<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>İstanbul Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Seyahat</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/rss/category/seyahat</link>
<description>İstanbul Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Seyahat</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>2025 © MDM Medya Ürünüdür &amp; Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Bodrum, Hot List 2025&amp;apos;te yerini aldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bodrum-hot-list-2025te-yerini-aldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bodrum-hot-list-2025te-yerini-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en prestijli seyahat yayınlarından Condé Nast Traveler, her yıl editörlerinin titiz değerlendirmeleriyle hazırladığı “Hot List 2025” seçkisini açıkladı. Türkiye&#039;den sadece bir otel listede yer aldı.Sri Lanka’dan Seyşeller’e, New York’tan Yeni Güney Galler’e uzanan bu seçkide, farklı coğrafyalardaki yeni adresler mimari tasarımları, hizmet anlayışları, gastronomi deneyimleri ve özgün atmosferleriyle öne çıkıyor.  Türkiye’nin gözde destinasyonlarından biri olan Maxx Royal Bodrum, hem İngiltere hem de Amerika edisyonlarında yayınlanan listelerde yer alarak uluslararası arenada dikkat çekici bir başarıya imza attı; İngiltere edisyonunda “Best New Hotels in Europe 2025” kategorisinde listelenirken, Amerika edisyonunda hem “Best New Hotels in Europe” hem de “Best New Hotels in the World” kategorilerinde yer aldı. Bu sonuçla birlikte, Türkiye’den Condé Nast Traveler 2025 Hot List’e giren Bodrum&#039;daki tek otel olma unvanını kazandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1LtePX2Lok-mebN99yiyuw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bodrum, Hot, List, 2025te, yerini, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1LtePX2Lok-mebN99yiyuw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyada en iyilerde Bodrum sürprizi"><p>Dünyanın en prestijli seyahat yayınlarından Condé Nast Traveler, her yıl editörlerinin titiz değerlendirmeleriyle hazırladığı “Hot List 2025” seçkisini açıkladı. Türkiye'den sadece bir otel listede yer aldı.</p>Sri Lanka’dan Seyşeller’e, New York’tan Yeni Güney Galler’e uzanan bu seçkide, farklı coğrafyalardaki yeni adresler mimari tasarımları, hizmet anlayışları, gastronomi deneyimleri ve özgün atmosferleriyle öne çıkıyor.  Türkiye’nin gözde destinasyonlarından biri olan Maxx Royal Bodrum, hem İngiltere hem de Amerika edisyonlarında yayınlanan listelerde yer alarak uluslararası arenada dikkat çekici bir başarıya imza attı; İngiltere edisyonunda “Best New Hotels in Europe 2025” kategorisinde listelenirken, Amerika edisyonunda hem “Best New Hotels in Europe” hem de “Best New Hotels in the World” kategorilerinde yer aldı. Bu sonuçla birlikte, Türkiye’den Condé Nast Traveler 2025 Hot List’e giren Bodrum'daki tek otel olma unvanını kazandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şanlıurfa Kurtuluş Müzesi bir yıl içerisinde ziyarete açılacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sanliurfa-kurtulus-muzesibir-yil-icerisinde-ziyarete-acilacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sanliurfa-kurtulus-muzesibir-yil-icerisinde-ziyarete-acilacak</guid>
<description><![CDATA[ 6 Şubat 2023&#039;teki depremlerde hasar gören Şanlıurfa Kurtuluş Müzesi, restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açılacak.Atatürk Mahallesi&#039;nde 1903 yılında geleneksel mimariyle tasarlanan Mahmut Nedim Efendi Konağı, İngilizlerin ardından Urfa&#039;yı işgal eden Fransızlar tarafından karargah olarak kullanıldı.Halkın büyük mücadelesiyle 11 Nisan 1920&#039;de Fransız işgalinden kurtarılan Şanlıurfa&#039;da, Milli Mücadele&#039;nin simgesi haline gelen tarihi konak, Şanlıurfa Valiliğince 16 yıl önce restorasyonu yapılarak Kurtuluş Müzesi&#039;ne dönüştürüldü.Kentin kurtuluş mücadelesine ışık tutan müze, 6 Şubat 2023&#039;teki  Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gördü. Restorasyonu süren müzenin bir yıl içerisinde yeniden ziyarete açılması hedefleniyor.&quot;1 YIL İÇİNDE ZİYARETE AÇMAYI PLANLIYORUZ&quot;Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa&#039;nın şanlı unvanını kurtuluş mücadelesindeki destansı duruşundan aldığını anımsattı. Onarım, güçlendirme ve restorasyon çalışmalarının ardından müzenin yeniden ziyarete açılacağını dile getiren Şıldak, şunları kaydetti: &quot;Mahmut Nedim Efendi Konağı, şehrimizde Kurtuluş Savaşı&#039;nı ve kurtuluş mücadelesini simgeleyen, o sembolü bağrında taşıyan bir bina. Bu konak valiliğimize ait ve burada Kurtuluş Müzesi olarak bir süredir hizmet vermekteyken özellikle yaşanan deprem felaketinden etkilenmesi sonucunda hizmet dışı kalmıştı. Biz şu anda burada yaptığımız onarım, güçlendirme ve restorasyon çalışmasıyla kısa süre içinde konağımızı çok daha güzel ve içinin de teşhir tanzimini yaparak tekrar Şanlıurfa&#039;ya ve ülkemize kazandırmış olacağız. Mücadele azmimizin, vatanımızı koruma ve kurtarma azmimizin bir nişanesi olarak burada kurtuluş dönemindeki eserler sergilenecek. Çok modern bir müzecilik anlayışıyla içinin donanımını sağlayacağız ve bir yıl içerisinde müzeyi ziyarete açmayı planlıyoruz.&quot; Vali Şıldak, müzenin kentin eksiği olan etnografik müze konseptiyle açılacağını vurgulayarak, &quot;Ziyarete gelenler o anı yaşayacaklar. Şanlıurfa&#039;mızın tarihteki o altın sayfasını yansıtacak kalitede ve donanımda bir müze oluşturacağız&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xX4KayKGvUyoZTIWhWpXdA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şanlıurfa, Kurtuluş, Müzesi bir, yıl, içerisinde, ziyarete, açılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xX4KayKGvUyoZTIWhWpXdA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Şanlıurfa Kurtuluş Müzesi ziyarete açılacak"><p>6 Şubat 2023'teki depremlerde hasar gören Şanlıurfa Kurtuluş Müzesi, restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açılacak.</p><p>Atatürk Mahallesi'nde 1903 yılında geleneksel mimariyle tasarlanan Mahmut Nedim Efendi Konağı, İngilizlerin ardından Urfa'yı işgal eden Fransızlar tarafından karargah olarak kullanıldı.</p><p>Halkın büyük mücadelesiyle 11 Nisan 1920'de Fransız işgalinden kurtarılan Şanlıurfa'da, Milli Mücadele'nin simgesi haline gelen tarihi konak, Şanlıurfa Valiliğince 16 yıl önce restorasyonu yapılarak Kurtuluş Müzesi'ne dönüştürüldü.</p><p>Kentin kurtuluş mücadelesine ışık tutan müze, 6 Şubat 2023'teki  Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gördü. Restorasyonu süren müzenin bir yıl içerisinde yeniden ziyarete açılması hedefleniyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Am715zIdtUatC8oQeGyDAw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"1 YIL İÇİNDE ZİYARETE AÇMAYI PLANLIYORUZ"</strong></p><p>Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa'nın şanlı unvanını kurtuluş mücadelesindeki destansı duruşundan aldığını anımsattı. Onarım, güçlendirme ve restorasyon çalışmalarının ardından müzenin yeniden ziyarete açılacağını dile getiren Şıldak, şunları kaydetti: </p><p>"Mahmut Nedim Efendi Konağı, şehrimizde Kurtuluş Savaşı'nı ve kurtuluş mücadelesini simgeleyen, o sembolü bağrında taşıyan bir bina. Bu konak valiliğimize ait ve burada Kurtuluş Müzesi olarak bir süredir hizmet vermekteyken özellikle yaşanan deprem felaketinden etkilenmesi sonucunda hizmet dışı kalmıştı. Biz şu anda burada yaptığımız onarım, güçlendirme ve restorasyon çalışmasıyla kısa süre içinde konağımızı çok daha güzel ve içinin de teşhir tanzimini yaparak tekrar Şanlıurfa'ya ve ülkemize kazandırmış olacağız. Mücadele azmimizin, vatanımızı koruma ve kurtarma azmimizin bir nişanesi olarak burada kurtuluş dönemindeki eserler sergilenecek. Çok modern bir müzecilik anlayışıyla içinin donanımını sağlayacağız ve bir yıl içerisinde müzeyi ziyarete açmayı planlıyoruz." </p><p>Vali Şıldak, müzenin kentin eksiği olan etnografik müze konseptiyle açılacağını vurgulayarak, "Ziyarete gelenler o anı yaşayacaklar. Şanlıurfa'mızın tarihteki o altın sayfasını yansıtacak kalitede ve donanımda bir müze oluşturacağız" ifadesini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antik yol doğaseverlerin yeni rotası oldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/antik-yol-dogaseverlerin-yeni-rotasi-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/antik-yol-dogaseverlerin-yeni-rotasi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Antalya&#039;nın Akseki ilçesinde restorasyon çalışması süren, Romalılardan bugüne taşınan kervan ve göç yolu, geçmişin izini sürmek isteyen doğaseverlerin yeni rotası oldu.Tarihte ticaret yolu olarak kullanılan İpek Yolu&#039;nun Alanya ile Konya etabında yer alan 6 kilometrelik antik yol, yürütülen çalışmalarla turizme açıldı. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı ve Akseki Kaymakamlığı işbirliğiyle yaklaşık 2 yıl önce başlatılan çalışmalarla, tarihi kervan ve göç yolunun bulunduğu ilçe, doğası, havası ve tarihiyle yeniden çekim merkezi haline geldi. İlçe merkezinden başlayarak Sarıhacılar Mahallesi&#039;ne uzanan güzergah, tarihe meraklı doğasever ve fotoğraf tutkunlarının yeni yürüyüş parkuru oldu.TARİHİ SARIHACILAR CAMİSİ İLE DÜĞMELİ EVLER DE GÜZERGAHTADoğal güzelliklerin arasındaki antik güzergahta, 600 yıllık Sarıhacılar Camisi, Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan yaklaşık 400 yıllık düğmeli evler de bulunuyor. Tek parça katran ağacından yapılmış mihrabı ve minberiyle dikkati çeken tarihi camide, Osmanlı Padişahı Sultan Reşad tarafından hediye edilen sancak da sergileniyor.  Parkurun sonunda, geçmişi 800 yıl öncesine kadar uzanan Sarıhacılar Mahallesi&#039;ne ulaşılıyor.&quot;HERKES BU TARİHİ ATMOSFERİ YAŞAMALI&quot;Güzergahta düzenlenen yürüyüşe katılan Recep Güler (37) tarihi kervan ve göç yolunda ailesiyle yürümenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.  Güzergahın &quot;buram buram tarih koktuğunu&quot; belirten Güler, herkesin mutlaka bu antik yolu görmesi ve tarihi atmosferi yaşaması gerektiğini dile getirdi. Ersel Güler (50) ise tarihi kervan yolunun bakımlı ve yön levhalarıyla takibinin kolay olduğunu kaydetti. Melisa Nur Değirmen (20), keyifli sohbetlerle dolu, huzurlu bir yürüyüş yaptıklarını belirtti. Yürüyüşü tamamlayan 10 yaşındaki Amine Lena Baltacı, parkurda kısa ve uzun rotaların bulunduğunu anlattı. Yoldaki taşların zaman zaman tehlike oluşturduğunu ancak dikkatli olunduğunda sorun yaşanmayacağını ifade eden Baltacı, yol boyunca tarihi dokuların dikkati çektiğini söyledi.Ayşe Yılmaz (23), bu tarihi yolda geçmişte deve ve atlarla göç edildiğini, ticaret yapıldığını dile getirdi. Kervan yolunun geçmişe açılan kapı olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu deneyimi yaşamak isteyen herkesi bölgeye davet etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b4X8Ic-EEEajm80aL_kYpA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antik, yol, doğaseverlerin, yeni, rotası, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b4X8Ic-EEEajm80aL_kYpA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tarihi kervan ve göç yolu turizme açıldı"><p>Antalya'nın Akseki ilçesinde restorasyon çalışması süren, Romalılardan bugüne taşınan kervan ve göç yolu, geçmişin izini sürmek isteyen doğaseverlerin yeni rotası oldu.</p><p>Tarihte ticaret yolu olarak kullanılan İpek Yolu'nun Alanya ile Konya etabında yer alan 6 kilometrelik antik yol, yürütülen çalışmalarla turizme açıldı. </p><p>Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı ve Akseki Kaymakamlığı işbirliğiyle yaklaşık 2 yıl önce başlatılan çalışmalarla, tarihi kervan ve göç yolunun bulunduğu ilçe, doğası, havası ve tarihiyle yeniden çekim merkezi haline geldi. İlçe merkezinden başlayarak Sarıhacılar Mahallesi'ne uzanan güzergah, tarihe meraklı doğasever ve fotoğraf tutkunlarının yeni yürüyüş parkuru oldu.</p><p><strong>TARİHİ SARIHACILAR CAMİSİ İLE DÜĞMELİ EVLER DE GÜZERGAHTA</strong></p><p>Doğal güzelliklerin arasındaki antik güzergahta, 600 yıllık Sarıhacılar Camisi, Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan yaklaşık 400 yıllık düğmeli evler de bulunuyor. Tek parça katran ağacından yapılmış mihrabı ve minberiyle dikkati çeken tarihi camide, Osmanlı Padişahı Sultan Reşad tarafından hediye edilen sancak da sergileniyor.  Parkurun sonunda, geçmişi 800 yıl öncesine kadar uzanan Sarıhacılar Mahallesi'ne ulaşılıyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rMcQo5x01EaWU39esMxl0g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"HERKES BU TARİHİ ATMOSFERİ YAŞAMALI"</strong></p><p>Güzergahta düzenlenen yürüyüşe katılan Recep Güler (37) tarihi kervan ve göç yolunda ailesiyle yürümenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.  Güzergahın "buram buram tarih koktuğunu" belirten Güler, herkesin mutlaka bu antik yolu görmesi ve tarihi atmosferi yaşaması gerektiğini dile getirdi. Ersel Güler (50) ise tarihi kervan yolunun bakımlı ve yön levhalarıyla takibinin kolay olduğunu kaydetti. </p><p>Melisa Nur Değirmen (20), keyifli sohbetlerle dolu, huzurlu bir yürüyüş yaptıklarını belirtti. Yürüyüşü tamamlayan 10 yaşındaki Amine Lena Baltacı, parkurda kısa ve uzun rotaların bulunduğunu anlattı. Yoldaki taşların zaman zaman tehlike oluşturduğunu ancak dikkatli olunduğunda sorun yaşanmayacağını ifade eden Baltacı, yol boyunca tarihi dokuların dikkati çektiğini söyledi.</p><p>Ayşe Yılmaz (23), bu tarihi yolda geçmişte deve ve atlarla göç edildiğini, ticaret yapıldığını dile getirdi. Kervan yolunun geçmişe açılan kapı olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu deneyimi yaşamak isteyen herkesi bölgeye davet etti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Van Gölü&amp;apos;ndeki Akdamar Adası&amp;apos;na yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/van-goelundeki-akdamar-adasina-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/van-goelundeki-akdamar-adasina-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Van Gölü&#039;ndeki Akdamar Adası ve üzerindeki tarihi yapılar, kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ilk uğrak yeri oluyor.Edremit ve Gevaş ilçelerindeki iskelelerden kalkan teknelerle yaklaşık yarım saatlik bir yolculuğun ardından ulaşılan Van Gölü&#039;ndeki Akdamar Adası, her mevsim farklı manzarasıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Ada ve üzerindeki Vaspurakan Kralı 1. Gagik tarafından 915-921 yıllarında yaptırılan Akdamar Anıt Müzesi (Kilisesi), çok sayıda turisti ağırlıyor.  Doğa turizmi açısından bünyesinde çeşitli güzellikler barındıran ve birçok medeniyetten izler taşıyan adayı Kurban Bayramı tatili dolayısıyla kente gelenler de ziyaret ediyor.  Bu yılın ilk 5 ayında yaklaşık 60 bin yerli ve yabancı ziyaretçinin geldiği ada, badem ağaçlarının oluşturduğu renk cümbüşü ve burada yaşayan tavşanlarla insanlara doğayla iç içe zaman geçirme olanağı sunuyor.&quot;BÜYÜLEYİCİ BİR HİKAYESİ VE MANZARASI VAR&quot;Çanakkale&#039;den gelen Günay Erdinç, emekli olduktan sonra yurdun dört bir yanını gezdiğini söyledi. Fırsat buldukça Akdamar Adası&#039;na geldiğini belirten Erdinç, şunları kaydetti:  &quot;Geçen yıl da buraya gelmiştim ve çok güzeldi. Bu yıl da 45 kişilik ekiple geldik. Akdamar Adası, tarihi ve doğal güzelliğiyle mükemmel bir yer. Bu zamana kadar 40 ülke gezdim fakat ülkemizin güzelliği başka hiçbir yerde yok. Akdamar Adası, badem ağaçlarıyla daha da mükemmel. Seneye buradaki festivale mutlaka katılacağım.&quot;  Giresun&#039;dan gelen Muhammed Bahadır ise &quot;Akdamar Adası&#039;nı ziyaret eden arkadaşlarım ısrarla gezip görmemi istedi. Ben de buraya gelmeden önce tarihini araştırarak geldim. Büyüleyici bir hikayesi ve manzarası var. Herkesin gelip burayı görmesini tavsiye ediyorum.&quot; diye konuştu.  Tatil boyunca misafirlerini Akdamar Adası&#039;na getirdiğini belirten Furkan Aydinç de &quot;Van&#039;a gelen misafirlerimi ilk olarak adaya getiriyorum. Misafirlerimiz buraya hayran kalıyor. Ben de adanın tarihini, memleketimizi ve kültürümüzü tanıtmak için elimden geleni yapıyorum. Misafirlerim adayı gezdikten sonra çok mutlu ayrılıyor. Burada, kültürümüzü, tarihimizi ve misafirperverliğimizi tanıtıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z3B6yBoWTkOO402NjcA6-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Van, Gölündeki, Akdamar, Adasına, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z3B6yBoWTkOO402NjcA6-w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Akdamar Adası yaklaşık 60 bin kişi ağırladı"><p>Van Gölü'ndeki Akdamar Adası ve üzerindeki tarihi yapılar, kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ilk uğrak yeri oluyor.</p>Edremit ve Gevaş ilçelerindeki iskelelerden kalkan teknelerle yaklaşık yarım saatlik bir yolculuğun ardından ulaşılan Van Gölü'ndeki Akdamar Adası, her mevsim farklı manzarasıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Ada ve üzerindeki Vaspurakan Kralı 1. Gagik tarafından 915-921 yıllarında yaptırılan Akdamar Anıt Müzesi (Kilisesi), çok sayıda turisti ağırlıyor.  Doğa turizmi açısından bünyesinde çeşitli güzellikler barındıran ve birçok medeniyetten izler taşıyan adayı Kurban Bayramı tatili dolayısıyla kente gelenler de ziyaret ediyor.  Bu yılın ilk 5 ayında yaklaşık 60 bin yerli ve yabancı ziyaretçinin geldiği ada, badem ağaçlarının oluşturduğu renk cümbüşü ve burada yaşayan tavşanlarla insanlara doğayla iç içe zaman geçirme olanağı sunuyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jqn_TNSy50KCTu4PK_bh8Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"BÜYÜLEYİCİ BİR HİKAYESİ VE MANZARASI VAR"</strong></p><p>Çanakkale'den gelen Günay Erdinç, emekli olduktan sonra yurdun dört bir yanını gezdiğini söyledi. Fırsat buldukça Akdamar Adası'na geldiğini belirten Erdinç, şunları kaydetti:  "Geçen yıl da buraya gelmiştim ve çok güzeldi. Bu yıl da 45 kişilik ekiple geldik. Akdamar Adası, tarihi ve doğal güzelliğiyle mükemmel bir yer. Bu zamana kadar 40 ülke gezdim fakat ülkemizin güzelliği başka hiçbir yerde yok. Akdamar Adası, badem ağaçlarıyla daha da mükemmel. Seneye buradaki festivale mutlaka katılacağım."  Giresun'dan gelen Muhammed Bahadır ise "Akdamar Adası'nı ziyaret eden arkadaşlarım ısrarla gezip görmemi istedi. Ben de buraya gelmeden önce tarihini araştırarak geldim. Büyüleyici bir hikayesi ve manzarası var. Herkesin gelip burayı görmesini tavsiye ediyorum." diye konuştu.  Tatil boyunca misafirlerini Akdamar Adası'na getirdiğini belirten Furkan Aydinç de "Van'a gelen misafirlerimi ilk olarak adaya getiriyorum. Misafirlerimiz buraya hayran kalıyor. Ben de adanın tarihini, memleketimizi ve kültürümüzü tanıtmak için elimden geleni yapıyorum. Misafirlerim adayı gezdikten sonra çok mutlu ayrılıyor. Burada, kültürümüzü, tarihimizi ve misafirperverliğimizi tanıtıyoruz." ifadelerini kullandı </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Adıyaman ve Şanlıurfa’daki tarihi yapılar yeniden ayağa kaldırılıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/adiyaman-ve-sanliurfadakitarihi-yapilar-yeniden-ayaga-kaldiriliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/adiyaman-ve-sanliurfadakitarihi-yapilar-yeniden-ayaga-kaldiriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Adıyaman ve Şanlıurfa’da deprem ve selden zarar gören 28 tarihi eser onarılıyor.Kahramanmaraş merkezli, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremler ve ardından Adıyaman ile Şanlıurfa’da yaşanan sel felaketinde zarar gören 28 tarihi yapıda restorasyon çalışmaları yapılıyor.Şanlıurfa ve Adıyaman’da yürütülen çalışmalar çerçevesinde Hasanpaşa Camisinin restorasyonu tamamlandı. Balıklıgöl Platosunda yer alan cami, 8 Mayıs 2025’te yeniden ibadete açıldı. Adıyaman’da ise sekiz cami, bir türbe ve bir kilisede restorasyon sürerken, yıl sonuna kadar bunların da tamamlanması hedefleniyor.Şanlıurfa genelinde de Ulu Camii, Selahaddin Eyyubi Camii ve Birecik Ulu Camii gibi önemli yapılarda ise çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Ayrıca Balıklıgöl çevresindeki eski taziye evlerinin eğitim merkezine dönüştürülmesi, Dergah Mağarası da yeniden düzenleniyor.Adıyaman ve Şanlıurfa’da 28 yapıda restorasyon ve onarım çalışmaları başlattıklarını söyleyen Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Palalı, &quot;Şanlıurfa ve Adıyaman illerini kapsayan Şanlıurfa Vakıflar Bölge Müdürlüğü alanında yer alan ve deprem ile selde zarar gören 28 adet eserimizde onarım çalışmalarına başladık. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler ve daha sonrasında 15 Mart 2023 tarihinde meydana gelen sel felaketinden zarar gören eserlerimizi hızlı bir şekilde onarmaya başladık. Bugün de restorasyon çalışmasını tamamladığımız Hasanpaşa Camisindeyiz. Hasanpaşa Camisi deprem sonrası Şanlıurfa’da tamamladığımız dördüncü eser. Bunların içerisinde Bahçeli Köyü Hüseyin Paşa Camisi, Eyyübiye ilçesi Hüseyin Paşa Camisi, Eski Sefalı Camisi ve Çarkoğlu Camisidir. Bu dört eserden sonra Hasanpaşa Camisini de 8 Mayıs 2025 tarihinde Cumhurbaşkanımızın külliyeden katılımlarla ibadete açtık. Halkımızın ibadet ihtiyacını Balıklıgöl bölgesinde gidermiş olduk. Adıyaman ilimizde de halihazırda sekiz cami, bir türbe ve bir kilisede onarım çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah orada da yıl sonuna doğru eserlerimiz tamamlanma aşamasına gelecek. Yine Şanlıurfa’daki Selahattin Eyyubi Camisinde, Ulu Camide, Nimetullah Camisi ve Birecik Ulu Cami gibi görkemli yapılarda da restorasyonumuz devam ediyor&quot; dedi. 13 KİLOMETRELİK TURİZM DESTİNASYONUYapılan çalışmalarla birlikte tarih ve turizmde önemli gelişmeler yaşanacağını belirten Mehmet Ali Palalı,&quot; Balıklıgöl’ün ender mekanlarından biri olan ve çok eski zamanlarda rasathane olarak kullanılan mekanda restorasyon devam ediyor. Bunun yanında Şanlıurfalıların çok bildiği, eski taziye evleri olarak adlandırılan kısımda da valiliğimiz tarafından restorasyon çalışmaları devam ediyor. Burada eğitim amaçlı bir tesis oluşturulacak. Mülkiyeti müdürlüğümüze ait olan Balıklıgöl platosundaki yerlerin ışıklandırma çalışmaları devam ediyor. Bunun yanında Şanlıurfa Kalesinde Kültür Bakanlığımızın yapmış olduğu restorasyon devam ediyor. İnşallah bu restorasyonlar tamamlanınca Balıklıgöl platosu, Dergah Camisi, Halil-ür Rahman Camisi, Rızvaniye Camisi, Hasanpaşa Camisi ile birlikte çok daha görkemli, çok daha güvenli ve 24 saat ziyaret edilebilir bir hale gelecek. Halkımızın en temel ziyaret makamı olan Balıklıgöl Dergah Camisi ile birlikte, buradan başlayarak ve 13 kilometre uzaklıktaki Göbeklitepe’ye kadar halkımızın kendini güvende hissedeceği bir turizm destinasyonu oluşturma yolunda çalışıyoruz&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4LhnfgHObUi-RaAOLJ5zRA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Adıyaman, Şanlıurfa’daki tarihi, yapılar, yeniden, ayağa, kaldırılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4LhnfgHObUi-RaAOLJ5zRA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250602100654693" class="type:primaryImage" alt="Hasar gören tarihi yapılar onarılıyor"><p>Adıyaman ve Şanlıurfa’da deprem ve selden zarar gören 28 tarihi eser onarılıyor.</p><p>Kahramanmaraş merkezli, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremler ve ardından Adıyaman ile Şanlıurfa’da yaşanan sel felaketinde zarar gören 28 tarihi yapıda restorasyon çalışmaları yapılıyor.</p><p>Şanlıurfa ve Adıyaman’da yürütülen çalışmalar çerçevesinde Hasanpaşa Camisinin restorasyonu tamamlandı. Balıklıgöl Platosunda yer alan cami, 8 Mayıs 2025’te yeniden ibadete açıldı.</p><p> Adıyaman’da ise sekiz cami, bir türbe ve bir kilisede restorasyon sürerken, yıl sonuna kadar bunların da tamamlanması hedefleniyor.</p><p>Şanlıurfa genelinde de Ulu Camii, Selahaddin Eyyubi Camii ve Birecik Ulu Camii gibi önemli yapılarda ise çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Ayrıca Balıklıgöl çevresindeki eski taziye evlerinin eğitim merkezine dönüştürülmesi, Dergah Mağarası da yeniden düzenleniyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jK-XXUShj0qx0HjppXTP6w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Adıyaman ve Şanlıurfa’da 28 yapıda restorasyon ve onarım çalışmaları başlattıklarını söyleyen Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Palalı, "Şanlıurfa ve Adıyaman illerini kapsayan Şanlıurfa Vakıflar Bölge Müdürlüğü alanında yer alan ve deprem ile selde zarar gören 28 adet eserimizde onarım çalışmalarına başladık. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler ve daha sonrasında 15 Mart 2023 tarihinde meydana gelen sel felaketinden zarar gören eserlerimizi hızlı bir şekilde onarmaya başladık. Bugün de restorasyon çalışmasını tamamladığımız Hasanpaşa Camisindeyiz. Hasanpaşa Camisi deprem sonrası Şanlıurfa’da tamamladığımız dördüncü eser. Bunların içerisinde Bahçeli Köyü Hüseyin Paşa Camisi, Eyyübiye ilçesi Hüseyin Paşa Camisi, Eski Sefalı Camisi ve Çarkoğlu Camisidir. Bu dört eserden sonra Hasanpaşa Camisini de 8 Mayıs 2025 tarihinde Cumhurbaşkanımızın külliyeden katılımlarla ibadete açtık. Halkımızın ibadet ihtiyacını Balıklıgöl bölgesinde gidermiş olduk. Adıyaman ilimizde de halihazırda sekiz cami, bir türbe ve bir kilisede onarım çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah orada da yıl sonuna doğru eserlerimiz tamamlanma aşamasına gelecek. Yine Şanlıurfa’daki Selahattin Eyyubi Camisinde, Ulu Camide, Nimetullah Camisi ve Birecik Ulu Cami gibi görkemli yapılarda da restorasyonumuz devam ediyor" dedi. </p><p><strong>13 KİLOMETRELİK TURİZM DESTİNASYONU</strong></p><p>Yapılan çalışmalarla birlikte tarih ve turizmde önemli gelişmeler yaşanacağını belirten Mehmet Ali Palalı," Balıklıgöl’ün ender mekanlarından biri olan ve çok eski zamanlarda rasathane olarak kullanılan mekanda restorasyon devam ediyor. Bunun yanında Şanlıurfalıların çok bildiği, eski taziye evleri olarak adlandırılan kısımda da valiliğimiz tarafından restorasyon çalışmaları devam ediyor. Burada eğitim amaçlı bir tesis oluşturulacak. Mülkiyeti müdürlüğümüze ait olan Balıklıgöl platosundaki yerlerin ışıklandırma çalışmaları devam ediyor. Bunun yanında Şanlıurfa Kalesinde Kültür Bakanlığımızın yapmış olduğu restorasyon devam ediyor. İnşallah bu restorasyonlar tamamlanınca Balıklıgöl platosu, Dergah Camisi, Halil-ür Rahman Camisi, Rızvaniye Camisi, Hasanpaşa Camisi ile birlikte çok daha görkemli, çok daha güvenli ve 24 saat ziyaret edilebilir bir hale gelecek. Halkımızın en temel ziyaret makamı olan Balıklıgöl Dergah Camisi ile birlikte, buradan başlayarak ve 13 kilometre uzaklıktaki Göbeklitepe’ye kadar halkımızın kendini güvende hissedeceği bir turizm destinasyonu oluşturma yolunda çalışıyoruz" diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bolu&amp;apos;nun milli parklarına ziyaretçi yağdı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bolunun-milli-parklarina-ziyaretci-yagdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bolunun-milli-parklarina-ziyaretci-yagdi</guid>
<description><![CDATA[ Bolu&#039;daki Gölcük Tabiat Parkı ile Abant ve Yedigöller milli parkları Kurban Bayramı tatilinde yoğun ilgi gördü.Bolu&#039;daki Gölcük Tabiat Parkı ile Abant ve Yedigöller milli parklarını Kurban Bayramı tatilinde 49 bin 216 kişi ziyaret etti.  Bayramda doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler, kentin doğal güzelliklerine ilgi gösterdi.Bayram süresince en çok ziyaret edilen alanlar arasında Gölcük Tabiat Parkı ile Abant ve Yedigöller milli parkları yer aldı.  Abant Gölü Milli Parkı 27 bin 349, Gölcük Tabiat Parkı 13 bin 109 ve Yedigöller Milli Parkı ise 8 bin 758 kişi olmak üzere toplam 49 bin 216 kişi ağırladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7W-ybFmYbEC0TaxxI1JGTw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bolunun, milli, parklarına, ziyaretçi, yağdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7W-ybFmYbEC0TaxxI1JGTw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bolu'daki milli parklara yoğun ilgi"><p>Bolu'daki Gölcük Tabiat Parkı ile Abant ve Yedigöller milli parkları Kurban Bayramı tatilinde yoğun ilgi gördü.</p>Bolu'daki Gölcük Tabiat Parkı ile Abant ve Yedigöller milli parklarını Kurban Bayramı tatilinde 49 bin 216 kişi ziyaret etti.  Bayramda doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler, kentin doğal güzelliklerine ilgi gösterdi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FsRyVf8H9kGQxR96TYMS0w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Bayram süresince en çok ziyaret edilen alanlar arasında Gölcük Tabiat Parkı ile Abant ve Yedigöller milli parkları yer aldı.  Abant Gölü Milli Parkı 27 bin 349, Gölcük Tabiat Parkı 13 bin 109 ve Yedigöller Milli Parkı ise 8 bin 758 kişi olmak üzere toplam 49 bin 216 kişi ağırladı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trabzon&amp;apos;a 2025 yılının ilk 5 ayında turist akını: 115 bin 350 ziyaretçi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trabzona-2025-yilinin-ilk-5-ayinda-turist-akini115-bin-350ziyaretci</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trabzona-2025-yilinin-ilk-5-ayinda-turist-akini115-bin-350ziyaretci</guid>
<description><![CDATA[ Doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel varlıklarının yanı sıra yayla ile deniz turizmine yönelik alternatifler sunan Trabzon, 2025 yılının ilk 5 ayında yerli ve yabancı 115 bin 350 turist ağırladı.Yeşil ve mavinin bir arada bulunduğu, tarihi ve kültürel yapılarıyla ön plana çıkan kent, Türkiye&#039;nin dört bir yanı ile yurt dışından gelen ziyaretçileri ağırlıyor.Ormanları, yaylaları, göletleri ve şelaleleriyle farklı alternatifler sunan şehir, yöresel mutfağıyla da adından söz ettiriyor.  Trabzon&#039;da en fazla ziyaretçi alan yerlerin başında Sümela Manastırı, Uzungöl, Ayasofya Camisi, Atatürk Köşkü ile Çal Mağarası geliyor.  İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, bu yıl turizm sezonunun daha hareketli geçmesini beklediklerini söyledi.  Kentteki turizm noktalarında genel ziyaretçi artışı yaşandığını dile getiren Erdoğan, &quot;2024&#039;ün ilk 5 ayında 92 bin 968 ziyaretçi var. Bu yıl ki rakamlara baktığımızda yaklaşık yüzde 24&#039;lük bir artışla 115 bin 350 kişi ağırlamış durumdayız&quot; diye konuştu.Erdoğan, ziyaretçi sayılarına bakıldığında turizm sezonuna hızlı bir başlangıç yaptıklarının görüldüğünü ifade ederek, &quot;Hem bayram sebebiyle hem de havaların ısınmasıyla Trabzon merkezdeki ve Uzungöl&#039;de otellerimiz yüzde 90&#039;ın üzerinde doluluğa sahip oldular. Bu çok memnun edici. Turizm çeşitliliği anlamında da dünyanın hemen hemen her ülkesinden ziyaretçi gelmekte. Bu bizi yoğun bir sezonun beklediğinin habercisi.&quot; ifadelerini kullandı.  Körfez ülkelerinde okulların kapanmasıyla birlikte turist sayısının artmasını beklediklerini aktaran Erdoğan, Trabzon&#039;un bu yıl turizm noktasında geçen yıla göre daha iyi bir noktada olacağını vurguladı.  Erdoğan, Özbekistan ve Trabzon arasında başlayan direkt uçuş seferlerinin turizme önemli katkı sağladığını belirterek, şöyle devam etti:  &quot;Haftada bir gün Özbekistan ile karşılıklı uçuş gerçekleştiriliyor. Uçaklarımız çok şükür dolu gidip, dolu geliyor. Bu da bizim turizm pazar çeşitliliğimizi artırıyor. Özbek kardeşlerimizi de burada görmekteyiz. Diğer Türk devletlerine de buradan sirayet edecek ve bu çeşitlilik artarak devam edecek.&quot;UZUNGÖL&#039;DE ZİYARETÇİ ARTIŞIKentin önemli turizm merkezlerinden Uzungöl&#039;ü, 2024&#039;ün ilk 5 ayında 16 bin 137 kişinin ziyaret ettiğini belirten Erdoğan, bu rakamın 2025&#039;in aynı döneminde 25 bin 221&#039;e yükseldiğini ifade etti.  Erdoğan, Uzungöl&#039;de ilerleyen günlerde daha fazla turist görebileceklerine değinerek, &quot;Burada iki tane yamaç paraşütü tesisimiz var. Bu da adrenalin turizmi anlamında müthiş bir gelişim göstermekte ve biz bunun çok daha fazla gelişmesini istiyoruz. Vatandaşlarımızın şimdiden rezervasyonlarını yapmalarını istiyorum. Trabzon&#039;u, Uzungöl&#039;ü görmelerini istiyorum&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7MtwFXKk_kyhdXCqHFHW4g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trabzona, 2025, yılının, ilk, ayında, turist, akını: 115, bin, 350 ziyaretçi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7MtwFXKk_kyhdXCqHFHW4g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trabzon'a turist akını"><p>Doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel varlıklarının yanı sıra yayla ile deniz turizmine yönelik alternatifler sunan Trabzon, 2025 yılının ilk 5 ayında yerli ve yabancı 115 bin 350 turist ağırladı.</p>Yeşil ve mavinin bir arada bulunduğu, tarihi ve kültürel yapılarıyla ön plana çıkan kent, Türkiye'nin dört bir yanı ile yurt dışından gelen ziyaretçileri ağırlıyor.Ormanları, yaylaları, göletleri ve şelaleleriyle farklı alternatifler sunan şehir, yöresel mutfağıyla da adından söz ettiriyor.  Trabzon'da en fazla ziyaretçi alan yerlerin başında Sümela Manastırı, Uzungöl, Ayasofya Camisi, Atatürk Köşkü ile Çal Mağarası geliyor.  İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, bu yıl turizm sezonunun daha hareketli geçmesini beklediklerini söyledi.  Kentteki turizm noktalarında genel ziyaretçi artışı yaşandığını dile getiren Erdoğan, "2024'ün ilk 5 ayında 92 bin 968 ziyaretçi var. Bu yıl ki rakamlara baktığımızda yaklaşık yüzde 24'lük bir artışla 115 bin 350 kişi ağırlamış durumdayız" diye konuştu.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i7yqmAqQkU6ZLVVajkTObw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Erdoğan, ziyaretçi sayılarına bakıldığında turizm sezonuna hızlı bir başlangıç yaptıklarının görüldüğünü ifade ederek, "Hem bayram sebebiyle hem de havaların ısınmasıyla Trabzon merkezdeki ve Uzungöl'de otellerimiz yüzde 90'ın üzerinde doluluğa sahip oldular. Bu çok memnun edici. Turizm çeşitliliği anlamında da dünyanın hemen hemen her ülkesinden ziyaretçi gelmekte. Bu bizi yoğun bir sezonun beklediğinin habercisi." ifadelerini kullandı.  Körfez ülkelerinde okulların kapanmasıyla birlikte turist sayısının artmasını beklediklerini aktaran Erdoğan, Trabzon'un bu yıl turizm noktasında geçen yıla göre daha iyi bir noktada olacağını vurguladı.  Erdoğan, Özbekistan ve Trabzon arasında başlayan direkt uçuş seferlerinin turizme önemli katkı sağladığını belirterek, şöyle devam etti:  "Haftada bir gün Özbekistan ile karşılıklı uçuş gerçekleştiriliyor. Uçaklarımız çok şükür dolu gidip, dolu geliyor. Bu da bizim turizm pazar çeşitliliğimizi artırıyor. Özbek kardeşlerimizi de burada görmekteyiz. Diğer Türk devletlerine de buradan sirayet edecek ve bu çeşitlilik artarak devam edecek."<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E13T-VtmGU-qffqSM_sTUQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>UZUNGÖL'DE ZİYARETÇİ ARTIŞI</strong></p><p>Kentin önemli turizm merkezlerinden Uzungöl'ü, 2024'ün ilk 5 ayında 16 bin 137 kişinin ziyaret ettiğini belirten Erdoğan, bu rakamın 2025'in aynı döneminde 25 bin 221'e yükseldiğini ifade etti.  Erdoğan, Uzungöl'de ilerleyen günlerde daha fazla turist görebileceklerine değinerek, "Burada iki tane yamaç paraşütü tesisimiz var. Bu da adrenalin turizmi anlamında müthiş bir gelişim göstermekte ve biz bunun çok daha fazla gelişmesini istiyoruz. Vatandaşlarımızın şimdiden rezervasyonlarını yapmalarını istiyorum. Trabzon'u, Uzungöl'ü görmelerini istiyorum" dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Açık hava müzesi Ahlat&amp;apos;ta bayram yoğunluğu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/acik-hava-muzesi-ahlatta-bayram-yogunlugu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/acik-hava-muzesi-ahlatta-bayram-yogunlugu</guid>
<description><![CDATA[ UNESCO&#039;nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi&#039;nde bulunan ve bünyesinde barındırdığı tarihi mekanlarla açık hava müzesi konumundaki Bitlis&#039;in Ahlat ilçesinde bayram yoğunluğu yaşanıyor.İslam tarihinin en önemli miraslarından Anadolu&#039;nun Orhun Abideleri olarak da bilinen ve dünyanın en büyük Türk-İslam Mezarlığı olan Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı; tarihi kümbetler, mağa evler ve Harabeşehir Kurban Bayramı&#039;nda da yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. &quot;Türklerin Anadolu&#039;ya girişinin kapısı&quot; ile &quot;Anadolu&#039;nun tapusu&quot; olarak nitelendirilen ve &quot;Sakin Şehir&quot; unvanına sahip Ahlat&#039;a gelen ziyaretçiler; sanat eseri özelliği taşıyan ve üzerlerindeki kabartmalar, motifler, oymalar, kitabeler ve yazılarla tarihe ışık tutan abidevi mezar taşlarıyla birlikte adeta zamanda yolculuğa çıkıyor.Bayram tatilini fırsat bilerek arkadaşları ve ailesi ile birlikte Batman&#039;dan Ahlat&#039;ı gezmeye gelen Mevlüt Baltacı, &quot;Bayram dolayısıyla Ahlat&#039;a geldik. Şu an inanılmaz bir atmosfer var burada. Daha önce Ahlat&#039;tan geçtim ama mezarlığa girememiştim. İyi ki de girmişim, arkadaşlarımız ve çocuklarımla görme fırsatımız oldu. İnanılmaz bir sanatla yapılmış mezar taşları var. Çok etkilendim, kelimelerle açıklayamıyorum. Burada yatanların ruhları şad olsun. Anadolu&#039;nun kapıları onların sayesinde İslamiyet’e açıldı. Harika bir atmosfer var, zaten buranın havası çok güzel. Herkesi de buraya bekliyoruz&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SBXGte7b20GLwyBL91mqaQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Açık, hava, müzesi, Ahlatta, bayram, yoğunluğu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SBXGte7b20GLwyBL91mqaQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ahlat'ta bayram yoğunluğu yaşanıyor"><p>UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'nde bulunan ve bünyesinde barındırdığı tarihi mekanlarla açık hava müzesi konumundaki Bitlis'in Ahlat ilçesinde bayram yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>İslam tarihinin en önemli miraslarından Anadolu'nun Orhun Abideleri olarak da bilinen ve dünyanın en büyük Türk-İslam Mezarlığı olan Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı; tarihi kümbetler, mağa evler ve Harabeşehir Kurban Bayramı'nda da yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. </p><p>"Türklerin Anadolu'ya girişinin kapısı" ile "Anadolu'nun tapusu" olarak nitelendirilen ve "Sakin Şehir" unvanına sahip Ahlat'a gelen ziyaretçiler; sanat eseri özelliği taşıyan ve üzerlerindeki kabartmalar, motifler, oymalar, kitabeler ve yazılarla tarihe ışık tutan abidevi mezar taşlarıyla birlikte adeta zamanda yolculuğa çıkıyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JupEW5W0nk6htYC4d-C0ZQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Bayram tatilini fırsat bilerek arkadaşları ve ailesi ile birlikte Batman'dan Ahlat'ı gezmeye gelen Mevlüt Baltacı, "Bayram dolayısıyla Ahlat'a geldik. Şu an inanılmaz bir atmosfer var burada. Daha önce Ahlat'tan geçtim ama mezarlığa girememiştim. İyi ki de girmişim, arkadaşlarımız ve çocuklarımla görme fırsatımız oldu. İnanılmaz bir sanatla yapılmış mezar taşları var. Çok etkilendim, kelimelerle açıklayamıyorum. Burada yatanların ruhları şad olsun. Anadolu'nun kapıları onların sayesinde İslamiyet’e açıldı. Harika bir atmosfer var, zaten buranın havası çok güzel. Herkesi de buraya bekliyoruz" dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tekirdağ&amp;apos;da mor renkli tarlalara ziyaretçi akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tekirdagda-mor-renkli-tarlalara-ziyaretci-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tekirdagda-mor-renkli-tarlalara-ziyaretci-akini</guid>
<description><![CDATA[ Tekirdağ&#039;daki lavanta tarlaları, Kurban Bayramı&#039;nda güzel anılar biriktirerek, doğa ile iç içe zaman geçirmek isteyen ziyaretçileri ağırlıyor.Kentteki lavanta tarlaları İstanbul ve yakın illerden gelenlerin ilgi odağı oluyor. Göz alıcı mor ve eflatun renkleriyle misafirlerini ağırlayan tarlalarda, ziyaretçiler hazırlanan özel dekorlar önünde de en güzel fotoğraf karesini yakalamaya çalışıyor. Köseilyas Mahallesi&#039;ndeki lavanta tarlasına gelen vatandaşlar doğa ile iç içe zaman geçirerek, çekildikleri fotoğraflarla da güzel anılar biriktiriyor.Tarla sahibi Fatih Özgül, tarlalara gelen misafirlerin güzel manzarada stres attıklarını söyledi. Bayramla birlikte tarlayı ziyarete açtıklarını ifade eden Özgül, &quot;Bayram dolayısıyla vatandaşların ilgisi çok güzel. Tarlaya gelenler oluşturduğumuz dekorlar önünde güzel fotoğraflar çekiliyor. Gün boyunca ziyaretler sürüyor. Bayram tatilinden sonra da ziyarete açık olacağız. Misafirlerimizi bu güzellikler içinde ağırlamaya bekliyoruz.&quot; dedi.  Tarlayı gezen Zeynep Şahin de lavantaların insana huzur verdiğini belirtti.  Bayram için Tekirdağ&#039;a geldiklerini dile getiren Şahin, &quot;Yoldan geçerken tarlayı gördük ve çok beğendik. Ailecek gelip hemen fotoğraf çekildik. Burası gerçekten çok güzel. Herkesin gelip görmesi gereken bir yer.&quot; diye konuştu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tmvtJnclR0yop-kKyCo87A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tekirdağda, mor, renkli, tarlalara, ziyaretçi, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tmvtJnclR0yop-kKyCo87A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Lavanta tarlaları ziyaretçilerini ağırlıyor"><p>Tekirdağ'daki lavanta tarlaları, Kurban Bayramı'nda güzel anılar biriktirerek, doğa ile iç içe zaman geçirmek isteyen ziyaretçileri ağırlıyor.</p><p>Kentteki lavanta tarlaları İstanbul ve yakın illerden gelenlerin ilgi odağı oluyor. Göz alıcı mor ve eflatun renkleriyle misafirlerini ağırlayan tarlalarda, ziyaretçiler hazırlanan özel dekorlar önünde de en güzel fotoğraf karesini yakalamaya çalışıyor. Köseilyas Mahallesi'ndeki lavanta tarlasına gelen vatandaşlar doğa ile iç içe zaman geçirerek, çekildikleri fotoğraflarla da güzel anılar biriktiriyor.</p><p>Tarla sahibi Fatih Özgül, tarlalara gelen misafirlerin güzel manzarada stres attıklarını söyledi. Bayramla birlikte tarlayı ziyarete açtıklarını ifade eden Özgül, "Bayram dolayısıyla vatandaşların ilgisi çok güzel. Tarlaya gelenler oluşturduğumuz dekorlar önünde güzel fotoğraflar çekiliyor. Gün boyunca ziyaretler sürüyor. Bayram tatilinden sonra da ziyarete açık olacağız. Misafirlerimizi bu güzellikler içinde ağırlamaya bekliyoruz." dedi.  Tarlayı gezen Zeynep Şahin de lavantaların insana huzur verdiğini belirtti.  Bayram için Tekirdağ'a geldiklerini dile getiren Şahin, "Yoldan geçerken tarlayı gördük ve çok beğendik. Ailecek gelip hemen fotoğraf çekildik. Burası gerçekten çok güzel. Herkesin gelip görmesi gereken bir yer." diye konuştu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aydın&amp;apos;daki Tralleis Antik Kenti&amp;apos;nin açılışı için geri sayım</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/aydindaki-tralleis-antik-kentinin-acilisi-icin-geri-sayim</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/aydindaki-tralleis-antik-kentinin-acilisi-icin-geri-sayim</guid>
<description><![CDATA[ Aydın&#039;ın Efeler ilçesindeki Tralleis Antik Kenti&#039;nin ağustos ayında ziyarete açılması bekleniyor.Aydın&#039;daki Tralleis Antik Kenti&#039;nin açılışı için geri sayım başladı. Kentteki yerel ve ulusal basın mensupları, Tralleis Antik Kenti&#039;ni ziyaret etti, Kazı Başkanı ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çekilmez&#039;den çalışmalarla ilgili bilgi aldı.  Kültür ve Turizm Bakanlığının &quot;Geleceğe Miras&quot; Projesi kapsamında çalışmaların devam ettiğini belirten Çekilmez, &quot;Mermer caddenin kenarlarını açmak istiyoruz. Turistler geldiğinde de orijinal mermer caddeden yürümelerini sağlayacağız&quot; dedi.  Çekilmez, Tralleis&#039;i ağustos ayı içinde ziyarete açmayı hedeflediklerini söyledi.  Çalışmalara sponsor olan firmanın kurucusu Fırat Barışık da turizmci olarak önemli bir kazı çalışmasına destek verdikleri için mutluluk duyduklarını dile getirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rknlmgtIDkaznmllNres6w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Aydındaki, Tralleis, Antik, Kentinin, açılışı, için, geri, sayım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rknlmgtIDkaznmllNres6w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tralleis Antik Kenti ziyarete açılıyor"><p>Aydın'ın Efeler ilçesindeki Tralleis Antik Kenti'nin ağustos ayında ziyarete açılması bekleniyor.</p>Aydın'daki Tralleis Antik Kenti'nin açılışı için geri sayım başladı. Kentteki yerel ve ulusal basın mensupları, Tralleis Antik Kenti'ni ziyaret etti, Kazı Başkanı ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çekilmez'den çalışmalarla ilgili bilgi aldı.  Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras" Projesi kapsamında çalışmaların devam ettiğini belirten Çekilmez, "Mermer caddenin kenarlarını açmak istiyoruz. Turistler geldiğinde de orijinal mermer caddeden yürümelerini sağlayacağız" dedi.  Çekilmez, Tralleis'i ağustos ayı içinde ziyarete açmayı hedeflediklerini söyledi.  Çalışmalara sponsor olan firmanın kurucusu Fırat Barışık da turizmci olarak önemli bir kazı çalışmasına destek verdikleri için mutluluk duyduklarını dile getirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çakırlar Korusu&amp;apos;ne ziyaretçiler akın ediyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cakirlar-korusune-ziyaretciler-akin-ediyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cakirlar-korusune-ziyaretciler-akin-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;da &quot;Subasar Ormanları&quot; olarak bilinen Çakırlar Korusu, her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.Atakum ilçe merkezine 19 kilometre mesafede yer alan Çakırlar ‎Korusu&#039;ndaki &quot;Subasar Ormanları&quot; ile Çakırlar Mahallesi ormanları, yazın gelmesiyle yeşile büründü. Her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilen Çakırlar Korusu, her mevsimde farklı renk tonları sergiliyor.  Dişbudak, kara gürgen, doğu gürgeni, meşe, Akdeniz defnesi, geyik dikeni, papaz külahı, barut ağacı gibi türlerin bulunduğu ve farklı tonların görülebildiği orman, bu dönemde fotoğraf meraklılarının da ilgisini çekiyor. Trabzon&#039;dan gezmek için gelen Muhammet Topal, Çakırlar Korusu&#039;nun doğa harikası olduğunu ve dikkati çektiğini söyledi.  Samsun için önemli bir turizm mekanı olduğunu dile getiren Topal, &quot;Çok doğal, çok organik bir yapı. Herkesin gelip gezmesini, görmesini tavsiye ederim. Ailemle geldim, çocuklar da çok beğendi.&quot; dedi.  Bursa&#039;dan gelen Esma Kızıl ise liseden arkadaşlarıyla gezdiklerini belirterek, &quot;Burayı merak ediyorduk. Çok muazzam bir yer, çok beğendim. Buradaki manzara muhteşem, çok cezbetti beni. Fotoğraf çekilmeyi çok seven biriyim, eşimle gelmem gerekiyor. Burada düğün çekimleri, sünnet çekimleri, aile çekimleri de çok güzel olur, güzel bir yer.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W4K2GJfJJEGw_vbJq7BYMA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çakırlar, Korusune, ziyaretçiler, akın, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W4K2GJfJJEGw_vbJq7BYMA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çakırlar Korusu'nda ziyaretçilerden yoğun ilgi"><p>Samsun'da "Subasar Ormanları" olarak bilinen Çakırlar Korusu, her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.</p>Atakum ilçe merkezine 19 kilometre mesafede yer alan Çakırlar ‎Korusu'ndaki "Subasar Ormanları" ile Çakırlar Mahallesi ormanları, yazın gelmesiyle yeşile büründü. Her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilen Çakırlar Korusu, her mevsimde farklı renk tonları sergiliyor.  Dişbudak, kara gürgen, doğu gürgeni, meşe, Akdeniz defnesi, geyik dikeni, papaz külahı, barut ağacı gibi türlerin bulunduğu ve farklı tonların görülebildiği orman, bu dönemde fotoğraf meraklılarının da ilgisini çekiyor. Trabzon'dan gezmek için gelen Muhammet Topal, Çakırlar Korusu'nun doğa harikası olduğunu ve dikkati çektiğini söyledi.  Samsun için önemli bir turizm mekanı olduğunu dile getiren Topal, "Çok doğal, çok organik bir yapı. Herkesin gelip gezmesini, görmesini tavsiye ederim. Ailemle geldim, çocuklar da çok beğendi." dedi.  Bursa'dan gelen Esma Kızıl ise liseden arkadaşlarıyla gezdiklerini belirterek, "Burayı merak ediyorduk. Çok muazzam bir yer, çok beğendim. Buradaki manzara muhteşem, çok cezbetti beni. Fotoğraf çekilmeyi çok seven biriyim, eşimle gelmem gerekiyor. Burada düğün çekimleri, sünnet çekimleri, aile çekimleri de çok güzel olur, güzel bir yer." ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erzurum&amp;apos;a gelenler tarih ve kültür yolculuğuna çıkıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/erzuruma-gelenlertarih-ve-kultur-yolculuguna-cikiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/erzuruma-gelenlertarih-ve-kultur-yolculuguna-cikiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kış turizmi ile öne çıkan Erzurum, tarihi yapıları, doğal güzellikleri, gastronomi kültürü ve serin havası gibi sebeplerle, son yıllarda yaz aylarında da birçok insanın seyahat rotasında bulunuyor.Palandöken ve Konaklı kayak merkezleri ile kış tatilinin Türkiye&#039;de en önemli kentlerinden biri olan, Saltuklu, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait tarihi yapılarla &quot;açık hava müzesi&quot; olarak adlandırılan, yöresel yiyecekleri ile gastronomide adından söz ettiren Erzurum&#039;da, yaz aylarında gelen turist sayısındaki artış sektörü mutlu ediyor.  Kente Turistik Doğu Ekspresi veya turlar ile ya da bireysel olarak gelen ziyaretçiler Çifte Minareli Medrese, Ulu Camii, Lalapaşa Camii, Yakutiye Medresesi gibi tarihi ve kültürel mekanları gezerek tarih ve kültür yolculuğuna çıkıyor.  Ayrıca Tortum Şelalesi, Narman Peribacaları, Yedigöller gibi doğal gezilere de çıkan turistlerin sayısı her geçen yıl artıyor.TURİZM ALTYAPISINA YAPILAN YATIRIMLAR TURİST SAYISINI ARTIRIYOR  Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Kuzeydoğu Anadolu Bölge Başkanı Nuh Şenol, AA muhabirine, Erzurum ve bölge illerinde son yıllarda ciddi manada turist artışı gözlemlediklerini söyledi.  Bu artışın en önemli sebebinin, turizm altyapısına yapılan yatırımlar olduğunu vurgulayan Şenol, şöyle devam etti:  &quot;Son zamanlarda kış turizminde yakaladığımız ivmeyi yaz sezonunda da yakalamaya başladık. Bölgemizde bulunan Tortum Şelalesi, Narman Peribacaları, Yedigöller ve kültürel değerleri de bir araya kattığımız zaman, tercih edilme sebeplerini oluşturuyor. Bu da biz turizmcileri sevindiriyor. Eskiden bayramlarda çok sakin geçen şehrimiz, şimdilerde birçok tur firmasının ve acentenin ziyaret noktası haline geldi. Şehrimiz bu noktada her geçen gün kendini geliştiriyor. Gerek restoranlar gerek oteller gerek acentelerimiz, misafir sayıları arttıkça gelişimlerde sağlanıyor.&quot;  Bölgeye 1980 öncesinde çok sayıda yabancı turist geldiğini ancak bunun zamanla yok olduğunu ifade eden Şenol, son 5 yılda Uzak Doğu ülkeleri, Almanya ve Fransa&#039;dan talep almaya başladıklarını belirtti.  Şenol, &quot;Bölgemizdeki altyapılarla insanların buraları daha çok keşfetmesi sağlanıyor. Hem tarihi eserlerimizin varlıkları hem her yer çok sıcakken burada yayla havasının olması, gastronomi anlamında da çok iyi olmamız turizme katkı sağlıyor.&quot; dedi.  Turizmin gelişmesi için çalışmalarının devam ettiğini aktaran Şenol, &quot;Özellikle dışarıdan kültür turu yapan acenteleri bölgemize davet ederek buradaki tarihi eserleri, yemek kültürünü, şehrin gezilebilir ve keşfedilebilir yerlerini göstererek onların bölgeye tur yapmasını sağlıyoruz. Bu aktivasyonları yılda en az 8-10 defa gerçekleştirip, 300-600 arasında acenteyi belli periyotlarla, yurt içinden ve dışından getirip şehrimizi tanıtıyoruz.&quot; diye konuştu.  Trabzon&#039;dan ailesiyle kültür gezisi yapmak için gelen Sabri Kurt ise tarihi yerleri gezdiklerini ve çok güzel bir his yaşadığını anlattı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8jEkjIFY9EaJtEPX4Z3LFQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erzuruma, gelenler tarih, kültür, yolculuğuna, çıkıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8jEkjIFY9EaJtEPX4Z3LFQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Erzurum yaz aylarında da turistlerin seyahat rotasında"><p>Kış turizmi ile öne çıkan Erzurum, tarihi yapıları, doğal güzellikleri, gastronomi kültürü ve serin havası gibi sebeplerle, son yıllarda yaz aylarında da birçok insanın seyahat rotasında bulunuyor.</p>Palandöken ve Konaklı kayak merkezleri ile kış tatilinin Türkiye'de en önemli kentlerinden biri olan, Saltuklu, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait tarihi yapılarla "açık hava müzesi" olarak adlandırılan, yöresel yiyecekleri ile gastronomide adından söz ettiren Erzurum'da, yaz aylarında gelen turist sayısındaki artış sektörü mutlu ediyor.  Kente Turistik Doğu Ekspresi veya turlar ile ya da bireysel olarak gelen ziyaretçiler Çifte Minareli Medrese, Ulu Camii, Lalapaşa Camii, Yakutiye Medresesi gibi tarihi ve kültürel mekanları gezerek tarih ve kültür yolculuğuna çıkıyor.  Ayrıca Tortum Şelalesi, Narman Peribacaları, Yedigöller gibi doğal gezilere de çıkan turistlerin sayısı her geçen yıl artıyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4K1T-BWiZUam8oNJINjouQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>TURİZM ALTYAPISINA YAPILAN YATIRIMLAR TURİST SAYISINI ARTIRIYOR</strong>  Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Kuzeydoğu Anadolu Bölge Başkanı Nuh Şenol, AA muhabirine, Erzurum ve bölge illerinde son yıllarda ciddi manada turist artışı gözlemlediklerini söyledi.  Bu artışın en önemli sebebinin, turizm altyapısına yapılan yatırımlar olduğunu vurgulayan Şenol, şöyle devam etti:  "Son zamanlarda kış turizminde yakaladığımız ivmeyi yaz sezonunda da yakalamaya başladık. Bölgemizde bulunan Tortum Şelalesi, Narman Peribacaları, Yedigöller ve kültürel değerleri de bir araya kattığımız zaman, tercih edilme sebeplerini oluşturuyor. Bu da biz turizmcileri sevindiriyor. Eskiden bayramlarda çok sakin geçen şehrimiz, şimdilerde birçok tur firmasının ve acentenin ziyaret noktası haline geldi. Şehrimiz bu noktada her geçen gün kendini geliştiriyor. Gerek restoranlar gerek oteller gerek acentelerimiz, misafir sayıları arttıkça gelişimlerde sağlanıyor."  Bölgeye 1980 öncesinde çok sayıda yabancı turist geldiğini ancak bunun zamanla yok olduğunu ifade eden Şenol, son 5 yılda Uzak Doğu ülkeleri, Almanya ve Fransa'dan talep almaya başladıklarını belirtti.  Şenol, "Bölgemizdeki altyapılarla insanların buraları daha çok keşfetmesi sağlanıyor. Hem tarihi eserlerimizin varlıkları hem her yer çok sıcakken burada yayla havasının olması, gastronomi anlamında da çok iyi olmamız turizme katkı sağlıyor." dedi.  Turizmin gelişmesi için çalışmalarının devam ettiğini aktaran Şenol, "Özellikle dışarıdan kültür turu yapan acenteleri bölgemize davet ederek buradaki tarihi eserleri, yemek kültürünü, şehrin gezilebilir ve keşfedilebilir yerlerini göstererek onların bölgeye tur yapmasını sağlıyoruz. Bu aktivasyonları yılda en az 8-10 defa gerçekleştirip, 300-600 arasında acenteyi belli periyotlarla, yurt içinden ve dışından getirip şehrimizi tanıtıyoruz." diye konuştu.  Trabzon'dan ailesiyle kültür gezisi yapmak için gelen Sabri Kurt ise tarihi yerleri gezdiklerini ve çok güzel bir his yaşadığını anlattı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Blaundos Antik Kenti&amp;apos;nde kazı sezonu başladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/blaundos-antik-kentinde-kazi-sezonu-basladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/blaundos-antik-kentinde-kazi-sezonu-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Uşak&#039;ın Ulubey ilçesinde Blaundos Antik Kenti&#039;nde 2025 yılı kazı sezonu başladı.Blaundos Antik Kenti&#039;nde yeni kazı sezonunun açılışı için düzenlenen tören öncesinde Uşak Valisi Naci Aktaş, antik kenti gezdi. Aktaş, antik kentte 2025 yılında yürütülecek çalışmalar hakkında İl Kültür ve Turizm Müdürü Yavuz Çakar&#039;dan bilgi aldı.Vali Aktaş tarafından vurulan ilk kazmayla antik kentte yeni kazı sezonu başlatıldı. Aktaş, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Blaundos Antik Kenti&#039;nde kazı çalışmalarının 2018 yılında başladığını anımsattı.Antik kentte 2025 yılı sezonunun bugün itibariyla başladığını aktaran Aktaş, kazı çalışmalarında 20 kişilik ekibin görev yapacağını ifade etti.  Bu yılki kazı çalışmalarının kuzey tapınağı, stadyum ve sütunlu caddede yürütüleceğini kaydeden Aktaş, &quot;Buradaki amacımız ülkemizin ve şehrimizin kültürel varlığını gün yüzüne çıkarmak, hem de ilimizin turistik ve kültürel yapısını, potansiyelini gün yüzüne çıkararak yerli ve yabancı turistlere açmaktır. Aynı zamanda ilimizin kültür ve turizmine katkı sağlamaktır&quot; dedi.Kazı çalışmalarına destek veren herkese teşekkür eden Aktaş, güzel eserlerin ortaya çıktığı, kazasız bir kazı sezonu geçmesini diledi.  CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba da yeni kazı sezonunun hayırlı olmasını dileyerek, Blaundos Antik Kenti&#039;nin Uşak&#039;ın önemli turizm destinasyonlarından biri olduğunu ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jFu-2ihcHka82L0UOyv88g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Blaundos, Antik, Kentinde, kazı, sezonu, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jFu-2ihcHka82L0UOyv88g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Blaundos Antik Kenti'nde kazı sezonu başladı"><p>Uşak'ın Ulubey ilçesinde Blaundos Antik Kenti'nde 2025 yılı kazı sezonu başladı.</p><p>Blaundos Antik Kenti'nde yeni kazı sezonunun açılışı için düzenlenen tören öncesinde Uşak Valisi Naci Aktaş, antik kenti gezdi. Aktaş, antik kentte 2025 yılında yürütülecek çalışmalar hakkında İl Kültür ve Turizm Müdürü Yavuz Çakar'dan bilgi aldı.</p><p>Vali Aktaş tarafından vurulan ilk kazmayla antik kentte yeni kazı sezonu başlatıldı. Aktaş, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Blaundos Antik Kenti'nde kazı çalışmalarının 2018 yılında başladığını anımsattı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KCTWoMu3ckqrObCzKu1Pkg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Antik kentte 2025 yılı sezonunun bugün itibariyla başladığını aktaran Aktaş, kazı çalışmalarında 20 kişilik ekibin görev yapacağını ifade etti.  Bu yılki kazı çalışmalarının kuzey tapınağı, stadyum ve sütunlu caddede yürütüleceğini kaydeden Aktaş, "Buradaki amacımız ülkemizin ve şehrimizin kültürel varlığını gün yüzüne çıkarmak, hem de ilimizin turistik ve kültürel yapısını, potansiyelini gün yüzüne çıkararak yerli ve yabancı turistlere açmaktır. Aynı zamanda ilimizin kültür ve turizmine katkı sağlamaktır" dedi.</p><p>Kazı çalışmalarına destek veren herkese teşekkür eden Aktaş, güzel eserlerin ortaya çıktığı, kazasız bir kazı sezonu geçmesini diledi.  CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba da yeni kazı sezonunun hayırlı olmasını dileyerek, Blaundos Antik Kenti'nin Uşak'ın önemli turizm destinasyonlarından biri olduğunu ifade etti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beçin Antik Kenti&amp;apos;nde kazılar sürüyor: Ok uçları bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/becin-antik-kentinde-kazilar-suruyor-ok-uclari-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/becin-antik-kentinde-kazilar-suruyor-ok-uclari-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Milas ilçesinde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;nde yer alan Beçin Antik Kenti&#039;nde yürütülen kazılarda, Türk dönemine ait ok uçları bulundu.Birçok eserin gün yüzüne çıkarıldığı antik kentte, Prof. Dr. Kadir Pektaş başkanlığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı kararıyla 12 aya çıkarılan arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor.  Bir dönem Menteşeoğulları Beyliği&#039;ne başkentlik de yapan Beçin Antik Kenti&#039;nde, gün yüzüne çıkartılan kalıntılar tarihe ışık tutuyor.Beçin Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Kadir Pektaş, Beçin&#039;in Türk-İslam dönemi yerleşiminde önemli merkezlerden biri olduğunu, 2025 yılı kazı ve restorasyon çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.İç kalenin iç kısmı ve çevresinde kazılar yaptıklarını belirten Pektaş, &quot;İç kale burçlarından birinde yaptığımız kazı çalışmalarında son 2 günde 100&#039;den fazla ok ucu gün yüzüne çıktı. Bunlar Türk dönemine ait ok uçları. Tabii ki askeri yapılarda bu tür ok uçlarının ve silah parçalarının bulunması gayet normal. Ok uçları, son kullanımdan sonra buralarda insanların bulunmadığını göstermesi açısından çok değerli. Bu nedenle Anadolu Türk Arkeolojisi açısından çok önemli.&quot; dedi.  Pektaş, iç kaledeki daha önce çıkan kalkolitik döneme ait mezarlar da göz önüne alındığında Beçin&#039;de yaklaşık 5 bin yıllık yerleşimin kesintisiz sürdüğünü, bu nedenle ortaya çıkan buluntuların kendileri için çok önemli olduğunu ifade etti.&quot;OK UÇLARININ SAYISI ARTACAK&quot;İç kalede mezar ve kale hamamının çevresinde de çalışmaların başlayacağını vurgulayan Pektaş, sözlerini şöyle sürdürdü:  &quot;Bulunan ok uçları henüz yeni çıktığı için temizliği yapılmadı. Laboratuvarda işlem görmediler ama gördüğümüz kadarıyla kovanlı ok uçları elimize geçti. Önümüzdeki günlerde bunların sayısının artacağını düşünüyoruz ayrıca geçen yıllarda ortaya çıkardığımız Pers Kulesi olarak adlandırdığımız mekanda kazılarımız devam ediyor. Buranın arka cephesinde sonradan örüldüğü anlaşılan duvarın yıkılmasıyla gördüğümüz mağara kısmında da kazılar tamamlandı. Hem mekanın iç kısmında hem mağarada yaptığımız kazılarda milattan önce 6. yüzyıla kadar inen buluntularla karşılaştık. Bunlar Beçin ve çevresinin arkeolojik geçmişi açısından oldukça kıymetli bilgi veriyor.&quot;  BEÇİN KALESİTarihi kaynaklarda, Milas-Ören yolunda ilçe merkezine 5 kilometre uzaklıkta bulunan antik kentteki kalenin Bizans döneminde yapıldığı, inşaatında çevresindeki antik yapıların taşlarından yararlanıldığı belirtiliyor. Yöreye hakim olan Menteşeoğulları döneminde ise kalenin onarılarak kullanıldığı ifade ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0wC6r4pG_06Tf0WSG7Jx1Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beçin, Antik, Kentinde, kazılar, sürüyor:, uçları, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0wC6r4pG_06Tf0WSG7Jx1Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Beçin Antik Kenti'nde kazılar sürüyor"><p>Muğla'nın Milas ilçesinde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Beçin Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, Türk dönemine ait ok uçları bulundu.</p><p>Birçok eserin gün yüzüne çıkarıldığı antik kentte, Prof. Dr. Kadir Pektaş başkanlığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı kararıyla 12 aya çıkarılan arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor.  Bir dönem Menteşeoğulları Beyliği'ne başkentlik de yapan Beçin Antik Kenti'nde, gün yüzüne çıkartılan kalıntılar tarihe ışık tutuyor.</p><p>Beçin Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Kadir Pektaş, Beçin'in Türk-İslam dönemi yerleşiminde önemli merkezlerden biri olduğunu, 2025 yılı kazı ve restorasyon çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M32-2h8YXE28O0xhICtlIw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">İç kalenin iç kısmı ve çevresinde kazılar yaptıklarını belirten Pektaş, "İç kale burçlarından birinde yaptığımız kazı çalışmalarında son 2 günde 100'den fazla ok ucu gün yüzüne çıktı. Bunlar Türk dönemine ait ok uçları. Tabii ki askeri yapılarda bu tür ok uçlarının ve silah parçalarının bulunması gayet normal. Ok uçları, son kullanımdan sonra buralarda insanların bulunmadığını göstermesi açısından çok değerli. Bu nedenle Anadolu Türk Arkeolojisi açısından çok önemli." dedi.  Pektaş, iç kaledeki daha önce çıkan kalkolitik döneme ait mezarlar da göz önüne alındığında Beçin'de yaklaşık 5 bin yıllık yerleşimin kesintisiz sürdüğünü, bu nedenle ortaya çıkan buluntuların kendileri için çok önemli olduğunu ifade etti.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/72nXOQnNqkOZWFOuAN-p8g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"OK UÇLARININ SAYISI ARTACAK"</strong></p><p>İç kalede mezar ve kale hamamının çevresinde de çalışmaların başlayacağını vurgulayan Pektaş, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Bulunan ok uçları henüz yeni çıktığı için temizliği yapılmadı. Laboratuvarda işlem görmediler ama gördüğümüz kadarıyla kovanlı ok uçları elimize geçti. Önümüzdeki günlerde bunların sayısının artacağını düşünüyoruz ayrıca geçen yıllarda ortaya çıkardığımız Pers Kulesi olarak adlandırdığımız mekanda kazılarımız devam ediyor. Buranın arka cephesinde sonradan örüldüğü anlaşılan duvarın yıkılmasıyla gördüğümüz mağara kısmında da kazılar tamamlandı. Hem mekanın iç kısmında hem mağarada yaptığımız kazılarda milattan önce 6. yüzyıla kadar inen buluntularla karşılaştık. Bunlar Beçin ve çevresinin arkeolojik geçmişi açısından oldukça kıymetli bilgi veriyor."  <strong>BEÇİN KALESİ</strong></p><p>Tarihi kaynaklarda, Milas-Ören yolunda ilçe merkezine 5 kilometre uzaklıkta bulunan antik kentteki kalenin Bizans döneminde yapıldığı, inşaatında çevresindeki antik yapıların taşlarından yararlanıldığı belirtiliyor. Yöreye hakim olan Menteşeoğulları döneminde ise kalenin onarılarak kullanıldığı ifade ediliyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kadınların ziyaret etmemesi gereken 5 tehlikeli şehir</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kadinlarin-ziyaret-etmemesi-gereken-5-tehlikeli-sehir</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kadinlarin-ziyaret-etmemesi-gereken-5-tehlikeli-sehir</guid>
<description><![CDATA[ Kendisini &#039;&#039;yalnız gezgin&#039;&#039; olarak tanımlayan seyahat fenomeni Andrea Elliott, TikTok’ta bugüne dek ziyaret ettiği en tehlikeli 5 şehri paylaştı.Andrea Elliott, özellikle kadın takipçilerine “Benim gibi yalnız seyahat eden biriyseniz, size bir daha asla tek başıma gitmeyeceğim şehirlerin listesini açıklayacağım&#039;&#039; sözleriyle seslendi.Elliott&#039;ın listesinin başında Filipinler’in başkenti Manila yer aldı. Kaldığı bölgenin güvenli olmadığını belirten fenomen, “Askılı kıyafetler giymemem gerektiğini söylediler çünkü dışarıda çok fazla erkek vardı&#039;&#039; dedi.Listenin ikinci sırasına ise Fransa’nın başkenti Paris yerleşti. Elliott, “Metroda neredeyse iki kez soyuluyordum. Yanı başımda polisler, silahlarıyla devriye gezmelerine rağmen yine de gasp tehlikesi yaşadım&#039;&#039; ifadelerini kullandı.Üçüncü tehlikeli şehir ise Kolombiya’nın Cartagena kenti oldu. Elliott, “Genel olarak Cartagena’yı çok sevdim ama erkekler oldukça agresifti. Şehre ilk geldiğimde, taksiden dışarı doğru kolumu uzatıp video çekiyordum. O sırada polisler scooter ile yanıma gelerek kolumu içeriye sokmamı ve eşyalarıma çok dikkat etmemi söylediler&#039;&#039; şeklinde konuştu.Dördüncü şehir Belize’deki Caye Caulker adası oldu. Burada da erkeklerin çok agresif olduğunu söyleyen Elliott, “Bir adam beni zorla restoranına sokmaya çalışınca biber gazı kullanmak zorunda kaldım” dedi.Listenin beşinci ve son sırasında ise El Salvador’un başkenti San Salvador yer aldı. Burada iki erkek tarafından kaçırılmaya çalışıldığını iddia eden Elliott, “İkisi de inşaat işçisiydi, kamyonetin kasasında tel bobini vardı. Yanıma geldiler, kollarımdan tuttular ve beni kamyonetin içine doğru çekmeye çalıştılar. Neyse ki restorandakiler çığlıklarımı duydu ve olaya müdahale etti. Adamlar, kamyonetlerine binip hızla uzaklaştı” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j_U5p6Og1kWB55yVBH21VA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kadınların, ziyaret, etmemesi, gereken, tehlikeli, şehir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j_U5p6Og1kWB55yVBH21VA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kadınların ziyaret etmemesi gereken 5 tehlikeli şehir"><p>Kendisini ''yalnız gezgin'' olarak tanımlayan seyahat fenomeni Andrea Elliott, TikTok’ta bugüne dek ziyaret ettiği en tehlikeli 5 şehri paylaştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d0AckZ1orEO4eRtcbXITHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Andrea Elliott, özellikle kadın takipçilerine “Benim gibi yalnız seyahat eden biriyseniz, size bir daha asla tek başıma gitmeyeceğim şehirlerin listesini açıklayacağım'' sözleriyle seslendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hx71_Lon3kCKO9snnXHHuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Elliott'ın listesinin başında Filipinler’in başkenti Manila yer aldı. Kaldığı bölgenin güvenli olmadığını belirten fenomen, “Askılı kıyafetler giymemem gerektiğini söylediler çünkü dışarıda çok fazla erkek vardı'' dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/teZ3lcLkz022ZJQE9XZFkw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Listenin ikinci sırasına ise Fransa’nın başkenti Paris yerleşti. Elliott, “Metroda neredeyse iki kez soyuluyordum. Yanı başımda polisler, silahlarıyla devriye gezmelerine rağmen yine de gasp tehlikesi yaşadım'' ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zQdL_KhWq0WhOmQZRKLgsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Üçüncü tehlikeli şehir ise Kolombiya’nın Cartagena kenti oldu. Elliott, “Genel olarak Cartagena’yı çok sevdim ama erkekler oldukça agresifti. Şehre ilk geldiğimde, taksiden dışarı doğru kolumu uzatıp video çekiyordum. O sırada polisler scooter ile yanıma gelerek kolumu içeriye sokmamı ve eşyalarıma çok dikkat etmemi söylediler'' şeklinde konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c_HW4qRPHECKASlDV897QA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dördüncü şehir Belize’deki Caye Caulker adası oldu. Burada da erkeklerin çok agresif olduğunu söyleyen Elliott, “Bir adam beni zorla restoranına sokmaya çalışınca biber gazı kullanmak zorunda kaldım” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lk_sV05-lEqw7dFLR12BAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Listenin beşinci ve son sırasında ise El Salvador’un başkenti San Salvador yer aldı. Burada iki erkek tarafından kaçırılmaya çalışıldığını iddia eden Elliott, “İkisi de inşaat işçisiydi, kamyonetin kasasında tel bobini vardı. Yanıma geldiler, kollarımdan tuttular ve beni kamyonetin içine doğru çekmeye çalıştılar. Neyse ki restorandakiler çığlıklarımı duydu ve olaya müdahale etti. Adamlar, kamyonetlerine binip hızla uzaklaştı” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bolu Antik Stadionu turizme kazandırılıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bolu-antik-stadionu-turizme-kazandiriliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bolu-antik-stadionu-turizme-kazandiriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Bolu&#039;da 2008 yılında keşfedilen Roma dönemine ait antik stadion kalıntısı, bu yıl tamamlanması planlanan kazı çalışmalarının ardından ören yeri olarak turizme kazandırılacak.Bitinya bölgesinde gün yüzüne çıkarılan ilk antik stadion olma özelliğini taşıyan yapı, kazıların ardından arkeopark ve ziyaretçi merkezi olarak düzenlenecek.Claudiopolis Antik Kenti&#039;nin Akropolis bölgesinde yer alan ve Roma İmparatoru Hadrianus adına MS 2-3&#039;üncü yüzyıllarda inşa edildiği bilinen Bolu Antik Stadionu, tarihi ve mimari yapısıyla dikkat çekiyor. Bitinya bölgesinde gün yüzüne çıkarılan ilk antik stadion olma özelliğine sahip yapı, yaklaşık 187–192 metre uzunluğunda &quot;U&quot; planlı olarak inşa edilmiş durumda. Günümüze ulaşan 94 buçuk metrelik oturma sıraları ve kısmen korunabilen koşu yolu ile Bolu şehir merkezinde ayakta kalan tek büyük antik yapı olarak öne çıkıyor.  ARKEOPARK OLACAK2008 yılında yapılan kurtarma kazılarıyla keşfedilen stadion, 2022 yılında Bolu Arkeoloji Müzesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve İl Kültür Müdürlüğü iş birliğiyle yeniden kazılmaya başlandı. Eylül ayında gerçekleştirilen çalışmalarla alanın çevresi ışıklandırıldı ve estetik bir gece görünümü kazandırıldı. Devam eden kazıların bu yıl içinde tamamlanması ve bölgenin arkeopark haline getirilerek ziyaretçilere açılması planlanıyor. &quot;BİTİNYA BÖLGESİNİN İLK ORTAYA ÇIKAN STADİONU&quot;  Bolu İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Emre Gürsoy, stadionun Bitinya bölgesinde ortaya çıkarılan ilk örnek olduğunu vurgulayarak, &quot;Burası Claudiopolis kentinin Akropolis&#039;i olarak bilinen, İmparator Hadrianus döneminde inşa edildiği bilinen bir antik kentimiz. Burası bildiğimiz kadarıyla Bitinya bölgesinin de ilk ortaya çıkan stadionu. 1970&#039;li yıllarda inşaat ve yol çalışmalarıyla biraz tahrip olmuş, bu kadarını kurtarabilmişiz&quot; dedi.  Alanda devam eden kazı çalışmalarının bu yıl içinde tamamlanmasının öngörüldüğüne dikkat çeken Gürsoy, &quot;Az bir kısmımız kaldı. Eylül ayında ışıklandırma çalışmalarına başladık ve bitirdik. Artık geceleri çok güzel bir görüntü oluyor. Tabii bununla da bitmeyecek. Kazı çalışmalarını bitirdikten sonra burayı bir ören yeri olarak şehrimize kazandırmak istiyoruz. Aynı zamanda burası bir ziyaretçi merkezi olsun istiyoruz. Arkeopark ve küçük oturabilecek alanlar oluşturarak burayı inşallah turizme kazandırmaya hedefliyoruz&quot; diye konuştu.Emre Gürsoy, kazılarda oturma alanlarının büyük kısmının açığa çıkarıldığını da belirterek, &quot;Ağırlıklı olarak oturma alanları var. Bir de koşu yolu varmış ancak çok az bir kısmını görebiliyoruz şuanda. Kurtarabildiğimiz kısmı bu. Kazı çalışmalarında yeniden bakacağız. İnşallah ören yeri olarak ziyarete açmayı planlıyoruz. Biz daha çok burayı beslemek istiyoruz. Buradan müzemizi beslemekten ziyade, daha çok arkeopark halinde zenginleştirmek istiyoruz&quot; şeklinde konuştu.  &quot;Dört mevsim turizm çeşitliliğinin olduğu nadir şehirlerden bir tanesiyiz&quot; Bolu&#039;nun dört mevsim turizm çeşitliliği olan nadir şehirlerden biri olduğuna da dikkat çeken İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Emre Gürsoy, &quot;Artık ziyaretçi oranlarımız yavaş yavaş artmaya başladı. Burayı da bir artı değer olarak turizme kazandırmak istiyoruz inşallah. Kısmen ortaya çıkarabilmişiz. Aslında çok zenginiz. İlçeler bazında çok zenginiz ama merkezde sadece elimizde stadion var. Ayrıca Karacasu mevkisinde bulunan höyüğü de kazmak istiyoruz. Kamulaştırma süreci tamamlandıktan sonra orada da kazılara başlayıp, müzemizin envanterini daha çok geliştirmek istiyoruz. Bolu&#039;yu sadece doğa olarak düşünmemek lazım. Biz turizmde parçalar bütünüyüz&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QGWOsWfrJUWdz4gOavmljg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bolu, Antik, Stadionu, turizme, kazandırılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QGWOsWfrJUWdz4gOavmljg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bolu Antik Stadionu turizme kazandırılıyor"><p>Bolu'da 2008 yılında keşfedilen Roma dönemine ait antik stadion kalıntısı, bu yıl tamamlanması planlanan kazı çalışmalarının ardından ören yeri olarak turizme kazandırılacak.</p><p>Bitinya bölgesinde gün yüzüne çıkarılan ilk antik stadion olma özelliğini taşıyan yapı, kazıların ardından arkeopark ve ziyaretçi merkezi olarak düzenlenecek.</p><p>Claudiopolis Antik Kenti'nin Akropolis bölgesinde yer alan ve Roma İmparatoru Hadrianus adına MS 2-3'üncü yüzyıllarda inşa edildiği bilinen Bolu Antik Stadionu, tarihi ve mimari yapısıyla dikkat çekiyor. Bitinya bölgesinde gün yüzüne çıkarılan ilk antik stadion olma özelliğine sahip yapı, yaklaşık 187–192 metre uzunluğunda "U" planlı olarak inşa edilmiş durumda. Günümüze ulaşan 94 buçuk metrelik oturma sıraları ve kısmen korunabilen koşu yolu ile Bolu şehir merkezinde ayakta kalan tek büyük antik yapı olarak öne çıkıyor.  <strong>ARKEOPARK OLACAK</strong></p><p>2008 yılında yapılan kurtarma kazılarıyla keşfedilen stadion, 2022 yılında Bolu Arkeoloji Müzesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve İl Kültür Müdürlüğü iş birliğiyle yeniden kazılmaya başlandı. Eylül ayında gerçekleştirilen çalışmalarla alanın çevresi ışıklandırıldı ve estetik bir gece görünümü kazandırıldı. Devam eden kazıların bu yıl içinde tamamlanması ve bölgenin arkeopark haline getirilerek ziyaretçilere açılması planlanıyor. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rCk1qVc2n0WTFrSd3ugIZQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>"BİTİNYA BÖLGESİNİN İLK ORTAYA ÇIKAN STADİONU"</strong>  Bolu İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Emre Gürsoy, stadionun Bitinya bölgesinde ortaya çıkarılan ilk örnek olduğunu vurgulayarak, "Burası Claudiopolis kentinin Akropolis'i olarak bilinen, İmparator Hadrianus döneminde inşa edildiği bilinen bir antik kentimiz. Burası bildiğimiz kadarıyla Bitinya bölgesinin de ilk ortaya çıkan stadionu. 1970'li yıllarda inşaat ve yol çalışmalarıyla biraz tahrip olmuş, bu kadarını kurtarabilmişiz" dedi.  Alanda devam eden kazı çalışmalarının bu yıl içinde tamamlanmasının öngörüldüğüne dikkat çeken Gürsoy, "Az bir kısmımız kaldı. Eylül ayında ışıklandırma çalışmalarına başladık ve bitirdik. Artık geceleri çok güzel bir görüntü oluyor. Tabii bununla da bitmeyecek. Kazı çalışmalarını bitirdikten sonra burayı bir ören yeri olarak şehrimize kazandırmak istiyoruz. Aynı zamanda burası bir ziyaretçi merkezi olsun istiyoruz. Arkeopark ve küçük oturabilecek alanlar oluşturarak burayı inşallah turizme kazandırmaya hedefliyoruz" diye konuştu.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WSmK4lVOfESm_xyRIUMPIA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Emre Gürsoy, kazılarda oturma alanlarının büyük kısmının açığa çıkarıldığını da belirterek, "Ağırlıklı olarak oturma alanları var. Bir de koşu yolu varmış ancak çok az bir kısmını görebiliyoruz şuanda. Kurtarabildiğimiz kısmı bu. Kazı çalışmalarında yeniden bakacağız. İnşallah ören yeri olarak ziyarete açmayı planlıyoruz. Biz daha çok burayı beslemek istiyoruz. Buradan müzemizi beslemekten ziyade, daha çok arkeopark halinde zenginleştirmek istiyoruz" şeklinde konuştu.  "Dört mevsim turizm çeşitliliğinin olduğu nadir şehirlerden bir tanesiyiz" Bolu'nun dört mevsim turizm çeşitliliği olan nadir şehirlerden biri olduğuna da dikkat çeken İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Emre Gürsoy, "Artık ziyaretçi oranlarımız yavaş yavaş artmaya başladı. Burayı da bir artı değer olarak turizme kazandırmak istiyoruz inşallah. Kısmen ortaya çıkarabilmişiz. Aslında çok zenginiz. İlçeler bazında çok zenginiz ama merkezde sadece elimizde stadion var. Ayrıca Karacasu mevkisinde bulunan höyüğü de kazmak istiyoruz. Kamulaştırma süreci tamamlandıktan sonra orada da kazılara başlayıp, müzemizin envanterini daha çok geliştirmek istiyoruz. Bolu'yu sadece doğa olarak düşünmemek lazım. Biz turizmde parçalar bütünüyüz" ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gölcük Tabiat Parkı’na ziyaretçi akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goelcuk-tabiat-parkinaziyaretci-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goelcuk-tabiat-parkinaziyaretci-akini</guid>
<description><![CDATA[ Bolu’nun eşsiz doğa harikalarından biri olan Gölcük Tabiat Parkı, hafta sonunda yerli ve yabancı tatilcilerin akınına uğradı.Kent merkezine yaklaşık 13 kilometre mesafede bulunan tabiat parkı, sakin atmosferi ve kartpostallık manzarasıyla ziyaretçilerine huzurlu bir gün geçirme imkanı sundu. &quot;Tabiatın kalbi&quot; olarak nitelendirilen Gölcük, günübirlik tatilciler için cazibe merkezi olmayı sürdürürken, göl çevresinde yürüyüş yapan, piknik alanlarında sevdikleriyle vakit geçiren ve doğa manzarası eşliğinde bol bol fotoğraf çeken ziyaretçiler yoğunluk oluşturdu. Park içindeki gölette açan rengarenk nilüfer çiçekleri ise görenleri mest etti. Doğanın bu zarif detayları, Gölcük&#039;e gelen tatilcilerin en çok ilgi gösterdiği noktalar arasında yer aldı. Amatör balıkçılar da ellerinde oltalarıyla göl kenarında balık tutarak hafta sonunun keyfini çıkardı.Gölcük Tabiat Parkı, her mevsim olduğu gibi yaz aylarında da doğaseverlerin uğrak noktası olmaya devam ediyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EYxTiSPBO0af6KuJY9mI8A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gölcük, Tabiat, Parkı’na ziyaretçi, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EYxTiSPBO0af6KuJY9mI8A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gölcük Tabiat Parkı’na yoğun ilgi"><p>Bolu’nun eşsiz doğa harikalarından biri olan Gölcük Tabiat Parkı, hafta sonunda yerli ve yabancı tatilcilerin akınına uğradı.</p><p>Kent merkezine yaklaşık 13 kilometre mesafede bulunan tabiat parkı, sakin atmosferi ve kartpostallık manzarasıyla ziyaretçilerine huzurlu bir gün geçirme imkanı sundu. </p><p>"Tabiatın kalbi" olarak nitelendirilen Gölcük, günübirlik tatilciler için cazibe merkezi olmayı sürdürürken, göl çevresinde yürüyüş yapan, piknik alanlarında sevdikleriyle vakit geçiren ve doğa manzarası eşliğinde bol bol fotoğraf çeken ziyaretçiler yoğunluk oluşturdu. </p><p>Park içindeki gölette açan rengarenk nilüfer çiçekleri ise görenleri mest etti. Doğanın bu zarif detayları, Gölcük'e gelen tatilcilerin en çok ilgi gösterdiği noktalar arasında yer aldı. Amatör balıkçılar da ellerinde oltalarıyla göl kenarında balık tutarak hafta sonunun keyfini çıkardı.</p><p>Gölcük Tabiat Parkı, her mevsim olduğu gibi yaz aylarında da doğaseverlerin uğrak noktası olmaya devam ediyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Topkapı Sarayı gece ziyaret edilebilecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/topkapi-sarayi-gece-ziyaret-edilebilecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/topkapi-sarayi-gece-ziyaret-edilebilecek</guid>
<description><![CDATA[ Milli Saraylar Başkanlığına bağlı Topkapı Sarayı, yaz mevsiminin en uzun günü olan 21 Haziran’dan itibaren akşam saatlerinde ziyarete açılıyor.Topkapı Sarayı, yaz gündönümü dolayısıyla yarından itibaren geceleri de gezilebilecek. Başkanlıktan yapılan açıklamaya göre saray, yarın başlayacak uygulama kapsamında 14 Eylül’e kadar cumartesi günleri 21.00 - 23.00 saatlerinde gezilebilecek.  Tarihi, mimarisi, avluları ve eşsiz koleksiyonlarıyla Topkapı Sarayı, gece ışıkları altında bambaşka bir görünüme bürünerek ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunacak.Gün batımından sonra başlayacak ziyaretler, her cumartesi 21.00 ve 22.00 saatlerinde iki grup halinde gerçekleştirilecek. Biletler, saray gişelerinden temin edilebilecek. Ziyaretin başlangıç ve bitiş noktası Bab-ı Hümayun olacak.  Saray’ın girişinde sesli rehber hizmeti sunulacak ve I. Avlu&#039;daki kafeterya ziyaret saatlerinde açık olacak.MUKADDES EMANETLER DE GÖRÜLEBİLECEKZiyaretlerde Kubbealtı, Silah Müzesi, Harem-i Hümayun&#039;da Cariyeler Taşlığı, III. Murat Has Odası, Mabeyn Taşlığı ve Altın Yol, Enderun Avlusu’nda ise Mukaddes Emanetler Dairesi, Arz Odası, Fatih Köşkü ve Seferli Koğuşu gezilebilecek. Osmanlı hazinesinin en kıymetli eserlerinden Kaşıkçı Elması, Topkapı Hançeri ve Altın Taht da bu rotada görülebilecek.  Köşkler bahçesi olarak anılan dördüncü avlu da ziyaret kapsamında görülebilecek. Ziyaretçiler Havuzlu Teras’ta dolaşıp, İftariye Kameriyesi&#039;nden İstanbul&#039;un tarihi silüetini, Mecidiye Köşkü terasından da panoramik şehir manzarasını seyredebilecek. Bu bölümdeki yapılar sadece dışarıdan görülebilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vwJfuUHzp0atgs_vM4XYBQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Topkapı, Sarayı, gece, ziyaret, edilebilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vwJfuUHzp0atgs_vM4XYBQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Topkapı Sarayı gece ziyaret edilebilecek"><p>Milli Saraylar Başkanlığına bağlı Topkapı Sarayı, yaz mevsiminin en uzun günü olan 21 Haziran’dan itibaren akşam saatlerinde ziyarete açılıyor.</p><p>Topkapı Sarayı, yaz gündönümü dolayısıyla yarından itibaren geceleri de gezilebilecek. Başkanlıktan yapılan açıklamaya göre saray, yarın başlayacak uygulama kapsamında 14 Eylül’e kadar cumartesi günleri 21.00 - 23.00 saatlerinde gezilebilecek.  Tarihi, mimarisi, avluları ve eşsiz koleksiyonlarıyla Topkapı Sarayı, gece ışıkları altında bambaşka bir görünüme bürünerek ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunacak.</p><p>Gün batımından sonra başlayacak ziyaretler, her cumartesi 21.00 ve 22.00 saatlerinde iki grup halinde gerçekleştirilecek. Biletler, saray gişelerinden temin edilebilecek. Ziyaretin başlangıç ve bitiş noktası Bab-ı Hümayun olacak.  Saray’ın girişinde sesli rehber hizmeti sunulacak ve I. Avlu'daki kafeterya ziyaret saatlerinde açık olacak.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sA4zJ1J1j0qL_1ZmbWFnxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>MUKADDES EMANETLER DE GÖRÜLEBİLECEK</strong></p><p>Ziyaretlerde Kubbealtı, Silah Müzesi, Harem-i Hümayun'da Cariyeler Taşlığı, III. Murat Has Odası, Mabeyn Taşlığı ve Altın Yol, Enderun Avlusu’nda ise Mukaddes Emanetler Dairesi, Arz Odası, Fatih Köşkü ve Seferli Koğuşu gezilebilecek. Osmanlı hazinesinin en kıymetli eserlerinden Kaşıkçı Elması, Topkapı Hançeri ve Altın Taht da bu rotada görülebilecek.  Köşkler bahçesi olarak anılan dördüncü avlu da ziyaret kapsamında görülebilecek. Ziyaretçiler Havuzlu Teras’ta dolaşıp, İftariye Kameriyesi'nden İstanbul'un tarihi silüetini, Mecidiye Köşkü terasından da panoramik şehir manzarasını seyredebilecek. Bu bölümdeki yapılar sadece dışarıdan görülebilecek.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gümüşhane&amp;apos;nin saklı cenneti: Santa Harabeleri zamanda yolculuk yaptırıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gumushanenin-sakli-cenneti-santa-harabeleri-zamanda-yolculuk-yaptiriyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gumushanenin-sakli-cenneti-santa-harabeleri-zamanda-yolculuk-yaptiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Gümüşhane&#039;nin merkeze bağlı Dumanlı Köyü sınırları içerisinde yer alan ve adeta zamanın durduğu tarihi Santa Harabeleri, görenleri kendine hayran bırakıyor.Binbir renkli çiçeklerin, kuş seslerinin ve mistik atmosferin iç içe geçtiği yürüyüşte Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları ve Gençlik Derneği üyesi 38 doğasever, doğanın kalbinde tarihin izlerini sürdü, bölgenin güzelliklerine hayran kaldı.Sis ve çise eşliğinde gerçekleşen yürüyüşte ormanların derinliklerinde, taş döşeli patikalarda ilerleyen sporcular, adeta bir açık hava müzesini andıran çok sayıda tarihi yapı ve köprüyle karşılaştı, Santa Harabeleri&#039;nin büyüleyici atmosferinde unutulmaz bir yürüyüş yaptı.Araçla bölgeye ulaşan sporcular İşhanlı Mahallesini aştıktan sonra tarihi patika yoldan yürüyüş devam etti. Orman içinden eşsiz manzaralar ve kuş cıvıltıları eşliğinde tarihi köprüleri aşarak tarihi Ayene Yaylasından geri dönen sporcular yine tarihi patika yolu takip ederek Terzili Mahallesine ulaşıp yürüyüşü sonlandırdı.&quot;Vadideki cennet&quot; ve &quot;Doğa ve tarihin kucaklaştığı yer&quot; olarak da adlandırılan, yüzlerce yıllık taş binaları, kiliseleri, çeşmeleri ve eşsiz doğasıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan Santa Harabeleri, yüzlerce yıllık eserleriyle ziyaretçilerine hem zamanda yolculuk yaptırıyor hem de eşsiz manzaralarıyla hayran bırakıyor.Kimi kaynaklara göre 17. yüzyılda kimi kaynaklara göre de daha eski tarihlerde kurulduğu bilinen ve 7 mahalleden oluşan Santa Harabeleri, her bir mahallesinde dönemin özelliklerini yansıtan ve zamana meydan okurcasına dimdik ayakta duran tek ve iki katlı evleri, kiliseleri, okulları, şelaleleri ve çeşmeleriyle döneminin kendine özgü sivil mimari özelliklerini sergiliyor.Doğu Karadeniz&#039;in önemli kültürel miraslarından birisi ve geçmişin izleriyle dolu olan Santa Harabeleri, tarihi ihtişamı ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine büyüleyici bir atmosfer ve enfes manzaralar sunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2Twxbllm7kyjarHPLZCbKw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gümüşhanenin, saklı, cenneti:, Santa, Harabeleri, zamanda, yolculuk, yaptırıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2Twxbllm7kyjarHPLZCbKw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gümüşhane'nin saklı cenneti Santa Harabeleri'nde eşsiz doğa yürüyüşü"><p>Gümüşhane'nin merkeze bağlı Dumanlı Köyü sınırları içerisinde yer alan ve adeta zamanın durduğu tarihi Santa Harabeleri, görenleri kendine hayran bırakıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M9u0n6XvvEqotlbNzFH5Dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Binbir renkli çiçeklerin, kuş seslerinin ve mistik atmosferin iç içe geçtiği yürüyüşte Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları ve Gençlik Derneği üyesi 38 doğasever, doğanın kalbinde tarihin izlerini sürdü, bölgenin güzelliklerine hayran kaldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lMq2QmLUJEmoDTaF2qrvfA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sis ve çise eşliğinde gerçekleşen yürüyüşte ormanların derinliklerinde, taş döşeli patikalarda ilerleyen sporcular, adeta bir açık hava müzesini andıran çok sayıda tarihi yapı ve köprüyle karşılaştı, Santa Harabeleri'nin büyüleyici atmosferinde unutulmaz bir yürüyüş yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5y4NMRSyRUuPl4hjUUXTQQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araçla bölgeye ulaşan sporcular İşhanlı Mahallesini aştıktan sonra tarihi patika yoldan yürüyüş devam etti. Orman içinden eşsiz manzaralar ve kuş cıvıltıları eşliğinde tarihi köprüleri aşarak tarihi Ayene Yaylasından geri dönen sporcular yine tarihi patika yolu takip ederek Terzili Mahallesine ulaşıp yürüyüşü sonlandırdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6PrMaboa5k2EA6ZNgxVo1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Vadideki cennet" ve "Doğa ve tarihin kucaklaştığı yer" olarak da adlandırılan, yüzlerce yıllık taş binaları, kiliseleri, çeşmeleri ve eşsiz doğasıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan Santa Harabeleri, yüzlerce yıllık eserleriyle ziyaretçilerine hem zamanda yolculuk yaptırıyor hem de eşsiz manzaralarıyla hayran bırakıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TFx-1aLwM0yEB22R7210dA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kimi kaynaklara göre 17. yüzyılda kimi kaynaklara göre de daha eski tarihlerde kurulduğu bilinen ve 7 mahalleden oluşan Santa Harabeleri, her bir mahallesinde dönemin özelliklerini yansıtan ve zamana meydan okurcasına dimdik ayakta duran tek ve iki katlı evleri, kiliseleri, okulları, şelaleleri ve çeşmeleriyle döneminin kendine özgü sivil mimari özelliklerini sergiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BZ2zcZ_wzEmssK7C5EMgVg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doğu Karadeniz'in önemli kültürel miraslarından birisi ve geçmişin izleriyle dolu olan Santa Harabeleri, tarihi ihtişamı ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine büyüleyici bir atmosfer ve enfes manzaralar sunuyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dört ilin kesiştiği köy: Köyün sağı, solu ve arka kısmı farklı şehirlere bakıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/doert-ilin-kesistigi-koey-koeyun-sagi-solu-ve-arka-kismi-farkli-sehirlere-bakiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/doert-ilin-kesistigi-koey-koeyun-sagi-solu-ve-arka-kismi-farkli-sehirlere-bakiyor</guid>
<description><![CDATA[ Doğal güzellikleri ve berrak sularıyla ilgi çeken Kurtuluş Köyü, dört ilin kesişim noktasında bulunuyor. Köyün sağı ve solu ile arkası kısmı farklı şehirlere bakıyor.Dört ilin kesişim noktasındaki Kurtuluş Köyü, farklı illeri aynı noktadan görebilme özelliğiyle ilgi çekiyor.
15 haneli köy, doğal güzellikleri, berrak su kaynakları ve Akdeniz köylerini andıran yapısıyla da öne çıkıyor.Elazığ&#039;ın Ağın ilçesine bağlı Kurtuluş köyü, eski adıyla Hünük, konumu ve doğal yapısıyla dikkat çekiyor.Elazığ merkeze 82 kilometre uzaklıkta bulunan ve sadece 15 haneden oluşan köy, küçük yapısına rağmen barındırdığı zengin coğrafi ve kültürel özelliklerle bölgenin nadir yerleşimlerinden biri olarak biliniyor.Kurtuluş köyünü farklı kılan en önemli unsurlardan bir tanesi ise dört farklı ili aynı noktadan görebilme özelliğine sahip olması.
Köy, sağ tarafı Malatya&#039;nın Arapgir ilçesine, arka tarafı Erzincan&#039;ın Kemaliye ilçesine bağlı köylere, sol tarafı ise Tunceli&#039;nin Çemişgezek ilçesine doğrudan sınır bağlantısına sahip ender köylerden biri olarak ön plana çıkıyor.Tipik bir Akdeniz köyünü andıran, doğal dokusu, berrak su kaynakları ve temiz havasıyla dikkat çeken Kurtuluş, drone ile görüntülendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ei43MUZq7Ua6DpTuv8rx1w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dört, ilin, kesiştiği, köy:, Köyün, sağı, solu, arka, kısmı, farklı, şehirlere, bakıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ei43MUZq7Ua6DpTuv8rx1w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dört ilin kesiştiği köy: Köyün sağı, solu ve arka kısmı farklı şehirlere bakıyor"><p>Doğal güzellikleri ve berrak sularıyla ilgi çeken Kurtuluş Köyü, dört ilin kesişim noktasında bulunuyor. Köyün sağı ve solu ile arkası kısmı farklı şehirlere bakıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HYukjU-PYU6i149d31x9MA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dört ilin kesişim noktasındaki Kurtuluş Köyü, farklı illeri aynı noktadan görebilme özelliğiyle ilgi çekiyor.
15 haneli köy, doğal güzellikleri, berrak su kaynakları ve Akdeniz köylerini andıran yapısıyla da öne çıkıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q1zeaorjAUig_vqSGU6VJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Elazığ'ın Ağın ilçesine bağlı Kurtuluş köyü, eski adıyla Hünük, konumu ve doğal yapısıyla dikkat çekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q8rWhXx2AEuf1dHR6_rjYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Elazığ merkeze 82 kilometre uzaklıkta bulunan ve sadece 15 haneden oluşan köy, küçük yapısına rağmen barındırdığı zengin coğrafi ve kültürel özelliklerle bölgenin nadir yerleşimlerinden biri olarak biliniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a6xGgdALXkizDyLX4wvj9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kurtuluş köyünü farklı kılan en önemli unsurlardan bir tanesi ise dört farklı ili aynı noktadan görebilme özelliğine sahip olması.
Köy, sağ tarafı Malatya'nın Arapgir ilçesine, arka tarafı Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı köylere, sol tarafı ise Tunceli'nin Çemişgezek ilçesine doğrudan sınır bağlantısına sahip ender köylerden biri olarak ön plana çıkıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NSSJTrXrbESEHiBVkw8i0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tipik bir Akdeniz köyünü andıran, doğal dokusu, berrak su kaynakları ve temiz havasıyla dikkat çeken Kurtuluş, drone ile görüntülendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XH6bOHF4VEOCyXW2zFZO5g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Stratonikeia Antik Kenti&amp;apos;ndeki kütüphane ayağa kaldırılıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/stratonikeia-antik-kentindeki-kutuphane-ayaga-kaldiriliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/stratonikeia-antik-kentindeki-kutuphane-ayaga-kaldiriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia Antik Kenti&#039;ndeki kütüphane, yapı elemanlarıyla gün yüzüne çıkarılıyor.UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;nde yer alan, &quot;Gladyatörler Şehri&quot; olarak bilinmesinin yanı sıra dünyanın en büyük mermer kentleri arasında gösterilen Stratonikeia&#039;da 1977&#039;de başlayan kazı çalışmaları, yılın 12 ayı devam ediyor.Stratonikeia ve Lagina Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, Karia bölgesinin en önemli kentlerinden Stratonikeia ile Lagina Kutsal Alanı&#039;nda, antik dönemlerden bugüne farklı yapılarda arkeolojik kazı, restorasyon ve çizim çalışması yürüttüklerini söyledi.Kütüphane yapısının kentin merkezinde 4 ana caddenin birleştiği noktada bulunduğunu belirten Söğüt, kütüphanenin Helenistik Dönem&#039;den sonra Roma Dönemi&#039;nde tekrar düzenlendiğini, milattan sonra 4. yüzyılda ise mozaiklerin eklenerek kullanılmaya devam ettiğini bildirdi.Mozaiklerin üzerindeki yazıtlara göre de kütüphanenin Efes&#039;ten gelen bir ustaya yaptırıldığını anlatan Söğüt, &quot;Yaklaşık 5 yıldır burada kazı çalışması yapıyoruz ve bu çalışmalarda kütüphanenin giriş bölümlerini, Güney Cadde&#039;den geçişin olduğu kısımları, portikleri (üstü örtülü, önü sütunlu açık galeri), avlu kısmını, okuma salonunu ve yanında bulunan mekanları belli ölçüde ortaya çıkardık&quot; dedi.&quot;KÜTÜPHANENİN TÜM PLANINI BİLİYORUZ&quot;Söğüt, kütüphanenin bulunduğu alanda hamam, çeşme ve diğer kentin dini ve kamu yapı gruplarının yer aldığını söyledi.Bölgede 610 yıllarında ciddi bir deprem olduğunu ve kentin küçüldüğünü, ardından kütüphanenin kullanılmadığını dile getiren Söğüt, şöyle konuştu:  &quot;Yapının tüm hikayelerini, kurulduğu andan itibaren nasıl değiştiğini, depremden sonra nasıl ayağa kaldırıldığını, tekrar insanların nasıl kullandığını, her dönemde insanların buraya ne kadar önem verdiğini tespit ettik. Antik döneme ait kütüphanenin tüm bölümlerini belli bir ölçekte tespit etmiş durumdayız. Avlu kısmına ait sütunları ve üstyapı elemanlarını da gün yüzüne çıkardık. Önümüzdeki süreçte bu sütunların belirli bir kısmını ayağa kaldırarak, ziyaretçilerin antik döneme ait kütüphanenin ihtişamını görmesini istiyoruz. Kazılar sonucunda önemli verilere ulaşarak, gösterişli bir kütüphanede olduğumuzun farkına vardık. Artık kütüphanenin tüm planını biliyoruz. Bunun Anadolu&#039;da bildiğimiz diğer kütüphane planlarından farklı olduğunu ve bunun planının da Kuzey Afrika&#039;da bir kütüphaneye örnek teşkil ettiğini tespit ettik.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9NFjGLqyvE6bj_kQ-4XvDA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Stratonikeia, Antik, Kentindeki, kütüphane, ayağa, kaldırılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9NFjGLqyvE6bj_kQ-4XvDA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Stratonikeia'daki kütüphane ayağa kaldırılıyor"><p>Muğla'nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia Antik Kenti'ndeki kütüphane, yapı elemanlarıyla gün yüzüne çıkarılıyor.</p><p>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan, "Gladyatörler Şehri" olarak bilinmesinin yanı sıra dünyanın en büyük mermer kentleri arasında gösterilen Stratonikeia'da 1977'de başlayan kazı çalışmaları, yılın 12 ayı devam ediyor.</p><p>Stratonikeia ve Lagina Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, Karia bölgesinin en önemli kentlerinden Stratonikeia ile Lagina Kutsal Alanı'nda, antik dönemlerden bugüne farklı yapılarda arkeolojik kazı, restorasyon ve çizim çalışması yürüttüklerini söyledi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nzXLbZNwi0i16MtUAOLDcg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Kütüphane yapısının kentin merkezinde 4 ana caddenin birleştiği noktada bulunduğunu belirten Söğüt, kütüphanenin Helenistik Dönem'den sonra Roma Dönemi'nde tekrar düzenlendiğini, milattan sonra 4. yüzyılda ise mozaiklerin eklenerek kullanılmaya devam ettiğini bildirdi.</p><p>Mozaiklerin üzerindeki yazıtlara göre de kütüphanenin Efes'ten gelen bir ustaya yaptırıldığını anlatan Söğüt, "Yaklaşık 5 yıldır burada kazı çalışması yapıyoruz ve bu çalışmalarda kütüphanenin giriş bölümlerini, Güney Cadde'den geçişin olduğu kısımları, portikleri (üstü örtülü, önü sütunlu açık galeri), avlu kısmını, okuma salonunu ve yanında bulunan mekanları belli ölçüde ortaya çıkardık" dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jgQWwEDZk0ifcQe3LxUfng.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"KÜTÜPHANENİN TÜM PLANINI BİLİYORUZ"</strong></p><p>Söğüt, kütüphanenin bulunduğu alanda hamam, çeşme ve diğer kentin dini ve kamu yapı gruplarının yer aldığını söyledi.</p><p>Bölgede 610 yıllarında ciddi bir deprem olduğunu ve kentin küçüldüğünü, ardından kütüphanenin kullanılmadığını dile getiren Söğüt, şöyle konuştu:  "Yapının tüm hikayelerini, kurulduğu andan itibaren nasıl değiştiğini, depremden sonra nasıl ayağa kaldırıldığını, tekrar insanların nasıl kullandığını, her dönemde insanların buraya ne kadar önem verdiğini tespit ettik. Antik döneme ait kütüphanenin tüm bölümlerini belli bir ölçekte tespit etmiş durumdayız. Avlu kısmına ait sütunları ve üstyapı elemanlarını da gün yüzüne çıkardık. Önümüzdeki süreçte bu sütunların belirli bir kısmını ayağa kaldırarak, ziyaretçilerin antik döneme ait kütüphanenin ihtişamını görmesini istiyoruz. Kazılar sonucunda önemli verilere ulaşarak, gösterişli bir kütüphanede olduğumuzun farkına vardık. Artık kütüphanenin tüm planını biliyoruz. Bunun Anadolu'da bildiğimiz diğer kütüphane planlarından farklı olduğunu ve bunun planının da Kuzey Afrika'da bir kütüphaneye örnek teşkil ettiğini tespit ettik."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ordu&amp;apos;daki Yoroz Kent Ormanı&amp;apos;na yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ordudaki-yoroz-kent-ormanina-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ordudaki-yoroz-kent-ormanina-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Ordu&#039;da geçen yıl turizme açılan, ​​​​​​​panoramik seyir terasının da bulunduğu Yoroz Kent Ormanı, ziyaretçilerin uğrak noktalarından oldu.Ordu&#039;nun Altınordu ilçesine 20 kilometre uzaklıkta, 2006&#039;da &quot;kent ormanı&quot; ilan edilen sahilden 900 metre yüksekteki Yoroz&#039;un zirvesine Büyükşehir Belediyesince 1,5 yıl önce ​​​​​​​panoramik seyir terası inşa edildi.  Çevre düzenlemesinin ardından yürüyüş basamakları da yenilenen Yoroz Kent Ormanı, geçen sezondan itibaren turizme hizmet sunuyor.  Yapılan çalışmalarla yeni bir kimlik kazanan kent ormanı, bugünlerde mevsime özgü güzellikleriyle çok sayıda ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor.  Zirvede kayalıkların üzerindeki seyir terasından görülmeye değer manzaralar sunan Yoroz Kent Ormanı, dağcılık ve kaya tırmanışı meraklılarının da uğrak noktaları arasında yerini aldı.Ormanın içindeki yürüyüş yolundan seyir terasına ulaşan yaklaşık 200 bin kişi, Ordu&#039;nun Altınordu ilçesi ile Giresun&#039;un bir bölümünü kuşbakışı izleme imkanı buldu.&quot;MANZARA KARŞISINDA BÜYÜLENDİK&quot;  İstanbul&#039;dan ailesiyle gezmek için Ordu&#039;ya gelen Kenan Akkılıç, Yoroz Kent Ormanı&#039;nın zirvesinde yapılan seyir terasına çıktıklarını söyledi.  Manzara karşısında adeta büyülendiklerini belirten Akkılıç, &quot;Açıkçası bu kadar güzel manzara beklemiyorduk. Burada müthiş bir manzara var. Seyir terasından Ordu, Giresun ve bazı yaylaları görebilme imkanı bulduk&quot; dedi.&quot;HERKESE TAVSİYE EDİYORUM&quot;  Ziyaretçilerden Zehra Demir de Yoroz Kent Ormanı&#039;na daha önce de geldiğini ifade ederek, &quot;Yapılan çalışmalar ve gördüğüm manzara müthiş. Bir tarafta Ordu, diğer tarafta Giresun manzarası sizi bekliyor&quot; diye konuştu.  Yoroz Kent Ormanı&#039;nın en sık ziyaret edilen yerler arasında olduğunu vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:  &quot;Burada güzel şeyler yapılmış. Ziyaret ederek doğanın keyfini sürebilirsiniz. Özellikle Ordu&#039;ya gelmeyi planlayan turistlere mutlaka buraya çıkıp, manzarayı izlemelerini tavsiye ederim. Dünyanın neresinden gelirseler gelsinler, mutlaka buraya uğrasınlar.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F3f2HevGFE2ramFpsaxNEA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ordudaki, Yoroz, Kent, Ormanına, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F3f2HevGFE2ramFpsaxNEA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ordu'daki Yoroz Kent Ormanı'na yoğun ilgi"><p>Ordu'da geçen yıl turizme açılan, ​​​​​​​panoramik seyir terasının da bulunduğu Yoroz Kent Ormanı, ziyaretçilerin uğrak noktalarından oldu.</p>Ordu'nun Altınordu ilçesine 20 kilometre uzaklıkta, 2006'da "kent ormanı" ilan edilen sahilden 900 metre yüksekteki Yoroz'un zirvesine Büyükşehir Belediyesince 1,5 yıl önce ​​​​​​​panoramik seyir terası inşa edildi.  Çevre düzenlemesinin ardından yürüyüş basamakları da yenilenen Yoroz Kent Ormanı, geçen sezondan itibaren turizme hizmet sunuyor.  Yapılan çalışmalarla yeni bir kimlik kazanan kent ormanı, bugünlerde mevsime özgü güzellikleriyle çok sayıda ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor.  Zirvede kayalıkların üzerindeki seyir terasından görülmeye değer manzaralar sunan Yoroz Kent Ormanı, dağcılık ve kaya tırmanışı meraklılarının da uğrak noktaları arasında yerini aldı.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W08vyXbawkSMr6WzAQogUg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Ormanın içindeki yürüyüş yolundan seyir terasına ulaşan yaklaşık 200 bin kişi, Ordu'nun Altınordu ilçesi ile Giresun'un bir bölümünü kuşbakışı izleme imkanı buldu.</p><p><strong>"MANZARA KARŞISINDA BÜYÜLENDİK"</strong>  İstanbul'dan ailesiyle gezmek için Ordu'ya gelen Kenan Akkılıç, Yoroz Kent Ormanı'nın zirvesinde yapılan seyir terasına çıktıklarını söyledi.  Manzara karşısında adeta büyülendiklerini belirten Akkılıç, "Açıkçası bu kadar güzel manzara beklemiyorduk. Burada müthiş bir manzara var. Seyir terasından Ordu, Giresun ve bazı yaylaları görebilme imkanı bulduk" dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lt9aeheQ2kSxXbOm_KVpMg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>"HERKESE TAVSİYE EDİYORUM"</strong>  Ziyaretçilerden Zehra Demir de Yoroz Kent Ormanı'na daha önce de geldiğini ifade ederek, "Yapılan çalışmalar ve gördüğüm manzara müthiş. Bir tarafta Ordu, diğer tarafta Giresun manzarası sizi bekliyor" diye konuştu.  Yoroz Kent Ormanı'nın en sık ziyaret edilen yerler arasında olduğunu vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:  "Burada güzel şeyler yapılmış. Ziyaret ederek doğanın keyfini sürebilirsiniz. Özellikle Ordu'ya gelmeyi planlayan turistlere mutlaka buraya çıkıp, manzarayı izlemelerini tavsiye ederim. Dünyanın neresinden gelirseler gelsinler, mutlaka buraya uğrasınlar."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğaseverlerin uğrak noktası: Buyer Gölü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dogaseverlerin-ugrak-noktasi-buyer-goelu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dogaseverlerin-ugrak-noktasi-buyer-goelu</guid>
<description><![CDATA[ Tunceli&#039;nin Pülümür ilçesinde 3 bin metre yükseklikte bulunan Buyer Gölü ve çevresi, doğaseverlerin ilgisini çekiyor.Tunceli yaylaları, akarsuları, gölleri ve tarihi mekanlarıyla dikkati çekiyor. Kentte son yıllarda gelişen dağcılık faaliyetleri ve doğa sporlarıyla ziyaretçiler birçok bölgeyi gezerek tanıma fırsatı buluyor.  Pülümür&#039;de 3 bin metre yükseklikte bulunan Buyer Gölü de özellikle yaz aylarında doğaseverlerin gezi rotasına giriyor.Turlarla ya da bireysel olarak rotalarını göle çeviren doğaseverler, araçlarıyla Sarıgül köyüne gelip hazırlıklarının ardından patikalardan geçiyor.  Zirveye doğru tırmanan doğaseverler, 2 saatlik yürüyüşün sonunda Buyer Gölü&#039;ne ulaşıp ilkbahar ve kış manzaralarını bir arada yaşıyor.  Yol boyunca yaban hayvanlarıyla da karşılaşan doğaseverler, göl çevresinde gezinti yapıp manzara ve çiçek fotoğrafları çekiyor.&quot;BURADAKİ DOĞAL GÜZELLİKLER BİRÇOK YERDE YOK&quot;Doğaseverlerden Meltem Aydın, Tunceli&#039;nin el değmemiş doğasıyla muhteşem bir şehir olduğunu söyledi. Buyer Gölü&#039;ne zorlu yürüyüş sonunda ulaştıklarını ifade eden Aydın, şöyle konuştu:  &quot;Buradaki bitki örtüsü, vahşi yaşam ve doğal güzellikler birçok yerde yok. Huzurlu bir gün geçirmek ve doğayla iç içe olmak isteyen herkes Buyer Gölü&#039;nde çok güzel dakikalar geçirebilir. Dışarıdan gelen doğaseverlerin de bizimle aynı amacı taşıyıp doğaya çöp bırakmaması, çevreyi koruması ve koruma altındaki bitkileri koparmaması gerekiyor.​​​​​​​ Bu coğrafyaya her şekilde sahip çıkarsak buranın güzelliklerini belki çocuklarımıza da yaşatabiliriz.&quot;  Çiğdem Evin de yıllardır tur organizasyonları yaparak doğaseverleri gezdirdiğini anlattı.  Geziler sayesinde Tunceli&#039;nin tanınmaya başlandığını belirten Evin, &quot;Özellikle Ovacık ve Pülümür ilçelerindeki göllerimiz ve şelalelerimiz çok güzel. Biz de gelip yerinde görüyoruz ve dostlarımıza gösteriyoruz. Genellikle gezilerimize yurt dışından ya da Ankara, İzmir, İstanbul gibi illerden katılım oluyor&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k6ji98RyQUCTYrIHIUwdfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğaseverlerin, uğrak, noktası:, Buyer, Gölü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k6ji98RyQUCTYrIHIUwdfA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Buyer Gölü doğaseverlerin yeni gözdesi"><p>Tunceli'nin Pülümür ilçesinde 3 bin metre yükseklikte bulunan Buyer Gölü ve çevresi, doğaseverlerin ilgisini çekiyor.</p>Tunceli yaylaları, akarsuları, gölleri ve tarihi mekanlarıyla dikkati çekiyor. Kentte son yıllarda gelişen dağcılık faaliyetleri ve doğa sporlarıyla ziyaretçiler birçok bölgeyi gezerek tanıma fırsatı buluyor.  Pülümür'de 3 bin metre yükseklikte bulunan Buyer Gölü de özellikle yaz aylarında doğaseverlerin gezi rotasına giriyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gfAtg-JJZUethUUprGvXGg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Turlarla ya da bireysel olarak rotalarını göle çeviren doğaseverler, araçlarıyla Sarıgül köyüne gelip hazırlıklarının ardından patikalardan geçiyor.  Zirveye doğru tırmanan doğaseverler, 2 saatlik yürüyüşün sonunda Buyer Gölü'ne ulaşıp ilkbahar ve kış manzaralarını bir arada yaşıyor.  Yol boyunca yaban hayvanlarıyla da karşılaşan doğaseverler, göl çevresinde gezinti yapıp manzara ve çiçek fotoğrafları çekiyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zz12KNSktUS9gJf46vpyxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"BURADAKİ DOĞAL GÜZELLİKLER BİRÇOK YERDE YOK"</strong></p><p>Doğaseverlerden Meltem Aydın, Tunceli'nin el değmemiş doğasıyla muhteşem bir şehir olduğunu söyledi. Buyer Gölü'ne zorlu yürüyüş sonunda ulaştıklarını ifade eden Aydın, şöyle konuştu:  "Buradaki bitki örtüsü, vahşi yaşam ve doğal güzellikler birçok yerde yok. Huzurlu bir gün geçirmek ve doğayla iç içe olmak isteyen herkes Buyer Gölü'nde çok güzel dakikalar geçirebilir. Dışarıdan gelen doğaseverlerin de bizimle aynı amacı taşıyıp doğaya çöp bırakmaması, çevreyi koruması ve koruma altındaki bitkileri koparmaması gerekiyor.​​​​​​​ Bu coğrafyaya her şekilde sahip çıkarsak buranın güzelliklerini belki çocuklarımıza da yaşatabiliriz."  Çiğdem Evin de yıllardır tur organizasyonları yaparak doğaseverleri gezdirdiğini anlattı.  Geziler sayesinde Tunceli'nin tanınmaya başlandığını belirten Evin, "Özellikle Ovacık ve Pülümür ilçelerindeki göllerimiz ve şelalelerimiz çok güzel. Biz de gelip yerinde görüyoruz ve dostlarımıza gösteriyoruz. Genellikle gezilerimize yurt dışından ya da Ankara, İzmir, İstanbul gibi illerden katılım oluyor" diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aydın&amp;apos;daki Nasuh Paşa Külliyesi hizmete açıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/aydindakinasuh-pasa-kulliyesi-hizmete-acildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/aydindakinasuh-pasa-kulliyesi-hizmete-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Aydın&#039;ın tarihi ve kültürel zenginliklerinden biri olan 18&#039;inci yüzyıl yapısı Nasuhpaşa Külliyesi, restorasyon çalışmalarının ardından ibadet ve ziyarete açıldı.Aydın&#039;ın Efeler ilçesinin Köprülü Veysipaşa Mahallesinde bulunan Nasuh Paşa Külliyesi, 1708 yılında yolcuların konaklanması ve ticaretin gelişimi için Osmanoğlu Nasuh Paşa tarafından yapıldı. Mimari yönüyle dikkat çeken tarihi Nasuh Paşa Külliyesi&#039;nin, Aydın Valiliği öncülüğünde restorasyonu titizlikle gerçekleştirildi. Tarihi dokuya uygun şekilde restorasyonu yapıp tamamlanan Nasuhpaşa Külliyesi&#039;nin açılışı düzenlenen tören ile yapıldı.Restorasyon çalışmaları kapsamında külliyenin mescidi, çatı, sıva, boya ve ahşap işçilikleri aslına uygun şekilde yenilendi.  Açılışta konuşan Aydın Vakıflar Bölge Müdürü Mücahid Vural, &quot;...Çeşitli kültürel ve sosyal etkinliklere ev sahipliği yapabilecek şekilde yenilenen Nasuh Paşa Külliyesi, Aydın&#039;ın tarihi dokusunun korunması ve kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacaktır...&quot; dedi.&quot;ŞEHRİMİZİN ÖNEMLİ SİMGELERİNDEN BİRİ&quot;Aydın Valisi Yakup Canbolat ise &quot;1708 yılında Osmanoğlu Nasuh Paşa tarafından yaptırılan bu külliye sadece mimarisiyle değil aynı zamanda taşıdığı manevi değerle de şehrimizin önemli simgelerinden biridir. Titizlikle yürütülen restorasyon çalışmaları sayesinde külliyemiz yeniden ayağa kalkmış, hem ibadete hem de eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yapacak duruma gelmiştir. Bu tarihi mekanın yeniden hizmete girmesi geçmişle bağlarımızı kuvvetlendirmemize, köklü değerlerimizi yaşatmamıza ve geleceğe daha güçlü adımlarla yürümemize vesile olacaktır&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d83J888eskeISGCbOp0iQw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Aydındaki Nasuh, Paşa, Külliyesi, hizmete, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d83J888eskeISGCbOp0iQw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nasuh Paşa Külliyesi hizmete açıldı"><p>Aydın'ın tarihi ve kültürel zenginliklerinden biri olan 18'inci yüzyıl yapısı Nasuhpaşa Külliyesi, restorasyon çalışmalarının ardından ibadet ve ziyarete açıldı.</p><p>Aydın'ın Efeler ilçesinin Köprülü Veysipaşa Mahallesinde bulunan Nasuh Paşa Külliyesi, 1708 yılında yolcuların konaklanması ve ticaretin gelişimi için Osmanoğlu Nasuh Paşa tarafından yapıldı. </p><p>Mimari yönüyle dikkat çeken tarihi Nasuh Paşa Külliyesi'nin, Aydın Valiliği öncülüğünde restorasyonu titizlikle gerçekleştirildi. Tarihi dokuya uygun şekilde restorasyonu yapıp tamamlanan Nasuhpaşa Külliyesi'nin açılışı düzenlenen tören ile yapıldı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4aKUQeagQEGqhTbdtR-89g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Restorasyon çalışmaları kapsamında külliyenin mescidi, çatı, sıva, boya ve ahşap işçilikleri aslına uygun şekilde yenilendi.  Açılışta konuşan Aydın Vakıflar Bölge Müdürü Mücahid Vural, "...Çeşitli kültürel ve sosyal etkinliklere ev sahipliği yapabilecek şekilde yenilenen Nasuh Paşa Külliyesi, Aydın'ın tarihi dokusunun korunması ve kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacaktır..." dedi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g0iYAJIMnU6p4ye2Oa6GCg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"ŞEHRİMİZİN ÖNEMLİ SİMGELERİNDEN BİRİ"</strong></p><p>Aydın Valisi Yakup Canbolat ise "1708 yılında Osmanoğlu Nasuh Paşa tarafından yaptırılan bu külliye sadece mimarisiyle değil aynı zamanda taşıdığı manevi değerle de şehrimizin önemli simgelerinden biridir. Titizlikle yürütülen restorasyon çalışmaları sayesinde külliyemiz yeniden ayağa kalkmış, hem ibadete hem de eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yapacak duruma gelmiştir. Bu tarihi mekanın yeniden hizmete girmesi geçmişle bağlarımızı kuvvetlendirmemize, köklü değerlerimizi yaşatmamıza ve geleceğe daha güçlü adımlarla yürümemize vesile olacaktır" dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karaman&amp;apos;daki &amp;quot;Binbir Kilise&amp;quot; bölgesinde çalışmalar sürüyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/karamandaki-binbir-kilise-boelgesinde-calismalar-suruyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/karamandaki-binbir-kilise-boelgesinde-calismalar-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Karaman&#039;ın kuzeyinde bulunan Karadağ&#039;daki &quot;Binbir Kilise&quot; bölgesinde 15 dini yapı ile yeni yerleşim yerleri belirlendi.Konya-Karaman sınırında, kent merkezine 45 kilometre uzaklıkta bulunan sönmüş volkanik Karadağ, çevresindeki tarihi yapılarla dikkati çekiyor. Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Erken Hristiyan ve Bizans Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu başkanlığında, Karadağ&#039;daki &quot;Binbir Kilise&quot; bölgesinde yüzey araştırmaları sürüyor.Mimiroğlu, &quot;Karadağ Binbir Kilise&#039;nin Doğu Roma Dönemi Dini Mimarisi Yüzey Araştırması&quot;nın ikinci yıl sonuçlarının heyecan uyandırdığını söyledi.&quot;YENİ KEŞİFLER YAPILDI&quot;Bölgedeki dini ve diğer yapıların, taş eserlerin tespitine yönelik incelemeler yapıldığını anlatan Mimiroğlu, şöyle konuştu:  &quot;Çalışmanın ikinci yılında oldukça büyük yeni keşifler yapıldı. Son yapılan çalışmalarda, bölgenin birden fazla antik yerleşime ev sahipliği yaptığını keşfettik. Karadağ Binbir Kilise, dini açıdan önemli bir hac merkezi ama aynı zamanda yoğun nüfusu barındıran bir bölgeydi. Literatürde olmayan 15 yeni küçük kilise ve şapel tespit edildi. Bu yapılar aslında bölgenin Bizans dini mimarisi açısından çok daha zengin olduğunu ortaya koydu. Birçok yapı kompleksi, sarnıçlar, açık kült alanları, kitabeler, mezarlar, kilise ve şapeller (küçük kilise) tespit ettik. Bununla beraber çeşitli doğal mağaraların ya da yarı işlenmiş mağaraların inziva hücresi olarak kullanıldığını belirledik.&quot;&quot;SELÇUKLU SİKKESİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARILDI&quot;Mimiroğlu, bazı inziva hücrelerinde haçların yer aldığına işaret ederek, yeni keşfedilen kitabelerin epigrafi (anıtlar üzerindeki kitabeleri ve yazıları inceleyen bilim dalı) çalışmalarının ise sürdüğünü söyledi.Bölgenin yerleşim ve nüfus yoğunluğunun da araştırıldığını belirten Mimiroğlu, &quot;Oradaki nüfusun Selçuklu döneminde de devam ettiğini gösteren yine önemli bir buluntu, Selçuklu sikkesi gün yüzüne çıkarıldı. Bu bağlamda da Selçuklu döneminde en azından bölgedeki yerleşimlerin kısmen devam ettiğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte özellikle tarihi araştırmalar gösterdi ki 15&#039;inci yüzyılda bölgedeki Müslüman ve gayrimüslim nüfus özellikle Balkanlar&#039;a göç ettirildi. Bu da bize Karaman ile beraber Karadağ Binbir Kilise&#039;deki kentlerin ve yerleşimlerin de bu dönemde boşalmış olabileceğini düşündürüyor&quot; dedi.Mimiroğlu, gelecek yıl sürecek çalışmalarda yeni yerlerin üzerine odaklanarak kapsamlı araştırmalar yapacaklarını sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GllOvFgL9Einw4HfmFEa4A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karamandaki, Binbir, Kilise, bölgesinde, çalışmalar, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GllOvFgL9Einw4HfmFEa4A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Karaman'daki " binbir kilise b s><p>Karaman'ın kuzeyinde bulunan Karadağ'daki "Binbir Kilise" bölgesinde 15 dini yapı ile yeni yerleşim yerleri belirlendi.</p><p>Konya-Karaman sınırında, kent merkezine 45 kilometre uzaklıkta bulunan sönmüş volkanik Karadağ, çevresindeki tarihi yapılarla dikkati çekiyor. </p><p>Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Erken Hristiyan ve Bizans Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu başkanlığında, Karadağ'daki "Binbir Kilise" bölgesinde yüzey araştırmaları sürüyor.</p><p>Mimiroğlu, "Karadağ Binbir Kilise'nin Doğu Roma Dönemi Dini Mimarisi Yüzey Araştırması"nın ikinci yıl sonuçlarının heyecan uyandırdığını söyledi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QNILFabSskewRRtMBzQxxg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"YENİ KEŞİFLER YAPILDI"</strong></p><p>Bölgedeki dini ve diğer yapıların, taş eserlerin tespitine yönelik incelemeler yapıldığını anlatan Mimiroğlu, şöyle konuştu:  "Çalışmanın ikinci yılında oldukça büyük yeni keşifler yapıldı. Son yapılan çalışmalarda, bölgenin birden fazla antik yerleşime ev sahipliği yaptığını keşfettik. Karadağ Binbir Kilise, dini açıdan önemli bir hac merkezi ama aynı zamanda yoğun nüfusu barındıran bir bölgeydi. Literatürde olmayan 15 yeni küçük kilise ve şapel tespit edildi. Bu yapılar aslında bölgenin Bizans dini mimarisi açısından çok daha zengin olduğunu ortaya koydu. Birçok yapı kompleksi, sarnıçlar, açık kült alanları, kitabeler, mezarlar, kilise ve şapeller (küçük kilise) tespit ettik. Bununla beraber çeşitli doğal mağaraların ya da yarı işlenmiş mağaraların inziva hücresi olarak kullanıldığını belirledik."</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9QLGaOeNzUWYsqNxA09hAg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"SELÇUKLU SİKKESİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARILDI"</strong></p><p>Mimiroğlu, bazı inziva hücrelerinde haçların yer aldığına işaret ederek, yeni keşfedilen kitabelerin epigrafi (anıtlar üzerindeki kitabeleri ve yazıları inceleyen bilim dalı) çalışmalarının ise sürdüğünü söyledi.</p><p>Bölgenin yerleşim ve nüfus yoğunluğunun da araştırıldığını belirten Mimiroğlu, "Oradaki nüfusun Selçuklu döneminde de devam ettiğini gösteren yine önemli bir buluntu, Selçuklu sikkesi gün yüzüne çıkarıldı. Bu bağlamda da Selçuklu döneminde en azından bölgedeki yerleşimlerin kısmen devam ettiğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte özellikle tarihi araştırmalar gösterdi ki 15'inci yüzyılda bölgedeki Müslüman ve gayrimüslim nüfus özellikle Balkanlar'a göç ettirildi. Bu da bize Karaman ile beraber Karadağ Binbir Kilise'deki kentlerin ve yerleşimlerin de bu dönemde boşalmış olabileceğini düşündürüyor" dedi.</p><p>Mimiroğlu, gelecek yıl sürecek çalışmalarda yeni yerlerin üzerine odaklanarak kapsamlı araştırmalar yapacaklarını sözlerine ekledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Depremde zarar gördü: Kilis Çalık Camii yeniden ibadete açıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/depremde-zarar-goerdu-kilis-calik-camii-yeniden-ibadete-acildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/depremde-zarar-goerdu-kilis-calik-camii-yeniden-ibadete-acildi</guid>
<description><![CDATA[ 6 Şubat 2023&#039;teki depremlerde hasar alan Kilis&#039;teki Çalık Camisi, restorasyonun tamamlanmasının ardından yeniden ibadete açıldı.Kahramanmaraş merkezli depremlerde zarar gören 3 asırlık Kilis Çalık Camisi restorasyon sonrası ibadete açıldı. Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğünce restorasyonu tamamlanan 3 asırlık caminin açılışı dolayısıyla tören düzenlendi.  Kilis Valisi Tahir Şahin, törendeki konuşmasında, 6 Şubat depremleri sonrasında kentte tescilli eserlerin hasar gördüğünü söyledi.Caminin restorasyon çalışmalarının bitmesiyle ibadete açıldığını belirten Şahin, &quot;19 tescilli camimizin Vakıflar Genel Müdürlüğü nezdinde ve Bölge Müdürlüğümüzün koordinasyonunda çok hızlı şekilde restorasyonlarını tamamlıyoruz. Bugün de Çalık Camimiz cemaatiyle buluştu, emeği geçenlere teşekkür ediyorum&quot; dedi.Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç ise restorasyonu biten caminin ibadete açılmasından ötürü duyduğu memnuniyeti dile getirerek, &quot;Caminin restorasyonu, Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda 3 asırlık özgün yapısı korunarak statik güçlendirmelerle gelecek nesillere daha güvenli şekilde aktarılacak biçimde gerçekleştirildi&quot; diye konuştu.Tunç, Kilis&#039;te restorasyonu devam eden camileri bu yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini vurguladı. Protokol üyeleri, konuşmaların ardından kurdele keserek caminin açılışını yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b3In9P4Ab0adSZJQgS1OBg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Depremde, zarar, gördü:, Kilis, Çalık, Camii, yeniden, ibadete, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b3In9P4Ab0adSZJQgS1OBg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250704125206291" class="type:primaryImage" alt="Kilis Çalık Camisi yeniden ibadete açıldı"><p>6 Şubat 2023'teki depremlerde hasar alan Kilis'teki Çalık Camisi, restorasyonun tamamlanmasının ardından yeniden ibadete açıldı.</p>Kahramanmaraş merkezli depremlerde zarar gören 3 asırlık Kilis Çalık Camisi restorasyon sonrası ibadete açıldı. Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğünce restorasyonu tamamlanan 3 asırlık caminin açılışı dolayısıyla tören düzenlendi.  Kilis Valisi Tahir Şahin, törendeki konuşmasında, 6 Şubat depremleri sonrasında kentte tescilli eserlerin hasar gördüğünü söyledi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3Jhoj3Q7H0GMLu2GESTAvg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Caminin restorasyon çalışmalarının bitmesiyle ibadete açıldığını belirten Şahin, "19 tescilli camimizin Vakıflar Genel Müdürlüğü nezdinde ve Bölge Müdürlüğümüzün koordinasyonunda çok hızlı şekilde restorasyonlarını tamamlıyoruz. Bugün de Çalık Camimiz cemaatiyle buluştu, emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi.</p><p>Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç ise restorasyonu biten caminin ibadete açılmasından ötürü duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Caminin restorasyonu, Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda 3 asırlık özgün yapısı korunarak statik güçlendirmelerle gelecek nesillere daha güvenli şekilde aktarılacak biçimde gerçekleştirildi" diye konuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hkz1xqDHNkmkFoN8NsSh6g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Tunç, Kilis'te restorasyonu devam eden camileri bu yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini vurguladı. Protokol üyeleri, konuşmaların ardından kurdele keserek caminin açılışını yaptı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bitlis&amp;apos;teki Hazo Hanı ve Hacı Begiye Camisi yeniden açıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bitlisteki-hazo-hani-ve-haci-begiye-camisiyeniden-acildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bitlisteki-hazo-hani-ve-haci-begiye-camisiyeniden-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Bitlis&#039;te Hazo Hanı ve Hacı Begiye Camisi, restorasyonları tamamlanarak yeniden açıldı. Bölgenin önemli yapılarından biri olan Hüsrevpaşa Hamamı&#039;ndaki restorasyon çalışmaları ise tüm hızıyla sürüyor.Hazo Hanı ve Hacı Begiye Camisi açıldı, 6 ilde restorasyon çalışmaları devam ediyor. Bölgedeki çalışmaları da yerinde inceleyen Bitlis Vakıflar Bölge Müdürü Ali Osman Ayan, her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği, bölge için maneviyatı yüksek olan Siirt&#039;e bağlı Ziyaret Beldesindeki Hazret-i Veysel Karani Cami ve Türbesinde de çalışmaların yıl sonuna kadar tamamlanacağını bildirdi. Hazret-i Veysel Karani camisinin yaklaşık 5 ay önce ibadete açıldığını, türbedeki çalışmaların ise yıl sonunda tamamlanarak ziyarete açılacağını belirten Ali Osman Ayan, &quot;Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ve bölge müdürlüğümüzün sorumluluk alanında bulunan 6 ilde sürdürülen restorasyon çalışmaları kapsamında önemli projeler tamamlandı. 2022 yılında başlatılan restorasyon süreci çerçevesinde Bitlis&#039;te yer alan Hazo hanı, hacı Begiye Camiinde çalışmalar başarıyla tamamlanarak ibadete açıldı&quot; dedi.HÜSREV PAŞA HAMAMI&#039;NDAKİ RESTORASYON SÜRÜYORAyan, sözlerine; &quot;Hüsrevpaşa Hamamı&#039;nda ise restorasyon sürecinde ortaya çıkan yeni yapısal durumlar nedeniyle statik projeler revize edildi. Bu projelerin onay süreci halen devam ederken, koruma kurulundan alınacak onayın ardından restorasyon çalışmalarına yeniden başlanması planlanıyor. Hedeflenen takvime göre Hüsrevpaşa Hamamı&#039;nın restorasyonunun 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor&quot; diye devam etti. &quot;Restorasyon sürecinin ardından, valilik, belediye ve Vakıflar Genel Müdürlüğü&#039;nün ortak kararı doğrultusunda hamama kazandırılacak yeni fonksiyon belirlenecek&quot; diyen Ayan, &quot;Hazo Hanı için de yeni fonksiyonuna ilişkin karar da aynı doğrultuda şekillenecek ve ilgili müdürlük tarafından uygulamaya geçirilecek&quot; ifadelerini kullandı.Ali Osman Ayan; Bitlis, Muş, Van, Hakkari, Siirt ve Şırnak&#039;ta restorasyon ve yeni cami inşaat çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünün altını çizdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I26wLqaKlkWf6VOoFrhhbA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bitlisteki, Hazo, Hanı, Hacı, Begiye, Camisi yeniden, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I26wLqaKlkWf6VOoFrhhbA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hazo Hanı ve Hacı Begiye Camisi yeniden açıldı"><p>Bitlis'te Hazo Hanı ve Hacı Begiye Camisi, restorasyonları tamamlanarak yeniden açıldı. Bölgenin önemli yapılarından biri olan Hüsrevpaşa Hamamı'ndaki restorasyon çalışmaları ise tüm hızıyla sürüyor.</p><p>Hazo Hanı ve Hacı Begiye Camisi açıldı, 6 ilde restorasyon çalışmaları devam ediyor. Bölgedeki çalışmaları da yerinde inceleyen Bitlis Vakıflar Bölge Müdürü Ali Osman Ayan, her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği, bölge için maneviyatı yüksek olan Siirt'e bağlı Ziyaret Beldesindeki Hazret-i Veysel Karani Cami ve Türbesinde de çalışmaların yıl sonuna kadar tamamlanacağını bildirdi. </p><p>Hazret-i Veysel Karani camisinin yaklaşık 5 ay önce ibadete açıldığını, türbedeki çalışmaların ise yıl sonunda tamamlanarak ziyarete açılacağını belirten Ali Osman Ayan, "Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ve bölge müdürlüğümüzün sorumluluk alanında bulunan 6 ilde sürdürülen restorasyon çalışmaları kapsamında önemli projeler tamamlandı. 2022 yılında başlatılan restorasyon süreci çerçevesinde Bitlis'te yer alan Hazo hanı, hacı Begiye Camiinde çalışmalar başarıyla tamamlanarak ibadete açıldı" dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PKAZKVGweEyzbxavZposZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>HÜSREV PAŞA HAMAMI'NDAKİ RESTORASYON SÜRÜYOR</strong></p><p>Ayan, sözlerine; "Hüsrevpaşa Hamamı'nda ise restorasyon sürecinde ortaya çıkan yeni yapısal durumlar nedeniyle statik projeler revize edildi. Bu projelerin onay süreci halen devam ederken, koruma kurulundan alınacak onayın ardından restorasyon çalışmalarına yeniden başlanması planlanıyor. Hedeflenen takvime göre Hüsrevpaşa Hamamı'nın restorasyonunun 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor" diye devam etti. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/smwSxR-vBEKHooaFF4LmCQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>"Restorasyon sürecinin ardından, valilik, belediye ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün ortak kararı doğrultusunda hamama kazandırılacak yeni fonksiyon belirlenecek" diyen Ayan, "Hazo Hanı için de yeni fonksiyonuna ilişkin karar da aynı doğrultuda şekillenecek ve ilgili müdürlük tarafından uygulamaya geçirilecek" ifadelerini kullandı.</p><p>Ali Osman Ayan; Bitlis, Muş, Van, Hakkari, Siirt ve Şırnak'ta restorasyon ve yeni cami inşaat çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünün altını çizdi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail BAE&amp;apos;deki diplomatlarını çekiyor: Seyahat uyarısı yapıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/israil-baedeki-diplomatlarini-cekiyor-seyahat-uyarisi-yapildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/israil-baedeki-diplomatlarini-cekiyor-seyahat-uyarisi-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in Birleşik Arap Emirlikleri&#039;nde (BAE) bulunan vatandaşları için seyahat uyarısı yaptığı ve çok sayıda diplomatını ülkeden tahliye etme kararı aldığı belirtildi.İsrail Dışişleri Bakanlığının, Birleşik Arap Emirlikleri&#039;nin (BAE) başkenti Abu Dabi&#039;deki büyükelçilik ve Dubai&#039;deki başkonsoloslukta görevli tüm diplomatik personelini ve ailelerini tahliye etme kararı aldığı belirtildi. İsrail&#039;in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Dışişleri Bakanlığının kararı, Ulusal Güvenlik Konseyi&#039;nin İsraillilere BAE&#039;ye seyahat uyarısını güncellemesinin ardından geldi. Dışişleri Bakanlığının tahliye kararının &quot;sıra dışı&quot; olduğu belirtilen haberde, bu adımın yüksek düzeyde bir uyarıya işaret ettiği vurgulandı. Ulusal Güvenlik Konseyi, seyahat uyarısında BAE&#039;deki İsrail hedeflerine yönelik saldırı endişesini ileri sürerek &quot;Ülkeye gereksiz seyahatlerden kaçınılması ve seyahat etmeyi düşünenlerin tekrar gözden geçirmesi şiddetle tavsiye edilmektedir&quot; ifadesine yer verdi. BAE&#039;ye üçüncü derece seyahat uyarısının hala geçerli olduğu kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5FBv-AILEUW2vYUWxO_hAw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, BAEdeki, diplomatlarını, çekiyor:, Seyahat, uyarısı, yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5FBv-AILEUW2vYUWxO_hAw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail BAE'deki diplomatlarını çekiyor"><p>İsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) bulunan vatandaşları için seyahat uyarısı yaptığı ve çok sayıda diplomatını ülkeden tahliye etme kararı aldığı belirtildi.</p><p>İsrail Dışişleri Bakanlığının, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'deki büyükelçilik ve Dubai'deki başkonsoloslukta görevli tüm diplomatik personelini ve ailelerini tahliye etme kararı aldığı belirtildi. </p><p>İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Dışişleri Bakanlığının kararı, Ulusal Güvenlik Konseyi'nin İsraillilere BAE'ye seyahat uyarısını güncellemesinin ardından geldi. </p><p>Dışişleri Bakanlığının tahliye kararının "sıra dışı" olduğu belirtilen haberde, bu adımın yüksek düzeyde bir uyarıya işaret ettiği vurgulandı. </p><p>Ulusal Güvenlik Konseyi, seyahat uyarısında BAE'deki İsrail hedeflerine yönelik saldırı endişesini ileri sürerek "Ülkeye gereksiz seyahatlerden kaçınılması ve seyahat etmeyi düşünenlerin tekrar gözden geçirmesi şiddetle tavsiye edilmektedir" ifadesine yer verdi. </p><p>BAE'ye üçüncü derece seyahat uyarısının hala geçerli olduğu kaydedildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Assos Antik Kenti&amp;apos;ndeki 2 bin 200 yıllık tiyatro restore edilecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/assos-antik-kentindeki-2-bin-200-yillik-tiyatro-restore-edilecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/assos-antik-kentindeki-2-bin-200-yillik-tiyatro-restore-edilecek</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale&#039;nin Ayvacık ilçesi Behramkale köyü sınırları içinde kalan Assos Antik Kenti&#039;nde 2 bin 200 yıllık tiyatronun restorasyonu için çalışmalar başlıyor.Antik Çağ&#039;da &quot;Troas&quot; diye adlandırılan bölgenin güney ucunda volkanik bir tepenin zirvesi ve yamaçlarında, Midilli Adası&#039;nın karşısında kurulan Assos, yüz yıllar boyunca birçok topluma ev sahipliği yaptı.  KAZI ÇALIŞMALARI YILLARDIR SÜRÜYORİlk çağın ünlü filozofu Aristoteles&#039;in bir felsefe okulu kurduğu, zooloji, biyoloji ve botanik konularında da önemli araştırmalar yaptığı, sur duvarlarıyla korunan, yuvarlak ve kare kulelerle desteklenen antik kentte kazı çalışmaları 1980&#039;den beri yürütülüyor. Tiyatro, agora (meydan), meclis binası, liman, nekropol (mezarlık alanı) ve gymnasiondan (spor alanı) oluşan antik kentte bulunan Athena Tapınağı, Arkaik Çağ&#039;da inşa edilmiş Anadolu&#039;nun en eski dor (Antik Yunan ve daha sonra Roma mimarisinin en yaygın üç düzeninden biri) düzenli tapınaklarından biri olarak biliniyor.  Çağlar boyunca önemli bir liman kenti olan Assos&#039;ta Türk bilim insanları tarafından yürütülen kazılarda 44&#039;üncü sezon çalışmaları sürdürülüyor.Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Assos Kazı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve İÇDAŞ&#039;ın ana sponsorluğunda kazıya devam ettiklerini söyledi. Arslan, kentin en etkileyici yapılarından bir tanesinin tiyatro olduğunu hatırlattı.  Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan tiyatro restorasyon projesinde son aşamaya gelindiğini belirten Prof. Dr. Arslan, &quot;Yetkili kurumlardan onay aldıktan sonra büyük olasılıkla bu yıldan itibaren tiyatro restore edilecek. Bu restorasyon sonrasında da belki Çanakkale ve ülkemizin en önemli destinasyon merkezinden biri haline gelerek, yaz aylarında tiyatro ve konser gösterilerine ev sahipliği yapacak&quot; dedi.&quot;RESTORASYONUN BU YIL GERÇEKLEŞTİRİLMESİ PLANLANIYOR&quot;Nurettin Arslan, Assos tiyatrosunun Ege Denizi&#039;nin mavi suları ve onun arkasında yükselen Midilli&#039;nin dağlarının seyircilere olağanüstü bir manzara sunduğunu şöyle anlattı:  &quot;Tiyatronun restorasyon projesinin ve ardından uygulama projesinin Geleceğe Miras Projesi kapsamında bu yıl gerçekleştirilmesi planlanıyor. Çanakkale&#039;deki antik kentler arasında iyi korunmuş tekil örnek olan Assos, tiyatrosunun restorasyonunun tamamlanmasının ardından sürdürülebilirlik yönünden sosyal etkinlikler için önemli bir destinasyon merkezi haline gelecektir.&quot; Tiyatronun Anadolu&#039;nun en iyi korunmuş en eski Helenistik Çağ tiyatrolarından olduğuna değinen Arslan, &quot;Gerek yapının inşa tarihi gerekse konumu bakımından tiyatro mimarisi yönünden dikkate değer bir örnektir&quot; dedi.  Tiyatroda geçmiş yıllarda mevcut haliyle konser ve benzeri etkinlikler düzenlendiğini anımsatan Arslan, yapının restore edilerek Antik Çağ&#039;daki özgün haline gelmesinin önemli olduğunu vurguladı.  Arslan, mekanın görsel etkisi ve yaklaşık 5 bin kişilik seyirci kapasitesiyle bölgenin önemli etkinlik merkezi haline geleceğini sözlerine ekledi.ASSOS TİYATROSU Assos Antik Kenti&#039;nde agoranın güneyindeki doğal kayanın yamacına yaslanan tiyatro at nalı planı ile tipik bir Yunan tiyatrosu olma özelliğine sahip. Milattan önce 4. yüzyılın sonlarında inşa edilen tiyatro, Roma Dönemi&#039;nde bazı eklentiler yapılarak kullanılmaya devam edildi.  Roma Dönemi&#039;nde gladyatör ve hayvan mücadeleleri nedeniyle seyircileri korumak için ilk oturma sıraları kesilen tiyatroya korkuluklar eklendi. Roma İmparatorluğu&#039;nda bazı oturma sıraları kentte faaliyet gösteren taş işletmecileri, demirciler ve dericiler gibi meslek birliklerine rezervasyon edildi. Meslek birliklerinin dışında en üst oturma sıralarından biri de Serapis (Mısır tanrısı) din mensuplarının kullanımına bırakıldı.  Orkestranın güneyinde (proskene) ön sahne olan iki katlı sahne binası bulunuyor. Tiyatroda sadece proskenenin önündeki yarım sütunlar mermerden, diğer bölümler ise andezitten yapıldı. Tiyatroda 1990&#039;lı yıllardaki restorasyon çalışmalarında eksik bölümler tamamlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7OvKQTFeGUOj7oV4MR7Czg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Assos, Antik, Kentindeki, bin, 200, yıllık, tiyatro, restore, edilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7OvKQTFeGUOj7oV4MR7Czg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Assos Antik Kenti'ndeki tiyatro restore edilecek"><p>Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi Behramkale köyü sınırları içinde kalan Assos Antik Kenti'nde 2 bin 200 yıllık tiyatronun restorasyonu için çalışmalar başlıyor.</p><p>Antik Çağ'da "Troas" diye adlandırılan bölgenin güney ucunda volkanik bir tepenin zirvesi ve yamaçlarında, Midilli Adası'nın karşısında kurulan Assos, yüz yıllar boyunca birçok topluma ev sahipliği yaptı.  <strong>KAZI ÇALIŞMALARI YILLARDIR SÜRÜYOR</strong></p><p>İlk çağın ünlü filozofu Aristoteles'in bir felsefe okulu kurduğu, zooloji, biyoloji ve botanik konularında da önemli araştırmalar yaptığı, sur duvarlarıyla korunan, yuvarlak ve kare kulelerle desteklenen antik kentte kazı çalışmaları 1980'den beri yürütülüyor. </p><p>Tiyatro, agora (meydan), meclis binası, liman, nekropol (mezarlık alanı) ve gymnasiondan (spor alanı) oluşan antik kentte bulunan Athena Tapınağı, Arkaik Çağ'da inşa edilmiş Anadolu'nun en eski dor (Antik Yunan ve daha sonra Roma mimarisinin en yaygın üç düzeninden biri) düzenli tapınaklarından biri olarak biliniyor.  Çağlar boyunca önemli bir liman kenti olan Assos'ta Türk bilim insanları tarafından yürütülen kazılarda 44'üncü sezon çalışmaları sürdürülüyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hvt23_Hnqk2Y-vHHgqTLSg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Assos Kazı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve İÇDAŞ'ın ana sponsorluğunda kazıya devam ettiklerini söyledi. Arslan, kentin en etkileyici yapılarından bir tanesinin tiyatro olduğunu hatırlattı.  Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan tiyatro restorasyon projesinde son aşamaya gelindiğini belirten Prof. Dr. Arslan, "Yetkili kurumlardan onay aldıktan sonra büyük olasılıkla bu yıldan itibaren tiyatro restore edilecek. Bu restorasyon sonrasında da belki Çanakkale ve ülkemizin en önemli destinasyon merkezinden biri haline gelerek, yaz aylarında tiyatro ve konser gösterilerine ev sahipliği yapacak" dedi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MM6nvFGv6US5TfOx12ZmGg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"RESTORASYONUN BU YIL GERÇEKLEŞTİRİLMESİ PLANLANIYOR"</strong></p><p>Nurettin Arslan, Assos tiyatrosunun Ege Denizi'nin mavi suları ve onun arkasında yükselen Midilli'nin dağlarının seyircilere olağanüstü bir manzara sunduğunu şöyle anlattı:  "Tiyatronun restorasyon projesinin ve ardından uygulama projesinin Geleceğe Miras Projesi kapsamında bu yıl gerçekleştirilmesi planlanıyor. Çanakkale'deki antik kentler arasında iyi korunmuş tekil örnek olan Assos, tiyatrosunun restorasyonunun tamamlanmasının ardından sürdürülebilirlik yönünden sosyal etkinlikler için önemli bir destinasyon merkezi haline gelecektir." </p><p>Tiyatronun Anadolu'nun en iyi korunmuş en eski Helenistik Çağ tiyatrolarından olduğuna değinen Arslan, "Gerek yapının inşa tarihi gerekse konumu bakımından tiyatro mimarisi yönünden dikkate değer bir örnektir" dedi.  Tiyatroda geçmiş yıllarda mevcut haliyle konser ve benzeri etkinlikler düzenlendiğini anımsatan Arslan, yapının restore edilerek Antik Çağ'daki özgün haline gelmesinin önemli olduğunu vurguladı.  Arslan, mekanın görsel etkisi ve yaklaşık 5 bin kişilik seyirci kapasitesiyle bölgenin önemli etkinlik merkezi haline geleceğini sözlerine ekledi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z4uU-_VZskCywiI0Z9-5RQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>ASSOS TİYATROSU</strong> </p><p>Assos Antik Kenti'nde agoranın güneyindeki doğal kayanın yamacına yaslanan tiyatro at nalı planı ile tipik bir Yunan tiyatrosu olma özelliğine sahip. Milattan önce 4. yüzyılın sonlarında inşa edilen tiyatro, Roma Dönemi'nde bazı eklentiler yapılarak kullanılmaya devam edildi.  Roma Dönemi'nde gladyatör ve hayvan mücadeleleri nedeniyle seyircileri korumak için ilk oturma sıraları kesilen tiyatroya korkuluklar eklendi. Roma İmparatorluğu'nda bazı oturma sıraları kentte faaliyet gösteren taş işletmecileri, demirciler ve dericiler gibi meslek birliklerine rezervasyon edildi. Meslek birliklerinin dışında en üst oturma sıralarından biri de Serapis (Mısır tanrısı) din mensuplarının kullanımına bırakıldı.  Orkestranın güneyinde (proskene) ön sahne olan iki katlı sahne binası bulunuyor. Tiyatroda sadece proskenenin önündeki yarım sütunlar mermerden, diğer bölümler ise andezitten yapıldı. Tiyatroda 1990'lı yıllardaki restorasyon çalışmalarında eksik bölümler tamamlandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Google&amp;apos;da tatil için en çok aranan yedi lokasyon: Türkiye kaçıncı sırada?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/googleda-tatil-icin-en-cok-aranan-yedi-lokasyon-turkiye-kacinci-sirada</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/googleda-tatil-icin-en-cok-aranan-yedi-lokasyon-turkiye-kacinci-sirada</guid>
<description><![CDATA[ Google&#039;ın 2025 yaz verilerine göre, Türkiye tatil aramalarında ilk sırada yer alıyor. Türkiye&#039;yi Yunanistan ve İtalya takip ediyor.Türkiye, 2025 yaz sezonu için tatil aramalarında Google&#039;da ilk sırada yer alıyor.2025 yazı için tatil planları yapan tatilcilerin, Google&#039;da en çok aradığı yerler arasında Türkiye öne çıkıyor.Antalya, Bodrum, Kuşadası ve Alanya; sıcak plajları ve zengin tarihi dokusuyla hem aileler hem de bireysel gezginler için cazibesini artırıyor.Özellikle her şey dahil paketler ve diğer Akdeniz ülkelerine kıyasla hala avantajlı fiyatlar, Türkiye&#039;yi Balkanlar başta olmak üzere birçok ülkeden turistin ilk tercihi haline getiriyor.KÜLTÜREL ZENGİNLİKLER DE ÖN PLANDATürkiye yalnızca deniz, kum ve güneşle değil, kültürel zenginlikleriyle de ön planda yer alıyor.Sağlık ve macera turizmine olan ilginin arttığı 2025 yazında Türkiye; ziyaretçilerine, dalıştan doğa yürüyüşlerine, tarihi kent turlarından yerel mutfak keşiflerine kadar geniş bir yelpazede birçok seçenek sunuyor.GOOGLE&#039;DA EN ÇOK ARANAN YEDİ ÜLKEGoogle arama verilerine göre Türkiye&#039;nin ardından sıralama şöyle devam ediyor:Yunanistan (Lefkada, Paros, Santorini, Girit) İtalya (Puglia, Sicilya, Sardunya) Mısır (Hurghada, Sharm El Sheikh) Malta (Valletta, Mdina, Gozo) Portekiz (Lizbon, Porto, Algarve) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (Baf, Larnaka) ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6wGWT8wWvkKIxihuJqQiig.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Googleda, tatil, için, çok, aranan, yedi, lokasyon:, Türkiye, kaçıncı, sırada</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6wGWT8wWvkKIxihuJqQiig.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tatil için en çok aranan yedi lokasyon"><p>Google'ın 2025 yaz verilerine göre, Türkiye tatil aramalarında ilk sırada yer alıyor. Türkiye'yi Yunanistan ve İtalya takip ediyor.</p><p>Türkiye, 2025 yaz sezonu için tatil aramalarında Google'da ilk sırada yer alıyor.</p><p>2025 yazı için tatil planları yapan tatilcilerin, Google'da en çok aradığı yerler arasında Türkiye öne çıkıyor.</p><p>Antalya, Bodrum, Kuşadası ve Alanya; sıcak plajları ve zengin tarihi dokusuyla hem aileler hem de bireysel gezginler için cazibesini artırıyor.</p><p>Özellikle her şey dahil paketler ve diğer Akdeniz ülkelerine kıyasla hala avantajlı fiyatlar, Türkiye'yi Balkanlar başta olmak üzere birçok ülkeden turistin ilk tercihi haline getiriyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-Pk08M0Qdk-2xGkkwu52Mw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>KÜLTÜREL ZENGİNLİKLER DE ÖN PLANDA</strong></p><p>Türkiye yalnızca deniz, kum ve güneşle değil, kültürel zenginlikleriyle de ön planda yer alıyor.</p><p>Sağlık ve macera turizmine olan ilginin arttığı 2025 yazında Türkiye; ziyaretçilerine, dalıştan doğa yürüyüşlerine, tarihi kent turlarından yerel mutfak keşiflerine kadar geniş bir yelpazede birçok seçenek sunuyor.</p><p><strong>GOOGLE'DA EN ÇOK ARANAN YEDİ ÜLKE</strong></p><p>Google arama verilerine göre Türkiye'nin ardından sıralama şöyle devam ediyor:</p><p>Yunanistan (Lefkada, Paros, Santorini, Girit) İtalya (Puglia, Sicilya, Sardunya) Mısır (Hurghada, Sharm El Sheikh) Malta (Valletta, Mdina, Gozo) Portekiz (Lizbon, Porto, Algarve) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (Baf, Larnaka)</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ordu&amp;apos;daki Ünye Kalesi&amp;apos;ne ziyaretçi akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ordudaki-unye-kalesine-ziyaretci-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ordudaki-unye-kalesine-ziyaretci-akini</guid>
<description><![CDATA[ Dünyada raylı sistemle dehlizine inilebilen tek kale olma özelliğine sahip Ünye Kalesi, ziyaretçi akınına uğruyor.Ordu’nun Ünye ilçesinde yer alan ve tarihi dokusuyla öne çıkan Ünye Kalesi, 2 Haziran’daki açılışından itibaren 31 Temmuz’a kadar 115 bin ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.Almanya, Hollanda, Suudi Arabistan ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkeden turistin ilgisini çeken kale, yerli ziyaretçilerin de uğrak noktası haline geldi. Ziyaretçilerin raylı sistemle kale içindeki gizemli dehlize ulaşabildiği yapı, bu yönüyle dünyada tek olma özelliği taşıyor. Raylı sistem sayesinde güvenli ve etkileyici bir tarih yolculuğu sunan dehliz, Ünye Kalesi’ni sıradan bir tarihi yapıdan farklılaştırarak yaşayan bir mirasa dönüştürüyor.Karadeniz’e hâkim konumu, seyir terasları, yürüyüş yolları ve ışıklandırmalarıyla günün her saatinde ziyaretçilerine ayrı bir güzellik sunan kale, mimarisi kadar doğayla uyumlu yapısıyla da beğeni topluyor.  Ziyaretçiler, özellikle çocukların da ilgisini çeken raylı sistemli dehliz gezisini &quot;eşsiz ve etkileyici&quot; sözleriyle değerlendirdi. Vatandaşlar, bu tür projelerin Ünye’nin turizm değerini artırdığını ve bölgeye katkı sağladığını dile getirdi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tFnYhg1FlkOfy7dSEEcr8w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:43:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ordudaki, Ünye, Kalesine, ziyaretçi, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tFnYhg1FlkOfy7dSEEcr8w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ünye Kalesi'ne ziyaretçi akını"><p>Dünyada raylı sistemle dehlizine inilebilen tek kale olma özelliğine sahip Ünye Kalesi, ziyaretçi akınına uğruyor.</p><p>Ordu’nun Ünye ilçesinde yer alan ve tarihi dokusuyla öne çıkan Ünye Kalesi, 2 Haziran’daki açılışından itibaren 31 Temmuz’a kadar 115 bin ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.</p><p>Almanya, Hollanda, Suudi Arabistan ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkeden turistin ilgisini çeken kale, yerli ziyaretçilerin de uğrak noktası haline geldi. </p><p>Ziyaretçilerin raylı sistemle kale içindeki gizemli dehlize ulaşabildiği yapı, bu yönüyle dünyada tek olma özelliği taşıyor. Raylı sistem sayesinde güvenli ve etkileyici bir tarih yolculuğu sunan dehliz, Ünye Kalesi’ni sıradan bir tarihi yapıdan farklılaştırarak yaşayan bir mirasa dönüştürüyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hPXya65j5Eipe-pdbQwHFQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Karadeniz’e hâkim konumu, seyir terasları, yürüyüş yolları ve ışıklandırmalarıyla günün her saatinde ziyaretçilerine ayrı bir güzellik sunan kale, mimarisi kadar doğayla uyumlu yapısıyla da beğeni topluyor.  </p><p>Ziyaretçiler, özellikle çocukların da ilgisini çeken raylı sistemli dehliz gezisini "eşsiz ve etkileyici" sözleriyle değerlendirdi. Vatandaşlar, bu tür projelerin Ünye’nin turizm değerini artırdığını ve bölgeye katkı sağladığını dile getirdi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uşaklı Höyük&amp;apos;teki kazı çalışmaları sürüyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/usakli-hoeyukteki-kazi-calismalari-suruyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/usakli-hoeyukteki-kazi-calismalari-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Yozgat&#039;ın Sorgun ilçesine bağlı Büyük Taşlık köyündeki Uşaklı Höyük&#039;teki kazılarda eski dönemlere ait yemek kültürü ve tarımsal ürünler araştırılıyor.Uşaklı Höyük kazılarında, eski dönemlere ait mimari yapıların yanı sıra yemek kültürü ve tarımsal ürünler araştırılıyor. Kentte 2008&#039;de yüzey araştırmaları, 2012&#039;de de kazı çalışmaları başlayan Uşaklı Höyük, 3 bin 147 taştan oluşan, dünyada bilinen en eski mozaiği bünyesinde barındırıyor.Kazı ekibi, höyükte tarihi bulguların yanında antik çağlarda ekilen tohumları araştırarak Hititlerin yemek kültürünün de izini sürüyor.İtalya Pisa Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Anacleto D&#039;agostino, Uşaklı Höyük&#039;te 18&#039;inci kazı sezonunun sürdüğünü söyledi.Tarihi alanın, geçmişi milattan önce 3 bine uzanan önemli bir yerleşim yeri olduğuna dikkati çeken D&#039;agostino, &quot;Roma ve geç Roma dönemine kadar burada sürekli olan bir yerleşim var. O yüzden bu yerleşimlerin birbiri ardını izlemesi bizim için önemli. Bunun yanında Hitit dönemine ait bildiğimize göre, Yakın Doğu&#039;da veya Akdeniz havzasını da içine alacak bir bölgede en erken desenli bir mozaik zemin bulundu. Yine Hitit döneminden törensel bir öneminin olduğunu düşündüğümüz yuvarlak bir yapıya rastlandı&quot; diye konuştu. Kazılarda mezarlarda bulunan kalıntıların DNA analizlerinin de yapıldığını anlatan D&#039;agostino, &quot;Geçmişte insanlar nasıl yaşamışlar, zaman içinde iklim veya çevre koşulları değiştikçe bunlara nasıl adapte olmuşlar, neler yiyip içmişler, yetiştirmişler, tarım ürünleri nasıl değişmiş, bunları görebiliyoruz&quot; dedi. University College London Öğretim Üyesi ve Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Yağmur Heffron da kazı alanında 60 gün çalıştıklarını dile getirdi. Kazılarda bulunan yanmış tohumların suda yüzdürme tekniğiyle tespit edilmeye çalışıldığını belirten Heffron, şunları kaydetti:  &quot;Bu teknikle kazıda toprak içindeki organik madde, genellikle yanmış tohum veya bitki kalıntıları olabilir. Yangın geçirince karbonlaşan organik madde ortaya çıkarılıyor. Suda yüzdürme tekniğiyle yüzeye çıkan tohumları toplayıp kuruttuktan sonra laboratuvarda mikroskop altında analize gönderiyoruz. Böylece geçmiş dönemlerde burada tarımsal faaliyetler nasıl gelişmiş, neler yetiştirilmiş, neler yenilmiş ve içilmiş bunları anlayabiliyoruz.&quot;&quot;HİTİT MUTFAĞINDA HAMUR İŞLERİ ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR&quot;Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi Seramik Çalışmalar Sorumlusu Dr. Valentina Orsi de kazılarda, yerleşimlerdeki değişikliklerin yanı sıra insanların gündelik yaşamları, yeme içme alışkanlıkları, yemek pişirme adetlerini araştırdıklarını söyledi. Yörede neler yetiştiği ve nasıl tarım yapıldığı konusunda önemli bilgiler elde edildiğini anlatan Orsi, şunları kaydetti:  &quot;Çivi yazılı Hitit metinlerinden bildiğimiz üzere, Hitit mutfağında ekmek ve hamur işi çok önemli bir yer tutuyor. Günümüzde de benzer bir alışkanlık var. Hitit metinlerinde çok çeşitli ekmekler veya hamur işi yiyeceklerden bahsediliyor. Esmer ekmek, beyaz ekmek, meyvelisi, fındıklı, fıstıklısı gibi metinlerden bildiğimiz yiyecekler arkeolojik kalıntılarla ortaya çıkıyor. Ayrıca deneysel arkeoloji çalışmaları çerçevesinde Hitit döneminde kullanılmış geniş ekmek tepsilerinde Hitit tarifleri üzerine ekmek pişirdik, gayet güzel oldu. Aslında Hititlerin bizden çok farklı bir şekilde beslenmediğini anlayabiliyoruz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X8wRVK4ufEy9rbbBrW_BCQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 11:54:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uşaklı, Höyükteki, kazı, çalışmaları, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X8wRVK4ufEy9rbbBrW_BCQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uşaklı Höyük'teki kazı çalışmaları sürüyor"><p>Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Büyük Taşlık köyündeki Uşaklı Höyük'teki kazılarda eski dönemlere ait yemek kültürü ve tarımsal ürünler araştırılıyor.</p><p>Uşaklı Höyük kazılarında, eski dönemlere ait mimari yapıların yanı sıra yemek kültürü ve tarımsal ürünler araştırılıyor. Kentte 2008'de yüzey araştırmaları, 2012'de de kazı çalışmaları başlayan Uşaklı Höyük, 3 bin 147 taştan oluşan, dünyada bilinen en eski mozaiği bünyesinde barındırıyor.</p><p>Kazı ekibi, höyükte tarihi bulguların yanında antik çağlarda ekilen tohumları araştırarak Hititlerin yemek kültürünün de izini sürüyor.</p><p>İtalya Pisa Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Anacleto D'agostino, Uşaklı Höyük'te 18'inci kazı sezonunun sürdüğünü söyledi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qU5gRaPa2Uegl2i7u3JNkw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Tarihi alanın, geçmişi milattan önce 3 bine uzanan önemli bir yerleşim yeri olduğuna dikkati çeken D'agostino, "Roma ve geç Roma dönemine kadar burada sürekli olan bir yerleşim var. O yüzden bu yerleşimlerin birbiri ardını izlemesi bizim için önemli. Bunun yanında Hitit dönemine ait bildiğimize göre, Yakın Doğu'da veya Akdeniz havzasını da içine alacak bir bölgede en erken desenli bir mozaik zemin bulundu. Yine Hitit döneminden törensel bir öneminin olduğunu düşündüğümüz yuvarlak bir yapıya rastlandı" diye konuştu. </p><p>Kazılarda mezarlarda bulunan kalıntıların DNA analizlerinin de yapıldığını anlatan D'agostino, "Geçmişte insanlar nasıl yaşamışlar, zaman içinde iklim veya çevre koşulları değiştikçe bunlara nasıl adapte olmuşlar, neler yiyip içmişler, yetiştirmişler, tarım ürünleri nasıl değişmiş, bunları görebiliyoruz" dedi. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qUcbUHDREky2RSxR8u6XSg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">University College London Öğretim Üyesi ve Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Yağmur Heffron da kazı alanında 60 gün çalıştıklarını dile getirdi. Kazılarda bulunan yanmış tohumların suda yüzdürme tekniğiyle tespit edilmeye çalışıldığını belirten Heffron, şunları kaydetti:  "Bu teknikle kazıda toprak içindeki organik madde, genellikle yanmış tohum veya bitki kalıntıları olabilir. Yangın geçirince karbonlaşan organik madde ortaya çıkarılıyor. Suda yüzdürme tekniğiyle yüzeye çıkan tohumları toplayıp kuruttuktan sonra laboratuvarda mikroskop altında analize gönderiyoruz. Böylece geçmiş dönemlerde burada tarımsal faaliyetler nasıl gelişmiş, neler yetiştirilmiş, neler yenilmiş ve içilmiş bunları anlayabiliyoruz."<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KNK3c8rhB0K_oTlii1Fu8Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"HİTİT MUTFAĞINDA HAMUR İŞLERİ ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR"</strong></p><p>Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi Seramik Çalışmalar Sorumlusu Dr. Valentina Orsi de kazılarda, yerleşimlerdeki değişikliklerin yanı sıra insanların gündelik yaşamları, yeme içme alışkanlıkları, yemek pişirme adetlerini araştırdıklarını söyledi. Yörede neler yetiştiği ve nasıl tarım yapıldığı konusunda önemli bilgiler elde edildiğini anlatan Orsi, şunları kaydetti:  "Çivi yazılı Hitit metinlerinden bildiğimiz üzere, Hitit mutfağında ekmek ve hamur işi çok önemli bir yer tutuyor. Günümüzde de benzer bir alışkanlık var. Hitit metinlerinde çok çeşitli ekmekler veya hamur işi yiyeceklerden bahsediliyor. Esmer ekmek, beyaz ekmek, meyvelisi, fındıklı, fıstıklısı gibi metinlerden bildiğimiz yiyecekler arkeolojik kalıntılarla ortaya çıkıyor. Ayrıca deneysel arkeoloji çalışmaları çerçevesinde Hitit döneminde kullanılmış geniş ekmek tepsilerinde Hitit tarifleri üzerine ekmek pişirdik, gayet güzel oldu. Aslında Hititlerin bizden çok farklı bir şekilde beslenmediğini anlayabiliyoruz."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diyarbakır’daki İçkale Müze Kompleksi&amp;apos;ne yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/diyarbakirdakiickale-muze-kompleksine-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/diyarbakirdakiickale-muze-kompleksine-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Sur ilçesinde içinde tescilli 14 tarihi yapı olan ve çeşitli dönemlere ait 100 bine yakın eserin bulunduğu İçkale Müze Kompleksi, yılın ilk 6 ayında 141 bin ziyaretçi ağırladı.Sur ilçesinde 2014&#039;te tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından 2015&#039;te ‘İçkale Müze Kompleksi’ olarak ziyaretçilere kapılarını açan yerleşkeyi, bu yılın ilk 6 ayında 141 bin kişi ziyaret etti. Kuruluşu 1934 yılına dayanan müzenin içerisinde Valilik Kabul Makamı, Saint George Kilisesi, eski cezaevi gibi 14 tescilli yapı olan ve 100 bine yakın eserin bulunduğu müzeye gelen ziyaretçiler, bunlardan teşhir salonlarından sergilenen bin 615’ini inceleme fırsatı buluyor.&quot;MÜZEYE RAĞBET ARTTI&quot;Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, müzenin Türkiye’nin en eski ve köklü müzelerinden biri olduğunu ifade ederek, “Diyarbakır Müzesi 1934 yılında kurulmuş, Türkiye’nin en eski ve köklü müzelerinden biridir. 2015 yılında biz İç Kale yerleşkesine yerleştik. Müdürlük olarak 5 müze ve 1 ören yeri bünyemizde bulunuyor. Buraya taşındıktan sonra ziyaretçiler için bir teşhir yapıldı ve müzemize rağbet arttı. Müzemizi 2021 yılında 47 bin, 2022’de 68 bin, 2023 yılında 131 bin, 2024 yılında da 194 bin kişi ziyaret etti. Her yıl üzerine koya koya ilerliyoruz. Bu da müzemiz açısından oldukça önemlidir. 2024 yılında Diyarbakır’a gelen her 100 kişiden 16’sı müzemizi ziyaret etti. Buda bizim için sevindirici bir durum. Diyarbakır’a gelen yabancıların tamamının da müzemize geldiğini biliyoruz” dedi.&quot;TÜM YILLARIN REKORUNU KIRDIK&quot;Yapılan kazı çalışmalarıyla ortaya çıkarılan birçok eserin sergilendiğini belirten Gizligöl, “2025 yılı müzemiz açısından oldukça iyi geçiyor. Nisan, Mayıs ve Haziran ayı içerisinde ay bazı olarak tüm yılların rekorunu kırdık. İlk 6 ay ziyaretçi sayısına baktığımız zaman 141 bin kişi müzelerimizi ziyaret etti. Yılsonuna doğru 300 bin ziyaretçiyi hedefliyoruz. Bu da yüzde 55’lik bir oran. Bu konuda yılımız iyi geçiyor. Ekim ayında düzenlenecek olan Kültür Yolu Festivali’nde çok ciddi bir ziyaretçi geleceğine inanıyoruz. Diyarbakır, müzeler açısından kıymetli bir ildir. Ziyaretçi sayıları da bunu gösteriyor. Gelen turistler muhakkak müzelerimizi ziyaret ediyor. 5 yıl içerisinde 500 bin ziyaretçi hedefliyoruz. Yeni ören yerleriyle birlikte 10 yıl içerisinde de 1 milyon ziyaretçi bekliyoruz. İlk 6 ay çok olumlu ve güzel geçti. Diyarbakır’da çok sayıda kazı çalışması yürütülmüş ve çok kıymetli eserler müzeye getirilmiş. Müzemizin koleksiyonunda 36 bin 600 eserimiz var. 100 bine yakın etütlük eserimiz var. Bunların bin 615 tanesini vatandaşa sergiliyoruz. Diyarbakır müzeler kenti olmaya başladı. Önümüzdeki yıllarda 6’ncı müzemiz, ‘Diyarbakır Cezaevi Anı Müzesi’ olacak” diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ulMYYt2fJUm330q3Swsg-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 11:54:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Diyarbakır’daki İçkale, Müze, Kompleksine, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ulMYYt2fJUm330q3Swsg-w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İçkale Müze Kompleksi'ne yoğun ilgi"><p>Sur ilçesinde içinde tescilli 14 tarihi yapı olan ve çeşitli dönemlere ait 100 bine yakın eserin bulunduğu İçkale Müze Kompleksi, yılın ilk 6 ayında 141 bin ziyaretçi ağırladı.</p><p>Sur ilçesinde 2014'te tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından 2015'te ‘İçkale Müze Kompleksi’ olarak ziyaretçilere kapılarını açan yerleşkeyi, bu yılın ilk 6 ayında 141 bin kişi ziyaret etti. </p><p>Kuruluşu 1934 yılına dayanan müzenin içerisinde Valilik Kabul Makamı, Saint George Kilisesi, eski cezaevi gibi 14 tescilli yapı olan ve 100 bine yakın eserin bulunduğu müzeye gelen ziyaretçiler, bunlardan teşhir salonlarından sergilenen bin 615’ini inceleme fırsatı buluyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qgWx0Bv-1E2pWvvPdqfutg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"MÜZEYE RAĞBET ARTTI"</strong></p><p>Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, müzenin Türkiye’nin en eski ve köklü müzelerinden biri olduğunu ifade ederek, “Diyarbakır Müzesi 1934 yılında kurulmuş, Türkiye’nin en eski ve köklü müzelerinden biridir. 2015 yılında biz İç Kale yerleşkesine yerleştik. Müdürlük olarak 5 müze ve 1 ören yeri bünyemizde bulunuyor. Buraya taşındıktan sonra ziyaretçiler için bir teşhir yapıldı ve müzemize rağbet arttı. Müzemizi 2021 yılında 47 bin, 2022’de 68 bin, 2023 yılında 131 bin, 2024 yılında da 194 bin kişi ziyaret etti. Her yıl üzerine koya koya ilerliyoruz. Bu da müzemiz açısından oldukça önemlidir. 2024 yılında Diyarbakır’a gelen her 100 kişiden 16’sı müzemizi ziyaret etti. Buda bizim için sevindirici bir durum. Diyarbakır’a gelen yabancıların tamamının da müzemize geldiğini biliyoruz” dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W18Iwm85qEW7Z8IC1x8KLA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"TÜM YILLARIN REKORUNU KIRDIK"</strong></p><p>Yapılan kazı çalışmalarıyla ortaya çıkarılan birçok eserin sergilendiğini belirten Gizligöl, “2025 yılı müzemiz açısından oldukça iyi geçiyor. Nisan, Mayıs ve Haziran ayı içerisinde ay bazı olarak tüm yılların rekorunu kırdık. İlk 6 ay ziyaretçi sayısına baktığımız zaman 141 bin kişi müzelerimizi ziyaret etti. Yılsonuna doğru 300 bin ziyaretçiyi hedefliyoruz. Bu da yüzde 55’lik bir oran. Bu konuda yılımız iyi geçiyor. Ekim ayında düzenlenecek olan Kültür Yolu Festivali’nde çok ciddi bir ziyaretçi geleceğine inanıyoruz. Diyarbakır, müzeler açısından kıymetli bir ildir. Ziyaretçi sayıları da bunu gösteriyor. Gelen turistler muhakkak müzelerimizi ziyaret ediyor. 5 yıl içerisinde 500 bin ziyaretçi hedefliyoruz. Yeni ören yerleriyle birlikte 10 yıl içerisinde de 1 milyon ziyaretçi bekliyoruz. İlk 6 ay çok olumlu ve güzel geçti. Diyarbakır’da çok sayıda kazı çalışması yürütülmüş ve çok kıymetli eserler müzeye getirilmiş. Müzemizin koleksiyonunda 36 bin 600 eserimiz var. 100 bine yakın etütlük eserimiz var. Bunların bin 615 tanesini vatandaşa sergiliyoruz. Diyarbakır müzeler kenti olmaya başladı. Önümüzdeki yıllarda 6’ncı müzemiz, ‘Diyarbakır Cezaevi Anı Müzesi’ olacak” diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tomara Şelalesi doğaseverlerin adresi oldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tomaraselalesi-dogaseverlerin-adresi-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tomaraselalesi-dogaseverlerin-adresi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Doğu Karadeniz&#039;in önemli turizm destinasyonlarından Tomara Şelalesi, ziyaretçilerine doğa ile iç içe vakit geçirme imkanı sunuyor.Gümüşhane&#039;nin Şiran ilçesine bağlı Seydibaba köyündeki Tomara Şelalesi, 40 noktadan doğan suyun 15 metre yükseklikten akarak birleşmesi dolayısıyla yörede &quot;kırk gözeler&quot; olarak adlandırılıyor.  Tomara Şelalesi, Gümüşhane il merkezine 130, ilçe merkezine ise 14 kilometre uzaklıkta yer alıyor. 2001&#039;de tabiat parkı ilan edilen bölgedeki şelalede, doğal güzelliği seyretmek isteyen ziyaretçiler için cam seyir terası da yer alıyor. Tomara Şelalesi Tabiat Parkı işletmecisi Zeynep Kara, yeni turizm sezonunda hedeflerinin 200 bin ziyaretçiyi ağırlamak olduğunu söyledi. Doğa ile iç içe vakit geçirmek isteyen misafirleri beklediklerini belirten Kara, sözlerini şöyle sürdürdü:  &quot;Şehrin kalabalığından uzaklaşarak nefes almak isteyen misafirlerimizi burada ağırlamak istiyoruz. Bir ailenin gelip Tomara Şelalesi&#039;nde vaktini güzelce akşama kadar değerlendirebileceği bir mekana sahibiz. Sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği ile çocuk parkı hizmetimiz var.&quot;  Kara, sezona beklentilerinin üzerinde ziyaretçi sayısıyla başladıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:  &quot;Ziyaretçi yoğunluğunun bu şekilde devam edeceğini düşünüyoruz. Çünkü gerçekten Tabiat Parkı olarak doğayla iç içe olunabilen bir yer burası. Buraya gelen misafirlerimiz yürüyüş parkuru sonunda cam seyir terası ile Tomara Şelalesi&#039;ni en güzel şekilde izleme imkanına sahip oluyor. Şelalemiz 40 gözeden çıkan suyun serinliğiyle, şehrin yoğunluğunu, kalabalığını tamamen unutturuyor. &quot;  Ziyaretçilerden Zeynep Ülkü de Tomara Şelalesi&#039;nin doğal bir güzelliği olduğunu ifade ederek, &quot;Ben burayı dünyada gezip görülebilecek yerler arasına mutlaka koyarım. İnsana bu yeşillik, bu su huzur veriyor. Burada bulunan doğal güzelliklerimize hep birlikte sahip çıkmamız gerekiyor.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6EYxF4A-Q0KO6If1dimYVw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 11:54:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tomara Şelalesi, doğaseverlerin, adresi, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6EYxF4A-Q0KO6If1dimYVw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tomara Şelalesi ziyaretçilerin uğrak noktası oldu"><p>Doğu Karadeniz'in önemli turizm destinasyonlarından Tomara Şelalesi, ziyaretçilerine doğa ile iç içe vakit geçirme imkanı sunuyor.</p>Gümüşhane'nin Şiran ilçesine bağlı Seydibaba köyündeki Tomara Şelalesi, 40 noktadan doğan suyun 15 metre yükseklikten akarak birleşmesi dolayısıyla yörede "kırk gözeler" olarak adlandırılıyor.  Tomara Şelalesi, Gümüşhane il merkezine 130, ilçe merkezine ise 14 kilometre uzaklıkta yer alıyor. 2001'de tabiat parkı ilan edilen bölgedeki şelalede, doğal güzelliği seyretmek isteyen ziyaretçiler için cam seyir terası da yer alıyor.<strong> Tomara Şelalesi Tabiat Parkı</strong> işletmecisi Zeynep Kara, yeni turizm sezonunda hedeflerinin 200 bin ziyaretçiyi ağırlamak olduğunu söyledi. Doğa ile iç içe vakit geçirmek isteyen misafirleri beklediklerini belirten Kara, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Şehrin kalabalığından uzaklaşarak nefes almak isteyen misafirlerimizi burada ağırlamak istiyoruz. Bir ailenin gelip Tomara Şelalesi'nde vaktini güzelce akşama kadar değerlendirebileceği bir mekana sahibiz. Sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği ile çocuk parkı hizmetimiz var."  Kara, sezona beklentilerinin üzerinde ziyaretçi sayısıyla başladıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:  "Ziyaretçi yoğunluğunun bu şekilde devam edeceğini düşünüyoruz. Çünkü gerçekten Tabiat Parkı olarak doğayla iç içe olunabilen bir yer burası. Buraya gelen misafirlerimiz yürüyüş parkuru sonunda cam seyir terası ile Tomara Şelalesi'ni en güzel şekilde izleme imkanına sahip oluyor. Şelalemiz 40 gözeden çıkan suyun serinliğiyle, şehrin yoğunluğunu, kalabalığını tamamen unutturuyor. "  Ziyaretçilerden Zeynep Ülkü de Tomara Şelalesi'nin doğal bir güzelliği olduğunu ifade ederek, "Ben burayı dünyada gezip görülebilecek yerler arasına mutlaka koyarım. İnsana bu yeşillik, bu su huzur veriyor. Burada bulunan doğal güzelliklerimize hep birlikte sahip çıkmamız gerekiyor." diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları açıkladı: Tuvaletten 40 kat daha kirli</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-tuvaletten-40-kat-daha-kirli</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-tuvaletten-40-kat-daha-kirli</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları milyonlarca insanın kullandığı bir eşyanın umumi tuvalet koltuğundan 40 kat daha kirli olduğu konusunda uyarıyor. Seyahatlerde hayatı kolaylaştıran bavullar, göründükleri kadar masum olmayabilir. Yeni bir araştırma, bavul tekerleklerinin sağlık açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, bavul tekerleklerinin, ortalama bir tuvalet oturağından 40 kat daha fazla bakteri taşıdığını belirledi.DailyMail&#039;de yer alan habere göre; Londra’daki bir havaalanı tren istasyonunda gerçekleştirilen çalışmada, on farklı valizin tekerlekleri ve tabanlarından alınan örnekler incelendi. Hem yumuşak hem de sert kabuklu valizleri kapsayan analizlerde, her bir tekerlekte yüzlerce bakteri ve mantar kolonisi tespit edildi. Bulgular, bavul tekerleklerinin, günlük hayatta temas ettiğimiz en kirli yüzeylerden biri olduğunu ortaya koydu.Araştırmaya göre, her üç santimetrekarelik alanda ortalama 400 bakteri kolonisi bulundu. Bu oran, aynı alanda ortalama 10 bakteri kolonisi barındıran bir klozet kapağının yaklaşık 40 katı.Mikrobiyolog Amy-May Pointer’ın yönettiği çalışmada, yumuşak kabuklu valizlerin sert olanlara göre daha fazla bakteri taşıdığı, kumaş yapısının nemi tutarak küf oluşumuna zemin hazırladığı tespit edildi. Tekerlekler üzerinde insan veya hayvan dışkısı kalıntılarından siyah tüylü spor kümelerine, deri döken mikroorganizmalardan küf mantarlarına kadar çok sayıda zararlı mikrop türü gözlemlendi.Laboratuvar testlerinde, valizlerden alınan örneklerde Staphylococcus aureus (Staph), Serratia marcescens ve Bacillus cereus gibi gıda zehirlenmesine ve enfeksiyonlara yol açabilecek bakteriler bulundu. Ayrıca, Aspergillus niger ve Penicillium gibi solunum yolu problemlerine neden olabilen siyah küf mantarlarına da rastlandı. En dikkat çekici bulgu ise, dışkı kaynaklı bulaşmanın göstergesi olan E. coli bakterisinin varlığı oldu.Pointer, &quot;Bavullar, özellikle tekerlekleri ve tabanları, bir tuvaletten bile daha fazla mikrop taşıyabiliyor. Bu alanlar adeta mikrop mıknatısı gibi işliyor,&quot; ifadelerini kullandı.Araştırmacılar, seyahat sırasında mikrop yayılımını önlemek için birkaç basit ama etkili öneride bulundu. Bavulların otel yataklarına, masa üstlerine veya dolap raflarına doğrudan yerleştirilmemesi gerektiği vurgulandı. Bunun yerine, valizlerin her zaman bagaj rafı ya da yere konulması tavsiye edildi.Pointer, “Bagajınızın tekerleklerini ve altını seyahat sonrası dezenfektan mendil ya da sabunlu bezle silmek, bakteri yükünü ciddi oranda azaltabilir. Bu, banyo zeminindeki mikropların evinize taşınmasını önleyen küçük ama etkili bir adımdır,” dedi.Her gün yaklaşık 2,9 milyon kişi havalimanları aracılığıyla seyahat ediyor. Bu da bavullarda biriken bakterilerin otellere, evlere ve toplu taşıma sistemlerine yayılma riskini artırıyor. Araştırmacılar, bavulların doğrudan ölümcül olmadığını, ancak çoğu zaman fark edilmeyen bir hijyen tehdidi oluşturduğunu vurguladı.Pointer son olarak, “Bu araştırma panik yaratmak için değil, bilinç oluşturmak için yapıldı. Eğer mümkünse valizlerinizi tuvalet kabinlerine sürüklemeyin ya da kirli zeminlerde bırakmayın. Ne kadar az pisliğe maruz kalırlarsa, o kadar az risk taşırsınız,” diyerek uyardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7Mlt4S5Z7EyN9OfcDmNuEw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 11:54:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, açıkladı:, Tuvaletten, kat, daha, kirli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7Mlt4S5Z7EyN9OfcDmNuEw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bilim insanları açıkladı: Tuvaletten 40 kat daha kirli"><p>Bilim insanları milyonlarca insanın kullandığı bir eşyanın umumi tuvalet koltuğundan 40 kat daha kirli olduğu konusunda uyarıyor. Seyahatlerde hayatı kolaylaştıran bavullar, göründükleri kadar masum olmayabilir. Yeni bir araştırma, bavul tekerleklerinin sağlık açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, bavul tekerleklerinin, ortalama bir tuvalet oturağından 40 kat daha fazla bakteri taşıdığını belirledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gVIxV7dG00elRlOoyEoZ3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>DailyMail'de yer alan habere göre; Londra’daki bir havaalanı tren istasyonunda gerçekleştirilen çalışmada, on farklı valizin tekerlekleri ve tabanlarından alınan örnekler incelendi. Hem yumuşak hem de sert kabuklu valizleri kapsayan analizlerde, her bir tekerlekte yüzlerce bakteri ve mantar kolonisi tespit edildi. Bulgular, bavul tekerleklerinin, günlük hayatta temas ettiğimiz en kirli yüzeylerden biri olduğunu ortaya koydu.Araştırmaya göre, her üç santimetrekarelik alanda ortalama 400 bakteri kolonisi bulundu. Bu oran, aynı alanda ortalama 10 bakteri kolonisi barındıran bir klozet kapağının yaklaşık 40 katı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VSEii50CWUCjMUA8IqFV4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mikrobiyolog Amy-May Pointer’ın yönettiği çalışmada, yumuşak kabuklu valizlerin sert olanlara göre daha fazla bakteri taşıdığı, kumaş yapısının nemi tutarak küf oluşumuna zemin hazırladığı tespit edildi. Tekerlekler üzerinde insan veya hayvan dışkısı kalıntılarından siyah tüylü spor kümelerine, deri döken mikroorganizmalardan küf mantarlarına kadar çok sayıda zararlı mikrop türü gözlemlendi.Laboratuvar testlerinde, valizlerden alınan örneklerde Staphylococcus aureus (Staph), Serratia marcescens ve Bacillus cereus gibi gıda zehirlenmesine ve enfeksiyonlara yol açabilecek bakteriler bulundu. Ayrıca, Aspergillus niger ve Penicillium gibi solunum yolu problemlerine neden olabilen siyah küf mantarlarına da rastlandı. En dikkat çekici bulgu ise, dışkı kaynaklı bulaşmanın göstergesi olan E. coli bakterisinin varlığı oldu.Pointer, "Bavullar, özellikle tekerlekleri ve tabanları, bir tuvaletten bile daha fazla mikrop taşıyabiliyor. Bu alanlar adeta mikrop mıknatısı gibi işliyor," ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/86zCFk0xhkmMFCfC1X-yrA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmacılar, seyahat sırasında mikrop yayılımını önlemek için birkaç basit ama etkili öneride bulundu. Bavulların otel yataklarına, masa üstlerine veya dolap raflarına doğrudan yerleştirilmemesi gerektiği vurgulandı. Bunun yerine, valizlerin her zaman bagaj rafı ya da yere konulması tavsiye edildi.Pointer, “Bagajınızın tekerleklerini ve altını seyahat sonrası dezenfektan mendil ya da sabunlu bezle silmek, bakteri yükünü ciddi oranda azaltabilir. Bu, banyo zeminindeki mikropların evinize taşınmasını önleyen küçük ama etkili bir adımdır,” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uLE3I8kJT0W3c-mkF_7RQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her gün yaklaşık 2,9 milyon kişi havalimanları aracılığıyla seyahat ediyor. Bu da bavullarda biriken bakterilerin otellere, evlere ve toplu taşıma sistemlerine yayılma riskini artırıyor. Araştırmacılar, bavulların doğrudan ölümcül olmadığını, ancak çoğu zaman fark edilmeyen bir hijyen tehdidi oluşturduğunu vurguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bklhJWHfZUq-VEsieEmUqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pointer son olarak, “Bu araştırma panik yaratmak için değil, bilinç oluşturmak için yapıldı. Eğer mümkünse valizlerinizi tuvalet kabinlerine sürüklemeyin ya da kirli zeminlerde bırakmayın. Ne kadar az pisliğe maruz kalırlarsa, o kadar az risk taşırsınız,” diyerek uyardı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çankırı&amp;apos;daki Yer Altı Tuz Şehri&amp;apos;ne yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cankiridaki-yer-alti-tuz-sehrine-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cankiridaki-yer-alti-tuz-sehrine-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Çankırı&#039;daki Yer Altı Tuz Şehri, serin havası dolayısıyla ziyaretçilerin uğrak noktası oldu.Çankırı merkeze yaklaşık 20 kilometre mesafede bulunan ve 18 bin metrekare kapalı alana sahip mağarada 200 yıllık olduğu değerlendirilen ve bozulmadan korunan eşek, tahnit edilmiş çeşitli hayvanlar ile çok sayıda heykel ve sanat eseri bulunuyor.Yıl boyunca 13 ila 15 derece aralığındaki sıcaklığıyla Çankırı Yer Altı Tuz Şehri, sıcak havalarda serinlemek isteyen ziyaretçilerden de ilgi görüyor.&quot;İNSANLARIN RUHUNA, BEDENİNE SAĞLIKLI GELECEK BİR YER&quot;Eskişehir&#039;den gelen Selma Erdoğan, tuz mağarasını ikinci kez ziyaret ettiğini söyledi.  Mağaraya ilk geldiğinde bu kadar gelişmiş olmadığını belirten Erdoğan, &quot;Kafeler, heykeller yoktu, müze değildi. Bu sefer çok daha güzel buldum. Işıklandırması da çok güzel olmuş&quot; dedi. Dışarıda hava sıcaklığının 40 derece civarında, mağaranın içinde ise 15 derecelerde olduğuna dikkati çeken Erdoğan, &quot;İnsanların hem serinleyebileceği hem tuzla birlikte üzerindeki negatif enerjiyi atıp ciğerlerine, ruhuna, bedenine sağlıklı gelecek bir yer. Herkese bu deneyimi yaşamasını tavsiye ediyorum. İçerisi yazın bile çok serin&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JSOAI1ZXN0CnV6qfKVA_Kg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 11:54:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çankırıdaki, Yer, Altı, Tuz, Şehrine, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JSOAI1ZXN0CnV6qfKVA_Kg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çankırı'daki Yer Altı Tuz Şehri'ne yoğun ilgi"><p>Çankırı'daki Yer Altı Tuz Şehri, serin havası dolayısıyla ziyaretçilerin uğrak noktası oldu.</p><p>Çankırı merkeze yaklaşık 20 kilometre mesafede bulunan ve 18 bin metrekare kapalı alana sahip mağarada 200 yıllık olduğu değerlendirilen ve bozulmadan korunan eşek, tahnit edilmiş çeşitli hayvanlar ile çok sayıda heykel ve sanat eseri bulunuyor.</p><p>Yıl boyunca 13 ila 15 derece aralığındaki sıcaklığıyla Çankırı Yer Altı Tuz Şehri, sıcak havalarda serinlemek isteyen ziyaretçilerden de ilgi görüyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hw7dKaG77E6ValD1Q-BAoQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"İNSANLARIN RUHUNA, BEDENİNE SAĞLIKLI GELECEK BİR YER"</strong></p><p>Eskişehir'den gelen Selma Erdoğan, tuz mağarasını ikinci kez ziyaret ettiğini söyledi.  Mağaraya ilk geldiğinde bu kadar gelişmiş olmadığını belirten Erdoğan, "Kafeler, heykeller yoktu, müze değildi. Bu sefer çok daha güzel buldum. Işıklandırması da çok güzel olmuş" dedi. </p><p>Dışarıda hava sıcaklığının 40 derece civarında, mağaranın içinde ise 15 derecelerde olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "İnsanların hem serinleyebileceği hem tuzla birlikte üzerindeki negatif enerjiyi atıp ciğerlerine, ruhuna, bedenine sağlıklı gelecek bir yer. Herkese bu deneyimi yaşamasını tavsiye ediyorum. İçerisi yazın bile çok serin" ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hyllarima Antik Kenti&amp;apos;ndeki surlar turizme kazandırılacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hyllarima-antik-kentindeki-surlar-turizme-kazandirilacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hyllarima-antik-kentindeki-surlar-turizme-kazandirilacak</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Kavaklıdere ilçesindeki Hyllarima Antik Kenti&#039;nde bulunan 2 kilometre uzunluğundaki surlar, kazılarla gün yüzüne çıkarılacak.Derebağ Mahallesi&#039;nde yer alan, Klasik, Helenistik ve Roma dönemlerine ait yapıların bulunduğu antik kentte, birçok alanda yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan eserler ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.  Karia bölgesinin iç kesimlerinin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak öne çıkan, surlarla çevrilmiş Hyllarima, tiyatro, meclis binası, agora gibi önemli yapıları bünyesinde barındırıyor.  Kenti çevreleyen sur kalıntıları önümüzdeki dönemde korunarak restorasyonu yapılıp kültür turizmine kazandırılarak ziyaretçilerin gezi alanları arasında yerini alacak.Kazı Başkanı Prof. Dr. Bekir Özer, antik kentin tarihin her döneminde Anadolu&#039;dan veya kıyılardan gelen tehditlere karşı savunulması gereken bir yer olduğunu söyledi.  Bunu Hitit döneminden itibaren arkeolojik olarak, tarihsel açıdan belgeleyebildiklerini belirten Özer, &quot;Burası yüksek bir kaya kütlesi üzerinde yer alıyor. Buranın sakinleri kenti milattan önce 4. yüzyılda Asar Tepe&#039;den bu tarafa taşımaya karar verdikleri zaman yüksek surlarla çevrili ve güvenliği sağlanmış bir yerleşim planlanmış. Birkaç yıldır yürüttüğümüz kazı ve araştırmalar sonucunda milattan önce 4. yüzyılda başlayan sur inşaatının 3. yüzyıl başlarında devam ettiğini görüyoruz. Özellikle kentin doğu yarısında yer yer 4-5 metreyi bulan sur yüksekliğiyle savunma sistemi, sur duvarları ve kuleleriyle oldukça iyi korunmuş durumda&quot; diye konuştu.Sur duvarlarının yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda olduğunu tespit ettiklerini ama bunun süreçte değişebileceğini kaydeden Özer, o dönemde Karyalıların bu coğrafyada güçlü savunma sistemine sahip bir kenti olması gerektiği için Hyllarima&#039;yı seçtiklerini dile getirdi.&quot;BAZI KULELER VE SUR KALINTILARI RESTORE EDİLECEK&quot;Sur duvarlarında ve yapı elemanlarında kullanılan malzemelerin orijinal olduğuna işaret eden Özer, şöyle konuştu:  &quot;Kentin doğusunda mermer kaynağına yakın olan yerlerde temel taşları mermerden inşa edilmiş ama mermer kaynağına uzak olan noktalarda ise temelde kentin inşa edildiği kaya kütlesinden kesilen taşlarla surlar inşa edilmiş. Yani farklı teknikler kullanılmış. Bu taşların Hyllarima Antik Kenti&#039;ne kimlik kazandıran bir unsur olduğunu düşünüyoruz çünkü bu taşları almak için açtıkları ocaklar veya alanlar kentin yaşam, işlik veya caddeleri olarak planlanmış. Dolayısıyla hangi taş kaynağı yakınsa duvarlar o şekilde oluşturulmuş.&quot;İlerleyen süreçte bazı noktalardaki kuleler ve sur kalıntılarını restore etmeyi planladıklarını anlatan Özer, &quot;Bazı noktalarda ise sur duvarlarını orijinal, yıkılmış şekliyle bırakmayı planlıyoruz. Amacımız alana gelen ziyaretçilerin hayal güçlerini zenginleştirmek&quot; dedi.  Özer, kente kimlik kazandıran en önemli unsurlardan birinin de henüz kazmadan bile görebildikleri Helenistik ve Roma dönemlerini gösteren özgün sokak hatları olduğunu sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A11gZGJRN0ezUcGHKLFejw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hyllarima, Antik, Kentindeki, surlar, turizme, kazandırılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A11gZGJRN0ezUcGHKLFejw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hyllarima Antik Kenti surları restore edilecek"><p>Muğla'nın Kavaklıdere ilçesindeki Hyllarima Antik Kenti'nde bulunan 2 kilometre uzunluğundaki surlar, kazılarla gün yüzüne çıkarılacak.</p>Derebağ Mahallesi'nde yer alan, Klasik, Helenistik ve Roma dönemlerine ait yapıların bulunduğu antik kentte, birçok alanda yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan eserler ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.  Karia bölgesinin iç kesimlerinin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak öne çıkan, surlarla çevrilmiş Hyllarima, tiyatro, meclis binası, agora gibi önemli yapıları bünyesinde barındırıyor.  Kenti çevreleyen sur kalıntıları önümüzdeki dönemde korunarak restorasyonu yapılıp kültür turizmine kazandırılarak ziyaretçilerin gezi alanları arasında yerini alacak.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QoUwpac0u0GyEoL2H0RTXg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Kazı Başkanı Prof. Dr. Bekir Özer, antik kentin tarihin her döneminde Anadolu'dan veya kıyılardan gelen tehditlere karşı savunulması gereken bir yer olduğunu söyledi.  Bunu Hitit döneminden itibaren arkeolojik olarak, tarihsel açıdan belgeleyebildiklerini belirten Özer, "Burası yüksek bir kaya kütlesi üzerinde yer alıyor. Buranın sakinleri kenti milattan önce 4. yüzyılda Asar Tepe'den bu tarafa taşımaya karar verdikleri zaman yüksek surlarla çevrili ve güvenliği sağlanmış bir yerleşim planlanmış. Birkaç yıldır yürüttüğümüz kazı ve araştırmalar sonucunda milattan önce 4. yüzyılda başlayan sur inşaatının 3. yüzyıl başlarında devam ettiğini görüyoruz. Özellikle kentin doğu yarısında yer yer 4-5 metreyi bulan sur yüksekliğiyle savunma sistemi, sur duvarları ve kuleleriyle oldukça iyi korunmuş durumda" diye konuştu.</p><p>Sur duvarlarının yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda olduğunu tespit ettiklerini ama bunun süreçte değişebileceğini kaydeden Özer, o dönemde Karyalıların bu coğrafyada güçlü savunma sistemine sahip bir kenti olması gerektiği için Hyllarima'yı seçtiklerini dile getirdi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rCQ_iZlcpU6zr1r6x9NL9A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"BAZI KULELER VE SUR KALINTILARI RESTORE EDİLECEK"</strong></p><p>Sur duvarlarında ve yapı elemanlarında kullanılan malzemelerin orijinal olduğuna işaret eden Özer, şöyle konuştu:  "Kentin doğusunda mermer kaynağına yakın olan yerlerde temel taşları mermerden inşa edilmiş ama mermer kaynağına uzak olan noktalarda ise temelde kentin inşa edildiği kaya kütlesinden kesilen taşlarla surlar inşa edilmiş. Yani farklı teknikler kullanılmış. Bu taşların Hyllarima Antik Kenti'ne kimlik kazandıran bir unsur olduğunu düşünüyoruz çünkü bu taşları almak için açtıkları ocaklar veya alanlar kentin yaşam, işlik veya caddeleri olarak planlanmış. Dolayısıyla hangi taş kaynağı yakınsa duvarlar o şekilde oluşturulmuş."</p><p>İlerleyen süreçte bazı noktalardaki kuleler ve sur kalıntılarını restore etmeyi planladıklarını anlatan Özer, "Bazı noktalarda ise sur duvarlarını orijinal, yıkılmış şekliyle bırakmayı planlıyoruz. Amacımız alana gelen ziyaretçilerin hayal güçlerini zenginleştirmek" dedi.  Özer, kente kimlik kazandıran en önemli unsurlardan birinin de henüz kazmadan bile görebildikleri Helenistik ve Roma dönemlerini gösteren özgün sokak hatları olduğunu sözlerine ekledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;nin en önemli sulak alanlarından: Birçok kuş türüne ev sahipliği yapıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/turkiyenin-en-oenemli-sulak-alanlarindan-bircok-kus-turune-ev-sahipligi-yapiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/turkiyenin-en-oenemli-sulak-alanlarindan-bircok-kus-turune-ev-sahipligi-yapiyor</guid>
<description><![CDATA[ Bursa’nın Karacabey ilçesi sınırlarında bulunan Uluabat Gölü, Türkiye&#039;nin en önemli sulak alanları arasında yer alıyor.Sulak alanların korunması ile sürdürülebilir kullanımını sağlama amacı taşıyan uluslararası çevre anlaşması Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan göl, barındırdığı 11 adasıyla su kuşlarının önemli yuvalanma alanlarından biri olma özelliğini taşıyor.Özellikle üreme dönemlerinde su kuşları için güvenli yaşam alanları sağlayan bölgede, farklı ördek türleri başta olmak üzere çok sayıda kuş türü gözlemleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yuagx4jMtUypqJQhZUcm-Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyenin, önemli, sulak, alanlarından:, Birçok, kuş, türüne, sahipliği, yapıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yuagx4jMtUypqJQhZUcm-Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bursa'daki doğa harikası kuşlara ev sahipliği yapıyor"><p>Bursa’nın Karacabey ilçesi sınırlarında bulunan Uluabat Gölü, Türkiye'nin en önemli sulak alanları arasında yer alıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HJ_SfOp5Dki8ii05QqDBHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sulak alanların korunması ile sürdürülebilir kullanımını sağlama amacı taşıyan uluslararası çevre anlaşması Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan göl, barındırdığı 11 adasıyla su kuşlarının önemli yuvalanma alanlarından biri olma özelliğini taşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oJW2En2n1kOqquFzp8IdAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özellikle üreme dönemlerinde su kuşları için güvenli yaşam alanları sağlayan bölgede, farklı ördek türleri başta olmak üzere çok sayıda kuş türü gözlemleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ll4Y8c45CkuBQ0u9Vo4ULQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yu8ZeJIiN0GdDsx4K4fPrg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3ePD-nNP8kOOvA_OAVS3Ug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A-Qp2d9JCESLhbWb2Yp3iA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/urX_m0yJyUuv7A0H4i3t9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5p_MnkopuEmxPZRCYigrYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ordu&amp;apos;daki Küpkaya Kanyonu ilgi çekiyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ordudaki-kupkaya-kanyonu-ilgicekiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ordudaki-kupkaya-kanyonu-ilgicekiyor</guid>
<description><![CDATA[ Ordu&#039;nun Ulubey ilçesinde bulunan doğal güzelliğinin yanı sıra sportif olanaklarıyla ilgi görüyor.Ordu&#039;nun Ulubey ilçesindeki Küpkaya Kanyonu  yerli ve yabancı ziyaretçilerini bekliyor.İlçenin Kardeşler Mahallesi&#039;nde yer alan ve çeşitli sportif aktivitelere de olanak tanıyan Küpkaya Kanyonu, akıntılarla şekillenmiş kayalarıyla dikkati çekiyor. Yaklaşık 2 kilometrelik kanyon, balık tutmak, kano yapmak ve yüzmek isteyen ziyaretçilerine olanak sağlıyor.  Bölgedeki karların erimesiyle su seviyesinin yükseldiği kanyon, her sezon macera tutkunlarının yanı sıra yerli ve yabancı turistlere de ev sahipliği yapıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bTJJmhZZRkGdZXB9kxnmAg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ordudaki, Küpkaya, Kanyonu, ilgi çekiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bTJJmhZZRkGdZXB9kxnmAg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Küpkaya Kanyonu ziyaretçilerini bekliyor"><p>Ordu'nun Ulubey ilçesinde bulunan doğal güzelliğinin yanı sıra sportif olanaklarıyla ilgi görüyor.</p><p>Ordu'nun Ulubey ilçesindeki Küpkaya Kanyonu  yerli ve yabancı ziyaretçilerini bekliyor.</p><p>İlçenin Kardeşler Mahallesi'nde yer alan ve çeşitli sportif aktivitelere de olanak tanıyan Küpkaya Kanyonu, akıntılarla şekillenmiş kayalarıyla dikkati çekiyor. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-J-Ivy_AbU6OSS7utx0IPQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Yaklaşık 2 kilometrelik kanyon, balık tutmak, kano yapmak ve yüzmek isteyen ziyaretçilerine olanak sağlıyor.  Bölgedeki karların erimesiyle su seviyesinin yükseldiği kanyon, her sezon macera tutkunlarının yanı sıra yerli ve yabancı turistlere de ev sahipliği yapıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası&amp;apos;na ziyaretçi akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/divrigi-ulu-camii-ve-darussifasina-ziyaretci-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/divrigi-ulu-camii-ve-darussifasina-ziyaretci-akini</guid>
<description><![CDATA[ UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi&#039;nde yer alan ve yaklaşık 9 yıl süren restorasyonun ardından 6 Mayıs 2024&#039;te yeniden ibadete ve ziyarete açılan Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası, yaklaşık 72 bin ziyaretçiyi ağırladı.İspanya&#039;nın Granada kentindeki İslam mimarisinin en önemli eserleri arasında yer alan El Hamra Sarayı&#039;na benzediği için Avrupalı bilim insanlarınca &quot;Anadolu&#039;nun El-Hamrası&quot; olarak da nitelendirilen yaklaşık 800 yıllık Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası, inanç ve tarih turizmi açısından şehrin en önemli eserleri arasında yer alıyor.Anadolu beyliklerinden Mengücekoğulları döneminde hükümdar Süleyman Şah&#039;ın oğlu Ahmed Şah tarafından 1228 yılında yaptırılan Divriği Ulu Camisi 1280 metrekare, caminin bitişiğinde Behram Şah&#039;ın kızı Melike Turan Melek&#039;in aynı yıl yaptırdığı darüşşifa da 768 metrekarelik alanda bulunuyor.  Darüşşifa taç kapısı, caminin kuzey ve batı taç kapısı ile Şah Mahfili taç kapısının her biri birbirinden farklı eşsiz bezemeleri ile dikkati çekiyor.BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR2015 yılında restorasyonuna başlanılan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası&#039;nda çatı değişimi, lazer temizleme, enjeksiyon sistemi, güçlendirme çalışması gibi işlemler gerçekleştirildi. Caminin etrafında bulunan 190 bina kamulaştırılarak çevre düzenlemesi yapıldı.Divriği Ulu Camisi İmam Hatibi ve gönüllü mihmandarı Nail Ayan, tarihinin en kapsamlı restorasyonunu geçiren eserin geçen yıl mayıs ayında ibadete ve ziyarete açılmasının ardından ziyaretçi akınına uğradığını söyledi.Eserin özellikle Ramazan Bayramı&#039;nda yoğun ziyaretçi ağırladığını belirten Ayan, restorasyonun ardından yaklaşık 72 bin ziyaretçinin Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası&#039;nı gezdiğini ifade etti.  Ayan, ziyaretçilerin restorasyonu çok beğendiğini dile getirerek, &quot;El emeği göz nuru bu eser güzel bir restorasyon çalışması ile ortaya çıktı. Eserimiz hak ettiği değeri de gördü. Bizden sonraki nesillere de hak ettiği şekilde bırakılacak&quot; dedi.&quot;ESERİ GÖREN HAYRAN KALIYOR&quot;Eseri ziyarete gelenlerin ağırlıklı olarak yerli turistlerden oluştuğuna ancak yurt dışından da ziyaretçileri olduğuna değinen Ayan, şunları kaydetti:  &quot;Japonya ve Almanya&#039;dan misafirler ziyaret için geliyor. Eseri gördükleri zaman hayretler içinde kalıyorlar, hayranlıklarını gizleyemiyorlar ve defalarca fotoğraf çekiliyorlar. Japonya&#039;dan gelen misafirlerimiz, &#039;Bizde böyle bir eser olsaydı, bunu fanus içerisine alırdık&#039; diyorlar. Bu da esere çok önem verdiklerini gösteriyor. Gelenler restorasyonun hakkıyla yapıldığını söylüyor. Gelen sanat tarihçileri, mimarlar eserin restorasyonun çok güzel olduğunu söylüyor.&quot;Sloganlarının &quot;Bu eseri görmeden ölmeyin&quot; olduğunu anımsatan Ayan, &quot;Eseri görmeden ölmeyelim. Sanat tarihi, inşaat mühendisliği, mimari okuyan öğrencilerimizin bu eseri görmeden diploma almamalarını tavsiye ediyorum&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/97lrQsbIbUSu-sJj8bX6sg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Divriği, Ulu, Camii, Darüşşifasına, ziyaretçi, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/97lrQsbIbUSu-sJj8bX6sg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'na yoğun ilgi"><p>UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan ve yaklaşık 9 yıl süren restorasyonun ardından 6 Mayıs 2024'te yeniden ibadete ve ziyarete açılan Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası, yaklaşık 72 bin ziyaretçiyi ağırladı.</p><p>İspanya'nın Granada kentindeki İslam mimarisinin en önemli eserleri arasında yer alan El Hamra Sarayı'na benzediği için Avrupalı bilim insanlarınca "Anadolu'nun El-Hamrası" olarak da nitelendirilen yaklaşık 800 yıllık Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası, inanç ve tarih turizmi açısından şehrin en önemli eserleri arasında yer alıyor.</p><p>Anadolu beyliklerinden Mengücekoğulları döneminde hükümdar Süleyman Şah'ın oğlu Ahmed Şah tarafından 1228 yılında yaptırılan Divriği Ulu Camisi 1280 metrekare, caminin bitişiğinde Behram Şah'ın kızı Melike Turan Melek'in aynı yıl yaptırdığı darüşşifa da 768 metrekarelik alanda bulunuyor.  Darüşşifa taç kapısı, caminin kuzey ve batı taç kapısı ile Şah Mahfili taç kapısının her biri birbirinden farklı eşsiz bezemeleri ile dikkati çekiyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9m5oNX-mMkiOLFjU1KW1qg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR</strong></p><p>2015 yılında restorasyonuna başlanılan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası'nda çatı değişimi, lazer temizleme, enjeksiyon sistemi, güçlendirme çalışması gibi işlemler gerçekleştirildi. Caminin etrafında bulunan 190 bina kamulaştırılarak çevre düzenlemesi yapıldı.</p><p>Divriği Ulu Camisi İmam Hatibi ve gönüllü mihmandarı Nail Ayan, tarihinin en kapsamlı restorasyonunu geçiren eserin geçen yıl mayıs ayında ibadete ve ziyarete açılmasının ardından ziyaretçi akınına uğradığını söyledi.</p><p>Eserin özellikle Ramazan Bayramı'nda yoğun ziyaretçi ağırladığını belirten Ayan, restorasyonun ardından yaklaşık 72 bin ziyaretçinin Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası'nı gezdiğini ifade etti.  Ayan, ziyaretçilerin restorasyonu çok beğendiğini dile getirerek, "El emeği göz nuru bu eser güzel bir restorasyon çalışması ile ortaya çıktı. Eserimiz hak ettiği değeri de gördü. Bizden sonraki nesillere de hak ettiği şekilde bırakılacak" dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3XTPA77FVkuUu5akFoustg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"ESERİ GÖREN HAYRAN KALIYOR"</strong></p><p>Eseri ziyarete gelenlerin ağırlıklı olarak yerli turistlerden oluştuğuna ancak yurt dışından da ziyaretçileri olduğuna değinen Ayan, şunları kaydetti:  "Japonya ve Almanya'dan misafirler ziyaret için geliyor. Eseri gördükleri zaman hayretler içinde kalıyorlar, hayranlıklarını gizleyemiyorlar ve defalarca fotoğraf çekiliyorlar. Japonya'dan gelen misafirlerimiz, 'Bizde böyle bir eser olsaydı, bunu fanus içerisine alırdık' diyorlar. Bu da esere çok önem verdiklerini gösteriyor. Gelenler restorasyonun hakkıyla yapıldığını söylüyor. Gelen sanat tarihçileri, mimarlar eserin restorasyonun çok güzel olduğunu söylüyor."</p><p>Sloganlarının "Bu eseri görmeden ölmeyin" olduğunu anımsatan Ayan, "Eseri görmeden ölmeyelim. Sanat tarihi, inşaat mühendisliği, mimari okuyan öğrencilerimizin bu eseri görmeden diploma almamalarını tavsiye ediyorum" diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kapadokya her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kapadokyaher-yil-milyonlarca-ziyaretciye-ev-sahipligi-yapiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kapadokyaher-yil-milyonlarca-ziyaretciye-ev-sahipligi-yapiyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünyada uçuş günü ve yolcu sayısı bakımından sıcak hava balonculuğunun merkezi kabul edilen Kapadokya&#039;da, son 10 yılda 4 milyon 765 bin 240 turist balon turlarıyla bölgeyi keşfetti.Peribacalarının yanı sıra kayadan oyma tarihi mekanlarıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Kapadokya, her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;nde yer alan bölgede turist hareketliliği son yıllarda artıyor.Bölgedeki doğal ve tarihi güzellikleri keşfeden turistler, özellikle sıcak hava balon turlarına ilgi gösteriyor. Özellikle sosyal medyada yayılan Kapadokya&#039;da balon turu görsellerini gören turistler, Türkiye ziyaretlerinden haftalar önce sıcak hava balon turu rezervasyonlarını yaptırıyor.Hava koşullarının uygunluğuna göre yılda ortalama 220 gün uçuş yapılabilen bölgede, günde 156 sıcak hava balonu gökyüzünü renklendiriyor.  Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü verilerine göre, son 10 yılda 4 milyon 765 bin 240 turist sıcak hava balon turlarına katılarak Kapadokya&#039;yı kuş bakışı izledi.  Balon turlarına 2015&#039;te 498 bin 812, 2016&#039;da 250 bin, 2017&#039;de 329 bin 390, 2018&#039;de 537 bin 500, 2019&#039;da 585 bin 582, 2020&#039;de 120 bin 917, 2021&#039;de 388 bin 833, 2022&#039;de 662 bin 443, 2023&#039;te 621 bin 949, 2024&#039;te ise 769 bin 814 turist katıldı.&quot;DÜNYADA EN FAZLA UÇUŞ YAPILAN BÖLGE&quot;Anadolu Sıcak Hava Balon İşletmecileri Derneği Başkanı Mehmet Halis Aydoğan, Kapadokya&#039;nın sıcak hava balonculuğunda dünyadaki en bilinir ve ilgi gösterilen bölge olduğunu belirtti.  Kapadokya&#039;da balon turuna katılanların tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerle bezeli eşsiz bir alanda uçma imkanı elde ettiklerini dile getiren Aydoğan, &quot;Balon sektöründe dünyada en fazla uçuş yapılan bölge, Kapadokya. Mısır, Meksika, Tanzanya, Kenya ve Fas&#039;ta da yoğun balon uçuşu gerçekleştiriliyor ama hiçbirinin toplam yolcu sayısı Kapadokya&#039;daki kadar değil. Dünyada balon turu düzenlenen ülkelere baktığımızda yüzde 40&#039;nın Kapadokya&#039;da gerçekleştiğini söyleyebiliriz.&quot; dedi.&quot;156 BALONUN UÇMASI FESTİVAL HAVASI YARATIYOR&quot;Dünyanın her noktasından Kapadokya&#039;da balon turuna katılmak isteyenleri ağırladıklarını anlatan Aydoğan, şöyle konuştu:  &quot;Balon turizminde son 10 yıllık verilere baktığımızda yaklaşık 5 milyon kişinin balonlarımızla bölgemizde uçuş gerçekleştirdiğini görüyoruz. Tüm dünyadaki baloncular arasında Kapadokya&#039;nın bir numara olduğu kabul edilen gerçektir. Coğrafyamız, hava şartlarının uçuşa müsait olması bunu sağlayan faktörlerdir. Aynı zamanda her gün 156 balonun uçması festival havası oluşturuyor. Sosyal medyanın kullanımın artması balonculuk faaliyetlerinde Kapadokya&#039;yı meşhur ve tercih edilen noktalardan birisi haline getirdi. Turistlerin kültür turizmi için geldiği bu destinasyonda balonun da ön plana çıktığını görmekteyiz. Balon sektörü Türkiye&#039;de Kapadokya&#039;yı İstanbul&#039;dan sonra dünyada en bilinir destinasyonlardan biri haline taşıdı. Bu, bizim için gurur verici.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fXJ70bvIxE-B4VXAOoSUAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kapadokya her, yıl, milyonlarca, ziyaretçiye, sahipliği, yapıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fXJ70bvIxE-B4VXAOoSUAA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kapadokya'ya yoğun ilgi"><p>Dünyada uçuş günü ve yolcu sayısı bakımından sıcak hava balonculuğunun merkezi kabul edilen Kapadokya'da, son 10 yılda 4 milyon 765 bin 240 turist balon turlarıyla bölgeyi keşfetti.</p><p>Peribacalarının yanı sıra kayadan oyma tarihi mekanlarıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Kapadokya, her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bölgede turist hareketliliği son yıllarda artıyor.</p><p>Bölgedeki doğal ve tarihi güzellikleri keşfeden turistler, özellikle sıcak hava balon turlarına ilgi gösteriyor. Özellikle sosyal medyada yayılan Kapadokya'da balon turu görsellerini gören turistler, Türkiye ziyaretlerinden haftalar önce sıcak hava balon turu rezervasyonlarını yaptırıyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W3XOeQIhGU2rlofM3gsTug.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Hava koşullarının uygunluğuna göre yılda ortalama 220 gün uçuş yapılabilen bölgede, günde 156 sıcak hava balonu gökyüzünü renklendiriyor.  Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü verilerine göre, son 10 yılda 4 milyon 765 bin 240 turist sıcak hava balon turlarına katılarak Kapadokya'yı kuş bakışı izledi.  Balon turlarına 2015'te 498 bin 812, 2016'da 250 bin, 2017'de 329 bin 390, 2018'de 537 bin 500, 2019'da 585 bin 582, 2020'de 120 bin 917, 2021'de 388 bin 833, 2022'de 662 bin 443, 2023'te 621 bin 949, 2024'te ise 769 bin 814 turist katıldı.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jx1jFtWqt0GNA_vYt2vlWQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"DÜNYADA EN FAZLA UÇUŞ YAPILAN BÖLGE"</strong></p><p>Anadolu Sıcak Hava Balon İşletmecileri Derneği Başkanı Mehmet Halis Aydoğan, Kapadokya'nın sıcak hava balonculuğunda dünyadaki en bilinir ve ilgi gösterilen bölge olduğunu belirtti.  Kapadokya'da balon turuna katılanların tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerle bezeli eşsiz bir alanda uçma imkanı elde ettiklerini dile getiren Aydoğan, "Balon sektöründe dünyada en fazla uçuş yapılan bölge, Kapadokya. Mısır, Meksika, Tanzanya, Kenya ve Fas'ta da yoğun balon uçuşu gerçekleştiriliyor ama hiçbirinin toplam yolcu sayısı Kapadokya'daki kadar değil. Dünyada balon turu düzenlenen ülkelere baktığımızda yüzde 40'nın Kapadokya'da gerçekleştiğini söyleyebiliriz." dedi.</p><p><strong>"156 BALONUN UÇMASI FESTİVAL HAVASI YARATIYOR"</strong></p><p>Dünyanın her noktasından Kapadokya'da balon turuna katılmak isteyenleri ağırladıklarını anlatan Aydoğan, şöyle konuştu:  "Balon turizminde son 10 yıllık verilere baktığımızda yaklaşık 5 milyon kişinin balonlarımızla bölgemizde uçuş gerçekleştirdiğini görüyoruz. Tüm dünyadaki baloncular arasında Kapadokya'nın bir numara olduğu kabul edilen gerçektir. Coğrafyamız, hava şartlarının uçuşa müsait olması bunu sağlayan faktörlerdir. Aynı zamanda her gün 156 balonun uçması festival havası oluşturuyor. Sosyal medyanın kullanımın artması balonculuk faaliyetlerinde Kapadokya'yı meşhur ve tercih edilen noktalardan birisi haline getirdi. Turistlerin kültür turizmi için geldiği bu destinasyonda balonun da ön plana çıktığını görmekteyiz. Balon sektörü Türkiye'de Kapadokya'yı İstanbul'dan sonra dünyada en bilinir destinasyonlardan biri haline taşıdı. Bu, bizim için gurur verici."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bosna Hersek&amp;apos;teki Sokolac Kalesi  zamana direniyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bosna-hersektekisokolac-kalesi-zamana-direniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bosna-hersektekisokolac-kalesi-zamana-direniyor</guid>
<description><![CDATA[ Bosna Hersek’in Bihaç Vadisi ve Una Nehri üzerinde, Debeljaca Tepesi’nin doğu yamacında yer alan Sokolac Kalesi, etkileyici Orta Çağ mimarisi ve köklü geçmişiyle dikkat çekiyor.İlk kez 1395 yılında kayıtlara geçen Sokolac Kalesi, inşa teknikleriyle 13&#039;üncü yüzyıla tarihleniyor. Geniş iç avlusu, hakim donjonu, mazgal delikleri ve kapı kulesiyle geç Orta Çağ mimarisinin belirgin özelliklerini taşıyan kale, tarih boyunca hanedan mücadelelerine sahne oldu.Lüksemburg Kralı Sigismund ve Frankopan soyluları gibi önemli hükümdarlara ev sahipliği yaptı. Osmanlı döneminde askeri üs olarak kullanılan kale, zamanla kaderine terk edildi.  Ancak 1899 yılında bölge şefi von Berks’in öncülüğünde restore edilerek turizme açıldı. Bugün efsaneler ve halk şarkılarıyla iç içe geçmiş olan Sokolac Kalesi, Krajina bölgesinin gururu ve kültürel mirasının sembolü olarak tarih meraklıları ve ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fUV-xtRsGk-biFomM1iqcg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bosna, Hersekteki Sokolac, Kalesi , zamana, direniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fUV-xtRsGk-biFomM1iqcg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sokolac Kalesi zamana direniyor"><p>Bosna Hersek’in Bihaç Vadisi ve Una Nehri üzerinde, Debeljaca Tepesi’nin doğu yamacında yer alan Sokolac Kalesi, etkileyici Orta Çağ mimarisi ve köklü geçmişiyle dikkat çekiyor.</p><p>İlk kez 1395 yılında kayıtlara geçen Sokolac Kalesi, inşa teknikleriyle 13'üncü yüzyıla tarihleniyor. Geniş iç avlusu, hakim donjonu, mazgal delikleri ve kapı kulesiyle geç Orta Çağ mimarisinin belirgin özelliklerini taşıyan kale, tarih boyunca hanedan mücadelelerine sahne oldu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-v_r6yCA20eVXgCLVUnVVA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Lüksemburg Kralı Sigismund ve Frankopan soyluları gibi önemli hükümdarlara ev sahipliği yaptı. Osmanlı döneminde askeri üs olarak kullanılan kale, zamanla kaderine terk edildi.  Ancak 1899 yılında bölge şefi von Berks’in öncülüğünde restore edilerek turizme açıldı. Bugün efsaneler ve halk şarkılarıyla iç içe geçmiş olan Sokolac Kalesi, Krajina bölgesinin gururu ve kültürel mirasının sembolü olarak tarih meraklıları ve ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sosyal medya fenomeni isyan etti: Bu ülkede sürekli kilomla alay ediyorlar</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sosyal-medya-fenomeni-isyan-etti-bu-ulkede-surekli-kilomla-alay-ediyorlar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sosyal-medya-fenomeni-isyan-etti-bu-ulkede-surekli-kilomla-alay-ediyorlar</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;nin Bedfordshire bölgesinde yaşayan 32 yaşındaki Alice Mockett, 5 ay önce işinden istifa ederek, dünyayı gezmeye karar verdi. Güney Asya’yı tek başına deneyimlemek üzere yola çıkan Alice, bölgede kiloları nedeniyle dışlandığını anlattı.Bir süredir Filipinler&#039;de bulunan Alice Mockett, ülkeye adım attığı andan itibaren insanların yargılayıcı bakışlarına maruz kaldığını paylaştı.Yaşadığı zorbalıkları TikTok üzerinden takipçileriyle paylaşan 32 yaşındaki fenomen, yakın zamanda Filipinler&#039;de gittiği bir barda herkesin kendisine güldüğünü de sözlerine ekledi.Sokakta yürürken bile insanların sözlü tacizlerine uğradığını ifade eden genç kadın, &#039;&#039;Burada sürekli yargılanıyorum&#039;&#039; dedi.Asya&#039;da zayıf ve minyon insanların daha çekici bulunduğunu öne süren Alice Mockett, kendisine “sumo güreşçisi” muamelesi yapıldığını söyledi.Daha önce Yunanistan, İspanya ve Portekiz gibi ülkeleri ziyaret ettiğini anlatan genç kadın, bu coğrafyalarda ötekileştirici bir tavırla karşılaşmadığını vurguladı. Mockett; Sri Lanka, Vietnam ve Filipinler&#039;de ise neredeyse her gün aşağılayıcı yorumlara maruz kaldığını belirtti.Güney Asya seyahatinin ruh sağlığı üzerinde olumsuz izler bıraktığıını ifade eden TikTok fenomeni, &quot;Artık sadece eve gitmek istiyorum, kimsenin kilom hakkında konuşmadığı bir yere&quot; diyerek ağladığı anları paylaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vTayxvab3k-hGLw7edzaBQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sosyal, medya, fenomeni, isyan, etti:, ülkede, sürekli, kilomla, alay, ediyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vTayxvab3k-hGLw7edzaBQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Seyahat fenomeni isyan etti: Bu ülkede sürekli kilomla alay ediyorlar"><p>İngiltere'nin Bedfordshire bölgesinde yaşayan 32 yaşındaki Alice Mockett, 5 ay önce işinden istifa ederek, dünyayı gezmeye karar verdi. Güney Asya’yı tek başına deneyimlemek üzere yola çıkan Alice, bölgede kiloları nedeniyle dışlandığını anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bUdD_6shCEOpRtQahvbJLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir süredir Filipinler'de bulunan Alice Mockett, ülkeye adım attığı andan itibaren insanların yargılayıcı bakışlarına maruz kaldığını paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TOAPdg0ydUi88PPodVc0RQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yaşadığı zorbalıkları TikTok üzerinden takipçileriyle paylaşan 32 yaşındaki fenomen, yakın zamanda Filipinler'de gittiği bir barda herkesin kendisine güldüğünü de sözlerine ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bK1H4UbNQUuKR9rWV_5ZQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sokakta yürürken bile insanların sözlü tacizlerine uğradığını ifade eden genç kadın, ''Burada sürekli yargılanıyorum'' dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m_kcE2GpwUCmC4IrkiNCLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Asya'da zayıf ve minyon insanların daha çekici bulunduğunu öne süren Alice Mockett, kendisine “sumo güreşçisi” muamelesi yapıldığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R8XFB9oX30S5iGkxBF393g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha önce Yunanistan, İspanya ve Portekiz gibi ülkeleri ziyaret ettiğini anlatan genç kadın, bu coğrafyalarda ötekileştirici bir tavırla karşılaşmadığını vurguladı. Mockett; Sri Lanka, Vietnam ve Filipinler'de ise neredeyse her gün aşağılayıcı yorumlara maruz kaldığını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zOlb8pU1nEeES0Y23gCQkQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Asya seyahatinin ruh sağlığı üzerinde olumsuz izler bıraktığıını ifade eden TikTok fenomeni, "Artık sadece eve gitmek istiyorum, kimsenin kilom hakkında konuşmadığı bir yere" diyerek ağladığı anları paylaştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Liman kenti Nyon turistlerin odak noktası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/liman-kenti-nyon-turistlerin-odak-noktasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/liman-kenti-nyon-turistlerin-odak-noktasi</guid>
<description><![CDATA[ İsviçre&#039;nin Cenevre kentine 25 kilometre uzaklıktaki Nyon, yüzyıllardır bozulmamış tarihi yapısı ve Cenevre Gölü&#039;nün kıyısındaki sakinliğiyle turistlerin ilgisini çekiyor.Vaud kantonuna bağlı, yaklaşık 23 bin kişinin barındığı Nyon, kalesi ve Prangins Şatosu gibi önemli yapılarının yanı sıra Roma kalıntılarıyla tarih meraklılarını bir araya getiriyor. Tarihi milattan önce 50 yılına dayanan ve 2. yüzyıl başlarında Roma İmparatoru Julius Ceaser tarafından kurulduğu kabul edilen Nyon, aynı zamanda liman kenti olmasıyla da biliniyor.  Bölgede 1996 yılında yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan amfi tiyatro ve yerin altında bulunan Roma Müzesi, turistlerin ziyaretlerinde ilk sırayı alıyor. Müze, envanterinde bulunan yaklaşık 20 bin eserin yanı sıra dönemin Roma şehrindeki günlük yaşamdan izler sunuyor.&quot;SADECE İLGİNÇ TARİHİ ESERLERİ SERGİLİYORUZ&quot;Roma Müzesi sorumlusu Malika Bossard, kentin Romalılar tarafından kurulduğunu ve bulundukları yerde Roma&#039;ya ait yapılar olduğunu söyledi.  Bossard, müzede dönemin Roma yaşamına dair izler sunulduğunu belirterek &quot;Müzede yaklaşık 400 obje sergiliyoruz. Fakat depoda çok daha fazlası var. 20 bine yakın nesne burada sunulabilmek için çok fazla, sadece ilginç tarihi eserleri sergiliyoruz. Müzenin içinde bulunan duvarlar, Roma döneminde şehrin yönetim merkezi olan bazilikanın temelini oluşturuyor.&quot; dedi.  Müze küçük olmasına rağmen geçen yıl 18 bin turisti misafir ettiklerini aktaran Bossard, &quot;Roma müzesini ziyaret etmenizi bekliyoruz. Çok özel bir müze, yerin altında, duvarlar nedeniyle burada çok özel bir atmosfer var. Gerçek otantik Roma duvarları, bu da çok özel bir atmosfer veriyor.&quot; diye konuştu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b3MtS4-JSkG6GdfFU-l0Yg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Liman, kenti, Nyon, turistlerin, odak, noktası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b3MtS4-JSkG6GdfFU-l0Yg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nyon turistlerin odak noktası oldu"><p>İsviçre'nin Cenevre kentine 25 kilometre uzaklıktaki Nyon, yüzyıllardır bozulmamış tarihi yapısı ve Cenevre Gölü'nün kıyısındaki sakinliğiyle turistlerin ilgisini çekiyor.</p>Vaud kantonuna bağlı, yaklaşık 23 bin kişinin barındığı Nyon, kalesi ve Prangins Şatosu gibi önemli yapılarının yanı sıra Roma kalıntılarıyla tarih meraklılarını bir araya getiriyor. Tarihi milattan önce 50 yılına dayanan ve 2. yüzyıl başlarında Roma İmparatoru Julius Ceaser tarafından kurulduğu kabul edilen Nyon, aynı zamanda liman kenti olmasıyla da biliniyor.  Bölgede 1996 yılında yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan amfi tiyatro ve yerin altında bulunan <strong>Roma Müzesi,</strong> turistlerin ziyaretlerinde ilk sırayı alıyor. Müze, envanterinde bulunan yaklaşık 20 bin eserin yanı sıra dönemin Roma şehrindeki günlük yaşamdan izler sunuyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5LRBh9EgF0iq03T0Af3lww.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"SADECE İLGİNÇ TARİHİ ESERLERİ SERGİLİYORUZ"</strong></p><p>Roma Müzesi sorumlusu Malika Bossard, kentin Romalılar tarafından kurulduğunu ve bulundukları yerde Roma'ya ait yapılar olduğunu söyledi.  Bossard, müzede dönemin Roma yaşamına dair izler sunulduğunu belirterek "Müzede yaklaşık 400 obje sergiliyoruz. Fakat depoda çok daha fazlası var. 20 bine yakın nesne burada sunulabilmek için çok fazla, sadece ilginç tarihi eserleri sergiliyoruz. Müzenin içinde bulunan duvarlar, Roma döneminde şehrin yönetim merkezi olan bazilikanın temelini oluşturuyor." dedi.  Müze küçük olmasına rağmen geçen yıl 18 bin turisti misafir ettiklerini aktaran Bossard, "Roma müzesini ziyaret etmenizi bekliyoruz. Çok özel bir müze, yerin altında, duvarlar nedeniyle burada çok özel bir atmosfer var. Gerçek otantik Roma duvarları, bu da çok özel bir atmosfer veriyor." diye konuştu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığı: Türkiye&amp;apos;de yerli sıtma vakası yok</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/saglik-bakanligi-turkiyede-yerli-sitma-vakasiyok</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/saglik-bakanligi-turkiyede-yerli-sitma-vakasiyok</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, yürütülen çalışmalar sonucunda, Türkiye&#039;de yerli sıtma vakasının görülmediğini, ancak sıtmanın yaygın görüldüğü ülkelerden gelenlerde veya bu ülkelere seyahat edenlerde sıtmanın tespit edilebildiğini bildirdi.Bakanlıktan 25 Nisan Dünya Sıtma Günü dolayısıyla yapılan yazılı açıklamada, Dünya Sağlık Asamblesi&#039;nin 14-23 Mayıs 2007&#039;de aldığı kararla, sıtma hastalığının önlenmesi ve kontrolüne yönelik gösterilen çabalara dikkati çekmek, hastalığa bağlı can kaybını azaltmak için çalışmaların sürdürülmesi amacıyla 25 Nisan&#039;ın &quot;Dünya Sıtma Günü&quot; olarak kabul edildiği hatırlatıldı.  Sıtmanın, plasmodium cinsi parazitleri taşıyan dişi anofel türü sivrisineklerin kan emmesi esnasında insanlara bulaşan, hayatı tehdit eden bir hastalık olduğu belirtilen açıklamada, insanlarda hastalığa sebep olan beş farklı plasmodium türü bulunduğu, en büyük riski &quot;Plasmodium falciparum&quot; ve &quot;Plasmodium vivax&quot; türlerinin oluşturduğu kaydedildi.  Hastalığın yüksek ateş, baş ağrısı, üşüme ve titremeyle karakterize olduğu aktarılarak, &quot;İlk belirtiler genellikle parazit taşıyan sivrisineğin sokmasından 10-15 gün sonra ortaya çıkar. Sıtma önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hastalık tanısının erken konularak tedaviye gecikmeden başlanması hayat kurtarıcıdır. Özellikle plasmodium falciparum türü sıtmada tedaviye 24 saat içinde başlanmazsa hastalık şiddetlenerek can kaybına yol açabilir.&quot; bilgisine yer verildi.  &quot;YERLİ SITMA BULAŞI SONA ERDİ&quot;  Sıtmanın, Sahra Altı Afrika&#039;da yaygın olmakla beraber Güney ve Güneydoğu Asya, Doğu Akdeniz, Batı Pasifik bölgeleri ve Amerika kıtasında da görüldüğü ifade edilen açıklamada, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen başarılı çalışmalar sonucunda Türkiye&#039;de yerli sıtma bulaşının sona erdiği, yerli sıtma vakasının görülmediği, ancak sıtmanın yaygın görüldüğü ülkelerden gelenlerde veya bu ülkelere seyahat edenlerde sıtma hastalığı tespit edildiği vurgulandı.  Sıtma hastalarının tedavisinde kullanılan ilaçların, Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilerek hastalara ücretsiz olarak verildiği, sıtmanın yaygın görüldüğü bölgelere seyahat edenlere, koruyucu ilaç kullanmaları ve sivrisineklerle teması azaltacak önlemleri almalarının önerildiği anımsatılan açıklamada, şunlar paylaşıldı:  &quot;Türkiye&#039;de koruyucu sıtma ilaçları, Sağlık Bakanlığı Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğüne bağlı Seyahat Sağlığı Merkezlerinden ücretsiz olarak temin edilebilmektedir. Ayrıca 444 77 34 numaralı Seyahat Sağlığı Danışma Hattı aranarak ve Genel Müdürlüğe ait Seyahat Sağlığı adlı web sitesi ziyaret edilerek sıtma görülen ülkeler ile bu ülkelere seyahat öncesinde ve seyahat esnasında yapılacaklar konusunda bilgi alınabilir.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pCapiE3OsUqP0VxeIom4ww.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanlığı:, Türkiyede, yerli, sıtma, vakası yok</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pCapiE3OsUqP0VxeIom4ww.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sağlık Bakanlığı'ndan sıtma açıklaması"><p>Sağlık Bakanlığı, yürütülen çalışmalar sonucunda, Türkiye'de yerli sıtma vakasının görülmediğini, ancak sıtmanın yaygın görüldüğü ülkelerden gelenlerde veya bu ülkelere seyahat edenlerde sıtmanın tespit edilebildiğini bildirdi.</p>Bakanlıktan 25 Nisan Dünya Sıtma Günü dolayısıyla yapılan yazılı açıklamada, Dünya Sağlık Asamblesi'nin 14-23 Mayıs 2007'de aldığı kararla, sıtma hastalığının önlenmesi ve kontrolüne yönelik gösterilen çabalara dikkati çekmek, hastalığa bağlı can kaybını azaltmak için çalışmaların sürdürülmesi amacıyla 25 Nisan'ın "Dünya Sıtma Günü" olarak kabul edildiği hatırlatıldı.  Sıtmanın, plasmodium cinsi parazitleri taşıyan dişi anofel türü sivrisineklerin kan emmesi esnasında insanlara bulaşan, hayatı tehdit eden bir hastalık olduğu belirtilen açıklamada, insanlarda hastalığa sebep olan beş farklı plasmodium türü bulunduğu, en büyük riski "Plasmodium falciparum" ve "Plasmodium vivax" türlerinin oluşturduğu kaydedildi.  Hastalığın yüksek ateş, baş ağrısı, üşüme ve titremeyle karakterize olduğu aktarılarak, "İlk belirtiler genellikle parazit taşıyan sivrisineğin sokmasından 10-15 gün sonra ortaya çıkar. Sıtma önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hastalık tanısının erken konularak tedaviye gecikmeden başlanması hayat kurtarıcıdır. Özellikle plasmodium falciparum türü sıtmada tedaviye 24 saat içinde başlanmazsa hastalık şiddetlenerek can kaybına yol açabilir." bilgisine yer verildi.  <strong>"YERLİ SITMA BULAŞI SONA ERDİ"</strong>  Sıtmanın, Sahra Altı Afrika'da yaygın olmakla beraber Güney ve Güneydoğu Asya, Doğu Akdeniz, Batı Pasifik bölgeleri ve Amerika kıtasında da görüldüğü ifade edilen açıklamada, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen başarılı çalışmalar sonucunda Türkiye'de yerli sıtma bulaşının sona erdiği, yerli sıtma vakasının görülmediği, ancak sıtmanın yaygın görüldüğü ülkelerden gelenlerde veya bu ülkelere seyahat edenlerde sıtma hastalığı tespit edildiği vurgulandı.  Sıtma hastalarının tedavisinde kullanılan ilaçların, Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilerek hastalara ücretsiz olarak verildiği, sıtmanın yaygın görüldüğü bölgelere seyahat edenlere, koruyucu ilaç kullanmaları ve sivrisineklerle teması azaltacak önlemleri almalarının önerildiği anımsatılan açıklamada, şunlar paylaşıldı:  "Türkiye'de koruyucu sıtma ilaçları, Sağlık Bakanlığı Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğüne bağlı Seyahat Sağlığı Merkezlerinden ücretsiz olarak temin edilebilmektedir. Ayrıca 444 77 34 numaralı Seyahat Sağlığı Danışma Hattı aranarak ve Genel Müdürlüğe ait Seyahat Sağlığı adlı web sitesi ziyaret edilerek sıtma görülen ülkeler ile bu ülkelere seyahat öncesinde ve seyahat esnasında yapılacaklar konusunda bilgi alınabilir."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Malatya&amp;apos;daki Porga Vadisi doğal güzellikleriyle öne çıkıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/malatyadaki-porga-vadisi-dogal-guzellikleriyle-oene-cikiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/malatyadaki-porga-vadisi-dogal-guzellikleriyle-oene-cikiyor</guid>
<description><![CDATA[ Malatya&#039;daki Porga Vadisi, Doğu Anadolu’nun saklı hazinelerinden biri olarak öne çıkıyor.Malatya&#039;nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Aşağı, Orta, Öncü ve Salkonak köylerini kapsayan Porga Vadisi, doğal güzellikleri ve biyolojik çeşitliliğiyle öne çıkıyor.Adıyaman sınırında yer alan vadi, özellikle kuzey yamaçlarından süzülen kar sularıyla Çat Barajı’nı besleyen önemli su kaynaklarından biri olma özelliği taşıyor.Porga Vadisi; kendine özgü iklimi, zengin bitki örtüsü ve yaban hayatı ile dikkat çekerken, barındırdığı nadir kelebek ve böcek türleriyle de ziyaretçilerin beğenisini topluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xvbF3_In6U2seRbEo2jlxA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Malatyadaki, Porga, Vadisi, doğal, güzellikleriyle, öne, çıkıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xvbF3_In6U2seRbEo2jlxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Malatya'daki Porga Vadisi'ne yoğun ilgi"><p>Malatya'daki Porga Vadisi, Doğu Anadolu’nun saklı hazinelerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><p>Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Aşağı, Orta, Öncü ve Salkonak köylerini kapsayan Porga Vadisi, doğal güzellikleri ve biyolojik çeşitliliğiyle öne çıkıyor.</p><p>Adıyaman sınırında yer alan vadi, özellikle kuzey yamaçlarından süzülen kar sularıyla Çat Barajı’nı besleyen önemli su kaynaklarından biri olma özelliği taşıyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fP-s77_FwkW9tHhv9Fz9jw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Porga Vadisi; kendine özgü iklimi, zengin bitki örtüsü ve yaban hayatı ile dikkat çekerken, barındırdığı nadir kelebek ve böcek türleriyle de ziyaretçilerin beğenisini topluyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Havlucular Hanı ve Mezit Bey Hamamı restore ediliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/havlucular-hani-ve-mezit-bey-hamami-restore-ediliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/havlucular-hani-ve-mezit-bey-hamami-restore-ediliyor</guid>
<description><![CDATA[ Edirne&#039;deki 15&#039;inci yüzyıl yapıları tarihi han ve hamamdaki restorasyon çalışmaları sürüyor.Edirne&#039;de Selimiye Meydanı&#039;nda bulunan Havlucular Hanı ve Mezit Bey Hamamı&#039;ndaki restorasyon çalışmaları sürüyor. Osmanlı sancak beylerinden Mezit Bey tarafından 15&#039;inci yüzyılda inşa ettirilen han ve hamamın ihyasına Vali Yunus Sezer&#039;in talimatıyla geçen yıl şubat ayında başlandı.  Restorasyon ekipleri ilk olarak han ve hamamın dış duvarlarındaki beton kaplamaları tarihi yapılardan arındırdı.Yapıların duvarları aslına uygun şekilde restore edilirken han çatısının hasarlı bölümleri onarıldı. Handaki bazı dükkanların restorasyonları bitirilirken kalan dükkanlar ile hamamdaki çalışmalar devam ediyor. Tarihi yapıların ihya çalışmalarının kısa sürede tamamlanması öngörülüyor.Edirne Valisi Yunus Sezer, han ve hamamda devam eden restorasyon çalışmalarını inceledi. Tarihi yapıları gezen ve bölge esnafıyla sohbet eden Vali Sezer, restorasyon firması yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.  Çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü belirten Sezer, yapılardaki dış cephe çalışmalarının tamamlanarak turizme kazandırılacağını ifade etti.  Sezer&#039;e ziyaretinde, Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Eyyüp Batuhan Ciğerci ile Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç da eşlik etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pMaQjDfEikuulyV9HQ8YBg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Havlucular, Hanı, Mezit, Bey, Hamamı, restore, ediliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pMaQjDfEikuulyV9HQ8YBg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Edirne'deki 15'inci yüzyıl yapıları yenileniyor"><p>Edirne'deki 15'inci yüzyıl yapıları tarihi han ve hamamdaki restorasyon çalışmaları sürüyor.</p>Edirne'de Selimiye Meydanı'nda bulunan Havlucular Hanı ve Mezit Bey Hamamı'ndaki restorasyon çalışmaları sürüyor. Osmanlı sancak beylerinden Mezit Bey tarafından 15'inci yüzyılda inşa ettirilen han ve hamamın ihyasına Vali Yunus Sezer'in talimatıyla geçen yıl şubat ayında başlandı.  Restorasyon ekipleri ilk olarak han ve hamamın dış duvarlarındaki beton kaplamaları tarihi yapılardan arındırdı.<p>Yapıların duvarları aslına uygun şekilde restore edilirken han çatısının hasarlı bölümleri onarıldı. Handaki bazı dükkanların restorasyonları bitirilirken kalan dükkanlar ile hamamdaki çalışmalar devam ediyor. Tarihi yapıların ihya çalışmalarının kısa sürede tamamlanması öngörülüyor.</p><p>Edirne Valisi Yunus Sezer, han ve hamamda devam eden restorasyon çalışmalarını inceledi. Tarihi yapıları gezen ve bölge esnafıyla sohbet eden Vali Sezer, restorasyon firması yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.  Çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü belirten Sezer, yapılardaki dış cephe çalışmalarının tamamlanarak turizme kazandırılacağını ifade etti.  Sezer'e ziyaretinde, Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Eyyüp Batuhan Ciğerci ile Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç da eşlik etti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;den korkutan uyarı: &amp;quot;O ülkeye adımınızı atmayın&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/abdden-korkutan-uyari-o-ulkeye-adiminizi-atmayin</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/abdden-korkutan-uyari-o-ulkeye-adiminizi-atmayin</guid>
<description><![CDATA[ ABD hükümeti, vatandaşlarının Kuzey Kore topraklarına yapacakları seyahatlere ilişkin korkutan bir uyarı yayınladı.ABD, Kuzey Kore&#039;ye yönelik uzun süredir yürürlükte olan seyahat uyarısını güncelledi.  Yeni ve korkutan uyarıda, Amerikalılara hiçbir koşulda Kuzey&#039;e seyahat etmemeleri uyarısında bulunuldu.&quot;ABD HÜKÜMETİ GÜVENLİĞİNİZİ GARANTİ EDEMEZ&quot;  Gözden geçirilen tavsiye kararında, tutuklanma, uzun süreli gözaltı ve haksız gözaltı tehdidi gibi ciddi risklerin devam ettiği belirtildi. Daha önce de benzer tehlikelere vurgu yapılmıştı.  Pyongyang&#039;da ABD&#039;nin diplomatik varlığı bulunmuyor. İsveç, büyükelçiliği aracılığıyla Kuzey Kore&#039;de ABD&#039;nin koruyucu gücü olarak hizmet veriyor.  Uyarıda, &quot;Kuzey Kore Hükümeti, ABD vatandaşlarına keyfi giriş ve çıkış yasakları, sınır dışı etmeler, tutuklamalar ve diğer eylemler uyguladı. ABD hükümeti sizin serbest bırakılmanızı garanti edemez.&quot; ifadelerine yer verildi.&quot; ifadelerine yer verildi.&quot;DİKKATLİ OLUN&quot; İFADESİ &quot;GİTMEYİN&quot; OLDU  Daha önce Amerikalılara yönelik tavsiyesinde, &quot;Haksız tutuklama tehlikesi nedeniyle Kuzey Kore&#039;ye karşı daha dikkatli olun&quot; deniyordu.  29 Nisan itibarıyla uyarı, artık &quot;Herhangi bir nedenle Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti&#039;ne seyahat etmeyin&quot; ifadesini içerek şekilde güncellendi.  Yeni duyuruda, ABD pasaportlarının, Dışişleri Bakanı tarafından Kuzey Kore seyahatleri için özel olarak onaylanmadığı sürece ülkeye giriş, ülke içinde veya ülke üzerinden seyahat etmek için kullanılamayacağı belirtiliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kFVgttoqckC6retPynla-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDden, korkutan, uyarı:, ülkeye, adımınızı, atmayın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kFVgttoqckC6retPynla-w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'den korkutan seyahat"><p>ABD hükümeti, vatandaşlarının Kuzey Kore topraklarına yapacakları seyahatlere ilişkin korkutan bir uyarı yayınladı.</p><p>ABD, Kuzey Kore'ye yönelik uzun süredir yürürlükte olan seyahat uyarısını güncelledi.  Yeni ve korkutan uyarıda, Amerikalılara hiçbir koşulda Kuzey'e seyahat etmemeleri uyarısında bulunuldu.</p><p><strong>"ABD HÜKÜMETİ GÜVENLİĞİNİZİ GARANTİ EDEMEZ"</strong>  Gözden geçirilen tavsiye kararında, tutuklanma, uzun süreli gözaltı ve haksız gözaltı tehdidi gibi ciddi risklerin devam ettiği belirtildi. Daha önce de benzer tehlikelere vurgu yapılmıştı.  Pyongyang'da ABD'nin diplomatik varlığı bulunmuyor. İsveç, büyükelçiliği aracılığıyla Kuzey Kore'de ABD'nin koruyucu gücü olarak hizmet veriyor.  Uyarıda, "Kuzey Kore Hükümeti, ABD vatandaşlarına keyfi giriş ve çıkış yasakları, sınır dışı etmeler, tutuklamalar ve diğer eylemler uyguladı. ABD hükümeti sizin serbest bırakılmanızı garanti edemez." ifadelerine yer verildi." ifadelerine yer verildi.</p><p><strong>"DİKKATLİ OLUN" İFADESİ "GİTMEYİN" OLDU</strong>  Daha önce Amerikalılara yönelik tavsiyesinde, "Haksız tutuklama tehlikesi nedeniyle Kuzey Kore'ye karşı daha dikkatli olun" deniyordu.  29 Nisan itibarıyla uyarı, artık "Herhangi bir nedenle Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'ne seyahat etmeyin" ifadesini içerek şekilde güncellendi.  Yeni duyuruda, ABD pasaportlarının, Dışişleri Bakanı tarafından Kuzey Kore seyahatleri için özel olarak onaylanmadığı sürece ülkeye giriş, ülke içinde veya ülke üzerinden seyahat etmek için kullanılamayacağı belirtiliyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elazığ&amp;apos;daki Harput Kalesi&amp;apos;nde kazı sezonu başladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/elazigdakiharput-kalesindekazi-sezonu-basladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/elazigdakiharput-kalesindekazi-sezonu-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Elazığ&#039;da tarihi Harput Kalesi&#039;nde arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor. Tarihi kalede, 2025 yılı kazı sezonu başladı.UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;nde yer alan tarihi Harput Mahallesi&#039;nde birçok medeniyete ev sahipliği yapan Harput Kalesi&#039;nde arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları kademeli olarak sürüyor.  Tarihi kalede 2025 yılı kazı sezonu da Vali Numan Hatipoğlu tarafından vurulan ilk kazmayla başladı.Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç&#039;tan yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Hatipoğlu, Harput Kalesi&#039;nde bu yılın kazı çalışmalarını başlattıklarını söyledi.&quot;ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR&quot;Harput&#039;ta 12 ay boyunca çeşitli çalışmalar yaptıklarını aktaran Hatipoğlu, sürecin sağlıklı ve iyi ilerlediğini söyledi. Vali Hatipoğlu, şunları kaydetti:  &quot;Şu anda bulunduğumuz mekan Fetih Mescidi olarak değerlendirdiğimiz Harput Kalesi&#039;nin fethinden sonra inşa edilmiş olan bir alandır. Dolayısıyla burayı öncelikle aslına uygun olarak restore etmeyle ilgili olarak çalışmalarımız oldu. Anıtlar Kurulu da bununla ilgili onay sürecini gerçekleştirdi. Yakın zamanda inşallah burayı ihya edeceğiz. Harput Kalesi&#039;nde çeşitli alanlarda kazılarımız ve restorasyon çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle dökümhane başta olmak üzere sarnıçlar ve diğer alanlardaki çalışmalarımız sürüyor.&quot; Fırat Kalkınma Ajansı ve farklı kaynaklarla kale girişinde karşılama merkezi inşa edeceklerini bildiren Hatipoğlu, Elazığ&#039;ın tarih ve kültürel miras açısından son derece zengin bölge olduğunu anlattı.  Tadım köyünde, Salkaya&#039;da ve Palu Kalesi&#039;nde de kazıların olacağı bilgisini paylaşan Hatipoğlu, şöyle konuştu:  &quot;Salkaya mozaiği, 85 metrekare genişliğiyle Türkiye&#039;deki en geniş mozaik parçası. Bu bölgede yeni alanların olup olmadığını veya yeni tarihi değerlerin olup olmadığıyla ilgili olarak araştırma kazılarımız başlayacak. Harput&#039;un, Elazığ&#039;ın, Tadım köyündeki çalışmalarımızın tarihi birikimimize yepyeni değerler katacağına inanıyoruz. Bu anlamda da inşallah güzel sonuçlar elde ederiz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kRFk8leySUaNTWrFl67svw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elazığdaki Harput, Kalesinde kazı, sezonu, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kRFk8leySUaNTWrFl67svw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Harput Kalesi'nde kazı sezonu başladı"><p>Elazığ'da tarihi Harput Kalesi'nde arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor. Tarihi kalede, 2025 yılı kazı sezonu başladı.</p><p>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan tarihi Harput Mahallesi'nde birçok medeniyete ev sahipliği yapan Harput Kalesi'nde arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları kademeli olarak sürüyor.  Tarihi kalede 2025 yılı kazı sezonu da Vali Numan Hatipoğlu tarafından vurulan ilk kazmayla başladı.</p><p>Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç'tan yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Hatipoğlu, Harput Kalesi'nde bu yılın kazı çalışmalarını başlattıklarını söyledi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JbST-f2cDkyBeNnof-Qn9g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR"</strong></p><p>Harput'ta 12 ay boyunca çeşitli çalışmalar yaptıklarını aktaran Hatipoğlu, sürecin sağlıklı ve iyi ilerlediğini söyledi. Vali Hatipoğlu, şunları kaydetti:  "Şu anda bulunduğumuz mekan Fetih Mescidi olarak değerlendirdiğimiz Harput Kalesi'nin fethinden sonra inşa edilmiş olan bir alandır. Dolayısıyla burayı öncelikle aslına uygun olarak restore etmeyle ilgili olarak çalışmalarımız oldu. Anıtlar Kurulu da bununla ilgili onay sürecini gerçekleştirdi. Yakın zamanda inşallah burayı ihya edeceğiz. Harput Kalesi'nde çeşitli alanlarda kazılarımız ve restorasyon çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle dökümhane başta olmak üzere sarnıçlar ve diğer alanlardaki çalışmalarımız sürüyor." </p>Fırat Kalkınma Ajansı ve farklı kaynaklarla kale girişinde karşılama merkezi inşa edeceklerini bildiren Hatipoğlu, Elazığ'ın tarih ve kültürel miras açısından son derece zengin bölge olduğunu anlattı.  Tadım köyünde, Salkaya'da ve Palu Kalesi'nde de kazıların olacağı bilgisini paylaşan Hatipoğlu, şöyle konuştu:  "Salkaya mozaiği, 85 metrekare genişliğiyle Türkiye'deki en geniş mozaik parçası. Bu bölgede yeni alanların olup olmadığını veya yeni tarihi değerlerin olup olmadığıyla ilgili olarak araştırma kazılarımız başlayacak. Harput'un, Elazığ'ın, Tadım köyündeki çalışmalarımızın tarihi birikimimize yepyeni değerler katacağına inanıyoruz. Bu anlamda da inşallah güzel sonuçlar elde ederiz."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kahramanmaraş kültür başkenti olmaya aday</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kahramanmaras-kultur-baskenti-olmaya-aday</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kahramanmaras-kultur-baskenti-olmaya-aday</guid>
<description><![CDATA[ Kurtuluş Savaşı&#039;nda gösterdiği direnişle adını tarihe yazdıran, zengin mutfağı, şiir geleneği ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Kahramanmaraş, kültür ve turizm alanındaki potansiyelini her geçen gün daha fazla görünür kılmayı hedefliyor.Doğu Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu&#039;nun kesişim noktasında yer alan şehir, tarihi dokusu ve doğal zenginlikleriyle dikkati çekiyor. Kent, gastronomiden edebiyata uzanan geniş çaplı bir kültürel mirasa ev sahipliği yapıyor. Binlerce yıllık medeniyetin izlerini taşıyan şehir, 6 Şubat 2023 depremlerinin etkilerini geride bırakarak, müzeleri, kaleleri, yaylaları ve yerel lezzetleriyle bölgenin yükselen kültür ve turizm destinasyonlarından biri olma yolunda ilerliyor.  ESHAB-I KEHF KÜLLİYESİ VE MAĞARASIUNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı&#039;na dahil edilen şehrin Afşin ilçesinde, Eshab-ı Kehf Külliyesi ve Mağarası yer alıyor. Kur&#039;an-ı Kerim&#039;in Kehf Suresi&#039;nde geçen &quot;Yedi Uyurlar&quot; kıssasının bu bölgede geçtiğine inanılıyor.  Hristiyanlık ve İslamiyet&#039;te ortak anlatılar barındıran az sayıda yerden biri olan yapı, inanç turizmi açısından da yoğun ilgi görüyor. Cami, medrese, zaviye ve türbe gibi bölümleri bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;nde yer alan yapının külliye bölümü, 13. yüzyılda Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından inşa ettirildi.  BAŞKONUŞ YAYLASIKahramanmaraş kent merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Başkonuş Yaylası, kentin önemli doğa turizmi destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor.  Karaçam, köknar, meşe, ardıç ve sedir ağaçlarıyla kaplı geniş alanlarıyla doğa yürüyüşü, kamp ve piknik için ideal bir yer olan yayla, kış aylarında ise karla kaplı manzarasıyla alternatif bir turizm alanına dönüşüyor.  Göçmen kuşların uğrak yeri olan bölge, başta sümbül ve salep olmak üzere birçok endemik bitkiyi de bünyesinde barındırıyor. Yörede konaklama tesisleri, kır lokantaları ve yürüyüş parkurları da bulunuyor.  Son yıllarda yapılan yatırımlarla altyapısı güçlendirilen yayla, özellikle hafta sonları doğaseverlerin ve fotoğrafçıların uğrak noktalarından biri oluyor. MENZELET BARAJ GÖLÜ  Ceyhan Nehri üzerindeki Menzelet Baraj Gölü ise 105 metre yüksekliğinde Türkiye&#039;nin önemli hidroelektrik barajlarından. Göl çevresi, özellikle yaz aylarında piknik ve doğa yürüyüşleri için tercih ediliyor.  Gölde yazın düzenlenen tekne turları da ziyaretçilere hem serinletici bir mola hem de doğa manzaraları eşliğinde keyifli anlar sunuyor.  ALİ KAYASI CAM TERASIKahramanmaraş&#039;ın doğal güzelliklerini gözler önüne seren ve eşsiz bir manzara sunan Ali Kayası Cam Terası, restoran, yürüyüş ve çocuk oyun alanı ile ziyaretçilerine keyifli anlar geçirme fırsatı sunuyor.  Kent merkezine 20 kilometre uzaklıktaki Bulutoğlu Mahallesi&#039;nde bulunan Güredil Kalesi ve Menzelet Barajı&#039;na hakim teras, baraj gölünden 160 metre yükseklikte yer alıyor.  GERMANİCİA MOZAİKLERİDulkadiroğlu ilçesinde, 2007 yılında tesadüfen yapılan temel kazısı sırasında bulunan Germanicia Mozaikleri, arkeolojik ve kültürel miras açısından Kahramanmaraş&#039;ın dikkati çeken değerlerinden biri.  Antik Germanicia kentine ait olduğu belirlenen mozaikler, milattan sonra 4-5. yüzyıla ait. 2009&#039;da başlatılan kazı çalışmalarında 300 metrekare mozaik tabakası ortaya çıkarıldı ve 2018&#039;de örenyeri olarak turizme açıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı gözetiminde koruma, kazı ve restorasyon çalışmaları sürdürülen mozaiklerde, mitolojik sahneler, doğa betimlemeleri ve günlük yaşamdan figürler yer alıyor.  KAHRAMANMARAŞ MUTFAĞIKahramanmaraş&#039;ın gastronomi kültürü, yerel ürün çeşitliliği ve geleneksel tariflerin korunmasıyla oldukça zengin. Maraş dondurması, tarhana, eli böğründe, içli köfte, sulu köfte, cevizli sucuk ve çörek kentin öne çıkan lezzetlerinden.  Gastromaraş, Mürüvvet&#039;in Mutfağı ve Mutfak Akademisi, kentin yöresel lezzetlerini tanıtmak, coğrafi işaretli ürünleri markalaştırmak ve gastronomi turizmini geliştirmek amacıyla oluşturuldu.  Akademinin kurucusu aynı zamanda &quot;Maraş Lezzetleri&quot; başlıklı bir kitap kaleme alan Mürüvvet Alparslan Nazlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş&#039;ın tüm insanların damak zevkine uygun bir mutfağa sahip olduğunu söyledi. Nazlı, şehrin doğasının halen bozulmadığını, bu anlamda bölgede yapılan peynir, bal, reçel ve zeytinlerin doğal ve lezzetli olduğunu kaydetti.  Kahramanmaraş mutfağında çok fazla baharat kullanılmadığını belirten Nazlı, &quot;Çünkü yemeğin kendi tadı lezzetli olduğu için baharata çok fazla ihtiyaç duyulmaz.&quot; ifadesini kullandı.  Nazlı, Osmanlı saray mutfağından saray pilavı, çeltik pirinci ve ev salçasıyla yapılan mumbar, alinazik, kebap ve eli böğründe gibi lezzetlerin mutlaka yenmesi gerektiğini söyleyerek, şunları aktardı:  &quot;Dulkadiroğulları Beyliği&#039;nden gelmemiz, mutfağımızın oluşmasına sebep olmuştur. Bizde ete şekil verilip yemek yapılmaz ya da hamur yemekleri çok nadirdir. Maraş mutfağı sebze, et, tereyağı ve zeytinyağıyla zenginleştirilir. Coğrafi konum olarak hem doğu hem batı hem de güneyin birleştiği çok güzel bir yerdeyiz. Bu konum da bizim lezzetlerimize ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-AehiAImeE2WVZSVG727jA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kahramanmaraş, kültür, başkenti, olmaya, aday</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-AehiAImeE2WVZSVG727jA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kahramanmaraş'ın görülmesi gereken yerleri"><p>Kurtuluş Savaşı'nda gösterdiği direnişle adını tarihe yazdıran, zengin mutfağı, şiir geleneği ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Kahramanmaraş, kültür ve turizm alanındaki potansiyelini her geçen gün daha fazla görünür kılmayı hedefliyor.</p><p>Doğu Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu'nun kesişim noktasında yer alan şehir, tarihi dokusu ve doğal zenginlikleriyle dikkati çekiyor. Kent, gastronomiden edebiyata uzanan geniş çaplı bir kültürel mirasa ev sahipliği yapıyor. Binlerce yıllık medeniyetin izlerini taşıyan şehir, 6 Şubat 2023 depremlerinin etkilerini geride bırakarak, müzeleri, kaleleri, yaylaları ve yerel lezzetleriyle bölgenin yükselen kültür ve turizm destinasyonlarından biri olma yolunda ilerliyor.  <strong>ESHAB-I KEHF KÜLLİYESİ VE MAĞARASI</strong></p><p>UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na dahil edilen şehrin Afşin ilçesinde, Eshab-ı Kehf Külliyesi ve Mağarası yer alıyor. Kur'an-ı Kerim'in Kehf Suresi'nde geçen "Yedi Uyurlar" kıssasının bu bölgede geçtiğine inanılıyor.  Hristiyanlık ve İslamiyet'te ortak anlatılar barındıran az sayıda yerden biri olan yapı, inanç turizmi açısından da yoğun ilgi görüyor. Cami, medrese, zaviye ve türbe gibi bölümleri bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan yapının külliye bölümü, 13. yüzyılda Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından inşa ettirildi.  <strong>BAŞKONUŞ YAYLASI</strong></p><p>Kahramanmaraş kent merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Başkonuş Yaylası, kentin önemli doğa turizmi destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor.  Karaçam, köknar, meşe, ardıç ve sedir ağaçlarıyla kaplı geniş alanlarıyla doğa yürüyüşü, kamp ve piknik için ideal bir yer olan yayla, kış aylarında ise karla kaplı manzarasıyla alternatif bir turizm alanına dönüşüyor.  Göçmen kuşların uğrak yeri olan bölge, başta sümbül ve salep olmak üzere birçok endemik bitkiyi de bünyesinde barındırıyor. Yörede konaklama tesisleri, kır lokantaları ve yürüyüş parkurları da bulunuyor.  Son yıllarda yapılan yatırımlarla altyapısı güçlendirilen yayla, özellikle hafta sonları doğaseverlerin ve fotoğrafçıların uğrak noktalarından biri oluyor. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kv9y4oQ34E6ZbWMjM8wIow.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>MENZELET BARAJ GÖLÜ</strong>  Ceyhan Nehri üzerindeki Menzelet Baraj Gölü ise 105 metre yüksekliğinde Türkiye'nin önemli hidroelektrik barajlarından. Göl çevresi, özellikle yaz aylarında piknik ve doğa yürüyüşleri için tercih ediliyor.  Gölde yazın düzenlenen tekne turları da ziyaretçilere hem serinletici bir mola hem de doğa manzaraları eşliğinde keyifli anlar sunuyor.  <strong>ALİ KAYASI CAM TERAS</strong>I</p><p>Kahramanmaraş'ın doğal güzelliklerini gözler önüne seren ve eşsiz bir manzara sunan Ali Kayası Cam Terası, restoran, yürüyüş ve çocuk oyun alanı ile ziyaretçilerine keyifli anlar geçirme fırsatı sunuyor.  Kent merkezine 20 kilometre uzaklıktaki Bulutoğlu Mahallesi'nde bulunan Güredil Kalesi ve Menzelet Barajı'na hakim teras, baraj gölünden 160 metre yükseklikte yer alıyor.  <strong>GERMANİCİA MOZAİKLERİ</strong></p><p>Dulkadiroğlu ilçesinde, 2007 yılında tesadüfen yapılan temel kazısı sırasında bulunan Germanicia Mozaikleri, arkeolojik ve kültürel miras açısından Kahramanmaraş'ın dikkati çeken değerlerinden biri.  Antik Germanicia kentine ait olduğu belirlenen mozaikler, milattan sonra 4-5. yüzyıla ait. 2009'da başlatılan kazı çalışmalarında 300 metrekare mozaik tabakası ortaya çıkarıldı ve 2018'de örenyeri olarak turizme açıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı gözetiminde koruma, kazı ve restorasyon çalışmaları sürdürülen mozaiklerde, mitolojik sahneler, doğa betimlemeleri ve günlük yaşamdan figürler yer alıyor.  <strong>KAHRAMANMARAŞ MUTFAĞI</strong></p><p>Kahramanmaraş'ın gastronomi kültürü, yerel ürün çeşitliliği ve geleneksel tariflerin korunmasıyla oldukça zengin. Maraş dondurması, tarhana, eli böğründe, içli köfte, sulu köfte, cevizli sucuk ve çörek kentin öne çıkan lezzetlerinden.  Gastromaraş, Mürüvvet'in Mutfağı ve Mutfak Akademisi, kentin yöresel lezzetlerini tanıtmak, coğrafi işaretli ürünleri markalaştırmak ve gastronomi turizmini geliştirmek amacıyla oluşturuldu.  Akademinin kurucusu aynı zamanda "Maraş Lezzetleri" başlıklı bir kitap kaleme alan Mürüvvet Alparslan Nazlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş'ın tüm insanların damak zevkine uygun bir mutfağa sahip olduğunu söyledi. Nazlı, şehrin doğasının halen bozulmadığını, bu anlamda bölgede yapılan peynir, bal, reçel ve zeytinlerin doğal ve lezzetli olduğunu kaydetti.  Kahramanmaraş mutfağında çok fazla baharat kullanılmadığını belirten Nazlı, "Çünkü yemeğin kendi tadı lezzetli olduğu için baharata çok fazla ihtiyaç duyulmaz." ifadesini kullandı.  Nazlı, Osmanlı saray mutfağından saray pilavı, çeltik pirinci ve ev salçasıyla yapılan mumbar, alinazik, kebap ve eli böğründe gibi lezzetlerin mutlaka yenmesi gerektiğini söyleyerek, şunları aktardı:  "Dulkadiroğulları Beyliği'nden gelmemiz, mutfağımızın oluşmasına sebep olmuştur. Bizde ete şekil verilip yemek yapılmaz ya da hamur yemekleri çok nadirdir. Maraş mutfağı sebze, et, tereyağı ve zeytinyağıyla zenginleştirilir. Coğrafi konum olarak hem doğu hem batı hem de güneyin birleştiği çok güzel bir yerdeyiz. Bu konum da bizim lezzetlerimize artı değer katmakta."  Yaklaşık 4 nesildir Maraş Çarşısı'nda özel Maraş dondurması yapan Emek Pastanesi'nden Ali Rıza Korkut ise artık hakiki Maraş dondurmasını yapan kişi sayısının azaldığını, kendisinden sonra da çocuğunun bu işi devam ettirmesini ümit ettiğini dile getirdi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eX3YOnB9VEGeEPmuUFbbWQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>AHŞAP OYMACILIĞI</strong>  Kahramanmaraş'ta ahşap oymacılığı, özellikle cami, konak ve türbe kapıları başta olmak üzere birçok geleneksel mimari unsurda kendine yer buldu. El işçiliğiyle yapılan geometrik desenler, hat yazıları ve motiflerle bezenmiş bu eserler, hem fonksiyonel hem de sanatsal yönleriyle dikkati çekiyor.  Bugün sayısı azalsa da usta zanaatkarlar tarafından sürdürülen bu gelenek, özellikle çarşı içindeki küçük atölyelerde yaşatılıyor.  Çarşı içindeki Karaoğlu Ceviz Oyma'dan Mehmet Kara da ceviz ağacından el işi oyma ürünlerin sadece Kahramanmaraş'a özel olduğunu ve oyma denilince akla Kahramanmaraş'ın geldiğini aktardı.  Kara, mobilya yapılacak kerestelerin en az bir yıl güneşte bekletildiğini belirterek, "İlgi var bu ürünlere ama emeğin karşılığı az. Bu alanda artık yetişen kalifiye eleman da az ama korumak için ayakta duruyoruz. İşimiz devam ediyor." diye konuştu.  Yeni gelinlere halen ceviz oyma sandık alındığını sözlerine ekleyen Kara, "Sandık, yeni gelinlerin olmazsa olmazıdır. Çeyiz arabaya yüklenirken muhakkak evvela içi dolu sandık koyulur. Sandık gelinle birlikte yaşlanır. Bu sandık ceviz olduğu için değerini korur. İleride antika olur." ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gece ziyaretine açılmıştı: Pamukkale ve Hierapolis&amp;apos;e yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gece-ziyaretine-acilmisti-pamukkale-ve-hierapolise-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gece-ziyaretine-acilmisti-pamukkale-ve-hierapolise-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Denizli’de geçtiğimiz yıl gece ziyaretlerine açılan Hierapolis Örenyeri ve Pamukkale’yi 76 binin üzerinde ziyaretçi gezdi.Türkiye’nin eşsiz tarihi mekanlarını ve zengin kültürel miraslarını, gün batımı sonrası bambaşka bir atmosferde ziyaretçilerle buluşturan ve ilk yılında yoğun ilgi gören &quot;Gece Müzeciliği&quot; uygulaması, Haziran ayında yeniden başlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde hayata geçirilen &quot;Gece Müzeciliği&quot; projesi kapsamında Efes ve Hierapolis’te toplam 450 bin metrekare alanı aydınlatarak gece ziyaretlerine açılmasını sağladı. Bu kapsamda 2024 yılında sorumluluk alanındaki 930 bin metrekarelik Efes Örenyerinin 90 bin metrekaresini, 1 milyon 250 bin metrekarelik Denizli Pamukkale Örenyerinin de 360 bin metrekarelik kısmını aydınlatarak gece müzeciliğine kazandırdı.Uygulama sayesinde, 2024 yılı Nisan-Eylül döneminde her iki örenyerini yaklaşık 350 bin turist gece gezdi. Özellikle yaz aylarında, sıcak nedeniyle buraları gündüz ziyaret edemeyen yerli ve yabancı turistler, her iki örenyerini de saat 23.00’e kadar ziyaret etme imkanı buldu. Proje sayesinde, geçen yıl Efes Örenyerini 260 binden fazla, Denizli Hierapolis Örenyerini ise 76 binin üzerinde ziyaretçinin gece gezdi. 1 Haziran’da Hierapolis, 4 Haziran’da Efes’te yeniden başlayacak Gece Müzeciliği kapsamında bu örenyerlerini ılık yaz akşamları yıldızlar altında gezmek ve unutulmaz bir tarih ve kültür deneyimi yaşamak mümkün olacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2gH3n8fjw0KBV1tv0yfbtQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gece, ziyaretine, açılmıştı:, Pamukkale, Hierapolise, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2gH3n8fjw0KBV1tv0yfbtQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250507101534075" class="type:primaryImage" alt="Pamukkale ve Hierapolis'e yoğun ilgi"><p>Denizli’de geçtiğimiz yıl gece ziyaretlerine açılan Hierapolis Örenyeri ve Pamukkale’yi 76 binin üzerinde ziyaretçi gezdi.</p><p>Türkiye’nin eşsiz tarihi mekanlarını ve zengin kültürel miraslarını, gün batımı sonrası bambaşka bir atmosferde ziyaretçilerle buluşturan ve ilk yılında yoğun ilgi gören "Gece Müzeciliği" uygulaması, Haziran ayında yeniden başlıyor. </p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde hayata geçirilen "Gece Müzeciliği" projesi kapsamında Efes ve Hierapolis’te toplam 450 bin metrekare alanı aydınlatarak gece ziyaretlerine açılmasını sağladı. </p><p>Bu kapsamda 2024 yılında sorumluluk alanındaki 930 bin metrekarelik Efes Örenyerinin 90 bin metrekaresini, 1 milyon 250 bin metrekarelik Denizli Pamukkale Örenyerinin de 360 bin metrekarelik kısmını aydınlatarak gece müzeciliğine kazandırdı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S8qnD5RSxkyPY0RVLLX1jg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Uygulama sayesinde, 2024 yılı Nisan-Eylül döneminde her iki örenyerini yaklaşık 350 bin turist gece gezdi. Özellikle yaz aylarında, sıcak nedeniyle buraları gündüz ziyaret edemeyen yerli ve yabancı turistler, her iki örenyerini de saat 23.00’e kadar ziyaret etme imkanı buldu. </p><p>Proje sayesinde, geçen yıl Efes Örenyerini 260 binden fazla, Denizli Hierapolis Örenyerini ise 76 binin üzerinde ziyaretçinin gece gezdi. </p><p>1 Haziran’da Hierapolis, 4 Haziran’da Efes’te yeniden başlayacak Gece Müzeciliği kapsamında bu örenyerlerini ılık yaz akşamları yıldızlar altında gezmek ve unutulmaz bir tarih ve kültür deneyimi yaşamak mümkün olacak.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hakkari&amp;apos;deki Şivişk Vadisi büyük ilgi görüyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hakkaridekisivisk-vadisi-buyuk-ilgi-goeruyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hakkaridekisivisk-vadisi-buyuk-ilgi-goeruyor</guid>
<description><![CDATA[ Hakkari&#039;de ters lalelerin süslediği Şivişk Vadisi, doğaseverleri cezbediyor.Hakkari&#039;de doğal olarak yetişen ve halk arasında &quot;ağlayan gelin&quot; olarak bilinen ters lalelerin açtığı Şivişk Vadisi, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası haline geldi.  Zorlu geçen kış mevsiminin ardından doğanın canlanmasıyla yeşilin tonlarına bürünen Hakkari&#039;nin dağlık alanları, bazı bölgelerde açmaya başlayan ters lalelerle farklı bir güzelliğe büründü.  Merkeze bağlı Üzümcü köyünün yakınında zengin bitki örtüsüyle insanları cezbeden Şivişk Vadisi&#039;nde açan ters laleler doğayı renklendirdi.Kentin yanı sıra başka illerden gelen doğasever ve fotoğraf tutkunları, doğa kulüplerinin düzenlediği etkinliklerle bugünlerde ziyaretçi yoğunluğunun yaşandığı vadiye çıktı.  Yaptıkları tırmanışın ardından bölgeye doğaseverler, kırmızı ve turuncu renkleriyle görsel şölen oluşturan ters laleleri görüntüledi.  &quot;DOĞAYLA İÇ İÇE OLMAK ÇOK GÜZEL&quot;  İstanbul&#039;dan gelen Sure Dalya Demir, ters lalelerin oluşturduğu manzaraya hayran kaldığını söyledi.  Bu güzelliği herkesin görmesi gerektiğini belirten Demir, &quot;85 kişilik grupla geldik. Bayağı yürüdük. Doğayla iç içe bulunmak çok güzeldi. Ters laleler mükemmeldi. Normal çiçeklerden farklı. Gördüğüm için çok mutlu oldum. Kentin doğal güzellikleri oldukça fazla. Biz de zaman buldukça geziyoruz&quot; dedi.&quot;TERS LALELER ÇOK FAZLA İLGİ GÖRÜYOR&quot;  Merve Sultan Öztürk kentin doğal güzelliklerini gezmeyi sevdiğini belirtti.  Doğada yürüyüş yaptığını, ters laleleri gördüklerini ve fotoğraflar çektiklerini anlatan Öztürk, &quot;Endemik bir bitki olması açısından da ters laleler önemli. Çok da güzel görünüyorlar. Buraya gelenlerin doğayı kirletmeden, bitkilere zarar vermeden ayrılmaları gerekiyor. Ters laleler çok fazla ilgi görüyor. İnsanlar, doğa kulüplerinin düzenlediği turlarla buraya geliyor&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3ZhygHoZHEyOJpLknXdmsA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hakkarideki Şivişk, Vadisi, büyük, ilgi, görüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3ZhygHoZHEyOJpLknXdmsA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hakkari'deki Şivişk Vadisi'ne yoğun ilgi"><p>Hakkari'de ters lalelerin süslediği Şivişk Vadisi, doğaseverleri cezbediyor.</p>Hakkari'de doğal olarak yetişen ve halk arasında "ağlayan gelin" olarak bilinen ters lalelerin açtığı Şivişk Vadisi, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası haline geldi.  Zorlu geçen kış mevsiminin ardından doğanın canlanmasıyla yeşilin tonlarına bürünen Hakkari'nin dağlık alanları, bazı bölgelerde açmaya başlayan ters lalelerle farklı bir güzelliğe büründü.  Merkeze bağlı Üzümcü köyünün yakınında zengin bitki örtüsüyle insanları cezbeden Şivişk Vadisi'nde açan ters laleler doğayı renklendirdi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ijytukYQpk6U30-qPptXBQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Kentin yanı sıra başka illerden gelen doğasever ve fotoğraf tutkunları, doğa kulüplerinin düzenlediği etkinliklerle bugünlerde ziyaretçi yoğunluğunun yaşandığı vadiye çıktı.  Yaptıkları tırmanışın ardından bölgeye doğaseverler, kırmızı ve turuncu renkleriyle görsel şölen oluşturan ters laleleri görüntüledi.  <strong>"DOĞAYLA İÇ İÇE OLMAK ÇOK GÜZEL"</strong>  İstanbul'dan gelen Sure Dalya Demir, ters lalelerin oluşturduğu manzaraya hayran kaldığını söyledi.  Bu güzelliği herkesin görmesi gerektiğini belirten Demir, "85 kişilik grupla geldik. Bayağı yürüdük. Doğayla iç içe bulunmak çok güzeldi. Ters laleler mükemmeldi. Normal çiçeklerden farklı. Gördüğüm için çok mutlu oldum. Kentin doğal güzellikleri oldukça fazla. Biz de zaman buldukça geziyoruz" dedi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rUpL49oWpE6ANm1LmVx5kA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>"TERS LALELER ÇOK FAZLA İLGİ GÖRÜYOR"</strong>  Merve Sultan Öztürk kentin doğal güzelliklerini gezmeyi sevdiğini belirtti.  Doğada yürüyüş yaptığını, ters laleleri gördüklerini ve fotoğraflar çektiklerini anlatan Öztürk, "Endemik bir bitki olması açısından da ters laleler önemli. Çok da güzel görünüyorlar. Buraya gelenlerin doğayı kirletmeden, bitkilere zarar vermeden ayrılmaları gerekiyor. Ters laleler çok fazla ilgi görüyor. İnsanlar, doğa kulüplerinin düzenlediği turlarla buraya geliyor" ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Labraunda Antik Kenti&amp;apos;nde restorasyon çalışmaları sürüyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/labraunda-antik-kentinde-restorasyon-calismalari-suruyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/labraunda-antik-kentinde-restorasyon-calismalari-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Milas ilçesindeki &quot;Karya&quot; medeniyetinin önemli şehirlerinden Labraunda Antik Kenti&#039;nin teras duvarları gün yüzüne çıkarılıyor.Muğla&#039;daki Labraunda Antik Kenti, kazı ve restorasyon çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılıyor. Labraunda Antik Kenti Koordinatörü Prof. Dr. Bilal Söğüt, Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında antik kentin girişindeki 7 özel oda ile giriş kapısı ve teras duvarlarında çalışma yürüttüklerini söyledi.&quot;İnsanlar buraya geldiklerinde bu antik kentin ihtişamını görsünler, antik dönemlerdeki gibi giriş kapılarından geçsinler istiyoruz&quot; diyen Söğüt, çalışmalarda buldukları blokları o dönemdeki haliyle kendi yerlerine koyduklarını dile getirdi.  Söğüt, Bakanlık projesi kapsamında 2 yıldır çalıştıklarını belirterek, &quot;Burası bölgenin önemli merkezlerinden birisi. Burada yaptığımız küçük dokunuşlarla bölgeyi daha kolay algılanabilir, gezilebilir, gösterişli hale getirmek istiyoruz&quot; ifadesini kullandı.Milas&#039;ın kuzeyindeki Kocayayla&#039;da bulunan Labruanda, Klasik, Helenistik, Roma, Geç Antik ve Doğu Roma dönemlerinde yapı faaliyetlerinin sürdürüldüğü, Anadolu&#039;da klasik dönem mimarlığının en anıtsal ve en iyi korunmuş kalıntılarını barındıran antik kentler arasında yer almaktadır.Milattan önce 4. yüzyıla ait yapıların, kapı ve pencereleri ile çatı seviyesine kadar görülebildiği antik kent, Zeus Labraundos kültüne de ev sahipliği yapmaktadır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JlIAHuyJKU2ADvxtn227uQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Labraunda, Antik, Kentinde, restorasyon, çalışmaları, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JlIAHuyJKU2ADvxtn227uQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Labraunda Antik Kenti gün yüzüne çıkarılıyor"><p>Muğla'nın Milas ilçesindeki "Karya" medeniyetinin önemli şehirlerinden Labraunda Antik Kenti'nin teras duvarları gün yüzüne çıkarılıyor.</p><p>Muğla'daki Labraunda Antik Kenti, kazı ve restorasyon çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılıyor. Labraunda Antik Kenti Koordinatörü Prof. Dr. Bilal Söğüt, Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında antik kentin girişindeki 7 özel oda ile giriş kapısı ve teras duvarlarında çalışma yürüttüklerini söyledi.</p><p>"İnsanlar buraya geldiklerinde bu antik kentin ihtişamını görsünler, antik dönemlerdeki gibi giriş kapılarından geçsinler istiyoruz" diyen Söğüt, çalışmalarda buldukları blokları o dönemdeki haliyle kendi yerlerine koyduklarını dile getirdi.  Söğüt, Bakanlık projesi kapsamında 2 yıldır çalıştıklarını belirterek, "Burası bölgenin önemli merkezlerinden birisi. Burada yaptığımız küçük dokunuşlarla bölgeyi daha kolay algılanabilir, gezilebilir, gösterişli hale getirmek istiyoruz" ifadesini kullandı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ccIvBbARX0GvhSZx8chwhg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Milas'ın kuzeyindeki Kocayayla'da bulunan Labruanda, Klasik, Helenistik, Roma, Geç Antik ve Doğu Roma dönemlerinde yapı faaliyetlerinin sürdürüldüğü, Anadolu'da klasik dönem mimarlığının en anıtsal ve en iyi korunmuş kalıntılarını barındıran antik kentler arasında yer almaktadır.</p><p>Milattan önce 4. yüzyıla ait yapıların, kapı ve pencereleri ile çatı seviyesine kadar görülebildiği antik kent, Zeus Labraundos kültüne de ev sahipliği yapmaktadır.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Londra&amp;apos;da elektrik kesintisi: Yolcular metroda mahsur kaldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/londrada-elektrik-kesintisi-yolcular-metroda-mahsur-kaldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/londrada-elektrik-kesintisi-yolcular-metroda-mahsur-kaldi</guid>
<description><![CDATA[ Londra&#039;da elektrik kesintisi metro ulaşımını etkiledi. Yolcular metrolarda mahsur kaldıklarını ve sıcaktan kötü etkilendiklerini belirtiyor.İngiltere&#039;nin başkenti Londra&#039;da elektrik kesintisi nedeniyle metro ulaşımı felç oldu. Birçok hat kullanılamaz hale gelirken yolcular metroda mahsur kaldı.  İngiltere Ulusal Şebekesi (National Grid) Londra&#039;nın merkezindeki iletim şebekesinde arıza meydana geldiğini açıklayarak özür diledi.  Açıklamada arızanın saniyeler içinde çözüldüğü ve kablo arızasından çıkan ufak çaplı bir yangının kontrol altına alındığı ifade edildi. Arıza sonucu ortaya çıkan voltaj düşüşünün söz konusu kaosa sebebiyet verdiği öğrenildi.   National Grid tüm şebekeyi tekrar çalışır hale getirmek için halen çalıştıklarını söylerken, yolcular metrolarda mahsur kaldıklarını ve sıcaktan kötü etkilendiklerini belirtiyor. &quot;KAPILAR AÇILMADI&quot;  SKY News&#039;e konuşan bir yolcu, &quot;Elektrik yoktu ve kapılar açılmıyordu&quot; dedi.  &quot;Büyük valizleri olan çok sayıda turist, ayrıca yaşlılar ve engelliler asansörler çalışmadığı için merdivenlere tırmanmak zorunda kaldı.&quot;  Bir başka yolcu aracın çok sıcak olduğunu ve &quot;kabus gibi&quot; anlar yaşadıklarını belirtti.  Yolculardan biri personele çabaları için teşekkür ederken, bir başkası &quot;Personel ne yapacağını veya bu olayı nasıl yöneteceğini bilmiyordu&quot; ifadelerini kullandı.  Ulaşımın normale dönmesi için çalışmalar devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YM2TICrLb0GYLjqyEIGIDg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Londrada, elektrik, kesintisi:, Yolcular, metroda, mahsur, kaldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YM2TICrLb0GYLjqyEIGIDg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Londra'da yolcular metroda mahsur kaldı"><p>Londra'da elektrik kesintisi metro ulaşımını etkiledi. Yolcular metrolarda mahsur kaldıklarını ve sıcaktan kötü etkilendiklerini belirtiyor.</p><p>İngiltere'nin başkenti Londra'da elektrik kesintisi nedeniyle metro ulaşımı felç oldu. Birçok hat kullanılamaz hale gelirken yolcular metroda mahsur kaldı.  İngiltere Ulusal Şebekesi (National Grid) Londra'nın merkezindeki iletim şebekesinde arıza meydana geldiğini açıklayarak özür diledi.  Açıklamada arızanın saniyeler içinde çözüldüğü ve kablo arızasından çıkan ufak çaplı bir yangının kontrol altına alındığı ifade edildi. Arıza sonucu ortaya çıkan voltaj düşüşünün söz konusu kaosa sebebiyet verdiği öğrenildi.   National Grid tüm şebekeyi tekrar çalışır hale getirmek için halen çalıştıklarını söylerken, yolcular metrolarda mahsur kaldıklarını ve sıcaktan kötü etkilendiklerini belirtiyor. </p><p><strong>"KAPILAR AÇILMADI"</strong>  SKY News'e konuşan bir yolcu, "Elektrik yoktu ve kapılar açılmıyordu" dedi.  "Büyük valizleri olan çok sayıda turist, ayrıca yaşlılar ve engelliler asansörler çalışmadığı için merdivenlere tırmanmak zorunda kaldı."  Bir başka yolcu aracın çok sıcak olduğunu ve "kabus gibi" anlar yaşadıklarını belirtti.  Yolculardan biri personele çabaları için teşekkür ederken, bir başkası "Personel ne yapacağını veya bu olayı nasıl yöneteceğini bilmiyordu" ifadelerini kullandı.  Ulaşımın normale dönmesi için çalışmalar devam ediyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Papa 14’üncü Leo, İznik’e seyahat hazırlığında</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/papa-14uncu-leo-iznike-seyahat-hazirliginda</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/papa-14uncu-leo-iznike-seyahat-hazirliginda</guid>
<description><![CDATA[ Papa Leo, selefi Francis’in Birinci İznik Konsili&#039;nin 1700. yıldönümü dolayısıyla Türkiye&#039;ye gelmeyi istediği hatırlatılarak sorulan soruya yanıt verdi.Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14&#039;üncü Leo, makama seçilmesinin ardından ilk faaliyetlerinden birini, papalık seçimini (konklav) takip eden yaklaşık 4 bin gazeteciyle Vatikan’da buluşarak gerçekleştirdi.  Vatikan’da Papa 6. Paulus Salonu’nda gazetecileri kabul eden Papa 14&#039;üncü Leo, burada yaptığı konuşmada, “Barış her birimizle başlar. Başkalarına nasıl baktığımız, onları nasıl dinlediğimiz ve onlar hakkında nasıl konuştuğumuzla başlar. Bu anlamda, iletişim biçimimiz temel önemdedir. Kelimelerin ve görsellerin savaşına ‘hayır’ demeliyiz. Savaş paradigmasını reddetmeliyiz” dedi. &quot;İLETİŞİM VE GAZETECİLİK, ZAMANIN VE TARİHİN DIŞINDA OLAMAZ&quot; Zor zamanlardan geçildiğini dile getiren Papa Leo, &quot;Hem yaşamak hem de anlatmak açısından hepimiz için birer mücadele, bu günler. Bu zorluklardan kaçmamalıyız. Aksine, görev ve hizmet alanlarımız ne olursa olsun, hepimizden vasatlığa düşmememiz isteniyor. Kilise, zamanın getirdiği meydan okumayı kabul etmelidir, aynı şekilde iletişim ve gazetecilik de zamanın ve tarihin dışında olamaz&quot; diye konuştu.  Papa, yapay zekanın muazzam potansiyeli karşısında, iletişim araçlarını herkesin iyiliğine göre yönlendirme sorumluluğuna ve sağduyuya sahip olmaları gerektiğini, bu şekilde insanlığa fayda üretebileceklerini ifade etti.&quot;İLETİŞİMİ ÖNYARGIDAN TEMİZLEYELİM&quot;  &quot;İletişimi önyargıdan, kinden, fanatizmden ve nefretten arındıralım; saldırganlıktan temizleyelim&quot; diyen Papa 14&#039;üncü Leo, sözlerini şöyle sürdürdü:  &quot;Gürültülü, gösterişli bir iletişime ihtiyaç yok. Dinlemeye, sesi olmayanların sesine kulak vermeye hazır bir iletişime ihtiyaç var. Kelimeleri silahsızlandıralım ve böylece dünyayı da silahsızlandırmaya katkıda bulunalım. Silahsız ve silahsızlandırıcı bir iletişim, dünyaya farklı bir bakış açısını paylaşmamızı ve insan onurumuza uygun bir biçimde hareket etmemizi sağlar. Sizler, çatışmaları ve barış umutlarını, adaletsizlikleri ve yoksulluğu, daha iyi bir dünya için sessizce çalışan birçok insanın çabalarını anlatan ön saftaki kişilersiniz. Bu nedenle sizden, barışın iletişimini bilinçli ve cesurca seçmenizi rica ediyorum.&quot;PAPA&#039;YA İZNİK SORUSU: &quot;BİLİYORUM, HAZIRLANIYORUM&quot; Papa Leo, konuşmasının ardından ön sıralardaki gazetecileri tek tek selamladı.Bu sırada bir gazetecinin Birinci İznik Konsili&#039;nin 1700&#039;üncü yıldönümü münasebetiyle daha önce selefi Papa Francis&#039;in gitmeyi istediğini ancak ömrünün yetmediğini hatırlatarak, kendisinin gidip gitmeyeceğini sorması üzerine Papa 14&#039;üncü Leo, &quot;Bunu biliyorum. Hazırlanıyoruz&quot; yanıtını verdi.  Birinci İznik Konsili, Hristiyanlık tarihinde önemli yer tutuyor. Birinci İznik Konsili, Roma İmparatoru I. Konstantinos&#039;un çağrısıyla Hristiyanlıkta kiliseye bağlı bütün piskoposların katılımıyla 325 yılında düzenlenmişti. Hristiyanlık tarihi açısından önemli kabul edilen konsilde önemli dini konular tartışılıp karara bağlanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2Ez6CvJbSkKTSdWVaDNXvQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Papa, 14’üncü, Leo, İznik’e, seyahat, hazırlığında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2Ez6CvJbSkKTSdWVaDNXvQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Papa, İznik'e seyahat hazırlığında"><p>Papa Leo, selefi Francis’in Birinci İznik Konsili'nin 1700. yıldönümü dolayısıyla Türkiye'ye gelmeyi istediği hatırlatılarak sorulan soruya yanıt verdi.</p><p>Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14'üncü Leo, makama seçilmesinin ardından ilk faaliyetlerinden birini, papalık seçimini (konklav) takip eden yaklaşık 4 bin gazeteciyle Vatikan’da buluşarak gerçekleştirdi.  Vatikan’da Papa 6. Paulus Salonu’nda gazetecileri kabul eden Papa 14'üncü Leo, burada yaptığı konuşmada, “Barış her birimizle başlar. Başkalarına nasıl baktığımız, onları nasıl dinlediğimiz ve onlar hakkında nasıl konuştuğumuzla başlar. Bu anlamda, iletişim biçimimiz temel önemdedir. Kelimelerin ve görsellerin savaşına ‘hayır’ demeliyiz. Savaş paradigmasını reddetmeliyiz” dedi. </p><p><strong>"İLETİŞİM VE GAZETECİLİK, ZAMANIN VE TARİHİN DIŞINDA OLAMAZ"</strong> </p><p>Zor zamanlardan geçildiğini dile getiren Papa Leo, "Hem yaşamak hem de anlatmak açısından hepimiz için birer mücadele, bu günler. Bu zorluklardan kaçmamalıyız. Aksine, görev ve hizmet alanlarımız ne olursa olsun, hepimizden vasatlığa düşmememiz isteniyor. Kilise, zamanın getirdiği meydan okumayı kabul etmelidir, aynı şekilde iletişim ve gazetecilik de zamanın ve tarihin dışında olamaz" diye konuştu.  Papa, yapay zekanın muazzam potansiyeli karşısında, iletişim araçlarını herkesin iyiliğine göre yönlendirme sorumluluğuna ve sağduyuya sahip olmaları gerektiğini, bu şekilde insanlığa fayda üretebileceklerini ifade etti.</p><p><strong>"İLETİŞİMİ ÖNYARGIDAN TEMİZLEYELİM"</strong>  "İletişimi önyargıdan, kinden, fanatizmden ve nefretten arındıralım; saldırganlıktan temizleyelim" diyen Papa 14'üncü Leo, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Gürültülü, gösterişli bir iletişime ihtiyaç yok. Dinlemeye, sesi olmayanların sesine kulak vermeye hazır bir iletişime ihtiyaç var. Kelimeleri silahsızlandıralım ve böylece dünyayı da silahsızlandırmaya katkıda bulunalım. Silahsız ve silahsızlandırıcı bir iletişim, dünyaya farklı bir bakış açısını paylaşmamızı ve insan onurumuza uygun bir biçimde hareket etmemizi sağlar. Sizler, çatışmaları ve barış umutlarını, adaletsizlikleri ve yoksulluğu, daha iyi bir dünya için sessizce çalışan birçok insanın çabalarını anlatan ön saftaki kişilersiniz. Bu nedenle sizden, barışın iletişimini bilinçli ve cesurca seçmenizi rica ediyorum."</p><p><strong>PAPA'YA İZNİK SORUSU: "BİLİYORUM, HAZIRLANIYORUM"</strong> </p><p>Papa Leo, konuşmasının ardından ön sıralardaki gazetecileri tek tek selamladı.</p><p>Bu sırada bir gazetecinin Birinci İznik Konsili'nin 1700'üncü yıldönümü münasebetiyle daha önce selefi Papa Francis'in gitmeyi istediğini ancak ömrünün yetmediğini hatırlatarak, kendisinin gidip gitmeyeceğini sorması üzerine Papa 14'üncü Leo, "Bunu biliyorum. Hazırlanıyoruz" yanıtını verdi.  Birinci İznik Konsili, Hristiyanlık tarihinde önemli yer tutuyor. Birinci İznik Konsili, Roma İmparatoru I. Konstantinos'un çağrısıyla Hristiyanlıkta kiliseye bağlı bütün piskoposların katılımıyla 325 yılında düzenlenmişti. Hristiyanlık tarihi açısından önemli kabul edilen konsilde önemli dini konular tartışılıp karara bağlanmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>D.ream restoranları Bodrum’da lezzet yolculuğuna çıkarıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dream-restoranlari-bodrumda-lezzet-yolculuguna-cikariyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dream-restoranlari-bodrumda-lezzet-yolculuguna-cikariyor</guid>
<description><![CDATA[ Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu bünyesinde yer alan d.ream, Japon mutfağından Fransız zarafetine, samimi İtalyan sofralarından zengin Anadolu et kültürüne kadar uzanan geniş bir yelpazeyle, bu yaz da Bodrum’da sezonun lezzet haritasını çiziyor.Bu sezon da lezzetle bütünleşen anlar ve dur durak bilmeyen yaz enerjisi, d.ream’ın Bodrum’un ritmini belirleyen restoranlarında hayat buluyor. Kendine has atmosferi, menüsü ve deneyimiyle öne çıkan her lokasyon, mayıs ayından itibaren kapılarını açarak sezon boyunca gastronomi ve eğlence tutkunlarını ağırlayacak.Lezzetle bütünleşen anlar ve dur durak bilmeyen yaz enerjisi, d.ream çatısı altındaki restoranlarla Bodrum’un dört bir yanında hayat bulacak.
Bodrum’un en özel lokasyonlarında konumlanan The Populist, Mezzaluna, Sait, Fenix, Zuma, Günaydın, Nusr-Et ve Dolce gibi restoranlara bu sezon yepyeni isimler daha ekleniyor. Parlé ve Roka, bu yaz d.ream’ın Bodrum’daki lezzet yolculuğuna yeni bir soluk getirecek.Bodrum’un en prestijli lokasyonlarında yer alan Zuma, bu yaz ilk kez kapılarını açacak olan Parlé ve Roka gastronomiyi bir yaşam tarzı olarak sunuyor. Dolce ise rafine tatlılarıyla yazın en zarif finalini yapıyor.
Zuma, Bodrum’un büyüleyici atmosferinde, Yalıkavak Marina’daki eşsiz konumuna yenilenen tasarımıyla geri dönüyor. Doğayla uyumlu mimarisi, zarif masa düzeni ve etkileyici gün batımlarıyla bu yaz da sofistike akşamların vazgeçilmez adresi olacak. Emrah Orak imzalı imza tatlar, Bodrum’a özel lezzetler ve sezon boyunca sürecek müzik performanslarıyla Zuma Bodrum, 2025 yazına güçlü bir dönüş yapıyor. Roka, küresel başarısının ardından çağdaş Japon robatayaki mutfağını İstanbul’dan sonra şimdi de Bodrum’a taşıyor.
 Mandarin Oriental, Bodrum’da yer alan deniz manzaralı Roka Restaurant ve sahildeki Roka by the Beach, Ege’nin doğal güzelliğini Japon zarafetiyle buluşturuyor. Roka, gün boyu süren sahil keyfi, akşamları DJ performansları eşliğinde sunulan ikonik lezzetleri ve iki farklı atmosferiyle Bodrum’da bu yazın en özel buluşma noktalarından biri olmaya hazırlanıyor.Bu sezonun en merakla beklenen yeni adreslerinden biri olan Parlé, Haziran itibarıyla Yalıkavak Marina’da açılıyor. Fransız kafelerinin modern yorumunu Güney Fransa ve Akdeniz mutfağından ilham alan özgün menüsüyle birleştiren Parlé; gün batımına karşı konumlanan geniş barı, teknelerle yanaşılabilen ulaşımı ve doğrudan araçla varılabilen lokasyonuyla yazın gözde buluşma noktalarından biri olmaya hazırlanıyor.Dolce ise Bodrum’a zarif bir pastane kültürü getiriyor; günlük hazırlanan tatlıları, rafine sunumları ve sıcak atmosferiyle günün her saatine tatlı bir dokunuş yapıyor.d.ream çatısı altında yer alan Sait, Günaydın, Nusr-Et ve Mezzaluna, köklü mutfak geleneklerini modern dokunuşlarla buluşturarak misafirlerine unutulmaz tatlar sunuyor.
1993’ten bu yana Bodrum’un gastronomi sahnesinde iz bırakan Sait, Ege’nin en taze balıkları ve zeytinyağlı mezeleriyle sadık müdavimlerini ağırlamaya devam ediyor. “Et bizim işimiz” mottosuyla Türkiye’nin en sevilen restoran markalarından biri olan Günaydın, Anadolu’nun et zenginliğini Bodrum’a taşıyor. Dünyaca ünlü Nusr-Et, lezzeti şovla birleştirerek her akşamı bir performansa dönüştürüyor; bu güçlü imza, Bodrum’da da değişmeyen bir çekim noktası olmayı sürdürüyor. İtalyan mutfağının vazgeçilmezi Mezzaluna, renkli atmosferi ve samimi tasarımıyla günün her saatine ayrı bir tat katıyor.Yeme içmenin ötesine geçen, gecenin nabzını tutan adresler The Populist ve Fenix, Bodrum’un enerjisine çok yönlü bir eğlence anlayışı getiriyor. Kendine has tarzı ve genç ruhuyla The Populist, iyi yemeğin, müziğin, sosyalliğin ve tasarımın buluştuğu bir deneyim alanı olarak öner çıkıyor. Torch Brewery imzası taşıyan craft biraları, özgün lezzetlerle eşleşirken; gün batımından geceye uzanan saatlerde Bodrum’un temposunu belirliyor. Detaylarla harmanlanan özgür tasarım ise mekanın enerjisini yükseltiyor.Fenix ise tropik atmosferi, büyük palmiyelerle çevrili dekorasyonu ve ince işçilikle hazırlanmış detaylarıyla adeta başka bir dünyaya açılan bir geçit gibi. Modern Asya ve Güney Amerika mutfağını yaratıcı dokunuşlarla bir araya getirirken; imza kokteylleri, zarif sunumlar ve yüksek tempo müziklerle her geceyi bir kutlamaya dönüştürüyor. Loş ışıklar altında uzun akşam yemekleri, geç saatlere uzanan danslara evriliyor.Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu olarak, global vizyonu ve misafir odaklı yaklaşımıyla 2025 yaz sezonuna güçlü bir başlangıç yapıyor.
Bodrum’un en seçkin lokasyonlarında yer alan markaları; gastronomi, eğlence ve ayrıcalıklı deneyimleri bir araya getirerek bu sezon da sektörün standartlarını yükseltmeye devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5E__vPZM0UK4yInw-NqHTQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>D.ream, restoranları, Bodrum’da, lezzet, yolculuğuna, çıkarıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5E__vPZM0UK4yInw-NqHTQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bodrum’da yazın keyfi d.ream restoranlarıyla çıkıyor"><p>Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu bünyesinde yer alan d.ream, Japon mutfağından Fransız zarafetine, samimi İtalyan sofralarından zengin Anadolu et kültürüne kadar uzanan geniş bir yelpazeyle, bu yaz da Bodrum’da sezonun lezzet haritasını çiziyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EZL9vKVA-0-ewF1wE0c_dQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu sezon da lezzetle bütünleşen anlar ve dur durak bilmeyen yaz enerjisi, d.ream’ın Bodrum’un ritmini belirleyen restoranlarında hayat buluyor. Kendine has atmosferi, menüsü ve deneyimiyle öne çıkan her lokasyon, mayıs ayından itibaren kapılarını açarak sezon boyunca gastronomi ve eğlence tutkunlarını ağırlayacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rDdxTymbqEGAwNITqOXzQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lezzetle bütünleşen anlar ve dur durak bilmeyen yaz enerjisi, d.ream çatısı altındaki restoranlarla Bodrum’un dört bir yanında hayat bulacak.
Bodrum’un en özel lokasyonlarında konumlanan The Populist, Mezzaluna, Sait, Fenix, Zuma, Günaydın, Nusr-Et ve Dolce gibi restoranlara bu sezon yepyeni isimler daha ekleniyor. Parlé ve Roka, bu yaz d.ream’ın Bodrum’daki lezzet yolculuğuna yeni bir soluk getirecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eSea15K4pkKF-hX1wuMhgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bodrum’un en prestijli lokasyonlarında yer alan Zuma, bu yaz ilk kez kapılarını açacak olan Parlé ve Roka gastronomiyi bir yaşam tarzı olarak sunuyor. Dolce ise rafine tatlılarıyla yazın en zarif finalini yapıyor.
Zuma, Bodrum’un büyüleyici atmosferinde, Yalıkavak Marina’daki eşsiz konumuna yenilenen tasarımıyla geri dönüyor. Doğayla uyumlu mimarisi, zarif masa düzeni ve etkileyici gün batımlarıyla bu yaz da sofistike akşamların vazgeçilmez adresi olacak. Emrah Orak imzalı imza tatlar, Bodrum’a özel lezzetler ve sezon boyunca sürecek müzik performanslarıyla Zuma Bodrum, 2025 yazına güçlü bir dönüş yapıyor. Roka, küresel başarısının ardından çağdaş Japon robatayaki mutfağını İstanbul’dan sonra şimdi de Bodrum’a taşıyor.
 Mandarin Oriental, Bodrum’da yer alan deniz manzaralı Roka Restaurant ve sahildeki Roka by the Beach, Ege’nin doğal güzelliğini Japon zarafetiyle buluşturuyor. Roka, gün boyu süren sahil keyfi, akşamları DJ performansları eşliğinde sunulan ikonik lezzetleri ve iki farklı atmosferiyle Bodrum’da bu yazın en özel buluşma noktalarından biri olmaya hazırlanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L-OPv0A-J0Ga6GvPuibvRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu sezonun en merakla beklenen yeni adreslerinden biri olan Parlé, Haziran itibarıyla Yalıkavak Marina’da açılıyor. Fransız kafelerinin modern yorumunu Güney Fransa ve Akdeniz mutfağından ilham alan özgün menüsüyle birleştiren Parlé; gün batımına karşı konumlanan geniş barı, teknelerle yanaşılabilen ulaşımı ve doğrudan araçla varılabilen lokasyonuyla yazın gözde buluşma noktalarından biri olmaya hazırlanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CoYaq7KYskiexAh4h3n6aA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dolce ise Bodrum’a zarif bir pastane kültürü getiriyor; günlük hazırlanan tatlıları, rafine sunumları ve sıcak atmosferiyle günün her saatine tatlı bir dokunuş yapıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cNNys8qY9EuYk1H3ds8LjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>d.ream çatısı altında yer alan Sait, Günaydın, Nusr-Et ve Mezzaluna, köklü mutfak geleneklerini modern dokunuşlarla buluşturarak misafirlerine unutulmaz tatlar sunuyor.
1993’ten bu yana Bodrum’un gastronomi sahnesinde iz bırakan Sait, Ege’nin en taze balıkları ve zeytinyağlı mezeleriyle sadık müdavimlerini ağırlamaya devam ediyor. “Et bizim işimiz” mottosuyla Türkiye’nin en sevilen restoran markalarından biri olan Günaydın, Anadolu’nun et zenginliğini Bodrum’a taşıyor. Dünyaca ünlü Nusr-Et, lezzeti şovla birleştirerek her akşamı bir performansa dönüştürüyor; bu güçlü imza, Bodrum’da da değişmeyen bir çekim noktası olmayı sürdürüyor. İtalyan mutfağının vazgeçilmezi Mezzaluna, renkli atmosferi ve samimi tasarımıyla günün her saatine ayrı bir tat katıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MO59zuXMDk25vvDAWvNPVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeme içmenin ötesine geçen, gecenin nabzını tutan adresler The Populist ve Fenix, Bodrum’un enerjisine çok yönlü bir eğlence anlayışı getiriyor. Kendine has tarzı ve genç ruhuyla The Populist, iyi yemeğin, müziğin, sosyalliğin ve tasarımın buluştuğu bir deneyim alanı olarak öner çıkıyor. Torch Brewery imzası taşıyan craft biraları, özgün lezzetlerle eşleşirken; gün batımından geceye uzanan saatlerde Bodrum’un temposunu belirliyor. Detaylarla harmanlanan özgür tasarım ise mekanın enerjisini yükseltiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YV-xpeyFoE6WdICVENh2TA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fenix ise tropik atmosferi, büyük palmiyelerle çevrili dekorasyonu ve ince işçilikle hazırlanmış detaylarıyla adeta başka bir dünyaya açılan bir geçit gibi. Modern Asya ve Güney Amerika mutfağını yaratıcı dokunuşlarla bir araya getirirken; imza kokteylleri, zarif sunumlar ve yüksek tempo müziklerle her geceyi bir kutlamaya dönüştürüyor. Loş ışıklar altında uzun akşam yemekleri, geç saatlere uzanan danslara evriliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/prVVbe6yJkiDyBf0vC_27Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu olarak, global vizyonu ve misafir odaklı yaklaşımıyla 2025 yaz sezonuna güçlü bir başlangıç yapıyor.
Bodrum’un en seçkin lokasyonlarında yer alan markaları; gastronomi, eğlence ve ayrıcalıklı deneyimleri bir araya getirerek bu sezon da sektörün standartlarını yükseltmeye devam ediyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars&amp;apos;taki Kız Kalesi turizme kazandırılmayı bekliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/karstakikiz-kalesi-turizme-kazandirilmayi-bekliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/karstakikiz-kalesi-turizme-kazandirilmayi-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kars&#039;ın Sarıkamış ilçesinde bulunan, Urartu ve Roma dönemine ait olduğu bilinen Kız Kalesi; turizme kazandırılmayı bekliyor.İlçe merkezine 10 kilometre uzaklıktaki Keklik Vadisi içinde yer alan Kız Kalesi&#039;nin, Urartu ve Roma dönemine ait olduğu biliniyor.Dıştan düzgün kesme taş, içten ise moloz taş ve aralarda da dolgu malzemesiyle Horasan harcına benzer harç kullanılan Kız Kalesi, çevre duvarlarının bir bölümü ve gözetleme kulelerinin yan duvarlarının ayakta durmasıyla dikkati çekiyor.Tarihi yapının korumaya alınarak yol güzergahının düzenlenmesi, turizm konsepti içine alınarak yerli ve yabancı turistlerin ziyaret edebileceği hale getirilmesi bekleniyor.&quot;DOĞA GÜZELLİĞİ İLETARİHİ GÜZELLİĞİN BÜTÜNLEŞMESİ GELENLERE DAVETİYE GİBİ&quot;Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Orta Çağ Tarihi Ana Bilim Dalı&#039;ndan emekli öğretim üyesi ve tarih araştırmacısı Gürsoy Solmaz, tarihi yapı ve bulunduğu alanın geçmişte ve günümüzde büyük stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.Solmaz, Kız Kalesi&#039;nin öneminin, Keklik Deresi&#039;nin stratejik öneminden kaynaklandığını belirterek, &quot;Bu vadi hemen ilerideki taht düzü denilen Kars düzüne çıkar. Bu bakımdan buraların kontrol edilmesi lazım. Haberleşme ağının kurulması için o dönemlerde haliyle burada &#039;Kız Kalesi&#039; diye adlanan 5 kale ya da kalecikler vardır. Bunların önemi burayı kontrol altına alarak Kars düzüne geçişleri sağlamak&quot; dedi.Buradaki yapıların bir kısmının Urartu, bir kısmının da Roma dönemine ait olduğunu ifade eden Solmaz, &quot;Dileğimiz insanların tarihin orta çağından bu tarafa sesi ve görkemi olan kaleleri görme imkanları olur. İlgililerin dikkatini çekmesini dilerim, çünkü doğa güzelliğiyle tarihi güzelliğin bütünleşmiş olması, gelenlere bir davetiye gibidir&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yDfgbBLHTEu6ATN9xhzmPw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karstaki Kız, Kalesi, turizme, kazandırılmayı, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yDfgbBLHTEu6ATN9xhzmPw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kız Kalesi turizme kazandırılmayı bekliyor"><p>Kars'ın Sarıkamış ilçesinde bulunan, Urartu ve Roma dönemine ait olduğu bilinen Kız Kalesi; turizme kazandırılmayı bekliyor.</p><p>İlçe merkezine 10 kilometre uzaklıktaki Keklik Vadisi içinde yer alan Kız Kalesi'nin, Urartu ve Roma dönemine ait olduğu biliniyor.</p><p>Dıştan düzgün kesme taş, içten ise moloz taş ve aralarda da dolgu malzemesiyle Horasan harcına benzer harç kullanılan Kız Kalesi, çevre duvarlarının bir bölümü ve gözetleme kulelerinin yan duvarlarının ayakta durmasıyla dikkati çekiyor.</p><p>Tarihi yapının korumaya alınarak yol güzergahının düzenlenmesi, turizm konsepti içine alınarak yerli ve yabancı turistlerin ziyaret edebileceği hale getirilmesi bekleniyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DZtxsS7BdUGu1Hx1DShOMw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"DOĞA GÜZELLİĞİ İLETARİHİ GÜZELLİĞİN BÜTÜNLEŞMESİ GELENLERE DAVETİYE GİBİ"</strong></p><p>Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Orta Çağ Tarihi Ana Bilim Dalı'ndan emekli öğretim üyesi ve tarih araştırmacısı Gürsoy Solmaz, tarihi yapı ve bulunduğu alanın geçmişte ve günümüzde büyük stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.</p><p>Solmaz, Kız Kalesi'nin öneminin, Keklik Deresi'nin stratejik öneminden kaynaklandığını belirterek, "Bu vadi hemen ilerideki taht düzü denilen Kars düzüne çıkar. Bu bakımdan buraların kontrol edilmesi lazım. Haberleşme ağının kurulması için o dönemlerde haliyle burada 'Kız Kalesi' diye adlanan 5 kale ya da kalecikler vardır. Bunların önemi burayı kontrol altına alarak Kars düzüne geçişleri sağlamak" dedi.</p><p>Buradaki yapıların bir kısmının Urartu, bir kısmının da Roma dönemine ait olduğunu ifade eden Solmaz, "Dileğimiz insanların tarihin orta çağından bu tarafa sesi ve görkemi olan kaleleri görme imkanları olur. İlgililerin dikkatini çekmesini dilerim, çünkü doğa güzelliğiyle tarihi güzelliğin bütünleşmiş olması, gelenlere bir davetiye gibidir" diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kayseri&amp;apos;deki Koramaz Vadisi Müzesi ziyaretçilerini bekliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kayseridekikoramaz-vadisi-muzesiziyaretcilerini-bekliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kayseridekikoramaz-vadisi-muzesiziyaretcilerini-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kayseri&#039;de, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;ndeki Koramaz Vadisi&#039;ni ve çevresini tanıtmaya katkı sağlayacak müze törenle hizmete açıldı.Koramaz Vadisi&#039;nde yer alan Ağırnas Mahallesi&#039;ndeki Çerkezoğlu Mustafa Bey Konağı restore edilerek &quot;Koramaz Vadisi Müzesi&quot;ne dönüştürüldü. Müzenin açılışı dolayısıyla tören düzenlendi.Vali Gökmen Çiçek, törende yaptığı konuşmada, müzenin muhteşem olduğunu ve bütün detayların düşünüldüğünü söyledi.Emeklerinden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve ekibine teşekkür eden Çiçek, &quot;Dünyanın en büyük mimarı sizin hemşerinizdir. Ağırnaslı çocukların kimin hemşehrisi olduğunu iyi bilmesi gerekiyor. Buraya ne yaparsak yapalım az kalır ama bir yerden başlanması lazım. Ağırnas’ta müze yapılacağı söylenince bu kadar güzel olacağını düşünmemiştim&quot; dedi.  Büyükkılıç ise bir açık hava müzesi olan Kayseri&#039;yi tanıtmaya gayret ettiklerini belirtti.  Ağırnas&#039;ta doğup büyüyen Mimar Sinan&#039;ı rahmetle yad eden Büyükkılıç, &quot;Bu müzemizle hem tarihi ve kültürel zenginlikleri canlandırmak hem de tarihi objeleri geleceğe taşımak amacıyla çalışma yaptık. Müslüman bir erkek olan Oğuz ile Suzan isimli Rum bir kızın aşk hikayesi üzerinden adeta destanlaştırdık&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eVjCZfsXIESElVRMSikhBQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kayserideki Koramaz, Vadisi, Müzesi ziyaretçilerini, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eVjCZfsXIESElVRMSikhBQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Koramaz Vadisi Müzesi ziyarete açıldı"><p>Kayseri'de, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Koramaz Vadisi'ni ve çevresini tanıtmaya katkı sağlayacak müze törenle hizmete açıldı.</p><p>Koramaz Vadisi'nde yer alan Ağırnas Mahallesi'ndeki Çerkezoğlu Mustafa Bey Konağı restore edilerek "Koramaz Vadisi Müzesi"ne dönüştürüldü. Müzenin açılışı dolayısıyla tören düzenlendi.</p><p>Vali Gökmen Çiçek, törende yaptığı konuşmada, müzenin muhteşem olduğunu ve bütün detayların düşünüldüğünü söyledi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i8JD4jeiO0OfVdbivXJhAg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Emeklerinden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve ekibine teşekkür eden Çiçek, "Dünyanın en büyük mimarı sizin hemşerinizdir. Ağırnaslı çocukların kimin hemşehrisi olduğunu iyi bilmesi gerekiyor. Buraya ne yaparsak yapalım az kalır ama bir yerden başlanması lazım. Ağırnas’ta müze yapılacağı söylenince bu kadar güzel olacağını düşünmemiştim" dedi.  Büyükkılıç ise bir açık hava müzesi olan Kayseri'yi tanıtmaya gayret ettiklerini belirtti.  Ağırnas'ta doğup büyüyen Mimar Sinan'ı rahmetle yad eden Büyükkılıç, "Bu müzemizle hem tarihi ve kültürel zenginlikleri canlandırmak hem de tarihi objeleri geleceğe taşımak amacıyla çalışma yaptık. Müslüman bir erkek olan Oğuz ile Suzan isimli Rum bir kızın aşk hikayesi üzerinden adeta destanlaştırdık" dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkesir&amp;apos;deki Alaca Mescid Camisi restorasyonun ardından ibadete açıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/balikesirdekialaca-mescid-camisi-restorasyonun-ardindan-ibadete-acildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/balikesirdekialaca-mescid-camisi-restorasyonun-ardindan-ibadete-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Balıkesir&#039;de Kuvayımilliye&#039;nin simgelerinden olan Alaca Mescid Camisi, restorasyonun ardından yeniden ibadete açıldı.Kuvayımilliye döneminde düşman işgaline karşı mücadele için toplanılan Alaca Mescid Camisi&#039;nde restorasyon çalışmaları tamamlandı.Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Karesi Belediyesinin desteğiyle yenilenen caminin ibadete açılması dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Alaca Mescid Camisi&#039;nin Balıkesir için büyük değerinin bulunduğunu söyledi. Ustaoğlu, Balıkesir&#039;in kimliğine sahip çıkmaya devam edeceklerini belirterek şöyle konuştu:  &quot;Kentimizin tarihine, kimliğine yakışacak bir şekilde burayı hizmete açmış olacağız. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Balıkesir&#039;e gelen ve burayı ziyaret eden tüm vatandaşlarımızın mutlu olacağını düşünüyoruz. Kentimizin Kuvayımilliye Günü&#039;nde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehitlerimize Allah&#039;tan rahmet, gazilerimize de sağlık, sıhhat diliyorum.&quot;  Alaca Mescid Camisi, İl Müftüsü Hasan Hayri Yaşar&#039;ın duasının ardından kurdele kesilmesiyle ibadete açıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-vb_Ru2IQUao1hB3Mu1w9w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıkesirdeki Alaca, Mescid, Camisi, restorasyonun, ardından, ibadete, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-vb_Ru2IQUao1hB3Mu1w9w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Alaca Mescid Camisi yeniden ibadete açıldı"><p>Balıkesir'de Kuvayımilliye'nin simgelerinden olan Alaca Mescid Camisi, restorasyonun ardından yeniden ibadete açıldı.</p><p>Kuvayımilliye döneminde düşman işgaline karşı mücadele için toplanılan Alaca Mescid Camisi'nde restorasyon çalışmaları tamamlandı.</p><p>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Karesi Belediyesinin desteğiyle yenilenen caminin ibadete açılması dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Alaca Mescid Camisi'nin Balıkesir için büyük değerinin bulunduğunu söyledi. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TCddLdC0IUub0keVP5aw4A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Ustaoğlu, Balıkesir'in kimliğine sahip çıkmaya devam edeceklerini belirterek şöyle konuştu:  "Kentimizin tarihine, kimliğine yakışacak bir şekilde burayı hizmete açmış olacağız. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Balıkesir'e gelen ve burayı ziyaret eden tüm vatandaşlarımızın mutlu olacağını düşünüyoruz. Kentimizin Kuvayımilliye Günü'nde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize de sağlık, sıhhat diliyorum."  Alaca Mescid Camisi, İl Müftüsü Hasan Hayri Yaşar'ın duasının ardından kurdele kesilmesiyle ibadete açıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğaseverlerin yeni rotası Çarpanak yarımadası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dogaseverlerin-yeni-rotasi-carpanak-yarimadasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dogaseverlerin-yeni-rotasi-carpanak-yarimadasi</guid>
<description><![CDATA[ Van&#039;ın Tuşba ilçesi sınırları içerisinde yer alan Çarpanak yarımadası, badem ağaçlarının oluşturduğu eşsiz manzarasıyla bugünlerde doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgi odağı oldu.Van Gölü&#039;nün kuzeydoğusunda yer alan yarımada, ağaçların çiçek açması ve doğanın canlanmasıyla eşsiz bir manzaraya büründü.Ortaya çıkan manzarayı görmek ve doğayla iç içe zaman geçirmek isteyen doğaseverler ve fotoğraf tutkunları yarımadada ve tekneyle ulaşılabilen Çarpanak Adası&#039;nda yoğunluk oluşturdu.Şehir merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki yarımadaya gelenler, bölgede yürüyüş ve piknik yaptı.Fotoğraf tutkunları ise ortaya çıkan eşsiz manzarayı görüntüledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KfIOgv4sHUmTBiu5Oy7NOw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğaseverlerin, yeni, rotası, Çarpanak, yarımadası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KfIOgv4sHUmTBiu5Oy7NOw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Doğaseverlerin yeni rotası Çarpanak yarımadası"><p>Van'ın Tuşba ilçesi sınırları içerisinde yer alan Çarpanak yarımadası, badem ağaçlarının oluşturduğu eşsiz manzarasıyla bugünlerde doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgi odağı oldu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/feCyq-gm6k2b2dBnACAIzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Van Gölü'nün kuzeydoğusunda yer alan yarımada, ağaçların çiçek açması ve doğanın canlanmasıyla eşsiz bir manzaraya büründü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z7ltPW9TVEWmKm4WGThx7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ortaya çıkan manzarayı görmek ve doğayla iç içe zaman geçirmek isteyen doğaseverler ve fotoğraf tutkunları yarımadada ve tekneyle ulaşılabilen Çarpanak Adası'nda yoğunluk oluşturdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fbGjOu6IZkyeYsPT66nYeg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şehir merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki yarımadaya gelenler, bölgede yürüyüş ve piknik yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_JhPVuSc7kqXBdQgoyFMsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fotoğraf tutkunları ise ortaya çıkan eşsiz manzarayı görüntüledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g3JWptTsQkabrRX8u2czuQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güvenli yolculukların anahtarı: Türkiye Sigorta Seyahat Sağlık Sigortası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/guvenli-yolculuklarin-anahtari-turkiye-sigorta-seyahat-saglik-sigortasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/guvenli-yolculuklarin-anahtari-turkiye-sigorta-seyahat-saglik-sigortasi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Sigorta, Seyahat Sağlık Sigortası ürünü ile sigortalılarına, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerde acil durumlar sonucu meydana gelebilecek hastalık, kaza, bagaj kaybı, uçuş iptali gibi durumlarda güvence sunuyor.Yeni yerler keşfetmek, farklı kültürlerle tanışmak veya sevdiklerinizi ziyaret etmek… Seyahat, herkes için heyecan verici bir deneyim. Ancak yolculuk sırasında karşılaşılabilecek beklenmedik sağlık sorunları, bagaj kaybı, uçuş iptalleri gibi ani gelişen durumlara karşı tedbirli olmak da son derece önemli. Bu nedenle seyahat sigortası yaptırmak, huzurlu ve güvenli bir tatil geçirmenin anahtarı olarak öne çıkıyor.Sigortalının seyahati esnasında beklenmedik bir şekilde meydana gelebilecek sağlık risklerini teminat altına alarak maddi ve manevi destek sağlayan Türkiye Sigorta Seyahat Sağlık Sigortası, yalnızca bir sigorta ürünü değil; seyahatin her adımında da önemli bir eşlikçi…Yurt içinde ya da yurt dışında planlanan seyahatlerde karşılaşılabilecek olumsuz durumlar karşısında kapsamlı bir güvence sunan Seyahat Sağlık Sigortası, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların yanı sıra yurt dışına eğitim amaçlı seyahat eden öğrencileri de kapsıyor. Özellikle yurt dışı seyahatlerinde vize işlemleri sırasında zorunlu olarak talep edilen Seyahat Sağlık Sigortası, Türkiye Sigorta&#039;nın kapsamlı teminatları sayesinde sadece bir zorunluluk değil, uygun primlerle sunulan bir seyahat güvencesine dönüşüyor.Seyahat Sağlık Sigortası’nın teminatları arasında; ani gelişen hastalık ya da kaza durumlarında tıbbi tedavi giderleri, sigortalının en yakın sağlık kuruluşuna nakli, taburcu olduktan sonra ikametgaha dönüşü gibi hayati önem taşıyan teminatlar bulunuyor. Ayrıca hem standart hem de VIP planlarda sigortalıya yapılacak tedavi nedeniyle aile bireylerinden birinin refakatçi olarak sigortalının yanına gelmesi gerekiyorsa, bu kişinin seyahat ve konaklama giderleri de poliçe kapsamına dahil edilebiliyor.FARKLI İHTİYAÇLARA GÖRE BELİRLENMİŞ PLANLAR DA MEVCUT VIP paketlerde tüm bu teminatlara ek olarak, yurt dışında hastalık ya da kaza nedeniyle konaklama süresinin uzaması, sigortalının seyahati esnasında kendi evinde meydana gelebilecek bir hasar nedeniyle dönüş uçak bileti temini, kayıp bagajın bulunması halinde sigortalıya ulaştırılması gibi özel hizmetler de sunuluyor. Ayrıca VIP paketlerde gasp/kapkaç teminatı ve overbooking (aşırı rezervasyon) nedeniyle yaşanabilecek gecikmelere karşı limitler dahilinde maddi destek gibi ayrıcalıklı teminatlar da mevcut.Seyahat Sağlık Sigortası ile sigortalının yaşadığı herhangi bir acil durumda sigortalının yakınlarına bilgilendirme mesajlarının iletilmesi, vefat gibi üzücü durumlarda cenazenin ülkeye nakli, tıbbi danışmanlık hizmeti ve seyahat edilen yerde bulunmayan ilaçların temini gibi çözümler de sunuluyor.Farklı ihtiyaçlara göre şekillendirilmiş ürün ve planlarıyla her kesime hitap eden Türkiye Sigorta, eğitim amacıyla yurt dışına çıkan öğrenciler için özel olarak hazırlanan Öğrenci Eğitim Seyahat Sağlık paketleri ile Hac ya da Umre ziyaretçilerine yönelik çeşitli seçenekler de sunuyor. Tüm bu planların içinde yurt dışı seyahatlerde ana teminat limiti 30 bin Euro olarak belirlenmiş olup, VIP ve Standart planlarda 50 bin Euro’luk genişletilmiş seçenek de tercih edilebiliyor.HAC VE UMRE SEYAHATLERİNDE YAŞ SINIRI YOK 0-17 yaş arası çocuklar ebeveynleri aracılığıyla, 80 yaşına kadar olan yetişkinler ise kendi adlarına sigortalanabiliyor. Hac ve Umre seyahatlerinde teminat limiti 30 bin Euro olarak belirlenmiş olup; yaş sınırı olmaksızın kaza sonucu oluşabilecek sağlık masrafları için güvence sunuluyor.Hem bireysel hem de kurumsal ihtiyaçlara hitap eden kapsamlı yapısıyla sigortalıyı yalnızca tıbbi harcamalardan değil, aynı zamanda çeşitli seyahat aksaklıklarından da koruyan Türkiye Sigorta’da; yurt içi için bir plan, yurt dışı için ise farklı ihtiyaçlara hitap eden beş ayrı plan bulunuyor: Standart Seyahat Sağlık, VIP Seyahat Sağlık, Öğrenci Eğitim Seyahat Sağlık, Hac Seyahat ve Umre Seyahat Sigortası. Bu ürünler aynı zamanda beklenmedik birçok masrafı karşılayarak, sigortalıyı finansal belirsizliklerden korurken, özellikle yüksek sağlık harcamalarına sahip ülkelere yapılan seyahatlerde önemli bir maddi destek sağlıyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WMk3loYx1ki_sv0WlrQvMA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güvenli, yolculukların, anahtarı:, Türkiye, Sigorta, Seyahat, Sağlık, Sigortası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WMk3loYx1ki_sv0WlrQvMA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250523110607752" class="type:primaryImage" alt="Güvenli yolculukların anahtarı: Türkiye Sigorta Seyahat Sağlık Sigortası"><p>Türkiye Sigorta, Seyahat Sağlık Sigortası ürünü ile sigortalılarına, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerde acil durumlar sonucu meydana gelebilecek hastalık, kaza, bagaj kaybı, uçuş iptali gibi durumlarda güvence sunuyor.</p><p>Yeni yerler keşfetmek, farklı kültürlerle tanışmak veya sevdiklerinizi ziyaret etmek… Seyahat, herkes için heyecan verici bir deneyim. Ancak yolculuk sırasında karşılaşılabilecek beklenmedik sağlık sorunları, bagaj kaybı, uçuş iptalleri gibi ani gelişen durumlara karşı tedbirli olmak da son derece önemli. Bu nedenle seyahat sigortası yaptırmak, huzurlu ve güvenli bir tatil geçirmenin anahtarı olarak öne çıkıyor.</p><p>Sigortalının seyahati esnasında beklenmedik bir şekilde meydana gelebilecek sağlık risklerini teminat altına alarak maddi ve manevi destek sağlayan Türkiye Sigorta Seyahat Sağlık Sigortası, yalnızca bir sigorta ürünü değil; seyahatin her adımında da önemli bir eşlikçi…</p><p>Yurt içinde ya da yurt dışında planlanan seyahatlerde karşılaşılabilecek olumsuz durumlar karşısında kapsamlı bir güvence sunan Seyahat Sağlık Sigortası, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların yanı sıra yurt dışına eğitim amaçlı seyahat eden öğrencileri de kapsıyor. Özellikle yurt dışı seyahatlerinde vize işlemleri sırasında zorunlu olarak talep edilen Seyahat Sağlık Sigortası, Türkiye Sigorta'nın kapsamlı teminatları sayesinde sadece bir zorunluluk değil, uygun primlerle sunulan bir seyahat güvencesine dönüşüyor.</p><p>Seyahat Sağlık Sigortası’nın teminatları arasında; ani gelişen hastalık ya da kaza durumlarında tıbbi tedavi giderleri, sigortalının en yakın sağlık kuruluşuna nakli, taburcu olduktan sonra ikametgaha dönüşü gibi hayati önem taşıyan teminatlar bulunuyor. Ayrıca hem standart hem de VIP planlarda sigortalıya yapılacak tedavi nedeniyle aile bireylerinden birinin refakatçi olarak sigortalının yanına gelmesi gerekiyorsa, bu kişinin seyahat ve konaklama giderleri de poliçe kapsamına dahil edilebiliyor.</p><p><strong>FARKLI İHTİYAÇLARA GÖRE BELİRLENMİŞ PLANLAR DA MEVCUT</strong> </p><p>VIP paketlerde tüm bu teminatlara ek olarak, yurt dışında hastalık ya da kaza nedeniyle konaklama süresinin uzaması, sigortalının seyahati esnasında kendi evinde meydana gelebilecek bir hasar nedeniyle dönüş uçak bileti temini, kayıp bagajın bulunması halinde sigortalıya ulaştırılması gibi özel hizmetler de sunuluyor. Ayrıca VIP paketlerde gasp/kapkaç teminatı ve overbooking (aşırı rezervasyon) nedeniyle yaşanabilecek gecikmelere karşı limitler dahilinde maddi destek gibi ayrıcalıklı teminatlar da mevcut.</p><p>Seyahat Sağlık Sigortası ile sigortalının yaşadığı herhangi bir acil durumda sigortalının yakınlarına bilgilendirme mesajlarının iletilmesi, vefat gibi üzücü durumlarda cenazenin ülkeye nakli, tıbbi danışmanlık hizmeti ve seyahat edilen yerde bulunmayan ilaçların temini gibi çözümler de sunuluyor.</p><p>Farklı ihtiyaçlara göre şekillendirilmiş ürün ve planlarıyla her kesime hitap eden Türkiye Sigorta, eğitim amacıyla yurt dışına çıkan öğrenciler için özel olarak hazırlanan Öğrenci Eğitim Seyahat Sağlık paketleri ile Hac ya da Umre ziyaretçilerine yönelik çeşitli seçenekler de sunuyor. Tüm bu planların içinde yurt dışı seyahatlerde ana teminat limiti 30 bin Euro olarak belirlenmiş olup, VIP ve Standart planlarda 50 bin Euro’luk genişletilmiş seçenek de tercih edilebiliyor.</p><p><strong>HAC VE UMRE SEYAHATLERİNDE YAŞ SINIRI YOK</strong> </p><p>0-17 yaş arası çocuklar ebeveynleri aracılığıyla, 80 yaşına kadar olan yetişkinler ise kendi adlarına sigortalanabiliyor. Hac ve Umre seyahatlerinde teminat limiti 30 bin Euro olarak belirlenmiş olup; yaş sınırı olmaksızın kaza sonucu oluşabilecek sağlık masrafları için güvence sunuluyor.</p><p>Hem bireysel hem de kurumsal ihtiyaçlara hitap eden kapsamlı yapısıyla sigortalıyı yalnızca tıbbi harcamalardan değil, aynı zamanda çeşitli seyahat aksaklıklarından da koruyan Türkiye Sigorta’da; yurt içi için bir plan, yurt dışı için ise farklı ihtiyaçlara hitap eden beş ayrı plan bulunuyor: Standart Seyahat Sağlık, VIP Seyahat Sağlık, Öğrenci Eğitim Seyahat Sağlık, Hac Seyahat ve Umre Seyahat Sigortası. Bu ürünler aynı zamanda beklenmedik birçok masrafı karşılayarak, sigortalıyı finansal belirsizliklerden korurken, özellikle yüksek sağlık harcamalarına sahip ülkelere yapılan seyahatlerde önemli bir maddi destek sağlıyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi&amp;apos;nde tarihe yolculuk</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/edirne-arkeoloji-ve-etnografya-muzesinde-tarihe-yolculuk</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/edirne-arkeoloji-ve-etnografya-muzesinde-tarihe-yolculuk</guid>
<description><![CDATA[ Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Ainos&#039;un eserlerine ev sahipliği yapıyor.Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Trakya&#039;nın en eski yerleşimlerinden olan Enez&#039;deki (Ainos) kazılarda bulunan eserlerle ziyaretçilerini tarihte yolculuğa çıkarıyor.Kentin arkeolojik ve etnografik birikimini yansıtan zengin koleksiyonun içerisinde Enez kazılarında çıkarılan eserler ayrı bir önem taşıyor. Enez&#039;de gün yüzüne çıkarılan parçalar, müzeye gelen ziyaretçilerin de ilgi duyduğu eserler arasında yer alıyor. &quot;İLGİNÇ ARKEOLOJİK ESERLER SERGİLENİYOR&quot;İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, müzelerin geçmişe yolculuk ve geleceğe ilham kaynağı yerler olduğunu söyledi.Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi&#039;nin Trakya&#039;nın ilk ve en eski müzelerinden biri olduğunu belirten Soytürk, &quot;Hızla değişen dünyamızda geçmişle geleceğimiz arasında bir köprü vazifesi gören müzelerimizden biri olan Edirne müzemiz, en fazla ziyaretçi alan müzelerimizden biri. Bu coğrafyanın ilk yerleşim yerlerinden olan Enez bölgesindeki Ainos kazılarında ortaya çıkan birbirinden ilginç arkeolojik eserleri burada ziyaretçilerimize sergiliyoruz. Geçtiğimiz yıl müzemiz 80 bin ziyaretçiyi ağırladı&quot; diye konuştu.Soytürk, Enez Kalesi, Nekropol alanı, Has Yunus Bey Türbesi, Kral Kızı Bazilikası gibi eserlerin yer aldığı Enez&#039;in 51 arkeolojik sit alanı ve 44 taşınmaz kültür varlığına ev sahipliği yaptığını dile getirdi.Müzede sergilenen Enez eserlerinin görülmeye değer olduğunu vurgulayan Soytürk, &quot;Müzemize gelen ziyaretçilerimiz burada ülkemizde çok az ve nadide eserlerden olan aiol sütun başlığını görebilirler. Yine burada birbirinden farklı figürleri ihtiva eden amforaları, mezar stelleri, hydriaları ve Nike heykelciğini görmeden geçmesinler. Hamile kadın figürü, mask, avlusunda bulunan lahitler birbirinden farklı sütun başlıklarını da ziyaretçilerimiz burada görebiliyor&quot; diye konuştu.ENEZ KAZILARIKültür ve Turizm Bakanlığınca 1971&#039;de başlatılan Enez kazıları, günümüzde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Gülnur Kurap tarafından yürütülüyor. Her yıl yaz dönemi başlayan kazılar, aralık ayına kadar sürüyor. Kazılardan her sene farklı sayıda eser çıkarılırken, Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi&#039;nde sergilenen yaklaşık 30 bin arkeolojik eserin yarısı Enez kazılarına ait.Müzede sergileme kronolojik olarak yapılırken, bazı vitrinlerde tematik eser grupları da bulunuyor. Teşhir dışında depolarda da eserler yer alıyor. Antik dönem oyuncaklarından takılara kadar her tip eserin sergilendiği müze, her yaş grubundan ilgi görüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XttDxupLFUWivi8L1_6Uqw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Edirne, Arkeoloji, Etnografya, Müzesinde, tarihe, yolculuk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XttDxupLFUWivi8L1_6Uqw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Edirne Arkeoloji Müzesi'ne yoğun ilgi"><p>Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Ainos'un eserlerine ev sahipliği yapıyor.</p><p>Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Trakya'nın en eski yerleşimlerinden olan Enez'deki (Ainos) kazılarda bulunan eserlerle ziyaretçilerini tarihte yolculuğa çıkarıyor.</p><p>Kentin arkeolojik ve etnografik birikimini yansıtan zengin koleksiyonun içerisinde Enez kazılarında çıkarılan eserler ayrı bir önem taşıyor. Enez'de gün yüzüne çıkarılan parçalar, müzeye gelen ziyaretçilerin de ilgi duyduğu eserler arasında yer alıyor. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lZvFvTKbWUKSp8DA2vNpJw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"İLGİNÇ ARKEOLOJİK ESERLER SERGİLENİYOR"</strong></p><p>İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, müzelerin geçmişe yolculuk ve geleceğe ilham kaynağı yerler olduğunu söyledi.</p><p>Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nin Trakya'nın ilk ve en eski müzelerinden biri olduğunu belirten Soytürk, "Hızla değişen dünyamızda geçmişle geleceğimiz arasında bir köprü vazifesi gören müzelerimizden biri olan Edirne müzemiz, en fazla ziyaretçi alan müzelerimizden biri. Bu coğrafyanın ilk yerleşim yerlerinden olan Enez bölgesindeki Ainos kazılarında ortaya çıkan birbirinden ilginç arkeolojik eserleri burada ziyaretçilerimize sergiliyoruz. Geçtiğimiz yıl müzemiz 80 bin ziyaretçiyi ağırladı" diye konuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VhAhMQ0ZNEaZV3i8iJQqtw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Soytürk, Enez Kalesi, Nekropol alanı, Has Yunus Bey Türbesi, Kral Kızı Bazilikası gibi eserlerin yer aldığı Enez'in 51 arkeolojik sit alanı ve 44 taşınmaz kültür varlığına ev sahipliği yaptığını dile getirdi.</p><p>Müzede sergilenen Enez eserlerinin görülmeye değer olduğunu vurgulayan Soytürk, "Müzemize gelen ziyaretçilerimiz burada ülkemizde çok az ve nadide eserlerden olan aiol sütun başlığını görebilirler. Yine burada birbirinden farklı figürleri ihtiva eden amforaları, mezar stelleri, hydriaları ve Nike heykelciğini görmeden geçmesinler. Hamile kadın figürü, mask, avlusunda bulunan lahitler birbirinden farklı sütun başlıklarını da ziyaretçilerimiz burada görebiliyor" diye konuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_ZB2Ph_ChEaufcE2F1NTVQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>ENEZ KAZILARI</strong></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1971'de başlatılan Enez kazıları, günümüzde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Gülnur Kurap tarafından yürütülüyor. Her yıl yaz dönemi başlayan kazılar, aralık ayına kadar sürüyor. Kazılardan her sene farklı sayıda eser çıkarılırken, Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde sergilenen yaklaşık 30 bin arkeolojik eserin yarısı Enez kazılarına ait.</p><p>Müzede sergileme kronolojik olarak yapılırken, bazı vitrinlerde tematik eser grupları da bulunuyor. Teşhir dışında depolarda da eserler yer alıyor. Antik dönem oyuncaklarından takılara kadar her tip eserin sergilendiği müze, her yaş grubundan ilgi görüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Van Müzesi ziyaretçileri tarihi yolculuğa çıkarıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/van-muzesiziyaretcileri-tarihi-yolculuga-cikariyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/van-muzesiziyaretcileri-tarihi-yolculuga-cikariyor</guid>
<description><![CDATA[ Roma, Bizans, Selçuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı dönemlerine ait eserleri bünyesinde barındıran Van Müzesi yoğun ilgi görüyor.Van Müzesi, teşhirdeki 2 bin 551 eserle ziyaretçileri tarihi yolculuğa çıkarıyor. Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında 13 bin metrekaresi kapalı 50 bin metrekare alana inşa edilen müze, Van&#039;ın yanı sıra bölge illerinin de geçmişine ait önemli eserleri bünyesinde barındırıyor.  Çağdaş müzecilik anlayışıyla tasarlanan müzede başta Urartular olmak üzere, Roma, Bizans, Selçuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı dönemlerine ait 43 bin 11 eserden 2 bin 551&#039;i sergileniyor.Urartu eserleri bakımından dünyanın en zengin müzesi olarak nitelendirilen müze, tarihi eserlerin yanı sıra medeniyetlerin yaşam tarzına, savaşlarına ilişkin canlandırma bölümleriyle ziyaretçileri tarihi yolculuğa çıkarıyor.  Kronolojik sıralamaya göre düzenlenen koridorları ile Van Kalesi, Eski Van Şehri ve Akdamar Kilisesi gibi tarihi yapıların minyatürlerinin yer aldığı müze ve ören yerlerini ziyaret edenlerin sayısı ocaktan bu yana 100 bine ulaştı.Müze Müdürü Bülent Demir, her yıl 18 Mayıs&#039;ta müzelerin toplumdaki işlevi ve önemiyle ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyledi.  Çağdaş müzecilik anlayışı kapsamında tasarlanarak toplumun hizmetine sunulan müzenin zengin eser koleksiyonuyla öne çıktığını belirten Demir, şöyle devam etti:  &quot;Paleolitik Dönem&#039;den günümüze değin kesintisiz bir yerleşime sahne olmuş bölgemizdeki medeniyetlerin bize miras bıraktığı eserler, müzemizde çağdaş müzecilik anlayışı kapsamında sergi ve sunumlarla ziyaretçilerimize aktarılmakta. Müze envanterine kayıtlı 43 bin 11 eser bulunuyor. Bu eserlerimizden 2 bin 551&#039;i sergilenmektedir. Birçok medeniyetin hüküm sürdüğü bu coğrafyada bizlere miras kalan bu eserler müzemizde çağdaş anlayışa uygun sergileme ve sunum teknikleriyle işlevlendirilmiş olup kültür ve sanatın toplumla buluşmasına olanak sağlamıştır. 2025&#039;te müzemiz ve bağlı ören yerlerini yaklaşık 100 bin kişi ziyaret etti.&quot;&quot;İNANILMAZ GÜZEL&quot;  Müzeyi ziyaret eden İpek Uğural ise &quot;Ankara&#039;dan akrabalarımızı ziyarete geldik. Gelmişken bu kadar güzel bir müzeyi de kaçırmak olmazdı. Burası birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir il. Çok merak ediyorduk, hakikaten inanılmaz güzel. Çok çeşitli eserler var. Birçoğu özünü kaybetmeden çıkarılmış. Çok keyifli bir gezi oldu&quot; dedi.  Kütahya&#039;dan gelen Mustafa Parlak da &quot;Gezimizin son günü müzeye geldik. Burada güzel kalıntılar var. Birçok eser Urartular döneminden kalma. Van&#039;a gelen herkese, burayı görmelerini tavsiye ederim. Sonuçta tarihi yerler kültürel mirasımız&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bef221ltzUmEYe2tdYTqOA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Van, Müzesi ziyaretçileri, tarihi, yolculuğa, çıkarıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bef221ltzUmEYe2tdYTqOA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Van Müzesi yoğun ilgi görüyor"><p>Roma, Bizans, Selçuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı dönemlerine ait eserleri bünyesinde barındıran Van Müzesi yoğun ilgi görüyor.</p>Van Müzesi, teşhirdeki 2 bin 551 eserle ziyaretçileri tarihi yolculuğa çıkarıyor. Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında 13 bin metrekaresi kapalı 50 bin metrekare alana inşa edilen müze, Van'ın yanı sıra bölge illerinin de geçmişine ait önemli eserleri bünyesinde barındırıyor.  Çağdaş müzecilik anlayışıyla tasarlanan müzede başta Urartular olmak üzere, Roma, Bizans, Selçuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı dönemlerine ait 43 bin 11 eserden 2 bin 551'i sergileniyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C8y1k-QjGU6jPcDm3Ixe6w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Urartu eserleri bakımından dünyanın en zengin müzesi olarak nitelendirilen müze, tarihi eserlerin yanı sıra medeniyetlerin yaşam tarzına, savaşlarına ilişkin canlandırma bölümleriyle ziyaretçileri tarihi yolculuğa çıkarıyor.  Kronolojik sıralamaya göre düzenlenen koridorları ile Van Kalesi, Eski Van Şehri ve Akdamar Kilisesi gibi tarihi yapıların minyatürlerinin yer aldığı müze ve ören yerlerini ziyaret edenlerin sayısı ocaktan bu yana 100 bine ulaştı.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ApZz2_Rgi0OuOT110Fandw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Müze Müdürü Bülent Demir, her yıl 18 Mayıs'ta müzelerin toplumdaki işlevi ve önemiyle ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyledi.  Çağdaş müzecilik anlayışı kapsamında tasarlanarak toplumun hizmetine sunulan müzenin zengin eser koleksiyonuyla öne çıktığını belirten Demir, şöyle devam etti:  "Paleolitik Dönem'den günümüze değin kesintisiz bir yerleşime sahne olmuş bölgemizdeki medeniyetlerin bize miras bıraktığı eserler, müzemizde çağdaş müzecilik anlayışı kapsamında sergi ve sunumlarla ziyaretçilerimize aktarılmakta. Müze envanterine kayıtlı 43 bin 11 eser bulunuyor. Bu eserlerimizden 2 bin 551'i sergilenmektedir. Birçok medeniyetin hüküm sürdüğü bu coğrafyada bizlere miras kalan bu eserler müzemizde çağdaş anlayışa uygun sergileme ve sunum teknikleriyle işlevlendirilmiş olup kültür ve sanatın toplumla buluşmasına olanak sağlamıştır. 2025'te müzemiz ve bağlı ören yerlerini yaklaşık 100 bin kişi ziyaret etti."<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T8DzpE70KEm1LmJBSXa3Aw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>"İNANILMAZ GÜZEL"</strong>  Müzeyi ziyaret eden İpek Uğural ise "Ankara'dan akrabalarımızı ziyarete geldik. Gelmişken bu kadar güzel bir müzeyi de kaçırmak olmazdı. Burası birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir il. Çok merak ediyorduk, hakikaten inanılmaz güzel. Çok çeşitli eserler var. Birçoğu özünü kaybetmeden çıkarılmış. Çok keyifli bir gezi oldu" dedi.  Kütahya'dan gelen Mustafa Parlak da "Gezimizin son günü müzeye geldik. Burada güzel kalıntılar var. Birçok eser Urartular döneminden kalma. Van'a gelen herkese, burayı görmelerini tavsiye ederim. Sonuçta tarihi yerler kültürel mirasımız" diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en çevreci rehberi seçti: En yeşil rotada artık Türkiye de var</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-cevreci-rehberi-secti-en-yesil-rotada-artik-turkiye-de-var</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-cevreci-rehberi-secti-en-yesil-rotada-artik-turkiye-de-var</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın dört bir yanından milyonlarca okuyucuya ulaşan prestijli seyahat dergisi Wanderlust’ın 2025 seçkisinde, Türkiye’nin sürdürülebilir turizm adımları örnek gösterildi.Sürdürülebilir turizm alanındaki kararlılığını son yıllarda uluslararası ölçekte attığı adımlarla gösteren Türkiye, bu alandaki liderliğini bir kez daha tescilledi. İngiltere merkezli, dünyanın en köklü bağımsız seyahat dergilerinden Wanderlust, 2025 yılına dair hazırladığı “Travel Green List” seçkisinde Türkiye’ye de yer verdi.Her yıl hazırlanan bu özel liste; çevre dostu, sorumlu ve sürdürülebilir turizm politikalarıyla öne çıkan ülkeleri, bölgeleri, şehirleri ve kuruluşları kapsıyor. Türkiye’nin 2025 yılı listesinde yer alması, sürdürülebilir turizmdeki liderlik iddiasının uluslararası alanda bir kez daha teyit edilmesini sağladı.  DÜNYANIN EN ÇEVRECİ REHBERİ TÜRKİYE&#039;Yİ SEÇTİ  Seyahat yayıncılığı alanında 32 yıldır faaliyet gösteren Wanderlust, Birleşik Krallık’ın en köklü bağımsız seyahat dergisi olarak biliniyor.   Yalnızca gezi tutkunlarının değil, global turizm profesyonellerinin de yakından takip ettiği saygın bir yayın haline gelen Wanderlust, çevreci destinasyonlar konusunda uluslararası düzeyde referans kabul ediliyor. Derginin 2024 medya kitine göre Wanderlust’ın toplam basılı ve dijital tirajı 153 bin 504’e ulaşıyor.   İngiltere merkezli yayın, Avrupa’dan Amerika’ya, Okyanusya’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada etkili bir okuyucu kitlesine sahip.   Türkiye’nin Travel Green List’e dahil edilmesi ise çevre dostu turizm vizyonunun dünya çapında karşılık bulduğunu bir kez daha kanıtlıyor.Dünya Mirası Nemrut, Sürdürülebilirlik Vizyonunun Simgesi Oluyor Türkiye’ye ayrılan özel sayfada, ülkemizin sürdürülebilir turizmdeki liderliğine dikkat çekilirken UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Nemrut Dağı da dikkat çeken destinasyonlardan biri olarak öne çıkıyor.  Görkemli heykelleriyle Nemrut, yalnızca kültürel bir değer değil; aynı zamanda Türkiye’nin çevreye duyarlı yönetim anlayışının da görsel simgesi olarak tam sayfa yer buluyor. Bu vurguyla birlikte, Türkiye’nin 21 Dünya Mirası alanında yürüttüğü sürdürülebilir koruma çalışmaları da uluslararası ölçekte takdir görüyor.  2025 SEÇKİSİNDE NELER VAR?  Wanderlust’ın “Travel Green List” sayısı yalnızca ülkeleri sıralamakla kalmıyor; aynı zamanda çevre dostu oteller, sıfır atık girişimleri, doğaya saygılı rehber turları ve ekoturizme dair örnek uygulamaları da tanıtıyor.  Derginin 2025 sayısında yer alan dosyada Türkiye, özellikle çevre koruma politikaları, destinasyon yönetimi uygulamaları ve yerel kalkınmayı önceleyen turizm modelleriyle dikkat çekiyor. Yayın, Türkiye’nin son yıllarda Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) ile yürüttüğü programlara, sürdürülebilirlik belgesi alan konaklama tesislerine ve çevresel bilinç çalışmalarına da atıfta bulunarak ülkemizin bu alandaki yükselişini ayrıntılarıyla okurlarına aktarıyor.  TÜRKİYE ÇEVREYE DUYARLI SEYAHATİN YENİ ADRESİSeyahat dünyasının prestijli yayınlarından Wanderlust’ta yer almak, Türkiye’nin yalnızca doğal ve kültürel zenginliklerini değil; çevreye duyarlı ve sorumlu turizm politikalarını da küresel ölçekte görünür kılıyor.  Çevreci seyahat tutkunlarının yakından takip ettiği Travel Green List, milyonlarca turistin rota tercihinde belirleyici oluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oaZqGPPegU63JUxkeIlpVw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, çevreci, rehberi, seçti:, yeşil, rotada, artık, Türkiye, var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oaZqGPPegU63JUxkeIlpVw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Türkiye artık en yeşil rotada"><p>Dünyanın dört bir yanından milyonlarca okuyucuya ulaşan prestijli seyahat dergisi Wanderlust’ın 2025 seçkisinde, Türkiye’nin sürdürülebilir turizm adımları örnek gösterildi.</p><p>Sürdürülebilir turizm alanındaki kararlılığını son yıllarda uluslararası ölçekte attığı adımlarla gösteren Türkiye, bu alandaki liderliğini bir kez daha tescilledi. İngiltere merkezli, dünyanın en köklü bağımsız seyahat dergilerinden <strong>Wanderlust,</strong> 2025 yılına dair hazırladığı “<strong>Travel Green List”</strong> seçkisinde Türkiye’ye de yer verdi.</p><p>Her yıl hazırlanan bu özel liste; çevre dostu, sorumlu ve sürdürülebilir turizm politikalarıyla öne çıkan ülkeleri, bölgeleri, şehirleri ve kuruluşları kapsıyor. Türkiye’nin 2025 yılı listesinde yer alması, sürdürülebilir turizmdeki liderlik iddiasının uluslararası alanda bir kez daha teyit edilmesini sağladı.  <strong>DÜNYANIN EN ÇEVRECİ REHBERİ TÜRKİYE'Yİ SEÇTİ</strong>  Seyahat yayıncılığı alanında 32 yıldır faaliyet gösteren Wanderlust, Birleşik Krallık’ın en köklü bağımsız seyahat dergisi olarak biliniyor.   Yalnızca gezi tutkunlarının değil, global turizm profesyonellerinin de yakından takip ettiği saygın bir yayın haline gelen Wanderlust, çevreci destinasyonlar konusunda uluslararası düzeyde referans kabul ediliyor. Derginin 2024 medya kitine göre Wanderlust’ın toplam basılı ve dijital tirajı 153 bin 504’e ulaşıyor.   İngiltere merkezli yayın, Avrupa’dan Amerika’ya, Okyanusya’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada etkili bir okuyucu kitlesine sahip.   Türkiye’nin <strong>Travel Green List’</strong>e dahil edilmesi ise çevre dostu turizm vizyonunun dünya çapında karşılık bulduğunu bir kez daha kanıtlıyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xC6W3GlTtEiXFGpbKVYBsw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Dünya Mirası Nemrut, Sürdürülebilirlik Vizyonunun Simgesi Oluyor Türkiye’ye ayrılan özel sayfada, ülkemizin sürdürülebilir turizmdeki liderliğine dikkat çekilirken UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan<strong> Nemrut Dağı</strong> da dikkat çeken destinasyonlardan biri olarak öne çıkıyor.  Görkemli heykelleriyle Nemrut, yalnızca kültürel bir değer değil; aynı zamanda Türkiye’nin çevreye duyarlı yönetim anlayışının da görsel simgesi olarak tam sayfa yer buluyor. Bu vurguyla birlikte, Türkiye’nin 21 Dünya Mirası alanında yürüttüğü sürdürülebilir koruma çalışmaları da uluslararası ölçekte takdir görüyor.  <strong>2025 SEÇKİSİNDE NELER VAR?</strong>  Wanderlust’ın <strong>“Travel Green List”</strong> sayısı yalnızca ülkeleri sıralamakla kalmıyor; aynı zamanda çevre dostu oteller, sıfır atık girişimleri, doğaya saygılı rehber turları ve ekoturizme dair örnek uygulamaları da tanıtıyor.  Derginin 2025 sayısında yer alan dosyada Türkiye, özellikle çevre koruma politikaları, destinasyon yönetimi uygulamaları ve yerel kalkınmayı önceleyen turizm modelleriyle dikkat çekiyor. Yayın, Türkiye’nin son yıllarda Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) ile yürüttüğü programlara, sürdürülebilirlik belgesi alan konaklama tesislerine ve çevresel bilinç çalışmalarına da atıfta bulunarak ülkemizin bu alandaki yükselişini ayrıntılarıyla okurlarına aktarıyor.  <strong>TÜRKİYE ÇEVREYE DUYARLI SEYAHATİN YENİ ADRESİ</strong></p><p>Seyahat dünyasının prestijli yayınlarından Wanderlust’ta yer almak, Türkiye’nin yalnızca doğal ve kültürel zenginliklerini değil; çevreye duyarlı ve sorumlu turizm politikalarını da küresel ölçekte görünür kılıyor.  Çevreci seyahat tutkunlarının yakından takip ettiği <strong>Travel Green List,</strong> milyonlarca turistin rota tercihinde belirleyici oluyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Limni Gölü&amp;apos;nde turizm sezonu açıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/limnigoelunde-turizm-sezonu-acildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/limnigoelunde-turizm-sezonu-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Gümüşhane&#039;nin Torul ilçesindeki Altınpınar Limni Gölü, çevresindeki sarıçam ormanları ve rengarenk açan çiçeklerle ziyaretçilerine güzel manzaralar sunuyor.Gümüşhane merkezine 37, Torul ilçesine ise 15 kilometre uzaklıktaki Altınpınar köyü sınırlarındaki göl, yaylaların bulunduğu alanda, denizden 1880 metre yükseklikte yer alıyor. Sadece günübirlik kullanım imkanı sağlayan sahalara verilen &quot;B tipi mesire yeri&quot; statüsüne sahip Altınpınar Limni Gölü, zengin flora ve faunası, el değmemiş doğasıyla ilgi çekiyor.Turizm sezonunun ilk ziyaretçileri, Limni Gölü&#039;nün çevresinde, Altınpınar Yaylası&#039;nda ve yamaçlardaki sarı, beyaz ve mor çiçeklerle fotoğraf çekerek keyifli zaman geçiriyor.  Ailesi ile Altınpınar Yaylası&#039;nı ziyaret eden köy sakinlerinden Osman Yılmazer, yaz mevsiminin gelmesiyle gölün ve yaylanın eşsiz manzaralar sunduğunu söyledi. Yılmazer, gölün isminin atların sulandığı yerden geldiğini ifade ederek, &quot;Eskiden bu kadar kalabalık değildi. Son zamanlarda turizm anlamında çok fazla yerli ve yabancı turist gelmeye başladı. Bu mevsimde çiçekler açıyor.&quot; diye konuştu. Ziyaretçilerden Tugay Şahin de erken saatlerde geldikleri göl ve çevresinde doğanın keyfini çıkardıklarını belirtti. Gölün doğal bir görünüme sahip olduğunu ifade eden Şahin, &quot;Kahvaltının ardından yürüyüş yapabileceğiniz parkurları güzel. İnsanların çevre temizliğine duyarlı olması bizim için iyi bir şey. İnsanlar pikniklerini yaptıktan sonra çöplerini topluyorlar.&quot; diye konuştu.  Semra Nalan Giresunlu da bölgenin görülmeye değer olduğuna işaret ederek, &quot;Belki bir iki hafta önce de güzeldi ama çok yağmur yağdığı için gelinmiyor. Şu anda tam mevsimi. Okullar tatil olduktan sonra daha çok kalabalık oluyor. Burada yemeğimizi yiyor, çayımızı içiyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UiChxEmh0k2S6N7J8f79gQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Limni Gölünde, turizm, sezonu, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UiChxEmh0k2S6N7J8f79gQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Limni Gölü ilk misafirlerini ağırlıyor"><p>Gümüşhane'nin Torul ilçesindeki Altınpınar Limni Gölü, çevresindeki sarıçam ormanları ve rengarenk açan çiçeklerle ziyaretçilerine güzel manzaralar sunuyor.</p><p>Gümüşhane merkezine 37, Torul ilçesine ise 15 kilometre uzaklıktaki Altınpınar köyü sınırlarındaki göl, yaylaların bulunduğu alanda, denizden 1880 metre yükseklikte yer alıyor. Sadece günübirlik kullanım imkanı sağlayan sahalara verilen "B tipi mesire yeri" statüsüne sahip Altınpınar Limni Gölü, zengin flora ve faunası, el değmemiş doğasıyla ilgi çekiyor.</p><p>Turizm sezonunun ilk ziyaretçileri, Limni Gölü'nün çevresinde, Altınpınar Yaylası'nda ve yamaçlardaki sarı, beyaz ve mor çiçeklerle fotoğraf çekerek keyifli zaman geçiriyor.  Ailesi ile Altınpınar Yaylası'nı ziyaret eden köy sakinlerinden Osman Yılmazer, yaz mevsiminin gelmesiyle gölün ve yaylanın eşsiz manzaralar sunduğunu söyledi. Yılmazer, gölün isminin atların sulandığı yerden geldiğini ifade ederek, "Eskiden bu kadar kalabalık değildi. Son zamanlarda turizm anlamında çok fazla yerli ve yabancı turist gelmeye başladı. Bu mevsimde çiçekler açıyor." diye konuştu. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/178OGkSv8E-9IthSi-aASw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Ziyaretçilerden Tugay Şahin de erken saatlerde geldikleri göl ve çevresinde doğanın keyfini çıkardıklarını belirtti. Gölün doğal bir görünüme sahip olduğunu ifade eden Şahin, "Kahvaltının ardından yürüyüş yapabileceğiniz parkurları güzel. İnsanların çevre temizliğine duyarlı olması bizim için iyi bir şey. İnsanlar pikniklerini yaptıktan sonra çöplerini topluyorlar." diye konuştu.  Semra Nalan Giresunlu da bölgenin görülmeye değer olduğuna işaret ederek, "Belki bir iki hafta önce de güzeldi ama çok yağmur yağdığı için gelinmiyor. Şu anda tam mevsimi. Okullar tatil olduktan sonra daha çok kalabalık oluyor. Burada yemeğimizi yiyor, çayımızı içiyoruz." ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuzey Makedonya&amp;apos;daki Kratov Kasabası&amp;apos;nda geçmişe yolculuk</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kuzey-makedonyadaki-kratov-kasabasinda-gecmise-yolculuk</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kuzey-makedonyadaki-kratov-kasabasinda-gecmise-yolculuk</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Makedonya&#039;nın kuzeydoğusunda yer alan Kratova kasabası, Osmanlı döneminde inşa edilen taş köprüleri ve saat kulesiyle ziyaretçilerine geçmişte yolculuk yaşatıyor. Kratova kasabası, tarihi köprüleriyle ziyaretçilerini geçmişe götürüyor. Daha önce 17 köprü ve 12 kuleye ev sahipliği yaptığı belirtilen kasaba, ayakta kalan 6 köprü ve 6 kulesiyle tarih meraklılarını ağırlıyor.  Orta Çağ&#039;dan kalma şehir görünümünü koruyan Kratova, Osmanlı döneminde madencilik alanında öne çıkan yerleşim yerlerinden biri olarak biliniyor.Çeşitli kaynaklarda Kratova&#039;da İkinci Beyazıt Dönemi&#039;nde (1481-1512) darphane açıldığı, yaklaşık 150 yıl aktif kaldığı, altın ve gümüş paraların bastırıldığı ifade ediliyor.KRATOVA KÖPRÜLERİKasabadan geçen Tabakhane veya Kratova nehirlerinin üzerinde adeta birer gerdanlık gibi dizilen ve bugünlere ulaşan Rada, Yukarı Hamam, Grofçanski, Çarşı, Jorkishirski ve Arguliçki isimli 6 tarihi taş köprü bulunuyor. Bu tarihi köprülerin 18&#039;inci ila 19&#039;uncu yüzyılda inşa edildiği biliniyor. Bunlardan en meşhuru Rada, halk efsanesiyle de öne çıkıyor. Rada Köprüsü’ne dair anlatılan efsane şöyle:  &quot;Köprüyü inşa eden 9 kardeş, her gece yapının yıkıldığını fark eder. Bunun üzerine bir anlaşma yaparlar: Ertesi sabah kendilerine ilk yemek getiren eşin, köprünün temeline kurban edilmesine karar verirler. 8 kardeş, eşlerini bu durum hakkında önceden uyarırken en küçük kardeş, eşi Rada’ya haber vermeyi unutur. Ertesi sabah yemeği getiren Rada olur. Sözlerine sadık kalan kardeşler, köprünün duvarlarını Rada’nın üzerine örerek inşa eder. Bu olayın ardından köprü bir daha yıkılmaz ve Rada&#039;nın adıyla anılmaya başlar.&quot;KRATOVA KULELERİKuleleriyle de meşhur Kratova kasabası, Arnavut kaldırımlarıyla süslenen küçük, tarihi çarşısıyla çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Küçük, huzurlu kasaba, bugüne kadar hasarsız ulaşan saat kulesine de ev sahipliği yapıyor. Saat kulesinin Osmanlı döneminde inşa edildiği belirtiliyor. Kasaba Emin Bey, Simiceva, Zlatkova ve Krsteva kulelerini de sınırları içinde barındırıyor.Kratova, yakınlardaki Kuklica&#039;da peri bacalarına benzeyen, &quot;taşlaşmış düğün merasimi&quot; diye adlandırılan kaya oluşumları ve tarih öncesi çağlarda megalitik gözlemevi olarak kullanılan volkanik kaya olan &quot;Cocev Taşı&quot; gibi yapılarla tarih meraklılarına adeta görsel şölen sunuyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cLfZxbMR0kWsoXJgpZlTDg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Makedonyadaki, Kratov, Kasabasında, geçmişe, yolculuk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cLfZxbMR0kWsoXJgpZlTDg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kratov Kasabası geçmişte yolculuk yaşatıyor"><p>Kuzey Makedonya'nın kuzeydoğusunda yer alan Kratova kasabası, Osmanlı döneminde inşa edilen taş köprüleri ve saat kulesiyle ziyaretçilerine geçmişte yolculuk yaşatıyor.</p><p> Kratova kasabası, tarihi köprüleriyle ziyaretçilerini geçmişe götürüyor. Daha önce 17 köprü ve 12 kuleye ev sahipliği yaptığı belirtilen kasaba, ayakta kalan 6 köprü ve 6 kulesiyle tarih meraklılarını ağırlıyor.  Orta Çağ'dan kalma şehir görünümünü koruyan Kratova, Osmanlı döneminde madencilik alanında öne çıkan yerleşim yerlerinden biri olarak biliniyor.</p><p>Çeşitli kaynaklarda Kratova'da İkinci Beyazıt Dönemi'nde (1481-1512) darphane açıldığı, yaklaşık 150 yıl aktif kaldığı, altın ve gümüş paraların bastırıldığı ifade ediliyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rAALwmoamUuTIVQ63OyU9g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>KRATOVA KÖPRÜLERİ</strong></p><p>Kasabadan geçen Tabakhane veya Kratova nehirlerinin üzerinde adeta birer gerdanlık gibi dizilen ve bugünlere ulaşan Rada, Yukarı Hamam, Grofçanski, Çarşı, Jorkishirski ve Arguliçki isimli 6 tarihi taş köprü bulunuyor. Bu tarihi köprülerin 18'inci ila 19'uncu yüzyılda inşa edildiği biliniyor. Bunlardan en meşhuru Rada, halk efsanesiyle de öne çıkıyor. Rada Köprüsü’ne dair anlatılan efsane şöyle:  "Köprüyü inşa eden 9 kardeş, her gece yapının yıkıldığını fark eder. Bunun üzerine bir anlaşma yaparlar: Ertesi sabah kendilerine ilk yemek getiren eşin, köprünün temeline kurban edilmesine karar verirler. 8 kardeş, eşlerini bu durum hakkında önceden uyarırken en küçük kardeş, eşi Rada’ya haber vermeyi unutur. Ertesi sabah yemeği getiren Rada olur. Sözlerine sadık kalan kardeşler, köprünün duvarlarını Rada’nın üzerine örerek inşa eder. Bu olayın ardından köprü bir daha yıkılmaz ve Rada'nın adıyla anılmaya başlar."</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1zK8Mcp5pEu6LulwLofCjw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>KRATOVA KULELERİ</strong></p><p>Kuleleriyle de meşhur Kratova kasabası, Arnavut kaldırımlarıyla süslenen küçük, tarihi çarşısıyla çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Küçük, huzurlu kasaba, bugüne kadar hasarsız ulaşan saat kulesine de ev sahipliği yapıyor. Saat kulesinin Osmanlı döneminde inşa edildiği belirtiliyor. Kasaba Emin Bey, Simiceva, Zlatkova ve Krsteva kulelerini de sınırları içinde barındırıyor.</p><p>Kratova, yakınlardaki Kuklica'da peri bacalarına benzeyen, "taşlaşmış düğün merasimi" diye adlandırılan kaya oluşumları ve tarih öncesi çağlarda megalitik gözlemevi olarak kullanılan volkanik kaya olan "Cocev Taşı" gibi yapılarla tarih meraklılarına adeta görsel şölen sunuyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Adıyaman&amp;apos;daki Kızılin Kanyonu&amp;apos;na yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/adiyamandaki-kizilin-kanyonuna-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/adiyamandaki-kizilin-kanyonuna-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Adıyaman&#039;ın Besni ilçesindeki Kızılin Kanyonu, hem doğa hem tarih meraklılarının ilgisini çekiyor.Adıyaman&#039;ın Besni ilçesinde, Fırat Nehri kıyısında yer alan, kaya mezarları ve 5 bin yıllık geçmişiyle dikkati çeken Kızılin Kanyonu, son yıllarda yapılan altyapı çalışmalarıyla yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası oldu.  Yaklaşık 200 hektarlık alana yayılan, irili ufaklı 300&#039;e yakın mağaraya ev sahipliği yapan ve ilçeye yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta bulunan Kızılin Kanyonu, hem kültür hem doğa turizmi açısından zengin bir potansiyel taşıyor.  Son üç yılda yapılan altyapı çalışmalarıyla turizme açılan Kızılin Kanyonu, ziyaretçilerine hem Fırat Nehri&#039;nde tekne turlarıyla eşsiz manzaralar sunuyor hem de binlerce yıllık mağaralarıyla kültürel bir yolculuk vadediyor.&quot;BÜYÜLEYİCİ BİR ALAN&quot;Besni Kaymakamı Çağlar Partal, kanyonun bölge için önemli bir turizm yatırımı haline geldiğini söyledi. Bölgede yürütülen proje kapsamında çevre düzenlemeleri, yürüyüş yolları, seyir terasları ve dinlenme alanları oluşturduklarını belirten Partal, şunları kaydetti:&quot;Burası, Göksu Kanyonu ile birlikte çok büyüleyici bir alan. Yaklaşık 5 bin yıl öncesine kadar uzanan bir geçmişe sahip. İlk olarak iskelemizi kurduk, tekne turları için güvenliği sağladık. Kamp ve piknik alanları oluşturduk. Sponsor desteğiyle Adıyaman Valiliği, İl Özel İdaresi ve Kaymakamlığımızın katkılarıyla bugüne geldik. Geçen yıl 50 bin ziyaretçiye ulaştık, bu yıl 100 ila 120 bin arası ziyaretçi bekliyoruz.&quot;  Partal, ziyaretçilerin sadece doğal güzelliklerle değil, tarihi izlerle de buluştuğunu vurgulayarak, &quot;Tekne turlarıyla mağaraların olduğu alanlara ulaşılıyor. Güvenli olan mağaraları ziyarete açtık. Aynı zamanda çevre düzenlemeleri ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla projeyi büyütmeye devam ediyoruz&quot; dedi.&quot;300&#039;E YAKIN MAĞARA VAR&quot;Bölgeye ilginin her geçen gün arttığını dile getiren Adıyaman Müzesi Müdürü Mehmet Alkan, &quot;Kanyon, yaklaşık 200 hektarlık bir alana yayılmış durumda. 300&#039;e yakın mağara tespit ettik. Bunların bir kısmı Roma döneminde mezar olarak kullanılmış ancak mağaralarda yerleşim izleri MÖ 3 binli yıllara kadar gidiyor. Bu da burayı sadece bir doğa alanı değil, aynı zamanda bir açık hava arkeoloji parkı haline getiriyor&quot; ifadesini kullandı.  Mağaraların hem tek katlı hem de çok katlı yapılar halinde olduğuna işaret eden Alkan, &quot;Ziyaretçiler burada hem Fırat Nehri boyunca doğal güzellikleri keşfediyor hem de kültürel bir yolculuğa çıkıyor. Bu bölge, kültür ve doğa turizmini bir arada sunan nadir yerlerden biri&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Gt17t83Ro0G4urTyOV-02w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Adıyamandaki, Kızılin, Kanyonuna, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Gt17t83Ro0G4urTyOV-02w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kızılin Kanyonu yoğun ilgi görüyor"><p>Adıyaman'ın Besni ilçesindeki Kızılin Kanyonu, hem doğa hem tarih meraklılarının ilgisini çekiyor.</p>Adıyaman'ın Besni ilçesinde, Fırat Nehri kıyısında yer alan, kaya mezarları ve 5 bin yıllık geçmişiyle dikkati çeken Kızılin Kanyonu, son yıllarda yapılan altyapı çalışmalarıyla yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası oldu.  Yaklaşık 200 hektarlık alana yayılan, irili ufaklı 300'e yakın mağaraya ev sahipliği yapan ve ilçeye yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta bulunan Kızılin Kanyonu, hem kültür hem doğa turizmi açısından zengin bir potansiyel taşıyor.  Son üç yılda yapılan altyapı çalışmalarıyla turizme açılan Kızılin Kanyonu, ziyaretçilerine hem Fırat Nehri'nde tekne turlarıyla eşsiz manzaralar sunuyor hem de binlerce yıllık mağaralarıyla kültürel bir yolculuk vadediyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DBqn5152VUmk2nGhx4Hr7Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"BÜYÜLEYİCİ BİR ALAN"</strong></p><p>Besni Kaymakamı Çağlar Partal, kanyonun bölge için önemli bir turizm yatırımı haline geldiğini söyledi. Bölgede yürütülen proje kapsamında çevre düzenlemeleri, yürüyüş yolları, seyir terasları ve dinlenme alanları oluşturduklarını belirten Partal, şunları kaydetti:</p><p>"Burası, Göksu Kanyonu ile birlikte çok büyüleyici bir alan. Yaklaşık 5 bin yıl öncesine kadar uzanan bir geçmişe sahip. İlk olarak iskelemizi kurduk, tekne turları için güvenliği sağladık. Kamp ve piknik alanları oluşturduk. Sponsor desteğiyle Adıyaman Valiliği, İl Özel İdaresi ve Kaymakamlığımızın katkılarıyla bugüne geldik. Geçen yıl 50 bin ziyaretçiye ulaştık, bu yıl 100 ila 120 bin arası ziyaretçi bekliyoruz."  Partal, ziyaretçilerin sadece doğal güzelliklerle değil, tarihi izlerle de buluştuğunu vurgulayarak, "Tekne turlarıyla mağaraların olduğu alanlara ulaşılıyor. Güvenli olan mağaraları ziyarete açtık. Aynı zamanda çevre düzenlemeleri ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla projeyi büyütmeye devam ediyoruz" dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lx7QBsYhXUS4L0gtKsMrYA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"300'E YAKIN MAĞARA VAR"</strong></p><p>Bölgeye ilginin her geçen gün arttığını dile getiren Adıyaman Müzesi Müdürü Mehmet Alkan, "Kanyon, yaklaşık 200 hektarlık bir alana yayılmış durumda. 300'e yakın mağara tespit ettik. Bunların bir kısmı Roma döneminde mezar olarak kullanılmış ancak mağaralarda yerleşim izleri MÖ 3 binli yıllara kadar gidiyor. Bu da burayı sadece bir doğa alanı değil, aynı zamanda bir açık hava arkeoloji parkı haline getiriyor" ifadesini kullandı.  Mağaraların hem tek katlı hem de çok katlı yapılar halinde olduğuna işaret eden Alkan, "Ziyaretçiler burada hem Fırat Nehri boyunca doğal güzellikleri keşfediyor hem de kültürel bir yolculuğa çıkıyor. Bu bölge, kültür ve doğa turizmini bir arada sunan nadir yerlerden biri" diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Manisa Müzesi yeniden ziyaretçileriyle buluştu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/manisa-muzesi-yenidenziyaretcileriyle-bulustu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/manisa-muzesi-yenidenziyaretcileriyle-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Manisa&#039;da eski binasındaki restorasyon nedeniyle kapatılan Manisa Müzesi, yeni binasında binlerce yıllık geçmişe ışık tutuyor.Muradiye Külliyesi&#039;nin bitişiğinde 90 yıl önce açılan müze, külliyedeki restorasyon nedeniyle 2000 yılında kapandı. Yunusemre ilçesinde yapılan yeni müze binası, geçen hafta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy&#039;un da katıldığı Türkiye Kültür Yolu Festivali&#039;nin açılış töreninden sonra hizmete girdi.Geçen sürede kazılarda elde edilen yeni eserlerle zenginleşen müzede, çeşitli medeniyetlere ait izler bulunuyor.  Müzede en eskisi Salihli&#039;deki Çakallar Volkanı yakınında bulunan ve üzerinde ayak izi bulunan Paleolitik Döneme (Kaba Taş Devri) ait volkanik tüf parçası, efsanelere konu olmuş Lidya kartalı kabartmaları, Aigai Antik Kenti&#039;ndeki kazılardan çıkarılan 2,6 metrelik bilinen en büyük tanrıça Hestia heykeli ile Osmanlı İmparatorluğu döneminden şehzadelerin günlük yaşamlarını yansıtan 1700 eser yer alıyor.&quot;ÇOK GENİŞ BİR ZAMAN ARALIĞI VAR&quot;Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, uzun ve meşakkatli bir sürecin ardından müzeyi ziyarete açmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.Müzenin, Sardes Antik Kenti&#039;nden çıkan eserlerle başlayan bir serüveninin olduğunu ifade eden Sudak, yıllar içinde farklı yerlerde bulunan eserlerin de müzeyi zenginleştirdiğini kaydetti.Sudak, alanın binlerce yıl geçmişe ışık tuttuğunu dile getirerek, &quot;Müzemiz, milattan önce 10 bin yıl öncesine ait ayak izinden 2 bin yıl öncesine ait uygarlıkların eserlerine kadar birçok eseri barındırıyor. Burada en son halkamız Osmanlı Dönemi&#039;nde giyim kuşam, yeme içme geleneği. Helenistik heykeli, Şehzade Divanını da görebilirsiniz, aynı zamanda Lidya ve Roma dönemindeki mozaikleri de görebilirsiniz. Çok geniş bir zaman aralığı var.&quot; diye konuştu.  Sudak, 25 yıl aradan sonra açılan müzeye sadece Manisa&#039;dan değil İzmir, Balıkesir, Uşak gibi çevre illerden de ilginin olduğunu belirtti. &quot;ESERLERİN HEPSİ ÇOK KIYMETLİ&quot;Ziyaretçilerin Lidya kartalları ve mozaikleri ile Aigai Antik Kenti&#039;nde kent meclisinin merkezindeki kazılarda bulunan tanrıça Hestia&#039;yı tasvir eden 2,6 metre boyundaki heykelin sergilendiği alanda uzun zaman geçirdiğini aktaran Sudak, sözlerini şöyle tamamladı:  &quot;Buradaki eserlerin hepsi çok kıymetli ama Lidya kartalları, dönem içerisinde birçok efsane ve hikayeye konu, birçok ülkeye de esin kaynağı olmuş eserler. Lidya kartallarını Manisa Müzesi&#039;nde görebiliriz ama Helenistik Dönem&#039;in Hestia&#039;sı diye adlandırdığımız bir heykelimiz var, Helenistik dönemin en büyük heykelini de yine Manisa&#039;da görme imkanına sahip tüm ziyaretçilerimiz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ft1yTdPkMEG4wXVcigHPkw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Manisa, Müzesi, yeniden ziyaretçileriyle, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ft1yTdPkMEG4wXVcigHPkw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Manisa Müzesi yeniden ziyaretçileriyle buluştu"><p>Manisa'da eski binasındaki restorasyon nedeniyle kapatılan Manisa Müzesi, yeni binasında binlerce yıllık geçmişe ışık tutuyor.</p><p>Muradiye Külliyesi'nin bitişiğinde 90 yıl önce açılan müze, külliyedeki restorasyon nedeniyle 2000 yılında kapandı. Yunusemre ilçesinde yapılan yeni müze binası, geçen hafta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un da katıldığı Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin açılış töreninden sonra hizmete girdi.</p><p>Geçen sürede kazılarda elde edilen yeni eserlerle zenginleşen müzede, çeşitli medeniyetlere ait izler bulunuyor.  Müzede en eskisi Salihli'deki Çakallar Volkanı yakınında bulunan ve üzerinde ayak izi bulunan Paleolitik Döneme (Kaba Taş Devri) ait volkanik tüf parçası, efsanelere konu olmuş Lidya kartalı kabartmaları, Aigai Antik Kenti'ndeki kazılardan çıkarılan 2,6 metrelik bilinen en büyük tanrıça Hestia heykeli ile Osmanlı İmparatorluğu döneminden şehzadelerin günlük yaşamlarını yansıtan 1700 eser yer alıyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DICBgs3RzE2O9ehX_m9-gQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"ÇOK GENİŞ BİR ZAMAN ARALIĞI VAR"</strong></p><p>Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, uzun ve meşakkatli bir sürecin ardından müzeyi ziyarete açmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.</p><p>Müzenin, Sardes Antik Kenti'nden çıkan eserlerle başlayan bir serüveninin olduğunu ifade eden Sudak, yıllar içinde farklı yerlerde bulunan eserlerin de müzeyi zenginleştirdiğini kaydetti.</p><p>Sudak, alanın binlerce yıl geçmişe ışık tuttuğunu dile getirerek, "Müzemiz, milattan önce 10 bin yıl öncesine ait ayak izinden 2 bin yıl öncesine ait uygarlıkların eserlerine kadar birçok eseri barındırıyor. Burada en son halkamız Osmanlı Dönemi'nde giyim kuşam, yeme içme geleneği. Helenistik heykeli, Şehzade Divanını da görebilirsiniz, aynı zamanda Lidya ve Roma dönemindeki mozaikleri de görebilirsiniz. Çok geniş bir zaman aralığı var." diye konuştu.  Sudak, 25 yıl aradan sonra açılan müzeye sadece Manisa'dan değil İzmir, Balıkesir, Uşak gibi çevre illerden de ilginin olduğunu belirtti. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H0DOa_jKVUCaZatbdV4rvw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"ESERLERİN HEPSİ ÇOK KIYMETLİ"</strong></p><p>Ziyaretçilerin Lidya kartalları ve mozaikleri ile Aigai Antik Kenti'nde kent meclisinin merkezindeki kazılarda bulunan tanrıça Hestia'yı tasvir eden 2,6 metre boyundaki heykelin sergilendiği alanda uzun zaman geçirdiğini aktaran Sudak, sözlerini şöyle tamamladı:  "Buradaki eserlerin hepsi çok kıymetli ama Lidya kartalları, dönem içerisinde birçok efsane ve hikayeye konu, birçok ülkeye de esin kaynağı olmuş eserler. Lidya kartallarını Manisa Müzesi'nde görebiliriz ama Helenistik Dönem'in Hestia'sı diye adlandırdığımız bir heykelimiz var, Helenistik dönemin en büyük heykelini de yine Manisa'da görme imkanına sahip tüm ziyaretçilerimiz."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Keşiş Gölü ziyaretçileri eşsiz manzaranın tadını çıkarıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kesis-goelu-ziyaretcileriessiz-manzaranin-tadini-cikariyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kesis-goelu-ziyaretcileriessiz-manzaranin-tadini-cikariyor</guid>
<description><![CDATA[ Van&#039;ın Gürpınar ilçesinde Erek Dağı eteklerinde bulunan ve çevresi sarı çiçeklerle bezenen 2 bin 500 rakımlı Keşiş Gölü (Turna), doğal güzelliğiyle ziyaretçilerini karşılıyor.İlçe merkezine 35 kilometre uzaklıkta yer alan göl, yeşilin, mavinin ve sarı çiçeklerin buluştuğu eşsiz manzarasıyla bugünlerde doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Çok sayıda farklı kuş ve canlı türlerine de ev sahipliği yapan Keşiş Gölü, kentin yoğunluğundan ve iş hayatının stresinden uzaklaşmak isteyenler, doğayla iç içe zaman geçirerek eşsiz manzaranın tadını çıkarıyor.  Doğaseverlerden Aliye Batur, Keşiş Gölü çevresinin açan çiçeklerle sarı renge büründüğünü söyledi. Doğayla iç içe güzel zaman geçirdiklerini belirten Batur, &quot;Keşiş Gölü, sapsarı çiçekleri, masmavi gölü ve farklı kuş türlerine yaptığı ev sahipliği biliniyor. Buraya ilk defa geliyorum. Çok beğendim. Herkesi bu güzellikleri görmeye davet ediyorum.&quot; diye konuştu. Arkadaşlarıyla gezmeye gelen Kader Yarıcı ise masmavi Keşiş Gölü&#039;nün ve yeşeren arazilerle bütünleşen sarı çiçeklerin, seyrine doyumsuz manzara oluşturduğunu dile getirdi.  Yarıcı, &quot;Buranın güzel olduğunu daha önce duymuştum. Burayı görünce büyülendim. 2 bin 500 rakımda böyle bir tabiatın varlığı çok etkileyici. Burası herkesin gelip görmesi gereken bir yer.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_EEovbW-9kyQlrDAyzfM4w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 28 May 2025 11:31:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Keşiş, Gölü, ziyaretçileri eşsiz, manzaranın, tadını, çıkarıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_EEovbW-9kyQlrDAyzfM4w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Keşiş Gölü ziyaretçilerini ağırlıyor"><p>Van'ın Gürpınar ilçesinde Erek Dağı eteklerinde bulunan ve çevresi sarı çiçeklerle bezenen 2 bin 500 rakımlı Keşiş Gölü (Turna), doğal güzelliğiyle ziyaretçilerini karşılıyor.</p><p>İlçe merkezine 35 kilometre uzaklıkta yer alan göl, yeşilin, mavinin ve sarı çiçeklerin buluştuğu eşsiz manzarasıyla bugünlerde doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Çok sayıda farklı kuş ve canlı türlerine de ev sahipliği yapan Keşiş Gölü, kentin yoğunluğundan ve iş hayatının stresinden uzaklaşmak isteyenler, doğayla iç içe zaman geçirerek eşsiz manzaranın tadını çıkarıyor.  Doğaseverlerden Aliye Batur, Keşiş Gölü çevresinin açan çiçeklerle sarı renge büründüğünü söyledi. Doğayla iç içe güzel zaman geçirdiklerini belirten Batur, "Keşiş Gölü, sapsarı çiçekleri, masmavi gölü ve farklı kuş türlerine yaptığı ev sahipliği biliniyor. Buraya ilk defa geliyorum. Çok beğendim. Herkesi bu güzellikleri görmeye davet ediyorum." diye konuştu. Arkadaşlarıyla gezmeye gelen Kader Yarıcı ise masmavi Keşiş Gölü'nün ve yeşeren arazilerle bütünleşen sarı çiçeklerin, seyrine doyumsuz manzara oluşturduğunu dile getirdi.  Yarıcı, "Buranın güzel olduğunu daha önce duymuştum. Burayı görünce büyülendim. 2 bin 500 rakımda böyle bir tabiatın varlığı çok etkileyici. Burası herkesin gelip görmesi gereken bir yer." dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğaseverlerin yeni gözdesi: Çıfıt Adası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dogaseverlerin-yeni-goezdesi-cifit-adasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dogaseverlerin-yeni-goezdesi-cifit-adasi</guid>
<description><![CDATA[ İzmir&#039;de deniz suyu seviyesinin diz boyunda olması nedeniyle yürüyerek geçilebilen Çıfıt Adası büyük ilgi görüyor. İzmir&#039;de karaya 100 metre uzaklıkta yer alan ve deniz suyu seviyesinin diz boyunda olması nedeniyle yürüyerek geçilebilen Çıfıt Adası, doğaseverleri cezbediyor.İzmir&#039;in Seferihisar ilçesindeki ada, ilçe merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Su seviyesinin düşüklüğü nedeniyle yürüyerek geçilebilen adada herhangi bir yerleşim yeri bulunmuyor. Ada başta kuşlar olmak üzere pek çok canlıya ev sahipliği yapıyor.  Doğal güzelliği ve ana karaya yakınlığıyla dikkati çeken ada, özellikle yaz aylarında yürüyüş yapmak isteyen doğaseverleri kendine çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NYaLukDAtEWbWNTaVI4jaA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 21 Apr 2025 12:35:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğaseverlerin, yeni, gözdesi:, Çıfıt, Adası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NYaLukDAtEWbWNTaVI4jaA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İzmir'deki Çıfıt Adası büyük ilgi görüyor"><p>İzmir'de deniz suyu seviyesinin diz boyunda olması nedeniyle yürüyerek geçilebilen Çıfıt Adası büyük ilgi görüyor.</p><p> İzmir'de karaya 100 metre uzaklıkta yer alan ve deniz suyu seviyesinin diz boyunda olması nedeniyle yürüyerek geçilebilen Çıfıt Adası, doğaseverleri cezbediyor.</p><p>İzmir'in Seferihisar ilçesindeki ada, ilçe merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Su seviyesinin düşüklüğü nedeniyle yürüyerek geçilebilen adada herhangi bir yerleşim yeri bulunmuyor. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZN-X5jQVQUu3dYtaT5_JbQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Ada başta kuşlar olmak üzere pek çok canlıya ev sahipliği yapıyor.  Doğal güzelliği ve ana karaya yakınlığıyla dikkati çeken ada, özellikle yaz aylarında yürüyüş yapmak isteyen doğaseverleri kendine çekiyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cehennem Deresi ilgi odağı oldu: Vazgeçilmez rota haline geldi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cehennem-deresi-ilgi-odagi-oldu-vazgecilmez-rota-haline-geldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cehennem-deresi-ilgi-odagi-oldu-vazgecilmez-rota-haline-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Şırnak&#039;ta bulunan ve yıllarca terör nedeniyle gidilemeyen Cehennem Deresi, el değmemiş doğası, kanyonu ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.Türkiye&#039;nin birçok ilinden Şırnak&#039;a gelen doğa severlerin ilk durağı İdil ve Güçlükonak ilçeleri arasında yer alan ve doğasıyla dikkati çeken Cehennem Deresi bölgesi ve Finik Kalesinin eteklerindeki Dicle Nehri oldu.Türkiye&#039;nin birçok şehrinden gelen vatandaşlar, güzel havayı değerlendirerek Cehennem Deresi özellikle ilkbahar aylarında doğaseverlerin vazgeçilmez rotalarından biri haline geldi.Şırnak&#039;ın saklı güzelliği Cehennem Deresi, bölgede sağlanan huzur ve güven ortamı sayesinde mağara, kanyon, vadi, dik yamaçlar, doğal kaynak suyu ve yeşil alanlarıyla doğaseverleri ağırlıyor. Vatandaşlar Cehennem Deresinde özellikle ilkbahar aylarında balık avlama, yürüyüş ve piknik yapma imkanı buluyor.Cizre&#039;de öğretmenlik yapan Bayhan Kaplan, &quot;Bu yakın çevrede gidebileceğimiz en güzel bölgelerden bir tanesi burası olduğu için sürekli hafta sonlarını burada nehir kenarında bu şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Güzel bir ortam, güzel bir hafta sonu oluyor.Cehennem deresinin güzel bir doğası ve manevi bir anlamı olduğu için burayı tercih ediyoruz. Şırnak&#039;ta, Türkiye&#039;nin herhangi bir yerinde olsun, doğal güzellikleri ön plana çıkan bir bölge, sanılandan daha güzel olduğunu düşünüyorum. Çünkü mevcut algı farklı olduğu için, insanlar bu doğal güzellikleri fazla göremiyor. Şırnak bu konuda çok güzel, gelip, gezilmesi gereken yerlerin başında geliyor&quot; dedi.Şırnak&#039;ta kamu görevi yapan çocuklarını Ankara&#039;dan ziyarete gelen Mustafa Yaşar, &quot;Biz Ankara&#039;dan geliyoruz, oğlum burada kamu görevi yapıyor, ziyaretine geldik. Şırnak Cehennem Deresi&#039;nin doğal güzelliklerini görmeye geldik. Cehennem Deresi görmeye değer bir yer, daha önce sevilmeyen, istenmeyen olaylar olmuştu.Şükürler olsun o günler geride kaldı, atlatıldı. Bütün insanlar kardeşlik içerisinde mutlu ve huzurlu bir şekilde eğlenip gezebiliyor. Doğal güzellikleri, gezilecek, görülecek çok güzel yerlerdir&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LK6WKnbZ-EaQBDLbQ9S4Kw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 21 Apr 2025 12:35:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Cehennem, Deresi, ilgi, odağı, oldu:, Vazgeçilmez, rota, haline, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LK6WKnbZ-EaQBDLbQ9S4Kw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Cehennem Deresi ilgi odağı oldu: Vazgeçilmez rota haline geldi"><p>Şırnak'ta bulunan ve yıllarca terör nedeniyle gidilemeyen Cehennem Deresi, el değmemiş doğası, kanyonu ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RPnWrJ3m0USj7Dmo329O6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye'nin birçok ilinden Şırnak'a gelen doğa severlerin ilk durağı İdil ve Güçlükonak ilçeleri arasında yer alan ve doğasıyla dikkati çeken Cehennem Deresi bölgesi ve Finik Kalesinin eteklerindeki Dicle Nehri oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YEzGbHNE5UyfR8CR39kqMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye'nin birçok şehrinden gelen vatandaşlar, güzel havayı değerlendirerek Cehennem Deresi özellikle ilkbahar aylarında doğaseverlerin vazgeçilmez rotalarından biri haline geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RMujfX2x-0u8Rf1C9h9siA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şırnak'ın saklı güzelliği Cehennem Deresi, bölgede sağlanan huzur ve güven ortamı sayesinde mağara, kanyon, vadi, dik yamaçlar, doğal kaynak suyu ve yeşil alanlarıyla doğaseverleri ağırlıyor. Vatandaşlar Cehennem Deresinde özellikle ilkbahar aylarında balık avlama, yürüyüş ve piknik yapma imkanı buluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nrLWa-0ApEG4bwbJ13TWWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cizre'de öğretmenlik yapan Bayhan Kaplan, "Bu yakın çevrede gidebileceğimiz en güzel bölgelerden bir tanesi burası olduğu için sürekli hafta sonlarını burada nehir kenarında bu şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Güzel bir ortam, güzel bir hafta sonu oluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4OWhAVHflUiSKF1ABmkTXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cehennem deresinin güzel bir doğası ve manevi bir anlamı olduğu için burayı tercih ediyoruz. Şırnak'ta, Türkiye'nin herhangi bir yerinde olsun, doğal güzellikleri ön plana çıkan bir bölge, sanılandan daha güzel olduğunu düşünüyorum. Çünkü mevcut algı farklı olduğu için, insanlar bu doğal güzellikleri fazla göremiyor. Şırnak bu konuda çok güzel, gelip, gezilmesi gereken yerlerin başında geliyor" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6DSnVVyrCUCH3Fb8pz3n-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şırnak'ta kamu görevi yapan çocuklarını Ankara'dan ziyarete gelen Mustafa Yaşar, "Biz Ankara'dan geliyoruz, oğlum burada kamu görevi yapıyor, ziyaretine geldik. Şırnak Cehennem Deresi'nin doğal güzelliklerini görmeye geldik. Cehennem Deresi görmeye değer bir yer, daha önce sevilmeyen, istenmeyen olaylar olmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b0QpCaFog0eFhzB-3B0F7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şükürler olsun o günler geride kaldı, atlatıldı. Bütün insanlar kardeşlik içerisinde mutlu ve huzurlu bir şekilde eğlenip gezebiliyor. Doğal güzellikleri, gezilecek, görülecek çok güzel yerlerdir" diye konuştu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğanın kalbi: Yerköprü Şelalesi&amp;apos;ne ziyaretçi yağıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/doganin-kalbi-yerkoepru-selalesine-ziyaretci-yagiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/doganin-kalbi-yerkoepru-selalesine-ziyaretci-yagiyor</guid>
<description><![CDATA[ Ermenek Çayı üzerinde yer alan Yerköprü Şelalesi, Türkiye&#039;nin doğal güzelliklerinden biri olarak dikkat çekiyor.Mersin&#039;de yer alan bu bölge; kendine has ekosistemi, Gezende Kanyonu&#039;nun etkileyici yapısı ve eşsiz manzarasıyla, hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor.Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından &#039;tabiat anıtı&#039; olarak tescillenen bu bölge; yürüyüş parkurları, köprüler, merdivenler, dinlenme alanları ve seyir teraslarıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir keşif deneyimi sunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fIDvyg2zNEin6NSZIrivjQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:57:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğanın, kalbi:, Yerköprü, Şelalesine, ziyaretçi, yağıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fIDvyg2zNEin6NSZIrivjQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yerköprü Şelalesi'ne ziyaretçi yağıyor"><p>Ermenek Çayı üzerinde yer alan Yerköprü Şelalesi, Türkiye'nin doğal güzelliklerinden biri olarak dikkat çekiyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e05B-Xez2UWF3eNQvS1zdw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mersin'de yer alan bu bölge; kendine has ekosistemi, Gezende Kanyonu'nun etkileyici yapısı ve eşsiz manzarasıyla, hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cqQxIQrvlEGeVQBHF0dqZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından 'tabiat anıtı' olarak tescillenen bu bölge; yürüyüş parkurları, köprüler, merdivenler, dinlenme alanları ve seyir teraslarıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir keşif deneyimi sunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P_Xmwbgw9UuGE1Ykwxy2pQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p-wkbtUGX0qp1rmrR6A0UA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/77PZcQsEWUKqk6iFA7QEDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en yüksek köprüsü açılıyor: Çin&amp;apos;den &amp;quot;süper proje&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-enyuksekkoeprusu-aciliyor-cinden-super-proje</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-enyuksekkoeprusu-aciliyor-cinden-super-proje</guid>
<description><![CDATA[ Çin, altyapı odaklı ülkenin en son mühendislik başarısı olan dünyanın en yüksek köprüsünü haziran ayında açmaya hazırlanıyor.Huajiang Büyük Kanyon Köprüsü şu anda Çin&#039;in güneybatısındaki Guizhou&#039;da inşaatın sonuna yaklaşıyor. CNN International&#039;ın bildirdiğine göre nehir seviyesinden yaklaşık 625 bin metre yükseklikte olacak olan köprü, Fransa&#039;daki Millau Viyadüğü&#039;nden yaklaşık 288 bin metre daha uzun olacak.Guizhou eyaleti, Çin&#039;in karmaşık arazilere sahip dağlık bir bölgesi. Köprü, “toprak çatlağı” olarak da adlandırılan dramatik Huajiang Büyük Kanyonu&#039;nu geçiyor.2 SAATİ 1 DAKİKAYA DÜŞÜRECEKÇin, özellikle Shenzhen şehrinin yaklaşık bin 287 metre batısında yer alan Guizhou gibi nispeten az gelişmiş dağlık bölgelerde altyapıyı iyileştirmek için ülke çapında bir çaba sarf ediyor.Bu nedenle köprü sadece bir rekor kırma meselesi değil. Faaaliyete geçtiğinde, otomobil ve kamyonların bölgeden geçmesi her zamankinden daha kolay olacak. Devlet medyasına göre, Huajiang Büyük Kanyonu üzerindeki seyahat süresini 2 saatten sadece 1 dakikaya indirecek.KİRİŞLERİN AĞIRLIĞI 3 EYFEL KULESİNE EŞDEĞERKöprü, toplam uzunluğu 2 bin 890 metrelik bir çelik kafes asma köprü. Guizhou yerel devlet medyası, inşaatın resmi olarak 18 Ocak 2022 tarihinde başladığını ve 30 Haziran 2025 tarihinde tamamlanmasının beklendiğini aktardı.Bu kafes kirişlerin toplam ağırlığı yaklaşık 22 bin ton, yani üç Eyfel Kulesine eşdeğer.&quot;YÜZDE 95&#039;İ TAMAM&quot;Guizhou Karayolu Grubu&#039;nun baş mühendisi Zhang Shenglin, devlet gazetesi China Daily&#039;ye verdiği demeçte, “Şu anda köprünün genel ilerlemesi yüzde 95‘e ulaştı ve 2025’in ikinci yarısında trafiğe açılması planlanıyor” dedi.Zhang, “O zamana kadar, &#039;dünya çatlağını&#039; aşan bu süper proje her iki yönde de dünyada bir ilk olacak. Çin&#039;in altyapı gücünü gösteren bir başka dönüm noktası proje olacak” diye ekledi.Şu anda dünyanın en yüksek 100 köprüsünün neredeyse yarısı Guizhou&#039;da bulunuyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xglL-B1sqEqoPKsqse2LXg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:57:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, en yüksek köprüsü, açılıyor:, Çinden, süper, proje</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xglL-B1sqEqoPKsqse2LXg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın en uzun köprüsü açılıyor"><p>Çin, altyapı odaklı ülkenin en son mühendislik başarısı olan dünyanın en yüksek köprüsünü haziran ayında açmaya hazırlanıyor.</p><p>Huajiang Büyük Kanyon Köprüsü şu anda Çin'in güneybatısındaki Guizhou'da inşaatın sonuna yaklaşıyor. </p><p>CNN International'ın bildirdiğine göre nehir seviyesinden yaklaşık 625 bin metre yükseklikte olacak olan köprü, Fransa'daki Millau Viyadüğü'nden yaklaşık 288 bin metre daha uzun olacak.</p><p>Guizhou eyaleti, Çin'in karmaşık arazilere sahip dağlık bir bölgesi. Köprü, “toprak çatlağı” olarak da adlandırılan dramatik Huajiang Büyük Kanyonu'nu geçiyor.</p><p><strong>2 SAATİ 1 DAKİKAYA DÜŞÜRECEK</strong></p><p>Çin, özellikle Shenzhen şehrinin yaklaşık bin 287 metre batısında yer alan Guizhou gibi nispeten az gelişmiş dağlık bölgelerde altyapıyı iyileştirmek için ülke çapında bir çaba sarf ediyor.</p><p>Bu nedenle köprü sadece bir rekor kırma meselesi değil. Faaaliyete geçtiğinde, otomobil ve kamyonların bölgeden geçmesi her zamankinden daha kolay olacak. Devlet medyasına göre, Huajiang Büyük Kanyonu üzerindeki seyahat süresini 2 saatten sadece 1 dakikaya indirecek.</p><p><strong>KİRİŞLERİN AĞIRLIĞI 3 EYFEL KULESİNE EŞDEĞER</strong></p><p>Köprü, toplam uzunluğu 2 bin 890 metrelik bir çelik kafes asma köprü. Guizhou yerel devlet medyası, inşaatın resmi olarak 18 Ocak 2022 tarihinde başladığını ve 30 Haziran 2025 tarihinde tamamlanmasının beklendiğini aktardı.</p><p>Bu kafes kirişlerin toplam ağırlığı yaklaşık 22 bin ton, yani üç Eyfel Kulesine eşdeğer.</p><p><strong>"YÜZDE 95'İ TAMAM"</strong></p><p>Guizhou Karayolu Grubu'nun baş mühendisi Zhang Shenglin, devlet gazetesi China Daily'ye verdiği demeçte, “Şu anda köprünün genel ilerlemesi yüzde 95‘e ulaştı ve 2025’in ikinci yarısında trafiğe açılması planlanıyor” dedi.</p><p>Zhang, “O zamana kadar, 'dünya çatlağını' aşan bu süper proje her iki yönde de dünyada bir ilk olacak. Çin'in altyapı gücünü gösteren bir başka dönüm noktası proje olacak” diye ekledi.</p><p>Şu anda dünyanın en yüksek 100 köprüsünün neredeyse yarısı Guizhou'da bulunuyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diyarbakır Ekspresi&amp;apos;nin ilk durağı Malatya</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/diyarbakir-ekspresinin-ilkduragi-malatya</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/diyarbakir-ekspresinin-ilkduragi-malatya</guid>
<description><![CDATA[ Yeni sezon seferlerine başlayan Turistik Diyarbakır Ekspresi, ilk durağı olan Malatya&#039;da davul ve zurna ile karşılandı.Güneydoğu Anadolu&#039;nun tarihi ve kültürel zenginliklerini tanıtmak amacıyla organize edilen ve yeni sezon seferlerine başlayan Turistik Diyarbakır Ekspresi&#039;nin ilk durağı Malatya oldu.  Ankara Tren Garı&#039;ndan dün hareket eden Turistik Diyarbakır Ekspresi, Malatya Tren Garı&#039;nda davul ve zurna eşliğinde karşılandı.  TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Şems Çakıroğlu, geçen yıl ülke medeniyetinin bu kıymetli bölgesine yaptıkları seyahatin çok ciddi karşılık bulduğunu söyledi.  Turistik yolcuların seferlerden çok memnun kaldığını belirten Çakıroğlu, şöyle konuştu:  &quot;İlk durağımız Malatya, buraya kadar trenin içinde yolcularımız çok mutlu anlar geçirdi. Hep birlikte buradan Diyarbakır merkeze gideceğiz, orada surlarımızı, camilerimizi, kiliselerimizi ve birçok güzel yeri görmüş olacağız. İnşallah 8 seferle bu taçlanmış olacak. Bu heyecanlı yolculuk önümüzdeki süreçlerde daha güzellerinin de olacağının işareti oluyor.&quot;  Karşılama programına, TCDD Taşımacılık 5. Bölge Müdürü Abdulkadir Taş, TCDD 5. Bölge Müdür Yardımcısı Necmi Yiğit, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.  TURİSTİK DİYARBAKIR EKSPRESİ SEFERLERİ  Turistik Diyarbakır Ekspresi seferleri iki haftada bir 4 gidiş, 4 dönüş şeklinde karşılıklı olarak düzenlenecek.  Ankara&#039;dan her cuma saat 13.55&#039;te hareket edecek tren, Malatya&#039;da vereceği 3 saatlik turistik amaçlı molanın ardından Diyarbakır&#039;a ulaşacak.  Dönüş yolculuğunda ise Diyarbakır&#039;dan pazar saat 12.30&#039;da hareket ederek Elazığ&#039;ın Yolçatı İstasyonu&#039;nda 4 saatlik gezi amaçlı duruş sonrası Ankara’ya varacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JSvxFon2M0igo_jGG3w1Bg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:57:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Diyarbakır, Ekspresinin, ilk durağı, Malatya</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JSvxFon2M0igo_jGG3w1Bg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Turistik trenin ilk durağı Malatya"><p>Yeni sezon seferlerine başlayan Turistik Diyarbakır Ekspresi, ilk durağı olan Malatya'da davul ve zurna ile karşılandı.</p>Güneydoğu Anadolu'nun tarihi ve kültürel zenginliklerini tanıtmak amacıyla organize edilen ve yeni sezon seferlerine başlayan Turistik Diyarbakır Ekspresi'nin ilk durağı Malatya oldu.  Ankara Tren Garı'ndan dün hareket eden Turistik Diyarbakır Ekspresi, Malatya Tren Garı'nda davul ve zurna eşliğinde karşılandı.  TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Şems Çakıroğlu, geçen yıl ülke medeniyetinin bu kıymetli bölgesine yaptıkları seyahatin çok ciddi karşılık bulduğunu söyledi.  Turistik yolcuların seferlerden çok memnun kaldığını belirten Çakıroğlu, şöyle konuştu:  "İlk durağımız Malatya, buraya kadar trenin içinde yolcularımız çok mutlu anlar geçirdi. Hep birlikte buradan Diyarbakır merkeze gideceğiz, orada surlarımızı, camilerimizi, kiliselerimizi ve birçok güzel yeri görmüş olacağız. İnşallah 8 seferle bu taçlanmış olacak. Bu heyecanlı yolculuk önümüzdeki süreçlerde daha güzellerinin de olacağının işareti oluyor."  Karşılama programına, TCDD Taşımacılık 5. Bölge Müdürü Abdulkadir Taş, TCDD 5. Bölge Müdür Yardımcısı Necmi Yiğit, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.  <strong>TURİSTİK DİYARBAKIR EKSPRESİ SEFERLERİ</strong>  Turistik Diyarbakır Ekspresi seferleri iki haftada bir 4 gidiş, 4 dönüş şeklinde karşılıklı olarak düzenlenecek.  Ankara'dan her cuma saat 13.55'te hareket edecek tren, Malatya'da vereceği 3 saatlik turistik amaçlı molanın ardından Diyarbakır'a ulaşacak.  Dönüş yolculuğunda ise Diyarbakır'dan pazar saat 12.30'da hareket ederek Elazığ'ın Yolçatı İstasyonu'nda 4 saatlik gezi amaçlı duruş sonrası Ankara’ya varacak.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erzurum&amp;apos;daki Narman Peribacaları ziyaretçilerini ağırlıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/erzurumdaki-narman-peribacalariziyaretcilerini-agirliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/erzurumdaki-narman-peribacalariziyaretcilerini-agirliyor</guid>
<description><![CDATA[ Erzurum&#039;un Narman ilçesinde etkili olan kar yağışıyla beyaza bürünen peribacaları, beyaz ve kızıl görüntüsüyle misafirlerini ağırlıyor.Şehir merkezine 90 kilometre uzaklıkta, Narman-Pasinler kara yolunun 7&#039;nci kilometresinde yer alan peribacaları, kar yağışının ardından ziyaretçilerine güzel manzaralar sunuyor.Amerika&#039;daki Grand Kanyon ile benzerliğiyle dikkati çeken ve 12 ayrı kanyonu bulunduran peribacalarını, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.Peribacalarını gezmeye gelenler, beyaz ve kızılın buluştuğu manzaranın fotoğraflarını çekip keyifli vakit geçiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D0QCt0KWiUOumIDiKBgGVw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erzurumdaki, Narman, Peribacaları ziyaretçilerini, ağırlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D0QCt0KWiUOumIDiKBgGVw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Erzurum'daki Narman Peribacaları ziyaretçilerini ağırlıyor"><p>Erzurum'un Narman ilçesinde etkili olan kar yağışıyla beyaza bürünen peribacaları, beyaz ve kızıl görüntüsüyle misafirlerini ağırlıyor.</p><p>Şehir merkezine 90 kilometre uzaklıkta, <strong>Narman</strong>-Pasinler kara yolunun 7'nci kilometresinde yer alan peribacaları, kar yağışının ardından ziyaretçilerine güzel manzaralar sunuyor.</p><p>Amerika'daki Grand Kanyon ile benzerliğiyle dikkati çeken ve 12 ayrı kanyonu bulunduran peribacalarını, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fKvDc37y2UOrEPkWeGYoiw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Peribacalarını gezmeye gelenler, beyaz ve kızılın buluştuğu manzaranın fotoğraflarını çekip keyifli vakit geçiriyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çankırı&amp;apos;daki tarihi Çivitcioğlu Medresesi ziyaretçilerini ağırlıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cankiridaki-tarihi-civitcioglu-medresesiziyaretcilerini-agirliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cankiridaki-tarihi-civitcioglu-medresesiziyaretcilerini-agirliyor</guid>
<description><![CDATA[ Çankırı&#039;da tarihi medrese, kültür ve sanat merkezi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.Mimar Sinan Mahallesi&#039;nde Sultan Süleyman Camisi yanında 17. yüzyıldan kalan Çivitcioğlu Medresesi, 2004 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce Çankırı Belediyesi&#039;ne tahsis edildi.  Ardından restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürülen, önünde bahçesi de bulunan iki katlı medresede, yaklaşık 20 yıldır ney, kaligrafi ve ebru sanatı kursları veriliyor.  Daha önceleri tezhip, minyatür ve resim kurslarının da verildiği medrese, kültür ve sanat merkezi olarak varlığını sürdürüyor.  &quot;ASLINDA SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ KÜLLİYESİ&#039;NİN BİR PARÇASI&quot;Çivitcioğlu Medresesi sorumlusu Nazmiye Çelik, medresenin aslında Sultan Süleyman Camisi merkezli külliyenin bir parçası olduğunu söyledi.  Yapının eskiden &quot;Taş Medrese&quot; olarak anıldığını ancak kayıtlarda Çivitcioğlu Medresesi olarak geçtiğini belirten Çelik, &quot;Çünkü Çivitcioğlu Hacı Mehmet Efendi buranın ihyasını almış 1754 yılında, kayıtlarda şu an o isim geçerli. Buralar belli bir dönem boş kaldıktan sonra Çankırı Belediyesi bakıyor ve yapıyı ayağa kaldırıyor&quot; dedi.  Eski dönemlerde medresede uzaklardan gelen öğrencilerin konakladığını bildiren Çelik, medrese bahçesindeki sadaka taşıyla da öğrencilerin ihtiyaçlarının giderildiğini anlattı.  Şimdilerde kültür ve sanat merkezi olarak faaliyet gösteren medreseyi kursiyerler ile ziyaretçilerin beğendiğini belirten Çelik, &quot;Her gelen ziyaretçi, buranın huzur veren bir atmosferi olduğunu söylüyor. Özellikle de geleneksel sanatları yaşattığımızdan dolayı burada eğitim almak istediklerini, verilen hizmetin medreseyle bütünleşmiş olduğunu ifade ediyorlar&quot; diye konuştu.&quot;BURADA HUZUR BULDUKLARINI SÖYLÜYORLAR&quot;Medresede kaligrafi (güzel yazı sanatı) kursu veren Durmuş Gümüş de 8 yıldır burada görev yaptığını dile getirdi.  Genellikle üniversite öğrencilerinin kurs gördüğünü, ev kadınlarının da eğitimlere katıldığını belirten Gümüş, &quot;Burada huzur bulduklarını söylüyorlar. Bizler de aynı, kapıdan içeriye girdiğimizde buranın ayrı bir havası olduğu için huzur bulduğumuz güzel bir çalışma ortamı var. Öğrenciler de bu çalışma ortamına katkı sağlıyor. Bizler de öğrencileri gördükçe daha çok mutlu ve huzurlu oluyoruz, çalışma gayreti içinde oluyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RVSUcim9Y0CA-I3k-JSoLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çankırıdaki, tarihi, Çivitcioğlu, Medresesi ziyaretçilerini, ağırlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RVSUcim9Y0CA-I3k-JSoLQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çankırı'daki tarihi Çivitcioğlu Medresesi ziyaretçilerini ağırlıyor"><p>Çankırı'da tarihi medrese, kültür ve sanat merkezi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.</p><p>Mimar Sinan Mahallesi'nde Sultan Süleyman Camisi yanında 17. yüzyıldan kalan Çivitcioğlu Medresesi, 2004 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce Çankırı Belediyesi'ne tahsis edildi.  Ardından restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürülen, önünde bahçesi de bulunan iki katlı medresede, yaklaşık 20 yıldır ney, kaligrafi ve ebru sanatı kursları veriliyor.  Daha önceleri tezhip, minyatür ve resim kurslarının da verildiği medrese, kültür ve sanat merkezi olarak varlığını sürdürüyor.  <strong>"ASLINDA SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ KÜLLİYESİ'NİN BİR PARÇASI"</strong></p><p>Çivitcioğlu Medresesi sorumlusu Nazmiye Çelik, medresenin aslında Sultan Süleyman Camisi merkezli külliyenin bir parçası olduğunu söyledi.  Yapının eskiden "Taş Medrese" olarak anıldığını ancak kayıtlarda Çivitcioğlu Medresesi olarak geçtiğini belirten Çelik, "Çünkü Çivitcioğlu Hacı Mehmet Efendi buranın ihyasını almış 1754 yılında, kayıtlarda şu an o isim geçerli. Buralar belli bir dönem boş kaldıktan sonra Çankırı Belediyesi bakıyor ve yapıyı ayağa kaldırıyor" dedi.  Eski dönemlerde medresede uzaklardan gelen öğrencilerin konakladığını bildiren Çelik, medrese bahçesindeki sadaka taşıyla da öğrencilerin ihtiyaçlarının giderildiğini anlattı.  Şimdilerde kültür ve sanat merkezi olarak faaliyet gösteren medreseyi kursiyerler ile ziyaretçilerin beğendiğini belirten Çelik, "Her gelen ziyaretçi, buranın huzur veren bir atmosferi olduğunu söylüyor. Özellikle de geleneksel sanatları yaşattığımızdan dolayı burada eğitim almak istediklerini, verilen hizmetin medreseyle bütünleşmiş olduğunu ifade ediyorlar" diye konuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/11CWh8VeqECG9R3aUT1gww.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"BURADA HUZUR BULDUKLARINI SÖYLÜYORLAR"</strong></p><p>Medresede kaligrafi (güzel yazı sanatı) kursu veren Durmuş Gümüş de 8 yıldır burada görev yaptığını dile getirdi.  Genellikle üniversite öğrencilerinin kurs gördüğünü, ev kadınlarının da eğitimlere katıldığını belirten Gümüş, "Burada huzur bulduklarını söylüyorlar. Bizler de aynı, kapıdan içeriye girdiğimizde buranın ayrı bir havası olduğu için huzur bulduğumuz güzel bir çalışma ortamı var. Öğrenciler de bu çalışma ortamına katkı sağlıyor. Bizler de öğrencileri gördükçe daha çok mutlu ve huzurlu oluyoruz, çalışma gayreti içinde oluyoruz." ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Palandöken Kayak Merkezi&amp;apos;nde hafta sonu yoğunluğu yaşanıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/palandoeken-kayak-merkezindehafta-sonu-yogunlugu-yasaniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/palandoeken-kayak-merkezindehafta-sonu-yogunlugu-yasaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;nin önemli kış turizm noktalarından Palandöken Kayak Merkezi&#039;nde hafta sonu yoğunluğu yaşanıyor.Havalimanına 20, kent merkezine 4 kilometre uzaklığıyla misafirlerine kolay ulaşım imkanı sunan Palandöken Kayak Merkezi, çok sayıda kayaksevere ev sahipliği yapıyor.Hafta sonu tatilini Palandöken&#039;de geçiren aileler çocuklarıyla kızağa bindi, yerli ve yabancı turistler kayak ile snowboard yaparak eğlenceli vakit geçirdi.Betül Şimşek, Palandöken Kayak Merkezi&#039;ne kayak yapmaya geldiğini ve çok eğlendiğini söyledi.  Kayak yaparak güzel vakit geçirdiklerini belirten Şimşek, &quot;Burası çok güzel. Hava soğuk olmasına rağmen burada mükemmel şekilde vakit geçirebiliyoruz.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y3MjE6-8fkSBykO4EYwkZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Palandöken, Kayak, Merkezinde hafta, sonu, yoğunluğu, yaşanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y3MjE6-8fkSBykO4EYwkZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Palandöken Kayak Merkezi'nde hafta sonu yoğunluğu yaşanıyor"><p>Türkiye'nin önemli kış turizm noktalarından Palandöken Kayak Merkezi'nde hafta sonu yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Havalimanına 20, kent merkezine 4 kilometre uzaklığıyla misafirlerine kolay ulaşım imkanı sunan Palandöken Kayak Merkezi, çok sayıda kayaksevere ev sahipliği yapıyor.</p><p>Hafta sonu tatilini Palandöken'de geçiren aileler çocuklarıyla kızağa bindi, yerli ve yabancı turistler kayak ile snowboard yaparak eğlenceli vakit geçirdi.</p>Betül Şimşek, Palandöken Kayak Merkezi'ne kayak yapmaya geldiğini ve çok eğlendiğini söyledi.  Kayak yaparak güzel vakit geçirdiklerini belirten Şimşek, "Burası çok güzel. Hava soğuk olmasına rağmen burada mükemmel şekilde vakit geçirebiliyoruz." dedi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tLkJj6xQt0Kg-Nmb0IM5bQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Laodikya&amp;apos;daki yazıtlar, antik tiyatroların kullanım amaçlarını ortaya çıkardı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/laodikyadaki-yazitlarantik-tiyatrolarinkullanim-amaclarini-ortaya-cikardi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/laodikyadaki-yazitlarantik-tiyatrolarinkullanim-amaclarini-ortaya-cikardi</guid>
<description><![CDATA[ UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;nde bulunan Laodikya&#039;daki antik tiyatroların biri halk diğeri iş insanları için kullanılmış.Laodikya Antik Kenti&#039;ndeki yazıtlar, kentteki 2200 yıllık Batı Tiyatrosu ile 1884 yıllık Kuzey Tiyatrosu&#039;nun kullanım amaçlarını ortaya çıkardı. Denizli&#039;nin Pamukkale ilçesinde yer alan ve milattan önce 2. yüzyılda yapılan 15 bin kişi kapasiteli Batı Tiyatrosu, milattan sonra 3. yüzyıldaki depremin ardından restorasyon geçirdi, 7. yüzyıldaki depreme kadar kullanıldı. Kuzey Tiyatrosu ise artan kent nüfusuna Batı Tiyatrosu cevap veremeyince, tamamen mermerden ikinci tiyatro olarak milattan sonra 2. yüzyılda yapıldı.  Prof. Dr. Celal Şimşek başkanlığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Güney Ege Kalkınma Ajansı desteğiyle 2019 yılında Batı Tiyatrosu&#039;nda başlatılan kazı ve restorasyon çalışmalarının büyük bölümü tamamlandı. Oturma basamaklarının neredeyse orijinal halde toprak altından çıkarılmasıyla seyircilerini 1600 yıl sonra ağırlamaya başlayan tiyatro, çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.  KULLANIM AMAÇLARI YAZITLARDA  Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek,  tiyatroda seyircilerin oturduğu alt bölümün mermerden, üst bölümün ise travertenden yapıldığını belirterek, Geleceğe Miras Projesi kapsamında bu yıl antik tiyatro, Efes Portikosu, Güney Agora, meclis binası ve stadyuma uzanan yolda kazı çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirdi.Şimşek, restorasyonda Laodikya Batı Tiyatrosu&#039;na odaklandıklarını anlatarak, &quot;Daha önceki yıllarda büyük gayretle Batı Tiyatrosu&#039;nun oturma basamaklarının restorasyonunu yaptık. Bunun arkasından da şu anda sahne binasında özellikle restorasyon çalışmaları sürdürülüyor. Sahne bölümündeki tonozlu bölümün üstündeki döşemelerin ve özellikle de birinci katın dört podyumdan oluşan 16 sütununun restorasyonuna başladık.&quot; dedi.  Tiyatroda devam eden restorasyonun titizlikle yürütüldüğünü, kalıntılar arasında tiyatro hakkında yazıtların da bulunduğunu vurgulayan Şimşek, şöyle konuştu:  &quot;Batı Tiyatrosu, Helenistik bir tiyatro. Bunun yanında Roma İmparatorluğu döneminde yapılan Kuzey Tiyatrosu da var. Yazıtlardan Batı Tiyatrosu&#039;nun erken dönem tiyatrosu olması yanında aynı zamanda bir devlet tiyatrosu olduğunu öğrendik. Buradaki birçok yazıtta bir kamu tiyatrosu olduğu ve özellikle de kamu adına, halk için birçok ücretsiz etkinlik yapıldığı yer alıyor. Daha çok iş adamları tarafından kullanılan Kuzey Tiyatrosu&#039;nun ise paralı etkinliklere ev sahipliği yaptığını artık biliyoruz. İki tiyatronun da nedenini artık öğrenmiş olduk.&quot;  Şimşek, Batı Tiyatrosu&#039;nun iki yıllık süreçte uluslararası restorasyon kriterlerine göre düzenlendiğini, 2022&#039;de tamamıyla halka ve etkinliklere açıldığını belirterek, &quot;Kamunun tiyatrosuydu binlerce yıl önce, şimdi de kamu etkinlikleri burada yapılıyor.&quot; şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fUblXGJ25EOd8An0icKmXQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Laodikyadaki, yazıtlar,  antik, tiyatroların kullanım, amaçlarını, ortaya, çıkardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fUblXGJ25EOd8An0icKmXQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Laodikya'daki yazıtlar, antik tiyatroların kullanım amaçlarını ortaya çıkardı"><p>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan Laodikya'daki antik tiyatroların biri halk diğeri iş insanları için kullanılmış.</p><p><strong>Laodikya Antik Kenti</strong>'ndeki yazıtlar, kentteki 2200 yıllık Batı Tiyatrosu ile 1884 yıllık Kuzey Tiyatrosu'nun kullanım amaçlarını ortaya çıkardı. Denizli'nin Pamukkale ilçesinde yer alan ve milattan önce 2. yüzyılda yapılan 15 bin kişi kapasiteli Batı Tiyatrosu, milattan sonra 3. yüzyıldaki depremin ardından restorasyon geçirdi, 7. yüzyıldaki depreme kadar kullanıldı. Kuzey Tiyatrosu ise artan kent nüfusuna Batı Tiyatrosu cevap veremeyince, tamamen mermerden ikinci tiyatro olarak milattan sonra 2. yüzyılda yapıldı.  Prof. Dr. Celal Şimşek başkanlığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Güney Ege Kalkınma Ajansı desteğiyle 2019 yılında Batı Tiyatrosu'nda başlatılan kazı ve restorasyon çalışmalarının büyük bölümü tamamlandı. Oturma basamaklarının neredeyse orijinal halde toprak altından çıkarılmasıyla seyircilerini 1600 yıl sonra ağırlamaya başlayan tiyatro, çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.  <strong>KULLANIM AMAÇLARI YAZITLARDA</strong>  Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek,  tiyatroda seyircilerin oturduğu alt bölümün mermerden, üst bölümün ise travertenden yapıldığını belirterek, Geleceğe Miras Projesi kapsamında bu yıl antik tiyatro, Efes Portikosu, Güney Agora, meclis binası ve stadyuma uzanan yolda kazı çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirdi.</p><p>Şimşek, restorasyonda Laodikya Batı Tiyatrosu'na odaklandıklarını anlatarak, "Daha önceki yıllarda büyük gayretle Batı Tiyatrosu'nun oturma basamaklarının restorasyonunu yaptık. Bunun arkasından da şu anda sahne binasında özellikle restorasyon çalışmaları sürdürülüyor. Sahne bölümündeki tonozlu bölümün üstündeki döşemelerin ve özellikle de birinci katın dört podyumdan oluşan 16 sütununun restorasyonuna başladık." dedi.  Tiyatroda devam eden restorasyonun titizlikle yürütüldüğünü, kalıntılar arasında tiyatro hakkında yazıtların da bulunduğunu vurgulayan Şimşek, şöyle konuştu:  "Batı Tiyatrosu, Helenistik bir tiyatro. Bunun yanında Roma İmparatorluğu döneminde yapılan Kuzey Tiyatrosu da var. Yazıtlardan Batı Tiyatrosu'nun erken dönem tiyatrosu olması yanında aynı zamanda bir devlet tiyatrosu olduğunu öğrendik. Buradaki birçok yazıtta bir kamu tiyatrosu olduğu ve özellikle de kamu adına, halk için birçok ücretsiz etkinlik yapıldığı yer alıyor. Daha çok iş adamları tarafından kullanılan Kuzey Tiyatrosu'nun ise paralı etkinliklere ev sahipliği yaptığını artık biliyoruz. İki tiyatronun da nedenini artık öğrenmiş olduk."  Şimşek, Batı Tiyatrosu'nun iki yıllık süreçte uluslararası restorasyon kriterlerine göre düzenlendiğini, 2022'de tamamıyla halka ve etkinliklere açıldığını belirterek, "Kamunun tiyatrosuydu binlerce yıl önce, şimdi de kamu etkinlikleri burada yapılıyor." şeklinde konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pompeiopolis&amp;apos;in 2025&amp;apos;te ören yeri statüsü kazanması bekleniyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/pompeiopolisin-2025teoeren-yeri-statusu-kazanmasi-bekleniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/pompeiopolisin-2025teoeren-yeri-statusu-kazanmasi-bekleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu&#039;nun Taşköprü ilçesinde bulunan Pompeiopolis Antik Kenti&#039;nde yürütülen çalışmalar kapsamında bu yıl hedef, kentin ören yeri statüsünü kazanmasını sağlamak olarak belirlendi.Roma döneminde Paflagonya bölgesinin başkenti olan Pompeiopolis&#039;te 2006&#039;da başlayan kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında yürütülüyor.  Kültür ve Turizm Bakanlığının &quot;Geleceğe Miras Projesi&quot; ile kazılarda geçen yıl büyük ilerleme gerçekleşti. Kazı çalışmasına 2012 yılında başlanan tiyatro ile geçen yıl başlanan bitişiğindeki odeon (konser salonu) olarak adlandırılan bölümde yapılan çalışma tamamlandı. Bu kazılarda 2 Afrodit heykeline de ulaşıldı.  Roma villasından çıkarılan mozaiklerin de yerine yerleştirildiği kazı çalışmasına yaz dönemine kadar ara verildi. Karşılama binası, gezi güzergahları ve restorasyonu tamamlanan yapılarla birlikte 2025 yılının sonunda antik kentin ören yeri statüsü kazanması bekleniyor.  Ören yeri, tarih öncesinden bugüne kadar gelmiş uygarlıkların sosyal, bilimsel, sanatsal, arkeolojik anlamda dikkate değer alanları olarak tanımlanıyor. Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, 2024 yılında uzun soluklu bir kazı sezonu geçirdiklerini söyledi.  Kazı çalışmasına 15 Mayıs&#039;ta başladıklarını ve yeni yıl itibarıyla sezonu tamamladıklarını belirten Eliüşük, &quot;Pompeiopolis kazıları belki de tarihinde ilk defa bu kadar uzun devam etti. Kazı çalışmalarımız üç farklı alanda yapıldı. Bunlardan biri Roma villası. Roma villası Pompeiopolis için oldukça önemli bir yapı. Mevcut haliyle 2 bin metrekarelik alanı kaplıyor. Arkeolojik veriler, bilimsel çalışmalar ışığında belki de Anadolu&#039;daki en büyük üç villadan biri. Bizim için bu oldukça önemli.&quot; dedi.  &quot;2024, BİZİ 2025 İÇİN ÇOK ÜMİTLENDİRİYOR&quot;Pompeiopolis&#039;in çok bilinen bir kent olmadığını ancak son zamanlardaki arkeolojik çalışmaların bölge ve Anadolu arkeolojisi için önemini ortaya koyduğunu ifade eden Eliüşük, şöyle devam etti:  &quot;2024 yılı kazıları daha çok kamusal yapılarla devam etti. 2024 yılı bizim için mükemmel geçti diyebilirim. Yani Pompeiopolis&#039;te 2006&#039;dan beri düzenli kazılar gerçekleştiriliyor. 2024 yılında yaptığımız çalışmaların bütününe baktığımızda, neredeyse kentte gerçekleştirilen arkeolojik çalışmaların yüzde 40&#039;ını bu sene gerçekleştirdik. Ekibimi bu konuda tebrik etmem gerekiyor. Gerçekten çok mükemmel iş çıkardılar. İşçisiyle, akademisyenleriyle, öğrencilerimizle bir olduk. Buluntunun bol olduğu, yapıların ortaya çıkarıldığı, uzun soluklu, düzgün ve sorunsuz çalışmanın gerçekleştirildiği bir yıl oldu. Bu yüzden 2024, bizi 2025 için çok ümitlendiriyor.&quot;  Eliüşük, arkeolojik kazıların sadece bilim için yapılmadığını, kazı yapılan alanların turizm destinasyonuna da dönüştüğünü vurgulayarak, &quot;Geçen yıl önemli yapılar ortaya çıktı. 2025&#039;te bunlara yeni bir yapı daha eklemeyi düşünüyoruz. Böylelikle 2025 yılı sonunda kentin ören yeri statüsünü kazanmasını sağlamayı hedefliyoruz. Kente gelen insanların görmek isteyeceği, önemli bir destinasyon alanı olarak da verilen desteklerin fazlasıyla Kastamonu&#039;ya geri döneceğine eminiz. Mayıs 15 gibi yine çalışmaları başlatmayı hedefliyoruz.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7NkUXi4zl0CS04K2j5jzYw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pompeiopolisin, 2025te ören, yeri, statüsü, kazanması, bekleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7NkUXi4zl0CS04K2j5jzYw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pompeiopolis'in 2025'te ören yeri statüsü kazanması bekleniyor"><p>Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde bulunan Pompeiopolis Antik Kenti'nde yürütülen çalışmalar kapsamında bu yıl hedef, kentin ören yeri statüsünü kazanmasını sağlamak olarak belirlendi.</p><p>Roma döneminde Paflagonya bölgesinin başkenti olan Pompeiopolis'te 2006'da başlayan kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında yürütülüyor.  Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras Projesi" ile kazılarda geçen yıl büyük ilerleme gerçekleşti. Kazı çalışmasına 2012 yılında başlanan tiyatro ile geçen yıl başlanan bitişiğindeki odeon (konser salonu) olarak adlandırılan bölümde yapılan çalışma tamamlandı. Bu kazılarda 2 Afrodit heykeline de ulaşıldı.  Roma villasından çıkarılan mozaiklerin de yerine yerleştirildiği kazı çalışmasına yaz dönemine kadar ara verildi. Karşılama binası, gezi güzergahları ve restorasyonu tamamlanan yapılarla birlikte 2025 yılının sonunda antik kentin ören yeri statüsü kazanması bekleniyor.  Ören yeri, tarih öncesinden bugüne kadar gelmiş uygarlıkların sosyal, bilimsel, sanatsal, arkeolojik anlamda dikkate değer alanları olarak tanımlanıyor. Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, 2024 yılında uzun soluklu bir kazı sezonu geçirdiklerini söyledi.  Kazı çalışmasına 15 Mayıs'ta başladıklarını ve yeni yıl itibarıyla sezonu tamamladıklarını belirten Eliüşük, "Pompeiopolis kazıları belki de tarihinde ilk defa bu kadar uzun devam etti. Kazı çalışmalarımız üç farklı alanda yapıldı. Bunlardan biri Roma villası. Roma villası Pompeiopolis için oldukça önemli bir yapı. Mevcut haliyle 2 bin metrekarelik alanı kaplıyor. Arkeolojik veriler, bilimsel çalışmalar ışığında belki de Anadolu'daki en büyük üç villadan biri. Bizim için bu oldukça önemli." dedi.  <strong>"2024, BİZİ 2025 İÇİN ÇOK ÜMİTLENDİRİYOR"</strong></p><p>Pompeiopolis'in çok bilinen bir kent olmadığını ancak son zamanlardaki arkeolojik çalışmaların bölge ve Anadolu arkeolojisi için önemini ortaya koyduğunu ifade eden Eliüşük, şöyle devam etti:  "2024 yılı kazıları daha çok kamusal yapılarla devam etti. 2024 yılı bizim için mükemmel geçti diyebilirim. Yani Pompeiopolis'te 2006'dan beri düzenli kazılar gerçekleştiriliyor. 2024 yılında yaptığımız çalışmaların bütününe baktığımızda, neredeyse kentte gerçekleştirilen arkeolojik çalışmaların yüzde 40'ını bu sene gerçekleştirdik. Ekibimi bu konuda tebrik etmem gerekiyor. Gerçekten çok mükemmel iş çıkardılar. İşçisiyle, akademisyenleriyle, öğrencilerimizle bir olduk. Buluntunun bol olduğu, yapıların ortaya çıkarıldığı, uzun soluklu, düzgün ve sorunsuz çalışmanın gerçekleştirildiği bir yıl oldu. Bu yüzden 2024, bizi 2025 için çok ümitlendiriyor."  Eliüşük, arkeolojik kazıların sadece bilim için yapılmadığını, kazı yapılan alanların turizm destinasyonuna da dönüştüğünü vurgulayarak, "Geçen yıl önemli yapılar ortaya çıktı. 2025'te bunlara yeni bir yapı daha eklemeyi düşünüyoruz. Böylelikle 2025 yılı sonunda kentin ören yeri statüsünü kazanmasını sağlamayı hedefliyoruz. Kente gelen insanların görmek isteyeceği, önemli bir destinasyon alanı olarak da verilen desteklerin fazlasıyla Kastamonu'ya geri döneceğine eminiz. Mayıs 15 gibi yine çalışmaları başlatmayı hedefliyoruz." diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göbeklitepe 2024&amp;apos;te 709 bin ziyaretçiyi ağırladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepe2024te-709-bin-ziyaretciyi-agirladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepe2024te-709-bin-ziyaretciyi-agirladi</guid>
<description><![CDATA[ Şanlıurfa&#039;da 12 bin yıllık geçmişiyle &quot;tarihin sıfır noktası&quot; olarak nitelendirilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;nde yer alan Göbeklitepe, 2024 yılında 709 bin 643 kişi tarafından ziyaret edildi.Ziyarete açıldığı 2018&#039;de üst koruma çatısı yapım çalışmaları nedeniyle bir kısmı ziyarete kapalı kalan ören yerini o dönem yaklaşık 70 bin kişi ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ın 2019&#039;u &quot;Göbeklitepe Yılı&quot; ilan etmesiyle Göbeklitepe, 412 bin 378 ziyaretçiyi ağırlamayı başardı.  Salgın nedeniyle 2020&#039;de ziyaretçi sayısında beklenen ziyaretçi hedefi tutmadı ve ören yerini sadece 197 bin 912 kişi ziyaret edebildi. Göbeklitepe, 2021&#039;de 567 bin 453 kişiyi ağırlayarak 4 yılın en yüksek ziyaretçi rakamına ulaştı.  Tarihi ören yeri, 2022&#039;de ise 850 bin misafire ev sahipliği yaparak ziyaretçi rekorunu kırarken, 2023&#039;te Kahramanmaraş merkezli depremler ve sel nedeniyle ziyaretçi sayısı 317 bin 253&#039;e geriledi.  Kültür ve Turizm Bakanlığının 2024&#039;te en çok ziyaret edilen müze ve ören yerleri listesinde yer alan Göbeklitepe&#039;yi, geçen yıl 709 bin 643 kişi gezdi.  &quot;BÜYÜK BİR HEYECANLA İNSANLAR GELMEK İSTİYOR&quot;Turist Rehberleri Odaları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Müslüm Çoban, AA muhabirine, 2024&#039;te turizmin Şanlıurfa ve bölge için çok olumlu ve verimli geçtiğini söyledi. Özellikle 2023&#039;te deprem ve selin etkilerinin yanı sıra müzelerin açık olmaması nedeniyle istedikleri sayıda turist ağırlayamadıklarını aktaran Çoban, 2024&#039;te bunu telafi ettiklerini ifade etti.  Taştepeler Projesi&#039;nden dolayı Göbeklitepe&#039;de ziyaretçi sayısında önceki yıla göre oldukça bir yükselme olduğunu anlatan Çoban, şunları kaydetti:  &quot;2024 yılında yaklaşık 710 bin ziyaretçi Göbeklitepe&#039;yi ziyaret etmek için Şanlıurfa&#039;ya geldi. Göbeklitepe&#039;ye hem yurt içinden hem de yurt dışından büyük bir heyecanla insanlar gelmek istiyor. Hatta önceden gelip görenlerden tekrar görmek isteyenler oldu. Özellikle kasım ayında dünyanın ilk neolitik kongresinin Şanlıurfa&#039;da yapılması, yurt dışı anlamında da Göbeklitepe&#039;ye ilgi çok oldu. 2025 yılında biz bu konuda oldukça umutluyuz. Dünya Neolitik Kongresi sonrası yurt dışı bağlantılarımızda özellikle acenteler ve birçok insan 2025 yılında Göbeklitepe, Karahantepe ve Taş Tepeler Projesinden dolayı Şanlıurfa&#039;ya gelmek istiyorlar, bunu yakinen de biliyoruz.&quot;  &quot;2025&#039;TE HEDEFİMİZ 1,5 MİLYON ZİYARETÇİ SAYISINI AŞMAK&quot;Müslüm Çoban, Göbeklitepe sayesinde bölgedeki turizmcilerin ve esnafın olumlu yönde etkilendiğini ifade eden Çoban, şunları kaydetti:  &quot;2025 yılında hedefimiz inşallah 1,5 milyon ziyaretçi sayısını aşmak. Çünkü kasım ayında yapılan Dünya Neolitik Kongresi sayesinde dünyada Göbektepe, Karahantepe ve Taştepeler Projesi&#039;nin bilinirliği daha da arttı. 2025 yılında yurt dışında yapılacak birçok fuarda Göbeklitepe, Karahantepe ve Taş Tepeler Projesi&#039;nin Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı tarafından tanıtımlarının üst seviyede yapılmasıyla özellikle dünyadan daha çok turist ve misafiri ağırlamak istiyoruz.&quot;  Adana&#039;dan Göbeklitepe&#039;yi gezmeye gelen Hüseyin Özdemir, İstanbul ve Konya&#039;dan misafirleriyle bölgeyi ziyarete geldiklerini söyledi. Göbeklitepe&#039;nin önemli bir yer olduğunu anlatan Özdemir, &quot;Misafirlerimizle geldik gördük. 12 bin yıl öncesine dayanan kalıntılar var, herkesin mutlaka gezip ziyaret etmesi gereken bir yer. Atmosfer güzel. Göbeklitepe&#039;yi internetten veya televizyondan izleyerek anlamak mümkün değil, buraya gelip bu atmosferi görmek lazım. Büyük bir emek var, tabi bu çalışmaların devam etmesi gerekiyor.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/alIhEnserkaiw-7kcAC20Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Göbeklitepe 2024te, 709, bin, ziyaretçiyi, ağırladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/alIhEnserkaiw-7kcAC20Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Göbeklitepe 2024'te 709 bin ziyaretçiyi ağırladı"><p>Şanlıurfa'da 12 bin yıllık geçmişiyle "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe, 2024 yılında 709 bin 643 kişi tarafından ziyaret edildi.</p><p>Ziyarete açıldığı 2018'de üst koruma çatısı yapım çalışmaları nedeniyle bir kısmı ziyarete kapalı kalan ören yerini o dönem yaklaşık 70 bin kişi ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2019'u "Göbeklitepe Yılı" ilan etmesiyle Göbeklitepe, 412 bin 378 ziyaretçiyi ağırlamayı başardı.  Salgın nedeniyle 2020'de ziyaretçi sayısında beklenen ziyaretçi hedefi tutmadı ve ören yerini sadece 197 bin 912 kişi ziyaret edebildi. Göbeklitepe, 2021'de 567 bin 453 kişiyi ağırlayarak 4 yılın en yüksek ziyaretçi rakamına ulaştı.  Tarihi ören yeri, 2022'de ise 850 bin misafire ev sahipliği yaparak ziyaretçi rekorunu kırarken, 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremler ve sel nedeniyle ziyaretçi sayısı 317 bin 253'e geriledi.  Kültür ve Turizm Bakanlığının 2024'te en çok ziyaret edilen müze ve ören yerleri listesinde yer alan Göbeklitepe'yi, geçen yıl 709 bin 643 kişi gezdi.  <strong>"BÜYÜK BİR HEYECANLA İNSANLAR GELMEK İSTİYOR"</strong></p><p>Turist Rehberleri Odaları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Müslüm Çoban, AA muhabirine, 2024'te turizmin Şanlıurfa ve bölge için çok olumlu ve verimli geçtiğini söyledi. Özellikle 2023'te deprem ve selin etkilerinin yanı sıra müzelerin açık olmaması nedeniyle istedikleri sayıda turist ağırlayamadıklarını aktaran Çoban, 2024'te bunu telafi ettiklerini ifade etti.  Taştepeler Projesi'nden dolayı Göbeklitepe'de ziyaretçi sayısında önceki yıla göre oldukça bir yükselme olduğunu anlatan Çoban, şunları kaydetti:  "2024 yılında yaklaşık 710 bin ziyaretçi Göbeklitepe'yi ziyaret etmek için Şanlıurfa'ya geldi. Göbeklitepe'ye hem yurt içinden hem de yurt dışından büyük bir heyecanla insanlar gelmek istiyor. Hatta önceden gelip görenlerden tekrar görmek isteyenler oldu. Özellikle kasım ayında dünyanın ilk neolitik kongresinin Şanlıurfa'da yapılması, yurt dışı anlamında da Göbeklitepe'ye ilgi çok oldu. 2025 yılında biz bu konuda oldukça umutluyuz. Dünya Neolitik Kongresi sonrası yurt dışı bağlantılarımızda özellikle acenteler ve birçok insan 2025 yılında Göbeklitepe, Karahantepe ve Taş Tepeler Projesinden dolayı Şanlıurfa'ya gelmek istiyorlar, bunu yakinen de biliyoruz."  <strong>"2025'TE HEDEFİMİZ 1,5 MİLYON ZİYARETÇİ SAYISINI AŞMAK"</strong></p><p>Müslüm Çoban, Göbeklitepe sayesinde bölgedeki turizmcilerin ve esnafın olumlu yönde etkilendiğini ifade eden Çoban, şunları kaydetti:  "2025 yılında hedefimiz inşallah 1,5 milyon ziyaretçi sayısını aşmak. Çünkü kasım ayında yapılan Dünya Neolitik Kongresi sayesinde dünyada Göbektepe, Karahantepe ve Taştepeler Projesi'nin bilinirliği daha da arttı. 2025 yılında yurt dışında yapılacak birçok fuarda Göbeklitepe, Karahantepe ve Taş Tepeler Projesi'nin Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı tarafından tanıtımlarının üst seviyede yapılmasıyla özellikle dünyadan daha çok turist ve misafiri ağırlamak istiyoruz."  Adana'dan Göbeklitepe'yi gezmeye gelen Hüseyin Özdemir, İstanbul ve Konya'dan misafirleriyle bölgeyi ziyarete geldiklerini söyledi. Göbeklitepe'nin önemli bir yer olduğunu anlatan Özdemir, "Misafirlerimizle geldik gördük. 12 bin yıl öncesine dayanan kalıntılar var, herkesin mutlaka gezip ziyaret etmesi gereken bir yer. Atmosfer güzel. Göbeklitepe'yi internetten veya televizyondan izleyerek anlamak mümkün değil, buraya gelip bu atmosferi görmek lazım. Büyük bir emek var, tabi bu çalışmaların devam etmesi gerekiyor." diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ayvalık&amp;apos;ta yılbaşı yoğunluğu: Turistik otellerde doluluk yüzde 80&amp;apos;e ulaştı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ayvalikta-yilbasi-yogunlugu-turistik-otellerde-doluluk-yuzde-80e-ulasti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ayvalikta-yilbasi-yogunlugu-turistik-otellerde-doluluk-yuzde-80e-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ Yılbaşı için geri sayım devam ederken, Kuzey Ege&#039;nin cazibe merkezleri arasında yer alan Ayvalık&#039;ta turistik tesislerde doluluk oranı yüzde 80&#039;e ulaştı.Kuzey Ege&#039;nin en önemli destinasyonlarından Balıkesir&#039;in Ayvalık ilçesinde 2025 yılına girerken turistik otellerde oluşan yoğunluk, turizmciler tarafından can suyu olarak nitelendiriliyor.  Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ayvalık&#039;ın turizmci Belediye Başkanı Mesut Ergin, her zaman olduğu gibi yeni yıla girerken de ilçenin tüm güzellikleriyle tatilcileri beklediğini söyledi. Ayvalık&#039;ın tatilcileri ağırlayabilmek için hazır olduğunu kaydeden Başkan Ergin, 2025 yılına huzurlu bir ortamda girmek isteyen herkesi ilçeye davet etti.  Ayvalık Turizm Altyapı Hizmet Birliği (AYTUGEB) Genel Sekreteri ve Ayvalık Turizm Derneği Başkanı Ümit Özgültekin ise, yeni yıla girerken ilçedeki turistik otellerde yüzde 70 ile yüzde 80 oranlarına ulaşan bir doluluk oranın olduğunu söyledi.  Bu oranın 2024 yılının yılbaşı ile kıyaslandığında yüzde 15 ile yüzde 20 civarında bir artışı beraberinde getirdiğini belirten Özgültekin, “Havaların soğuk olmasına rağmen yeni yıla girerken, bu bizim için çok iyi bir başlangıç olacaktır” diye konuştu ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kpNJ68qccEqVKtLkMNvxHw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ayvalıkta, yılbaşı, yoğunluğu:, Turistik, otellerde, doluluk, yüzde, 80e, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kpNJ68qccEqVKtLkMNvxHw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ayvalık'ta yılbaşı yoğunluğu: Turistik otellerde doluluk yüzde 80'i aştı"><p>Yılbaşı için geri sayım devam ederken, Kuzey Ege'nin cazibe merkezleri arasında yer alan Ayvalık'ta turistik tesislerde doluluk oranı yüzde 80'e ulaştı.</p>Kuzey Ege'nin en önemli destinasyonlarından Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde 2025 yılına girerken turistik otellerde oluşan yoğunluk, turizmciler tarafından can suyu olarak nitelendiriliyor.  Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ayvalık'ın turizmci Belediye Başkanı Mesut Ergin, her zaman olduğu gibi yeni yıla girerken de ilçenin tüm güzellikleriyle tatilcileri beklediğini söyledi. Ayvalık'ın tatilcileri ağırlayabilmek için hazır olduğunu kaydeden Başkan Ergin, 2025 yılına huzurlu bir ortamda girmek isteyen herkesi ilçeye davet etti.  Ayvalık Turizm Altyapı Hizmet Birliği (AYTUGEB) Genel Sekreteri ve Ayvalık Turizm Derneği Başkanı Ümit Özgültekin ise, yeni yıla girerken ilçedeki turistik otellerde yüzde 70 ile yüzde 80 oranlarına ulaşan bir doluluk oranın olduğunu söyledi.  Bu oranın 2024 yılının yılbaşı ile kıyaslandığında yüzde 15 ile yüzde 20 civarında bir artışı beraberinde getirdiğini belirten Özgültekin, “Havaların soğuk olmasına rağmen yeni yıla girerken, bu bizim için çok iyi bir başlangıç olacaktır” diye konuştu]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gölcük Tabiat Parkı&amp;apos;na yarıyıl tatilinde ziyaretçi akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goelcuktabiatparkina-yariyiltatilinde-ziyaretci-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goelcuktabiatparkina-yariyiltatilinde-ziyaretci-akini</guid>
<description><![CDATA[ Bolu Gölcük Tabiat Parkı&#039;nda, yarıyıl tatilini doğada geçirmek isteyen ziyaretçiler dolayısıyla yoğunluk yaşanıyor.Kent merkezine yaklaşık 13 kilometre uzaklıktaki tabiat parkı, sömestirde tercih edilen tatil lokasyonları arasında yer alıyor. Günübirlik bölgeye gelen tatilciler, göl çevresinde yürüyüş yapıp hatıra fotoğrafı çekiyor. Bazı ziyaretçiler ise yer yer karla kaplı piknik alanlarında vakit geçiriyor.Yoğunluk nedeniyle taşıt parkının dolduğu Gölcük&#039;te, bazı ziyaretçiler araçlarını yol üzerinde bırakıp tabiat parkına giriyor. Bu arada park görevlileri, tatilcileri, kısmen buz tutmuş gölün yüzeyine çıkmamaları konusunda uyarıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FNuuykjpnU218NuttGhdcw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gölcük Tabiat Parkına, yarıyıl tatilinde, ziyaretçi, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FNuuykjpnU218NuttGhdcw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gölcük Tabiat Parkı'na yarıyıl tatilinde ziyaretçi akını"><p>Bolu Gölcük Tabiat Parkı'nda, yarıyıl tatilini doğada geçirmek isteyen ziyaretçiler dolayısıyla yoğunluk yaşanıyor.</p><p>Kent merkezine yaklaşık 13 kilometre uzaklıktaki tabiat parkı, sömestirde tercih edilen tatil lokasyonları arasında yer alıyor. Günübirlik bölgeye gelen tatilciler, göl çevresinde yürüyüş yapıp hatıra fotoğrafı çekiyor. Bazı ziyaretçiler ise yer yer karla kaplı piknik alanlarında vakit geçiriyor.</p><p>Yoğunluk nedeniyle taşıt parkının dolduğu Gölcük'te, bazı ziyaretçiler araçlarını yol üzerinde bırakıp tabiat parkına giriyor. Bu arada park görevlileri, tatilcileri, kısmen buz tutmuş gölün yüzeyine çıkmamaları konusunda uyarıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2024 yılında Antalya&amp;apos;da tarihi eser gün yüzüne çıkarıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/2024-yilindaantalyada-tarihi-eser-gun-yuzune-cikarildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/2024-yilindaantalyada-tarihi-eser-gun-yuzune-cikarildi</guid>
<description><![CDATA[ Geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Antalya&#039;da, 2024&#039;te yürütülen arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan tarihi eserlerden 886&#039;sı envantere kazandırıldı.Her yıl dünyanın dört bir yanından misafir ağırlayan kent; doğal güzellikleri ve kaliteli tesislerinin yanı sıra tarihi dokusuyla kültür turizminde de önde gelen destinasyonlar arasında yer alıyor. Geçmişte ev sahipliği yaptığı medeniyetler dolayısıyla zengin bir tarihi varlığa sahip bölgede, kültürel mirasın ortaya çıkarılması, korunması ve onarımlarına yönelik kapsamlı arkeolojik çalışmalar yürütülüyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle, Türk ve yabancı bilim heyetleri ile müze müdürlüklerince sürdürülen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan eserler, müzelerin envanterine kaydediliyor.  2024&#039;TE 28 ALANDA ARKEOLOJİK ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜİl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu, 2024&#039;ün Antalya&#039;daki arkeolojik çalışmalar bakımında verimli geçtiğini söyledi.  Geleceğe Miras Projesi kapsamında önemli çalışmalar yapıldığını belirten Zoroğlu, Side, Syedra, Sillyon, Olimpos ve Phaselis başta olmak üzere çok sayıda antik kentte yoğun kazı, restorasyon, bakım, onarım ve düzenleme yapıldığını kaydetti. Geçen yıl 28 noktada çalışma yürütüldüğünü vurgulayan Zoroğlu, &quot;Bakanlığımızın tarihte görülmemiş destekleriyle 3&#039;ü su altı, 25&#039;i Cumhurbaşkanlığı Kararlı 28 alanda çalışma yürüttük. Kazılar, restorasyonlar ve aynı zamanda bu alanların tanıtımıyla ilgili Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ve Valiliğimizle çalışmalar yaptık.&quot; dedi.Zoroğlu, Antalya&#039;yı sürdürülebilir turizmin de başkenti yapmak istediklerini dile getirerek, &quot;2024&#039;te sadece arkeolojik alanlarda yaptığımız kazılar için Bakanlığımızca 500 milyon liralık bir ödenek aktarıldı. Bu da katmanlı bir rekor diyebiliriz.&quot; ifadelerini kullandı.&quot;NİTELİKLİ VE KIYMETLİ ESERLER ORTAYA ÇIKARILDI&quot;Kazılarda geçen yıl gün yüzüne çıkarılan eserlerden 886&#039;sının envanterlik olduğunu aktaran Zoroğlu, bu eserlerden 527&#039;sinin Side Müzesi&#039;nde, diğerlerinin de Antalya Arkeoloji, Alanya, Demre müzelerinde yer aldığını kaydetti. Kazılarda çok nitelikli ve kıymetli eserlerin ortaya çıktığını vurgulayan Zoroğlu, şöyle devam etti:  &quot;Örneğin Myra-Andriake&#039;de çıkan millefiori (binçiçek) cam işleme tekniğiyle yapılmış yapı iç dekorasyon levhaları dünyada da eşine benzerini az rastlanır nitelikte, kalitede kültür varlıkları oldu. Phaselis Antik Kenti&#039;ndeki çalışmalarda Liman Caddesi&#039;nde çok güzel bir arkaik (bir uygarlığın gelişmesindeki erken dönem) buluntu çıktı. Gerçekten çok şaşırtıcı ve Akdeniz coğrafyasının tarihi niteliğini değiştiren buluntulardan bir tanesi.Zoroğlu, Phaselis&#039;te gün yüzüne çıkarılan bu buluntuların Apollon&#039;a adandığı düşünülen altar yapısı (sunak) ve küçük adak heykeller olduğunu ifade etti. Side Antik Kenti&#039;nde de önemli kazı, restorasyon ve çevre düzenlemeleri yapıldığını aktaran Zoroğlu, &quot;Side Müzesi&#039;ni ziyarete açtık. Eserlerin yeni teşhir halleri çok güzel oldu. Alanya&#039;daki Syedra&#039;da çok kıymetli bir mozaik vardı. Şimdi de 2-3 tane neredeyse tamamı ayakta zeytinyağı işliği bulundu. Onunla ilgili çalışmalar devam ediyor. Aziz Nikolaos Kilisesi içerisinde bir kıymetli bir lahde ulaşıldı.&quot; diye konuştu.Zoroğlu, Side&#039;de de mitolojik ilham perisi Kalliope&#039;nin betimlendiği mozaik zeminin, Aspendos&#039;taki 2 bin yıllık Zeus ve Afrodit heykellerinin de tarihe yön veren önemli bulgular arasında yer aldığını bildirdi.Bölgenin geniş bir kültürel mirasa sahip olduğunun altını çizen Zoroğlu, bu yıl kentteki kapsamlı çalışmaların devam edeceğini sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pB33tIvZpEe7UnoMf52XQQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>2024, yılında Antalyada, tarihi, eser, gün, yüzüne, çıkarıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pB33tIvZpEe7UnoMf52XQQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="2024 yılında Antalya'da tarihi eser gün yüzüne çıkarıldı"><p>Geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Antalya'da, 2024'te yürütülen arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan tarihi eserlerden 886'sı envantere kazandırıldı.</p><p>Her yıl dünyanın dört bir yanından misafir ağırlayan kent; doğal güzellikleri ve kaliteli tesislerinin yanı sıra tarihi dokusuyla kültür turizminde de önde gelen destinasyonlar arasında yer alıyor. Geçmişte ev sahipliği yaptığı medeniyetler dolayısıyla zengin bir tarihi varlığa sahip bölgede, kültürel mirasın ortaya çıkarılması, korunması ve onarımlarına yönelik kapsamlı arkeolojik çalışmalar yürütülüyor.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle, Türk ve yabancı bilim heyetleri ile müze müdürlüklerince sürdürülen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan eserler, müzelerin envanterine kaydediliyor.  <strong>2024'TE 28 ALANDA ARKEOLOJİK ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜ</strong></p><p>İl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu, 2024'ün Antalya'daki arkeolojik çalışmalar bakımında verimli geçtiğini söyledi.  Geleceğe Miras Projesi kapsamında önemli çalışmalar yapıldığını belirten Zoroğlu, Side, Syedra, Sillyon, Olimpos ve Phaselis başta olmak üzere çok sayıda antik kentte yoğun kazı, restorasyon, bakım, onarım ve düzenleme yapıldığını kaydetti. Geçen yıl 28 noktada çalışma yürütüldüğünü vurgulayan Zoroğlu, "Bakanlığımızın tarihte görülmemiş destekleriyle 3'ü su altı, 25'i Cumhurbaşkanlığı Kararlı 28 alanda çalışma yürüttük. Kazılar, restorasyonlar ve aynı zamanda bu alanların tanıtımıyla ilgili Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ve Valiliğimizle çalışmalar yaptık." dedi.</p><p>Zoroğlu, Antalya'yı sürdürülebilir turizmin de başkenti yapmak istediklerini dile getirerek, "2024'te sadece arkeolojik alanlarda yaptığımız kazılar için Bakanlığımızca 500 milyon liralık bir ödenek aktarıldı. Bu da katmanlı bir rekor diyebiliriz." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"NİTELİKLİ VE KIYMETLİ ESERLER ORTAYA ÇIKARILDI</strong>"</p><p>Kazılarda geçen yıl gün yüzüne çıkarılan eserlerden 886'sının envanterlik olduğunu aktaran Zoroğlu, bu eserlerden 527'sinin Side Müzesi'nde, diğerlerinin de Antalya Arkeoloji, Alanya, Demre müzelerinde yer aldığını kaydetti. Kazılarda çok nitelikli ve kıymetli eserlerin ortaya çıktığını vurgulayan Zoroğlu, şöyle devam etti:  "Örneğin Myra-Andriake'de çıkan millefiori (binçiçek) cam işleme tekniğiyle yapılmış yapı iç dekorasyon levhaları dünyada da eşine benzerini az rastlanır nitelikte, kalitede kültür varlıkları oldu. Phaselis Antik Kenti'ndeki çalışmalarda Liman Caddesi'nde çok güzel bir arkaik (bir uygarlığın gelişmesindeki erken dönem) buluntu çıktı. Gerçekten çok şaşırtıcı ve Akdeniz coğrafyasının tarihi niteliğini değiştiren buluntulardan bir tanesi.</p><p>Zoroğlu, Phaselis'te gün yüzüne çıkarılan bu buluntuların Apollon'a adandığı düşünülen altar yapısı (sunak) ve küçük adak heykeller olduğunu ifade etti. Side Antik Kenti'nde de önemli kazı, restorasyon ve çevre düzenlemeleri yapıldığını aktaran Zoroğlu, "Side Müzesi'ni ziyarete açtık. Eserlerin yeni teşhir halleri çok güzel oldu. Alanya'daki Syedra'da çok kıymetli bir mozaik vardı. Şimdi de 2-3 tane neredeyse tamamı ayakta zeytinyağı işliği bulundu. Onunla ilgili çalışmalar devam ediyor. Aziz Nikolaos Kilisesi içerisinde bir kıymetli bir lahde ulaşıldı." diye konuştu.</p><p>Zoroğlu, Side'de de mitolojik ilham perisi Kalliope'nin betimlendiği mozaik zeminin, Aspendos'taki 2 bin yıllık Zeus ve Afrodit heykellerinin de tarihe yön veren önemli bulgular arasında yer aldığını bildirdi.</p><p>Bölgenin geniş bir kültürel mirasa sahip olduğunun altını çizen Zoroğlu, bu yıl kentteki kapsamlı çalışmaların devam edeceğini sözlerine ekledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Davraz Kayak Merkezi iki haftada 100 bin kişiyi ağırladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/davraz-kayak-merkezi-iki-haftada-100-bin-kisiyi-agirladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/davraz-kayak-merkezi-iki-haftada-100-bin-kisiyi-agirladi</guid>
<description><![CDATA[ Isparta&#039;da bulunan Davraz Kayak Merkezi, iki haftada yaklaşık 100 bin kişiyi konuk etti.Toros Dağları&#039;nın zirvesinde 2 bin 635 rakımlı Eğirdir Gölü manzaralı Davraz Kayak Merkezi&#039;nde kar kalınlığı yaklaşık 2 metreye ulaştı, merkezdeki otellerin doluluk oranı ise yüzde 70&#039;e yükseldi.  Isparta İl Özel İdaresi Genel Meclisi Başkanı Mehmet Ali Ertuğrul, gazetecilere, sezonun iki hafta önce başladığını belirterek, bu sürede yaklaşık 100 bin kişiyi ağırladıklarını söyledi.  Geçen yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle misafir sayısında istedikleri rakamlara ulaşamadıklarını belirten Ertuğrul, &quot;Bu yıl, çok şükür Rabbim kar bereketini bizden esirgemedi. Beklentimiz, ziyaretçi sayısının bu yıl çok daha yüksek seviyelere ulaşması. Tüm misafirlerimize elimizden gelen en iyi hizmeti sunmaya gayret ediyoruz.&quot; dedi.  Bölgedeki otellerin yüksek kapasiteyle çalıştığını ifade eden Ertuğrul, saatte 1500 kişi taşıma kapasitesine sahip 2 kilometre uzunluğundaki gondol tesisinin hizmet vermeye başladığını kaydetti. Süleyman Demirel Üniversitesi Öğrencisi Buket Demir, arkadaşlarıyla Davraz&#039;a eğlenmeye geldiklerini dile getirerek, &quot;Daha önceden de gelmiştim, vakit geçirmek için güzel bir yer.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mvPYwYRTEkiPcyxLgNx0Vg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Davraz, Kayak, Merkezi, iki, haftada, 100, bin, kişiyi, ağırladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mvPYwYRTEkiPcyxLgNx0Vg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Davraz Kayak Merkezi iki haftada 100 bin kişiyi ağırladı"><p>Isparta'da bulunan Davraz Kayak Merkezi, iki haftada yaklaşık 100 bin kişiyi konuk etti.</p>Toros Dağları'nın zirvesinde 2 bin 635 rakımlı Eğirdir Gölü manzaralı Davraz Kayak Merkezi'nde kar kalınlığı yaklaşık 2 metreye ulaştı, merkezdeki otellerin doluluk oranı ise yüzde 70'e yükseldi.  Isparta İl Özel İdaresi Genel Meclisi Başkanı Mehmet Ali Ertuğrul, gazetecilere, sezonun iki hafta önce başladığını belirterek, bu sürede yaklaşık 100 bin kişiyi ağırladıklarını söyledi.  Geçen yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle misafir sayısında istedikleri rakamlara ulaşamadıklarını belirten Ertuğrul, "Bu yıl, çok şükür Rabbim kar bereketini bizden esirgemedi. Beklentimiz, ziyaretçi sayısının bu yıl çok daha yüksek seviyelere ulaşması. Tüm misafirlerimize elimizden gelen en iyi hizmeti sunmaya gayret ediyoruz." dedi.  Bölgedeki otellerin yüksek kapasiteyle çalıştığını ifade eden Ertuğrul, saatte 1500 kişi taşıma kapasitesine sahip 2 kilometre uzunluğundaki gondol tesisinin hizmet vermeye başladığını kaydetti. Süleyman Demirel Üniversitesi Öğrencisi Buket Demir, arkadaşlarıyla Davraz'a eğlenmeye geldiklerini dile getirerek, "Daha önceden de gelmiştim, vakit geçirmek için güzel bir yer." diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camisi&amp;apos;ne ziyaretçi akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/mimar-sinanin-ustalik-eseriselimiye-camisine-ziyaretci-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/mimar-sinanin-ustalik-eseriselimiye-camisine-ziyaretci-akini</guid>
<description><![CDATA[ Mimar Sinan&#039;ın ustalık eseri olan ve yaklaşık 3 yıldır restorasyonu süren Selimiye Camisi, 2024&#039;te 1 milyona yakın kişi tarafından ziyaret edildi.Vakıflar Genel Müdürlüğünce 2021&#039;in kasım ayında restorasyona alınan Selimiye Camisi&#039;nde çalışmalar devam sürüyor. Restorasyon sırasında ibadete ve ziyarete açık tutulan cami, geçen yıl yurt içi ve dışından çok sayıda ziyaretçi çekti.Edirne Müftüsü Ercan Aksu, Edirne&#039;nin Osmanlı&#039;ya başkentlik yapmış çok önemli bir kent olduğunu söyledi.  Edirne&#039;nin Fatih Sultan Mehmet&#039;in doğduğu ve İstanbul&#039;un fetih hazırlıklarını yaptığı şehir olduğuna da anlatan Aksu, &quot;Edirne&#039;yi önemli kılan faktörlerden birisi de şüphesiz ki tarihi ve kültürel zenginlikleridir. Bunların başında da Eski Cami, Üç Şerefeli ve Mimar Sinan&#039;ın ustalık eserim diye takdim ettiği şaheser Selimiye Camisi&#039;dir&quot; dedi.&quot;EDİRNE&#039;NİN SEMBOLÜ SELİMİYE&quot;Selimiye Camisi&#039;nin de Edirne&#039;nin kalbi olduğunu aktaran Aksu, &quot;Başta Selimiye Camisi olmak üzere bütün camilerimiz Beytullah&#039;ın, Mescid-i Haram&#039;ın yani Kabe&#039;nin şubesidir. Tabi Selimiye Edirne için çok önemli. Üç yılı aşkın bir zamandır restorasyonu devam ediyor. Buna rağmen başta Balkanlar olmak üzere gerek yurt dışından gerekse yurt içinden çok sayıda ziyaretçi aldı&quot; dedi.Gurbetçi vatandaşlardan İsmail Coşkun da Almanya&#039;da yaşadığını ve memleketi Kayseri&#039;ye giderken Selimiye&#039;yi ziyaret ettiğini söyledi.  &quot;ÇOK İHTİŞAMLI BİR YAPI&quot;Selimiye&#039;yi ilk kez ziyaret ettiğini belirten Coşkun, &quot;Selimiye çok ihtişamlı bir yapı. Fotoğraflardan bakıyorduk ama ziyaret etmek başka bir duygu. Gerçekten mükemmel bir yapı&quot; diye konuştu.Coşkun, tüm gurbetçilerin Kapıkule Sınır Kapısı&#039;ndan yurda giriş yaptıktan sonra Selimiye Camisi&#039;ni ziyaret edip memleketinin yolunu tutması gerektiğini ifade etti.  Ziyaretçilerden Ali Coşkun ise Almanya ziyaretinin ardından memleketi Kayseri&#039;ye gitmeden önce Selimiye&#039;yi ziyaret ettiğini aktardı.  Selimiye&#039;ye hayran olduğunu ve çok etkilendiğini ifade eden Coşkun, restorasyonu tamamlanınca tekrar ziyaret edeceğini kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JNyb1P60HESiVMNpbrqO_g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mimar, Sinan’ın, ustalık, eseri Selimiye, Camisine, ziyaretçi, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JNyb1P60HESiVMNpbrqO_g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camisi'ne ziyaretçi akını"><p>Mimar Sinan'ın ustalık eseri olan ve yaklaşık 3 yıldır restorasyonu süren Selimiye Camisi, 2024'te 1 milyona yakın kişi tarafından ziyaret edildi.</p><p>Vakıflar Genel Müdürlüğünce 2021'in kasım ayında restorasyona alınan <strong>Selimiye Camisi'</strong>nde çalışmalar devam sürüyor. Restorasyon sırasında ibadete ve ziyarete açık tutulan cami, geçen yıl yurt içi ve dışından çok sayıda ziyaretçi çekti.</p><p>Edirne Müftüsü Ercan Aksu, Edirne'nin Osmanlı'ya başkentlik yapmış çok önemli bir kent olduğunu söyledi.  Edirne'nin Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu ve İstanbul'un fetih hazırlıklarını yaptığı şehir olduğuna da anlatan Aksu, "Edirne'yi önemli kılan faktörlerden birisi de şüphesiz ki tarihi ve kültürel zenginlikleridir. Bunların başında da Eski Cami, Üç Şerefeli ve Mimar Sinan'ın ustalık eserim diye takdim ettiği şaheser Selimiye Camisi'dir" dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VvA01xPIH0-O6W7hNbtmWQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"EDİRNE'NİN SEMBOLÜ SELİMİYE"</strong></p><p>Selimiye Camisi'nin de Edirne'nin kalbi olduğunu aktaran Aksu, "Başta Selimiye Camisi olmak üzere bütün camilerimiz Beytullah'ın, Mescid-i Haram'ın yani Kabe'nin şubesidir. Tabi Selimiye Edirne için çok önemli. Üç yılı aşkın bir zamandır restorasyonu devam ediyor. Buna rağmen başta Balkanlar olmak üzere gerek yurt dışından gerekse yurt içinden çok sayıda ziyaretçi aldı" dedi.</p><p>Gurbetçi vatandaşlardan İsmail Coşkun da Almanya'da yaşadığını ve memleketi Kayseri'ye giderken Selimiye'yi ziyaret ettiğini söyledi.  <strong>"ÇOK İHTİŞAMLI BİR YAPI"</strong></p><p>Selimiye'yi ilk kez ziyaret ettiğini belirten Coşkun, "Selimiye çok ihtişamlı bir yapı. Fotoğraflardan bakıyorduk ama ziyaret etmek başka bir duygu. Gerçekten mükemmel bir yapı" diye konuştu.</p><p>Coşkun, tüm gurbetçilerin Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yurda giriş yaptıktan sonra Selimiye Camisi'ni ziyaret edip memleketinin yolunu tutması gerektiğini ifade etti.  Ziyaretçilerden Ali Coşkun ise Almanya ziyaretinin ardından memleketi Kayseri'ye gitmeden önce Selimiye'yi ziyaret ettiğini aktardı.  Selimiye'ye hayran olduğunu ve çok etkilendiğini ifade eden Coşkun, restorasyonu tamamlanınca tekrar ziyaret edeceğini kaydetti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Sakin şehir&amp;quot; beyaza büründü: Muhteşem kar manzarası ortaya çıktı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sakin-sehir-beyaza-burundu-muhtesem-kar-manzarasi-ortaya-cikti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sakin-sehir-beyaza-burundu-muhtesem-kar-manzarasi-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Malatya’nın Arapgir ilçesinde etkili olan kar yağışı sonrası kartpostallık görüntüler oluştu. Kar manzarası havadan görüntülendi.Malatya’nın &quot;sakin şehir&quot; unvanına sahip, doğası, kültürel çeşitliği ve eşsiz doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan Arapgir ilçesinde bir süredir etkili olan kar yağışı ilçeyi beyaza bürüdü.Kar kalınlığının yüksek kesimlerde yer yer 30-40 santimetreye ulaştığı ilçe beyaza bürünürken kar yağışı sonrası kartpostallık görüntüler oluştu.Yağışın etkili olduğu bazı kırsal bölgelerde ortaya çıkan manzara dron ile görüntülendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zzazNddSA0aQ3K-1gKDjNQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sakin, şehir, beyaza, büründü:, Muhteşem, kar, manzarası, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zzazNddSA0aQ3K-1gKDjNQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" sakin beyaza b muhte kar manzaras ortaya><p>Malatya’nın Arapgir ilçesinde etkili olan kar yağışı sonrası kartpostallık görüntüler oluştu. Kar manzarası havadan görüntülendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5Dkdszhgfk-4XxYa_mF0aA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Malatya’nın "sakin şehir" unvanına sahip, doğası, kültürel çeşitliği ve eşsiz doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan Arapgir ilçesinde bir süredir etkili olan kar yağışı ilçeyi beyaza bürüdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AXFEk-wzekGNlOK0659s7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kar kalınlığının yüksek kesimlerde yer yer 30-40 santimetreye ulaştığı ilçe beyaza bürünürken kar yağışı sonrası kartpostallık görüntüler oluştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4oIvcariUkGy8P1R-6PLFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yağışın etkili olduğu bazı kırsal bölgelerde ortaya çıkan manzara dron ile görüntülendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w4eeRuBE9EaZycF7pClBIA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9z2L-GhWhUyTNvtxnWXSaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Perre Antik Kenti&amp;apos;nde 1800 yıl önceki üzüm işliği canlandırılacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/perreantik-kentinde-1800-yil-oenceki-uzum-isligi-canlandirilacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/perreantik-kentinde-1800-yil-oenceki-uzum-isligi-canlandirilacak</guid>
<description><![CDATA[ Kommagene Krallığının 5 büyük kentinden biri olan Adıyaman&#039;daki Perre Antik Kenti&#039;nde 1800 yıl önceki üzüm işliği, yapılan proje kapsamında yeniden canlandırılacak.Adıyaman Valiliği İl Özel İdaresi bütçesiyle desteklenen projeyle, antik çağdaki üretim yöntemleri bugünün teknolojisiyle buluşturulacak. Bölgeyi ziyaret edecek yerli ve yabancı turistler, 1800 yıl önce kullanılan üzüm işliklerindeki kollu pres düzeneklerini, şarap üretim yöntemlerini canlı olarak izleyebilecek.  Vali Osman Varol, Perre Antik Kenti&#039;nin önemli turizm potansiyelini bünyesinde barındırdığını, burada aktif kazı çalışmalarının sürdüğünü anlattı.Valilik tarafından yürütülen birçok kurumun katkısıyla 1800 yıl önceki üzüm işliğinin canlandırılacağını ifade eden Varol, şöyle konuştu:&quot;Eskiden bir işlik olarak kullanılmış, bir şarap üretim işliği burası. O günün teknolojisiyle yapılan aletlerle yeniden çalışır hale getirilecek ve gelen ziyaretçilerimize o gün insanların bu üretimi nasıl yaptığı canlandırmayla gösterilmiş olacak. Canlandırma 4 etaptan oluşuyor. Şu an yüklenici firmamız çalışmalarına devam ediyor. Bizim de çalışma arkadaşlarımızın çalışmaları Kültür ve Turizm Müdürlüğümüzün gözetiminde devam ediyor.&quot;  Yerli ve yabancı turistleri kente davet eden Varol, &quot;İlimizin daha fazla tanıtılmasını sağlamaya gayret ediyoruz. Nemrut Dağı şu an sadece Türkiye&#039;nin değil, dünyanın en bilinen lokasyonlarından bir tanesi. Özellikle 2025 yılı içerisinde yerli ve yabancı turistleri Adıyaman&#039;ımıza davet ediyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/75AxEiF2GUSd3Q_Rs8Pcvw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Perre Antik, Kentinde, 1800, yıl, önceki, üzüm, işliği, canlandırılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/75AxEiF2GUSd3Q_Rs8Pcvw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Perre Antik Kenti'nde 1800 yıl önceki üzüm işliği canlandırılacak"><p>Kommagene Krallığının 5 büyük kentinden biri olan Adıyaman'daki Perre Antik Kenti'nde 1800 yıl önceki üzüm işliği, yapılan proje kapsamında yeniden canlandırılacak.</p><p>Adıyaman Valiliği İl Özel İdaresi bütçesiyle desteklenen projeyle, antik çağdaki üretim yöntemleri bugünün teknolojisiyle buluşturulacak. Bölgeyi ziyaret edecek yerli ve yabancı turistler, 1800 yıl önce kullanılan üzüm işliklerindeki kollu pres düzeneklerini, şarap üretim yöntemlerini canlı olarak izleyebilecek.  Vali Osman Varol, Perre Antik Kenti'nin önemli turizm potansiyelini bünyesinde barındırdığını, burada aktif kazı çalışmalarının sürdüğünü anlattı.</p><p>Valilik tarafından yürütülen birçok kurumun katkısıyla 1800 yıl önceki üzüm işliğinin canlandırılacağını ifade eden Varol, şöyle konuştu:</p><p>"Eskiden bir işlik olarak kullanılmış, bir şarap üretim işliği burası. O günün teknolojisiyle yapılan aletlerle yeniden çalışır hale getirilecek ve gelen ziyaretçilerimize o gün insanların bu üretimi nasıl yaptığı canlandırmayla gösterilmiş olacak. Canlandırma 4 etaptan oluşuyor. Şu an yüklenici firmamız çalışmalarına devam ediyor. Bizim de çalışma arkadaşlarımızın çalışmaları Kültür ve Turizm Müdürlüğümüzün gözetiminde devam ediyor."  Yerli ve yabancı turistleri kente davet eden Varol, "İlimizin daha fazla tanıtılmasını sağlamaya gayret ediyoruz. Nemrut Dağı şu an sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en bilinen lokasyonlarından bir tanesi. Özellikle 2025 yılı içerisinde yerli ve yabancı turistleri Adıyaman'ımıza davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Efes Antik Kenti, 2024&amp;apos;te ziyaretçi rekoru kırdı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/efes-antik-kenti-2024te-ziyaretci-rekoru-kirdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/efes-antik-kenti-2024te-ziyaretci-rekoru-kirdi</guid>
<description><![CDATA[ Antik dünyanın en önemli metropollerinden biri olan Efes Antik Kenti, 2024 yılında ağırladığı 2 milyon 695 bin ziyaretçiyle tarihindeki en yüksek sayıya ulaştı.Antik dünyanın en önemli metropollerinden biri olan Efes Antik Kenti, 2024 yılında ağırladığı 2 milyon 695 bin ziyaretçiyle tarihindeki en yüksek sayıya ulaştı. UNESCO Dünya Miras Listesi&#039;nde yer alan Efes, tarih öncesinden başlayarak Helenistik, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait izleriyle Anadolu&#039;nun zengin tarihini sergiliyor.  Antik Çağ&#039;ın ticari ve politik merkezi olmasının yanı sıra antik dünyanın yedi harikasından biri sayılan Artemis Tapınağı&#039;nın kalıntılarıyla da tarih meraklılarının rotasında yer alan antik kent, henüz tamamı gün yüzüne çıkarılmamış olmasına rağmen, sunduğu eşsiz mirasla her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti kendisine çekiyor.  Efes Müzesi Müdürü Murat Kaleağasıoğlu,geçen yılı ziyaretçi rekoruyla kapattıklarını söyledi. Yerli ve yabancı 2 milyon 695 bin ziyaretçinin antik kente geldiğini ifade eden Kaleağasıoğlu, şöyle devam etti:  &quot;İstatistiklere baktığımız zaman 2023 yılına göre yüzde 18 artış yaşandı. Bu artışta gece müzeciliği uygulamasının önemli bir etkisi var. Yaz aylarında gündüz sıcaklık nedeniyle ören yerini gezemeyenler, gece ışıklandırmasıyla farklı bir ambiyans sunan antik kenti ziyaret etme fırsatı buluyor. Özellikle sosyal medyada Celsus Kütüphanesi&#039;nin ışıklandırılması yoğun ilgi gördü.&quot;YENİ PROJELER HAZIRLANIYOR  Kaleağasıoğlu, Efes Antik Kenti&#039;nde ziyaretçilerin deneyimlerini artırmak için yeni projeler üzerinde çalıştıklarını ifade etti.Efes&#039;te 2025 yılında yeni karşılama merkezi binasının hizmete gireceğini belirten Kaleağasıoğlu, &quot;Stadyum Caddesi&#039;nde yürütülen çalışmalarla yeni ziyaret rotaları oluşturuluyor. Bakanlığımızın &#039;Geleceğe Miras Sonsuz Efes&#039; projesi kapsamında Liman Caddesi, Liman Hamamı, Stadyum Caddesi ve Serapis Tapınağı&#039;nda çalışmalar devam ediyor. Bu yenilikler ziyaretçilerimize daha kapsamlı bir deneyim sunacak.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PCOebtBSPUWJ6IceKTSrJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Efes, Antik, Kenti, 2024te, ziyaretçi, rekoru, kırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PCOebtBSPUWJ6IceKTSrJw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Efes Antik Kenti, 2024'te ziyaretçi rekoru kırdı"><p>Antik dünyanın en önemli metropollerinden biri olan Efes Antik Kenti, 2024 yılında ağırladığı 2 milyon 695 bin ziyaretçiyle tarihindeki en yüksek sayıya ulaştı.</p><p>Antik dünyanın en önemli metropollerinden biri olan Efes Antik Kenti, 2024 yılında ağırladığı 2 milyon 695 bin ziyaretçiyle tarihindeki en yüksek sayıya ulaştı. UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Efes, tarih öncesinden başlayarak Helenistik, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait izleriyle Anadolu'nun zengin tarihini sergiliyor.  Antik Çağ'ın ticari ve politik merkezi olmasının yanı sıra antik dünyanın yedi harikasından biri sayılan Artemis Tapınağı'nın kalıntılarıyla da tarih meraklılarının rotasında yer alan antik kent, henüz tamamı gün yüzüne çıkarılmamış olmasına rağmen, sunduğu eşsiz mirasla her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti kendisine çekiyor.  Efes Müzesi Müdürü Murat Kaleağasıoğlu,geçen yılı ziyaretçi rekoruyla kapattıklarını söyledi. Yerli ve yabancı 2 milyon 695 bin ziyaretçinin antik kente geldiğini ifade eden Kaleağasıoğlu, şöyle devam etti:  "İstatistiklere baktığımız zaman 2023 yılına göre yüzde 18 artış yaşandı. Bu artışta gece müzeciliği uygulamasının önemli bir etkisi var. Yaz aylarında gündüz sıcaklık nedeniyle ören yerini gezemeyenler, gece ışıklandırmasıyla farklı bir ambiyans sunan antik kenti ziyaret etme fırsatı buluyor. Özellikle sosyal medyada Celsus Kütüphanesi'nin ışıklandırılması yoğun ilgi gördü."</p><p><strong>YENİ PROJELER HAZIRLANIYOR</strong>  Kaleağasıoğlu, Efes Antik Kenti'nde ziyaretçilerin deneyimlerini artırmak için yeni projeler üzerinde çalıştıklarını ifade etti.</p><p>Efes'te 2025 yılında yeni karşılama merkezi binasının hizmete gireceğini belirten Kaleağasıoğlu, "Stadyum Caddesi'nde yürütülen çalışmalarla yeni ziyaret rotaları oluşturuluyor. Bakanlığımızın 'Geleceğe Miras Sonsuz Efes' projesi kapsamında Liman Caddesi, Liman Hamamı, Stadyum Caddesi ve Serapis Tapınağı'nda çalışmalar devam ediyor. Bu yenilikler ziyaretçilerimize daha kapsamlı bir deneyim sunacak." diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Gladyatörler kenti&amp;quot; Stratonikeia&amp;apos;daki köy meydanı eski ihtişamına kavuşuyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gladyatoerler-kenti-stratonikeiadaki-koey-meydani-eski-ihtisamina-kavusuyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gladyatoerler-kenti-stratonikeiadaki-koey-meydani-eski-ihtisamina-kavusuyor</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Yatağan ilçesinde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;nde yer alan Stratonikeia Antik Kenti&#039;nin girişinde bulunan ve köy meydanını oluşturan yapılar, Geleceğe Miras Projesi kapsamında restore edilerek ayağa kaldırılıyor.&quot;Gladyatörler kenti&quot; olarak bilinen ve dünyanın en büyük mermer kentleri arasında gösterilen Stratonikeia&#039;da 1977&#039;de başlayan kazı çalışmaları günümüzde yılın 12 ayı devam ediyor. Helenistik, Roma, Bizans&#039;ın yanı sıra Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri için de önem taşıyan antik kentte, her yıl yeni eserler gün yüzüne çıkarılırken, kentteki tarihi yapılar da restore ediliyor.  Stratonikeia ve Lagina Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine, kentte antik dönemden ve sonraki dönemlere ait yapılarda kazı ile restorasyon çalışması yürüttüklerini söyledi. Özellikle Türk dönemi eserlerinin bulunduğu alanda daha yoğun çalıştıklarını belirten Söğüt, &quot;Köy meydanı bizim için özel yerlerden biri çünkü burada Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri yaşamlarına dair yerleşim dokusunun tamamını birlikte görebiliyoruz. Önceki yıllarda başladığımız çalışmalarda buradaki Şaban Ağa Camisi, Selçuk Hamamı, Semerci Ömer Evi ve Ali Aydın Evleri&#039;ni restore ettik.&quot; dedi.MEYDANDAKİ YAPILAR 3D TEKNOLOJİSİYLE CANLANDIRILDI  Köy meydanındaki yapıların tamamını ziyaretçilerin görebilmeleri ve o dönem mesleklerini özgün yapılarında daha yakından tanımaları için 3D teknolojisiyle canlandırdıklarını anlatan Söğüt, yaşayan arkeoloji, tarih kenti dokusunu ziyaretçilerin beğenisine sunmak için çaba gösterdiklerini kaydetti.  Bu yıl Geleceğe Miras Projesi kapsamında köy meydanındaki evleri ve dükkanların tamamını ayağa kaldırmayı hedeflediklerini vurgulayan Söğüt, şöyle konuştu:  &quot;Köy meydanında olan günümüzde görülmeyen mesleklerin tamamının tekrar yaşamasını istiyoruz. Buradaki fırını açacağız, terzihane, bakırcı, ayakkabıcı, demirci ve seramikçi gibi yok olan mesleklerin tamamını burada yaşatmak ve köy meydanını 1950 yılı öncesinde olduğu gibi tekrar canlandırmak istiyoruz. İnsanların buraya geldiğinde tarihi çınarın gölgesinde oturup fırından ekmek almalarını, terziden, ayakkabıcıdan, bakırcıdan alışveriş yapmalarını istiyoruz.&quot;  Söğüt, alandaki 6 ev ve 7 dükkanın projesinin onaylandığını ve uygulamalarına başladıklarını, diğer dükkanların projelerini hazırlamadıklarını dile getirdi. Kısa sürede yapıların tamamının ayakta olacağını ifade eden Söğüt, &quot;Burada yaşayan Menteşe Beyliği, Osmanlı, Cumhuriyet dönemi yerleşim dokusunu insanlar görecek. İnsanlar buraya geldiklerinde hangi alanları görmek, nerede dolaşmak istiyorsa orayı görecekler ve orada dolaşacaklar.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xhV_juVLP0qjcZJzGCgatw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gladyatörler, kenti, Stratonikeiadaki, köy, meydanı, eski, ihtişamına, kavuşuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xhV_juVLP0qjcZJzGCgatw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" gladyat kenti stratonikeia k meydan eski ihti kavu><p>Muğla'nın Yatağan ilçesinde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Stratonikeia Antik Kenti'nin girişinde bulunan ve köy meydanını oluşturan yapılar, Geleceğe Miras Projesi kapsamında restore edilerek ayağa kaldırılıyor.</p><p>"Gladyatörler kenti" olarak bilinen ve dünyanın en büyük mermer kentleri arasında gösterilen <strong>Stratonikeia</strong>'da 1977'de başlayan kazı çalışmaları günümüzde yılın 12 ayı devam ediyor. </p><p>Helenistik, Roma, Bizans'ın yanı sıra Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri için de önem taşıyan antik kentte, her yıl yeni eserler gün yüzüne çıkarılırken, kentteki tarihi yapılar da restore ediliyor.  Stratonikeia ve Lagina Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine, kentte antik dönemden ve sonraki dönemlere ait yapılarda kazı ile restorasyon çalışması yürüttüklerini söyledi. Özellikle Türk dönemi eserlerinin bulunduğu alanda daha yoğun çalıştıklarını belirten Söğüt, "Köy meydanı bizim için özel yerlerden biri çünkü burada Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri yaşamlarına dair yerleşim dokusunun tamamını birlikte görebiliyoruz. Önceki yıllarda başladığımız çalışmalarda buradaki Şaban Ağa Camisi, Selçuk Hamamı, Semerci Ömer Evi ve Ali Aydın Evleri'ni restore ettik." dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/81Zvckrq7kaMH5IhYj2dxQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>MEYDANDAKİ YAPILAR 3D TEKNOLOJİSİYLE CANLANDIRILDI</strong>  Köy meydanındaki yapıların tamamını ziyaretçilerin görebilmeleri ve o dönem mesleklerini özgün yapılarında daha yakından tanımaları için 3D teknolojisiyle canlandırdıklarını anlatan Söğüt, yaşayan arkeoloji, tarih kenti dokusunu ziyaretçilerin beğenisine sunmak için çaba gösterdiklerini kaydetti.  Bu yıl Geleceğe Miras Projesi kapsamında köy meydanındaki evleri ve dükkanların tamamını ayağa kaldırmayı hedeflediklerini vurgulayan Söğüt, şöyle konuştu:  "Köy meydanında olan günümüzde görülmeyen mesleklerin tamamının tekrar yaşamasını istiyoruz. Buradaki fırını açacağız, terzihane, bakırcı, ayakkabıcı, demirci ve seramikçi gibi yok olan mesleklerin tamamını burada yaşatmak ve köy meydanını 1950 yılı öncesinde olduğu gibi tekrar canlandırmak istiyoruz. İnsanların buraya geldiğinde tarihi çınarın gölgesinde oturup fırından ekmek almalarını, terziden, ayakkabıcıdan, bakırcıdan alışveriş yapmalarını istiyoruz."  Söğüt, alandaki 6 ev ve 7 dükkanın projesinin onaylandığını ve uygulamalarına başladıklarını, diğer dükkanların projelerini hazırlamadıklarını dile getirdi. Kısa sürede yapıların tamamının ayakta olacağını ifade eden Söğüt, "Burada yaşayan Menteşe Beyliği, Osmanlı, Cumhuriyet dönemi yerleşim dokusunu insanlar görecek. İnsanlar buraya geldiklerinde hangi alanları görmek, nerede dolaşmak istiyorsa orayı görecekler ve orada dolaşacaklar." diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>THY&amp;apos;den indirimli bilet kampanyası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/thyden-indirimli-bilet-kampanyasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/thyden-indirimli-bilet-kampanyasi</guid>
<description><![CDATA[ Türk Hava Yolları, Ramazan ayı için indirim kampanyasını duyurdu. Kampanya kapsamındaki biletler 949 liradan başlayacak.Türk Hava Yolları, Ramazan ayı için yurt içi indirimli bilet kampanyasını duyurdu.   Yurt içi uçuşlarda geçerli olan indirim kampanyası 11 Şubat–13 Şubat 2025 tarihinde satın alınacak biletler için geçerli olacak.  Kampanyalı bilet fiyatları, 1 Mart–26 Mart 2025 tarihleri arasında her şey dahil 949 liradan başlayacak.Kampanya kapsamında sunulan ücretler tüm yurt içi uçuşlarda EcoFly ücret sınıfında 949 lira, ExtraFly pakette ücretler; İzmir, Kayseri, Antalya, Bodrum, Dalaman, Ankara, Nevşehir hatlarında bin 599 lira, PrimeFly pakette bin 799 lira oldu.  Bu hatlar dışında kalan tüm yurt içi uçuşlarda ücretler ExtraFly pakette bin 499 lira, PrimeFly pakette ise bin 699 liradan satış yapılacak.  İndirimler sınırlı sayıda koltuk için geçerli olurken, KKTC Ercan Havalimanı’na yapılacak uçuşları kapsamayacak.  Sabiha Gökçen Havalimanı’na yapılan uçuşlar ile Türk Hava Yolları codeshare (ortak) ve AJet seferleri kampanya kapsamında olmayacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zYpuvChNukqTOCLcSH5-4w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>THYden, indirimli, bilet, kampanyası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zYpuvChNukqTOCLcSH5-4w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="THY'den indirimli bilet kampanyası"><p>Türk Hava Yolları, Ramazan ayı için indirim kampanyasını duyurdu. Kampanya kapsamındaki biletler 949 liradan başlayacak.</p>Türk Hava Yolları, Ramazan ayı için yurt içi indirimli bilet kampanyasını duyurdu.   Yurt içi uçuşlarda geçerli olan indirim kampanyası 11 Şubat–13 Şubat 2025 tarihinde satın alınacak biletler için geçerli olacak.  Kampanyalı bilet fiyatları, 1 Mart–26 Mart 2025 tarihleri arasında her şey dahil 949 liradan başlayacak.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m8TynnhbWkmbCPOhUJ3zjg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Kampanya kapsamında sunulan ücretler tüm yurt içi uçuşlarda EcoFly ücret sınıfında 949 lira, ExtraFly pakette ücretler; İzmir, Kayseri, Antalya, Bodrum, Dalaman, Ankara, Nevşehir hatlarında bin 599 lira, PrimeFly pakette bin 799 lira oldu.  Bu hatlar dışında kalan tüm yurt içi uçuşlarda ücretler ExtraFly pakette bin 499 lira, PrimeFly pakette ise bin 699 liradan satış yapılacak.  İndirimler sınırlı sayıda koltuk için geçerli olurken, KKTC Ercan Havalimanı’na yapılacak uçuşları kapsamayacak.  Sabiha Gökçen Havalimanı’na yapılan uçuşlar ile Türk Hava Yolları codeshare (ortak) ve AJet seferleri kampanya kapsamında olmayacak.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göbeklitepe&amp;apos;de 1 milyon ziyaretçi hedefleniyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepede-1-milyon-ziyaretci-hedefleniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepede-1-milyon-ziyaretci-hedefleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, 12 bin yıllık geçmişiyle &quot;tarihin sıfır noktası&quot; olarak nitelendirilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;nde yer alan Göbeklitepe&#039;de 2025 yılında 1 milyon ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini belirtti.Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Vali Şıldak, Karahantepe, Göbeklitepe ve Urfa Kalesi&#039;ni ziyaret ederek bölgede devam eden çevre düzenlemeleri, restorasyon ve güçlendirme çalışmalarını yerinde inceledi.Şanlıurfa Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan&#039;dan yürütülen faaliyetlere ilişkin bilgi alan Şıldak, Göbeklitepe ve Karahantepe&#039;de sosyal donatı alanları için çalışma yaptıklarını ifade etti. Şanlıurfa&#039;nın tarihi bir kent olduğunu hatırlatan Şıldak, şunları kaydetti:  &quot;Özellikle Göbeklitepe, 2024 yılında 700 bin ziyaretçi ağırladı, 2025 yılı hedefimiz ise 1 milyon ziyaretçidir. İki aydan bu yana süren çalışmalar kapsamında kafe, restoran ve otopark gibi alanlarla ziyaretçilere daha modern ve kullanışlı alanlar oluşturulmaya çalışılıyor. Şanlıurfa, tarihin ilk izlerini taşıyan ve bunları dünyaya en iyi şekilde yansıtan önemli bir merkez. Bilindiği gibi Göbeklitepe ve Karahantepe bu merkezlerin de en önemli adresi. Bu değerlerimize sahip çıkmak ve gelen ziyaretçilerimizi en iyi şekilde ağırlayabilmek için gerekli tüm sosyal donatı alanlarını hayata kazandırıyoruz.  2025 yılında her iki arkeolojik alanımızı daha güçlü ve turizme hazır hale getirmeyi planlıyoruz. Yine bu çerçevede yeni yürüyüş yolları ile bu çalışmayı daha da verimli hale getiriyoruz. Bizzat çalışmaları takip ediyor ve ilimizin turizm potansiyelinin daha da iyi hale getirilebilmesi için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/alIhEnserkaiw-7kcAC20Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Göbeklitepede, milyon, ziyaretçi, hedefleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/alIhEnserkaiw-7kcAC20Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Göbeklitepe'de, 1 milyon ziyaretçi hedefleniyor"><p>Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, 12 bin yıllık geçmişiyle "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe'de 2025 yılında 1 milyon ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini belirtti.</p><p>Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Vali Şıldak, Karahantepe, Göbeklitepe ve Urfa Kalesi'ni ziyaret ederek bölgede devam eden çevre düzenlemeleri, restorasyon ve güçlendirme çalışmalarını yerinde inceledi.</p><p>Şanlıurfa Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan'dan yürütülen faaliyetlere ilişkin bilgi alan Şıldak, Göbeklitepe ve Karahantepe'de sosyal donatı alanları için çalışma yaptıklarını ifade etti. Şanlıurfa'nın tarihi bir kent olduğunu hatırlatan Şıldak, şunları kaydetti:  "Özellikle Göbeklitepe, 2024 yılında 700 bin ziyaretçi ağırladı, 2025 yılı hedefimiz ise 1 milyon ziyaretçidir. İki aydan bu yana süren çalışmalar kapsamında kafe, restoran ve otopark gibi alanlarla ziyaretçilere daha modern ve kullanışlı alanlar oluşturulmaya çalışılıyor. Şanlıurfa, tarihin ilk izlerini taşıyan ve bunları dünyaya en iyi şekilde yansıtan önemli bir merkez. Bilindiği gibi Göbeklitepe ve Karahantepe bu merkezlerin de en önemli adresi. Bu değerlerimize sahip çıkmak ve gelen ziyaretçilerimizi en iyi şekilde ağırlayabilmek için gerekli tüm sosyal donatı alanlarını hayata kazandırıyoruz.  2025 yılında her iki arkeolojik alanımızı daha güçlü ve turizme hazır hale getirmeyi planlıyoruz. Yine bu çerçevede yeni yürüyüş yolları ile bu çalışmayı daha da verimli hale getiriyoruz. Bizzat çalışmaları takip ediyor ve ilimizin turizm potansiyelinin daha da iyi hale getirilebilmesi için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Saklıkent Kanyonu&amp;apos;na ziyaretçi akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/saklikent-kanyonuna-ziyaretci-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/saklikent-kanyonuna-ziyaretci-akini</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Seydikemer ilçesinde bir çobanın kaçan keçilerini ararken keşfettiği 18 kilometrelik Saklıkent Kanyonu&#039;nu geçen yıl 590 bin kişi ziyaret etti.Kayadibi Mahallesi&#039;nde bulunan Saklıkent Kanyonu; doğal yapısı, akıntılarla şekillenmiş kayalarıyla dikkati çekiyor. Çeşitli sportif etkinliklere olanak tanıyan, yaz aylarında dahi suyunun sıcaklığı yaklaşık 5 derece olan kanyon, macera tutkunlarını da ağırlıyor.Seydikemer Belediye Başkanı Bayram Önder Akdenizli, kanyonun ilçenin en önemli turistik yeri olduğunu söyledi. Bölgeye gelen turistlerin neredeyse tamamının Saklıkent Kanyonu&#039;nu ziyaret ettiğini belirten Akdenizli, kanyonun 1988&#039;de &quot;Çoban Ekrem&quot; olarak bilinen kişi tarafından keçi otlatılırken bulunduğunu kaydetti.  Bölgenin doğa harikası olduğunu dile getiren Akdenizli, &quot;Saklıkent Kanyonu&#039;nu 2023&#039;te 550 bin kişi ziyaret etmişti. Geçen yıl 590 bin ziyaretçiyi Saklıkent&#039;imizde ağırladık&quot; dedi. Kanyonun içinde çıkan soğuk suyun yaz aylarında gelenleri serinletip nefes aldırdığını ifade eden Akdenizli, &quot;Biz de belediye olarak içeride küçük bir kafede hizmet veriyoruz. Çay kahvenin yanı sıra bölgenin organik nar ve portakal suyunu ziyaretçilere sunuyoruz. Özellikle güvenlik önlemlerini alarak misafirlerimizi ağırlamaya çalışıyoruz. Baret takılmasını, kanyon içinde yürüyecek kişilere de plastik ayakkabılar giymesini öneriyoruz. Önlemleri yüksek tutmaya çalışıyoruz&quot; diye konuştu. SAKLIKENT KANYONU Seydikemer&#039;in Antalya sınırında bulunan doğa harikası Saklıkent Kanyonu&#039;nun binlerce yıl önce jeolojik çatlamayla oluştuğu tahmin ediliyor.  Yaklaşık 18 kilometre uzunluğundaki kanyonun bazı noktalarında kaya aralığı 2 metreye kadar daraldığından buralardan gökyüzünü görmek zorlaşıyor. Saklıkent Kanyonu&#039;nu ziyaret edenleri ilk olarak şırıl şırıl akan Eşen Çayı karşılıyor.  Demir iskeleye döşenen tahta merdiven üzerinde yürüyerek kayaların altından fışkıran tertemiz kaynağa ulaşan ziyaretçiler, kanyonda coşkun suların üzerine kurulmuş, yörenin kilimi ve yastıkların serildiği divanlarda oturarak ayaklarını buz gibi suda serinletiyor. İsteyenler kanyonda rafting yapabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fOK2YXA2HUiG8S6xdkKESA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Saklıkent, Kanyonuna, ziyaretçi, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fOK2YXA2HUiG8S6xdkKESA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Saklıkent Kanyonu'na ziyaretçi akını"><p>Muğla'nın Seydikemer ilçesinde bir çobanın kaçan keçilerini ararken keşfettiği 18 kilometrelik Saklıkent Kanyonu'nu geçen yıl 590 bin kişi ziyaret etti.</p><p>Kayadibi Mahallesi'nde bulunan <strong>Saklıkent Kanyonu</strong>; doğal yapısı, akıntılarla şekillenmiş kayalarıyla dikkati çekiyor. Çeşitli sportif etkinliklere olanak tanıyan, yaz aylarında dahi suyunun sıcaklığı yaklaşık 5 derece olan kanyon, macera tutkunlarını da ağırlıyor.</p><p>Seydikemer Belediye Başkanı Bayram Önder Akdenizli, kanyonun ilçenin en önemli turistik yeri olduğunu söyledi. Bölgeye gelen turistlerin neredeyse tamamının Saklıkent Kanyonu'nu ziyaret ettiğini belirten Akdenizli, kanyonun 1988'de "Çoban Ekrem" olarak bilinen kişi tarafından keçi otlatılırken bulunduğunu kaydetti.  Bölgenin doğa harikası olduğunu dile getiren Akdenizli, "Saklıkent Kanyonu'nu 2023'te 550 bin kişi ziyaret etmişti. Geçen yıl 590 bin ziyaretçiyi Saklıkent'imizde ağırladık" dedi. </p><p>Kanyonun içinde çıkan soğuk suyun yaz aylarında gelenleri serinletip nefes aldırdığını ifade eden Akdenizli, "Biz de belediye olarak içeride küçük bir kafede hizmet veriyoruz. Çay kahvenin yanı sıra bölgenin organik nar ve portakal suyunu ziyaretçilere sunuyoruz. Özellikle güvenlik önlemlerini alarak misafirlerimizi ağırlamaya çalışıyoruz. Baret takılmasını, kanyon içinde yürüyecek kişilere de plastik ayakkabılar giymesini öneriyoruz. Önlemleri yüksek tutmaya çalışıyoruz" diye konuştu. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J0Zg2t3i-U-6G42yKc02tw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>SAKLIKENT KANYONU</strong> </p><p>Seydikemer'in Antalya sınırında bulunan doğa harikası Saklıkent Kanyonu'nun binlerce yıl önce jeolojik çatlamayla oluştuğu tahmin ediliyor.  Yaklaşık 18 kilometre uzunluğundaki kanyonun bazı noktalarında kaya aralığı 2 metreye kadar daraldığından buralardan gökyüzünü görmek zorlaşıyor. Saklıkent Kanyonu'nu ziyaret edenleri ilk olarak şırıl şırıl akan Eşen Çayı karşılıyor.  Demir iskeleye döşenen tahta merdiven üzerinde yürüyerek kayaların altından fışkıran tertemiz kaynağa ulaşan ziyaretçiler, kanyonda coşkun suların üzerine kurulmuş, yörenin kilimi ve yastıkların serildiği divanlarda oturarak ayaklarını buz gibi suda serinletiyor. İsteyenler kanyonda rafting yapabiliyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çal Mağarası&amp;apos;na 2024&amp;apos;te yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cal-magarasina-2024te-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cal-magarasina-2024te-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Doğu Karadeniz&#039;in ve Trabzon&#039;un önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Çal Mağarası, geçen yıl 173 bin 572 ziyaretçiyi ağırladı.Düzköy ilçesinde deniz seviyesinden 1050 metre yükseklikteki Çal Mağarası, 8 milyon yılda oluştuğu tahmin edilen sarkıt ve dikitlerinin yanı sıra üzerindeki kale, içindeki çağlayan ve küçük gölle yaklaşık 24 yıldır bölge turizmine katkı sağlıyor.  Mağara, yer altını keşfe çıkan adrenalin tutkunları için farklı bir rotaya ev sahipliği yapıyor.Girişinden 200 metre sonra iki kola ayrılan mağaranın sol bölümünde 150 metrelik yürüyüşün ardından kalkerli arazilerde erime ve çökme sonucu oluşan tava şeklindeki çukurluklar bulunuyor.  Mağaranın yaklaşık 400 metrelik yürüyüş yolu olan sağ kolunda ise göl ve çağlayan ziyaretçilerine göz kamaştıran güzellikler sunuyor.Çatlaklar sayesinde dış ortamla hava akışı bulunan, yer altında olmasına rağmen vadide yüründüğü hissi veren mağaradan geçen derenin derinliği ise mevsimsel olarak değişiyor.Şu ana kadar 8 kilometre uzunluğuna kadar ulaşılabilen, birçok kısmı halen tam keşfedilemeyen mağarada yaklaşık 1 kilometrelik bölüm gezilebiliyor.Yıl boyunca açık tutulan, üzerindeki kalesinde çayevi ve yöre mutfağıyla da dikkati çeken Çal Mağarası, geçen yıl 173 bin 572 ziyaretçiyi ağırladı.&quot;İNSANLAR HAYRAN KALIYOR&quot;Düzköy Belediye Başkanı Selim Çelenk, yörenin her mevsim farklı güzellikler sunduğunu söyledi.  Doğal yapısıyla dünyanın ilgisini çeken bir ilçe olduklarını dile getiren Çelenk, &quot;İlçemizin bakir alanları, doğa alanları şu anda herkesin dikkatini çekiyor. Biz burada bu ilçeyi en güzel şekilde dünyaya tanıtmak üzere girişimlerde bulunuyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.  Çelenk, Çal Mağarası&#039;nın ilçenin önemli turizm destinasyonları arasında yer aldığını vurgulayarak, &quot;İçerisine giren insanlar hayran kalıyor. Şu anda Büyükşehir Belediyemiz orada tabela ve ışıklandırmada güzel bir çalışma yaptı. Biz de ziyaretçilerin otopark konusundaki sıkıntılarını çözmek için orada bir çalışma başlattık.&quot; diye konuştu.Mağaraya gelen ziyaretçilerin manzarayı çok beğendiğini belirten Çelenk, &quot;Kış mevsiminde bile bize gelen ziyaretçiler Düzköy ilçesinde gördüklerine hayranlıklarını dile getiriyor ve buradan gittikleri zaman kendi ortamlarında da anlatıyor&quot; dedi.  Çelenk, turizmden daha fazla pay almak adına Düzköy Kaymakamlığı ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile turizm master planı hazırlık sürecinde olduklarını dile getirerek, &quot;Amacımız Düzköy&#039;ü dünya literatürüne en güzel şekilde taşıyabilmek ve buranın cazibe merkezi olmasını sağlayabilmek&quot; değerlendirmesinde bulundu.  &quot;HER YIL BİNLERCE KİŞİ GELİYOR&quot; Çal Mağarası&#039;nın her yıl çok sayıda turistin ziyaret ettiği bir mekan olduğunu hatırlatan Çelenk, &quot;Bu bizim için önemli. Her yıl binlerce kişi buraya geliyor, mağarayı görüyor. Çin, Orta Doğu, Uzak Doğu ve Avrupa&#039;dan, dünyanın her yerinden ziyaretçilerimiz var. Bu konuda bir sıkıntımız yok daha güzel olması için de gayret ediyoruz&quot; şeklinde konuştu.  İstanbul&#039;dan gelen Samet Küçük, &quot;Çal Mağarası&#039;na daha önce gelmiştim. Tekrar bir kış günü gelmek nasip oldu. Doğası çok güzel. Mağaranın içi de çok güzel ama şu anda mağaranın içinden dışarısı bana daha bir güzel geliyor&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ghq6O_hvdk-wMxe-j2kqsA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çal, Mağarasına, 2024te, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ghq6O_hvdk-wMxe-j2kqsA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çal Mağarası'na 2024'te yoğun ilgi"><p>Doğu Karadeniz'in ve Trabzon'un önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Çal Mağarası, geçen yıl 173 bin 572 ziyaretçiyi ağırladı.</p><p>Düzköy ilçesinde deniz seviyesinden 1050 metre yükseklikteki Çal Mağarası, 8 milyon yılda oluştuğu tahmin edilen sarkıt ve dikitlerinin yanı sıra üzerindeki kale, içindeki çağlayan ve küçük gölle yaklaşık 24 yıldır bölge turizmine katkı sağlıyor.  Mağara, yer altını keşfe çıkan adrenalin tutkunları için farklı bir rotaya ev sahipliği yapıyor.</p><p>Girişinden 200 metre sonra iki kola ayrılan mağaranın sol bölümünde 150 metrelik yürüyüşün ardından kalkerli arazilerde erime ve çökme sonucu oluşan tava şeklindeki çukurluklar bulunuyor.  Mağaranın yaklaşık 400 metrelik yürüyüş yolu olan sağ kolunda ise göl ve çağlayan ziyaretçilerine göz kamaştıran güzellikler sunuyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Wd7YXcVzYEGl4O4FpWp97g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Çatlaklar sayesinde dış ortamla hava akışı bulunan, yer altında olmasına rağmen vadide yüründüğü hissi veren mağaradan geçen derenin derinliği ise mevsimsel olarak değişiyor.</p><p>Şu ana kadar 8 kilometre uzunluğuna kadar ulaşılabilen, birçok kısmı halen tam keşfedilemeyen mağarada yaklaşık 1 kilometrelik bölüm gezilebiliyor.</p><p>Yıl boyunca açık tutulan, üzerindeki kalesinde çayevi ve yöre mutfağıyla da dikkati çeken Çal Mağarası, geçen yıl 173 bin 572 ziyaretçiyi ağırladı.</p><p><strong>"İNSANLAR HAYRAN KALIYOR"</strong></p><p>Düzköy Belediye Başkanı Selim Çelenk, yörenin her mevsim farklı güzellikler sunduğunu söyledi.  Doğal yapısıyla dünyanın ilgisini çeken bir ilçe olduklarını dile getiren Çelenk, "İlçemizin bakir alanları, doğa alanları şu anda herkesin dikkatini çekiyor. Biz burada bu ilçeyi en güzel şekilde dünyaya tanıtmak üzere girişimlerde bulunuyoruz." ifadelerini kullandı.  Çelenk, Çal Mağarası'nın ilçenin önemli turizm destinasyonları arasında yer aldığını vurgulayarak, "İçerisine giren insanlar hayran kalıyor. Şu anda Büyükşehir Belediyemiz orada tabela ve ışıklandırmada güzel bir çalışma yaptı. Biz de ziyaretçilerin otopark konusundaki sıkıntılarını çözmek için orada bir çalışma başlattık." diye konuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TfkGB6wWdkqSH2xXkELcJA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Mağaraya gelen ziyaretçilerin manzarayı çok beğendiğini belirten Çelenk, "Kış mevsiminde bile bize gelen ziyaretçiler Düzköy ilçesinde gördüklerine hayranlıklarını dile getiriyor ve buradan gittikleri zaman kendi ortamlarında da anlatıyor" dedi.  Çelenk, turizmden daha fazla pay almak adına Düzköy Kaymakamlığı ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile turizm master planı hazırlık sürecinde olduklarını dile getirerek, "Amacımız Düzköy'ü dünya literatürüne en güzel şekilde taşıyabilmek ve buranın cazibe merkezi olmasını sağlayabilmek" değerlendirmesinde bulundu.  <strong>"HER YIL BİNLERCE KİŞİ GELİYOR"</strong> </p><p>Çal Mağarası'nın her yıl çok sayıda turistin ziyaret ettiği bir mekan olduğunu hatırlatan Çelenk, "Bu bizim için önemli. Her yıl binlerce kişi buraya geliyor, mağarayı görüyor. Çin, Orta Doğu, Uzak Doğu ve Avrupa'dan, dünyanın her yerinden ziyaretçilerimiz var. Bu konuda bir sıkıntımız yok daha güzel olması için de gayret ediyoruz" şeklinde konuştu.  İstanbul'dan gelen Samet Küçük, "Çal Mağarası'na daha önce gelmiştim. Tekrar bir kış günü gelmek nasip oldu. Doğası çok güzel. Mağaranın içi de çok güzel ama şu anda mağaranın içinden dışarısı bana daha bir güzel geliyor" dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kış manzarasının tadını çıkardılar: Doğal güzellikleriyle ön plana çıkıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kis-manzarasinin-tadini-cikardilar-dogal-guzellikleriyle-oen-plana-cikiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kis-manzarasinin-tadini-cikardilar-dogal-guzellikleriyle-oen-plana-cikiyor</guid>
<description><![CDATA[ Bolu&#039;da, doğal güzellikleriyle ön plana çıkan Gölcük Tabiat Parkı, hafta sonunda kış manzarasının tadını çıkarmak isteyenlerden ilgi gördü.Kent merkezine 13 kilometre uzaklıkta bulunan, karla kaplı tabiat parkındaki gölün yüzeyi, hava sıcaklığının gece eksi derecelere düşmesiyle buz tuttu.  Kar kalınlığının 5 santimetre olduğu Gölcük&#039;te güzel görüntüler oluştu.  Hafta sonunda kış manzarasının tadını çıkarmak isteyenler, tabiat parkında yoğunluk oluşturdu.  Soğuk havaya rağmen bölgeye gelenler, gölün etrafında yürüyüş yaptı, güzel manzara karşısında fotoğraf çektirdi.  Yetkililer, ziyaretçileri, doğayı korumaları ve buz tutan gölün üzerine çıkmamaları konusunda uyardı.  Ziyaretçi Rümeysa Doğan, sık sık tabiat parkını ziyaret ettiklerini söyledi.  Doğan, herkese, Bolu&#039;nun en güzel yeri olduğunu belirttiği tabiat parkını ziyaret etme tavsiyesinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m5NsKMNKzkCTWs3KNOm0Ig.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kış, manzarasının, tadını, çıkardılar:, Doğal, güzellikleriyle, ön, plana, çıkıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m5NsKMNKzkCTWs3KNOm0Ig.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kış manzarasının tadını çıkardılar: Doğal güzellikleriyle ön plana çıkıyor"><p>Bolu'da, doğal güzellikleriyle ön plana çıkan Gölcük Tabiat Parkı, hafta sonunda kış manzarasının tadını çıkarmak isteyenlerden ilgi gördü.</p>Kent merkezine 13 kilometre uzaklıkta bulunan, karla kaplı tabiat parkındaki gölün yüzeyi, hava sıcaklığının gece eksi derecelere düşmesiyle buz tuttu.  Kar kalınlığının 5 santimetre olduğu Gölcük'te güzel görüntüler oluştu.  Hafta sonunda kış manzarasının tadını çıkarmak isteyenler, tabiat parkında yoğunluk oluşturdu.  Soğuk havaya rağmen bölgeye gelenler, gölün etrafında yürüyüş yaptı, güzel manzara karşısında fotoğraf çektirdi.  Yetkililer, ziyaretçileri, doğayı korumaları ve buz tutan gölün üzerine çıkmamaları konusunda uyardı.  Ziyaretçi Rümeysa Doğan, sık sık tabiat parkını ziyaret ettiklerini söyledi.  Doğan, herkese, Bolu'nun en güzel yeri olduğunu belirttiği tabiat parkını ziyaret etme tavsiyesinde bulundu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AJet&amp;apos;ten Ramazan kampanyası: 699 liradan başlayacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ajetten-ramazan-kampanyasi-699-liradan-baslayacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ajetten-ramazan-kampanyasi-699-liradan-baslayacak</guid>
<description><![CDATA[ Hava yolu şirketi AJet, Ramazan ayı için yeni kampanyasını duyurdu. Yurt içi uçuşlarda geçerli olan indirimli biletler 699 liradan satışa sunuldu.Hava yolu şirketi AJet, Ramazan ayını kapsayan ve yurt içi uçuşlarda geçerli olan indirimli bilet kampanyasını başlattı. Kampanya ile indirimli biletler 699 liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.  İndirimli biletler yurt içinde 41 noktaya yapılan uçuşlarda geçerli olacak ve 13 Şubat 2025 saat 23:59’a kadar satışta olacak.   100 BİN KOLTUK SATILACAK  Söz konusu biletler, 24 Şubat – 25 Mart 2025 tarihleri arasındaki seyahatlerde kullanılabilecek.   Kampanya kapsamında 100 bin koltuk satışı yapılacak. KKTC hariç tüm yurt içi tek yön uçuşlarını kapsayacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ly8_4M1oVUCjRTm2i3lZIw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>AJetten, Ramazan, kampanyası:, 699, liradan, başlayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ly8_4M1oVUCjRTm2i3lZIw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="AJet'ten Ramazan kampanyası: 699 liradan başlayacak"><p>Hava yolu şirketi AJet, Ramazan ayı için yeni kampanyasını duyurdu. Yurt içi uçuşlarda geçerli olan indirimli biletler 699 liradan satışa sunuldu.</p><p>Hava yolu şirketi AJet, Ramazan ayını kapsayan ve yurt içi uçuşlarda geçerli olan indirimli bilet kampanyasını başlattı. </p><p>Kampanya ile indirimli biletler 699 liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.  İndirimli biletler yurt içinde 41 noktaya yapılan uçuşlarda geçerli olacak ve 13 Şubat 2025 saat 23:59’a kadar satışta olacak.   <strong>100 BİN KOLTUK SATILACAK</strong>  Söz konusu biletler, 24 Şubat – 25 Mart 2025 tarihleri arasındaki seyahatlerde kullanılabilecek.   Kampanya kapsamında 100 bin koltuk satışı yapılacak. KKTC hariç tüm yurt içi tek yön uçuşlarını kapsayacak.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>En sıra dışı yürüyüş rotası: Wulingyuan Kanyonu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/en-sira-disi-yuruyus-rotasi-wulingyuan-kanyonu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/en-sira-disi-yuruyus-rotasi-wulingyuan-kanyonu</guid>
<description><![CDATA[ Çin’in ünlü Wulingyuan Kanyonu’nda sıra dışı yürüyüş yolu, ilginç bir seyahat deneyimi sunuyor.Çin’in Hunan Bölgesi’nde bulunan ve 1992 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Wulingyuan Kanyonu’nda, yaklaşık üç bin kumtaşı kaya kule bulunuyor. İşte bu kulelerden bazılarına yaptığı tasarımlarla konuşulan Martin Duplantier; bir dizi çadır, köprü ve gözlemevi tasarladı.Bir yarışma kapsamında tasarımlarını sunan Duplantier, bu gözalıcı fikirleriyle birinciliği elde etti. Doğal manzara ile fiziksel bir ilişki kurmayı amaçlayan bu köprü, gözlemevi ve çadır fikri; her türlü hava koşuluna uygun olarak, paslanmaz çelik malzemeden üretildi.Duplantier, rotanın mimarisini, doğal çevreyi de göz önünde bulundurarak topografyaya hassas bir şekilde yerleştirdi ve görünmeyen geometrik şekiller dizisi olarak tasarladı.İlk yapı; disk şeklinde, aynalardan oluşuyor ve çevresini yansıtıyor. İkincisi, bir gözlem köprüsü ve iki seviyeden oluşuyor; üst kısımda yürüyebiliyor, alt bölümde ise dinlenebiliyorsunuz. Bir anlamda havada oturmak gibi bir şey oluyor.‘Su aynası’ denen bölümde ise, her yedi dakikada bir, dev bir damlanın oluşmasına şahit oluyorsunuz. Kısacası dünyanın en ilginç kanyonlarından olan Wulingyuan’daki bu tasarım harikasını yaşamak, sizin için gerçekten unutulmaz bir deneyim olabilir.Kaynak: Brandlifemag ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QapF8Mds70m14JlycdtG8g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>sıra, dışı, yürüyüş, rotası:, Wulingyuan, Kanyonu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QapF8Mds70m14JlycdtG8g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="En sıra dışı yürüyüş rotası: Wulingyuan Kanyonu"><p>Çin’in ünlü Wulingyuan Kanyonu’nda sıra dışı yürüyüş yolu, ilginç bir seyahat deneyimi sunuyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8SztegwbDUiOG8MaTW1b1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çin’in Hunan Bölgesi’nde bulunan ve 1992 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Wulingyuan Kanyonu’nda, yaklaşık üç bin kumtaşı kaya kule bulunuyor. İşte bu kulelerden bazılarına yaptığı tasarımlarla konuşulan Martin Duplantier; bir dizi çadır, köprü ve gözlemevi tasarladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/29R1AXex5E--yWvOPv5Nyg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir yarışma kapsamında tasarımlarını sunan Duplantier, bu gözalıcı fikirleriyle birinciliği elde etti. Doğal manzara ile fiziksel bir ilişki kurmayı amaçlayan bu köprü, gözlemevi ve çadır fikri; her türlü hava koşuluna uygun olarak, paslanmaz çelik malzemeden üretildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l9dbxkQJu062jIi4gJBuGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Duplantier, rotanın mimarisini, doğal çevreyi de göz önünde bulundurarak topografyaya hassas bir şekilde yerleştirdi ve görünmeyen geometrik şekiller dizisi olarak tasarladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fUCl3rtFyUeu6qu8DAVgUw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk yapı; disk şeklinde, aynalardan oluşuyor ve çevresini yansıtıyor. İkincisi, bir gözlem köprüsü ve iki seviyeden oluşuyor; üst kısımda yürüyebiliyor, alt bölümde ise dinlenebiliyorsunuz. Bir anlamda havada oturmak gibi bir şey oluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XWymmPLK30K7anaJbJo8_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>‘Su aynası’ denen bölümde ise, her yedi dakikada bir, dev bir damlanın oluşmasına şahit oluyorsunuz. Kısacası dünyanın en ilginç kanyonlarından olan Wulingyuan’daki bu tasarım harikasını yaşamak, sizin için gerçekten unutulmaz bir deneyim olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EMckH1pqoEuMyAmNcjn3xg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaynak: Brandlifemag</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UIffUGIkykK0uSbiG2C-8w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Perge Antik Kenti&amp;apos;nde 5 heykel bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/perge-antik-kentinde-5-heykel-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/perge-antik-kentinde-5-heykel-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Perge Antik Kenti&#039;nde, &quot;Geleceğe Miras Projesi&quot; kapsamında gerçekleştirilen kazılarda farklı dönemlere ait 5 heykelin gün yüzüne çıkarıldığını bildirdi.Genel Müdürlüğün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, alt kısmında, bir yunusun üzerinde oturan aşk tanrısı Eros ile bir bütünlük oluşturan ve yaklaşık 2 metre yüksekliğinde olan Afrodit heykelinin ilk incelemelere göre, MS 2. yüzyıla tarihlendirilen bir Roma İmparatorluk Dönemi replikası olduğunun düşünüldüğü belirtildi.  Afrodit heykelinin hemen yanında ortaya çıkarılan diğer heykelin ise 187 santimetre yüksekliğinde, ayakta duran giyimli bir kadın heykeli olduğu aktarılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:  &quot;İlk belirlemelere göre, bu heykel Severuslar dönemine ait özellikler göstermektedir. Yine aynı alanda, benzer özelliklere sahip giyimli bir kadın heykeli iki parça olarak ele geçirilmiştir. Kentin doğu caddesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında yan yana olarak ortaya çıkarılan giyimli bir kadın heykeli ile giyimli bir erkek heykeli diğer iki eserimizdir. Perge&#039;nin heykeltıraşlık geleneğine dair yeni ipuçları sağlayan bu keşifler, dönemin sosyal yapısını ve sanatsal üretim süreçlerini anlamaya katkı sağlamaktadır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zYRGbwXgY0OqMeMhNqvmyA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Perge, Antik, Kentinde, heykel, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zYRGbwXgY0OqMeMhNqvmyA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Perge Antik Kenti'nde 5 heykel bulundu"><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Perge Antik Kenti'nde, "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında gerçekleştirilen kazılarda farklı dönemlere ait 5 heykelin gün yüzüne çıkarıldığını bildirdi.</p>Genel Müdürlüğün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, alt kısmında, bir yunusun üzerinde oturan aşk tanrısı Eros ile bir bütünlük oluşturan ve yaklaşık 2 metre yüksekliğinde olan Afrodit heykelinin ilk incelemelere göre, MS 2. yüzyıla tarihlendirilen bir Roma İmparatorluk Dönemi replikası olduğunun düşünüldüğü belirtildi.  Afrodit heykelinin hemen yanında ortaya çıkarılan diğer heykelin ise 187 santimetre yüksekliğinde, ayakta duran giyimli bir kadın heykeli olduğu aktarılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:  "İlk belirlemelere göre, bu heykel Severuslar dönemine ait özellikler göstermektedir. Yine aynı alanda, benzer özelliklere sahip giyimli bir kadın heykeli iki parça olarak ele geçirilmiştir. Kentin doğu caddesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında yan yana olarak ortaya çıkarılan giyimli bir kadın heykeli ile giyimli bir erkek heykeli diğer iki eserimizdir. Perge'nin heykeltıraşlık geleneğine dair yeni ipuçları sağlayan bu keşifler, dönemin sosyal yapısını ve sanatsal üretim süreçlerini anlamaya katkı sağlamaktadır.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-g_-fAAwDUeqlYRmZe63WQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trenlerde &amp;apos;Aile Yılı&amp;apos; indirimi: Aileler ve yeni evlenenlere indirim geliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trenlerde-aile-yili-indirimi-aileler-ve-yeni-evlenenlere-indirim-geliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trenlerde-aile-yili-indirimi-aileler-ve-yeni-evlenenlere-indirim-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından &quot;Aile Yılı&quot; ilan edilen 2025 yılında tren seyahatleri indirimli olacak. 8 Mart itibariyle aileler yüzde 15, yeni evli çiftler ise yüzde 50 indirimli bilet satın alabilecek.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının &quot;Aile Yılı&quot; ilan edilmesi kapsamında, tren seyahatlerinde ailelere ve yeni evlenen çiftlere özel indirimler sunulacağını ifade etti.8 MART&#039;TA BAŞLIYOR Bakan Uraloğlu, “Aile Yılı kapsamında hayata geçireceğimiz uygulama 8 Mart tarihinde başlayacak.” dedi. Bakan Uraloğlu, 2025 yılı boyunca geçerli olacak indirimler kapsamında, anne, baba, çocukların yanı sıra anneanne, babaanne ve dedelerin de dahil olduğu aile bireylerinin birlikte seyahatlerinde indirimden faydalanabileceğini anlattı. Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “En az 3, en fazla 11 bilet alınması koşuluyla geçerli olacak bu uygulama ile aileler yüzde 15 indirim ile ekonomik ve konforlu şekilde seyahat edecek. Öte yandan, 2025 yılında evlenen çiftler için ise ‘Yeni Evli Tarifesi’ devreye alınacak. Bu özel tarife ile yeni evli çiftler tren biletlerini yüzde 50 indirimle alabilecek.” MEVCUT İNDİRİMLER DE SÜRECEKBakan Uraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ’nin sunduğu mevcut indirimlerin de devam edeceğini belirterek, 0-6 yaş arası çocukların ücretsiz, 7-12 yaş arası çocukların yüzde 50 indirimle, 13-26 yaş arası gençlerin ise yüzde 15 indirimle seyahat ettiğini hatırlattı. Ayrıca, 60-64 yaş arası yolculara yüzde 15, 65 yaş ve üzeri yolculara ise yüzde 50 indirim uygulandığını belirten Uraloğlu, öğretmenler, askeri personel ve yerli-yabancı basın kartı sahibi gazeteciler için de yüzde 15 indirim uygulamasının sürdüğünü söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pptQX9BcM0eqmnJ855FMfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trenlerde, Aile, Yılı, indirimi:, Aileler, yeni, evlenenlere, indirim, geliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pptQX9BcM0eqmnJ855FMfA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trenlerde 'Aile Yılı' indirimi: Aileler ve yeni evlenenlere indirim geliyor"><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından "Aile Yılı" ilan edilen 2025 yılında tren seyahatleri indirimli olacak. 8 Mart itibariyle aileler yüzde 15, yeni evli çiftler ise yüzde 50 indirimli bilet satın alabilecek.</p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi kapsamında, tren seyahatlerinde ailelere ve yeni evlenen çiftlere özel indirimler sunulacağını ifade etti.</p><p><strong>8 MART'TA BAŞLIYOR</strong></p><p> </p><p>Bakan Uraloğlu, “Aile Yılı kapsamında hayata geçireceğimiz uygulama 8 Mart tarihinde başlayacak.” dedi. </p><p>Bakan Uraloğlu, 2025 yılı boyunca geçerli olacak indirimler kapsamında, anne, baba, çocukların yanı sıra anneanne, babaanne ve dedelerin de dahil olduğu aile bireylerinin birlikte seyahatlerinde indirimden faydalanabileceğini anlattı. Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: </p><p>“En az 3, en fazla 11 bilet alınması koşuluyla geçerli olacak bu uygulama ile aileler yüzde 15 indirim ile ekonomik ve konforlu şekilde seyahat edecek. Öte yandan, 2025 yılında evlenen çiftler için ise ‘Yeni Evli Tarifesi’ devreye alınacak. Bu özel tarife ile yeni evli çiftler tren biletlerini yüzde 50 indirimle alabilecek.” </p><p><strong>MEVCUT İNDİRİMLER DE SÜRECEK</strong></p><p>Bakan Uraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ’nin sunduğu mevcut indirimlerin de devam edeceğini belirterek, 0-6 yaş arası çocukların ücretsiz, 7-12 yaş arası çocukların yüzde 50 indirimle, 13-26 yaş arası gençlerin ise yüzde 15 indirimle seyahat ettiğini hatırlattı. </p><p>Ayrıca, 60-64 yaş arası yolculara yüzde 15, 65 yaş ve üzeri yolculara ise yüzde 50 indirim uygulandığını belirten Uraloğlu, öğretmenler, askeri personel ve yerli-yabancı basın kartı sahibi gazeteciler için de yüzde 15 indirim uygulamasının sürdüğünü söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Biletsiz yolcu taşıyana 85 bin lira ceza geliyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/biletsiz-yolcu-tasiyana-85-bin-lira-ceza-geliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/biletsiz-yolcu-tasiyana-85-bin-lira-ceza-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Şehirlerarası otobüslerde kurallara uymayanlar ağır ceza ödeyecek. Yeni düzenleme ile biletsiz yolcu taşıyana 85 bin lira, durak dışı yolcu indirene ise 50 bin liraya kadar ceza kesilebilecek. Teklif ile doğum yardımı miktarı için Cumhurbaşkanı&#039;na yetki verilecek. DHMİ çalışanları ise havacılık tazminatı alabilecek.Karayolu Taşıma Kanunu&#039;nda yapılacak değişiklikle, biletsiz yolcu taşıyanlara verilen 300 lira idari para cezasının alt sınırı 8 bin 500, üst sınırı ise 85 bin liraya çıkarılacak.  AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında Karayolu Taşıma Kanunu&#039;ndaki idari para cezalarının artırılmasına, doğum yardımına ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) çalışanlarına ilişkin düzenlemeleri de içeren kanun teklifi hazırladı.  Bu hafta TBMM Başkanlığına sunulması beklenen teklife göre, Karayolu Taşıma Kanunu&#039;ndaki idari para cezaları artırılacak.  Biletsiz yolcu taşıyanlara verilen 300 lira idari para cezasının alt sınırı 8 bin 500, üst sınırı da 85 bin liraya çıkarılacak.   DURAK DIŞI YOLCU İNDİREN 50 BİN LİRA ÖDEYECEK  Böylece biletsiz yolcu taşıyanlara 8 bin 500 lira ila 85 bin lira arasında idari para cezası uygulanabilecek.Sözleşmesiz taşımacılık yapanlara da aynı miktarlarda idari para cezası kesilecek.  Terminal ve ara durak dışında yolcu indirip bindiren taşımacılara ise 5 bin lira ila 50 bin lira arasında idari para cezası verilecek.  DOĞUM YARDIMI İÇİN CUMHURBAŞKANI&#039;NA YETKİ  Teklifle, doğum yardımına ilişkin Sosyal Hizmetler Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname&#039;de değişikliğe gidilecek.  Bu düzenlemeye göre, 1 Ocak 2025&#039;ten itibaren doğum yardımının miktarı Cumhurbaşkanınca belirlenecek.Doğum yardımları, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu&#039;ndan ödenecek. Bu yardımlardan vergi kesintisi yapılmayacak.  Ayrıca teklifle DHMİ çalışanlarına Eurocontrol havacılık tazminatı verilmesine yönelik düzenlemeye gidilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1SKRl_Aa60q0dCJEIzaIqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Biletsiz, yolcu, taşıyana, bin, lira, ceza, geliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1SKRl_Aa60q0dCJEIzaIqg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Biletsiz yolcu taşıyana 85 bin lira ceza geliyor"><p>Şehirlerarası otobüslerde kurallara uymayanlar ağır ceza ödeyecek. Yeni düzenleme ile biletsiz yolcu taşıyana 85 bin lira, durak dışı yolcu indirene ise 50 bin liraya kadar ceza kesilebilecek. Teklif ile doğum yardımı miktarı için Cumhurbaşkanı'na yetki verilecek. DHMİ çalışanları ise havacılık tazminatı alabilecek.</p><p>Karayolu Taşıma Kanunu'nda yapılacak değişiklikle, biletsiz yolcu taşıyanlara verilen 300 lira idari para cezasının alt sınırı 8 bin 500, üst sınırı ise 85 bin liraya çıkarılacak.  AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında Karayolu Taşıma Kanunu'ndaki idari para cezalarının artırılmasına, doğum yardımına ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) çalışanlarına ilişkin düzenlemeleri de içeren kanun teklifi hazırladı.  Bu hafta TBMM Başkanlığına sunulması beklenen teklife göre, Karayolu Taşıma Kanunu'ndaki idari para cezaları artırılacak.  Biletsiz yolcu taşıyanlara verilen 300 lira idari para cezasının alt sınırı 8 bin 500, üst sınırı da 85 bin liraya çıkarılacak.   <strong>DURAK DIŞI YOLCU İNDİREN 50 BİN LİRA ÖDEYECEK</strong>  Böylece biletsiz yolcu taşıyanlara 8 bin 500 lira ila 85 bin lira arasında idari para cezası uygulanabilecek.</p><p>Sözleşmesiz taşımacılık yapanlara da aynı miktarlarda idari para cezası kesilecek.  Terminal ve ara durak dışında yolcu indirip bindiren taşımacılara ise 5 bin lira ila 50 bin lira arasında idari para cezası verilecek.  <strong>DOĞUM YARDIMI İÇİN CUMHURBAŞKANI'NA YETKİ</strong>  Teklifle, doğum yardımına ilişkin Sosyal Hizmetler Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de değişikliğe gidilecek.  Bu düzenlemeye göre, 1 Ocak 2025'ten itibaren doğum yardımının miktarı Cumhurbaşkanınca belirlenecek.</p><p>Doğum yardımları, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'ndan ödenecek. Bu yardımlardan vergi kesintisi yapılmayacak.  Ayrıca teklifle DHMİ çalışanlarına Eurocontrol havacılık tazminatı verilmesine yönelik düzenlemeye gidilecek.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa&amp;apos;nın en iyi plajları: Türkiye&amp;apos;den 2 plaj listeye girdi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/avrupanin-en-iyi-plajlari-turkiyeden-2-plaj-listeye-girdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/avrupanin-en-iyi-plajlari-turkiyeden-2-plaj-listeye-girdi</guid>
<description><![CDATA[ Seyahat rehberlik platformu Tripadvisor, &quot;Gezginlerin Seçimleri&quot; listesini yayınladı.  2025 yılında mutlaka görülmesi gereken plajları sıralayan Tripadvisor, listede Türkiye&#039;den 2 plaja yer verdi.Tripadvisor, tatilcilerin yorumlarından ve beğenilerinden yola çıkarak Avrupa&#039;nın en güzel sahillerini bir araya getirdi.
Avrupa&#039;nın en iyi plajlarını açıklayan platform, listede Türkiye&#039;den 2 plaja yer verdi.Antalya&#039;nın ünlü Konyaaltı plajı, listede 18 . sırada yer aldı.Muğla’daki İztuzu plajı ise Avrupa&#039;nın en iyi plajları listesinde 14. sırada yer aldı.10. Falassarna, Yunanistan9. Reynisfjara, İzlanda8. Tropea, İtalya7. Plage de Palombaggia, Fransa6. Playa de Maspalomas, İspanya5. Spiaggia dei Conigli - Sicilya, İtalya4. Myrtos, Yunanistan3. Playa de Muro, İspanya2. Praia da Falésia, Portekiz1. Elafonissi Beach, Yunanistan ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5uyBeWEOT0ifZjO4rNVPhg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupanın, iyi, plajları:, Türkiyeden, plaj, listeye, girdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5uyBeWEOT0ifZjO4rNVPhg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avrupa'nın en iyi plajları: Türkiye'den 2 plaj listeye girdi"><p>Seyahat rehberlik platformu Tripadvisor, "Gezginlerin Seçimleri" listesini yayınladı.  2025 yılında mutlaka görülmesi gereken plajları sıralayan Tripadvisor, listede Türkiye'den 2 plaja yer verdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MGO3xNHAmUKaP9diZlFIGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tripadvisor, tatilcilerin yorumlarından ve beğenilerinden yola çıkarak Avrupa'nın en güzel sahillerini bir araya getirdi.
Avrupa'nın en iyi plajlarını açıklayan platform, listede Türkiye'den 2 plaja yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NMVE-Neel0SFNJdcor8CyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Antalya'nın ünlü Konyaaltı plajı, listede 18 . sırada yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M_SUqpcofkeHM1-Ea2frag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Muğla’daki İztuzu plajı ise Avrupa'nın en iyi plajları listesinde 14. sırada yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BIKuU6wE30WDGkqyBj_HbQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>10. Falassarna, Yunanistan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2A6b7JxQp0GNG1kklR7xug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>9. Reynisfjara, İzlanda</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i7AtgkqCE0aNvDN29dhbdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>8. Tropea, İtalya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KlxfOr77-Ea-MW8sHLAljw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>7. Plage de Palombaggia, Fransa</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u3v5xZAtZkeYXfGKGW8XJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>6. Playa de Maspalomas, İspanya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kcQJuSFvvkqGMfCiQ-i0Mg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>5. Spiaggia dei Conigli - Sicilya, İtalya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dcWZG6MLq0KHgn1reHM7Qw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>4. Myrtos, Yunanistan</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jB9VqUmynkqyjPiGM4i_cg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>3. Playa de Muro, İspanya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ydsvw7OblkuxT06Q2cGsdg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2. Praia da Falésia, Portekiz</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NUq1juamr0uWM4mgyDCvhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1. Elafonissi Beach, Yunanistan</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye&amp;apos;de Esad rejiminin seyahat yasakları kaldırıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/suriyede-esadrejiminin-seyahat-yasaklari-kaldirildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/suriyede-esadrejiminin-seyahat-yasaklari-kaldirildi</guid>
<description><![CDATA[ Suriye İçişleri Bakanlığı, devrik Baas rejimi döneminde Suriyeliler hakkında çıkarılan seyahat yasaklarının kaldırıldığını duyurdu. Bu kapsamda 5 milyon 164 bin 440 seyahat yasağı iptal edildi.Suriye İçişleri Bakanlığı&#039;nın Telegram kanalından yapılan yazılı açıklamaya göre, devrik Baas rejimi döneminde ordu, güvenlik güçleri, Ulusal Güvenlik Ofisi ve Baas Partisinin Suriyeliler hakkında çıkardığı 5 milyon 164 bin 440 seyahat yasağı bildirimi iptal edildi.  Bu bildirimler, rejim döneminde haklarında gözaltı, müracaat veya zorunlu ve yedek askerlik hizmeti kararı bulunanlara yönelik çıkarıldı.  Göç ve Pasaport İdaresi, ilgili kararın uygulanması için görevlendirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pgoz2lUvxkiRxiNI0Ckr7g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suriyede, Esad rejiminin, seyahat, yasakları, kaldırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pgoz2lUvxkiRxiNI0Ckr7g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Suriye'de Esad rejiminin seyahat yasakları kaldırıldı"><p>Suriye İçişleri Bakanlığı, devrik Baas rejimi döneminde Suriyeliler hakkında çıkarılan seyahat yasaklarının kaldırıldığını duyurdu. Bu kapsamda 5 milyon 164 bin 440 seyahat yasağı iptal edildi.</p>Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Telegram kanalından yapılan yazılı açıklamaya göre, devrik Baas rejimi döneminde ordu, güvenlik güçleri, Ulusal Güvenlik Ofisi ve Baas Partisinin Suriyeliler hakkında çıkardığı 5 milyon 164 bin 440 seyahat yasağı bildirimi iptal edildi.  Bu bildirimler, rejim döneminde haklarında gözaltı, müracaat veya zorunlu ve yedek askerlik hizmeti kararı bulunanlara yönelik çıkarıldı.  Göç ve Pasaport İdaresi, ilgili kararın uygulanması için görevlendirildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın büyük planı: Bazı ülkelerin vatandaşları ABD&amp;apos;ye alınmayacak!</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-buyuk-plani-bazi-ulkelerin-vatandaslari-abdye-alinmayacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumpin-buyuk-plani-bazi-ulkelerin-vatandaslari-abdye-alinmayacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Donald Trump hükümetinin, bazı ülkelere ABD&#039;ye seyahat yasağı getirecek yeni bir düzenleme üzerinde çalıştığı öne sürüldü. ABD&#039;nin ulusal güvenliğine tehdit olarak görülen bazı ülkelerin &quot;kırmızı&quot;, &quot;turuncu&quot; ve &quot;sarı&quot; olarak sınıflandırılacağı aktarıldı. Bu sınıflandırmaya göre kırmızı renkte bulunan ülke vatandaşlarına seyahat yasağı getirilecek.Amerika&#039;nın önde gelen gazetelerinden New York Times&#039;ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ABD&#039;ye yönelik seyahat kısıtlamalarını genişletmeye hazırlanıyor.  Konuyla ilgili bilgi sahibi iki yetkili, yeni yasağın Trump&#039;ın ilk başkanlık döneminde çıkardığı yasak kararından daha geniş kapsamlı olacağını belirtti.TEHDİT DÜZEYİ RENKLERLE SINIFLANDIRILACAK  Yeni seyahat yasağı taslağında, ABD&#039;nin ulusal güvenliğe tehdit olarak gördüğü bazı ülkelerin &quot;kırmızı&quot;, &quot;turuncu&quot; ve &quot;sarı&quot; olarak sınıflandırılacağı bilgisi verildi.  Kırmızı renkteki ülke vatandaşlarına ABD&#039;ye seyahat yasağı getirilirken turuncu renkteki ülkelere kısıtlama uygulanacağı, sarı renkteki ülkelere ise &quot;eksikliklerini&quot; tamamlamaları için 60 gün süre verileceği ifade edildi.KIRMIZI İLE KODLANAN ÜLKELER  Turuncu ve sarı renkteki ülkelerle ilgili detay verilmezken kırmızı renkte Trump&#039;ın önceki seyahat yasağı kapsamındaki ülkeler olan İran, Yemen, Libya, Somali, Sudan, Suriye, Kuzey Kore, Küba ve Venezuela&#039;nın yer alacağı, bunlara Afganistan ile Pakistan&#039;ın da eklenmesinin beklendiği iddia edildi.AMAÇ ABD&#039;Yİ &quot;TERÖRDEN&quot; KORUMAKTrump&#039;ın, ilk başkanlık döneminde, &quot;ABD&#039;yi terör saldırılarından korumak&quot; gerekçesiyle söz konusu ülke vatandaşlarına seyahat yasağı uygulaması başlatması, uzun süre tartışmalara neden olmuştu.  Kasım 2024 başkanlık seçimleri kampanyaları sırasında Trump, kazanması halinde nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bazı ülkelere ilk döneminde uyguladığı tartışmalı seyahat yasağını daha geniş ve güçlü bir şekilde geri getireceğini belirtmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZtCiCfqsWEiLkZZoLdYHDg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, büyük, planı:, Bazı, ülkelerin, vatandaşları, ABDye, alınmayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZtCiCfqsWEiLkZZoLdYHDg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın büyük planı: Bazı ülkelerin vatandaşları ABD'ye alınmayacak!"><p>ABD'de Donald Trump hükümetinin, bazı ülkelere ABD'ye seyahat yasağı getirecek yeni bir düzenleme üzerinde çalıştığı öne sürüldü. ABD'nin ulusal güvenliğine tehdit olarak görülen bazı ülkelerin "kırmızı", "turuncu" ve "sarı" olarak sınıflandırılacağı aktarıldı. Bu sınıflandırmaya göre kırmızı renkte bulunan ülke vatandaşlarına seyahat yasağı getirilecek.</p><p>Amerika'nın önde gelen gazetelerinden New York Times'ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ABD'ye yönelik seyahat kısıtlamalarını genişletmeye hazırlanıyor.  Konuyla ilgili bilgi sahibi iki yetkili, yeni yasağın Trump'ın ilk başkanlık döneminde çıkardığı yasak kararından daha geniş kapsamlı olacağını belirtti.</p><p><strong>TEHDİT DÜZEYİ RENKLERLE SINIFLANDIRILACAK</strong>  Yeni seyahat yasağı taslağında, ABD'nin ulusal güvenliğe tehdit olarak gördüğü bazı ülkelerin "kırmızı", "turuncu" ve "sarı" olarak sınıflandırılacağı bilgisi verildi.  Kırmızı renkteki ülke vatandaşlarına ABD'ye seyahat yasağı getirilirken turuncu renkteki ülkelere kısıtlama uygulanacağı, sarı renkteki ülkelere ise "eksikliklerini" tamamlamaları için 60 gün süre verileceği ifade edildi.</p><p><strong>KIRMIZI İLE KODLANAN ÜLKELER</strong>  Turuncu ve sarı renkteki ülkelerle ilgili detay verilmezken kırmızı renkte Trump'ın önceki seyahat yasağı kapsamındaki ülkeler olan İran, Yemen, Libya, Somali, Sudan, Suriye, Kuzey Kore, Küba ve Venezuela'nın yer alacağı, bunlara Afganistan ile Pakistan'ın da eklenmesinin beklendiği iddia edildi.</p><p><strong>AMAÇ ABD'Yİ "TERÖRDEN" KORUMAK</strong></p><p>Trump'ın, ilk başkanlık döneminde, "ABD'yi terör saldırılarından korumak" gerekçesiyle söz konusu ülke vatandaşlarına seyahat yasağı uygulaması başlatması, uzun süre tartışmalara neden olmuştu.  Kasım 2024 başkanlık seçimleri kampanyaları sırasında Trump, kazanması halinde nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bazı ülkelere ilk döneminde uyguladığı tartışmalı seyahat yasağını daha geniş ve güçlü bir şekilde geri getireceğini belirtmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göbeklitepe&amp;apos;ye yoğun ilgi: Tarihin sıfır noktası 3,5 milyon ziyaretçi ağırladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepeye-yogun-ilgi-tarihin-sifir-noktasi-35-milyon-ziyaretci-agirladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepeye-yogun-ilgi-tarihin-sifir-noktasi-35-milyon-ziyaretci-agirladi</guid>
<description><![CDATA[ Tarihin sıfır noktası olarak nitelendirilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;nde yer alan Göbeklitepe, 2019 yılından günümüze 3,5 milyon ziyaretçi ağırladı.Şanlıurfa&#039;da 12 bin yıllık geçmişiyle &quot;tarihin sıfır noktası&quot; olarak nitelendirilen UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;ndeki Göbeklitepe, yoğun ilgi görüyor.Kent merkezine 18 kilometre uzaklıktaki Örencik Mahallesi yakınlarında bulunan ve ilk kez 1963 yılında İstanbul ve Chicago üniversitelerinden araştırmacıların yüzey çalışmaları sırasında fark ettiği ören yerinde, en somut bulgular 1986&#039;da tarlasını süren bir çiftçinin bulduğu heykelle ortaya çıktı.  Şanlıurfa Müzesi ve Alman Arkeoloji Enstitüsünce 1995&#039;ten bu yana ortaklaşa yürütülen çalışmalarda, Neolitik döneme ait boyları 3-6 metre, ağırlıkları da 40-60 ton olan, yabani hayvan figürlü &quot;T&quot; biçimli dikili taşlar bulundu.Kazılarda aynı zamanda, 8-30 metre çapında dairesel ve dikdörtgen şekilli, dünyanın en eski tapınak kalıntıları ve yaklaşık 12 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilen 65 santimetre uzunluğunda insan heykeli gibi çeşitli tarihi eserler de gün yüzüne çıkarıldı.  Elde edilen buluntular üzerine tüm dünyanın dikkatini üzerine çeken Göbeklitepe, 2 Temmuz 2018&#039;de UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;ne girdi. Koruma çatısı ve çevre düzenlemesinin ardından Göbeklitepe&#039;nin resmi açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ın katılımıyla 8 Mart 2019&#039;da yapıldı.UNESCO ile dünyaya açılan Göbeklitepe&#039;ye yerli ve yabancı turistlerin ilgisi Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;ın 2019&#039;u &quot;Göbeklitepe yılı&quot; ilan etmesiyle arttı.  Bölgeye yapılan gezilerin önemli uğrak noktası konumuna gelen Göbeklitepe sene başından bu yana 65 bin ziyaretçi ağırlarken, bu sayı açılışın yapıldığı 2019&#039;dan bu yana 3,5 milyona ulaştı.  Göbeklitepe Alan Başkanı ve Şanlıurfa Müzesi Müdürü Celal Uludağ, Göbeklitepe&#039;deki arkeolojik kazıların Prof. Dr. Necmi Karul&#039;un başkanlığında sürdüğünü söyledi.Göbeklitepe&#039;de kazıların yapıldığı dönemlerde ziyarete de açılmasının çok önemli olduğunu aktaran Uludağ, şöyle konuştu:  &quot;Özellikle alanın gezi güzergahı, çatı örtüsü, ziyaretçinin alana taşınması hususunda çeşitli projeler gerçekleştirildi. Bu projelerle birlikte 2019 yılı sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Göbeklitepe yılı olarak ilan edildi. Tabii 2019 yılında sayın Cumhurbaşkanımız bizzat gelerek Göbeklitepe ören yerinin resmi açılışını gerçekleştirdi. Bu açılışla Göbeklitepe&#039;ye olan ilgi daha da arttı. 2019 yılındaki ziyaretçi sayıları yaklaşık 500 bine ulaşmıştı ve ondan sonra da her geçen yıl Göbeklitepe&#039;deki ziyaretçi sayıları artarak devam etti. Tabii arada maalesef pandemi ve deprem yaşandı. Buna rağmen Göbeklitepe&#039;deki ziyaretçi sayısı artarak devam ediyor. Bu yılın ilk üç ayından bahsetmek gerekirse ziyaretçi sayısı yaklaşık 65 bine ulaştı. Bu sayı da bizim için gerçekten çok önemli. Şunu anlıyoruz ki 2025 yılında ziyaretçi sayıları çok fazla artacak. 2019 yılından bu yana Göbeklitepe&#039;de ziyaretçi sayılarımız 3,5 milyonu bulmuş durumda. Bu sayılar Bakanlığımızın alanda yürüteceği bilimsel çalışmalar ve altyapı çalışmalarıyla artarak devam edecektir.&quot;  Artan ziyaretçi sayısı sonrası önemli adımlar attıklarını ifade eden Uludağ, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen &quot;Geleceğe Miras&quot; projesi kapsamında, yeni karşılaşma merkezi, otopark alanlarının projelerinin devam ettiğini ve bu yıl içerisinde tamamlanacağını kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R-wUQuQytEqS2kR-P8IBYA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Göbeklitepeye, yoğun, ilgi:, Tarihin, sıfır, noktası, 3, 5, milyon, ziyaretçi, ağırladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R-wUQuQytEqS2kR-P8IBYA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Göbeklitepe'ye yoğun ilgi: Tarihin sıfır noktası 3,5 milyon ziyaretçi ağırladı"><p>Tarihin sıfır noktası olarak nitelendirilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe, 2019 yılından günümüze 3,5 milyon ziyaretçi ağırladı.</p><p>Şanlıurfa'da 12 bin yıllık geçmişiyle "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Göbeklitepe, yoğun ilgi görüyor.</p><p>Kent merkezine 18 kilometre uzaklıktaki Örencik Mahallesi yakınlarında bulunan ve ilk kez 1963 yılında İstanbul ve Chicago üniversitelerinden araştırmacıların yüzey çalışmaları sırasında fark ettiği ören yerinde, en somut bulgular 1986'da tarlasını süren bir çiftçinin bulduğu heykelle ortaya çıktı.  Şanlıurfa Müzesi ve Alman Arkeoloji Enstitüsünce 1995'ten bu yana ortaklaşa yürütülen çalışmalarda, Neolitik döneme ait boyları 3-6 metre, ağırlıkları da 40-60 ton olan, yabani hayvan figürlü "T" biçimli dikili taşlar bulundu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PByfLWa5h0aEtX4qmWFJ9w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Kazılarda aynı zamanda, 8-30 metre çapında dairesel ve dikdörtgen şekilli, dünyanın en eski tapınak kalıntıları ve yaklaşık 12 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilen 65 santimetre uzunluğunda insan heykeli gibi çeşitli tarihi eserler de gün yüzüne çıkarıldı.  Elde edilen buluntular üzerine tüm dünyanın dikkatini üzerine çeken Göbeklitepe, 2 Temmuz 2018'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi. Koruma çatısı ve çevre düzenlemesinin ardından Göbeklitepe'nin resmi açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla 8 Mart 2019'da yapıldı.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u3GyHqnTO023yq7li5uZtQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">UNESCO ile dünyaya açılan Göbeklitepe'ye yerli ve yabancı turistlerin ilgisi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2019'u "Göbeklitepe yılı" ilan etmesiyle arttı.  Bölgeye yapılan gezilerin önemli uğrak noktası konumuna gelen Göbeklitepe sene başından bu yana 65 bin ziyaretçi ağırlarken, bu sayı açılışın yapıldığı 2019'dan bu yana 3,5 milyona ulaştı.  Göbeklitepe Alan Başkanı ve Şanlıurfa Müzesi Müdürü Celal Uludağ, Göbeklitepe'deki arkeolojik kazıların Prof. Dr. Necmi Karul'un başkanlığında sürdüğünü söyledi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c_tsmnIPHkOpg8gru2Wo7w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Göbeklitepe'de kazıların yapıldığı dönemlerde ziyarete de açılmasının çok önemli olduğunu aktaran Uludağ, şöyle konuştu:  "Özellikle alanın gezi güzergahı, çatı örtüsü, ziyaretçinin alana taşınması hususunda çeşitli projeler gerçekleştirildi. Bu projelerle birlikte 2019 yılı sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Göbeklitepe yılı olarak ilan edildi. Tabii 2019 yılında sayın Cumhurbaşkanımız bizzat gelerek Göbeklitepe ören yerinin resmi açılışını gerçekleştirdi. Bu açılışla Göbeklitepe'ye olan ilgi daha da arttı. 2019 yılındaki ziyaretçi sayıları yaklaşık 500 bine ulaşmıştı ve ondan sonra da her geçen yıl Göbeklitepe'deki ziyaretçi sayıları artarak devam etti. Tabii arada maalesef pandemi ve deprem yaşandı. Buna rağmen Göbeklitepe'deki ziyaretçi sayısı artarak devam ediyor. Bu yılın ilk üç ayından bahsetmek gerekirse ziyaretçi sayısı yaklaşık 65 bine ulaştı. Bu sayı da bizim için gerçekten çok önemli. Şunu anlıyoruz ki 2025 yılında ziyaretçi sayıları çok fazla artacak. 2019 yılından bu yana Göbeklitepe'de ziyaretçi sayılarımız 3,5 milyonu bulmuş durumda. Bu sayılar Bakanlığımızın alanda yürüteceği bilimsel çalışmalar ve altyapı çalışmalarıyla artarak devam edecektir."  Artan ziyaretçi sayısı sonrası önemli adımlar attıklarını ifade eden Uludağ, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen "Geleceğe Miras" projesi kapsamında, yeni karşılaşma merkezi, otopark alanlarının projelerinin devam ettiğini ve bu yıl içerisinde tamamlanacağını kaydetti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Seyahat etmek neden önemlidir? İşte seyahatin 10 faydası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/seyahat-etmek-neden-oenemlidir-iste-seyahatin-10-faydasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/seyahat-etmek-neden-oenemlidir-iste-seyahatin-10-faydasi</guid>
<description><![CDATA[ Seyahat etmek, sadece bir yerden bir yere gitmek değil, aynı zamanda yeni deneyimlerin, farklı kültürlerin ve keşiflerin kapısını aralamaktır. Peki, seyahat etmenin hayatımıza kattığı en büyük faydalar nelerdir?Seyahat etmek, rutinlerden uzaklaşıp unutulmaz anılar biriktirmenin en keyifli yollarından biridir. İşte seyahat etmenin faydaları... 1. Yeni kültürleri ve insanları tanımakSeyahat etmek, farklı kültürleri, dilleri ve yaşam tarzlarını yakından görme fırsatı sunar. Yeni insanlarla tanışmak, dünyaya bakış açımızı genişletir ve önyargılarımızı kırmamıza yardımcı olur.2. Kendi sınırlarını keşfetmek ve geliştirmekFarklı bir şehirde ya da ülkede bulunmak, problem çözme becerilerini geliştirir ve güven kazandırır. Bilmediğin bir yerde yolunu bulmak, yeni yemekler denemek ve beklenmedik durumlarla başa çıkmak kişisel gelişimi destekler.  3. Rutin hayattan uzaklaşmak ve yenilenmekYoğun iş temposu ve günlük sorumluluklar zamanla insanı yorar. Seyahat etmek, zihni ve bedeni dinlendirmenin en iyi yollarından biridir. Farklı bir ortamda bulunmak, stres seviyesini düşürür ve motivasyonu artırır. 4. Yeni lezzetler ve geleneklerle tanışmakHer bölgenin kendine özgü mutfağı vardır. Seyahat, alışılmışın dışına çıkarak farklı tatları deneme ve farklı kültürleri deneyimleme şansı sunar.   5. Anılar biriktirmek ve hayata renk katmakGittiğiniz her yer, yaşadığınız her deneyim, hafızanızda unutulmaz bir iz bırakır. Seyahat, yıllar sonra hatırlanacak güzel anılar biriktirmenin ve hayatına anlam katmanın en keyifli yollarından biridir.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WHhdjKvYzk-HXybvWqsbww.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Seyahat, etmek, neden, önemlidir, İşte, seyahatin, faydası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WHhdjKvYzk-HXybvWqsbww.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Seyahat etmek neden önemlidir? İşte seyahatin 10 faydası"><p>Seyahat etmek, sadece bir yerden bir yere gitmek değil, aynı zamanda yeni deneyimlerin, farklı kültürlerin ve keşiflerin kapısını aralamaktır. Peki, seyahat etmenin hayatımıza kattığı en büyük faydalar nelerdir?</p><p>Seyahat etmek, rutinlerden uzaklaşıp unutulmaz anılar biriktirmenin en keyifli yollarından biridir. İşte seyahat etmenin faydaları... </p><p><strong>1. Yeni kültürleri ve insanları tanımak</strong></p><p>Seyahat etmek, farklı kültürleri, dilleri ve yaşam tarzlarını yakından görme fırsatı sunar. Yeni insanlarla tanışmak, dünyaya bakış açımızı genişletir ve önyargılarımızı kırmamıza yardımcı olur.</p><p><strong>2. Kendi sınırlarını keşfetmek ve geliştirmek</strong></p><p>Farklı bir şehirde ya da ülkede bulunmak, problem çözme becerilerini geliştirir ve güven kazandırır. Bilmediğin bir yerde yolunu bulmak, yeni yemekler denemek ve beklenmedik durumlarla başa çıkmak kişisel gelişimi destekler.  <strong>3. Rutin hayattan uzaklaşmak ve yenilenmek</strong></p><p>Yoğun iş temposu ve günlük sorumluluklar zamanla insanı yorar. Seyahat etmek, zihni ve bedeni dinlendirmenin en iyi yollarından biridir. Farklı bir ortamda bulunmak, stres seviyesini düşürür ve motivasyonu artırır. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jSdnqQL5ukyazZCwE64cgg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>4. Yeni lezzetler ve geleneklerle tanışmak</strong></p><p>Her bölgenin kendine özgü mutfağı vardır. Seyahat, alışılmışın dışına çıkarak farklı tatları deneme ve farklı kültürleri deneyimleme şansı sunar.   <strong>5. Anılar biriktirmek ve hayata renk katmak</strong></p><p>Gittiğiniz her yer, yaşadığınız her deneyim, hafızanızda unutulmaz bir iz bırakır. Seyahat, yıllar sonra hatırlanacak güzel anılar biriktirmenin ve hayatına anlam katmanın en keyifli yollarından biridir. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan 43 ülkeye seyahat yasağı: Taslak listede hangi ülkeler var?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-43-ulkeye-seyahat-yasagi-taslak-listede-hangi-ulkeler-var</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trumptan-43-ulkeye-seyahat-yasagi-taslak-listede-hangi-ulkeler-var</guid>
<description><![CDATA[ Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, görev geldiğinde, Dışişleri Bakanlığı&#039;ndan seyahat yasağı uygulamak için ülkelerin listesini istemişti. Trump&#039;ın bakanlığa tanıdığı 60 günlük süre önümüzdeki hafta doluyor. New York Times, Dışişleri&#039;nin taslak listesinde 43 ülkenin yer aldığını yazdı. Kırmızı listedeki ülkeler arasında Afganistan ve Suriye de var.Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, ilk döneminde olduğu gibi bazı ülke vatandaşlarına seyahat yasağı uygulayacak.  Dışişleri Bakanlığı, Trump&#039;ın talebi üzerine bir taslak liste hazırladı. New York Times gazetesinin haberine göre listede 43 ülke yer alıyor. Taslak liste, Trump&#039;ın seyahat kısıtlamasını ilk dönemine göre genişleteceğini gösteriyor.KIRMIZI KATEGORİDE 11 ÜLKE YER ALIYOR  Kırmızı listede yer alan ülkelerin vatandaşlarının Amerika Birleşik Devletletleri&#039;ne girişi yasaklanacak. New York Times&#039;a göre &quot;kırmızı&quot; listede 11 ülke yer alıyor. Bu ülkeler arasında, Afganistan ve Suriye de var. Kırmızı listede nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan diğer ülkelerse İran, Libya, Somali, Sudan ve Yemen. Kuzey Kore ve Küba&#039;nın yanı sıra Venezuela&#039;nın da kırmızı listeye alınması dikkat çekiyor.TURUNCU LİSTYE YASAK DEĞİL SINIRLAMA UYGULANACAK  Turuncu listede ise 10 ülke sıralanıyor. Bu ülkeler arasında dikkat çeken ise Rusya ve Belarus. Pakistan, Türkmenistan ve Güney Sudan da bu listede yer alıyor. Haiti, Laos ve Myanmar&#039;ın olduğu listedeki listedeki ülkelere yasak değil sınırlama uygulanacak.   İş insanlarının Amerika Birleşik Devletleri&#039;ne girişine izin verilirken göçmen ve turist vizesi verilmeyecek.SARI LİSTEDE AFRİKA ÜLKELERİ YER ALIYOR  Sarı listede ise hemen hepsi Afrika&#039;dan 22 ülke yer alıyor. Bu ülkelere olası tehditleri ortadan kaldırması ve eksiklerini gidermesi için 60 gün süre tanınacak.LİSTE DEĞİŞEBİLİR  Gazeteye bilgi veren Dışişleri kaynakları listenin haftalar önce hazırlandığını söyledi. Önümüzdeki günlerde Beyaz Saray&#039;a sunulması beklenen listenin son halinde değişiklikler olabileceğine dikkat çekildi.  Trump&#039;ın ilk döneminde listede yer almayan Afganistan, 2021&#039;de Taliban&#039;ın kontrolüne geçti. Bu nedenle Trump&#039;ın yeni döneminde Afganistan&#039;a seyahat yasağı uygulamasına kesin gözüyle bakılıyor.  Halen vizesi olanların bu uygulamadan muaf tutulup tutulmayacağı ise bilinmiyor. Aynı belirsizlik Yeşil Kart sahipleri için de geçerli.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RHnXf98_9068u6fQhy6Znw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, ülkeye, seyahat, yasağı:, Taslak, listede, hangi, ülkeler, var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RHnXf98_9068u6fQhy6Znw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan seyahat yasağı: Taslak listede hangi ülkeler var?"><p>Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, görev geldiğinde, Dışişleri Bakanlığı'ndan seyahat yasağı uygulamak için ülkelerin listesini istemişti. Trump'ın bakanlığa tanıdığı 60 günlük süre önümüzdeki hafta doluyor. New York Times, Dışişleri'nin taslak listesinde 43 ülkenin yer aldığını yazdı. Kırmızı listedeki ülkeler arasında Afganistan ve Suriye de var.</p><p>Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, ilk döneminde olduğu gibi bazı ülke vatandaşlarına seyahat yasağı uygulayacak.  Dışişleri Bakanlığı, Trump'ın talebi üzerine bir taslak liste hazırladı. New York Times gazetesinin haberine göre listede 43 ülke yer alıyor. Taslak liste, Trump'ın seyahat kısıtlamasını ilk dönemine göre genişleteceğini gösteriyor.</p><p><strong>KIRMIZI KATEGORİDE 11 ÜLKE YER ALIYOR</strong>  Kırmızı listede yer alan ülkelerin vatandaşlarının Amerika Birleşik Devletletleri'ne girişi yasaklanacak. New York Times'a göre "kırmızı" listede 11 ülke yer alıyor. Bu ülkeler arasında, Afganistan ve Suriye de var. Kırmızı listede nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan diğer ülkelerse İran, Libya, Somali, Sudan ve Yemen. Kuzey Kore ve Küba'nın yanı sıra Venezuela'nın da kırmızı listeye alınması dikkat çekiyor.</p><p><strong>TURUNCU LİSTYE YASAK DEĞİL SINIRLAMA UYGULANACAK</strong>  Turuncu listede ise 10 ülke sıralanıyor. Bu ülkeler arasında dikkat çeken ise Rusya ve Belarus. Pakistan, Türkmenistan ve Güney Sudan da bu listede yer alıyor. Haiti, Laos ve Myanmar'ın olduğu listedeki listedeki ülkelere yasak değil sınırlama uygulanacak.   İş insanlarının Amerika Birleşik Devletleri'ne girişine izin verilirken göçmen ve turist vizesi verilmeyecek.</p><p><strong>SARI LİSTEDE AFRİKA ÜLKELERİ YER ALIYOR</strong>  Sarı listede ise hemen hepsi Afrika'dan 22 ülke yer alıyor. Bu ülkelere olası tehditleri ortadan kaldırması ve eksiklerini gidermesi için 60 gün süre tanınacak.</p><p><strong>LİSTE DEĞİŞEBİLİR</strong>  Gazeteye bilgi veren Dışişleri kaynakları listenin haftalar önce hazırlandığını söyledi. Önümüzdeki günlerde Beyaz Saray'a sunulması beklenen listenin son halinde değişiklikler olabileceğine dikkat çekildi.  Trump'ın ilk döneminde listede yer almayan Afganistan, 2021'de Taliban'ın kontrolüne geçti. Bu nedenle Trump'ın yeni döneminde Afganistan'a seyahat yasağı uygulamasına kesin gözüyle bakılıyor.  Halen vizesi olanların bu uygulamadan muaf tutulup tutulmayacağı ise bilinmiyor. Aynı belirsizlik Yeşil Kart sahipleri için de geçerli. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pegasus yurt dışı ucuz bilet kampanyasının geçerli olduğu hatlar: Mart ayı Pegasus bilet kampanyası 2025 ne zaman sona erecek?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/pegasus-yurt-disi-ucuz-bilet-kampanyasinin-gecerli-oldugu-hatlar-mart-ayi-pegasus-bilet-kampanyasi-2025-ne-zaman-sona-erecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/pegasus-yurt-disi-ucuz-bilet-kampanyasinin-gecerli-oldugu-hatlar-mart-ayi-pegasus-bilet-kampanyasi-2025-ne-zaman-sona-erecek</guid>
<description><![CDATA[ Pegasus ucuz bilet kampanyasıyla farklı ülkelere seyahat etme fırsatını kaçırmak istemeyenler, indirim olan hatları mercek altına aldı. 13-14 Mart arasında alınan biletlerde, seyahat tutkunları, kampanyalı fiyatlardan yararlanabilecek. 14 Euro+ vergilerle uçuş imkanından yararlanabilecek uçuşlar belli oldu. Kampanyalı biletler, 1 Nisan-30 haziran tarihleri arasında belirlenen uçuşları kapsayacak. Peki Pegasus yurt dışı bilet kampanyası nedir, nasıl yararlanılır? İşte, iki günlük kampanyanın detaylarıPegasus ucuz bilet kampanyası duyurusunun ardından 14 Euro + vergilerle başlayan hatlar yoğun ilgi görüyor. Beyrut, Berlin, Kutaisi, Saraybosna, Üsküp, Lizbon, Bakü, Amsterdam, Londra, Köln, Düsseldorf, Tiflis, Manchester, Amman, Stuttgart ve diğer birçok şehire yapılacak uçuşlar kampanya dahilinde. Ucuz bilet kampanyasından yararlanarak Almanya, İngiltere, Azerbaycan, Makedonya, Avusturya, İtalya gibi ülkelere ucuz biletle seyahat edilebilecek. Alınan biletler, ileri tarihler için geçerli olacak. Peki Pegasus ucuz bilet kampanyası hangi hatlar için geçerli? İşte, Pegasus ucuz bilet kampanyası detayları…Pegasus, 13-14 Mart tarihleri arasında geçerli olan bilet kampanyasını duyurdu. Özellikle tarihlerin Kurban Bayramı öncesine denk gelmesiyle birlikte vatandaşlar, biletlere yoğun ilgi gösterdi.Firmadan yapılan açıklamada 13-14 Mart 2025 tarihleri arasında alınacak biletleri 1 Nisan 2025 - 30 Haziran 2025 uçuş tarihli belirtilen yurt dışı hatlarındaki Light Paket biletleri Pegasus BolBollulara 14 Euro + vergilerden başlayan fiyatlarla satışa çıktı.Pegasus bilet kampanyası, Beyrut, Berlin, Kutaisi, Saraybosna, Üsküp, Lizbon, Bakü, Londra, Köln, Amsterdam, Düsseldorf, Rotterdam, Hamburg, Stuttgart, Bahreyn, Bratislava, Edinburgh, Roma, Cenevre, Lyon, Nürnberg, Bükreş, Priştine, Riyad, Ksmail, Zagreb ve diğer birçok şehir için geçerli olacak. 14 Euro+ vergilerden başlayan hatlara buradan ulaşabilir ve seyahat edeceğiniz rotada kampanyanın geçerli olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.Pegasus’un resmi internet sayfası üzerinde “Ucuz Uçuş Ara” bölümünden “Nereden, Nereye, Gidiş Tarihi, Dönüş Tarihi, Yolcu Sayısı” gibi bilgileri doldurarak kampanyanın geçerli olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. 13 Mart tarihinde başlayan ucuz bilet kampanyası 14 Mart saat 23.59’a kadar sürecek. Kampanya ise 80 bin koltukla sınırlı olacak.Seyahat firmasından yapılan açıklamada “ Kampanya Teklifi: 13-14 Mart 2025 tarihlerinde alacağın, 1 Nisan 2025 - 30 Haziran 2025 uçuş tarihli belirtilen yurt dışı hatlarındaki Light Paket biletleri Pegasus BolBollulara 14€+vergilerden başlayan fiyatlarla satışta! Üstelik 13-14 Mart 2025 tarihlerinde Light Paket alan yolcular için özel olarak ek kabin bagajı hakkı 9 Euro ve 12 kg’lık uçak altı bagajı hakkı 9 Euro! Ayrıca, Light paket bilet fiyatı üzerine 19€ ek fark ödemesi ile Süper Eko paket seçimi yapmak mümkün! Hadi hemen flypgs.com ve Pegasus Mobil uygulamasına gel, biletlerini al, sadece 80.000 adet koltukla geçerli bu fırsatı kaçırma!” ifadeleri kullanıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9lcDuU0Fwk-egN4POQpjew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pegasus, yurt, dışı, ucuz, bilet, kampanyasının, geçerli, olduğu, hatlar:, Mart, ayı, Pegasus, bilet, kampanyası, 2025, zaman, sona, erecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9lcDuU0Fwk-egN4POQpjew.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pegasus yurt dışı ucuz bilet kampanyasının geçerli olduğu hatlar: Mart ayı Pegasus bilet kampanyası 2025 ne zaman sona erecek?"><p>Pegasus ucuz bilet kampanyasıyla farklı ülkelere seyahat etme fırsatını kaçırmak istemeyenler, indirim olan hatları mercek altına aldı. 13-14 Mart arasında alınan biletlerde, seyahat tutkunları, kampanyalı fiyatlardan yararlanabilecek. 14 Euro+ vergilerle uçuş imkanından yararlanabilecek uçuşlar belli oldu. Kampanyalı biletler, 1 Nisan-30 haziran tarihleri arasında belirlenen uçuşları kapsayacak. Peki Pegasus yurt dışı bilet kampanyası nedir, nasıl yararlanılır? İşte, iki günlük kampanyanın detayları</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vLW00Ff5x0aeqGpe9mg7xQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pegasus ucuz bilet kampanyası duyurusunun ardından 14 Euro + vergilerle başlayan hatlar yoğun ilgi görüyor. Beyrut, Berlin, Kutaisi, Saraybosna, Üsküp, Lizbon, Bakü, Amsterdam, Londra, Köln, Düsseldorf, Tiflis, Manchester, Amman, Stuttgart ve diğer birçok şehire yapılacak uçuşlar kampanya dahilinde. Ucuz bilet kampanyasından yararlanarak Almanya, İngiltere, Azerbaycan, Makedonya, Avusturya, İtalya gibi ülkelere ucuz biletle seyahat edilebilecek. Alınan biletler, ileri tarihler için geçerli olacak. Peki Pegasus ucuz bilet kampanyası hangi hatlar için geçerli? İşte, Pegasus ucuz bilet kampanyası detayları…</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KOYKvcQ14E2kZ1gKayOXbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pegasus, 13-14 Mart tarihleri arasında geçerli olan bilet kampanyasını duyurdu. Özellikle tarihlerin Kurban Bayramı öncesine denk gelmesiyle birlikte vatandaşlar, biletlere yoğun ilgi gösterdi.Firmadan yapılan açıklamada 13-14 Mart 2025 tarihleri arasında alınacak biletleri 1 Nisan 2025 - 30 Haziran 2025 uçuş tarihli belirtilen yurt dışı hatlarındaki Light Paket biletleri Pegasus BolBollulara 14 Euro + vergilerden başlayan fiyatlarla satışa çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E32BFdR-7UKGdn0kkZRk_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pegasus bilet kampanyası, Beyrut, Berlin, Kutaisi, Saraybosna, Üsküp, Lizbon, Bakü, Londra, Köln, Amsterdam, Düsseldorf, Rotterdam, Hamburg, Stuttgart, Bahreyn, Bratislava, Edinburgh, Roma, Cenevre, Lyon, Nürnberg, Bükreş, Priştine, Riyad, Ksmail, Zagreb ve diğer birçok şehir için geçerli olacak. 14 Euro+ vergilerden başlayan hatlara buradan ulaşabilir ve seyahat edeceğiniz rotada kampanyanın geçerli olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yl2xKGCXDUWXDX4uJuup4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pegasus’un resmi internet sayfası üzerinde “Ucuz Uçuş Ara” bölümünden “Nereden, Nereye, Gidiş Tarihi, Dönüş Tarihi, Yolcu Sayısı” gibi bilgileri doldurarak kampanyanın geçerli olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. 13 Mart tarihinde başlayan ucuz bilet kampanyası 14 Mart saat 23.59’a kadar sürecek. Kampanya ise 80 bin koltukla sınırlı olacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JyCYCcPTw0uMt1ZGOK1Vug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Seyahat firmasından yapılan açıklamada “ Kampanya Teklifi: 13-14 Mart 2025 tarihlerinde alacağın, 1 Nisan 2025 - 30 Haziran 2025 uçuş tarihli belirtilen yurt dışı hatlarındaki Light Paket biletleri Pegasus BolBollulara 14€+vergilerden başlayan fiyatlarla satışta! Üstelik 13-14 Mart 2025 tarihlerinde Light Paket alan yolcular için özel olarak ek kabin bagajı hakkı 9 Euro ve 12 kg’lık uçak altı bagajı hakkı 9 Euro! Ayrıca, Light paket bilet fiyatı üzerine 19€ ek fark ödemesi ile Süper Eko paket seçimi yapmak mümkün! Hadi hemen flypgs.com ve Pegasus Mobil uygulamasına gel, biletlerini al, sadece 80.000 adet koltukla geçerli bu fırsatı kaçırma!” ifadeleri kullanıldı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Otobüs ve tren biletlerinde &amp;quot;Aile Yılı&amp;quot; indirimi 2025: Nasıl başvurulur, kimler faydalanabilecek?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/otobus-ve-tren-biletlerinde-aile-yili-indirimi-2025-nasil-basvurulur-kimler-faydalanabilecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/otobus-ve-tren-biletlerinde-aile-yili-indirimi-2025-nasil-basvurulur-kimler-faydalanabilecek</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılı Aile Yılı olarak ilan edilmişti. Aile Yılı&#039;na özel otobüs ve trenle seyahat edecek ailelere indirimli bilet imkanı tanınacak. Otobüs ve tren biletlerini &quot;Aile Yılı&quot; indirimi kapsamında almak isteyen ailelere trenlerde yüzde 15, otobüslerde ise yüzde 40&#039;a varan indirim yapılacak. Peki, Aile Yılı indirimlerine nasıl başvurulur? Kimler faydalanabilecek?Otobüs ve tren biletlerinde Aile Yılı indiriminden nasıl faydalanabileceğini merak eden aileler, indirimlerin ayrıntılarını merak ediyor. Yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde aileleriyle seyahat programı yapan aileler, indirimli tren ve otobüs bileti uygulamasından faydalanmak istiyor. Peki, &quot;Aile Yılı&quot; indirimi nedir, nasıl başvurulur? Otobüs ve tren biletlerinde Aile Yılı indirimlerinden kimler faydalanabilecek?&quot;Aile Yılı&quot; ilan edilen 2025 yılında tren seyahatleri ailelere indirimli olarak satılacak.8 Mart itibariyle aileler yüzde 15 indirimle tren biletlerini alabilecek ve seyahatlerini indirimli bir şekilde yapacak.2025 yılında evlenen çiftler için ise &#039;Yeni Evli Tarifesi&#039; devreye alınacak. Bu özel tarife ile yeni evli çiftler tren biletlerini yüzde 50 indirimle alabilecek2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesinin ardından şehirlerarası otobüslerde ailelere özel indirim uygulaması başlayacak. Yeni düzenlemeyle birlikte otobüs firmaları ailelerin bilet fiyatlarına yüzde 40’a kadar indirim yapabilecek.Düzenleme 17 Mart Pazartesi&#039;den itibaren başlayacak.En az 2, en fazla 4 kişi aynı otobüs ve güzergahta biletli olarak seyahat etmek istediklerinde, aile olduklarını belgelemeleri halinde indirimden faydalanabilecek.İndirimden yararlanmak için bir yere başvurmak gerekmiyor sadece yolcuların aynı soyadı taşıması veya aile olduklarını ilgili mevzuata uygun bir belgeyle kanıtlaması yeterli olacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zAVf-qs5bkea6fTU7IAQHQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Otobüs, tren, biletlerinde, Aile, Yılı, indirimi, 2025:, Nasıl, başvurulur, kimler, faydalanabilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zAVf-qs5bkea6fTU7IAQHQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Otobüs ve tren biletlerinde " aile y indirimi nas ba kimler faydalanabilecek><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılı Aile Yılı olarak ilan edilmişti. Aile Yılı'na özel otobüs ve trenle seyahat edecek ailelere indirimli bilet imkanı tanınacak. Otobüs ve tren biletlerini "Aile Yılı" indirimi kapsamında almak isteyen ailelere trenlerde yüzde 15, otobüslerde ise yüzde 40'a varan indirim yapılacak. Peki, Aile Yılı indirimlerine nasıl başvurulur? Kimler faydalanabilecek?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LonGka6UY06a9OBJMhXqgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Otobüs ve tren biletlerinde Aile Yılı indiriminden nasıl faydalanabileceğini merak eden aileler, indirimlerin ayrıntılarını merak ediyor. Yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde aileleriyle seyahat programı yapan aileler, indirimli tren ve otobüs bileti uygulamasından faydalanmak istiyor. Peki, "Aile Yılı" indirimi nedir, nasıl başvurulur? Otobüs ve tren biletlerinde Aile Yılı indirimlerinden kimler faydalanabilecek?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/auWBsLTjdUKXsfPb7WQXxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Aile Yılı" ilan edilen 2025 yılında tren seyahatleri ailelere indirimli olarak satılacak.8 Mart itibariyle aileler yüzde 15 indirimle tren biletlerini alabilecek ve seyahatlerini indirimli bir şekilde yapacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UkVPMaWolEqv0xY7qlfx9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2025 yılında evlenen çiftler için ise 'Yeni Evli Tarifesi' devreye alınacak. Bu özel tarife ile yeni evli çiftler tren biletlerini yüzde 50 indirimle alabilecek</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OTP-T4F5rUGZBVzur_72rQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesinin ardından şehirlerarası otobüslerde ailelere özel indirim uygulaması başlayacak. Yeni düzenlemeyle birlikte otobüs firmaları ailelerin bilet fiyatlarına yüzde 40’a kadar indirim yapabilecek.Düzenleme 17 Mart Pazartesi'den itibaren başlayacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y1nZtz05UEOtWY58Ls2COQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>En az 2, en fazla 4 kişi aynı otobüs ve güzergahta biletli olarak seyahat etmek istediklerinde, aile olduklarını belgelemeleri halinde indirimden faydalanabilecek.İndirimden yararlanmak için bir yere başvurmak gerekmiyor sadece yolcuların aynı soyadı taşıması veya aile olduklarını ilgili mevzuata uygun bir belgeyle kanıtlaması yeterli olacak.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AJet&amp;apos;ten yurt dışı uçuşlar için yeni kampanya</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ajetten-yurt-disi-ucuslar-icin-yeni-kampanya</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ajetten-yurt-disi-ucuslar-icin-yeni-kampanya</guid>
<description><![CDATA[ AJet, yurt dışı uçuşları için indirimli bilet kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında biletler 19 eurodan satışa sunuldu.AJet’in yurt dışı uçuşlar için yeni kampanyasını duyurdu.  Kampanya; Roma, Londra, Berlin, Paris, Saraybosna, Bakü ve Tiflis gibi çeşitli yurt dışı uçuş rotalarını kapsıyor.  18-19 Mart 2025 tarihlerinde satışa çıkarılan ve 16 ülkeyi kapsayan indirimli biletler, 1 Mayıs-19 Haziran 2025 tarihleri arasındaki seyahatlerde kullanılabilecek.  Bilet fiyatları 19 euro/dolar artı vergilerden başlayacak ve 27 bin 500 koltuk için geçerli olacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sq0UH9SpL0mZra0OJmlfXg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>AJetten, yurt, dışı, uçuşlar, için, yeni, kampanya</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sq0UH9SpL0mZra0OJmlfXg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="AJet'ten yurt dışı uçuşlar için yeni kampanya"><p>AJet, yurt dışı uçuşları için indirimli bilet kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında biletler 19 eurodan satışa sunuldu.</p>AJet’in yurt dışı uçuşlar için yeni kampanyasını duyurdu.  Kampanya; Roma, Londra, Berlin, Paris, Saraybosna, Bakü ve Tiflis gibi çeşitli yurt dışı uçuş rotalarını kapsıyor.  18-19 Mart 2025 tarihlerinde satışa çıkarılan ve 16 ülkeyi kapsayan indirimli biletler, 1 Mayıs-19 Haziran 2025 tarihleri arasındaki seyahatlerde kullanılabilecek.  Bilet fiyatları 19 euro/dolar artı vergilerden başlayacak ve 27 bin 500 koltuk için geçerli olacak.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>80 milyon yıllık doğa harikası: 1 yılda 950 bin kişi ziyaret etti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/80-milyon-yillik-doga-harikasi-1-yilda-950-bin-kisi-ziyaret-etti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/80-milyon-yillik-doga-harikasi-1-yilda-950-bin-kisi-ziyaret-etti</guid>
<description><![CDATA[ Bartın&#039;da, 80 milyon yıl önce volkanlardan akan lavların soğuyup kristalleşmesiyle oluşan bazalt kayalar, ilgi görüyor. Tabiat anıtı olarak turizme kazandırılan lav sütunlarını 1 yılda 950 bin kişi ziyaret etti.Kente 17 kilometre uzaklıktaki Güzelcehisar köyündeki lav sütunları, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2011 yılında tabiat anıtı ilan edildi. &#039;Güzelcehisar Bazalt Sütunları Tabiat Anıtı&#039;, Türkiye&#039;nin 112&#039;nci tabiat anıtı oldu. Lav sütunları, dünyada sadece Kuzey İrlanda, İskoçya ve Kaliforniya&#039;da bulunuyor.Diğer lav sütunlarının yatay olduğu bilinirken, Güzelcehisar sahilindekiler ise hem yatay hem de dikey olarak uzanıyor. Yeşil orman örtüsüyle denizin bütünleştiği lav sütunları beşgen ve altıgen şeklinde oluşumlar gösteriyor. 80 milyon yıllık doğa harikası lav sütunlarının genişliği 50 ile 100 santimetreye, uzunluğu ise 100 metreye kadar ulaşıyor.8 yıl önce başlatılan ‘Güzelcehisar Lav Sütunları ve Sahilinin Turizm ve Rekreasyon Amaçlı Peyzaj Uygulama Projesi’ kapsamında lav sütunlarının ziyaretçiler tarafından daha rahat gezilebilmesi için 800 metre uzunluğunda ahşap yürüyüş yolu, seyir terası ve iskeleler yapıldı. Lav sütunlarının izlenmesi ve yakından görülmesi amacıyla yapılan çalışmaların tamamlanmasının ardından ziyaretçi sayısını hızla artıran bölgede turizm hareketliliği kaydedildi.Güzelcehisar lav sütunlarını geçen yıl 950 bin kişi, 8 yılda ise yaklaşık 1,5 milyon kişi ziyaret etti. Lav sütunları, gelin ve damatların fotoğraf çektirmek için uğrak yeri haline geldi. Lav sütunları, 3 yıl önce kruvaziyer turizminin başladığı Amasra ilçesine gelen Rus turistlerin de ilgisini çekiyor.Ailesiyle lav sütunlarını görmeye Ankara’dan gelen Bekir Fentoğlu, &quot;Çok güzelmiş, çok beğendik. Daha önce Amasra&#039;ya gelmiştik ama burayı hiç görmemiştik. Dünyada eşi benzeri olmayan bir yer öyle anlaşılıyor. Burayı herkese tavsiye ederim. Yeşilliği, denizi, kumsalı ve lav sütunları ayrı güzel çok beğendik&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bxtYtxnz00eo4CTIhlO4mg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>milyon, yıllık, doğa, harikası:, yılda, 950, bin, kişi, ziyaret, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bxtYtxnz00eo4CTIhlO4mg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="80 milyon yıllık doğa harikası: 1 yılda 950 bin kişi ziyaret etti"><p>Bartın'da, 80 milyon yıl önce volkanlardan akan lavların soğuyup kristalleşmesiyle oluşan bazalt kayalar, ilgi görüyor. Tabiat anıtı olarak turizme kazandırılan lav sütunlarını 1 yılda 950 bin kişi ziyaret etti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T7ONxAwNp0OvzPS-R-S2TA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kente 17 kilometre uzaklıktaki Güzelcehisar köyündeki lav sütunları, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2011 yılında tabiat anıtı ilan edildi. 'Güzelcehisar Bazalt Sütunları Tabiat Anıtı', Türkiye'nin 112'nci tabiat anıtı oldu. Lav sütunları, dünyada sadece Kuzey İrlanda, İskoçya ve Kaliforniya'da bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bOWrxpOIG0mWnYdblfFZnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Diğer lav sütunlarının yatay olduğu bilinirken, Güzelcehisar sahilindekiler ise hem yatay hem de dikey olarak uzanıyor. Yeşil orman örtüsüyle denizin bütünleştiği lav sütunları beşgen ve altıgen şeklinde oluşumlar gösteriyor. 80 milyon yıllık doğa harikası lav sütunlarının genişliği 50 ile 100 santimetreye, uzunluğu ise 100 metreye kadar ulaşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SiTlW6iwxk-qQFbQzocGqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>8 yıl önce başlatılan ‘Güzelcehisar Lav Sütunları ve Sahilinin Turizm ve Rekreasyon Amaçlı Peyzaj Uygulama Projesi’ kapsamında lav sütunlarının ziyaretçiler tarafından daha rahat gezilebilmesi için 800 metre uzunluğunda ahşap yürüyüş yolu, seyir terası ve iskeleler yapıldı. Lav sütunlarının izlenmesi ve yakından görülmesi amacıyla yapılan çalışmaların tamamlanmasının ardından ziyaretçi sayısını hızla artıran bölgede turizm hareketliliği kaydedildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IXGW5pt2OUK9XcFaBGlk3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güzelcehisar lav sütunlarını geçen yıl 950 bin kişi, 8 yılda ise yaklaşık 1,5 milyon kişi ziyaret etti. Lav sütunları, gelin ve damatların fotoğraf çektirmek için uğrak yeri haline geldi. Lav sütunları, 3 yıl önce kruvaziyer turizminin başladığı Amasra ilçesine gelen Rus turistlerin de ilgisini çekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aIYHRrTsykKEtJPcQgq8zw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ailesiyle lav sütunlarını görmeye Ankara’dan gelen Bekir Fentoğlu, "Çok güzelmiş, çok beğendik. Daha önce Amasra'ya gelmiştik ama burayı hiç görmemiştik. Dünyada eşi benzeri olmayan bir yer öyle anlaşılıyor. Burayı herkese tavsiye ederim. Yeşilliği, denizi, kumsalı ve lav sütunları ayrı güzel çok beğendik" diye konuştu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Venezuela&amp;apos;dan vatandaşlarına ABD uyarısı: &amp;quot;Riskler artmış durumda&amp;quot;</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/venezueladan-vatandaslarina-abd-uyarisi-riskler-artmis-durumda</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/venezueladan-vatandaslarina-abd-uyarisi-riskler-artmis-durumda</guid>
<description><![CDATA[ Venezuela hükümeti, ABD&#039;ye seyahat edecek veya bu ülkeden transit geçecek vatandaşlarını, son dönemde artan keyfi göç kontrol tedbirleri ve insan hakları ihlalleri nedeniyle uyardı. Dışişleri Bakanlığı, Venezuelalıların ABD&#039;de karşılaşabileceği olumsuz koşullar ve şiddet olaylarına karşı dikkatli olmaları gerektiğini belirtti.Venezuela hükümeti, ABD&#039;ye gidecek veya bu ülkeden transit geçiş yapacak vatandaşları için &quot;seyahat uyarısı&quot; yaptı.  Venezuela Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan açıklamada, ABD&#039;de karşılaşabilecekleri riskler ve olumsuz koşullar nedeniyle Venezuelalıların uyarıldığı belirtildi.  Açıklamada, ABD&#039;de son aylarda Venezuelalılara yönelik keyfi göç kontrol tedbirlerinde ve taciz politikalarında bir artış yaşandığına işaret edilerek şunlar kaydedildi:  &quot;ABD makamları tarafından gerçekleştirilen keyfi gözaltılar, sebepsiz sınır dışı etmeler, mülk ve belgelere el koymalar, ayrımcı ve aşağılayıcı muamele vakalar belgelendi. Bu eylemler arasında, insan haklarının açıkça ihlal edilmesi, üçüncü ülkelerdeki hapishanelerde hukuki süreç olmadan hapsetme ve kaçırma olayları da yer almaktadır.&quot;  ABD&#039;de yaşayan veya bu ülkeye seyahat eden Venezuelalıların dikkatli olmaları istenen açıklamada, &quot;Şiddet olaylarındaki artış ve güvenliği tehlikeye atabilecek temel hakları kısıtlayan düzenlemelerin uygulanması nedeniyle Venezuelalıların son derece dikkatli olmaları tavsiye edilir.&quot; ifadesine yer verildi.  Açıklamada, Venezuela hükümetinin, Venezuelalı göçmenlerin korunmasına yönelik kararlılığını bir kez daha teyit ettiği ve haklarının ihlal edilmesini kınamaya devam edeceği belirtilerek uluslararası toplum, insan onurunu ve uluslararası hukuk ilkelerini ihlal eden bu uygulamalar karşısında duyarlı ve uyanık olmaya çağrıldı.   261 ÇETE ÜYESİ EL SALVADOR&#039;A GÖTÜRÜLDÜ   ABD Başkanı Donald Trump, &quot;yabancı terör örgütü&quot; olarak tanımladığı Venezuela çetesi &quot;Tren de Aragua&quot; ile bağlantılı göçmenlerin sınır dışı edilmelerini hızlandırmak için daha önce sadece savaş dönemlerinde kullanılan yetkilendirmeyi yeniden devreye sokmuştu.  ABD yönetimi ise federal yargıcın yürütmeyi durdurma kararına rağmen Venezuela çetesiyle bağlantılı olduğu iddiasıyla yüzlerce fazla düzensiz göçmeni sınır dışı ederek El Salvador&#039;a göndermişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1efam32WEuQUSBd__Dyag.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Venezueladan, vatandaşlarına, ABD, uyarısı:, Riskler, artmış, durumda</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1efam32WEuQUSBd__Dyag.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Venezuela'dan vatandaşlarına ABD uyarısı: " riskler artm durumda><p>Venezuela hükümeti, ABD'ye seyahat edecek veya bu ülkeden transit geçecek vatandaşlarını, son dönemde artan keyfi göç kontrol tedbirleri ve insan hakları ihlalleri nedeniyle uyardı. Dışişleri Bakanlığı, Venezuelalıların ABD'de karşılaşabileceği olumsuz koşullar ve şiddet olaylarına karşı dikkatli olmaları gerektiğini belirtti.</p>Venezuela hükümeti, ABD'ye gidecek veya bu ülkeden transit geçiş yapacak vatandaşları için "seyahat uyarısı" yaptı.  Venezuela Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan açıklamada, ABD'de karşılaşabilecekleri riskler ve olumsuz koşullar nedeniyle Venezuelalıların uyarıldığı belirtildi.  Açıklamada, ABD'de son aylarda Venezuelalılara yönelik keyfi göç kontrol tedbirlerinde ve taciz politikalarında bir artış yaşandığına işaret edilerek şunlar kaydedildi:  "ABD makamları tarafından gerçekleştirilen keyfi gözaltılar, sebepsiz sınır dışı etmeler, mülk ve belgelere el koymalar, ayrımcı ve aşağılayıcı muamele vakalar belgelendi. Bu eylemler arasında, insan haklarının açıkça ihlal edilmesi, üçüncü ülkelerdeki hapishanelerde hukuki süreç olmadan hapsetme ve kaçırma olayları da yer almaktadır."  ABD'de yaşayan veya bu ülkeye seyahat eden Venezuelalıların dikkatli olmaları istenen açıklamada, "Şiddet olaylarındaki artış ve güvenliği tehlikeye atabilecek temel hakları kısıtlayan düzenlemelerin uygulanması nedeniyle Venezuelalıların son derece dikkatli olmaları tavsiye edilir." ifadesine yer verildi.  Açıklamada, Venezuela hükümetinin, Venezuelalı göçmenlerin korunmasına yönelik kararlılığını bir kez daha teyit ettiği ve haklarının ihlal edilmesini kınamaya devam edeceği belirtilerek uluslararası toplum, insan onurunu ve uluslararası hukuk ilkelerini ihlal eden bu uygulamalar karşısında duyarlı ve uyanık olmaya çağrıldı.  <strong> 261 ÇETE ÜYESİ EL SALVADOR'A GÖTÜRÜLDÜ </strong>  ABD Başkanı Donald Trump, "yabancı terör örgütü" olarak tanımladığı Venezuela çetesi "Tren de Aragua" ile bağlantılı göçmenlerin sınır dışı edilmelerini hızlandırmak için daha önce sadece savaş dönemlerinde kullanılan yetkilendirmeyi yeniden devreye sokmuştu.  ABD yönetimi ise federal yargıcın yürütmeyi durdurma kararına rağmen Venezuela çetesiyle bağlantılı olduğu iddiasıyla yüzlerce fazla düzensiz göçmeni sınır dışı ederek El Salvador'a göndermişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karahantepe bu yıl ziyarete açılacak: Neolitik Çağ&amp;apos;a ait önemli izler taşıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/karahantepe-bu-yil-ziyarete-acilacakneolitik-caga-ait-oenemli-izler-tasiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/karahantepe-bu-yil-ziyarete-acilacakneolitik-caga-ait-oenemli-izler-tasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Neolitik Çağ&#039;ın önemli yerleşimleri arasında yer alan Şanlıurfa&#039;daki Karahantepe, &quot;sistematik gezi güzergahı&quot; ile bu yıl ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak.Kent merkezine 46 kilometre uzaklıktaki Tek Tek Dağları Milli Parkı&#039;nda yer alan Kargalı Mahallesi yakınlarında 2017 yılında yapılan yüzey araştırmaları sırasında, Karahantepe&#039;de Neolitik Çağ&#039;a (Cilalı Taş Devri / Milattan önce 10000-6000 yılları arası) ait &quot;T&quot; biçiminde dikili taşlar tespit edildi.  Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul&#039;un başkanlığında 2019&#039;da başlayan kazılarda Göbeklitepe ile aynı döneme tarihlenen &quot;T&quot; şeklinde dikili taşlar, yapılar, heykeller ve birçok obje bulundu. Arkeoloji dünyasında ve tarih çevrelerinde yankı uyandıran bu kazılar, dikkatleri yeniden bölgeye çekti.  Kazılarda gün yüzüne çıkarılan ve yerinde sergilenen eserlerin korunabilmesi için hazırlanan çatı projesinin yapımı devam ediyor. Neolitik Çağ&#039;a ait önemli izler barındıran ören yerini görmek isteyen ziyaretçilerin alanı sistematik bir gezi güzergahıyla incelemeleri için çalışma başlatıldı.  &quot;2025 YILINDA BUNLARI TAMAMLAYABİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUZ&quot;Göbeklitepe ile Karahantepe kazılarının Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine, geçen yıl Göbeklitepe&#039;yi görmek için bölgeye 800 bin civarında kişinin geldiğini ve bunların yaklaşık yüzde 30&#039;unun Karahantepe&#039;yi de ziyaret etmek istediğini belirtti.  Taştepeler Projesi kapsamında bölgede 2019 yılından bu yana kazıların yapıldığını anımsatan Karul, &quot;Bu kadar insanın ilgi duyduğu, görmek istediği, buraya kadar gelmişken mutlaka uğramak istediği bir yerde insanları geri çevirmemiz söz konusu değil ama diğer taraftan da gelenlerin güvenliğini, ihtiyaçlarını karşılayan tesislerin de yapılması lazım. Bunlar çatıyla birlikte tamamlanacak gibi duruyor. Aynı zamanda yürüyüş yolları ve bilgilendirme panoları gibi birkaç ek de söz konusu. Dolayısıyla 2025 yılında bunları tamamlayabileceğimizi düşünüyoruz. Geleni geri çevirmiyoruz ama daha güvenli, sistematik bir gezi güzergahına yıl sonunda kavuşmuş oluruz diye planlıyoruz.&quot; diye konuştu.  Karul, Karahantepe&#039;de 2019 yılından bu yana devam eden kazıların çok verimli geçtiğini ve önemli eserlerin gün yüzüne çıkarıldığını ifade etti. Her kazının kendileri için önemli olduğunu vurgulayan Karul, şunları kaydetti:  &quot;Taş Tepeler Projesi&#039;nde şunu öğrendik; beklentilerimizin çok daha ötesinde verilerle karşılaşıyoruz. Diğer güzel bir tarafı da bu 5 yıllık süreçte elde edilen verinin bilgiye dönüştürülmesine ilişkin de laboratuvar çalışmalarında epey yol katedildi. Bu konuda birkaç yayın çıkacak. Yani gelecekte neyle karşılaşacağımızı bilmesek de şu ana kadar açığa çıkarılanların yayına dönüştürülmesi ve umduğumuzun çok ötesinde sonuçlar elde etmemiz gelecek yıl da gerçekleşecektir diyebiliriz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tuHz0iwjokm8GOBu9gZrWA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karahantepe, yıl, ziyarete, açılacak: Neolitik, Çağa, ait, önemli, izler, taşıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tuHz0iwjokm8GOBu9gZrWA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Karahantepe bu yıl ziyarete açılacak: Neolitik Çağ'a ait önemli izler taşıyor"><p>Neolitik Çağ'ın önemli yerleşimleri arasında yer alan Şanlıurfa'daki Karahantepe, "sistematik gezi güzergahı" ile bu yıl ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak.</p><p>Kent merkezine 46 kilometre uzaklıktaki Tek Tek Dağları Milli Parkı'nda yer alan Kargalı Mahallesi yakınlarında 2017 yılında yapılan yüzey araştırmaları sırasında, Karahantepe'de Neolitik Çağ'a (Cilalı Taş Devri / Milattan önce 10000-6000 yılları arası) ait "T" biçiminde dikili taşlar tespit edildi.  Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul'un başkanlığında 2019'da başlayan kazılarda Göbeklitepe ile aynı döneme tarihlenen "T" şeklinde dikili taşlar, yapılar, heykeller ve birçok obje bulundu. Arkeoloji dünyasında ve tarih çevrelerinde yankı uyandıran bu kazılar, dikkatleri yeniden bölgeye çekti.  Kazılarda gün yüzüne çıkarılan ve yerinde sergilenen eserlerin korunabilmesi için hazırlanan çatı projesinin yapımı devam ediyor. Neolitik Çağ'a ait önemli izler barındıran ören yerini görmek isteyen ziyaretçilerin alanı sistematik bir gezi güzergahıyla incelemeleri için çalışma başlatıldı.  <strong>"2025 YILINDA BUNLARI TAMAMLAYABİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUZ"</strong></p><p>Göbeklitepe ile Karahantepe kazılarının Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine, geçen yıl Göbeklitepe'yi görmek için bölgeye 800 bin civarında kişinin geldiğini ve bunların yaklaşık yüzde 30'unun Karahantepe'yi de ziyaret etmek istediğini belirtti.  Taştepeler Projesi kapsamında bölgede 2019 yılından bu yana kazıların yapıldığını anımsatan Karul, "Bu kadar insanın ilgi duyduğu, görmek istediği, buraya kadar gelmişken mutlaka uğramak istediği bir yerde insanları geri çevirmemiz söz konusu değil ama diğer taraftan da gelenlerin güvenliğini, ihtiyaçlarını karşılayan tesislerin de yapılması lazım. Bunlar çatıyla birlikte tamamlanacak gibi duruyor. Aynı zamanda yürüyüş yolları ve bilgilendirme panoları gibi birkaç ek de söz konusu. Dolayısıyla 2025 yılında bunları tamamlayabileceğimizi düşünüyoruz. Geleni geri çevirmiyoruz ama daha güvenli, sistematik bir gezi güzergahına yıl sonunda kavuşmuş oluruz diye planlıyoruz." diye konuştu.  Karul, Karahantepe'de 2019 yılından bu yana devam eden kazıların çok verimli geçtiğini ve önemli eserlerin gün yüzüne çıkarıldığını ifade etti. Her kazının kendileri için önemli olduğunu vurgulayan Karul, şunları kaydetti:  "Taş Tepeler Projesi'nde şunu öğrendik; beklentilerimizin çok daha ötesinde verilerle karşılaşıyoruz. Diğer güzel bir tarafı da bu 5 yıllık süreçte elde edilen verinin bilgiye dönüştürülmesine ilişkin de laboratuvar çalışmalarında epey yol katedildi. Bu konuda birkaç yayın çıkacak. Yani gelecekte neyle karşılaşacağımızı bilmesek de şu ana kadar açığa çıkarılanların yayına dönüştürülmesi ve umduğumuzun çok ötesinde sonuçlar elde etmemiz gelecek yıl da gerçekleşecektir diyebiliriz."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Buzla kaplı Kura Nehri tamamen çözüldü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/buzla-kapli-kura-nehri-tamamen-coezuldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/buzla-kapli-kura-nehri-tamamen-coezuldu</guid>
<description><![CDATA[ Ardahan&#039;dan geçen Kura Nehri&#039;nin yüzeyi buzla kaplanmıştı. Sıcaklığın artmasıyla buzla kaplı nehir çözüldü.Göle’de doğup, Ardahan’dan geçen, Gürcistan ve Azerbaycan topraklarını dolaşarak Hazar denizine dökülen Kura Nehri&#039;nin  büyük bölümü, kış mevsiminde buzla kaplanıyor.Son günlerde sıcaklığın artmasıyla çözülmelerin başladığı nehirde, bugün hava sıcaklığının 16 dereceye çıkmasıyla su yüzeyindeki buzlar tamamen eridi. Buzların erimesiyle debisi yükselen nehir, Ova bölgesinde göletler oluşturdu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J6l58DveSE-6d7UGlRDLAQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Buzla, kaplı, Kura, Nehri, tamamen, çözüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J6l58DveSE-6d7UGlRDLAQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Buzla kaplı Kura Nehri tamamen çözüldü"><p>Ardahan'dan geçen Kura Nehri'nin yüzeyi buzla kaplanmıştı. Sıcaklığın artmasıyla buzla kaplı nehir çözüldü.</p><p>Göle’de doğup, Ardahan’dan geçen, Gürcistan ve Azerbaycan topraklarını dolaşarak Hazar denizine dökülen Kura Nehri'nin  büyük bölümü, kış mevsiminde buzla kaplanıyor.</p><p>Son günlerde sıcaklığın artmasıyla çözülmelerin başladığı nehirde, bugün hava sıcaklığının 16 dereceye çıkmasıyla su yüzeyindeki buzlar tamamen eridi. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sVzsIpduLUOL0AEGJ1XgGQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Buzların erimesiyle debisi yükselen nehir, Ova bölgesinde göletler oluşturdu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Tiran&amp;apos;da</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/canakkale-savaslari-mobil-muzesi-tiranda</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/canakkale-savaslari-mobil-muzesi-tiranda</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, Arnavutluk&#039;taki ikinci durağı başkent Tiran&#039;da ziyarete açıldı.Çanakkale Savaşları&#039;ndan kalma objelerin yer aldığı ve dijital gösterilerin sunulduğu Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, Tiran&#039;da ziyarete açıldı.İskenderbey Meydanı&#039;na yerleştirilen mobil müzeyi, farklı yaş gruplarından vatandaşların yanı sıra şehir genelindeki okullardan öğrenciler ziyaret etti.  Daha önce ülkenin kuzeyindeki İşkodra&#039;da kapılarını ziyaretçilere açan mobil müze, başkent Tiran&#039;ın ardından Elbasan şehrine de gidecek.Mobil müze, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca yürütülen proje kapsamında 2021&#039;de başlayan organizasyon kapsamında belirlenen rotada ziyaretçilerle buluşuyor.Çanakkale ruhunun gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hazırlanan müzede, o döneme ait fotoğraflar, savaş objeleri ve tarihi eserler yer alıyor. Müzede, ayrıca dijital gösteriler de sunuluyor.12-19 Mart tarihlerinde Kosova&#039;nın çeşitli şehirlerini gezen mobil müze 28 Mart&#039;ta kadar Arnavutluk&#039;ta kalacak, ardından diğer Balkan ülkelerine de gidecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y6Tlk2Uu1EyV7t8uOjGRyg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çanakkale, Savaşları, Mobil, Müzesi, Tiranda</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y6Tlk2Uu1EyV7t8uOjGRyg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250324121642122" class="type:primaryImage" alt="Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Tiran'da"><p>Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, Arnavutluk'taki ikinci durağı başkent Tiran'da ziyarete açıldı.</p><p>Çanakkale Savaşları'ndan kalma objelerin yer aldığı ve dijital gösterilerin sunulduğu Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, Tiran'da ziyarete açıldı.</p><p>İskenderbey Meydanı'na yerleştirilen mobil müzeyi, farklı yaş gruplarından vatandaşların yanı sıra şehir genelindeki okullardan öğrenciler ziyaret etti.  Daha önce ülkenin kuzeyindeki İşkodra'da kapılarını ziyaretçilere açan mobil müze, başkent Tiran'ın ardından Elbasan şehrine de gidecek.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V-JzJhlzO0uBxuSYIc0M-Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Mobil müze, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca yürütülen proje kapsamında 2021'de başlayan organizasyon kapsamında belirlenen rotada ziyaretçilerle buluşuyor.</p><p>Çanakkale ruhunun gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hazırlanan müzede, o döneme ait fotoğraflar, savaş objeleri ve tarihi eserler yer alıyor. Müzede, ayrıca dijital gösteriler de sunuluyor.</p><p>12-19 Mart tarihlerinde Kosova'nın çeşitli şehirlerini gezen mobil müze 28 Mart'ta kadar Arnavutluk'ta kalacak, ardından diğer Balkan ülkelerine de gidecek.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zeus Tapınağı&amp;apos;ndaki restorasyon çalışmaları sürüyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/zeus-tapinagindaki-restorasyon-calismalari-suruyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/zeus-tapinagindaki-restorasyon-calismalari-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Milas ilçesinde bulunan Zeus Lepsynos Tapınağı&#039;ndaki sütunlar restore ediliyor. Depreme dayanıklı hale getirilen sütunlar, eski ihtişamına kavuşacak.Selimiye Mahallesi&#039;ndeki, Milattan Önce 2&#039;nci yüzyılda inşa edilmiş Euromos Antik Kenti&#039;nde kazılar devam ederken, kentte bulunan 1860 yıllık Zeus Lepsynos Tapınağı&#039;nın zamana yenik düşmüş sütunlarının restorasyonu yapılıyor.  Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Euromos Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Abuzer Kızıl, Geleceğe Miras projesi kapsamında tapınaktaki çalışmaların ivme kazandığını söyledi.  Tapınakta yürütülen çalışmaların evveliyatının bulunduğunu belirten Kızıl, &quot;Burada bine yakın blok tek tek ölçüldü, envanteri çıkarıldı, katalogları yapıldı. Parçalar tespit edildikten sonra restorasyon uygulamasına geçildi&quot; dedi.Kızıl, zamanla yıpranma ve kopmalar meydana gelen blokların yeniden ayağa kaldırılmasının çok zor bir iş olduğunu kaydetti.  Mimari blokların kopmuş parçalarının yüzlerce parçadan aranarak bulunduğunu, temizlendiğini ve yıpranmaların giderildiğini anlatan Abuzer Kızıl, şöyle konuştu:&quot;Önceki yıllarda tapınakta kısmen restorasyon çalışması yapıldı. Bu yıl ise önemli ölçüde tehlike arz eden tapınağın kuzey sütunlarının hepsi indirildi. Kuzeye doğru meyil söz konusuydu, şiddetli bir depremde hepsi üst üste yığılıp paramparça olabilirdi. Bunun önüne geçmek, tapınağı daha uzun ömürlü hale getirip gelecek nesillere sunabilmek için sütunları indirdik. Şimdi sağlam bir temel atma adına kaideden çatıya kadar uzun soluklu bir çalışma başlattık. Burada zarar görmüş tüm parçaları onarıp sağlamlaştırıyoruz. Daha sonra aslına uygun olarak yine eski yerlerine blokları koyacağız. İlk olarak kaideden çatıya kadar kuzey cepheyi tamamen ayağa kaldıracağız.&quot;ÇALIŞMALAR 2028&#039;E KADAR SÜRECEKDoç. Dr. Kızıl, Geleceğe Miras projesi kapsamında diğer cephelerde de çalışma yapacaklarını ifade ederek, 3 cepheden tapınak sütunlarını birbiriyle bağlantılı hale getirip olası bir depreme karşı daha dayanıklı hale getireceklerini aktardı.Çalışmaları antik dönemdeki usullerle aslına uygun yaptıklarına işaret eden Kızıl, &quot;Tapınağın yanı sıra kentin tiyatro, agora ve hamam bölümlerinde de çalışmalarımız devam edecek. Tapınaktaki çalışmalarımız 2028&#039;e kadar sürecek. Tapınakta restorasyonun yanı sıra etrafında bulunan alanlarda kazı çalışması yapacağız. Burası Roma tapınağı ama Helenistik ve Arkaik dönem evresi de var. Kazı çalışmalarında burada yeni veriler elde edebiliriz&quot; ifadesini kullandı.  Kızıl, Euromos Antik Kenti&#039;ndeki kazıların 12 ay sürdüğünü belirterek, antik kentte ilk günden bu yana temizlik, sondaj, jeofizik, harita, menfez ve kazı çalışmaları yaptıklarını sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HUVsCTAKFkevcVkPJiqZ9Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zeus, Tapınağındaki, restorasyon, çalışmaları, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HUVsCTAKFkevcVkPJiqZ9Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zeus Tapınağı restore ediliyor"><p>Muğla'nın Milas ilçesinde bulunan Zeus Lepsynos Tapınağı'ndaki sütunlar restore ediliyor. Depreme dayanıklı hale getirilen sütunlar, eski ihtişamına kavuşacak.</p>Selimiye Mahallesi'ndeki, Milattan Önce 2'nci yüzyılda inşa edilmiş Euromos Antik Kenti'nde kazılar devam ederken, kentte bulunan 1860 yıllık Zeus Lepsynos Tapınağı'nın zamana yenik düşmüş sütunlarının restorasyonu yapılıyor.  Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Euromos Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Abuzer Kızıl, Geleceğe Miras projesi kapsamında tapınaktaki çalışmaların ivme kazandığını söyledi.  Tapınakta yürütülen çalışmaların evveliyatının bulunduğunu belirten Kızıl, "Burada bine yakın blok tek tek ölçüldü, envanteri çıkarıldı, katalogları yapıldı. Parçalar tespit edildikten sonra restorasyon uygulamasına geçildi" dedi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T_rzsccZ0EaxQAIfilGETw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Kızıl, zamanla yıpranma ve kopmalar meydana gelen blokların yeniden ayağa kaldırılmasının çok zor bir iş olduğunu kaydetti.  Mimari blokların kopmuş parçalarının yüzlerce parçadan aranarak bulunduğunu, temizlendiğini ve yıpranmaların giderildiğini anlatan Abuzer Kızıl, şöyle konuştu:</p><p>"Önceki yıllarda tapınakta kısmen restorasyon çalışması yapıldı. Bu yıl ise önemli ölçüde tehlike arz eden tapınağın kuzey sütunlarının hepsi indirildi. Kuzeye doğru meyil söz konusuydu, şiddetli bir depremde hepsi üst üste yığılıp paramparça olabilirdi. Bunun önüne geçmek, tapınağı daha uzun ömürlü hale getirip gelecek nesillere sunabilmek için sütunları indirdik. Şimdi sağlam bir temel atma adına kaideden çatıya kadar uzun soluklu bir çalışma başlattık. Burada zarar görmüş tüm parçaları onarıp sağlamlaştırıyoruz. Daha sonra aslına uygun olarak yine eski yerlerine blokları koyacağız. İlk olarak kaideden çatıya kadar kuzey cepheyi tamamen ayağa kaldıracağız."</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ppMmK_GgQ0meUHMYxtapAQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>ÇALIŞMALAR 2028'E KADAR SÜRECEK</strong></p><p>Doç. Dr. Kızıl, Geleceğe Miras projesi kapsamında diğer cephelerde de çalışma yapacaklarını ifade ederek, 3 cepheden tapınak sütunlarını birbiriyle bağlantılı hale getirip olası bir depreme karşı daha dayanıklı hale getireceklerini aktardı.</p><p>Çalışmaları antik dönemdeki usullerle aslına uygun yaptıklarına işaret eden Kızıl, "Tapınağın yanı sıra kentin tiyatro, agora ve hamam bölümlerinde de çalışmalarımız devam edecek. Tapınaktaki çalışmalarımız 2028'e kadar sürecek. Tapınakta restorasyonun yanı sıra etrafında bulunan alanlarda kazı çalışması yapacağız. Burası Roma tapınağı ama Helenistik ve Arkaik dönem evresi de var. Kazı çalışmalarında burada yeni veriler elde edebiliriz" ifadesini kullandı.  Kızıl, Euromos Antik Kenti'ndeki kazıların 12 ay sürdüğünü belirterek, antik kentte ilk günden bu yana temizlik, sondaj, jeofizik, harita, menfez ve kazı çalışmaları yaptıklarını sözlerine ekledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ormanya bayramda ziyarete açık olacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ormanya-bayramda-ziyarete-acik-olacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ormanya-bayramda-ziyarete-acik-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan Bayramı tatilinde doğayla iç içe olmak isteyenler, Kocaeli&#039;deki doğal yaşam parkı Ormanya&#039;yı ziyaret edebilecek.Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, 9 günlük tatil öncesi bakım ve onarım çalışmaları tamamlanan 2 bin dönümlük doğal alan, ziyaretçilerine hem doğayla iç içe olma hem de benzersiz deneyimler yaşama fırsatı sunacak. Ormanya, bayram boyunca her yaş grubuna hitap eden farklı aktivitelere ev sahipliği yapacak.  Kızıl geyik, ceylan ve karaca gibi yaban hayvanların doğal ortamlarında gözlemlenebileceği doğal yaşam parkındaki doğa parkurları, yürüyüş ve keşif yapmak isteyenlere hizmet verecek.  Kuş gözlemcileri kendileri için özel hazırlanan ve yenilenen Kuş Gözlem Alanı&#039;nda birçok farklı türü yakından tanıma fırsatı bulacak.  Doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenler için geniş kamp ve mesire alanları da bayram boyunca hizmette olacak. Ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği alanlardan Ormanköy, ilkbaharla açan rengarenk çiçekleri ve doğal dokusuyla ziyaretçilere görsel şölen sunacak.  Türkiye&#039;de ilk olduğu belirtilen Orman Kütüphanesi de doğa, tarih, turizm ve dünya klasikleri gibi birçok farklı kategoride 2 binden fazla eserle kitapseverleri ağırlayacak. Kamp tutkunları ve gezginlerin uğrak noktası olan Ormanya kamp alanı, bayramda karavan ve çadır kampçılarına hizmet vermeye devam edecek.  Çocuklar için özel hazırlanan at biniş eğitimleri de bayramda Ormanya&#039;nın dikkati çeken etkinliklerinden biri olacak. 6-18 yaş arası çocuklara yönelik at biniş eğitimleri, alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek.  Bayram boyunca hizmet verecek Ormanya, bayramın birinci günü 12.00-18.00 saatlerinde, ikinci ve üçüncü günü ise 09.00-18.00 saatlerinde ziyarete açık olacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yaD2n3l9nE-SB5K15h8dmg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ormanya, bayramda, ziyarete, açık, olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yaD2n3l9nE-SB5K15h8dmg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ormanya bayramda ziyarete açık olacak"><p>Ramazan Bayramı tatilinde doğayla iç içe olmak isteyenler, Kocaeli'deki doğal yaşam parkı Ormanya'yı ziyaret edebilecek.</p>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, 9 günlük tatil öncesi bakım ve onarım çalışmaları tamamlanan 2 bin dönümlük doğal alan, ziyaretçilerine hem doğayla iç içe olma hem de benzersiz deneyimler yaşama fırsatı sunacak. Ormanya, bayram boyunca her yaş grubuna hitap eden farklı aktivitelere ev sahipliği yapacak.  Kızıl geyik, ceylan ve karaca gibi yaban hayvanların doğal ortamlarında gözlemlenebileceği doğal yaşam parkındaki doğa parkurları, yürüyüş ve keşif yapmak isteyenlere hizmet verecek.  Kuş gözlemcileri kendileri için özel hazırlanan ve yenilenen Kuş Gözlem Alanı'nda birçok farklı türü yakından tanıma fırsatı bulacak.  Doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenler için geniş kamp ve mesire alanları da bayram boyunca hizmette olacak. Ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği alanlardan Ormanköy, ilkbaharla açan rengarenk çiçekleri ve doğal dokusuyla ziyaretçilere görsel şölen sunacak.  Türkiye'de ilk olduğu belirtilen Orman Kütüphanesi de doğa, tarih, turizm ve dünya klasikleri gibi birçok farklı kategoride 2 binden fazla eserle kitapseverleri ağırlayacak. Kamp tutkunları ve gezginlerin uğrak noktası olan Ormanya kamp alanı, bayramda karavan ve çadır kampçılarına hizmet vermeye devam edecek.  Çocuklar için özel hazırlanan at biniş eğitimleri de bayramda Ormanya'nın dikkati çeken etkinliklerinden biri olacak. 6-18 yaş arası çocuklara yönelik at biniş eğitimleri, alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek.  Bayram boyunca hizmet verecek Ormanya, bayramın birinci günü 12.00-18.00 saatlerinde, ikinci ve üçüncü günü ise 09.00-18.00 saatlerinde ziyarete açık olacak.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İshak Paşa Sarayı&amp;apos;na bayram tatilinde yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ishak-pasa-sarayina-bayram-tatilinde-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ishak-pasa-sarayina-bayram-tatilinde-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Ağrı&#039;nın Doğubayazıt ilçesindeki tarihi İshak Paşa Sarayı, bayram tatilinde ziyaretçilerini ağırlıyor.Tarihi İshak Paşa Sarayı&#039;nda, Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla yoğunluk yaşanıyor. İlçenin güneyinde tepelik alanda bulunan, doğu ile güney tarafı sarp dağlarla çevrili olan tarihi yapı, yılın her mevsimi ziyaretçi ağırlıyor.Osmanlı&#039;nın Anadolu&#039;daki en seçkin eserleri arasında yer alan İshak Paşa Sarayı&#039;nın yerleşkesinde, cami, odalar, surlar, türbe, iç ve dış avlular, divan ile harem salonları bulunuyor.  UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;nde de yer alan tarihi yapı, Osmanlı ve Selçuklu ile Barok ve Rokoko mimarilerinden izler taşıyor.EN YOĞUN GÜNLERDEN BİRİ YAŞANIYORGörkemli mimarı yapısıyla dikkati çeken tarihi yapı, Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla en yoğun günlerinden birini yaşıyor.  Yurdun farklı illerinden gelen ziyaretçiler, sarayın yanı sıra İslam alimi Ahmed-i Hani Türbesi, Urartu Kalesi, Ahmed-i Hani Müzesi ve Eski Bayezid Camisi&#039;ni görme fırsatı buluyor.Ziyaretçilerden Şilan Okan, bayram tatilini fırsat bilerek bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerini keşfetmeye geldiklerini söyledi.  Ağrı Dağı&#039;nı görmenin heyecan verici olduğunu ifade eden Okan, &quot;Müzik öğretmeniyim. Bölgeye yeni yeni bahar geliyor ve hava çok güzel. İshak Paşa Sarayı, ihtişamıyla her zamanki gibi güzel duruyor. Herkesin burayı görmesini tavsiye ediyorum. Gezi turuyla geldik. Ağrı Dağı&#039;nı ilk defa gördüm. Sarayda çok yoğunluk var. Coğrafyamızın güzellikleri saymakla bitmez&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5FsccRRhE02wvyLedBQG0g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İshak, Paşa, Sarayına, bayram, tatilinde, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5FsccRRhE02wvyLedBQG0g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İshak Paşa Sarayı'nda ziyaretçi yoğunluğu"><p>Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki tarihi İshak Paşa Sarayı, bayram tatilinde ziyaretçilerini ağırlıyor.</p><p>Tarihi İshak Paşa Sarayı'nda, Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla yoğunluk yaşanıyor. İlçenin güneyinde tepelik alanda bulunan, doğu ile güney tarafı sarp dağlarla çevrili olan tarihi yapı, yılın her mevsimi ziyaretçi ağırlıyor.</p><p>Osmanlı'nın Anadolu'daki en seçkin eserleri arasında yer alan İshak Paşa Sarayı'nın yerleşkesinde, cami, odalar, surlar, türbe, iç ve dış avlular, divan ile harem salonları bulunuyor.  UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde de yer alan tarihi yapı, Osmanlı ve Selçuklu ile Barok ve Rokoko mimarilerinden izler taşıyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a1ZyVesxV0i8houb_x3y1A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>EN YOĞUN GÜNLERDEN BİRİ YAŞANIYOR</strong></p><p>Görkemli mimarı yapısıyla dikkati çeken tarihi yapı, Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla en yoğun günlerinden birini yaşıyor.  Yurdun farklı illerinden gelen ziyaretçiler, sarayın yanı sıra İslam alimi Ahmed-i Hani Türbesi, Urartu Kalesi, Ahmed-i Hani Müzesi ve Eski Bayezid Camisi'ni görme fırsatı buluyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RpVA_bMSEUW4V0Do3XX-WQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Ziyaretçilerden Şilan Okan, bayram tatilini fırsat bilerek bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerini keşfetmeye geldiklerini söyledi.  Ağrı Dağı'nı görmenin heyecan verici olduğunu ifade eden Okan, "Müzik öğretmeniyim. Bölgeye yeni yeni bahar geliyor ve hava çok güzel. İshak Paşa Sarayı, ihtişamıyla her zamanki gibi güzel duruyor. Herkesin burayı görmesini tavsiye ediyorum. Gezi turuyla geldik. Ağrı Dağı'nı ilk defa gördüm. Sarayda çok yoğunluk var. Coğrafyamızın güzellikleri saymakla bitmez" diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya’nın en küçük yıldızı: Bebek Gigi, yerlilerin ilgi odağı oldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/japonyanin-en-kucuk-yildizi-bebek-gigi-yerlilerin-ilgi-odagi-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/japonyanin-en-kucuk-yildizi-bebek-gigi-yerlilerin-ilgi-odagi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Bir ailenin Japonya&#039;ya yaptıkları gezisinde 4 aylık bebekleri Gigi, yerlilerin ilgi odağı haline geldi. Sevimliliğiyle dikkat çeken bebek, gittiği her yerde sıcak karşılandı.Japonya&#039;ya ailesiyle birlikte ilk seyahatini gerçekleştiren 4 aylık Gigi, kısa sürede ülkenin en küçük yıldızlarından biri haline geldi.Annesi tarafından paylaşılan video, sosyal medyada büyük ilgi gördü. Videoda Japonların, Gigi&#039;ye sevgiyle yaklaştığı, onu kucaklayarak ilgi gösterdiği anlar yer aldı.  Bebekle seyahat etmenin kimi zaman zorlayıcı olabileceğini belirten anne, Japon halkının çocuklara duyduğu sevginin kendilerini büyülediğini ifade etti.Restoranlardan toplu taşıma araçlarına kadar her yerde Gigi’ye sıcak ilgi gösterildi. Videoda yaşlısı genci herkesin Gigi&#039;yi sevecenlikle karşıladığı görüldü.  Gigi&#039;nin annesi, paylaşımında duygularını, &quot;Gigi gittiğimiz her yerde bir yıldızdı! Japon halkının en güzel kalplere sahip olduğunu duydum ve bu tamamen doğru&quot; sözleriyle dile getirdi.  Japonların &quot;bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir&quot; anlayışını benimsediğini belirten sosyal medya kullanıcıları, bu deneyimi hayranlıkla karşıladı. Bir kullanıcı esprili bir dille, &quot;Artık herkes teyze ve amca!&quot; derken, bir diğeri Japon kültürünün aile odaklı ve sıcak yapısını övdü.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HxWexyhXtEiv4h1CV3aBDQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonya’nın, küçük, yıldızı:, Bebek, Gigi, yerlilerin, ilgi, odağı, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HxWexyhXtEiv4h1CV3aBDQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bebek Gigi Japonya'da ilgi odağı oldu!"><p>Bir ailenin Japonya'ya yaptıkları gezisinde 4 aylık bebekleri Gigi, yerlilerin ilgi odağı haline geldi. Sevimliliğiyle dikkat çeken bebek, gittiği her yerde sıcak karşılandı.</p><p>Japonya'ya ailesiyle birlikte ilk seyahatini gerçekleştiren 4 aylık Gigi, kısa sürede ülkenin en küçük yıldızlarından biri haline geldi.</p><p>Annesi tarafından paylaşılan video, sosyal medyada büyük ilgi gördü. Videoda Japonların, Gigi'ye sevgiyle yaklaştığı, onu kucaklayarak ilgi gösterdiği anlar yer aldı.  Bebekle seyahat etmenin kimi zaman zorlayıcı olabileceğini belirten anne, Japon halkının çocuklara duyduğu sevginin kendilerini büyülediğini ifade etti.</p><p>Restoranlardan toplu taşıma araçlarına kadar her yerde Gigi’ye sıcak ilgi gösterildi. Videoda yaşlısı genci herkesin Gigi'yi sevecenlikle karşıladığı görüldü.  Gigi'nin annesi, paylaşımında duygularını, "Gigi gittiğimiz her yerde bir yıldızdı! Japon halkının en güzel kalplere sahip olduğunu duydum ve bu tamamen doğru" sözleriyle dile getirdi.  Japonların "bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir" anlayışını benimsediğini belirten sosyal medya kullanıcıları, bu deneyimi hayranlıkla karşıladı.</p><p> Bir kullanıcı esprili bir dille, "Artık herkes teyze ve amca!" derken, bir diğeri Japon kültürünün aile odaklı ve sıcak yapısını övdü. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı&amp;apos;na bayramda yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ahlat-selcuklu-meydan-mezarligina-bayramda-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ahlat-selcuklu-meydan-mezarligina-bayramda-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi&#039;nde bulunan Bitlis&#039;in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı&#039;nda bayramda da ziyaretçi yoğunluğu yaşandı.UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;nde yer alan, dünyanın en büyük Türk İslam Mezarlığı olma özelliğini taşıyan Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı&#039;nda bayram yoğunluğu yaşanıyor.Bayram tatili dolayısıyla &quot;Sakin Şehir&quot; unvanına sahip Ahlat&#039;a gelen yerli ve yabancı turistler, Selçuklu Meydan Mezarlığı&#039;nı ve alandaki tarihi kümbetleri gezdi.  Abidevi mezar taşlarının kabartma, motif, oyma ve yazılarını inceleyen ziyaretçiler, mezarların başında dua etti.Niğde&#039;den gelen Kemal Urca, kentteki tarihi ve kültürel mekanları çok beğendiklerini söyledi. Herkesin burayı görmesi gerektiğini belirten Urca, &quot;Ahlat&#039;a ikinci kez geliyorum. İnsan burada huzur ve geçmişi yad etme fırsatı buluyor. Güzel zaman geçirdik&quot; dedi.&quot;TARİH AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR BÖLGE&quot;Kayseri&#039;den gelen Tansu Navruz ise Ahlat&#039;ın tarihte çok önemli bir yerleşim yeri olduğunu dile getirerek, &quot;Bayram tatilimizi ailece burada, tarihi mekanları ziyaret ederek geçiriyoruz. Tarihi yerinde görmek, öğrenmek isteyenler burayı ziyaret edebilirler&quot; diye konuştu.Tur rehberi Bilal Kılıç ise &quot;Bayram tatili dolayısıyla ziyaretçileri Selçuklu Meydan Mezarlığı&#039;na getirdik. Tarih açısından önemli bir bölge. Herkesin bu mekanları, mezar taşlarını görmesini tavsiye ediyorum&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7AUB1GJR_ESRaobVDELQjw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ahlat, Selçuklu, Meydan, Mezarlığına, bayramda, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7AUB1GJR_ESRaobVDELQjw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ahlat Selçuklu Mezarlığı büyük ilgi görüyor"><p>UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'nde bulunan Bitlis'in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı'nda bayramda da ziyaretçi yoğunluğu yaşandı.</p><p>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan, dünyanın en büyük Türk İslam Mezarlığı olma özelliğini taşıyan Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı'nda bayram yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Bayram tatili dolayısıyla "Sakin Şehir" unvanına sahip Ahlat'a gelen yerli ve yabancı turistler, Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı ve alandaki tarihi kümbetleri gezdi.  Abidevi mezar taşlarının kabartma, motif, oyma ve yazılarını inceleyen ziyaretçiler, mezarların başında dua etti.</p><p>Niğde'den gelen Kemal Urca, kentteki tarihi ve kültürel mekanları çok beğendiklerini söyledi. Herkesin burayı görmesi gerektiğini belirten Urca, "Ahlat'a ikinci kez geliyorum. İnsan burada huzur ve geçmişi yad etme fırsatı buluyor. Güzel zaman geçirdik" dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-WRLizP3FUuk_CvZOoREYg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"TARİH AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR BÖLGE"</strong></p><p>Kayseri'den gelen Tansu Navruz ise Ahlat'ın tarihte çok önemli bir yerleşim yeri olduğunu dile getirerek, "Bayram tatilimizi ailece burada, tarihi mekanları ziyaret ederek geçiriyoruz. Tarihi yerinde görmek, öğrenmek isteyenler burayı ziyaret edebilirler" diye konuştu.</p><p>Tur rehberi Bilal Kılıç ise "Bayram tatili dolayısıyla ziyaretçileri Selçuklu Meydan Mezarlığı'na getirdik. Tarih açısından önemli bir bölge. Herkesin bu mekanları, mezar taşlarını görmesini tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi&amp;apos;ne yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tekirdag-arkeoloji-ve-etnografya-muzesine-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tekirdag-arkeoloji-ve-etnografya-muzesine-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan Bayramı tatilinde Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi&#039;nde ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.Tekirdağ&#039;a gelen yerli ve yabancı turistler, Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi&#039;nde yoğunluk oluşturdu. Başta İstanbul olmak üzere yakın illerden ve yurt dışından gelen çok sayıda ziyaretçi, kent merkezindeki müzeleri gezdi.  Osmanlı, Roma, Bizans ve Trak dönemlerine ait eserlerin yer aldığı Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi de bayram tatilinde kente gelen turistlerin ilgisini çekiyor.Müzeyi gezen Hakan Yıldız, tatil için İstanbul&#039;dan geldiğini söyledi.  Tekirdağ&#039;daki müzeleri ailecek ziyaret ettiklerini aktaran Yıldız, uygarlıkların günlük yaşamına ait eşyalar, mezarlar ve çeşitli eserlerin sergilendiği Arkeoloji ve Etnografya Müzesi&#039;nin ilgi çekici olduğunu dile getirdi.Ziyaretçilerden Can Keskin de ilk defa Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi&#039;ne geldiğini ifade ederek, kent merkezindeki müzelerdeki eserlerle ilgili güzel aydınlatıcı bilgiler edindiklerini belirtti.  İstanbul&#039;dan gelen Ahmet Yılmaz ise müzede Roma, Bizans ve Trak kültürlerini yansıtan eserlerin dikkatini çektiğini aktardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JdKfHtuGdES5uNp_JQZakg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tekirdağ, Arkeoloji, Etnografya, Müzesine, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JdKfHtuGdES5uNp_JQZakg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'ne yoğun ilgi"><p>Ramazan Bayramı tatilinde Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.</p>Tekirdağ'a gelen yerli ve yabancı turistler, Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde yoğunluk oluşturdu. Başta İstanbul olmak üzere yakın illerden ve yurt dışından gelen çok sayıda ziyaretçi, kent merkezindeki müzeleri gezdi.  Osmanlı, Roma, Bizans ve Trak dönemlerine ait eserlerin yer aldığı Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi de bayram tatilinde kente gelen turistlerin ilgisini çekiyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HsGu28lchUWFF27aBl78Yw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Müzeyi gezen Hakan Yıldız, tatil için İstanbul'dan geldiğini söyledi.  Tekirdağ'daki müzeleri ailecek ziyaret ettiklerini aktaran Yıldız, uygarlıkların günlük yaşamına ait eşyalar, mezarlar ve çeşitli eserlerin sergilendiği Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nin ilgi çekici olduğunu dile getirdi.</p><p>Ziyaretçilerden Can Keskin de ilk defa Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'ne geldiğini ifade ederek, kent merkezindeki müzelerdeki eserlerle ilgili güzel aydınlatıcı bilgiler edindiklerini belirtti.  İstanbul'dan gelen Ahmet Yılmaz ise müzede Roma, Bizans ve Trak kültürlerini yansıtan eserlerin dikkatini çektiğini aktardı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göbeklitepe bayramda doldu taştı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepe-bayramda-doldu-tasti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepe-bayramda-doldu-tasti</guid>
<description><![CDATA[ UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;nde yer alan Göbeklitepe, Ramazan Bayramı&#039;nda ziyaretçi akınına uğradı.Şanlıurfa&#039;da 12 bin yıllık geçmişiyle &quot;tarihin sıfır noktası&quot; olarak nitelendirilen ve her yıl birçok yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği ören yeri, 2019&#039;un &quot;Göbeklitepe Yılı&quot; olarak ilan edilmesinin ardından dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.Ramazan Bayramı&#039;nı değerlendirmek isteyen ve Türkiye&#039;nin farklı şehirlerinden kente gelen ziyaretçiler, Göbeklitepe&#039;yi görme fırsatı buldu. Ören yeri, Ramazan Bayramı sürecince 30 bin ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. İlginin devam ettiği Göbeklitepe&#039;de bu sayının 9 günlük bayram tatili sonuna kadar katlanarak devam etmesi bekleniyor.Yoğunluk nedeniyle bölgeye gelen ziyaretçiler araçlarını yaklaşık 2 kilometre mesafede oluşturulan alana park ederek, ücretsiz ring araçlarıyla ören yerine taşınıyor. Burada giriş biletlerini alan yerli ve yabancı turistler, daha sonra 12 bin yıllık eserlerin bulunduğu alana geçiş yapıyor.İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2019&#039;un &quot;Göbeklitepe Yılı&quot; ilan edilmesinin ardından bölgeye ilginin artarak devam ettiğini belirtti. Göbeklitepe ve Karahantepe&#039;nin içinde bulunduğu Taştepeler projesine ilginin fazla olduğunu aktaran Aslan, &quot;Bu ilgiyi bugün yine görüyoruz. Özellikle bayramın üç günü toplamda 30 bin ziyaretçi alarak Göbeklitepe yine büyük bir ziyaretçi akınına uğradı. Bizim öncelikle burada bir otopark alanımız vardı, aşağıda da oluşturmuş olduğumuz iki tane otopark alanı vardı onlar dahi dolmuş durumda. Göbeklitepe sadece Şanlıurfa&#039;nın değil bölgenin hatta ülkemizin kültür turizmi anlamında lokomotifi olma özelliğini sürdürüyor. Bu bizim için mutluluk verici&quot; diye konuştu. Aslan, Taştepeler projesi ile bölgede önemli kazıların yapıldığına dikkati çekerek, bu kazı alanlarıyla birlikte Şanlıurfa&#039;nın neolitik döneme ilişkin söz sahibi bir kent olduğunu söyledi.  Şanlıurfa turizminin ören yerleri, inanç turizmi, gastronomi gibi birçok enstrümanını turizmde kullanabildiği müthiş bir zenginliğinin olduğunu aktaran Aslan, &quot;Şanlıurfa her sene kendi rekorunu yeniliyor. 2025 yılı için de beklentimiz bir öncekinden daha iyi olması. Sadece 2023 yılında malumunuz deprem nedeniyle sekteye uğramış olsa da 2024 yılında çok hızlı toparlayarak yine artış durumuna geçtik. 2025 yılı 2024 yılından çok çok daha iyi olacak ve 2026-2027 yılında da biz bu rakamların 1,5-2 milyona yaklaştığını göreceğiz&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uDD1tHSL0EGTDEUMKO0_PA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Göbeklitepe, bayramda, doldu, taştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uDD1tHSL0EGTDEUMKO0_PA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Göbeklitepe'ye bayramda yoğun ilgi"><p>UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe, Ramazan Bayramı'nda ziyaretçi akınına uğradı.</p><p>Şanlıurfa'da 12 bin yıllık geçmişiyle "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen ve her yıl birçok yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği ören yeri, 2019'un "Göbeklitepe Yılı" olarak ilan edilmesinin ardından dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.</p><p>Ramazan Bayramı'nı değerlendirmek isteyen ve Türkiye'nin farklı şehirlerinden kente gelen ziyaretçiler, Göbeklitepe'yi görme fırsatı buldu. Ören yeri, Ramazan Bayramı sürecince 30 bin ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. İlginin devam ettiği Göbeklitepe'de bu sayının 9 günlük bayram tatili sonuna kadar katlanarak devam etmesi bekleniyor.</p><p>Yoğunluk nedeniyle bölgeye gelen ziyaretçiler araçlarını yaklaşık 2 kilometre mesafede oluşturulan alana park ederek, ücretsiz ring araçlarıyla ören yerine taşınıyor. Burada giriş biletlerini alan yerli ve yabancı turistler, daha sonra 12 bin yıllık eserlerin bulunduğu alana geçiş yapıyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hADjKLA7DEmwoeogcm3xqQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2019'un "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmesinin ardından bölgeye ilginin artarak devam ettiğini belirtti. </p><p>Göbeklitepe ve Karahantepe'nin içinde bulunduğu Taştepeler projesine ilginin fazla olduğunu aktaran Aslan, "Bu ilgiyi bugün yine görüyoruz. Özellikle bayramın üç günü toplamda 30 bin ziyaretçi alarak Göbeklitepe yine büyük bir ziyaretçi akınına uğradı. Bizim öncelikle burada bir otopark alanımız vardı, aşağıda da oluşturmuş olduğumuz iki tane otopark alanı vardı onlar dahi dolmuş durumda. Göbeklitepe sadece Şanlıurfa'nın değil bölgenin hatta ülkemizin kültür turizmi anlamında lokomotifi olma özelliğini sürdürüyor. Bu bizim için mutluluk verici" diye konuştu. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U6smR2tPr02a7HPF5thsDg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Aslan, Taştepeler projesi ile bölgede önemli kazıların yapıldığına dikkati çekerek, bu kazı alanlarıyla birlikte Şanlıurfa'nın neolitik döneme ilişkin söz sahibi bir kent olduğunu söyledi.  Şanlıurfa turizminin ören yerleri, inanç turizmi, gastronomi gibi birçok enstrümanını turizmde kullanabildiği müthiş bir zenginliğinin olduğunu aktaran Aslan, "Şanlıurfa her sene kendi rekorunu yeniliyor. 2025 yılı için de beklentimiz bir öncekinden daha iyi olması. Sadece 2023 yılında malumunuz deprem nedeniyle sekteye uğramış olsa da 2024 yılında çok hızlı toparlayarak yine artış durumuna geçtik. 2025 yılı 2024 yılından çok çok daha iyi olacak ve 2026-2027 yılında da biz bu rakamların 1,5-2 milyona yaklaştığını göreceğiz" ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sinop&amp;apos;taki Söküçayırı Şelalesi turizme kazandırılacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sinoptaki-soekucayiri-selalesi-turizme-kazandirilacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sinoptaki-soekucayiri-selalesi-turizme-kazandirilacak</guid>
<description><![CDATA[ Sinop&#039;un Ayancık ilçesinde yer alan ve saklı kalan Söküçayırı Şelalesi turizme kazandırılacak.Sinop&#039;un Ayancık ilçesinde yöre halkı tarafından bilinen Söküçayırı Şelalesi&#039;nin tanıtımı yapılarak turizme kazandırılması hedefleniyor.İlçeye 12 kilometre uzaklıktaki Söküçayırı köyü sınırları içinde yer alan şelalede sular yaklaşık 20 metre yükseklikten kayaların üzerine dökülüyor.  Çevresi engebeli kayalıklar ve ağaçlarla çevrili olan ve bugüne kadar saklı kalan şelaleye ulaşım da zor sağlanıyor.Köy muhtarı Hasan Akın, şelaleyi sosyal medyadan gören bazı vatandaşların ziyaret ettiğini söyledi. Muhtarlık olarak şelalelerini daha çok kişiye tanıtmak istediklerini vurgulayan Akın, şöyle konuştu:  &quot;Şelalemizi en kısa zamanda tanıtacağız ve turizme açacağız. Ana yoldan şelaleye ulaşım için ahşap merdiven yapacağız. Böylelikle ulaşımı kolaylaştıracağız. Köyümüze sürekli ziyaretçilerimiz geliyor ama ilçemizde yaşanan sel afetinden sonra dere yatağı bozulduğundan şelaleye ulaşım zor. Yapılan çalışmalar sonucunda köyümüzü ve şelalemizi tanıtmayı hedefliyoruz.&quot;Şelaleyi ziyaret eden Engin Ekim ise şelalenin ilçe ekonomisine katkı sağlayacak potansiyele sahip olduğunu belirterek, &quot;Bayramda şelaleyi ziyarete geldik. Burası gerçekten çok güzel, turizme açılırsa Ayancık ekonomisine de katkı sağlar. İlçe merkezine fazla uzak değil. Köye gelince şelale yoldan 150 metre içeride kalıyor&quot; dedi.  Şelaleyi internetten gördüğünü dile getiren Sacit Aslan da &quot;İstanbul&#039;dan Boyabat ilçesine bayram ziyaretine gelmiştik. İnternetten görünce şelaleyi ziyarete geldik. Yolu zorlu ama gelip görmenizi tavsiye ederiz&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WyWq846O2E6THCkg3jhsFA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sinoptaki, Söküçayırı, Şelalesi, turizme, kazandırılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WyWq846O2E6THCkg3jhsFA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Söküçayırı Şelalesi'nin tanıtımı yapılacak"><p>Sinop'un Ayancık ilçesinde yer alan ve saklı kalan Söküçayırı Şelalesi turizme kazandırılacak.</p><p>Sinop'un Ayancık ilçesinde yöre halkı tarafından bilinen Söküçayırı Şelalesi'nin tanıtımı yapılarak turizme kazandırılması hedefleniyor.</p><p>İlçeye 12 kilometre uzaklıktaki Söküçayırı köyü sınırları içinde yer alan şelalede sular yaklaşık 20 metre yükseklikten kayaların üzerine dökülüyor.  Çevresi engebeli kayalıklar ve ağaçlarla çevrili olan ve bugüne kadar saklı kalan şelaleye ulaşım da zor sağlanıyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AUdROtB2h0WCvKyGTET96w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Köy muhtarı Hasan Akın, şelaleyi sosyal medyadan gören bazı vatandaşların ziyaret ettiğini söyledi. Muhtarlık olarak şelalelerini daha çok kişiye tanıtmak istediklerini vurgulayan Akın, şöyle konuştu:  "Şelalemizi en kısa zamanda tanıtacağız ve turizme açacağız. Ana yoldan şelaleye ulaşım için ahşap merdiven yapacağız. Böylelikle ulaşımı kolaylaştıracağız. Köyümüze sürekli ziyaretçilerimiz geliyor ama ilçemizde yaşanan sel afetinden sonra dere yatağı bozulduğundan şelaleye ulaşım zor. Yapılan çalışmalar sonucunda köyümüzü ve şelalemizi tanıtmayı hedefliyoruz."<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eZ_ClzYrN0yPXfvLp1_jZQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Şelaleyi ziyaret eden Engin Ekim ise şelalenin ilçe ekonomisine katkı sağlayacak potansiyele sahip olduğunu belirterek, "Bayramda şelaleyi ziyarete geldik. Burası gerçekten çok güzel, turizme açılırsa Ayancık ekonomisine de katkı sağlar. İlçe merkezine fazla uzak değil. Köye gelince şelale yoldan 150 metre içeride kalıyor" dedi.  Şelaleyi internetten gördüğünü dile getiren Sacit Aslan da "İstanbul'dan Boyabat ilçesine bayram ziyaretine gelmiştik. İnternetten görünce şelaleyi ziyarete geldik. Yolu zorlu ama gelip görmenizi tavsiye ederiz" ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kafkasların kalbinde bir başkent: Tiflis</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kafkaslarin-kalbinde-bir-baskent-tiflis</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kafkaslarin-kalbinde-bir-baskent-tiflis</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa ile Asya&#039;nın buluştuğu kavşak noktalarından birinde yer alan Gürcistan köklü bir kültürel birikimin mirasçısı. Ülke ayrıca yemekleri, binlerce yıldır sürdürülen şarap üreticiliği ve kendine özgü alfabesiyle de ünlü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g_HCKBTraka4pBSfx2GB3w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kafkasların, kalbinde, bir, başkent:, Tiflis</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g_HCKBTraka4pBSfx2GB3w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kafkasların kalbinde bir başkent: Tiflis"><p>Avrupa ile Asya'nın buluştuğu kavşak noktalarından birinde yer alan Gürcistan köklü bir kültürel birikimin mirasçısı. Ülke ayrıca yemekleri, binlerce yıldır sürdürülen şarap üreticiliği ve kendine özgü alfabesiyle de ünlü.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Karadağ&amp;apos;da</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/canakkale-savaslari-mobil-muzesi-karadagda</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/canakkale-savaslari-mobil-muzesi-karadagda</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, Balkan turuna devam ediyor. Mobil müze, Karadağ&#039;ın başkenti Podgoritsa&#039;da ziyarete açıldı.Çanakkale Savaşları&#039;ndan kalma objelerin yer aldığı ve dijital gösterilerin sunulduğu Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, Karadağ&#039;da ziyarete açıldı.Ziyaretçiler, Podgoritsa&#039;nın Mitra Bakica Caddesi&#039;nde açılan müzede savaş dönemine ait materyal ve objeleri inceledi, videoları izledi.Çanakkale Savaşları Mobil Müze Projesi Koordinatörü Engin Karataş, yaptığı açıklamada; müzenin Balkanlar&#039;daki ülkeleri dolaştığını belirterek, eğitici değerleri ön planda tuttuklarını, ziyaretçilere dönemin Çanakkale&#039;sini aktarmak istediklerini söyledi.Mobil müze, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca yürütülen proje kapsamında 2021&#039;de başlayan organizasyon kapsamında belirlenen rotada sergileniyor.Çanakkale ruhunun gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hazırlanan müzede, o döneme ait fotoğraflar, savaş objeleri ve tarihi eserler yer alıyor. Ayrıca, dijital gösteriler de sunuluyor. Podgoritsa&#039;dan sonra Rojaye kentine gidecek mobil müze, rotasına diğer Balkan ülkeleriyle de devam edecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nq9HkoOgFEO5KGepNFFPlQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çanakkale, Savaşları, Mobil, Müzesi, Karadağda</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nq9HkoOgFEO5KGepNFFPlQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Karadağ'da"><p>Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, Balkan turuna devam ediyor. Mobil müze, Karadağ'ın başkenti Podgoritsa'da ziyarete açıldı.</p><p>Çanakkale Savaşları'ndan kalma objelerin yer aldığı ve dijital gösterilerin sunulduğu Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, Karadağ'da ziyarete açıldı.</p><p>Ziyaretçiler, Podgoritsa'nın Mitra Bakica Caddesi'nde açılan müzede savaş dönemine ait materyal ve objeleri inceledi, videoları izledi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5rS03K9kdU6FVNE34cRz-w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Çanakkale Savaşları Mobil Müze Projesi Koordinatörü Engin Karataş, yaptığı açıklamada; müzenin Balkanlar'daki ülkeleri dolaştığını belirterek, eğitici değerleri ön planda tuttuklarını, ziyaretçilere dönemin Çanakkale'sini aktarmak istediklerini söyledi.</p><p>Mobil müze, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca yürütülen proje kapsamında 2021'de başlayan organizasyon kapsamında belirlenen rotada sergileniyor.</p><p>Çanakkale ruhunun gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hazırlanan müzede, o döneme ait fotoğraflar, savaş objeleri ve tarihi eserler yer alıyor. Ayrıca, dijital gösteriler de sunuluyor. </p><p>Podgoritsa'dan sonra Rojaye kentine gidecek mobil müze, rotasına diğer Balkan ülkeleriyle de devam edecek.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat edebileceği ülkeler 2025: Vizesiz seyahat edilecek ülkelerin tam listesi ve oturum süreleri</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/turk-vatandaslarinin-vizesiz-seyahat-edebilecegi-ulkeler-2025-vizesiz-seyahat-edilecek-ulkelerin-tam-listesi-ve-oturum-sureleri</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/turk-vatandaslarinin-vizesiz-seyahat-edebilecegi-ulkeler-2025-vizesiz-seyahat-edilecek-ulkelerin-tam-listesi-ve-oturum-sureleri</guid>
<description><![CDATA[ Yurt dışı seyahati planlayan Türk vatandaşları, 2025 yılında vizesiz seyahat edebilecekleri ülkeleri merak ediyor. 2025 itibarıyla birçok ülke Türk pasaportuna vize muafiyeti sağlıyor. Pasaportunuzla dilediğiniz gibi keşfe çıkabileceğiniz bu ülkeler arasında Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Güney Amerika’ya kadar pek çok destinasyon bulunuyor. İşte Türk vatandaşlarının 2025 yılında vizesiz veya kolay vizeyle seyahat edebileceği ülkelerin tam listesi ve oturum süreleri.Seyahat planlarken ilk dikkat edilmesi gereken konulardan biri vize prosedürleri. Vize masrafı, zaman kaybı ve belge hazırlığı gibi işlemler seyahat hevesini kırabiliyor. Bu yüzden vizesiz gidilebilen ülkeler, hem tatilciler hem de sık seyahat eden iş insanları için büyük avantaj sağlıyor.Vizesiz seyahat, ülkeye giriş garantisi anlamına gelmez fakat kolay seyahat için en önemli prosedürler arasında yer alır. Pasaport süresinin geçerliliği, dönüş bileti, otel rezervasyonu ve finansal yeterlilik gibi belgeler girişte sorulabilir. Ayrıca ülkelerin vize politikaları zamanla değişebildiği için seyahatten önce resmi kaynaklardan güncel bilgileri kontrol etmek önemlidir.İşte Türk vatandaşlarının 2025 yılında vizesiz seyahat edebileceği ülkeler;Arnavutluk – 90 günBosna-Hersek – 90 günKaradağ – 90 gün (180 gün içinde)Kosova – 90 günMakedonya – 90 günSırbistan – 90 gün (yakında kimlikle seyahat de mümkün olacak)Ukrayna – 90 gün (çipli kimlikle giriş mümkün)Moldova – 90 gün (kimlikle giriş imkânı)Gürcistan – 1 yıl (kimlikle giriş)Azerbaycan – 30 gün (e-vize veya kapı vizesiyle)Kazakistan – 30 günKırgızistan – Süresiz (kimlikle giriş)Özbekistan – 30 günTayland – 30 günGüney Kore – 90 günEndonezya – 30 günFilipinler – 30 günJaponya – 90 günMaldivler – 30 gün (kapı vizesi)Sri Lanka – e-vize ile kolay girişNepal – Kapıda vizeKatar – 30 günBahreyn – Kapıda vize (15 gün)Lübnan – 90 günÜrdün – 90 günFilistin – Vizesiz, ancak geçiş için İsrail vizesi gerekebilirIrak – Kuzey Irak Bölgesi (IKBY) – Sınırlı süreli vizesiz girişFas – 90 günTunus – 90 günGüney Afrika Cumhuriyeti – 30 gün (kapı vizesi veya online vize)Seyşeller – Seyahat belgesiyle girişKenya – E-vizeMadagaskar – Kapıda vizeArjantin – 90 günBrezilya – 90 günŞili – 90 günKolombiya – 90 günEkvador – 90 günVenezuela – 90 günUruguay – 90 günParaguay – 90 günPeru – 90 günBolivya – Kapıda vizeDominika – 21 günSaint Kitts ve Nevis – 90 günAntigua ve Barbuda – 180 günBarbados – 90 günSaint Lucia – 42 günFiji – 120 günBazı ülkeler pasaport yerine yalnızca yeni tip kimlik kartı ile girişe izin veriyor:GürcistanUkraynaKuzey Kıbrıs Türk CumhuriyetiMoldovaAzerbaycanKırgızistan (bazı durumlarda) ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Kwzu5e4eGU6Av7jSfksAgQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, vatandaşlarının, vizesiz, seyahat, edebileceği, ülkeler, 2025:, Vizesiz, seyahat, edilecek, ülkelerin, tam, listesi, oturum, süreleri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Kwzu5e4eGU6Av7jSfksAgQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat edebileceği ülkeler 2025: İşte tam liste"><p>Yurt dışı seyahati planlayan Türk vatandaşları, 2025 yılında vizesiz seyahat edebilecekleri ülkeleri merak ediyor. 2025 itibarıyla birçok ülke Türk pasaportuna vize muafiyeti sağlıyor. Pasaportunuzla dilediğiniz gibi keşfe çıkabileceğiniz bu ülkeler arasında Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Güney Amerika’ya kadar pek çok destinasyon bulunuyor. İşte Türk vatandaşlarının 2025 yılında vizesiz veya kolay vizeyle seyahat edebileceği ülkelerin tam listesi ve oturum süreleri.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FblAK-UfFEimdFOgIeYqxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Seyahat planlarken ilk dikkat edilmesi gereken konulardan biri vize prosedürleri. Vize masrafı, zaman kaybı ve belge hazırlığı gibi işlemler seyahat hevesini kırabiliyor. Bu yüzden vizesiz gidilebilen ülkeler, hem tatilciler hem de sık seyahat eden iş insanları için büyük avantaj sağlıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vRy5twACkk-oorXDMXzrqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vizesiz seyahat, ülkeye giriş garantisi anlamına gelmez fakat kolay seyahat için en önemli prosedürler arasında yer alır. Pasaport süresinin geçerliliği, dönüş bileti, otel rezervasyonu ve finansal yeterlilik gibi belgeler girişte sorulabilir. Ayrıca ülkelerin vize politikaları zamanla değişebildiği için seyahatten önce resmi kaynaklardan güncel bilgileri kontrol etmek önemlidir.İşte Türk vatandaşlarının 2025 yılında vizesiz seyahat edebileceği ülkeler;</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ciWCYZe4MEqJDdPTdTa6-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arnavutluk – 90 günBosna-Hersek – 90 günKaradağ – 90 gün (180 gün içinde)Kosova – 90 günMakedonya – 90 günSırbistan – 90 gün (yakında kimlikle seyahat de mümkün olacak)Ukrayna – 90 gün (çipli kimlikle giriş mümkün)Moldova – 90 gün (kimlikle giriş imkânı)</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eSJF6CzuUU6tTH3uFSn-tw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gürcistan – 1 yıl (kimlikle giriş)Azerbaycan – 30 gün (e-vize veya kapı vizesiyle)Kazakistan – 30 günKırgızistan – Süresiz (kimlikle giriş)Özbekistan – 30 günTayland – 30 günGüney Kore – 90 günEndonezya – 30 günFilipinler – 30 günJaponya – 90 günMaldivler – 30 gün (kapı vizesi)Sri Lanka – e-vize ile kolay girişNepal – Kapıda vize</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rc3Zq-RqqkmVlSqc-wNGMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Katar – 30 günBahreyn – Kapıda vize (15 gün)Lübnan – 90 günÜrdün – 90 günFilistin – Vizesiz, ancak geçiş için İsrail vizesi gerekebilirIrak – Kuzey Irak Bölgesi (IKBY) – Sınırlı süreli vizesiz giriş</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O_XwSMT2_UCdBTK-EpMLAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fas – 90 günTunus – 90 günGüney Afrika Cumhuriyeti – 30 gün (kapı vizesi veya online vize)Seyşeller – Seyahat belgesiyle girişKenya – E-vizeMadagaskar – Kapıda vize</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1RYs4J-X7ECN6mrnbMPlkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arjantin – 90 günBrezilya – 90 günŞili – 90 günKolombiya – 90 günEkvador – 90 günVenezuela – 90 günUruguay – 90 günParaguay – 90 günPeru – 90 günBolivya – Kapıda vize</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bRW623H-N0aqtOaoIk6dPQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dominika – 21 günSaint Kitts ve Nevis – 90 günAntigua ve Barbuda – 180 günBarbados – 90 günSaint Lucia – 42 günFiji – 120 gün</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qGyXGz8lI0q5TBMxhLWRLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bazı ülkeler pasaport yerine yalnızca yeni tip kimlik kartı ile girişe izin veriyor:GürcistanUkraynaKuzey Kıbrıs Türk CumhuriyetiMoldovaAzerbaycanKırgızistan (bazı durumlarda)</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çanakkale Deniz Müzesi&amp;apos;nde tarihe yolculuk</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/canakkale-deniz-muzesinde-tarihe-yolculuk</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/canakkale-deniz-muzesinde-tarihe-yolculuk</guid>
<description><![CDATA[ Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462- 1463 yılları arasında inşa ettirilen Çimenlik Kalesi&#039;ndeki Çanakkale Deniz Müzesi, içerisinde barındırdığı çok sayıda eserle ziyaretçileri tarihi yolculuğa çıkarıyor.Çanakkale Deniz Müzesi&#039;ndeki, Çimenlik Kalesi, Piri Reis Galerisi, Binbaşı Nazmi Bey Resim ve Sergi Salonu, TCG Nusret Müze Gemisi, Uluçalireis Denizaltı Müzesi, Acar Botu ve Kartal İstimbotu gibi açık ve kapalı sergi alanları çok sayıda eser ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Müzenin Çimenlik Kalesi bölümü, Piri Reis&#039;in Kitab-ı Bahriye&#039;nin bir bölümünü yazdığı yer olması itibarıyla büyük önem taşıyor. 18 Mart 1915&#039;te savaşın en ateşli anlarında İngiliz Zırhlısı Kraliçe Elizabeth&#039;ten atılan ve Çimenlik Kalesi&#039;ne isabet eden top mermisi, kalenin dış bahçesinde sergileniyor.Çanakkale Deniz Müzesi&#039;nde 1927 yılında inşa edilen Binbaşı Nazmi Bey Resim ve Sergi Salonu&#039;nda &quot;Cumhuriyet Donanması&quot; temalı sergi de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Uluçalireis Denizaltısı Odası olarak düzenlenen bir odasında, denizaltıya ait çeşitli objeler, gemi modeli ve isim levhası bulunuyor.  Kahraman Nusret Mayın Gemisi&#039;ni yaşatmak amacıyla, 2009- 2010 yılları arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı&#039;nda inşa edilen TCG Nusret N-16 Gemisi, Türkiye&#039;nin ilk denizaltı müzesi Uluçalireis Denizaltı ve Acar Botu ile Kartal İstimbotu da Çanakkale Deniz Müzesi&#039;nin en önemli uğrak noktaları arasında yer alıyor.Çanakkale Deniz Müzesi’ne gelen Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve beraberindeki heyet burada incelemelerde bulundu. Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, daha sonra Çanakkale Boğazı&#039;nda, 4 Nisan 1953&#039;te Nara Burnu önlerinde İsveç bayraklı gemiyle çarpıştıktan sonra batan Dumlupınar Denizaltısı’nda şehit olan 81 denizci ile 14 Temmuz 1942&#039;de Çanakkale Morto Koyu&#039;nda batan Atılay Denizaltısı’ndaki 39 denizci anısına yarın düzenlenecek 12 denizaltının geçiş provasını takip etti.&quot;TÜM HALKIMIZI BEKLİYORUZ&quot;Çanakkale Deniz Müzesi’nin Milli Savunma Bakanlığı özelinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı birinci sınıf bir askeri müze olduğunu söyleyen Çanakkale Deniz Müzesi Komutanı Albay Serhan Aras, &quot;Türkiye&#039;nin önde gelen müzelerinden birisidir. Çok zengin koleksiyonu olan, her yaşta ziyaretçiye hitap edebilen, herkesin kendine bir anı yaratabileceği, içerisinde Nusret Mayın Gemisi, Acar Müze Gemisi, Kartal İstimbotu ve Fatih Sultan Mehmet Han&#039;ın kendi talimatıyla yaptırmış olduğu Boğaz&#039;ın anahtarlarından birisi olan Çimenlik Kalesi ile yılda 450 bin kişi civarında bir ziyaretçiye kapılarını açmakta ve ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı zengin envanterinde ecdadımızın kıymetli emanetlerini gelecek nesillere en güzel haliyle, en yakışır haliyle iletmeyi hedeflemektedir. Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı&#039;na tüm halkımızı, çocuklarımızı, gençlerimizi bekliyoruz. Şehit mekanı olan Çanakkale Deniz Müzesi aynı zamanda da gazi bir kaledir. Çanakkale Savaşları&#039;nda yoğun ateş altında kalmış gerçek bir savaş alanıdır. Tüm halkımızı Çanakkale Deniz Müzesi&#039;ne bekliyoruz&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kzs_n6ivFEyMLrhgpVHBPA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 10:43:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çanakkale, Deniz, Müzesinde, tarihe, yolculuk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kzs_n6ivFEyMLrhgpVHBPA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250404223752045" class="type:primaryImage" alt="Çanakkale Deniz Müzesi'nde tarihe yolculuk"><p>Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462- 1463 yılları arasında inşa ettirilen Çimenlik Kalesi'ndeki Çanakkale Deniz Müzesi, içerisinde barındırdığı çok sayıda eserle ziyaretçileri tarihi yolculuğa çıkarıyor.</p><p>Çanakkale Deniz Müzesi'ndeki, Çimenlik Kalesi, Piri Reis Galerisi, Binbaşı Nazmi Bey Resim ve Sergi Salonu, TCG Nusret Müze Gemisi, Uluçalireis Denizaltı Müzesi, Acar Botu ve Kartal İstimbotu gibi açık ve kapalı sergi alanları çok sayıda eser ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. </p><p>Müzenin Çimenlik Kalesi bölümü, Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye'nin bir bölümünü yazdığı yer olması itibarıyla büyük önem taşıyor. 18 Mart 1915'te savaşın en ateşli anlarında İngiliz Zırhlısı Kraliçe Elizabeth'ten atılan ve Çimenlik Kalesi'ne isabet eden top mermisi, kalenin dış bahçesinde sergileniyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VAvok6c400-gLGJsAPKo9g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Çanakkale Deniz Müzesi'nde 1927 yılında inşa edilen Binbaşı Nazmi Bey Resim ve Sergi Salonu'nda "Cumhuriyet Donanması" temalı sergi de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Uluçalireis Denizaltısı Odası olarak düzenlenen bir odasında, denizaltıya ait çeşitli objeler, gemi modeli ve isim levhası bulunuyor.  Kahraman Nusret Mayın Gemisi'ni yaşatmak amacıyla, 2009- 2010 yılları arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda inşa edilen TCG Nusret N-16 Gemisi, Türkiye'nin ilk denizaltı müzesi Uluçalireis Denizaltı ve Acar Botu ile Kartal İstimbotu da Çanakkale Deniz Müzesi'nin en önemli uğrak noktaları arasında yer alıyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XED-jNCNMEi5cVafMv4pqw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Çanakkale Deniz Müzesi’ne gelen Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve beraberindeki heyet burada incelemelerde bulundu. Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, daha sonra Çanakkale Boğazı'nda, 4 Nisan 1953'te Nara Burnu önlerinde İsveç bayraklı gemiyle çarpıştıktan sonra batan Dumlupınar Denizaltısı’nda şehit olan 81 denizci ile 14 Temmuz 1942'de Çanakkale Morto Koyu'nda batan Atılay Denizaltısı’ndaki 39 denizci anısına yarın düzenlenecek 12 denizaltının geçiş provasını takip etti.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/haC-z3dlLk6wG4fRxyjbAQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"TÜM HALKIMIZI BEKLİYORUZ"</strong></p><p>Çanakkale Deniz Müzesi’nin Milli Savunma Bakanlığı özelinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı birinci sınıf bir askeri müze olduğunu söyleyen Çanakkale Deniz Müzesi Komutanı Albay Serhan Aras, "Türkiye'nin önde gelen müzelerinden birisidir. Çok zengin koleksiyonu olan, her yaşta ziyaretçiye hitap edebilen, herkesin kendine bir anı yaratabileceği, içerisinde Nusret Mayın Gemisi, Acar Müze Gemisi, Kartal İstimbotu ve Fatih Sultan Mehmet Han'ın kendi talimatıyla yaptırmış olduğu Boğaz'ın anahtarlarından birisi olan Çimenlik Kalesi ile yılda 450 bin kişi civarında bir ziyaretçiye kapılarını açmakta ve ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı zengin envanterinde ecdadımızın kıymetli emanetlerini gelecek nesillere en güzel haliyle, en yakışır haliyle iletmeyi hedeflemektedir. Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı'na tüm halkımızı, çocuklarımızı, gençlerimizi bekliyoruz. Şehit mekanı olan Çanakkale Deniz Müzesi aynı zamanda da gazi bir kaledir. Çanakkale Savaşları'nda yoğun ateş altında kalmış gerçek bir savaş alanıdır. Tüm halkımızı Çanakkale Deniz Müzesi'ne bekliyoruz" dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gaziantep Doğal Yaşam Parkı&amp;apos;na 4,2 milyon ziyaretçi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gaziantep-dogal-yasam-parkina-42-milyon-ziyaretci</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gaziantep-dogal-yasam-parkina-42-milyon-ziyaretci</guid>
<description><![CDATA[ Büyüklüğü ve barındırdığı hayvan türleriyle dünyanın önde gelen hayvanat bahçelerinden biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı&#039;nı ocak ayından bu yana 4 milyon 250 bin ziyaretçi gezdi.Gaziantep Büyükşehir Belediyesince 2001 yılında Burç Ormanı&#039;nda yaklaşık 1 milyon metrekarelik alana kurulan Doğal Yaşam Parkı, bünyesinde 350 türden yaklaşık 7 bin 500 hayvanı barındırıyor. Büyüklük bakımından Türkiye&#039;de en büyük, Avrupa&#039;da ikinci, dünyada ise dördüncü sırada olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı&#039;nı geçen yıl yaklaşık 5 milyon ziyaretçi gezdi, bu yıl ocak ayından bu yana parkın ziyaretçi sayısı 4 milyon 250 bine ulaştı.  Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler, AA muhabirine, Doğal Yaşam Parkı&#039;nın kentin önemli turizm merkezlerinden biri olduğunu ve dünyanın her yerinden ziyaretçilerin geldiğini söyledi.  Hedeflerinin bu yıl 5 milyon ziyaretçi sayısını geçmek olduğunu belirten Özsöyler, &quot;İnşallah bu sayıyı geçeceğiz. Özellikle çevre illerden çok fazla gelenler var. Bu da bizi mutlu ediyor. Ziyaretçiler, Gaziantep ekonomisine de büyük katkıda bulunuyor. Hayvanat bahçesine gelenler aynı zamanda şehirden alışveriş yapıyor, şehrin ekonomisine katkı sunuyorlar.&quot; dedi.  YENİ YIL İÇİN 2 YENİ PROJEİnsanların ilgisini artırabilmek için parkı geliştirmeye çalıştıklarını, bu kapsamda her yıl yeni ve değişik projeler hayata geçirmeye çalıştıklarını anlatan Özsöyler, şöyle konuştu:  &quot;Her yıl değişik projelerle çalışmalar yapıyoruz. 2025 yılı için iki büyük projemiz var. Bir tanesi tünel akvaryum, özellikle Ankara ve İstanbul&#039;da olan o tünel akvaryumdan buraya da yapmayı düşünüyoruz. 60 metre boyunda, 25 metre eninde olacak. Afrika hayvanlarının bulunduğu Afrika savanasını da düşünüyoruz. 2025&#039;te bunları bitirip faaliyete geçireceğiz. İnsanlar, her 3 ya da 6 ayda bir değişiklik olmazsa buralara gelmek istemiyor, her geldiğinde aynı şeylerle karşılaştıkları zaman buralar cazibesini yitiriyor. O yüzden gelmek için yeni nedenler oluşturmaya çalışıyoruz.&quot;  Özsöyler, bu sene özellikle tropik kelebek bahçesi, safari park ve zooloji parkının ziyaretçilerin ilgisini çektiğini sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cz52QlXf8k6e4rv27g4KQQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gaziantep, Doğal, Yaşam, Parkına, 4, 2, milyon, ziyaretçi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cz52QlXf8k6e4rv27g4KQQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'na 4,2 milyon ziyaretçi"><p>Büyüklüğü ve barındırdığı hayvan türleriyle dünyanın önde gelen hayvanat bahçelerinden biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nı ocak ayından bu yana 4 milyon 250 bin ziyaretçi gezdi.</p><p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesince 2001 yılında Burç Ormanı'nda yaklaşık 1 milyon metrekarelik alana kurulan Doğal Yaşam Parkı, bünyesinde 350 türden yaklaşık 7 bin 500 hayvanı barındırıyor. Büyüklük bakımından Türkiye'de en büyük, Avrupa'da ikinci, dünyada ise dördüncü sırada olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nı geçen yıl yaklaşık 5 milyon ziyaretçi gezdi, bu yıl ocak ayından bu yana parkın ziyaretçi sayısı 4 milyon 250 bine ulaştı.  Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler, AA muhabirine, Doğal Yaşam Parkı'nın kentin önemli turizm merkezlerinden biri olduğunu ve dünyanın her yerinden ziyaretçilerin geldiğini söyledi.  Hedeflerinin bu yıl 5 milyon ziyaretçi sayısını geçmek olduğunu belirten Özsöyler, "İnşallah bu sayıyı geçeceğiz. Özellikle çevre illerden çok fazla gelenler var. Bu da bizi mutlu ediyor. Ziyaretçiler, Gaziantep ekonomisine de büyük katkıda bulunuyor. Hayvanat bahçesine gelenler aynı zamanda şehirden alışveriş yapıyor, şehrin ekonomisine katkı sunuyorlar." dedi.  <strong>YENİ YIL İÇİN 2 YENİ PROJE</strong></p><p>İnsanların ilgisini artırabilmek için parkı geliştirmeye çalıştıklarını, bu kapsamda her yıl yeni ve değişik projeler hayata geçirmeye çalıştıklarını anlatan Özsöyler, şöyle konuştu:  "Her yıl değişik projelerle çalışmalar yapıyoruz. 2025 yılı için iki büyük projemiz var. Bir tanesi tünel akvaryum, özellikle Ankara ve İstanbul'da olan o tünel akvaryumdan buraya da yapmayı düşünüyoruz. 60 metre boyunda, 25 metre eninde olacak. Afrika hayvanlarının bulunduğu Afrika savanasını da düşünüyoruz. 2025'te bunları bitirip faaliyete geçireceğiz. İnsanlar, her 3 ya da 6 ayda bir değişiklik olmazsa buralara gelmek istemiyor, her geldiğinde aynı şeylerle karşılaştıkları zaman buralar cazibesini yitiriyor. O yüzden gelmek için yeni nedenler oluşturmaya çalışıyoruz."  Özsöyler, bu sene özellikle tropik kelebek bahçesi, safari park ve zooloji parkının ziyaretçilerin ilgisini çektiğini sözlerine ekledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kastamonu ormanlarında sonbahar güzelliği</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kastamonu-ormanlarinda-sonbahar-guzelligi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kastamonu-ormanlarinda-sonbahar-guzelligi</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu&#039;da sonbaharla birlikte farklı renk tonlarına bürünen ormanlar, doğa tutkunlarına eşsiz bir manzara sunuyor.Kastamonu’da sonbaharın gelişiyle birlikte doğa, renklerin zengin tonlarına büründü. Yüzde 67&#039;si ormanlarla kaplı kentin Abana, Bozkurt ve Çatalzeytin sınırında yer alan ve ilçelerin il merkeziyle ulaşımının sağlandığı kara yolu boyunca uzanan ormanlar sonbaharın eşsiz güzelliklerini yansıtıyor.Kastamonu&#039;nun ekoturizm potansiyeli yüksek alanlarından Küre Dağları da sonbaharda doğa ve fotoğraf tutkunlarını bölgeye çekiyor.  Zengin bitki örtüsü, florası ve kanyonlarıyla ilgi gören Küre ilçesine bağlı Ersizlerdere köyündeki tabiat parkı da yeşilden sarı ve kahverengiye dönen renkleriyle, mevsimin bütün güzelliklerini ziyaretçilerine sunuyor.Kış sessizliğine bürünmeden önce son renk şenliğini yapan ormanları görmek üzere bölgeye gelen ziyaretçiler, tabiat parkında yürümenin ve fotoğraf çekmenin keyfini çıkarıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDyZ2Z92zkWP7jcDr2R5sg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kastamonu, ormanlarında, sonbahar, güzelliği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDyZ2Z92zkWP7jcDr2R5sg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kastamonu ormanlarında sonbahar güzelliği"><p>Kastamonu'da sonbaharla birlikte farklı renk tonlarına bürünen ormanlar, doğa tutkunlarına eşsiz bir manzara sunuyor.</p>Kastamonu’da sonbaharın gelişiyle birlikte doğa, renklerin zengin tonlarına büründü. Yüzde 67'si ormanlarla kaplı kentin Abana, Bozkurt ve Çatalzeytin sınırında yer alan ve ilçelerin il merkeziyle ulaşımının sağlandığı kara yolu boyunca uzanan ormanlar sonbaharın eşsiz güzelliklerini yansıtıyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/leL0jlXs9E6lZ0ao0PAbrA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Kastamonu'nun ekoturizm potansiyeli yüksek alanlarından Küre Dağları da sonbaharda doğa ve fotoğraf tutkunlarını bölgeye çekiyor.  Zengin bitki örtüsü, florası ve kanyonlarıyla ilgi gören Küre ilçesine bağlı Ersizlerdere köyündeki tabiat parkı da yeşilden sarı ve kahverengiye dönen renkleriyle, mevsimin bütün güzelliklerini ziyaretçilerine sunuyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0UNIbXEEy0y996jsP8dGxw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Kış sessizliğine bürünmeden önce son renk şenliğini yapan ormanları görmek üzere bölgeye gelen ziyaretçiler, tabiat parkında yürümenin ve fotoğraf çekmenin keyfini çıkarıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bolu Gölcük Tabiat Parkı&amp;apos;na yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bolu-goelcuk-tabiat-parkina-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bolu-goelcuk-tabiat-parkina-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Bolu&#039;nun doğal güzellikleriyle ünlü Gölcük Tabiat Parkı&#039;na gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler, sonbahar mevsiminin renkleri eşliğinde vakit geçiriyor.Bolu&#039;daki Gölcük Tabiat Parkı, sonbaharda da misafirlerini ağırlıyor. Kent merkezine 13 kilometre uzaklıktaki tabiat parkı ve çevresinde sarı, kahverengi ve yeşilin tonlarına bürünen ağaçlar, göl manzarası eşliğinde misafirlerini karşılıyor.Soğuk havaya rağmen hafta sonunda parka yoğun ilgi gösteren ziyaretçiler, göl çevresinde yürüyüş yaptı, bisiklet sürdü ve hatıra fotoğrafı çektirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WnyfOElRO02fHjU-615zwg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bolu, Gölcük, Tabiat, Parkına, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WnyfOElRO02fHjU-615zwg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bolu Gölcük Tabiat Parkı'na yoğun ilgi"><p>Bolu'nun doğal güzellikleriyle ünlü Gölcük Tabiat Parkı'na gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler, sonbahar mevsiminin renkleri eşliğinde vakit geçiriyor.</p>Bolu'daki Gölcük Tabiat Parkı, sonbaharda da misafirlerini ağırlıyor. Kent merkezine 13 kilometre uzaklıktaki tabiat parkı ve çevresinde sarı, kahverengi ve yeşilin tonlarına bürünen ağaçlar, göl manzarası eşliğinde misafirlerini karşılıyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FG7DcoewYkmBo6ANWIoGcw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Soğuk havaya rağmen hafta sonunda parka yoğun ilgi gösteren ziyaretçiler, göl çevresinde yürüyüş yaptı, bisiklet sürdü ve hatıra fotoğrafı çektirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bolu&amp;apos;nun Göynük ilçesinde sonbahar güzelliği</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bolunun-goeynuk-ilcesinde-sonbahar-guzelligi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bolunun-goeynuk-ilcesinde-sonbahar-guzelligi</guid>
<description><![CDATA[ Bolu&#039;nun &quot;sakin şehir&quot; ünvanlı ilçesi Göynük, tarihi ve kültürel dokusuyla sonbaharda ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.Anadolu&#039;nun en eski yerleşim alanlarından biri olan Bolu&#039;nun tarih dolu ilçesi Göynük, kültürel dokusuyla dikkat çekiyor.Bolu&#039;nun tarihi Osmanlı kasabalarından biri olan ve tarihi yapılarıyla çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan Göynük, her mevsim farklı bir güzelliğe bürünüyor.Tarihi antik döneme kadar uzanan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan ilçe, ziyaretçilerine doğa ve tarihle iç içe olma imkanı sağlıyor.Göynük&#039;ün tarihi ve kültürel dokusu da restorasyon çalışmalarıyla muhafaza ediliyor. Sonbaharda ağaçların sararmasıyla farklı manzara sunan Göynük, ziyaretçilerinin fotoğraf karelerini süslüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/plJXXoFNRkmhnjw3dCa4zw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bolunun, Göynük, ilçesinde, sonbahar, güzelliği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/plJXXoFNRkmhnjw3dCa4zw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20241031120242353" class="type:primaryImage" alt="Bolu'nun Göynük ilçesinde sonbahar güzelliği"><p>Bolu'nun "sakin şehir" ünvanlı ilçesi Göynük, tarihi ve kültürel dokusuyla sonbaharda ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.</p><p>Anadolu'nun en eski yerleşim alanlarından biri olan <strong>Bolu</strong>'nun tarih dolu ilçesi <strong>Göynük</strong>, kültürel dokusuyla dikkat çekiyor.</p><p>Bolu'nun tarihi Osmanlı kasabalarından biri olan ve tarihi yapılarıyla çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan Göynük, her mevsim farklı bir güzelliğe bürünüyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tx_rzfet3EmeesmviP87Zw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Tarihi antik döneme kadar uzanan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan ilçe, ziyaretçilerine doğa ve tarihle iç içe olma imkanı sağlıyor.</p><p>Göynük'ün tarihi ve kültürel dokusu da restorasyon çalışmalarıyla muhafaza ediliyor. Sonbaharda ağaçların sararmasıyla farklı manzara sunan Göynük, ziyaretçilerinin fotoğraf karelerini süslüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kovada Gölü&amp;apos;nde sonbahar renkleri büyülüyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kovada-goelunde-sonbahar-renkleri-buyuluyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kovada-goelunde-sonbahar-renkleri-buyuluyor</guid>
<description><![CDATA[ Isparta&#039;nın Eğirdir ilçesindeki Kovada Gölü Milli Parkı, ziyaretçilerini sonbaharda oluşan renk cümbüşü ile karşılıyor.Kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olsa da sonbaharın gelmesiyle etrafını çevreleyen orman manzarası rengarenk bir görünüme bürünen Kovada Gölü, misafirlerine renkli bir şölen sunuyor.  Birçok bitki ve kuş türüne ev sahipliği yapan göl ve çevresinde oluşan görsel güzelliği görmek isteyenler, milli parkta yürüyüş yapıyor. Fotoğraf tutkunları, dağcılar, yürüyüşçüler ve doğaseverlerin ilgi gösterdiği milli park zengin bitki örtüsü ile dikkati çekiyor.  Milli park, 6 bin 551 hektar büyüklüğündeki alanı, güzel manzarası ve temiz havası ile keyifli vakit geçirme imkanı sunuyor.  Ormandaki onlarca tür ağacın sarıdan turuncuya, kahverenginden kırmızıya renk değişimi, gölün mavi suları ile bütünleşiyor.  Kovada Gölü Milli Parkındaki sedirden Toros göknarına, çitlenbikten akçakesmeye, menengiçten defneye birçok rengin birbirine karıştığı sonbahar güzelliği dikkat çekiyor.&quot;BU GÜZELLİKLERİ HERKES GÖRMELİ&quot;Kovada Gölü Milli Parkı&#039;nın işletme müdürü Banu Sarıkaya, milli parka yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiğini söyledi.  Hafta sonları bölgeye ilginin daha da arttığını ifade eden Sarıkaya, &quot;Bilhassa kızaran yaprakların meraklıları, müzemizde çeşitli yırtıcı hayvanların tahnitini görmek isteyenler, piknik yapmak isteyenler buraya geliyor. Burada doğayla iç içeyiz. Bu güzellikleri herkesin gelip görmesini isterim&quot; diye konuştu.  Antalya&#039;dan milli parka aktivite için gelen Nihat Kiraz da &quot;Gölün etrafındaki ağaçların görselliği insanları büyülüyor. Küresel ısınmayla birlikte göllerimizde sular azaldı ama ben gözümün gördüğü, gönlümün rahatladığı bir ormana geldim&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/12RvN6mxp0ivS3bgAyomPQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kovada, Gölünde, sonbahar, renkleri, büyülüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/12RvN6mxp0ivS3bgAyomPQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kovada Gölü'nde sonbahar renkleri büyülüyor"><p>Isparta'nın Eğirdir ilçesindeki Kovada Gölü Milli Parkı, ziyaretçilerini sonbaharda oluşan renk cümbüşü ile karşılıyor.</p>Kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olsa da sonbaharın gelmesiyle etrafını çevreleyen orman manzarası rengarenk bir görünüme bürünen Kovada Gölü, misafirlerine renkli bir şölen sunuyor.  Birçok bitki ve kuş türüne ev sahipliği yapan göl ve çevresinde oluşan görsel güzelliği görmek isteyenler, milli parkta yürüyüş yapıyor. Fotoğraf tutkunları, dağcılar, yürüyüşçüler ve doğaseverlerin ilgi gösterdiği milli park zengin bitki örtüsü ile dikkati çekiyor.  Milli park, 6 bin 551 hektar büyüklüğündeki alanı, güzel manzarası ve temiz havası ile keyifli vakit geçirme imkanı sunuyor.  Ormandaki onlarca tür ağacın sarıdan turuncuya, kahverenginden kırmızıya renk değişimi, gölün mavi suları ile bütünleşiyor.  Kovada Gölü Milli Parkındaki sedirden Toros göknarına, çitlenbikten akçakesmeye, menengiçten defneye birçok rengin birbirine karıştığı sonbahar güzelliği dikkat çekiyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rCsOhLwdD0e6d0hwZie3sg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"BU GÜZELLİKLERİ HERKES GÖRMELİ"</strong></p><p>Kovada Gölü Milli Parkı'nın işletme müdürü Banu Sarıkaya, milli parka yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiğini söyledi.  Hafta sonları bölgeye ilginin daha da arttığını ifade eden Sarıkaya, "Bilhassa kızaran yaprakların meraklıları, müzemizde çeşitli yırtıcı hayvanların tahnitini görmek isteyenler, piknik yapmak isteyenler buraya geliyor. Burada doğayla iç içeyiz. Bu güzellikleri herkesin gelip görmesini isterim" diye konuştu.  Antalya'dan milli parka aktivite için gelen Nihat Kiraz da "Gölün etrafındaki ağaçların görselliği insanları büyülüyor. Küresel ısınmayla birlikte göllerimizde sular azaldı ama ben gözümün gördüğü, gönlümün rahatladığı bir ormana geldim" dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çamlıhemşin Tüneli&amp;apos;nde ışık göründü: Seyahat süresi 20 dakika kısalacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/camlihemsin-tunelinde-isik-goerundu-seyahat-suresi-20-dakika-kisalacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/camlihemsin-tunelinde-isik-goerundu-seyahat-suresi-20-dakika-kisalacak</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ardeşen-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu tamamlandığında mevcut yolda 2 kilometre, seyahat süresinde ise 20 dakika kısalma sağlanacağını belirterek, &quot;Böylece zamandan 180 milyon lira, akaryakıttan 115 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 295 milyon lira tasarruf edeceğiz.&quot; dedi.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ardeşen-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu kapsamında inşa edilen Çamlıhemşin Tüneli Işık Görme Töreni&#039;nde açıklamalarda bulundu.Tünelin temel atma törenini geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiklerini anımsatan Bakan Uraloğlu, &quot;36,5 kilometre uzunluğundaki projemiz Karadeniz Sahil Yolu&#039;nun Pazar-Ardeşen ayrımından başlayıp, Çamlıhemşin ilçe merkezinden geçerek, Ayder mevkiinde Ayder Yenileme ve Koruma Projesi ile entegre olarak son buluyor.&quot; dedi.  &quot;PROJEMİZİN TOPLAM UZUNLUĞU 39,5 KİLOMETREYE ULAŞIYOR&quot;  Bakan Uraloğlu, projeyi yeni bir yaklaşımla ele alarak bitümlü sıcak karışım kaplamalı inşa ettiklerini belirterek, &quot;Projemiz kapsamında, 960 metrelik Çamlıhemşin Tüneli ile birlikte 2 bin 252 metrelik Hala Tüneli ve toplam uzunlukları 215 metre olan 4 adet köprü ile 3 adet kavşak bulunuyor. Ayrıca, yolun yaklaşık beşinci kilometresinde Tunca Kavşağı’ndan ayrılıp Tunca Beldesi’ne bağlantı sağlayan 3 kilometrelik bağlantı yolumuz da yer alıyor. Böylece aslında projemizin toplam uzunluğu 39,5 kilometreye ulaşıyor.” ifadelerini kullandı.  &quot;DAĞLARI TÜNELLERLE DELEREK MEDENİYETİMİZİN SINIRLARINI GENİŞLETTİK&quot;  Doğu Karadeniz Bölgesinin zorlu coğrafi şartlarına dikkat çeken Bakan Uraloğlu, &quot;Bu yörenin aşırı yağış alan bir bölge olması, dik eğimli topografik yapısı nedeniyle muhtelif kesimlerinde kaya düşmeleri, sel afetleri ve heyelan riski bulunuyor. Ancak bu engeller karşısında asla pes etmedik.Dağları tünellerle delerek, derin vadileri köprülerle geçerek, insanımızın ihtiyaç duyduğu projeleri gerçekleştirdik, medeniyetimizin sınırlarını genişlettik. Bugün burada, 960 metrelik Çamlıhemşin Tüneli’ndeki kazı çalışmalarını tamamlayıp ışık görme aşamasına gelerek bu azmin ve kararlılığın bir örneğini daha yaşıyoruz.Ardeşen Ayrımı&#039;ndan Ayder Yaylası’na yol boyunca trafiğin güvenli akışını sağlamak amacıyla özellikle yaz aylarında trafik yoğunluğu artan Çamlıhemşin ilçe geçişini Çamlıhemşin Tüneliyle geçiyoruz. Bu tünelimizin hemen devamında da yine Çamlıhemşin’in eşsiz doğasını korumak için 2 bin 252 metrelik Hala Tüneli’ni de hayata geçireceğiz.&quot; dedi.  &quot;KARBON EMİSYONUNU 5 BİN 600 TON AZALTARAK RİZE’NİN EŞSİZ DOĞASINI KORUYACAĞIZ&quot;  Ardeşen-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu’nun Karadeniz Bölgesi&#039;nde son dönemlerde hem kış turizmi hem de yayla turizmine hizmet eden ve her yıl bir milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlayan dünyaca ünlü Ayder Yaylası&#039;na ulaşım sağlamasıyla bölgenin kültürel ve ekonomik dokusunu şekillendirmesi açısından büyük önem taşıdığını anlatan Uraloğlu, &quot;Projemiz ile mevcut yolda artan trafik yoğunluğu rahatlatarak, güzergahta daha hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım tesis ediyoruz.Yolumuz tamamlandığında mevcut yolda 2 kilometre, seyahat süresinde ise 20 dakika kısalma sağlayacağız. Böylece zamandan 180 milyon lira, akaryakıttan 115 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 295 milyon lira tasarruf edeceğiz. Ayrıca çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 5 bin 600 ton azaltarak Rize’nin eşsiz doğasının korunmasına katkı sağlayacağız.&quot; şeklinde konuştu.  &quot;TURİZM ÇEŞİTLİLİĞİNİ ARTIRARAK BÖLGENİN EKONOMİSİNE KATKI SAĞLAYACAK&quot;   Karadeniz sahilinden iç kesimlere ulaşım kolaylığı sağlayacak proje ile tüm bölgedeki ticaret ve turizm potansiyelini de artıracaklarını söyleyerek, “Başta Ayder Yaylası olmak üzere tüm bölge turizmi için önemli bir dönüm noktası olacak.Neredeyse bütün yıla yayılan trafik yoğunluğu, bu yolumuz sayesinde önemli ölçüde azalacak, turistlere ve Rizeli hemşerilerimize daha rahat bir seyahat imkanı sağlayacak. Daha kısa sürede, konfor ve güvenle ulaşabilme imkanı, turistlerin bölgede daha fazla zaman geçirmelerine imkân tanıyacak.Turizm çeşitliliğini artırarak bölgenin ekonomisine katkı sağlayacak. Bölgeye yapılan yatırımların artmasına ve yeni turizm tesislerinin açılmasına öncülük ederek yeni istihdam imkanlarını da artıracaktır.” dedi.  &quot;KARAYOLU AĞIMIZIN 29 BİN 590 KİLOMETRESİ BÖLÜNMÜŞ YOL AĞINDAN OLUŞUYOR&quot;Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Yol medeniyettir; sanayi, üretim, turizm, ticaret, emniyet, kalkınma ve dünya ile bütünleşme demektir” sözlerini hatırlatan Uraloğlu, son 22 yılda doğu-batı, kuzey-güney demeden Türkiye’yi baştanbaşa yüksek standartlı yol ağıyla donattıklarını vurguladı.Uraloğlu, “Bugün toplam 68 bin 494 kilometrelik karayolu ağımızın 29 bin 590 kilometresi bölünmüş yol ağından oluşuyor ve 81 ilimizin 77’si birbirine bölünmüş yollarla bağlı. Doğu Karadeniz Bölgesi gibi yüksek dağların ve derin vadilerin bulunduğu bölgelerde, doğaya meydan okuyan yüksek teknoloji ürünü köprü ve tünel gibi sanat yapılarıyla yol kullanıcılarına çok daha güvenli ve konforlu bir seyahat imkânı sağladık. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JmQZSiLoYUabGMknTgcWRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çamlıhemşin, Tünelinde, ışık, göründü:, Seyahat, süresi, dakika, kısalacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JmQZSiLoYUabGMknTgcWRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çamlıhemşin Tüneli'nde ışık göründü: Seyahat süresi 20 dakika kısalacak"><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ardeşen-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu tamamlandığında mevcut yolda 2 kilometre, seyahat süresinde ise 20 dakika kısalma sağlanacağını belirterek, "Böylece zamandan 180 milyon lira, akaryakıttan 115 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 295 milyon lira tasarruf edeceğiz." dedi.</p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ardeşen-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu kapsamında inşa edilen Çamlıhemşin Tüneli Işık Görme Töreni'nde açıklamalarda bulundu.</p><p>Tünelin temel atma törenini geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiklerini anımsatan Bakan Uraloğlu, "36,5 kilometre uzunluğundaki projemiz Karadeniz Sahil Yolu'nun Pazar-Ardeşen ayrımından başlayıp, Çamlıhemşin ilçe merkezinden geçerek, Ayder mevkiinde Ayder Yenileme ve Koruma Projesi ile entegre olarak son buluyor." dedi.  <strong>"PROJEMİZİN TOPLAM UZUNLUĞU 39,5 KİLOMETREYE ULAŞIYOR"</strong>  Bakan Uraloğlu, projeyi yeni bir yaklaşımla ele alarak bitümlü sıcak karışım kaplamalı inşa ettiklerini belirterek, "Projemiz kapsamında, 960 metrelik Çamlıhemşin Tüneli ile birlikte 2 bin 252 metrelik Hala Tüneli ve toplam uzunlukları 215 metre olan 4 adet köprü ile 3 adet kavşak bulunuyor. Ayrıca, yolun yaklaşık beşinci kilometresinde Tunca Kavşağı’ndan ayrılıp Tunca Beldesi’ne bağlantı sağlayan 3 kilometrelik bağlantı yolumuz da yer alıyor. Böylece aslında projemizin toplam uzunluğu 39,5 kilometreye ulaşıyor.” ifadelerini kullandı.  <strong>"DAĞLARI TÜNELLERLE DELEREK MEDENİYETİMİZİN SINIRLARINI GENİŞLETTİK"</strong>  Doğu Karadeniz Bölgesinin zorlu coğrafi şartlarına dikkat çeken Bakan Uraloğlu, "Bu yörenin aşırı yağış alan bir bölge olması, dik eğimli topografik yapısı nedeniyle muhtelif kesimlerinde kaya düşmeleri, sel afetleri ve heyelan riski bulunuyor. Ancak bu engeller karşısında asla pes etmedik.</p><p>Dağları tünellerle delerek, derin vadileri köprülerle geçerek, insanımızın ihtiyaç duyduğu projeleri gerçekleştirdik, medeniyetimizin sınırlarını genişlettik. Bugün burada, 960 metrelik Çamlıhemşin Tüneli’ndeki kazı çalışmalarını tamamlayıp ışık görme aşamasına gelerek bu azmin ve kararlılığın bir örneğini daha yaşıyoruz.</p><p>Ardeşen Ayrımı'ndan Ayder Yaylası’na yol boyunca trafiğin güvenli akışını sağlamak amacıyla özellikle yaz aylarında trafik yoğunluğu artan Çamlıhemşin ilçe geçişini Çamlıhemşin Tüneliyle geçiyoruz. Bu tünelimizin hemen devamında da yine Çamlıhemşin’in eşsiz doğasını korumak için 2 bin 252 metrelik Hala Tüneli’ni de hayata geçireceğiz." dedi.  <strong>"KARBON EMİSYONUNU 5 BİN 600 TON AZALTARAK RİZE’NİN EŞSİZ DOĞASINI KORUYACAĞIZ"</strong>  Ardeşen-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu’nun Karadeniz Bölgesi'nde son dönemlerde hem kış turizmi hem de yayla turizmine hizmet eden ve her yıl bir milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlayan dünyaca ünlü Ayder Yaylası'na ulaşım sağlamasıyla bölgenin kültürel ve ekonomik dokusunu şekillendirmesi açısından büyük önem taşıdığını anlatan Uraloğlu, "Projemiz ile mevcut yolda artan trafik yoğunluğu rahatlatarak, güzergahta daha hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım tesis ediyoruz.</p><p>Yolumuz tamamlandığında mevcut yolda 2 kilometre, seyahat süresinde ise 20 dakika kısalma sağlayacağız. Böylece zamandan 180 milyon lira, akaryakıttan 115 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 295 milyon lira tasarruf edeceğiz. Ayrıca çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 5 bin 600 ton azaltarak Rize’nin eşsiz doğasının korunmasına katkı sağlayacağız." şeklinde konuştu.  <strong>"TURİZM ÇEŞİTLİLİĞİNİ ARTIRARAK BÖLGENİN EKONOMİSİNE KATKI SAĞLAYACAK" </strong>  Karadeniz sahilinden iç kesimlere ulaşım kolaylığı sağlayacak proje ile tüm bölgedeki ticaret ve turizm potansiyelini de artıracaklarını söyleyerek, “Başta Ayder Yaylası olmak üzere tüm bölge turizmi için önemli bir dönüm noktası olacak.</p><p>Neredeyse bütün yıla yayılan trafik yoğunluğu, bu yolumuz sayesinde önemli ölçüde azalacak, turistlere ve Rizeli hemşerilerimize daha rahat bir seyahat imkanı sağlayacak. Daha kısa sürede, konfor ve güvenle ulaşabilme imkanı, turistlerin bölgede daha fazla zaman geçirmelerine imkân tanıyacak.</p><p>Turizm çeşitliliğini artırarak bölgenin ekonomisine katkı sağlayacak. Bölgeye yapılan yatırımların artmasına ve yeni turizm tesislerinin açılmasına öncülük ederek yeni istihdam imkanlarını da artıracaktır.” dedi.  <strong>"KARAYOLU AĞIMIZIN 29 BİN 590 KİLOMETRESİ BÖLÜNMÜŞ YOL AĞINDAN OLUŞUYOR"</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Yol medeniyettir; sanayi, üretim, turizm, ticaret, emniyet, kalkınma ve dünya ile bütünleşme demektir” sözlerini hatırlatan Uraloğlu, son 22 yılda doğu-batı, kuzey-güney demeden Türkiye’yi baştanbaşa yüksek standartlı yol ağıyla donattıklarını vurguladı.</p><p>Uraloğlu, “Bugün toplam 68 bin 494 kilometrelik karayolu ağımızın 29 bin 590 kilometresi bölünmüş yol ağından oluşuyor ve 81 ilimizin 77’si birbirine bölünmüş yollarla bağlı. Doğu Karadeniz Bölgesi gibi yüksek dağların ve derin vadilerin bulunduğu bölgelerde, doğaya meydan okuyan yüksek teknoloji ürünü köprü ve tünel gibi sanat yapılarıyla yol kullanıcılarına çok daha güvenli ve konforlu bir seyahat imkânı sağladık.” dedi.  <strong>"YAPILARIMIZ SAYESİNDE YILLIK TOPLAM 197 MİLYAR 492 MİLYON LİRA EKONOMİK FAYDA SAĞLIYORUZ"</strong>  Bakan Uraloğlu, Türkiye genelinde 2002 yılına kadar yaklaşık 80 yıllık dönemde sadece 50 kilometre tünel yapıldığını belirterek “Son 22 yılda 715 kilometre tünel açılarak bu uzunluğun 765 kilometreye çıkmasıyla nasıl büyük bir iş başarıldığının boyutu daha iyi anlaşılacaktır.</p><p>Aynı şekilde 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğumuzda 788 kilometreye ulaşmıştır. Bu yapılarımız sayesindeki seyahat süresindeki kısalmalardan yaklaşık 113 milyar 870 milyon lira işgücü tasarrufu, akaryakıttan ise yaklaşık 83 milyar 622 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 197 milyar 492 milyon lira ekonomik fayda sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.  <strong>RİZE'YE 135,9 MİLYON LİRA YATIRIM YAPILDI</strong>  Rize’nin Avrupa ile Orta Asya’ya açılan Kafkasya Koridoru üzerinde yer alması ve Doğu bloğu ülke pazarlarına ulaşım imkânı sağlayan konumu ile Doğu Karadeniz’in önemli merkezleri arasında yer aldığını söyleyerek “Hızla büyüyen ve gelişen Organize Sanayi Bölgesi ve yapım çalışmaları devam eden İyidere Lojistik Limanı’nın tamamlanmasıyla da Karadeniz’de önemli bir lojistik üs haline gelecektir.</p><p>Bu nedenle Rize’nin artan potansiyeline bağlı olarak ortaya çıkan ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak ve gelişmiş bir ulaşım ve iletişim altyapısı tesis etmeye gayret ediyoruz.</p><p>Bu kapsamda son 22 yılda Rize’nin ulaşım ve iletişim altyapısı yatırımları için 135 milyar 935 milyon lira harcadık. 2002’ye kadar sadece 12,2 kilometreyi bölünmüş yolu vardı biz 175,1 kilometre daha yaparak toplamda 187,3 kilometreye ulaştık. Yollarının sadece 12.2 kilometresi BSK kaplamalıydı 376 kilometreye yükselttik.” dedi.  <strong>"RİZE LOJİSTİK ÜS OLARAK TÜRKİYE’Yİ DÜNYAYA BAĞLAYACAK BİR MERKEZ OLACAKTIR"</strong>  Karadeniz Sahil Yolu, Ovit Tüneli, İkizdere Şehir Geçişi, Hurmalık-1 ve Hurmalık-2 Tünelleri ve Rizelilerin 70 yıl boyunca hayalini kurduğu Salarha Tüneli gibi çok önemli projeleri tamamladıklarını belirten Bakan Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti:  "İyidere-İkizdere, Kendirli, Isırlık, Güneysu Başköy Yolları ve bir araya geldiğimiz Ardeşen-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu gibi 16 karayolu projesine devam ediyoruz. Yapımı devam eden İyidere Lojistik Limanı'nın da Rize’nin geleceğine vurulan bir mühür olduğunu düşünüyorum. Bu limanımız Doğu Karadeniz Bölgesi, Avrupa ve Orta Asya’ya açılan Kafkasya Koridoru üzerindeki konumu ile stratejik öneme sahip.</p><p>Kafkas ülkeleri ve Ortadoğu ülkeleri arasındaki potansiyel trafikten kaynaklanacak kombine taşımacılık zincirinin aktarma merkezi olacak. Rize gelişen ulaşım ağları sayesinde çayın başkenti olarak zirvedeki yerini korumakla kalmayacak uluslararası bir lojistik üs olarak Türkiye’yi dünyaya bağlayacak bir merkez olacaktır." </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Ersoy: 8 bin eseri ait olduğu topraklara getirdik</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bakan-ersoy-8-bin-eseri-ait-oldugu-topraklara-getirdik</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bakan-ersoy-8-bin-eseri-ait-oldugu-topraklara-getirdik</guid>
<description><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, &quot;Dünyanın herhangi bir yerinde eğer Türkiye&#039;ye ait bir eser sahibiyseniz artık biliyorlar ki; &#039;Türkiye bunu gelip sizden alacak.&#039; Bu kararlı takibimiz neticesinde eser sahipleri de artık; bize ait olanı iade etmeye başladılar. Göreve geldiğimizden bu yana yaklaşık 8 bin eseri ülkemize, yani ait olduğu topraklara getirdik.&quot; dedi.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen, &quot;21&#039;inci Yüzyılda Türkiye&#039;nin Kültür Seferberliği&quot; kitabı lansmanı ve &quot;Kaçış Yok&quot; sergisi açılış programı Atatürk Kültür Merkezi&#039;nde gerçekleşti.Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, programdan önce sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi aldı.   &quot;8 BİN ESERİ ÜLKEMİZE GETİRDİK&quot;  Burada konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyanın herhangi bir yerinde bulunan ülkemize ait eserlerin geri kazandırıldığını belirterek, &quot;Ben ve mesai arkadaşlarım da göreve geldiğimiz 2018 yılından bu yana kültürel mirasımızın korunması, geliştirilmesi ve tüm dünyaya tanıtılması noktasında kararlı adımları hayata geçiriyoruz.Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yürüttüğümüz projelerle, kültürel mirasımızı yalnızca korumakla kalmıyor, aynı zamanda uluslararası alanda daha görünür hale getirmek için çalışıyoruz.Türkiye&#039;nin dört bir yanındaki müzeler, arkeolojik kazılar, restorasyon projeleri ve sanat etkinlikleri ile medeniyetimizi maziden atiye ulaştırıyoruz. Bu kadim topraklara ait eserleri dünyanın neresinde olursa olsun gidip alıyoruz... Dünyanın herhangi bir yerinde eğer Türkiye&#039;ye ait bir eser sahibiyseniz artık biliyorlar ki; &#039;Türkiye bunu gelip sizden alacak&#039; Bu kararlı takibimiz neticesinde eser sahipleri de artık; bize ait olanı iade etmeye başladılar.Göreve geldiğimizden bu yana yaklaşık 8 bin eseri ülkemize, yani ait olduğu topraklara getirdik.&quot; ifadelerini kullandı.  &quot;ÜLKEMİZİN KÜLTÜR MİRASINI UNESCO GEÇİCİ MİRAS LİSTESİ&#039;NE KAYDETTİRİYORUZ&quot;  Bakan Ersoy, en çok unsur kaydettiren 2&#039;nci ülke olduğumuza dikkat çekerek, &quot;Bizim Bakanlık olarak diğer önemli başlığımız kütüphanelerdir. 2018&#039;den bu yana 204&#039;ü hiç kütüphane olmayan yerlerde sıfırdan yapılan olmak üzere toplamda 524 kütüphaneyi hizmete açtık.Bu yıl Bakanlığımıza bağlı olarak hizmet veren kütüphane sayısı bin 296&#039;ya ulaştı. Bunun yanı sıra gezici kütüphanelerimiz ve bebek kütüphanelerimizin de sayısını artırmış olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.Rami Kütüphanesi son hizmete açtığımız kütüphanelerin başında geliyor. Aynı zamanda bir kültür ve sanat merkezi olarak da hizmet veren bu kütüphanemizin ziyaretçi sayılarına baktığımızda ne kadar doğru bir adım attığımızı bir kez daha gördük. Kısa kısa yaptıklarımızı sizlere hatırlatmak istiyorum. Ülkemizin kültür mirasını UNESCO Geçici Miras listesine kaydettiriyoruz.Ne mutlu ki bizlere 2018 yılı da dahil olmak üzere 4 alanımız listeye dahil edildi. Ülkemiz çabalarımızın bir karşılığı olarak UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri&#039;nde 30&#039;a ulaşan kültürel değeriyle en çok unsur kaydettiren 2&#039;nci ülke haline geldi.Kültür ve sanata halkımızın erişimini kolaylaştırmak için Türkiye Kültür Yolu Festivalleri&#039;ni başlattık. Şehirlerimizin somut ve somut olmayan kültürel miraslarını tüm ziyaretçilerimizle buluşturmayı hedefledik.Bu heyecan, bundan dört yıl önce bir şehirde atılan ilk adımla başladı ve bugün yedi bölgemizde, 16 şehrimizde kök salarak büyüdü. Gelecek sene ise Türkiye Kültür Yolu Festivalleri rotasına Malatya, Manisa, Mardin ve Kayseri olmak üzere 4 ilimizi de dahil ederek yolumuza devam edeceğiz.&quot; şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jZB10neag0ilTeR7eD21jA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Ersoy:, bin, eseri, ait, olduğu, topraklara, getirdik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jZB10neag0ilTeR7eD21jA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bakan Ersoy: 8 bin eseri ait olduğu topraklara getirdik"><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Dünyanın herhangi bir yerinde eğer Türkiye'ye ait bir eser sahibiyseniz artık biliyorlar ki; 'Türkiye bunu gelip sizden alacak.' Bu kararlı takibimiz neticesinde eser sahipleri de artık; bize ait olanı iade etmeye başladılar. Göreve geldiğimizden bu yana yaklaşık 8 bin eseri ülkemize, yani ait olduğu topraklara getirdik." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen, "21'inci Yüzyılda Türkiye'nin Kültür Seferberliği" kitabı lansmanı ve "Kaçış Yok" sergisi açılış programı Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleşti.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, programdan önce sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi aldı.   <strong>"8 BİN ESERİ ÜLKEMİZE GETİRDİK"</strong>  Burada konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyanın herhangi bir yerinde bulunan ülkemize ait eserlerin geri kazandırıldığını belirterek, "Ben ve mesai arkadaşlarım da göreve geldiğimiz 2018 yılından bu yana kültürel mirasımızın korunması, geliştirilmesi ve tüm dünyaya tanıtılması noktasında kararlı adımları hayata geçiriyoruz.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yürüttüğümüz projelerle, kültürel mirasımızı yalnızca korumakla kalmıyor, aynı zamanda uluslararası alanda daha görünür hale getirmek için çalışıyoruz.</p><p>Türkiye'nin dört bir yanındaki müzeler, arkeolojik kazılar, restorasyon projeleri ve sanat etkinlikleri ile medeniyetimizi maziden atiye ulaştırıyoruz. Bu kadim topraklara ait eserleri dünyanın neresinde olursa olsun gidip alıyoruz... Dünyanın herhangi bir yerinde eğer Türkiye'ye ait bir eser sahibiyseniz artık biliyorlar ki; 'Türkiye bunu gelip sizden alacak' Bu kararlı takibimiz neticesinde eser sahipleri de artık; bize ait olanı iade etmeye başladılar.</p><p>Göreve geldiğimizden bu yana yaklaşık 8 bin eseri ülkemize, yani ait olduğu topraklara getirdik." ifadelerini kullandı.  <strong>"ÜLKEMİZİN KÜLTÜR MİRASINI UNESCO GEÇİCİ MİRAS LİSTESİ'NE KAYDETTİRİYORUZ"</strong>  Bakan Ersoy, en çok unsur kaydettiren 2'nci ülke olduğumuza dikkat çekerek, "Bizim Bakanlık olarak diğer önemli başlığımız kütüphanelerdir. 2018'den bu yana 204'ü hiç kütüphane olmayan yerlerde sıfırdan yapılan olmak üzere toplamda 524 kütüphaneyi hizmete açtık.</p><p>Bu yıl Bakanlığımıza bağlı olarak hizmet veren kütüphane sayısı bin 296'ya ulaştı. Bunun yanı sıra gezici kütüphanelerimiz ve bebek kütüphanelerimizin de sayısını artırmış olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.</p><p>Rami Kütüphanesi son hizmete açtığımız kütüphanelerin başında geliyor. Aynı zamanda bir kültür ve sanat merkezi olarak da hizmet veren bu kütüphanemizin ziyaretçi sayılarına baktığımızda ne kadar doğru bir adım attığımızı bir kez daha gördük. Kısa kısa yaptıklarımızı sizlere hatırlatmak istiyorum. Ülkemizin kültür mirasını UNESCO Geçici Miras listesine kaydettiriyoruz.</p><p>Ne mutlu ki bizlere 2018 yılı da dahil olmak üzere 4 alanımız listeye dahil edildi. Ülkemiz çabalarımızın bir karşılığı olarak UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri'nde 30'a ulaşan kültürel değeriyle en çok unsur kaydettiren 2'nci ülke haline geldi.</p><p>Kültür ve sanata halkımızın erişimini kolaylaştırmak için Türkiye Kültür Yolu Festivalleri'ni başlattık. Şehirlerimizin somut ve somut olmayan kültürel miraslarını tüm ziyaretçilerimizle buluşturmayı hedefledik.</p><p>Bu heyecan, bundan dört yıl önce bir şehirde atılan ilk adımla başladı ve bugün yedi bölgemizde, 16 şehrimizde kök salarak büyüdü. Gelecek sene ise Türkiye Kültür Yolu Festivalleri rotasına Malatya, Manisa, Mardin ve Kayseri olmak üzere 4 ilimizi de dahil ederek yolumuza devam edeceğiz." şeklinde konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Turistik Doğu Ekspresi biletleri bugün satışa çıkacak: Bilet fiyatları ne kadar?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/turistik-dogu-ekspresi-biletleri-bugun-satisa-cikacak-bilet-fiyatlari-ne-kadar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/turistik-dogu-ekspresi-biletleri-bugun-satisa-cikacak-bilet-fiyatlari-ne-kadar</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi&#039;nin 2024-2025 kış sezonu seferlerinin 23 Aralık&#039;ta başlayacağını duyurdu. Ankara-Kars seferlerinde yoğun talep nedeniyle, Erzurum-Kars arasında Bölgesel Turistik Ekspres Trenler de sefere konulacak. Bilet satışları bugünden itibaren başlıyor, fiyatlar ise kişi başı 5.250 TL&#039;den başlayacak.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi&#039;nin 2024-2025 kış sezonu seferlerinin 23 Aralık’ta başlayacağını duyurdu.
Bakan Uraloğlu, turistik Doğu Ekspresi bilet satışlarının, yetkili seyahat acentelerince, paket tur satışı olarak başlatıldığına işaret ederek, &quot;Bireysel yolculara ayrılan vagonlar için bilet satışları da bugün başlıyor.&quot; değerlendirmesini yaptı.Bakan Uraloğlu, &quot;Turistik Doğu Ekspresi&#039;nin 2024-2025 kış sezonu seferleri 23 Aralık&#039;ta başlayacak, 2 Mart 2025&#039;e kadar devam edecek.
Seferler Ankara&#039;dan pazartesi, çarşamba ve cuma günleri, Kars&#039;tan ise çarşamba, cuma ve pazar günleri yapılacak.&quot; ifadelerini kullandı.Yolcuların talepleri üzerine hareket saatlerini yeniden düzenlediklerine dikkati çeken Uraloğlu, ekspresin Ankara&#039;dan 13.55&#039;te hareket edeceğini, Erzincan&#039;da 150 dakika, Erzurum&#039;da 240 dakika duracağını ve böylece yolculara şehirleri keşfetme imkanı tanıyacağını belirtti.
Uraloğlu, ekspresin Kars&#039;tan dönüşte 21.05&#039;te hareket edeceğini, İliç&#039;te 210 dakika, Divriği&#039;de 150 dakika ve Sivas&#039;ta 180 dakika duracağı bilgisini paylaştı.Turistik Doğu Ekspresi&#039;nin 8 yataklı ve 1 yemekli vagonla hizmet verdiğini belirten Uraloğlu, &quot;Toplamda 60 sefer düzenleyeceğimiz bu dönemde, 160 yolcu kapasiteli ekspresimiz 2 kişilik odalarda seyahat tutkunlarına ev konforunda unutulmaz bir kış deneyimi sunacak.&quot; ifadesini kullandı.Ekspres haricinde başka tren seferlerinin de olacağını belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:
&quot;Turistik Doğu Ekspresi&#039;ne gösterilen yoğun talep nedeniyle Erzurum-Kars arasında bölgesel turistik ekspres trenleri de sefere konulacak.
Bölgesel turistik ekspres trenleri 24 sefer olarak planlandı. Bölgesel turistik ekspres trenler 291 yolcu kapasitesine sahip olacak. 18 Ocak-23 Şubat 2025 tarihlerinde cumartesi ve pazar günleri işleyecek.&quot;Abdulkadir Uraloğlu, Turistik Diyarbakır Ekspresi seferlerinin de 11 Nisan-25 Mayıs 2025 tarihlerinde yapılacağına işaret ederek, &quot;Ankara&#039;dan cuma, Diyarbakır&#039;dan ise pazar günleri yapılacak bu seferlerde yolcular, Ankara-Diyarbakır rotasında Malatya&#039;da 3 saat, Diyarbakır-Ankara rotasında ise Elazığ-Yolçatı&#039;da 4 saatlik molalarla şehirleri keşfetme fırsatı bulacak.&quot; değerlendirmesini yaptı.Yolcularla yapılan anketler ışığında yeni rotaları da gündemlerine aldıklarını belirten Uraloğlu, şu bilgileri verdi:
&quot;Turistik trenlerin sunduğu benzersiz manzaralar, yeni yerlerin keşfedilmesi imkanı ile farklı tatil deneyimi sunması gibi nedenlerle yolcularımız beğenilerini ifade etti. Yoğun talebin diğer hatlara da gösterileceğini düşünüyoruz. Halen talep üzerine özel tren olarak sefere konulan Ankara-Tatvan rotasında Turistik Tatvan Treni, Ankara-Çankırı rotasında Turistik Tuz Ekspresi, Akdeniz Bölgesi&#039;nde Adana-Belemedik Ekspres seferleri gibi yeni turistik hatları da devreye almayı değerlendiriyoruz.&quot;
Biletler kişi başı 5 bin 250 liradan başlayan fiyatlarla, TCDD gişeleri, yetkili acenteler, mobil uygulama ve https://bilet.tcdd.gov.tr adresinden satın alınabilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yaq6TK8u6Eql83qm9I8h9A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Turistik, Doğu, Ekspresi, biletleri, bugün, satışa, çıkacak:, Bilet, fiyatları, kadar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yaq6TK8u6Eql83qm9I8h9A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Turistik Doğu Ekspresi biletleri bugün satışa çıkacak: Bilet fiyatları ne kadar?"><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi'nin 2024-2025 kış sezonu seferlerinin 23 Aralık'ta başlayacağını duyurdu. Ankara-Kars seferlerinde yoğun talep nedeniyle, Erzurum-Kars arasında Bölgesel Turistik Ekspres Trenler de sefere konulacak. Bilet satışları bugünden itibaren başlıyor, fiyatlar ise kişi başı 5.250 TL'den başlayacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1cbYtMHl9Ui01fjl_8wFUA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi'nin 2024-2025 kış sezonu seferlerinin 23 Aralık’ta başlayacağını duyurdu.
Bakan Uraloğlu, turistik Doğu Ekspresi bilet satışlarının, yetkili seyahat acentelerince, paket tur satışı olarak başlatıldığına işaret ederek, "Bireysel yolculara ayrılan vagonlar için bilet satışları da bugün başlıyor." değerlendirmesini yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cyh4I_wwwEG3eoKgethuxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bakan Uraloğlu, "Turistik Doğu Ekspresi'nin 2024-2025 kış sezonu seferleri 23 Aralık'ta başlayacak, 2 Mart 2025'e kadar devam edecek.
Seferler Ankara'dan pazartesi, çarşamba ve cuma günleri, Kars'tan ise çarşamba, cuma ve pazar günleri yapılacak." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K_eP5JQM6UKUCOxwzRBgVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yolcuların talepleri üzerine hareket saatlerini yeniden düzenlediklerine dikkati çeken Uraloğlu, ekspresin Ankara'dan 13.55'te hareket edeceğini, Erzincan'da 150 dakika, Erzurum'da 240 dakika duracağını ve böylece yolculara şehirleri keşfetme imkanı tanıyacağını belirtti.
Uraloğlu, ekspresin Kars'tan dönüşte 21.05'te hareket edeceğini, İliç'te 210 dakika, Divriği'de 150 dakika ve Sivas'ta 180 dakika duracağı bilgisini paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gMZPvMJc4EiWw94fEDLp8w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Turistik Doğu Ekspresi'nin 8 yataklı ve 1 yemekli vagonla hizmet verdiğini belirten Uraloğlu, "Toplamda 60 sefer düzenleyeceğimiz bu dönemde, 160 yolcu kapasiteli ekspresimiz 2 kişilik odalarda seyahat tutkunlarına ev konforunda unutulmaz bir kış deneyimi sunacak." ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RN4RbL9oMkGa21yfCrI2Lw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ekspres haricinde başka tren seferlerinin de olacağını belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:
"Turistik Doğu Ekspresi'ne gösterilen yoğun talep nedeniyle Erzurum-Kars arasında bölgesel turistik ekspres trenleri de sefere konulacak.
Bölgesel turistik ekspres trenleri 24 sefer olarak planlandı. Bölgesel turistik ekspres trenler 291 yolcu kapasitesine sahip olacak. 18 Ocak-23 Şubat 2025 tarihlerinde cumartesi ve pazar günleri işleyecek."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PZtYyuVA7USFd75l7PPALA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Abdulkadir Uraloğlu, Turistik Diyarbakır Ekspresi seferlerinin de 11 Nisan-25 Mayıs 2025 tarihlerinde yapılacağına işaret ederek, "Ankara'dan cuma, Diyarbakır'dan ise pazar günleri yapılacak bu seferlerde yolcular, Ankara-Diyarbakır rotasında Malatya'da 3 saat, Diyarbakır-Ankara rotasında ise Elazığ-Yolçatı'da 4 saatlik molalarla şehirleri keşfetme fırsatı bulacak." değerlendirmesini yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S51N6y62FkG0zbqqD8wJrQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yolcularla yapılan anketler ışığında yeni rotaları da gündemlerine aldıklarını belirten Uraloğlu, şu bilgileri verdi:
"Turistik trenlerin sunduğu benzersiz manzaralar, yeni yerlerin keşfedilmesi imkanı ile farklı tatil deneyimi sunması gibi nedenlerle yolcularımız beğenilerini ifade etti. Yoğun talebin diğer hatlara da gösterileceğini düşünüyoruz. Halen talep üzerine özel tren olarak sefere konulan Ankara-Tatvan rotasında Turistik Tatvan Treni, Ankara-Çankırı rotasında Turistik Tuz Ekspresi, Akdeniz Bölgesi'nde Adana-Belemedik Ekspres seferleri gibi yeni turistik hatları da devreye almayı değerlendiriyoruz."
Biletler kişi başı 5 bin 250 liradan başlayan fiyatlarla, TCDD gişeleri, yetkili acenteler, mobil uygulama ve https://bilet.tcdd.gov.tr adresinden satın alınabilecek.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gölyazı&amp;apos;daki antik tiyatroda &amp;quot;kişiye özel&amp;quot; seyirci basamağı bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goelyazidaki-antik-tiyatroda-kisiye-oezel-seyirci-basamagi-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goelyazidaki-antik-tiyatroda-kisiye-oezel-seyirci-basamagi-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Bursa&#039;nın Nilüfer ilçesindeki turistik Gölyazı Mahallesi&#039;nde, bölgenin Helenistik dönem yerleşimine ışık tutması beklenen Apollonia ad Rhyndacum Antik Kenti kazısının tiyatro bölümünde bir kişiye rezerve edilmiş seyirci basamağına ulaşıldı.Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Bursa Müze Müdürlüğünün başkanlığında ve Nilüfer Belediyesinin desteğiyle 2021 yılının Ağustos ayında başlatılan antik tiyatro kazısı, Bursa Uludağ Üniversitesinin (BUÜ) bilimsel danışmanlığında sürüyor.  Milattan önce 4&#039;üncü yüzyılın sonlarında Uluabat Gölü&#039;ne hakim Zambaktepe&#039;nin yamacına inşa edildiği belirlenen, VIP alanlarıyla loca benzeri bölümleri bulunan tiyatronun yaklaşık 6 bin kişi kapasiteli olduğu değerlendiriliyor. Kazı başkanlığını yürüten BUÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derya Şahin, AA muhabirine, kazıda öncelikle tiyatronun doğu parodosun (orkestra çukurunun her iki yanındaki karşılıklı giriş yolları) büyük bölümünü açığa çıkardıklarını söyledi.Geçen yıl orkestra alanını büyük oranda gün yüzüne çıkardıklarını, oturma sıralarını bulduklarını, batı parodosu kısmen açtıklarını belirten Şahin, bu sene ise hem batı parodos hem de kavea (seyircilerin oturduğu alan) bölümlerinde çalışmaya devam ettiklerini anlattı.  Şahin, Helenistik dönemde antik kentin sur duvarlarının sağlamlaştırılması için bazıları yerinden sökülerek götürülen oturma basamaklarının bir bölümünün yerlerinden kaydığını dile getirerek, şu bilgileri verdi:  &quot;Sur duvarlarında oturma sıralarını görmek mümkün. Bir kısmı da halen burada korunmuş durumda. Onları yavaş yavaş ortaya çıkarmaya başlıyoruz. Tiyatronun büyüklüğü, orkestrası yaklaşık 28 metre çapında, kavea kısmı yani tüm oturma kısmını kapsayan, dışarıdan çevrilen duvarlarla birlikte yaklaşık 78 metre büyüklüğünde. Yani 80 metreye yakın oldukça büyük bir tiyatrodan bahsediyoruz. Dolayısıyla 6 bin kişiye yakın bir oturma kapasitesine sahip. Oturma kapasitesi önemli; hem kentlerin nüfus yoğunluğu hem de kente yakın, kentin kontağında olan kentlerin de nüfus yoğunluğuna göre bir tiyatro planlanıyor. Buradakini de oldukça büyük bir tiyatro olarak tanımlayabiliriz. Tiyatronun yamaçta kurulması, Helenistik dönemde inşa edildiğini açıkça gösteriyor. Ancak Roma dönemiyle insanların istek, ihtiyaç ve bazı tercihleri değiştiği için Roma döneminde orkestrasının arena formunda düzenlendiğini söyleyebiliriz.&quot;  TRAJEDİ VE ŞİDDET İÇERİKLİ OYUNLAR SAHNELENİYORDU  Prof. Dr. Şahin, erken dönemlerde insanların trajedi içerikli oyunları sevdiğini, Euripides, Sofokles ve Aiskhülos&#039;un yazdığı eserlerin sahneye konulduğunu ifade etti. Roma döneminde özellikle şiddet içeren gladyatör oyunlarının, hayvan mücadelelerinin öne çıktığını aktaran Şahin, &quot;O yüzden orkestranın etrafı güvenlik amacıyla parapet duvarıyla çevriliyor. Bunu yaptığımız kazılarda açık şekilde görebiliyoruz.&quot; dedi.  Tiyatrolarda oturma düzeninin hiyerarşik olduğunu vurgulayan Şahin, şöyle devam etti:  &quot;En altta oturdukları kısım, prohedria dediğimiz yani VIP&#039;nin oturduğu kısım. Alttan yukarıya doğru gittikçe önem sıraları düşen insanların oturduklarını görüyoruz. En üstte kölelerin, ikinci sınıf öneme sahip insanların oturduklarını biliyoruz. Tiyatrolarda aynı zamanda oturma sıralarının rezerve edildiğini de biliyoruz. Bununla ilgili farklı çalışmalarda çıkan örnekler de var, farklı kentlerde. Biz de burada yazıtlı bir oturma basamağı tespit ettik. Bu basamak, belli bir meslek grubunu işaret etmekten çok özel bir ismin yer aldığını bize gösteriyordu. Yani rezerve alanların da tiyatroda varlığı oldukça önemli. &#039;Aitroy&#039; gibi bir isim. Eksik parçaları olduğu için tamamlayamıyoruz.&quot;&quot;BAŞLANGIÇTA TİYATRONUN OTURACAĞI ALANI SEÇMELERİ ÇOK ÖNEMLİYDİ&quot;  Buluntuların daha çok mimari yoğunlukta olduğuna değinen Şahin, hem klasik hem Helenistik hem de Roma dönemine tarihlenebilen seramik parçaları, fragmanları, farklı metal buluntular, mimariye özgü birtakım kabartmalara ulaştıklarını belirtti.  Tiyatronun mimarisini oluşturan unsurların kompleks ve girift olduğunu anlatan Şahin, &quot;Başlangıçta tiyatronun oturacağı alanı seçmeleri çok önemliydi. Tiyatronun yeri, eğer yakında deniz ya da göl varsa oraya bakar şekilde planlanıyordu ve Helenistik tiyatrolarda özellikle bizim örneğimizde olduğu gibi bir yamaç üzerine kuruluyordu. Tiyatro yapımında kullandıkları malzemeleri hemen yakındaki ve inşa ettikleri yerdeki ana kayaları kullanmak, yer yer ana kayaları düzelterek, yatak oluşturmak suretiyle inşa ediyorlardı. Metaller kullanarak, yatayda ve dikeyde, kenet ve zıvana dediğimiz, antik mimaride birleştirici unsurlar kullanarak yapı taşlarını birbirine bağlıyorlardı.&quot; diye konuştu.Roma İmparatoru Hadrianus&#039;un sur duvarlarında korunan yazıtının bulunduğunu aktaran Şahin, profesyonel uzmanlar, restoratörler, antropolog, mimar ve işçilerin yer aldığı kalabalık bir ekiple yürüttükleri kazıyı hava şartları elverdiğince sürdüreceklerini sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mr1RDP21QkOJT21DKqAiwQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gölyazıdaki, antik, tiyatroda, kişiye, özel, seyirci, basamağı, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mr1RDP21QkOJT21DKqAiwQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gölyazı'daki antik tiyatroda " ki seyirci basama bulundu><p>Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki turistik Gölyazı Mahallesi'nde, bölgenin Helenistik dönem yerleşimine ışık tutması beklenen Apollonia ad Rhyndacum Antik Kenti kazısının tiyatro bölümünde bir kişiye rezerve edilmiş seyirci basamağına ulaşıldı.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Bursa Müze Müdürlüğünün başkanlığında ve Nilüfer Belediyesinin desteğiyle 2021 yılının Ağustos ayında başlatılan antik tiyatro kazısı, Bursa Uludağ Üniversitesinin (BUÜ) bilimsel danışmanlığında sürüyor.  Milattan önce 4'üncü yüzyılın sonlarında Uluabat Gölü'ne hakim Zambaktepe'nin yamacına inşa edildiği belirlenen, VIP alanlarıyla loca benzeri bölümleri bulunan tiyatronun yaklaşık 6 bin kişi kapasiteli olduğu değerlendiriliyor. Kazı başkanlığını yürüten BUÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derya Şahin, AA muhabirine, kazıda öncelikle tiyatronun doğu parodosun (orkestra çukurunun her iki yanındaki karşılıklı giriş yolları) büyük bölümünü açığa çıkardıklarını söyledi.</p><p>Geçen yıl orkestra alanını büyük oranda gün yüzüne çıkardıklarını, oturma sıralarını bulduklarını, batı parodosu kısmen açtıklarını belirten Şahin, bu sene ise hem batı parodos hem de kavea (seyircilerin oturduğu alan) bölümlerinde çalışmaya devam ettiklerini anlattı.  Şahin, Helenistik dönemde antik kentin sur duvarlarının sağlamlaştırılması için bazıları yerinden sökülerek götürülen oturma basamaklarının bir bölümünün yerlerinden kaydığını dile getirerek, şu bilgileri verdi:  "Sur duvarlarında oturma sıralarını görmek mümkün. Bir kısmı da halen burada korunmuş durumda. Onları yavaş yavaş ortaya çıkarmaya başlıyoruz. Tiyatronun büyüklüğü, orkestrası yaklaşık 28 metre çapında, kavea kısmı yani tüm oturma kısmını kapsayan, dışarıdan çevrilen duvarlarla birlikte yaklaşık 78 metre büyüklüğünde. Yani 80 metreye yakın oldukça büyük bir tiyatrodan bahsediyoruz. Dolayısıyla 6 bin kişiye yakın bir oturma kapasitesine sahip. Oturma kapasitesi önemli; hem kentlerin nüfus yoğunluğu hem de kente yakın, kentin kontağında olan kentlerin de nüfus yoğunluğuna göre bir tiyatro planlanıyor. Buradakini de oldukça büyük bir tiyatro olarak tanımlayabiliriz. Tiyatronun yamaçta kurulması, Helenistik dönemde inşa edildiğini açıkça gösteriyor. Ancak Roma dönemiyle insanların istek, ihtiyaç ve bazı tercihleri değiştiği için Roma döneminde orkestrasının arena formunda düzenlendiğini söyleyebiliriz."  <strong>TRAJEDİ VE ŞİDDET İÇERİKLİ OYUNLAR SAHNELENİYORDU</strong>  Prof. Dr. Şahin, erken dönemlerde insanların trajedi içerikli oyunları sevdiğini, Euripides, Sofokles ve Aiskhülos'un yazdığı eserlerin sahneye konulduğunu ifade etti. Roma döneminde özellikle şiddet içeren gladyatör oyunlarının, hayvan mücadelelerinin öne çıktığını aktaran Şahin, "O yüzden orkestranın etrafı güvenlik amacıyla parapet duvarıyla çevriliyor. Bunu yaptığımız kazılarda açık şekilde görebiliyoruz." dedi.  Tiyatrolarda oturma düzeninin hiyerarşik olduğunu vurgulayan Şahin, şöyle devam etti:  "En altta oturdukları kısım, prohedria dediğimiz yani VIP'nin oturduğu kısım. Alttan yukarıya doğru gittikçe önem sıraları düşen insanların oturduklarını görüyoruz. En üstte kölelerin, ikinci sınıf öneme sahip insanların oturduklarını biliyoruz. Tiyatrolarda aynı zamanda oturma sıralarının rezerve edildiğini de biliyoruz. Bununla ilgili farklı çalışmalarda çıkan örnekler de var, farklı kentlerde. Biz de burada yazıtlı bir oturma basamağı tespit ettik. Bu basamak, belli bir meslek grubunu işaret etmekten çok özel bir ismin yer aldığını bize gösteriyordu. Yani rezerve alanların da tiyatroda varlığı oldukça önemli. 'Aitroy' gibi bir isim. Eksik parçaları olduğu için tamamlayamıyoruz."</p><p><strong>"BAŞLANGIÇTA TİYATRONUN OTURACAĞI ALANI SEÇMELERİ ÇOK ÖNEMLİYDİ"</strong>  Buluntuların daha çok mimari yoğunlukta olduğuna değinen Şahin, hem klasik hem Helenistik hem de Roma dönemine tarihlenebilen seramik parçaları, fragmanları, farklı metal buluntular, mimariye özgü birtakım kabartmalara ulaştıklarını belirtti.  Tiyatronun mimarisini oluşturan unsurların kompleks ve girift olduğunu anlatan Şahin, "Başlangıçta tiyatronun oturacağı alanı seçmeleri çok önemliydi. Tiyatronun yeri, eğer yakında deniz ya da göl varsa oraya bakar şekilde planlanıyordu ve Helenistik tiyatrolarda özellikle bizim örneğimizde olduğu gibi bir yamaç üzerine kuruluyordu. Tiyatro yapımında kullandıkları malzemeleri hemen yakındaki ve inşa ettikleri yerdeki ana kayaları kullanmak, yer yer ana kayaları düzelterek, yatak oluşturmak suretiyle inşa ediyorlardı. Metaller kullanarak, yatayda ve dikeyde, kenet ve zıvana dediğimiz, antik mimaride birleştirici unsurlar kullanarak yapı taşlarını birbirine bağlıyorlardı." diye konuştu.</p><p>Roma İmparatoru Hadrianus'un sur duvarlarında korunan yazıtının bulunduğunu aktaran Şahin, profesyonel uzmanlar, restoratörler, antropolog, mimar ve işçilerin yer aldığı kalabalık bir ekiple yürüttükleri kazıyı hava şartları elverdiğince sürdüreceklerini sözlerine ekledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yurt dışına çıkış harcı için yeni uygulama: Basılı pul dönemi bitiyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yurt-disina-cikis-harci-icin-yeni-uygulama-basili-pul-doenemi-bitiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yurt-disina-cikis-harci-icin-yeni-uygulama-basili-pul-doenemi-bitiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yurt dışına çıkışta alınan basılı harç pulu uygulaması 1 Ocak 2025’te sona erecek. Yeni uygulamayla birlikte yurt dışına çıkış harcı artık online ortamda ödenecek. Alınmış yurt dışına çıkış harç pulları ise 10 Ocak 2025’e kadar geçerli olacak.Yurt dışına çıkarken fiziki olarak alınan harç pulunun kullanımı 1 Ocak itibarıyla sona eriyor.Yurt Dışına Çıkış Harcı Uygulama Genel Tebliği Taslağı, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) internet sitesinde yayımlanarak kamuoyunun görüşüne açıldı.
Taslak, kağıt tasarrufları tedbirleri ve yeşil dönüşüm kapsamında hazırlandı.Yurt dışına çıkış harcı, yurt dışına çıkmadan önce vergi daireleri, mal müdürlükleri, gümrük saymanlıkları, defterdarlık muhasebe müdürlükleri, yetkili bankalar ile PTT veznelerine makbuz karşılığında ödenebiliyor.
GİB’in Dijital Vergi Dairesi ve mobil uygulamaları ile yetkili bankaların internet bankacılığı ve mobil bankacılık uygulamaları aracılığıyla da yurt dışına çıkış harcı yatırılabiliyor.
Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle 1 Ocak 2025 itibarıyla harcın, yurt dışına çıkış harç pulu ile ödenmesi usulü kaldırılacak.Ancak 2024 yılının sonu itibarıyla geçerli olan 500 Türk lirası üzerinden alınmış yurt dışına çıkış harç pulları 10 Ocak’a kadar geçerli olacak.
Bu düzenlemeyle, genellikle havalimanlarında ve limanlarda harcın ödenmesi sonrası verilen harç pulu tarih olacak.
Elektronik ortamda yapılan ödemeler, sistem üzerinden kontrol edilebilecek, çıkış yapılması üzerine harç tutarının kullanıldığı sisteme işlenecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JO5ZwmZrlUyAnTOfEbU3cA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yurt, dışına, çıkış, harcı, için, yeni, uygulama:, Basılı, pul, dönemi, bitiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JO5ZwmZrlUyAnTOfEbU3cA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yurt dışına çıkış harcı için yeni uygulama: Basılı pul dönemi bitiyor"><p>Yurt dışına çıkışta alınan basılı harç pulu uygulaması 1 Ocak 2025’te sona erecek. Yeni uygulamayla birlikte yurt dışına çıkış harcı artık online ortamda ödenecek. Alınmış yurt dışına çıkış harç pulları ise 10 Ocak 2025’e kadar geçerli olacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z_1N6ebyW0a5JEE9uesBQQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yurt dışına çıkarken fiziki olarak alınan harç pulunun kullanımı 1 Ocak itibarıyla sona eriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m3fPJ3zv6UOzTQFyY7Lq-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yurt Dışına Çıkış Harcı Uygulama Genel Tebliği Taslağı, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) internet sitesinde yayımlanarak kamuoyunun görüşüne açıldı.
Taslak, kağıt tasarrufları tedbirleri ve yeşil dönüşüm kapsamında hazırlandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EX8OYB7P30iR9tdiA_kMKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yurt dışına çıkış harcı, yurt dışına çıkmadan önce vergi daireleri, mal müdürlükleri, gümrük saymanlıkları, defterdarlık muhasebe müdürlükleri, yetkili bankalar ile PTT veznelerine makbuz karşılığında ödenebiliyor.
GİB’in Dijital Vergi Dairesi ve mobil uygulamaları ile yetkili bankaların internet bankacılığı ve mobil bankacılık uygulamaları aracılığıyla da yurt dışına çıkış harcı yatırılabiliyor.
Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle 1 Ocak 2025 itibarıyla harcın, yurt dışına çıkış harç pulu ile ödenmesi usulü kaldırılacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8T8oYNo680O6hjcoFC7UpQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak 2024 yılının sonu itibarıyla geçerli olan 500 Türk lirası üzerinden alınmış yurt dışına çıkış harç pulları 10 Ocak’a kadar geçerli olacak.
Bu düzenlemeyle, genellikle havalimanlarında ve limanlarda harcın ödenmesi sonrası verilen harç pulu tarih olacak.
Elektronik ortamda yapılan ödemeler, sistem üzerinden kontrol edilebilecek, çıkış yapılması üzerine harç tutarının kullanıldığı sisteme işlenecek.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tescilli Kuylucu Mağarası ve çevresi sonbahar renklerine büründü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tescilli-kuylucu-magarasi-ve-cevresi-sonbahar-renklerine-burundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tescilli-kuylucu-magarasi-ve-cevresi-sonbahar-renklerine-burundu</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu&#039;nun Şenpazar ilçesindeki 181 metre derinliği olan dikey Dağlı Kuylucu Mağarası ve çevresindeki ormanlar sonbahar renklerine büründü.Dağlı köyü sınırları içerisinde bulunan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2020 yılında &quot;Tabiat Varlığı-B Grubu Mağara&quot; olarak tescillenerek koruma altına alınan Dağlı Kuylucu Mağarası, sonbaharda ziyaretçilerine farklı güzellikler sunuyor.Sarı ve kahverengi tonlara bürünen mağara ve çevresi dronla görüntülendi. Bölgede yaşayan vatandaşlardan Kubilay Onur Can Çalık, amatör olarak doğa fotoğrafçılığı yaptığını söyledi.  Dikey olması nedeniyle mağaraya girmenin çok zor olduğunu belirten Çalık &quot;Dağlı Kuylucu mağarası muhteşem görüntüsü ile bıkmadan usanmadan sonbahar aylarında defalarca görsel şöleni yaşamak için ziyaret ettiğimiz yerlerin başında gelmektedir. Akarsu mağara içinden geçerek şelale oluşturmakta ve su yer altında kaybolmakta.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q0RiwdGgB0eYEkxwj3ZGrg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tescilli, Kuylucu, Mağarası, çevresi, sonbahar, renklerine, büründü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q0RiwdGgB0eYEkxwj3ZGrg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tescilli Kuylucu Mağarası ve çevresi sonbahar renklerine büründü"><p>Kastamonu'nun Şenpazar ilçesindeki 181 metre derinliği olan dikey Dağlı Kuylucu Mağarası ve çevresindeki ormanlar sonbahar renklerine büründü.</p>Dağlı köyü sınırları içerisinde bulunan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2020 yılında "Tabiat Varlığı-B Grubu Mağara" olarak tescillenerek koruma altına alınan Dağlı Kuylucu Mağarası, sonbaharda ziyaretçilerine farklı güzellikler sunuyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b4-GlEEXQ0yILXsIF5M23A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Sarı ve kahverengi tonlara bürünen mağara ve çevresi dronla görüntülendi. Bölgede yaşayan vatandaşlardan Kubilay Onur Can Çalık, amatör olarak doğa fotoğrafçılığı yaptığını söyledi.  Dikey olması nedeniyle mağaraya girmenin çok zor olduğunu belirten Çalık "Dağlı Kuylucu mağarası muhteşem görüntüsü ile bıkmadan usanmadan sonbahar aylarında defalarca görsel şöleni yaşamak için ziyaret ettiğimiz yerlerin başında gelmektedir. Akarsu mağara içinden geçerek şelale oluşturmakta ve su yer altında kaybolmakta." dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göbeklitepe&amp;apos;den 1000 yıl daha eski: Çakmaktepe&amp;apos;de buluntular tespit edildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepeden-1000-yil-daha-eski-cakmaktepede-buluntular-tespit-edildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepeden-1000-yil-daha-eski-cakmaktepede-buluntular-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Şanlıurfa&#039;da 12 bin yıllık geçmişiyle &#039;tarihin sıfır noktası&#039; olarak anılan ve insanlık tarihinin akışını değiştiren Göbeklitepe&#039;den yaklaşık 1000 yıl daha önce inşa edildiği düşünülen Çakmaktepe’deki kalıntılar gün yüzüne çıkarılıyor.2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;ne alınan ve kültür ile inanç merkezi olarak ciddi öneme sahip Göbeklitepe&#039;nin de aralarında olduğu &#039;Taş Tepeler&#039; projesi kapsamında Şanlıurfa&#039;da yürütülen kazı çalışmalarında, Göbeklitepe&#039;den daha eski bir yerleşim yeri olduğu düşünülen Çakmaktepe&#039;deki buluntular, tespit edildi.Arkeoloji dünyasında heyecana neden olan kazılarda ortaya çıkarılan kalıntıların, kış şartlarından etkilenmemesi için naylon brandalarla koruma altına alındı.Bölgede kazı çalışmalarını yürüten Doç. Dr. Fatma Şahin, 2021&#039;de Çakmaktepe’de kazılara başladıklarını ifade ederek, &quot;2012 yılında bölgede yüzey araştırmalarına başladık. Pandemi dönemini fırsata çevirerek, burada uzun süreli bir araştırma yapma şansı bulduk. Araştırmalarımız Harran Ovası’nın batısındaki alanda gerçekleşti ve daha önce bilinmeyen pek çok yerleşim alanı tespit ettik. Bu yerleşimlerin çoğu çanak çömlek dönemi ile avcı-toplayıcı topluluklara ait. Bu yerleşimlerden biri de Çakmaktepe’ydi. Aynı yıl kazı çalışmalarına başladık&quot; dedi.Doç. Dr. Fatma Şahin sözlerine şöyle devam etti:
&quot;Çakmaktepe’nin, Göbeklitepe ve Karahantepe’nin atası olduğunu söyleyebiliriz. Burada yaklaşık 16 metre çapında, ana kayaya oyularak yapılmış büyük bir yapı bulduk. Bu yapının içinde, dışarıda yakılıp yapı içine konulmuş yanmış hayvan başları tespit ettik. Bu hayvan başları arasında yabani sığır, koyun, keçi, atgiller ve ceylan gibi türler bulunuyor. Henüz Karbon-14 testi yapılmadı, ancak bulunan yontma taş malzemelere dayanarak Çakmaktepe’deki yerleşimin milattan önce 10 binlere kadar uzadığını, yani Göbeklitepe&#039;den 500 ile 1000 yıl daha eski olduğunu tahmin ediyoruz.&quot;Çakmaktepe’de &#039;konut&#039; olarak nitelendirilebilecek yapıların yanı sıra kamusal yapıların da açığa çıkarıldığını belirten Doç. Dr. Şahin, “Göbeklitepe’deki yapılar tapınak olarak tanımlanıyor. Biz ise burada ‘özel’ veya ‘kamusal yapı’ diyoruz. Kazılarda, yaklaşık 16 metre çapında ana kaya kesilerek oluşturulmuş bir yapı bulduk. Bu yapı, Göbeklitepe’de olduğu gibi terk edilirken gömülmüş. Dikili taşlar ve duvar taşları özenle bir kenara yerleştirilmiş. Bu durum, Göbeklitepe öncesi dönemde yapıların tamamen yok edilerek bırakıldığını gösteriyor&quot; diye konuştu.Öte yandan, kazı çalışmalarının ardından kalıntıların kış mevsiminde zarar görmemesi için naylon brandalarla kapatıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RyomK8eTrE-y7WAdYfBV2A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Göbeklitepeden, 1000, yıl, daha, eski:, Çakmaktepede, buluntular, tespit, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RyomK8eTrE-y7WAdYfBV2A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Göbeklitepe'den 1000 yıl daha eski: Çakmaktepe'de buluntular tespit edildi"><p>Şanlıurfa'da 12 bin yıllık geçmişiyle 'tarihin sıfır noktası' olarak anılan ve insanlık tarihinin akışını değiştiren Göbeklitepe'den yaklaşık 1000 yıl daha önce inşa edildiği düşünülen Çakmaktepe’deki kalıntılar gün yüzüne çıkarılıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s3EkTYfzkEyh5d3ZdGPNGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınan ve kültür ile inanç merkezi olarak ciddi öneme sahip Göbeklitepe'nin de aralarında olduğu 'Taş Tepeler' projesi kapsamında Şanlıurfa'da yürütülen kazı çalışmalarında, Göbeklitepe'den daha eski bir yerleşim yeri olduğu düşünülen Çakmaktepe'deki buluntular, tespit edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pGpsevhSzUC9JzOIJz6_ag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arkeoloji dünyasında heyecana neden olan kazılarda ortaya çıkarılan kalıntıların, kış şartlarından etkilenmemesi için naylon brandalarla koruma altına alındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3LUns664QU-pUiBjiMeAFw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bölgede kazı çalışmalarını yürüten Doç. Dr. Fatma Şahin, 2021'de Çakmaktepe’de kazılara başladıklarını ifade ederek, "2012 yılında bölgede yüzey araştırmalarına başladık. Pandemi dönemini fırsata çevirerek, burada uzun süreli bir araştırma yapma şansı bulduk. Araştırmalarımız Harran Ovası’nın batısındaki alanda gerçekleşti ve daha önce bilinmeyen pek çok yerleşim alanı tespit ettik. Bu yerleşimlerin çoğu çanak çömlek dönemi ile avcı-toplayıcı topluluklara ait. Bu yerleşimlerden biri de Çakmaktepe’ydi. Aynı yıl kazı çalışmalarına başladık" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T25q-whyOE6O4-whQ41mJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doç. Dr. Fatma Şahin sözlerine şöyle devam etti:
"Çakmaktepe’nin, Göbeklitepe ve Karahantepe’nin atası olduğunu söyleyebiliriz. Burada yaklaşık 16 metre çapında, ana kayaya oyularak yapılmış büyük bir yapı bulduk. Bu yapının içinde, dışarıda yakılıp yapı içine konulmuş yanmış hayvan başları tespit ettik. Bu hayvan başları arasında yabani sığır, koyun, keçi, atgiller ve ceylan gibi türler bulunuyor. Henüz Karbon-14 testi yapılmadı, ancak bulunan yontma taş malzemelere dayanarak Çakmaktepe’deki yerleşimin milattan önce 10 binlere kadar uzadığını, yani Göbeklitepe'den 500 ile 1000 yıl daha eski olduğunu tahmin ediyoruz."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4NtsqSdfiE2C1HtjQrePAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çakmaktepe’de 'konut' olarak nitelendirilebilecek yapıların yanı sıra kamusal yapıların da açığa çıkarıldığını belirten Doç. Dr. Şahin, “Göbeklitepe’deki yapılar tapınak olarak tanımlanıyor. Biz ise burada ‘özel’ veya ‘kamusal yapı’ diyoruz. Kazılarda, yaklaşık 16 metre çapında ana kaya kesilerek oluşturulmuş bir yapı bulduk. Bu yapı, Göbeklitepe’de olduğu gibi terk edilirken gömülmüş. Dikili taşlar ve duvar taşları özenle bir kenara yerleştirilmiş. Bu durum, Göbeklitepe öncesi dönemde yapıların tamamen yok edilerek bırakıldığını gösteriyor" diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/n48syOvatEGxvnLh4WwVsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öte yandan, kazı çalışmalarının ardından kalıntıların kış mevsiminde zarar görmemesi için naylon brandalarla kapatıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r64l6i5h8Uakm2poCEIS_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cLVpjSlooEq6NcfTZHQAug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-7ffIcxFRE6bd2M8ASt69Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ytRqYP-1Y0ipyrUWgcKA3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gümüşhane&amp;apos;de Satala Antik Kenti&amp;apos;nde kazı sezonu tamamlandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gumushanede-satala-antik-kentinde-kazi-sezonu-tamamlandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gumushanede-satala-antik-kentinde-kazi-sezonu-tamamlandi</guid>
<description><![CDATA[ Gümüşhane&#039;nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyü sınırları içerisindeki Satala Antik Kenti&#039;nde 2024 sezonu kazıları tamamlandı.Kazı Başkanı Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Elif Yavuz Çakmur, AA muhabirine, 8 Kasım itibarıyla 4 ay süren çalışmaları tamamladıklarını söyledi.  Sezonda, Castrum C3 ve nekropol alanında eş zamanlı kazı yaptıklarını belirten Çakmur, &quot;Nekropol alanındaki çalışmalarda 16 mezar bulduk. Zemin yapısının farklı olmasının yanı sıra bir kadın mezarına rastlamak da bizi şaşırttı. Mezarlardan çıkarttığımız iskeletler, Sivas Cumhuriyet Üniversitesinden Prof. Dr. Ayşen Açıkkol hocamızla işbirliği içerisinde çalışılacak. Gelecek antropoloji verileri bize lejyonlarla ilgili bilgi verecek.&quot; dedi.  Çakmur, Satala&#039;nın Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamına alındığını ifade ederek, &quot;Yapıyı tam olarak anlamlandıramadık. Bunun için biraz zamanımız var. Güzel ve verimli bir kazı sezonu geçirdik. Bu sene, Bakanlığımızın Geleceğe Miras Projesi kapsamında verdiği desteklerle güzel bir çalışma yürütebildik. Proje kapsamında mimarı çalışmalarımıza da ağırlık verdik.&quot; diye konuştu.  Sezonda 30 ülkeden 69 akademisyen ve arkeoloğun Satala&#039;yı ziyaret ettiğini anlatan Çakmur, akademisyenlerin kazı alanını inceledikten sonra yaptıkları yorumların Satala&#039;nın önemini bir kez daha gösterdiğini vurguladı. Çakmur, C3 alanındaki kazılarda gün yüzüne çıkartılan yazıtların okutulup anlamlandırılacağına dikkati çekti.  Satala&#039;daki kazılara ilginin her geçen gün arttığını dile getiren Çakmur, ziyaretçi sayısındaki artış dolayısıyla karşılama merkezi projesinin de hızlandırıldığını kaydetti.  Çakmur, Mayıs 2025&#039;te başlayacakları yeni dönem kazılarını daha uzun soluklu planlayacaklarını da sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VwXqwvxM90G1U09wONyNhQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gümüşhanede, Satala, Antik, Kentinde, kazı, sezonu, tamamlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VwXqwvxM90G1U09wONyNhQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gümüşhane'de Satala Antik Kenti'nde kazı sezonu tamamlandı"><p>Gümüşhane'nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyü sınırları içerisindeki Satala Antik Kenti'nde 2024 sezonu kazıları tamamlandı.</p>Kazı Başkanı Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Elif Yavuz Çakmur, AA muhabirine, 8 Kasım itibarıyla 4 ay süren çalışmaları tamamladıklarını söyledi.  Sezonda, Castrum C3 ve nekropol alanında eş zamanlı kazı yaptıklarını belirten Çakmur, "Nekropol alanındaki çalışmalarda 16 mezar bulduk. Zemin yapısının farklı olmasının yanı sıra bir kadın mezarına rastlamak da bizi şaşırttı. Mezarlardan çıkarttığımız iskeletler, Sivas Cumhuriyet Üniversitesinden Prof. Dr. Ayşen Açıkkol hocamızla işbirliği içerisinde çalışılacak. Gelecek antropoloji verileri bize lejyonlarla ilgili bilgi verecek." dedi.  Çakmur, Satala'nın Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamına alındığını ifade ederek, "Yapıyı tam olarak anlamlandıramadık. Bunun için biraz zamanımız var. Güzel ve verimli bir kazı sezonu geçirdik. Bu sene, Bakanlığımızın Geleceğe Miras Projesi kapsamında verdiği desteklerle güzel bir çalışma yürütebildik. Proje kapsamında mimarı çalışmalarımıza da ağırlık verdik." diye konuştu.  Sezonda 30 ülkeden 69 akademisyen ve arkeoloğun Satala'yı ziyaret ettiğini anlatan Çakmur, akademisyenlerin kazı alanını inceledikten sonra yaptıkları yorumların Satala'nın önemini bir kez daha gösterdiğini vurguladı. Çakmur, C3 alanındaki kazılarda gün yüzüne çıkartılan yazıtların okutulup anlamlandırılacağına dikkati çekti.  Satala'daki kazılara ilginin her geçen gün arttığını dile getiren Çakmur, ziyaretçi sayısındaki artış dolayısıyla karşılama merkezi projesinin de hızlandırıldığını kaydetti.  Çakmur, Mayıs 2025'te başlayacakları yeni dönem kazılarını daha uzun soluklu planlayacaklarını da sözlerine ekledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cennet&amp;Cehennem obruklarının ziyaretçi sayısı 10 ayda 70 bin arttı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cennet-cehennem-obruklarinin-ziyaretci-sayisi-10-ayda-70-bin-artti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cennet-cehennem-obruklarinin-ziyaretci-sayisi-10-ayda-70-bin-artti</guid>
<description><![CDATA[ Mersin&#039;de 70 metre derinliğindeki &quot;cennet&quot; ve 128 metrelik ürkütücü yapısıyla &quot;cehennem&quot; olarak adlandırılan tarihi obrukların ziyaretçi sayısının 10 ayda 70 bin arttığı belirtildi.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının &quot;2020 Yılı Turizmde Destinasyon Yönetimi Fizibilite Destek Programı&quot; kapsamında yürütülen iyileştirme çalışmalarıyla yenilenen Silifke ilçesindeki Cennet-Cehennem obrukları, ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor. Yeşil tabiatı ve dibinden akan suyuyla &quot;cennet&quot; olarak adlandırılan obrukta ziyaretçiler asansör ve 452 basamaklı yürüyüş yolunun sonunda Meryem Ana Kilisesi, Zeus Tapınağı ve 260 metre genişliğindeki mağarayı gezebiliyor.  Ziyaretçiler içbükey kenarları nedeniyle inilmesi mümkün olmayan Cehennem obruğunu da cam seyir terası sayesinde inceleyebiliyor.  YIL SONUNA KADAR HEDEF 500 BİN ZİYARETÇİTarihi alanı ziyaret eden Vali Ali Hamza Pehlivan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hakan Doğanay ile Silifke Müze Müdürü Nilgün Yılmazer&#039;den çalışmalar hakkında bilgi aldı. Vali Pehlivan, daha sonra gazetecilere, Cennet-Cehennem obruklarının ilgi uyandırdığını söyledi.  Yenileme çalışmalarının önemli olduğunu belirten Pehlivan, &quot;Bu yılın 10 ayında yaklaşık 350 bin kişi Cennet-Cehennem ören yerimizi ziyaret etti. Ziyaretçi sayısı geçen yıla göre 70 bin kişi arttı, sayının yıl sonunda 500 bin kişiye ulaşmasını hedefliyoruz.&quot; dedi.  Pehlivan, obruklarda gece müzeciliği projesini de hayata geçireceklerinin bilgisini vererek, ilgi duyan yerli ve yabancı turistleri bölgeye davet etti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8yzE1OZgvUmIinRDkfQdAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Cennet-Cehennem, obruklarının, ziyaretçi, sayısı, ayda, bin, arttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8yzE1OZgvUmIinRDkfQdAA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Cennet-Cehennem obruklarının ziyaretçi sayısı 10 ayda 70 bin arttı"><p>Mersin'de 70 metre derinliğindeki "cennet" ve 128 metrelik ürkütücü yapısıyla "cehennem" olarak adlandırılan tarihi obrukların ziyaretçi sayısının 10 ayda 70 bin arttığı belirtildi.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının "2020 Yılı Turizmde Destinasyon Yönetimi Fizibilite Destek Programı" kapsamında yürütülen iyileştirme çalışmalarıyla yenilenen Silifke ilçesindeki Cennet-Cehennem obrukları, ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor. Yeşil tabiatı ve dibinden akan suyuyla "cennet" olarak adlandırılan obrukta ziyaretçiler asansör ve 452 basamaklı yürüyüş yolunun sonunda Meryem Ana Kilisesi, Zeus Tapınağı ve 260 metre genişliğindeki mağarayı gezebiliyor.  Ziyaretçiler içbükey kenarları nedeniyle inilmesi mümkün olmayan Cehennem obruğunu da cam seyir terası sayesinde inceleyebiliyor.  <strong>YIL SONUNA KADAR HEDEF 500 BİN ZİYARETÇİ</strong></p><p>Tarihi alanı ziyaret eden Vali Ali Hamza Pehlivan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hakan Doğanay ile Silifke Müze Müdürü Nilgün Yılmazer'den çalışmalar hakkında bilgi aldı. Vali Pehlivan, daha sonra gazetecilere, Cennet-Cehennem obruklarının ilgi uyandırdığını söyledi.  Yenileme çalışmalarının önemli olduğunu belirten Pehlivan, "Bu yılın 10 ayında yaklaşık 350 bin kişi Cennet-Cehennem ören yerimizi ziyaret etti. Ziyaretçi sayısı geçen yıla göre 70 bin kişi arttı, sayının yıl sonunda 500 bin kişiye ulaşmasını hedefliyoruz." dedi.  Pehlivan, obruklarda gece müzeciliği projesini de hayata geçireceklerinin bilgisini vererek, ilgi duyan yerli ve yabancı turistleri bölgeye davet etti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıklıgöl ara tatilde ziyaretçilerini ağırlıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/balikligoel-ara-tatilde-ziyaretcilerini-agirliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/balikligoel-ara-tatilde-ziyaretcilerini-agirliyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;nin önemli turizm merkezlerinden Şanlıurfa&#039;daki tarihi Balıklıgöl Yerleşkesi, ara tatil dolayısıyla yerli ziyaretçilerin tercih ettiği mekanların başında geliyor.Hazreti İbrahim&#039;in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen tarihi mekan, eğitime verilen bir haftalık arayı fırsat bilen ziyaretçileri misafir ediyor.Türkiye&#039;nin farklı kentlerinden Şanlıurfa&#039;ya gelen misafirler, dünyanın &quot;en büyük doğal akvaryumu&quot; olarak bilinen ve inanç turizminde önemli bir yere sahip olan mekanı ziyaret ediyor.Kentin simgesi konumundaki yerleşkede balıklara yem atan ziyaretçiler, bol bol hatıra fotoğrafı da çektiriyor.Arkadaşlarıyla Ankara&#039;dan gelen Meryem Durmuş, ara tatili değerlendirmek istediklerini belirterek, &quot;Şanlıurfa&#039;nın manevi değerleri gerçekten çok güzel. Ben daha önce de gelmiştim buraya, herkese buraya gelmeyi öneriyorum&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-ydJMCKZCE2ttr4KO6VFyA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıklıgöl, ara, tatilde, ziyaretçilerini, ağırlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-ydJMCKZCE2ttr4KO6VFyA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Balıklıgöl ara tatilde ziyaretçilerini ağırlıyor"><p>Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Şanlıurfa'daki tarihi Balıklıgöl Yerleşkesi, ara tatil dolayısıyla yerli ziyaretçilerin tercih ettiği mekanların başında geliyor.</p><p>Hazreti İbrahim'in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen tarihi mekan, eğitime verilen bir haftalık arayı fırsat bilen ziyaretçileri misafir ediyor.</p><p>Türkiye'nin farklı kentlerinden Şanlıurfa'ya gelen misafirler, dünyanın "en büyük doğal akvaryumu" olarak bilinen ve inanç turizminde önemli bir yere sahip olan mekanı ziyaret ediyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iIMGDKPPU0KXWgRIen3j6A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Kentin simgesi konumundaki yerleşkede balıklara yem atan ziyaretçiler, bol bol hatıra fotoğrafı da çektiriyor.</p><p>Arkadaşlarıyla Ankara'dan gelen Meryem Durmuş, ara tatili değerlendirmek istediklerini belirterek, "Şanlıurfa'nın manevi değerleri gerçekten çok güzel. Ben daha önce de gelmiştim buraya, herkese buraya gelmeyi öneriyorum" diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kapadokya&amp;apos;daki müze ve ören yerlerine yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kapadokyadaki-muze-ve-oeren-yerlerine-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kapadokyadaki-muze-ve-oeren-yerlerine-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Kapadokya bölgesindeki müze ve ören yerleri, bu yılın ilk 10 ayında 3 milyon 846 bin 703 ziyaretçi ağırladı.Turizmin önemli doğal miras ve tarih noktalarından olan Kapadokya bölgesi yoğun ilgi görüyor. Nevşehir Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, 2023 yılında toplam ziyaretçi sayısının 4 milyon 827 bin 36&#039;ya ulaştığı Kapadokya&#039;da, bu yılın ilk 10 aylık döneminde müze ve ören yerlerini 3 milyon 846 bin 703 kişi ziyaret etti.Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve Ören Yeri ve Kaymaklı Yer Altı Şehri en çok ziyaretçi ağırlayan yerler oldu.  Geçen yılın ilk 10 ayında merkezleri 4 milyon 256 bin 129 turist ziyaret etmişti. Konuyla ilgili gazetecilere açıklama yapan Nevşehir Valisi Ali Fidan, yerli ve yabancı ziyaretçileri yıl başı tatilinde balon turlarına katılmaya, peribacaları, yer altı şehirleri ve vadileri görmeye davet etti.Ellerindeki veriler ışığında ilk 10 aya bakıldığında yaklaşık 4 milyon yerli yabancı turistin Kapadokya&#039;yı ziyaret ettiğini gördüklerini belirten Fidan, şunları kaydetti:  &quot;Bu veriler turizmde geçen yıl yakalanan olumlu ivmenin devam ettiğini gösteriyor. Ziyaret edilen yerler bakımından Nevşehir Kapadokya bölgesinde Türkiye&#039;de en çok ziyaret edilen müzeler, ören yerleri ve yer altı şehirlerine sahiptir. Bu sene 10 aylık verilere baktığımızda en çok ziyaret edilen yerlerin birinci sırasında Göreme Açık Hava Müzesi, ikinci sırada Zelve Ören Yeri ve üçüncü sırada Kaymaklı Yer Altı Şehri olduğunu görüyoruz. İlimizdeki turizm hareketliliği 12 aya yayılmaktadır. Elbette belli aylarda rakamlar biraz geri çekilse de 12 aya yayılan bir turizm hareketliliği var. Biz özellikle bu pik sezonun dışındaki bölümde yeni otel ve tesislerin açılmasıyla biraz daha kongre ve toplantılara ilişkin turizmin ilimizde artması için gayret gösterme arzusundayız. Memnuniyetle görüyoruz ki ilimize, bölgemize, Kapadokya&#039;ya ilgi devam etmektedir.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BtzzSm83DEy54W8l1WceBA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kapadokyadaki, müze, ören, yerlerine, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BtzzSm83DEy54W8l1WceBA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kapadokya'daki müze ve ören yerlerine yoğun ilgi"><p>Kapadokya bölgesindeki müze ve ören yerleri, bu yılın ilk 10 ayında 3 milyon 846 bin 703 ziyaretçi ağırladı.</p><p>Turizmin önemli doğal miras ve tarih noktalarından olan Kapadokya bölgesi yoğun ilgi görüyor. Nevşehir Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, 2023 yılında toplam ziyaretçi sayısının 4 milyon 827 bin 36'ya ulaştığı Kapadokya'da, bu yılın ilk 10 aylık döneminde müze ve ören yerlerini 3 milyon 846 bin 703 kişi ziyaret etti.</p><p>Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve Ören Yeri ve Kaymaklı Yer Altı Şehri en çok ziyaretçi ağırlayan yerler oldu.  Geçen yılın ilk 10 ayında merkezleri 4 milyon 256 bin 129 turist ziyaret etmişti. Konuyla ilgili gazetecilere açıklama yapan Nevşehir Valisi Ali Fidan, yerli ve yabancı ziyaretçileri yıl başı tatilinde balon turlarına katılmaya, peribacaları, yer altı şehirleri ve vadileri görmeye davet etti.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sto5pT2M_U-QqO1uEuB5OQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Ellerindeki veriler ışığında ilk 10 aya bakıldığında yaklaşık 4 milyon yerli yabancı turistin Kapadokya'yı ziyaret ettiğini gördüklerini belirten Fidan, şunları kaydetti:  "Bu veriler turizmde geçen yıl yakalanan olumlu ivmenin devam ettiğini gösteriyor. Ziyaret edilen yerler bakımından Nevşehir Kapadokya bölgesinde Türkiye'de en çok ziyaret edilen müzeler, ören yerleri ve yer altı şehirlerine sahiptir. Bu sene 10 aylık verilere baktığımızda en çok ziyaret edilen yerlerin birinci sırasında Göreme Açık Hava Müzesi, ikinci sırada Zelve Ören Yeri ve üçüncü sırada Kaymaklı Yer Altı Şehri olduğunu görüyoruz. İlimizdeki turizm hareketliliği 12 aya yayılmaktadır. Elbette belli aylarda rakamlar biraz geri çekilse de 12 aya yayılan bir turizm hareketliliği var. Biz özellikle bu pik sezonun dışındaki bölümde yeni otel ve tesislerin açılmasıyla biraz daha kongre ve toplantılara ilişkin turizmin ilimizde artması için gayret gösterme arzusundayız. Memnuniyetle görüyoruz ki ilimize, bölgemize, Kapadokya'ya ilgi devam etmektedir."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Öğretmenlere tren biletlerinde yüzde 50 indirim</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ogretmenlere-tren-biletlerinde-yuzde-50-indirim</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ogretmenlere-tren-biletlerinde-yuzde-50-indirim</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle 24-30 Kasım tarihleri arasında Yüksek Hızlı Tren ve anahat trenlerinde tam bilet ücreti üzerinden öğretmenlere yüzde 50 indirim uygulanacağını açıkladı.Bakan Uraloğlu, &quot;24-30 Kasım tarihleri arasında bilet alımlarında geçerli olacak kampanya kapsamında öğretmenler, YHT ve anahat trenlerinde biletlerini yarı fiyatına alabilecek.&quot; ifadelerini kullandı.2024&#039;ÜN İLK 10 AYINDA 547 BİN 324 ÖĞRETMEN İNDİRİMLİ SEYAHAT ETTİ  Bakan Uraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ&#039;nin öğretmenlere yıl boyunca yüzde 15 indirim sağladığını anımsatarak &quot;2017-2024 yılları arasında YHT, anahat ve bölgesel trenlerde öğretmen indiriminden 3 milyon 57 bin 447 öğretmenimiz faydalandı. 2024’ün ilk 10 ayında ise 547 bin 324 öğretmenimiz indirimli seyahat ederken Öğretmenler Haftası için özel olarak sunulan yüzde 50 indirimden ise uygulamanın başladığı 2013 yılından bugüne kadar 50 bin 764 öğretmenimiz faydalandı.&quot; şeklinde konuştu.ÇALIŞAN TÜM ÖĞRETMENLERİ KAPSIYOR  Bakan Uraloğlu, &quot;Bu uygulamadan Milli Eğitim Bakanlığı&#039;na bağlı veya Bakanlık tarafından onaylanmış her derece ve türdeki resmi ve özel okullarda halen çalışan müdür ve müdür yardımcıları dahil olmak üzere tüm öğretmenler, uygulama ve araştırma merkezleri dahil tüm yükseköğretim kuruluşlarında çalışan öğretim elemanları ve Türk uyruklu olup yabancı ülkelerde çalışan öğretmenler faydalanacak.&quot; diye konuştu.  İNDİRİMLİ BİLETLER NEREDEN TEMİN EDİLEBİLECEK?  Bakan Uraloğlu, indirim uygulamasından faydalanabilmek için öğretmen kimlik belgelerinin ibraz edilmesinin yeterli olacağını belirterek, &quot;24-30 Kasım tarihleri arasında alınacak YHT ile anahat trenlerinde geçerli olan kampanya biletlerinin satışı tüm TCDD Taşımacılık AŞ gişeleri, internet, mobil uygulamaları, çağrı merkezi ve acentelerden yapılacak.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DKuM46fX8UGd7ZdENQNg7g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Öğretmenlere, tren, biletlerinde, yüzde, indirim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DKuM46fX8UGd7ZdENQNg7g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Öğretmenlere tren biletlerinde yüzde 50 indirim"><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle 24-30 Kasım tarihleri arasında Yüksek Hızlı Tren ve anahat trenlerinde tam bilet ücreti üzerinden öğretmenlere yüzde 50 indirim uygulanacağını açıkladı.</p><p>Bakan Uraloğlu, "24-30 Kasım tarihleri arasında bilet alımlarında geçerli olacak kampanya kapsamında öğretmenler, YHT ve anahat trenlerinde biletlerini yarı fiyatına alabilecek." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>2024'ÜN İLK 10 AYINDA 547 BİN 324 ÖĞRETMEN İNDİRİMLİ SEYAHAT ETTİ</strong>  Bakan Uraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ'nin öğretmenlere yıl boyunca yüzde 15 indirim sağladığını anımsatarak "2017-2024 yılları arasında YHT, anahat ve bölgesel trenlerde öğretmen indiriminden 3 milyon 57 bin 447 öğretmenimiz faydalandı. 2024’ün ilk 10 ayında ise 547 bin 324 öğretmenimiz indirimli seyahat ederken Öğretmenler Haftası için özel olarak sunulan yüzde 50 indirimden ise uygulamanın başladığı 2013 yılından bugüne kadar 50 bin 764 öğretmenimiz faydalandı." şeklinde konuştu.</p><p><strong>ÇALIŞAN TÜM ÖĞRETMENLERİ KAPSIYOR</strong>  Bakan Uraloğlu, "Bu uygulamadan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı veya Bakanlık tarafından onaylanmış her derece ve türdeki resmi ve özel okullarda halen çalışan müdür ve müdür yardımcıları dahil olmak üzere tüm öğretmenler, uygulama ve araştırma merkezleri dahil tüm yükseköğretim kuruluşlarında çalışan öğretim elemanları ve Türk uyruklu olup yabancı ülkelerde çalışan öğretmenler faydalanacak." diye konuştu.  <strong>İNDİRİMLİ BİLETLER NEREDEN TEMİN EDİLEBİLECEK?</strong>  Bakan Uraloğlu, indirim uygulamasından faydalanabilmek için öğretmen kimlik belgelerinin ibraz edilmesinin yeterli olacağını belirterek, "24-30 Kasım tarihleri arasında alınacak YHT ile anahat trenlerinde geçerli olan kampanya biletlerinin satışı tüm TCDD Taşımacılık AŞ gişeleri, internet, mobil uygulamaları, çağrı merkezi ve acentelerden yapılacak." dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akraba ziyareti ilk sırada: 68 milyar 771 milyon 319 bin lira harcandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/akraba-ziyareti-ilk-sirada-68-milyar-771-milyon-319-bin-lira-harcandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/akraba-ziyareti-ilk-sirada-68-milyar-771-milyon-319-bin-lira-harcandi</guid>
<description><![CDATA[ Yılın ilk 6 aylık döneminde akraba ziyaretine gidenlerin sayısı 18 milyon 680 bine ulaştı. Bu seyahatlerdeki harcama tutarı 68 milyar 771 milyon 319 bin lira oldu.Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 410 bin kişi, ocak-haziran aylarını kapsayan süreçte seyahate çıktı.   Yerli turist seyahat harcaması 148 milyar 376 milyon 593 bin lira oldu.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yerli turistin tatil tercihinde yakınları ziyaret amacıyla yapılan seyahatler ilk sırada yer aldı.YÜZDE 76,52&#039;Sİ AKRABALARINA GİTTİYurt içinde ikamet edenlerin yüzde 76,52&#039;si yakınlarını ziyaret amaçlı seyahat etti. Ocak-haziran aylarını kapsayan dönemde yakınları ziyaret amaçlı seyahat eden sayısı 18 milyon 680 bine ulaşırken bu seyahatlerdeki harcama tutarı ise 68 milyar 771 milyon 319 bin lira oldu.  Seyahate çıkış amacına göre yakınlarına ziyaretin ardından ikinci sırada 8 milyon 489 bin seyahatle gezi, eğlence ve tatil amaçlı konaklamalar yer aldı. Yerli turist bu dönemde gezi, eğlence ve tatil için 60 milyar 511 milyon 887 liralık harcama yaptı.  SAĞLIK TURİZMİNE 10 MİLYAR HARCAMA  Sağlık ihtiyaçları nedeniyle ocak-haziran aylarını kapsayan dönemdeki ziyaretlerin sayısı 1 milyon 178 bin oldu. Bu kapsamda gerçekleştirilen seyahatlerde 10 milyar 154 milyon 479 bin lira harcandı. Yerli turist, ticari ilişkiler ve fuarlar için yaptığı 349 bin seyahatte 2 milyar 611 milyon 33 bin lira harcadı. Kültür amaçlı gerçekleştirilen 94 bin seyahatte yerli turist 535 milyon 576 bin lira harcama yaptı. Seyahat öncesi yerli turistlerin yaptığı harcama tutarı incelendiğinde; giyecek, ilaç, çanta, kamera gibi kişisel harcamaları ise 884 milyon 780 bin lira oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WCs7wlnkQEO4VqfI0gh6mQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Akraba, ziyareti, ilk, sırada:, milyar, 771, milyon, 319, bin, lira, harcandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WCs7wlnkQEO4VqfI0gh6mQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Akraba ziyareti ilk sırada: 68 milyar 771 milyon 319 bin lira harcandı"><p>Yılın ilk 6 aylık döneminde akraba ziyaretine gidenlerin sayısı 18 milyon 680 bine ulaştı. Bu seyahatlerdeki harcama tutarı 68 milyar 771 milyon 319 bin lira oldu.</p><p>Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 410 bin kişi, ocak-haziran aylarını kapsayan süreçte seyahate çıktı.   Yerli turist seyahat harcaması 148 milyar 376 milyon 593 bin lira oldu.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yerli turistin tatil tercihinde yakınları ziyaret amacıyla yapılan seyahatler ilk sırada yer aldı.</p><p><strong>YÜZDE 76,52'Sİ AKRABALARINA GİTTİ</strong></p><p>Yurt içinde ikamet edenlerin yüzde 76,52'si yakınlarını ziyaret amaçlı seyahat etti. </p><p>Ocak-haziran aylarını kapsayan dönemde yakınları ziyaret amaçlı seyahat eden sayısı 18 milyon 680 bine ulaşırken bu seyahatlerdeki harcama tutarı ise 68 milyar 771 milyon 319 bin lira oldu.  Seyahate çıkış amacına göre yakınlarına ziyaretin ardından ikinci sırada 8 milyon 489 bin seyahatle gezi, eğlence ve tatil amaçlı konaklamalar yer aldı. Yerli turist bu dönemde gezi, eğlence ve tatil için 60 milyar 511 milyon 887 liralık harcama yaptı.  <strong>SAĞLIK TURİZMİNE 10 MİLYAR HARCAMA</strong>  Sağlık ihtiyaçları nedeniyle ocak-haziran aylarını kapsayan dönemdeki ziyaretlerin sayısı 1 milyon 178 bin oldu. </p><p>Bu kapsamda gerçekleştirilen seyahatlerde 10 milyar 154 milyon 479 bin lira harcandı. Yerli turist, ticari ilişkiler ve fuarlar için yaptığı 349 bin seyahatte 2 milyar 611 milyon 33 bin lira harcadı. Kültür amaçlı gerçekleştirilen 94 bin seyahatte yerli turist 535 milyon 576 bin lira harcama yaptı. </p><p>Seyahat öncesi yerli turistlerin yaptığı harcama tutarı incelendiğinde; giyecek, ilaç, çanta, kamera gibi kişisel harcamaları ise 884 milyon 780 bin lira oldu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ormana köyü &amp;quot;en iyi turizm köyü&amp;quot; seçildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ormana-koeyu-en-iyi-turizm-koeyu-secildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ormana-koeyu-en-iyi-turizm-koeyu-secildi</guid>
<description><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya&#039;nın İbradı ilçesindeki Ormana köyünün, &quot;en iyi turizm köyü&quot; seçilmesinin Türkiye&#039;yi gururlandırdığını belirtti.Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ormana&#039;nın &quot;en iyi turizm köyü&quot; seçildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:  &quot;Birleşmiş Milletler Turizm Teşkilatı tarafından düzenlenen En İyi Turizm Köyü Programı&#039;nda, 2024 yılı değerlendirmelerinde Antalya&#039;nın İbradı ilçesinde bulunan Ormana köyü &#039;en iyi turizm köyü&#039; unvanını kazanarak ülkemizi gururlandırdı. Tarihi dokusu, eşsiz doğal güzellikleri ile Ormana&#039;nın sürdürülebilir turizm ve kırsal kalkınmaya yaptığı katkı uluslararası düzeyde tescillenmiş oldu. Ayrıca Karabük-Yörük köyümüz, aynı programın İyileştirme Programına dahil edildi. Antalya-Ormana&#039;nın bu başarı hikayesi küresel tanınırlık kazanması için yeni bir fırsat yaratacak. Hayırlı olsun.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/68Zc5ZWgrkqPNtbbienFYg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ormana, köyü, en, iyi, turizm, köyü, seçildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/68Zc5ZWgrkqPNtbbienFYg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ormana köyü " en iyi turizm k se><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'nın İbradı ilçesindeki Ormana köyünün, "en iyi turizm köyü" seçilmesinin Türkiye'yi gururlandırdığını belirtti.</p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ormana'nın "en iyi turizm köyü" seçildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:  "Birleşmiş Milletler Turizm Teşkilatı tarafından düzenlenen En İyi Turizm Köyü Programı'nda, 2024 yılı değerlendirmelerinde Antalya'nın İbradı ilçesinde bulunan Ormana köyü 'en iyi turizm köyü' unvanını kazanarak ülkemizi gururlandırdı. Tarihi dokusu, eşsiz doğal güzellikleri ile Ormana'nın sürdürülebilir turizm ve kırsal kalkınmaya yaptığı katkı uluslararası düzeyde tescillenmiş oldu. Ayrıca Karabük-Yörük köyümüz, aynı programın İyileştirme Programına dahil edildi. Antalya-Ormana'nın bu başarı hikayesi küresel tanınırlık kazanması için yeni bir fırsat yaratacak. Hayırlı olsun."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gaziantep Kalesi yıl sonunda ziyarete açılacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gaziantep-kalesi-yil-sonunda-ziyarete-acilacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gaziantep-kalesi-yil-sonunda-ziyarete-acilacak</guid>
<description><![CDATA[ Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023&#039;teki depremlerde hasar gören Gaziantep Kalesi, yapılan güçlendirme ve restorasyon çalışmalarının ardından yıl sonunda ziyarete açılacak.Gaziantep&#039;in simge yapılarından olup 6&#039;ncı yüzyılda yapılan kale Bizans, Memluklular ve Dulkadiroğulları dönemlerindeki birçok tarihi olaya ve Kurtuluş Savaşı&#039;na şahitlik etti.Kahramanmaraş merkezli depremlerde kalenin bazı kısımları hasar aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2023 Mayıs&#039;ta restorasyona başlayan ekipler, kalenin burç ve sur duvarlarındaki çalışmaları bitirdi.Kalenin çevre düzenlemesinin ardından yıl sonunda tekrar ziyarete açılması planlanıyor.  Gaziantep Müze Müdürü Özgür Çomak, 11 burç ve sur duvarında restorasyon çalışmasının tamamlandığını söyledi.  Kaledeki tüm çalışmaları yıl sonunda tamamlamayı planladıklarını belirten Çomak, &quot;Güçlendirme çalışması da yapıldı. Bazı yıkılan yerlerin de yenilenmesi yapıldı. Kullanılabilir olan taşlar ayrıştırılarak tekrar kullanıldı. Kullanılamayanlarda ise yenileme çalışması oldu. Yıl sonuna doğru bir aksilik olmazsa 2025&#039;te Gaziantep Kalesi ziyaretçileriyle buluşacak. Bakanlığımızın takibi doğrultusunda yürüyüş yolları da yenilendikten sonra açılacaktır. Az bir çalışmamız kaldı. Yüzde 90&#039;ın üzerinde tamamlandı&quot; diye konuştu.Rölöve ve Anıtlar İl Müdürü Kemal Yenmez de Gaziantep Kalesi&#039;nin kentin simge yapılarından olduğunu, çalışmaların kısa sürede tamamlanmasını öngördüklerini ifade etti.Kale eteklerinde de çalışma yapılacağını dile getiren Yenmez, şunları kaydetti:  &quot;Turisti engellemeyecek şekilde kale eteklerinde çalışmalarımızı yapacağız. Eski ihtişamına kavuşacak hatta daha iyi olacak. Çevresini daha da düzenleyip bundan sonra böyle bir felakette zarar görmemesi için her türlü çalışmayı yaptık. Şu an böyle bir depremi karşılayacak hale getirdik. Sur duvarlarının temellerine kadar indik, temelleri dahi güçlendirdik. Kalenin höyük üzerinde olması nedeniyle jeoradar taramasıyla zeminde nasıl kırılmalar olduğunu tespit ederek zemin enjeksiyonuyla sur altlarını güçlendirerek kaleyi ayağa kaldırdık. Bundan sonra böyle bir depremde böyle hasar alması bizce mümkün değil.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SDYTo7rof0-FnWKK3vImKw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gaziantep, Kalesi, yıl, sonunda, ziyarete, açılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SDYTo7rof0-FnWKK3vImKw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20241116090338974" class="type:primaryImage" alt="Gaziantep Kalesi yıl sonunda ziyarete açılacak"><p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde hasar gören Gaziantep Kalesi, yapılan güçlendirme ve restorasyon çalışmalarının ardından yıl sonunda ziyarete açılacak.</p><p>Gaziantep'in simge yapılarından olup 6'ncı yüzyılda yapılan kale Bizans, Memluklular ve Dulkadiroğulları dönemlerindeki birçok tarihi olaya ve Kurtuluş Savaşı'na şahitlik etti.</p><p>Kahramanmaraş merkezli depremlerde kalenin bazı kısımları hasar aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2023 Mayıs'ta restorasyona başlayan ekipler, kalenin burç ve sur duvarlarındaki çalışmaları bitirdi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9MXY_z_zBE6pkb0rj1w_0g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Kalenin çevre düzenlemesinin ardından yıl sonunda tekrar ziyarete açılması planlanıyor.  Gaziantep Müze Müdürü Özgür Çomak, 11 burç ve sur duvarında restorasyon çalışmasının tamamlandığını söyledi.  Kaledeki tüm çalışmaları yıl sonunda tamamlamayı planladıklarını belirten Çomak, "Güçlendirme çalışması da yapıldı. Bazı yıkılan yerlerin de yenilenmesi yapıldı. Kullanılabilir olan taşlar ayrıştırılarak tekrar kullanıldı. Kullanılamayanlarda ise yenileme çalışması oldu. Yıl sonuna doğru bir aksilik olmazsa 2025'te Gaziantep Kalesi ziyaretçileriyle buluşacak. Bakanlığımızın takibi doğrultusunda yürüyüş yolları da yenilendikten sonra açılacaktır. Az bir çalışmamız kaldı. Yüzde 90'ın üzerinde tamamlandı" diye konuştu.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IGY-1r7flkyjl8a0PuLwNw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Rölöve ve Anıtlar İl Müdürü Kemal Yenmez de Gaziantep Kalesi'nin kentin simge yapılarından olduğunu, çalışmaların kısa sürede tamamlanmasını öngördüklerini ifade etti.</p><p>Kale eteklerinde de çalışma yapılacağını dile getiren Yenmez, şunları kaydetti:  "Turisti engellemeyecek şekilde kale eteklerinde çalışmalarımızı yapacağız. Eski ihtişamına kavuşacak hatta daha iyi olacak. Çevresini daha da düzenleyip bundan sonra böyle bir felakette zarar görmemesi için her türlü çalışmayı yaptık. Şu an böyle bir depremi karşılayacak hale getirdik. Sur duvarlarının temellerine kadar indik, temelleri dahi güçlendirdik. Kalenin höyük üzerinde olması nedeniyle jeoradar taramasıyla zeminde nasıl kırılmalar olduğunu tespit ederek zemin enjeksiyonuyla sur altlarını güçlendirerek kaleyi ayağa kaldırdık. Bundan sonra böyle bir depremde böyle hasar alması bizce mümkün değil."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İshak Paşa Sarayı ara tatilde çocuklar ve ebeveynlerini ağırlıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ishakpasasarayiaratatildecocuklarveebeveynleriniagirliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ishakpasasarayiaratatildecocuklarveebeveynleriniagirliyor</guid>
<description><![CDATA[ Ağrı&#039;nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan ve UNESCO&#039;nun Dünya Miras Geçici Listesi&#039;nde yer alan tarihi İshak Paşa Sarayı, ara tatilde çocuklar ve ebeveynlerini ağırlıyor.İlçenin güneyinde tepelik alanda bulunan ve çevresinde sarp dağların bulunduğu Osmanlı yadigarı İshak Paşa Sarayı, yılın her dönemi ziyaretçilerin uğrak yeri haline geliyor. Yerli ve yabancı turistler, Osmanlı&#039;nın Lale Devri&#039;nde inşa edilen ve UNESCO&#039;nun Dünya Miras Geçici Listesi&#039;nde de yer alan tarihi yapının yerleşkesindeki cami, odalar, surlar, türbe, iç ve dış avlular, divan ile harem salonlarını gezerek geçmişe yolculuk yapıyor.  Mimari yapısında Osmanlı ve Selçuklu ile barok ve rokoko mimarilerinden izler taşıyan saraya gelenler, aynı bölgede yer alan İslam alimi Ahmed-i Hani&#039;nin türbesi ile Urartu Kalesi, Ahmed-i Hani Müzesi ve Eski Bayezid Camisi&#039;ni de ziyaret ediyor. Yaz aylarında yoğun ziyaretçi alan tarihi mekan, bu sıralar ara tatil dolayısıyla yurdun farklı illerinden gelen çocuklar ve ailelerini misafir ediyor.  İzmir&#039;den gelen Bahattin Kılıç, Türkiye&#039;nin zengin bir tarihe sahip olduğunu ve İshak Paşa Sarayı&#039;nın da bunlardan biri olduğunu söyledi. Tarihi yapıyı gezerken duygulu anlar yaşadığını ve tarihi yolculuğa çıktığını dile getiren Kılıç, şöyle konuştu:  &quot;Her adım attığımızda bir tarih var. Bu tarih anlatılmaz. Tarih yaşanır derler ya bütün hemşerilerimizin gelip burada bu tarihi yaşaması lazım. Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine buraya gelip İshak Paşa Sarayı&#039;nı, Doğubayazıt&#039;ı ve Anadolu&#039;yu iyi tanımalarını isterim. Türkiye&#039;nin her tarafı bizim. Ay yıldızlı bayrağımızın olduğu yerde böyle güzel tarihi mekanları ziyaret etmemiz lazım. Geçmişi iyi bilip geleceğimiz olan genç kuşaklarımıza aktarmamız lazım.&quot;  Ankara&#039;dan gelen Özlem Aldı da İshak Paşa Sarayı&#039;nı ilk defa gördüğünü, tarihi yapıyı gezerken adeta geçmişi yaşadığını söyledi. Çocuklardan Emre Kadir Erdoğan ise ilk defa İshak Paşa Sarayı&#039;na geldiğini belirterek &quot;Ara tatilde burayı gezdik. Çok tarihsel bir alan. Tatilde kitap okuyorum, ders çalışıyoruz ve gezmeye geldik. Tatil güzel gidiyor. Sarayın taşları çok eski ve güzel.&quot; dedi. Çocuklardan Merve Uçar da tatilde ders çalıştığını ve tarihi yapının mimarisinden çok etkilendiğini anlattı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nTC7UhQLO02UQkNqA4y1ZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İshak Paşa Sarayı ara tatilde çocuklar ve ebeveynlerini ağırlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nTC7UhQLO02UQkNqA4y1ZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İshak Paşa Sarayı ara tatilde çocuklar ve ebeveynlerini ağırlıyor"><p>Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan ve UNESCO'nun Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alan tarihi İshak Paşa Sarayı, ara tatilde çocuklar ve ebeveynlerini ağırlıyor.</p>İlçenin güneyinde tepelik alanda bulunan ve çevresinde sarp dağların bulunduğu Osmanlı yadigarı İshak Paşa Sarayı, yılın her dönemi ziyaretçilerin uğrak yeri haline geliyor. Yerli ve yabancı turistler, Osmanlı'nın Lale Devri'nde inşa edilen ve UNESCO'nun Dünya Miras Geçici Listesi'nde de yer alan tarihi yapının yerleşkesindeki cami, odalar, surlar, türbe, iç ve dış avlular, divan ile harem salonlarını gezerek geçmişe yolculuk yapıyor.  Mimari yapısında Osmanlı ve Selçuklu ile barok ve rokoko mimarilerinden izler taşıyan saraya gelenler, aynı bölgede yer alan İslam alimi Ahmed-i Hani'nin türbesi ile Urartu Kalesi, Ahmed-i Hani Müzesi ve Eski Bayezid Camisi'ni de ziyaret ediyor. Yaz aylarında yoğun ziyaretçi alan tarihi mekan, bu sıralar ara tatil dolayısıyla yurdun farklı illerinden gelen çocuklar ve ailelerini misafir ediyor.  İzmir'den gelen Bahattin Kılıç, Türkiye'nin zengin bir tarihe sahip olduğunu ve İshak Paşa Sarayı'nın da bunlardan biri olduğunu söyledi. Tarihi yapıyı gezerken duygulu anlar yaşadığını ve tarihi yolculuğa çıktığını dile getiren Kılıç, şöyle konuştu:  "Her adım attığımızda bir tarih var. Bu tarih anlatılmaz. Tarih yaşanır derler ya bütün hemşerilerimizin gelip burada bu tarihi yaşaması lazım. Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine buraya gelip İshak Paşa Sarayı'nı, Doğubayazıt'ı ve Anadolu'yu iyi tanımalarını isterim. Türkiye'nin her tarafı bizim. Ay yıldızlı bayrağımızın olduğu yerde böyle güzel tarihi mekanları ziyaret etmemiz lazım. Geçmişi iyi bilip geleceğimiz olan genç kuşaklarımıza aktarmamız lazım."  Ankara'dan gelen Özlem Aldı da İshak Paşa Sarayı'nı ilk defa gördüğünü, tarihi yapıyı gezerken adeta geçmişi yaşadığını söyledi. Çocuklardan Emre Kadir Erdoğan ise ilk defa İshak Paşa Sarayı'na geldiğini belirterek "Ara tatilde burayı gezdik. Çok tarihsel bir alan. Tatilde kitap okuyorum, ders çalışıyoruz ve gezmeye geldik. Tatil güzel gidiyor. Sarayın taşları çok eski ve güzel." dedi. Çocuklardan Merve Uçar da tatilde ders çalıştığını ve tarihi yapının mimarisinden çok etkilendiğini anlattı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Seyitömer Höyüğü&amp;apos;nde haşhaş ve nohut taneleri bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/seyitoemer-hoeyugunde-hashas-ve-nohut-taneleri-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/seyitoemer-hoeyugunde-hashas-ve-nohut-taneleri-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Kütahya&#039;da, termik santral sahasında yer alan höyükte yürütülen kurtarma kazısında, yanarak korunmuş hububat taneleri gün ışığına çıkarıldı.Seyitömer Höyüğü&#039;nün altındaki 12 milyon tonluk linyit rezervinin ekonomiye kazandırılması amacıyla ilk olarak 1989 yılında başlatılan kazı, Çelikler Holding sponsorluğunda Kütahya Müzesi Müdürlüğünce Dr. Arkeolog Sevgi Gürdal başkanlığında sürdürülüyor.Kütahya Müze Müdürü Gürdal,  mayısta başlayan kazı çalışmalarına arkeolog, antropolog, restoratör, mimar, mimari restoratör ve seramik uzmanından oluşan 25 uzman personel ve 50 kişilik işçi grubuyla devam ettiklerini söyledi. Bu yıl kazı sezonunda Orta Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı tabakalarında çalıştıklarını belirten Gürdal, &quot;Ağırlıklı olarak Erken Tunç Çağı&#039;nın en erken tabakalarında, yani höyüğün ilk yerleşimlerine ağırlık verdik. Bu çalışmalar esnasında höyüğün mimarisi, günlük yaşam ve tarım ürünleriyle ilgili çeşitli bilgiler elde ettik.&quot; dedi. ALT TABAKALARDA HER EVİN DUVARI AYRI, ÜST TABAKALARDA DUVARLAR ORTAK  Kazılarda birbirine bitişik iki odadan oluşan dikdörtgen planlı evlere rastladıklarını ifade eden Gürdal, bu evlerde ilginç olanın daha üst tabakalarda evlerin bitişik olmasına rağmen ortak duvarlar kullanıldığını, daha alt tabakalarda ise her evin kendi duvarı olduğunu tespit ettiklerini vurguladı.Günlük yaşama dair önemli bulgulara da ulaştıklarını anlatan Gürdal, &quot;Evlerin fırınlarının tamamını ocaklarıyla, çeşitli tezgahlarıyla bütün iç donanımlarıyla açığa çıkardık. Ayrıca çeşitli çanak, çömlek, maşrapa gibi birçok mutfak eşyası gibi kaşıklar, bunun yanında günlük yaşama dair buluntular, pişmemiş ağırlıklar, kaplar bulduk. Bu durum, mekanların sadece ev olarak değil, atölye olarak da kullanıldığını gösteriyor.&quot; diye konuştu.&quot;TAVŞANLI İLÇESİ LEBLEBİSİYLE ÜNLÜ&quot;  Gürdal, 5 bin yıl öncesinin tarım ve beslenmesine ışık tutacak tarım ürünlerini de gün yüzüne çıkardıklarını aktardı. Bu seneki en önemli buluntuların 5 bin yıllık haşhaş ve nohutlar olduğunu vurgulayan Gürdal, şöyle devam etti:&quot;Buğday, mercimek, nohut ve haşhaş gibi örnekleri gün yüzüne çıkardık. Bunların içinde nohut bölge açısından önemli. Çünkü Tavşanlı ilçesi leblebisiyle ünlü. Haşhaş çok ilginç. Gaga ağızlı testiler ve küçük çömlekler içinde haşhaş bulduk. Haşhaş Kütahya ve Afyonkarahisar bölgesi için ekonomik değeri olan, günümüzde de ciddi anlamda gıda ve ilaç sanayinde kullanılan bir ürün. Haşhaş ve nohudun Kütahya için 5 bin yıldır ekonomik değere sahip olduğunu somut olarak söyleyebiliriz.&quot;Sevgi Gürdal, haşhaş ve nohutları yapıların kiler kısmında sıralanmış halde bulduklarını, yapılar yangın geçirdiği için de karbonlaşmadan dolayı bu buluntuların bugünlere kadar ulaşabildiğini sözlerine ekledi. SEYİTÖMER HÖYÜĞÜ  Geçmişi milattan önce 3000&#039;li yıllara uzanan Seyitömer Höyüğü, il merkezine 26 kilometre uzaklıkta, Çelikler Seyitömer Elektrik Üretim AŞ. çalışma alanında bulunuyor.Orijinal yüksekliği 26 metre, eni 140 ve boyu 150 metre olan höyükteki kurtarma kazısına, altındaki linyitin ekonomiye kazandırılması amacıyla 1989&#039;da Eskişehir Müzesi Müdürlüğünce başlandı. Höyük, 1990-1995 yıllarında Afyonkarahisar Müzesi Müdürlüğü tarafından kazıldı.Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörlüğü arasında imzalanan protokol doğrultusunda kazılar, 2006&#039;da Kütahya DPÜ Arkeoloji Bölümüne devredildi. Öğretim elemanları, öğrenciler ve işçilerden oluşan kazı heyeti, çalışmalarını 2014&#039;e kadar sürdürdü. Höyükten çıkarılan 17 binden fazla eser, sergilenmek üzere Müze Müdürlüğüne teslim edildi. Kurtarma kazısı, 2019&#039;dan beri Kütahya Müzesi Müdürlüğünce yürütülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9-x6v3Jm7Uq4Ib-f6t2efg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Seyitömer, Höyüğünde, haşhaş, nohut, taneleri, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9-x6v3Jm7Uq4Ib-f6t2efg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Seyitömer Höyüğü'nde haşhaş ve nohut taneleri bulundu"><p>Kütahya'da, termik santral sahasında yer alan höyükte yürütülen kurtarma kazısında, yanarak korunmuş hububat taneleri gün ışığına çıkarıldı.</p><p>Seyitömer Höyüğü'nün altındaki 12 milyon tonluk linyit rezervinin ekonomiye kazandırılması amacıyla ilk olarak 1989 yılında başlatılan kazı, Çelikler Holding sponsorluğunda Kütahya Müzesi Müdürlüğünce Dr. Arkeolog Sevgi Gürdal başkanlığında sürdürülüyor.</p><p>Kütahya Müze Müdürü Gürdal,  mayısta başlayan kazı çalışmalarına arkeolog, antropolog, restoratör, mimar, mimari restoratör ve seramik uzmanından oluşan 25 uzman personel ve 50 kişilik işçi grubuyla devam ettiklerini söyledi. Bu yıl kazı sezonunda Orta Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı tabakalarında çalıştıklarını belirten Gürdal, "Ağırlıklı olarak Erken Tunç Çağı'nın en erken tabakalarında, yani höyüğün ilk yerleşimlerine ağırlık verdik. Bu çalışmalar esnasında höyüğün mimarisi, günlük yaşam ve tarım ürünleriyle ilgili çeşitli bilgiler elde ettik." dedi. </p><p><strong>ALT TABAKALARDA HER EVİN DUVARI AYRI, ÜST TABAKALARDA DUVARLAR ORTAK</strong>  Kazılarda birbirine bitişik iki odadan oluşan dikdörtgen planlı evlere rastladıklarını ifade eden Gürdal, bu evlerde ilginç olanın daha üst tabakalarda evlerin bitişik olmasına rağmen ortak duvarlar kullanıldığını, daha alt tabakalarda ise her evin kendi duvarı olduğunu tespit ettiklerini vurguladı.</p><p>Günlük yaşama dair önemli bulgulara da ulaştıklarını anlatan Gürdal, "Evlerin fırınlarının tamamını ocaklarıyla, çeşitli tezgahlarıyla bütün iç donanımlarıyla açığa çıkardık. Ayrıca çeşitli çanak, çömlek, maşrapa gibi birçok mutfak eşyası gibi kaşıklar, bunun yanında günlük yaşama dair buluntular, pişmemiş ağırlıklar, kaplar bulduk. Bu durum, mekanların sadece ev olarak değil, atölye olarak da kullanıldığını gösteriyor." diye konuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pU8mqwAitES-u6r87enIGw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"TAVŞANLI İLÇESİ LEBLEBİSİYLE ÜNLÜ"</strong>  Gürdal, 5 bin yıl öncesinin tarım ve beslenmesine ışık tutacak tarım ürünlerini de gün yüzüne çıkardıklarını aktardı. Bu seneki en önemli buluntuların 5 bin yıllık haşhaş ve nohutlar olduğunu vurgulayan Gürdal, şöyle devam etti:</p><p>"Buğday, mercimek, nohut ve haşhaş gibi örnekleri gün yüzüne çıkardık. Bunların içinde nohut bölge açısından önemli. Çünkü Tavşanlı ilçesi leblebisiyle ünlü. Haşhaş çok ilginç. Gaga ağızlı testiler ve küçük çömlekler içinde haşhaş bulduk. Haşhaş Kütahya ve Afyonkarahisar bölgesi için ekonomik değeri olan, günümüzde de ciddi anlamda gıda ve ilaç sanayinde kullanılan bir ürün. Haşhaş ve nohudun Kütahya için 5 bin yıldır ekonomik değere sahip olduğunu somut olarak söyleyebiliriz."</p><p>Sevgi Gürdal, haşhaş ve nohutları yapıların kiler kısmında sıralanmış halde bulduklarını, yapılar yangın geçirdiği için de karbonlaşmadan dolayı bu buluntuların bugünlere kadar ulaşabildiğini sözlerine ekledi. </p><p><strong>SEYİTÖMER HÖYÜĞÜ</strong>  Geçmişi milattan önce 3000'li yıllara uzanan Seyitömer Höyüğü, il merkezine 26 kilometre uzaklıkta, Çelikler Seyitömer Elektrik Üretim AŞ. çalışma alanında bulunuyor.</p><p>Orijinal yüksekliği 26 metre, eni 140 ve boyu 150 metre olan höyükteki kurtarma kazısına, altındaki linyitin ekonomiye kazandırılması amacıyla 1989'da Eskişehir Müzesi Müdürlüğünce başlandı. Höyük, 1990-1995 yıllarında Afyonkarahisar Müzesi Müdürlüğü tarafından kazıldı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EQ2VceBOtEyl5u8xim1ehg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörlüğü arasında imzalanan protokol doğrultusunda kazılar, 2006'da Kütahya DPÜ Arkeoloji Bölümüne devredildi. Öğretim elemanları, öğrenciler ve işçilerden oluşan kazı heyeti, çalışmalarını 2014'e kadar sürdürdü. Höyükten çıkarılan 17 binden fazla eser, sergilenmek üzere Müze Müdürlüğüne teslim edildi. Kurtarma kazısı, 2019'dan beri Kütahya Müzesi Müdürlüğünce yürütülüyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uçakta panik anları: Kayseri&amp;apos;ye acil iniş yaptılar</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ucakta-panik-anlari-kayseriye-acil-inis-yaptilar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ucakta-panik-anlari-kayseriye-acil-inis-yaptilar</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul&#039;dan Çukurova Havalimanı&#039;na giden uçakta dün akşam korku dolu anlar yaşandı. Olumsuz hava şartlarından etkilenen uçak, Kayseri’ye zorunlu iniş yaptı. Uçakta bulunan bazı yolcular, yollarına kara yoluyla devam etti. O anlar yolcular tarafından cep telefonuyla görüntülendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tXMR34566EiY7-HjEGohEg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uçakta, panik, anları:, Kayseriye, acil, iniş, yaptılar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tXMR34566EiY7-HjEGohEg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uçakta panik anları: Kayseri'ye acil iniş yaptılar"><p>İstanbul'dan Çukurova Havalimanı'na giden uçakta dün akşam korku dolu anlar yaşandı. Olumsuz hava şartlarından etkilenen uçak, Kayseri’ye zorunlu iniş yaptı. Uçakta bulunan bazı yolcular, yollarına kara yoluyla devam etti. O anlar yolcular tarafından cep telefonuyla görüntülendi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kimsesiz çocuklar için kanoyla 14 bin kilometre yolculuk</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kimsesiz-cocuklar-icin-kanoyla-14-bin-kilometre-yolculuk</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kimsesiz-cocuklar-icin-kanoyla-14-bin-kilometre-yolculuk</guid>
<description><![CDATA[ İngiliz Andy Beardmore, yakınlarını kaybetmiş çocuklara destek olmak için kanoyla yolculuğa çıktı. Beardmore, tanıştığı insanlardan kimsesiz çocuklara destek olan bir kuruma bağış yapmalarını istiyor. Tekirdağ&#039;a ulaşan Beardmore&#039;un en çok etkilendiği şey ise Türk misafirperverliği oldu.İngiltere&#039;de yaşayan 56 yaşındaki Beardmore, kimsesiz çocuklarla ilgili farkındalık oluşturup onlara destek olunması amacıyla mart ayında Fransa&#039;dan kanoyla yolcuğuna başladı.
Beardmore, Maas, Main ve Tuna nehirleri üzerinden farklı ülkeleri kanosuyla geçerek Romanya&#039;dan Karadeniz&#039;e bağlandı.Bulgaristan kıyıları boyunca seyahat eden Beardmore, Dereköy Sınır Kapısı&#039;ndan Türkiye&#039;ye giriş yaptı, ardından kara yoluyla Tekirdağ&#039;da geçerek kanosunu denize indirdi.
Karaya çıktığı zaman kanosunu yanında taşıdığı tekerlekli platformun üzerine alan Beardmore, geceleri bazen çadırda bazen de kendisini davet edenlerin evinde konaklıyor.Şimdiye kadar 14 bin kilometre yol kateden Beardmore, gelecek yıl nisan ayında İngiltere&#039;ye ulaşarak yolculuğunu bitirmeyi hedefliyor.
Beardmore, İngiltere&#039;de yakınlarını kaybetmiş çocuklara destek olmak amacıyla yolculuğa başladığını söyledi.Mart ayında bu maceraya başladığını anlatan Beardmore, &quot;Kano yolculuğu boyunca 14 bin kilometre katederek buraya ulaştım. Fransa, Almanya ve Macaristan üzerinden geldim. Daha sonra Romanya&#039;ya kadar Tuna Nehri&#039;ni kullanıp Karadeniz&#039;e çıkarak Türkiye&#039;ye ulaştım. Hayatımın büyük bir kısmında sportif aktivitelerden hep zevk aldım. Koşmak, bisiklet sürmek, uzun mesafeli yürüyüşler yapmak gibi.&quot; dedi.
Beardmore, her zaman zinde kalmak için sporun içinde olduğunu, yolculuğun kendisini yormadığını dile getirdi.Yakınlarını kaybetmiş çocuklara destek olan bir kuruma insanların destek sağlaması için elinden geleni yaptığını belirten Beardmore, şunları kaydetti:
&quot;İngiltere&#039;de yaşlı insanlara onların bahçelerinde, evlerinde yapamadıkları şeyleri yaparak destek oluyorum. Genellikle ücretsiz olarak bunlar için paraya ihtiyacım yok. Bu yolculuk biraz hayatımı değiştirdi. İngiltere&#039;deki eşimi ve ailemi arkamda bırakmak zorunda kaldım.
Noel&#039;de İngiltere&#039;de ailemle birlikte olacağım, sonra yine geri gelip yolculuğuma devam edeceğim. Yolculuk boyunca herkes bana misafirperverliğini gösterdi. Türkiye&#039;ye vardığımda bana yardım etmek isteyen arkadaş canlısı birçok insanla karşılaştım. Bu inanılmazdı. Bana bu yolculukta yardım eden herkese teşekkür ederim.Sadece Türkiye&#039;de değil yolculuğun tamamında bana yapılan yardımların tümü çok etkili oldu. Kimsesiz çocuklara destek olmak için bu yolculuğu gerçekleştiriyorum. Çocuklar için hayır kurumuna bağış yapan herkese de ayrıca teşekkür ederim.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hQTVq_E2qUuPXHt7Li4CCg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kimsesiz, çocuklar, için, kanoyla, bin, kilometre, yolculuk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hQTVq_E2qUuPXHt7Li4CCg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kimsesiz çocuklar için kanoyla 14 bin kilometre yolculuk"><p>İngiliz Andy Beardmore, yakınlarını kaybetmiş çocuklara destek olmak için kanoyla yolculuğa çıktı. Beardmore, tanıştığı insanlardan kimsesiz çocuklara destek olan bir kuruma bağış yapmalarını istiyor. Tekirdağ'a ulaşan Beardmore'un en çok etkilendiği şey ise Türk misafirperverliği oldu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XntYUEG0jEutDJkz32MmgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere'de yaşayan 56 yaşındaki Beardmore, kimsesiz çocuklarla ilgili farkındalık oluşturup onlara destek olunması amacıyla mart ayında Fransa'dan kanoyla yolcuğuna başladı.
Beardmore, Maas, Main ve Tuna nehirleri üzerinden farklı ülkeleri kanosuyla geçerek Romanya'dan Karadeniz'e bağlandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C8jq92w07UyMXx0a_0Or0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bulgaristan kıyıları boyunca seyahat eden Beardmore, Dereköy Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptı, ardından kara yoluyla Tekirdağ'da geçerek kanosunu denize indirdi.
Karaya çıktığı zaman kanosunu yanında taşıdığı tekerlekli platformun üzerine alan Beardmore, geceleri bazen çadırda bazen de kendisini davet edenlerin evinde konaklıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SnTRkvmH8kyDc3r6VqbtOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şimdiye kadar 14 bin kilometre yol kateden Beardmore, gelecek yıl nisan ayında İngiltere'ye ulaşarak yolculuğunu bitirmeyi hedefliyor.
Beardmore, İngiltere'de yakınlarını kaybetmiş çocuklara destek olmak amacıyla yolculuğa başladığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_oOnHmmw-0qPoUL6QqTwDg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mart ayında bu maceraya başladığını anlatan Beardmore, "Kano yolculuğu boyunca 14 bin kilometre katederek buraya ulaştım. Fransa, Almanya ve Macaristan üzerinden geldim. Daha sonra Romanya'ya kadar Tuna Nehri'ni kullanıp Karadeniz'e çıkarak Türkiye'ye ulaştım. Hayatımın büyük bir kısmında sportif aktivitelerden hep zevk aldım. Koşmak, bisiklet sürmek, uzun mesafeli yürüyüşler yapmak gibi." dedi.
Beardmore, her zaman zinde kalmak için sporun içinde olduğunu, yolculuğun kendisini yormadığını dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PQo3IpsVsEm_vwfm11BUaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yakınlarını kaybetmiş çocuklara destek olan bir kuruma insanların destek sağlaması için elinden geleni yaptığını belirten Beardmore, şunları kaydetti:
"İngiltere'de yaşlı insanlara onların bahçelerinde, evlerinde yapamadıkları şeyleri yaparak destek oluyorum. Genellikle ücretsiz olarak bunlar için paraya ihtiyacım yok. Bu yolculuk biraz hayatımı değiştirdi. İngiltere'deki eşimi ve ailemi arkamda bırakmak zorunda kaldım.
Noel'de İngiltere'de ailemle birlikte olacağım, sonra yine geri gelip yolculuğuma devam edeceğim. Yolculuk boyunca herkes bana misafirperverliğini gösterdi. Türkiye'ye vardığımda bana yardım etmek isteyen arkadaş canlısı birçok insanla karşılaştım. Bu inanılmazdı. Bana bu yolculukta yardım eden herkese teşekkür ederim.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4uRsuzUL_ECAjTU98-Vomg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sadece Türkiye'de değil yolculuğun tamamında bana yapılan yardımların tümü çok etkili oldu. Kimsesiz çocuklara destek olmak için bu yolculuğu gerçekleştiriyorum. Çocuklar için hayır kurumuna bağış yapan herkese de ayrıca teşekkür ederim."</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Andırın&amp;apos;daki kayın ormanları sonbaharda ziyaretçilerini ağırlıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/andirindaki-kayin-ormanlari-sonbaharda-ziyaretcilerini-agirliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/andirindaki-kayin-ormanlari-sonbaharda-ziyaretcilerini-agirliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kahramanmaraş&#039;ın, kaleleri, şelalesi ve doğal güzellikleriyle adından söz ettiren Andırın ilçesindeki kayın ormanları, güz renkleriyle doğa tutkunlarını ağırlıyor.Doğası ve iklimi nedeniyle Akdeniz&#039;in Karadeniz&#039;i olarak adlandırılan ve zengin bitki örtüsü, endemik türleri ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Andırın ilçesinin; büründüğü hazan renklerini görmek isteyen doğaseverler, dağcılar ve yürüyüşçüler sıklıkla ziyaret ediyor.  Yeşiltepe Mahallesi sınırları içerisinde 1600 rakımda yer alan Pancar Yaylası&#039;ndaki kayın ağaçlarıyla kaplı orman, yaprak dökümünün başlamasıyla ziyaretçilere güzel manzaralar sunuyor.Sonbaharın huzur verici atmosferini yaşamak ve doğayla iç içe zaman geçirmek isteyenler, ormanda yürüyüş yaparak hem bölgenin temiz havasını soluyor hem de fotoğraf çekme imkanı buluyor.Andırın Belediye Başkanı Ahmet Sinan Gökşen, bölgenin doğal güzellikleri ile öne çıktığını söyledi. İlçenin farklı rakım değerleri sayesinde her mevsim ayrı bir güzellik sunduğunu belirten Gökşen, şöyle konuştu:  &quot;Şu anda 1600 rakımda kayın ağaçlarının bulunduğu bir mevkideyiz. Andırın&#039;ın farklı bir güzelliğini yaşıyoruz. Andırın sadece kaleler, şelalelerden ibaret değil, kayın ağaçlarının olduğu yerler ilçemizin güzelliğine güzellik katıyor. Yerli veya yabancı birçok ziyaretçiyi ağırlıyoruz. Sonbahar mevsiminin en güzel şekilde görülebileceği, kayın ağaçlarıyla dolu ormanlık alanlarımız da doğaseverleri ağırlıyor. Birçok ilden misafirimiz bu renk cümbüşünü görmek için geliyor. Bu ziyaretçi sayısını daha da artırmak istiyoruz ve tüm ülkemizin bu güzellikten istifade etmesini arzuluyoruz.&quot;Kahramanmaraş Dağcılık Kulübü Başkanı Büşra Tecirli de kayın ağaçları ile dolu Pancar Yaylası&#039;nı 2023 yılında keşfettiklerini dile getirerek, sonbaharda ağaçların oluşturduğu eşsiz manzaraların tadını çıkardıklarını ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t-_q5ade1kmVmBrRKYFrnA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Andırındaki, kayın, ormanları, sonbaharda, ziyaretçilerini, ağırlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t-_q5ade1kmVmBrRKYFrnA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Andırın'daki kayın ormanları sonbaharda ziyaretçilerini ağırlıyor"><p>Kahramanmaraş'ın, kaleleri, şelalesi ve doğal güzellikleriyle adından söz ettiren Andırın ilçesindeki kayın ormanları, güz renkleriyle doğa tutkunlarını ağırlıyor.</p>Doğası ve iklimi nedeniyle Akdeniz'in Karadeniz'i olarak adlandırılan ve zengin bitki örtüsü, endemik türleri ve doğal güzellikleriyle öne çıkan <strong>Andırın</strong> ilçesinin; büründüğü hazan renklerini görmek isteyen doğaseverler, dağcılar ve yürüyüşçüler sıklıkla ziyaret ediyor.  Yeşiltepe Mahallesi sınırları içerisinde 1600 rakımda yer alan Pancar Yaylası'ndaki kayın ağaçlarıyla kaplı orman, yaprak dökümünün başlamasıyla ziyaretçilere güzel manzaralar sunuyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KoTOg7si0kyExX-rjWpFLQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Sonbaharın huzur verici atmosferini yaşamak ve doğayla iç içe zaman geçirmek isteyenler, ormanda yürüyüş yaparak hem bölgenin temiz havasını soluyor hem de fotoğraf çekme imkanı buluyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QQdRP3qZNUK9EdvSsGv-0A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Andırın Belediye Başkanı Ahmet Sinan Gökşen, bölgenin doğal güzellikleri ile öne çıktığını söyledi. İlçenin farklı rakım değerleri sayesinde her mevsim ayrı bir güzellik sunduğunu belirten Gökşen, şöyle konuştu:  "Şu anda 1600 rakımda kayın ağaçlarının bulunduğu bir mevkideyiz. Andırın'ın farklı bir güzelliğini yaşıyoruz. Andırın sadece kaleler, şelalelerden ibaret değil, kayın ağaçlarının olduğu yerler ilçemizin güzelliğine güzellik katıyor. Yerli veya yabancı birçok ziyaretçiyi ağırlıyoruz. Sonbahar mevsiminin en güzel şekilde görülebileceği, kayın ağaçlarıyla dolu ormanlık alanlarımız da doğaseverleri ağırlıyor. Birçok ilden misafirimiz bu renk cümbüşünü görmek için geliyor. Bu ziyaretçi sayısını daha da artırmak istiyoruz ve tüm ülkemizin bu güzellikten istifade etmesini arzuluyoruz."</p><p>Kahramanmaraş Dağcılık Kulübü Başkanı Büşra Tecirli de kayın ağaçları ile dolu Pancar Yaylası'nı 2023 yılında keşfettiklerini dile getirerek, sonbaharda ağaçların oluşturduğu eşsiz manzaraların tadını çıkardıklarını ifade etti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göbeklitepe 10 ayda 600 bin ziyaretçi ağırladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepe-10-ayda-600-bin-ziyaretci-agirladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepe-10-ayda-600-bin-ziyaretci-agirladi</guid>
<description><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Şanlıurfa&#039;daki Göbeklitepe&#039;nin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 daha fazla ziyaretçi ağırladığını belirterek, &quot;Göbeklitepe&#039;de, 2024 yılının 10 ayında 600 bin ziyaretçiye ulaştık.&quot; dedi.Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği kentte yaptığı açıklamada, Türkiye&#039;deki kültür turizminin en önemli destinasyonlarından birisinin Göbeklitepe Ören Yeri olduğunu söyledi. Tarihi mekana dünya genelinde olan ilginin her geçen büyük bir hızla arttığını vurgulayan Yazgı, Bakanlık olarak da Göbeklitepe&#039;nin tanıtımı için her yıl özel çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.  Göbeklitepe&#039;ye ziyaretçi sayısının katlanarak arttığını ifade eden Yazgı, şunları kaydetti:  &quot;Dünyada şu anda inanılmaz bir Göbeklitepe hayranlığı var, herkes merak ediyor. Değerli bilim insanlarımız Göbeklitepe&#039;yi gördüklerinde fotoğraflarda gördüklerinden çok çok daha etkileyici olduğunu belirtiyor ve hayranlıkla oradan ayrılmak istemeyenler oluyor. Bunlar çok özel duygular. Göbeklitepe&#039;de tanıtım stratejisiyle birlikte 2024 yılının 10 ayında 600 bin ziyaretçiye ulaştık. Bu geçen senenin aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 50 artış demek. Önümüzdeki yıl 2025&#039;te bunun çok çok daha artacağını öngörüyoruz. Göbeklitepe ziyaret alanına olan ilginin yükselişini hep birlikte izleyeceğiz.&quot;  İTALYA&#039;DAKİ SERGİYE 6 MİLYON ZİYARETÇİ BEKLENİYOR  Yazgı, İtalya&#039;nın başkenti Roma&#039;nın simge yapısı Kolezyum&#039;da yaklaşık bir ay önce &quot;Göbeklitepe: Kutsal Bir Mekanın Gizemi&quot; başlıklı serginin açıldığını hatırlattı.  Sergiye özel bir ziyaretçi ilgisinin olduğunu anlatan Yazgı, sözlerini şöyle tamamladı:  &quot;Sergimiz 6 ay açık kalacak, yaklaşık 6 milyon kişinin ziyaret etmesini bekliyoruz. Göbeklitepe&#039;nin tanıtımı dünyada çok yankı uyandırdı. Biz hem tanıtım filmlerimizde hem dizi film sektörümüzde Göbeklitepe&#039;yi ayrı işliyoruz. Dünyaya dizi film ihraç ederken Göbeklitepe görüntüleriyle de farklı bir hava yakaladık. Dünya genelinde ilgi hayli artmış durumda. İnşallah daha güzel günleri göreceğiz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V5CH-TpUpkymdrbQaUbZmA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Göbeklitepe, ayda, 600, bin, ziyaretçi, ağırladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V5CH-TpUpkymdrbQaUbZmA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Göbeklitepe 10 ayda 600 bin ziyaretçi ağırladı"><p>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Şanlıurfa'daki Göbeklitepe'nin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 daha fazla ziyaretçi ağırladığını belirterek, "Göbeklitepe'de, 2024 yılının 10 ayında 600 bin ziyaretçiye ulaştık." dedi.</p>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği kentte yaptığı açıklamada, Türkiye'deki kültür turizminin en önemli destinasyonlarından birisinin Göbeklitepe Ören Yeri olduğunu söyledi. Tarihi mekana dünya genelinde olan ilginin her geçen büyük bir hızla arttığını vurgulayan Yazgı, Bakanlık olarak da <strong>Göbeklitepe</strong>'nin tanıtımı için her yıl özel çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.  Göbeklitepe'ye ziyaretçi sayısının katlanarak arttığını ifade eden Yazgı, şunları kaydetti:  "Dünyada şu anda inanılmaz bir Göbeklitepe hayranlığı var, herkes merak ediyor. Değerli bilim insanlarımız Göbeklitepe'yi gördüklerinde fotoğraflarda gördüklerinden çok çok daha etkileyici olduğunu belirtiyor ve hayranlıkla oradan ayrılmak istemeyenler oluyor. Bunlar çok özel duygular. Göbeklitepe'de tanıtım stratejisiyle birlikte 2024 yılının 10 ayında 600 bin ziyaretçiye ulaştık. Bu geçen senenin aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 50 artış demek. Önümüzdeki yıl 2025'te bunun çok çok daha artacağını öngörüyoruz. Göbeklitepe ziyaret alanına olan ilginin yükselişini hep birlikte izleyeceğiz."  <strong>İTALYA'DAKİ SERGİYE 6 MİLYON ZİYARETÇİ BEKLENİYOR</strong>  Yazgı, İtalya'nın başkenti Roma'nın simge yapısı Kolezyum'da yaklaşık bir ay önce "Göbeklitepe: Kutsal Bir Mekanın Gizemi" başlıklı serginin açıldığını hatırlattı.  Sergiye özel bir ziyaretçi ilgisinin olduğunu anlatan Yazgı, sözlerini şöyle tamamladı:  "Sergimiz 6 ay açık kalacak, yaklaşık 6 milyon kişinin ziyaret etmesini bekliyoruz. Göbeklitepe'nin tanıtımı dünyada çok yankı uyandırdı. Biz hem tanıtım filmlerimizde hem dizi film sektörümüzde Göbeklitepe'yi ayrı işliyoruz. Dünyaya dizi film ihraç ederken Göbeklitepe görüntüleriyle de farklı bir hava yakaladık. Dünya genelinde ilgi hayli artmış durumda. İnşallah daha güzel günleri göreceğiz."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gaziantep Doğal Yaşam Parkı ara tatilde 175 bin kişiyi ağırladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/gaziantep-dogal-yasam-parki-ara-tatilde-175-bin-kisiyi-agirladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/gaziantep-dogal-yasam-parki-ara-tatilde-175-bin-kisiyi-agirladi</guid>
<description><![CDATA[ Barındırdığı hayvan türleri ve büyüklüğü ile dünyanın önde gelen hayvanat bahçelerinden biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı&#039;nı, 9 günlük ara tatilde 175 bin kişi ziyaret etti.Gaziantep Büyükşehir Belediyesince 2001 yılında Burç Ormanı&#039;nda yaklaşık 1 milyon metrekarelik alana kurulan Doğal Yaşam Parkı, bünyesinde 350 türden yaklaşık 7 bin 500 hayvanı barındırıyor.  Başta çevre iller olmak üzere Türkiye&#039;nin birçok kentinden misafir ağırlayan Doğal Yaşam Parkı&#039;nı 9 günlük ara tatilde 175 bin ziyaretçi gezdi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler, Doğal Yaşam Parkı&#039;nın Türkiye&#039;nin en büyük, Avrupa&#039;nın üçüncü dünyanın da dördüncü büyük hayvanat bahçesi olduğunu söyledi.  Özsöyler, &quot;Bu ziyaretçilerin büyük çoğunluğu çevre illerden gelen ziyaretçilerimiz. Doğal Yaşam Parkı cazibe merkezi haline geldi. Herkes burayı görmek istiyor. Safari Park, Tropik Kelebek Bahçesi, filler, zürafalar ve özellikle kuşlar ve balıklar insanların çok hoşuna gidiyor. Gelen ziyaretçiler aynı zamanda Gaziantep ekonomisine katkıda bulunuyorlar. Burayı gezdikten sonra çevre illerden gelen ziyaretçilerimiz şehir merkezinde de alışveriş yapıyorlar.&quot; dedi.  Özge Orman, Hatay&#039;ın İskenderun ilçesinden geldiklerini belirterek, &quot;Ara tatil nedeniyle oğlumu hayvanat bahçesine getirdim. Küçük bir gezinin ardından akşam döneceğiz. Daha önce de gelmiştim ama baya gelişmiş, şehir de çok gelişmiş.&quot; dedi. 11 yaşındaki Eyüp Eymen Kırıcı, tatilde hayvanat bahçesini gezmek istediklerini, birçok hayvanı gördüğü için mutlu olduğunu söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dgpva0VQKUuMChVr7GA_Lw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gaziantep, Doğal, Yaşam, Parkı, ara, tatilde, 175, bin, kişiyi, ağırladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dgpva0VQKUuMChVr7GA_Lw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gaziantep Doğal Yaşam Parkı ara tatilde 175 bin kişiyi ağırladı"><p>Barındırdığı hayvan türleri ve büyüklüğü ile dünyanın önde gelen hayvanat bahçelerinden biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nı, 9 günlük ara tatilde 175 bin kişi ziyaret etti.</p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesince 2001 yılında Burç Ormanı'nda yaklaşık 1 milyon metrekarelik alana kurulan Doğal Yaşam Parkı, bünyesinde 350 türden yaklaşık 7 bin 500 hayvanı barındırıyor.  Başta çevre iller olmak üzere Türkiye'nin birçok kentinden misafir ağırlayan Doğal Yaşam Parkı'nı 9 günlük ara tatilde 175 bin ziyaretçi gezdi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler, Doğal Yaşam Parkı'nın Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın üçüncü dünyanın da dördüncü büyük hayvanat bahçesi olduğunu söyledi.  Özsöyler, "Bu ziyaretçilerin büyük çoğunluğu çevre illerden gelen ziyaretçilerimiz. Doğal Yaşam Parkı cazibe merkezi haline geldi. Herkes burayı görmek istiyor. Safari Park, Tropik Kelebek Bahçesi, filler, zürafalar ve özellikle kuşlar ve balıklar insanların çok hoşuna gidiyor. Gelen ziyaretçiler aynı zamanda Gaziantep ekonomisine katkıda bulunuyorlar. Burayı gezdikten sonra çevre illerden gelen ziyaretçilerimiz şehir merkezinde de alışveriş yapıyorlar." dedi.  Özge Orman, Hatay'ın İskenderun ilçesinden geldiklerini belirterek, "Ara tatil nedeniyle oğlumu hayvanat bahçesine getirdim. Küçük bir gezinin ardından akşam döneceğiz. Daha önce de gelmiştim ama baya gelişmiş, şehir de çok gelişmiş." dedi. 11 yaşındaki Eyüp Eymen Kırıcı, tatilde hayvanat bahçesini gezmek istediklerini, birçok hayvanı gördüğü için mutlu olduğunu söyledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aktaş Şelalesi doğa tutkunlarını hayran bırakıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/aktas-selalesi-doga-tutkunlarini-hayran-birakiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/aktas-selalesi-doga-tutkunlarini-hayran-birakiyor</guid>
<description><![CDATA[ Düzce&#039;nin Akçakoca ilçesinde yer alan Aktaş Şelalesi, sonbahar renklerinin hakim olduğu tabiatıyla doğaseverlere güzel manzaralar eşliğinde vakit geçirme imkanı sunuyor.Düzce&#039;nin Akçakoca ilçesine 11 kilometre mesafedeki Aktaş köyünde yer alan şelale çevresine, Düzce Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü işbirliğiyle 2022&#039;de başlatılan &quot;Aktaş Şelalesi Ekoturizm Alanı ve Doğa Yürüyüş Parkuru&quot; projesi kapsamında yapılan yürüyüş yolları, seyir terasları ve dinlenme alanları ziyaretçileri doğada yolculuğa çıkarıyor.  Projenin tamamlanmasıyla Düzce&#039;nin ilk, Türkiye&#039;nin ise 64. ekoturizm alanı olan şelalenin çevresini kaplayan kestane, çınar, gürgen ve köknar ağaçlarının yapraklarının sonbaharda yeşil, sarı, kahverengi ve kızılın tonlarına bürünmesiyle oluşan ahenk doğa tutkunlarını hayran bırakıyor.Yürüyüş parkurunda gezinti yapmak, 50 metre yükseklikten akan suyun sesini dinlemek ve etrafı saran zengin bitki örtüsünü görmek için bölgeye gelenler, hazan mevsiminin son günlerini fotoğraf çekerek ölümsüzleştiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qjMQWOEuzUGUEQ4nGPlOuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Aktaş, Şelalesi, doğa, tutkunlarını, hayran, bırakıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qjMQWOEuzUGUEQ4nGPlOuA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Aktaş Şelalesi doğa tutkunlarını hayran bırakıyor"><p>Düzce'nin Akçakoca ilçesinde yer alan Aktaş Şelalesi, sonbahar renklerinin hakim olduğu tabiatıyla doğaseverlere güzel manzaralar eşliğinde vakit geçirme imkanı sunuyor.</p>Düzce'nin Akçakoca ilçesine 11 kilometre mesafedeki Aktaş köyünde yer alan şelale çevresine, Düzce Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü işbirliğiyle 2022'de başlatılan "Aktaş Şelalesi Ekoturizm Alanı ve Doğa Yürüyüş Parkuru" projesi kapsamında yapılan yürüyüş yolları, seyir terasları ve dinlenme alanları ziyaretçileri doğada yolculuğa çıkarıyor.  Projenin tamamlanmasıyla Düzce'nin ilk, Türkiye'nin ise 64. ekoturizm alanı olan şelalenin çevresini kaplayan kestane, çınar, gürgen ve köknar ağaçlarının yapraklarının sonbaharda yeşil, sarı, kahverengi ve kızılın tonlarına bürünmesiyle oluşan ahenk doğa tutkunlarını hayran bırakıyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AvnNc8_EGEeFVraMhE9yRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Yürüyüş parkurunda gezinti yapmak, 50 metre yükseklikten akan suyun sesini dinlemek ve etrafı saran zengin bitki örtüsünü görmek için bölgeye gelenler, hazan mevsiminin son günlerini fotoğraf çekerek ölümsüzleştiriyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Perge&amp;apos;deki antik çeşmeden 1800 yıl sonra su akmaya başladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/pergedeki-antik-cesmeden-1800-yil-sonra-su-akmaya-basladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/pergedeki-antik-cesmeden-1800-yil-sonra-su-akmaya-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye&#039;de ilk olarak Burdur&#039;da Sagalassos Antik Kenti&#039;ndeki Antoninler Çeşmesi&#039;nde başlatılan, ardından Kibyra Antik Kenti&#039;ndeki Anıtsal Çeşme&#039;de devam eden tarihi çeşmelerin yüzyıllar sonra yeniden suyla buluşturulması çalışmaları kapsamında Antalya&#039;daki Perge Antik Kenti&#039;nde nehir tanrısı Kestros&#039;un adını taşıyan 1800 yıllık antik çeşme de yeniden suya kavuştu.Antalya&#039;nın 18 kilometre doğusunda, Aksu ilçesi sınırlarındaki Pamfilya bölgesine başkentlik yapmış Perge Antik Kenti&#039;nde, 1946&#039;da Ordinaryüs Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından başlatılan, ardından Prof. Dr. Jale İnan ve Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu tarafından sürdürülen kazı çalışmaları, bugün de Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe başkanlığında devam ediyor.Tunç Çağı döneminde kurulduğu düşünülen ve Helenistik dönem boyunca eski dünya içerisindeki en zengin ve en güzel şehirler arasında sayılan UNESCO&#039;nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi&#039;ndeki antik kentin en görkemli tarihi çeşmesi Kestros&#039;ta su akıtma işlemine yönelik 2 yılı aşkın süren çalışmalar tamamlandı.  APOLLONİOS&#039;UN MEMLEKETİ  Yunan matematikçi Apollonios&#039;un da memleketi olan Perge Antik Kenti&#039;nde, Roma döneminde İmparator Hadrianus tarafından 2&#039;nci yüzyıla tarihlenen ve nehir tanrıçası Kestros&#039;un canlandırıldığı bir heykelin bulunduğu ve adını da verdiği çeşmeden 1800 yıl sonra yeniden su akmaya başladı. 2 yıl önce Aksu Belediyesi&#039;nden getirilen bir arazözle antik çeşmede, su sisteminin çalışıp çalışmadığının tespiti için yapılan denemenin başarılı sonuç vermesi sonrasında DSİ&#039;ye ait kanaldan çeşmeye su çekildi.  1800 YILLIK ÇEŞME  Perge Antik Kenti Kazı Başkan Yardımcısı İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü&#039;nden Dr. Öğretim Üyesi Aytaç Dönmez, ilk su akıtma çalışmalarını 2022&#039;de gerçekleştirdikleri antik çeşmede sistemin çalıştığını gördüklerini belirterek, &quot;Ve o zamandan bu zamana kadar bir proje çalışması gerçekleştirdik. Bu sene de Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleceğe Miras Projesi kapsamında bakanlık destekleriyle birlikte bu projeyi nihayetinde hayata geçirdik. Ve Kestros Çeşmesi olarak adlandırılan İmparator Hadrianus döneminde inşa edilmiş olan bu önemli yapı 1800 yıl sonra yeniden suya kavuştu&quot; dedi.TÜRKİYE&#039;DE SU AKAN ÜÇÜNCÜ ANTİK ÇEŞME  Türkiye&#039;de Sagalassos ve Kibyra antik kentlerinde bu şekilde su akan iki antik çeşme olduğunu dile getiren Dr. Aytaç Dönmez, &quot;Yalnız bu çeşmenin onlardan biraz farkı var tabii ki. Bu fark da çeşmenin aktığı havuzun hemen devamında suyun aslında yaklaşık 700 metrelik lüks bir kanaldan bütün caddeyi katetmesi. Böylesi bir yapı aslında antik dönemde oldukça lüks olarak değerlendirilmekte. Perge Kestros çeşmesinin de aslında bu özelliğiyle diğerlerinden ayrılan bir farkı ortaya çıkıyor. Çeşmenin şu anda henüz restorasyon çalışmaları gerçekleştirilmedi. Şu anda kazı çalışmaları gerçekleştiriliyor hemen yanında. Bu kazı çalışmalarının akabinde de çeşmenin bir geniş kapsamlı restorasyon çalışması gerçekleştirilecek&quot; diye konuştu.  ANTALYA TURİZMİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ  Bu çeşmenin aynı zamanda bir kapı yapısı niteliğinde de olduğunu anlatan Dr. Dönmez, şunları söyledi:  &quot;Hem bir çeşme yapısı aynı zamanda bir kapı. Çünkü hemen yanındaki tonozlu kemerli alanlardan yukarı doğru Akropole çıkan bir kapıyı da teşkil ediyor bu yapı. İki fonksiyonu var bu bağlamda. Bu yönüyle aslında Perge Antik Kenti için en özel yapılardan biri. Bu çeşme yapısı tabii ki her zaman buradan su akıtılması özellikle Antalya kültür varlıkları, Antalya turizmi için oldukça önemli olarak değerlendiriliyordu. Ve bu konuda çok istek alıyorduk. Açıkçası tamamıyla bir restorasyon işinin ardından bunu yapmayı planlıyorduk. Ama tabii ki daha sonra yaptığımız gözlemler ve değerlendirmeler bunun restorasyon öncesinde de gerçekleştirebileceği konusunda bizleri ikna etti. Ve bu bağlamda da Perge&#039;de gördüğünüz gibi suya kavuşan bir çeşme ve bu çok güzel bir canlılık getireceğini düşünüyoruz.&quot;  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AnSYdqE0Z0m32pdBcIc59w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pergedeki, antik, çeşmeden, 1800, yıl, sonra, akmaya, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AnSYdqE0Z0m32pdBcIc59w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Perge'deki antik çeşmeden 1800 yıl sonra su akmaya başladı"><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye'de ilk olarak Burdur'da Sagalassos Antik Kenti'ndeki Antoninler Çeşmesi'nde başlatılan, ardından Kibyra Antik Kenti'ndeki Anıtsal Çeşme'de devam eden tarihi çeşmelerin yüzyıllar sonra yeniden suyla buluşturulması çalışmaları kapsamında Antalya'daki Perge Antik Kenti'nde nehir tanrısı Kestros'un adını taşıyan 1800 yıllık antik çeşme de yeniden suya kavuştu.</p><p>Antalya'nın 18 kilometre doğusunda, Aksu ilçesi sınırlarındaki Pamfilya bölgesine başkentlik yapmış Perge Antik Kenti'nde, 1946'da Ordinaryüs Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından başlatılan, ardından Prof. Dr. Jale İnan ve Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu tarafından sürdürülen kazı çalışmaları, bugün de Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe başkanlığında devam ediyor.</p><p>Tunç Çağı döneminde kurulduğu düşünülen ve Helenistik dönem boyunca eski dünya içerisindeki en zengin ve en güzel şehirler arasında sayılan UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ndeki antik kentin en görkemli tarihi çeşmesi Kestros'ta su akıtma işlemine yönelik 2 yılı aşkın süren çalışmalar tamamlandı.  <strong>APOLLONİOS'UN MEMLEKETİ</strong>  Yunan matematikçi Apollonios'un da memleketi olan Perge Antik Kenti'nde, Roma döneminde İmparator Hadrianus tarafından 2'nci yüzyıla tarihlenen ve nehir tanrıçası Kestros'un canlandırıldığı bir heykelin bulunduğu ve adını da verdiği çeşmeden 1800 yıl sonra yeniden su akmaya başladı. 2 yıl önce Aksu Belediyesi'nden getirilen bir arazözle antik çeşmede, su sisteminin çalışıp çalışmadığının tespiti için yapılan denemenin başarılı sonuç vermesi sonrasında DSİ'ye ait kanaldan çeşmeye su çekildi.  <strong>1800 YILLIK ÇEŞME</strong>  Perge Antik Kenti Kazı Başkan Yardımcısı İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Dr. Öğretim Üyesi Aytaç Dönmez, ilk su akıtma çalışmalarını 2022'de gerçekleştirdikleri antik çeşmede sistemin çalıştığını gördüklerini belirterek, "Ve o zamandan bu zamana kadar bir proje çalışması gerçekleştirdik. Bu sene de Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleceğe Miras Projesi kapsamında bakanlık destekleriyle birlikte bu projeyi nihayetinde hayata geçirdik. Ve Kestros Çeşmesi olarak adlandırılan İmparator Hadrianus döneminde inşa edilmiş olan bu önemli yapı 1800 yıl sonra yeniden suya kavuştu" dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6TnVNVz0jUa3Y4YpIA34Ug.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>TÜRKİYE'DE SU AKAN ÜÇÜNCÜ ANTİK ÇEŞME</strong>  Türkiye'de Sagalassos ve Kibyra antik kentlerinde bu şekilde su akan iki antik çeşme olduğunu dile getiren Dr. Aytaç Dönmez, "Yalnız bu çeşmenin onlardan biraz farkı var tabii ki. Bu fark da çeşmenin aktığı havuzun hemen devamında suyun aslında yaklaşık 700 metrelik lüks bir kanaldan bütün caddeyi katetmesi. Böylesi bir yapı aslında antik dönemde oldukça lüks olarak değerlendirilmekte. Perge Kestros çeşmesinin de aslında bu özelliğiyle diğerlerinden ayrılan bir farkı ortaya çıkıyor. Çeşmenin şu anda henüz restorasyon çalışmaları gerçekleştirilmedi. Şu anda kazı çalışmaları gerçekleştiriliyor hemen yanında. Bu kazı çalışmalarının akabinde de çeşmenin bir geniş kapsamlı restorasyon çalışması gerçekleştirilecek" diye konuştu.  <strong>ANTALYA TURİZMİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ</strong>  Bu çeşmenin aynı zamanda bir kapı yapısı niteliğinde de olduğunu anlatan Dr. Dönmez, şunları söyledi:  "Hem bir çeşme yapısı aynı zamanda bir kapı. Çünkü hemen yanındaki tonozlu kemerli alanlardan yukarı doğru Akropole çıkan bir kapıyı da teşkil ediyor bu yapı. İki fonksiyonu var bu bağlamda. Bu yönüyle aslında Perge Antik Kenti için en özel yapılardan biri. Bu çeşme yapısı tabii ki her zaman buradan su akıtılması özellikle Antalya kültür varlıkları, Antalya turizmi için oldukça önemli olarak değerlendiriliyordu. Ve bu konuda çok istek alıyorduk. </p><p>Açıkçası tamamıyla bir restorasyon işinin ardından bunu yapmayı planlıyorduk. Ama tabii ki daha sonra yaptığımız gözlemler ve değerlendirmeler bunun restorasyon öncesinde de gerçekleştirebileceği konusunda bizleri ikna etti. Ve bu bağlamda da Perge'de gördüğünüz gibi suya kavuşan bir çeşme ve bu çok güzel bir canlılık getireceğini düşünüyoruz." </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bolu Dağı güzargahı eşsiz doğasıyla büyülüyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/bolu-dagi-guzargahi-essiz-dogasiyla-buyuluyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/bolu-dagi-guzargahi-essiz-dogasiyla-buyuluyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;nin en önemli geçiş noktalarından Bolu Dağı kesiminde yer alan dinlenme tesisleri, güzergahtan geçen sürücülere zirveden manzara izleme imkanı sunuyor.İstanbul ile Ankara arasında ulaşımı sağlayan D-100 kara yolunun Bolu Dağı geçişi, 2007 yılında Bolu Dağı Tüneli&#039;nin açılmasından itibaren alternatif güzergah olarak hizmet veriyor. Yaklaşık 17 yıldır sürücüler ve yolcular tarafından &quot;eski yol&quot; diye tabir edilen Bolu Dağı güzergahı, sarıçam, karaçam, köknar, kayın, meşe ve gürgen ağaçlarıyla çevrili eşsiz doğasıyla güzel görüntü oluşturuyor.  Özellikle sonbahar ve kış mevsiminde sis bulutlarının sardığı bölge, zirveye yakın noktalarında yer alan dinlenme tesisleriyle eşsiz manzarayı izlemek isteyen sürücülerin uğrak noktası oluyor.&quot;HARİKA BİR MANZARA&quot;  Eşi ve çocuğuyla Bartın&#039;dan İstanbul&#039;a giderken dinlenme tesisinde mola veren Taner Girgin, güzel manzara eşliğinde yolculuk yapmak için güzergahtan geçmeyi tercih ettiklerini söyledi. Etkileyici bir manzarayla karşılaştıklarını belirten Girgin, sis bulutu ve sonbahar renklerini görmenin çok güzel olduğunu kaydetti.  Güzergahı kullanan sürücü Mustafa Paşahan da &quot;Böyle bir manzarayı başka nerede bulabiliriz? Bolu Dağı benim için bir dinlenme yeri. Burada durduğum zaman yorgunluğumu tamamen unutuyorum, benim için adeta terapi oluyor. Dinlenmek, yemek yemek ve çay içmek için iyi bir nokta.&quot; diye konuştu.  Abdullah Kılık ise Abant Gölü Milli Parkı&#039;nı ziyaret ettikten sonra Bursa&#039;ya dönüş yolunda Bolu Dağı&#039;nın sisle bütünleşen manzarasını görünce mola verdiklerini dile getirerek, &quot;Harika bir manzara. Gerçekten güzel bir yer, harika ötesi bir doğası var.&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AP58ebFH8kyiwlf8iqnM1g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bolu, Dağı, güzargahı, eşsiz, doğasıyla, büyülüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AP58ebFH8kyiwlf8iqnM1g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bolu Dağı güzargahı eşsiz doğasıyla büyülüyor"><p>Türkiye'nin en önemli geçiş noktalarından Bolu Dağı kesiminde yer alan dinlenme tesisleri, güzergahtan geçen sürücülere zirveden manzara izleme imkanı sunuyor.</p>İstanbul ile Ankara arasında ulaşımı sağlayan D-100 kara yolunun Bolu Dağı geçişi, 2007 yılında Bolu Dağı Tüneli'nin açılmasından itibaren alternatif güzergah olarak hizmet veriyor. Yaklaşık 17 yıldır sürücüler ve yolcular tarafından "eski yol" diye tabir edilen Bolu Dağı güzergahı, sarıçam, karaçam, köknar, kayın, meşe ve gürgen ağaçlarıyla çevrili eşsiz doğasıyla güzel görüntü oluşturuyor.  Özellikle sonbahar ve kış mevsiminde sis bulutlarının sardığı bölge, zirveye yakın noktalarında yer alan dinlenme tesisleriyle eşsiz manzarayı izlemek isteyen sürücülerin uğrak noktası oluyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8SKimJW57UizGYCUOosW1Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>"HARİKA BİR MANZARA"</strong>  Eşi ve çocuğuyla Bartın'dan İstanbul'a giderken dinlenme tesisinde mola veren Taner Girgin, güzel manzara eşliğinde yolculuk yapmak için güzergahtan geçmeyi tercih ettiklerini söyledi. Etkileyici bir manzarayla karşılaştıklarını belirten Girgin, sis bulutu ve sonbahar renklerini görmenin çok güzel olduğunu kaydetti.  Güzergahı kullanan sürücü Mustafa Paşahan da "Böyle bir manzarayı başka nerede bulabiliriz? Bolu Dağı benim için bir dinlenme yeri. Burada durduğum zaman yorgunluğumu tamamen unutuyorum, benim için adeta terapi oluyor. Dinlenmek, yemek yemek ve çay içmek için iyi bir nokta." diye konuştu.  Abdullah Kılık ise Abant Gölü Milli Parkı'nı ziyaret ettikten sonra Bursa'ya dönüş yolunda Bolu Dağı'nın sisle bütünleşen manzarasını görünce mola verdiklerini dile getirerek, "Harika bir manzara. Gerçekten güzel bir yer, harika ötesi bir doğası var." ifadesini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erzurum&amp;apos;daki Kırk Pencereli Mağaralar&amp;apos;ın geçmişi araştırılacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/erzurumdaki-kirk-pencereli-magaralarin-gecmisi-arastirilacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/erzurumdaki-kirk-pencereli-magaralarin-gecmisi-arastirilacak</guid>
<description><![CDATA[ Erzurum&#039;un Karayazı ilçesinde bulunan ve 2021&#039;de sit alanı ilan edilen &quot;Kırk Pencereli Mağaralar&quot;ın kimler tarafından kullanıldığının öğrenilmesi için araştırma yapılacak.Aşağı Çıkılgan köyündeki mağaralar içerisinde kilise, tandır, oda ve şarap mahzeni gibi alanlardan izler bulunuyor. Valilik koordinesinde Atatürk Üniversitesi tarafından haç işaretlerinin bulunduğu mağaraların hangi döneme ait olduğu ve kimler tarafından kullanıldığının öğrenilmesi için araştırma yapılacak.  Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünce 2021&#039;de tescil edilen mağaralar, &quot;2025 Turizm Başkenti&quot; ilan edilen şehrin turizm rotaları arasına da eklendi. Fırsat buldukça kentteki saklı güzellikleri off-road tutkunlarıyla keşfe çıkan Vali Mustafa Çiftçi, Erzurum&#039;un saklı cennetlerini keşfettiklerini ve bu kapsamda Karayazı ilçesi Aşağı Çıkılgan köyündeki Kırk Pencereli Mağaraları ziyaret ettiklerini söyledi.  Kırk Pencereli Mağaralar&#039;ın sit alanı ilan edildiğini hatırlatan Çiftçi, şöyle konuştu:  &quot;Burası yaklaşık 2 bin metre yükseklikte, çok büyüleyici bir yeri var. 2002-2003 yıllarında Tekman ilçesinde kaymakamlık yaptığım yıllarda bu tür yerlere gelme imkanımız yoktu. O dönemler sıkıntılı dönemlerdi. Hamdolsun devletimiz bölgeye tamamen hakim durumda. Terörden arındırıldıkça, terör belası defedildikçe bu tarz yerler daha çok gezilecek, görülecek ve turizme kazandırılacak. Buradaki insanlar, turizmden de paylarını alacaklar.&quot;  Vali Çiftçi, Erzurum&#039;un 2025 yılında Ekonomik İşbirliği Teşkilatı tarafından &quot;Turizm Başkenti&quot; ilan edildiğini ve ayrıca &quot;Avrupa Kış Sporları Başkenti&quot; de seçildiğini hatırlatarak, bu kapsamda 70 farklı program ve etkinliğin düzenleneceğini dile getirdi.&quot;BURANIN TANINIRLIĞINI, BİLİNİRLİĞİNİ ARTIRMAK İSTİYORUZ&quot;Mağaralar bölgesinin de etkinlik düzenlenecek rotalardan biri olduğunu anlatan Çiftçi, &quot;Bu bölgeyi hem Erzurum&#039;dan hem de Erzurum dışından gelenlere gezdirmek, buranın tanınırlığını, bilinirliğini artırmak istiyoruz. Arzumuz Erzurum&#039;un bütün saklı cennetlerini, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı&#039;nın ilan etmiş olduğu turizm başkenti vesilesiyle tüm Türkiye&#039;ye hatta yurt dışına tanıtmak ve Erzurum&#039;un farklı güzelliklerini ortaya çıkarmak.&quot; diye konuştu.  Köylülerden Abdülkadir Özen de köylerinde turizm potansiyeli bulunan çok alanın olduğunu ifade ederek, &quot;Eskiden beri buraya Kırk Pencereli Mağaralar diyoruz. Mağaranın kırk penceresi var, ondan dolayı bu isim verilmiş. Erzurum &#039;2025 Turizm Başkenti&#039; seçildi. Turistlerin burayı ziyaret etmelerini istiyoruz.&quot; dedi.  Vali Çiftçi&#039;nin mağaralardaki incelemelerine, Karayazı Kaymakamı Onur Titiz ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer de eşlik etti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jDe3n34sOEeih--hlYq-pg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erzurumdaki, Kırk, Pencereli, Mağaraların, geçmişi, araştırılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jDe3n34sOEeih--hlYq-pg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Erzurum'daki Kırk Pencereli Mağaralar'ın geçmişi araştırılacak"><p>Erzurum'un Karayazı ilçesinde bulunan ve 2021'de sit alanı ilan edilen "Kırk Pencereli Mağaralar"ın kimler tarafından kullanıldığının öğrenilmesi için araştırma yapılacak.</p>Aşağı Çıkılgan köyündeki mağaralar içerisinde kilise, tandır, oda ve şarap mahzeni gibi alanlardan izler bulunuyor. Valilik koordinesinde Atatürk Üniversitesi tarafından haç işaretlerinin bulunduğu mağaraların hangi döneme ait olduğu ve kimler tarafından kullanıldığının öğrenilmesi için araştırma yapılacak.  Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünce 2021'de tescil edilen mağaralar, "2025 Turizm Başkenti" ilan edilen şehrin turizm rotaları arasına da eklendi. Fırsat buldukça kentteki saklı güzellikleri off-road tutkunlarıyla keşfe çıkan Vali Mustafa Çiftçi, Erzurum'un saklı cennetlerini keşfettiklerini ve bu kapsamda Karayazı ilçesi Aşağı Çıkılgan köyündeki Kırk Pencereli Mağaraları ziyaret ettiklerini söyledi.  Kırk Pencereli Mağaralar'ın sit alanı ilan edildiğini hatırlatan Çiftçi, şöyle konuştu:  "Burası yaklaşık 2 bin metre yükseklikte, çok büyüleyici bir yeri var. 2002-2003 yıllarında Tekman ilçesinde kaymakamlık yaptığım yıllarda bu tür yerlere gelme imkanımız yoktu. O dönemler sıkıntılı dönemlerdi. Hamdolsun devletimiz bölgeye tamamen hakim durumda. Terörden arındırıldıkça, terör belası defedildikçe bu tarz yerler daha çok gezilecek, görülecek ve turizme kazandırılacak. Buradaki insanlar, turizmden de paylarını alacaklar."  Vali Çiftçi, Erzurum'un 2025 yılında Ekonomik İşbirliği Teşkilatı tarafından "Turizm Başkenti" ilan edildiğini ve ayrıca "Avrupa Kış Sporları Başkenti" de seçildiğini hatırlatarak, bu kapsamda 70 farklı program ve etkinliğin düzenleneceğini dile getirdi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H1VlyPbdiUGWvsQ8gVeSlw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"BURANIN TANINIRLIĞINI, BİLİNİRLİĞİNİ ARTIRMAK İSTİYORUZ</strong>"</p><p>Mağaralar bölgesinin de etkinlik düzenlenecek rotalardan biri olduğunu anlatan Çiftçi, "Bu bölgeyi hem Erzurum'dan hem de Erzurum dışından gelenlere gezdirmek, buranın tanınırlığını, bilinirliğini artırmak istiyoruz. Arzumuz Erzurum'un bütün saklı cennetlerini, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın ilan etmiş olduğu turizm başkenti vesilesiyle tüm Türkiye'ye hatta yurt dışına tanıtmak ve Erzurum'un farklı güzelliklerini ortaya çıkarmak." diye konuştu.  Köylülerden Abdülkadir Özen de köylerinde turizm potansiyeli bulunan çok alanın olduğunu ifade ederek, "Eskiden beri buraya Kırk Pencereli Mağaralar diyoruz. Mağaranın kırk penceresi var, ondan dolayı bu isim verilmiş. Erzurum '2025 Turizm Başkenti' seçildi. Turistlerin burayı ziyaret etmelerini istiyoruz." dedi.  Vali Çiftçi'nin mağaralardaki incelemelerine, Karayazı Kaymakamı Onur Titiz ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer de eşlik etti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karabük&amp;apos;te sonbahar güzelliği</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/karabukte-sonbahar-guzelligi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/karabukte-sonbahar-guzelligi</guid>
<description><![CDATA[ Karabük&#039;teki ağaçlar, sonbahar gelmesiyle sarı, turuncu ve kırmızının farklı tonlarına büründü.Karabük&#039;te sonbaharın doğaya yansıyan sarı, yeşil ve kızıl tonları kartpostallık manzaralar oluşturuyor. Kent sakinleri Yenişehir Mahallesi&#039;ndeki yollarda, ağaçların rengarenk yapraklarının arasında yürüyüş yapmanın keyfini yaşadı. Sonbahar renklerinin ağaçlarla bütünleşmesiyle seyrine doyumsuz görüntü ortaya çıktı. Vatandaşlar izledikleri güzel manzaranın fotoğrafını çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4rUnUtKLn0yH50gk3JCc7Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karabükte, sonbahar, güzelliği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4rUnUtKLn0yH50gk3JCc7Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Karabük'te sonbahar güzelliği"><p>Karabük'teki ağaçlar, sonbahar gelmesiyle sarı, turuncu ve kırmızının farklı tonlarına büründü.</p><p><strong>Karabük</strong>'te sonbaharın doğaya yansıyan sarı, yeşil ve kızıl tonları kartpostallık manzaralar oluşturuyor. </p><p>Kent sakinleri Yenişehir Mahallesi'ndeki yollarda, ağaçların rengarenk yapraklarının arasında yürüyüş yapmanın keyfini yaşadı. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XtO2BxKC0ECHywEBvlgsPA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Sonbahar renklerinin ağaçlarla bütünleşmesiyle seyrine doyumsuz görüntü ortaya çıktı. Vatandaşlar izledikleri güzel manzaranın fotoğrafını çekti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erken rezervasyonda İngiliz ve Almanların tercihi Antalya oldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/erken-rezervasyonda-ingiliz-ve-almanlarin-tercihi-antalya-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/erken-rezervasyonda-ingiliz-ve-almanlarin-tercihi-antalya-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, İngiltere ve Almanya&#039;dan gelen erken rezervasyonlarda artış olduğunu belirterek, &quot;Erken rezervasyonda İngilizler yüzde 30, Almanlar yüzde 20 artıda gözüküyor.&quot; dedi.Dünyanın önemli turizm merkezleri arasında yer alan Antalya, farklı ülkelerden turistlere ev sahipliği yapıyor.İKİ MİLYONA YAKIN İNGİLİZ TATİLCİNİN GELMESİ BEKLENİYOR  1 Ocak-31 Ekim döneminde kentte tatil yapan 16 milyon 131 bin 847 yabancı turistin, 3 milyon 298 bin 154&#039;ünü Almanlar, 1 milyon 487 bin 429&#039;unu ise İngilizler oluşturdu.  2021&#039;in 1 Ocak-31 Ekim döneminde 1 milyon 164 bin 339 Alman turistin geldiği Antalya&#039;da, 2022&#039;de 2 milyon 671 bin 679, 2023&#039;te ise 3 milyon 167 bin 811 Alman tatil yaptı. 2025&#039;te Antalya&#039;ya gelen Alman turist sayısının 4 milyonun üzerine çıkması hedefleniyor.  2021&#039;in 10 aylık döneminde 50 bin 202 İngiliz turistin geldiği kentte, 2022&#039;de 1 milyon 89 bin 115, 2023&#039;te ise 1 milyon 243 bin 922 İngiliz misafir tatilini geçirdi. Geçen yılın aynı dönemine göre bu yıl gelen İngiliz turist sayısında yüzde 19,58 artış yaşandı.  Her yıl büyüme trendini sürdüren İngiltere, erken rezervasyonda da en hızlı hareket eden pazar oldu. Antalya&#039;ya, 2025 sezonunda 2 milyona yakın İngiliz tatilcinin gelmesi bekleniyor.  &quot;AVRUPA&#039;DAKİ TÜRKLER DE ANTALYA&#039;YA İLGİ GÖSTERİYOR&quot;  Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, AA muhabirine, erken rezervasyonlardan sevindirici rakamlar almaya başladıklarını anlattı.  İç pazardan da talep olduğuna değinen Kavaloğlu, şunları kaydetti:  &quot;İngiltere&#039;den gelen erken rezervasyonlarda çok ciddi artış var. Almanya&#039;dan gelen rakamlar da iyi. Erken rezervasyonda İngilizler yüzde 30, Almanlar yüzde 20 artıda gözüküyor. Bu artışın bizim için devamlılığı çok önemli. 2025&#039;te 1 milyon 750 binin üzerinde İngiliz turist bekliyoruz. Almanların da ilk defa 4 milyonlu seviyelere yaklaşacağını düşünüyoruz. Ekim ayında yurt içi pazar fiyatlarımızı çıktık. İç pazardan da insanımız erken rezervasyon yaptırmaya alıştı. Erken rezervasyon yaptırınca en uygun tatile çıktığını gördü.&quot;  Kavaloğlu, yurt dışı ve yurt içinden rezervasyonların devam ettiğini belirterek, Avrupa&#039;da yaşayan Türklerin de Antalya&#039;ya yoğun ilgisinin olduğunu, onların da erken rezervasyon yaptırdığını vurguladı.  Çevre ülkelerdeki savaşa ve olumsuzluklara karşın turizmde başarılı bir 2024 sezonu geçirdiklerine değinen Kavaloğlu, 2025&#039;in çok daha iyi olmasını beklediklerini sözlerine ekledi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mmbwW1b5i06-Cou3RJXOnw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erken, rezervasyonda, İngiliz, Almanların, tercihi, Antalya, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mmbwW1b5i06-Cou3RJXOnw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Erken rezervasyonda İngiliz ve Almanların tercihi Antalya oldu"><p>Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, İngiltere ve Almanya'dan gelen erken rezervasyonlarda artış olduğunu belirterek, "Erken rezervasyonda İngilizler yüzde 30, Almanlar yüzde 20 artıda gözüküyor." dedi.</p><p>Dünyanın önemli turizm merkezleri arasında yer alan Antalya, farklı ülkelerden turistlere ev sahipliği yapıyor.</p><p><strong>İKİ MİLYONA YAKIN İNGİLİZ TATİLCİNİN GELMESİ BEKLENİYOR</strong> </p><p> </p><p>1 Ocak-31 Ekim döneminde kentte tatil yapan 16 milyon 131 bin 847 yabancı turistin, 3 milyon 298 bin 154'ünü Almanlar, 1 milyon 487 bin 429'unu ise İngilizler oluşturdu.  2021'in 1 Ocak-31 Ekim döneminde 1 milyon 164 bin 339 Alman turistin geldiği Antalya'da, 2022'de 2 milyon 671 bin 679, 2023'te ise 3 milyon 167 bin 811 Alman tatil yaptı. 2025'te Antalya'ya gelen Alman turist sayısının 4 milyonun üzerine çıkması hedefleniyor.  2021'in 10 aylık döneminde 50 bin 202 İngiliz turistin geldiği kentte, 2022'de 1 milyon 89 bin 115, 2023'te ise 1 milyon 243 bin 922 İngiliz misafir tatilini geçirdi. Geçen yılın aynı dönemine göre bu yıl gelen İngiliz turist sayısında yüzde 19,58 artış yaşandı.  Her yıl büyüme trendini sürdüren İngiltere, erken rezervasyonda da en hızlı hareket eden pazar oldu. Antalya'ya, 2025 sezonunda 2 milyona yakın İngiliz tatilcinin gelmesi bekleniyor.  <strong>"AVRUPA'DAKİ TÜRKLER DE ANTALYA'YA İLGİ GÖSTERİYOR"</strong>  Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, AA muhabirine, erken rezervasyonlardan sevindirici rakamlar almaya başladıklarını anlattı.  İç pazardan da talep olduğuna değinen Kavaloğlu, şunları kaydetti:  "İngiltere'den gelen erken rezervasyonlarda çok ciddi artış var. Almanya'dan gelen rakamlar da iyi. Erken rezervasyonda İngilizler yüzde 30, Almanlar yüzde 20 artıda gözüküyor. Bu artışın bizim için devamlılığı çok önemli. 2025'te 1 milyon 750 binin üzerinde İngiliz turist bekliyoruz.</p><p> Almanların da ilk defa 4 milyonlu seviyelere yaklaşacağını düşünüyoruz. Ekim ayında yurt içi pazar fiyatlarımızı çıktık. İç pazardan da insanımız erken rezervasyon yaptırmaya alıştı. Erken rezervasyon yaptırınca en uygun tatile çıktığını gördü."  Kavaloğlu, yurt dışı ve yurt içinden rezervasyonların devam ettiğini belirterek, Avrupa'da yaşayan Türklerin de Antalya'ya yoğun ilgisinin olduğunu, onların da erken rezervasyon yaptırdığını vurguladı.  Çevre ülkelerdeki savaşa ve olumsuzluklara karşın turizmde başarılı bir 2024 sezonu geçirdiklerine değinen Kavaloğlu, 2025'in çok daha iyi olmasını beklediklerini sözlerine ekledi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gölpınar Hitit Barajı, Dünya Mirası Sulama Yapıları Listesi&amp;apos;ne alındı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goelpinar-hitit-baraji-dunya-mirasi-sulama-yapilari-listesine-alindi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goelpinar-hitit-baraji-dunya-mirasi-sulama-yapilari-listesine-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Çorum&#039;un Alacahöyük antik şehrinde yer alan Gölpınar Hitit Barajı&#039;nın, Uluslararası Sulama ve Drenaj Komisyonu (ICID) tarafından Dünya Mirası Sulama Yapıları Listesi&#039;ne alındığını bildirdi.Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yazılı açıklamasında, merkezi Hindistan&#039;ın başkenti Yeni Delhi&#039;de Türkiye&#039;nin de içinde yer aldığı 11 kurucu üye ile 1950&#039;de faaliyetlerine başlayan ICID&#039;ın halihazırda 110 üyesi ile sürdürülebilir tarımsal su yönetimini teşvik etmek amacıyla sulama, drenaj ve taşkın yönetimi alanında çalışmalar yürüttüğünü belirtti.  Bakanlığa bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün, ICID&#039;a, 1960&#039;da kurumsal üye (Türk Milli Komitesi-TUCID) olduğunu belirten Yumaklı, ICID tarafından belirli periyotlarda, tarımda suyun verimli kullanımını desteklemek, sulama alanındaki yenilikçi çalışmaları dünya su gündemine taşımak ve bu konudaki araştırmaları teşvik etmek amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller verildiğini anımsattı.  LİSTEDEKİ ESER SAYISI İKİYE ÇIKTIBu ödüllerden birinin de 2014 yılından itibaren, 100 yıldan daha eski ve faal durumda bulunan sulama yapılarının tanınması amacıyla verilen WHIS ödülü olduğunu belirten Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:  &quot;Bakanlığımıza bağlı DSİ Genel Müdürlüğümüz, WHIS ödülü kategorisine 2024&#039;te Gölpınar Hitit Barajı ile adaylık başvurusu yapmıştır. 3 bin 324 yıllık baraj, ICID tarafından Sidney-Avustralya&#039;da düzenlenen 75. Uluslararası Yönetim Kurulu Toplantısı&#039;nda, TUCID&#039;in WHIS ödülünü alarak Dünya Mirası Sulama Yapıları Listesi’nde yer almaya hak kazandığı ilan edilmiştir. Tarih öncesi çağlardan bu yana Anadolu topraklarımızı suyla buluşturan ve ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak DSİ Genel Müdürlüğümüz tarafından rehabilite edilen tesisimizin böylesine önemli bir ödüle layık görülmesi ülkemiz adına mutluluk vericidir. Geçen yıl da Van ilimizin sınırları içinde yer alan 2 bin 800 yıllık Şamran Kanalı Dünya Mirası Sulama Yapıları Listesine girmeye hak kazanmıştı. Böylece ülkemizden Dünya Mirası Sulama Yapıları Listesine giren eser sayımız ikiye yükseldi.&quot;  Bakan Yumaklı, gelecek süreçte ülkede yer alan diğer tarihi sulama yapılarının da listede yerini alması için çalışmaları sürdüreceklerini vurguladı. Halen su stresi yaşayan bir ülke olarak su kaynaklarının daha akılcı, etkin ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi için hayata geçirdikleri eylem planlarını kararlılıkla uyguladıklarına işaret eden Yumaklı, &quot;Bu bağlamda, geçmişten miras kalan tarihi değere sahip su yapılarımızın korunup gelecek kuşaklara aktarılması için büyük gayret gösteriyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.  GÖLPINAR HİTİT BARAJIAçıklamaya göre, Hititler, Milattan Önce (MÖ) 13. Yüzyıl&#039;da Anadolu topraklarını suyla buluşturmak amacıyla Gölpınar Hitit Barajı&#039;nı inşa etmiş ve baraj vasıtasıyla toplanan suyu 1,3 kilometre uzaklıktaki Alacahöyük antik şehrine ulaştırmış. Alacahöyük&#039;te 1997&#039;de Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu&#039;nun kazı başkanlığında yeniden başlatılan çalışmalar kapsamında, Anadolu&#039;nun ilk barajlarından biri olan Hitit Barajı gün yüzüne çıkartıldı. Baraj, 2002-2007 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu, Anadolu Üniversitesi, Çorum Valiliği, Alacahöyük Belediyesi ile koordineli olarak DSİ Genel Müdürlüğü tarafından rehabilite edildi.Barajın turizme kazandırılması konusunda 2015&#039;te başlatılan arkeopark projesi çalışmaları 2018&#039;de tamamlandı. Barajın turizme kazandırılması için etrafındaki 277 dönüm arazi kamulaştırıldı. Bugün daha çok turizm yönüyle ön plana çıkan baraj ve çevresi, Hititler&#039;in son döneminde bölgede yaşanan kuraklığın bir ürünü olması nedeniyle önemini koruyor.  Savakları, su dinlendirme havuzu, geçirgenliği azaltan kil sıvaları ile döneminin önemli su mühendisliği harikalarından biri olduğu değerlendirilen barajın, su seviyesini kontrol eden bölümü ise başlı başına bir yapıt olarak kabul ediliyor. Günümüzde fonksiyonlarını devam ettiren baraj, 3 bin 324 yıl öncesinde olduğu gibi Alacahöyük çiftçileri tarafından tarımsal sulamada kullanılıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RQcPQ0Oap0KcKTABnKiAzA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gölpınar, Hitit, Barajı, Dünya, Mirası, Sulama, Yapıları, Listesine, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RQcPQ0Oap0KcKTABnKiAzA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gölpınar Hitit Barajı, Dünya Mirası Sulama Yapıları Listesi'ne alındı"><p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Çorum'un Alacahöyük antik şehrinde yer alan Gölpınar Hitit Barajı'nın, Uluslararası Sulama ve Drenaj Komisyonu (ICID) tarafından Dünya Mirası Sulama Yapıları Listesi'ne alındığını bildirdi.</p><p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yazılı açıklamasında, merkezi Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de Türkiye'nin de içinde yer aldığı 11 kurucu üye ile 1950'de faaliyetlerine başlayan ICID'ın halihazırda 110 üyesi ile sürdürülebilir tarımsal su yönetimini teşvik etmek amacıyla sulama, drenaj ve taşkın yönetimi alanında çalışmalar yürüttüğünü belirtti.  Bakanlığa bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün, ICID'a, 1960'da kurumsal üye (Türk Milli Komitesi-TUCID) olduğunu belirten Yumaklı, ICID tarafından belirli periyotlarda, tarımda suyun verimli kullanımını desteklemek, sulama alanındaki yenilikçi çalışmaları dünya su gündemine taşımak ve bu konudaki araştırmaları teşvik etmek amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller verildiğini anımsattı.  <strong>LİSTEDEKİ ESER SAYISI İKİYE ÇIKTI</strong></p><p>Bu ödüllerden birinin de 2014 yılından itibaren, 100 yıldan daha eski ve faal durumda bulunan sulama yapılarının tanınması amacıyla verilen WHIS ödülü olduğunu belirten Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:  "Bakanlığımıza bağlı DSİ Genel Müdürlüğümüz, WHIS ödülü kategorisine 2024'te Gölpınar Hitit Barajı ile adaylık başvurusu yapmıştır. 3 bin 324 yıllık baraj, ICID tarafından Sidney-Avustralya'da düzenlenen 75. Uluslararası Yönetim Kurulu Toplantısı'nda, TUCID'in WHIS ödülünü alarak Dünya Mirası Sulama Yapıları Listesi’nde yer almaya hak kazandığı ilan edilmiştir. Tarih öncesi çağlardan bu yana Anadolu topraklarımızı suyla buluşturan ve ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak DSİ Genel Müdürlüğümüz tarafından rehabilite edilen tesisimizin böylesine önemli bir ödüle layık görülmesi ülkemiz adına mutluluk vericidir. Geçen yıl da Van ilimizin sınırları içinde yer alan 2 bin 800 yıllık Şamran Kanalı Dünya Mirası Sulama Yapıları Listesine girmeye hak kazanmıştı. Böylece ülkemizden Dünya Mirası Sulama Yapıları Listesine giren eser sayımız ikiye yükseldi."  Bakan Yumaklı, gelecek süreçte ülkede yer alan diğer tarihi sulama yapılarının da listede yerini alması için çalışmaları sürdüreceklerini vurguladı. Halen su stresi yaşayan bir ülke olarak su kaynaklarının daha akılcı, etkin ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi için hayata geçirdikleri eylem planlarını kararlılıkla uyguladıklarına işaret eden Yumaklı, "Bu bağlamda, geçmişten miras kalan tarihi değere sahip su yapılarımızın korunup gelecek kuşaklara aktarılması için büyük gayret gösteriyoruz." ifadelerini kullandı.  <strong>GÖLPINAR HİTİT BARAJI</strong></p><p>Açıklamaya göre, Hititler, Milattan Önce (MÖ) 13. Yüzyıl'da Anadolu topraklarını suyla buluşturmak amacıyla Gölpınar Hitit Barajı'nı inşa etmiş ve baraj vasıtasıyla toplanan suyu 1,3 kilometre uzaklıktaki Alacahöyük antik şehrine ulaştırmış. Alacahöyük'te 1997'de Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu'nun kazı başkanlığında yeniden başlatılan çalışmalar kapsamında, Anadolu'nun ilk barajlarından biri olan Hitit Barajı gün yüzüne çıkartıldı. Baraj, 2002-2007 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu, Anadolu Üniversitesi, Çorum Valiliği, Alacahöyük Belediyesi ile koordineli olarak DSİ Genel Müdürlüğü tarafından rehabilite edildi.</p><p>Barajın turizme kazandırılması konusunda 2015'te başlatılan arkeopark projesi çalışmaları 2018'de tamamlandı. Barajın turizme kazandırılması için etrafındaki 277 dönüm arazi kamulaştırıldı. Bugün daha çok turizm yönüyle ön plana çıkan baraj ve çevresi, Hititler'in son döneminde bölgede yaşanan kuraklığın bir ürünü olması nedeniyle önemini koruyor.  Savakları, su dinlendirme havuzu, geçirgenliği azaltan kil sıvaları ile döneminin önemli su mühendisliği harikalarından biri olduğu değerlendirilen barajın, su seviyesini kontrol eden bölümü ise başlı başına bir yapıt olarak kabul ediliyor. Günümüzde fonksiyonlarını devam ettiren baraj, 3 bin 324 yıl öncesinde olduğu gibi Alacahöyük çiftçileri tarafından tarımsal sulamada kullanılıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hasankeyf, Türkiye&amp;apos;nin 26&amp;apos;ncı &amp;quot;sakin şehri&amp;quot; olmak istiyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hasankeyf-turkiyenin-26nci-sakin-sehri-olmak-istiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hasankeyf-turkiyenin-26nci-sakin-sehri-olmak-istiyor</guid>
<description><![CDATA[ Batman&#039;ın tarihi Hasankeyf ilçesi, Türkiye&#039;nin 26&#039;ncı &quot;sakin şehri&quot; olmak istiyor. Hasankeyf&#039;in Cittaslow ağına dahil olabilmesi için yaklaşık 73 kriterin yerine getirilmesi gerekiyor.Batman merkeze 37 kilometre mesafede olan tarihi ilçenin Uluslararası Sakin Kentler Birliği (Cittaslow) ağına dahil edilmesi amacıyla Hasankeyf Kaymakamlığı öncülüğünde çalışma yürütülüyor. İlçeyi daha tanınır hale getirmek, yerli ve yabancı turist potansiyelini arttırmak ve bu potansiyelini ekonomik değere dönüştürmek amacıyla Hasankeyf Kaymakamlığı öncülüğünde GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve İl Özel İdaresi arasında ilçenin Cittaslow ağına dahil edilmesi için protokol imzalandı.  Hasankeyf Kaymakamı Mehmet Ali İmrak, Hasankeyf&#039;in 12 bin yıllık kadim bir tarihe sahip, Mezopotamya&#039;nın kalbi bir ilçe olduğunu söyledi.  İlçenin Ilısu Barajı sonrası sadece tarihi ve kültürüyle değil suyun da her türlü imkanında faydalandığını kaydeden İmrak, ilçenin su sporları merkezi olma yolunda da ilerleme katettiğini belirtti.  Bu yıl 100 bin turist ağırlama hedeflerinin olduğunu, tarihi ilçenin bu yıl kasım ayı itibarıyla 125 bin kişiyi ağırladığını bildiren İmrak, &quot;Bu hedefimizi tutturmuş olduk ama bizler için bu yeterli bir potansiyel değil. Biz inanıyoruz ki Hasankeyf, 100 binleri, milyonları ağırlayabilecek potansiyel ve imkana sahip. Bunun için gayret sarf ediyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. Bir yıl önce göreve başladığında ilçenin en önemli özelliğinin sakinliği olduğunu fark ettiğini anlatan İmrak, bundan dolayı Hasankeyf&#039;e yakışacak en güzel etiketlerden birinin &quot;sakin şehir&quot; unvanı olduğunu düşündüklerini dile getirdi.73 KRİTERİ YERİNE GETİRMESİ GEREKİYOR  Buna yönelik çalışmaları başlattıklarını ifade eden İmrak, şöyle devam etti:   &quot;Sayın Valimizin öncülüğünde büyük bir destek gördük. İlk olarak kapısını çaldığımız GAP Bölge Kalkınma İdaremiz bu konuda bize büyük bir destek verdi. Kaymakamlığımız öncülüğünde GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve İl Özel İdaremizle bir protokol imzaladık ve Cittaslow üyelik şartlarını yerine getirebilmek için çalışmalarımıza başladık.&quot;  Cittaslow ağına dahil olabilmek için yaklaşık 73 kriterin yerine getirilmesi gerektiğini kaydeden İmrak, Hasankeyf&#039;in kendi dinamikleri içerisinde 40&#039;a yakın kriteri taşıdığını kaydetti.  İmrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:  &quot;Tüm kriterleri tamamlayarak üyelik başvurusunda bulunacağız. Bazı ufak dokunuşlarla 73 barajına ulaşacağız. Aktivitelerimiz hep bu yönde gelişecek. Bütün parametreleri yerine getirip Hasankeyf&#039;i bir Cittaslow üyesi yaparak Batman&#039;ımıza, ülkemize kazandıracağız. Cittaslow için halkın içme suyu tüketiminin ulusal ortalamayla karşılaştırılması, kentsel katı atıkların ayrıştırılarak toplanması, kamunun yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimi, engellilere yönelik mimari engellerin kaldırılması, aile hayatı ve hamile kadınlar için girişimler, sağlık hizmetlerine onaylanmış ulaşılabilirlik, kentin direnci için planlama, kentsel yaşanabilirliğinin arttırılması, kentin internet ağına sahip olması, el yapımı ve etiketli veya markalı esnaf ve sanatkar ürünlerinin, yerel ve geleneksel kültürel etkinliklerin korunması ve değerlerinin arttırılması, çocuk bakımının desteklenmesi, genç neslin istihdam durumu gibi 73 kriterin karşılanmış olması gerekmektedir.&quot;  Adaylık süreci için çalışmalara başladıklarını kaydeden İmrak, proje kapsamında koordinasyon ekibi kurulduğunu, ilçenin Cittaslow ağına dahil edilmesi için başvuru hazırlıkları yapıldığını bildirdi.  İlçenin potansiyelini belirlemek ve ihtiyaç analizini ortaya çıkarmak için danışmanlık hizmeti alımı yapıldığını belirten İmrak, şöyle dedi:  &quot;İlgili firmadan ön ara rapor alınmıştır. Ara rapor akabinde eksik görülen konular kapsamında eğitim planlaması yapılmıştır. Katılım kriterleri kapsamında Belediye, Köylere Hizmet Götürme Birliği ve İlçe Emniyet Müdürlüğü ile trafik güvenliği ve yaşanabilir şehir merkezi için haritalandırma, işaretleme ve güzergah belirleme çalışmaları yapılmaktadır. İlçe bisiklet yolları için alan belirleme çalışmaları tamamlanmıştır. Gençlik ve spor uygulamaları konusunda gerekli tüm raporlamalar hazırlanmıştır.&quot;  Türkiye&#039;de Cittaslow ağına dahil 25 yerin olduğunu aktaran İmrak, ilçe olarak 26&#039;ncı yer olmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DuAHKH_muk-FG8ySqJu_GQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hasankeyf, Türkiyenin, 26ncı, sakin, şehri, olmak, istiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DuAHKH_muk-FG8ySqJu_GQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hasankeyf, Türkiye'nin 26'ncı " sakin olmak istiyor><p>Batman'ın tarihi Hasankeyf ilçesi, Türkiye'nin 26'ncı "sakin şehri" olmak istiyor. Hasankeyf'in Cittaslow ağına dahil olabilmesi için yaklaşık 73 kriterin yerine getirilmesi gerekiyor.</p>Batman merkeze 37 kilometre mesafede olan tarihi ilçenin Uluslararası Sakin Kentler Birliği <strong>(Cittaslow)</strong> ağına dahil edilmesi amacıyla Hasankeyf Kaymakamlığı öncülüğünde çalışma yürütülüyor. İlçeyi daha tanınır hale getirmek, yerli ve yabancı turist potansiyelini arttırmak ve bu potansiyelini ekonomik değere dönüştürmek amacıyla Hasankeyf Kaymakamlığı öncülüğünde GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve İl Özel İdaresi arasında ilçenin Cittaslow ağına dahil edilmesi için protokol imzalandı.  Hasankeyf Kaymakamı Mehmet Ali İmrak, Hasankeyf'in 12 bin yıllık kadim bir tarihe sahip, Mezopotamya'nın kalbi bir ilçe olduğunu söyledi.  İlçenin Ilısu Barajı sonrası sadece tarihi ve kültürüyle değil suyun da her türlü imkanında faydalandığını kaydeden İmrak, ilçenin su sporları merkezi olma yolunda da ilerleme katettiğini belirtti.  Bu yıl 100 bin turist ağırlama hedeflerinin olduğunu, tarihi ilçenin bu yıl kasım ayı itibarıyla 125 bin kişiyi ağırladığını bildiren İmrak, "Bu hedefimizi tutturmuş olduk ama bizler için bu yeterli bir potansiyel değil. Biz inanıyoruz ki Hasankeyf, 100 binleri, milyonları ağırlayabilecek potansiyel ve imkana sahip. Bunun için gayret sarf ediyoruz." ifadelerini kullandı. Bir yıl önce göreve başladığında ilçenin en önemli özelliğinin sakinliği olduğunu fark ettiğini anlatan İmrak, bundan dolayı Hasankeyf'e yakışacak en güzel etiketlerden birinin "sakin şehir" unvanı olduğunu düşündüklerini dile getirdi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i9wdqrYixE2XTFrgT2QGwA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>73 KRİTERİ YERİNE GETİRMESİ GEREKİYOR</strong>  Buna yönelik çalışmaları başlattıklarını ifade eden İmrak, şöyle devam etti:   "Sayın Valimizin öncülüğünde büyük bir destek gördük. İlk olarak kapısını çaldığımız GAP Bölge Kalkınma İdaremiz bu konuda bize büyük bir destek verdi. Kaymakamlığımız öncülüğünde GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve İl Özel İdaremizle bir protokol imzaladık ve Cittaslow üyelik şartlarını yerine getirebilmek için çalışmalarımıza başladık."  Cittaslow ağına dahil olabilmek için yaklaşık 73 kriterin yerine getirilmesi gerektiğini kaydeden İmrak, Hasankeyf'in kendi dinamikleri içerisinde 40'a yakın kriteri taşıdığını kaydetti.  İmrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:  "Tüm kriterleri tamamlayarak üyelik başvurusunda bulunacağız. Bazı ufak dokunuşlarla 73 barajına ulaşacağız. Aktivitelerimiz hep bu yönde gelişecek. Bütün parametreleri yerine getirip Hasankeyf'i bir Cittaslow üyesi yaparak Batman'ımıza, ülkemize kazandıracağız. Cittaslow için halkın içme suyu tüketiminin ulusal ortalamayla karşılaştırılması, kentsel katı atıkların ayrıştırılarak toplanması, kamunun yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimi, engellilere yönelik mimari engellerin kaldırılması, aile hayatı ve hamile kadınlar için girişimler, sağlık hizmetlerine onaylanmış ulaşılabilirlik, kentin direnci için planlama, kentsel yaşanabilirliğinin arttırılması, kentin internet ağına sahip olması, el yapımı ve etiketli veya markalı esnaf ve sanatkar ürünlerinin, yerel ve geleneksel kültürel etkinliklerin korunması ve değerlerinin arttırılması, çocuk bakımının desteklenmesi, genç neslin istihdam durumu gibi 73 kriterin karşılanmış olması gerekmektedir."  Adaylık süreci için çalışmalara başladıklarını kaydeden İmrak, proje kapsamında koordinasyon ekibi kurulduğunu, ilçenin Cittaslow ağına dahil edilmesi için başvuru hazırlıkları yapıldığını bildirdi.  İlçenin potansiyelini belirlemek ve ihtiyaç analizini ortaya çıkarmak için danışmanlık hizmeti alımı yapıldığını belirten İmrak, şöyle dedi:  "İlgili firmadan ön ara rapor alınmıştır. Ara rapor akabinde eksik görülen konular kapsamında eğitim planlaması yapılmıştır. Katılım kriterleri kapsamında Belediye, Köylere Hizmet Götürme Birliği ve İlçe Emniyet Müdürlüğü ile trafik güvenliği ve yaşanabilir şehir merkezi için haritalandırma, işaretleme ve güzergah belirleme çalışmaları yapılmaktadır. İlçe bisiklet yolları için alan belirleme çalışmaları tamamlanmıştır. Gençlik ve spor uygulamaları konusunda gerekli tüm raporlamalar hazırlanmıştır."  Türkiye'de Cittaslow ağına dahil 25 yerin olduğunu aktaran İmrak, ilçe olarak 26'ncı yer olmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ekimde Türkiye&amp;apos;ye gelen turist sayısı 5 milyonu aştı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ekimde-turkiyeye-gelen-turist-sayisi-5-milyonu-asti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ekimde-turkiyeye-gelen-turist-sayisi-5-milyonu-asti</guid>
<description><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre Türkiye&#039;ye ekim ayında gelen yabancı ziyaretçi sayısı yıllık yüzde 9,25 artarak 5 milyon 448 bin 459 kişi oldu.Türkiye&#039;yi yılın 10 ayında 54 milyon 629 bin 687 kişi ziyaret etti.Kültür ve Turizm Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamaya göre, ziyaretçilerin 47 milyon 306 bin 764&#039;ünü yabancılar oluşturdu.  Yabancı ziyaretçi sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,03 arttı.10 AYDA ZİYARETÇİ SAYISI 55 MİLYONA YAKLAŞTI  Türkiye&#039;ye yılın 10 aylık döneminde en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,05 artış ve 6 milyon 249 bin 998 kişi ile Rusya Federasyonu birinci, yüzde 6,43 artış ve 6 milyon 83 bin 421 kişi ile Almanya ikinci, yüzde 16,98 artış ve 4 milyon 209 bin 967 kişi ile de İngiltere üçüncü sırada yer aldı. İngiltere&#039;yi, İran ve Bulgaristan takip etti.  Türkiye&#039;ye ekim ayında gelen yabancı ziyaretçi sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,25 artarak 5 milyon 448 bin 459&#039;a ulaştı.  Ekim ayında Türkiye&#039;nin en çok ziyaretçi ağırladığı ülkeler sıralamasında ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,59 artış ve 925 bin 928 kişi ile Almanya birinci, yüzde 15,53 artış ve 776 bin 618 kişi ile Rusya Federasyonu ikinci, yüzde 20,19 artış ve 530 bin 586 kişi ile de İngiltere üçüncü sırada yer aldı. İngiltere&#039;yi, İran ve Bulgaristan izledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k0zSsoKkAUm2dgPubHz21g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ekimde, Türkiyeye, gelen, turist, sayısı, milyonu, aştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k0zSsoKkAUm2dgPubHz21g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ekimde Türkiye'ye gelen turist sayısı 5 milyonu aştı"><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre Türkiye'ye ekim ayında gelen yabancı ziyaretçi sayısı yıllık yüzde 9,25 artarak 5 milyon 448 bin 459 kişi oldu.</p><p>Türkiye'yi yılın 10 ayında 54 milyon 629 bin 687 kişi ziyaret etti.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, ziyaretçilerin 47 milyon 306 bin 764'ünü yabancılar oluşturdu.  Yabancı ziyaretçi sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,03 arttı.</p><p><strong>10 AYDA ZİYARETÇİ SAYISI 55 MİLYONA YAKLAŞTI</strong>  Türkiye'ye yılın 10 aylık döneminde en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,05 artış ve 6 milyon 249 bin 998 kişi ile Rusya Federasyonu birinci, yüzde 6,43 artış ve 6 milyon 83 bin 421 kişi ile Almanya ikinci, yüzde 16,98 artış ve 4 milyon 209 bin 967 kişi ile de İngiltere üçüncü sırada yer aldı. İngiltere'yi, İran ve Bulgaristan takip etti.  Türkiye'ye ekim ayında gelen yabancı ziyaretçi sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,25 artarak 5 milyon 448 bin 459'a ulaştı.  Ekim ayında Türkiye'nin en çok ziyaretçi ağırladığı ülkeler sıralamasında ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,59 artış ve 925 bin 928 kişi ile Almanya birinci, yüzde 15,53 artış ve 776 bin 618 kişi ile Rusya Federasyonu ikinci, yüzde 20,19 artış ve 530 bin 586 kişi ile de İngiltere üçüncü sırada yer aldı. İngiltere'yi, İran ve Bulgaristan izledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şanlıurfa&amp;apos;daki Kızılkoyun Nekropolü&amp;apos;nde kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sanliurfadaki-kizilkoyun-nekropolunde-kazi-ve-restorasyon-calismalari-suruyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sanliurfadaki-kizilkoyun-nekropolunde-kazi-ve-restorasyon-calismalari-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Şanlıurfa&#039;da 2 bin yıllık kaya mezarlarının bulunduğu Kızılkoyun Nekropolü bölgesinde kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor.Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve Müze Müdürlüğü tarafından Turizm Tanıtma Şube Müdürlüğü arkeologları eşliğinde Kızılkoyun Nekropolü&#039;nde yürütülen kazı çalışmalarında, Jesus Christ monogramlı mezar odasının ön tarafında Grek ve Arami dillerinde yazıların yer aldığı bir tabula ansata (kitabelik) bulundu.  Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca alınan karar sonrası restorasyonu tamamlanan tabula ansata, mezar odasının giriş kısmına yerleştirildi.Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Adak tarafından yapılan çalışmada, tabula ansata üzerinde &quot;Bu anıt Kineas çocukları Zooras, Bias ve Boethos&#039;a ve onların çocuklarına aittir&quot; yazdığı tespit edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CJlUT-2ZMU298_clCjNGtQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şanlıurfadaki, Kızılkoyun, Nekropolünde, kazı, restorasyon, çalışmaları, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CJlUT-2ZMU298_clCjNGtQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Şanlıurfa'daki Kızılkoyun Nekropolü'nde kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor"><p>Şanlıurfa'da 2 bin yıllık kaya mezarlarının bulunduğu Kızılkoyun Nekropolü bölgesinde kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor.</p>Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve Müze Müdürlüğü tarafından Turizm Tanıtma Şube Müdürlüğü arkeologları eşliğinde Kızılkoyun Nekropolü'nde yürütülen kazı çalışmalarında, Jesus Christ monogramlı mezar odasının ön tarafında Grek ve Arami dillerinde yazıların yer aldığı bir tabula ansata (kitabelik) bulundu.  Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca alınan karar sonrası restorasyonu tamamlanan tabula ansata, mezar odasının giriş kısmına yerleştirildi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RNDdk_yyvEeDCDhdqjlQag.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Adak tarafından yapılan çalışmada, tabula ansata üzerinde "Bu anıt Kineas çocukları Zooras, Bias ve Boethos'a ve onların çocuklarına aittir" yazdığı tespit edildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>THY&amp;apos;nin bazı İtalya seferleri iptal edildi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/thynin-bazi-italya-seferleri-iptal-edildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/thynin-bazi-italya-seferleri-iptal-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Türk Hava Yolları (THY), İtalya&#039;daki yer hizmetleri personelinin grevi nedeniyle yarın yapılması planlanan bazı seferlerin iptal edildiğini duyurdu.THY Basın Müşavirliği&#039;nden yapılan açıklamada, 29 Kasım&#039;da &quot;TK 1873 İstanbul-Milano&quot;, &quot;TK 1874 Milano-İstanbul&quot;, &quot;TK 1865 İstanbul-Roma&quot;, &quot;TK 1866 Roma-İstanbul&quot;, &quot;TK 1323 İstanbul-Bologna&quot; ile &quot;TK 1324 Bologna-İstanbul&quot; tarifeli seferlerinin icra edilemeyeceği kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0PRwWRMkSE-zuLQn-x6DFw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>THYnin, bazı, İtalya, seferleri, iptal, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0PRwWRMkSE-zuLQn-x6DFw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="THY'nin bazı İtalya seferleri iptal edildi"><p>Türk Hava Yolları (THY), İtalya'daki yer hizmetleri personelinin grevi nedeniyle yarın yapılması planlanan bazı seferlerin iptal edildiğini duyurdu.</p>THY Basın Müşavirliği'nden yapılan açıklamada, 29 Kasım'da "TK 1873 İstanbul-Milano", "TK 1874 Milano-İstanbul", "TK 1865 İstanbul-Roma", "TK 1866 Roma-İstanbul", "TK 1323 İstanbul-Bologna" ile "TK 1324 Bologna-İstanbul" tarifeli seferlerinin icra edilemeyeceği kaydedildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Phaselis Antik Kenti&amp;apos;ndeki kazılarda kutsal alan ve adak heykeller bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/phaselis-antik-kentindeki-kazilarda-kutsal-alan-ve-adak-heykeller-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/phaselis-antik-kentindeki-kazilarda-kutsal-alan-ve-adak-heykeller-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Antalya&#039;nın Kemer ilçesindeki Phaselis Antik Kenti&#039;ndeki kazı çalışmalarında Apollon&#039;a adandığı düşünülen altar yapısı (sunak) ve içerisinde aralarında insan ve aslan bulunan küçük adak heykeller bulundu.Tarihi milattan önce 690&#039;lara dayanan ve Pamfilya sınırındaki Likya&#039;nın son kenti olan Phaselis Antik Kenti&#039;nde kazı çalışmaları, Kültür Turizm Bakanlığının &quot;Geleceğe Miras Projesi&quot; ile 12 aya yayılarak son 2 yılda ivme kazandı.  Pers, İskender ve Roma dönemlerine ait kalıntıların bulunduğu 3 limanlı ender kentlerden bir tanesi olarak nitelendirilen antik kentte, Prof. Dr. Erdoğan Aslan&#039;ın başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarında yeni keşifler ortaya çıktı.Prof. Dr. Aslan, bölgede 1980&#039;li yıllarda başlayan kazıların özellikle Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy&#039;un bu alana verdiği desteklerle son 2 yılda muazzam şekilde ilerlediğini söyledi.  Kısa sürede daha fazla verilere ulaşılmaya başlandığını ifade eden Aslan, &quot;Phaselis Antik Kenti&#039;nde yürüttüğümüz kazılarda Arkaik döneme tarihlediğimiz bir altar yapısı yani bir kutsal alan ve bunun içerisinde küçük adak heykelcikleri bulundu. Bunlar milattan önce 620&#039;lere denk gelen bir tarihi yansıtıyor. Çok çok önemli bir bulgu ve buluntu grubu. Bulduğumuz buluntular 100 yılda, 200 yılda bir denk gelebilecek nitelikte bir buluntu grubu. Kentin erken dönem tarihini aydınlatması açısından da muazzam değerli&quot; dedi.Aslan, heykellerin kırılmış şekilde bulunduğunu ve bundan da tanrılara adamak amacıyla kırılıp atıldığını anladıklarını kaydetti. Bir çeşit kurban etme görevi icra edildiğini ifade eden Aslan, &quot;Çukurda bulduğumuz heykellerin tamamı kırık durumda ele geçti, nedeni de o dönemde adak olarak kırılıp, konulmuş. Yapının hemen antik limanın yanı başında olması da ayrı bir önem taşıyor. Burada olasılıkla ilk kent kurulduğunda bu liman kullanılıyor ve limana gelen giden gemilerin yolcuları, sahipleri muhtemelen burada adak adayıp, öyle çıkıyorlardı denize, kendi ülkelerine sağ salim kavuşmak adına&quot; diye konuştu.Yapı içindeki küçük adak heykellerin taştan yontulmuş ya da seramikten yapılmış iki gruptan oluştuğunu dile getiren Aslan, şunları söyledi:  &quot;Buluntu grubunda insan, aslan, at, binicili süvari, savaşçı figürleri gibi buluntular var. Gerek antik kent, gerek tüm kıyı hattımız, gerekse Doğu Akdeniz&#039;deki antik dönemlere göre sansasyonel buluntular. Arkeologlar için ise çok heyecan verici bir buluntu. Hem dönemi hem ender bulunuşu hem de ait olduğu yapıyla bir kompleks olarak adandığı yerle birlikte bulmamız heyecanlandıran bir veri gurubu.&quot;Aslan, buluntuların Kıbrıs ve Mısır kökenli olduğunun anlaşıldığını belirtti. Bunun da kentin erken döneminde Kıbrıs ve Mısır ile olan ilişkileri ortaya koyduğunu aktaran Aslan, &quot;Herodot, milattan önce 650&#039;li yıllarda Phaselis&#039;in de içinde olduğu birkaç kentten Mısır&#039;ın Naukratis kentinde Hellenion&#039;un kurulduğunu anlatır, dolayısıyla biz de Naukratis ve Kıbrıs bağlantısını buluyoruz. Belli ki onlar da buradaki kutsal alanı ziyaret ediyorlardı, hediyelerini, sunaklarını yapıyorlardı ki biz buradaki yazıtlardan, arkeolojik buluntulardan Apollan&#039;a adandığını anlıyoruz&quot; ifadelerini kullandı.  Erdoğan Aslan, yeni buluntulara ulaşmak için kazı çalışmaların kesintiye uğramadan hızlı bir şekilde devam edeceğini kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/st8Ygz9Os0CEZUqW6yjh0g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Phaselis, Antik, Kentindeki, kazılarda, kutsal, alan, adak, heykeller, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/st8Ygz9Os0CEZUqW6yjh0g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Phaselis Antik Kenti'ndeki kazılarda kutsal alan ve adak heykeller bulundu"><p>Antalya'nın Kemer ilçesindeki Phaselis Antik Kenti'ndeki kazı çalışmalarında Apollon'a adandığı düşünülen altar yapısı (sunak) ve içerisinde aralarında insan ve aslan bulunan küçük adak heykeller bulundu.</p>Tarihi milattan önce 690'lara dayanan ve Pamfilya sınırındaki Likya'nın son kenti olan <strong>Phaselis Antik Kenti</strong>'nde kazı çalışmaları, Kültür Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras Projesi" ile 12 aya yayılarak son 2 yılda ivme kazandı.  Pers, İskender ve Roma dönemlerine ait kalıntıların bulunduğu 3 limanlı ender kentlerden bir tanesi olarak nitelendirilen antik kentte, Prof. Dr. Erdoğan Aslan'ın başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarında yeni keşifler ortaya çıktı.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xyrWAGNWbkWvt8sllRKFnA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Prof. Dr. Aslan, bölgede 1980'li yıllarda başlayan kazıların özellikle Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un bu alana verdiği desteklerle son 2 yılda muazzam şekilde ilerlediğini söyledi.  Kısa sürede daha fazla verilere ulaşılmaya başlandığını ifade eden Aslan, "Phaselis Antik Kenti'nde yürüttüğümüz kazılarda Arkaik döneme tarihlediğimiz bir altar yapısı yani bir kutsal alan ve bunun içerisinde küçük adak heykelcikleri bulundu. Bunlar milattan önce 620'lere denk gelen bir tarihi yansıtıyor. Çok çok önemli bir bulgu ve buluntu grubu. Bulduğumuz buluntular 100 yılda, 200 yılda bir denk gelebilecek nitelikte bir buluntu grubu. Kentin erken dönem tarihini aydınlatması açısından da muazzam değerli" dedi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zZCbR86pGUu_KZ_FkLyySQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Aslan, heykellerin kırılmış şekilde bulunduğunu ve bundan da tanrılara adamak amacıyla kırılıp atıldığını anladıklarını kaydetti. Bir çeşit kurban etme görevi icra edildiğini ifade eden Aslan, "Çukurda bulduğumuz heykellerin tamamı kırık durumda ele geçti, nedeni de o dönemde adak olarak kırılıp, konulmuş. Yapının hemen antik limanın yanı başında olması da ayrı bir önem taşıyor. Burada olasılıkla ilk kent kurulduğunda bu liman kullanılıyor ve limana gelen giden gemilerin yolcuları, sahipleri muhtemelen burada adak adayıp, öyle çıkıyorlardı denize, kendi ülkelerine sağ salim kavuşmak adına" diye konuştu.</p><p>Yapı içindeki küçük adak heykellerin taştan yontulmuş ya da seramikten yapılmış iki gruptan oluştuğunu dile getiren Aslan, şunları söyledi:  "Buluntu grubunda insan, aslan, at, binicili süvari, savaşçı figürleri gibi buluntular var. Gerek antik kent, gerek tüm kıyı hattımız, gerekse Doğu Akdeniz'deki antik dönemlere göre sansasyonel buluntular. Arkeologlar için ise çok heyecan verici bir buluntu. Hem dönemi hem ender bulunuşu hem de ait olduğu yapıyla bir kompleks olarak adandığı yerle birlikte bulmamız heyecanlandıran bir veri gurubu."</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C2tckRcg6kWflDvQcN9DEw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Aslan, buluntuların Kıbrıs ve Mısır kökenli olduğunun anlaşıldığını belirtti. Bunun da kentin erken döneminde Kıbrıs ve Mısır ile olan ilişkileri ortaya koyduğunu aktaran Aslan, "Herodot, milattan önce 650'li yıllarda Phaselis'in de içinde olduğu birkaç kentten Mısır'ın Naukratis kentinde Hellenion'un kurulduğunu anlatır, dolayısıyla biz de Naukratis ve Kıbrıs bağlantısını buluyoruz. Belli ki onlar da buradaki kutsal alanı ziyaret ediyorlardı, hediyelerini, sunaklarını yapıyorlardı ki biz buradaki yazıtlardan, arkeolojik buluntulardan Apollan'a adandığını anlıyoruz" ifadelerini kullandı.  Erdoğan Aslan, yeni buluntulara ulaşmak için kazı çalışmaların kesintiye uğramadan hızlı bir şekilde devam edeceğini kaydetti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Amasya, turistleri her mevsim ağırlamak istiyor: Hedef 1 milyon turist</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/amasya-turistleri-her-mevsim-agirlamak-istiyor-hedef-1-milyon-turist</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/amasya-turistleri-her-mevsim-agirlamak-istiyor-hedef-1-milyon-turist</guid>
<description><![CDATA[ Son yıllarda kültür turizminin önemli merkezlerinden biri haline gelen Amasya, turizmi 12 aya yayma hedefinde.Osmanlı şehzadelerinden birçoğunun ilk eğitimini aldığı, devlet yönetimini öğrendiği yer olması dolayısıyla &quot;Şehzadeler şehri&quot; olarak anılan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#039;ün &quot;Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır&quot; sözüyle dünyaya milletin bağımsız yaşama iradesini ilan ettiği şehir olan Amasya, sahip olduğu kimlikle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.  Ziyaretçilerine Hititlerden Perslere, Romalılardan Osmanlılara kadar 8 bin 500 yıllık geçmişin izlerini görme imkanı sunan Amasya, aynı zamanda doğal güzellikleriyle de öne çıkıyor UNESCO&#039;nun Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;nde yer alan Harşena Dağı ile Pontus Kral Kaya Mezarları&#039;na sahip Amasya, av, termal ve doğa turizmiyle dikkati çekiyor.  Amasya müzeleri, bimarhanesi, Sultan 2. Bayezid Külliyesi, Kızlar Sarayı, Yeşilırmak&#039;ın iki yakasında uzanan Yalıboyu evleri, tarih kokan otantik sokakları ile turistlerin ilgisini çeken tarihi dokusunu korumuş şehirler arasında bulunuyor. Vali Önder Bakan, Amasya&#039;nın Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından &quot;Marka Kent&quot; ilan edildiğini söyledi.  Şehzadeler şehri olarak da bilinen Amasya&#039;nın Yeşilırmak&#039;ın çevresinde kurulan bir tarih kenti olduğunu, Boraboy Gölü, Yedikır Kuş Cenneti, Akdağ ve Tavşan Dağı&#039;yla öne çıkan tabiat güzelliklerini de barındırdığı anlatan Bakan, &quot;Birkaç asırlık bir deyiş olan, &#039;Amasya o şehirdir ki tenhasında bir at eşelense, toynağı bir medeniyete dokunur&#039; ifadesi, şehrimizin sahip olduğu tarihi ve kültürel hazineyi ifade eden güzel deyişlerden biridir.&quot; dedi.  Harşena Kalesi&#039;nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi&#039;ne alınmasının Amasya&#039;nın önemini bir kez daha gün yüzüne çıkardığına işaret eden Bakan, &quot;Biz de bu bilinçle Amasya&#039;mızın tarihi, doğal ve kültürel zenginliği ile turizmde önemli yer edinmesi için tanıtım faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bu kapsamda 5-7 Aralık tarihleri arasında İzmir’de düzenlenecek 18. Uluslararası Turizm Ticaret Fuarı ve Kongresi&#039;ne kapsamlı tanıtım planıyla katılıyoruz.&quot; diye konuştu.&quot;2023 İLE KIYASLADIĞIMIZDA YABANCI TURİST SAYIMIZDA YÜZDE 41&#039;LİK ARTIŞ YAŞANMIŞTIR&quot;  Bu yılın Amasya turizmi açısından çok verimli geçtiğini, ziyaretçi ve konaklama sayılarında önemli rakamlara ulaşıldığını ifade eden Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü:  &quot;Yılın 9 ayında ilimizdeki müze ve ören yerlerini 406 bin 817 misafir gezmiş, bu sayının 11 bin 972&#039;sini yabancı turistler oluşturmuştur. 2023 ile kıyasladığımızda yabancı turist sayımızda yüzde 41&#039;lik artış yaşanmıştır. Yine bu dönemde ilimizdeki turistik tesislerde 279 bin 77 kişi konaklamıştır. Bunların 16 bin 212&#039;sini yabancı turistler oluştururken, 2023&#039;e oranla yabancı misafir sayımızdaki artış yüzde 11&#039;i bulmuştur. Şunu memnuniyetle ifade etmeliyim ki yabancı turistlerin Amasya&#039;mıza ilgisi 2024 yılında artmış ve bu yıl 107 ülkeden misafir ağırlanmıştır. Yerli ve yabancı misafirlerimizi, kış aylarında ayrı bir güzelliğe bürünen ve kartpostallık görüntüleriyle ziyaretçilerinde unutulmaz anılar bırakan Amasya&#039;mızı görmeye, keşfetmeye davet ediyorum.&quot;  HEDEF 1 MİLYON TURİST  Yapılan çalışmalar ve turizmcilerle yaptıkları görüşmelerde kente önümüzdeki yıl çok ciddi talep olduğunu vurgulayan Bakan, şunları kaydetti:  &quot;Rezervasyonlarımız ve tanıtım çalışmalarımız çok iyi gidiyor. Önümüzdeki yıllarda 1 milyon turiste ulaşmayı umuyoruz. Osmanlı döneminde şehzadelerin yönetim becerisi kazandığı bir şehir. Yine Amasya, Milli Mücadele&#039;de de bağımsızlık ateşinin yakıldığı bir şehir. Misafirlerimiz bu tarihi içeren değerleri görecek, bunların yanında eşsiz doğal güzellikleri görme fırsatı bulacak. Amasya, tarihte olduğu gibi bugün de en güvenli şehirlerden bir tanesi. Şehrimize gelen misafirleri ağırlamaktan mutlu olacağız. Hem güvenlik hem de sağlık açısından bütün tedbirleri almış durumdayız.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LGw_qaOyw0iszLCtYe-bfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Amasya, turistleri, her, mevsim, ağırlamak, istiyor:, Hedef, milyon, turist</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LGw_qaOyw0iszLCtYe-bfA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Amasya, turistleri her mevsim ağırlamak istiyor: Hedef 1 milyon turist"><p>Son yıllarda kültür turizminin önemli merkezlerinden biri haline gelen Amasya, turizmi 12 aya yayma hedefinde.</p>Osmanlı şehzadelerinden birçoğunun ilk eğitimini aldığı, devlet yönetimini öğrendiği yer olması dolayısıyla "Şehzadeler şehri" olarak anılan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" sözüyle dünyaya milletin bağımsız yaşama iradesini ilan ettiği şehir olan Amasya, sahip olduğu kimlikle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.  Ziyaretçilerine Hititlerden Perslere, Romalılardan Osmanlılara kadar 8 bin 500 yıllık geçmişin izlerini görme imkanı sunan Amasya, aynı zamanda doğal güzellikleriyle de öne çıkıyor UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Harşena Dağı ile Pontus Kral Kaya Mezarları'na sahip Amasya, av, termal ve doğa turizmiyle dikkati çekiyor.  Amasya müzeleri, bimarhanesi, Sultan 2. Bayezid Külliyesi, Kızlar Sarayı, Yeşilırmak'ın iki yakasında uzanan Yalıboyu evleri, tarih kokan otantik sokakları ile turistlerin ilgisini çeken tarihi dokusunu korumuş şehirler arasında bulunuyor. Vali Önder Bakan, Amasya'nın Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Marka Kent" ilan edildiğini söyledi.  Şehzadeler şehri olarak da bilinen Amasya'nın Yeşilırmak'ın çevresinde kurulan bir tarih kenti olduğunu, Boraboy Gölü, Yedikır Kuş Cenneti, Akdağ ve Tavşan Dağı'yla öne çıkan tabiat güzelliklerini de barındırdığı anlatan Bakan, "Birkaç asırlık bir deyiş olan, 'Amasya o şehirdir ki tenhasında bir at eşelense, toynağı bir medeniyete dokunur' ifadesi, şehrimizin sahip olduğu tarihi ve kültürel hazineyi ifade eden güzel deyişlerden biridir." dedi.  Harşena Kalesi'nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ne alınmasının Amasya'nın önemini bir kez daha gün yüzüne çıkardığına işaret eden Bakan, "Biz de bu bilinçle Amasya'mızın tarihi, doğal ve kültürel zenginliği ile turizmde önemli yer edinmesi için tanıtım faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bu kapsamda 5-7 Aralık tarihleri arasında İzmir’de düzenlenecek 18. Uluslararası Turizm Ticaret Fuarı ve Kongresi'ne kapsamlı tanıtım planıyla katılıyoruz." diye konuştu.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DrpxT9gRpkKOmQQbpSQhqQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>"2023 İLE KIYASLADIĞIMIZDA YABANCI TURİST SAYIMIZDA YÜZDE 41'LİK ARTIŞ YAŞANMIŞTIR"</strong>  Bu yılın Amasya turizmi açısından çok verimli geçtiğini, ziyaretçi ve konaklama sayılarında önemli rakamlara ulaşıldığını ifade eden Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Yılın 9 ayında ilimizdeki müze ve ören yerlerini 406 bin 817 misafir gezmiş, bu sayının 11 bin 972'sini yabancı turistler oluşturmuştur. 2023 ile kıyasladığımızda yabancı turist sayımızda yüzde 41'lik artış yaşanmıştır. Yine bu dönemde ilimizdeki turistik tesislerde 279 bin 77 kişi konaklamıştır. Bunların 16 bin 212'sini yabancı turistler oluştururken, 2023'e oranla yabancı misafir sayımızdaki artış yüzde 11'i bulmuştur. Şunu memnuniyetle ifade etmeliyim ki yabancı turistlerin Amasya'mıza ilgisi 2024 yılında artmış ve bu yıl 107 ülkeden misafir ağırlanmıştır. Yerli ve yabancı misafirlerimizi, kış aylarında ayrı bir güzelliğe bürünen ve kartpostallık görüntüleriyle ziyaretçilerinde unutulmaz anılar bırakan Amasya'mızı görmeye, keşfetmeye davet ediyorum."  <strong>HEDEF 1 MİLYON TURİST</strong>  Yapılan çalışmalar ve turizmcilerle yaptıkları görüşmelerde kente önümüzdeki yıl çok ciddi talep olduğunu vurgulayan Bakan, şunları kaydetti:  "Rezervasyonlarımız ve tanıtım çalışmalarımız çok iyi gidiyor. Önümüzdeki yıllarda 1 milyon turiste ulaşmayı umuyoruz. Osmanlı döneminde şehzadelerin yönetim becerisi kazandığı bir şehir. Yine Amasya, Milli Mücadele'de de bağımsızlık ateşinin yakıldığı bir şehir. Misafirlerimiz bu tarihi içeren değerleri görecek, bunların yanında eşsiz doğal güzellikleri görme fırsatı bulacak. Amasya, tarihte olduğu gibi bugün de en güvenli şehirlerden bir tanesi. Şehrimize gelen misafirleri ağırlamaktan mutlu olacağız. Hem güvenlik hem de sağlık açısından bütün tedbirleri almış durumdayız."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Giresun&amp;apos;daki Kulakkaya Yaylası beyaza büründü</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/giresundaki-kulakkaya-yaylasi-beyaza-burundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/giresundaki-kulakkaya-yaylasi-beyaza-burundu</guid>
<description><![CDATA[ Giresun&#039;un 1700 rakımlı Kulakkaya Yaylası, yağışın ardından karla kaplandı.Dereli ilçesi Yavuzkemal beldesinde, Göksu travertenleri ve Mavigöl&#039;e yaklaşık 10 kilometrelik mesafedeki yayla, bölgeyi ziyaret edenlerin uğrak yerleri arasında bulunuyor.Bölgede etkili olan karla ladin ormanları ve geniş çayırların beyaza bürünmesi, güzel görüntü oluşturdu.  Kulakkaya Yaylası, kışın da doğada vakit geçirmek isteyenlerin tercihi oluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h7HR-LPl4U6cPO8vt2FuMg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Giresundaki, Kulakkaya, Yaylası, beyaza, büründü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h7HR-LPl4U6cPO8vt2FuMg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Giresun'daki Kulakkaya Yaylası beyaza büründü"><p>Giresun'un 1700 rakımlı Kulakkaya Yaylası, yağışın ardından karla kaplandı.</p><p>Dereli ilçesi Yavuzkemal beldesinde, Göksu travertenleri ve Mavigöl'e yaklaşık 10 kilometrelik mesafedeki yayla, bölgeyi ziyaret edenlerin uğrak yerleri arasında bulunuyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e9JEMtyl-kuPS4j6c4fJZw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Bölgede etkili olan karla ladin ormanları ve geniş çayırların beyaza bürünmesi, güzel görüntü oluşturdu.  <strong>Kulakkaya Yaylası</strong>, kışın da doğada vakit geçirmek isteyenlerin tercihi oluyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en güçlü pasaportları 2024: Türkiye kaçıncı sırada? Sıralamada yükseldi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-guclu-pasaportlari-2024-turkiye-kacinci-sirada-siralamada-yukseldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-guclu-pasaportlari-2024-turkiye-kacinci-sirada-siralamada-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en güçlü pasaportları sıralaması 2024 belli oldu. Henley Pasaport Endeksi&#039;ne göre 2024 yılında en çok ülkeye vizesiz seyahat edebilen ülkeler açıklandı. Türkiye ise sıralamada bu yıl önemli bir yükseliş kaydetti. İşte dünyanın en güçlü 10 pasaportu.2024 yılı itibarıyla dünyanın en güçlü pasaportları, vizesiz veya varışta vize ile seyahat edilebilen ülke sayısına göre belirlendi. Henley Pasaport Endeksi&#039;ne göre, ilk 10 sıradaki pasaportlar, en az 185 ülkeye seyahat erişimi sağlayabiliyor. İşte dünyanın en güçlü pasaportları sıralaması.Türkiye pasaportu, 116 ülkeye vizesiz erişim imkanıyla 45. sırada yer alıyor ve bu yıl önemli bir yükseliş kaydetti​. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PZyKEDFJXkKM9g6O9VEYNw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, güçlü, pasaportları, 2024:, Türkiye, kaçıncı, sırada, Sıralamada, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PZyKEDFJXkKM9g6O9VEYNw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın en güçlü pasaportları 2024: Türkiye kaçıncı sırada? Sıralamada yükseldi"><p>Dünyanın en güçlü pasaportları sıralaması 2024 belli oldu. Henley Pasaport Endeksi'ne göre 2024 yılında en çok ülkeye vizesiz seyahat edebilen ülkeler açıklandı. Türkiye ise sıralamada bu yıl önemli bir yükseliş kaydetti. İşte dünyanın en güçlü 10 pasaportu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4qGndnnauEudhoCxWptLBA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2024 yılı itibarıyla dünyanın en güçlü pasaportları, vizesiz veya varışta vize ile seyahat edilebilen ülke sayısına göre belirlendi. Henley Pasaport Endeksi'ne göre, ilk 10 sıradaki pasaportlar, en az 185 ülkeye seyahat erişimi sağlayabiliyor. İşte dünyanın en güçlü pasaportları sıralaması.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JX4xHD7J4EOUUibS0tpjjg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3rKPMwDTRE6z_MRZBB_HVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cHunS9yakka50Bvd3d2PEA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ROfJ0RxLuUmza3BkYFFQyg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1-yfAedZ70ex8TkbElvyvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RXFdR4-Q-Uy4nP8i5hUbrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gZT-UAxyuESXlVskmzdFwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DFX-vQ4pD0eDtHFC5hqNeA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L5U_lIoIQUyhItAm9jwndQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E2goqRlS_U-7kWHAa2hekg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eFngo8QDykSWt8N1RByPdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye pasaportu, 116 ülkeye vizesiz erişim imkanıyla 45. sırada yer alıyor ve bu yıl önemli bir yükseliş kaydetti​.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en yaşanabilir 10 şehri belli oldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-yasanabilir-10-sehri-belli-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-yasanabilir-10-sehri-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Ünlü ekonomi dergisi Forbes, dünyanın en yaşanabilir şehirlerini açıkladı.  Yurt dışında yaşayanların deneyimlerine göre şekillenen listede ilk 10&#039;a giren şehirler belli oldu.Amerikan iş dünyası dergisi Forbes, dünyanın en yaşanabilir 10 şehrini listeledi. Özellikle ABD başkanlık seçimlerinin ardından, çok sayıda Amerikalı yurt dışına taşınmayı düşünüyor. Yurt dışında yaşayanların alışkanlıklarına ve deneyimlerine ışık tutan &quot;Expat Insider&quot; raporuna göre, 2022&#039;de de listenin zirvesinde olan İspanya&#039;nın Valencia şehri ilk sırada yer alıyor.53 şehirden 12 bin 500 kişinin deneyimlerine göre oluşturulan raporda Türkiye 49. sırada yer aldı.
Raporda, şehirler yaşam kalitesi, yerleşme sürecinin kolaylığı, yurt dışında çalışma ve finans sağlama düzeyine göre sıralanıyor.
İşte yaşamak için en iyi 10 şehir...10. Viyana, Avusturya9. Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri8. Abu Dhabi, Birleşik Arap Emirlikleri7. Madrid, İspanya6. Bangkok, Tayland5. Mexico City, Meksika4. Panama3. Alicante, İspanya2. Malaga, İspanya1. Valencia, İspanya ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JEaGHy6jwUesC0riVC2kOA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, yaşanabilir, şehri, belli, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JEaGHy6jwUesC0riVC2kOA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın en yaşanabilir 10 şehri belli oldu"><p>Ünlü ekonomi dergisi Forbes, dünyanın en yaşanabilir şehirlerini açıkladı.  Yurt dışında yaşayanların deneyimlerine göre şekillenen listede ilk 10'a giren şehirler belli oldu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Args2PvSPEGyF1e5UlUz5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan iş dünyası dergisi Forbes, dünyanın en yaşanabilir 10 şehrini listeledi. Özellikle ABD başkanlık seçimlerinin ardından, çok sayıda Amerikalı yurt dışına taşınmayı düşünüyor. Yurt dışında yaşayanların alışkanlıklarına ve deneyimlerine ışık tutan "Expat Insider" raporuna göre, 2022'de de listenin zirvesinde olan İspanya'nın Valencia şehri ilk sırada yer alıyor.53 şehirden 12 bin 500 kişinin deneyimlerine göre oluşturulan raporda Türkiye 49. sırada yer aldı.
Raporda, şehirler yaşam kalitesi, yerleşme sürecinin kolaylığı, yurt dışında çalışma ve finans sağlama düzeyine göre sıralanıyor.
İşte yaşamak için en iyi 10 şehir...</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xVuHj222kEaBcj4sv7nNNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>10. Viyana, Avusturya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5d_hJvlnwku2FxjNeMSC3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>9. Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j2qfi34PU0KkLka200twRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>8. Abu Dhabi, Birleşik Arap Emirlikleri</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PXFyV7wkHES4JEifDAn9YQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>7. Madrid, İspanya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YmTKD4sUQ0GJxpm_exNLcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>6. Bangkok, Tayland</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O4DsHZ38YkGLP8Hl8412xQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>5. Mexico City, Meksika</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZICax6TvekCV8cyyTmRZnA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>4. Panama</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dLJY9kI120ae8ZaVMmIqqw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>3. Alicante, İspanya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fOsKuJegnEyzd403Uzn4IA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2. Malaga, İspanya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4emU-q3bxEyCsRh4ISmgpQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1. Valencia, İspanya</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Galatasaray ile karşılaşacak Alkmaar nerenin takımı, nüfusu kaç? 120 bin nüfuslu peynir merkezi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/galatasaray-ile-karsilasacak-alkmaar-nerenin-takimi-nufusu-kac-120-bin-nufuslu-peynir-merkezi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/galatasaray-ile-karsilasacak-alkmaar-nerenin-takimi-nufusu-kac-120-bin-nufuslu-peynir-merkezi</guid>
<description><![CDATA[ Galatasaray&#039;ın UEFA Avrupa Ligi&#039;nde Hollanda ekibi AZ Alkmaar deplasmanda oynayacak. Peynir pazarlarıyla ünlü 120 bin nüfuslu şehir, futbol tutkusuyla da ön planda. İşte Alkmaar şehri hakkında merak edilenler ve maçtan bilgiler...Galatasaray Avrupa sınavına çıkacağı Hollanda&#039;nın kuzeyindeki Alkmaar takımı, başkent Amsterdam&#039;a 40 kilometre uzaklıkta bulunuyor.Büyükbaş hayvancılık ve tarımın ön plana çıktığı Alkmaar&#039;da peynir pazarı ise dikkati çekiyor.Alkmaar&#039;da 1622 yılından beri nisan ve eylül ayları arasında her cuma kurulan peynir pazarı, yalnızca Hollandalıların değil Avrupa&#039;nın birçok ülkesinden gelen ziyaretçileri de ağırlıyor.Pazara gelen turistler, peynir müzesi ve Saint Alkmaar Laurens Kilisesi&#039;ni de geziyor.Şehirde, ABD&#039;nin ünlü müzik gruplarından The Beatles için yapılmış müze de yer alıyor.Müze, Beatles hayranlarının Hollanda seyahatlerinde uğrak noktası oluyor.1967 yılında kurulan AZ Alkmaar&#039;ın Hollanda Ligi&#039;nde 1980-81 ve 2008-09 sezonlarında 2 şampiyonluğu bulunuyor.Hollanda Süper Kupası&#039;nı 2009-10 sezonunda kaldıran AZ Alkmaar, Hollanda Kupası&#039;nda da 1977-78, 1980-81, 1981-82 ve 2012-13 sezonlarında 4 kez mutlu sona ulaştı.AZ Alkmaar&#039;ın maçlarını oynadığı 19 bin 500 kapasiteli AZ Stadı, 2006 yılında Arsenal ile oynanan hazırlık maçıyla kapılarını açtı.İngiliz ekibi, karşılaşmayı 3-0 kazanırken statta ilk golü Brezilyalı eski futbolcu Gilberto Silva attı.Stadyumun çatısının 2019 yılında çökmesi sebebiyle 2021 yılında yenileme çalışması başlatıldı ve stadyum bugünkü halini aldı.Hollanda temsilcisinin daha önce maçlarını oynadığı Alkmaarderhout&#039;un bulunduğu bölge ise bugün kültür parkı olarak şehir sakinleri ve ziyaretçilerine hizmet ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j_97ZZI0d0yAdrAS4jpnig.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Galatasaray, ile, karşılaşacak, Alkmaar, nerenin, takımı, nüfusu, kaç, 120, bin, nüfuslu, peynir, merkezi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j_97ZZI0d0yAdrAS4jpnig.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Galatasaray ile karşılaşacak Alkmaar nerenin takımı, nüfusu kaç? 120 bin nüfuslu peynir merkezi"><p>Galatasaray'ın UEFA Avrupa Ligi'nde Hollanda ekibi AZ Alkmaar deplasmanda oynayacak. Peynir pazarlarıyla ünlü 120 bin nüfuslu şehir, futbol tutkusuyla da ön planda. İşte Alkmaar şehri hakkında merak edilenler ve maçtan bilgiler...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UsjSR77pRUi6JLIv9WreVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Galatasaray Avrupa sınavına çıkacağı Hollanda'nın kuzeyindeki Alkmaar takımı, başkent Amsterdam'a 40 kilometre uzaklıkta bulunuyor.Büyükbaş hayvancılık ve tarımın ön plana çıktığı Alkmaar'da peynir pazarı ise dikkati çekiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3kjOXWUPA0aBmsK3IJ5Eiw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alkmaar'da 1622 yılından beri nisan ve eylül ayları arasında her cuma kurulan peynir pazarı, yalnızca Hollandalıların değil Avrupa'nın birçok ülkesinden gelen ziyaretçileri de ağırlıyor.Pazara gelen turistler, peynir müzesi ve Saint Alkmaar Laurens Kilisesi'ni de geziyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ei9XSSKJHES0QasvKsThdw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şehirde, ABD'nin ünlü müzik gruplarından The Beatles için yapılmış müze de yer alıyor.Müze, Beatles hayranlarının Hollanda seyahatlerinde uğrak noktası oluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-djp8W_JrEKQ-6Q6JWGUDg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1967 yılında kurulan AZ Alkmaar'ın Hollanda Ligi'nde 1980-81 ve 2008-09 sezonlarında 2 şampiyonluğu bulunuyor.Hollanda Süper Kupası'nı 2009-10 sezonunda kaldıran AZ Alkmaar, Hollanda Kupası'nda da 1977-78, 1980-81, 1981-82 ve 2012-13 sezonlarında 4 kez mutlu sona ulaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oLZm_Dh6gEibeBbXyQ2PTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>AZ Alkmaar'ın maçlarını oynadığı 19 bin 500 kapasiteli AZ Stadı, 2006 yılında Arsenal ile oynanan hazırlık maçıyla kapılarını açtı.İngiliz ekibi, karşılaşmayı 3-0 kazanırken statta ilk golü Brezilyalı eski futbolcu Gilberto Silva attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cQPlmsAtBUygm0C2ifEC4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Stadyumun çatısının 2019 yılında çökmesi sebebiyle 2021 yılında yenileme çalışması başlatıldı ve stadyum bugünkü halini aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Gter1zYJPEOdQsoNl0kZVg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hollanda temsilcisinin daha önce maçlarını oynadığı Alkmaarderhout'un bulunduğu bölge ise bugün kültür parkı olarak şehir sakinleri ve ziyaretçilerine hizmet ediyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erzurum&amp;apos;daki Narman Peribacaları ziyaretçilerini ağırlıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/erzurumdaki-narman-peribacalari-ziyaretcilerini-agirliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/erzurumdaki-narman-peribacalari-ziyaretcilerini-agirliyor</guid>
<description><![CDATA[ Erzurum&#039;un Narman ilçesinde etkili olan kar yağışıyla beyaza bürünen peribacaları, beyaz ve kızıl görüntüsüyle misafirlerini ağırlıyor.Şehir merkezine 90 kilometre uzaklıkta, Narman-Pasinler kara yolunun 7&#039;nci kilometresinde yer alan peribacaları, kar yağışının ardından ziyaretçilerine güzel manzaralar sunuyor.Amerika&#039;daki Grand Kanyon ile benzerliğiyle dikkati çeken ve 12 ayrı kanyonu bulunduran peribacalarını, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.Peribacalarını gezmeye gelenler, beyaz ve kızılın buluştuğu manzaranın fotoğraflarını çekip keyifli vakit geçiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D0QCt0KWiUOumIDiKBgGVw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erzurumdaki, Narman, Peribacaları, ziyaretçilerini, ağırlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D0QCt0KWiUOumIDiKBgGVw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Erzurum'daki Narman Peribacaları ziyaretçilerini ağırlıyor"><p>Erzurum'un Narman ilçesinde etkili olan kar yağışıyla beyaza bürünen peribacaları, beyaz ve kızıl görüntüsüyle misafirlerini ağırlıyor.</p><p>Şehir merkezine 90 kilometre uzaklıkta, <strong>Narman</strong>-Pasinler kara yolunun 7'nci kilometresinde yer alan peribacaları, kar yağışının ardından ziyaretçilerine güzel manzaralar sunuyor.</p><p>Amerika'daki Grand Kanyon ile benzerliğiyle dikkati çeken ve 12 ayrı kanyonu bulunduran peribacalarını, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fKvDc37y2UOrEPkWeGYoiw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Peribacalarını gezmeye gelenler, beyaz ve kızılın buluştuğu manzaranın fotoğraflarını çekip keyifli vakit geçiriyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en iyi şehirleri açıklandı: İstanbul kaçıncı sırada yer aldı?</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-iyi-sehirleri-aciklandi-istanbul-kacinci-sirada-yer-aldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-iyi-sehirleri-aciklandi-istanbul-kacinci-sirada-yer-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en iyi şehirleri belli oldu! 22 bin kişinin katıldığı bir ankete ve şehirlerin sunduğu olanaklara göre oluşturulan listede, Avrupa şehirleri başı çekiyor. Peki İstanbul kaçıncı sırada yer aldı? İşte dünyanın en iyi şehirleri...Pazarlama danışmanlık şirketi Resonance ve araştırma şirketi Ipsos tarafından derlenen &quot;2025 Dünyanın En İyi Şehirleri&quot; raporu, şehirleri yaşanabilirlik, çekicilik ve refah düzeyine göre sıraladı.
30 ülkede 22 bin kişiyle yapılan bir anketi kapsayan rapora göre, dünyanın en iyi 10 şehrinin 6&#039;sı Avrupa&#039;da yer alıyor. 10&#039;UNCU KEZ ZİRVEDE
Listenin ilk sırasında yer alan şehir, 10&#039;uncu kez üst üste dünyanın en iyi şehri seçildi.
Peki İstanbul, listenin kaçıncı sırasında yer alıyor? İşte dünyanın en iyi şehirleri sıralaması...&quot;2025 Dünyanın En İyi Şehirleri&quot; raporuna göre İstanbul, listenin 28. sırasında yer alıyor.
Avrupa&#039;nın en büyük şehri İstanbul için &quot;Avrupa ve Asya&#039;yı birbirine bağlayan büyüleyici bir kültür ve ticaret kavşağı olmaya devam ediyor&quot; ifadelerine yer verildi. Benzersiz konumu sayesinde İstanbul, &quot;Görülecek Yerler ve Simgesel Yerler&quot; kategorisinde 10. sırada yer alıyor.25. Melbourne -  Avustralya24. Stockholm - İsveç23. Miami - ABD22. Vancouver - Kanada21. Boston - ABD20. Milano - İtalya19. Seattle - ABD18. Viyana - Avusturya17. Chicago - ABD16.  Seoul - Güney Kore15. Toronto - Kanada14. Los Angeles - ABD13. Dubai - Birleşik Arap Emirlikleri12. San Francisco - ABD11. Amsterdam  - Hollanda10. Sydney - Avustralya9. Berlin - Almanya8. Barcelona - İspanya7. Madrid - İspanya6. Roma - İtalya5. Singapur4. Tokyo - Japonya3. Paris -  Fransa2. New York - ABD1. Londra - İngiltere
Londra, 2025 Dünya&#039;nın En İyi Şehirleri sıralamasında bir kez daha zirveye oturdu ve üst üste 10&#039;uncu kez zirveye yerleşti.
&quot;Brexit&quot; sonrası ortaya çıkan belirsizliklere rağme Londra&#039;nın eşsiz küresel cazibesi, dünya çapında adından söz ettirmeye devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y0kET1eowUePLCUJn5oHyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, iyi, şehirleri, açıklandı:, İstanbul, kaçıncı, sırada, yer, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y0kET1eowUePLCUJn5oHyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın en iyi şehirleri açıklandı: İstanbul kaçıncı sırada yer aldı?"><p>Dünyanın en iyi şehirleri belli oldu! 22 bin kişinin katıldığı bir ankete ve şehirlerin sunduğu olanaklara göre oluşturulan listede, Avrupa şehirleri başı çekiyor. Peki İstanbul kaçıncı sırada yer aldı? İşte dünyanın en iyi şehirleri...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y2Wnenl_9kuboAizFYkPng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pazarlama danışmanlık şirketi Resonance ve araştırma şirketi Ipsos tarafından derlenen "2025 Dünyanın En İyi Şehirleri" raporu, şehirleri yaşanabilirlik, çekicilik ve refah düzeyine göre sıraladı.
30 ülkede 22 bin kişiyle yapılan bir anketi kapsayan rapora göre, dünyanın en iyi 10 şehrinin 6'sı Avrupa'da yer alıyor. 10'UNCU KEZ ZİRVEDE
Listenin ilk sırasında yer alan şehir, 10'uncu kez üst üste dünyanın en iyi şehri seçildi.
Peki İstanbul, listenin kaçıncı sırasında yer alıyor? İşte dünyanın en iyi şehirleri sıralaması...</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UQ2r7vj8UEiApvpLW5KWEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"2025 Dünyanın En İyi Şehirleri" raporuna göre İstanbul, listenin 28. sırasında yer alıyor.
Avrupa'nın en büyük şehri İstanbul için "Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan büyüleyici bir kültür ve ticaret kavşağı olmaya devam ediyor" ifadelerine yer verildi. Benzersiz konumu sayesinde İstanbul, "Görülecek Yerler ve Simgesel Yerler" kategorisinde 10. sırada yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xk-a25oGdU2zskZ-60m9yg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>25. Melbourne -  Avustralya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-q4OEJtLXkCnLYhSbfyOAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>24. Stockholm - İsveç</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CclRE-2xxEK57wqzj1pvXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>23. Miami - ABD</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EBCS9W6kIEOhytjVVJ2d9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>22. Vancouver - Kanada</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cS3oyYZCeUSqoIVT7ej_tg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>21. Boston - ABD</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cnzIa-5-bUiHwuiASmsbIA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>20. Milano - İtalya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mB5TPk8TWkCvctQKq1NQmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>19. Seattle - ABD</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pQCMP2ii6kSbOb28E5FSLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>18. Viyana - Avusturya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8TffrLxgn0a7lBlAXlaQSA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>17. Chicago - ABD</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q4k63hZEq0WL9TMx2QTjnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>16.  Seoul - Güney Kore</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gKBolDj5Gk6hOz15RnVpNQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>15. Toronto - Kanada</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bOKqi6duMUODFFEf218OGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>14. Los Angeles - ABD</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FhfoArRjEkibD8eDGhIHRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>13. Dubai - Birleşik Arap Emirlikleri</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XSMuMw6TDUqYDh13oAkdFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>12. San Francisco - ABD</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X57yUZ-zEEeczIsb-FkJlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>11. Amsterdam  - Hollanda</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fu1HpLnoBkKuHgxjSHdYnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>10. Sydney - Avustralya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pHxhmEPLEUq9aX3vGeeS9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>9. Berlin - Almanya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f_jfi79cgUiYmQWQn7AUzA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>8. Barcelona - İspanya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ri8Ea8jGok2XqVyRHRCiyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>7. Madrid - İspanya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eeoGec_TrE62qs8lwwY1Vg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>6. Roma - İtalya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oQRkd9XYRk6yg83lvdWk_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>5. Singapur</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kAnfz2q_I0WelHyLL0HNbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>4. Tokyo - Japonya</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VjRYTQILfEqYk5sYT0bUfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>3. Paris -  Fransa</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jv-qdWug60KKOEzIE6F5Uw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2. New York - ABD</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ACgcBoDbRkuy2_goUWmrWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1. Londra - İngiltere
Londra, 2025 Dünya'nın En İyi Şehirleri sıralamasında bir kez daha zirveye oturdu ve üst üste 10'uncu kez zirveye yerleşti.
"Brexit" sonrası ortaya çıkan belirsizliklere rağme Londra'nın eşsiz küresel cazibesi, dünya çapında adından söz ettirmeye devam ediyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erzincan&amp;apos;daki Girlevik Şelalesi&amp;apos;nde buz sarkıtları oluştu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/erzincandaki-girlevik-selalesinde-buz-sarkitlari-olustu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/erzincandaki-girlevik-selalesinde-buz-sarkitlari-olustu</guid>
<description><![CDATA[ Erzincan&#039;da etkili olan kar yağışı ve soğuk hava etkisiyle Girlevik Şelalesi&#039;nde buz sarkıtları oluştu.Kalecik köyünde 9 kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, doğaseverlere ve fotoğraf tutkunlarına her mevsim ayrı güzellik sunuyor. Kente 35 kilometre mesafedeki şelalede, hava sıcaklığının gece sıfırın altında 10 dereceye kadar düşmesiyle boyları 2 metreyi bulan buz sarkıtları oluştu.  Bölgeye gelen ziyaretçiler soğuk hava ve kara rağmen manzarayı izledi, fotoğraf çekti. Yöre sakinlerinden Mahbup Boz, bölgenin inanılmaz bir doğal güzelliğe sahip olduğunu söyledi.  Kışın Ankara&#039;da kaldığını ve yazın da Çağlayan’a geldiğini anlatan Boz, &quot;Bu sene gitmeden kışı ve karı Çağlayan beldesinde görmeyi çok arzu ettim. Çok şükür nasip oldu ve gördüm.&quot; dedi. Boz, şelalenin güzelliklerinden bahsederek, şunları dile getirdi:  &quot;Burası inanılmaz doğal bir güzelliği sahip. Kışın bir başka muhteşem görüntüsü var. Girlevik Şelalesi doğanın bize sunduğu mucize güzellik. Yaz aylarında ise bir o kadar daha katmerli güzelleşiyor. Ben burayı çok beğeniyorum. Hava sıcaklığı eksinin altına düştüğü zaman burada iki kişinin kucaklayabileceği buz sarkıtların oluştuğunu gördük. Yaklaşık 3 metre ve daha uzun buz sarkıtları oluşuyor. Gerçekten burası anlatılmaz, görülmesi lazım.&quot;  Mersin&#039;den kardeşini ziyarete gelen Fatma Uzan ise ilk defa Girlevik Şelalesi’ni ziyarete geldiğini belirterek, &quot;Erzincan, doğal güzelliği açısından çok güzel. Biz Mersin&#039;de oturduğumuz için çok kar göremiyoruz, o yüzden burada gördüğümüz, bu manzaraya doyum olmuyor. Gerçekten çok güzel manzarası var.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KRLmBn0Er0y1DaJRpRBU5A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erzincandaki, Girlevik, Şelalesinde, buz, sarkıtları, oluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KRLmBn0Er0y1DaJRpRBU5A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Erzincan'daki Girlevik Şelalesi'nde buz sarkıtları oluştu"><p>Erzincan'da etkili olan kar yağışı ve soğuk hava etkisiyle Girlevik Şelalesi'nde buz sarkıtları oluştu.</p>Kalecik köyünde 9 kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, doğaseverlere ve fotoğraf tutkunlarına her mevsim ayrı güzellik sunuyor. Kente 35 kilometre mesafedeki şelalede, hava sıcaklığının gece sıfırın altında 10 dereceye kadar düşmesiyle boyları 2 metreyi bulan buz sarkıtları oluştu.  Bölgeye gelen ziyaretçiler soğuk hava ve kara rağmen manzarayı izledi, fotoğraf çekti. Yöre sakinlerinden Mahbup Boz, bölgenin inanılmaz bir doğal güzelliğe sahip olduğunu söyledi.  Kışın Ankara'da kaldığını ve yazın da Çağlayan’a geldiğini anlatan Boz, "Bu sene gitmeden kışı ve karı Çağlayan beldesinde görmeyi çok arzu ettim. Çok şükür nasip oldu ve gördüm." dedi. Boz, şelalenin güzelliklerinden bahsederek, şunları dile getirdi:  "Burası inanılmaz doğal bir güzelliği sahip. Kışın bir başka muhteşem görüntüsü var. Girlevik Şelalesi doğanın bize sunduğu mucize güzellik. Yaz aylarında ise bir o kadar daha katmerli güzelleşiyor. Ben burayı çok beğeniyorum. Hava sıcaklığı eksinin altına düştüğü zaman burada iki kişinin kucaklayabileceği buz sarkıtların oluştuğunu gördük. Yaklaşık 3 metre ve daha uzun buz sarkıtları oluşuyor. Gerçekten burası anlatılmaz, görülmesi lazım."  Mersin'den kardeşini ziyarete gelen Fatma Uzan ise ilk defa Girlevik Şelalesi’ni ziyarete geldiğini belirterek, "Erzincan, doğal güzelliği açısından çok güzel. Biz Mersin'de oturduğumuz için çok kar göremiyoruz, o yüzden burada gördüğümüz, bu manzaraya doyum olmuyor. Gerçekten çok güzel manzarası var." diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hekate&amp;apos;nin meşalesi ve figürlü başlık bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hekatenin-mesalesi-ve-figurlu-baslik-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hekatenin-mesalesi-ve-figurlu-baslik-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Yatağan ilçesinde bulunan ve Pagan inanışının merkezi kabul edilen 3 bin yıllık Lagina Hekate Kutsal Alanı&#039;nda yürütülen kazı çalışmalarında, Hekate&#039;nin meşalesiyle milattan sonra 2. yüzyıla ait figürlü Korinth sütun başlığı gün yüzüne çıkarıldı.Stratonikeia ve Lagina Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine, Lagina&#039;da 12 ay boyunca arkeolojik kazı, çizim ve restorasyon çalışmalarını Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürdüklerini söyledi.  Tarihi alanın, yaklaşık 8,5 kilometre uzağındaki Stratonikeia Antik Kenti&#039;nin dini merkezi olduğunu vurgulayan Söğüt, tanrıça Hekate adına, antik dönemde yapılan en büyük tapınağın Lagina&#039;da olmasının kutsal alanı daha da önemli kıldığını ifade etti.  Önceki yıllarda buldukları tören kapısı ve giriş yapısının olduğu alanda çalışma yürüttüklerini anlatan Söğüt, &quot;Buranın giriş kısmının nasıl olduğuyla ilgili birtakım tespitler yapmıştık. Yeni kazılar ile insanların antik dönemde Stratonikeia&#039;dan çıktığında sonra nasıl bir yol ile kutsal alana girdiklerini, girişteki yolun her iki yanında hangi yapıların bulunduğunu ortaya çıkarmak için kazılar yapıyoruz.&quot; dedi.  Söğüt, amaçlarının, kutsal alanda gün yüzüne çıkarılan eserleri ziyaretçilere göstermek ve antik kentin önemli bir dini merkez olduğunu anlatmak olduğunu dile getirdi.&quot;GÜZEL SONUÇLAR GELECEĞİNİ GÖSTERİYOR&quot;  Bu kapsamda alanda yürütülen kazılarda önemli sonuçları ulaştıklarını vurgulayan Söğüt, şöyle konuştu:  &quot;Alandaki çalışmalarda ilk olarak Hekate&#039;nin sütuna işlemeli meşalesini bulduk. Bunun yanı sıra Helenistik ve Roma dönemlerine ait değişik Korinth (sütun başlarının akantus yapraklarıyla süslendiği ve sütunların bir kaide üzerine oturtulduğu, klasik mimarideki üç düzenden biri) sütun başlıklarına ilave olarak, ilk defa milattan sonra 2. yüzyıla ait figürlü Korinth başlığı da ele geçti ve bunun devamının geleceğini düşünüyoruz. Bunlar bize yapılan kazılarda güzel sonuçlar geleceğini gösteriyor. Burada hem Hekate kültüne dair verileri, antik mimariye dair buluntuları hem de sosyal hayatla ilgili bulguları çıkarıp değerlendireceğiz. Kutsal yolun Lagina Hekate Tapınağı&#039;na girişini açığa çıkarmaya çalışıyoruz. Ziyaretçiler geldiklerinde belirli bir alandan itibaren önce giriş kapısına daha sonra kutsal alandan tapınağın olduğu yere geçebilecek. Kazılarda çıkan blokları tek tek tarayarak ve çizerek yapının restorasyonunu yapacağız. Çalışmalar tamamlandığında, ziyaretçiler antik dönemde o kapının ihtişamını görerek tören alanına geçmiş olacak.&quot;  &quot;4 METRE TOPRAK DOLGU VAR, ELLERİMİZLE KAZIYORUZ&quot;  Kazının yapıldığı alanda 3 bin yıllık tarih sürecine ait buluntular elde ettiklerine dikkati çeken Söğüt, özellikle son kazılarda Helenistik ve Roma dönemlerine ait eserlerin bulunduğunu kaydetti.  Bölgede bir dönem Bizans kullanımları da olduğunu ancak erken Bizans döneminden sonra kullanımın olmadığını gördüklerine işaret eden Söğüt, &quot;Bu Helenistik ve Roma dönemlerine ait eserleri orijinal yerinde bulacağımız anlamına geliyor. Uzun yıllar burada yapılaşma olmadığı için maalesef erozyon çok yüksek. Yaklaşık 4 metre yüksekliğinde toprak dolgu var ve bunu ellerimizle dikkatli bir şekilde kazıyoruz. Toprağı çok atacağız ama burada güzel şeyler bulacağız.&quot; diye konuştu.  Tarihi alandaki ilk kazılar Türk müzecilerden Osman Hamdi Bey tarafından 1891-1892 yıllarında yapılmış ve bulunan eserler İstanbul Arkeoloji Müzesi&#039;ne götürülmüştü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fnVz_ChSJ06c5RDQB8nLvQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hekatenin, meşalesi, figürlü, başlık, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fnVz_ChSJ06c5RDQB8nLvQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hekate'nin meşalesi ve figürlü başlık bulundu"><p>Muğla'nın Yatağan ilçesinde bulunan ve Pagan inanışının merkezi kabul edilen 3 bin yıllık Lagina Hekate Kutsal Alanı'nda yürütülen kazı çalışmalarında, Hekate'nin meşalesiyle milattan sonra 2. yüzyıla ait figürlü Korinth sütun başlığı gün yüzüne çıkarıldı.</p>Stratonikeia ve Lagina Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine, Lagina'da 12 ay boyunca arkeolojik kazı, çizim ve restorasyon çalışmalarını Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürdüklerini söyledi.  Tarihi alanın, yaklaşık 8,5 kilometre uzağındaki Stratonikeia Antik Kenti'nin dini merkezi olduğunu vurgulayan Söğüt, tanrıça Hekate adına, antik dönemde yapılan en büyük tapınağın Lagina'da olmasının kutsal alanı daha da önemli kıldığını ifade etti.  Önceki yıllarda buldukları tören kapısı ve giriş yapısının olduğu alanda çalışma yürüttüklerini anlatan Söğüt, "Buranın giriş kısmının nasıl olduğuyla ilgili birtakım tespitler yapmıştık. Yeni kazılar ile insanların antik dönemde Stratonikeia'dan çıktığında sonra nasıl bir yol ile kutsal alana girdiklerini, girişteki yolun her iki yanında hangi yapıların bulunduğunu ortaya çıkarmak için kazılar yapıyoruz." dedi.  Söğüt, amaçlarının, kutsal alanda gün yüzüne çıkarılan eserleri ziyaretçilere göstermek ve antik kentin önemli bir dini merkez olduğunu anlatmak olduğunu dile getirdi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DuRimg4srk-X9mBlWuzemg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>"GÜZEL SONUÇLAR GELECEĞİNİ GÖSTERİYOR"</strong>  Bu kapsamda alanda yürütülen kazılarda önemli sonuçları ulaştıklarını vurgulayan Söğüt, şöyle konuştu:  "Alandaki çalışmalarda ilk olarak Hekate'nin sütuna işlemeli meşalesini bulduk. Bunun yanı sıra Helenistik ve Roma dönemlerine ait değişik Korinth (sütun başlarının akantus yapraklarıyla süslendiği ve sütunların bir kaide üzerine oturtulduğu, klasik mimarideki üç düzenden biri) sütun başlıklarına ilave olarak, ilk defa milattan sonra 2. yüzyıla ait figürlü Korinth başlığı da ele geçti ve bunun devamının geleceğini düşünüyoruz. Bunlar bize yapılan kazılarda güzel sonuçlar geleceğini gösteriyor. Burada hem Hekate kültüne dair verileri, antik mimariye dair buluntuları hem de sosyal hayatla ilgili bulguları çıkarıp değerlendireceğiz. Kutsal yolun Lagina Hekate Tapınağı'na girişini açığa çıkarmaya çalışıyoruz. Ziyaretçiler geldiklerinde belirli bir alandan itibaren önce giriş kapısına daha sonra kutsal alandan tapınağın olduğu yere geçebilecek. Kazılarda çıkan blokları tek tek tarayarak ve çizerek yapının restorasyonunu yapacağız. Çalışmalar tamamlandığında, ziyaretçiler antik dönemde o kapının ihtişamını görerek tören alanına geçmiş olacak."  <strong>"4 METRE TOPRAK DOLGU VAR, ELLERİMİZLE KAZIYORUZ"</strong>  Kazının yapıldığı alanda 3 bin yıllık tarih sürecine ait buluntular elde ettiklerine dikkati çeken Söğüt, özellikle son kazılarda Helenistik ve Roma dönemlerine ait eserlerin bulunduğunu kaydetti.  Bölgede bir dönem Bizans kullanımları da olduğunu ancak erken Bizans döneminden sonra kullanımın olmadığını gördüklerine işaret eden Söğüt, "Bu Helenistik ve Roma dönemlerine ait eserleri orijinal yerinde bulacağımız anlamına geliyor. Uzun yıllar burada yapılaşma olmadığı için maalesef erozyon çok yüksek. Yaklaşık 4 metre yüksekliğinde toprak dolgu var ve bunu ellerimizle dikkatli bir şekilde kazıyoruz. Toprağı çok atacağız ama burada güzel şeyler bulacağız." diye konuştu.  Tarihi alandaki ilk kazılar Türk müzecilerden Osman Hamdi Bey tarafından 1891-1892 yıllarında yapılmış ve bulunan eserler İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne götürülmüştü.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çankırı&amp;apos;daki tarihi Çivitcioğlu Medresesi ziyaretçilerini ağırlıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cankiridaki-tarihi-civitcioglu-medresesi-ziyaretcilerini-agirliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cankiridaki-tarihi-civitcioglu-medresesi-ziyaretcilerini-agirliyor</guid>
<description><![CDATA[ Çankırı&#039;da tarihi medrese, kültür ve sanat merkezi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.Mimar Sinan Mahallesi&#039;nde Sultan Süleyman Camisi yanında 17. yüzyıldan kalan Çivitcioğlu Medresesi, 2004 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce Çankırı Belediyesi&#039;ne tahsis edildi.  Ardından restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürülen, önünde bahçesi de bulunan iki katlı medresede, yaklaşık 20 yıldır ney, kaligrafi ve ebru sanatı kursları veriliyor.  Daha önceleri tezhip, minyatür ve resim kurslarının da verildiği medrese, kültür ve sanat merkezi olarak varlığını sürdürüyor.  &quot;ASLINDA SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ KÜLLİYESİ&#039;NİN BİR PARÇASI&quot;Çivitcioğlu Medresesi sorumlusu Nazmiye Çelik, medresenin aslında Sultan Süleyman Camisi merkezli külliyenin bir parçası olduğunu söyledi.  Yapının eskiden &quot;Taş Medrese&quot; olarak anıldığını ancak kayıtlarda Çivitcioğlu Medresesi olarak geçtiğini belirten Çelik, &quot;Çünkü Çivitcioğlu Hacı Mehmet Efendi buranın ihyasını almış 1754 yılında, kayıtlarda şu an o isim geçerli. Buralar belli bir dönem boş kaldıktan sonra Çankırı Belediyesi bakıyor ve yapıyı ayağa kaldırıyor&quot; dedi.  Eski dönemlerde medresede uzaklardan gelen öğrencilerin konakladığını bildiren Çelik, medrese bahçesindeki sadaka taşıyla da öğrencilerin ihtiyaçlarının giderildiğini anlattı.  Şimdilerde kültür ve sanat merkezi olarak faaliyet gösteren medreseyi kursiyerler ile ziyaretçilerin beğendiğini belirten Çelik, &quot;Her gelen ziyaretçi, buranın huzur veren bir atmosferi olduğunu söylüyor. Özellikle de geleneksel sanatları yaşattığımızdan dolayı burada eğitim almak istediklerini, verilen hizmetin medreseyle bütünleşmiş olduğunu ifade ediyorlar&quot; diye konuştu.&quot;BURADA HUZUR BULDUKLARINI SÖYLÜYORLAR&quot;Medresede kaligrafi (güzel yazı sanatı) kursu veren Durmuş Gümüş de 8 yıldır burada görev yaptığını dile getirdi.  Genellikle üniversite öğrencilerinin kurs gördüğünü, ev kadınlarının da eğitimlere katıldığını belirten Gümüş, &quot;Burada huzur bulduklarını söylüyorlar. Bizler de aynı, kapıdan içeriye girdiğimizde buranın ayrı bir havası olduğu için huzur bulduğumuz güzel bir çalışma ortamı var. Öğrenciler de bu çalışma ortamına katkı sağlıyor. Bizler de öğrencileri gördükçe daha çok mutlu ve huzurlu oluyoruz, çalışma gayreti içinde oluyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RVSUcim9Y0CA-I3k-JSoLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çankırıdaki, tarihi, Çivitcioğlu, Medresesi, ziyaretçilerini, ağırlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RVSUcim9Y0CA-I3k-JSoLQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çankırı'daki tarihi Çivitcioğlu Medresesi ziyaretçilerini ağırlıyor"><p>Çankırı'da tarihi medrese, kültür ve sanat merkezi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.</p><p>Mimar Sinan Mahallesi'nde Sultan Süleyman Camisi yanında 17. yüzyıldan kalan Çivitcioğlu Medresesi, 2004 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce Çankırı Belediyesi'ne tahsis edildi.  Ardından restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürülen, önünde bahçesi de bulunan iki katlı medresede, yaklaşık 20 yıldır ney, kaligrafi ve ebru sanatı kursları veriliyor.  Daha önceleri tezhip, minyatür ve resim kurslarının da verildiği medrese, kültür ve sanat merkezi olarak varlığını sürdürüyor.  <strong>"ASLINDA SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ KÜLLİYESİ'NİN BİR PARÇASI"</strong></p><p>Çivitcioğlu Medresesi sorumlusu Nazmiye Çelik, medresenin aslında Sultan Süleyman Camisi merkezli külliyenin bir parçası olduğunu söyledi.  Yapının eskiden "Taş Medrese" olarak anıldığını ancak kayıtlarda Çivitcioğlu Medresesi olarak geçtiğini belirten Çelik, "Çünkü Çivitcioğlu Hacı Mehmet Efendi buranın ihyasını almış 1754 yılında, kayıtlarda şu an o isim geçerli. Buralar belli bir dönem boş kaldıktan sonra Çankırı Belediyesi bakıyor ve yapıyı ayağa kaldırıyor" dedi.  Eski dönemlerde medresede uzaklardan gelen öğrencilerin konakladığını bildiren Çelik, medrese bahçesindeki sadaka taşıyla da öğrencilerin ihtiyaçlarının giderildiğini anlattı.  Şimdilerde kültür ve sanat merkezi olarak faaliyet gösteren medreseyi kursiyerler ile ziyaretçilerin beğendiğini belirten Çelik, "Her gelen ziyaretçi, buranın huzur veren bir atmosferi olduğunu söylüyor. Özellikle de geleneksel sanatları yaşattığımızdan dolayı burada eğitim almak istediklerini, verilen hizmetin medreseyle bütünleşmiş olduğunu ifade ediyorlar" diye konuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/11CWh8VeqECG9R3aUT1gww.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"BURADA HUZUR BULDUKLARINI SÖYLÜYORLAR"</strong></p><p>Medresede kaligrafi (güzel yazı sanatı) kursu veren Durmuş Gümüş de 8 yıldır burada görev yaptığını dile getirdi.  Genellikle üniversite öğrencilerinin kurs gördüğünü, ev kadınlarının da eğitimlere katıldığını belirten Gümüş, "Burada huzur bulduklarını söylüyorlar. Bizler de aynı, kapıdan içeriye girdiğimizde buranın ayrı bir havası olduğu için huzur bulduğumuz güzel bir çalışma ortamı var. Öğrenciler de bu çalışma ortamına katkı sağlıyor. Bizler de öğrencileri gördükçe daha çok mutlu ve huzurlu oluyoruz, çalışma gayreti içinde oluyoruz." ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihi Mahmudiye Kışlası kültür merkezine dönüşecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tarihi-mahmudiye-kislasi-kultur-merkezine-doenusecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tarihi-mahmudiye-kislasi-kultur-merkezine-doenusecek</guid>
<description><![CDATA[ Edirne&#039;de, 2. Mahmut döneminde yaptırılan Mahmudiye (Piyade) Kışlası kültür merkezi haline getirilecek.Edirne Valisi Yunus Sezer, İl Genel Meclisinin aralık ayı toplantısında yaptığı konuşmada, Edirne Sarayı&#039;nın ihyasına yönelik önemli çalışmaların hızlı şekilde devam ettiğini söyledi.  Milli Saraylar Başkanlığınca yapılan çalışmalar kapsamında sur duvarları ve Cihannüma Kasrı&#039;nın büyük oranda tamamlandığını ifade eden Sezer, &quot;Hastane ve balon binasındaki çalışmalar da sürüyor. Edirne&#039;de uzun yıllar cezaevi olarak kullanılan Mahmudiye Kışlası projesi Milli Saraylar Başkanlığınca yapılıyor. Orasını da Rami Kışlası gibi içerisinde kütüphanesi, fuar alanları ve kültür merkezlerinin olduğu bir yerin benzerini Edirne&#039;ye kazandıracağız&quot; dedi.  Vali Sezer, Edirne&#039;nin Balkanların merkezi olduğuna değindi.  &quot;Balkanlar&#039;ın Davos&quot;u olarak nitelenen Balkan İş ve Yatırım Forumu&#039;nun Edirne&#039;de gerçekleştiğini hatırlatan Sezer, şunları kaydetti:  &quot;Büyük bir katılımla fuarı gerçekleştirdik ancak otele sığamadık. Daha büyük bir fuar alanı olsun istiyorum. Edirne&#039;de de Antalya Diplomasi Forumu gibi organizasyonlar düzenlensin. Bütün Balkan ülkelerinin temsilcileri ve Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla gerçekleşmesini istiyorum, benim hayalim bu. Bunu Edirne hak ediyor. Dolayısıyla bunun için de altyapıyı hazırlamak gerekiyor.&quot;  Sezer, Mahmudiye Kışlası&#039;nda yapılacak projeyle büyük organizasyonların Edirne&#039;de de düzenleneceğini kaydetti.  Mahmudiye Kışlası Projesi, Edirne&#039;ye 25 bin metrekare kapalı alanı olan, özellikle hassas taşınabilir eserlerin sergileneceği, bünyesinde konferans salonu, kütüphane ve Milli Saraylar Araştırma Merkezinin yer alacağı çok kapsamlı bir kültür merkezi olarak hayata geçecek.MAHMUDİYE KIŞLASI&quot;Piyade&quot; ya da &quot;Yanık&quot; kışla olarak anılan Mahmudiye Kışlası 1826 yılında II. Mahmut döneminde yapıldı. Kışla geçirdiği yangınlar nedeniyle &quot;Yanık Kışla &quot; olarak anılmaya başlandı. 1915 yılında adı Müşir İbrahim Paşazade Nurettin Paşa tarafından Mahmudiye Kışlası olarak değiştirildi.  Askeri okul olarak bir süre kullanılan kışla binası uzun yıllar cezaevi olarak hizmet verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ORyE_sXyek6sJ42s9D9i5g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tarihi, Mahmudiye, Kışlası, kültür, merkezine, dönüşecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ORyE_sXyek6sJ42s9D9i5g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tarihi Mahmudiye Kışlası kültür merkezine dönüşecek"><p>Edirne'de, 2. Mahmut döneminde yaptırılan Mahmudiye (Piyade) Kışlası kültür merkezi haline getirilecek.</p>Edirne Valisi Yunus Sezer, İl Genel Meclisinin aralık ayı toplantısında yaptığı konuşmada, Edirne Sarayı'nın ihyasına yönelik önemli çalışmaların hızlı şekilde devam ettiğini söyledi.  Milli Saraylar Başkanlığınca yapılan çalışmalar kapsamında sur duvarları ve Cihannüma Kasrı'nın büyük oranda tamamlandığını ifade eden Sezer, "Hastane ve balon binasındaki çalışmalar da sürüyor. Edirne'de uzun yıllar cezaevi olarak kullanılan Mahmudiye Kışlası projesi Milli Saraylar Başkanlığınca yapılıyor. Orasını da Rami Kışlası gibi içerisinde kütüphanesi, fuar alanları ve kültür merkezlerinin olduğu bir yerin benzerini Edirne'ye kazandıracağız" dedi.  Vali Sezer, Edirne'nin Balkanların merkezi olduğuna değindi.  "Balkanlar'ın Davos"u olarak nitelenen Balkan İş ve Yatırım Forumu'nun Edirne'de gerçekleştiğini hatırlatan Sezer, şunları kaydetti:  "Büyük bir katılımla fuarı gerçekleştirdik ancak otele sığamadık. Daha büyük bir fuar alanı olsun istiyorum. Edirne'de de Antalya Diplomasi Forumu gibi organizasyonlar düzenlensin. Bütün Balkan ülkelerinin temsilcileri ve Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla gerçekleşmesini istiyorum, benim hayalim bu. Bunu Edirne hak ediyor. Dolayısıyla bunun için de altyapıyı hazırlamak gerekiyor."  Sezer, Mahmudiye Kışlası'nda yapılacak projeyle büyük organizasyonların Edirne'de de düzenleneceğini kaydetti.  Mahmudiye Kışlası Projesi, Edirne'ye 25 bin metrekare kapalı alanı olan, özellikle hassas taşınabilir eserlerin sergileneceği, bünyesinde konferans salonu, kütüphane ve Milli Saraylar Araştırma Merkezinin yer alacağı çok kapsamlı bir kültür merkezi olarak hayata geçecek.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/59X2yL7pB0eEwNVXx0OTRQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>MAHMUDİYE KIŞLASI</strong></p><p>"Piyade" ya da "Yanık" kışla olarak anılan Mahmudiye Kışlası 1826 yılında II. Mahmut döneminde yapıldı. Kışla geçirdiği yangınlar nedeniyle "Yanık Kışla " olarak anılmaya başlandı. 1915 yılında adı Müşir İbrahim Paşazade Nurettin Paşa tarafından Mahmudiye Kışlası olarak değiştirildi.  Askeri okul olarak bir süre kullanılan kışla binası uzun yıllar cezaevi olarak hizmet verdi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Frigya&amp;apos;da yıl boyunca turizm hareketliliği yaşanıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/frigyada-yil-boyunca-turizm-hareketliligi-yasaniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/frigyada-yil-boyunca-turizm-hareketliligi-yasaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Afyonkarahisar&#039;ın İhsaniye ilçesindeki içinde yüzlerce mağara, şapel ve kaya mezarı bulunan tarihi Frig Vadisi, yılın her dönemi turist çekiyor.Valilik öncülüğündeki yatırımlar ve kentteki 25 bin yatak kapasitesine sahip termal otellerin etkisiyle, Döğer beldesindeki Emre Gölü ile Ayazini köyü arasındaki 25 kilometrelik &quot;Frig Yolu&quot; güzergahı, turistleri ağırlıyor. Ziyaretçiler, 3 bin yıllık bölgede Göynüş Vadisi&#039;ndeki Aslantaş, Yılantaş, Maltaş abideleriyle çok sayıda mağarayı, eski kaya yerleşimleri, oyma kaya mezarları, şapeller ve peribacalarını geziyor, Emre Gölü üzerinde sıcak hava balonu uçuşu deneyimi yaşıyor.  Her mevsim bölgedeki termal otellere gelen misafirlerin gezi rotasının başında yer alan Frigya, gizemli mekanlarıyla kültür ve doğaseverlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.  YIL BOYUNCA HAREKETLİLİK SÜRÜYOR  Frigya Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Yunus Yılmaz, AA muhabirine, 3 bin yıllık tarih Frigya&#039;nın turizm açısından yıl boyunca hareketli bir sezon geçirdiğini söyledi.  Frigya&#039;da turizm potansiyelinin her mevsim sürdüğünü vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:  &quot;Bu yılki kış sezonunda turizm hareketliğinin önceki yıllara göre daha da arttığını gözlemliyoruz. Kış mevsiminde de beyaz örtünün altında Frigya, görülmeye değer oluyor. Yerli turistler, daha kalabalık geliyor. Özellikle hafta sonları daha yoğun günler geçiriyoruz. Frigya her yıl 2 milyon yerli ve yabancı turist ağırlıyor. Bölgedeki işletmelerle esnaf sürekli yatırım yapmaya devam ediyor. Dernek olarak bu yıl sosyal medya üzerinden Frigya&#039;nın tanıtımı için seferber olduk. Bu sezon Frigya&#039;da sosyal medyada yüksek takipçisi bulunanları davet ettik. Onlarla Frigya&#039;yı tanıtıcı, görsel ve içerikler oluşturduk. Sosyal medyada yapılan paylaşımlar, Frigya&#039;ya ilgiyi daha da artırdı. İnşallah, önümüzdeki sezonda daha çok fenomeni bölgemize bekliyoruz.&quot;  &quot;FOTOĞRAF ÇEKTİRİP, KEYİFLİ VAKİT GEÇİRİYORLAR&quot;Frigya&#039;da 3 yıldır deveyle turist gezdiren İrfan Öztürk de deveyle bölgeye renk kattığını belirterek, &quot;Çok sayıda günü birlik ziyaretçi ağırlanıyor. İstanbul, Kocaeli, Konya&#039;dan yoğun ziyaretçi geliyor. Burada misafirleri deveyle gezdiriyoruz. Fotoğraf çektirip, keyifli vakit geçiriyorlar.&quot; ifadesini kullandı. Kütahya&#039;dan Frigya&#039;yı gezmeye gelen Ayşe Kırmızı da Kapadokya&#039;yı anımsatan bölgeyi çok beğendiklerini kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wQbmCJW8ZkiG0OAnKJtGBQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Frigyada, yıl, boyunca, turizm, hareketliliği, yaşanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wQbmCJW8ZkiG0OAnKJtGBQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Frigya'da yıl boyunca turizm hareketliliği yaşanıyor"><p>Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesindeki içinde yüzlerce mağara, şapel ve kaya mezarı bulunan tarihi Frig Vadisi, yılın her dönemi turist çekiyor.</p><p>Valilik öncülüğündeki yatırımlar ve kentteki 25 bin yatak kapasitesine sahip termal otellerin etkisiyle, Döğer beldesindeki Emre Gölü ile Ayazini köyü arasındaki 25 kilometrelik "Frig Yolu" güzergahı, turistleri ağırlıyor. Ziyaretçiler, 3 bin yıllık bölgede Göynüş Vadisi'ndeki Aslantaş, Yılantaş, Maltaş abideleriyle çok sayıda mağarayı, eski kaya yerleşimleri, oyma kaya mezarları, şapeller ve peribacalarını geziyor, Emre Gölü üzerinde sıcak hava balonu uçuşu deneyimi yaşıyor.  Her mevsim bölgedeki termal otellere gelen misafirlerin gezi rotasının başında yer alan Frigya, gizemli mekanlarıyla kültür ve doğaseverlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.  <strong>YIL BOYUNCA HAREKETLİLİK SÜRÜYOR</strong>  Frigya Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Yunus Yılmaz, AA muhabirine, 3 bin yıllık tarih Frigya'nın turizm açısından yıl boyunca hareketli bir sezon geçirdiğini söyledi.  Frigya'da turizm potansiyelinin her mevsim sürdüğünü vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:  "Bu yılki kış sezonunda turizm hareketliğinin önceki yıllara göre daha da arttığını gözlemliyoruz. Kış mevsiminde de beyaz örtünün altında Frigya, görülmeye değer oluyor. Yerli turistler, daha kalabalık geliyor. Özellikle hafta sonları daha yoğun günler geçiriyoruz. Frigya her yıl 2 milyon yerli ve yabancı turist ağırlıyor. Bölgedeki işletmelerle esnaf sürekli yatırım yapmaya devam ediyor. Dernek olarak bu yıl sosyal medya üzerinden Frigya'nın tanıtımı için seferber olduk. Bu sezon Frigya'da sosyal medyada yüksek takipçisi bulunanları davet ettik. Onlarla Frigya'yı tanıtıcı, görsel ve içerikler oluşturduk. Sosyal medyada yapılan paylaşımlar, Frigya'ya ilgiyi daha da artırdı. İnşallah, önümüzdeki sezonda daha çok fenomeni bölgemize bekliyoruz."  <strong>"FOTOĞRAF ÇEKTİRİP, KEYİFLİ VAKİT GEÇİRİYORLAR"</strong></p><p>Frigya'da 3 yıldır deveyle turist gezdiren İrfan Öztürk de deveyle bölgeye renk kattığını belirterek, "Çok sayıda günü birlik ziyaretçi ağırlanıyor. İstanbul, Kocaeli, Konya'dan yoğun ziyaretçi geliyor. Burada misafirleri deveyle gezdiriyoruz. Fotoğraf çektirip, keyifli vakit geçiriyorlar." ifadesini kullandı. Kütahya'dan Frigya'yı gezmeye gelen Ayşe Kırmızı da Kapadokya'yı anımsatan bölgeyi çok beğendiklerini kaydetti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çambaşı Yaylası&amp;apos;ndaki seyir terası turizme katkı sağladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/cambasi-yaylasindaki-seyir-terasi-turizme-katki-sagladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/cambasi-yaylasindaki-seyir-terasi-turizme-katki-sagladi</guid>
<description><![CDATA[ Ordu&#039;nun 1500 rakımlı Çambaşı Yaylası&#039;nda, yörede &quot;Ablak Taşı&quot; olarak bilinen kayalık üzerine inşa edilen seyir terası, bölgenin turizmine katkı sağladı.Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, kentin gözde turizm merkezi Çambaşı Yaylası&#039;ndaki Ablak Taşı&#039;nın manzarasının, kış aylarında da ziyaretçilerini kendine hayran bıraktığı belirtildi.  Yapılan yeniliklerle yerli ve yabancı turistlerin dört mevsim uğrak noktası haline gelen yaylanın, modern konaklama alanları, kış sporları çeşitliliği ve eşsiz doğal güzelliğiyle ilgi görmeye devam ettiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:  &quot;Yaylanın dört bir yanını turizm destinasyonlarıyla donatmayı sürdüren Belediyemiz, bunlara bir yenisini daha ekledi. Çalışmalar kapsamında, Kabadüz ilçesine bağlı Çambaşı Yaylası sınırları içerisinde Ablak Taşı için seyir terası ve çevre düzenleme çalışmaları başlatılarak tamamlandı. Bölgede 100 metrekarelik çelik konstrüksiyonlu ahşap kaplamalı seyir terası, ahşap piknik masası, kameriye, çöp kovası, aydınlatma direği ve çeşme çalışması gerçekleştirildi. Ablak Taşı üzerine yapılan seyir terası, yaz kış Ordu turizmine yeni bir soluk katacak.&quot;Bölgeye yapılan yatırımları sosyal medya hesabından paylaşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, &quot;Annelerimizin masallarda anlattığı karlar diyarını arıyorsanız, sizi Ablak Taşı&#039;na bekliyoruz. Huzur, dinginlik, güzellik ve masalsı manzaralara tanıklık edilen bu eşsiz bölgeye yeni seyir terası kazandırdık. Hayırlı olsun.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LDaluXcCxkm4FEaV0awc1w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çambaşı, Yaylasındaki, seyir, terası, turizme, katkı, sağladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LDaluXcCxkm4FEaV0awc1w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çambaşı Yaylası'ndaki seyir terası turizme katkı sağladı"><p>Ordu'nun 1500 rakımlı Çambaşı Yaylası'nda, yörede "Ablak Taşı" olarak bilinen kayalık üzerine inşa edilen seyir terası, bölgenin turizmine katkı sağladı.</p>Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, kentin gözde turizm merkezi Çambaşı Yaylası'ndaki Ablak Taşı'nın manzarasının, kış aylarında da ziyaretçilerini kendine hayran bıraktığı belirtildi.  Yapılan yeniliklerle yerli ve yabancı turistlerin dört mevsim uğrak noktası haline gelen yaylanın, modern konaklama alanları, kış sporları çeşitliliği ve eşsiz doğal güzelliğiyle ilgi görmeye devam ettiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:  "Yaylanın dört bir yanını turizm destinasyonlarıyla donatmayı sürdüren Belediyemiz, bunlara bir yenisini daha ekledi. Çalışmalar kapsamında, Kabadüz ilçesine bağlı Çambaşı Yaylası sınırları içerisinde Ablak Taşı için seyir terası ve çevre düzenleme çalışmaları başlatılarak tamamlandı. Bölgede 100 metrekarelik çelik konstrüksiyonlu ahşap kaplamalı seyir terası, ahşap piknik masası, kameriye, çöp kovası, aydınlatma direği ve çeşme çalışması gerçekleştirildi. Ablak Taşı üzerine yapılan seyir terası, yaz kış Ordu turizmine yeni bir soluk katacak."<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1DdUP6JHukqMBisLdGzu8Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Bölgeye yapılan yatırımları sosyal medya hesabından paylaşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, "Annelerimizin masallarda anlattığı karlar diyarını arıyorsanız, sizi Ablak Taşı'na bekliyoruz. Huzur, dinginlik, güzellik ve masalsı manzaralara tanıklık edilen bu eşsiz bölgeye yeni seyir terası kazandırdık. Hayırlı olsun." ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nemrut Kalderası karla kaplandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/nemrut-kalderasi-karla-kaplandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/nemrut-kalderasi-karla-kaplandi</guid>
<description><![CDATA[ Bitlis&#039;in Tatvan ilçesindeki Nemrut Krater Gölü kar yağışıyla beyaza büründü.Avrupalı Seçkin Destinasyonlar projesi kapsamında &quot;Mükemmeliyet Ödülü&quot; alan 2 bin 250 rakımdaki Nemrut Krater Gölü&#039;nü bünyesinde barındıran Nemrut Kalderası&#039;nda kar etkili oldu.  Dört mevsim yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlayan doğa harikası göl, beyaza büründü.Gölün masmavi suyunun beyaz örtüyle bütünleşmesiyle ortaya çıkan manzara, güzel görüntü oluşturdu. Mavi ve beyazın buluştuğu kaldera, havadan görüntülendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6wpA-0so8UeQyOSZZcdPow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nemrut, Kalderası, karla, kaplandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6wpA-0so8UeQyOSZZcdPow.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nemrut Kalderası karla kaplandı"><p>Bitlis'in Tatvan ilçesindeki Nemrut Krater Gölü kar yağışıyla beyaza büründü.</p>Avrupalı Seçkin Destinasyonlar projesi kapsamında "Mükemmeliyet Ödülü" alan 2 bin 250 rakımdaki <strong>Nemrut Krater Gölü</strong>'nü bünyesinde barındıran Nemrut Kalderası'nda kar etkili oldu.  Dört mevsim yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlayan doğa harikası göl, beyaza büründü.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S3wRQCcya06LpRhxJTJANQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Gölün masmavi suyunun beyaz örtüyle bütünleşmesiyle ortaya çıkan manzara, güzel görüntü oluşturdu. Mavi ve beyazın buluştuğu kaldera, havadan görüntülendi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Üç saati aşan rötarlı uçuşlar için yolculara tazminat ödenecek</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/uc-saati-asan-roetarli-ucuslar-icin-yolculara-tazminat-oedenecek</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/uc-saati-asan-roetarli-ucuslar-icin-yolculara-tazminat-oedenecek</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havayolu ile seyahat eden yolcuların haklarını güçlendiren yeni düzenlemeyi duyurdu. Bakan Uraloğlu, uçuşların 3 saat ve üzerinde gecikmesi durumunda yolculara tazminat hakkı tanındığını bildirdi. Düzenlemeye göre iç hat uçuşlarında 100 euro, dış hatta ise mesafeye göre 250 ile 600 euro arasında tazminat ödenecek.Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü&#039;nün (SHGM) havayolu ile seyahat eden yolcuların haklarına dair yönetmelikte yaptığı değişiklikle Resmi Gazete&#039;de yayımlandı.  Düzenleme ile birlikte uçuşların teknik ve operasyonel nedenlerle 3 saat ve üzerinde gecikmesi durumunda yolculara tazminat hakkı getirildi.  Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, daha önce uçuşların iptali durumunda yolculara tazminat ödendiğini ancak uçuşların gecikmesi halinde ise bu uygulamanın bulunmadığını söyledi.   Uraloğlu, &quot;Türk hava yolu şirketleri, Avrupa Birliği (AB) Yolcu Hakları Tüzüğü kapsamında AB çıkışlı ya da AB varışlı uçuşlarda yabancı yolculara tazminat öderken aynı durumda Türk vatandaşlarına bu ödemeyi yapmıyordu. Yeni düzenlemeyle bu farklılık ortadan kaldırılmış ve uluslararası standartlara uyum sağlanmıştır.&quot; dedi.600 EUROYA KADAR TAZMİNAT VERİLECEKYolculara verilecek tazminatların da belirlendiğini vurgulayan Uraloğlu, &quot;İç hat uçuşlarındaki 3 saat ve üzeri rötarlar için 100 euro tazminat verilecek. Dış hat uçuşlarında ise 1500 kilometre veya daha kısa tüm uçuşlar için 250 euro, 1500 ila 3 bin 500 kilometre arası uçuşlar için 400 euro, 3 bin 500 kilometreden daha uzun uçuşlar için 600 euro tazminat ödenecek.&quot; ifadelerini kullandı.  Tazminat alacaklarının Türk lirası cinsinden karşılığı hesaplanırken tazminatın ödendiği güne ait Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınacak.&quot;YAZ DÖNEMİNDE OLUMLU ETKİ BEKLİYORUZ&quot;  Uraloğlu, &quot;Değişiklikle yolcu haklarının güçlendirilmesi, hava yolu şirketlerinin operasyonel planlamalarını iyileştirmesi ve uzun süreli gecikmelerin önlenmesi hedeflendi. Söz konusu düzenlemeyi, hava yolu işletmelerinin uyum sağlamasını kolaylaştırmak amacıyla operasyonların daha az yoğun olduğu kış döneminde hayata geçirdik. Yaz döneminde olumlu etkilerinin görülmesi bekliyoruz.&quot; şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ob1g0Cdp1EifsFJgea_P-Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Üç, saati, aşan, rötarlı, uçuşlar, için, yolculara, tazminat, ödenecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ob1g0Cdp1EifsFJgea_P-Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Üç saati aşan rötarlı uçuşlar için yolculara tazminat ödenecek"><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havayolu ile seyahat eden yolcuların haklarını güçlendiren yeni düzenlemeyi duyurdu. Bakan Uraloğlu, uçuşların 3 saat ve üzerinde gecikmesi durumunda yolculara tazminat hakkı tanındığını bildirdi. Düzenlemeye göre iç hat uçuşlarında 100 euro, dış hatta ise mesafeye göre 250 ile 600 euro arasında tazminat ödenecek.</p><p>Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün (SHGM) havayolu ile seyahat eden yolcuların haklarına dair yönetmelikte yaptığı değişiklikle Resmi Gazete'de yayımlandı.  Düzenleme ile birlikte uçuşların teknik ve operasyonel nedenlerle 3 saat ve üzerinde gecikmesi durumunda yolculara tazminat hakkı getirildi.  Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, daha önce uçuşların iptali durumunda yolculara tazminat ödendiğini ancak uçuşların gecikmesi halinde ise bu uygulamanın bulunmadığını söyledi.   Uraloğlu, "Türk hava yolu şirketleri, Avrupa Birliği (AB) Yolcu Hakları Tüzüğü kapsamında AB çıkışlı ya da AB varışlı uçuşlarda yabancı yolculara tazminat öderken aynı durumda Türk vatandaşlarına bu ödemeyi yapmıyordu. Yeni düzenlemeyle bu farklılık ortadan kaldırılmış ve uluslararası standartlara uyum sağlanmıştır." dedi.</p><p><strong>600 EUROYA KADAR TAZMİNAT VERİLECEK</strong></p><p>Yolculara verilecek tazminatların da belirlendiğini vurgulayan Uraloğlu, "İç hat uçuşlarındaki 3 saat ve üzeri rötarlar için 100 euro tazminat verilecek. Dış hat uçuşlarında ise 1500 kilometre veya daha kısa tüm uçuşlar için 250 euro, 1500 ila 3 bin 500 kilometre arası uçuşlar için 400 euro, 3 bin 500 kilometreden daha uzun uçuşlar için 600 euro tazminat ödenecek." ifadelerini kullandı.  Tazminat alacaklarının Türk lirası cinsinden karşılığı hesaplanırken tazminatın ödendiği güne ait Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınacak.</p><p><strong>"YAZ DÖNEMİNDE OLUMLU ETKİ BEKLİYORUZ"</strong>  Uraloğlu, "Değişiklikle yolcu haklarının güçlendirilmesi, hava yolu şirketlerinin operasyonel planlamalarını iyileştirmesi ve uzun süreli gecikmelerin önlenmesi hedeflendi. Söz konusu düzenlemeyi, hava yolu işletmelerinin uyum sağlamasını kolaylaştırmak amacıyla operasyonların daha az yoğun olduğu kış döneminde hayata geçirdik. Yaz döneminde olumlu etkilerinin görülmesi bekliyoruz." şeklinde konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Roma ve Erken Bizans dönemi mezarları &amp;quot;nekropark&amp;quot;ta ziyarete açılacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/roma-ve-erken-bizans-doenemi-mezarlari-nekroparkta-ziyarete-acilacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/roma-ve-erken-bizans-doenemi-mezarlari-nekroparkta-ziyarete-acilacak</guid>
<description><![CDATA[ Bursa&#039;nın İznik ilçesinde Roma ve Erken Bizans dönemlerinde 2. yüzyıldan 5. yüzyılın sonlarına kadar nekropol alanı olarak kullanılan Hisardere&#039;de devam eden arkeolojik kazı tamamlandıktan sonra bölgeden çıkarılan genellikle gösterişli ve süslü lahitlerin mulajlarının (kalıp) da sergileneceği nekropark açılması planlanıyor.Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, İznik Müze Müdürlüğünün başkanlığında Dokuz Eylül Üniversitesinden bir ekip tarafından 2018&#039;de başlayan kazı çalışmaları sürdürülüyor.  Daha önce zeytinlik olan 10 dönüm alanda yapılan arkeolojik kazıda kabartmalı ve gösterişli lahitler, İznik&#039;e özgü fresklerle süslenmiş terrakota (kırmızı pişmiş topraktan yapılmış) plaka çatılı oda mezarları, hipojeler (yer altında tonozlu yapıyla inşa edilmiş mezar odası), mezar hediyeleri, iskeletler ve mozaikli zemin döşemesi olan bir bazilika bulundu. Bölgeden çıkarılan iskeletler, antropolog tarafından incelenip belgeleniyor. Kazılarda bulunan diğer eserler ise İznik Müzesi&#039;ndeki Hisardere Salonu&#039;nda sergileniyor.  Kazıların tamamlanmasının ardından alan, dönemin mezar tipolojisinin, ölü gömme geleneğinin anlaşılabileceği nekropark olarak düzenlenip ziyarete açılacak.  &quot;TAMAMEN BURAYA ÖZGÜ BİR MEZAR TİPİ&quot;Kazının bilimsel koordinatörü Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç, AA muhabirine, bölgede 1989&#039;dan itibaren yapılan kaçak kazılarda lahitler ortaya çıktığını, alanın 2017&#039;de kamulaştırıldığını ve 2019&#039;da bilimsel kazıların başladığını söyledi.  Nekropol (mezarlık) alanında &quot;Gregorios&quot;, &quot;Tanrılar&quot;, &quot;Antigonos&quot;, &quot;Nigrenie ve kızı Astyrist&quot; adı verilen lahitler ile Eros kabartmalı iki lahit bulunduğunu, 3. yüzyıla tarihlenen terrakota plaka çatılı oda mezarlara rastladıklarını belirten Meriç, &quot;Altı adet içbükey terrakota plakalarla kapatılmış ve tabanı tuğla plakalarla döşeli, yan duvarlarında cennet bahçesi tasvirlerinden freskler olan dörtgen mezarlarla karşılaştık. Bunların 14 kişiye kadar çıkan aile mezarları olduklarını keşfettik. Böyle bir yapıda bir mezar geleneği İznik dışında hiçbir yerde yok. Tamamen buraya özgü bir mezar tipi.&quot; dedi.  Meriç, lahit ve mezarlardan çıkarılan iskeletlerin pamuk ve keten içeren bir kumaşla sarıldığını, bu durumun kendilerine kemikleri araştırma fırsatı sunduğunu dile getirdi. Ayrıca bölgede tespit edilen mozaik tabanın 5. yüzyıla tarihlenen bir bazilika yapısına ait olduğunu tespit ettiklerini bildiren Meriç, sözlerini şöyle sürdürdü:  &quot;Bu bazilika yapısının İznik&#039;in en büyük bazilikası olduğunu anladık. Çok büyük ölçekli bir bazilika ve bu nekropolün üzerine inşa edilmiş. Fakat lahitlere hiçbir şekilde zarar vermemişler. Bazilika yapısının sonraki dönemlerde mezarlık kilisesi olarak kullanıldığını gördük. Bu alanın 2. yüzyıldan 5. yüzyılın sonlarına kadar bir nekropol alanı olduğunu tespit ettik. Bu mozaiği şu anda kapattık, üzerini kumla örttük. Doğuya ve batıya doğru mozaiğin de devam ettiğini görüyoruz. Şartlar el verdiği ölçüde biz bunların hepsini ortaya çıkarmayı düşünüyoruz.&quot;  MEZAR TİPOLOJİSİ HİÇ BOZULMADAN ORTAYA ÇIKARILDIProf. Dr. Meriç, alanda basamakla inilen, düzenli, birkaç ölünün gömülü olduğu hipojelere de rastladıklarını, bunun dışında daha basit çatkı, taş plaka mezarların bulunduğunu belirtti.  Dönemin mezar tipolojisini hiç bozulmadan bilimsel olarak ortaya çıkardıklarını dile getiren Meriç, &quot;Özgün mezar yapıları barındırması bakımından Bithynia Bölgesi’nde yer alan önemli bir nekropol örneği. Biz buradaki nekropol alanını ortaya çıkarıyoruz. Bu sene itibarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığının başlattığı Geleceğe Miras Projesi kapsamında, daha uzun soluklu ve daha sağlam bütçelerle çalışmalara başladık. Çok daha hızlı ve seri bir şekilde hem kazı yapacağız hem de korumaya yönelik çalışmalar yapacağız.&quot; diye konuştu.  Meriç, söz konusu 10 dönüm alanda kazının tamamını bir an önce bitirip açık hava nekropark olarak ziyarete açmayı hedeflediklerini anlattı.  ​​​​​​​Nekropol alanında mezar geleneğinin insanların maddi durumuna göre şekillendiğini bildiren Meriç, şu bilgileri paylaştı:  &quot;Burası gerçekten çok büyük bir cazibe merkezi olacak. İnsanlar buraya geldiklerinde buranın mezar geleneğini görebilecek. En fakiri de zengin olanı da bu nekropol alanında. Çok basit çatkılar da daha özel oda mezarlar, freskli mezarlar, mermer lahitler de göreceksiniz. Bu lahitlerin içinde çok kabartmalı olanlar, daha basit kabartmalı olanlar var. Burada Roma İmparatorluk Dönemi ve Erken Bizans Dönemi&#039;nde yaşamış insanların bütün mezar geleneğini görebiliyoruz. Lahitlerin hepsinin mulajlarını alacağız. Mulajları, bulundukları yerlerde sergileyeceğiz. İçlerinden çıkan kişilerle ilgili bilgiler de olacak. Burada kaç kişi yatmış, kaç yaşında ölmüşler, neyle gömülmüşler? Bütün bu verilerin sunulduğu bir nekropark yapmak istiyoruz. İznik&#039;e böyle bir nekropol alanı hediye etmeyi hayal ediyoruz.&quot;  İznik Müze Müdürü Tolga Koparal da bölgede önemli buluntuların çıktığına dikkati çekerek, &quot;Kazı çalışmaları tamamlandıktan so ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZbGsV4Ljm0GvJGp89AaiDA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Roma, Erken, Bizans, dönemi, mezarları, nekroparkta, ziyarete, açılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZbGsV4Ljm0GvJGp89AaiDA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Roma ve Erken Bizans dönemi mezarları " nekropark ziyarete a><p>Bursa'nın İznik ilçesinde Roma ve Erken Bizans dönemlerinde 2. yüzyıldan 5. yüzyılın sonlarına kadar nekropol alanı olarak kullanılan Hisardere'de devam eden arkeolojik kazı tamamlandıktan sonra bölgeden çıkarılan genellikle gösterişli ve süslü lahitlerin mulajlarının (kalıp) da sergileneceği nekropark açılması planlanıyor.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, İznik Müze Müdürlüğünün başkanlığında Dokuz Eylül Üniversitesinden bir ekip tarafından 2018'de başlayan kazı çalışmaları sürdürülüyor.  Daha önce zeytinlik olan 10 dönüm alanda yapılan arkeolojik kazıda kabartmalı ve gösterişli lahitler, İznik'e özgü fresklerle süslenmiş terrakota (kırmızı pişmiş topraktan yapılmış) plaka çatılı oda mezarları, hipojeler (yer altında tonozlu yapıyla inşa edilmiş mezar odası), mezar hediyeleri, iskeletler ve mozaikli zemin döşemesi olan bir bazilika bulundu. Bölgeden çıkarılan iskeletler, antropolog tarafından incelenip belgeleniyor. Kazılarda bulunan diğer eserler ise İznik Müzesi'ndeki Hisardere Salonu'nda sergileniyor.  Kazıların tamamlanmasının ardından alan, dönemin mezar tipolojisinin, ölü gömme geleneğinin anlaşılabileceği nekropark olarak düzenlenip ziyarete açılacak.  <strong>"TAMAMEN BURAYA ÖZGÜ BİR MEZAR TİPİ"</strong></p><p>Kazının bilimsel koordinatörü Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç, AA muhabirine, bölgede 1989'dan itibaren yapılan kaçak kazılarda lahitler ortaya çıktığını, alanın 2017'de kamulaştırıldığını ve 2019'da bilimsel kazıların başladığını söyledi.  Nekropol (mezarlık) alanında "Gregorios", "Tanrılar", "Antigonos", "Nigrenie ve kızı Astyrist" adı verilen lahitler ile Eros kabartmalı iki lahit bulunduğunu, 3. yüzyıla tarihlenen terrakota plaka çatılı oda mezarlara rastladıklarını belirten Meriç, "Altı adet içbükey terrakota plakalarla kapatılmış ve tabanı tuğla plakalarla döşeli, yan duvarlarında cennet bahçesi tasvirlerinden freskler olan dörtgen mezarlarla karşılaştık. Bunların 14 kişiye kadar çıkan aile mezarları olduklarını keşfettik. Böyle bir yapıda bir mezar geleneği İznik dışında hiçbir yerde yok. Tamamen buraya özgü bir mezar tipi." dedi.  Meriç, lahit ve mezarlardan çıkarılan iskeletlerin pamuk ve keten içeren bir kumaşla sarıldığını, bu durumun kendilerine kemikleri araştırma fırsatı sunduğunu dile getirdi. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y69zqJZ8706n0hGJ3nkGiQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Ayrıca bölgede tespit edilen mozaik tabanın 5. yüzyıla tarihlenen bir bazilika yapısına ait olduğunu tespit ettiklerini bildiren Meriç, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Bu bazilika yapısının İznik'in en büyük bazilikası olduğunu anladık. Çok büyük ölçekli bir bazilika ve bu nekropolün üzerine inşa edilmiş. Fakat lahitlere hiçbir şekilde zarar vermemişler. Bazilika yapısının sonraki dönemlerde mezarlık kilisesi olarak kullanıldığını gördük. Bu alanın 2. yüzyıldan 5. yüzyılın sonlarına kadar bir nekropol alanı olduğunu tespit ettik. Bu mozaiği şu anda kapattık, üzerini kumla örttük. Doğuya ve batıya doğru mozaiğin de devam ettiğini görüyoruz. Şartlar el verdiği ölçüde biz bunların hepsini ortaya çıkarmayı düşünüyoruz."  <strong>MEZAR TİPOLOJİSİ HİÇ BOZULMADAN ORTAYA ÇIKARILDI</strong></p><p>Prof. Dr. Meriç, alanda basamakla inilen, düzenli, birkaç ölünün gömülü olduğu hipojelere de rastladıklarını, bunun dışında daha basit çatkı, taş plaka mezarların bulunduğunu belirtti.  Dönemin mezar tipolojisini hiç bozulmadan bilimsel olarak ortaya çıkardıklarını dile getiren Meriç, "Özgün mezar yapıları barındırması bakımından Bithynia Bölgesi’nde yer alan önemli bir nekropol örneği. Biz buradaki nekropol alanını ortaya çıkarıyoruz. Bu sene itibarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığının başlattığı Geleceğe Miras Projesi kapsamında, daha uzun soluklu ve daha sağlam bütçelerle çalışmalara başladık. Çok daha hızlı ve seri bir şekilde hem kazı yapacağız hem de korumaya yönelik çalışmalar yapacağız." diye konuştu.  Meriç, söz konusu 10 dönüm alanda kazının tamamını bir an önce bitirip açık hava nekropark olarak ziyarete açmayı hedeflediklerini anlattı.  ​​​​​​​Nekropol alanında mezar geleneğinin insanların maddi durumuna göre şekillendiğini bildiren Meriç, şu bilgileri paylaştı:  "Burası gerçekten çok büyük bir cazibe merkezi olacak. İnsanlar buraya geldiklerinde buranın mezar geleneğini görebilecek. En fakiri de zengin olanı da bu nekropol alanında. Çok basit çatkılar da daha özel oda mezarlar, freskli mezarlar, mermer lahitler de göreceksiniz. Bu lahitlerin içinde çok kabartmalı olanlar, daha basit kabartmalı olanlar var. Burada Roma İmparatorluk Dönemi ve Erken Bizans Dönemi'nde yaşamış insanların bütün mezar geleneğini görebiliyoruz. Lahitlerin hepsinin mulajlarını alacağız. Mulajları, bulundukları yerlerde sergileyeceğiz. İçlerinden çıkan kişilerle ilgili bilgiler de olacak. Burada kaç kişi yatmış, kaç yaşında ölmüşler, neyle gömülmüşler? Bütün bu verilerin sunulduğu bir nekropark yapmak istiyoruz. İznik'e böyle bir nekropol alanı hediye etmeyi hayal ediyoruz."  İznik Müze Müdürü Tolga Koparal da bölgede önemli buluntuların çıktığına dikkati çekerek, "Kazı çalışmaları tamamlandıktan sonra yapılacak bir çevre düzenleme çalışmasıyla buranın ziyaretçilere açılması düşünülüyor. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor." ifadesini kullandı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hasankeyf Müzesi’ni 11 ayda 25 bin kişi ziyaret etti</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/hasankeyf-muzesini-11-ayda-25-bin-kisi-ziyaret-etti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/hasankeyf-muzesini-11-ayda-25-bin-kisi-ziyaret-etti</guid>
<description><![CDATA[ Batman&#039;da 12 bin yıllık tarihe sahip Hasankeyf ilçesinde 2019 yılında açılan ve içerisinde Paleolitik çağdan bugüne kadar yaklaşık 4 bin tarihi eseri barındıran Hasankeyf Müzesi’ni, yılın ilk 11 ayında 25 bin kişi ziyaret etti.Batman&#039;da 12 bin yıllık tarihe sahip, yukarı Mezopotamya&#039;dan Anadolu&#039;ya geçiş yolu üzerinde, Dicle Nehri&#039;nin kenarında bulunan, Bizanslılar, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklular, Eyyübiler, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapan Hasankeyf’te, 2019 yılında 96 bin metrekarelik alanda Hasankeyf Müzesi inşa edildi. Ilısu Barajı ve HES Projesi kapsamında, Batman-Hasankeyf, Siirt, Mardin ve Diyarbakır illerindeki 2000-2019 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ve denetiminde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile GAP İdaresi Başkanlığı’nın maddi desteğiyle sürdürülen arkeolojik kazı çalışmaları ve yüzey araştırmaları neticesinde ortaya çıkarılan, Paleolitik çağdan bugüne kadar yaklaşık 4 bin tarihi eseri barındıran Hasankeyf Müzesi’ni, yılın ilk 11 ayında 25 bin kişi ziyaret etti. &quot;3 AYRI NOKTADA KAZI ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR&quot;  Hasankeyf Kaymakamı Mehmet Ali İmrak, ilçede kazı çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Hasankeyf, 12 bin yıllık kadim tarihe sahip. Bu topraklar 10&#039;un üzerinde medeniyete ev sahipliği yapmış. Yukarı Mezopotamya&#039;dan Anadolu&#039;ya bir geçiş güzergahında olan bu konum bizim için ve dünya tarihi için çok önemli bir hazine. Hasankeyf Müzemiz, 10 Mayıs 2019&#039;da açılışını bakanlık oluruyla gerçekleştirilmiş ve yaklaşık olarak 4 bine yakın bir eseri kendi içerisinde barındırmakta, misafirlerine sergilemektedir. 23 bin metrekareye yayılmış durumda olan Hasankeyf Müzemiz, misafirlerine Paleolitik çağdan günümüze kadar gelen eserlerle beraber görsel bir şölen sunmaktadır. Bütün eserlerimizi, taşıdığımız eserlerde dahil olmak üzere dokunmatik ekrana dokunduğunuzda tamamen bulunan konumu, eski konumu, şu anki konumu ve tarihinden özetleyebilecek tamamen dijital bir sürece entegre olmuş bir müze. Şu ana kadar müzemizi ziyaret eden kişi sayımız 25 bindir. Hasankeyf Müzemiz, şu anda tamamen bir proaktif durumda. Nasıl proaktif? Eserlerini hala getirip kendi içerisinde sergilemeye devam ediyor. Yine Hasankeyf’imizde 3 ayrı lokasyonda, buna köylerimiz de dahil, kazı çalışmalarımız devam ediyor” dedi.&quot;ÇIKAN HER TARİHİ ESERİMİZİ MÜZEMİZDE SERGİLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ&quot;  Kaymakam İmrak, çıkan her bir tarihi eserin müzede sergilemeye devam edileceğini ifade ederek, “Hasankeyf Kalemizde, yine yeni Bizans ve Romalılara ait eserlerimizi bulup, yine burada sergilemeye devam ettik ve edeceğiz. Bütün misafirlerimizi 4 bine yakın eseri içerisinde barındıran bu güzel müzemize bütün misafirlerimizi bekliyoruz. Hasankeyf’imiz, 12 bin yıllık kadim tarih ve hala keşfedilmemiş bir tarihi özelliğe sahip. Burası bir hazine. Hasankeyf’imizde her çıkan tarihi eserimizi müzemizde sergilemeye devam edeceğiz. Hasankeyf Müzesi öyle bir şekilde konumlandırılmış ki ilk giriş yaptığınızda bir Paleolitik çağ ile karşılaşıyorsunuz ve Paleolitik çağdan insan figürlerine, mağaralarda yaşayan insan figürlerine, o dönemdeki hayvan fosillerine ve mağaralardaki yaşamdan günümüze kadar geliyorsunuz. Haliyle de bu konumlandırma da bu güzel heykellerle, bu güzel tarihi eserlerle beraber misafirlerimizi güzel bir tarihi yolculuğa çıkarmış oluyoruz” diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5-yY1sc_AEiOc6bPzd3N6w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hasankeyf, Müzesi’ni, ayda, bin, kişi, ziyaret, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5-yY1sc_AEiOc6bPzd3N6w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hasankeyf Müzesi’ni 11 ayda 25 bin kişi ziyaret etti"><p>Batman'da 12 bin yıllık tarihe sahip Hasankeyf ilçesinde 2019 yılında açılan ve içerisinde Paleolitik çağdan bugüne kadar yaklaşık 4 bin tarihi eseri barındıran Hasankeyf Müzesi’ni, yılın ilk 11 ayında 25 bin kişi ziyaret etti.</p><p>Batman'da 12 bin yıllık tarihe sahip, yukarı Mezopotamya'dan Anadolu'ya geçiş yolu üzerinde, Dicle Nehri'nin kenarında bulunan, Bizanslılar, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklular, Eyyübiler, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapan Hasankeyf’te, 2019 yılında 96 bin metrekarelik alanda <strong>Hasankeyf Müzesi</strong> inşa edildi. </p><p>Ilısu Barajı ve HES Projesi kapsamında, Batman-Hasankeyf, Siirt, Mardin ve Diyarbakır illerindeki 2000-2019 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ve denetiminde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile GAP İdaresi Başkanlığı’nın maddi desteğiyle sürdürülen arkeolojik kazı çalışmaları ve yüzey araştırmaları neticesinde ortaya çıkarılan, Paleolitik çağdan bugüne kadar yaklaşık 4 bin tarihi eseri barındıran Hasankeyf Müzesi’ni, yılın ilk 11 ayında 25 bin kişi ziyaret etti. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tbiyum3ZOECf5LqgjqFqpQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>"3 AYRI NOKTADA KAZI ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR"</strong>  Hasankeyf Kaymakamı Mehmet Ali İmrak, ilçede kazı çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Hasankeyf, 12 bin yıllık kadim tarihe sahip. Bu topraklar 10'un üzerinde medeniyete ev sahipliği yapmış. Yukarı Mezopotamya'dan Anadolu'ya bir geçiş güzergahında olan bu konum bizim için ve dünya tarihi için çok önemli bir hazine. Hasankeyf Müzemiz, 10 Mayıs 2019'da açılışını bakanlık oluruyla gerçekleştirilmiş ve yaklaşık olarak 4 bine yakın bir eseri kendi içerisinde barındırmakta, misafirlerine sergilemektedir. 23 bin metrekareye yayılmış durumda olan Hasankeyf Müzemiz, misafirlerine Paleolitik çağdan günümüze kadar gelen eserlerle beraber görsel bir şölen sunmaktadır. Bütün eserlerimizi, taşıdığımız eserlerde dahil olmak üzere dokunmatik ekrana dokunduğunuzda tamamen bulunan konumu, eski konumu, şu anki konumu ve tarihinden özetleyebilecek tamamen dijital bir sürece entegre olmuş bir müze. Şu ana kadar müzemizi ziyaret eden kişi sayımız 25 bindir. Hasankeyf Müzemiz, şu anda tamamen bir proaktif durumda. Nasıl proaktif? Eserlerini hala getirip kendi içerisinde sergilemeye devam ediyor. Yine Hasankeyf’imizde 3 ayrı lokasyonda, buna köylerimiz de dahil, kazı çalışmalarımız devam ediyor” dedi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XPXFp8NHH0K951k3iLVH9g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>"ÇIKAN HER TARİHİ ESERİMİZİ MÜZEMİZDE SERGİLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ"</strong>  Kaymakam İmrak, çıkan her bir tarihi eserin müzede sergilemeye devam edileceğini ifade ederek, “Hasankeyf Kalemizde, yine yeni Bizans ve Romalılara ait eserlerimizi bulup, yine burada sergilemeye devam ettik ve edeceğiz. Bütün misafirlerimizi 4 bine yakın eseri içerisinde barındıran bu güzel müzemize bütün misafirlerimizi bekliyoruz. Hasankeyf’imiz, 12 bin yıllık kadim tarih ve hala keşfedilmemiş bir tarihi özelliğe sahip. Burası bir hazine. Hasankeyf’imizde her çıkan tarihi eserimizi müzemizde sergilemeye devam edeceğiz. Hasankeyf Müzesi öyle bir şekilde konumlandırılmış ki ilk giriş yaptığınızda bir Paleolitik çağ ile karşılaşıyorsunuz ve Paleolitik çağdan insan figürlerine, mağaralarda yaşayan insan figürlerine, o dönemdeki hayvan fosillerine ve mağaralardaki yaşamdan günümüze kadar geliyorsunuz. Haliyle de bu konumlandırma da bu güzel heykellerle, bu güzel tarihi eserlerle beraber misafirlerimizi güzel bir tarihi yolculuğa çıkarmış oluyoruz” diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kazdağları&amp;apos;nın doğal güzellikleri büyülüyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kazdaglarinin-dogal-guzellikleri-buyuluyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kazdaglarinin-dogal-guzellikleri-buyuluyor</guid>
<description><![CDATA[ Antik dönemlerde &quot;bin pınarlı İda&quot; olarak adlandırılan Balıkesir ve Çanakkale sınırlarında yer alan Kazdağları, doğal güzellikleriyle her mevsim ön plana çıkıyor.Kuzey Ege&#039;de Edremit Körfezi&#039;nin kuzeyinde bulunan Kazdağları, zengin fauna ve bitki örtüsüyle dikkati çekiyor.  Sahilden kızılçamlarla başlayıp 800 metre yükseklikte karaçamlara, daha sonra karaçam, meşe, kestane karışık ormanlarına erişilen Kazdağları&#039;nın daha yüksek kesimlerde ise Kazdağı köknarına ulaşılıyor.  Bu özellikleriyle eko-turizm açısından büyük önem taşıyan oksijen deposu Kazdağları&#039;nı görmek isteyen doğa fotoğrafçıları ve yürüyüş meraklıları, bölgeye ilgi gösteriyor.Antik dönemlerde &quot;bin pınarlı İda&quot; olarak adlandırılan ve her mevsim ziyaretçilerine ev sahipliği yapan Kazdağları&#039;nın sisler altında kalan Sarıkız bölgesi, derin vadi ve kanyonları ile şelaleleri görüntülendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8w8TLZj2l02TwPPyenpvZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kazdağlarının, doğal, güzellikleri, büyülüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8w8TLZj2l02TwPPyenpvZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kazdağları'nın doğal güzellikleri büyülüyor"><p>Antik dönemlerde "bin pınarlı İda" olarak adlandırılan Balıkesir ve Çanakkale sınırlarında yer alan Kazdağları, doğal güzellikleriyle her mevsim ön plana çıkıyor.</p>Kuzey Ege'de Edremit Körfezi'nin kuzeyinde bulunan <strong>Kazdağları</strong>, zengin fauna ve bitki örtüsüyle dikkati çekiyor.  Sahilden kızılçamlarla başlayıp 800 metre yükseklikte karaçamlara, daha sonra karaçam, meşe, kestane karışık ormanlarına erişilen Kazdağları'nın daha yüksek kesimlerde ise Kazdağı köknarına ulaşılıyor.  Bu özellikleriyle eko-turizm açısından büyük önem taşıyan oksijen deposu Kazdağları'nı görmek isteyen doğa fotoğrafçıları ve yürüyüş meraklıları, bölgeye ilgi gösteriyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fKr_md4JjkmvUPjUe0t1zQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Antik dönemlerde "bin pınarlı İda" olarak adlandırılan ve her mevsim ziyaretçilerine ev sahipliği yapan Kazdağları'nın sisler altında kalan Sarıkız bölgesi, derin vadi ve kanyonları ile şelaleleri görüntülendi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kilitbahir Kale Müzesi yeni yılda tekrar ziyaretçilerine kavuşacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kilitbahir-kale-muzesi-yeni-yilda-tekrar-ziyaretcilerine-kavusacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kilitbahir-kale-muzesi-yeni-yilda-tekrar-ziyaretcilerine-kavusacak</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale Boğazı&#039;nın iki yakasına yaptırdığı kalelerden biri olan Kilitbahir Kale&#039;sinden doğal koşullardan kaynaklı yıpranmalar nedeniyle başlatılan kısmi restorasyon sürüyor.Fatih Sultan Mehmed&#039;in İstanbul&#039;un fethinden sonra Çanakkale Boğazı&#039;nın iki yakasına yaptırdığı kalelerden biri olan ve 6 yıldır müze olarak hizmet veren Kilitbahir Kalesi&#039;nin, doğal koşullardan kaynaklı yıpranmaların iyileştirilmesinin ardından yeni yılın ilk ayında tekrar ziyarete açılması planlanıyor.Kale müzesi olarak yeni yüzüyle 2018&#039;den bu yana hizmet veren kaledeki bakım onarım çalışmaları, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının kontrolünde 1 Ekim&#039;de başladı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Kilitbahir Kalesi&#039;nin Çanakkale Boğazı&#039;nın muhafızlarından, Fatih Sultan Mehmed&#039;in emanetlerinden, Çanakkale Savaşları&#039;nda gazi olmuş, Tarihi Alan&#039;da en çok ziyaret edilen mekanlardan olduğunu söyledi.  Kilitbahir Kale Müzesi&#039;nin teşhir, tanzim ve mimari şekliyle birçok ziyaretçiyi cezbeden, içine girildiğinde Çanakkale ruhunu hissettiren, adeta zaman tünelinde yolculuk yapılan bir kale hayatını canlandıran yaşayan tarih müzesi olduğunu belirten Kaşdemir, &quot;Çanakkale Boğazı&#039;nın kıyısında olması doğal koşullardan meydana gelen yıpranmayı artırıyordu. Özellikle Sarı Kule ve içerideki kulenin üzerinde bitkilenme olması, harçlarında bozulmaların meydana gelmesi Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu müstesna yapıya el atmamıza neden oldu. Hızlı bir şekilde tadilat projemizi yapıp, iyileştirme çalışmaları yapıyoruz&quot; diye konuştu.Müzeyi kısa sürede yeniden ziyarete açmayı hedeflediklerini bildiren Kaşdemir, şunları kaydetti:  &quot;Bizim için tarihi mekanların orijinalliğini bozmamak, dokusunu korumak ve onlara emanet gözüyle bakmak önemli olduğu kadar ziyaretçilerimizin güvenliği de önemli. 2025 yılının başında Kilitbahir Kalesi tekrar eskiden olduğu gibi ziyaretçiye açık hale gelecek. Ziyaretçilerimiz, Kilitbahir Kalesi&#039;nde Çanakkale&#039;yi geçilmez yapan o büyük ruhu daha iyi anlama imkanına sahip olacaklar. Fatih Sultan Mehmed&#039;in İstanbul&#039;da Anadolu ve Rumeli hisarlarını yaptırdığı gibi Çanakkale Boğazı&#039;na yaptırmış olduğu Kale-i Sultaniye (Çimenlik) ve Kilitbahir kalelerini de görerek tarihi bir yolculuk yapacaklar.&quot;  Çanakkale&#039;yi geçilmez yapan mekanları, ecdadın emaneti, tarihin tanıkları, Mehmetçiğin ayak izlerinin, hatıralarının bulunduğu göz bebeği gazi yapılar olarak niteleyen Kaşdemir, &quot;Yüzlerce yıl olduğu gibi bundan sonra da yüzlerce hatta binlerce yıl dimdik ayakta durarak, tarihin canlı şahitleri olarak Çanakkale Boğazı&#039;na muhafızlık yapmaya, ziyaretçileri kucaklamaya, Çanakkale ruhunu daha iyi hissettirmeye devam edecekler. İnşallah Çanakkale Tarihi Alanı da dünyanın en büyük açık hava müzesi olarak dünyada en çok bilinen, bütün dünyanın bir araya geldiği buluşma noktası olmaya devam edecek&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xELOul8t90yNtZ073IgfPg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kilitbahir, Kale, Müzesi, yeni, yılda, tekrar, ziyaretçilerine, kavuşacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xELOul8t90yNtZ073IgfPg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kilitbahir Kale Müzesi yeni yılda tekrar ziyaretçilerine kavuşacak"><p>Çanakkale Boğazı'nın iki yakasına yaptırdığı kalelerden biri olan Kilitbahir Kale'sinden doğal koşullardan kaynaklı yıpranmalar nedeniyle başlatılan kısmi restorasyon sürüyor.</p><p>Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'un fethinden sonra Çanakkale Boğazı'nın iki yakasına yaptırdığı kalelerden biri olan ve 6 yıldır müze olarak hizmet veren <strong>Kilitbahir Kalesi</strong>'nin, doğal koşullardan kaynaklı yıpranmaların iyileştirilmesinin ardından yeni yılın ilk ayında tekrar ziyarete açılması planlanıyor.</p><p>Kale müzesi olarak yeni yüzüyle 2018'den bu yana hizmet veren kaledeki bakım onarım çalışmaları, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının kontrolünde 1 Ekim'de başladı. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YhnRFsX0tkmb_tv4UEFGBw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Kilitbahir Kalesi'nin Çanakkale Boğazı'nın muhafızlarından, Fatih Sultan Mehmed'in emanetlerinden, Çanakkale Savaşları'nda gazi olmuş, Tarihi Alan'da en çok ziyaret edilen mekanlardan olduğunu söyledi.  Kilitbahir Kale Müzesi'nin teşhir, tanzim ve mimari şekliyle birçok ziyaretçiyi cezbeden, içine girildiğinde Çanakkale ruhunu hissettiren, adeta zaman tünelinde yolculuk yapılan bir kale hayatını canlandıran yaşayan tarih müzesi olduğunu belirten Kaşdemir, "Çanakkale Boğazı'nın kıyısında olması doğal koşullardan meydana gelen yıpranmayı artırıyordu. Özellikle Sarı Kule ve içerideki kulenin üzerinde bitkilenme olması, harçlarında bozulmaların meydana gelmesi Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu müstesna yapıya el atmamıza neden oldu. Hızlı bir şekilde tadilat projemizi yapıp, iyileştirme çalışmaları yapıyoruz" diye konuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9gJI2eXAGE-qssG_eyNE_g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Müzeyi kısa sürede yeniden ziyarete açmayı hedeflediklerini bildiren Kaşdemir, şunları kaydetti:  "Bizim için tarihi mekanların orijinalliğini bozmamak, dokusunu korumak ve onlara emanet gözüyle bakmak önemli olduğu kadar ziyaretçilerimizin güvenliği de önemli. 2025 yılının başında Kilitbahir Kalesi tekrar eskiden olduğu gibi ziyaretçiye açık hale gelecek. Ziyaretçilerimiz, Kilitbahir Kalesi'nde Çanakkale'yi geçilmez yapan o büyük ruhu daha iyi anlama imkanına sahip olacaklar. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'da Anadolu ve Rumeli hisarlarını yaptırdığı gibi Çanakkale Boğazı'na yaptırmış olduğu Kale-i Sultaniye (Çimenlik) ve Kilitbahir kalelerini de görerek tarihi bir yolculuk yapacaklar."  Çanakkale'yi geçilmez yapan mekanları, ecdadın emaneti, tarihin tanıkları, Mehmetçiğin ayak izlerinin, hatıralarının bulunduğu göz bebeği gazi yapılar olarak niteleyen Kaşdemir, "Yüzlerce yıl olduğu gibi bundan sonra da yüzlerce hatta binlerce yıl dimdik ayakta durarak, tarihin canlı şahitleri olarak Çanakkale Boğazı'na muhafızlık yapmaya, ziyaretçileri kucaklamaya, Çanakkale ruhunu daha iyi hissettirmeye devam edecekler. İnşallah Çanakkale Tarihi Alanı da dünyanın en büyük açık hava müzesi olarak dünyada en çok bilinen, bütün dünyanın bir araya geldiği buluşma noktası olmaya devam edecek" dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’nın yaptırdığı &amp;quot;kale hamamı&amp;quot; bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sadrazam-koeprulu-mehmed-pasanin-yaptirdigi-kale-hamami-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sadrazam-koeprulu-mehmed-pasanin-yaptirdigi-kale-hamami-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale&#039;nin Bozcaada ilçesinde sürdürülen arkeolojik kazıda, Osmanlı padişahlarından 4. Mehmed döneminde görev yapan Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’nın 366 yıl önce inşa ettirdiği kale hamamı bulundu.Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çanakkale Valiliğinin destekleriyle sürdürülen kazıda bu sezon Tenedos Antik Kenti&#039;nin nekropolis (mezarlık) alanının yanı sıra adanın en sembolik mimari anıtı Bozcaada Kalesi&#039;nde çalışma yürütüldü. Tenedos Kazısı Başkanı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Takaoğlu, AA muhabirine, bölgedeki çalışmaların 2021 yılında başladığını söyledi.  Takaoğlu, kazı sırasında Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’nın bir yıllık işgalin ardından adayı 1658 yılında Venediklilerden geri alması üzerine Bozcaada Kalesi’nde inşa ettirdiği kale hamamının kalıntılarına ulaşıldığını belirtti.  Bunun Bozcaada Kalesi kazısı için yeni bir keşif niteliğinde olduğunu kaydeden Takaoğlu, &quot;Bugüne kadar varlığı sadece Köprülü Mehmed Paşa vakfiyesinden bilinen bu kale hamamı 2024 yılı kazı sezonunda büyük ölçüde açığa çıkarılmıştır.&quot; dedi.  Takaoğlu, Bozcaada’nın yeniden inşasına oldukça önem veren Köprülü Mehmed Paşa’nın, adanın mimari çehresine önemli sayıda yapı eklettirdiğinin bilindiğini ifade etti.  KALEDE ÇOK SAYIDA YAPI BULUNDUĞU BİLİNİYORDUKale hamamının özelliklerine değinen Prof. Dr. Takaoğlu, şöyle devam etti:  &quot;Kale hamamları Osmanlı mimarisinde çok az bilinen bir yapı kategorisini oluşturmaktadır. 17. yüzyılın ortalarında, 1658 yılında yaptırılan ve bugüne kadar örneğine pek rastlanılmayan Bozcaada Kale Hamamı hem mimari tasarım hem de işlevsel açıdan bazı özgün unsurlar içermektedir. Ayrıca, kazı esnasında ele geçen buluntular Bozcaada Kalesi&#039;nde günlük yaşam konusunda yeni detaylar sunmaktadır. 2024 kazı sezonunda jeoradar sonuçlarına göre yapılan bu kazı çalışması aslında Bozcaada Kalesi bünyesinde toprak altında kalmış ve gün ışığına çıkmayı bekleyen birçok yapı daha olduğunu göstermektedir.&quot;  Takaoğlu, Osmanlı arşivleri, seyyah kayıtları ve Çanakkale Savaşları&#039;nda 1915 yılında adada bulunan İtilaf Devletleri askerlerinin günlüklerinden Bozcaada Kalesi&#039;nde birçok yapının bulunduğunun bilindiğini vurguladı. Bozcaada Kalesi&#039;nin, kendi hikayesini iyi anlatan ve gezilebilir bir &quot;kale müze&quot; olarak değerlendirilmeyi fazlasıyla hak ettiğini dile getiren Takaoğlu, &quot;Önümüzdeki yıllarda kalede devam edecek arkeolojik kazı çalışmaları sırasında Bozcaada’ya ilgili tarihi belgelerin anlatmadığı birçok yeni bilgiye ulaşılması hedeflenmektedir.&quot; dedi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_AQNpoUAU0mHK4TkVrTCmA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sadrazam, Köprülü, Mehmed, Paşa’nın, yaptırdığı, kale, hamamı, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_AQNpoUAU0mHK4TkVrTCmA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’nın yaptırdığı " kale hamam bulundu><p>Çanakkale'nin Bozcaada ilçesinde sürdürülen arkeolojik kazıda, Osmanlı padişahlarından 4. Mehmed döneminde görev yapan Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’nın 366 yıl önce inşa ettirdiği kale hamamı bulundu.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çanakkale Valiliğinin destekleriyle sürdürülen kazıda bu sezon Tenedos Antik Kenti'nin nekropolis (mezarlık) alanının yanı sıra adanın en sembolik mimari anıtı Bozcaada Kalesi'nde çalışma yürütüldü. Tenedos Kazısı Başkanı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Takaoğlu, AA muhabirine, bölgedeki çalışmaların 2021 yılında başladığını söyledi.  Takaoğlu, kazı sırasında Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’nın bir yıllık işgalin ardından adayı 1658 yılında Venediklilerden geri alması üzerine Bozcaada Kalesi’nde inşa ettirdiği kale hamamının kalıntılarına ulaşıldığını belirtti.  Bunun Bozcaada Kalesi kazısı için yeni bir keşif niteliğinde olduğunu kaydeden Takaoğlu, "Bugüne kadar varlığı sadece Köprülü Mehmed Paşa vakfiyesinden bilinen bu kale hamamı 2024 yılı kazı sezonunda büyük ölçüde açığa çıkarılmıştır." dedi.  Takaoğlu, Bozcaada’nın yeniden inşasına oldukça önem veren Köprülü Mehmed Paşa’nın, adanın mimari çehresine önemli sayıda yapı eklettirdiğinin bilindiğini ifade etti.  <strong>KALEDE ÇOK SAYIDA YAPI BULUNDUĞU BİLİNİYORDU</strong></p><p>Kale hamamının özelliklerine değinen Prof. Dr. Takaoğlu, şöyle devam etti:  "Kale hamamları Osmanlı mimarisinde çok az bilinen bir yapı kategorisini oluşturmaktadır. 17. yüzyılın ortalarında, 1658 yılında yaptırılan ve bugüne kadar örneğine pek rastlanılmayan Bozcaada Kale Hamamı hem mimari tasarım hem de işlevsel açıdan bazı özgün unsurlar içermektedir. Ayrıca, kazı esnasında ele geçen buluntular Bozcaada Kalesi'nde günlük yaşam konusunda yeni detaylar sunmaktadır. 2024 kazı sezonunda jeoradar sonuçlarına göre yapılan bu kazı çalışması aslında Bozcaada Kalesi bünyesinde toprak altında kalmış ve gün ışığına çıkmayı bekleyen birçok yapı daha olduğunu göstermektedir."  Takaoğlu, Osmanlı arşivleri, seyyah kayıtları ve Çanakkale Savaşları'nda 1915 yılında adada bulunan İtilaf Devletleri askerlerinin günlüklerinden Bozcaada Kalesi'nde birçok yapının bulunduğunun bilindiğini vurguladı. Bozcaada Kalesi'nin, kendi hikayesini iyi anlatan ve gezilebilir bir "kale müze" olarak değerlendirilmeyi fazlasıyla hak ettiğini dile getiren Takaoğlu, "Önümüzdeki yıllarda kalede devam edecek arkeolojik kazı çalışmaları sırasında Bozcaada’ya ilgili tarihi belgelerin anlatmadığı birçok yeni bilgiye ulaşılması hedeflenmektedir." dedi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;nin ilk tematik peynir müzesi yaklaşık 75 bin ziyaretçi ağırladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/turkiyenin-ilk-tematik-peynir-muzesi-yaklasik-75-bin-ziyaretci-agirladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/turkiyenin-ilk-tematik-peynir-muzesi-yaklasik-75-bin-ziyaretci-agirladi</guid>
<description><![CDATA[ Yayladaki yaşamdan gravyer başta olmak üzere çeşit çeşit peynirin üretimine kadar her aşamanın yer aldığı Kars&#039;taki tarihi Süvari Tabyası&#039;nda kurulan Türkiye&#039;nin ilk tematik Peynir Müzesi, bu yıl yaklaşık 75 bin ziyaretçi ağırladı.Gravyer, çeçil ve kaşar başta olmak üzere birçok peynir çeşidinin üretildiği kent, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile Anadolu Efes ortaklığında yürütülen &quot;Gelecek Turizmde Projesi&quot; kapsamında 2020&#039;de dünyanın 18&#039;inci peynir rotası olarak belirlendi.  Tarihi tabyada kurulan Kars Peynir Müzesi&#039;nde, büyükbaş hayvanların tükettiği endemik bitkiler, ahır bölümü, süt dolu güğümler, yaylalardaki yaşam ve peynirin yapım sürecinin anlatıldığı bölümler bulunuyor.  Mart 2022&#039;de hizmete açılan ve 1100 metrekare dolaşılabilir alanı bulunan müzede, kentte üretilen ve birçok peynire tat veren endemik çiçekler de tanıtılıyor. Kars&#039;ta üretilen gravyer peyniri kalıplarının ziyaretçilerini karşıladığı müzenin tabya olmasıyla da dikkati çekiyor.  Gravyer yapımı, peynir salonu, video odası, temsili Kars Garı, Kars bitki örtüsü, Ankara Gazi Garı, Kars evleri, şef ve atölye bölümlerinin yer aldığı müzeyi gezen ziyaretçiler, yaylalarda elde edilen sütün peynire dönüşüm serüvenini öğreniyor.  ZİYARETÇİ POTANSİYELİ HER YIL ARTIYOR  Kars Peynir Müzesi Müdürü Yeşim Koç, AA muhabirine, Türkiye&#039;nin ilk tematik peynir müzesinin artık bilinir bir yer haline geldiğini söyledi.  Müzenin tanınmaya başladığından bu yana ziyaretçi potansiyelinde bir artış olduğunu dile getiren Koç, &quot;Geçtiğimiz sene 60 bin civarında ziyaretçi potansiyelimiz varken bu sene 75 binleri zorluyoruz, bu bizim için sevindirici bir durum.&quot; dedi.  Koç, müzeye, yerli ve yabancı turistlerin özellikle yazın çok yoğun ilgi gösterdiğini, karavanlarla gelen çok sayıda ziyaretçinin bulunduğunu söyledi.  &quot;KARS, PEYNİRİN BAŞKENTİDİR&quot;Turistik Doğu Ekspresi&#039;nin başlamasıyla müzeye ziyaretlerin daha da artacağını anlatan Koç, şöyle devam etti:  &quot;Turistik Doğu Ekspresi&#039;nin dört gözle bekliyoruz. Burası Türkiye&#039;deki ilk tematik aynı zamanda da dünyanın en büyük peynir müzesi, o yüzden ziyaretçilerimiz geldiği zaman şaşkınlıkla burayı geziyor ve çok mutlu oluyor. Tabya içerisinde yer alan binamız da çok özel. Müzede kültürel anlamda peynirlerimiz bizim için çok önemli çünkü Kars, peynirin başkentidir.&quot; dedi. Müzeyi hem kültürel hem de gastronomi açısından değerlendiren Koç, şunları kaydetti:  &quot;Gravyer, kaşar, Türkiye&#039;de sadece Kars&#039;ta üretilen peynirleri maketlerle anlatıyoruz, bazılarını görsel ve videolarla ziyaretçilere gösteriyoruz. Müzede Kars peynirleriyle yapılmış çeşitli yemeklere yer vermeye başladık. Kars Baltık Mimarisi Osmanlı evlerinden de burada bahsediyoruz. Hem tarihi hem de kültürel açıdan müzemizde birçok şeye yer verdik. Peynirin yolculuğu bizim için çok önemli. Sütün nasıl elde edildiği, peynirin tüm yapım aşamalarına dair tüm serüvenini burada ziyaretçilerimize gösteriyoruz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0Bt-TIQPUkmScYV6ARuWeA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyenin, ilk, tematik, peynir, müzesi, yaklaşık, bin, ziyaretçi, ağırladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0Bt-TIQPUkmScYV6ARuWeA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Türkiye'nin ilk tematik peynir müzesi yaklaşık 75 bin ziyaretçi ağırladı"><p>Yayladaki yaşamdan gravyer başta olmak üzere çeşit çeşit peynirin üretimine kadar her aşamanın yer aldığı Kars'taki tarihi Süvari Tabyası'nda kurulan Türkiye'nin ilk tematik Peynir Müzesi, bu yıl yaklaşık 75 bin ziyaretçi ağırladı.</p><p>Gravyer, çeçil ve kaşar başta olmak üzere birçok peynir çeşidinin üretildiği kent, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile Anadolu Efes ortaklığında yürütülen "Gelecek Turizmde Projesi" kapsamında 2020'de dünyanın 18'inci peynir rotası olarak belirlendi.  Tarihi tabyada kurulan Kars Peynir Müzesi'nde, büyükbaş hayvanların tükettiği endemik bitkiler, ahır bölümü, süt dolu güğümler, yaylalardaki yaşam ve peynirin yapım sürecinin anlatıldığı bölümler bulunuyor.  Mart 2022'de hizmete açılan ve 1100 metrekare dolaşılabilir alanı bulunan müzede, kentte üretilen ve birçok peynire tat veren endemik çiçekler de tanıtılıyor. Kars'ta üretilen gravyer peyniri kalıplarının ziyaretçilerini karşıladığı müzenin tabya olmasıyla da dikkati çekiyor.  Gravyer yapımı, peynir salonu, video odası, temsili Kars Garı, Kars bitki örtüsü, Ankara Gazi Garı, Kars evleri, şef ve atölye bölümlerinin yer aldığı müzeyi gezen ziyaretçiler, yaylalarda elde edilen sütün peynire dönüşüm serüvenini öğreniyor.  <strong>ZİYARETÇİ POTANSİYELİ HER YIL ARTIYOR</strong>  Kars Peynir Müzesi Müdürü Yeşim Koç, AA muhabirine, Türkiye'nin ilk tematik peynir müzesinin artık bilinir bir yer haline geldiğini söyledi.  Müzenin tanınmaya başladığından bu yana ziyaretçi potansiyelinde bir artış olduğunu dile getiren Koç, "Geçtiğimiz sene 60 bin civarında ziyaretçi potansiyelimiz varken bu sene 75 binleri zorluyoruz, bu bizim için sevindirici bir durum." dedi.  Koç, müzeye, yerli ve yabancı turistlerin özellikle yazın çok yoğun ilgi gösterdiğini, karavanlarla gelen çok sayıda ziyaretçinin bulunduğunu söyledi.  <strong>"KARS, PEYNİRİN BAŞKENTİDİR"</strong></p><p>Turistik Doğu Ekspresi'nin başlamasıyla müzeye ziyaretlerin daha da artacağını anlatan Koç, şöyle devam etti:  "Turistik Doğu Ekspresi'nin dört gözle bekliyoruz. Burası Türkiye'deki ilk tematik aynı zamanda da dünyanın en büyük peynir müzesi, o yüzden ziyaretçilerimiz geldiği zaman şaşkınlıkla burayı geziyor ve çok mutlu oluyor. Tabya içerisinde yer alan binamız da çok özel. Müzede kültürel anlamda peynirlerimiz bizim için çok önemli çünkü Kars, peynirin başkentidir." dedi. Müzeyi hem kültürel hem de gastronomi açısından değerlendiren Koç, şunları kaydetti:  "Gravyer, kaşar, Türkiye'de sadece Kars'ta üretilen peynirleri maketlerle anlatıyoruz, bazılarını görsel ve videolarla ziyaretçilere gösteriyoruz. Müzede Kars peynirleriyle yapılmış çeşitli yemeklere yer vermeye başladık. Kars Baltık Mimarisi Osmanlı evlerinden de burada bahsediyoruz. Hem tarihi hem de kültürel açıdan müzemizde birçok şeye yer verdik. Peynirin yolculuğu bizim için çok önemli. Sütün nasıl elde edildiği, peynirin tüm yapım aşamalarına dair tüm serüvenini burada ziyaretçilerimize gösteriyoruz."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kervanların durağı 800 yıllık Tol Han doğaseverlerin yeni rotası oldu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kervanlarin-duragi-800-yillik-tol-han-dogaseverlerin-yeni-rotasi-oldu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kervanlarin-duragi-800-yillik-tol-han-dogaseverlerin-yeni-rotasi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Antalya&#039;nın İbradı ilçesinde bulunan ve tarihi 13. yüzyıla dayanan Tol Han, geçmişin izlerini taşıyan dokusuyla doğaseverler ve fotoğraf tutkunlarının rotasını oluşturuyor.Korunmuş yapıları ve tarihi güzellikleriyle ön plana çıkan ilçenin, kırlarında yılkı atlarının koşturduğu Eynif Ovası&#039;ndaki Tol Han&#039;ın 1220-1237 yıllarında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından inşa ettirildiği biliniyor. Selçuklu kervansaraylarının en güzel örnekleri arasındaki han, o dönemlerde önemli bir ticaret yoluna sahip olan bölgedeki dağların içinden geçerek ovaya ulaşan kervanları ağırlamasıyla tanınıyor.  Klasik bir plana sahip olan, taş kemerleri, hala ayakta duran çevre duvarları ve kapılarıyla ön plana çıkan hanı, zamana meydan okuyan yapısıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Barındırdığı izlerle dönemin tarihine ışık tutan han, Toroslar&#039;ın vahşi yılkı atları eşliğinde doğaseverlere unutulmaz görüntüler sunuyor.  Bölgeye gelen doğa ve fotoğraf tutkunları, bir yandan ovada özgürce dolaşan yılkı atlarını görme şansı yakalarken, diğer yandan da tarihi hanın adeta zamanda yolculuğa çıkaran izlerini fotoğraflıyor.  &quot;ÇOK GÜZEL VE DOĞAL BİR GÖRÜNTÜYE SAHİP&quot;İbradı Belediye Başkanı Hatice Sekmen, AA muhabirine, ilçenin adeta bir açık hava müzesi olduğunu söyledi.  Tol Han&#039;ın da yörede bulunan çok sayıdaki kültürel mirastan biri olduğunu anlatan Sekmen, &quot;Tol Han ova içerisinde Selçuklu dönemine ait bir yapıdır, kervansaraydır. Yıkılmış olmasına rağmen kalıntılarıyla hala çok güzel ve doğal bir görüntüye sahip. Sit alanı olarak korunmakta.&quot; diye konuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığının bölgede kazı ve restorasyon çalışması yürütülmesine yönelik projelerinin olduğunu aktaran Sekmen, şunları kaydetti:  &quot;İnşallah ilerleyen zamanda bu projeler hayata geçirilir ve Tol Han, hem turizm hem de tarihimizin korumak amacıyla İbradı&#039;mıza kazandırılır. Doğa ve fotoğraf tutkunları hanın olduğu yerde vakit geçiriyor, çekim yapıyorlar. Hem de yılkı atlarını görebiliyorlar. Ulaşımı da kolay bir bölge. Tarihiyle, gerçekten görülmesi gereken bir yer. Tarihin yaşatılması, atalarımızdan kalma bu değerlerin ayakta kalması bizim için çok önemli.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AGTHMRFu-Ue6Jbt1YkgFXQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kervanların, durağı, 800, yıllık, Tol, Han, doğaseverlerin, yeni, rotası, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AGTHMRFu-Ue6Jbt1YkgFXQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kervanların durağı 800 yıllık Tol Han doğaseverlerin yeni rotası oldu"><p>Antalya'nın İbradı ilçesinde bulunan ve tarihi 13. yüzyıla dayanan Tol Han, geçmişin izlerini taşıyan dokusuyla doğaseverler ve fotoğraf tutkunlarının rotasını oluşturuyor.</p><p>Korunmuş yapıları ve tarihi güzellikleriyle ön plana çıkan ilçenin, kırlarında yılkı atlarının koşturduğu Eynif Ovası'ndaki Tol Han'ın 1220-1237 yıllarında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından inşa ettirildiği biliniyor. Selçuklu kervansaraylarının en güzel örnekleri arasındaki han, o dönemlerde önemli bir ticaret yoluna sahip olan bölgedeki dağların içinden geçerek ovaya ulaşan kervanları ağırlamasıyla tanınıyor.  Klasik bir plana sahip olan, taş kemerleri, hala ayakta duran çevre duvarları ve kapılarıyla ön plana çıkan hanı, zamana meydan okuyan yapısıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Barındırdığı izlerle dönemin tarihine ışık tutan han, Toroslar'ın vahşi yılkı atları eşliğinde doğaseverlere unutulmaz görüntüler sunuyor.  Bölgeye gelen doğa ve fotoğraf tutkunları, bir yandan ovada özgürce dolaşan yılkı atlarını görme şansı yakalarken, diğer yandan da tarihi hanın adeta zamanda yolculuğa çıkaran izlerini fotoğraflıyor.  <strong>"ÇOK GÜZEL VE DOĞAL BİR GÖRÜNTÜYE SAHİP"</strong></p><p>İbradı Belediye Başkanı Hatice Sekmen, AA muhabirine, ilçenin adeta bir açık hava müzesi olduğunu söyledi.  Tol Han'ın da yörede bulunan çok sayıdaki kültürel mirastan biri olduğunu anlatan Sekmen, "Tol Han ova içerisinde Selçuklu dönemine ait bir yapıdır, kervansaraydır. Yıkılmış olmasına rağmen kalıntılarıyla hala çok güzel ve doğal bir görüntüye sahip. Sit alanı olarak korunmakta." diye konuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığının bölgede kazı ve restorasyon çalışması yürütülmesine yönelik projelerinin olduğunu aktaran Sekmen, şunları kaydetti:  "İnşallah ilerleyen zamanda bu projeler hayata geçirilir ve Tol Han, hem turizm hem de tarihimizin korumak amacıyla İbradı'mıza kazandırılır. Doğa ve fotoğraf tutkunları hanın olduğu yerde vakit geçiriyor, çekim yapıyorlar. Hem de yılkı atlarını görebiliyorlar. Ulaşımı da kolay bir bölge. Tarihiyle, gerçekten görülmesi gereken bir yer. Tarihin yaşatılması, atalarımızdan kalma bu değerlerin ayakta kalması bizim için çok önemli."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Laodikya&amp;apos;daki yazıtlar, antik tiyatroların kullanım amaçlarını ortaya çıkardı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/laodikyadaki-yazitlar-antik-tiyatrolarin-kullanim-amaclarini-ortaya-cikardi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/laodikyadaki-yazitlar-antik-tiyatrolarin-kullanim-amaclarini-ortaya-cikardi</guid>
<description><![CDATA[ UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;nde bulunan Laodikya&#039;daki antik tiyatroların biri halk diğeri iş insanları için kullanılmış.Laodikya Antik Kenti&#039;ndeki yazıtlar, kentteki 2200 yıllık Batı Tiyatrosu ile 1884 yıllık Kuzey Tiyatrosu&#039;nun kullanım amaçlarını ortaya çıkardı. Denizli&#039;nin Pamukkale ilçesinde yer alan ve milattan önce 2. yüzyılda yapılan 15 bin kişi kapasiteli Batı Tiyatrosu, milattan sonra 3. yüzyıldaki depremin ardından restorasyon geçirdi, 7. yüzyıldaki depreme kadar kullanıldı. Kuzey Tiyatrosu ise artan kent nüfusuna Batı Tiyatrosu cevap veremeyince, tamamen mermerden ikinci tiyatro olarak milattan sonra 2. yüzyılda yapıldı.  Prof. Dr. Celal Şimşek başkanlığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Güney Ege Kalkınma Ajansı desteğiyle 2019 yılında Batı Tiyatrosu&#039;nda başlatılan kazı ve restorasyon çalışmalarının büyük bölümü tamamlandı. Oturma basamaklarının neredeyse orijinal halde toprak altından çıkarılmasıyla seyircilerini 1600 yıl sonra ağırlamaya başlayan tiyatro, çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.  KULLANIM AMAÇLARI YAZITLARDA  Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek,  tiyatroda seyircilerin oturduğu alt bölümün mermerden, üst bölümün ise travertenden yapıldığını belirterek, Geleceğe Miras Projesi kapsamında bu yıl antik tiyatro, Efes Portikosu, Güney Agora, meclis binası ve stadyuma uzanan yolda kazı çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirdi.Şimşek, restorasyonda Laodikya Batı Tiyatrosu&#039;na odaklandıklarını anlatarak, &quot;Daha önceki yıllarda büyük gayretle Batı Tiyatrosu&#039;nun oturma basamaklarının restorasyonunu yaptık. Bunun arkasından da şu anda sahne binasında özellikle restorasyon çalışmaları sürdürülüyor. Sahne bölümündeki tonozlu bölümün üstündeki döşemelerin ve özellikle de birinci katın dört podyumdan oluşan 16 sütununun restorasyonuna başladık.&quot; dedi.  Tiyatroda devam eden restorasyonun titizlikle yürütüldüğünü, kalıntılar arasında tiyatro hakkında yazıtların da bulunduğunu vurgulayan Şimşek, şöyle konuştu:  &quot;Batı Tiyatrosu, Helenistik bir tiyatro. Bunun yanında Roma İmparatorluğu döneminde yapılan Kuzey Tiyatrosu da var. Yazıtlardan Batı Tiyatrosu&#039;nun erken dönem tiyatrosu olması yanında aynı zamanda bir devlet tiyatrosu olduğunu öğrendik. Buradaki birçok yazıtta bir kamu tiyatrosu olduğu ve özellikle de kamu adına, halk için birçok ücretsiz etkinlik yapıldığı yer alıyor. Daha çok iş adamları tarafından kullanılan Kuzey Tiyatrosu&#039;nun ise paralı etkinliklere ev sahipliği yaptığını artık biliyoruz. İki tiyatronun da nedenini artık öğrenmiş olduk.&quot;  Şimşek, Batı Tiyatrosu&#039;nun iki yıllık süreçte uluslararası restorasyon kriterlerine göre düzenlendiğini, 2022&#039;de tamamıyla halka ve etkinliklere açıldığını belirterek, &quot;Kamunun tiyatrosuydu binlerce yıl önce, şimdi de kamu etkinlikleri burada yapılıyor.&quot; şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fUblXGJ25EOd8An0icKmXQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Laodikyadaki, yazıtlar, antik, tiyatroların, kullanım, amaçlarını, ortaya, çıkardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fUblXGJ25EOd8An0icKmXQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Laodikya'daki yazıtlar, antik tiyatroların kullanım amaçlarını ortaya çıkardı"><p>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan Laodikya'daki antik tiyatroların biri halk diğeri iş insanları için kullanılmış.</p><p><strong>Laodikya Antik Kenti</strong>'ndeki yazıtlar, kentteki 2200 yıllık Batı Tiyatrosu ile 1884 yıllık Kuzey Tiyatrosu'nun kullanım amaçlarını ortaya çıkardı. Denizli'nin Pamukkale ilçesinde yer alan ve milattan önce 2. yüzyılda yapılan 15 bin kişi kapasiteli Batı Tiyatrosu, milattan sonra 3. yüzyıldaki depremin ardından restorasyon geçirdi, 7. yüzyıldaki depreme kadar kullanıldı. Kuzey Tiyatrosu ise artan kent nüfusuna Batı Tiyatrosu cevap veremeyince, tamamen mermerden ikinci tiyatro olarak milattan sonra 2. yüzyılda yapıldı.  Prof. Dr. Celal Şimşek başkanlığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Güney Ege Kalkınma Ajansı desteğiyle 2019 yılında Batı Tiyatrosu'nda başlatılan kazı ve restorasyon çalışmalarının büyük bölümü tamamlandı. Oturma basamaklarının neredeyse orijinal halde toprak altından çıkarılmasıyla seyircilerini 1600 yıl sonra ağırlamaya başlayan tiyatro, çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.  <strong>KULLANIM AMAÇLARI YAZITLARDA</strong>  Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek,  tiyatroda seyircilerin oturduğu alt bölümün mermerden, üst bölümün ise travertenden yapıldığını belirterek, Geleceğe Miras Projesi kapsamında bu yıl antik tiyatro, Efes Portikosu, Güney Agora, meclis binası ve stadyuma uzanan yolda kazı çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirdi.</p><p>Şimşek, restorasyonda Laodikya Batı Tiyatrosu'na odaklandıklarını anlatarak, "Daha önceki yıllarda büyük gayretle Batı Tiyatrosu'nun oturma basamaklarının restorasyonunu yaptık. Bunun arkasından da şu anda sahne binasında özellikle restorasyon çalışmaları sürdürülüyor. Sahne bölümündeki tonozlu bölümün üstündeki döşemelerin ve özellikle de birinci katın dört podyumdan oluşan 16 sütununun restorasyonuna başladık." dedi.  Tiyatroda devam eden restorasyonun titizlikle yürütüldüğünü, kalıntılar arasında tiyatro hakkında yazıtların da bulunduğunu vurgulayan Şimşek, şöyle konuştu:  "Batı Tiyatrosu, Helenistik bir tiyatro. Bunun yanında Roma İmparatorluğu döneminde yapılan Kuzey Tiyatrosu da var. Yazıtlardan Batı Tiyatrosu'nun erken dönem tiyatrosu olması yanında aynı zamanda bir devlet tiyatrosu olduğunu öğrendik. Buradaki birçok yazıtta bir kamu tiyatrosu olduğu ve özellikle de kamu adına, halk için birçok ücretsiz etkinlik yapıldığı yer alıyor. Daha çok iş adamları tarafından kullanılan Kuzey Tiyatrosu'nun ise paralı etkinliklere ev sahipliği yaptığını artık biliyoruz. İki tiyatronun da nedenini artık öğrenmiş olduk."  Şimşek, Batı Tiyatrosu'nun iki yıllık süreçte uluslararası restorasyon kriterlerine göre düzenlendiğini, 2022'de tamamıyla halka ve etkinliklere açıldığını belirterek, "Kamunun tiyatrosuydu binlerce yıl önce, şimdi de kamu etkinlikleri burada yapılıyor." şeklinde konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nemrut Dağı eteklerinde yaklaşık 750 yıllık han ve köprü bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/nemrut-dagi-eteklerinde-yaklasik-750-yillik-han-ve-koepru-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/nemrut-dagi-eteklerinde-yaklasik-750-yillik-han-ve-koepru-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Adıyaman&#039;da Nemrut Dağı eteklerinde 13&#039;üncü yüzyıla tarihlendirilen han ve köprü bulundu.Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, Malatya ile Nemrut Dağı&#039;nın kesiştiği dağlık alanda yer alan Sincik ilçesine bağlı Taşkale köyü kırsalında tarihi yapı olduğu bilgisi aldı. Bölgeye giden ekipler, burada yaptıkları incelemede, tarihi yapının taş ve tonoz kemerlerle inşa edilen, 3 ayrı bölgeden oluşan Selçuklu dönemine ait han olduğunu belirledi.  Adıyaman Müzesi Müdürü Mehmet Alkan, AA muhabirine, kendilerine gelen bilgiler üzerine bölgeye geldiklerini ve hanın tespitini yaptıklarını anlattı.  Tarihi hanın Nemrut Dağı eteklerinde yer aldığını aktaran Alkan, şöyle devam etti:  &quot;Bu alanda yaklaşık 17 ila 21 metre arasında değişen duvar uzunlukları mevcut. Yapının üst kısmı tonozlarla örtülmüş, 3 tonozlu yapı göze çarpmakta. Bu tonozlu yapıların güney kısmı hariç diğer kısımlar günümüze sağlam şekilde gelmiş. Ayrıca, buraya baktığımız zaman kim tarafından yapıldığı bilinmemekle beraber Malatya ile Harput arasındaki Yer Hanı benzerliği göze çarpmakta.&quot;Hanın tarihine ilişkin bilgiler veren Alkan, &quot;Burası Erzincan ve Malatya&#039;daki hanların yapısal özellik ve benzerliğinden dolayı milattan sonra 13&#039;üncü yüzyıla tarihlenmektedir. Yani günümüzden yaklaşık 750 yıl önce yapılmıştır.&quot; dedi.  HAN, EVLİYA ÇELEBİ&#039;NİN &quot;SEYAHATNAME&quot;SİNDE DE GEÇİYOR  Tarihi hanın, Evliya Çelebi&#039;nin &quot;Seyahatname&quot; adlı eserinde de geçtiğini aktaran Alkan, &quot;Hanın bulunduğu alan bir kasabayı andırıyor ve burada köprü de yer alıyor. Seyahatname&#039;de ayrıca Sürre kasabasından bahsedilmekte. Bölgeyi suyuyla, temiz havasıyla, cami, han ve hamamlardan oluşan şirin bir kasaba olarak tarif etmektedir. Bizler de bu alanın Sürre kasabası olduğunu düşünmekteyiz.&quot; şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dis_cWtMeUG0PsXD52mOYg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nemrut, Dağı, eteklerinde, yaklaşık, 750, yıllık, han, köprü, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dis_cWtMeUG0PsXD52mOYg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nemrut Dağı eteklerinde yaklaşık 750 yıllık han ve köprü bulundu"><p>Adıyaman'da Nemrut Dağı eteklerinde 13'üncü yüzyıla tarihlendirilen han ve köprü bulundu.</p>Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, Malatya ile Nemrut Dağı'nın kesiştiği dağlık alanda yer alan Sincik ilçesine bağlı Taşkale köyü kırsalında tarihi yapı olduğu bilgisi aldı. Bölgeye giden ekipler, burada yaptıkları incelemede, tarihi yapının taş ve tonoz kemerlerle inşa edilen, 3 ayrı bölgeden oluşan Selçuklu dönemine ait han olduğunu belirledi.  Adıyaman Müzesi Müdürü Mehmet Alkan, AA muhabirine, kendilerine gelen bilgiler üzerine bölgeye geldiklerini ve hanın tespitini yaptıklarını anlattı.  Tarihi hanın Nemrut Dağı eteklerinde yer aldığını aktaran Alkan, şöyle devam etti:  "Bu alanda yaklaşık 17 ila 21 metre arasında değişen duvar uzunlukları mevcut. Yapının üst kısmı tonozlarla örtülmüş, 3 tonozlu yapı göze çarpmakta. Bu tonozlu yapıların güney kısmı hariç diğer kısımlar günümüze sağlam şekilde gelmiş. Ayrıca, buraya baktığımız zaman kim tarafından yapıldığı bilinmemekle beraber Malatya ile Harput arasındaki Yer Hanı benzerliği göze çarpmakta."<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KZeBTl-KokSZRnp7L5ODfg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Hanın tarihine ilişkin bilgiler veren Alkan, "Burası Erzincan ve Malatya'daki hanların yapısal özellik ve benzerliğinden dolayı milattan sonra 13'üncü yüzyıla tarihlenmektedir. Yani günümüzden yaklaşık 750 yıl önce yapılmıştır." dedi.  <strong>HAN, EVLİYA ÇELEBİ'NİN "SEYAHATNAME"SİNDE DE GEÇİYOR</strong>  Tarihi hanın, Evliya Çelebi'nin "Seyahatname" adlı eserinde de geçtiğini aktaran Alkan, "Hanın bulunduğu alan bir kasabayı andırıyor ve burada köprü de yer alıyor. Seyahatname'de ayrıca Sürre kasabasından bahsedilmekte. Bölgeyi suyuyla, temiz havasıyla, cami, han ve hamamlardan oluşan şirin bir kasaba olarak tarif etmektedir. Bizler de bu alanın Sürre kasabası olduğunu düşünmekteyiz." şeklinde konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa&amp;apos;nın güneyindeki küçük ama tarihi başkent: Valetta</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/avrupanin-guneyindeki-kucuk-ama-tarihi-baskent-valetta</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/avrupanin-guneyindeki-kucuk-ama-tarihi-baskent-valetta</guid>
<description><![CDATA[ Malta&#039;nın başkenti Valetta, küçük bir şehir olmasına rağmen tarihi ve doğal güzellikleriyle dikkati çekiyor.Avrupa&#039;nın coğrafi açıdan önemli ülkelerinden biri olarak ön plana çıkan Malta, 2004&#039;te Avrupa Birliği&#039;ne üye oldu.
Tarihi 16. yüzyıla dayanan Malta&#039;nın başkenti Valetta, 1566&#039;da St. John Şövalyeleri tarafından kuruldu. Şehir, ismini şövalyelerin lideri Jean Parisot de Valette&#039;den aldı.
Tarihi ve kültürel zenginlikleriyle 1980&#039;de UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;ne giren ülkenin en büyük şehri Valetta, Avrupa&#039;daki önemli turistik destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor.Deniz, tarihi yapılar ve yeşil alanları bir arada sunan Valetta, yaklaşık 8 bin kişiye ev sahipliği yapıyor. Şehir, turistler, yabancı öğrenciler ve iş insanlarının da akınıyla nüfusundan çok daha fazla kişiye kapılarını açıyor.
Sokakları denize açılan şehir, misafirlerine Avrupa, Arap ve Afrika mimarisinin örneklerini keşfetme şansı veriyor.Yukarı Barakka Bahçeleri, yeşil atmosferiyle Valetta&#039;daki en ünlü yerlerden biri olarak biliniyor. Şehrin manzarasının keyfini çıkarmak için önemli bir konum olan bu bahçe, Valetta Limanı&#039;nın deniz manzarası ve tarihin esintilerini ziyaretçilerine sunuyor.
Bahçelerden ayrıca Valetta&#039;nın karşısında bulunan Vittoriosa, Senglea ve Cospicua şehirleri de izlenebiliyor. Yukarı Barakka Bahçeleri&#039;nde önemli isimlerin de heykelleri bulunuyor. Bahçenin yakınında bulunan Selamlama Bataryası da şehrin savunması ve askeri tarihi açısından önemli.Valetta&#039;nın turizminde önemli yer tutan Selamlama Bataryası&#039;nın tarihi de şehrin tarihi gibi 16. yüzyıla kadar uzanıyor. Bu mekanı ziyaret edenler, Askeri Tarih Müzesi ve sergileri gezme şansına erişiyor.
St. Catherine Katolik Kilisesi, şehrin dini hafızasını anlamak için ziyaret edilmesi gereken mekanlardan. Malta nüfusunun çoğunluğunu Katolik Hristiyanlar oluşturuyor. Ülkede şehrin kurulma aşamasında inşa edilen kilise, barok mimari tarzını ziyaretçilerine sergiliyor.Castille Sarayı, tarihi geçmişinin yanında siyasi açıdan taşıdığı büyük önemle de dikkati çekiyor. Saray, şu an Malta Başbakanlık Ofisi olarak kullanılıyor.
Osmanlı Sultanı Abdülaziz&#039;in talimatıyla 1874&#039;te Valetta yakınlarındaki Marsa semtinde yapılan Türk Şehitliği de şehre gelen Türkler tarafından ziyaret ediliyor.
Valetta, güçlü tarihinin yanı sıra siyasi etkinlikler konusunda da Avrupa&#039;da önemli bir nokta olarak görülüyor. Şehir, bu ay Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı&#039;nın 31. Bakanlar Konseyi Toplantısı&#039;na ev sahipliği yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZCH3dsDGM0Su7ui2JgSI9w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupanın, güneyindeki, küçük, ama, tarihi, başkent:, Valetta</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZCH3dsDGM0Su7ui2JgSI9w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avrupa'nın güneyindeki küçük ama tarihi başkent: Valetta"><p>Malta'nın başkenti Valetta, küçük bir şehir olmasına rağmen tarihi ve doğal güzellikleriyle dikkati çekiyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mIe83UJ6ikeVseZQ0q92_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Avrupa'nın coğrafi açıdan önemli ülkelerinden biri olarak ön plana çıkan Malta, 2004'te Avrupa Birliği'ne üye oldu.
Tarihi 16. yüzyıla dayanan Malta'nın başkenti Valetta, 1566'da St. John Şövalyeleri tarafından kuruldu. Şehir, ismini şövalyelerin lideri Jean Parisot de Valette'den aldı.
Tarihi ve kültürel zenginlikleriyle 1980'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren ülkenin en büyük şehri Valetta, Avrupa'daki önemli turistik destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a45B4OCqU0iPpzzb07RFVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deniz, tarihi yapılar ve yeşil alanları bir arada sunan Valetta, yaklaşık 8 bin kişiye ev sahipliği yapıyor. Şehir, turistler, yabancı öğrenciler ve iş insanlarının da akınıyla nüfusundan çok daha fazla kişiye kapılarını açıyor.
Sokakları denize açılan şehir, misafirlerine Avrupa, Arap ve Afrika mimarisinin örneklerini keşfetme şansı veriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BwmZ3C0UYUeUWEtpcNs_TQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yukarı Barakka Bahçeleri, yeşil atmosferiyle Valetta'daki en ünlü yerlerden biri olarak biliniyor. Şehrin manzarasının keyfini çıkarmak için önemli bir konum olan bu bahçe, Valetta Limanı'nın deniz manzarası ve tarihin esintilerini ziyaretçilerine sunuyor.
Bahçelerden ayrıca Valetta'nın karşısında bulunan Vittoriosa, Senglea ve Cospicua şehirleri de izlenebiliyor. Yukarı Barakka Bahçeleri'nde önemli isimlerin de heykelleri bulunuyor. Bahçenin yakınında bulunan Selamlama Bataryası da şehrin savunması ve askeri tarihi açısından önemli.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NJGIg7I5pE2BQHJ7WVHrdg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Valetta'nın turizminde önemli yer tutan Selamlama Bataryası'nın tarihi de şehrin tarihi gibi 16. yüzyıla kadar uzanıyor. Bu mekanı ziyaret edenler, Askeri Tarih Müzesi ve sergileri gezme şansına erişiyor.
St. Catherine Katolik Kilisesi, şehrin dini hafızasını anlamak için ziyaret edilmesi gereken mekanlardan. Malta nüfusunun çoğunluğunu Katolik Hristiyanlar oluşturuyor. Ülkede şehrin kurulma aşamasında inşa edilen kilise, barok mimari tarzını ziyaretçilerine sergiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aakw0Q89q0uuZoArGpabmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Castille Sarayı, tarihi geçmişinin yanında siyasi açıdan taşıdığı büyük önemle de dikkati çekiyor. Saray, şu an Malta Başbakanlık Ofisi olarak kullanılıyor.
Osmanlı Sultanı Abdülaziz'in talimatıyla 1874'te Valetta yakınlarındaki Marsa semtinde yapılan Türk Şehitliği de şehre gelen Türkler tarafından ziyaret ediliyor.
Valetta, güçlü tarihinin yanı sıra siyasi etkinlikler konusunda da Avrupa'da önemli bir nokta olarak görülüyor. Şehir, bu ay Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın 31. Bakanlar Konseyi Toplantısı'na ev sahipliği yaptı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihin sıfır noktası Göbeklitepe&amp;apos;ye ziyaretçi akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tarihin-sifir-noktasi-goebeklitepeye-ziyaretci-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tarihin-sifir-noktasi-goebeklitepeye-ziyaretci-akini</guid>
<description><![CDATA[ Tarihin sıfır noktası olarak nitelendirilen Göbeklitepe, kış aylarında da ziyaretçi akınına uğruyor.Türkiye&#039;nin birçok ilinde soğuk hava etkili olurken, Şanlıurfa&#039;da ise yazdan kalma günler yaşanıyor. Güneşli havayı fırsat bilen yerli ve yabancı ziyaretçiler, Göbeklitepe&#039;ye akın etti. Binlerce kişinin günübirlik ziyaret ettiği ören yeri, 2024 yılında en yoğun günlerini yaşadı. İnsanlık tarihine ışık tutan ören yeri, Türkiye&#039;nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesinden her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.Ören yeri içerisinde, neolitik döneme ait boyları 3 ila 6 metre, ağırlıkları da 40 ila 60 ton olan yabani hayvan figürlü &quot;T&quot; biçimli dikili taşlar bulunuyor. Ziyaretçiler, alanın tarihini rehberlerden öğreniyor, ören yerinde hatıra fotoğrafları ile anı ölümsüzleştiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0Sta-tX-HUiToOhbjqPdfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tarihin, sıfır, noktası, Göbeklitepeye, ziyaretçi, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0Sta-tX-HUiToOhbjqPdfA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tarihin sıfır noktası Göbeklitepe'ye ziyaretçi akını"><p>Tarihin sıfır noktası olarak nitelendirilen Göbeklitepe, kış aylarında da ziyaretçi akınına uğruyor.</p><p>Türkiye'nin birçok ilinde soğuk hava etkili olurken, Şanlıurfa'da ise yazdan kalma günler yaşanıyor. Güneşli havayı fırsat bilen yerli ve yabancı ziyaretçiler, <strong>Göbeklitepe</strong>'ye akın etti. </p><p>Binlerce kişinin günübirlik ziyaret ettiği ören yeri, 2024 yılında en yoğun günlerini yaşadı. <span>İnsanlık tarihine ışık tutan ören yeri, Türkiye'nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesinden her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.</span></p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6QT9ER1G7UKtyU5OqgfHGA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Ören yeri içerisinde, neolitik döneme ait boyları 3 ila 6 metre, ağırlıkları da 40 ila 60 ton olan yabani hayvan figürlü "T" biçimli dikili taşlar bulunuyor. </p><p>Ziyaretçiler, alanın tarihini rehberlerden öğreniyor, ören yerinde hatıra fotoğrafları ile anı ölümsüzleştiriyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çelebi Sultan Mehmet Camisi&amp;apos;ndeki restorasyon çalışmaları sürüyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/celebi-sultan-mehmet-camisindeki-restorasyon-calismalari-suruyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/celebi-sultan-mehmet-camisindeki-restorasyon-calismalari-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Tekirdağ&#039;ın Hayrabolu ilçesindeki 6 asırlık Çelebi Sultan Mehmet Camisi&#039;ndeki restorasyon çalışmaları devam ediyor.Hisar Mahallesi&#039;ndeki Çelebi Sultan Mehmet tarafından 1419 yılında yaptırılan dikdörtgen planlı caminin Vakıflar Genel Müdürlüğünce başlatılan restorasyonu sürüyor.  İl Kültür ve Turizm Müdürü Vekili Abdullah Barut, halk arasında &quot;Paşa&quot; camisi olarak bilenen yapının restorasyonuna haziran ayında başlandığını söyledi.Yapının doğu cephesinde 7 sütunun taşıdığı 6 kemerli ve kuzey cephesinde 7 sütunun taşıdığı 8 kemerli revaklar bulunduğunu belirten Barut, &quot;Mihrabı tamamen orijinal olarak mermerdir. Caminin büyük bir haziresi vardır. Cami, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla görenleri kendine hayran bırakacak&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/clQD3506qE6_aKu5PEz9vg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çelebi, Sultan, Mehmet, Camisindeki, restorasyon, çalışmaları, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/clQD3506qE6_aKu5PEz9vg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çelebi Sultan Mehmet Camisi'ndeki restorasyon çalışmaları sürüyor"><p>Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesindeki 6 asırlık Çelebi Sultan Mehmet Camisi'ndeki restorasyon çalışmaları devam ediyor.</p><p>Hisar Mahallesi'ndeki Çelebi Sultan Mehmet tarafından 1419 yılında yaptırılan dikdörtgen planlı caminin Vakıflar Genel Müdürlüğünce başlatılan restorasyonu sürüyor.  İl Kültür ve Turizm Müdürü Vekili Abdullah Barut, halk arasında "Paşa" camisi olarak bilenen yapının restorasyonuna haziran ayında başlandığını söyledi.</p><p>Yapının doğu cephesinde 7 sütunun taşıdığı 6 kemerli ve kuzey cephesinde 7 sütunun taşıdığı 8 kemerli revaklar bulunduğunu belirten Barut, "Mihrabı tamamen orijinal olarak mermerdir. Caminin büyük bir haziresi vardır. Cami, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla görenleri kendine hayran bırakacak" diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Palandöken Kayak Merkezi&amp;apos;nde hafta sonu yoğunluğu yaşanıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/palandoeken-kayak-merkezinde-hafta-sonu-yogunlugu-yasaniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/palandoeken-kayak-merkezinde-hafta-sonu-yogunlugu-yasaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;nin önemli kış turizm noktalarından Palandöken Kayak Merkezi&#039;nde hafta sonu yoğunluğu yaşanıyor.Havalimanına 20, kent merkezine 4 kilometre uzaklığıyla misafirlerine kolay ulaşım imkanı sunan Palandöken Kayak Merkezi, çok sayıda kayaksevere ev sahipliği yapıyor.Hafta sonu tatilini Palandöken&#039;de geçiren aileler çocuklarıyla kızağa bindi, yerli ve yabancı turistler kayak ile snowboard yaparak eğlenceli vakit geçirdi.Betül Şimşek, Palandöken Kayak Merkezi&#039;ne kayak yapmaya geldiğini ve çok eğlendiğini söyledi.  Kayak yaparak güzel vakit geçirdiklerini belirten Şimşek, &quot;Burası çok güzel. Hava soğuk olmasına rağmen burada mükemmel şekilde vakit geçirebiliyoruz.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y3MjE6-8fkSBykO4EYwkZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Palandöken, Kayak, Merkezinde, hafta, sonu, yoğunluğu, yaşanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y3MjE6-8fkSBykO4EYwkZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Palandöken Kayak Merkezi'nde hafta sonu yoğunluğu yaşanıyor"><p>Türkiye'nin önemli kış turizm noktalarından Palandöken Kayak Merkezi'nde hafta sonu yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Havalimanına 20, kent merkezine 4 kilometre uzaklığıyla misafirlerine kolay ulaşım imkanı sunan Palandöken Kayak Merkezi, çok sayıda kayaksevere ev sahipliği yapıyor.</p><p>Hafta sonu tatilini Palandöken'de geçiren aileler çocuklarıyla kızağa bindi, yerli ve yabancı turistler kayak ile snowboard yaparak eğlenceli vakit geçirdi.</p>Betül Şimşek, Palandöken Kayak Merkezi'ne kayak yapmaya geldiğini ve çok eğlendiğini söyledi.  Kayak yaparak güzel vakit geçirdiklerini belirten Şimşek, "Burası çok güzel. Hava soğuk olmasına rağmen burada mükemmel şekilde vakit geçirebiliyoruz." dedi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tLkJj6xQt0Kg-Nmb0IM5bQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Harput Kalesi&amp;apos;ndeki kazı ve restorasyon çalışmaları hız kazandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/harput-kalesindeki-kazi-ve-restorasyon-calismalari-hiz-kazandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/harput-kalesindeki-kazi-ve-restorasyon-calismalari-hiz-kazandi</guid>
<description><![CDATA[ Elazığ&#039;da Harput Kalesi&#039;ndeki arkeolojik kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığının &quot;Geleceğe Miras Projesi&quot;ne dahil edilmesi, çalışmalara hız kazandırdı.Milattan önce 3 binin ortalarında yerleşimin başladığı ve Urartu Krallığı tarafından surlarla çevrilen Harput Kalesi&#039;nde, Bakanlık, Valilik ve Fırat Üniversitesinin desteğiyle yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor. Tarihi kalenin de bulunduğu Harput, 2018&#039;de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;ne alındı.  Bu sene de Kültür ve Turizm Bakanlığınca &quot;Geleceğe Miras Projesi&quot;ne dahil edilen tarihi Harput Kalesi&#039;nde arkeolojik kazılar yılın 12 ayı yapılıyor. Alanda bugüne kadar Urartu dönemine ait yaklaşık 2 bin 800 yıllık su sarnıcı ve &quot;açık hava tapınak alanı&quot;, 1000 yıllık olduğu tahmin edilen saray mutfağı, Orta Çağ ve Yakın Çağ&#039;da aktif kullanılan 1000 yıllık &quot;zamanın sanayi sitesi&quot; şeklinde tanımlanan yapı kalıntıları ve üretim fırınları, demir külçeler ile anahtar, makas, kaşık, mızrak ok ucu, nal gibi çok sayıda obje gün yüzüne çıkarıldı.  Birçok medeniyetin izlerini barındıran mekanları ve buluntularla ziyaretçileri adeta tarihte yolculuğa çıkaran Harput Kalesi, doğası ve kente yüksekten bakma olanağı sunan manzarasıyla da ilgi görüyor.  &quot;KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞIMIZ RESTORASYONLARI TAMAMLAMAYA BAŞLAYACAK&quot;Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç, AA muhabirine, Harput Kalesi&#039;nde ilk olarak 2004-2009&#039;da yapılan kazı çalışmalarının, 2014&#039;te tekrar başlayıp bugüne kadar aralıksız sürdüğünü söyledi.  Bu sezon kaledeki çalışmaların 1000 yıllık sanayi sitesinde yoğunlaştığını bildiren Aytaç, burada bulunan yeni atölyelerin konservasyon çalışmalarının yapıldığını, geçici çatıyla alanın koruma altına alındığını, bir atölyenin ise korumasının güçlendirilip ziyarete açık hale getirildiğini anlattı. Aytaç, yeni su sarnıcının da etrafındaki çalışmaların tamamlanmasının ardından turizme kazandırıldığını belirterek, şunları kaydetti:&quot;Kültür ve Turizm Bakanlığımız, eserlerin restorasyonlarını tamamlamaya başlayacak ve bu da turizme daha fazla katkı sağlayacak. Bu süreçte yurt dışından da çok sayıda seyahat acentesi geldi. Harput, tarihi ve kültürel bir değer olarak turizme daha da katkı sağlama noktasına geldi. Bakanlığımız her türlü desteği veriyor. Fırat Üniversitesi de birçok desteğin yanı sıra personel büroları, yemek ve teknik eleman gibi desteklerini sürdürüyor. Oldukça önemli bir yere geldiğimizi düşünüyoruz. Bundan sonraki amaç turizme kazandırma çalışmaları olacak.&quot;  2025&#039;TE UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİ&#039;NE GİRME HEDEFİHarput&#039;un gelecek yıl UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;ne girmesi konusunda da çalışmaların sürdüğünü bildiren Aytaç, 2024&#039;teki çalışmaların buna çok fazla katkı sağladığını vurguladı. Kaledeki saha çalışmalarının sene sonu itibarıyla tamamlanacağını, yeni yılla birlikte 12. sezona başlayacaklarını ifade eden Aytaç, &quot;Baharda sahaya çıkıp aralık sonuna kadar sahadaki çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Geri kalan kış aylarında da buradan çıkarılan arkeolojik ve kültürel varlıkların restorasyon, analiz ve yayın işlerini gerçekleştiriyoruz.&quot; diye konuştu.  HARPUT KALESİ&#039;NDE 11. SEZON SONUNDA YAKLAŞIK 130 BİN OBJEYE ULAŞILDIAytaç, Harput Kalesi&#039;nde 11. sezon sonunda yaklaşık 130 bin objeye ulaştıklarını, bunların nitelikli olanlarını Elazığ Müzesine teslim ettiklerini söyledi. Amorf (belirli bir biçimi bulunmayan) olanların kalede tutulduğunu anlatan Aytaç, etütlük eserlerin ise incelemelerinin sürdüğünü kaydetti.  Restorasyon ve konservasyon çalışmalarının da devam ettiğini belirten Aytaç, yakın zamanda bazı analizler yapmaya başlayacaklarını belirtti. Aytaç, bununla ilgili pek çok kurum ve kuruluşla işbirliğini sürdürdüklerini dile getirerek, &quot;Özellikle buradan çıkan nitelikli kültür varlıklarının orijinallerini müzeye verirken, replikalarını da bir proje dahilinde hazırlayıp, turizm amaçlı kamuoyuyla paylaşacağız, kalede sergilemeye devam edeceğiz.&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ItVZZ1SDAUG74WQeeK6FmA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Harput, Kalesindeki, kazı, restorasyon, çalışmaları, hız, kazandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ItVZZ1SDAUG74WQeeK6FmA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Harput Kalesi'ndeki kazı ve restorasyon çalışmaları hız kazandı"><p>Elazığ'da Harput Kalesi'ndeki arkeolojik kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras Projesi"ne dahil edilmesi, çalışmalara hız kazandırdı.</p><p>Milattan önce 3 binin ortalarında yerleşimin başladığı ve Urartu Krallığı tarafından surlarla çevrilen Harput Kalesi'nde, Bakanlık, Valilik ve Fırat Üniversitesinin desteğiyle yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor. Tarihi kalenin de bulunduğu Harput, 2018'de <strong>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listes</strong>i'ne alındı.  Bu sene de Kültür ve Turizm Bakanlığınca "Geleceğe Miras Projesi"ne dahil edilen tarihi Harput Kalesi'nde arkeolojik kazılar yılın 12 ayı yapılıyor. Alanda bugüne kadar Urartu dönemine ait yaklaşık 2 bin 800 yıllık su sarnıcı ve "açık hava tapınak alanı", 1000 yıllık olduğu tahmin edilen saray mutfağı, Orta Çağ ve Yakın Çağ'da aktif kullanılan 1000 yıllık "zamanın sanayi sitesi" şeklinde tanımlanan yapı kalıntıları ve üretim fırınları, demir külçeler ile anahtar, makas, kaşık, mızrak ok ucu, nal gibi çok sayıda obje gün yüzüne çıkarıldı.  Birçok medeniyetin izlerini barındıran mekanları ve buluntularla ziyaretçileri adeta tarihte yolculuğa çıkaran Harput Kalesi, doğası ve kente yüksekten bakma olanağı sunan manzarasıyla da ilgi görüyor.  <strong>"KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞIMIZ RESTORASYONLARI TAMAMLAMAYA BAŞLAYACAK"</strong></p><p>Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç, AA muhabirine, Harput Kalesi'nde ilk olarak 2004-2009'da yapılan kazı çalışmalarının, 2014'te tekrar başlayıp bugüne kadar aralıksız sürdüğünü söyledi.  Bu sezon kaledeki çalışmaların 1000 yıllık sanayi sitesinde yoğunlaştığını bildiren Aytaç, burada bulunan yeni atölyelerin konservasyon çalışmalarının yapıldığını, geçici çatıyla alanın koruma altına alındığını, bir atölyenin ise korumasının güçlendirilip ziyarete açık hale getirildiğini anlattı. Aytaç, yeni su sarnıcının da etrafındaki çalışmaların tamamlanmasının ardından turizme kazandırıldığını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Kültür ve Turizm Bakanlığımız, eserlerin restorasyonlarını tamamlamaya başlayacak ve bu da turizme daha fazla katkı sağlayacak. Bu süreçte yurt dışından da çok sayıda seyahat acentesi geldi. Harput, tarihi ve kültürel bir değer olarak turizme daha da katkı sağlama noktasına geldi. Bakanlığımız her türlü desteği veriyor. Fırat Üniversitesi de birçok desteğin yanı sıra personel büroları, yemek ve teknik eleman gibi desteklerini sürdürüyor. Oldukça önemli bir yere geldiğimizi düşünüyoruz. Bundan sonraki amaç turizme kazandırma çalışmaları olacak."  <strong>2025'TE UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİ'NE GİRME HEDEFİ</strong></p><p>Harput'un gelecek yıl UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmesi konusunda da çalışmaların sürdüğünü bildiren Aytaç, 2024'teki çalışmaların buna çok fazla katkı sağladığını vurguladı. Kaledeki saha çalışmalarının sene sonu itibarıyla tamamlanacağını, yeni yılla birlikte 12. sezona başlayacaklarını ifade eden Aytaç, "Baharda sahaya çıkıp aralık sonuna kadar sahadaki çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Geri kalan kış aylarında da buradan çıkarılan arkeolojik ve kültürel varlıkların restorasyon, analiz ve yayın işlerini gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.  <strong>HARPUT KALESİ'NDE 11. SEZON SONUNDA YAKLAŞIK 130 BİN OBJEYE ULAŞILDI</strong></p><p>Aytaç, Harput Kalesi'nde 11. sezon sonunda yaklaşık 130 bin objeye ulaştıklarını, bunların nitelikli olanlarını Elazığ Müzesine teslim ettiklerini söyledi. Amorf (belirli bir biçimi bulunmayan) olanların kalede tutulduğunu anlatan Aytaç, etütlük eserlerin ise incelemelerinin sürdüğünü kaydetti.  Restorasyon ve konservasyon çalışmalarının da devam ettiğini belirten Aytaç, yakın zamanda bazı analizler yapmaya başlayacaklarını belirtti. Aytaç, bununla ilgili pek çok kurum ve kuruluşla işbirliğini sürdürdüklerini dile getirerek, "Özellikle buradan çıkan nitelikli kültür varlıklarının orijinallerini müzeye verirken, replikalarını da bir proje dahilinde hazırlayıp, turizm amaçlı kamuoyuyla paylaşacağız, kalede sergilemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kastabala Antik Kenti&amp;apos;ndeki sütunlu yolda restorasyon çalışması başlatıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kastabala-antik-kentindeki-sutunlu-yolda-restorasyon-calismasi-baslatildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kastabala-antik-kentindeki-sutunlu-yolda-restorasyon-calismasi-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Osmaniye&#039;deki Kastabala Antik Kenti&#039;nde 6 Şubat 2023&#039;teki depremlerde hasar gören sütunlu yolda restorasyon çalışması gerçekleştiriliyor.Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen &quot;Geleceğe Miras Projesi kapsamında tarihi 2 bin 700 yıllık antik kentte, restorasyon ve kazı kurtarma çalışmaları yapılıyor. Antik kentte bulunan ve Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023&#039;teki depremlerde yıkılan sütunlar, uygun şekilde restore edildikten sonra eski görünümüne kavuşturuluyor.  Parke taşlı yolun toprak altında kalan bölümleri ise yapılan kazı kurtarma çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkarılıyor. İl Kültür ve Turizm Müdürü Burhan Torun, gazetecilere, Kastabala Antik Kenti&#039;nin dönemin en önemli kentlerinden biri olduğunu söyledi.  Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen Geleceğe Miras Projesi kapsamında antik kentte bazı çalışmalar başlatıldığını belirten Torun, &quot;Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüz ve üniversitemizle ortak yürütülen bir çalışma içerisindeyiz. Kentin girişindeki sütunlu yolda depremde hasar almış ve yıkılan sütunları kazı ekibiyle tekrar ayağa kaldırıyor, zarar görmüş yerlerle ilgili restorasyon çalışmaları yürütüyoruz.&quot; dedi.Torun, antik kentteki çalışmaları 45 kişilik ekiple yürüttüklerini dile getirdi. Çalışmalar kapsamında antik kente güneş enerji santrali ile ışıklandırma sistemi kazandırdıklarını anlatan Torun, &quot;Bu kent, tiyatro alanı, kalesi, kilise kalıntısı ve hamamıyla tam bir antik kent. Geçen yıl keşfettiğimiz tapınakla daha da eskiye tarihlenebilecek bir alandayız. Dolayısıyla kentimize yerli ve yabancı ziyaretçileri bekliyoruz.&quot; diye konuştu.Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turgay Uzun da Kültür ve Turizm Bakanlığı ile üniversite işbirliğinde yürütülen çalışmaların yoğun şekilde devam ettiğini söyledi. Kastabala Antik Kenti&#039;nde özellikle tapınak alanı ve sütunlu yolda yoğun bir çalışma yürütüldüğünü vurgulayan Uzun, şunları kaydetti:  &quot;Çok sayıda arkadaşımız burada yeni eserleri ortaya çıkartmak ve bu bölgeyi turizme kazandırmak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Üniversitemizin arkeoloji bölümü de bu çalışmalara doğrudan destek veriyor. Gerçekten uzunca bir süredir burada arkadaşlarımız görev yapıyor. Bu çalışmalarla yeni tarihi bulgular elde edeceğimize inanıyorum. Çalışmalar neticelendirildiğinde, &#039;Çukurova&#039;nın Efes&#039;i&#039; olarak adlandırılan bölgemiz gözde turizm merkezlerinden birisi olacağına inanıyorum.&quot;  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3O1H4JgjYEGPw75oHNFF5w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kastabala, Antik, Kentindeki, sütunlu, yolda, restorasyon, çalışması, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3O1H4JgjYEGPw75oHNFF5w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kastabala Antik Kenti'ndeki sütunlu yolda restorasyon çalışması başlatıldı"><p>Osmaniye'deki Kastabala Antik Kenti'nde 6 Şubat 2023'teki depremlerde hasar gören sütunlu yolda restorasyon çalışması gerçekleştiriliyor.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen "Geleceğe Miras Projesi kapsamında tarihi 2 bin 700 yıllık antik kentte, restorasyon ve kazı kurtarma çalışmaları yapılıyor. Antik kentte bulunan ve Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde yıkılan sütunlar, uygun şekilde restore edildikten sonra eski görünümüne kavuşturuluyor.  Parke taşlı yolun toprak altında kalan bölümleri ise yapılan kazı kurtarma çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkarılıyor. İl Kültür ve Turizm Müdürü Burhan Torun, gazetecilere, Kastabala Antik Kenti'nin dönemin en önemli kentlerinden biri olduğunu söyledi.  Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen Geleceğe Miras Projesi kapsamında antik kentte bazı çalışmalar başlatıldığını belirten Torun, "Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüz ve üniversitemizle ortak yürütülen bir çalışma içerisindeyiz. Kentin girişindeki sütunlu yolda depremde hasar almış ve yıkılan sütunları kazı ekibiyle tekrar ayağa kaldırıyor, zarar görmüş yerlerle ilgili restorasyon çalışmaları yürütüyoruz." dedi.</p><p>Torun, antik kentteki çalışmaları 45 kişilik ekiple yürüttüklerini dile getirdi. Çalışmalar kapsamında antik kente güneş enerji santrali ile ışıklandırma sistemi kazandırdıklarını anlatan Torun, "Bu kent, tiyatro alanı, kalesi, kilise kalıntısı ve hamamıyla tam bir antik kent. Geçen yıl keşfettiğimiz tapınakla daha da eskiye tarihlenebilecek bir alandayız. Dolayısıyla kentimize yerli ve yabancı ziyaretçileri bekliyoruz." diye konuştu.</p><p>Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turgay Uzun da Kültür ve Turizm Bakanlığı ile üniversite işbirliğinde yürütülen çalışmaların yoğun şekilde devam ettiğini söyledi. Kastabala Antik Kenti'nde özellikle tapınak alanı ve sütunlu yolda yoğun bir çalışma yürütüldüğünü vurgulayan Uzun, şunları kaydetti:  "Çok sayıda arkadaşımız burada yeni eserleri ortaya çıkartmak ve bu bölgeyi turizme kazandırmak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Üniversitemizin arkeoloji bölümü de bu çalışmalara doğrudan destek veriyor. Gerçekten uzunca bir süredir burada arkadaşlarımız görev yapıyor. Bu çalışmalarla yeni tarihi bulgular elde edeceğimize inanıyorum. Çalışmalar neticelendirildiğinde, 'Çukurova'nın Efes'i' olarak adlandırılan bölgemiz gözde turizm merkezlerinden birisi olacağına inanıyorum." </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gölcük Tabiat Parkı&amp;apos;nda manzaranın tadını çıkardılar</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goelcuk-tabiat-parkinda-manzaranin-tadini-cikardilar</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goelcuk-tabiat-parkinda-manzaranin-tadini-cikardilar</guid>
<description><![CDATA[ Bolu&#039;nun doğal güzellikleriyle ünlü Gölcük Tabiat Parkı, kar yağışının ardından oluşan manzaranın tadını çıkarmak isteyenleri ağırladı.Kent merkezine yaklaşık 13 kilometre uzaklıkta bulunan tabiat parkında iki gündür aralıklarla kar yağışı etkili oldu.  Kar yağışının ardından Gölcük&#039;te kar kalınlığı 5 santimetreyi geçti. Hava sıcaklığının eksi derecelere düşmesiyle tabiat parkındaki gölün yüzeyi kısmen buz tuttu. Günübirlik tatil için Gölcük&#039;e gelen doğaseverler, göl çevresinde yürüyerek, iskelede fotoğraf çektirerek kar manzarasının tadını çıkardı.  Beyaza bürünen tabiat parkı, havadan görüntülendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bk-nST7UCU6BUhpuhA9uFg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gölcük, Tabiat, Parkında, manzaranın, tadını, çıkardılar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bk-nST7UCU6BUhpuhA9uFg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gölcük Tabiat Parkı'nda manzaranın tadını çıkardılar"><p>Bolu'nun doğal güzellikleriyle ünlü Gölcük Tabiat Parkı, kar yağışının ardından oluşan manzaranın tadını çıkarmak isteyenleri ağırladı.</p>Kent merkezine yaklaşık 13 kilometre uzaklıkta bulunan tabiat parkında iki gündür aralıklarla kar yağışı etkili oldu.  Kar yağışının ardından Gölcük'te kar kalınlığı 5 santimetreyi geçti. Hava sıcaklığının eksi derecelere düşmesiyle tabiat parkındaki gölün yüzeyi kısmen buz tuttu. Günübirlik tatil için Gölcük'e gelen doğaseverler, göl çevresinde yürüyerek, iskelede fotoğraf çektirerek kar manzarasının tadını çıkardı.  Beyaza bürünen tabiat parkı, havadan görüntülendi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g0VBGm1VjkGU3shurRtokg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihi Sinop Kalesi, üzerindeki &amp;quot;kalekondu&amp;quot;lardan kurtarılacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/tarihi-sinop-kalesi-uzerindeki-kalekondulardan-kurtarilacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/tarihi-sinop-kalesi-uzerindeki-kalekondulardan-kurtarilacak</guid>
<description><![CDATA[ UNESCO&#039;nun Dünya Miras Geçici Listesi&#039;nde yer alan tarihi Sinop Kalesi, yıllar önce üzerine inşa edilen &quot;kalekondu&quot; olarak anılan yapılardan kamulaştırmayla kurtarılacak.Milattan önce 7. yüzyılda inşa edilen 25 metre yüksekliğindeki kalenin yaklaşık 2 kilometre uzunluğundaki surlarının bir bölümünün üzerinde bulunan ve halk arasında &quot;kalekondu&quot; olarak adlandırılan tapulu 6 yapının kamulaştırma süreci başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yürütülen çalışma kapsamında surlar üzerindeki 6 yapı, kamulaştırmanın ardından yıkılacak.  &quot;Kalekondu&quot; yükü ve kötü görünümünden kurtarılacak kale surları, daha sonra restore edilerek turizme kazandırılacak. Kamulaştırma süreci kapsamında ilgili kurumlar, hak sahipleriyle görüşme gerçekleştiriyor.  Vali Mustafa Özarslan,  Bakanlığın desteğiyle Sinop&#039;un tarihi yapılarının gün yüzüne çıkarılmaya devam ettiğini söyledi. Önemli tarihi geçmişe sahip Sinop Kalesi&#039;nin önünde bulunan binaların daha önce hayata geçirilen kent meydanı ve millet bahçesi projesiyle yıkıldığını anımsatan Özarslan, şimdi de güney sahilinde yer alan surlardaki yapıların yıkılabilmesi için kamulaştırma çalışmalarına başlandığını anlattı.  KALEDE TOPLAM 28 YAPI BULUNUYOR&quot;Kalekondu&quot; olarak tanımlanan yapıların tarihi kale surlarında fiziksel ve görsel açıdan yük oluşturduğuna dikkati çeken Özarslan, şöyle devam etti:  &quot;Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum&#039;un destekleriyle ilimizdeki tarihi eserlerin gün yüzüne çıkarılmasına dönük çalışmalarımız devam ediyor. Bu çalışmalardan bir tanesi de halkımızın da ifadesiyle &#039;kalekondu&#039; diye adlandırılan, ne zaman yapıldığı bilinmeyen yapılar. Bu görüntüyü ortadan kaldırmak için Sayın Bakanımızın destekleriyle süreci başlatıyoruz. Aslında kalenin içerisinde 28 konut var ama bunların arasında kalemize yük teşkil eden 6 &#039;kalekondu&#039;nun kaldırılması daha önemli ve aciliyet gösteriyor. Bunlar kaldırıldıktan sonra da yine orada restorasyon çalışmalarımız devam edecek.&quot;  Özarslan, önemli geçmişe sahip tarihi kalenin değişik dönemlerde restore edildiğini, bu çalışmaların Cumhuriyet döneminde de devam ettiğini vurgulayarak, &quot;Kalemizin toplam uzunluğu yaklaşık 2 kilometre. Yüksekliği 25, eni de 3 metre. Gerçekten çok kıymetli mirasımız, ayrıca UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi&#039;nde de bulunuyor. Sinop, doğal güzelliği, yemyeşil ovaları, ormanlarıyla, masmavi deniziyle ve bu tarihi surlarıyla bambaşka şekil alacak.&quot; dedi.  Vali Mustafa Özarslan, kamulaştırma süreçlerinin zaman aldığını ancak çalışma sonunda var olan çirkin görüntünün ortadan kaldırılacağını sözlerine ekledi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0IUFSRg_xEeEixYdGLLM7w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tarihi, Sinop, Kalesi, üzerindeki, kalekondulardan, kurtarılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0IUFSRg_xEeEixYdGLLM7w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tarihi Sinop Kalesi, üzerindeki " kalekondu kurtar><p>UNESCO'nun Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alan tarihi Sinop Kalesi, yıllar önce üzerine inşa edilen "kalekondu" olarak anılan yapılardan kamulaştırmayla kurtarılacak.</p><p>Milattan önce 7. yüzyılda inşa edilen 25 metre yüksekliğindeki kalenin yaklaşık 2 kilometre uzunluğundaki surlarının bir bölümünün üzerinde bulunan ve halk arasında <strong>"kalekondu"</strong> olarak adlandırılan tapulu 6 yapının kamulaştırma süreci başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yürütülen çalışma kapsamında surlar üzerindeki 6 yapı, kamulaştırmanın ardından yıkılacak.  "Kalekondu" yükü ve kötü görünümünden kurtarılacak kale surları, daha sonra restore edilerek turizme kazandırılacak. Kamulaştırma süreci kapsamında ilgili kurumlar, hak sahipleriyle görüşme gerçekleştiriyor.  Vali Mustafa Özarslan,  Bakanlığın desteğiyle Sinop'un tarihi yapılarının gün yüzüne çıkarılmaya devam ettiğini söyledi. Önemli tarihi geçmişe sahip Sinop Kalesi'nin önünde bulunan binaların daha önce hayata geçirilen kent meydanı ve millet bahçesi projesiyle yıkıldığını anımsatan Özarslan, şimdi de güney sahilinde yer alan surlardaki yapıların yıkılabilmesi için kamulaştırma çalışmalarına başlandığını anlattı.  <strong>KALEDE TOPLAM 28 YAPI BULUNUYOR</strong></p><p>"Kalekondu" olarak tanımlanan yapıların tarihi kale surlarında fiziksel ve görsel açıdan yük oluşturduğuna dikkati çeken Özarslan, şöyle devam etti:  "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum'un destekleriyle ilimizdeki tarihi eserlerin gün yüzüne çıkarılmasına dönük çalışmalarımız devam ediyor. Bu çalışmalardan bir tanesi de halkımızın da ifadesiyle 'kalekondu' diye adlandırılan, ne zaman yapıldığı bilinmeyen yapılar. Bu görüntüyü ortadan kaldırmak için Sayın Bakanımızın destekleriyle süreci başlatıyoruz. Aslında kalenin içerisinde 28 konut var ama bunların arasında kalemize yük teşkil eden 6 'kalekondu'nun kaldırılması daha önemli ve aciliyet gösteriyor. Bunlar kaldırıldıktan sonra da yine orada restorasyon çalışmalarımız devam edecek."  Özarslan, önemli geçmişe sahip tarihi kalenin değişik dönemlerde restore edildiğini, bu çalışmaların Cumhuriyet döneminde de devam ettiğini vurgulayarak, "Kalemizin toplam uzunluğu yaklaşık 2 kilometre. Yüksekliği 25, eni de 3 metre. Gerçekten çok kıymetli mirasımız, ayrıca UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'nde de bulunuyor. Sinop, doğal güzelliği, yemyeşil ovaları, ormanlarıyla, masmavi deniziyle ve bu tarihi surlarıyla bambaşka şekil alacak." dedi.  Vali Mustafa Özarslan, kamulaştırma süreçlerinin zaman aldığını ancak çalışma sonunda var olan çirkin görüntünün ortadan kaldırılacağını sözlerine ekledi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ergan Dağı Kayak Merkezi&amp;apos;nde hedef 1 milyonu aşkın ziyaretçi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ergan-dagi-kayak-merkezinde-hedef-1-milyonu-askin-ziyaretci</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ergan-dagi-kayak-merkezinde-hedef-1-milyonu-askin-ziyaretci</guid>
<description><![CDATA[ Erzincan&#039;daki Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizm Merkezi&#039;ni 1 milyonu aşkın kayakseverin ziyaret etmesi bekleniyor.Erzincan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Vali Yardımcısı Mehmet Emre Canpolat, Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizm Merkezi&#039;nde gazetecilere yaptığı açıklamada, kayak merkezinin her geçen gün popülaritesinin arttığını söyledi.  Kayak sezonunu ilk Ergan Dağı Kayak Merkezi&#039;nin açtığını ve merkeze yapılan yatırımların ardından her geçen gün kayaksever ve misafir sayısının arttığını belirten Canpolat, şöyle konuştu:&quot;Dağın zirve noktası olan 3 bin 200 rakımda 1,5 metre kar mevcut. Snowtrack ekiplerimiz kar basma çalışmalarına devam ediyor. Pistleri iyileştirmek adına mevcut karı ezmeye başlayarak pistlerimizi hazırlıyor. Kayak merkezindeki tüm işletmelerde 100 üzerinde personel var. Personelimiz de canla başla bu sezonu en iyi şekilde geçirmek için ellerinden gelen tüm gayreti ortaya koyuyor.&quot;  Canpolat, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu&#039;nun sezon başından itibaren kayak merkezinin Türkiye&#039;de bilinirliliğinin ve popülaritesinin artması için talimat verdiğini, ekip arkadaşlarıyla bu yönde çalıştıklarını aktardı. Kayak merkezinde geçen yıl yeni turnike sistemleri kurduklarını anlatan Canpolat, şunları kaydetti:  &quot;Bundan 2 yıl önce buranın ziyaretçi sayısı yaklaşık 30 bin civarındaydı. Geçtiğimiz yıl 250 bindi. Bizler bu yıl 1 milyon hedef koymuştuk. Allah nasip ederse 1 milyon hedefinin belki de çok üzerine çıkacağız. Diğer kayak merkezindeki turnikelerin geçiş sayıları ile bizim kayak merkezindeki turnikelerden geçiş sayıları kıyaslandığında, bizim arası kapanmayacak kadar büyük bir fazlamız var. İnşallah sezon sonuna kadar hem yağan karla pistlerin iyileştirilmesi, açtığımız bungalovların iyi işletilmesi ve restoran ile günübirlik tesislerin güzel işletilmesi sayesinde hem Erzincan halkını hem civar illerimiz Erzurum, Gümüşhane, Trabzon ve Tunceli’den gelen kayakseverleri burada ağırlamaktan mutluluk duyacağız.&quot;  Canpolat, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı ile Erzincan Valisi Aydoğdu&#039;nun başkanlığında Ergan Dağı Kayak Merkezi&#039;nde ciddi çalışmalar yaptıklarını, Avrupa’dan da merkeze gelenler olduğunu dile getirerek, Türkiye Kayak Federasyonu ile yapılan görüşmeler neticesinde ocak ya da şubat aylarında Erzincan Ergan Dağı Kayak Merkezi’nde 500-600 sporcunun katıldığı organizasyonlar gerçekleştirileceğini sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mkDt3h7i9EyP4Nxgm3j6sg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ergan, Dağı, Kayak, Merkezinde, hedef, milyonu, aşkın, ziyaretçi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mkDt3h7i9EyP4Nxgm3j6sg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ergan Dağı Kayak Merkezi'nde hedef 1 milyonu aşkın ziyaretçi"><p>Erzincan'daki Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizm Merkezi'ni 1 milyonu aşkın kayakseverin ziyaret etmesi bekleniyor.</p><p>Erzincan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Vali Yardımcısı Mehmet Emre Canpolat, Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizm Merkezi'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, kayak merkezinin her geçen gün popülaritesinin arttığını söyledi.  Kayak sezonunu ilk Ergan Dağı Kayak Merkezi'nin açtığını ve merkeze yapılan yatırımların ardından her geçen gün kayaksever ve misafir sayısının arttığını belirten Canpolat, şöyle konuştu:</p><p>"Dağın zirve noktası olan 3 bin 200 rakımda 1,5 metre kar mevcut. Snowtrack ekiplerimiz kar basma çalışmalarına devam ediyor. Pistleri iyileştirmek adına mevcut karı ezmeye başlayarak pistlerimizi hazırlıyor. Kayak merkezindeki tüm işletmelerde 100 üzerinde personel var. Personelimiz de canla başla bu sezonu en iyi şekilde geçirmek için ellerinden gelen tüm gayreti ortaya koyuyor."  Canpolat, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu'nun sezon başından itibaren kayak merkezinin Türkiye'de bilinirliliğinin ve popülaritesinin artması için talimat verdiğini, ekip arkadaşlarıyla bu yönde çalıştıklarını aktardı. Kayak merkezinde geçen yıl yeni turnike sistemleri kurduklarını anlatan Canpolat, şunları kaydetti:  "Bundan 2 yıl önce buranın ziyaretçi sayısı yaklaşık 30 bin civarındaydı. Geçtiğimiz yıl 250 bindi. Bizler bu yıl 1 milyon hedef koymuştuk. Allah nasip ederse 1 milyon hedefinin belki de çok üzerine çıkacağız. Diğer kayak merkezindeki turnikelerin geçiş sayıları ile bizim kayak merkezindeki turnikelerden geçiş sayıları kıyaslandığında, bizim arası kapanmayacak kadar büyük bir fazlamız var. İnşallah sezon sonuna kadar hem yağan karla pistlerin iyileştirilmesi, açtığımız bungalovların iyi işletilmesi ve restoran ile günübirlik tesislerin güzel işletilmesi sayesinde hem Erzincan halkını hem civar illerimiz Erzurum, Gümüşhane, Trabzon ve Tunceli’den gelen kayakseverleri burada ağırlamaktan mutluluk duyacağız."  Canpolat, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı ile Erzincan Valisi Aydoğdu'nun başkanlığında Ergan Dağı Kayak Merkezi'nde ciddi çalışmalar yaptıklarını, Avrupa’dan da merkeze gelenler olduğunu dile getirerek, Türkiye Kayak Federasyonu ile yapılan görüşmeler neticesinde ocak ya da şubat aylarında Erzincan Ergan Dağı Kayak Merkezi’nde 500-600 sporcunun katıldığı organizasyonlar gerçekleştirileceğini sözlerine ekledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sagalassos Antik Kenti beyaz örtüyle kaplandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sagalassos-antik-kenti-beyaz-oertuyle-kaplandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sagalassos-antik-kenti-beyaz-oertuyle-kaplandi</guid>
<description><![CDATA[ Burdur&#039;un Ağlasun ilçesindeki &quot;aşkların ve imparatorların şehri&quot; olarak bilinen, ülkenin en yüksek rakımdaki antik kentlerinden Sagalassos, kar yağışının ardından beyaza büründü.UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;ne 2009&#039;da giren, Roma dönemi mimarisinin en iyi örneklerinin sergilendiği antik kentin bulunduğu bölgede kar etkili oldu. Akdağ&#039;ın eteklerinde 1500-1700 rakımda bulunan tarihi alanda &quot;Aşıklar Çeşmesi&quot; olarak da adlandırılan Antoninler Çeşmesi, etrafındaki onursal sütunlar, zafer takları, agoralar, Roma hamamı, tiyatro, kütüphane ve Heroon yapısı, beyaz örtüyle kaplandı.  Sagalassos Koordinatör Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Düzgün Tarkan, kar yağışı altında yapılan yılın son kazı gününün ardından çalışmalara kısa bir ara verildiğini söyledi.  Yılın ilk günlerinden itibaren kazı ve restorasyon çalışmalarının süreceğini belirten Tarkan, Sagalassos&#039;un 2400 yıl önce kurulduğunu dile getirdi. Tarkan, burasının Antik Anadolu coğrafyasında Pisidia bölgesinin en önemli kentlerinden biri olduğuna dikkati çekti.Kentin Akdağ&#039;ın güney yamacına kurulduğunu anlatan Tarkan, şöyle devam etti:  &quot;Bugünlerde beyaz örtüye bürünen kent, temiz havası, görkemli yapıları ve muhteşem manzarasıyla yılın en özel günlerini yaşıyor. Sagalassos, şu an bilinen 7 çeşme yapısıyla güzel Anadolu&#039;nun su şehridir. Bu çeşmelerin ikisi restore edilerek antik dönemdeki gibi suyla buluşturuldu. Hadrian Çeşmesi&#039;ni de ayağa kaldırılmak için Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2024 yılında restorasyon çalışması başlatıldı. Bu çalışmalar, antik kente yılın ilk karı düşene kadar yoğun şekilde sürdürüldü.&quot;  Sagalassos&#039;u ziyaret eden Eray Emre Özdemir, Antalya&#039;nın Demre ilçesinden antik kenti kar altında görmek için geldiklerini söyledi. Antik kenti çok beğendiğini dile getiren Özdemir, &quot;Karda ayrı güzel. Yukarıda tiyatrosu da var. Su ve kemerler çok harika. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim.&quot; dedi.  Gülsüm Özdemir de &quot;Bugün &#039;İnşallah kar vardır.&#039; diyerek geldik. Yazın ayrı güzel, kışın şu anda karlar altında ayrı güzel. Girdiğimiz andan itibaren büyülendik. Çok güzel, çok beğendik. Herkesin gelip görmesi gereken bir yer. Bol bol fotoğraf çektirdik.&quot; diye konuştu. Arda Coşkun ise Sagalassos&#039;u daha önce de gezdiğini ancak kar altında ilk kez gördüğünü, antik kentte karla eşsiz manzaralar oluştuğunu belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T-wi5oe7skm8yy9B6bVVpQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sagalassos, Antik, Kenti, beyaz, örtüyle, kaplandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T-wi5oe7skm8yy9B6bVVpQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sagalassos Antik Kenti beyaz örtüyle kaplandı"><p>Burdur'un Ağlasun ilçesindeki "aşkların ve imparatorların şehri" olarak bilinen, ülkenin en yüksek rakımdaki antik kentlerinden Sagalassos, kar yağışının ardından beyaza büründü.</p>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 2009'da giren, Roma dönemi mimarisinin en iyi örneklerinin sergilendiği antik kentin bulunduğu bölgede kar etkili oldu. Akdağ'ın eteklerinde 1500-1700 rakımda bulunan tarihi alanda "Aşıklar Çeşmesi" olarak da adlandırılan Antoninler Çeşmesi, etrafındaki onursal sütunlar, zafer takları, agoralar, Roma hamamı, tiyatro, kütüphane ve Heroon yapısı, beyaz örtüyle kaplandı.  Sagalassos Koordinatör Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Düzgün Tarkan, kar yağışı altında yapılan yılın son kazı gününün ardından çalışmalara kısa bir ara verildiğini söyledi.  Yılın ilk günlerinden itibaren kazı ve restorasyon çalışmalarının süreceğini belirten Tarkan, Sagalassos'un 2400 yıl önce kurulduğunu dile getirdi. Tarkan, burasının Antik Anadolu coğrafyasında Pisidia bölgesinin en önemli kentlerinden biri olduğuna dikkati çekti.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hOsWd_WUVk2uaVqRV1i0eg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Kentin Akdağ'ın güney yamacına kurulduğunu anlatan Tarkan, şöyle devam etti:  "Bugünlerde beyaz örtüye bürünen kent, temiz havası, görkemli yapıları ve muhteşem manzarasıyla yılın en özel günlerini yaşıyor. Sagalassos, şu an bilinen 7 çeşme yapısıyla güzel Anadolu'nun su şehridir. Bu çeşmelerin ikisi restore edilerek antik dönemdeki gibi suyla buluşturuldu. Hadrian Çeşmesi'ni de ayağa kaldırılmak için Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2024 yılında restorasyon çalışması başlatıldı. Bu çalışmalar, antik kente yılın ilk karı düşene kadar yoğun şekilde sürdürüldü."  Sagalassos'u ziyaret eden Eray Emre Özdemir, Antalya'nın Demre ilçesinden antik kenti kar altında görmek için geldiklerini söyledi. Antik kenti çok beğendiğini dile getiren Özdemir, "Karda ayrı güzel. Yukarıda tiyatrosu da var. Su ve kemerler çok harika. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim." dedi.  Gülsüm Özdemir de "Bugün 'İnşallah kar vardır.' diyerek geldik. Yazın ayrı güzel, kışın şu anda karlar altında ayrı güzel. Girdiğimiz andan itibaren büyülendik. Çok güzel, çok beğendik. Herkesin gelip görmesi gereken bir yer. Bol bol fotoğraf çektirdik." diye konuştu. Arda Coşkun ise Sagalassos'u daha önce de gezdiğini ancak kar altında ilk kez gördüğünü, antik kentte karla eşsiz manzaralar oluştuğunu belirtti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kar görmek isteyenler rotasını Istranca Dağları&amp;apos;na çevirdi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kar-goermek-isteyenler-rotasini-istranca-daglarina-cevirdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kar-goermek-isteyenler-rotasini-istranca-daglarina-cevirdi</guid>
<description><![CDATA[ Kırklareli&#039;nin yüksek kesimlerinde etkili olan karın ardından birçok kişi, çocuklarıyla kartopu oynayıp kızakla kaydı.Demirköy, Kofçaz ve Bulgaristan&#039;a ulaşımın sağlandığı Dereköy Sınır Kapısı yakınlarında önceki gün etkili olan kar yağışı aralıklarla sürüyor. Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ kent merkezlerinde kar olmaması nedeniyle vatandaşlar, rotasını Istranca Dağları&#039;na çevirdi.  Kar kalınlığının yer yer 10 santimetreyi bulduğu Demirköy ilçesinin Mahya Tepe ve Jandarma Kule mevkilerinde vatandaşlar doyasıya eğlendi. Aileler çocuklarıyla kartopu oynadı, eğimli alanlarda kızak ve naylon poşetlerle kaydı. Bazı vatandaşlar ise ateş yakıp kar yağışını izledi.  Tekirdağ&#039;dan ailesiyle bölgeye gelen Neşe İbo, gazetecilere, ailesiyle kartopu oynamak için Kırklareli&#039;ne geldiğini söyledi. Çok eğlendiklerini dile getiren İbo, uzun zamandır Tekirdağ kent merkezine kar yağmadığını kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FjytpBcuj0WQkm2JYMCyyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kar, görmek, isteyenler, rotasını, Istranca, Dağlarına, çevirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FjytpBcuj0WQkm2JYMCyyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kar görmek isteyenler rotasını Istranca Dağları'na çevirdi"><p>Kırklareli'nin yüksek kesimlerinde etkili olan karın ardından birçok kişi, çocuklarıyla kartopu oynayıp kızakla kaydı.</p>Demirköy, Kofçaz ve Bulgaristan'a ulaşımın sağlandığı Dereköy Sınır Kapısı yakınlarında önceki gün etkili olan kar yağışı aralıklarla sürüyor. Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ kent merkezlerinde kar olmaması nedeniyle vatandaşlar, rotasını Istranca Dağları'na çevirdi.  Kar kalınlığının yer yer 10 santimetreyi bulduğu Demirköy ilçesinin Mahya Tepe ve Jandarma Kule mevkilerinde vatandaşlar doyasıya eğlendi. Aileler çocuklarıyla kartopu oynadı, eğimli alanlarda kızak ve naylon poşetlerle kaydı. Bazı vatandaşlar ise ateş yakıp kar yağışını izledi.  Tekirdağ'dan ailesiyle bölgeye gelen Neşe İbo, gazetecilere, ailesiyle kartopu oynamak için Kırklareli'ne geldiğini söyledi. Çok eğlendiklerini dile getiren İbo, uzun zamandır Tekirdağ kent merkezine kar yağmadığını kaydetti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erzurum&amp;apos;un tanınırlığı &amp;quot;başkentlik&amp;quot; ünvanlarıyla artacak</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/erzurumun-taninirligi-baskentlik-unvanlariyla-artacak</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/erzurumun-taninirligi-baskentlik-unvanlariyla-artacak</guid>
<description><![CDATA[ Son yıllarda ülkenin özellikle kış turizmi açısından parlayan yıldızı olan Erzurum&#039;un, &quot;Avrupa Kış Sporları Başkenti&quot; ve &quot;2025 Turizm Başkenti&quot; ünvanlarıyla tanınırlığı artacak.Havası, suyu, sıra dağları, kışın beyaz yazın ise yemyeşil görüntüsüyle dikkati çeken kent, Tortum, Uzundere gibi doğal güzellikleriyle öne çıkan ilçelerinde bulunan mavi boncuk yedi gölleriyle her yıl çok sayıda turiste ev sahipliği yapıyor. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) tarafından &quot;2025 Turizm Başkenti&quot; ilan edilen ve 6-12 Ocak&#039;ta Palandöken&#039;de düzenlenecek Kış Oyunları&#039;na hazırlanan şehirde, yıl boyu kültür, sanat, gastronomi ve spor alanlarında kapsamlı etkinlikler düzenlenecek.  Şehir, mart ayında Dünya Snowboard Kupası, mayısta Kar Dizi Festivali, temmuzda Yaz Oyunları, ağustosta Uluslararası Bisiklet Turnuvası gibi çok sayıda organizasyona ev sahipliği yapacak.   &quot;BURADA KENDİNİZİ ADETA AÇIK HAVA MÜZESİNDE GİBİ HİSSEDERSİNİZ&quot;  İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, AA muhabirine, kentin 2025 yılında iki büyük organizasyona &quot;başkentlik&quot; yapacak olmasının heyecanını yaşadıklarını söyledi.  Erzurum&#039;un 6 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu anlatan Yer, şöyle konuştu:  &quot;Doğa ve tarihin iç içe geçtiği, her mevsimi ayrı güzellikler sunan, kültürel ve doğal zenginlikleriyle keşfedilmesi ve görülmesi gereken kadim bir şehir. Bizans&#039;tan Saltuklu&#039;ya, Selçuklu&#039;dan Osmanlı&#039;ya Milli Mücadele&#039;den Cumhuriyet&#039;e giden süreci, tarihi ve kültürel varlığıyla adım adım takip edilebilir. Burada kendinizi adeta açık hava müzesinde gibi hissedersiniz. Tadı damakta kalan özellikle ayran aşı, cağ kebabı, kadayıf dolması ve coğrafi işaretli onlarca ürünü buraya gelenler tadabilir.&quot;Yer, kentin bu özelliklerinin yanı sıra Palandöken Kayak Merkezi&#039;yle de öne çıktığına işaret ederek, &quot;Şehrimiz daha önce de uluslararası birçok organizasyona ev sahipliği yaptı ama ilk kez iki büyük organizasyona başkentlik yapıyor. Bu bizim için çok kıymetli ve değerli. Şehrimizin tanıtımı ve ulaşılabilirliği açısından bizi memnun edecek. Yurt içi ve yurt dışında yaşayan yerli ve yabancı tüm misafirlerimizi özellikle 2025 yılında bu güzellikleri birlikte paylaşmaya davet ediyorum.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zpSlvQQgh0iABuPc2qIX1g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:18:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erzurumun, tanınırlığı, başkentlik, ünvanlarıyla, artacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zpSlvQQgh0iABuPc2qIX1g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Erzurum'un tanınırlığı " ba artacak><p>Son yıllarda ülkenin özellikle kış turizmi açısından parlayan yıldızı olan Erzurum'un, "Avrupa Kış Sporları Başkenti" ve "2025 Turizm Başkenti" ünvanlarıyla tanınırlığı artacak.</p>Havası, suyu, sıra dağları, kışın beyaz yazın ise yemyeşil görüntüsüyle dikkati çeken kent, Tortum, Uzundere gibi doğal güzellikleriyle öne çıkan ilçelerinde bulunan mavi boncuk yedi gölleriyle her yıl çok sayıda turiste ev sahipliği yapıyor. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) tarafından "2025 Turizm Başkenti" ilan edilen ve 6-12 Ocak'ta Palandöken'de düzenlenecek Kış Oyunları'na hazırlanan şehirde, yıl boyu kültür, sanat, gastronomi ve spor alanlarında kapsamlı etkinlikler düzenlenecek.  Şehir, mart ayında Dünya Snowboard Kupası, mayısta Kar Dizi Festivali, temmuzda Yaz Oyunları, ağustosta Uluslararası Bisiklet Turnuvası gibi çok sayıda organizasyona ev sahipliği yapacak.  <strong> "BURADA KENDİNİZİ ADETA AÇIK HAVA MÜZESİNDE GİBİ HİSSEDERSİNİZ"</strong>  İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, AA muhabirine, kentin 2025 yılında iki büyük organizasyona "başkentlik" yapacak olmasının heyecanını yaşadıklarını söyledi.  Erzurum'un 6 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu anlatan Yer, şöyle konuştu:  "Doğa ve tarihin iç içe geçtiği, her mevsimi ayrı güzellikler sunan, kültürel ve doğal zenginlikleriyle keşfedilmesi ve görülmesi gereken kadim bir şehir. Bizans'tan Saltuklu'ya, Selçuklu'dan Osmanlı'ya Milli Mücadele'den Cumhuriyet'e giden süreci, tarihi ve kültürel varlığıyla adım adım takip edilebilir. Burada kendinizi adeta açık hava müzesinde gibi hissedersiniz. Tadı damakta kalan özellikle ayran aşı, cağ kebabı, kadayıf dolması ve coğrafi işaretli onlarca ürünü buraya gelenler tadabilir."<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lB_s0jn8kEydb71bzJet4w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Yer, kentin bu özelliklerinin yanı sıra Palandöken Kayak Merkezi'yle de öne çıktığına işaret ederek, "Şehrimiz daha önce de uluslararası birçok organizasyona ev sahipliği yaptı ama ilk kez iki büyük organizasyona başkentlik yapıyor. Bu bizim için çok kıymetli ve değerli. Şehrimizin tanıtımı ve ulaşılabilirliği açısından bizi memnun edecek. Yurt içi ve yurt dışında yaşayan yerli ve yabancı tüm misafirlerimizi özellikle 2025 yılında bu güzellikleri birlikte paylaşmaya davet ediyorum." diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kolombiya tarihine ışık tutan kasaba: Villa de Leyva</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/kolombiya-tarihine-isik-tutan-kasaba-villa-de-leyva</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/kolombiya-tarihine-isik-tutan-kasaba-villa-de-leyva</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Ulusal Miras Kasabası&quot; kabul edilen Kolombiya&#039;nın turistik koloni kasabası &quot;Villa de Leyva&quot; her gün yerli ve yabancı yüzlerce turist tarafından ziyaret ediliyor.Başkent Bogota&#039;ya 165 kilometre uzaklıkta yer alan Villa de Leyva, renkli kolonyal evleri, mistik tarihi, çikolata müzesi ve Muisca kültürüyle tanınıyor.
Beyaz badanalı duvarlar, ahşap kapı ve pencerelerle sade tasarlanmış evlerin bulunduğu kasaba, Kolombiya&#039;nın kolonyal mimari mirasının en dikkati çekici örneklerinden biri kabul ediliyor.
Tam adı &quot;La Villa de Santa Maria de Leyva&quot; olan kasaba, 12 Haziran 1572&#039;de İspanyol devlet adamı ve Yeni Granada Krallığı&#039;nın ilk kraliyet valisi Andres Diaz Venero de Leyva tarafından kuruldu.Kasabanın kuruluş amacı, sömürge savaşlarından sonra İspanyol askerleri için bir yerleşim alanı oluşturmaktı.
İspanyollar, kasabanın buğday yetiştirme potansiyelini değerlendirerek bölgeyi gıda deposuna dönüştürdü ve buradan diğer kolonilere erzak gönderdi.
Güney Amerika&#039;nın en büyük meydanlarından birine sahip olan Villa de Leyva, yıl boyunca pek çok festival ve kültürel etkinliğe ev sahipliği yapıyor.Villa de Leyva&#039;yı ziyaret edenler, 115 milyon yıl öncesine dayandığı tahmin edilen Ichthyosaurus, Pilosaurus ve Kronosaurus gibi tarih öncesi sürüngenlerin fosilleşmiş kalıntılarının sergilendiği müzeleri mutlaka ziyaret ediyor.
Araştırmacılara göre, bölgedeki insan varlığı 12 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Kasabada bulunan Zaquencipa Gözlemevi, Sachica ve Iguanque piktografları, İspanyol öncesi çanak çömlek ve heykel parçaları gibi arkeolojik buluntular, Muisca kültürünün zengin mirasını yansıtıyor.
Villa de Leyva, güzelliği ve Kolombiya tarihine katkısı nedeniyle 17 Aralık 1954&#039;te ulusal anıt olarak kabul edildi.Sömürge dönemine ait dini yapılar arasında Candelaria Manastırı ve Santo Ecce Homo Manastırı öne çıkıyor.
Kolombiya&#039;nın bağımsızlık savaşında önemli rol oynayan Antonio Ricaurte&#039;nin anısının yaşatıldığı müze ev &quot;Casa de Don Antonio Narino&quot;, turistlerin sıkça ziyaret ettiği sembolik mekanlar arasında yer alıyor.Villa de Leyva Turist Bürosu Rehberi Jessica Calderon, yaptığı açıklamada, kasabanın eşsiz gastronomisi, macera sporları, ekolojik yürüyüşleri ve tarihi kültürüyle sıra dışı bir yer olduğunu belirtti.
Calderron, &quot;Kasaba, orijinalliğini hiç kaybetmedi. Villa de Leyva&#039;yı ziyaret edenler şimdiki zaman ile geçmiş zaman arasında bir duygu çatışması yaşıyor. Zaman durmuş gibi hissediyorsunuz. Ayrıca kasabanın görkemli meydanı, kolonyal mimarisi ve çeşitli kırsal manzaraları ziyaretçileri büyülüyor&quot; ifadelerini kullandı.Kolombiya&#039;da dönemin en çarpıcı mimari yeniliklerinden olan La Casa Terracota (pişmiş toprak ev), tamamen çamur ve seramikten inşa edilmiş yapısıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Doğaya saygı ve mimari sanatın birleşimini yansıtan bu yapı, ekolojik mimarının sembolü kabul ediliyor.
Bir diğer önemli mekan olan Iguanque Lagünü, Kolombiya&#039;nın yerli halklarından Muisca&#039;ların kültürü için kutsal bir alan olarak görülüyor.
Muisca mitolojisinde yaşamın ve doğurganlığın sembolü olan göl, antik dönemlerde ritüel ve törenlerin düzenlendiği bir mekan olarak kullanılıyor.
Bugün ise Kolombiya&#039;nın yerli halklarının kültürel kimliğini yansıtan bir simge olarak önemini koruyor.Kasabadaki Çikolata Müzesi, Kolombiya&#039;nın çikolata kültürüne ışık tutuyor.
Çikolatanın tarihsel ve kültürel öneminin ele alındığı müzede, ziyaretçilere bu lezzetli ürünün antik çağlardan günümüze uzanan yolculuğu anlatılıyor.
Çikolata ve kakao ürünlerinin tadımı ve alışveriş imkanının sunulduğu müze, oldukça ilgi çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pJJL6XHaZUG1ac4_MJNWyg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kolombiya, tarihine, ışık, tutan, kasaba:, Villa, Leyva</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pJJL6XHaZUG1ac4_MJNWyg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kolombiya tarihine ışık tutan kasaba: Villa de Leyva"><p>"Ulusal Miras Kasabası" kabul edilen Kolombiya'nın turistik koloni kasabası "Villa de Leyva" her gün yerli ve yabancı yüzlerce turist tarafından ziyaret ediliyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p8ybZkbEZ0CNUQB-BpDkug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başkent Bogota'ya 165 kilometre uzaklıkta yer alan Villa de Leyva, renkli kolonyal evleri, mistik tarihi, çikolata müzesi ve Muisca kültürüyle tanınıyor.
Beyaz badanalı duvarlar, ahşap kapı ve pencerelerle sade tasarlanmış evlerin bulunduğu kasaba, Kolombiya'nın kolonyal mimari mirasının en dikkati çekici örneklerinden biri kabul ediliyor.
Tam adı "La Villa de Santa Maria de Leyva" olan kasaba, 12 Haziran 1572'de İspanyol devlet adamı ve Yeni Granada Krallığı'nın ilk kraliyet valisi Andres Diaz Venero de Leyva tarafından kuruldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/03cZxKgKR0Oqi1NMOR51Gw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kasabanın kuruluş amacı, sömürge savaşlarından sonra İspanyol askerleri için bir yerleşim alanı oluşturmaktı.
İspanyollar, kasabanın buğday yetiştirme potansiyelini değerlendirerek bölgeyi gıda deposuna dönüştürdü ve buradan diğer kolonilere erzak gönderdi.
Güney Amerika'nın en büyük meydanlarından birine sahip olan Villa de Leyva, yıl boyunca pek çok festival ve kültürel etkinliğe ev sahipliği yapıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cV-yIZwcIEuymIcOi740EA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Villa de Leyva'yı ziyaret edenler, 115 milyon yıl öncesine dayandığı tahmin edilen Ichthyosaurus, Pilosaurus ve Kronosaurus gibi tarih öncesi sürüngenlerin fosilleşmiş kalıntılarının sergilendiği müzeleri mutlaka ziyaret ediyor.
Araştırmacılara göre, bölgedeki insan varlığı 12 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Kasabada bulunan Zaquencipa Gözlemevi, Sachica ve Iguanque piktografları, İspanyol öncesi çanak çömlek ve heykel parçaları gibi arkeolojik buluntular, Muisca kültürünün zengin mirasını yansıtıyor.
Villa de Leyva, güzelliği ve Kolombiya tarihine katkısı nedeniyle 17 Aralık 1954'te ulusal anıt olarak kabul edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i8fYFfBis0Cc06K1JhSUIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sömürge dönemine ait dini yapılar arasında Candelaria Manastırı ve Santo Ecce Homo Manastırı öne çıkıyor.
Kolombiya'nın bağımsızlık savaşında önemli rol oynayan Antonio Ricaurte'nin anısının yaşatıldığı müze ev "Casa de Don Antonio Narino", turistlerin sıkça ziyaret ettiği sembolik mekanlar arasında yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gIE8YFEINEWjepkgCq8bSA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Villa de Leyva Turist Bürosu Rehberi Jessica Calderon, yaptığı açıklamada, kasabanın eşsiz gastronomisi, macera sporları, ekolojik yürüyüşleri ve tarihi kültürüyle sıra dışı bir yer olduğunu belirtti.
Calderron, "Kasaba, orijinalliğini hiç kaybetmedi. Villa de Leyva'yı ziyaret edenler şimdiki zaman ile geçmiş zaman arasında bir duygu çatışması yaşıyor. Zaman durmuş gibi hissediyorsunuz. Ayrıca kasabanın görkemli meydanı, kolonyal mimarisi ve çeşitli kırsal manzaraları ziyaretçileri büyülüyor" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g-ml7DGNqkujdvUnDtzZgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kolombiya'da dönemin en çarpıcı mimari yeniliklerinden olan La Casa Terracota (pişmiş toprak ev), tamamen çamur ve seramikten inşa edilmiş yapısıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Doğaya saygı ve mimari sanatın birleşimini yansıtan bu yapı, ekolojik mimarının sembolü kabul ediliyor.
Bir diğer önemli mekan olan Iguanque Lagünü, Kolombiya'nın yerli halklarından Muisca'ların kültürü için kutsal bir alan olarak görülüyor.
Muisca mitolojisinde yaşamın ve doğurganlığın sembolü olan göl, antik dönemlerde ritüel ve törenlerin düzenlendiği bir mekan olarak kullanılıyor.
Bugün ise Kolombiya'nın yerli halklarının kültürel kimliğini yansıtan bir simge olarak önemini koruyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TCpe9sF62E-FeflfYtZupg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kasabadaki Çikolata Müzesi, Kolombiya'nın çikolata kültürüne ışık tutuyor.
Çikolatanın tarihsel ve kültürel öneminin ele alındığı müzede, ziyaretçilere bu lezzetli ürünün antik çağlardan günümüze uzanan yolculuğu anlatılıyor.
Çikolata ve kakao ürünlerinin tadımı ve alışveriş imkanının sunulduğu müze, oldukça ilgi çekiyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ayvalık&amp;apos;ta yılbaşı yoğunluğu: Turistik otellerde doluluk yüzde 80&amp;apos;i aştı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ayvalikta-yilbasi-yogunlugu-turistik-otellerde-doluluk-yuzde-80i-asti</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ayvalikta-yilbasi-yogunlugu-turistik-otellerde-doluluk-yuzde-80i-asti</guid>
<description><![CDATA[ Yılbaşı için geri sayım devam ederken, Kuzey Ege&#039;nin cazibe merkezleri arasında yer alan Ayvalık&#039;ta turistik tesislerde doluluk oranı yüzde 80&#039;e ulaştı.Kuzey Ege&#039;nin en önemli destinasyonlarından Balıkesir&#039;in Ayvalık ilçesinde 2025 yılına girerken turistik otellerde oluşan yoğunluk, turizmciler tarafından can suyu olarak nitelendiriliyor.  Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ayvalık&#039;ın turizmci Belediye Başkanı Mesut Ergin, her zaman olduğu gibi yeni yıla girerken de ilçenin tüm güzellikleriyle tatilcileri beklediğini söyledi. Ayvalık&#039;ın tatilcileri ağırlayabilmek için hazır olduğunu kaydeden Başkan Ergin, 2025 yılına huzurlu bir ortamda girmek isteyen herkesi ilçeye davet etti.  Ayvalık Turizm Altyapı Hizmet Birliği (AYTUGEB) Genel Sekreteri ve Ayvalık Turizm Derneği Başkanı Ümit Özgültekin ise, yeni yıla girerken ilçedeki turistik otellerde yüzde 70 ile yüzde 80 oranlarına ulaşan bir doluluk oranın olduğunu söyledi.  Bu oranın 2024 yılının yılbaşı ile kıyaslandığında yüzde 15 ile yüzde 20 civarında bir artışı beraberinde getirdiğini belirten Özgültekin, “Havaların soğuk olmasına rağmen yeni yıla girerken, bu bizim için çok iyi bir başlangıç olacaktır” diye konuştu ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kpNJ68qccEqVKtLkMNvxHw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ayvalıkta, yılbaşı, yoğunluğu:, Turistik, otellerde, doluluk, yüzde, 80i, aştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kpNJ68qccEqVKtLkMNvxHw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ayvalık'ta yılbaşı yoğunluğu: Turistik otellerde doluluk yüzde 80'i aştı"><p>Yılbaşı için geri sayım devam ederken, Kuzey Ege'nin cazibe merkezleri arasında yer alan Ayvalık'ta turistik tesislerde doluluk oranı yüzde 80'e ulaştı.</p>Kuzey Ege'nin en önemli destinasyonlarından Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde 2025 yılına girerken turistik otellerde oluşan yoğunluk, turizmciler tarafından can suyu olarak nitelendiriliyor.  Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ayvalık'ın turizmci Belediye Başkanı Mesut Ergin, her zaman olduğu gibi yeni yıla girerken de ilçenin tüm güzellikleriyle tatilcileri beklediğini söyledi. Ayvalık'ın tatilcileri ağırlayabilmek için hazır olduğunu kaydeden Başkan Ergin, 2025 yılına huzurlu bir ortamda girmek isteyen herkesi ilçeye davet etti.  Ayvalık Turizm Altyapı Hizmet Birliği (AYTUGEB) Genel Sekreteri ve Ayvalık Turizm Derneği Başkanı Ümit Özgültekin ise, yeni yıla girerken ilçedeki turistik otellerde yüzde 70 ile yüzde 80 oranlarına ulaşan bir doluluk oranın olduğunu söyledi.  Bu oranın 2024 yılının yılbaşı ile kıyaslandığında yüzde 15 ile yüzde 20 civarında bir artışı beraberinde getirdiğini belirten Özgültekin, “Havaların soğuk olmasına rağmen yeni yıla girerken, bu bizim için çok iyi bir başlangıç olacaktır” diye konuştu]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Binlerce yarasayı barındırıyor: Dupnisa Mağarası&amp;apos;na yoğun ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/binlerce-yarasayi-barindiriyor-dupnisa-magarasina-yogun-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/binlerce-yarasayi-barindiriyor-dupnisa-magarasina-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Trakya&#039;nın turizme açık tek mağarası olan ve binlerce yarasayı barındıran Dupnisa Mağarası&#039;nı geçen yıl 70 bin 389 kişi ziyaret etti.Kırklareli&#039;nin Demirköy ilçesine bağlı Sarpdere köyünde bulunan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Özel İdaresinin çalışmaları doğrultusunda 2003&#039;te turizme açılan Dupnisa Mağarası, çok sayıda yarasaya ev sahipliği yapıyor.  Birbirine bağlı iki kat ve üç bölümünden oluşan galerinin giriş bölümü olan sulu mağara, yılın her dönemi turizme açık tutulurken, kuru mağara ise yarasaların üremesi amacıyla her yıl 6 ay ziyarete kapatılıyor.  Geçen yıl 70 bin 389 kişinin ziyaret ettiği mağara sarkıt ve sütunlarıyla dikkat çekiyor.  Hava sıcaklıklarının arttığı temmuz ve ağustos aylarında, serin bir ortam sunan mağarayı ziyaret edenlerin sayısında artış gözleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4P9EGA8Pq0uuff-ExBt4Sw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Binlerce, yarasayı, barındırıyor:, Dupnisa, Mağarasına, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4P9EGA8Pq0uuff-ExBt4Sw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Binlerce yarasayı barındırıyor: Dupnisa Mağarası'na yoğun ilgi"><p>Trakya'nın turizme açık tek mağarası olan ve binlerce yarasayı barındıran Dupnisa Mağarası'nı geçen yıl 70 bin 389 kişi ziyaret etti.</p>Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı Sarpdere köyünde bulunan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Özel İdaresinin çalışmaları doğrultusunda 2003'te turizme açılan <strong>Dupnisa Mağarası</strong>, çok sayıda yarasaya ev sahipliği yapıyor.  Birbirine bağlı iki kat ve üç bölümünden oluşan galerinin giriş bölümü olan sulu mağara, yılın her dönemi turizme açık tutulurken, kuru mağara ise yarasaların üremesi amacıyla her yıl 6 ay ziyarete kapatılıyor.  Geçen yıl 70 bin 389 kişinin ziyaret ettiği mağara sarkıt ve sütunlarıyla dikkat çekiyor.  Hava sıcaklıklarının arttığı temmuz ve ağustos aylarında, serin bir ortam sunan mağarayı ziyaret edenlerin sayısında artış gözleniyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Efes Antik Kenti&amp;apos;nde yeni rota heyecanı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/efes-antik-kentinde-yeni-rota-heyecani</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/efes-antik-kentinde-yeni-rota-heyecani</guid>
<description><![CDATA[ Efes Ören Yeri gezilebilir rotaları, ortaya çıkarılan tarihi alanları ve değişen giriş düzeniyle ziyaretçilere yeni bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.Antik dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı&#039;na ev sahipliği yapan Efes, tarih öncesinden başlayarak Helenistik, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait izleriyle Anadolu&#039;nun zengin tarihini sergiliyor. UNESCO Dünya Miras Listesi&#039;nde yer alan Efes Antik Kenti&#039;nde kazı ve restorasyon çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığının &quot;Geleceğe Miras Sonsuz Efes&quot; projesi kapsamında yıl boyunca sürüyor.  Geçmişin en büyük turizm, ticaret ve liman kentlerinden biri olan Efes, 161 yıldır devam eden kazı çalışmalarıyla arkeoloji dünyasına katkı sağlıyor. Antik kent, henüz tamamı ortaya çıkarılmamasına rağmen geçmişin izlerini bugüne taşıyan önemli bir merkez olarak ilgi görüyor.  ÖREN YERİNDE GEZİ ROTASI DEĞİŞECEK  Kültür ve Turizm Bakanlığının &quot;Geleceğe Miras Sonsuz Efes&quot; projesi kapsamında ören yerinde düzenlemeler yapılıyor. Yeni ziyaret alanları ve gezi rotası değişimi içeren çalışmaların Kasım 2025&#039;te tamamlanması planlanıyor.  Vedius Gimnazyumu&#039;ndan başlayacak yeni rota, ziyaretçilere Efes Ören Yeri&#039;ni daha önce hiç deneyimlemedikleri bir şekilde keşfetme fırsatı sunacak. Stadyum Caddesi&#039;nden yürüyerek stadyumu görebilecek olan ziyaretçiler, kentin merkezi olan antik tiyatrodan Liman Caddesi&#039;nin görkemli sütunları arasından ilerleyecek, Liman Hamamı gibi önemli kompleks yapıları yakından inceleyebilecek.  &quot;Geleceğe Miras Sonsuz Efes&quot; projesi koordinatörü Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Aybek, AA muhabirine, yeni rotayla ziyaretçilere bambaşka bir deneyim sunulacağını söyledi.  Aybek, çalışmaların Stadyum Caddesi&#039;nde yoğunlaştığını anlatarak, &quot;Daha önce Efes&#039;i ziyaret eden bir turist, artık çok daha farklı ve zengin bir gezi rotasıyla karşılaşacak.&quot; dedi. Bu rota sayesinde Efes&#039;te daha önce çok bilinmeyen yeni bir alanın ziyaretçilere açılacağını ifade eden Aybek, &quot;Stadyum Caddesi&#039;ndeki sütunlar ve zemin kaplamaları dönemindeki dokusuyla gün yüzüne çıkarıldı. Yeni planlanan giriş noktasından kentin kalbine, antik tiyatro ve Liman Caddesi ile kesişen çok önemli bir destinasyon oluşturduk. Caddenin kot düzenlemeleri ve devrik haldeki sütunların ayağa kaldırılmasıyla bu alan daha da zenginleşecek.&quot; diye konuştu.  ROMA HAMAMI TEKNESİ BULUNDUÇalışmalar sırasında, Roma hamamlarında kullanılan ve &quot;labrum&quot; olarak adlandırılan anıtsal bir tekne bulundu. Eserin, Efes&#039;teki büyük hamamlardan birinde kullanıldığı ve sonradan bölgeye taşındığı değerlendiriliyor. Aybek, esere ilişkin şu bilgileri aktardı:  &quot;Labrum, özellikle Roma döneminde hamamların süs havuzu olarak kullanıyordu. En güzel örneklerinden biri olan İmparator Nero&#039;nun kullandığı labrum Roma&#039;daki Vatikan Müzesi&#039;nde sergileniyor. Efes&#039;teki bu eser, büyük ihtimalle kendi özgün yerinde değil, çünkü kaidesi ve oturtulduğu zemine baktığımızda buraya sonradan taşındığını anlıyoruz. Uzmanların üzerinde yapacağı çalışmalarla bunu ilerleyen zaman içinde netleştirmeyi ümit ediyoruz. Restorasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra eseri ziyaretçilerimize sunmayı planlıyoruz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/03ki3US95ku7enQ1dJGzow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Efes, Antik, Kentinde, yeni, rota, heyecanı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/03ki3US95ku7enQ1dJGzow.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Efes Antik Kenti'nde yeni rota heyecanı"><p>Efes Ören Yeri gezilebilir rotaları, ortaya çıkarılan tarihi alanları ve değişen giriş düzeniyle ziyaretçilere yeni bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.</p><p>Antik dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı'na ev sahipliği yapan Efes, tarih öncesinden başlayarak Helenistik, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait izleriyle Anadolu'nun zengin tarihini sergiliyor.<strong> UNESCO Dünya Miras Listesi'</strong>nde yer alan Efes Antik Kenti'nde kazı ve restorasyon çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras Sonsuz Efes" projesi kapsamında yıl boyunca sürüyor.  Geçmişin en büyük turizm, ticaret ve liman kentlerinden biri olan Efes, 161 yıldır devam eden kazı çalışmalarıyla arkeoloji dünyasına katkı sağlıyor. Antik kent, henüz tamamı ortaya çıkarılmamasına rağmen geçmişin izlerini bugüne taşıyan önemli bir merkez olarak ilgi görüyor.  <strong>ÖREN YERİNDE GEZİ ROTASI DEĞİŞECEK</strong>  Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras Sonsuz Efes" projesi kapsamında ören yerinde düzenlemeler yapılıyor. Yeni ziyaret alanları ve gezi rotası değişimi içeren çalışmaların Kasım 2025'te tamamlanması planlanıyor.  Vedius Gimnazyumu'ndan başlayacak yeni rota, ziyaretçilere Efes Ören Yeri'ni daha önce hiç deneyimlemedikleri bir şekilde keşfetme fırsatı sunacak. Stadyum Caddesi'nden yürüyerek stadyumu görebilecek olan ziyaretçiler, kentin merkezi olan antik tiyatrodan Liman Caddesi'nin görkemli sütunları arasından ilerleyecek, Liman Hamamı gibi önemli kompleks yapıları yakından inceleyebilecek.  "Geleceğe Miras Sonsuz Efes" projesi koordinatörü Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Aybek, AA muhabirine, yeni rotayla ziyaretçilere bambaşka bir deneyim sunulacağını söyledi.  Aybek, çalışmaların Stadyum Caddesi'nde yoğunlaştığını anlatarak, "Daha önce Efes'i ziyaret eden bir turist, artık çok daha farklı ve zengin bir gezi rotasıyla karşılaşacak." dedi. Bu rota sayesinde Efes'te daha önce çok bilinmeyen yeni bir alanın ziyaretçilere açılacağını ifade eden Aybek, "Stadyum Caddesi'ndeki sütunlar ve zemin kaplamaları dönemindeki dokusuyla gün yüzüne çıkarıldı. Yeni planlanan giriş noktasından kentin kalbine, antik tiyatro ve Liman Caddesi ile kesişen çok önemli bir destinasyon oluşturduk. Caddenin kot düzenlemeleri ve devrik haldeki sütunların ayağa kaldırılmasıyla bu alan daha da zenginleşecek." diye konuştu.  <strong>ROMA HAMAMI TEKNESİ BULUNDU</strong></p><p>Çalışmalar sırasında, Roma hamamlarında kullanılan ve "labrum" olarak adlandırılan anıtsal bir tekne bulundu. Eserin, Efes'teki büyük hamamlardan birinde kullanıldığı ve sonradan bölgeye taşındığı değerlendiriliyor. Aybek, esere ilişkin şu bilgileri aktardı:  "Labrum, özellikle Roma döneminde hamamların süs havuzu olarak kullanıyordu. En güzel örneklerinden biri olan İmparator Nero'nun kullandığı labrum Roma'daki Vatikan Müzesi'nde sergileniyor. Efes'teki bu eser, büyük ihtimalle kendi özgün yerinde değil, çünkü kaidesi ve oturtulduğu zemine baktığımızda buraya sonradan taşındığını anlıyoruz. Uzmanların üzerinde yapacağı çalışmalarla bunu ilerleyen zaman içinde netleştirmeyi ümit ediyoruz. Restorasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra eseri ziyaretçilerimize sunmayı planlıyoruz."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>En iyi turizm köyü seçilen Ormana&amp;apos;ya büyük ilgi</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/en-iyi-turizm-koeyu-secilen-ormanaya-buyuk-ilgi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/en-iyi-turizm-koeyu-secilen-ormanaya-buyuk-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler Turizm Teşkilatınca &quot;en iyi turizm köyü&quot; ünvanına layık görülmesi dolayısıyla tanınırlığı artan Antalya&#039;daki Ormana Mahallesi&#039;nin tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle gelecek yıl daha çok ziyaretçi ağırlaması bekleniyor.İbradı ilçesindeki Ormana, bölge sakinlerinin yüzyıllardır koruduğu geleneksel mimarisi ve el değmemiş doğasıyla son yıllarda adından sıkça söz ettiriyor.  Toros Dağları&#039;nın eteklerine kurulu Ormana, &quot;düğmeli ev&quot; olarak adlandırılan tarihi yapıları, yöre kültürünün izlerini taşıyan sokakları, eşsiz doğa manzaraları eşliğindeki yürüyüş rotaları ve zengin yöresel lezzetleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Yerli ve yabancı turistler, Ormana&#039;nın güzelliklerinin yanı sıra yakınında bulunan Türkiye&#039;nin en büyük, yer altı gölüne sahip Altınbeşik Mağarası ve Toroslar&#039;ın vahşi yılkı atlarına ev sahipliği yapan Eynif Ovası&#039;nı ziyaret ederek unutulmaz bir deneyim şansı yakalıyor.  Ormana&#039;nın, Birleşmiş Milletler Turizm Teşkilatının 2024 değerlendirmesinde &quot;en iyi turizm köyü&quot; seçilmesiyle yaklaşık 120 bin ziyaretçi ağırlayan ilçe turizminde 2025&#039;te hareketliliğin artacağı öngörülüyor.  &quot;ORMANA BU ÖDÜLLE MARKALAŞMIŞ OLDU&quot;Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu, AA muhabirine, Turizm, Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile kentte sürdürülebilir turizm alanında önemli çalışmalara imza attıklarını söyledi.  Ormana&#039;nın aldığı ödülün TGA ve belediye işbirliğindeki çalışmaların sonucu olduğunu belirten Zoroğlu, &quot;Burada bir sinerji oluşturduk ve Ormana ödülünü aldı, bir marka değeri kazandı. Ormana hem doğal güzellikleri hem de kültürel mirası ile çok önemli bir bölge. Bu ödülle markalaşmış oldu. Amacımız orada sürdürülebilir turizmin yürütüldüğünü gösterip, ziyaretçi çekmek. Gerek kitle turizminden gerekse farklı turizm ürünlerinden talep almasını sağlamak. Ormana&#039;nın dışında Üçağız da adaylarımızdan bir tanesi. O da gelişme programını aldı, çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Üçağız da dünya turizm köyüne katılmış olacak.&quot; diye konuştu.  &quot;HERKESİN GELİP GÖRMESİ GEREKEN BİR AÇIK HAVA MÜZESİ&quot;İbradı Belediye Başkanı Hatice Sekmen ise ilçenin Cittaslow (Sakin Şehir), Ormana&#039;nın ise &quot;en iyi turizm köyü&quot; ünvanını alması dolayısıyla büyük mutluluk yaşadıklarını ifade etti.  İlçenin adeta bir açık hava müzesi olduğunu dile getiren Sekmen, &quot;İbradı merkez, Ormana ve Ürünlü mahallemiz düğmeli evleriyle meşhur. Herkesin gelip görmesi gereken bir yer. Ormana koruma altındaki geleneksel yapıları daha fazla olduğu için &#039;en iyi turizm köyü&#039; ünvanı aldı ve bizi gururlandırdı.&quot; dedi.  Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy&#039;un Ormanalı olduğunu anımsatan Sekmen, bölgenin tanıtımına ve gelişimine katkı verenlere ve Bakan Ersoy&#039;a teşekkür etti. Bölgenin 300&#039;den fazla düğmeli eve sahip olduğunu ve bu tarihi dokuyu korumaya çalıştıklarının altını çizen Sekmen, şunları kaydetti:  &quot;En iyi turizm köyü ünvanının bölgeye katkısını görüyoruz, daha şimdiden merak edip gelen turistler var. Gelecek yıl 200 bin ziyaretçi ağırlamayı hedefliyoruz. Tanıtımlarla geliştirerek, yerel esnafa destek vererek bu sayıları ikiye katlayacağız. İbradı ilçemiz yılkı atlarıyla, düğmeli evleri, Altınbeşik Mağarası, Ormana Mahallesi&#039;ndeki doğal güzellikleriyle, bağları, bahçeleriyle, yöre kültürü ve gastronomisiyle önümüzdeki yıllarda Türkiye&#039;nin parlayan yıldızı olacak.&quot;  Sekmen, bölgeye gelen ziyaretçilere restore edilen konaklarda, pansiyonlarda ve butik otellerde konaklama imkanı sunduklarını sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IIa4TI0tO0OnRZjmIsVQGQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>iyi, turizm, köyü, seçilen, Ormanaya, büyük, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IIa4TI0tO0OnRZjmIsVQGQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="En iyi turizm köyü seçilen Ormana'ya büyük ilgi"><p>Birleşmiş Milletler Turizm Teşkilatınca "en iyi turizm köyü" ünvanına layık görülmesi dolayısıyla tanınırlığı artan Antalya'daki Ormana Mahallesi'nin tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle gelecek yıl daha çok ziyaretçi ağırlaması bekleniyor.</p><p>İbradı ilçesindeki Ormana, bölge sakinlerinin yüzyıllardır koruduğu geleneksel mimarisi ve el değmemiş doğasıyla son yıllarda adından sıkça söz ettiriyor.  Toros Dağları'nın eteklerine kurulu Ormana, "düğmeli ev" olarak adlandırılan tarihi yapıları, yöre kültürünün izlerini taşıyan sokakları, eşsiz doğa manzaraları eşliğindeki yürüyüş rotaları ve zengin yöresel lezzetleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Yerli ve yabancı turistler, Ormana'nın güzelliklerinin yanı sıra yakınında bulunan Türkiye'nin en büyük, yer altı gölüne sahip Altınbeşik Mağarası ve Toroslar'ın vahşi yılkı atlarına ev sahipliği yapan Eynif Ovası'nı ziyaret ederek unutulmaz bir deneyim şansı yakalıyor.  Ormana'nın, Birleşmiş Milletler Turizm Teşkilatının 2024 değerlendirmesinde "en iyi turizm köyü" seçilmesiyle yaklaşık 120 bin ziyaretçi ağırlayan ilçe turizminde 2025'te hareketliliğin artacağı öngörülüyor.  <strong>"ORMANA BU ÖDÜLLE MARKALAŞMIŞ OLDU"</strong></p><p>Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu, AA muhabirine, Turizm, Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile kentte sürdürülebilir turizm alanında önemli çalışmalara imza attıklarını söyledi.  Ormana'nın aldığı ödülün TGA ve belediye işbirliğindeki çalışmaların sonucu olduğunu belirten Zoroğlu, "Burada bir sinerji oluşturduk ve Ormana ödülünü aldı, bir marka değeri kazandı. Ormana hem doğal güzellikleri hem de kültürel mirası ile çok önemli bir bölge. Bu ödülle markalaşmış oldu. Amacımız orada sürdürülebilir turizmin yürütüldüğünü gösterip, ziyaretçi çekmek. Gerek kitle turizminden gerekse farklı turizm ürünlerinden talep almasını sağlamak. Ormana'nın dışında Üçağız da adaylarımızdan bir tanesi. O da gelişme programını aldı, çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Üçağız da dünya turizm köyüne katılmış olacak." diye konuştu.  <strong>"HERKESİN GELİP GÖRMESİ GEREKEN BİR AÇIK HAVA MÜZESİ"</strong></p><p>İbradı Belediye Başkanı Hatice Sekmen ise ilçenin Cittaslow (Sakin Şehir), Ormana'nın ise "en iyi turizm köyü" ünvanını alması dolayısıyla büyük mutluluk yaşadıklarını ifade etti.  İlçenin adeta bir açık hava müzesi olduğunu dile getiren Sekmen, "İbradı merkez, Ormana ve Ürünlü mahallemiz düğmeli evleriyle meşhur. Herkesin gelip görmesi gereken bir yer. Ormana koruma altındaki geleneksel yapıları daha fazla olduğu için 'en iyi turizm köyü' ünvanı aldı ve bizi gururlandırdı." dedi.  Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un Ormanalı olduğunu anımsatan Sekmen, bölgenin tanıtımına ve gelişimine katkı verenlere ve Bakan Ersoy'a teşekkür etti. Bölgenin 300'den fazla düğmeli eve sahip olduğunu ve bu tarihi dokuyu korumaya çalıştıklarının altını çizen Sekmen, şunları kaydetti:  "En iyi turizm köyü ünvanının bölgeye katkısını görüyoruz, daha şimdiden merak edip gelen turistler var. Gelecek yıl 200 bin ziyaretçi ağırlamayı hedefliyoruz. Tanıtımlarla geliştirerek, yerel esnafa destek vererek bu sayıları ikiye katlayacağız. İbradı ilçemiz yılkı atlarıyla, düğmeli evleri, Altınbeşik Mağarası, Ormana Mahallesi'ndeki doğal güzellikleriyle, bağları, bahçeleriyle, yöre kültürü ve gastronomisiyle önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin parlayan yıldızı olacak."  Sekmen, bölgeye gelen ziyaretçilere restore edilen konaklarda, pansiyonlarda ve butik otellerde konaklama imkanı sunduklarını sözlerine ekledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2024&amp;apos;te en çok Türkiye arandı! Google&amp;apos;ın listesinde ilk sırada yer aldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/2024te-en-cok-turkiye-arandi-googlein-listesinde-ilk-sirada-yer-aldi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/2024te-en-cok-turkiye-arandi-googlein-listesinde-ilk-sirada-yer-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Google&#039;da en çok aranan ülkeler listesinde Türkiye sürpriz yaptı. 2024&#039;te internette seyahat için en çok aranan ülke Türkiye oldu.Condé Nast Traveller dergisi Google&#039;da yıldan yıla en fazla arama yapılan ilk 10 ülke ve destinasyonları açıkladı. Bu yıl Türkiye listede ilk sırada yer aldı.Dergi, Türkiye&#039;nin eşsiz bir tarih, kültür ve doğal güzellikler karışımı sunarak ilk sıraya yerleştiğini ifade etti.Listede Türkiye&#039;nin ardından Yunanistan geldi. Yunanistan için &quot;Kalıcı cazibesi, pastoral adalarında ve antik simge yapılarında yatmaktadır. Mikonos, Santorini ve Kefalonya, muhteşem manzaraları nedeniyle gidilecek yerler olmaya devam etmektedir.&quot; denildi.Üçüncü sırada ise Malta yer aldı. Malta için &quot;İster Valletta&#039;nın canlı restoranlarını keşfedin, ister kıyı şeridinin güzelliğinin tadını çıkarın; Malta mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer olmaya devam ediyor.&quot; ifadeleri kullanıldıListede dördüncü sırada yine bir Akdeniz ülkesi İtalya yer aldıİtalya&#039;yı Mısır, Portekiz, Kıbrıs, Meksika, Mauritius ve Hırvatistan takip etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0b2J91H8E0-hU3ig2LHcKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>2024te, çok, Türkiye, arandı, Googleın, listesinde, ilk, sırada, yer, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0b2J91H8E0-hU3ig2LHcKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="2024'te en çok Türkiye arandı! Google'ın listesinde ilk sırada yer aldı"><p>Google'da en çok aranan ülkeler listesinde Türkiye sürpriz yaptı. 2024'te internette seyahat için en çok aranan ülke Türkiye oldu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oyS-nS0M8E2XjAYvO3-TOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Condé Nast Traveller dergisi Google'da yıldan yıla en fazla arama yapılan ilk 10 ülke ve destinasyonları açıkladı. Bu yıl Türkiye listede ilk sırada yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/we8WPDYWqEyU_vuTNVm9SA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dergi, Türkiye'nin eşsiz bir tarih, kültür ve doğal güzellikler karışımı sunarak ilk sıraya yerleştiğini ifade etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JNY7zgy7K0unqUWo06mVKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Listede Türkiye'nin ardından Yunanistan geldi. Yunanistan için "Kalıcı cazibesi, pastoral adalarında ve antik simge yapılarında yatmaktadır. Mikonos, Santorini ve Kefalonya, muhteşem manzaraları nedeniyle gidilecek yerler olmaya devam etmektedir." denildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xTKW6vX_5UaHjO5Q05VLEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Üçüncü sırada ise Malta yer aldı. Malta için "İster Valletta'nın canlı restoranlarını keşfedin, ister kıyı şeridinin güzelliğinin tadını çıkarın; Malta mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer olmaya devam ediyor." ifadeleri kullanıldı</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QFxGVwkQAUy7lpTs-rxvbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Listede dördüncü sırada yine bir Akdeniz ülkesi İtalya yer aldı</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gmiBFrUOTkihNGT0ZLun3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İtalya'yı Mısır, Portekiz, Kıbrıs, Meksika, Mauritius ve Hırvatistan takip etti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>PTT Pul Müzesi ziyaretçi rekoru kırdı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ptt-pul-muzesi-ziyaretci-rekoru-kirdi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ptt-pul-muzesi-ziyaretci-rekoru-kirdi</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara&#039;da bulunan PTT Pul Müzesi&#039;nin 100 binden fazla ziyaretçiyi ağırlayarak rekor kırdığını açıkladı.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, müzenin ziyaretçi sayısına ilişkin bilgi verdi.  2013&#039;te hizmete açılan PTT Pul Müzesi&#039;nin, Osmanlı&#039;dan Cumhuriyet&#039;e kadar uzanan geniş bir koleksiyonla ziyaretçilerini karşıladığını belirten Uraloğlu, Osmanlı döneminde tedavüle sunulan ilk posta pullarından Cumhuriyet dönemine kadar farklı tarihi ve özel günleri anlatan 870 bin pul ile 70 bin filatelik zarfın müzede arşivlendiğini kaydetti.  Uraloğlu, ziyaretçilerin, müzede 10 bin pulu yakından inceleme fırsatı bulduklarına dikkati çekerek, &quot;Geçmişten günümüze iletişim alanında yaşanan süreçlerin aynası niteliğindeki PTT Pul Müzesi, 2024&#039;te, geçen yıla göre yüzde 30 artışla 100 binden fazla ziyaretçiyi ağırladı. Müze, yalnızca filatelik ürünlerle değil, sosyal ve kültürel etkinlik alanlarıyla da ziyaretçilere eşsiz deneyim sunuyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.  Müzedeki çocuk kulübünde kısa animasyon filmlerle pul koleksiyonculuğunu öğrenen çocukların kendi pullarını tasarlama imkanı bulduklarını belirten Uraloğlu, müzede, öğrenciler başta olmak üzere, her yaş grubundan ziyaretçinin tarihin izlerini ve filatelik kültürünü keşfettiğini ifade etti.  Müzenin, yalnızca koleksiyon alanı değil, geçmişle bugün arasındaki güçlü bağ kuran bir kültür merkezi olduğuna işaret eden Uraloğlu, &quot;PTT Pul Müzesi, ülkemizin iletişim tarihine tanıklık etmek isteyen herkesi bekliyor. Modernleşen dünyada, geçmişin izlerini koruyarak filatelik kültürü yeni nesillere aktarmayı sürdüreceğiz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.ZİYARETÇİLER PULLARIN TARİHİNİ YERİNDE ÖĞRENİLİYORZiyaretçiler, PTT Pul Müzesi&#039;nde tedavüle sunulan pulların yanı sıra ilk gün zarfları ve diğer filatelik ürünleri satın alabiliyor ve kişisel pul yaptırma hizmetinden de faydalanabiliyor.  Müze, dini ve milli bayramlar hariç, hafta içi her gün 09.00-17.00 saatlerinde ücretsiz ziyaret edilebiliyor.  Müze Kafe ise ziyaretçilere dinlenme ve yemek yeme imkanı sunuyor.  Özellikle öğrenci grupları, tarih ve kültürle iç içe bir deneyim yaşayarak pulların tarihini ve kültürünü yerinde öğreniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z6wjJwMQdE2i7UUSTdGZwA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>PTT, Pul, Müzesi, ziyaretçi, rekoru, kırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z6wjJwMQdE2i7UUSTdGZwA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="PTT Pul Müzesi ziyaretçi rekoru kırdı"><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara'da bulunan PTT Pul Müzesi'nin 100 binden fazla ziyaretçiyi ağırlayarak rekor kırdığını açıkladı.</p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, müzenin ziyaretçi sayısına ilişkin bilgi verdi.  2013'te hizmete açılan PTT Pul Müzesi'nin, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e kadar uzanan geniş bir koleksiyonla ziyaretçilerini karşıladığını belirten Uraloğlu, Osmanlı döneminde tedavüle sunulan ilk posta pullarından Cumhuriyet dönemine kadar farklı tarihi ve özel günleri anlatan 870 bin pul ile 70 bin filatelik zarfın müzede arşivlendiğini kaydetti.  Uraloğlu, ziyaretçilerin, müzede 10 bin pulu yakından inceleme fırsatı bulduklarına dikkati çekerek, "Geçmişten günümüze iletişim alanında yaşanan süreçlerin aynası niteliğindeki PTT Pul Müzesi, 2024'te, geçen yıla göre yüzde 30 artışla 100 binden fazla ziyaretçiyi ağırladı. Müze, yalnızca filatelik ürünlerle değil, sosyal ve kültürel etkinlik alanlarıyla da ziyaretçilere eşsiz deneyim sunuyor." değerlendirmesinde bulundu.  Müzedeki çocuk kulübünde kısa animasyon filmlerle pul koleksiyonculuğunu öğrenen çocukların kendi pullarını tasarlama imkanı bulduklarını belirten Uraloğlu, müzede, öğrenciler başta olmak üzere, her yaş grubundan ziyaretçinin tarihin izlerini ve filatelik kültürünü keşfettiğini ifade etti.  Müzenin, yalnızca koleksiyon alanı değil, geçmişle bugün arasındaki güçlü bağ kuran bir kültür merkezi olduğuna işaret eden Uraloğlu, "PTT Pul Müzesi, ülkemizin iletişim tarihine tanıklık etmek isteyen herkesi bekliyor. Modernleşen dünyada, geçmişin izlerini koruyarak filatelik kültürü yeni nesillere aktarmayı sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>ZİYARETÇİLER PULLARIN TARİHİNİ YERİNDE ÖĞRENİLİYOR</strong></p><p>Ziyaretçiler, PTT Pul Müzesi'nde tedavüle sunulan pulların yanı sıra ilk gün zarfları ve diğer filatelik ürünleri satın alabiliyor ve kişisel pul yaptırma hizmetinden de faydalanabiliyor.  Müze, dini ve milli bayramlar hariç, hafta içi her gün 09.00-17.00 saatlerinde ücretsiz ziyaret edilebiliyor.  Müze Kafe ise ziyaretçilere dinlenme ve yemek yeme imkanı sunuyor.  Özellikle öğrenci grupları, tarih ve kültürle iç içe bir deneyim yaşayarak pulların tarihini ve kültürünü yerinde öğreniyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Assos Antik Kenti&amp;apos;nde erken Osmanlı dönemine ait hamam bulundu</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/assos-antik-kentinde-erken-osmanli-doenemine-ait-hamam-bulundu</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/assos-antik-kentinde-erken-osmanli-doenemine-ait-hamam-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale&#039;nin Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale köyü sınırları içinde kalan Assos&#039;ta, erken Osmanlı dönemine ait hamam bulundu.Antik Çağ&#039;da &quot;Troas&quot; olarak adlandırılan bölgenin güney ucunda volkanik bir tepenin zirvesi ile yamaçlarını kapsayan alanda, Yunanistan&#039;ın Midilli Adası&#039;nın karşısında kurulan kent, asırlar boyunca kesintisiz birçok medeniyete ev sahipliği yaptı.  Assos Antik Kenti&#039;nde ABD&#039;li arkeologların 1800&#039;lü yıllarda ilk kez gerçekleştirdiği kazılara, uzun bir aranın ardından 1981&#039;de yeniden başlandı. Bölgede Türk bilim insanlarınca 44 yıldır kazı yürütülüyor.  Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan Ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Assos Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve İÇDAŞ&#039;ın ana sponsorluğunda kazıya devam ettiklerini söyledi.2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının başlatmış olduğu Geleceğe Miras Projesi kapsamında Assos&#039;ta en uzun kazı sezonunu tamamladıklarını belirten Arslan, kazıları aralık ayının sonuna kadar devam ettirdiklerini ifade etti.  Bu süreçte Assos&#039;taki kazı çalışmalarının kentin farklı noktalarında yürütüldüğüne ve önemli buluntulara ulaşıldığına işaret eden Prof. Dr. Arslan, &quot;Bunların ilki Athena tapınağında bulundu. Akropoliste bu alanın kullanımına ilişkin araştırmalar yapıldı ve bu araştırmalar sırasında da caminin hemen arkasında erken Osmanlı dönemine ait küçük bir hamam bulundu. Bu hamamın özelliği, gerek &#039;cehennem&#039; dediğimiz alttan ısıtma sistemleri, gerekse suyun kullanılması gibi bütün bu teknik konuların çok iyi anlaşılmasına imkan veren bir örnek. Ortaya çıkarılan hamamın, özellikle erken dönem Osmanlı mimarisi örnekleri için küçük ama oldukça iyi korunmuş bir örnek olduğunu söyleyebiliriz.&quot; diye konuştu.  Nurettin Arslan, hamamda özellikle soyunma bölümü denilen bölümdeki zeminde kullanılan bir mermer parçasının bilim dünyası için ayrı bir önem taşıdığına işaret etti.  Bu mimari parçada bir yazıtın yer aldığını anlatan Prof. Dr. Arslan, şöyle devam etti:  &quot;Bu yazıt milattan sonra 480 yılına tarihleniyor ve İmparator Zeno iktidarına denk geliyor. Yazıtta anlatılanlar arasında vergilendirme ve mali yönetim, adli uygulamalar, kentsel ve kırsal düzenlemeler, arazi mülkiyeti ve yönetimi konularında çok fazla bilgi içeriyor ve bu yazıtın çözümleme süreci devam ediyor. Bittiği zaman da burada anlatılanlar bilim dünyasına tanıtılacaktır.&quot;  Arslan, hamamdaki buluntuların da çok önemli olduğunu hatırlatarak, &quot;Bunlar birkaç tane 1. Murat dönemine ait sikke ve birkaç seramik parçası. Aynı zamanda da bu hamamın yapım tekniği planı tipik olarak erken Osmanlı dönemi hamamını yansıtıyor. Bu hamamın, tahminimize göre cami ve köprüyle birlikte 1. Murat dönemi olduğu için 14&#039;üncü yüzyıla ait bir örnek olduğunu söyleyebiliriz.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9GdwYnV7N0SBE3vAcLqZGg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Assos, Antik, Kentinde, erken, Osmanlı, dönemine, ait, hamam, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9GdwYnV7N0SBE3vAcLqZGg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Assos Antik Kenti'nde erken Osmanlı dönemine ait hamam bulundu"><p>Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale köyü sınırları içinde kalan Assos'ta, erken Osmanlı dönemine ait hamam bulundu.</p>Antik Çağ'da "Troas" olarak adlandırılan bölgenin güney ucunda volkanik bir tepenin zirvesi ile yamaçlarını kapsayan alanda, Yunanistan'ın Midilli Adası'nın karşısında kurulan kent, asırlar boyunca kesintisiz birçok medeniyete ev sahipliği yaptı.  <strong>Assos Antik Kenti'</strong>nde ABD'li arkeologların 1800'lü yıllarda ilk kez gerçekleştirdiği kazılara, uzun bir aranın ardından 1981'de yeniden başlandı. Bölgede Türk bilim insanlarınca 44 yıldır kazı yürütülüyor.  Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan Ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Assos Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve İÇDAŞ'ın ana sponsorluğunda kazıya devam ettiklerini söyledi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x_60zV7s90yAoUOIP0Eikw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının başlatmış olduğu Geleceğe Miras Projesi kapsamında Assos'ta en uzun kazı sezonunu tamamladıklarını belirten Arslan, kazıları aralık ayının sonuna kadar devam ettirdiklerini ifade etti.  Bu süreçte Assos'taki kazı çalışmalarının kentin farklı noktalarında yürütüldüğüne ve önemli buluntulara ulaşıldığına işaret eden Prof. Dr. Arslan, "Bunların ilki Athena tapınağında bulundu. Akropoliste bu alanın kullanımına ilişkin araştırmalar yapıldı ve bu araştırmalar sırasında da caminin hemen arkasında erken Osmanlı dönemine ait küçük bir hamam bulundu. Bu hamamın özelliği, gerek 'cehennem' dediğimiz alttan ısıtma sistemleri, gerekse suyun kullanılması gibi bütün bu teknik konuların çok iyi anlaşılmasına imkan veren bir örnek. Ortaya çıkarılan hamamın, özellikle erken dönem Osmanlı mimarisi örnekleri için küçük ama oldukça iyi korunmuş bir örnek olduğunu söyleyebiliriz." diye konuştu.  Nurettin Arslan, hamamda özellikle soyunma bölümü denilen bölümdeki zeminde kullanılan bir mermer parçasının bilim dünyası için ayrı bir önem taşıdığına işaret etti.  Bu mimari parçada bir yazıtın yer aldığını anlatan Prof. Dr. Arslan, şöyle devam etti:  "Bu yazıt milattan sonra 480 yılına tarihleniyor ve İmparator Zeno iktidarına denk geliyor. Yazıtta anlatılanlar arasında vergilendirme ve mali yönetim, adli uygulamalar, kentsel ve kırsal düzenlemeler, arazi mülkiyeti ve yönetimi konularında çok fazla bilgi içeriyor ve bu yazıtın çözümleme süreci devam ediyor. Bittiği zaman da burada anlatılanlar bilim dünyasına tanıtılacaktır."  Arslan, hamamdaki buluntuların da çok önemli olduğunu hatırlatarak, "Bunlar birkaç tane 1. Murat dönemine ait sikke ve birkaç seramik parçası. Aynı zamanda da bu hamamın yapım tekniği planı tipik olarak erken Osmanlı dönemi hamamını yansıtıyor. Bu hamamın, tahminimize göre cami ve köprüyle birlikte 1. Murat dönemi olduğu için 14'üncü yüzyıla ait bir örnek olduğunu söyleyebiliriz." dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gökgöl Mağarası doğaseverlerin ilgisini çekiyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goekgoel-magarasi-dogaseverlerin-ilgisini-cekiyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goekgoel-magarasi-dogaseverlerin-ilgisini-cekiyor</guid>
<description><![CDATA[ Zonguldak&#039;ta galeri, sarkıt, dikit, sütun ve travertenleriyle ilgi gören, milyonlarca yıllık mercan fosilleri ve son dönemde keşfedilen kabuklu türüyle bilimsel çalışmalara da konu olan Gökgöl Mağarası, ziyaretçilerine farklı bir deneyim imkanı sunuyor.Türk bilim insanlarının yürüttüğü çalışmada kabuklu sınıfı canlılardan &quot;gammarus tumaf&quot; ismi verilen yangıç (kabuklu sınıfı canlılar) türünün keşfedildiği yer olarak da adını duyuran mağaranın girişinde yurt içi ve dışındaki mağaralar hakkında bilgilendirme panoları yer alıyor.  Mağaraya gidilen aks boyunca ziyaretçilerin çevreyle temasını kesmeyen yapının ardından mağaranın turizme açık olan 875 metrelik bölümü gezilebiliyor. Her yıl yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlayan mağara, yürüyüş parkuru, cam köprüleri ve seyir terasının yanı sıra temiz havası ve mikroklima özelliğiyle de ilgi çekiyor.  Gökgöl Mağarası, 2024 yılında 60 bin 506 ziyaretçiyi ağırlayarak hizmete açıldığı 2001 yılından bu yana en fazla ziyaretçi sayısına ulaştı.  &quot;TUR FİRMALARI ROTALARINI ZONGULDAK&#039;A YÖNLENDİRMEYE BAŞLADI&quot;İl Özel İdaresi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ferhan Bostancı, AA muhabirine, Gökgöl Mağarası&#039;nı içerisindeki oluşumlarının devam etmesi dolayısıyla &quot;yaşayan mağara&quot; olarak adlandırdıklarını söyledi.  Bostancı, ilk kez 1976 yılında keşfedilen mağaranın 2001 yılında İl Özel İdaresinin bütçesiyle turizme kazandırıldığını kaydetti.  Mağaranın 2016&#039;da restore edildiğini belirten Bostancı, &quot;Yürüyüş yolları yenilendi. 875 metrelik parkurda ahşap merdivenler, yürüyüş yolları, mağaranın içinde mevcut olan yer altı deresi üzerinden köprülerle geçişler sağladık. Engelli dostu bir mağara. Restorasyonla mağarayı yediden yetmişe herkesin yılın her zamanı ziyaret edebileceği dönüşüme soktuk. 2021&#039;de mağaranın önüne ziyaretçi merkezi yaptık. Buraya tanıtım ve hediyelik eşya üniteleri ile kafeterya kazandırdık.&quot; diye konuştu.Bostancı, 2021&#039;den sonra mağaradaki ziyaretçi sayısında önemli artış yaşandığını dile getirerek, şöyle devam etti:  &quot;2024 yılında hedefimiz 75 bin ziyaretçiydi fakat kentte iki sel felaketi meydana geldi. Mağaranın içinden geçen yer altı deresinin debisinin taşması sonucu sele maruz kaldı. 2 ay kadar mağaramız kapalı kaldı ama mağaranın açıldığı 2001 yılından beri bir rekora imza attık. Geçen seneki ziyaretçi sayımız 60 bine ulaştı. 2025 yılında hedefimiz 100 bin ziyaretçi. Gökgöl Mağarası, kentin turizmi açısından çok önemli bir yere sahip. Mağara sarkıt, dikit, damla taşlar, mercan fosiller bakımından oldukça zengin.&quot;  Batı Karadeniz&#039;de Safranbolu ve Amasra&#039;nın yoğun turist çeken bir bölge olduğuna işaret eden Bostancı, &quot;Turlar da genelde ziyaretçilerini o tarafa yönlendiriyordu. Yaptığımız görüşmeler neticesinde Türkiye&#039;nin birçok ilinden tur firmaları rotalarını Zonguldak&#039;a yönlendirmeye başladı. Gökgöl Mağarası şehrin girişinde, ziyaretçiler mağarayı ziyaret edip dönebiliyor.&quot; ifadelerini kullandı.  Bostancı, ziyaretçilerden olumlu geri dönüşler aldıklarını sözlerine ekledi.  &quot;YOLU ZONGULDAK&#039;A DÜŞENLER MAĞARAYI GEZMELİ&quot;İstanbul&#039;dan kente eşiyle gezmek için gelen Muzaffer Kaya da araştırmaları sırasında Gökgöl Mağarası&#039;nın varlığından haberdar olduğunu belirterek, &quot;Gökgöl Mağarası daha önce gezdiğim mağaralardan büyük. Uzun bir mağara ve ışıklandırması çok güzel. Çok beğendik, çok keyifli bir şekilde gezdik. Gerçekten bakımı da iyi yapılmış.&quot; dedi.  Kaya, Zonguldak&#039;a yolu düşenlere mağarayı gezmelerini tavsiye ederek, mağaranın büyüleyici atmosferinden etkilendiklerini kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8KdqvcYa_EyaGTftf4UGrA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gökgöl, Mağarası, doğaseverlerin, ilgisini, çekiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8KdqvcYa_EyaGTftf4UGrA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gökgöl Mağarası doğaseverlerin ilgisini çekiyor"><p>Zonguldak'ta galeri, sarkıt, dikit, sütun ve travertenleriyle ilgi gören, milyonlarca yıllık mercan fosilleri ve son dönemde keşfedilen kabuklu türüyle bilimsel çalışmalara da konu olan Gökgöl Mağarası, ziyaretçilerine farklı bir deneyim imkanı sunuyor.</p><p>Türk bilim insanlarının yürüttüğü çalışmada kabuklu sınıfı canlılardan "gammarus tumaf" ismi verilen yangıç (kabuklu sınıfı canlılar) türünün keşfedildiği yer olarak da adını duyuran mağaranın girişinde yurt içi ve dışındaki mağaralar hakkında bilgilendirme panoları yer alıyor.  Mağaraya gidilen aks boyunca ziyaretçilerin çevreyle temasını kesmeyen yapının ardından mağaranın turizme açık olan 875 metrelik bölümü gezilebiliyor. Her yıl yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlayan mağara, yürüyüş parkuru, cam köprüleri ve seyir terasının yanı sıra temiz havası ve mikroklima özelliğiyle de ilgi çekiyor.  Gökgöl Mağarası, 2024 yılında 60 bin 506 ziyaretçiyi ağırlayarak hizmete açıldığı 2001 yılından bu yana en fazla ziyaretçi sayısına ulaştı.  <strong>"TUR FİRMALARI ROTALARINI ZONGULDAK'A YÖNLENDİRMEYE BAŞLADI"</strong></p><p>İl Özel İdaresi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ferhan Bostancı, AA muhabirine, Gökgöl Mağarası'nı içerisindeki oluşumlarının devam etmesi dolayısıyla "yaşayan mağara" olarak adlandırdıklarını söyledi.  Bostancı, ilk kez 1976 yılında keşfedilen mağaranın 2001 yılında İl Özel İdaresinin bütçesiyle turizme kazandırıldığını kaydetti.  Mağaranın 2016'da restore edildiğini belirten Bostancı, "Yürüyüş yolları yenilendi. 875 metrelik parkurda ahşap merdivenler, yürüyüş yolları, mağaranın içinde mevcut olan yer altı deresi üzerinden köprülerle geçişler sağladık. Engelli dostu bir mağara. Restorasyonla mağarayı yediden yetmişe herkesin yılın her zamanı ziyaret edebileceği dönüşüme soktuk. 2021'de mağaranın önüne ziyaretçi merkezi yaptık. Buraya tanıtım ve hediyelik eşya üniteleri ile kafeterya kazandırdık." diye konuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FOVhs5aAkUuXrQ2P_1kLhA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Bostancı, 2021'den sonra mağaradaki ziyaretçi sayısında önemli artış yaşandığını dile getirerek, şöyle devam etti:  "2024 yılında hedefimiz 75 bin ziyaretçiydi fakat kentte iki sel felaketi meydana geldi. Mağaranın içinden geçen yer altı deresinin debisinin taşması sonucu sele maruz kaldı. 2 ay kadar mağaramız kapalı kaldı ama mağaranın açıldığı 2001 yılından beri bir rekora imza attık. Geçen seneki ziyaretçi sayımız 60 bine ulaştı. 2025 yılında hedefimiz 100 bin ziyaretçi. Gökgöl Mağarası, kentin turizmi açısından çok önemli bir yere sahip. Mağara sarkıt, dikit, damla taşlar, mercan fosiller bakımından oldukça zengin."  Batı Karadeniz'de Safranbolu ve Amasra'nın yoğun turist çeken bir bölge olduğuna işaret eden Bostancı, "Turlar da genelde ziyaretçilerini o tarafa yönlendiriyordu. Yaptığımız görüşmeler neticesinde Türkiye'nin birçok ilinden tur firmaları rotalarını Zonguldak'a yönlendirmeye başladı. Gökgöl Mağarası şehrin girişinde, ziyaretçiler mağarayı ziyaret edip dönebiliyor." ifadelerini kullandı.  Bostancı, ziyaretçilerden olumlu geri dönüşler aldıklarını sözlerine ekledi.  <strong>"YOLU ZONGULDAK'A DÜŞENLER MAĞARAYI GEZMELİ"</strong></p><p>İstanbul'dan kente eşiyle gezmek için gelen Muzaffer Kaya da araştırmaları sırasında Gökgöl Mağarası'nın varlığından haberdar olduğunu belirterek, "Gökgöl Mağarası daha önce gezdiğim mağaralardan büyük. Uzun bir mağara ve ışıklandırması çok güzel. Çok beğendik, çok keyifli bir şekilde gezdik. Gerçekten bakımı da iyi yapılmış." dedi.  Kaya, Zonguldak'a yolu düşenlere mağarayı gezmelerini tavsiye ederek, mağaranın büyüleyici atmosferinden etkilendiklerini kaydetti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göbeklitepe 2024&amp;apos;te 709 bin ziyaretçiyi ağırladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepe-2024te-709-bin-ziyaretciyi-agirladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goebeklitepe-2024te-709-bin-ziyaretciyi-agirladi</guid>
<description><![CDATA[ Şanlıurfa&#039;da 12 bin yıllık geçmişiyle &quot;tarihin sıfır noktası&quot; olarak nitelendirilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;nde yer alan Göbeklitepe, 2024 yılında 709 bin 643 kişi tarafından ziyaret edildi.Ziyarete açıldığı 2018&#039;de üst koruma çatısı yapım çalışmaları nedeniyle bir kısmı ziyarete kapalı kalan ören yerini o dönem yaklaşık 70 bin kişi ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ın 2019&#039;u &quot;Göbeklitepe Yılı&quot; ilan etmesiyle Göbeklitepe, 412 bin 378 ziyaretçiyi ağırlamayı başardı.  Salgın nedeniyle 2020&#039;de ziyaretçi sayısında beklenen ziyaretçi hedefi tutmadı ve ören yerini sadece 197 bin 912 kişi ziyaret edebildi. Göbeklitepe, 2021&#039;de 567 bin 453 kişiyi ağırlayarak 4 yılın en yüksek ziyaretçi rakamına ulaştı.  Tarihi ören yeri, 2022&#039;de ise 850 bin misafire ev sahipliği yaparak ziyaretçi rekorunu kırarken, 2023&#039;te Kahramanmaraş merkezli depremler ve sel nedeniyle ziyaretçi sayısı 317 bin 253&#039;e geriledi.  Kültür ve Turizm Bakanlığının 2024&#039;te en çok ziyaret edilen müze ve ören yerleri listesinde yer alan Göbeklitepe&#039;yi, geçen yıl 709 bin 643 kişi gezdi.  &quot;BÜYÜK BİR HEYECANLA İNSANLAR GELMEK İSTİYOR&quot;Turist Rehberleri Odaları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Müslüm Çoban, AA muhabirine, 2024&#039;te turizmin Şanlıurfa ve bölge için çok olumlu ve verimli geçtiğini söyledi. Özellikle 2023&#039;te deprem ve selin etkilerinin yanı sıra müzelerin açık olmaması nedeniyle istedikleri sayıda turist ağırlayamadıklarını aktaran Çoban, 2024&#039;te bunu telafi ettiklerini ifade etti.  Taştepeler Projesi&#039;nden dolayı Göbeklitepe&#039;de ziyaretçi sayısında önceki yıla göre oldukça bir yükselme olduğunu anlatan Çoban, şunları kaydetti:  &quot;2024 yılında yaklaşık 710 bin ziyaretçi Göbeklitepe&#039;yi ziyaret etmek için Şanlıurfa&#039;ya geldi. Göbeklitepe&#039;ye hem yurt içinden hem de yurt dışından büyük bir heyecanla insanlar gelmek istiyor. Hatta önceden gelip görenlerden tekrar görmek isteyenler oldu. Özellikle kasım ayında dünyanın ilk neolitik kongresinin Şanlıurfa&#039;da yapılması, yurt dışı anlamında da Göbeklitepe&#039;ye ilgi çok oldu. 2025 yılında biz bu konuda oldukça umutluyuz. Dünya Neolitik Kongresi sonrası yurt dışı bağlantılarımızda özellikle acenteler ve birçok insan 2025 yılında Göbeklitepe, Karahantepe ve Taş Tepeler Projesinden dolayı Şanlıurfa&#039;ya gelmek istiyorlar, bunu yakinen de biliyoruz.&quot;  &quot;2025&#039;TE HEDEFİMİZ 1,5 MİLYON ZİYARETÇİ SAYISINI AŞMAK&quot;Müslüm Çoban, Göbeklitepe sayesinde bölgedeki turizmcilerin ve esnafın olumlu yönde etkilendiğini ifade eden Çoban, şunları kaydetti:  &quot;2025 yılında hedefimiz inşallah 1,5 milyon ziyaretçi sayısını aşmak. Çünkü kasım ayında yapılan Dünya Neolitik Kongresi sayesinde dünyada Göbektepe, Karahantepe ve Taştepeler Projesi&#039;nin bilinirliği daha da arttı. 2025 yılında yurt dışında yapılacak birçok fuarda Göbeklitepe, Karahantepe ve Taş Tepeler Projesi&#039;nin Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı tarafından tanıtımlarının üst seviyede yapılmasıyla özellikle dünyadan daha çok turist ve misafiri ağırlamak istiyoruz.&quot;  Adana&#039;dan Göbeklitepe&#039;yi gezmeye gelen Hüseyin Özdemir, İstanbul ve Konya&#039;dan misafirleriyle bölgeyi ziyarete geldiklerini söyledi. Göbeklitepe&#039;nin önemli bir yer olduğunu anlatan Özdemir, &quot;Misafirlerimizle geldik gördük. 12 bin yıl öncesine dayanan kalıntılar var, herkesin mutlaka gezip ziyaret etmesi gereken bir yer. Atmosfer güzel. Göbeklitepe&#039;yi internetten veya televizyondan izleyerek anlamak mümkün değil, buraya gelip bu atmosferi görmek lazım. Büyük bir emek var, tabi bu çalışmaların devam etmesi gerekiyor.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/alIhEnserkaiw-7kcAC20Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Göbeklitepe, 2024te, 709, bin, ziyaretçiyi, ağırladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/alIhEnserkaiw-7kcAC20Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Göbeklitepe 2024'te 709 bin ziyaretçiyi ağırladı"><p>Şanlıurfa'da 12 bin yıllık geçmişiyle "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe, 2024 yılında 709 bin 643 kişi tarafından ziyaret edildi.</p><p>Ziyarete açıldığı 2018'de üst koruma çatısı yapım çalışmaları nedeniyle bir kısmı ziyarete kapalı kalan ören yerini o dönem yaklaşık 70 bin kişi ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2019'u "Göbeklitepe Yılı" ilan etmesiyle Göbeklitepe, 412 bin 378 ziyaretçiyi ağırlamayı başardı.  Salgın nedeniyle 2020'de ziyaretçi sayısında beklenen ziyaretçi hedefi tutmadı ve ören yerini sadece 197 bin 912 kişi ziyaret edebildi. Göbeklitepe, 2021'de 567 bin 453 kişiyi ağırlayarak 4 yılın en yüksek ziyaretçi rakamına ulaştı.  Tarihi ören yeri, 2022'de ise 850 bin misafire ev sahipliği yaparak ziyaretçi rekorunu kırarken, 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremler ve sel nedeniyle ziyaretçi sayısı 317 bin 253'e geriledi.  Kültür ve Turizm Bakanlığının 2024'te en çok ziyaret edilen müze ve ören yerleri listesinde yer alan Göbeklitepe'yi, geçen yıl 709 bin 643 kişi gezdi.  <strong>"BÜYÜK BİR HEYECANLA İNSANLAR GELMEK İSTİYOR"</strong></p><p>Turist Rehberleri Odaları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Müslüm Çoban, AA muhabirine, 2024'te turizmin Şanlıurfa ve bölge için çok olumlu ve verimli geçtiğini söyledi. Özellikle 2023'te deprem ve selin etkilerinin yanı sıra müzelerin açık olmaması nedeniyle istedikleri sayıda turist ağırlayamadıklarını aktaran Çoban, 2024'te bunu telafi ettiklerini ifade etti.  Taştepeler Projesi'nden dolayı Göbeklitepe'de ziyaretçi sayısında önceki yıla göre oldukça bir yükselme olduğunu anlatan Çoban, şunları kaydetti:  "2024 yılında yaklaşık 710 bin ziyaretçi Göbeklitepe'yi ziyaret etmek için Şanlıurfa'ya geldi. Göbeklitepe'ye hem yurt içinden hem de yurt dışından büyük bir heyecanla insanlar gelmek istiyor. Hatta önceden gelip görenlerden tekrar görmek isteyenler oldu. Özellikle kasım ayında dünyanın ilk neolitik kongresinin Şanlıurfa'da yapılması, yurt dışı anlamında da Göbeklitepe'ye ilgi çok oldu. 2025 yılında biz bu konuda oldukça umutluyuz. Dünya Neolitik Kongresi sonrası yurt dışı bağlantılarımızda özellikle acenteler ve birçok insan 2025 yılında Göbeklitepe, Karahantepe ve Taş Tepeler Projesinden dolayı Şanlıurfa'ya gelmek istiyorlar, bunu yakinen de biliyoruz."  <strong>"2025'TE HEDEFİMİZ 1,5 MİLYON ZİYARETÇİ SAYISINI AŞMAK"</strong></p><p>Müslüm Çoban, Göbeklitepe sayesinde bölgedeki turizmcilerin ve esnafın olumlu yönde etkilendiğini ifade eden Çoban, şunları kaydetti:  "2025 yılında hedefimiz inşallah 1,5 milyon ziyaretçi sayısını aşmak. Çünkü kasım ayında yapılan Dünya Neolitik Kongresi sayesinde dünyada Göbektepe, Karahantepe ve Taştepeler Projesi'nin bilinirliği daha da arttı. 2025 yılında yurt dışında yapılacak birçok fuarda Göbeklitepe, Karahantepe ve Taş Tepeler Projesi'nin Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı tarafından tanıtımlarının üst seviyede yapılmasıyla özellikle dünyadan daha çok turist ve misafiri ağırlamak istiyoruz."  Adana'dan Göbeklitepe'yi gezmeye gelen Hüseyin Özdemir, İstanbul ve Konya'dan misafirleriyle bölgeyi ziyarete geldiklerini söyledi. Göbeklitepe'nin önemli bir yer olduğunu anlatan Özdemir, "Misafirlerimizle geldik gördük. 12 bin yıl öncesine dayanan kalıntılar var, herkesin mutlaka gezip ziyaret etmesi gereken bir yer. Atmosfer güzel. Göbeklitepe'yi internetten veya televizyondan izleyerek anlamak mümkün değil, buraya gelip bu atmosferi görmek lazım. Büyük bir emek var, tabi bu çalışmaların devam etmesi gerekiyor." diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en güçlü pasaportları! Türkiye 6 basamak birden atladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-guclu-pasaportlari-turkiye-6-basamak-birden-atladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/dunyanin-en-guclu-pasaportlari-turkiye-6-basamak-birden-atladi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en güçlü pasaportları açıklandı. 2025 yılının listesinde Türkiye, 6 basamak birden yükseldi. Listenin ilk sırasındaki ülke ise değişmedi.Dünyanın en güçlü pasaportları belli oldu. Henley  Partners&#039;ın Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) verilerini kullanarak hazırladığı &quot;Pasaport Endeksi 2025&quot; yayınlandı.Endekste ülkelerin vizesiz erişimi dikkate açıklandı. Listenin ilk sırasındaki ülke bu sene de değişmedi.Türkiye, geçen yılın aynı dönemine göre endeksteki sıralamasını 6 basamak birden yükselterek 46&#039;ıncı sıraya çıktı.
Türkiye pasaportu ile 116 ülkeye vizesiz seyahat edilebiliyor.İşte dünyanın en güçlü pasaportlarına sahip ülkelerin ilk 10 sıralaması...10. Litvanya, Letonya, Slovenya, Birleşik Arap Emirlikleri - 185 ülkeye vizesiz seyahat9. Amerika Birleşik Devletleri, Estonya - 186 ülkeye vizesiz seyahat8. Çekya, Macaristan - 187 ülkeye vizesiz seyahat7. Polonya, Kanada, Malta - 188 ülkeye vizesiz seyahat6. Avustralya, Yunanistan - 189 ülkeye vizesiz seyahat5. Belçika, Yeni Zelanda, Portekiz, İsviçre, Birleşik Krallık - 190 ülkye vizesiz seyahat4. Avusturya, Danimarka, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, İsveç - 191 ülkeye vizesiz seyahat3. Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Finlandiya, Güney Kore - 192 ülkeye vizesiz seyahat2. Japonya - 193 ülkeye vizesiz seyahat1. Singapur - 195 ülkeye vizesiz ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cvTHdyEZWEyOQrjlAn-7Dw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, güçlü, pasaportları, Türkiye, basamak, birden, atladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cvTHdyEZWEyOQrjlAn-7Dw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın en güçlü pasaportları! Türkiye 6 basamak birden atladı"><p>Dünyanın en güçlü pasaportları açıklandı. 2025 yılının listesinde Türkiye, 6 basamak birden yükseldi. Listenin ilk sırasındaki ülke ise değişmedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HzcGTZJvVEySYMy1ypO5Ww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyanın en güçlü pasaportları belli oldu. Henley  Partners'ın Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) verilerini kullanarak hazırladığı "Pasaport Endeksi 2025" yayınlandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SCy-AoFu8UOpNrjWu_FI7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Endekste ülkelerin vizesiz erişimi dikkate açıklandı. Listenin ilk sırasındaki ülke bu sene de değişmedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P96qcfyvAkeOUtD04N7UkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye, geçen yılın aynı dönemine göre endeksteki sıralamasını 6 basamak birden yükselterek 46'ıncı sıraya çıktı.
Türkiye pasaportu ile 116 ülkeye vizesiz seyahat edilebiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I1drG7AK0EWYO9NovOZZSg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İşte dünyanın en güçlü pasaportlarına sahip ülkelerin ilk 10 sıralaması...</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EUMrqgLEHU2NCOuqf6Y7lg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>10. Litvanya, Letonya, Slovenya, Birleşik Arap Emirlikleri - 185 ülkeye vizesiz seyahat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u8hWKkiOn0GoJ5fuGzQJKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>9. Amerika Birleşik Devletleri, Estonya - 186 ülkeye vizesiz seyahat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1uQ7mXeCU0Osp5vaBFZRqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>8. Çekya, Macaristan - 187 ülkeye vizesiz seyahat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aOvRloUpNkuDhM1aqFR_-A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>7. Polonya, Kanada, Malta - 188 ülkeye vizesiz seyahat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_69jqWAwVEmdkKHVbBh0eg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>6. Avustralya, Yunanistan - 189 ülkeye vizesiz seyahat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/17_6JZJD6kCSr_l11UGfLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>5. Belçika, Yeni Zelanda, Portekiz, İsviçre, Birleşik Krallık - 190 ülkye vizesiz seyahat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B8kfcq4JZEC6k-6CUZZewA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>4. Avusturya, Danimarka, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, İsveç - 191 ülkeye vizesiz seyahat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9yAG2m2KyEqd7e3XKPv1ng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>3. Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Finlandiya, Güney Kore - 192 ülkeye vizesiz seyahat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jw2AxljY00avzYQkN8tXQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2. Japonya - 193 ülkeye vizesiz seyahat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bck6xeXoz0ejeDLJUOl4AQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>1. Singapur - 195 ülkeye vizesiz</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;nin ilk cam seyir terası geçen yıl 210 bin 562 kişiyi ağırladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/turkiyenin-ilk-cam-seyir-terasi-gecen-yil-210-bin-562-kisiyi-agirladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/turkiyenin-ilk-cam-seyir-terasi-gecen-yil-210-bin-562-kisiyi-agirladi</guid>
<description><![CDATA[ Karabük&#039;ün UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi&#039;nde bulunan tarihi evleriyle ünlü Safranbolu ilçesinde İncekaya Kanyonu üzerine yapılan cam seyir terasını geçen yıl 210 bin 562 kişi ziyaret etti.Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından 3 asır önce yaptırılan, 116 metre uzunluğunda, 6 kemerli ve 110 ila 220 santimetre genişliğe sahip su kemerinin de bulunduğu 80 metre derinliğindeki kanyon üzerine 2012&#039;de inşa edilen teras, Türkiye&#039;nin ilk cam seyir terası olma özelliği taşıyor.  Tarihi ilçede bulunan 11 metre uzunluğundaki 75 ton yüke dayanıklı teras, 2024&#039;te 210 bin 562 kişiyi ağırladı. İlçedeki Bulak Mencilis Mağarası&#039;nı ise 44 bin 826 kişi ziyaret etti.  İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Sözen, yaptığı açıklamada, Karabük&#039;ün turizm değeri taşıyan önemli mekanları olan cam seyir terası ve Bulak Mencilis Mağarası&#039;nın, 2024&#039;te ziyaretçi akınına uğradığını belirtti.  Sözen, &quot;Cam terasımızı 2024&#039;te 210 bin 562 kişi ziyaret etmiş olup 8 milyon 281 bin 585 lira, Bulak Mağara&#039;mızı ise geçen yıl 44 bin 826 kişi ziyaret etmiş olup 2 milyon 509 bin 455 lira gelir elde etmiş bulunmaktayız. Turizme kazandırdığımız cam teras ve Bulak Mağarası&#039;nı 2024&#039;te toplamda 255 bin 388 kişi ziyaret etmiş olup 10 milyon 791 bin 40 lira gelir hanemize kaydetmiş bulunmaktayız.&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J0iiC5yGzEOy7yk2tbIBpg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyenin, ilk, cam, seyir, terası, geçen, yıl, 210, bin, 562, kişiyi, ağırladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J0iiC5yGzEOy7yk2tbIBpg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Türkiye'nin ilk cam seyir terası geçen yıl 210 bin 562 kişiyi ağırladı"><p>Karabük'ün UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde bulunan tarihi evleriyle ünlü Safranbolu ilçesinde İncekaya Kanyonu üzerine yapılan cam seyir terasını geçen yıl 210 bin 562 kişi ziyaret etti.</p>Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından 3 asır önce yaptırılan, 116 metre uzunluğunda, 6 kemerli ve 110 ila 220 santimetre genişliğe sahip su kemerinin de bulunduğu 80 metre derinliğindeki kanyon üzerine 2012'de inşa edilen teras, Türkiye'nin ilk cam seyir terası olma özelliği taşıyor.  Tarihi ilçede bulunan 11 metre uzunluğundaki 75 ton yüke dayanıklı teras, 2024'te 210 bin 562 kişiyi ağırladı. İlçedeki Bulak Mencilis Mağarası'nı ise 44 bin 826 kişi ziyaret etti.  İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Sözen, yaptığı açıklamada, Karabük'ün turizm değeri taşıyan önemli mekanları olan cam seyir terası ve Bulak Mencilis Mağarası'nın, 2024'te ziyaretçi akınına uğradığını belirtti.  Sözen, "Cam terasımızı 2024'te 210 bin 562 kişi ziyaret etmiş olup 8 milyon 281 bin 585 lira, Bulak Mağara'mızı ise geçen yıl 44 bin 826 kişi ziyaret etmiş olup 2 milyon 509 bin 455 lira gelir elde etmiş bulunmaktayız. Turizme kazandırdığımız cam teras ve Bulak Mağarası'nı 2024'te toplamda 255 bin 388 kişi ziyaret etmiş olup 10 milyon 791 bin 40 lira gelir hanemize kaydetmiş bulunmaktayız." ifadesini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pompeiopolis&amp;apos;in 2025&amp;apos;te ören yeri statüsü kazanması bekleniyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/pompeiopolisin-2025te-oeren-yeri-statusu-kazanmasi-bekleniyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/pompeiopolisin-2025te-oeren-yeri-statusu-kazanmasi-bekleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu&#039;nun Taşköprü ilçesinde bulunan Pompeiopolis Antik Kenti&#039;nde yürütülen çalışmalar kapsamında bu yıl hedef, kentin ören yeri statüsünü kazanmasını sağlamak olarak belirlendi.Roma döneminde Paflagonya bölgesinin başkenti olan Pompeiopolis&#039;te 2006&#039;da başlayan kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında yürütülüyor.  Kültür ve Turizm Bakanlığının &quot;Geleceğe Miras Projesi&quot; ile kazılarda geçen yıl büyük ilerleme gerçekleşti. Kazı çalışmasına 2012 yılında başlanan tiyatro ile geçen yıl başlanan bitişiğindeki odeon (konser salonu) olarak adlandırılan bölümde yapılan çalışma tamamlandı. Bu kazılarda 2 Afrodit heykeline de ulaşıldı.  Roma villasından çıkarılan mozaiklerin de yerine yerleştirildiği kazı çalışmasına yaz dönemine kadar ara verildi. Karşılama binası, gezi güzergahları ve restorasyonu tamamlanan yapılarla birlikte 2025 yılının sonunda antik kentin ören yeri statüsü kazanması bekleniyor.  Ören yeri, tarih öncesinden bugüne kadar gelmiş uygarlıkların sosyal, bilimsel, sanatsal, arkeolojik anlamda dikkate değer alanları olarak tanımlanıyor. Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, 2024 yılında uzun soluklu bir kazı sezonu geçirdiklerini söyledi.  Kazı çalışmasına 15 Mayıs&#039;ta başladıklarını ve yeni yıl itibarıyla sezonu tamamladıklarını belirten Eliüşük, &quot;Pompeiopolis kazıları belki de tarihinde ilk defa bu kadar uzun devam etti. Kazı çalışmalarımız üç farklı alanda yapıldı. Bunlardan biri Roma villası. Roma villası Pompeiopolis için oldukça önemli bir yapı. Mevcut haliyle 2 bin metrekarelik alanı kaplıyor. Arkeolojik veriler, bilimsel çalışmalar ışığında belki de Anadolu&#039;daki en büyük üç villadan biri. Bizim için bu oldukça önemli.&quot; dedi.  &quot;2024, BİZİ 2025 İÇİN ÇOK ÜMİTLENDİRİYOR&quot;Pompeiopolis&#039;in çok bilinen bir kent olmadığını ancak son zamanlardaki arkeolojik çalışmaların bölge ve Anadolu arkeolojisi için önemini ortaya koyduğunu ifade eden Eliüşük, şöyle devam etti:  &quot;2024 yılı kazıları daha çok kamusal yapılarla devam etti. 2024 yılı bizim için mükemmel geçti diyebilirim. Yani Pompeiopolis&#039;te 2006&#039;dan beri düzenli kazılar gerçekleştiriliyor. 2024 yılında yaptığımız çalışmaların bütününe baktığımızda, neredeyse kentte gerçekleştirilen arkeolojik çalışmaların yüzde 40&#039;ını bu sene gerçekleştirdik. Ekibimi bu konuda tebrik etmem gerekiyor. Gerçekten çok mükemmel iş çıkardılar. İşçisiyle, akademisyenleriyle, öğrencilerimizle bir olduk. Buluntunun bol olduğu, yapıların ortaya çıkarıldığı, uzun soluklu, düzgün ve sorunsuz çalışmanın gerçekleştirildiği bir yıl oldu. Bu yüzden 2024, bizi 2025 için çok ümitlendiriyor.&quot;  Eliüşük, arkeolojik kazıların sadece bilim için yapılmadığını, kazı yapılan alanların turizm destinasyonuna da dönüştüğünü vurgulayarak, &quot;Geçen yıl önemli yapılar ortaya çıktı. 2025&#039;te bunlara yeni bir yapı daha eklemeyi düşünüyoruz. Böylelikle 2025 yılı sonunda kentin ören yeri statüsünü kazanmasını sağlamayı hedefliyoruz. Kente gelen insanların görmek isteyeceği, önemli bir destinasyon alanı olarak da verilen desteklerin fazlasıyla Kastamonu&#039;ya geri döneceğine eminiz. Mayıs 15 gibi yine çalışmaları başlatmayı hedefliyoruz.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7NkUXi4zl0CS04K2j5jzYw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pompeiopolisin, 2025te, ören, yeri, statüsü, kazanması, bekleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7NkUXi4zl0CS04K2j5jzYw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pompeiopolis'in 2025'te ören yeri statüsü kazanması bekleniyor"><p>Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde bulunan Pompeiopolis Antik Kenti'nde yürütülen çalışmalar kapsamında bu yıl hedef, kentin ören yeri statüsünü kazanmasını sağlamak olarak belirlendi.</p><p>Roma döneminde Paflagonya bölgesinin başkenti olan Pompeiopolis'te 2006'da başlayan kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında yürütülüyor.  Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras Projesi" ile kazılarda geçen yıl büyük ilerleme gerçekleşti. Kazı çalışmasına 2012 yılında başlanan tiyatro ile geçen yıl başlanan bitişiğindeki odeon (konser salonu) olarak adlandırılan bölümde yapılan çalışma tamamlandı. Bu kazılarda 2 Afrodit heykeline de ulaşıldı.  Roma villasından çıkarılan mozaiklerin de yerine yerleştirildiği kazı çalışmasına yaz dönemine kadar ara verildi. Karşılama binası, gezi güzergahları ve restorasyonu tamamlanan yapılarla birlikte 2025 yılının sonunda antik kentin ören yeri statüsü kazanması bekleniyor.  Ören yeri, tarih öncesinden bugüne kadar gelmiş uygarlıkların sosyal, bilimsel, sanatsal, arkeolojik anlamda dikkate değer alanları olarak tanımlanıyor. Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, 2024 yılında uzun soluklu bir kazı sezonu geçirdiklerini söyledi.  Kazı çalışmasına 15 Mayıs'ta başladıklarını ve yeni yıl itibarıyla sezonu tamamladıklarını belirten Eliüşük, "Pompeiopolis kazıları belki de tarihinde ilk defa bu kadar uzun devam etti. Kazı çalışmalarımız üç farklı alanda yapıldı. Bunlardan biri Roma villası. Roma villası Pompeiopolis için oldukça önemli bir yapı. Mevcut haliyle 2 bin metrekarelik alanı kaplıyor. Arkeolojik veriler, bilimsel çalışmalar ışığında belki de Anadolu'daki en büyük üç villadan biri. Bizim için bu oldukça önemli." dedi.  <strong>"2024, BİZİ 2025 İÇİN ÇOK ÜMİTLENDİRİYOR"</strong></p><p>Pompeiopolis'in çok bilinen bir kent olmadığını ancak son zamanlardaki arkeolojik çalışmaların bölge ve Anadolu arkeolojisi için önemini ortaya koyduğunu ifade eden Eliüşük, şöyle devam etti:  "2024 yılı kazıları daha çok kamusal yapılarla devam etti. 2024 yılı bizim için mükemmel geçti diyebilirim. Yani Pompeiopolis'te 2006'dan beri düzenli kazılar gerçekleştiriliyor. 2024 yılında yaptığımız çalışmaların bütününe baktığımızda, neredeyse kentte gerçekleştirilen arkeolojik çalışmaların yüzde 40'ını bu sene gerçekleştirdik. Ekibimi bu konuda tebrik etmem gerekiyor. Gerçekten çok mükemmel iş çıkardılar. İşçisiyle, akademisyenleriyle, öğrencilerimizle bir olduk. Buluntunun bol olduğu, yapıların ortaya çıkarıldığı, uzun soluklu, düzgün ve sorunsuz çalışmanın gerçekleştirildiği bir yıl oldu. Bu yüzden 2024, bizi 2025 için çok ümitlendiriyor."  Eliüşük, arkeolojik kazıların sadece bilim için yapılmadığını, kazı yapılan alanların turizm destinasyonuna da dönüştüğünü vurgulayarak, "Geçen yıl önemli yapılar ortaya çıktı. 2025'te bunlara yeni bir yapı daha eklemeyi düşünüyoruz. Böylelikle 2025 yılı sonunda kentin ören yeri statüsünü kazanmasını sağlamayı hedefliyoruz. Kente gelen insanların görmek isteyeceği, önemli bir destinasyon alanı olarak da verilen desteklerin fazlasıyla Kastamonu'ya geri döneceğine eminiz. Mayıs 15 gibi yine çalışmaları başlatmayı hedefliyoruz." diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeşil ve gri pasaporta vize uygulanacak mı? AB&amp;apos;den Türkiye açıklaması</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/yesil-ve-gri-pasaporta-vize-uygulanacak-mi-abden-turkiye-aciklamasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/yesil-ve-gri-pasaporta-vize-uygulanacak-mi-abden-turkiye-aciklamasi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği, yeşil ve gri pasaporta vize şartı getirildiği iddialarına ilişkin açıklama yaptı. AB Türkiye Delegasyonu&#039;nun açıklamasında, &quot;Vizesiz giriş hakkına sahip Türk yolcuların ETIAS&#039;a başvurmaları gerekmeyecek.&quot; ifadesi kullanıldı.Son günlerde Avrupa Birliği ülkelerine yeşil ve gri pasaport ile girişte vize şartı getirildiğine yönelik iddialar gündeme geldi.  Konu ile ilgili Dezenformasyon ile Mücadele Merkezi&#039;nin (DMM) ardından Avrupa Birliği&#039;nden de bir açıklama geldi.  AB Türkiye Delegasyonu&#039;nun sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamada, &quot;Türkiye ETIAS&#039;ın parçası olmayacak ve vizesiz giriş hakkına sahip Türk yolcuların ETIAS&#039;a başvurmaları gerekmeyecek.&quot; ifadeleri kullanıldı.  Türkiye&#039;nin vizeden muaf bir ülke olmadığı için bu kapsamında olmadığı aktarıldı. Yeşil ve gri pasaport sahibi Türk vatandaşlarının izin gerekmeksizin seyahat edebileceği bildirildi.  Dezenformasyonla Mücadele Merkezi de geçtiğimiz günlerde, &quot;Bazı basın yayın organlarında yer alan &#039;Yeşil ve gri pasaport sahipleri Avrupa seyahatlerinde 7 Euro ödeme yapacak, red alanlar AB’ye giremeyecek&#039; iddiası doğru değildir.&quot; açıklamasını yapmıştı.ETIAS NEDİR?  Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS), AB tarafından yürürlüğe konulan bir seyahat izni sistemidir.  ETIAS, Schengen Bölgesi&#039;ne vizesiz seyahat eden vatandaşlar için önceden bir güvenlik taraması yapmayı amaçlar.  Sistem, Schengen Bölgesi&#039;ne seyahat etmek isteyen yolcuların giriş izni almadan önce çevrimiçi bir başvuru yapmasını gerektirir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/43rMdqcxc0qUAzYF7EUn-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yeşil, gri, pasaporta, vize, uygulanacak, mı, ABden, Türkiye, açıklaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/43rMdqcxc0qUAzYF7EUn-w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yeşil ve gri pasaporta vize uygulanacak mı? AB'den Türkiye açıklaması"><p>Avrupa Birliği, yeşil ve gri pasaporta vize şartı getirildiği iddialarına ilişkin açıklama yaptı. AB Türkiye Delegasyonu'nun açıklamasında, "Vizesiz giriş hakkına sahip Türk yolcuların ETIAS'a başvurmaları gerekmeyecek." ifadesi kullanıldı.</p>Son günlerde Avrupa Birliği ülkelerine yeşil ve gri pasaport ile girişte vize şartı getirildiğine yönelik iddialar gündeme geldi.  Konu ile ilgili Dezenformasyon ile Mücadele Merkezi'nin (DMM) ardından Avrupa Birliği'nden de bir açıklama geldi.  AB Türkiye Delegasyonu'nun sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamada, "Türkiye ETIAS'ın parçası olmayacak ve vizesiz giriş hakkına sahip Türk yolcuların ETIAS'a başvurmaları gerekmeyecek." ifadeleri kullanıldı.  Türkiye'nin vizeden muaf bir ülke olmadığı için bu kapsamında olmadığı aktarıldı. Yeşil ve gri pasaport sahibi Türk vatandaşlarının izin gerekmeksizin seyahat edebileceği bildirildi.  Dezenformasyonla Mücadele Merkezi de geçtiğimiz günlerde, "Bazı basın yayın organlarında yer alan 'Yeşil ve gri pasaport sahipleri Avrupa seyahatlerinde 7 Euro ödeme yapacak, red alanlar AB’ye giremeyecek' iddiası doğru değildir." açıklamasını yapmıştı.<strong>ETIAS NEDİR?</strong>  Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS), AB tarafından yürürlüğe konulan bir seyahat izni sistemidir.  ETIAS, Schengen Bölgesi'ne vizesiz seyahat eden vatandaşlar için önceden bir güvenlik taraması yapmayı amaçlar.  Sistem, Schengen Bölgesi'ne seyahat etmek isteyen yolcuların giriş izni almadan önce çevrimiçi bir başvuru yapmasını gerektirir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2024 yılında Tekirdağ&amp;apos;a Macar turist akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/2024-yilinda-tekirdaga-macar-turist-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/2024-yilinda-tekirdaga-macar-turist-akini</guid>
<description><![CDATA[ 2024 Türk-Macar Kültür Yılı kapsamında geçen yıl çok sayıda Macar turist, Tekirdağ&#039;ı ziyaret etti.Türkiye ve Macaristan arasında 2024&#039;ün karşılıklı kültür yılı ilan edilmesi kapsamında geçen yıl Tekirdağ&#039;da etkinlikler düzenlendi. Resim sergisi, konser, panel ve Uluslararası Kiraz Festivali&#039;nde düzenlenen Macar günü etkinlikleri için çok sayıda Macar turist kente geldi.  Etkinliklerin yanı sıra Osmanlı&#039;ya sığınan Macar Prensi 2. Frenc Rakoczi&#039;nin kaldığı Rakoczi Müzesi, Macar Kültür Evi, Macar Anıtı ve Mikes Kelemen Parkı, 2024&#039;te Macar ziyaretçileri kente çekti.  &quot;TEKİRDAĞ&#039;IN BİLİNİRLİLİĞİ ARTTI&quot;Tekirdağ Macar Dostluk Derneği Başkanı Adem Dalgıç, AA muhabirine, Türk-Macar Kültür Yılı kapsamında Macarların kente yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.  Tekirdağ&#039;ın geçen yıl binlerce Macar turisti ağırladığını ifade eden Dalgıç, şunları kaydetti:  &quot;Türk-Macar yılı kapsamında çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yaptık. Macar yetkililere ve ilimizde düzenlenen etkinliklerde bizlere destek olan kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Sergiler, konserler, geziler düzenlendi. Macar ziyaretçilerin ilgisi oldukça fazlaydı. Tekirdağ&#039;ın bilinirliliği arttı, Macar dostlarımız tarafından daha iyi tanınır hale geldi. Tekirdağ, Macaristan için çok önemli bir yer. Biz nasıl ki Selanik&#039;te Atamızın evini ziyaret ediyoruz, Macarlar da burada Rakoczi&#039;nin evini ziyaret ediyor. Macar turistlerin gelişiyle Tekirdağ çok güzel tanındı, katma değer kazandı. Turizm açısından da önümüzdeki yıllarda Tekirdağ&#039;da gerçekten çok güzel şeyler olacağına inanıyorum.&quot;  RAKOCZİ&#039;NİN MÜZE EVİNE 3 BİN ZİYARETÇİRakoczi Müze Müdürü Ali Kabul de Macaristan Prensi II. Rakoczi&#039;nin Osmanlı döneminde Tekirdağ&#039;da kaldığı müze evi geçen yıl çoğunluğunu Macarların oluşturduğu 3 bin turistin ziyaret ettiğini dile getirdi.  Osmanlı&#039;ya sığınan Macar prensinin Tekirdağ&#039;da güvenle yaşadığı evin Osmanlı&#039;nın güven ve misafirperverliğinin sembolü olduğunu ve müze olarak hizmet verdiğini belirten Kabul, şunları kaydetti:&quot;Türk-Macar Kültür Yılı&#039;nın iki ülke arasından önemli etkinliklere imza atılmasına katkı sağladı. Etkinlikleri kapsamında, Rakoczi Müzesi&#039;ni geçen yıl ziyaret edenlerin sayısında artış gözlendi. Tekirdağ&#039;da anlamlı etkinliklerle Macar dostlarımızı misafir ettik. Macaristan&#039;da da önemli programlar düzenlendi. Tekirdağ&#039;da Macarların en çok ilgi gösterdiği yer, Macar Prensi 2. Frenc Rakoczi&#039;nin kaldığı Rakoczi Müzesi oldu. Onun yanı sıra diğer Macar eserleri de geçen yıl çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı. Macarların kente ziyareti ilimizin turizmi için de artı bir değer oluyor.&quot;  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rIYUUINsFEGPlVD4DEqnPg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>2024, yılında, Tekirdağa, Macar, turist, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rIYUUINsFEGPlVD4DEqnPg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="2024 yılında Tekirdağ'a Macar turist akını"><p>2024 Türk-Macar Kültür Yılı kapsamında geçen yıl çok sayıda Macar turist, Tekirdağ'ı ziyaret etti.</p><p>Türkiye ve Macaristan arasında 2024'ün karşılıklı kültür yılı ilan edilmesi kapsamında geçen yıl Tekirdağ'da etkinlikler düzenlendi. Resim sergisi, konser, panel ve Uluslararası Kiraz Festivali'nde düzenlenen Macar günü etkinlikleri için çok sayıda Macar turist kente geldi.  Etkinliklerin yanı sıra Osmanlı'ya sığınan Macar Prensi 2. Frenc Rakoczi'nin kaldığı Rakoczi Müzesi, Macar Kültür Evi, Macar Anıtı ve Mikes Kelemen Parkı, 2024'te Macar ziyaretçileri kente çekti.  <strong>"TEKİRDAĞ'IN BİLİNİRLİLİĞİ ARTTI"</strong></p><p>Tekirdağ Macar Dostluk Derneği Başkanı Adem Dalgıç, AA muhabirine, Türk-Macar Kültür Yılı kapsamında Macarların kente yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.  Tekirdağ'ın geçen yıl binlerce Macar turisti ağırladığını ifade eden Dalgıç, şunları kaydetti:  "Türk-Macar yılı kapsamında çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yaptık. Macar yetkililere ve ilimizde düzenlenen etkinliklerde bizlere destek olan kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Sergiler, konserler, geziler düzenlendi. Macar ziyaretçilerin ilgisi oldukça fazlaydı. Tekirdağ'ın bilinirliliği arttı, Macar dostlarımız tarafından daha iyi tanınır hale geldi. Tekirdağ, Macaristan için çok önemli bir yer. Biz nasıl ki Selanik'te Atamızın evini ziyaret ediyoruz, Macarlar da burada Rakoczi'nin evini ziyaret ediyor. Macar turistlerin gelişiyle Tekirdağ çok güzel tanındı, katma değer kazandı. Turizm açısından da önümüzdeki yıllarda Tekirdağ'da gerçekten çok güzel şeyler olacağına inanıyorum."  <strong>RAKOCZİ'NİN MÜZE EVİNE 3 BİN ZİYARETÇİ</strong></p><p>Rakoczi Müze Müdürü Ali Kabul de Macaristan Prensi II. Rakoczi'nin Osmanlı döneminde Tekirdağ'da kaldığı müze evi geçen yıl çoğunluğunu Macarların oluşturduğu 3 bin turistin ziyaret ettiğini dile getirdi.  Osmanlı'ya sığınan Macar prensinin Tekirdağ'da güvenle yaşadığı evin Osmanlı'nın güven ve misafirperverliğinin sembolü olduğunu ve müze olarak hizmet verdiğini belirten Kabul, şunları kaydetti:</p><p>"Türk-Macar Kültür Yılı'nın iki ülke arasından önemli etkinliklere imza atılmasına katkı sağladı. Etkinlikleri kapsamında, Rakoczi Müzesi'ni geçen yıl ziyaret edenlerin sayısında artış gözlendi. Tekirdağ'da anlamlı etkinliklerle Macar dostlarımızı misafir ettik. Macaristan'da da önemli programlar düzenlendi. Tekirdağ'da Macarların en çok ilgi gösterdiği yer, Macar Prensi 2. Frenc Rakoczi'nin kaldığı Rakoczi Müzesi oldu. Onun yanı sıra diğer Macar eserleri de geçen yıl çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı. Macarların kente ziyareti ilimizin turizmi için de artı bir değer oluyor." </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sadece Türkiye&amp;apos;de değil, dünya çapında eşsiz bir göl: “Doğal anıt” unvanını hak ediyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/sadece-turkiyede-degil-dunya-capinda-essiz-bir-goel-dogal-anit-unvanini-hak-ediyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/sadece-turkiyede-degil-dunya-capinda-essiz-bir-goel-dogal-anit-unvanini-hak-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Tarihe adını Otlukbeli Savaşı ile yazdıran Erzincan’ın Otlukbeli ilçesi, sadece Türkiye’de değil dünyada da eşine az rastlanan bir doğa harikasına ev sahipliği yapıyor.Maden sularının oluşturduğu traverten set gölü olan Otlukbeli Gölü, bu özelliği ile “doğal anıt” unvanını hak ediyor. Ülkemizdeki diğer göllerden farklı özelliklere sahip olan bu göl, her yıl yüzlerce turist tarafından ziyaret ediliyor. Kırmızı rengi ve muhteşem manzarası ile Otlukbeli Gölü dikkat çekiyor.  Otlukbeli Gölünü ziyaret edenlere bilgiler aktaran yöre halkı, Otlukbeli’ye 7 kilometre uzaklıkta olan göl hakkında şu bilgileri verdi:  “Deniz seviyesinden 1885 metre yükseklikte olan Otlukbeli Gölü’nün yüz ölçümü yaklaşık olarak 7500 metrekaredir. Derinliği 20 metre olan gölün uzunluğu mevsimine göre 150-160 metre, genişliği ise 30 ila 50 metre arasında değişiyor. Setler sayesinde oluşan gölde bol miktarda maden suları bulunuyor. Oluşum bakımından karst kaynaklarının değil, maden sularının oluşturduğu dünyanın tek traverten set gölü olan Otlukbeli Gölü, bu özelliğiyle 612 sayılı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile doğal sit alanı olarak ilan edilmiş ve “doğal anıt” olarak nitelendirilmiş. Kapladığı alan açısından “küçük” olarak nitelendirilen bu göl, taşıdığı özellikler bakımından oldukça büyüktür. Göl içerisine hem maden suları ve kükürtlü sular hem de dere tarafından beslenen tatlı sular karışıyor. Göldeki maden sularının romatizmal hastalıklar başta olmak üzere, kırık çıkık rahatsızlıklarında ve kadın hastalıklarının tedavisinde fayda sağladığı söyleniyor.” ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WwGhSgxZGUOl2LXdUTW2pg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sadece, Türkiyede, değil, dünya, çapında, eşsiz, bir, göl:, “Doğal, anıt”, unvanını, hak, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WwGhSgxZGUOl2LXdUTW2pg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sadece Türkiye'de değil, dünya çapında eşsiz bir göl: “Doğal anıt” unvanını hak ediyor"><p>Tarihe adını Otlukbeli Savaşı ile yazdıran Erzincan’ın Otlukbeli ilçesi, sadece Türkiye’de değil dünyada da eşine az rastlanan bir doğa harikasına ev sahipliği yapıyor.</p>Maden sularının oluşturduğu traverten set gölü olan Otlukbeli Gölü, bu özelliği ile “doğal anıt” unvanını hak ediyor. Ülkemizdeki diğer göllerden farklı özelliklere sahip olan bu göl, her yıl yüzlerce turist tarafından ziyaret ediliyor. Kırmızı rengi ve muhteşem manzarası ile Otlukbeli Gölü dikkat çekiyor.  Otlukbeli Gölünü ziyaret edenlere bilgiler aktaran yöre halkı, Otlukbeli’ye 7 kilometre uzaklıkta olan göl hakkında şu bilgileri verdi:  “Deniz seviyesinden 1885 metre yükseklikte olan Otlukbeli Gölü’nün yüz ölçümü yaklaşık olarak 7500 metrekaredir. Derinliği 20 metre olan gölün uzunluğu mevsimine göre 150-160 metre, genişliği ise 30 ila 50 metre arasında değişiyor. Setler sayesinde oluşan gölde bol miktarda maden suları bulunuyor. Oluşum bakımından karst kaynaklarının değil, maden sularının oluşturduğu dünyanın tek traverten set gölü olan Otlukbeli Gölü, bu özelliğiyle 612 sayılı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile doğal sit alanı olarak ilan edilmiş ve “doğal anıt” olarak nitelendirilmiş. Kapladığı alan açısından “küçük” olarak nitelendirilen bu göl, taşıdığı özellikler bakımından oldukça büyüktür. Göl içerisine hem maden suları ve kükürtlü sular hem de dere tarafından beslenen tatlı sular karışıyor. Göldeki maden sularının romatizmal hastalıklar başta olmak üzere, kırık çıkık rahatsızlıklarında ve kadın hastalıklarının tedavisinde fayda sağladığı söyleniyor.”]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camisi&amp;apos;ne ziyaretçi akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/mimar-sinanin-ustalik-eseri-selimiye-camisine-ziyaretci-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/mimar-sinanin-ustalik-eseri-selimiye-camisine-ziyaretci-akini</guid>
<description><![CDATA[ Mimar Sinan&#039;ın ustalık eseri olan ve yaklaşık 3 yıldır restorasyonu süren Selimiye Camisi, 2024&#039;te 1 milyona yakın kişi tarafından ziyaret edildi.Vakıflar Genel Müdürlüğünce 2021&#039;in kasım ayında restorasyona alınan Selimiye Camisi&#039;nde çalışmalar devam sürüyor. Restorasyon sırasında ibadete ve ziyarete açık tutulan cami, geçen yıl yurt içi ve dışından çok sayıda ziyaretçi çekti.Edirne Müftüsü Ercan Aksu, Edirne&#039;nin Osmanlı&#039;ya başkentlik yapmış çok önemli bir kent olduğunu söyledi.  Edirne&#039;nin Fatih Sultan Mehmet&#039;in doğduğu ve İstanbul&#039;un fetih hazırlıklarını yaptığı şehir olduğuna da anlatan Aksu, &quot;Edirne&#039;yi önemli kılan faktörlerden birisi de şüphesiz ki tarihi ve kültürel zenginlikleridir. Bunların başında da Eski Cami, Üç Şerefeli ve Mimar Sinan&#039;ın ustalık eserim diye takdim ettiği şaheser Selimiye Camisi&#039;dir&quot; dedi.&quot;EDİRNE&#039;NİN SEMBOLÜ SELİMİYE&quot;Selimiye Camisi&#039;nin de Edirne&#039;nin kalbi olduğunu aktaran Aksu, &quot;Başta Selimiye Camisi olmak üzere bütün camilerimiz Beytullah&#039;ın, Mescid-i Haram&#039;ın yani Kabe&#039;nin şubesidir. Tabi Selimiye Edirne için çok önemli. Üç yılı aşkın bir zamandır restorasyonu devam ediyor. Buna rağmen başta Balkanlar olmak üzere gerek yurt dışından gerekse yurt içinden çok sayıda ziyaretçi aldı&quot; dedi.Gurbetçi vatandaşlardan İsmail Coşkun da Almanya&#039;da yaşadığını ve memleketi Kayseri&#039;ye giderken Selimiye&#039;yi ziyaret ettiğini söyledi.  &quot;ÇOK İHTİŞAMLI BİR YAPI&quot;Selimiye&#039;yi ilk kez ziyaret ettiğini belirten Coşkun, &quot;Selimiye çok ihtişamlı bir yapı. Fotoğraflardan bakıyorduk ama ziyaret etmek başka bir duygu. Gerçekten mükemmel bir yapı&quot; diye konuştu.Coşkun, tüm gurbetçilerin Kapıkule Sınır Kapısı&#039;ndan yurda giriş yaptıktan sonra Selimiye Camisi&#039;ni ziyaret edip memleketinin yolunu tutması gerektiğini ifade etti.  Ziyaretçilerden Ali Coşkun ise Almanya ziyaretinin ardından memleketi Kayseri&#039;ye gitmeden önce Selimiye&#039;yi ziyaret ettiğini aktardı.  Selimiye&#039;ye hayran olduğunu ve çok etkilendiğini ifade eden Coşkun, restorasyonu tamamlanınca tekrar ziyaret edeceğini kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JNyb1P60HESiVMNpbrqO_g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mimar, Sinan’ın, ustalık, eseri, Selimiye, Camisine, ziyaretçi, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JNyb1P60HESiVMNpbrqO_g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camisi'ne ziyaretçi akını"><p>Mimar Sinan'ın ustalık eseri olan ve yaklaşık 3 yıldır restorasyonu süren Selimiye Camisi, 2024'te 1 milyona yakın kişi tarafından ziyaret edildi.</p><p>Vakıflar Genel Müdürlüğünce 2021'in kasım ayında restorasyona alınan <strong>Selimiye Camisi'</strong>nde çalışmalar devam sürüyor. Restorasyon sırasında ibadete ve ziyarete açık tutulan cami, geçen yıl yurt içi ve dışından çok sayıda ziyaretçi çekti.</p><p>Edirne Müftüsü Ercan Aksu, Edirne'nin Osmanlı'ya başkentlik yapmış çok önemli bir kent olduğunu söyledi.  Edirne'nin Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu ve İstanbul'un fetih hazırlıklarını yaptığı şehir olduğuna da anlatan Aksu, "Edirne'yi önemli kılan faktörlerden birisi de şüphesiz ki tarihi ve kültürel zenginlikleridir. Bunların başında da Eski Cami, Üç Şerefeli ve Mimar Sinan'ın ustalık eserim diye takdim ettiği şaheser Selimiye Camisi'dir" dedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VvA01xPIH0-O6W7hNbtmWQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"EDİRNE'NİN SEMBOLÜ SELİMİYE"</strong></p><p>Selimiye Camisi'nin de Edirne'nin kalbi olduğunu aktaran Aksu, "Başta Selimiye Camisi olmak üzere bütün camilerimiz Beytullah'ın, Mescid-i Haram'ın yani Kabe'nin şubesidir. Tabi Selimiye Edirne için çok önemli. Üç yılı aşkın bir zamandır restorasyonu devam ediyor. Buna rağmen başta Balkanlar olmak üzere gerek yurt dışından gerekse yurt içinden çok sayıda ziyaretçi aldı" dedi.</p><p>Gurbetçi vatandaşlardan İsmail Coşkun da Almanya'da yaşadığını ve memleketi Kayseri'ye giderken Selimiye'yi ziyaret ettiğini söyledi.  <strong>"ÇOK İHTİŞAMLI BİR YAPI"</strong></p><p>Selimiye'yi ilk kez ziyaret ettiğini belirten Coşkun, "Selimiye çok ihtişamlı bir yapı. Fotoğraflardan bakıyorduk ama ziyaret etmek başka bir duygu. Gerçekten mükemmel bir yapı" diye konuştu.</p><p>Coşkun, tüm gurbetçilerin Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yurda giriş yaptıktan sonra Selimiye Camisi'ni ziyaret edip memleketinin yolunu tutması gerektiğini ifade etti.  Ziyaretçilerden Ali Coşkun ise Almanya ziyaretinin ardından memleketi Kayseri'ye gitmeden önce Selimiye'yi ziyaret ettiğini aktardı.  Selimiye'ye hayran olduğunu ve çok etkilendiğini ifade eden Coşkun, restorasyonu tamamlanınca tekrar ziyaret edeceğini kaydetti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zerzevan Kalesi&amp;apos;nin surları tüm yıl süren kazılarla ortaya çıkarılıyor</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/zerzevan-kalesinin-surlari-tum-yil-suren-kazilarla-ortaya-cikariliyor</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/zerzevan-kalesinin-surlari-tum-yil-suren-kazilarla-ortaya-cikariliyor</guid>
<description><![CDATA[ Diyarbakır&#039;da Roma İmparatorluğu döneminde &quot;askeri yerleşim&quot; olarak kullanılan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi&#039;nde kış sezonunda devam eden kazı çalışmalarıyla surlar ve gizli ayinlere katılanların konakladığı alan gün yüzüne çıkarılıyor.Çınar ilçesine 13 kilometre uzaklıktaki Demirölçek Mahallesi yakınlarında, 124 metre yükseklikte kayalık tepede bulunan ve askeri yerleşimde dünyada bulunan son Mithras tapınağının ortaya çıkarıldığı kale, bilimsel kazılarla tarihe ışık tutuyor.UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi&#039;ne 2020 yılında dahil edilen, yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgi gösterdiği kalede, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Valilik, Diyarbakır Müzesi, Çınar Kaymakamlığı ve Dicle Üniversitesinin katkılarıyla 2014 yılında başlatılan kazı çalışmaları sürüyor.  Bugüne kadar yürütülen kazılarla 60 dönüm alan üzerinde 12-15 metre yüksekliğinde ve 1200 metre uzunluğunda sur kalıntısı, 21 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi, kilise, yönetim binası, konutlar, tahıl ve silah depoları, kaya mezarları, su kanalları ile 54 su sarnıcı, yer altı kilisesi, 400 kişinin sığacağı yer altı sığınağı, konutlar, gizli geçitler, Milattan Sonra 4. yüzyılda Hristiyanlığın benimsenmesiyle önemini kaybeden dönemin Mithras dinine ait yer altı tapınağı gün yüzüne çıkarıldı.  Roma İmparatorluğu döneminde &quot;askeri yerleşim&quot; olarak kullanılan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi&#039;nde surlar ve gizli ayinlere katılanların konakladığı alanın ortaya çıkarılması için kış sezonunda da kazı çalışmaları yürütülüyor.  &quot;TOPRAĞA VURULAN HER ÇAPA İLE TARİHE IŞIK TUTUYORUZ&quot;Kazı heyeti başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesi&#039;nde kazıların 2014&#039;te başladığını anımsatarak, kazı çalışmalarının bölge ve kentin tarihini değiştirdiğini söyledi. Kalenin bölge ve Diyarbakır turizmine katkı sunduğunu dile getiren Coşkun, kazı çalışmalarında birçok yeni alanın ortaya çıkarıldığını belirtti.  Kazılarda binlerce eserin bulunduğunu, o dönemin askeri ve sosyal yaşantısına dair her şeyin kalede olduğunu anlatan Coşkun, kalenin 3 bin yıldır kullanılan aktif bir yerleşim yeri olduğunu bildirdi. Coşkun, kazı çalışmalarının hızla devam ettiğini ifade ederek, şöyle konuştu:  &quot;Kış sezonunda bile devam ediyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığının &#039;Geleceğe Miras Projesi&#039; kapsamında kalede kazı ve restorasyon çalışmaları aralıksız devam edecek. Kış koşullarına rağmen kazı çalışmalarımız kesintiye uğramıyor ve 12 ay boyunca devam ediyor. En yoğun çalıştığımız yer Mithras kutsal alanı ve surlar. Kale kültür ve inanç turizmi açısından önemli bir alan. Kale kültür ve inanç turizmi açısından önemli bir alan.&quot;  Zerzevan Kalesi&#039;nin Türkiye&#039;de en çok ziyaret edilen noktalardan biri olduğuna dikkati çeken Coşkun, sadece kazı değil aynı zamanda alanda mevcut yapılarının korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini, bunun yapıların korunması için önemli olduğunu bildirdi.  Coşkun, &quot;Zerzevan Kalesi&#039;nde kış sezonunda çalışmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Toprağa vurulan her çapa ile tarihe ışık tutuyoruz. Bütün bölgenin tarihini değiştiriyoruz. Kale ziyaretçiler için de birçok farklı alanlar sunuyor. Bu nedenle kış sezonunda da çalışmaktan mutluyuz.&quot; diye konuştu.  ZERZEVAN KALESİAskeri yerleşim antik yol güzergahında, 124 metre yükseklikte kayalık tepede bulunan Zerzevan Kalesi, Amida ile Dara arasında stratejik bir noktada yer alıyor.  Yerleşim konumu itibarıyla bütün vadiye hakim, antik ticaret yolu üzerinde geniş bir alanı kontrol altında tutan, Roma sınır garnizonu olan kale, Romalılar ve Sasaniler arasında büyük mücadelelere sahne oldu.  Zerzevan Kalesi&#039;nin tarihi, Asur dönemine (MÖ 882-611) kadar gidiyor. Kalede Roma döneminde MS 3. yüzyılda asıl askeri yerleşim inşa edildi ve 639 yılına İslam ordularının fethine kadar kesintisiz kullanıldı.  Yerleşimin surları ve yapıları Anastasios (MS 491-518) ve Justinianos (MS 527-565) dönemlerinde onarılarak, bazıları ise yeniden inşa edilerek mevcut haline getirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QEI-6ePOH0iQ-9qKh-pXOA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zerzevan, Kalesinin, surları, tüm, yıl, süren, kazılarla, ortaya, çıkarılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QEI-6ePOH0iQ-9qKh-pXOA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zerzevan Kalesi'nin surları tüm yıl süren kazılarla ortaya çıkarılıyor"><p>Diyarbakır'da Roma İmparatorluğu döneminde "askeri yerleşim" olarak kullanılan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi'nde kış sezonunda devam eden kazı çalışmalarıyla surlar ve gizli ayinlere katılanların konakladığı alan gün yüzüne çıkarılıyor.</p><p>Çınar ilçesine 13 kilometre uzaklıktaki Demirölçek Mahallesi yakınlarında, 124 metre yükseklikte kayalık tepede bulunan ve askeri yerleşimde dünyada bulunan son Mithras tapınağının ortaya çıkarıldığı kale, bilimsel kazılarla tarihe ışık tutuyor.</p><p><strong>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi</strong>'ne 2020 yılında dahil edilen, yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgi gösterdiği kalede, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Valilik, Diyarbakır Müzesi, Çınar Kaymakamlığı ve Dicle Üniversitesinin katkılarıyla 2014 yılında başlatılan kazı çalışmaları sürüyor.  Bugüne kadar yürütülen kazılarla 60 dönüm alan üzerinde 12-15 metre yüksekliğinde ve 1200 metre uzunluğunda sur kalıntısı, 21 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi, kilise, yönetim binası, konutlar, tahıl ve silah depoları, kaya mezarları, su kanalları ile 54 su sarnıcı, yer altı kilisesi, 400 kişinin sığacağı yer altı sığınağı, konutlar, gizli geçitler, Milattan Sonra 4. yüzyılda Hristiyanlığın benimsenmesiyle önemini kaybeden dönemin Mithras dinine ait yer altı tapınağı gün yüzüne çıkarıldı.  Roma İmparatorluğu döneminde "askeri yerleşim" olarak kullanılan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi'nde surlar ve gizli ayinlere katılanların konakladığı alanın ortaya çıkarılması için kış sezonunda da kazı çalışmaları yürütülüyor.  <strong>"TOPRAĞA VURULAN HER ÇAPA İLE TARİHE IŞIK TUTUYORUZ"</strong></p><p>Kazı heyeti başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesi'nde kazıların 2014'te başladığını anımsatarak, kazı çalışmalarının bölge ve kentin tarihini değiştirdiğini söyledi. Kalenin bölge ve Diyarbakır turizmine katkı sunduğunu dile getiren Coşkun, kazı çalışmalarında birçok yeni alanın ortaya çıkarıldığını belirtti.  Kazılarda binlerce eserin bulunduğunu, o dönemin askeri ve sosyal yaşantısına dair her şeyin kalede olduğunu anlatan Coşkun, kalenin 3 bin yıldır kullanılan aktif bir yerleşim yeri olduğunu bildirdi. Coşkun, kazı çalışmalarının hızla devam ettiğini ifade ederek, şöyle konuştu:  "Kış sezonunda bile devam ediyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığının 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında kalede kazı ve restorasyon çalışmaları aralıksız devam edecek. Kış koşullarına rağmen kazı çalışmalarımız kesintiye uğramıyor ve 12 ay boyunca devam ediyor. En yoğun çalıştığımız yer Mithras kutsal alanı ve surlar. Kale kültür ve inanç turizmi açısından önemli bir alan. Kale kültür ve inanç turizmi açısından önemli bir alan."  Zerzevan Kalesi'nin Türkiye'de en çok ziyaret edilen noktalardan biri olduğuna dikkati çeken Coşkun, sadece kazı değil aynı zamanda alanda mevcut yapılarının korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini, bunun yapıların korunması için önemli olduğunu bildirdi.  Coşkun, "Zerzevan Kalesi'nde kış sezonunda çalışmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Toprağa vurulan her çapa ile tarihe ışık tutuyoruz. Bütün bölgenin tarihini değiştiriyoruz. Kale ziyaretçiler için de birçok farklı alanlar sunuyor. Bu nedenle kış sezonunda da çalışmaktan mutluyuz." diye konuştu.  <strong>ZERZEVAN KALESİ</strong></p><p>Askeri yerleşim antik yol güzergahında, 124 metre yükseklikte kayalık tepede bulunan Zerzevan Kalesi, Amida ile Dara arasında stratejik bir noktada yer alıyor.  Yerleşim konumu itibarıyla bütün vadiye hakim, antik ticaret yolu üzerinde geniş bir alanı kontrol altında tutan, Roma sınır garnizonu olan kale, Romalılar ve Sasaniler arasında büyük mücadelelere sahne oldu.  Zerzevan Kalesi'nin tarihi, Asur dönemine (MÖ 882-611) kadar gidiyor. Kalede Roma döneminde MS 3. yüzyılda asıl askeri yerleşim inşa edildi ve 639 yılına İslam ordularının fethine kadar kesintisiz kullanıldı.  Yerleşimin surları ve yapıları Anastasios (MS 491-518) ve Justinianos (MS 527-565) dönemlerinde onarılarak, bazıları ise yeniden inşa edilerek mevcut haline getirildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gölcük Tabiat Parkı&amp;apos;na yarıyıl tatilinde ziyaretçi akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/goelcuk-tabiat-parkina-yariyil-tatilinde-ziyaretci-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/goelcuk-tabiat-parkina-yariyil-tatilinde-ziyaretci-akini</guid>
<description><![CDATA[ Bolu Gölcük Tabiat Parkı&#039;nda, yarıyıl tatilini doğada geçirmek isteyen ziyaretçiler dolayısıyla yoğunluk yaşanıyor.Kent merkezine yaklaşık 13 kilometre uzaklıktaki tabiat parkı, sömestirde tercih edilen tatil lokasyonları arasında yer alıyor. Günübirlik bölgeye gelen tatilciler, göl çevresinde yürüyüş yapıp hatıra fotoğrafı çekiyor. Bazı ziyaretçiler ise yer yer karla kaplı piknik alanlarında vakit geçiriyor.Yoğunluk nedeniyle taşıt parkının dolduğu Gölcük&#039;te, bazı ziyaretçiler araçlarını yol üzerinde bırakıp tabiat parkına giriyor. Bu arada park görevlileri, tatilcileri, kısmen buz tutmuş gölün yüzeyine çıkmamaları konusunda uyarıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FNuuykjpnU218NuttGhdcw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gölcük, Tabiat, Parkına, yarıyıl, tatilinde, ziyaretçi, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FNuuykjpnU218NuttGhdcw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gölcük Tabiat Parkı'na yarıyıl tatilinde ziyaretçi akını"><p>Bolu Gölcük Tabiat Parkı'nda, yarıyıl tatilini doğada geçirmek isteyen ziyaretçiler dolayısıyla yoğunluk yaşanıyor.</p><p>Kent merkezine yaklaşık 13 kilometre uzaklıktaki tabiat parkı, sömestirde tercih edilen tatil lokasyonları arasında yer alıyor. Günübirlik bölgeye gelen tatilciler, göl çevresinde yürüyüş yapıp hatıra fotoğrafı çekiyor. Bazı ziyaretçiler ise yer yer karla kaplı piknik alanlarında vakit geçiriyor.</p><p>Yoğunluk nedeniyle taşıt parkının dolduğu Gölcük'te, bazı ziyaretçiler araçlarını yol üzerinde bırakıp tabiat parkına giriyor. Bu arada park görevlileri, tatilcileri, kısmen buz tutmuş gölün yüzeyine çıkmamaları konusunda uyarıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trabzon&amp;apos;daki Atatürk Köşkü&amp;apos;ne ziyaretçi akını</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/trabzondaki-ataturk-koeskune-ziyaretci-akini</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/trabzondaki-ataturk-koeskune-ziyaretci-akini</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Cumhuriyeti&#039;nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk&#039;ün Trabzon&#039;da üç kez konakladığı ve adının verildiği köşk, geçen yıl 300 bin 548 kişi tarafından ziyaret edildi.Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde ve özel müze statüsündeki Atatürk Köşkü, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun Eylül 2022&#039;de onayladığı proje doğrultusunda mimari ve sanatsal özellikler açısından yürütülen çalışmalarla restore edildi.  29 Ekim 2023&#039;te Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuyla kapılarını ziyaretçilerine açan köşk, yenilenen yüzüyle kentte ziyaret edilen tarihi mekanların başında geliyor.  Şehir merkezine yakınlığı ile ön plana çıkan Atatürk Köşkü, 2024&#039;te 238 bin 702&#039;si yerli, 61 bin 846&#039;sı yabancı olmak üzere 300 bin 548 ziyaretçi ağırladı.Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk&#039;ün kente ilk geldiği, 15 Eylül 1924&#039;te konakladığı çam ormanları içerisinde yer alan köşkte, 19. ve 20. yüzyıla ait mobilyalar, porselenler, halılar ve Atatürk&#039;e ait tablolardan oluşan çeşitli etnografik eserler sergileniyor.Köşkte yer alan &quot;Vasiyet Odası&quot; isimli bölümde de Atatürk&#039;ün mal varlığını armağan etmesiyle ilgili olarak, &quot;Hayatımın hatırlayabildiğim en mutlu dakikalarını yaşıyorum. Yıllar önce düşündüğüm bu işi Trabzon&#039;da tamamlamak mukaddermiş&quot; sözünün yer aldığı bir tabela bulunuyor.  ATATÜRK KÖŞKÜ&#039;NE İLGİ ARTARAK DEVAM EDİYORİl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, Atatürk Köşkü&#039;nün kente gelen yerli ve yabancı turistlerin il merkezinde en çok ziyaret ettikleri mekanların başında geldiğini söyledi.Köşkün ziyaretçi potansiyelinin her geçen gün arttığını dile getiren Erdoğan, &quot;Atatürk Köşkü, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#039;ün Trabzon&#039;u üç defa ziyaret ettiği ve bu köşkte de konakladığı, vasiyetnamesini burada yazdığı bizim için değerli bir köşkümüzdür. Trabzon Büyükşehir Belediyemizin restorasyon çalışmalarını tamamlamasıyla tekrar ziyaretçilerimizin hizmetine açıldı&quot; dedi.  Erdoğan, köşkün haftanın 7 günü yerli ve yabancı misafirleri ağırladığını anlatarak, &quot;Atatürk Köşkü 2024&#039;te toplamda 300 bin 548 ziyaretçi ağırlamıştır ve her geçen gün buraya ilgi artarak devam ediyor&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NiVMEz8-J0-CeHsM5a7S7A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trabzondaki, Atatürk, Köşküne, ziyaretçi, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NiVMEz8-J0-CeHsM5a7S7A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trabzon'daki Atatürk Köşkü'ne ziyaretçi akını"><p>Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Trabzon'da üç kez konakladığı ve adının verildiği köşk, geçen yıl 300 bin 548 kişi tarafından ziyaret edildi.</p><p>Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde ve özel müze statüsündeki <strong>Atatürk Köşkü</strong>, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun Eylül 2022'de onayladığı proje doğrultusunda mimari ve sanatsal özellikler açısından yürütülen çalışmalarla restore edildi.  29 Ekim 2023'te Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuyla kapılarını ziyaretçilerine açan köşk, yenilenen yüzüyle kentte ziyaret edilen tarihi mekanların başında geliyor.  Şehir merkezine yakınlığı ile ön plana çıkan Atatürk Köşkü, 2024'te 238 bin 702'si yerli, 61 bin 846'sı yabancı olmak üzere 300 bin 548 ziyaretçi ağırladı.</p><p>Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kente ilk geldiği, 15 Eylül 1924'te konakladığı çam ormanları içerisinde yer alan köşkte, 19. ve 20. yüzyıla ait mobilyalar, porselenler, halılar ve Atatürk'e ait tablolardan oluşan çeşitli etnografik eserler sergileniyor.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Swm5WJpTKkqQWc7JBaDJrQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Köşkte yer alan "Vasiyet Odası" isimli bölümde de Atatürk'ün mal varlığını armağan etmesiyle ilgili olarak, "Hayatımın hatırlayabildiğim en mutlu dakikalarını yaşıyorum. Yıllar önce düşündüğüm bu işi Trabzon'da tamamlamak mukaddermiş" sözünün yer aldığı bir tabela bulunuyor.  <strong>ATATÜRK KÖŞKÜ'NE İLGİ ARTARAK DEVAM EDİYOR</strong></p><p>İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, Atatürk Köşkü'nün kente gelen yerli ve yabancı turistlerin il merkezinde en çok ziyaret ettikleri mekanların başında geldiğini söyledi.</p><p>Köşkün ziyaretçi potansiyelinin her geçen gün arttığını dile getiren Erdoğan, "Atatürk Köşkü, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Trabzon'u üç defa ziyaret ettiği ve bu köşkte de konakladığı, vasiyetnamesini burada yazdığı bizim için değerli bir köşkümüzdür. Trabzon Büyükşehir Belediyemizin restorasyon çalışmalarını tamamlamasıyla tekrar ziyaretçilerimizin hizmetine açıldı" dedi.  Erdoğan, köşkün haftanın 7 günü yerli ve yabancı misafirleri ağırladığını anlatarak, "Atatürk Köşkü 2024'te toplamda 300 bin 548 ziyaretçi ağırlamıştır ve her geçen gün buraya ilgi artarak devam ediyor" diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AJet&amp;apos;ten indirimli bilet kampanyası</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ajetten-indirimli-bilet-kampanyasi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ajetten-indirimli-bilet-kampanyasi</guid>
<description><![CDATA[ Havayolu şirketi AJet, Ramazan&#039;da yurt içi uçuşlar için kampanya düzenledi. Kampanya kapsamında biletler 599 liradan başlıyor.AJet, yurt içi uçak biletlerine kampanya yaptı. 15-16 Ocak 2025 tarihinde alınan biletlerle 5 Şubat-26 Mart 2025 tarihleri arasında seyahat yapılacak.  Biletler 599 liradan başlayan fiyatlardan satılacak. Kampanya kapsamında toplam 111 bin adet koltuk arz edilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EncUrNcX0EmMoNnaOFnOCg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>AJetten, indirimli, bilet, kampanyası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EncUrNcX0EmMoNnaOFnOCg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="AJet'ten indirimli bilet kampanyası"><p>Havayolu şirketi AJet, Ramazan'da yurt içi uçuşlar için kampanya düzenledi. Kampanya kapsamında biletler 599 liradan başlıyor.</p><p>AJet, yurt içi uçak biletlerine kampanya yaptı. 15-16 Ocak 2025 tarihinde alınan biletlerle 5 Şubat-26 Mart 2025 tarihleri arasında seyahat yapılacak.  Biletler 599 liradan başlayan fiyatlardan satılacak.</p><p> Kampanya kapsamında toplam 111 bin adet koltuk arz edilecek.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Davraz Kayak Merkezi iki haftada 100 bin kişiyi ağırladı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/davrazkayakmerkeziikihaftada100binkisiyiagirladi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/davrazkayakmerkeziikihaftada100binkisiyiagirladi</guid>
<description><![CDATA[ Isparta&#039;da bulunan Davraz Kayak Merkezi, iki haftada yaklaşık 100 bin kişiyi konuk etti.Toros Dağları&#039;nın zirvesinde 2 bin 635 rakımlı Eğirdir Gölü manzaralı Davraz Kayak Merkezi&#039;nde kar kalınlığı yaklaşık 2 metreye ulaştı, merkezdeki otellerin doluluk oranı ise yüzde 70&#039;e yükseldi.  Isparta İl Özel İdaresi Genel Meclisi Başkanı Mehmet Ali Ertuğrul, gazetecilere, sezonun iki hafta önce başladığını belirterek, bu sürede yaklaşık 100 bin kişiyi ağırladıklarını söyledi.  Geçen yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle misafir sayısında istedikleri rakamlara ulaşamadıklarını belirten Ertuğrul, &quot;Bu yıl, çok şükür Rabbim kar bereketini bizden esirgemedi. Beklentimiz, ziyaretçi sayısının bu yıl çok daha yüksek seviyelere ulaşması. Tüm misafirlerimize elimizden gelen en iyi hizmeti sunmaya gayret ediyoruz.&quot; dedi.  Bölgedeki otellerin yüksek kapasiteyle çalıştığını ifade eden Ertuğrul, saatte 1500 kişi taşıma kapasitesine sahip 2 kilometre uzunluğundaki gondol tesisinin hizmet vermeye başladığını kaydetti. Süleyman Demirel Üniversitesi Öğrencisi Buket Demir, arkadaşlarıyla Davraz&#039;a eğlenmeye geldiklerini dile getirerek, &quot;Daha önceden de gelmiştim, vakit geçirmek için güzel bir yer.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mvPYwYRTEkiPcyxLgNx0Vg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Davraz Kayak Merkezi iki haftada 100 bin kişiyi ağırladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mvPYwYRTEkiPcyxLgNx0Vg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Davraz Kayak Merkezi iki haftada 100 bin kişiyi ağırladı"><p>Isparta'da bulunan Davraz Kayak Merkezi, iki haftada yaklaşık 100 bin kişiyi konuk etti.</p>Toros Dağları'nın zirvesinde 2 bin 635 rakımlı Eğirdir Gölü manzaralı Davraz Kayak Merkezi'nde kar kalınlığı yaklaşık 2 metreye ulaştı, merkezdeki otellerin doluluk oranı ise yüzde 70'e yükseldi.  Isparta İl Özel İdaresi Genel Meclisi Başkanı Mehmet Ali Ertuğrul, gazetecilere, sezonun iki hafta önce başladığını belirterek, bu sürede yaklaşık 100 bin kişiyi ağırladıklarını söyledi.  Geçen yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle misafir sayısında istedikleri rakamlara ulaşamadıklarını belirten Ertuğrul, "Bu yıl, çok şükür Rabbim kar bereketini bizden esirgemedi. Beklentimiz, ziyaretçi sayısının bu yıl çok daha yüksek seviyelere ulaşması. Tüm misafirlerimize elimizden gelen en iyi hizmeti sunmaya gayret ediyoruz." dedi.  Bölgedeki otellerin yüksek kapasiteyle çalıştığını ifade eden Ertuğrul, saatte 1500 kişi taşıma kapasitesine sahip 2 kilometre uzunluğundaki gondol tesisinin hizmet vermeye başladığını kaydetti. Süleyman Demirel Üniversitesi Öğrencisi Buket Demir, arkadaşlarıyla Davraz'a eğlenmeye geldiklerini dile getirerek, "Daha önceden de gelmiştim, vakit geçirmek için güzel bir yer." diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İshak Paşa Sarayı ve çevresi sisle kaplandı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/ishak-pasa-sarayi-ve-cevresi-sisle-kaplandi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/ishak-pasa-sarayi-ve-cevresi-sisle-kaplandi</guid>
<description><![CDATA[ Ağrı&#039;nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan tarihi İshak Paşa Sarayı ve çevresi sisle kaplandı.Olumsuz hava koşullarının etkili olduğu bölgede oluşan sis İshak Paşa Sarayı&#039;nı da kapladı. Tarihi yapının sis içerisinde kalmasıyla güzel manzara ortaya çıktı.  UNESCO&#039;nun Dünya Miras Geçici Listesi&#039;nde yer alan İshak Paşa Sarayı, cami, odalar, surlar, türbe, iç ve dış avlular, divan ile harem salonlarıyla yılın her mevsimi ziyaretçilerini ağırlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WITeXxsKuEOrwZ-2Y-Rcog.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İshak, Paşa, Sarayı, çevresi, sisle, kaplandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WITeXxsKuEOrwZ-2Y-Rcog.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İshak Paşa Sarayı ve çevresi sisle kaplandı"><p>Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan tarihi İshak Paşa Sarayı ve çevresi sisle kaplandı.</p>Olumsuz hava koşullarının etkili olduğu bölgede oluşan sis İshak Paşa Sarayı'nı da kapladı. Tarihi yapının sis içerisinde kalmasıyla güzel manzara ortaya çıktı.  UNESCO'nun Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alan İshak Paşa Sarayı, cami, odalar, surlar, türbe, iç ve dış avlular, divan ile harem salonlarıyla yılın her mevsimi ziyaretçilerini ağırlıyor.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9rF26CFxxk-oITVhT_c39Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2024 yılında Antalya&amp;apos;da tarihi eser gün yüzüne çıkarıldı</title>
<link>https://starmedyahaber.com.tr/2024-yilinda-antalyada-tarihi-eser-gun-yuzune-cikarildi</link>
<guid>https://starmedyahaber.com.tr/2024-yilinda-antalyada-tarihi-eser-gun-yuzune-cikarildi</guid>
<description><![CDATA[ Geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Antalya&#039;da, 2024&#039;te yürütülen arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan tarihi eserlerden 886&#039;sı envantere kazandırıldı.Her yıl dünyanın dört bir yanından misafir ağırlayan kent; doğal güzellikleri ve kaliteli tesislerinin yanı sıra tarihi dokusuyla kültür turizminde de önde gelen destinasyonlar arasında yer alıyor. Geçmişte ev sahipliği yaptığı medeniyetler dolayısıyla zengin bir tarihi varlığa sahip bölgede, kültürel mirasın ortaya çıkarılması, korunması ve onarımlarına yönelik kapsamlı arkeolojik çalışmalar yürütülüyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle, Türk ve yabancı bilim heyetleri ile müze müdürlüklerince sürdürülen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan eserler, müzelerin envanterine kaydediliyor.  2024&#039;TE 28 ALANDA ARKEOLOJİK ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜİl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu, 2024&#039;ün Antalya&#039;daki arkeolojik çalışmalar bakımında verimli geçtiğini söyledi.  Geleceğe Miras Projesi kapsamında önemli çalışmalar yapıldığını belirten Zoroğlu, Side, Syedra, Sillyon, Olimpos ve Phaselis başta olmak üzere çok sayıda antik kentte yoğun kazı, restorasyon, bakım, onarım ve düzenleme yapıldığını kaydetti. Geçen yıl 28 noktada çalışma yürütüldüğünü vurgulayan Zoroğlu, &quot;Bakanlığımızın tarihte görülmemiş destekleriyle 3&#039;ü su altı, 25&#039;i Cumhurbaşkanlığı Kararlı 28 alanda çalışma yürüttük. Kazılar, restorasyonlar ve aynı zamanda bu alanların tanıtımıyla ilgili Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ve Valiliğimizle çalışmalar yaptık.&quot; dedi.Zoroğlu, Antalya&#039;yı sürdürülebilir turizmin de başkenti yapmak istediklerini dile getirerek, &quot;2024&#039;te sadece arkeolojik alanlarda yaptığımız kazılar için Bakanlığımızca 500 milyon liralık bir ödenek aktarıldı. Bu da katmanlı bir rekor diyebiliriz.&quot; ifadelerini kullandı.&quot;NİTELİKLİ VE KIYMETLİ ESERLER ORTAYA ÇIKARILDI&quot;Kazılarda geçen yıl gün yüzüne çıkarılan eserlerden 886&#039;sının envanterlik olduğunu aktaran Zoroğlu, bu eserlerden 527&#039;sinin Side Müzesi&#039;nde, diğerlerinin de Antalya Arkeoloji, Alanya, Demre müzelerinde yer aldığını kaydetti. Kazılarda çok nitelikli ve kıymetli eserlerin ortaya çıktığını vurgulayan Zoroğlu, şöyle devam etti:  &quot;Örneğin Myra-Andriake&#039;de çıkan millefiori (binçiçek) cam işleme tekniğiyle yapılmış yapı iç dekorasyon levhaları dünyada da eşine benzerini az rastlanır nitelikte, kalitede kültür varlıkları oldu. Phaselis Antik Kenti&#039;ndeki çalışmalarda Liman Caddesi&#039;nde çok güzel bir arkaik (bir uygarlığın gelişmesindeki erken dönem) buluntu çıktı. Gerçekten çok şaşırtıcı ve Akdeniz coğrafyasının tarihi niteliğini değiştiren buluntulardan bir tanesi.Zoroğlu, Phaselis&#039;te gün yüzüne çıkarılan bu buluntuların Apollon&#039;a adandığı düşünülen altar yapısı (sunak) ve küçük adak heykeller olduğunu ifade etti. Side Antik Kenti&#039;nde de önemli kazı, restorasyon ve çevre düzenlemeleri yapıldığını aktaran Zoroğlu, &quot;Side Müzesi&#039;ni ziyarete açtık. Eserlerin yeni teşhir halleri çok güzel oldu. Alanya&#039;daki Syedra&#039;da çok kıymetli bir mozaik vardı. Şimdi de 2-3 tane neredeyse tamamı ayakta zeytinyağı işliği bulundu. Onunla ilgili çalışmalar devam ediyor. Aziz Nikolaos Kilisesi içerisinde bir kıymetli bir lahde ulaşıldı.&quot; diye konuştu.Zoroğlu, Side&#039;de de mitolojik ilham perisi Kalliope&#039;nin betimlendiği mozaik zeminin, Aspendos&#039;taki 2 bin yıllık Zeus ve Afrodit heykellerinin de tarihe yön veren önemli bulgular arasında yer aldığını bildirdi.Bölgenin geniş bir kültürel mirasa sahip olduğunun altını çizen Zoroğlu, bu yıl kentteki kapsamlı çalışmaların devam edeceğini sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pB33tIvZpEe7UnoMf52XQQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:17:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>2024, yılında, Antalyada, tarihi, eser, gün, yüzüne, çıkarıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pB33tIvZpEe7UnoMf52XQQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="2024 yılında Antalya'da tarihi eser gün yüzüne çıkarıldı"><p>Geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Antalya'da, 2024'te yürütülen arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan tarihi eserlerden 886'sı envantere kazandırıldı.</p><p>Her yıl dünyanın dört bir yanından misafir ağırlayan kent; doğal güzellikleri ve kaliteli tesislerinin yanı sıra tarihi dokusuyla kültür turizminde de önde gelen destinasyonlar arasında yer alıyor. Geçmişte ev sahipliği yaptığı medeniyetler dolayısıyla zengin bir tarihi varlığa sahip bölgede, kültürel mirasın ortaya çıkarılması, korunması ve onarımlarına yönelik kapsamlı arkeolojik çalışmalar yürütülüyor.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle, Türk ve yabancı bilim heyetleri ile müze müdürlüklerince sürdürülen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan eserler, müzelerin envanterine kaydediliyor.  <strong>2024'TE 28 ALANDA ARKEOLOJİK ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜ</strong></p><p>İl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu, 2024'ün Antalya'daki arkeolojik çalışmalar bakımında verimli geçtiğini söyledi.  Geleceğe Miras Projesi kapsamında önemli çalışmalar yapıldığını belirten Zoroğlu, Side, Syedra, Sillyon, Olimpos ve Phaselis başta olmak üzere çok sayıda antik kentte yoğun kazı, restorasyon, bakım, onarım ve düzenleme yapıldığını kaydetti. Geçen yıl 28 noktada çalışma yürütüldüğünü vurgulayan Zoroğlu, "Bakanlığımızın tarihte görülmemiş destekleriyle 3'ü su altı, 25'i Cumhurbaşkanlığı Kararlı 28 alanda çalışma yürüttük. Kazılar, restorasyonlar ve aynı zamanda bu alanların tanıtımıyla ilgili Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ve Valiliğimizle çalışmalar yaptık." dedi.</p><p>Zoroğlu, Antalya'yı sürdürülebilir turizmin de başkenti yapmak istediklerini dile getirerek, "2024'te sadece arkeolojik alanlarda yaptığımız kazılar için Bakanlığımızca 500 milyon liralık bir ödenek aktarıldı. Bu da katmanlı bir rekor diyebiliriz." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"NİTELİKLİ VE KIYMETLİ ESERLER ORTAYA ÇIKARILDI</strong>"</p><p>Kazılarda geçen yıl gün yüzüne çıkarılan eserlerden 886'sının envanterlik olduğunu aktaran Zoroğlu, bu eserlerden 527'sinin Side Müzesi'nde, diğerlerinin de Antalya Arkeoloji, Alanya, Demre müzelerinde yer aldığını kaydetti. Kazılarda çok nitelikli ve kıymetli eserlerin ortaya çıktığını vurgulayan Zoroğlu, şöyle devam etti:  "Örneğin Myra-Andriake'de çıkan millefiori (binçiçek) cam işleme tekniğiyle yapılmış yapı iç dekorasyon levhaları dünyada da eşine benzerini az rastlanır nitelikte, kalitede kültür varlıkları oldu. Phaselis Antik Kenti'ndeki çalışmalarda Liman Caddesi'nde çok güzel bir arkaik (bir uygarlığın gelişmesindeki erken dönem) buluntu çıktı. Gerçekten çok şaşırtıcı ve Akdeniz coğrafyasının tarihi niteliğini değiştiren buluntulardan bir tanesi.</p><p>Zoroğlu, Phaselis'te gün yüzüne çıkarılan bu buluntuların Apollon'a adandığı düşünülen altar yapısı (sunak) ve küçük adak heykeller olduğunu ifade etti. Side Antik Kenti'nde de önemli kazı, restorasyon ve çevre düzenlemeleri yapıldığını aktaran Zoroğlu, "Side Müzesi'ni ziyarete açtık. Eserlerin yeni teşhir halleri çok güzel oldu. Alanya'daki Syedra'da çok kıymetli bir mozaik vardı. Şimdi de 2-3 tane neredeyse tamamı ayakta zeytinyağı işliği bulundu. Onunla ilgili çalışmalar devam ediyor. Aziz Nikolaos Kilisesi içerisinde bir kıymetli bir lahde ulaşıldı." diye konuştu.</p><p>Zoroğlu, Side'de de mitolojik ilham perisi Kalliope'nin betimlendiği mozaik zeminin, Aspendos'taki 2 bin yıllık Zeus ve Afrodit heykellerinin de tarihe yön veren önemli bulgular arasında yer aldığını bildirdi.</p><p>Bölgenin geniş bir kültürel mirasa sahip olduğunun altını çizen Zoroğlu, bu yıl kentteki kapsamlı çalışmaların devam edeceğini sözlerine ekledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>