi selamına benzetilen bir hareket yapan Musk, &quot;Kalbim sizinle.&quot; dedi.Musk, &quot;Medeniyetin geleceğini güvence altında aldığınız için teşekkür ederiz.&quot; ifadesini kullandı.
Bu hareketin ardından sosyal medyada birçok kullanıcı Musk&#039;ı Nazi selamı yapmakla suçlayarak tepki gösterdi.ABD ve İsrail basınında yer alan haberlerde bunun Nazi selamından çok bir Roma selamı olduğu belirtildi.Hitler selamı olarak da bilinen bu hareket, &quot;avuç içi aşağı bakacak şekilde sağ kolun yatay bir şekilde öne çıkarılması&quot; diye tanımlıyor.
Nazi selamı, Hitler döneminde genelde &quot;Heil Hitler&quot; veya &quot;Sieg Heil&quot; sloganıyla yapılıyordu. İkinci Dünya Savaşı&#039;ndan sonra ise neo-Nazi gruplar tarafından sıklıkla kullanıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6GKd6G8V_EWhTVddQN0mZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Muskın, Trumpın, yemin, töreninde, Nazi, selamı, mı, verdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6GKd6G8V_EWhTVddQN0mZw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Elon Musk'ın Trump'ın yemin töreninde Nazi selamı mı verdi?"><p>Donald Trump yemin ederek ABD'nin 47. Başkanı olarak yeniden koltuğuna oturdu. Törende, X, SpaceX ve Tesla'nın sahibi Amerikalı milyarder Elon Musk, Donald Trump'ın destekçilerine hitabında Nazi selamına benzetilen hareketi tartışma konusu oldu. Peki Elon Musk'un bu hareketi Nazi selamı mıydı?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yjiIi_eDp0Gv9I7c4Q8NPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD'nin başkanlık koltuğuna oturdu.
ABD'DE İKİNCİ TRUMP DÖNEMİ</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/95ZscLXatU6EswElniKmhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yemin töreninin ardından Trump'ın kabinesinde yer alacak isimlerden biri olan milyarder iş insanı Elon Musk, Washington'da bulunan Capital One Arena Spor Salonu'nda düzenlenen etkinlikte konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8HIAx9KP4Eub7x5xICRc4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"(Seçim zaferi) Bunun gerçekleşmesini sağladığınız için teşekkür ederim" diyen ve sonrasında Nazi selamına benzetilen bir hareket yapan Musk, "Kalbim sizinle." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uftugzZqxE2yeLyty5r6_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Musk, "Medeniyetin geleceğini güvence altında aldığınız için teşekkür ederiz." ifadesini kullandı.
Bu hareketin ardından sosyal medyada birçok kullanıcı Musk'ı Nazi selamı yapmakla suçlayarak tepki gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/syOGNBekTUq2Zz9C5Tk0OA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD ve İsrail basınında yer alan haberlerde bunun Nazi selamından çok bir Roma selamı olduğu belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZL3lzXKOrEmKbTuglV-juQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hitler selamı olarak da bilinen bu hareket, "avuç içi aşağı bakacak şekilde sağ kolun yatay bir şekilde öne çıkarılması" diye tanımlıyor.
Nazi selamı, Hitler döneminde genelde "Heil Hitler" veya "Sieg Heil" sloganıyla yapılıyordu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ise neo-Nazi gruplar tarafından sıklıkla kullanıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xNoAum_dOE67NplVFAXeIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G2YUMweA20yc8REq6iJiTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yg3Z-L9vLEGb5XxaguUKIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ro0R4mrUZEqQsMibkZnnRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta olacak? Trump göreve ne zaman başlayacak? ABD&amp;apos;nin 47. Başkanı Donald Trump&amp;apos;ın göreve başlayağı tarih</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-yemin-toereni-ne-zaman-saat-kacta-olacak-trump-goereve-ne-zaman-baslayacak-abdnin-47-baskani-donald-trumpin-goereve-baslayagi-tarih</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-yemin-toereni-ne-zaman-saat-kacta-olacak-trump-goereve-ne-zaman-baslayacak-abdnin-47-baskani-donald-trumpin-goereve-baslayagi-tarih</guid>
<description><![CDATA[ Trump&#039;ın yemin töreni tüm dünya kamuoyunda ilgiyle takip ediliyor. ABD&#039;de 5 Kasım 2024&#039;te seçimlerinde zafer kazanarak 47. başkanı olmaya hak kazanan Trump, saatler sonra yapacağı yemin ardından ikinci kez Beyaz Saray&#039;a başkan olarak dönecek. Peki, Trump&#039;ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta başlayacak? Trump göreve ne zaman başlayacak?ABD&#039;de geçtiğimiz kasım ayında yapılan seçimleri kazanan Donald Trump, yemin töreniyle başkanlık koltuğuna tekrar oturacak. ABD&#039;nin eski başkanları, dünya liderleri ve milyarderler gibi birçok önemli ismin yemin törenine katılması bekleniyor.Trump ve seçilmiş Başkan Yardımcısı JD Vance&#039;in yemin töreni 20 Ocak Pazartesi günü yapılacak.Trump, 20 Ocak Pazartesi günü Washington saati ile saat 12.00&#039;de (TSİ ile 20.00) yemin edecek.20 Ocak’ta öğlen saatlerinde yapılacak yemin töreninden bir gün önce saat 15.00&#039;te Capital One Arena&#039;da Zafer Mitingi gerçekleştirilecek, yemin töreni günü akşamı da üç ayrı açılış balosu yapılacak.ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, 20 Ocak&#039;ta yapılacak Başkanlık yemin töreninin, o tarihte beklenen aşırı soğuk hava tahminleri nedeniyle ABD Kongre binası içinde yapılacağını duyurdu.Trump, Truth Social adlı sosyal media platformundan yemin törenine ilişkin açıklama yaptı.&quot;Daha başkanlığa başlamadan yemin törenini düşünerek, ülkemizin insanlarını korumak benim görevim&quot; ifadelerini kullanan Trump, yemin töreninin yapılacağı gün Washington DC&#039;de rüzgarın da etkisiyle hava sıcaklığının ciddi derecede düşeceğine yönelik hava tahmini raporlarına dikkati çekti.Trump, &quot;Ülkeyi kasıp kavuran bir Arktik soğuk hava patlaması var. İnsanların herhangi bir şekilde incinmesini veya yaralanmasını istemiyorum. 20 Ocak&#039;ta saatlerce dışarıda olacak on binlerce kolluk kuvveti, ilk müdahale ekibi, polis köpekleri ve hatta atlar ve yüz binlerce destekçi için tehlikeli koşullar var.&quot; değerlendirmesinde bulundu.Soğuk hava şartları nedeniyle törendeki dua ve açılış konuşmalarının ABD Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılacağını belirten Trump, bunun herkes için ve özellikle de geniş TV izleyicileri için çok güzel bir deneyim olacağını belirtti.Trump, 20 Ocak&#039;ta gündüz yapılacak yemin töreni dışındaki etkinliklerde ise bir değişiklik olmadığını kaydederek, &quot;Her halükarda, yemin törenine katılmayı düşünenler iyi giyinsin.&quot; şeklinde uyarıda bulundu.ABD&#039;de en son 1985&#039;te aşırı soğuk hava koşulları nedeniyle eski Başkan Ronald Reagan&#039;ın yemin töreni Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QG3-nSLO6Uy11G2ecwWIOw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, yemin, töreni, zaman, saat, kaçta, olacak, Trump, göreve, zaman, başlayacak, ABDnin, 47., Başkanı, Donald, Trumpın, göreve, başlayağı, tarih</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QG3-nSLO6Uy11G2ecwWIOw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta olacak? Trump göreve ne zaman başlayacak? ABD'nin 47. Başkanı Donald Trump'ın göreve başlayağı tarih"><p>Trump'ın yemin töreni tüm dünya kamuoyunda ilgiyle takip ediliyor. ABD'de 5 Kasım 2024'te seçimlerinde zafer kazanarak 47. başkanı olmaya hak kazanan Trump, saatler sonra yapacağı yemin ardından ikinci kez Beyaz Saray'a başkan olarak dönecek. Peki, Trump'ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta başlayacak? Trump göreve ne zaman başlayacak?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5ouFNlhChkStl5slNPIC0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de geçtiğimiz kasım ayında yapılan seçimleri kazanan Donald Trump, yemin töreniyle başkanlık koltuğuna tekrar oturacak. ABD'nin eski başkanları, dünya liderleri ve milyarderler gibi birçok önemli ismin yemin törenine katılması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o5EgMj0aPEuygC5yzlYlaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ve seçilmiş Başkan Yardımcısı JD Vance'in yemin töreni 20 Ocak Pazartesi günü yapılacak.Trump, 20 Ocak Pazartesi günü Washington saati ile saat 12.00'de (TSİ ile 20.00) yemin edecek.20 Ocak’ta öğlen saatlerinde yapılacak yemin töreninden bir gün önce saat 15.00'te Capital One Arena'da Zafer Mitingi gerçekleştirilecek, yemin töreni günü akşamı da üç ayrı açılış balosu yapılacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kaf4xVNmXE6oxNGP2AX8gQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, 20 Ocak'ta yapılacak Başkanlık yemin töreninin, o tarihte beklenen aşırı soğuk hava tahminleri nedeniyle ABD Kongre binası içinde yapılacağını duyurdu.Trump, Truth Social adlı sosyal media platformundan yemin törenine ilişkin açıklama yaptı."Daha başkanlığa başlamadan yemin törenini düşünerek, ülkemizin insanlarını korumak benim görevim" ifadelerini kullanan Trump, yemin töreninin yapılacağı gün Washington DC'de rüzgarın da etkisiyle hava sıcaklığının ciddi derecede düşeceğine yönelik hava tahmini raporlarına dikkati çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C5DCy7xRbUa9mmikhthWAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, "Ülkeyi kasıp kavuran bir Arktik soğuk hava patlaması var. İnsanların herhangi bir şekilde incinmesini veya yaralanmasını istemiyorum. 20 Ocak'ta saatlerce dışarıda olacak on binlerce kolluk kuvveti, ilk müdahale ekibi, polis köpekleri ve hatta atlar ve yüz binlerce destekçi için tehlikeli koşullar var." değerlendirmesinde bulundu.Soğuk hava şartları nedeniyle törendeki dua ve açılış konuşmalarının ABD Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılacağını belirten Trump, bunun herkes için ve özellikle de geniş TV izleyicileri için çok güzel bir deneyim olacağını belirtti.Trump, 20 Ocak'ta gündüz yapılacak yemin töreni dışındaki etkinliklerde ise bir değişiklik olmadığını kaydederek, "Her halükarda, yemin törenine katılmayı düşünenler iyi giyinsin." şeklinde uyarıda bulundu.ABD'de en son 1985'te aşırı soğuk hava koşulları nedeniyle eski Başkan Ronald Reagan'ın yemin töreni Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılmıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de ikinci Trump dönemi başladı: Donald Trump yemin edip başkanlık koltuğuna oturdu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-ikinci-trump-doenemi-basladi-donald-trump-yemin-edip-baskanlik-koltuguna-oturdu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdde-ikinci-trump-doenemi-basladi-donald-trump-yemin-edip-baskanlik-koltuguna-oturdu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Donald Trump 4 yıllık aranın ardından yemin ederek ABD&#039;nin 47. Başkanı olarak koltuğuna oturdu. Trump ve eşi Melania Trump törenden önce kilisede dua etti. Ardından Trump çifti Beyaz Saray&#039;a geçti. Beyaz Saray&#039;da Joe Biden Donald Trump&#039;ı kapıda karşıladı. Beyaz Saray&#039;da Biden ile çay içen Trump ardından ABD Kongre Binası&#039;na geçti. Burada yapılan yemin töreniyle Trump, ABD Başkanlık koltuğuna oturdu.  ABD&#039;nin yeni başkanı Trump&#039;ın merakla beklenen konuşması &quot;ABD&#039;nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek&quot; sözleriyle başladı. İlk icraatlarına ilişkin açıklama yapan Trump, Kongre baskını sanıklarına başkanlık affı getireceğini söyledi.ABD&#039;de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD&#039;nin başkanlık koltuğuna oturdu.ABD&#039;de 5 Kasım seçimlerinde Demokrat rakibi Kamala Harris&#039;e üstünlük sağlayarak seçimleri kazanan Trump, bugün Beyaz Saray&#039;a yeniden döndü. Trump&#039;ın eşi Melani Trump&#039;ın tuttuğu İncil&#039;e yemin ederken el basmaması dikkat çekti. Konuyla ilgili resmi makamlardan bir açıklama henüz yapılmadı. Trump&#039;ın bu hareketi sosyal medyada tartışma yarattı.ABD&#039;de başkanlık yemini sırasında İncil kullanılması bir gelenek ancak zorunlu değil. Sadece başkanların yemini Anayasa tarafından zorunlu tutuluyor.Törende önce JD Vance, yemin ederek resmen ABD&#039;nin yeni Başkan Yardımcısı oldu.Trump merakla beklenen konuşmasına, &quot;ABD&#039;nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek&quot; sözleriyle başladı. &quot;Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı&quot; dedi.Donald Trump&#039;ın yemin töreni, Kongre’de sıcaklıkların eksi 11 dereceye kadar düşmesi yüzünden 1985’te Ronald Reagan’ın yemin töreninden sonra ilk kez kapalı mekanda yapıldı.Trump, &quot;Ben, Donald J. Trump, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Amerika Birleşik Devletleri Anayasasını tüm gücümle muhafaza edeceğime, koruyacağıma ve savunacağıma yemin ederim.&quot; ifadeleriyle yemin etti.ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump konuşmasında kendisine düzenlenen suikast girişimini hatırlatarak, “ABD’yi yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı” dedi. Konuşmasının başında “ABD’nin altın çağı şu anda başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek” ifadelerini kullandı.Donald Trump Kongre&#039;deki yemin töreninden sonra yaptığı konuşmasında ABD-Meksika sınırında Ulusal Acil Durum ilan edeceğini açıkladı.ülkedeki düzensiz göçmen sorununa dikkati çeken Trump, 2019’daki gibi yine ABD-Meksika sınırına ilişkin Ulusal Acil Durum ilan edip, yasadışı göçleri engelleyeceğini ve bu kişileri sınır dışı edeceğini açıkladı.Trump Cumhuriyetçilerin &quot;yakala ve serbest bırak&quot; diye tarif ettiği uygulamayı sona erdiren bir yürütme emri çıkaracağını kaydetti. Konuşmasında düzensiz göçmenler için &quot;suçlu&quot; nitelemesi yapan Trump ayrıca, ABD’nin güney sınırına asker göndereceğini kaydetti.Konuşması sık sık partililerin alkışları ile kesilen Trump &quot;Yakında Meksika Körfezi&#039;nin adını Amerika Körfezi olarak değiştireceğiz&quot; ifadesini kullandı.
&quot;Bundan böyle Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin resmi politikası, kadın ve erkek olmak üzere sadece iki cinsiyetin var olduğudur.&quot; dedi.ABD Başkanı Donald Trump, yemin töreni sorası yaptığı açıklamada, eski Başkan Joe Biden yönetiminin çok fazla suçluyu affettiğini belirtti. “Tüm savaşları bitireceğiz” ifadesini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump, Panama Kanalı’nı Çin’in yönettiğini belirterek, “Panama Kanalı’nı geri alacağız” dedi.Trump ilk başkanlık döneminde aşı karşıtı oldukları için ordudan ihraç edilenlerin geri alınacağını açıklayarak, &quot;Silahlı kuvvetlerimiz tek görevi olan ABD&#039;nin düşmanlarını yok etmeye odaklanacaklar&quot; diye konuştu.Trump otomotiv endüstrisi ile ilgili olarak ise, elektrikli araç kanununu iptal edeceğini açıkladı. Enflasyonla mücadele kapsamında ulusal enerji acil durum ilan edeceğini belirtti. Trump, çıkaracağı kararname ile kartellerin yabancı terör örgütü olarak tanınacağını açıkladı.Törenden saatler önce Biden Trump tarafından hedef alınabileceği endişesiyle erkek kardeşleri James ve Frank ile kız kardeşi Valerie ve eşlerini affetti.Beyaz Saray&#039;ın resmi web sitesi ana sayfada Trump&#039;ın fotosuyla güncellendi. &quot;Her gün, vücudumdaki her nefesle sizin için savaşacağım. Çocuklarımızın hak ettiği ve sizin de hak ettiğiniz güçlü, güvenli ve müreffeh Amerika&#039;yı teslim edene kadar dinlenmeyeceğim. Bu gerçekten Amerika&#039;nın altın çağı olacak.&quot; ifadeleri dikkat çekti.ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray yakınındaki bir kilise ayine katıldı. Trump çifti daha sonra Beyaz Saray&#039;a doğru yola çıktı.Trump çifti, Beyaz Saray kapısında Joe Biden ve eşi tarafından karşılandı.ABD&#039;nin 46. Başkanı Joe Biden ve seçilmiş yeni başkanı Donald Trump bir süre ayaküstü konuştu.İki lider fotoğraf çekiminden sonra Oval Ofis&#039;e geçti. 
Karşılamada Melania Trump&#039;ın Beyaz Saray&#039;a girerken gülümseyerek şapkasını tutması dikkatlerden kaçmadı.Donald Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray&#039;a doğru giderken yoğun güvenlik önlemi alındı.Yemin t ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uRyqdEh85Uem8XslMCtDYQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, ikinci, Trump, dönemi, başladı:, Donald, Trump, yemin, edip, başkanlık, koltuğuna, oturdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uRyqdEh85Uem8XslMCtDYQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de ikinci Trump dönemi başladı: Donald Trump yemin edip başkanlık koltuğuna oturdu"><p>ABD'de Donald Trump 4 yıllık aranın ardından yemin ederek ABD'nin 47. Başkanı olarak koltuğuna oturdu. Trump ve eşi Melania Trump törenden önce kilisede dua etti. Ardından Trump çifti Beyaz Saray'a geçti. Beyaz Saray'da Joe Biden Donald Trump'ı kapıda karşıladı. Beyaz Saray'da Biden ile çay içen Trump ardından ABD Kongre Binası'na geçti. Burada yapılan yemin töreniyle Trump, ABD Başkanlık koltuğuna oturdu.  ABD'nin yeni başkanı Trump'ın merakla beklenen konuşması "ABD'nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek" sözleriyle başladı. İlk icraatlarına ilişkin açıklama yapan Trump, Kongre baskını sanıklarına başkanlık affı getireceğini söyledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4saWV4bMWUmUb931Z7QOMQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD'nin başkanlık koltuğuna oturdu.ABD'de 5 Kasım seçimlerinde Demokrat rakibi Kamala Harris'e üstünlük sağlayarak seçimleri kazanan Trump, bugün Beyaz Saray'a yeniden döndü. Trump'ın eşi Melani Trump'ın tuttuğu İncil'e yemin ederken el basmaması dikkat çekti. Konuyla ilgili resmi makamlardan bir açıklama henüz yapılmadı. Trump'ın bu hareketi sosyal medyada tartışma yarattı.ABD'de başkanlık yemini sırasında İncil kullanılması bir gelenek ancak zorunlu değil. Sadece başkanların yemini Anayasa tarafından zorunlu tutuluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X6Zak9UD1EiNXETCV_ileg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Törende önce JD Vance, yemin ederek resmen ABD'nin yeni Başkan Yardımcısı oldu.Trump merakla beklenen konuşmasına, "ABD'nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek" sözleriyle başladı. "Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RJw5jRfvS0O2ybaSMHdHlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump'ın yemin töreni, Kongre’de sıcaklıkların eksi 11 dereceye kadar düşmesi yüzünden 1985’te Ronald Reagan’ın yemin töreninden sonra ilk kez kapalı mekanda yapıldı.Trump, "Ben, Donald J. Trump, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Amerika Birleşik Devletleri Anayasasını tüm gücümle muhafaza edeceğime, koruyacağıma ve savunacağıma yemin ederim." ifadeleriyle yemin etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WvNezFU0kEe27H37UG_m6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin yeni başkanı Donald Trump konuşmasında kendisine düzenlenen suikast girişimini hatırlatarak, “ABD’yi yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı” dedi. Konuşmasının başında “ABD’nin altın çağı şu anda başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek” ifadelerini kullandı.Donald Trump Kongre'deki yemin töreninden sonra yaptığı konuşmasında ABD-Meksika sınırında Ulusal Acil Durum ilan edeceğini açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tnVE9pRTUUmoWTeeucZvPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ülkedeki düzensiz göçmen sorununa dikkati çeken Trump, 2019’daki gibi yine ABD-Meksika sınırına ilişkin Ulusal Acil Durum ilan edip, yasadışı göçleri engelleyeceğini ve bu kişileri sınır dışı edeceğini açıkladı.Trump Cumhuriyetçilerin "yakala ve serbest bırak" diye tarif ettiği uygulamayı sona erdiren bir yürütme emri çıkaracağını kaydetti. Konuşmasında düzensiz göçmenler için "suçlu" nitelemesi yapan Trump ayrıca, ABD’nin güney sınırına asker göndereceğini kaydetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9k0I4X6Gw0a0lSkVwpW_Iw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Konuşması sık sık partililerin alkışları ile kesilen Trump "Yakında Meksika Körfezi'nin adını Amerika Körfezi olarak değiştireceğiz" ifadesini kullandı.
"Bundan böyle Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin resmi politikası, kadın ve erkek olmak üzere sadece iki cinsiyetin var olduğudur." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VeEqqjRzQ0mcW6mBFltl3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump, yemin töreni sorası yaptığı açıklamada, eski Başkan Joe Biden yönetiminin çok fazla suçluyu affettiğini belirtti. “Tüm savaşları bitireceğiz” ifadesini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump, Panama Kanalı’nı Çin’in yönettiğini belirterek, “Panama Kanalı’nı geri alacağız” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/77xL3vWBpESytVaB9Xm0ww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ilk başkanlık döneminde aşı karşıtı oldukları için ordudan ihraç edilenlerin geri alınacağını açıklayarak, "Silahlı kuvvetlerimiz tek görevi olan ABD'nin düşmanlarını yok etmeye odaklanacaklar" diye konuştu.Trump otomotiv endüstrisi ile ilgili olarak ise, elektrikli araç kanununu iptal edeceğini açıkladı. Enflasyonla mücadele kapsamında ulusal enerji acil durum ilan edeceğini belirtti. Trump, çıkaracağı kararname ile kartellerin yabancı terör örgütü olarak tanınacağını açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/heKVWDFwMEmAVR8FNhEdnA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Törenden saatler önce Biden Trump tarafından hedef alınabileceği endişesiyle erkek kardeşleri James ve Frank ile kız kardeşi Valerie ve eşlerini affetti.Beyaz Saray'ın resmi web sitesi ana sayfada Trump'ın fotosuyla güncellendi. "Her gün, vücudumdaki her nefesle sizin için savaşacağım. Çocuklarımızın hak ettiği ve sizin de hak ettiğiniz güçlü, güvenli ve müreffeh Amerika'yı teslim edene kadar dinlenmeyeceğim. Bu gerçekten Amerika'nın altın çağı olacak." ifadeleri dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IJ52qw_lWUarbvIiY4-9YA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin seçilmiş başkanı Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray yakınındaki bir kilise ayine katıldı. Trump çifti daha sonra Beyaz Saray'a doğru yola çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pIM_cGnf60-yY89JUwB1-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump çifti, Beyaz Saray kapısında Joe Biden ve eşi tarafından karşılandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vf1l0vKVmEi0YtAOx_inkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin 46. Başkanı Joe Biden ve seçilmiş yeni başkanı Donald Trump bir süre ayaküstü konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hx1JAbL3dEif9zPMZJqy3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İki lider fotoğraf çekiminden sonra Oval Ofis'e geçti. 
Karşılamada Melania Trump'ın Beyaz Saray'a girerken gülümseyerek şapkasını tutması dikkatlerden kaçmadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6ZMZR0QUdUe24rA31fyRhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray'a doğru giderken yoğun güvenlik önlemi alındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KpDdWQwaOk6bf88kF-T3SA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yemin törenine Joe Biden'ın yanı sıra eski başkanlar Barack Obama, George W. Bush ve Bill Clinton da katıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7vKTPz4vQ02C03Y8_jxqJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mark Zuckerberg, Jeff Bezos, Sundar Pichai ve Elon Musk'un da aralarında bulunduğu iş dünyasından ünlü konuklar, Kongre Binası'ndaki törene katıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2y8bpf4AV0K4oYpXtz04uw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, Başkanlık yemin töreni için dün Washington'a geldi. Trump'ın uçağı Washington Dulles Uluslararası Havaalanı'na indi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QgCm8RlAZEGN2cZ_BibqNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ve Melania Trump'ın ev sahipliği yaptığı kutlamada ABD'li vatandaşlar havai fişek gösterisini izlemek için Trump Ulusal Golf Kulübü (Trump National Golf Club) dışında toplandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FRg4Om52tU2zEss0NCdBPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zoS5jT9cLEmM9nqeVAS2zA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oVM1cmheTkGxHuPR9GAUOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5oNAPQUc4keA7O-U9Eny0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aCf4BwCQfkattjaseiizow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ItkgWsLo2k2obSx0DQivJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yV9yD1iCzE-5pHFnHa_5Zw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k7qJQlGs7UKe16Ut42_56w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WDepd09qa0qqpInK_A7mbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zoIcttYOeUys2b0xeXBDsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1ogV-8c2p0a-dPyg7NfN0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BFKb-1kk6kmx8UpxM0mn9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze kayıplarını arıyor: &amp;quot;Şehrimi deprem vurmuş gibi&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gazze-kayiplarini-ariyor-sehrimi-deprem-vurmus-gibi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gazze-kayiplarini-ariyor-sehrimi-deprem-vurmus-gibi</guid>
<description><![CDATA[ Ateşkesin ardından Gazze&#039;de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini arama çalışmalarına başladı. Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, 15 aydır yoğun ateş altında olan şehirdeki yıkımın boyutları karşısındaki dehşete düştü. Evine dönen Filistinlilerden biri, &quot;Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz ve altındaki cesetler var.&quot; diye konuştu. Sivil savunma ekipleri yaklaşık 10 bin kayıp insan için arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. İsrail bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor.Ateşkesin ilan edilmesinin ardından bir yılı aşkın süredir bombardıman altında olan Gazze&#039;de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini aramaya başladı.Geçtiğimiz pazar günü Hamas&#039;ın elindeki üç rehinenin serbest bırakılması karşılığında İsrail hapishanelerinden 90 Filistinlinin serbest bırakılmasıyla yürürlüğe giren ateşkes, coşkuyla karşılandı.
Acilen ihtiyaç duyulan yardım malzemeleri de böylelikle bölgeye ulaştırılmaya başlandı.
Ancak zaman ilerledikçe kutlamalar yerini büyük ölçüde şok ve üzüntüye bıraktı.Yerinden edilmiş siviller, patlamamış mühimmatla dolu yollarda yürüyerek kasabalarına, köylerine ve mülteci kamplarına doğru uzun bir yolculuğa başladı.
Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, bir yandan İsrail saldırılarının yarattığı yıkımın boyutunu değerlendiriyor.Savaşta anne, baba ve kardeşini kaybeden kuzeydeki Beyt Lahiya kentinden 22 yaşındaki Yusuf, pazartesi günü evine döndü.
Evine döndükten sonra konuşan Yusuf, &quot;Beyt Lahiya&#039;ya ulaştığımda hissettiğim ilk duygu gördüğüm enkaz karşısındaki şok ve panikti. Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, park yok, pazar yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz var ve altında birkaç ceset var.&quot; dedi.Sivil savunma servisi pazartesi günü yaklaşık 10 bin kayıp insan için resmi bir aramanın sürdüğünü açıkladı.
Ateşkese rağmen Gazze&#039;deki ölü sayısı tırmanmaya devam ediyor: sağlık görevlileri son 24 saatte 62 ceset bulunduğunu ve ölü sayısının 47 bine ulaştığını bildirdi.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 110 bin kişinin daha yaralı olduğunu, bunların dörtte birinin ciddi yaralanmalarla karşı karşıya olduğunu ve 12 bin kişinin acil tedavi için başka yerlere tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.Gazze&#039;nin yeniden inşası ve yönetimine ilişkin uzun vadeli soruların, ateşkesin birinci aşamasının mart ayı başında sona ermesinden önce, şubat ayı başında başlaması planlanan müzakerelerde ele alınması bekleniyor.Birleşmiş Milletler&#039;in bu ayın başlarında yaptığı hasar değerlendirmesine göre, İsrail&#039;in bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dtqo1YqK5EqPKU0IP3okyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazze, kayıplarını, arıyor:, Şehrimi, deprem, vurmuş, gibi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dtqo1YqK5EqPKU0IP3okyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze kayıplarını arıyor: " deprem vurmu gibi><p>Ateşkesin ardından Gazze'de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini arama çalışmalarına başladı. Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, 15 aydır yoğun ateş altında olan şehirdeki yıkımın boyutları karşısındaki dehşete düştü. Evine dönen Filistinlilerden biri, "Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz ve altındaki cesetler var." diye konuştu. Sivil savunma ekipleri yaklaşık 10 bin kayıp insan için arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. İsrail bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IcnAT2_XvUu0abaN2JXqVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkesin ilan edilmesinin ardından bir yılı aşkın süredir bombardıman altında olan Gazze'de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini aramaya başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/esq5_3BxGkGKgW9nqJ0-sg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz pazar günü Hamas'ın elindeki üç rehinenin serbest bırakılması karşılığında İsrail hapishanelerinden 90 Filistinlinin serbest bırakılmasıyla yürürlüğe giren ateşkes, coşkuyla karşılandı.
Acilen ihtiyaç duyulan yardım malzemeleri de böylelikle bölgeye ulaştırılmaya başlandı.
Ancak zaman ilerledikçe kutlamalar yerini büyük ölçüde şok ve üzüntüye bıraktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SrTxFs-vnEm_vyiM6gRRbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yerinden edilmiş siviller, patlamamış mühimmatla dolu yollarda yürüyerek kasabalarına, köylerine ve mülteci kamplarına doğru uzun bir yolculuğa başladı.
Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, bir yandan İsrail saldırılarının yarattığı yıkımın boyutunu değerlendiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hmXxPJihIUKfRq1zqlKgHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Savaşta anne, baba ve kardeşini kaybeden kuzeydeki Beyt Lahiya kentinden 22 yaşındaki Yusuf, pazartesi günü evine döndü.
Evine döndükten sonra konuşan Yusuf, "Beyt Lahiya'ya ulaştığımda hissettiğim ilk duygu gördüğüm enkaz karşısındaki şok ve panikti. Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, park yok, pazar yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz var ve altında birkaç ceset var." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6DCJ2VgN50uCuUIfVKxM9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sivil savunma servisi pazartesi günü yaklaşık 10 bin kayıp insan için resmi bir aramanın sürdüğünü açıkladı.
Ateşkese rağmen Gazze'deki ölü sayısı tırmanmaya devam ediyor: sağlık görevlileri son 24 saatte 62 ceset bulunduğunu ve ölü sayısının 47 bine ulaştığını bildirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a_ri5BDD2k2tb9HgYzH0yA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 110 bin kişinin daha yaralı olduğunu, bunların dörtte birinin ciddi yaralanmalarla karşı karşıya olduğunu ve 12 bin kişinin acil tedavi için başka yerlere tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FOCSuZhjkUump_WZAW1dgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'nin yeniden inşası ve yönetimine ilişkin uzun vadeli soruların, ateşkesin birinci aşamasının mart ayı başında sona ermesinden önce, şubat ayı başında başlaması planlanan müzakerelerde ele alınması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zmOnv0Y95k2oUU5z7jLMGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birleşmiş Milletler'in bu ayın başlarında yaptığı hasar değerlendirmesine göre, İsrail'in bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BvGEmJ3oqUqTrWiQXPR_tw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin yeni Dışişleri Bakanı belli oldu: &amp;quot;Çin şahini&amp;quot; Marco Rubio kimdir?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdnin-yeni-disisleri-bakani-belli-oldu-cin-sahini-marco-rubio-kimdir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdnin-yeni-disisleri-bakani-belli-oldu-cin-sahini-marco-rubio-kimdir</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Trump&#039;ın başkan olmasıyla Dışişleri&#039;nde Blinken dönemi bitti. Marco Rubio, ABD&#039;nin yeni Dışişleri Bakanı olarak atandı. Peki Çin&#039;e girişi yasak olan ve &quot;Çin şahini&quot; olarak tanımlanan Rubio kimdir?Marco Rubio Senato’da 99 oyun tamamını alarak ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı oldu ve Antony Blinken dönemi sona erdi.
2011 yılından bu yana Senato&#039;da Florida&#039;yı temsil eden Rubio, Trump&#039;ın göreve başlaması üzerine dün istifa etti. 53 yaşındaki Rubio’nun, geniş bir dış politika deneyimine sahip olduğu biliniyor.
Çin, İran, Venezuela ve Küba konusunda sert tutumlar sergileyen Rubio, Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;daki savaşı, Ortadoğu&#039;da devam eden çatışmalar, Çin ile Tayvan&#039;a arasındaki ihtilaf ve Çin-ABD ilişkisi gibi bir dizi küresel zorlukla karşı karşıya olan görevi devralıyor.Kanada&#039;yı 51. eyalet olarak ilhak etmeyi gündeme getiren Rubio, ABD müttefikleri ile ticaret savaşları tehdidinde bulundu.
Rubio, seçilirken Senato&#039;daki meslektaşlarına “21. Yüzyıl ABD ve Çin arasında yaşananlarla tanımlanacak” diyerek ABD&#039;nin Çin&#039;in etkisini daha güçlü bir şekilde geri püskürtmesi gerektiğine dair uzun süredir sahip olduğu inancı yineledi. ABD basını Rubio için “Çin şahini” tanımlanmasını kullanıyor.Rubio, Çin için “Sovyetler Birliği&#039;nin asla sahip olmadığı unsurlara sahipler. Teknolojik bir düşman ve rakip, endüstriyel bir rakip, ekonomik bir rakip, jeopolitik bir rakip, bilimsel bir rakip, artık her alanda. Bu olağanüstü bir meydan okumadır” ifadelerini kullandı.
Ancak Çin hükümetine yönelik eleştirileri nedeniyle Çin&#039;e girişi yasaklanan Rubio, ülkenin en üst düzey diplomatı olarak iki ülke arasındaki yoğun rekabetin ortasında silahlı bir çatışmayı önlemek için Çin&#039;le ilişki kurması gerekeceğini kabul etti.Rubio, Kübalı göçmenlerin çocuğu olarak Miami&#039;de doğdu.
Florida Üniversitesi ve Miami Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#039;nden mezun olan Rubio, Batı Miami&#039;de şehir komiseri olarak görev yaptı ve 2010 yılında Senato&#039;ya seçilmeden önce 2000 yılında Florida Temsilciler Meclisi&#039;ne seçildi.
2016&#039;da Cumhuriyetçi başkan adaylığı için Donald Trump ve bir dizi Beyaz Saray adayıyla karşı karşıya geldi. 2024 yılında Trump&#039;ın aday adayı olmak için kısa listede yer alıyordu.Rubio ayrıca Trump&#039;ın “Önce Amerika” gündemini savunarak Dışişleri Bakanlığı&#039;nın en önemli önceliğinin “ABD olacağını” ve Grönland ile Panama Kanalı konusundaki tutumunu açıkladı.
Kanal üzerindeki Çin etkisiyle ilgili sorulara “Bu yüzleşilmesi gereken meşru bir mesele. Bunu Başkan Trump icat etmiyor” şeklinde yanıt verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5V-X354khkqes50ROP9qxQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDnin, yeni, Dışişleri, Bakanı, belli, oldu:, Çin, şahini, Marco, Rubio, kimdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5V-X354khkqes50ROP9qxQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'nin yeni Dışişleri Bakanı belli oldu: " marco rubio kimdir><p>ABD'de Trump'ın başkan olmasıyla Dışişleri'nde Blinken dönemi bitti. Marco Rubio, ABD'nin yeni Dışişleri Bakanı olarak atandı. Peki Çin'e girişi yasak olan ve "Çin şahini" olarak tanımlanan Rubio kimdir?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/teWuO5-kRUmgGr3nifzkpQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Marco Rubio Senato’da 99 oyun tamamını alarak ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı oldu ve Antony Blinken dönemi sona erdi.
2011 yılından bu yana Senato'da Florida'yı temsil eden Rubio, Trump'ın göreve başlaması üzerine dün istifa etti. 53 yaşındaki Rubio’nun, geniş bir dış politika deneyimine sahip olduğu biliniyor.
Çin, İran, Venezuela ve Küba konusunda sert tutumlar sergileyen Rubio, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı, Ortadoğu'da devam eden çatışmalar, Çin ile Tayvan'a arasındaki ihtilaf ve Çin-ABD ilişkisi gibi bir dizi küresel zorlukla karşı karşıya olan görevi devralıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_qZltoCts0OKH8ejbq5Tvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kanada'yı 51. eyalet olarak ilhak etmeyi gündeme getiren Rubio, ABD müttefikleri ile ticaret savaşları tehdidinde bulundu.
Rubio, seçilirken Senato'daki meslektaşlarına “21. Yüzyıl ABD ve Çin arasında yaşananlarla tanımlanacak” diyerek ABD'nin Çin'in etkisini daha güçlü bir şekilde geri püskürtmesi gerektiğine dair uzun süredir sahip olduğu inancı yineledi. ABD basını Rubio için “Çin şahini” tanımlanmasını kullanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lD7Oye_1fE6V--xJ1UpqmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rubio, Çin için “Sovyetler Birliği'nin asla sahip olmadığı unsurlara sahipler. Teknolojik bir düşman ve rakip, endüstriyel bir rakip, ekonomik bir rakip, jeopolitik bir rakip, bilimsel bir rakip, artık her alanda. Bu olağanüstü bir meydan okumadır” ifadelerini kullandı.
Ancak Çin hükümetine yönelik eleştirileri nedeniyle Çin'e girişi yasaklanan Rubio, ülkenin en üst düzey diplomatı olarak iki ülke arasındaki yoğun rekabetin ortasında silahlı bir çatışmayı önlemek için Çin'le ilişki kurması gerekeceğini kabul etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5TFjUp22_EuT8Co0j-xlIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rubio, Kübalı göçmenlerin çocuğu olarak Miami'de doğdu.
Florida Üniversitesi ve Miami Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Rubio, Batı Miami'de şehir komiseri olarak görev yaptı ve 2010 yılında Senato'ya seçilmeden önce 2000 yılında Florida Temsilciler Meclisi'ne seçildi.
2016'da Cumhuriyetçi başkan adaylığı için Donald Trump ve bir dizi Beyaz Saray adayıyla karşı karşıya geldi. 2024 yılında Trump'ın aday adayı olmak için kısa listede yer alıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zNNPU7-02kWG0xr3Pwubxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rubio ayrıca Trump'ın “Önce Amerika” gündemini savunarak Dışişleri Bakanlığı'nın en önemli önceliğinin “ABD olacağını” ve Grönland ile Panama Kanalı konusundaki tutumunu açıkladı.
Kanal üzerindeki Çin etkisiyle ilgili sorulara “Bu yüzleşilmesi gereken meşru bir mesele. Bunu Başkan Trump icat etmiyor” şeklinde yanıt verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JwuZT4uuTk6Ki9xysfPR-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kartalkaya Kayak Merkezi&amp;apos;nde otel yangını: 10 ölüyak Merkezi&amp;apos;nde otel yangını: 3 ölü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kartalkaya-kayak-merkezinde-otel-yangini-10-oeluyak-merkezinde-otel-yangini-3-oelu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kartalkaya-kayak-merkezinde-otel-yangini-10-oeluyak-merkezinde-otel-yangini-3-oelu</guid>
<description><![CDATA[ Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de gece saatlerinde yangın çıktı. Yangında ilk belirlemelere göre 10 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi yaralandı. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme ve tahliye çalışmaları sürüyor. Otelin dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden 2 bin 200 rakımlı Kartalkaya’da bir otelde saat 03.30 sıralarında yangın çıktı.  İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yangında 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 32 kişinin ise yaralandığını dile getirdi. Yerikaya, yangına çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından 267 personelle müdahaleye devam edilmekte olduğunu dile getirdi.  12 katlı ahşap otelde restoran bölümünde başladığı belirlenen yangında alevler hızla yayıldı.Sömestir tatili nedeniyle doluluk oranının yüzde 80-90 oranında olduğu belirtilen, 237 kişinin konakladığı otelde alevlerin fark edilmesiyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verildi. Binadan tahliye edilenler geçici olarak bölgede bulunan diğer otellere yerleştirilirken, itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile ilerleyen saatlerde alt katlardaki yangının söndürüldüğü belirtildi.  Üst katlardaki yangına müdahale devam ederken, alevlerin ağaçlık alanlara da sıçramaması için yoğun çaba sarf ediliyor. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme çalışmaları sürüyor.  SAHRA HASTANESİ KURULDU  Yangının çıktığı Grand Kartal Otel&#039;in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.  Jandarma ekipleri de bölgede hazır bekliyor.  Otelin bir kısmının uçurum olması, alevlere müdahaleyi zorlaştırıyor.Yangının çıktığı Grand Kartal Otel&#039;in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bjap3yAoyEeSZvNpymuqKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kartalkaya, Kayak, Merkezinde, otel, yangını:, ölüyak, Merkezinde, otel, yangını:, ölü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bjap3yAoyEeSZvNpymuqKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kartalkaya Kayak Merkezi'nde otel yangını: 10 ölüyak Merkezi'nde otel yangını: 3 ölü"><p>Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de gece saatlerinde yangın çıktı. Yangında ilk belirlemelere göre 10 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi yaralandı. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme ve tahliye çalışmaları sürüyor. Otelin dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.</p>Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden 2 bin 200 rakımlı Kartalkaya’da bir otelde saat 03.30 sıralarında yangın çıktı.  İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yangında 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 32 kişinin ise yaralandığını dile getirdi. Yerikaya, yangına çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından 267 personelle müdahaleye devam edilmekte olduğunu dile getirdi.  12 katlı ahşap otelde restoran bölümünde başladığı belirlenen yangında alevler hızla yayıldı.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4VdsRwgIvE-4E2vw9NJjlw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Sömestir tatili nedeniyle doluluk oranının yüzde 80-90 oranında olduğu belirtilen, 237 kişinin konakladığı otelde alevlerin fark edilmesiyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verildi. Binadan tahliye edilenler geçici olarak bölgede bulunan diğer otellere yerleştirilirken, itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile ilerleyen saatlerde alt katlardaki yangının söndürüldüğü belirtildi.  Üst katlardaki yangına müdahale devam ederken, alevlerin ağaçlık alanlara da sıçramaması için yoğun çaba sarf ediliyor. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme çalışmaları sürüyor.  <strong>SAHRA HASTANESİ KURULDU</strong>  Yangının çıktığı Grand Kartal Otel'in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.  Jandarma ekipleri de bölgede hazır bekliyor.  Otelin bir kısmının uçurum olması, alevlere müdahaleyi zorlaştırıyor.Yangının çıktığı Grand Kartal Otel'in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtiliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Görkemli balodan kareler: Donald ve Melania Trump&amp;apos;ın zafer dansı!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goerkemli-balodan-kareler-donald-ve-melania-trumpin-zafer-dansi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goerkemli-balodan-kareler-donald-ve-melania-trumpin-zafer-dansi</guid>
<description><![CDATA[ Dün akşam düzenlenen yemin töreni sonrası resmen başkanlığı devralan Donald Trump, geleneksel yemin töreni balosuna eşi ile birlikte katıldı. ABD&#039;nin 47. başkanı ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen baloda yaptı. Trump ailesinin en büyük çocukları da eşleriyle birlikte dans pistinde çifte katıldı. Ivanka Trump, daha önce Audrey Hepburn&#039;ün giydiği 1954 tarihli ikonik elbiseyle geceye damga vurdu. İşte görkemli balodan dikkat çeken anlar...ABD&#039;de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden&#039;dan resmen devraldı.
Trump merakla beklenen konuşmasına, &quot;ABD&#039;nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek. Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı.&quot; ifadelerini kullandı.Donald ve Melania Trump, yemin töreninin ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen bir baloda yaptı.
Beyaz Saray&#039;da bir dizi başkanlık kararnamesi imzaladıktan sonra smokin giyen ABD Başkanı, Başkomutanlık balosunda First Lady ile birlikte dans etti.First Lady Melania Trump ise siyah beyaz askısız bir elbise ve siyah bir gerdanlık tercih etti.
Trump yaptığı konuşmada, etkinliğe katılan askerlere Amerika&#039;nın kendi &quot;Demir Kubbe&#039;sini&quot; inşa edeceğini söyledi.Çifte dans pistinde Başkan Yardımcısı JD Vance ve eşi Usha Vance da eşlik etti.
Trump ailesinin en büyük çocukları ve eşleri de dans pistinde çifte katıldı.
Aile, The Righteous Brothers&#039;ın &#039;Unchained Melody&#039; parçası eşliğinde dans etti.Ivanka Trump, babası Donald Trump&#039;ın göreve başlama balosunda daha önce Audrey Hepburn&#039;ün giydiği 1954 tarihli ikonik haute couture elbisenin özel yapımıyla göz kamaştırdı.Çiftler daha sonra gelenek gereği askerlerle dans etti.
Başkomutan Balosu, ordunun altı koluna adandı ve katılımcıların çoğu resmi üniformalarını giydi.Trump sahneden inmeden önce dev ekranlarda görünen Güney Kore&#039;deki askerlerle sohbet etti.
ABD Başkanı gülerek, &quot;Biz orada nasılız? Kim Jong Un nasıl?&quot; diye sordu.
İlk döneminde Kuzey Kore Lideri Kim ile üç kez görüştü ancak nükleer silahsızlanma anlaşmasına varılamadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vP9LDC7gGU2tPpLbBpXUjA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Görkemli, balodan, kareler:, Donald, Melania, Trumpın, zafer, dansı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vP9LDC7gGU2tPpLbBpXUjA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Görkemli balodan kareler: Donald ve Melania Trump'ın zafer dansı!"><p>Dün akşam düzenlenen yemin töreni sonrası resmen başkanlığı devralan Donald Trump, geleneksel yemin töreni balosuna eşi ile birlikte katıldı. ABD'nin 47. başkanı ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen baloda yaptı. Trump ailesinin en büyük çocukları da eşleriyle birlikte dans pistinde çifte katıldı. Ivanka Trump, daha önce Audrey Hepburn'ün giydiği 1954 tarihli ikonik elbiseyle geceye damga vurdu. İşte görkemli balodan dikkat çeken anlar...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a2EzokcqPk2KZjpKFjLsVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden'dan resmen devraldı.
Trump merakla beklenen konuşmasına, "ABD'nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek. Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oZ_na8ng80qFA8mfperAAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald ve Melania Trump, yemin töreninin ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen bir baloda yaptı.
Beyaz Saray'da bir dizi başkanlık kararnamesi imzaladıktan sonra smokin giyen ABD Başkanı, Başkomutanlık balosunda First Lady ile birlikte dans etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jNbIPX3VyEWWwQ70ZZGTtg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>First Lady Melania Trump ise siyah beyaz askısız bir elbise ve siyah bir gerdanlık tercih etti.
Trump yaptığı konuşmada, etkinliğe katılan askerlere Amerika'nın kendi "Demir Kubbe'sini" inşa edeceğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dFbpAuzJS0SSPgRhK1nT_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çifte dans pistinde Başkan Yardımcısı JD Vance ve eşi Usha Vance da eşlik etti.
Trump ailesinin en büyük çocukları ve eşleri de dans pistinde çifte katıldı.
Aile, The Righteous Brothers'ın 'Unchained Melody' parçası eşliğinde dans etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZCDpQqOfw0Ck4VrNjUCuuw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ivanka Trump, babası Donald Trump'ın göreve başlama balosunda daha önce Audrey Hepburn'ün giydiği 1954 tarihli ikonik haute couture elbisenin özel yapımıyla göz kamaştırdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iQ94dp7n6ESbWz0oSktfSA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çiftler daha sonra gelenek gereği askerlerle dans etti.
Başkomutan Balosu, ordunun altı koluna adandı ve katılımcıların çoğu resmi üniformalarını giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TrVqskNZ3U6Xzdi5fW7fFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump sahneden inmeden önce dev ekranlarda görünen Güney Kore'deki askerlerle sohbet etti.
ABD Başkanı gülerek, "Biz orada nasılız? Kim Jong Un nasıl?" diye sordu.
İlk döneminde Kuzey Kore Lideri Kim ile üç kez görüştü ancak nükleer silahsızlanma anlaşmasına varılamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J7SZDKdjAESkRdcszY0AKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jWhjQ-kStU2WjU-qCmw-5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K0FvpllwakSiti9-pLIpOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa Parlamentosu’nda Netanyahu’nun yargılanması için çağrı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/avrupa-parlamentosunda-netanyahunun-yargilanmasi-icin-cagri</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/avrupa-parlamentosunda-netanyahunun-yargilanmasi-icin-cagri</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Parlamentosu üyeleri, Gazze’deki ateşkesin tartışıldığı Genel Kurul oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yargılanması çağrısı yaptı. Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun oturumda yaptığı konuşmada, “Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler” dedi.Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda Gazze’deki ateşkes, esirlerin serbest bırakılması, insani krizin sona erdirilmesi ve iki devletli çözüme giden yol ele alındı. Oturumun açılış konuşmasını gerçekleştiren AP Başkanı Roberta Metsola, Gazze’deki ateşkes anlaşmasını “herkesin umut ettiği ve birçok kişinin ihtiyaç duyduğu bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Metsola, “Önceliğimiz, anlaşmanın devam etmesini sağlamak ve hedeflerine ulaşmasını temin etmek olmalıdır. Bu, çatışmanın sona ermesini, yardımların ulaştırılmasını ve kalan rehinelerin kurtarılmasını mümkün kılacaktır. Ertesi gün yeni bir umut getirmelidir ve Avrupa üzerine düşeni yapmaya hazırdır.” dedi.  “AVRUPALI LİDERLER, İSRAİL&#039;İN GAZZE&#039;DEKİ EYLEMLERİNDEKİ SUÇ ORTAĞIDIR&quot;  Genel Kurul oturumunda söz alan İrlandalı parlamenter Lynn Boylan, “Gazze’deki soykırım, 460 günü aşkın bir süredir devam ediyor. On binlerce erkek, kadın ve çocuk öldürüldü ve bir toplum yerle bir edildi. Ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşılıyorum fakat Filistin’in yasa dışı işgalinin İsrail açısından hiçbir yaptırımı olmadığı eski düzenimize geri dönemeyiz. Herkesin gözü önünde canlı olarak yayınlanan bu soykırıma AB’nin tepkisi utanç vericiydi. Avrupalı liderler, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinde suç ortağıdır. Bu durum İsrail’e silah sağlayan Avrupalı silah üreticilerinden, İsrail’e diplomatik ve siyasi koruma sağlayan AB’ye kadar uzanmaktadır.” dedi.  “SAVAŞ SUÇLULARI İÇİN HESAP VERME ZAMANI&quot;  Avrupa’nın insan hakları ve uluslararası hukuku koruma açısından başarısız olduğunu ve itibarını kaybettiğini söyleyen Boylan, “Savaş suçları için hesap verme zamanı gelmiştir ve Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanı’nın çalışmaları tam olarak desteklenmelidir” ifadelerini kullandı. Boylan, ayrıca AB’nin BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) aleyhindeki İsrail yasalarının yürürlükten kaldırılması için tüm araçlarını kullanması çağrısında bulundu.  FRANSIZ PARLAMENTER: SADECE BİR SAVAŞ DEĞİL, BİR SOYKIRIM  Fransız parlamenter Mounir Satouri ise, Gazze’de son 15 ay içerisinde yaşananların sadece bir savaş değil, aynı zamanda bir soykırım olduğunu söyledi. Satouri, “Bu ateşkes kalıcı hale gelmelidir. Uluslararası hukuk uygulanmalı ve saygı gösterilmelidir. Filistin ve İsrail’in bu çıkmazdan kurtulmasının yegane yolu budur. Soykırımda sorumluluğu olanların Uluslararası Adalet Divanı’na çıkmaları gerekiyor” dedi. Satouri, “İsrail, apartheid politikalarını sürdürdüğü ve uluslararası hukuka uymadığı sürece bu ülkeye silah ambargosu uygulanması ve İsrail ile yapılan ortaklık anlaşmasının askıya alınması çağrısında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.  “NETANYAHU VE KASAPLARI MAHKEMELERDE YARGILANMALI&quot;  Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun, “Gerçekleştiğini görmemiz gereken şey, İsrail devletinin Nazilerden arındırılmasıdır. Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler. İhtiyacımız olan şey bu. Katliamdan sorumlu olan kişiler hesap vermeli. Aksi takdirde ne Filistin’de ne de dünyada barış olmaz” dedi.  &quot;NETANYAHU TUTUKLANIP YARGILANMADAN BARIŞ OLMAYACAK&quot;  İspanyol parlamenter Jaume Asens, Gazze’deki ateşkes konusunda iyimser olmadığını söyledi. Asens, “Bu bir barış anlaşması değil. Bu şiddetin, apartheid rejiminin, etnik temizliğin ya da işgalin sonu değil. Hatta kalıcı bir ateşkes bile değil. Bu sadece cehennemin ortasında bir duraklama. Tazminat ve adalet olmadan, Netanyahu tutuklanıp yargılanmadan barış olmayacak” dedi.  Netanyahu’nun barış istemediğinin bilindiğini ifade eden Asens, “Sadece biraz popülerlik kazanmak, yeniden silahlanmak, daha fazla zaman kazanmak ve Batı Şeria’nın ilhakı ile Gazze’de soykırıma devam etmek istiyor. Orada nüfusun yaklaşık yüzde 10’unu zaten yok etti” dedi. Asens, “ABD ve Avrupa, Netanyahu’ya mali, askeri ve siyasi destek sağlamaya devam ettiği sürece durmayacak. Uluslararası Ceza Mahkemesi ve insanlığın en temel talepleri yerine getirilmediği sürece barış olmayacak” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/065cFnVfUEq1t_EjfXsxCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa, Parlamentosu’nda, Netanyahu’nun, yargılanması, için, çağrı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/065cFnVfUEq1t_EjfXsxCw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avrupa Parlamentosu’nda Netanyahu’nun yargılanması için çağrı"><p>Avrupa Parlamentosu üyeleri, Gazze’deki ateşkesin tartışıldığı Genel Kurul oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yargılanması çağrısı yaptı. Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun oturumda yaptığı konuşmada, “Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler” dedi.</p><p>Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda Gazze’deki ateşkes, esirlerin serbest bırakılması, insani krizin sona erdirilmesi ve iki devletli çözüme giden yol ele alındı.</p><p> Oturumun açılış konuşmasını gerçekleştiren AP Başkanı Roberta Metsola, Gazze’deki ateşkes anlaşmasını “herkesin umut ettiği ve birçok kişinin ihtiyaç duyduğu bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Metsola, “Önceliğimiz, anlaşmanın devam etmesini sağlamak ve hedeflerine ulaşmasını temin etmek olmalıdır. Bu, çatışmanın sona ermesini, yardımların ulaştırılmasını ve kalan rehinelerin kurtarılmasını mümkün kılacaktır. Ertesi gün yeni bir umut getirmelidir ve Avrupa üzerine düşeni yapmaya hazırdır.” dedi.  <strong>“AVRUPALI LİDERLER, İSRAİL'İN GAZZE'DEKİ EYLEMLERİNDEKİ SUÇ ORTAĞIDIR"</strong>  Genel Kurul oturumunda söz alan İrlandalı parlamenter Lynn Boylan, “Gazze’deki soykırım, 460 günü aşkın bir süredir devam ediyor. On binlerce erkek, kadın ve çocuk öldürüldü ve bir toplum yerle bir edildi. Ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşılıyorum fakat Filistin’in yasa dışı işgalinin İsrail açısından hiçbir yaptırımı olmadığı eski düzenimize geri dönemeyiz. Herkesin gözü önünde canlı olarak yayınlanan bu soykırıma AB’nin tepkisi utanç vericiydi. Avrupalı liderler, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinde suç ortağıdır. Bu durum İsrail’e silah sağlayan Avrupalı silah üreticilerinden, İsrail’e diplomatik ve siyasi koruma sağlayan AB’ye kadar uzanmaktadır.” dedi.  <strong>“SAVAŞ SUÇLULARI İÇİN HESAP VERME ZAMANI"</strong>  Avrupa’nın insan hakları ve uluslararası hukuku koruma açısından başarısız olduğunu ve itibarını kaybettiğini söyleyen Boylan, “Savaş suçları için hesap verme zamanı gelmiştir ve Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanı’nın çalışmaları tam olarak desteklenmelidir” ifadelerini kullandı. Boylan, ayrıca AB’nin BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) aleyhindeki İsrail yasalarının yürürlükten kaldırılması için tüm araçlarını kullanması çağrısında bulundu.  <strong>FRANSIZ PARLAMENTER: SADECE BİR SAVAŞ DEĞİL, BİR SOYKIRIM</strong>  Fransız parlamenter Mounir Satouri ise, Gazze’de son 15 ay içerisinde yaşananların sadece bir savaş değil, aynı zamanda bir soykırım olduğunu söyledi. Satouri, “Bu ateşkes kalıcı hale gelmelidir. Uluslararası hukuk uygulanmalı ve saygı gösterilmelidir. Filistin ve İsrail’in bu çıkmazdan kurtulmasının yegane yolu budur. Soykırımda sorumluluğu olanların Uluslararası Adalet Divanı’na çıkmaları gerekiyor” dedi. Satouri, “İsrail, apartheid politikalarını sürdürdüğü ve uluslararası hukuka uymadığı sürece bu ülkeye silah ambargosu uygulanması ve İsrail ile yapılan ortaklık anlaşmasının askıya alınması çağrısında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.  <strong>“NETANYAHU VE KASAPLARI MAHKEMELERDE YARGILANMALI"</strong>  Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun, “Gerçekleştiğini görmemiz gereken şey, İsrail devletinin Nazilerden arındırılmasıdır. Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler. İhtiyacımız olan şey bu. Katliamdan sorumlu olan kişiler hesap vermeli. Aksi takdirde ne Filistin’de ne de dünyada barış olmaz” dedi.  <strong>"NETANYAHU TUTUKLANIP YARGILANMADAN BARIŞ OLMAYACAK"</strong>  İspanyol parlamenter Jaume Asens, Gazze’deki ateşkes konusunda iyimser olmadığını söyledi. Asens, “Bu bir barış anlaşması değil. Bu şiddetin, apartheid rejiminin, etnik temizliğin ya da işgalin sonu değil. Hatta kalıcı bir ateşkes bile değil. Bu sadece cehennemin ortasında bir duraklama. Tazminat ve adalet olmadan, Netanyahu tutuklanıp yargılanmadan barış olmayacak” dedi.  Netanyahu’nun barış istemediğinin bilindiğini ifade eden Asens, “Sadece biraz popülerlik kazanmak, yeniden silahlanmak, daha fazla zaman kazanmak ve Batı Şeria’nın ilhakı ile Gazze’de soykırıma devam etmek istiyor. Orada nüfusun yaklaşık yüzde 10’unu zaten yok etti” dedi. Asens, “ABD ve Avrupa, Netanyahu’ya mali, askeri ve siyasi destek sağlamaya devam ettiği sürece durmayacak. Uluslararası Ceza Mahkemesi ve insanlığın en temel talepleri yerine getirilmediği sürece barış olmayacak” ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın yemin törenine Zuckerberg damgası: Bezos&amp;apos;un nişanlısından gözlerini alamadı!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-yemin-toerenine-zuckerberg-damgasi-bezosun-nisanlisindan-goezlerini-alamadi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-yemin-toerenine-zuckerberg-damgasi-bezosun-nisanlisindan-goezlerini-alamadi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump&#039;ın yemin töreni, akıllardan silinmeyecek görüntülere sahne oldu. Siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katıldığı törene, Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;in bakışları damga vurdu. Sosyal medyada ses getiren bir videoda, Zuckerberg&#039;in Jeff Bezos&#039;un nişanlısının göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti. Zuckerberg dekolteye bakarken, eşi Priscilla Chan&#039;ın da hemen diğer tarafında oturuyor olması eleştirilere yol açtı. Sosyal medyada kısa sürede bir şaka malzemesine dönüşen videoya, &quot;Zavallı Zuck. Evde sorun çıkacak.&quot; yorumları geldi.Donald Trump, siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katılımıyla 47. ABD Başkanı olarak yemin etti.
Trump&#039;ın yemin törenine katılan üst düzey isimler arasında Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos da vardı.
Tören sırasında Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg, Amazon CEO&#039;su Jeff Bezos, Google&#039;ın CEO&#039;su Sundar Pichai ve Tesla&#039;nın CEO&#039;su Elon Musk yan yana oturdu.Sosyal medyada viral olan bir videoda, Mark Zuckerberg&#039;in Jeff Bezos&#039;un nişanlısı Lauren Sanchez&#039;in göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti.
Videonun devamında ise Zuckerberg&#039;in interneti çılgına çeviren bir gülümsemeyle bakışlarını kaçırdığı görülüyor.
Zuckerberg göğüs dekoltesine bakarken, eşi Priscilla Chan da hemen diğer tarafında oturuyor.Bu kısa bakış, çevrimiçi bir tartışmayı ateşledi ve birçok kişi Zuckerberg&#039;i davranışından dolayı eleştirdi.
Ancak bazı sesler onu savundu ve Sanchez&#039;in kıyafet seçiminin resmi bir etkinlik için uygun olmadığını öne sürdü.
Kısa sürede yayılan görüntülere sosyal medya kullanıcıları tarafından çeşitli yorumlar yapıldı.Bir sosyal medya kullanıcısı, &quot;Tüyler ürpertici&quot; ifadelerini kullanırken bir diğeri, &quot;Zavallı Zuck. Artık ölümsüz sosyal medya şakası. Ve evde de sorun çıkmasını bekliyorum.&quot; yazdı.Bir başka kullanıcı ise, Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos arasında bir kafes dövüşünün hazırlanıyor olabileceği konusunda şaka yaptı.Sanchez&#039;in kombinini eleştiren kullanıcılardan biri ise, &quot;Jeff Bezos&#039;un gelecekteki eşi Lauren Sanchez, bir devlet etkinliği için inanılmaz derecede uygunsuz giyinmiş. Birisi ona kombininin kabul edilemez olduğunu söylemeliydi.&quot; yorumunda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6YcCpq3A50WJquStZx9-AQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, yemin, törenine, Zuckerberg, damgası:, Bezosun, nişanlısından, gözlerini, alamadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6YcCpq3A50WJquStZx9-AQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın yemin törenine Zuckerberg damgası: Bezos'un nişanlısından gözlerini alamadı!"><p>ABD'nin yeni başkanı Donald Trump'ın yemin töreni, akıllardan silinmeyecek görüntülere sahne oldu. Siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katıldığı törene, Meta CEO'su Mark Zuckerberg'in bakışları damga vurdu. Sosyal medyada ses getiren bir videoda, Zuckerberg'in Jeff Bezos'un nişanlısının göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti. Zuckerberg dekolteye bakarken, eşi Priscilla Chan'ın da hemen diğer tarafında oturuyor olması eleştirilere yol açtı. Sosyal medyada kısa sürede bir şaka malzemesine dönüşen videoya, "Zavallı Zuck. Evde sorun çıkacak." yorumları geldi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9sM3fYoOr0-y-bM7y49p1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katılımıyla 47. ABD Başkanı olarak yemin etti.
Trump'ın yemin törenine katılan üst düzey isimler arasında Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos da vardı.
Tören sırasında Meta CEO'su Mark Zuckerberg, Amazon CEO'su Jeff Bezos, Google'ın CEO'su Sundar Pichai ve Tesla'nın CEO'su Elon Musk yan yana oturdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RTbeEtfMB0-VsBxxIqebyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medyada viral olan bir videoda, Mark Zuckerberg'in Jeff Bezos'un nişanlısı Lauren Sanchez'in göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti.
Videonun devamında ise Zuckerberg'in interneti çılgına çeviren bir gülümsemeyle bakışlarını kaçırdığı görülüyor.
Zuckerberg göğüs dekoltesine bakarken, eşi Priscilla Chan da hemen diğer tarafında oturuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JqvH47L9S0OHzliXagVEJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu kısa bakış, çevrimiçi bir tartışmayı ateşledi ve birçok kişi Zuckerberg'i davranışından dolayı eleştirdi.
Ancak bazı sesler onu savundu ve Sanchez'in kıyafet seçiminin resmi bir etkinlik için uygun olmadığını öne sürdü.
Kısa sürede yayılan görüntülere sosyal medya kullanıcıları tarafından çeşitli yorumlar yapıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZbbixYKgFkWR1KMpTcBQrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir sosyal medya kullanıcısı, "Tüyler ürpertici" ifadelerini kullanırken bir diğeri, "Zavallı Zuck. Artık ölümsüz sosyal medya şakası. Ve evde de sorun çıkmasını bekliyorum." yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1G2Qa2xDDk2flRmdadDM7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir başka kullanıcı ise, Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos arasında bir kafes dövüşünün hazırlanıyor olabileceği konusunda şaka yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/88h4-s8ix0e5nodHLd0n2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sanchez'in kombinini eleştiren kullanıcılardan biri ise, "Jeff Bezos'un gelecekteki eşi Lauren Sanchez, bir devlet etkinliği için inanılmaz derecede uygunsuz giyinmiş. Birisi ona kombininin kabul edilemez olduğunu söylemeliydi." yorumunda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Ddxng1t00607Ydljr6Q7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Melania Trump&amp;apos;ın şapkasının sırrı: &amp;quot;Başka hiçbir el dokunmadı&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/melania-trumpin-sapkasinin-sirri-baska-hicbir-el-dokunmadi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/melania-trumpin-sapkasinin-sirri-baska-hicbir-el-dokunmadi</guid>
<description><![CDATA[ Melania Trump&#039;ın, eşi Donald Trump’ın yemin törenindeki tarzı tartışmalara yol açtı.

İngiliz Daily Mail gazetesi, Melania’nın seçtiği kıyafetleri ve gündem yaratan şapkasını yorumladı. Melania&#039;nın tarzını yaratan tasarımcılar, giysilerinin ve olay yaratan şapkasının hikayesini anlattı.Melania Trump&#039;ın, kocasının 2017&#039;deki ilk yemin töreni için giydiği pudra mavisi, soluk takım elbise, John F. Kennedy’nin eşi Jackie Kennedy ile karşılaştırmalara neden olmuştu.
1960&#039;lara özgü bir şekilde gevşekçe toplanmış saçları, moda aracılığıyla siyasi idealizmin altın çağını çağrıştırırken gülümseyen bir yüzü çerçeveliyordu.
Donald Trump&#039;ın ikinci dönemi için dün düzenlenen yemin töreninde daha kasvetli bir havayı tercih eden 54 yaşındaki Melania, birçok moda izleyicisini şaşırtacak şekilde, New York&#039;ta niş ama ucuzluktan uzak Amerikalı tasarımcı Adam Lippes tarafından elde dikilen özel bir lacivert ipek yün ceket elbise giydi.Melania&#039;nın bir başka Amerikalı tasarımcı Eric Javits&#039;in elinden çıkma kayık yeleği ise çarpıcı takımı tamamladı.
1993&#039;te Hillary Clinton&#039;dan bu yana hiçbir First Lady açılış günü şapkası tercih etmemişti; bu şapka Melania&#039;nın kıyafetine sadece teatral bir dokunuş katmakla kalmadı, aynı zamanda gözlerini neredeyse tamamen gizledi.
Daily Mail’e göre güneş gözlüklerine olan düşkünlüğüyle bilinen bir kadın için, tüm dünyanın kendisini izleyeceği bir günde belki de en iyi seçim buydu.İlk bakışta 54 yaşındaki Melania, açılış töreninde First Lady&#039;lerden beklenen geleneklere saygı göstermiş gibi görünüyor.
Melania, tercih ettiği Avrupa markalarından kaçındı ve nispeten tanınmayan markaları bu başkanlık himayesi sayesinde satışlarında ani bir artış yakalayabilecek iki tasarımcıya ışık tuttu.
Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada Lippes, New York&#039;taki atölyesinde “Amerikan demokrasisinin güzelliğini temsil eden” bir gelenek için Melania&#039;yı giydirmenin bir “onur” olduğunu ve kıyafetinin Amerika&#039;nın en iyi zanaatkarlarının ürünü olduğunu söyledi.Javits de kendi elleriyle yaptığı (şapkanın üzerindeki el dikişlerinin sadece yüzde 8&#039;i makinede dikildi) bu eserden gururla bahsetti.
“First Lady teslim almadan önce şapkaya başka hiçbir el dokunmadı” dedi.
Daily Mail’e göre “Made in America” takımına övgüler yağdı ve moda yorumcuları yeni First Lady&#039;nin kendisini giydirmeye istekli Amerikalı tasarımcılar bulabilmesine şaşırarak toplu bir nefes aldı. Donald Trump, siyasi kariyerine başladığından beri birçok marka Melania ile çalışmayı reddetmişti.
Yine de Melania&#039;nın bugünkü kıyafeti, en iyi yaptığı şeyi hatırlattı: Diğer First Lady&#039;lerden farklı ve onlardan ayrı giyinmek.
Pazartesi günü Washington&#039;daki St John&#039;s Episcopal Kilisesi&#039;ndeki sabah ayini için siyah cipinden inen Melania ve Donald, ilk başta neredeyse ayırt edilemez figürler gibi görünüyordu.İkisinin de üzerinde uzun koyu renk paltolar vardı; yeni First Lady kalabalığın arasından sıyrılmak için parlak, canlı bir renk benimseme geleneğini terk etmişti.
Melania bunun yerine Avrupa haute-couture modası ile tek renkli sadeliği tercih etti.
Bunun yanı sıra şapkası ve neredeyse maskülen çizgisi, öne çıkmasını sağladı.
Paltosunun her iki yanındaki iki yama cebinin eğimli şıklığı, son yıllarda Melania&#039;nın ana dayanak noktası haline gelen Avrupa&#039;ya özgü özel giyimin bir başka özelliğiydi.Görünümü (kesinlikle Amerikalılar için) alışılmadık bir şapka seçimiyle tam anlamıyla tamamlayarak, 2019&#039;da Kraliçe 2. Elizabeth ile yaptığı görüşmeyi hatırlattı; o zaman çok benzer bir stil giymişti.
Aynı zamanda, böylesine önemli bir olayda nadiren gösterişli bir takı olmadan görünen İngiliz kraliyet kadınlarının törensel kıyafetlerini de yansıttı.
Yine de endisini eleştirenleri bir kez daha şaşırttı.Melania, Amerikan olduğu kesin olan ama aynı zamanda Avrupa siluetlerine çarpıcı bir şekilde benzeyen bir tasarımı tercih ederek, sadece bağımsız bir ruha sahip olduğunu değil, aynı zamanda Jackie Kennedy&#039;nin ustalaştığı bir oyun kitabının tarihsel farkındalığını da göstedi.
Melania Trump, geçtiğimiz günlerde coin çıkardığı haberleriyle de gündeme gelmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sR6Rq6QZi0-alQs__saAOg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Melania, Trumpın, şapkasının, sırrı:, Başka, hiçbir, dokunmadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sR6Rq6QZi0-alQs__saAOg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Melania Trump'ın şapkasının sırrı: " ba hi el dokunmad><p>Melania Trump'ın, eşi Donald Trump’ın yemin törenindeki tarzı tartışmalara yol açtı.

İngiliz Daily Mail gazetesi, Melania’nın seçtiği kıyafetleri ve gündem yaratan şapkasını yorumladı. Melania'nın tarzını yaratan tasarımcılar, giysilerinin ve olay yaratan şapkasının hikayesini anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p2c3VTHYA0avxsli1-cwXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melania Trump'ın, kocasının 2017'deki ilk yemin töreni için giydiği pudra mavisi, soluk takım elbise, John F. Kennedy’nin eşi Jackie Kennedy ile karşılaştırmalara neden olmuştu.
1960'lara özgü bir şekilde gevşekçe toplanmış saçları, moda aracılığıyla siyasi idealizmin altın çağını çağrıştırırken gülümseyen bir yüzü çerçeveliyordu.
Donald Trump'ın ikinci dönemi için dün düzenlenen yemin töreninde daha kasvetli bir havayı tercih eden 54 yaşındaki Melania, birçok moda izleyicisini şaşırtacak şekilde, New York'ta niş ama ucuzluktan uzak Amerikalı tasarımcı Adam Lippes tarafından elde dikilen özel bir lacivert ipek yün ceket elbise giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4t6W15vHjEeAToh1MA00uw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melania'nın bir başka Amerikalı tasarımcı Eric Javits'in elinden çıkma kayık yeleği ise çarpıcı takımı tamamladı.
1993'te Hillary Clinton'dan bu yana hiçbir First Lady açılış günü şapkası tercih etmemişti; bu şapka Melania'nın kıyafetine sadece teatral bir dokunuş katmakla kalmadı, aynı zamanda gözlerini neredeyse tamamen gizledi.
Daily Mail’e göre güneş gözlüklerine olan düşkünlüğüyle bilinen bir kadın için, tüm dünyanın kendisini izleyeceği bir günde belki de en iyi seçim buydu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vjTuKlYAGEa1qZuUfz-wVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk bakışta 54 yaşındaki Melania, açılış töreninde First Lady'lerden beklenen geleneklere saygı göstermiş gibi görünüyor.
Melania, tercih ettiği Avrupa markalarından kaçındı ve nispeten tanınmayan markaları bu başkanlık himayesi sayesinde satışlarında ani bir artış yakalayabilecek iki tasarımcıya ışık tuttu.
Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada Lippes, New York'taki atölyesinde “Amerikan demokrasisinin güzelliğini temsil eden” bir gelenek için Melania'yı giydirmenin bir “onur” olduğunu ve kıyafetinin Amerika'nın en iyi zanaatkarlarının ürünü olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DFXPGzWO2UiUEvxsktAy4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Javits de kendi elleriyle yaptığı (şapkanın üzerindeki el dikişlerinin sadece yüzde 8'i makinede dikildi) bu eserden gururla bahsetti.
“First Lady teslim almadan önce şapkaya başka hiçbir el dokunmadı” dedi.
Daily Mail’e göre “Made in America” takımına övgüler yağdı ve moda yorumcuları yeni First Lady'nin kendisini giydirmeye istekli Amerikalı tasarımcılar bulabilmesine şaşırarak toplu bir nefes aldı. Donald Trump, siyasi kariyerine başladığından beri birçok marka Melania ile çalışmayı reddetmişti.
Yine de Melania'nın bugünkü kıyafeti, en iyi yaptığı şeyi hatırlattı: Diğer First Lady'lerden farklı ve onlardan ayrı giyinmek.
Pazartesi günü Washington'daki St John's Episcopal Kilisesi'ndeki sabah ayini için siyah cipinden inen Melania ve Donald, ilk başta neredeyse ayırt edilemez figürler gibi görünüyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JY-UdyLQzEyDxe3dITgxQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İkisinin de üzerinde uzun koyu renk paltolar vardı; yeni First Lady kalabalığın arasından sıyrılmak için parlak, canlı bir renk benimseme geleneğini terk etmişti.
Melania bunun yerine Avrupa haute-couture modası ile tek renkli sadeliği tercih etti.
Bunun yanı sıra şapkası ve neredeyse maskülen çizgisi, öne çıkmasını sağladı.
Paltosunun her iki yanındaki iki yama cebinin eğimli şıklığı, son yıllarda Melania'nın ana dayanak noktası haline gelen Avrupa'ya özgü özel giyimin bir başka özelliğiydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9uvXZuke6kq-akdALS4AaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görünümü (kesinlikle Amerikalılar için) alışılmadık bir şapka seçimiyle tam anlamıyla tamamlayarak, 2019'da Kraliçe 2. Elizabeth ile yaptığı görüşmeyi hatırlattı; o zaman çok benzer bir stil giymişti.
Aynı zamanda, böylesine önemli bir olayda nadiren gösterişli bir takı olmadan görünen İngiliz kraliyet kadınlarının törensel kıyafetlerini de yansıttı.
Yine de endisini eleştirenleri bir kez daha şaşırttı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oBLj51bUnEqKaKDL4t7KcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melania, Amerikan olduğu kesin olan ama aynı zamanda Avrupa siluetlerine çarpıcı bir şekilde benzeyen bir tasarımı tercih ederek, sadece bağımsız bir ruha sahip olduğunu değil, aynı zamanda Jackie Kennedy'nin ustalaştığı bir oyun kitabının tarihsel farkındalığını da göstedi.
Melania Trump, geçtiğimiz günlerde coin çıkardığı haberleriyle de gündeme gelmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i6lCztLol0apNnoZqMhj7A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gökyüzü bu gece 6 gezegeni bir araya getirecek!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goekyuzu-bu-gece-6-gezegeni-bir-araya-getirecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goekyuzu-bu-gece-6-gezegeni-bir-araya-getirecek</guid>
<description><![CDATA[ 21 Ocak 2024 tarihinde yani bugün Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs gökyüzünde hizalanacak. &quot;Gezegen geçidi&quot; olarak bilinen bu hizalanmada gezegenler düz bir çizgi üzerinde çıplak gözle  gözlemlenebilecek kadar birbirine yaklaşacak. Gökyüzü meraklılarının Neptün ve Uranüs&#039;ü görebilmek için ise bir teleskop veya güçlü bir dürbün kullanması gerekecek. Eğer bu görsel şöleni kaçırırsanız endişelenmeyin; çünkü altı gezegenin tamamı 28 Şubat&#039;ta tekrar hizaya gelecek...Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024&#039;te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024&#039;te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.Ancak halkın, Neptün ve Uranüs olmak üzere iki gezegeni görebilmesi için bir teleskopa veya güçlü bir dürbüne ihtiyacı olacak.
Eğer kaçırırsanız endişelenmeyin; altı gezegenin tamamı ve bir de &#039;bonus&#039; gezegen olarak Merkür 28 Şubat&#039;ta tekrar görülebilecek.Dünya&#039;nın perspektifinden bakıldığında, gökyüzünde birden fazla gezegen birbirine yakın göründüğünde bir gezegen geçidi meydana gelir.
Gezegen geçidi, tüm gezegenlerin gece göğünde doğudan güneye doğru uzanan uzun çapraz bir çizgi üzerinde dizildiği izlenimini verir.Royal Observatory Greenwich gökbilimcisi Finn Burridge, MailOnline&#039;a yaptığı açıklamada, &quot;Genellikle gezegenler diğerleri batarken doğarlar, ancak birden fazla gezegenin aynı anda görülebilmesi oldukça nadirdir. Bazı geçitlerde üç veya dört gezegen yer alabilir, bu yıl altı gezegenimiz var, bu çok nadir ve oldukça önemli.&quot; dedi.Uzmanlara göre Mars, diğer gezegenlere göre en belirgin farklılığa sahip olacak çünkü rengi çıplak gözle parlak turuncu bir ışık noktası olarak görünecek.En iyi görüşü elde etmek için sokak lambaları gibi ışık kirliliği kaynaklarından uzak bir yer bulmaya çalışın ve gözlerinizin karanlığa alışması için yeterli zaman tanıyın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GfDM5hj2SkCnhRMBVx8-SA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gökyüzü, gece, gezegeni, bir, araya, getirecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GfDM5hj2SkCnhRMBVx8-SA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gökyüzü bu gece 6 gezegeni bir araya getirecek!"><p>21 Ocak 2024 tarihinde yani bugün Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs gökyüzünde hizalanacak. "Gezegen geçidi" olarak bilinen bu hizalanmada gezegenler düz bir çizgi üzerinde çıplak gözle  gözlemlenebilecek kadar birbirine yaklaşacak. Gökyüzü meraklılarının Neptün ve Uranüs'ü görebilmek için ise bir teleskop veya güçlü bir dürbün kullanması gerekecek. Eğer bu görsel şöleni kaçırırsanız endişelenmeyin; çünkü altı gezegenin tamamı 28 Şubat'ta tekrar hizaya gelecek...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aGUFjwTAEEmZ_y3QPHshsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024'te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cUuj9tzEDUmvEVmACYigEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024'te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uBxiiaNOJkqVBL1r0kK9Qg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak halkın, Neptün ve Uranüs olmak üzere iki gezegeni görebilmesi için bir teleskopa veya güçlü bir dürbüne ihtiyacı olacak.
Eğer kaçırırsanız endişelenmeyin; altı gezegenin tamamı ve bir de 'bonus' gezegen olarak Merkür 28 Şubat'ta tekrar görülebilecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kS4eZ5XIbUCX_5UcgYxLsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya'nın perspektifinden bakıldığında, gökyüzünde birden fazla gezegen birbirine yakın göründüğünde bir gezegen geçidi meydana gelir.
Gezegen geçidi, tüm gezegenlerin gece göğünde doğudan güneye doğru uzanan uzun çapraz bir çizgi üzerinde dizildiği izlenimini verir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f6bjm-P7CUyrKtmgAQlNaQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Royal Observatory Greenwich gökbilimcisi Finn Burridge, MailOnline'a yaptığı açıklamada, "Genellikle gezegenler diğerleri batarken doğarlar, ancak birden fazla gezegenin aynı anda görülebilmesi oldukça nadirdir. Bazı geçitlerde üç veya dört gezegen yer alabilir, bu yıl altı gezegenimiz var, bu çok nadir ve oldukça önemli." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NRkn3WIt60OVj7ikYQMY_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlara göre Mars, diğer gezegenlere göre en belirgin farklılığa sahip olacak çünkü rengi çıplak gözle parlak turuncu bir ışık noktası olarak görünecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0yZnGwxMg06UgEcfUNx_3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>En iyi görüşü elde etmek için sokak lambaları gibi ışık kirliliği kaynaklarından uzak bir yer bulmaya çalışın ve gözlerinizin karanlığa alışması için yeterli zaman tanıyın.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Kim Jong Un tanımlaması: &amp;quot;O bir nükleer güç&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-kim-jong-un-tanimlamasi-o-bir-nukleer-guc</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-kim-jong-un-tanimlamasi-o-bir-nukleer-guc</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump Kuzey Kore&#039;yi &quot;nükleer güç&quot; olarak tanımlayarak, ülke lideri Kim Jong Un hakkında “Sanırım Beyaz Saray&#039;a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” ifadelerini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump, yemin ederek göreve başlamasının ardından Oval Ofis’te Kuzey Kore ile ilgili açıklamalarda bulundu.  İlk başkanlığı döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile görüştüğünü hatırlatan Trump, &quot;İnsanlar onu muazzam bir tehdit olarak görüyordu, ama ben onu sevdim, o da beni sevdi ve onunla çok iyi anlaştık&quot; dedi.  Kim için “O bir nükleer güç” ifadelerini kullanan Trump, “Sanırım Beyaz Saray&#039;a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” şeklinde konuştu.  DİPLOMASİYE DÖNÜŞ SİNYALİ  Seçim kampanyası süresince Kim ile olan kişisel ilişkisinden sıkça söz eden Trump’ın son açıklamaları, Kuzey Kore ile diplomasiye dönüş sinyali olarak yorumlandı.  İlk görev döneminde Kuzey Kore ile diplomasi trafiği başlatan Trump, Kim ile ilk görüşmesini 12 Haziran 2018&#039;de Singapur’da gerçekleştirmiş, ikili 26-27 Şubat 2019&#039;da ise Vietnam&#039;da bir araya gelmişti.  Trump ve Kim, son görüşmelerini 30 Haziran 2019&#039;da Koreler arasındaki silahsızlandırılmış bölgede yapmıştı.  Sembolik olarak Kuzey Kore topraklarına geçen Trump, Kuzey Kore&#039;ye ayak basan görevdeki ilk ABD Başkanı olmuştu.  Buna rağmen Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması ve ilişkilerin normalleşmesine yönelik müzakerelerden sonuç alınamamıştı.  Washington - Pyongyang arasındaki gerginlik ABD Başkanı Joe Biden’ın döneminde yeniden zirveye ulaşmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZLModcZjU2nGSS3lmWqAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Kim, Jong, tanımlaması:, bir, nükleer, güç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZLModcZjU2nGSS3lmWqAA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Kim Jong Un tanımlaması: " o bir n g><p>ABD Başkanı Donald Trump Kuzey Kore'yi "nükleer güç" olarak tanımlayarak, ülke lideri Kim Jong Un hakkında “Sanırım Beyaz Saray'a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” ifadelerini kullandı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, yemin ederek göreve başlamasının ardından Oval Ofis’te Kuzey Kore ile ilgili açıklamalarda bulundu.  İlk başkanlığı döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile görüştüğünü hatırlatan Trump, "İnsanlar onu muazzam bir tehdit olarak görüyordu, ama ben onu sevdim, o da beni sevdi ve onunla çok iyi anlaştık" dedi.  Kim için “O bir nükleer güç” ifadelerini kullanan Trump, “Sanırım Beyaz Saray'a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” şeklinde konuştu.  <strong>DİPLOMASİYE DÖNÜŞ SİNYALİ</strong>  Seçim kampanyası süresince Kim ile olan kişisel ilişkisinden sıkça söz eden Trump’ın son açıklamaları, Kuzey Kore ile diplomasiye dönüş sinyali olarak yorumlandı.  İlk görev döneminde Kuzey Kore ile diplomasi trafiği başlatan Trump, Kim ile ilk görüşmesini 12 Haziran 2018'de Singapur’da gerçekleştirmiş, ikili 26-27 Şubat 2019'da ise Vietnam'da bir araya gelmişti.  Trump ve Kim, son görüşmelerini 30 Haziran 2019'da Koreler arasındaki silahsızlandırılmış bölgede yapmıştı.  Sembolik olarak Kuzey Kore topraklarına geçen Trump, Kuzey Kore'ye ayak basan görevdeki ilk ABD Başkanı olmuştu.  Buna rağmen Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması ve ilişkilerin normalleşmesine yönelik müzakerelerden sonuç alınamamıştı.  Washington - Pyongyang arasındaki gerginlik ABD Başkanı Joe Biden’ın döneminde yeniden zirveye ulaşmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, Melania&amp;apos;nın tuttuğu İncil’e el basmadan yemin etti: Bu bir mesaj mıydı?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-melanianin-tuttugu-incile-el-basmadan-yemin-etti-bu-bir-mesaj-miydi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-melanianin-tuttugu-incile-el-basmadan-yemin-etti-bu-bir-mesaj-miydi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, yemin töreni sırasında sol elini eşi Melania&#039;nın kendisi için tuttuğu iki İncil&#039;den birinin üzerine değil, yan tarafına koydu.

Peki bunun bir önemi var mı? İşte Amerikan Anayasasının bu konuda söyledikleri...Donald Trump&#039;ın yemin töreninde tartışılan anlardan biri, yemin ederken İncil&#039;e el basmamasıydı
ABD Anayasa&#039;nın 2. maddesi, göreve gelen başkanın şu şekilde yemin etmesi gerektiğini söylüyor: “Birleşik Devletler Başkanlığı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Birleşik Devletler Anayasası&#039;nı elimden geldiğince koruyacağıma, muhafaza edeceğime ve savunacağıma yemin ederim.”
Ancak Anayasa, aynı zamanda din özgürlüğünü de koruyor ve “Birleşik Devletler&#039;de hiçbir makam ya da kamu güveni için dini bir test gerekmeyeceğini” belirtiyor.
Sonuç olarak, başkanlar ve diğer kamu görevlileri yemin ederken resmi olması için İncil kullanmak zorunda değil.Birçok yemin töreninde yemin etmek için herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmuyor, sadece yemin eden kişinin yemin metnini okuması yeterli oluyor.
Sosyal medyada bazı kesimler Trump&#039;ın yemin etme şeklinin, deyim yerindeyse, Trump&#039;ı kararlı bir şekilde destekleyen Evanjelik Hıristiyanlara atılmış bir tokat olduğunu öne sürdü. Diğerleri ise bunun kasıtsız olduğunu iddia etti.
Hatta The Onion hiciv sitesi, “kafası karışmış bir Trump&#039;ın” yemin eden Yüksek Mahkeme Başyargıcı John Roberts&#039;a geri vermeden önce yemin İncilini imzaladığı şakasını yaptı.ABD’de misyonu herkes için Birinci Değişiklik özgürlüklerini teşvik etmek olan Özgürlük Forumu, çeşitli federal ve eyalet yasalarının devlet memurları, ordu mensupları ve federal, eyalet veya yerel hükümet için çalışan kişilerin görev yemini etmesini gerektirdiğini söylüyor.
Özgürlük Forumu web sitesinde, bu tür resmi yeminlerin geleneksel olarak tek elle İncil, Kuran, Tevrat gibi dini bir kitap ya da diğer dinlerdeki bir tutma kitabı üzerine yemin edildiğini, bunun da sürecin ahlaki bir bileşeni olduğunu düşündürebileceğini belirtiyor.
Ancak Anayasa ve diğer yasalar görev yemininin sözlerini tanımlarken, yemin etmek için belirli bir kitap ya da belgenin gerekmediğini vurguluyor.USA Today haber sitesine göre tarihsel olarak, göreve gelen başkanların çoğu yemin ederken sağ ellerini kaldırmış ve sol ellerini bir İncil&#039;in üzerine koymuşlardır.
Açılış Törenleri Ortak Kongre Komitesi&#039;ne göre, 1789 yılında George Washington bir Mason Locasından ödünç aldığı İncil ile yemin etmiştir. Çoğu başkan bunu takip etti ve bazıları daha sonra Hıristiyanlığın kutsal kitabını öptü.
Ancak 1967 tarihli bir Washington Post haberine göre Thomas Jefferson ve Calvin Coolidge&#039;in yemin ederken İncil kullanmadıkları bildiriliyor. Freedom Forum&#039;a göre Theodore Roosevelt de 1901 yılında yemin ederken İncil kullanmamıştı. John Quincy Adams ise bir hukuk kitabı üzerine yemin etmişti.Kongre Ortak Komitesi, Trump gibi Harry Truman, Dwight Eisenhower, Richard Nixon, George H. W. Bush, Barack Obama ve Donald Trump&#039;ın her birinin iki İncil üzerine yemin ettiğini bildirdi.
2014 yılında Barack Obama&#039;nın İsviçre Büyükelçisi Suzi LeVine, vatandaşların cinsiyetleri nedeniyle oy kullanmaktan men edilemeyeceğini söyleyen Anayasa&#039;nın 19. değişikliğini gösteren bir Kindle (e-kitap okuyucu) kullanarak yemin etti.
O dönemde Arizona&#039;da Demokrat senatör olan Kyrsten Sinema, 2019 yılında Anayasa&#039;nın bir kopyasını kullanarak Kongre&#039;de yemin etmişti.
Ancak Freedom Forum&#039;a göre dini kitaplar daha yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor.
Lyndon Johnson&#039;ın, Kennedy&#039;nin 22 Kasım 1963&#039;te suikasta kurban gitmesinden hemen sonra, John F. Kennedy&#039;ye ait olduğuna inanılan ve toplu duaları içeren bir Katolik kilisesi missal kitabıyla yemin ettiği bildirildi.Washington Post&#039;un haberine göre, Keith Ellison 2007 yılında Kongre&#039;nin ilk Müslüman üyesi oldu ve bir zamanlar Thomas Jefferson&#039;a ait olan bir Kuran-ı Kerim ile yemin ederek göreve başladı.
2019 yılında ilk iki kadın Müslüman milletvekili olan Temsilciler Ilhan Omar ve Rashida Tlaib&#039;in de Kuran kullanarak yemin ettikleri bildirildi.
2013 yılında, Tulsi Gabbard, yemin ederken Bhagavad Gita (kutsal metin) kullandığı bilinen ilk Kongre üyesi oldu. Kendisi şu anda Trump&#039;ın Ulusal İstihbarat Direktörlüğü için seçtiği isim. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zUtZQmi5EEqwq2JdoE4FZQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Melanianın, tuttuğu, İncil’e, basmadan, yemin, etti:, bir, mesaj, mıydı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zUtZQmi5EEqwq2JdoE4FZQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump, Melania'nın tuttuğu İncil’e el basmadan yemin etti: Bu bir mesaj mıydı?"><p>ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, yemin töreni sırasında sol elini eşi Melania'nın kendisi için tuttuğu iki İncil'den birinin üzerine değil, yan tarafına koydu.

Peki bunun bir önemi var mı? İşte Amerikan Anayasasının bu konuda söyledikleri...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IJJYJis__E6tch_Ld7kUqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump'ın yemin töreninde tartışılan anlardan biri, yemin ederken İncil'e el basmamasıydı
ABD Anayasa'nın 2. maddesi, göreve gelen başkanın şu şekilde yemin etmesi gerektiğini söylüyor: “Birleşik Devletler Başkanlığı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Birleşik Devletler Anayasası'nı elimden geldiğince koruyacağıma, muhafaza edeceğime ve savunacağıma yemin ederim.”
Ancak Anayasa, aynı zamanda din özgürlüğünü de koruyor ve “Birleşik Devletler'de hiçbir makam ya da kamu güveni için dini bir test gerekmeyeceğini” belirtiyor.
Sonuç olarak, başkanlar ve diğer kamu görevlileri yemin ederken resmi olması için İncil kullanmak zorunda değil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EnkEhIHw0UmF1sgD9pFN3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birçok yemin töreninde yemin etmek için herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmuyor, sadece yemin eden kişinin yemin metnini okuması yeterli oluyor.
Sosyal medyada bazı kesimler Trump'ın yemin etme şeklinin, deyim yerindeyse, Trump'ı kararlı bir şekilde destekleyen Evanjelik Hıristiyanlara atılmış bir tokat olduğunu öne sürdü. Diğerleri ise bunun kasıtsız olduğunu iddia etti.
Hatta The Onion hiciv sitesi, “kafası karışmış bir Trump'ın” yemin eden Yüksek Mahkeme Başyargıcı John Roberts'a geri vermeden önce yemin İncilini imzaladığı şakasını yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u3GIlYiqrEmxlu50rCOqpw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’de misyonu herkes için Birinci Değişiklik özgürlüklerini teşvik etmek olan Özgürlük Forumu, çeşitli federal ve eyalet yasalarının devlet memurları, ordu mensupları ve federal, eyalet veya yerel hükümet için çalışan kişilerin görev yemini etmesini gerektirdiğini söylüyor.
Özgürlük Forumu web sitesinde, bu tür resmi yeminlerin geleneksel olarak tek elle İncil, Kuran, Tevrat gibi dini bir kitap ya da diğer dinlerdeki bir tutma kitabı üzerine yemin edildiğini, bunun da sürecin ahlaki bir bileşeni olduğunu düşündürebileceğini belirtiyor.
Ancak Anayasa ve diğer yasalar görev yemininin sözlerini tanımlarken, yemin etmek için belirli bir kitap ya da belgenin gerekmediğini vurguluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2HcfjrVYykKXQo7cT1p3TA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>USA Today haber sitesine göre tarihsel olarak, göreve gelen başkanların çoğu yemin ederken sağ ellerini kaldırmış ve sol ellerini bir İncil'in üzerine koymuşlardır.
Açılış Törenleri Ortak Kongre Komitesi'ne göre, 1789 yılında George Washington bir Mason Locasından ödünç aldığı İncil ile yemin etmiştir. Çoğu başkan bunu takip etti ve bazıları daha sonra Hıristiyanlığın kutsal kitabını öptü.
Ancak 1967 tarihli bir Washington Post haberine göre Thomas Jefferson ve Calvin Coolidge'in yemin ederken İncil kullanmadıkları bildiriliyor. Freedom Forum'a göre Theodore Roosevelt de 1901 yılında yemin ederken İncil kullanmamıştı. John Quincy Adams ise bir hukuk kitabı üzerine yemin etmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zouy9HxPP0eb9DcebWvGzw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kongre Ortak Komitesi, Trump gibi Harry Truman, Dwight Eisenhower, Richard Nixon, George H. W. Bush, Barack Obama ve Donald Trump'ın her birinin iki İncil üzerine yemin ettiğini bildirdi.
2014 yılında Barack Obama'nın İsviçre Büyükelçisi Suzi LeVine, vatandaşların cinsiyetleri nedeniyle oy kullanmaktan men edilemeyeceğini söyleyen Anayasa'nın 19. değişikliğini gösteren bir Kindle (e-kitap okuyucu) kullanarak yemin etti.
O dönemde Arizona'da Demokrat senatör olan Kyrsten Sinema, 2019 yılında Anayasa'nın bir kopyasını kullanarak Kongre'de yemin etmişti.
Ancak Freedom Forum'a göre dini kitaplar daha yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor.
Lyndon Johnson'ın, Kennedy'nin 22 Kasım 1963'te suikasta kurban gitmesinden hemen sonra, John F. Kennedy'ye ait olduğuna inanılan ve toplu duaları içeren bir Katolik kilisesi missal kitabıyla yemin ettiği bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dj0WLa8-a0OOUav6nK2sYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Washington Post'un haberine göre, Keith Ellison 2007 yılında Kongre'nin ilk Müslüman üyesi oldu ve bir zamanlar Thomas Jefferson'a ait olan bir Kuran-ı Kerim ile yemin ederek göreve başladı.
2019 yılında ilk iki kadın Müslüman milletvekili olan Temsilciler Ilhan Omar ve Rashida Tlaib'in de Kuran kullanarak yemin ettikleri bildirildi.
2013 yılında, Tulsi Gabbard, yemin ederken Bhagavad Gita (kutsal metin) kullandığı bilinen ilk Kongre üyesi oldu. Kendisi şu anda Trump'ın Ulusal İstihbarat Direktörlüğü için seçtiği isim.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump koltuğu devraldı: Dünya liderlerinden ilk tepkiler</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-koltugu-devraldi-dunya-liderlerinden-ilk-tepkiler</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-koltugu-devraldi-dunya-liderlerinden-ilk-tepkiler</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin 47. Başkanı olarak koltuğu devralan Donald Trump, dünya liderleri tarafından tebrik edildi. Pek çok lider tebrik mesajında, iş birliği ve müttefiklik vurgusu yaptı.ABD&#039;de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden&#039;dan resmen devraldı.
Dünya liderleri, Trump&#039;ın ikinci dönemini tebrik etti.O isimler arasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de yer aldı.
Kremlin&#039;den yapılan açıklamaya göre Putin, Trump&#039;ın savaşı sona erdirmek yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşıladı.
&quot;Yeni yönetimle Ukrayna meselesinde diyaloğa açığız&quot; dedi.
Krizin temel nedenlerinin ortadan kaldırılmasını en önemli unsur olarak vurguladı.Buckingham Sarayı&#039;nın açıklamasına göre ise İngiltere Kralı Charles da Trump&#039;a özel mektup gönderdi.
İngiltere ve ABD arasındaki kalıcı özel ilişkiye değindi. Benzer mesajlar İngiltere Başbakanı Keir Starmer&#039;dan da geldi.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise Trump&#039;ın başkanlığını &quot;küresel sorunlar da dahil olmak üzere pek çok sorunun çözümü için bir umut&quot; olarak nitelendirdi.Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Trump göreve başlamasından dolayı kutladı. Mesajında Avrupa Birliği vurgusu yaptı.
Scholz, &quot;27 üyeli ve 400 milyondan fazla nüfuslu Avrupa Birliği olarak güçlü bir topluluğuz.“ ifadelerini kullandı.İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Trump&#039;a görevinde başarılar diledi. İtalyan lider, iki ülke arasındaki dostluğa değindi.
İşbirliğini güçlendirmeye devam edeceklerini belirtti.
Meloni de Trump&#039;ın yemin törenine davet edilen isimler arasındaydı.İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, &quot;İsveç, ABD ile yakın işbirliğinin devam etmesini sabırsızlıkla bekliyor.&quot; ifadelerini kullandı.
Hollanda Başbakanı Dick Schoof da NATO vurgusu yaptı. İki ülkenin yakın bir şekilde çalıştığını aktardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F9NmLjaL2k-5SbxBGSbGyg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, koltuğu, devraldı:, Dünya, liderlerinden, ilk, tepkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F9NmLjaL2k-5SbxBGSbGyg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump koltuğu devraldı: Dünya liderlerinden ilk tepkiler"><p>ABD'nin 47. Başkanı olarak koltuğu devralan Donald Trump, dünya liderleri tarafından tebrik edildi. Pek çok lider tebrik mesajında, iş birliği ve müttefiklik vurgusu yaptı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I4IhQcZ1o0SLDEt6ntUuDQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden'dan resmen devraldı.
Dünya liderleri, Trump'ın ikinci dönemini tebrik etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Smh9xUbVzku3Jp5D0TTWOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>O isimler arasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de yer aldı.
Kremlin'den yapılan açıklamaya göre Putin, Trump'ın savaşı sona erdirmek yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşıladı.
"Yeni yönetimle Ukrayna meselesinde diyaloğa açığız" dedi.
Krizin temel nedenlerinin ortadan kaldırılmasını en önemli unsur olarak vurguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GjOchhv7z0-WpJ3g0oxTvw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Buckingham Sarayı'nın açıklamasına göre ise İngiltere Kralı Charles da Trump'a özel mektup gönderdi.
İngiltere ve ABD arasındaki kalıcı özel ilişkiye değindi. Benzer mesajlar İngiltere Başbakanı Keir Starmer'dan da geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UVIP5W61_kiCDtnKboqtfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise Trump'ın başkanlığını "küresel sorunlar da dahil olmak üzere pek çok sorunun çözümü için bir umut" olarak nitelendirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RyqvrXw9LUeF_OCTNPbCyg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Trump göreve başlamasından dolayı kutladı. Mesajında Avrupa Birliği vurgusu yaptı.
Scholz, "27 üyeli ve 400 milyondan fazla nüfuslu Avrupa Birliği olarak güçlü bir topluluğuz.“ ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SMVN3oy0Bkmkgz22JvSFuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Trump'a görevinde başarılar diledi. İtalyan lider, iki ülke arasındaki dostluğa değindi.
İşbirliğini güçlendirmeye devam edeceklerini belirtti.
Meloni de Trump'ın yemin törenine davet edilen isimler arasındaydı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LWur0hvqnk6jbYLW8XW0_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, "İsveç, ABD ile yakın işbirliğinin devam etmesini sabırsızlıkla bekliyor." ifadelerini kullandı.
Hollanda Başbakanı Dick Schoof da NATO vurgusu yaptı. İki ülkenin yakın bir şekilde çalıştığını aktardı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Tank ve füzeleri hazırladı&amp;quot;: Putin, NATO&amp;apos;ya saldırmaya hazırlanıyor iddiası!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tank-ve-fuzeleri-hazirladi-putin-natoya-saldirmaya-hazirlaniyor-iddiasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tank-ve-fuzeleri-hazirladi-putin-natoya-saldirmaya-hazirlaniyor-iddiasi</guid>
<description><![CDATA[ Alman bir askeri yetkili, Rusya lideri Vladimir Putin&#039;in Ukrayna savaşında kaybettiği silahların yerini çoktan doldurduğunu ve NATO&#039;ya saldırmak için koşulları yarattığını iddia etti. Freuding, Putin&#039;in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını söyledi.Önde gelen bir Alman askeri yetkili, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;in NATO&#039;ya saldırmak için koşulları yarattığını ve Ukrayna&#039;daki savaşta imha edilen binlerce tank ve füzenin yerini çoktan doldurduğunu öne sürdü.
Tümgeneral Christian Freuding, Rusya&#039;nın silahlı kuvvetlerinin “sadece muazzam personel ve maddi kayıplarını telafi etmekle kalmadığını, aynı zamanda başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını” söyledi.
Freuding, Die Welt&#039;e yaptığı açıklamada Putin&#039;in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını ve ordunun başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını dile getirdi.Rusya&#039;nın NATO&#039;ya saldırmayı planlayıp planlamadığı net olmasa da Freuding, Putin&#039;in açıkça bunun için koşulları yarattığını ifade eden Freuding, Rusya&#039;nın depolarındaki malzemelerin “arttığını” iddia etti.
Rus medyasına göre Moskova, son 12 ayda ordusunu önemli ölçüde genişletti ve eylül ayında ordusunun aktif personel sayısını 1,5 milyona çıkararak dünyanın en büyük ikinci ordusu haline geldi.
NATO çatışma istemediğini ve Rusya&#039;ya tehdit oluşturmadığını iddia ederken, Putin ve müttefikleri Ukrayna&#039;ya verilen desteği zayıflatmak amacıyla Batı&#039;ya giderek daha fazla &quot;nükleer kıyamet&quot; uyarıları gönderiyor.Ukrayna&#039;nın Batı&#039;daki en büyük destekçilerinden biri olan Almanya, 2,5 milyar sterlinlik bir yardım paketini destekleyip desteklememe konusunda yoğun tartışmalara kilitlenmiş durumda.
Şansölye Olaf Scholz bu paketin Almanya&#039;nın kendi harcama kısıtlamalarını gevşetmesine bağlı olacağını söyledi.
Çoğunlukla hava savunmasını finanse edecek olan yardım paketi, Almanya&#039;da 23 Şubat&#039;ta yapılacak erken seçimler öncesinde Ukrayna&#039;yı desteklemek isteyen siyasi yelpazenin farklı kesimlerinden liderlerin desteğini aldı.
Eğer kabul edilirse bu, bugüne kadar herhangi bir müttefikten gelen en büyük tek paket olacak ve 2025 yılı için Ukrayna&#039;ya tahsis edilen 4 milyar avroluk yardımı tamamlayacak.Putin ve milletvekillerinin Kiev&#039;in topraklarını savunmasını desteklemeyi teklif eden partileri tehdit ettiği hassas bir dönemde geliyor.
Rusya Parlamentosu Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Aleksey Zhuravlyov geçtiğimiz hafta Rusya&#039;nın üç yıl içinde Üçüncü Dünya Savaşı&#039;na hazır olması gerektiğini söyledi.
Putin yanlısı milletvekili, Rusya&#039;nın savaşmak için yeterli gönüllüye sahip olmasına rağmen, erkek nüfusunu 2028-29&#039;a kadar Batı ile büyük bir çatışmaya hazırlamaya başlaması gerektiğini belirtti.
Zhuravlyov, “Avrupa bize 2028-2029&#039;da Rusya ile savaşmaya hazır olacağını açıklıyor. Burada erkek nüfusu hazırlamak ve doğal olarak Anavatanı savunmak gerekiyor. Bu konuda konuşmalı ve bundan utanmamalıyız” yorumunu yaptı.Yorumlara yanıt veren Devlet Duması Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Yuri Shvytkin, Ridus&#039;a “her Rus&#039;un dış saldırı durumunda silahlanması ve Anavatanı savunması gerektiğini anlaması gerektiğini” söyleyerek değerlendirmeye katıldı.
Ancak NATO&#039;dan gelen tehdidin henüz acil bir mesele olmadığını öne sürerek derhal seferberlik çağrısında bulunmaktan kaçındı.Putin aralık ayı sonunda, Batı&#039;nın durumu tırmandırmaya devam etmesi halinde küresel bir çatışmanın patlak verebileceğini söyledi.
Bir devlet televizyonu muhabirine verdiği demeçte Putin, “Biliyorsunuz, kimseyi korkutmaya gerek yok” dedi ve “Birçok tehlike var ve bunlar giderek artıyor” şeklinde bir uyarıda bulundu.
Putin, şunları ekledi: “Ve düşmanımızın bugün ne yaptığını görüyoruz, durumu tırmandırıyor. Eğer istiyorlarsa, bırakalım kötü yaşasınlar, bırakalım daha da tırmansınlar. Biz her türlü meydan okumaya her zaman karşılık vereceğiz.”Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek savaşta ilerleme kaydetmeye çalıştı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X7TPiH2FrU-0SIodI9TIyw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tank, füzeleri, hazırladı:, Putin, NATOya, saldırmaya, hazırlanıyor, iddiası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X7TPiH2FrU-0SIodI9TIyw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" tank ve f haz putin nato sald iddias><p>Alman bir askeri yetkili, Rusya lideri Vladimir Putin'in Ukrayna savaşında kaybettiği silahların yerini çoktan doldurduğunu ve NATO'ya saldırmak için koşulları yarattığını iddia etti. Freuding, Putin'in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını söyledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vp23vGOqDUyY8TCqnwSeRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Önde gelen bir Alman askeri yetkili, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in NATO'ya saldırmak için koşulları yarattığını ve Ukrayna'daki savaşta imha edilen binlerce tank ve füzenin yerini çoktan doldurduğunu öne sürdü.
Tümgeneral Christian Freuding, Rusya'nın silahlı kuvvetlerinin “sadece muazzam personel ve maddi kayıplarını telafi etmekle kalmadığını, aynı zamanda başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını” söyledi.
Freuding, Die Welt'e yaptığı açıklamada Putin'in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını ve ordunun başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rEuqhY3GaUaPQnVWgRRjmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya'nın NATO'ya saldırmayı planlayıp planlamadığı net olmasa da Freuding, Putin'in açıkça bunun için koşulları yarattığını ifade eden Freuding, Rusya'nın depolarındaki malzemelerin “arttığını” iddia etti.
Rus medyasına göre Moskova, son 12 ayda ordusunu önemli ölçüde genişletti ve eylül ayında ordusunun aktif personel sayısını 1,5 milyona çıkararak dünyanın en büyük ikinci ordusu haline geldi.
NATO çatışma istemediğini ve Rusya'ya tehdit oluşturmadığını iddia ederken, Putin ve müttefikleri Ukrayna'ya verilen desteği zayıflatmak amacıyla Batı'ya giderek daha fazla "nükleer kıyamet" uyarıları gönderiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Km4619AKrkq9pPFxCC4H0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna'nın Batı'daki en büyük destekçilerinden biri olan Almanya, 2,5 milyar sterlinlik bir yardım paketini destekleyip desteklememe konusunda yoğun tartışmalara kilitlenmiş durumda.
Şansölye Olaf Scholz bu paketin Almanya'nın kendi harcama kısıtlamalarını gevşetmesine bağlı olacağını söyledi.
Çoğunlukla hava savunmasını finanse edecek olan yardım paketi, Almanya'da 23 Şubat'ta yapılacak erken seçimler öncesinde Ukrayna'yı desteklemek isteyen siyasi yelpazenin farklı kesimlerinden liderlerin desteğini aldı.
Eğer kabul edilirse bu, bugüne kadar herhangi bir müttefikten gelen en büyük tek paket olacak ve 2025 yılı için Ukrayna'ya tahsis edilen 4 milyar avroluk yardımı tamamlayacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mp0LEjlyK06z0DkoKUaovw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Putin ve milletvekillerinin Kiev'in topraklarını savunmasını desteklemeyi teklif eden partileri tehdit ettiği hassas bir dönemde geliyor.
Rusya Parlamentosu Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Aleksey Zhuravlyov geçtiğimiz hafta Rusya'nın üç yıl içinde Üçüncü Dünya Savaşı'na hazır olması gerektiğini söyledi.
Putin yanlısı milletvekili, Rusya'nın savaşmak için yeterli gönüllüye sahip olmasına rağmen, erkek nüfusunu 2028-29'a kadar Batı ile büyük bir çatışmaya hazırlamaya başlaması gerektiğini belirtti.
Zhuravlyov, “Avrupa bize 2028-2029'da Rusya ile savaşmaya hazır olacağını açıklıyor. Burada erkek nüfusu hazırlamak ve doğal olarak Anavatanı savunmak gerekiyor. Bu konuda konuşmalı ve bundan utanmamalıyız” yorumunu yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pybzPpgAUEqVhgyLyWOCRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yorumlara yanıt veren Devlet Duması Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Yuri Shvytkin, Ridus'a “her Rus'un dış saldırı durumunda silahlanması ve Anavatanı savunması gerektiğini anlaması gerektiğini” söyleyerek değerlendirmeye katıldı.
Ancak NATO'dan gelen tehdidin henüz acil bir mesele olmadığını öne sürerek derhal seferberlik çağrısında bulunmaktan kaçındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1rRHhdi40iDv6_ZScPnlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Putin aralık ayı sonunda, Batı'nın durumu tırmandırmaya devam etmesi halinde küresel bir çatışmanın patlak verebileceğini söyledi.
Bir devlet televizyonu muhabirine verdiği demeçte Putin, “Biliyorsunuz, kimseyi korkutmaya gerek yok” dedi ve “Birçok tehlike var ve bunlar giderek artıyor” şeklinde bir uyarıda bulundu.
Putin, şunları ekledi: “Ve düşmanımızın bugün ne yaptığını görüyoruz, durumu tırmandırıyor. Eğer istiyorlarsa, bırakalım kötü yaşasınlar, bırakalım daha da tırmansınlar. Biz her türlü meydan okumaya her zaman karşılık vereceğiz.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jdfuIZ9GMEaBxdwYv5PsFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek savaşta ilerleme kaydetmeye çalıştı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamas tekrar güç topluyor: &amp;quot;İsrail&amp;apos;in suratına inen bir tokat&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hamas-tekrar-guc-topluyor-israilin-suratina-inen-bir-tokat</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hamas-tekrar-guc-topluyor-israilin-suratina-inen-bir-tokat</guid>
<description><![CDATA[ Gazze Şeridi&#039;nde ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte yeniden inşa faaliyetleri hız kazandı. İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, binlerce üyesiyle birlikte sokaklara döküldü. Gazze&#039;de tekrar güç toplama amacında olan Hamas, tam teçhizatlı ve silahlanmış halde bölgenin güvenliğini sağlamak için çalışıyor. Bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas&#039;la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti olarak dikkat çekiyor. Amerikan gazetesi Wall Street Journal, grubun Yahya Sinvar&#039;ın kardeşi Muhammed Sinvar&#039;ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.Gazze Şeridi&#039;nde ateşkes yürürlüğe girdi ve aylardır süren savaşın ardından silahlar nihayet sustu.
İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, kontrolü sağlamak amacıyla binlerce savaşçısını sokaklara çıkarmaya başladı.
Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), ateşkesin ardından Hamas&#039;ın Gazze Şeridi&#039;nde tekrar güç toplayabileceğini yazıyor.Hamas&#039;ın tünellerden çıkarak sokaklara geri dönmesi, grubun bölgedeki baskın güç olmaya devam ettiğini vurguluyor. İsrail güçler, Filistinli grubu yok etmeyi başaramadı.
Hamas üyeleri ilk İsrailli rehineleri Kızılhaç&#039;a teslim ettiğinde, Arap arabulucular Hamas&#039;ın elit biriminden savaşçıların tam teçhizatlı ve silahlanmış olarak bölgede olduğunu aktardı.Aylarca tünellerde gizlendikten sonra yapılan bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas&#039;la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti oldu.Eski bir İsrail rehine müzakerecisi, &quot;Hamas&#039;ın silahlı olarak sahada bulunması, İsrail hükümetine ve ordusuna atılmış bir tokattır.Bu, İsrail&#039;in savaş hedeflerinin asla gerçekleştirilemeyeceğini vurguluyor.&quot; yorumunda bulundu.İsrail ile Hamas arasındaki kırılgan ateşkes, modern Ortadoğu tarihinin en ölümcül savaşlarından biri olan ve bölgede yaklaşık 47 bin kişinin ölümüne yol açan çatışmayı durdurdu.
İsrailli yetkililere göre, 7 Ekim 2023&#039;te başlayan savaştan önce Hamas&#039;ın 30 bine yakın üyesi vardı.
İsrail ordusu, bunlardan 17 bininin öldürüldüğünü savunuyor. Filistinli grup ise kayıplarına dair rakam paylaşmıyor.Hamas&#039;ın eski liderleri İsmail Haniye ve Yahya Sinvar, İsrail saldırılarında öldürülmüştü.
WSJ, grubun Yahya Sinvar&#039;ın kardeşi Muhammed Sinvar&#039;ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.
Muhammed Sinvar, uzun zamandır büyük ölçüde perde arkasında faaliyet gösterdi ve bu da ona &quot;Gölge&quot; lakabını kazandırdı.
İsrailli yetkililer tarafından her yerde aranan Sinvar, Hamas&#039;ın elindeki en önemli kozlardan biri durumunda.Gazze Şeridi&#039;nin savaş sonrası idaresi için konuşulan planlar arasında, bölgenin kontrolünün Batı Şeria&#039;yı yöneten Filistin Ulusal Yönetimi&#039;ne devredilmesi de var.
Üst düzey İsrailli savunma yetkilileri tek gerçek alternatifin bu olduğunda ısrar ediyor.
Üç aşamalı ateşkesin ilk 42 gününde, İsrailli 33 rehine ve 1900’ün üzerinde Filistinli mahkumun serbest bırakılması öngörülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YOZLGcu2Ok-5hOBIgMLL9Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamas, tekrar, güç, topluyor:, İsrailin, suratına, inen, bir, tokat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YOZLGcu2Ok-5hOBIgMLL9Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hamas tekrar güç topluyor: " surat inen bir tokat><p>Gazze Şeridi'nde ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte yeniden inşa faaliyetleri hız kazandı. İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, binlerce üyesiyle birlikte sokaklara döküldü. Gazze'de tekrar güç toplama amacında olan Hamas, tam teçhizatlı ve silahlanmış halde bölgenin güvenliğini sağlamak için çalışıyor. Bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas'la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti olarak dikkat çekiyor. Amerikan gazetesi Wall Street Journal, grubun Yahya Sinvar'ın kardeşi Muhammed Sinvar'ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_p4r1SutGESciXGIvHypUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze Şeridi'nde ateşkes yürürlüğe girdi ve aylardır süren savaşın ardından silahlar nihayet sustu.
İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, kontrolü sağlamak amacıyla binlerce savaşçısını sokaklara çıkarmaya başladı.
Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), ateşkesin ardından Hamas'ın Gazze Şeridi'nde tekrar güç toplayabileceğini yazıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9dA84Git-E6AQeiIUL3OtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas'ın tünellerden çıkarak sokaklara geri dönmesi, grubun bölgedeki baskın güç olmaya devam ettiğini vurguluyor. İsrail güçler, Filistinli grubu yok etmeyi başaramadı.
Hamas üyeleri ilk İsrailli rehineleri Kızılhaç'a teslim ettiğinde, Arap arabulucular Hamas'ın elit biriminden savaşçıların tam teçhizatlı ve silahlanmış olarak bölgede olduğunu aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yljvWH4M80aUjBz8_DLUzQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aylarca tünellerde gizlendikten sonra yapılan bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas'la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6VICrWSdykCRk4wQYD0Qjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eski bir İsrail rehine müzakerecisi, "Hamas'ın silahlı olarak sahada bulunması, İsrail hükümetine ve ordusuna atılmış bir tokattır.Bu, İsrail'in savaş hedeflerinin asla gerçekleştirilemeyeceğini vurguluyor." yorumunda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZGshdb0FtUKZUdr6Y0n6Yg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ile Hamas arasındaki kırılgan ateşkes, modern Ortadoğu tarihinin en ölümcül savaşlarından biri olan ve bölgede yaklaşık 47 bin kişinin ölümüne yol açan çatışmayı durdurdu.
İsrailli yetkililere göre, 7 Ekim 2023'te başlayan savaştan önce Hamas'ın 30 bine yakın üyesi vardı.
İsrail ordusu, bunlardan 17 bininin öldürüldüğünü savunuyor. Filistinli grup ise kayıplarına dair rakam paylaşmıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KEAYy7HhlkmLKIN7LQyXAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas'ın eski liderleri İsmail Haniye ve Yahya Sinvar, İsrail saldırılarında öldürülmüştü.
WSJ, grubun Yahya Sinvar'ın kardeşi Muhammed Sinvar'ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.
Muhammed Sinvar, uzun zamandır büyük ölçüde perde arkasında faaliyet gösterdi ve bu da ona "Gölge" lakabını kazandırdı.
İsrailli yetkililer tarafından her yerde aranan Sinvar, Hamas'ın elindeki en önemli kozlardan biri durumunda.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1tojQ05CgU6pRu2hv6OCYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze Şeridi'nin savaş sonrası idaresi için konuşulan planlar arasında, bölgenin kontrolünün Batı Şeria'yı yöneten Filistin Ulusal Yönetimi'ne devredilmesi de var.
Üst düzey İsrailli savunma yetkilileri tek gerçek alternatifin bu olduğunda ısrar ediyor.
Üç aşamalı ateşkesin ilk 42 gününde, İsrailli 33 rehine ve 1900’ün üzerinde Filistinli mahkumun serbest bırakılması öngörülüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump imzaladı: 80 bin kaçak Türk vatandaşı iade edilebilir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trump-imzaladi-80-bin-kacak-turk-vatandasi-iade-edilebilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trump-imzaladi-80-bin-kacak-turk-vatandasi-iade-edilebilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez göçü sınırlamayı amaçlayan bir dizi başkanlık kararnamesini imzaladı. Trump, çok hızlı şekilde kaçak göçmenleri sınır dışı edeceğini açıklamıştı. Son 5 yıl içinde 60 bine yakın Türk vatandaşı Kanada ve Meksika üzerinden kaçak yollarla ABD&#039;ye giriş yaptı. Bunlar resmi rakamlar ve gerçek sayı daha çok olabilir. 16 bin civarında kaçak Türk vatandaşı da gözaltında. Bu kaçakların tümünün iadesi gündemde.ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez,  &quot;Güney sınırındaki işgalin sona erdiğinden&quot; emin olana kadar kaçak göçmenleri &quot;Geri gönderme ve uzaklaştırma&quot; yetkisi veren bir kararnameyi imzaladı. Trump&#039;ın doğumla vatandaşlık hakkını sona erdirmeyi planlalayan bir emir daha verdiği belirtiliyor. Bu emrin nasıl uygulanacağı belirsiz. Doğuştan vatandaşlık ABD anayasasında yer alan bir hak ve kaldırılması için ABD Kongresi&#039;nin her iki kanadında da üçte iki çoğunluk oyu gerekiyor. Trump&#039;ın ABD&#039;de yaşayan belgesiz göçmenlerin çocuklarının artık otomatik olarak ABD vatandaşı olarak kabul edilmesini engellemeye çalıştığı tahmin ediliyor.Trump&#039;ın kaçak göçmenler için verdiği emir ise net. Bu karar, son 4-5 yıldır artan şekilde ABD&#039;ye kaçak şekilde giren Türk vatandaşlarının durumunu da gündeme getirdi. ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi’nin (CBP) resmi verileri Ocak 2021 ve Ağustos 2024 tarihleri arasında toplam 55 bin 808 Türkiye vatandaşının kaçak yollarla geldiğini gösteriyodu. Bu rakamın şu an 60 bini geçtiği tahmin ediliyor. Meksika ve Kanada sınırından yasadışı yollarla ABD&#039;ye giren Türk vatandaşlarının çoğu yakalandı ve resmi veriler yakalananları gösteriyor.ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) resmi verilerine göre, kaçak giriş yaptıktan sonra gözaltına alınan ve ABD tutukevlerinde tutulan Türkiye vatandaşlarının sayısı da yakın zamana kadar 15 bin 151 kişiydi. Bu Türk vatandaşları,  &quot;kamp&quot; adıyla ifade edilen ancak içeride kalanların &quot;cezaevi&quot; olarak tanımladığı tutukevlerinde bulunuyor.Sığınmacı Türkler, gözaltına alındıktan sonra ABD’ye iltica talebiyle mahkemeye çıkartılıyor. ABD’ye iltica talep eden kişinin talebinin mahkeme tarafından kabul edilmesi ve bir ABD vatandaşının sığınmacı Türk’e sponsor olması durumunda, bir hafta ile 3-4 ay gibi bir süre zarfında tutukevinden serbest bırakılıyor. Sığınmacı Türkler’den bazıları da çıkarıldıkları mahkemelerde iltica talepleri reddedildikten sonra Türkiye’ye sınırdışı ediliyor.Kaçak geçiş yapanlar ile tutkuklu bulunanların sayısının 80 bini geçtiği tahmin ediliyor. Bu kişilerin tümü şu an sınırdışı edilebilir.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b2BQ0aMstUGv7KVI44REwg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, imzaladı:, bin, kaçak, Türk, vatandaşı, iade, edilebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b2BQ0aMstUGv7KVI44REwg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump imzaladı: 80 bin kaçak Türk vatandaşı iade edilebilir"><p>ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez göçü sınırlamayı amaçlayan bir dizi başkanlık kararnamesini imzaladı. Trump, çok hızlı şekilde kaçak göçmenleri sınır dışı edeceğini açıklamıştı. Son 5 yıl içinde 60 bine yakın Türk vatandaşı Kanada ve Meksika üzerinden kaçak yollarla ABD'ye giriş yaptı. Bunlar resmi rakamlar ve gerçek sayı daha çok olabilir. 16 bin civarında kaçak Türk vatandaşı da gözaltında. Bu kaçakların tümünün iadesi gündemde.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez,  "Güney sınırındaki işgalin sona erdiğinden" emin olana kadar kaçak göçmenleri "Geri gönderme ve uzaklaştırma" yetkisi veren bir kararnameyi imzaladı. </p><p>Trump'ın doğumla vatandaşlık hakkını sona erdirmeyi planlalayan bir emir daha verdiği belirtiliyor. Bu emrin nasıl uygulanacağı belirsiz. Doğuştan vatandaşlık ABD anayasasında yer alan bir hak ve kaldırılması için ABD Kongresi'nin her iki kanadında da üçte iki çoğunluk oyu gerekiyor. Trump'ın ABD'de yaşayan belgesiz göçmenlerin çocuklarının artık otomatik olarak ABD vatandaşı olarak kabul edilmesini engellemeye çalıştığı tahmin ediliyor.</p><p>Trump'ın kaçak göçmenler için verdiği emir ise net. Bu karar, son 4-5 yıldır artan şekilde ABD'ye kaçak şekilde giren Türk vatandaşlarının durumunu da gündeme getirdi. </p><p>ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi’nin (CBP) resmi verileri Ocak 2021 ve Ağustos 2024 tarihleri arasında toplam 55 bin 808 Türkiye vatandaşının kaçak yollarla geldiğini gösteriyodu. Bu rakamın şu an 60 bini geçtiği tahmin ediliyor. Meksika ve Kanada sınırından yasadışı yollarla ABD'ye giren Türk vatandaşlarının çoğu yakalandı ve resmi veriler yakalananları gösteriyor.</p><p>ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) resmi verilerine göre, kaçak giriş yaptıktan sonra gözaltına alınan ve ABD tutukevlerinde tutulan Türkiye vatandaşlarının sayısı da yakın zamana kadar 15 bin 151 kişiydi. Bu Türk vatandaşları,  "kamp" adıyla ifade edilen ancak içeride kalanların "cezaevi" olarak tanımladığı tutukevlerinde bulunuyor.</p><p>Sığınmacı Türkler, gözaltına alındıktan sonra ABD’ye iltica talebiyle mahkemeye çıkartılıyor. ABD’ye iltica talep eden kişinin talebinin mahkeme tarafından kabul edilmesi ve bir ABD vatandaşının sığınmacı Türk’e sponsor olması durumunda, bir hafta ile 3-4 ay gibi bir süre zarfında tutukevinden serbest bırakılıyor. Sığınmacı Türkler’den bazıları da çıkarıldıkları mahkemelerde iltica talepleri reddedildikten sonra Türkiye’ye sınırdışı ediliyor.</p><p>Kaçak geçiş yapanlar ile tutkuklu bulunanların sayısının 80 bini geçtiği tahmin ediliyor. Bu kişilerin tümü şu an sınırdışı edilebilir. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Barselona limanında patlama: 1 kişi öldü, İspanya acil durum planını devreye soktu!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/barselona-limaninda-patlama-1-kisi-oeldu-ispanya-acil-durum-planini-devreye-soktu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/barselona-limaninda-patlama-1-kisi-oeldu-ispanya-acil-durum-planini-devreye-soktu</guid>
<description><![CDATA[ İspanyol itfaiyeciler, Barselona limanında bir patlama yaşandığını açıkladı. Reuters&#039;ın bildirdiğine göre limanda acil durum planı devreye sokuldu. Katalan haber siteleri, yangında bir kişinin öldüğünü duyurdu.İspanya&#039;nın Barselona şehrindeki limanda bir patlama yaşandığı bildirildi.
İspanyol itfaiyecilerin Reuters&#039;a aktardığına göre limanda acil durum planı devreye sokuldu.Katalan haber sitelerinin bildirdiğine göre kimya sektörünün özel harici acil durum planının (Plaseqcat) alarmını etkinleştiren Sivil Koruma kaynaklarının doğruladığı gibi, bu sabah,  Barselona Limanı&#039;nda meydana gelen patlamada en az bir kişi öldü.Enerji iskelesinde meydana gelen patlamanın, oldukça yanıcı bir ürün olan metil asetatın bulunduğu bir tankta yaşandığı bildirildi.
Ağır yaralanan bir kişinin de olduğu belirtildi ancak durumu bilinmiyor.
Tıbbi Acil Durum Sistemi&#039;nin  kısa sürede rapor vermesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iEHrh5oNnEO3Il-GJu1KKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Barselona, limanında, patlama:, kişi, öldü, İspanya, acil, durum, planını, devreye, soktu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iEHrh5oNnEO3Il-GJu1KKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Barselona limanında patlama: 1 kişi öldü, İspanya acil durum planını devreye soktu!"><p>İspanyol itfaiyeciler, Barselona limanında bir patlama yaşandığını açıkladı. Reuters'ın bildirdiğine göre limanda acil durum planı devreye sokuldu. Katalan haber siteleri, yangında bir kişinin öldüğünü duyurdu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8FyPHQu2Zk6rs319u0TqSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İspanya'nın Barselona şehrindeki limanda bir patlama yaşandığı bildirildi.
İspanyol itfaiyecilerin Reuters'a aktardığına göre limanda acil durum planı devreye sokuldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p883M_DM10C2fnRp_8IaHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Katalan haber sitelerinin bildirdiğine göre kimya sektörünün özel harici acil durum planının (Plaseqcat) alarmını etkinleştiren Sivil Koruma kaynaklarının doğruladığı gibi, bu sabah,  Barselona Limanı'nda meydana gelen patlamada en az bir kişi öldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NT92hBQB_E6rODNsoRb9Qw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Enerji iskelesinde meydana gelen patlamanın, oldukça yanıcı bir ürün olan metil asetatın bulunduğu bir tankta yaşandığı bildirildi.
Ağır yaralanan bir kişinin de olduğu belirtildi ancak durumu bilinmiyor.
Tıbbi Acil Durum Sistemi'nin  kısa sürede rapor vermesi bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I1M9tZx_7E2igGw71l89eA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın Batı Şeria kararı İsrail&amp;apos;i memnun etti: Filistinlilere gözdağı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-bati-seria-karari-israili-memnun-etti-filistinlilere-goezdagi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-bati-seria-karari-israili-memnun-etti-filistinlilere-goezdagi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump&#039;ın, Biden yönetiminin Batı Şeria&#039;da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesini kaldırmasını İsrail&#039;de aşırı sağcılar memnuniyetle karşıladı. İsrail Maliye Bakanı Smotrich, Filistin topraklarında yeni gaspların sinyalini verdi.ABD&#039;de Joe Biden yönetiminin aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesi yeni başkan Donald Trump tarafından kaldırıldı.
İsrail&#039;de Dini Siyonizm Partisi lideri Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Yahudi Gücü Partisi lideri Itamar Ben-Gvir, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Batı Şeria kararını sevinçle karşıladı.Trump&#039;a teşekkür eden Smotrich, Biden yönetiminin Batı Şeria&#039;da Filistinlilerinin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik yaptırımlarının, İsrail&#039;in iç işlerine bir müdahale olduğunu öne sürdü.
Smotrich, &quot;İsrail Devleti, ulusal güvenliğimizi daha da artırmak, yerleşimi anavatanımızın tüm bölgelerine yaymak ve İsrail&#039;in dünyadaki konumunu güçlendirmek için verimli işbirliğinin devam etmesini dört gözle beklemektedir&quot; diyerek Batı Şeria&#039;daki Filistinlilere ait topraklara yönelik yeni gaspların sinyalini verdi.Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından partisinin diğer bakanlarıyla birlikte kabinedeki görevinden ayrılan eski Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, söz konusu kararın uzun yıllara dayanan bir adaletsizliğin düzeltilmesi olduğunu iddia etti.
Ben-Gvir, ABD&#039;nin Hamas&#039;a yönelik politikasını anlaşmalara izin vermeyecek şekilde değiştirmesi talebinde bulundu.Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024&#039;te, işgal altındaki Batı Şeria&#039;da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan ve topraklarını gasbeden aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria&#039;daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım kararı almıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde, Biden yönetiminin &quot;Batı Şeria&#039;da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören&quot; kararnamesini kaldırmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CM7qysctt0GFf6I-tvs1ng.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, Batı, Şeria, kararı, İsraili, memnun, etti:, Filistinlilere, gözdağı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CM7qysctt0GFf6I-tvs1ng.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın Batı Şeria kararı İsrail'i memnun etti: Filistinlilere gözdağı"><p>ABD Başkanı Trump'ın, Biden yönetiminin Batı Şeria'da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesini kaldırmasını İsrail'de aşırı sağcılar memnuniyetle karşıladı. İsrail Maliye Bakanı Smotrich, Filistin topraklarında yeni gaspların sinyalini verdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QZBsCovGS0q6VpQ7HYg_OQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de Joe Biden yönetiminin aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesi yeni başkan Donald Trump tarafından kaldırıldı.
İsrail'de Dini Siyonizm Partisi lideri Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Yahudi Gücü Partisi lideri Itamar Ben-Gvir, ABD Başkanı Donald Trump'ın Batı Şeria kararını sevinçle karşıladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GFQr9KltU0Gj6jzZHof5Bg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'a teşekkür eden Smotrich, Biden yönetiminin Batı Şeria'da Filistinlilerinin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik yaptırımlarının, İsrail'in iç işlerine bir müdahale olduğunu öne sürdü.
Smotrich, "İsrail Devleti, ulusal güvenliğimizi daha da artırmak, yerleşimi anavatanımızın tüm bölgelerine yaymak ve İsrail'in dünyadaki konumunu güçlendirmek için verimli işbirliğinin devam etmesini dört gözle beklemektedir" diyerek Batı Şeria'daki Filistinlilere ait topraklara yönelik yeni gaspların sinyalini verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mdZcZnZhTEyqB5fYO6XNBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından partisinin diğer bakanlarıyla birlikte kabinedeki görevinden ayrılan eski Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, söz konusu kararın uzun yıllara dayanan bir adaletsizliğin düzeltilmesi olduğunu iddia etti.
Ben-Gvir, ABD'nin Hamas'a yönelik politikasını anlaşmalara izin vermeyecek şekilde değiştirmesi talebinde bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bQQuY0eQRUqFNuCBzD7_DQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024'te, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan ve topraklarını gasbeden aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria'daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım kararı almıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde, Biden yönetiminin "Batı Şeria'da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören" kararnamesini kaldırmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3tbfgizZfU-oxiLu14qaDQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Azerbaycan’dan Türkiye&amp;apos;ye başsağlığı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/azerbaycandan-turkiyeye-bassagligi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/azerbaycandan-turkiyeye-bassagligi</guid>
<description><![CDATA[ Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Bolu’daki otel yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi dolayısıyla Türkiye’ye başsağlığı diledi.Azerbaycan, Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki bir otelde çıkan yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle taziye mesajı yayınladı.Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kardeş Türkiye&#039;de bir otelde çıkan yangında can kayıpları ve yaralananların olması bizi derinden üzdü. Meydana gelen bu facia nedeniyle hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, dost ve kardeş Türkiye&#039;ye derin üzüntüyle başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi.KAYAK MERKEZİNDE YANGINKartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki bir otelde saat 03.30 sıralarında restoran kısmında başlayan yangın, kısa sürede tüm oteli sarmıştı.Yangında ilk belirlemelere göre 66 kişi hayatını kaybetmiş, 51 kişi yaralanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xtBeygfK20C_x8Rzmg6Zuw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Azerbaycan’dan, Türkiyeye, başsağlığı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xtBeygfK20C_x8Rzmg6Zuw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Azerbaycan’dan Türkiye'ye başsağlığı"><p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Bolu’daki otel yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi dolayısıyla Türkiye’ye başsağlığı diledi.</p><p>Azerbaycan, Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki bir otelde çıkan yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle taziye mesajı yayınladı.</p><p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kardeş Türkiye'de bir otelde çıkan yangında can kayıpları ve yaralananların olması bizi derinden üzdü. Meydana gelen bu facia nedeniyle hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, dost ve kardeş Türkiye'ye derin üzüntüyle başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi.</p><p><strong>KAYAK MERKEZİNDE YANGIN</strong></p><p>Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki bir otelde saat 03.30 sıralarında restoran kısmında başlayan yangın, kısa sürede tüm oteli sarmıştı.</p><p>Yangında ilk belirlemelere göre 66 kişi hayatını kaybetmiş, 51 kişi yaralanmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon ilk kez hakim karşısına çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-ilk-kez-hakim-karsisina-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-ilk-kez-hakim-karsisina-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, Anayasa Mahkemesi&#039;nde yapılan azil davası duruşmasında liberal demokrasiye inandığını belirterek, &quot;isyan&quot; ve &quot;görevi kötüye kullanma&quot; suçlamalarını reddetti. Yoon, &quot;Anayasa Mahkemesi&#039;nin görevi Anayasa&#039;yı savunmak olduğundan yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum&quot; dedi.Güney Kore&#039;de ilan ettiği 6 saatlik sıkıyönetim uygulaması nedeniyle yetkileri askıya alınan Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, hakkındaki azil davasının 3&#039;üncü duruşmasında ilk kez hakim karşısına çıktı.
Başkanlık Güvenlik Servisi&#039;nin (PSS) aldığı yoğun güvenlik önlemleri altında Uiwang şehrindeki Seul Gözaltı Merkezi&#039;nden Anayasa Mahkemesi&#039;ne getirilen Yoon, yerel saatle 14.00&#039;te duruşma salonuna girerek 8 yargıcın gelmesini bekledi.Duruşmanın başında konuşmak için izni isteyerek &quot;Bugün ilk kez katılıyorum, bu yüzden kısa bir konuşma yapacağım&quot; diyen Yoon, reşit olduğu günden bu yana özellikle de kamu hizmeti süresince “liberal demokrasiye inandığını&quot; vurguladı.
Sıkıyönetim ilanının devlet başkanının meşru yetkileri arasında olduğunu yineleyen ve “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarını reddeden Yoon, “Anayasa Mahkemesi&#039;nin görevi Anayasa&#039;yı savunmak olduğundan, yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum” ifadelerini kullandı.Yoon, 3 Aralık&#039;ta Ulusal Meclis&#039;e gönderilen özel kuvvetler birliklerinin yasama organını devre dışı bırakmak veya sıkıyönetimi engelleme girişimlerini sekteye uğratmak için orada olmadıklarını belirterek, “Çünkü böyle bir eylemin önlenemez bir krize yol açacağını biliyorum” dedi.
&quot;Bu ülkede parlamento ve haber medyası başkandan çok daha güçlü, çok daha üstün bir konumda&quot; diyen Yoon, &quot;Sıkıyönetimi kaldırma kararını engellemeye çalışsam bu Ulusal Meclis dışında bir yerde gerçekleştirilebilirdi” şeklinde konuştu.Yoon&#039;un savunma ekibi ise müvekkillerine yönetilen “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarının haksız olduğunu savunarak, muhalefetin eylemlerinin hükümeti felç ettiğini ve ülkenin demokratik ve anayasal düzenini çöküşün eşiğine getirdiğini iddia etti.
Yoon&#039;un avukatlarından Cha Gi-hwan sıkıyönetim ilanında görev alan askeri komutanların “Yoon ve üst düzey yardımcılarının siyasi olarak Yoon ile çatışan bazı parlamento üyelerinin tutuklanması emrini verdiği” şeklindeki ifadelerin de doğru olmadığını savundu.Anayasa Mahkemesi&#039;nin dışında toplanan Yoon destekçileri ise slogan ve pankartlarla Yoon hakkındaki azil sürecini protesto etti.
Bölgede yoğun güvenlik önlemleri alınırken polise saldıran bir kadın protestocunun gözaltına alındığı bildirildi.
Güney Kore basını da Anayasa Mahkemesi yakınlarında yapılan bir Yoon&#039;a destek mitingine 4 bin kişinin katıldığını duyurdu.Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol “Muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlerde bulunduğu” iddiasıyla 6 saat süren bir sıkıyönetim ilan etmiş, Ulusal Meclis&#039;te yapılan oylama ile Yoon hakkında azil süreci başlatılmıştı.
Yetkileri askıya alınan Yoon hakkında soruşturma açılırken Yoon ise soruşturma komisyonun ifade verme çağrılarını yanıtsız bırakmıştı.Geçtiğimiz Çarşamba günü tutuklanarak ifade vermeye götürülen Yoon, kendisine yönelik soruşturmayı “yasa dışı” olarak niteleyerek polis ve Başkanlık Güvenlik Servisi (PSS) arasında yaşanacak muhtemel bir çatışmada “kan dökülmesini önlemek” için soruşturmacılarla iş birliği yaptığını açıklamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zHrKEfPRikemfmkhIa9ifA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Kore, Devlet, Başkanı, Yoon, ilk, kez, hakim, karşısına, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zHrKEfPRikemfmkhIa9ifA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore Devlet Başkanı Yoon ilk kez hakim karşısına çıktı"><p>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, Anayasa Mahkemesi'nde yapılan azil davası duruşmasında liberal demokrasiye inandığını belirterek, "isyan" ve "görevi kötüye kullanma" suçlamalarını reddetti. Yoon, "Anayasa Mahkemesi'nin görevi Anayasa'yı savunmak olduğundan yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum" dedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Si5gfDbgp0qWOdk7cheS2g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore'de ilan ettiği 6 saatlik sıkıyönetim uygulaması nedeniyle yetkileri askıya alınan Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, hakkındaki azil davasının 3'üncü duruşmasında ilk kez hakim karşısına çıktı.
Başkanlık Güvenlik Servisi'nin (PSS) aldığı yoğun güvenlik önlemleri altında Uiwang şehrindeki Seul Gözaltı Merkezi'nden Anayasa Mahkemesi'ne getirilen Yoon, yerel saatle 14.00'te duruşma salonuna girerek 8 yargıcın gelmesini bekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V4f9RCIp00qEZUHe_CTW8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Duruşmanın başında konuşmak için izni isteyerek "Bugün ilk kez katılıyorum, bu yüzden kısa bir konuşma yapacağım" diyen Yoon, reşit olduğu günden bu yana özellikle de kamu hizmeti süresince “liberal demokrasiye inandığını" vurguladı.
Sıkıyönetim ilanının devlet başkanının meşru yetkileri arasında olduğunu yineleyen ve “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarını reddeden Yoon, “Anayasa Mahkemesi'nin görevi Anayasa'yı savunmak olduğundan, yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BuqgRwFvJESe12AYEascBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yoon, 3 Aralık'ta Ulusal Meclis'e gönderilen özel kuvvetler birliklerinin yasama organını devre dışı bırakmak veya sıkıyönetimi engelleme girişimlerini sekteye uğratmak için orada olmadıklarını belirterek, “Çünkü böyle bir eylemin önlenemez bir krize yol açacağını biliyorum” dedi.
"Bu ülkede parlamento ve haber medyası başkandan çok daha güçlü, çok daha üstün bir konumda" diyen Yoon, "Sıkıyönetimi kaldırma kararını engellemeye çalışsam bu Ulusal Meclis dışında bir yerde gerçekleştirilebilirdi” şeklinde konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8PZKjieb6USEBUHTK303pw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yoon'un savunma ekibi ise müvekkillerine yönetilen “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarının haksız olduğunu savunarak, muhalefetin eylemlerinin hükümeti felç ettiğini ve ülkenin demokratik ve anayasal düzenini çöküşün eşiğine getirdiğini iddia etti.
Yoon'un avukatlarından Cha Gi-hwan sıkıyönetim ilanında görev alan askeri komutanların “Yoon ve üst düzey yardımcılarının siyasi olarak Yoon ile çatışan bazı parlamento üyelerinin tutuklanması emrini verdiği” şeklindeki ifadelerin de doğru olmadığını savundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rS5HE3OpYUSxYTcQKg8_8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Anayasa Mahkemesi'nin dışında toplanan Yoon destekçileri ise slogan ve pankartlarla Yoon hakkındaki azil sürecini protesto etti.
Bölgede yoğun güvenlik önlemleri alınırken polise saldıran bir kadın protestocunun gözaltına alındığı bildirildi.
Güney Kore basını da Anayasa Mahkemesi yakınlarında yapılan bir Yoon'a destek mitingine 4 bin kişinin katıldığını duyurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XAJ5mrhUEkCF99iaYFnt7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol “Muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlerde bulunduğu” iddiasıyla 6 saat süren bir sıkıyönetim ilan etmiş, Ulusal Meclis'te yapılan oylama ile Yoon hakkında azil süreci başlatılmıştı.
Yetkileri askıya alınan Yoon hakkında soruşturma açılırken Yoon ise soruşturma komisyonun ifade verme çağrılarını yanıtsız bırakmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WFt1eIlVe0u0QsQmcylUWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz Çarşamba günü tutuklanarak ifade vermeye götürülen Yoon, kendisine yönelik soruşturmayı “yasa dışı” olarak niteleyerek polis ve Başkanlık Güvenlik Servisi (PSS) arasında yaşanacak muhtemel bir çatışmada “kan dökülmesini önlemek” için soruşturmacılarla iş birliği yaptığını açıklamıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kayıp mayınlar IKEA deposundan çıktı: General görevden alındı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kayip-mayinlar-ikea-deposundan-cikti-general-goerevden-alindi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kayip-mayinlar-ikea-deposundan-cikti-general-goerevden-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Polonya&#039;da kaybolan anti-tank mayınlarının IKEA deposunda bulunmasının ardından yaşanan olayda sorumlu olduğu iddia edilen üst düzey bir general görevden alındı.Polonya&#039;da orduya ait anti-tank mayınlar İsveçli tasarım devi IKEA&#039;nın depolarından çıktı. Ülkede 3 Temmuz&#039;da ayında yaşanan olayda, Polonya&#039;nın doğu sınırındaki Hajnwka&#039;daki mühimmat deposundan Mosty mühimmat deposuna taşınması gereken mayınların tamamının trenden boşaltılmadığı ve 10 gün boyunca ülke genelinde seyahat ettikten sonra IKEA deposuna boşaltıldığı tespit edildi. OLAYI ÜSTLERİNDEN SAKLADIPolonya ordusunu sarsan olay bir IKEA depo temsilcisinin askeri yetkililere mühimmatın ne zaman alınacağını sorması üzerine ortaya çıktı. Kayıp anti-tank mayınları IKEA deposunda tespit edilirken, Destek Müfettişliği Başkanı Tümgeneral Artur Kpczyski&#039;nin bu olayı üstlerinden sakladığı ve ikmal raporlarında yanlış rakamlara yer verdiği bildirildi.MAYINLAR DEPODAN ÇIKTI, GENERAL GÖREVDEN ALINDI Yapılan araştırmaların ardından kaybolan mayınların, Orli kasabasındaki IKEA deposunda olduğu kaydedildi. Mayınlar IKEA deposundan güvenli bir şekilde Hajnwka&#039;daki depoya gönderildi. Olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatılırken Kpczyski, Savunma Bakanının talimatlıyla 9 Ocak&#039;ta görevden alındı. Polonya medyası, Kpczyski&#039;nin Polonya Savunma Bakanlığı tarafından görevden alınmasının yaşanan bu olayla bağlantılı olduğunu yazdı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Axy3U17UREqli4RpVPRQEg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kayıp, mayınlar, IKEA, deposundan, çıktı:, General, görevden, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Axy3U17UREqli4RpVPRQEg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kayıp mayınlar IKEA deposundan çıktı: General görevden alındı"><p>Polonya'da kaybolan anti-tank mayınlarının IKEA deposunda bulunmasının ardından yaşanan olayda sorumlu olduğu iddia edilen üst düzey bir general görevden alındı.</p><p>Polonya'da orduya ait anti-tank mayınlar İsveçli tasarım devi IKEA'nın depolarından çıktı. </p><p>Ülkede 3 Temmuz'da ayında yaşanan olayda, Polonya'nın doğu sınırındaki Hajnwka'daki mühimmat deposundan Mosty mühimmat deposuna taşınması gereken mayınların tamamının trenden boşaltılmadığı ve 10 gün boyunca ülke genelinde seyahat ettikten sonra IKEA deposuna boşaltıldığı tespit edildi.</p><p> </p><p><strong>OLAYI ÜSTLERİNDEN SAKLADI</strong></p><p>Polonya ordusunu sarsan olay bir IKEA depo temsilcisinin askeri yetkililere mühimmatın ne zaman alınacağını sorması üzerine ortaya çıktı. </p><p>Kayıp anti-tank mayınları IKEA deposunda tespit edilirken, Destek Müfettişliği Başkanı Tümgeneral Artur Kpczyski'nin bu olayı üstlerinden sakladığı ve ikmal raporlarında yanlış rakamlara yer verdiği bildirildi.</p><p><strong>MAYINLAR DEPODAN ÇIKTI, GENERAL GÖREVDEN ALINDI</strong></p><p> Yapılan araştırmaların ardından kaybolan mayınların, Orli kasabasındaki IKEA deposunda olduğu kaydedildi. Mayınlar IKEA deposundan güvenli bir şekilde Hajnwka'daki depoya gönderildi. </p><p>Olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatılırken Kpczyski, Savunma Bakanının talimatlıyla 9 Ocak'ta görevden alındı. </p><p>Polonya medyası, Kpczyski'nin Polonya Savunma Bakanlığı tarafından görevden alınmasının yaşanan bu olayla bağlantılı olduğunu yazdı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Sevgili dostum Şi&amp;quot;: Putin, Çin lideri ile ne konuştu?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sevgili-dostum-si-putin-cin-lideri-ile-ne-konustu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sevgili-dostum-si-putin-cin-lideri-ile-ne-konustu</guid>
<description><![CDATA[ Rusya lideri Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping, Donald Trump&#039;ın ABD Başkanı olarak göreve başlamasından birkaç saat sonra telefonda görüştü. Trump, yeni dönemi için Pekin&#039;i ağır gümrük vergileriyle tehdit ederken, Moskova&#039;yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyarmıştı.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüntülü görüşme yaptı.
Görüşme, Donald Trump&#039;ın ABD başkanı olarak yeniden göreve gelmesinden saatler sonra gerçekleşti.
Göreve geldiğinden bu yana Washington&#039;un düşmanlarına karşı sert bir tutum takınacağına söz veren  ABD Başkanı Donald Trump, Pekin&#039;i ağır gümrük vergileriyle tehdit etti ve Moskova&#039;yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.Görüşmede Şi&#039;ye “sevgili dostum” diye hitap eden Putin, Rusya ve Çin&#039;in dış baskılara rağmen “dostluk, karşılıklı güven ve destek temelinde” ilişkiler kurduğunu söyledi.
Putin, “Rusya ve Çin&#039;in ortak çalışmaları uluslararası ilişkilerde önemli bir istikrar sağlayıcı rol oynuyor” dedi.
Şi de tercüman aracılığıyla yaptığı açıklamada işbirliğini övdü ve ikili ticaretin artmakta olduğunu söyledi.Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;ya asker göndermesinden bu yana askeri ve ticari bağlarını güçlendiren Moskova ve Pekin, her iki ülkeyi de dünya sahnesinde kötü niyetli aktörler olarak gören ABD&#039;yi endişelendiriyor.
Çin, yaklaşık üç yıldır süren çatışmalarda kendisini tarafsız bir taraf olarak göstermeye çalıştı.Ancak Moskova&#039;nın yakın bir siyasi ve ekonomik ortağı olmaya devam etmesi ve Rusya&#039;nın eylemlerini hiçbir zaman kınamaması, bazı NATO üyelerinin Pekin&#039;i çatışmanın “kolaylaştırıcısı” olarak damgalamasına yol açtı.
Her iki taraf da Xi ve Putin&#039;in sözde güçlü kişisel bağından çokça söz etti; Xi, Rus lideri “en iyi arkadaşı” olarak nitelendirirken Putin de “güvenilir ortağı ”ndan övgüyle söz etti.Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek Ukrayna ile devam eden savaşta kritik bir hamle yaptı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/86zTF2D3UECXUrq7qlW3cQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sevgili, dostum, Şi:, Putin, Çin, lideri, ile, konuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/86zTF2D3UECXUrq7qlW3cQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" sevgili dostum putin lideri ile ne konu><p>Rusya lideri Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping, Donald Trump'ın ABD Başkanı olarak göreve başlamasından birkaç saat sonra telefonda görüştü. Trump, yeni dönemi için Pekin'i ağır gümrük vergileriyle tehdit ederken, Moskova'yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyarmıştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9NIl77bfKk6Oqmw0HqR-Fw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüntülü görüşme yaptı.
Görüşme, Donald Trump'ın ABD başkanı olarak yeniden göreve gelmesinden saatler sonra gerçekleşti.
Göreve geldiğinden bu yana Washington'un düşmanlarına karşı sert bir tutum takınacağına söz veren  ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'i ağır gümrük vergileriyle tehdit etti ve Moskova'yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zzvg78yy-UWAXMGkI24M0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görüşmede Şi'ye “sevgili dostum” diye hitap eden Putin, Rusya ve Çin'in dış baskılara rağmen “dostluk, karşılıklı güven ve destek temelinde” ilişkiler kurduğunu söyledi.
Putin, “Rusya ve Çin'in ortak çalışmaları uluslararası ilişkilerde önemli bir istikrar sağlayıcı rol oynuyor” dedi.
Şi de tercüman aracılığıyla yaptığı açıklamada işbirliğini övdü ve ikili ticaretin artmakta olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fyuOE9TBTkGTI0JRu3aDkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya'nın Ukrayna'ya asker göndermesinden bu yana askeri ve ticari bağlarını güçlendiren Moskova ve Pekin, her iki ülkeyi de dünya sahnesinde kötü niyetli aktörler olarak gören ABD'yi endişelendiriyor.
Çin, yaklaşık üç yıldır süren çatışmalarda kendisini tarafsız bir taraf olarak göstermeye çalıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mV9ilpd9RE-nG2vnX4kqng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak Moskova'nın yakın bir siyasi ve ekonomik ortağı olmaya devam etmesi ve Rusya'nın eylemlerini hiçbir zaman kınamaması, bazı NATO üyelerinin Pekin'i çatışmanın “kolaylaştırıcısı” olarak damgalamasına yol açtı.
Her iki taraf da Xi ve Putin'in sözde güçlü kişisel bağından çokça söz etti; Xi, Rus lideri “en iyi arkadaşı” olarak nitelendirirken Putin de “güvenilir ortağı ”ndan övgüyle söz etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FjaN_wrbcEmhekLzrHEhJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek Ukrayna ile devam eden savaşta kritik bir hamle yaptı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna&amp;apos;nın özel taburu: &amp;quot;Tek görevleri Kuzey Korelileri avlamak&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ukraynanin-oezel-taburu-tek-goerevleri-kuzey-korelileri-avlamak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ukraynanin-oezel-taburu-tek-goerevleri-kuzey-korelileri-avlamak</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek için özel olarak görevlendirildi. Geçtiğimiz haftalarda Kuzey Koreli iki asker ilk kez canlı olarak ele geçirildi. Ukraynalı subaylar, Kuzey Koreli askerlerin bulunma anını Amerikan gazetesi Wall Street Journal&#039;a anlattı. Aktarılana göre Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir bombardıman başlattı. Ukraynalı komutan o anları, &quot;Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar&quot; ifadeleriyle anlattı.Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Rusya&#039;nın Kursk bölgesindeki bir ormanda yalnız başına yatan yaralı bir Kuzey Kore askeri buldu.
Ukraynalıları fark eden genç asker, umutsuz bir tehdit olarak bir el bombası salladı.
TEK GÖREVLERİ KUZEY KORELİ AVLAMAK
Kuzey Koreliyi avlayan Ukrayna taburu, bu askeri bulmak için özel olarak görevlendirilmişti.
Tek görevi Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek olan bu askerler, savaş alanını didik aramakla görevli.Ukraynalı birliğin komutanı, bu durum için öğrendiği birkaç Korece cümleyi kullanarak onu sakinleştirmek için, &quot;Kardeşim, her şey yolunda.&quot; dedi.
Kuzey Koreli, Ukraynalı subayın hatırladığına göre, sanki kendini havaya uçurmakla tehdit edercesine bir el bombası kaldırdı.
Tabur komutanı, &quot;Ona bir çocuk gibi davrandık. Kendine zarar vermesini istemedik.&quot; dedi.Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir mermi yağmuruna tutmaya başladı.
Ukraynalı subay, &quot;Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar&quot; dedi.Rus birlikleri bombardımana beş dakika ara verdiğinde, tahliye aracı hızla ilerledi.
Ukraynalı komutan ve adamları Kuzey Korelileri araca bindirdi ve araç hızla uzaklaştı. Özel kuvvetler görevlerini tamamlamıştı.O ana kadar, Rusya için evlerinden binlerce kilometre uzakta savaşan çok sayıda Kuzey Kore askeri öldürülmüş veya yaralanmıştı, ancak hiçbiri esir alınmamıştı.
Bazıları, yara aldıktan sonra yakalanmalarını önlemek için kendi silah arkadaşları tarafından öldürülmüştü.
Diğerleri ise en liderleri Kim Jong Un&#039;un adını haykırdıktan sonra teslim olmaktansa kendilerini öldürmeyi seçmişti.İki esirin geleceği belirsiz.
Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Rus esaretindeki Ukraynalılarla takas karşılığında onları Kim Jong Un&#039;a iade etmeye hazır olduğunu söyledi, ancak şimdilik Ukrayna&#039;nın gözetiminde kalmaya devam ediyorlar.Kuzey Kore birlikleri ilk kez aralık ayının ortalarında savaş alanına çıktı.
Bu birlikler, ağustos ayından bu yana Ukrayna&#039;nın kısmen işgali altında olan Rusya&#039;nın Kursk bölgesine konuşlandırıldı.
Ukraynalı yetkililer, en az 12 bin Kuzey Koreli askerin bölgede konuşlandırıldığını tahmin ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FBsEqeNvK0OZUsFztXowgw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukraynanın, özel, taburu:, Tek, görevleri, Kuzey, Korelileri, avlamak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FBsEqeNvK0OZUsFztXowgw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna'nın özel taburu: " tek g kuzey korelileri avlamak><p>Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek için özel olarak görevlendirildi. Geçtiğimiz haftalarda Kuzey Koreli iki asker ilk kez canlı olarak ele geçirildi. Ukraynalı subaylar, Kuzey Koreli askerlerin bulunma anını Amerikan gazetesi Wall Street Journal'a anlattı. Aktarılana göre Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir bombardıman başlattı. Ukraynalı komutan o anları, "Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar" ifadeleriyle anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W6w0_CYVdEiQAckbvyhgxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Rusya'nın Kursk bölgesindeki bir ormanda yalnız başına yatan yaralı bir Kuzey Kore askeri buldu.
Ukraynalıları fark eden genç asker, umutsuz bir tehdit olarak bir el bombası salladı.
TEK GÖREVLERİ KUZEY KORELİ AVLAMAK
Kuzey Koreliyi avlayan Ukrayna taburu, bu askeri bulmak için özel olarak görevlendirilmişti.
Tek görevi Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek olan bu askerler, savaş alanını didik aramakla görevli.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kXOuiqWQLEW0WurIBvuw3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı birliğin komutanı, bu durum için öğrendiği birkaç Korece cümleyi kullanarak onu sakinleştirmek için, "Kardeşim, her şey yolunda." dedi.
Kuzey Koreli, Ukraynalı subayın hatırladığına göre, sanki kendini havaya uçurmakla tehdit edercesine bir el bombası kaldırdı.
Tabur komutanı, "Ona bir çocuk gibi davrandık. Kendine zarar vermesini istemedik." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kAfTSlPfMEqUjYeNfnHPmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir mermi yağmuruna tutmaya başladı.
Ukraynalı subay, "Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HuzKYRqPZUiMz6BC281Nnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus birlikleri bombardımana beş dakika ara verdiğinde, tahliye aracı hızla ilerledi.
Ukraynalı komutan ve adamları Kuzey Korelileri araca bindirdi ve araç hızla uzaklaştı. Özel kuvvetler görevlerini tamamlamıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G6ZWGUg24U2Dp5fShbEVFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>O ana kadar, Rusya için evlerinden binlerce kilometre uzakta savaşan çok sayıda Kuzey Kore askeri öldürülmüş veya yaralanmıştı, ancak hiçbiri esir alınmamıştı.
Bazıları, yara aldıktan sonra yakalanmalarını önlemek için kendi silah arkadaşları tarafından öldürülmüştü.
Diğerleri ise en liderleri Kim Jong Un'un adını haykırdıktan sonra teslim olmaktansa kendilerini öldürmeyi seçmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BzB66psZY062WKH-tNiOCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İki esirin geleceği belirsiz.
Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Rus esaretindeki Ukraynalılarla takas karşılığında onları Kim Jong Un'a iade etmeye hazır olduğunu söyledi, ancak şimdilik Ukrayna'nın gözetiminde kalmaya devam ediyorlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m2RWM43Ajkq76-swlUR9hw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey Kore birlikleri ilk kez aralık ayının ortalarında savaş alanına çıktı.
Bu birlikler, ağustos ayından bu yana Ukrayna'nın kısmen işgali altında olan Rusya'nın Kursk bölgesine konuşlandırıldı.
Ukraynalı yetkililer, en az 12 bin Kuzey Koreli askerin bölgede konuşlandırıldığını tahmin ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e8BQwNRmVk6A_ytcKf34UA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ordusunda çatlak: Genelkurmay Başkanı Halevi&amp;apos;den istifa mektubu!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-ordusunda-catlak-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-mektubu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-ordusunda-catlak-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-mektubu</guid>
<description><![CDATA[ Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti. Başbakan Netanyahu&#039;ya mektup ileten Halevi&#039;nin 7 Ekim&#039;teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti.
Halevi&#039;nin 7 Ekim&#039;teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz&#039;a bir mektup göndererek istifa edeceğini duyurdu.
Halevi, 2 yıl 2 aylık görev süresinin ardından, standart 3 yıllık görev süresinden yaklaşık 10 ay önce, 6 Mart&#039;ta istifa edeceğini söyledi.Halevi, 7 Ekim 2023&#039;te Hamas&#039;ın Aksa Tufanı Operasyonu&#039;na karşı başarısızlığının sorumluluğunu üstleneceğine dair verdiği sözü tutarak istifa ettiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qNrg0sabIE2axXDhDojHng.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ordusunda, çatlak:, Genelkurmay, Başkanı, Haleviden, istifa, mektubu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qNrg0sabIE2axXDhDojHng.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail ordusunda çatlak: Genelkurmay Başkanı Halevi'den istifa mektubu!"><p>Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti. Başbakan Netanyahu'ya mektup ileten Halevi'nin 7 Ekim'teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-2TSwoq_IE6j7xHjMek0ng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti.
Halevi'nin 7 Ekim'teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fnkecx3-m0WvpgwoKTBzYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz'a bir mektup göndererek istifa edeceğini duyurdu.
Halevi, 2 yıl 2 aylık görev süresinin ardından, standart 3 yıllık görev süresinden yaklaşık 10 ay önce, 6 Mart'ta istifa edeceğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fkzumoZzQE-HdRRA1W6MOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Halevi, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın Aksa Tufanı Operasyonu'na karşı başarısızlığının sorumluluğunu üstleneceğine dair verdiği sözü tutarak istifa ettiğini bildirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5-9Bra-uL0qKonk189yX5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye&amp;apos;nin devrik lideri Esad için tutuklama emri</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/suriyenin-devrik-lideri-esad-icin-tutuklama-emri</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/suriyenin-devrik-lideri-esad-icin-tutuklama-emri</guid>
<description><![CDATA[ Fransız yargısının, Suriye&#039;deki Baas rejiminin devrik lideri Beşar Esad için tutuklama emri çıkardığı bildirildi.Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, X hesabından yaptığı açıklamada, &quot;Fransız yargısı Beşar Esad&#039;e karşı tutuklama emri çıkardı. Sednaya Hapishanesi&#039;nde dehşetini gördüğüm rejimin suçları cezasız kalmamalı. Fransa, Suriyeliler için adaletin yerini bulması konusunda seferber oldu ve olmaya devam edecek.&quot; ifadelerini kullandı.  Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığından (Pnat), AA muhabirine yapılan açıklamaya göre, Pnat, 2017’de Suriye’de hayatını kaybeden Suriye asıllı Fransız vatandaşının ölümüne ilişkin açılan soruşturma kapsamında Esad hakkında 16 Ocak’ta tutuklama emri çıkarılmasını istedi.  Fransız yargı kaynaklarından yapılan açıklamaya göre, söz konusu soruşturmadan sorumlu hakimler, cinayet ve sivillere yönelik kasten saldırı nedeniyle savaş suçuna ortaklık yaptığı gerekçesiyle Esad hakkında 20 Ocak’ta tutuklama emri çıkardı.  Barrot ve Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Suriye&#039;de Baas rejiminin devrilmesinin ardından 3 Ocak&#039;ta başkent Şam&#039;daki işkence üssü Sednaya Hapishanesi&#039;nde incelemelerde bulunmuştu.  Fransa&#039;da mahkeme 15 Kasım 2023&#039;te, Esad için insanlığa karşı suça ve savaş suçuna ortaklık ettiği gerekçesiyle tutuklama emri çıkarmıştı.  Mahkeme, Esad&#039;ı, 2013&#039;te Suriye&#039;nin Doğu Guta bölgesinde kimyasal saldırılarında insanlığa karşı suç ve savaş suçuna ortaklık etmekle suçlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GchwogBwQ0CtG4L87wtHQg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suriyenin, devrik, lideri, Esad, için, tutuklama, emri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GchwogBwQ0CtG4L87wtHQg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Suriye'nin devrik lideri Esad için tutuklama emri"><p>Fransız yargısının, Suriye'deki Baas rejiminin devrik lideri Beşar Esad için tutuklama emri çıkardığı bildirildi.</p>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, X hesabından yaptığı açıklamada, "Fransız yargısı Beşar Esad'e karşı tutuklama emri çıkardı. Sednaya Hapishanesi'nde dehşetini gördüğüm rejimin suçları cezasız kalmamalı. Fransa, Suriyeliler için adaletin yerini bulması konusunda seferber oldu ve olmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.  Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığından (Pnat), AA muhabirine yapılan açıklamaya göre, Pnat, 2017’de Suriye’de hayatını kaybeden Suriye asıllı Fransız vatandaşının ölümüne ilişkin açılan soruşturma kapsamında Esad hakkında 16 Ocak’ta tutuklama emri çıkarılmasını istedi.  Fransız yargı kaynaklarından yapılan açıklamaya göre, söz konusu soruşturmadan sorumlu hakimler, cinayet ve sivillere yönelik kasten saldırı nedeniyle savaş suçuna ortaklık yaptığı gerekçesiyle Esad hakkında 20 Ocak’ta tutuklama emri çıkardı.  Barrot ve Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Suriye'de Baas rejiminin devrilmesinin ardından 3 Ocak'ta başkent Şam'daki işkence üssü Sednaya Hapishanesi'nde incelemelerde bulunmuştu.  Fransa'da mahkeme 15 Kasım 2023'te, Esad için insanlığa karşı suça ve savaş suçuna ortaklık ettiği gerekçesiyle tutuklama emri çıkarmıştı.  Mahkeme, Esad'ı, 2013'te Suriye'nin Doğu Guta bölgesinde kimyasal saldırılarında insanlığa karşı suç ve savaş suçuna ortaklık etmekle suçlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;de Genelkurmay Başkanı Halevi&amp;apos;den istifa kararı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-karari</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-karari</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, 6 Mart itibarıyla görevden ayrılmak istediğini açıkladı. Helevi istifasını Savunma Bakanı Katz&#039;a iletti.İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi&#039;nin 6 Mart itibarıyla geçerli olacak şekilde istifa etmek istediğini İsrail Savunma Bakanı Israel Katz&#039;a ilettiği bildirildi.   Halevi&#039;nin, IDF’nin 7 Ekim&#039;deki &#039;başarısızlığının sorumluluğunu&#039; kabul ederek görevinden ayrılmak istediği belirtildi.İsrail Genelkurmay Başkanı Halevi, IDF&#039;nin halihazırda önemli başarılar kaydettiğini ve rehineleri serbest bırakmak üzere varılan anlaşmayı uygulama sürecinde olduğunu vurguladı. Halevi, 6 Mart tarihine kadar 7 Ekim&#039;e ilişkin soruşturmaların sonuçlandırılacağını ve IDF&#039;yi &#039;gelecekteki sınamalara&#039; hazırlayacağını söyleyerek, “IDF komutanlığını yüksek kaliteli ve kapsamlı bir şekilde halefime bırakacağım” ifadelerini kullandı.NE OLMUŞTU?7 Ekim&#039;da Hamas Gazze&#039;den ateşlenen roketlerle Aksa Tufanı Operasyonu&#039;nu başlattı. İsrail&#039;e 3 koldan saldırı düzenlendi. Stratejik noktalar, havalimanları askeri bölgeler vurudu. Demir Kubbe yetersiz kaldı. Tel Aviv dahil çok sayıda kente roketler isabet etti.Hamas üyeleri İsrail&#039;e motosikletler ve kamyonetlerle karadan; bazıları da motorlu paraşütlerle havadan sızdı. Kontrol kuleleri etkisiz hale getirildi.Hamas üyeleri paraşütlerle festival alanına indi. Re&#039;im kentindeki Hamas saldırılarında en büyük can kaybı kayıtlara geçti.Baskının ikinci gününde İsrail kabinesi resmen savaş ilan etti ve Gazze&#039;de görülmemiş kıyım başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oSC7wAM9Nk-iHjDZlUi-Uw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailde, Genelkurmay, Başkanı, Haleviden, istifa, kararı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oSC7wAM9Nk-iHjDZlUi-Uw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'de Genelkurmay Başkanı Halevi'den istifa kararı"><p>İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, 6 Mart itibarıyla görevden ayrılmak istediğini açıkladı. Helevi istifasını Savunma Bakanı Katz'a iletti.</p><p>İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'nin 6 Mart itibarıyla geçerli olacak şekilde istifa etmek istediğini İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'a ilettiği bildirildi.   Halevi'nin, IDF’nin 7 Ekim'deki 'başarısızlığının sorumluluğunu' kabul ederek görevinden ayrılmak istediği belirtildi.</p><p>İsrail Genelkurmay Başkanı Halevi, IDF'nin halihazırda önemli başarılar kaydettiğini ve rehineleri serbest bırakmak üzere varılan anlaşmayı uygulama sürecinde olduğunu vurguladı. Halevi, 6 Mart tarihine kadar 7 Ekim'e ilişkin soruşturmaların sonuçlandırılacağını ve IDF'yi 'gelecekteki sınamalara' hazırlayacağını söyleyerek, “IDF komutanlığını yüksek kaliteli ve kapsamlı bir şekilde halefime bırakacağım” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p><p>7 Ekim'da Hamas Gazze'den ateşlenen roketlerle Aksa Tufanı Operasyonu'nu başlattı. İsrail'e 3 koldan saldırı düzenlendi. Stratejik noktalar, havalimanları askeri bölgeler vurudu. Demir Kubbe yetersiz kaldı. Tel Aviv dahil çok sayıda kente roketler isabet etti.</p><p>Hamas üyeleri İsrail'e motosikletler ve kamyonetlerle karadan; bazıları da motorlu paraşütlerle havadan sızdı. Kontrol kuleleri etkisiz hale getirildi.</p><p>Hamas üyeleri paraşütlerle festival alanına indi. Re'im kentindeki Hamas saldırılarında en büyük can kaybı kayıtlara geçti.</p><p>Baskının ikinci gününde İsrail kabinesi resmen savaş ilan etti ve Gazze'de görülmemiş kıyım başladı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Kovuldunuz!&amp;quot;: Trump, göreve gelir gelmez Beyaz Saray çalışanlarını gönderdi!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kovuldunuz-trump-goereve-gelir-gelmez-beyaz-saray-calisanlarini-goenderdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kovuldunuz-trump-goereve-gelir-gelmez-beyaz-saray-calisanlarini-goenderdi</guid>
<description><![CDATA[ Donald Trump, Biden yönetiminin mirasını ortadan kaldırmak için hiç vakit kaybetmedi ve halefinin atadığı 1000’den fazla kişiyi tespit edip görevden alma sözü verdi. Trump, sosyal medyadan &quot;Kovuldunuz&quot; yazdı.47’inci ABD Başkanı Tump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden “Amerika&#039;yı Yeniden Büyük Yapma vizyonuyla uyumlu olmayan” 4 yetkilinin görevden alındığını duyurdu. 
Trump, paylaşımında “Kovuldunuz!” diye yazdı.Cumhuriyetçi Başkan, Jose Andres&#039;i Spor, Fitness ve Beslenme Konseyi&#039;nden, Mark Milley&#039;i Ulusal Altyapı Danışma Konseyi&#039;nden, Brian Hook&#039;u Wilson Center for Scholars&#039;tan ve Keisha Lance Bottoms&#039;ı  İhracat Konseyi&#039;nden çıkardığını söyledi.Trump, aralarında şiddet suçlarından hüküm giyenlerin de bulunduğu 1600 6 Ocak isyancısı için af çıkardı ve dört yıl önce Kongre Binası&#039;nı basan 14 kişinin cezasını hafifletti.
Ayrıca ABD&#039;yi Paris iklim anlaşmasından ve Dünya Sağlık Örgütü&#039;nden çekmek, TikTok yasağını ertelemek, federal çalışanların evden çalışmasını durdurmak ve hükümet “sansürünü” sona erdirmek için bir dizi icra emri imzaladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-YKLQfXGSEmxdrQVBa3l1g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kovuldunuz:, Trump, göreve, gelir, gelmez, Beyaz, Saray, çalışanlarını, gönderdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-YKLQfXGSEmxdrQVBa3l1g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" kovuldunuz trump g gelir gelmez beyaz saray><p>Donald Trump, Biden yönetiminin mirasını ortadan kaldırmak için hiç vakit kaybetmedi ve halefinin atadığı 1000’den fazla kişiyi tespit edip görevden alma sözü verdi. Trump, sosyal medyadan "Kovuldunuz" yazdı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JxdZddhTuk2vlnZ24VqQew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>47’inci ABD Başkanı Tump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden “Amerika'yı Yeniden Büyük Yapma vizyonuyla uyumlu olmayan” 4 yetkilinin görevden alındığını duyurdu. 
Trump, paylaşımında “Kovuldunuz!” diye yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cTkpqP1Hk0y1OhgrvNpOmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cumhuriyetçi Başkan, Jose Andres'i Spor, Fitness ve Beslenme Konseyi'nden, Mark Milley'i Ulusal Altyapı Danışma Konseyi'nden, Brian Hook'u Wilson Center for Scholars'tan ve Keisha Lance Bottoms'ı  İhracat Konseyi'nden çıkardığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qoV2dxAIGUe0Z2_5ZWXtZw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, aralarında şiddet suçlarından hüküm giyenlerin de bulunduğu 1600 6 Ocak isyancısı için af çıkardı ve dört yıl önce Kongre Binası'nı basan 14 kişinin cezasını hafifletti.
Ayrıca ABD'yi Paris iklim anlaşmasından ve Dünya Sağlık Örgütü'nden çekmek, TikTok yasağını ertelemek, federal çalışanların evden çalışmasını durdurmak ve hükümet “sansürünü” sona erdirmek için bir dizi icra emri imzaladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/isQg6QD170maKyKZ68zZKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de ateşkes Batı Şeria&amp;apos;da cinayet: Hamas&amp;apos;tan ayaklanma çağrısı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gazzede-ateskes-bati-seriada-cinayet-hamastan-ayaklanma-cagrisi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gazzede-ateskes-bati-seriada-cinayet-hamastan-ayaklanma-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de ateşkes ilan edildi ancak İsrail&#039;in Filistinlilere saldırısı Batı Şeria&#039;da devam ediyor. &quot;Terörle mücadele&quot; operasyonu iddiasıyla Cenin&#039;e baskın düzenleyen İsrail ordusu 7 Filistinli&#039;yi öldürdü, 35&#039;ini yaraladı. Hamas, Batı Şeria&#039;daki Filstinlilere İsrail&#039;e karşı ayaklanma çağrısı yaptı. (Haber: Derya Doğan)İsrail ordusu, bugün yaptığı açıklamada işgal altındaki Batı Şeria&#039;nın Cenin kentinde bir “terörle mücadele” operasyonu başlattığını bildirdi.
Filistinli yetkililerin bildirdiğine göre saldırıda 7 Filistinli hayatını kaybetti, 35’i yaralandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin&#039;deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti.
Filistinli direniş örgütü Hamas, Batı Şeria&#039;daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.Tutuklular ve Eski Mahkûmlarla İlişkiler Komisyonu ve Filistin Esirler Cemiyeti tarafından yapılan ortak açıklamada, İsrail güçlerinin dün akşamdan bu yana işgal altındaki Batı Şeria&#039;da, aralarında bir gazetecinin de bulunduğu en az 20 Filistinliyi tutukladığı belirtildi.
Filistin haber ajansı Wafa&#039;ya göre El Halil, Kalkilya, Ramallah ve Nablus bölgelerinde gerçekleşen tutuklamalara vandalizm eylemleri ve malların tahrip edilmesi de eşlik etti.Geçtiğimiz ekim ayından bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs&#039;te en az 12 bin 100 Filistinlinin tutuklandığı tahmin ediliyor.
İnsan hakları grupları ve uluslararası örgütler, İsrail&#039;in Batı Şeria&#039;da yaptığı baskınlarda gözaltına aldığı mahkûmlara yönelik kötü muameleyi sık sık dile getiriyor.Gruplar, gözleri bağlı ve elleri kelepçeli Filistinlilierin, sıkışık hücrelerde tutulmasının yanı sıra dayak, gözdağı ve taciz de dahil olmak üzere kötü ve aşağılayıcı muamele iddialarını anlatıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dNqon7Pty0O6zP5-QXVN1Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, ateşkes, Batı, Şeriada, cinayet:, Hamastan, ayaklanma, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dNqon7Pty0O6zP5-QXVN1Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de ateşkes Batı Şeria'da cinayet: Hamas'tan ayaklanma çağrısı"><p>Gazze'de ateşkes ilan edildi ancak İsrail'in Filistinlilere saldırısı Batı Şeria'da devam ediyor. "Terörle mücadele" operasyonu iddiasıyla Cenin'e baskın düzenleyen İsrail ordusu 7 Filistinli'yi öldürdü, 35'ini yaraladı. Hamas, Batı Şeria'daki Filstinlilere İsrail'e karşı ayaklanma çağrısı yaptı. (Haber: Derya Doğan)</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dbhgaYFb_0K-XlShXzyu_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ordusu, bugün yaptığı açıklamada işgal altındaki Batı Şeria'nın Cenin kentinde bir “terörle mücadele” operasyonu başlattığını bildirdi.
Filistinli yetkililerin bildirdiğine göre saldırıda 7 Filistinli hayatını kaybetti, 35’i yaralandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin'deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti.
Filistinli direniş örgütü Hamas, Batı Şeria'daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fbhqDKoHvECrN43KVYXEWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tutuklular ve Eski Mahkûmlarla İlişkiler Komisyonu ve Filistin Esirler Cemiyeti tarafından yapılan ortak açıklamada, İsrail güçlerinin dün akşamdan bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da, aralarında bir gazetecinin de bulunduğu en az 20 Filistinliyi tutukladığı belirtildi.
Filistin haber ajansı Wafa'ya göre El Halil, Kalkilya, Ramallah ve Nablus bölgelerinde gerçekleşen tutuklamalara vandalizm eylemleri ve malların tahrip edilmesi de eşlik etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6gNlh3_A7k2i6NdDKTJIbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz ekim ayından bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te en az 12 bin 100 Filistinlinin tutuklandığı tahmin ediliyor.
İnsan hakları grupları ve uluslararası örgütler, İsrail'in Batı Şeria'da yaptığı baskınlarda gözaltına aldığı mahkûmlara yönelik kötü muameleyi sık sık dile getiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rosHrcHEhkOtqgizPodvDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gruplar, gözleri bağlı ve elleri kelepçeli Filistinlilierin, sıkışık hücrelerde tutulmasının yanı sıra dayak, gözdağı ve taciz de dahil olmak üzere kötü ve aşağılayıcı muamele iddialarını anlatıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jfNX8S5PjkeZZPOotU9EtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yalnızlığa dayanamayan depresyondaki balık, karton insanlarla hayata döndü!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yalnizliga-dayanamayan-depresyondaki-balik-karton-insanlarla-hayata-doendu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yalnizliga-dayanamayan-depresyondaki-balik-karton-insanlarla-hayata-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;nın Güney&#039;inde yer alan Shimonoseki şehrindeki Kaikyokan Akvaryumu&#039;nda yaşayan bir güneş balığı, depresyona girerek yemek yemeyi reddetti. Tadilat nedeniyle akvaryumun geçici olarak kapatılması, balığın davranışlarını tamamen değiştirdi. Personel, balığı hayata döndürmek için sıra dışı bir yönteme başvurdu.2024&#039;ün Aralık ayında tadilat için kapatılan Japonya&#039;daki  Kaikyokan akvaryumu, çoğu deniz canlısı için sakin bir ortam yaratmış olsa da, bir güneş balığı için bu durum tam tersi bir etki yaptı.
Normalde ziyaretçilerle camın arkasından etkileşim kurmayı seven balık, kapatılmanın ardından su tankının kenarına yaslanarak hareketsiz kaldı ve yemek yemeyi kesti.Akvaryum çalışanları, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda balığın davranışlarındaki bu ani değişikliğe dair &quot;Önce sindirim sorunu sandık, ancak galiba yalnızlıktan kaynaklanıyor. Çalışanlarımızdan biri ‘Ziyaretçileri özlemiş olabilir mi?’ dedi. İlk başta inanmadık ama şimdi düşününce doğru gibi görünüyor!&quot; ifadelerine yer verdi.Balığı neşelendirmek için farklı yöntemler deneyen akvaryum personeli, çareyi oldukça yaratıcı bir fikirde buldu. Çalışanlar, kartondan insan figürleri hazırlayarak tankın yanına yerleştirdi. Bu dokunaklı çözüm işe yaradı!Ertesi gün balığın normale döndüğünü gören personel, sevincini sosyal medyada şu sözlerle paylaştı: &quot;Bir umutla maketleri tanka koyduk ve mucizevi bir şekilde işe yaradı! Balığımız eski enerjisine kavuştu.&quot;
Ziyaretçilerin ilgisini özlediği anlaşılan güneş balığı, karton insanlarla kurduğu bu &quot;yeni bağ&quot; sayesinde depresyondan çıktı. Şimdi akvaryum çalışanları, balığın keyfini yerinde tutmak için alternatif çözümler üzerinde çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WEfu9uhDRU-1xA7iHMS-mg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yalnızlığa, dayanamayan, depresyondaki, balık, karton, insanlarla, hayata, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WEfu9uhDRU-1xA7iHMS-mg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yalnızlığa dayanamayan depresyondaki balık, karton insanlarla hayata döndü!"><p>Japonya'nın Güney'inde yer alan Shimonoseki şehrindeki Kaikyokan Akvaryumu'nda yaşayan bir güneş balığı, depresyona girerek yemek yemeyi reddetti. Tadilat nedeniyle akvaryumun geçici olarak kapatılması, balığın davranışlarını tamamen değiştirdi. Personel, balığı hayata döndürmek için sıra dışı bir yönteme başvurdu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LuJ7Be2T9kuwwcLbgR5Inw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2024'ün Aralık ayında tadilat için kapatılan Japonya'daki  Kaikyokan akvaryumu, çoğu deniz canlısı için sakin bir ortam yaratmış olsa da, bir güneş balığı için bu durum tam tersi bir etki yaptı.
Normalde ziyaretçilerle camın arkasından etkileşim kurmayı seven balık, kapatılmanın ardından su tankının kenarına yaslanarak hareketsiz kaldı ve yemek yemeyi kesti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QJNq-ynUN0apDMCgJPo9iA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Akvaryum çalışanları, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda balığın davranışlarındaki bu ani değişikliğe dair "Önce sindirim sorunu sandık, ancak galiba yalnızlıktan kaynaklanıyor. Çalışanlarımızdan biri ‘Ziyaretçileri özlemiş olabilir mi?’ dedi. İlk başta inanmadık ama şimdi düşününce doğru gibi görünüyor!" ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FFz8q1p-vkSV4wnzUs3iNw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Balığı neşelendirmek için farklı yöntemler deneyen akvaryum personeli, çareyi oldukça yaratıcı bir fikirde buldu. Çalışanlar, kartondan insan figürleri hazırlayarak tankın yanına yerleştirdi. Bu dokunaklı çözüm işe yaradı!</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_OdMnBDVAkahU8c7U1Vxjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ertesi gün balığın normale döndüğünü gören personel, sevincini sosyal medyada şu sözlerle paylaştı: "Bir umutla maketleri tanka koyduk ve mucizevi bir şekilde işe yaradı! Balığımız eski enerjisine kavuştu."
Ziyaretçilerin ilgisini özlediği anlaşılan güneş balığı, karton insanlarla kurduğu bu "yeni bağ" sayesinde depresyondan çıktı. Şimdi akvaryum çalışanları, balığın keyfini yerinde tutmak için alternatif çözümler üzerinde çalışıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Los Angeles mağdurları için yardım konseri: Onlarca sanatçı sahne alacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/los-angeles-magdurlari-icin-yardim-konseri-onlarca-sanatci-sahne-alacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/los-angeles-magdurlari-icin-yardim-konseri-onlarca-sanatci-sahne-alacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Kaliforniya eyaleti tarihin en büyük ve yıkıcı yangınlarından birini yaşarken, bu ay sonunda Los Angeles için yardım konseri düzenlenecek. 30 Ocak&#039;ta düzenlenecek olan FireAid konserinde Billie Eilish, Lady Gaga, Red Hot Chili Peppers, Pink gibi sanatçılar yer alacak. Konser eşzamanlı olarak birçok platformda canlı yayınlanacak.Los Angeles&#039;ta şiddetli kuraklık ve kuvvetli rüzgarların da etkisiyle 7 Ocak&#039;ta Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset ve Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 25 kişi hayatını kaybetti, 12&#039;den fazla kişiden haber alınamıyor ve on binlerce kişi de tahliye edilmek zorunda kaldı.Binlerce dönüm alanın kül olduğu yangınlarda toplam hasar ve ekonomik kaybın 250 ila 275 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Orman yangınları başladığından bu yana ünlü isimler de yerlerinden edilen veya evlerini kaybedenlere yardım etmek için milyonlarca bağışta bulundu.Şimdi ise birçok ünlü isim yangın mağdurları için konser verecek.
Ayın sonunda müzik ve dayanışma gecesi olarak tanımlanan FireAid yardım konserinde Lady Gaga, Billie Eilish, Katy Perry, Red Hot Chili Peppers, Green Day ve Joni Mitchell gibi isimler yer alacak.FireAid yardım konseri 30 Ocak Perşembe günü saat 18:00&#039;da Los Angeles&#039;ta gerçekleşecek.
Etkinliğe hem Intuit Dome hem de Kia Forum ev sahipliği yapacak.FireAid&#039;de sahne alacak sanatçılar arasında Billie Eilish ve Finneas, Jelly Roll, Katy Perry, Lady Gaga ve P!nk yer alıyor.
Konsere katılacak diğer sanatçılar arasında Earth, Wind  Fire, Gracie Abrams, Green Day, Gwen Stefani, Joni Mitchell, Lil Baby, Red Hot Chili Peppers, Rod Stewart, Sting, Stephen Stills, Stevie Nicks ve Tate McRae yer alacak .Dave Matthews ve John Mayer da ilk kez birlikte sahne alacak.
Sahneye çıkacak isimler arasında Alanis Morissette, Anderson .Paak, Dawes, Graham Nash, John Fogerty, Olivia Rodrigo, Peso Pluma, Stevie Wonder ve The Black Crowes da yer alıyor.FireAid, Apple Music, Apple TV, Max, iHeartRadio, KTLA+, Netflix/Tudum, Paramount+, Prime Video, Twitch&#039;teki Amazon Müzik Kanalı, SiriusXM, Spotify, SoundCloud, Veeps ve YouTube üzerinden canlı olarak yayınlanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PUsN_OChrEOb74BYCoKjUA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Los, Angeles, mağdurları, için, yardım, konseri:, Onlarca, sanatçı, sahne, alacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PUsN_OChrEOb74BYCoKjUA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Los Angeles mağdurları için yardım konseri: Onlarca sanatçı sahne alacak"><p>ABD'nin Kaliforniya eyaleti tarihin en büyük ve yıkıcı yangınlarından birini yaşarken, bu ay sonunda Los Angeles için yardım konseri düzenlenecek. 30 Ocak'ta düzenlenecek olan FireAid konserinde Billie Eilish, Lady Gaga, Red Hot Chili Peppers, Pink gibi sanatçılar yer alacak. Konser eşzamanlı olarak birçok platformda canlı yayınlanacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xj5Jl_j9VESUYQ_73L6BdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Los Angeles'ta şiddetli kuraklık ve kuvvetli rüzgarların da etkisiyle 7 Ocak'ta Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset ve Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 25 kişi hayatını kaybetti, 12'den fazla kişiden haber alınamıyor ve on binlerce kişi de tahliye edilmek zorunda kaldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9vAhaffK5UajL6AQXmcnRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Binlerce dönüm alanın kül olduğu yangınlarda toplam hasar ve ekonomik kaybın 250 ila 275 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Orman yangınları başladığından bu yana ünlü isimler de yerlerinden edilen veya evlerini kaybedenlere yardım etmek için milyonlarca bağışta bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DdClUJFDokeJB53zLJVc3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şimdi ise birçok ünlü isim yangın mağdurları için konser verecek.
Ayın sonunda müzik ve dayanışma gecesi olarak tanımlanan FireAid yardım konserinde Lady Gaga, Billie Eilish, Katy Perry, Red Hot Chili Peppers, Green Day ve Joni Mitchell gibi isimler yer alacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KxwCGdjg_kSkUhAuSKdDnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>FireAid yardım konseri 30 Ocak Perşembe günü saat 18:00'da Los Angeles'ta gerçekleşecek.
Etkinliğe hem Intuit Dome hem de Kia Forum ev sahipliği yapacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ROvzWHf3jE62I_e_VoF_Nw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>FireAid'de sahne alacak sanatçılar arasında Billie Eilish ve Finneas, Jelly Roll, Katy Perry, Lady Gaga ve P!nk yer alıyor.
Konsere katılacak diğer sanatçılar arasında Earth, Wind  Fire, Gracie Abrams, Green Day, Gwen Stefani, Joni Mitchell, Lil Baby, Red Hot Chili Peppers, Rod Stewart, Sting, Stephen Stills, Stevie Nicks ve Tate McRae yer alacak .</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hCaEf3nUHkWDRvIFJ7YuAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dave Matthews ve John Mayer da ilk kez birlikte sahne alacak.
Sahneye çıkacak isimler arasında Alanis Morissette, Anderson .Paak, Dawes, Graham Nash, John Fogerty, Olivia Rodrigo, Peso Pluma, Stevie Wonder ve The Black Crowes da yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q9pRdwe1c0CflKBFKKV-wQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>FireAid, Apple Music, Apple TV, Max, iHeartRadio, KTLA+, Netflix/Tudum, Paramount+, Prime Video, Twitch'teki Amazon Müzik Kanalı, SiriusXM, Spotify, SoundCloud, Veeps ve YouTube üzerinden canlı olarak yayınlanacak.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kartalkaya&amp;apos;daki otel yangını dünya basınında: &amp;quot;Facia aileleri yok etti&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kartalkayadaki-otel-yangini-dunya-basininda-facia-aileleri-yok-etti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kartalkayadaki-otel-yangini-dunya-basininda-facia-aileleri-yok-etti</guid>
<description><![CDATA[ Kartalkaya&#039;da bir otelde meydana gelen ve 79 kişinin ölümüne yol açan yangın, uluslararası basının da gündeminde geniş yer buldu. Haber ajansları, Türk yetkililerin açıklamalarını ve olayın ayrıntılarını aktardı. Dünyaca ünlü haber siteleri de yangının aldığı canları ve oteldeki faciaya tanık olan kurbanların yaşadıklarını anlattı.Bolu&#039;nun Kartalkaya ilçesinde bir otelde çıkan yangında 76 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi ise yaralandı.
Otelde yaşanan facia, uluslararası basının da manşetlerine yerleşti.
İngiliz The Guardian gazetesi, sitesinin anasayfasında faciaya geniş yer verdi.
Gazete, &quot;Türkiye&#039;nin Bolu dağlarındaki popüler bir kayak merkezi otelinde çıkan yangında 76 kişi öldü. Yangın nedeniyle konuklar pencerelerden atlamak veya yatak çarşaflarını kullanarak binadan kaçmak zorunda kaldı.&quot; ifadelerine yer verdi.
Haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya&#039;nın açıklamalarına da yer verildi.
161 odası bulunan otelde 238 misafir olduğu da aktarıldı.Amerikan Bloomberg haber sitesi, haberinin başlığında, &quot;Türkiye 76 kişiyi öldüren yangının ardından yas ilan etti&quot; ifadelerine yer verdi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya&#039;nın açıklamasını aktarılarak ölü ve yaralı sayısı bildirildi.
Yoğun sezonda felaket yaşandığı belirtilen haberde, &quot;Türkiye&#039;nin kuzeyinde çıkan yangın nedeniye soruşturmalar sürüyor.&quot; ifadeleri kullanıldı.
Haberde ayrıca Kartalkaya&#039;nın Türkiye&#039;nin en popüler kayak merkezlerinden biri olduğu vurgulandı.CNN International, Vali Yerlikaya&#039;dan alıntı yaparak yetkililerin yangına müdahale etmek üzere yüzlerce acil durum personelini seferber ettiğini bildirdi.
Haberde, &quot;Yangında onlarca kişi hayatını kaybetti, çaresiz tatilciler alevlerden ve dumandan kaçmak için pencerelerden atlamak zorunda kaldı.&quot; ifadelerine yer verildi.Amerika&#039;nın önde gelen gazetelerinden New York Times da faciayı aktardı.
Gazete haberinde, &quot;Yangın, okulların tatil olduğu ve birçok ailenin kayak pistlerine yöneldiği sırada, gece saatlerinde popüler bir kayak merkezinde çıktı.&quot; ifadelerine yer verdi.
New York Times, NTV&#039;yi kaynak göstererek otelde çalışan kayak öğretmeni Necmi Kepçetutan&#039;ın yaşadıklarını şöyle aktardı:  &quot;Odamdan çıktığımda, restoran olan dördüncü kattaki alevleri gördüm. Sonra alevler oteli sardı. Oteli çok iyi bildiğimiz için bir düzine veya daha fazla kişinin tahliyesine yardımcı olduk. İnsanlar yardım için bağırıyordu.&quot;Associated Press haber ajansı da yangının gece saatlerinde Bolu ilinin Kartalkaya beldesindeki otelin restoranında çıktığını belirtti.
AP, NTV&#039;yi kaynak göstererek oteldeki bazı kişilerin çarşaflarla odalarından çıkmaya çalıştığını da aktardı.
AP&#039;nin haberinde en az 2 kişinin panikle camdan atlayarak hayatını kaybettiği ayrıntısına yer verildi.İngiliz Daily Mail gazetesinin internet sitesi de faciaya geniş yer verdi.
Sitenin haberinde, &quot;Yürek burkan görüntülerde, otelin en üst katları ve çatısının alevler içinde kaldığı, bazı konukların yangından kurtulmak için çarşaflara sarılı odalarından aşağı inmeye çalıştığı görüldü.&quot; ifadeleri kullanıldı.
Daily Mail de NTV&#039;yi kaynak göstererek konukların tanıklıklarını aktardı.
Yangının kurbanlarından birinin, &quot;Bir baba bir yaşındaki çocuğu için bağırıyordu: &#039;Çocuğumu atacağım ya da yanacak.&quot; ifadelerine yer verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xbXhFw76r0m8XWbLosK6HA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kartalkayadaki, otel, yangını, dünya, basınında:, Facia, aileleri, yok, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xbXhFw76r0m8XWbLosK6HA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kartalkaya'daki otel yangını dünya basınında: " facia aileleri yok etti><p>Kartalkaya'da bir otelde meydana gelen ve 79 kişinin ölümüne yol açan yangın, uluslararası basının da gündeminde geniş yer buldu. Haber ajansları, Türk yetkililerin açıklamalarını ve olayın ayrıntılarını aktardı. Dünyaca ünlü haber siteleri de yangının aldığı canları ve oteldeki faciaya tanık olan kurbanların yaşadıklarını anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pg4EpNFqhkaqG5WnwbwNlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bolu'nun Kartalkaya ilçesinde bir otelde çıkan yangında 76 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi ise yaralandı.
Otelde yaşanan facia, uluslararası basının da manşetlerine yerleşti.
İngiliz The Guardian gazetesi, sitesinin anasayfasında faciaya geniş yer verdi.
Gazete, "Türkiye'nin Bolu dağlarındaki popüler bir kayak merkezi otelinde çıkan yangında 76 kişi öldü. Yangın nedeniyle konuklar pencerelerden atlamak veya yatak çarşaflarını kullanarak binadan kaçmak zorunda kaldı." ifadelerine yer verdi.
Haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın açıklamalarına da yer verildi.
161 odası bulunan otelde 238 misafir olduğu da aktarıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9gT6sni1_EmG_dwGcsksKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan Bloomberg haber sitesi, haberinin başlığında, "Türkiye 76 kişiyi öldüren yangının ardından yas ilan etti" ifadelerine yer verdi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın açıklamasını aktarılarak ölü ve yaralı sayısı bildirildi.
Yoğun sezonda felaket yaşandığı belirtilen haberde, "Türkiye'nin kuzeyinde çıkan yangın nedeniye soruşturmalar sürüyor." ifadeleri kullanıldı.
Haberde ayrıca Kartalkaya'nın Türkiye'nin en popüler kayak merkezlerinden biri olduğu vurgulandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LzLsws8u10umDJGw7Ihjug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>CNN International, Vali Yerlikaya'dan alıntı yaparak yetkililerin yangına müdahale etmek üzere yüzlerce acil durum personelini seferber ettiğini bildirdi.
Haberde, "Yangında onlarca kişi hayatını kaybetti, çaresiz tatilciler alevlerden ve dumandan kaçmak için pencerelerden atlamak zorunda kaldı." ifadelerine yer verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rrr_Zi2NRU6InVeYqzKDXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerika'nın önde gelen gazetelerinden New York Times da faciayı aktardı.
Gazete haberinde, "Yangın, okulların tatil olduğu ve birçok ailenin kayak pistlerine yöneldiği sırada, gece saatlerinde popüler bir kayak merkezinde çıktı." ifadelerine yer verdi.
New York Times, NTV'yi kaynak göstererek otelde çalışan kayak öğretmeni Necmi Kepçetutan'ın yaşadıklarını şöyle aktardı:  "Odamdan çıktığımda, restoran olan dördüncü kattaki alevleri gördüm. Sonra alevler oteli sardı. Oteli çok iyi bildiğimiz için bir düzine veya daha fazla kişinin tahliyesine yardımcı olduk. İnsanlar yardım için bağırıyordu."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JmJFH2R9bk6QIbstWykAiQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Associated Press haber ajansı da yangının gece saatlerinde Bolu ilinin Kartalkaya beldesindeki otelin restoranında çıktığını belirtti.
AP, NTV'yi kaynak göstererek oteldeki bazı kişilerin çarşaflarla odalarından çıkmaya çalıştığını da aktardı.
AP'nin haberinde en az 2 kişinin panikle camdan atlayarak hayatını kaybettiği ayrıntısına yer verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FdyZTJQfvUaGsucF6c55qw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiliz Daily Mail gazetesinin internet sitesi de faciaya geniş yer verdi.
Sitenin haberinde, "Yürek burkan görüntülerde, otelin en üst katları ve çatısının alevler içinde kaldığı, bazı konukların yangından kurtulmak için çarşaflara sarılı odalarından aşağı inmeye çalıştığı görüldü." ifadeleri kullanıldı.
Daily Mail de NTV'yi kaynak göstererek konukların tanıklıklarını aktardı.
Yangının kurbanlarından birinin, "Bir baba bir yaşındaki çocuğu için bağırıyordu: 'Çocuğumu atacağım ya da yanacak." ifadelerine yer verildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail’de bıçaklı saldırı paniği: 4 kişi yaralandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-bicakli-saldiri-panigi-4-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israilde-bicakli-saldiri-panigi-4-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail’in Tel Aviv kentindeki Nahalat Binyamin bölgesinde bıçaklı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda 4 kişinin yaralandığı, saldırganın ise olay yerinde vurularak öldürüldüğü bildirildi. İsrail’in Tel Aviv kentinde bıçaklı saldırı paniği yaşandı. İsrail basınında yer alan haberlere göre, Nahalat Binyamin bölgesine gelen bir saldırgan, elindeki bıçakla çevredekilere saldırarak 4 erkeği yaraladı. Polis Sözcüsü Aryeh Doron, olay yerinden kaçmaya çalışan saldırganın yoldan geçen bir sivil tarafından vurularak öldürüldüğünü açıklarken, saldırganın 18 Ocak&#039;ta turist vizesiyle İsrail&#039;e giren 29 yaşındaki Fas uyruklu Abdelaziz Kaddi olduğu tespit edildi. Şahsın aynı zamanda ABD’de oturum iznine sahip olduğu kaydedilirken, olayla ilgili terör soruşturması başlatıldığı belirtildi.Olası suç ortaklarının bulunma ihtimali nedeniyle halka bölgeden uzak durma çağrısı yapıldı. Saldırıda yaralanan 4 kişinin hayati tehlikesinin olmadığı açıklandı.SHİN BET İSRAİL’E GİRİŞİ SIRASINDA SORGULAMIŞİsrail’in iç istihbarat teşkilatı Shin Bet’ten yapılan açıklamada ise, olayın faili saldırganın İsrail’e girişi sırasında sorgulandığı belirtilerek, &quot;Şahıs, İsrail&#039;e girişi sırasında sorgunun yanı sıra ek kontrolleri de içeren bir güvenlik değerlendirmesinden geçti. Süreç sonunda İsrail&#039;e girişine engel bir güvenlik riskinin olmadığına karar verildi” denildi. Olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldığı açıklandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDb7gJa6P0-FPhwog5PUfQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail’de, bıçaklı, saldırı, paniği:, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDb7gJa6P0-FPhwog5PUfQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail’de bıçaklı saldırı paniği: 4 kişi yaralandı"><p>İsrail’in Tel Aviv kentindeki Nahalat Binyamin bölgesinde bıçaklı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda 4 kişinin yaralandığı, saldırganın ise olay yerinde vurularak öldürüldüğü bildirildi.</p><p> İsrail’in Tel Aviv kentinde bıçaklı saldırı paniği yaşandı. İsrail basınında yer alan haberlere göre, Nahalat Binyamin bölgesine gelen bir saldırgan, elindeki bıçakla çevredekilere saldırarak 4 erkeği yaraladı. </p><p>Polis Sözcüsü Aryeh Doron, olay yerinden kaçmaya çalışan saldırganın yoldan geçen bir sivil tarafından vurularak öldürüldüğünü açıklarken, saldırganın 18 Ocak'ta turist vizesiyle İsrail'e giren 29 yaşındaki Fas uyruklu Abdelaziz Kaddi olduğu tespit edildi. Şahsın aynı zamanda ABD’de oturum iznine sahip olduğu kaydedilirken, olayla ilgili terör soruşturması başlatıldığı belirtildi.</p><p>Olası suç ortaklarının bulunma ihtimali nedeniyle halka bölgeden uzak durma çağrısı yapıldı. Saldırıda yaralanan 4 kişinin hayati tehlikesinin olmadığı açıklandı.</p><p><strong>SHİN BET İSRAİL’E GİRİŞİ SIRASINDA SORGULAMIŞ</strong></p><p>İsrail’in iç istihbarat teşkilatı Shin Bet’ten yapılan açıklamada ise, olayın faili saldırganın İsrail’e girişi sırasında sorgulandığı belirtilerek, "Şahıs, İsrail'e girişi sırasında sorgunun yanı sıra ek kontrolleri de içeren bir güvenlik değerlendirmesinden geçti. Süreç sonunda İsrail'e girişine engel bir güvenlik riskinin olmadığına karar verildi” denildi. Olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldığı açıklandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Gazze mesajı: Ben olmasaydım rehineler dönemezdi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-gazze-mesaji-ben-olmasaydim-rehineler-doenemezdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-gazze-mesaji-ben-olmasaydim-rehineler-doenemezdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Hamas ve İsrail arasında imzalanan ateşkese ilişkin &quot;Ben olmasaydım Gazze&#039;de rehineler geri dönemezdi&quot; dedi. Trump, kendisi başkan olsaydı ABD&#039;de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu&#039;daki &quot;savaşın&quot; da yaşanmayacağını savundu.ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray&#039;da gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Trump, iç politikadan dış politikaya birçok konuda mesaj verdi.   Trump, Rusya-Ukrayna savaşının artık sona ermesi gerektiğine işaret ederek hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski ile görüşeceğini söyledi.  Putin&#039;in ateşkes görüşmeleri için müzakere masasına gelmemesi halinde, Rusya&#039;ya ilave yaptırımlar uygulayıp uygulamayacağına ilişkin soruya, &quot;Muhtemelen evet.&quot; yanıtını veren Trump, &quot;Eğer ehil bir başkanınız olsaydı, ki yoktu, o zaman bu (savaş) hiç olmazdı. Ukrayna&#039;daki savaş ben başkan olsaydım hiç yaşanmazdı.&quot; dedi.  Biden&#039;ın Putin&#039;e saygısızlık yaptığını ve süreci kötü yönettiğini savunan Trump, kendisinin Putin&#039;le görüşerek en kısa zamanda savaşın sona ermesi için çalışacağını belirtti.  Bununla birlikte bu sürecin iki taraflı bir ateşkes süreci olduğunu kaydeden Trump, &quot;Zelenskiy bana barışı çok istediğini söyledi ama tango yapmak için iki kişi gerekir. Neler olacağını göreceğiz. (Putin) Ne zaman isterse onunla görüşeceğim. Bu savaşın sona erdiğini görmek isterim.&quot; diye konuştu.  Trump ayrıca, savaşta Rusya&#039;nın 800 bin civarında, Ukrayna&#039;nın ise 600 ila 700 bin asker kaybettiğini ve bu sayıların kamuoyuyla açıkça paylaşılması gerektiğini savundu.  Ukrayna&#039;ya silah göndermeye devam edip etmeyeceği konusuyla ilgilendiğini söyleyen Trump, yol haritasını tam belirlemek için hem Zelenskiy hem de Putin ile görüşeceğini kaydetti.  Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile de görüştüğünü ve Ukrayna savaşının bitmesi konusunda sürece destek olmasını istediğini ifade etti.  &quot;ESİR TAKASI SAYEMDE OLDU&quot;  Bir soru üzerine Trump, &quot;Orta Doğu&#039;ya gitmeyi düşünüyoruz ama henüz değil. Esirler şu an geri dönüyorlar. Eğer ben burada olmasaydım, asla geri dönmezlerdi.&quot; değerlendirmesini yaptı.  &quot;Bu (anlaşma) bir yıl önce yapılsaydı, Biden bu anlaşmayı 1,5-2 yıl önce yapsaydı... Açıkçası 7 Ekim (2023) hiç yaşanmamalıydı. Ancak zayıflıkları nedeniyle bunun olmasına izin verdiler. Biden bunu yapamadı. Bu iş, benim son tarih olarak koyduğum dayatma ile halloldu.&quot; ifadesini kullanan Trump, Biden yönetimini &quot;savaşın uzamasına neden olmakla&quot; suçladı.  Trump, kendisi başkan olsaydı ABD&#039;de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu&#039;daki &quot;savaşın&quot; da yaşanmayacağını savundu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7ocFn7fBDE6JVTQu4C3D8g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Gazze, mesajı:, Ben, olmasaydım, rehineler, dönemezdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7ocFn7fBDE6JVTQu4C3D8g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Gazze mesajı: Ben olmasaydım rehineler dönemezdi"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Hamas ve İsrail arasında imzalanan ateşkese ilişkin "Ben olmasaydım Gazze'de rehineler geri dönemezdi" dedi. Trump, kendisi başkan olsaydı ABD'de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu'daki "savaşın" da yaşanmayacağını savundu.</p><p>ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Trump, iç politikadan dış politikaya birçok konuda mesaj verdi.   Trump, Rusya-Ukrayna savaşının artık sona ermesi gerektiğine işaret ederek hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski ile görüşeceğini söyledi.  Putin'in ateşkes görüşmeleri için müzakere masasına gelmemesi halinde, Rusya'ya ilave yaptırımlar uygulayıp uygulamayacağına ilişkin soruya, "Muhtemelen evet." yanıtını veren Trump, "Eğer ehil bir başkanınız olsaydı, ki yoktu, o zaman bu (savaş) hiç olmazdı. Ukrayna'daki savaş ben başkan olsaydım hiç yaşanmazdı." dedi.  Biden'ın Putin'e saygısızlık yaptığını ve süreci kötü yönettiğini savunan Trump, kendisinin Putin'le görüşerek en kısa zamanda savaşın sona ermesi için çalışacağını belirtti.  Bununla birlikte bu sürecin iki taraflı bir ateşkes süreci olduğunu kaydeden Trump, "Zelenskiy bana barışı çok istediğini söyledi ama tango yapmak için iki kişi gerekir. Neler olacağını göreceğiz. (Putin) Ne zaman isterse onunla görüşeceğim. Bu savaşın sona erdiğini görmek isterim." diye konuştu.  Trump ayrıca, savaşta Rusya'nın 800 bin civarında, Ukrayna'nın ise 600 ila 700 bin asker kaybettiğini ve bu sayıların kamuoyuyla açıkça paylaşılması gerektiğini savundu.  Ukrayna'ya silah göndermeye devam edip etmeyeceği konusuyla ilgilendiğini söyleyen Trump, yol haritasını tam belirlemek için hem Zelenskiy hem de Putin ile görüşeceğini kaydetti.  Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile de görüştüğünü ve Ukrayna savaşının bitmesi konusunda sürece destek olmasını istediğini ifade etti.  <strong>"ESİR TAKASI SAYEMDE OLDU"</strong>  Bir soru üzerine Trump, "Orta Doğu'ya gitmeyi düşünüyoruz ama henüz değil. Esirler şu an geri dönüyorlar. Eğer ben burada olmasaydım, asla geri dönmezlerdi." değerlendirmesini yaptı.  "Bu (anlaşma) bir yıl önce yapılsaydı, Biden bu anlaşmayı 1,5-2 yıl önce yapsaydı... Açıkçası 7 Ekim (2023) hiç yaşanmamalıydı. Ancak zayıflıkları nedeniyle bunun olmasına izin verdiler. Biden bunu yapamadı. Bu iş, benim son tarih olarak koyduğum dayatma ile halloldu." ifadesini kullanan Trump, Biden yönetimini "savaşın uzamasına neden olmakla" suçladı.  Trump, kendisi başkan olsaydı ABD'de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu'daki "savaşın" da yaşanmayacağını savundu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batı Şeria ablukada: İsrail&amp;apos;den operasyon, yerleşimcilerden maskeli baskın</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bati-seria-ablukada-israilden-operasyon-yerlesimcilerden-maskeli-baskin</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bati-seria-ablukada-israilden-operasyon-yerlesimcilerden-maskeli-baskin</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de 15 ay süren saldırıların ardından ateşkes ilan edildi. Ancak İsrail, bu kez de oklarını Batı Şeria&#039;ya çevirdi. Terörle mücadele iddiasıyla &quot;Demir Duvar&quot; operasyonunu başlattığını duyuran İsrail, onlarca Filistinli&#039;nin hayatını kaybetmesine neden oldu. İsrailli yerleşimcilerin Filistin köylerine düzenlediği baskınlar ise bölgede tansiyonu yükseltti. Yerleşimcilerin yüzlerinde maske ve ellerinde yanıcı maddelerle köylere saldırdığı ortaya çıkarken, İsrail güçleri baskını doğruladı. Batı Şeria&#039;da süren şiddet ve İsrail&#039;in Cenin&#039;deki &quot;askeri operasyonu&quot; yeni soru işaretleri ve endişeleri beraberinde getirdi.İsrail ordusu dün Batı Şeria&#039;nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı’na bir askeri operasyon başlattığını duyurdu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin&#039;deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti. Operasyonun &quot;Demir Duvar&quot; olarak adlandırıldığı aktarıldı.
Filistinli direniş hareketi Hamas, Batı Şeria&#039;daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.Filistin resmi haber ajansı Wafa, İsrail savaş uçaklarının Cenin&#039;i vurduğunu, keskin nişancılar ve zırhlı araçlar da dahil olmak üzere İsrail güçlerinin şehrin mülteci kampını kuşattığını ve ambulansların içeri girmesini engellediğini bildirdi.
Yerel gazetecilerin videoları, buldozerler de dahil olmak üzere çok sayıda zırhlı aracın Cenin&#039;e girdiğini gösterdi.ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın ABD&#039;nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliğine aday gösterdiği Elise Stefanik, İsrail&#039;in işgal altındaki Batı Şeria&#039;da &quot;İncil&#039;den doğan bir hakkı&quot; olduğunu savundu.
Stefanik, Filistinlilerin kendi devletlerini kurma hakkı konusunda olumlu cevap vermedi.Gazze ateşkesine karşı çıkan aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria&#039;da güvenliğin ülkenin &quot;savaş hedeflerine&quot; eklendiğini söyledi.
Smotrich, Gazze ateşkesi nedeniyle İsrail hükümetinden ayrılmayı düşünmüştü ancak Netanyahu&#039;dan İsrail&#039;in askeri operasyonlarına devam edeceğine dair güvence altıktan sonra kabinede kalmaya karar verdi.Görevden ayrılan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ise, ordunun işgal altındaki Batı Şeria&#039;da &quot;önemli operasyonlara hazır olması gerektiğini&quot; söylediGeçtiğimiz günlerde 40 kadar &quot;maskeli&quot; yerleşimci, kuzeydeki Kalkilya kentindeki Filistinlilerin köylerine saldırdı. Filistinlilere ait çok sayıda ev, iş yeri ve araç kundaklandı.
Kalkilya kentinde yaşayanlar, silahlı yerleşimcilerden oluşan büyük bir grubun kasabadaki araçları ve dükkanları ateşe verdiğini, evlere taş ve molotof attığını aktardı.Uluslararası toplum, son yıllarda giderek artan ve çoğunlukla cezasız kalan yerleşimci şiddetine engel olmakta yetersiz kalıyor.IDF bugün konuya ilişkin açıklama yaptı ve baskına onlarca İsrailli yerleşimcinin katıldığını doğruladı.
Ancak olayla ilgili şimdiye kadar herhangi bir tutuklama gerçekleştirilmedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bDy1aCJ7V0yNLFtkikNbRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Batı, Şeria, ablukada:, İsrailden, operasyon, yerleşimcilerden, maskeli, baskın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bDy1aCJ7V0yNLFtkikNbRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Batı Şeria ablukada: İsrail'den operasyon, yerleşimcilerden maskeli baskın"><p>Gazze'de 15 ay süren saldırıların ardından ateşkes ilan edildi. Ancak İsrail, bu kez de oklarını Batı Şeria'ya çevirdi. Terörle mücadele iddiasıyla "Demir Duvar" operasyonunu başlattığını duyuran İsrail, onlarca Filistinli'nin hayatını kaybetmesine neden oldu. İsrailli yerleşimcilerin Filistin köylerine düzenlediği baskınlar ise bölgede tansiyonu yükseltti. Yerleşimcilerin yüzlerinde maske ve ellerinde yanıcı maddelerle köylere saldırdığı ortaya çıkarken, İsrail güçleri baskını doğruladı. Batı Şeria'da süren şiddet ve İsrail'in Cenin'deki "askeri operasyonu" yeni soru işaretleri ve endişeleri beraberinde getirdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3nZapXankkWYyXS3nPtVrg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ordusu dün Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı’na bir askeri operasyon başlattığını duyurdu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin'deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti. Operasyonun "Demir Duvar" olarak adlandırıldığı aktarıldı.
Filistinli direniş hareketi Hamas, Batı Şeria'daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ltStPlQSR02iEbXYwVFmUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Filistin resmi haber ajansı Wafa, İsrail savaş uçaklarının Cenin'i vurduğunu, keskin nişancılar ve zırhlı araçlar da dahil olmak üzere İsrail güçlerinin şehrin mülteci kampını kuşattığını ve ambulansların içeri girmesini engellediğini bildirdi.
Yerel gazetecilerin videoları, buldozerler de dahil olmak üzere çok sayıda zırhlı aracın Cenin'e girdiğini gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ok-8Ghpt70GIopX3o6FMTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliğine aday gösterdiği Elise Stefanik, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da "İncil'den doğan bir hakkı" olduğunu savundu.
Stefanik, Filistinlilerin kendi devletlerini kurma hakkı konusunda olumlu cevap vermedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AyxkG5YV5E2YaK5iL3wqBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze ateşkesine karşı çıkan aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'da güvenliğin ülkenin "savaş hedeflerine" eklendiğini söyledi.
Smotrich, Gazze ateşkesi nedeniyle İsrail hükümetinden ayrılmayı düşünmüştü ancak Netanyahu'dan İsrail'in askeri operasyonlarına devam edeceğine dair güvence altıktan sonra kabinede kalmaya karar verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fbfc1r_TEEmlbmRKEzNk_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görevden ayrılan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ise, ordunun işgal altındaki Batı Şeria'da "önemli operasyonlara hazır olması gerektiğini" söyledi</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HqM6o4cvYkWfGe7yNHKpsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz günlerde 40 kadar "maskeli" yerleşimci, kuzeydeki Kalkilya kentindeki Filistinlilerin köylerine saldırdı. Filistinlilere ait çok sayıda ev, iş yeri ve araç kundaklandı.
Kalkilya kentinde yaşayanlar, silahlı yerleşimcilerden oluşan büyük bir grubun kasabadaki araçları ve dükkanları ateşe verdiğini, evlere taş ve molotof attığını aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YibBgAsFi0S7ZOKMVaBquw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uluslararası toplum, son yıllarda giderek artan ve çoğunlukla cezasız kalan yerleşimci şiddetine engel olmakta yetersiz kalıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DoLXECso4EWnMSgIkjrrVg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>IDF bugün konuya ilişkin açıklama yaptı ve baskına onlarca İsrailli yerleşimcinin katıldığını doğruladı.
Ancak olayla ilgili şimdiye kadar herhangi bir tutuklama gerçekleştirilmedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vjm6VZFJsUuDMkpZDtG1rA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyadan taziye mesajları | 24 ülke Kartalkaya&amp;apos;da hayatını kaybedenleri andı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyadan-taziye-mesajlari-24-ulke-kartalkayada-hayatini-kaybedenleri-andi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyadan-taziye-mesajlari-24-ulke-kartalkayada-hayatini-kaybedenleri-andi</guid>
<description><![CDATA[ Kartalkaya&#039;daki otel yangınında hayatını kaybedenler için dünyadan art arda taziye mesajları geldi. 76 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan facia, Avrupa ve dünya genelinde geniş yankı uyandırdı. Ülkelerin ve organizasyonların liderleri, yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi.Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bolu&#039;daki yangın nedeniyle kalplerimiz yaşamını yitirenler ve aileleriyle birlikte. Alevlerle mücadele eden ilk müdahale ekiplerinin inanılmaz cesaretinden onur duyuyoruz. Avrupa bu trajedide Türkiye ve halkıyla birlik içindedir.” ifadelerine yer verdi.Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, başsağlığı mesajını ileterek, “Hayat kurtarmak için sahada ellerinden geleni yapan cesur müdahale ekiplerine minnettarım. Yaralılara acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.Kremlin Sarayı&#039;ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de meydana gelen yangın nedeniyle telgraf gönderdi.
Putin, telgrafta “Bolu&#039;daki kayak merkezinde meydana gelen yangının yol açtığı trajik sonuçlar nedeniyle başsağlığı dileklerimi kabul edin. Ölenlerin ailesi ve yakınlarına üzüntü ve desteğimi, yaralılar için de acil şifalar dileğimi iletmenizi rica ederim.” ifadelerini kullandı.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “Dost Türkiye&#039;deki bir kayak merkezinde çıkan yangında çok sayıda can kaybının yaşandığı korkunç trajediden dolayı derin üzüntü duyuyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve tüm Türk halkına, hayatını kaybedenlerin aileleri, yakınları ve etkilenen herkese başsağlığı diliyorum. Yaralanan herkese acil şifalar diliyorum. Ukrayna, bu zor zamanda Türk halkının acısını paylaşıyor.” ifadelerine yer verdi.Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki bir otelde çıkan yangında hayatını kaybedenler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a taziye mesajı gönderdi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Aliyev mesajında, &quot;Yangında çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği haberi bizi derinden sarstı. Bu faciadan dolayı yaşadığınız üzüntüyü paylaşıyor, şahsım ve Azerbaycan halkı adına sizlere, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, kardeş Türkiye halkına en derin taziyelerimi sunuyor, yaralılara şifalar diliyorum.&quot; ifadelerini kullandı.Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.
Miçotakis, X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Türkiye, Bolu&#039;da kayak merkezindeki trajik can kayıpları nedeniyle derin üzüntü içindeyiz. Yunanistan adına kurbanların ailelerine kalpten başsağlığı dilekleri iletiyorum ve yaralılara acil şifalar diliyorum.&quot; ifadelerini kullandı.Ermenistan Dışişleri Bakanlığı,  X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Bolu&#039;da onlarca can kaybına neden olan trajik yangından dolayı derin bir üzüntü içindeyiz. Düşüncelerimiz kurbanlar ve aileleriyle birlikte. Yaralılara acil şifalar diliyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de yangının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a taziye mesajı gönderdi.
Steinmeier, Kartalkaya&#039;da çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği otel yangınının kendisini çok üzdüğünü belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı, size ve vatandaşlarınıza, vatandaşlarım adına da en derin taziyelerimi ifade etmek istiyorum. Düşüncelerim kayak tatili sırasında başlarına gelen bu felaketin kurbanlarıyla birlikte. Bu, onların aileleri ve arkadaşları için ani bir kayıp ve anlaşılmaz bir acıdır.” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Steinmeier, yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı paylaştı.
Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kartalkaya&#039;daki feci yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyerek, “Fransa Türk halkının yasını paylaşıyor.” ifadesini kullandı.Belçika Dışişleri Bakanı Bernard Quintin, Bolu&#039;daki yangına ilişkin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefonda görüştüğünü belirtti.
Fidan&#039;a, ülkesi adına yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğini ilettiğini aktaran Quintin, “Düşüncelerimiz kurbanlarla birlikte. Belçika, Türkiye ve halkının yanındadır” açıklamasını yaptı.Suriye&#039;deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından, Türkçe ve Arapça paylaşılan taziye mesajında, Kartalkaya&#039;da 76 kişinin yaşamını yitirdiği faciadan derin üzüntü duyulduğu belirtildi.
Mesajda, “Kederli ailelere, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz. Kardeş Türk halkı, her zaman en zor anlarımızda yanımı ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DCcPDcPeDUyKrTt0cy-fHQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyadan, taziye, mesajları, ülke, Kartalkayada, hayatını, kaybedenleri, andı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DCcPDcPeDUyKrTt0cy-fHQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyadan taziye mesajları | 24 ülke Kartalkaya'da hayatını kaybedenleri andı"><p>Kartalkaya'daki otel yangınında hayatını kaybedenler için dünyadan art arda taziye mesajları geldi. 76 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan facia, Avrupa ve dünya genelinde geniş yankı uyandırdı. Ülkelerin ve organizasyonların liderleri, yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sE8bXU-q20muHVd2mO_pfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bolu'daki yangın nedeniyle kalplerimiz yaşamını yitirenler ve aileleriyle birlikte. Alevlerle mücadele eden ilk müdahale ekiplerinin inanılmaz cesaretinden onur duyuyoruz. Avrupa bu trajedide Türkiye ve halkıyla birlik içindedir.” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m3itDYX8_kqQWsAQsCajHA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, başsağlığı mesajını ileterek, “Hayat kurtarmak için sahada ellerinden geleni yapan cesur müdahale ekiplerine minnettarım. Yaralılara acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5le2GAHdoUqVIRVAlo55xQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de meydana gelen yangın nedeniyle telgraf gönderdi.
Putin, telgrafta “Bolu'daki kayak merkezinde meydana gelen yangının yol açtığı trajik sonuçlar nedeniyle başsağlığı dileklerimi kabul edin. Ölenlerin ailesi ve yakınlarına üzüntü ve desteğimi, yaralılar için de acil şifalar dileğimi iletmenizi rica ederim.” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1E7C6VUtKE6tvtq0_lCTTw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “Dost Türkiye'deki bir kayak merkezinde çıkan yangında çok sayıda can kaybının yaşandığı korkunç trajediden dolayı derin üzüntü duyuyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve tüm Türk halkına, hayatını kaybedenlerin aileleri, yakınları ve etkilenen herkese başsağlığı diliyorum. Yaralanan herkese acil şifalar diliyorum. Ukrayna, bu zor zamanda Türk halkının acısını paylaşıyor.” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mvYWFlZHrU6TJXnfpsUzHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki bir otelde çıkan yangında hayatını kaybedenler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Aliyev mesajında, "Yangında çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği haberi bizi derinden sarstı. Bu faciadan dolayı yaşadığınız üzüntüyü paylaşıyor, şahsım ve Azerbaycan halkı adına sizlere, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, kardeş Türkiye halkına en derin taziyelerimi sunuyor, yaralılara şifalar diliyorum." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rJGrpPN13kiLJSX2HIbfgA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.
Miçotakis, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Türkiye, Bolu'da kayak merkezindeki trajik can kayıpları nedeniyle derin üzüntü içindeyiz. Yunanistan adına kurbanların ailelerine kalpten başsağlığı dilekleri iletiyorum ve yaralılara acil şifalar diliyorum." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GXNzCerFwUqHBw6pDFyz9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ermenistan Dışişleri Bakanlığı,  X hesabından yaptığı paylaşımda, "Bolu'da onlarca can kaybına neden olan trajik yangından dolayı derin bir üzüntü içindeyiz. Düşüncelerimiz kurbanlar ve aileleriyle birlikte. Yaralılara acil şifalar diliyoruz." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kzYOvC-vyEKOSnvkEalEKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de yangının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi.
Steinmeier, Kartalkaya'da çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği otel yangınının kendisini çok üzdüğünü belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı, size ve vatandaşlarınıza, vatandaşlarım adına da en derin taziyelerimi ifade etmek istiyorum. Düşüncelerim kayak tatili sırasında başlarına gelen bu felaketin kurbanlarıyla birlikte. Bu, onların aileleri ve arkadaşları için ani bir kayıp ve anlaşılmaz bir acıdır.” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Steinmeier, yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MXlpQjRP0025vwAZfQh8IQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı paylaştı.
Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kartalkaya'daki feci yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyerek, “Fransa Türk halkının yasını paylaşıyor.” ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RYFwlniO5Ua2Rcbtlrz8Dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belçika Dışişleri Bakanı Bernard Quintin, Bolu'daki yangına ilişkin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefonda görüştüğünü belirtti.
Fidan'a, ülkesi adına yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğini ilettiğini aktaran Quintin, “Düşüncelerimiz kurbanlarla birlikte. Belçika, Türkiye ve halkının yanındadır” açıklamasını yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u3KxnCuGM0GbpVAuPeyQ0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından, Türkçe ve Arapça paylaşılan taziye mesajında, Kartalkaya'da 76 kişinin yaşamını yitirdiği faciadan derin üzüntü duyulduğu belirtildi.
Mesajda, “Kederli ailelere, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz. Kardeş Türk halkı, her zaman en zor anlarımızda yanımızda olmuş ve bizi desteklemiştir. Bugün ve yarın, Suriyeliler de Türk kardeşlerinin yanındadır ve bu zor dönemi en kısa sürede atlatmalarını dilemektedir.” ifadelerine yer verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0gs_A6oFskKhtCi2XeMNJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, yayınladığı taziye mesajında, “Bolu Kartalkaya’da bir otelde meydana gelen yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, acılı ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Yangın faciası, Kıbrıs Türkleri olarak bizlerin de yüreğini dağladı. Allah Türk milletini her türlü afetten korusun” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S9ou614KcUqo-xZcQEMzsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türkiye'de Kartalkaya kayak merkezindeki otelde meydana gelen yıkıcı yangından dolayı derin üzüntü duyuyorum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tam desteğimi iletiyorum.” ifadesini kullandı.
Yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine en içten taziyelerini sunduklarını kaydeden Kobakhidze, Türk halkıyla dayanışma içinde olduklarını bildirdi.
Gürcistan Dışişleri Bakanlığı da yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dy9l1yeaY06tvwQlem76rA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yangına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Yangında hayatını kaybedenler için taziyelerini ileten Şerif, “Türkiye'nin kuzeyindeki Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan bir otelde meydana gelen yangını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Değerli kardeşim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Türk milletine, özellikle de bu kazada sevdiklerini kaybeden kederli ailelere en içten taziyelerimi sunuyor ve yaralıların bir an önce iyileşmesi için dua ediyorum.” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pMhYLNU5SkCKN5SsUWrQ4w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, meydana gelen trajik kaza nedeniyle derin bir üzüntü içinde olduğunu belirtti.
Yıkıcı kayıplar nedeniyle yas tutan ailelere ve sevdiklerine en derin taziyelerini ileten Osmani, “Hayat kurtarmak ve ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmak için yorulmadan çalışan cesur kurtarma ekiplerinin yanındayız. Yaralılara acil şifalar diliyoruz. Bu zor zamanda, düşüncelerimiz ve dayanışmamız Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk halkı ile birliktedir.” ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zd0xFgL2Q0aTnEHvhYEZXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, yangında hayatını kaybedenler için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi.
Mirziyoyev mesajında, yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h_wbXiNs1kSStUUIqBLNxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği başsağlığı mesajında, “Bu zor zamanda Belarus halkı ve şahsım adına bu trajediden etkilenen herkese destek ve dayanışma sözlerimi, içten taziyelerimi kabul edin. Mağdurların ailelerine sabır ve metanet, yaralılara acil şifalar dileriz.” açıklamasında bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S935f5_NmUmZLPgmFGzIvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çekya Başbakanı Petr Fiala, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'de Kartalkaya’daki otelde meydana gelen yıkıcı yangından dolayı derin üzüntü içinde olduğunu söyledi.
Fiala, “Olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine ve bu trajediden etkilenen herkese içten başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Bu zor zamanlarda düşüncelerimiz Türk halkıyla birlikte.” ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yjCnSKJUyku9YsBWmdEckg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>lovakya Dışişleri Bakanı Juraj Blanar, Başbakanı Robert Fico’nun beraberindeki heyetle Ankara’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaretten bir gün sora Bolu’daki kayak merkezinde meydana gelen korkunç trajedi nedeniyle Türk halkına içten başsağlığı dileğinde bulunduğunu belirtti.
Blanar, “Düşüncelerim olayda hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınlarıyla. Yaralılara acil şifa dileklerinde bulunuyorum. Bu kederli günlerde, Türk halkı ile dayanışma içindeyim.” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GuGwKURH1EuwZG7kgh8zwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bahreyn Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Bahreyn'in Türkiye ile dayanışma içinde olduğu belirtildi.
Açıklamada, Türk hükümetine, dost Türk halkına ve olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifa dilendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gQC_iNs3n0SrCnj6KKdvyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, yangın kazasında hayatını kaybedenler için Türkiye hükümeti ve halkına en içten başsağlığı dileklerinde bulunuldu.
Yangında yaşamını yitirenlerin ailelerine içten taziyelerin sunulduğu açıklamada, yaralılara acil şifalar dilendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QZblwHf9XU-KMj8nPfb95Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cezayir Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun'un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, hükümete ve Türk halkına samimi taziyelerini sunduğu ve yangında yaşamını yitirenlerin aileleriyle dayanışma içinde olduğu kaydedildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDYdqNZGy0OcyuYECm6z0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, yangın ve bu acı durumdan nedeniyle Irak'ın Türkiye ile dayanışma içinde olduğu belirtilerek en içten başsağlığı dileğinde bulunuldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zYZRTJSHs0ei5M9qxY0Vxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı mesajı paylaştı.
BAE Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Türk hükümetine, dost Türk halkına ve olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarına en içten taziyelerimizi sunar, yaralılara acil şifalar dileriz” ifadeleri kullanıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8lVelEXE002hpOCZ4Muo5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuveyt Emiri Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği taziye mesajında, “Yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileriz” açıklamasını yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_mXy2FqVd0qD52Thgsl6ag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ürdün Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı taziye mesajında, “Kardeş Türkiye Cumhuriyeti hükümetine ve halkına en içten taziyelerimizi sunar, hayatını kaybedenlerin ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar dileriz.” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>72 bin kişilik araştırma: Pandemi sonrasında dünya bilime ne kadar güveniyor?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/72-bin-kisilik-arastirma-pandemi-sonrasinda-dunya-bilime-ne-kadar-guveniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/72-bin-kisilik-arastirma-pandemi-sonrasinda-dunya-bilime-ne-kadar-guveniyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, pandemi sonrası bilime duyulan güveni ölçmek için kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Dünya genelinde 68 ülkeden 72 bin kişinin katıldığı araştırma, bilime olan güvenin yüksek olduğunu, ancak eleştiri ve diyalog ihtiyacının sürdüğünü ortaya koydu.Zürih Üniversitesi ve ETG Zürih&#039;ten 241 bilim insanı öncülüğünde pandemi sonrası bileme duyulan güven ölçüldü. 68 ülkeden yaklaşık 72 bin kişinin katıldığı bu kapsamlı çalışma sonucunda bilime olan güvenin hala yüksek olduğu belirlendi.Araştırmayı yöneten akademisyenlerden Viktoria Cologna, elde edilen verilerin büyük çoğunlukta bilime duyulan güvenin görece yüksek olduğunu belirtti.
Cologna, &quot;Sonuçlarımız, bilim insanlarına duyulan güvenin birçok ülkede güçlü olduğunu ve toplumun bilim insanlarının daha aktif roller üstlenmesini istediğini gösteriyor&quot; ifadelerini kullandı.
Çalışmanın 5 üzerinden yaptığı değerlendirmede, bilime duyulan güvenin ortalaması 3,62 olarak ölçüldü.Katılımcıların bilim insanları hakkındaki görüşleri ise dikkat çekici:
Nitelikli: Yüzde 78Dürüst: Yüzde 57Halkın iyiliğiyle ilgili: Yüzde 56Ancak, bilim insanlarının başkalarının fikirlerine değer verdiğini düşünenlerin oranı sadece yüzde 42 ile sınırlı kaldı.Araştırmada halkın bilime dair öncelikleri de sıralandı. Toplumlar, bilimin toplum sağlığını geliştirme, enerji sorunlarını çözme ve fakirliği azaltma gibi alanlara öncelik vermesini isterken, savunma sanayi ve askeri teknoloji geliştirme konularında ise mesafeli durmayı tercih etti.Çalışmaya liderlik eden bir diğer isim, Niels G. Mede, bilime duyulan güvenin bazı noktalarda kişisel önceliklerle örtüşmediğine dikkat çekti. Mede, &quot;Sonuçlarımız, birçok kişinin bilimin önceliklerini kendi ihtiyaçlarıyla uyumlu bulmadığını hissettiğini gösteriyor. Bilim insanlarının bu tür yorumları ciddiye alıp halkla daha açık bir diyalog kurmasının yollarını araması gerekiyor&quot; dedi.Araştırma, bilime güven konusunda farklı ülkeler ve gruplar arasında dikkat çeken ayrışmalar olduğunu da ortaya koydu. Çoğu ülkede siyasi görüş ile bilime güven arasında bir bağ görülmezken, Batı ülkelerinde sağ görüşlü bireylerin bilime güven oranlarının sol görüşlü bireylere göre daha düşük olduğu kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rXZgZMYSUECT5hN5jccmRw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>bin, kişilik, araştırma:, Pandemi, sonrasında, dünya, bilime, kadar, güveniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rXZgZMYSUECT5hN5jccmRw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="72 bin kişilik araştırma: Pandemi sonrasında dünya bilime ne kadar güveniyor?"><p>Bilim insanları, pandemi sonrası bilime duyulan güveni ölçmek için kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Dünya genelinde 68 ülkeden 72 bin kişinin katıldığı araştırma, bilime olan güvenin yüksek olduğunu, ancak eleştiri ve diyalog ihtiyacının sürdüğünü ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Oy64RNn0vUyyk4nSSW4vbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zürih Üniversitesi ve ETG Zürih'ten 241 bilim insanı öncülüğünde pandemi sonrası bileme duyulan güven ölçüldü. 68 ülkeden yaklaşık 72 bin kişinin katıldığı bu kapsamlı çalışma sonucunda bilime olan güvenin hala yüksek olduğu belirlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9GDnJ2Rd0kmoV50gQWOl7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmayı yöneten akademisyenlerden Viktoria Cologna, elde edilen verilerin büyük çoğunlukta bilime duyulan güvenin görece yüksek olduğunu belirtti.
Cologna, "Sonuçlarımız, bilim insanlarına duyulan güvenin birçok ülkede güçlü olduğunu ve toplumun bilim insanlarının daha aktif roller üstlenmesini istediğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Çalışmanın 5 üzerinden yaptığı değerlendirmede, bilime duyulan güvenin ortalaması 3,62 olarak ölçüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Fxc2hhN-UKyD33l2i_CHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Katılımcıların bilim insanları hakkındaki görüşleri ise dikkat çekici:
Nitelikli: Yüzde 78Dürüst: Yüzde 57Halkın iyiliğiyle ilgili: Yüzde 56Ancak, bilim insanlarının başkalarının fikirlerine değer verdiğini düşünenlerin oranı sadece yüzde 42 ile sınırlı kaldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A4Fmjyo_rEmgLAqOUPtYJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmada halkın bilime dair öncelikleri de sıralandı. Toplumlar, bilimin toplum sağlığını geliştirme, enerji sorunlarını çözme ve fakirliği azaltma gibi alanlara öncelik vermesini isterken, savunma sanayi ve askeri teknoloji geliştirme konularında ise mesafeli durmayı tercih etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vnbn2TH1XUqC79fv8rVezg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmaya liderlik eden bir diğer isim, Niels G. Mede, bilime duyulan güvenin bazı noktalarda kişisel önceliklerle örtüşmediğine dikkat çekti. Mede, "Sonuçlarımız, birçok kişinin bilimin önceliklerini kendi ihtiyaçlarıyla uyumlu bulmadığını hissettiğini gösteriyor. Bilim insanlarının bu tür yorumları ciddiye alıp halkla daha açık bir diyalog kurmasının yollarını araması gerekiyor" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F4aCmmmf4EWRXM8Qfqafbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırma, bilime güven konusunda farklı ülkeler ve gruplar arasında dikkat çeken ayrışmalar olduğunu da ortaya koydu. Çoğu ülkede siyasi görüş ile bilime güven arasında bir bağ görülmezken, Batı ülkelerinde sağ görüşlü bireylerin bilime güven oranlarının sol görüşlü bireylere göre daha düşük olduğu kaydedildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yasaklar ülkesi olarak biliniyor: Bu ülkede sifon çekmemek yasak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yasaklar-ulkesi-olarak-biliniyor-bu-ulkede-sifon-cekmemek-yasak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yasaklar-ulkesi-olarak-biliniyor-bu-ulkede-sifon-cekmemek-yasak</guid>
<description><![CDATA[ Singapur, dünyanın en temiz ve düzenli ülkelerinden biri olarak bilinir. Ancak bu ünün arkasında çok sayıda ilginç ve katı yasak bulunur. Bu yüzden Singapur, bazen &quot;Yasaklar Ülkesi&quot; olarak anılır. Singapur&#039;daki bu kurallar, her ne kadar ilk bakışta katı ve sınırlayıcı görünse de, aslında ülkenin düzenli, temiz ve güvenli bir yer olmasını sağlamaktadır. Bu nedenle, birçok kişi bu kuralları, toplumda düzeni koruyan ve insanların birlikte huzur içinde yaşamasını sağlayan birer toplumsal sözleşme olarak görmektedir.Singapur denilince çoğu kişinin aklına hemen sıkı kurallar ve yasaklar gelir. Ancak bu kurallar, bazılarına göre yasaklardan çok, toplumsal düzeni ve yaşanabilir bir çevreyi korumak amacıyla konulmuş kurallar olarak görülmektedir. Singapur&#039;da sakız çiğnemekten çöp atmaya, asansöre işemekten çıplaklığa kadar pek çok davranış sıkı şekilde düzenlenmiştir. Özellikle yere tükürmek, sokakta su dışında bir içecek içmek gibi eylemler oldukça sert cezalarla karşılanabilir.Singapur&#039;da sakız çiğnemek ve satın almak neredeyse tamamen yasaktır. 1992 yılında yürülüğe giren bu yasak, kamu alanlarını temiz tutmak amacıyla getirilmiştir. Tıbbi amaçlı sakızlar ise sadece eczanelerden ve doktorların önerisiyle satılabilir.Singapur&#039;da yere çöp atmak çok ciddi bir suçtur ve bin dolara kadar para cezası uygulanabilir. Çevre temizliği konusunda son derece hassas olan ülkede, kamu düzeni ve temizlik bu tür kurallarla sıkı bir şekilde korunur.Kamu alanlarında tükürmek de Singapur&#039;da yasaktır. Bu davranışın cezası 500 dolara kadar çıkabilir. Toplum sağlığı ve kamu hijyenini koruma amacı taşıyan bu yasak, ülkenin düzenli ve temiz kalmasına katkıda bulunur.Singapur&#039;da kamu alanlarında sigara içmek sınırlandırılmıştır ve özel olarak belirlenmiş sigara içme alanları dışında sigara içmek yasaktır. Bu kurala uymayanlar ciddi para cezalarıyla karşı karşıya kalabilir.Singapur&#039;da umumi tuvaletlerde sifonu çekmeden çıkmak yasaktır ve bu kuralı ihlal edenler para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Kamu hijyeninin korunması amacıyla getirilen bu yasak, ülkenin temizliğine önem veren politikalarından biri olarak dikkat çeker.Singapur&#039;da asansörlerde idrar yapmak kesinlikle yasaktır. Bu tür olayların önüne geçmek için asansörlerde idrar sensörleri bulunur. Sensörler idrarı algıladığında asansör kapıları kilitlenir ve polis gelene kadar açılmaz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mo4vQrtq3ECq4vT3PU5GRA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yasaklar, ülkesi, olarak, biliniyor:, ülkede, sifon, çekmemek, yasak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mo4vQrtq3ECq4vT3PU5GRA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yasaklar ülkesi olarak biliniyor: Bu ülkede sifon çekmemek yasak"><p>Singapur, dünyanın en temiz ve düzenli ülkelerinden biri olarak bilinir. Ancak bu ünün arkasında çok sayıda ilginç ve katı yasak bulunur. Bu yüzden Singapur, bazen "Yasaklar Ülkesi" olarak anılır. Singapur'daki bu kurallar, her ne kadar ilk bakışta katı ve sınırlayıcı görünse de, aslında ülkenin düzenli, temiz ve güvenli bir yer olmasını sağlamaktadır. Bu nedenle, birçok kişi bu kuralları, toplumda düzeni koruyan ve insanların birlikte huzur içinde yaşamasını sağlayan birer toplumsal sözleşme olarak görmektedir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2xH_T2hrP0-RQ3BEMZZyhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur denilince çoğu kişinin aklına hemen sıkı kurallar ve yasaklar gelir. Ancak bu kurallar, bazılarına göre yasaklardan çok, toplumsal düzeni ve yaşanabilir bir çevreyi korumak amacıyla konulmuş kurallar olarak görülmektedir. Singapur'da sakız çiğnemekten çöp atmaya, asansöre işemekten çıplaklığa kadar pek çok davranış sıkı şekilde düzenlenmiştir. Özellikle yere tükürmek, sokakta su dışında bir içecek içmek gibi eylemler oldukça sert cezalarla karşılanabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gmEyqPHK7kiSlF13ixtRiQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da sakız çiğnemek ve satın almak neredeyse tamamen yasaktır. 1992 yılında yürülüğe giren bu yasak, kamu alanlarını temiz tutmak amacıyla getirilmiştir. Tıbbi amaçlı sakızlar ise sadece eczanelerden ve doktorların önerisiyle satılabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Is9ClAmVrka4t_2UYBlDcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da yere çöp atmak çok ciddi bir suçtur ve bin dolara kadar para cezası uygulanabilir. Çevre temizliği konusunda son derece hassas olan ülkede, kamu düzeni ve temizlik bu tür kurallarla sıkı bir şekilde korunur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9ZdXRvpOXUy9w0CssPhoaQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kamu alanlarında tükürmek de Singapur'da yasaktır. Bu davranışın cezası 500 dolara kadar çıkabilir. Toplum sağlığı ve kamu hijyenini koruma amacı taşıyan bu yasak, ülkenin düzenli ve temiz kalmasına katkıda bulunur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pt6SVYJRLE-OnDfZToz0kA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da kamu alanlarında sigara içmek sınırlandırılmıştır ve özel olarak belirlenmiş sigara içme alanları dışında sigara içmek yasaktır. Bu kurala uymayanlar ciddi para cezalarıyla karşı karşıya kalabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mxBaHamxg023fT1nTkkfNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da umumi tuvaletlerde sifonu çekmeden çıkmak yasaktır ve bu kuralı ihlal edenler para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Kamu hijyeninin korunması amacıyla getirilen bu yasak, ülkenin temizliğine önem veren politikalarından biri olarak dikkat çeker.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G_bgfDyZO0WMd_90xBX2Ww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da asansörlerde idrar yapmak kesinlikle yasaktır. Bu tür olayların önüne geçmek için asansörlerde idrar sensörleri bulunur. Sensörler idrarı algıladığında asansör kapıları kilitlenir ve polis gelene kadar açılmaz.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna asker istiyor: &amp;quot;Kuzey Kore gönderdiyse Avrupa da gönderebilir&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ukrayna-asker-istiyor-kuzey-kore-goenderdiyse-avrupa-da-goenderebilir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ukrayna-asker-istiyor-kuzey-kore-goenderdiyse-avrupa-da-goenderebilir</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, bir kez daha Avrupa&#039;yı harekete geçirmek için çağrıda bulundu. Ukrayna lideri, herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için &quot;en az 200 bin&quot; askere ihtiyaç olduğunu vurgulayarak müttefiklerinden destek istedi. Kuzey Kore&#039;nin okyanus aşarak savaşa asker yolladığının altını çizen Zelenski, Avrupa&#039;nın coğrafi olarak çatışmalara çok daha yakın olduğunu olduğunu hatırlattı. Kiev, uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin&#039;in Ukrayna&#039;daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Davos&#039;taki Dünya Ekonomik Forumu&#039;nda konuştu.
Zelenski, Ukrayna&#039;da herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için &quot;en az 200 bin&quot; müttefik askerine ihtiyaç duyulacağını ileri sürdü.Ukraynalı lider burada Avrupa&#039;nın Trump&#039;ın bundan sonra ne yapacağını sorgulamak yerine Ukrayna&#039;yı savunmak için kolektif adımlar atması gerektiğini söyledi.
Zelenski, &quot;Avrupa kendisini güçlü, küresel, vazgeçilmez bir oyuncu olarak kanıtlamalı&quot; ifadelerini kullandı.Kuzey Kore birliklerinin Moskova&#039;nın Kiev&#039;e karşı savaşına dahil olduğunu vurgulayanZelenski, &quot;Avrupa ülkelerini Rusya&#039;dan ayıran bir okyanus olmadığını unutmayalım. Avrupa liderleri, Kuzey Kore askerlerini içeren bu savaşın kendi ülkelerine coğrafi olarak Pyongyang&#039;dan daha yakın olduğunu hatırlamalı.&quot; dedi.Ukraynalı lider ayrıca bir anlaşmaya varılabilirse uluslararası bir barışı koruma operasyonunun nasıl işleyebileceğine dair ayrıntılar verdi ve büyük bir asker grubuna ihtiyaç duyulacağını söyledi.
Kiev uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin&#039;in Ukrayna&#039;daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.Trump, çatışmayı hızla sonlandıracağına söz verdi.
Pazartesi günü göreve başladıktan sonra konuşan yeni ABD başkanı, Putin&#039;in Rusya&#039;yı &quot;yok ettiğini ve bir anlaşma yapması gerektiğini&quot; söyledi.
Zelenski, Rusya&#039;nın bir savaş ekonomisine dönüştüğünü ve askeri açıdan Avrupa&#039;yı geride bıraktığını ileri sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8hFOA52Li0aC88aQpsCkIg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna, asker, istiyor:, Kuzey, Kore, gönderdiyse, Avrupa, gönderebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8hFOA52Li0aC88aQpsCkIg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna asker istiyor: " kuzey kore g avrupa da><p>Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, bir kez daha Avrupa'yı harekete geçirmek için çağrıda bulundu. Ukrayna lideri, herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için "en az 200 bin" askere ihtiyaç olduğunu vurgulayarak müttefiklerinden destek istedi. Kuzey Kore'nin okyanus aşarak savaşa asker yolladığının altını çizen Zelenski, Avrupa'nın coğrafi olarak çatışmalara çok daha yakın olduğunu olduğunu hatırlattı. Kiev, uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bod79VQK_Ead_F2rZD70Jw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda konuştu.
Zelenski, Ukrayna'da herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için "en az 200 bin" müttefik askerine ihtiyaç duyulacağını ileri sürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IiQA_OrnXkOFutUslpoB3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı lider burada Avrupa'nın Trump'ın bundan sonra ne yapacağını sorgulamak yerine Ukrayna'yı savunmak için kolektif adımlar atması gerektiğini söyledi.
Zelenski, "Avrupa kendisini güçlü, küresel, vazgeçilmez bir oyuncu olarak kanıtlamalı" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qtYObh4bh0KHlH-yvToKXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey Kore birliklerinin Moskova'nın Kiev'e karşı savaşına dahil olduğunu vurgulayanZelenski, "Avrupa ülkelerini Rusya'dan ayıran bir okyanus olmadığını unutmayalım. Avrupa liderleri, Kuzey Kore askerlerini içeren bu savaşın kendi ülkelerine coğrafi olarak Pyongyang'dan daha yakın olduğunu hatırlamalı." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XzBaBouUKUmCGR4RMyzgOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı lider ayrıca bir anlaşmaya varılabilirse uluslararası bir barışı koruma operasyonunun nasıl işleyebileceğine dair ayrıntılar verdi ve büyük bir asker grubuna ihtiyaç duyulacağını söyledi.
Kiev uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gBkc3opsjkecjy6qZZURtQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, çatışmayı hızla sonlandıracağına söz verdi.
Pazartesi günü göreve başladıktan sonra konuşan yeni ABD başkanı, Putin'in Rusya'yı "yok ettiğini ve bir anlaşma yapması gerektiğini" söyledi.
Zelenski, Rusya'nın bir savaş ekonomisine dönüştüğünü ve askeri açıdan Avrupa'yı geride bıraktığını ileri sürüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Irak&amp;apos;ta tartışmalı yasa değişikliği meclisten geçti: Çocuk yaşta evlilikler yeniden gündemde</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/irakta-tartismali-yasa-degisikligi-meclisten-gecti-cocuk-yasta-evlilikler-yeniden-gundemde</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/irakta-tartismali-yasa-degisikligi-meclisten-gecti-cocuk-yasta-evlilikler-yeniden-gundemde</guid>
<description><![CDATA[ Irak Meclisi, ülke genelinde büyük tartışmalara yol açan &quot;Kişisel Statü Yasası&quot;nda yapılan değişiklikleri onayladı. Söz konusu değişiklikleri eleştirenler, yasa değişikliğinin çocuk yaşta evliliklere fiili olarak yeşil ışık yakacağına dikkat çekti. Meclisten geçen yeni düzenleme, İslami mahkemelere evlilik, boşanma ve miras gibi ailevi meselelerde daha geniş bir yetki alanı tanıyor. Bu değişikliğin, 1959 tarihli mevcut yasayı zayıflatarak kadınlar için sağlanan hukuki güvenceleri ve aile hukukunda sağlanan birliği tehdit ettiği ifade edildi.Irak Meclisi, çocuk yaşta evliliklere dair endişeleri artıran ve kadın hakları savunucuları tarafından eleştirilen &quot;Kişisel Statü Yasası&quot;nda önemli bir değişiklik yaptı.The Guardian&#039;da yer alan habere göre, Irak&#039;ta &#039;Kişisel Statü Yasası&#039;nda yapılmak istenen değişiklikler meclisten onay aldı. Mevcut yasalar evlilik yaşı için genellikle 18’i esas alıyor. Ancak, 21 Ocak’ta yapılan oylama, dini liderlerin İslam hukukuna dayalı yorumlar yaparak, evlilik yaşı konusunda daha esnek kararlar almalarının önünü açtı.Irak Kadın Birliği’nden insan hakları savunucusu Intisar al-Mayali, yapılan değişikliklerin çocuk yaşta evlilikleri teşvik edebileceği ve kadınlar ile kız çocukları üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu.Al-Mayali, bu düzenlemenin, kadınlar için boşanma, velayet ve miras gibi temel haklarda güvence sağlamayı zorlaştıracağına da dikkat çekti.Yasa değişikliği, mecliste kaos ortamında gerçekleşen bir oturumda oylamaya sunuldu. Oylama sırasında vekillerin yarısının oy kullanmadığı, bazı vekillerin ise yüksek sesle tepki gösterdiği, bazı vekillerin meclis kürsüsüne tırmandığı ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QA3mlhqe6EuKT7ZFvmVk8g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Irakta, tartışmalı, yasa, değişikliği, meclisten, geçti:, Çocuk, yaşta, evlilikler, yeniden, gündemde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QA3mlhqe6EuKT7ZFvmVk8g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Irak'ta tartışmalı yasa değişikliği meclisten geçti: Çocuk yaşta evlilikler yeniden gündemde"><p>Irak Meclisi, ülke genelinde büyük tartışmalara yol açan "Kişisel Statü Yasası"nda yapılan değişiklikleri onayladı. Söz konusu değişiklikleri eleştirenler, yasa değişikliğinin çocuk yaşta evliliklere fiili olarak yeşil ışık yakacağına dikkat çekti. Meclisten geçen yeni düzenleme, İslami mahkemelere evlilik, boşanma ve miras gibi ailevi meselelerde daha geniş bir yetki alanı tanıyor. Bu değişikliğin, 1959 tarihli mevcut yasayı zayıflatarak kadınlar için sağlanan hukuki güvenceleri ve aile hukukunda sağlanan birliği tehdit ettiği ifade edildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bGXAoyTKE02isP62BQoQsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak Meclisi, çocuk yaşta evliliklere dair endişeleri artıran ve kadın hakları savunucuları tarafından eleştirilen "Kişisel Statü Yasası"nda önemli bir değişiklik yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f1M5B0eFJEmcPiXer56TTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>The Guardian'da yer alan habere göre, Irak'ta 'Kişisel Statü Yasası'nda yapılmak istenen değişiklikler meclisten onay aldı. Mevcut yasalar evlilik yaşı için genellikle 18’i esas alıyor. Ancak, 21 Ocak’ta yapılan oylama, dini liderlerin İslam hukukuna dayalı yorumlar yaparak, evlilik yaşı konusunda daha esnek kararlar almalarının önünü açtı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4RjF2igbA06mZdUUWDl3Xg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak Kadın Birliği’nden insan hakları savunucusu Intisar al-Mayali, yapılan değişikliklerin çocuk yaşta evlilikleri teşvik edebileceği ve kadınlar ile kız çocukları üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wQkYmq4Rkk2PJ1gbi2O9JQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Al-Mayali, bu düzenlemenin, kadınlar için boşanma, velayet ve miras gibi temel haklarda güvence sağlamayı zorlaştıracağına da dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RIJdp4Hp7kOFyHVQBbbB6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yasa değişikliği, mecliste kaos ortamında gerçekleşen bir oturumda oylamaya sunuldu. Oylama sırasında vekillerin yarısının oy kullanmadığı, bazı vekillerin ise yüksek sesle tepki gösterdiği, bazı vekillerin meclis kürsüsüne tırmandığı ifade edildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dua töreninde gerilim: Trump &amp;quot;edepsiz piskopos&amp;quot;tan özür bekliyor!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dua-toereninde-gerilim-trump-edepsiz-piskopostan-oezur-bekliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dua-toereninde-gerilim-trump-edepsiz-piskopostan-oezur-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Washington Ulusal Katedrali&#039;nin piskoposu Mariann Budd&#039;ın dua töreninde verdiği vaazdan rahatsız oldu. Piskoposu &quot;edepsiz&quot; olarak tanımlayan Trump, özür beklediğini açıkladı. ABD Başkanı sosyal medya paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil gibi! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!&quot; ifadelerine yer verdi.ABD Başkanı Donald Trump ve ekibi Washington’daki Ulusal Katedral’de geleneksel olarak düzenlenen dua törenine katıldı.
Töreni yöneten piskopos Mariann Edgar Budde vaazı sırasında, yeni başkandan “göçmen ailelere, LGBTQ bireylere ve trans çocuklara” merhamet göstermesini istedi.Piskopos Budde, vaazın büyük bölümünde ülkedeki göçmenler konusunda katı bir tutum izlemesi beklenen başkana seslendi. 
Piskopos, &quot;Sizi ekinlerimizi toplayan, ofis binalarımızı temizleyen, çiftliklerde ve et paketleme tesislerinde çalışan, restoranlarda bulaşık yıkayan ve hastanelerde gece vardiyasına kalan insanlara karşı merhamet göstermeye çağırıyorum. Göçmenlerin hepsi suçlu değil. Vergilerini ödüyorlar ve iyi komşular.&quot; dedi.Trump ise, tören sonunda açıklama yaparak piskoposun vaazını eleştirdi.
ABD Başkanı, yaptığı açıklamada, &quot;Dua töreni çok heyecan verici değildi değil mi? İyi bir tören olduğunu düşünmüyorum. Daha iyisini yapabilirlerdi.&quot; ifadelerini kullandı.
Trump&#039;ın en büyük destekçilerinden biri olan ve dünyanın en zengin insanı Elon Musk da sahibi olduğu sosyal medya platformu X üzerinden piskopos Budde&#039;nin söylediklerine tepki gösterdi.İngiliz Telgraph gazetesinin haberinde Trump&#039;ın piskopos tarafından pusuya düşürüldüğü aktarıldı.
Bugün Truth Social platformundan yeni bir paylaşımda bulunan ABD başkanı, piskoposu “edepsiz” olarak tanımlaı ve özür beklediğini söyledi.Trump paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Kilisesini çok nezaketsiz bir şekilde siyaset dünyasına soktu. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!&quot; ifadelerine yer verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Yk1z2voVVUKuYQU6nWnBQA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dua, töreninde, gerilim:, Trump, edepsiz, piskopostan, özür, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Yk1z2voVVUKuYQU6nWnBQA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250122081330277" class="type:primaryImage" alt="Dua töreninde gerilim: Trump " edepsiz piskopos bekliyor><p>ABD Başkanı Donald Trump, Washington Ulusal Katedrali'nin piskoposu Mariann Budd'ın dua töreninde verdiği vaazdan rahatsız oldu. Piskoposu "edepsiz" olarak tanımlayan Trump, özür beklediğini açıkladı. ABD Başkanı sosyal medya paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil gibi! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!" ifadelerine yer verdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x-8wnRJ5TUu6UVeuAvXnmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump ve ekibi Washington’daki Ulusal Katedral’de geleneksel olarak düzenlenen dua törenine katıldı.
Töreni yöneten piskopos Mariann Edgar Budde vaazı sırasında, yeni başkandan “göçmen ailelere, LGBTQ bireylere ve trans çocuklara” merhamet göstermesini istedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/maHg3_24I06FEV6NZoLpcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Piskopos Budde, vaazın büyük bölümünde ülkedeki göçmenler konusunda katı bir tutum izlemesi beklenen başkana seslendi. 
Piskopos, "Sizi ekinlerimizi toplayan, ofis binalarımızı temizleyen, çiftliklerde ve et paketleme tesislerinde çalışan, restoranlarda bulaşık yıkayan ve hastanelerde gece vardiyasına kalan insanlara karşı merhamet göstermeye çağırıyorum. Göçmenlerin hepsi suçlu değil. Vergilerini ödüyorlar ve iyi komşular." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZXL8Hx1qU-iYzyfn6zhfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ise, tören sonunda açıklama yaparak piskoposun vaazını eleştirdi.
ABD Başkanı, yaptığı açıklamada, "Dua töreni çok heyecan verici değildi değil mi? İyi bir tören olduğunu düşünmüyorum. Daha iyisini yapabilirlerdi." ifadelerini kullandı.
Trump'ın en büyük destekçilerinden biri olan ve dünyanın en zengin insanı Elon Musk da sahibi olduğu sosyal medya platformu X üzerinden piskopos Budde'nin söylediklerine tepki gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0TIkvn2EsUWVKXttDpnhGg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiliz Telgraph gazetesinin haberinde Trump'ın piskopos tarafından pusuya düşürüldüğü aktarıldı.
Bugün Truth Social platformundan yeni bir paylaşımda bulunan ABD başkanı, piskoposu “edepsiz” olarak tanımlaı ve özür beklediğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ezDfmrUabEugkBEaOApeLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Kilisesini çok nezaketsiz bir şekilde siyaset dünyasına soktu. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!" ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w9Cgh2hULUCoM5S3nnPOiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;de 179 can alan duvar havalimanından kaldırılacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/guney-korede-179-can-alan-duvar-havalimanindan-kaldirilacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/guney-korede-179-can-alan-duvar-havalimanindan-kaldirilacak</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, 179 kişinin ölümüyle sonuçlanan kazada uçağın çarptığı pist sonundaki beton duvarın kaldırılacağını açıkladı. Pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar eleştiri oklarının hedefi olmuştu. Kazanın ardından sorumluluğu kabul eden üst düzey yetkililerden özür ve istifalar gelmişti.Güney Kore’deki Muan Uluslararası Havalimanı&#039;nda 179 kişinin hayatına mal olan uçak kazasına dair soruşturma sürüyor.Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Jeju Air’e ait Boeing 737-800 tipi uçağın gövde üzerine iniş yaptıktan sonra yüksek hızla çarptığı lokalizatör antenlerini barındıran beton duvarın pist bitiminden kaldırılacağı duyuruldu.
Açıklamada, &quot;Muan Uluslararası Havalimanı, mevcut beton duvarı tamamen kaldırmayı ve lokalizatörü kırılgan bir yapıda yeniden kurmayı planlıyor.&quot; denildi.Tayland&#039;ın Bangkok şehrinden kalkan Jeju Air firmasına ait 7C2216 sefer sayılı Boeing 737-800 tipi uçak, 29 Aralık’ta Muan Uluslararası Havalimanı&#039;na inişi sırasında duramayarak pist sonundaki duvara çarpmıştı.
Kazada 179 kişi hayatını kaybederken, uçaktan yalnızca 2 kabin görevlisi yaralı olarak kurtulmuştu.Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, pilotun kulenin yaptığı kuş çarpması uyarısından sonra acil iniş izni istediğini ve iniş takımları kapalı şekilde gövde üzerine iniş yaptığını açıklarken, kazanın kesin nedenini belirlemek üzere soruşturma başlatılmıştı.Kazaya karışan uçağın olaydan önceki 48 saat içinde 13 uçuş gerçekleştirdiği belirlenirken, Jeju Air facia sonrasında operasyonel güvenliği artırmak amacıyla yılın ilk çeyreğinde toplam bin 878 uçuşu askıya aldığını duyurmuştu.
Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı ise pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar nedeniyle eleştirilerin hedefi olmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CV-WSFf-rUOEpv7kQWOKoA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korede, 179, can, alan, duvar, havalimanından, kaldırılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CV-WSFf-rUOEpv7kQWOKoA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore'de 179 can alan duvar havalimanından kaldırılacak"><p>Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, 179 kişinin ölümüyle sonuçlanan kazada uçağın çarptığı pist sonundaki beton duvarın kaldırılacağını açıkladı. Pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar eleştiri oklarının hedefi olmuştu. Kazanın ardından sorumluluğu kabul eden üst düzey yetkililerden özür ve istifalar gelmişti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zL9G6pusAUqDqmINIEc-qQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore’deki Muan Uluslararası Havalimanı'nda 179 kişinin hayatına mal olan uçak kazasına dair soruşturma sürüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jZep1a0kY0ufnxvluF-LnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Jeju Air’e ait Boeing 737-800 tipi uçağın gövde üzerine iniş yaptıktan sonra yüksek hızla çarptığı lokalizatör antenlerini barındıran beton duvarın pist bitiminden kaldırılacağı duyuruldu.
Açıklamada, "Muan Uluslararası Havalimanı, mevcut beton duvarı tamamen kaldırmayı ve lokalizatörü kırılgan bir yapıda yeniden kurmayı planlıyor." denildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Kb7fOZYcHUSPNIJx81ZK2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tayland'ın Bangkok şehrinden kalkan Jeju Air firmasına ait 7C2216 sefer sayılı Boeing 737-800 tipi uçak, 29 Aralık’ta Muan Uluslararası Havalimanı'na inişi sırasında duramayarak pist sonundaki duvara çarpmıştı.
Kazada 179 kişi hayatını kaybederken, uçaktan yalnızca 2 kabin görevlisi yaralı olarak kurtulmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XbKp0R-YUU2Hypm7dkPBcg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, pilotun kulenin yaptığı kuş çarpması uyarısından sonra acil iniş izni istediğini ve iniş takımları kapalı şekilde gövde üzerine iniş yaptığını açıklarken, kazanın kesin nedenini belirlemek üzere soruşturma başlatılmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ogRN5kbYs0mwvh4uTosSCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kazaya karışan uçağın olaydan önceki 48 saat içinde 13 uçuş gerçekleştirdiği belirlenirken, Jeju Air facia sonrasında operasyonel güvenliği artırmak amacıyla yılın ilk çeyreğinde toplam bin 878 uçuşu askıya aldığını duyurmuştu.
Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı ise pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar nedeniyle eleştirilerin hedefi olmuştu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;a ait savaş uçağı düştü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/irana-ait-savas-ucagi-dustu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/irana-ait-savas-ucagi-dustu</guid>
<description><![CDATA[ İran&#039;ın Hemedan eyaletinde askeri uçağın düştüğü, 2 pilotun ise yaralı olarak kurtulduğu bildirildi.İran&#039;da askeri uçak düştü, uçakta bulunan 2 pilot ise yaralı olarak kurtuldu.İran resmi haber ajansı IRNA&#039;ya göre, Hemedan Vali Yardımcısı Hamza Emrayi, olaya ilişkin açıklamada bulundu.  Emrayi, askeri uçağın Hemedan&#039;ın Kebuderaheng ilçesinde düştüğünü, kazanın nedeninin ise araştırıldığını söyledi.  Uçağın pilotlarının düşüş öncesinde uçaktan ayrıldıklarını belirten Emrayi, pilotların hafif yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını aktardı.  Uçağın türü hakkında bilgi verilmezken, gerekli açıklamaların daha sonra yapılacağı ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hhuDAb0ib0OnG35VSjWaBw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İrana, ait, savaş, uçağı, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hhuDAb0ib0OnG35VSjWaBw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'a ait savaş uçağı düştü"><p>İran'ın Hemedan eyaletinde askeri uçağın düştüğü, 2 pilotun ise yaralı olarak kurtulduğu bildirildi.</p><p>İran'da askeri uçak düştü, uçakta bulunan 2 pilot ise yaralı olarak kurtuldu.</p><p>İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Hemedan Vali Yardımcısı Hamza Emrayi, olaya ilişkin açıklamada bulundu.  Emrayi, askeri uçağın Hemedan'ın Kebuderaheng ilçesinde düştüğünü, kazanın nedeninin ise araştırıldığını söyledi.  Uçağın pilotlarının düşüş öncesinde uçaktan ayrıldıklarını belirten Emrayi, pilotların hafif yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını aktardı.  Uçağın türü hakkında bilgi verilmezken, gerekli açıklamaların daha sonra yapılacağı ifade edildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege Denizi&amp;apos;ndeki deprem sonrası eğitime ara</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ege-denizindeki-deprem-sonrasi-egitime-ara</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ege-denizindeki-deprem-sonrasi-egitime-ara</guid>
<description><![CDATA[ Ege Denizi&#039;nde dün akşam meydana gelen depremin ardından Midilli Adası&#039;nda yollarda oluşan heyelan nedeniyle üç köyde eğitime bir gün ara verildiği bildirildi.Yunan Devlet Televizyonu ERT&#039;nin haberine göre, dün gece Ege Denizi&#039;nde yerel saatle 22.38&#039;de 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.  Depremin ardından Midilli Adası&#039;nda heyelan nedeniyle bazı yollar kapandı.  Ada&#039;daki 3 köyde tedbir amacıyla eğitime bir gün ara verildi.  Söz konusu deprem Çanakkale, İzmir, Ayvalık, Sakız Adası ve Trakya&#039;da da hissedilmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2wvl_8P4LEWQLe_awsG_tA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ege, Denizindeki, deprem, sonrası, eğitime, ara</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2wvl_8P4LEWQLe_awsG_tA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ege Denizi'ndeki deprem sonrası eğitime ara"><p>Ege Denizi'nde dün akşam meydana gelen depremin ardından Midilli Adası'nda yollarda oluşan heyelan nedeniyle üç köyde eğitime bir gün ara verildiği bildirildi.</p>Yunan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, dün gece Ege Denizi'nde yerel saatle 22.38'de 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.  Depremin ardından Midilli Adası'nda heyelan nedeniyle bazı yollar kapandı.  Ada'daki 3 köyde tedbir amacıyla eğitime bir gün ara verildi.  Söz konusu deprem Çanakkale, İzmir, Ayvalık, Sakız Adası ve Trakya'da da hissedilmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Evlat edindiği çocuğun üstüne oturarak öldürdü: Üvey anneye 6 yıl hapis cezası verildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/evlat-edindigi-cocugun-ustune-oturarak-oeldurdu-uvey-anneye-6-yil-hapis-cezasi-verildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/evlat-edindigi-cocugun-ustune-oturarak-oeldurdu-uvey-anneye-6-yil-hapis-cezasi-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Indiana&#039;da yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens&#039;ı ezerek öldürmekten 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, çocuğun daha önce yaşadığı istismarı polise bildirmeye çalışmasının ardından gerçekleşti.ABD&#039;de yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens&#039;ı ezerek öldürdüğü için 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı.  Wilson&#039;ın ifadesine göre, 25 Nisan 2024&#039;te Dakota gün boyunca söz dinlememiş ve ev işlerini yapmayı reddetmişti. Evden kaçan çocuk, birkaç sokak ötede bir kadından polisi aramasını istemiş, ancak Wilson, kadına karışmamasını söyleyerek Dakota&#039;yı zorla eve götürmüştü.Güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler, 154 kilogram ağırlığındaki Wilson&#039;ın sadece 41 kilogram ağırlığındaki Dakota&#039;nın üzerine yatarak onu hareketsiz hale getirdiğini gösterdi. Wilson, çocuğun hareketsizliğini numara olarak değerlendirerek yaklaşık beş dakika boyunca onun üzerinde kaldığını belirtti. Bilinci kapanan Dakota hastaneye kaldırıldı, ancak iki gün sonra hayatını kaybetti. Otopsi raporunda ölüm nedeni olarak beyin şişmesi ve uzun süreli oksijen yoksunluğu belirtildi. Ayrıca çocuğun vücudunda organ hasarı ve iç kanamalar tespit edildi.  Ekim ayında Wilson, taksirle adam öldürme suçunu kabul etti. Mahkeme, Wilson&#039;a verilebilecek en yüksek ceza olan 6 yıl hapis cezası verdi. Olay, koruyucu aile sistemindeki denetim eksikliklerini ve çocuk istismarının trajik sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MclY-jv5gEicM8asmq92fQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Evlat, edindiği, çocuğun, üstüne, oturarak, öldürdü:, Üvey, anneye, yıl, hapis, cezası, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MclY-jv5gEicM8asmq92fQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Evlat edindiği çocuğun üstüne oturarak öldürdü: Üvey anneye 6 yıl hapis cezası verildi"><p>Indiana'da yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens'ı ezerek öldürmekten 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, çocuğun daha önce yaşadığı istismarı polise bildirmeye çalışmasının ardından gerçekleşti.</p><p>ABD'de yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens'ı ezerek öldürdüğü için 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı.  Wilson'ın ifadesine göre, 25 Nisan 2024'te Dakota gün boyunca söz dinlememiş ve ev işlerini yapmayı reddetmişti. Evden kaçan çocuk, birkaç sokak ötede bir kadından polisi aramasını istemiş, ancak Wilson, kadına karışmamasını söyleyerek Dakota'yı zorla eve götürmüştü.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WkNWO195MEWOesmQ6TFT3g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler, 154 kilogram ağırlığındaki Wilson'ın sadece 41 kilogram ağırlığındaki Dakota'nın üzerine yatarak onu hareketsiz hale getirdiğini gösterdi. Wilson, çocuğun hareketsizliğini numara olarak değerlendirerek yaklaşık beş dakika boyunca onun üzerinde kaldığını belirtti. <img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4QwvEnH-4ECtzeuL0NgQHg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Bilinci kapanan Dakota hastaneye kaldırıldı, ancak iki gün sonra hayatını kaybetti. Otopsi raporunda ölüm nedeni olarak beyin şişmesi ve uzun süreli oksijen yoksunluğu belirtildi. Ayrıca çocuğun vücudunda organ hasarı ve iç kanamalar tespit edildi.  Ekim ayında Wilson, taksirle adam öldürme suçunu kabul etti. Mahkeme, Wilson'a verilebilecek en yüksek ceza olan 6 yıl hapis cezası verdi. Olay, koruyucu aile sistemindeki denetim eksikliklerini ve çocuk istismarının trajik sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uçakta unutulan kedi seyahat tutkunu oldu: 3 uçuşun ardından sahibine kavuştu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ucakta-unutulan-kedi-seyahat-tutkunu-oldu-3-ucusun-ardindan-sahibine-kavustu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ucakta-unutulan-kedi-seyahat-tutkunu-oldu-3-ucusun-ardindan-sahibine-kavustu</guid>
<description><![CDATA[ Yeni Zelanda&#039;dan Avustralya&#039;ya taşınan bir aile, uçağın kargo bölümüne teslim ettiği &quot;Mittens&quot; adlı kedilerini teslim uzun bekleyişlerine rağmen alamadılar. Unutulan kedi, 24 saatte iki ülke arasında yaptığı 3 uçuşun sonunda sahiplerine kavuştu.Yeni Zelanda&#039;nın Christchurch kentinden Avustralya&#039;nın Melbourne kentine taşınan bir aile, 8 yaşındaki kedileriyle uçağa bindi.Mittens adlı kedinin sahibi Margo Neas yaptığı açıklamada, Avustralya&#039;ya ulaştıklarında 3 saat beklediklerini fakat kargo bölümündeki kedinin teslim edilmediğini belirtti.Neas, kedinin durumunu sorduklarında, kargo bölümündeki eşyalar nedeniyle Mittens&#039;ın fark edilmediğini ve uçağın Yeni Zelanda&#039;ya döndüğünü öğrendi.Bunun üzerine uçaktaki yetkililer, yanlışlıkla &quot;sıklıkla uçan yolculardan biri&quot; olan kedinin Melbourne&#039;a giden bir sefere alınarak ailesine teslim edilmesi için harekete geçti.Böylece 24 saatte Yeni Zelanda ve Avustralya arasında 3 kez uçak yolculuğu yapan Mittens, sahiplerine teslim edildi.
The Air New Zealand hava yolu şirketi sözcüsü Alisha Armstrong, olay nedeniyle Mittens&#039;ın sahiplerinden özür diledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/27UyTnps3k6g-ZhAhVjyCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uçakta, unutulan, kedi, seyahat, tutkunu, oldu:, uçuşun, ardından, sahibine, kavuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/27UyTnps3k6g-ZhAhVjyCw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uçakta unutulan kedi seyahat tutkunu oldu: 3 uçuşun ardından sahibine kavuştu"><p>Yeni Zelanda'dan Avustralya'ya taşınan bir aile, uçağın kargo bölümüne teslim ettiği "Mittens" adlı kedilerini teslim uzun bekleyişlerine rağmen alamadılar. Unutulan kedi, 24 saatte iki ülke arasında yaptığı 3 uçuşun sonunda sahiplerine kavuştu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P01BEv1qKEK4WhkJ417rzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinden Avustralya'nın Melbourne kentine taşınan bir aile, 8 yaşındaki kedileriyle uçağa bindi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9fgo_3Hyq0ukfx87C2-i1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mittens adlı kedinin sahibi Margo Neas yaptığı açıklamada, Avustralya'ya ulaştıklarında 3 saat beklediklerini fakat kargo bölümündeki kedinin teslim edilmediğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XOIMzX7JrkyMHmzAkZ6CYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Neas, kedinin durumunu sorduklarında, kargo bölümündeki eşyalar nedeniyle Mittens'ın fark edilmediğini ve uçağın Yeni Zelanda'ya döndüğünü öğrendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0JqRiyjImEWvqY-ZgIwRKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bunun üzerine uçaktaki yetkililer, yanlışlıkla "sıklıkla uçan yolculardan biri" olan kedinin Melbourne'a giden bir sefere alınarak ailesine teslim edilmesi için harekete geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zBkMn_X_7EmIl6-vV6PVhw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Böylece 24 saatte Yeni Zelanda ve Avustralya arasında 3 kez uçak yolculuğu yapan Mittens, sahiplerine teslim edildi.
The Air New Zealand hava yolu şirketi sözcüsü Alisha Armstrong, olay nedeniyle Mittens'ın sahiplerinden özür diledi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>16 yaşındaki futbolcu hayatını kaybetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/16-yasindaki-futbolcu-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/16-yasindaki-futbolcu-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ İskoçya&#039;da yaşayan 16 yaşındaki Orla Taylor, yüksek ateş şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Sepsis teşhisi konan genç kız, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Uzmanlar, sepsisin göz ardı edilen belirtilerine karşı uyarıda bulundu.Genç futbolcu Orla Taylor&#039;ın şikayetleri, yılbaşı gecesi başladı. Solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle grip ve sepsis tanısı konan Taylor, ertesi gün yaşamını yitirdi.Turriff United’da futbolcu olan Orla Taylor&#039;ın ölümü, sevenlerini yasa boğdu. Genç futbolcunun ailesi, kızlarının herhangi bir sağlık sorunu olmadığını, her şeyin bir anda gerçekleştiğini anlattı.Sepsis, vücudun enfeksiyonla savaşırken aşırı kimyasal madde salgılaması sonucu gelişen, hayati tehlike oluşturabilen bir durumdur. Bu kimyasallar, vücudun kendi organlarına zarar vererek şoka, organ yetmezliğine ve ölüme yol açabilir. Sepsisin belirtileri, grip ya da mide rahatsızlıklarıyla karıştırılabilir.Sepsisin erken belirtileri arasında şu semptomlar yer alır:

Konuşma bozukluğu, kafa karışıklığı
Aşırı titreme, kas ağrısı, ateş
Döküntüye baskı yapıldığında solgunlaşmama
Şiddetli nefes darlığı
Birkaç saat boyunca idrar yapamama
Benekli veya soluk ciltÇocuklarda kasılmalar, nöbetler ve bastırıldığında geçmeyen döküntüler görülebilir. Sepsis; yaşlılar, hamileler, küçük çocuklar, kronik rahatsızlıkları olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler için daha tehlikelidir. Sepsis belirtileri fark edilir edilmez acil tıbbi yardım alınmalıdır.Sepsis tedavisi, enfeksiyon kaynağının belirlenmesi, antibiyotiklerle kontrol altına alınması ve vücut fonksiyonlarının desteklenmesi şeklinde ilerler.
Antibiyotikler genellikle intravenöz yolla uygulanır ve hastanın klinik durumu değerlendirildikçe tedavi düzenlenir. Sepsis gelişen hastalarda erken tanı ve hızlı müdahale, yaşam şansını artıran en önemli faktörlerdendir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ElQ0TD_4ZUG7xqfv3TDk7w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, futbolcu, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ElQ0TD_4ZUG7xqfv3TDk7w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="16 yaşındaki futbolcu hayatını kaybetti"><p>İskoçya'da yaşayan 16 yaşındaki Orla Taylor, yüksek ateş şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Sepsis teşhisi konan genç kız, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Uzmanlar, sepsisin göz ardı edilen belirtilerine karşı uyarıda bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ubY9MBhMt0mmM26s2Uis9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genç futbolcu Orla Taylor'ın şikayetleri, yılbaşı gecesi başladı. Solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle grip ve sepsis tanısı konan Taylor, ertesi gün yaşamını yitirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YPHs7PmeMkqH6pB0PIS5Eg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Turriff United’da futbolcu olan Orla Taylor'ın ölümü, sevenlerini yasa boğdu. Genç futbolcunun ailesi, kızlarının herhangi bir sağlık sorunu olmadığını, her şeyin bir anda gerçekleştiğini anlattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PZtwOSHvlECcGg0BmNDM9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sepsis, vücudun enfeksiyonla savaşırken aşırı kimyasal madde salgılaması sonucu gelişen, hayati tehlike oluşturabilen bir durumdur. Bu kimyasallar, vücudun kendi organlarına zarar vererek şoka, organ yetmezliğine ve ölüme yol açabilir. Sepsisin belirtileri, grip ya da mide rahatsızlıklarıyla karıştırılabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uSg2_b2DS0i25R02mJc8BQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sepsisin erken belirtileri arasında şu semptomlar yer alır:

Konuşma bozukluğu, kafa karışıklığı
Aşırı titreme, kas ağrısı, ateş
Döküntüye baskı yapıldığında solgunlaşmama
Şiddetli nefes darlığı
Birkaç saat boyunca idrar yapamama
Benekli veya soluk cilt</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ujs1yVsCbUG4mo91vBy8-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çocuklarda kasılmalar, nöbetler ve bastırıldığında geçmeyen döküntüler görülebilir. Sepsis; yaşlılar, hamileler, küçük çocuklar, kronik rahatsızlıkları olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler için daha tehlikelidir. Sepsis belirtileri fark edilir edilmez acil tıbbi yardım alınmalıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wnJnhEaxgkyV-N8XMeq22g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sepsis tedavisi, enfeksiyon kaynağının belirlenmesi, antibiyotiklerle kontrol altına alınması ve vücut fonksiyonlarının desteklenmesi şeklinde ilerler.
Antibiyotikler genellikle intravenöz yolla uygulanır ve hastanın klinik durumu değerlendirildikçe tedavi düzenlenir. Sepsis gelişen hastalarda erken tanı ve hızlı müdahale, yaşam şansını artıran en önemli faktörlerdendir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail hükümetinde çatlak: &amp;quot;Netanyahu, şimdi sıra sende&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-hukumetinde-catlak-netanyahu-simdi-sira-sende</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-hukumetinde-catlak-netanyahu-simdi-sira-sende</guid>
<description><![CDATA[ İsrail hükümetinde kriz gün geçtikçe büyüyor. Kabine içindeki çatlaklar ve bakanlardan gelen hükümeti devirme tehditlerinin gölgesinde, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi istifasını açıkladı. Bu kararın ardından ana muhalefet lideri Yair Lapid, &quot;Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi&#039;yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin.&quot; açıklamasında bulundu.Gazze&#039;de aylardır çıkmazda olan ateşkes görüşmeleri sonuca vardı ve bölgede silahlar susturuldu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uzun zamandır öngörülen büyük seçimi yapmak zorunda kaldı:  Hamas&#039;la ateşkes anlaşmasını kabul etmek ya da hükümetini ayakta tutmak...
Kriz hiç gecikmeden patlak verdi ve üç aşırı sağcı bakan ateşkes anlaşması nedeniyle istifa etti.Muhalefet, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve Gazze’den sorumlu Güney Cephesi Komutanı Yaron Finkelman&#039;ın istifalarını duyurmasının ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’yu ve hükümeti de istifaya çağırdı.Ana muhalefetteki Gelecek Var Partisi lider Yair Lapid, X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi&#039;yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin.” ifadelerini kullandı.Muhalefetteki Evimiz İsrail Partisi Lideri Avigdor Liberman da paylaşımında, Genelkurmay Başkanı Halevi’nin ardından Başbakan Netanyahu ve tüm kabine üyelerinin istifa etmesini istedi.
Liberman paylaşımında, &quot;Genelkurmay Başkanı&#039;nın istifasının ardından Başbakanı ve kabinenin diğer üyelerini sorumluluk almaya ve onu evine kadar takip etmeye çağırıyorum.&quot; ifadesine yer verdi.Demokratlar Partisi Başkanı Yair Golan da &quot;Teşekkürler Herzi. Netanyahu, şimdi sıra sende.&quot; paylaşımıyla Başbakanı istifaya davet etti.Eski İsrail Genelkurmay Başkanı olan Ulusal Birlik partisi lideri Benny Gantz, Genelkurmay Başkanı Halevi&#039;nin hem 7 Ekim felaketine yol açan askeri başarısızlıklardan hem de İsrail ordusunun &quot;başarılı bir şekilde toparlanmasından&quot; sorumlu olduğunu belirtti.
Gantz, &quot;Halevi takdire şayan bir şekilde kamusal sorumluluğunu yerine getiriyor.&quot; ifadesini kullandı.Genelkurmay Balşkanı Halevi, istifa mektubunda Hamas&#039;ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugaylarının 7 Ekim 2023&#039;te Gazze&#039;den düzenlediği saldırı sırasında &quot;kendi komutasındaki İsrail ordusunun vatandaşları koruma görevini yapamadığını, bu feci başarısızlığın sorumluluğunu ilk günden itibaren her gün hissettiğini&quot; belirtti.Gazze ve çevresinden sorumlu Güney Cephesi Komutanı Tümgeneral Yaron Finkelman da Gazze çevresinde yaşayan vatandaşları korumakta başarısız olduğunu belirterek, istifasını sunduğunu duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_nx2DGIT_kmTnHNL40oVhw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, hükümetinde, çatlak:, Netanyahu, şimdi, sıra, sende</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_nx2DGIT_kmTnHNL40oVhw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail hükümetinde çatlak: " netanyahu s sende><p>İsrail hükümetinde kriz gün geçtikçe büyüyor. Kabine içindeki çatlaklar ve bakanlardan gelen hükümeti devirme tehditlerinin gölgesinde, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi istifasını açıkladı. Bu kararın ardından ana muhalefet lideri Yair Lapid, "Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin." açıklamasında bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6uKiWucPqE2Dj3gM9sofdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'de aylardır çıkmazda olan ateşkes görüşmeleri sonuca vardı ve bölgede silahlar susturuldu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uzun zamandır öngörülen büyük seçimi yapmak zorunda kaldı:  Hamas'la ateşkes anlaşmasını kabul etmek ya da hükümetini ayakta tutmak...
Kriz hiç gecikmeden patlak verdi ve üç aşırı sağcı bakan ateşkes anlaşması nedeniyle istifa etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AsqyfWiNP0a_GZvDCco9wA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Muhalefet, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve Gazze’den sorumlu Güney Cephesi Komutanı Yaron Finkelman'ın istifalarını duyurmasının ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’yu ve hükümeti de istifaya çağırdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K7Ce_XJiZEGxKMTcixJQIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ana muhalefetteki Gelecek Var Partisi lider Yair Lapid, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin.” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-n05_oZWCUqoCgvIZ-PTfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Muhalefetteki Evimiz İsrail Partisi Lideri Avigdor Liberman da paylaşımında, Genelkurmay Başkanı Halevi’nin ardından Başbakan Netanyahu ve tüm kabine üyelerinin istifa etmesini istedi.
Liberman paylaşımında, "Genelkurmay Başkanı'nın istifasının ardından Başbakanı ve kabinenin diğer üyelerini sorumluluk almaya ve onu evine kadar takip etmeye çağırıyorum." ifadesine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ljvc_SpNqEqJd-MrYQE_bQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demokratlar Partisi Başkanı Yair Golan da "Teşekkürler Herzi. Netanyahu, şimdi sıra sende." paylaşımıyla Başbakanı istifaya davet etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a3m0aMD-50C1FTpy-SAA_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eski İsrail Genelkurmay Başkanı olan Ulusal Birlik partisi lideri Benny Gantz, Genelkurmay Başkanı Halevi'nin hem 7 Ekim felaketine yol açan askeri başarısızlıklardan hem de İsrail ordusunun "başarılı bir şekilde toparlanmasından" sorumlu olduğunu belirtti.
Gantz, "Halevi takdire şayan bir şekilde kamusal sorumluluğunu yerine getiriyor." ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TjJr2finOEG9Gov3AYbfxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genelkurmay Balşkanı Halevi, istifa mektubunda Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugaylarının 7 Ekim 2023'te Gazze'den düzenlediği saldırı sırasında "kendi komutasındaki İsrail ordusunun vatandaşları koruma görevini yapamadığını, bu feci başarısızlığın sorumluluğunu ilk günden itibaren her gün hissettiğini" belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lG47Zo68eUSR04y3J1pjxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze ve çevresinden sorumlu Güney Cephesi Komutanı Tümgeneral Yaron Finkelman da Gazze çevresinde yaşayan vatandaşları korumakta başarısız olduğunu belirterek, istifasını sunduğunu duyurdu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;den tarihi yatırım: 500 milyar dolarlık yapay zeka projesi!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdden-tarihi-yatirim-500-milyar-dolarlik-yapay-zeka-projesi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdden-tarihi-yatirim-500-milyar-dolarlik-yapay-zeka-projesi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, ülkede yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturulacağını ve özel sektörün 500 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray&#039;da yapay zeka araştırma şirketi OpenAI CEO&#039;su Sam Altman, SoftBank CEO&#039;su Masayoshi Son ve teknoloji şirketi Oracle CEO&#039;su Larry Ellison&#039;un katılımıyla basın toplantısı gerçekleştirdi. Trump, OpenAI, SoftBank ve Oracle şirketlerinin ABD&#039;de yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturacağını ve en az 500 milyar dolar yatırım yapılacağını duyurdu. 100 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK Projenin 100 bin kişiye iş imkanı oluşturacağını belirten Trump, ilk odak noktasının enerji altyapısı olacağını ifade etti. Trump, “Bizim yapmak istediğimiz şey bunu bu ülkede tutmak. Çin rakiptir, diğerleri rakiptir. Biz bu ülkede olmak istiyoruz ve bunu mümkün kılıyoruz. Bu şeyleri inşa etmemiz gerekiyor. Yani çok fazla elektrik üretmeleri gerekiyor. İsterlerse kendi tesislerinde bu üretimi kolayca yapmalarını mümkün kılacağız.” ifadelerini kullandı.Şirket yöneticilerinin önümüzdeki 4 yıl içinde Stargate&#039;e 500 milyar dolar yatırım yapması bekleniyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jU6KlZAy4kGCweVnOGIRlA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDden, tarihi, yatırım:, 500, milyar, dolarlık, yapay, zeka, projesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jU6KlZAy4kGCweVnOGIRlA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'den tarihi yatırım: 500 milyar dolarlık yapay zeka projesi!"><p>ABD Başkanı Donald Trump, ülkede yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturulacağını ve özel sektörün 500 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da yapay zeka araştırma şirketi OpenAI CEO'su Sam Altman, SoftBank CEO'su Masayoshi Son ve teknoloji şirketi Oracle CEO'su Larry Ellison'un katılımıyla basın toplantısı gerçekleştirdi. </p><p>Trump, OpenAI, SoftBank ve Oracle şirketlerinin ABD'de yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturacağını ve en az 500 milyar dolar yatırım yapılacağını duyurdu.</p><p> </p><p><strong>100 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK </strong></p><p>Projenin 100 bin kişiye iş imkanı oluşturacağını belirten Trump, ilk odak noktasının enerji altyapısı olacağını ifade etti. </p><p>Trump, “Bizim yapmak istediğimiz şey bunu bu ülkede tutmak. Çin rakiptir, diğerleri rakiptir. Biz bu ülkede olmak istiyoruz ve bunu mümkün kılıyoruz. Bu şeyleri inşa etmemiz gerekiyor. Yani çok fazla elektrik üretmeleri gerekiyor. İsterlerse kendi tesislerinde bu üretimi kolayca yapmalarını mümkün kılacağız.” ifadelerini kullandı.</p><p>Şirket yöneticilerinin önümüzdeki 4 yıl içinde Stargate'e 500 milyar dolar yatırım yapması bekleniyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;yi dünyaya açan kapı kimin kontrolünde olacak?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gazzeyi-dunyaya-acan-kapi-kimin-kontrolunde-olacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gazzeyi-dunyaya-acan-kapi-kimin-kontrolunde-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Şarkul Avsat gazetesi, Mısır ve İsrail istihbaratı arasında yapılan görüşmede, Mısır ile Gazze arasındaki Refah Sınır Kapısı&#039;nın Gazze tarafının Filistin Yönetimi tarafından yönetilmesi konusunda anlaşma sağlandığını aktardı.Arap dünyasının önde gelen günlük gazetelerinden Şarkul Avsat gazetesinin adı açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde Refah Sınır Kapısı&#039;nın geleceğine değinildi.
Habere göre, İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin Bet Başkanı Ronen Bar, İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı David Barnea ve Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Mahmud Reşad arasında bir görüşme gerçekleştirildi.Habere göre bu görüşmede, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas&#039;ın liderliğindeki Filistin Yönetimi&#039;nin, Refah Sınır Kapısı&#039;nın Gazze tarafını Birleşmiş Milletlerin uluslararası gözetimi ve denetimi altında yöneteceği konusunda anlaşmaya varıldı.
Görüşmelerin pazartesi ve salı günleri gerçekleştirildiği belirtildi.Konuya dair bilgi veren kaynak, kilit önemdeki sınır kapısının yeniden açılması için henüz bir tarih belirlenmediğini söyledi.Kaynak ayrıca Gazze ile Mısır arasındaki sınır boyunca uzanan Philadelphi Koridoru konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadığını, ancak &quot;görüş ayrılıklarının teknik olduğunu ve çözüleceğini&quot; aktardı.Kaynak, &quot;İsrail koridordan kısmi çekilmeler önerdi, ancak Mısır bu fikri kabul etmedi ve tam bir çekilme ve savaş öncesi duruma geri dönülmesi konusunda ısrar ediyor.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EtfN9rnHuUWSF_sJpzIBZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzeyi, dünyaya, açan, kapı, kimin, kontrolünde, olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EtfN9rnHuUWSF_sJpzIBZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'yi dünyaya açan kapı kimin kontrolünde olacak?"><p>Şarkul Avsat gazetesi, Mısır ve İsrail istihbaratı arasında yapılan görüşmede, Mısır ile Gazze arasındaki Refah Sınır Kapısı'nın Gazze tarafının Filistin Yönetimi tarafından yönetilmesi konusunda anlaşma sağlandığını aktardı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fb96VLmddUa3LPVrkYrKJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arap dünyasının önde gelen günlük gazetelerinden Şarkul Avsat gazetesinin adı açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde Refah Sınır Kapısı'nın geleceğine değinildi.
Habere göre, İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin Bet Başkanı Ronen Bar, İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı David Barnea ve Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Mahmud Reşad arasında bir görüşme gerçekleştirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MPZbjxAv3keLEwlBwSkHsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Habere göre bu görüşmede, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın liderliğindeki Filistin Yönetimi'nin, Refah Sınır Kapısı'nın Gazze tarafını Birleşmiş Milletlerin uluslararası gözetimi ve denetimi altında yöneteceği konusunda anlaşmaya varıldı.
Görüşmelerin pazartesi ve salı günleri gerçekleştirildiği belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b3NTZcXn2km_dj7bibknRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Konuya dair bilgi veren kaynak, kilit önemdeki sınır kapısının yeniden açılması için henüz bir tarih belirlenmediğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mA2SmaPeBUuiuszrFCISjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaynak ayrıca Gazze ile Mısır arasındaki sınır boyunca uzanan Philadelphi Koridoru konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadığını, ancak "görüş ayrılıklarının teknik olduğunu ve çözüleceğini" aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OlV-uDd7dEC85BgQd7w3fA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaynak, "İsrail koridordan kısmi çekilmeler önerdi, ancak Mısır bu fikri kabul etmedi ve tam bir çekilme ve savaş öncesi duruma geri dönülmesi konusunda ısrar ediyor." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1NjrklXVx0Kj4Thc4aSktA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Geçen yüzyılda erkekler kadınlara göre 2 kat fazla uzadı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gecen-yuzyilda-erkekler-kadinlara-goere-2-kat-fazla-uzadi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gecen-yuzyilda-erkekler-kadinlara-goere-2-kat-fazla-uzadi</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre, geçen yüzyılda erkeklerin boyu kadınlara göre iki kat daha fazla uzadı. İngiltere merkezli araştırmada çevresel faktörlerin etkisinin erkeklerin büyüme oranını ciddi şekilde etkilediği belirtilirken, kadınların bu zorluklardan daha az etkilendiği belirlendi.İngiltere merkezli The Royal Society Publishing&#039;de yayınlanan araştırmada, dünya genelinde erkek ve kadınların geçen yüzyıldaki boy ve ağırlık değişimleri ele alındı.
Araştırmada, söz konusu değişikliklere ilişkin Dünya Sağlık Örgütü&#039;nden (DSÖ), çeşitli uluslararası kuruluşlardan ve İngiltere&#039;den elde edilen geçen yüzyıla ait veriler incelendi.Geçen yüzyılda erkek ve kadınların boy ve ağırlığında artış görülen araştırmada, erkeklerdeki artışın kadınlarınkine göre 2 kattan fazla olduğu aktarıldı.Araştırmada, yaşam ve eğitim süresi ve gelir durumunun dikkate alındığı İnsani Gelişme Endeksindeki her 0,2&#039;lik artışın, kadınların boyunda yaklaşık 1,68 santimetre ve ağırlıklarında 2,7 kilogram, erkeklerin boyunda yaklaşık 4,03 santimetre ve ağırlıklarında 6,48 kilogramlık yükselişe neden olduğu ortaya kondu.Erkeklerin, kadınlara göre uzun olmalarından dolayı enfeksiyona bağlı hastalık ve besin yetersizliğine karşı daha hassas olabileceğine dikkati çekilen araştırmada, bu nedenle de gelişimlerinin sekteye uğrayabileceğine işaret edildi.Araştırmada, kadınların fiziksel boyutlarındaki gelişimin erkeklere kıyasla çevresel zorluklardan daha az etkilendiği, bu zorlukların çok olduğu şartlarda büyüyen erkeklerin ise &quot;orantısız&quot; şekilde daha küçük olduğunun değerlendirildiği ifade edildi.Bu yüzden çevresel zorlukların az olduğu şartlarda büyüyen erkek ile kadın arasındaki boy ve ağırlık farkının, bu zorlukların çok görüldüğü ortamlardakinden daha fazla olduğu belirtilen araştırmada, çevresel zorluklardan etkilenme oranının kişiden kişiye de değişkenlik gösterebileceğinin altı çizildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DL84yzahAEGncHf1_4H4VA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Geçen, yüzyılda, erkekler, kadınlara, göre, kat, fazla, uzadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DL84yzahAEGncHf1_4H4VA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Geçen yüzyılda erkekler kadınlara göre 2 kat fazla uzadı"><p>Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre, geçen yüzyılda erkeklerin boyu kadınlara göre iki kat daha fazla uzadı. İngiltere merkezli araştırmada çevresel faktörlerin etkisinin erkeklerin büyüme oranını ciddi şekilde etkilediği belirtilirken, kadınların bu zorluklardan daha az etkilendiği belirlendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DZexL48F7EC3iC16wEbgyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere merkezli The Royal Society Publishing'de yayınlanan araştırmada, dünya genelinde erkek ve kadınların geçen yüzyıldaki boy ve ağırlık değişimleri ele alındı.
Araştırmada, söz konusu değişikliklere ilişkin Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ), çeşitli uluslararası kuruluşlardan ve İngiltere'den elde edilen geçen yüzyıla ait veriler incelendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hqJ0-8nN5EeN8FRwUy9Umw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçen yüzyılda erkek ve kadınların boy ve ağırlığında artış görülen araştırmada, erkeklerdeki artışın kadınlarınkine göre 2 kattan fazla olduğu aktarıldı.Araştırmada, yaşam ve eğitim süresi ve gelir durumunun dikkate alındığı İnsani Gelişme Endeksindeki her 0,2'lik artışın, kadınların boyunda yaklaşık 1,68 santimetre ve ağırlıklarında 2,7 kilogram, erkeklerin boyunda yaklaşık 4,03 santimetre ve ağırlıklarında 6,48 kilogramlık yükselişe neden olduğu ortaya kondu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v00abKWVxky3YnzNfDhP8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erkeklerin, kadınlara göre uzun olmalarından dolayı enfeksiyona bağlı hastalık ve besin yetersizliğine karşı daha hassas olabileceğine dikkati çekilen araştırmada, bu nedenle de gelişimlerinin sekteye uğrayabileceğine işaret edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oqZJg7aIz0KIbf1OwA-ZzQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmada, kadınların fiziksel boyutlarındaki gelişimin erkeklere kıyasla çevresel zorluklardan daha az etkilendiği, bu zorlukların çok olduğu şartlarda büyüyen erkeklerin ise "orantısız" şekilde daha küçük olduğunun değerlendirildiği ifade edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zBcbKnVAlECqqfZSYYN_6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu yüzden çevresel zorlukların az olduğu şartlarda büyüyen erkek ile kadın arasındaki boy ve ağırlık farkının, bu zorlukların çok görüldüğü ortamlardakinden daha fazla olduğu belirtilen araştırmada, çevresel zorluklardan etkilenme oranının kişiden kişiye de değişkenlik gösterebileceğinin altı çizildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filistinli mahkum kadın zulmü anlattı: &amp;quot;Başörtümü takmama izin vermediler&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/filistinli-mahkum-kadin-zulmu-anlatti-basoertumu-takmama-izin-vermediler</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/filistinli-mahkum-kadin-zulmu-anlatti-basoertumu-takmama-izin-vermediler</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ile Hamas arasındaki esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail askerlerinin düzenlediği baskın ve gözaltı sırasında başörtüsünü takmasına izin verilmediğini ve 14 saat boyunca bu şekilde bekletildiğini anlattı. İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğu aktarıldı.Ateşkes ve esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail zulmünü anlattı. 
Gözaltına alındığı gün arkadaşının evinde olduğunu belirten Tavil, şöyle konuştu:
&quot;İsrail güçleri, arkadaşımın evini altüst ettiler, eşyalarını tahrip ettiler. Başörtümü takmama izin vermediler. Zorla evden çıkarıldım, 14 saat örtüm olmadan gözaltında tutuldum. Hayatım boyunca karşı karşıya kaldığım en zor durumdu diyebilirim. Yaşadığım en zor anlardı.&quot;İsrailli istihbarat subayının, &quot;O evi yıllarca tamir etmeye çalışacaksın, ömrünün sonuna kadar arkadaşına borçlu kalacaksın.&quot; diyerek kendisiyle alay ettiğini anlatan Filistinli kadın, şunları söyledi:
&quot;Ben de Filistinliler arasındaki dayanışmanın ne denli güçlü olduğunu dile getirdim. &#039;Biz savaş halindeyiz, herkes bir şekilde bedel ödüyor. Bizde kimsenin kimseye borcu olmaz. Arkadaşım benden bir şey talep etmeyecek&#039; dedim.&quot;Genç kaıdn, sosyal medya hesaplarında hiçbir şey paylaşmadığı halde bu bahane edilerek yaklaşık 10 ay önce suçsuz yere gözaltına alındığını aktardı.
Tavil, gözaltı sürecinin ardından, İsrail’in işgal ettiği topraklardaki Filistinlileri hiçbir suçlama yöneltilmeksizin tutuklaması anlamına gelen &quot;idari tutukluluk&quot; kapsamında cezaevine gönderildiğini kaydetti.İsrail&#039;in &quot;idari tutukluluk&quot; uygulamasıyla Filistinliler, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden ve kendilerini savunma hakkından mahrum şekilde 6 aya kadar hapse atılabiliyor.
Bu süreden sonra askeri mahkemeye sevk edilen ancak suçlamalardan habersiz bir Filistinlinin tutukluluk süresi 5 yıla kadar defalarca uzatılabiliyor.İsrail güçlerinden baskı ve işkence gördüğünü aktaran Tavil, İsrail ordusunun 7 Ekim 2023&#039;te başlattığı Gazze saldırılarının ardından Filistinlilere yönelik kin ve intikamın, cezaevlerindeki ihlallerin daha da arttığını vurguladı.Tavil, &quot;İsrail 7 Ekim&#039;den sonra öyle sert bir kampanya başlattı ki; gazeteci, insan hakları savunucusu ve eski tutuklulardan kim varsa gözaltına alındı. Hatta Gazze&#039;deki kadın, çocuk ve yaşlılar için sadece dua eden, görüşünü ortaya koyan, soykırıma karşı çıkan herkesi içeri aldı.&quot; diye konuştu.Filistinli kadın, cezaevinde çok zor günler geçirdiklerini, en temel haklardan dahi mahrum bırakıldıklarını, verilen yemeklerin ise son derece sağlıksız ve kötü olduğunu söyledi.
Tavil, &quot;Yemekler bir insanın önüne konulamayacak kadar kötüydü. Sadece hayatta kalmak için yiyip içiyorduk. Çorba ise içinden böceklerin çıktığı bir sudan ibaretti. Esirler açlık, yetersiz beslenme nedeniyle kilo kaybetti. Ayrıca ciddi derecede ilaç sıkıntısı vardı.&quot; ifadesini kullandı.Daha önce birçok kez İsrail hapishanelerine girip çıktığını aktaran, Tavil şunları söyledi:
&quot;Şartlar hiç olmadığı kadar sert ve acımasızdı. Çok ağır şekilde darbedildim. Bu denli bir eziyete uğrayacağımı düşünmüyordum. Hiç ummadığım kadar büyük bir işkence gördüm. Olan bitenlerden tamamen habersizdik. Ne televizyon ne radyo vardı. Ziyaretler engellendi. Elimizde ne varsa aldılar. Hapishane, canlıların kaldığı bir mezarlıktı.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pRSoFuAtukKwb7-oG2hkxg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filistinli, mahkum, kadın, zulmü, anlattı:, Başörtümü, takmama, izin, vermediler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pRSoFuAtukKwb7-oG2hkxg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Filistinli mahkum kadın zulmü anlattı: " ba takmama izin vermediler><p>İsrail ile Hamas arasındaki esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail askerlerinin düzenlediği baskın ve gözaltı sırasında başörtüsünü takmasına izin verilmediğini ve 14 saat boyunca bu şekilde bekletildiğini anlattı. İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğu aktarıldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-lfCGFonsUqFJQwHx3V4hA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkes ve esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail zulmünü anlattı. 
Gözaltına alındığı gün arkadaşının evinde olduğunu belirten Tavil, şöyle konuştu:
"İsrail güçleri, arkadaşımın evini altüst ettiler, eşyalarını tahrip ettiler. Başörtümü takmama izin vermediler. Zorla evden çıkarıldım, 14 saat örtüm olmadan gözaltında tutuldum. Hayatım boyunca karşı karşıya kaldığım en zor durumdu diyebilirim. Yaşadığım en zor anlardı."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kgfPAYZTD0qRdc79liMmvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrailli istihbarat subayının, "O evi yıllarca tamir etmeye çalışacaksın, ömrünün sonuna kadar arkadaşına borçlu kalacaksın." diyerek kendisiyle alay ettiğini anlatan Filistinli kadın, şunları söyledi:
"Ben de Filistinliler arasındaki dayanışmanın ne denli güçlü olduğunu dile getirdim. 'Biz savaş halindeyiz, herkes bir şekilde bedel ödüyor. Bizde kimsenin kimseye borcu olmaz. Arkadaşım benden bir şey talep etmeyecek' dedim."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MYuW1nn53EyiWwyzHjnkLg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genç kaıdn, sosyal medya hesaplarında hiçbir şey paylaşmadığı halde bu bahane edilerek yaklaşık 10 ay önce suçsuz yere gözaltına alındığını aktardı.
Tavil, gözaltı sürecinin ardından, İsrail’in işgal ettiği topraklardaki Filistinlileri hiçbir suçlama yöneltilmeksizin tutuklaması anlamına gelen "idari tutukluluk" kapsamında cezaevine gönderildiğini kaydetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GWiSpKWKTEaiQpkZxwYMCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'in "idari tutukluluk" uygulamasıyla Filistinliler, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden ve kendilerini savunma hakkından mahrum şekilde 6 aya kadar hapse atılabiliyor.
Bu süreden sonra askeri mahkemeye sevk edilen ancak suçlamalardan habersiz bir Filistinlinin tutukluluk süresi 5 yıla kadar defalarca uzatılabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_wk3iukkPk6NUhK-I4rR6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail güçlerinden baskı ve işkence gördüğünü aktaran Tavil, İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'te başlattığı Gazze saldırılarının ardından Filistinlilere yönelik kin ve intikamın, cezaevlerindeki ihlallerin daha da arttığını vurguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8G0RwsvEQUOkoUswr2oOdg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tavil, "İsrail 7 Ekim'den sonra öyle sert bir kampanya başlattı ki; gazeteci, insan hakları savunucusu ve eski tutuklulardan kim varsa gözaltına alındı. Hatta Gazze'deki kadın, çocuk ve yaşlılar için sadece dua eden, görüşünü ortaya koyan, soykırıma karşı çıkan herkesi içeri aldı." diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E07x8FZa906wNLulDZ7m8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Filistinli kadın, cezaevinde çok zor günler geçirdiklerini, en temel haklardan dahi mahrum bırakıldıklarını, verilen yemeklerin ise son derece sağlıksız ve kötü olduğunu söyledi.
Tavil, "Yemekler bir insanın önüne konulamayacak kadar kötüydü. Sadece hayatta kalmak için yiyip içiyorduk. Çorba ise içinden böceklerin çıktığı bir sudan ibaretti. Esirler açlık, yetersiz beslenme nedeniyle kilo kaybetti. Ayrıca ciddi derecede ilaç sıkıntısı vardı." ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1f7DcQGaESsqqsbPvMMuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha önce birçok kez İsrail hapishanelerine girip çıktığını aktaran, Tavil şunları söyledi:
"Şartlar hiç olmadığı kadar sert ve acımasızdı. Çok ağır şekilde darbedildim. Bu denli bir eziyete uğrayacağımı düşünmüyordum. Hiç ummadığım kadar büyük bir işkence gördüm. Olan bitenlerden tamamen habersizdik. Ne televizyon ne radyo vardı. Ziyaretler engellendi. Elimizde ne varsa aldılar. Hapishane, canlıların kaldığı bir mezarlıktı."</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan dikkat çeken karar: Dark Web ile bağlantılı ismi affetti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-dikkat-ceken-karar-dark-web-ile-baglantili-ismi-affetti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-dikkat-ceken-karar-dark-web-ile-baglantili-ismi-affetti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Karanlık Ağ&#039;da (Dark Web) Bitcoin ile yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road&#039;un kurucusu Ross Ulbricht&#039;i affetti. Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015&#039;te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ulbricht&#039;i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu. Ulbricht&#039;in platform üzerinden  2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretini yaptığı ortaya çıkmıştı.ABD&#039;de Joe Biden&#039;dan başkanlık görevini devralan Donald Trump, dikkat çeken kararlar almaya devam ediyor. Trump, Dark Web&#039;de Bitcoin ile uyuşturucu gibi yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road&#039;un kurucusu Ross Ulbricht&#039;i affettiğini duyurdu.ABD Başkanı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, &quot;Ross William Ulbricht&#039;in annesini arayarak oğlunun, tam ve şartsız affını imzalamaktan mutluluk duyduğumu söyledim. Onu mahkum etmek için çalışan pislikler, bana karşı modern dönemde hükümetin silah haline getirilmesinde rol oynayan bazı akıl hastalarıyla aynı kişilerdi. Ross&#039;a 2 müebbet hapis, artı 40 yıl ceza verilmişti. Bu, akılalmaz bir şey” ifadesini kullandı.Donald Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015&#039;te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ross Ulbricht&#039;i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu.MİLYONLARCA DOLARLIK SATIŞ YAPILDI  Manhattan&#039;daki bir mahkemede jüri, Ulbricht&#039;i internet üzerinden uyuşturucu kaçakçılığı, bilgisayar korsanlığı ve kara para aklamaktan suçlu bulmuştu.  Savcılar, “küresel karaborsa pazarı” olarak nitelendirilen platform üzerinden 2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretinin yapıldığını belirtmişti.  En az 100 bin kişinin kullandığı platformdan satın alınan uyuşturucular nedeniyle can kayıplarının yaşandığını öne sürülmüştü.  KİMLİKLERİNİ GİZLEMEK İÇİN BITCOIN KULLANDILAR  Silk Road&#039;da kullanıcıların kimliklerinin ve konumlarının gizlenebilmesi için Bitcoin ile ödeme yapılıyordu.  O dönemde &quot;Dread Pirate Roberts&quot; takma adını kullanan Ulbricht, platform için tehdit oluşturan birkaç kişinin öldürülmesine azmettirmekle suçlanmış ancak herhangi bir cinayetin işlendiğine yönelik hiçbir kanıt bulunamamıştı.  Ulbricht, çıkarıldığı mahkemede &quot;serbest piyasa sitesi&quot; olarak nitelendirdiği Silk Road&#039;u kurduğunu kabul etmiş ancak daha sonra web sitesini başkalarına devrettiğini belirtmişti.  Silk Road platformu, Bitcoin&#039;in bir ödeme aracı olarak kullanılmasıyla kripto paranın ün kazanmasına katkı sağlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UJaY2cMqNEyYrm10zNLafw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, dikkat, çeken, karar:, Dark, Web, ile, bağlantılı, ismi, affetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UJaY2cMqNEyYrm10zNLafw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan dikkat çeken karar: Dark Web ile bağlantılı ismi affetti"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Karanlık Ağ'da (Dark Web) Bitcoin ile yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road'un kurucusu Ross Ulbricht'i affetti. Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015'te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ulbricht'i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu. Ulbricht'in platform üzerinden  2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretini yaptığı ortaya çıkmıştı.</p><p>ABD'de Joe Biden'dan başkanlık görevini devralan Donald Trump, dikkat çeken kararlar almaya devam ediyor. </p><p>Trump, Dark Web'de Bitcoin ile uyuşturucu gibi yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road'un kurucusu Ross Ulbricht'i affettiğini duyurdu.</p><p>ABD Başkanı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ross William Ulbricht'in annesini arayarak oğlunun, tam ve şartsız affını imzalamaktan mutluluk duyduğumu söyledim. Onu mahkum etmek için çalışan pislikler, bana karşı modern dönemde hükümetin silah haline getirilmesinde rol oynayan bazı akıl hastalarıyla aynı kişilerdi. Ross'a 2 müebbet hapis, artı 40 yıl ceza verilmişti. Bu, akılalmaz bir şey” ifadesini kullandı.</p><p>Donald Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015'te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ross Ulbricht'i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9pTwqnOT2UyEYc7AsXahuQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Silk Road kurucusu Ross Ulbricht."><strong>MİLYONLARCA DOLARLIK SATIŞ YAPILDI</strong>  Manhattan'daki bir mahkemede jüri, Ulbricht'i internet üzerinden uyuşturucu kaçakçılığı, bilgisayar korsanlığı ve kara para aklamaktan suçlu bulmuştu.  Savcılar, “küresel karaborsa pazarı” olarak nitelendirilen platform üzerinden 2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretinin yapıldığını belirtmişti.  En az 100 bin kişinin kullandığı platformdan satın alınan uyuşturucular nedeniyle can kayıplarının yaşandığını öne sürülmüştü.  <strong>KİMLİKLERİNİ GİZLEMEK İÇİN BITCOIN KULLANDILAR</strong>  Silk Road'da kullanıcıların kimliklerinin ve konumlarının gizlenebilmesi için Bitcoin ile ödeme yapılıyordu.  O dönemde "Dread Pirate Roberts" takma adını kullanan Ulbricht, platform için tehdit oluşturan birkaç kişinin öldürülmesine azmettirmekle suçlanmış ancak herhangi bir cinayetin işlendiğine yönelik hiçbir kanıt bulunamamıştı.  Ulbricht, çıkarıldığı mahkemede "serbest piyasa sitesi" olarak nitelendirdiği Silk Road'u kurduğunu kabul etmiş ancak daha sonra web sitesini başkalarına devrettiğini belirtmişti.  Silk Road platformu, Bitcoin'in bir ödeme aracı olarak kullanılmasıyla kripto paranın ün kazanmasına katkı sağlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;yi yine soğuklar vurdu: Kar bile yağmıyordu, fırtına uyarıları verildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdyi-yine-soguklar-vurdu-kar-bile-yagmiyordu-firtina-uyarilari-verildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdyi-yine-soguklar-vurdu-kar-bile-yagmiyordu-firtina-uyarilari-verildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’de etkili olan kar fırtınası ve şiddetli soğuk nedeniyle en az 4 kişi hayatını kaybetti. Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS) tarafından dün yapılan açıklamada, kar yağışının çok nadir görüldüğü Körfez Kıyısı&#039;nda tarihi bir yağış görüleceği aktarıldı. Ülkenin güneyinde bulunan Louisiana&#039;da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi. Teksas&#039;ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Salı günü 2 bin 200&#039;den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş ise  ertelendi.ABD&#039;nin güneyindeki bazı bölgelerde nadir görülen bir kar fırtınası dondurucu soğuğu beraberinde getirdi.
Teksas&#039;ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Louisiana&#039;da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi.
En şiddetli kar yağışının görüldüğü Louisiana&#039;nın Rayne şehrinde kar kalınlığı 25 santimetreye ulaştı.Şu ana kadar dört kişinin soğuktan öldüğü düşünülüyor; Teksas&#039;taki yetkililer iki vakayı soğukla ​​ilgili olarak araştırırken, Georgia ve Milwaukee&#039;de ise hipotermiden kaynaklanan iki ölüm bildirildi.Ülkenin kuzeyinde, New York eyaletinin bazı bölgeleri, 45 santimetreye kadar kar beklenen başka bir fırtınanın etkisi altına girdi.Çevrimiçi takip sitesi Flight Aware&#039;e göre, ABD içinde salı günü 2 bin 200&#039;den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş da ertelendi.Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS), kar yağışının bile nadir görüldüğü Körfez Kıyısı&#039;nda tarihi bir kar yağışı görüleceğini aktardı.
Yoğun kar yağışı beklentisi açıklanırken, bölge sakinlerine mümkünse seyahat etmekten kaçınmaları tavsiye edildi.New York Valisi Kathy Hochul, pazartesi günü yaptığı açıklamada, batı New York&#039;taki bazı ilçelerde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu. İlçelerin çoğu kar ve aşırı soğukla ​​karşı karşıya.Kanada&#039;nın bazı bölgeleri de özellikle dondurucu kış havasıyla karşı karşıya kaldı, Ontario ve Quebec eyaletlerinde aşırı soğuk uyarıları verildi.
Rüzgarın etkisiyle sıcaklıkların bazı bölgelerde -50 dereceye kadar düşmesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FsMSxXwcfEeQg9k6ZMWWmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDyi, yine, soğuklar, vurdu:, Kar, bile, yağmıyordu, fırtına, uyarıları, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FsMSxXwcfEeQg9k6ZMWWmw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'yi yine soğuklar vurdu: Kar bile yağmıyordu, fırtına uyarıları verildi"><p>ABD’de etkili olan kar fırtınası ve şiddetli soğuk nedeniyle en az 4 kişi hayatını kaybetti. Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS) tarafından dün yapılan açıklamada, kar yağışının çok nadir görüldüğü Körfez Kıyısı'nda tarihi bir yağış görüleceği aktarıldı. Ülkenin güneyinde bulunan Louisiana'da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi. Teksas'ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Salı günü 2 bin 200'den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş ise  ertelendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5bLpPGQwkEuAF1RXIybSRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin güneyindeki bazı bölgelerde nadir görülen bir kar fırtınası dondurucu soğuğu beraberinde getirdi.
Teksas'ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Louisiana'da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi.
En şiddetli kar yağışının görüldüğü Louisiana'nın Rayne şehrinde kar kalınlığı 25 santimetreye ulaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UfLfQWz6VE6qsusiFqAMjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şu ana kadar dört kişinin soğuktan öldüğü düşünülüyor; Teksas'taki yetkililer iki vakayı soğukla ​​ilgili olarak araştırırken, Georgia ve Milwaukee'de ise hipotermiden kaynaklanan iki ölüm bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hs-V3sEL_EC0m3GiN5paIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ülkenin kuzeyinde, New York eyaletinin bazı bölgeleri, 45 santimetreye kadar kar beklenen başka bir fırtınanın etkisi altına girdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/--eFBms1Pk6qM66dgiQjLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çevrimiçi takip sitesi Flight Aware'e göre, ABD içinde salı günü 2 bin 200'den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş da ertelendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y0EKpdmug0q9iW8PdP-oew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS), kar yağışının bile nadir görüldüğü Körfez Kıyısı'nda tarihi bir kar yağışı görüleceğini aktardı.
Yoğun kar yağışı beklentisi açıklanırken, bölge sakinlerine mümkünse seyahat etmekten kaçınmaları tavsiye edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ueapapYdRkut6dT--A-hZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New York Valisi Kathy Hochul, pazartesi günü yaptığı açıklamada, batı New York'taki bazı ilçelerde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu. İlçelerin çoğu kar ve aşırı soğukla ​​karşı karşıya.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gJI6YrtsOUO82VUZGtta1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kanada'nın bazı bölgeleri de özellikle dondurucu kış havasıyla karşı karşıya kaldı, Ontario ve Quebec eyaletlerinde aşırı soğuk uyarıları verildi.
Rüzgarın etkisiyle sıcaklıkların bazı bölgelerde -50 dereceye kadar düşmesi bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kGpym-Nmb0Of1IRXbL1xzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Polonya&amp;apos;da madende patlama: 12 kişi yaralandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/polonyada-madende-patlama-12-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/polonyada-madende-patlama-12-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Polonya&#039;nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice madeninde gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada 12 madenci yaralandı. Arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.Polonya&#039;nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice taş kömürü madeninde metan gazının sıkışması sonucu patlaması meydana geldi. Maden ocağının bağlı olduğu Jastrzebska Spolka Weglowa şirketi tarafından yapılan açıklamada, patlamada ilk belirlemelere göre 12 maden işçisinin yaralandığı bildirildi. Yerin 850 metre altında gerçekleşen patlama sırasında içeride 44 madencinin olduğu aktarıldı. Yaralanan madenciler çevre hastanelerde tedavi altına alınırken, madendeki arama-kurtarma çalışmaları sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kEUaqD7LjUe_FbKwMepK0A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Polonyada, madende, patlama:, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kEUaqD7LjUe_FbKwMepK0A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250122124840732" class="type:primaryImage" alt="Polonya'da madende patlama: 12 kişi yaralandı"><p>Polonya'nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice madeninde gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada 12 madenci yaralandı. Arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</p><p>Polonya'nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice taş kömürü madeninde metan gazının sıkışması sonucu patlaması meydana geldi. </p><p>Maden ocağının bağlı olduğu Jastrzebska Spolka Weglowa şirketi tarafından yapılan açıklamada, patlamada ilk belirlemelere göre 12 maden işçisinin yaralandığı bildirildi. </p><p>Yerin 850 metre altında gerçekleşen patlama sırasında içeride 44 madencinin olduğu aktarıldı. </p><p>Yaralanan madenciler çevre hastanelerde tedavi altına alınırken, madendeki arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prens Harry&amp;apos;nin altı yıllık hukuk mücadelesi: Ünlü gazete özür diledi!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/prens-harrynin-alti-yillik-hukuk-mucadelesi-unlu-gazete-oezur-diledi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/prens-harrynin-alti-yillik-hukuk-mucadelesi-unlu-gazete-oezur-diledi</guid>
<description><![CDATA[ İngiliz Kraliyet Ailesi’nden Sussex Dükü Prens Harry’nin özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği iddiasıyla açtığı davada, &quot;The Sun&quot; gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür diledi. Haberlerin Prens Harry&#039;nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket yüklü bir tazminat ödemeyi de kabul etti. Prens Harry, gazete tarafından &quot;telefonunun hacklendiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı&quot; iddiasıyla 2019&#039;da dava açmıştı.İngiltere Kralı 3. Charles&#039;ın oğlu Prens Harry&#039;nin, dava açtığı The Sun gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür açıklamasında bulundu.
Prens Harry, gazeteye &quot;telefonlarını dinleyerek özel hayatını ihlal ettiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgileri haberlerinde kullandığı&quot; iddiasıyla dava açmıştı.MEdya şirketinden yapılan açıklamada, &quot;The Sun&#039;ın 1996-2021 yılları arasında Prens&#039;in özel hayatına yönelik gerçekleştirdiği müdahaleler ve gazete için çalışan özel dedektiflerin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle koşulsuz ve tam biçimde özür diliyoruz.&quot; ifadeleri yer aldı.Şirket, Prens Harry&#039;nin telefonunun hacklendiği, izlendiği ve kişisel bilgilerin kötü amaçlar için kullanıldığını kabul etti.
Açıklamada, &quot;Gençlik yıllarında kendisinin ve merhum annesi Galler Prensesi Diana&#039;nın özel hayatına ilişkin kapsamlı haberlerin ve ciddi müdahalelerin özel hayatına etkisinden dolayı da özür diliyoruz.&quot; ifadeleri de yer aldı.Hukuksuzca yapılan haberlerin Prens Harry&#039;nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket ayrıca yüklü bir tazminatı da kabul etti.Prens Harry, &quot;The Sun tarafından telefonunun hacklendiği, hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı&quot; iddiasıyla gazeteye karşı 2019&#039;da dava açmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vZ7eBXIm30CPgExYC_78cA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Prens, Harrynin, altı, yıllık, hukuk, mücadelesi:, Ünlü, gazete, özür, diledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vZ7eBXIm30CPgExYC_78cA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Prens Harry'nin altı yıllık hukuk mücadelesi: Ünlü gazete özür diledi!"><p>İngiliz Kraliyet Ailesi’nden Sussex Dükü Prens Harry’nin özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği iddiasıyla açtığı davada, "The Sun" gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür diledi. Haberlerin Prens Harry'nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket yüklü bir tazminat ödemeyi de kabul etti. Prens Harry, gazete tarafından "telefonunun hacklendiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı" iddiasıyla 2019'da dava açmıştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bE5-Rr-G_UmxwR_YChHkrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere Kralı 3. Charles'ın oğlu Prens Harry'nin, dava açtığı The Sun gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür açıklamasında bulundu.
Prens Harry, gazeteye "telefonlarını dinleyerek özel hayatını ihlal ettiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgileri haberlerinde kullandığı" iddiasıyla dava açmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/icI7mSdBLkuf8HiY51ncKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>MEdya şirketinden yapılan açıklamada, "The Sun'ın 1996-2021 yılları arasında Prens'in özel hayatına yönelik gerçekleştirdiği müdahaleler ve gazete için çalışan özel dedektiflerin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle koşulsuz ve tam biçimde özür diliyoruz." ifadeleri yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bc47cxwIgU-ytf-Gb8KT6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şirket, Prens Harry'nin telefonunun hacklendiği, izlendiği ve kişisel bilgilerin kötü amaçlar için kullanıldığını kabul etti.
Açıklamada, "Gençlik yıllarında kendisinin ve merhum annesi Galler Prensesi Diana'nın özel hayatına ilişkin kapsamlı haberlerin ve ciddi müdahalelerin özel hayatına etkisinden dolayı da özür diliyoruz." ifadeleri de yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e2Ef-TRq_kyIUtjqtotGmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hukuksuzca yapılan haberlerin Prens Harry'nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket ayrıca yüklü bir tazminatı da kabul etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/toFvAQfcIkGoa1VMyLfYww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prens Harry, "The Sun tarafından telefonunun hacklendiği, hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı" iddiasıyla gazeteye karşı 2019'da dava açmıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tayland’da hava kirliliği: 103 okulda eğitime ara verildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/taylandda-hava-kirliligi-103-okulda-egitime-ara-verildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/taylandda-hava-kirliligi-103-okulda-egitime-ara-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Tayland’da hava kirliliğinin tehlikeli seviyelere yükselmesi nedeniyle 103 okulda eğitime ara verildi.Tayland’da hava kirliliği seviyesi, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından tavsiye edilen seviyeden 20 kat daha yüksek ölçüldü.Bangkok Metropolitan İdaresi’ne (BMA) bağlı 103 okulda 1 ve 5 gün arasında değişen sürelerde derslere ara verildi.BMA Valisi Chadchart Sittipunt, okul müdürlerine bölgelerindeki hava kalitesinin öğrenciler için risk oluşturup oluşturmadığına ilişkin karar verme yetkisi tanıdığını belirtti.Hava kirliliği nedeniyle halka maske takmaları ve açık hava aktivitelerinden kaçınmaları tavsiye edildi.Çalışanlara ve işletmelere cuma gününe kadar evden çalışma çağrısı yapılırken, kamyonların yarın gece yarısından itibaren başkent Bangkok’un belirli bölgelerine girmesi yasaklanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6k4FNLqgaEeCCTcTs4ZhCg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tayland’da, hava, kirliliği:, 103, okulda, eğitime, ara, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6k4FNLqgaEeCCTcTs4ZhCg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tayland’da hava kirliliği: 103 okulda eğitime ara verildi"><p>Tayland’da hava kirliliğinin tehlikeli seviyelere yükselmesi nedeniyle 103 okulda eğitime ara verildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IyuAyhPNukeqTm84zl-YsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tayland’da hava kirliliği seviyesi, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından tavsiye edilen seviyeden 20 kat daha yüksek ölçüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4ZYw2i_Z5k2RTEPo2bRFhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bangkok Metropolitan İdaresi’ne (BMA) bağlı 103 okulda 1 ve 5 gün arasında değişen sürelerde derslere ara verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6lPtfmTHuEeHgE2yv_tmkQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BMA Valisi Chadchart Sittipunt, okul müdürlerine bölgelerindeki hava kalitesinin öğrenciler için risk oluşturup oluşturmadığına ilişkin karar verme yetkisi tanıdığını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dxiy1XqLn0Wz0gVGa9Cdiw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hava kirliliği nedeniyle halka maske takmaları ve açık hava aktivitelerinden kaçınmaları tavsiye edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i3v9PWuIB0eaJ8RNPp7LRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışanlara ve işletmelere cuma gününe kadar evden çalışma çağrısı yapılırken, kamyonların yarın gece yarısından itibaren başkent Bangkok’un belirli bölgelerine girmesi yasaklanacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eL9unYxMlEaOc5ca5d7_4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XUhPwaGex0WBSFyxx4Kl8w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pUb16Qyq40Kv2T00v4F2zQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8kCvHU9lS0Om9eM0WF6jLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vll-cb8PXUeFGIvWnR90mQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka tarihi yeniden yazılıyor: İlk sohbet botu 60 yıl sonra geri döndü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yapay-zeka-tarihi-yeniden-yaziliyor-ilk-sohbet-botu-60-yil-sonra-geri-doendu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yapay-zeka-tarihi-yeniden-yaziliyor-ilk-sohbet-botu-60-yil-sonra-geri-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zekanın temellerini atan sohbet botu ELIZA, orijinal kodlarının bulunmasıyla 60 yıl sonra yeniden hayata döndü. Modern yapay zekadan farklı olarak &quot;dinleme&quot; odaklı tasarlanan ELIZA, bilim dünyasına ilham vermeye devam ediyor.1960&#039;ların efsanevi sohbet botu ELIZA, 60 yıl aradan sonra yeniden hayat buldu. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü&#039;nden (MIT) Joseph Weizenbaum tarafından geliştirilen ve yapay zeka tarihinin mihenk taşlarından biri olarak kabul edilen ELIZA, Stanford Üniversitesi ve MIT araştırmacılarının çalışmalarıyla yeniden kodlandı.  ELIZA, adını George Bernard Shaw&#039;un ünlü tiyatro oyunu Pygmalion&#039;daki Eliza Doolittle karakterinden alıyordu. Basit bir yapıya sahip olmasına rağmen, kullanıcılarla sınırlı bir sohbet gerçekleştirebiliyordu. Özellikle &quot;terapist&quot; modu, kullanıcıların duygusal ifadelerini daha derinlemesine keşfetmelerine olanak tanıyordu. Örneğin, &quot;Bütün erkekler aynı&quot; diyen bir kullanıcıya ELIZA, &quot;Hangi açıdan?&quot; diye sorarak sohbeti devam ettiriyordu.KAYBOLAN KODLAR BULUNDU Weizenbaum’un, artık kullanılmayan bir programlama diliyle yazdığı orijinal ELIZA kodu, uzun süre kayıp sanılmıştı. Ancak 2021&#039;de Stanford Üniversitesi’nden Jeff Shrager ve MIT arşivcisi Myles Crowley, Weizenbaum’un kişisel arşivlerinde kodun tamamını bulmayı başardı. Shrager ve ekibi, kodu yeniden düzenleyerek ELIZA&#039;yı hayata döndürdü.  Shrager, bu projeyi, &quot;erken dönem yapay zekanın nasıl şekillendiğini anlamak için eşsiz bir fırsat&quot; olarak nitelendiriyor. &quot;Bilgisayar bilimcilerinin kodlarına sahip olmak, onların düşünce süreçlerinin bir kaydına sahip olmak gibidir&quot; diyen Shrager, ELIZA’nın yapay zeka tarihindeki önemini vurguluyor.  MODERN VE ESKİ BİRLEŞİYOR Geri döndürülen ELIZA, orijinal versiyonuna sadık kalarak tasarlandı. Araştırmacılar, orijinal kodda yer alan ve sayılarla ilgili bir hata nedeniyle programın çökmesine neden olan sorunu düzeltmemeyi tercih etti. Shrager, bu kararı, &quot;Mona Lisa’daki bir fırça darbesini düzeltmeye benzer&quot; diyerek açıkladı.  Yeni ELIZA, eski koduyla neredeyse aynı yanıtları verirken, modern yapay zeka araçlarının aksine kullanıcıların ifadelerini derinlemesine keşfetmelerine odaklanıyor. Shrager, ELIZA’nın en önemli özelliğini, &quot;dinlemek&quot; olarak tanımlıyor. Bugünün sohbet botları cümleleri tamamlamaya çalışırken, ELIZA, kullanıcıların konuşmayı sürdürmesine olanak tanıyordu. Hakem değerlendirmesinden geçmemiş olan bu çalışma, arXiv platformunda yayımlandı. ELIZA’nın yeniden hayata döndürülmesi, günümüz yapay zeka sistemlerine kıyasla daha az hatalı ve tarafsız bir yapı sergileyen eski teknolojilere duyulan ilgiyi artırabilir.  Weizenbaum’un 60 yıl önce insan-bilgisayar etkileşiminde açtığı yol, bugün yapay zekanın geldiği noktayı daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. ELIZA, dinleme odaklı yapısıyla modern sohbet botlarına ilham kaynağı olmaya devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DtBUcjRJE2ampjm9CQO-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, tarihi, yeniden, yazılıyor:, İlk, sohbet, botu, yıl, sonra, geri, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DtBUcjRJE2ampjm9CQO-w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yapay zeka tarihi yeniden yazılıyor: İlk sohbet botu 60 yıl sonra geri döndü"><p>Yapay zekanın temellerini atan sohbet botu ELIZA, orijinal kodlarının bulunmasıyla 60 yıl sonra yeniden hayata döndü. Modern yapay zekadan farklı olarak "dinleme" odaklı tasarlanan ELIZA, bilim dünyasına ilham vermeye devam ediyor.</p><p>1960'ların efsanevi sohbet botu ELIZA, 60 yıl aradan sonra yeniden hayat buldu. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) Joseph Weizenbaum tarafından geliştirilen ve yapay zeka tarihinin mihenk taşlarından biri olarak kabul edilen ELIZA, Stanford Üniversitesi ve MIT araştırmacılarının çalışmalarıyla yeniden kodlandı.  ELIZA, adını George Bernard Shaw'un ünlü tiyatro oyunu Pygmalion'daki Eliza Doolittle karakterinden alıyordu. Basit bir yapıya sahip olmasına rağmen, kullanıcılarla sınırlı bir sohbet gerçekleştirebiliyordu. Özellikle "terapist" modu, kullanıcıların duygusal ifadelerini daha derinlemesine keşfetmelerine olanak tanıyordu. Örneğin, "Bütün erkekler aynı" diyen bir kullanıcıya ELIZA, "Hangi açıdan?" diye sorarak sohbeti devam ettiriyordu.</p><p><strong>KAYBOLAN KODLAR BULUNDU </strong></p><p>Weizenbaum’un, artık kullanılmayan bir programlama diliyle yazdığı orijinal ELIZA kodu, uzun süre kayıp sanılmıştı. Ancak 2021'de Stanford Üniversitesi’nden Jeff Shrager ve MIT arşivcisi Myles Crowley, Weizenbaum’un kişisel arşivlerinde kodun tamamını bulmayı başardı. Shrager ve ekibi, kodu yeniden düzenleyerek ELIZA'yı hayata döndürdü.  Shrager, bu projeyi, "erken dönem yapay zekanın nasıl şekillendiğini anlamak için eşsiz bir fırsat" olarak nitelendiriyor. "Bilgisayar bilimcilerinin kodlarına sahip olmak, onların düşünce süreçlerinin bir kaydına sahip olmak gibidir" diyen Shrager, ELIZA’nın yapay zeka tarihindeki önemini vurguluyor.  <strong>MODERN VE ESKİ BİRLEŞİYOR </strong></p><p>Geri döndürülen ELIZA, orijinal versiyonuna sadık kalarak tasarlandı. Araştırmacılar, orijinal kodda yer alan ve sayılarla ilgili bir hata nedeniyle programın çökmesine neden olan sorunu düzeltmemeyi tercih etti. Shrager, bu kararı, "Mona Lisa’daki bir fırça darbesini düzeltmeye benzer" diyerek açıkladı.  Yeni ELIZA, eski koduyla neredeyse aynı yanıtları verirken, modern yapay zeka araçlarının aksine kullanıcıların ifadelerini derinlemesine keşfetmelerine odaklanıyor. Shrager, ELIZA’nın en önemli özelliğini, "dinlemek" olarak tanımlıyor. Bugünün sohbet botları cümleleri tamamlamaya çalışırken, ELIZA, kullanıcıların konuşmayı sürdürmesine olanak tanıyordu. </p><p>Hakem değerlendirmesinden geçmemiş olan bu çalışma, arXiv platformunda yayımlandı. ELIZA’nın yeniden hayata döndürülmesi, günümüz yapay zeka sistemlerine kıyasla daha az hatalı ve tarafsız bir yapı sergileyen eski teknolojilere duyulan ilgiyi artırabilir.  Weizenbaum’un 60 yıl önce insan-bilgisayar etkileşiminde açtığı yol, bugün yapay zekanın geldiği noktayı daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. ELIZA, dinleme odaklı yapısıyla modern sohbet botlarına ilham kaynağı olmaya devam ediyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye Savunma Bakanından PKK/YPG’ye uyarı: Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/suriye-savunma-bakanindan-pkkypgye-uyari-eger-guc-kullanmak-zorunda-kalirsak-hazir-olacagiz</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/suriye-savunma-bakanindan-pkkypgye-uyari-eger-guc-kullanmak-zorunda-kalirsak-hazir-olacagiz</guid>
<description><![CDATA[ Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyararak, &quot;Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız.&quot; dedi.Suriye&#039;deki yeni yönetimin Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyardı.Kasra, terör örgütü PKK/YPG’nin oluşturduğu silahlı grupların Savunma Bakanlığı çatısı altında toplanması konusunda, &quot;Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız. Bize petrol teklif ettiler ama biz petrol istemiyoruz, kurumları ve sınırları istiyoruz.&quot; dedi.FİDAN: &quot;YPG KENDİNİ FESHETMEZSE OPERASYON YAPARIZ&quot; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak&#039;ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG&#039;nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.  Şam&#039;daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, &quot;Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye&#039;deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye&#039;yi terk etmesi gerek&quot; diye konuştu.  Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. Türkiye&#039;nin Suriye halkının &quot;zorlu yolunu kolaylaştırmak&quot; için üzerine düşeni yapacağını söylemişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bGQkPvRBAEOtbGttzMVqWg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suriye, Savunma, Bakanından, PKKYPG’ye, uyarı:, Eğer, güç, kullanmak, zorunda, kalırsak, hazır, olacağız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bGQkPvRBAEOtbGttzMVqWg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Suriye Savunma Bakanından PKK/YPG’ye uyarı: Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız"><p>Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyararak, "Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız." dedi.</p><p>Suriye'deki yeni yönetimin Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyardı.</p><p>Kasra, terör örgütü PKK/YPG’nin oluşturduğu silahlı grupların Savunma Bakanlığı çatısı altında toplanması konusunda, "Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız. Bize petrol teklif ettiler ama biz petrol istemiyoruz, kurumları ve sınırları istiyoruz." dedi.</p><p><strong>FİDAN: "YPG KENDİNİ FESHETMEZSE OPERASYON YAPARIZ"</strong> </p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak'ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG'nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.  Şam'daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, "Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye'deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye'yi terk etmesi gerek" diye konuştu.  Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. Türkiye'nin Suriye halkının "zorlu yolunu kolaylaştırmak" için üzerine düşeni yapacağını söylemişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de ölü sayısı 47 bin 161&amp;apos;e yükseldi: Enkazlardan cesetler çıkmaya devam ediyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gazzede-oelu-sayisi-47-bin-161e-yukseldi-enkazlardan-cesetler-cikmaya-devam-ediyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gazzede-oelu-sayisi-47-bin-161e-yukseldi-enkazlardan-cesetler-cikmaya-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in 15 ayı aşkın süredir saldırılarına maruz kalan Gazze Şeridi&#039;nde son 24 saatte 53&#039;ü enkaz altından çıkarılan 54 Filistinlinin cansız bedenleri hastaneye nakledildi.Gazze&#039;deki Sağlık Bakanlığından İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkesin 4. gününde yapılan açıklamada, İsrail ordusunun saldırıları sonucu ölenler ve yaralananlarla ilgili son bilgiler paylaşıldı.  Son 24 saatte hastanelere 54 kişinin cansız bedeni ile 19 yaralının ulaştığı aktarıldı. Hayatını kaybedenlerin 53&#039;ünün enkaz altından çıkarıldığı, 1 kişinin de daha önceki saldırılarda aldığı yara nedeniyle öldüğü belirtildi.  İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana düzenlediği saldırılarda yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 47 bin 161&#039;e, yaralıların sayısı ise 111 bin 166&#039;ya çıktı.  Sivil savunma ekiplerinin enkaz altında kalanlara ulaşmak amacıyla arama kurtarma çalışmalarını sürdürdüğü; hala enkaz altında ve yol kenarlarında cansız bedenler olduğu ifade edildi.  Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, son 24 saatte hastanelere 72 kişinin cansız bedenin ulaştığı, bunlardan 68&#039;inin enkaz altından çıkarılanlar olduğu ifade edilmişti.ATEŞKES VE ESİR TAKASI ANLAŞMASI  Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak&#039;ta İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.  Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15&#039;te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde, İsrailli 33 esir ve 1900&#039;ün üzerinde Filistinli esir serbest bırakılacak.  Hamas&#039;ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, anlaşmanın birinci aşaması kapsamında 19 Ocak&#039;ta 3 İsrailli kadını serbest bırakmıştı.  İsrail hapishanelerinde tutulan 90 Filistinli de işgal altındaki Batı Şeria&#039;da bulunan Ofer Askeri Cezaevi&#039;nden serbest bırakılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q8oZ_DqZBEeyn6-6MfzFRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, ölü, sayısı, bin, 161e, yükseldi:, Enkazlardan, cesetler, çıkmaya, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q8oZ_DqZBEeyn6-6MfzFRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de ölü sayısı 47 bin 161'e yükseldi: Enkazlardan cesetler çıkmaya devam ediyor"><p>İsrail'in 15 ayı aşkın süredir saldırılarına maruz kalan Gazze Şeridi'nde son 24 saatte 53'ü enkaz altından çıkarılan 54 Filistinlinin cansız bedenleri hastaneye nakledildi.</p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkesin 4. gününde yapılan açıklamada, İsrail ordusunun saldırıları sonucu ölenler ve yaralananlarla ilgili son bilgiler paylaşıldı.  Son 24 saatte hastanelere 54 kişinin cansız bedeni ile 19 yaralının ulaştığı aktarıldı. Hayatını kaybedenlerin 53'ünün enkaz altından çıkarıldığı, 1 kişinin de daha önceki saldırılarda aldığı yara nedeniyle öldüğü belirtildi.  İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 47 bin 161'e, yaralıların sayısı ise 111 bin 166'ya çıktı.  Sivil savunma ekiplerinin enkaz altında kalanlara ulaşmak amacıyla arama kurtarma çalışmalarını sürdürdüğü; hala enkaz altında ve yol kenarlarında cansız bedenler olduğu ifade edildi.  Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, son 24 saatte hastanelere 72 kişinin cansız bedenin ulaştığı, bunlardan 68'inin enkaz altından çıkarılanlar olduğu ifade edilmişti.<strong>ATEŞKES VE ESİR TAKASI ANLAŞMASI</strong>  Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak'ta İsrail ile Hamas arasında Gazze'de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.  Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15'te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde, İsrailli 33 esir ve 1900'ün üzerinde Filistinli esir serbest bırakılacak.  Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, anlaşmanın birinci aşaması kapsamında 19 Ocak'ta 3 İsrailli kadını serbest bırakmıştı.  İsrail hapishanelerinde tutulan 90 Filistinli de işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Ofer Askeri Cezaevi'nden serbest bırakılmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Putin&amp;apos;e uyarı: Savaşa son verin yoksa yaptırım uygularım</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-putine-uyari-savasa-son-verin-yoksa-yaptirim-uygularim</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-putine-uyari-savasa-son-verin-yoksa-yaptirim-uygularim</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;e &quot;Ukrayna&#039;daki savaşı sona erdirmek üzere anlaşmaya varın&quot; çağrısında bulunarak, aksi halde Rusya&#039;ya ciddi yaptırımlar ve gümrük vergileri getireceğini açıkladı.ABD Başkanı Trump, Truth Social adlı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Putin&#039;e hem çağrıda hem uyarıda bulundu.  ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social&#039;da yaptığı paylaşımda Rusya&#039;ya sert mesajlar gönderdi. Rusya&#039;ya Ukrayna&#039;daki savaşı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmaması halinde yüksek düzeyli yaptırım ve ithalatta ek gümrük vergileri getirme tehdidini yineleyen Trump, “Rusya&#039;ya zarar vermek istemiyorum. Rus halkını seviyorum ve Başkan Putin ile her zaman çok iyi ilişkilerim oldu” ifadelerini kullandı.&quot;SAVAŞA SON VERİN YOKSA YAPTIRIM UYGULARIM&quot;  Trump, Rusya&#039;nın II. Dünya Savaşı&#039;nın kazanılmasında yardımcı olduğunu ve bu süreçte yaklaşık 60 milyon insanın hayatını kaybettiğinin unutulmaması gerektiğini söyledi. Trump, “Tüm bunları söyledikten sonra, ekonomisi çökmekte olan Rusya&#039;ya ve Başkan Putin&#039;e çok büyük bir iyilik yapacağım. Anlaşın ve bu saçma savaşı durdurun. Durum sadece daha kötüye gidecek. Eğer yakın zamanda bir anlaşma yapılmazsa, Rusya&#039;nın ABD ve diğer katılımcı ülkelere sattığı her şeye yüksek düzeyde vergi, gümrük tarifeleri ve yaptırımlar uygulamaktan başka seçeneğim olmayacak.” dedi.  Trump, açıklamasında ABD&#039;nin Rusya aleyhindeki muhtemel yaptırım girişimine hangi ülkelerin katılacağı hakkında detay vermedi. Seçim kampanyası sırasında Ukrayna&#039;daki savaşı bir günde bitirebileceği vaadinde bulunan Trump, bugünkü mesajında, “Ben başkan olsaydım hiç başlamamış olacak bu savaşı artık geride bırakalım. Bunu kolay yoldan da yapabiliriz, zor yoldan da. Fakat kolay yol, her zaman için daha iyidir.” dedi.  ABD basını, Trump yönetiminin Ukrayna&#039;daki savaşa diplomatik bir çözüm bulunmasına yönelik bir yaptırım stratejisi üzerinde çalıştığını yazmıştı. Haberlerde, Trump&#039;ın ekibinin Rusya üzerinde baskı oluşturulması için İran ve Venezuela&#039;ya uygulanan yaptırımlara benzer bir yaptırım politikası uygulama seçeneği üzerinde durduğu iddia edilmişti.  &quot;BİR ANLAŞMA YAPMAK ZORUNDA&quot;  Trump, geçtiğimiz pazartesi günü ABD Başkanı olarak ikinci kez göreve başladıktan sonra yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;in Ukrayna&#039;daki savaşı sona erdirmek için anlaşma yapmayarak, “Rusya&#039;yı yok ettiğini” söylemişti. Putin ile görüşmeye hazırlandığını da söyleyen Trump, “Bir anlaşma yapmak zorunda. Rusya, büyük bir sorunla karşı karşıya kalacak diye düşünüyorum” demişti.  Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, geçtiğimiz sene aralık ayında yaptığı açıklamada, ülkesinin savaşta kaybettiği asker sayısının 43 bin olduğunu ve 370 bin askerinin de yaralandığını açıklamıştı. Zelenskiy, hesaplamalarına göre Rusya&#039;nın kaybettiği asker sayısının ise 198 bin olduğunu ve 550 binden fazla Rus askerinin de yaralandığını ifade etmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GBxag3bYzEWLp1RptwJUEA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Putine, uyarı:, Savaşa, son, verin, yoksa, yaptırım, uygularım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GBxag3bYzEWLp1RptwJUEA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Putin'e uyarı: Savaşa son verin yoksa yaptırım uygularım"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e "Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek üzere anlaşmaya varın" çağrısında bulunarak, aksi halde Rusya'ya ciddi yaptırımlar ve gümrük vergileri getireceğini açıkladı.</p><p>ABD Başkanı Trump, Truth Social adlı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Putin'e hem çağrıda hem uyarıda bulundu.  ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı paylaşımda Rusya'ya sert mesajlar gönderdi. Rusya'ya Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmaması halinde yüksek düzeyli yaptırım ve ithalatta ek gümrük vergileri getirme tehdidini yineleyen Trump, “Rusya'ya zarar vermek istemiyorum. Rus halkını seviyorum ve Başkan Putin ile her zaman çok iyi ilişkilerim oldu” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"SAVAŞA SON VERİN YOKSA YAPTIRIM UYGULARIM"</strong>  Trump, Rusya'nın II. Dünya Savaşı'nın kazanılmasında yardımcı olduğunu ve bu süreçte yaklaşık 60 milyon insanın hayatını kaybettiğinin unutulmaması gerektiğini söyledi. Trump, “Tüm bunları söyledikten sonra, ekonomisi çökmekte olan Rusya'ya ve Başkan Putin'e çok büyük bir iyilik yapacağım. Anlaşın ve bu saçma savaşı durdurun. Durum sadece daha kötüye gidecek. Eğer yakın zamanda bir anlaşma yapılmazsa, Rusya'nın ABD ve diğer katılımcı ülkelere sattığı her şeye yüksek düzeyde vergi, gümrük tarifeleri ve yaptırımlar uygulamaktan başka seçeneğim olmayacak.” dedi.  Trump, açıklamasında ABD'nin Rusya aleyhindeki muhtemel yaptırım girişimine hangi ülkelerin katılacağı hakkında detay vermedi. Seçim kampanyası sırasında Ukrayna'daki savaşı bir günde bitirebileceği vaadinde bulunan Trump, bugünkü mesajında, “Ben başkan olsaydım hiç başlamamış olacak bu savaşı artık geride bırakalım. Bunu kolay yoldan da yapabiliriz, zor yoldan da. Fakat kolay yol, her zaman için daha iyidir.” dedi.  ABD basını, Trump yönetiminin Ukrayna'daki savaşa diplomatik bir çözüm bulunmasına yönelik bir yaptırım stratejisi üzerinde çalıştığını yazmıştı. Haberlerde, Trump'ın ekibinin Rusya üzerinde baskı oluşturulması için İran ve Venezuela'ya uygulanan yaptırımlara benzer bir yaptırım politikası uygulama seçeneği üzerinde durduğu iddia edilmişti.  <strong>"BİR ANLAŞMA YAPMAK ZORUNDA"</strong>  Trump, geçtiğimiz pazartesi günü ABD Başkanı olarak ikinci kez göreve başladıktan sonra yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek için anlaşma yapmayarak, “Rusya'yı yok ettiğini” söylemişti. Putin ile görüşmeye hazırlandığını da söyleyen Trump, “Bir anlaşma yapmak zorunda. Rusya, büyük bir sorunla karşı karşıya kalacak diye düşünüyorum” demişti.  Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, geçtiğimiz sene aralık ayında yaptığı açıklamada, ülkesinin savaşta kaybettiği asker sayısının 43 bin olduğunu ve 370 bin askerinin de yaralandığını açıklamıştı. Zelenskiy, hesaplamalarına göre Rusya'nın kaybettiği asker sayısının ise 198 bin olduğunu ve 550 binden fazla Rus askerinin de yaralandığını ifade etmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>